<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>Eren Kumcuoğlu</title>
	
	<link>http://www.erenkumcuoglu.com</link>
	<description>Pazarlama 2.0</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/DareToBeDifferent" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="daretobedifferent" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Her son, yeni bir başlangıçtır aslında…</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/07/20/her-son-yeni-bir-baslangictir-aslinda.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/07/20/her-son-yeni-bir-baslangictir-aslinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 10:20:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=933</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır elimde bekleyen, yapmak isteyip de bir türlü yapamadığım bir duyuru vardı. Bugüne kısmetmiş&#8230; 2007 Haziran&#8217;dan beri yazdığım yazılarıma artık bir son verdiğimi bildiriyorum. 4 yıl içerisinde ilk iki yıl ağırlıklı olmak üzere toplamda 311 yazıyla iyi kötü bir arşiv oluşturdum. Takip edenler bilir, çeviri ya da piyasa haberi vermektense kavramsal çıkarımlarımı örneklendirip tasvir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır elimde bekleyen, yapmak isteyip de bir türlü yapamadığım bir duyuru vardı. Bugüne kısmetmiş&#8230;</p>
<h3><strong>2007 Haziran&#8217;dan beri yazdığım yazılarıma artık bir son verdiğimi bildiriyorum.</strong></h3>
<p>4 yıl içerisinde ilk iki yıl ağırlıklı olmak üzere toplamda <strong>311</strong> yazıyla iyi kötü bir arşiv oluşturdum.<br />
Takip edenler bilir, çeviri ya da piyasa haberi vermektense <strong>kavramsal çıkarımlarımı örneklendirip tasvir etmeye</strong> gayret ettim.<br />
Bugün geldiğim noktada içerik ve duruş konusunda farklı, mütevazi ve kendini yüceltmeyen bir ton kullanmaktan mutluyum.</p>
<p>2006 yılında, daha sadece bir blog okuyucusuyken yapılan hataları ve gözüme çarpan şeyleri görüp &#8220;<strong>bir gün blog yazarsam bunları yapmayacağım&#8221; dediğim günden bugüne, kendi kendime verdiğim taahhüdü gerçekleştirdiğimi görebilmek</strong> gerçekten en büyük mutluluk. Bu son yazıyla çizginin biraz dışına çıktığımın farkındayım, ama o kadar olsun&#8230;</p>
<p>4 sene içerisinde hayatımda çok şey değişti. Öngörülerini blogunda paylaşan <strong>acemi çaylak&#8217;tan, ekibiyle yaptığı işler global arenada parmakla gösterilecek düzeye gelen</strong> ve yavaş yavaş yöneticiliğe oynamama kadar olan bir dönüşüm sürecinden bahsediyorum. Bu süreci de sıçrama yapmadan, dünyanın en büyük şirketlerinden birinde marketing intelligence&#8217;dan perakende pazarlamaya, konvansiyonel pr&#8217;dan dijital pazarlamaya, katma değerli servisler yönetiminden B2B iş geliştirme süreçlerine kadar hemen her işi sindire sindire yaparak yaşıyorum.</p>
<p>Artık yazmama kararı alma sebeplerinden birisi, yukarıda anlattığım perspektiften bakınca bir şey üretmenin anlamını yitirmesi.<br />
İçerik üretimini hiç bir zaman popüler olmak adına yapmadıysam da, <strong>arz ettiğim içerik ile piyasada tüketilen içerik korelasyonunu</strong> görünce, günün sonunda geriye dönüp <strong>&#8220;bütün bunları kime yazıyorum?&#8221; </strong>dediğimi farkettim. Türk insanının kanına işleyen bir olgu <em>&#8220;herkesin her şeyden haberdar olması, ancak hiç bir şeyi gerçekten bilmemesi&#8221;</em>.<br />
<strong>Böyle bir ortamda söz sahibi olarak ortalarda olmayı kendime bir türlü yakıştıramıyorum.</strong></p>
