<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654</atom:id><lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2009 14:37:09 +0000</lastBuildDate><title>Bülent Akgül | Değirmen</title><description>en çok pazarlama, marka ve marka yönetimi, reklam ve genel anlamda iletişim yazılarına yer vereceğim.</description><link>http://bulentakgul.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>83</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/BulentAkgul" type="application/rss+xml" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-3443010590870099892</guid><pubDate>Thu, 17 Jul 2008 05:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-17T08:29:45.995+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Reklam</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>ADAMA SORARLAR, İKİ AYDIR NERDESİN DEYYU</title><atom:summary>Bu aralar pek bir arazi oldum, yazma faaliyetlerinden acayip uzaklaştım.Yeni bir işe girdim. Kurulum sürecini yürüttüğümüz firmada sabah 8 akşam 10, cumartesi, pazar mütemadiyen çalıştık bir ay boyunca. Takip eden bir ayda da ancak kendime gelebildim. Dolayısıyla bir yere kaybolmuşluğum yok. Arada geçen zaman benim için yataktan işe, işten yatağa şeklinde bir hayat deneyimiydi desem inanın </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/CwXqFS8bb0U/adama-sorarlar-iki-aydir-nerdesin-deyyu.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/07/adama-sorarlar-iki-aydir-nerdesin-deyyu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-3173204888653484340</guid><pubDate>Fri, 06 Jun 2008 11:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-07T00:12:17.439+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Reklam</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Marka Yönetimi</category><title>ŞU İŞE AKLI EREN BİRİLERİ DEW'E EL ATSIN</title><atom:summary>Dew motor yağları gece yarıları ucuz saatlerde başladı reklam verme hayatına. Sonra bir ara ortalardan kayboldu. Arada para biriktirmişler herhalde, primetime'da reklam verdiler. Maç yayınlarında boy gösterdiler. Son reklamlarıyla da hassasiyetimi zirveye taşıdılar. Ben yazmayayım da kim yazsın.Diyecek bir şey bulamıyorum. Hayatımda bu kadar salak reklam yapan bir firma daha görmedim ben. Galiba </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/nyXlInp-qfk/u-ie-akli-eren-birileri-dewe-el-atsin.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/06/u-ie-akli-eren-birileri-dewe-el-atsin.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-6649126435965183271</guid><pubDate>Mon, 12 May 2008 11:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-13T22:14:52.525+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>HAFTA SONU SPOR DOLUYDU...</title><atom:summary>(1) Hafta sonu İstanbul Park pistinde dördüncüsü düzenlenen F1 yarşını keyifle izledim. İkinci yarışa gitmiş ve acayip keyif almıştım. Bu sene de gidesim vardı, ancak olmadı. Normalde F1 yarışları CNNTürk tarafından yayınlanır, ancak Türkiye ayağı Kanal D tarafından yayınlanıyor. E hem izleyicisi daha çok hem de reklam alma imkanları. Kanal D ve CNNTürk sürekli yayınlarla yarış öncesinde tüm </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/PBncLM8tghs/hafta-sonu-spor-doluydu.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/05/hafta-sonu-spor-doluydu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-5981978700124942162</guid><pubDate>Mon, 28 Apr 2008 11:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-09T23:08:00.458+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Satış - KOBİ</category><title>TELEFONDA SATIŞ YAPMAK VE BENİ KASMAK</title><atom:summary>Bu defa henüz bu sayfada hiç değinilmemiş bir konuyu, telefondan satış yapmayı ele alacağız. Bu yazının temel sebebi geçen gün yaşadığım bir tecrübedir.Telefonda satış pek çok açıdan avantaj ve dezavantajları sıralanabilecek bir satış yöntemidir. Başlıca avantajları belli bir zaman aralığında ulaşılabilecek en fazla müşteriyle görüşme imkanı sağlar. Görece olarak maliyeti düşüktür. Dezavantajları</atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/1MEkOHCxQaE/telefonda-sati-yapmak-ve-beni-kasmak.