<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Ahmet KIRTOK</title>
	
	<link>http://www.kirtok.com/tr</link>
	<description>New York'ta bir Türk Girişimci</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2009 18:37:53 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/AhmetKirtok" type="application/rss+xml" /><feedburner:emailServiceId>AhmetKirtok</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item>
		<title>New York’ta İlk Video Blog Deneyimi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/VDn_pvzbDvs/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/new-yorkta-ilk-video-blog-deneyimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 18:37:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Brooklyn Köprüsü Video]]></category>
		<category><![CDATA[Manhattan Köprüsü Video]]></category>
		<category><![CDATA[Manhattan Video]]></category>
		<category><![CDATA[New York DUMBO Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=959</guid>
		<description><![CDATA[Herkese merhabalar
2009 yılına merhaba derken birçok hedeflerim ve projelerim vardı.  2009 yılı beklediğimden daha hızlı ve hareketli başladı benim için.  Özellikle son birkaç aydır yoğunluğumdan Kirtok.com&#8217;a hiç vakit ayırma fırsatım olmadı.
Yoğun bir çalışma temposunda, tamamen uykusuz geçen bir gecenin ardından dün önemli bir toplantı için sevgili dostum Erdal Bezaroğlu ve kardeşim Volkan Kırtok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkese merhabalar</p>
<p>2009 yılına <a href="http://www.kirtok.com/tr/hosgeldin-2009/">merhaba derken</a> birçok hedeflerim ve projelerim vardı.  2009 yılı beklediğimden daha hızlı ve hareketli başladı benim için.  Özellikle son birkaç aydır yoğunluğumdan Kirtok.com&#8217;a hiç vakit ayırma fırsatım olmadı.</p>
<p>Yoğun bir çalışma temposunda, tamamen uykusuz geçen bir gecenin ardından dün önemli bir toplantı için sevgili dostum Erdal Bezaroğlu ve kardeşim Volkan Kırtok ile birlikte Brooklyn&#8217;de DUMBO bölgesinde idik.</p>
<p>Toplantı çıkışı New York&#8217;ta ilk ofisimin olduğu ve iş hayatıma başladığım DUMBO&#8217;da vakit geçirme fırsatımız oldu.  Bizim için eski günleri yad etmemizi sağlayan, nostalji dolu bir gündü dün.</p>
<p>Tamamen plansız programsız, uykusuz bir gecenin ardından gözlerimin altı mosmor bir şekilde, video kameramız da yanımızda olunca aylardır yapmayı düşündüğüm video blog olayına başlayalım dedik.</p>
<p>New York DUMBO&#8217;dan sevgiler.</p>
<div align="center">
<object width="600" height="450"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5307200&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5307200&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=0&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="600" height="450"></embed></object></div>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/VDn_pvzbDvs" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/new-yorkta-ilk-video-blog-deneyimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/new-yorkta-ilk-video-blog-deneyimi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>E-Posta ile Pazarlama Terimleri 101</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/8J2B_Kd4Ozs/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/e-posta-ile-pazarlama-terimleri-101/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2009 03:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Email Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[E-Posta]]></category>
		<category><![CDATA[E-posta Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Email ile Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Email Pazarlama 101]]></category>
		<category><![CDATA[eposta pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Ücretsiz Email Pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=944</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı email pazarlama rehberinde üçüncü yazım.  E-posta ile pazarlama konusunda ileri ve detaylı konulara girmeden önce kanunları ve e-posta ile pazarlama terimlerini çok iyi anlamak gerekiyor.

The CAN-SPAM Act, E-Posta Kanunları
E-posta ile pazarlama ciddi bir iş dalıdır ve ABD başta olmak üzere birçok devlet de bu konuyu ciddiye almaktadır.  Email Pazarlama Rehberi&#8217;nde hedef [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı <a href="http://www.kirtok.com/tr/email-pazarlama-rehberi/">email pazarlama rehberi</a>nde üçüncü yazım.  E-posta ile pazarlama konusunda ileri ve detaylı konulara girmeden önce kanunları ve e-posta ile pazarlama terimlerini çok iyi anlamak gerekiyor.</p>
<div align="center" style="margin:5px"><img src="http://www.kirtok.com/tr/wp-content/uploads/2009/04/eposta-101.jpg" alt="E-posta ile pazarlama Terimleri" title="E-posta ile pazarlama Terimleri" width="550" height="230" class="aligncenter size-full wp-image-947" /></div>
<h2>The CAN-SPAM Act, E-Posta Kanunları</h2>
<p>E-posta ile pazarlama ciddi bir iş dalıdır ve ABD başta olmak üzere birçok devlet de bu konuyu ciddiye almaktadır.  Email Pazarlama Rehberi&#8217;nde hedef kitle Amerika Birleşik Devletleri olduğu için <a href="http://www.ftc.gov/bcp/edu/pubs/business/ecommerce/bus61.shtm">The CAN-SPAM Act</a> yasalarına uyum sağlamak zorundalığı vardır.  Üyelerinin bir kısmı ya da tamamı ABD&#8217;de ikamet eden bir e-posta listeniz varsa bu yasalara uymak dışında bir çareniz yoktur.</p>
<p>Eğer e-posta ile pazarlama konusunda yeni iseniz, ilk e-posta kampanyanızı yapmadan önce aşağıdaki terimleri okuyup anlamanızı tavsiye ederim.</p>
<h2>E-Posta ile Pazarlama Terimleri</h2>
<ul>
<li><strong>Single Opt-in (ya da single opt-in subscription)</strong>: Ziyaretçiler ve/veya müşteriler e-posta listenize üye olmak için teşvik edilir.  Single Opt-in sisteminde ziyaretçi e-posta adresinin ve gerekli bilgilerin istendiği formu doldurduktan sonra listeye üye olmuş olur.  Daha fazla birşey yapmasına gerek yoktur ve sizden e-posta almaya başlar.</li>
<li><strong>Double Opt-in (ya da confirmed opt-in subscription)</strong>: Single opt-in ile aynı şekilde öncelikle ziyaretçileriniz ya da müşterileriniz email listenize üye olmak için formu doldururlar.  Daha sonra gelen konfirmasyon emailındaki linke tıklayarak üye olmak istediklerini onaylarlar.  Double Opt-in üyelik sistemi sayesinde istenmeyen ya da başkasının yerine yapılan üyelikler engellenmiş olur ve daha kaliteli bir email listesi oluşturulur.</li>
<li><strong>Opt-out (ya da unsubscribe)</strong>: Opt-out ya da unsubscribe, email listesi üyelerinin istedikleri zaman bu listeden çıkma talebi ve bir daha sizden email almama isteğidir.  ABD email kanunlarına göre her gönderdiğiniz gurup emailı içinde üyelerinizin listeden çıkabilmeleri için bir unsubscribe linki bulundurmanız gerekmektedir.</li>
<li><strong>Spam Email ya da UCE (ya da Unsolicited Commercial Email)</strong>: Email listesine üye olmayan ya da izni ve haberi olmadan bir kişiye gönderilen emaila spam email denir.</li>
<li><strong>Open Rate</strong>: Bir email kampanyasında gönderilen emailları açan kişilerin toplam email gönderilen kişi sayısına oranı.  100 kişiye email atılan bir kampanyada 78 kişi bu emailı açmış ise, bu kampanyanın open rate&#8217;i, yani açma oranı %78&#8242;dir.</li>
<li><strong>CTR (Click Through Rate ya da Tıklanma Oranı)</strong>: Emailda gönderilen herhangi bir linkin tıklanma oranı.</li>
<li><strong>Conversion Rate (ya da Dönüşüm Oranı)</strong>: Conversion ya da dönüşüm bir satış, form doldurma, üyelik, telefon açma, randevu olabilir.  Amacımız email listesinde mümkün olduğunca çok kişiyi bu istenilen dönüşüme yönlendirmek.  Email kampanyasında email alanlar arasında istenilen dönüşümü yapanların toplam email alanlara oranı conversion rate&#8217;tir.  Örneğin, email 100 kişiye gönderilmiştir ve bu emailda conversion websitesinden alışveriştir.  Toplam 25 kişi alışveriş yapmıştır.  Bu kampanyanın conversion rate&#8217;i %25&#8242;dir.</li>
</ul>
<p>E-posta ile pazarlamada her nekadar birçok terim kullanılsa da yukarda açıkladığımız terimler en önemlileridir.  İlk email kampanyanıza başlamadan önce bu terimleri net bir şekilde anlamanız çok önemlidir.  Bu terimlerin özellikle İngilizce olmaları ve Türkçe karşılıklarına çok önem vermememizin nedeni ise kullanacağımız email yazılımlarının İngilizce olmaları ve bu terimlerin sürekli karşınıza çıkacak olmasıdır.</p>
<p>Bu yazı belki biraz sıkıcı da olsa The CAN-SPAM Act e-posta yasalarını ve e-posta ile pazarlamada önemli terimleri size açıklama amacı ile yazıldı.  Şimdi başarılı bir email kampanyası için E-Posta Pazarlama stratejisi konusuna geçebiliriz.</p>
<p>*E-Posta ile Pazarlama Terimleri 101 yazısı, <a href="http://www.kirtok.com/tr/email-pazarlama-rehberi/">Email Pazarlama Rehberi</a>&#8216;nde yayınlanan bir yazıdır.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/8J2B_Kd4Ozs" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/e-posta-ile-pazarlama-terimleri-101/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/e-posta-ile-pazarlama-terimleri-101/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Hayır Demeyi Bilmek</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/aDxXzrEHJQ0/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/hayir-demeyi-bilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2009 18:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Evet Demenin Zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayır Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Hayır Diyerek Stresi Azaltmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=831</guid>
		<description><![CDATA[Kişisel gelişimin temel kurallarından birisi kişinin eksik olduğu yanlarını keşfetmesi, bu eksiklikleri kabul etmesi ve bunlar üzerine çalışmasıdır.  Herkesin eksik olduğu yönleri vardır.  Bazı durumlarda çalışarak, öğrenerek bu eksiklikler giderilebilir.  Ancak bazı eksiklikler o kişinin henüz çocukluktan itibaren eğitimi ile ilgili kişiliğinin bir parçası olan, hatta huy dediğimiz çok kolay değiştirilemeyecek özelliklerdir.

Bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel gelişimin temel kurallarından birisi kişinin eksik olduğu yanlarını keşfetmesi, bu eksiklikleri kabul etmesi ve bunlar üzerine çalışmasıdır.  Herkesin eksik olduğu yönleri vardır.  Bazı durumlarda çalışarak, öğrenerek bu eksiklikler giderilebilir.  Ancak bazı eksiklikler o kişinin henüz çocukluktan itibaren eğitimi ile ilgili kişiliğinin bir parçası olan, hatta huy dediğimiz çok kolay değiştirilemeyecek özelliklerdir.</p>
<div style="float:right; margin:5px"><img src="http://www.kirtok.com/tr/wp-content/uploads/2009/04/hayir.jpg" alt="Hayir Demeyi Bilmek" title="Hayir Demeyi Bilmek" class="aligncenter size-full wp-image-935" /></div>
<p>Bazı insanlar için &#8220;Hayır&#8221; diyebilmek çok kolay olabilir ama aslında hayır demeyi bilmek gerçekten önemli bir meziyettir.</p>
<p>Şahsen kişisel gelişim adına araştırmaya ve okumaya başladığım yıllarda en büyük eksiğimin &#8220;Hayır Demeyi Bilmek&#8221; olduğunu farketmiştim.  Şu ana kadar sırf iyi niyetimden ve hayır diyemediğimden dolayı birçok kişiyi isteyerek ya da istemeyerek kırdım, birçok işte istediğim başarılı sonuçlar elde edemedim ve hayal kırıklığı yaşadım.</p>
<p>Bazen çok yoğun iş ve özel hayat temposunda, stresin her geçen gün arttığı günümüzde, sırf nezaketen ve karşımızdaki insanı kırmamak için Evet demektense Hayır diyebilmek ileride doğacak sorunların baştan çözümü olabilir.</p>
<h2>Neden Hayır Demeyi Bilmelisiniz?</h2>
<ul>
<li><strong>&#8220;Evet&#8221;, Her Zaman Doğru Cevap Değildir:</strong> Zaten yoğun ve stresli yaşamınıza yapmak istemediğiniz bir görevi daha eklemek aslında elinizdeki işlere de zarar verebilir.  Fazla yoğunluk ve stres sağlınızı tehdit edebilir.</li>
<li><strong>Hayır Diyerek Kendinize Vakit Ayırın:</strong> Aslında hiç ilginizi çekmeyen ama sırf hayır diyemediğiniz için katıldığınız sosyal aktiviteleri, toplantıları, gönüllü projeleri, şirket aktivitilerini bir an düşünün.  Vaktiniz herşeyden daha değerli.  Hayır diyerek kendinize ve ailenize daha çok vakit ayırın.</li>
<li><strong>Başkalarına Fırsat Verin:</strong> Belki çevrenizde mecburen evet diyeceğiniz bu iş ya da aktivite için görevlendirebileceğiniz insanlar var ama herşeye evet demek zorunda hissetmeniz, çevrenizdeki bu insanları görmezden gelmenize neden olabilir.  Çevrenizdeki insanlara fırsat vererek hayır demekten de kurtulmuş olabilirsiniz.</li>
</ul>
<h2>Ne Zaman Hayır Demelisiniz?</h2>
<p>Bazen önemli fırsatlar karşınıza beklenmedik anlarda çıkar.  Bu hem iş hayatı hem de özel hayat için geçerlidir.  Pozitif dengenizi sağlayarak doğru fırsatlara evet, ancak gereksiz olanlara hayır demeyi bilmek çok önemlidir.  En önemli sorulardan birisi de ne zaman hayır demeliyim sorusudur.</p>
<ul>
<li><strong>Vakit Faktörü</strong>: Yeni bir işe, projeye ya da aktiviteye evet demeden önce ne kadar vaktinizi alacağını iyi düşünün.  Eğer bu işi doğru yapmanız için gerekli vakti ayıramayacaksanız hayır demek için en önemli nedeni buldunuz bile.</li>
<li><strong>Stres Faktörü</strong>:  Bu yeni proje ne kadar stresli bir proje.  Hali hazırda elinizde stresli ne gibi işler var?  Stres dengesini çok iyi kurmadığınız zaman hayatta başarısız olursunuz.  Bazen maddi ya da manevi daha az geri getirisi olsa da stresi az işlere önem vermek gerekir.  Eğer size gereğinden fazla stres yükleyecek bir proje ise hayır demek için doğru zaman olabilir.</li>
<li><strong>İstek Faktörü</strong>:  İsteksiz yapılan iş her ne olursa olsun çok başarılı olamaz.  Gönüllü bir aktivite dahi olsa eğer isteksiz iseniz hayır demeyi bilin.  İsteyerek yapabileceğiniz onlarca başka gönüllü aktiviteler sizi bekliyor olacak.  Ya da patronunuz sizin yapmanızı istediği bir proje teklif etti, ancak hiçbir ilgi ve isteğiniz yok. Bu durumda evet demektense, şirkette bu projeyi daha istekli yapacağını düşündüğünüz bir arkadaşınızı tavsiye edin ve nedenini patronunuza dürüstçe açıklayın.  İsteksizce evet demektense hayır demeyi bilin.</li>
<li><strong>Sorumluluk Faktörü</strong>: Elinizdeki sorumlulukları gözden geçirin. Bitirmeniz gereken projeler, belki çocuklarınızın hafta sonu sosyal aktiviteleri, iş seyahatleri derken yeni bir sorumluluk daha almaya gücünüz var mı? Eğer daha fazla sorumluluk sorun yaratacaksa hayır demek için en doğru zaman budur.</li>
<li><strong>Süre İsteyin</strong>: Bazen size yöneltilen sorunun cevabını hemen vermek zor olabilir.  O nedenle yukarda bahsettiğimiz bütün faktörleri sakin bir şekilde değerlendirip en doğru kararı verebilmek için süre isteyin.  O an evet demektense cevabınızı en kısa sürede bildireceğinizi iletin ve acele verilecek yanlış bir karardan kurtulun.</li>
</ul>
<h2>Nasıl Hayır Denir?</h2>
<p>Neden ve ne zaman hayır demeniz gerektiğini artık biliyorsunuz.  Şimdi sıra en zor kısma geldi. Nasıl Hayır Denir?</p>
<ul>
<li><strong>Direk ve açıkça hayır demek</strong>:  Bazen en doğru yöntem hiçbir bahane yaratmadan, direk ve açık olarak hayır demektir.  Eğer bir ya da birçok nedenden dolayı sizin için en doğru cevap hayır ise, hiçbir özür sunmadan, dürüstçe ve açık olarak hayır demelisiniz.</li>
<li><strong>Yavaş yavaş ve açıklayarak hayır demek</strong>: Bazı durumlarda isteseniz bile evet demeniz sizin için yanlış olacağı için, isteğinizi belirterek ancak nedenlerini açıklayarak, karşı tarafı da elinizden geldiğince kırmadan hayır demeyi bilin.  Özellikle iş hayatında direk ve açıkça hayır demenin zor olacağı birçok durumla karşılaşıyoruz hergün.  Bu nedenle sakin bir şekilde size göre nedenlerini açıklayarak ve karşı tarafı kırmamaya çalışarak hayır demeyi bilin.</li>
</ul>
<p>Hayatınız boyunca karşınızdaki insanları kırmamak için evet demeye alıştığınız için hayır diyebilmek ilk başlarda kolay olmayacak.  Ancak evet ya da hayır demeden önce bu yazıdaki nedenleri çok iyi değerlendirip daha az stresli ve daha çok başarılarla dolu bir yaşam için hayır demeyi öğrenmek dışında bir şansınız yok.</p>
<p>Kendinizi suçlu hissetmeden, doğru olduğuna inandığınız her durumda, kolaylıkla hayır diyebilmeniz dileği ile.</p>
<p><em>Not ve Kaynak: Bu yazıda Mayo Clinic tarafından yayınlanan <a href="http://www.mayoclinic.com/health/stress-relief/SR00039">bu makaleden</a> alıntılar bulunmaktadır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/aDxXzrEHJQ0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/hayir-demeyi-bilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/hayir-demeyi-bilmek/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Başarılı Türk Genç Girişimciler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/DizyLO2xw_k/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/basarili-turk-genc-girisimciler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 09:31:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[Öğrencilik yıllarımda mümkün olduğunca çok başarılı girişimcinin hayatını araştırdım ve okudum.  Bu insanların doğru ve yanlış yaptıklarını öğrenmek, hatalarından nasıl dersler aldıklarını anlamak benim kişisel gelişimimde önemli rol oynadı.
Kendi dallarında başarılı olmuş işadamlarının ve girişimcilerin otobiyografilerini, röportajlarını ve hikayelerini okumak sadece kişisel gelişim anlamında değil, kişisel motivasyon anlamında da bana büyük fayda sağladı.
