<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;D0cBR3s_eip7ImA9WhRUGUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027</id><updated>2012-01-31T01:10:56.542+02:00</updated><category term="dersim katliamı" /><category term="üç renk mavi" /><category term="zernkut" /><category term="atatürk" /><category term="dom kathedrali" /><category term="siirt" /><category term="piesiewicz" /><category term="Tunceli" /><category term="anayasa" /><category term="zamska" /><category term="iksv" /><category term="ismet inönü" /><category term="sivas katliamı" /><category term="ege'nin iki yakası" /><category term="brüksel" /><category term="açılım" /><category term="zazaki" /><category term="miraz" /><category term="ermeni" /><category term="morcheeba" /><category term="açılış" /><category term="onur öymen" /><category term="emo" /><category term="Kongo" /><category term="abdullah papur" /><category term="pelguzar" /><category term="nilüfer akbal" /><category term="schengen" /><category term="skye edwards" /><category term="belçika konsolosluğu" /><category term="protest müzik" /><category term="akp" /><category term="mohsen namjoo" /><category term="bulutsuzluk özlemi" /><category term="monarşi" /><category term="tayt" /><category term="radyo odtü" /><category term="vize" /><category term="federal" /><category term="flaman" /><category term="blood like lemonade" /><category term="erhan tuncel" /><category term="hrant dink" /><category term="Halıkent" /><category term="iran" /><category term="ermeni soykırımı" /><category term="boxer" /><category term="abdulkadir aksu" /><category term="köln" /><category term="stres bileziği" /><category term="stanley kubrick" /><category term="II. Albert" /><category term="iddianame" /><category term="haşema" /><category term="oduncu gömleği" /><category term="hasret gültekin" /><category term="korucu" /><category term="freebag" /><category term="hauptbahnhof" /><category term="çelenk" /><category term="agos gazetesi" /><category term="modern sabahlar" /><category term="belçika" /><category term="tanga" /><category term="kiselowski" /><category term="dersim" /><category term="Nejat Yavaşoğulları" /><category term="petag" /><category term="sömürge" /><category term="newroz" /><category term="şivan perver" /><category term="yaşamaya mecbursun" /><category term="konsolosluk" /><category term="valon" /><category term="Demirci" /><category term="istanbul" /><category term="gothic" /><category term="iks" /><category term="küçük mübaşir" /><category term="nietzsche" /><category term="agerayis" /><category term="üç renk beyaz" /><category term="Rüzgar" /><category term="kilite kou" /><category term="stuttgart" /><category term="dekalog" /><category term="ogün samast" /><category term="üç renk kırmızı" /><category term="koçgiri" /><category term="yasin hayal" /><category term="şenol günbayrak" /><category term="taksim" /><category term="yaşar kemal" /><category term="1 mayıs" /><category term="hamal" /><category term="anadolu rock" /><category term="katliam" /><category term="leonard cohen" /><category term="erasmus" /><category term="Anadolu'nun Oxfordu" /><category term="demircan tılsım" /><category term="ayşe hür" /><category term="özgün müzik" /><category term="kot mont" /><category term="namur" /><category term="sabiha gökçen" /><category term="şine" /><title>Ataşo</title><subtitle type="html" /><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://c-ataso.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>35</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/Atao" /><feedburner:info uri="atao" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;D0cBR3s-fip7ImA9WhRUGUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-3040376880181799422</id><published>2012-01-30T23:13:00.017+02:00</published><updated>2012-01-31T01:10:56.556+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-31T01:10:56.556+02:00</app:edited><title>Zizek, Solcular ve Psikanaliz</title><content type="html">&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;Bu adam Türkiyeye mi yerleşti yoksa? Üç gündür hangi kanalı açsak aynı cevapları veriyor sevimli ingilizcesiyle Zizek. Biz bu şekilde yaşamaya devam edemeyiz. Son 20 senede emperyalizm kesin bir zafer kazandı. Günümüzde 3. Dünya ülkeleri emperyalizme daha yatkın. Bu, bu şekilde devam edemez. Wall Street işgallerine katılan insanlar ne istediklerini bilmiyordu, bir şeylere itiraz ediyorlardı ama yerine ne olması hakkında kafalarında hiçbir fikir yoktu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;Şimdi Türkiye'nin mükemmel entellektüellerinden biri Pelin Batu bir soru soracak. Ardından bir rock star Mor ve Ötesi grubundan Harun'un sorusu olacak: "Sınıf kavramının açıklayıcı gücünün zaman zaman abartıldığını düşünenlerine..." Sizin bir rock starınız bile böyle soru soruyorsa ben Türkiye'nin hayranıyım. Matrix filminin gerçek izleyicisinin salaklar olduğunu düşünüyorum. Lady Gaga benim içinde bir gizem. Bu kadının bir şarkısını bile bilmiyorum. Üstelik tipimde değil. Liv Tyler'i beğeniyorum ama Lady Gaga'yı değil.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;Geçen sene burda eşcinsellerle ilgili bir yürüyüş yapıldı ve sorunsuz sona erdi. Aynı şeyi Balkanlar için de isteyebiliriz (Romanya, Sırbistan). Bu Türkiye'nin farklılığı mı? Yılmaz Güney'in hapishanedeki çocuklarla ilgili olan filmini çok seviyorum. Orhan Pamuk'un 'Kar' romanı da çok hoşuma gitti. Ege ve Akdeniz sahilleri yerine romanın geçtiği Kars şehrini gerçekten görmek istiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;"Peki Fransızların Cezayir’de yaptığına ne diyeceğiz? Bu yüzden Kürtler ve Ermenilerle ilgili duruma bakacak olursak bu Jöntürklerin Avrupalı gibi bir ülke olmak istemesiyle ortaya çıktı bu sorunlar. Türkiye tam olarak bu tür şeyleri gerçekleştirerek batı birliğine dahil oldu. Geçmişe baktığımızda bunlar modern devletler tarafından kendi sınırlarını korumak ve devlet oluşturmak için işlenmiş suçlardır. Ermenilerde bu suçlar Türkiye Avrupalı olmaya karar verdiğinde işlendi. Etnik şiddet, Türkiye'nin ahlaki ve etnik durumuyla ilgili bir geleneği değil..."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;Kürtlere daha fazla otonomi verilmeli. Ben bunu bir tehlike olarak görmüyorum. Osmanlı'da Kürtlere daha fazla otonomi verildiğini ama ulus devletin oluşumu sırasında ayrılık paranoyasının ortaya çıktı. Bu fikir Avrupa'ya aittir. O zaman bunun bedelinin Avrupa tarafından ödenmesi gerekir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;"Hoşlanmadığım şey, Türk insanının, Atatürk'ün mirasını savunduğunu söyleyenler ile liberal müslümanlar arasında sıkışmış olması; yani bu iki tercih dışında, insanların seçeneksiz olması..."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848; mso-fareast-language:EN-GB"&gt;Türkiye ile ilgili çok şey bilmiyorum. "Don't ask me anything about Osmanlı, just ask me questions..."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:16.0pt;mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin; color:#484848;mso-fareast-language:EN-GB;mso-bidi-font-weight:bold"&gt;Konuştukça batan felsefeci Žižek&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt;mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin; color:#484848;mso-fareast-language:EN-GB"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span&gt;&lt;span &gt;Sloven felsefeci Slavoj Žižek bir dizi konferans vermek için Türkiye’de. Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’e röportaj veren Žižek konuştukça Türkiye ve Osmanlı tarihi konusundaki cehaleti iyiden iyiye açığa çıktı. Zaten popüler felsefecinin Türkiye’ye gelişini finanse eden de reklamcılar olmuş... &lt;/span&gt;&lt;a href="http://haber.sol.org.tr/postal/konustukca-batan-felsefeci-zizek-50979"&gt;&lt;span &gt;***&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:16.0pt;mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin; color:#484848;mso-fareast-language:EN-GB;mso-bidi-font-weight:bold"&gt;Sol Entelektüellerin Yapışkan Dini: Psikanaliz&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:10.0pt; mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;mso-bidi-font-family:Calibri; mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#484848;mso-fareast-language:EN-GB"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span&gt;&lt;span &gt;Dünya ölçeğinde entelektüellerin en yaygın LSD’sidir Freudculuk. Hayal gördürür. Olmayanı onaylattırır, üstüne binlerce çeşit madde dışı, gerçek dışı fantezilere olanak yaratır. Dünyaca bu denli kabul görmesi, entelektüel ve özellikle sol-liberal entelektüel kafaların işleyişine en uygun dinsel öğreti olmasındandır. Psikanaliz, entelektüelleri biat kültürüne karşı bir havaya sokarak biat ettirendir... &lt;/span&gt;&lt;a href="http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kaan-arslanoglu/sol-entelektuellerin-yapiskan-dini-psikanaliz-49913"&gt;&lt;span &gt;***&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-3040376880181799422?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Xi4Bu7wHGfgzVAqZtTSLnndjouw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Xi4Bu7wHGfgzVAqZtTSLnndjouw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Xi4Bu7wHGfgzVAqZtTSLnndjouw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Xi4Bu7wHGfgzVAqZtTSLnndjouw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/kyw6F2uFfe0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/3040376880181799422/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=3040376880181799422&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3040376880181799422?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3040376880181799422?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/kyw6F2uFfe0/zizek-solcular-ve-psikanaliz.html" title="Zizek, Solcular ve Psikanaliz" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09875393327340211669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2012/01/zizek-solcular-ve-psikanaliz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0MFQ3k7fCp7ImA9WhdUFEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-2851358311580810901</id><published>2011-09-26T03:26:00.005+03:00</published><updated>2011-10-01T17:30:12.704+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-01T17:30:12.704+03:00</app:edited><title>Yazığım Geldi</title><content type="html">&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RplcUDegwsc/Tn-xrKrO4mI/AAAAAAAAAG8/ReTdSR_89OQ/s1600/DSCF0647.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-RplcUDegwsc/Tn-xrKrO4mI/AAAAAAAAAG8/ReTdSR_89OQ/s400/DSCF0647.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5656435012158808674" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bir değişikmiş bu Diyarbakır'ın çocukları da.. Birbirleriyle kavga ettikten sonra dövdüğü arkadaşına acıyan çocuk "üzüldüm" ya da "acıdım" demek yerine "yazığım geldi" diyor. Kahkahaların sonunda ufak bir tebessüm...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Burdaki çocuklar evcilik, doktorculuk oynamak yerine Apoculuk oynuyorlar. Kendi aralarında bir grup KCK Yürütme konseyi oluyor. Kalanlarda ya polis ya da jitemci oluyor. Oyunun sonunda nedense hep KCK kazanıyor ve bu zaferi kendi aralarında büyük bir coşkuyla kutluyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Diyarbakır da çocuklar taş atma konusunda da bayağı tecrübeliler. Öyle ki 100-200 metreden gözleri kapalı istedikleri hedefin alnının ortasına şak diye yapıştırabiliyorlar taşları. Biraz büyüyüp 12-13 yaşlarına geldiklerinde ise ellerinde pompalı tüfeklerle şehrin merkezinde korkusuzca sağa sola ateş edebiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Diyarbakır'ın dar sokakları arasında turist edasıyla gezerken üstü başı kirli, elbisesi yırtık pırtık eline bir ekmek ya da karpuz parçası tutuşturulmuş çocuklar gördüğümüzde fotoğraf makinesinin deklanşörüne basmaktan başka bir şey gelmiyor elinizden.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Bir yanda elindeki termosla gün boyu çay satarak para kazanmaya çalışan ufak çocuk. Utangaçlığından ve iyi niyetinden bir şey kaybetmemiş henüz. Verdiği plastik bardağın altına bir tane daha koyuyor elimiz yanmasın diye. Al bunu buna gerek yok diye geri uzattığınızda bardağı geri almıyor inatla. Yere düşen çay şekerini almaya yeltendiğinizde onu da vermiyor inatla paketten yenisini uzatıyor hemencecik...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Hemen yanında içeride Ortadoğu'da ve Dünya da yoksulluğu tartışıyor büyükleri. Hikayeler, anılar anlatılıyor yoksullukla ilgili... A&lt;/span&gt;ncak travma burada da kendini gösteriyor konu dönüyor dolaşıyor Demokratik Özerklik, Ana dilde eğitim, Kürtlere yapılan ötekileştirme... konularına takılıyor, bağlanıyor...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Konuşmaların, anlatılan hikayelerin sonunda herkesin yazığı geliyor ama boşuna...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-2851358311580810901?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qnkBPsuCd0BQO41gOeDqv9T1okw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qnkBPsuCd0BQO41gOeDqv9T1okw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qnkBPsuCd0BQO41gOeDqv9T1okw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qnkBPsuCd0BQO41gOeDqv9T1okw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/ozlyHWPVnH8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/2851358311580810901/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=2851358311580810901&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/2851358311580810901?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/2851358311580810901?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/ozlyHWPVnH8/yazgm-geldi.html" title="Yazığım Geldi" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09875393327340211669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-RplcUDegwsc/Tn-xrKrO4mI/AAAAAAAAAG8/ReTdSR_89OQ/s72-c/DSCF0647.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/09/yazgm-geldi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkcCRnc-fip7ImA9WhdTE0g.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-6522295792320500223</id><published>2011-07-11T02:07:00.024+03:00</published><updated>2011-07-11T05:07:47.956+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-07-11T05:07:47.956+03:00</app:edited><title>Bêsebeb (Sebepsiz)</title><content type="html">&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-oxZKIpc-ryk/ThpDDZMq_uI/AAAAAAAAAFk/kGEvb_U3Zzk/s1600/pepug.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 282px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-oxZKIpc-ryk/ThpDDZMq_uI/AAAAAAAAAFk/kGEvb_U3Zzk/s400/pepug.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5627884409935560418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"&gt;&lt;span&gt;"Pepug ânci wenda" yani "Pepug yine ötmeye başladı" sözü başa gelen kötü olayları, olumsuzlukları, felaketleri tanımlamak için kullanılır Dersim'de. Çocukluk yıllarımızda akşamları oynanan saklambaç oyununun ardından toplaşıp daha çok birbirimizi korkutmak için anlatırdık Pepug efsanesini. Karanlıkta ay ışığının aydınlattığı Kou Spi'nin (Beyaz Dağ) o çıplak yamaçlarında gözüken yalnız ağaçta yaşadığına inandırmıştık kendimizi Pepug Kuşu'nun. Geceleri duyduğumuz Pepug'un sesinin bize çok uzakta olan o ağaçtan geldiğini sanırdık hep...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Efsaneye göre Pepug ve Keleng iki kardeştirler ve çocuk yaşta annelerini kaybederler. Anneleri ölünce babaları acımasız, zalim bir üvey anne getirir evlerine. Bahar ayları gelince üvey anne Pepug ve Keleng'i Munzur dağlarına kenger toplamaya gönderir. Kenger Dersim dağlarında tıpkı &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.gomanweb.com/2010_Klasoru/Subat/02Subat/dersim.htm" style="color: black; "&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#990000;text-decoration:none;text-underline:none"&gt;Gulike ve Süng&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/a&gt; &lt;span class="Apple-style-span"&gt;gibi yalnızca bahar aylarında toplanabilen kökü sütlü hem çiğ hem de sakız olarakta tüketilebilen bir bitkidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"&gt;&lt;span&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Gün boyunca bir hayli yorulan iki kardeş üvey annelerinin onlara verdiği heybeyi zoraki doldurabilirler. Ancak heybe delinmiştir ve eve ulaşıncaya değin topladıkları bütün kengerler onlar farkına varmadan yola saçılmıştır. Üvey anneye ne cevap vereceklerini bilemeyen Keleng kardeşinden şüphelenir ve kengerleri Pepug'un yediğini zanneder. Pepug Keleng'e kengerleri kendisinin yemediğini anlatsa da inandıramaz bir türlü onu. Keleng en sonunda Pepug'un midesine bakmaya karar verir. Midesini açar bakar ki hiçbir şey yok. Pepug doğru söylemiştir meğer ki. Sonra tekrar diker Pepug'un midesini ama bir işe yaramaz. Pepug ölmüştür. Üzüntüden kollarını açan Keleng aşağıdaki sözleri söyler ve sonra kuş olup Dersim dağlarında gözden kaybolur.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;line-height: normal"&gt;&lt;span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-bidi-font-family:Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:black; mso-fareast-language:TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Geneva, Geneva, Arial, Helvetica, Arial; line-height: 15px; -webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px; "&gt;&lt;object width="250" height="40"&gt;&lt;param name="movie" value="http://grooveshark.com/songWidget.swf"&gt;&lt;param name="wmode" value="window"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;songIDs=31560954&amp;amp;style=metal&amp;amp;p=0"&gt;&lt;embed src="http://grooveshark.com/songWidget.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="250" height="40" flashvars="hostname=cowbell.grooveshark.com&amp;amp;songIDs=31560954&amp;amp;style=metal&amp;amp;p=0" allowscriptaccess="always" wmode="window"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 15px; -webkit-border-horizontal-spacing: 1px; -webkit-border-vertical-spacing: 1px;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Pepo”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Keko”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Kum kerd” (Kim yaptı?)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Mı kerd” (Ben yaptım)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Kum kişt” (Kim öldürdü?)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Mı kişt” (Ben öldürdüm)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span &gt;“Kum şit” (Kim yıkadı?)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="line-height:normal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;“Mı şit (Ben yıkadım.)&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: black; "&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-6522295792320500223?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PLy3-7eTf7oREwwJTDNKpv-UWT4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PLy3-7eTf7oREwwJTDNKpv-UWT4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PLy3-7eTf7oREwwJTDNKpv-UWT4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PLy3-7eTf7oREwwJTDNKpv-UWT4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/IQDb2RF_XoA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/6522295792320500223/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=6522295792320500223&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6522295792320500223?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6522295792320500223?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/IQDb2RF_XoA/besebeb-sebepsiz.html" title="Bêsebeb (Sebepsiz)" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09875393327340211669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-oxZKIpc-ryk/ThpDDZMq_uI/AAAAAAAAAFk/kGEvb_U3Zzk/s72-c/pepug.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/07/besebeb-sebepsiz.html</feedburner:origLink><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="enclosure" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~5/6LQ63G4t6RY/video-play.mp4" length="0" type="video/mp4" /><feedburner:origEnclosureLink>http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=a55276fcbb6394f5&amp;type=video/mp4</feedburner:origEnclosureLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUICRH8zeyp7ImA9WhRQEE0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-3544208723835951926</id><published>2011-04-16T02:31:00.027+03:00</published><updated>2011-12-04T16:06:05.183+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-12-04T16:06:05.183+02:00</app:edited><title>Hasselt Sanrısı</title><content type="html">&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-h97NI0sps-Y/TajsZJvJ59I/AAAAAAAAAA4/k4M0UKdacY0/s1600/2010-03-02%2B14.53.08.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="300" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5595982453862426578" src="http://4.bp.blogspot.com/-h97NI0sps-Y/TajsZJvJ59I/AAAAAAAAAA4/k4M0UKdacY0/s400/2010-03-02%2B14.53.08.jpg" style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center;" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;Her şey sanıldığından daha kolay başlamıştı. Dümdüz tarlacıklar, güneş ışığıyla parıldayan irili ufaklı yemyeşil tepecikler yukardan bakılınca ilahsız cennete düşüyormuş havası veriyordu.Kaptanda hazırdı artık. 'Kemerlerinizi sıkı bağlayın cennete düşüyoruz' diye seslendi son bir kez. Düşüşle birlikte anlamsız bir alkış tufanı kopmuştu. İyi de yabancı memlekete düşüyoruz niye alkışlıyorsunuz uğultuları başladı bu kez. Kısa bir süre sonra bu insanları uzunca bir süre toplu halde görmeyecek oluşun heyecanıyla atıverdi dışarı kendini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepeler, tarlalar, ağaçlar paralel düzlemde daha bir renklenmişti. Tren camından uzağa en uzağa bakıp bakıp acaba sonu gelecek mi diye uzunca bakıyordu ama boşuna. Her yeşil tepeciğin sonunda ya yeni yeşil bir tepecik ya da küçükken resim defterine çokça çizdiği uzun dik çatılı çiftlik evlerinden üçer beşer beliriyordu. Etraftaki insanlarda tuhaf gözükmüyordu üstelik yabancı bir ülke de yabancı olduğu alalen belli olmasına rağmen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden haber verdiği saatte 3 kişi bekliyordu Hasselt istasyonunda. Sigi en çok konuşanıydı. Hemen her şey ile ilgilenişi bu grubun lideri olduğunu açıkça gösteriyordu. Sigi'nin yanından ayrılmayan Thomas ve Els arada biz de sana yarım edebiliriz diye mırıldanıyorlardı. Koca valizi taşımaya yardım ettikleri için mutlu olmuştu en çok. Uzun ve yorucu yolculuk yormadan sonlanacaktı bu kez. Kısacık bir otobüs yolcuğunun ardından beş ayını geçireceği iki kırmızı binaya varabilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapı önündeki kalabalık tıpkı onun gibi yeni gelenlerden kaynaklanıyordu. Ufak ama içinde keşfedecek çok yeri olan odasına girişte dikkatini ilk çeken çatıdan açılan penceresi oldu. Pencereden dışarı baktığında cennetin en güzel yerini kendine ayırttığının farkına vardı. Valizini tek odalı evine bıraktıktan sonra Sigi aşağıya çağırdı onu. Bir anda yirmi kişi ile tanışacaktı. Çekingen bir merhabadan sonra herkes gibi o da komşu odalarda kalanları aramaya koyuldu. Çok geçmemişti ki sağında Fransız İgal solunda Finli Mika ile komşu olduğunu öğrenecekti. İki yan odada kalan Rus asıllı Alman Sergey ile komşularına göre daha çok konuşuyordu halbuki. Ülkelerin belirlenmesinin ardından sıra gelmişti şehirlere:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun Türkiye'den değilde İstanbul'dan geliyor oluşu daha ilgi çekmişti yeni arkadaşlarınca. Bu ilk anda onunda aklına yatacaktı ve sorulan her soruya yıllardır İstanbul da yaşıyormuş edasıyla ustalıkla cevap verecekti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kısa tanışmanın ardından Sigi ve arkadaşlarının ikram ettiği sandviçler, biralar ve batan güneş eşliğinde heyecanlı bir başlangıç yapılabilirdi öyleyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-3544208723835951926?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PWWt2quWUcVJJCc1jn5iUvvA5sE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PWWt2quWUcVJJCc1jn5iUvvA5sE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PWWt2quWUcVJJCc1jn5iUvvA5sE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PWWt2quWUcVJJCc1jn5iUvvA5sE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/h88zU71jzAs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/3544208723835951926/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=3544208723835951926&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3544208723835951926?