<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><title>Alterblogalisation</title><link>http://alterblogalisation.blogspot.com/</link><description>Baska turlu bir sey benim istedigim,
Ne agaca benzer, ne buluta benzer;
Burasi gibi degil gidecegim memleket,
Denizi ayri deniz, havasi ayri hava;
Nerde gorduklerim, nerde o bekledigim kiz|
Rengi baska,tadi baska.
CAN YUCEL</description><language>en</language><managingEditor>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</managingEditor><lastBuildDate>Thu, 12 Nov 2009 21:41:09 PST</lastBuildDate><generator>Blogger</generator><atom:id xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">tag:blogger.com,1999:blog-11039123</atom:id><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">496</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/Alterblogalisation" type="application/rss+xml" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item><title>the WALL- Vahit Akça</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/SgMjGf6y9gY/wall-vahit-akca_07.html</link><category>çizgi</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Fri, 06 Nov 2009 14:56:00 PST</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-4660578743653692421</guid><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SvSqx_357TI/AAAAAAAABLA/37X8YP75FiU/s1600-h/theWALL.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401129629060295986" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 344px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SvSqx_357TI/AAAAAAAABLA/37X8YP75FiU/s400/theWALL.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-4660578743653692421?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-11-07T01:02:16.377+02:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SvSqx_357TI/AAAAAAAABLA/37X8YP75FiU/s72-c/theWALL.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/11/wall-vahit-akca_07.html</feedburner:origLink></item><item><title>Kapital Manga Türkçe'de!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/In8aTu5Y7ec/kapital-manga-turkcede.html</link><category>kitap</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Sat, 31 Oct 2009 05:30:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-4594604802230135967</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Suwt7Of28AI/AAAAAAAABKA/MZeqjFLiAHg/s1600-h/km.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398740548837634050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 282px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Suwt7Of28AI/AAAAAAAABKA/MZeqjFLiAHg/s320/km.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yordam Kitap, Karl Marx’ın temel eseri Kapital’in manga (Japonlara has çizgi roman formu) versiyonunu yayınladı. Japon yayınevi East Press’in Aralık 2008’da satışa sunduğu, dünya çapında yankılar uyandıran eserin Türkçesi 16 Ekim 2009 günü Yordam Kitap tarafından satışa sunuldu. Kapital Manga, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx’ın başyapıtı Kapital’i manga tarzında öyküleştiriyor. Kapital’in özü ve temel kavramları, bir peynir fabrikasındaki üretim süreçleri etrafında gelişen çarpıcı bir öyküyle iç içe anlatılıyor ve böylece genellikle göz korkutan bir eser olarak görülen Kapital çok geniş bir okuyucu kitlesinin ilgi odağı haline geliyor. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan Kapital Manga’nın özgün basımı 15 Aralık 2008’de Japon yayınevi East Press tarafından gerçekleştirildi. İçeriği ve kurgusu kadar görselliğiyle de ilgi çeken eserin yayını dünya çapında büyük yankılar yarattı, satış rakamı Japonya'da kısa sürede 100 bini geçti. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Japon Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyesi H. Can Erkin tarafından Japonca aslından Türkçeye çevrilen kitapla Kapital’in teorik özü ve kavramları rahat okunur bir tarzda okurların dikkatine sunuluyor. Eserin baş kahramanı Robin, babasıyla birlikte peynir üretip pazarda satmakta iken, zengin olmak hayaliyle kapitalist girişimci Daniel’le iş ortaklığına girerek bir peynir fabrikası kurar. Ne var ki, çok geçmeden babasının paylaşımcı değerlerine isyan ederek giriştiği bu işte, başkalarına zarar vermeden, işçileri acımasızca sömürmeden başarılı olmanın imkânsız olduğunu anlar. Robin, kapıldığı çarkın içinde yol almaya devam ederken, bir yandan da derin bir iç huzursuzluğu yaşamaya başlar... Manga, güçlü çizgileri, sağlam kurgusu ve çarpıcı öyküsüyle okuru sararken, bir yandan da kapitalizmin işleyiş mantığını gözler önüne serer ve okuru Kapital’in kavramlarıyla tanıştırır. Kapital Manga, zevkli bir okuma vaat ediyor: Hem Kapital’in pasajları içinde gezinirken aylarını tüketmiş olanlar için, hem Kapital’i okuma hayalini hayata geçirememiş okuyucular için... Hem Kapital’in en temel kavramlarıyla tanışmak isteyen gençler için, hem de genç-yaşlı çizgi roman ve manga tutkunları için...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.yordamkitap.com/"&gt;www.yordamkitap.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-4594604802230135967?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-10-31T14:31:23.015+02:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Suwt7Of28AI/AAAAAAAABKA/MZeqjFLiAHg/s72-c/km.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/10/kapital-manga-turkcede.html</feedburner:origLink></item><item><title>Cesur Çuval İşçileri</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/yvZVB2jIdK8/cesur-cuval-iscileri.html</link><category>emek</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Sat, 31 Oct 2009 04:43:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-8003346211785967877</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Suwi_WGx4hI/AAAAAAAABJo/jQyrTKdPq0Q/s1600-h/45d8f6a2c2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398728524971500050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Suwi_WGx4hI/AAAAAAAABJo/jQyrTKdPq0Q/s320/45d8f6a2c2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; BASINA VE KAMUOYUNA&lt;br /&gt;Bizler Cesur Ambalaj A.Ş.'de çalışan ve atılan işçileriz. Bir seneyi aşkın bir zamandır çalıştığımız Cesur Çuval fabrikasında patronun kazanılmış sosyal haklarımıza yönelik saldırısına maruz kalıyoruz. Bu süre zarfında üç ikramiyemiz gasp edildi, yakacak, erzak vb. haklarımıza el konuldu ve aynı zamanda ücretlerimiz kuşa çevrilerek ödendi. Bizler gece gündüz durmadan üç vardiya ve yoğun mesailerle çalıştığımız,  günde tonlarca malı yurt içine ve yurt dışına gönderdiğimiz halde, gasp edilen bu haklarımızın verilmeyişini Cesur Çuval patronu Mehmet Cesur krizin etkileri olarak tanımlıyor. Krizi bahane göstererek elimizdeki son krırıntılara da göz dikenler trilyonluk bir iplik makinesini İran'da kurulu bulunan fabrika için satın alabiliyorlar. Cesur Çuval, krizi işçilere saldırıya dönüştürmekte ve kazanılmış hakların tırpanlanmasına bir örnektir. Gerçekte üretim hacmi durmadan büyüyen hatta halen işçi alımına devam eden bu firmada on yıllık bir usta makineci ancak asgari ücretten on, yirmi lira fazlasına çalışmaktadır. Yaşanan bu saldırılar karşısında özellikle de ücretlerimizi zamanında alabilmek için ilk olarak 5 Ekim tarihinde bir gün iş durdurduk. Ağustos ayının maaşlarını ancak bu eylemle alabildik. Gerçekleştirdiğimiz bu eylemde patron bundan sonra maaşların düzenli ödeneceği sözü vermesine rağmen bu sözünü yine tutmadı. Bu tablo üzerine 4857 sayılı iş kanununun 34. maddesinden doğan ve işçinin ücretini zamanında alamadığı taktirde üretimi durdurma hakkına dayanarak 26 Ekim pazartesi günü sabah 07:00 vardiyasının başlamasıyla beraber işi dururduk. İş durdurma eylemine bu sefer sadece üç bölüm katılınca patron saldırıya geçti ve vardiya bitişi öncü işçi arkadaşlarımızdan birini 25. maddeden tazminatsız işten attı. 15:00 vardiyası daha başlamadan bu vardiyadan da iki öncü işçi arkadaşımız aynı maddeden ve aynı gerekçeyle işten çıkartıldı. Ve gün içinde 23:00 vardiyasından bir arkadaşımız ve daha sonrada üç arkadaşımız daha işten çıkartılmış oldular. Patronun bizleri işten atma gerekçesi işçileri kışkırtmak, yasadışı grev örgütlemek ve bildiri dağıtmaktır. Burada yasadışı bir uygulama yapılmıştır ama bunu yapan biz işçiler değil patronun, yani Mehmet Cesur'un ta kendisidir. Bizlerin haklarını ve ücretlerini çaldığı yetmemiş gibi bizleri gayri yasal bir biçimde işten çıkartarak haklarımızı savunmamızı engelleyebileceğini zannetmiştir. Bizler Cesur Çuval işçileri olarak 2004 yılının Ocak ayında çalışma koşullarımızı düzeltmek için örgütlendik ve DİSK Tekstil sendikasına üye olduk. Sendikalaşma sürecimizde atılan işçi arkadaşlarımızla beraber bizlerde üretimi durdurarak hep birlikte eyleme geçtik. Üç gün süren direnişimizin ardından DİSK Tekstil sendikası başkanı ve Süleyman Çelebi Cesur Çuval patronu ile sözleşmeye oturdu. Ama bu sözleşme bir satışla sonuçlanarak 68 işçi arkadaşımızın işine son verilmesi ile sendika içeri girmiş oldu. O zamandan sonra bir toplu sözleşme yapıldı fakat bu sözleşmenin hükümleri fabrikada uygulanmadı. Sendika bu hükümleri uygulama adına bir gün olsun gayret göstermedi. Hatta o dönem sendikaya üye olan işçiler dışında bir işçiyi dahi sendikaya üye yapmadılar. Bu gün bin civarında çalışanı olan bu fabrikada sendikalı işçi sayısı yüz elliyi geçmez. O zamandan bu zamana ücretlerimizdeki sendika kesintisinin dışında sendikanın ne adını nede kendini fabrikada görebildik. Bu son yaşanan süreçte de karşılaştığımız saldırılara ve hak gasplarına karşı gerçekleştirdiğimiz eylemlerde sendika ne bir kez olsun bizleri aramış ne de yanımıza gelmiştir. Tüm kamuoyu önünde bu yaşanan süreci anlatmak Cesur Çuval patronundan hesap sormak, görevini yapmayan sendika başkanlarından hesap sormak için 1 Kasım Pazar günü Kartal Meydanı'nda olacağız. Tüm ilerici, devrimci, sendikaları, kitle örgütlerini, direnişçi işçi kardeşlerimizi ve basın emekçilerini yanımızda görmek ve eylemimize destek olmaya çağırıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yer: Kartal Meydan / İstanbul Saat: 13:00 Tarih: 01 Kasım 2009 Pazar&lt;br /&gt;CESUR ÇUVAL İŞÇİLERİ&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-8003346211785967877?