<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>Antipsikiyatri</title>
	
	<link>http://antipsikiyatri.org</link>
	<description>Antipsikiyatri hareketi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 Sep 2010 09:00:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/Antipsikiyatri" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="antipsikiyatri" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>TPD’nin Son Açıklamasına Cevaplar…</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/tpdnin-son-aciklamasina-cevaplar/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/tpdnin-son-aciklamasina-cevaplar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Sep 2010 09:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[anti-psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[danışman]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji danışmanları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiye gönül verenler]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye psikiyatri derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=153</guid>
		<description><![CDATA[TPD’yi SAMİMİYETE ve CİDDİYETE DAVET EDİYORUZ.. Türk Psikologlar Derneği (TPD), 28 Eylül 2010 salı günü resmi sitesinde yaptığı açıklamada meslektaşlarımızı maalesef en kibar ifadeyle yine yanlış bilgilendirerek, büyük bir gafa daha imza atmıştır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi; amacımız üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değildir. Her türlü kişisel mülahazalardan uzak olarak, isim vermeden, olayları şahsileştirmeden, kişisel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TPD’yi SAMİMİYETE ve                          CİDDİYETE DAVET EDİYORUZ..</p>
<p>Türk Psikologlar                          Derneği (TPD), 28 Eylül 2010 salı günü resmi sitesinde                          yaptığı açıklamada meslektaşlarımızı maalesef en kibar                          ifadeyle yine yanlış bilgilendirerek, büyük bir gafa                          daha imza atmıştır. Her zaman ifade ettiğimiz gibi;                          amacımız üzüm yemektir, bağcıyı dövmek değildir. Her                          türlü kişisel mülahazalardan uzak olarak, isim vermeden,                          olayları şahsileştirmeden, kişisel olarak kimseyi                          incitmeden net bir biçimde TPD’nin gündemdeki yasa                          tasarısı ve elinde bulundurduğuna inandığı sertifika                          imparatorluğu ile ilgili somut açıklamalarının                          mesnetsizliğini delilleriyle anlatalım.</p>
<p>Öncelikle TPD, yaptığı resmi açıklamada;                          “Alanımızdaki son gelişmeler hakkında bilgi vermek                          istiyoruz. Bu gelişmeler mesleğimiz adına önemli                          gelişmelerdir ve hepinizden destek ve geri bildirim                          bekliyoruz” ifadelerine yer veriyor.</p>
<p>İlk                          okuduğumuzda oldukça masum gibi gelen bu cümleyi ve                          TPD’nin aynı açıklamasındaki ayrıntılarla birlikte madde                          madde analiz edelim;</p>
<p>1- Mesleğimizi yakından                          ilgilendiren ve son aylarda gündemde olan “Sağlık                          Meslekleri Yasası” ile ilgili bir çalışma yapılmaktadır.                          Bu çalışmaların toplantıları sona ermiştir.</p>
<p>TPD,                          madem meslektaşlarımızın geniş katılımlı bir destek ve                          geri bildirimini BU KADAR önemsiyor; Bugüne dek yasa                          çalışmaları ile ilgili toplantılar başlamadan ya da                          başladığı süreçte meslektaşlarımızdan NEDEN herhangi bir                          destek ve geri bildirim istememiştir?</p>
<p>2- Aynı                          açıklamanın giriş cümlesinde yer alan “destek ve geri                          bildirim isteyen” TPD, Giriş cümlesinin altında yer alan                          1. madde ise adeta kendini yalanlamaktadır. TPD’nin                          yayınladığı bildirideki 1. Madde aynen şöyle; “Bu yasa                          tasarısı çalışmalarına Derneğimiz adına alandan gelen ve                          akademisyenlerden oluşan bir grubumuz değişik tarihlerde                          Derneğimizi temsilen katılmışlar ve görüşlerimizi                          iletmişlerdir.” Madem bu çalışmalar bitti ve yasa                          tarsısında derneği temsilen “akademisyenler” katıldı ve                          her şey olup bitti. Neden şimdi hiçbir rasyonel değer                          ifade etmediği halde meslektaşlarımızdan (sözde) bir                          geri bildirim isteniyor? Şimdi biz, “Bu ne perhiz, bu ne                          lahana turşusu” desek haksız mıyız?</p>
<p>3- TPD’nin                          açıklamasının 1. maddesinin 2. paragrafında; adı geçen                          toplantılarda sadece “psikolog ve klinik psikolog                          tanımları üzerinde durulduğu ve eğitimler ile serbest                          çalışma şartları Bakanlığa ait” olduğu öne sürülmüştür.                          Oysa TPD’nin iddiasının aksine bu toplantıların ilkinde                          bütün bu konular konuşulmuş ve serbest çalışma                          şartlarına dair alternatifler de ortaya konulmuştur. Ne                          gariptir ki; TPD’nin serbest çalışma için öne sürdüğü                          şartlar tamamen meslektaşlarımızın aleyhinedir ve Sağlık                          Bakanlığı bünyesinde çalışan bizlerin yoğun çabası                          üzerine yeni alternatifler eklenmiş ve Psikologların                          haklarını korumakla yola çıktığını iddia eden TPD’nin                          Psikoloji lisans mezunu olmayan yüksek lisans ve/veya                          doktora almış kişilere de verilmesi düşünülen serbest                          çalışma hakkını savunmuş; ancak TPD’nin bu fikrine                          toplantıya katılan Sağlık Bakanlığında çalışan                          Psikologlar şiddetle karşı çıkılmış ve şerh düşülmüştür.                          Bu konuyla ilgili resmi tutanak Sağlık Eğitimi Genel                          Müdürlüğünde mevcuttur ve toplantıya ait görüşlerin yer                          aldığı e-postalar da TPD yetkilisi tarafından maille                          katılımcılara ilgili tarihte gönderilmiştir. Bütün                          bunların ispatı mevcutken, TPD’nin meslektaşlarımızı                          yanıltma gayreti içine girmesi manidardır.</p>
<p>4-TPD, bahsi geçen açıklamasının 2. maddesinin                          üst başlığında bu yasa tasarısının Psikologlar yasası                          olmadığını ifade ederek hedef saptırma gayretine                          girmiştir. Oysaki bu yasa tasarısının adı “Sağlık                          Meslekleri Yasası” olarak duyurulmuş ve yasa tasarısının                          her bölümünde ayrı ayrı meslek gruplarını kapsadığını                          bilmeyen kalmamıştır. Hem bu yasa tasarının                          psikologlarla ilgisi yoksa TPD neden bu yasa                          çalışmalarına katılmıştır, soruyoruz?</p>
<p>5-TPD                          açıklamasının 2. ve 3. maddelerinde sağlık                          çalışanlarının performans, katsayı ve ek ödeme                          konularında dava açıldığını, aynı zamanda YÖK’ün                          psikoloji bölümlerinin akreditasyonu yetkisini Türk                          Psikologlar Derneğine verdiğini, TPD’nin bu yetkiyle                          çalışmalarını genişleterek sürdürdüğünü iddia etmiştir.</p>
<p>TPD, bugüne kadar Psikologların özlük haklarına                          dair hangi yıl hangi çalışmayı yapmıştırü detaylıca                          açıklamasını bekliyoruz.Bu konularda vereceğimiz                          cevaplar çok net olacaktır. Ayrıca, YÖK’ün herhangi bir                          sivil toplum örgütünden ayrıcalığı olmayan Türk                          Psikologlar Derneği’ne “özel” bir yetki vermesi söz                          konusu değildir, YÖK’ün Sağlık Bakanlığı yetkilerine                          tecavüz ederek böyle bir yetkiyi, hiçbir resmi sıfatı                          bulunmayan tek bir sivil toplum örgütüne vermesi                          kanunlarında ötesinde anayasal olarak da imkânsızdır.</p>
<p>SAĞLIK BAKANLIĞI AĞUSTOS AYINDA YAYINLADIĞI BİR                          YÖNETMELİKLE ARTIK BÜTÜN SAĞLIK SERTİFİKALARINI VERME                          YETKİSİNİN KENDİSİNE AİT OLDUĞUNU BELİRTMİŞTİR.                          Bakanlığın kendisinin ve onayının olmadığı her türlü                          sertifikanın geçersizliğini net olarak vurgulamıştır.                          Ayrıntılar için tıklayınız;                          <a href="http://www.facebook.com/l/0250bop3BCSG0WQYwMQwhw87UMA;www.saglik.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF88F742D0D7112512CFAACA57CB3F9E6" target="_blank">http://www.facebook.com/l/0250bop3BCSG0WQYwMQwhw87UMA;www.saglik.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF88F742D0D7112512CFAACA57CB3F9E6</a></p>
<p>6- TPD’nin 5. maddesinde yer alan çeşitli eğitim                          çalışmalarının (Sağlık Bakanlığında) resmi bir                          geçerliliğinin olmadığını belirtelim. Daha önceden pek                          çok meslektaşımızı ihbar eden TPD, geçmiş dönemlerde                          Sağlık Bakanlığı tarafından resmen uyarılmıştır. TPD,                          bunların aksini iddia ettiği takdirde resmi belgelerle                          bunu kamuoyuna sunabiliriz. TPD adı geçen aynı resmi                          açıklamasının 1. maddesinde; “sertifika gerekliliğinden                          söz edilmiş ama ayrıntılar tartışılmamıştır. Bakanlık                          yetkilileri, bu belirlenen tanımlar konusunda yeniden                          değişik kurum ve kuruluşlardan fikir alacağını,                          gerekirse ayrıntıların yönetmelik çalışmaları ile                          belirleneceğini söyleyerek toplantıları bitirmiştir”                          diyerek kendi verdiği sertifikaların herhangi bir                          geçerliliği olmadığını kendisi de itiraf etmiştir.</p>
<p>Sevgili Meslektaşlarım; bütün samimiyetimle ve                          her türlü politik/partizan yaklaşımdan uzak olarak                          belirtmek istiyorum ki; Sağlık Bakanı Sayın Recep                          Akdağ’ın kafasındaki düzenleme “meslektaşlarımızın                          oldukça lehine” bir düzenlemedir. Bunu Sayın Bakan&#8217;ın                          kendi el yazısıyla TPD&#8217;nin aleyhimize olan düzenlemeleri                          çizdiği metni gördüğümden rahatlıkla söylüyorum. Bununla                          birlikte, Mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik                          psikiyatristlerin, Sağlık Bakanlığının bazı                          bürokratlarının önyargılı bir biçimde olumsuz bir tutum                          sergilediklerini ve Sayın Bakan’a bu yönde fikirlerini                          sunduğunu üzüntüyle gözlemliyoruz. Ancak, üyelerinin                          çoğunluğu Psikoloji Lisans mezunlarının oluşturduğu                          TPD’nin, lisans mezunlarının hakkını korumaması ve                          kamuoyunu yanlış bilgilendirmesi ise bizleri daha da çok                          üzmektedir. Bütün arkadaşlardan ricam; TPD’nin resmi                          açıklamasını ile bizim açıklamamızı okumasını ve ona                          göre bir analiz yapmasıdır. TPD açıklamasın tam metni;                          <a href="http://www.facebook.com/l/0250bRNZhvSXVZBpBZl7bYiX53w;www.psikolog.org.tr/ayrinti_haber.php?id=87" target="_blank">http://www.facebook.com/l/0250bRNZhvSXVZBpBZl7bYiX53w;www.psikolog.org.tr/ayrinti_haber.php?id=87</a></p>