<p>Bir başka sebep olarak, <strong>tecrübelerimi büyük bir topluluğa özet geçmektense, gerçekten değerli bir şey yapıp, yakınımdaki insanları yetiştirmenin</strong> vaktinin geldiğini düşünmem. Bunu bir süredir zaten kendi yolumla yapıyorum; konuşma davetlerinin <strong>hepsini reddediyor</strong>, networking toplantılarına gidip <strong>kendimi göstermiyor</strong>, gereksiz kalabalık olan <strong>tüm etkinliklerden uzak duruyorum</strong>. Beni tanıyanlar için, <strong>ortalarda görünmememin sebeplerinden birisi de gerçek yakınlarıma odaklanmak istememdir.</strong></p>
<p>Hayatımın temposu içerisinde buna vakit ayıramıyor oluşumla kabullendiğim bu kararı sizinle de paylaşmak istedim.<br />
Yazdıklarım bazen insanları öfkelendirdi, bazen alkış tutuldu, bazen çok paylaşıldı, referans gösterildi, dışlandı&#8230; Olsun <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<h3><strong>Eğer hayatı hep istediğimiz renge boyayabilseydik, inanın çok daha mutsuz olurduk.</strong></h3>
<p>Çok sık duyduğum bir soru vardı, bu vesileyle bunu da cevaplayım; <strong>&#8220;Blog yazmanın başarında etkisi var mı?&#8221;</strong><br />
Benim yazmaya başladığım süreçte çalıştığım <strong>bir işim ve piyasadan tanıdığım bir tek kimsem yoktu</strong>.<br />
Kimsenin blogunun altına gidip <strong>kendime PR ya da seeding çalışmaları yapmadan</strong> bir kitle kazandım.<br />
Bugün ise çok mutlu olduğum iyi bir işim, ve işimden daha da iyi bir çevrem var.<br />
Haftada bir kez, hayali kurulan şirketlerden teklif alır hale geldim.<br />
Fakat bunu blogum sayesinde yapmadım. Tekrar edeyim;<br />
<strong>Bunu, blogumu kullanarak yapmadım!</strong></p>
<p>Siz de bunun için çabalamayın. Bunun yerine<strong> enerjinizi iyi niyetli çalışmaya, kendinizi parlatmak yerine etrafınızı aydınlatmaya, üretmeye, odaklanmaya ayırın.</strong></p>
<p>Son olarak, başlıktaki sözü tekrarlamak istiyorum -Her son, yeni bir başlangıçtır aslında.<br />
Dolayısıyla bu yazının ardına nokta değil, üç nokta iliştiriyorum, nasılsa bir yerlerde karşılaşırız diye.</p>
<h3>Hem <strong>bakarsınız, arada sırada yine karalarım buralarda, bilirsiniz eski alışkanlıklar kolay kolay terkedilmiyor.</strong> <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </h3>
<p>Hepinize teşekkür ederim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/07/20/her-son-yeni-bir-baslangictir-aslinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yayıncılık vs. dijital yayıncılık / Değişime direnç</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/04/04/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-degisime-direnc.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/04/04/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-degisime-direnc.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2011 06:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=921</guid>
		<description><![CDATA[Dijital yayıncılığın gelişmesiyle birlikte geleneksel yayıncılığın adaptasyon sorunları ve vizyonsuzluğuna değindiğim yazının üzerine tesadüfen bu Cumartesi günü bir köşe yazısına denk geldim. Konu Tablet PC&#8217;ler olunca yayıncı tarafında enteresan bir direnç ortaya çıkıyor. Basılı kitap okuma hissinin eşsiz bir deneyim olduğu duygusal faktörler arasında yer alırken, rasyonel sebepler pek dişe dokunur düzeyde değil. Zira dijital [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html">Dijital yayıncılığın gelişmesiyle birlikte geleneksel yayıncılığın adaptasyon sorunları ve vizyonsuzluğuna</a> değindiğim yazının üzerine tesadüfen bu Cumartesi günü bir köşe yazısına denk geldim.</p>