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-10-31T13:58:07.563+02:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Suwi_WGx4hI/AAAAAAAABJo/jQyrTKdPq0Q/s72-c/45d8f6a2c2.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/10/cesur-cuval-iscileri.html</feedburner:origLink></item><item><title>Antalya Karacaören köyünde HES'lere karşı şenlik</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/ZAmYvFIWfgc/antalya-karacaoren-koyunde-heslere-kars.html</link><category>HES</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Fri, 24 Jul 2009 05:30:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-7279924523145943400</guid><description>Antalya'da hidroelektrik santral yapılmak istenen Alakır vadisinde köylülerin düzenlediği ve Yeşiller Partisi Antalya örgütümüzün de desteklediği şenliğin programı aşağıdadır. Alakır vadisinde doğaya ciddi zararlar verecek olan HES'lere karşı haklı mücadelelerinde Karacaörenli köylülerin yanındayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşiller Partisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GELENEKSEL KARACAÖREN KÖYÜ 5.Cİ KÜLTÜR VE DOÄžA ÅžENLİÄžİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25-26  TEMMUZ 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer: Kumluca ilçesi Karacaören köyü Karabük mahallesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyümüzde düzenlediğimiz şenliklerimize katılarak onurlandırmanı zı dileriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KADOK Başkanı                           MUHTAR&lt;br /&gt;Kemal Erdoğan                             Özcan Öztürk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROGRAM;&lt;br /&gt;25 TEMMUZ 2009&lt;br /&gt;1.    Panel 14.30 - Konuşmacı Av. Yakup Åžekip Okumuşoğlu&lt;br /&gt;2.    Doğa Yürüyüşü (Balıkla çayı Kaynağı-Karabük) 16.00&lt;br /&gt;3.    Tomruk Sürükleme Yarışı 17.00&lt;br /&gt;4.    Çelik çomak oyunu     17.30&lt;br /&gt;5.    Kortej yürüyüşü                  19.00&lt;br /&gt;6.    Açılış (saygı duruşu, istiklal marşı, konuşmalar, halk oyunları gösterisi)             19.30&lt;br /&gt;7.    Yerel sanatçılarla müzik-eğlence ve orta oyunları 20.30&lt;br /&gt;26 TEMMUZ 2009&lt;br /&gt;1.    Uçurtma gösterisi 11.00&lt;br /&gt;2.    Yerel oyun yarışmaları (Ayak güreşi, Beştaş-göçer..) 13.00&lt;br /&gt;3.    Alakır üzerinde halat yarışması 15.00&lt;br /&gt;4.    Eşek yarışı 17.00&lt;br /&gt;5.     Yerel sanatçılarla müzik gösterileri  18.00&lt;br /&gt;6.    Uzun eşek, lastik sapan, çıngırak, kadınlar arası örgü  yarışı 19.00&lt;br /&gt;7.    Köy düğünü, orta oyunları,  20.00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yesiller Partisi&lt;br /&gt;Sekreterya - Istanbul Yesil Ev:Istiklal cad. Balo sok. No:21 Kat:1 Beyoglu - IstanbulTel: 212-244 77 80 ve 533-362 02 13&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yesillerbilgi@ yahoo.com. tr - yesillerinfo@ yesiller. org&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesiller/"&gt;www.yesiller&lt;/a&gt;. org&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesilgazete/"&gt;www.yesilgazete&lt;/a&gt;. org&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-7279924523145943400?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-24T15:32:01.487+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/07/antalya-karacaoren-koyunde-heslere-kars.html</feedburner:origLink></item><item><title>Bir Günlük Sergi</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/xFun16cHA2I/bir-gunluk-sergi.html</link><category>etkinlik</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Mon, 20 Jul 2009 01:22:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-6138790252739270553</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SmQpRcOV-tI/AAAAAAAABDw/d7NwaJluK8c/s1600-h/d%C3%BCnya.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5360454836088601298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SmQpRcOV-tI/AAAAAAAABDw/d7NwaJluK8c/s400/d%C3%BCnya.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bir Günlük Sergi II &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;25 Temmuz 2009 / GAF &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Üretim sürecinin paylaşımının, sergilenen işleri anlamada faydası olduğunu düşünen Dünya Atay, Ece Gökalp ve Kerem Durukan, hızlı üret ve paylaş modelini getirmek üzere, her sergiye başka sanatçıları ve her sergide farklı sanatçıları da ekleyip, paylaşımın getirdiği etkileşimler ve bunların doğuracağı sonuçları merakla bekledikleri bir dizi performans-sergi oluşturdu.Bu sergilerin ilki 20 Haziran'da Play Studio'da izleyicilerle buluştu. İkincisi ise, 25 Temmuz'da GAF'ta, Dünya Atay, Kerem Durukan, Ece Gökalp, Cihan Kıvanç, Emrah Özhan ve Ali Can Meydan'den oluşan bir ekiple, izleyiciyle buluşacak. Sergi konseptinde saat 12'de sergi mekanında üretime başlanması ve açılış saatine kadar işlerin tamamlanması öngörülüyor. Sanatçılar, gün boyunca galeride üretecekler, 18:00'da ise sergilemeye geçilecek. Sanatçıların bütün gün aynı mekanda birlikte iş üretmelerinin doğal sonucu olan kollektif işlerin yapılma sürecine, izleyici, istediği saatte sergi alanına girebilecek. Sergi, 20:00'da sona erecek."Bir Günlük Sergi" , üretimi teşvik eden, canlı bir performans ortamını amaçlayan ve ileriye dönük projelerin temeli olan bir etkinliktir. İzleyici ve sanatçı böylelikle bir araya gelir, toplanır, yan yana durur ve iletişime geçer.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://birgunluksergi.blogspot.com/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;birgunluksergi.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-6138790252739270553?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-20T11:23:27.068+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SmQpRcOV-tI/AAAAAAAABDw/d7NwaJluK8c/s72-c/d%C3%BCnya.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/07/bir-gunluk-sergi.html</feedburner:origLink></item><item><title>Toprak Mülkiyeti Sempozyumu</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/4CHGEU5XuCw/toprak-mulkiyeti-sempozyumu.html</link><category>toprak</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Wed, 15 Jul 2009 02:34:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-4021011604279000190</guid><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Sl2i1i0GqaI/AAAAAAAABDo/SHrdnYnryFw/s1600-h/afis.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5358618172402870690" style="WIDTH: 284px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Sl2i1i0GqaI/AAAAAAAABDo/SHrdnYnryFw/s400/afis.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-4021011604279000190?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-15T12:35:37.772+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Sl2i1i0GqaI/AAAAAAAABDo/SHrdnYnryFw/s72-c/afis.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/07/toprak-mulkiyeti-sempozyumu.html</feedburner:origLink></item><item><title>GDO'ya Hayır!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/9Y6h45PQ0RE/gdoya-hayr.html</link><category>GDO</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Wed, 01 Jul 2009 00:41:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-8263624844811296300</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SksT-Pq8-FI/AAAAAAAABDg/iIBAjyz8_to/s1600-h/i%C3%A7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353394542139471954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 224px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SksT-Pq8-FI/AAAAAAAABDg/iIBAjyz8_to/s320/i%C3%A7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Aralarında TMMOB'ya bağlı odalar, TTB, Tüketici örgütleri, Çiftçi Sen, Ekoloji inisiyatifleri, Greenpeace Türkiye, Çevre platformları ve yöre derneklerinin de bulunduğu 'GDO‘YA HAYIR PLATFORMU' bileşenleri, özellikle yılda iki milyon ton düzeyinde dışalıma konu olan GDO‘lu mısır ve soyadan üretilen işlenmiş ürünlerin, 800‘den fazla çeşitle sofralarımıza ulaştığını, hiçbir etiketleme yapılmadan satışa sunulan bu ürünlerin, halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguluyor. "GDO‘lu tohumları temiz topraklara ekmeye hazırlanıyorlar"GDO'ya Hayır Platformu Bileşenleri tarafından dün Ankara Ziraat Mühendisleri Odası Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında yapılan açıklama şöyle devam ediyor:"Tüketicinin bilgilenme hakkını ihlal eden ve halk sağlığını hiçe sayan bu durum, 10 yılı aşkın süredir tüm çarpıklığı ile sürerken, bu kez Ulusal Biyogüvenlik Kanun Tasarısı Taslağı‘nın Bakanlar Kurulu‘nda olduğu ve TBMM‘ne sevkedilmek üzere imzaya açıldığı bilgisi basına yansıdı. Hükümet sözcüsü, konuyla ilgili konuşmasında, zaten ithalatı serbest olan ve tüketilen bu ürünlerin Türkiye‘de ekimine de serbestlik getirileceğini ifade etti. Anlaşılıyor ki, şimdi sıra, GDO‘lu tohumları Türkiye‘nin temiz topraklarına ekmeye geldi...Kamuoyundan bir sır gibi saklanan Tasarı Taslağı yasalaştığında, ortaya çıkacak durum şöyle özetlenebilir; 1) GDO‘ların üretimi ve tüketimine izin verilecek,2) Bu ürünlerin risk değerlendirmesi şirketlerin kontrolünde olacak,3) GDO‘lu ürünlerden zarar gören çiftçiler ve tüketiciler zararlarını ispat etmek zorunda bırakılacak, bu ürünlerin zararlı olmadığının ispatı şirketlerin üzerinde olmayacak,4) Bu ürünleri ülkemize sokan veya üreten şirketlerin cezai sorumlulukları oldukça düşük olacak,5) Zarara uğradığını iddia eden çiftçiler zamanaşımı tehdidi ile karşı karşıya kalacak,6) Risk denetimine tabi bu ürünlerle ilgili bilgiler kamuoyuna açıklanmayacak, şirket sırrı olarak korunacak,7) Tüketicilerin sağlıklı gıda tüketme hakları, küçük çocuklarla sınırlandırılacak, sadece küçük çocuk ürünlerinde GDO kullanılmayacak,8) Ülkenin tüm genetik varlıkları şirketlerin kontrolü altına bırakılacak,9) Çiftçiler, tohumluk ayırma haklarını yitirecek; tozlaşma vb. yollarla ürünlerine GDO bulaşmışsa şirketlere tazminat ödemek zorunda kalabilecekler,10)Bu ürünlerin denetimi konusunda çiftçi, tüketici, ekoloji örgütlerinin; bağımsız bilimsel kurumların, meslek odalarının herhangi bir söz ve karar yetkisi olmayacak..."