<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;A04ARHo8eSp7ImA9WhRRFE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949</id><updated>2011-11-28T02:25:45.471+02:00</updated><category term="Uzun yazılar" /><title>BAŞLAMADAN BİTİRENLERİN BAKIŞ AÇILARI</title><subtitle type="html">Sizi de düşünmeye sevkeden düşünce saçmalıkları</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://xiksvelie.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>399</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/BalamadanBitirenlerinBakiAilari" /><feedburner:info uri="balamadanbitirenlerinbakiailari" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;D0MFSHc-eCp7ImA9WhdbFk4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6968986956749421568</id><published>2011-10-15T02:36:00.000+03:00</published><updated>2011-10-15T02:36:59.950+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-15T02:36:59.950+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span&gt;&lt;span style="background-color: #e69138;"&gt;&lt;span style="color: #e69138;"&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: #e69138;"&gt;BEN BURADAYIM&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sjcFUDOlR74/TpjHIKmudcI/AAAAAAAABHU/-oJ7bm58Vs0/s1600/d7e318fc94c0bb28e2271f1f9399e149-d4ct28k.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-sjcFUDOlR74/TpjHIKmudcI/AAAAAAAABHU/-oJ7bm58Vs0/s400/d7e318fc94c0bb28e2271f1f9399e149-d4ct28k.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Niye onlar gibi olamıyordu ki sanki! Çektiğim fotoğrafın etkisinde kalmıştım, uzun bir süre. Kahvemi yudumlamayı bile unutmuşum. Ağzıma götürdüğüm bardaktan, soğuk bir yudum almamla anladım kafamdaki hikayeyi uzatmış olduğumu. Niye başaramamıştı, söz geçiremediği kendisi olsa da?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Benden çekmemi istediği fotoğrafları sonunda çekmiştim. İstediği birşeyi elde etmiş bir çocuk gibi mutlu olmuştu o gün. Ama gizleyemediği hüznü yine yakasındaydı, sanki hiç çıkartamadığı bir rozet gibi. Kancaları ile tutunmuş, hiç düşmeyecekmişcesine. Yine de, küçük şeylerden mutlu ediyordu kendini. Fotoğraflarda uzaklara dalıyor, boğazın suları sürüklüyordu onu uzaklara. Tanımlayamadığı, mantık süzgecinden geçiremediği o kadar çok olay, insan ve hayat vardı ki, bazen düşünmekten kendini kaybediyor gibiydi. Uzun uzun susardı bazen, neşesinden geçilmezdi bazı zamanlar. Sabah buluştuğumuzda yine zorla gülümsedi bana, sonra yere baktı. Yüzünü düşürdü, yürümeye başladık. "Fotoğrafımı çekmeyi kabul ettiğim için teşekkürler dostum." dedi. Ben gülümseyerek bir bakış attım: "Haftalardır haber alamadım canım arkadaşım benden birşey istemiş, yapmaz mıyım hiç." dedim. Kesin canını yine birşeye sıkmıştı, biri onu yine düşüncelere sevketmişti. Bir sebep bulmadan yapamazdı zaten. Haftalardır aramadığı için anlamıştım yine başka bir dünyaya geçiş yaptığını. Hep böyle yapmaz mıydı zaten.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birden aklına puslu dünyasından çıkıp, nerden görüp özendiyse fotoğraf çektirmek gelmişti, biliyordum. Yarı profesyonel makinamla çektiğim resimlerden de, geleceği durak ben olmuştum tabii ki. İsteğini geri çevirmedim; çünkü endişeleniyordum. Ara sıra kaybolsa da, ondan haber almaya alışmıştım işte. Başım kalabalık olsa da, ona vakit ayırayabilecek kredisi vardı ben de. Uçtu dünyanın merkezinden bana haber yollasa da, onu geri getirmek benim görevimdi hep. Sebebimi bana sunar, ben de işimi yapardım sadece. Açılırdı sonra, başlardı anlatmaya. Sözcükleri bazen kerpetenle bile çıkartamazdınız ağzından; bazen de dökülüverirdi kendiliğinden.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Konuştuk uzun uzun, fotoğraflarımı ne zaman alırım diye sordu. Şu an düşündüğü resimleriydi; ama onları da alınca heyecanı sona erecek, başka bir heyecan arayacaktı kendine. Onu bulana dek, yine ininde, yine kendiyle meşgul olacaktı. Yalnızlığı onun seçimiydi, bunun farkında olmasa da, arada kızardı buna. Bana çatardı, serzenişi kendineydi. Bilmediği, belki de; bilip söyleyemedikleri yüzünden seçerdi bunu. Farklılıklara göz yumar; ama kabul etmezdi. Saygısı sonsuzdu; ama ona uzak olduklarında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kalktık, ben eve yol aldım. O da nereye gideceğini söylememişti, uzaklaştı yanımdan. Baktım arkasından yine hızlı adımlarla yürüyordu. Gören, bir yere yetişmesi gerektiğini sanardı. Ama o hiçbir zaman bir yere yetişmek için hızlı yürümezdi. Yetişeceği bir yerde olmazdı zaten bizimkinin. Gözden kaybolduğunda, ben de eve yöneldim yavaş adımlarla. Dün yatağa attım kız çoktan gitmiştir diye düşündüm. Alkolün etkisiyle daha uyanamamış olma ihtimali de vardı. Hatırlayamıyordum suratını kızın, yine çok çirkin değildir umarım diye geçirdim içimden. Gülümsedim, insanların deneme yanılma yöntemini herşey için kullanmasını yadırgadım. Hep bir şans faktörü etkisindeydik, bazen ağır alkol etkisi ile pis yatağıma gelen kızların şansız günlerinde olduklarını düşünürdüm. Benden beklenecek birşey yoktu, anlam yüklemezdim tek gecelik ilişkilere.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Merdivenlerden çıkarken düşündüm, güzelse yataktan kalkamamasını anlayışla karşılayabilirdim; ama çirkinse hiç şansı yoktu. Hemen kalkması gerektiğini, annemin şehirdışından gelmek üzere olduğu yalanını kullanacaktım yine. Ev darmadığındı zaten, toplamam gerektiğini idrak edecekti tabii ki. Bunları düşünürken, cebimden çıkarttığım anahtarı kapının kilidine soktum ve çevirdim. Kapı rahatsız edici o gıcırdamayla açıldı, içeri girdim. Kız yoktu; hiç bilemeyecektim güzel miydi, çirkin miydi. Tekli koltuğa attım kendimi, yorulmuştum. Kanepenin üzerindeki yorganda kızın iç çamaşırı duruyordu, belli ki acele çıkmıştı o da. Beni beğenmemişti ve hazır ben de yokken tüymüştü evden. Neler geçiriyordum aklımdan ben? Saat 14:14... Dün geceki kız beni düşünüyor olabilir. Neyse fotoğrafları bilgisayara yükleyeyim. Bizimki sorar şimdi, ne yaptın diye. Benim yalnız arkadaşım, bir gün ben de onu bırakırım zaten, o zamana kadar yanında olmalıyım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geç saatlere kadar bilgisayar başında kaldım, başım ağrımaya başlamıştı hafiften. Fotoğraf işi bitmiş, internette sörf başlamıştı. Saatlerdir baktığım ekran bulanmaya başlayınca, kapattım laptopun kapağını. Hala tekli koltuktaydım, telefonumu elime aldım. Aranacak, eve çağırabileceğim insanları tespit ettim. Bugün de içmeliydim, bu gece ne yaptığımı hatırlamalıydım. Güzel bir kız hayal ettim. Birçok tene hasrettim aslında; ama istediğin ten değildi. Yalnız kalmak istemiyordum. Bizimkine şaştım. Şimdi oturmuş düşünüyordur diye söylendim yalnız başına, benden ayrılınca başlamıştır kurmaya muhtemelen. Acıdım ona bir an. Biz neydik onun gözünde bilmiyorum. Yorumsuz bıraktığı, hiçbir şey söylemediği o kadar çok olay vardı ki. Anlatmamaya başlamıştım. Günlük olaylardan kopmuştu. Kelimeler onunla hissizleşiyordu, güncele verdiği önem, bir karıncaya verdiği önemden daha azdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Seviştiğim her hatuna ondan bahsediyordum, hepsi tanışmak istediklerini söylüyorlardı. Kızlar onu ilginç bulurlardı, gizemli olduğu anlarda çoğu kız isterdi onu. Bizimki hikayelerinden birini anlatırdı onlara, kızlar sıkılırdı bir süre sonra. O sıkılır mıydı kendinden acaba?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kimi arayacağımı bulmuştum sonunda, bugün de yalnız olmayacaktım. Telefondaki ses, daha şimdiden sarhoş olduğunu söylüyordu. Birşey demedim, bugün hatırlamama sırası karşı tarafta diye düşündüm. Sadece gel dedim. Kirli işlere girebilirdim bugün, yatağıma baktım. Hala çok kirliydi, bizden daha kirli olamayacaktır heralde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6968986956749421568?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sc5fLahY6GaTTxDrODYh770kEZM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sc5fLahY6GaTTxDrODYh770kEZM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sc5fLahY6GaTTxDrODYh770kEZM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sc5fLahY6GaTTxDrODYh770kEZM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/oqRMNlP1dj8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6968986956749421568/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6968986956749421568&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6968986956749421568?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6968986956749421568?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/oqRMNlP1dj8/ben-buradayim-niye-onlar-gibi-olamyordu.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-sjcFUDOlR74/TpjHIKmudcI/AAAAAAAABHU/-oJ7bm58Vs0/s72-c/d7e318fc94c0bb28e2271f1f9399e149-d4ct28k.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/10/ben-buradayim-niye-onlar-gibi-olamyordu.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0UEQ30zeyp7ImA9WhdXGUw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6206422288826011918</id><published>2011-09-02T02:20:00.000+03:00</published><updated>2011-09-02T02:20:02.383+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-09-02T02:20:02.383+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;YANILSAMALAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-TirCNS_bKJA/TmALaUYSALI/AAAAAAAABHQ/ZokgDCDxjTE/s1600/dot_dot_dot_by_scheinbar-d48iuh5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-TirCNS_bKJA/TmALaUYSALI/AAAAAAAABHQ/ZokgDCDxjTE/s400/dot_dot_dot_by_scheinbar-d48iuh5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yolunu kaybettin mi sen de?&lt;br /&gt;
İçindeki sesi sevemedin di mi ?&lt;br /&gt;
Bir türlü iyi olamadı di mi o da?&lt;br /&gt;
Sen de engel olamadın di mi buna?&lt;br /&gt;
Bak, herşey biterken; sen cevaplarla ortada mı kalıyorsun?&lt;br /&gt;
Herkes gitmiş, sen hep sona kalıyorsun&lt;br /&gt;
Konuşmayı bırakıp, eyleme geçemiyorsun&lt;br /&gt;
Sonunda kazanacağını mı sanıyorsun?&lt;br /&gt;
Herkes aynı ormanda, aynı evde, aynı hapiste&lt;br /&gt;
Bir eksiklik var senin düş sepetinde&lt;br /&gt;
Bir düş eksik senin bu yavan dünyanda&lt;br /&gt;
Kendini bir ayrı evrende sanma&lt;br /&gt;
Yol al, arkana bak&lt;br /&gt;
Ne diyorlarsa, tersini yap.&lt;br /&gt;
Zamanını bekle, içindekine güven&lt;br /&gt;
Bakışlarımı ciddiye alma&lt;br /&gt;
Sana bakmaktayım ama&lt;br /&gt;
Bir göz, mana arama...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6206422288826011918?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_v7-zmBu9WXcPYHm0Zj9IBXTXDY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_v7-zmBu9WXcPYHm0Zj9IBXTXDY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_v7-zmBu9WXcPYHm0Zj9IBXTXDY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_v7-zmBu9WXcPYHm0Zj9IBXTXDY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/YKWPiqCVDyo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6206422288826011918/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6206422288826011918&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6206422288826011918?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6206422288826011918?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/YKWPiqCVDyo/yanilsamalar-yolunu-kaybettin-mi-sen-de.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-TirCNS_bKJA/TmALaUYSALI/AAAAAAAABHQ/ZokgDCDxjTE/s72-c/dot_dot_dot_by_scheinbar-d48iuh5.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/09/yanilsamalar-yolunu-kaybettin-mi-sen-de.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0AMQHo8fSp7ImA9WhZaE00.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6489172685920583514</id><published>2011-06-29T01:56:00.000+03:00</published><updated>2011-06-29T01:56:21.475+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-06-29T01:56:21.475+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;BU SON DEĞİL BAŞLANGIÇ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IjVkRMzxmmI/Tgpb0vImE2I/AAAAAAAABHM/cFXIUudCqcc/s1600/dawn_reflects_in_the_east_by_yourforgiveness-d3k97bf.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-IjVkRMzxmmI/Tgpb0vImE2I/AAAAAAAABHM/cFXIUudCqcc/s400/dawn_reflects_in_the_east_by_yourforgiveness-d3k97bf.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kelimeler geçiyor kafamdan. Bir ton kelime, söyleyemediklerim benim. Aşkı yaşamak geçiyor içimden, elim gitmiyor. Yardımcı olanım da yok. Sadece biraz kan kaybı bana. Hatırla diyorum kendime, aklım başka yerlerde. Söyleyeceklerim boğazımda, yukarı çıkma konusunda endişeli. Yüzümden düşen bin parça, dağılmış her bir yana. Toplamaya üşenen çok, yaramı kapamaya gelmeyin; geç kalındı çok. Destek kuvvetler yolda, hep geç kalırlar ya zaten. Orada yalnız ölmüştür kahramanımız. Hüzünlü bir şarkı arkada, fon müziği herşeyi anlatır aslında. Müziğin ritmi alıştırır seni, acıyı hissetmemek için almıştır o kadar morfini. Hasta masada kalmıştır, ayağa kalkması imkansız. Senin bana gelmen imkansız, beni kandırma. Kendini kandırdığın yetmez mi. Beni bırak, dağılayım. Kaybolup; bir bulunayım. Bir bulup, bir kaybedeyim.Yalnızlık hikayesini kendim yazdım, bir kere de içinde olduğum hikayeyi yazdırayım. Uzaktan bakarken sen, ben kendime kızayım. Hiç affetmemek üzere. Sonunda gözyaşlarımdan etkilenip ağlayanlar çıksın. Böyle bir hayata şaşırsınlar, içlerine bakmaktan soksun hayatlar var. Konuşmamaya yeminli. Elbet patlar o dudaklar, dil bıkmış bedenden. Çözülür zincirler, iner suya koca gemi. Masal anlatma derler, yaşadıkların konuşsun bırak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6489172685920583514?