<p>Emek harcanmadan, bedel ödenmeden hiçbir başarı                          elde edemeyiz. Birkaç hafta içinde Ankara’da toplanarak                          bir basın açıklaması yapmayı düşünmekteyiz, bu konuyla                          ilgili gerekli yasal izin alındıktan sonra sevgili                          meslektaşlarımıza, meslektaş adaylarımıza                          bilgilendirmede bulunacağım. Bir kez daha bütün                          arkadaşlarıma tek tek teşekkür eder saygılarımı                          sunarım..</p>
<p>-Psk. Nedim Yüksel ÇAKIR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/tpdnin-son-aciklamasina-cevaplar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BiLGiLENDiRME ve GÖRÜŞ PAYLAŞIMI..</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/bilgilendirme-ve-gorus-paylasimi/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/bilgilendirme-ve-gorus-paylasimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2010 12:31:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji danışmanları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı profosyonelleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye psikiyatri derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[-Sevgili meslektaşlarım; sadece duyurduğumuz imza kampanyasıyla çok büyük şeyler başarmanın arefesinde olduğumuzu söyleyebilirim. Bu sayede daha yola çıkmadan pek çok şeyler ettik. 1- Bu sayede bütün meslektaşlarımız hazırlanmakta olan bir meslek yasasının varlığından haberdar oldu. Eleştirileri ve görüşleri görme imkanıoldu 2-TPD&#8217;nin, psikologları bunca yıl adeta hipnotize ettiğinin farkına varıldı ve yayınladığı bildiride (ilk kez) savunmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Sevgili                          meslektaşlarım; sadece duyurduğumuz imza kampanyasıyla                          çok büyük şeyler başarmanın arefesinde olduğumuzu                          söyleyebilirim. Bu sayede daha yola çıkmadan pek çok                          şeyler ettik.</p>
<p>1- Bu sayede bütün meslektaşlarımız                          hazırlanmakta olan bir meslek yasasının varlığından                          haberdar oldu. Eleştirileri ve görüşleri görme                          imkanıoldu</p>
<p>2-TPD&#8217;nin, psikologları bunca yıl                          adeta hipnotize ettiğinin farkına varıldı ve yayınladığı                          bildiride (ilk kez) savunmaya geçerek, satır aralarında                          bugüne kadar psikologlar için bir şeyler yap(a)madığını                          kendileri de resmen kabul etti.</p>
<p>3- TPD&#8217;nin                          yaptığı resmi açıklamada, TPD&#8217;nin bugüne dek yasa                          çalışması ile hiç bir zaman &#8216;lokomotif&#8217; olmadığı, sadece                          siyasilerin istediği zaman görüş sunulduğu yazılmıştır.                          Hatta 1976 yılında kurulan derneğin, siyasilerin 1990&#8242;lı                          yıllardaki mesleki yasa çalışmalarına kadar, TPD&#8217;nin hiç                          bir şey yapmadığı kendileri tarafından dolaylı olarak                          itiraf edilmiştir. Bu imza kampanyası olmasaydı bunlar                          da olmayacaktı, hala maskeler arkasına saklanan                          yüzlerden geniş kitlelerin bilgisi olmayacaktı.</p>
<p>Bu vesileyle, Derneğin resmi açıklamasının 2. ve                          3. paragrafı dikkatle okunduğunda bunlar apaçık                          görülmektedir;                          <a href="http://www.facebook.com/l/7eaa3_sdqb_ItyTiR50Ef37EJaw;www.psikolog.org.tr/ayrinti_haber.php?id=80" target="_blank">http://www.facebook.com/l/7eaa3_sdqb_ItyTiR50Ef37EJaw;www.psikolog.org.tr/ayrinti_haber.php?id=80</a></p>
<p>4-Düşünün; hangi meslek birliği/odası/derneği                          üyelerinin çoğunluğunun hakkını korumak yerine mutlu bir                          azınlığın hakkını korumakla bu denli meşguldür? Ve 4                          yıllık psikoloji lisans eğitimini yeterli görmeyen TPD                          yöneticileri, hiç psikoloji eğitimi alt yapısı olamayan                          bir coğrafya lisans mezununa 2 yıllık klinik psikoloji                          eğitiminde hangi insanüstü dersleri kaç saatte verip bu                          kişileri, dört yıl psikoloji eğitimi almış kişilere                          tercih etmektedir ve bir de sıkılmadan adeta alay eder                          gibi psikoloji lisans eğitimi alanların da yüksek lisans                          hakkı olduğunu (sanki bu hakkı kendileri vermiş gibi)                          vurgulama ihtiyacı hissetmişlerdir?</p>
<p>-Bu                          cümlelerime inanmayan/inanamayanlara TPD&#8217;nin resmi                          açıklamasının ALTINCI Paragrafını aynen                          aktarıyorum;</p>
<p>&#8220;Klinik psikolog unvanının                          alınabilmesi için iki koşul önerilmiştir:</p>
<p>a.                          Dört yıllık psikoloji eğitimi üzerine klinik psikoloji                          alanında yüksek lisans derecesi almış olma (4+2),</p>
<p>b. Lisans eğitimi psikoloji olmayıp klinik                          psikoloji yüksek lisans eğitimi üzerine klinik psikoloji                          doktora derecesi almış olma (2+4)&#8221; !</p>
<p>BU İMZA                          KAMPANYASI OLMASA BİZ BU GERCEKLERİ NASIL                          ÖGRENEBİLİRDİK?</p>
<p>5-Amacımız üzüm yemektir, bağcıyı                          dövmek değildir. TPD, artık gerçekleri görmelidir;                          üyelerinin yüzde 95&#8242;i Lisans mezunu olduğu iddia edilen                          bir yerde, lisans mezunlarına teknik lise mezunu                          muamelesi yapılması adil midir? Artık TPD, ya asli                          görevine dönmelidir ya da derneğin adını &#8220;Türk                          Psikologlar Derneği&#8221; yerine &#8220;Türk Akademisyen                          Psikologların Hakkını Koruma Derneği&#8221; olarak                          değiştirmelidir.</p>
<p>6-Toplanan imzalarımız haftaya                          teslim edilecektir; ama asıl görevimiz bundan sonra                          başlayacaktır. Daha organize olarak, daha cesur                          davranarak ve daha çok fedakarlık yaparak çıkması bu yıl                          bitmeden muhtemel meslek yasamızla ilgili çabamızı hem                          bizim hem de bizden sonrakiler için göstermeliyiz.</p>
<p>7-Yakında, daha ciddi organizasyonlarla bizim                          hiç kimse tarafından adeta hipnotize edilemeyeceğimizi                          göstereceğiz.<br />
Kişisel olarak, ulusal yayın yapan 5                          haber/tematik TV kanalı yetkilileriyle görüştüm;                          çabalarımızı anlattım ve hepsi ilgi gösterdi. Bu                          kanalların 4&#8242;ü konuyla ilgili bir program                          yapabileceklerini, 1&#8242;i de program yapmasalar bile                          bültenleri içinde önemli sayılabilecek bir yer                          vereceklerini söylediler.</p>
<p>Lütfen, bundan sonra                          hepimiz mesleki konularda ayrılığa/ayrmcılığa düşmeden                          &#8220;birimiz hepimiz , hepimiz birimiz için&#8221; anlayışı içinde                          hareket etmeğe devam edelim.<br />
Bütün meslektaşlarımıza,                          bir kez daha teşekkür ederken; Meslek yasamız, Meslek                          yasımız olmasın diyorum.. Saygılarımla..</p>
<p>- Nedim                          Yüksel ÇAKIR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/bilgilendirme-ve-gorus-paylasimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık Bakanlığına Mektup 2</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/saglik-bakanligina-mektup-2/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/saglik-bakanligina-mektup-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Aug 2010 10:39:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[ayse ozgencler]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji danışmanları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiye gönül verenler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hizmet uzmanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Değerli Uzman Arkadaşım, Bizim tarafımızdan bakılınca yapmış olduğumuz yorumlarda bazı eksiklikler veya önyargılar olabilir bunları kabul etmekle birlikte, galiba tartıştığımız konuyu kaçırmışız. Bizlerin tezinde şöyle bir madde yok &#8221; psikoloji alanında  söz sahibi sadece psikologlardır ve bu alana hiçbir meslek giremez &#8221; diye bir fikir beyan etmedik tam aksine alan dışı olupta psikoloji litaratürüne katkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli Uzman Arkadaşım,</p>
<div>Bizim tarafımızdan bakılınca yapmış olduğumuz yorumlarda  bazı eksiklikler veya önyargılar olabilir bunları kabul etmekle birlikte, galiba  tartıştığımız konuyu kaçırmışız. Bizlerin tezinde şöyle bir madde yok &#8221;  psikoloji alanında  söz sahibi sadece psikologlardır ve bu alana hiçbir  meslek giremez &#8221; diye bir fikir beyan etmedik tam aksine alan dışı olupta  psikoloji litaratürüne katkı sağlayan  önemli bireyler mevcut ve bu  konudaki farkındalığımıznda test edilmesi gereksiz bence. Bizlerin itiraz ettiği  nokta mesleki ünvanımızın genel kullanıma açılmasıdır. Sizlerin mantığıyla  gidersek eczacılık fakültesinde  yük lis öğrenimi gören bir kimyager  &#8220;eczacı&#8221; ünvanına sahip olması gerekmekte!!</div>
<div>Anladığım kadarıyla Pelin Hanım ,  psikoloji lisans mezunu değilsiniz ve  hakkını vererek klinik  psikolojide yüksek lisans yapmışşınız, fakat diğer tarafttan ben iki kurumda  &#8220;psikolog&#8221; olarak çalışıyorum demişsiniz , üzülerek söylüyorum ki henüz kanuni  ünvanınızın farkında değilsiniz, yani çalıştığınız kurumda herhangi raporun,   belgenin veya sağlık kurulu raporunun altına &#8220;klinik psikolog&#8221; ibareli  imza atarsanız , bu belge boş kağıt hükmünde olmasıyla birlikte yasalarımıza  göre suç işlemiş olursunuz,. Fakat bu şu demek değildir ki     &#8220;siz klinik psikolojide söz sahibi veya uzman olamassınız&#8221;. Bence çalıştığınız  kurumda hangi birimde çalıştığınızla ,  kendi yasal ünvanınızı  karıştırıyorsunuz. Bu konuda personel müdüründen yardım alabilirsiniz.   Psikolog ünvanını kullanarak bizlerden daha çok kendi mesleğinize karşı  etik davranmıyorsunuz. Okumuş olduğunuz yük lis proğramı tarafından ya  aldatıldınız veya gerekli bilgi verilmemiş ve üç yıl boyunca bu yanlışın  içerisinde oldunuz ve mezun olduktan sonrada anladığım kadarıyla bu yanlışa  devam ediyorsunuz. Yazınızın tamamını okudum siz onca sıkıntıya katlanarak    klinik yüksek lisansını &#8220;psikolog&#8221; ünvanı almak için değil , klinik  psikolojide uzman X mesleği ünvanı  olmak için okudunuz, bunun farkına  varmanız gerekiyor. Size 3 yıl süresince eğitim veren değerli Hocalarınızın bunu  açıklamaması çok üzücü ve eğitimimizin gelmiş olduğu noktayı işaret  eder. Keşke bu mülakaatlarda veya eğitim sürecinde Değerli Hocalarımız   &#8221;değerli öğrencilerimiz programımızın başında psikoloji ibaresi var diye  ve çoğunlukla psikologların çalıştığı bir alan olan klinik psikoloji  birimlerinde staj görecez diye mezun olan arkadaşlarımız &#8217;psikolog&#8217;  olmaz &#8221; ı  3 yılda sadece birkez çümle içerisinde  kullansalardı veya kullandılarda sizmi bu ibareyi kaçırdınız.</div>