<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;">
<a href="http://1.bp.blogspot.com/-4Rs7nY2h3sM/TZle97GaIjI/AAAAAAAAAB4/NddUQojV9CU/s1600/2011-04-02%2B11.08.33.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"><img border="0" height="300" width="400" src="http://1.bp.blogspot.com/-4Rs7nY2h3sM/TZle97GaIjI/AAAAAAAAAB4/NddUQojV9CU/s400/2011-04-02%2B11.08.33.jpg" /></a></div>
<p>Konu Tablet PC&#8217;ler olunca yayıncı tarafında <strong>enteresan bir direnç</strong> ortaya çıkıyor.<br />
Basılı kitap okuma hissinin eşsiz bir deneyim olduğu duygusal faktörler arasında yer alırken, rasyonel sebepler pek dişe dokunur düzeyde değil.</p>
<p>Zira <strong>dijital yayıncılık görsel anlamda zengin, yalnız içerik değil arayüz, tasarım ve kurgu uzmanlığı da gerektiriyor. Ayrıca doğa dostu, ekonomik, hızlı, paylaşılabilir ve içerik yönetimi yapılabilir.</strong><br />
Üstelik, biraz daha zihin açmak gerekirse iletişim ve pazarlama anlamında da <strong>hem yayıncı hem reklamveren için inanılmaz fırsatları </strong>barındırıyor&#8230;</p>
<p>Bu perspektiften bakınca, geleneksel yayıncılığın bu değişime direnç göstermesini anlamlandırmak çok da zor olmuyor değil mi? <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/04/04/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-degisime-direnc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Standart ünvan sahibi ile “havalı” ünvan sahibi arasındaki fark</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/03/08/standart-unvan-sahibi-ile-havali-unvan-sahibi-arasindaki-fark.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/03/08/standart-unvan-sahibi-ile-havali-unvan-sahibi-arasindaki-fark.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 11:20:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=908</guid>
		<description><![CDATA[Geçen sene Seoul&#8217;de, dünyanın her yerinden &#8220;marketing executive&#8221;lerin toplandığı bir workshop&#8217;a katıldım. Birbirimizle best practice&#8217;lerimizi paylaştığımız bir oturum sırasında Türkiye&#8217;de yaptığımız bir çalışmadan da bahsettik. Sohbeti Amerikalı ve İngilizlerle birlikte gerçekleştirirken hiç beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım. Kendi yaptıkları işleri anlatırlarken, bizim geçen sene basit bir fikirle geliştirdiğimiz bir sistemi anlatmak istedim. Daha &#8220;Google API ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen sene Seoul&#8217;de, dünyanın her yerinden &#8220;marketing executive&#8221;lerin toplandığı bir workshop&#8217;a katıldım.<br />
Birbirimizle best practice&#8217;lerimizi paylaştığımız bir oturum sırasında Türkiye&#8217;de yaptığımız bir çalışmadan da bahsettik.</p>
<p>Sohbeti Amerikalı ve İngilizlerle birlikte gerçekleştirirken hiç beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım.<br />
Kendi yaptıkları işleri anlatırlarken, bizim geçen sene basit bir fikirle geliştirdiğimiz bir sistemi anlatmak istedim.<br />
Daha <strong>&#8220;<a href="http://code.google.com/intl/tr-TR/apis/maps/index.html">Google API</a> ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Census">Census</a> datasını birleştirerek&#8230;&#8221; </strong>şeklinde cümleye başlamışken gözler büyüdü, &#8220;wow&#8221; sesleri yükseldi.<br />
O an ne kadar şaşırdığımı tarif edemeyeceğim.</p>
