<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;CEMCRX47eCp7ImA9Wx9XFE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795</id><updated>2011-01-07T12:34:24.000-08:00</updated><title>Altın ve Döviz Kurları</title><subtitle type="html" /><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>78</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/AltnVeDvizKurlar" /><feedburner:info uri="altnvedvizkurlar" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;CEMCRX44fip7ImA9Wx9XFE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-6497696453244456063</id><published>2011-01-07T12:32:00.000-08:00</published><updated>2011-01-07T12:34:24.036-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-07T12:34:24.036-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Günlük ekonomi haberleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xYY4tpEWT0P7J361mhvYGNPwyN4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xYY4tpEWT0P7J361mhvYGNPwyN4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xYY4tpEWT0P7J361mhvYGNPwyN4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xYY4tpEWT0P7J361mhvYGNPwyN4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Şekerbank’tan işletmelere danışmanlık hizmeti 3&lt;br /&gt;Güçlü bankalar kar payı dağıtabilecek 3&lt;br /&gt;Bankalar mevduat faizini arttıracak 3&lt;br /&gt;En yakın rakiplerimiz İstanbul'da 5&lt;br /&gt;Bank Asya'da emeklilik şirketi kuruyor 6&lt;br /&gt;Banka mevduatları yükseldi 6&lt;br /&gt;Bankaların kredi hacmi arttı 7&lt;br /&gt;Halk'tan çorap sanayicilerine kredi 8&lt;br /&gt;Albaraka ve Doha Bank'tan anlaşma 8&lt;br /&gt;Kredi almak isteyene vergi kıskacı 9&lt;br /&gt;Döviz güne düşüşle başladı 10&lt;br /&gt;350 milyon dolarlık imza 10&lt;br /&gt;Elektrikli havada Simsek-Yıldız yanyana 11&lt;br /&gt;Ege Bölgesi'ni uçuracak 11 büyük yatırım yolda 12&lt;br /&gt;İzmirli firma, dünyaya yelken açmaya hazır 14&lt;br /&gt;Krizin bilançosu şimdi çıktı yoksulumuz 12.7 milyona ulaştı 15&lt;br /&gt;Satın almalarda büyük dalga 16&lt;br /&gt;Toptancı Metro, küçük şehirlere açılacak 16&lt;br /&gt;Kredi kartı ayda 9 kez cepten çıktı 45 lira fazla harcattı 17&lt;br /&gt;İstanbul Belediyesi İDO’yu satışa çıkardı 17&lt;br /&gt;Sürpriz yumurtadan Manisa çıktı 17&lt;br /&gt;Tasarımdaki yolculuğu 300 mağazayla sürecek 18&lt;br /&gt;KKTCELL kesintisiz iletişim için radyolink hattı kurdu 20&lt;br /&gt;Koreli çelik devi yatırım için geldi 20&lt;br /&gt;Kiptaş Erguvan Kent satışa çıktı 20&lt;br /&gt;Nebil İlseven görevden ayrıldı 20&lt;br /&gt;Burberry kazak polemiği 21&lt;br /&gt;'Türkiye 10 yılda G7'yi geride bırakacak' 21&lt;br /&gt;Medyada yabancıya yüzde 50 izni 22&lt;br /&gt;İsrail hükümetinden Yılmazlar Holding'in işçilerine uyarı 23&lt;br /&gt;Birleşme ve satın almalar rekora koştu 24&lt;br /&gt;Muz üreticisine lodos darbesi 25&lt;br /&gt;'Dünyanın En İyi 99 Oteli' listesinde 8 Türk oteli 26&lt;br /&gt;Çimentocular uyardı: Konut satışlarında sorun var, sonra bizi suçlamasınlar 27&lt;br /&gt;Çiftçiye kredilerde destek oranı %100 28&lt;br /&gt;Dexia hiç kâr transfer etmedi, hatta 'yatırım varsa para gönderelim' diyor 28&lt;br /&gt;Kişisel bakım pazarı 2,5 milyar dolara çıktı 30&lt;br /&gt;İş Bankası'ndan İstanbul'a 137. Şube 30&lt;br /&gt;Makine ve otomotiv sektörü Strateji Belgesi'nden umutlu 30&lt;br /&gt;Çimento sektöründe Avrupa'nın lideriyiz 32&lt;br /&gt;Hases, İstanbul’daki ‘Zimag’ üretimini Eskişehir’e taşıdı 32&lt;br /&gt;Dispa, ertelediği üretim tesisini 2011’de devreye alacak 33&lt;br /&gt;Eti, 62 ülkeye ihracat yapıyor 34&lt;br /&gt;Yüzey Yalıtım, 2011’de yeni projelere odaklanacak 36&lt;br /&gt;GÜBRETAŞ, Razi'nin üretimini Türkiye'den de pazarlayacak 36&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerbank’tan işletmelere danışmanlık hizmeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerbank, Üreten Paket ürünü kapsamında, hukuki danışmanlıktan mali müşavirliğe, seyahat servisinden kurye kargo servisine kadar işletmelerin hayatını kolaylaştıracak alanlarda ücretsiz danışmanlık hizmeti vermeye başladı.&lt;br /&gt;Şekerbank, Üreten Paket ürünü kapsamında, hukuki danışmanlıktan mali müşavirliğe, seyahat servisinden kurye kargo servisine kadar işletmelerin hayatını kolaylaştıracak alanlarda ücretsiz danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Esnaf ve küçük işletmeler, 444 00 29 numaralı telefondan uygulama hakkında bilgi alabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE  07/01/2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güçlü bankalar kar payı dağıtabilecek&lt;br /&gt;Fed, Morgan Stanley ve Wells Fargo gibi daha güçlü bankalara temettü dağıtma izin verecek&lt;br /&gt;ABD'de 2009'da stres testine giren 19 büyük banka temettülerini artırabilmek ya da hisse geri satın alabilmek için Cuma'ya kadar Fed'e yeni sermaye planlarını aktarmak zorunda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fed bu finansal kuruluşların çoğunun temettülerini artırmasına izin verebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NAB Research finansal sektör danışmanı Nancy Bush, "Bu stres testleri Fed'in bazı bankaların temettü vermesinde sakınca olmadığını söyleyebilmesi için siyasi destek. Fed, Morgan Stanley ve Wells Fargo gibi daha güçlü bankalara temettü dağıtma izin verecek." dedi.&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  07/01/2011&lt;br /&gt;Bankalar mevduat faizini arttıracak&lt;br /&gt;Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, bankaların Merkez Bankası'nın fonlamasına bağımlı hale geldiğini söyledi&lt;br /&gt;Merkez Bankası’nın munzam karşılıkları arttırarak bankaların kullanabilecekleri fon miktarını azalttığını kaydeden Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, 8 milyar TL’nin daha çekileceğini hatırlatarak, “Kısa vadede bankalar fonlama açısından Merkez Bankası’na bağımlı hale gelecek” dedi. Özen, Radikal’ın sorularını şöyle yanıtladı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki dönemde, 2011’de, küresel ekonomideki gelişmeler hakkındaki tahminleriniz neler? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı’nın tasarruf açığı, Doğu’nun ise tasarruf fazlası devam ediyor. Batı ülkeleri çok yüksek cari açık verirken, Doğu’da cari fazla devam ediyor. Piyasalardaki bol likidite devam ediyor. Piyasadaki bu yüksek likidite sayesinde olumlu bir şey oldu. 2010 yılında global büyümede hızlanma oldu. Dünya büyüme sorununu halletti. Ama tabii burada çözülemeyen bir sorun var: İstihdam. Yaratılan hızlı büyüme oranları istihdama yeterince yansımıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak para durmaz &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılında, şimdiye kadar basılan paraların geri çekilmesi başlayabilir mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben başlayacağını düşünmüyorum. 2012’ye kadar devam edecektir. Amerika’da da seçim yılı olduğunu düşünürsek, 2011 yılında da merkez bankalarının, özellikle ABD’de ve Avrupa’da çıkış stratejilerini uygulamaya başlayacaklarını düşünmüyorum. En erken 2012’de başlayabilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu analize göre Türkiye’de 2011 yılında da sıcak para girişi devam edecek demektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii tabii, likitte bol olmaya devam edecek, bize de sıcak para girmeye devam edecek. Zaten ekonomi yetkililerinin de endişeleri bu yönde ve bunun olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik kararlar almaya başladılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece parasal tedbirlerle yetinmek etkili olabilir mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sermaye girişlerini kontrol etmek amacıyla yapılan vergisel düzenlemelerin başarılı olmadığı, diğer ülke örneklerinden görüldü. Ülkemizde, genç ve hızlı büyüyen nüfusa istihdam yaratmamız lazım. Bu istihdamı yaratmak için yüksek büyüme gerekiyor. Yüksek büyüme için de yurtdışı finansmana ihtiyacımız var. Son alınan önlemlerde amaç yurtdışı sermaye girişlerini engellemek değil, gelen sermayenin kalıcı ve uzun vadeli olmasını sağlamak. Diğer yandan ani bir sermaye çıkışı durumunda muhtemel olumsuz etkileri ve kırılganlıkları azaltacak politikalar izlenmeye çalışılıyor. Türkiye’nin yurtdışı sermaye girişine ihtiyacı var. Büyüme için, istihdam için bu paranın girmesi gerekiyor. Ama bu sermayeyi ne kadar uzun vadeye yayabilirsek ve ne kadarını doğrudan yabancı sermaye olarak çekebilirsek o kadar iyi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu alınan kararlarla, zorunlu karşılıklarla oynanarak, zaten kısa vadeli olduğu açık olan o sıcak parayı uzun vadeye yayabilir miyiz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok kısa vadeli sermayenin girişini engellemesi açısından tedbirler etkili olabilir. Alınan kararları yalnızca para politikası önlemleri olarak görmek çok doğru olmaz. Bu önlemleri ekonomik politikanın bir parçası olarak görmemiz gerekiyor. Bunu belki cari açıkla mücadele programı olarak görmemiz gerekiyor. Ancak bu program çerçevesinde de alınan önlemler, genellikle kısa vadeli önlemler oldu. Bu önlemlerin cari açığın yapısal nedenlerine yönelik önlemlerle desteklenmesi gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sanayi politikaları gerektiğini söyleyebilir miyiz, bu amaç için? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki teşvik politikalarını, enerji politikalarını, işgücü piyasalarında esneklik artışını, hepsini saymak gerekiyor. Şu ana kadar alınan önlemleri, daha düşük bir cari açıkla, daha düşük bir büyüme hızı dengesine ulaşmak üzere kurgulanmış görüyorum. Özellikle ihracatçıya ara malı ve hammadde tedarik eden sektörlerin rekabet gücünü artırmamız gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirsizlik artıyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önlemler daha çok bankalar kanalıyla alınanlardan oluşuyor. Bazı bankacıların bu noktada itirazları oldu. Alınan kararlar sektörü, başta kârlılık olmak üzere olumsuz etkilemeyecek mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa vadeli sermaye girişlerini kontrol altına alma politikasının sadece munzam karşılık artışı ile sınırlı kaldığını söyleyemeyiz. Uygulanan politikalar aslında finansal istikrar hedefini, fiyat istikrarı hedefi ile yakınlaştırıyor. Finansal istikrar hedefini ön plana çıkarmaya başlayan Merkez Bankası, Türk Lirası’nın değerlenmesini önlemek üzere tedbirler de alıyor. Merkez Bankası’nın temel enstrümanı, kısa vadeli politika faizi iken, faiz dışı enstrümanları hem kredi büyümesini kontrol hem de likidite yönetimi amacı ile kullanmaya çalışıyor. Cari açıkla mücadele amacı ile alınan tüm önlemlerin sonucu, politikalarda biraz da belirsizliği arttırıyor. Bu belirsizlik kısa vadeli sermaye akışının engellenmesi adına faydalı olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Munzam karşılık yükü arttı ama henüz bankaların kredilerine yansımadı. Bundan sonra yansımaya başlar mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada şu önemli: Bankalar munzam karşılığın maliyetini bugünkü koşullarda hesapladığı zaman bu çok düşük çıkıyor. Ama, Merkez Bankası munzam karşılıkları arttırarak bankaların kullanabilecekleri fon miktarını değiştiriyor. 8 milyar TL’ye yakın bir fon hemen ocak ayının başında sektörün kullanımından çıkmış olacak. Merkez Bankası’nın piyasayı şu an 12 milyar TL civarında fonladığını düşünürsek, bu ilave 8 milyar TL’de çıktığı takdirde Merkez Bankası piyasayı 20 milyar TL fonluyor olacak. Yani bankacılık sektörü kısa vadede, Merkez Bankası fonlamasına çok bağımlı hale geliyor. Dolayısıyla bankaların kullanabilecekleri fon miktarını azaltarak ve buna bağlı olarak da bankaların fonlama maliyetini arttırarak, bankaların kredi verme istekliliğini değiştirmek. Ocak ayında hakikaten gündeme gelebilir. Yani mevduat faizlerinde bir artış, kredi faizlerine yansıyacaktır. Çünkü dediğim gibi bankaların kullanabilecekleri fon miktarı 7.2 milyar TL daha azalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir demeciniz vardı; “Ekonomi yönetimi kararlı, onun için bu tedbirlerle amaçlananlara uyalım” demiştiniz, bu nedenle mi söylediniz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, şimdi dediğim gibi, bankacı olarak munzam karşılık ne kadar artmış, hemen hesabını yaparsın, bunu yaptığın zaman maliyet yıllık binde 2 gibi bir oran çıkıyor... Bu oran önemli değil ama mesele burada değil. Mesele; bankaların kullanabilecekleri fon miktarı değişiyor. Merkez Bankası’na çok daha bağımlı hale geliyoruz. Dolayısıyla kredi mevduat oranlarımızı aynı seviyede tutacaksak, bankalar mevduata yüklenmek zorunda kalabilir. Bu da mevduat faizlerini arttırır, tabii ki o da beraberinde hemen kredi faiz oranlarında artış getirebilir. Bunu çok net bir şekilde görebiliyorum ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011’de kârlar azalacak diyoruz ama gerçekten bu kez kârların düşmesini bekliyor musunuz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılında azalma ihtimali oldukça fazla. Tabii ki bu bankadan bankaya değişir. Zaten bunun 2010 yılında da bazı işaretleri vardı. 2010 yılında da bankacılık kârı, eylül ayı itibariyle bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 7.4 artmış vaziyette. Bankalar, 2011 yılında iş yapış şekillerini çok ciddi bir şekilde değiştirmek zorunda artık, Türkiye’de marjlar düşmüştür ve bu düşüş kalıcı gözükmektedir. Burası çok çok önemli diye düşünüyorum ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizin hesap verdiği hissedarlar var ve kâr düşüşünü açıklamak kolay olmuyor. Bu kâr açığını bir yerden karşılamak için bankalar daha agresif olur mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok, düşünmüyorum. Bizim 2001 yılında aldığımız tedbirler ve BDDK denetimi altında bankacılık sektörünün geldiği olgunluk seviyesini dikkate alırsak; ben böyle bir riskin kesinle söz konusu olacağını düşünmüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türev piyasalar gibi riskli ürünler gündeme gelebilir mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde türev, sadece riskten korunmak için kullanılıyor. Yoksa spekülasyon, kaldıraç anlamında böyle bir kültürümüz yok zaten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankalar kârı korumak için neler yapacak? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verimlilik artışı sağlamamız lazım. 4-5 kişilik küçük şube modelini Türk Bankacılık sistemi daha halen oturtamamıştır. Bunun yaygınlaşması gerekir diye düşünüyorum. Alternatif dağıtım kanallarına çok daha fazla müşteri aktarmamız lazım, buralar daha az maliyetli kanallardır. Çok sayıda sponsorluk harcamalarından tutun, diğer birçok alanda sektörün birtakım kısıntılara gitmesi gerekecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur ve faiz riski söz konusu mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur ve kredi riski yok. Ekonominin büyümesi ile beraber o sıkıntıları atlattık diye düşünüyorum. Vade uyumsuzluklarında çok fazla bir artış görmüyorum açıkçası. Açıkçası; bankacılıkta çok risk olarak gördüğüm bir şey yok. Ama bu irrasyonel rekabet sonucunda, faiz oranlarını çok düşük tutarsak, aşırı ısınmayı hızlandırırsak bunun munzam karşılıkta aşırı artış olarak bize döneceği açık.&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  07/01/2011&lt;br /&gt;En yakın rakiplerimiz İstanbul'da&lt;br /&gt;Vakıfbank'ın Ankara dışına taşınmasına onay çıktı Kalkan, Bankanın tamamen ticari ihtiyaçlar nedeniyle İstanbul'a taşınacağını belirtti&lt;br /&gt;TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen, ''torba tasarı'' olarak adlandırılan, bazı kanunlarda değişiklik öngören tasarının, Vakıfbank Genel Müdürlüğünün Ankara dışına taşınmasına olanak sağlayan maddesi kabul edildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, madde hakkında komisyona bilgi verdi. Bankanın merkezinin İstanbul'a taşınacağını bildiren Kalkan, çalışmanın İstanbul'un finans merkezi haline getirilmesine ilişkin proje çerçevesinde yapılacağını anlattı. Bankanın tamamen ticari ihtiyaçlar nedeniyle İstanbul'a taşınacağını belirten Kalkan, ''Çünkü, en yakın rakipler İstanbul'da faaliyet gösteriyor. Bankanın rekabet gücünü kaybetmemesi için bu değişikliğin yapılması elzem görülüyor. Bu bir tercih değil, mecburiyet haline geldi. Bizim bu piyasanın dışında faaliyet göstermemiz mümkün olamaz'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, ''Ankara'nın boşaltılmasına karşı olduklarını'' belirterek, ''Daha önce İş Bankasının gitmiş olması da yanlıştı bana göre. İlle de İstanbul'da olmasının bir mantığı yok. Artık her şey on-line olarak yapılabiliyor. Ankara'da ne kalacak? Bir madde daha koyalım 'Türkiye'nin başkenti İstanbul'dur' diyelim, bitirelim. Taksit taksit taşımaktansa böyle bitirelim'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AK Parti Tokat Milletvekili Osman Demir, İstanbul'un finans merkezi olmasının Türkiye'ye kazanımlar getireceğine inandığını söyledi. ''İstanbul, bu ülkenin kenti değil mi neden itiraz ediliyor?'' sorusunu yönelten Demir, Ankara'nın boşaltılmasının söz konusu olmadığını ifade etti. AK Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi de bankanın merkezinin İstanbul'a taşınmasını olumlu bulduğunu belirterek, ''Piyasa ve karlılık bunu gerektiriyor'' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''YENİ OSMANLI DEVLETİNİN BAŞKENTİ...'' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ise ''ben yaptım, oldu'' mantığıyla işlerin halledilemeyeceğini söyledi. Günal, ''Çıkın açık açık söyleyin 'bu başkenti biz taşıyacağız' deyin. Bu bir zihniyettir. Bu yapılan, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde planlanan Yeni Osmanlı devletinin başkenti olarak tasarlanan İstanbul'a yavaş yavaş kaydırmadır'' diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Hayati Yazıcı da finans merkezi projesinin arka planı olduğunu ve kapsamlı çalışmaya dayandığını anlattı. Konuyu takip etmek için kurullar oluşturulduğunu belirten Yazıcı, şunları söyledi: ''İstanbul, zaten tarih boyunca finans merkezi idi. En basitinden Mahmutpaşa ve Kapalıçarşı var. Dünya çapında uluslarası büyük finans toplantıları burada yapılıyor. Bunun arkasında başka bir şey aramaya gerek yok. Yapılan Türkiye'nin çıkarları doğrultusundadır. Finans kuruluşlarının İstanbul'a taşınması önemlidir. Bu kuruluşlarının hareket alanlarını sınırlamak doğru değildir.'' Konuşmaların ardından yapılan oylamada madde kabul edildi.&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  07/01/2011&lt;br /&gt;Bank Asya'da emeklilik şirketi kuruyor&lt;br /&gt;Işık Sigorta'ya stratejik ortak arayışına giren Bank Asya yönetimi ilginç bir adım daha attı&lt;br /&gt;Asya Katılım Bankası Yönetim Kurulu Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş ünvanlı, 20 milyon TL sermayeli şirket kurulması için yetki verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankadan KAP'a yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bankamız Yönetim Kurulu'nun 06.01.2011 tarih ve 1877 sayılı kararı ile Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş ünvanlı, 20.000.000-TL sermayeli şirket kurulmasına, kurulacak şirketin sermayesine 18.920.000-TL ile kurucu ortak olarak iştirak olunmasına ve kuruluş işlemlerinin yürütülmesi için Bankamız Genel Müdürlüğü'ne yetki verilmesine karar verilmiştir."&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEMİ  07/01/2011&lt;br /&gt;Banka mevduatları yükseldi&lt;br /&gt;Bankalardaki toplam mevduat, 24 Aralık 2010 tarihi itibarıyla 541 milyar 167 milyon 872 bin liraya yükseldi&lt;br /&gt;Merkez Bankası haftalık verilerine göre, toplam mevduatta bir haftalık süreçte yaklaşık 6,2 milyar liralık artış meydana geldi. Bu dönemde, TL cinsinden mevduat 6 milyar 57,1 milyon lira dolayında artarak, 376 milyar 283 milyon 297 bin liraya ulaştı. Yabancı para cinsinden mevduat da 971 milyon 951 bin lira artışla, 151 milyar 792 milyon 180 bin lira oldu. 24 Aralık 2010 tarihi itibariyle 13 milyar 92,4 milyon lira olan bankalararası mevduatın ise 8 milyar 511 milyon lirası Türk Lirası, 4 milyar 581,4 milyon lirası da yabancı paradan oluştu.&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  07/01/2011&lt;br /&gt;Bankaların kredi hacmi arttı&lt;br /&gt;Katılım bankaları hariç bankaların kredi hacmi, 438 milyar 331 milyon liraya ulaştı&lt;br /&gt;Katılım bankaları hariç bankaların kredi hacmi, 24 Aralık 2010 tarihi itibariyle 438 milyar 331,1 milyon liraya ulaştı. Merkez Bankası haftalık verilerine göre, 17 Aralık 2010 tarihinde 434 milyar 795,1 milyon lira düzeyinde olan kredi hacmi, 1 haftalık süreçte 3 milyar 535,9 milyon lira artış gösterdi. Mali kesime verilen krediler ise bu süreçte 79,3 milyon lira azalarak, 24 Aralık itibariyle 12 milyar 478,2 milyon lira oldu. Bu kredilerin 9 milyar 312,4 milyon lirası mevduat bankaları, 3 milyar 165,8 milyon lirası kalkınma ve yatırım bankaları kredilerinden oluştu. Mali olmayan kesime verilen kredilerin ise 29 milyon 273 bin lirasını Merkez Bankası, 410 milyar 765,1 milyon lirasını mevduat bankaları, 15 milyar 58,4 milyon lirasını da kalkınma ve yatırım bankaları kredileri meydana getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankalardaki kredi hacmi, dönemler itibariyle şöyle oldu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi Hacmi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih (Bin Lira) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------- ----------- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25.06.10 371.467.373 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.07.10 385.170.430 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.08.10 391.911.848 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;03.09.10 392.512.229 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;08.09.10 393.282.056 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.09.10 394.260.366 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.09.10 397.682.805 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;01.10.10 403.280.573 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;08.10.10 401.524.405 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15.10.10 405.300.247 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.10.10 406.002.819 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28.10.10 411.532.972 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;05.11.10 411.045.788 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12.11.10 417.291.222 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15.11.10 419.472.828 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26.11.10 424.211.038 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;03.12.10 423.932.294 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.12.10 429.243.633 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.12.10 434.795.072 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.12.10 438.331.062&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  07/01/2011&lt;br /&gt;Halk'tan çorap sanayicilerine kredi&lt;br /&gt;Halkbank, Çorap Sanayicileri Derneği ile imzaladığı protokolle meslek örgütlerine kredi kolaylıkları sağlıyor&lt;br /&gt;Protokol kapsamında dernek üyeleri bankanın nakit ve gayri nakit kredi ürünlerinden düşük faizle yararlanırken çek, havale, EFT gibi bankacılık ürünlerinin kullanımında ayrıcalıklara sahip olacaklar. Dernek üyeleri için banka kaynaklı yatırım ve işletme kredilerinin faiz oranlarında indirim yapılacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkbank ve Çorap Sanayicileri Derneği (ÇSD) arasında imzalanan kredi protokolüyle dernek üyelerine düşük faiz oranı, uzun vade ve esnek ödeme seçenekleriyle kredi kullanma fırsatı sunuldu. Çorap Sanayicileri Derneği üyelerine banka kaynaklı TL veya YP cinsi işletme ve yatırım kredilerinde, Borçlu Cari Hesap (BCH) kredilerinde yüzde 15, aylık eşit taksitli (AET) kredilerde ise yüzde 5 indirim uygulanacak. Çorap üreticileri, tadilat ve dekorasyon amaçlı harcamalar için kullandırılan İş Yerimi Yeniliyorum Kredisi’nden ise 0,75 faiz oranından başlayan faiz oranıyla yararlanabilecekler. Halkbank Esnaf ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yarımcısı İsmail Hakkı İmamoğlu törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin ihracat ürünleri arasında çorabın önemli bir yer tuttuğunu belirterek şunları ifade etti:  “Üreten Türkiye’ye 70 yılı aşkın süredir kaynak sağlayan Bankamız, bu yeni protokolle çorap ihracatını destekleyecek önemli bir adım attı. Çorap Sanayicileri Derneği üyelerine, ihracat kredilerinde cazip faiz oranları uygulanacak olup; imalatçı firmalarımızın makine alımına yönelik kredilerinin vadesini ise 2 yıl ödemesiz 7 yıla kadar uzattı. Bu fırsatların, çorap üreticilerinin iş hacimlerinin artmasında önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz. Toplam kredilerini 2010’da yüzde 25’in üzerinde artıran Bankamız, yeni protokollerle bu performansını önümüzdeki yıl da sürdürecek.” Orta ve Uzun Vadeli Proje Kredileri kapsamında dernek üyelerine kullandırılan yatırım kredilerine 3 yılı ödemesiz dönemli azami 10 yıl, işletme kredilerine ise 1 yılı ödemesiz dönemli azami 5 yıl vade uygulanacak. Makine Alımına Yönelik Krediler kapsamında ise vade, yatırım kredileri için 2 yılı ödemesiz dönemli azami 7 yıl, işletme kredisi için 6 ay ödemesiz dönemli azami 4 yıl olacak. Çorap Sanayicileri Başkanı Hüseyin Öztürk Türkiye’de KOBİ bankacılığının lideri Halkbank’la işbirliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek “Çorap Sanayicileri Derneği ve Halkbank olarak imzalayacağımız bu protokolle sektörel işbirliği çerçevesinde önemli bir adım atıyoruz. Kendi coğrafyamızda, kendi insanımızla ürettiğimiz ürünleri dünya pazarlarına taşıyan, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün ihracatta lokomotifi Türk çorap sektörünün yer yer karşılaştığı finansman sorunlarını Halkbank’ın ÇSD üyelerine sunduğu özel finansal avantajlar ile aşmayı hedefliyoruz” dedi.&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  06/01/2011&lt;br /&gt;Albaraka ve Doha Bank'tan anlaşma&lt;br /&gt;Albaraka ile Doha Bank arasında “e-Remittance” (elektronik transfer) anlaşması imzalandı&lt;br /&gt;E-Remittance anlaşması ile Katar’dan Türkiye’ye gerçekleştirilecek para transferlerinin, Albaraka ve Doha Bank kanalı ile yapılması durumunda transfer maliyetleri daha düşük olacak. İmzalanan anlaşma, Katar’da yerleşik Türk firma ve çalışanlarının Türkiye’de bulunan ailelerine ve iş yaptıkları şirketlere gerçekleştirdikleri para transferlerinin maliyetini düşürürken, valör kaybına son vererek transferlerin eş zamanlı yapılmasına da imkân verecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albaraka ile Doha Bank arasında 6 Ocak 2010 tarihinde Albaraka Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen “e-Remittance” (elektronik transfer) anlaşması ilebaşlayan işbirliğiyle Katar’dan Türkiye’ye ABD doları ile yapılan transferler valör kaybı yaşanmadan anlık olarak gerçekleştirilecek. e-Remittance anlaşması ile Katar’dan Türkiye’ye gerçekleştirilecek 10,000 USD’ye kadar para transferlerinin, Albaraka ve Doha Bank kanalı ile yapılması durumunda transfer maliyetleri piyasa şartlarına göre çok daha uygun olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmzalanan anlaşma Katar’da yerleşik Türk firma ve çalışanlarının Türkiye’de bulunan ailelerine ve iş yaptıkları şirketlere gerçekleştirdikleri para transferlerini kolaylaştırma ve maliyetlerini azaltma hedefi ile gerçekleştirildi. İki banka arasındaki işbirliği benzer havale mekanizmaları arasında en düşük maliyetli yapılanmayı beraberinde getirirken, aynı zamanda bölgede faaliyet gösteren çok sayıda Türk firmasının sayısı on binleri bulan çalışan ve onların Türkiye’deki ailelerinin anında, hızlı ve uygun maliyetli havale imkânına sahip olmasını da sağlayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekleştirilen işbirliğinin bölgesel önemine dikkat çeken Albaraka Genel Müdürü Fahrettin Yahşi; “Doha Bank ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği, bizim uluslararası çalışma planımızın bir parçasıdır. Bu düzenleme, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleri arasında havale ağımızı genişletecek olmasının yanı sıra, müşterilerimize uygun ve güvenli hizmet sunmamızı da sağlayacaktır. Doha Bank ile ile Albaraka arasındaki bu işbirliği, bölgesel kalkınma planları çerçevesinde birçok projeye imza atan Türk müteşebbis firmalarımızın, bölgeye ilgisini arttırması ve ilişkilerin yakın zamanda daha da artacağı beklentimizin de göstergesidir.” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmza törenin ardından görüşlerini belirten Doha Bank İstanbul Temsilciliği Baş Temsilcisi Nezih Akalan ise gerçekleştirilen işbirliğinden duydukları memnuniyeti “Albaraka ile işbirliği yapmak, Katar’da yaşayan Türk halkının tüm bankacılık işlemlerini karşılayarak, hizmet alanımızı genişletmemizi sağlamaktadır. Mümkün olan her şekilde Türk toplumuna hizmet vermek ve Katar’da yaşayan ve çalışanların tanıdığı bir kurum olan Doha Bank olarak, onlara sorunsuz bir bankacılık deneyimi yaşatmak bizim için çok önemli” şeklinde ifade etti.&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  06/01/2011&lt;br /&gt;Kredi almak isteyene vergi kıskacı&lt;br /&gt;Bankalardan kredi kartı veya kredi almak isteyen vatandaşların vergi ve sigorta prim borçlarının olup olmadığına bakılacak.&lt;br /&gt;Devlete borcunu zamanında ödemeyenlerin kredi hayali suya düşecek. Halen Merkez Bankası bünyesinde faaliyet gösteren Risk Merkezi’nin Türkiye Bankalar Birliği’ne (TBB) devredilmesi, devlete vergi ve prim borcu olan kişilerin kredi kullanmasına ciddi sınırlamalar getirecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meclis’te görüşülen torba yasada yer alan düzenleme, borcuna sadık olmayan riskli kişilerin bankalara yaklaşmalarına adeta set çekiyor. Merkez bünyesinde faaliyet gösteren Risk Merkezi, bankalardan kredi isteyen ya da kredi kartı alacak kişilerin sadece bankalara olan borç kayıtları üzerinden veri üretiyor. Batık kredisi olan kişilerin yeni kredi kullanması bu yolla önlenmeye çalışılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapsam genişledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Torba yasanın yürürlüğe girmesi halinde merkez TBB bünyesine geçecek. İşte bu geçişle birlikte merkezin risk sorgulama alanı genişleyecek. Bunun için başlangıçta, kredi talep eden kişilerin elektrik, su, doğalgaz ve telefon borçları belirlenmişti. Şimdi bu alana kişilerin vergi borçlarıyla sigorta prim borçları da eklendi. Buna göre kredi verirken, kişilerin vergi ve sigorta prim borçlarının olup olmadığına da bakılacak. Borcu olan kişilere ilişkin bilgiler, krediyi verecek bankaya iletilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön görüşme yapıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBB yetkililerinin, bu sorgulamaları yapabilmek için şimdiden Gelir İdaresi ve SGK ile ön görüşmeler yaptığı öğrenildi. Kurumlar arasında yapılan görüşmelerde, kurulacak altyapının teknik ayrıntıları görüşüldü. Buna göre Risk Merkezi, kredi başvurusu yapan kişilerin Gelir İdaresi ve SGK’da bulunan vergi ve prim borç kayıt bilgilerine ulaşarak veri oluşturabilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi mahremiyetinin ihlal edilmemesi için kredi başvurusu sırasında imzalanacak sözleşmede, kredi talep edenler vergi bilgilerini öğrenme konusunda banka ve Risk Merkezi’ne yetki verecek. Böylece bankaların vergi ve prim borç sorgulamasını sorunsuz geçenler kredi kartı ve banka kredisi almaya hak kazanacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derecelendirme sistemi kuruluyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk Merkezi’nin ilerleyen dönemde kredi derecelendirme sistemine benzer bir sistem kuracağı, riski düşük vatandaşların düşük faiz, yüksek olanların da yüksek faizle kredi kullanmasını sağlayan bir yönteme geçileceği öğrenildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın, erkekten daha az harcıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MasterCard tarafından Türkiye'de kart kullanımı ve harcama alışkanlıklarını anlamak amacıyla yaptırılan MasterIndex araştırmasının Aralık 2010 sonuçlarına göre Türk halkı kredi kartını ayda 9 kez kullanıyor. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 59'u giyim, yüzde 55'i mobilya, beyaz eşya ve elektronik eşya mağazası, yüzde 53'ü kredi kartlarını süper marketlerde kullanıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi kartı ile yapılan harcama tutarı işlem başına ortalama 129 lira olurken, bu rakam kadınlarda 118 lira, erkeklerde 138 lira. Yüksek gelir grubunda 180 liraya çıkan işlem başı ortalama harcama, düşük gelirde 111 lirada kaldı. Kredi kartı sahipleri aylık toplam harcamalarının yüzde 41'ini kredi kartı ile yaparken, bu oran düşük gelir grubunda yüzde 46'ya 55 yaş üstü grupta yüzde 57'ye çıktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİNANSGÜNDEM  07/01/2011&lt;br /&gt;Döviz güne düşüşle başladı  &lt;br /&gt;İstanbul serbest piyasada dolar 1,5570, avro 2,0240 liradan güne başladı. &lt;br /&gt;Kapalıçarşı'da 1,5510 liradan alınan dolar 1,5570 liradan satılıyor. 2,0170 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,0240 lira olarak belirlendi. &lt;br /&gt;Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,5480 lira, avronun satış fiyatı ise 2,0310 lira olmuştu. &lt;br /&gt;STAR  07/01/2011&lt;br /&gt;350 milyon dolarlık imza  &lt;br /&gt;Koreli POSCO, Kibar Holding ve Daewoo ortaklığıyla 350 milyon $ yatırımla kurulacak çelik tesisi için anlaşma imzalandı. 2013 başında tamamlanacak tesiste bin kişi istihdam edilecek   &lt;br /&gt;• Güney Koreli Pohang Iron and Steel Company (POSCO), Kibar Holding ve Daewoo International ortaklığıyla Kocaeli’nde kurulacak yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesis projesi için ortaklık anlaşması imzalandı. Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, ilk etapta 200 bin ton kapasiteli olacak olan tesiste, bin kişiye istihdam sağlanacağını söyledi. Kibar  “Tesisin temelini mart ayında atmayı, 2013 yılının ilk çeyreğinde ise tamamlamayı hedefliyoruz” dedi. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Hüseyin Aslan da “Olumsuz global şartlara rağmen POSCO, adeta tek atımlık kurşununu Türkiye’den kullanmaya karar verdi. Geçen yıl    çelik sektörü zarar yazarken POSCO bu yatırımıyla aslında bu duruma önemli bir ölçüde cevap vermiş oldu. Bu kendimiz ve ekonomimizi global platformda konumlandırmamız adına müthiş bir göstergedir” dedi. &lt;br /&gt;EN BÜYÜK KORE YATIRIMI &lt;br /&gt;Daewoo International Başkan Yardımcısı Yang Yeon Hwang   “POSCO ve Kibar’ın &lt;br /&gt;teknolojisi ile Daewoo’nun küresel ağını bir yerde toplayıp, sinerji oluşturursak paslanmaz çelik fabrikasının kapasitesini 3 katına çıkarabileceğimize eminim” diye konuştu POSCO Paslanmaz ve Özel Çelikler Bölümü Başkanı Chang Kwan Oh ise 350 milyon dolarlık yatırımın Güney Kore şirketleri  arasında Türkiye’de hayata geçirilen en büyük yatırım olacağını ifade etti.&lt;br /&gt;STAR  07/01/2011&lt;br /&gt;Elektrikli havada Simsek-Yıldız yanyana&lt;br /&gt;Fırat Elektrik'in, Aksa Elektrik A.Ş'ye hisse devri imza törenine katılan Maliye Bakanı Şimşek, yeni yılda yeni vergi ve yeni indirimin beklenmemesi gerektiğini yineledi. Enerji Bakanı Taner Yıldız ise 2023 yılına kadar yapılacak yatırımların 125 milyar doların üzerinde olacağına dikkat çekti&lt;br /&gt;Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yıl ne yeni bir vergi düzenlemesi, ne bir artışı, ne de bir vergi indirimi öngörmediklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinin ardından, kendisinin de ziyaret ettiği kömür madeninin kapatılma iddialarına ilişkin olarak, 'Sayın Kılıçdaroğlu'nun kömürün arkasında siyaset yapmayacağına inanıyorum' dedi.Şimşek ile Yıldız, Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin Aksa Elektrik'e devrine ilişkin imza töreninin çıkışında gazetecilerin çeşitli sorularını yanıtladı. &lt;br /&gt;BÜTÇEMİZ 'SAĞLIKLI' İŞLİYOR &lt;br /&gt;Şimşek, sağlık vergisiyle ilgili bir soru üzerine 2011 yılı bütçesinde yeni bir vergi düzenlemesine yer verilmediğini, aynı şekilde vergi artışı ve vergi indirimi yer almadığını belirtti.Sağlık Bakanlığına bütçeden para verildiğine işaret eden Şimşek, 'Sağlık harcamalarını bütçeden karşılıyoruz. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı için yeni bir vergi düzenlemesi söz konusu değil.' dedi. 2010 yılında bütçenin çok güçlü bir performans gösterdiğini, bu yıl da bunun devam edeceğini kaydeden Şimşek, bu güçlü performansa rağmen ihtiyatlı bir bütçe yaptıklarını, yeniden yapılandırmadan da bütçeye tek kuruşluk gelir koymadıklarını söyledi. &lt;br /&gt;UMARIM PETROL FİYATI ARTMAZ &lt;br /&gt;Yıldız, Uluslararası Enerji Ajansı'nın petrol fiyatlarının yükseleceğine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de petrol ve gaz ithalatı yapan bir ülke olarak ham petrol fiyatlarının artmamasını ümit ettiğini söyledi. Fiyat artışının birebir maliyeti yansıyan unsurlar olduğunu ifade eden Yıldız, özellikle enerji kalemlerinin en önemli girdisinin petrol ve doğalgaz fiyatları olduğunu bildirdi.Yıldız, ham petrol fiyatlarının artmamasını temenni ediyorum' diye konuştu.Yıldız, 2010'da 16 milyar doları aşan özelleştirme geliriyle hedefin üzerinde bir performans gösterildiğini belirtti ve serbestleşme ile elektrik fiyatının da ucuzlayacağına dikkat çekti. &lt;br /&gt;5 yılda yatırımlara hız verilecek &lt;br /&gt;Enerji Bakanı Yıldız, 5 yılda elektrik dağıtım hizmetlerine 9,5-10 milyar lira civarında bir yatırım yapılacağına işaret etti. Enerji sektörünün 2023 yılına kadarki yatırımlarının da 125 milyar doların üzerine çıkacağını söyleyen Yıldız, 'Bu çok ciddi bir rakam. Büyümeye karşılık gelecek enerji yatırımını yaparken, büyümenin de temel lokomotif sektörlerinden birisi olmayı da enerji sektörü hak ediyor demektir. Bu sevindirici bir gelişme' dedi. Yıldız, 'Önümüzdeki yıllar, enerji sektöründe elektrik ve gazda, daha çok liberalleşmenin, daha çok rekabetin ve daha çok kalitenin görüldüğü yıllar olacaktır' diye konuştu. &lt;br /&gt;İhale bedeli çekle &lt;br /&gt;Özelleştirme ihalesini 230 milyon 250 bin dolar bedelle kazanan Aksa Elektrik, Malatya, Elazığ, Tunceli ve Bingöl illerini kapsayan bölgede faaliyet gösteren Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş.'yi devraldı. Bölgede öncelikli amaçlarının mevcut personelin devamını sağlamak olduğunu ve bunu başardıklarını belirten Aksa Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, bölgeye yılda 54 milyon liralık yatırım yapmayı planladıklarını açıkladı. &lt;br /&gt;YENİ ŞAFAK  07/01/2011&lt;br /&gt;Ege Bölgesi'ni uçuracak 11 büyük yatırım yolda&lt;br /&gt;2011-2014 dönemini kapsayan Sanayi Eylem Planı'nda Ege illerini ilgilendiren 11 dev yatırım yer aldı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Bunlar kağıt üzerinde kalmayacak" dedi&lt;br /&gt;Türk sanayisinin 2011-2014 dönemindeki yol haritası olarak kabul edilen "Türkiye Sanayi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"nda Ege Bölgesi'ni yakından ilgilendiren 11 büyük yatırım ve hedefe yer verildi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün "Bu belgeler kağıt üzerinde kalmayacak" sözünü vererek açıkladığı 72 maddelik eylem planında Ege'ye 11 müjde var. &lt;br /&gt;Türkiye'yi orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya'nın üretim üssü yapma hedefi doğrultusunda hazırlanan plana göre, önümüzdeki 3 yıl içinde İzmir-Ankara hızlı demiryolu projesinin etüt, ÇED ve fizibilitesi tamamlanarak inşaat çalışmalarına başlanacak. İki kent arasındaki ulaşım süresini 3 saat 20 dakikaya indirecek projenin toplam maliyeti 4 milyar 260 milyon lira olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYATA GEÇECEK&lt;br /&gt;Planda ayrıca İzmir-Bandırma demiryolu inşaatının tamamlanması, hayata geçirilecek Çandarlı Limanı'na demiryolu bağlantısı yapılması, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ) demiryolu bağlantı hattı inşaatının gerçekleştirilmesi, Uşak ve Balıkesir'e lojistik merkezleri kurulması, bölgedeki liman, OSB ve büyük fabrikalara özel sektör katkısı ile demiryolu bağlantı hatları inşaatları yapılması gibi büyük yatırım projelerine yer veriliyor. &lt;br /&gt;Planda aralarında Çandarlı'nın da bulunduğu büyük ölçekli ana limanlara yenilerinin eklenmesi için uygun liman sahalarının belirlenmesi hedefi de bulunuyor. Bakanlık, girişimcileri bu sahalara yönlendirmek için Kıyı Yapıları Master Planı çalışmasını en kısa sürede tamamlayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LİMANLAR&lt;br /&gt;İzmir ve Çandarlı limanlarının geri sahalarında demiryolu aktarım terminalleri veya karada konteynır terminalleri kurularak, demiryolu taşımacılık anlayışından lojistik anlayışa geçilecek. Türkiye'nin AB müzakere sürecindeki "işletmeler ve sanayi politikası" faslının kapanış kriterleri arasında yer alan "Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı"nda Ege Bölgesi'ndeki yenilenebilir enerji kaynakları da unutulmadı. Önümüzdeki 3 yılda bölgedeki rüzgar, jeotermal ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının çevre etkileri de dikkate alınarak değerlendirilmesi için çalışmalara hız verilecek. &lt;br /&gt;Ege'yi Marmara ve İç Anadolu ile birlikte Türkiye'nin 3 ana bilişim üssünden biri haline getirecek Bilişim Vadileri projesinin İzmir ayağıyla ilgili çalışmalar da 2011 yılı içinde başlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergün: Gerçekçi projeler hazırladık&lt;br /&gt;Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, açıklanan belgenin kağıt üzerinde kalmayacağını, çalışmalara vakit geçirilmeden başlanacağını kaydetti. Belgeyi dikkatli bir şekilde inceleyenlerin, iyi niyet temennilere değil, somut ve gerçekçi projelere yer verildiğini göreceğini ifade eden Ergün, "Bu belgeyi 2023 yılındaki hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacak önümüzdeki 13 yılın yol haritası olarak görüyoruz" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte dev projeler&lt;br /&gt;1- Ankara-İzmir hızlı demiryolu çalışmaları başlayacak.&lt;br /&gt;2- Ege'deki organize sanayi bölgelerine, büyük fabrikalara ve limanlara özel sektör katkısı ile demiryolu bağlantı hatları yapılacak. &lt;br /&gt;3- İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi (KOSBİ) demiryolu bağlantı hattı inşaatı gerçekleştirilecek.&lt;br /&gt;4- Bandırma-İzmir demiryolu inşaatı tamamlanacak.&lt;br /&gt;5- İzmir ve Çandarlı limanlarının geri sahasında demiryolu aktarım terminalleri veya karada konteyner terminalleri kurulacak. &lt;br /&gt;6- Uşak lojistik merkezinin yapımına başlanacak. &lt;br /&gt;7- Balıkesir Gökköy lojistik merkezinin yapımına başlanacak. &lt;br /&gt;8- Çandarlı-Hubport ulaştırma kıyı yapıları ve turizm kıyı yapıları mastır planı çalışmaları gerçekleştirilecek. Ege'de uygun liman sahaları belirlenerek, girişimcileri bu sahalara yönlendirecek çalışmalar yapılacak.&lt;br /&gt;9- Çandırlı Limanına demiryolu bağlantısı kurulacak.&lt;br /&gt;10- İzmir'e bilişim üssü kurulacak.&lt;br /&gt;11- Ege'nin rüzgar, jeotermal ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları ekonomiye kazandırılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir-İstanbul Otoyolu tanıtılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir ile İstanbul arasındaki seyahat süresini 3.5 saate indirecek Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi için halkı bilgilendirme toplantıları başlıyor. Yap-işlet-devret modeliyle yaklaşık 11 milyar liraya mal olacak ve 5 yılda bitirilecek otoyolun temeli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz Ekim ayında atılmıştı.&lt;br /&gt;Otoyolun yapımını üstlenen Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. (OYİAŞ), Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa ve İzmir illeri sınırları içerisinde proje finansmanı şartı olarak yürütülen Uluslararası Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi çalışması kapsamında halkı bilgilendirme toplantıları gerçekleştirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖRE HALKIYLA TOPLANTI&lt;br /&gt;Toplantılarda proje ile ilgili yöre halkına bilgi verilecek. Halkın görüş ve önerileri alınacak. Bu kapsamda ilk toplantı 17 Ocak 2011 tarihinde saat 14.00'te Bornova'daki Anemon Ege Oteli Balo Salonu'nda gerçekleştirilecek.&lt;br /&gt;Halkı bilgilendirme toplantıları 18 Ocak'ta Manisa'nın Koldere beldesinde, 19 Ocak'ta Yeniosmaniye köyünde, 20 Ocak'ta Manisa Kırkağaç'ta, 21 Ocak'ta Balıkesir'in Karacalar köyünde, 24 Ocak'ta Balıkesir'in Bakacak köyünde, 25 Ocak'ta Susurluk ilçesinde, 26 Ocak'ta Bursa'nın Çördük köyünde yapılacak. &lt;br /&gt;Halkı bilgilendirme süreci 27 Ocak'ta Bursa'nın Ovaakça beldesinde, 28 Ocak'ta Orhangazi ilçesinde, 31 Ocak'ta Yalova'ya bağlı Kılıç köyünde ve 1 Şubat'ta Kocaeli Dilovası'nda yapılacak toplantılar ile tamamlanacak. Böylece proje ilgili vatandaşlar tarafından takip edilebilecek.&lt;br /&gt;YENİ ASIR  07/01/2011&lt;br /&gt;İzmirli firma, dünyaya yelken açmaya hazır&lt;br /&gt;Alp Erdem Elektrik Genel Müdürü Aziz Demir, başarılı referanslarıyla İstanbul'daki yerlerini sağlamlaştırdıklarını söyleyerek, 2011'de yurtdışı bağlantılı projelerde de yer alacaklarını ifade etti&lt;br /&gt;2010 yılında İstanbul'da açtığı ofisle çıtayı yükselten Alp Erdem Elektrik, inşaat sektöründeki seçkin projelerdeki başarısıyla göz dolduruyor. Geçtiğimiz yıl cirosunu yüzde 60 arttıran ve 2011'de de cirosal bazda yüzde 50'lik büyüme hedefleyen İzmirli firma, İstanbul'da da hedef büyüttü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖNEMLİ PROJELER&lt;br /&gt;İstanbul'daki önemli projelerde adından söz ettiren Alp Erdem Elektrik, uygulamadaki yüksek kalitesiyle İstanbullu firmaların önyargılarını da kırdı.&lt;br /&gt;Genel Müdür Aziz Demir, Ağaoğlu My World ve Zorlu Grubu'nun Karayolları Hasdal Yerleşkesi gibi önemli projelerin elektrik taahhüt işlerini yürüten Alp Erdem Elektrik'in, İstanbul'da 10 yeni proje için firmalarla görüşmelerini sürdürdüğünü açıkladı.&lt;br /&gt;Doğuş Grubu'na ait Gebze Center projesi ile İstanbul'a yelken açtıklarını ve bu gelişmenin şirketin vizyonunu değiştirdiğini belirten Demir, 2010 yılında gerek proje gerekse ciro anlamında büyük artış yakaladıklarına dikkat çekti. Delir, 2011 yılında İstanbul merkezli yurtdışı bağlantılı projelerde de yer alacaklarını ifade etti.&lt;br /&gt;İstanbul'daki başarılı referansları sayesinde sektörün en büyük tedarikçileriyle işbirliğini çözüm ortaklığına dönüştürdüklerine dikkat çeken Aziz Demir, "Böylece tedarikçi firmaların ürünlerini daha düşük maliyetle satın alma şansı yakaladık. Bu da bize fiyat konusunda önemli avantaj yarattı. Birçok projede uygun fiyat sunarak, İstanbullu firmaların arasından sıyrılmayı başardık" dedi.&lt;br /&gt;Alp Erdem Elektrik'in İzmirli bir firma olduğunu ve şirket merkezinin de her zaman İzmir'de kalacağını önemle vurgulayan Genel Müdür Aziz Demir, sözlerine şöyle devam etti: "Ekonomideki genel canlanmayla birlikte İstanbul'da şu anda çok yoğun şekilde inşaat projeleri yapılıyor. Büyük firmalar bir süre sonra İstanbul dışında da proje yapmak için Anadolu'ya açılacak. Bunun örneklerini şimdiden görüyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MERKEZİ İZMİR'DE&lt;br /&gt;Demir, şöyle konuştu: "4-5 yıl içinde özellikle İzmir-İstanbul otobanının açılmasından sonra firmaların İzmir'de daha büyük yatırımlar yapacağını düşünüyorum. Çünkü İzmir'de inşaat sektöründe büyük potansiyel var." &lt;br /&gt;İzmir'in imar yasası, bürokrasi ve kent planlaması konularında elini çabuk tutarak, dışarıdan gelecek yatırım fırsatlarını kaçırmaması gerektiğini vurgulayan Aziz Demir, "Bayraklı ve İnciraltı bölgelerinde imar sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bazı firmalar imar sıkıntısı ve bürokratik sorunlar nedeniyle yatırımlardan vazgeçti. Bu konuda gerekli adımların bir an önce atılması lazım. Aksi halde İzmir'in çehresini değiştirecek birçok önemli proje ve yatırım, maalesef askıya alınacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medical Park'a imza attılar&lt;br /&gt;2010 yılında Folkart Mavişehir projesine başlayan Alp Erdem Elektrik, Sancak Grubu'nun hayata geçirdiği Medical Park İzmir projesinin de elektrik taahhüt işlerini sürdürüyor. Firma 46 bin metrekarelik alanda, &lt;br /&gt;150 oda, 385 yatak, 10 ameliyathaneyle hizmet verecek ve Türkiye'nin en büyük özel hastanelerinden biri olarak Nisan 2011'de tamamlanacak Medical Park İzmir ile başarılı referanslarına bir yenisini ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı ortakla çalışacak&lt;br /&gt;Firma olarak İstanbul'daki ağırlıklarını artırdıklarına dikkat çeken Alp Erdem Elektrik Genel Müdürü Aziz Demir, doğru bir ortakla İstanbul'dan Ortadoğu ve Rusya gibi ülkelerdeki projelere odaklanacaklarını söyledi. Öte yandan Alp Erdem Elektrik, İTO'nun yüksek kazanç bildirimine göre 2008 yılında bronz madalya ile ödüllendirildi. Firma, 2009 yılı rakamlarına göre takdirnameye layık görüldü.&lt;br /&gt;YENİ ASIR  07/01/2011&lt;br /&gt;Krizin bilançosu şimdi çıktı yoksulumuz 12.7 milyona ulaştı     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜİK’in “2009 Yoksulluk Çalışması”, global krizin etkisini ortaya koydu. Aylık yoksulluk sınırının 825 lira olarak belirlendiği Türkiye’de, 12 milyon 751 yoksul bulunurken, 339 bin kişi de açlık sınırının altında yaşıyor. 4 yıldır günlük 1 doların altında yaşayan kimsenin bulunmadığı Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırında olanların sayısı ise arttı.&lt;br /&gt;TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan “2009 Yoksulluk Çalışması”na göre, Türkiye’de açlık sınırının altında 339 bin, yoksulluk sınırında ise 12 milyon 751 bin kişi bulunuyor. Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlar şöyle oldu.&lt;br /&gt;Yoksul sayısında artış var&lt;br /&gt;Yoksulluk oranı, 2009 yılında, bir önceki yıla göre 0.97 puan artarak yüzde 18.08’e yükseldi. Bu oran 2008’de yüzde 17.11 düzeyindeydi.&lt;br /&gt;Buna göre 2009 yılında Türkiye’de fertlerin yaklaşık yüzde 0.48’i yani 339 bin kişi sadece gıda harcamalarını içeren açlık sınırının altında yaşıyor. &lt;br /&gt;Açlık sınırındaki 339 bin kişinin 29 bini kentlerde, 310 bini ise kırsal kesimde bunuyor. Kentlerde 93 bin kişilik düşüş yaşanırken, kırsal kesimde 58 binlik bir artış söz konusu.&lt;br /&gt;Yoksulluk sınırı 825 lira&lt;br /&gt;Türkiye’de kişi başı günlük harcaması, satınalma gücü paritesine göre 1 doların altında kalan fert bulunmuyor. 2005 yılından bu yana bu durum böyle.&lt;br /&gt;Buna karşın satınalma gücü paritesine göre kişi başı günlük 2.15 dolar olarak tanımlanan yoksulluk sınırı altında bulunan fert oranı yüzde 0.22, yoksulluk sınırı 4.3 dolar olduğunda yoksul fert oranı ise yüzde 4.35 olarak tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;2009 yılında 4 kişilik hanenin aylık açlık sınırı 287 lira, aylık yoksulluk sınırı ise 825 lira tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;Bu hesaplamalara göre Türkiye’deki fertlerin yüzde 18.08’i de yani 12 milyon 751 bin kişi gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bu kişilerin sayısında bir önceki yıla göre, 818 bin kişilik artış var.&lt;br /&gt;Kentlerde sayı daha az&lt;br /&gt;Kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanlarda 2008 yılında yüzde 34.62 olan yoksulluk oranı 2009 yılında yüzde 38.69’a yükseldi. Buna karşın kentsel yerlerde yaşayanların yoksulluk oranı yüzde 9.38’den yüzde 8.86’ya düştü.&lt;br /&gt;Buna göre kentlerde açlık sınırında olanların sayısı 122 binden 29 bine gerilerken, yoksulluk sınırında olanların sayısı da 4 bin 533’ten 4 bin 318’e düşmüş durumda.&lt;br /&gt;Ancak kırsal kesimde gıda yoksulluğu denilen açlık sınırındaki kişi sayısı 252 binden 310 bine çıkarken, yoksul sayında da 7 bin 400’ten 8 bin 432 kişiye yükseldi.&lt;br /&gt;Aile kalabalıklaştıkça yoksulluk artıyor&lt;br /&gt;ARAŞTIRMAYA göre, 2009 yılında hanehalkı büyüklüğü 3 veya 4 kişi olan hanelerde bulunan fertlerin yoksulluk oranı yüzde 9.65 olurken, 7 ve daha fazla olan hanelerde fertlerin yoksulluk oranı yüzde 40.05 olarak hesaplandı. 7 ve daha fazla kişiden oluşan hanelerden kentsel yerlerde oturanlar için yoksulluk riski yüzde 25,21 iken, kırsal yerlerde bu oran yüzde 54.06 oldu.&lt;br /&gt;Hanehalkı türüne göre çocuklu çekirdek ailede bulunan fertlerin yoksulluk oranı yüzde 15.98 olurken, çocuksuz çekirdek ailelerdeki fertlerde bu oran yüzde 9.86’ya düştü. Ataerkil veya geniş ailelerdeki fertler için yoksulluk oranı ise yüzde 24.48 olarak tahmin edildi. Kentsel yerlerde çocuklu çekirdek ailede yaşayan fertlerin yoksulluk riski yüzde 8.47 iken, kırsal yerlerde bu oran yüzde 39,71’e yükseliyor. &lt;br /&gt;Yükselen eğitim düzeyi yoksulluğu aşağı çekiyor&lt;br /&gt;TÜİK araştırmasının ortaya koyduğu bir sonuçta, yoksulluk ile eğitim arasındaki ilişki. Buna göre 2009’da okur-yazar olmayan veya bir okul bitirmeyenlerde yoksulluk oranı yüzde 29.84 olurken, ilkokul mezunlarında bu oran yüzde 15.34 geriledi. Lise ve dengi meslek okulları mezunlarında yüzde 5.34 olan oran, yüksekokul, fakülte ve üstü mezuniyetlerde yüzde 0.71 oldu. 2009 yılında ücretli-maaşlı çalışanlarda yoksulluk oranı yüzde 6.05 iken, yevmiyeli çalışanlarda bu oran yüzde 26.86, işverenlerde yüzde 2.33, kendi hesabına çalışanlarda yüzde 22,49 ve ücretsiz aile işçisi olanlarda ise yüzde 29.58 oldu.&lt;br /&gt;En büyük sıkıntı tarımda yaşanıyor&lt;br /&gt;EN yüksek yolluk riskine sahip olan tarım sektöründe çalışanlarda yoksulluk oranı, 2008 yılında yüzde 37.97 iken, 2009 yılında yüzde 33.01 olarak tahmin edildi. Sanayide çalışanlarda 2009’da yoksulluk oranı yüzde 9.63 olarak hesaplanırken, bu oran hizmet sektöründe yüzde 7.16 tahmin edildi. 2009’da ekonomik olarak aktif olmayanların yoksulluk oranı yüzde 14.68 ve iş arayan fertlerinki yüzde 19.51 çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET  07/01/2010&lt;br /&gt;Satın almalarda büyük dalga     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl satın alma ve birleşmelerle ilgili tüm öngörüler yanıldı. Çünkü beklentilerin çok üzerinde bir gerçekleşme ile karşı karşıyayız. 10-13 milyar dolar olan tahminlere karşılık rakamı açıklanan işlemlerin büyüklüğü 26.6 milyar dolar oldu. Açıklanmayanlarla birlikte rakamın 30 milyar doları bulması bekleniyor. Bu yıl ise çok daha güçlü bir dalga bekleniyor. &lt;br /&gt;Ekonomist Dergisi, geçen seneki satın almalarla ilgili çok kapsamlı bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre 2010 yılında toplamda 217 yerli ve yabancı işlem gerçekleşti. &lt;br /&gt;Yerli yabancı dağılımına bakıldığında 217 işlemin 139’unu yerli yatırımcılar gerçekleştirdi. Değeri açıklanan 95 yerli işleminde 16.6 milyar dolar işlem hacmine ulaşıldı. Yabancı tarafında ise gerçekleşen 77 işlemin değeri açıklanan 42’sinde 9.9 milyar dolar büyüklük oldu. 2010 yılında yaşanan bu artışta en önemli faktör, 11 adet elektrik dağıtım bölgesi ( 12.4 milyar dolar), 1.2 milyar dolarlık Başkent Doğalgaz ve küçük kapasiteli HES’lerin özelleştirme projeleri oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET  07/01/2010&lt;br /&gt;Toptancı Metro, küçük şehirlere açılacak     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metro Toptancı Market Genel Müdürü Akın Bayer, tedarik zincirinin tamamında yüzde 100 şeffaflığı sağladığı Antalya’daki Metro Meyve Sebze Platformu ile International Featured Standarts (IFS) Lojistik Standardı Sertifikasını almaya hak kazandığını söyledi. Bayer, geçen yıl 4 yeni mağaza açtıklarını, bunun için 70 milyon Euro yatırım yaptıklarını ifade ederek, yatırımlarının İstanbul ağırlıklı olarak devam edeceğini, adım adım daha küçük şehirlerde de mağaza açacaklarını anlattı. Antalya’da üretilen ürünleri Avrupa ve Asya ülkelerine ihraç etmeye başladıklarını belirten Bayer, ilerleyen yıllarda ihracata daha yoğun şekilde devam edeceklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET  07/01/2010&lt;br /&gt;Kredi kartı ayda 9 kez cepten çıktı 45 lira fazla harcattı     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mastercard tarafından Türkiye’de kart kullanımı ve harcama alışkanlıklarını anlamak amacıyla yaptırılan MasterIndex raştırmasının Aralık 2010 sonuçlarına göre, Türk halkı kredi kartını ayda 9 kez kullanıyor.&lt;br /&gt;2009 yılında kart sahiplerinin kredi kartları ile gerçekleştirdikleri harcama tutarı işlem başına 84 lirayken bu rakam 2010’da 129 liraya çıktı. Kadınlarda 118 liraya düşerken, erkeklerde 138 liraya çıktı. Yüksek gelir grubunda 180 liraya çıkan işlem başı ortalama harcama, düşük gelir grubunda 111 lirada kaldı.&lt;br /&gt;Yüzde 62’si kart sahibi&lt;br /&gt;Yöntem Araştırma Danışmanlık’ın, Türkiye’nin kentsel nüfusunu temsil eden 11 il merkezinde yaptığı araştırma sonuçlarına göre, Türk halkının yüzde 62’sinin bir adet kredi kartı var. Sahip olunan kredi kartı adedi ortalama 1.6 iken, sahip olunan ortalama banka kartı adedi 1.4 oldu. Kredi kartı ve banka kartı sahipliği sosyo-ekonomik seviyeye göre incelendiğinde, gelir seviyesinin sahiplik oranını etkilemediği, tüm sosyo-ekonomik seviyelerde kart sahipliğinin birbirine yakın olduğu görüldü. 3-34 yaş grubu ortalama 2.8 adet kredi kartı ile cebinde en fazla kredi kartı taşıyan, 25-29 yaş grubu ortalama 2.5 adet banka kartı ile en fazla banka kartına sahip grup oldu. Kredi kartı sahiplerinin yüzde 59’u giyim, yüzde 55’i mobilya, beyaz eşya ve elektronik eşya mağazası, yüzde 53’ü kredi kartlarını markette kullanıyor. Kartın en az kullanıldığı iş yeri yüzde 24 ile bakkallar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET  07/01/2010&lt;br /&gt;İstanbul Belediyesi İDO’yu satışa çıkardı     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin yüzde 100 oranındaki hisselerini blok olarak satış yöntemi ile özelleştirecek.&lt;br /&gt;İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin özelleştirmeye ilişkin duyurusu Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Şirket hakkında hazırlanan tanıtım dokümanı ve ihale şartnamesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanlığından (www.ibb.gov.tr) 17 Ocak 2011 tarihinden itibaren bedeli karşılığı temin edilebilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET  07/01/2010&lt;br /&gt;Sürpriz yumurtadan Manisa çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya çikolata pazarındaki büyük rekabet Türkiye’ye yatırım getirdi. Dünya çikolata devi İtalyan Ferrero üretim için ‘Manisa’ dedi&lt;br /&gt;Schneider, DYO ve Pınar Süt gibi firmaların yatırımlarını yönelttiği Manisa Organize Sanayi Bölgesi bu kez bir dünya devine ev sahipliği yapacak. Bünyesinde Kinder çikolata, Nutella, Ferrero Rocher gibi dev markaları bulunduran Ferrero yatırım için Manisa’da karar kıldı.&lt;br /&gt;30 milyon euro’yla geliyor &lt;br /&gt;Nutella, Kinder Çikolata ve Kinder Sürpriz Yumurta gibi ürünleri üreten Ferrero Türkiye’deki ilk yatırımı için yaklaşık 10 milyon TL’ye Manisa’dan 140 bin metrekare arazi satın aldı. Türkiye operasyonu için hazırlıklar son aşamaya gelirken, firmanın 30 milyon euro’luk büyük bir yatırıma hazırlandığı öğrenildi. &lt;br /&gt;1946’dan bu yana üretim yapan Ferrero Almanya, İtalya ve Fransa’da sektörünün lider firmalarından. 32 ülkede ürünleri satılan Ferrero’nun piyasa değeri yaklaşık 9 milyar euro. Grubun dünya çapında 36 ticaret şirketi, 15 fabrikası ve yaklaşık 19 bin 600 çalışanı var. Ferrero aynı zamanda Türk fındığının da en büyük alıcısı. Şirketin Hendek’te büyük bir fındık deposu bulunuyor.    &lt;br /&gt;Yumurta ‘savaşı’ başlıyor&lt;br /&gt;Türkiye’deki ‘oyuncaklı çikolata yumurta’ pazarının büyüklüğü yaklaşık 50 milyon lira. Geçen hafta İsviçreli gıda devi Nestle, Türk sürpriz yumurta markası Toto’nun üreticisi ‘Doğan ve Balaban Gıda’nın yüzde 51’ini almıştı. Türkiye’de sürpriz yumurta rekabetinin hızlanmasına kesin gözüyle bakılıyor.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET  07/01/2011&lt;br /&gt;Tasarımdaki yolculuğu 300 mağazayla sürecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tasarımlarını, sekizi yurtdışında 61 mağazada sunan Favori, sayıyı, üç yıl içinde 300’e çıkaracak. 39 mağazayı açmak üzere olduklarını belirten Özel, yurtdışında hedef coğrafyayı ise Ortadoğu, Balkanlar ve Türk cumhuriyetleri olarak gösterdi&lt;br /&gt;Favori, tasarımlarında iz bırakmış felsefeler kadar şehir yorumlarıyla da dikkat çeken bir marka. Şirketin Mevlana Koleksiyonu dışında İstanbul, Çanakkale ve Ege tasarımları da bulunuyor.&lt;br /&gt;Favori Kuyumculuk’un sahibi Selami Özel, aslında ziraat mühendisi. Önce iş hayatına Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’nde başlayan Özel, ardından özel bir firmada tarımsal ilaçlar konusunda görev almış. Şirkette satış müdürlüğüne kadar yükselen Özel, 1987 yılında Denizlili bir hemşerisi sayesinde kendi uzmanlık alanından çok farklı bir sektör olan kuyumculuğa adım atmış. Özel, ortağından ayrılarak kendi firmasını kurunca da Favori markası ortaya çıkmış.&lt;br /&gt;Favori’nin 1992’de kurulduğunu söyleyen Özel, “Türkiye genelinde 61 mağazamız var. 39 yeni mağazamız ise yolda. Mart ayına kadar 100 mağazaya ulaşmış olacağız” diyor. Bu yıl sonuna kadar yurtiçinde 150 mağazaya ulaşmayı hedeflediklerini belirten Özel’in 2014 sonuna kadar ulaşmayı planladığı mağaza sayısı ise 300.