<div>Ülkemizde bu konuda verilmiş bir sürü yargı kararı  var ve bir çoğu bizim mesleğimiz dışındadır. Bizim burada tartıştığımız , şu  üniversite daha iyi bu daha kötü şurada bukadar kredi var burada şöyle güzel  krediler var değil, yasalarla korunan bir alana tecavüz edilmesidir.  Bir  diğer husus hiçbir zaman kendi aramızda bir çadı avına çıkmadık benim hiçbir  yazımda şahsa yönelik bir ibare yoktur. Fakat bizlere yapılan bir haksızlık  varsa ki bu haksızlığa bilerek veya bilmeyerek  bizlerin saygı   duyduğu hocalarımız  bu haksızlığın içerisindeyse bizlerden en sert şekilde  tepki alırlar , kendi alanımızı ve mesleki ünvanımızı korumaya çalışmak bizim en  doğal hakkımızdır.</div>
<div>( Pelin Hanım )Kusura bakmayın biraz kısa  yoldan cevap yazmam gerektiği için  &#8220;itham &#8221; edici bir yazı olabilir, fakat  bu şekilde yasal dayanağı olmayan düşünceler bizleri asıl hedefimizden  uzaklaştırabilir, emin olun ki bizim burada tartıştığımız  ve eyleme  geçtiğimiz konuyla sizin teziniz aynı şey değil)</div>
<div>Özelden bana ulaşan bütün  arkadaşlarıma teşekkür ederim, ayrı ayrı dilekçelerinizi  gönderiyorum.  Bu yasa taslağından bizler için olumsuz olan maddeler  çıkarılana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.</div>
<div>İyi çalışmalar.</div>
<div>Psk. Tuncay TIĞCI</div>
<p>Sağ. Psi</p>
<blockquote>
<p>Tuncay bey,         ulaştığınız düşük puanla başka lisans+ ücretli yüksek lisans        -doktora = yaldızlı klinik psikolog formulasyonu pek çok eksikliklerle        dolu olduğunu farkediyorum. Bu formulasyona bakıldığında haksızlık        uğradığınız duygusuna kapılabileceğinizi tahmin etmek güç değil.         Çünkü bu formulasyona göre akademik başarısı düşük bir        takım kimseler düşük puanlarla girdikleri lisans bölümlerinden sonra sırf        paraları olduğu için özel klinik psikoloji programlarına giriyorlar,        böylece de klinik psikolog oluyorlar. Yani gereken ücret neyse        verip  fazla bir çabaya gerek kalmadan bir unvan elde        ediyorlar.  Eğer durum böyleyse, haklısınız, size        yapılan büyük bir haksızlık.</p>
<p>Tuncay bey gerçek tablo ne        yazık ki böyle değil.  Böyle olmadığı daha önce        defalarca bu mail grubunda açıklanmaya çalışıldı. Geçen senelerde bir        hocamız  kendi okulundaki klinik psikoloji programına        nasıl bir süreçten sonra öğrenci kabul edildiğini ve alan dışından gelen        öğrencilerin kabul edilme prosedürlerini çok detaylı bir şekilde anlattı.        Bir kez daha ve umarım son kez ben de açıklamaya çalışayım.</p>
<p>Sizin formulasyonunuzun düşük puanlı başka lisans bölümünden        başlayayım önce. ben türkiyenin oldukça yüksek puanla öğrenci alan bir        devlet okulunda ve yüksek puanlı bir bölümünde farklı alanda lisansı        okudum,  bu okula benim zamanımda ÖSS+ÖYS sınavında        alınan yüksek Sayısal puanlarıyla giriliyordu, hala da öyle. Benimle        birlikte klinik okuyan ve ‘alan dışı’ olarak tarif edilen birkaç arkadaşım        daha aynı şekilde ülkemizin bilinen iyi okullarında iyi puanlarla girilen        bölümlerini bitirmişlerdi. Bizi klinik psikoloji yüksek lisansı programı        başvurularında buluşturan ortak motif paramızın çokluğu değil, varoluşsal        kaygılardı. 30’unu geçmiş, hatta belki 40’ına yaklaşmış insanlar olarak        yaşamımızda bir kırılma noktasındaydık. Klinik psikolog olmak istiyorduk,        mesleklerimiz, işlerimiz, ailelerimiz, çoluk çocuklarımız varken bu        sorumlulukların yanında çok ciddi akademik yükü olan ve emek isteyen bir        eğitim sürecine dahil olup bu sürecin sonunda hayatta asıl yapmayı        istediğimiz mesleğe adım  atabilmeyi umut        ediyorduk.</p>
<p>Özel        üniversitelerde klinik psikoloji programlarında yaldızlı ünvanlar        için ücret ödemeye başlamadan önce, programa katılmaya hak kazanmanız        gerekir. Programa kabul için de,  hayli zorlu bir        süreçten geçmek gerekir. Ben programa başvurduğumda lisansı psikoloji olan        diğer meslektaşlarımla aynı sınav aşamalarından geçtim. Başvuru sürecinin        ilk aşaması bildiğiniz gibi Bilim Sınavı. Bu sınavda psikoloji lisans        eğitimin temel alanlarını kapsayan bir çok soru soruluyor. Bu        sınavda yüksek bir puan almak programa kabul edilme aşamasında elbette çok        etkili. Bende bu sınavda başarılıydım, ve görünüşe göre lisansı da        psikoloji olan bazı meslektaşlarımdan kantitatif        olarak daha  başarılıydım.         Programa kabule etki eden diğer iki faktör İngilizce ve        ALES puanları. Bunlardan yüksek puanlar elde etmeniz seçilebilirliğinize        olumlu katkıda bulunuyor, benim durumumda da aynı olumlu katkı geçerli        oldu. Kabul sürecinin son aşaması ve bana göre en zorlu aşamasıda        hocalarımızla yaptığımız mülakattı. Mülakatta hocalarımın sorularını        yanıtladım, neden klinisyen olmak istediğimi anlatmaya çalıştım. Onlarda        kendi perspektiflerinden beni anlamaya ve değerlendirmeye çalıştılar,        Değerlendirme kriterlerinin ne olduğunu benim tahmin edebilmem mümkün        değil elbette. Ancak mülakattaki hocalarımız mesleğe yıllarını vermiş,        mesleğimizin saygınlığı ve bu mesleği icra edecek kişilerin nitelikleri        konusunda en az siz değerli liste üyeleri kadar duyarlı kimselerdi, bunu        söyleyebilirim.  Bu aşamalardan sonra 50 civarında        başvurunun olduğu klinik psikoloji programına kabul edilenler açıklandı.        Programı kazananlardan birisi de bendim. Şunu da eklememde fayda var.        Başvuranlar içerisinde lisansı psikoloji olmayan kişiler sadece ben ve        diğer birkaç arkadaşım değildi, başka kimselerde vardı. Ancak seçim        sürecinde elendiler, programa kabul edilmediler.</p>
<p>Benim durumumdaki meslektaşlarım hakkında tartışma yapılırken        eğitim sürecimizle ilgili daha önce defaten anlatıldığı halde gözden        kaçırılan önemli bir ayrıntı var. O da bir yılı kapsayan bilimsel hazırlık        adı verilen, yüksek lisanstan önceki ek eğitim dönemimiz. Bilimsel        Hazırlık yılında kazandığım okulun Psikoloji lisansında verilen bazı        zorunlu meslek derslerini aldım yani: Gelişim psikolojisi I &amp;II,        Psikopataloji I &amp; II,  Kişilik Kuramları I &amp; II,        Araştırma Teknikleri I&amp; II, Bilişsel Psikoloji ve Algı. Aldığım bu        dersler toplam 30 krediydi.  (Önceki eğitimimde        psikoloji lisans’ta da yer alan inklap tarihi, Türk dili, ingilizce,        antropoloji, sosyoloji, ileri matematik I &amp; II, istatistik I &amp;        II derslerini de zaten almıştım.) Bilimsel hazırlıktaki        derslerin herhangi birinde başarılı olamazsanız, zaten yüksek lisansa        devam edemiyorsunuz, bu derslerde başarı programa devam için ön şart.        Bilimsel hazırlık senesinin sonunda zorunlu dersleri başarıyla vererek,        yüksek lisansa devam edebildim.</p>
<p>Ben özel bir üniversitede klinik psikolojiyi okuduğum için        devlet okullarındaki eğitimle karşılaştıramıyorum. Belki daha iyidir,        belki daha kötüdür, belki her ikisinin de kendi içerisinde olumlu ve        olumsuz tarafları vardır. Kendi deneyimlerime göre özel üniversite        de akademik yükü hayli fazla bir eğitim veriyordu. Eğitimin        detayları hakkında eminim herkes bir fikir sahibidir, ders içerikleri,        paper’lar, süpervizyonlar, bitirme projesi detaylarını herhalde size        açıklamam yersiz olur.  Benim açımdan programın        yoğunluğunun yanında, programa kabul edilmeden önce sürdürdüğüm hayatın        sorumluluklarının da hala devam ediyor olması da zorlayıcıydı. Tabi bu        benim zaten göze aldığım bir şeydi, ancak sizin formulasyonunuzdaki        parayla elde edilen unvan bölümü tamda burayla ilgili olduğundan bir        şeyler söyleme ihtiyacı hissediyorum. Ben kendi eğitim ücretimi,         o dönem 30 yaşında bir yetişkin olarak elbette kendim        karşıladım. 3 yıl boyunca ödediğim okul ücreti ve hayatımı idame ettirmem        için gerekli diğer masrafları karşılayabilmek için kendim çalıştım, eğitim        süreci  ciddi maddi sıkıntılarla geçti, ama öte        yandan yaşadığım manevi tatmin her şeyi olmasa bile birçok şeyi        unutturdu. Yaşadığım bir diğer zorlukta o dönemde çalıştığım kurumdan        yüksek lisans yapmak için izin almaktı. O kurum bu duruma pek sıcak        bakmadı ve izin kullanmam çok zor oldu. İdari izin vermediklerinden yıllık        izinleri kullanmak zorunda kaldım, bu nedenle de 3 yıl süresince okula        gittiğim günler hariç hiç tatil izni kullanamadım.         Üstelik gene de yüksek lisans için izin kullanmam        nedeniyle çalıştığım kurumda çok ağır mobbing’e maruz kalmaktan da        kurtulamadım. Kendimle ilgili kalpleri burkan bu dramatik detayları        aktarmamın sebebi benim durumumdaki meslektaşlarımın         eğitimlerine devam ederken verdikleri emeği biraz olsun        gözle görünür kılmak istemem.  İronik bir detayı daha        aktarmak isterim:  okuduğum dönemde bölümü en yüksek        ortalama ile bitiren kişiler ‘alan dışı’ diye nitelenen        meslektaşlarımızdı, süpervizyon derslerinde en yüksek notu alanlarda        öyle.  Aktardığım akademik başarılar, takdir        edebileceğiniz gibi ne devlet üniversitelerinde ne de özel üniversitelerde        kolaylıkla elde edilebilen şeyler değil.</p>
<p>Şu anda iki ayrı özel kurumda psikolog olarak çalışıyorum.        Kazandığım ücret eski mesleğimi icra ederken kazandığım ücretin ancak        yarısına yaklaşabiliyor. Ama şikayetçi değilim. Ait olduğum yerde yapmam        gereken şeyi yaptığımı hissediyorum. Mesleğime aşığım.</p>
<p>Geri planında ciddi emekler ve çabalar bulunan diplomaları        ücretle edinilen yaldızlı ünvanlar olarak etiketlediğinizde sadece benim        durumumdaki arkadaşların emeklerini indirgemiş olmuyorsunuz, lisanları        psikoloji olan ve bizimle yüksek lisans yapan diğer meslektaşlarımın da        ünvanları da bu haksız eleştiriden payını almış oluyor. Geçen günlerde        Nedret Hanım’ın özgeçmişinin ‘bakın lisansı psikoloji değil’ diyerek ifşa        edilmesini şaşkınlıkla izledim. Sosyoloji lisansının üzerinde yükselen        psikoloji yüksek lisansı, doktorası ve daha bir çok akademik çalışmaların        yer aldığı bu özgeçmişin sanki bir suç deliliymiş havası yaratılarak        listeye gönderilmesi, çok üzücüydü.</p>