Ülke tarımı üç - beş şirkete bağımlı hale getirilecek!""Yukarıda özetlenen tablo, öncelikle ülkemiz tarımını doğrudan üç - beş şirkete bağımlı hale getirecektir. GDO‘lu tohum ve pestisitleri (zirai mücadele ilacı) üreten şirketler arasında yapılan evlilikler, bu sürecin tohum ve ilaç için üreticinin her geçen yıl bu şirketlere daha çok ödeme yapmak zorunda kalacağını göstermektedir. Çünkü terminatör teknolojisi ile üreme yeteneği alınmış tohumlar, üreticinin tohum ayırma hakkını da elinden almaktadır. Böylece tüm dünyada konvansiyonel ürünlere göre daha verimli olmadığı ve daha çok pestisit tükettiği kanıtlanmış olan GDO‘lu tohumlar, temiz topraklarımızı ve üreticimizi, çokuluslu şirketlerin kar aracı haline getirecektir. Sorunun bir diğer önemli boyutu, biyoçeşitliliğimizin ve çevresel değerlerimizin tahribidir. GDO‘lu ürünlerden olacak gen kaçışları, hem kültür bitkilerini hem de bunların yabani akrabalarını kontamine edecek; bu tabloya eklenebilecek yatay gen kaçışları ile doğada geri dönüşümü olanaksız bir süreç başlamış olacaktır. Tüketici ve halk sağlığı açısından da tablo vahimdir. GDO‘lu ürünlerden işlenmiş gıda ürünlerinin sofralarımıza ulaşması, halkımızı daha da ağırlaşan alerjik reaksiyon, antibiyotik dayanıklılık, toksik etki, artan doğum anomalileri ve kısırlık gibi sağlık sorunları ile karşı karşıya bırakacaktır. Oysa Avrupa Birliği, şirketlerin EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) üzerindeki artık gizlenemeyen etkilerin varlığına rağmen, topraklarının % 1‘inden az olan bölümünde, yalnızca bir GDO‘lu mısır türünün ekimine izin vermiş olup; Avusturya, Macaristan, Yunanistan, Almanya ve Fransa‘nın peşpeşe gelen yasaklama kararlarıyla GDO‘lu ekim alanları 165 bin hektardan 105 bin hektara daralmıştır. Üstelik bu üretimin % 80‘i yalnızca bir ülkede, İspanya‘da gerçekleştirilmektedir. Önümüzdeki dönemde, halk ve çevre sağlığı ile kamu yararı odaklı bu yasaklamaları n artarak süreceği öngörülmektedir. Bunun yanında Avrupa Birliği‘nde, içeriğinde % 0.9‘dan fazla GDO‘lu hammadde bulunan ürünlerin ancak etiketlenerek satışına izin verilmekte iken, halk sağlığı yanında, Türkiye‘nin kendine özgü kültür ve inanç yapısına saygı gösterilme gereği duyulmadan, GDO‘lu gıdaların serbestçe satışı gerçekleştirilmektedir."Bu yasa Meclis'e getirilmeden geri çekilmelidir"Şimdi soruyoruz; bu Tasarı Taslağı kime hizmet etmektedir? Halkın GDO‘lu ürünlere hiçbir talebi yokken, halkın örgütlerinden gizlenerek, hangi amaç ve nedenlerle bu düzenleme gündeme getirilmektedir? ..Sonuç olarak, ülkenin onurlu ve namuslu çiftçileri, tüketicileri, ekoloji örgütleri, ziraat, çevre, gıda mühendisleri, birlikleri, kooperatifleri, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerinin bu barbarlık yasasına karşı direnmeleri en temel haklarıdır. Ülkemizi açlık ile terbiye etmeye girişenlere karşı, bu yasansın meclis gündemine gelmeden geri çekilmesini talep ediyoruz.Bu ülkenin genetik varlıklarını, biyolojik çeşitliliğini, tohumlarını korumak, toplumsal barışın, adaletin olmazsa olmaz ön koşullarıdır. Bu doğrultuda, hemen hiç vakit kaybetmeden, toplum olarak vekil ettiklerimize bir kez daha sesleniyoruz, şirketlerin geleceğini değil, doğa ve toplum için biyolojik geleceğimizi koruyun. Bir an önce biyogüvenlik altyapısını oluşturun, bu konuda bütçeden bir pay ayırarak ülkemizde genetik kirlenmenin önünü alın. Çiftçilerin daha nitelikli ve sağlıklı üretim yapmasına yönelik örgütlenmeleri geliştirin. Tüketici ve ekoloji örgütleriyle, doğru ve açık bir bilgi paylaşım sürecini başlatın. Toplumun onayını almadan, apar topar hazırladığınız bu yasaya, bu ülkenin gerçek sahipleri olan bizler direneceğiz. Yok oluşumuzu seyretmektense, kendi kaderimizi belirlemeyi tercih edeceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;GDO‘YA HAYIR PLATFORMU BİLEŞENLERİ&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-TMMOB Çevre Mühendisleri Odası&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-TMMOB Peyzaj Mimarları Odası&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-TMMOB Mimarlar Odası&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şubesi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Türk Tabibler Birliği-Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Tüketici Örgütleri Federasyonu (TÖF)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Tüketici Hakları Derneği-&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği-&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çiftçi-SEN&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Ekoloji Kollektifi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-DOĞADER&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-EKODER&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-KESK &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Tarım Orkam-Sen &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Nilüfer Yerel Gündem 21&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Gemlik Yaşam Atölyesi Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-İçanadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Marmara Çevre Platformu (MARÇEP)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Ege Çevre Platformu (EGEÇEP)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Gürsel Tonbul Çiftlik İşletmeleri&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-İmece Evi İmece Ekoköyü Dogal Yasam ve Ekolojik Çözümler Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Imece Ekoköyü Kooperatif Girişimi &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Muratpaşa Dostları Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Konyaaltı Dostları Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Kibele Ekolojik Yaşam Kooperatifi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;- PDA Pembe Domates Ağı-Akçaeniş Köyü Çevre Kültür Kalkınma ve Dayanışma Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği-Bornova Sivil Toplum Platformu (BORPLAT)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Greenpeace Türkiye-Sinop Çevre Dostları Derneği-Doğu Akdeniz Çevre Bileşenleri&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Yeni İnsan Yayınevi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Buğday Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Slowfood Yağmur Böreği Birliği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Slowfood Fikir sahibi Damaklar Birliği &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Slow Food Gençlik Gida Hareketi-&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Slow Food Ankara Birliği &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Slow Food Kars Birligi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Boğatepe Çevre Yaşam Derneği&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-Aromaterapi Derneği (AROMADER)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;FOTO:&lt;a href="http://icmihrak.blogspot.com/2009/06/bugdayn-genetigi-degisir-sermayenin.html"&gt;http://icmihrak.blogspot.com/2009/06/bugdayn-genetigi-degisir-sermayenin.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-8263624844811296300?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-01T10:49:41.360+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SksT-Pq8-FI/AAAAAAAABDg/iIBAjyz8_to/s72-c/i%C3%A7.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/07/gdoya-hayr.html</feedburner:origLink></item><item><title>Yeşiller Partisi Bir Yaşında! Hedef Tam Demokrasi</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/gxRvtk_ujUg/yesiller-partisi-bir-yasnda-hedef-tam.html</link><category>yeşiller</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Wed, 01 Jul 2009 00:08:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-880652462495778199</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SksObCDZ8wI/AAAAAAAABDY/ppB8zY0DmLQ/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353388439630377730" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 181px; CURSOR: hand; HEIGHT: 161px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SksObCDZ8wI/AAAAAAAABDY/ppB8zY0DmLQ/s320/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; YESILLER PARTISI BIR YASINDA! HEDEF TAM DEMOKRASI&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bundan tam bir yil once, Yesiller Partisi yaklasik alti yillik bir alt yapi calismasinin ardindan kuruldu ve Turkiye’nin en genc siyasi partisi olarak siyasi yelpazedeki yerini aldi. Bu bir yilda Yesiller bir yandan Turkiye’deki sag hukumetlerin hizli kalkinma anlayisiyla hiz kesmeksizin surdurdukleri dogal dengeyi bozma, dogal yasami yok etme ve doga guclerine zarar verme siyasetinin onune dikildi. Diger yandan da basta Kurt sorunu olmak uzere demokrasi eksikliginden dogan sorunlara dair tavrini eksiksiz demokrasiden yana koyarak demokrasiye ve demokrasi magdurlarina ayrim gozetmeksizin sahip cikti. Bu bir yilda Yesiller Partisi’nin yaptigi en onemli etkinliklerden birisi olan “uyumuyoruz” kampanyasi ile Akkuyu nukleer ihalesine ve hukumetin Turkiye’yi nukleer enerji coplugu yapma planlarina set cektik. Yesillerin ve diger nukleer karsitlarinin direnisinin de etkisiyle nukleer ihale tam bir skandala donustu ve hukumet bu konuda giderek daha cok sikisiyor.Yesiller'in bundan sonraki ana hedefi de yine ulkemizdeki ekolojik yagmaya dur demek ve Turkiye’nin karbondioksit uretimi en buyuk hizla artan ulke oldugu gercegini gorerek iklim degisikligini hizlandiran yanlis enerji, ulasim ve sanayi politikalarina karsi mucadele etmek, enerji tuketiminin azaltilmasi, verimlilik ve yenilenebilir enerjinin savunulmasi icin calismak olacak. Turkiye’nin AB surecinin yeniden hizlandirilmasi, cevre, calisma yasami, sosyal haklar, tuketicinin korunmasi, enerji gibi konularda AB normlarina uyumun hizla tamamlanmasi ve tam demokrasi icin toplumsal muhalefet ile birlikte citayi daha da yukseltmek en onemli hedeflerimiz arasinda yer alacak.Hukumetin ekonomik gelisme ugruna tipki dogamiz gibi insani degerlerimizi de yok etmesine ve kirsal yapiyi cokertmesine karsi, doganin, tarimin ve kirsal yasamin korunmasi ve azman sehirlesmenin durdurulmasi yonundeki politikalarimizi one cikaracagiz. En onemlisi de gelisme ugruna hâlihazirda surdurulen emek somurusune karsi, sendikalarla birlikte emekten yana, sosyal politikalar eksenli politikalarda daha aktif olacagiz.Yesiller olarak yasadigimiz sorunlarin neredeyse tumunde demokrasi eksikliginin payini bildigimizden, bundan sonra artan bir ivme ile tam demokrasi hedefinde aktif olacagiz.Birinci yilimiz nedeniyle yaptigimiz uyeler bulusmasinda ortaya cikan egilimleri gozeterek ilan edebiliriz ki, 2011 secimlerinde adindan en cok soz edilen partinin Yesiller olmasi hedefimizdir. Yesiller’in sadece siyasetteki yeni bir renk olmadigi, toplumsal muhalefetin en guclu siyasi partisi oldugu bu surecte anlasilacaktir.Yesiller bu ulkenin ihtiyac duydugu ozgurlukcu, demokrasiden ve gucsuzlerden yana, dogayi korumanin yasadigimiz dunyaya, ulkeye ve gelecegimize yonelik en onemli gorev oldugunun bilincinde bir parti olmayi surdurecektir. Turkiye’de Yesiller Var ve Gelecek Yesil Olacak…&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yeşiller Partisi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;30 Haziran 2009&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-880652462495778199?