Önceleri internetin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öğrencilik yıllarımda mümkün olduğunca çok başarılı girişimcinin hayatını araştırdım ve okudum.  Bu insanların doğru ve yanlış yaptıklarını öğrenmek, hatalarından nasıl dersler aldıklarını anlamak benim kişisel gelişimimde önemli rol oynadı.</p>
<p>Kendi dallarında başarılı olmuş işadamlarının ve girişimcilerin otobiyografilerini, röportajlarını ve hikayelerini okumak sadece kişisel gelişim anlamında değil, kişisel motivasyon anlamında da bana büyük fayda sağladı.</p>
<p>Önceleri internetin henüz çok yeni olmasından dolayı kaynak sıkıntımı zorluklarla bulduğum kitaplarla çözdüm.  Daha sonra internette birçok kaynağa ücretsiz ulaşmanın verdiği keyifle dünyada sözü geçen binlerce girişimci, işadamı ve şirketin hikayelerini okudum.</p>
<p>Ancak eksikliğini her zaman gördüğüm bir konu gençlerin başarı hikayeleri idi.  Özellikle Türkiye&#8217;de başarılı gençler neler yapmışlar, hedefleri neler gibi soruların cevaplarını onların penceresinden duymak benim için her zaman önemliydi.</p>
<p>Geçenlerde <a href="http://www.basariligencler.com/">Başarılı Gençler</a> adlı bir websitesi çıktı karşıma.  Başarılı Türk gençleri ile yapılan röportajların ve köşe yazılarının olduğu bu site çok ilgimi çekti.  Hazırlayan arkadaşlara binbir teşekkürler.</p>
<p>Birçok gelen talebe ve isteğe rağmen ben burada hiçbir sitenin reklamını yapmadım şu ana kadar.  <a href="http://www.basariligencler.com/">Başarılı Gençler</a> sitesinden böyle bir talep gelmedi ve hatta arkasındaki kişileri tanımıyorum, ancak böyle başarılı bir projeyi sizlerle de paylaşmazsam olmazdı.</p>
<div align="center"><img src="http://www.kirtok.com/tr/wp-content/uploads/2009/04/basariligencler.jpg" alt="Başarılı Gençler" title="Başarılı Gençler" width="500" height="670" class="aligncenter size-full wp-image-909" /></div>
<p>BasariliGencler.com sitesinin <a href="http://www.facebook.com/group.php?gid=16037820167">Facebook Gurubundaki</a> tanıtım yazısı:</p>
<blockquote><p>7 Nisan 2008′de yayın hayatına başlayan ve ‘röportaj kitabı projesinin’ web yayını olan basariligencler.com kendi alanında başarılı gençlerimizin röportajlarının<br />
yer alacağı platformdur.</p>
<p>Başarılı gençlerle yapacağımız röportajlarla onları yakından tanıyacak ve onlardan bir şeyler öğrenerek motivasyonumuzu artırmaya çalışacağız.</p>
<p>Bununla birlikte ‘Genç Köşe’ ile okuyucu gençlerimizin daha başarılı olabilmesi için bir rehber olma amacındayız.</p>
<p>Her geçen gün kendini geliştirmenin etkisiyle gençlerin ve kendini genç hissedenlerin buluşacağı bir portal olan basariligencler.com iyiyi, güzeli, doğruyu, samimi ve faydalı olanı verebilirse kendini mutlu sayacaktır.</p>
<p>Umarız bu yolda sizlere karşı mahcup olmayız.</p>
<p>Başarılı Gençler Editörü</p></blockquote>
<p>Başarılı genç Türk Girişimcilerin röportajlarını ve hikayelerini okumak, dünyayı ve girişimciliği onların penceresinden görmek çok ama çok güzel.</p>
<p>Teşekkürler <a href="http://www.basariligencler.com/">Başarılı Gençler</a> Ekibi.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/DizyLO2xw_k" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/basarili-turk-genc-girisimciler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/basarili-turk-genc-girisimciler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ekonomik Krizi E-ticaret ile Avantaja Çevirin</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/MWZ2_oYC064/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/ekonomik-krizi-e-ticaret-ile-avantaja-cevirin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 23:30:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[E-ticaret Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[Eticaret ve Ekonomik Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[niş eticaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=891</guid>
		<description><![CDATA[Kasım 2008&#8242;de Türkiye seyahatimde internet, girişimcilik ve iş hayatından birçok değerli insan ile tanışma fırsatı buldum.  Bu isimlerden birisi de Akademi Dergisi Genel Yayın Editörü Muhammet Furkan Gümüş idi.
Kendisinin ricası üzerine New York&#8217;a dönüşümde Akademi Dergisi Bahar 2009 Girişimcilik Özel Sayısı için bir yazı hazırlamıştım.  Bu ay Akademi Dergisi&#8217;nde yayınlanan bu yazımı sizlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kasım 2008&#8242;de Türkiye seyahatimde internet, girişimcilik ve iş hayatından birçok değerli insan ile tanışma fırsatı buldum.  Bu isimlerden birisi de Akademi Dergisi Genel Yayın Editörü Muhammet Furkan Gümüş idi.</p>
<p>Kendisinin ricası üzerine New York&#8217;a dönüşümde Akademi Dergisi Bahar 2009 <a href="http://www.kirtok.com/tr/tag/girisimcilik/">Girişimcilik</a> Özel Sayısı için bir yazı hazırlamıştım.  Bu ay Akademi Dergisi&#8217;nde yayınlanan bu yazımı sizlerle de paylaşmak istedim.</p>
<p><a title="View Ahmet Kirtok - Akademi Dergisi E-Ticaret Makalesi on Scribd" href="http://www.scribd.com/doc/14156713/Ahmet-Kirtok-Akademi-Dergisi-ETicaret-Makalesi" style="margin: 12px auto 6px auto; font-family: Helvetica,Arial,Sans-serif; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 14px; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; -x-system-font: none; display: block; text-decoration: underline;">Ahmet Kirtok &#8211; Akademi Dergisi E-Ticaret Makalesi</a> <object codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,0,0" id="doc_667541594936051" name="doc_667541594936051" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" align="middle"	height="500" width="100%" rel="media:document" resource="http://d.scribd.com/ScribdViewer.swf?document_id=14156713&#038;access_key=key-24lolv96w10n0ftqjzxe&#038;page=1&#038;version=1&#038;viewMode=" xmlns:media="http://search.yahoo.com/searchmonkey/media/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/terms/" ><param name="movie"	value="http://d.scribd.com/ScribdViewer.swf?document_id=14156713&#038;access_key=key-24lolv96w10n0ftqjzxe&#038;page=1&#038;version=1&#038;viewMode="><param name="quality" value="high"><param name="play" value="true"><param name="loop" value="true"><param name="scale" value="showall"><param name="wmode" value="opaque"><param name="devicefont" value="false"><param name="bgcolor" value="#ffffff"><param name="menu" value="true"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><param name="salign" value=""><embed src="http://d.scribd.com/ScribdViewer.swf?document_id=14156713&#038;access_key=key-24lolv96w10n0ftqjzxe&#038;page=1&#038;version=1&#038;viewMode=" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" play="true" loop="true" scale="showall" wmode="opaque" devicefont="false" bgcolor="#ffffff" name="doc_667541594936051_object" menu="true" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" salign="" type="application/x-shockwave-flash" align="middle"  height="500" width="100%"></embed><span rel="media:thumbnail" href="http://i.scribd.com/public/images/uploaded/19568693/cmw2tX2GdKMJVRg_thumbnail.jpeg"> 						<span property="media:title">Ahmet Kirtok &#8211; Akademi Dergisi E-Ticaret Makalesi</span><span property="dc:type" content="Text"> 			</object></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/MWZ2_oYC064" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/ekonomik-krizi-e-ticaret-ile-avantaja-cevirin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/ekonomik-krizi-e-ticaret-ile-avantaja-cevirin/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Blogger’a Kız Yok</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/zFGAuHw91uI/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/bloggera-kiz-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 09:09:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Blog Camiası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Blogger Camiası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Bloggerlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=875</guid>
		<description><![CDATA[Türk blogger camiasında sıcaklık gittikçe artıyormuş ve kaynama noktasına birkaç derece kalmış şeklinde duyumlar geldi kulağıma.
Ben vakit ayırıp olay(lar)ın ayrıntılarını öğrenemedim, o nedenle yorum yapmak bana düşmez.   Ama bu vesile ile hem benim nasıl bu blog işlerine girdiğimi sizlerle paylaşmak hem de &#8220;Gururla söylüyoruz, Oğlumuz Blogger !!!&#8221; kampanyasını başlatmak istedim.