<p>Klinik psikolog olmak için  psikoloji lisansının        muhakkak gerekli olması, bir görüş. Dünyada farklı uygulamalar var.        Psikoloji bilimine ve psikoterapi pratiğine en önemli katkılarda bulunduğu        düşünülen ülkelerde böylesi katı bir şart bulunmuyor. Aslında doktora en        ciddi kabul gören eğitimdir çoğu ülkede. Size yanıt olarak yazdığım daha        önceki bir mailde, alanda hepimizin ‘üstadı’ konumundaki bir çok        psikoloğun lisansları farklı  olmasına rağmen psikoloji        yüksek lisansı ya da doktorası yaptığını ve böylece psikolog olduklarını        söylemiştim. Sizin yanıtınızdan anladığıma göre onlara psikolog        denmemesi gerektiğini düşünüyorsunuz. Bana göre onlar oldukça psikolog.        Aslına bakarsanız literatüre göre de öyleler. Bizlerde ülkemizdeki        psikoloji lisans ya da lisansüstü eğitimlerinde onların kuramlarını        okuyoruz ve mezun olduktan sonra da klinik pratiğimizde uyguluyoruz.        Albert Ellis’e ne diyelim bundan sonra? Psikolojiye önemli katkıları        bulunmuş işletmeci mi? Sanırım Carl Rogers’a da danışan odaklı terapinin        kurucusu ziraatçi demek gerekiyor. Duygu Odaklı Terapi yaklaşımının        kurucusu mühendis Leslie Greenberg’i de unutmayalım.</p>
<p>Klinik psikoloji programlarının sayıcı azlığı, ve varolan        programların bir kısmının özel üniversitelerde olması bir dezavantaj,        sanırım sizde bunu bir sorun olarak görüyorsunuz, bu konuda sizinle hem        fikirim. Sayıca az bu programların kontenjanları da az. Üstüne birde        ücretler eklendiğinde birçoğumuz için programlara devam zorlaşabiliyor.         Benim durumumdaki kişilere verilen sert tepkilerin        kökeni de büyük ölçüde buradan geliyor diye düşünüyorum. Bu kadar sınırlı        kaynak varken sanki o kaynakları birileri kolay ve basit yollarla ulaşarak        para karşılığı kullanıyorlar gibi bir algı oluşuyor. Durumun böyle        olmadığını anlatmaya çalıştım şu ana kadar. İnandığım bir şey var. Eğer        ülkemizde klinik alanda yüksek lisans programları özellikle devlet        üniversitelerinde sayıca artarsa, kontenjanlar da aynı oranda        yükseltilirse bu sert tepkilerinde şiddeti azalacaktır. Şu andaki katı ve        sert yaklaşım büyük ölçüde, yüksek lisans olanaklarının kısıtlılığından        kaynaklanıyor bana göre. Gene inandığım bir başka şey de, benimle ya da        benim geçtiğim süreçten geçerek klinik psikolojiye adım atan diğer        arkadaşlarımdan herhangi birisiyle karşılıklı olarak konuştuğunuzda ve        iletişiminizi arttırdığınızda, şu andaki önyargılarınızın değişeceği.        Birlikte okuduğum lisans’ı da psikoloji olan sevgili arkadaşlarım da belki        başlangıçta soru işaretleriyle yaklaştılar bizlere. Ama onlardan olumsuz        hiçbir tepki almadık, muhtemelen bizi tanıdıkça, idealizmimizi,        disiplinimizi ve gayretimizi gördükçe akıllarındaki olası soru işaretleri        de giderildi. Bir fırsat doğarsa eğer sizinle de yüz yüze bu konuyu        konuşmayı inanın çok isterim.</p>
<p>Sevgiyle</p>
<p>Pelin Çatak</p></blockquote>
<blockquote>
<p>Merhabalar Ferhat Bey,</p>
<div>Tartışmış olduğumuz ve eyleme geçtiğimiz bir          durumun  kişileştirilmesi hiçbir şekilde çözüm sağlamayacağı gibi          bizleri hedefimizden uzaklaştırır diye düşünüyorum. İfadelerinizin bir          kısmı benim gibi bakanlığa karşı bilgilendirici dilekçeler veren          arkadaşlarımızı ilgilendirdiği için sizin isminizle başladım.</div>
<div>Öncelikle bizim harekete geçirmeye çalıştığımız          meslektaşlarımız &#8220;TPD bizim haklarımızı savunuyor, TPD nin yetkisi yok          ki, Bu maddeler TPD ye dayatıldı, TPD bu maddeleri kabul etmek zorunda          kaldı, TPD her durumda öncelikle lisans mezunlarının haklarını savunur&#8221;          düşüncesi içerisinde olan arkadaşlarımız değil. Nasıl ki bizler bir          şeylere kanaat getirdik, sizin gibi düşünen değerli arkadaşlarımızın          düşünceleride önemli. Sizlerde bakanlığa &#8221; Bu yasa çalışması bizlerin          özlük haklarımıza kavuşmamıza katkı sağlar, bu taslak bütün          meslektaşlarımızın ilerlemesini sağlar&#8221; ı ifade eden   bir          kampanya başlatabilirsiniz.</div>
<div>İfadelerinize kısa kısa çevap yazmak istiyorum.</div>
<div>1: Alan dışı meslek mensuplarının Klink Psk. unvanını kullanması          önerisi , Sağ. Bakanlığından veya başka bir merciden gelmemiştir, bu          öneri TPD nin kendisinden gelmiştir. Hatta  bu maddeye          çekince koyan (yani bu maddenin böyle geçmemesi gerektiğini           ifade eden) Psikiyatrist olan Ruh Sağlığı Daire          Başkanımızdır . TPD nin koymuş olduğu madde  orada,           bakanlık çalışanların çekincesi de orda .  Bu          yayınlanan metinlerde açıkca gözlemlenmekte , &#8220;kişisel bir eleştiri gibi          olacak Ferhat bey  fakat, bilgilendirmek için ifade ediyorum&#8221;          konuyla alakalı geçmiş yazılara bakarsanız bu bilgilendirmeleri bizlere          kimlerin ulaştırdığını açıkça görebilir ve cevaplanması gerekli           soruların birikmesini önleyebilirsiniz.</div>
<div>2:TPD nin yıllarca savunduğu tez &#8221; bu alanda biz muhatap alınan bir          merci değiliz&#8221; dir.  Madem TPD bu şekilde düşünüyor neden bakanlık          TPD den görüş talep ediyor, şu ana kadar bizlerin eğitimini          üstlenen merci kim,  neden TPD toplantılara aktif şekilde          katılıyor, madem TPD dikkate alınmıyor TPD nin önerileri (belli bir          zümreye, bazı hocalarımıza  ve bazı özel üniversitelere hitap eden          )neden taslakta yer alıyor. bunları hiç düşündük mü?</div>
<div>3: Daha öncede belirttiğimiz gibi ne yazık ki bütün değerli          meslektaşlarımızın ulaşmasının imkansız olduğu veya bu günün şartlarında          bizlerin sadece % 1 veya 3 üne hitap eden bir Klinik Psikoloji yüksek          lisans proramına bizleri zorlamak nekadar gerçekci . Sadece yılda lisans          mezunu sayımız nedir , şu andaki yüksek lisans eğitimi olmayan          meslektaşlarımızın toplam sayısı nedir ve acaba yılda kaç kişi klinik          yüksek lisans yapabiliyora sayısal olarak bir kağıt üzerinde baksa TPD,           savundukları araya bilimsellik ve etik ilkeleri ifade eden          kelimeleride şıkıştırdıkları maddeleri , düşüncelerini acaba          telaffuz edebilirler mi değerli meslektaşlarım.</div>
<div>4: Bir başka husus TPD den bir sürü testler falan alıyoruz ve           şu test eğitiminede gitmemiz gerektiği planlarımız mevcut ve yinede          eksik bir alan herzaman mevcut. TPD gerçek amacı bizleri geliştirmekse          bizlere gerekli olan ve bazılarının telif haklarınıda kendisinde          bulunduran  TPD  neden bu test eğitimlerini lisans           eğitimine sokmuyor bunun için üniversitelerle lobi yapmıyor bunun          yanıtını bulabiliyormusunuz ? bu şekilde mezun bütün arkadaşlarımıza          ulaşılmaz mı?</div>
<div>5:Alt yapı oluşturulmadan meslektaşlarımıza bazı dayatmaların          olması bizleri üzüyor. Bütün mezun arkadaşlarıma Yük lis eğitimi şansı          sunulsa eminimki bu şansı bütün meslektaşlarım kullanır, fakat bu şans          sadece %1 veya 2 ye sunuluyor.  Bizler mezun olmuş ve bazı hakları          elde etmiş ve yüksek lisans  yapan bireyler olarak kazanılmış ve          hiçbir şekilde kaybetmeyeceğimiz haklarımız mevcut. Bu taslak bu şekilde          geçerse yeni mezun bir arkadaşımızın durumunu hayal edebiliyormuyuz ve          bu arkadaşımız ülkemizin üçra bir köşesindeyse ve belli bir maddi          birikimi yoksa , psikoloji lisans mezunu arkadaşımızın durumu ne olacak.          Belli bir yüzdeye girerek , önemli bir başarı götererek psikoloji          bölümünü kazanıyor fakat maddi gücü olmadığından dolayı dayatılan          eğitimi tamamlayamıyor ve dolayısıyla ünvanını kullanamıyor. Diğer          taraftan çok düşük puanlarla bir başka  lisans eğitimi+ ücretli yük          lis+ ücretli doktora ve  &#8220;yaldızlı klinik psikolog&#8221;  ünvanı           . Bumu adalet bumu bizim geldiğimiz nokta. TPD ve değerli          hocalarımız bunu mu savunuyorlar bize.</div>
<div>Diğer taraftan  başında &#8220;klinik&#8221; terimi          kullanılan bir uzmanlık alanının çalışma alanı galiba klinik olmalı ve          bu alanda ünvanını kullanma yetkisi sadece &#8221; sosyal bilimler&#8221;          enstitüsüne verilmesi düşündürücü. Asıl çalışma alanı olan kliniği          bünyesinde barındıran &#8220;sağlık bilimleri entitüsü &#8221;          mezunlarını nasıl  görmezden gelindiğini çözmeye çalışıyoruz,          biz unutulmuş diye düşünüyoruz veya yazım hatası olduğunu düşünüyoruz          yoksa bu maddenin bu şekilde yazılması sürecine TPD nin katkı          sağlayacağını düşünemiyoruz.  Burada bir mantık hatası olmuş          galiba!</div>
<div>Bizleri düşündüren ve bizleri eyleme          geçiren bu düşünçeler ve kaygılardır.</div>
<div>Şunuda belirtmeliyim ki TPD ve değerli          hocalarımızın bütün eylemleri yanlış ve TPD nin bizlere hiçbir katkısı          yokturu  ifade etmiyorum.  Değerli Hocalarımızın hakkını saklı          tutarak, bu sürecin başarısızlıkla sonuçlandığını ifade ediyorum ve          ediyoruz.  Bu güne kadar Bakanlığımız tarafından bizlere hiç          sorulmayan çok değerli bir soruyla karşılaştık &#8221; sizin talebiniz          nedir veya ne yapabiliriz&#8221;,   fakat  TPD nin vermiş olduğu          yanıt neyazık ki bizlerin büyük bir çoğunluğunu üzmüştür ve TPD bu          süreci iyi yönetememiştir ve  bu çalışmadan bizler haberdar          edilmedik . Bakanlığa ulaşan veya paylaşım gruplarındaki eleştirilerin          hiç mi önemi yok. Bu eleştirileri okuyan Değerli Hocalarımızında          bulunduğu  TPD yönetiminin gerçekten ne düşündüğünü merak ediyorum.           Bu konuda TPD nin geri adım atmaması ve bizlerden özür          dilememeside başka bir vaka. Acaba  dernek başkanımızın bizlere          gönderdiği taslağı yanlış mı okuyoruz, bukadar çok sayıda insanın aynı          anda yanlış okuması mümkün olabilir mi ?Birçok meslektaşlarımızın belli          bir konudaki mutabakatı o alanda bir problemin olduğunu belirtmek için          yeterli olmaz mı acaba!</div>
<div>Yük lis eğitimi olan bir meslektaşınız          olarak görmüş olduğum eğitimi ifade eden dersler hizmet içi eğitimle          diğer meslektaşlarıma sunulsa  ve aynı ünvanı kullansa hiçbir          şekilde rahatsızlık duymam  çünkü yılda 1 veya 2 öğrenci alan bir          programa nasıl girecek benim değerli meslektaşım , şöylemi düşünmeliyim          &#8221; ben kazandım banane , ne  yaparsan yap&#8221; diye mi düşünmeliyim çok          açı vericidir ki yüksek lisan eğitimine  sahip ve bu şekilde          düşünen azınlıktada olsa meslektaşlarımız mevcut . Bu nedenle Yük          lis eğitimi almış veya almakta olan arkadaşlarımızın bu sınırlı          düzeydeki kontejanlara ulaşma  imkanı olmayan hatta İMKANSIZ olan          arkadaşlarımıza destek oması ve eylemimize katılması           gerekmektedir.</div>
<div>Bakanlığa ulaşan dilekçelerimiz artık yüzlerle          ifade ediliyor bu konuya duyarsız kalmayan , kısacıkta olsa buraya          eleştirisini yazan  ve  bu duyarlılığa bakanlığa dilekçe          göndererek destek olan tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu ayın          sonuda kadar bakanlıktaki arkadaşımıza Bakan Beye sunulmak üzere          dilekçelerimizi  gönderebiliriz. Mümkünse kendi dilekçemizin yanına          en az bir başka arkadaşımızında dilekçesini eklersek tepkimiz daha hızlı          büyüyecektir. Dilekçeye ulaşmak isteyen arkadaşlarıma gönderebilirim          .</div>
<div>Tüm meslektaşlarıma iyi çalışmalar</div>