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3544208723835951926?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/h88zU71jzAs/hasselt-yar-sanrs.html" title="Hasselt Sanrısı" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09875393327340211669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-h97NI0sps-Y/TajsZJvJ59I/AAAAAAAAAA4/k4M0UKdacY0/s72-c/2010-03-02%2B14.53.08.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/04/hasselt-yar-sanrs.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A08CQXgzeip7ImA9WhZSGE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-8245404001701327343</id><published>2011-04-02T23:08:00.013+03:00</published><updated>2011-04-03T17:11:00.682+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-04-03T17:11:00.682+03:00</app:edited><title>İsmail Beşikçi'ye Destek !!!</title><content type="html">&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kamuoyuna&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dr. İsmail Beşikçi, Çağımızda Hukuk ve Toplum dergisinin, kış-2010 tarihli sayısında çıkan &lt;/span&gt;&lt;a href="http://ismailbesikciyedestek.com/yazi.html"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #990000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ulusların Kendi Geleceğini Tayin Hakkı ve Kürtler&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; başlıklı yazısı yüzünden 15 ay ceza almıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Ne yazık ki ülkemizde düşünceyi açıklamak hala suç.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Hala milyonlarca insanın kullandığı anadili yok sayılıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Hala KCK davasında Kürtçe olduğu düşünülen bilinmeyen dil ibaresi kullanılarak bir dilin varlığı inkar edilmeye çalışılıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Biz,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Fikirlerin yasaklanmadığı bir ülkede yaşamak istiyoruz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İnsana karşı devleti koruyan zihniyetin terkedilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İsmail Beşikçi nin şahsında, insanların düşünceleri yüzünden yargılanmasını, ceza almasını kınıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Eğer İsmail Beşikçi nin söz konusu yazısı suç ise, yazısının altına&lt;span style="color: #990000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://ismailbesikciyedestek.com/index.html"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #990000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;imzamızı atarak&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; aynı suçu işlediğimizi bildiriyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;NOT: Bu açıklama aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı , Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı'na gönderilecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-8245404001701327343?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W8IB4c0XxPfhc534dh_2Y9z0wyw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W8IB4c0XxPfhc534dh_2Y9z0wyw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W8IB4c0XxPfhc534dh_2Y9z0wyw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/W8IB4c0XxPfhc534dh_2Y9z0wyw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/Pt7iQhc1dpA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/8245404001701327343/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=8245404001701327343&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/8245404001701327343?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/8245404001701327343?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/Pt7iQhc1dpA/ismail-besikciye-destek.html" title="İsmail Beşikçi'ye Destek !!!" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09875393327340211669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/04/ismail-besikciye-destek.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEAEQnk7eCp7ImA9WhZTEk4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-4771604908323256916</id><published>2011-03-14T23:48:00.006+02:00</published><updated>2011-03-16T01:45:03.700+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-16T01:45:03.700+02:00</app:edited><title>Kahverengi Kırmızı Toprak</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-zHZtNEoQcF4/TX6LWUkWPAI/AAAAAAAAAAM/irDG7YeBq18/s1600/let-england-shake-pj-harvey.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;img style="text-align: left;float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 320px; height: 273px; " src="http://4.bp.blogspot.com/-zHZtNEoQcF4/TX6LWUkWPAI/AAAAAAAAAAM/irDG7YeBq18/s320/let-england-shake-pj-harvey.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584053803580537858" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;Bizim oraların ağıtlarına benzeyen bir ezgi arka planda çalıyordu. Üzerine de PJ ablamız bir şeyler söylüyordu ama ben onu değilde arkada çalan ezgiyi dinliyordum. Şarkı tam bitti bitecek derken kulaklığımı çıkarıp metroda ney çalan adama kulak kesildim bu kez. Sanki şarkının devamını çalıyor gibiydi. Bu tesadüfü uyum bir anlığına da olsa tebessüm ettirmişti bana. Lakin akşam eve geldiğimde şarkıdaki ezginin Kürtçe olduğunu öğrenince bu kez kendimi "Çok bildiğini sanan çok yanılır" hesabı duvarlara vurma gereği duydum. "Bizim lehçemiz farklı kardeşim!" şeklinde bir savunmayla bu konuyu bir daha hiç açılmamak üzere kapatmakla yetiniyorum şimdilik...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;Şubat ayında yayınlan Radiohead'in son albümü King of Limbs'le başka bir boyutta müzik dinlediğimizi zannederken meğer fazla ihmal etmişiz PJ ablamızı. Bu iki albümü karşılaştıranlar kervanına dahil olmakta ben de bir sakınca görmüyorum. Siz de görmeyin.Sene sonuna kadar bir mucize gerçekleşmezse yıl sonunda da yine bu iki albümü konuşuyor olacağım(z).&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;14 Şubatta piyasaya sürülen, kilise de kaydedilmiş, savaşı anlatan, ilk gününde ve ilk dinleyişimde beni sarsan yeni PJ Harvey albümü "Let England Shake" bu yılı sallamaya şimdiden aday. Albümden yayınlanan ilk single "The Words That Maketh Murder" şarkısında "What if I take my problem to the United Nations" şeklinde sakin sakin günümüz dünyasında olup bitene kızan PJ'nin Nisan 18'de yayınlanacak ikinci single "The Glorious Land" ile bu kez savaşın ve albümün gerçek anlamda açılışını yapmış olacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;Albümü dinlerken gözden kaçmayan detaylardan biri de PJ'nin Björk vari vokalleri. Kürtçe ezginin duyulduğu "England" ve "Written On The Forehead" şarkılarında bu bariz bir şekilde ortaya çıkıyor. Bunun yanında ondan alışık olmadığımız bir vokal tarzıyla yorumladığı "On Battleship Hill" 50. dinleyişten sonra bu zamanda bu kadar güzel şarkı dedirtecek cinsten. Sonrasında "In The Dark Places" ile artık Radiohead ile yapamadığım diğer boyutta müzik dinleme işini bu kez hakkını vererek yapmış olmanın mutluluğu ile albümün sonlanmasını istemiyor insan ama nafile...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height: 115%; font-family: Arial, sans-serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Albümün finalinde hazır 18 Mart yaklaşmışken Çanakkale'de olup bitenlere göndermeler yaptığı şarkısı "The Colour Of The Earth" ile savaş sonrası geriye kahverengi kırmızı topraktan başka bir şey kalmadığından bahsediyor PJ ve albümü bu sözlerle bitiriyor.Biz de burada bitirelim madem.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="font-family: arial; font-size: small; "&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-4771604908323256916?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BkPAst5R2XNrFBzRDis3domf37I/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BkPAst5R2XNrFBzRDis3domf37I/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BkPAst5R2XNrFBzRDis3domf37I/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BkPAst5R2XNrFBzRDis3domf37I/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/aU7tAdwvjfg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/4771604908323256916/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=4771604908323256916&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/4771604908323256916?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/4771604908323256916?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/aU7tAdwvjfg/kahverengi-krmz-toprak.html" title="Kahverengi Kırmızı Toprak" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09875393327340211669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-zHZtNEoQcF4/TX6LWUkWPAI/AAAAAAAAAAM/irDG7YeBq18/s72-c/let-england-shake-pj-harvey.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/03/kahverengi-krmz-toprak.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkINQ38-cSp7ImA9Wx9bGUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-7815067948019681904</id><published>2011-03-01T02:49:00.000+02:00</published><updated>2011-03-01T02:49:52.159+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-01T02:49:52.159+02:00</app:edited><title>Akademi'nin Kürt Sorunu</title><content type="html">&lt;div style="color: #333333; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold; line-height: 16px;"&gt;Şehir Üniversitesi öğretim üyesi sosyolog Prof. Dr. Mesut Yeğen'in, ODTÜ'de kendisine profesörlük kadrosu verilmeyişinin hikayesini kamuoyuna aktarması üzerine başlayan tartışma, Kürt sorunu'nun halen Akademi'nin 'kara deliklerinden' birini oluşturduğunu yüzümüze vurdu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-style: italic; font-weight: bold; line-height: 16px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Şehir Üniversitesi öğretim üyesi sosyolog Prof. Dr.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Mesut Yeğen&lt;/strong&gt;, ilki Radikal İki'de ikincisi ise Taraf'ta&amp;nbsp;&lt;strong&gt;"Nasıl Profesör Olunur?"&lt;/strong&gt;başlıklı birbirinin devamı iki makale yayımladı. Eski ODTÜ öğretim üyesi Yeğen makalelerinde, ODTÜ'de kendisine profesörlük kadrosu verilmeyişinin hikayesini anlatıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: justify;"&gt;&lt;div style="color: #333333; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Akademisyenlere üniversitelerde&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Kürt meselesi üzerine yazmanın&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;halen sorun olup olmadığını, bu çalışmaların kadro alımına nasıl bir etkisi olduğunu sorduk:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;'OTO SANSÜR UYGULANIYOR, ÖNYARGI VE DIŞLAMA ÇOK YAYGIN'&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;İsmail Beşikçi&amp;nbsp;(Sosyolog):&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;"Üniversite resmi ideolojinin gereklerine göre tavır ve davranış sergilemektedir. Günümüzde artık mücadelenin getirdiği fiili kazanımlardan dolayı Kürt meselesinin inkarı yapılamıyor. Ama Kürtlerin Kürt toplumu olmaktan doğan hakları konusunda çalışmalar yapanlar şu veya bu gerekçelerle engelleniyor. Özgür eleştiri kurumlaşmadan bilim ortamının oluşması olanaklı değil. Bütün bunlar, Kürt sorununa bilimin kavramlarıyla yaklaşmayı, resmi ideolojinin eleştirilmesini, bu eleştirinin devamlı kılınmasını gerektirir."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Doç. Dr. Ertan Efegil (Sakarya Üniversitesi)&lt;/strong&gt;: "Bir doktora öğrencim Kürt meselesi üzerine yazmak istiyor, ben bunda bir mahsur görmedim. Bunlar tartışılan konular artık. Tezin yazılması gerektiğini savundum. Tutucu olmanın bir anlamı yok artık. Bilimsel olarak teorik yaklaşımları dikkate aldığınız sürece bu konuları tartışmak gayet normaldir. Akademisyenler otosansür uyguluyor olabilir ama artık daha cesur davranıyorlar. Kürt sorunu çalıştığı için hışma uğrayan biriyle karşılaşmadım. Resmi tezleri eleştiren makaleler yazan bir arkadaşım bu çalışmalardan derlediği tezle daha yeni doçentlik aldı."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Dr. Cengiz Aktar (Bahçeşehir Üniversitesi):&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;"Milli tasavvurun dışına düşen bütün uzmanlıklar akademide eser miktarda bulunurken akademik kadronun gerekçesini makul bulmak mümkün değil. Yeterince işlenmeyen tüm bu uzmanlıkların bir nevi pozitif ayrımcılığa tabi tutulması beklenir. Bu sadece bir akademik hassasiyet değil, ülkenin istikrarı için olmazsa olmaz bir siyasi gerekliliktir. Kadro alımında Kürt kimliği öne çıkan adaylar işe kolayca alınmazlar ama Kürt olup Kürtlüğünü görmezden gelenler daha kolay hareket eder."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. İhsan Dağı (ODTÜ):&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;"Mesut Yeğen, ODTÜ'de profesör olan birçok kişiden daha fazla ve daha nitelikli eserleri olan bir akademisyen. ODTÜ'de profesör yapılmaması için hiçbir neden yoktu, Kürt meselesi üzerine yazdıklarından ve konuştuklarından başka. Yeğen üzerinden akademiya 'disiplinize' edilmeye, üniversitelerde 'milli güvenlik' düzeni kurulmaya çalışıldı. Bu mesele rektörlerin komutanların odalarından çıkmadıkları dönemden kalan bir meseledir. Şimdi bu sorunlar büyük ölçüde aşıldı. Üniversiteler çok daha özgür. Kürt meselesi serbestçe konuşuluyor, araştırılıyor."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Büşra Ersanlı (Marmara Üniversitesi)&lt;/strong&gt;: "Kürt sorununun herhangi bir alanı üzerine yapılan çalışmalara karşı geniş bir önyargı hakim. Marmara'da da 2007 yılında anadil hakkı üzerine yazılan çok başarılı bir tez 'anayasanın başlangıç ilkelerine aykırı' olduğu gerekçesiyle üniversitenin Avrupa Birliği Enstitü Müdürlüğü tarafından reddedilmişti. Bugün yine böyle mi olurdu bilmiyorum ama önyargı ve dışlama çok yaygın."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;MESUT YEĞEN'İN YAZISINDAN...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Profesör olamayacağıma hükmeden jüri mensuplarının gerekçeleri özetle şöyle.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Ayşe Ayata&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;raporunda iki esas gerekçe öne sürülüyor. İlk gerekçeye göre, yayınlarım daha çok Kürt sorunu hakkında yazdığım doktora tezimden üretilmiş olup bazı yayınlar birkaç yerde birden aynen yayımlamıştır. İlkiyle bağlı ikinci gerekçeye göre de, yaptığım yayınlar Kürt meselesi üzerine yoğunlaşmış olup yeterince çeşitlenmiş değildir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Feride Acar&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;raporunun gerekçeleri de benzer. Acar da yayınlarımın birbirinin tekrarı olduğunu ve Kürt meselesi haricinde pek çalışma yapmadığımı iddia ediyor, ancak ekliyor: Kürt meselesi haricinde yapmış olduğum az sayıda yayın da hakemli olmayan dergilerde, derlemelerde ve bildirilerde yer almıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Etnik kimliğimi, doğum yerimi değerlendirme konusu yapan&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Mustafa Erkal&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;raporu ise zatıma ilişkin veciz sıfatlarla dolup taşıyor. Bu veciz sıfatlardan birkaç güzide örnek vereyim: 'Etnik asabiyet gösteren', 'ilkel etniklik yapan', 'devlete sadakatsiz', 'anti-Türk ve anti-devlet yaklaşım gösteren' vb."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
MESUT YEĞEN KİMDİR?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;1964’te Siverek’te doğdu. Ankara Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden lisans ve yüksek lisans, Essex Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden doktora derecesini aldı. Halen Şehir Üniversitesi'nde profesör olarak akademik hayatına devam ediyor. Yeğen'in İletişim Yayınlarından çıkan&amp;nbsp;&lt;strong&gt;"Devlet Söyleminde Kürt Sorunu", "Müstakbel Türk'ten Sözde Vatandaşa Cumhuriyet ve Kürtler", "Son Kürt İsyanı"&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;adında üç kitabı bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;AKADEMİ'NİN KÜRT SORUNU...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezi'nin taramasında&amp;nbsp;&lt;strong&gt;"Kürt"&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;kelimesini aratınca çıkan 84 sonuç arasında Kürtlerle ya da Kürt sorunuyla ilgili İngilizce/Türkçe yazılmış toplam 60 yüksek lisans/doktora tezi yer alıyor. Bunların sadece sekiz tanesi doktora tezi. Aynı taramada "Arap" kelimesi 368, "Osmanlı" ise 1746 sonuç veriyor. "Kürt sorunu" taramasından ise 11 sonuç çıkıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #333333; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #333333; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;Mesut Yeğen'in "Nasıl Profesör Olunur" başlıklı makaleleri:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://istifhanem.com/2011/02/13/nasilprofesorolunur-mesut/#comments"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Nasıl Profesör Olunur 1&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://istifhanem.com/2011/02/21/nasilprofesorolunur2-mesut/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Nasıl Profesör Olunur 2&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span id="ctl00_CPH_SITE_Haber_item1_LBL_CONTENT" style="color: #cc0000; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://istifhanem.com/2011/02/27/nasilprofesorolunur3-mesut/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Nasıl Profesör Olunur 3&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #333333;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #333333;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kaynak:&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=8056&amp;amp;pid=19&amp;amp;haber=Akademinin+%22K%FCrt+Sorunu%22"&gt;Turnusol&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: #333333;"&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Not:Haber ve yazılar için Engin'e teşekkürler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-7815067948019681904?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ONrIu-LWiszDFrDRGDllW3jyX2E/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ONrIu-LWiszDFrDRGDllW3jyX2E/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ONrIu-LWiszDFrDRGDllW3jyX2E/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ONrIu-LWiszDFrDRGDllW3jyX2E/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/MJAcj2lhQCc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/7815067948019681904/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=7815067948019681904&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/7815067948019681904?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/7815067948019681904?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/MJAcj2lhQCc/akademinin-kurt-sorunu_01.html" title="Akademi'nin Kürt Sorunu" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/03/akademinin-kurt-sorunu_01.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkYARHs_eip7ImA9Wx9aFkw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-8825046302316639303</id><published>2011-02-27T04:56:00.042+02:00</published><updated>2011-03-08T21:55:45.542+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-08T21:55:45.542+02:00</app:edited><title>Hatırlatma</title><content type="html">&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Adamın biri birgün çıkıp 'Dersim de analar ağlamadı mı?' diyerek bir gaf işleyince 70 sene sonra herkes ilk kez bir şeyler hatırlama gereği duyacaktı. Gafın hemen arkasından başbakan&amp;nbsp; 'Dersim de olanları savunanları ben insanlık noktasında nasibini almamış olarak değerlendiriyorum' diyecekti. Her zamanki gibi doğru sözü yanlış kişinin ağzından duyacaktık. Bunun üzerine Dersimli şimdiki muhalefet lideri Dersim'de bu gafı işleyen gereğini yapsın diyecekti. Ancak Ankara'ya dönünce onunda sesi soluğu kesilecekti. Bunların çok sonrasında aynı insan yine memleketinde hemşerileriyle buluşarak saatlerce yeni açılan dev Seyid Rıza heykelinin tam karşısında konuşacaktı. Ancak ne heykel ne de konu ile ilgili tek kelime bile etmeyerek &lt;a href="http://c-ataso.blogspot.com/2009/11/uc-maymunlar.html"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;3 Maymun&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #444444;"&gt;u&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; oynamaya devam edecekti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Böylece gafın hemen ardından koparılan gürültü, tartışma, iğnelemeler Türkiye'de çok uzunca bir süre daha tartışılacak yeni bir konuyu başlatmış olacaktı. Bunların üstüne bir de Dersimli aydınların yürüttükleri &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/pages/Dersim-1937-38-S%C3%B6zl%C3%BC-Tarih-Projesi-Oral-History-Projekt/145148878852926"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Dersim 1937-1938 Sözlü Tarih Projesi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;,&amp;nbsp;çekilen belgeseller&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;*&lt;/span&gt;&amp;nbsp; ve yazılan kitaplar, dergiler eklenince iş iyice dallanıp budaklanacak ve bir kez daha unutulamayacak şekilde Türkiye gündemindeki yerini alacaktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Şimdilerde 'Ergenekon'a üye olmak istiyorsan Dersim'e git' ya da 'Başbakan Dersimle ilgili arşivleri açıklasın' şeklinde sinir bozucu bir tartışma halini alan meselenin sessiz kalan boyutunda da yeni gelişmeler olmuyor değil. 24 Kasım 2010'da Berlin Eyalet Parlementosu'nda sonuçlanan &lt;a href="http://www.dersimkatliami.com/index.php?option=com_content&amp;amp;view=article&amp;amp;id=6&amp;amp;Itemid=56"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Dersim Katliam Konferansı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; sonucu katliamın bir soykırım olarak tanınması amacıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ne&amp;nbsp; başvurulmasına karar verilmişti. İşte bu amaçla imza toplanmaya başlanmış ve internet üzerinden de destek vermek amacıyla &lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;a href="http://www.dersimkatliami.com/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;dersimkatliami.com&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;sitesi açılmıştı.Toplanacak imzalar sonrası kültürel soykırım kapsamında yapılacak başvuruyla kısaca 'Türkiye'nin soykırım için özür dilemesi, mağdurların maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi ve dil ve inancın serbestçe yaşanması için yasal düzenlemelerin yapılması' talep edilecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;UCM'ye yapılacak başvuru sonrasında en çok merak edilen konulardan birisi de Türkiye'nin bu mahkemede yargılanıp yargılanamayacağı. Mahkemeyi tanıyan Türkiye'nin taraf olmayışı yargılanmasını ortadan kaldırıyor. Ancak TCK'da insanlığa karşı işlenen suçlar için yargı yolunun açık olduğuna dair maddelerin &lt;a href="http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/insanhaklari/mevzuat_CDRS.htm"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;Roma Statüsü&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;'ne atıfta bulunuyor oluşu hukukçuların bu konuda umutlu olmasını sağlıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Dava süresince başbakanın mecliste ve sonrasında söylediği sözler kanıt olarak gösterilecek. Yine geçtiğimiz günlerde Dersim'de ortaya çıkarılan ve bu döneme ait olduğu söylenen 230 kişiye ait toplu mezar, devlet arşivlerinden dışarıya sızan, varsa arşivlerin kalan kısmı ve tabi ki halen sağ olan olayın birinci derece tanıkları dava süresince tanık ve kanıt olarak rol alacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yıllarca tanıklardan vahşeti dinledikten sonra bugün geçte olsa olayın uluslararası mahkemelere kadar taşınması Türkiye'nin geçmişi ile yüzleşmesi açısından da önem gösteriyor. Devlet tarafından yapılan bunca resmi açıklamadan sonra bugün hala Türk Devleti kalkıp dava sürecinde Ermeniler de olduğu gibi bir tavır takınırsa buna da şaşırmamak gerekiyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yapılan vahşete gelince... Uzun uzun anlatmak yerine 38' de ailesiyle birlikte sürgüne gönderilen, olayın mağdurlarından Cemal Süreyya'nın dizeleri katliamı en kısa yoldan anlatıyor bizlere :&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="letter-spacing: 1px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 3px; -webkit-border-vertical-spacing: 3px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; letter-spacing: normal;"&gt;&lt;em&gt;&lt;b&gt;"Bizi kamyona doldurdular.&lt;br /&gt;