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9rFnsBhNxMdZeefmhq00xsDwAqE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9rFnsBhNxMdZeefmhq00xsDwAqE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9rFnsBhNxMdZeefmhq00xsDwAqE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9rFnsBhNxMdZeefmhq00xsDwAqE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/H2piyd0q0Fo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6489172685920583514/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6489172685920583514&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6489172685920583514?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6489172685920583514?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/H2piyd0q0Fo/bu-son-degil-baslangic-kelimeler.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-IjVkRMzxmmI/Tgpb0vImE2I/AAAAAAAABHM/cFXIUudCqcc/s72-c/dawn_reflects_in_the_east_by_yourforgiveness-d3k97bf.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/06/bu-son-degil-baslangic-kelimeler.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkIMQX4-fSp7ImA9WhZUF00.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-7282081677000411424</id><published>2011-06-10T14:16:00.000+03:00</published><updated>2011-06-10T14:16:20.055+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-06-10T14:16:20.055+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;SONUNDA NE VAR?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lsKx_AKHgzM/TfH80KpoHYI/AAAAAAAABHI/UGP1Bkfwysc/s1600/end_by_captainsara2-d3ii4o9.png" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-lsKx_AKHgzM/TfH80KpoHYI/AAAAAAAABHI/UGP1Bkfwysc/s400/end_by_captainsara2-d3ii4o9.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bu film de bitti sonunda. Başa saracak olsalar da; yine de bir boşluk, bir dönüşüm, bir gelişim geçirecebilecek potansiyele sahip bir süreç var önümüzde. Elimde avucumda birşey kalmadı. İnsanlara olan inancım tamamen bitti. Evrimsel sürecin oyunu, bizim kötü oyunumuza döndü. Bilmiyoruz ki son sözü kim söyleyecek.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lsKx_AKHgzM/TfH80KpoHYI/AAAAAAAABHI/UGP1Bkfwysc/s1600/end_by_captainsara2-d3ii4o9.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gözlerim ağrıyor kaç zamandır. Bakmak zor geliyor bana, gözlerimi açmak da. Korkak yaşamlar kendi içinde bitiktir. Dışardan sıradışı, yalnız krallıklar gibidir oysa. Elbet memnuniyet sahibidir o da; ama bilmez ne var onun küçük sınırları dışında. Söyleyemez bile sebepleri, sadece susar. Gözlerimin içine bakamayacağı kesin. Benim de kırdı bütün umutlarımı. Dışarıya adım atacak halim yok. Bir kapana kısılmış gibiyim. Seni düşünmeden edemiyorum. Yapacak hiçbir şeyim yok buna. Yine başladım diyebilirim. Sonuma doğru koşarken, seni görme umuduyla hangi yöne gideceğimi bilemiyorum. Hep aynı sahnenin, başrolünde oynadım. Kendime çok kızıyorum, bir sancı başlar diye korkuyorum. Bir başkaldırış, bir itiraz. Sonunda devrim olur belki. Değişimi içimde hissederim. Bütün bir dekor değişir belki. Oyuncular katılır bana, bu trajikomik hikayenin gerçek olması amacıyla. Sonunda hep aynı hikayeyi duyarlar. Biri ölmüştür, biri doğmuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-7282081677000411424?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQXL7ti7iGG07ES12wpKBEcy8jg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQXL7ti7iGG07ES12wpKBEcy8jg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQXL7ti7iGG07ES12wpKBEcy8jg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xQXL7ti7iGG07ES12wpKBEcy8jg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/tazrGZzKIB0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/7282081677000411424/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=7282081677000411424&amp;isPopup=true" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/7282081677000411424?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/7282081677000411424?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/tazrGZzKIB0/sonunda-ne-var-bu-film-de-bitti-sonunda.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-lsKx_AKHgzM/TfH80KpoHYI/AAAAAAAABHI/UGP1Bkfwysc/s72-c/end_by_captainsara2-d3ii4o9.png" height="72" width="72" /><thr:total>3</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/06/sonunda-ne-var-bu-film-de-bitti-sonunda.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEUAQn0_cCp7ImA9WhZXFU4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-1770105031096664239</id><published>2011-05-04T21:04:00.000+03:00</published><updated>2011-05-04T21:04:03.348+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-05-04T21:04:03.348+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;BİR ENGEL VAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sGLl2xWc9Dk/TcGU7QiF_fI/AAAAAAAABHE/xzKrpOVWr5E/s1600/bg_stock_1_by_pure_lily-d3fjvhc.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-sGLl2xWc9Dk/TcGU7QiF_fI/AAAAAAAABHE/xzKrpOVWr5E/s400/bg_stock_1_by_pure_lily-d3fjvhc.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kendini sev dedim ona. Kurtul artık zincirlerinden, sana işkence yapanları bırak. Onların tek isteği seni zayıf görmek ve senden olabildiğince çok faydalanmak. Buna izin verme. Sen, kendine yakın ol. Kimseye hesap vermeden. Sev içindekini, herşeyiyle. Önünde duran bütün engelleri saç etrafa, derin bir nefes al. Yaşadığının farkına var. Yaptıklarına inanamasınlar, seni bir kalemde silsinler, bırak. Bir an olsun özgürlüğün tadını çıkar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaşam ilginçtir, seni esir alır fark etmezsin. Çevrendeki insanlara bakarsın, hepsi birer kan emici. Geçmişin, geleceğin olmasın, buna izin verme. Söyleyecek sözlerin ağzının içinde hapsolmuş. Kus rahatla, içini boşalt. Evren senin pisliklerinle yaşamayı öğrenir. Herkes gibi olmasan da, boşver. Alışamadıkları, alışacakları olacak sonunda. Eğer zaman ver dersen, son daikalarımdayım ben. Patlamaya hazır bir bombayım. Elbet, bir yerden başlarsa bu hikaye, son nedir bilmem ben.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Herşeyin üzerinde olmak, değişik. Bağlasalar durmam artık. Daraldım. Sonunda hep mutlu son var dediler bana. Ben kendime bunu inandıramadım. O kadar sevdim ki, nefret etmeye başladım. Duygularımdan arındım, hislerimi aldırdım. Hayal kurmayı çok evvel bıraktım. Yaşadıklarımız gerçekse eğer, ben hepsini bir kalemde sildim, format attım. Sen de yap. Boşlukta uç, boşlukta düşüyor hissi verir ilk zaman, sonra kontrolü sen alacaksın eline. Hayatın oyunlarına alış, sana verdiği yetki kadar kralsın. Bunu da unutma. Sonrasında mutluluğu arama, çünkü bu yolda aramak yok. Mutluluk, bir var bir yok. Mutlak hakimiyet diye birşey de yok. Ne var dersen, hiçbir şey yok.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonuçta yalanlardan kaçtık biz. Uyumak istiyorsan,uyu. Kurallara uy. Uyu, hiç uyanmayacak gibi. Vücudun yorgun düştü, kafanı kaldıracak halin yok. Kafandaki örümcek ağlarını temizlemen gerek. İçindeki herşeyi seveceksin. Evet, şimdi kendine alışacaksın. Onu yabancı kategorisinden çıkaracaksın. Bana öyle bakma. İstersen kaç, son saniye gollerine alışığım ne de olsa. Ağlama, gözlerinden boşalanlar kan. Seni kaybetmek, böyle gerçekleşecekmiş meğer. Ellerin hep beyazdı, şimdi ellerin de kan. Koş, seni son kez böyle görmeyeyim. Bir engel var, biliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-1770105031096664239?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DFmIKUc9IMXxeUVWlx0yNIXQHI0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DFmIKUc9IMXxeUVWlx0yNIXQHI0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DFmIKUc9IMXxeUVWlx0yNIXQHI0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DFmIKUc9IMXxeUVWlx0yNIXQHI0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/_vf9pID080A" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/1770105031096664239/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=1770105031096664239&amp;isPopup=true" title="6 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1770105031096664239?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1770105031096664239?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/_vf9pID080A/bir-engel-var-kendini-sev-dedim-ona.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-sGLl2xWc9Dk/TcGU7QiF_fI/AAAAAAAABHE/xzKrpOVWr5E/s72-c/bg_stock_1_by_pure_lily-d3fjvhc.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>6</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/05/bir-engel-var-kendini-sev-dedim-ona.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0QHR3wzfip7ImA9WhZXE0s.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-5212991329804623422</id><published>2011-05-02T21:35:00.000+03:00</published><updated>2011-05-02T21:35:36.286+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-05-02T21:35:36.286+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;UÇAMIYORUM,&amp;nbsp; ALÇALIYORUM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ONzeA3WuLbc/Tb71dHTEUwI/AAAAAAAABHA/9UH0ayqZGTA/s1600/the_sentinel_by_prperold-d3fekrq.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-ONzeA3WuLbc/Tb71dHTEUwI/AAAAAAAABHA/9UH0ayqZGTA/s400/the_sentinel_by_prperold-d3fekrq.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Herşeyi yok etmiş, kalakalmıştım. Ne hissetmem gerektiğini bilmiyordum; ama midem kasılmıştı, kötü bir ağrı ise başımın tam ortasındaydı. Elimde kalanları düşündüğümde, büyük bir boşluk hissiyle doluyordum. O kadar yalnız kalmıştım ki, kimseye yaklaşacak cesaretim yoktu. Benim verebileceğim hiçbir şey yoktu onlara, istemeye yüzüm de. Evet, pişmandım. Bütün yaptıklarımdan sonra, hayatımı mahvettikten birkaç dakika sonra. Kulağımda çınlayan sesler hep alaycı... Gidecek yerim yok, arayacak insanımda. Kendi krallığımda yok oldum aslında. Şimdi beş para etmez bir çulsuz, konuşacak sözü olmayan bir mahlukat. Yalanlarım vardı oysa, kendi kendime inandığım, başkasının inanmasına gerek kalmayan yalanlarım. Hayatın acımasız yüzü göründüğünde ufukta, hala bihaberdim ben. Düşüyor olduğumun farkına varamadım. Acıyı, sert düşüşün sonunda idrak ettim. Kan çoktu, rüyamda görmüştüm bu sahneyi. Gerçeği herşeyin sonunda anlaman ne kadar kötü. Uyarıları görmem gerekti. Artık diyebiliyorum ki, başaramadım. Sana yenildim, beni çok pis yendin. Artık hava durumunu daha sık takip etmem gerek. Çünkü içinde yaşayacak bir evim yok. Bu yağmurlar bitsin artık, kalacak bir bankamatik bulmak ilk aklıma gelen. Yiyecek sorun değil, bu aralar hiç iştahım yok zaten. Midem buruluyor, içimdeki acı bütün organlarımı etkiliyor. Çalıcak bir kapı yok, taş atacak pencere de. Kısacası bitmişim ben, daha başlayamadan ne yazık ki.&lt;br /&gt;
Keşke uçabilseydim diyorum kendi kendime. Bilmiyorum neden böyle birşey düşünüyorum. Belki de açlık başıma vurmuş durumda. O zaman kalacak yer düşünmezdim. Uzaklaşırdım buralardan, yeni bir başlangıç için savaşabilirdim. Düzgün düşünemiyorum farkındayım, bir hayat nasıl mahvedilir dersleri verilse, hoca olabilirdim belki. Öğretim görevlisi olarak kendi öğrencilerimle yatıp kalkabilirdim. Şimdi ise görünmezim bu hayatta, bazıları baktığında suratlarını ekşitiyor, bazıları baktıkça acıyor halime. Herşeyi haketmiş olmanın verdiği acının farkında bile değiller. Gözlerim yerden kalkmaz oldu. Dünya perdesi kapanmış, oyun bitmiş bende.&lt;br /&gt;
Kışı bekliyorum ölmek için. Neyse ki, büyük bir cenaze töreni olmayacak. Öldükten sonra kimseye yük olmamış olacağım. Haklarını helal edecek insanlarda yok. Sonum karanlık, belki ateşler aydınlatır o karanlığı. Söyleyecek söz çok herkeste. Ben buna eminim. Konuşmalarını istiyorum susanların. Benim öyle bir hakkım yok; ama yazarım belki hayatımı. Gelecek kuşakların ders çıkarması için. Bir çöp tenekesinde bulunup, kitap haline getirilir belki, kim bilir. Bir hayat nasıl mahvedilir öğrenir insanlar ve evet, kışı bekliyorum ölmek için. Çalacak bir kapım yok, elimi tutacak bir el de. Herşeyi haketmiş olmanın verdiği acı çok büyük. Belki de bu acı kış gelmeden öldürür beni, kim bilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-5212991329804623422?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/6OZ5jyCdInKQa6Pq5ijoa7d8dno/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/6OZ5jyCdInKQa6Pq5ijoa7d8dno/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/6OZ5jyCdInKQa6Pq5ijoa7d8dno/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/6OZ5jyCdInKQa6Pq5ijoa7d8dno/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/Wp3edh9sQP8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/5212991329804623422/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=5212991329804623422&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5212991329804623422?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5212991329804623422?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/Wp3edh9sQP8/ucamiyorum-alcaliyorum-herseyi-yok.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-ONzeA3WuLbc/Tb71dHTEUwI/AAAAAAAABHA/9UH0ayqZGTA/s72-c/the_sentinel_by_prperold-d3fekrq.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/05/ucamiyorum-alcaliyorum-herseyi-yok.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEIDQXk7eCp7ImA9WhZQFEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-2050211492386446929</id><published>2011-04-21T22:02:00.000+03:00</published><updated>2011-04-21T22:02:50.700+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-04-21T22:02:50.700+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;BU YOLUN SONU BELİRSİZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-95q2A9b_IFc/TbB_Ltu19uI/AAAAAAAABG8/vcgd1qw8bOY/s1600/__the_best_things_in_life____by_jappieter-d3eiefq.