<p>Şaşırmamın sebebi, <strong>benzer cümleleri bizde &#8220;Social Digital Marketer&#8221;, &#8220;Innovator&#8221;, &#8220;Marketing Trendsetter&#8221; gibi havalı ünvanlarla gezinen insanlara sıraladığımda bir anlam ifade etmediğini görmem</strong> değildi.<br />
Şaşırmamın sebebi, <strong>bu insanların mütevaziliği</strong> değildi.<br />
Hayır, şaşırmamın sebebi, <strong>pazarlamanın ana vatanından gelen bu insanları heyecanlandıracak bir proje anlatıyor olmam</strong> da değildi.</p>
<p>Şaşırmamın esas sebebi, <strong>anlatmak istediğim konunun bütününü 2 kilit kelimeyle anlamaları ve komplekssizce dinlemeleri</strong>ydi. </p>
<p>Bu adamlar kendilerini havalı ünvanlara adamayıp işlerinde parlarken, bizim topraklarda ünvan köşe kapmacası oynanıyor.<br />
Üstelik, iş etiği ve niteliği klasmanlarında onların yolunun daha ancak çeyreğini gitmişken. Aradaki fark ortada. Yolumuz ise uzun&#8230;</p>
<p>Ha, bu arada, bu adamlar neyi şıp diye anladılar?<br />
Google API&#8217;la Census datasını kombine ederek ne yapmayı hedefliyorduk?<br />
Bu ikisiyle ne üretebileceğinizi hayal edemiyorsanız, havalı ünvanlar peşinde hiç koşmayın <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Eğer bir süredir iş hayatının içinde olup da bu konuda bir fikriniz oluştuysa, doğru yoldasınız demektir&#8230; <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/03/08/standart-unvan-sahibi-ile-havali-unvan-sahibi-arasindaki-fark.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yayıncılık vs. dijital yayıncılık / Vizyon sorunları</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 10:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=900</guid>
		<description><![CDATA[2010 yılının ortasında bir dergi, Tablet PC&#8217;ler hakkındaki görüşlerimi yansıtmak amacıyla bir röportaj talebinde bulunmuştu. Tek cümle öne çıkarmak istesem bu, &#8220;Tablet ürünlerin anlamlı fiyat düzeylerine gelmeden kısa vadede bir fark yaratmayacağını, fakat alım gücü seviyesine gelir gelmez tüketicinin bu teknolojiye hemen adapte olacağını düşünüyorum&#8221; olurdu. Piyasadaki çeşitliliğin artmasıyla ve bir sürü Android&#8216;li cihazın çıkmasıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2010 yılının ortasında bir dergi, Tablet PC&#8217;ler hakkındaki görüşlerimi yansıtmak amacıyla bir röportaj talebinde bulunmuştu.<br />
Tek cümle öne çıkarmak istesem bu, <strong>&#8220;Tablet ürünlerin anlamlı fiyat düzeylerine gelmeden kısa vadede bir fark yaratmayacağını, fakat alım gücü seviyesine gelir gelmez tüketicinin bu teknolojiye hemen adapte olacağını düşünüyorum&#8221;</strong> olurdu.</p>
<p>Piyasadaki çeşitliliğin artmasıyla ve bir sürü <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Android_%28operating_system%29">Android</a>&#8216;li cihazın çıkmasıyla birlikte, iyi bir Tablet PC&#8217;nin fiyatı, 2011 Ocak itibariyle 1500 TL seviyelerine gelmiş durumda.<br />
<strong>Bu gelişmeyi görüp vizyonunu buna göre belirleyen bazı şirketlerin, bazı yayınlarının dijital versiyonlarından elde ettikleri gelirin, fiziksel versiyonlarının gelirini geçtiğini söylesem inanır mıydınız?</strong></p>
<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;">
<a href="http://4.bp.blogspot.com/__vVz4hs_eLc/TTgJPwJ6TcI/AAAAAAAAABY/SAQfF6q5ri8/s1600/YouTube%2B-%2BSamsung%2BGalaxy%2BTab%2BOfficial%2BCommercial_1295517509595.png" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"><img border="0" height="213" width="400" src="http://4.bp.blogspot.com/__vVz4hs_eLc/TTgJPwJ6TcI/AAAAAAAAABY/SAQfF6q5ri8/s400/YouTube%2B-%2BSamsung%2BGalaxy%2BTab%2BOfficial%2BCommercial_1295517509595.png" /></a></div>