Tüfekli iki erin nezaretinde.&lt;br /&gt;
Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular.&lt;br /&gt;
Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar.&lt;br /&gt;
Tarih öncesi köpekler havlıyordu."&lt;/b&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #0b5394; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;&amp;nbsp;*&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=R-viHDukjZw&amp;amp;playnext=1&amp;amp;list=PL1703FE264A923889"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;38 Belgeseli&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d85c6;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.dersiminkayipkizlari.com/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #6aa84f;"&gt;D&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #6aa84f;"&gt;ersimin Kayıp Kızları-İki Tutam Saç&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://ozgurfindik.com/index.php/basnda-calmalarm/3-qelema-surekirmizi-kalem"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;Qelema Sure (Kırmızı Kalem)&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=V4nBFtRfxjU&amp;amp;playnext=1&amp;amp;list=PLD49615D51E18CBFC"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red;"&gt;(Youtube&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cc0000;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #38761d;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #0b5394; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=roUIZx7sM04"&gt;Kara Vagon&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-8825046302316639303?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wIkbisKXHW2jDp5IlosCnAjC8pA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wIkbisKXHW2jDp5IlosCnAjC8pA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wIkbisKXHW2jDp5IlosCnAjC8pA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wIkbisKXHW2jDp5IlosCnAjC8pA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/rPV09WRJc1Y" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/8825046302316639303/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=8825046302316639303&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/8825046302316639303?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/8825046302316639303?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/rPV09WRJc1Y/hatrlatma.html" title="Hatırlatma" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/02/hatrlatma.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CE8BRX09fip7ImA9Wx9UEkU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-3617750608152886000</id><published>2011-01-26T02:28:00.023+02:00</published><updated>2011-02-09T22:20:54.366+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-09T22:20:54.366+02:00</app:edited><title>Amed</title><content type="html">&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"Açılan kapıyla birlikte kendini dışarıya ilk atanlardan biri bendim. Kapıdan çıkışımla yüzüme vuran sıcak hava beni uçağın pervanelerini aramaya yöneltmişti. Uçağın merdivenlerinden bir an önce aşağıya ineyimde bu sıcak hava akımından bir an önce kurtulayım düşüncesiyle hızlıca iniverdim merdivenlerden. Uçaktan bayağı uzaklaşmama rağmen sıcak hava yüzüme vurmaya devam edince sıcaktan ağlar gibi oldum bir an ufak bir duraksamadan sonra kendimi kurtarmak için üzerinde Diyarbakır Havaalanı yazan yapının içine attım..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TT-C_tmDkaI/AAAAAAAAAQ4/zvkJdOY8SGI/s1600/amed11.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="164" src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TT-C_tmDkaI/AAAAAAAAAQ4/zvkJdOY8SGI/s320/amed11.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sıcak hava ve burnunuzda kuruyup kocaman bir kütle şeklini alan sümükler bir yana bütün yollar Romaya çıkar hesabı Güneydoğuda'da nereye giderseniz gidin bütün yollar Diyarbakır'a çıkar. Zaten şehir içinde türkülere konu olan, önceleri surların içinden şehrin dışarıya açılan kapıları Mardin Kapı ve Urfa Kapısı da bunu kanıtlar nitelikte.&amp;nbsp;Hemen her şehirde olduğu gibi burası içinde eski ve yeni Diyarbakır isimlerini kullanmak pekte kulak tırmalamasa gerek. Üstelik bu ayrım kent merkezini çevreleyen surlarla birlikte daha belirgin bir hal almış durumda. 2000'ler sonrası neredeyse ikiye katlanan kent merkezi nüfusu surlar dışında kalan Yeni Diyarbakır'ı birer apartman mezarlığına dönüştürmüş desek pekte yeridir. Yanlışlıkla yolunuzu kaybedip de bu mezarlığın içine düşerseniz mezarlığın içindeki işssizler ordusunu çok net görebileceğiniz kentlerden birisi Amed.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Şehrin her neresinde iseniz&amp;nbsp;sıcağa aldırmadan&amp;nbsp;"&lt;b&gt;Hayd&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 10px; -webkit-border-vertical-spacing: 10px; border-collapse: collapse; font-family: Arial;"&gt;&lt;b&gt;ê&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;b&gt;! X&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 10px; -webkit-border-vertical-spacing: 10px; border-collapse: collapse; font-family: Arial;"&gt;estexane&lt;/span&gt;, Koşu Yoli, Ofis, Dağkapi!&lt;/b&gt;" diye bağıran dolmuş ya da otobüslerden birine binip şehir merkezine ulaşmak mümkün. Kültürel merkezdeki Gazi Caddesi denilen yerde şehrin tarihi yapıları bol miktarda görülebilmekte. Gerek bu cadde üzerinde yürürkeken, gerekse caddeden sağa sola sapıp daracık sokaklar arasında yürürken şehir sanki halen birkaç yüzyıl öncesinde yaşıyormuş gibi görünüyor. Başlangıçta bir yabancı için biraz ürkütücü gibi gözükse de biraz dolaştıktan sonra bu korku yerini gayet keyifli keşfetme arzusuna bırakıyor. Dolaşırken buralarda halen mevcut olan kasetçilerden duyulan hareketli, zaman zaman insanı çılgına çeviren Kürtçe melodiler eşliğinde tarihi hanları, surları, camileri, Süryani kiliselerini gezebilmenizin yanı sıra; sağda solda hayatınızda daha önce göremeyeceğiniz bugün görseniz bile ne satıldığını anlamayacağınız dükkanlar, çarşılar, zanaatkarlar pek çok tarihi yapıdan daha ilgi çekici olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kenti gezmenin en keyifli yanlardan biri de gezerken sağda solda konuşulanlara kulak kabartmak. Ancak siz de benim gibi Amed'de konuşulan Kürtçe'den bir şey anlamıyorsanız işiniz biraz daha zor demektir. Bölge insanı genelde kendi arasında doğal olarak Kürtçe konuşuyor. Hatta devlet dairelerinde ve bankalarda ve hastanelerde Kürtçe konuşan memurlar ya da işlerin Kürtçe yürüdüğünü bile görebilmek mümkün. Ancak bu sizi çok ürkütmesin sizin yabancı olduğunuzu anladıklarında Türkçe konuşmaya başlıyorlar. Fakat benim gibi Kürt olduğunuzu anlayıp size Kürtçe sorular sormaya başladıklarında çeşitli iletişim zorlukları yaşamıyor değilsiniz. Lokantada yemek yerken, bir çay bahçesinde çay içerken ya da otobüs beklerken bu kulak kabartmak işi daha kolay oluyor. Şehrin politize edilmiş halinden kaynaklı pek çok konuşma bu eksende dönüyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;"&lt;b&gt;Sene bilemedin '78 bilmedin '79... Sağ-sol zamani...&lt;/b&gt;"&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;diye başlayan kentte yıllar boyu yaşanan ve kendilerinin tanık oldukları olayları, acıları, dramları büyük bir gururla anlatmak çoğu Kürtte olduğu gibi büyük bir zevk onlar için. &amp;nbsp;Geçen senenin en konuşulanlarından biri de benim ilk seferimde sıcak havadan dolayı havaalanında pek farkedemediğim ancak daha sonra buranın aslında askeri havaalanı olduğunu öğrendiğim Diyarbakır Havaalanından hergün Kuzey Irak'ı bombalaya gidiyoruz diye havalanan jetlerin akşamları kentin etrafını saatlerce turlamasının aslında halk üzerinde psikolojik baskı oluşturmaya yönelik olduğuna dair konuşmalardı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kulak kabartmanın dışında kente gelmişken şehir insanı tarafından kahvaltı yerine bile tercih edilen meşhur Diyarbakır ciğerini tatmadan ayrılmayın. Yok tıka basa yemek istiyorum diyorsanız Mardin Yolu üzerinde şehrin meşhur lokantalarından birinde bu isteğinizi çokta ucuza gerçekleştirebilirsiniz. Paranız yoksa da fırınlardan birine girip batılıların pide dediği sıcak açık ekmeklerden bir tane alıp yiyin. Tarihi yerlerin dışında şehrin işlerinin yürüdüğü, çarşısı diyebileceğimiz Ofis denilen yer şöyle bir turlanabilecek yerlerden. Vakit bulursanız şehrin içine sıkışmış dillere destan Diyarbakır Cezaevine'de bir göz gezdirin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-3617750608152886000?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oEDM2NQT3Im_UuQpAsXNIlIP0R0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oEDM2NQT3Im_UuQpAsXNIlIP0R0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oEDM2NQT3Im_UuQpAsXNIlIP0R0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oEDM2NQT3Im_UuQpAsXNIlIP0R0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/tX-e-ImvYRk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/3617750608152886000/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=3617750608152886000&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3617750608152886000?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3617750608152886000?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/tX-e-ImvYRk/amed.html" title="Amed" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TT-C_tmDkaI/AAAAAAAAAQ4/zvkJdOY8SGI/s72-c/amed11.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/01/amed.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEAFRHs4fCp7ImA9WhZRE0o.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-3343699303023429079</id><published>2011-01-20T02:41:00.003+02:00</published><updated>2011-04-09T22:18:35.534+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-04-09T22:18:35.534+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="iran" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mohsen namjoo" /><title>Hamash Delam Migire</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-55d9e4bfc29b2af3" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;
&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;
&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;
&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v15.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D55d9e4bfc29b2af3%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330112540%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D411C3FEDCFE7CE4AC6CA940F01BA0856BE7C7806.41AE6A5F2D187C207FDCED0BD5719159A68BB41D%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D55d9e4bfc29b2af3%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DrwwEnNv2nu071xxkLxvKEjWowts&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;
&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"
width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"
flashvars="flvurl=http://v15.nonxt8.googlevideo.com/videoplayback?id%3D55d9e4bfc29b2af3%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330112540%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D411C3FEDCFE7CE4AC6CA940F01BA0856BE7C7806.41AE6A5F2D187C207FDCED0BD5719159A68BB41D%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3D55d9e4bfc29b2af3%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3DrwwEnNv2nu071xxkLxvKEjWowts&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"
allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;
&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bir gün ışığa gittim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;ışık havada dağıldı gitti&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bir gün hangara gittim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;hangar yıkıldı ve s..ildi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bir gün hiçe gittim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bayılıp, karnını tuttu ve gitti&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bir gün sadakata gittim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;vay vay vavay nereye gitti,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;hep canım sıkılıyor, hep tenim esirdir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;hançerledim, iyileşmedi,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;can çekiştim (kanat çırptım) olmadı,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;hint kadehi bizim, sarhoş raconu bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;ayrı düşme acısı bizim, aşk ve meşk bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;sır ifşa etmek bizim, serserilik yapmak bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bakire olan hamile bizim, yaşayan şehit bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;cep telefonu olan molla bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bilgisayar dosyası olan devrim muhafızları bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;hüseynin yolu bizim, humeyni havalimanı bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;sufi rehberi bizim, kufi alfabesi bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bakire olan hamile bizim, yaşayan şehit bizim&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;delikli asfalt bizim, ah sesinin lezzeti bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bakire olan hamile bizim, yaşayan şehit bizim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;onlar bizi aşağı vurdu,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bang bang,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;biz yere düştük,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bang bang,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;o korkunç ses&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show" style="display: inline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show" style="display: inline;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Kaynak : &lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=19556011"&gt;&lt;span id="goog_1246277617"&gt;&lt;/span&gt;Şeytan Uçurtması&lt;span id="goog_1246277618"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;(Sözler)&amp;nbsp;ve Engin(Şarkı)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-3343699303023429079?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flwysQ7T6KMMhXFv3pTv-pLdOgs/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flwysQ7T6KMMhXFv3pTv-pLdOgs/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flwysQ7T6KMMhXFv3pTv-pLdOgs/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/flwysQ7T6KMMhXFv3pTv-pLdOgs/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/U05sLPb61KA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/3343699303023429079/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=3343699303023429079&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3343699303023429079?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3343699303023429079?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/U05sLPb61KA/hamash-delam-migire.html" title="Hamash Delam Migire" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2011/01/hamash-delam-migire.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkIBQ384eCp7ImA9Wx9VEEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-3846877432247629235</id><published>2010-12-28T04:37:00.006+02:00</published><updated>2011-01-26T04:55:52.130+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-26T04:55:52.130+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="skye edwards" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="morcheeba" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="blood like lemonade" /><title>Limonata Gibi Kan</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TRlI2Qp79KI/AAAAAAAAAQs/mI-fwaGy7kY/s1600/ustour-tn.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TRlI2Qp79KI/AAAAAAAAAQs/mI-fwaGy7kY/s1600/ustour-tn.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Bir albümün çıkışının üzerinden uzun süre geçtikten sonra yeni çıkmış bir albüm hakkında konuşuyor edasıyla konuşmak pek adetten değildir ama hali hazırda 2010'un son demlerini yaşadığımız bu günlerde yılın kayda değer tek albümü diye iddialı bir şekilde bahsedebiliriz son Morcheeba albümünden.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;İngiliz grubun 7 Temmuz'da çıkan albümü Blood Like Lemonade'den duyulan ilk melodiler Mayıs ayının sonlarında gelmişti. İlk single "Even Though" solist Skye Edwards'ın su altında sahne kıyafetleriyle yaptığı akrobatik hareketlerle süslü videosunu bu yılın insanı en az yoran şarkısı olarak seçsek, bu çokta tuhaf bir seçim olmaz herhalde . Robert Foster'in oynadığı ikinci single Blood Like Lemonde şarkısınıda yılın video klibi ve şarkısı olarak eklemek istiyorum.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Aslında albümü bir önceki albüm "Dive Deep" de duyamadığımız Skye'in alıştığımız sakinleştirici sesinin etkisinin iyiden iyiye arttığı bir albüm olarak tanımlamak mümkün. Güzel de bir benzetme yapılmış bunun için:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: white; line-height: 18px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;"i am the spring" parçası çalarken gözünüzü kapattığınızda, skye saçlarınızı okşuyor sanki..."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;Crimson, Receipe for Disaster, Easier Said Than Done albümden benim kulaklarımdaki pası alan diğer şarkılar. Albümü dinlemeye başlamadan önce &amp;nbsp;ufak bir de tavsiyede bulunayım madem. G&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;ün içerisinde&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;yapacak bir şey bulamayıp tükendiğiniz anda açıp albümü baştan sona dinlemeyi deneyiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-3846877432247629235?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2_7FuhdDRndVtccN5ukmz_o5CxY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2_7FuhdDRndVtccN5ukmz_o5CxY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2_7FuhdDRndVtccN5ukmz_o5CxY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2_7FuhdDRndVtccN5ukmz_o5CxY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/Nbuhi3rOUdo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/3846877432247629235/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=3846877432247629235&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3846877432247629235?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/3846877432247629235?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/Nbuhi3rOUdo/limonata-gibi-kan.html" title="Limonata Gibi Kan" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TRlI2Qp79KI/AAAAAAAAAQs/mI-fwaGy7kY/s72-c/ustour-tn.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/12/limonata-gibi-kan.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEICSHw5eCp7ImA9Wx9QEkQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-6790801940562062050</id><published>2010-12-21T06:40:00.006+02:00</published><updated>2010-12-25T19:02:49.220+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-25T19:02:49.220+02:00</app:edited><title>Ağlayanlara Dair</title><content type="html">&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Aslında buraya 3-5 satır Kürtlerin sürekli ağlayıp, dert yanmalarının bugün Kürt sorununun çözümünün önünde en büyük engellerden birini oluşturduğuna dikkat çekmek isteyen bir yazı yazmak istemiştim. Ancak konuya dair örnekler ararken çok geçmemişti ki&amp;nbsp;İnsan Hakları İzleme Komitesi (Human Rights Watch - HRW)&amp;nbsp;Ekim 2002'de açıkladığı, "Göç Ettirilmiş Ve Yüzüsütü Bırakılmış- Türkiye'nin başarısız köye dönüş programı" adlı raporunun kısa bir &lt;a href="http://eski.bianet.org/2002/11/08/14482.htm"&gt;özetiyle &lt;/a&gt;karşılaştım. Bu rapor&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;bir bakıma&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kürtlerin bu ağlayıp-sızlamalarının neden hala sona ermediğinin ya da erdirilemediğinin sorusunda da cevap niteliğinde.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Okudukça üzerinden yıllar geçse de benzer olaylara az çok tanıklık eden birisi olarak çocukluğumun o karanlık yılları tekrar hatırlatan bu y&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;azının tamamını eksiksiz yayınlayarak bilerek ve isteyerek dikkat çekmek istiyorum:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, 'sans serif'; font-size: x-small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, 'sans serif'; font-size: x-small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 14px;"&gt;Raporun "Göç ettirilmiş ve yüzüstü bırakılmış" bölümünde yaşanmış örnek olaylar aktarılıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial, Helvetica, 'sans serif'; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt; &lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;" Bütün köylerin yakılacağını adımız gibi biliyoruz "&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Biz Siirt Pervari G köyü halkındanız. Köyümüze yakın bir yerde PKK'lılar ve askerler çatıştılar. Bu olaydan sonra Pervari&amp;nbsp;&lt;b&gt;Köyü'nde görevli binbaşının emri üzerine askerler maddi varlıklarımız tutuşturmaya başladılar.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Köylü kadınlar onlara müdahale ettiler. Askerler onları fırlatıp attılar. Yakılan varlıklarımız: Beş binin üzerinde kavak ağacı, dört tondan fazla buğday, köyün etrafındaki bütün ormanlık alan, köylülerin otlarıyla birlikte yirmiden fazla ahır.&lt;b&gt;Şimdi köy boşalmış durumda,&amp;nbsp;&lt;/b&gt;bütün evlerin yakılacağını adımız gibi biliyoruz... Köyün dışına çık(arıl)dığımız an hayvanlarımiz askerler tarafından taranıyordu. Bitişikteki M köyünün arılarını dahi kovanlarıyla birlikte yaktılar... Önümüze iki seçenek koymuşlardı.&lt;b&gt;Ya korucu olup ölecektik, ya terk ve açlık...&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Biz nerelerde nasıl barınacağız? ... Çocuklarımızı neyle doyuracağız? Bizlere gereken yardımının yapılmasını ve durumumuzun göz önüne alınmasını saygılarımızla arz ederiz."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mehmet M'nin 12 Şubat 1991 tarihli dilekçesinden.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dilekçe, Siirt Valiliği'ne, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'ne (OHAL), Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu'na, Başbakanlık Makamına, Cumhurbaşkanlığı makamına, basına, İnsan Hakları Derneği'ne (İHD), İnsan Hakları İzleme Komitesi'ne, Uluslararası Af Örgütü'ne ve siyasi parti başkanlarına iletilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;"Köye dönmezsek mallarımız talan edilir"&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Bizler Eruh ilçesine bağlı L köyü halkındanız. Köyümüz yirmi iki haneden ibaret olup, gelir düzeyi yüksek olan bir yerleşim birimidir.&lt;b&gt;Ancak köyden çıkarılmamız nedeniyle sıkıntı vaziyetine düşmüş, aç, çıplak evsiz perişan bir durumdayız.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Bilemiyoruz bizim bu durumumuz kimleri memnun edebilir? Bizim uzmanlık alanımız tarım ve bağcılık, bilmediğimiz görmediğimiz yerleşim birimlerinde ne iş yapabiliriz? Ucuz işçilik ve sefillikle yüz yüzeyiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köylerin boşalması ve şehir merkezlerinin dolması sonucu zaten iş de bulamıyoruz.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Köyümüzdeki mal varlığımıza sahip çıkmak ve yaşantımızı eskisi gibi sürdürmek için yaptığımız bütün başvurular bir sonuç doğurmadı.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Defalarca üst birimlere başvurduk. Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'nının dilekçe[miz]e verdiği cevapta Siirt valiliğine durumu iletildiği belirtilmekte. Valiliğin tarafımıza bilgi vereceği yazılmış. Buna rağmen bugüne kadar tarafımıza bir şey iletilmedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Köyümüze dönmediğimiz takdirde mal varlıklarımız başkaları tarafından talan edilecek.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Ya tekrar köye dönmemiz için gereken izin verilmeli yada uğradığımız maddi zarar karşılanmalı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