Ben Blogger Olmadan Önce
Ben [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk blogger camiasında sıcaklık gittikçe artıyormuş ve kaynama noktasına birkaç derece kalmış şeklinde duyumlar geldi kulağıma.</p>
<p>Ben vakit ayırıp olay(lar)ın ayrıntılarını öğrenemedim, o nedenle yorum yapmak bana düşmez.   Ama bu vesile ile hem benim nasıl bu blog işlerine girdiğimi sizlerle paylaşmak hem de <strong>&#8220;Gururla söylüyoruz, Oğlumuz Blogger !!!&#8221;</strong> kampanyasını başlatmak istedim.</p>
<h2>Ben Blogger Olmadan Önce</h2>
<p>Ben yazmayı oldum olası severim.  Sayısını hatırlamadığım kadar kitap ve makale yazmış bir baba ile hep kitap okurken uykuya dalan bir annenin ortanca çocuğu, ve 5 ferdinin 4&#8242;ü gözlüklü (ben dahil) olan bir çekirdek ailenin kıvırcığıyım <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İlkokul ve ortaokulda müzikti aşkım, hep şarkılar yazdım.  Lisede yatılı okul bana günlük tutmayı öğretti.  Kışın donduran soğuğunda, bir yorgan iki battaniye yatağımın içinde, soğuktan uykumun kaçtığı her gece mumumu yakıp günlük yazdım.</p>
<p>Lise 1&#8242;de feci aşık olmuştum.  Yazdım da yazdım.  Hatunu tavladım, yazmaya devam ettim.  Günlük kabardıkça kabardı. </p>
<p>Ne RSS takipçileri vardı, ne günlük ziyaretçi sayıları.  Benim bildiğim, birkaç kez bazı sayfalarını okuttuğum bir sevgilim, bir de bavulumu toplarken bulduğunda ne olduğunu anlamaya çalışırken karıştıran annem iki okuyucusu.</p>
<p>İki okuyuculuk bir günlüğe bunca vakit ayırmak deililik di mi?  Hayır bu beni en çok rahatlatan ŞEY idi.  Ne idi? Şey idi.  Yazmak benim için tarifi zor, kelimeye dökmesi imkansız bir <strong>şey</strong>di.</p>
<p>Tası tarağı topladım, Amerika&#8217;ya geldim.  Baktım ne evde bilgisayar var ne de okulda, ben yine kalem kağıda sarıldım. Bu sefer mektuplar yazdım.  Amerika&#8217;daki o bahçeli evlerin yol kenarında duran posta kutuları vardır ya, hergün okuldan eve dönüşte, servisten inip posta kutusuna kadar yürüdüğüm 20-30 adımlık mesafe bana bir maraton uzunluğunda geldi.  Bazen yazdığım mektubun 1 ayda Türkiye&#8217;ye ulaşması, 1 ayda da cevabının gelmesini beklemenin heyecanını yeni nesile nasıl tarif edebilirim ki? Edemem. Yeni nesil, mektup, zarf, kalem, kağıt kavramları ile hiç tanışmadı. Bizim bazen aylarca süren bir mektuba cevap için bekleme süresi şimdi Gmail&#8217;da inbox&#8217;a tıklayıp birkaç saniye bekleyip, bazen de o birkaç saniye beklemeye sinirlenen bir hal aldı.</p>
<p>İşte ne olduysa herşey 1996 yılı sonlarına doğru oldu.  Bizim <a href="http://www.shenet.org/high/high.htm">lise</a> yönetimi kütüphaneye ortak kullanım için internete bağlı 3 bilgisayar tahsis etmeye karar verdi.  O zaman kadar kağıt kalem ve arkadaşlarımın evinden yollanan emaillar, yerini bir anda istediğim an email atabileceğim ve anında aileme herşeyi anlatabileceğim bir ortama dönüşüverdi.</p>
<h2>Dünyada Blog&#8217;u İlk Ben Keşfettim <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </h2>
<p>Hergün email atabilme hevesim, lise yönetiminin kütüphanedeki bilgisayarları hergün kişi başı azami yarım saat kullanma sınırı koyması, email ulaşımının yasak olduğu, surf yapmanın sadece araştırma için serbest olduğu bir duyuru asması ile henüz yeşermeden öldü gitti.</p>
<p>İnternet çağına bir şekilde girmiştik ama tam da istediğim internet çağı bu değildi.  Sabahları servisten iner inmez kütüphaneye gidip ismimi öğle arası için yazdırarak başlayan bir rutine dönüştü günlerim ve her öğle arası yapabildiğim kadar surf yaptığım keşif günlerim.</p>
<p>1996 yılı kasım ya da aralık ayında, <a href="http://geocities.yahoo.com/">Geocities</a>&#8216;de ilk site denemelerimi yaparken farkında olmadan BLOG denen şeyi keşfettim.</p>
<p>Aklıma süper bir fikir geldi.</p>
<p>Kütüphanede email ulaşımı yasak idi.  Email atmak için arkadaşlarıma gitmem gerekiyordu, ve çok şanslı isem bu ancak haftada bir oluyordu.  Babam da ofisinde bu emailı print edip eve götürüp bizimkilere okuyordu.  Ben ise dahice bir fikir bulmuştum.  Tabi o zaman adının blog olduğunu bilmiyordum.</p>
<p>Geocities&#8217;te sadece ailemin okuyabileceği bir site yaptım.  O hafta babama emailımda sitenin URL&#8217;sini verdim ve hergün bu siteyi kontrol etmesini söyledim.  Ben günlük mektup yazar gibi yazdıklarımı bu siteye ekleyecektim.  Babam benden daha önce bilgisayarla tanışmış birisi olarak olayı anında çaktı ve süper fikir oğlum, sen yaz, biz hergün okuruz diyerek beni yüreklendirdi.</p>
<p>Ben tek sayfalık bu siteme çok sıradan <a href="http://beyn.org/kategori/hayatimin-arsivi/">günlük olayları anlatır gibi</a> günlük/blog yazmaya başladım.  Hergün yazımı en üste ekliyordum, baktım sayfa aşağı doğru uzadıkça uzuyor, olacak gibi değil.  Sonra her gün ayrı bir sayfa açtım ve o günü ayrı bir sayfaya yazmaya başladım.  Ana sayfaya da sadece o günün tarihini yazıyor ve doğru sayfaya link veriyordum.  Bir yandan html öğreniyor, sayfayı resimlerle vs süslemeye başlıyordum.</p>
<p>Hatta, tamam tamam, madem kişisel blogum bu, itiraf edeyim, bir dönem sayfa açılışına müzik bile koymuşluğum olmuştu <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Sadece ailem ile günlerimi paylaşmak için açtığım, daha sonra akrabalar arasında da takibe başlanan benim Geocities sitem o zamanlar farkında olmadan ilk blog icadım olmuştu.  Sonra ne oldu, neden kapattım o siteyi hatırlamıyorum.  Ancak bugün <a href="http://archive.org">archive</a>&#8216;da eski sitelerimi (hatırladığım kadarı ile) aratmaya çalıştım ve en eski 1999 tarihine dayanan ayak izlerini bulabildim.</p>
<p>Herneyse, ilk blog kavramı ile karşılaştığım zaman ya ben bunu yıllar önce bulmuştum zaten demiştim ama sanırım elin oğlu benden önce davranmış bu konuda.  İlk blogger olmasam da blog işi benim çok işime yaramıştı zamanında.  Sağolsun, varolsun&#8230;</p>
<h2>Bloglardan Çok Para Kazandım</h2>
<p>2002 yılına kadar arada internet ile ilgili çok farklı dallara atlamamdan dolayı blog konusuna çok geri dönmedim.  Ancak blog yazmak lazımdı, bunu biliyordum.  2002 yılından itibaren sayısı yüzleri geçen çok farklı konuda ve sektörde, genelde ticari bloglarım oldu.</p>
<p>Tam rakam vermek çok zor ancak direk ve endirek olarak bloglardan çok ama çok para kazandım.</p>
<p>Bunu özellikle belirtmemin sebebi de, özellikle Türk Blogger camiasında sıkça duyduğum bloglardan para kazanmanın bir şehir efsanesi gibi anlatılması.</p>
<p>Özellikle ticari bloglarda direk olarak milyonlarca dolar kazanan yüzlerce blog var. Birçoğu Techcrunch gibi göz önünde olan bloglar değil, kendi nişlerinde uzmanlaşmış ticari bloglar.</p>
<p>Ticari bloglarımın hiçbirinde, sektörel bloglarımın ise neredeyse hiçbirinde yazarken adımı kullanmadım.  Kişisel blog ile ticari blogu karıştırmamak gerektiğini düşündüm, hala da düşünüyorum.  Türkçe blog yazarlarının birçoğunun para kazanamama sebebini blog kavramını kişisel blogdan ibaret algılıyor olmaları.  Henüz Türkiye&#8217;de blogger ve blogging kavramları yeni, bu nedenle zamanla taşların yerine daha iyi oturacağını düşünüyorum.  Blog konusuna ticari yaklaşımda Türkçe kaynak sağlayan Mert Erkal&#8217;ın <a href="http://www.profesyonelblogcu.com/">Profesyonel Blogcu</a> adlı blogunu bu konuya ilgi duyanlara tavsiye ediyorum.  Ben de <a href="http://www.kirtok.com/tr/gunce-blog-yazarak-para-kazanmak/">Blog Yazarak Para Kazanmak</a> diye bir yazı yazmıştım ve bloglardan para kazanma yazılarımın devamını getiriyor olacağım.</p>