&lt;br /&gt;Sekiz mağaza, 50 tasarımcı&lt;br /&gt;Azerbaycan’da dört, Kazakistan’da dört olmak üzere yurtdışında da sekiz mağazaları bulunduğunu kaydeden Özel, önümüzdeki dönemde Bulgaristan, Makedonya, Hırvatistan’ın yanı sıra Türk cumhuriyetleri ve Ortadoğu’da da mağaza açmayı hedeflediklerini belirtiyor. &lt;br /&gt;Tasarım konusunda uzmanlaştıklarını vurgulayan Özel, 50’ye yakın tasarımcıyla çalıştıklarını belirtirken, eğitime verdikleri önemin bir göstergesi olarak kurdukları Altın Akademisi’ne dikkat çekiyor. Özel, “Akademinin bünyesinde bir de tasarım okulumuz var. İtalyan öğretmenler ders veriyor. Takı sektörü olarak moda dünyasına hitap ediyoruz. Bu nedenle bizim için tasarım çok önemli” diyor.&lt;br /&gt;ABD gösterişi, Avrupa sadeliği seviyor&lt;br /&gt;Kalitenin yanına tasarım gücünü de ekleyince başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere 40’ın üzerinde ülkeye ihracat yapmaya başladıklarını söyleyen Özel, ihracatın, yabancıların zevkleri konusunda da deneyim kazandırdığına dikkat çekerek şöyle konuşuyor:&lt;br /&gt;”İhracat yaptığımız ülkelerin farklı talepleri oluyor. Mesela ABD’li tüketici daha ağır ve gösterişli takılar istiyor. Avrupalı ise daha hafif ve sade takıları seviyor. Ruslar ise kırmızı ve pembe renkli takılardan hoşlanıyor.”&lt;br /&gt;‘Mevlana Koleksiyonu’nun tümüne talip oldu’&lt;br /&gt;Teknolojiyle el emeğini harmanladıklarını belirten Selami Özel, artık otantik, antik ve hikâyesi olan takılara ilginin arttığını söylüyor. Bu amaçla Favori Antik adında bir alt marka oluşturduklarını ifade eden Özel, “Bu markanın çatısı altında kültür takıları üretiyoruz” diyor. Özel bu konuyla ilgili yaşadıkları ilginç bir anıyı da şöyle anlatıyor:&lt;br /&gt;“2007’nin Mevlana Yılı olması nedeniyle Favori olarak özel bir koleksiyon hazırladık. Bu koleksiyondaki toplam ürün sayısı 40 adetti ve oldukça ses getiren ve beğenilen bir koleksiyon olmuştu. Hikâyesi olan ürünlerden oluşan bir koleksiyon olan Mevlana Koleksiyonu için tasarımcılarımız uzun araştırmalar yaptı. Konya’da satış noktalamıza gelen bir müşterimiz tüm Mevlana ürünlerini almak istemiş. Mağaza yetkilisi önce inanamamış. Zaten mağazada toplam sekiz ürün varmış. Ancak müşterimiz ısrarla mağazaya 5 bin TL kapora bırakıp diğer bütün ürünlerden de sipariş vermiş. Hatta bu koleksiyonla ilgili ilginç bir olay daha yaşadık. Sivasspor’da o yıl oynayan yabancı futbolcular kendi eşleri için bizden kolye siparişi vermişlerdi. Mevlana, yurtdışına da uzanan bir isim.”&lt;br /&gt;‘Lüks Anadolu’ya, Türk dünyaya yayılıyor’&lt;br /&gt;2011 yılının kendileri için farklı geçeceğini söyleyen Capitol Yönetim Kurulu Üyesi Mert Aksoy, “İstanbul Shopping Fest tüm perakendeciler gibi bizleri de heyecanlandırıyor.  Bu festival sayesinde hem ziyaretçi sayısında hem de satış hacminde artış sağlayacağız” dedi.  2010’un Capitol için çok hareketli ve renkli bir yıl olduğunu belirten Aksoy, “AMPD Ödülleri’nde ‘Yılın Müşteri Memnuniyeti’ ve The International Business Awards’da ‘Onur Ödülü’ne layık görülen CapGetir projemiz ziyaretçilerimiz tarafından büyük ilgi gördü” diye konuştu.&lt;br /&gt;Küresel oyuncular avantajı fark etti&lt;br /&gt;Organize perakende sektörünün 2010’da 76.3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını, ancak tüm perakende dikkate alındığında rakamın 200 milyar dolara ulaştığını belirten Aksoy, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;“Tepeye oynayan çok uluslu perakendeciler de Türk pazarının avantajlarının farkına vararak, büyük bir hızla pazara girmeye başladılar. Lüks oyuncuların Anadolu’ya, Türk oyuncuların da dünyaya yayılması sektörün nasıl bir değişim geçirdiğini gösteriyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, perakende, ulusal dinamikler de dikkate alındığında 2011’de lokomotif sektör olma yolunda önemli adımlar atacak.”&lt;br /&gt;Yenilikçi ve farklı adımlara devam&lt;br /&gt;Capitol’ün günlük ortalama ziyaretçi sayısının 30 bin olduğunu belirten Mert Aksoy, “Farklı ve yenilikçi adımlar atmayı 2011’de de sürdüreceğimizi söyleyebilirim. Hizmet anlayışımız haricinde, gerek sanatı gerekse de eğlenceyi hedef alan etkinlik politikamızı geçmiş senelerde olduğu gibi devam ettireceğiz” dedi. &lt;br /&gt;2011’in ziyaretçilerine daha iyi hizmet sunacakları bir yıl olacağını söyleyen Aksoy, “Capitol, değişime ve yeniliğe odaklanan bakış açısıyla ziyaretçileri için her zaman sürprizler sunan bir kurum misyonunu üstlendi” diye konuştu.&lt;br /&gt;Türk kadını kendine Avrupalıdan daha az bakıyor&lt;br /&gt;Cilt bakım markası Vaseline’in Türkiye’ye girişi için düzenlenen toplantıda konuşan Unilever Ev ve Kişisel Bakım Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Zeynep Yalım Uzun’un açıklamaları, kişisel bakımda Türkiye’nin Avrupa kadar harcamadığını  bir kez daha ortaya çıkardı. &lt;br /&gt;Uzun’un tespitine göre, Türkiye’de kişisel bakım için harcanan miktar geçen yıl 2.5 milyar TL’ye ulaştı. Bu, henüz bebeklik evresi anlamına geliyor. Çünkü, Fransa’da 10, Almanya’da dokuz, İngiltere’de sekiz kat daha fazla harcama yapılıyor. Uzun, sadece Batı Avrupa açısından bakıldığında Türkiye’de 34 kat daha az, tüm dünyayla kıyaslandığında ise 15 kat daha az harcama yapıldığına dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;Dünya 4, Türkiye 8 büyüdü&lt;br /&gt;Ancak, Uzun’un bir diğer tespiti de Türkiye’nin 2010’da harcama oranını dünyadan daha fazla artırdığı yönünde oldu. Dünya yüzde 4 oranında büyürken, Türkiye’nin yüzde 8 büyüdüğünü belirten Uzun, pazar büyüklüğünün ise 520 milyar TL’ye ulaştığını söylüyor. Vaseline 22 çeşitle geldi&lt;br /&gt;Unilever’in dünya pazarındaki konumunu “bir numara” olarak değerlendiren Uzun, 22 çeşit ürünle Türkiye’ye getirdikleri Vaseline’i ise “Dünyada ürün gamı çok geniş. Ama, her ülkede aynı ürün gamı bulunmuyor. 60 ülkede satılıyor. 2010 sonu itibariyle cirosu yaklaşık 400 milyon” sözleriyle anlattı. &lt;br /&gt;Cilt bakımı bir numara&lt;br /&gt;-  Geçen yıl Türkiye’de kişisel bakım için 2.5 milyar TL harcandı. Bunun en büyük bölümünü, yani 745 milyon TL’lik kısmını cilt bakım ürünleri oluşturuyor.&lt;br /&gt;-  Cilt bakım ürünleri pazarı üç kategoriye ayrılıyor. Türkiye’de pazarın yüzde 65’ini cilt temizlik ürünleri, yüzde 18’ini el-vücut bakımı ürünleri ve yüzde 17’sini de yüz bakım ürünleri oluşturuyor. &lt;br /&gt;-  2010’da el ve vücut bakımı için harcanan miktar ise 127 milyon TL oldu. Türk halkı bakım için yüzde 75 ile krem ürünleri tercih etti. Losyonlar yüzde 15 oranında rağbet gördü. &lt;br /&gt;-  Türkiye’nin saç bakımındaki notu ise oldukça kötü. Saç bakımında kişi başına tüketimin İngiltere’de Türkiye’nin beş katı, Arjantin’de ise 14 katı olduğunu belirtmek bile tek başına yeterli.&lt;br /&gt;Yıldız gençlerden Kiğılı’ya ödül&lt;br /&gt;Yıldız Teknik Üniversitesi’nin 100’üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen törende ödül alan isimlerden biri de perakende dünyasının önde gelen isimlerinden Abdullah Kiğılı oldu. 5 Ocak Çarşamba günü üniversitenin İşletme Kulübü tarafından organize edilen ‘Yılın Yıldızları’ ödül törenine onur konuğu olarak katılan Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin seçimiyle ‘Onur Ödülü’ne layık görüldü.&lt;br /&gt;Kiğılı’nın kıyafet sponsoru olduğu geceye Ali Ağaoğlu, Mehmet Ali Birand ve Can Dündar gibi isimler katıldı.&lt;br /&gt;Eti ithal edecek dört açılış yapacak&lt;br /&gt;31 Metro ülkesinde yatırım anlamında Türkiye’nin ilk üçte yer aldığını belirten Metro Türkiye Genel Müdürü Akın Bayer, geçen yıl 70 milyon euro yatırımla dört mağaza açarak 2010 hedeflerini yakalayan kuruluşun, İstanbul’un yanı sıra orta ölçekli illerde dördün üzerinde mağaza için yatırım yapacağını ifade etti. &lt;br /&gt;Diğer yandan, 2011 yılında et ve süt kategorilerinde yaşanan fiyat sıkıntılarının devam edebileceğini ifade eden Bayer, ithal et girişiyle fiyatların da dengeye geleceğini anlattı. Kendilerinin de et ithal edebileceğini kaydeden Bayer, Avrupa’dan gelen etlerin de yerliler kadar kaliteli olabileceğini belirterek, “Cinsine ve çeşidine bağlı olmak üzere yüzde 30 fiyat farkı var. Şu an ithal ete talep var. Ancak, lüks restoranlar hâlâ temkinli” diye konuştu.&lt;br /&gt;Osmanlı ihtişamı esin kaynağı oldu&lt;br /&gt;Osmanlı’ının ihtişamı, bir kez daha esin kaynağı oldu. Goldaş, 600 yıllık imparatorluğun görkemini yansıtan ‘Ottomania Koleksiyonu’nu hazırladı. Koleksiyon, padişah kavukları, miğferler, savaş kalkanları ve Topkapı Sarayı mimarisindeki detaylardan ilham alınarak tasarlandı. &lt;br /&gt;Gümüş üzerine altın kaplama yapılan koleksiyonda, Batı dillerinde ‘Türk taşı’ olarak anılan turkuaz ve lapis lazuli taşları kullanıldı. Turkuaz servet ve mutluluk uğuru olarak kabul ediliyor, lapis lazuli de nazara karşı koruyucu güç olarak biliniyor. Koleksiyonda kullanılan büyük yüzeylerle Osmanlı’nın zenginliği yansıtıldı. Koleksiyon gümüş üzerine altın kaplama çalışıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET  07/01/2011&lt;br /&gt;KKTCELL kesintisiz iletişim için radyolink hattı kurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Kıbrıs Turkcell (KKTCELL), iletişimde kesintisizliği sağlamak amacıyla, “Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında radyolink hattı” ile “Güney Kıbrıs’a yönelik özel kapsama alanı”na ilişkin iki yeni projeyi uygulamaya geçirdi&lt;br /&gt;KKTCELL Genel Müdürü Dağhan Fellahoğlu, Lefkoşa’da düzenlediği basın toplantısında, iletişimde KKTC’ye yıllardır uygulanan izolasyonlara Turkcell Grubu’nun bu iki yatırımla yanıt verdiğini söyledi.&lt;br /&gt;Fellahoğlu, birinci yatırımın 2 milyon lira değerinde, KKTC ile Türkiye arasında 777.6 Mbit/s kapasiteli iki radyolink hattı olduğunu, Türkiye ve KKTC’ye bu amaçla toplam 4 kule ve çanak kurulduğunu kaydetti. Fellahoğlu, radyolink hattıyla KKTC’nin doğrudan Türkiye’ye çıkışının sağlandığını aktardı. KKTC’nin bugüne kadar Türkiye’ye  çıkışı, 1994’te iki ülke arasında kurulan fiber optik kabloyla tek yol olarak sağlanıyordu ve zaman zaman iletişimde kesinti yaşanıyordu. &lt;br /&gt;Fellahoğlu, KKTC’nin son bir yılda toplam 225 saat, yani 10 gün dünyayla bağlantısının kesildiğini belirtti. &lt;br /&gt;İkinci proje ise KKTCELL abonelerinin Kıbrıs’ın güneyinde de kesintisiz iletişimine devam etmesini amaçlıyor. Fellahoğlu, sınır boylarına kurulan ve kurulmaya devam edilen kulelerle Kıbrıslı Türklerin Rum tarafında da telefonlarını kullanmalarına olanak sağlamaya yönelik özel bir kapsama alanı projesi bulunduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET  07/01/2011&lt;br /&gt;Koreli çelik devi yatırım için geldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Koreli Pohang Iron and Steel Company (POSCO), Kibar Holding ve Daewoo International ortaklığıyla Kocaeli’de kurulacak yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesis projesi için ortaklık anlaşmasını dün imzaladı&lt;br /&gt;Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, “200 bin ton kapasiteli tesis yaklaşık 350 milyon dolara mal olacak ve bin kişiye istihdam sağlayacak” dedi. &lt;br /&gt;Türkiye’de yıllık paslanmaz çelik tüketimi 300 bin ton seviyesinde olmasına rağmen talebi karşılayacak tesis bulunmadığını söyleyen Kibar, 2013’ün ilk çeyreğinde inşaatı bitirmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;POSCO Paslanmaz ve Özel Çelikler Bölümü Başkanı Chang Kwan Oh, “Gelecekte POSCO’nun sadece çelik yatırımlarıyla değil inşaat, çevre dostu yeşil projeler gibi alanlarda deneyimi ile Türkiye’nin gelişimine katkı sağlayacağını umut ediyorum” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET  07/01/2011&lt;br /&gt;Kiptaş Erguvan Kent satışa çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, görevi süresince 25.300 konutu yaparak sahiplerine teslim ettiklerini, 11.988 konutun da inşaatının devam ettiğini bildirdi&lt;br /&gt;Topbaş dün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Kiptaş’ın Çatalca’da hayata geçireceği 1.500 konutluk Erguvan Kent Projesi’nin ilk etabı olan 600 konutun satışa sunulduğu toplantıda ilçeye yaptıkları yatırım tutarının 277 milyon lira olduğunu söyledi. İstanbul’un son 50 yıl içinde 12 milyon göç aldığını ifade eden Topbaş, bu süreçte 8 bin 500 yıllık tarihe sahip kentin kötü kullanıldığını ve tarihin yok edilme noktasına gelindiğini, mahalle ve komşuluğun kaybolduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET  07/01/2011&lt;br /&gt;Nebil İlseven görevden ayrıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Koordinatörü Nebil İlseven görevinden ayrıldı&lt;br /&gt;Doğan Holding’den Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, “Şirketimiz Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Koordinatörü Dr. Nebil İlseven, bugün (dün) itibariyle, şirketimizdeki ve bağlı ortaklıklarımızdaki tüm görevlerinden kendi isteği ile ayrılmıştır” denildi. &lt;br /&gt;Eylül 2006’da Doğan Grubu’nun elektronik ticaret ve internet tabanlı interaktif erişim alanındaki projelerinin kurumsal yapılanma faaliyetlerinde çalışmaya başlayan İlseven, 2007 yılından itibaren koordinatörlük görevinde bulunuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET  07/01/2011&lt;br /&gt;Burberry kazak polemiği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu'nun 'Burberry' kazağı tartışma konusu oldu. Hisarcıklıoğlu "Kazak yerli üretim" diyor. Burberry ise 2.5 yıldır Türkiye'de kazak üretiminin olmadığını söylüyor. Yani kazak ya eski ya da ithal&lt;br /&gt;Siyaset dünyasının geçen yıl yaşadığı 'Etro' gömlek polemiğinin bir benzeri bugünlerde ekonomi dünyasının gündeminde. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun geçtiğimiz günlerde bir TV kanalında giydiği kırmızı kazağın menşei merak konusu oldu. Hisarcıklıoğlu "İhracatta bir gol atıp ithalatta üç gol yiyoruz" sözleriyle eleştiri yapınca, cevap Vatan yazarı ve Rekabet Kurumu eski Başkanı Aydın Ayaydın'dan geldi. Ayaydın, ihracatçıyı eleştiren Hisarcıklıoğlu'nun giydiği kazağın İngiliz Burberry markasına ait olduğunu ve ithal edildiğini köşesine taşıdı. TOBB Başkanı'nında yanıt gecikmedi ve Ayaydın'a "Keşke sektörü iyi bilen kardeşinize (İpekyol'un patronu Yalçın Ayaydın) sorsaydınız, bu kazağın Türkiye'de üretilen bir ürün olduğunu öğrenecektiniz" yanıtını verdi. Bunun üzerine gözler Burberyy'nin Türkiye temsilciliğini yapan Tureks'in sahibi Ruşen Çetin'e çevrildi. &lt;br /&gt;"TÜRKİYE'DE ÜRETTİRMİYORUZ" &lt;br /&gt;Türkiye'de Sarar, Mithat Giyim, Yeşim Tekstil, Pinto Deri, Matraş, Gülteks, Mavi Jeans ile çalıştıklarını anlatan Çetin, "Bu firmalara farklı farklı ürünler ürettiriyoruz. Ancak Türkiye'de triko üretimini 2.5 yıl önce bıraktık. Biz ürettirmiyoruz, bizim dışımızda da kimse Burberry adına üretim yaptıramaz" diye konuştu. Polemik konusu olan Burberry kaşmir kazak yurtdışında 350 dolarlık (540 TL) etiketle satılıyor. Ayaydın da dün Vatan gazetesiwjnde yayınlanan köşesinde kazağın Türk ürünü olmadığını, Romanya'da üretildiğini belirterek, "İngiltere'deki Burberry merkezinden araştırdım. Bu ürün bu sezonun malı değil, üç sezon öncesine ait bir ürün" dedi. Yani polemik üst üste yapılan açıklamalarla büyüdü. Patronlar dünyasında, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ihracat-ithalat eleştirisi yaparken giydiği Burberry kazağın nerede üretildiğine ilişkin iddiayı kimin kazanacağı merak konusu oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH  07/01/2011&lt;br /&gt;'Türkiye 10 yılda G7'yi geride bırakacak'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın ikinci en büyük finansal danışmanlık servisi İngiltere merkezli PwC (PricewaterhouseCoopers), Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın en gelişmiş ülkeleri olan G7 ülkelerini geride bırakacağını yazdı. &lt;br /&gt;Türkiye'yi Brezilya, Çin, Rusya, Hindistan, Endonezya ve Meksika'nın içinde bulunduğu 'yükselen ekonomiler' grubu (E7) içinde gösteren PwC'nin raporuna göre, E7 ülkeleri 2020 yılından önce G7 ülkelerini geçecek. "2050 yılında Dünya" adlı raporda PwC, E7 ile G7 ülkelerinin ekonomik verilerini karşılaştırarak, bu ülkelerin içinde bulundukları ekonomik durumu ve gelecekteki öngörüleri dikkate aldı. Gayrisafi yurtiçi hasılası ve satın alma paritesine göre E7 ülkelerinin 10 yıl içinde dünyanın en gelişmiş ülkelerini yakalayacağına dikkat çekildi. &lt;br /&gt;Dünyanın ekonomik gelişmişliğinin Avrupa'dan Asya'ya kaydığına dikkat çekilen rapora göre, satın alma paritesine göre Çin ABD'yi 2018 yılında, gayrisafi yurtiçi hasılası oranında ise 2037 yılında geçecek. Raporda küresel ekonomik krizin kalkınmayı Batı'dan, yükselmekte olan ülkelere kaydırdığını, 2050 yılından önce yeryüzünde yeni bir dünya düzeninin oluşacağının altı çizildi. Raporda, "Gelişmekte olan bazı ülkeler kendi potansiyellerini görmekte ve kullanmakta başarısız olurlarsa, o zaman bu tarihler değişebilir" denildi. &lt;br /&gt;Rapordaki istatistiklerde dünyanın en gelişmiş ve refah ülkesi olarak bilinen Kanada ile karşılaştırılan Türkiye'nin, gayrisafi yurtiçi hasılası ve satın alma gücü paritesine göre bu ülkeyi 2020 yılında geride bırakacağı öngörülüyor. Bu kriterlere göre, Endonezya İtalya'yı 2030 yılında, Meksika Fransa'yı 2028 yılında, Brezilya İngiltere'yi 2013 yılında, Rusya Almanya'yı 2014 yılında, Hindistan'ın ise Japonya'yı 2011'de geride bırakacak. Dünyanın en gelişmiş 7 ülkesi arasında bulunan İngiltere'nin, önümüzdeki yıllarda 10.sıraya düşmesi tahmin ediliyor. Nijerya ve Vietnam'ın önümüzdeki dönemlerde E7 ülkeleri arasına girebileceği öngörülüyor. &lt;br /&gt;Raporla ilgili görüşlerini aktaran PwC'nin baş ekonomistlerinden John Hawksworth, "Gelişmekte olan ülkeler, 18. yüzyılda gerçekleşen ve ekonomik gelişmişliği Asya'dan Avrupa'ya taşıyan Sanayi Devrimi öncesine dönüyor. Bu değişim, iş dünyası için hem yeni fırsatlar hem de yeni zorluklar doğuracak" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH  07/01/2011&lt;br /&gt;Medyada yabancıya yüzde 50 izni&lt;br /&gt;Yayın kuruluşlarındaki yabancı sermaye oranını yüzde 25'ten yüzde 50'ye yükselten Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkındaki Kanun Tasarısı TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber özgürlüğünün sağlanması, medya hizmet sağlayıcılarının idari, mali, teknik yapıları ve yükümlülükleri ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kuruluşu, teşkilatı, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları belirliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenlemenin görüşüldüğü toplantıda, MHP'nin tasarıda yüzde 50 olarak yer alan yabancı sermaye oranını yüzde 49'a düşüren önergesi tartışıldı. MHP'li Faruk Bal, yüzde 50 pay ortaklığında bir ihtilaf ortaya çıkması durumunda faaliyetlerin amacına uygun olarak gerçekleşmemesi sorununun yaşanabileceğini kaydetti. Yabancının Türk kültürünü, kamuoyunun hafızasını yabancılaştırabileceği değerlendirmesinde de bulunan Bal, MHP olarak yabancı sermayeye karşı olmadıklarını ancak bu konuyu çok önemsediklerini aktardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"GERÇEKÇİ BULMUYORUZ" &lt;br /&gt;Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, milli-gayri milli medya şirketi ayrımı yapılmaması gerektiğini belirterek, "Yüzde 50'lik bandı gerçekçi buluyoruz. Yüzde 50'yi yüzde 49'a düşüren bir anlayışı kabul edemeyeceğimizi ifade temek istiyorum; bu sistematiği bozmamak lazım" dedi. Arınç, düzenleme ile eşitliği, özendirmeyi teşvik etmek istediklerini de söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TASARININ İÇERİĞİ &lt;br /&gt;Yabancı sermayeye ilişkin olarak tasarıda yer alan düzenleme şu şekilde: &lt;br /&gt;"Bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşta doğrudan toplam yabancı sermaye payı, ödenmiş sermayenin yüzde 50'sini geçemez. Yabancı bir gerçek veya tüzel kişi en fazla iki medya hizmet sağlayıcı kuruluşa doğrudan ortak olabilir. Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ortağı olan şirketlere yabancı gerçek veya tüzel kişilerin iştirak ederek yayın kuruluşlarına dolaylı ortak olmaları halinde, yayıncı kuruluşların yönetim kurulu başkanı, başkan vekili ile yönetim kurulu çoğunluğu ve genel müdürünün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve ayrıca yayıncı kuruluş genel kurullarında oy çoğunluğunun Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetine haiz gerçek veya tüzel kişilerde bulunması zorunludur. Şirket ana sözleşmelerinde bu hususları sağlayan düzenlemeler açıkça belirtilir. Yerli veya yabancı hissedarlar hiçbir şekilde imtiyazlı hisse senedine sahip olamaz." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayın hizmeti sunmak üzere kurulan şirketlerin sahip olması gereken özel koşulları da düzenleyen tasarıya göre yayın lisansı; münhasıran radyo, televizyon, isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş anonim şirketlere verilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TASARININ İLK HALİNDE ORAN YÜZDE 25'Tİ &lt;br /&gt;Bir gerçek veya tüzel kişi doğrudan veya dolaylı olarak en fazla dört karasal yayın lisansına sahip medya hizmet sağlayıcı kuruluşa ortak olabilecek; ancak birden çok medya hizmet sağlayıcıya ortaklıkta bir gerçek veya tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı hisse sahibi olduğu medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yıllık toplam ticari iletişim geliri, sektörün toplam ticari iletişim gelirinin yüzde 30'unu geçemeyecek. Tasarının ilk halinde bu oran yüzde 25 olarak yer almıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplam ticari iletişim geliri bu oranı aşan gerçek veya tüzel kişiler, üst kurul tarafından verilen 90 günlük süre içinde bu oranın altına inecek şekilde medya hizmet sağlayıcı kuruluşlardaki hisselerini devredecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL 07/01/2011&lt;br /&gt;İsrail hükümetinden Yılmazlar Holding'in işçilerine uyarı&lt;br /&gt;İsrail ile Türk hükümetleri arasındaki, tank modernizasyonu projesinin offset anlaşması kapsamında, Yılmazlar İnşaat ilgili bölümünün yenilenmemesi nedeniyle zor durumda kalan İsrail'deki Yılmazlar İnşaat'ın 800 çalışanına yol göründü.&lt;br /&gt; İsrail İçişleri Bakanlığı'nın ''İşverenler ve yabancı İşçi Yönetim Dairesi''nce Yılmazlar İnşaat'a gönderilen 4 Ocak tarihli tebligatta, işçilere verilen çalışma ruhsatlarının geçerliliğinin 31 Aralık 2010 tarihinde sona erdiği vurgulanarak, bakanlığın usul ve talimatları doğrultusunda, ''işçilerin derlenip toparlanabilmesi'' ve İsrail'den çıkışları için kendilerine 31 Ocak 2011 tarihine kadar süre verildiği belirtildi. Böylece, halihazırda İsrail'de projeleri devam eden Yılmazlar İnşaat'ın 800 dolayındaki işçisi, bu ay sonuna kadar İsrail'i terketmek durumunda bırakıldılar.&lt;br /&gt;Yılmazlar Holding'den konuyla ilgili yapılan açıklamada da aynı durum vurgulandı. Açıklamada, 2002 yılından bu yana Yılmazlar Holding bünyesinde çalışan 800 Türk vatandaşının vizelerinin, yıl sonunda Türk hükümeti tarafından uzatılmadığı ifade edilip, Türk hükümetinin vatandaşlarına sahip çıkmaması kınandı ve bu durum ''kabul edilemez'' ve ''utanç verici'' sözleriyle değerlendirildi. Firmanın durumu Başbakanlığa ve diğer ilgili hükümet kuruluşlarına da bildirdiği ifade edilen açıklamada, ''İsrail'in binlerce firması Türkiye;de sorunsuz faaliyet göstermektedir. Hükümetin İsrail hükümeti nezdinde devreye girmesini bekliyoruz. Hükümetin bizi İsrail hükümetinin merhametine terk etmiş olmasını ibretle izliyoruz. Hükümeti göreve davet ediyoruz'' denildi.&lt;br /&gt;Yılmazlar İnşaat, halen İsrail çapında inşaatlar yürüyor. Bunlar arasında Kudüs'teki Hadassa Ein Kerem ve Tel Aviv'deki İhilov hastanalerinin ek bina inşaatları, Ber Şeva kentinde Ortadoğu'nun en büyük alışveriş merkezi, Tel Aviv merkezinde ve çevresinde gökdelen de dahil 1.500 birimlik konut inşaatları, Netanya'da 300 birimlik konut inşaatı; Hayfa'da köprü inşaatı da var ve bu projelerin toplam değeri 100'lerce milyon doları buluyor.&lt;br /&gt;Yılmazlar İnşaat'in İsrail'deki Genel Müdürü Ahmet Arık, işçilerin gönderilmesiyle projelerin durması halinde, Yılmazlar İnşaat'ın İsrail'e 100 milyonlarca dolarlık tazminat ödemek durumunda kalacağını da belirtti. İsrail'de 15 yılını geride bırakan Yılmazlar İnşaat'ın bugüne kadar gerçekleştirdiği işlerin değeri 1.5 milyar doları aşıyor ve Yılmazlar İnşaat, İsrail inşaat sektöründe en büyük ilk üç firma arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;CUMHURİYET 06/01/2011&lt;br /&gt;Birleşme ve satın almalar rekora koştu &lt;br /&gt;Deloitte Türkiye'nin yayımladığı "2010 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu"na göre, Türkiye'de birleşme ve satın almalar, sessiz geçen 2009 yılının ardından enerji sektöründeki özelleştirmeler ve özel sektördeki birkaç "dev" işlem ile rekora koştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010'da, toplam değeri 29 milyar dolar olan 203 işlem gerçekleşirken, bir önceki yıla göre işlem adedi 2 kat, işlem hacmi 5 kat arttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35 işlem ile toplamda 14,6 milyar dolarlık hacim yaratan özelleştirmeler, toplam işlem hacminin yarısına denk geldi. Özelleştirmelerin önemli bir bölümünü, elektrik dağıtım şirketleri ile küçük kapasiteli hidroelektrik santral portföyleri oluşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl, Türkiye'nin 11 farklı bölgesinin elektrik dağıtım haklarına sahip 11 şirket, toplam 12,3 milyar dolar karşılığında Türkiye'den yatırımcılara satıldı. Başkent Doğalgaz Dağıtım şirketi, 1,2 milyar dolar karşılığında özelleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanyol BBVA'nın Garanti Bankası'na 5,8 milyar dolar ödeyerek ortak olduğu işlem tek başına toplam işlem hacminin yüzde 20'sini oluşturdu ve son 10 yılın en büyük özel sektör işlemi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özelleştirmeler ve Garanti Bankası işlemi hariç tutulduğunda, ortalama işlem tutarı 50 milyon dolar seviyesinde kaldı. Bu, küçük ve orta ölçekli şirketlerin yer aldığı dilimde en fazla hareketliliğin yaşandığını gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı yatırımcıların payı yüzde 36&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rapora göre, 10,5 milyar dolarlık işlem hacmine rağmen, yabancı yatırımcıların toplam işlem hacmindeki payı yüzde 36 oldu. Yabancı yatırımcıların payının azalmasındaki birinci neden, "geçmiş yıllarda Türkiye şirketlerine yoğun ilgi gösteren AB ekonomilerinin global finansal krizde ciddi yara alması", ikinci neden "Türkiye'deki yatırımcıların büyük ölçekli özelleştirme işlemlerinde kabaran iştahı" oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yılını oldukça sessiz geçiren finansal yatırımcıların, 2010 yılında aktif olduğu gözlenirken, toplam hacmi 850 milyon doları bulan 24 işleme imza atan özel sermaye fonları, sağlık, eğlence ile gıda ve içecek sektörlerine ilgi gösterdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı finansal yatırımcıların yatırımlarda birlikte hareket ettiği gözlemlenirken, birkaç finansal yatırımcının da portföylerinde bulunan şirketlerden çıkış yaptığı görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazla yatırım bekleniyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşme ve satın almalar açısından geleceğe ilişkin beklentiler, hareketliliğin artarak devam edeceğini gösteriyor. Gelecek dönemde birleşme ve satın almalar açısından enerji, sağlık, ilaç, perakende, medya, eğitim ve otomotiv yan sanayi öne çıkan sektörler olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İDO, İGDAŞ, elektrik üretim portföyleri, köprü ve otoyollar, Galataport, Milli Piyango gibi projelerin yer aldığı 2011'in birleşme ve satın almalar anlamında yüksek hacimli bir yıl olması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı yatırımcılar Türkiye'nin büyüme potansiyeline inanıyor ancak, cari açık, bütçe açığı, hane halkı borçlanması, TL'nin değeri gibi makro verileri yakından takip ediyor. 2011 yılı birleşme ve satın almalar hacmi, özelleştirmelerin sağlıklı şekilde yürümesi kaydıyla, 20 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finansal yatırımcıların 2010'a göre çok daha fazla yatırım yapması ve ikincil satışlar görülmesi bekleniyor. Rapora göre, herkesin Türkiye'ye yatırım yapma sevdası, değerlemeleri yukarı itecek. Çarpanlar kriz öncesi seviyelere geri dönecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özelleştirmeler belirleyici rol oynayacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar, raporu şöyle değerlendirdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"2011'e girerken Türkiye artık tüm yatırımcılar tarafından, yatırım yapılabilir bir pazar olmaktan ziyade, yatırım yapılması gereken bir pazar olarak algılanır olmuştur. Bugün ilk defa, genel seçimler yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından bir risk olarak görülmemektedir. Bunların sonucu olarak, 2011 çok hareketli bir yıl olacak. Yalnız, özelleştirmeler yine belirleyici rol oynayacaktır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CNNTURK 06/01/2011&lt;br /&gt;Muz üreticisine lodos darbesi&lt;br /&gt;Türkiye'nin önemli muz üretim merkezlerinden Mersin'in Anamur ilçesinde lodos nedeniyle bin tondan fazla meyvenin zarar gördüğü bildirildi. &lt;br /&gt; Muz Üreticileri Birliği (MUZBİR) Başkanı Niyazi Sinanoğlu,  Türkiye'nin muz ihtiyacının yarısından fazlasının karşılandığı yörede, geçtiğimiz günlerde etkili olan lodos nedeniyle üreticilerin sıkıntı yaşadığını söyledi. Muz üretiminin gerçekleştiği seraların günlük olarak havalandırılması gerektiğini anlatan Sinanoğlu, ''Hasat dönemini yaşadığımız şu günlerde, çok sayıdaki seranın havalandırma pencerelerinden içeriye lodos girdi. Buna bağlı olarak da nem sorunu yaşandı ve bin tondan fazla muzun kabuklarında çatlaklar oluştu. Yani ciddi bir kalite düşüşü yaşandı'' dedi.&lt;br /&gt;Lodos öncesinde kilosu 1,2 liradan alıcı bulan muzda yaşanan kalite kaybı nedeniyle fiyatların 50 kuruşa kadar düştüğünü vurgulayan Sinanoğlu, şöyle devam etti: ''Aslında son 3-4 yıldır girdi maliyetleri sürekli olarak artarken, muz fiyatlarında artış bir yana fiyat düşüşü bile yaşandı. Öyle ki 2 yıl önce 1,6 lirayı bile gören muz, bu yıl 1,2 liradan işlem görüyor. Yani üreticinin geliri hep azalıyor. Ancak son yaşanan lodos ise neredeyse tüm üreticilerin sıkıntılarını katladı. Yetkililerin sorunun çözümü için üreticiye destek çıkmasını bekliyoruz.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ''Yeter ki imajımız zedelenemsin"&lt;br /&gt;Anamur muzunun uzun yıllardır ithal muzla rekabet etmeye çalıştığını anlatan Sinanoğlu, bu kapsamda önemli bir aşama kaydetmişken, kabuğunda çatlak olan meyveleri tüketiciye sunarak, yakaladıkları olumlu imajı kaybetmek istemediklerini vurguladı.&lt;br /&gt;Bu kapsamda yeni arayışlara girdiklerini ifade eden Sinanoğlu, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;''Anamur muzunun imajını zedelememek adına, ürünlerimizi sadece gıda üretimi yapan fabrikalara satıyoruz. Bu hasarlı ürünleri tüketiciye satmak isteyen tüccarlarla görüşmüyoruz bile. Lodosun neden olduğu zarar bize çok ciddi yansıyacak ve belki de önümüzdeki sezona borçlu gireceğiz. Ama yeter ki imajımız zedelenmesin. Çünkü artık kalitesi ve lezzetiyle hafızalarda yer edinen Anamur muzunun geleceğini tehlikeye atamayız.''&lt;br /&gt;Hükümet'ten muza verilen fon desteğinin sürdürülmesini isteyen Sinanoğlu, kaçak muz ithalatıyla mücadele konusunda daha etkin çalışılmasını istedi.&lt;br /&gt;CUMHURİYET 07/01/2011&lt;br /&gt;'Dünyanın En İyi 99 Oteli' listesinde 8 Türk oteli&lt;br /&gt;"Dünyanın En İyi 99 Oteli" listesinde 8, "Tophotel 2011" listesinde de 33 Türk otelinin yer aldığı bildirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en büyük otel değerlendirme internet sitesi olarak bilinen ve merkezi İsviçre’de bulunan "Holiday Check 2011 Ödülleri" sahiplerini buldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl internet sitesi tarafından "Dünyanın En İyi 99 Oteli" ve "Tophotel 2011" olmak üzere iki ayrı kategoride dünyada toplam 420 bin otel değerlendirildi. 431 otelin dereceye girdiği "Holiday Check" listesinde Türkiye’den toplam 41 otel yer aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dünyanın En İyi 99 Oteli" listesine Türkiye’den 8 otel girerken, 332 otelin belirlendiği "Tophotel 2011" listesinde ise Türkiye’den 33 otel bulunuyor. Böylece Türkiye’den toplam 41 otel "Holiday Check"in en iyi oteller listesine girmiş oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, bu sonuçla Almanya, İspanya ve Avusturya’nın ardından listede en fazla oteli bulunan dördüncü ülke oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Holiday Check"in her iki listesinde 105 otelle Almanya, 62 otelle İspanya, 54 otelle Avusturya, 41 otelle Türkiye, 34 otelle Yunanistan, 33 otelle İtalya ve 25 otelle Mısır ilk sıralarda yer aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Holiday Check "En İyi 99 Otel" listesinde Ülkenin En Sevilen Oteli Kategorisinde Sunis Hotel Evren Beach Resort &amp; Spa (Antalya Manavgat/Evrenseki), 30 Yaş Altı Misafirlerin En Sevdiği Oteller Kategorisinde Hotel Voyage Sorgun Side (Antalya Manavgat/Sorgun), 50 Yaş Üzeri Misafirlerin En Sevdiği Oteller Kategorisinde Hotel Limak Lara de Luxe (Antalya/Lara), Çiftlerin En Sevdiği Oteller Kategorisinden Hotel Delphin Diva (Antalya/Lara), Ailelerin En Sevdiği Oteller Kategorisinde Hotel Aspendos Beach Side (Antalya Manavgat/Gündoğdu), En İyi Kıyı Tatili Otelleri Kategorisinde Hotel Delphin Palace (Antalya/Lara), En İyi Wellness Otelleri Kategorisinde Hotel Amara Dolce Vita (Antalya Kemer/Tekirova), Holiday Check Redaksiyonunun Özel Ödülleri Kategorisinde ise Sunis Hotel Beach Resort&amp;Spa (Antalya Manavgat/Kumköy) yer aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Holiday Check "Tophotel 2011" listesinde ise şu oteller yer aldı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hotel Club Magic Life Sarigerme Imperial (Sarıgerme), Hotel Club Magic Life Marmaris Imperial (Marmaris), Hotel Club Magic Life Kemer Imperial (Göynük/Kemer), TTH Pegasos Club (İncekum/Alanya), Hotel Terrace (Side/Kumköy), Hotel Grand Okan (Alanya), Hotel Side Star Beach (Side), Hotel Barut Hemera (Side), Hotel Iberotel Palm Garden (Manavgat/Kızılağaç), Hotel Crystal Sunrise Queen Luxury Resort &amp; Spa (Side), Hotel Panorama (Alanya), Sentido Perissia Managed by Paloma Hotels (Side), Hotel Side Sun (Side/Kumköy), Hotel Barut Arum (Side), Hotel Papillon Zeugma (Belek), Hotel Oleander (Side/Kumköy), Hotel Maksim Ottimo/Timo Resort (Alanya/Konaklı), Hotel Defne Ana (Side), Hotel Club Magic Life Seven Seas Imperial (Side/Titreyengöl), Hotel Concorde De Luxe Resort (Lara), Hotel Adalya Resor&amp;Spa (Evrenseki), Hotel Grand Side (Side/Kumköy), Hotel Trendy Side Beach (Side), Hotel Calista Luxury Resort (Belek), Hotel Club Grand Aqua (Çolaklı), Hotel Delphin Botanik (Okurcalar), Hotel Alba Royal (Çolaklı), Hotel Robinson Club Pamfilya(Side/Sorgun), Hotel Thalia Beach Resort (Side/Kumköy), Hotel Robinson Club Nobilis (Belek), Hotel Defne Garden (Side/Kumköy), Hotel Yetkin (Alanya/Konaklı), Barut Hotel Lara Resort&amp;Spa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL 07/01/2011&lt;br /&gt;Çimentocular uyardı: Konut satışlarında sorun var, sonra bizi suçlamasınlar&lt;br /&gt;Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB), çimento sektörünün 100 yılık değerlendirmesini yaparak, gelecek 100 yılın hedeflerini açıkladı. 1911 yılında üretim kapasitesi sadece 20 bin ton olduğunu söyleyen TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili, 100’üncü yılında 66 milyon tonun üzerinde üretim hacmine ulaşacaklarını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"2010 yılında Türk çimento sektörü, yaklaşık 4,5 milyar dolar cirosu, 1 milyar dolar tutarındaki ihracatı ve Türk çimento sektörü doğrudan 15.000 kişiye yarattığı istihdam ile Türkiye ekonomisi içinde önemli yere sahip bir sanayi dalı haline geldi. Önümüzdeki 10 yılın sonunda sektörümüzün yüzde 60’lar seviyesinde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bu nedenle iç pazarla yetinmiyor, yaklaşık 90 ülkeye ihracat gerçekleştirmemize rağmen, yeni pazarlar geliştirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POTANSİYEL PAZAR BATI AFRİKA&lt;br /&gt;İğnebekçili 2008 krizinden sonra önem kazanan pazarlar arasında yer alan Batı Afrika’nın Türk çimento sektörü için potansiyel pazar haline geldiğini ifade etti. İğnebekçili “Türkiye’de üretilen çimento, kalite bazında global pazarda rekabetçi konumda. Güney Asya ülkelerine kıyasla ihraç pazarlarına yakın ve ihracı gerçekleştirilen ürünler CE standardı taşımaktadır.”dedi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD, İspanya, İtalya ihracatında azalma yaşadıklarını söyleyen Adnan İğnebekçili, en büyük durgunluğu Rusya pazarında yaşadıklarını belirtti. 3.5 milyar tonluk Rusya ihracatının 2010 yılında 10’da biri kadar gerileyerek 400 milyon tona düştüğünü ifade etti. Bu dönemi geçici dönem olarak nitelendiren İğnebekçili ekonomik durum düzeldikçe Rusya’daki ihracatlarının artacağını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİZİ SUÇLAMASINLAR... &lt;br /&gt;Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan İğnebekçili, inşaat firmalarının son zamanlarda artan konut maliyetlerini çimento şirketlerine yüklemelerine isyan etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Konut satışlarında ciddi bir sıkıntı var. Reklamlardan anladığım bu" diyen İğnebekçili, "İnşaat şirketleri başarılı projeler yapamadıkça maliyetler yükseldi diye çimento şirketlerine dönüyorlar" dedi. Bugün konut fiyatları ve maliyetlerinde bir artış varsa bunun sorumlusunun çimento fiyatları olmadığını söyleyen İğnebekçili, "Kimse bizi suçlamasın. Bugün üniversitelerin ve bağımsız kuruluşların yaptığı araştırmalara göre çimentonun inşaat maliyetlerindeki payı yüzde 4. İlk bakışta çimento çok kullanılıyor gibi görülse de maliyetler üzerinde çok büyük bir etkisi yok" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİMSE BİR ŞEY SÖYLEYEMEZ &lt;br /&gt;Türkiye'de TÜİK tarafından açıklanan enflasyon ile çimento üreticilerinin maliyet enflasyonunun aynı olmadığını dile getiren İğnebekçili, "Bizim maliyetlerimiz çok değişken. Çimento sektörü enerji yoğun bir sektör olduğu için enerji maliyetlerinin artması bizi çok etkiliyor. Kömür, petrokok gibi kullandığımız yakıt fiyatları bir yılda yüzde 50'lerin üzerinde artış kaydetti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;TÜİK verilerine göre, 2009 Aralık - 2010 Aralık ayları arasında çimento fiyatlarındaki artış ise sadece yüzde 9. Buna karşın bizim maliyet artışımız ise yüzde 25 dolaylarında oldu. Bu anlamda çimento fiyatlarındaki artışa kimse bir söz söyleyemez" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL 06/01/2011&lt;br /&gt;Çiftçiye kredilerde destek oranı %100 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sübvansiyonlu çiftçi kredisi uygulamasına 2011 yılında da devam edilecek. Uygulamada büyükbaş-küçükbaş hayvansal üretim lehine, bütün kredilerde sübvansiyon oranı yüzde 100 olarak belirlenirken, diğer alanlardaki kredilerde faizlere yüzde 50 faiz desteği sağlanacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sübvansiyonlu çiftçi kredisi uygulamasına 2011 yılında da devam edilecek. Uygulamada büyükbaş-küçükbaş hayvansal üretim lehine, bütün kredilerde sübvansiyon oranı yüzde 100 olarak belirlenirken, diğer alanlardaki kredilerde faizlere yüzde 50 faiz desteği sağlanacak. Buna göre, büyükbaş ve küçükbaş hayvansal üretim için, belli limitler dahilinde, sıfır faizli kredi kullanılacak. Yeni kararname ile kanatlı sektörüne yönelik biyogüvenlik işletme-yatırım kredilerinde yüzde 60 olan kredi sübvansiyon oranı yüzde 50’ye düşürülürken, diğer üretim alanlarındaki yüzde 25 düzeyindeki sübvansiyon yüzde 50’ye çıkarılmış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE  07/01/2011&lt;br /&gt;Dexia hiç kâr transfer etmedi, hatta 'yatırım varsa para gönderelim' diyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankacılık sektöründeki payları yüzde 42'lere çıkan yabancıların satın aldığı Türk bankalarının kârlarını yurtdışına çıkarmalarıyla ilgili tartışmalara Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş açıklık getirdi. Ateş, bugüne kadar elde edilen gelirden 1 kuruşun bile yurtdışına çıkarılmadığını kaydetti. Avrupa bankacılık devi Dexia'nın aldığı Denizbank'a yatırım yaptığını anlatan Ateş, "Üst yöneticimiz Pierre Mariani Irak, İran ve Suriye gibi çevre ülkelere yatırım yapmamız için teşvik ediyor." dedi.&lt;br /&gt;Denizbank'ın 14 yıldır dümeninde bulunan Hakan Ateş, banka olarak kârlarını yurtdışına transfer etmediklerini söyledi. Zorlu Holding'in, 1997 yılında özelleştirme kapsamında bünyesine kattığı banka, 2001 krizinde ayakta kalmayı başararak hızlı büyümesiyle dikkatleri üzerine çekmişti. 2002 yılında Tarişbank'ı alan Denizbank, 2006 yılında 3 milyar 250 milyon dolar karşılığında Belçikalı Dexia grubuna satılmıştı. Yabancıların yoğun ilgisi ardından satın alınan Türk bankalarının kârlarının yurtdışına transfer edildiğine dair tartışmalar başladı. Ahmet Zorlu'nun Denizbank'ın başına getirdiği ve Dexia döneminde de üst yöneticiliğe devam eden Hakan Ateş, bugüne kadar elde edilen gelirden 1 kuruşun bile yurtdışına çıkarılmadığını kaydetti. Bilakis merkezin krizde üstün performans gösteren bankanın yeni yatırımlara girmesi durumunda finansman sağlayacağını da sözlerine ekledi. &lt;br /&gt;Dexia'nın Denizbank'ı piyasa değerinin 4,7 katına satın aldığını kaydeden Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, bunun üzerine Dexia'nın krize kadar da çok uzun vadeli krediler sağladığını belirtti. Zaman'a açıklamalarda bulunan Ateş, Dexia'nın ilişkilerini kullanarak Dünya Bankası, Avrupa Kalkınma Bankası, Avrupa Fonları ve Fransız Kalkınma Ajansı gibi yerlerden çok ciddi fonlar aldıklarını vurguladı. Ateş, "Bunlarla enerji verimliliği projeleri, tarım ve KOBİ'lere çok ucuz makul maliyetli fonları sağladık. Bu arada Dexia, sermaye artırdı ve 1 lira kâr payı da transfer etmedi. Belçika'ya 1 kör kuruş ödemişliğimiz yok." dedi. Başta Irak, Suriye ve İran olmak üzere çevre ülkelerde fırsat aradıklarını bildiren Ateş, Dexia'nin Üst Yöneticisi Pierre Mariani'den buralara yatırım kararı alınması durumunda sermaye gönderme sözü aldığını belirtti. &lt;br /&gt;Türkiye'nin yaşadığı 2001 krizinde batan bankaların şubelerini alarak güçlenen Denizbank, 2008'deki küresel krizde de yüksek kârlara ulaşınca Dexia'nın vazgeçemediği iştiraki konumuna geldi. Ateş, Belçikalı vergi mükelleflerinin krizde Dexia'dan Denizbank'ın satılmamasını istediğini ancak işlemin gerçekleşmediğini şu şekilde anlattı: "Bu Pierre Mariani'nin başarısıdır. Kendisi bana 'Avrupa Komisyonu'nda Denizbank'ı sat diye ısrar ettiler. Ben de ölümü çiğnemeden asla cevabını verdim' dedi." Mariani'nin, Türkiye'de ilk satın alma yapan bankacı olduğu bilgisini veren Ateş, Paribas adına TEB'in yüzde 50'sini Ali Nuri Çolakoğlu'ndan satın almasının Mariani'nin Türkiye'ye olan inancını gösterdiğini ifade etti. Bankacılıkta büyümek için çalışmalar yapan Denizbank, diğer taraftan sigorta iştiraklerini 2011'de elden çıkaracak. Bu konuda Merrill Lynch ve Bank of America'ya satışla ilgili görevlendirme yaptıklarını belirten Ateş, "İlgililere bilgi gönderdik. Yurtiçi ve yurtdışında birçok talibimiz var. Sadece Türkiye'de herhangi bir bankayla ilgisi olan sigorta kuruluşlarını sürece dâhil etmeyeceğiz." dedi. &lt;br /&gt;İKİ YILDIR HERKESİN GÖZÜ KÂRIMIZDA &lt;br /&gt;Dexia, Denizbank'ı satın aldıktan sonra bankanın stratejisini, ismini ve yönetim kadrosunu değiştirmedi. 2006'da genel müdür olan Hakan Ateş, yetkileri genişletilerek finansal hizmetler grubu başkanlığına getirilmişti. 14 yıldır Denizbank'ın üst yönetiminde yer alan Hakan Ateş, Dexia'nın inovasyondan sorumlu yönetim kurulu üyeliğine atanmıştı. Dünya çapında faaliyet gösteren bir finans kurumunun yönetim kurulunda yer alan ilk Türk bankacı olan Ateş, görevin resmileşmesi için hâlâ Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK) izin beklediklerinin altını çizerek "Beni bu konuda ilk tebrik eden BDDK Başkanı Tevfik Bilgin Bey oldu. Cuma günü kuruldan karar çıktı. Pazar günü Tevfik Bey aradı." dedi. Belçika'nın kendilerinden teknoloji beklediklerini belirten Hakan Ateş, yönetime nasıl bir katkıda bulunacağını bilmediğini ancak böyle bir görevle dünya politikası ile ilgili yaklaşımı yakından göreceğini bildirdi. Ateş, haftalık yapılan toplantıların ayda ikisine bizzat katılacak. Diğerlerine de video konferans yöntemiyle iştirak edecek. Kurulu oluşturanların tamamının ana dili Fransızca olmasına rağmen Ateş'in katıldığı toplantılarda İngilizce konuşulacak. &lt;br /&gt;Türk bankacılığının henüz emekleme seviyesinde olduğunu anlatan Ateş, "Banka deyince kasadaki mevduat bizim paramız zannediliyor. İki yıl yüksek kâr elde ettik; kimsenin dilinden düşmüyor, herkes nasıl olsa da bu parayı ellerinden alsak diye bakıyor. Dükkân sahipleri bile normal esnafa verdiğinin 2-3 katı kira istiyor. Ekonomi ısındı, ama çözüm bankalar üzerinden olmamalı." dedi. Türkiye'nin en büyük 4 bankası 81 milyar dolar piyasa değerine sahipken dünyada 10. sıradaki Brezilyalı Uni Banco'nun 103 milyar dolarlık değeri olduğunu kaydeden Hakan Ateş, "Bizde kaldıraç 7,5, Avrupa'da 20. Daha gidecek yerimiz var." şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;KOSGEB'in KOBİ'lere yönelik hibe kredilerinde ilk gün kredilerin yüzde 80'ini Garanti ve Ziraat Bankası'nın dağıttığını anlatan Ateş, bu işin iyi yürütülemediğini öne sürdü. Bu krediler için birçok hazırlık yaptıklarını dile getiren Hakan Ateş, şunları söyledi: "Hibe kredilerde bir gün önceden şifresiz girileceği söylendi. Gidip internet kafelerden girilebiliyorken bizim şubelerden girilemiyor gibi bir durum çıktı. Garanti ve Ziraat bütün girişleri yapabilmiş ama biz yapamadık. Çoğunu onlar alınca KOSGEB için hazırladığımız reklâm da rafa kalktı." &lt;br /&gt;Türkiye'de tarımın yanında enerji, altyapı, eğitim, sağlık, turizm ve denizcilik gibi birçok alana finansman sağladıkları bilgisini veren Ateş, Türkiye'deki futbol kulüplerinin de en büyük finansman sağlayıcısı olduklarını dile getirdi. Denizbank, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un yanına Bursaspor ve Eskişehirspor'u da dahil ederek 350 milyon dolar kredi sağladı. Trabzonspor ve Fenerbahçe'yi halka açan finans kurumu da olan bankanın halihazırda 200 milyon doların üzerinde tahsil edeceği kredi var. Şu an bütün kulüplerin yönetimlerinin çok iyi olduğunu vurgulayan Ateş, Aziz Yıldırım ile ilgili de güldüren bir anısını şu sözlerle anlattı: "Aziz Başkan'la kredi görüşmesine gittiğimde 'Hangi takımlısın?' diye sordu. Ben 'Galatasaraylıyım' deyince 'Aaa, bir de utanmadan söylüyor.' diye espri yaptı." Gelecek ay, Beşiktaş Bonus da çıkaracaklarını kaydeden Ateş, esprili bir şekilde, "Kulüp, stada kartla alacağız derse Çarşı'nın karşı olmasından endişe ediyoruz." diye konuştu. &lt;br /&gt;Kredi kartı kullanıcılarının çoğu aidattan şikâyetçi değil &lt;br /&gt;Küresel krizde kredi kartı batıkları artınca kart aidatları tekrar tartışma konusu oldu. Verilen hizmete karşılık kart aidatlarının çok olmadığını iddia eden Hakan Ateş, 45 milyon kredi kartı olmasının bunun delili olduğunu belirterek, kart sahiplerinin çoğunun aidattan şikâyetçi olmadığına dikkat çekti. Kredi kartı mağduriyetleri konusunda da konuşan üst yönetici, "Kredi kartı affında 200 bin kart sahibi sorunluydu. Faizi silip anaparayı takside bağlamak istedik. Ama bunların sadece 4'te 1'i teklifi kabul etti. Ayrıca biz sisteme bakarak devamlı minimum ödeyene bile kendimiz gidip krediyle kapatalım, siz düşük faizli krediyi ödeyin, teklifinde bulunuyoruz." açıklamasını yaptı. &lt;br /&gt;Ahmet Bey'e, 'Patron burası hâlâ senin' diyorum &lt;br /&gt;Zorlu Holding'in patronu Ahmet Zorlu'nun, en kıymetli müşterilerinden olduğunu belirten Hakan Ateş, "Ben onu gördüğümde 'Patron burası hâlâ senin bankan' diyorum." şeklinde konuştu. Türkiye'nin değerlerini parlatan herkese finansman sağlayacaklarının altını çizen Ateş, "Akın İpek, altın madeni yatırımı için bize geldi. Kredisini 10 dakikada onayladık. Şimdi sırf benim bildiğim rezerv 10 milyon onsun üzerinde. Bu, Türkiye'nin değeri. Bunlar toprağın altında duruyor, biz üstünde işsiziz. Bu olmasın." dedi.&lt;br /&gt;ZAMAN  07/01/2011&lt;br /&gt;Kişisel bakım pazarı 2,5 milyar dolara çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de kişisel bakım pazarının büyüklüğü 2010'da 2,5 milyar liraya ulaştı.&lt;br /&gt;Unilever Ev ve Kişisel Bakım Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Zeynep Yalım Uzun, Unilever için son dönemin en önemli önceliğinin kişisel bakım sektörü olacağını söyledi. Unilever'in cilt bakım markası Vaseline'in Türkiye pazarına girişine ilişkin düzenlenen toplantıda konuşan Zeynep Yalım Uzun, "Daha gidecek çok yolumuz var. Kişisel bakım kategorisi 2010 yılında tüm dünyada yüzde 4 oranında büyürken, Türkiye'de bu oran yüzde 8 olarak gerçekleşti. Bu büyüme ile kişisel bakım kategorisinin dünyadaki büyüklüğü 520 milyar liraya ulaşırken, cilt bakım kategorisi buradan yüzde 44 pay aldı. Bu kategori, 2009'da kriz nedeniyle biraz yavaşladı. 2009 kriziyle birlikte yaşanan durgunluk 2010'da yerini büyümeye bıraktı. Asya, Ortadoğu ve Latin Amerika'da krize rağmen yükseliş devam ediyor." dedi. Türkiye'deki kişisel bakım pazarının değeri ise 2010 yılında 2,5 milyar liraya ulaştı. Bunun 745 milyon lirasını cilt bakım ürünleri pazarı oluşturuyor. Cilt bakım ürünleri pazarı 3 kategoriye ayrılıyor. Türkiye'de pazarın yüzde 65'ini cilt temizlik ürünleri, yüzde 18'ini el ve vücut bakımı ürünleri ve yüzde 17'sini de yüz bakım ürünleri oluşturuyor. Pazar yıllar bazında büyüyor. El ve vücut bakımında Batı Avrupa'da tüketim 34, globalde ise Türkiye'nin 15 katı. &lt;br /&gt;ZAMAN  07/01/2011&lt;br /&gt;İş Bankası'ndan İstanbul'a 137. Şube&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İş Bankası, İstanbul'daki 317. şubesini Dudullu'da hizmete açtı. Yeni şube dün törenle faaliyetine başladı.&lt;br /&gt;Bankanın İstanbul'daki ilk şubesi 86 yıl önce, 25 Aralık 1924'te faaliyete başlamıştı. Banka bugün 10 bin 538 personel ve 945 bankamatik ile hizmet veriyor. Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası, Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda 26 Ağustos 1924 tarihinde kuruldu. &lt;br /&gt;ZAMAN  07/01/2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makine ve otomotiv sektörü Strateji Belgesi'nden umutlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki sektör için de taleplerini dile getiren sektör temsilcileri, toplantıdan son derece memnun ayrıldı.&lt;br /&gt;İSTANBUL - Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun (EKK) önceki gün yapılan toplantısında makine ve otomotiv sektörlerinin Strateji Belgesi ve Eylem Planları taslakları değerlendirildi.&lt;br /&gt;Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın başkanlığında yapılan toplantıya Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ile Devlet Bakanları Zafer Çağlayan, Cevdet Yılmaz ile üst düzey bürokratlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON), Uluslar arası Yatırımcılar Derneği (YASED), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve söz konusu sektörlerin temsilcileri katıldı.&lt;br /&gt;Sektör temsilcilerini memnun etti&lt;br /&gt;Toplantıda konuşulan konular hakkında DÜNYA'nın ulaştığı bilgiye göre, iki sektör için de taleplerini dile getiren sektör temsilcileri, toplantıdan son derece memnun ayrıldı. Otomotivde 'yerli marka' ve bununla ilgili verilecek teşvikler hakkında bir yol haritası çıkarılması için çalışmaların başlatılması kararı benimsenirken, makineciler ise, tarımda olduğu gibi sektöre bütçeden pay ayrılması başta olmak üzere bir dizi talepte bulundu. &lt;br /&gt;DÜNYA'nın edindiği bilgilere göre, otomobil ve makine sektörlerinin EKK'da yaşadıkları ve hükümetten başlıca talepleri şöyle oluştu:&lt;br /&gt;Otomotiv&lt;br /&gt;* 'Yerli otomobil markası' yaratmak ve elektrikli otomobil üzerine olan teşvikler için yol haritası çıkarılması kararı alındı. &lt;br /&gt;* Yaklaşık bir yıldır EKK gündemine geleceği söylenen, ancak bir türlü konuşulamayan sektör sorunlarının görüşülmesi ve sonuçların bir ay gibi bir süre içinde alınacak olması otomotivcileri oldukça memnun etti.&lt;br /&gt;Makine&lt;br /&gt;* Sektör, Ar-Ge ve katma değer odaklı yükselmesi gereken bir sektör. Bu yüzden Ar-Ge Kanunu uyumlaştırılmalı. &lt;br /&gt;* TOBB Makine Sektörü organize oldu, çok daha aktif görev alıp, birlikte daha sıkı çalışalım. &lt;br /&gt;* Kullanılmış makine ile ilgili mevcut yönetmelik devam ettirilmeli. &lt;br /&gt;* Resmi bir makine sicili oluşturulmalı. Teknik altyapısı ve diğer çalışmalar yapılabilir. &lt;br /&gt;* TOBB'un veri tabanı çok önemlidir. Tüm kurumların ve kamunun desteğiyle genişletilmeli. &lt;br /&gt;* Makine sektörü her nerede olursa olsun, en yüksek teşviklerden faydalandırılmalı. Hatta sektörü geliştirmek için bütçeden fon ayrılmalı. Tarımsal destekler gibi bir formül makine sektörü için de uygulanabilir. &lt;br /&gt;* İhtisas OSB'leri TOBB Makine Sektör Meclisi'nin de ismi ve etkinliği olmalı. Bu sürecin içinde yer almalıyız. &lt;br /&gt;* KOBİ birleşmeleri kültürel olarak pek mümkün değil, tasarımda evlilikler ve ortaklıklar kurulması için Ar -Ge Kanunu'nda değişiklik yapılmalı. &lt;br /&gt;* Tüm kurallar aynı esneklikte ve katılıkta uygulanmalı. &lt;br /&gt;* Verilen teşvikler, esnaflaştırma değil, kurumsallaştırmalı &lt;br /&gt;* Serbest bölgelerden iç pazara verilen kota artırılmalı. &lt;br /&gt;* Sektörün en büyük sorunu büyüyeme. Kural, nizam yok. Fikri mülkiyet hakları gerektiği gibi korunamıyor. &lt;br /&gt;* Kayıtdışı satış, istihdam var. Mekanizma 'ihbar' sistemiyle çalışıyor. &lt;br /&gt;* Gümrüklerde korunamıyoruz. İçeride güçlü olamadıkça, dışarıda güçlü olamıyoruz. &lt;br /&gt;* İç piyasada ve kamu ihalelerinde 'C Belgesi' mutlaka aranmalı. &lt;br /&gt;* Makine sektörünün üst organizasyon eksikliği bulunmakta. Uluslararası temsilde çatı kuruluşa ihtiyacımız var. &lt;br /&gt;* KDV oranları tüm sektörde tek bir oran üzerinden uygulanmalı. &lt;br /&gt;* Sermaye yapısı KOBİ tarifinden çıkarılmalı. &lt;br /&gt;* Devlet yanımızda olsun, bunun karşılığı çok çabuk alınacaktır.&lt;br /&gt;DÜNYA 07/01/2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çimento sektöründe Avrupa'nın lideriyiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İğnebekçili, Türk çimento sektörünün üretim ve ihracatta Avrupa liderliğine konumuna geldiğini,dünyada ise üretimde 4’ncü sıraya yükseldiğini belirtti.&lt;br /&gt;İSTANBUL - Türk çimento sektörünün 2011 ile birlikte 100’ncü yılını kutladığını belirten Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili, 1911 yılında üretim kapasitesi sadece 20 bin ton olan çimento sektörünün 100’ncü yılında 66 milyon tonun üzerine çıkarak üretim ve ihracatta Avrupa liderliğine konumuna geldiğini, dünyada ise üretimde Çin, Hindistan ve ABD’den sonra 4’ncü sıraya yükseldiğini, ihracatta da 3’ncü sıraya yerleştiğini söyledi. &lt;br /&gt;Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği(TÇMB), düzenlenen basın toplantısında çimento sektörünün 100 yılık değerlendirmesini yaparak, gelecek 100 yılın hedefleri konusunda açıklamalarda bulundu. &lt;br /&gt;TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan İğnebekçili, 1911 yılında üretim kapasitesi sadece 20 bin ton olan çimento sektörünün 100’üncü yılında 66 milyon tonun üzerinde üretim hacmine ulaşarak, Türkiye’nin lokomotif sektörleri arasında yer aldığını vurguladı. &lt;br /&gt;Sektörün ulaştığı büyüklüğün, sektör temsilcileri için gurur verici bir noktada olduğunu ifade eden İğnebekçili, yeni yüzyıla dünyaya örnek olacakları yeni vizyon ve hedeflerle girmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. İğnebekçili şöyle konuştu: “2010 yılında Türk çimento sektörü, yaklaşık 4,5 milyar dolar cirosu, 1 milyar dolar tutarındaki ihracatı ve doğrudan 15.000 kişiye yarattığı istihdam ile Türkiye ekonomisi içinde önemli yere sahip bir sanayi dalı haline geldi. Önümüzdeki 10 yılın sonunda sektörümüzün yüzde 60’lar seviyesinde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Bu nedenle iç pazarla yetinmiyor, yaklaşık 90 ülkeye ihracat gerçekleştirmemize rağmen, yeni pazarlar geliştirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz”. &lt;br /&gt;DÜNYA 07/01/2011&lt;br /&gt;Hases, İstanbul’daki ‘Zimag’ üretimini Eskişehir’e taşıdı &lt;br /&gt;Zimag markasıyla itfaiye aracı ve arama kurtarma aracı üreten Hases, İstanbul’daki üretim tesislerini Eskişehir’e taşıdı. Yurtiçi pazarın yanında ihracata yönelik de üretim yapan firma, yeni yatırımlarla büyümeyi sürdürmeyi hedefliyor. &lt;br /&gt;Grup şirketleri Zimag hakkında bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Menteşeoğlu, Zimag Araç ve Makine Sanayin’nin 1998 yılında yurtdışından ithal edilen Ziegler ve Magirus Yangın Söndürme ve Kurtarma Araçlarına bakım ve servis hizmeti amacı ile İstanbul-Avrupa Otoyolu üzerinde Çatalca ilçesinde faaliyete başladığını hatırlattı. &lt;br /&gt;Menteşeoğlu, şöyle devam etti: “Çok kısa bir süre içinde büyük bir gelişme gösteren Zimag, basit onarım ve servis işlemlerinin yapıldığı atölye kimliğinden her türlü yangın söndürme ve kurtarma araçlarının bakım/onarım ve imalatlarının yapıldığı büyük bir işletme haline gelmiştir. Artan iş yükü kapasitesine paralel olarak üretim imkanlarını artırabilmek amacı ile Haziran 2010 tarihinde Eskişehir Hases tesislerindeki yeni yerine taşınmıştır.” &lt;br /&gt;Zimag’ın kaliteli işçilik ve anında servis hizmetiyle İstanbul, Ankara, Konya ve Eskişehir büyükşehir belediyelerinin yanı sıra diğer belediyeler, DHMİ ve Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri gibi çeşitli kuruluşlara hizmet verdiğinin altını çizen Menteşeoğlu, “Zimag, istenilen özellikte yangın söndürme ve kurtarma araçları imalatının yanı sıra İtfaiye Aracı (Arazöz ), Çok Maksatlı Yangın Savunma Aracı, Havaalanı Yangın Savunma Aracı, Rafineri ve Endüstri Tesisleri Yangın Savunma Aracı, Taşınabilir, Kızaklı ve Arabalı Yangın Pompaları, Acil Müdahale Aracı, Hidrolik Merdivenli İtfaiye Aracı, Vidanjör, Vidanjör-Arazöz, İçme Suyu/ Kimyevi Madde Tankı, Akaryakıt Tankeri, Yangın Dolabı,Yangın Söndürme Sistemleri, Kurtarma Ekipmanları imali/ bakım ve onarımlarını yapmaktadır” diye konuştu. &lt;br /&gt;Eskişehir’deki tesislerin, aynı anda, ayda 6 araç imalatına uygun olduğunu, malzemesi hazır olan aracın 30 günlük süre içinde tamamlandığını belirten Menteşeoğlu, “Ancak kullanılan yangın pompalarının yurtdışından temini için gereken süre nedeni ile bir itfaiye aracı, siparişin alınmasını takiben 60 gün içinde teslim edilmektedir. Kullanılan ham madde girdileri ulusal ve uluslar arası normlara uygun malzemelerden seçilmekte, giren her malzemenin kalite kontrolü yapılarak istenilen niteliklere uygunluğu kontrol edilmektedir. İmalat aşamasında yapılan işlemler ise dizayn ölçüleri ile metotlarına uygunluğu açışından kontrol edilmekte, gerektiğinde düzeltme ve değişimler yapılmaktadır. Üretilen araçlar alıcı makamlar huzurunda test ve tecrübe edilerek teslim edilmektedir” diye konuştu. &lt;br /&gt;Bu yıl itibariyle 9 milyon 252 bin liralık yurtiçi satış ile 2 milyon 480 dolarlık ihracata imza attıklarını kaydeden Menteşeoğlu, yurtdışı taleplerin artış gösterdiğini ve istihdama yönelik yeni yatırımlar planladıklarını açıkladı. &lt;br /&gt;Kullandıkları teknoloji hakkında da bilgi veren Menteşeoğlu, şunları söyledi: “Yangın aracı ve ekipmanı üretiminde dünya lideri olan Alman Ziegler firması temsilcisi olan Zimag’da günümüz teknolojisi kullanılarak özellikle yüksek teknoloji gerektiren havaalanı ve özel amaçlı itfaiye araçları üretimi yapılmaktadır. İleri teknoloji sahibi firmalarda bulunan ISO 9001 ve ISO 14000 belgeleri yanı sıra Avrupa normlarına uygunluk CE belgesine sahip firmamız, TSE hizmet yeri yeterlik belgesine de sahiptir.” &lt;br /&gt;DÜNYA 06/01/2011&lt;br /&gt;Dispa, ertelediği üretim tesisini 2011’de devreye alacak &lt;br /&gt;BURSA - Kesim makineleri konusunda faaliyetlerini sürdüren Dispa, küresel kriz nedeniyle ertelediği yeni üretim tesisi yatırımını 2011 yılında devreye almaya hazırlanıyor. Yapacağı yeni yatırımıyla üretimini bir sanayi bölgesinde yaklaşık 4 bin metrekarelik bir alana kaydırmayı hedefleyen firma, kapasite artışı ile birlikte istihdamda da önemli bir artış sağlamayı planlıyor. &lt;br /&gt;Firmalarının 1990 yılında döküm atölyesi olarak iş hayatına başladığını ve 2000 yılında çalışma alanını daire ve şerit testere makineleri imalatına yönlendirdiğini ifade eden &lt;br /&gt;Dispa Makina Sanayi Muhasebe Sorumlusu Hicra Kahya, üretimlerinde daima kaliteyi ön planda tuttuklarını belirtti. Bugün gelinen noktada metal işleme sektörüne yönelik daire boru profil kesme makinesi, şerit testere makinesi ve pedal üretimini sürdürdüklerini dile getiren Kahya, “Demirci Köyü’nde bin 100 metrekare kapalı alanda üretim yapıyoruz. 