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_YeQ3c9Ns7OQ/SBW4u61mDQI/AAAAAAAAAMM/At6dOT04tVg/s72-c/cagrimerkezi_metisb.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/04/telefonda-sati-yapmak-ve-beni-kasmak.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-4034869661037969611</guid><pubDate>Fri, 18 Apr 2008 20:41:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-18T23:49:56.224+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>ULA BU "OTHER" NE OLA Kİ?</title><atom:summary>Google Analytics hizmetinden pek memnunum, envai çeşit rapor var.Raporlardan biri ziyaretçilerin sayfama nasıl ukaştığını söylüyor. Buna göre sayfama gelenlerin %78,52'si arama motorlarından, %13,24'ü link veren sitelerden ve %8,23'ü doğrudan adres girerek gelmiş. %0,01'i ise (1 kişi) "other" kanalından sayfama teşrif etmiş. E bu "other" ne ola ki şimdi?</atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/vgXosv0TPec/ula-bu-other-ne-ola-ki.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/04/ula-bu-other-ne-ola-ki.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-223801379983192908</guid><pubDate>Fri, 18 Apr 2008 20:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-18T23:42:30.541+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - Genel</category><title>IDEFIX’TEN KİTAP ALMA DENEYİMLERİNDEN BİRİ DAHA, BU DEFA BAŞKA</title><atom:summary>Genelde kitaplarımı Idefix’ten alırım. Bu alımlarımda hiç problem yaşamamış, her defasında kitaplarım tam söz verilen günde, tam istediğim gibi, muntazaman ambalajlanmış ve hiç zarar görmemiş halde teslim edildi.Çarşamba günü saat 19:00 itibariyle üç kitap sipariş ettim. Tercih ettiğim teslimat gününü de Cuma olarak kaydettim. Bu şu demekti: Perşembe sabahı siparişlerim işleme alınacaktı. Aynı </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/_KXJdRpHClQ/idefixten-kitap-alma-deneyimlerinden.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">1</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/04/idefixten-kitap-alma-deneyimlerinden.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-1161594734098154218</guid><pubDate>Sun, 13 Apr 2008 12:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-09T23:08:00.476+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Satış - KOBİ</category><title>MÜŞTERİ BEKLENTİLERİNİ AŞMAYA KARAR VERMEK İÇİN ÇOK GÜZEL VE YETERİNCE GÜNEŞLİ BİR GÜN</title><atom:summary>Aşağıda okuyacaklarınız daha çok perakendeci mağazalara uygun gibi gözükse de aslında her marka için de geçerlidir. Markaların bazen başvurduğu, ancak çabalamaktan asla vazgeçilmemesi gereken, hemen her zaman tüm iletişim çalışmalarından daha etkin olabilecek, görece masrafsız bir mantaliteden bahsediyoruz. Müşteri beklentilerini aşmanın birinci kuralı müşterinin ne beklediğini anlamaktır. Bunun </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/4rWe7Cictyo/bugn-mterinin-beklentilerini-amaya.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/04/bugn-mterinin-beklentilerini-amaya.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-6833558762573530497</guid><pubDate>Sat, 12 Apr 2008 09:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-12T18:46:59.456+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>GERİ DÖNDÜM, KAYIP KAÇAK YOK ÇOK ŞÜKÜR</title><atom:summary>Uzun, ama gerekli bir araymış; biraz sıkılmışım, biraz da yorulmuşum. Ama şimdi ilk günkü hevesle geri dönüyorum. Hem taşınma işlemi de tamamlandı, Wordpress'teki yazılardan sonra yorumları da buraya aldım. Hem tasarımı da kafama göre yaptım, belki ara sıra değiştiririm.Yazılar eskisi gibi olsun istiyorum, belki biraz daha kısa, belki biraz daha eğlenceli, biraz daha renkli.Yazmaya başlamadan </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/BFw6C3nq1UQ/geri-dndm-kayip-kaak-yok-ok-kr.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/04/geri-dndm-kayip-kaak-yok-ok-kr.