<p>Bloglardan çok para kazandım dedim.  Bunu kimse ukalalık olarak algılamasın, genç blogger arkadaşları teşvik edecek yaşanmış bir örnek olarak algılansın diye belirtiyorum özellikle.  Yoksa ben blog yazarken endirek yollardan paradan çok daha değerli şeyler kazandım.</p>
<p>Bloglarım sayesinde farklı sektörlerde çok ciddi networklerim oldu.  Gittiğim konferanslarda blogumun adını söylemem bir anda karşımda yeni tanıştığım kişi için prestij sahibi olduğumu gösterdi.  Sayısını bile hatırlamadığım danışmanlık teklifini sektörel bloglarım sayesinde aldım, birçok güzel projeler bunlardan çıktı.  Birçok joint venture proje bu bloglarda beni okuyan okuyucularım tarafından teklif edildi ve gerçekleştirdik.  Şu anda bile kirtok.com&#8217;u yazmaya başladığımdan itibaren, sektörden çok değerli Türklerle tanıştım.  Bloglarımın bana getirdiği bütün endirek faydaları anlatmaya kalksam bir kitap olur eminim.</p>
<h2>Türk Blogger Camiası</h2>
<p>Türk blogger camiası henüz çok yeni.  Arada nispeten eski blogger&#8217;lar var elbette ama bence emekleme çağında bir camia.  Belki herşeyden önce biraz daha <a href="http://www.kirtok.com/tr/pozitif-olun-gulumseyin/">pozitif olup, gülümseyerek</a> güne başlamaya ihtiyacımız var, belki de biraz daha hoşgörüye.</p>
<p>Bir avuç blogger var şu camiada ve birbirimizi acımasızca eleştirmeye lüksümüz yok.  Evet efendim, yok.  Bu benim kişisel blogum istediğimi yaparım kardeşim diyebilirsiniz, ama uzun vadede bu camianın dışardan bakılınca (özellikle iş hayatından) pozitif mi negatif mi bir imajı olacağı hepimizin elinde ve bu fırsatı hep beraber yakalayabiliriz.</p>
<p>Gelin hep beraber bu camiaya sahip çıkalım, birbirimizi yüceltelim, yüceltmesek de eleştirmeden önce bir kez daha düşünelim.</p>
<p>Vakit sorunumdan dolayı çok fazla Türkçe blog takip edemiyorum, ancak hergün yeni ve çok kaliteli bloglarla karşılaşıyorum.  Tecrübe ve yaş olarak bizlerden üstün, sektörlerinde üstad lakabı almış değerli bloggerlardan tutun da henüz üniversite öğrencisi iken bir tutku ile blog yazmaya başlamış pırıl pırıl insanlar, dolu dolu bloglar.</p>
<p>Bloggerların para kazanması kadar doğal birşey yok.  Lütfen bunu direk kalemini satmak olarak algılamayalım.  Bizler gazeteci değiliz.  Her konuda olduğu gibi tabi ki herkesin kişisel etik sınırları olmalı ancak bir Türk blogger para kazandığı zaman hep beraber mutlu olalım ve destek olalım.  Bu ancak uzun vadede bütün Türk Blog camiasının işine yarar.</p>
<p>Birçok alanda taraf olmaya mecbur bırakıldığımız güzel ülkemizde gelin bu çok yeni doğan blog sektöründe taraf olmayalım, illa ki taraf olacaksak birbirimizin tarafını tutalım ve bloggerlar olarak birbirimizi destekleyelim.  Tekrar belirtiyorum, destek olmasak bile köstek olmayalım.</p>
<h2>&#8220;Gururla söylüyoruz, Oğlumuz Blogger&#8221; Kampanyası</h2>
<p>Sektör gelişip, taşlar yerine oturduğu zaman Ahmet demişti diyeceksiniz.  Nasıl Türkiye&#8217;de babalar anneler kız istemeye gittiğinde &#8220;Gururla Söylüyozur, Oğlumuz Doktor, Avukat, Mühendis&#8230; vs&#8221; tarzı cümleler kurarak konuya girerler, birgün kız istemelerde &#8220;Gururla söylüyoruz, Oğlumuz Blogger&#8221; ile başlayan cümleler duyalım diyorum.  İşin esprisi bir yana (lütfen bayan bloggerlar alınmasın, bir espri idi) bu sektörü beraber büyütüp, hatta blogger kelimesini bir meslek haline getirebilmek ve o pozitif imajı yaratmak şu anda sadece ve sadece biz Türk Blogger&#8217;larının elinde.</p>
<p>Gençlerin geleceği hepimizin elinde.  Birkaç sene sonra şimdi lise/üniversite öğrencisi genç blogger arkadaşlarımız aileleri ile kız istemeye gittiklerinde; &#8220;<strong>Blogger’a Kız Yok</strong>&#8221; cevabını mı alsınlar yoksa babaları sohbete başlarken &#8220;<strong>Gururla söylüyoruz, Oğlumuz Blogger</strong>&#8221; mı desin?</p>
<p>Ya da bayan blogger&#8217;ların aileleri &#8220;<strong>Gururla söylüyoruz, Kızımız Blogger</strong>&#8221; mı desinler? Yoksa kızlarının blogger olduğunu gizlesinler mi?</p>
<p>Yeni nesil bloggerların bütün geleceği BİZLERİN elinde.</p>
<p>(new york, nisan 8, sabah saat 5, bu kadar yazdım, kırmayın beni, kırmayın birbirinizi)</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/zFGAuHw91uI" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/bloggera-kiz-yok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/bloggera-kiz-yok/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bana E-Posta Yollamadan Önce Tavsiyeler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/fEMNpB0UsW0/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/bana-e-posta-yollamadan-once-tavsiyeler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 03:16:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=862</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı iletişim formunu doldurmadan önce okunmasını tavsiye ettiğim bir yazı olarak yazıyorum.  Aşağıdaki tavsiyelerden sonra bu yazıyı neden yazdığımı ayrıntılı şekilde açıklayacağım.  Lütfen iletişim formunu doldurmadan önce en azından aşağıdaki maddelere göz atın.

Mümkünse Yorumlar Bölümünü Tercih Edin:  Eğer sorunuz ya da konu çok özel ve proje/şirket bilgilerini içermiyor ise lütfen ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı iletişim formunu doldurmadan önce okunmasını tavsiye ettiğim bir yazı olarak yazıyorum.  Aşağıdaki tavsiyelerden sonra bu yazıyı neden yazdığımı ayrıntılı şekilde açıklayacağım.  Lütfen iletişim formunu doldurmadan önce en azından aşağıdaki maddelere göz atın.</p>
<ol>
<li><strong>Mümkünse Yorumlar Bölümünü Tercih Edin:</strong>  Eğer sorunuz ya da konu çok özel ve proje/şirket bilgilerini içermiyor ise lütfen ilgili konu altında yorumlar bölümüne sorunuzu yazın.  Bu şekilde aynı soruya benzer cevapları e-posta ile defalarca vermekten kurtarın beni.</li>
<li><strong>Lütfen Ücretsiz Danışmanlık Talep Etmeyin:</strong> Net ve kısa birkaç sorudan bahsetmiyorum.  Bazen öyle sorular geliyor ki, günlerimi haftalarımı harcasam, bütün ekibim üstünde çalışsa, profesyonel bir rapor sunsak belki cevabı sizi tatmin etmez.  Kırtok.com benim için bir gelir kaynağı değil, kişisel blog, bu nedenle lütfen sorularınızı buna göre seçin.</li>
<li><strong>Size Geri Dönemezsem Lütfen Bana Küsmeyin:</strong>  Büyük bir aksilik olmadıkça iletişim formundan gelen bütün talepleri okuyorum.  Ancak tahmin edersiniz ki birçok nedenden dolayı hepsine geri dönüş yapamıyorum.  Bazen hemen cevap yazmak istesem de zamanım buna müsait olmuyor.  Bu nedenle bir soru sorduktan 24 saat sonra &#8220;Ben de seni adam sanmıştım, bir soruma cevap vermedin&#8221; tarzı mesajlar atmayın, atma planınız varsa o formu hiç doldurmayın.  Ayrıca mükemmel bir fikriniz, projeniz olabilir ve benim ilgimi çekmeyebilir, size cevap yazamamış olabilirim, lütfen bana küsmeyin.</li>
<li><strong>Beni Ara Bir Fikrim Var:</strong>  Gerçek yaşamda konuşma ve yazma tarzım ne ise bu blogumda da böyle.  Bazen birçok arkadaşım samimiyetimi yanlış anlıyor ve iletişim formunda, süper bir fikrim var, telefonum şu, lütfen beni arayın.  Hatta sizi ortak bile yapabilirim tarzı mesajlar alıyorum.  Bu tarz bir mesaj sadece vakit kaybı iki taraf için de.  Gerçekten süper bir fikriniz var ise bana projeniz ya da prototipi, betası, alphası vs ile gelin.  Ve benden ne istediğinizi net belirtin.</li>
<li><strong>Lütfen Kısa Yazın:</strong> Geçenlerde iletişim formumda Word dökümanı olarak 36 sayfalık bir e-posta aldım.  Benim gerçekten 36 sayfalık bir yazıyı okumaya vaktim yok.  Lütfen isteğinizi net ve kısa bildirin.  Mümkünse birkaç paragrafla sınırlı tutun.  Mecbursanız uzun yazmaya, giriş olarak özet şeklinde bir iki paragraf yazın ve ayrıntıyı sonra anlatın.</li>