20’ye yakın çalışanımız var. Aylık olarak değişmekle birlikte ortalama 30–40 adet daire makine, 10 adet şerit testere makinesi üretme kapasitemiz var. Şu an tam kapasite ile çalışıyoruz” diye konuştu. &lt;br /&gt;2010’da üretim ve ciro hedeflerimiz tutturduklarını dile getiren Kahya, yılın son çeyreğinde 2009’a göre yüzde 50’ye varan bir oranda üretim artış sağladıklarını kaydetti. Bunda ekonominin canlanmasının ve ihracat pazarında tanıştıkları yeni firmaların payının büyük olduğunu dile getiren Kahya, “Bu büyüme ivmesi ile birlikte 2011’de başka bir üretim alanına geçmeyi planlıyoruz. Bu yatırımı 2009’da planlamıştık ancak küresel ekonomik kriz nedeniyle erteledik. 2011’de bu planın gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Sanayi bölgesinde yaklaşık 4 bin metrekarelik bir alanda üretim yapmak istiyoruz. Bu yatırım ile üretim kapasitesinde ve istihdamda artış sağlayacağız” dedi. &lt;br /&gt;“Son dönemde ihracat gücümüz arttı” &lt;br /&gt;Üretimlerinin yüzde 60–70’ini ihraç ettiklerini ve son dönemde tanıştıkları firmaların ihracat gücünü büyük oranda arttırdığını ifade eden Kahya, başta Almanya, Hollanda, Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkeler olmak üzere Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerine ürünlerini gönderdiklerini kaydetti. Kahya, yurtiçinde de Türkiye’nin her noktasına ürün verdiklerine değinerek, “Ürünlerimizle piyasada belli bir marka bilinilirliğimiz oluştu.  İhracat departmanımızla ihracat çalışmalarımızı yürütüyoruz. Tatef ve Win gibi yurtdışından çok sayıda ziyaretçinin katıldığı fuarlarda yer almaya gayret gösteriyoruz. Yurtdışındaki büyük fuarlara da ilgi duyuyoruz” şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;DÜNYA 06/01/2011&lt;br /&gt;Eti, 62 ülkeye ihracat yapıyor &lt;br /&gt;Yarım asır önce günlük 3 tonluk üretimle faaliyete başlayan Eti’nin, bugün 50’nin üzerinde marka, 300’e yakın ürün, beş üretim tesisi ve 4 binden fazla çalışanla hizmet verdiğini ifade eden Firuzhan Kanatlı, ihracat yaptıkları coğrafyanın da sürekli genişlediğini ve 62 ülkeye ulaştığını söyledi. &lt;br /&gt;Temelleri Eskişehir’de 1961 yılında Firuz Kanatlı tarafından atılan Eti, kurulduğu günden itibaren tüketicinin talep ve beklentilerini göz önünde bulundurarak üretimini sürdürüyor. 22 çalışanıyla bisküvi ile başladığı üretimini, bugün 50 marka ve 300’e yakın ürün çeşidiyle devam ettiren Eti, 4 binden fazla çalışan ve 5 üretim tesisine ulaştı. &lt;br /&gt;Kuruluş yılı olan 1961’de 22 çalışanları bulunduğunu ve günlük 3 tonluk üretim kapasitesine sahip olduklarını hatırlatan Eti Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Firuzhan Kanatlı, 1962 yılında üretime başlayan Eti Bisküvileri’nin bugün Eti Grubu olarak, Eti Gıda, Tam Gıda, Eti Makine ve Eti Pazarlama olmak üzere dört ana şirketten oluştuğunu söyledi. 50’nin üzerinde marka ve 300’e yakın ürünle tüketicileri özel lezzetlerle buluşturarak, inovasyon odaklı çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Firuzhan Kanatlı, beş üretim tesisi ve 4 binden fazla çalışanla hizmet vermeye devam ettiklerini belirtti. &lt;br /&gt;Eti’nin faaliyete geçtiği günden bu yana tüketicilerinin talep ve beklentilerini göz önünde bulundurarak çalışmalarına devam ettiğini vurgulayan Kanatlı, “Eti olarak kurulduğumuz tarihten bu yana attığımız her adımda, içinde bulunduğumuz sektöre katma değer sağlamayı, kalite anlayışımız ve yenilikçi ürünlerimiz ile öncülük etmeyi hedefliyoruz” dedi. Kanatlı, “Tüketicilerimize sunduğumuz ilklerimizle sektöre yön verirken tüm yatırımlarımızı da, bugün dünyanın en büyük 20 ekonomisi içinde yer alan ülkemizde gerçekleştirmeye ve ekonomimizin gelişimine katkıda bulunmaya öncelik verdik” diye konuştu. Sözlerine “Yarım asırlık geçmişimizde gelişimimizi sürdürürken iç ve dış piyasalardaki yeni oluşum ve değişimlere hazırlıklı olmayı ve uygun stratejiler geliştirmeyi de öğrendik” diye devam eden Kanatlı, “Sahip olduğumuz deneyim ve yenilikçi vizyonumuz ile teknolojiden ürün geliştirmeye kadar pek çok alanda hem sektörümüze hem de iş dünyasına örnek olacak çalışmalara imza attık” dedi. &lt;br /&gt;Eti’nin Türk halkına en iyiyi sunmak amacıyla yatırım yapan bir şirket olduğunu belirten Kanatlı, “ Eti, büyüyen ihracat ağı, yerli ve yabancı pazarlarda beğenilerek tüketilen yenilikçi ürünleri, Ar-Ge gücü, inovatif bakış açısı, yarattığı markalar ve farklı kategorilerde yaptığı yatırımlarla dünya pazarlarında rekabet etme gücüne sahip bir şirkettir. Tüm bu unsurları bünyesinde bulunduran bir şirket olarak, bugün ülkemizi en iyi şekilde temsil ettiğimize inanıyoruz” diye konuştu. &lt;br /&gt;Eti, üretimde Japon Verimlilik Sistemi’ni (TPM) uyguluyor. &lt;br /&gt;Eti’yi dünyanın en prestijli ödülleri ile buluşturan TPM uygulamasının, Eti’nin en önemli projelerinden biri olduğunun altını çizen Firuzhan Kanatlı, sözlerini şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;“TPM uygulaması 2002 yılında verimliliği artırmak, hata ve kayıpları yok etmek için hayata geçirildi. Kaliteden ve tüketiciye sunulan değerden ödün vermeden ve sürekli iyileştirme ile kayıpları, çalışanların tamamının etkin katılımını sağlayarak ortadan kaldırmayı ve verimlilikle birlikte iş güvenliğini artırmayı amaçlayan TPM, özgün bir Japon yönetim sistemidir. Yaklaşık sekiz yıldır fabrikalarımızda uyguladığımız bu sistem sayesinde, verimlilik artışı ile yaklaşık 61 milyon Euro kazanım elde ettik.  Bu başarı Japonya’da yedi ödül ile taçlandırıldı.” &lt;br /&gt;TPM uygulamasının çalışanların etkin katılımı ile mümkün olduğuna dikkat çeken Kanatlı, TPM kapsamında çalışanlara “Benim Makinem” anlayışını benimsettiklerini belirterek, “Böylece çalışanımız, kullandığı makinenin aynı zamanda kendi ekmek teknesi olduğunun bilincine varıyor. Çalışanımız, kullandığı makinenin bakımından, onarımına kadar her şeyinden sorumlu oluyor” dedi. &lt;br /&gt;Eti, 40 yıllık yurtdışı yatırımlarının meyvelerini alıyor &lt;br /&gt;“İç pazardaki başarılarımızın yanı sıra dış pazarlarda da 40 yıllık yurtdışı çalışmalarımızın geri dönüşlerini almaya başladık” diyen Firuzhan Kanatlı, “İhracat yaptığımız ülkelerin coğrafyası sürekli genişliyor ve yenilerini katmak için fırsatları yaratmaya, değerlendirmeye çalışıyoruz. İlk ihracat işlemini 1974 yılında Kıbrıs’a gerçekleştirmiş bir kurum olarak, bugün ürünlerimizi başta Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Türk cumhuriyetleri ve deniz aşırı ülkeler olmak üzere 62 ülkeye ihraç ediyoruz. İhracat yaptığımız ülkelerdeki reklam ve tanıtım faaliyetlerimizin geri bildirimlerini değerlendirdiğimizde, tüketici nezdinde değerli bir Eti algısının var olduğunu görüyoruz” dedi. &lt;br /&gt;Eti’nin lifli bisküvisi “Eti Burçak”, hazır kızarmış ekmeği "Etimek”, bebe bisküvisi "Eti Cicibebe”, "Üzümlü Dilim Kek", "Meyveli ve Kakaolu Dilimli Kek", Çölyak ve Fenilketonüri hastaları için geliştirilen glutensiz bisküvi "Eti Pronot" gibi pek çok yeniliği bünyesinde barındırdığını söyleyen Kanatlı, uzmanlaştıkları alanlara odaklanıp bu alanları geliştirme hedefinde olduklarını açıkladı. Türk halkına ilkleri tattıran Eti’nin, son dönemde çikolata pazarına yeni bir soluk getiren Eti Çikolata Keyfi Sticks’in bitter çeşidini tüketicilerle buluşturduğunu ifade eden Firuzhan Kanatlı, Eti Çikolata Keyfi Uzun ile de Türkiye’de alışılagelmiş çikolata algısını kırıp tüketicilere farklı bir deneyim sunduklarını belirtti. &lt;br /&gt;Eti Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Firuzhan Kanatlı, çikolata sektörü ile ilgili “Çikolata sektöründe aldığımız olumlu geri dönüşler yenilikçi yaklaşımımız ve tüketiciye en mükemmel ürünü götüren varlık nedenimizi bir kez daha gözler önüne serdi. Eti olarak çikolata kategorisindeki yükselişimiz ile son üç senede elde ettiğimiz en büyük pazar payına ulaştık” dedi. &lt;br /&gt;Eti’nin sunduğu lezzetlerle tüketicilerinin hayatlarına küçük mutluluklar katan, bunu yaparken de içerisinde bulunduğu topluma karşı sorumluluklarını yerine getiren bir kurum olduğunu belirten Firuzhan Kanatlı, süregelen projelerle ilgili de şu bilgileri verdi: “Haziran ayında üç yıldır devam eden “Eti ÇEKÜL Kültür Elçileri” projemizin yıl sonu etkinliği olan “İstanbul Buluşmaları”nda, 17 farklı ilden gelen 300 çocuğumuz ile bir araya gelme fırsatı bulduk. Bu senenin teması olarak belirlenen Sokak Oyunları, unutulmaya yüz tutmuş bir değer olarak kültür elçilerimiz tarafından tekrar canlandırıldı. 2010 – 2011 öğretim yılının başlaması ile bir diğer sosyal sorumluluk projesi olan Eti Çocuk Tiyatrosu’nun, 10. yılını kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 10’uncu yılını, Kıbrıs’ın Cumhuriyet Bayramı’nda sergilediği Pinokyo oyunu ile kutlayan tiyatromuz ile önümüzdeki yıllarda da çocuklarımızın hayatlarına değer katmaya devam edeceğiz” &lt;br /&gt;Kanatlı, Eti’nin sektöründe birçok yeniliğe imza atmış öncü bir marka olarak bugüne kadar elde ettiği başarıları, yeni projelerle devam ettirmeyi ve Türkiye ekonomisinin gelişimine katkısını sürdürmeyi hedeflediğini de aktardı.  &lt;br /&gt;“TPM’LE 61 MİLYON EURO KAZANIM ELDE ETTİK” &lt;br /&gt;Verimliliği artırmak, hata ve kayıpları yok etmek için 2002 yılında hayata geçirilen TPM uygulamasının özgün bir Japon yönetim sistemi olduğunu vurgulayan Firuzhan Kanatlı, “Yaklaşık sekiz yıldır fabrikalarımızda uyguladığımız bu sistem sayesinde, verimlilik artışı ile yaklaşık 61 milyon Euro kazanım elde ettik.  Bu başarı Japonya’da yedi ödül ile taçlandırıldı” dedi. &lt;br /&gt;DÜNYA 06/01/2011&lt;br /&gt;Yüzey Yalıtım, 2011’de yeni projelere odaklanacak &lt;br /&gt;İnşaat malzemeleri satış ve uygulamaları alanında faaliyet gösteren Yüzey Yalıtım, yeni projeler alarak pazar payını artırmayı hedefliyor. 2007’den bu yana inşaat sektöründe hizmet sunduklarını belirten Yüzey Yalıtım Yetkilisi Mehmet Çardak, 2011 yılı içinde yeni projelere odaklanacaklarını bildirdi. Temelden çatıya kadar izolasyon malzemeleri ile kaba inşaat malzemelerinin satış ve uygulamalarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Çardak, alanında uzman birçok markanın bayiliğini yaptıklarını ifade etti. Oyak Beton, Ytong, Işıklar Tuğla, Kalekim, Braas, Knauf, Kçs Çimento,Ursa, Alçıbay, Onduline gibi önemli markalarla çözüm ortaklığı yaptıklarını dile getiren Çardak, müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarla sektöre öncülük etmeye özen gösterdiklerini belirtti. İzolasyon, asma tavan ve bölme duvar sistemleri, yer döşeme sistemleri, çatı kaplamaları alanında hizmet sunan firmanın faaliyet alanına ilişkin bilgiler veren Mehmet Çardak, şu açıklamalarda bulundu: “Satışını yaptığımız inşaat malzemeleri arasında hazır beton, çimento, kireç, alçı, alçıpan, kiremit, tuğla, yapı kimyasalları, ve inşaat demiri gibi ürün grupları yer alıyor. Satışını yaptığımız ürünlerin haricinde bir de uygulama yönümüz var. Alçı sıva, ısı-ses-su ve yangın izolasyonları, prefabrik klima kanalı, zemin kaplama, çatı-cephe kaplama, asma tavan, ara bölme duvar giydirme, ısı izolasyonu ve mantolama gibi birçok farklı alanda da uygulama yapıyoruz. Alanında uzman firmaların bayiliğini üstleniyoruz. Geniş ürün yelpazemizle her tür talebe yanıt verebilecek kapasiteye sahibiz.” &lt;br /&gt;Avrupa standartlarına uygun, sağlam, kaliteli ve uygun fiyat yelpazesi ile gerek malzeme servisinde gerekse uygulama alanında kısa zamanda inşaat sektöründe ayrıcalık kazandıklarını vurgulayan Çardak, her geçen gün firmayı geliştirmeye ve pazar payını artırmaya yönelik çalışmalarının devam edeceğini belirtti. &lt;br /&gt;DÜNYA 06/01/2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRETAŞ, Razi'nin üretimini Türkiye'den de pazarlayacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Razi Petrokimya'nın ürünlerinin Türkiye'den de pazarlamasını yapacak şirketin kuruluşu tamamlandı.&lt;br /&gt;İSTANBUL - ABD'nin İran konusunda bankalara koyduğu ambargo, GÜBRETAŞ'ı İran'daki yatırımı Razi konusunda farklı bir strateji geliştirmeye yöneltti. Daha önce İran'dan yapılan satış ve pazarlama faaliyetlerinin bundan sonra Türkiye üzerinden de yapılması sayesinde GÜBRETAŞ'ın tecrübesi ile üretiminin yüzde 80'ini ihraç eden Razi'nin uluslararası pazar gücü birleştirilmiş olacak. Böylece Razi üzerindeki satış kontrolünü de sağlamlaştıran GÜBRETAŞ, borcun azalmasına bağlı olarak 2013 yılında Razi'de ek yatırımlar yapmaya başlayacak. &lt;br /&gt;Bu arada GÜBRETAŞ, 2009 yılından sonra 2010 yılında da satış rekoru kırdı. Şirket kendisi için psikolojik sınır olan 1 milyon 400 bin tonu aşarak, 1 milyon 460 bin tona ulaştı. 2011 yılı için ise 1,5 milyon ton hedefleniyor. Şirketin 2011 ciro hedefi ise yüzde 15 büyüme... &lt;br /&gt;GÜBRETAŞ Genel Müdürü Mehmet Koca, Razi Petrokimya şirketinin Türkiye'de 10 milyon TL sermayeli 'Raintrade' diye bir şirket kurduğunu belirterek, bu şirketin başta Razi Petrokimya'nın ürünleri olmak üzere bu sektörde uluslararası ticaret yapacağını ve ayrıca ihtiyaç duyulan ürünleri uluslararası piyasadan tedarik edeceğini kaydetti. Koca, şirketin yapısına ilişkin şu bilgileri verdi: &lt;br /&gt;"Razi ürünlerinin, hem pazarlamasını hem de ihtiyaçlarını tedarik etmek için ticari organizasyonunu da Türkiye üzerinden yapacağız. Türkiye bankacılık sistemini kullanarak BM, AB ve ABD'nin yaptırımlarını göz önüne alan bir yaklaşım sergilemiş olacağız. O tanımlarının dışındaki firmalarla çalışmış olacağız. Dolayısıyla uluslararası sisteme paralel bir yapı ortaya çıkmış olacak. Ambargo vesilesiyle, pazarlama faaliyetlerimizin Türkiye ayağını oluşturmuş olacağız. Bu bizim satışlarımızı da artıracaktır" dedi.  &lt;br /&gt;Koca, DÜNYA'ya şirketin hedefleri, satış ve üretim rekorları ile yatırımları hakkında bilgiler verdi. &lt;br /&gt;Satış rekorunu tazeledi&lt;br /&gt;Gübre sektörünün, satış miktarı bazında ekim ayı itibariyle yüzde 3 düştüğünü kaydeden Koca, "GÜBRETAŞ ise sektörün önünde. Geçen seneye oranla yüzde 4 büyüme söz konusu. 2009 yılında 1 milyon 395 bin ton ile satış rekoru kırmıştık. 2010 yılında ise 1 milyon 400 bin ton pskilojik sınırı aşarak 1 milyon 460 bin tona ulaştık. 2011 yılında da bu trendin devam etmesini bekliyoruz. 1 milyon 530 bin ton satışı bütçeledik ve seneye de rekor kıracağız. Rekorlara alıştık" diye konuştu. &lt;br /&gt;2008 yılında uluslararası kriz ve iki yıl üst üste kuraklık olması nedeniyle sektörde gübre tüketiminin düştüğünü kaydeden Koca, 2009 yılında ise sektörün normalleştiğini, 2010 yılında da durağan devam ettiğini söyledi. Koca, gübre sektörünün 2011 yılından itibaren her yıl yüzde 3-5 büyüyeceğini tahmin ederek, "Tarım ve hayvancılığa iş dünyası ve uluslararası yatırımcıların çok ilgisi var. Bankalar sıfır faizler veriyor, teşvikler ardı ardına geliyor. Hayvancılğı artması tarımın artması demek oluyor, bu da gübre tüketiminin artacağı anlamına geliyor" dedi. Koca, yüzde 27 civarında olan pazar paylarının bir-iki puan yükseldiğine değindi. &lt;br /&gt;GÜBRETAŞ ve Razi'nin ciro hedefi 1.4 milyar lira&lt;br /&gt;2010 yılında yaklaşık 800 milyon lira ciro elde ettiklerini belirten Koca, 2010 yılı sonu için Razi Petrokimya'nın ise tahminen 600 milyon TL ciro elde ettiğini söyledi. Razi'nin 2011 yılı sonunda bütçe hedefinin ise 820 milyon lira olduğunu dile getiren Koca, "Ciro rakamlarımız, uluslararası gübre fiyatlarıyla çok alakalı. Fiyatlar böyle giderse daha yüksek ciroları elde ederiz. 2011 yılında yüzde 15 ciroda artış yakalayabiliriz" diye konuştu. 2009 yılında aldıkları Panko Birlik ihalesinin gerçekleşmemesine rağmen bu satış rekorlarına ulaştıklarını kaydeden Koca, "2011 yılında da önemli gübre ihalelerine gireceğiz" dedi. &lt;br /&gt;İran'da hükümetin uygulamaları maliyetleri artırdı&lt;br /&gt;İran'da  uluslararası ve iç politikadan kaynaklanan değişim ve gelişmeler yaşandığını kaydeden Koca, "Hükümet, halkına karşı desteklerinde formatı değiştirdi. Fiyatlar artırıldı ama hane başına 40-50 dolar ödeme yapıyor. Onun dışında tükettiği ekmeğe, elektrik, suya, doğalgaza zam gerçekleştirdi. Dolayısıyla bizim gaza da zam yapılmış oldu. 2011 yılında bu nedenle maliyetlerimiz bir miktar artacak. Yıllık bazda 50-60 milyon dolarlık bir maliyet artışı olabilir. Fakat bunu kapasite kullanımımızı artırarak ve uluslararası piyasalarda artan fiyat ile telafi edeceğiz" diye konuştu. &lt;br /&gt;Kapasiteyi artıracağız, üre fabrikası kuracağız&lt;br /&gt;Razi'de kapasite kullanım oranlarının artırılmasıyla ilgili çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Koca, kapasite kullanım oranlarının yüzde 40'lardan bu yıl yüzde 50'lerin üzerine çıktığını ve bunu yüzde 60-65'lere çıkacaklarını dile getirdi. Koca, "Razi, borcumuzun azalmasıyla orada yeni bir yatırım yapacağız. Borç hafifleyince orada 'üre tesisi' kuracağız. 2013 yılında yatırıma başlarız" dedi. &lt;br /&gt;Seçim de yarar, dip de!&lt;br /&gt;İthalatçı oldukları için, döviz riskleri ve TL alacakları gibi genel risklerinin olduğunu ifade eden Koca, haziran ayında yapılacak seçimlerin gübre sektörünü olumlu bile etkileyeceğini kaydetti. Koca, "Seçim ekonomisi çiftçiyi, dolayısıyla bizi olumlu etkiliyor. Fakat şu anda seçim politikası uygulanmayacak gibi görünüyor. Fakat son zamanlarda seçimlerden bağımsız olarak hükümet hayvancılığa ve damlama, sulamayla yapılan tarıma çok destek oluyor. Bu da bizi olumlu etkiliyor tabii" dedi. &lt;br /&gt;Uluslararası dipten bahsedildiğini söyleyen Koca, spekülasyonla ilgili olarak emtia fiyatlarının artacağına ilişkin tedirginlik yaşadığını da sözlerine ekledi. Koca, iştirakleri Negmar Denizcilik'in yabancı ortaklıkla İDO özelleştirmesine girebileceğini söyledi. &lt;br /&gt;Koca, "Negmar ile yabancı ortaklıkla İDO özelleştirmesine girmeyi düşünebiliriz. Yabancılar özelleştirme için geldiklerinde ve ortaklık için şirket aradığında ilk alternatiflerinden biri olarak İstanbullines'ı düşünüyorlar. Bazı yabancılardan çağıranlar oluyor. Uygun şartlar altında, küçük ortak olmak kaydıyla değerlendirebiliriz" dedi. Gübre Fabrikaları'nın yüzde 40 oranındaki iştiraki Negmar Denizcilik, ro-ro taşımacılığı alanında faaliyet gösteren İstanbullines'ı geçtiğimiz aylarda satın almıştı. Bünyesinde 2 ro-ro bulunan İstanbullines, Bandırma-Ambarlı arasında taşımacılık yapıyor. Negmar'ın ise kuru yük taşımacılığına yönelik 4 gemisi bulunuyor. Koca,  2012 yılında 10 gemilik bir filoya kavuşacaklarını söyledi. &lt;br /&gt;Yabancı yatırımcısının ilgisi şaşırtıcı derecede yüksek&lt;br /&gt;Razi'yi tamamlayıcı bir satın alma görüşmelerinin ve arayışlarının sürdüğünü kaydeden Mehmet Koca, "Hammadde kaynağı olan Kuzey Afrika'ya yakın bölgelere bakıyoruz. Bir fırsatını bulursak değerlendireceğiz" dedi. &lt;br /&gt;Şu andaki borsa performanslarından çok memnun olduklarını kaydeden Koca, yabancı yatırımcılarının gübre sektörüyle çok ilgili olduklarını söyledi. Koca, yabancılardan zaman zaman ortaklık teklifleri aldıklarını, ama bu konuya sıcak bakmadıklarını da sözlerine ekledi. Koca, "Ortalama günde bir yabancı yatırımcı, şirketi ziyaret ediyor. Yılda ise 10 road showa çıkıyoruz. Bu ilgiye biz bile şaşırıyoruz" dedi. &lt;br /&gt;DÜNYA 06/01/2011&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-6497696453244456063?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/zJL4VwCKSp4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/6497696453244456063/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2011/01/gunluk-ekonomi-haberleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/6497696453244456063?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/6497696453244456063?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/zJL4VwCKSp4/gunluk-ekonomi-haberleri.html" title="Günlük ekonomi haberleri" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2011/01/gunluk-ekonomi-haberleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak8MQn4_eSp7ImA9Wx9QF08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-3614259416751756670</id><published>2010-12-30T09:07:00.000-08:00</published><updated>2010-12-30T09:08:03.041-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-30T09:08:03.041-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Yurtiçi ekonomi haberleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/60VutALABOXCbZl48xwyoMOXIk8/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/60VutALABOXCbZl48xwyoMOXIk8/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/60VutALABOXCbZl48xwyoMOXIk8/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/60VutALABOXCbZl48xwyoMOXIk8/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;TÜRKİYE EKONOMİSİ&lt;br /&gt;EKONOMİK GÖRÜNÜM&lt;br /&gt;• Yeni asgari ücret ile asgari geçim indirimi de&lt;br /&gt;arttı&lt;br /&gt;• VOB 2010'u % 30 büyüme ile tamamlayacak&lt;br /&gt;• Alışveriş canlandırdı 29 milyon turist, 23&lt;br /&gt;milyar dolar getirdi&lt;br /&gt;• Elektriğe nisan ayına kadar zam yok&lt;br /&gt;• 'Stopaj ayarı' daha çok ihraç getirecek&lt;br /&gt;Alışveriş canlandırdı 29 milyon turist, 23 milyar&lt;br /&gt;dolar getirdi&lt;br /&gt;Turizm sektörü, 2010 yılını 29,5 milyon turist ve 23&lt;br /&gt;milyar dolarlık gelirle geride bırakıyor. Hedeflerin&lt;br /&gt;tutturulduğu yılda % 5’lik büyüme gerçekleşti.&lt;br /&gt;Erken rezervasyonun damga vurduğu yıla, alışveriş&lt;br /&gt;turizmi de hareket kattı.(ZAMAN)&lt;br /&gt;'Stopaj ayarı' daha çok ihraç getirecek&lt;br /&gt;Yurtdışına ihraç edilen 5 yıl vadeli tahvillerden % 0,&lt;br /&gt;Türkiye'de ihraç edilen TY tahvillerinde ise % 1&lt;br /&gt;stopaj uygulaması, piyasalarda olumlu karşılandı.&lt;br /&gt;(DÜNYA)&lt;br /&gt;Elektriğe Nisan ayına kadar zam yok&lt;br /&gt;Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, yaptığı&lt;br /&gt;toplantıda 1 Ocak 2011'den geçerli elektrik&lt;br /&gt;fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapılmamasına&lt;br /&gt;karar verdi. (TÜRKİYE)&lt;br /&gt;Yeni asgari ücret ile asgari geçim indirimi de arttı&lt;br /&gt;Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun belirlediği yeni&lt;br /&gt;asgari ücret, işçi ve memurun aylık maaşında&lt;br /&gt;asgari geçim indirimi yoluyla 5,06 lira ile 8,60 lira&lt;br /&gt;arasında artış sağlayacak. 1 Ocak'ta yürürlüğe&lt;br /&gt;girecek 796,5 liralık yeni brüt asgari ücret, asgari&lt;br /&gt;geçim indirimi rakamlarını da değiştirecek.&lt;br /&gt;(HABERX)&lt;br /&gt;VOB 2010'u % 30 büyüme ile tamamlayacak&lt;br /&gt;Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VOB) Yönetim&lt;br /&gt;Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, 2010 yılını geçen yıla&lt;br /&gt;BANKACILIK SEKTÖRÜ&lt;br /&gt;“Öncelikle kurumsal, ticari ve KOBİ bankacılığı&lt;br /&gt;yapacağız”&lt;br /&gt;Millennium Bank'ı alarak Türk bankacılık sektörüne&lt;br /&gt;dönen Fiba Holding'in patronu Hüsnü Özyeğin,&lt;br /&gt;Finansbank'a rakip olmayacaklarını söyledi.&lt;br /&gt;Özyeğin, "Biz öncelikle kurumsal, ticari ve KOBİ&lt;br /&gt;bankacılığı yapacağız" dedi. (FOREKS)&lt;br /&gt;Abank'a 105 milyon dolar kredi&lt;br /&gt;ABank, Uluslararası Finans Kurumu (IFC),&lt;br /&gt;Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası (BSTDB) ile&lt;br /&gt;Hollanda Kalkınma Ajansından (FMO) 105 milyon&lt;br /&gt;dolar tutarında 10 yıl vadeli sermaye benzeri kredi&lt;br /&gt;sağladı. (FİNANSGÜNDEM)&lt;br /&gt;• “Banka kârları 2011’de sadece % 1 artar”&lt;br /&gt;• TSKB, 2 yeni kredi anlaşması imzaladı&lt;br /&gt;• “Öncelikle kurumsal, ticari ve KOBİ&lt;br /&gt;bankacılığı yapacağız”&lt;br /&gt;• Abank'a 105 milyon dolar kredi&lt;br /&gt;“Banka kârları 2011’de sadece % 1 artar”&lt;br /&gt;İş Yatırım Menkul Değerler, banka kârlarında bu yıl&lt;br /&gt;%18 artış görülme beklentisinin ardından, 2011&lt;br /&gt;yılında kâr artış oranının %1’e gerilemesini ancak&lt;br /&gt;2012 yılında tekrar artış trendine girerek artış&lt;br /&gt;oranının %14 olmasını öngördüklerini açıkladı.&lt;br /&gt;(VATAN)&lt;br /&gt;TSKB, 2 yeni kredi anlaşması imzaladı&lt;br /&gt;Kredi anlaşmalarıyla TSKB'nin, Alman Kalkınma&lt;br /&gt;Bankası’ndan toplam 91,7 milyon euro tutarında 2&lt;br /&gt;ayrı kredi temin ettiği bildirildi. (FOREKS)&lt;br /&gt;(Milyon TL) 22.Ara 21.Ara&lt;br /&gt;Değişim&lt;br /&gt;(%)&lt;br /&gt;Krediler 519.434 519.072 0,07&lt;br /&gt;Takip. Alacaklar 20.198 20.195 0,01&lt;br /&gt;Mevduat 630.219 629.052 0,19&lt;br /&gt;göre % 30'a yakın bir büyümeyle 430 milyar liranın&lt;br /&gt;üzerinde bir işlem hacmiyle tamamlayacaklarını&lt;br /&gt;söyledi. (DÜNYA)&lt;br /&gt;DÜNYA EKONOMİSİ&lt;br /&gt;2010'daki büyüme 2011'de yakalanamaz&lt;br /&gt;Ernst &amp; Young'ın raporunda, 2011'in Avrupa&lt;br /&gt;ekonomisi için umut vaat etmediği belirtildi.&lt;br /&gt;Raporda, Avrupa Euro Bölgesi ekonomisinin bu&lt;br /&gt;yılın büyük bir bölümünde güçlü bir performans&lt;br /&gt;sergilemekle birlikte önümüzdeki yıl GSYH artışının&lt;br /&gt;% 1,4 seviyesinde kalıp bölge ekonomisinde&lt;br /&gt;yavaşlama görüleceği ifade edilerek, bölgede yer&lt;br /&gt;alan 16 ülkenin büyüme ivmelerinin çok farklı&lt;br /&gt;seyredeceği kaydedildi. (DÜNYA)&lt;br /&gt;İngiltere'de işsizlik % 9'a ulaşabilir&lt;br /&gt;Financial Times'ın haberine göre, İngiliz&lt;br /&gt;hükümetinin uygulamakta olduğu kemer sıkma&lt;br /&gt;politikalarına bağlı olarak 2011 yılında işsizlik&lt;br /&gt;oranının % 9'a, işsiz sayısının 2,7 milyona&lt;br /&gt;ulaşabileceği ifade ediliyor. (ECOKLİNİK)&lt;br /&gt;Avrupa’da borçlanmak artık ABD’den daha pahalı&lt;br /&gt;Avrupa’daki şirketlerin borçlanma maliyetleri,&lt;br /&gt;Kıta’da baş gösteren borç krizinin yarattığı kaygının&lt;br /&gt;etkisiyle, finansal krizin başlamasından bu yana ilk&lt;br /&gt;defa ABD'deki rakiplerine kıyasla daha üst&lt;br /&gt;seviyeye çıktı. (HÜRRİYET)&lt;br /&gt;Petrol ve doğalgaz 2011’in yıldızı olacak&lt;br /&gt;Piyasa uzmanları petrol ve doğalgaz tarafında&lt;br /&gt;2011’de yaşanacak gelişmeler ile enerji&lt;br /&gt;piyasalarının dikkat çekeceği konusunda hem&lt;br /&gt;fikirler. Ham petrol tarafındaki rasyonalizyon&lt;br /&gt;enerji uzmanları tarafından sektörün cazibesini&lt;br /&gt;arttırdığı vurgularına neden olurken, talep&lt;br /&gt;tarafının da altını çizdiler.(GAZETEPORT)&lt;br /&gt;Roubini: ABD'de konut fiyatları düşecek&lt;br /&gt;Kriz kahini Nouriel Roubini, bu kez konut&lt;br /&gt;• 2010'daki büyüme 2011'de yakalanamaz&lt;br /&gt;• Rusya'dan yatırımcılara kolaylık&lt;br /&gt;• İngiltere'de işsizlik % 9'a ulaşabilir&lt;br /&gt;• Avrupa’da borçlanmak artık ABD’den daha&lt;br /&gt;pahalı&lt;br /&gt;• Dünya motorlu taşıt üretimi % 32,5 arttı&lt;br /&gt;• Petrol ve doğalgaz 2011’in yıldızı olacak&lt;br /&gt;• Roubini: ABD'de konut fiyatları düşecek&lt;br /&gt;• Fisher: 2011'de hayal kırıklığına hazır olun&lt;br /&gt;Rusya'dan yatırımcılara kolaylık&lt;br /&gt;Rusya, yabancı yatırımcı için kuralları&lt;br /&gt;kolaylaştıracak. Rusya Başbakanı Putin, yabancı&lt;br /&gt;yatırımcıların stratejik sektörlere girişlerine yönelik&lt;br /&gt;yasayı gelecek yıl değiştirmeyi ve yabancı&lt;br /&gt;işletmelerin bu sektörlere girişlerini&lt;br /&gt;kolaylaştırmayı planladıklarını bildirdi. (DÜNYA)&lt;br /&gt;piyasasına dair uyarılarda bulundu. Roubini,&lt;br /&gt;"Konut piyasası çift dip süreci yaşıyor, fiyatların&lt;br /&gt;gidebileceği tek yön aşağı" dedi. (NTVMSNBC)&lt;br /&gt;Fisher: 2011'de hayal kırıklığına hazır olun&lt;br /&gt;Fisher Investments kurucusu ve Forbes yazarı Ken&lt;br /&gt;Fisher'a göre gelecek yıl piyasa hem boğa eğilimli&lt;br /&gt;hem de ayı eğilimli yatırımcılar için hayal kırıklığı&lt;br /&gt;yaratacak. Fisher, "Biraz yükseliş, biraz düşüş&lt;br /&gt;yaşanacak, biraz yükseliş yaşanması daha olası&lt;br /&gt;ama çok fazla değil. Boğa piyasası sürecek fakat&lt;br /&gt;2012'de, 2011 daha sakin bir yıl olacak."&lt;br /&gt;dedi.(FİNANSTR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-3614259416751756670?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/Ouz8NOgH4ZA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/3614259416751756670/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/yurtici-ekonomi-haberleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/3614259416751756670?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/3614259416751756670?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/Ouz8NOgH4ZA/yurtici-ekonomi-haberleri.html" title="Yurtiçi ekonomi haberleri" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/yurtici-ekonomi-haberleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D04HRXg8eip7ImA9Wx9SGEk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-9217132863552397368</id><published>2010-12-08T14:04:00.000-08:00</published><updated>2010-12-08T14:05:34.672-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-08T14:05:34.672-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Ekonomi haberleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zEeqQVaH3EsslLMD5cpuBOPcHX8/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zEeqQVaH3EsslLMD5cpuBOPcHX8/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zEeqQVaH3EsslLMD5cpuBOPcHX8/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zEeqQVaH3EsslLMD5cpuBOPcHX8/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Halkbank 1.5 milyar lira kar etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banka, geçen sene eylül sonu itibariyle net karını yüzde 25 oranında artırdı. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;İSTANBUL - Halkbank, 2010 yılının üçüncü çeyreği sonunda 1 milyar 511 milyon lira net kar elde etti. Banka, geçen sene eylül sonu itibariyle 1 milyar 208 milyon lira olan net karını yüzde 25,1 oranında artırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkbank'tan, ilk 9 ay finansal sonuçlarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, bankanın kredi tabanını genişleterek kredi hacmini büyütme stratejisi çerçevesinde gayri nakdi kredileri de içeren toplam kredilerini 9 aylık dönemde 2009 yıl sonuna göre yüzde 25,8, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 35,3 oranında artırarak 52,6 milyar liraya çıkardığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankanın, reel ekonomiye desteğini artırarak devam ettirdiği ifade edilen açıklamaya göre, 2009 yıl sonuna göre toplam krediler içindeki nakdi kredilerin artışı yüzde 25,1, gayri nakdi kredilerin artışı ise yüzde 28,1 olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın ilk 3 çeyreğinde kredilerdeki büyümede ticari ve bireysel kredilerdeki artış etkili oldu. KOBİ ve esnaf kredilerini de içeren ticari krediler 9 ay içinde yüzde 21,1 artış sergilerken, bireysel kredilerdeki büyüme yüzde 38,8'e ulaştı. Bankanın tüketici kredisi pazar payı yüzde 10,4, konut kredisi pazar payı ise yüzde 6,9 düzeyinde gerçekleşti. Halkbank'ın toplam nakdi kredi pazar payı ise 2010 Eylül sonu itibariyle yüzde 8,3'e yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankanın toplam aktifleri 2009 yıl sonuna göre 14,7 artışla 69,6 milyar liraya ulaşırken, kredilerin toplam aktifler içindeki payı yüzde 53,5'ten yüzde 58,4'e yükseldi. Aynı dönemde mevduatını yüzde 17,5 artışla 51,7 milyar liraya yükselten Halkbank, mevduatın krediye dönüşüm oranını yüzde 73,9'dan yüzde 78,6'ya çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkbank, 2009'un ilk 9 ayında yüzde 5,0, 2009 yılsonunda yüzde 4,9 olan takipteki kredi oranını 2010 eylül sonu itibariyle yüzde 4,1'e indirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın ilk 9 ayında toplam 31 şube açan bankanın eylül sonu itibariyle net karı 1 milyar 511 milyon liraya yükseldi. Özkaynakları 2009 yılsonuna göre yüzde 21,3 artış kaydeden Halkbank, 9 aylık dönemde yüzde 31,7 oranında özkaynak karlılığına ulaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”Türkiye görece büyük istihdam yarattı”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maliye Bakanı Şimşek Türkiye'de yaşanan büyümenin diğer büyüyen ülkelere oranla daha fazla istihdam artışı sağladığını söyledi. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;TBMM - Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Son bir yıl içerisinde ABD de AB de büyüdü, bir çok ülke büyüdü. Fakat bu ülkelere oranla Türkiye gerçekten önemli ölçekte, büyük dozda istihdam yarattı" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın "BDP'nin hazine yardımı alamadığına" ilişkin eleştirileri üzerine Şimşek, Maliye Bakanlığı olarak şu andaki kanunu uygulamakla mükellef olduklarını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, "Ben eleştiride haklılık payı da görmüyor değilim. Öyle bir irade çıkar da bu değişiklik olursa o çerçevesinde yardım yapılabilir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borçların yeniden yapılandırmasında dürüst mükellefleri ödüllendirilmesi konusunun üzerinde hassasiyetle durduğunu söyleyen Şimşek, bu konu üzerinde çalışılmasını istediğini aktardı. Şimşek, "Beyana dayalı kısımlar üzerinde bir şeyler yapılabilir mi arkadaşlara 'çalışın' dedim ama şu an itibariyle son şekli verilmediği için bir taahhütte bulunmak istemiyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzur ortamı, istikrar olursa, şiddete son verilirse, Türkiye'nin bundan büyük yararlar sağlayacağını belirten Şimşek, "Bugün Doğu ve Güney Doğu Anadolu'ya özel sektör yatırımlarının az gidiyor olmasında güven ortamının eksikliği çok önemli bir rol oynuyor. Varolan kaynaklarımızı daha çok insanlarımızın eğitimine, ülkemizin altyapısına, rekabet gücününün artırılmasına harcamayı kim tercih etmez ki?" diye sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, IMF İcra Direktörlerinden bir tanesinin Türkiye'ye verilmesi ihtimalinin çok yüksek görüldüğünü dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Kore ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşmasını yakından takip ettiklerini belirten Şimşek, Türkiye'nin de Güney Kore ile benzer anlaşması sürecinde olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişte bazı ülkelerin AB ile serbest ticaret anlaşması yaptıktan sonra Türkiye ile bu anlaşmayı yapmayı tercih etmediğini ifade eden Şimşek, yeni yapılan anlaşmalarda Türkiye ile de bu anlaşmaların yapılmasına dair bir ifade kullanılacağını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Gönül ister ki"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin çok önemli yapısal sorunlarından bazılarının çözüme kavuşturulduğunu ama bazılarının hala mevcut olduğunu ifade eden Şimşek, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Eğer bugün enerjide kendi kendimize yetiyor olsak cari fazla veriyoruz. Gönül ister ki enerjide daha çok verim olsun. Bunu bir kaç yıl içinde değiştirmenin imkansız olduğu ortada. Ama su kaynaklarının enerjiye dönüştürülmesi konusunda son yıllarda büyük çaba olduğunu herkes taktir ediyor. Rüzgar enerjisi, nükleer enerji konusunda gecikmiş olsak da çaba olduğu bir gerçek. Bu anlamda bir çalışma var. Ar-Ge'ye son yıllarda önemli ölçüde kaynak ayırdığımız da bir gerçek. Türkiye'nin altyapısına, insana önemli ölçüde yatırım yaptığımız ve bütçeyle bunu artırdığımız da bir gerçek. Sadece 'cek, cak'larla değil. Gerçekten biz bu sorunların da farkındayız. İşsizlik de benzer bir konu. İşsizliği sadece tespitle kalmadık. Aktif iş gücü politikaları çerçevesinde güzel bir çalışma var, çaba var."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Şimşek, GAP'a 2010 yılında 3 milyar 961 milyon lira ayrıldığını, 2011 yılında da her ne kadar işsizlik fonuna yapılacak kesintiler düşecekse de aslında ayrılan kaynağın artırıldığını söyledi. Şimşek, "2011 yılında ödenek 4 milyar 144 milyon lirayla çıkartılıyor. 2012 yılında da benzer şekilde yüksek tutuluyor. 2010 yılında bölgesel kalkınma projelerine toplamda 6 milyar para ayırmıştık ve bunun hemen hemen tamamı harcanacak" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir yıl içerisinde ABD, AB ve bir çok ülkede büyümenin yaşandığına işaret eden Şimşek, "Fakat bu ülkelere oranla Türkiye gerçekten önemli ölçekte, büyük dozda istihdam yarattı. Bu, bir gerçek" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden fazla konutu olanların listesi çıkartılıyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl 4'den fazla gayrimenkulü olan vatandaşların listesinin çıkartılarak onlara mektup gönderilmesi talimatı verdiğini belirterek, bu yıl da 2'den fazla gayrimenkulü olanların listesinin çıkartılmasını istediğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, 2011 yılı bütçesi üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de dolaylı vergilerin milli gelire oranının yüzde 11 olduğunu belirten Şimşek, bu oranın OECD ülkelerinde de yüzde 11 civarında gerçekleştiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Şimşek, kayıt dışılık ile ilgili önemli adımlar atıldığını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl 4'den fazla gayrimenkulü olan vatandaşların listesinin çıkartılarak onlara mektup gönderilmesi talimatı verdiğini ifade eden Şimşek, "Bu çok etkili oldu. Daha önce beyanda bulunmayan 140 bin kişi beyanda bulundu. Ben şimdi arkadaşlara, '2'den fazla olana bakın' diyorum. 'Serbest kazanç elde edenlere, avukatlara, doktorlara bakın' dedim. Ben bu konuyu çok önemsiyorum. Bu kadar denetim elemanı almanın temelinde bu yatıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, Meksika'da, Brezilya'da ve ABD'de de kayıt dışılık olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OECD ülkesi olup da Türkiye gibi gelişmekte olan bir çok ülkede kayıt dışılığın yüzde 30-40 civarında seyrettiğini belirten Şimşek, "Türkiye'de vergi yükü 2008 yılında yüzde 23,5. Biz bu oranla sadece Meksika'nın üzerindeyiz, yani vergi yükünde en düşük ülkelerden birisiyiz" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele etmek için vergi kaçırmanın cezasının artırılması gerektiğine işaret ederek, göreve gelir gelmez, 'vergi kaçırmadaki hapis cezalarının paraya dönüştürülmemesi' gerektiğini söylediğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yap-işlet-devlet projelerine daha fazla kaynak ayırdıklarını belirten Şimşek, bu projeler ne kadar çok ön plana çıkartılırsa, altyapı faaliyetlerinin o kadar çabuk yapılacağını bildirdi. Şimşek, buna örnek olarak İzmit-İzmir otoyolunu gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, yıl sonuna doğru bütçe açıklarının artmasının, kısmen hak edişlerden kaynaklandığını söyleyerek, ekonomideki yıl sonu hedeflerinde, sadece Türkiye'de sapmalar yaşanmadığını, bir çok ülkede de sapmalar yaşandığına işaret etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalefetin haklı eleştirileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, muhalefetin haklı bazı eleştirileri olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalefetin, orta vadeli programının gecikmesi konusundaki eleştirilerine katıldığını belirten Şimşek, "5018 sayılı Kanunun gereğini yerine getirmemiz lazım" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Şimşek, IMF'in son 12 ay içerisinde Türkiye'ye ilişkin rakamlarını 4 kez değiştirdiğini, revize ettiğini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalefetin ikinci bir haklı eleştirisinin de özelleştirme hedefindeki büyük sapmalar konusunda olduğunu ifade eden Şimşek, özelleştirmelerin bugüne kadar bütün hükümetler döneminde yapıldığını bildirdi. Şimşek, bu dönemde özelleştirmeden elde edilen gelirin 30 milyar dolarlık kısmının Hazine'ye verildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maliye Bakanı Şimşek, Çin'den gelen malların gözetim ve denetime tabi tutulmasının önemine işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi gelirlerinde yüzde 10,5'lik artış öngördüklerini vurgulayan Şimşek, "Basın toplantısında sigara ile ilgili soruya cevap verirken, 'insan sağlığı daha ön plandadır' dedim. Ama iki konu karıştı. Yoksa vatandaşımızın tercihlerine, yaşam tarzına ilişkin hiç bir şekilde değerlendirme yapma konumunda değilim" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Vergiler oran olarak düşürüldü"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Şimşek, 13 Şubat 2008'de şarap vergisinde yüzde 46'lık, bazı alkollü içkilerde de yüzde 15'lik indirim yaptıklarını, ancak sigaranın ÖTV'sinde son yıllarda ciddi miktarda artışa gittiklerini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergilerin son dönemde oran olarak düşürüldüğünü ifade eden Şimşek, gelir vergisinde hem üst dilimde hem de alt dilimde indirime gidildiğini, KDV'nin gıda gibi bazı sektörlerde azaltıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Şimşek, bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan memuru alabildiğini; memuruna ve emeklisine enflasyonun ötesinde imkan sağladığını, yatırımlarda da azalmaya gitmediğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, "2006'da kurumsal ek ödemesi olan memur 100 lira alıyor idiyse, olmayan 67 lira alıyordu. 2011 ocak itibariyle kurumsal ek ödemesi olan 9/1 memur 100 lira alıyorsa, olmayan 92 lira alacak. Fark 33 liradan 8 liraya düştü. Bu önemli bir gelişmedir" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;İş Yatırım varantları borsada&lt;br /&gt;İş Yatırım İMKB 30 Alım ve Satım Varantları, bu sabah çalınan gong ile birlikte Borsada işlem görmeye başladı. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;İSTANBUL - İş Yatırım İMKB 30 Alım ve Satım Varantları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem görmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantlarının İMKB'de işlem görmeye başlaması dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bu yıl halka arzlarda çok büyük gelişme yaşadıklarını ifade ederek, yapılan halka arzlar sonucunda 2010'da bugüne kadar ekonomiye 2,6 milyar liralık kaynağın sağlandığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkan, Borsada 17 varant olduğunu, bunlardan bir tanesinin vadesinin dolduğunu hatırlatarak, bugünkü varantlarla birlikte sayının 18'e çıkacağını, varantlarda işlem hacminin gün geçtikçe arttığını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Yatırım'ın bugün bir alış, bir satış varantını halka arz ettiğini hatırlatan Erkan, "Satış varantımız 400 bin adet, alış varantımız da yine 400 bin adet. Toplamda 800 bin adet" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkan, 2011 yılının kendileri, Türkiye, özellikle de sermaye piyasası için yeni halka arzlara vesile olacak gibi gözüktüğünü ifade ederken, "Çok sayıda başvuru ve çok büyük çapta halka arzların geleceği gözüküyor. Halka arz seferberliği çerçevesinde 23-24 Kasım'da Bursa'da halka arz zirvesi yapacağız. Özellikle Marmara bölgesindeki şirketleri davet etmek istiyoruz" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Daha gideceğimiz çok yol var"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray da Türkiye sermaye piyasalarının hak ettiği yerde ve büyüklükte olmadığını belirterek, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hem büyüklük hem de enstrüman çeşitliliği olarak daha gideceğimiz çok yol var, ama 2010 yılı bizim inancımızı ve umudumuzu artırdı. Tahmin ediyorum ki 1-2 yıl içerisinde Türkiye sermaye piyasaları dünyada hak ettiği yerde olacak. Halka arzlarla ilgili çok olumlu gelişmeler bekliyoruz. İşler iyi gidiyor. Halka arzlar fevkalade başarılı gidiyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akgiray, zaman içerisinde Türkiye'deki varant piyasasının çok hızlı büyüyeceğini ifade ederek, SPK'nın bu gelişmelerin arkasında olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Varantlar ikinci nesil ürünlerin ilk adımı olacak"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdürü İlhami Koç ise varantların derinleşen piyasalarda yatırımcılar için yeni bir finansal enstrüman olacağına işaret ederek, "Varantlar yenilikçi ve ikinci nesil ürünlerin ilk adımı olacak" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aracı kuruluş varantlarını yatırımcılara sunan ilk Türk şirketi olarak sektördeki öncü konumlarını da koruduklarını ifade eden Koç, hisse senetleri gibi İMKB'de işlem görmeye başlayan İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantları için Türk yatırımcısının alışkın olduğu enstrümanlara pek benzemeyen bu ürünün yatırımcının her türlü talebine karşılık verebilecek düzeye gelmesini hedeflediklerini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir türev finansal araç olan varantların özellikle küçük yatırımcılar ve sermaye piyasalarından uzak duranlar tarafından ilgi çekeceğini düşündüklerini dile getiren Koç, varantlar ile yatırımcıların hem risklerini minimize edeceklerini hem de fiyat riskini alarak getirilerini artırabileceklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koç, varantlarla ilgili olarak şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İsteyen yatırımcıya koruma isteyen yatırımcıya beklentileri üzerine yatırım yapma imkanı sağlayacak. Varant hem günlük al-sat ile kısa vadeli yatırımlarda hem de uzun vadeli portföy yatırımları için kullanılacak. Yatırımcılar kendi ana para korumalı portföylerini oluşturabilecek. Sadece uzun yada kısa pozisyon alınmayacak hem uzun hem de kısa pozisyon aynı anda alınabilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmaların ardından İş Yatırım İMKB 30 Alım ve Satım Varantları, çalınan gong ile birlikte Borsada işlem görmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Hazine 1.2 milyar lira gelir elde etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılının üçüncü çeyreğinde KİT'lerden elde edilen temettü gelirleri toplamı 379 milyon 903 bin lira olarak belirlendi. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;ANKARA - Hazine'nin 2010 yılının üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Ağustos-Eylül) vergi dışı toplam gelirleri, 1 milyar 209 milyon 274 bin lira oldu.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazine Müsteşarlığı, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), kamu bankaları ve GSM şirketlerinden elde edilen gelirlere ilişkin cari fiyatlarla "Vergi Dışı Gelirleri" açıkladı.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre, 2010 yılının üçüncü çeyreğinde KİT'lerden elde edilen temettü (kar payı) gelirleri toplamı 379 milyon 903 bin lira, hasılat payları toplamı da 96 milyon 800 bin lira olarak belirlendi.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu bankalarından Ziraat Bankası, Halk Bankası, Kalkınma Bankası ve Merkez Bankasından temettü geliri elde edilmedi, Eximbank'tan ise elde edilen toplam temettü geliri 239 milyon 689 bin lirayı buldu.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın üçüncü çeyreğinde kamu bankalarından elde edilen diğer gelirler toplamı da 8 milyon 64 bin lira olarak hesaplandı.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu dönemde GSM şirketlerinden 484 milyon 816 bin lira toplam vergi dışı gelir kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre, Hazine'nin yılın üçüncü çeyreğinde vergi dışı gelirler toplamı 1 milyar 209 milyon 274 bin liraya ulaştı.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın ilk çeyreğinde 582 milyon 621 bin lira, ikinci çeyreğinde 3 milyar 735 milyon 805 bin lira vergi dışı gelir elde edilmişti.    &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dünya &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da enflasyon yüzde 3.09 arttı&lt;br /&gt;Ekim ayında perakende fiyatlar yüzde 3,09, toptan fiyatlar yüzde 1,69 artış gösterdi. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;İSTANBUL - İstanbul'da, ekim ayında perakende fiyatlar yüzde 3,09, toptan fiyatlar yüzde 1,69 oranında artış gösterdi.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Ticaret Odasınca İstanbul ili için hazırlanan 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksine göre, perakende fiyatlar yüzde 3,09, Toptan Eşya Fiyatları İndeksine göre toptan fiyatlar ise yüzde 1,69 oranında yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Ticaret Odası'nca hazırlanan Fiyat İndekslerinin 2010 yılı Ekim ayının bir önceki yılın aynı ayı ile mukayesesinde perakende fiyatlar yüzde 10,19, toptan fiyatlar ise yüzde 10,48 oranında artış kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu indekslerde 24 aylık serilerden oluşan yıllık ortalama artış hesabına göre 2010 yılı Ekim ayında 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi yıllık ortalama yüzde 10,25, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yıllık ortalama yüzde 8,07 oranında arttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Karadeniz'de dünya devi petrol arayacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Yıldız, Karadeniz'deki petrol arama çalışmaları konusunda dördüncü bir şirketin geleceğini belirterek, "Görüşmeler başlıyor. Dünya devlerinden bir tanesi" dedi. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;İSTANBUL - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Karadeniz'deki petrol arama çalışmaları konusunda dördüncü bir şirketin geleceğini belirterek, "Görüşmeler başlıyor. Dünya devlerinden bir tanesi" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldız,  Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türk-Avrasya İş Konseyleri Genel Kurul Toplantısının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz'deki petrol arama çalışmalarına ilişkin, Karadeniz'in Hazar gibi veya Hazar'dan da daha etkili olabilecek bir deniz olduğunu, arama faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Yıldız, şu ana kadar bu konuda 3 şirketin somut çalışmaları ve anlaşmaları bulunduğunu anımsattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çalışmaların daha süreceğini, bundan sonra da mutlaka gelecek firmaların olacağını ifade eden Yıldız, şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Biz TPAO'nun faaliyetlerinden elde ettiğimiz karları arama kalemlerine ve bütçesine aktarıyoruz, bu çok önemli bir şey. Çünkü biz arayarak mutlaka ümit ettiğimiz, inandığımız sonuca inşallah ulaşacağız. Tabii ki matkabın ucu petrole değmeden her türlü açıklamanın aslında çalışanlara ve sektöre zararlı olduğunu söyleyebilirim. Ancak ümitli olduğumuzu ve bu çalışmalarla alakalı gayretlerimizin eksilmeden devam ettiğini tekrar edebilirim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Yıldız, Karadeniz'deki petrol aramalarında dördüncü bir şirketin gelmesine ilişkin bir soru üzerine de, "Gelecek inşallah. Görüşmeler başlıyor. 2011 için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Dünya devlerinden bir tanesi" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramalara ilişkin 2011 bütçe hedefi konusunda da ise Yıldız, "Bulunduğumuz rakamdan her zaman daha fazlasını aktaracağız. Artık aramalar için 1 milyar doların üzerindeki rakamları konuşuyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıldız, Karadeniz'deki çalışmaların bitirildikten sonra eş zamanlı olarak Akdeniz'e gireceklerini, 2011'de böyle bir çalışmalarının bulunduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akbank Ödeme Sistemlerine Mehmet Sindel atandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödeme Sistemlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığına Mehmet Sindel getirildi. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;İSTANBUL - Akbank'ta Ödeme Sistemlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığına Mehmet Sindel getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akbank'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, Akbank'a katılmadan önce HSBC Bireysel Pazarlama Grup Başkanı olan Sindel, onun öncesinde Doğuş Otomotiv'de Kurumsal İletişim ve Stratejik Pazarlama Koordinatörlüğü, Garanti Ödeme Sistemleri'nde Kart Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Akbank Çağrı Merkezi, IMI Conferences tarafından düzenlenen "İstanbul Çağrı Merkezi Ödülleri 2010"da, "200'den fazla koltukla en iyi çağrı merkezi" ve "yılın en iyi müşteri temsilcisi" kategorilerinde ödüle layık görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Ege Palas 19.5 milyon liraya satıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otelin yeni sahibi Ankara merkezli Açılım İnşaat oldu. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;İZMİR - İzmir'in en büyük otelleri arasında yer alan Ege Palas Oteli, İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nde yapılan ihalede 19 milyon 500 bin liraya Ankara merkezli Açılım İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mazhar Zorlu Holding bünyesindeki Ege Plast ve Ege Yıldız şirketlerinin İş Bankası'na olan 10 milyon liralık borcuna karşılık ipotek verilen Ege Palas Oteli, borçların ödenmemesi nedeniyle İzmir 3. İcra Müdürlüğü tarafından satışa çıkarıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alsancak semtinde bin 879 metrekare alan üzerine kurulu 21 katlı ve 116 odalı Ege Palas Oteli'nin ihalesine avukatları aracılığıyla giren iki alıcının yanı sıra İş Bankası da katıldı. 18 milyon 452 bin 310 lira muhammen bedeli bulunan otelin açık artırması 11 milyon 110 bin lirayla açıldı. Açık artırma sonucu Ankara merkezli inşaat şirketi olan Açılım İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketi, 19 milyon 500 bin lira bedelle otelin yeni sahibi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhaleyi takip eden şirket sahibi Mehmet Yalçın açıklama yapmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otelin Genel Müdürü Sevda Zorlu ise otel üzerinde yıkım kararı bulunduğunu, bina üzerinde yapılacak her tür işlem için Kültür Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'ndan izin alınması gerektiğini belirterek otele buna rağmen alıcı çıkmasının kendisini şaşırttığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorlu, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Başka şirketlerin borcundan dolayı otelin satılması çok üzücü. Ancak unutmayalım ki otelin işletmesi değil binası satıldı. İşletme hakkı halen Ege Turizm Şirketi üzerinde. Otelin işleyişinde, organizasyonların düzenlenmesinde ve programlarda hiçbir değişiklik olmayacak." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Bankası'nın avukatları ise Finansal Yeniden Yapılandırma sistemi içinde yer alması nedeniyle satışın KDV'den muaf olarak yapıldığını, bunun ihaleye olan ilgiyi artırdığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhalede muhammen bedelin üzerine çıkılmasının önemli bir başarı olduğunu söyleyen avukatlar, ihale öncesi satışın 15 milyon lira civarında gerçekleşmesini beklediklerini, çıkan rakamın umduklarının çok üzerinde olduğunu ifade ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhaleyi kazanan Açılım İnşaat şirketinin, Elazığ ve Ankara'da merkezleri bulunan Açılım Grubu'nun iştiraki olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Otomotivde fiyatlar arttı, cepten çıkan para azaldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otokoç Genel Müdürü Görgün Özdemir, otomotiv satışıyla ilgili olarak, "Kredi faizlerindeki düşüş tüketiciyi teşvik etti" dedi. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;ADANA - Türkiye'nin önde gelen otomotiv perakendecisi ve araç kiralama şirketi Otokoç Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş Genel Müdürü Görgün Özdemir, son iki yılda araç fiyatları yüzde 10-15 artarken, tüketicinin cebinden çıkan paranın yüzde 10 azaldığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Adana'da, 2008'den bugüne otomotiv sektörünü değerlendirerek, "Global krizle birlikte çok kötümserdik. Ancak, otomobil satışlarındaki artış bizi bile şaşırttı" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008'in son çeyreğinde otomotiv sektörü olarak morallerinin çok bozuk olduğunu hatırlatan Özdemir, "2009 yılına da öyle başladık. İlk üç ay çok kötü geçti. Ancak, 2009'un Mart ayından itibaren hükümet ÖTV teşviki yayınladı. Dolayısıyla, 2009 yılını 573 bin adetlik bir pazarla kapattık" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir, Türkiye'nin ortalama otomotiv pazarının 650 bin adet olduğunu belirterek, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dolayısıyla aradaki yaklaşık 75 bin adetlik fark morallerimizi düzeltti. Ama biz şöyle düşünüyorduk, 2010 yılında araç satın alacak müşterilerin 2009 yılında bu alımlarını ÖTV teşviki nedeniyle öne çektiğini düşünüyorduk. Bu nedenle 2010 yılına başlarken de otomotiv pazarının 500 bin adet olacağını öngördük. Yani 2009'daki 573 binden 520 bine gerileyeceğeni öngörmemize rağmen öyle olmadı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir,  2010 yılına başlarken de önemli gelişmeler olduğunu, dövizin düşmesi, banka faizlerinin gerilemesi, istikrar ortamının sağlanması, tüketici güven endeksindeki olumlu gelişmelerin katkısıyla otomotiv pazarının hız kesmediğini belirterek, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tüm bu gelişmelerin etkisiyle son iki yılda, yani 2008'in eylül ayı ile 2010 eylül ayını karşılaştırdığımızda, araç fiyatları yüzde 10-15 artarken, tüketicinin cebinden çıkan para yüzde 10 azaldı. Çünkü, araç fiyatları genelde euro'ya endeksli. euro'ya baktığımızda da geçen seneye göre yüzde 10-15 değer kaybettiğini görüyoruz. Dolayısı ile bu araç fiyatlarına doğrudan yansıdı. Ayrıca, kredi faizlerindeki düşüş tüketiciyi teşvik etti. Çünkü, araç satışlarının yüzde 80-85'i banka kredileriyle yapılıyor. Faiz oranlarının 2,40'dan yüzde 0,90'lara inmesinden dolayı aracın satış fiyatı artarken tüketicinin cebinden çıkan para azaldı. Bütün bunlar satışları tetikleyen önemli bir unsur oldu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu yılı 750 bin adet satışla kapatacağımızı öngörüyoruz"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir, yılın bitmesine yaklaşık 2 ay kaldığını, otomotiv sektörünün bu yılı 750 bin adetlik satışla kapatacağını öngördüklerini belirterek, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bize göre, tüketiciyi tetikleyen en önemli unsur ekonomik istikrar oldu. Tüketiciler geleceğe güvenle bakıyor, araç satışları hız kesmeyecek. Tüketici güven endeksini takip ederseniz her geçen gün her ay arttığını görüyorsunuz. Oysa, 2008'in sonu ve 2009'da insanlar 'işimden olurum' endişesiyle harcamıyordu, şimdi bu kaygılar kalmadı. Ekonomi büyüyor, şirketler büyüyor, araca talep artıyor veya yenileniyor. Bütün bu faktörler bir araya geldiği zaman bu pazar hakikaten bizim beklentilerimizin çok üstünde gelişiyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir, Türkiye'de yıllık yapılan satışların yüzde 9'unu Otokoç'un gerçekleştirdiğini anımsatarak, "Bu nedenle piyasayı çok yakından takip ediyoruz. İkinci el piyasası da iyi gidiyor. Türkiye'de bugün 1 tane yeni araç satılıyorsa ikinci el 3 tane satılıyor. Birinci el de satsa, ikinci el de satsa herkes bundan para kazanıyor. Otomobili üreten kazanıyor, yan sanayi kazanıyor, sigortacı kazanıyor, bankacı kazanıyor. Dileğimiz, bu sektördeki mevcut tablonun önümüzdeki yıllarda da devam etmesi" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu inovasyona odaklandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gama Ticaret, ordu için seyyar hastane; Airfel görme engelliler için özel kombi üretti. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;ANKARA / GAZİANTEP / İZMİR - Sanko Grubu şirketlerinden Airfel, Adapazarı Hendek'teki tesislerinde konvansiyonel cihazlardan yüzde 108 daha verimli kombi geliştirdi. Görme engelli ve yaşlı aile bireylerinin de kullanabilmesi için tasarlanmış kontrol paneli bulunan kombi, güneş enerjisi sistemleri ile de entegre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gama Ticaret, 2 saatte kurulabilen seyyar cerrahi hastanesi ve 1 saat 15 dakikada kurulabilen mobil ilkyardım istasyonu üretti. Hastane ve ilkyardım istasyonu, savaş ve çatışma dışında, deprem, sel gibi doğal afetlerde de acil müdahaleler gerçekleştirmeye olanak sağlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmirli Polser firması, Tekstil Araştırma Derneği Başkanı Profesör Işık Tarakçıoğlu'nun geliştirdiği hava ısıtıcı güneş kolektörlerinin seri üretimine başladı. Polser, çatıdan elektrik enerjisi üretimi sağlayacak çatı örtü sistemini ise piyasaya sunmaya hazır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Airfel'den görme engelliler için özel kombi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanko Holding şirketlerinden Airfel, Adapazarı Hendek'te ürettiği yeni yoğuşmalı kombi modeli Digifel Premix ile konvansiyonel cihazlara göre yüzde 108 daha fazla verim sağlamayı hedefliyor. Yıllık yüzde 20 yakıt tasarrufu sağladığı belirtilen cihazın görme engelli ve yaşlı aile bireylerinin kullanımı için özel tasarlanmış kabartmalı kontrol paneli bulunuyor. Ürün, güneş enerjisine de entegre çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adapazarı Hendek'te 50 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerinde yeni yoğuşmalı kombi modeli Digifel Premix'i son teknolojiyle üretmeye başladıklarını belirten Airfel Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Önder, "Kendi tesisimizde Türk mühendislerle geliştirdiğimiz son teknoloji ürünü Digifel Premix yoğuşmalı kombinin üretimini, Avrupa standartlarında gerçekleştirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketicilerin ısınma ve sıcak su ihtiyacını maksimum yakıt tasarrufuyla karşılamak amacıyla piyasaya hızlı bir giriş yapıyoruz" dedi. Önder, "Digifel Premix, konvansiyonel cihazlara göre yüzde 108 verimle çalışarak yıllık yaklaşık yüzde 20 yakıt tasarrufu sağlıyor. Görme engelli ve yaşlı aile bireylerinin kullanımı için özel tasarlanmış kabartmalı kontrol paneli, LCD ekran kolaylığı, estetik görünümü, en üst düzeyde ısıl verimi ve gerçek tasarrufu bir arada sunan bu ürün, 3 yıl garantiyle satılıyor" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Digifel Premix'in istenildiğinde dış hava sıcaklığına göre oda sıcaklığını ayarlayabildiğini vurgulayan Önder, "Kullanıcılarına PrEN 13203 standardının en yüksek değeri olan 3 yıldızlı sıcak su konforu sunan Digifel Premix yoğuşmalı kombiler, Türkiye'de üretilen yoğuşmalı kombiler içerisinde bir ilk olarak 10 adete kadar kaskat (çoklu kazan) uygulamasıyla ve harici bir modül ile güneş enerjisine de entegre çalışabiliyor" bilgisini verdi. Önder, "Yeni ürünümüz, düşük emisyon değerleri ile çevreci bir ürün olarak da dikkat çekiyor. Digifel Premix, düşük karbonmonoksit ve düşük karbondioksit değerleri ile yanma sonucu oluşacak sera gazları salınımını minimize ederek, gelecekte daha temiz bir dünya için çalışıyor" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gama Ticaret, ordu için seyyar hastane üretti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın (SSM) yürüttüğü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hizmetine sunulacak seyyar cerrahi hastanesi ve mobil ilkyardım istasyonu projesi tamamlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gama Ticaret tarafından 2 saatte kurulabilen hastane, 1 saat 15 dakikada kurulabilen mobil ilkyardım istasyonu üretimi gerçekleştirildi. Gama Ticaret ve Turizm AŞ Genel Müdür Yardımcısı Hasan Namal, bu hastane ve istasyon ile savaş ve çatışma dışında, deprem, sel gibi doğal afetlerde de acil müdahaleler gerçekleştirilebileceğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Namal'ın verdiği bilgilere göre, seyyar cerrahi hastanesi ile (SCH); savaş ve olağanüstü durumlarda ileri cerrahi müdahaleleri gerçekleştirilebiliyor. Hastaneden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bağımsız bir sistem olarak faaliyet gösterecek olan mobil ilkyardım istasyonunda ise hasta ve yaralılar için triaj (çok sayıda yaralı bulunan durumlarda yaralıların önceliklendirilmesi ve kodlanması) yapıldığı belirten Namal, "Hafif yaralıların gerekli tedavilerinin yapılarak cephe hattına gönderildiği, ağır yaralılar için hayat kurtarıcı acil ilk yardım, ileri yaşam desteği ve kanama durdurucu cerrahinin yapıldığı ve hastaların süratle hastanelere sevk edildiği ve bu amaçla tahliye hazırlıklarının yapıldığı tam donanımlı bir ilk yardım merkezi olarak hizmet verecek. İlk Yardım İstasyonunun acil servis ve ameliyathane bölümleri ise 1 saat 15 dakikada fonksiyonel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hale geliyor" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Projedeki birçok kalemin imalatı Türkiye'de"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistemin yapısının alüminyum, özel alaşım çelik ve çelik konteyner ile şişme tip çadırlardan oluştuğunu belirten Namal, "Sistemi oluşturan tüm unsurlar ise yine proje kapsamında tedarik edilen taktik tekerlekli araçlarla hizmet yerlerine taşınıyor" dedi. Projede yer alan birçok kalemin imalatının Türkiye'de olduğunu ifade eden Namal, detay mühendislik çalışmalarının önemli bir bölümünün ve entegrasyon işlemlerinin ise tamamının Türkiye'de gerçekleştiğini dile getirerek, "Gama Holding ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı işbirliği ile hayat bulan bu proje, olağanüstü durumlarda üstün teknoloji ve hızlı müdahaleyle hastalara ve yaralılara umut ışığı olacak" dedi. Namal, gerek yurt içi, gerekse de yurtdışı pazarlarda, bu ve benzeri projelerin önemli yüklenicilerinden biri olarak ülke ihracatına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polser, 2 yeni ürünle güneşi yere indirecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Camelyaf takviyeli polyester (CTP) çatıcephe kaplama sistemleri imalatı yapan Polser, yeni geliştirdiği iki yeni ürünüyle güneş enerjisini müşterilerinin hizmetine sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş enerjisini sıcak havaya dönüştüren tekstil esaslı hava ısıtıcı güneş kolektörlerinin satışına başlayan Polser, çatıdan elektrik enerjisi üretimi sağlayacak çatı örtü sistemini ise önümüzdeki yıl pazara sunmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çınar Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösterdiklerini söyleyen Polser Genel Müdürü Ahmet Çınar, Ürün yelpazesini geliştirmek için çabalarının sürdüğüne dikkat çeken Çınar, "İki yeni ürünümüzden birini pazara sunmaya başladık. Bunlardan biri Tekstil Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu tarafından geliştirilen ve patenti de kendisine ait olan hava ısıtıcı güneş kolektörleri. Sıcak havaya ihtiyaç duyulan her yerde kullanılabilecek bu sistem, 20 derece giren havayı 80 dereceye kadar çıkarıyor. Yeni tanınmaya başlayan bu ürünü önce kurutulmuş meyve ve sebze üreticileri keşfetti. Enerji tüketimi olmayan, ilk yatırım maliyeti dışında gider istemeyen bu sistem yaş meyve ve sebzeyi çok daha hızlı ve hijyenik şekilde kurutuyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege'de 34 bin ailenin kurutulmuş meyve konusunda faaliyet gösterdiğini söyleyen Çınar, şöyle konuştu: "Yaş meyve ve sebze güneşe serme yoluyla kurutuluyor. Bu hem uzun zaman alıyor, hem de ürün bu süre zarfında her türlü zararlı dış etkiye açık oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sistemde ise kontaminasyon tehlikesi yok. Bin 500 TL maliyetle kurulabilecek bu sistem şimdiden çok büyük ilgi görmeye başladı. Şu an yerel ve bölgesel distribütörlükler oluşturmaya çalışıyoruz. Akdeniz havzasından yaygınlaşacağını tahmin ediyoruz. Şimdiden değişik model ve daha yüksek kapasiteli sistemler üzerine çalışmalara başladık."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrik üreten çatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer yeni ürünlerinin elektrik enerjisi üretecek olan fotovoltaik sistem entegre edilmiş çatı örtü sistemi olduğunu dile getiren Çınar, "Bu sistem fotovoltaik hücrelerin çatıya monte edilmesi esasına dayanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani normalde ayrı ayrı olan iki uygulamayı birleştiriyoruz. Bu da maliyetin yüzde 40 düşmesini sağlıyor. Ar-Ge süreci devam eden bu ürünü önümüzdeki yıl pazara sunmayı hedefliyoruz. Yenilenebilir Enerji Kanunu çıkıp, teşvikler netleşince bu ürünün büyük ilgi göreceğini düşünüyoruz. Halihazırda konutlar, sanayi tesisleri ve özellikle elektrik şebekesinin bulunmadığı bölgelerde tercih edilebilecek bir sistem" diye konuştu. Polser'in sadece Türkiye'de değil Avrupa'da da takip edilen bir firma haline geldiğine dikkat çeken Çınar, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Polser, Ar-Ge yapan, yeri ürünler geliştiren, sektöre yön veren firma pozisyonunda. İleride bu trend hızlanarak sürecek. Tercih edilir olmak için kuruluştan bu yana sürekli kendimizi geliştirdik."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polimar, lüks ürünlere yöneldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grup şirketlerinden Polimar'ın da ürün yelpazesini genişlettiğini belirten Ahmet Çınar, "Polimar'ı daha geniş bir alana taşımak için hazırlıklarımız sürüyor. Üretim alanımız yetersiz . Krizde bizimle aynı işi yapan şirketlerin önemli bir bölümü elenince iş hacmimiz arttı. Kapasitemiz yanında ürünlerimizi de geliştirmek için çalışma başlattık. Daha lüks ürünlerin imalatına geçtik. Bu konuda çok güzel bir seri çıkaracağız. Artık prestij projelerinde görev alıyoruz. Ayrıca yaşlı, hasta ve sakatlar için banyo aksesuarları üretin bir İtalyan firmasının bayiliğini aldık. Bunu da Ege bölgesine sunmak üzere ürün yelpazemize kattık" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti'ye İspanyol ortak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GE ile anlaşan BBVA, Garanti Bankası'ndaki yüzde 24.9 payı aldı. Doğuş da Garanti'nin yüzde 6,29'unu BBVA'ya devrediyor. Garanti Bankası'nı Doğuş ve BBVA ortak yönetecek. &lt;br /&gt;         &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İSTANBUL - İspanyol bankası BBVA, Garanti Bankası'ndaki General Electric hisseleri için anlaştığını ve Garanti  Bankası'ndaki yüzde 24.9 payı 5.8 milyar dolara aldığını açıkladı. Diğer yandan Garanti Bankası da hisse devrinin ardından Doğuş Grubu'nun Garanti'deki payının yüzde 24.89 olacağını duyurdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş Holding, Garanti Bankası'nın çıkarılmış sermayesinin yüzde 6,29'una karşılık gelen toplam 264 milyon 188 bin 400 nominal TL değerde Garanti Bankası hissesini Banco Bilbao Vizcaya Argentaria (BBVA) satmak üzere hisse devir sözleşmesi imzaladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satışa konu hisselerin toplam bedeli 2 milyar 62 milyon dolar olarak belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petek, 2011’de üretiminin %40’ını ihraç etmeyi hedefliyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firma olarak, 2011 yılında üretim sahalarını büyütmeyi ve yeni makine yatırımları yapmayı planladıklarını belirten Petek Şirketler Grubu Genel Müdürü Ercan Bunyak, şu an yüzde 30 olan ihracat kotalarını ise yüzde 40’a çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.&lt;br /&gt;Petek Şirketler Grubu Genel Müdürü Ercan Bunyak, firma olarak, 2011 yılında üretim sahalarını büyütmeyi, yeni makine yatırımları yapmayı ve Ar-Ge çalışmalarına hız vermeyi planladıklarını söyledi. Bunyak, aynı yıl için şu an yüzde 30 olan ihracat kotalarını ise yüzde 40’a çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firma hakkında bilgi veren Ercan Bunyak, “Petek Banyo Sistemleri, 1982 tarihinde İstanbul’da kuruldu. 1999 yılında İzmir, 2003 yılında Ankara ve 2004 yılında Antalya Bölge Müdürlükleri hizmete açıldı. Grup, bugün itibariyle Türkiye genelinde 81 ilde 400’ün üzerinde bayi ağına sahip. Ahşap, metal aksesuarlar ve klozet kapakları olmak üzere iki ayrı fabrikada toplam 12 bin metrekare kapalı alanda, 200’ün üzerinde personel ile ISO 9001:2008 kalite yönetim sistemi, CE ve TSE normlarında üretim yapmaktadır. Yıllık kapasitesi ise 112 bin modüldür.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grubun, Belçika, İngiltere, Macaristan, Yunanistan, Moldova, Bulgaristan, Gürcistan, Azerbaycan, Arnavutluk, Ukrayna, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Makedonya, KKTC, Rusya, İran, Fransa, Sırbistan, Libya, Malta, Lübnan, Bosna- Hersek, Ürdün, S.Arabistan, Katar ve İsveç gibi toplam 28 ülkeye ihracat yaptığını belirten Bunyak, üretimlerinin yüzde 30’unu ihraç ettiklerini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İhracat yapmayan firmaların nakit akışını dengelemesi zor”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petek banyo sistemlerinin, tüketiciye yapı marketler ve Türkiye genelinde 400’ün üzerinde bayi ağı ulaştığını kaydeden Bunyak, ihracata yönelik olarak ise, şunları söyledi: “Türk ekonomisinin lokomotifi ihracat. Avrupa pazarı, ihracat konusunda önemli ama biz özellikle Ortadoğu’nun da söz sahibi olacağını düşünüyoruz. İhracat yapmayan firmaların her gün değişen piyasa şartlarında nakit akışını dengelemesi oldukça zor. Ayakta kalmak isteyen her firma ihracat yapmalı.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya-Kobiden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzakdoğu’yu hedefleyen Wagner, sofistike ürünlere yönelecek &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın bir gelecekte dünyanın en büyük otomotiv  üreticisinin Çin olacağını kaydeden Hilmi Ünsal, 2011 yılında hızla büyüyerek Uzakdoğu pazarından daha fazla pay almayı hedeflediklerini vurguladı.&lt;br /&gt;Uzakdoğu pazarından daha fazla pay almayı hedefleyen Wagner Kablo, yılda ortalama yüzde 20 büyüme sağlamayı amaçlıyor. 1993’den beri Antalya Serbest Bölgesi’nde kablo grupları üretiminde faaliyet gösteren Wagner Kablo, 10 milyon Euro’luk satış hacmi ile 250 kişiye istihdam sağlıyor. Satışlarının yüzde 100’e yakın bölümünü ihracat eden firma, hammadde girdi ihtiyacının önemli kısmını yurtdışından karşılamakla  birlikte   giderek  artan  oranda yurtiçinden de  mal  alıyor.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki yılda 500 bin Euro civarında yatırım yaptıklarını kaydeden Wagner Kablo’nun Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Ünsal, “Bu yatırımlar ile fabrikamızın kapasitesini ve makine sayısını artırdık. Krizin en yoğun olduğu zamanlarda bile ara vermeden yatırımlara devam ettik" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılında hızla büyüyerek Uzakdoğu pazarından daha fazla pay almayı hedeflediklerini bildiren Ünsal,  yakın bir gelecekte dünyanın en büyük  otomotiv  üreticisinin Çin olacağını kaydetti. Kaliteli üretim yaparak  bu  pazarlarda  yer  almanın  mümkün olabileceğine değinen Ünsal, “Biz de  payımızı   artırmayı  ve ortalama yılda yüzde 20 büyüme sağlamayı amaçlıyoruz. Daha sofistike ürünlere yöneleceğiz. Bu büyümenin gerektirdiği kapasite artışı ile makine ekipmanlarının ilavesi ve yenilenmesi için çalışmalarımız olacak” şeklinde konuştu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otomotiv sektörünün toplam üretimlerinin yüzde 70’ini oluşturduğunu kaydeden Ünsal,  Türkiye’de kaliteli  komponent  üreticilerinin  sayısının  giderek  arttığını söyledi. Ağırlıklı olarak otomotiv yan sanayi olarak üretimi sürdürdüklerine değinen Ünsal,  “Dünyaca ünlü otomotiv firmaları Daimler-Chrysler, BMW, Audi, VW, Volvo'nun çeşitli araçlarının yanı sıra beyaz eşya üreticisi Bosch'un buzdolapları için kablo grubu imalatı yaptık. İhraç edilen ülkeler ağırlıklı AB ülkeleri olmakla beraber son iki yılda ABD, Meksika, Malezya ve hatta Çin buna ilave oldu. Kalite konusunun bu sektör için çok önemli olması nedeniyle başlangıçtan beri sistemli çalışmalar yürütüyoruz. Rakiplerden farklılığı yüksek kaliteli üretimle sağlamayı hedefledik. Son yıllarda Asya’da büyüyen bir pazar payımız bulunuyor” diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Krizin etkisini azaltma yönünde dışarıda fırsat ve pazar aradıklarını bildiren Ünsal, “Maliyetleri  düşürmek  yönünde  yalın  üretim  tekniklerini  kullanarak başarılı olduk. 2010  yılına  zaten  iyi  bir  başlangıç  yapıldı. Bu  dalgalanmalar  sürecek. İnişler ve  çıkışlar  olacak.  Ancak 2010 yılının  2009’dan  daha  iyi  bir  yıl  olacağına inanıyoruz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Başarının sürmesi için stratejik bakışa ihtiyaç var”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk otomotiv sektörünün son 10 yılda çok  büyük  başarılara  imza  attığını bildiren Ünsal, şunları söyledi: “Yılda 1  milyon araç  üretimini  geride  bıraktık. Türk otomotiv  sektörü  ihracatı  10  kattan  fazla   büyüdü. Bu  başarının sürdürülebilmesi  için  bundan  sonra  yeni  bir  stratejik  bakışa  ihtiyaç  var.  Bundan  sonraki  artışlar  daha  zor  olacak. Firmaların Ar-Ge  merkezlerini  buraya  taşımak  dizayn merkezleri  yaratmak  gibi  daha  kalıcı  hedeflere  yönelmemiz  lazım.  Halen dalgalanmalardan  fena  etkileniyoruz.  Şoklara  karşı  direncimiz  fazla  değil.  Direnci artırıcı çözümlere, arayışlara  ihtiyacımız  var. Şu  an  sektörün önemli  gündem  maddesi  değerli  TL  ve  bundan  dolayı  ihracatçılarımızın  zorlanmasıdır.”  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörde yasal düzenlemelere ya da yeni teşviklere gereksinim duyulduğunu söyleyen Ünsal, şunlara dikkat çekti:  “Firmamız  serbest  bölgede  yer  alıyor.  En önemli  şikayetimiz  mevzuatın sık  değişmesi  ve   yatırımların   başında  söz verilen  teşviklerden   geri  dönülmesi .  Serbest  bölgelerde  şu  anda  bazı vergi  muafiyetleri  açısından  yüzde 85  ve  üzeri  ihracat  şartı  getirildi.  Daha  önce  böyle  bir  oran  söz  konusu  değildi. Bu oranın  Bakanlar  Kurulu’nun yetkisi  dahilinde  olan  yüzde 50’ye  çekilmesi  ve hatta  tekrar  sıfırlanması  şu  andaki  öncelikli  hedefimiz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katı  çalışma mevzuatının bir diğer sorun olduğuna değinen Ünsal,  bu  ölçüde  katı bir sistemin  istihdamın  artmasına  engel  teşkil  ettiğini kaydetti.  “Ülke olarak  üretimi  ve  istihdamı  arttırmak  istiyorsak  bu  konu  yeniden  ele  alınmalı  ve  konsensüs  dahilinde  bazı  reformlar  yapılmalıdır” diyen Ünsal, üretim  ve  istihdamı  artırarak   iş  piyasasını  geliştirmeye  odaklanmak ve  daha  liberal  bir  piyasa oluşturmak gerektiğini dile getirdi. Avrupa’dan  yatırımcıyı  çekmenin  tam zamanı olduğuna dikkat çeken Ünsal, “Rakip  ülkelerden  önce  bu işin  peşine  düşmeli ve  bir  anlamda  Çin’in  yaptığını  bu  bölge  için  biz  yapmalıyız” yorumunda bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya-Kobiden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahin Paslanmaz, Ar-Ge ile ürün geliştirme hazırlığında &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektördeki 30 yıllık deneyimiyle şekerli ürünler, süt ve kimya sektörlerine yönelik hizmet veren Şahin Paslanmaz Metal Sanayi, imalat sürecine hız kazandıracak Ar-Ge çalışmalarına 2010’da da devam ediyor. Firma Sahibi Mehmet Zeki Şahin, imalat aşamasında dışa bağımlılığı azaltacak ve kendilerine zaman kazandıracak bir makine çalışmasının halen sürdüğünü ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1980 yılında küçük bir atölyede imalata başladıklarını belirten Mehmet Zeki Şahin,  gün geçtikçe artan fırsatları değerlendirerek iş hacmini büyüttüklerini ve şu anda bin metrekare kapalı alanda imalat yapmaya devam ettiklerini söyledi. Ana faaliyet alanlarının üçe ayrıldığını vurgulayan Şahin, “Şekerli ürünler, süt ve kimya sektörlerine hizmet veriyoruz. Şekerli mamuller sektöründe, çikolata, lokum, sert-yumuşak şeker, reçel, pekmez başta olmak üzere bu ürünlerin imalatında kullanılan makine ve ekipmanları üretiyoruz. Süt sektöründe, süt pişirme ve soğutma kazanları, peynir ve yoğurt başta olmak üzere süt işleme makine ve taşıma ekipmanlarını imal ediyoruz. Bunlara ek olarak kimya sektörüne sıvı ve toz deterjan üretim hatlarını komple bir tesis olarak üretiyoruz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalite ve müşteri odaklı imalatı benimsedikleri için 2010 öncesi krizi herhangi bir küçülme kaydetmeden geçirdiklerini dile getiren Şahin, 2010 yılı itibariyle ise Rusya ve Özbekistan başta olmak üzere ihracata hız kazandırdıklarını kaydetti. Şahin, 2011 yılı için yurtdışı projelerine ağırlık kazandırmayı hedeflerini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişen piyasa şartlarına ve değişen ihtiyaçlara hızla cevap vermeyi ilke edindiklerini ifade eden Şahin, “Türkiye’de bir ilke imza atarak şeker pancarı numune alma, fire tespit ve polar analiz laboratuarları ile şeker fabrikalarına ful otomatik bir tesis imalatı yaptık. Bunların yanında özel çikolata filtre imalatlarımız başta olmak üzere proje bazlı imalat yapmaktayız” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009’da imalat sürecine hız kazandıracak Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını söyleyen Şahin, imalat aşamasında dışa bağımlılığı azaltacak ve kendilerine zaman kazandıracak bir makine çalışmasının halen sürdüğünü ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kriz döneminde piyasalarda yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen, yeni ürün çalışmalarına başladıklarını dile getiren Şahin, lokum kesme ve pudra değirmeni makinelerini de ürün portföyüne katarak komple bir lokum üretim hattı ile müşterilerine anahtar teslimi çözümler sunduklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracatta yeni pazar arayışları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş hacminin artmasıyla ek tesis arayışına girdiklerini belirten Şahin, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İhtiyaçlarımıza ve bütçemize uygun bir tesis bulabilmemiz durumunda şu anki fabrikamızı, ürettiğimiz makinelerin test üretim yeri haline dönüştürmeyi hedefliyoruz. Tüm bu projelerle eş zamanlı olarak Ortadoğu’ya, Balkan ülkelerine ve Türk cumhuriyetlerine ihracatlarla yeni açılımlar yapmayı hedefliyoruz. Sektörde Ar-Ge çalışmalarına yeterince önem veren firmaların sayısı oldukça az. Alışılmış düzenlerin dışına çıkmak istemiyorlar. Biz, proje bazlı çalıştığımız için müşterilerimizin taleplerine rahatlıkla cevap verebiliyoruz. Halen bazı müşterilerimiz, insan gücü ve manuel olarak kullanım gerektiren makineler talep ediyor. İlerleyen zamanlarda ise bu taleplerin değişeceği ve otomasyon sistemiyle üretim yapan makine taleplerinin artacağı inancındayız.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ISO 9001 kalite belgesi ve CE Avrupa uygunluk belgelerine sahip olduklarını ifade eden Şahin, Avrupa kalitesinde üretim yaptıklarını, ürünlerini inceleyen bazı Avrupa firmalarıyla işbirliği görüşmelerinin ise sürdüğünü kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörde yaşanan en önemli sorunu bazı firmaların kısa soluklu çözümler üretmesi olarak ifade eden Şahin, “Bizce çözüm müşteriyi doğru yönlendirmek ve müşterinin ne istediğini doğru bir biçimde anlamasını sağlamaktır” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya-Kobiden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de e-ticaret patlama yaptı&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;E-ticaret çeyrek bazında tarihinde ilk defa 3 milyar TL'nin üzerine çıkarak 3,77 milyar TL olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BKM tarafından açıklanan son verilere göre 2010 Eylül e-ticaret rakamı, 1 milyar 126 milyon TL oldu. E-ticaret çeyrek bazında tarihinde ilk defa 3 milyar TL'nin üzerine çıkarak 3,77 milyar TL olarak gerçekleşti. Böylece yıllık 10 milyar TL sınırına 3. çeyrek sonunda çok yaklaşmış oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E-ticaret alanındaki deneyimiyle pek çok sektörün lider kuruluşuna hizmet veren Projesoft'un Genel Müdürü Yüksel Eminoğlu son açıklanan e-ticaret rakamlarını yorumladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eminoğlu yaptığı değerlendirmede, "BKM tarafından açıklanan 2010 Eylül rakamları Türkiye'nin e-ticaret konusunda gösterdiği hızlı gelişimi açıkça gösteriyor. Eylül ayında yaklaşık 1,13 milyar TL tutarında e-ticaret işlemi gerçekleşerek, toplam yurtiçi işlem hacmi 3. çeyrek sonunda ilk defa 10 milyar TL sınırına çok yaklaştı. 2009 yılında 63,15 milyon olan toplam işlem sayısı, 2010 yılının ilk 9 ayında bir önceki yılı yaklaşık 600 bin adet aşarak 63,77 milyon olarak gerçekleşti. Son veriler bize e-ticaretin geleceğin ticaret yöntemi olacağı konusunda ciddi ipuçları veriyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 -2010 arası e-ticaret verileri incelendiğinde; 2009 ve 2010 3. çeyrekler karşılaştırıldığında toplam işlem tutarı yüzde 65,8 artarak 3 milyar 772 milyon TL olarak gerçekleşti. E-ticaret tarihinde ilk defa bir çeyrekte 3 milyar TL sınırı aşıldı. İşlem sayısı 2009 yılında 63,15 milyon adet iken, 2010'nun ilk 9 ayı sonunda 63,77 milyon adet olarak gerçekleşti. 2009 e-ticaret tutarı 8 milyar 431 milyon TL iken, 2010'nun 3. çeyreği sonunda yaklaşık 9,5 milyar TL oldu. 2009 Eylül ayında 728,88 milyon TL olan e-ticaret hacmi, 2010 Eylül ayında yüzde 54,5 artarak 1 milyar 126 milyon TL'ye ulaştı. Bir önceki çeyreğe göre toplam e-ticaret tutarı artışı yüzde 29. İşlem başı tutar 2009'un 3. çeyreğinde yaklaşık 143 TL iken, 2010'da 157,7 TL'ye yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sonuçların internetin, firmaların işleyişinde, bireylerin hayatlarında giderek daha fazla önem kazandığının açık bir göstergesi olduğunu belirten Eminoğlu, "Yükselen e-ticaret rakamları ve değişen tüketici ihtiyaçları firmalardan gelen talebin de artmasına yol açıyor. Konusunda uzman, uygun çözümler öneren ve satış sonrası hizmeti eksiksiz veren firmalar müşteri gözünde ön plana çıkıyor. Gün geçtikçe çok farklı sektörlerden e-ticaret ile ilgili talep alıyoruz. Projesoft olarak e-ticaret ile ilgilenen firmalara kendi yazılımlarımız ile daha verimli, ekonomik B2B ve B2C çözümler üretiyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halka arzda yıl sonunda 4 milyar TL'yi bulabiliriz 2011 hedefi 10 milyar TL&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Halka arzlar sonucunda, 2010'da bugüne kadar ekonomiye 2.6 milyar liralık kaynağın sağlandığını bildiren İMKB Başkanı Erkan, '2011'de sayı artacak. Gelecek yıl yapılması planlanan 30 halka arzdan 10 milyar TL bekliyoruz' dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Yatırım İMKB 30 Alım ve Satım Varantları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem görmeye başladı. İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantlarının İMKB'de işlem görmeye başlaması dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, bu yıl halka arzlarda çok büyük gelişme yaşadıklarını ifade ederek, tahvil halka arzlarıyla birlikte bu sene 2.6 milyar liraya ulaştıklarını belirtti. Erkan, Borsada 17 varant olduğunu, bunlardan bir tanesinin vadesinin dolduğunu hatırlatarak, bugünkü varantlarla birlikte sayının 18'e çıkacağını, varantlarda işlem hacminin gün geçtikçe arttığını anlattı. İş Yatırım'ın bugün bir alış, bir satış varantını halka arz ettiğini hatırlatan Erkan, 'Satış varantımız 400 bin adet, alış varantımız da yine 400 bin adet. Toplamda 800 bin adet'' diye konuştu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referandum süreci halka arzları erteletti&lt;br /&gt;ERKAN 'Emlak Konut GYO'nun halka arzı olursa bu yıl tahvil halka arzlarıyla birlikte toplam 4 milyar lirayı geçeceğiz. Seneye 10 milyar liranın üzerine çıkarız. Sayı da 30'un üzerine çıkar. Yıl sonuna kadar yaklaşık 7 şirket halka arz gerçekleştirirken, halka arz edilen şirket sayısı da yıl sonunda 25'i aşacak. Ben 30 olarak tahmin ediyordum ancak referandum sürecinde duraksama oldu' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergilendirmede yeni düzenleme şart&lt;br /&gt;İŞ YATIRIM Menkul Değerler Genel Müdürü İlhami Koç, varantların katma değer vergisi uygulaması üzerindeki belirsizliğin bir an önce kaldırılması gerektiğini söyledi. Koç, 'Varantların başarısını sağlamak için hala atılması gereken adımlar var. Örnek olarak varantların vergilendirilmesi hakkında yeni bir düzenleme yapılmasının gerektiğini düşünmekteyiz. Dayanak varlığı Türk hisse senetleri olan varantlardan yüzde 10 stopaj kaldırıldı ama en önemlisi, varantların katma değer vergisi uygulaması üzerindeki belirsizliğin bir an önce kaldırılması gerekmektedir' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı tahtalar üzerinde kafa yoruyoruz&lt;br /&gt;SPK Başkanı Vedat Akgiray, işlem sırası kapalı şirketlerin İMKB'deki tahtalarının açılması çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindiğini ve uygulamanın gelecek sene başlayabileceğini açıkladı. &lt;br /&gt;Akgiray, şu aşamada hangi şirketleri kapsayacağını bilmediklerini söyledi. İMKB'de tahtası kapanan şirketler arasında ÇEAŞ ve Kepez gibi şirketler yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayramda kredi yarışı tüketiciye yaradı, faizler yüzde 0.38'e kadar düştü&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;KURBAN Bayramı'nın bu yıl hafta sonlarıyla birleşmesi nedeniyle tatilin 9 güne çıkacak olması ve tavan yapan et fiyatlarının kurbanlık fiyatlarını da yükseltmesi, bankaların iştahını kabarttı. Özel seçenekleri devreye sokan bankalar, cazip koşularla 'bayram kredisi' veriyor. Yüzde 0.38 faizle ve 84 aya varan taksitlerle sunulan krediler yüz binlerce ailenin kararını etkileyecek türden. İşte kredi seçenekleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VAKIFBANK:  'Geleneksel Bayram Kredisi' olarak başlattığı uygulamada, 5 bin TL'den 40 bin TL'ye kadar kredi veriliyor. 12 ay vadeli 5 bin TL'lik kredinin aylık faiz oranı yüzde 0.62. 84 ay vadeli 40 bin TL'lik kredinin faiz oranı yüzde 1.10'u buluyor. 'Kefilsiz' kredinin limiti 70 bin TL'ye kadar yükseltilebiliyor. Bu durumda 60 ay vade ve 0.94 aylık faiz uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALK BANKASI:  Aylık 112 TL taksitli, 60 aya varan vadeli, 5 bin TL kredi veren banka, masrafsız kullandırdığı 10 bin TL'lik kredi için ise aylık yüzde 0.99 faiz alıyor. 24 aylık taksitlerde faiz oranı 5 bin TL'lik kredide yüzde 0.75'e düşüyor. 2 ay taksit erteleme seçeneği de sunarak, taksitlerin 2011'den itibaren ödenmesi imkanı tanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DENİZBANK:  15 bin TL'ye kadar 36 aya varan vadeyle kredi veriliyor. 12 Kasım'a kadar sürecek uygulamada, 5 bin TL'lik krediye 12 ay vade ve %1.09 faiz var. 10 bin TL'lik krediye, 24 ay vade ve %1.29 faiz konuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylık yüzde 1.15 faizli, 36 ay vadeli ve 20 bin TL'ye kadar kredi veren banka, 10 bin TL'ye kadar olan tutarlarda vadeyi maksimum 24 ay, 10 bin TL üzerindeki tutarlarda ise vadeyi 36 ay olarak uyguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HSBC: 30 bin TL'ye kadar 36 aya varan vadelerle masrafsız bayram kredisi veren HSBC'de faiz oranları 10 bin TL'ye kadar yüzde 0.99; 10 bin TL üzeri yüzde 1.09 olarak uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEKERBANK: Banka, 4 ay taksit ertelemeli sunduğu uygulamada, 60 aya varan vade ve 0,80'den başlayan faiz seçeneği veriyor. Tutar aralığına göre dört seçenek sunan banka, 3- 24 ay vade seçeneğinde 30 bin TL'ye kadar kredi talepleri için yüzde 0.80 faiz uyguluyor. 25-60 ay vade seçeneği içeren kredilerde faizler 0.90- 0.95 aralığında değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EUROBANK TEKFEN: Yüzde 0.99 faiz oranı ve 99 TL komisyondan başlayan fiyatlarla kredi veriliyor. İlk taksitin ocakta ödenebileceği kampanya 15 Kasım'da sona erecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEKSTİLBANK: 15 bin TL'ye kadar 36 ay vadeli kredisi kullandıran bankada faiz oranları yüzde 0.99. Bankada faiz tek uygulanıyor ancak dosya masrafı çekilecek krediye göre değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZİRAAT BANKASI: 12 Ekim'den itibaren masrafsız, 1-36 ay arası vadelerde yüzde 0.99 faiz; 60 aya varan vadelerde de yüzde 1.05 faizle tüketici kredisi veriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telekomünikasyona yapılan yatırım 2009 yılında 5 milyar TL'yi buldu&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 24. IPMA Dünya Kongresi Türkiye'de telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren şirketlerin yöneticilerini buluşturdu. Turkcell, Türk Telekom, Vodafone ve Avea yöneticileri toplantıda yaptıkları konuşmalarda sektöre yapılan yatırımlara dikkat çekti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Türk Telekom Genel Müdürü Gökhan Bozkurt: 'Ülkemizi bulunduğu bölgede iletişim merkezi haline getirmenin temellerini atıyoruz. Türkiye enerji hatlarında olduğu gibi, iletişimde de önemli coğrafi konuma sahip. Petrol ve doğalgaz  alanında Türkiye'nin bölgesinde elini güçlendiren projelerin benzerleri, iletişim alanında neden olmasın.'&lt;br /&gt;n Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray: Geçtiğimiz 2 yıl içinde Avrupa çapındaki yatırımlar sıralamasında Türkiye pazarı ilk 3 sırada yer almaktadır. Bu yatırımlar sayesinde Vodafone Türkiye, Vodafone Avrupa'da en hızlı büyüyen pazar oldu. Proje yönetimi hem dünyada etkin olmayı hem de kaynak etkinliği sayesinde tasarruf etmeyi sağlamaktadır.&lt;br /&gt;- Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir: Dünyada sektörün büyüklüğü 4 trilyon dolar. Sadece 2009'da sektöre 5 milyar TL yatırım yapıldı. Bu neredeyse Türkiye'ye bir yılda giren yabancı sermaye tutarının yarısı. Avea olarak tamamlamış olduğumuz Ar-Ge projeleri toplamı 60'ın üzerindedir. 2010'da 20 projeyi daha tamamlamayı düşünüyoruz.&lt;br /&gt;- Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv: Son 8 yılda Türkiye'de ulaşım ve telekomünikasyon alanında yapılan gelişmeleri Cumhuriyete çok büyük bir hizmet olarak görüyoruz. Bugün Türkiye'nin dört bir ucundan, Diyarbakır'dan, Van'dan, Karadeniz'den Paris'ten, Londra'dan, başka birçok yerden daha hızlı mobil internet ulaştırıyoruz. Teknolojinin hızlı değişimiyle insanlara fark yaratmaya devam edeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir’in kiremitini Togo’ya taşıdı, elektrik üreten çatıya da giriyor     &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Türkiye’nin en eski kiremit üreticilerinden Kılıçoğlu’nda dördüncü kuşak olarak koltuğa oturan Barış Özaydemir, son 2 yılda pazarlama odaklı stratejiyle şirketin cirosunu 32 milyon liraya taşıdı, Mısır, Libya, İran, Suriye ve Togo’ya kadar kiremit ihraç etmeye başladı. Şimdi de güneşten ısı ve elektrik üreten çatı sistemlerini anahtar teslimi kurmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AİLE şirketlerinin kuşak değiştirirken genellikle büyük sıkıntılar yaşadığı ülkemizde Eskişehirli Kılıçoğlu Kiremit çok pozitif bir örnek sergiliyor. Türkiye’nin en eski ve kapasitesi pazar payı itibariyle en büyük kiremit üreticilerinden Kılıçoğlu’nda dördüncü kuşak olarak 5 yıldır yönetimde etkin olan Barış Özaydemir, önce üretimle ilgili yeni yatırımları tamamladı, son 2 yılda da pazarlama odaklı stratejiyle şirketin cirosunu 32 milyon liraya taşımayı başardı. &lt;br /&gt;Aktif sayısı 500’ü aşan klasik ‘satıcı’ bayilerin dışında, çatı için 20 teknik servis ve ülke genelinde geniş tabanlı bir usta kulübü de kuran Özaydemir, yeni satış kanalı yapı marketlerin tamamına hızla yayıldı. Pek rantabl olmasa da Mısır, Libya, İran, Suriye ve Togo’ya kadar kiremit ihraç etmeye başladı. Çatı işinin binaların ısı yalıtım ‘mantolama’ işiyle aynı anda yenilendiğini dikkate alan Barış Özaydemir, mantolama işini de pakete dahil etti. Şimdi de güneşten ısı ve elektrik üreten çatı sistemlerini anahtar teslimi kurmaya başlıyor.&lt;br /&gt;Yılda 60 milyon kiremit&lt;br /&gt;Barış Özaydemir, şöyle başlıyor anlatmaya: “Biz fabrikayı büyütüyoruz, yerimiz geniş, kapasiteyi artırıyoruz. Şu anda üretim kapasitemiz yıllık 60 milyon adet. Bunu yakında 90 milyon adete çıkaracağız. 60 milyon adet; yılda 4 milyon metrekare çatı kapasitesi demektir.”&lt;br /&gt;Kiremit pazarında geleneksel bayilik sisteminin sadece ‘satıcı’ özelliği taşıdığını anlatan  Özaydemir, bu yapının değiştiğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: &lt;br /&gt;Çatı için teknik servis&lt;br /&gt;“Müşteri artık garantili çatı uygulamaları istiyor. Bize ulaşan müşterimize anahtar teslimi teknik servislerimizle hizmete başladık. Mühendis ve mimarlardan oluşan teknik servislere showroom kurmaları için de destek oluyoruz. Şu anda büyük şehirlerimizde 20 kadar oldu. Anahtar teslimi çatıyı yapıp çıkıyorlar. Bayiler teknik anlamda hizmet sunmaya pek istekli değiller. O yüzden bu yapıyı da geliştiriyoruz. Müteahhit kanalı da son yıllarda çok öne çıktı ve buraya da özel bir yapı kurduk. Klasik bayi pazarımız da halen devam ediyor. Onlara da daha fazla prim sistemi uyguluyoruz. Usta kulübü de kurduk ki uygulayıcılar bazında da network’ümüz genişlesin. Yurt genelinde 200’e yakın ustamız var. Bunlara ek olarak bütün yapı marketlere de girdik.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 milyon kiremit ihraç ediyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KILIÇOĞLU Kırmızı Grup Başkanı Barış Özaydemir, kiremit işinde 250 kişilik istihdamları olduğunu belirtiyor ve “2009’da 30 milyon lira ciro yaptık. Bu yıl 32 milyon liraya gidiyoruz ki bu 2008 yılı ciromuza yakın” diyor. Özaydemir, şöyle devam ediyor: “İhracatı da çok önemsiyoruz. Mısır ve Irak iyi pazarımız. Libya, Suriye hatta Togo’ya kadar kiremit gönderiyoruz. Bu yıl 2 milyon adeti aşıyoruz. İç pazarda çatıda güneş enerjisi işine girdik ve sıcak su üretimine özel ürünleri sunmaya başladık. Çatıda güneşten elektrik üretimine de hazırız. Yasal zemini bekliyoruz. Kiremitçi ve çatıcı olarak ısı ve elektriği paket yapacağız. Bizim bu konuda büyük bir ajantajımız var.  Pek çok dünya markasına elektronik yan sanayi üreten bir şirketimiz de var. O işin başında da ağabeyim Burak &lt;br /&gt;Bey var.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’ün isteğiyle kuruldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KILIÇOĞLU Toprak Sanayi ve Ticaret A.Ş., Atatürk’ü isteğiyle kurulmuş bir şirket. Deliormanlı Sabri Kılıçoğlu ilk girişimi 1927’de başlatmış. Üçüncü kuşakta damat Savaş M. Özaydemir 1992’de fabrikayı devralmış. Özaydemir, kuruluş öyküsünü şöyle özetliyor: “Atatürk, Eskişehir’den birkaç kişiyi topluyor ve ‘şu kiremit işini halledin, rezil oluyoruz’ diyor. Fırıncı Sabri Bey imkansızlıklara rağmen fabrikayı dörtdörtlük kurmuş. 1942’de de Selanik göçmeni Murat İnce’yi işin başına geçirmiş. Murat İnce’yle fabrikayı 1949-54 arasında yenilemiş. Sabri Kılıçoğlu’nun tek oğlu 1974’te bir kazada ölmüş. 1992’ye kadar profesyonellerce yönetilen tesis o yılın mart ayında bana devredildi.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onduline, ABD’li rakibini aldı, bizden uzman gitti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE’de en başarılı yabancı sermaye yatırımlarından biri haline gelen Onduline Avrasya, Fransız Onduline Grubu’nun dünya operasyonları için de önemli oyuncu haline geldi. Hafif çatı kaplama malzemelerinde uzman Onduline, ABD’deki en büyük rakibi Tallant’ı satın aldıktan sonra bu şirketin ve pazarın yeniden yapılanması için Türkiye’den uzmanlara görev verildi. Ürünleri 100’den fazla ülkede satılan ve uluslararası pazarlarda 40 şirket ve 10 fabrikayla faaliyet gösteren Onduline’in dünya genelindeki en başarılı operasyonunun Türkiye olduğu belirtiliyor. Onduline Grubu’nun İcra Kurulu’na da atanan Onduline Avrasya Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karahan, ABD’deki satın almanın 35 milyon dolarlık bir operasyon olduğunu belirterek, “Onduline Avrasya 25 ülkeli bir grup oldu. Kuzey Amerika’da (A.B.D. ve Kanada) lider Tallant Industries idi. Talant, ABD ve çevresinde hızla büyüyecek. Bu operasyon için biz Türkiye’den uzman gönderip destek vereceğiz” dedi. Avrasya bölgesinin ağırlığının artması nedeniyle kendisinin de Onduline İcra kurulu’na alındığını hatırlatan Karahan, “Türklerin etkinliği grupta da hızla artıyor. Paris’teki Ar-Ge’de, tasarımda iki Türk görevlendirildi. Malezya başta olmak üzere Asya’daki fabrikaların yeniden yapılanması için de bizim üst yöneticilerimiz çalışacak. Çünkü sanayici tecrübemiz de ciddi boyutlara ulaştı” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklara organik ürün eğitimi veriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARA’da faaliyet gösteren Promim Ltd.’in sahibi Fatma Ceyhan, organik gıda ticareti için kurduğu Tümorganik ile sertifikalı gıda, temizlik, kişisel bakım, oyunca ve tekstil ürüleri satıyor. Yukarı Ayrancı’da biri organik pazarda olan 2 mağazada satış yapan Fatma Ceyhan, “Biz hem tüketici hem üretici tarafın organik ürünler konusunda bilinçlenmesini önemsiyoruz. Özellikle çocuklara dönük eğitim faaliyetlerimizi de büyütüyoruz” dedi. 2-6 Kasım arası Ankara Swissotel’de “Organik Ürünler ve Sağlıklı Yaşam Haftası” düzenleyeceklerini de belirten Ceyhan, “Organik ürünlerin sağlıklı bir yaşam için önemini  görsel sunumla anlatacğız. Uzmanlarımız soruları detaylı yanıtlayacak” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürriyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolandırıcı sanılan reklam emeklilik şirketlerinin çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi avantajına dikkat çekmek isteyen bireysel emeklilik şirketleri oldukça sıradışı bir kampanya başlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyanın tanıtımı için gönderilen videoda para dağıtan adam, “Tek yapmanız gereken zırhlı aracın yanına gelmek” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda 100 TL getiren herkese 125 TL veren bir adam merak uyandırdı. Para dağıtma aracı, bugün de Cevahir Alışveriş Merkezi’nde olacak.&lt;br /&gt;Videoları internette izlenme rekorları kıran kampanyanın ‘vergi avantajına’ dikkat çekmek isteyen bireysel emeklilik platformunun hazırladığı öğrenildi. Kampanyayla ilgili olarak gazetelere gönderilen bir mektupla birlikte videoda para dağıtan adam şunları söylüyor: “Beni tanımıyorsun ama tanımayı en çok sen isteyeceksin. Nedeni basit, 100 TL getirene 125 TL vereceğim. Tek yapman gereken şey benim ve  içi para dolu zırhlı aracımın yanına gelmek.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üyelerin 3’te 2’si kullanmıyor&lt;br /&gt;Bazı gazeteciler polisi arayarak ‘dolandırıcılık yapıldığı’ yönünde haberler yaptı. Ancak, bunun bir reklam kampanyası olduğu anlaşıldı.&lt;br /&gt;Bu arada, para dağıtımının yapıldığı görüntülerin daha sonra televizyonlarda yayımlanacak reklam filminde kullanılması planlanıyor. 2 milyon 223 bin kişinin üye olduğu ve 11.5 milyar TL’lik fon birikiminin bulunduğu bireysel emeklilikte vergi avantajı yeterince kullanılmıyor.&lt;br /&gt;Bireysel emeklilik üyelerinin yaklaşık 3’te 2’si vergi avantajından yararlanmıyor. Vergi avantajının bilinirliğinin artmasının sektöre katkı yapacağı düşünülüyor. Ödenen katkı payları, maaşın yüzde 10’unu ve brüt asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak koşuluyla gelir vergisi matrahından düşürülüyor. Kişiler, ödedikleri primin makbuzunu her ay muhasebeye vererek vergi indiriminden yararlanabiliyor. Yani, 100 TL ödeyen bir kişi yüzde 20’lik vergi dilimindeyse, ödediği 100 TL’nin 20 TL’sini vergi avantajı olarak geri alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Kısa vadede sermaye girişini kısıtlama adımı atmayacağız’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, kısa vadede Türkiye’nin ülkeye sıcak para girişini kısıtlamaya yönelik yeni önlemler almayı düşünmediklerini söyledi.&lt;br /&gt;Beyrut’ta düzenlenen bir konferansa katılan Yılmaz, Bloomberg haber ajansına yaptığı açıklamada, gelecekte bu tür bir önleme başvurulup başvurulmayacağına ilişkin soruya, “Gelecekte bu tür önlemlerin alınması konusu sermaye girişinin gücüne bağlı olacaktır” dedi.&lt;br /&gt;Haberde, dolardaki değer kaybına bağlı olarak Türk lirasının diğer gelişmekte olan ülkelerin para birimleri gibi değer kazandığına dikkat çekildi. Haberde Türk sanayicilerinin hükümetten ve Merkez Bankası’ndan bu duruma müdahale etmesini istediği de hatırlatıldı. Kur savaşlarının patlak vermesinin ardından para birimleri değer kazanan birçok gelişen piyasa ekonomisi piyasalara müdahale gereksinimi duydu. Brezilya, yabancıların yaptığı tahvil alımlarına uygulanan stopaj vergisini artırdı. &lt;br /&gt;Tayland da benzer bir uygulamaya gitti. Güney Kore ve Endonezya merkez bankaları ise sıcak para girişini yavaşlatmak için yeni önlemleri değerlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Palas icradan satıldı taraflar kafa karıştırdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege Palas, dün 19.5 milyon TL’ye Açılım İnşaat’ın oldu. Ancak, İş Bankası’nın da yer aldığı ihalede tarafların söyledikleri kafa karıştırdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’in en büyük otelleri arasında yer alan ve Zorlu Ailesi’ne olan Ege Palas Oteli, dün icradan satışa çıkarıldı. Ankara merkezli Açılım İnşaat Ltd. Şti’ye 19 milyon 500 bin TL’ye satıldı. 15 dakikalık süreç boyunca Açılım İnşaat ile ihaleye alacaklı olarak giren İş Bankası arasında fiyatlar ciddi bir yükselişe geçti. İhalenin kazanan ismi Açılım İnşaat olurken, ihale sonucu açıklanır açıklanmaz Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu, sonuçlara itiraz edip kanuni haklarını sonuna kadar kullanacaklarını vurguladı. &lt;br /&gt;Ege Palas Oteli, dün İzmir 3’üncü İcra Dairesi’nde açık artırmayla satışa çıktı. Yaklaşık 10 milyon TL alacağından dolayı oteli satışa çıkaran İş Bankası avukatlarının da hazır bulunduğu ihale, saat 11.15’te başladı. İhaleye girme koşulunu yerine getiren beş şirketin avukatı da hazır bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Bankası, 12 milyonda çekildi&lt;br /&gt;Daha önce 18 milyon 452 bin TL tahmini bedel ve ihaledeki başlangıç fiyatı olarak 11 milyon 110 bin TL rakamlarının açıklandığı ihale, İcra Müdürü’nün odasında gerçekleştirildi. &lt;br /&gt;Giriş fiyatının ise 3 milyon 491 bin TL olan ihalenin süresi 15 dakika ile sınırlandı. Ve ihale bu süreçte de sonuçlandırıldı. İhaleye alacaklı giren İş Bankası hukukçuları, teklifleriyle fiyatın karşılıklı olarak artmasını sağlarken, 12 milyon TL’den sonra fiyat vermeyerek çekildiler. &lt;br /&gt;İş Bankası hukukçularının çekilmesini takiben, ihale sürecindeki diğer isimler, Açılım İnşaat’ın avukatlarıyla yarışmaya başlayarak, fiyatı yükseltmeye devam etti. Ancak, kazanan taraf, 19 milyon 500 bin TL ile Açılım İnşaat oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İHALEDE?TARAFLARIN TEPKİLERİ NE OLDU?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AÇILIM’IN SAHİBİ AÇIKLAMA YAPMADI&lt;br /&gt;Satış sonrası Açılım İnşaat’ın sahibi işadamı Mehmet Yalçın açıklama yapmadan Adliye’den ayrılırken, borçlu ve alacaklı durumunda olan hukukçular, satışın bu kadar yüksek olmasını beklemediklerini, tahmini bedelin üzerinde satış olmasının çok iyi olduğunu ifade ettiler. Hukukçular, satışın KDV’den muaf olmasının beklenenin üzerinde fiyat oluşmasına yol açtığı görüşünde birleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞ BANKASI AVUKATLARI: UMDUĞUMUZUN ÜZERİNDE&lt;br /&gt;İş Bankası’nın avukatları ise Finansal Yeniden Yapılandırma sistemi içinde yer alması nedeniyle satışın KDV’den muaf olarak yapıldığını, bunun ihaleye olan ilgiyi artırdığını söyledi.&lt;br /&gt;İhalede tahmini bedelin üzerine çıkılmasının önemli bir başarı olduğunu söyleyen avukatlar, ihale öncesi satışın 15 milyon lira civarında gerçekleşmesini beklediklerini belirterek, şu ifadeyi kullandılar: “Çıkan rakam, bizim umduğumuzun çok üzerinde gerçekleşmiştir.”&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;OTEL MÜDÜRÜ, ‘İŞLETME HAKKI BİZDE’ DEDİ&lt;br /&gt;Ege Palas Genel Müdürü Sevda Zorlu ise otelin bina satışının yapıldığını, işletme hakkının kendilerine ait olduğunu vurguladı. Zorlu, “Ne müşterilerin ne çalışanların satış nedeniyle mağduriyeti söz konusu değil. İşin başındayız, aynı programla çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HOLDİNG BAŞKANI: SATIŞI DÜŞÜRECEĞİZ&lt;br /&gt;Öte yandan Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu, Ege Palas Oteli’nin satışına itiraz edeceklerini belirterek, “İtiraz ediyoruz, çünkü problem var. Satışın düşürülmesiyle ilgili hukuki haklarımızı kullanacağız. Prosedürde eksiklikler var. Bankayla görüşmelerimiz olumlu. İşlem başladığı için geri çekilemedi. Kanuni haklarımızın sonuna kadar geçerli. Satışın düşeceğini ümit ediyoruz” diye konuştu. &lt;br /&gt;Zorlu, daha önceki açıklamalarda İş Bankası yönetimine satışın geri alınması için teklif sunduklarını ve çözüm için uğraş verdiklerini, zaten borçları da düzenli olarak ödediklerini belirtmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEFES NEFESE 15 DAKİKA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ege Palas Oteli’ne ilk fiyatı, Ankara ve Elazığ’da merkezleri bulunan Açılım İnşaa verdi. Avukat Berrin Burcu Çoruh’un teklif ettiği rakam 11 milyon 115 bin TL oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Elde edilen bilgilere göre, ihaleye alacaklı olarak giren İş Bankası hukukçuları da teklifleriyle fiyatın karşılıklı olarak artmasını sağladı. Ancak, İş Bankası avukatları, 12 milyon TL’den sonra ihaleye fiyat vermedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- En son, Açılım İnşaat’ın avukatı, 19 milyon 500 bin TL vererek ihalede son rakamı söyledi. Ege Palas Oteli, bu fiyatın üzerine çıkan olmayınca Açılım İnşaat’ın oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALAN TARAF KİM, SATILAN KİM?&lt;br /&gt;AÇILIM GRUP: Açılım?Grup, kendini Ankara ve Elazığ merkezli bir şirket olarak nitelendiriyor. İnşaat, petrol, demiryolu, karayolu ve enerji santralleri alanlarında pek çok projeyi hayata geçiren şirket, geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da katılımıyla gerçekleşen Kemalpaşa- Turgutlu arasındaki demiryolu bağlantı hattının da yüklenicisi olmuştu. &lt;br /&gt;Türkiye’nin çeşitli yerlerinde, baraj, viyadük ve köprü çalışmaları da bulunan Açılım Grup, halen Malatya- Elazığ arasındaki yolların da beton asfaltlama işlerini yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EGE PALAS: İzmir’in en büyük otelleri arasında yer alan Ege Palas Oteli, Mazhar Zorlu Holding bünyesinde kurulan en önemli yapı taşlarından birisi. Ege Palas Otel, 2003 yılında Kemal ve Nafiz Zorlu kardeşlerin işlerini ayırmasıyla Nafiz Zorlu’nun yönetimindeki şirketlerde kaldı. &lt;br /&gt;Ege Palas, Kemal Zorlu yönetimindeki Ege Plast ve Ege Yıldız’ın İş Bankası’na ve taksitlendirmeye giren borçlarındaki ödeme aksaklıkları nedeniyle daha önce de ihaleye çıkarılmış, ancak ödemenin yapılması nedeniyle ihale gerçekleşmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 günde 101 konut sattı, kendisi de şaşırdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beylikdüzü’nde temelini attığı Newresidence projesinde kendisinin de beklemediği bir satış grafiğini yakalayan Mintek Yapı, 453 konutluk projenin yaklaşık yüzde 25’ini 15 günde yeni sahipleriyle buluşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lansmanı takiben iki haftalık süreç içinde 453 konutluk projenin 101’ini satan Mintek Yapı, kısa süre içinde tüm konutları satarak farklı projelere yelken açmayı planlıyor.&lt;br /&gt;İstanbul Beylikdüzü’nde  gerçekleştirilen projenin altyapısı , sosyal olanakları  ve alışveriş alanları  ile farklı bir konsette tasarlandığını belirten Mintek Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Ekşi, “Buraya yerleşmeyi planlayan kitleye stresten uzak  ve zamanı en verimli şekilde değerlendirebilecekleri tüm imkanları sunuyoruz. Projede yaşam kalitesini ön planda tuttuk. Yarattığımız projede sosyal ve  sosyal ve sportif imkanların yanı sıra alışveriş yapmak da çok kolay olacak. Çünkü, yakınında pek çok AVM yer alıyor. Bu arada ulaşımda kolaylık sağlaması açısından konumuna da çok dikkat ettik. E5, toplu taşıma araçları ve planlanan metrobüs durağına 950 metre mesafede. Yine planlanan metro istasyonuna 800 metre ve Atatürk Havalimanı’na ise 20 dakika uzaklıkta ” diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAKSİMUM FİYAT 95 BİN 400 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mintek Yapı’nın geliştirdiği Newresidence projesi, toplam 48 bin metrekare arsa üzerinde geliştirildi. Projenin inşaat sahası ise  5 bin metrekare. Newresidence’de minimum fiyat 39  bin TL, maksimum fiyat ise 95  bin 400 TL olarak etiketlendi. Daire alanları 49 ile124 metrekare arasında değişirken, projede altı farklı tipte konut bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45 gün içinde 875 yeni aile, projede yer aldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa yakasında yer alan üç projesinde başlattığı ‘3-0 kampanyası’nı 31 ekim tarihinde sona erdiren Fiyapı, 45 gün süren kampanya boyunca toplam 630 daire sattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satışı devam eden ancak 3-0 kampanyasının uygulanmadığı Fi-Yaka Gebze projesinde ise 245 daire satılırken firma 45 gün içinde böylece 875 konut satışına ulaştı. Şirketin ulaştığı ciro ise 105 milyon TL oldu. &lt;br /&gt;Kampanya Bahçeşehir’deki Fi-Side projesi, Beylikdüzü’nde inşaatı büyük ölçüde tamamlanan Fi-Tower ve yine Beylikdüzü’ndeki Fi-Life projesinde uygulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konutlarından sonra ofisleri de ilgi gördü&lt;br /&gt;Ntepe projesindeki 40 dükkân ve 40 ofisin yüzde 30’u iki ayda satıldı. Ntepe’de 80 metrekarelik ofislerin fiyatı 150 bin ile180 bin TL arasında değişirken büyüklüğü 40 metrekare ile 3 bin metrekare arasındaki dükkânların fiyatı ise 200 bin TL ile 2 milyon 500 bin TL TL arasında değişiyor.&lt;br /&gt;Özyurtlar İnşaat’ın, Esenyurt ile Bahçeşehir’in kesiştiği noktada yer alan Ntepe projesinde önce konutlar satışa çıkarılmıştı. Ofis ve dükkan satışlarına ise eylül ayında başlanmıştı. Açıklamalara göre, yapımına Aralık 2009’da başlanan Ntepe’de hayat gelecek yıl eylül ayında başlayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’deki ofislerde saat 6 yönünü gösterdi&lt;br /&gt;Araştırma şirketi Jones Lang LaSalle’in ‘Üçüncü Çeyrek Avrupa Ofis Saati Raporu’ isimli raporu,  yılın üçüncü çeyreğinde A Sınıfı ofis kiralarının yavaş da olsa büyümeye devam ettiğini ortaya çıkardı.  Türkiye’deki ofis pazarını değerlendiren Jones Lang LaSalle Türkiye Yönetici Direktörü Alan Robertson yaptığı açıklamada, “İstanbul pazarını 3. çeyrek Jones Lang LaSalle Avrupa ofis saati üzerinde saat 6 yönünde konumlandırdık. Çünkü pazarın tam değişim noktasında durduğuna inanıyoruz. Ekonomik kriz nedeniyle düşen kira oranları 2010’un başından bu yana İstanbul’da dengeye kavuştu”dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözler Eyüp’teki 24.4 milyon liralık arsada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Eyüp’te 24 milyon 480 bin TL tahmini bedelle satışa çıkardığı arsaya büyük grupların ilgi göstermesi bekleniyor. 13 bin 600 metrekare büyüklükteki arsa, imar planlarında, özellikle ticaret ve konut alanı olarak gösterilmesi nedeniyle ilgi çekecek.&lt;br /&gt;Geçici teminatı 734 bin 404 TL olarak belirleyen arsa için düzenlenen ihale, 24 Kasım 2010 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde gerçekleştirilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nestle ihracata yükleniyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nestle Grubu Genel Müdürü Devrim Cöbek, son 3 yılda çikolata ihracatlarını 4’e katladıklarını, bu yıl daha da artırmayı hedeflediklerini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cöbek, “10 yıl içerisinde de bu büyüme oranlarımızın sürmesini bekliyoruz. Yeni ürün çeşitleri geliştirmek, fiyat ve kalitede fark yaratmak için çeşitli projeler üzerinde Ar-Ge çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz” diye konuştu.&lt;br /&gt;Nestle ve Tema Vakfı, Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman’da ortaklaşa yürüteceği 1.5 milyon TL’lik “Fıstığımız bol olsun” projesini başlattı. Projeyle çiftçilere uygulama tabanlı eğitim verilecek, Antep fıstığı ağacından daha fazla üretim elde edilmesi sağlanacak. TEMA Vakfı Genel Müdürü Orhan Doğan, Nestle ile hayata geçirdikleri projenin bölgede bir sinerji oluşturacağına ve benzeri örnek projeve üretimin önünü açacağına inandığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H&amp;M fiyat avantajıyla geliyor ‘Çılgın Türkler’ korkmuyor&lt;br /&gt;Perakende devi H&amp;M’in açılışına sayılı günler kaldı. Tüketiciler girdiği pazarlarda ‘uygun fiyat’ stratejisiyle pazardaki dengeleri değiştiren H&amp;M koleksiyonunu bekliyor. Yerli rakipleri ise İsveçli devden endişe duymuyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 cirosu 17.4 milyar doları bulan, moda endüstrisine yön veren global perakende devi İsveçli Hennes&amp;Mauritz (H&amp;M), 6 Kasım Cumartesi günü ilk mağazasını “Forum İstanbul”da açıyor. Girdiği pazarlarda ‘uygun fiyat’ stratejisiyle bir anda perakende sektörünü hareketlendiren H&amp;M’in Türkiye’de de piyasaya ciddi hareket getirmesi bekleniyor. H&amp;M’in Türkiye’de satışa çıkaracağı koleksiyonda fiyat aralığı 19-129 TL olacak. &lt;br /&gt;H&amp;M’in Türkiye’de fast-fashion (hızlı moda) alanında iş yapan yerli rakipleri arasında LC Waikiki, Koton, Collezione, Tiffany, Seven Hill ve RodiMood dikkat çekiyor. Marka temsilcileri, H&amp;M’in ilk başta sektörde bir hareketlilik yaratacağını ardından tıpkı Zara ve Mango’da olduğu gibi bir süre sonra taşların yerine oturacağını ifade ediyor. &lt;br /&gt;Sektörde uluslararası bir devle rekabet deneyimi yaşama heyacanı hakim. Türkiye’deki sermayesini eylül sonunda 395 bin liradan 40 milyon liraya çıkaran şirketin yaptığı bu artış hızlı bir mağazalaşma girişiminin sinyali olarak yorumlanıyor. Şirket Forum İstanbul’dan sonra Torium AVM’de de mağaza açacak. &lt;br /&gt;Sendikalarla e-diyalog&lt;br /&gt;H&amp;M’in Türkiye’deki internet sitesinde de ilginç mesajlar var. Sitede şirketin sendikalarla açık ve yapıcı diyalog konusunda gayet olumlu deneyimleri olduğu da vurgulanmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Rekabet, markaları diri tutar’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vahap Küçük LC Waikiki &lt;br /&gt;“H&amp;M Avrupa’da kuvvetli bir marka.  İster istemez Türkiye’de kendi kulvarındaki markaları etkileyecektir. Bunun yanı sıra rekabet, her zaman diri tutar. Bu da yerli markaların daha bilimsel çalışmasını, müşteri odaklı olmasını ve verimlilik konusunda daha hassas olmasını sağlayacak. Global dünyada rekabetten kaçış yok. Bugün H&amp;M, yarın başka bir marka gelebilir. Sonuçta Türkiye önemli bir pazar. H&amp;M’in gelişi sektöre hayırlı olsun.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılmaz Yılmaz - Koton&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘İşleri kolay değil’&lt;br /&gt;“Koton olarak zaten H&amp;M ile dünyanın pek çok ülkesinde aynı alışveriş merkezinde (AVM) bulunuyoruz. Bu nedenle Türkiye’de bir AVM’de biraraya gelmemiz bizim için yeni bir şey değil. Biz çizgimizi rakiplere göre değil, müşterilere göre belirleriz. Ayrıca ne kadar çok rekabet olursa sektör o kadar güçlenecektir. Hep beraber pastayı büyütürüz. Türkiye’de organize perakendenin payı toplam içinde yüzde 40. Dünyada ise bu oran yüzde 80. Pasta henüz paylaşılmış değil. Herkes gelebilir. Hoş gelebilir. Ama işleri kolay değil.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekrem Akyiğit  Collezione&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Hızdan yana avantajlıyız’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yeni markalar pazara yeni bir dinamizm getirirler. Müşteriler için avantaj olacaktır. Yerli markalar da kendilerini test etme şansı bulacaklar. Yurtdışındaki rakipleri zaten bu bilinen uluslaralası markalar.&lt;br /&gt;Önce dezavantaj gibi görünse bile bu rekabet, firmaların gelecekte uluslararası pazarlarda rekabet deneyimlerini artıracaktır. Sonuçta çeviklik ve hız yönünden yerli markalar olarak daha avantajlıyız.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nüvit Alyanak - Tiffany&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Talep için  faydalı’&lt;br /&gt;H&amp;M perakende sektöründe dünya çapında çok dinamik etkili ve önemli bir marka. Ancak, Türkiye’ye gelmiş olmaları Türk perakendesi için önemli bir adım olmakla birlikte markamız açısından özellikle tehdit olarak algılanmamakta. Çünkü, perakende pazarında talep oluşumuna hız kazandıracak olması biz ve diğer yerli markalar için de faydalı bir sonuç olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günseli Ünlütürk - Jimmy Key&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Büyükşehirler dışında olamazlar’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Giyim perakende pazarını mutlaka etkileyecektir. Özellikle fiyat seviyesi çok düşük olan markalardan pay alma ihtimali büyük. Pazara çok büyük bir oyuncu daha girmiş olacak. Fiyat seviyelerinde referans noktası olması söz konusu. Markanın dezavantajı lokal bir anlayışı olmayışı. Büyük markaların büyükşehirler dışında olma ihtimali zayıf. Bunun da bizler için avantaj olduğunu düşünüyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Can - RodiMood&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Tüketici için seviniyoruz’&lt;br /&gt;“H&amp;M’in sektöre girmesinin Türk giyim perakendesi adına oldukça olumlu olacağını düşünüyoruz. Tüketicilerimizin daha çok alternatifle karşılaşacağını düşünerek seviniyoruz. Pazarı daha dinamik ve tutacağı kesin. Rodimood olarak piyasadaki payımızı artırmak adına H&amp;M tarafından sektörümüze sunulacak olan pozitif etkileri markamıza adapte ederek en yüksek değerli hizmet ve ürün gamını oluşturma çalışmalarımıza devam edeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracatçı rekor için pozitif ayrımcılık istedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracatçılara pozitif ayrımcılık uygulanması gerektiğini belirterek, ?Büyüyen devlet bütçesinden ihracatçıların uluslararası rekabet gücü kazanması için daha fazla pay ayrılmalı? dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükekşi, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda, ekim ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıda yaptığı açıklamada, her ay ihracat rakamlarını farklı bir ilde açıkladıklarını, ihracatçıların heyecanını bizzat yerinde görme fırsatını yakaladıklarını söyledi. &lt;br /&gt;İhracat rakamlarını açıklamayı, istatistiki bilgi vermenin ötesinde ihracatın gündemini Anadolu'ya, Anadolu'nun gündemini İstanbul'a taşıdıkları için çok önemli bir etkinlik olarak gördüklerini ifade eden Büyükekşi, “Sivas, ihracatta atılım yapan illerimiz arasında ön sıralarda. Sivas, 2010 yılının ilk 9 ayında ihracatını yüzde 62 artırarak 41,5 milyon dolara yükseltti. Yıl sonunda 50 milyon dolar barajını da kolayca aşacak” diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2023 için büyeme hedefi 500 milyar dolar &lt;br /&gt;Sivas'ın 2010 yılında kaydettiği başarıyı oldukça önemli bulduklarını dile getiren Büyükekşi, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;“Çünkü 2002 yılında Sivas'ın ihracatı sadece 8 milyon dolardı. 8 senede Sivas ihracatının geldiği nokta olumlu. Ancak, Türkiye'nin coğrafi olarak en büyük ikinci ilinin ihracatı bu seviyelerde olmamalı. Sivas'ın potansiyeli çok daha yüksek. Mevcut büyüme hızı ile devam edilirse, 2023 yılında 350 milyon dolarlık bir hedefi yakalayabilir. Ama Türkiye'nin hedefi 500 milyar dolar ihracat. Sivas'ın hedefi de en azından 1 milyar dolar olmalıdır. Niye ihracat? Çünkü ihracat demek, üretim demek. İhracat demek, istihdam demek. İhracat demek, artan refah demek. Azalan işsizlik demek. İhracat demek şirketlerimizin rekabet güçlerini geliştirmesi demek.