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-07-01T10:28:35.510+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SksObCDZ8wI/AAAAAAAABDY/ppB8zY0DmLQ/s72-c/untitled.bmp" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/07/yesiller-partisi-bir-yasnda-hedef-tam.html</feedburner:origLink></item><item><title>Yuvarlak Masa Toplantısı:GDOlar</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/HlwpztrU7BU/yuvarlak-masa-toplantsgdolar.html</link><category>GDO</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Fri, 26 Jun 2009 07:55:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-7359768189054902175</guid><description>Yuvarlak Masa Toplantısı&lt;br /&gt;Konu: Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tarih: 03 Temmuz CumaSaat: 20:00 - 22:00&lt;br /&gt;Düzenleyen: Maltepe Yeşilleri&lt;br /&gt;Yer: Kadıköy Yeşil Ev&lt;br /&gt;Adres: Caferağa Mah. Haci Sukru Sok. No: 39/1 Kadıköy- Istanbul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşiller Partisi&lt;br /&gt;Sekreterya - Istanbul Yesil Ev: Istiklal cad. Balo sok. No:21 Kat:1 Beyoglu - Istanbul&lt;br /&gt;Tel: 212-244 77 80 ve 533-362 02 13&lt;br /&gt;yesillerbilgi@ yahoo.com. tr&lt;br /&gt;yesillerinfo@ yesiller. org&lt;br /&gt;www.yesiller. org&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.yesilgazete. org&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-7359768189054902175?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-26T17:57:48.936+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/yuvarlak-masa-toplantsgdolar.html</feedburner:origLink></item><item><title>Yeşil Gündem’de bu hafta: Yeşil Ekonomi</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/56_C7q75CEs/yesil-gundemde-bu-hafta-yesil-ekonomi.html</link><category>yerel gündem</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Thu, 25 Jun 2009 02:54:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-2781109567316698438</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SkNJcYq8anI/AAAAAAAABDQ/O9cm9dxlN2s/s1600-h/HPIM2007.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351201534254017138" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 238px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SkNJcYq8anI/AAAAAAAABDQ/O9cm9dxlN2s/s320/HPIM2007.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yeşil Ekonomi Konferansı’ndan izlenimler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heinrich Böll Stiftung Derneği ve Yeşil Politika Enstitüsü”nün düzenlediği Kriz ve Yeni Yeşil Düzen konulu konulu Yeşil Ekonomi Konferansı 21-22 Haziran tarihlerinde Bilgi Üniversitesi Dolapdere yerleşkesinde gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamını okumak için tıklayınız&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesilgundem.blogspot.com/"&gt;www.yesilgundem.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-2781109567316698438?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-25T12:56:33.477+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SkNJcYq8anI/AAAAAAAABDQ/O9cm9dxlN2s/s72-c/HPIM2007.JPG" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/yesil-gundemde-bu-hafta-yesil-ekonomi.html</feedburner:origLink></item><item><title>Geleceğimiz Rant Alanı Değildir</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/SARThZvgGeQ/gelecegimiz-rant-alan-degildir.html</link><category>GDO</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Thu, 18 Jun 2009 01:12:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-4647993887328780111</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Basın açıklaması&lt;br /&gt;Biyogüvenlik yasa tasarısı tartışılıyor. Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek’ten GDO’ların serbest bırakılacağına dair bir açıklama geldi. Aşağıda bu açıklamadan bir bölümü bulabilirsiniz.“Kanunun yürürlüğe girmesiyle genetiği değiştirilmiş bitkilerin üretimine izin verilmesinin önü açılacak. Kanunla konulan değişik seviyelerdeki bilimsel eleklerden geçen ve sosyo-ekonomik değerlendirmede yeterli bulunan genetiği değiştirilmiş bitkiler ancak üretim hakkını elde edebilecektir. Genetiği değiştirilmiş bitkilerin izinsiz kullanımı, biyolojik çeşitlilik merkezleri ve organik tarım yapılan alanlara yakın üretimlerle bebek mamaları ve küçük çocuk besinlerinde özel amaçla geliştirilenler hariç kullanımı yasaklanmıştır.”Yeni İnsan Yayınevi olarak 2007 tarihinde çıkardığımız Prof. Dr. Şeminur Topal tarafından hazırlanan “Değiştirilen gen mi, Sen mi, Evren mi?” kitabında GDO’ların sakıncalarını kamuoyuyla paylaşmıştık.Neo liberal politikaların sağlığı hiçe saydığı ve para kazanma hırsının önlenemez cazibesi GDO’lu ürünleri rant alanı haline getirdi.Transgenik teknolojinin dört kullanım alanı var.a)GDO’lu bitkisel tarım ürünlerib)GDO’lu orman ağaçlarıc)GDO’lu hayvanlard)GDO’lu balıklar.Tarımsal ve sosyo ekonomik yapı üzerinde olası riskler irdelendiğinde, doğada gen kaçışlarına bağlı biyodönüşümle yapmakta oldukları biyolojik çeşitlilik kaybı nedeniyle ekolojik fakirleşmeye ve sürdürülebilirliğe yönelik zararları da tartışılmaktadır. Transgenetik üretimlerle, özellikle kısır tohum yaratma uygulamalarını tanımlamak için kullanılan “Terminatör Gen” yaratılması nedeniyle tarımda:- sürekli dışabağımlılık- her yıl yenilenen tohumluluk temin zorunluluğu- Pazar bağımlılığı- Yüksek tohumluk fiyatları- Yerel ekofloranın ortadan kalkması- Endemik türlerin silinmesi gibi dezavantajlarının yanı sıra;- Geleneksel tarımsal üretim sistemindeki değişiklikler- Doğal ekoflorada olası gen kaçışları ile değişim ve kayıplar- Çiftçilerin yerel çeşitliliklerin kaybına bağlı olarak yeni tohumluk üretebilme olanaklarını kaybetmeleri önemli sorunlardandır.Ayrıca en önemlisi de bu tohumların insan sağlığını tehdit eder durumda olmalarıdır. Çok ilginçtir ki; yapılan açıklamada GDO’lu ürünler bebekler için üretilen besinlerde yasaklanırken neden yetişkinlerde serbest bırakılmaktadır? Neo liberal dönemde sosyal devletin sona erdiğini fark ediyoruz. Sakıncaları açıklamada yer almasına rağmen GDO’lu ürünlere izin verilmesi toplumun tüm kesimi için sağlık tehdidi oluşturması nasıl görmezlikten geliniyor? On yıl öncesine kadar kanser butik/az rastlanır bir hastalıkken şimdi yaygınlaştı. Sizce bu bir rastlantı mıdır? Geçen yıl Rusya’ya ithal edilmek istenen ve Rusya tarafından geri gönderilen domateslerin yerel pazarda tüketilmesi nasıl bir aymazlıktır? Bir taraftan toplum sağlığı için yapılan sigara yasağını hükümet sağlık açısından desteklediğini söylerken bu yasa tartışmalarında farklı tavır almalarının nedeni nedir?Biyogüvenlik kavramından bizim anladığımız şudur:Modern biyoteknolojik tekniklerin uygulamaların ve ürünlerin, insan sağlığı ve biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukların belirlenmesi sürecini, bu risklerin meydana gelme olasılığının ortadan kaldırılması ya da olasılığın kaçınılmaz olması durumunda söz konusu zararların kontrol altında tutulması için alınan önlemlerdir. Bunun zıddına tüm risklerle toplumu yüz yüze bırakmak, toplumun bile bile zarar görmesini sağlamak değil.Hükümetten beklentimiz biyogüvenlik yasasında GDO’lu ürünlerin yasaklanması ve yeni düzenlemeyle bu sektöre rant alanı olarak bakmamaları yönündedir.Kamuoyundan beklentimiz ise, gerek görsel gerek de yazılı medyada bu tartışmaların canlı tutulması ve toplumun tüm bileşenlerinin sosyal sorumluluk bağlamında geleceğine sahip çıkmalarını beklemekteyiz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yeni İnsan Yayınevi &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;www.yeniinsanyayinevi.com&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Fidan Ekolojik Ürünler&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;a href="http://www.fidanekolojikurunler.com/"&gt;www.fidanekolojikurunler.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-4647993887328780111?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-18T11:13:46.836+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/gelecegimiz-rant-alan-degildir.html</feedburner:origLink></item><item><title>YEŞİL Ekoloji Tartışma Dizileri 4</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/-5P-I80Ibxk/yesil-ekoloji-tartsma-dizileri-4.html</link><category>yesilsol</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Tue, 16 Jun 2009 06:39:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-5713902180899978764</guid><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Sjeg1UT3qUI/AAAAAAAABCg/zjxL5hCxcVI/s1600-h/clip_image002.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347919920371312962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 192px; CURSOR: hand; HEIGHT: 174px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Sjeg1UT3qUI/AAAAAAAABCg/zjxL5hCxcVI/s320/clip_image002.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Parlamentosu Seçimleri&lt;br /&gt;Yeşil-Ekoloji Bağlamında&lt;br /&gt;Ne Anlama Gelecek ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tartışmacı&lt;br /&gt;Ender Eren&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenleyen&lt;br /&gt;Yeşil ve Sol Çalışma Grubu, İstanbul&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesilvesol.org/"&gt;http://www.yesilvesol.