H köyünün karakolunda görevli askeri birimler bize,&amp;nbsp;&lt;b&gt;'Köye dönemezsiniz. Dönmek için belge getirin. Belge getirmediğiniz takdirde, bize emir gelmiş sizleri öldüreceğiz. Nereye giderseniz gidin. Bizleri ilgilendirmez' dedi."&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Abdulkadir A'nin tarihsiz dilekçesinden.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dilekçe Savcılık Makamına, yöre milletvekillerine, elçiliklere, Başbakanlık Makamına, Cumhurbaşkanlığı Makamına, yerli ve yabancı basına, İnsan Hakları Derneği'ne, Helsinki İzleme Komitesi'ne, Uluslararası Af Örgütü'ne ve siyasi parti başkanlarına iletilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Bir avukatın dilekçeleri...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1990 yılında Siirt'teki bir avukat bir faks makinesi satın aldı ve savcılık makamlarına, Türk hükümeti yetkililerine ve Helsinki İzleme Komitesi (şimdiki İnsan Hakları İzleme Komitesi) dahil dış dünyaya düzinelerce dilekçe göndermeye başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dilekçeler, evleri yakılıp yerlerinden edilen kişilerin durumuyla ilgiliydi. Bu dilekçeler göç ettirme olayının hala belirgin olan özelliklerini yansıtan çok sayıda detaya değiniyordu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köylülerin kentlerde çektikleri sıkıntılar, yetkililerin şikayetlerine yanıt vermemeleri, köy topraklarının yağmalanması, ve geri dönüş özlemleri. On yıl sonra, Temmuz 2001'de, yukarıdaki iki dilekçenin&lt;b&gt;sahipleri, hala yurtlarından kopartılmış ve yoksulluk içinde yaşar şekilde,&amp;nbsp;&lt;/b&gt;İnsan Hakları Derneği Siirt şubesinde İnsan Hakları İzleme Komitesi'nin bir temsilcisiyle görüştü. Yetkililerin baskılarından duydukları korku nedeniyle, adlarının ve köylerinin hiç bir yayında açığa vurulmamasını istediler. Görüşme sırasında, polis dernek binasını gözetliyordu. Ayrıca, binaya girip dernek personelini sorguya çekti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;"20 korucu bul köyüne geri gel dediler"&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
L köyunden Abdulkadir A. (1) köyüne dönmek için ilk dilekçesini verdikten sonra polis karakoluna çağrılmış ve polisçe azarlanmıştır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Korkuyordum, ama bir yıl boyunca yetkililere başvurmaya devam ettim. Tekrar tekrar valiye ve askerlere gittim.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Bana, köy korucusu olarak silahlanacak yirmi kişi bulmadan dönemeyeceğimi söylediler."&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üç kez köye gidip yerleşmeye çalıştı, ama her seferinde köyden atıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;"Komşu köyden olan korucuların topraklarımızda gözü vardı. Hakkımızda sürekli şikayetler yapıyor,&amp;nbsp;&lt;/b&gt;PKK (2) militanlarının bizi ziyaret ettiklerini belirtiyorlardı."(3)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En sonunda, 1995 yılında, askerler en geç yedi gün içinde köyü terk etmesini söylediler.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Köy yakılacaktı. Siirt'e gitmek üzere ayrıldı ve köy tahrip edildi.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kendisi halen biri özürlü olan sekiz çocuğuyla birlikte Siirt'te iki odalı bir evde yaşamaktadır. Özürlülük yardımı ve kent belediyesinin verdiği yakıt ve yiyecek yardımlarıyla geçinmektedir. Kent belediyesi halihazırda büyük ölçüde Kürt üyesi bulunan Halkın Demokrasi Partisi'nce (HADEP) yönetilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Abdulkadir A İnsan Hakları İzleme Komitesi'ne şunları anlattı:&lt;b&gt;"Köyde tarlalarım vardı, ancak tarlaları korucular kullanıyor. Toprağımın tapusu var, ama mahkemede dava açmaya korkuyorum."&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Komşu köyden olan korucuların şikayeti üzerine, 1990'da tutuklanmış ve işkence görmüştür. Aynı deneyi bir daha yaşamak istemiyor. "Köy korucuları dava açmazsam toprağımın bir kısmını kullanmama izin vereceklerini söylediler."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sözde sorunlarına çözüm getirecek hükümet programı olan&amp;nbsp;&lt;b&gt;Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi'nden haberi yok.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Köyünden iki kişi dönüşle ilgili bilgi almak için kaymakama başvurmuş, ama kaymakam onlara "emir gelinceye kadar dönemeyeceklerini" söylemiş. Kaymakam kendisine yazılı herhangi bir şey vermemiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
G köyünden Mehmet M (4) de resmi ve yasal kanalları kullanmaya çalışmış, ama başarısız kalmış. 1990 senesinde kendisi ve&amp;nbsp;&lt;b&gt;eşi, sekiz çocuktan en küçük olanlarını eşek sırtındaki torbalara koyup yanmakta olan köyü bırakır ve Şırnak'a doğru yola çıkarlar.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Bir günlük yürüyüş.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Köyünü yakan askerlerin araçlarının plakalarını not etmiş ve savcılığa şikayette bulunmuş.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Herhangi bir yanıt alamamış. "Belki de savcı dava açmama kararı almış. Bilmiyoruz."(5)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eşi yakın geçmişte vefat etti. Şimdi Van'da kullanıma uygun olamayan bir yerde kurduğu bir evde yaşıyor. Ailenin geri kalan kısmı, esas olarak İstanbul'da inşaat işlerinde çalışan en büyük oğlunun gönderdiği parayla yoksul bir yaşam sürüyor. "Doğru dürüst yemek yiyemiyoruz. Doktora gidemiyoruz."(6)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Köye dönmeyi olanaklı kılacak resmi izni dört gözle bekliyor.&lt;/b&gt;Bunun için tekrar tekrar dilekçe vermiş. İnsan Hakları İzleme Komitesi'ne Nisan 2000'de İçişleri Bakanlığı'na yaptığı başvuruyu gösterdi. Başvuruya herhangi bir yanıt almamış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;1980-2000 arasında 500 kişi göz altında öldü&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;"Bosna'da gördüğünüz zorunlu göç ile burada olan arasında büyük bir fark var.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Bizim zorunlu göçümüzü kimse görmedi. Olayı etkin bir şekilde izleyecek kimse de yoktu. Basın ve televizyonun izleme izni yoktu. Bu yüzden kamuoyu baskısı gelişmedi."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Necdet İpekyüz, Diyarbakır Tabipler Birliği, 25 Haziran 2001.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güvenlik güçleri PKK saldırılarına karşı mücadele etmek için 1980 ve 1990'larda köylüleri zorla göç ettirdi. 1978'de lideri Abdullah Öcalan tarafından Diyarbakır'da kurulan PKK, üyelerini ve lojistik desteğini yerel köylülerden sağladı. Kuruluşunun ilk yıllarında, PKK ana olarak rakip solcu ve Kürt örgütlerle çatıştı. 1984 Ağustos'unda, 1920'lerden beri kapalı bir askeri bölge olan ve esas olarak Kürtlerin yaşadığı bir bölge olan Güneydoğu'da bulunan Siirt'in Eruh ilçesinde bir jandarma karakoluna saldırı düzenledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PKK eylemlerini arttırırken jandarma (İçişleri Bakanlığı'nın emrinde polis görevi yapan askerler) köy baskınları ve kitlesel göz altılarla yanıt vermeye başladı. Gözaltılar standart olarak dayak, elektrik şoku, cinsel saldırı ve yiyecek-içecek vermeme dahil işkence anlamına geliyordu.&amp;nbsp;&lt;b&gt;1980-2000 arasında gözaltında ölen beş yüz kişinin çoğu jandarma veya polis karakollarında gözaltında bulunan köylülerdi.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Güvenlik güçlerinin baskıcı yöntemleri daha çok gencin PKK'ya katılmasıyla sonuçlandı. Birkaç yıl içinde önemli bir güç haline geldi ve 1984-1999 arasında 30 binden fazla üye topladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk güvenlik güçleri izlemekte oldukları silahlı militanları sözde korumakla yükümlü oldukları sivil halktan ayırmadı. Bu insanların bir kısmının isteyerek veya istemeyerek militanları desteklediğini ve onları sakladığını biliyordu. Hükümet, dünyanın başka yerlerinde benzeri muhaliflerle karşı karşıya gelen diğer hükümetlerin başvurduğu yola başvurdu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Halkın militanlara karşı silahlanmasını ve böylece devlete sadakatini göstermesini istedi.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;1987'den sonra, kırsal kesimdeki halkın&amp;nbsp;&lt;b&gt;"geçici köy korucuları"&amp;nbsp;&lt;/b&gt;oluşturmak için yeterli sayıda insan vermesi gerekiyordu. Bu güç yerel jandarma karakollarınca silahlanacak, ödenecek ve denetlenecekti.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Halkın köy koruculuğu sistemine katılmayı reddetme olanağı vardı, ama böylesi bir tutumdan sonra güvenlik güçleri onları PKK sempatizanı olarak görmeye başlayacaktı.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sisteme katılmayı kararlaştıran köyler, komşu köylerin katılmamasına kızıyorlardı çünkü bu durum onları PKK saldırılarına karşı açık bırakıyordu. Köy korucuları iyi silahlanmıştı, ancak resmi bir emir-komuta zincirleri ve kendilerini tanıtacak resmi üniformaları yoktu.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Aşiret bağlarının güçlü olduğu bölgelerde, aşiret liderleri korucuları kendi üstünlüklerini sağlamlaştıracak özel bir ordu olarak kullandı.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Buna yanıt olarak PKK köy koruculuğu sistemine katılan Kürtleri hain ilan etti. Yakaladığı köy korucularını "idam" etti. PKK ayrıca köy korucularının çatışmada taraf olmayan aile üyelerini - kadın ve çocuklar dahil - katletti. Bu tür eylemlerden sonra PKK dağlara çekilip ortadan kaybolunca, devletin karşıt operasyonları genellikle korucu olmayan köylülerin yaşadığı köyleri basmak ve sakinlerini toplamak biçimini alıyordu. Amaç, PKK'nın hareketleri hakkında bilgi toplamaktı. Ama kimi zaman hükümet güçleri&amp;nbsp;&lt;b&gt;PKK saldırılarına ve eylemlerine karşı misilleme şeklinde katliamlar da düzenledi.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Korucu ya da militan&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Köylüler korkutucu bir ikilemle karşı karşıyaydı. Köy korucusu olup PKK saldırıları ya da koruculuğu ret edip devlet baskısı tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirlerdi. Birçok kişi varını yoğunu toplayıp şehre yöneldi. Köylerde kalanlar yaşamın her geçen ay daha tehlikeli olmaya başladığına tanık oldu. Köylüler şehrilerden az miktarda yiyecek getirsin diye, jandarma yiyecek ambargoları koydu. Yol boyunca kurulan kontrol noktalarında el konulması nedeniyle, köye ulaşan yiyecek miktarları azalıyordu. Sürülerini bir yerden ötekine götüren çobanların PKK'ya bilgi ve yiyecek sağlamasını önlemek için, "otlatma yasakları" kondu. Jandarma uzak ve yüksek yerlerde yakaladıkları çobanları sorguya çekti, zaman zaman da sorgusuz bir şekilde infaz etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1991'deki seçimle başa geçen Doğru Yol Partisi (DYP) hükümeti Başbakan Süleyman Demirel'in başbakanlığında güneydoğudaki gerilimi yapıcı yöntemlerle çözme doğrultusunda bazı adımlar attı.&lt;b&gt;"Kürt gerçeğini" kabul edeceklerini belirtti.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;O yılın sonlarına doğru, Lice'de ve Kulp'ta yer alan iki sivil gösterideki katliamlar ve PKK'nın aynı derecede kanlı saldırıları makul bir politikaya doğru atılan adımlara son verdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Demirel'in halefi ve Türkiye'nin ilk kadın başbakanı olan Tansu Çiller politika alanına yeni adım atıyordu. Politikadaki deneyim eksikliği ve bölünmeye açık partisini ve hükümetini ayakta tutma kaygısı nedeniyle,&amp;nbsp;&lt;b&gt;PKK'yla istedikleri gibi uğraşmaları için orduya ve polise tam bir serbestlik verir gibi göründü.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Güvenlik güçleri, PKK militanlarını ve işbirlikçilerini kanıt toplama ve mahkemeye çıkarma derdiyle uğraşmadan elimine etmeye karar verdi. 1991-1994 arasında ' sokak katilleri' Kürt siyasi liderlerini, insan hakları eylemcilerini ve gazetecileri hedef alarak binden fazla insanı öldürdü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çıplak kanunsuzluğa başvurma jandarmanın kırsal alandaki yöntemlerine de yansıyordu. Mao Zedung'un deyimiyle, silahlı PKK üyeleri "halk denizinde yüzen balıklar" gibi silahlı gerilla taktikleri kullanıyordu. Güvenlik güçleri,&amp;nbsp;&lt;b&gt;"denizi kurutmak" şeklindeki anti-gerilla taktikleri kullanmaya başladı.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Köy koruculuğu sistemine katılmayı reddeden köy ve yerleşim birimlerini basitçe tehdit edip korkutmak yerine, yola girmeyen yerleşim birimlerini sistemli bir şekilde imha etmeye başladılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;" 1994'te 3 bin köy haritadan silindi"&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Helikopterler, zırhlı araçlar, askerler ve köy korucuları tek tek köyleri sardı. Depolanmış ürünleri, tarım aletlerini, ürünleri, meyve bahçelerini, ormanları ve hayvanları yaktılar. Çoğu zaman içerideki malları almaya izin vermeden evleri ateşe verdiler. Bu tür operasyonlar sırasında,&amp;nbsp;&lt;b&gt;güvenlik güçleri sık sık köylüleri suistimal ediyor, onları utandıracak davranışlarda bulunuyor, mal ve paralarını çalıyor ve onlara işkence ve kötü muamele ediyordu.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Sonra onları evlerinden uzaktaki yollara sürüyorlardı. Bu dönemde çok sayıda "ortadan kaybolma" ve yargısız infaz meydana geldi.&amp;nbsp;&lt;b&gt;1994 yılına kadar, 3.000'den fazla köy hemen hemen haritadan silindi ve çeyrek milyon köylü evsiz bırakıldı.&lt;/b&gt;Kaybolmaların büyük çoğunluğu olağanüstü hal bölgesinde yer alan on güneydoğu ilinde meydana geliyordu.(7)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Türk hükümeti köy boşaltma ve köyden atılma eylemlerini tümden inkar etti&amp;nbsp;&lt;/b&gt;ve güvenlik güçlerinin suistimallerini gizlemek için yalan söyledi. Bir-iki siyasetçi, siyasi kariyerini tehlikeye atarak köy yıkımlarına karşı konuştu, ama Meclis yakma eylemlerini durduramadı. Ülke içinde göç ettirilen kişiler aralıksız dilekçe eylemleriyle siyasi ve adli çarkı harekete geçirmeye çalıştı, fakat tüm çabaları boşunaydı. 26 Ekim 1994'te Başbakan Tansu Çiller Tunceli'nin Ovacık bölgesindeki on köyün muhtarını kabul etmişti.&lt;b&gt;Askerlerin köylerini yaktıklarını ve helikopterlerin operasyonu desteklediklerini söylediler.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Ancak&amp;nbsp;&lt;b&gt;gönüllü körlük artık hükümet politikasıydı.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Çiller: Helikopter PKK ya da Afganları olabilir&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başbakan onlara şunu söyledi:&amp;nbsp;&lt;b&gt;"Devletin köy yaktığını gözümle görsem bile inanmam. Her gördüğünüz helikopteri bizim sanmayın. PKK helikopteri olabilir.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Hatta Rus, Afgan veya Ermeni helikopteri de olabilir."(8) Başka bir muhtar, Diyarbakır'ın Akçayurt koyü muhtarı Mehmet Gürkan 7 Temmuz 1994 tarihinde köyden atıldı. Yaptığı basın toplantısında, televizyon muhabirlerine köylerini PKK'nın yaktığını söylemek için jandarmanın kendisine işkence yaptığını söyledi. Gerçekte Akçayurt'u yakanların jandarma olduğunu belirtti. Bir ay sonra köye döndüğünde, bir görgü tanığı askerlerce tutuklandığını ve bir helikopterle götürüldüğünü gördü. Muhtar ondan sonra tekrar görülmedi.(9)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Güvenlik güçleri uzak ve haberleşmenin yetersiz olduğu bölgelerdeki köyleri yakıyordu.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;Bu nedenle, birçok suistimal haber olamıyordu. Yerel toplum liderlerinin ulusal ve uluslararası örgütlere başvurma deneyimi yoktu. Ancak, az sayıda avukat, göç ettirilmiş, okuma yazma bilmeyen ve dilekçelerine parmak basmak zorunda olan köylülerin şikayetlerini kaydederek bu şikayetleri Birleşmiş Milletler'e (BM'ye), Avrupa Birliği'ne (AB'ye), ve Avrupa Konseyi'ne faksla iletiyordu. Hükümet dışı Türk ve yabancı örgütler neler olup bittiğinin farkındaydı, ancak aynı zamanda yargısız infaz, 'ortadan kaybolma' ve göz altında ölüm olaylarıyla başa çıkmaya çalışıyordu. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Komitesi yapılan yıkımları bildirdiler ve diğer hükumetler nezdinde girişimlerde bulundular.(10) Ancak uluslararası camiadan eleştirel sesler yükselmedi. Bunun bir nedeni, söz konusu suistimallerin PKK saldırıları ve PKK üyelerinin işledikleri suistimallerden oluşan bir arka planı olmasıydı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;" Hakim ve savcılar gerçeği sakladı "&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Arial, sans-serif; font-size: 10pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk hakim ve savcılar, yaşanan gerçekliğin saklanmasında üzerlerine düşen görevi yerine getirdiler. Köy yakma kampanyasını haber yapan gazetelere karşı dava furyası açtı. 1994 Nisan'ında Türkiye'deki İnsan Hakları Derneği (İHD) zorunlu göç ettirmeyle ilgili kapsamlı bir inceleme yayınladı. Yakılan Köylerden Bir Kesit başlığını taşıyan çalışmaya el konuldu ve İHD Başkanı Akın Birdal Ankara Terörle Mücadele Yasası uyarınca Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde "bölücü propaganda" yapma iddiasıyla yargılandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Millet Meclisi, göç ettirilen köylülerden akın halinde gelen dilekçelere yanıt vermede yavaş davrandı. Milletvekillerinin olayı ele almalarını engelleyen etmenlerden birisi basındı. Diğeri ise, sertlik yanlısı milletvekillerinin güvenlik güçlerine yönelik her türlü sorgulamayı ihanete varan PKK propagandası olarak damgalamaya hazır olmasıydı.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Nisan 1995'te Faili Meçhul Cinayetlerle ilgili Meclis Komisyonu köy koruculuğu sistemini "toplumsal çelişkiye yapılan bir yatırım" olarak nitelemiş&amp;nbsp;&lt;/b&gt;ve köy korucularının öldürme ve haraç dahil yasadışı eylemlerde bulunduğunu doğrulamıştır. Buna karşın, Komisyonun bulguları göz ardı edilmiş ve koruculuk sistemi aynen devam etmiştir. 3 Haziran 1997'de kurulan İç Göç Komisyonu'na kadar, Meclis ülke içinde zorla göç ettirilme olayını doğru dürüst bir şekilde ele almadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Komisyon önceleri göçün kentler üzerindeki etkisini ele almak için kurulmuştu. Yetkisinin Güneydoğu'daki suistimalleri de kapsamak üzere genişletilmesi ancak zorlu bir uğraş sonucu mümkün oldu.&amp;nbsp;&lt;b&gt;14 Ocak 1998 tarihinde, Komisyon Meclis'e 170 sayfalık bir rapor sundu. Ulusal hassasiyetleri rencide etmemek için, rapor diplomatik bir üslupla yazılmış ve dikkatle dengelenmişti.&lt;/b&gt;Buna karşın, karabasanı açık bir şekilde kayda geçirmiş oldu. Belki de en önemli katkısı, OHAL Valisi'nden köy yıkımlarıyla ilgili resmi bir rakam koparmayı başarmasıydı.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Buna göre, 820 köy ve 2.345 küçük yerleşim biriminden toplam olarak 378.335 kişi göç ettirilmiştir.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;(11) Raporun önerileri büyük ölçüde ihmal edilmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Dipnotlar&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1- Güvenlik nedeniyle, görüşülen şahsın adı gizli tutulmuştur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2- Kürdistan İşçi Partisi, yasadışı silahlı bir örgüt.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3- İnsan Hakları İzleme Komitesi'yle görüşme, Siirt, 27 Haziran 2001.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4- Güvenliği nedeniyle, görüşülen şahsın adı gizli tutulmuştur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5- İnsan Hakları İzleme Komitesi'yle görüşme, Siirt, 27 Haziran 2001.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6- İnsan Hakları İzleme Komitesi'yle görüşme, Siirt, 27 Haziran 2001.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7- 1978'de on üç Güneydoğu ilinde sıkıyönetim ilan edildi. Ertesi yıl sıkıyönetim on dokuz ile genişletildi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, sıkıyönetim altmış-yedi ilin tümüne genişletildi. Sıkıyönetim 1987 yılına kadar kademeli olarak kaldırıldı. En son güneydoğu bölgesinde kaldırılan sıkıyönetimin yerine OHAL ilan edildi. 1990 yılında on Güneydoğu ili olağanüstü hal altındaydı. 1990'ların sonuna doğru çatışmanın seyri yavaşlayınca, olağanüstü hal kademeli olarak kaldırılmaya başlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Halihazırda iki il (Şırnak ve Diyarbakır) olağanüstü hal altındadır, ancak bunun süresinin Kasım 2002'de sona ermesi üzerine yeniden uzatılması beklenmiyor. Olağanüstü hal valisinin çok geniş yetkileri var. Bunlara ifade özgürlüğünün kısıtlanması, memurların ve halkın yerlerinden edilmesi, ve mülke el konması dahildir. Olağanüstü hal altındaki bölgelerde gözaltı süresi daha uzundur. Olağanüstü hal valisinin emrindeki güçlerin büyük ölçüde yargı muafiyeti vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8-Cumhuriyet, 28 Ekim 1994.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9- Bkz. Policy of Denial (İnkar Politikası) başlıklı Uluslararası Af Örgütü Raporu, Şubat 1995, AI Index: EUR 44/24/95, s 3.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
10- Örneğin, bkz: Forced displacement of ethnic Kurds from Southeastern Turkey (Güneydoğu Türkiye'deki Kürtlerin zorla göç ettirilmesi), İnsan Hakları İzleme Komitesi, Ekim 1994.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