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedef Suriye, İran ve Irak &lt;br /&gt;Sivas'ın, komşu ülkelere daha fazla ihracat yapması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, “Çünkü Türkiye son dönemde çok başarılı bir dış politika izliyor. Komşularımızla daha fazla yakınlaşmamız dış ticaret ilişkilerimizi geliştiriyor. Buradan üretip Gaziantep'e, Van'a, Mardin'e satmayı başarıyorsak aynı şekilde Suriye'ye, Irak'a, İran'a da satmayı hedeflemeliyiz” ifadesini kullandı. &lt;br /&gt;Geçen hafta G-20 toplantısının Güney Kore'de düzenlendiğini anlatan Büyükekşi, “Bu toplantıdan ortaya çıkan sonuçlar önümüzdeki döneme ışık tutuyor. Bu toplantıya gelişmiş ülkelerde yaşanan sıkıntılar damga vurdu” diye konuştu &lt;br /&gt;G-20 zirvesinde tüm gelişmiş ülkelere bu konuda önlem çağrısı yapıldığını ifade eden Büyükekşi, “Cari açık veren ülkelere olduğu kadar fazla veren ülkelere de çağrı vardı. Cari açık veren ülkelerin, cari açık seviyelerini sürdürülebilir seviyelerde tutmaları istendi” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin moral gücü olmaya çalişiyoruz &lt;br /&gt;Zirvede ele alınan konular hakkında bilgi veren Büyükekşi, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;“Netice itibariyle gerek ABD'de, gerekse AB'de işler yolunda gitmiyor. Almanya haricinde AB ülkelerinin toparlanma süreci zaman alacak. Bütün gelişmeler ise ihracatımız açısından yüksek alarm düzeyinde çalışmayı gerektiriyor. Biz Türk ihracatçıları, hem gelişmiş ülkelerdeki sorunlara, hem de kurdaki tüm zorluklara rağmen Türkiye'nin moral gücü olmaya çalışıyoruz. Alternatif pazarlara yoğunlaşarak ülkemizin ihracatını, üretimini ve istihdamını sürüklemek istiyoruz. Tüm zorluklara rağmen bunu da başarıyoruz.” &lt;br /&gt;Ülkedeki ortamı ihracatçı gözüyle değerlendirmek istediğini kaydeden Büyükekşi, “İhracatımız, ithalatımızdan daha düşük bir tempo ile büyüyor. Kurun mevcut seviyesi ithalatı cazip kılıyor. Üretimi ve ihracatı da olumsuz yönde etkiliyor” dedi. &lt;br /&gt;Yılın ilk dokuz ayına ait dış ticaret verilerinin açıklandığını anımsatan Büyükekşi, 2010 yılı Eylül ayında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 67,9'dan, yüzde 57,2'ye gerilediğini bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanada’ya ihracat yüzde 144 arttı &lt;br /&gt;Ekim ayı ihracat rakamlarına baktıklarında çok ilginç detaylar gördüklerini anlatan Büyükekşi, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;“Yılın ilk aylarında Irak ihracat artışımız durağandı, şimdi tekrar hızlandı. Rusya'ya ihracatımız yüzde 49, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yüzde 70, İran'a yüzde 69, Suudi Arabistan'a yüzde 53, Suriye'ye yüzde 14 arttı. Bunun yanı sıra uzak pazarlarda ihracat başarımız artamaya devam ediyor. Ekim ayında ABD'ye ihracatımız yüzde 21, Çin'e ihracatımız yüzde 90, Kanada'ya ihracatımız yüzde 144, Japonya'ya yüzde 18 arttı.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radikal&lt;br /&gt;İmalat sanayiinde işçi verimliliği tam gaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli Prodüktivite Merkezi 2010 yılının ikinci çeyreğine ait üç aylık verimlilik göstergelerini açıkladı. Buna göre, 2010 yılının ikinci çeyreğinde imalat sanayi genelinde çalışan kişi başına üretim endeksi önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,67 artış gösterdi. İmalat sanayinde çalışılan saat başına üretim endeksi önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,77, önceki döneme göre ise yüzde 8,79 artış gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENERJİ SEKTÖRÜNDE TIRMANIŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madencilik ve enerji kısımlarında çalışan kişi başına üretim endeksinde geçen dönemde yaşanan düşüşler, bu dönemde yerini artışa bıraktı. Çalışan kişi başına üretim endeksi madencilikte geçen yıla göre değişmezken enerji kısmında artışlar gözlendi. Madencilik kısmında çalışan kişi başına üretim endeksinde önceki döneme göre yüzde 12,6 artış görüldü. Alt kısımlarda geçen döneme göre çalışılan saat başına üretim endeksindeki en büyük artış "kok kömürü ve nükleer yakıt imalatı" alt kısmında görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Şafak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdemir yerliye döndü kömürde üretim coştu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TTK sahalarını kiralayarak işleten özel sektör, demir-çelik sanayiinin de kömür ihtiyacını destekledi. Erdemir'in yerli kaynaklara yönelmesiyle 26 bin tondan 300 bin tona yükselen üretimde özel şirketlerin tetikleyici rolü oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 2023 yılına kadar enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için seferber olurken, yerli kaynakların devreye sokulması yönündeki çalışmalar da sürüyor. Zonguldak'ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun devre dışı bıraktığı sahaları kiralama yöntemiyle 1989'da işletmeye başlayan özel sektör de demir çelik sanayinin kömür ihtiyacına destek verdi. Maden Yasası'nın 2004'te yürürlüğe girmesiyle 1989'dan itibaren devam ettikleri üretimi durdurulan ve ihaleyle yasal güvencelere kavuşan özel maden işletmeleri, yatırımlarla üretime gaz verdi.&lt;br /&gt;300 BİN TONA TIRMANDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) TAŞ'nin yerli kaynaklara yönelim politikası kapsamında yurt içinden tedarik ettiği kömür miktarını 2006 yılındaki 26 bin ton seviyelerinden 300 bin ton seviyesine yükseltmesi özel işletmelerin üretimine yansıdı. ERDEMİR'in istediği analiz değerlerinde üretim yapabilen özel işletmelerin bazıları üretiminin tamamını, bazıları da bir bölümünü fabrikaya satıyor. Yıllık 51 bin tonla başladıkları üretim rakamlarını yatırımlar ve istihdam sayısındaki artışla 1 milyon ton civarlarına yükseltmeyi başaran özel maden işletmeleri, yurt dışından ithal ettiğimiz kömürün düşmesine de katkı sağlıyor. Hükümetin yerli enerji kaynaklarına yönelmesiyle uyumlu gelişen süreçte verimlilik de artış gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTİHDAMA BÜYÜK KATKI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumun 28 sahasında faaliyet gösteren 19 firma arasında Bahadır Kardeşler Madencilik de var. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mümin Bahadır, TTK'nın atıl sahalarından ülke ekonomisine taş kömürü kazandırıldığını söylerken, özel sektörde 5 bine yakın kişinin istihdam edildiğini açıkladı. Bahadır, "Aylık ortalama 2 bin 500 ton kömür satıyoruz. Bunun bin 500 tonunu ERDEMİR'e, bin ton kadarını da Karabük'e ısınma amaçlı gönderiyoruz.' dedi. ERDEMİR'in yerli kaynaklara yönelmesinin ithalata karşı anlamlı olduğunu belirten enerji uzmanları ise tüm ülkede bu tarz adımın atılmasının istihdam için de önemli katkı yapacağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İthal etmeyi bırak, verimli kaynaklara bak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdemir'de yüzde 46,12 oranındaki Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) hissesi ile yüzde 3,17 oranındaki Türkiye Kalkınma Bankası (TKB) payının Oyak'a devrine ilişkin sözleşme 27 Ocak 2006 tarihinde tamamlanmıştı. Özelleştirme sürecinin devamında üretimin arttığına dikkat çeken uzmanlar, bilhassa yerli kaynaklara yönelimin arttığını, ithalden ziyade tüm yurtta arama çalışmalarının tırmandığına işaret etti. Daha verimli alanlara yönelindiğini ve yerli kullanımın enerji politikası halini aldığını kaydeden enerji uzmanları ise arama seferberliğinin şirketleri daha verimli yaptığını belirtti.Özellikle kömürdeki alternatif arayışların yerliye dönmesinin genel anlamda önemli avantaj sağladığına vurgu yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Planlı yatırımlara devam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERDEMİR yetkilileri TTK ve bölgedeki özel işletmelerden tedarik edilen kömür miktarının arttırılmasına yönelik önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade ederek, "Çalışmalar neticesinde yurt içinden tedarik ettiğimiz kömür 2006'daki 25 bin ton seviyelerinden 300 bin ton seviyesine çıktı.Planlı yatırımlar sürecek" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Şafak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkentli sanayiciler, TSK'nın ithal ettiği malzemeleri üretmeye talip  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ankaralı sanayiciler, Türk Silahlı Kuvvetleri, Devlet Su İşleri ve Devlet Demir Yolları'nın yurtdışından ithal ettiği malzemeleri Türkiye'de üretmek istiyor. Böylece yıllık bir milyar liranın iç piyasada kalacağını belirten Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, askerin 3 bin liraya satın aldığı bir araç camını yerli üreticinin 650 liraya mal edebileceğini söyledi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu alımlarında yerli malı uygulaması Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) uzandı. Askerin kullandığı malzemelerin üretimi için yerli sanayiciler 6 bin ürün için TSK'nın kapısını çaldı. Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) öncelik ettiği proje kapsamında yerli üretici yurtdışından ithal edilen malzemelerin daha uygun fiyatla Türkiye'de üretilmesine talip oldu. TSK'nın ihtiyacı olan ürünlerin isimleri Türk firmaları tarafından bilinmediği için teklif dahi veremediklerini belirten ASO Başkanı Nurettin Özdebir, tarafları fuarda bir araya getirdiklerini söyledi. 7 bin 400 ürünün sergilendiği fuar sonrasında yerli firmaların, tamamı ithal edilen 6 bin malzemeyi daha uygun fiyatla üretmek istediğini aktaran Özdebir, yıllık bir milyar liranın iç piyasada kalabileceğini kaydetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-10 Ekim 2010 tarihleri arasında Başkent'te düzenlenen ve 7 bin işadamının ziyaret ettiği TSK 2. Malzeme Sergisi'nde sanayiciler askerî yetkililere 1.500 Euro'ya (3 bin lira) satılan bir araç camını 650 liraya üretebileceklerini aktardı. Sergilenen ürünlerin tamamı ithal ediliyor. Bu ürünlerin Türk firmaları tarafından yapılması halinde önümüzdeki yıl düzenlenecek fuarda sergilenmeyecek. Söz konusu malzemeler NATO envanterine de gireceği için yerli sanayiciler Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın uygun gördüğü ülkelerin askerî mallarının sergilendiği fuarlara da iştirak edebilecek. ASO başkanı olarak kuvvet komutanlıklarını ziyaret ettiklerini aktaran Özdebir, silah dışındaki tüm yedek parçaların üretimine talip olduklarını aktardı. Özdebir, "Silah hariç, TSK hangi ürünü ve teknik malzemeyi kullanıyorsa Türkiye genelindeki sanayicilerimiz bunları üretmek istiyor. Malzemeler NATO stok sistemine göre çalıştığı için hepsinin bir numarası var. Teknik isimleri olduğu için yerli sanayici anlamadığından ihaleye giremiyordu. Şimdi tarafları fuarda buluşturduk ve sanayicimiz ithal edilen ürünleri kendilerinin üretebileceklerini söyleyip TSK'ya başvurdu." dedi. TSK'nın ürünlerine talip olan yerli sanayici aynı zamanda TCDD, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Sağlık Bakanlığı'nın ithal ettiği ürünleri de üretmek istiyor. ASO Başkanı Özdebir, bu kurumların hiç bilmedikleri malzemeleri olduğunu belirterek, "Barajlarda pandün diye bir alet varmış. Barajın bendine arkadaki suyun yaptığı basıncın esnemesini ölçüp arkadaki su hacmini hesaplıyormuş. Ulaştırma ile konuştuk, TCDD malzeme hazırlıyor. Sağlık Bakanlığı'na düşünüyoruz diye yazı yazdık. Henüz cevap gelmedi. DSİ ile daha görüşmedik. Orayla da irtibata geçeceğiz. Onların ihalelerini literatür farklılığından anlamıyoruz." diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASO, Leningrad'da sanayi bölgesi kuruyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin ve bulunduğu coğrafyanın en önemli yan sanayi tedarikçilerinden olan Ankaralı sanayicilerin ünü Rusya'ya uzandı. Ankara Sanayi Odası bu hafta sonu St. Petersburg'u da kapsayan Leningrad bölgesinde organize sanayi bölgesi imza protokolü için Rusya'ya gidiyor. İnşaatı Türk şirketi Rönesans İnşaat üstlenirken ASO da know how'ıyla kurulacak bölgede hissedar olacak. Türkiye ile Rusya arasında işbirliğini geliştirecek bu önemli adımı ASO Başkanı Nurettin Özdebir şöyle anlatıyor: "Rusya Leningrad Vali Yardımcısı Rashid İsmagilov, bize yazı göndererek Ankara'da OSB'de inceleme yapmak istediklerini bildirdi. Biz bu gezinin ehemmiyetini algılamadığımız için uzun süre cevap vermedik. Ancak bir süre sonra İsmagilov'un önemini kavrayarak derhal kabul ettik." Kabul üzerine Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in Türkiye ziyaretine katılan İsmagilov, Sincan Organize Sanayi Bölgesi'ni gezdi. Tesisten çok etkilenen İsmagilov, "Biz işletme yöntemi olarak böyle bir sistemi bilmiyoruz, bunun aynısını kurmak istiyoruz. Sizi en kısa zamanda Rusya'ya davet ediyoruz." teklifinde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-9217132863552397368?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/Gqnwcb1UeHQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/9217132863552397368/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/ekonomi-haberleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/9217132863552397368?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/9217132863552397368?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/Gqnwcb1UeHQ/ekonomi-haberleri.html" title="Ekonomi haberleri" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/ekonomi-haberleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkUHR345eCp7ImA9Wx9SGEk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-2900299025380093809</id><published>2010-12-08T13:35:00.000-08:00</published><updated>2010-12-08T13:37:16.020-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-08T13:37:16.020-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Günlük Ekonomi para piyasası haberleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1mfZJhrqwahhD2x0-nSe0tluTE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1mfZJhrqwahhD2x0-nSe0tluTE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1mfZJhrqwahhD2x0-nSe0tluTE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1mfZJhrqwahhD2x0-nSe0tluTE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Borsa 161 puan yükseldi!&lt;br /&gt;Kar satışları ile bir miktar gerileyen endeks günü&lt;br /&gt;161 puanlık yükselişle 67 bin 874 puandan&lt;br /&gt;tamamladı. Hisse senetlerinin değer artışı&lt;br /&gt;ortalama% 0,24 oldu. (BIGPARA)&lt;br /&gt;Dolar yükseliyor, altın düşüyor&lt;br /&gt;ABD Başkanı Barack Obama'nın bazı Demokratların&lt;br /&gt;itirazlarına karşı vergi indirimlerinin süresinin&lt;br /&gt;uzatılması konusunda Cumhuriyetçilerle&lt;br /&gt;Sanayi üretimi (Ekim) 6,6% 10,4%&lt;br /&gt;TCMB Beklenti Anketi&lt;br /&gt;-TÜFE Aralık I 8,1%&lt;br /&gt;Hazine Nakit Dengesi-&lt;br /&gt;Kasım (Milyar) -7,49&lt;br /&gt;Euro Bölgesi ÜFE&lt;br /&gt;• Borsa 161 puan yükseldi&lt;br /&gt;• Dolar yükseliyor, altın düşüyor&lt;br /&gt;• JP Morgan: Sermaye girişleri güçlenirse&lt;br /&gt;TCMB faiz indirebilir&lt;br /&gt;06.Ara 07.Ara Değ.(%)&lt;br /&gt;İMKB 100 67.712 67.874 0,24&lt;br /&gt;İÇ PİYASALAR&lt;br /&gt;uzlaşmaya vardığını açıklamasıyla yükselen ABD&lt;br /&gt;borsaları kapanışa doğru yataya döndü. Reuters'ın,&lt;br /&gt;ABD'de federal yetkililerin içeriden bilgi&lt;br /&gt;sızdırılması soruşturmalarını genişlettiği yönündeki&lt;br /&gt;haberi, Dow endeksinin son işlem saatinde eksiye&lt;br /&gt;dönmesine yol açarken, diğer endeksler hafif&lt;br /&gt;artıda kapandı. Asya borsaları genelde ekside.&lt;br /&gt;Dolar yükselirken altın dünkü rekorun ardından bu&lt;br /&gt;sabah geriliyor. (FİNANSTREND)&lt;br /&gt;JP Morgan: Sermaye girişleri güçlenirse TCMB&lt;br /&gt;faiz indirebilir&lt;br /&gt;TCMB'nin dün açıkladığı yarıyıl finansal istikrar&lt;br /&gt;raporunu değerlendiren JP Morgan, açıklanan bu&lt;br /&gt;Rapor'un TCMB'nin Türk finans sektörünün&lt;br /&gt;güçlenmesinden memnuniyetini ortaya koyduğunu&lt;br /&gt;belirtti. TCMB'nin para politikası faizini 2011 4.&lt;br /&gt;çeyreğe kadar değiştirmeme planını bir kez daha&lt;br /&gt;tekrarladığını belirten JP Morgan, ancak bundan&lt;br /&gt;daha önemli olanın TCMB'nin sermaye girişlerinin&lt;br /&gt;güçlenmesi ve bunun güçlü TL'ye, buna bağlı&lt;br /&gt;olarak düşük ithal fiyatının yol açtığı enflasyonist&lt;br /&gt;baskılara neden olması halinde bir faiz indiriminin&lt;br /&gt;seçenekler arasında olabileceğini ima etmesi&lt;br /&gt;olduğunu vurguladı. (EKOKLİNİK)&lt;br /&gt;DOLAR 1,4767 1,4682 -0,58&lt;br /&gt;EURO 1,9629 1,9628 -0,01&lt;br /&gt;EUR/USD 1,3293 1,3369 0,57&lt;br /&gt;Gösterge Tahvil 7,67 7,65 -0,26&lt;br /&gt;INTERBANK O/N 1,75 1,75 0,00&lt;br /&gt;REPO O/N 6,57 5,62 -14,46&lt;br /&gt;06.Ara 07.Ara Değ.(%)&lt;br /&gt;DOW JONES 11.362 11.359 -0,03&lt;br /&gt;NASDAQ 2.595 2.598 0,12&lt;br /&gt;NIKKEI 225 10.167 10.141 -0,26&lt;br /&gt;BOVESPA 69.552 69.338 -0,31&lt;br /&gt;FTSE 100 5.770 5.808 0,66&lt;br /&gt;ALTIN ($/Ons) 1.423 1.401 -1,55&lt;br /&gt;PETROL (Brent) 92,06 91,83 -0,25&lt;br /&gt;VIX 18,02 17,99 -0,17&lt;br /&gt;DIŞ PİYASALAR&lt;br /&gt;TÜRKİYE EKONOMİSİ&lt;br /&gt;EKONOMİK GÖRÜNÜM Finansal istikrar raporu&lt;br /&gt;Merkez Bankası, Türkiye ekonomisinin daha çok&lt;br /&gt;yurt içi talebe bağlı olarak canlanmasının&lt;br /&gt;hanehalkı ile firmaların borçluluğunu yükselttiğine&lt;br /&gt;dikkat çekerek, cari işlemler açığının seyrinin,&lt;br /&gt;finansal istikrar açısından daha yakından takip&lt;br /&gt;edilmesi gereken göstergeler olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;(ANKA)&lt;br /&gt;Merkez: Aşırı değil uzun vadeli ve TL ile borçlanın&lt;br /&gt;Merkez Bankası, mevcut konjonktürde hem kamu&lt;br /&gt;hem de özel kesim için aşırı borçlanma yoluna&lt;br /&gt;gitmemenin, tüm borçlanmalarda uzun vadeyi&lt;br /&gt;tercih etmenin, olabildiğince Türk Lirası cinsinden&lt;br /&gt;borçlanmayı yeğlemenin ve riskleri doğru&lt;br /&gt;yönetmenin ekonominin dış şoklara karşı&lt;br /&gt;dayanıklılığını önemli ölçüde pekiştireceğini&lt;br /&gt;bildirdi.(HÜRRİYET)&lt;br /&gt;Vatandaşın portföyü de TL'nin payı da büyüyor&lt;br /&gt;'Sıcak para' olarak adlandırılan yabancı&lt;br /&gt;sermayenin yöneldiği ülkelerin başında Türkiye&lt;br /&gt;gelirken, kriz döneminde dövizden kaçarak&lt;br /&gt;yatırımlarını TL araçlara kaydıran yurttaşların&lt;br /&gt;TL'ye güveni krizden çıkış sürecinde daha da arttı.&lt;br /&gt;• Finansal istikrar raporu&lt;br /&gt;• Enflasyon düşmeye devam edecek&lt;br /&gt;• Vatandaşın portföyü de TL'nin payı da&lt;br /&gt;büyüyor&lt;br /&gt;•Merkez: Aşırı değil uzun vadeli ve TL ile&lt;br /&gt;borçlanın&lt;br /&gt;• Nomura'nın Türkiye için 2011 yılı büyüme&lt;br /&gt;beklentisi % 7.2&lt;br /&gt;Enflasyon düşmeye devamedecek&lt;br /&gt;Merkez Bankası, önümüzdeki aylarda enflasyonun&lt;br /&gt;düşmeye devam etmesinin, çekirdek fiyat&lt;br /&gt;göstergelerinin yıllık artış oranının ise sınırlı artışlar&lt;br /&gt;göstermesinin beklendiğini bildirdi. (BIGPARA)&lt;br /&gt;Nomura'nın Türkiye için 2011 yılı büyüme&lt;br /&gt;beklentisi % 7.2&lt;br /&gt;Uluslararası yatırım kuruluşu Nomura tarafından&lt;br /&gt;hazırlanan 2011 yılı ekonomik görünüm raporunda&lt;br /&gt;Türkiye'nin 2010 yılında % 7.2, 2011 yılında % 5.4&lt;br /&gt;büyümesinin beklendiği belirtildi. Kuruluşun&lt;br /&gt;BANKACILIK SEKTÖRÜ&lt;br /&gt;Yılın ilk on ayında yurttaşların TL araçlara yatırımı&lt;br /&gt;daha hızlı bir artış gösterdi; portföy yatırımlarının&lt;br /&gt;toplam tutarı Ekim sonu itibariyle 700 milyar&lt;br /&gt;TL'ye, TL cinsi araçların bundaki payı da % 80'e&lt;br /&gt;yaklaştı.(DÜNYA)&lt;br /&gt;Merkez İstanbul’a taşınamıyor&lt;br /&gt;İlk önce torba yasa tasarısına konulması planlanan&lt;br /&gt;daha sonra da teklif ile eklenilmesi uygun görülen,&lt;br /&gt;Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasına ilişkin&lt;br /&gt;düzenlemeden yine vazgeçildi. Yetkililer&lt;br /&gt;düzenlemenin tasarıya eklenmeden&lt;br /&gt;çekilebileceğini belirtti. Banka İstanbul'a taşınma&lt;br /&gt;konusunda isteksizdi. Hükümetin, Merkez&lt;br /&gt;Bankası'ndan gelen itirazları değerlendirdiği bu&lt;br /&gt;nedenle de taşınma konusunu askıya aldığı&lt;br /&gt;belirtiliyor. (SABAH)&lt;br /&gt;• Eximbank asli görevine dönecek’&lt;br /&gt;• Kredide 500 milyar liralık sınır aşıldı&lt;br /&gt;•Merkez İstanbul’a taşınamıyor&lt;br /&gt;değerlendirmesinde makro-ihtiyatlı politikanın&lt;br /&gt;artan cari açığı durdurmasının muhtemel&lt;br /&gt;görülmediği ifade edildi.(EKOKLİNİK)&lt;br /&gt;‘Eximbank asli görevine dönecek’&lt;br /&gt;Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Necati&lt;br /&gt;Yeniaras, Türk Eximbank'ın asli görevine&lt;br /&gt;dönmesini hedeflediklerini söyledi. Yeniaras ayrıca&lt;br /&gt;Kasım sonu itibarıyla 2010'da ihracatçılara 8 milyar&lt;br /&gt;dolarlık destek sağladıklarını, bu rakamın yıl&lt;br /&gt;sonunda yaklaşık 9 milyar dolara ulaşacağını&lt;br /&gt;bildirdi. (FİNANSGÜNDEM)&lt;br /&gt;Kredide 500 milyar liralık sınır aşıldı&lt;br /&gt;Türkiye ekonomisinin krizden hızla çıktığına&lt;br /&gt;yönelik verileri kredi rakamları da teyit etti.&lt;br /&gt;Türkiye tarihinde ilk defa toplam kredi hacmi 500&lt;br /&gt;milyar liranın üzerine çıktı. BDDK verilerine göre&lt;br /&gt;25 Kasım 2010 tarihinde 498,6 milyar liralık kredi&lt;br /&gt;hacmi oluşurken aynı rakam bir gün sonra 503&lt;br /&gt;milyar Türk Lirası oldu.(FİNANSGÜNDEM)&lt;br /&gt;(Milyon TL) 30.Kas 29.Kas&lt;br /&gt;Değişim&lt;br /&gt;(%)&lt;br /&gt;Krediler 504.425 504.379 0,01&lt;br /&gt;Takip. Alacaklar 20.225 20.668 -2,15&lt;br /&gt;Mevduat 612.596 617.673 -0,82&lt;br /&gt;DÜNYA EKONOMİSİ&lt;br /&gt;Çin`de enflasyon artıyor&lt;br /&gt;Enflasyonun en büyük göstergesi olan tüketici fiyat&lt;br /&gt;endeksi Çin'de son 25 ayın en yüksek seviyesine&lt;br /&gt;çıkarak % 4.4 olarak açıklandı. Bu durumu da&lt;br /&gt;enflasyondaki kesin bir artış göstergesi olarak&lt;br /&gt;nitelendiren Roach, söz konuşu artışın Çin&lt;br /&gt;ekonomisindeki gelecek 12 aydaki problem&lt;br /&gt;olabileceğini kaydetti.(BIGPARA)&lt;br /&gt;Rehn: Yeni stres testleri Şubat'ta&lt;br /&gt;AB Ekonomik ve Parasal İşlerden Sorumlu Üyesi&lt;br /&gt;Olli Rehn, AB'nin borç krizi ile başa çıkma planları&lt;br /&gt;kapsamında bankalar için daha sıkı stres testlerine&lt;br /&gt;İrlanda yardımı resmen onaylandı&lt;br /&gt;AB maliye bakanları, İrlanda'ya sağlanması&lt;br /&gt;üzerinde anlaşılan yardım paketini resmi olarak&lt;br /&gt;onaylarlarken aynı zamanda vergi kaçakçılığı ile&lt;br /&gt;mücadele konusunda alınacak tedbirler için de&lt;br /&gt;anlaşmaya vardılar. İrlanda yardım kapsamında&lt;br /&gt;Avrupa İstikrar Fonu'ndan 22.5 milyar euro alacak.&lt;br /&gt;Bu para, 85 milyar euroluk IMF'li paketin&lt;br /&gt;parçası.(FİNANSTREND)&lt;br /&gt;İrlanda rahatladı&lt;br /&gt;Borç krizindeki İrlanda'nın 2011 bütçe tasarısına&lt;br /&gt;ilişkin ilk oylama 77'ye karşı 82 kabul oyuyla geçti.&lt;br /&gt;İtalya da 25 milyar euroluk bütçe kesintine 'evet'&lt;br /&gt;dedi. (DÜNYA)&lt;br /&gt;Doğu Asya ekonomileri % 8,8 büyüyecek&lt;br /&gt;Asya Kalkınma Bankası, Doğu Asya ekonomilerinin&lt;br /&gt;bu yıl % 8,8 büyüyeceğini bildirdi. Asya Kalkınma&lt;br /&gt;Bankası, "Doğu Asya ülkelerinin büyümesi gelecek&lt;br /&gt;yıl küresel ekonomideki zayıflık nedeniyle&lt;br /&gt;yavaşlayarak % 7,3'e gerileyecek" açıklaması yaptı.&lt;br /&gt;(DÜNYA)&lt;br /&gt;Strauss-Kahn Avrupa'dan kapsamlı bir çözüm&lt;br /&gt;• Çin`de enflasyon artıyor&lt;br /&gt;• Rehn: Yeni stres testleri Şubat'ta&lt;br /&gt;•Moody's'den Amerika'ya uyarı&lt;br /&gt;• İrlanda yardımı resmen onaylandı&lt;br /&gt;• İrlanda rahatladı&lt;br /&gt;• Doğu Asya ekonomileri % 8,8 büyüyecek&lt;br /&gt;• Strauss-Kahn Avrupa'dan kapsamlı bir&lt;br /&gt;çözüm istedi&lt;br /&gt;Şubat ayında başlayacağını söyledi. Rehn, yeni&lt;br /&gt;testlerin yeni mali mimariyi temel alacağını anlattı.&lt;br /&gt;Testlerde mümkün olan en fazla şeffaflığa&lt;br /&gt;ulaşılmasının hedef olacağını belirtti.&lt;br /&gt;(FİNANSTREND)&lt;br /&gt;Moody's'den Amerika'ya uyarı&lt;br /&gt;Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu&lt;br /&gt;Moody's, ABD'nin kredi notlarının şu an için&lt;br /&gt;'durağan' olduğunu, ancak vergi indirimlerinin&lt;br /&gt;daha da uzatılması ve büyüyen borçların kontrol&lt;br /&gt;altına alınamaması halinde negatif şekilde&lt;br /&gt;etkilenebileceğini bildirdi.(EKOKLİNİK)&lt;br /&gt;istedi&lt;br /&gt;IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, Euro Bölgesi&lt;br /&gt;ülkelerindeki borç sorunları nedeniyle yaşanan&lt;br /&gt;krize Avrupalı ülkeler tarafından kapsamlı bir&lt;br /&gt;çözüm getirilmesi çağrısında bulundu. Strauss-&lt;br /&gt;Kahn, Avrupa'da yaşanan sorunların ciddjavascript:void(0)i&lt;br /&gt;olduğunu vurgularken, ''Her ülke için farklı bir&lt;br /&gt;çözüm yolu bulmak iyi bir yaklaşım gibi&lt;br /&gt;görünmüyor'' diye konuştu.(FİNANSTREND&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-2900299025380093809?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/1ysRJeS8iM0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/2900299025380093809/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/gunluk-ekonomi-para-piyasas-haberleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/2900299025380093809?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/2900299025380093809?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/1ysRJeS8iM0/gunluk-ekonomi-para-piyasas-haberleri.html" title="Günlük Ekonomi para piyasası haberleri" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/gunluk-ekonomi-para-piyasas-haberleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A08MSX07fSp7ImA9Wx9SFkk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-2132024824130298560</id><published>2010-12-06T07:36:00.000-08:00</published><updated>2010-12-06T07:38:08.305-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-06T07:38:08.305-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Ekonomi, şirket,  para ve sermaye piyasaları haberleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nd9OKQlyYzfrHSXJBKt_yMl8htA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nd9OKQlyYzfrHSXJBKt_yMl8htA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nd9OKQlyYzfrHSXJBKt_yMl8htA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nd9OKQlyYzfrHSXJBKt_yMl8htA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;* İMKB 66.860'dan günü kapattı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hazine bu hafta üç ihale düzenliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Borsada yabancı payı geriledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Wall Street yüksek kapandı, Asya yatay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borsada yabancı payı geriledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı yatırımcıların İstanbul Menkul Kıymetler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borsasındaki (İMKB) payı, önceki haftaya göre&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşerek % 67,39'a geriledi. Merkezi Kayıt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuruluşu verilerine göre, 3 Aralık 2010 tarihinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yabancıların hisse adedi bakımından borsadaki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;payı % 52,89 olurken, piyasa değeri açısından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;payı ise % 67,39 olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(DÜNYA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Euro Bölgesi Yatırımcı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güven Endeksi 11,00 14,00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İMKB 100 66.939 66.860 -0,12&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOLAR 1,4811 1,4733 -0,53&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EURO 1,9504 1,9517 0,07&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EUR/USD 1,3169 1,3247 0,59&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösterge Tahvil 7,71 7,63 -1,04&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;INTERBANK O/N 1,75 1,75 0,00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;REPO O/N 7,13 6,94 -2,66&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazine bu hafta üç ihale düzenliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazine Müsteşarlığı, bugün 5 yıl, yarın ise 20 ay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve 7 yıl vadeli tahvil ihaleleri düzenleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi günü, valör tarihi 8 Aralık 2010, itfa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tarihi 17 Haziran 2015 olan, 5 yıl (1652 gün)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vadeli TL cinsi sabit kuponlu (6 ayda bir yüzde 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kupon ödemeli) devlet tahvilinin yeniden ihracı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wall Street yüksek kapandı, Asya yatay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklentilerden oldukça kötü gelen istihdam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;verisine rağmen Wall Street olumlu gelen diğer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekonomik veriler ve ECB'nin acil likidite&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önlemlerinden çıkışı ileri bir tarihe ertelediği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yönündeki açıklamaları ile birlikte haftayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yükselişle tamamladı. Endeksler, dört haftanın en&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyük haftalık değer artışını kaydetti. Asya'da ise&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah endeksler genelde yatay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(FİNANSTREND)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İMKB 66.860'dan günü kapattı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma gününü 66.860'dan kapatan İMKB'de hisse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;senetleri %0,12 değer kaybetti. İMKB gibi Cuma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günü diğer ülke borsalarında da büyük hareket&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gözlemlenmedi. Yatay seyir yön arayışı olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yorumlanıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DIŞ PİYASALAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOW JONES 11.362 11.382 0,18&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASDAQ 2.579 2.591 0,47&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NIKKEI 225 10.169 10.178 0,09&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOVESPA 69.527 69.766 0,34&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FTSE 100 5.768 5.745 -0,40&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALTIN ($/Ons) 1.384 1.414 2,17&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PETROL (Brent) 89,85 91,40 1,73&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VIX 19,39 18,01 -7,12&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE EKONOMİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EKONOMİK GÖRÜNÜM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlık sınırı 926 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Afyon'un ihracatı 1,2 milyon dolar arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Maastricht Kriterleri, gelecek yıl tamam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* GAP için 30.5 milyar TL harcandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlık sınırı 926 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memur-Sen'e bağlı Belediye ve Özel İdare&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışanları Birliği Sendikası (Bem-Bir-Sen)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;verilerine göre, geçen ay Türkiye'de açlık sınırı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;926, yoksulluk sınırı ise 2 bin 520 liraya ulaştı.(AA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afyon'un ihracatı 1,2 milyon dolar arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afyon'un ihracatının 2010 Kasım sonu itibariyle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18,2 milyon dolar olarak gerçekleştiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İller bazındaki ihracat performansında Afyon 33.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sırada yer alırken, ilk sırayı İstanbul ve son sırayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;da Kars ve Tunceli aldı. İller bazında ülke&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rakamlarının da bulunduğu açıklamada, Afyon'un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılının ilk 11 ayında 63 ülkeye ihracat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçekleştirdiğine yer verildi. (İHA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maastricht Kriterleri, gelecek yıl tamam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Gelecek yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maastricht kriterlerini yerine getirmiş 3 Avrupa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ülkesinden bir tanesi olacağız'' dedi. Şimşek,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası İşbirliği Platformu tarafından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düzenlenen ''Boğaziçi Bölgesel Ortaklık Zirvesi''nin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapanışında yaptığı konuşmada, dünya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekonomisinde çiftli dibe vuruştan söz edildiğini,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak kendisinin aynı fikirde olmadığını, bu yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dünya ekonomisinin yüzde 4,5 ile 5 oranında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyüyeceğini söyledi.(DÜNYA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GAP için 30.5 milyar TL harcandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GAP Master Planı, kapsamında belirlenen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hedeflere ulaşabilmek için yapılması öngörülen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kamu yatırımlarının finansman ihtiyacının 2010 yılı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fiyatlarıyla 42 milyar TL olduğu, GAP kapsamında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ise 2009 sonuna kadar tahmini olarak 30.5 milyar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TL harcama yapıldığı ifade edildi. GAP'ta nakdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçekleşmenin ise % 72.6 seviyesinde olduğu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Açlık sınırı 926 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Afyon'un ihracatı 1,2 milyon dolar arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Maastricht Kriterleri, gelecek yıl tamam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* GAP için 30.5 milyar TL harcandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BANKACILIK SEKTÖRÜ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sektör karının %60'ı dört bankadan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Garanti'ye 'En iyi banka' ödülü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Ziraat Bankası'ndan haftada 217 milyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TL'lik kredi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektör karının %60'ı dört bankadan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankacılık sektöründe ilk dört bankayı oluşturan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziraat Bankası, Garanti Bankası, İş Bankası ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akbank, sektör toplam aktiflerinin %54,2'sine, net&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dönem karının %59,7'sine, toplam mevduatın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;%57,5'ine sahip. (DÜNYA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti'ye 'En iyi banka' ödülü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti Bankası, Financial Times grubunun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dünyanın önde gelen finans dergisi The Banker'ın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzman bankacı ve analistlerin objektif görüşlerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dayanarak yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin En&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi Bankası seçildi. (FİNANSGÜNDEM)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziraat Bankası'ndan haftada 217 milyon TL'lik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kredi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;banka olarak haftada 217 milyon TL`lik kredi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kullandırır hale geldiklerini söyledi. İstanbul`da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düzenlenen `Boğaziçi Bölgesel Ortaklık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zirvesi`nde, `Yeni Yüzyılda Bölgesel İşbirliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırsatları` başlıklı panele katılan Çağlar, son 7 yılda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3,6 milyon çiftçimize 34 milyar TL kredi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kullandırıldığını belirtti. (ANKA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyon TL) 25.Kas 24.Kas&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişim(%)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Krediler 498.655 498.747 -0,02&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takip. Alacaklar 20.816 20.819 -0,01&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevduat 611.992 616.726 -0,77&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA EKONOMİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bernanke: Daha fazla tahvil alabiliriz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Strauss-Kahn: Euro Bölgesi yapısal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değişiklik gerektiriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yunanistan, Türkiye'nin itiraz etmeyeceği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'adacık'ları satacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Petrol fiyatları rekora koşuyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Roubini: Hindistan Çin'i geçebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bernanke: Daha fazla tahvil alabiliriz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fed Başkanı Ben Bernanke, ABD'de istihdamın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artmaması ve ekonominin büyüme tepkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vermemesi halinde daha önce açıklanan 600&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;milyar dolarlık tahvil alım tutarının üzerinde alım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapabileceklerini söyledi. Bernanke, "Tabii ki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha fazla alım yapabiliriz. Bu, programın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;verimliliğine, enflasyona ve ekonominin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görünümüne bağlı" dedi. (FİNANSTREND)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Strauss-Kahn: Euro Bölgesi yapısal değişiklik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerektiriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, gelişmekte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olan dünya ekonomilerinin esnek olduğunu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak global toparlanmanın inişli çıkışlı olmayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürdürdüğünü bildirdi. Avrupa'da büyümenin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durgun olmaya devam ettiğini ifade eden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Strauss-Kahn, bunda ülke borç krizlerinin etkili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olduğunu, ancak bu noktada mali politikada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değişikliğin Euro Bölgesi'nde büyümeyi teşvik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;etmesinin muhtemel olmadığını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(FİNANSTREND)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan, Türkiye'nin itiraz etmeyeceği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'adacık'ları satacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşayan ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;300 milyon Euro gelir sağlayacağı hesabı yapan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan, 110 milyar Euro kredi anlaşması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;imzaladığı AB ve IMF reçetelerine uyma uğruna&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yolcu uçaklarından sonra kimsenin yaşamadığı 15&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;küçük adacık ve kayalığı satışa çıkarmaya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hazırlanıyor. (HÜRRİYET)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol fiyatları rekora koşuyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD ham petrolünün varil fiyatı ile Brent tipi ham&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;petrolün varil fiyatı dün 25 ayın en yüksek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seviyesine çıktı. ABD'de Batı Teksas ham&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;petrolünün varil fiyatı dün 89,35 dolar ve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da Brent tipi ham petrolün varil fiyatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;91,85 dolarla finansal krizin etkili olmaya başladığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekim 2008'den bu yana en yüksek düzeyini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gördü.(AA)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roubini: Hindistan Çin'i geçebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nouriel Roubini, Hindistan'ın, perakende&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sektöründe yabancı yatırımın önündeki engelleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldırarak, karayolu ve köprüler gibi altyapı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yatırımlarına harcamaları desteklemesi halinde &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelecek 10 New York Üniversitesi'nde görevli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;profesör Roubini, "Hindistan ekonomisinin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelecekteki büyümesi konusunda iyimserim, çünkü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekonomisi iç taleple destekleniyor. Çin ekonomisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ise daha fazla ihracata bağımlı" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-2132024824130298560?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/k15GFAOnVdI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/2132024824130298560/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/ekonomi-sirket-para-ve-sermaye.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/2132024824130298560?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/2132024824130298560?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/k15GFAOnVdI/ekonomi-sirket-para-ve-sermaye.html" title="Ekonomi, şirket,  para ve sermaye piyasaları haberleri" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/12/ekonomi-sirket-para-ve-sermaye.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak4MQXs_fip7ImA9Wx9TFEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-1133945660646029048</id><published>2010-11-22T01:43:00.000-08:00</published><updated>2010-11-22T01:43:00.546-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-22T01:43:00.546-08:00</app:edited><title>Dünyanın en büyük santrali</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/unQJIDB1H3-tPmsulPH5dbtKiqQ/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/unQJIDB1H3-tPmsulPH5dbtKiqQ/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/unQJIDB1H3-tPmsulPH5dbtKiqQ/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/unQJIDB1H3-tPmsulPH5dbtKiqQ/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Dünyanın en büyük santrali&lt;br /&gt;Aliağa’da 285 milyon Euro’luk yatırımla kurulan ve dünyanın en büyük gaz motorlu elektrik santrali olma özelliğini taşıyan Çakmaktepe Enerji Santrali, 2 Ekim Cumartesi günü açılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’in Aliağa İlçesi’nde 285 milyon Euro’luk yatırımla kurulan, 280 megawat güce sahip, 28 gaz motoru ve 2 buhar türbininden oluşan Çakmaktepe Enerji Santrali, 2 Ekim Cumartesi günü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın da katılacağı törenle açılacak. Dünyanın en büyük gaz motorlu elektrik santrali olma özelliğini taşıyan Çakmaktepe, Wärtsilä teknolojisiyle hayata geçirildi. Santralin ürettiği elektrik Türk enerji piyasasına satılacak ve yaklaşık 350 bin meskene elektrik sağlayacak.&lt;br /&gt;‘Gelecek’ için enerji...Aliağa Çakmaktepe Enerji Üretim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Atıl Akkan, Çakmaktepe Enerji Santrali’nin ilk etapta dört gaz motoru ve 34.8 megawat kapasiteyle kurulduğunu, artan ihtiyacı karşılamak amacıyla 2008 başında ikinci etap yatırıma başlama kararı aldıklarını söyledi. Sekiz gaz motoru ilavesiyle kapasitelerini 105 megawata çıkarmayı planladıklarını belirten Akkan, altı ay sonra ise yeni bir kararla 28 gaz motoru ve 280 megawat kapasiteye ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.&lt;br /&gt;Tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krize rağmen yatırıma devam kararlarından ödün vermediklerini, ikinci ve üçüncü etap yatırımlarını krizin en yoğun hissedildiği 2008 ortalarında başlatarak toplam 285 milyon Euro’luk yatırım yaptıklarını ifade eden Atıl Akkan, toplamda 280 megawat kapasiteye sahip Aliağa Çakmaktepe Enerji Santrali ve Kombine Çevrim Sistemi’nin açılışını yapacak olmanın gururunu yaşadıklarını bildirdi. Akkan, “gelecek için enerji üretmek” amacıyla başladıkları yollarına bir dünya devi olarak devam ettiklerini sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;Milliyet Ege  30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-1133945660646029048?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/E6Bjz1u_WEQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/1133945660646029048/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/dunyann-en-buyuk-santrali.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/1133945660646029048?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/1133945660646029048?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/E6Bjz1u_WEQ/dunyann-en-buyuk-santrali.html" title="Dünyanın en büyük santrali" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/dunyann-en-buyuk-santrali.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEUEQHw9fCp7ImA9Wx5aGUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-1681892203105703753</id><published>2010-11-17T01:30:00.000-08:00</published><updated>2010-11-17T01:30:01.264-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-17T01:30:01.264-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>TBB'den 'dolandırıcılık' uyarısı</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mQI76t7beb74ErBfv9lHV79MSHQ/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mQI76t7beb74ErBfv9lHV79MSHQ/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mQI76t7beb74ErBfv9lHV79MSHQ/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mQI76t7beb74ErBfv9lHV79MSHQ/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;TBB'den 'dolandırıcılık' uyarısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBB, "Amacı dolandırıcılık olan söz konusu e-posta ve içerisinde belirtilen link ile TBB'nin ve bankaların bir ilgisi bulunmamaktadır" açıklaması yaptı. &lt;br /&gt;         İSTANBUL- Türkiye Bankalar Birliği (TBB), banka müşterilerine birlik adı kullanılarak gönderilen dolandırma amaçlı e-postalarla ilgili vatandaşları uyardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBB açıklamasına göre, Türkiye Bankalar Birliği adı kullanılarak banka müşterilerine gönderilen bir e-posta mesajında, kredi kartı borcunu öğrenmek amacıyla e-posta mesajı içerisindeki linke tıklanarak kredi kartı, son kullanma tarihi, güvenlik kodu, şifre vb bilgilerin girilmesinin talep edildiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, şunlar kaydedildi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Amacı dolandırıcılık olan söz konusu e-posta ve içerisinde belirtilen link ile Türkiye Bankalar Birliği'nin ve bankaların bir ilgisi bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tip sahte e-postalarda yer alan linklerin açılmaması, talep edilen bilgilerin kesinlikle doldurulmaması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi kartı bilgilerinin ve kişisel bilgilerin elde edilmesine yönelik olarak gönderilen bu tür kötü niyet içeren mesajlara itibar edilmemesi, olası dolandırıcılık eylemlerine maruz kalınmaması için büyük önem arz etmektedir."&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-1681892203105703753?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/6iy5g9dRdTk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/1681892203105703753/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/tbbden-dolandrclk-uyars.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/1681892203105703753?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/1681892203105703753?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/6iy5g9dRdTk/tbbden-dolandrclk-uyars.html" title="TBB'den 'dolandırıcılık' uyarısı" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/tbbden-dolandrclk-uyars.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUMEQXc9eSp7ImA9Wx5aGEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-7477571126729721616</id><published>2010-11-15T01:30:00.000-08:00</published><updated>2010-11-15T01:30:00.961-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-15T01:30:00.961-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Basel II'de yol haritası belli değil</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ojEatOEI8xPuBO-ap6NOTBWr4Oc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ojEatOEI8xPuBO-ap6NOTBWr4Oc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ojEatOEI8xPuBO-ap6NOTBWr4Oc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ojEatOEI8xPuBO-ap6NOTBWr4Oc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Basel II'de yol haritası belli değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BDDK, Basel II düzenleme taslaklarının yayımlanarak görüşe açılmasını 'olumlu' olarak değerlendirdi. &lt;br /&gt;         ANKARA - Bankacılık Sektörü Basel-II İlerleme Raporunda, CRD/Basel II uygulamasına ilişkin olarak son 6 aydaki gelişmelerin nasıl değerlendirildiğine bakıldığında, en olumlu olarak değerlendirilen gelişmenin Basel II düzenleme taslaklarının yayımlanarak görüşe açılması, en olumsuz olarak değerlendirilen gelişmenin ise Basel II'ye geçiş süreci ve yol haritasının belli olmamasının olduğu bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), "Eylül 2010 Bankacılık Sektörü Basel II İlerleme Raporu"nu yayımladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya çapındaki birçok ülkede Basel-II'ye uyum çalışmalarının devam ettiğine işaret edilen raporda, Türkiye'de Basel-2 uygulamasına yönelik olarak, CRD ve Basel-II ile uyumlu düzenleme taslaklarının Nisan 2010 itibarıyla sektörün ve kamuoyunun görüşlerine sunulduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu taslaklara ilişkin olarak iletilen görüşlerin değerlendirilmesi sürecinin halen devam ettiği ifade edilen raporda, ayrıca, CRD/Basel II'ye uyum konusunda yürüttükleri çalışmaların yakından takip edilmesi amacıyla bankalardan 6'şar aylık dönemlerde "Bankaların CRD/Basel II'ye Geçişine İlişkin İlerleme Anketi"nin talep edildiği ve ankete verilen cevaplar değerlendirilerek kamuoyunun bilgilendirilmesi amaçlandığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk bankacılık sektörü toplam aktif büyüklüğünün yüzde 48,1'ini oluşturan bankaların bireysel bazda, yüzde 35,5'ini oluşturan bankaların ise konsolide bazda Basel II'ye geçişe ilişkin strateji ve politikalarını yönetim kurullarının onayına sunduğu veya söz konusu strateji ve politikaları yönetim kurullarına onaylatarak uygulamaya koyduğu belirtilen raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bankacılık sektörünün yüzde 99'u CRD/Basel II  çalışmalarını yürütecek üst yönetimini, yüzde 88'i birimlerini oluşturmuş, yüzde 82'si sorumlu personelini, yüzde 70'i ise komitelerini belirlemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bankaların CRD/Basel II'ye uyum durumu anketler üzerinden incelendiğinde kredi riskinde bankaların yüzde 99'unun standart yaklaşıma, yüzde 53'ünün ise içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşıma yüzde 50 ile yüzde 100 arasında uyum sağladığı görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bankaların tamamı piyasa riskinde standart yönteme uyum sağlarken, içsel ölçüm yöntemlerinde ve değerlemeye ilişkin hususlarda büyük ölçüde (yüzde 75-yüzde 100) uyumlu olan bankaların oranı sırasıyla yüzde 86 ve yüzde 83'tür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Spesifik riske ilişkin hususlara büyük ölçüde uyumlu olduğunu belirten bankaların oranı yüzde 38 seviyesinde kalmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Operasyonel riskte bankaların tamamı şu anda kullanılmakta olan temel gösterge yaklaşımına uyum sağlarken, standart yaklaşımda yüzde 75 ile yüzde 100 arasında uyum sağlayan bankaların oranı yüzde 31'de kalmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İkinci yapısal bloğa uyumun birinci yapısal bloğa kıyasla daha düşük düzeyde olduğu dikkati çekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kredi riskinin birinci yapısal blokta kapsanmayan hükümlerine ilişkin uyum durumunun yüzde 75-100 aralığında olduğunu belirten bankalar sektörün sadece 9'unu oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yapısal faiz oranı riski ve likidite riskine ilişkin uyum düzeyi yüzde 50-100 aralığında olan bankaların Türk bankacılık sistemi aktif büyüklüğü içindeki payı ise yüzde 99 düzeyindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Üçüncü yapısal blok hükümlerine ise bankaların yüzde 93'ünün yüzde 50-100 arasında uyum sağladığı görülmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Geçiş süreci belli değil"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CRD/Basel II ile ilgili karşılaşılan sorunlara ve kısıtlara bakıldığında bankaların öncelikli engelinin "veri eksikliği" olduğunun görüldüğüne dikkati çekilen raporda, bu kısıtı, mevzuattaki belirsizlikler ve teknolojide karşılaşılan sorunların takip ettiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CRD/Basel II uygulamasına ilişkin olarak son 6 aydaki gelişmelerin nasıl değerlendirildiğine bakıldığında, en olumlu olarak değerlendirilen gelişmenin "Basel II düzenleme taslaklarının yayımlanarak görüşe açılması", en olumsuz olarak değerlendirilen gelişmenin ise "Basel II'ye geçiş süreci ve yol haritasının belli olmaması" olduğu vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kredi riskinin hesaplanmasında bankaların büyük bir kısmı uygulamanın başlamasını takip eden 3 yıl içerisinde ileri yöntemlere geçmeyi planlamakta, bu çalışmalar kapsamında veri biriktirmekte, yine büyük kısmı stres testleri uygulamakta ve bankaların tamamına yakını kredi riski analiz sonuçlarını karar alma süreçlerinde kullanmaktadır" denilen raporda, operasyonel risk hesaplamasında bankaların büyük çoğunluğunun nihai olarak ileri ölçüm yaklaşımını hedeflediği ve operasyonel risk analiz sonuçlarını karar alma süreçlerinde kullandığı ifade edildi. Raporda, şunlar kaydedildi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Piyasa risklerinin ölçümünde bankaların tamamına yakını içsel modeller kullanmakta, stres testleri uygulamakta, analiz sonuçlarını karar alma süreçlerinde kullanmakta ve sektörün yüzde 95'i yasal sermaye hesaplamalarında içsel model kullanımını planlamaktadır. CRD/Basel II ile ilgili olarak, bankacılık sektörü toplam aktif büyüklüğünün yüzde 8,7'sini oluşturan bankalar ekonomik sermaye tahsisi uygulamasına gerek görmez iken, yüzde 3,3'ü ekonomik sermaye tahsisini uygulamakta, kalan kısım ise konuya ilişkin çalışmalarını sürdürmektedir. Bankaların ikinci yapısal blok kapsamında ele alınan yapısal faiz oranı riski, likidite riski ve yoğunlaşma risklerini çoğunlukla tanımlamış oldukları, ancak karşı taraf risklerine ilişkin strateji ve politikalarını yeni oluşturmaya başladıkları görülmektedir. Üçüncü yapısal blok kapsamında ise bankacılık sektörünün kamuya açıklama yükümlülüklerine büyük ölçüde uyumlu olduğu görülmektedir."&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-7477571126729721616?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/d9M3YiFVZI0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/7477571126729721616/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/basel-iide-yol-haritas-belli-degil.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/7477571126729721616?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/7477571126729721616?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/d9M3YiFVZI0/basel-iide-yol-haritas-belli-degil.html" title="Basel II'de yol haritası belli değil" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/basel-iide-yol-haritas-belli-degil.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkIAQXgzcSp7ImA9Wx5aFkk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-6154369192128129419</id><published>2010-11-13T01:29:00.000-08:00</published><updated>2010-11-13T01:29:00.689-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-13T01:29:00.689-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>MB, 'faiz indir' baskısını bankalara yıktı</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/eVuKn0ZmoQly3syPdJd2b_RkoNo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/eVuKn0ZmoQly3syPdJd2b_RkoNo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/eVuKn0ZmoQly3syPdJd2b_RkoNo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/eVuKn0ZmoQly3syPdJd2b_RkoNo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;MB, 'faiz indir' baskısını bankalara yıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Munzam karşılık' uygulamasını eleştiren Ziraat Bankası GM Çağlar, yatırım kredisi talebinde büyük bir artış olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKARA - Merkez Bankası'nın, krizden çıkış stratejisi adı altında munzam karşılıkları yukarıya çekmesini eleştiren Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, bu hamlenin MB'nin kendi üzerindeki 'faizleri indir' baskısını bankalara yıkma operasyonu olduğunu savundu. Çağlar, kendilerine gelen yatırım kredisi talebi sayısında büyük bir artış olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlar, Ziraat Bankası'nın Manchester Üniversitesi ile geliştirdiği ortak yüksek lisans programının 2010-2011 eğitim döneminin başlaması nedeniyle düzenlenen törenden sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir soru üzerine Merkez Bankası'nın TL zorunlu karşılık oranını yüzde 5'ten yüzde 5,5'e, döviz karşılık oranını da yüzde 10'dan yüzde 11'e yükselttiğini ve faiz uygulamasına son verdiğini hatırlatan Çağlar, şöyle devam etti: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bunun, bankaların geliri üzerine bir maliyeti var. Türk Lirası'ndaki bu operasyonun yıllık maliyeti 1 milyar lira. Türk bankacılık sisteminin 1 milyar liralık karını olumsuz etkileyecek. Bankalar 1 milyar lira karından taviz verdiklerinde, bu karlılığı tolere etmek için bu sefer kullandırılan krediler üzerine komisyon ya da faiz artışı şeklinde yansıtacaklar. Dolayısıyla piyasada 'faizler aşağı insin, düşsün' şeklindeki baskı, bir başka yöntemle, bir anlamda karlılık korunması saikiyle faizleri yukarı çekmiş oldu. Merkez Bankası kendi üzerindeki faizi indirimi baskısını azaltmak için munzam operasyonu yapmış oldu."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyadaki merkez bankalarının kendi bankacılık sistemini ayakta tutabilmek için ciddi kaynaklar aktardığını, bunların geri çekilmesi, 'sterilizasyonu' için bu tarz stratejileri uygulamak durumunda kaldığını anlatan Çağlar, "Ama bizim Merkez Bankamızın, bankalarımızın sağlam olması, bu krizde Merkez Bankasının finansal desteğine ihtiyaç duymaması sebebiyle, Batı'daki gibi böyle bir stratejisi takip etmesi, bana çok doğru gelmedi" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankaların karlılığı azalacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Bankası'nın kredilerdeki genişlemeyi dikkate alarak, enflasyonist baskı gerekçesi ile böyle bir karar almış olması ihtimalini de değerlendiren Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Açıklamada, kredilerde beklentilerin üzerinde bir genişlemeden bahsediyor. Dünyadaki bütün ülkelerin büyüme, resesyon sorunu yaşadığı bir ortamda, Türkiye'nin biraz daha farklılaşması, hızlı büyümesi için kredi genişlemesinin faiz yöntemleri ile engellenmesi çok doğru gelmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplam bankacılık sektörünün karı geçen yıl 21 milyar lira idi. Bunun 1 milyarı gitti. BDDK Başkanı da açıkladı, yılın ikinci çeyreğinde faizler çok daha hızlı daralacak. Dolayısıyla karlılıkla ilgili, herkes bir önceki yılın karını yakalama gayretinde iken bir de ekstradan böyle bir daralma, (1 milyar liralık daralma bir yıllık bir şeydi, ama onun 3'te biri son çeyreğe yansıyacak) dolayısıyla böyle bir geriye çekilme operasyonu ki henüz ivmelendiğimiz bir dönemde iyi olmadı."