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih: 19 Haziran Cuma 2009&lt;br /&gt;Saat : 18:30&lt;br /&gt;Yer : Makine Mühendisleri Odası KatipMustafa Celebi Mh. İpek Sk. No:9 Beyoglu-İstanbul &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-5713902180899978764?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-16T16:40:53.864+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/Sjeg1UT3qUI/AAAAAAAABCg/zjxL5hCxcVI/s72-c/clip_image002.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/yesil-ekoloji-tartsma-dizileri-4.html</feedburner:origLink></item><item><title>Yaşar Kemal: Hasankeyf’i yok etmek dünyanın mirasını yok etmektir</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/ythLi15fefE/yasar-kemal-hasankeyfi-yok-etmek.html</link><category>hasankeyf</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Tue, 16 Jun 2009 04:18:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-7843563336016421316</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Hasankeyf’in de içinde bulunduğu Dicle Vadisi’nin UNESCO Dünya Miras Alanı olarak ilan edilmesini talep eden uluslararası imza kampanyasına şarkıcı Tarkan, Orhan Gencebay ve Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk’tan sonra bir destek de Türk edebiyatının dev ismi Yaşar Kemal’den geldi.&lt;br /&gt;Dilekçeyi imzalayan Yaşar Kemal yaptığı açıklamada, doğasını, tarihini ve kültürünü yok eden toplumların ayakta kalamayacağına dikkat çekerek, şunları söyledi:&lt;br /&gt;Bütün yüreğimle inanıyorum ki doğayı yok etmek suçların en büyüğüdür. Hiçbir şekilde bağışlanamaz. Bugüne kadar insanlığı ne kadar savunduysam doğayı da o kadar savundum. Şunu bilmeliyiz, doğanın yok olduğu gün insanlık da yok olacaktır.&lt;br /&gt;Bir zamanlar barajlar ekonomik kalkınmanın ‘olmazsa olmazı’ sanılırdı.  Oysaki bilinçsizle yapılan barajlar doğayı yok eden nedenlerin başını çekti.  Örneğin, Sovyetler Birliği’ni ne reformlar ne de Gorbaçov yıkmıştır. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ana nedeni barajlardır.  Sovyetler Birliğinde barajlar üstüne yapılan yanlışlar buğday ambarı sayılan bir bölgeyi yok etti,  1963’te buğdayını Kanada’dan getirtmek, ekmeği karneye bağlamak zorunda kaldı.  Bugün hala Aral Gölü topyekûn çöl olmasın diye uğraşılıyor.&lt;br /&gt;Barajlar doğayı yok etmekle kalmıyor, toprak tuzlanması, çölleşme, hastalıkların artması gibi tahribatlar yanısıra kültürü ve verimli tarım arazilerini de yok ediyor.  Nehir yatakları dünyanın en verimli tarım arazileridir. Barajlar bu toprakları yok etmiştir.&lt;br /&gt;Tarihi miras tüm dünyaya bırakılan bir mirastır. Taliban, Afganistan'da Bamyan’da Buda heykellerini yıktığında dünya ayağa kalkmıştı. Doğasını ve tarihini yok eden bir toplumun gelecekte ayakta kalması mümkün değildir.&lt;br /&gt;Hasankeyf’te doğayla tarih birbirinden ayrılamaz biçimde içiçedir. Bu bütünlüğüyle bugüne ulaşmış Hasankeyf’in zenginliğini kurtarma kazılarıyla, hele hele uygulaması imkansız olan başka yere taşıma önerileri ile yok etmek dünyanın mirasını yok etmektir. &lt;br /&gt;Hasankeyf için Doğa Derneği’nin başlattığı kampanyayı da sonuna kadar savunacağım. Hasankeyf bir dünya mirasıdır ve UNESCO Dünya Miras Alanı olarak ilan edilmelidir.”&lt;br /&gt;Doğa Derneği ve Atlas Dergisi tarafından hazırlanan dilekçede, Hasankeyf’in en az 10 bin yıllık geçmişi ve küresel ölçekte nesli tehlike altındaki canlı türleri ile UNESCO’nun 10 dünya mirası kriterinden 9’unu karşılayan insanlığın sahip olduğu en eski kentlerden birisi olduğuna dikkat çekiliyor.&lt;br /&gt;Barajın yapılması halinde tarihi kent Hasankeyf ile birlikte 300'den fazla arkeolojik alanın sular altında kalacağı ifade edilen dilekçede Ilısu Barajı’nın birçok endemik ve küresel ölçekte nesli tehlike altında canlı türünü de tehdit ettiğine işaret ediliyor.&lt;br /&gt;Dilekçe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile projeye kredi sağlayan ülkelerden  Almanya Başbakanı Angela Merkel, Avusturya Başbakanı Werner Faymann ve İsviçre Başbakanı Hans-Rudolf Merz’e iletilecek.&lt;br /&gt;İmza İçin:&lt;a href="http://www.hasankeyfesadakat.com/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;www.hasankeyfesadak at.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla bilgi için: &lt;a href="http://www.dogadernegi.%20org/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;www.dogadernegi. org&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.kesfetmekicinbak.com/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;www.kesfetmekicinba k.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-7843563336016421316?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-16T14:19:48.329+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/yasar-kemal-hasankeyfi-yok-etmek.html</feedburner:origLink></item><item><title>KARMATE</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/kKfjkNwNvdE/karmate.html</link><category>müzik</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Mon, 15 Jun 2009 08:58:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-2904241230196902350</guid><description>KARMATE…  ÜRETİMİ, PAYLAŞIMI VE EMEĞİ SİMGELİYORKARMATE Lazca’da günümüzde yok olma noktasına gelmiş, unutulan bir değer olan  “su değirmeni” anlamına gelir. Üretimi, emeği, karşılıksız yardımlaşmayı simgeler. Bu özelliğiyle “Karmate”, bir müzik grubu için düşünülecek anlamlı isim.&lt;br /&gt;KARMATE; yozlaştırılan kültürlere ve dillere; sağlam duruşları,attıkları emin adımlarla sahip çıkıyor.  KARMATE’nin NANİ albümü bu yozlaşmaya direnen; kültürleri,dilleri özüyle yaşatmak için çabalayan haklı duruşlarının bir ürünüdür...&lt;br /&gt;KARMATE’nin canlı olarak (hücum kayıtla) hazırlanan ilk albümü “Nani”, Z Müzik ve Kalan Müzik ortak yapımı olarak yayınlandı. Uzun süredir sahnelerde sergiledikleri canlı performansları ile dikkat çeken grup, Karadenizli halk ozanlarının sandıklarda saklı kalmış tozlu raflarda unutulmuş bant kayıtlarını gün ışığına çıkararak, bu melodileri yeniden harmanlayıp öğüterek dinleyiclerine sunmayı kendilerine hedef olarak koyuyor… &lt;br /&gt;KARMATE, Türkçe, Lazca, Gürcüce, Ermenice, Rumca ezgilerle bir araya getirdikleri albümleriyle,  Karadeniz müziğine yeni bir soluk getirecek….KARMATE ''Karadeniz kültürünün müziğini icra edebilmek, özveri, en önemlisi sorumluluk gerektirir'' diyor ve akustik enstrümanlarla ezgilerin hassas yapılarını bozmadan yorumluyor..&lt;br /&gt;KARMATE’nin Nani isimli albümünde oniki eser yer alıyor. Albüme Şevval Sam, İsmail Hakkı Demircioğlu, İberya Özkan, Efkan Şeşen, Bayar Şahin,  Erdal Bayrakoğlu, Kenan yaşar gibi usta seslerin yanı sıra Karadeniz’in genç müzisyenleri Fatih Yaşar, Fatih Reyhan, Aydoğan Topal, Yasemin, Eylül Duru, Harun Topaloğlu ve Yaşar Kabaosmanoğlu vokalleri ile renk kattı..Resul DİNDAR ( Vokal ), Oktay ÜST ( Kemençe, Vokal ), İsmail AVCI İsmanaşi ( Tulum ), Gökhan ÖZKAN ( Akordion, Vokal), Muhterem SUR ( Buzuki, Lavta, Bağlama ), Eshat ALPKAYA - Aliş ( Klasik Gitar ), Yıldırım YALÇINKAYA ( Bas Gitar ) ve Ömür ARSLAN ( Perküsyon ) dan oluşan Karmate Grubu’nun ilk albümü Kalan müzik etiketi ile çıkıyor.20 Mayıs 2009 tarihinde müzikseverlerin beğenisine sunulan NANİ albümü daha ilk günde yoğun ilgiyle karşılandı… “Bugünü bizlerle birlikte sabırla bekleyen, her daim yanımızda olan siz kocaman yürekli güzel insanlara sonsuz teşekkürler” diyor KARMATE…&lt;br /&gt;17 Haziran'da "nani" isimli albümlerinin tanıtım konseriyle sizlerle olacak Karmate....Albüme sesleriyle ve yürekleriyle destek veren sanatçıların yanı sıra çeşitli sanatçı dostlarımızın, sivil toplum kuruluşlarınında yanımızda olacağı gece de siz değerli dostlarıda yanımızda görmekten kıvanç duyacağız....&lt;br /&gt;Katılacak dostlarımızdan bir kaç örnekŞevval Sam, Erdal Güney, Nail Yurtsever, Ferhat Tunç, Murat Kekilli, Erdal Bayrakoğlu, İlkay Akkaya, Erhan Saraloğlu,Ertuğrul Mavioğlu,Kalan Müzik Hasan Saltık, Anadolu Müzik Cem Yılmaz,Ender Eren Yeşiller Partisi, Orhan Yayla, Sivil toplum kuruluşları ve çeşitli dernek temsilcileri...Tarih: 17 Haziran 2009 Saat: 21:30Yer: BALANS - İstiklal Cad. Balo sok. no:22 Beyoğlu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-2904241230196902350?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-15T18:59:25.727+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/karmate.html</feedburner:origLink></item><item><title>Toprak Mülkiyeti Sempozyumu</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/pfxMOt081T4/toprak-mulkiyeti-sempozyumu.html</link><category>sempozyum</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Mon, 15 Jun 2009 03:51:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-7609244415176801684</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;Türkiye'de neoliberal politikalar tarafından doğrudan ya da dolaylıyoldan yeniden yapılandırılan toprak temelli mülkiyet biçimleri veilişkilerini tüm boyutlarıyla sorgulamayı, kamusal yararı temel alanmülkiyet biçimleri arayışlarını netleştirmeyi ve bu konuda kapsamlıbir tartışma süreci yaratmayı amaçlayan "Toprak Mülkiyeti Sempozyumu"17 - 18 Aralık 2009 tarihleri arasında Ankara'da düzenlenecektir.Sempozyumla ilgili detaylı bilgiye alttaki linktenulaşabilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;http://www.toprakmulkiyetisempozyumu.net/&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-7609244415176801684?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-15T13:52:05.496+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/toprak-mulkiyeti-sempozyumu.html</feedburner:origLink></item><item><title>YEŞİL EKONOMİ KONFERANSI</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/T-4PzQZcu30/yesil-ekonomi-konferansi.html</link><category>yeşil ekonomi</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Sun, 14 Jun 2009 04:13:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-9119439967364514740</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjTbcZB0qSI/AAAAAAAABCQ/VZL_7UWERQ8/s1600-h/gec-poster.