11- "Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Boşaltılan Yerleşim Birimleri Nedeniyle Göç Eden Yurttaşlarımızın Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Tespit Edilmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu" Raporu. 14 Ocak 1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. (NK/BB)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-6790801940562062050?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b-zC6JIAJ9H-65hU8VTQZvOVm14/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b-zC6JIAJ9H-65hU8VTQZvOVm14/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b-zC6JIAJ9H-65hU8VTQZvOVm14/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b-zC6JIAJ9H-65hU8VTQZvOVm14/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/_KTfwjikQzc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/6790801940562062050/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=6790801940562062050&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6790801940562062050?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6790801940562062050?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/_KTfwjikQzc/aglayanlara-dair.html" title="Ağlayanlara Dair" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/12/aglayanlara-dair.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUIAQHcyfSp7ImA9Wx9RFkQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-846585988485520455</id><published>2010-11-18T05:14:00.010+02:00</published><updated>2010-12-18T19:32:21.995+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-18T19:32:21.995+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Halıkent" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Demirci" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Tunceli" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Anadolu'nun Oxfordu" /><title>Halıkent</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TONVi1WE-vI/AAAAAAAAAP8/oMkltwEE_9s/s1600/15943_1149699630815_1477331754_30355592_3737089_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TONVi1WE-vI/AAAAAAAAAP8/oMkltwEE_9s/s1600/15943_1149699630815_1477331754_30355592_3737089_n.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sabahın 7'si. Ancak Dünya'nın bu en uzak yerine gitmek için bilet kalmadı diyor yazanede ki adam. Öyle gözüküyor ki Demici'ye son kez yine ayakta gideceğim. Otobüs hareket edecek ama edemiyor. Gelmeyen bir kadın yolcu var. Buna en çokta ben seviniyorum. Hayatımda ilk kez otobüste yabancı bir kadınla yan yana seyahat ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Otobüs ağzına kadar öğrenci ve velilerle dolu. Yeni kayıt için Demirci'nin yolunu tutuyorlar tıpkı benim bir önceki sene yaptığım gibi. Kimsenin yüzü gülmüyor. Herkesin yüzünde bir endişe. Acaba Demirci gerçekten de o kadar da uzak mı endişesi bu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ahmetli'yi, Turgutlu'yu geçiyoruz. Salihlide'yiz. Kimse ne olduğunu anlamadan otobüs birden daracık bir yola sapıyor. Uzun düzlüklerin ardından yokuş tırmanmaya başlıyoruz. Barajı geçtikten sonra keskin virajlar önümüze çıkıyor. Arkalardan homurdanma sesleri geliyor. Yanımda oturan kız birden atılıyor:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bence bu otobüsteki herkes kampüsün Manisa merkezde olduğunu zannederek tercih etti burayı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Aynısını ben de yaptım deyip kafamı sallayıp gülümsüyorum. Bitmek bilmeyen virajlarla birlikte yolculardaki endişe yerini bıkkınlığa bırakmış durumda. Daha kötü ne olabilir ki gibisinden bir ifade var suratlarında şimdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;180 km yolu 4,5 saatte bitirebiliyoruz. En sonunda 33 camili 30000 nüfuslu Halıkent görünmeye başlıyor. Şehrin girişinde garip bir yazı:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-large;"&gt;"Anadolu'nun Oxforduna Hoşgeldiniz"&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-large;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Üniversiteye ulaşmak için sağlam bir yokuş daha tırmanıyoruz otobüsle. Otobüs durar durmaz hızlıca öğrenci işlerine atıyorum kendimi:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Okuldan kaydımı sildirecektim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Neden sildiriyorsun ki?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Farklı bir üniversiteyi kazandım oraya kayıt yapabilmem için burdaki kaydımı silmem gerek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Dilekçe yazdın mı?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Hayır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Elime bir kağıt ve kalem tutuşturuyor adam. Dilekçemi yazıyorum. Kalemi ve dilekçemi geri veriyorum adama. &amp;nbsp; Şöyle bir göz gezdirdikten sonra dilekçemi beğenmemiş gibi ifadeler oluşuyor suratında. Yüzünü b&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: small;"&gt;iraz daha&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: small;"&gt;tuhaf şekillere soktuktan sonra:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Dilekçeni fakülte sekreterinin onaylaması lazım. İstersen sen götür imzalat, istersen biz imzalatalım. Öğleden sonra gelecek Hayati Bey.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ben imzalatırım o zaman...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Saatler boyunca Hayati Bey'i bekliyorum. Sonunda öğlen sonu 3 gibi beliriyor odasında. İmzayı atıp beni tekrardan öğrenci işlerine yolluyor. Yine aynı adam ama bu kez daha şanslıyım. Benim gibi kaydını sildirmek isteyen başka biri. Onaylı dilekçelerimizi alıyor bu kez adam:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Siz dışarda bekleyin ben diplomalarınızı çıkarayım dosyalarınızdan."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Dışarda kaydını silen diğer çocukla sohbete başlıyoruz bu kez. Aradan 1 saat geçiyor neredeyse ama henüz ses yok. En sonunda kapı açılıyor. Elindeki 2 satırlık ilanı karşıdaki panoya asıyor adam. Sonra yanımdaki çocuk dayanamayıp soruyor:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bizim diplomalar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kusura bakmayın çocuklar sizin diplomaları şimdi getirmeye gidiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;İkimizin içindende aynı şeyler geçiyor:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Bir saat boyunca bu uyduruk ilanı mı hazırladı bu adam?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Sonunda geliyor diplomalar. Vakit kaybetmeden otobüs durağının yolunu tutuyorum. Kalkmak üzere olan otobüse atlıyorum. Neyseki bu kez oturacak yer var. Benden birazca büyük birinin yanına oturuyorum bu kez. Gördüğüm son Demirci'li bu&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;olsa&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;gerek. Benimle zorla konuşmaya çalışıyor. Ben ise uyumak, uyandığımda ise İzmir'de olmak istiyorum ama nafile:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Memleket neresi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tunceli&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;İlk terörist Tunceli'den çıkmış biliyor musun? Askere ilk ateşi ordan açmışlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 2px; -webkit-border-vertical-spacing: 2px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div align="JUSTIFY" style="display: inline !important;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;—&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Ne büyük şeref...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-846585988485520455?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ybP2pnTksxC146VnjS9-8UZg1rI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ybP2pnTksxC146VnjS9-8UZg1rI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ybP2pnTksxC146VnjS9-8UZg1rI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ybP2pnTksxC146VnjS9-8UZg1rI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/p2AxG_ngxR4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/846585988485520455/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=846585988485520455&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/846585988485520455?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/846585988485520455?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/p2AxG_ngxR4/halkent.html" title="Halıkent" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TONVi1WE-vI/AAAAAAAAAP8/oMkltwEE_9s/s72-c/15943_1149699630815_1477331754_30355592_3737089_n.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/11/halkent.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QFQ3c8eyp7ImA9Wx9WF0U.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-2320468198816055344</id><published>2010-10-31T02:54:00.015+03:00</published><updated>2011-01-23T14:21:52.973+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-23T14:21:52.973+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şenol günbayrak" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="radyo odtü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="modern sabahlar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="demircan tılsım" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="küçük mübaşir" /><title>İyi Kalpli İnsanlar</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TOKikWpOR4I/AAAAAAAAAPo/3bhs8x4zc2c/s1600/2428_20079_6_3_41_30.jpg.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TOKikWpOR4I/AAAAAAAAAPo/3bhs8x4zc2c/s1600/2428_20079_6_3_41_30.jpg.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Küçük Mübaşir:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;-Susun! Susun! Hakim Hakstıbıl kararı açıklıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Hakim Hakstıbıl:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;-Çocukların velayetinin anneye mi yoksa babaya mı verilmesi hususu görüşüldü ve karara bağlandı. Her iki tarafa da haksızlık olmaması açısından çocukların idamına...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Küçük Mübaşir:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;-Yeppaa!! Annesini ve babasını boşanma noktasına getirirken düşünecekti bunu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Günün birinde karşılaşırım umuduyla kulağında kulaklık varken durduk yere gülen insanlar aradım hep otobüste, metroda, metrobüste. Ben bu repliği dinledikten sonra kahkahayı basınca ve daha sonra da nasıl bir şekil alacağımı bulamayınca etraftan gelen tuhaf bakışlar yüzünden ilk durakta inmek zorunda kalmıştım zamanında.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Zamanında Ankara'da yaşayıp bir şekilde bir yerlerde dinleyip daha sonra buradan ayrılmak zorunda kalanların Ankara'dan ayrıldıktan sonra bırakamadıkları tek şey Radyo Odtü'nün Modern Sabahları. Bu şey zeki espiriler , şakalar yapıp her sabah 7 den 10 a kadar (genelde 8 den önce başlamaz) %100 doğaçlama ve %20 ilkeli yayıncılık sloganıyla yıllarca kiminin işe, kiminin de ilk dersi asıp okula geç gitmesine sebep olan radyo programıdır. Ben ve benim gibiler için ise Podcast denilen icadı hayatıma sokan sabit diskimi ve internet kotamı her zaman sıkıntıya sokan Modern Sabahları Podcasttan Dinleyenler adlı gruba dahil olmamı sağlayan radyo programıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Ege, Fahir ve Oktay adlı Odtü mezunu, işini yapmayan üç arkadaşın bundan tam 10 yıl önce başlattıkları ve sıradan sabah programlarına hiç ama hiç benzemeyen bu programla ilk tanışmam programın üçüncü senesindedir. O gün bugündür Şenol Günbayrak, Demircan Tılsım ve Küçük Mübaşir gibi hayranı olduğum tiplemelerle benim de gündelik yaşamımın bir parçası olmayı başarmışlardır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Bunca yıldır sen de fazla abartıyorsun diyenlere cevabı ise son zamanlarda buldum. Yeni sezon yayınlarının pek çoğunda artık canlı yayına Amerika'dan, Dubai'den.. falan filan yerlerden bağlananlar olunca bende acaba gerçekten fazla mı abartıyorum sorularını bir anda silip atmışımdır kafamdan. Uzunca yıllar Modern Sabahlar'ı ve Radyo Odtü'yü başkalarına sevdirme alışkanlığımdan vazgeçmişimdir artık. Sözlükte okuduğum bu yorumun bu kararımda etkisi büyüktür.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;"tıpkı uzuuun yıllardır dost olduğunuz, muhabbet ederken bir tek kelimenizle 7 yıl önceki ortak bir anınıza referans verebildiğiniz arkadaşlarınızı düşünün. gözlerinizden yaşlar gülerek güldüğünüz o espri, o arkadaşınızı ilk defa tanıyan ve dinleyen bir kişiye elbette komik gelmeyecektir. zaten bu gibi durumlarda o gülmeyen arkadaşa yapılan esprinin 7 yıl önceki hangi olaya referans verdiğini, bugün ne anlama geldiğini anlatana kadar bin yıl geçer."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12.0pt;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana, sans-serif;"&gt;Not: Ama olur da yine de dinlemek isteyenler olursa blog sayfamın en alt kısmına baksınlar:)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-2320468198816055344?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7h4ZLkw1pnGWVtUBjRkoKF2wFqk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7h4ZLkw1pnGWVtUBjRkoKF2wFqk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7h4ZLkw1pnGWVtUBjRkoKF2wFqk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/7h4ZLkw1pnGWVtUBjRkoKF2wFqk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/vo9ydytmJi4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/2320468198816055344/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=2320468198816055344&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/2320468198816055344?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/2320468198816055344?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/vo9ydytmJi4/modern-sabahlar.html" title="İyi Kalpli İnsanlar" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TOKikWpOR4I/AAAAAAAAAPo/3bhs8x4zc2c/s72-c/2428_20079_6_3_41_30.jpg.jpeg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/10/modern-sabahlar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cBQX4zfSp7ImA9Wx9RF0g.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-1141075008339851162</id><published>2010-09-16T20:22:00.005+03:00</published><updated>2010-12-19T13:44:10.085+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-19T13:44:10.085+02:00</app:edited><title>Allemagne 2</title><content type="html">&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Kombi 6000 euro, şömine 7000 euro. Üstelik devletten 3500 euroya kadar olan kısmını geri alma şansı. Türk televizyonlarından birinin Avrupa versiyonunda yayınlanan bu garip reklam kafamı bir hayli yormuştu. Aslında bu reklam bizimkilerin Almanya'nın nesi güzel, niye orda kalıyorsunuz sorusuna verdikleri Almanya'nın sosyal hakları çok güzel cevabının ne derece saptırılmış olduğunun bir göstergesiydi. Sistemin ne kadar kusursuz işlediğini her seferinde dile getirmekten kaçınmayan Almanya'nın modern köleleri bu kez sosyal haklarımız var diyerek devleti bir güzel soyarak hırsızlığı meşru kılmışlardı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tuhaflıklar o kadar fazlaydı ki hangisine sinirlenip hangisine güleceğimi tam kestirememiştim. Bocaladıkları açıktan belli olan çocuklar ilk gözüme çarpanlardandı. Sorduğunuz sorulara genelde cevap veremeyen, vermek istediğinde de konuşmaları birden Almancaya kaçan sonrada suratınıza bön bön bakan çocuklar bu işin en masum kurbanlarıydı. Avrupa'nın belki de özgüvenleri  en yüksek olan milleti olan Almanların çocukları ve gençleriyle karşılaştırdığımızda bizimkilerin ordaki davranışlarının ne derece sırıttığının resmini anlatmaya inanın kelimeler yetersiz kalır... Bir not olarak ekleyelim başarılarına göre öğrencilerin üç gruba ayrıldığı bu ülkede sistemin en alt seviyesinde Türkiye'den gidenlerin çoğunlukta olması pekte şaşırtıcı olmasa gerek.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Almanya'da ki gurbetçilerden birine "Nasılsın?"  "Ne yapıyorsun?" sorusunu sorduğunuzda alabileceğiniz en sıradan cevaplardan biri de "Bizimde durumumuz hiç iyi değil ki!" diye başlayan ve en baştan sinirlerinizi bozan Almanca kelimelerle dolu anlamsız konuşmalar. Sözde sistemde akla gelmez bir faila yapıldığı için kontoları kitlenmişti. Böyle olunca erkenden ucuza uçak bileti alamamışlardı. Bu yüzden bilet fiyatları dopul olmuştu. Üstüne birde işyerinden yeterli frei alamayınca şimdi bu adamlar nasıl Türkiye'ye gelip izin yapacaklardı. İyisi mi gidip kaufta 40 euro ya inmiş spor ayakkabıları alsınlar. Şansları varsa Türkiye'den dönüşte birkaç kilo tulum peyniri getirebilirlerdi belki...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;Tuhaflıklar ülkesine yaptığım bu ilk ve son ziyarette kendi payıma umduğumu fazlasıyla bulmuştum. Zorunlu kalınmadıkça gidilmemesi gereken ülkelerin ilk sırasındaki yerini sağlamlaştıran Almanya'nın kayda değer gezecek yerlerinin fazlaca olmayışını da ayrıca sinir bozucu ikinci bir not olarak ekleyeyim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-1141075008339851162?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/8uES29sHnAvZMM6d3uaNVOm4Lcg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/8uES29sHnAvZMM6d3uaNVOm4Lcg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/8uES29sHnAvZMM6d3uaNVOm4Lcg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/8uES29sHnAvZMM6d3uaNVOm4Lcg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/uQnCEl6YXEY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/1141075008339851162/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=1141075008339851162&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/1141075008339851162?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/1141075008339851162?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/uQnCEl6YXEY/allemagne-2.html" title="Allemagne 2" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/08/allemagne-2.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkIESX88eip7ImA9WxFbFEg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-6152626971158822920</id><published>2010-07-05T00:49:00.016+03:00</published><updated>2010-07-07T00:08:28.172+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-07-07T00:08:28.172+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kilite kou" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zazaki" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="miraz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="agerayis" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="pelguzar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="koçgiri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ermeni" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="petag" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dersim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şine" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zernkut" /><title>Petag</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TDEzbQb3a2I/AAAAAAAAAPM/M70qjySZWxg/s1600/folder.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px; COLOR: rgb(68,68,68)font-family:Helvetica, Arial, sans-serif;" class="Apple-style-span"&gt; &lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Kainatta yankılanmış hiçbir ses kaybolmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: normal;font-family:Georgia, serif;" class="Apple-style-span"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TDEzbQb3a2I/AAAAAAAAAPM/M70qjySZWxg/s1600/folder.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490225964102675298" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TDEzbQb3a2I/AAAAAAAAAPM/M70qjySZWxg/s320/folder.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px;font-family:Helvetica, Arial, sans-serif;" class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px;font-family:Helvetica, Arial, sans-serif;" class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px;font-family:Helvetica, Arial, sans-serif;" class="Apple-style-span"&gt;&lt;/span&gt;Daha çocukluk yıllarımda bazı köylerimizin adlarını içimden tekrarlar dururdum „Norşin“, “Hopik“, „Axweşî“, „Sorpiyan“… ne var ki kendi anadilim Zazaca da bu kelimelerin karşılıklarını bir türlü bulamazdım. Sonra anneme sorardım, annem; „oğlum o isimler Ermeniler`den kalma“ diyerek hızlıca geçiştirirdi. Adlarını köylerimize veren Ermeniler artık yoktu, sanki yer yarılmış, toprak yutmuştu. Köy adlarını, virane kiliselerini, mezar taşlarını bize bırakıp nereye „gitmiş“ olabililerdi ki? Bazen, yıkık kilise duvarlarından kalma taşlar; sıvanmamış, eski yapı evlerimizin duvarlarında tek tük göze çarpardı. Bu taşların dili yok muydu, kimse yok mu onların dilinden anlayan, hangi taşa işlenmişti yankılar?…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu sözlerle Mikail Aslan Ermeni kültürünün artık yaşamadığı Dersim'de, Dersim Ermenilerinin halk şarkılarından oluşan yeni albümünü müjdeliyor. Mikail Aslan'ın 2010'da yayınladığı iki albümden biri olan Petag'ı (petek) Ermenilerin Dersim'e kalan mirasının yoktan var edilişi olarak nitelemek hiçte abartı olmaz. Kaynak bulmanın imkansız olduğu bu mirasın üzerine birde bugün bile her tarafını gezip dolaşmanın mümkün olmayan Dersim'de ki zorlukların eklenişi Aslan`ın ne derece zor bir işi başardigini kanıtlıyor. Sanatçı 4 yıllık uzun bir çalışmanın sonunda 12 Ermeni Halk türküsünden oluşan albümünü gururla sunar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;1920'lere kadar Dersim Bölgesinde sorunsuz yaşayan Dersim Ermenilerinden bugüne harabe edilmiş kiliseleri ve mezar taşlarından başka bir şey kalmamıştır. Ermenilerin gidişine seyirci kalan zaman zaman işbirliği yapmaktan da çekinmeyen Kürt Alevileri olaylar sonrası Ermeni ailelerinden geriye kalan kimsesiz Ermeni çocuklarının bir kısmını evlatlık edinmiştir. Geriye kalan birkaç Ermeni ailesinin bir kısmı da zamanla benliğini yitirip Alevi kültürünü benimsemiştir. Evlatlık verilip büyüyen çocuklardan bir kısmının yanı sıra, benliğini hatırlayan birkaç ailenin sonraları hristiyanlığa geri döndüğü bilinmektedir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Mikail Aslan'ın yukarıda saydığı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 20px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; yer isimlerine benim bildiğim &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Vank, Deşt, Barzingan, Pilvenk ve kendi köyüm Şine'yi de eklemek lazım. Önceleri bir Ermeni köyü olan Şine'de 1920'ler sonrası diğer Ermeni köylerinde olduğu gibi Dersimli Alevi Kürtler yaşamaya başlamıştır. 1994'ten sonra Şine bir köy adı olmaktan çok harabelerin olduğu bir yer adıdır artık.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Uzun yıllar Dersim'in yerli halkıyla etkileşim içinde olan Ermeniler gerek dil gerekse dini inanışlar açısından yerel halkı etkilemişlerdir. Bugün Dersim Zazakisinin içinde halen bir çok Ermenice sözcük vardır. Yine dini inanışlar yer yer birbirinin aynısıdır. Örneğin bizde Gağan Bayramı dediğimiz yılbaşının gelişini kutladığımız bayram Ocak ayının ikinci haftasıdır. Yine aynı şekilde Ermeniler 6 Ocak'ta Gağant adını verdikleri bayramla Noel'i kutluyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bu etkileşimlerden yola çıkan Mikail Aslan 1999'da Agerayis adlı albümüyle başladığı sonrasında Kilite Kou, Miraz ve Zernkut albümleriyle devam ettiği Dersim Kültürünü ayakta tutma mücadelesine bu kez Petag'la başka bir koldan katkıda bulunuyor. Albüm içinde bol miktarda duyulan Ermenilerin çalgı aletleri "shvi" ve "duduk" yaşanan dramı daha derinden hissetmemizi sağlıyor. Ayrıca kapanışta yer alan ve tek eski kayıt olan Dersim türküsünün Ermeni yorumu "Darsim" Dersim'in aslında dört değilde üç dağ içinde olduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor. Mikail Aslan bu yıl Avrupa'da yayınlanan, Türkiye'de de yayınlanmak üzere olan "Pelguzar" adlı albümüyle bu kez Dersim'in Koçgirisine ait bir halk destanını seslendirecek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="LINE-HEIGHT: 19px" class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;Kaynaklar..... &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.mikailaslan.net/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;1&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;......&lt;/span&gt;&lt;a href="http://dersimsite.org/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;2&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;......&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=CdEnYZJRNpY&amp;amp;feature=related"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;3&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;......&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-6152626971158822920?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/o5G3fetlBBELlHu8v3HMA6l1NfA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/o5G3fetlBBELlHu8v3HMA6l1NfA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/o5G3fetlBBELlHu8v3HMA6l1NfA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/o5G3fetlBBELlHu8v3HMA6l1NfA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/PPJL1zgiWSk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/6152626971158822920/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=6152626971158822920&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6152626971158822920?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6152626971158822920?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/PPJL1zgiWSk/petag.html" title="Petag" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TDEzbQb3a2I/AAAAAAAAAPM/M70qjySZWxg/s72-c/folder.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/07/petag.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkQMQnc7cSp7ImA9WxFbEkQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-6550652097250706078</id><published>2010-07-02T00:43:00.005+03:00</published><updated>2010-07-05T04:46:23.909+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-07-05T04:46:23.909+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şivan perver" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="newroz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hasret gültekin" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="nilüfer akbal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sivas katliamı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ege'nin iki yakası" /><title>Hasret Gültekin</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TC0TwPxEUjI/AAAAAAAAAPE/Y6oJqgjRIY4/s1600/Hasret+G%C3%BCltekin.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 256px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TC0TwPxEUjI/AAAAAAAAAPE/Y6oJqgjRIY4/s400/Hasret+G%C3%BCltekin.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5489065240421487154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1 &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Mayıs 1971’de, Sivas’ın İmranlı kazasına bağlı Han köyünde, Süleyman ve Hacıhanım Gültekin’in (Nazire ve Güler’den sonra) üçüncü çocuğu olarak doğdu. Altı yaşında saz çalmaya başladı. On bir yaşında sahneye çıktı. Kadıköy Anadolu Lisesi’nden ikinci sınıfta ayrıldı. 