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlar, banka karlarındaki 1 milyar liralık azalmanın Ziraat Bankası'na yansımasının ise yüzde 15 düzeyinde, 150 milyon lira civarında olacağını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En fazla bireysel kredi Ziraat'te&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin 2001 krizinde de aynı şeyi yaşandığını, bankaların, bilançosuna bakarak kredi vereceği şirket sayısının azaldığını, bunun üzerine bankaların ertelenen tüketici taleplerini realize etme yönüne gittiğini ve bireysel kredilere ağırlık verdiğini anlatan Çağlar, Ziraat Bankası'nın bu işin öncülüğünü yaparak en fazla bireysel kredi veren banka haline geldiğini kaydetti.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireysel kredilere yüklenerek riskin tabana yayıldığını ve tüketici taleplerinin tv, otomobil, konut ve sanayi üretimini olumlu etkilediğini, artırdığını hatırlatan Genel Müdür Çağlar, bunun şirketlerin bilançolarının düzelmesini sağladığını, şirketlerin bilançosu düzelince de bankaların bilançolara bakarak kredi verme durumuna geldiğini ve böylece son 7 yılda Türkiye'nin yılda ortalama yüzde 6,9 büyüyebildiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankalar 'bireysele' yüklendi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu krizde de insanların yine taleplerini ertelediğine ve 2001'den farklı olarak Türkiye'nin dış talep kaybıyla da karşı karşıya bulunduğuna işaret eden Ziraat Bankası Genel Müdürü Çağlar, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dolayısıyla biz yine bankalar olarak bireysel kredilere yüklendik. Kredilerdeki ivmelenme, şirketlerin 2008'de yavaşlamaya başlayan, 2009'de derinleşen bilançolarının düzelmesine vesile oldu. Şimdi kurumsal firmalarda, KOBİ'lerde dünyanın en büyük rekabetini yaşıyoruz. Bu rekabet, bizim onları krediye sevketmemiz, kredi ile buluşturmamız, Türkiye'ye iş ve aş olarak dönüyor. Bütün bunların sonucunda mutlaka ki Merkez Bankası, görevi gereği, enflasyonist baskılara karşı tedbir almak zorunda. Ama işe, aşa ihtiyacı olan ülke olarak, dünyadan sıyrılma eğiliminde olan bir ülke olarak bu çıkışın benzer yöntemlerle kullanmaması iyi olurdu. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlar, "İstihdama olumsuz mu etki edecek" sorusu üzerine, "Kredi vermemizi yavaşlatacak hiçbir şeyi, şu aşamada değil, belki daha sonra, bir sene sonra, belki böyle bir fren, buna motor fren demek lazım, bir sene sonra belki daha uygun mu olurdu bilmiyorum. Enflasyonist kaygılara bağlı olarak..." dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatırım kredisi talebi 'inanılmaz' boyutta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de genellikle firmalardan kısa vadeli ticaret veya finansman kredisi talebi gelirken, bir bankacı olarak ilk defa bu dönemde inanılmaz bir şekilde yatırım kredisi talebi geldiğini gözlemlediğini anlatan Can Akın Çağlar, "İnsanlar 5-10 yıl vadeli yatırım finansmanı kredisi istiyor. Bankacılık rekabet şartları çerçevesinde bu işte ciddi pozisyon alınıyor. Bunların hepsi iş ve aş olarak sonuçlanıyor" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziraat Bankası'nın yurtdışında banka satın alması girişimleri ile ilgili bir soru üzerine de Çağlar; IMF toplantıları nedeniyle gideceği Newyork'ta çok sayıda uluslararası yatırım ve danışmanlık şirketi ile görüşeceğini, bu şirketlerin ellerindeki banka portföyünü sunduklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin 2015'te bölgesel güç olma stratejisine paralel olarak Ziraat Bankası'nın da önemli yapılanma sürecine girdiğini belirten Çağlar, "2015'te Ziraat'i bugünküne göre tanınamayacak bir noktaya getireceğiz" dedi.&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-6154369192128129419?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/60DTFBqyomw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/6154369192128129419/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/mb-faiz-indir-basksn-bankalara-ykt.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/6154369192128129419?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/6154369192128129419?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/60DTFBqyomw/mb-faiz-indir-basksn-bankalara-ykt.html" title="MB, 'faiz indir' baskısını bankalara yıktı" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/mb-faiz-indir-basksn-bankalara-ykt.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUEMQXk7cCp7ImA9Wx5aFEs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-6735394962789552938</id><published>2010-11-11T01:28:00.000-08:00</published><updated>2010-11-11T01:28:00.708-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-11T01:28:00.708-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Katmerciler, Borsa'da işlem görmek için başvurdu</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W9hBeUHYgZ_LsxZXXSUAmua5hBY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W9hBeUHYgZ_LsxZXXSUAmua5hBY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W9hBeUHYgZ_LsxZXXSUAmua5hBY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W9hBeUHYgZ_LsxZXXSUAmua5hBY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Katmerciler, Borsa'da işlem görmek için başvurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi'nin halka arz edeceği hisse tutarı 3 milyon lira, halka arz sonrası sermayesi ise 12 milyon 500 bin lira olacak. &lt;br /&gt;         İSTANBUL - Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi ve Ticaret A.Ş., Borsa'da işlem görmek üzere dün başvuruda bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İMKB'nin internet sitesinde yayımlanan duyuruda yer alan bilgilerde, Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi'nin halka arz edeceği hisse tutarı 3 milyon lira, halka arz sonrası sermayesi ise 12 milyon 500 bin lira olarak görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketin internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi ve Ticaret A.Ş., 1985 yılında İsmail Katmerci tarafından ikinci grup şirketi olarak kuruldu. Üretim tesislerini 1993 yılında 14.500 metrekare arsa üzerinde 3.200 metrekare kapalı alanda yürütmek üzere İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi-Çiğli adresine taşındı. 1996 yılında kapalı alan 3.300 metrekare artırılarak 6.500 metrekareye çıkarıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katmerciler halen İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde 31.500 metrekare arsa üzerinde 12.000 metrekaresi kapalı alanda araç üstü ekipman üretimi yapmaya devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1998 yılında Japonya'ya ihracata başlayan şirket, bugüne kadar Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Ortadoğu'ya uzanan geniş bir coğrafyada 39 ülkeye ihracat gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-6735394962789552938?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/J8Qp00Rd8I0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/6735394962789552938/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/katmerciler-borsada-islem-gormek-icin.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/6735394962789552938?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/6735394962789552938?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/J8Qp00Rd8I0/katmerciler-borsada-islem-gormek-icin.html" title="Katmerciler, Borsa'da işlem görmek için başvurdu" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/katmerciler-borsada-islem-gormek-icin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0UMQX4-fip7ImA9Wx5aE0U.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-1585296750623092187</id><published>2010-11-10T01:28:00.000-08:00</published><updated>2010-11-10T01:28:00.056-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-10T01:28:00.056-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Karaköy Güllüoğlu'ndan 'online baklava'</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5szAU3yMGBdVvEkzytSNS_5NYQw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5szAU3yMGBdVvEkzytSNS_5NYQw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5szAU3yMGBdVvEkzytSNS_5NYQw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5szAU3yMGBdVvEkzytSNS_5NYQw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Karaköy Güllüoğlu'ndan 'online baklava'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karaköy Güllüoğlu Baklavaları, Türkiye'nin her yanına online satışla hizmet verecek. &lt;br /&gt;         İSTANBUL - Karaköy Güllüoğlu Baklavaları, www.karakoygulluoglu.com ve www.baklavasiparisi.com siteleri üzerinden Türkiye'nin her yanına online satışa başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karaköy Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Güllü, yazılı açıklamasında, site ile Türkiye genelinde kargo, İstanbul içinde ise kurye servisi ile hizmet vereceklerini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süredir üzerinde çalıştıkları projeyle müşterilerine daha iyi hizmet ulaştıracaklarını kaydeden Güllü, açıklamasında şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Müşterilerimizin neden Karaköy'den başka yerde şube açmadığımız sitemi artık son bulacak. Teknoloji ilerledikçe tüketicilerin de alışkanlıkları farklılık arz ediyor. Şimdilerde herkes ihtiyacı olan ürünlere hemen ulaşmak ve kalitesine inandığı ürünleri internet üzerinden satın almak istiyor. Biz de mağazamıza gelemeyen 60 yılı aşan sadık müşterilerimizin ısrarları üzerine, ürünlerini adreslerine teslim ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetten başlatmış olduğumuz online sipariş www.karakoygulluoglu.com, www.baklavasiparisi.com sitelerimizle Türkiye genelinde kargo ile İstanbul içinde ise kurye servisi ile hizmet veriyoruz.  Edirne'den Kars'a kadar Türkiye'nin hemen her yerinden siparişlerin gelmesi, ürünlerimize olan talebin göstergesi olarak bizleri çok mutlu ediyor. E-ticareti kullanan, 60 yılı aşkın bir süredir lezzetimize ve kalitemize güvenerek, uzak semtlerden, illerden Karaköy'e gelen müdavimlerimize de farklı lezzetler tattırmak ve kolay ulaştırmak istiyoruz."&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-1585296750623092187?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/iSr7NC9fDto" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/1585296750623092187/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/karakoy-gulluoglundan-online-baklava.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/1585296750623092187?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/1585296750623092187?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/iSr7NC9fDto/karakoy-gulluoglundan-online-baklava.html" title="Karaköy Güllüoğlu'ndan 'online baklava'" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/karakoy-gulluoglundan-online-baklava.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Dk8GQXw9fCp7ImA9Wx5aEkQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-3023236459131153284</id><published>2010-11-09T01:27:00.000-08:00</published><updated>2010-11-09T01:27:00.264-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-09T01:27:00.264-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Helal sektörü görücüye çıkıyor</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iwJDIVY3GL2LYJQICh1W9f0VDs8/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iwJDIVY3GL2LYJQICh1W9f0VDs8/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iwJDIVY3GL2LYJQICh1W9f0VDs8/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iwJDIVY3GL2LYJQICh1W9f0VDs8/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Helal sektörü görücüye çıkıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helal ve Sağlıklı Ürünler Fuarı, CNR Expo Fuar Merkezi'nde kapılarını yarın açıyor. &lt;br /&gt;         İSTANBUL - Helal gıdadan, helal tekstile ve kozmetiğe kadar pek çok ürünün sergileneceği Helal ve Sağlıklı Ürünler Fuarı, yarın CNR Expo Fuar Merkezi’nde ziyaretçilere kapılarını açıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan fuarın, sektörün Türkiye'deki gelişiminde bir sıçrama tahtası olması bekleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Eylül-03 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek ve 50 firmanın katılacağı Helal ve Sağlıklı Ürünler Fuarı'nda katılımcıların yüzde 30'unu Malezya, İran, Amerika, Hindistan ve Rusya'dan gelen firmalar oluşturuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuara Türkiye'den Seyidoğlu, Ağdap Tekstil, Anti Natural, Balarısı, Beyza Piliç, Çiftlik, Çorum Un, Ektaş, Erpiliç, Helal Kozmetik, İtimat Süt, Kandazlar, Karahan Un, Öznesil, Progıda, Rumeli Maya ve Şifa Yemek'in aralarında bulunduğu önemli firmalar katılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helal Ve Sağlıklı Ürünler Fuarı'na Irak, İran, Malezya, Endonezya, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Mısır, Kuveyt, Katar, Umman, Yemen, Hollanda, İngiltere, Fransa ve Finlandiya'nın aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerden alım heyetlerinin gelmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-3023236459131153284?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/HJWoEw0ybIg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/3023236459131153284/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/helal-sektoru-gorucuye-ckyor.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/3023236459131153284?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/3023236459131153284?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/HJWoEw0ybIg/helal-sektoru-gorucuye-ckyor.html" title="Helal sektörü görücüye çıkıyor" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/helal-sektoru-gorucuye-ckyor.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkQCQXY4eCp7ImA9Wx5aEk0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-2128418186485550930</id><published>2010-11-08T01:26:00.000-08:00</published><updated>2010-11-08T01:26:00.830-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-08T01:26:00.830-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>BJK İnönü, 'Fi-Yapı İnönü' Stadı oldu</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_Ge4jtHQP7EsJR0v8hCHsa2fjeo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_Ge4jtHQP7EsJR0v8hCHsa2fjeo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_Ge4jtHQP7EsJR0v8hCHsa2fjeo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_Ge4jtHQP7EsJR0v8hCHsa2fjeo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;BJK İnönü, 'Fi-Yapı İnönü' Stadı oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fi-Yapı ile iki yıllık sözleşme imzalayan kulüp, 1 Ekim'den itibaren yeni ismiyle anılacak. &lt;br /&gt;         İSTANBUL - Beşiktaş Kulübü, BJK İnönü Stadı'na isim sponsorluğu için Fi-Yapı ile iki yıllık sözleşme imzaladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderdiği yazıda, şirket ile Fi-Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile BJK İnönü Stadı'nın isminin 1 Ekim 2010-15 Eylül 2012 tarihleri arasında "Fi-Yapı İnönü Stadı" olarak kullanılmasına karar verildiği bildirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, Fi-Yapı'nın bu reklam anlaşması kapsamında, şirkete 1 Ekim 2010-30 Eylül 2011 dönemi için toplam 3 milyon 500 bin lira artı KDV, 1 Ekim 2011-15 Eylül 2012 dönemi için ise toplam 3 milyon dolar artı KDV tutarında ödeme yapmasının kararlaştırıldığı kaydedildi.&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-2128418186485550930?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/nVRWibcTNR4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/2128418186485550930/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/bjk-inonu-fi-yap-inonu-stad-oldu.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/2128418186485550930?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/2128418186485550930?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/nVRWibcTNR4/bjk-inonu-fi-yap-inonu-stad-oldu.html" title="BJK İnönü, 'Fi-Yapı İnönü' Stadı oldu" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/bjk-inonu-fi-yap-inonu-stad-oldu.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C04CQXo6eCp7ImA9Wx5aEE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-8499045064669267231</id><published>2010-11-06T01:26:00.000-07:00</published><updated>2010-11-06T01:26:00.410-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-06T01:26:00.410-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Rönesans, Rusya oteli için IHG ile anlaştı</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/aerCeE5ifiszujEG8WyAByyUpCs/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/aerCeE5ifiszujEG8WyAByyUpCs/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/aerCeE5ifiszujEG8WyAByyUpCs/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/aerCeE5ifiszujEG8WyAByyUpCs/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Rönesans, Rusya oteli için IHG ile anlaştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya'nın ikinci, St.Petersburg'un ilk CrownePlaza'sı olacak projenin açılışı 31 Mart 2011'de yapılacak. &lt;br /&gt;         ANKARA - Rusya'da birçok yatırıma imza atan Rönesans Holding, yeni yatırımı olan 195 odalı otel projesinin işletme anlaşmasını 1 Ekim Cuma günü, InterContinental Hotel ile imzalayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rönesans Holding yaptığı açıklamada, St. Petersburg'daki otel yatırım projesinde operatör olarak Inter Continental ile anlaşacağını bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmza töreni 1 Ekim Cuma günü, Rönesans Holding Başkanı Erman Ilıcak ve Inter Continental Hotels Group (IHG) Genel Müdürü Jennifer Fox'un katılımıyla St.Petersburg Yusupovskiy Sarayı'nda yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otel, InterContinental bünyesindeki 7 farklı markadan biri olan 4 yıldızlı Crowne Plaza olarak işletilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin yüzde yüz Rönesans Holding yatırımı olduğunun altının çizildiği açıklamada, otelin St.Petersburg'un merkezinde Ligovsky caddesi üzerinde, şehrin en popüler ve turistik caddesi olan Nevskiye Caddesi ile Moskovsky tren istasyonuna 200 metre mesafede olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin 2 bloğu otel, 2 bloğu ofis olmak üzere 4 bloktan oluştuğu, yatırım maliyetinin ise 60 milyon euroya ulaştığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, InterContinental Hotels Group'un (IHG) 100'den fazla ülkede 650 bin yatak kapasitesi ve bünyesindeki 7 farklı markayla dünyanın sayılı otel operatörleri arasında olduğu ifade edildi.&lt;br /&gt;Dünya 30/09/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-8499045064669267231?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/BOTLPbmfUy8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/8499045064669267231/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/ronesans-rusya-oteli-icin-ihg-ile.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/8499045064669267231?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/8499045064669267231?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/BOTLPbmfUy8/ronesans-rusya-oteli-icin-ihg-ile.html" title="Rönesans, Rusya oteli için IHG ile anlaştı" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/ronesans-rusya-oteli-icin-ihg-ile.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CE4FRHw4fCp7ImA9Wx5bGUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-810492411957143358</id><published>2010-11-05T14:34:00.000-07:00</published><updated>2010-11-05T14:35:15.234-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-05T14:35:15.234-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Ekonomi Haberleri Ekonomi Yorumları</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FMECQ3axMl8a6O8haOPvbDq91WA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FMECQ3axMl8a6O8haOPvbDq91WA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FMECQ3axMl8a6O8haOPvbDq91WA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/FMECQ3axMl8a6O8haOPvbDq91WA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;HSBC, "FED gelecek 6 ayda 500 milyar dolarlık daha varlık alımı içeren yeni bir kantitatif gevşetme programı açıklarsa dolar yüzde 2-3 daha düşer" açıklaması yaptı. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Uluslararası yatırım kuruluşu HSBC'nin analistleri tarafından hazırlanan raporda, Fed'in gelecek 6 ayda 500 milyar dolarlık daha varlık alımı içeren yeni bir kantitatif gevşetme programı açıklaması halinde doların yüzde 2-3 daha değer kaybedeceğini ve altın fiyatının 1400 dolar/ons düzeylerine kadar çıkacağını öngördü.&lt;br /&gt;Kuruluşun değerlendirmesinde öte yandan bu yönde bir kararın 10 yıllık tahvil getirilerinde 20-40 baz puan daha düşüş getirebileceği kaydedildi. &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;Raporda Fed'in bir sonraki toplantıya kadar 100 milyar dolarlık varlık alımı planı açıklaması halinde tahvil getirilerinde yüzde 0.1-0.2 düşüş olacağı ve altın fiyatının 1360 dolar/ons düzeyine çıkacağı tahmin edildi. &lt;br /&gt;HSBC, bir sonraki toplantıya kadar yalnızca 50 milyar dolarlık bir alım açıklanması halinde ise 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 0.1-0.3 artacağını, doların yüzde 1 değer kazanıp altının 1275 dolar/ons düzeyine ineceğini tahmin etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapasite kullanımı 7,1 puan arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı ekimde yüzde 75,3 oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, geçen yılın aynı ayına göre 7,1 puan artarak yüzde 75,3 oldu. Kapasite kullanım oranı, Eylül ayına göre 1,8 puan arttı.&lt;br /&gt;Merkez Bankası tarafından düzenlenen ve Ekim ayında imalat sanayisinde faaliyet gösteren bin 882 işyerinin katılımıyla gerçekleştirilen "İktisadi Yönelim Anketi"sonuçları açıklandı.&lt;br /&gt;Buna göre geçen yılın aynı ayında yüzde 68,2 olan kapasite kullanım oranı, 2010 Ekim ayında yüzde 75,3 olarak belirlendi.&lt;br /&gt;Kapasite kullanım oranı Eylül ayında yüzde 73,5 düzeyindeydi.&lt;br /&gt;İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı çalışması, imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren iş yerlerinin anket döneminde mevcut fiziki kapasitelerine göre fiilen gerçekleşen kapasite kullanımlarının belirlenmesi amacıyla yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrik ve su borçları da yapılandırılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacan, elektrik, su ve emlak vergisi borçlarının yeniden yapılandırma kapsamına alındığını açıkladı. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, elektrik, su ve emlak vergisi borçlarının yeniden yapılandırılacağını açıkladı. &lt;br /&gt;Maliyet kalemlerinde anormal değişiklik olmadıkça akaryakıt ve doğalgaza zam yapmayı düşünmediklerini söyleyen Bakan Babacan, 2B'lerle ilgili çalışmanın belli bir noktaya geldiğini söyleyen Bakan Babacan, çalışmayı en kısa sürede tamamlayıp, Meclis'e sunacaklarını bildirdi. Bakan Babacan, 2B'yle ilgili düzenlemeyi seçimden sonraya bırakmamayı düşünmediklerinin altını çizdi. &lt;br /&gt;Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, NTV'ye verdiği röportajda vergi ve sigorta primi borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak bugün Başbakan Tayyip Erdoğan ile bir görüşme yapacaklarını açıkladı. &lt;br /&gt;Vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda bakanlarla yaptıkları çalışmaların aşağı yukarı tamamlanma aşamasında olduğunu ifade eden Bakan Babacan, çalışmanın bugün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la yapılacak toplantıda değerlendirileceğini vurguladı. Gerçekleştirilecek bu toplantı sonrasında, vergi ve prim borçlarının yapılandırılması konusunda bir noktaya varılabileceğine dikkat çeken Babacan, ya da biraz daha çalışılması gerekebileceğini kaydetti. &lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın daha önce yeniden yapılandırma için en geç Ekim ve Kasım takvimi verdiğini hatırlatan Babacan, çalışmaların bayağı ilerlediğini, bu nedenle söz konusu takvime uyulacağını kaydetti. Yeniden yapılandırma kapsamına elektrik, su, emlak vergisi borçlarının da girdiğini söyleyen Babacan, "Biz düzenlemeye şöyle baktık: Vatandaş ile kamu arasındaki borç alacak meselelerini mümkün olduğunca kapsayalım istedik. Burada Ziraat Bankası ve Halk Bankası'yla ilgili düzenlemeye gerek yok. Onlar kendi kanunu çerçevesinde bankalar tek tek bu işleri yapabiliyorlar" dedi. &lt;br /&gt;IMF'de Türkiye'nin hissesi artıyor&lt;br /&gt;IMF'de temsil koltuğuna sahip olma konusunda ne yapılacağının sorulması üzerine şu açıklamalarda bulundu: "IMF'nin yönetim yapısında 2. Dünya Savaşı'nın galibi ülkelerin ağırlığının görüleceğini dile getiren Babacan, "O günkü güç dengesi öyleymiş. Koltuklara oturmuşlar kalkmıyorlar. Belçika'nın başkanlığını yaptığı 10 ülkelik bir gruptayız. Bizim adımıza Belçika masada oturuyor. &lt;br /&gt;İlk dalga IMF raporunda Türkiye'nin hissesi arttı. Son dalgayla Türkiye'nin hissesi ilk başa göre iki kata yakın artıyor. Hisse yapısı değişiyor, kotalar değişiyor. Bunun yansıtıldığı icra direktörlüğünün oluşturulmasından daha doğru bir şey yok. Hangi ülkelerin olması gerektiğiyle ilgili mutabakat var da, o koltuklardan kimin kalkacağı önemli. Gelişmiş Avrupa ülkelerinden ikisinin o koltuklardan birinin kalkması gerekti. Avrupalılar kimin kalkacağını, daha sonra kimin oturacağı önemli. &lt;br /&gt;Türkiye'nin temsilinin daha fazla artması yönünde bir kanaat var. Ama hangi iki ülke olduğu belli değil. Avrupalılar kendi arasında kimin kalkacağına karar verecek. Daha sonra kimin oturacağı belirlenecek. Şu önemli, IMF hep ekonomisi bozulan ülkelere para veren, bu para karşılığında politika öneren bir ülke olarak çalışıyordu. Artık IMF gelişmiş ülkelerin finans sistemini de eleştirecek. Çin'e, Almanya'ya, ABD'ye de eleştiride bulunacak. İcra Direktörlerinde oturmak eskiye göre daha önemli olacak." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toparlanma yavaş ve kademeli olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, Öncü göstergeler,tüketici güven endeksi ve reel kesim güven endeksinin düşük seyrinin ekonomideki toparlanmanın yavaş olacağını gösterdiğini söyledi. &lt;br /&gt;ANKARA - Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, öncü göstergelerin ve reel kesim güven endeksinin son dönemde sınırlı bir düşüş sergilemesi ve tüketici güven endekslerinin düşük seviyesinin Türkiye ekonomisindeki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağını gösterdiğini bildirdi.&lt;br /&gt;Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, Başkan Yardımcı Erdem Başçı ile birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunda, bankanın çalışmaları, para politikaları ve son gelişmelere ilişkin rapor sundu.&lt;br /&gt;Sunumunda son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetin toparlanmaya devam ettiğini gösterdiğini bildiren Durmuş Yılmaz, imalat sanayinde kapasite kullanımının kriz öncesi seviyelere ulaşmasının zaman alacağının tahmin edildiğini ifade etti.&lt;br /&gt;Yılmaz, dış talebe ilişkin belirsizlikler önemini korurken iç talebin göreli olarak daha güçlü bir görünüm sergilediğini, istihdam koşullarındaki iyileşmenin devam etmesiyle birlikte ise işsizlik oranlarının halen yüksek seviyesini koruduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;"Yatırım harcamalarında ılımlı artışın önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenmektedir" diyen Yılmaz, gelecek aylarda enflasyonun önemli bir düşüş sergileyeceği ve temel (çekirdek) enflasyon göstergelerinin orta vadeli hedeflerle uyumlu seyrini sürdüreceğinin tahmin edildiğini bildirdi.&lt;br /&gt;Sunumda kredi gelişmelerini de değerlendiren Başkan Yılmaz, 2010 yılının ilk yarısında hızlı bir artış gösteren banka kredilerinin yılın üçüncü çeyreğinde daha istikrarlı bir seyir izlediğini aktardı.&lt;br /&gt;Son dönemde krediye erişim imkanlarında iyileşme sağlanmasıyla beraber, küresel krizden en çok etkilenen KOBİ'lere kullandırılan kredi miktarında yüksek artışlar yasandığını ifade eden Yılmaz, firmaların takibe dönüşen kredi oranlarının da gerilediğini bildirdi.&lt;br /&gt;Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, yılın üçüncü çeyreğinde de tüketici kredilerindeki toparlanma eğilimi sürdüğünü ve takipteki bireysel kredi oranlarının gerilemeye devam ettiğini, kredi eğilim anketlerinin işletmelerin kredi talebinde güçlenme yaşandığını gösterdiğini kaydetti.&lt;br /&gt; Küresel kriz sırasında kredi koşullarında yaşanan sıkılaştırmanın sona erdiğini belirten Yılmaz, karşılıksız çıkan çek sayısının son dönemde belirgin bir azalma eğilimi sergilediğini, yeni kurulan şirket sayısındaki hızlı artışın da iktisadi faaliyette canlanmaya işaret ettiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağrı merkezlerinin finansal işlem hacmi 3.8 milyar lira&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankaların çağrı merkezlerine son üç ayda 68.5 milyon çağrı gelirken, bu çağrıların yüzde 92'si cevaplandırıldı. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Eylül 2010 Çağrı Merkezi İstatistiklerini açıkladı. TBB üyesi olan ve çağrı merkezi hizmeti veren 22 bankanın bilgisinden oluşan rapora göre bankalar son 3 ayda yaklaşık 68.5 milyon çağrı aldı ve bu çağrıların yüzde 92'sini cevaplandırdı. Çağrı merkezlerine gelen toplam çağrı sayısı bir önceki döneme göre 447 bin adet azaldı. &lt;br /&gt;Çağrı merkezlerinde gelen çağrılarda ortalama konuşma süresi 147 saniye oldu. Aynı dönem itibariyle toplam giden çağrı sayısı 6.1 milyon adet düzeyinde gerçekleşti. Giden çağrılarda müşterilere ulaşma oranı yüzde 74, ortalama konuşma süresi 81 saniye oldu. Çağrı merkezlerine 63 bin 808 adet e-posta, 33 bin 819 adet faks geldi. Temmuz-Eylül 2010 dönemi itibariyle, muhasebe kaydı yaratan finansal işlemlerin toplamı 3 milyon adet, muhasebe kaydı yaratan finansal işlem hacmi toplamı 3.8 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. &lt;br /&gt;6 bin 300 kişi çalışıyor&lt;br /&gt;2010 yılının üçüncü çeyreğinde çağrı merkezlerinde çalışan sayısı 6 bin 300 kişi oldu. Bu rakamın 5 bin 312'si yarı ve tam zamanlı çalışan müşteri temsilcilerinden oluşurken, destek hizmeti veren personel sayısı 361 ve yönetici sayısı 627 kişiye ulaştı. Temmuz-Eylül 2010 döneminde, bir önceki döneme göre çağrı merkezi çalışan sayısında 71 kişilik bir artış gerçekleşti. &lt;br /&gt;Temmuz-Eylül 2010 dönemi itibariyle çağrı merkezinde çalışanların yüzde 74'ü kadınlardan oluştu. Bu oran müşteri temsilcilerinde yüzde 75, destek hizmeti veren personelde yüzde 70, yöneticilerde ise yüzde 67 olarak gerçekleşti. Çağrı merkezinde çalışanların yüzde 86'sı İstanbul'da bulunuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazine yarın tahvil ihalesi düzenleyecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 Ağustos 2012 itfalı, TL cinsi iskontolu tahvil, yeni gösterge kıymet olacak. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Hazine, yarın TL cinsinden 21 ay (651 gün) vadeli iskontolu tahvil ihale düzenliyor. &lt;br /&gt;Hazine'nin ihale programına göre, tahvil ihalesinde satılacak kağıtlar 27 Ekim Çarşamba günü ihraç edilirken, geri ödeme tarihi 8 Ağustos 2012 olarak belirlendi. &lt;br /&gt;Hazine bu hafta 1 milyar 855 milyon TL iç borç ödemesi gerçekleştirecek. &lt;br /&gt;Hazine, 27 Ekim Çarşamba günü 1 milyar 847 milyon lirası piyasaya, 8 milyon lirası da kamu kurumlarına yapılan satışların geri ödemesi olmak üzere toplam 1 milyar 855 milyon lira tutarında ödeme yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti Bankası tahvil ihraç edecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti Bankası Yönetim Kurulu, Banka'nın Genel Müdürlüğüne tahvil ihracı için yetki verdi. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Garanti Bankası, borçlanma aracı ihracı için Genel Müdürlüğe yetki verdi.&lt;br /&gt;Garanti Bankası'nın Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada, Banka Yönetim Kurulu'nun, banka tarafından yurt içinde 3 milyar Türk Lirası tutara kadar, farklı vadelerde Türk Lirası cinsinden banka bonosu ve/veya tahvil ihraç edilmesi, ödenecek faiz oranı da dahil olmak üzere ihraçlarla ilgili tüm şart ve hükümlerin belirlenmesi ve söz konusu ihraçlar kapsamında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve diğer merciler nezdinde gerekli başvuruların yapılması için Genel Müdürlüğe yetki verilmesini kararlaştırdığı bildirildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reel kesimin güveni azaldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reel Güven Endeksi eylülde 3.5 puan geriledi &lt;br /&gt;İSTANBUL - Merkez Bankası Reel Kesim Güven Endeksi 2010 yılı Ekim ayında, bir önceki aya göre 3.5 puan azalarak 107.2 seviyesinde gerçekleşti.&lt;br /&gt;MBRKGE’yi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde sırasıyla mevcut toplam sipariş miktarı ve genel gidişat eğilimine ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki toplam istihdam, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut mamul mal stok miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. &lt;br /&gt;Endeksin üçer aylık hareketli ortalamaları Ekim ayında bir önceki  aya göre 1.7 puan azalarak 110.0 oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Bankası ile TÜRMOB protokol imzaladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Bankası ile TÜRMOB "LUCA – Banka Hesap Hareketleri Entegrasyonu Projesi'' protokolü imzalandı. &lt;br /&gt;İSTANBUL  - İş Bankası ile Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) arasında ''LUCA – Banka Hesap Hareketleri Entegrasyonu Projesi'' protokolü imzalandı. &lt;br /&gt;Konuya ilişkin açıklamada, İş Bankası ile TÜRMOB arasındaki işbirliğiyle Türkiye'nin ilk web tabanlı merkezi muhasebe sistemi LUCA'nın kullanıcısı olan İş Bankası müşterisi mali müşavirler ile onların müşterilerinin tüm banka hesap hareketlerinin, LUCA muhasebe programına otomatik olarak aktarılacağı belirtildi. &lt;br /&gt;LUCA muhasebe programı ile İş Bankası sistemlerinin entegre edildiği proje kapsamında, İş Bankası aracılığı ile gerçekleştirilen işlemlerin bir iş günü sonra otomatik olarak LUCA programında muhasebeleştirileceği, böylece mali müşavirlerin müşterilerine çok daha hızlı hizmet verebileceği, ayrıca uzaktan çalışma imkanı ve manuel işlemlerden doğacak hataların da önleneceği kaydedildi. &lt;br /&gt;Açıklamada, uygulamadan yararlanmak isteyen hesap sahiplerinin İş Bankası şubelerine giderek ilgili formu doldurmaları ve bir örneğini LUCA departmanına fakslamalarının yeterli olacağı, mali müşavirlerin otomatik kayıt sistemi ile takip etmek istedikleri hesap numaralarını da ilgili şubeye bildirebilecekleri bildirildi. &lt;br /&gt;LUCA muhasebe sistemi kullanıcısı olmayan mali müşavirlerin ise en yakın meslek odasına başvurarak veya ''www.luca.com.tr'' adresinden sözleşme doldurup göndererek LUCA kullanıcısı olduktan sonra, entegrasyonun sağladığı kolaylıklardan faydalanabilecekleri belirtildi. &lt;br /&gt;İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Adnan Bali, konuya ilişkin değerlendirmesinde, TÜRMOB ile İş Bankası arasındaki işbirliğinden duyduğu memnuniyeti vurgulayarak, LUCA gibi öncü bir uygulama ile İş Bankası sistemi arasındaki entegrasyonun, müşterilere sunulan nakit yönetimi hizmetlerinin geliştirilmesi açısından çok önemli bir adım olduğunu, entegrasyon aracılığıyla müşterilerle çok daha yakın ilişki kurma fırsatı bulacaklarını ifade etti.&lt;br /&gt;TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi Rıfat T. Nalbantoğlu da İş Bankası gibi önemli bir kuruluşla gerçekleştirdikleri işbirliğinin önemine işaret ederek, ''Meslek mensuplarımızın iş yükünü hafifleterek, müşterilerine ve mesleki çalışmalarına daha fazla zaman ayırmalarını sağlamaya, meslek mensuplarımızın ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz fonksiyonları sisteme eklemeye devam edeceğiz. LUCA'nın geldiği aşamalardan ve bu işbirliğinden dolayı çok mutluyuz'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurobank Tekfen'den bayrama özel Süper Tatil Kredisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanya ile % 0,99'dan başlayan faiz oranları ve 24 aya varan vade seçenekleri ile 10 bin liraya kadar ihtiyaç kredisi kullanabilecek. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Eurobank Tekfen, Kurban Bayramı için müşterilerine ''Süper Tatil Kredisi'' kampanyasını sunduğunu duyurdu.&lt;br /&gt;Banka'dan yapılan yazılı açıklamada, Eurobank Tekfen müşterilerinin Süper Tatil Kredisi kampanyası kapsamında, yüzde 0,99'dan başlayan faiz oranları ve 24 aya varan vade seçenekleri ile 10 bin liraya kadar ihtiyaç kredisi kullanabileceği, kredi faiz oranlarının 5 bin liraya kadar aylık yüzde 0,99 ve 10 bin liraya kadar ise yüzde 1,05 olduğu belirtildi.&lt;br /&gt;Açıklamada, 15 Kasım 2010 tarihine kadar devam edecek kampanyadan faydalananlara ödemelerini 2011 yılına kadar erteleme olanağı sunulduğu, ayrıca kampanya kapsamında kredi kullanan Eurobank Tekfen müşterilerine Back-Up tarafından Eurobank Tekfen için hazırlanmış 1 yıl süreyle geçerli Back-Up Kişisel Asistanlık Paketi de hediye edileceği kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Visa, kartla alışverişi 50 milyar liraya çıkarmayı hedefliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülman, son çeyrek büyümelerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 olduğunu belirtti. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Visa Europe Bölge Genel Müdürü Berna Ülman, Türkiye'de bir yılda ATM kartlarıyla çekilen nakit tutarının 200 milyar lira olduğunu belirterek, "Bunun 7 milyar lirası alışverişten oluşuyor. Önümüzdeki birkaç yılda bunu 50 milyar liraya çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. &lt;br /&gt;Kart sahiplerini bilinçlendirmeyi ve Visa Electron kartlarının alışverişlerde kullanımını artırmayı hedefleyen Visa'nın yeni kampanyasının tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan Ülman, Türkiye'nin de dahil olduğu Visa Europe'un Avrupa pazarlarının kart kullanımları açısından; "banka kartlarının ağırlıklı kullanıldığı pazarlar", "kredi kartlarının ağırlıklı kullanıldığı pazarlar" ve "her iki kartın dengeli kullanıldığı pazarlar" olarak gruplandırılabileceğini bildirdi. &lt;br /&gt;Ülman, Türkiye'nin kart adetleri bakımından üçüncü gruba girerken, banka kartlarının alışverişlerde kullanımı bakımından ikinci grupta yer aldığını belirterek, "Visa Türkiye olarak amacımız banka kartlarının alışverişlerdeki kullanımını artırarak üçüncü gruba girmektir" dedi. &lt;br /&gt;Türkiye'nin ödeme kartlarındaki yenilikçi uygulamalarının banka kartları alanında da sürdüğünü vurgulayan Ülman, "Avrupa'da standart kullanımı olan banka kartlarına bile ülkemizde taksitlendirme özelliği kazandırılarak bir ilke imza atıldı. Kredi kartlarında olduğu gibi önümüzdeki yıllarda banka kartları alanında da temassız ödeme, ulaşım ve mobil ödemeler gibi yenilikçi ve yaratıcı uygulamalar göreceğimize inanıyorum" diye konuştu. &lt;br /&gt;Türkiye'de 2005 yılında her 100 liralık alışverişin 15 lirasının kartlarla yapıldığını, 2010'da ise her 100 liralık alışverişin 29 lirasının kartlarla gerçekleştirildiğini kaydeden Ülman, Türkiye'de kartlarla yapılan tüketim harcamalarındaki artışın 5 yılda yüzde 86 olduğunu bildirdi. &lt;br /&gt;"Son çeyrekte büyümemiz yüzde 16"&lt;br /&gt;Berna Ülman, son çeyrek büyümelerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 olduğunu, bunun yüzde 15'inin Visa kredi kartlarından, yüzde 72'sinin Visa Electron banka kartlarından geldiğini ifade etti. &lt;br /&gt;Visa Electron kartlarının alışverişlerde kullanımının artmasının ekonomiye faydalarına da değinen Ülman, nakit çekimi yerine banka kartlarının alışverişte kullanıldığında paranın sistem içinde kaldığını, bu sayede oluşan fonların yatırım, istihdam ve üretim yoluyla ekonominin büyümesine olumlu katkı sağladığını ifade etti. &lt;br /&gt;Ülman, banka kartlarının alışverişlerde kullanımının artmasıyla birlikte ekonomideki büyüme oranlarına katkısının daha fazla hissedileceğini söyledi. &lt;br /&gt;Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ülman, banka kartlarının tüketim harcamalarından aldığı payı yükseltmeyi hedeflediklerini belirterek, bir soru üzerine, "Türkiye'de bir yılda ATM kartlarıyla çekilen nakit tutarı 200 milyar lira. Bunun 7 milyar lirası alışverişten oluşuyor. Banka kartlarıyla yapılan alışverişin payı Avrupa'da yüzde 70 iken, Türkiye'de yüzde 4. Önümüzdeki birkaç yılda bunu yüzde 25'e, yani 50 milyar liraya çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. &lt;br /&gt;Visa Electron banka kartı kampanyası&lt;br /&gt;Nur Öztin Kurak, Visa Electron banka kartlarının alışverişlerde kullanım alışkanlığının yerleşmesi için daha katedilecek çok yol olduğunu belirtirken, şunları kaydetti: &lt;br /&gt;"Visa Europe Türkiye olarak tüketicilerin ezberini bozarak Visa Electron kartlarının alışverişlerde kullanımı için yeni bir kampanya başlattık. Tüketicilerimize şu mesajları vermek istiyoruz; cebinizdeki Visa Electron banka kartınızla hayat çok daha kolay, rahat, güvenli ve hızlı... Para çekmek için ATM aramanıza gerek yok, tüm Türkiye'de alışveriş noktalarında son derece yaygın olarak yer alan POS terminali, size hesabınıza doğrudan erişim sağlayarak ödeme imkanı sunuyor." &lt;br /&gt;Kurak, bazı bankaların banka kartına da puan verdiğini, bir bankanın da taksit olanağı sunduğunu hatırlatarak, nakitle mücadele ettiklerini söyledi. &lt;br /&gt;Visa Electron Banka Kartı Kampanyası ile Visa, cebinde Visa Electron kartı taşıyan tüketicilere, bu kartın içerdiği tüm olanakları ve avantajları anlatıyor. Kampanya, tüketicileri Visa Electron banka kartlarının alışveriş ödemelerinde kullanımına yönelik bilinçlendirmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı sermaye ve depo sertifikalarına düzenleme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SPK, yabancı sermaye piyasası araçlarının ve depo sertifikalarının kurul kaydına alınmasına ve satışına ilişkin esaslar tebliğiyle yeniden düzenlendi. &lt;br /&gt;ANKARA - Yabancı sermaye piyasası araçlarının ve depo sertifikalarının kurul kaydına alınmasına, halka arz ve satışına ilişkin esaslar, "Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yabancı sermaye piyasası araçlarının ve depo sertifikalarının kurul kaydına alınmasına ve satışına ilişkin esaslar tebliği"yle yeniden düzenlendi.&lt;br /&gt;SPK'dan yapılan açıklamada, ülkenin sermaye piyasalarının küresel piyasalara entegrasyonunun hızlanması, özellikle küresel piyasalarda güvenilirliği yüksek şirketler ve/veya kurumlarca Türkiye'de yabancı sermaye piyasası araçlarının ihraç edilmesi ve Türk sermaye piyasalarında gerek araç çeşitliğinin sağlanması gerekse piyasa derinliğinin artırılmasını temin etmek için yabancı sermaye piyasası araçlarının ve depo sertifikalarının kurul kaydına alınmasına, halka arz ve satışına ilişkin esasların SPK'nın "Yabancı Sermaye Piyasası Araçlarının ve Depo Sertifikalarının Kurul Kaydına Alınmasına ve Satışına İlişkin Esaslar Tebliği (Seri:III, No:44 sayılı Tebliğ)" ile yeniden düzenlendiği kaydedildi. &lt;br /&gt;Söz konusu tebliğin 23 Ekim 2010 tarihli ve 27738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği hatırlatılan açıklamada, bu tebliğle temel olarak getirilen yenilikler şöyle özetlendi:&lt;br /&gt;-Yabancı hisse senetlerinin Türkiye'de halka arz yoluyla satışının depo sertifikaları aracılığıyla yapılma zorunluluğu kaldırılarak yabancı hisse senetlerinin Türkiye'de halka arz edilebilme imkanı getirildi.&lt;br /&gt;-Yabancı hisse senetlerinin depo sertifikaları vasıtasıyla halka arzında, yabancı ortaklığın kuruluşundan itibaren en az 2 yıl geçmiş ve uluslararası muhasebe standartlarına göre hazırlanmış ve denetlenmiş son yıl mali tablolarına göre kar elde etmiş olması ve daha önce ihraç etmiş olduğu hisse senetlerinin başvuru tarihinden en az 1 yıl önce borsaya kote edilmiş ve bu süre içerisinde en az 100 gün işlem görmüş olması şartları kaldırıldı.&lt;br /&gt;-Türkiye'de halka arz edilecek yabancı sermaye piyasası araçlarının, çıkarıldıkları ülkede bir borsaya kote edilmiş olma zorunluluğu kaldırılarak herhangi bir borsada kote edilmemiş yabancı sermaye piyasası araçlarının Türkiye'de halka arzına, kotasyon başvurusunun yatırımcının korunması veya benzer bir gerekçeyle reddedilmemiş olması şartıyla imkan tanındı.&lt;br /&gt;-Yabancı sermaye piyasası araçlarının satışında yabancı ortaklıklar tarafından temsilci atanması zorunlu hale getirildi, bu kapsamda temsilcinin nitelikleri ve yükümlülükleri belirlendi.&lt;br /&gt;-Aracı kuruluşların kayda alınma başvurusundan önce, yabancı sermaye piyasası araçları ile depo sertifikalarının ve bunları çıkaranların kayda alınma için gerekli nitelikleri taşıyıp taşımadıkları konusunda görüş almak üzere Kurul'a ön başvuruda bulunabilme süreci kaldırıldı.&lt;br /&gt;-Yabancı sermaye piyasası araçlarının depo sertifikası vasıtasıyla halka arzında, depocu ve saklamacı kuruluş tanımlamaları yapıldı, depocu kuruluşun temsilcinin niteliklerini haiz olması durumunda depocu kuruluşun temsilci olabilmesine olanak sağlandı.&lt;br /&gt;-Yabancı ortaklıklara ait finansal raporların Kurul düzenlemelerinde payları borsada işlem gören ortaklıklar için kabul edilen muhasebe standartlarına veya uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirildi ve söz konusu finansal raporların kamuya ne şekilde duyurulacağı düzenlendi.&lt;br /&gt;-Yabancı ortaklıkların finansal tablolarının bağımsız denetim yükümlülüğü bakımından payları borsada işlem gören ortaklıklar ile aynı esaslara tabi olduğu ve finansal tabloların bağımsız denetiminin Kurul'un bağımsız denetimle yetkili kuruluşlar listesinde bulunan bağımsız denetim kuruluşları veya bu kuruluşların üyesi olduğu uluslararası bağımsız denetim kuruluşları tarafından uluslararası genel kabul görmüş bağımsız denetim standartlarına uygun olarak yapılacağı hükme bağlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhracatçıya 40 milyon dolar destek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlayan, ihracatçılara işbirliği projeleri kapsamında 2011 yılında 35-40 milyon dolar civarında destek vereceklerini söyledi. &lt;br /&gt;ANKARA  - Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ihracatçılara işbirliği projeleri kapsamında 2011 yılında 35-40 milyon dolar civarında bir destek vereceklerini ifade ederek, "İhracatçıların, eğitim ve danışmanlık faaliyet giderlerinin 400 bin dolara kadarını, yurt dışı pazarlama programları kapsamında gerçekleştirilecek faaliyet giderlerinin program başına 150 bin dolara kadarını biz karşılayacağız" dedi. &lt;br /&gt;Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, "Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ" konulu bir basın toplantısı düzenledi. &lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, Uluslararası rekabetçiliğin gelişmesi ve desteklenmesi yasasını 23 Eylül 2010’da yürürlüğe soktuklarını ifade ederek, Uluslararası rekabetçilikte işbirliğinin önemine değindi. &lt;br /&gt;Uluslararası rekabetçiliğin desteklenmesi için, ihracatçı birliklerini, il ticaret ve sanayi odalarını, organize sanayi bölgelerini, endüstri bölgelerini, sektörel üretici derneklerini, sektörel dış ticaret şirketlerini ve imalatçıların kurduğu dernek ve kooperatiflerine işbirliği çağrısı yapan Bakan Çağlayan, işbirliği kuruluşlarının üyelerine yönelik olarak sunacakları projelerle, eğitim ve danışmanlık ihtiyaç analizlerini, eğitim danışmanlık programlarını, yurtdışı pazarlama programlarını, alım heyeti programlarını ve istihdamı destekleyeceklerini dile getirdi. &lt;br /&gt;Projelere yüzde 75 destek&lt;br /&gt;İşbirliği programda Bakanlık olarak yapacakları faaliyetleri sıralayan Bakan Çağlayan sağlanan desteğin, "Eğitim ve danışmanlık faaliyet giderleri ile organizasyona yönelik faaliyet giderlerinin 400 bin dolara kadarını, yurt dışı pazarlama programları kapsamında gerçekleştirilecek faaliyet giderlerinin program başına 150 bin dolara kadarını, alım heyeti programları kapsamındaki giderlerin program başına en fazla 100 bin dolara kadarını yani yüzde 75 hibe ile destekleyeceğiz" dedi. &lt;br /&gt;Bakan Çağlayan konuşmasını şöyle sürdürdü: &lt;br /&gt;"İhracatçı arkadaşlarım getirebildiğiniz kadar proje getirin. Bu çerçevede işbirliği anlaşması ile yeni bir anlayış getirdik. 2011 yılında bu konuda 35-40 milyon dolara kadar destek vereceğiz. 40 milyon doları geçerse de ben diğer Bakan arkadaşlarımla görüşerek bu desteğin arttırılmasını sağlarım. Yeter ki siz proje üretin yeter ki çalışıp ülkeyi kalkındırın."&lt;br /&gt;Yılbaşından bu yana yüzde 16 ihracat artışı var &lt;br /&gt;Öte yandan Zafer Çağlayan, Ekim ayı ihracatının 24 Ekim’e kadar olan süreçte 8.3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.2’lik artışa tekabül eden rakam, bir önceki ayın aynı dönemine oranla yüzde 17.6’lık bir artışa işaret ediyor. Genel ihracat artışı ise 1 Ocak’tan bu yana yüzde 15.9 olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Bankası Bank Sofia'yı aldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bank Sofia'nın İş Bankası'na maliyeti 39,45 milyon dolar olacak. &lt;br /&gt;İSTANBUL - İş Bankası, Bank Sofia'yı satın aldı.  &lt;br /&gt;Reuters'in haberine göre, bir süredir Rusya'da banka satın almak için arayışta olan İş Bankası amacına ulaştı. Reuters'ın Rus Kommerstant gazetesine dayandırdığı haberine göre, İş Bankası ufak bir Rus bankası olan Sofia'yı satın aldı.&lt;br /&gt;Rus bankacılık kaynaklarına göre satın alma fiyatı ise Sofia'nın 1 Eylül tarihindeki sermayesi olan 26.3 milyon doların 1.5 katı olacak. Bu da Bank Sofia'nın yaklaşık 39.45 milyon dolara mal olacağını gösteriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya İŞ'ini bitirdi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus Kommersant gazetesi Türkiye İş Bankası'nın Rus özel bankalarından Sofiya'yı satın almaya hazırlandığını belirterek, küresel ekonomik krizin ortasından çıkmasından sonra Rus piyasasına ilk defa stratejik bir yatırım yapıldığını duyurdu. Kommersant'ta dün yayımlanan haberde, İş Bankası'nın Sofiya Bank'ı satın alma işlemlerinde sona yaklaşıldığı ifadelerine yer verilerek, 'Kriz başladığından bu yana Rusya piyasasına ilk defa stratejik yatırımcı geldi' denildi. Gazete, Rus bankacılık sektöründeki kaynaklarından edindiği bilgiye göre, İş Bankası'nın bu hafta içinde Sofiya Bank'ın yüzde 100'ünü satın aldığını açıklanmasının beklendiğini belirterek, İş Bankası'nın böyle bir satın alıma Türk müşterilerinin Rusya'daki firmalarına hizmet verebilmek için giriştiğini kaydetti. İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Rusya'da orta boyutlu bir banka satın alma yönündeki niyetlerini ilk olarak geçen yıl aralık ayında açıklamıştı. Kommersant, anlaşma bedelinin bankanın sermayesinin 1,5 katı olduğunu belirterek, bankanın sermayesinin 1 Eylül 2010 verilerine göre 803 milyon ruble (yaklaşık 27 milyon dolar) olduğu vurgulandı. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray da, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) İş Bankası sponsorluğunda geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da gerçekleştirdiği 'Ticaret Finansmanında Kriz Tepkisi' konulu konferans sırasında gazetecilerin soruları üzerine, Rusya'da banka alımını sonlandırmak üzere olduklarını, satın alma işleminin bu yıl içinde tamamlanacağını duyurmuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin yerli rekabet modeli görücüye çıkıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ve TÜSİAD Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF) işbirliği ile geliştirilen ilk yerli rekabet modeli, 9 Aralık'ta Dünya Rekabet Forumları Konseyi'ne sunulacak. Sonrasında da ihracı gündeme gelecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kriz ortamında bile büyümede dünya ikinciliğine oturan Türkiye, ilk yerli rekabet modelini dünya çapında görücüye çıkarıyor. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ve TÜSİAD Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF) işbirliği ile geliştirilen model, 9 Aralık'ta Dünya Rekabet Forumları Konseyi'ne sunulacak. &lt;br /&gt;İLK TOPLANTIYA GÜNDEM &lt;br /&gt;Yeni kurulan Dünya Rekabet Forumları Konseyi'nin ilk toplantısında gündeme sunulacak olan Türkiye menşeili kapsamlı rekabet modelinin konseye damga vurması bekleniyor. Model; ulusal, dış ticaret, sektörel ve firma bazında olmak üzere 4 modülden oluşuyor. SEDEFED Başkanı Çetin Nuhoğlu, Türkiye'nin büyümede sürdürülebilirliği sağlaması için bu müdellerin her birisini etkin bir şekilde kulllanması ve dünyadan muadilleriyle sürekli mukayese ederek geliştirmesi gerektiğini söyledi. &lt;br /&gt;DÜNYAYA İHRAÇ EDİLECEK &lt;br /&gt;REF Direktörü Dilek Çetindamar, ABD'de yapılacak Dünya Rekabet Forumları Konseyi'ne gelişmekte olan ülkelerden Türkiye yanında Rusya ve Hindistan'ın da katılacağı bilgisini verdi. Model kapsamında bu yıl ilk defa firmalara rekabet ödülü de verileceğini hatırlatan Dilek Çetindamar, "Modelin diğer ülkelerde de kullanılmasını hedefliyoruz. Dolayısıyla ihracı da gündeme gelecek" diye konuştu. &lt;br /&gt;5 firmada ödül heyecanı &lt;br /&gt;REF ve SEDEFED, ilk defa bu yıl firmalara Rekabet Gücü Ödülü vermeye hazırlanıyor. Toplam 10 firmanın başvurduğu ödül için Aksa Akrilik, Axa Sigorta, Bilim İlaç, İçdaş Demir-Çelik ve Subor Boru Sanayii'nin finale kaldığı açıklandı. Jürinin 3 Kasım'da toplanacağı ve sonucu 4 Kasım'daki Rekabet Kongresi'nde açıklayacağı, böylece Türkiye'nin en rekabetçi şirketine ödülünün alacağı belirtildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD şüpheli icraları inceliyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, düzenleyici kurumların icralık konutlara el konulmasıyla ilgili yöntemleri incelediğini söyledi. Bernanke, 'Şirketlerin icralık konutlarla ilgili politikaları, prosedürleri ve iç kontrollerini yoğun biçimde inceliyoruz ve sistematik zayıflığın uygunsuz icra yöntemlerine yol açıp açmadığına karar vermeye çalışıyoruz. Uygun prosedür ihlallerini ciddiye alıyoruz' dedi. Ülkenin en büyük tutsat (mortgage) şirketlerinin pratikleriyle ilgili incelemenin ilk sonuçlarının gelecek ay yayımlanmasını beklediklerini belirten Bernanke, 'Bazı büyük kurumların icralık konutlara el koyma pratiklerindeki düzensizliklerle ilgili kaygılıyız' diye konuştu. Bu arada Bank of America'nın, konut icralarına ilişkin gözden geçirmede bazı hatalar tespit ettiği bildirildi. Wall Street Journal'ın haberine göre, icralık konutlarla ilgili 102 bin dosyada belgeleri geçen hafta pazartesi günü tekrar gözden geçirmeye başlayan banka, ilk birkaç yüz dosyada 10 ile 25 hata tespit etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan zincirini kırarak zirveye çıktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz hafta Doğan Grubu'ndan Avustralyalı OMV şirketine satılan Petrol Ofisi Anonim Şirketi, satış sonrası borsada rekor kırarken, kredi notu için ise artış sinyalleri verildi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor's (S&amp;P), Doğan Grubu'ndan satın alınan Petrol Ofisi'nin görünümünü olumluya çevirdi. Satış öncesi de not artırım sinyali veren kurumun açıklaması şirketin borsada hareketli bir seyir izlemesini sağladı. Petrol Ofisi'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, S&amp;P'nin şirketin görünümünü durağandan olumluya çevirdiği, mevcut notunu ise B+ olarak teyit ettiği belirtildi. &lt;br /&gt;S&amp;P SİNYALİNİ VERMİŞTİ &lt;br /&gt;S&amp;P, geçtiğimiz hafta, şirketin Avustralyalı OMV'ye satışı halinde satışın şirketin kredi profiline yarar sağlayacağı konusunda sinyal vermişti. Kurum, "POAŞ'ın kredi profili görünümünün çoğunluk hissesinin OMV'ye geçmesinden ardından daha iyi bir seyir izleyeceği konusunda uyarıda bulunmuştu. Bu açıklamaların ardından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB) ilk işlem gününde Petrol Ofisi hisseleri yükselişe geçti. Petrol Ofisi'nin önceki kapanışta 6,75 lira olan hisse fiyatı, seansın ilk 15 dakikalık bölümünde 7,20 liraya çıktı. Bu artışla birlikte şirketin borsadaki piyasa değeri 5 gün içinde 3 milyar 609 milyon TL'den 4 milyar 158 milyon TL'ye kadar yükseldi. &lt;br /&gt;POAŞ bundan sonra enerji de üretecek &lt;br /&gt;Petrol Ofisi'ni satın alan Avusturyalı petrol devi OMV, sadece petrol satmaya odaklanan şirketin bundan sonra enerji de üreteceğini açıkladı. Doğan Holding'in elindeki Petrol Ofisi hisselerini 1 milyar Euro karşılığında satın alan OMV, önceki hafta da Samsun'da doğalgaz çevrim santralinin temelini atmıştı. OMV CEO'su Wolfgang Ruttenstorfer, Petrol Ofisi'nin rüzgar enerjisi gibi çevreci yöntemlere de yönelebileceğini dile getirdi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G-20'de somut kararlar için top şimdi liderlerde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G-20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantılarında, kur konusu da dahil olmak üzere uygulanacak yöntemler liderlere bırakıldı. Küresel ekonomiyi sarsan ticari dengesizliklere yönelik kritik kararlar ise gelecek ay yapılacak zirveye kaldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Kore'nin Gyeongju kentinde geçtiğimiz hafta yapılan G-20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantılarında yetkililer, yüksek cari açık ve ticaret fazlalarının kontrol altına alınması için uygulanacak politikaların çerçeveleri üzerinde anlaşsa da özel hedefler belirleyecek öneriler sunmadı. G20 maliye bakanları ve merkez bankası toplantılarından para birimlerini devalüe etmeme kararının yanı sıra, Türkiye'nin IMF yönetimine girebilecek ülkeler arasında öne çıkması diğer bir önemli karar olarak öne çıktı. &lt;br /&gt;KURLARDA ATEŞKES ZAMANI &lt;br /&gt;Toplantılar çerçevesinde en önemli kararlardan birisi de uygulamaların esasları belli olmasa da kur savaşlarında ateşkes ilan edilmesi oldu. G-20 ekonomi kurmayları, rekabetçi devalüasyon yapılmaması ve kurların piyasaların belirlediği değerden işlem görmesi gerektiğini kaydetti. Maliye liderleri ayrıca, dünya ekonomisindeki kırılgan toparlanmanın sürdürülebilmesi ve küresel dengesizliklerin düzeltilmesi için uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. G20, ABD'nin "cari dengelerde rakamsal hedef belirleme" önerisini ise onaylamadı. &lt;br /&gt;IMF İLE İLGİLİ KARARLAR ÖNEMLİ &lt;br /&gt;IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn'ın "IMF tarihinin en büyük reformu" olarak nitelendirdiği kararlarla, Avrupa, 24 sandalyeli icra kurulunda sahip olduğu sandalyelerden 2'sini gelişen ülkelere bırakmaya razı oldu. Toplantılarda halen 340 milyar dolar civarı olan IMF kotasının ise iki katına çıkarılmasına ve kotaların yüzde 6'sından fazlasının gelişen ülkelere verilmesine karar verildi. Gelişen ülkelerin oy hakkı artışına ilişkin çalışmaların, 2012 IMF toplantılarına kadar tamamlanması hedefleniyor. Toplantıların ardından, avro/dolar paritesi Asya'daki işlemlerde 1.40'ın üzerine çıkarak son bir haftanın en düşüğüne geriledi. &lt;br /&gt;ABD sonunda zaferine ulaştı &lt;br /&gt;Para biriminin daha hızlı değerlenmesi ve yüksek miktardaki ticaret fazlasını azaltması yönünde Çin'e baskı yapan ABD amacına ulaştı. ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, toplantıların ardından, "Toplantılarda elde ettiğimiz en büyük başarı, önümüzdeki dönemde ticari dengesizliklerin önüne geçecek bir politika çerçevesi konusunda anlaşmamız oldu" dedi. Ancak yetkililer bu çerçeveye yönelik herhangi bir detay vermezken, toplantıya katılanlar ABD'yi uyguladığı gevşek para politikasının gelişmekte olan ülkelere sıcak para akışını artırdığı konusunda uyarmaktan geri kalmadı. ABD ve Güney Kore, ticaret fazlaları konusunda rakamsal hedeflere yönelik bir fikir birliğine varırken, özel hedefler belirlemeye yönelik öneriler, Almanya, Brezilya ve Japonya'nın sert muhalefetine takıldı. Toplantılarda Almanya ve Çin'in, ABD'yi ABD Merkez Bankası'nın (FED) uyguladığı para politikaları nedeniyle eleştirmesi dikkat çekti. Almanya Maliye Bakanı Rainer Brüderle, FED'i piyasaya verdiği bol likiditeyle kuru dolaylı yoldan manipüle etmekle suçladı. Çin Maliye Bakanı Xie Xuren de, gelişmiş ülkeleri politikalarını belirlerken daha sorumlu davranmaya çağırdı. &lt;br /&gt;Analistler kararlar için ne dedi! &lt;br /&gt;Toplantılarda, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yapısı konusunda da önemli ilerleme kaydedildi. Bu bağlamda, Avrupa'dan gelişmekte olan Çin ve Brezilya gibi ülkelere güç aktarımı gerçekleşti. Analistlerinse toplantıların ardından sessiz kaldıkları görüldü. Eski bir IMF yetkilisi olan ve şu anda ABD'deki Cornell Üniversitesi'nden öğretim görevlisi olan Eswar Prasad, "Cari açığı yüksek seviyelerde olan ülkelerin daha sıkı IMF kontrolünden geçmesini öngören politikada büyük başarılılar elde edilmese de böyle bir denetim tehdidinin olması, ülkeleri daha fazla önlem almaya itecektir" dedi. Citigroup analistlerinden Todd Emler, "Toplantı, ABD'nin dolara sürekli değer kaybettiren müdahaleci tavrını sonlandırması konusunda herhangi bir baskı unsuru ortaya çıkarmadı. Asya'daki para politikalarının daha esnek olması yönünde çağrı yapılmadı ve Japonya gibi ülkelere piyasalara müdahale ve sermaye kontrollerine yönelik açık kapı bıraktı" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El değiştiren PO enerji de üretecek  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol Ofisi’ndeki (PO) payını 1 milyar Euro karşılığında yüzde 42’den 96’ya çıkan Avusturyalı OMV’nin CEO’su Wolfgang Ruttenstorfer, PO’nun gelecekte sadece petrol alanında faaliyet yürütmeyeceğini gaz ve enerjinin diğer alanlarında da faaliyette bulunmasının düşünüldüğünü ifade etti. &lt;br /&gt;Ruttenstorfer “2015’e kadar Türkiye’deki petrol ürünlerine olan talebin 29 milyondan 33 milyon tona çıkmasını bekliyoruz. Bunun için PO’ya yatırım yapmamız son derece cazipti” dedi. PO’nun marka adını değiştirmeyi düşünmediklerini ifade eden Ruttenstorfer “Geri kalan yüzde 4 için bir çağrı yapacağız” diye konuştu. • REUTERS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrik, su ve Emlak Vergisi borçlarına da kolaylık geliyor  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi ve prim borçlarına ilişkin yeniden yapılandırmanın kapsamına ‘banka borcu dışında’ her şey dahil ediliyor. Bakan Babacan düzenlemenin elektrik, su ve Emlak Vergisi borçlarını da kapsayacağını açıkladı&lt;br /&gt;Vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasını öngören düzenlemenin kapsamı genişliyor. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan elektrik,  su ve Emlak Vergisi borçlarının da yapılandırma kapsamına alınacağını açıkladı. NTV ve cnbc-e televizyonlarının ortak yayınına katılan Babacan, kamu alacakları konusundaki düzenlemenin kapsamını vatandaş açısından geniş tutmak istediklerini belirterek “Elektrik, su ve  Emlak Vergisi borçları da yeniden yapılandırılacak” dedi. &lt;br /&gt;EN GEÇ KASIMDA ÇIKARILACAK &lt;br /&gt;Prim ve vergi borçlarının yeniden yapılandırılması konusundaki çalışmanın tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Babacan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte bir değerlendirme yapacaklarını da söyledi. Bakan Babacan “Düzenlemeyi en geç kasım ayında tamamlamayı hedeflediyoruz” dedi. Söz konusu düzenlemenin kapsamına ilişkin bir diğer soruyu “İşte ne kadar borçları varsa geciken, zamanında ödenemeyen ne varsa” diye yanıtlayan Ali Babacan, 2009’un hem Türkiye, hem dünya için zor bir yıl olduğunu, borçlarını ödeme konusunda iyi niyetli ve ödeme arzusu olduğu halde yaşanan kriz nedeniyle bunları ödeyemeyenlerin &lt;br /&gt;bulunduğunu da anımsattı. &lt;br /&gt;Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yapılacak düzenlemeye ilişkin ise “Sadece alacağın anaparası ne ise o anaparasının değerini koruyup, bir de böyle bir taksitlendirme kolaylığı olsun diyoruz. Yani işin özü bu. Parametreleri, detayları yakında belli olur” diye konuştu. 2-B’ye ilişkin soru üzerine de 2-B’nin önemli ve hassas bir konu olduğunu söyleyen Babacan, 2-B ile ilgili düzenlemeyi seçimden sonraya bırakmamayı düşündüklerini, en kısa sürede tamamlayıp Meclis’e sunmayı istediklerini söyledi. Bakan Babacan, çalışmanın belli bir noktaya   geldiğini de kaydetti.  n ANKARA star&lt;br /&gt;Akaryakıt ve gaza zam yok&lt;br /&gt;Babacan, akaryakıt ve doğalgaza zam yapmayı düşünmediklerini de söyledi. Babacan “Elektrik, doğalgaz fiyatları sanayimizin de rekabet gücü açısından çok önemli girdi kalemleri. Maliyet fiyatlarında anormal değişiklik olmazsa akaryakıt ve doğalgaza zam yapmayı düşünmüyoruz. 2011 yılı bütçesini buna göre hazırladık. Ama anormal maliyet gelişmeleri olursa bakılır” dedi.&lt;br /&gt;İhracatçıya zirve öncesi mesaj&lt;br /&gt;Değerli TL’den şikayet eden Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) üyeleriyle bugün buluşacak olan Babacan, ihracatçılara mesaj verdi. Babacan şunları söyledi: “Türk ekonomisindeki güven arttığı sürece paramızın itibarı da dünyada artıyor. &lt;br /&gt;‘TL değerli’ deniyor ama dolar ve Euro gibi büyük para birimlerinin her türlü para birimine göre değer kaybı söz konusu. Bizden çok daha fazla parası değerlenen ülkeler var. Kurun değeri sadece rezervle alakalı değil, çok faktör var. ‘Doğru kur nedir’ diye Nobel ödülü almış 50 ekonomiste sorun, hepsi ayrı cevap verecektir. Rezervlerle kur çok da etkilenmeyebiliyor. Serbest piyasa mekanizmasına güveniyoruz. Türkiye bugüne kadar doğruları yaptı.&lt;br /&gt;Mali kural olsa da farketmeyecekti&lt;br /&gt;Mali kuralla ilgili düzenlemenin bir kenarda beklediğini, ‘o günün şartlarıyla değerlendirileceğini’ de belirten Babacan, 2011 bütçesine bakıldığında mali kural olsa da olmasa da daha farklı bir bütçe olmayacağının görüldüğünü söyledi. Babacan “Dolayısıyla kenarda bekleyen bir konu. İlerde zamanı gelince ele alınır” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BP ‘fatura’yı petrol sahalarıyla ödeyecek&lt;br /&gt;İngiliz petrol şirketi BP, Meksika Körfezi’nde yol açtığı çevre felaketinden doğacak tazminatları ödemek için elindeki petrol sahalarını satıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirket, Meksika Körfezi’ndeki 4 sahasını 650 milyon dolara Japon Marubeni’ye verdi. BP geçen ay da Alaska, Kolombiya, Venezuela ve Vietnam’da 17 milyar dolarlık petrol sahasını elden çıkarmıştı. Bu yıl nisanda Meksika Körfezi’nde BP’ye ait bir petrol platformundaki kaza sonrası ağustosa kadar okyanusa petrol sızmıştı. BP, çevre felaketi nedeniyle 30 milyar doları bulması beklenen tazminatı karşılamak için üretim sahalarının yüzde 10’unu satacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Socar&amp;Turcas İran’da yatırımı dondurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Socar&amp;Turcas Enerji CEO ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, Birleşmiş Milletler’in uygulamakta olduğu ambargo nedeniyle İran’daki yatırım planlarını durdurduklarını söyledi&lt;br /&gt;Petkim, İranlı NPC International Ltd. şirketi ile İran’da yüzde 50-50 ortaklıkla petrokimya sanayiinin önemli girdilerinden olan polietilen ve metanol tesisi kurmak için ön anlaşma imzalamıştı. &lt;br /&gt;Petkim’in üretimi için avantaj sağlayacak tesisin maliyetinin 1.5 milyar dolar civarında olması bekleniyordu. &lt;br /&gt;CNBC-e televizyonunun sorularını yanıtlayan Kenan Yavuz, Socar&amp;Turcas’a ilişkin beklentisi konusunda ise, “Bu yıl koyduğumuz hedefleri aşacağız” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıksız $ basan ABD'ye, Almanya'dan ağır suçlama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Global ekonomide yaşanan kur savaşlarının geçtiğimiz hafta sonu masaya yatırıldığı Güney Kore'deki G-20 toplantısında varılan anlaşmanın ardından çatlaklar ortaya çıktı. Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin biraraya geldiği G-20 toplantısında yayımlanan ortak bildiride ülkelerin kura karşı önlem alınacağı yönündeki açıklamalarına karşın Almanya Ekonomi Bakanı Rainer Bruederle, ABD'yi, küresel piyasalarda attığı adımlarla manipülasyon yapmakla suçladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'ABD YANLIŞ BİR YOLDA' &lt;br /&gt;ABD'nin likiditeyi artırma politikasını, kurları dolaylı olarak manipüle etmek olarak niteleyen Bruederle, ABD'nin parasal gevşeme veya daha fazla likidite yaratma olarak adlandırılabilecek politikalarına karşı sert eleştiriler yöneltti. Bruederle, "Bu tartışmalara açık bir katkı yapmak istiyorum, ABD'nin likitideyi daha fazla artırması problemin çözümü ya da engellenmesi açısından yanlış bir yol olarak gözüküyor. Para arzında aşırı, kalıcı bir artış benim görüşüme göre kurların dolaylı olarak manipüle edilmesi" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Yabancıya satışta engeller kalkarsa gerçek değer oluşur'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, "Fiyatların 3-4 kat artması hayal değil. Yeter ki yabancıya konut satışının önü açılsın" diyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lüks konut kavramını nitelikli konut olarak tanımlayan Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, "Benim lüks konuttan anladığım nitelikli yaşam alanıdır. Lüks bir konut, nitelikli sosyal alanlarıyla, sunulan hizmetleriyle, mimarisiyle içinde yaşayanlara ayrıcalık sunan projelerdir" değerlendirmesini yaptı. Lüks konutların belli bir fiyat aralığı olduğuna değinen Ali Ağaoğlu, Türkiye'de konut fiyatlarının halen taban seviyede olduğunu vurguluyor. Ağaoğlu, Türkiye'de konut sektörünün ve ekonominin daha da gelişmesi için gayrimenkul piyasasının tetikleyici rolü olduğuna dikkat çekerek "Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu para, ya kredi olarak alınacak ya da Türkiye'deki emlak piyasasının yabancı bireysel yatırımcılara açılmasıyla kaynak girişi sağlanacak. Sadece kendi vatandaşlarımıza konut satarak ne kaynak yaratabiliriz ne de Türkiye'de emlak fiyatlarının hak ettiği değerlere ulaşmasını sağlayabiliriz. Bu nedenle öncelikli olarak yabancıya gayrimenkul satışının önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekiyor" değerlendirmesini yaptı. Ağaoğlu, İstanbul'un nitelikli lüks projeleriyle yabancı yatırımcıların da ilgisini çektiğini söyledi. Ancak mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi nedeniyle bu potansiyelini değerlendiremiyoruz. İstanbul'daki metrekare satış fiyatlarının Londra'daki, Dubai'deki değerlere ulaşması bir hayal değil, yeter ki yabancıya konut satışının önündeki engeller kaldırılsın" dedi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"LÜKS SADECE SARAYLARDA YAŞANMAZ "&lt;br /&gt;Ali Ağaoğlu, reklam filmlerinde kendisinin rol aldığı "10 Bin Peşin Daire Senin" kampanyasını Ataşehir'deki My Towerland projesine de taşıdı. Ağaoğlu'nun "Eskiden lüks yaşamak için saraylarda yaşamak lazımdı. Şimdi lüksü Ataşehir'de yaşayın" sözleriyle tanıttığı My Towerland projesinde 97 ile 210 metrekare arasında konutlar 377 bin ile 938 bin lira, 139 ile 274 metrekare arasındaki konutlar 478 bin ile 1 milyon 119 bin lira arasında, 216 ile 342 metrekare arasındaki konutlar ise 802 bin lira ile 1 milyon 504 bin lira aralığından satılıyor. Projedeki gökyüzü vilları lüks konut statüsüne giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Yabancıya satış, lüks konutta fiyatı artırır'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rixos Elysium Suites'le lüks konutu şehir merkezine taşıyan Ofton İnşaat'ın Yönetim Kurulu Eşbaşkanı İsmail Hakkı Altun, "Yabancılara mülk satışı lüks konutu hareketlendirir" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksim'de yaptığı ve Rixos tarafından işletilecek Rixos Elysium Suites projesiyle emlak sektöründeki en lüks projesini yapan Ofton İnşaat'ın Yönetim Kurulu Eşbaşkanı İsmail Hakkı Altun, lüks kavramının İstanbul'da daha yeni başladığını söylüyor. Avrupa'nın diğer şehirleri ile karşılaştırıldığında lüks konuttaki satış değerlerinin hala çok düşük olduğunu söyleyen Altun "Standartların yükselmesiyle İstanbul'da lüks konutların değerlerinin daha da artacağını düşünüyorum. Paris'te, Londra'da lüks fiyatları 2-3 katı değerinde. Biz daha işe yeni başlıyoruz. Daha çok işimiz var" diye konuşuyor. Lüks konutta talebin şimdilik daha çok iç piyasadan geldiğini belirten Altun, "Yabancılara satışların önünün açılması projelerimizdeki satışları da hızlandırır. Şimdiki koşullarda Türk müşterilere satmak daha kolay. Çünkü yabancıya emlak konusundaki engeller nedeniyle satış yapsak bile parasını 3 aydan önce veremiyoruz" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATM’den 200 milyar lira çektik 7 milyarını ‘doğrudan’ harcadık     &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Visa Europe Bölge Genel Müdürü Berna Ülman, Türkiye’de bir yılda ATM kartlarıyla çekilen nakit tutarının 200 milyar lira olduğunu belirterek, “Bunun 7 milyar lirası alışverişten oluşuyor. Önümüzdeki birkaç yılda bunu 50 milyar liraya çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülman, Visa Europe’un Avrupa pazarlarının kart kullanımları açısından; “banka kartlarının ağırlıklı kullanıldığı pazarlar”, “kredi kartlarının ağırlıklı kullanıldığı pazarlar” ve “her iki kartın dengeli kullanıldığı pazarlar” olarak gruplandırılabileceğini bildirdi.&lt;br /&gt;Banka kartına taksit ilk&lt;br /&gt;Ülman, Türkiye’nin kart adetleri bakımından üçüncü gruba girerken, banka  kartlarının alışverişlerde kullanımı bakımından ikinci grupta yer aldığını belirterek, “Visa Türkiye olarak amacımız banka kartlarının alışverişlerdeki kullanımını artırarak üçüncü gruba girmektir” dedi. Türkiye’nin ödeme kartlarındaki yenilikçi uygulamalarının banka kartları alanında da sürdüğünü vurgulayan Ülman, “Avrupa’da standart kullanımı olan banka kartlarına bile ülkemizde taksitlendirme özelliği kazandırılarak bir ilke imza atıldı. Kredi kartlarında olduğu gibi önümüzdeki yıllarda banka kartları alanında da temassız ödeme, ulaşım ve mobil ödemeler gibi yenilikçi ve &lt;br /&gt;yaratıcı  uygulamalar göreceğimize inanıyorum” diye konuştu.&lt;br /&gt;Türkiye’de 2005 yılında her 100 liralık alışverişin 15 lirasının  kartlarla yapıldığını, 2010’da ise her 100 liralık alışverişin 29 lirasının’sinin  kartlarla gerçekleştirildiğini kaydeden Ülman, Türkiye’de kartlarla yapılan  tüketim harcamalarındaki artışın 5 yılda yüzde 86 olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;Büyümemiz yüzde 16&lt;br /&gt;Ülman, son çeyrek büyümelerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 olduğunu, bunun yüzde 15’inin Visa kredi kartlarından, yüzde 72’sinin Visa Electron banka kartlarından geldiğini ifade etti. Visa Electron kartlarının alışverişlerde kullanımının artmasının ekonomiye faydalarına da değinen Ülman, nakit çekimi yerine banka kartlarının alışverişte kullanıldığında paranın sistem içinde kaldığını, bu sayede oluşan fonların yatırım, istihdam ve üretim yoluyla ekonominin büyümesine olumlu katkı sağladığını ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de banka kartı profili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolaşımda olan 67 milyon banka kartı var&lt;br /&gt;Banka kartıyla nakit çekim tutarı 200 milyar TL.&lt;br /&gt;Bunun sadece 7 milyar TL’si alışverişte kullanılyor.&lt;br /&gt;Banka kartıyla yapılan harcamaların yüzde 96’sı ATM’den nakit çekim.&lt;br /&gt;Türkiye’de 1.8 milyon POS cihazı, 26 bin ATM bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan'ın ceza sorunu Petrol Ofisi'ndeki satış anlaşmasını etkilemez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POAŞ'ta satın alma sürecinin üç ayda tamamlanacağını söyleyen OMV CEO'su 'Şirketin 2,500 tane istasyonu var. Türkiye'de petrol ürünlerine talep artacak. Bunun için PO'ya yatırım yapmamız son derece cazipti' dedi&lt;br /&gt;PETROL Ofisi'ndeki (POAŞ) payını 1 milyar euro karşılığında yüzde 42'den yüzde 96'ya çıkaran Avusturyalı enerji şirketi OMV'nin CO'su Wolfgang Ruttenstorfer, gazetecilerle yaptığı telekonferansta şirketin gelecek planlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Petrol Ofisi'nin satın alma sürecinin önümüzdeki üç ay içinde tamamlanacağını da belirten Ruttenstorfer, '2015 yılına kadar şu anda Türkiye'deki petrol ürünlerine olan talebin 29 milyon tondan 33 milyon tona çıkmasını bekliyoruz. Bunun için POAŞ'a yatırım yapmamız son derece cazipti' dedi. Ruttenstorfer ayrıca Doğan'ın vergi konusunun da POAŞ anlaşmasını etkilemeyeceğini de söyledi ve ekledi; Petrol Ofisi'nin marka adını değiştirmeyi düşünmüyoruz. Çünkü şirket Türkiye'de çok iyi bilinen ve başarılı bir marka.'&lt;br /&gt;RES YATIRIMI OLABİLİR&lt;br /&gt;Ruttenstorfer, 'Türkiye'de doğalgazdan elektrik üretimi konusunda yatırımlarımız. Rüzgar konusunda da yatırımlar yapabiliriz. Bu aktiviteler ileride PO'nun ilgi alanına da girebilir' dedi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kalan % 4 için çağrı yapacağız&lt;br /&gt;Ruttenstorfer açıklamalarından satır başları: &lt;br /&gt;l SATIN almanın finansmanı için bütün opsiyonlar masada. Ama bu satın alma için başka bir operasyonumuzu satmayı düşünmüyoruz. &lt;br /&gt;l POAŞ'IN Nabucco'da direkt bir rolü bulunmayacak. Irak ve Hazar'da da gaz sahaları ile ilgili çalışmalarımız var. &lt;br /&gt;l GELECEKTE Ceyhan'da inşa edilecek bir rafineri projesinde azınlık hissesi ile yer almayı düşünüyoruz. &lt;br /&gt;l PO'DAKİ hisse payımızı yüzde 96'dan, yüzde 100'e çıkarmamız zorunlu değil. Geri kalan yüzde 4 için bir çağrı yapacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKAŞAM 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOBİ'ler limitlerini kendileri belirleyecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİNANSBANK KOBİ Bankacılığı, ekonomik şartlar ve ihtiyaçları dikkate alarak hazırladığı 'DinamikKredi' ile KOBİ'lere, POS cirosu, çek veya nakit birikimleri karşılığında kredi kullanma imkanı sunuyor. KOBİ'ler, 'DinamikKredi' kapsamında limitlerini kendileri belirleyebilirken, kredilerini şubeye gitmeden ATM ve İnternet Şubesi'nden kullanabiliyor. Finansbank KOBİ Bankacılığı Pazarlama Grup Yöneticisi Özhan Örge, 'Bu sayede KOBİ'ler ticarette her fırsatı değerlendirebilecek' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi kartıyla yapılan harcamalar arttı, alışveriş 172 milyar TL'ye dayandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatandaşın kredi kartı harcamaları artıyor. Türkiye'deki toplam kart sayısı 46.2 milyona yükselirken, yapılan harcamalar ise 171.6 milyar TL'ye ulaştı&lt;br /&gt;BANKALARARASI Kart Merkezi (BKM) verilerine göre , yılın ilk 9 ayında yerli kredi kartlarından yurt içinde ve yurtdışında 171 milyar 629 milyon TL harcandı. Geçen yılın aynı döneminde ise kredi kartlarından tüketici 149 milyar 956 milyon TL harcamıştı. Böylece tüketicinin kredi kartı harcamalarında geçen yılın aynı dönemine göre ilk 9 ayda yüzde 14.5 artış yaşandı. 9 ayda kredi kartından harcanan 171 milyar 629 milyon TL'nin 156 milyar 951 milyon TL'sini alışveriş harcamaları, 14 milyar 679 milyon TL’sini ise nakit çekme işlemleri oluşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yılın ilk 9 ayında 43 milyon 807 bin olan toplam kredi kartı sayısı bu yılın aynı dönemine göre yüzde 5.5 artarak 46 milyon 221 bine yükseldi. Aynı dönemde toplam banka kartı sayısı ise yüzde 7 artarak 67 milyon 391 bine çıktı.&lt;br /&gt;Artık alışveriş evden çıkmadan yapılıyor&lt;br /&gt;GEÇEN yılın ocak-eylül döneminde 13 milyar 842 milyon TL olan tüketicinin mektup, telefon ve internet üzerinden yaptığı işlem tutarı bu yılın aynı döneminde yüzde 29.7 artarak yılın 17 milyar 956 milyon TL'ye ulaştı. Aynı dönemde işlem sayısı ise yüzde 23.4 artışla 88 milyon 148 bin'den 108 milyon 781 bine yükseldi.&lt;br /&gt;E-ticaret 12 milyara yaklaştı&lt;br /&gt;Yıl Yurtiçi Yurtdışı Toplam&lt;br /&gt;   (milyon)&lt;br /&gt;2010 (ilk 9 ay) 9.499 1.695 11.194&lt;br /&gt;2009 (ilk 9 ay)  6.105 1.308 7.414&lt;br /&gt;Değişim (%) 55.6 29.5 51.0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl sonunda dövize olan talep artar, dolar kuru 1.56 TL'ye çıkar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Demiray, yıl sonuna doğru yabancı yatırımcıların pozisyonlarını kapatması nedeniyle  dolara olan talebin artacağını söyledi. Demiray'a göre, yıl sonu dolar 1.56 TL'ye yükselir&lt;br /&gt;TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, yıl sonuna doğru yabancı yatırımcıların pozisyonlarını kapatması nedeniyle dolara olan talebin artacağını, TL'nin değer kaybedeceğini söyledi. Demiray, yıl sonunda dolar kurunu 1.56 TL, euro-dolar paritesini ise 1.25 ile 1.30 arasında öngördü. Küresel krizin henüz bitmediğine işaret eden Demiray, ancak Türkiye açısından sıkıntılı bir durum olmadığını vurgulayarak 'Döviz likiditesinde sıkıntı yok. Eski devalüasyonlar dövizin bitmesiyle ortaya çıkardı ama şimdi döviz bol, kulaklarımızdan fışkırıyor' dedi. &lt;br /&gt; Aykut Demiray, AKŞAM'a yaptığı açıklamada, ABD'nin resesyondan çıkışında en önemli göstergenin tarım dışı istihdam olacağını vurgulayarak, 'En son verilere göre son bir ayda 95 bin kişi işini kaybetti. Kriz bitmedi hala sorunlar devam ediyor' diye konuştu. ABD'nin hem doların değerini düşük tutmak hem de ekonomiye para enjekte etmek için bol para bastığına değinen Demiray, 'Bu para da neticede bizim gibi gelişen piyasalara geliyor ve paramızın değerlenmesine neden oluyor. Merkez Bankası'nın döviz alımlarıyla şu anda 77 milyar dolar olan döviz rezervleri yıl sonuna kadar 100 milyar dolarlara çıkacak. Ani kriz durumunda ilk aşamada çıkacak paranın 36 milyar dolar olacağını öngörüyoruz. 100 milyar dolar rezerve sahip olan bir ülkede de bunun çok fazla etkisi olmaz' dedi.&lt;br /&gt;2020'de 400 milyar $ hedefi&lt;br /&gt;DEMİRAY, İş Bankası'nın asıl büyüme alanının Türkiye olduğunu vurgulayarak, 'Türkiye'de 100 bin kişiye düşen şube sayısının 13, Avrupa ortalaması ise 45. Hala gidecek yolumuz var. Şube açarak aktiflerimizi büyüterek 2020'de 400 milyar dolar aktif büyüklüğe ve yüzde 10 sermaye yeterlilik rasyosuna ulaşmayı öngörüyoruz' dedi.&lt;br /&gt;Erbil ve Bağdat şubesi açılışa hazır&lt;br /&gt;DEMİRAY 'Yıl sonuna kadar Rusya'daki banka alma planını bitiririz. Azerbeycan'da şube açılışına ilişkin başvurumuz bir yıldır bekliyor. Hızlandırmak için çeşitli girişimlerimiz var. Irak Erbil ve Bağdat'ta şube açmak üzereyiz. Suriye'de temsilcilik açmak üzereyiz. Kazakistan ve Ukrayna düşüncemiz içerisinde. Ayrıca Balkan ülkeleri de dikkatimizi çekiyor. Biz Türkiye'de düşe kalka iyi bankacılık yapmayı müşteriye hizmet etmeyi öğrendik. Bu bilgi birikimizi komşu ülkelere de sunacağız ' diye konuştu.&lt;br /&gt;Bank Sofia 40 milyon dolara İş Bankası'nın&lt;br /&gt;İŞ Bankası uzun süredir gündeminde olan Rus Bank Sofia'nin satın alınmasına ilişkin sözleşmeyi imzaladı. Buna göre İş Bankası 36 milyon doları hisse devri sırasında, 4 milyon doları hisse devrini izleyen 1 yıl vadede olmak üzere 40 milyon dolar ödeyecek. Bankadan KAP'a yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: 'Rusya'da faaliyet gösteren Closed Joint Stock Company Bank Sofia'nın % 100 hissesinin satın alınmasına ilişkin Hisse Alım Sözleşmesi , bankamız ile yukarıda isimleri belirtilen satıcılar arasında 25.10.2010 tarihinde Moskova'da imzalanmıştır. 400 çalışanı bulunan Bank Sofia'nın 6 şubesi ve 7 temsilciliği bulunmaktadır. Bank Sofia 31.12.2009 tarihi itibarıyla yaklaşık 127 milyon dolar aktif toplamına ve 28 milyon dolar özkaynağa sahiptir. Hisse devri için, Türkiye'de BDDK, Rusya'da ise Rusya Hükümet Komisyonu ve Rusya Merkez Bankası'nın onayı gerekmektedir. Hisse devri söz konusu otoritelerin onayını müteakip gerçekleşecektir.&lt;br /&gt;Mevduatta vade tedbirle uzamaz&lt;br /&gt;MEVDUATTA vade yapısını uzatmak için munzam karşılıkların azaltılması gibi önlemlerin çok fazla işe yaramayacağını ileri süren Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray, şunları söyledi:  Bence bu insanın kafası ile ilgili olan bir şey. Kolay kolay alınacak tedbirlerle değiştirilemez. İnsanları uzun vadeli mevduata zorlamanız zor. Son 10 yılda TL'de kalan insanlar çok büyük para kazandı ama tasarruflarını dolarda tutanlar para kaybettiler. Ama hala 100 milyar dolarlık döviz hesabı var. İki neden var. Yüksek fiyatla döviz almışlar şimdi düşük fiyatla satıp zarar etmek istemiyorlar. İkincisi; psikolojik, 'Yarın Türkiye'de ne olacağı belli olmaz' korkusu var. Aynısı vade yapısında da var.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Putin'den Transneft'e operasyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesinin Rus ortaklarından olması beklenen Transneft'in malî açıdan incelenmesi talimatı verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Transneft'ten malî bilgileri en az üçer aylık aralarla Maliye Bakanlığı ile paylaşması istendi. Transneft'in yüzde 78'lik hissesi devlete ait ve ülkenin ham petrol ihracatının yüzde 93'ünü yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralya borsası Singapur'un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Singapur borsasını yöneten Singapur Exchange (SGX), Avustralya borsasını yöneten ASX'i 8,3 milyar dolara satın alıyor.&lt;br /&gt;Birleşmeyle, 2 bin 700 şirketin işlem gördüğü bölgenin en büyük borsası oluşacak. Satış Singapur'un konumunu güçlendirirken, Avustralyalı yatırımcılara da Asya piyasalarına giriş imkanı tanıyacak. Satış açıklamasıyla ASX hisseleri yüzde 20'den fazla değer kazanırken SGX hisseleri yüzde 4,35 geriledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN  26/10/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'İthal canlı hayvanda ve ette hastalık riski yok'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Et fiyatlarındaki büyük artışı önlemek için yurtdışından getirilen canlı hayvan ve kırmızı ette hastalık bulunduğuna ilişkin tartışmalara Tarım Bakanlığı'ndan itiraz geldi.&lt;br /&gt;Koruma ve Kontrol Genel Müdürü Muzaffer Aydemir, ithal edilen canlı hayvanlarda ve kırmızı ette kesinlikle risk bulunmadığını açıkladı. Aydemir, "Hayvansal yem yedirilmediğinden emin olduğumuz ve hangi çiftlikte doğduğunu, kayıtlarıyla, annelik bilgileriyle, her türlü doğum ve sağlık sertifikalarıyla kontrol ettiğimiz hayvanları kasaplık, besilik ve damızlık olarak ithal ediyoruz." diye konuştu. Aydemir, ithalat yapılan ülkelerde görevlendirdikleri resmi veteriner hekimler aracılığıyla gerekli kontrollerin bu ülkelerde yapıldığı gibi gümrük kapılarında da çok sıkı önlemler aldıklarını aktardı. "Bir kilogram kırmızı et dahi deli dana, hormon ve kalıntı testlerinden geçmeden ülkemize sokulmamaktadır." diyen Muzaffer Aydemir, gümrüklerdeki taze soğutulmuş etle ilgili aldıkları önlemlerin bu tür etlerin raf ömrünün kısa olmasından kaynaklandığını bildirdi. &lt;br /&gt;Bu etlerin ithalatında dikkat ettikleri konulara ilişkin de bilgiler veren Genel Müdür, taze soğutulmuş etin yüklenmiş olduğu ülkede alınan önlemlere ek olarak bu etlerle ilgili belgelerin eksiksiz olması gerektiğini söyledi. Aydemir, ayrıca ithalatın yapıldığı ülkenin bu etlerin sağlıklı olduğunu tam garanti etmesi gerektiğini, yine gümrüklerde görevlendirdikleri veteriner hekimlerin klinik muayeneleriyle bu konudaki her türlü gözlem ve incelemeleri sonunda bu etlerin sağlıklı olduğunun tespit edilmesi üzerine ülkeye girişine izin verildiğini anlattı. &lt;br /&gt;Canlı hayvan ithalatında Dünya Hayvan Sağlık Teşkilatı'nın bilimsel kriterlerinin yanı sıra ihmal edilebilir risk grubu içerisinde saydığı ülkelerden ithalat yapıldığını bildiren Koruma Kontrol Genel Müdürü, kasaplık canlı hayvanların bir hafta içerisinde kesilmesi zorunluluğu bulunduğunu ve bu hayvanların kesiminin birinci sınıf mezbahalarda yapıldığını dile getirdi. Aydemir, kesim sırasında lenf nodülleri, bağırsağın ilgili bölümleri, sinir doku ve kafatasının hastalık taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın imha edildiğine dikkat çekerek, "İthal ettiğimiz etlerde deli dana hastalığı yüzde sıfır, milyonda sıfır. Niye? Çünkü bununla ilgili bütün tedbirleri almış durumdayız. Avrupa'da şu anda deli dana görülen vakaların yaşları 10-11-12 arasındaki sığırlar. AB 2000 yılından itibaren tüm sığır ve koyunlarına hiçbir çiftlikte hayvansal kökenli yem yedirmiyor. Bu yemlerin yedirilmesi yasaklandı." açıklamasını yaptı. Türkiye halen İsveç, Norveç, Avustralya ve Uruguay'dan canlı hayvan ithal ediyor. Bazı Avrupa ülkelerinden de kırmızı et alınıyor. ANKARA AA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN  26/10/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-810492411957143358?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/YMM9APmI56I" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/810492411957143358/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/ekonomi-haberleri-ekonomi-yorumlar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/810492411957143358?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/810492411957143358?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/YMM9APmI56I/ekonomi-haberleri-ekonomi-yorumlar.html" title="Ekonomi Haberleri Ekonomi Yorumları" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10547502383551905503" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/ekonomi-haberleri-ekonomi-yorumlar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkIAQHk5cCp7ImA9Wx5bGUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-1006981825290699795.post-3872353151780458578</id><published>2010-11-05T13:21:00.000-07:00</published><updated>2010-11-05T13:22:21.728-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-05T13:22:21.728-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Haber" /><title>Güncel Ekonomi Gazete Haberleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TmvNjjflIlLBwCIMt4oZ_2ilwV0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TmvNjjflIlLBwCIMt4oZ_2ilwV0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TmvNjjflIlLBwCIMt4oZ_2ilwV0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TmvNjjflIlLBwCIMt4oZ_2ilwV0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Tüpraş uzlaşma talebini geri çekti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜPRAŞ, vergi inceleme raporlarıyla ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talebini geri çekti. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş (TÜPRAŞ), vergi inceleme raporlarıyla ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talebini geri çekti.&lt;br /&gt;TÜPRAŞ'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yer alan açıklamasında, şirketin 20 Ekim 2010 tarihli özel durum açıklamasında, 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 ÖTV hesap dönemleri için düzenlenen Vergi İnceleme Raporları ile bu raporlarda eleştiri konusu yapılan hususlara ilişkin 5 Kasım 2010 tarihli tarhiyat öncesi uzlaşma davetinin şirkete tebliğ edildiğinin kamuya duyurulduğu hatırlatıldı.&lt;br /&gt;Açıklamada, "Şirketimiz, Maliye Bakanlığı'nın ilgili idari birimine başvuruda bulunarak, 'tarhiyat sonrası uzlaşma' dahil bütün yasal haklarımız saklı kalmak üzere 'tarhiyat öncesi uzlaşma' talebini geri çekmiştir. Konu ile ilgili gelişmeler, özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin düzenlemelere uygun olarak yatırımcılarımız ile paylaşılacaktır" denildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi ve cezalar yüzde 7.7 zamlanacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi artışlarında esas alınacak değerleme oranı, 2011'de yüzde 7.71 olacak. &lt;br /&gt;ANKARA - Bakanlar Kurulu, mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanmazsa, çeşitli vergi, harç ve cezalar, yeni yılda yüzde 7,71 oranında artacak.&lt;br /&gt;Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına esas teşkil eden Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üretici fiyat endeksi, Ekim ayı sonunda, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 7,71 oranında artış gösterdi. Vergi Usul Kanunu uyarınca her yıl yeniden değerleme oranını TÜİK'in üretici fiyatı genel endeksine göre açıklayan Maliye Bakanlığı, 2010'un oranını da bu ay içinde ilan edecek.&lt;br /&gt;Çeşitli vergi ve harçlarla ilgili kanunlarda, vergi, harç ve ceza tutarlarının her yıl yeniden değerleme oranı kadar artması öngörülüyor. Kanunlarda, Bakanlar Kuruluna belirli limitler içinde bu tutarlarda değişiklik yapma yetkisi de tanınıyor. &lt;br /&gt;Örneğin Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda, "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan vergi miktarları, o yıl için yeniden değerleme oranında artırılır. Bakanlar Kurulu, yeniden değerleme oranının yüzde 50 fazlasını geçmemek ve yüzde 20'sinden az olmamak üzere yeni oranlar tespit etmeye yetkilidir" hükmü yer alıyor.&lt;br /&gt;Ancak Bakanlar Kurulu, bu yılki motorlu taşıtlar vergisi düzenlemeleri hariç, uzun yıllardır bu yetkiyi kullanmadı. 2009 yılı yeniden değerleme oranının yüzde 2,2 olarak belirlenmesi sonrasında, sadece 2010'un vergi düzenlemeleri sırasında bu yetki çerçevesinde motorlu taşıtlar vergisindeki artış yüzde 3,3 olarak belirlendi.&lt;br /&gt;Yeni yılda ne olacak?&lt;br /&gt;Aynı politikanın devamı halinde, motorlu taşıtlar vergisi (MTV), damga vergisi, çevre temizlik vergisi, harçlar, trafik ve vergi cezaları, 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren yüzde 7,71 oranında artacak.&lt;br /&gt;Bu durumda 1-3 yaş grubunda yeralan ve motor silindir hacmi 1300 cm3'e kadar olan otomobillerin halen 405 lira olan motorlu taşıtlar vergisi, yılbaşında 436,2 liraya çıkacak. Motor silindir hacmi 1301 cm3 ile 1600 cm3 arasındaki otomobillerin vergisi de 648 liradan 697,9 liraya yükselecek.&lt;br /&gt;Motor silindir hacmi 4001 cm3 ve üstünde otomobili bulunanlar ise yeni yılda 14 bin 689 lira yerine 15 bin 821,5 lira vergi verecek.&lt;br /&gt;1-6 yaş grubunda ve koltuk sayısı en az 46 olan otobüslerin 1.955 lira olan yıllık vergisi 1 Ocak'ta 2 bin 105,7 liraya çıkacak. 10 bin 1 ile 20 bin kg arasında ağırlığa sahip kamyon sahiplerinden de yeni yılda 1.759 lira yerine 1.894,6 lira MTV alınacak. &lt;br /&gt;Diğer vergi ve harçlar&lt;br /&gt;Damga vergisindeki maktu tutarların yeniden değerleme oranı kadar arttırılması durumunda da, yıllık gelir vergisi beyannamelerindeki damga vergisi 8,29 lira olacak. Bu miktar, makbuz senetlerinde 10,66 lira olarak uygulanacak.&lt;br /&gt;Harçların da aynı oranda zam görmesiyle birlikte 1 yıllık pasaport harcı yeni yılda 95 liradan 102,3 liraya çıkacak. B sınıfı sürücü belgesi harcı 252,36 lira olacak. Silah taşıma vesikası bulunanlar her yıl için 467,8 lira harç ödeyecek, silah bulundurma vesika harcı da 694,85 liradan 748,42 liraya yükselecek.&lt;br /&gt;Bu arada vergi cezaları ile trafik para cezaları da, 1 Ocak 2011'den itibaren yeniden değerleme oranı çerçevesinde artacak.&lt;br /&gt;Emlak vergisi &lt;br /&gt;17 milyon dolayında vatandaşı yakından ilgilendiren emlak vergisine tabi değerler ise 2011 yılında yeniden değerleme oranının yarısı kadar artış görecek. Bu durumda, emlak vergisine tabi metre kare birim değerlerdeki artış yüzde 3,855 olacak.&lt;br /&gt;Buna göre, Türkiye'nin en pahalı yeri olan İstanbul Anıt Caddesinde metre kare birim değer 25 bin 500 liradan 26 bin 483 liraya çıkacak. İstanbul'da İstiklal Caddesinin metre birim değeri 20 bin 771 lira, Ankara'da Atatürk Bulvarının metre kare birim değeri 4 bin 985 liraya, İzmir Konak'ta Atatürk Caddesinin birim değeri 4 bin 233,1 liraya yükselecek. Elazığ Keban'ın İstanbul'daki yalıları geride bırakan Baraj Mahallesindeki metre kare birim değer de 10 bin liradan 10 bin 385,5 liraya çıkacak.&lt;br /&gt;Veraset ve intikal vergisiyle ilgili istisnalar ve dilimler de yeni yılda yeniden değerleme oranı kadar artacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enflasyon beklenti üzerinde geldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekimde TÜFE yüzde 1.83 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 9,24'ten yüzde 8.62 seviyesine geriledi. &lt;br /&gt;İSTANBUL – Enflasyon ekim ayında yüzde 1.83 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 9,24'ten yüzde 8.62 seviyesine geriledi. ÜFE ise aylık bazda yüzde 1.21 oranında artarken, yıllık ÜFE artışı yüzde 9.92 oldu. &lt;br /&gt;Piyasalarda ortalama TÜFE beklentisi yüzde 1.46, ÜFE beklenti ise 0.5 seviyesindeydi. Geçen yılın ekim ayında ise enflasyon TÜFE'de yüzde 2.41, ÜFE'de ise yüzde 0.28 olarak gerçekleşmişti.&lt;br /&gt;TÜİK, Ekim ayı Tüketici ve Üretici Fiyatları Endeksi sonuçlarını açıkladı. Buna göre; 2010 yılı Ekim ayında 2003 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Endeksi'nde bir önceki aya göre yüzde 1,83, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 6,69, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,62 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,45 artış yaşandı. &lt;br /&gt;Çekirdek enflasyon&lt;br /&gt;Ekim ayına ilişkin özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, "çekirdek enflasyon" yerine açıklanan TÜFE göstergeleri geçen ay, mevsimlik ürünler hariç yüzde 0,43, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise yüzde 0,84 artış gösterdi.&lt;br /&gt;Fiyatlar, enerji hariç yüzde 2,11, işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 0,97 arttı. Enerji, alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 2,36, enerji, alkollü içkiler, tütün ürünleri ve fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç enflasyon da yüzde 2,54 arttı.&lt;br /&gt;Enerji, alkollü içkiler, tütün ürünleri, işlenmemiş gıda ürünleri, fiyatları yönetilen / yönlendirilen diğer ürünler ve dolaylı vergiler hariç yüzde 1,28, enerji, işlenmiş gıda ürünleri, alkollü içkiler ve tütün ürünleri ile altın hariç yüzde 1,17, enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç fiyatlar yüzde 1,15 yükseldi.&lt;br /&gt;Geçen aya göre en yüksek artış giyim ve ayakkabıda&lt;br /&gt;Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 7,63 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşmiştir. Ekim ayında endekste yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 4,52, lokanta ve otellerde yüzde 1,08, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0,84, ulaştırmada yüzde 0,39, konutta yüzde 0,19, sağlıkta yüzde 0,14, eğitimde yüzde 0,09 artış meydana geldi. &lt;br /&gt;Ev eşyasında yüzde -0,12, haberleşmede yüzde -0,63, alkollü içecekler ve tütünde yüzde -1,10, eğlence ve kültürde yüzde -1,14 düşüş kaydedildi. &lt;br /&gt;Alkollü içecekler ve tütün yüzde 24 artış gösterdi&lt;br /&gt;Bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE'de en yüksek artış yüzde 23,77 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Gıda ve alkolsüz içecekler (yüzde 17,08), lokanta ve oteller (yüzde 9,61) artışın yüksek olduğu diğer harcama grupları oldu.&lt;br /&gt;ÜFE yüzde 1,21 ile hızlı yükseldi &lt;br /&gt;2010 yılı Ekim ayında 2003 Temel Yıllı Üretici Fiyatları Endeksi'nde ise bir önceki aya göre yüzde 1,21, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,80, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,92 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7,71 artış gerçekleşti. &lt;br /&gt;Aylık değişim tarım sektöründe yüzde 6,59, sanayi sektöründe yüzde 0,01 olarak gerçekleşti.&lt;br /&gt;Tarım sektörü endeksinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 21,75, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,71 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 19,16 artış yaşandı. &lt;br /&gt;Sanayi sektörü endeksinde ise bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,94, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,47 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 5,34 artış oldu.&lt;br /&gt;Alt sektörlerde lider deri ürünleri&lt;br /&gt;ÜFE sonuçları sanayinin alt sektörleri bazında değerlendirildiğinde en yüksek aylık artış yüzde 3,63 ile deri ürünleri imalatı alt sektöründe gerçekleşti. &lt;br /&gt;Sanayinin üç sektöründen, imalat sanayi sektöründe yüzde 0,08 artış, elektrik, gaz, su sektöründe yüzde -0,30, madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde -1,17 düşüş gerçekleşti. &lt;br /&gt;Bir önceki aya göre endekslerin en fazla artış gösterdiği alt sektörler, deri ürünleri imalatı (yüzde 3,63), tekstil ürünleri imalatı (yüzde 2,88), diğer ulaşım araçlarının imalatı (yüzde 1,51), kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı (yüzde 1,13) alt sektörleri olarak sıralandı. &lt;br /&gt;Buna karşılık büro makineleri imalatı (yüzde -7,06), iletişim teçhizatı imalatı (yüzde -3,89), taşocakçılığı ve diğer madencilik ürünleri (yüzde -2,96), ana metal sanayi (yüzde -2,74),  ham petrol ve doğalgaz çıkarımı (yüzde -1,56) bir ay önceye göre endekslerin en fazla gerilediği alt sektörler oldu. &lt;br /&gt;Bu arada 2010 yılı Ekim ayında endekste kapsanan 779 maddeden; 159 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 377 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 243 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.&lt;br /&gt;JP Morgan: Gıda temel enflasyonu artırdı, 'çekirdek'te düşüş sürüyor&lt;br /&gt;Uluslararası yatırım kuruluşu JP Morgan, Türkiye'de bugün açıklanan TÜFE rakamlarının temel enflasyonda gıda fiyatları etkisiyle bir artış gösterdiğini, çekirdek enflasyonun ise azalmaya devam ettiğini bildirdi.&lt;br /&gt;Kuruluşun değerlendirmesinde TCMB'nin 2011 yılının son çeyreğine kadar beklemede kalmaya devam edeceği beklentisinin sürdüğü aktarıldı. &lt;br /&gt;JP Morgan'ın Ekim ayı için aylık TÜFE artışı tahmini yüzde 1.6'ydı. Artışın önemli bir bölümünün gıda fiyatlarındaki yüzde 4.5 yükselişten geldiği ifade edilirken, son 3 ayda gıda fiyatlarında yüzde 12.7 yükseliş görüldüğünün altı çizildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borç yapılandırma bayramdan sonra&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Ergün, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak, bayramdan önce bütün çalışmaların bitirilmiş olacağını söyledi. &lt;br /&gt;ANKARA - Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak, bayramdan önce bütün çalışmaların bitirilmiş olacağını ve bayramdan sonra çalışmanın Parlamento gündemine gelerek, yasalaşacağını bildirdi. &lt;br /&gt;Ergün, bir televizyon kanalında katıldığı programda, bu konunun konuşulmaya başlamasıyla kapsamın vergi ve sigorta primlerinin yeniden yapılandırılmasıyla kalmadığını, bütün kamu alacakları ile ilgili bir yapılandırmaya dönüştüğünü söyledi ve geniş kapsamlı bir yeniden yapılandırma paketinin çıkacağını belirtti. &lt;br /&gt;Bakan Ergün, bu kapsamda, 50 milyar liralık bir gelir elde edilebileceğini ve öyle bir potansiyelin bulunduğunu da kaydetti. &lt;br /&gt;Ekonomik kriz sürecinden geçildiğini ve krizin Türkiye'deki etkilerinin daha çok psikolojik olduğunu anlatan Ergün, Türkiye'nin krizden en hızlı çıkan ülkelerden bir tanesi olduğuna işaret etti. Krizin yüklerini gelecekte de taşınmaması adına bu tür yapılandırmaların son derece faydalı olacağını vurgulayan Ergün, "Bir beyaz sayfa açılmış olacak. Kriz sonrası dönemde evet bizim işimiz düzgün gidiyordu, borcumuzu ödeyecektik ama çeşitli nedenlerden dolayı ödeme yemedik diyen insanlar için çok önemli bir fırsat. Onlar için fırsat olduğu gibi kamu da birtakım alacaklarını tahsil etmiş olacak. Alacakları orada sürekli olarak bir yığın halinde durmayacak" diye konuştu.  &lt;br /&gt;Elde edilecek kaynağın nasıl kullanılacağına ilişkin soru üzerine de Ergün, Türkiye'nin kaynak kullanımında birkaç konuyu birden ele alması gerektiğini ifade ederek, bunlardan birinin borç konusu olduğunu söyledi. &lt;br /&gt;Bakan Ergün, kamu borç stokunun minimum düzeye indirilmesi gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;"Elimize bir fırsat geçtiği zaman ilk yapmamız gereken işlerden biri kamu borçlarının daha makul bir seviyeye indirmek. Çünkü bunun bütçe üzerindeki yükleri, faiz üzerindeki yükleri çok ileri boyutlara ulaşabiliyor. &lt;br /&gt;İkincisi yatırımları aksatmamak ve yatırım alanını mümkün olduğu kadar genişletmek. Türkiye'nin hala ciddi alt yapı yatırımlarına ihtiyacı var. Ulaşımda, enerjide, eğitimde, sağlıkta yatırıma ihtiyacı var. Bunlar içinde finansmana ihtiyaç var. Tahsilat, kendi öz kaynaklarımızdan borçları ve yatırımları karşılama imkanını sunmuş oluyor. &lt;br /&gt;Buradan 50 milyar liralık tahsilat olursa hem bazı sosyal harcamalar, hem bazı yatırımlar hem de borçların azaltılması için dengeli bir şekilde kullanılmış olacak."&lt;br /&gt;"KOBİ kredilerinde aşırı ısınma yok"&lt;br /&gt;"Türkiye'de ekonomi aşırı ısınıyor" yorumlarının hatırlatılması üzerine de Ergün, tüketici ve KOBİ kredilerinde çok önemli bir genişlemenin olduğunu ancak bunları aşırı ısınma diye yorumlamak için henüz erken olduğunu söyledi. Aşırı ısınma olursa ekonomide soğutucu tedbirlerin de bulunduğunu anlatan Ergün, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;"Ama ne aşırı, ne aşırı değil ayak üstü konuşulacak bir şey değil. İşleyişi görmek lazım, etkisini görmek lazım. Rakamlar ekonominin kredi hacminin genişlemesi, tüketici, KOBİ kredilerinde genişleme olunca ekonomi ısınır, hemen buz koyalım soğutalım bunlar için acele etmemek lazım. Konuyu yakından takip etmek lazım. Tabii ki aşırı ısınmaya da neden olmaması lazım. Ateşin yükselmesi de sağlıklı şeyler değil. Bunlar yakından takip ediliyor. Şu anda bir aşırı ısınmadan, Türkiye ekonominin ateşinin yükselmesinden söz edemeyiz. Bugün itibariyle normal seyrediyor. Zaten kredi hacminin genişlemesi gerekiyor tüketici kredilerinin artması gerekiyor, sektörlerde üretimi karşılayabildiği sürece çok fazla bir problem olmayacaktır. KOBİ'ler aldığı kredileri yatırıma dönüştürdüğü sürece önemli bir sorun olmayacaktır." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SPK'dan Galatasaray'a para cezası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sermaye Piyasası Kurulu, gerekli özel durum açıklamalarını yapmayan Galatasaray Sportif AŞ'ye para cezası verdi. &lt;br /&gt;ANKARA - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'ye, alacaklarının tahsili konusunda gerekli özel durum açıklamaları yapmadığı gerekçesiyle para cezası uygulanmasına karar verdi.&lt;br /&gt;SPK'nın haftalık bültenine göre, Net Holding A.Ş.'nin 500.000.000 liralık kayıtlı sermaye tavanı içinde 338.442.000 lira olan çıkarılmış sermayesinin ilan edilen ''Halka Açık Anonim Ortaklıkların Fon Çıkışı Gerektirmeyen Sermaye Azaltımı İşlemlerinde Uyulacak İlke ve Esaslar'' duyurusu kapsamında 129.442.000 lira azaltılarak 209.000.000 liraya indirilmesi ve bu çerçevede esas sözleşmesinin 4, 8 ve 9'uncu maddelerinin tadili ile Geçici 1 ve 2'nci maddelerinin kaldırılmasına uygun görüş verilmesi talebine ilişkin olarak; Holding'in A ve B grubu paylarının itfası suretiyle çıkarılmış sermayesinin 338.442.000 liradan 209.000.000 liraya indirilmesi talebinin olumlu karşılanmasına ve sermaye azaltımına konu 129.442.000 lira nominal değerli Holding paylarının Kurul kaydından çıkarılmasına karar verildi.&lt;br /&gt;Kurul, yapılacak sermaye azaltımı nedeniyle Holding esas sözleşmesinin ''Uğraşı Konusu'' başlıklı 4'üncü, ''Şirketin Sermayesi'' başlıklı 8'inci ve ''Pay Senetleri ve Sermaye Piyasası Araçları'' başlıklı 9'uncu maddelerinin tadili ile ''İlk İdare Meclisi'' başlıklı Geçici 1'inci madde ve ''İlk Murakıp'' başlıklı Geçici 2'nci maddelerinin kaldırılmasına uygun görüş verilmesi talebini olumlu karşıladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SPK, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'nin, Galatasaray Spor Kulübü Derneğinden olan alacakları konusunda Kurul kararında belirtilen kriterlere uymaması, Galatasaray Spor Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş.'nin kendisine olan borçlarına karşılık Galatasaray Profesyonel A Takımı ve Futbol Akademisini devralması nedeniyle hazırlanan değerleme raporunda kullanılan varsayımlar ve rapor hakkında herhangi bir özel durum açıklaması yapmaması ve bu işlemler hakkında genel kurula bilgi vermemesi nedeniyle Sermaye Piyasası Kanunu'nun istenen savunmasının değerlendirilmesi sonucunda; şirket hakkında toplam olarak 131.634 lira tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.&lt;br /&gt;Söz konusu idari para cezasına ilişkin olarak yapılacak ilk olağan genel kurul toplantısında ortaklara bilgi verilmesi gerektiği hususunda şirketin bilgilendirilmesine, şirketin kulüpten olan alacakları ile ilgili olarak Kurulun kararına uyum sağlanması ve söz konusu karara uyum sağlanması için gerçekleştirilmesi planlanan işlemlerin özel durum açıklaması yapmak suretiyle kamuya açıklanması için konuya ilişkin Kurul kararının şirkete tebliğinden itibaren şirkete bir aylık ilave süre tanınmasına ve anılan sürenin dolmasını müteakip Kurul kararına uyum konusunda gerekli işlemlerin yapılmaması durumunda şirket ve şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında yeniden idari yaptırım uygulanabileceği konusunda şirketin ve yönetim kurulu üyelerinin bilgilendirilmesi kararlaştırıldı.&lt;br /&gt;Kurul, Trabzonspor Sportif Yatırım ve Ticaret A.Ş.'nin ilişkili taraflardan olan alacakları konusunda kurul kararında belirtilen kriterlere belirtilen sürede uyulmaması nedeniyle şirketten ve savunma isteme tarihi itibariyle şirkette görev yapan yönetim kurulu üyelerinden SPK'nın 47/A maddesi çerçevesinde alınan savunmaların değerlendirilmesi sonucunda; şirketin yönetim kurulu üyeleri Sadri Şener, Coşkun Çebi, Hasan Yener, Mahmut Aksu ve savunma isteme tarihi itibariyle şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta olan Hayrettin Hacısalihoğlu'nun herbiri hakkında ayrı ayrı olmak üzere, 2010 yılı için yasal üst sınır olan 114.464 lira tutarında idari para cezası uygulanması yönünde karar aldı.&lt;br /&gt;Kurul, şirketin Trabzonspor Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş.'den olan alacakları ile ilgili olarak kurul kararına uyum sağlanması ve söz konusu karara uyum sağlanması için gerçekleştirilmesi planlanan işlemlerin özel durum açıklaması yapmak suretiyle kamuya açıklanması için, konuya ilişkin Kurul kararının şirkete tebliğinden itibaren şirkete yeniden bir aylık ilave süre tanınmasına ve anılan sürenin dolmasını müteakip Kurul Kararına uyum konusunda gerekli işlemlerin yapılmaması durumunda şirket ve/veya şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında yeniden idari yaptırım uygulanabileceği konusunda şirketin ve yönetim kurulu üyelerinin bilgilendirilmesini kararlaştırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurulun kararının gereğini yerine getirmeyen yönetim kurulu üyelerinin pay sahiplerine karşı sorumlu olduğunun, sorumluluğun şartları mevcut ise pay sahiplerinin zararlarını yönetim kurulu üyelerinden talep edebileceği hususunun Kamuyu Aydınlatma Platformunda ilan edilmesi suretiyle ortakların bilgilendirilmesine karar veren kurul, şirketin borçlanmasına ilişkin sınırları düzenleyen ana sözleşmesinin 33'üncü maddesine uyumu için şirkete bir aylık süre tanınmasına, şirket tarafından söz konusu sürede gerekli işlemlerin yapılmaması durumunda bu durumun hukuka aykırılığının tespiti için kurulca dava açılabileceği hususunda şirketin bilgilendirilmesi yönünde karar aldı.&lt;br /&gt;Kurulun ''Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar Tebliği''ne aykırı olarak yönetim kurulu üyesi Hayrettin Hacısalihoğlu'nun şirketteki görevinden istifa etmesi ile anılan kişi yerine Atıf Ömürden Yavuz'un atanması ile ilgili olarak gerekli özel durum açıklamalarını yapmayan şirketin kurulun özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin düzenlemelerine uyum konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermesi hususunda uyarılması kararlaştırıldı.&lt;br /&gt;Halka arzlar &lt;br /&gt;SPK, Finansbank A.Ş. Koruma Amaçlı Şemsiye Fonu'na Bağlı B Tipi yüzde 100 Anapara Koruma Amaçlı Dokuzuncu Alt Fonu'nun birinci ihraç katılma paylarının halka arzına ilişkin talebini olumlu karşıladı.&lt;br /&gt;HSBC Bank A.Ş. Koruma Amaçlı Şemsiye Fonu'na Bağlı B Tipi yüzde 100 Anapara Koruma Amaçlı Onikinci Alt Fonu'nun birinci ihraç katılma paylarının halka arzına ilişkin talebini olumlu karşılayan kurul, Türkiye İş Bankası A.Ş. Koruma Amaçlı Şemsiye Fonu'na bağlı ''B Tipi yüzde 100 Anapara Koruma Amaçlı Yirmibirinci Alt Fon''un birinci ihraç katılma paylarının halka arzına ilişkin talebini olumlu karşıladı.&lt;br /&gt;Kurul, Özderici Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de halen yüzde 31,03 oranında pay sahibi konumunda bulunan Özderici Holding A.Ş.'nin; şirketin artırılması kararlaştırılan sermayesine tekabül eden payların, mevcut yatırımcılarca rüçhan hakları kullanıldıktan ve kalan paylar halka arz edildikten sonra tam ve nakden ödemek suretiyle satın alınmayan kısmını, halka arz için saptanan sürenin bitimini takip eden 3 gün içinde, Borsadaki halka arz süresinin sonundaki 3 işlem gününde Borsa birinci el pazarında gerçekleşen günlük ağırlıklı ortalama fiyatların aritmetik ortalaması üzerinden satın almayı ve satın alacağı paylar ile şirketin mevcut sermayesini temsil eden paylarından mülkiyetinde bulunanları, şirketin sermaye artırımı nedeniyle ihraç edilecek payların Kurul kaydına alındığı tarihten itibaren 1 yıl süreyle İMKB'de satmamayı beyan ve taahhüt etmiş olduğu da dikkate alınarak; şirketin 100.000.000 lira kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, 25.800.000 lira olan çıkarılmış sermayesini tamamı nakden olmak üzere 74.200.000 lira artırmak suretiyle 100.000.000 liraya yükseltmesi nedeniyle artırılacak 74.200.000 liralık sermayeyi temsilen ihraç edilecek paylarının Kurul kaydına alınmasına ilişkin talebini olumlu karşıladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurul, ayrıca şirketin yeni pay alma hakkı kullanım süresinin başladığı günü takip eden aydan başlamak üzere izleyen her ayın en geç üçüncü işgünü sonuna kadar, sermaye artırımından elde ettiği fonu ne şekilde kullandığına dair Tebliğ hükümleri çerçevesinde söz konusu fon tükeninceye kadar özel durum açıklaması yapması gerektiği hususunda bilgilendirilmesine karar verdi.&lt;br /&gt;Suç duyuruları ve para cezaları&lt;br /&gt;Taksim Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Taksim) hisse senedinde 17.09.2007-19.09.2007 döneminde gerçekleşen işlemlerin incelenmesi sonucunda; 17.09.2007-19.09.2007 döneminde Taksim hisse senedinde gerçekleştirilen kurulun ilgili maddelerinde tanımlanan suçun unsurlarını içeren fiilleri nedeniyle Ahmet Yıldırım, Mechur Çolak, Hasan Ütebay, Fevzi Şahin, Eyyüp Karaca, Adem Gizir, Ahmet Hür ve Mehmet Zeki Erdem hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.&lt;br /&gt;Bisaş Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Bisaş) hisse senedinde 22.06.2007-28.09.2007 döneminde gerçekleşen işlemlerin incelenmesi sonucunda; 22.06.2007 – 28.09.2007 döneminde Bisaş hisse senedinde gerçekleştirilen kurulun ilgili maddelerinde tanımlanan suçun unsurlarını içeren fiilleri nedeniyle Ahmet Yıldırım, Mechur Çolak, Hasan Ütebay, Fevzi Şahin, Hasan Hayri Şengür, Ali Ferda İlker, Mustafa Reşit Güçerdem, İbrahim Güven, Eyyüp Koca ve Mehmet Zeki Erdem hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı.&lt;br /&gt;Escort Computer Elektronik San. ve Tic. A.Ş. nezdinde Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yapılan inceleme sonucunda; 2007 yılına ilişkin muhasebe kayıtlarında tespit edilen hususlar nedeniyle şirket eski Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Özer, Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Kumru, Mali İşler Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Şengül Nükhet Kocameşe ve Satış Pazarlama Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Çoruh hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazine 200 milyon liralık geri alım yapacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Ocak 2011 itfa tarihli senedin geri alım ihalesinde net 200 milyon TL'lik azami geri alım yapılacak. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Hazine Müsteşarlığı, 12 Ocak 2011 itfa tarihli TRT120111T10 ISIN kondu senedin geri alım ihalesinde net 200 milyon TL'lik azami geri alım yapacak. &lt;br /&gt;Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamada, 12 Ocak 2011 itfa tarihli TRT120111T10 ISIN kondu senedin geri alım ihalesinin yarın yapılacağını bildirdi.&lt;br /&gt;Açıklamaya göre, 5 Kasım valörlü tahvilin ihalesinde geri alım azami miktarı net 200 milyon TL olacak. İhalede oluşan fiyatın piyasa koşullarını yansıtmaması durumunda azami tutardan daha düşük miktarda geri alım yapılabileceği gibi, geri alım yapılmaması da Hazine Müsteşarlığı'nın takdirinde olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 ayda 23 milyon turist geldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'ye Ocak-Eylül döneminde gelen turist sayısı yüzde 5.98 arttı. &lt;br /&gt;ANKARA - Türkiye'ye Ocak-Eylül döneminde gelen turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.98 artarak, 23 milyon 135 bin 201'e ulaştı.&lt;br /&gt;Almanya yüzde 14.56'lık dilimle en çok turist gönderen ülke olurken, Rusya Federasyonu yüzde 12.18 ile ikinci sırada, İngiltere yüzde 10'la üçüncü sırada yer aldı. &lt;br /&gt;Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın internet sitesinden derlenen bilgiye göre, 2010 yılı Ocak-Eylül döneminde Türkiye'yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5.98 artış göstererek 23 milyon 135 bin 201 oldu.&lt;br /&gt;Bu dönemde gelen yabancı ziyaretçilerin 234 bin 720'sini (yüzde 6.73) günübirlikçiler oluşturdu.  Türkiye'ye en fazla ziyaretçi gönderen ülkeler sırasıyla Almanya (yüzde 14.56), Rusya (yüzde 12.18), İngiltere (yüzde 10.00), İran (yüzde 6.40), Bulgaristan (yüzde 4.59), Hollanda (yüzde 3.80), Gürcistan (yüzde 3.50), Fransa (yüzde 3.26), Suriye (yüzde 2.86), İtalya (2.32) oldu. &lt;br /&gt;Ocak-Eylül döneminde Almanya'dan 3 milyon 367 bin 586, Rusya'dan 2 milyon 818 bin 63, İngiltere'den 2 milyon 314 bin 503, İran'dan 1 milyon 481 bin 590 kişi Türkiye'ye geldi.&lt;br /&gt;Yılın 9 ayında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilerin en çok giriş yaptıkları sınır kapılarının bağlı olduğu iller sıralamasında Antalya birinci, İstanbul ikinci, Muğla üçüncü sırada yer aldı.&lt;br /&gt;Ocak-Eylül döneminde 7 milyon 916 bin 587 kişi Akdeniz, 5 milyon 224 bin 003 turist Marmara, 2 milyon 669 bin 745 ziyaretçi Ege bölgesini tercih etti.&lt;br /&gt;Ulaşım yoluna göre Türkiye'ye giriş yapan turistlerin 20 milyon 698 bin 812'si havayolu, 8 milyon 599 bin 801'i karayolu, 57 bin 910 ise demiryolu kullandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkbank, anapara korumalı fon için talep topluyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B tipi yüzde 100 anapara koruma amaçlı iki alt fon için bugünden itibaren 10 Kasım 2010 tarihine kadar talep toplanacak. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Halkbank, B tipi yüzde 100 anapara koruma amaçlı iki alt fonunu piyasaya sürdüğünü duyurdu.&lt;br /&gt;Halkbank'tan yapılan açıklamada, yatırımcının tercihine göre ABD dolar kurunun (USD/TL) veya altının ABD doları cinsinden ons fiyatının (XAUUSD) yükselmesinden getiri sağlamayı hedefleyen alt fonlar için bugünden itibaren 10 Kasım 2010 tarihine kadar Halkbank şubelerinden talep toplanacağı belirtildi. &lt;br /&gt;Başlangıçtaki yatırım tutarının bir kısmı ile getirisi belirlenmiş Hazine Bonosu, Devlet Tahvili alınacağından, fon sahiplerinin yatırım araçlarındaki değer kaybından etkilenmeyerek anaparaları için koruma sağlayabilecekleri dile getirilen açıklamada, minimum fon alış tutarının 3 bin TL olarak belirlendiği kaydedildi.&lt;br /&gt;Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru, fonla ilgili yaptığı açıklamada şunları ifade etti:&lt;br /&gt;"Yüzde 100 anapara koruma amaçlı fonlar, düşük faiz ortamında yatırımcılar için alternatif bir getiri imkanı sağlayacak. Anaparasını kaybetmekten endişe duyan, ancak fiyatları piyasa koşullarında dalgalanma gösteren altın, döviz, hisse senedi vb. yatırım araçlarından sağlanabilecek getirilerden de mahrum kalmak istemeyen yatırımcılar bu fonu güvenle tercih edeceklerdir. &lt;br /&gt;Bu tür anapara korumalı yatırım fonlarının ihracına yatırımcı ihtiyaçları paralelinde devam edeceğiz. Bu tür anapara korumalı fonların en önemli ayırt edici özelliği, başlangıçta belirli bir vade ile ihraç edilmeleri. Bizim fonlarımızda altın yaklaşık olarak 9 ay, ABD doları ise 6 ay vadelidir. Uzman ve tecrübeli fon yönetimimiz sayesinde müşterilerimize sunduğumuz güvenli yatırım imkanının büyük ilgi göreceğine inanıyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti'nin hisse satımı İspanyol basınında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanyol basını, "BBVA ve Doğuş, karşılıklı anlayış göstermeye mahkumlar" dedi. &lt;br /&gt;MADRİD - İspanyol basını, Banco Bilbao Vizcaya Argentria'nın (BBVA) Garanti Bankası'nın yüzde 24,9'unu satın alarak, Doğuş Grubu ile yapacağı ortaklığa bugün geniş yer ayırırken, "BBVA ve Doğuş, karşılıklı anlayış göstermeye mahkumlar" yorumu yapıldı.&lt;br /&gt;İspanya'nın yüksek tirajlı sol görüşlü gazetesi El Pais, "Garanti Bankası'ndaki alımın başarısı, Garanti'nin yönetimdeki iyi bir uyumundan geçiyor" ifadesini kullanırken, Meksika, Peru, Şili'de de yerel ortaklarla çalışan BBVA'nın Doğuş ile yaptığı ortaklığa güvendiği kaydedildi.&lt;br /&gt;BBVA yetkililerine göre bu operasyonun gerçekleştirilmesinde "ikna etme gücünün anahtar olduğu" vurgulanırken, herkesin merak ettiği sorunun BBVA'nın Garanti Bankası'nın kontrolünü ele geçirip geçirmeyeceği olduğu ifade edildi. &lt;br /&gt;El Pais, BBVA ve Doğuş arasındaki anlaşmayı şu şekilde değerlendirdi: "İlk 5 yıl yönetim Türklerde olacak. Ama kilit konulardaki kararlarda BBVA'nın desteğine ihtiyaç duyacaklar. Türkler eğer bu süre içerisinde hisselerini satmak isterlerse ilk satın alma hakkı BBVA'nın olacak. 5 yılın sonunda kararı BBVA verecek. BBVA sadece sermayenin yüzde 1'ini alarak kontrolü ele geçirebilecek ama her türlü halde önemli konularda Türklerle müzakere etmek zorunda kalacak".