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="292" src="http://1.bp.blogspot.com/-95q2A9b_IFc/TbB_Ltu19uI/AAAAAAAABG8/vcgd1qw8bOY/s400/__the_best_things_in_life____by_jappieter-d3eiefq.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Suya sabuna dokunma vakti gelmişti. Uzak durdukça hissizleşen, elden ayaktan düşen bir vücut ne işe yarardı ki? Gozlerim dünyaya bakarken hep düşündürdü beni. Kimseye anlatamadım gördüklerimi. Çevrede solunan havadan kendimce yararlandım, sadece yaşamımı sürdürdüm desem inanın. Uzaklaştım, kendi dünyamda kraldım; hem de köle. Bir cehennem bazen, bana bir cennet orası kimse karışmaz sebeplerime. Öylesine kapatmışım ki kendimi o dünyaya, neler geçti etrafımdan bilmem. Hiç kimseyi sürüklemedim, sebep olmamak güzel. İç huzurum, beni ben yapan temel taşlarımdan. Sebep olmamak güzel, bana göre en önemlisi. Yalanı yaşamamak da, gerçekler suyun üzerinde, bazen derinlerde. Boğulsam da, onu yakaladım sonunda. Gözlerimi açamasam da, bir yerde son bulacaktı hayat dedim. Göğe yükseleceğime, karanlıklara sürüklendim. Ait olamadım hiç bir yere. Üzülmedim, güçsüzlüğümün gücüyle bir sefilin inancıyla yaşadım. Şimdiki zamanda bir seyyah olamadım. Yerimde saydım, saymayı bitiremeyince vazgeçtim. Alışmıştım, değiştirmeye çabalamadım. Saymadım soluk alışlarımı, ne de olsa hepsini verecektik sonunda. Gözlerinin içine bakmaktı herşey; belki de hiçbirşey. Ama fark etmez, artık sorgulama yok, kalbimin iniş çıkışları artacaksa da, ben istediğimden olmayacak. Herşey gelişigüzel.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-2050211492386446929?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UXJp_6W5h2WtRMkIaMapFV7rkMw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UXJp_6W5h2WtRMkIaMapFV7rkMw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UXJp_6W5h2WtRMkIaMapFV7rkMw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UXJp_6W5h2WtRMkIaMapFV7rkMw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/Lm49GAA0nnM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/2050211492386446929/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=2050211492386446929&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/2050211492386446929?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/2050211492386446929?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/Lm49GAA0nnM/bu-yolun-sonu-belirsiz-suya-sabuna.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-95q2A9b_IFc/TbB_Ltu19uI/AAAAAAAABG8/vcgd1qw8bOY/s72-c/__the_best_things_in_life____by_jappieter-d3eiefq.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/04/bu-yolun-sonu-belirsiz-suya-sabuna.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUUDQX0yfCp7ImA9WhZTE0o.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-4130216852332949605</id><published>2011-03-17T17:53:00.001+02:00</published><updated>2011-03-17T17:54:30.394+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-17T17:54:30.394+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;ZAMAN AKIYORSA SEN DE AKIŞINA BIRAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-Ux2sZiolQPY/TYIuI8RdUvI/AAAAAAAABG4/vB9NbRxQIEA/s1600/la_espera_vi_by_complejo-d3btlmq.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="275" src="https://lh3.googleusercontent.com/-Ux2sZiolQPY/TYIuI8RdUvI/AAAAAAAABG4/vB9NbRxQIEA/s400/la_espera_vi_by_complejo-d3btlmq.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sana ihtiyacım var. Yüzünün gülmesi gerek. Tek ihtiyacım mutlu etmek. Kendimi geçtim artık, geride bıraktım. Sözümü dinlemeyen bir çocuk o, hayatın arkasına saklanmış bir korkak. Oysa ilerlemek lazım, akışın içinde yol almaya çalışmak gerek. Dünya seni görmüyor, seni duymuyor da. Neden bu büyük stres, neden bu büyük kayboluş ? Söylesen olurdu belki, konuşsan duyulurdu sesin. İçinde büyüttüğün kızgın çocuğun oyuncakları bunlar. Senin elinde değil oynamak. Bazen bırakmak gerek, içindeki sesi sustrurup, bağırmak. Dışarıda, hızlıca geçenleri unut, odaklanman gereken ritm esasen. Hızlı atan kalbine dayanmak, onun bu haline sevinmek. Önceki yaşanmışlıkları silip kara tahtanda, daha renkli bir şeyler karalasan ya.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-4130216852332949605?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bWXiOiU35xmh7Egms-FQ0_jt0_M/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bWXiOiU35xmh7Egms-FQ0_jt0_M/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bWXiOiU35xmh7Egms-FQ0_jt0_M/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bWXiOiU35xmh7Egms-FQ0_jt0_M/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/3jfKhb-k_PI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/4130216852332949605/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=4130216852332949605&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/4130216852332949605?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/4130216852332949605?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/3jfKhb-k_PI/zaman-akiyorsa-sen-de-ak-sana-ihtiyacm.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://lh3.googleusercontent.com/-Ux2sZiolQPY/TYIuI8RdUvI/AAAAAAAABG4/vB9NbRxQIEA/s72-c/la_espera_vi_by_complejo-d3btlmq.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/03/zaman-akiyorsa-sen-de-ak-sana-ihtiyacm.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUEARXg4fCp7ImA9Wx9aEUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-3725795879981648341</id><published>2011-03-03T23:27:00.000+02:00</published><updated>2011-03-03T23:27:24.634+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-03T23:27:24.634+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;SON IŞIKLAR DA KARARDI SONUNDA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-onrg7pffrGY/TXAHWiSG8OI/AAAAAAAABG0/ITliGitgXTw/s1600/dbf3c8df3365e7ee0e304226bb24e8b5-d3at5lg.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://lh5.googleusercontent.com/-onrg7pffrGY/TXAHWiSG8OI/AAAAAAAABG0/ITliGitgXTw/s400/dbf3c8df3365e7ee0e304226bb24e8b5-d3at5lg.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Amacıma ulaşabilmek için evden çıkmıştım. Hava çok kötü değildi bana göre, sadece kuru bir soğuk vardı dışarda. Bu sebeple sıkı giyinmiştim; ellerimde eldivenlerim, kafamda şapkam ve boynumun etrafına gelişigüzel doladığım atkım. Soğuktan korunmanın verdiği güvenle birlikte, botlarımla kaldırımdaki su birikintilerine meydan okuyordum. Ortalarına basıp sıçrattığım sularıyla onları tehdit ediyordum. Şimdilik bir engelle karşılaşmadığım için memnundum. Kulağıma çalınan müziğimle iyice havaya girmiştim. Bir hedefe yürüyordum, bir amaç için yola çıkmıştım. Bazen kalabalığa bakıyor ve herkesin bir yere yetişmek için yürüdüğünü hatırlıyordum; yalnız değildim. Hiçbir zaman onlardan olamayacağımı da biliyordum aslında; ama kalabalık bana cesaret veriyordu. Benim hedefim onlarınkine benzemiyordu ki. Ayrı yollardaydık; biri işine yetişmek için yola çıkmıştı, diğeri arkadaşlarıyla buluşmak için, bazısı da evine yürüyordu, bitgin halde. Düşüncelerle dolu bedenler birbirlerine çarpmadan ilerliyordu. Dünyaya gelme amacını bulamamış beyinler, hep bir yerde kalamayan göçebeler gibi misafir oluyorlardı insandan yapılmış evlere. Bense düşünmek için yürüyordum, kaybolmak için, bulmak için...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Farklı çözümler, farklı bakış açıları sayesinde ortaya çıkar. Yürürken gözlerimin içine bakıp geçen suratlar görüyordum, herkesin bakışı farklıydı. İçine girdiğim bedenlerin sıcaklığı gibi, içimi ısıtan bir farklılık. Onları sevmemem gerekliydi, başka boyutlarda yaşadığını zannedip, görünmeyen yanlarıyla kötülük yapma uğraşında olanları. İtici bir güç vardır dedim belki, zorlama olmasa da, teşvik. Salt iyiliklerine inandım, daha ortaya çıkmasa da, ya da hiç ortaya çıkmayacak olsa da. Ben sadece bu mucizeye hayran kaldım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kitleleri peşinden sürükleyen bütün düşünceleri yok saydım, yarattıkları herşeyi ayaklarımın altına aldım. Benim için önemsizlerdi, ölümümden sonra yaşamayacağımı biliyordum. Paraya tapanlar dinleri yarattılar, gölgelerinden korkanlar için bir umut. Benimse onlara ihtiyacım yok, şu vakit yürümekte olduğum için kendime teşekkür ediyorum. Bir ihtimalle yaşadık, bir ihtimalle seni bulacağım. Umudum yok, sen "yaşıyorum" diyene kadar. Ben hala buralardayım, hiç bir topluluğun yanında değil. Kendimi bekliyorum, çözümleri bekliyorum. Evrenin sırrına erişmek istiyorum, yürürken gördüğüm herşeyi hafızamdan silip, onu seninle donatmak istiyorum. Eve dönüş yolumda, artık sonlanması için nefes alıyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yarın olacak yine. Bulutlar üstümüzden geçecek, yolculuklarını bitirmek üzere. Birileri yaşamdan kopacak, birileri yaşama bağlanacak sıkı sıkıya. Bilmediğim bir güç herkese hediyeler veriyor, doğmadan önce bırakıyor bedenlerine. Güçsüzlere uğruyor, onlara bir dal veriyor, tutunacak. Boşlukta uçmaları için çok erken kararı veriyor kendi kendine. Başka bir hayat yok dedim, yok olmak için programlandım ben. Bütün direnişler bana karşı, bütün başkaldırışlar benim yüzümden. Gücü sevmem, insana değer vermem, bu oyuna girmem. Adını kirlettikleri insanlığı artık yok sayıyorum, en sonunda öze indim. Çok aşağıdayım, artık zorla nefes alıyorum. Aldığım her nefes için minnettarım. Düşünce balonlarımı patlattım, artık uçamıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-3725795879981648341?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/11KkMXALmVAVQLwzIOja0Lc6ZCM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/11KkMXALmVAVQLwzIOja0Lc6ZCM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/11KkMXALmVAVQLwzIOja0Lc6ZCM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/11KkMXALmVAVQLwzIOja0Lc6ZCM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/qRywj4qdpb0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/3725795879981648341/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=3725795879981648341&amp;isPopup=true" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/3725795879981648341?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/3725795879981648341?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/qRywj4qdpb0/son-isiklar-da-karardi-sonunda-amacma.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://lh5.googleusercontent.com/-onrg7pffrGY/TXAHWiSG8OI/AAAAAAAABG0/ITliGitgXTw/s72-c/dbf3c8df3365e7ee0e304226bb24e8b5-d3at5lg.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/03/son-isiklar-da-karardi-sonunda-amacma.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkABSH86cCp7ImA9Wx9bFU0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-1170888543342042399</id><published>2011-02-24T01:45:00.000+02:00</published><updated>2011-02-24T01:45:59.118+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-24T01:45:59.118+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;YAŞANIR BELKİ BİR YERLERDE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-9Bkapt5cBKQ/TWWb0q_tvnI/AAAAAAAABGw/Ru96AVqTDhA/s1600/tree_listener_by_partiallyhere-d3a7mgi.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-9Bkapt5cBKQ/TWWb0q_tvnI/AAAAAAAABGw/Ru96AVqTDhA/s400/tree_listener_by_partiallyhere-d3a7mgi.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gece bitiyordu yine, evdeki tek ışık parkenin üzerinde duran gece lambasından geliyor. Evde eşya adına hiç birşey yok diyebilirim. Koca salonda iki kanepe var sadece. Yattığım odada&amp;nbsp; bazalı bir yatak ve bir çalışma masası. Diğer odada ise küçük bir gardrop. Yeni taşınılmış hissi uyandıran bir ev, insanlar sadece bunu düşünerek anlamlı buluyor, bu kadar boş bir evi. Bense rahat ve havadar seviyorum. Düşünmeye daha çok vaktim oluyor böylelikle. Uzaktaki sevdiklerimi, özlediğim insanları, bir saat önce evine bıraktığım yeni sevgilimi, hayatı... Televizyon da yok, bir ekrana sığdırılmış hayatlar ilgimi çekmiyor. Mutfakta yemek masası da yok. Genelde yemekler salondaki kanepelerde oturarak yeniyor. Yerlerde çıplak, halı sermedim; sevemedim halıları hiç. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Almam gereken haberler yok, dünyanın diğer ucunda neler yaşanıyor bilmiyorum. Kaza süsü verilmiş cinayetler ilgimi çekmez, ünlülerin bir masada toplanıp ettikleri sohbetler beni hiç açmadı. Oyunculuklarını konuşturan televizyon kahramanlarını görmeye tahammülüm yok. Bu kadar gösteriş bana hep fazla geldi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sessizlik, ürkütür insanları. Eve geldiklerinde ilk açtıkları televizyonlarıdır. Başka bir ses duıymak, kendi kendine konuşmayı unutturur insanlara, yalnızlıklarını alıp götürür uzaklara. Aslında önemlidir, kendi kendine sorduğun sorular. Kendine kaldığın dakikaları uzatmak lazım bazen.