<li><strong>Kendinizi Tanıtın:</strong>  Bu sadece iletişim formları için geçerli değil.  Konu ne olursa olsun tanımadığınız birisi ile iletişime geçerken önce kısa da olsa kendinizi tanıtın.  Yaşınız, mesleğiniz vs gibi genel bilgileri benden eksik etmeyin.  Siz beni tanıyorsunuz sonuçta, benim de sizi tanımama izin verin.</li>
<li><strong>İletişim Bilgilerinizi Unutmayın:</strong>  Sadece e-posta eklemek zorunlu ancak konu önemli ise telefon ve gerekli bilgilerinizi de ekleyin.  Bazen çok önemli bulduğum ve e-posta ile cevap yazdıktan sonra kullanılan adresin yanlış olduğunu öğrendiğim hayal kırıklığı yaratan durumlar oldu.  Türkiye&#8217;nin en önemli televizyonu ya da gazetesinden bile ulaşmaya çalışsanız, e-posta adresinize ulaşılamıyorsa ve başka bir kontak bilginiz yoksa emin olun size ulaşmak için çaba harcamayacağım.</li>
</ol>
<p>Henüz öğrencilik yıllarımda önde gelen web sitelerine, başarılı işadamlarına, bazı şirketlere, değerli öğretim üyelerine ve benzeri önemli kişilere farklı yollardan ulaşma denemelerim oldu (e-mail, mektup, randevu talebi, vs).  O zamanlar bana geri dönülmezse ya da çok geç geri dönülürse bunu kişisel algılar, çok üzülürdüm.  Kesin fikrimi beğenmediler, genç bir girişimcinin yorumlarını dinlemeye vakitleri yoktur, çok meşgullerdir kesin gibi bakış açıları ile kendimi teselli ederdim.</p>
<p>Şimdi ise böyle yoğun kişileri çok ama çok iyi anlıyorum.  Çünkü ben de onlardan biriyim.</p>
<p>Sahibi olduğum bloglarımın iletişim formlarından günde ortalama 100 adet e-posta alıyorum.  Ayrıca iş ve özel hayat dolayısı ile aldığım emaillar, konferanslarda dağıtılan kartlardan gelen yazılar, reklamlar, junk mail vs derken altından kalkması zor bir yük altındayım.  Biliyorum bu birçok kişinin sorunu, ancak emin olun benim gibi haftada en az 80 saat çalışan, kendi şirketleri dışında yönetmesi ve danışmanlık yapması gereken işler olan birisi için daha da büyük bir sorun.</p>
<p>Üzülerek söylemek isterim ki iletişim formundan gelen e-postaların 90%&#8217;ı öylesine, düşünmeden yazılmış, ne istediğini bilmeyen yazılar.  Okuduktan sonra bir daha okuyup anlamaya çalıştıklarım dahi oldu.  Yolladığınız soru/yorumu ilk okuyuşumda net bir şekilde anlayamıyorsam eğer size nasıl yardımcı olabilirim?</p>
<p>Bunca yoğunluğuma rağmen iletişim formumu açık bırakıyor ve sizlerin değerli fikirlerini halen merak ediyorum.  Benim okuyucularımdan biri iseniz ve benimle iletişime geçmek istiyorsanız samimiyetimden şüphe etmeyeceğinizi bildiğim için bir nevi sizden yardım istemek amacı ile bu yazıyı yazdım.</p>
<p>Bu yazdığım maddelerin hepsini benim için önemli olan birisine ulaşırken ben şahsen uyguluyorum.  Sizlerin de bana yardımcı olacağınızı biliyorum.  Bu anlattıklarım lütfen değerli fikirlerinizi bana iletmek için bir engel olmasın.  Bunları hem benim hem de sizin işinizi kolaylaştırsın diye yazdım.</p>
<p>Kalın sevgi ile ve beni habersiz bırakmayın&#8230;</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/fEMNpB0UsW0" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/bana-e-posta-yollamadan-once-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/bana-e-posta-yollamadan-once-tavsiyeler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Anılarımla Patronum Vehbi Koç Ücretsiz Kitap</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/Dtu69y6hiPg/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/anilarimla-patronum-vehbi-koc-ucretsiz-kitap/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 07:05:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Can Kıraç]]></category>
		<category><![CDATA[Can Kıraç Kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Vehbi Koç]]></category>
		<category><![CDATA[Vehbi Koç Hayat Hikayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=851</guid>
		<description><![CDATA[Hafta başında FriendFeed&#8217;e göz atarken bir başlık dikkatimi çekti.  
İş hayatında 40 yıldan fazla bir süreyi Koç Gurubunda çalışarak geçirmiş başarılı yönetici Can Kıraç&#8217;ın Vehbi Koç hakkında yazdığı kitabı &#8220;Anılarımla Patronum, Vehbi Koç&#8221; adlı kitabı internette tamamen ücretsiz paylaşılıyor.
Ben kitap okumayı çok severim.  Yoğunluktan ve bahanelerden dolayı hiçbir zaman istediğim kadar kitap okuyamam. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta başında FriendFeed&#8217;e göz atarken <a href="http://friendfeed.com/e/d8a62f4f-d271-4907-aaa1-eec4573a9bd6/Can-K-ra-An-lar-ve-Patronum/">bir başlık</a> dikkatimi çekti.  </p>
<p>İş hayatında 40 yıldan fazla bir süreyi Koç Gurubunda çalışarak geçirmiş başarılı yönetici Can Kıraç&#8217;ın Vehbi Koç hakkında yazdığı kitabı &#8220;Anılarımla Patronum, Vehbi Koç&#8221; adlı kitabı internette tamamen ücretsiz <a href="http://www.anilarimlavehbikoc.com">paylaşılıyor</a>.</p>
<p>Ben kitap okumayı çok severim.  Yoğunluktan ve bahanelerden dolayı hiçbir zaman istediğim kadar kitap okuyamam.  Ama Amazon beni müşteri olarak çok sever <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Demek ki baya okurum.  Özellikle markalar yaratmış, sanayi devi şirketler kurmuş başarılı iş adamlarının hayat hikayeleri, otobiyografileri ve başarı öykülerini okumak benim için ayrı bir zevktir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti sanayi ve ekonomi geçmişine damgasını vuran, değerli iş adamı Vehbi Koç&#8217;un hayat hikayesini okuma fırsatım olmamıştı.  Kısmet bugüneymiş.  İlk fırsatta bitiriyorum bu kitabı arkadaşlar ve sizlere de şiddetle tavsiye ediyorum.</p>
<p>Öğrenciyim, kitap almaya param yok, o yüzden okuyamıyorum gibi bir bahaneniz de yok, tamamen <a href="http://www.anilarimlavehbikoc.com">ücretsiz</a> bir kitap.  </p>
<p>Friendfeed&#8217;de bu kitaba linki veren, bir <a href="http://www.ayakkabicim.net">internet ayakkabı mağazası</a> yöneticisi olan <a href="http://www.bogapiyasasi.com/hakkinda/">Burak Bardakçı</a>&#8216;ya da ayrıca paylaşımı için teşekkürler.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/Dtu69y6hiPg" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/anilarimla-patronum-vehbi-koc-ucretsiz-kitap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/anilarimla-patronum-vehbi-koc-ucretsiz-kitap/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fikriniz Sıradansa Vakit Kaybetmeyin</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/EMZvoZgAAYE/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/fikriniz-siradansa-vakit-kaybetmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 06:34:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[1 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Giri]]></category>
		<category><![CDATA[new york]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Fikir]]></category>
		<category><![CDATA[Sıradan Fikir]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratıcı Fikir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=829</guid>
		<description><![CDATA[Sıradan fikirlere, potansiyeli olup da sıradan işleri seçen insanlara, sıradan bahanelere, sıradan daha birçok şeye gıcık kapıyorum.
Bu oldum olası böyleydi ve böyle olacak.  Bazen açık sözlülüğümün ve girişimci ruhumun bana verdiği aşırı özgüvenle insanları sıradan oldukları için bozuyorum.  Aslında hedefim onlara ellerindeki potansiyeli kullanamadıklarını hatırlatmak ve teşvik etmek.