<div>Psk. Tuncay TIĞCI</div>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/saglik-bakanligina-mektup-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık bakanlığına mektup…</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/saglik-bakanligina-mektup/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/saglik-bakanligina-mektup/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 14:04:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[ayse ozgencler]]></category>
		<category><![CDATA[danışman]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri tekeli]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji danışmanları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı profosyonelleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=143</guid>
		<description><![CDATA[Canan Çıtlakoğlu Hanımefendi, Sizi 5 yıldır psikiyatri kliniğinde çalistiginiz icin tebrik ederim ama malesef bu 5 senelik calisma sonrasinda edindiginiz uslubunuz su siralar meslegimiz icin yapici olmaktan cok uzak. Klinik gormeyen insanlar dediginiz meslek profesyonelleri klinikci olmayacaklar Sayın Canan Çıtlakoğlu, Klinik Psikolog olacaklar. Size kimse yasa çalışmalarının iyi niyetli oldugunu soylemedi zaten. Kotu niyetli oldugunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Canan  Çıtlakoğlu Hanımefendi,</p>
<p>Sizi 5 yıldır psikiyatri kliniğinde çalistiginiz  icin tebrik ederim ama malesef bu 5 senelik calisma sonrasinda edindiginiz  uslubunuz su siralar meslegimiz icin yapici olmaktan cok uzak.</p>
<div>
Klinik gormeyen insanlar dediginiz meslek profesyonelleri klinikci  olmayacaklar Sayın Canan Çıtlakoğlu, Klinik Psikolog olacaklar.</div>
<p>Size  kimse yasa çalışmalarının iyi niyetli oldugunu soylemedi zaten. Kotu niyetli  oldugunu da soylemedi. Hatta dernegin yasa calismalarinda belirleyici rolu  oldugunu da soylemedi. Psikologlari temsilen sadece Turk Psikologlar Dernegi&#8217;nin  muhatap alinmadigi defalarca vurgulandi daha once. Saglik Bakanligi&#8217;nda calisan  psikologlarin (sizin deyiminizle klinikci) da toplantida oldugu vurgulandi.</p>
<p>&#8220;Dernegin bakanliga dayattigi maddeleri&#8221; biliyorsunuz anladigim  kadariyla. Lutfen aciklar misiniz nelerdir o maddeler?</p>
<p>Klinik  Psikoloji&#8217;nin derhal(?) saglik bilimleri enstitusu programi olmasina gelince&#8230;  Lutfen bu onerinizi de daha acik bir sekilde nedenleriyle ortaya koyunuz.</p>
<p>Size gore Klinik Psikolog nedir Sayın Canan Citlakoglu? Sizin taniminizi  duymayi isterim. Bu tanimi lutfen referanslarla destekleyiniz. Bu tanima uygun  gorev yapan klinik psikologlara ornekler veriniz.</p>
<p>Hepsinden de onemlisi,  bu grupta galeyana gelen butun Psikolog arkadaslara sesleniyorum. Bir dusunun  lutfen, bilgi kaynaklariniz ne kadar saglam? Yoksa bir arkadastan mi duydunuz?</p>
<p><strong>Ferhat Yarar<br />
<em>Psikoloji Yuksek Lisans Ogrencisi</em></strong></p>
<blockquote>
<div>5 yıldır psikiyatri kliniğinde çalışıyorum</div>
<div>BDT VE CETAD eğitimlerim var ve hala devam ediyor.</div>
<div>Klinik görmeyen insanlar klinikçi olacak öyle mi?  Buna kargalar        bile güler.</div>
<div>Kimse bu yasa çalışmalarının iyi niyetli olduğunu söylemesin bana,        inanmam mümkün değil. İyi niyetli olsalardı, birileri olan biteni ifşa        etmeden çok önce dernek bize bu bilgileri verirdi. Ayrıntıları        soğolsun arkadaşlardan duyduk. Derneğin sayfasından açıklama yarım        ağız şeklinde yapılıyor daha yeni. Derneğin bakanlığa dayattığı maddelerin        neden daha önce derneğin sayfasından duyurulmadığı şimdi anlaşılıyor.</div>
<div>Klinik yüksek lisansı Türkiye de adam gibi veren tek yer Adnan        Menderes Üniversitesidir. Klinik psikoloji derhal sosyal bilimler enst.        çıkarılıp sağlık bilimleri ens. yapılmaıdır. Model alınacaksa Adnan        Menderes Üniversitesine ve nasıl eğitim verdiğine iyi bakılması gerekir.        Tam zamanlı psikiyatri kliniğinde. Sınıflarda oturup ders dinleyerek ve        staj adı altında kıytırık yerlerde danışan görerek  klinik psikolog        olunmaz. Ama anlaşılan o ki derneğin amacı üzüm yemek değil bağcıyı        dövmek.<br />
<span style="color: #c00000;">Şunun cevabı verilirse çok iyi olur. Yasa        çalışmaları sırasında psikologlar ile ilgili maddeler ayrınıtlı olarak        neden dernek sayfasından duyurulmadı şimdi duyuruluyor? Unutuldu mu,        önemsenmedi mi, bize bir süpriz mi hazırlanıyordu?</span></div>
<div><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;">Güzel ülkemde demokrası        beklerken daha üyesi olduğum meslek grubunda demokrasi        sağlanamamış.Ülkemde şeffaflık beklerken daha meslek grubumda şeffaflık        yokmuş.Bilgi edinme bilgilendirilme hakkımızın gasp edildiği aşikar ve        akademisyenlere daha çok hizmet eden derneğin beni ve benim gibi alanda        çalışanları ne zaman temsil edeceğini merakla bekliyorum. </span></span></div>
<div><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;">İlgili yasa taslağının derhal        geri çekilmesini ve konu ile ilgili refarandum yapılmasını        öneriyorum.</span></span></div>
<div><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;">( 12 eylül refarandumu bizi        ne kadar ilgilendiriyorsa bu da o kadar  ilgilendirmeli.</span></span></div>
<div><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;">( İlgili metnin daha fazla        sayıda gönderilmesi için elimden gelen çabayı gösreceğim        )</span></span></div>
<div><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></span></div>
<div><strong><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;">Psikolog Canan        Çıtlakoğlu</span></span></strong></div>
<div><em><strong><span style="color: #c00000;"><span style="color: #000000;">Mersin Devlet Hastanesi        Psikiyatri Kliniği</span></span></strong></em></div>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/saglik-bakanligina-mektup/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İMZA SÜRESİNİ 31 AĞUSTOSA UZATTIK..</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/imza-suresini-31-agustosa-uzattik/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/imza-suresini-31-agustosa-uzattik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 09:21:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri tekeli]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiye gönül verenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[İMZA SÜRESİNİ 31 AĞUSTOSA UZATTIK.. Arkadaşlar, imza kampayamıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz. 1 haftalık bu sınırlı teşebbüsümüz, yaptığımız istişareler sonucu sayımızı daha büyük bir rakama ulaştırabileceğimizi düşüncesini doğurduğundan İMZALARIMIZI GÖNDERME SÜRESİNİ 31 Ağustos Salı gününe kadar UZATTIK. Şu ana dek sadece Kargo/Aps/Posta yoluyla gelen imzalarınız, 1 hafta içinde (Ankara hariç) 50 rakamına yaklaştı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İMZA SÜRESİNİ 31 AĞUSTOSA UZATTIK..</p>
<p>Arkadaşlar, imza kampayamıza  gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz. 1 haftalık bu sınırlı  teşebbüsümüz, yaptığımız istişareler sonucu sayımızı daha büyük bir  rakama ulaştırabileceğimizi düşüncesini doğurduğundan İMZALARIMIZI  GÖNDERME SÜRESİNİ 31 Ağustos Salı gününe kadar UZATTIK.<br />
Şu ana dek  sadece Kargo/Aps/Posta yoluyla gelen imzalarınız, 1 hafta içinde (Ankara  hariç) 50 rakamına yaklaştı. Ay sonuna kadar imza sayımızı maksimum  seviyeye ulaştırıp Sayın Bakan&#8217;a öyle takdim etmenin daha etkin  olacağını düşündük. Her ilde bir arkadaş bu işi sahiplenir ve ilinden  imzaları ayrı ayrı çıktısı alınmış metinlerle toplarsa daha çok sonuç  elde ederiz. Bu vesileyle, illerinde bu işi can- gönülden sahiplenen  meslektaşlarımız Trabzon&#8217;dan Faruk Bozkır ve Uşak&#8217;tan Vildan  Temelkuran&#8217;a çok teşekkür ederiz.</p>
<p>ORTAK METİN ve GÖNDERİLECEK ADRES İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYINIZ..</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.facebook.com/topic.php?uid=35820952632&amp;topic=14149" target="_blank">http://www.facebook.com/group.php?gid=35820952632&amp;v=app_2373072738#!/topic.php?uid=35820952632&amp;topic=14149</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/imza-suresini-31-agustosa-uzattik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İMZA SÜRELERİNİ UZATTIK.. SESSiZ KALMAYALIM..</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/imza-surelerini-uzattik-sessiz-kalmayalim/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/imza-surelerini-uzattik-sessiz-kalmayalim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 09:20:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı profosyonelleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[-Arkadaşlar, imza kampayamıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ederiz. 1 haftalık bu sınırlı teşebbüsümüz, yaptığımız istişareler sonucu sayımızı daha büyük bir rakama ulaştırabileceğimizi düşüncesini doğurduğundan İMZALARIMIZI GÖNDERME SÜRESİNİ 31 Ağustos Salı gününe kadar UZATTIK. Şu ana dek sadece Kargo/Aps/Posta yoluyla gelen imzalarınız, 1 hafta içinde (Ankara hariç) 50 rakamına yaklaştı. Sadece Sağlık BAKANLIĞI BÜNYESİNDE YAKLAŞIK [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Arkadaşlar, imza kampayamıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür  ederiz. 1 haftalık bu sınırlı teşebbüsümüz, yaptığımız istişareler  sonucu sayımızı daha büyük bir rakama ulaştırabileceğimizi düşüncesini  doğurduğundan İMZALARIMIZI GÖNDERME SÜRESİNİ  31 Ağustos Salı gününe  kadar UZATTIK.<br />
Şu ana dek sadece Kargo/Aps/Posta yoluyla gelen  imzalarınız,  1 hafta içinde (Ankara hariç) 50 rakamına yaklaştı. Sadece  Sağlık BAKANLIĞI BÜNYESİNDE YAKLAŞIK 1.000 Psikologun görev yaptığını  ve bu sayıya diğer yerlerde görev yapan arkadaşlarımızın da dahil  olacağını düşünürsek, imza sayımızı maksimum seviyeye ulaştırıp Sayın  Bakan&#8217;a öyle takdim etmenin daha etkin olacağını düşündük.<br />
Gönderilerinizi Kargo/APS/Posta ile toplu halde ya da isteyen bireysel  olarak METNİN SONUNDAKİ adrese yapabilirsiniz. (Her ilde bir arkadaş bu  işi sahiplenir ve ilinden imzaları ayrı ayrı çıktısı alınmış metinlerle  toplarsa  daha çok sonuç elde ederiz. Bu vesileyle, illerinde bu işi  can- gönülden sahiplenen meslektaşlarımız Trabzon&#8217;dan Faruk Bozkır ve  Uşak&#8217;tan Vildan Temelkuran&#8217;a çok teşekkür ederiz.)<br />
İLGİNİZE ve DESTEĞİNİZE TEŞEKKÜRLER EDERİZ..<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>SAYIN SAĞLIK BAKANIMIZ RECEP AKDAĞ’IN DİKKATİNE</p>
<p>&#8230;Sağlık  Meslek yasasındaki yapılacak değişiklikler ile psikologların tabi  olacağı kanuni düzenlemeler üzerinde bakanlığınızca yapılan çalışmaları  dikkatle izliyoruz. Şu ana kadar girişimde bulunulmamış olması ve 2010  yılında dahi yasasız ve odasız bir meslek grubu olmanın sıkıntısını  yıllardır yaşamaktayız. Ümit ediyoruz ki bakanlığınız bu son girişim ile  acil bir ihtiyaç olan yasal düzenlemeleri hayata geçirir. Bugüne  kadarki yapmış olduğunuz gayretleriniz için psikologlar olarak  içtenlikle teşekkür ederiz.</p>
<p>Bu esnada tabi ki farklı görüş ve  önerilerle karşılaşmamanız imkânsız olacaktır. Ancak biz hastane ve  kliniklerde çalışan psikologlar, sorun ve problemlerimizi her zaman  anlatma ve anlaşılma imkânı bulamadık. Psikologları temsil ettiğine  inanılan Türk Psikologlar Derneği de daha çok akademik camia ve  üniversitelere yönelik sorunlara eğilmekten, alanda çalışan ve lisans  mezunu olan binlerce psikologdan habersiz bir şekilde çalışmalarını  şimdiye kadar sürdürmüştür.</p>