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-7369874643063105692</guid><pubDate>Tue, 05 Feb 2008 21:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-11T16:04:57.477+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Internet</category><title>BEN PAZARLAMA MÜDÜRÜ OLSAM…</title><atom:summary>Uzun bir ara oldu; neredeyse iki ay. Yazmayı özlemiştim de yazacak birşey bulamıyor, açıkçası vakit de ayıramıyordum. En iyisi daha önceden hazırladığım, ama tamamlayamadığım yazımı bitirip yayımlayayım dedim. Buyrun.Geçen ay Cici Geri Döndü, Ama Pek Bir Gönülsüz Sanki demiştim. Rüstem yazıya yolladığı yorumda gayet güzel bir açılım getirmişti. Bu yazı da aklımın bir köşesinde bekliyordu o günden</atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/Qt2AH10nsQU/ben-pazarlama-mdr-olsam.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">5</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2008/02/ben-pazarlama-mdr-olsam.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-1918485010548132642</guid><pubDate>Sun, 16 Dec 2007 23:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T15:59:15.830+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Reklam</category><title>ZENGİN KIZ – FAKİR OĞLAN NE İSE HAYRANLIK TEMALI REKLAM DA ODUR, ASLA ESKİMEZ, BÖYLECE HERŞEY ÇOK KOLAY OLUR</title><atom:summary>Eski Türk filmleri; zengin kız, fakir oğlan, imkansız aşk, entrikacı zengin aile, despot zengin baba, insanlıktan nasibini almamış zengin anne (ama bir yandan ana yüreği), tek sermayesi namusu ve gururu olan fakir aile ve mutlu son… Her Türk filmi böyledir. Ne kadar eski geliyor öyle değil mi, ne kadar sıkıcı, ne kadar bilindik. Halt etmişsiniz. Bu gün yapılan “yeni” dizilerimizde sanki başka bir</atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/gNS9jFcw17w/zengin-kiz-fakir-olan-ne-ise-hayranlik.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">3</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/12/zengin-kiz-fakir-olan-ne-ise-hayranlik.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-3681870920288657866</guid><pubDate>Tue, 11 Dec 2007 08:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T15:55:44.936+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>YARDIM ÇAĞRISI</title><atom:summary>Bu paragrafın hemen altında bir yardım çağrısı maili yer almaktadır. Bana bir arkadaşımdan forward edilerek ulaştı. Kendisi çağrıyı yapan Ümit Bey ile bizzat görüştüğünü not düşmüş. Tek yapabildiğim burada sizlerle paylaşmak:NE OLUR FORWARD EDİNN:(((( bu bir para yardımı talebi veya hergün gelen sıradan zincir maillerden biri değil.Asla para istemiyorlar, bizden tek bekledikleri bu haberi mümkün </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/pdFRR2NJOD0/yardim-arisi.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/12/yardim-arisi.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-8754944841733186478</guid><pubDate>Mon, 03 Dec 2007 13:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-09T23:08:00.507+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Internet</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Görsel İletişim  Tasarımı</category><title>GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI DEMİŞKEN</title><atom:summary>Görsel iletişim tasarımını hemen alttaki şu yazıda internet sitesi bağlamında değerlendirmiştim.Odamın camı her zaman açıktır. Yalnızca kışın uyurken kapatırım. Sigara içen bir kişinin havalandırma problemi bazen çok soğuk olabiliyor. Ben böceklerden korkarım. Hayret ki çocukluğumdan kalmış kötü bir anım da yok böceklerle ilgili. Karafatma, kalorifer böceği veya her ne olursa, ayrıca arıdan da </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/8rUwidlgn_4/grsel-iletiim-tasarimi-demiken.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">3</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/12/grsel-iletiim-tasarimi-demiken.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-3747606165595412618</guid><pubDate>Tue, 27 Nov 2007 15:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T15:59:54.632+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Internet</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Görsel İletişim  Tasarımı</category><title>KURUMSAL WEB SİTESİ TASARLAMAKLA KOD BİLMENİN HİÇBİR BAĞI YOKTUR</title><atom:summary>Bu yazıda ülkemizdeki internet sitelerinin pek çoğunun yarattığı görüntü kirliliğinin temel sebebini arıyorum. Aslında uzatmadan söyleyeyim: Kurumsal web sitesi tasarlamakla kod bilmenin hiçbir alakası yoktur.