<p>Dün canlı deneme fırsatı bulduğum bir başka dijital dergi ise, yayın yönetmenliğinin ve art direktörlüğün gün geçtikçe daha farklı bir boyuta koştuğunu gözler önüne seriyor gibiydi.<br />
<strong>Artık yayınların hazırlanmasında sayfa düzeni ve kolaj gibi geleneksel metotların değil, kullanıcı deneyimi, arayüz geliştirme ve hatta mikro ödeme sistemlerinin konuşulduğu bir döneme girdik.</strong></p>
<p><strong>Yayınlar içerisine video ya da kullanıcı deneyimine izin veren interaktif reklamların alınması, diğer okuyucular arasında etkileşime izin vermesi, farklı kanallara yönlendirmesi (örn. ürün üzerine tıklandığında web sitesine yönlendirmesi) ve mikro ödeme sistemleriyle ürünlerin hızlıca satın alınabilmesi, dijital yayıncılık için henüz yalnızca emekleme adımları&#8230;</strong></p>
<p>Bu yayıncılık anlayışı henüz bir avuç insan tarafından benimsenmiş haldeyken, büyük yayın gruplarının bu konuya yalnızca <strong>&#8220;fiziksel derginin pdf versiyonu&#8221; </strong>olarak bakması -ki benim tabirimle <strong>&#8220;gömme dergicilik&#8221;</strong> yapmaları, pazarın hızlıca gelişmesine ve hizmet fiyatlarının düşmesine engel teşkil ettiği gibi, küçük yayıncılar için ise ciddi bir fırsat.</p>
<p><strong>Sağlam içeriği bulunan, güncel içeriği interaktif ve deneyimsel bir şekilde sunabilen vizyon sahibi küçük girişimler, doğru hamlelerle ve sürekli inovasyonla dijital çağın büyük yayıncıları haline gelebilirler.</strong></p>
<p>Dergiler hala ellerindeki muazzam içeriğe rağmen <strong>&#8220;reklam gelirlerimiz çok azaldı, dergicilik öldü&#8221;</strong> diye söylenedursunlar, geliştiricilik vizyonuna sahip olan dijital yayıncılar hızla büyüyerek bir pazar yaratacak ve reklam/içerik satışı gelirlerinde ciddi pay sahibi olacaklar.</p>
<p>En güzel yanı da, buna erişmek için milyon dolarlarca yatırım yerine yalnızca yaratıcılığa ve teknik kabiliyete ihtiyaç var.<br />
<strong>&#8220;Yayıncılık öldü, web bizi bitirdi&#8221; diyen tüm dergicilere şöyle söylüyoruz; yayıncılığın o kadar genç ki, dişleri dijital çağla birlikte yeni çıkmaya başladı.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/20/yayincilik-vs-dijital-yayincilik-vizyon-sorunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaybetme korkusundan kurtulamamak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/07/kaybetme-korkusundan-kurtulamamak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/07/kaybetme-korkusundan-kurtulamamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2011 15:31:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=895</guid>
		<description><![CDATA[Sıcağı sıcağına yazmak istedim&#8230; Bugün, kısa zamanda değişecek endüstri şartlarından ötürü zaman içerisinde ürününü ve hizmetini kaybetme olasılığı olan bir şirket çalışanıyla toplantı yaptım. Toplantı esnasında soru, iki sefer gündeme geldi. İlkinde kendisi açık açık, değişecek trendin kendi ürünlerine ve hizmetlerine nasıl bir etki edeceğini &#8220;bir 10 yıl falan var nasılsa, değil mi?&#8221; diyerek endişeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcağı sıcağına yazmak istedim&#8230;</p>
<p>Bugün, kısa zamanda değişecek <strong>endüstri şartlarından ötürü zaman içerisinde ürününü ve hizmetini kaybetme olasılığı olan</strong> bir şirket çalışanıyla toplantı yaptım.</p>