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte öyle bir vakit, şu an benim içinde bulunduğum zaman dilimi. Kanepemdeyim, uzaktaki gece lambasının ortama kattığı loş havada düşünmekteyim. Gün içindeki hallerimi düşünüyorum, bazen gülüyorum kendime, hem de çok. İnsanları düşünüyorum, gün içindeki hallerini, bazen gülüyorum onlara, bazen kızıyorum, bazen anlam yüklemeye çalışıyorum yaptıklarına, onları anlamaya çalışıyorum. Zor bir işe kalkışmışcasına, bocalıyorum. Kendimi bile anlayamazken bazen, boşa çırpınıyorum hissiyle doluyor her bir yanım. Uzandığım yerden, hayatın şifrelerini çözmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aklıma sevgilim düşüyor bazen de, onunla yaşadıklarımız, onun bana yaşattıkları. İçimdeki sevgi kabarcıkları&amp;nbsp; su üstüne çıkıyor. Suratıma bir gülümseme yerleşiyor. Saf bir aşka sahip olmanın değerini bildiğimi düşünüyorum. İlgisini başka yöne kaydırmaması beni mutlu ediyor. Bense ondan başkasına sahip olamayacağımı düşünüyorum. Bir kere yakalanan uyumlar vardır, bir kere elde edilen aşklar. Sonu gelmeyecek yollar vardır, hep yürümek istediğin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ağır ağır kalktım uzandığım yerden, gıcırdayan parkelerin üstünde yürümeye başladım. Yatağıma giderken, yarının çabuk gelmemesini diledim. Yorgundum, uyumak istiyordum. Gece kulübünün sesli müziği hala kulaklarımdaydı ama. İnce bir çınlama sesi... Yaşanmışlıkların etkisi ile, yalnız girdiğim yatağımda, sebepleri sorguluyorum. Bu gece yanımda olmayan seni koynuma alıp, hayattaki az sayıda gerçeğe sırtımı dönüyorum. Bu oyunu sonsuza kadar oynamaya hazırım, boş evimin içinde dolaşan sensin biliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-1170888543342042399?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dMeK0ndy_1BAX4MmH4mqdJBr9q4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dMeK0ndy_1BAX4MmH4mqdJBr9q4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dMeK0ndy_1BAX4MmH4mqdJBr9q4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dMeK0ndy_1BAX4MmH4mqdJBr9q4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/uafg0bH-QDE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/1170888543342042399/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=1170888543342042399&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1170888543342042399?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1170888543342042399?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/uafg0bH-QDE/yasanir-belki-bir-yerlerde-gece.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-9Bkapt5cBKQ/TWWb0q_tvnI/AAAAAAAABGw/Ru96AVqTDhA/s72-c/tree_listener_by_partiallyhere-d3a7mgi.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/02/yasanir-belki-bir-yerlerde-gece.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D04ARng-cSp7ImA9Wx9bEUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6917030480161927633</id><published>2011-02-20T11:55:00.001+02:00</published><updated>2011-02-20T11:59:07.659+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-20T11:59:07.659+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;YAŞANMAYAN YAŞAM KALINTILARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Gjj7CYCY6Z8/TWDkDjMgbJI/AAAAAAAABGU/qdX1rNkSarg/s1600/711257f61fadf38be57d6e97c7837c37-d39xwlq.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-Gjj7CYCY6Z8/TWDkDjMgbJI/AAAAAAAABGU/qdX1rNkSarg/s400/711257f61fadf38be57d6e97c7837c37-d39xwlq.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Hep aynı trajedi, başıma gelen. Hep aynı senaryo, sonu belli baştan. Aynı rüyalar, aynı hayaller, en baştan karşıma çıkan yine ben, kendime karşı başlattığım savaşım. Çok uzun zaman geçti, bir ele dokununca yumuşayan kalbin atış ritmini bozmayalı. Çok uzun zaman geçti, kafamı koyduğum göğsün inip yükseldiği sarhoş dakikaların yokluğunu aramayalı. Biz, iki beceriksiz, hiç değişemedik zaten. Kendimize dönük tarafımızı yenemedik, başkaldırdık; ama yıkamadık yüksek duvarları, ele geçiremedik kalelerimizi. Yüksekten düştüğümüz boşlukta bir türlü yere ulaşamadık. Pişman olamadık, her anın hükmünü veremeyen insanlar, biz o kadar bile olamadık seninle. Başlamadan bitirdiğim herşeyimi, biriktirdim içimde. Benden bir parça oldular, onları ben yarattım. Hiç tanışamadığım insanlarla dostluklar kurdum kendi şehirlerimde. Kendi ülkemde hüküm sürdüm yıllarca, kral da&amp;nbsp; bendim, köle de. Artık özgürsün dediklerinde, ne emir verecektim artık, ne de denileni itirazsız yapacaktım. Çok oldu yaşamayalı demiştin sen de. Eğer özgürlük içimizdeyse, bizi hep kendimizi düşünmekten alıkoyacak olan neydi? Hep kıyısından seyrettiğim denize, giribilecek miydim artık. Anlatılanları ve gördüklerimi unutup, kendi kendime fark edebilecek miydim suyun berraklığını. İtiraz etmem artık, boğulsam da yüzsem de sakin sularda. Artık benden çıkmış bir ben karşımda. İstediklerini elde edecektir, istemediklerine de alışmak zorunda. Bir savaş farzet, bitmeyecek bir oyun de adına. Sonunda varacağın yere, şaşırma, yaşa her dakikayı, bir dakika bile düşünme hayatı. Anlam yükledikçe üstüne gelir hepsi; değer verme, verdiğinden fazlasını alırlar. Daha da fazlasını isteyenler çıkacaktır, sevgini nefretine karıştır, sonucunu bulamadığın her olayda beni hatırla. Bir daha dönmem belki, beni unutmasan da unuttuğunu farzet, küllerimi döktüğün sularda bir kahraman olmanı göremeyeceğim için beni bağışla. Son kalanlara beni anlatmayı unutma. Bir efsane de istersen adıma, ya da bir felaketti de Dünya'ya.Yaşamak benim kaderimdi, sonlandırmak senin bir hediyen bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6917030480161927633?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nZtvcbV5v-xReRRlnXIvcsrK344/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nZtvcbV5v-xReRRlnXIvcsrK344/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nZtvcbV5v-xReRRlnXIvcsrK344/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nZtvcbV5v-xReRRlnXIvcsrK344/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/3rt0bk7yHWU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6917030480161927633/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6917030480161927633&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6917030480161927633?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6917030480161927633?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/3rt0bk7yHWU/yasanmayan-yasam-kalintilari-hep-ayn.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-Gjj7CYCY6Z8/TWDkDjMgbJI/AAAAAAAABGU/qdX1rNkSarg/s72-c/711257f61fadf38be57d6e97c7837c37-d39xwlq.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/02/yasanmayan-yasam-kalintilari-hep-ayn.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUcBRHw4fyp7ImA9Wx9UF0o.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-170512055623386144</id><published>2011-02-15T15:37:00.000+02:00</published><updated>2011-02-15T15:37:35.237+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-15T15:37:35.237+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;DÜŞÜNCE BALONLARIM PATLADI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-trp8dYpmJtM/TVp_tzSGeuI/AAAAAAAABGQ/DxeyH7PLv5w/s1600/secret__10073_by_deviantartsecret-d39l7m8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-trp8dYpmJtM/TVp_tzSGeuI/AAAAAAAABGQ/DxeyH7PLv5w/s400/secret__10073_by_deviantartsecret-d39l7m8.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Yaşamdan aldığım bir kesit, bir zaman dilimi. Ne bırakmak isterim ki giderken. Söyle sen ne düşünüyorsun, neler var aklında? Gözlerine baktığımda, bir dünya açılıyor bana. Görmek istemediğim herşey orada. Konuşmaman bundan mı, söyleyemeyecek çok şey var bu dünyaya. Sonumu hazırlamak isterken ben, bir başlangıç yarattın. Son sözlerimi söylemeye hazırlanırken, bana yeni başlayan bir hikaye bıraktın. Farklı olabilecek bir durumdu, bunu istemekten öteye gidecektim. Senin diğerlerine benzemediğine inandıracaktım kendimi. Yakamı bırakmayan bir bela, insanlık bana çok fazla. Uzaklaştım o oyunlardan, insanlığı bir çırpıda benden yoksun bıraktım. Umursamaz, düşünmez onlar, hissetmezler. Görünce seni, bir yıldırım gibi düştü kesinlik gölgeme. Ağladım her gece, boşluklarım dolmadı seninle. Yattım sert zeminde, parkeler gıcırdadı vücudumun hareketlerine. Yatağıma çıkamadım, medeniyete ulaşamadım hiç. Mutlu etmek için herkesi, binlerce sebepsiz çırpınış. Uykunu alamadığın için üzüldüm. Her hareketini bir yere bağladım. Uzaklaşamadılar hiç, sorunları köle yapıp, sattın. Kendini düşündüğün için sana hayranlıkla bakakaldım. Aynadaki suratım, bana bakmıyordu artık. Sonsuz bir uçurum, sonsuz bir boşluk. Uzayın en ücra köşesi, hala büyüse de, büyük boşluk. Ben sana hayranım, içinde yaşayan teknolojik yaratıklara değil. Sana ulaşmak amacım, senin kadar iyi olmak, senin kadar acımasız olmak. Senin gibi kapsamak herşeyi, her rengi. Hala büyüyen sabrın, hala büyüyen bir boşluğun var. Yıldızlarını ayaklarının altına serdin, beni de çek yukarıya. Kaybolayım ben de, bulamasınlar. Hissetmesinler beni de senin gibi. Tut elimden, beni tek başıma bırak. Her şeyi görmedim daha, senin gördüklerinin yanında, ben bir hiçim hala. Sorunlarla boğuşuyorum rüyalarımda, hep uyanıyorum sonunda. Kalbim dayanır mı, nefesim yeter mi. Korkmamak gerekli, bilimin ışığı seni işaret eder, tek inandığım insanların iyiye gitmesi gerektiği. Ve sonunda ben kaybeden olarak kalmasını da bilirim. Yalnızca içimdeki ben doysun. Hissettim kendimi iliklerimde, seni ben yaptım. Ölürken ben, sen ne yaptıysan bir amaç için yaptın. Bir amacın vardı, iyi ya da kötü. Bana iyi davrandın, bilmiyorum neden. Ama ben yok olurken, amaçsız olmaktan sıkılmadım. Birini diğerine tercih edemedim. Son nefesimde dahi hep kuşkulandım, huzura ermek için yok olmaya hep can attım. Sonunda ölümsüzlüğün kollarına kendimi bıraktım. Seni hep böyle görmek isterim derken, senin hissedemediğin kadar ayrı dünyalardaydık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-170512055623386144?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/511uGJRmzqXYtJsWIrk5pFTQh_4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/511uGJRmzqXYtJsWIrk5pFTQh_4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/511uGJRmzqXYtJsWIrk5pFTQh_4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/511uGJRmzqXYtJsWIrk5pFTQh_4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/txrjENHS0qs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/170512055623386144/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=170512055623386144&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/170512055623386144?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/170512055623386144?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/txrjENHS0qs/dusunce-balonlarim-patladi-yasamdan.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-trp8dYpmJtM/TVp_tzSGeuI/AAAAAAAABGQ/DxeyH7PLv5w/s72-c/secret__10073_by_deviantartsecret-d39l7m8.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/02/dusunce-balonlarim-patladi-yasamdan.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEcHRHw8eCp7ImA9Wx9UE0o.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-5684020568792761223</id><published>2011-02-11T00:08:00.001+02:00</published><updated>2011-02-11T00:13:55.270+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-11T00:13:55.270+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;GÖRÜNMEZ BAKSAN BİLE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F9rzMbvG2c8/TVRhPvMqFhI/AAAAAAAABGM/kNgGZUaVZAc/s1600/cliche_by_sahasrara-d398e07.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="276" src="http://1.bp.blogspot.com/-F9rzMbvG2c8/TVRhPvMqFhI/AAAAAAAABGM/kNgGZUaVZAc/s400/cliche_by_sahasrara-d398e07.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sayısız deneme, sayısız çabalama, saymamaya karar verilmiş bir tuhaf tekrarlama hayat. Dün seni ağlarken bulduğumda, ben neden ağlamadım ki? Sen konuşmuyorsun diye, ben niye konuşmaya başlamadım ki diye sordum kendime. Gitmesem, ben ben olmazdım yalanı yine. Sen gitmesen, sen de sen olamazdın muhakkak yalanı. Biz birbirimizi feda ettik kendi benliklerimize yalanı. Hayat, sürükledi kollarımızdan belki de yalanı.&amp;nbsp; Hayat bu değil oysa. Sözcükler, cansız bedenlerden çıkar gibiydi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir odaya kapattım kendimi uzun zamandır, sorgulamam gereken çok şey var. Sana öğrettiğim herşeyi yok sayarcasına, değişiyorum. O sözlerim, artık bana ait değiller. Bir de senin en istemediğin şeyi yaptım. Senden haber almak için çırpındım bir ara. Hiç yapmayacağım şeyler yaptım o sıra. Çırpındım, uçmayı dahi öğrenebilirdim o çabayla. Kaybolmuştum; karanlık bir zamandı. Açık sulardaydım, su yutuyordum bolca, köpük köpük çoğalıyordu yalnızlık. Bir de herkesi uzaklaştırmış, kendi sesimi duymaya çalıştığım o odada kapana kısılmıştım. Çıkmaya mecalim yok, içimdeki sana özlemim büyüyor, içimdeki beni yok sayarcasına. Dünya küçüktü gerçekten, bir kapı bir pencere uzaklıkta, bu odanın ortasında dönmeyecek olsa da. Seni anlatmaya kelimelerim yok bu küçük odada, büyük bir yara yanıbaşımda. Kanamam durmaz, beni biri almadan burdan, yüzüme gülümseyen o gözler eksikse, geri git. Ben nefesim kesilince yok olacağım, acım dağılır her bir yana, bulur birini o da. Onla devam eder kanamaya, başıboş bırakmaz insanları...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ödemem gereken&amp;nbsp; bir hesap yok arkamda, yeni sen geldiğinde bir kuş kadar hafif olacağım. Çabalamam bir daha asla. Senin gibi inebilir miyim, çıktığım yüksek merdivenlerden merak ediyorum. Sadece seni anlamaya çalışmak, beni çok zorluyor bu safhada. Kafamda canlandıramadığım sahneler yaşanıyor orada. Bu sessizlik beni çıldırtan. Zararıma geçen saatlerde, artarak devam eden sevgim olacak yanıbaşımda. Bana destek olmasını dilerim ondan, sen bırakıp gittiğinde yine. Dönüş yolumu unutmak istemem. Uzun soluklu bir yolculuk olacak. Neydi sonuca bağlamayan diye düşünürken ben, hep kendimde bulurum suçu. Sen belli ki çok düşünmüyorsun bunu...