1987 yılında, ilk çalışması “Gün Olaydı” adıyla Diyar Müzik Yapım tarafından yayımlandı. İlk resitalini Kadıköy Moda Sineması’nda 1987 yılında verdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1989 yılında, “Gece ile Gündüz Arasında” adlı ikinci çalışması Saltuk Müzik Yapım tarafından yayımlandı. 29 Ekim 1989 yılında Hollanda Kültür Bakanlığı’nın daveti üzerine, “Genç Türküler” festivalinde Birsel Acar’la birlikte Türkiye’yi temsil etti. 1990 yılında aynı ülkede “Türk Haftası” etkinliklerine birçok sanatçı ile birlikte katıldı. Müzik yönetmenliğini üstlendiği resmi olarak ilk defa Kürtçe müzik yasağını delen “Newroz” adlı kaset, 1990’da önce enstrümantal olarak, sonra da Nilüfer Akbal ve Rıza Akkoç’un katılımıyla gerçekleştirildi. 1990 yılında, Şivan Perwer’in (Türkiye’de, resmi olarak Kürtçe müzik yasağını kaldıran) “Krivo” adlı karma kasetinin yayınlanmasına öncülük etti ve süpervizörlüğünü yaptı. 1991 yılında, “Rüzgarın Kanatlarında” adlı üçüncü çalışması Nepa Müzik Yapım tarafından yayımlandı. 1991 yılında Yeter Fırtına ile evlendi. Türkiye’nin dört bir yanında konserler verdi. Birçok Avrupa ülkesinde festivalllere katıldı ve konserler verdi. Aydınlık Gazetesi için; Ankara, İzmir ve İstanbul’da ProsEchos Grubu ile birlikte resitaller verdi. 2 Temmuz 1993’de, Sivas’ta Madımak Oteli’nde 35 insanla birlikte katledildi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Ölümünden 72 gün sonra, 13 Eylül 1993'te Roni Hasret adı verilen bir oğlu oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 19px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Ölümünün ardından Kalan Müzik&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; tarafından "&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Seçmeler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;" adlı bir toplama albümü ve 1993&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; yılındaYunan Rembetiko&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; grubu &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Prosechos&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; ile birlikte verdiği "Ege'nin iki yakası" adlı konserdeki bazı şarkılardan oluşan ve aynı adı taşıyan albüm &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Hasret Gültekin Kültür ve Sanat Merkezi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; tarafından yayımlandı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Solo Albümleri :&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1987 : Gün Olaydı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1989 : Gece ile Gündüz Arasında&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1991 : Rüzgarın Kanatlarında&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Hasret Gültekin’in müzik yönetmenliğini ve müziklerini yaptığı kasetler dizini&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1988&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Abuzer Karakoç, Hüseyin Aydın, Ali Ekber Eren’in de yer aldığı “BİTMEYEN TÜRKÜLER-Dostlar Muhabbeti”.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1990&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Gani Nar’ın seslendirdiği Kürtçe “JİYAN”.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1990 :&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Abuzer Karakoç’un seslendirdiği ve Avrupa’da yayımlanan “Alvar Deyişleri”.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1990&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Emekçi’nin seslendirdiği “Gül’e Barut Serdin mi?”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1990&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Nurşani’nin türkülerinden oluşan kaseti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1990&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Lütfü Gültekin’in seslendirdiği “Karanlıkta Vurdular”.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1991&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;“NEWROZ 2” isimli, Kürtçe sözlü türkülerden oluşan kaset.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1992&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Arif Sağ, Emekçi, Mehmet Koç, Emre Saltık, Talip ﬁahin, İhsan Güvercin’in de yer aldığı “Türküler Yalan Söylemez” isimli kasette üç eser seslendirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;1992&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-converted-space"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Ahmet Arif’in şiirlerini besteleyen sanatçılar olarak, Cem Karaca, Ahmet Kaya, Sadık Gürbüz, Esin Afşar, Rahmi Saltuk’la birlikte, Ahmed Arif’in anısına çıkan kasette yer aldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Bir çok sanatçının kasetlerinde bağlama, cura ve şelpesiyle yer aldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="line-height: 18px;  "&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Kaynak : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: normal; "&gt;&lt;a href="http://www.hasretgultekin.com/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;http://www.hasretgultekin.com/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-6550652097250706078?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oDfYCHzDeX2-0S34u3OfTIHRnqI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oDfYCHzDeX2-0S34u3OfTIHRnqI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oDfYCHzDeX2-0S34u3OfTIHRnqI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oDfYCHzDeX2-0S34u3OfTIHRnqI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/wNto5xvY-hQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/6550652097250706078/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=6550652097250706078&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6550652097250706078?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6550652097250706078?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/wNto5xvY-hQ/hasret-gultekin.html" title="Hasret Gültekin" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TC0TwPxEUjI/AAAAAAAAAPE/Y6oJqgjRIY4/s72-c/Hasret+G%C3%BCltekin.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/07/hasret-gultekin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEICRX07eCp7ImA9WxFVFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-1870113123010442961</id><published>2010-06-01T05:00:00.008+03:00</published><updated>2010-06-15T13:09:24.300+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-15T13:09:24.300+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="valon" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="flaman" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="belçika" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="namur" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="brüksel" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sömürge" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="federal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="II. Albert" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="monarşi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kongo" /><title>30528 Kilometre Murabbalık Bir Toprak Parçası : Belçika</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TARuDQwEBYI/AAAAAAAAANs/4vAchBt2AD8/s1600/belgium_divided.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TARuDQwEBYI/AAAAAAAAANs/4vAchBt2AD8/s320/belgium_divided.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477624049104586114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Kral II. Albert’in gücü anlaşılan bu ülkeyi daha fazla bir arada tutmaya yetmiyor. Flamanca, Fransızca ve Almanca’nın resmi diller olduğu 30528 km&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;sup&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;2 &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/sup&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;‘lik Belçika &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;yıllardan beri süre gelen ayrılık rüzgarlarının daha bir kuvvetli estiği günlerden geçiyor. Hükümetin istifa ettiği, Flamanların mecliste kendi milli marşlarını söylediği ülkenin 1 Temmuz’da Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’na gelecek olması da cabası. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;1800’lü yıllarda bir tampon bölge oluşturmak amacıyla İngiltere’de yaşayan bir Alman prense bağışlanan topraklarda kurulan Belçika, ihtiyaçlarını yine kendisine hediye edilen sömürgesi Kongo’nun kaynakları sayesinde karşılamıştır. Buralarda şehirleri gezdiren rehberlerinde anlattıkları üzere ülkenin zenginliğinin temelinde Afrika’dan çaldıkları elmas ve altınlar yatmaktaymış. Üstüne birde pamuk ve kahve gelirleri eklenince 1960’lara kadar Belçikalılar Kongo yönetiminde olan hakimiyetini sürdürmüştür. 1. ve 2.Dünya Savaşı’nda Almanlar tarafından işgal edilen Belçika 1980’li yıllarla birlikte ülkeyi bir arada tutabilmek için merkezi yapıdan uzaklaşıp federe bir yapıya bürünmüştür. Anayasa tarafındanda tanınan federe devlet yapısına göre nüfusunun %60 kısmını Flamanlar’ın %30’nu Valonların oluşturduğu Belçika üç bölgeye ayrılmıştır. Bunlar başkenti Brüksel olan Flaman Bölgesi, yine aynı şekilde başkenti Brüksel olan Brüksel Bölgesi ve başkenti Namur olan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Valon Bölgesi. Ülkeyi bölgelere ayırmakta yaşanan karmaşa bu bölgelerde konuşulan dillerle daha da karmaşık bir hal almakta. Öyle ki sözde Flamanların başkenti olan Brüksel’de halkın %90’ ı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Valon Bölgesi’nin resmi dili olan Fransızca’yı konuşuyor. Ülkenin doğusunda resmi dillerden Almanca’yı konuşan %1 lik bir kısım olduğunu da ekleyelim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ülke yönetimine gelince bir önceki yazıda Flaman gençlere “Yönetim şekliniz ne?” diye soru sorma isteğim büyük haksızlık olmuş. Onca aramadan sonra bulduğum en karmaşık ve en makul cevap 5 kavramdan oluşuyor: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Anayasal Monark'a bağlı federal parlamenter demokrasi. İngiltere’de olduğu gibi kralın yönetimde etkisiz olduğunu söylemek mümkün değil tabi burada. Kral&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;II. Albert’in yasama ve yürütme görevlerinde olan sorumluluklarının yanı sıra Bakanlar Kurulu’nu atama, hükümeti kurma görevini verme gibi görevleri de var. Yani halkın yönetenleri direk seçmesi gibi bir durum söz konusu değil. Ancak bunun yerine tam olarak nasıl oluyor bilmiyorum ama halk hükümeti direk seçemediği için, hükümet parlamentoya kararları ile ilgili hesap vermek zorundaymış. 13 Haziran'da yeniden seçimlere gidecek olan Belçika’da biri Flaman biri&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Valon olmak üzere ikişer adet &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;liberal, muhafazakar ve sosyalist parti bulunuyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ülke de ayrılık sesini en çok çıkaran Flamanların bu istediğini ülkedeki güçlü taraf olmalarından kaynaklanıyor. Valonlar 1945’lere kadar eğitimli ve güçlü olan, ülkenin önemli maden kaynaklarına sahip olan &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;taraf iken bu tarihten sonra ülke ekonomisinde yaşanan yapısal değişiklik sonucu lideliği Flamanlara kaptırmıştır. Bugün Belçika endüstrisinin büyük bir kısmının yanı sıra, ülke ekonomisine büyük katkısı olan önemli limanlar Flaman Bölgesi’nde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;yer almaktadır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bunca karmaşık bir yapısı olan ülkede son yıllarda artan ayrılık sesleri politikacıları ülkeyi bir bütün olarak yönetmek yerine devlet bütçesini küçültüp kendi bölgesel sorunlarını çözmeye yöneltmiş durumdadır. Federal kurumların ülke yönetimindeki bu baskınlığı onları; ülkenin paylaşılan malları, ortak değerleri ve menfaatleri için karar alamaz duruma getirmiştir.Ülkede son yıllarda her seçim sonrası hükümet kurma krizleri yaşanmış, kurulabilen koalisyon hükümetleri ise kısa süre ayakta kalmayı başarabilmiştir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bütün bu gelişmelere rağmen ülkeyi bugün bir arada tutmaya yarayan faktör olarak ayrılıkçı Flamanların istediği Brüksel’de Valonların çoğunlukta olması gösterilebilir. Ülkede bir yandan Brüksel Bölgesi’nde bir her iki kesiminde yönetiminde ortak bir konfederasyon kurulabileceği tartışılırken, bir yandan da Valonların ayrıldıktan sonra Fransa’ya katılacağı haberleri kulaktan kulağa yayılıyor. Bütün bu gelişmelerin oluşması halinde Kral II. Albert’in akıbetinin ne olacağı ya da nasıl bir tutum takınacağı sorusu ise Valonların ve Flamanların bugünlerde kafalarını en az yoran mesele olarak duruyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Kaynaklar: &lt;a href="http://www.serdarkilic.be/documents/ho9f8fcn87-Support.pdf?PHPSESSID=18c4d7fcbaf938111b2fd48e20483396"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;1&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; .....&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&amp;amp;KategoriID=19&amp;amp;ArticleID=1132779"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;2&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;......&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Belgium"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;3&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;......&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-1870113123010442961?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f7ccwwPSQnj8qcHltBNWqqgzwN8/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f7ccwwPSQnj8qcHltBNWqqgzwN8/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f7ccwwPSQnj8qcHltBNWqqgzwN8/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f7ccwwPSQnj8qcHltBNWqqgzwN8/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/8czbHMjOwAw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/1870113123010442961/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=1870113123010442961&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/1870113123010442961?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/1870113123010442961?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/8czbHMjOwAw/30528-kilometre-murabbalk-bir-toprak.html" title="30528 Kilometre Murabbalık Bir Toprak Parçası : Belçika" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/TARuDQwEBYI/AAAAAAAAANs/4vAchBt2AD8/s72-c/belgium_divided.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/06/30528-kilometre-murabbalk-bir-toprak.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkYFRX87fSp7ImA9WxFXE0Q.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-6507289313111285768</id><published>2010-05-03T20:00:00.007+03:00</published><updated>2010-05-21T00:15:14.105+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-05-21T00:15:14.105+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="akp" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="siirt" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="flaman" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="belçika" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="nietzsche" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dersim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anayasa" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="1 mayıs" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="taksim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ermeni soykırımı" /><title>Rahatlık Battı</title><content type="html">&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bazı alışkanlıkları unutmak için yapılması gereken en doğru alışkanlık, o alışkanlıktan uzak durma alışkanlığını kazanmaktır. Küçüklüğümüzden beri beyinlerimize hapsedilen her olaya politik ya da dini bir yaklaşımla bakma alışkanlığından uzaklaşma alışkanlığını kazanabilme alışkanlığını anlatabilmek için cebelleşmekteyim.Buralara gelmeden önce bu kötü-kaka alışkanlığı edindiğim yerden uzaklaşınca biraz olsun etkisini azaltacağını düşünmekteydim. Koşullar ve ortam bunu yapabilmek için hali hazırda uygunda açıkçası. Bizimle aynı şansızlığı yaşayan Ürdünlü, İranlı, Iraklı, Filistinli Arap öğrencilerden ve bizimkilerden başka buralarda siyaset ve din üzerine konuşan kimseleri göremedim henüz. Öyle ki bugünlerde bizimkinden daha kuvvetli parçalanma rüzgarları esmesine rağmen, Belçika'da, günün birinde Flaman gençlerden birine sizin başbakanınız kimdi, yönetim şekliniz ne, cumhuriyet kaç yılında kuruldu gibi sorular sorarsam cevabını alabileceğimden şüpheliyim açıkçası.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Flamanlardaki bu rahatlık ve vurdumduymazlık beni biraz olsun rahatlatmaya yetmedi ne yazık ki. Bunu yapmanın dünyanın neresine gidersem gideyim benim için mümkün olmadığını da böylece öğrenmiş oldum. İçerden de baksam dışardan da baksam ülkede olup biten her olaya, karşı bir tavır takınmak, çözümü ben ölünceye kadar mümkün olmayan olaylar hakkında kafa yormak, sinirlenip küfür etmek hayatımın vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. Bundan zevk alabilmek dengesizliğini gösterebilmem için de son zamanlarda bizi meşgul eden birkaç olaya değinmeden geçemeyeceğim:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bunlardan ilki zaman zaman unuttuğumuz ancak bize bu olaydan bağımsız dış devletlerin hamleleriyle hatırlatılan 1915-1918 yılları arası kimine göre 100-200 bin kimine göre 1,5 milyon Ermeniye ne olduğu sorusuydu. Acaba Ermeniler gerçekten de soykırıma mı uğramışlardı, yoksa Türkiye'nin kendini savunurken dediği gibi tehcir edilirken kimisi soğuktan, hastalıktan ölmüş, kimisi ise Kürt Çeteleri tarafından öldürülmüş, kaçarlarken de bu Kürt Çeteleri yerine birçok Türkü katletmişler miydi? Bütün bunlara ilaveten hali hazırda Osmanlı Devletinin en güçsüz olduğu bu yıllarda bu çapta büyük bir soykırımı yapabilmesi mümkün müydü? Yoksa Türk ordusunun en kötü koşullarda bile güçlü kalabilmeyi başarabildiği teorisi akla daha mı uygundu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Ortaya atılan bütün bu teoriler, iddialar ne derece gerçekçi ne derece abartılmış ya da yalandır bilinmez ama bu olayın çözümünden de çözümsüzlüğünden de her iki tarafın da mutsuz olarak ayrılacağını söylemek güç olmasa gerek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Son günlerde ceketli kravatlı adamları birbirine yumruk sallarken, birbirinin boğazını sıkarken, birbirlerine akla gelmesi zor küfürler ve laflar ederken gördüğümüz haberleri gün geçmiyor ki görmeyelim. Meğersem bu adamlar anayasayı değiştirmek için bu kadar cebelleşiyorlarmış. Kendi ağızlarından bu işin mecliste bitmeyeceğini hatta ve hatta cumhurbaşkanı onaylasa bile, referandum olsa bile işin yargıya taşınacağı söyleyen bu çirkef adamlar o zaman neden mecliste kendilerini bu kadar paralıyorlar anlayabilmek mümkün değil. 2007'de bu hayaline ulaşamayan Akp bu kez de hüsrana uğrayacak gibi gözüküyor, neler yapabilecek göreceğiz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Taciz ve tecavüz haberlerinin artışında bir anda ortaya çıkan patlama toplum olarak ne kadar sapık olduğumuz gerçeğini suratımıza çarptı bir kez daha. 7'den 70'e ülkenin dört bir yanından gelen akla sığmaz tecavüz haberleriyle bir sinir patlaması yaşıyoruz bu günlerde. Bunlardan bir tanesi 1,5 yıl boyunca saklı tutulabilmiş Siirt'te yaşanan tecavüz olayı. Benzer bir olayın 2007'de Dersim'de yaşandığı bu olaydan sonra arka arkaya bu okullarda çıkan tecavüz haberlerine rağmen Yatılı Bölge Okullarının neden tecavüz yuvalarına dönüştüğü sorusunu neden kimse sormamakta halen? Olayı yine kimseler duymadan kendi aramızda mı halledeceğiz yoksa?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Uzun yıllar Taksim'e çıkabilmek için nice biber gazı ve tazyikli su saldırısından sağ çıkmayı başarabilmiş yediği onca çopa rağmen bu isteğinden hiçbir zaman vazgeçmemiş işçilerin isteği geçen yıl kısmen de  olsa gerçekleşebilmişti. Ufak bir grubun Taksim'e çıkmayı başarabilmesi basınımıza göre geçen yıl polisin önceki seneye göre daha orantılı bir güç kullanmasıyla alakalıydı. Öyle ki geçen yıl hastane bahçesine yapılan biber gazı saldırısı bunun bir göstergesiydi. Bu yıla geldiğimizde ne değişti bilinmez aynı polis bu kez orantılı ya da orantısız herhangi bir güç gösterisinde bulunmadı. Böylece halkın kendi kendini daha rahat idare edebildiği, korkusuz, tehlikesiz, amacına ulaşmış bir 1 Mayıs kutlamasını Taksim'de görebildik. Bu iş bu kadar kolaysa onca korkunun, yıldırmanın, saldırmanın, beş para etmez haberlerin mantığı neydi öyleyse? Bütün bunların üstüne çıkıp televizyonlardan hızlı hızlı konuşarak sağa sola teşekkür edip kendine pay çıkaracak kadar yetkili ve yüzsüz olmanın gereği neydi? Önceki yıllarda başını çektikleri saçmalıkları çok çabuk unutturdular bizlere. Madem öyle kapanışta ben de onları Nietzsche'nin bu sözüyle selamlıyorum:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; "Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-6507289313111285768?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SvwVOdctG3C4wiaL0oxgpM4S5Jk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SvwVOdctG3C4wiaL0oxgpM4S5Jk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SvwVOdctG3C4wiaL0oxgpM4S5Jk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SvwVOdctG3C4wiaL0oxgpM4S5Jk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/l_uLlGC10aY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/6507289313111285768/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=6507289313111285768&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6507289313111285768?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/6507289313111285768?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/l_uLlGC10aY/rahatlk-batt.html" title="Rahatlık Battı" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/05/rahatlk-batt.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A04AQ3g4fCp7ImA9WxFXE0U.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-5409163829218649871</id><published>2010-04-20T05:10:00.009+03:00</published><updated>2010-05-21T00:12:22.634+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-05-21T00:12:22.634+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="üç renk kırmızı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="piesiewicz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kiselowski" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="stanley kubrick" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="üç renk mavi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="üç renk beyaz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dekalog" /><title>Dekalog</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S80NUWqKDPI/AAAAAAAAAMs/9MUd9HQ0r3o/s1600/5+-+%C3%B6ld%C3%BCrmeyeceksin.mkv_000186999.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 246px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S80NUWqKDPI/AAAAAAAAAMs/9MUd9HQ0r3o/s400/5+-+%C3%B6ld%C3%BCrmeyeceksin.mkv_000186999.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5462036566401223922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Saat akşamın 11’i. En azından 1 bölümünü izlerim. Ne de olsa televizyon için çekilmiş kısa filmler. Film tadında olmaz. Her gün 50 şer dakikalık 1 bölüm izlersem 10 günde biter. Çok sıkıcı olursa devamını da izlemem. Ama görüntüler çok net. Hiçte televizyon dizisine benzemiyor. Her bir bölüm Tevrat’ta ki “10 Emir” den biriyle adlandırılmış. Üstelik Kieslowski’nin* Üç Renk** serisi olağanüstü güzel filmlerdi. En iyisi internetten araştırma yapıp, ekşi sözlükten yorumları okuyayım. Hayır! Bunu yaparsam bu kez filmleri izlememin pek bir anlamı kalmayacak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Kafamda oluşan bu soru işaretleriyle başladım Kieslowski’nin Dekaloglarını*** izlemeye. Ertesi gün aynı saatlerde son bölümünü de izleyip seriyi tamamladığımda izlemek için ne denli geç kaldığımın  karın ağrısıyla uğraştım bu kez hayli bir vakit.  Sonraları okuduğum Kubrick’in**** Dekaloglar için yazdığı bu paragraf biraz olsun ne izlediğimi sözcüklerle anlatabilmişti bana.