<p>Yasal düzenlemelerin yapılmaya  çalışıldığı bu dönemde, haberdar olduğumuz kanun önerileri de bizi  derinden sarsmış ve yaralamıştır. Bir kez daha; psikolog mesleğini  sadece klinik alanda yerine getiren binlerce psikoloğun hiçe sayıldığı  ve haklarının gasp edilmeye çalışıldığı görülmektedir.</p>
<p>Her ne  kadar psikiyatri uzmanlarıyla psikologların meslek tarifi ve görev  tanımı ile ilgili tartışmaları sürüyorsa da, Türk Psikologlar  Derneği’nin önerdiği kanun teklifi ve maddeleri, özellikle klinikte  çalışan arkadaşlara ve mesleğimize zarar verebilecek özellikler  taşımaktadır. Özetle Türk Psikologlar Derneği’nin önerdiği kanun  teklifinde şu maddelerin yıkıcı ve olumsuz özellikler taşıdığına  inanmaktayız:</p>
<p>1. Lisans diploması psikoloji bölümlerinden olmasa  da, yüksek lisans ve doktora programını klinik psikolojide tamamlamış  olanlara klinik psikolog unvanı verilmesi önerilmektedir.<br />
2.  Psikoloji bölümü mezunları, sertifika eğitimini tamamlamış olmalarına  rağmen, klinik psikolog ünvanı kazanamamakta, sadece sertifikalı  psikolog ünvanı taşıyabilmektedir.<br />
3. Sadece Sosyal Bilimler Enstitüleri tarafından verilen yüksek lisans ve doktora eğitimleri değerlendirmeye alınmaktadır.<br />
4. Serbest çalışmak için akademik unvan ön şart olarak getirilmek istenmektedir.</p>
<p>Bu önerilerle ilgili çekincelerimizi şu şekilde özetleyebilirim:<br />
1.  Lisans diploması psikoloji bölümünden olmayanlara yüksek lisans veya  doktora ile klinik psikolog ünvanı verilmesi, bu bölümlerde okuyan  arkadaşlara yapılmış haksızlıktır. Anayasanın eşitlik ilkesine de  aykırıdır. Diğer taraftan lisans eğitimi boyunca elde edilen ciddi bir  psikoloji eğitimi ve buna yönelik bilgi ve beceriler hiçe sayılmakta,  yıllara dayanan çaba ve gayretler önemsenmemektedir. Klinik alanda  çalışan tüm arkadaşların sadece klinik eğitime değil, aynı zamanda temel  psikoloji eğitimine de (dikkat, motivasyon, gelişim, sosyal, vs.)  ihtiyaç duyduğu gözardı edilmektedir. Ayrıca böyle bir önerinin şu anda  bu durumda öğretim üyesi olan bazı akademisyenleri kurtarmak adına  tasarlandığını da düşünmekteyiz.<br />
2. Klinik psikolog, klinik alanda  çalışan ve çalışma yeterliliği olan psikolog anlamı taşımaktadır. Bunu  belirlemek için de belirli bir akademik ünvana ihtiyaç yoktur. Daha çok  bu alanın gerektirdiği bilgi ve beceri eğitimi ile deneyim esas teşkil  etmektedir. Buna göre verilecek bir akademik derecenin (master) gereksiz  ve yersiz olduğu açıktır. Gerçekten de alanda yıllarca çalışmış ve bu  alanda herhangi bir akademik çalışması olmasa da, çaba ve emeği yoğun  olan ciddi bir meslek mensubunu haksızlığa uğratmaktadır. Diğer yandan  klinik psikolojinin önem taşıdığı bir çok Avrupa ülkesinde (Almanya,  Avusturya, Hollanda) de klinik psikolog herhangi bir akademik ünvana  değil, mesleki bilgi ve beceri yeterliliğine bağlanmaktadır. Bu bağlamda  şunu da ifade etmeliyiz ki, psikoloji eğitimi en az 5 yıla  çıkartılmalı, 2 yıl temel psikoloji eğitimi ve üzerine alan eğitimi  planlanmalıdır ki, bu alan eğitimleri muhakkak klinik deneyim ve  çalışmasını da kapsamalıdır. Bu bağlamda kanun teklifi ile önerilen 1  yıllık ek eğitim bu açığı kapatmak içindir. Son olarak, nasıl bir hukuk  fakültesi mezunu 1 yıllık avukatlık stajı yaptıktan sonra avukat olma  niteliği taşıyorsa, psikolog arkadaşların da böyle bir hakkının mevcut  olduğu görüşündeyiz.<br />
3. Bugün Türkiye’de klinik psikoloji alanında  çok kısıtlı üniversitede kısıtlı sayıda klinik yüksek lisans ve doktora  eğitimi verilmektedir. Verilen eğitimin kısıtlılığı dışında klinik bilgi  ve becerilerin verilmesi için gerekli klinik koşullar da bir çoğunda  mevcut değildir. Bu nedenle sadece sosyal bilimler enstitülerine bağlı  değil, sağlık bilimleri enstitülerine bağlı yüksek lisans ve doktora  eğitimlerinin de kabul edilmesi, mesleğimizin kalitesi ve gelişimi  açısından büyük önem taşımaktadır.<br />
4. Son olarak da serbest  çalışmanın belirli bir akademik ünvana bağlanmasını çok anlamlı  bulmuyorum. Bilinir ki; akademik unvan ile uygulama birbirinden çok  farklıdır. Sağlık alanında çalışacak klinik psikolog arkadaşların  mesleki yeterlilik kazanması sadece bilgiye değil, deneyim ve beceri  eğitimlerine bağlıdır. Diğer taraftan bilgi de sadece üniversitelerde  değil, klinik ve eğitim kurumlarında da kazanılır. Üniversitelerin temel  amacı; araştırma ve bilgi geliştirme-üretme olduğunu düşünürsek,  uygulamaya dönük böyle bir yapılaşmada bu kadar öne çıkmasını olumlu  bulmak anlamlı olmaz.</p>
<p>Son olarak kısaca özetlemeye çalıştığımız  bu anlamlı ve gerçekçi endişelerimizin dikkate alınarak, Türk  Psikologlar Deneği’nin teklif ettiği maddelerin geri çekilmesini,  Türkiye’de ruh sağlığı hizmetinin kalite ve gücünü arttırarak, meslek  mensubu psikologların haklarını da koruyacak şekilde düzenleme  yapılmasını umut ediyoruz.</p>
<p>Saygılarımızla</p>
<p>Türkiye Cumhuriyetine Hizmet Eden Tüm Psikologlar Adına</p>
<p>Ad – Soyad Çalıştığı Yer İmza</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>* Kargo Gönderilecek Adres;</p>
<p>-N.Yüksel ÇAKIR<br />
T.C. Sağlık Bakanlığı<br />
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü<br />
Koruyucu Ruh Sağlığı Şube Müdürlüğü<br />
B- Blok Kat:4 No: 25<br />
Sıhhiye /ANKARA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/imza-surelerini-uzattik-sessiz-kalmayalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TODAP’tan çağrı-Psikologlar Toplumdan ve Emekten Yana Meslek Yasası İstiyor</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/todaptan-cagri-psikologlar-toplumdan-ve-emekten-yana-meslek-yasasi-istiyor/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/todaptan-cagri-psikologlar-toplumdan-ve-emekten-yana-meslek-yasasi-istiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2010 09:19:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri tekeli]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji danışmanları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiye gönül verenler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hizmet uzmanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[Mesajımız: Psikologların meslek yasasına dair Sağlık Bakanlığı’yla yürütülen görüşmeler ve bu konudaki son gelişmeler hakkında Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi olarak bir metin ve bir eylem planı oluşturmaya karar verdik. Eylem programımız, - 20 Ağustos’ta İstanbul’da yapılacak bir basın açıklamasını, - Eylül ayında Ankara’da Sağlık Bakanlığı önünde yapılacak bir basın açıklamasını, - Kasım ayında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mesajımız:</p>
<p></strong>Psikologların meslek yasasına dair Sağlık Bakanlığı’yla  yürütülen görüşmeler ve bu konudaki son gelişmeler hakkında <em>Toplumsal  Dayanışma için Psikologlar Derneği Girişimi </em>olarak bir metin ve bir eylem  planı oluşturmaya karar verdik.</p>
<p>Eylem programımız,</p>
<p>- 20 Ağustos’ta İstanbul’da  yapılacak bir basın açıklamasını,</p>
<p>- Eylül ayında Ankara’da Sağlık  Bakanlığı önünde yapılacak bir basın açıklamasını,</p>
<p>- Kasım ayında düzenlenecek,  meslek yasamızın tüm muhataplarının ve bu konuda çalışmalar yürüten tüm  bileşenlerin katılımcısı olduğu bir konferansı içermektedir.</p>
<p>Genel hatlarıyla  belirlenmiş olan bu programın detaylarını belirlemek üzere öncelikle sizlere  sorumuz <strong><em>20 Ağustos’ta</em></strong><em> düzenlenecek basın açıklamasının öğle  saatlerinde <strong>İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün önünde mi </strong>yoksa mesai  saatleri sonrasında <strong>Taksim’de mi </strong>yapılmasının daha uygun  olacağıdır.</em><strong> 15 Ağustos Pazar</strong> gününe kadar bu soruya gelecek yanıtlara  göre ilk etkinliğimizi netleştireceğiz. Lütfen zaman ve yer tercihlerinizi bize  <a href="mailto:todap.der@gmail.com" target="_blank">todap.der@gmail.com</a> adresinden ulaştırın.</p>
<p>Daha sonraki  etkinliklerimizin ve olası yeni önerilerin detaylarını da bu şekilde, geniş  iletişim ağları üzerinden oluşturmayı planlıyoruz. Amacımız meslek yasası  tartışmalarının demokratik ve katılımcı bir şekilde örgütlenmesinin önünü açmak  ve nihayetinde de tüm meslektaşlarımızın haklarını koruyan bir meslek  yasasının ortaya çıkmasını sağlamaktır. Bu konuya dair hazırlanan metin de  aşağıda yer almaktadır.</p>
<p>Metinlerimiz ve eylem  planlarımız sadece mevcut görüşmecilerin tutumlarını eleştirmek üzerine kurulu  olmayacaktır. Bu metin ve basın açıklamasının birer başlangıç niteliğinde  olduğunu vurgular, meslek yasasının muhataplarının çeşitli mecralarda ve  düzenlenecek konferansta yapacağı tartışmaların ve birlikte oluşturulacak meslek  yasası tasarılarının büyük önem taşıdığını düşündüğümüzü bildiririz.</p>
<p><strong>Metnimiz:</strong></p>
<p>PSİKOLOGLAR  TOPLUMDAN VE EMEKTEN YANA MESLEK YASASI İSTİYOR!</p>
<p>Ruh sağlığı çalışanları ile Sağlık  Bakanlığı&#8217;nın meslek yasası kapsamında yürüttüğü görüşmelere psikologları  temsilen meslek örgütü olma iddiasındaki Türk Psikologlar Derneği katıldı. Bu  görüşmelerin öncesinde TPD yöneticileri psikologların geniş kesimlerinin görüş  ve taleplerini almak yönünde herhangi bir girişimde bulunmadı. Daha da ötesi,  TPD temsilcilerinin bu görüşmelerde sundukları şartlardan bazıları bu şartlara  maruz bırakılacak olan psikologların ve hatta kendi yönetici kurul üyelerinden  bir kısmının bilgisine toplantıda bulunan diğer meslektaşlarımız  aracılığıyla sunuldu.  Öncelikle TPD&#8217;nin bu tutumu katılımcılık ve  demokrasiye yönelik tüm ihlaller için olduğu gibi etik dışı ve affedilmezdir.   Bunun da ötesinde TPD&#8217;nin önerileri meslek grubunun ezici çoğunluğunu  oluşturan lisans mezunu psikologlar başta olmak üzere psikologların büyük  kısmını mağdur edecek uygulamalardır.</p>
<p>Bu sene üniversitelerin psikoloji  bölümleri 2000&#8242;in üzerinde öğrenci kabul etmişken, 2008 verilerine göre sadece  1600 psikologun üye olduğu TPD&#8217;nin psikologları temsil yetkisi hem nicel hem de  nitel açıdan tartışmalıdır. Meslek Yasası görüşmelerinde psikologların geniş  kesimlerinin çıkarlarından yana tutum alacak temsilcilere ihtiyaç duyulmaktadır.   Bu ihtiyaç sadece demokratik işleyiş sorunlarından değil, TPD&#8217;nin bugüne  dek ağırlıklı olarak sergiledği politik ve sınıfsal tercihlerden de  kaynaklanmaktadır.</p>
<p>TPD dar bir akademisyen ve terapist  kesimin çıkarlarını temsil ettiğini bir kez daha göstermiştir. Psikologların  meslek örgütü olma iddiasındaki dernek, meslek yasası sürecini hak ve etik  alanında verilecek bir mücadeleden çok, terapistliği kimin yapacağına ilişkin  bir ayrıcalık ve rant kavgası olarak kavramaktadır.  Azınlık bir psikolog  grubunu ilgilendiren mesleğin serbest icra yetkisini  tartışırken,  psikologların çoğunun çalışma hakkını ellerinden alacak düzenlemeleri  dayatmaktan çekinmemektedir.</p>
<p>TPD psikoloji mezunlarının psikolog  ünvanını kullanma yetkisinin 1 yıllık sertifikasyon ve sınav koşuluna  bağlanmasını kabul ederek psikoloji mezunlarının işsizleşmesini ve psikoloji  lisans eğitiminin değersizleşmesini kabul etmektedir. Psikologluk ünvanı, bir  ayrıcalık değil  psikoloji mezunlarının çalışma haklarının garantisidir.  Tasarı bu şekliyle yasalaşırsa, dört yıllık lisans programından mezun olan bir  psikolog bu ünvanla çalışabilmek için 1 yıllık sertifika programı ve sınava tabi  tutulacaktır. Bu programı hazırlama yetkisi talep eden TPD&#8217;nin başkanı programın  ücretlendirilip ücretlendirilmeyeceği konusunu ise &#8220;henüz  tartışmadıkları&#8221;nı söylemiştir. Eğitim ve kongre gibi mesleki etkinlikler  konusundaki ücret politikası herkesin malumu olan TPD&#8217;nin bu sertifikasyona  erişimi eşit yani ücretsiz sağlaması ihtimali bugünden bakıldığında oldukça  düşüktür. Lisans eğitimini tamamen değersizleştiren bu uygulamanın psikoloji  mezunlarının bir kısmını işsizliğe mahkûm edeceği açıktır.</p>