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bana söylediklerin aklımda hep. Boylu boyunca yatıyor beyin kıvrımlarımda. Kapalı bir kutuda yaşadım ya bir ara, sana söyleyemediklerimle beraber hayal ettim herşeyi o karanlık boşlukta. Senin konuşmaların arka fonda, uzanmış halde yatakta ben, sanki yıllar geçti o sıra. Senin amacına dair, senin iyiliğine dair bir şüphe miydi beni rahatsız eden? Yoksa ben yine kendimi ufak parçalara ayırma işleriyle mi uğraşıyordum. Yine abartmadan duramam ya ben. Yine isteyip de alamam ya ben. Ne yaptıysam, hep kendime yaptım. Ben dayanıklı olanım, onlara dokunamam ya ben. Heyecanı eksik, duygular yoğun ve karışık, uzaklaşsan sen de iyi edersin. İzlenecek bir film değil dedim, ben de. Uzaklaştım salondan koşarcasına. Herşeyi sorgularken amaçsızca, bunlar çıktı işte dudaklarımdan, sesimi duyuramadığım o uzaklardan...&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F9rzMbvG2c8/TVRhPvMqFhI/AAAAAAAABGM/kNgGZUaVZAc/s1600/cliche_by_sahasrara-d398e07.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gerçek sen, ben nerede söyle. O anlatmadığın hikayende, neler saklı öyle. Boşvermiş, doluyu aramaktan sıkılmış. Derdine çare olamayacak hiç kimse. Boş konuşmak istemiyor çünkü. Dolu dolu konuşuyor, günlük hayattan, havadan sudan. Sonra sonuçlanamamış bir şekilde kendimi yalnız buluyorum. Bir şeyin anlam ve önemini kavrayamamış bir çocuk misali. Kavramları karıştırıyorum, hayatları kesiştirmeye çalışırken. O gaza basarken, ben arkasından boş boş bakıyorum. Ait olmadığım bir dünyada yaşadığımla, kendimi avutuyorum. Sarılırken aktardığı elektriğe bayılıyorum. Onun sıcaklığında, üşümekten korkuyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-5684020568792761223?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OopBCcSuEzOqYBJmeTilUPxZTaI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OopBCcSuEzOqYBJmeTilUPxZTaI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OopBCcSuEzOqYBJmeTilUPxZTaI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/OopBCcSuEzOqYBJmeTilUPxZTaI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/lg6PaOFNHWE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/5684020568792761223/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=5684020568792761223&amp;isPopup=true" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5684020568792761223?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5684020568792761223?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/lg6PaOFNHWE/gorunmez-baksan-bile-saysz-deneme-saysz.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-F9rzMbvG2c8/TVRhPvMqFhI/AAAAAAAABGM/kNgGZUaVZAc/s72-c/cliche_by_sahasrara-d398e07.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/02/gorunmez-baksan-bile-saysz-deneme-saysz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkEDQ3szeCp7ImA9Wx9VEEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6987580804833255701</id><published>2011-01-26T21:37:00.000+02:00</published><updated>2011-01-26T21:37:52.580+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-26T21:37:52.580+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;ÜTOPYAM, BENİM KOCA YALANIM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TUB3WSbdC1I/AAAAAAAABGE/QphHZhHm7-8/s1600/9066a27689384014176f156820efd221-d382ina.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TUB3WSbdC1I/AAAAAAAABGE/QphHZhHm7-8/s400/9066a27689384014176f156820efd221-d382ina.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bütün büyü bozuldu evet, hayal dünyamdan çıkarıldım zorla. Halbuki mutluydum, kendim yaratırdım insanları orada, istediğim gibi, mükemmele yakın neredeyse. Yalnızlığımın tek ilacıydı çünkü. Sahnelenen oyunlar hep mutlu, umutlu, sanki gerçek gibiler. Sorgusuz sualsiz yaşanan sevinçli anlar, karşılıksız yapılan iyilikler, beni gerçekten seven insanlar ve daha fazlası. Hatırlamıyorum yaşadığım ve yaşattığım orgazm patlamalarını, aşk yaşadığım bütün güzel kadınlarla birlikte. Gözlerimin içine bakarlardı hep, mutlu oldukları belliydi gözlerinden, işte o zaman kendi mutluluğumu düşünecek vakit kalmazdı bana. Kusursuzlardı ve benim gözlerimin içine bakıyorlardı. Öyle bir bakış ki, memnun, memnun etmek isteyen bakışlar... Daha ne isteyebilirdim ki? Sonuçta sevdiğin insanın mutlu olması ve bunun da seni mutlu etmesi ne kadar da olağan bir histi. Ama dayanamayanlar vardı, bütün istedikleri iyi giden herşeyi bozmaktı. Onlar Dünya'nın kirli bir yer, kendilerinin de burayı koruyan kötü yaratıklar olduğuna inanmışlardı. İçlerinden hep ne kadar da kötü oldukları geçiyordu. Bir bataklığa saplanmış, orada mutlu olan insanlara özeniyorlardı. Bilmiyorlardı ki önemli rolün hakkını vermek, karşıdakini mutlu etmek ve karşılığını istememek, aslında istemek. Bazen anlaşmaların yazılı olması gerekmez. Kalpten kalbe imza atılır, bunun zorunluluğu her iki taraf için de gizli bir hükümdür. Sadece tadını çıkartıp, o gizli kurala uymak için yaşanır anlar. Sözü bile edilmeyen çıkar ilişkileri, oysa ne kadar da sevimlidir değil mi birbirine aşık olan o güzel insanlar. Onlara dokunmayın, beni de yalnız bırakın kurduğum güzel dünyamda. Perilerim beni hep mutlu edecekler ne de olsa. Ben de tek savaşçıyım onlar için. Tutkularımızı dışarda bıraktık, bir yola girdik düşünmeden; hırs yapmayız biz, kıskanmayız birbirimizden çünkü eminiz. En sonunda hepimiz mutlu olacağız ve istediğimizi alacağız. Hem de fazlasıyla, hesap vermek yok birbirimize, tek düşüncemiz yaşamak. Bu dünyada olmayan özgür ruhlar serbestliğinde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6987580804833255701?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BacdMZSadcqwEWa1GYkGyO_slxg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BacdMZSadcqwEWa1GYkGyO_slxg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BacdMZSadcqwEWa1GYkGyO_slxg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BacdMZSadcqwEWa1GYkGyO_slxg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/vKHAlIsrQyY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6987580804833255701/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6987580804833255701&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6987580804833255701?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6987580804833255701?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/vKHAlIsrQyY/utopyam-benim-koca-yalanim-butun-buyu.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TUB3WSbdC1I/AAAAAAAABGE/QphHZhHm7-8/s72-c/9066a27689384014176f156820efd221-d382ina.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/01/utopyam-benim-koca-yalanim-butun-buyu.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DU4HRHsycCp7ImA9Wx9WGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-8565231686391357892</id><published>2011-01-25T01:46:00.001+02:00</published><updated>2011-01-25T14:18:55.598+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-25T14:18:55.598+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;ÖYLE BOŞ Kİ, DOLDUR LÜFEN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TT4OrokECvI/AAAAAAAABGA/hab5Pw9J7zo/s1600/h40_25730037.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="262" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TT4OrokECvI/AAAAAAAABGA/hab5Pw9J7zo/s400/h40_25730037.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Çok geniş yelpazemiz, renk renk çiçekler var bahçemizde, çeşit çeşit meyve verir ağaçlarımız bir de. Yağan yağmur bereketi getirir bize. Sonra yağmur kesilir, Güneş açar. Pencerem parlar, hayat girer içeri usulca, susar o da konuşmaz ama. Günler sürer Güneş'in hakimiyeti, artık fazla gelir hayata bu. Yanmaya ramak kalır, bahçemiz küser, ateşe verir kendini bir kıvılcımla. Güneş, görünmez yüzünü göstermiştir bize. Şaşırmadım buna aslında, pusuda bekleyen anı kollamıştır yıllarca, bahçeye verdiğini alma zamanı gelmiştir onunda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir anda patlayan bir yanardağ gibiydi o da. Yıllarca sessizce boyun eğmişti, her denileni yapmıştı itiraz etmeden. Kendi kararlarını uygulayamayan bir köle gibi hep emir alarak yaşamıştı. Yaramaz çocukları sevemedi o yüzden, yakınlaşamadı insanlara. Dostluk nedir bilmezdi, hiç arkadaş edinememişti. Zaten istese de, ona arkadaş olmak isteyecek kimse olmazdı. Mutluluk tatmadığı bir his, acıyı annesi bildi, babasını hiç görmemişti. Onu serbest bıraktıklarında yıllar sonra, ne yapacağını bilemedi. Gidecek bir yeri yoktu, insanlarla iletişim kurması olanaksızdı. Sadece kendine zaman ayırmak istedi, ama önce yapması gereken bir şey vardı. Sorgulamak. Soru sormak. Bir çıkmaza girmemek için netleştirmek hayatı; ama bilmiyordu ki, karışıktı hayat. Hele hele insanlarla daha da. İnsanlar değişir, ayak uyduramazsın. Onları tanımak yetmez. İşler ters gittiğinde, her bir yana dağılırlar. O kadar ki görünmez olurlar. Hissetmez olurlar. Ucu bucağı olmayan çölde kaybolmuşcasına kalırsın ortada. Ve işte orada sen başlarsın. Kölelikle mücadele de işte tam orada başlar. Bakan gözlerinden süzülen yaşlar içine akar. Sen yol al, insanları tanı. Göreceksin sonu olmayan bir film gibi, bitmeyecek kavgaların...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-8565231686391357892?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JgSu7jUG_pgnFQkGmKcvBc9xWt0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JgSu7jUG_pgnFQkGmKcvBc9xWt0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JgSu7jUG_pgnFQkGmKcvBc9xWt0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/JgSu7jUG_pgnFQkGmKcvBc9xWt0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/9GM-Tt6igzU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/8565231686391357892/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=8565231686391357892&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/8565231686391357892?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/8565231686391357892?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/9GM-Tt6igzU/oyle-bos-ki-doldur-lufen-cok-genis.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TT4OrokECvI/AAAAAAAABGA/hab5Pw9J7zo/s72-c/h40_25730037.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/01/oyle-bos-ki-doldur-lufen-cok-genis.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUEFSXw7eip7ImA9Wx9WFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-3987440174378427728</id><published>2011-01-21T00:46:00.001+02:00</published><updated>2011-01-21T00:46:58.202+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-21T00:46:58.202+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;GÖZLERİMDE YAŞAR BU HAYAL&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TTi53pzc2AI/AAAAAAAABF8/0BFDVdHAVDY/s1600/nuits_de_paris_ii_____by_vaggelisf-d37mq8v.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="397" src="http://2.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TTi53pzc2AI/AAAAAAAABF8/0BFDVdHAVDY/s400/nuits_de_paris_ii_____by_vaggelisf-d37mq8v.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Nasıl bir heves benimki. Neden bu zorlama, söyle. Alışmış insanlar var, çaresizce. Yeniyi denemek yerine, eskiyi çeken bir sürü gibi. Ben anlatsam da boş. Yaşanmışlıklar bir perde çekiyor gözlere, sadece o perdenin arkasından bakıyorsun artık. Kim bilir neler oldu, neler yaşandı sende. Yükseldikten sonra, dibi görmek nasıldır söyle. Ben yaşayamadım, gözlerim hep gördü, herşey açıkça bana geldi. Anın neler getirdiğini bilmesem de, sonları hep öğrendim. Sonunda ne hallerde gördüm insanları. Kaybetmişlerdi, nefes alamıyorlardı. Ben sadece içime döndüm, sadece kendime baktım. Denesem de bağlanmayı, hep onlar beni terk ettiler. Hep darbe yemişleri buldum, onları düzeltmek istedim. Başka bir dal verebilirdim koca çınarımdan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ben hep müthiş ikiliyi hayal ettim. Her seferinde üstüne gittim, onu anlayabildiğimi bilmesini istedim. Sadece onlarda bir gayret göremedim. Benim içimi görmese de, bir çaba eksikti sadece. İyi olmak hep zordur, sevilmez iyiler. Biri demişti, iyi olmaktan sıkıldım diye, haklıydı bir bakıma. İnsanlar iyinin üzerine gider, onun üzerinden atlamak için. Ezer bazen, bazen arkasında iz bırakmadan kaybolmuştur. Ama siz ona hep yalan gelmişsinizdir, heyecanı eksik, hayatın uzağında kalmış bir eski zaman insanı. Sorun çağırır insanı, kuvvetlidir etkisi. İnsan mutlu olmaya giden yolda, ilk önce ağlamak ister, acı çekmek ister. Sonunda mutluluk ister hep ve işte onu ebedi sanır, oysa tek yanılgısıdır. Huzurdan önce huzursuzluk diler, onu ister. Yoksa rahat olamaz hiç. Doğrular çarpışırken, yanlışlar dağıldı etrafa hep sonunda. Baktım ben de, boşlamak istedim hepsini; ama öğrenmeleri gerekirdi. İzleyen çok olsa da, herkes boş bakıyordu ya da boşa bakıyordu diyebilirim. Bana sadece gözler yeterli. Gözlerden içlerine inerim hep. Bütün geçmiş dökülür önüme, bakmak istemesem de belli herşey. Sadece beni görebileni istiyorum ben de, tedavimi. Beni sadece uzaklaştırsın, beni benden alsın, kendimi hatırlayayım bu sayede. Kendimi düşünebileyim ben de. Yoksa herşey için çok geç olacak. Dünya sona yaklaşırken, ağlayarak doğan her bebeğin acı çektiği sanılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uyandım bir anda, sırıksıklam olmuştum terden. Yine eskileri görmüştüm. Sevdiğimi söyleyemediğim kızı görmüştüm yine, görüşmek istemediğimi söylediğim eski arkadaşımı görmüştüm. Ona sımsıkı sarıldığımı görmüştüm. İnandığım herşey kaybolmuştu o sabah. Evde kimse yoktu, herkes terk etmişti beni. Doğruldum, kalktım ayağa ve yürümeye başladım. Çıplak ayaklarım, soğuk. Bugün yine kimseye aşık olamayacağımı biliyorum. Gözlerinden anlarım, o boş bakışlar hep çevremde zaten. Seni arıyorum, gözlerini göremediğimsin daha.