&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;Memleketimizde tasarım para etmez. Paraya dönüştürülebilen şey ürünün kendisidir. Selim Tuncer ile yaptığımız bir sohbette ambalaj tasarımının henüz öneminin </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/SHyOlpS2XLA/kurumsal-web-sitesi-tasarlamakla-kod_27.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/11/kurumsal-web-sitesi-tasarlamakla-kod_27.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-1865421266220331295</guid><pubDate>Sat, 24 Nov 2007 16:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:00:18.314+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>KADINA SESLENİRKEN NEDEN KAFAMIZ KARIŞIYOR SANKİ</title><atom:summary>Son üç, taş çatlasın dört yılın yeni terimlerinden biri iş kadını. Kadın kelimesini ayıp sözcük belleyen milletimizin alternatif olarak ortaya attığı iş hanımı ve iş bayanı da şöyle kenarda dursun.&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;Kadın demek ne kadar ayıp belleniyorsa (bence gayet anlamsız), eş durumunu ifade eden “karı” sözcüğü de bir o kadar küfür algılanır hale geldi. Oysa “karı” her ne kadar </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/3D1HvKov3L4/kadina-seslenirken-neden-kafamiz.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/11/kadina-seslenirken-neden-kafamiz.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-258138373760277404</guid><pubDate>Fri, 23 Nov 2007 00:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:01:27.021+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Girişim - Fikirler</category><title>SERMAYE SAHİBİ, VİZYON SAHİBİ OLMADIĞI İÇİN BÖYLE BİZDE İŞLER</title><atom:summary>İki doktora öğrencisi; Larry Page ve Sergei Brin. Yer; Standford Üniversitesi. Öykü kısaca şöyle…&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;İki öğrenci dönemin internet arama motoru mantığının tamamen dışında farklı bir anlayış geliştiriyor. Rektör arama sonuçlarının depolanması için üniversite serverlarını öğrencilerin emrine veriyor. Serverlar yetmeyince üniversite kapasite artırımına gidiyor. O da </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/wXKLOGYfMrU/sermaye-sahibi-vizyon-sahibi-olmadii.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/11/sermaye-sahibi-vizyon-sahibi-olmadii.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-2366113954998558921</guid><pubDate>Tue, 13 Nov 2007 16:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T21:16:37.875+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Marka Yönetimi</category><title>NİŞ PAZARA GİRMEK, TAKLİT EDİLMEK VE YENİLMEK: GÜÇLÜ MARKA KOKUSU ALIYORUM</title><atom:summary>Benim gibi niş pazarlar bulmak için sürekli zaman ve emek harcayan, bu uğurda beynine eziyeti hak görün biriyseniz, eminim ki niş pazarlara girecek yenilikleri üreten her firmaya sempatiyle ve hatta gıptayla bakıyorsunuzdur. Bununla beraber sizi bilmem, ama ben takipçi firmaları bir o kadar antipatik bulurum.&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;Sensodyn diş macunu “hassas dişlere özel” konumlandırmasıyla</atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/U2eIcuhOM70/ni-pazara-girmek-taklit-edilmek-ve.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/11/ni-pazara-girmek-taklit-edilmek-ve.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-1862432094080292476</guid><pubDate>Wed, 07 Nov 2007 11:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T21:17:15.990+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - Genel</category><title>TÜRKİYE MOBİLYA SEKTÖRÜ, IKEA VE MASKO BU KAFAYLA NEREYE GİDER</title><atom:summary>Ülkemiz mobilya sektörü ve IKEA’nın girişi sonrası değişen durumları analiz etmeye ve en yakından bildiğim mobilya satış merkezi olan MASKO için bir durum değerlendirmesi ortaya koymaya çalışacağım. Bu yazının kabından taşmaması için, ki taşacağına eminim, devam eden bir yazı ile mobilya sektöründeki pazarlama sorunlarını ele alacağım.