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347139938396973346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 224px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjTbcZB0qSI/AAAAAAAABCQ/VZL_7UWERQ8/s320/gec-poster.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Kriz ve Yeni Yeşil Düzen&lt;br /&gt;20-21 Haziran 2009, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Dolapdere Yerleşkesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi – 20 Haziran ‘09&lt;br /&gt;10:00 – 10:30&lt;br /&gt;Açılış&lt;br /&gt;Ulrike Dufner, Heinrich Böll Stiftung Derneği Direktörü&lt;br /&gt;Bilge Contepe, Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü&lt;br /&gt;Dilaver Demirağ, Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10:30 – 12:30&lt;br /&gt;Mevcut finansal krizin değerlendirilmesi&lt;br /&gt;Cemil Ertem, Ekonomist, Taraf Gazetesi yazarı&lt;br /&gt;İpek İlkkaracan, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi&lt;br /&gt;William Day, Diyarbakır Kalkınma Merkezi, Harvard Üniversitesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moderatör: Erkin Erdoğan, Heinrich Böll Stiftung Derneği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12:45 – 14:00&lt;br /&gt;Serbest bildiriler 1&lt;br /&gt;14:30 – 16:30&lt;br /&gt;Ekonomik kriz – Ekolojik krizAlain Lipietz, Milletvekili, Avrupa Parlamentosu, Fransa Ahmet İnsel, Galatasaray Üniversitesi Moderatör: Ümit Şahin, Yeşiller Partisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16:30 – 17:45&lt;br /&gt;Serbest bildiriler 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar – 21 Haziran ‘09&lt;br /&gt;10:30 – 12:30&lt;br /&gt;Yeni yeşil düzen nedir? Green New DealMiriam Kennet, Green Economics Institute&lt;br /&gt;Ahmet Atil Aşıcı, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi&lt;br /&gt;Moderatör: Aysen Ataseven, Yeşiller Partisi&lt;br /&gt;12:45 – 14:00&lt;br /&gt;Serbest bildiriler 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik krizin çözümünde Green New Deal15:00 – 16:30 – I. Bölüm&lt;br /&gt;Musa Galip Eroğlu, TÜSİAD Çevre Çalışma Grubu Başkanı&lt;br /&gt;Tayfun Görgün, DİSK Genel Sekreteri&lt;br /&gt;Moderatör: Ulrike Dufner, Heinrich Böll Stiftung Derneği Direktörü&lt;br /&gt;16:30 – 16:45 16:45 – 18:00 – II. Bölüm&lt;br /&gt;Nükhet Hotar Göksel, Milletvekili, AKP Genel Başkan Yardımcısı&lt;br /&gt;Ümit Şahin, Yeşiller Partisi&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayrıntılı bilgi için&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;www.yesilekonomi.org&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-9119439967364514740?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-14T14:15:21.983+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjTbcZB0qSI/AAAAAAAABCQ/VZL_7UWERQ8/s72-c/gec-poster.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/yesil-ekonomi-konferansi.html</feedburner:origLink></item><item><title>KIRKLARELİ KENT SEMPOZYUMU</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/ZJx8XLx_lYA/kirklareli-kent-sempozyumu.html</link><category>etkinlik</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Thu, 11 Jun 2009 06:26:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-8568981634498313508</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjEGCDJbXEI/AAAAAAAABCI/Facb2AbSzjI/s1600-h/Sempozyum%2BProg_%2B1-5%2BSahife.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5346060864939842626" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 224px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjEGCDJbXEI/AAAAAAAABCI/Facb2AbSzjI/s320/Sempozyum%2BProg_%2B1-5%2BSahife.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; KIRKLARELİ KENT SEMPOZYUMU&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tarih:12 Haziran 2009 Cuma    &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Başlama Saati:09.30&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yer: Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası   KIRKLARELİ&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Düzenleyen: TMMOB Kırklareli İl Koordinasyon Kurulu&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;09.30  AÇILIŞ-Kırklareli İKK-TMMOB-Kırklareli Belediye Başkanı-Kırklareli Valisi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;11.0      I.OTURUM: Ormanlarımız, Su Kaynaklarımız, Tarım Alanlarımız    ve Geleceğimiz Yönetici: Yrd. Doç. Dr. M. Tevfik ÖZLÜDEMİR/HKMO İst. Şube Bşk.Konuşmacılar:&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Dr. Erdal KÖKTÜRK/Harita ve Kadastro Mühendisi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Besim SERTOK/OMO Marmara Şb. Bşk.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Ahmet ATALIK/ZMO İst. Şube Bşk.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Prof. Dr. Beyza ÜSTÜN/YTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;SORU-YANIT&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;YEMEK ARASI&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;14.0     II.OTURUM: Su, Çevre EnerjiYönetici: Alaattin Aras/TMMOB Yönetim Kurulu ÜyesiKonuşmacılar:&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Vahap SINMAZ/Kimya Mühendisi KMO Bursa Şubesi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Şerafettin ÇENGEL/JMO İst. Şube Yönetim Kurulu Üyesi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Hüseyin KAHRAMAN/KMO Kırklareli İl Temsilcisi.                &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Prof. Dr. Tanay Sıdkı UYAR / EUROSOLAR Türkiye           Avrupa Yenilenebilir  Enerjiler Birliği Başkan Yardımcısı&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;SORU-YANIT&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;16.0    III.OTURUM: Bölge Planı ve Kentin İmar SorunlarıYönetici: Dr. Turhan TUNCER/ZMO 2. BaşkanıKonuşmacılar:&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Basri GÜREL/Kırklareli Belediyesi İmar MüdürüKırklareli'nin İmar Sorunları&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Prof. Dr. Emre AYSU/YTÜ Mimarlık Fak. Öğr. Üyesi Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı Nedir? Ne Değildir?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;*       Prof. Dr. Cemil Cangir/NKÜ Ziraat Fak. Öğretim ÜyesiErgene Havzası Çevre Düzeni Planı Hakkında Bildiklerimiz veBilmediklerimiz&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;SORU-YANIT&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;KOKTEYL&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-8568981634498313508?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-11T16:29:48.337+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjEGCDJbXEI/AAAAAAAABCI/Facb2AbSzjI/s72-c/Sempozyum%2BProg_%2B1-5%2BSahife.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/kirklareli-kent-sempozyumu.html</feedburner:origLink></item><item><title>% 100 Ekolojik Pazar 3 yaşında</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/NXcOx2Az5Ak/100-ekolojik-pazar-3-yasnda.html</link><category>organik</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Thu, 11 Jun 2009 03:53:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-1130032873453558559</guid><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjDiVjT5YyI/AAAAAAAABBw/C49P4qC80oQ/s1600-h/ekolo.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5346021617572602658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjDiVjT5YyI/AAAAAAAABBw/C49P4qC80oQ/s320/ekolo.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-1130032873453558559?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-11T13:56:27.762+03:00</atom:updated><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_kgEut1VTX5o/SjDiVjT5YyI/AAAAAAAABBw/C49P4qC80oQ/s72-c/ekolo.bmp" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/100-ekolojik-pazar-3-yasnda.html</feedburner:origLink></item><item><title>Edi Bese; Yetti Garı Biz artık tam demokrasi istiyoruz</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/RR-9TZXQUdQ/edi-bese-yetti-gar-biz-artk-tam.html</link><category>yeşiller</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Thu, 11 Jun 2009 03:41:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-9104107711004161994</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;Hukumet devletle yasadigi gerilimli iliskide sonunda Cemil Cicek mantigina teslim oldu. Yagmaciliklarina susulmasi karsiligi tam demokrasiyi unutup devlet gibi dusunmeye ve hareket etmeye basladi. Bu oldugundan beridir hukumet, guvenlik burokrasinin emir ve gorusleri ekseninde hareket ediyor. Bunun sonucu olarak hukuk ihlalleri, hatta hukukun keyfilesmesi olaganlasmaya basladi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan Kurt sorunu bariscil cozume kavussun diye cabalanirken, uluslararasi konjonktur buna uygun ortam saglarken, diger yandan da Kurt hareketinin silahli olmayan mensuplarina karsi yipratici bir operasyon yapiliyor. Adeta kalici bir baris olmasin, bu ulke 30 yildir kanayan bir yaradan kurtulmasin, silahlar susmadan savas tum siddeti ile sursun, bircok genc insan artik daha da anlamsizlasan bu savas yuzunden canlarindan olsun isteniyor. Sanki Kurt hareketi silahtan baska her tur cozumden uzak dursun, bu ulke agir adimlar ile bir ic savasa suruklensin isteniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayir, artik yetti, biz cocuklarimiz silah tuccarlari kazanclarina kazanc katsin diye olsun istemiyoruz, biz doganin ve insanin yillardir suren yikimi devam etsin, ulke daha da yoksullassin, demokrasi bir hayale donussun,  bu ulke savas ortaminda yasamaya devam etsin istemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam da bu nedenle Kurt halkinin medyasi olan Gunluk Gazetesi'ne donuk baskilari demokrasiye yapilan buyuk bir ihanet olarak goruyoruz. Ve hukumete diyoruz ki kani kanla yikamayin, iki oy ugruna bu ulkeyi kanli bir fasizm iklimine suruklemeyin, artik eyyamciligi,  nalinci keseri gibi kendine yontarak idare etmeyi birakin. Artik yeter/Edi Bese, biz bu ulkede kalici baris istiyoruz, biz bu ulkede Kurt halki esit yurttas olsun istiyoruz, DTP vebali degil cozumun bir parcasi olarak gorulsun istiyoruz. Bu ulkede barisla, onurun, adaletin elele vermesini arzuluyoruz. Tum bunlar olsun ki bu ulkede yoksulluk azalsin, bu ulkede silah tuccarlari degil emegi ile yasamak durumda olanlar insanca bir hayat yasasin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeter Silahlar Sussun, Yeter Artik Ozgur Bir Yasam Olaganlassin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yesiller Partisi  Basin Burosu&lt;br /&gt; Sekreterya - Istanbul Yesil Ev: Istiklal cad. Balo sok. No:21 Kat:1 Beyoglu - IstanbulTel: 212-244 77 80 ve 533-362 02 13&lt;br /&gt;yesillerbilgi@ yahoo.com. tr - yesillerinfo@ yesiller. org&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.yesiller.