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;"Büyük sinemacıların eserlerinin belli bir yönü üzerinde durma konusunda hep isteksiz olmuşumdur. Çünkü bunun, eseri kaçınılmaz olarak basitleştirme ve indirgeme ihtimali vardır. Fakat Kieslowski ve yardımcı yazar Piesiewicz'in***** senaryolarını içeren bu kitapta fikirlerden sadece bahsetmek yerine bunları dramatize etme konusunda çok ender rastlanan bir yetenekleri olduğu gözlemini yapmak yersiz olmaz. Kastettikleri şeyi dramatik bir eylemle anlatarak, seyircinin, anlatılanın ötesinde gerçekleşen şeyleri keşfetmesi gibi bir kazanca da sahip oluyorlar. Bunu öyle hayranlık verici bir yetenekle yapıyorlar ki fikirlerin ortaya çıkışını farkedemiyor ve ancak çok sonraları kalbinize ne kadar derinden nüfuz ettiklerini anlayabiliyorsunuz."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bütün bölümler hakkında uzun uzun düşünüp, konuşabilmek mümkün. Yönetmenin bizden yapmamızı istediği de bu zaten. Filmlerin konusunu birilerinin ağzından duyup öğrenmek yerine izleyicinin keşfetmesi daha doğru diye düşünüyorum. Bu sebeple sadece filmlerin isimlerini vermekle yetiniyorum:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;1 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094982/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, jeden&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;(Senin tanrın benim, başka tanrın yoktur.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;2 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094984/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, dwa&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Tanrı'nın ismini boş yere ağzına almayacaksın)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;3 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094985/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog tryz&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Altı gün çalışacaksın, bir gün dinleneceksin.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;4 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094986/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, cztery&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Anne ve babana saygılı davranacaksın.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;5 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094987/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, piec&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Öldürmeyeceksin.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;6 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094988/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, szesc&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Zina etmeyeceksin.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;7 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094989/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, siedem&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Çalmayacaksın.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;8 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094990/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, osiem&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Yalan yere şahitlik yapmayacaksın.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;9 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094991/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, dziewiec&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Komşunun evine tamah etmeyeceksin.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;10 - &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0094983/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog, dziesiec&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; (Komşunun karısına, kölesine, hiçbir şeyine tamah etmeyeceksin.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;....&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0001425/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;*Kieslowski&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;.....** Üç Renk &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0108394/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Mavi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0111495/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Kırmızı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0111507/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Beyaz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;.....&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0092337/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0092337/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Dekalog&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;.....&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0000040/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0000040/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0000040/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;Kubrick&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt; ....&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/name/nm0682830/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;*****Piesiewicz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-5409163829218649871?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Vx1t5VkSXfJp0dVjzQf-VUBP8iY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Vx1t5VkSXfJp0dVjzQf-VUBP8iY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Vx1t5VkSXfJp0dVjzQf-VUBP8iY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Vx1t5VkSXfJp0dVjzQf-VUBP8iY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/yv5q2RBR4OY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/5409163829218649871/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=5409163829218649871&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/5409163829218649871?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/5409163829218649871?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/yv5q2RBR4OY/dekalog.html" title="Dekalog" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S80NUWqKDPI/AAAAAAAAAMs/9MUd9HQ0r3o/s72-c/5+-+%C3%B6ld%C3%BCrmeyeceksin.mkv_000186999.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/04/dekalog.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEMERXw8cSp7ImA9Wx5aEUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-2973399292854969105</id><published>2010-04-08T01:27:00.018+03:00</published><updated>2010-11-07T17:06:44.279+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-07T17:06:44.279+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="köln" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="stuttgart" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hauptbahnhof" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dom kathedrali" /><title>Allemagne 1</title><content type="html">&lt;span class="Apple-style-span" style=" color: rgb(51, 51, 51); font-family:verdana;"&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;- The next station is Cologne?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; - We will get off from train in Aachen&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; - This train goes to Cologne, right?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; - I don’t know, where you mean? But this train goes to Köln&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Uzayıp giden konuşmada araya girmeyerek daha ne kadar uzatabilirler diye bekledim. Soruyu soran Fransız etrafına bakıp başkalarından yardım almak istedi ama kimsenin oralı olduğu yoktu. Karşı koltukta oturan çocuklu kadın laptopuyla heyecanlı heyecanlı bir şeyler bakıyordu. Yanımdaki genç çocuk telefonuyla oynuyordu. Ben de uyuyormuş numarası yapıyordum. Bir Alman bir Fransız bir araya gelirse ancak bu kadar saçmalar diye düşündüm içimden. Sonunda Alman indi trenden. Fransız kaldı yalnız başına. Birkaç dakika sonra trenden yapılan İngilizce anons sonrası Köln’e geldiğimizi anladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;- Dear passengers we will be shortly arriving Cologne Hauptbahnhof.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70OaVJ4sgI/AAAAAAAAAMk/Ygj4CUXbdz8/s1600/288_project_center.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img src="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70OaVJ4sgI/AAAAAAAAAMk/Ygj4CUXbdz8/s400/288_project_center.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457534168960905730" style="cursor: pointer; width: 290px; height: 180px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70OaKjrvXI/AAAAAAAAAMc/_g2eM68yeTA/s1600/koln_lockers.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70OaKjrvXI/AAAAAAAAAMc/_g2eM68yeTA/s400/koln_lockers.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457534166116318578" style="cursor: pointer; width: 210px; height: 180px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:x-small;"&gt; Köln Tren İstasyonu................................................................&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:x-small;"&gt;............... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:x-small;"&gt; Luggage Lockers&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Bu hauptbanhof kelimesi çok havalı bir kelime gelmişti bana. 3 saatlik bir ara vardı Stuttgart trenine binmem için. Böylece Köln’de ufak bir gezi yapabilecektim. Valizimi luggage lockers denilen bir makineye 2 saatliğine bıraktım. Buralarda çokça Türk olduğunu biliyordum. O yüzden ne duyarsam duyayım şaşırıp bakmamak için kendimi koşullandırmıştım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70JQdRB4WI/AAAAAAAAAME/SWOU_6fDeUE/s1600/SDC10672.JPG"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70JQdRB4WI/AAAAAAAAAME/SWOU_6fDeUE/s320/SDC10672.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457528501781520738" style="float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Ancak tren istasyonundan kapısından dışarı çıkar çıkmaz karşıma çıkan Halkbank yazısıyla dumur olmuştum. Biraz bekleyip kaldım yerimde. Öyle ki sol yanımda yükselen devasa Dom Katedralini bile fark edememişim. Katedrali şöyle bir dolandıktan sonra şehrin merkez caddesinde dolanmaya başladım. Neredeyse geçen her 3 kişiden biri Türkçe konuşuyordu. Almanların bakışlarından Türkleri pek sevmedikleri alelen belli oluyordu. İstanbul’da ki Kürtlerin vaziyetini Almanyada ki Türkler almıştı demek ki. Etme bulma dünyası bu olsa gerek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Sağı solu şöyle bir dolandıktan sonra gezecek pek bir yeri kalmamıştı şehrin. Her ne kadar tarihte Avrupa’nın önemli şehirlerinden de olsa, Köln 2. Dünya Savaşı’nda büyük oranda harap edilmişti. Savaşta ayakta kalan az sayıda yapılarındandı Dom Katedrali.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70IWjdsLrI/AAAAAAAAAL8/YOYSQL8Y2BU/s1600/SDC10658.JPG"&gt;&lt;img src="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70IWjdsLrI/AAAAAAAAAL8/YOYSQL8Y2BU/s400/SDC10658.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5457527507012824754" style="float: left; margin-top: 0px; margin-right: 10px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; cursor: pointer; width: 292px; height: 389px; " /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Katedrali ikinci kez gezdikten sonra trene binmek için hauptbanhofun yolunu tuttum. Avrupa’nın o kusursuz işleyen trenleri nedense bana gelince bozuluyordu. Yaklaşık bir saatlik bir gecikme süresince tren istasyonunda oturdum. Bu bir saat içinde işlerinden evlerine dönen Türklere kulak misafiri olmakla beraber, ikide bir yanıma bilet parası almak için gelen dilenci görünümlü insanlarla oyalanarak geçirdim. Tek kelime bile Almanca bilmediğim için bayağı bir çabalıyorlardı dertlerini anlatabilmek için. İngilizce konuşmaya çalışanlardan biri en sonunda başarabilmişti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;- Money for the ticket…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Trene bindikten kısa bir süre sonra uzun uzun Almanca konuşan kadın makinist sonra İngilizce tek bir cümleyle eski Batı Almanya’nın başkenti Bonn’a geldiğimizi söyledi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;- Dear passengers we will be shortly arriving Bonn Hauptbahnhof. Thank you for choosing Deutsche Bahn.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:normal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="  color: rgb(51, 51, 51); "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Uyku arasında aynı anonsu değişik istasyonlarda tekrarlıyordu makinist Koblenz, Mainz, Frankfurt, Mannheim….. Stuttgart…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-2973399292854969105?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YbCF9NZa1f-Ei5IRxaZWFrDiMEE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YbCF9NZa1f-Ei5IRxaZWFrDiMEE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YbCF9NZa1f-Ei5IRxaZWFrDiMEE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/YbCF9NZa1f-Ei5IRxaZWFrDiMEE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/C0OslgqVugk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/2973399292854969105/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=2973399292854969105&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/2973399292854969105?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/2973399292854969105?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/C0OslgqVugk/allemagne-1.html" title="Allemagne 1" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S70OaVJ4sgI/AAAAAAAAAMk/Ygj4CUXbdz8/s72-c/288_project_center.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/04/allemagne-1.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DU8BSH48cCp7ImA9WxBaFEs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-7885490012335547196</id><published>2010-03-16T00:00:00.001+02:00</published><updated>2010-03-24T23:57:39.078+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-03-24T23:57:39.078+02:00</app:edited><title>Helebce</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S52ZfeVfT7I/AAAAAAAAAKE/SXMOStvrFso/s1600-h/halepce.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 295px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S52ZfeVfT7I/AAAAAAAAAKE/SXMOStvrFso/s400/halepce.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448679890186358706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  ;font-family:arial;font-size:medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Li jor tête gire-gir û hume-huma bavirok û têyaran e&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Her der xistiye nava agir û mij û dûman e &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Li jêr tête qîre-qîra zarokan, hawara dayik û bavan e &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dîsa dîrok xwe nû ve dike weke carek ji caran e &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Weke Diyarbekir, weke Palo û Gênc û Agirî, Dêrsim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Weke Mahabat û weke Berzan e &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Îro dîsa li Deşta Silêmaniyê, li kêleka Hendirê, li bajarê helebçê &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Fermana me Kurdan e, ferman e, ferman e... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;                                                                                &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;(Perwer - 1988)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-7885490012335547196?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5Y_ikPtAbHuYeHulcHzuYuLcX8s/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5Y_ikPtAbHuYeHulcHzuYuLcX8s/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5Y_ikPtAbHuYeHulcHzuYuLcX8s/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5Y_ikPtAbHuYeHulcHzuYuLcX8s/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/fiEUjqTboqI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/7885490012335547196/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=7885490012335547196&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/7885490012335547196?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/7885490012335547196?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/fiEUjqTboqI/xalepce.html" title="Helebce" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S52ZfeVfT7I/AAAAAAAAAKE/SXMOStvrFso/s72-c/halepce.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/03/xalepce.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEQERXY5eyp7ImA9Wx5aEUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-5354380945142011070</id><published>2010-03-06T06:11:00.019+02:00</published><updated>2010-11-07T17:05:04.823+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-07T17:05:04.823+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="gothic" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="freebag" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tayt" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tanga" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="oduncu gömleği" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="boxer" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="stres bileziği" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="haşema" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="emo" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kot mont" /><title>2000’ ler Çocuğu: Moda</title><content type="html">&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Yakın geçmiş hakkında konuşmak her zaman sıradan gelir insanlara, çünkü yakındır da ondan. Aslında geçmişte ne yaptığımızı, ne giydiğimizi, ne yediğimizi, ne dinlediğimizi hep birkaç yıl gecikmeli olarak farkına varmışızdır. Bu farkına varmanın sonrasında da ya yüzümüzde bir tebessüm oluşmuş ya da durduk yere karın ağrısı çeker olmuşuzdur. Sessiz sedasız 2000'li yılları kapattığımız şu günlerde henüz konuşmak için çok erken bir tarihi konuşmak için karşınızdayım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Bilinçsizce geçirdiğim 80'ler ve 90'lar tam olarak hangisinin başında ve sonunda çocuk olduğumdan da emin değilim hala köyden şehre yapılan göçlerin ve&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;modayı Batı’dan mı alsak yoksa kendimiz mi yaratsak kafa karışıklığının etkisiyle giyim kuşamımızda büyük felaketleri geride bıraktığımız dönemlerdi. Bu yüzden yakın geçmişi konuşmaya başlamadan önce bağlantı kurabilmek için daha öncesini de anlatmak gerekli.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Öncelikle 80'ler. Dünya da kadınlar ile erkeklerin arasında görüntü farkının en aza indirgendiği yıllardır. Bol miktarda uzun saçlı ve renkli elbiseli erkek görebileceğimiz bu yıllarda,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;erkeklerin giydiği tarzda ama geniş omuzlu olanından takım elbiseler giyen kadınları bol miktarda görmekte mümkündür. Ülkemize ise moda bu yıllarda birkaç yıl gecikmeli geldiğinden dolayı pantolonları göğüs altına kadar çekip tişörtlerini, kazaklarını ve gömleklerini pantolonun altına koymanın moda olduğu yıllar olarak baş göstermiştir 80'ler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWmA8IdRI/AAAAAAAAAIs/Pz6cANvYLlw/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWmA8IdRI/AAAAAAAAAIs/Pz6cANvYLlw/s400/1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445369373043225874" style="cursor: pointer; width: 185px; height: 172px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWYcwnL5I/AAAAAAAAAIk/A5JSjJIAebY/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWYcwnL5I/AAAAAAAAAIk/A5JSjJIAebY/s320/3.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445369139992932242" style="cursor: pointer; width: 207px; height: 173px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWYCh0NVI/AAAAAAAAAIc/ofTw1AIK0Qk/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img src="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWYCh0NVI/AAAAAAAAAIc/ofTw1AIK0Qk/s320/2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445369132951549266" style="cursor: pointer; width: 114px; height: 173px; " /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;90'lara geldiğimizde &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;nihayet bu kıyafetler pantolon üstüne çıkmıştır. Bu yılların fark yaratan kıyafetleri arasında çıplak giyilince kaşıntı yapan oduncu gömlekleri, kot montları (söylemesi zor bir tamlamadır) ve kot gömlekleri de sayabiliriz. Tayt dediğimiz her renginden ve deseninden olan ayrıca altında ayak altına geçen bir kulplu modelleri de olan elbiseler ülkemizde kadınları tercih ettiği elbiselerdendir. Tayt giyen kadınların vazgeçilmez aksesuarlarından biriside bu dönemde ülkemizdeki en ücra köşeye dahi ulaştırılan stres bilezikleridir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Bu dönem kadınlarında uzun kakül bırakıp sonra bu kakülleri fön makinesiyle saatlerce uğraşıp arkadan öne doğru havadan büyükçe dalgalarla yuvarlamak zerafetin simgesi olmuştur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Erkeklerde ise kısmi perçem bırakma şeklinde gelişmiştir bu kakül olayları. Daha sonraları Tarkan’ın havaya dikili saç modelinin ortaya çıkışı ile birlikte genç erkekler arasında saçlarını Tarkan modeli yapma yarışı başlamıştır. Yine berberlerde saçları artık alabluz ya da asker tıraşı yapmak yerine çizgisiz(izsiz) ya da çizgili(izli) Amerikan tıraşı yapmak bu dönemde baş göstermiştir. Kot&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;giyisilerin yaygınlaşmasıyla birlikte erkekler ve kadınlar arasında eskiyen pantolonlarını dizlere kadar kesip uçlarından biraz püskül bırakıp şort haline getirmişlerdir. Freebag denilen içine her türlü gereksiz eşyayı koyduğumuz tuhaf, tipsiz çantaların oldukça revaçta olduğu yıllardır 90'lar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HwE0fL1iI/AAAAAAAAAJ0/1krfkCQZnT4/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 137px; height: 211px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HwE0fL1iI/AAAAAAAAAJ0/1krfkCQZnT4/s400/6.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445397390067226146" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HwEgDEBYI/AAAAAAAAAJs/Pn0g5NTXTc0/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 159px; height: 210px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HwEgDEBYI/AAAAAAAAAJs/Pn0g5NTXTc0/s400/5.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445397384580564354" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HwEQua7QI/AAAAAAAAAJk/xhkCfBWGjY8/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 169px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HwEQua7QI/AAAAAAAAAJk/xhkCfBWGjY8/s400/4.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445397380467453186" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;2000'lere doğru geldiğimizde ise müzik dinlemek, yabancı film ya da dizi seyretmek bedava olmuştur. Bu da yeni modaların kolayca ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Siyah siyah giyinen metalci gençlerin yanı sıra&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;kendini gothic olarak adlandıran ağzını yüzünü siyaha boyayan gençler bu döneme aittir. 2000'lerin sonlarına doğru gothiclerin kısmi devamı şeklinde baş gösteren,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; gerçekte batıda ortaya çıkmış bir kültür olan, kısmen &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Japon animelerinin de katkısıyla Emo denilen insan tipleri ortaya çıkmıştır. Bu tip insanlarda saçlarını fönleyip daha sonra yüzünün belli bir kısmını kapatacak şekilde taramak modadır. Altta ise genelde dar paçalı düşük belli pantolonların yanı sıra 2000'lerin en büyük modalarından olan Converse marka ayakkabılarla uyum sağlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Bir başka yenilik ise HipHop ve/veya Rap Müzik dinleyen kesimdedir. 2-3 beden büyük tişörtler, uzun ve bol şortlar ve pantolonlar, kafaya ters ya da yan şekilde takılan kepler, kapşonlu bol sweatshirtler bu kesimin tercih ettiği kıyafetlerdir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Sıradan olan ya da sıradan görünmek isteyen insanların cephesinde baştan aşağı ve içten dışa bir hayli değişiklerin yaşandığı yıllardır 2000'ler. Öyle ki kadınlarda eski tip külotların yerini bu dönemde tanga denilen ve erkekler arasında ne zaman eğilecekte göreceğiz tangasını dedirten şeytan icadı iç çamaşırlar almıştır. Erkekler &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;ise sıkı beyaz donların yerine boxer denilen kısa şortları giymeye başlamıştır. Eskisine oranla daha rahat olan boxerların, bazen tartışmalara sebepte olsa, zamanla üzerinde değişik tarzda ve her kesime hitap eden resimlileri de çıkmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HZ2WbUTVI/AAAAAAAAAJU/kK2eURRjvBo/s1600-h/gursat2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HZ2WbUTVI/AAAAAAAAAJU/kK2eURRjvBo/s400/gursat2.