&lt;?xml:namespace prefix = o /&gt;Rakamlarla Mobilya Sektörü (TOBB </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/3CpO67wXh1I/trkiye-mobilya-sektr-ikea-ve-masko-bu.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">5</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/11/trkiye-mobilya-sektr-ikea-ve-masko-bu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-3029331134010450068</guid><pubDate>Sat, 03 Nov 2007 10:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T21:16:01.359+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>MİMLENDİM, GEREĞİNİ YERİNE GETİRDİM... BUYRUN</title><atom:summary>Önce Rüstem Memmedov, sonra da İsmail Kaya hocam tarafından mimlenince kaçar yok yazacağım artık. Önce mimleyenlere teşekkür edelim, mimleyeceklerimize de kolaylıklar dileyelim.Şu an okuduğum kitap, Toktamış Ateş'in Siyasal Tarih adlı yapıtı. Size şaka gibi gelecek belki ama 187. sayfasında aynen şu yazıyor: EK 2 - FRANSIZ DEVRİMİ İNSAN VE YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRİMİAslında mimin gereğini yerine </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/0jvRQyJZOjk/mimlendim-gereini-yerine-getirdim.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/11/mimlendim-gereini-yerine-getirdim.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-8641715087159124013</guid><pubDate>Tue, 23 Oct 2007 15:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-09T23:08:00.740+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>BİZ, BİZ OLDUĞUMUZ SÜRECE TERÖRÜN ELDE EDECEĞİ HİÇBİR ŞEY YOK ÜLKEMİZDE</title><atom:summary>Tabii ki hepimiz terörü lanetliyoruz. Hem de terörün acısını yıllarca ve en üst düzeyde yaşamış insanlar olarak sadece ülkemizdeki terörü değil tüm dünyadaki terörü lanetliyoruz. Böyle bir durumda elde değil, kalkan şehit cenazelerinde ekran başında göz yaşı dökmemek ya da içten içte ağlamamak, tarifsiz bir yürek sıkışıklığını hissetmemek... Ve belki de hepimizin yaşadığı acıların toplamının çok </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/2eCGpqiGjTY/biz-biz-olduumuz-srece-terrn-elde.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_YeQ3c9Ns7OQ/Rx4lRO048uI/AAAAAAAAABw/zmPIpqpQzdM/s72-c/bayrak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">4</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/10/biz-biz-olduumuz-srece-terrn-elde.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-6158536895184815214</guid><pubDate>Tue, 16 Oct 2007 14:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:04:22.408+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>BENİM PARAMI YOLLAYIN DEMİŞ AYŞE...</title><atom:summary>Biraz durdum, sakinleştim önce. Sonra kendime bir kahve yaptım. Gözümden yaş dökülmesi durmuştu artık, artık yazmaya başlayabilirim. Aşağıda okuyacaksınız ne olduğunu. Ama önce bir anektoda yer verelim:Çok ünlü bir ressam sergi açmış. En beğenilen resimlerinden biri yüz binlerce dolara satılabilecekken ressam tablosunu bir çocuğa 5 Dolar karşılığı satmış. Etrafındakiler çok şaşırmış, ne </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/6_rQUVuqUxs/benim-parami-yollayin-demi-aye.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/10/benim-parami-yollayin-demi-aye.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-2985205495541155418</guid><pubDate>Sat, 13 Oct 2007 23:41:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:04:58.195+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Reklam</category><title>OTURDUĞUN YERDEN İSTİKLAL MARŞI, YATTIĞIN YERDEN SAYGI DURUŞU; AMAN KIÇIMIZ YERDEN AYRILMASIN</title><atom:summary>Bayrağımız, lumpenlik ortak paydasını paylaşanların ‘sembol-değer’i olma felaketiyle karşı karşıya... İster şehitlerin kanı üzerine aksetmiş ay yıldız, ister “bu şafaklarda yüzen al sancak”, ister bağımsızlık, ister “kaşını çatan nazlı hilal”, ister özgürlük diyelim, ne dersek diyelim, ama bayrağımızın, çok geniş bir ortak paydanın sembolü olduğunu/olması gerektiğini kabul edelim.Oysa bu bayrak; </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/ltLij-QMxj4/oturduun-yerden-istiklal-mari-yattiin.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/10/oturduun-yerden-istiklal-mari-yattiin.