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-3987440174378427728?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_COJSjyPzH8dqCvz3psu9BDrpPY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_COJSjyPzH8dqCvz3psu9BDrpPY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_COJSjyPzH8dqCvz3psu9BDrpPY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_COJSjyPzH8dqCvz3psu9BDrpPY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/l6-clLu5_10" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/3987440174378427728/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=3987440174378427728&amp;isPopup=true" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/3987440174378427728?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/3987440174378427728?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/l6-clLu5_10/gozlerimde-yasar-bu-hayal-nasl-bir.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TTi53pzc2AI/AAAAAAAABF8/0BFDVdHAVDY/s72-c/nuits_de_paris_ii_____by_vaggelisf-d37mq8v.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/01/gozlerimde-yasar-bu-hayal-nasl-bir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkICRHw5fyp7ImA9Wx9XFkw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-5933767073243593594</id><published>2011-01-10T02:04:00.003+02:00</published><updated>2011-01-10T02:16:05.227+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-10T02:16:05.227+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzun yazılar" /><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;NASIL GELDİN SEN GECEME&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TSpM61gtJ-I/AAAAAAAABF4/rUms-LT0r6k/s1600/352379.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TSpM61gtJ-I/AAAAAAAABF4/rUms-LT0r6k/s400/352379.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yanıma oturduğunda gülümsüyordu kendi kendine, içinden komik birşeyler geçiyor gibiydi. Barmenle kısa bir konuşmadan sonra, dans eden insanlara odaklandı. Bir tur döndü sandalyesi, dönerken gözlerimiz takıldı bir saniyeliğine birbirine. Ama önemsiz bir andı, rastgele gerçekleşmişti, bazen bizden serbest hareket eden göz kaslarımızın kararlarından biri daha. Ben ise beklemekteydim, doğru insanı yanlış yerlerde aradığımın farkındaydım. Zamanlamalarım doğruydu, artık zamanı gelmişti; ama doğru zamanda olmak yetmezdi, bir de doğru yerde olmam gerekiyordu. Doğru zaman doğru yer ikilisini buluşturmalıydım, ya da buluşturmalıydı o. Benim aklımdan bunlar geçerken, içkimi tazelemesi için barmene kısa bir bakış atmıştım, boş bardağı göstererek. Anlayan bir yüzle gülümseyen barmenin de kafasından birşeyler geçmekteydi. Herkes yarını, bir kaç saat sonrasını ya da gelecek haftasonunu planlamakla meşguldü. Herkesin kafasından sadece kendisinin bilebileceği bir sürü kirli, temiz, yaramaz, uslu düşünceler geçmekteydi. Neyse ki, insanlar birbirlerinin düşüncelerini okuyamıyor diye şükrettim o an. Öyle birşey olsaydı heralde, dünyada daikada öldürülen insan sayısı yüzler,binler ile çarpılırdı, belki de milyonlarla. Cehennemi daha şiddetli bir şekilde yaşardık diye geçirdim kafamdan ve yanımdaki hoş kadına bir gülümseme bahşettim. İçkisini bitirmiş, zorunluluktan barmene dönmüştü. Hemen yanımdaydı, bar ağzına kadar doluydu. Sandalyeler bu sebeple çok yakındı birbirine. Nefesindeki içki kokusu, sürdüğü güzel kokularla karışmış bir şekilde burnumu okşuyordu. Uzun siyah saçları vardı; beyaz, üzerine yapışmış elbisesinden sallanmaktaydı. Özgürlerdi, güzellerdi. O anda aklımdan geçenleri okumuşcasına, saçlarıyla oynamaya başladı. Birden elindeki içkisinin son yudumunu da boğazından geçirdikten sonra, benden tarafa doğru dönerek ve o güzel vücudunu bana değdirerek dans pistine doğru yürüdü. Dans eden insanlar arasında kaybolmadan önce, son kez arkasına dönerek bana gel işareti yaptı. Şaşırmıştım, hiçbir şey anlayamadan ben, kayboldu dans pistindeki renkli ışıklar arasında. Alışık değildim böyle durumlara, neyse ki idrak edebilmiştim olayı ve yavaşça doğruldum. Piste doğru ürkek adımlarla ilerliyor, insanların arasında fark edilmemeye çalışarak müziğe ayak uyduruyordum. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, dans ederken ben. Oturduğum yere bir bakış attım o kadar el ve kolun arasından, oradaydı. Oturmuştu yerine, demek ki görememiştim geçtiğini ya da farklı bir yere gitmişti, belki tuvalete, belki makyajını tazelemeye. Sayamadığım kadar çok el ve kol arasından bana bakıyordu, bunu hissediyordum. Ona doğru bir kaç adım attım, ekarte ettim bir kaç sarhoş insanı ve görüş açımı daha bir netleştirdim. Gerçi içkinin damarlarımda dolanmasıyla oluşan etki, benim gözlerimi etkilemişe benziyordu, çok net değildi görüntüler. Ama yine de kuruyordu beyin kendi içinde, bir şekilde bir bağlantı arıyordu. Biz uyurken bile tam olarak faaliyetine son veremeyen beyin... Durmadan çalışan, hiç yorulmayan o kıvrak et parçası. Ben yine düşünüyordum çok. O ışıklar etkilemişti beni, uzaklaşmıştım o bardan, kafamda dönen o pist ışıkları ile. Geziyordum, uçuyordum, havadaydım. Dünyaya başka bir yerden bakıyordum. Bir el, evet bir el beni tekrar o ışıklı dans pistine çekiyordu, hissediyordum. Kolumdaki ele dokundum ben de, döndüm ona doğru sonra. Karşımdaydı, birşeyler söylüyordu kulağıma. Duyuyordum evet. O kadar bağırmasına gerek yoktu aslında, kendini paralıyordu. Ve kulakları sağır eden şiddetli müziği bile bastırmıştı kulak memelerimde. Seçmeye çalıştım arada kelimeleri; ama seçemiyordum. İçki, ev, araba, birlikte, dans, sen, ben, bar, yine içki, devam... Bir sürü kelime, bir sürü anlamsız cümle. Ama kestiremedim bir türlü, sonunda pes etti sanırım. Ayrıldı yanımdan bir anda, çantasını aldığı gibi, uzaklaştı benden ve bardan. Benden, herkesten, bar kapısını açtığı gibi çıktı. Topuklu ayakkabılarını yeni görüyordum, yürüyemiyordu onlarla. Bence eline alıp onları, çıplak ayak yürümeliydi. Ben zorladım diye düşündüm kendimi sonra. Çok içmiştim demek ki, burdan güzel kadınlarla ayrıldığım olmuştu; ama bu sefer olmamıştı. Terk edilmiştim, kaybetmiştim. O her seferinde kazanan kadındı, ben kaybetmiştim. Ve üzülmüyordum, üzülecek kafada değildim. Evime gitmeliydim. Uyumalıydım günlerce, hatırlayamadığım anlardan sıkılmıştım. Unuttuğum tek gecelik ilişkilerden de. Yatmalıydım yatağıma, evime gitmeliydim. Sadece bir taksi isteyecek kadar kelime bırakmıştım dağarcığımda. Açtım kapıyı ben de. Benden sonra gelen müthiş bir sessizlik. Kapı kapandı, müzik sonlandı benim için. Nefeslerimi saysam sonlanır mıydı hayatta binde, milyonda. Sarı bir taksiydi bindiğim, nerde oturduğumu unutmamıştım demek ki. Uyandığımda yatağımdaydım, dün ki beyaz elbise de yatağın yanındaki tek kişik koltuğumdaydı. Düşündüm terk edildiğimi dün. Nerde bırakmıştık ki birbirimizi ve tekrar bulmuştuk. Hatırlayamadım. Anlam veremedim. Mutfaktan gelen kokularla beraber, saçma sapan gülümsedim. Kızdım hayata. Günlerce uyumak istedim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-5933767073243593594?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Yo8J6DYM5zQrTkLhZwehqhai2Ms/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Yo8J6DYM5zQrTkLhZwehqhai2Ms/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Yo8J6DYM5zQrTkLhZwehqhai2Ms/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Yo8J6DYM5zQrTkLhZwehqhai2Ms/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/LIrB7Osv7YY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/5933767073243593594/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=5933767073243593594&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5933767073243593594?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5933767073243593594?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/LIrB7Osv7YY/nasil-geldin-sen-geceme-yanma.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TSpM61gtJ-I/AAAAAAAABF4/rUms-LT0r6k/s72-c/352379.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/01/nasil-geldin-sen-geceme-yanma.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkcAQXk8fCp7ImA9Wx9XE04.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-5443225575005660193</id><published>2011-01-06T19:14:00.000+02:00</published><updated>2011-01-06T19:14:00.774+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-01-06T19:14:00.774+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;KAYIPTI KAYBOLUŞLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TSX4BWxcJ3I/AAAAAAAABF0/1VRtXui0fP4/s1600/350797.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TSX4BWxcJ3I/AAAAAAAABF0/1VRtXui0fP4/s400/350797.jpg" width="398" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Odaya girdiğimde beni karşılayan, keskin bir koku ve ortamdaki dumandan yüzlerini seçemediğim insanlar oldu. Yüzler döndü bir saniyeliğine bana ve geri döndü kaldığı yere suratlar, önemsemediklerini belli ederlercesine. Hayatın durduğu bir ortam burası. Kimse kimseye dokunmadan geçemiyor; fakat temas dışında hiçbir etkileşim yok bu insanlar arasında. Düşünce güçlerini yıllar önce kaybetmişler; ya da hiçbir zaman sahip olamamışlar gibi. Belki de fazla abarttılar bu olayı ve en sonunda iflasa kadar sürüklendi beyin hücreleri. Ölmek için bekliyorlar, buradan çıkamazlar, normal hayata dönemeyecekleri kadar geç kalınmış artık. Sadece uyuşturuyorlar daha da, kendilerini kaybetmekten fazlası istedikleri. Ortak bir amaç var bu odada, hayatlara karıştırılmayan. Konuşma yok. Cümlelerin etkisi bitmiş, yaşanmışlıklar geride bırakılmış. Kim bilir neler oldu hayatlarında. Nasıl dalgalar atlatıldı, bazıları boğuldu altında. İnsan hayatı çarpıcıdır; ama haber ulaşmaz herkese. Dünya küçük diyoruz; onlara göre oldukça büyük olsa gerek. Sesini duyamadığımız, yardıma muhtaç insanlar var şu an. Sen evindesin, ailenlesin, sevdiklerinlesin. Ortada bir gerçek dolanıyor, kimse görmez onu. Beyinler ufalanmış ellerde, o koca eller sadece kendini düşünen. Yeni güne sevinemeyen insanlar var. Güneş'in doğmasını bekleyenler de var, soğuktan ölmemek için. Gözler görmese de hissediyor işte. Bakanları da gördük uzaktan, yaklaşmaktan korkanlar. Sadece kendi etrafında dönmeyen Dünya. Her ne olursa olsun, büyük aşkından vazgeçmeyecek Dünya. Sonunda kendisini yakıp yıkacak olsa da. Zamanın akmadığı bu odada, ben de onlardan biri oldum. Düşüncelerim bu odayı aştı bu sürede. Güneş'e gittim, o sıcaklığı hissettim. Yarattıkları Cehennemlerinde yandım, Cennetlerine ayak bastım. Bir gerçeklik yaratmadı bünyemde. Hiçbir şey hissetmedim, odanın keskin kokusu beni de uyuşturdu diye düşündüm. Çıkmak istemedim, sadece yaşamakta olup da yaşayamayanlar arasında kendimi güvende hissettim. Yapacakları hiçbir şey yoktu bana. Onların gözünde ben de kaybedenler arasındaydım zaten. Vurulmuştum, yarı ölüydüm. Nedenlerini anlamasam da, niye böyle olduklarını anladım. Geri dönerken bu tecrübemden, yelpazenin genişliğine hayret ettim. Önyargılarımdan kurtulduğum ana, beni ben yapan herşeye teşekkür ettim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-5443225575005660193?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dVFGLGvpRm63LCsbPVMdnWAi3Q0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dVFGLGvpRm63LCsbPVMdnWAi3Q0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dVFGLGvpRm63LCsbPVMdnWAi3Q0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dVFGLGvpRm63LCsbPVMdnWAi3Q0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/gp5BYjLlY7Y" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/5443225575005660193/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=5443225575005660193&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5443225575005660193?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/5443225575005660193?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/gp5BYjLlY7Y/kayipti-kayboluslari-odaya-girdigimde.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TSX4BWxcJ3I/AAAAAAAABF0/1VRtXui0fP4/s72-c/350797.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2011/01/kayipti-kayboluslari-odaya-girdigimde.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEMCRHs5eyp7ImA9Wx9QGE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6551980620810108716</id><published>2010-12-31T23:46:00.002+02:00</published><updated>2010-12-31T23:54:25.523+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-31T23:54:25.523+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;HERŞEY ESKİYKEN YENİYİ KUTLAMAK NİYE?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TR5O8sDTTOI/AAAAAAAABFw/vgYOTTSCLks/s1600/i_walk_a_lonely_road____by_falakalak-d363b0y.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TR5O8sDTTOI/AAAAAAAABFw/vgYOTTSCLks/s400/i_walk_a_lonely_road____by_falakalak-d363b0y.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hafızam çok kuvvetli değildir. Yıldan kalan bir kaç şey aklımda sadece. Belki de yaşam tarzımızdan kaynaklanan bir durum. Hep aynı güne, hep aynı yatakta uyanmak... Beni sarsmış bir şey; hatırlamıyorum. Beni çok kıran bir olay; hatırlamıyorum. Aşk şurubundan içtiğim bir zaman; hatırlamıyorum. Hatırladığım, o ruh hali sadece. Anlam veremediğim... Yaşam amacına ters giden birşeyler var...