<p>Çalışma etiği ve psikoloji lisans  eğitiminin yeterliliğine ilişkin kaygılarla gerekçelendirilen bu tasarının  lisans eğitiminin birçok açıdan daha da niteliksizleşmesini beraberinde  getireceği ortadadır.  Bugün psikologların gerekli mesleki bilgiyi yüksek  ücretler karşılığında ve bazen de üniversitede hocaları olmuş akademisyenler  tarafından verilen eğitimlerden alması yıllardır normalleştirilmiştir.  Gerek kamu kuruluşlarında gerekse özel sektörde psikologlardan öncelikli olarak  test uygulayabiliyor ve yorumlayabiliyor olmaların beklendiği halde bu testlerin  eğitimlerinin lisans dersleri olmaktan çıkarılıp, TPD başta olmak üzere çeşitli  kurum ve kişilerden alınmasının mecbur hale getirilmesi bunun en çarpıcı örneği  olarak karşımızda durmaktadır.  TPD kontrolsüz bir şekilde büyüyen bu  eğitim pazarında meslektaşlarını istismardan korumak konusundaki ataleti bir  yana, bu pazarda büyük bir pay sahibi olarak durmaktadır. &#8220;Sınav&#8221; uygulaması ise  mesleki bilgiyi ölçmek konusunda uyandırdığı şüphelerin yanı sıra, defalarca  görüldüğü gibi  hazırlık kursları ve özel dersler gibi ticari uygulamaları  da beraberinde getirmektedir.  Bu tasarı psikologların mesleki eğitimine  yıllardır hakim olan piyasa mantığının hukuki güvence altına alınmasından başka  bir şey değildir.</p>
<p>Bu tasarının eğitimin ticarileşmesine  yönelik hizmetleri bununla da sınırlı kalmamakta, bugün psikologlarının  büyük çoğunluğunun hedefi olan &#8220;klinik psikolog&#8221; ünvanı da alandaki deneyimi ve  hatta psikologluğu bile önemsizleştiren bir biçimde tamamen akademik titrlere  tahvil edilmektedir. Tasarı &#8220;klinik psikolog&#8221; ünvanını sadece bu alanda uzmanlık  derecesi olan psikologlara tanırken, TPD yetkilileri aynı ünvanı lisansı  psikoloji dışından olup da yüksek lisans ve doktorasını bu alanda tamamlamış  kişilere de verilmesini talep etmektedir. Verili durumda, devlet  üniversitelerinin  klinik psikoloji lisansüstü programlarının  kontenjanlarının sınırlılığı ve sayısı her geçen gün artan özel  üniversitelerin bu eğitim sektöründe kapladığı alan düşünüldüğünde bu tasarının  hayata geçirilmesinden çıkar sağlayacak olanların kim oldukları açıkça  görülmektedir. Özellikle 2004&#8242;ten sonra psikologlar arasında yayılan meslek  yasası beklentisi bu alandaki yüksek lisansa duyulan ilginin artmasına yol  açmış, bununla beraber birçok vakıf üniversitesi psikoloji lisans bölümlerinin  yanı sıra,  sayısız lisansüstü eğitim seçeneğiyle de terapist olmak isteyen  psikologlar için seçenek haline gelmiştir. Özel üniversitelerin birçoğunun bu  alandaki lisansüstü programları, bünyesindeki diğer programlardan daha yüksek  ücretlere verilmekte, lisansı başka alanlardan olan öğrenciler bilimsel hazırlık  programına tabi tutularak daha da &#8220;karlı&#8221; öğrenciler olagelmektedir. Bilim,  öğrenci ve hoca&#8217;nın yerini ticaret, müşteri ve pazarlamacının aldığı   şirketlerde ise kar her zaman nitelik ve etikten önceliklidir.</p>
<p>TPD&#8217;nin bakanlığa sunduğu şartlar  psikologların var olan haklarını da kaybedeceği  koşulları olası kılmakta  ve psikoloji eğitiminin her düzeyde ticarileşmesine dolayısıyla da  eşitsizleşmesinin yanı sıra niteliksizleşmesine de kapı  aralamaktadır.</p>
<p>Bugün çoğunluğu klinik alanın dışında  çalışan psikologlar çalışma koşullarını düzenleyen ve mesleğinin yeterli bir  tanımını yapabilen bir yasadan yoksun olmanın da etkisiyle işsizlik, güvencesiz  çalışma ve  görev dışında çalıştırılma gibi birçok hak ihlaliyle karşı  karşıya gelmektedir. Bunun yanısıra psikologlar çalıştıkları yerlerde hak ve  etik ihlallerine sebep olabilmekte, meslek odasının eksikliği yüzünden bu  kişilere yaptırım uygulanamamaktadır. Tüm bunlar emekten ve toplumdan yana  bir meslek yasasına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır.</p>
<p>Psikoloji mezunlarının &#8220;psikolog&#8221; ünvanını  kullanma hakkı ellerinden alınamaz. Sertifikalı psikologluk uygulamasına yönelik  girişimler durdurulmalıdır.</p>
<p>Psikoloji lisans eğitiminin niteliği  arttırılmalıdır.</p>
<p>Mesleki eğitim meslek mensuplarının hakkıdır ve  ücretlendirilemez.</p>
<p>Klinik alanda çalışma yetkisinin akademik ünvanlar üzerinden  belirlenmesinin önü kesilmelidir.</p>
<p>Meslek yasası çerçevesinde yürüyen görüşmelere psikologları  temsilen çoğunluğun çıkarlarını temsil eden temsilciler katılmalıdır.</p>
<p><strong>Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği Girişimi  (TODAP)</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>iletişim: <a href="mailto:todap.der@gmail.com" target="_blank">todap.der@gmail.com</a></p>
<p>blog: <a href="http://eleps.info/" target="_blank">eleps.info</a></p>
<p>link: <a href="http://eleps.info/?p=568" target="_blank">http://eleps.info/?p=568</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/todaptan-cagri-psikologlar-toplumdan-ve-emekten-yana-meslek-yasasi-istiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye ve AB arasındaki fark</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/turkiye-ve-ab-arasindaki-fark/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/turkiye-ve-ab-arasindaki-fark/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 11:23:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiye gönül verenler]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı profosyonelleri]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hizmet uzmanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[Hollanda da durum ne ? Hollanda da çalışan bir psikolog ve aynı zamanda  parlamenter arkadaşımız bizim çıkan yönetmeliği okuduktan sonraki görüşü; &#8221; Burada boyle bir yasa cikartmaya basladiklari zaman en az 5 yil onceden insanlarin bilmesi gerekmemtedir. Turkiyede bir gecede karar cikiyor ..&#8221; Evet, 5 yıl önceden bilinmesi gerekiyor, tartışılması, yasa çıkmadan gerekli sivil örgütlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Hollanda da durum ne ?</div>
<div>Hollanda da çalışan bir psikolog ve aynı zamanda  parlamenter  arkadaşımız bizim çıkan yönetmeliği okuduktan sonraki görüşü;</div>
<p>&#8221;</p>
<div dir="ltr"><span style="font-family: Arial; font-size: x-small;">Burada boyle bir yasa cikartmaya  basladiklari zaman en az 5 yil onceden insanlarin bilmesi gerekmemtedir.  Turkiyede bir gecede karar cikiyor ..&#8221; </span></div>
<div dir="ltr">Evet, 5 yıl önceden bilinmesi gerekiyor, tartışılması, yasa  çıkmadan gerekli sivil örgütlerle değişimlerin sağlanması..</div>
<div dir="ltr">Peki Türkiyede durum ne ? Ben yaptım oldu&#8230; Sonra Dava üstüne  dava&#8230; Ve ardı sıra  davalar kazanılıyor&#8230; Kaybettiği her davayla daha  öfkelenip ortak payda bulalım yerine daha ağır şartlar geliyor&#8230;</div>
<div dir="ltr">Kendi çalışanı ile kavgalı bir bakanlık &#8230;.</div>
<div dir="ltr">Nereye kadar ?</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/turkiye-ve-ab-arasindaki-fark/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yasa taslağı ve ülkemizdeki durum</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/yasa-taslagi-ve-ulkemizdeki-durum/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/yasa-taslagi-ve-ulkemizdeki-durum/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 11:01:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Bildiri]]></category>
		<category><![CDATA[anti-psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[pdr]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri tekeli]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji danışmanları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojiye gönül verenler]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı profosyonelleri]]></category>
		<category><![CDATA[ruhsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hizmet uzmanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[Herkese merhabalar. öncelikli olarak meslekdaşlarımın kaygılarını benden paylaşmaktayım. varolan duruma ve duruma dair tespitlerimse şöyle 1) Nedret Hanım cv sini inceleme fırsatım oldu. kendisi psikologtur ve bu alanda master ve doktorasını tamamlamıştır. ancak kendisi 1986 yılından başlayarak bir süre Ankara Üniv Eğitim Fakültesinde çalışmıştır. bunun ardından bilkentte öğrencilerle çalışmış ardından yarı zamanlı olarak öğretim görevlisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkese merhabalar.</p>
<div>öncelikli olarak meslekdaşlarımın kaygılarını benden paylaşmaktayım.  varolan duruma ve duruma dair tespitlerimse şöyle</div>
<div>1) Nedret Hanım cv sini inceleme fırsatım oldu. kendisi psikologtur ve bu  alanda master ve doktorasını tamamlamıştır. ancak kendisi 1986 yılından  başlayarak bir süre Ankara Üniv Eğitim Fakültesinde çalışmıştır. bunun ardından  bilkentte öğrencilerle çalışmış ardından yarı zamanlı olarak öğretim görevlisi  olarak görevine devam etmektedir. Bunun yanı sıra1998 yılında Ankara&#8217;da  Psikolojik Hizmetler Entitüsünü kurmuştur. bir kaç meslekdaşımzıla  birlikte özel danışan almaya başlamıştır. Burada dikkatimi çeken kurucusu ve  yöneticisi olduğu merkezde çalışan meslekdaşımız psk Füsun Kurtoğlu Marmara  Üniversitesi PDR bölümünde yüksek lisans yaparak uzman ünvanını kullanmaya  başlamıştır. burada garip gelen nokta Sayın Nedret Hanım klinik masterı olmayan  hiç kimsenin danışan alamayacağını savunmasına rağmen kurucusu ve yöneticisi  olduğu Ankara gibi çok sayıda Klinik psikoloğu bulunduğu bir ilde PDR de master  yapan bir meslekdaşımızla uzun yıllardır hala çalışıyor olması. burada vurgu  yapmak istediğim şey Nedret Hanım&#8217;ın düşünceleri ile uygulamaları arasındaki  çelişkidir. Bana kalırsa Füsun Hanım&#8217;ın CV sini incelediğinde kendisinin oldukça  donanımlı ve deneyimli biri olduğu anlaşılacaktır. ancak yasa sonrası kendisinin  durumunun ne oacağı elbette ki muğlaktır.</div>
<div>2) Nedret Hanım eğitim Fakültesinde çalışmıştır, sayın Üstün Dökmen  doktorasını PDR de yapmış ve hala aynı bölümde çalışmaktadır. Dokuz eylül Üniv.  PDR bölümünün neredeyse tüm hocaları psikologtur. Adnan Menderes üniv sağlık  bilimleri enstitüsüne bağlı klinik psikoloji yüksek lisans ve bu yıl açılacak  olan doktora programında 2 klinik psikolog profesörü ve bir psikiyatri  profesörü bulunmaktadır, ve bildiğim kadarıyla öğrencilerin ders  dışındaki tüm zamanlarda hastanede bulunma ve çalışma mecburuiyetleri vardır.  Peki nasıl olurda bu bölümlerin ya da hocaların yeterliliklerini yalnızca hangi  enstitüye bağlı oladuklarıyla ölçer ve karar verirsiniz.</div>
<div>3) lisans eğitimimiz boyunca yaklaşık 60 ders alıyoruz ve bu danışan  almamız için yeterli olmuyorken. master eğitimi boyunca yaklaşık 10 ders  alınıyor ve bunların istatistik, araştırma teknikleri, gelişim vs lerini çıkınca  geriye danışma amacı ile verilen yaklaşık 5 ders kalıyor. binlerce kişiyi klinik  psikolog olmaktan ayrı tutan şey yalnızca bu derslerse dernek bunlarla ilgili  çalışmalar yapabilir. 2006 da mersin üniv. psikoloji bölümnden  mezun  olduktan sonra izmire yerleşmemin tek nedeni bilişsel davranışçı terapiler vb  TPD eğitimleri almaktı. ancak geçen 5 yıllık sürede içinde terapi sözcüğü geçen  tek bir eğitim açılmadı. yalnızca Wics-r, MMPI, çocuk değerlendirme testleri  ve sınav kaygısı eğitimleri açıldı. hocalar çok yoğun olduk ya da verilen  ücretler yeterli olmadığı için dışarda danışan almayı ya da dışarda özel  eğitimler vermeyi tercih ederken. alandaki binlerce psikoloğa kim nasıl 1 yıllık  eğitim verecek merak ediyorum.</div>