%20org/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;www.yesiller. org&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.yesilgazete.org/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;www.yesilgazete. org&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-9104107711004161994?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-11T13:43:56.541+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/edi-bese-yetti-gar-biz-artk-tam.html</feedburner:origLink></item><item><title>TRAKYA İSTANBUL’UN VAROŞU OLAMAZ.. GELECEĞİNE SAHİP ÇIK…!</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/OPjsX8kxLc4/trakya-istanbulun-varosu-olamaz.html</link><category>trakya</category><category>su</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Thu, 11 Jun 2009 02:09:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-2857679202313033830</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;MARÇEP - MARMARA ÇEVRE PLATFORMU&lt;br /&gt;PANELİNE DAVET..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSKİ Trakya’nın sularını İstanbul’a çevirip Trakyalının hayat damarlarını kesiyor. Geçim kaynaklarının kökünü kurutuyor.Istranca’nın beş deresinden sonra sıra Rezve’de.&lt;br /&gt;Rezve suyunun kesilmesi hem toprağa, hem balıkçılığa darbe vuracak. Taşkın suları, denizleri besleyen, planktonları çoğaltan  ve balıkların beslenmesine en önemli katkıyı sağlayan doğal kaynaklardır.  Kıyıköy’de balıkçılık öldü sıra İğneada körfezinde.&lt;br /&gt;Su hayattır. Hayatına sahip çık. &lt;br /&gt;MARÇEP-Marmara Çevre Platformu  Trakya’nın geleceğinin tartışılacağı panel düzenliyor. İstanbul, Bursa,  Kırklareli, Çorlu, Edirne, Tekirdağ, Lüleburgaz’dan gelecek çevre dostları, konunun uzmanlarıyla birlikte sizlerle buluşuyor.&lt;br /&gt;MARÇEP CUMARTESİ GÜNÜ SAAT  13.00 TE  İĞNEADA, LİMANKÖY,BEĞENDİK, AVCILAR, SİSLİOBA, DEMİRKÖY’LÜLERİ BEKLİYOR.  &lt;br /&gt;13 Haziran 2009 (CUMARTESİ)&lt;br /&gt;Yer : Kırlareli-İğneada&lt;br /&gt;                                                              Liman Kahve&lt;br /&gt;PANEL&lt;br /&gt;13- Haziran CUMARTESİ&lt;br /&gt;12:45-13:00 MARCEP Sekreteri Yusuf Gürsucu Panel-Forum Açılış Konuşması&lt;br /&gt;13:00-16:00 PANEL &lt;br /&gt;Panelistler :&lt;br /&gt;Prof.Dr. Osman İNCİ             İstanbul Trakya’yı yutacakmı…!&lt;br /&gt;Prof.Dr.Emre AYSU               Küreselleşmek isteyen kent ve Trakya !&lt;br /&gt;Prof.Dr.Cemil CANGİR          Suyumuz öldü! Toprağımızıda kefenleyin diyorlarmı?&lt;br /&gt;Uz.Biyalog Okan CAN             Çalınan Sular..!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-2857679202313033830?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-11T12:10:16.114+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/trakya-istanbulun-varosu-olamaz.html</feedburner:origLink></item><item><title>Üretiyorum Kolektifi Şenliği</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/7NC4q7jAg_A/uretiyorum-kolektifi-senligi.html</link><category>etkinlik</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Wed, 10 Jun 2009 06:26:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-1942332553940065697</guid><description>Sarıyer Belediyesi Halk Eğitim merkezi&lt;br /&gt;11 Haziran 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*12.30 Çevre Konferansı&lt;br /&gt;Prof.Dr. Cumali Kınacı&lt;br /&gt;Doç.Dr. Doğanay Tolunay&lt;br /&gt;Besim Selçuk Sertok&lt;br /&gt;Göktan Gürcü&lt;br /&gt;Hayati Kaptanoğlu&lt;br /&gt;Yer: Sarıyer Halk eğitim merkezi(belediye) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   *15.30:"genetiği değiştirilmiş organizmalar ve biyogüvenlik yasası" ZMO İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık ve Prof. Dr. Kenan Demirkol&lt;br /&gt;Gdo'ya Hayır Platformu&lt;br /&gt;17.30: Stefo Benlisoy ve Fevzi Özlüer  "Kapitalist Uygarlığın İklim Değişikliği ile İmtihanı"&lt;br /&gt;Ekoloji Kolektifi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-1942332553940065697?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-10T16:27:36.351+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/uretiyorum-kolektifi-senligi.html</feedburner:origLink></item><item><title>Sekizinci Dünya Rüzgar Enerjisi Konferans</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/o6Cs1deGBM0/sekizinci-dunya-ruzgar-enerjisi.html</link><category>rüzgar</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Tue, 09 Jun 2009 01:02:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-5359779120531286372</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;Dünya Rüzgar Enerjisi Birliği (WWEA) nin her yıl düzenlediği Rüzgar EnerjisiKonferansı ve Sergisinin Sekizincisi "Adalar için- kıyıdan uzakta ve kıyıda-Rüzgar Enerjisi"  temasıyla, Güney Kore, Jeju adasında 23-25 Haziran 2009tarihlerinde gerçekleşecek.40 ülkeden katılacak konuşmacılar,130 dan fazla tebliğle rüzgar enerjisialanındaki en son teknolojik gelişmeleri  sunacaklar. Konferans, adalarda veadaların çevresindeki rüzgar enerjisi uygulamalarına ve  karma (hibrid) vetek başına sistemlere odaklanacak. Kıyıdan Uzakta Deniz Üstünde rüzgar enerjisiteknolojisi, Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'da pek çok ülke tarafındangeliştiriliyor ve büyük kapasiteli rüzgar çiftliklerinin kurulmasıplanlanıyor. Yenilenebilir enerjide hibrid sistemler özellikle, rüzgarlabirlikte diğer yenilenebilir enerjilerin bol olduğu adalar için önemli roloynuyor. Bu teknolojiler, az gelişmiş, ulaşılması zor  kırsal bölgelerdeelektrik temini için de giderek önem kazanıyor.WWEC 2009, ayrıca, rüzgar enerjisinin gelişimi için vazgeçilmez önkoşul olanetkin ulusal ve uluslararası politikaları tartışacak. Konferans sonuçları,IREA, Uluslarası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Birleşmiş Milletler İklimdeğişikliği görüşmelerine iletilerek, bu yılın sonunda Kopenhag'da kabuledilecek uluslarası iklim değişikliği anlaşmasına katkıda bulunacak.WWEC 2009, Dünya Rüzgar Enerjisi Birliği (WWEA) ortaklığıyla Kore RüzgarEnerjisi Birliği (KWEA), Kore Bilgi Ekonomileri Bakanlığı, Jeju Belediyesi,UNESCO ve Almanya Çevre Bakanlığı tarafından desteklenmektedir.Dünya Rüzgar Enerjisi Konferansı ve Sergisini 2010 yılında İstanbul'da düzenleyecek  olan EUROSOLAR Türkiye konferansta yeralacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayrıntılı bilgi  www.2009wwec.com sitesinden elde edilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İletişim için ;Prof. Young-Ho  LEE, Ph.D.Vice President, Korea Wind Energy Association (KWEA)Chairperson of WWEC2009 Organizing CommitteeTel: +82-51-410-4293Fax: +82-51-403-0381&lt;a href="http://fr.mc233.mail.yahoo.com/mc/compose?to=info@2009wwec.com" ymailto="mailto:info@2009wwec.com"&gt;info@2009wwec.com&lt;/a&gt; or &lt;a href="http://fr.mc233.mail.yahoo.com/mc/compose?to=lyh@hhu.ac.kr" ymailto="mailto:lyh@hhu.ac.kr"&gt;lyh@hhu.ac.kr&lt;/a&gt; veya Stefan GsängerSecretary General, World Wind Energy AssociationWWEA Head OfficeCharles-de-Gaulle-Str. 553113 Bonn, GermanyTel. +49-228-369 40-80Fax +49-228-369 40-84&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;www.WWindEA.org&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-5359779120531286372?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-09T11:04:01.292+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/sekizinci-dunya-ruzgar-enerjisi.html</feedburner:origLink></item><item><title>Carsamba 19.00 Yesilev - Zeynep Gambetti'yle Zapatistleri Konusuyoruz</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/3y1CSaZy0Ck/carsamba-1900-yesilev-zeynep.html</link><category>zapatista</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Mon, 08 Jun 2009 09:38:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-4802016359764016593</guid><description>Zapatistler orgutlenme bicimleri, dunya gorusleri, yasam tarzlari, uretim-tuketim&lt;br /&gt;iliskileri gibi bircok konuda gunumuz dunyasina alternatif bir&lt;br /&gt;yasam suruyorlar.&lt;br /&gt;Bogazici Universitesi ogretim uyesi Zeynep Gambetti'yle&lt;br /&gt;Meksika'nin Ulusal Halk Kurtulus ordusu Zapatistleri konusacak,&lt;br /&gt;soylesecek, sorular sorup cevaplar arayarak uzaktan da olsa&lt;br /&gt;bu yerel mucadeleye taniklik edecegiz. Davetlisiniz. ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GencYesiller&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YER: Beyoglu Yesil Ev&lt;br /&gt;GUN: 10 Haziran Carsamba&lt;br /&gt;SAAT: 19:00&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-4802016359764016593?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-08T19:39:27.840+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/carsamba-1900-yesilev-zeynep.html</feedburner:origLink></item><item><title>Dünya Çevre Günü Basın Açıklaması Erdek Yeşil ve Sol Çalışma Grubu</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/i_VKdf1mRYI/dunya-cevre-gunu-basn-acklamas-erdek.html</link><category>yeşil ve sol</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Mon, 08 Jun 2009 00:29:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-3102082344943333628</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü.Bugün dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi, Erdek’te de geleceğe ilişkin kaygılarımızı bir kez daha derinden hissettiğimiz bir gün.Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, ozon tabakasının delinmesi, kuraklık, çölleşme ve ormansızlaşma gibi küresel sorunlar, dünya üzerindeki canlıların yaşamı için tehdit olmaya devam ediyor. Öte yandan bölgemize baktığımızda ise, Erdek körfezinde kurulması planlanan endüstriyel tesisler, hem bölgemizdeki canlıların yaşamını, hem de bölgede yaşayan insanların geçimlerini sağladığı zeytincilik, turizm ve balıkçılık temelindeki ekonomisini tehdit etmektedir.Marmara’nın nispeten daha az kirli kalmış son körfezini de sanayileşme uğruna feda edecek bu girişimleri baştan ve kökten reddediyoruz. Bu girişimler, bölgenin doğasının ve insan yaşamının nasıl etkileneceğini zerre umursamadan, ister yerli ister yabancı olsun yalnızca yatırımcı şirketlerin çıkarını gözeterek yola çıkılan girişimlerdir. Türkiye’nin ve Marmara’nın yerli ve bedava rüzgârını değerlendirmek üzere rüzgâr enerji santralleri için en uygun bölgesine, ithal kömürle çalışacak binlerce megavatlık termik santraller yapmaya kalkmak, kör gözlü bir enerji politikası değilse başka nasıl açıklanabilir?Bizler Yeşil ve Sol Erdek grubu olarak, şirketlerin ve onun hizmetkarı olmuş hükümet ve medyanın “istihdam yaratılacak”, “ülke zenginleşecek” yalanlarına tokuz. Küreselleşmiş sermayenin istihdamı, küresel modern kölelik değil de nedir? Dünya’da emeği ile “zenginleşen” bir tane ülke var mıdır?Bizler, doğaya saygılı, özgür, eşit ve adil bir yaşam istiyoruz. Özgür istihdamımızı, ancak ortaklaşarak kendimizin yaratabileceğine inanıyoruz. En büyük zenginliğimizi de, içinde yaşadığımız doğa ve kültürel mirasımız olarak görüyoruz. Termik santraller ve endüstriyel yatırımlar, doğa’da yaratacakları yıkım nedeniyle, bizleri zenginleştirmek yerine fakirleştirecektir. Kendimizi var etmeye, ancak doğayı koruyarak ve geliştirerek erişebiliriz.Yeşil ve Sol Erdek Grubu olarak,Halkımızın içinde ve halkımızla birlikte söz veriyoruz;Erdek körfezi ve çevresinde yapılacak termik santral ve büyük endüstriyel yatırımlarına karşı, Çanakkale ve ilçelerindeki yerel oluşumlarla birlikte, tehditler ortadan kalkana kadar birlikte mücadele vereceğiz.Duyarlı tüm kişi ve kuruluşları, bu mücadeleye katılmaya ve destek vermeye, bize dayatılanı değil, kendi tercihlerimize göre bir yaşamı birlikte örmeye çağırıyoruz. Erdek Yeşil ve Sol Çalışma Grubu&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-3102082344943333628?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-08T10:32:13.067+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/dunya-cevre-gunu-basn-acklamas-erdek.html</feedburner:origLink></item><item><title>KAZDAĞLARINDA ALTIN MADENCİLİĞİ ÇANAKKALE’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İSTEMİYORUZ</title><link>http://feedproxy.google.com/~r/Alterblogalisation/~3/pS6Sx6PnEYY/kazdaglarinda-altin-madenciligi.html</link><category>çanakkale çep</category><author>noreply@blogger.com (Barış Gençer Baykan)</author><pubDate>Mon, 08 Jun 2009 00:25:00 PDT</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-11039123.post-8998101043854531548</guid><description>&lt;div align="justify"&gt;Türkiye’de uygulanan neoliberal politikalardan  en çok çevre ve tarım alanları zarar görmüş, uygulanan özelleştirmelerle de ulusun dişinden , tırnağından arttırarak oluşturduğu ne kadar birikim varsa büyük bölümü yer altı kaynaklarını da kapsayacak şekilde  küresel sermaye gruplarının hizmetine sunulmuştur.Ülkemizin % 50 sinden fazlası yabancılar tarafından onur kırıcı ruhsat bedelleri karşılığı ipotek altına alınmıştır.Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu işlemler taşeronlar, yerli işbirlikçiler aracılığı ile yapılmaktadır.&lt;br /&gt;            İpotek altındaki bölgelerden birisi de Kazdağlarıdır. Kazdağları Bandırma’dan  Ayvalık’a, Midilli’ye, Gökçeada’ya kadar yörede yaşayan 2 milyon insanın temiz ve güvenilir su kaynağı, oksijen kaynağı, çok değerli tarım alanları, bütünlüğü korunan önemli orman alanlarımızdandır. Birçok endemik bitkiyi barındıran önemli gen merkezi, yaban hayatı için değerli bir yaşam alanıdır. Tarih ve mitoloji alanıdır. Kısacası geçmişten devraldığımız titizlikle koruyarak gelecek nesillere devretmemiz gereken değerli bir mirastır.&lt;br /&gt;            Şimdi bu bölgede özellikle altın madencileri sondaj çalışmalarını tamamlamak üzeredirler. Fırsat bulurlarsa yakında işletme aşamasına geçeceklerdir. Yani Kazdağlarının doruklarında 1 km çapında 400 m derinliğinde cehennem çukurları açacaklar, milyarlarca ton kayacı öğütecekler, siyanürle kirletip çok az olan altını aldıktan sonra bu atıklarla bizi baş başa bırakacaklar, yer altı sularımızı, havamızı zehirleyecekler, radyoaktiviteyi arttıracaklar, bölgedeki tarımsal üretimin değerini ve miktarını düşürecekler, tüm canlıların amansız hastalıklara yakalanmalarına sebep olacaklardır. Başka bir deyişle yeryüzü cenneti olarak da adlandırılan bu bölgede yaşamı bitireceklerdir. Bölgede yaşayan, buradan hava soluyan, su içen, beslenen yurttaşlar olarak bu duruma sessiz kalmayacağız.&lt;br /&gt;            Ayrıca ilimiz ve yakın çevresine Bandırma’ya kadar toplam 6000 megavat gücünde emisyon hacmi dikkate alınmadan yanlış yer seçimi yapılarak termik santraller kurulmaya başlanmıştır. Termik santraller ısıl enerjinin elektrik enerjisine çevrildiği tesislerdir. Söz konusu santrallerde kalitesiz ithal linyit kullanımı sonucu doğaya kükürt dioksit, azot oksitleri, karbon monoksit, karbon dioksit, ozon, hidrokarbonlar, ağır metaller ve radyoaktiviteye neden olan radon gazı salınmaktadır. Sonuçta salınan gazların birçoğu asit yağmurları olarak santralin coğrafi konumuna göre 60 km yarıçapındaki dairesel alan içersindeki, suları zehirlemekte, tarım ürünlerinde zarara yol açmakta, ormanları yok etmektedir. Ayrıca da solumun yolları hastalıkları ve kanser gibi ölümcül hastalıklara neden olmaktadır. Bu konuda Yatağan termik santrali komu oyunca bilinen en belirgin örnektir. Yine bölgemize dünyanın en kirli sanayilerinden çimento fabrikaları kurulma çalışmaları sürdürülmektedir. Termik santraldeki kaygılarımızın tümü çimento fabrikaları içinde geçerlidir.Bu yüzden yukarıda sözünü ettiğimiz gibi dünyanın en ayrıcalıklı yöresi olan içinde yaşadığımız bu bölgeye AB ülkelerinin kendi ülkelerine kurdurmadıkları termik santraller ve çimento fabrikalarının yenileri  kurulmamalıdır.&lt;br /&gt;            Doğal yaşam için en temel ihtiyaçlardan biri olan suyun, artan nüfus ve plansız büyüme ile birlikte tükenmeye başlaması kullanılabilir-içilebilir –temiz suya erişimde yaşanan sorunlar su yoksunluğu ve yoksulluğu, suyun “ ticari bir metea” olarak görülmeye başlanmasıyla uluslar arası su politikası da değişmeye başlamıştır. 20. yüzyılda dünya nüfusu 4 kat artarken su ihtiyacı 9 kat artmış, yine aynı dönemde endüstrinin kullandığı su miktarı 40 kat artmıştır. Birçok endüstri alanında madenlerde, termik santrallerde su aşırı kullanılarak ve kirletilerek yok edilmektedir. Buradan yeryüzündeki su sorununun asıl nedeninin nüfus artışı olmayıp, endüstrideki kirleterek  yok etmek ve aşırı kullanım  olduğu anlaşılmaktadır.&lt;br /&gt;            Son günlerde ilimize çok sayıda tersane kurulması çalışmaları da başlatılmıştır. Yine hükümet tarafından başlatılacağı söylenen teşvik ve destekler için Çanakkale’de metal ve çimento sektörlerinin destekleneceği belirtilmektedir. Nüfusunun % 56 sı tarımla uğraşan ve %54 ü ormanlarla kaplı bir bölge için dünyanın en kirli sanayilerine verilen bu tür destekler en büyük çevre katliamıdır. Siyasi iktidarı bir an önce bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.&lt;br /&gt;            Sözü edilen kirli sanayileri bölgemize ve ilimize kurmaya çalışanların önlerindeki en büyük engel 3573 sayılı zeytincilik yasasıdır. İktidara mensup 3 milletvekili tarafından 3573 sayılı zeytincilik yasasının 20. maddesinin değiştirilmesi için yasa teklifi hazırlanmıştır. Bu teklifle zeytinlik alanlar korumasız bırakılarak her türlü sanayileşmeye ve yapılaşmaya açık hale getirilirken madencilerin, termik santrallerin, çimento fabrikalarının önündeki en büyük engelde kaldırılmış olacaktır. Mitolojide barışı, bereketi ve ölümsüzlüğü temsil eden 39 bin yıldır gıdadan kozmetiğe kadar insanlığın hizmetinde olan kutsal ağaç zeytin dünyanın en kirli sanayilerine kurban edilmeye çalışılmaktadır. Zeytin Çanakkale’nin de içinde bulunduğu dünyada dar bir bölgede yetişmektedir. Zeytin yetişen bir bölgede yaşamak ayrıcalıktır ,mutluluktur.&lt;br /&gt;Buradan işbirlikçilere , zeytin düşmanlarına , çevreyi katledenlere sesleniyoruz. Tüm Kazdağları, zeytinlikler, Çanakkale’nin tümü çok ağır bedeller ödenerek kazanılmış kutsal vatan toprağıdır. İşbirlikçilerin ve emperyalistlerin emelleri uğruna kiralanamaz , üzerine ipotek konulamaz ve kirletilemez.&lt;br /&gt;Bölgemize ve vatanımıza sahip çıkacağız.&lt;br /&gt;            Saygılarımızla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇANAKKALE ÇEVRE PLATFORMU &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tel/Faks: 0 286 212 05 60&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.canakkalecep.org/" target="_blank"&gt;www.canakkalecep.org&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://cevreplatformu.blogspot.com/" target="_blank"&gt;http://cevreplatformu.blogspot.com/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;E posta: &lt;a href="mailto:canakkalecep@gmail.com"&gt;canakkalecep@gmail.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="mailto:troyacep@gmail.comHaberleşme"&gt;troyacep@&lt;a href="http://gmail.com/" target="_blank"&gt;gmail.com&lt;/a&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Haberleşme grubu e posta: &lt;a href="mailto:canakkalecep@googlegroups.com" target="_blank"&gt;canakkalecep@googlegroups.com&lt;/a&gt;Haberleşme grubu web: &lt;a href="http://groups.google.com/group/canakkalecep?hl=tr" target="_blank"&gt;http://groups.google.com/group/canakkalecep?hl=tr&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Alterblogalisation&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/11039123-8998101043854531548?l=alterblogalisation.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;</description><atom:updated xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">2009-06-08T10:28:09.750+03:00</atom:updated><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://alterblogalisation.blogspot.com/2009/06/kazdaglarinda-altin-madenciligi.html</feedburner:origLink></item></channel></rss>