&amp;nbsp; Benim düşündüğüm insan, neler düşünebilir ki? Konuşmayacak da. Bir yalnızlık seç, içinde ben olayım. Son saniyelerini yaşadığım bu an, kim bilir insanlar ne haldeler şu an. Kopukluk, benim canımı sıkan. Yakaladığım anda seni, bir daha hiç bırakmam. Yıllar geçer, yaşanır günler, aylar. Sen neler düşünüyorsun diye düşünürüm hep. Başka bir şey yoktur aklımda. Uzaklaşmak isterim, yapamam. Böyle bir durumda yaşanır mı hiç bir hayat. Bağladın yerden kurtulacak mıyım? Sen uzaklaşırken, daha da ufaldın yavaş yavaş. Yok olmanı diledim, beni bana bırakanlar var. İnanıyorum, geleceksin diyor şair. Koşsan daha iyi olur. Belki de içinde yaşananlar gerçek bir hayat. Başarana, evet. Yeni bir yıla girerken, koşulları iyileştirmek bizim elimizde değil. Sonucunu bilmediğimiz bir oyun. Bana kalırsa, ihtiyaçlarımız doğrultusunda yaşamamalıyız. Ne kadar da yakışık almaz. Ama her bakan göz de bunu hissetmek... Evet, ben her dakika ölüyorum arkadaş...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonsuza kadar gitmez. Biri keser ipin ucunu, sonra bağlar başka bir yere. Durmadan yaşayamaz insanoğlu. Bekler; beklerken düşünür. Düşünürken, hep oyalanır. O oyalanma dakikalarında, kaç insan hayatı değişir, mahvolur, güzelleşir. Para karşılığı aldığım bir saat süresinde ne yapabilirz ki seninle. Yılbaşı akşamında benim yanıımda olmaman gerekli. Vereceklerine karşılık, sana verilen 1 saat özgürlük zamanı. Döneceğin çöplüğe değmeyecek bir şey yap şu saatte. İçinde ben olmasam da olur. Hissedeceğim senin başarını, okuyamasam da birileri okuyacak başarı hikayeni. Git, utandır bütün insanlığı. Yeni bir yıl başlangıcında, hatırlat herkese öz benliğini...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6551980620810108716?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hzH55O6YtB_4J0fxRQAGzbaOA5I/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hzH55O6YtB_4J0fxRQAGzbaOA5I/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hzH55O6YtB_4J0fxRQAGzbaOA5I/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/hzH55O6YtB_4J0fxRQAGzbaOA5I/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/4NyuVO1yncw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6551980620810108716/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6551980620810108716&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6551980620810108716?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6551980620810108716?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/4NyuVO1yncw/hersey-eskiyken-yeniyi-kutlamak-niye.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TR5O8sDTTOI/AAAAAAAABFw/vgYOTTSCLks/s72-c/i_walk_a_lonely_road____by_falakalak-d363b0y.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/12/hersey-eskiyken-yeniyi-kutlamak-niye.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEYAQH4_cCp7ImA9Wx9RF0w.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-1028066878118015448</id><published>2010-12-19T01:42:00.003+02:00</published><updated>2010-12-19T01:49:01.048+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-19T01:49:01.048+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span&gt;&lt;span style="background-color: #e69138;"&gt;&lt;span style="color: #e69138;"&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: #e69138;"&gt;İKİ GECE İKİ HAYAT&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TQ1GXBImWeI/AAAAAAAABFo/HKXkymK0JmA/s1600/3a149f0ba5119f3e61cbf1720e82276b-d354i5h.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://1.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TQ1GXBImWeI/AAAAAAAABFo/HKXkymK0JmA/s400/3a149f0ba5119f3e61cbf1720e82276b-d354i5h.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Etkilenmemek elde değil. Yanımda oturuyor bir de. Camdan gelen soğuk rüzgar bile beni kendime getiremedi. Çok uzakta, herşey. Geride bıraktıklarım, çok uzaktalar artık düşünmek için. Şu an, ne kadar sürecek diye düşünmüyorum. O yan koltuktan gülümseyince, düşünceler kafamda bir bir dağılıyor her bir yana. Hiç konuşmuyor; ben de, sonuna kadar açık camdan bakarak, sadece gülümsüyorum. Hayat, ne kadar aldatır insanı oysa. Kandırıldık mı hepimiz? Umurumda olsaydı keşke şu vakit. Büyülünmek desek mi? Ya da alışık değilim böyle anlara diyelim. Bu gece benim olacağı kesin. Ama kalacak mı düşünmek için erken derim. Eskiden olsa mahvederdim gecemi, biliyorum. Artık sorular yok, karşılığı gelmeyen. Sadece an var. Saniyeler var. Tadını çıkarmak var. Bakıyorum, o da kendi camından yeryüzüne bakıyor. Aynı şeyleri düşünmediğimiz kesin gibi. Aklından ne geçer, bilmem. Hayatlar karışıktır, kimse anlamaz onu da, benim gibi. Ama yormuyoruz birbirimizi. Bana söyleyecek güzel sözler bulabiliyor. Ben de gözlerimle belli ediyorumdur. Bilmesini istiyorum, ondan ne kadar etkilendiğimi. Sonra diyorum, herşeyin farkında olan bir yaratık yanımdaki. Her hareketi, her hamlesi kusursuz. Kusursuz zamanlamalara sahip. Elimden tutup çekiştirdiği gün, ben hayatı daha farklı yaşıyordum dedim kendime. Tanıdım, tanıyacağım kadarını, vücut ölçülerini bilmesem de olur. Yeterli bilgi, gerçek bilgidir. İnsan mutlu etmekte başarılı olduğu kesin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şehirde dolaştık, nereye gittiğimizi bilmeden o gece. Kafamın yerinde olmadığını biliyordu; ama birşey söyleyemeyecek kadar az tanıyorduk birbirimizi. Konuşmamam, o gece beni ne kadar mutlu ettiğinin bir kanıtıydı benim için. Gözlerim ışıl ışıldı. İçimde sanki bir karnaval düzenleniyordu. Hislerimi iyi gizleyebildiğimi anlamıştım, o arabayla gerçekleştirdiğimiz gezide. En sonunda bozuldu sessizlik, onun cümleleriyle. Kendisini evine bırakabileceğimden bahsediyordu. Duymuştum, karnavalımdan dönmek zorunda bırakılmak kadar yaralamıştı beni. Yollar uzasaydı keşke. Arabada yanımda, rahat davranan, her hareketiyle rahat. Anlatamadım; ama anladım. Bir daha görüşür müyüz bilmem. Ama sonuna kadar zorlayacağım bu sefer. Bu haftadaki ikinci güzel gecemiz. Sonunda mutlu son var benim için. O ise rahat, ona böyle bakacak insanların verdiği güvenle. Sesim titriyor, en iyi halimi takınmaya çalışıyorum yine. Birşeyleri kanıtlamak benim neyime... Gece varıyorum yerime, hiç tanımadığım şehirde geçirdiğim ikinci gecemin sonuna da. Uyumaya çalışıyorum, performansımı düşünerek. Sonu vardır herşeyin, söyleyecek söz yok. Geriye sadece uyuyabilmek kalıyor. Sabah güneşiyle anlayacağım, akıbetini. Belki de aylar gerekecek, bilinmez öyle değil mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-1028066878118015448?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4lQ77pgXb6Pl6-PwnZLJ6A3yzNA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4lQ77pgXb6Pl6-PwnZLJ6A3yzNA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4lQ77pgXb6Pl6-PwnZLJ6A3yzNA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4lQ77pgXb6Pl6-PwnZLJ6A3yzNA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/E9m8o4havms" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/1028066878118015448/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=1028066878118015448&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1028066878118015448?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1028066878118015448?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/E9m8o4havms/etkilenmemek-elde-degil.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TQ1GXBImWeI/AAAAAAAABFo/HKXkymK0JmA/s72-c/3a149f0ba5119f3e61cbf1720e82276b-d354i5h.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/12/etkilenmemek-elde-degil.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkQDSH8yfip7ImA9Wx9REUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-8984558884155330181</id><published>2010-12-03T23:59:00.002+02:00</published><updated>2010-12-12T22:06:19.196+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-12T22:06:19.196+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzun yazılar" /><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;SONUNDA BANA KALANLAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TPln68hZJpI/AAAAAAAABFg/-Nxp0kZ5OhU/s1600/aea31dc1122ec865b8c7408bbfd31b62-d3448qc.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="292" src="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TPln68hZJpI/AAAAAAAABFg/-Nxp0kZ5OhU/s400/aea31dc1122ec865b8c7408bbfd31b62-d3448qc.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir anda uyandım; gözlerim... Evet gözlerim, hiçbir şey göremiyorum. Ya kör oldum; ya da karanlık beni ele geçirmiş durumda. Sanki dayak yemişte, bayılmış kalmış gibi hissediyorum kendimi. Belki de doğrudur bu düşüncem. Her yerim ağrıyor, ayağa kalkmayı deniyorum, başarısız. Hemen sonrasında ağzımda bir tad, hissediyorum ki bu kan tadı. Dudağıma dokunuyorum, ıslak. Kan akıyor bir yerlerimden, evet evet kan tadı bu diyorum. Nerde olabileceğimi düşünüyorum, en son hatırladığım sokakta tek başıma yürüyor olduğum.Nasıl geldim bu soğuk ve havasız odaya. Betonun üstünde yatıyorum öylece. Odada pencere yok büyük olasılıkla, hava ve ışık hiç yok çünkü. Aklımdan geçenler ne şu an? Açıklanmak istenmeyen fikirler, başımda nöbette. Ayağa kalkamamıştım, bir kez daha deniyorum emin olabilmek için. Aklımdan şüphe ediyorum. Kalkamıyorum; başım feci ağrıyor şu an. Sanki ağrılar yer değiştiriyor ve bütün vücudumu etkiliyor gibi. Kafam patlayacak, ellerimin arasına aldığım başım. Depremler geçiriyor, bir şeyler yer değiştiriyor. Önceye dönmek istiyorum, olmuyor. İyice zorluyorum hafızamı; ama geri dönüş daha da kötüleşen baş ağrısı sadece. Seslere yoğunlaşmaya çalışıyorum bu sefer. Tek duyduğum kulağımın çınlama sesi, beynimi ele geçiren tek ses. O kadar çıldırtan bir ses ki, belki de çevremde koca bir gürültü var ve ben onları duyamıyorum. Bunu düşündükçe, endişelenmemeye çalışan ben, aklına yenik düşüyor. Neler oluyor burada? Açıklanması gereken bir sürü şey var. Niye kanlar içindeyim ? Kulağımın çınlaması neden bir türlü dinmiyor ? Niye bir şey göremiyorum?&amp;nbsp; Kapalı olduğunu düşündüğüm bu odaya nasıl geldim ? Bir rüya mı yoksa ? Lütfen bir rüya olsun. Şimdi de bunun için yalvarıyor içimdeki ses. Sesim çıkıyor mu, onu da bilmiyorum. Hayatın durduğu, zamanın kesinlikle benim yanımda yavaş yavaş ilerlediğini hissediyorum. Şu an benim dışımdaki hiç kimseyi düşünemiyorum. Bu durum, bana olanlar, nereye doğru gidiyorum hiç birşey bilmemek. Beynimi kemirenler, kalbimi yerinden çıkardılar bir de. Elimi bile kaldıramadığımdan, sani çürümüşüm. İşkence mi gördüm, kötü bir dayak mı yedim. Hayalini bile edemiyorum, hatırlamam gerekli artık bazı şeyleri. Küçük anlar istiyorum, bir saniyelik bir kesit. Artık bu sis bulutu içinde kendimi rahatsız hissetmekten bıktım.Acaba kaç saat geçti diye düşünüyorum, ben bunları düşünürken. Belki de günlerdir burdayım, belki de birkaç saattir. Aylar geçmiş olabilir mi? Kötü düşünceler içimde, benimle yaşıyorlar artık. Belirsizlik, bir kara delik; gittikçe büyüyor gibi. Emin olamamak, neler yaşadığımdan habersizim. Elimden olmadan gelişen herşey, beni buraya tıktı ve burada böylece acı çekiyorum. İntikam alıyorsan, beni böyle görünce sevinecek olan kim ? Göz kapaklarım, gözlerimi açamadığımı anladım. Görememek değil benm ki. Gözlerim kapanmış, evet. Kim bilir, belki de onlar da kanıyor ve içimde birikiyor bu sızıntı. Kuruyamıyorum zaten, belki de ölmeye yakınım. Kan kaybetmeye devam ediyorum. Gittikçe hissizleşen ellerim ve ayaklarım... Beyin fonksiyonlarım da kontrolden çıktı zaten. Beni ele geçiren tek düşünce: ölüm. Ölmeye yakınım; hayat hiç olmadığı kadar uzak şu an. Tanımadığım bir yerdeyim. Yalnızım, kötü bir ölüme hazır değilim. Senle baş başa kalmak çok zor. Düşüncenin gücü, bütün dedikleriniz boşunaymış. Dünya bana ağlamaz. Tesadüflerin gücü, kontrolü elimizde olmayan hayatlarımız. Korkun, ölümsüzlük yemini etmiş bir şeytan içimizde. Ele geçirilen hayatlar var, ölenler var bir hiç uğruna. Soğuk, çok soğuk... Kaskatı kesilen bir et parçasıyım artık; akan kanlar benden, herşeyimi, düşüncelerimi, inancımı, hedeflerimi ve dünyaya olan saygımı götürmüş gibi. Bir boşluğa bakıyorum, neler var bu boşlukta. Sadece yalanlar uçuşuyor yanımda, görünmezler. Sevgisini yitirmiş, yıllar önce unutulmuş yaşamlar. İntikam, gereksiz. Nefret, kaçınılmaz. Son nefesimde, onlardan olmadığıma sevinirim sanmıştım sadece. Çözümsüz sorular beni, ben yapar. Her neyse bu, çıkıyorum karşına artık. Göster gücünü, ya da beni rahat bırak ki, yok olayım. Bu karanlık odada, ben de kendimi bulayım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-8984558884155330181?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/76pLGBKJ_7lbvV5CM5Rkl-iWcZU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/76pLGBKJ_7lbvV5CM5Rkl-iWcZU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/76pLGBKJ_7lbvV5CM5Rkl-iWcZU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/76pLGBKJ_7lbvV5CM5Rkl-iWcZU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/i6kW8osRVqE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/8984558884155330181/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=8984558884155330181&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/8984558884155330181?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/8984558884155330181?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/i6kW8osRVqE/sonunda-bana-kalanlar-bir-anda-uyandm.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TPln68hZJpI/AAAAAAAABFg/-Nxp0kZ5OhU/s72-c/aea31dc1122ec865b8c7408bbfd31b62-d3448qc.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/12/sonunda-bana-kalanlar-bir-anda-uyandm.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkAEQnc5cSp7ImA9Wx9TGU0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-1267854012358679665</id><published>2010-11-28T01:31:00.000+02:00</published><updated>2010-11-28T01:31:43.929+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-28T01:31:43.929+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;BAŞLAMADAN BİTTİ Mİ ŞİMDİ ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TPGUuQX2gBI/AAAAAAAABFc/u2ATIoZzAWk/s1600/17357ce3ec14320079aca2cdb0e09afd-d33piec.