&lt;br /&gt;BBVA Başkanı Francisco Gonzalez'in "Garanti Bankası'nın yönetim kontrolünü alacak mısınız?" sorusuna "Mantıklısı bu olur" diye cevap verdiği belirtilirken, buna rağmen "Herşey Garanti'ye, BBVA'ya ve dünyadaki duruma bağlı. Şu anda bunu söylemek imkansız" diye de eklediği vurgulandı. &lt;br /&gt;Öte yandan ekonomi gazetelerinden "Cinco dias", BBVA'nın kriz ortamında gelişmekte olan Asya ülkelerine yoğunlaştığına dikkat çekerek, ilk Çin'deki Citic bankasının yüzde 15'ini alan BBVA'nın şimdi de gözünü Türkiye'ye diktiğini yazdı. &lt;br /&gt;Gazete, BBVA'nın ilk 5 yılın sonunda Garanti Bankası'ndaki payını yüzde 1 artırarak kontrolü elinde tutma opsiyonunun yanısıra Garanti Bankası'nın yüzde 100'ünün alınması için aleni pay alım teklifi sunma olasılığını da göz ardı etmediğini savundu. BBVA Başkanı Gonzalez'in ise en azından kısa vadede aleni pay alım teklifi sunulmayacağını söylediği vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizbank, 20 milyon dolar kredi aldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizbank, JBIC ile5 yıl vadeli kredi sözleşmesi imzaladı &lt;br /&gt;İSTANBUL - Denizbank, Japon İşbirliği Bankası (JBIC) ile, Ekonomik Büyüme ve Çevre Koruma Projeleri Küresel Aksiyon Programı (GREEN) kapsamında, 20 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli kredi sözleşmesi imzaladı.&lt;br /&gt;Denizbank'ın, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, "Denizbank, Japon İşbirliği Bankası (JBIC) ile, Ekonomik Büyüme ve Çevre Koruma Projeleri Küresel Aksiyon Programı (GREEN) kapsamında, 20 milyon dolar tutarında 5 yıl vadeli kredi sözleşmesi imzalamıştır. JBIC'ten sağlanan kredi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarında faaliyet gösteren KOBİ'lerin kullanımına sunulacaktır" denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ICBC gözünü Güneydoğu Asya'ya dikti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jiang, "Güneydoğu Asya, sunduğu büyüme potansiyeli ile bizim odak noktamızda" diye konuştu. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Dünyanın piyasa değeri açısından en büyük bankası olan Çin Sanayi ve Ticaret Bankası (ICBC), gözünü Güneydoğu Asya'ya dikti. ICBC Başkanı Jiang Jianqing, Bangkok'ta katıldığı bir konferansta hali hazırda faaliyet göstermedikleri Güneydoğu Asya ülkelerinde satın almalar yapmak istediklerini söyledi. &lt;br /&gt;Jiang, "Güneydoğu Asya, sunduğu büyüme potansiyeli ile bizim odak noktamızda" diye konuştu. &lt;br /&gt;ICBC, Güneydoğu Asya ülkelerinin beşinde faaliyet gösteriyor. ICBC, gevçen yıl Tayland'da küçük ölçekli bir banka olan ACL Bank'ı 550 milyon Dolar karşılığında satın almıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trakya Cam'dan Mısır'a yeni yatırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saint Gobain Glass Egypt (SGGE) Düzcam Fabrikası bugün Mısır-Ain El Sokhna'da törenle açtı. &lt;br /&gt;İSTANBUL - Trakya Cam Sanayi A.Ş'nin ortak olduğu düzcam fabrikası Mısır'da açıldı.&lt;br /&gt;Trakya Cam Sanayi'nin, Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, Şişecam ve Saint-Gobain'in Mısır ve Rusya'da düzcam faaliyetlerini ortaklaşa geliştirme kararı doğrultusunda Trakya Cam'ın yüzde 14,87 oranında iştirak ettiği Saint Gobain Glass Egypt (SGGE) Düzcam Fabrikası'nın bugün Mısır-Ain El Sokhna'da törenle açıldığı belirtildi. &lt;br /&gt;Açıklamada, Trakya Cam'ın, gerçekleştirdiği bu ortaklık yatırımıyla Türkiye ve Bulgaristan'dan sonra Mısır'da da yerel üretici konumuna geldiği ve düzcam alanındaki bölgesel büyüme iddiasına yönelik önemli bir adım atıldığı kaydedildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fed, faiz oranlarını değiştirmedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Merkez Bankası Federal Reserve gösterge faiz oranlarını değiştirmeyerek yüzde 0 ila 0.25 aralığında bıraktı. &lt;br /&gt;WASHINGTON - Fed'in Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından yapılan açıklamada fazi oranlarının değiştirilmemesi kararının 1'e karşı 10 oyla alındığı ve karara karşı üyenin Hoeing olduğu belirtildi. &lt;br /&gt;İskonto faizlerini de değiştirmeyerek yüzde 0.75 seviyesinde bırakan Fed, ekonomiyi canlandırmak için ABD Hazine Tahvillerinin alınacağını açıkladı. Buna ek olarak 2011 yılının ikinci çeyreğinin sonuna kadar 600 milyar dolar tutarında Uzun dönemli ABD Hazine Tahvili alınacağı vurgulandı ve yeni alımların aylık ortalama 75 milyar dolar seviyesinde olabileceği ifade edildi. &lt;br /&gt;Konut kredisine endeksli yatırım araçlarının da alınmaya devam edeceğini belirten Fed, alınacak Hazine Tahvillerinin vadelerinin ise 1,5 ila 30 yıl arasında değişen tahvillerden seçileceğini belirtti. &lt;br /&gt;Üretim ve istihdamdaki toparlanmanın halen çok yavaş olmaya devam ettiğine dikkat çeken Fed, son derece düşük seviyelerdeki faiz oranlarının uzun bir süre daha devam edeceğini öngördü. Buna ek olarak TÜFE ve Çekirdek TÜFE'nin hayal kırıklığı yaratacak derecede düşük seyrettiği vurgulandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENFLASYON RAKAMLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enflasyon Tablosu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYLIK VE YILLIK ENFLASYON ORANLARI &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;TÜFE       ÜFE    &lt;br /&gt;2010 YILI        2010 YILI     &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK   AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 1.85% 8.19%   Ocak 0.58% 6.30%&lt;br /&gt;Şubat 1.45% 10.13%   Şubat 1.66%  6.82%&lt;br /&gt;Mart  0.58%  9.56%   Mart  1.94%  8.58%&lt;br /&gt;Nisan  0.60%  10.19%   Nisan  2.35%  10.42%&lt;br /&gt;Mayıs (-)0.36%  9.10%   Mayıs (-)1.15%  9.21%&lt;br /&gt;Haziran         (-)0.56%  8.37%   Haziran  (-)0.50%  7.64%&lt;br /&gt;Temmuz  (-)0.48%  7.58%   Temmuz  (-)0.16%  8.24%&lt;br /&gt;Ağustos  0.40%  8.33%   Ağustos  1.15%  9.03%&lt;br /&gt;Eylül  1.23%  9.24%   Eylül  0.51%  8.91%&lt;br /&gt;Ekim  1.83%  8.62%   Ekim  1.21%  9.92%&lt;br /&gt;Kasım       Kasım    &lt;br /&gt;Aralık       Aralık    &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;TÜFE    ÜFE  &lt;br /&gt;2009 YILI     2009 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 0.29% 9.50%  Ocak 0.23% 7.90%&lt;br /&gt;Şubat -0.34% 7.73%  Şubat 1.17% 6.43%&lt;br /&gt;Mart 1.10% 7.89%  Mart 0.29% 3.46%&lt;br /&gt;Nisan 0.02% 6.13%  Nisan 0.65% (-)0.35%&lt;br /&gt;Mayıs 0.64% 5.24%  Mayıs (-)0.05% (-)2.46%&lt;br /&gt;Haziran 0.11% 5.73%  Haziran 0.94% (-)1.86%&lt;br /&gt;Temmuz 0.25% 5.39%  Temmuz (-)0.71% (-)3.75%&lt;br /&gt;Ağustos (-)0.3% 5.33%  Ağustos 0.42% (-)1.04%&lt;br /&gt;Eylül 0.39% 5.27%  Eylül 0.62% 0.47%&lt;br /&gt;Ekim 2.41% 5.08%  Ekim 0.28% 0.19%&lt;br /&gt;Kasım 1.27% 5.53%  Kasım 1.29% 1.51%&lt;br /&gt;Aralık 0.53% 6.53%  Aralık 0.66% 5.93%&lt;br /&gt;TÜFE    ÜFE  &lt;br /&gt;2008 YILI     2008 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 0.80% 8.17%  Ocak 0.42% 6.44%&lt;br /&gt;Şubat 1.29% 9.10%  Şubat 2.56% 8.15%&lt;br /&gt;Mart 0.96% 9.15%  Mart 3.17% 10.50%&lt;br /&gt;Nisan 1.68% 9.66%  Nisan 4.15% 14.56%&lt;br /&gt;Mayıs 1.49% 10.74%  Mayıs 2.12% 16.83%&lt;br /&gt;Haziran (-)0.36% 10.61%  Haziran 0.32% 17.03%&lt;br /&gt;Temmuz 0.58% 12.06%  Temmuz 1.25% 18.41%&lt;br /&gt;Ağustos (-)0.24% 11.77%  Ağustos (-)2.34% 14.67%&lt;br /&gt;Eylül 0.45 % 11.13%  Eylül (-)0.90% 12.49%&lt;br /&gt;Ekim 2.60 % 11.99 %  Ekim 0.57% 13.29%&lt;br /&gt;Kasım 0.83 % 10.76%  Kasım (-)0.03% 12.25%&lt;br /&gt;Aralık (-)0.41% 10.06%  Aralık (-)3.54% 8.11%&lt;br /&gt;TÜFE    ÜFE(TEFE)   &lt;br /&gt;2007 YILI     2007 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 1,00% 9,93%  Ocak (-)0,05% 9,37%&lt;br /&gt;Şubat 0.43% 10.16%  Şubat 0.95% 10.13%&lt;br /&gt;Mart 0.92% 10.86  Mart 0.97% 10.92%&lt;br /&gt;Nisan 1.21% 10.72%  Nisan 0.80% 9.68%&lt;br /&gt;Mayıs 0.50% 9.23%  Mayıs 0.39% 7.14%&lt;br /&gt;Haziran (-)0.24% 8.60%  Haziran (-)0.11% 2.89%&lt;br /&gt;Temmuz (-)0.73% 6.90%  Temmuz 0.06% 2.08%&lt;br /&gt;Ağustos 0.02% 7.39%  Ağustos 0.85% 3.72%&lt;br /&gt;Eylül 1.03%  7.12%   Eylül 1.02%  5.02% &lt;br /&gt;Ekim 1.81% 7.70%   Ekim (-)0.13% 4.41%&lt;br /&gt;Kasım 1.95% 8.40%  Kasım 0.89% 5.65%&lt;br /&gt;Aralık 0.22% 8.39%  Aralık 0.15% 5.94%&lt;br /&gt;TÜFE    ÜFE(TEFE)   &lt;br /&gt;2006 YILI     2006 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 0,75% 7,93%  Ocak 1,96% 5,11%&lt;br /&gt;Şubat 0,22% 8,15%  Şubat 0,26% 5,26%&lt;br /&gt;Mart 0,27% 8,16%  Mart 0,25% 4,21%&lt;br /&gt;Nisan 1.34% 8.83%  Nisan 1.94% 4.96%&lt;br /&gt;Mayıs 1.88% 9.86%  Mayıs 2.77% 7.66%&lt;br /&gt;Haziran 0.34% 10.12%  Haziran 4.02% 12.52%&lt;br /&gt;Temmuz 0.86% 11.69%  Temmuz 0.85% 14.34%&lt;br /&gt;Ağustos (-)0.44% 10.26%  Ağustos (-)0.75% 12.32%&lt;br /&gt;Eylül 1.29%  10.55%   Eylül (-)0.23%  11.19% &lt;br /&gt;Ekim 1.27% 9.98%  Ekim 0.45% 10.94%&lt;br /&gt;Kasım 1.29%  9.86%   Kasım (-)0.29%  11.67% &lt;br /&gt;Aralık 0.23%  9.65%   Aralık (-)0.12%  11.58% &lt;br /&gt;TÜFE    ÜFE(TEFE)   &lt;br /&gt;2005 YILI     2005 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 0,55% 9,23%  Ocak -0,41% 10,70%&lt;br /&gt;Şubat 0,02% 8,69%  Şubat 0,11% 10,58%&lt;br /&gt;Mart 0,26% 7,94%  Mart 1,26% 11,33%&lt;br /&gt;Nisan 0,71% 8,18%  Nisan 1,21% 10,17%&lt;br /&gt;Mayıs 0,92% 8,70%  Mayıs 0,20% 5,59%&lt;br /&gt;Haziran 0,10% 8,95%  Haziran -0,48% 4,25%&lt;br /&gt;Temmuz -0,57% 7,82%  Temmuz -0,74% 4,26%&lt;br /&gt;Ağustos 0,85% 7.91%  Ağustos 1.04% 4.32%&lt;br /&gt;Eylül 1.02%  7.99%   Eylül 0.78%  4.38% &lt;br /&gt;Ekim 1.79%  7.52%   Ekim 0.68%  2.57% &lt;br /&gt;Kasım 1.40%  7.61%   Kasım -0.95%  1.60% &lt;br /&gt;Aralık 0.42%  7.72%   Aralık -0.04%  2.66% &lt;br /&gt;TÜFE    TEFE  &lt;br /&gt;2004 YILI     2004 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 0,70% 16,20%  Ocak 2,60% 10,80%&lt;br /&gt;Şubat 0,55% 14,28%  Şubat 1,64% 9,14%&lt;br /&gt;Mart 0,89% 11,83%  Mart 2,10% 7,97%&lt;br /&gt;Nisan 0,59% 10,18%  Nisan 2,65% 8,91%&lt;br /&gt;Mayıs 0,38% 8,88%  Mayıs -0,03% 9,56%&lt;br /&gt;Haziran -0,13% 8,90%  Haziran -1,05% 10,53%&lt;br /&gt;Temmuz 0,22% 9,57%  Temmuz -1,52% 9,44%&lt;br /&gt;Ağustos 0,58% 10,04%  Ağustos 0,79% 10,52%&lt;br /&gt;Eylül 0,94% 9,00%  Eylül 1,85% 12,50%&lt;br /&gt;Ekim 2,22% 9,86%  Ekim 3,23% 15,48%&lt;br /&gt;Kasım 1,54% 9.79%  Kasım 0.75% 14.4%&lt;br /&gt;Aralık 0,45% 9,32%  Aralık 0,13% 13,84%&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;TÜFE    TEFE  &lt;br /&gt;2003 YILI     2003 YILI   &lt;br /&gt;AY AYLIK YILLIK  AY AYLIK YILLIK&lt;br /&gt;Ocak 2,60% 26,40%  Ocak 5,60% 32,60%&lt;br /&gt;Şubat 2,30% 27%  Şubat 3,10% 33,40%&lt;br /&gt;Mart 3,10% 29,40%  Mart 3,20% 35,20%&lt;br /&gt;Nisan 2,10% 29,50%  Nisan 1,80% 35,10%&lt;br /&gt;Mayıs 1,60% 30,70%  Mayıs -0,60% 33,70%&lt;br /&gt;Haziran -0,20% 29,80%  Haziran -1,90% 29,60%&lt;br /&gt;Temmuz -0,40% 27,40%  Temmuz -0,50% 25,60%&lt;br /&gt;Ağustos 0,20% 24,90%  Ağustos -0,20% 22,70%&lt;br /&gt;Eylül 1,90% 23%  Eylül 0,10% 19,10%&lt;br /&gt;Ekim 1,40% 20,80%  Ekim 0,60% 16,10%&lt;br /&gt;Kasım 1,60% 19,30%  Kasım 1,70% 16,20%&lt;br /&gt;Aralık 0,90% 18,40%  Aralık 0,60% 13,90%&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Freddie Mac, 4,1 milyar dolar zarar etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü çeyrekte şirket hisse başına 1,25 dolar zarar etti. &lt;br /&gt;WASHINGTON - ABD'li tutsat (mortgage) devi Freddie Mac, 4,1 milyar dolar zarar etti. &lt;br /&gt;Freddie Mac yetkililerince yapılan açıklamada, temmuz-eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte şirket hisse başına 1,25 dolar zarar ettiğini belirtilerek, Hazine Bakanlığı'ndan 100 milyon dolar ek yardım talep edeceğini ifade edildi.&lt;br /&gt;Şirket, geçen yılın aynı döneminde 6,7 milyar dolar, hisse başına 2,06 dolar zarar açıklamıştı. Freddie Mac, yılın ikinci çeyreğinde 6 milyar dolar zarar etmiş, hükümetten 1,8 milyar dolar daha yardım istemişti.&lt;br /&gt;ABD yönetiminin 2008 yılında el koyduğu tutsat devleri Fannie Mae ve Freddie Mac, ABD konut piyasasının sağlıklı işlemesi için kritik öneme sahip bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SGK borçları güncellenecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, önceki dönemlerde henüz primini yatıramamış veya yatırmamış olanların borçlarını ÜFE ya da TÜFE şartlarına göre güncelleyeceklerini bildirdi. &lt;br /&gt;Dinçer, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Konya İl Müdürlüğünü ziyaret etti. SGK İl Müdürü Özge Songül ile katları gezen Dinçer, bazı vatandaşlarla sohbet etti, onlara hizmet anlamında sorun yaşayıp yaşamadıklarını sordu. Vatandaşların bekleme, iş uzaması gibi bir sorunla karşılaşmadıklarını gözlemleyen Dinçer, daha sonra Songül'ün odasına çıkarak çalışmalar ve yenilenen kurum binası hakkında bilgi aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gazetecinin devlet kurumlarının alacaklarının yapılandırılması konusunda SGK'nın nasıl bir çalışma yapacağını sorması üzerine Dinçer, "Evet, yeniden yapılandırma kanununda SGK'nın prim alacakları yapılandırılacak. Adına yeniden yapılandırma desek de gerçekte yapılan çalışma daha önce yapılmış olan yapılandırmalardan oldukça farklı. Bunun altını çizmek istiyorum" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek seferlik yapılan bir uygulamadan çok bundan sonra takip edilecek yeni tahsilat sistemini oturtmaya çalıştıklarını anlatan Dinçer, "Yeni tahsilat sistemini oluştururken de bundan önceki birikmiş sorunları da aynı mantıkla çözeceğiz. Ana hatlarıyla yapmaya çalıştığımız şey bu" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol Ofisi, EPDK cezasını ödedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol Ofisi, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) uyguladığı para cezasını ödedi. &lt;br /&gt;Petrol Ofisi'nden Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderilen yazıda, “EPDK'nın şirketimiz aleyhine uyguladığı 29.400.000 TL tutarındaki idari para cezasının yüzde 25'lik indirimli tutarı olan 22.050.000 TL, yasal itiraz haklarımız saklı tutularak bugün ödenmiştir” denildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Vakfı’na da 4 milyarlık piyango  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğan Grubu’na yaklaşık 1.8 milyar liralık avantaj sağlaması beklenen yeniden yapılandırma yasa tasarısının, geçtiğimiz günlerde ihtiyati haciz kararı alınan Merkez Bankası Vakfı’nı da 4 milyar liralık borçtan kurtaracağı belirtildi. &lt;br /&gt;star’ın Maliye Bakanlığı kaynaklarından edindiği bilgiye göre, mevcut ödeme kolaylığı düzenlemesinde, ihtilaflı dosyalarda, vergi cezasının ve faizlerin tamamen silinmesi ve ana paranın da yarısının ödenmesi öngörülüyor. &lt;br /&gt;DOĞAN BORSADA TAVAN YAPTI &lt;br /&gt;Buna göre, Maliye’nin yaklaşık 5 milyar lira vergi cezası kestiği Merkez Bankası Vakfı da bu düzenlemeden yararlanacak. Vakfın, 5 milyar liralık borcun 2 milyar liralık kısmı anaparadan oluşuyor. Yeniden yapılandırma ile birlikte söz konusu anapara da 1 milyar liraya düşecek.  Öte &lt;br /&gt;yandan, star’da dün yer alan haberde Doğan Grubu’nun 2.5 milyar liralık vergi borcunun 650 milyon liraya düşeceği yer alması, piyasalara da bomba gibi düştü. Doğan Yayın Holding yüzde 13.57 ile dün borsada en çok artan hisse olurken diğer grup şirketlerinin hisseleri de arttı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vergi ve primden 50 milyar bekleniyor  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak, bayramdan önce bütün çalışmaların bitirilmiş olacağını ve bayramdan sonra çalışmanın Parlamento gündemine gelerek, yasalaşacağını söyledi. &lt;br /&gt;Ergün, bir televizyon kanalında katıldığı programda, 50 milyar liralık bir gelir elde edilebileceğini ve öyle bir potansiyelin bulunduğunu da kaydetti. Krizin yüklerini gelecekte de taşınmaması adına bu tür yapılandırmaların son derece faydalı olacağını vurgulayan Ergün “Bir beyaz sayfa açılmış olacak. İnsanlar için çok önemli bir fırsat” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enflasyon domatesle kızardı vergilere % 7.7 artış göründü  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enflasyon gıda ve giyim fiyatlarındaki artışın etkisiyle ekim ayında beklentileri aşarak yüzde 1.83 oldu. Yıllık bazda ise yüzde 9’un altına düştü. Gelecek yıl vergi, harç ve cezalara da yüzde 7.7 artış gündeme geldi&lt;br /&gt;Enflasyon ekim ayında domates başta olmak üzere gıda fiyatlarındaki artışın etkisiyle ocaktan bu yana aylık bazda 9 ayın zirvesine çıkarken, yıllık bazda düşüşe geçti. TÜİK’in verilerine göre TÜFE’de yüzde 1.83, ÜFE’de yüzde 1.21’lik artış görüldü. Yıllık enflasyon aylık bazdaki yükselişe rağmen TÜFE’de yüzde 8.62’ye geriledi. ÜFE’de ise yıllık enflasyon yüzde 9.92’ye yükseldi. Eylül ayında yıllık TÜFE yüzde 9.24 olmuştu. Ekim ayı enflasyonunun bir diğer önemi de gelecek yıl vergi, harç ve cezalarda uygulanan yeniden değerleme artış oranına temel esas oluşturmasıydı. TÜİK’in ekim ayı enflasyon verileri çerçevesinde vergilerin artışında kullanılacak yeniden değerleme oranı 2011 yılında  yüzde 7.71 olacak. Ekim ayında enflasyonun beklentileri aşmasındaki temel neden yüzde 4.52 olarak gerçekleşen gıda ve alkolsüz içki kalemi ile yüzde 7.63 artan giyim ve ayakkabı kaleminden geldi. Ekim ayının zam şampiyonu yüzde 112’lik artışla yine domates oldu. Onu yüzde 33.58 ile kabak, yüzde 27.72 ile bayan kazağı, yüzde 23.36 ile patates izledi. Ekim’de fiyatı en çok düşen ürün yüzde 31.14’le limon olarak belirlendi. &lt;br /&gt;YIL SONU HEDEFİNDE SORUN YOK &lt;br /&gt;Analistler TÜFE’nin ekimde beklentilerin üzerindeki artışına karşın yıllık enflasyonun gerilemeye devam ettiğini belirtirken, Merkez Bankası’nın  yakından takip ettiği ‘I’ çekirdek göstergesinde yıllık enflasyon oranının yüzde 2.50 ile tarihin en düşük seviyesine gerilemiş olması da, para  politikası tarafında değişiklik olmayacağı görüşünü teyit ettiğini düşünüyorlar. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün de mevsimsel bazı artışlar veya azalışlar olsa da 2010 yılı sonu enflasyonunda yüzde 7.5 olan hedefin tutacağına inandığını söyledi.&lt;br /&gt;2011’de en düşük Taşıt Vergisi 436 lira&lt;br /&gt;• Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından dün açıklanan ekim ayı enflasyon verileri çerçevesinde vergilerin artışında kullanılacak yeniden değerleme oranı da belli oldu. Bakanlar Kurulu, mevzuatın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanmazsa, çeşitli vergi, harç ve cezalar, yeni yılda yüzde 7.71 oranında artacak. Oran değişmezse, 1-3 yaş grubunda yeralan ve motor silindir hacmi 1.300 cm3’e kadar olan otomobillerin halen 405 lira olan motorlu taşıtlar vergisi, yılbaşında 436 liraya çıkacak. Motor silindir hacmi 1301 cm3 ile 1600 cm3 arasındaki otomobillerin vergisi de 648 liradan 697 liraya yükselecek. &lt;br /&gt;Harçların da aynı oranda zam görmesiyle birlikte 1 yıllık pasaport harcı yeni yılda 95 liradan 102,3 liraya çıkacak. B sınıfı sürücü belgesi harcı 252 lira olacak. 17 milyon dolayında vatandaşı yakından ilgilendiren emlak vergisine tabi değerler ise 2011 yılında yeniden değerleme oranının yarısı kadar artış görecek. Bu durumda, emlak vergisine tabi metre kare birim değerlerdeki artış yüzde 3.85 olacak. Buna göre, Türkiye’nin en pahalı yeri olan İstanbul Anıt Caddesi’nde metrekare birim değer 25 bin 500 liradan 26 bin 483 liraya çıkacak. Elazığ Keban’ın İstanbul’daki yalıları geride bırakan Baraj Mahallesindeki metrekare birim değer de 10 bin liradan 10 bin 385 liraya çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul ve Atina’da aynı anda alım fırsatı  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ile Atina Borsası’nda işlem gören hisselerden oluşturulan GT-30 yatırım fonu her iki borsada da işlem görmeye başladı. &lt;br /&gt;GT-30 için yapılan gong çalma törenine İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Finansinvest Genel Müdürü Zafer Onat ve Finansportföy Genel Müdürü Özgür Güneri katılırken törene Atina Borsası Başkanı Socrates Lazaridis de video konferansla bağlandı. Törende konuşan Ömer Aras, Finansbank’ın halka arzını yapacak konsorsiyumu yakında açıklayacaklarını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Notumuz yükselecek işaretlerini alıyoruz  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalya’da düzenlenen 16. Dünya Verimlilik Kongresi’ne katılan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Türkiye’nin ekonomik ikliminin düzeldiğini belirterek, ilk defa Türkiye’nin yatırım yapma reytingine yükselebileceğinin işaretlerini almaya başladıklarını söyledi. &lt;br /&gt;Sabancı konuşmasında ‘özelleştirmelere tam hızla devam’ çağrısı da yaptı. Sabancı “Sürdürülebilir verimlilik için daha çok çalışmalıyız” dedi. Toplantıda konuşan Sanayi Bakanı Nihat Ergün de Türkiye’de verimliliğin büyümeye katkısının yüzde 20’lere ulaştığını söyledi. Toplantıda konuşmaların ardından Sabancı’ya Dünya Verimlilik Ödülü takdim edildi. • AA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STAR 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD iki koldan piyasaları sallamaya devam ediyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'de tamamlanan seçimler ve FED'in dün açıkladığı varlık alım programı öncesi dünya piyasalarında hareketlilik yaşandı. Asya borsaları yükselirken, dolar değer kaybetti. FED ise faizi değiştirmezken, 8 ayda 600 milyar dolarlık tahvil alım kararı aldığını açıkladı&lt;br /&gt;Dünyanın en büyük ekonomisinin deflasyon sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceğinden endişe eden ve ülkede 14.9 milyona ulaşan işsiz sayısını aşağı çekmek isteyen FED'in açıkladığı varlık alım programı ve ülkede sona eren seçimler dünya borsalarında hareketli saatler yaşanmasına yol açtı. FED'den gelen yeni teşvik paketinin miktarıyla ilgili beklentiler, dün 1.40'ın üzerine çıkan avro/dolar paritesini yeniden 1.40'ın altına çekerken, doların yen ve sterlin karşısında yükselmesini sağladı. Dolar/TL içeride 1.40'lı seviyelerden işlem görürken, avro/TL ise 1.97'ye kadar geriledi. &lt;br /&gt;ASYA BORSALARI YÜKSELİŞTE &lt;br /&gt;Yatırımcılar her ne kadar FED'in adımı öncesinde temkinli hareket etse de Asya borsaları günü yüksek seviyelerde kapattı. Japonya borsası resmi tatil yüzünden kapalıydı ancak Çin ve Güney Kore'de yüzde 1'in üzerine artışlar görüldü. Borsaların yükselmesine, ABD'deki ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin zaferle ayrılması da etki etti. Petrol ise, hem FED'den gelecek ikinci bir teşvik paketi hem de bu sabah sona eren ABD'deki ara seçimlerin sona ermesinin ardından 84 doların üzerine çıktı. Geçtiğimiz aylarda 1.387 dolarla tarihi rekor kıran altının ons fiyatı son iki haftada gördüğü en yüksek seviye olan 1.365 dolardan 32 dolarlık düşüşle, 1.333 dolara geriledi. &lt;br /&gt;600 MİLYAR DOLARLIK TAHVİL ALINACAK &lt;br /&gt;FED ise Türkiye saatiyle 21.00 sularında merakla beklenen kararını verdi. Faiz oranlarını yüzde 0-0,25 aralığında sabit tutma kararı alan FED, 2011 yılı Haziran ayına kadar 600 milyar dolarlık bono ve tahvil alacağını açıkladı. ABD ekonomisinde toparlanma hızının hala yavaş olduğuna dikkati çekilen açıklamada FED'in kredi musluklarının açılmasını teşvik etmek ve işsizlikle boğuşan ekonomiyi desteklemek için (ihtiyaç duyuldukça) ayda ortalama 75 milyar dolar tutarında yeni hazine bonosu ve tahvil alımı gerçekleştireceği belirtildi. &lt;br /&gt;Kahin kara tablo çizdi &lt;br /&gt;New York Üniversitesi ekonomi profesörü Nouriel Roubini, Cape Town'da yaptığı konuşmada ABD büyüme rakamlarının da yıl sonunda yüzde 1 seviyelerinde olacağını dile getirdi. "Sandık heyecanı yaşayan ABD'de Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerin kontrolünde daha fazla teşvikin önünü kapatıyor" diyen Roubini, çift dipte FED'in parasal genişleme rakamının etkili olacağını söyledi. Roubini, gelecek yılın acı dolu geçeceğini dile getirdi. &lt;br /&gt;ABD ekonomisinin geleceği için dört kritik soru ve cevapları &lt;br /&gt;ABD'de sona eren seçimlerin, ekonomiye etkileri konusunda bazı beklentilere, uzmanlar tarafından cevaplar verildi. İşte bu soru ve cevapları: &lt;br /&gt;1--Ekonomide çöküş yaşanacak mı? &lt;br /&gt;Büyük ihtimalle hayır. Büyümenin itici motoru durumunda olan tüketici harcamaları güçlü görünüyor ancak istihdam ve konut piyasasında iyileşme görülene kadar bu alanda önemli gelişme beklenmiyor. &lt;br /&gt;2- İşe alımlar artacak mı? &lt;br /&gt;ABD'de işsiz olan, tam zamanlı çalışmayan ya da iş bulma ümidini yitirenlerin toplam sayısı 25 milyonu geçmiş durumda. Bazı analistler, seçimlerin geride kalmasıyla bir belirsizliğin ortadan kalktığına ve bunun da yeni işe alımlar konusunda şirketleri cesaretlendireceğini savunuyor. &lt;br /&gt;3- Wall Street sonucu beğenecek mi? &lt;br /&gt;Önceki durumların aksine, sonuç bu sefer Wall Street'in pek hoşuna gitmeyebilir. ABD piyasaları, Cumhuriyetçilerin güçlenmesinin, yönetimi iş dünyasının dilinden daha iyi anlayan bir anlayışa doğru yönlendireceği beklentisiyle dün yükseliş kaydetti. &lt;br /&gt;4- FED'in duruşu nasıl olacak? &lt;br /&gt;Mevcut durum ABD yönetimi tarafından uygulamaya konulan teşvik paketlerinin etkisi azaldıkça, ekonominin zayıfladığını gösteriyor. Ekonomik toparlanmanın daha fazla yavaşlaması durumunda, FED'in müdahale araçlarının da artık sınırlı kalacağı görüşü hakim. &lt;br /&gt;YENİŞAFAK 04/11/2010&lt;br /&gt;İspanya'dan BBVA ve Garanti'ye karşılıklı anlayış mahkumiyeti &lt;br /&gt;BBVA ve Garanti ortaklığı İspanya basınında geniş yer bulurken yapılan yorumlarda ortaklık şartlarının her iki bankayı da mahkum ettiği vurgulandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanyol basını, Banco Bilbao Vizcaya Argentria'nın (BBVA) Garanti Bankası'nın yüzde 24,9'unu satın alarak, Doğuş Grubu ile yapacağı ortaklığa geniş yer ayırırken, 'BBVA ve Doğuş, karşılıklı anlayış göstemeye mahkumlar' yorumu yapıldı. İspanya'nın yüksek tirajlı sol görüşlü gazetesi El Pais, 'Garanti Bankası'ndaki alımın başarısı, Garanti'nin yönetimdeki iyi bir uyumundan geçiyor' ifadesini kullanırken, Meksika, Peru, Şili'de de yerel ortaklarla çalışan BBVA'nın Doğuş ile yaptığı ortaklığa güvendiği kaydedildi. &lt;br /&gt;ŞİMDİ KONTROL MERAKI BAŞLADI &lt;br /&gt;BBVA yetkililerine göre bu operasyonun gerçekleştirilmesinde 'ikna etme gücünün anahtar olduğu' vurgulanırken, herkesin merak ettiği sorunun BBVA'nın Garanti'nin kontrolünü ele geçirip geçirmeyeceği olduğu ifade edildi. Öte yandan ekonomi gazetelerinden 'Cinco dias', BBVA'nın kriz ortamında gelişmekte olan Asya ülkelerine yoğunlaştığına dikkat çekerek, BBVA'nın şimdi de gözünü Türkiye'ye diktiğini yazdı. &lt;br /&gt;'Kontrolü ele almalıyız' &lt;br /&gt;BBVA Başkanı Francisco Gonzalez'in 'Garanti Bankası'nın yönetim kontrolünü alacak mısınız?' sorusuna 'Mantıklısı bu olur' diye cevap verdiği belirtilirken, buna rağmen 'Herşey Garanti'ye, BBVA'ya ve dünyadaki duruma bağlı. Şu anda bunu söylemek imkansız' diye de eklediği vurgulandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya'nın kalbine de vizeler kaldırılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afganistan'ı "Asya'nın kalbi" olarak tanımlayan Bakan Davutoğlu'nun daha çok yatırım için vizesiz seyahat talebine mevkidaşı Rassoul'dan olumlu cevap geldi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Afganistan'ı "Asya'nın kalbi" olarak tanımladı ve Türk girişimcilerin şimdiden orada daha fazla yer alması tavsiyesinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki en büyük dış yardım programını Afganistan'da başlattığını ve son 5 yılda bu ülkeye 250 milyon dolarlık yatırım yaptığını hatırlatan Bakan Davutoğlu, "Şimdi Afganistan'a yerleşmemiz demek Asya'nın kalbine yerleşmemiz demektir. Dünyanın gelişen ülkeleri olan Hindistan Çin gibi ülkelere yakın omak demektir" ifadelerini kullandı. &lt;br /&gt;SIKINTILAR ÖNEMİN GÖSTERGESİ &lt;br /&gt;Davutoğlu, dün İstanbul'da düzenlenen IV. Afganistan Bölgesel Ekonomik İşbirliği Konferansı Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Afganistan'ın sıkıntılarının değerini düşürmediğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Bilakis bunlar, bu ülkenin ne kadar değerli olduğunun göstergesi." Davutoğlu, 238 milyon dolarlıkiki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da gelişmesi için vize ve mevzuat problemlerinin kaldırılması gerektiğini kaydetti. Bunun üzerine mevkidaşı Dr. Zalmai Rassoul "Umuyorum vizeler bir gün kalkmış olur" diyerek olumlu sinyal verdi. &lt;br /&gt;Türkler 3 milyar dolarlık ülkesel katkı sağlamakta &lt;br /&gt;TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk girişimcilerinin bölgede güvenlik konusunu bahane etmeden yatırım yaptıklarını, ancak vize ve bürokrasi gibi sıkıntılardan yakındı. Türk girişimcilerin 2002'den bu yana Afganistan'da toplam 3 milyar dolar değerinde 355 proje gerçekleştirmiştirdiğini kaydeden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu "Girşimcilerimizin Afganistan'a ziyaret konusunda vizeden kaynaklanan ciddi sorunları var. Bunların halledilmesi ülkeler için de önemli olacaktır" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALKBANK'ın anapara korumalı fonu devrede&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru: Yatırımcılar anapara korumalı fonlarımız sayesinde daha da güvencede olacaklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkbank, B tipi yüzde 100 anapara koruma amaçlı iki alt fonunu piyasaya sürdüğünü duyurdu. Halkbank'tan yapılan açıklamada, yatırımcının tercihine göre ABD dolar kurunun (USD/TL) veya dünden itibaren 10 Kasım 2010 tarihine kadar Halkbank şubelerinden talep toplanacağı belirtildi. Başlangıçtaki yatırım tutarının bir kısmı ile getirisi belirlenmiş Hazine Bonosu, Devlet Tahvili alınacağından, fon sahiplerinin yatırım araçlarındaki değer kaybından etkilenmeyerek anaparaları için koruma sağlayabilecekleri dile getirilen açıklamada, minimum fon alış tutarının 3 bin TL olarak belirlendiği kaydedildi. &lt;br /&gt;ALTERNATİF GETİRİ İMKANI &lt;br /&gt;Halkbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bilgehan Kuru, 'Yüzde 100 anapara koruma amaçlı fonlar, düşük faiz ortamında yatırımcılar için alternatif bir getiri imkanı sağlayacak" diyerek şunlara dikkat çekti: " Anaparasını kaybetmekten endişe duyan, ancak fiyatları piyasa koşullarında dalgalanma gösteren altın, döviz, hisse senedi vb. yatırım araçlarından sağlanabilecek getirilerden de mahrum kalmak istemeyen yatırımcılar bu fonu güvenle tercih edeceklerdir. Bu tür anapara korumalı yatırım fonlarının ihracına yatırımcı ihtiyaçları paralelinde devam edeceğiz." &lt;br /&gt;TBB'den sahte site uyarısı &lt;br /&gt;Türkiye Bankalar Birliği (TBB), kredi kartı müşterilerine yönelik olarak açılan sahte internet sitelerine ilişkin uyarıda bulundu. Duyuruda son günlerde TBB'nin adı kullanılarak banka müşterilerinin kredi kartı borçlarını öğrenebileceklerini belirten sahte internet siteleri açıldığı kaydedildi. Kartı sahiplerini dolandıranlara yönelik hukuki sürece de dikkat çekildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımda fiyatlar arttı enflasyon zirve yaptı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım ürünlerinde yaşanan fiyat artışları Ekim ayı enflasyon rakamlarını son 9 ayın zirvesine çıkardı. TÜİK'in açıkladığı Ekim ayı enflasyon verilerine göre TÜFE 1,83, ÜFE ise 1,21 arttı. Ekim ayının zam şampiyonu kilosu 11 TL'ye kadar çıkan domates olurken, kabak ise ikinci oldu&lt;br /&gt;Küresel krizde aldığı narkozun etkisiyle uzun bir süredir uykuda olan enflasyon canavarını tarım ürünleri azdırdı. Türkiye ekonomisinin en büyük sorunlarından birisi olan ve parayı pula çevirmesi nedeniyle canavar olarak nitelendirilen enflasyon rakamları Ekim ayında son 9 ayın zirvesine çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 1,83, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 1,21 arttığını açıkladı. Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 5,08, ÜFE'de ise yüzde 0,19 oranında artmıştı. TÜİK'in 2003 baz yıllık verilerine göre, Ekim ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 8,62, ÜFE'de yüzde 9,92 oldu. &lt;br /&gt;MERKEZ BANKASI'NIN TAHMİNİ TUTMADI &lt;br /&gt;Merkez Bankası'nın ekim ayı ikinci beklenti anketinde TÜFE beklentisi yüzde 1,15 artış düzeyindeydi. Söz konusu ankette yıl sonu enflasyon beklentisi de yüzde 7,60 olarak belirlenmişti. Ekime ilişkin fiyat artış piyasa beklentileri, TÜFE'de aylık yüzde 1,43 ÜFE'de ise yüzde 0,5 düzeyindeydi. TUİK'in Ekim ayı enflasyon rakamları Merkez Bankası'nın tahminlerinde yanıldığını ortaya koyarken, ekim ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının TÜFE'de 3,54 puan, ÜFE'de 9,73 puan üstünde gerçekleşti. &lt;br /&gt;TARIM ÜRÜNLERİ TETİKLEDİ &lt;br /&gt;TÜFE'de ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 7.63 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Ekim ayında en fazla artış yüzde 112 ile domates oldu. Onu yüzde 33.58 ile kabak, yüzde 27.72 ile bayan kazağı, yüzde 23.36 ile patates, yüzde 23.14 ile dolmalık biber, yüzde 22.19'la çocuk kabanı, yüzde 19.77 ile salça izledi. Ekim'de fiyatı en çok düşen ürün yüzde 31.14'le limon olarak belirlendi. &lt;br /&gt;BİR YILLIK ARTIŞ YÜZDE 26 &lt;br /&gt;Türkiye'de tarım sektöründe fiyatlar Ekim ayında, bir önceki aya göre yüzde 6,59 arttı. TÜİK'e göre, Ekim ayında tarımda fiyatlar, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 21,75, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,71 arttı. Tarım sektörü alt kalemleri itibariyle incelendiğinde, tarım, avcılık, ormancılıkta bir önceki aya göre fiyatlar, yüzde 6,67, balıkçılıkta yüzde 0,92 yükseldi. Geçen yılın Ekim ayına göre değişime bakıldığında ise tarım, avcılık, ormancılıkta yüzde 27,98 artış, balıkçılıkta ise yüzde 21,49 düşüş gözlendi. &lt;br /&gt;Zammın şampiyon ili Şanlıurfa &lt;br /&gt;Ekim ayı enflasyon rakamlarına göre tüketici fiyatlarında aylık bazda en fazla artışın meydana geldiği bölge, yüzde 3,52 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır bölgesi oldu. Fiyatlar Ekim ayında Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt'te yüzde 3,14, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye'de yüzde 2,49 ve Adana, Mersin bölgesinde yüzde 2,39 arttı. Ekimde fiyatların en az arttığı bölge ise yüzde 1,07'lik artışın kaydedildiği Aydın, Denizli, Muğla olarak belirlendi. Ekimde İstanbul'da fiyatlar, yüzde 1,92 arttı. &lt;br /&gt;Tahtını kimseye kaptırmadı &lt;br /&gt;Eylül ayının zam şampiyonu olan domates koltuğunu Ekim ayında kimseye kaptırmadı. Bir ara 11 TL'ye kadar çıkan damatesin kilosu Ekim ayı toplamında yüzde 112 arttı. Domatesin yanısıra kabak, patetes gibi tarım ürünlerinde de ciddi fiyat artışları görüldü. Kabakta yüzde 33,8, patateste yüzde 23,14, dolmalık biberde ise yüzde 22,19'luk artış yaşandı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl sonu hedefini tutturacağız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enflasyon rakamlarında mevsimsel bazı artışların yaşanabileceğini belirten Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Biz 2010 yılı sonu enflasyonunda yüzde 7,5'luk hedefin tutacağını düşünüyoruz" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekim ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, mevsimsel bazı artışlar veya azalışlar olsa da 2010 yılı sonu enflasyonunda yüzde 7,5 olan hedefin tutacağına inandığını bildirdi. Bir televizyon kanalında konuşan Ergün, enflasyon rakamlarında mevsimsel veya dönemsel bazı artışlar ve azalışlar olabileceğine işaret ederek, önemli olanın 2010 yılı toplamında enflasyonun ne olacağı ve hedeflere nasıl bir paralellik göstereceği olduğunu söyledi. Okulların yeni açılmış olması, yeni sezon tekstil ürünlerinin piyasaya sürülmüş olması, kışa hazırlık, gıda fiyatlarındaki mevsimsel artışlar gibi nedenlerin önemli etkiler meydana getirdiğine dikkat çeken Ergün, özellikle tarımsal ürün fiyatlarının mevsimsel değişikliklere çok açık olduğunu kaydetti. &lt;br /&gt;DÖNEMSEL ARTIŞLAR YAŞANABİLİR &lt;br /&gt;Ergün, 'Biz mesela tarımda maliyetleri düşürerek, fiyatları düşük tutma imkanına sahibiz. Ama bir don olduğu zaman, bir sel olduğu zaman, bir kuraklık olduğu zaman o fiyatları orada tutma imkanı olmayacaktır. Dolayısıyla bu mevsimsel etkiler kısmen enflasyon rakamlarını aylık ve dönemsel olarak beklentilerin üzerine çıkartabiliyoruz, ama toplama bakmamız gerekiyor' diye konuştu. Sanayi Bakanı, 'Bazı dönemsel artışlar olabilir, fakat biz 2010 yılı sonu enflasyonunda yüzde 7,5'luk hedefin tutacağını düşünüyoruz. Büyük bir sapma olmayacaktır enflasyon hedefinde' dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİŞAFAK 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Borcu yarı yarıya azalabilir' yorumu hisseleri uçurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EKONOMİ yönetiminin halen üzerinde çalıştığı vergi ve SSK prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik tasarında çalışmalar sürerken, üst düzey bir ekonomi yetkilisi bu uygulamadan Doğan Grubu'nun da yararlanabileceğini söyledi. Reuters'a bilgi veren yetkili, düzenleme üzerinde halen çalışıldığını ve henüz son şeklinin verilmediğini belirterek, 'Ancak mevcut taslağa göre Maliye Bakanlığı ile vergi mükellefinin uzlaşamadığı ve vergi mahkemelerinde devam eden ihtilaflı dosyalarda vergi ceza ve faizlerinin silinmesi öngörülürken, anaparanın da yarısı silinmesi hükme bağlanıyor. Bu düzenleme genele uygulanacak, tabi Doğan Grubu'nun mahkeme süreci devam eden ihtilaflı borçları için de bu uygulanabilecek' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön çalışma yapılıyor, halka arzı 2011 başında yapabiliriz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finansbank'ın halka arzında takvim belli oluyor. Yönetim Kurulu Başkanı Aras, 'Halka arzı gerçekleştirecek konsorsiyumu yakında açıklarız' diye konuştu&lt;br /&gt;İMKB ve Atina Borsası'nda 'Finansbank GT-30 A Tipi borsa yatırım fonu'nun bugün işlem görmeye başlaması nedeniyle düzenlenen toplantı öncesinde Reuters'a konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, halka arzı 2011 başında gerçekleştirmek istediklerini belirterek, 'Şu anda görüşmeler sürüyor. Önümüzdeki günlerde bir açıklama yapacağız. Yapılacak olan açıklama konsorsiyumla ilgili olacak. Bir konsorsiyum kurulacak. Yönetici bir banka seçilecek. Süreç hızlı bir şekilde devam edecek. Halka arzla ilgili ön çalışmalar yapılıyor' dedi.&lt;br /&gt;GT-30'un Türkiye'de benzeri bulunmuyor&lt;br /&gt;BİRDEN fazla piyasaya yatırım yapan, Türkiye'deki ilk borsa yatırım fonu, GT-30 İMKB'de ve Atina Borsası'nda işlem görmeye başladı. GT-30, Türkiye'de, Finansbank iştiraki Finansportföy tarafından yönetilecek ve Türk Lirası bazında İMKB'de işlem görecek.&lt;br /&gt;Garanti için çok önemli&lt;br /&gt;İSPANYA'nın ikinci büyük bankası BBVA'nın Garanti Bankası'na ortak olmasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras 'Garanti Bankası için çok önemli bir işlem oldu. Yapılan anlaşma gösteriyor ki, bankanın kontrolü belli bir süre sonra BBVA'ya geçecek. Bu da Türkiye'deki yabancı banka oranını artırmış oluyor' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin ekonomik iklimi düzeldi, yatırım yapılır notu alabiliriz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüme rakamlarının tüm dünyaya örnek gösterildiğini, enflasyonun da kontrol altında tutulduğunu söyleyen Güler Sabancı, ekonomik iklimin düzeldiğini söyledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABANCI Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, 16. Dünya Verimlilik Kongresi ve 2010 Avrupa Verimlilik Konferansı'nda konuştu. Sürekli daha iyiyi arama, iyileştirme, geliştirme, operasyonel mükemmellik yolunda ilerlemenin Sabancı Holding'in çalışma kültürünün bir parçası olduğunu söyleyen Güler Sabancı, Sabancı'da verimliliğin, başarının tarifi olduğunu ifade ederek, 'Biz bunu bir kültür olarak benimsedik' dedi. &lt;br /&gt; Türkiye'nin ekonomik ikliminin düzeldiğini ifade eden Sabancı, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KREDİ İMKåNI ARTIYOR&lt;br /&gt; 'Büyüme rakamlarımız tüm dünya ülkelerine örnek seviyelerde. Enflasyon kontrol altında devam ediyor; dolayısıyla da düşük faiz ve uzun vadeli kredi imkanları artıyor. İlk defa yatırım yapma ratingine yükseleceğimizin işaretlerini alıyoruz.'&lt;br /&gt;Özelleştirmelere devam etmeliyiz&lt;br /&gt;BÜTÜN bunlara rağmen sürdürülebilir verimliliği yakalamak için çok daha fazla çalışılması gerektiğini söyleyen Sabancı, 'Özelleştirmelere tam hızla devam etmeliyiz ki şirketlerimiz daha verimli çalışsın, hedeflerini tuttursun, şeffaflığı yakalasın' dedi. Gelişmekte olan ülkeler için en büyük riskin, büyük cari açık ve dışarıdan gelen sıcak para olduğu uyarısında bulunan Sabancı, 'Bu açıdan dünyadaki gelişmelere hassas olmalıyız' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BBVA ve Doğuş, birbirlerine anlayış göstermeye mahkumlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El Pais, BBVA Başkanı Gonzalez'e 'Garanti'nin kontrolünü alacak mısınız' diye sordu. Cevap ilginç: 'Mantıklısı bu olur'&lt;br /&gt;İSPANYOL basını, Banco Bilbao Vizcaya Argentria'nın (BBVA) Garanti Bankası'nın yüzde 24.9'unu satın almasına geniş yer ayırırken, 'BBVA ve Doğuş, karşılıklı anlayış göstemeye mahkumlar' yorumu yapıldı. İspanya'nın yüksek tirajlı sol görüşlü gazetesi El Pais, anlaşmayı şu şekilde değerlendirdi: 'İlk 5 yıl yönetim Türklerde. Türkler bu süre  içerisinde hisselerini satmak isterlerse satın alma hakkı BBVA'nın olacak. 5 yılın sonunda kararı BBVA verecek. BBVA Başkanı Francisco Gonzalez'in 'Garanti Bankası'nın yönetim kontrolünü alacak mısınız?' sorusuna 'Mantıklısı bu olur' diye cevap verdiği belirtilirken, buna rağmen 'Her şey Garanti'ye, BBVA'ya ve dünyadaki duruma bağlı' diye de eklediği vurgulandı.&lt;br /&gt;Yüzde 100'ü için teklif yapabilir&lt;br /&gt;GAZETE, BBVA'nın ilk 5 yılın sonunda Garanti Bankası'ndaki payını yüzde 1 artırarak kontrolü elinde tutma opsiyonunun yanı sıra Garanti Bankası'nın yüzde 100'ünün alınması için aleni pay alım teklifi sunma olasılığını da göz ardı etmediğini savundu. BBVA Başkanı Gonzalez'in ise en azından kısa vadede aleni pay alım teklifi sunulmayacağını söylediği vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kredi Butik paketleri yenilendi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde müşterilerinin nakit ihtiyaçlarını karşılamaları için ING Bank, Kredi Butik paketlerini yeniledi. Kampanya kapsamında müşteriler yüzde 0.75'ten başlayan faizle 100 bin TL'ye kadar kredi kullanabilecek. Ayrıca kredilerini masraf ödemeden kullanmak isteyenler için yüzde 0.99 faiz oranından başlayan kredi seçenekleri bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;H - M ilk gün kuyruk bekliyor; 'moda global, Türkiye'de de İsveç'te de tüketici aynı' diyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü Türkiye'deki ilk mağazasını açacak perakende devi H&amp;M'in Türkiye Müdürü Lief Spang'den 'Türkiye pazarı farklı, H&amp;M'in işi zor' diyen Türk perakendecilere yanıt: Biz de onlara meydan okuyoruz. Dünyanın her yerinde bu işi başardık. Moda globaldir, müşteri her yerde aynıdır&lt;br /&gt;Perakende devi İsveçli Hennes&amp;Mauritz (H&amp;M) Türkiye pazarındaki ilk mağazasını cumartesi günü  İstanbul Bayrampaşa Forum Alışveriş Merkezi'nde açacak. Uygun fiyat politikası ile kısa sürede girdiği pazarlarda etkin olan marka, Türkiye'ye de oldukça iddialı giriyor. Açılışta uzun kuyruklar bekleyen H&amp;M, cumartesi gününe personele ek olarak 20 kişilik destek, 30 kişilik güvenlik ekibi ve ekstra stokları ile hazırlanmış. H&amp;M Türkiye Müdürü Lief Spang, 'Türk tüketici H&amp;M'i çok iyi tanıyor. Yoğun ilgi bekliyoruz' dedi. Spang, Hongkong'daki açılışlarında 2 hafta boyunca her gün 2 bin kişiden oluşan kuyruk olduğu hatırlattı.  'Türkiye pazarı farklı, H&amp;M'in işi zor' diyen Türk perakendecilere de cevap veren Spang, 'Biz de onlara meydan okuyoruz. Dünyanın her yerinde bu işi başardık. Moda globaldir, müşteri her yerde aynıdır' diye konuştu.&lt;br /&gt;Nişantaşı ve Bağdat'ta olmak istiyoruz&lt;br /&gt;İSTANBUL Forum'un ardından, İstinye Park, Forum Marmara ve Saphire'de mağaza açacaklarını söyleyen Spang, uygun metrekarede cadde mağazası arayışlarını da sürdürdüklerini söyledi. 'Cadde mağazası açtığımız an orası amiral gemimiz olacak' diyen Spang, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi'nde bulunmak istediklerini sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;Prada-H&amp;M kombine&lt;br /&gt;LIEF Spang, 'Her gelir grubundan müşterimiz var. Zaten, tüketici her şeyini H&amp;M'den alsın demiyoruz. Prada bir pantolonla H&amp;M tişörtü kombine edebiliyorlar' diyor.&lt;br /&gt;Taksitli alışverişe şaşırdık&lt;br /&gt;DAHA önce hiçbir ülkede perakende sektöründe taksitli alışveriş görmediğini belirten Spang şöyle devam etti: Perakendede taksit gerçekten şaşırtıcı. Her pazarın kendine göre dinamikleri var. Türkiye'de tüm firmalar taksit yapıyor. Biz de buna uyum sağlayacağız. Açılıştan itibaren 3 taksit yapacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni hat açtı 80 kişiye yeni iş sağladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arbella yeni yatırıma imza atarak, 200 kişi olan çalışan sayısını 280'e çıkarma kararı aldı. Arbella Makarna Genel Müdür Yardımcısı Levent Kavak, bu yatırımın tamamlanmasıyla 5. hatlarının devreye girmiş olacağını açıkladı. Böylece yıllık 160 bin ton kapasiteye ulaşmış olacaklarına dikkat çeken Kavak, 'Türkiye'de tek çatı altında en yüksek üretim kapasitesine ulaşmış olacağız' diye konuştu. Bu yatırımın ardından yaklaşık yüzde 40  personel artışı gerçekleştireceklerini kaydeden Kavak, mevcutta çalışmalarını 200 kişi ile sürdürdüklerini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;400 bin çiftçi, hava durumunu cep telefonundan öğreniyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftçiler de teknolojiye ayak uydurdu. Turkcell'in çiftçi paketine abone olan 400 bin tarım işçisi, domates fiyatlarının yükselmesine sebep olan güveden, 'Yarın yağmur yağacak mı?' sorusuna kadar birçok bilgiye cep'ten ulaşıyor. Bereketli tarife sayesinde de mobil eğitimler alıyor&lt;br /&gt;Cep'te 3. neslin yeniliklerinden çiftçiler de faydalanmaya başladı. Tarımla ilgili tüm bilgileri cep'ten takip eden çiftçilerin sayısı beş ayda 400 bine ulaştı. Tarım işçileri, ürünün verimi artırmaya yönelik mobil eğitimler, lokasyona özel günlük hava durumu, Türkiye'den ve dünyadan haberler, ürüne özel bilgileri telefonuna gelen mesajdan öğreniyor. &lt;br /&gt;İletişim şirketi Turkcell, 'çiftçi paketi'nin geldiği noktayı paylaşmak ve yöre çiftçileriyle görüşmek üzere Adana'da bir etkinlik düzenledi. Adana Çiftçiler Birliği'nde gerçekleştirilen toplantının ardından katılımcılar üretim yapılan tarlalara ziyarette bulunarak, söz konusu paketteki uygulamalar hakkında yerinde bilgi edinme fırsatı buldu. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Burak Sevilengül, "Şirket olarak Türkiye çiftçisinin hayatına değer, bereketine bereket katmaya devam ediyoruz. 5 ayda 400 bin üyeye ulaştığımız 'çiftçi paketi'nin avantajlarını gün geçtikçe daha da ileri taşımak için yoğun bir çaba içindeyiz. İndirim fırsatlarının yanı sıra bereketli tarife, konuma özel zirai hava durumu, ürüne yönelik bilgi paketi ve mobil eğitimler sunuyoruz." dedi. Yaptıkları çalışmalara örnek veren Sevilengül, ekim ayında domates fiyatlarının bir anda yükselmesine neden olan 'yaprak galeri güvesi' hakkında hemen bir mobil eğitim müfredatı oluşturduklarını ve 3 günde 165 bin çiftçiye ulaştırdıkları bilgisini verdi. 'Çiftçi paketi' üyelerine sunduğu mobil eğitim fırsatıyla dünyanın en büyük 'Tarım' konulu özel dershanesini oluşturduklarını savunan Sevilengül, eğitimlerini 6 ayda toplam 1 milyon kez çiftçilere ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı. &lt;br /&gt;'Çiftçi paketi'ne kayıt olmak için kısa mesaj atmak yeterli. Paket içindeki 'Konuma özel zirai hava durumu' hizmetiyle çiftçilere; 3 günlük en yüksek ve en düşük sıcaklık durumu, nem durumu, rüzgâr durumu, don bilgisi ve yağış miktarı iletiliyor. Çiftçi paketi üyeliği başlatıldığında müşterinin konumu otomatik olarak belirleniyor ve özel zirai hava durumu paketi ücretsiz olarak tanımlanıyor. 'Ürüne özel bilgi paketi' kapsamında; çiftçilerin çalışma alanları olan tarla bitkileri, meyvecilik, sebzecilik, hayvancılık ve organik tarım konularında kişiye özel ilgili konu başlığında bilgi ve haberler günlük SMS ile iletiliyor. Bu yıl içinde tarife paketinin içeriği daha da detaylandırılacak. Ayrıca bilgilendirme başlıklarına bölgesel alım-satım fiyatları da eklenerek, çiftçilere kendi bölgelerindeki seçtikleri ürüne ait hal fiyatları verilecek. 'Profile özel mobil eğitim' ile paket üyelerine dünyanın en büyük 'tarım' konulu özel dershanesi ücretsiz sunuluyor ve belirli dönemlerde dünyadaki gelişmeler ışığında kendi alanlarına yönelik yeni tekniklerin, çözümlerin anlatıldığı mobil eğitimler gönderiliyor. Ayrıca çiftçilere özel sunulan 'Çiftçi tarifesi' ise faturalı hatlar için yurtiçi her yöne 500 dakikası ayda sadece 29 TL, faturasız hatlarda 5 dakikası 30 kuruş. Diğer yönleri aramanın dakikası da yine 30 kuruş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pegasus Kart alana bilet bedava&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pegasus Havayolları ve HSBC Bank, 1 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında ilk kez Pegasus Kart alacak müşterilere yönelik bir kampanya hazırladı.&lt;br /&gt;Pegasus Kart'a yaptığı başvurusu onaylananlar, SMS veya e-mail ile iletilen şifreyi kullanarak vergiler dahil hiçbir ücret ödemeden yurtiçi veya yurtdışı tek yön uçma fırsatı elde edecek. 1 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında Pegasus Kart'a başvurup başvurusu onaylananlar, iç veya dış hatlarda mart ayı sonuna kadar bir seferlik tek yön uçuş hakkı kazanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;150. şubesini Sirkeci'de açtı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 ilde 14 yıldır faaliyet gösteren Domino's Pizza, 150. şubesini Sirkeci'de açtı.&lt;br /&gt;Domino's Pizza Türkiye Genel Müdürü Aslan Saranga, 5 yıl içinde şube sayısını 500'e çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Domino's Pizza'nın 2 bin 300 kişiye istihdam sağladığını ifade eden Saranga, 500. şubeyle birlikte bu rakamın 10 bine ulaşacağını söyledi. Saranga, "Bu yıl Türkiye genelinde 11 milyon TL yatırım yaptık. Yıl sonuna dek 5 milyon TL daha yatırım yapacak ve şube sayımızı 161'e ulaştıracağız." dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'in büyüme tahmini yükseldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Bankası, Çin'in bu yıl ve 2011'deki ekonomik büyümesine ilişkin tahminini, ülke ekonomisindeki güçlü iç temellerin küresel ekonomide beklenen yavaşlamanın telafisine destek olacağı düşüncesiyle yükseltti&lt;br /&gt;Çin için hazırladığı çeyrek dönemlik raporda bu yıl yüzde 10 büyüme kaydedeceğini belirten Banka'nın daha önceki tahmini yüzde 9,5 seviyesindeydi. Yüzde 8,5 olarak açıklanan 2011 büyüme tahmini de yüzde 8,7'ye yükseltildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstihdamdaki hızlı artış SGK'nın kasasını doldurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşsizlikteki hızlı düşüş, sosyal bir sorunun çözülmesinin yanı sıra devletin kasasını da doldurmaya başladı. Kriz döneminde tarihî rekor kıran işsizliğin yeniden yüzde 10'lar seviyesine inmesiyle birlikte prim gelirleri artarken sosyal güvenlik açıkları uzun yıllardan sonra ilk kez azaldı. Yılbaşından bu yana bir milyona yakın sigortalının sisteme dahil edilmesi gelirlerin artmasında etkili oldu. 2010 yılında prim gelirlerinin 14 milyar lira artarak 72 milyar TL'ye çıkması tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;İşsizlikteki azalma ile birlikte artan sigortalı sayısı, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) prim gelirlerinde doping etkisi yaptı. Geçen yıl 58 milyar olarak gerçekleşen SGK'nın prim geliri, 2010 yılında 72 milyar TL olarak öngörülüyor. Böylece sürekli artan sosyal güvenlik açığı ilk kez gerileyecek. 2009'da 29 milyar TL olan sosyal güvenliğe bütçe transferi, 2010'da 28 milyar TL'ye inecek. Bu tabloda en önemli rolü, yılbaşından beri 1 milyonun üzerinde artan sigortalı sayısı oynuyor. Bu kişiler için kuruma ödenmeye başlanan sigorta primleri, kamu için çok önemli bir kaynak oluşturdu. &lt;br /&gt;İşsizlikteki düşüş, sosyal bir sorunun çözülmesinin yanı sıra devletin kasasını da doldurmaya başladı. Kriz döneminde tarihi rekor kıran işsizliğin yeniden yüzde 10'lar seviyesine inmesiyle birlikte prim gelirleri artarken sosyal güvenlik açıkları uzun yıllardan sonra ilk kez azalıyor. İşsizlikteki hızlı düşüşün yanı sıra kayıt dışı istihdamla mücadelede sağlanan başarı, sigortalı sayısında çok önemli artış getirdi. Bu durum, hükümetin 2010 gerçekleşme tahminlerini ve 2011 beklentilerini içeren "2011 Yılı Programı'na yansıdı. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren programa göre 2008'de 56 milyar olan prim gelirleri, 2009'da ancak 58 milyara yükseldi. 2010'da ise 72 milyar olarak öngörülüyor. 2011 hedefi ise 82 milyar TL. Buna göre 2010'da prim gelirleri geçen yıla kıyasla tam 14 milyar TL artış gösterdi. Artışın 2011'de de 10 milyar TL ile sürmesi öngörülüyor. &lt;br /&gt;Türkiye, bir yandan işsizlikle mücadele ederken bir yandan da kayıt dışına karşı çok sıkı tedbirler aldı. Bankalardan ve 14 adet kamu kurum ve kuruluşundan işlemi yapılan kişilerin TC kimlik numaralarıyla birlikte mesleki bilgileri de alınmaya başlandı. Bu bilgiler SGK'ya aktarılarak sigortalılık kontrolleri yapıldı. Ayrıca internet sağlayıcıları, Türk Telekomünikasyon AŞ ve GSM operatörlerinden de işlemi yapılan kişilerin TC kimlik numaralarıyla birlikte mesleki bilgileri de alınmaya başlandı. Bu kişilerin de sigortalılık kontrolleri yapılarak kayıt dışı çalışmaları engelleniyor. Alınan bu tedbirler, bir yandan mevcut kayıt dışını azaltırken esas etkiyi yeni çalışmaya başlayanların sigortalı olarak çalıştırılmasında gösterdi. &lt;br /&gt;Bu tedbirler sonucu yılbaşında 8 milyon 874 bin olan sigortalı sayısı, şubat ayında 8 milyon 900 bine yükseldi. Sonraki 6 aylık dönemde de hep artış gösterdi. Temmuz verilerine göre ise SSK'lı sayısı 9 milyon 976 bine çıktı. Her ay ortalama 200 bin olmak üzere 6 ayda tam 1 milyon 76 bin kişi artan sigortalı sayısı, kurumun prim gelirlerindeki iyileşmenin temel kaynağı oldu. Ayrıca kayıtlı istihdamda sağlanan artışın katkısıyla sosyal güvenlik prim tahsilatının artmasından dolayı 2010 yılı toplam sosyal güvenlik transferlerinin, başlangıç ödeneğinin 1,5 milyar TL altında gerçekleşmesi bekleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OECD: Ekonomik toparlanma yılbaşından beri yavaşladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), küresel ekonomik toparlanma hızının yılbaşından bu yana yavaşladığını açıkladı. Teşkilat, bu yavaşlamanın OECD ülkelerinde beklenenden daha belirgin olduğunu bildirdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezi Paris’te bulunan OECD’nin yayımladığı ‘Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonomik toparlanmanın kırılgan ancak genel anlamda yolunda olduğu vurgulanarak, özellikle vergi teşviklerinin düşük olması nedeniyle ticari değişim ve faaliyetlerdeki büyümenin yıl başından bu yana zayıfladığına dikkat çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012’ye kadar faiz artırmasınlar&lt;br /&gt;OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 2012 yılının ilk yarısına kadar faiz artırmaması gerektiğine dikkat çekti. Gurria borcu yüksek ülkelerde hükümetlerin kamu açığının ve borçlarının Gayri Safi Yurt içi Hasıla’ya (GSYH) oranları konusunda hedef belirlemesi ve borç seviyesini kabul edilebilir düzeye çekmek için çaba göstermesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde dolardaki değer kaybına bağlı olarak  gelişmekte olan ülkeler arasında kızışan kur savaşlarına da değinen Gurria, tek başına kur oranı ayarlamalarının küresel dengesizlikleri çözmeyeceğini aksine korumacılığı artıracağını belirtti. &lt;br /&gt;OECD, 2011 yılı için birlik ülkelerinin büyüme beklentilerini de düşürdü. Buna göre, kuruluş 2011 yılı için OECD büyüme beklentisini yüzde 2.80’den yüzde 2-2.5 arasına indirdi. Ayrıca ABD için büyüme beklentisi yüzde 3.2’den yüzde 1.75-2.25 seviyesine düşürüldü. Raporda, OECD Bölgesi’nde bu yıl yüzde 2.5-3, 2012’de ise yüzde 2.5-3 aralığında büyüme beklendiği belirtildi. &lt;br /&gt;OECD’nin mayıs ayında yayımladığı bir rapora göre, OECD Bölgesi’nin bu yıl yüzde 2.7, gelecek yıl ise yüzde 2.8 büyüyeceği tahmin edilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finansbank’ın GT-30’u işlem görmeye başladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden fazla piyasaya yatırım yapan borsa yatırım fonu GT-30 dünden itibaren İMKB’de ve Atina Borsası’nda işlem görmeye başladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; GT-30 Türkiye’de Finansbank’ın iştiraki Finansportföy tarafından yönetilecek ve TL bazında İMKB’de olacak. &lt;br /&gt;Yunanistan’da işlem görecek GT-30 da aynı şekilde NBG Portföy Yönetimi tarafından yönetilecek ve euro bazında, Atina Borsası’nda (ATHEX) işlem görecek.&lt;br /&gt;GT-30 yatırımcıya sunulan likit bir enstrüman olduğu için  kolaylıkla alıp-satma, getiriye ortak olma ve riski dağıtma imkânı sağlıyor. GT-30 Endeksi, 30 hisse senedinden oluşuyor. İMKB ve ATHEX gibi bağlı oldukları borsalarda işlem gören hisse senetlerinin, piyasa değerleri üzerinden hesaplanıyor. Her iki borsadan endeks kapsamında maksimum 4’ü banka olmak üzere 15’er şirkete ait hisse senedi bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLLİYET 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pakistan'ın elektriği Karadeniz Holding'den&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz Holding bünyesindeki Karadeniz Enerji Grubu tarafından inşa edilen 220 MW gücündeki üçüncü enerji gemisi (Powership), "Karadeniz Powership Kaya Bey", Dostluk Enerjisi Projesi kapsamında Pakistan'ın elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yola çıktı. Karadeniz Holding Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, geminin sel felaketi nedeniyle elektrik sıkıntısı yaşayan Pakistan'a Kurban Bayramı'nda ulaşacağı belirtildi. Karadeniz Holding Powership Projesinin ilk 2 gemisi; Karadeniz Powership Rauf Bey ile Karadeniz Powership Doğan Bey, Irak'ta hali hazırda elektrik üretiyor. Karadeniz Holding, ilk 4 gemi ile toplam 675 MW enerji kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SABAH 04/11/2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garanti’de kim hakim olacak     &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İspanyol bankacılık devi Banco Bilbao Vizcaya Argentria’nın (BBVA), Garanti Bankası’nın yüzde 24.9 hissesini alarak Türkiye’ye girişi İspanya ve uluslararası basında geniş yer buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan değerlendirmelerin kilit noktası ile, Garanti Bankası’nda BBVA’nın kontrolü ele alıp almayacağı yönünde oldu. İspanyol basınında BBVA’nın Doğuş Grubu ile yapacağı ortaklık konusunda, “BBVA ve Doğuş, karşılıklı anlayış göstermeye mahkumlar” yorumları yapılırken bir yandan da Garanti Bankası’nda gelecekte yönetimin kime geçeceği konusuna ilişkin değerlendirmelere yer verildi. İspanya’nın yüksek tirajlı gazetesi El Pais, BBVA Başkanı Francisco Gonzalez’in “Garanti Bankası’nın yönetim kontrolünü alacak mısınız” sorusuna, “Mantıklısı bu olur” diye cevap verdiği belirtilirken, buna rağmen, “Herşey Garanti’ye, BBVA’ya ve dünyadaki duruma bağlı. Şu anda bunu söylemek imkansız” diye de eklediği vurgulandı. El Pais, “Garanti Bankası’ndaki alımın başarısı, Garanti’nin yönetimdeki iyi bir uyumundan geçiyor” ifadesini kullanırken, Meksika, Peru, Şili’de de yerel ortaklarla çalışan BBVA’nın Doğuş ile yaptığı ortaklığa güvendiği kaydedildi. Bu operasyonun gerçekleştirilmesinde “ikna etme gücünün anahtar olduğu” vurgulanırken, herkesin merak ettiği sorunun BBVA’nın Garanti Bankası’nın kontrolünü ele geçirip geçirmeyeceği olduğu ifade edildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WSJ: BBVA’nın Türkiye yatırımı pek olağan değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde ise Garanti Bankası’nın hisselerinin BBVA tarafından alınması haberlerinde Türkiye ekonomisine ilişkin analizlere de yer verildi. Gazetede yer alan analizde 5.9 milyar dolarlık BBVA-Garanti anlaşması üzerinde durulurken, “BBVA’nın yapacağı yatırım pek olağan değil, çünkü son dönemde uluslararası doğrudan yatırımlar Türkiye’ye akmıyor” yorumunu yapıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜRRİYET 04/11/2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1006981825290699795-3872353151780458578?l=altinvedovizkurlari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~4/4FEQvHmtUR0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/feeds/3872353151780458578/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://altinvedovizkurlari.blogspot.com/2010/11/guncel-ekonomi-gazete-haberleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/3872353151780458578?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/1006981825290699795/posts/default/3872353151780458578?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/AltnVeDvizKurlar/~3/4FEQvHmtUR0/guncel-ekonomi-gazete-haberleri.html" title="Güncel Ekonomi Gazete Haberleri" /><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/11567679808340411958</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="