Yaklaşık bir saat önce 1 Nisan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıradan fikirlere, potansiyeli olup da sıradan işleri seçen insanlara, sıradan bahanelere, sıradan daha birçok şeye gıcık kapıyorum.</p>
<p>Bu oldum olası böyleydi ve böyle olacak.  Bazen açık sözlülüğümün ve girişimci ruhumun bana verdiği aşırı özgüvenle insanları sıradan oldukları için bozuyorum.  Aslında hedefim onlara ellerindeki potansiyeli kullanamadıklarını hatırlatmak ve teşvik etmek.</p>
<p>Yaklaşık bir saat önce 1 Nisan bitti ve 2 Nisan başladı New York&#8217;ta.  Geçen sene burda ufak bir <a href="http://www.kirtok.com/tr/kirtokcomu-yayindan-kaldiriyorum/">1 Nisan Şakası</a> yapmıştım, bu sene yapmadım, yapamadım.</p>
<p>Bu aralar yeni projelerle çok yoğunum, çok heyecanlıyım ve oturup doğru düzgün bir şaka bulmak için vaktim yok.  Sıradan bir şaka yapmaktansa yapmamak benim tarzıma daha uygun.</p>
<p>Ben bu akşam Manhattan&#8217;dan eve dönerken aklımdan bunlar geçiyordu ve bu konuyla ilgili bir blog yazısı yazmak da aklımda yoktu, ancak her gün düzenli ziyaret ettiğim bloglardan birisi olan <a href="http://sethgodin.typepad.com/">Seth Godin</a>&#8216;in bu sene 1 Nisan&#8217;da neden şaka yapmadığına dair bugünkü <a href="http://sethgodin.typepad.com/seths_blog/2009/04/exceeding-expectations-or-dont-bother.html">yazısını</a> okuyunca ben de fikirlerimi paylaşmak istedim.</p>
<p>Bu sene 1 Nisan&#8217;da Kirtok.com okuyucularına değil ama başka birisine bir şaka yaptım hem de nasıl bir şaka, sizinle de paylaşmak istedim.</p>
<div align="center"><img src="http://www.kirtok.com/tr/wp-content/uploads/2009/04/nisan1.jpg" alt="nisan 1" title="nisan 1" width="600" height="350" class="aligncenter size-full wp-image-842" /><br />
<hr /></div>
<h2>Şu Ana Kadar Yaptığım En Riskli 1 Nisan Şakası</h2>
<p>Fıkra ve komik hikayeleri anlatmak aslında ciddi yetenek işidir ve bende sanırım bu yetenek pek yok.  O yüzden bugün yaptığım 1 Nisan şakasını anlatmadan önce klasik bir hatırlatma yapayım; Eğer o ortamda olup şaka yapılan kişinin suratını görseydiniz hikayenin tam tadına varabilirdiniz.  Herneyse uzatmadan şakayı anlatmak isterim.</p>
<p>31 Mart Salı günü başlayıp toplam 5 gün sürecek çok önemli bir toplantı zincirine katılıyorum.  Gündüzleri toplantıdayım, geceleri çalışıyorum (ve blog yazıyorum <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ), birkaç saat uykudan sonra tekrar soluğu Manhattan&#8217;da alıyorum.</p>
<p>Şakanın kahramanı Hollanda&#8217;dan gelen, Avrupa&#8217;da 600&#8242;ün üstünde mağazada markası satılan, aslen tasarımcı, bir o kadar da yaratıcı bir iş adamı.  Benim danışmanlığını yaptığım Amerikan firması bu markanın da içinde bulunduğu 4 tekstil markasını Amerika&#8217;ya ilk lanse edecek firma ve bu projenin hem online hem mağazacılık ayağını biz yürütüyoruz.  İş büyük, toplantıdaki insanlar önemli, benim ve şirketim için çok önemli bir toplantı serisi ve toplantıları ben yürütüyorum.</p>
<p>31 Aralık salı günü gayet iyi ve samimi geçen yarım günlük daha çok tanışma ve ön giriş toplantısı ardından 1 Nisan sabahı Soho&#8217;da toplantının yapılacağı loft ofiste buluştuk.  Ofise yürürken zihinsel olarak kendimi toplantıya hazırladığım için yaratıcılığım had safhada.  Bu tarz toplantı yönetmeleri stand up&#8217;a çok benzetirim ben.  Eğer iyi gününüzdeyseniz ve iyi hazırlandıysanız çok yaratıcı fikirler ve sonuçlar ortaya çıkabilir.  </p>
<p>Herneyse ben yaratıcı moddayım ve aklıma bir fikir geldi, o anda Amerikan şirketin sahibi ve CEO&#8217;su yanımda ve ona sessizce toplantıya 1 Nisan şakası ile başlayacağım lütfen bozuntuya verme dedim, karşılıklı sessizce gülüştük.</p>
<p>Derken masaya yerleştik, kahvelerimizden ilk yudumları aldık, Hollanda&#8217;dan gelen misafirlerimizle kaldıkları otelin konforu hakkında birkaç dakika sohbet ettikten sonra ben beyaz tahtanın başına geçtim.  Tam gündem konusu ile ilgili powerpoint sunumu ile toplantıyı açıyordum ki bir anda durdum.</p>
<p>Danışmanlığını yaptığımız Amerikan şirketin sahibine dönüp ismi ile hitap ederek &#8220;<strong>Lütfen kusura bakma ancak ben senin firmanın başarısı ve bu projede kar etmesi için burdayım, o yüzden günlerdir kafamı kurcalayan ve bence bu büyük ve önemli proje için tek sorun olan şeyi açıklamak zorundayım</strong>&#8221; dedim.</p>
<p>Hollandalı firmanın sahibine de &#8220;<strong>Umarım sizin için sorun değildir ancak siz de 4 markayı temsilen (Bu arada markalardan birisi Türk <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  lütfen ismini sormayın) burdasınız ve Amerika gibi önemli bir pazara giriyorsunuz, hepimiz baştan dürüst olursak uzun vadede hepimiz kazanırız dedim ve izin istedim</strong>&#8221;  Kendisi de merak ve şaşkınlıkla ama çok nazikçe tabi ki buyrun dedi.</p>
<p>Şimdi çok az ön bilgi geçmem lazım.  Bu Hollandalı arkadaş markasına aşık, hayatını buna adamış, henüz yaşı genç ve çok başarılı. Avrupa&#8217;da sosyete dergilerinden düşmeyen birisi, 911 turbo sürüyor, Amsterdam&#8217;da en pahalı loft&#8217;ta oturuyor, adamın tek derdi markasının Amerika pazarına doğru lanse edilmesi, para falan umrunda değil.  Çevresi sayesinde diğer önemli 3 Avrupa markasını da temsil ediyor, bir nevi onlara yardımcı oluyor.  Bu kısmı belirtmem şarttı, çünkü söylediğim gibi adamın markası hayatı.</p>
<p>Ben ön konuşmadan sonra kalemi aldım ve beyaz tahtaya 4 markanın ismini yanyana yazdım.  İlk marka hakkında iki üç cümlelik kısaca konuştum (potansiyel müşteri demografiği, pazar payı vs), aynı şekilde 2. ve 3. marka hakkında da konuştum.  Toplam 4-5 dakika sürdü üç marka hakkında birkaç cümle kurup altlarına güçlü oldukları noktaları yazmam.  En sona özellikle Hollandalı misafirimizin markasını yazmıştım.</p>
<p>3. marka hakkında konuşmamı bitirince, bir anda durdum, masaya doğru 2-3 adım yürüdüm ve kahvemi aldım, çok sakince bir yudum kahve içtim, tahtaya geri döndüm ve &#8220;<strong>Üzülerek belirtmek isterim ki bu proje için en büyük sorun MARKANIN ADI</strong>&#8221; dedim ve bu adamın markasının üstünü çizdim <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Evet aynen öyle, direk üstünü çizdim.  </p>
<p>Masadakilere döndüm ve &#8220;<strong>Benim kafama takılan, emin olmadan söylemek istemediğim ve artık emin olduğum şey bu markanın bu konseptte kesinlikle yeri olamayacağı</strong>&#8221; dedim.  Bir anda ortam dondu, sessizlik var.  Bizim Amerikalı patron gülmek üzere zor tutuyor kendini.  </p>
<p>Hollandalı misafirimizin suratı tam anlamı ile bembeyaz oldu.  Hatta birşey olacak diye korktum bir an <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Olayın şokunu henüz yaşarlerken tadını da kaçırmadan tahtaya geri döndüm ve bir yandan &#8220;<strong>Bu marka yerine bu konsepte uyan ve tutacağına emin olduğum bir marka buldum ve bu markanın adı&#8230;..</strong>&#8221; diyerek tahtaya <strong>APRIL FOOLS (yani 1 nisan şakası)</strong> yazdım <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bizim Hollandalı misafir kelimenin tam anlamı ile bütün loft&#8217;un yüksek tavanından yankılanacak şekilde kahkalara boğuldu.  Birkaç dakika herkes kahkaha atmaktan kıpkırmızı oldu.  Daha sonra yaklaşık 5-6 dakika başımızdan geçen güzel 1 nisan şakalarını paylaştık ve kendisi çok içten bir şekilde bu şakayı hiçbir zaman unutmayacağını, kalp krizi geçirmek üzere olduğunu, son 3 ayını bu işe ayırdığını söyledi <img src='http://www.kirtok.com/tr/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kahkalarla, neşeli ve pozitif başlayan toplantımız bir o kadar yaratıcı ve verimli geçti.</p>
<h2>Yaptığım En Riskli 1 Nisan Şakasından Çıkartılacak Dersler</h2>
<ul>
<li>Sıradan bir fikre vakit kaybetmektense hiç uğraşmamak daha doğru olabilir. (bkz. kirtok.com&#8217;da bu sene sıradan olacağına hiç şaka yapmamam).</li>
<li>Fikrinizin yaratıcı olduğuna güveniyorsanız risk almaktan çekinmeyin (yaptığım şaka riskli idi, ters tepebilirdi. Bir anda küfür bile yiyebilirdim, şaka desem bile berbat bir atmosferde toplantı devam edecekti ama risk aldım.)</li>
</ul>
<p>İşte bu hikaye de yoğun, yorucu 10 saatlik toplantıdan kalan tatlı bir anı oldu, sizlerle de paylaşmak istedim.</p>
<p>Peki bu sene 1 Nisan&#8217;da siz ne kadar yaratıcı bir şaka yaptınız?</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/EMZvoZgAAYE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/fikriniz-siradansa-vakit-kaybetmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/fikriniz-siradansa-vakit-kaybetmeyin/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Başarının Sırrı Uzmanlık</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/AhmetKirtok/~3/kxoFvdk6s8k/</link>
		<comments>http://www.kirtok.com/tr/basarinin-sirri-uzmanlik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 10:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[İnternette Uzmanlaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[İş Ararken Uzmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlaşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kirtok.com/tr/?p=810</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Kirtok.com&#8217;un istatistiklerini incelerken halen en çok aranan kelimelerden birisinin &#8220;kolay para&#8221; olduğunu farkettim.  İnsanlar neden Google&#8217;da kolay para yazarak arama yapar düşüncesi beni olaya farklı bir açıdan bakmaya yönlendirdi.