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TPGUuQX2gBI/AAAAAAAABFc/u2ATIoZzAWk/s320/17357ce3ec14320079aca2cdb0e09afd-d33piec.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir serüven başlar eski bir zamanda. Kahramanlar, haydutlar, gizemli olaylar... Seni de içine alır, bir karakter seçersin kendine, ona benzemek istersin hep. Ama içine girmek farklıdır, ne yapacağını bilemezsin bazen. Hele hele kapalı kutular yanındaysa hep, açamadığın bir hazineye sahip olmak neye yarar ki, söyle. Ben de seçimimi yaptım, sırlar dünyasını terk ederek. Kahramanları orada yalnız bırakarak, haydutlar benden bir şey çalamazlar. Bensiz de devam edebilecek bir serüven, belli...Yaşıyoruz işte der gibi, hayattan hiçbir şey beklemediğini hissetmiştim. O kadar çok mu gördüklerin, anlatmanı isterdim. Yaramaz bir çocuk gibi, ne hissettiğinden emin değilim. Sana yarardım sandım, yararın neresinden dönersen zarar oysa. Milyonlarca ağaç, bir ormanda. Ben bu dünyada yalnız değilim sanıyorum hep. Haklı olup, olmadığım kimsenin umurunda değil. Döndüğünü bile hissedemediğimiz bir Dünya, ne kadar da hızlı aslında, herkesin başı dönüyor. Çevresindekileri anlamsızlaştıran bir ağrı başlarda. Sen beni merak etmesen de, ben seni düşünüyor olmamayı yeğlerim hep. Ne olduğunu anlamadığım olaylar geçti, geride kalan onlardı. Bense oturmuşum, geçenleri görüyorum bir bir. Hep sakin kalamasam da, beni yalnız bırakmanla, ben de yalnız kaldım. Düşünmeye başladım, gerisi geldi. Boşa kürek çekmek, bir de akıntı varsa işim zordu. Başından belliydi. İstediğim cevaplar sen de değil anlaşılan. Beni bir aptal yaptın ya da değişik. Ne yaptığını bildiğine eminim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-1267854012358679665?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nG_189qKsaci9y1DbFphahJqjp4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nG_189qKsaci9y1DbFphahJqjp4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nG_189qKsaci9y1DbFphahJqjp4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nG_189qKsaci9y1DbFphahJqjp4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/itaGT_FI_AE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/1267854012358679665/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=1267854012358679665&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1267854012358679665?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/1267854012358679665?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/itaGT_FI_AE/baslamadan-bitti-mi-simdi-bir-seruven.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TPGUuQX2gBI/AAAAAAAABFc/u2ATIoZzAWk/s72-c/17357ce3ec14320079aca2cdb0e09afd-d33piec.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/11/baslamadan-bitti-mi-simdi-bir-seruven.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0MGQH89eCp7ImA9Wx5aFEU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-6396140674774400760</id><published>2010-11-11T17:30:00.000+02:00</published><updated>2010-11-11T17:30:21.160+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-11T17:30:21.160+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;KAFAMDA CANLANIR CANLANMAZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TNwHyo45SXI/AAAAAAAABFY/blWFkn86WI8/s1600/20b0a4dd133024ffd6a50911407207ba-d32loem.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="258" src="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TNwHyo45SXI/AAAAAAAABFY/blWFkn86WI8/s400/20b0a4dd133024ffd6a50911407207ba-d32loem.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İçinde tuttuklarını, söyleyebilme olasılığı çok düşük. Engelleyen şey ne bilmiyorum. Gözlerinde gördüğüm çocuk çekinir gibi. Benim hayret ettiğim, yaptıkları. Benim mi, onun mu büyük pay; belirsizlikler biterse eğer. Sevmeme neden, değil ki bir küçük beden. Sahip çıkmak, sormak, öğrenmek, öğretmek, yakından da aynı ne de olsa dememek... Bilemiyorum, aralandı aslında herşeyin önündeki büyük perde. Unutamadıysa eğer, bir başlangıç herşeyi değiştirir mi sence? Mutluluk, kalbinde düğümlenmiş. Gitmiyor,ulaşamıyor da. Bunları düşünmek yersiz olsa da; kafamda kalacağına, sayfalarca yazıda kalsa ya. Söyleyemediklerim, burada kalıp otursa ya. Birileri bir gün, yaşamak nedir anlayınca ayağa kalkar. Bölük pörçük, belli belirsiz anların acısını çıkarır mı? Zaman akar, beklemez. Seneler geçer; aylar bir çırpıda, günler belli belirsiz bir uçuşta... Gözümden kaçmasa da bunlar, herkes farkındalıkla kör bir dansta. Söz uçar, kelimeler soyunur, cümleler oyuncudur. Sonu belli herşeyin, dudaklarından dökülenlerin söyleyecekleri vardır. Sen konuş, yeter bana. Yalancı dünyaya, bir gerçeklik katmasa da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-6396140674774400760?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bXZwfi-CRyXXWvLFZfXdOi-_DHw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bXZwfi-CRyXXWvLFZfXdOi-_DHw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bXZwfi-CRyXXWvLFZfXdOi-_DHw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bXZwfi-CRyXXWvLFZfXdOi-_DHw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/2jdZeRio1gA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/6396140674774400760/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=6396140674774400760&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6396140674774400760?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/6396140674774400760?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/2jdZeRio1gA/kafamda-canlanir-canlanmaz-icinde.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TNwHyo45SXI/AAAAAAAABFY/blWFkn86WI8/s72-c/20b0a4dd133024ffd6a50911407207ba-d32loem.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/11/kafamda-canlanir-canlanmaz-icinde.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A04MR3ozfSp7ImA9Wx5bGEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-797900545956658465</id><published>2010-11-03T23:27:00.001+02:00</published><updated>2010-11-03T23:33:06.485+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-03T23:33:06.485+02:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;İÇİMDEKİ BEN YA DA BİR BAŞKASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TNHTaBzjTCI/AAAAAAAABFU/xSSH4mESxx8/s1600/2258_by_karil-d322uus.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://1.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TNHTaBzjTCI/AAAAAAAABFU/xSSH4mESxx8/s400/2258_by_karil-d322uus.jpg" width="343" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gelip geçen gemilere bakıyorum; yüzüme çarpan sert rüzgar eşliğinde... Yalnızım. Gece, simsiyah örtüsünü üstüne örtmüş; bense üşüdüğümün farkında bile değilim. Aklım karışmış; bir türlü çözemediğim insan akılları benim başımda dolanıyorlar. Şu an, şu saatte ben, kendi derdime yanarken, kim bilir kaç insan daha büyük sorunlarla baş etmeye çalışıyor diye düşünüyorum. Acımı hafifletmeye çalışmak bir işe yaramıyor. Göğüs kafesimi sıkıştıran, başıma açtığım bu dert, beni bu saatte ve bu soğukta burada tutuyor. Biliyorum ki, normal bir günde, denizin bana soğuk tokatlar atmasına göz yumacak bir insan değilim ve evet, sağlıklı düşünemediğimi buradan anlayabiliriz. Kötü bir gün sonrası, fark etmeden geldiğim bu bankta oturmuş; boyumdan büyük olaylara şahit olmuşcasına gözlerimi bir noktaya dikip, dalıyorum sadece. Evrenin, benim dışımda hiç işi yokmuş gibi, sorunumu dinlemesini arzuluyorum. Benle ilgilenemeyecek kadar meşgul olan herkes gibi onu da başımdan savdığımı sanıyorum. Özene bezene yarattığım dünyamın, yaşam döngümü sona erdirmesi için kendisiyle konuşmaya çalıştığı yaratıcımın bile bana kulak vermemesi, beni biraz olsun neşelendiriyor. Yalnız kaldığımı anladığım o an, soğuğu hissetmememe yol açıyor. Ne gelebilir ki soğukla, hangi felakete yol açabilir ki şu an... Ne yaptıysam ben, kendime yaptım. İster inanın, ister inanmayın, aklımdan hayatlar geçiyor. Yaşamadığım hayatları anlamaya çalışıyorum kafamda, kendi hayatımı yok sayarcasına, önemsiz bir ayrıntı edasıyla... Bazen de dikkatimi toplayamıyorum, sadece seni düşündüğüm zaman anlıyorum, bir insan için nefes almanın ağırlığıyla başa çıkmak ne demek. Benden bekle ya da bekleme hayat. Sürprizler sen de, ben sana her zaman uydum. Son sözlerimle beraber kalktığım banktan ayrılırken, bir deli görüyorum. Gülümsüyor, dans ederek yanımdan uzaklaşıyor. İnsan aklı ne acaip. Bütün hallerimizin tek sebebi, beni bana anlatan bir ip cambazı. Kafamın içindekiyle, dönen dünya ne anlamsız geliyor bir an. Ben evimin yoluna düşmüşken...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-797900545956658465?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/N0ladaex4VOASw3wPt2oB8vQabU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/N0ladaex4VOASw3wPt2oB8vQabU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/N0ladaex4VOASw3wPt2oB8vQabU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/N0ladaex4VOASw3wPt2oB8vQabU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/macE0_yEoAg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/797900545956658465/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=797900545956658465&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/797900545956658465?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/797900545956658465?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/macE0_yEoAg/icimdeki-ben-ya-da-bir-baskasi-gelip.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TNHTaBzjTCI/AAAAAAAABFU/xSSH4mESxx8/s72-c/2258_by_karil-d322uus.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/11/icimdeki-ben-ya-da-bir-baskasi-gelip.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkcFQnozfyp7ImA9Wx5bE0Q.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-4616446497088964949.post-2811127008426659816</id><published>2010-10-30T01:06:00.000+03:00</published><updated>2010-10-30T01:06:53.487+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-30T01:06:53.487+03:00</app:edited><title /><content type="html">&lt;span style="color: #e69138;"&gt;ZAMAN İŞLİYOR USULCA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TMtEMdYuaCI/AAAAAAAABFQ/AecPcSW9Sw4/s1600/our_clock_is_ticking_by_kateey-d31qtxl.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="361" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TMtEMdYuaCI/AAAAAAAABFQ/AecPcSW9Sw4/s400/our_clock_is_ticking_by_kateey-d31qtxl.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Hepimiz bir şeyler saklarız. Başkalarının görmesini istemediğimiz karanlık bir tarafımız vardır. Bu yüzden herşey yolundaymış gibi davranırız. Gökkuşağı gibi rengarenk kimliklere bürünürüz. Belki de böylesi daha iyidir..." Gece daha yeni başlamıştı. Ağzımızdan dökülmeyen cümleler, sırasını beklerken umutsuzca, ben seni gördüm; aslında görünen seni geçerek... Öncesini bilmem; ama yine de bir tahmin yapamadım. Hiç vermediğin ipuçları aklıma çok uzakta. Şunu biliyorsun ki, aslında hiçbir şey bilmemek, ne demek istediğini bilmememden geçer. Cesaretin yok; bense daha idrak edemeden geçen bir kısa gündüze ulaşan gece... Anlayamamışsın kendini; anlatacaklarımı bilmemen normal. Eski bir hikaye başlarsa, senden gelsin o. Yaşadıklarını unutmana yarayacaksa, ağla sabaha kadar, güzelliğinden birşey kaybetmiyorsun ne de olsa. Adımlarındaki güven eksikliği, bakışlarındaki açlık. Bana işaret etmese de, ben yaparım. Doyuma ulaşmak için doyurmak. Sakladığım herşey, sakladığın herşey, sadece bizde kalsın. Haklısın. Sormamayı yeğlerim zaten. Sadece havada kalmamak isteğim. Önemli olmak biri için sana ne ifade eder? Bence gözlerinin arka bahçesinde aramak en iyisi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4616446497088964949-2811127008426659816?l=xiksvelie.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DxyrDzUzLNqqp75NnC0H_f295As/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DxyrDzUzLNqqp75NnC0H_f295As/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DxyrDzUzLNqqp75NnC0H_f295As/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DxyrDzUzLNqqp75NnC0H_f295As/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~4/lgcnDvst_0E" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://xiksvelie.blogspot.com/feeds/2811127008426659816/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4616446497088964949&amp;postID=2811127008426659816&amp;isPopup=true" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/2811127008426659816?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/4616446497088964949/posts/default/2811127008426659816?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/BalamadanBitirenlerinBakiAilari/~3/lgcnDvst_0E/zaman-isliyor-usulca-hepimiz-bir-seyler.html" title="" /><author><name>xiksvelie</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12756916495875385415</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="24" height="32" src="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/SSciNWDhRsI/AAAAAAAAAAY/q8tXarwsZec/S220/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC005.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_cs-u3xxBr-g/TMtEMdYuaCI/AAAAAAAABFQ/AecPcSW9Sw4/s72-c/our_clock_is_ticking_by_kateey-d31qtxl.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://xiksvelie.blogspot.com/2010/10/zaman-isliyor-usulca-hepimiz-bir-seyler.html</feedburner:origLink></entry></feed>