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-1248571596184644922</guid><pubDate>Mon, 08 Oct 2007 10:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:06:05.924+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Reklam</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Marka Yönetimi</category><title>TURKCELL VE TAVUK ÇİFTLİĞİ</title><atom:summary>GSM rekabeti baş döndürüyor desek yeridir. Daha biri ne yapmış anlamadan, diğer ikisi çıkıyor ortaya. Daha bir kampanyaya veya tarifeye katılıp da faydasını ölçüp biçemeden 3 yeni tarife mesajı geliyor telefona. Galiba GSM işinde rekabet kendi hortumunu yarattı. 3 marka hortumda dönüp duruyor, biz gariban tüketiciler de ne yapıyor bunlar diye dışarıdan bakıyoruz. En azından ben bakıyorum. Bu </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/8Hb7ulpqmKo/turkcell-ve-tavuk-iftlii.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">2</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/10/turkcell-ve-tavuk-iftlii.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-4346996809883032408</guid><pubDate>Sun, 07 Oct 2007 10:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:06:31.591+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Pazarlama - İletişim - Reklam</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Marka Yönetimi</category><title>GARANTİ HIZINI ARTTIRIYOR</title><atom:summary>Daha önce Zorlu Grubu'nun pazarlama becerilerinin ne denli yüksek olduğunu yazmıştım. Özellikle Vestel, Linens ve Denizbank çok başarılı marka yönetimleriyle yükseliyorlar demiştim. Pazarlama becerilerini en az Zorlu kadar beğendiğim bir diğer gurup ise Doğuş Holding. Başta televizyon markalarının ve Garanti Bankası'nın marka yönetimlerini taktir etmemek elde değil.Garanti Bankası iletişim </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/EqhglzUUJSc/garanti-hizini-arttiriyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/10/garanti-hizini-arttiriyor.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-2059901334272082070</guid><pubDate>Sat, 22 Sep 2007 15:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-02-13T00:55:29.009+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Marka Yönetimi</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ülker - Eti - Diğerleri</category><title>CİCİ GERİ DÖNDÜ, AMA PEK BİR GÖNÜLSÜZ SANKİ</title><atom:summary>İşten ayrıldığım dönemdi. Gıda sektörünü seviyordum. Ülker - Eti ve Coca Cola - Pepsi rekabetlerine yüksek alaka duyuyordum. Bu yüzden ne kadar gıda firması varsa hepsinin pazarlama departmanlarına CV yolluyorum. Cici Çikolata da bu firmalardan biriydi. Mülakata çağırdılar. Merkezleri İkitelli - İstoç'taymış, gittim görüştüm. Önce size bu görüşmeden edindiğim izlenimleri aktarayım, sonra da </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/0AUEr_S_QU8/cici-geri-dnd-ama-pek-bir-gnlsz-sanki.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">7</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/09/cici-geri-dnd-ama-pek-bir-gnlsz-sanki.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-863367226536538654.post-1001230364113946913</guid><pubDate>Thu, 20 Sep 2007 09:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-08T16:08:37.134+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tasnif Dışı</category><title>BİR TURNUVA SONRASI MİLLİ TAKIM 2: NE ETTİN BİZE TANYEVİÇ?</title><atom:summary>Birinci yazımda Milli Takım kadrosunu oluşturan 12 oyuncumuzu tek tek ele almış ve performanslarını değerlendirmiştim. Bu defa sıra Tanyeviç'i analiz etmekte.Basketbol koçunun oyuna etkisi futbola oranla çok daha yüksektir. Bu nedenle de eğer bir takım başarısızsa bunda koçun sorumluluğu futbola nazaran çok daha yüksektir. Hal böyle olunca da Milli Takımımızın oynadığı kötü oyunun baş sorumlusu </atom:summary><link>http://feedproxy.google.com/~r/BulentAkgul/~3/uGHqvcQzU8M/bir-turnuva-sonrasi-milli-takim-2-ne.html</link><author>noreply@blogger.com (Bülent Akgül)</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://bulentakgul.blogspot.com/2007/09/bir-turnuva-sonrasi-milli-takim-2-ne.html</feedburner:origLink></item></channel></rss>