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445372952223960402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Kol kaslarına güvenen erkekler arasında tişörtlerin kollarını kıvırmak bu dönemde ortaya çıkmış bir modadır. Üzerinde ne yazdığını anlamadan alınan tişörtlerin yerini bu dönemde mesaj içerikli veya basit &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;kelimelerin yazılı olduğu tişörtler almıştır. Student..…Farklıyım Özelim…..Engelleri Kaldır…..Döner….. PZVNK..…Aç Dersen Açarım..… Birasal Isınmaya Hayır…..Errorla Mücadele….. ORHANBENCEGAY…..Kıyamet gelse de kopsak…..WashingIroningFuckinEtc..(İlk harfleri okuyunca Wife çıkıyor)….. Normale…..Murder King….. Half Man Half Horse…..F.B.I.(Female Body Inspector)…..I am a Virgin….. Hotmale..…Hell yea I am WEIRD…..ABCDEFUCK…..Trust Me I’m Psycho…..Windows Bezgini….I came I saw I drunk I Forgot..…Shut the Fuck Up and Drink Your Beer..…Genel İçici..…Sana bi korum bir de Intel Dual Core gibi gördüğünüzde giyenin yüzüne tükürtebilecek cinsten olan, bazen alakasız insanların üstünde bile görebileceğiniz&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;şakalı kıyafetler bir hayli popülerdir 2000'lerde. Yine bu dönemde tişörtlere rakip olacak body denilen kıyafetler çıkmıştır. Kadınlar arasında daha yaygın olan body ler özellikle vücut hatlarına güvenenlerin vazgeçilmezlerinden olmuştur. 80'lerin ve 90'ların o yüksek belli pantolonlarının aksine bu dönemde artık insanlar düşük belli ve/veya taşlanmış kot pantolonlar giymeye başlamıştır. Spor mu giyineyim yoksa klasik mi diye karasız kalan erkeklerin kot pantolon üstüne kumaş ceket, altına da uzun sivri kovboy ayakkabısı giymesi doğal bir hal almıştır. Yine kargo tipi denilen ve orasında burasında bir sürü cebi olan pantolonlar 2000'lerin vazgeçilmezlerindendir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Kadınlar bu dönemde saçlarını eskisine oranla daha sade şekillere sokarken, kullandıkları boyalar, takılar ve aksesuarla bu eksiklikleri gidermişlerdir. Avize şeklinde küpeler, koca koca güneş gözlükleri, seyahat çantası kadar büyük kol çantaları, büyük boncuklu kolyeler, bacak uzunluğunu kadar büyük botlar kadınlar arasında bir hayli ilgi görmüştür. Erkekler cephesinde ise tamamen havaya dikilen saçlar yerini yanlar ya da önler yatırılıp kalan yerleri havaya dikilen saçlara bırakmıştır. Kısmi olarak Tarkan saç modeline rakip bu kez İlhan Mansız’ın az uzatılıp fönlenip yüzün belli bir kısmını kapatan saç modeli bir hayli popüler olmuştur. Yine kısa saçın arka tarafından bir tutam saçı kuyruk şeklinde uzatmak tercih sebebidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HYVs5gIrI/AAAAAAAAAJM/g1phY-2XB_4/s1600-h/7.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 145px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HYVs5gIrI/AAAAAAAAAJM/g1phY-2XB_4/s400/7.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445371291808834226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Plajlarda ise erkekler artık slip mayo giymek yerine uzun şortları tercih etmeye başlamışlardır. Kadınlar arasında bikiniler yine vazgeçilmezdir. Bunun yanı sıra erkek bikinisi denilen mankiniler bu yılların en ilginç buluşlarındandır. Tesettürlü kadınlar da 2000'lerle birlikte havuza, denize girmeye başlamışlardır. Kendileri için özel üretilen haşema denilen kıyafetlerle plajlarda boy göstermişlerdir. Özellikle yaz aylarında vazgeçemediğimiz terliklerin parmak arası denilen ve genelde ayakları yara yapan türleri 2000'lerin unutulmazları arasındadır...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;   "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size:small;"&gt;Her ne kadar 2000'ler geçmişin taklidi olarakta görülse de, içinde yaşadığımız için bize pek bir anlam ifade etmese de, bu yılların kendine özgü bir tarzı vardır diyebiliriz. Dünyayı artık daha rahat ve daha hızlı takip edebiliyor oluşumuz önümüzdeki yıllar içindede yeni tarzların ortaya çıkmasını daha da kolaylaştıracaktır. Buradan hareketle de giyim kuşamımızdaki değişmelerin artık daha kısa süreli ve daha fazla olacağı sonucuna varabiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="line-height:115%;mso-bidi-mso-bidi-theme-font:minor-latinfont-family:Calibri;font-size:12.0pt;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-5354380945142011070?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Y8RJw5DhfFphZsbr2ddzBZUnNmc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Y8RJw5DhfFphZsbr2ddzBZUnNmc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Y8RJw5DhfFphZsbr2ddzBZUnNmc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Y8RJw5DhfFphZsbr2ddzBZUnNmc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/XvXJaTBrkJI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/5354380945142011070/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=5354380945142011070&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/5354380945142011070?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/5354380945142011070?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/XvXJaTBrkJI/2000-ler-cocugu-moda.html" title="2000’ ler Çocuğu: Moda" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S5HWmA8IdRI/AAAAAAAAAIs/Pz6cANvYLlw/s72-c/1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/03/2000-ler-cocugu-moda.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0AGQXc-fSp7ImA9Wx9VFkQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-7334016334929125459</id><published>2010-02-14T07:02:00.025+02:00</published><updated>2011-02-03T02:08:40.955+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-03T02:08:40.955+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="schengen" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="iks" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="belçika" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="konsolosluk" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="vize" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="belçika konsolosluğu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="erasmus" /><title>Belçika: Vize İşkencesi</title><content type="html">&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3eEhEdchKI/AAAAAAAAAGs/IpXKBz4SXdA/s1600-h/326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg-300x247.png"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 247px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3eEhEdchKI/AAAAAAAAAGs/IpXKBz4SXdA/s400/326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg-300x247.png" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437960778740958370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Dünya’nın en zor vize veren ülkesi neresi diye bir araştırma yapılsa herhalde en başlarda Belçika’nın da adı olurdu. Yaklaşık 2 ay süren uzun bir maratonun ardından benim o küçücük ülkelerine teşrif etmemde bir sakınca görmeyen bu muhterem insanları bir kez daha huzurunuzda öpüyorum. Gelelim Erasmus vizesi için belgeleri toplarken ve değerlendirme sürecinde yaşadığım işkenceye.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Belgeleri toplamaya başlamadan önce ilk yapılması gereken pasaport çıkartmak. Genelde1 yıl süreyle çıkan bu pasaportlar IKS’den (Innovative Key Solutions – Konsolosluk adına belge toplama işini yapan şirkettir.) telefonla randevu alınırken başvuru tarihinden sonra 1 yıl geçerliliği olmalı şeklinde söylense de sizler ne dediğini bilmeyen bu insanlara inanıp sakın para verip pasaportunuzu tekrardan uzatmayın. Bunu konsolosluk sorun yapmıyor. Mümkünse IKS’yi de fazla dikkate almayın kendiniz araştırıp ona göre karar verin. Onların verdiği bütün bilgiler zaten hali hazırda Belçika Konsolosluğu’nun sayfasında yazmakta.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Önce belgeleri toplayabilir sonra IKS’den belgeleri teslim için randevu alabilir; ya da önce randevu alabilir randevu tarihine kadar belgelerinizi toplayabilirsiniz. Ancak belgelerin toplanması genelde zaman aldığından randevu almadan toplamaya başlamak daha kolay oluyor. IKS’yi aradığınızda sizden istenen öncelikle kredi kartı bilgileriniz. 45 ytl’lik IKS’nin bu merhaba kesintisinden sonra sizden gideceğiniz üniversitenin bir devlet üniversitesi mi yoksa özel bir üniversite olduğu sorulmakta. Ne fark eder diye sorduğum telefondaki kişi istenen belgelerin tamamen farklı olduğunu bu yüzden bu bilginin mutlaka gerekli olduğunu söyledi. Sanırım okul eğer özel üniversite ise konsoloslukla mülakat ve oraya gidiş amacınızı isteyen yazı isteniyormuş. Ancak devlet üniversiteleri için böyle bir şey istenmiyor. Bana başvuru numara mı veren telefondaki kişi bu bilgiyi edindikten sonra tekrar aramamı söyledi. Üniversitenin web sitesini baştan aşağı taramama rağmen bununla ilgili bir bilgi bulamadım. Ancak sağ olsunlar karşı tarafa attığım mail hemen cevaplandı ve üniversitenin devlete ait olduğu bilgisine ulaştım. Tekrardan aradığım IKS bana istenen belgeleri bana bir güzel sayıp randevu tarihini söyledi. İşkence başlayabilirdi öyleyse.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;En kolayı belki de başvuru formu. Bundan 2 adet isteniyor Belçika dillerinden birinde ya da İngilizce olarak da doldurabiliyorsunuz. 2 adet fotoğrafınızı da bu forma yapıştırıyorsunuz. 1 tane fotoğrafta ne olur ne olmaz diye istiyorlar bununda arkasına adınızı soyadınızı yazıp veriyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;En önemlilerinden olan edinilmesi zaman alan belgede sıra. Karşı okuldan o okula kabul edildiğinizi ve herhangi bir öğrenim ücreti ödemeyeceğinizi belirten bir yazı. Yani kabul belgesinin aslı. Bu yazıyı ne kadar erken isterseniz o kadar iyi. Haliyle Belçika’dan postayla elinize ulaşması bayağı zaman alıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;En çok uğraştıran işleme geldi sıra garantörlük kağıtları. Konsolosluk ülkelerinde yaşayabilmeniz için aylık en az 531€ luk (2009 yılı için) bir geliriniz olduğunu ispatlamanızı istiyor. Zaten 500€ luk kısmını Avrupa Birliği karşılıyor bu paranın diyebilirsiniz. Öylede zaten. Erasmus ofisinizden size verilecek olan bu belgede erasmus öğrencisi olduğunuz ve aylık 500€ burs aldığınız yazmalı. Alabiliyorsanız bu belgeyi İngilizce almanızı öneririm. Zira İstanbul’daki konsolosluk bütün belgeleri İngilizce ya da Belçika dillerinden birinde istemekte. Belgeleri tercüme etme işini birazdan detaylarıyla açıklayacağımdan şimdilik bu konuya ara verelim. Peki geriye kalan 31€ ne olacak diye merak ediyorsanız işte cevabı: Bu 31€ için genelde herkes garantör buluyor. Ancak benden önce giden arkadaşlar bu işi KYK’dan aldıkları burs ya da kredileri göstererek halletmişler. Ben bunların hiçbirini almadığım için mecburen garantör bulmak zorunda kaldım. Öncelikle siz sormadıkça kimse size garantörün aylık geliri olması gerektiğini söylemiyor. Zaten bu koşulu sağladığınızda vizeniz cepte demektir. Ancak bendeniz bu konuda bir bilgi sahibi olmadığım ve bilgilendirilmediğim için bunların istediği aylık gelire sahip birilerini bulamadım. Sonuçta bu bana vizeyi 1,5 ay sonra almama mal oldu. Konsolosluk garantör olan kişinin eğer yalnız yaşıyorsa aylık 750€ kazanması gerektiğini, yaşamıyorsa bakmakla yükümlü olduğu her birey için 150€ fazladan kazanması gerektiğini ve üstüne de size garantör olduğu 531€ yu kazanması gerektiğini söylüyor. Yani 2 çocuğu olan ve eşi çalışmayan bir garantör bulursanız garantörünüzün her ay en az 750+(150*3)+531= 1731€ kazanması gerekiyor. Garantörünüzden son 3 aylık maaş fişleri, ne işte kaç yıldır çalıştığını belirten bir yazı ve bir adet nüfus kayıt örneğini istemekteler. İstenen belgeler arasında her ne kadar son yıla ait gelir beyan belgesi diye bir belgede yazsa konsolosluğa gittiğimizdeki beyefendi bunun gerekli olmadığını maaş fişlerinin yeterli olduğunu söyledi. Garantörünüzle birlikte belgeleri IKS’ye teslim etmeden birkaç gün önce konsolosluğa gidip kapıdaki bekçiden Garantörlük Formu isteyip, sonra doldurup konsolosluk görevlisinin önünde garantörünüze imzalatmanız gerekiyor. 21-22 tl civarı da bir işlem parası ödüyorsunuz burada. Size bu belgenin fotokopisini veriyorlar. Orjinali ise randevu tarihinde IKS’de ortaya çıkıyor. Garantörden istenen bütün belgeleri ve ayrıca burs belgenizi yeminli tercümandan tercüme ettirip, sonra bu belgeleri noterden onaylatıp, son alarak noterin bağlı bulunduğu kaymakamlıktan apostil kaşesi vurdurmanız isteniyor. Tercümanların en ucuzu sayfasını 15-20 tl arasında çeviriyor. Noter ise sayfa başına 40-50 tl arası para alıyor. 3 adet maaş fişi, 1 adet çalışma türünü belirten yazı, 1 adet nüfus kayıt örneği ve burs belgeniz size yaklaşık 300 ile 400 tl arası bir rakama patlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bir diğer istenen tuhaf belge ise Yabancı Dilde İyi Hal Kağıdı. Yani tam türkçesiyle Adli Sicil Kaydınızın ingilizcesi. Bu belgenin ingilizcesini Türkiye’de bir tek Ankara’daki Adli Sicil Müdürlüğü veriyor. Ancak illa ki gidip buradan almanız gerekmiyor. Alacağınız Türkçe Sicil Belgenizi öncelikle aslını aldığınız adliyeden apostil kaşesi vurdurun.(Bu gereklimi tam olarak bilmiyorum ama ben yaptırdım.) Sonra tercümandan tercüme ettirip noter onayını alıp kaymakamlıktan apostil kaşesi. Trink 70 tl daha.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Soygunun son ayağında sağlık raporu var. Konsolosluğumuz öyle her yerin verdiği sağlık raporunu kabul etmiyor. Benim anlaşmalı olduğum doktorlardan alabilirsiniz diyor. İstanbul için 2 alternatif bulunuyor. Bunlardan biri Alman Hastanesinde çalışan yabancı bir doktor. Raporu Alman Hastanesinden almak 500-600 tl gibi bir paraya mal oluyormuş. Ben biraz daha ekonomik olsun diye Kadıköy Moda’da ikamet eden doktorumuzu seçtim. Eksik olmasın öğrenciye yaptığı indirim sayesinde 350 tl karşılığında raporu verdi bize.Fiyatın fazla olduğunu söylediğiniz de bir de marifetmiş gibi bu fiyatın Tabipler Odasının bildirdiği rakamın altında diye nutuk çekiyor. Fiyatı Tabipler Odası mı yoksa Sağlık Bakanlığı belirler orasını siz düşünün. Bunca işlemden gına geldiğinden dolayı daha fazla uğraşmadım bu adamla. Size birkaç soru sorup, steteskopuyla vücudunuzun orasını burasını dinledikten sonra, kulak ve dişlerinizi kontrol ediyor. Canınızı bayağı bir acıtarak bayağı bir kanınızı aldıktan sonra sizi Boğa Heykelinin oradaki Görüntüleme Merkezine gönderip röntgeninizi çektiriyor. Sonra 1-2 gün sonra gelip raporunuzu alıyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bunların dışında bütün belgelerin eksiksiz 2 şer tane fotokopisini çektirmeniz gerekiyor. Böylece teslim etmeniz belgeler kocaman bir dosyaya ulaşıyor. Teslim günü IKS’ye evrakları teslim ederken sizden UPS hizmetlerinden yararlanmak isteyip istemediğiniz soruluyor. Eğer isterseniz 15 tl gibi bir rakamda buna ödüyorsunuz. Ancak giderken yanınızda 1 adet A4 boyutunda zarf götürürseniz buna gerek kalmıyor. Üstelik bu UPS'le vizeniz çıktıktan sonra Pasaportunuzun elinize ulaştırılması 5-10 günü buluyor. En mantıklısı giderken zarf götürüp sonucu da elden almak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bütün bu belgeleriniz tam ise ve onların istediği kriterlerde ise (özellikle garantörün kazancı) vize 3 gün içinde çıkıyor. Ben garantörün maaşı yetersiz olduğu için belgelerin tesliminden birkaç gün sonra IKS tarafından arandım. Garantörünüzün kazancı yetersiz ya yeni bir garantör bulun ya da başka garantör bulamayacağınıza dair bir yazı yazıp bize getirin dediler. Aynı işkenceyi tekrardan çekemedim rest çekip daha başka garantörüm yok dedim ve yazıyı ertesi gün IKS’ye verdim. Artık hiçbir şey umurumda değildi. Red verirlerse hemen verirler. Vermezlerse de birkaç hafta içinde çıkar diye umut etmiştim. Tam 1,5 ay boyunca IKS’nin sayfasında “Dosyanız karar için Brüksel’e gönderildi.” yazısından başka bir bilgi alamadım ne IKS’den ne de konsolosluktan. Sonuç olarak okulumun açılmasına 3-4 gün kala arayarak vizemin çıktığını söylediler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; line-height:12.0pt"&gt;&lt;span style="color:#484848;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Bütün bunlardan çıkardığım sonuç vizeye başvurmak için en uygun yerin İzmir olduğu. İzmir’den başvuranlara Ankara Konsolosluğu bakıyor. Ankara’da ki konsolosluk belgelerin tercümesini istemiyor. Bu da 450-500 tl masraftan kurtulmak demek. Ayrıca İzmir'deki doktor yalnızca 80-100 tl civarı muayene ücreti alıyormuş. Buradan da 250 tl civarı bir masraftan kurtuluyorsunuz. Eğer imkanınız varsa ikametgahınızı İzmir’e aldırıp buradan başvurun. Ben yapmadım çokta pişman oldum. Bu parayı İzmir’de ve Ankara’da yolda gidip gelirken harcayın daha iyi. En azından içiniz acımayacaktır. Zorunlu olmadıkça Avrupa’ya ziyaretlerinizde Belçika vizeye başvuracağınız son ülke olsun. Başka ülkeye (Fransa, Hollanda...) başvuruda bulunup oradan Belçika’ya geçin. Erasmus için böyle bir şey söz konusu değil tabi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-7334016334929125459?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WLT4gp5cUhuHfXTVWGWmuHeOP2M/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WLT4gp5cUhuHfXTVWGWmuHeOP2M/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WLT4gp5cUhuHfXTVWGWmuHeOP2M/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WLT4gp5cUhuHfXTVWGWmuHeOP2M/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/BC6IP2-b5bk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/7334016334929125459/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=7334016334929125459&amp;isPopup=true" title="4 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/7334016334929125459?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/7334016334929125459?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/BC6IP2-b5bk/belcika-vize-iskencesi.html" title="Belçika: Vize İşkencesi" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3eEhEdchKI/AAAAAAAAAGs/IpXKBz4SXdA/s72-c/326px-Flag_and_map_of_Belgium.svg-300x247.png" height="72" width="72" /><thr:total>4</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/02/belcika-vize-iskencesi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0EGQ3wyfip7ImA9WxFXE0U.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6201815382567444027.post-4043803243927102693</id><published>2010-01-19T01:10:00.013+02:00</published><updated>2010-05-21T00:07:02.296+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-05-21T00:07:02.296+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="yasin hayal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sabiha gökçen" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ogün samast" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="agos gazetesi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hrant dink" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="abdulkadir aksu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="erhan tuncel" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ermeni soykırımı" /><title>19 Ocak'ta Ne Olmuştu?</title><content type="html">&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S1Tq7frpqHI/AAAAAAAAAGc/ke8hftjlKnE/s1600-h/ist3070030918lx3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 323px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S1Tq7frpqHI/AAAAAAAAAGc/ke8hftjlKnE/s400/ist3070030918lx3.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428221758726056050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#0000EE;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Sorunun cevabını biliyor olduğumuzu zannetsekte sorunun muhataplarının bizden istediği 19 Ocak'ta Hrant Dink'in gerçekte nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğüydü. Gerek ölmeden önce gerekse öldükten sonra olayın devlet tarafında nasıl cereyan ettiğini daha iyi anlayabilmemiz için açılan &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.19ocak.org/"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;19ocak.org&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt; sayfasında yazılanlar aslında son 40-50 yıldır alışık olduğumuz bir senaryoyu değişik bir biçimde anlatıyor bizlere.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Olayın başlangıcı Şubat 2004'e kadar uzanıyor. 6 Şubat tarihli Agos gazetesinde Sabiha Gökçen'in (bknz. &lt;a href="http://c-ataso.blogspot.com/2009/11/uc-maymunlar.html"&gt;Üç Maymunlar&lt;/a&gt;) aslında bir Ermeni çocuğu olduğu yazılınca, önce hep bir ağızdan gazeteler, sonra Genelkurmay buna tepki göstermiş, bunlarda yetmezmiş gibi Dink İstanbul Valiliği'ne  çağrılarak 2 istihbarat görevlisi ve Vali yardımcısı tarafından açıkça tehdit edilmiş. Dava sürecinde bu 2 istihbaratçının kim olduğu mahkeme tarafından İstanbul Valiliği'ne sorulmuş ancak valilik buna cevap verememiş, mahkeme ise valiliğin veremediği bu cevabı yeterli bularak tekrardan sorulmasına gerek görmemişti. Sonları bu kişilerden birinin Ergenekon'da adı geçen Ö.Y. olduğu ve bu görüşmeden Vali Güler'in ve dönemin içişleri bakanı Abdulkadir Aksu'nun haberi olduğu ortaya çıkacaktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;Olayın ikinci bölümünde Yasin Hayal, Erhan Tuncel ve tetiği çeken Ogün Samast  anlatılıyor. Yasin Hayal denilen adamın cinayet gününe kadar telefonlarının dinlenildiğini itiraf eden Trabzon Emniyetinin cinayeti işleyeceğini aylar öncesinden söyleyen Hayal'i neden durdurma gereği duymadığını, bunu geçelim jandarmanın ne amaçla  Hayal'le görüşerek onun hakkında ileride iyi işler yapacak bu çocuk yapacak şeklinde bahsetmesi açıklanabilir cinsten değil.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;2004'ten 2007'ye kadar Dink hakkında 301'den açılan onlarca dava, bu davalarda uğradığı onca saldırı, gazetelerde yazılan aşağılayıcı yazılar ve Dink'in aldığı yüzlerce küfür ve ölüm mesajı tetiğinin çok önceden çekildiği gerçeğini gözler önüne seriyor. Dink'e göre -bazılarının sözde dediği- 1915-1918 arası ortalıktan kaybolan ve bir daha da kendilerinden haber alınamayan yüz binlerce Ermeni katledilmişti. Yine aynı Dink Ermenilerin kurtuluş yolunun Türklerle uğraşmamak olduğu görüşündeydi. Altı delinmiş  ayakkabısıyla bu resminin çekilmesine de  bu görüşleri sebep olmuştu. Bunu yapanların bugün Ergenekon'un baş aktörleri olmasına şaşırmıyor oluşumuz bu filmi daha öncede izlediğimizden kaynaklanıyor. Sonuç olarak bugün hala bu soruyu her sorduğumuzda eğer hiçbir şey düşünemiyor ya da kafamızda hiçbir şey belirmiyorsa o zaman anlayıncaya kadar sormakta fayda var. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="white-space: pre; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:arial;"&gt;19 Ocak'ta Ne Olmuştu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6201815382567444027-4043803243927102693?l=c-ataso.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mJMse8JcqAVIMSrw2cXyT4U5Ic0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mJMse8JcqAVIMSrw2cXyT4U5Ic0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mJMse8JcqAVIMSrw2cXyT4U5Ic0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/mJMse8JcqAVIMSrw2cXyT4U5Ic0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Atao/~4/stO2duYbwpA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://c-ataso.blogspot.com/feeds/4043803243927102693/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6201815382567444027&amp;postID=4043803243927102693&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/4043803243927102693?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6201815382567444027/posts/default/4043803243927102693?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Atao/~3/stO2duYbwpA/19-ocak.html" title="19 Ocak'ta Ne Olmuştu?" /><author><name>Ataşo</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18184502804852633338</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="33" height="26" src="http://3.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S3hcSA5glSI/AAAAAAAAAG4/b60xlZQ22z8/S220/%C4%B1.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_kJAHORoNrJA/S1Tq7frpqHI/AAAAAAAAAGc/ke8hftjlKnE/s72-c/ist3070030918lx3.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://c-ataso.blogspot.com/2010/01/19-ocak.html</feedburner:origLink></entry></feed>