Bazı insanların bir yaşam boyu kolay paranın peşinde koştuğunu düşünüp, nedenini kendimce yorumlamaya çalıştığım sırada bir e-posta aldım.  Bu e-posta&#8217;yı okurken kolay paraya talebin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Kirtok.com&#8217;un istatistiklerini incelerken halen en çok aranan kelimelerden birisinin &#8220;<a href="http://www.kirtok.com/tr/internette-hic-calismadan-kolay-yolla-para-kazanmak/">kolay para</a>&#8221; olduğunu farkettim.  İnsanlar neden Google&#8217;da <a href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&#038;q=kolay+para">kolay para</a> yazarak arama yapar düşüncesi beni olaya farklı bir açıdan bakmaya yönlendirdi.</p>
<p>Bazı insanların bir yaşam boyu kolay paranın peşinde koştuğunu düşünüp, nedenini kendimce yorumlamaya çalıştığım sırada bir e-posta aldım.  Bu e-posta&#8217;yı okurken kolay paraya talebin nedenini çözmüş oldum.</p>
<p>Bu gelen e-posta&#8217;da, gönderen arkadaşım İstanbul&#8217;da iş arayan ve internet sektöründe bir girişim yapmak isteyen bir genç arkadaşımdı.  Kısaca bana internette girişim yapmak istediğini ancak ne iyi bir programcı, ne iyi bir tasarımcı, ne de iyi bir internet pazarlamacısı olmadığını söylüyordu.  E-posta&#8217;sından çıkarttığım sonuç, friendfeed, facebook gibi sosyal ağlarda takılıyorum, girişim yapıp başarılı olan insanlara özeniyorum, benim de birçok fikrim var, neden ben de yapmayayım idi.</p>
<h2>Fikri Olan Herkes Girişimci Değildir</h2>
<p>Bir heves, bir istek başarı için yeterli şart mı? Geçen yıl verdiğim <a href="http://www.kirtok.com/tr/amerikada-girisimcilik-ve-internet-konferansi/">girişimcilik konferansı</a>nda da anlattığım gibi her fikri olan insan girişimci ya da başarılı olacak diye bir kural olsaydı vay halimize.</p>
<p>Başarılı bir girişimci için ilk şart iyi bir fikir ve bu fikri hayata geçirebilecek donanıma sahip olmaktır.  Burada donanımdan kasıt, uzmanlık.</p>
<h2>Ne İş Yaparsın? &#8211; Ne İş Olsa Yaparım</h2>
<div style="float:right; margin:5px"><img src="http://www.kirtok.com/tr/wp-content/uploads/2009/03/uzmanlik.jpg" alt="Uzmanlik" title="Uzmanlik" width="250" height="305" class="aligncenter size-full wp-image-816" /></div>
<p>Başarının sırrı uzmanlık derken bu sadece girişimciler için geçerli bir kural değil.  İş hayatını ele alalım.  Kriz var, hergün işsizler ordusu büyüyor dünyada.  Ancak belirli konularda uzmanlaşmış insanları bulmak halen çok zor.  İşverenler kendi konusunda uzmanlaşmış, herşeyden anlamaktansa belirli bir konuda işini en iyi yapan insanlar arıyorlar.</p>
<p>İş ararken en tehlikeli cümle olan Ne İş Olsa Yaparım&#8217;ı kullandığınız an şansınızı kaybettiniz.</p>
<h2>Benim Uzmanlık Alanım Ne?</h2>
<p>Kendinize bu soruyu sorun.  Eğer anında bir cevap veremiyorsanız ciddi bir sorun var.  </p>
<p>Tabi yaşınız 18-25 arası ise panik yapmaya gerek yok, ancak yaşınız 30&#8242;lara merdiven dayamış ise ve halen çok iyi olduğunuz bir uzmanlık alanınız yoksa gelecek planlarınızda değişiklik yapmanız gerekiyor.</p>
<h2>Uzmanlık İçin Acil Eylem Planı</h2>
<p>Her ne kadar Türkiye&#8217;de dünyanın önde gelen birçok sitesine ulaşım sansürleniyor da olsa umutsuzluğa kapılmayın.  İnternet doğru kullanıldığı zaman uzmanlaşmada en iyi dostunuz, yanlış kullanıldığı zaman en büyük düşmanınız olacaktır.  Sadece interneti ve kütüphaneleri kullanarak istediğiniz her alanda uzmanlığa ulaşmada ilk ve en önemli adımı atabilirsiniz.  Gelelim uzmanlık için acil eylem planımıza.</p>
<ol>
<li><strong>Uzmanlaşmak istediğiniz alanı seçin</strong></li>
<p>Herşeyden önce planınızı yapın ve yol haritanızı çıkartın.  Örneğin internet pazarlama konusunda uzman olmak istiyorum diyorsanız SEO, SEM, Affiliate Pazarlama gibi üç önemli alanı seçebilirsiniz.  Ya da ben sadece SEO konusunda uzman olacağım ve dünyada sayılı isimlerden birisi olacağım diyebilirsiniz, bu tercih sizin.  Bu kişisel gelişim ve eğitim süreci için ayırabileceğiniz vakte göre planınızı yapın.</p>
<p>Bu süreçte, uzmanlaşmak istediğiniz alanda dünyada önde gelen isimlerle kontağa geçmeye çalışın, onların fikirlerini alın.  Bu işi yaparken gerçekten zevk alarak yapabilir miyim sorusunu defalarca kendinize sorun.  Unutmayın ki ne iş olursa olsun eğer zevk almadan yaparsanız <strong>çok başarılı</strong> olma şansınız yoktur.</p>
<li><strong>Kısa ve Orta Vadeli Hedefler Belirleyin</strong></li>
<p>Zamanınıza ve bütçenize göre kısa ve orta vadeli hedefler belirleyin ve hedef odaklı çalışın.  Örneğin iyi bir bilgisayar programcısı hedefi koydunuz. Yaşınız 20.  Bugünden başlayarak 6 ay içinde PHP programlama dilini çok iyi öğrenme hedefi koyun.  12 ay içinde PHP/MySQL&#8217;de internette hakkında söz edilmeye başlanmış, otorite konumuna doğru yol alan bir kariyer hedefi seçin.</p>
<p>Kısa vadeli hedefler belirlemenin en büyük avantajı, uzun bir çalışma sürecinde bıkkınlık ve yorgunluktan kurtulmanız olacaktır.  Örneğin 6 aylık hedefinizde kendinize bir mükafat belirleyin.  6 ayda istediğim konuma gelirsem uzun zamandır planladığım tatile çıkacağım.  Kısa vadeli hedefler ve ödüller kişisel motivasyon için çok önemlidir.</p>
<li><strong>Zaman En Değerli Kaynağınız</strong></li>
<p>Zamanı doğru kullanmayı öğrenemezseniz bir konuda uzmanlaşıp, o konunun en iyisi olamazsınız.  İnternet çağının hastalığı <a href="http://www.kirtok.com/tr/internet-caginin-hastaligi-asiri-bilgi-yuklenmesi-information-overload/">information overload</a> ya da aşırı bilgi yüklenmesine karşı önlemlerinizi alın.</p>
<li><strong>Paylaşın ve Otorite Olun</strong></li>
<p>Uzmanlaşmak için çalıştığınız alan üzerine bir blog yazmaya başlayın, bu sektördeki bütün konferansları yakından takip edin, işin uzmanlarının bloglarına yorumlar yazın, sorular sorun.  Size danışanlara elinizden geldiğince yardımcı olun.  Ne kadar paylaşırsanız geri dönüşümü o kadar büyük olur.  Hatta uzmanlaşmayı düşündüğünüz konuda kitap yazma hedefi koyun.  Örneğin 5 yıl sonra bu konuda bir kitabım yayınlanacak diye iddialı hedefler koyun önünüze.</p>
<p>Gerek bloglarla, gerek sosyal medya ile, gerek kitap yazarak gerekse başka yöntemlerle bilginizi elinizden geldiğince çok paylaşın.</p>
<li><strong>Artık Uzmansınız</strong></li>
<p>1 yıl, 2 yıl ya da 3 yıl.  Belirlediğiniz alanda, çizdiğiniz yol haritasında ilerlediniz ve gerçekten bilgi ile donanmış, pratik  yaparak bunu desteklemiş, sektörde ismi sürekli telafuz edilen bir uzmansınız.  Bu noktada kariyer yönetimi konusunda kendinizi geliştirin.  Basit bir tabirle kendinizi ucuza satmayın.  İşinizde çok iyisiniz ancak bu noktaya gelmek için yaptığınız özverili çalışmalarınızı ve zamanınızı hiçbir zaman unutmayın.  Buna göre bir fiyatlandırma politikasına gidin.</p>
<li><strong>Kendinizi Sürekli Güncelleyin</strong></li>
<p>Uzmansınız, aranılan kişisiniz.  Ancak sakın rehavete kapılmayın.  Konunuz ne olursa olsun hergün yenilikleri takip edip, kendinizi güncellemeyi hedef edinin.  Koltuklarını gençlere bırakmak zorunda kalan birçok üst düzey yöneticinin hatası kendilerini yeterince güncelliyememek olmuştur.</p>
<p>Sektörünüzdeki yenilikleri ilk siz duyun hatta duyurun.
</ol>
<p>Belki de dünyayı kasıp kavuran bu kriz sizin için bir fırsat.  Yeni birçok proje bir süreliğine rafa kalktı, ya da çalıştığınız ortamda çok yoğun değilsiniz ve her zaman aklınızda olan bir konuda uzmanlaşma projesi için en doğru zaman bugün.</p>
<p>Hedeflerinizi ertelemeyin, zevk aldığınız, başaracağınıza inandığınız konuyu seçin ve hemen bugün o konuda <strong>UZMANLAŞMAK</strong> ve dünyada <strong>EN İYİ</strong> olmak için planınızı yapmaya başlayın.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AhmetKirtok/~4/kxoFvdk6s8k" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kirtok.com/tr/basarinin-sirri-uzmanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.kirtok.com/tr/basarinin-sirri-uzmanlik/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