<div>4) yeni taslağa göre yalnzıca klinik psikoloji masterı yapan kişiler alanda  çalışabilecek, ancak tam gün yasa tasarısı her ne kadar şimdilik beklemeye  alınmış olsa dahi çıkacak gibi görünüyor. Tam gun yasasının çıkması durumunda  üniversitelerde çalışan hocalar, devlette çalışan psikologlarda özel olarak  çalışamayınca ki doktora yapan kişilerin çok büyük çoğunluğunun akademik alanda  çalıştıkları gerçeğinide göz önüne alcak olursak 70 milyonluk bir ülkede her  halde özel çalışan 50 psikolog falan kalacaktır. diğer taraftan en büyük pay  yarı zamanlı çalışan hocalara düşecektir ki dernek yönetiminde ki bir çok  kişinin bu özellikte olduğunu varsayacak olursak bu tasarının çıkarcı bir  yaklaşımla hazırlandığı düşüncesi beraberinde gelecektir.</div>
<div>5) DSM de yaklaşık 400 civarında tanı yer almaktadır. bunun yanı sıra  gündelik yaşam sıkıntıları aile ve çift sorunları gibi psikolojik danışma ve  psikoterapi gerektiren konular bulunmaktadır. klinik psikoloji master  programlarının büyük çoğunluğun bilişsel davranışçı terapiler,  psikopatoloji  dersleri ve bazı programlarda ek bir terapi yaklaşımı ya da  aile terapisi dersleri mevcuttur. bir klinik psikologun alınan 4 dersle yukarıda  değindiğim 400 küsür alanda başarılı olabileceğine inanıyorsanız ciddi bir  handikap içinde olunduğunu belirtmek isterim.</div>
<div>6) son 20 yıldır tüm bilim alanları alt alanlara bölünmüş ve yan alanlarla  işbirliği yaparak multidipliner çalışmalar yapmaya başlamış, buna bağlı multi  disipliner programlar açılmıştır.  kendi okuduğum eğitim bilimleri  enstitüsüne bağlı Aile Eğitimi ve Danışmanlığı yüksek lisans programından örnek  verek olursam</div>
<div>aile hukuku, aile sağlığına genel bir bakış, çocuk ve ergenledre görülen  dav. bzk, aile teorileri, aile ve çift danışma teknikleri, yas danışmanlığı,  krize müdehale, bireyi tanıma teknikleri, aile hukuku, çocuk hukuku, anlaşmazlık  çözüm sürecinde problem çözme ve arabuluculuk, yardım edenlere yardım, yetişkin  psikolojisi, etkli anne baba eğitimi vb bir çok dersi, aile hekimi,  psikiyatrist, hukukçu ve psikolog olan hocalarımızdan aldıktan sonra sadece  eğitim bilimleri entitüsüne bağlı olduğum için danışan çift yada aile  göremeyecekken bir ihtimal seçmeli olarak aile terapileri adı altında bir ders  gören klinik psikoloğun bu işi benden daha iyi yapacağı düşünülüyorsa, size  dünya literatürüne bakmanızı ve aile ve çiftle çalışanlarının büyük bölümünün  psikoloji dışından olduğu ve hatta özellikle klinik psikologların psikopatolojik  bakış açıları nedeniyle aileyle çalışmalarının doğru olmadığı görüşünü  değerlendirmenizi öneririm.</div>
<div>7) yaşamın devam ettirilebilemesi için para gerekli ama yeterli koşul  olmamıştır hiç bir zaman için. benim bildiğim psikolojinin yaklaşık 60 alt alanı  var. özel eğitim, adli psikoloji, psikoteknik, huzur evleri, sosyal hizmetler,  vb alanlarıyla ilgili olarak spesifik bir eğitim almadan ya da en fazla  yüzeysel seçmeli bir ders alarak tüm bu alanlarda çalışmamızla ilgili olarak  kimse birşey demezken, özel danışan alarak para kazanılan bir alan olduğu için  yalnızca klinik alanla ilgili olarak düzenleme yapılıyor olması büyük bir  hatadır. adliyede çalışan bir psikolog olarak; babasının tecavüzüne uğramış 6  yaşında bir kız çocuğuyla çalışıyor olmak, yada anne babası boşanma aşamasında  olan bir çocuğun hayatının geri kalanını kiminle geçireceğini, yaşamının geri  kalanını kimi özleyerek geçireceğini belirlemenin, bir OKB hastasının ellerini  günde kaç kez yıkadığı kadar önemli olduğunu düşünüyorum.Burdan yola çıkarak bir  klinik psikoloğun fazladan 3-5 ders alarak her şey hakkında yeterliliğe sahip  olduğunu düşünmek egosantirizmden başka bişey olmayacaktır. eğer dernek  gerçekten de iyi niyetli bir tutum sergilemek istiyosa diğer çalışma  alanlarındada somut girişimlerde bulunmalıdır.</div>
<div> <img src='http://antipsikiyatri.org/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> ülkemizdeki psikoloji bölüm sayısı son 10 yılda inanılmaz derecede  artmıştır ve bu artışın büyük çoğunluğu özel üniversitelerin  kontenjanlarına dayanmaktadır. tahmini olarak 4000 civarında psikolog mezun  olmaktadır. klinik psikoloji master programlarını özel üniversiteler ve devlet  üniversiteleri diye ikiye ayırdığımzıda  ege üniv ortalama 6 yılda bir 8  kişi, ankara üniv 2-3 yılda bir 10 kişi , hacettepe her yıl 10 kişi ODTÜ ve  Boğaziçi düzensiz aralılarla 5-10 kişi, istanbul Üniv 3 yılda bir 5-10 arasında  kişi, Uludağ Üniv. 3-5 yılda bir 6-8 kişi almaktadır. (sayılar ortalamadır).  bunun anlamı ülkemizde yılda en fazla 20 ila 30 klinik psikolog mezun  olacaktır. bunların bir bölümü doktoraya devam edip klinik alanda  belkide hiç çalışmayacaklardır. özel üniversitelerin fahiş fiyat uygulamarı  ise aylık 1000-2000 tl geliri bulunan bir çok meslekdaşımız için masterı  imkansız kılmaktadır. kişisel gözlemim özel üniversitelerde master yapan bir çok  meslekdaşımızın lisansınında yine özel üniversiteden olmasıdır. özel  üniversitelere karşı değilim ancak maddi yetersizlikten dolayı sınırlı olan  devlet üniversitelerine bir çok meslekdaşımız klinik masterına giremezken, maddi  durumu daha iyi bir meslekdaşımın özel üniversitede klinik masterı yaparak  dışarda çalışma hakkı kazanarak çok daha fazla para kazanma şansına sahip oluyor  olmasının tek açıklamasının kapitalizm olduğu düşüncesindeyim. şöyle düşünün ÖSS  de ilk 5000 ine girmiş ve türkiyenin en iyi üniversitelerinde psikoloji  bölümünden mezun bir kişi kontenjan azlığı nedeni ile devlet  üniversitesinde yada maddi yetersizlik nedeni ile özel üniversitede klinik  masterı yapamayıp düz psikolog (artık ne demekse) olarak kalırken. ÖSS de  400000. sırada yer alan birinin özel üniversitede lisansın ardından yine özel  üniversitede klinik master yapıyor olmasını açıkçası adil ve insan temelli bir  meslek elamanı olarak onaylamıyorum. özel ya da devlet üniversitesinden mezun  herkese okudukları lisans eğitminin hakkı olan ünvan ve haklar  verilmelidir.</div>
<div>9) derneğin yasa tasarısıyla ilgili olarak psikologların büyük  çoğunluğundan fikir almadığı kanaatindeyim. farkındalık düzeyi bu kadar yüksek  bir grubun, örgütlenme ve iletişim düzeyinin bu kadar düşük olması oldukça  çelişik bir durumdur. bir kaç meslekdaşımızın gruba attığı mail olmasa tüm bu  süreçten haberimiz dahi olmayacaktı. klinik master programı mezunu olmanın dünya  standartlarına ulaşmak olduğu yorumu yapılmaktadır. ABD de aile terapisti olmak  için 800 saatlik süpervisyon gerekmektedir.  ancak ülkemizdeki hiç bir  master programında bu şekilde bir uygulama yapılmamaktadır. 34 yıldır  üzerinde çaba harcanan meslek yasasının elitist yada akademisyen odaklı bir bir  oluşumla sonlanmasının gerek camiyamız gerekse de ülkemiz için ciddi bir kayıp  olacağı görüşündeyim. tüm bu gerçekleri yadsıyan bir dernek ya da dernek  yönetiminin gerekli bilgi ve yapıcı yaklaşıma sahip olamayacağı düşüncesindeyim.  işi insanla çalışmak olan bir meslek kuruluşunun bu alanlarda farkındalık ve  gerekli hareket sahibi olmaması durumunda yapması gereken 2 şey olduğunu  düşünüyorum. 1. si kitlesine dönerek bir mutabakata varmak için çalışmalar  yapması, eğer bunu yapamıyorsa istifa ederek temsil ettiği kitlenin hak  ihlalerine son vermek olmalıdır.</div>
<div>saygılarımla</div>
<p>&#8211;<br />
Psk. Mehmet KILIÇ<br />
9 Eylül Üniv. Aile Eğt. ve Danışmanlığı  Y.L<br />
İzmir Adliyesi 2. Aile Mahkemesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/yasa-taslagi-ve-ulkemizdeki-durum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MESLEK YASAMIZLA İLGİLİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEN TAM METİN</title>
		<link>http://antipsikiyatri.org/meslek-yasamizla-ilgili-oldu-bittiye-getirilen-tam-metin/</link>
		<comments>http://antipsikiyatri.org/meslek-yasamizla-ilgili-oldu-bittiye-getirilen-tam-metin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 12:35:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Özgençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antipsikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[davranış bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog ve psikiyatrlar arasında ki fark]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar]]></category>
		<category><![CDATA[psikologlar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışma merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik danışmanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://antipsikiyatri.org/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[(1)Psikolog; birey grup ve örgütlerde normal ve anormal davranışlarla ilgili durum tespit/ihtiyaç analizi, hedef belirleme, ölçme ve değerlendirme, geliştirme, psikolojik gözlem, müdahele ve raporlama yapan, psikoloji lisans eğitimi üzerin psikolojinin uygulamalı &#8230;alanlarında psikolojik hizmet vermek üzere ilgili alanda en az 1 yıllık sertifika eğitimi almış ve yeterliliğini merkezi bir sınavla belgelemiş meslek mensubudur. (Türk Psikologlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(1)Psikolog; birey grup ve örgütlerde normal ve anormal davranışlarla ilgili durum tespit/ihtiyaç analizi, hedef belirleme, ölçme ve değerlendirme, geliştirme, psikolojik gözlem, müdahele ve raporlama yapan, psikoloji lisans eğitimi üzerin psikolojinin uygulamalı &#8230;alanlarında psikolojik hizmet vermek üzere ilgili alanda en az 1 yıllık sertifika eğitimi almış ve yeterliliğini merkezi bir sınavla belgelemiş meslek mensubudur.<br />
(Türk Psikologlar Derneği: Bu tanım Avrupa Psikolog Birlikleri Federasyonu (EFPA), EUROPSY tanımı dikkate alınarak hazırlanmıştır.)</p>
<p>(Şerh) Çekince:&#8221;veya lisans eğitimi psikoloji dışı bir alan olup klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimi üzerine klinik psikoloji alanında doktora derecesi alan&#8221; psikoloji lisans mezunu olmayanların psikoloji yüksek lisans veya doktora derecesi alarak klinik psikolog unvanı kullanmaları etik ve doğru değildir.﻿</p>
<p>‎2) Klinik Psikolog; objektif ve projektif ölçüm araçları, gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak psikolojik değerlendirme yapılmasında; psikolog sorunların tanısal değerlendirmesinde tanımlanmasında,<br />
ve bu sorunların giderilmsinde psikoloji ve psikoterapi kuramlarına dayalı psikoterapi uygulamalarının yürütülmesinde g&#8230;erektiğinde ilgili uzmana yönlendirilmesinde yetkin ve yetkili olan, psikoloji lisans<br />
eğitimi üzerine klinik psikoloji alanında en az yüksek lisans eğitimini tamamlayan veya lisans eğitimi psikoloji dışı bir alan olup klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimi üzerin klinik psikoloji alanında doktora derecesine sahip sağlık meslek mensubudur.</p>
<p>(Şerh) Çekince: tanısal değerlendirmenin ilgili uzman hekimlere değerlendirilmesi gerekmektedir. (Psikiyatristlerin görüşü)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://antipsikiyatri.org/meslek-yasamizla-ilgili-oldu-bittiye-getirilen-tam-metin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