<p>Toplantı esnasında soru, iki sefer gündeme geldi.<br />
İlkinde kendisi açık açık, değişecek trendin kendi ürünlerine ve hizmetlerine nasıl bir etki edeceğini <strong>&#8220;bir 10 yıl falan var nasılsa, değil mi?&#8221;</strong> diyerek endişeli bir dilde ifade etti. Sorusuna yuvarlak bir cevap vererek geçiştirdik&#8230;</p>
<p><strong> Ancak, bu esnada kendisine, gelecekte şu anki iş kolundan çok daha büyük bir gelir ve gelecek vaat eden bir işbirliği için teklif sunuluyordu, fakat aynı soruyu bir sefer daha duyunca, kendisinin bu fırsatı düşünme aşamasında olmadığı kanıtlandı.</strong></p>
<p>Düşünün, mevcut işinize o kadar odaklanmışsınız ve kendinize öyle güvenli bir alan oluşturmuşsunuz ki, akıl çarklarınızı hızlıca farklı yönde hareket ettirerek <strong>daha büyük, daha prestijli, daha az yatırım maliyeti gerektiren, daha fazla geliri ve geleceğin kendisi olacak</strong> bir alana girmeyi dahi düşünemiyorsunuz.</p>
<p>Korku iyi bir motivasyon faktörü, ancak <strong>kaybetme korkusundan bir türlü kurtulamayıp, iş modelini endüstri trendlerine göre baştan şekillendirmeyen her işletmenin durumu,  kafayı kuma gömen devekuşlarının yanılgısına benzer.</strong><br />
Kaybetme korkusundan sıyrılmak ve yeni açılımlara fırsat tanımak ise çoğu zaman 0 noktasından düşünmekle gerçekleşir.</p>
<p><strong>Buraya kadar dikkat kesilip okuduysanız</strong>, soru ikinci sefer sorulduğunda ne cevap verdiğimizi merak ediyor olabilirsiniz.<br />
Kendisine iyilik yapıp gerçeklerden bahsettik <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2011/01/07/kaybetme-korkusundan-kurtulamamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 mesajları</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/12/29/2011-mesajlari.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/12/29/2011-mesajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Dec 2010 15:11:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=888</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı mesleki bir konuda görüşlerimi bildirmek için değil, belki seneye aklıma gelir diye, geleceğe not olarak yazıyorum. Merak edenler okuyabilir, &#8220;seninle ilgilenmiyoruz&#8221; diyorsanız kaçıp gitmekte serbestsiniz 2010 benim için (yük olarak) hem ağır, hem de çok fazla şey öğrendiğim bir gelişim senesi oldu. Çokuluslu şirketler, GDO&#8217;lu gıdalara benziyor. Kısa zamanda çok fazla şey öğreniyor, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı mesleki bir konuda görüşlerimi bildirmek için değil, belki seneye aklıma gelir diye, <strong>geleceğe not</strong> olarak yazıyorum.<br />
Merak edenler okuyabilir, <strong>&#8220;seninle ilgilenmiyoruz&#8221; </strong>diyorsanız kaçıp gitmekte serbestsiniz <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>2010 benim için (yük olarak) hem ağır, hem de çok fazla şey öğrendiğim bir gelişim senesi oldu.<br />
<strong>Çokuluslu şirketler, GDO&#8217;lu gıdalara benziyor. Kısa zamanda çok fazla şey öğreniyor, ancak bir o kadar çok yoruluyorsunuz.</strong><br />
Bu sene içerisinde fazla bilgimin olmadığı iki farklı konuda uzmanlık kazandım, yetenek setlerime bir sürü yenilerini ekledim, farklı disiplinlerden gerçek tecrübelere sahip kaliteli insanlar tanıdım. Bütün bunlar 2010&#8242;a dair büyük kazanımlardı.<br />
Olumsuzluklar? Oldu tabi, fakat hiç biri -şükürler olsun ki, kayda değer sıkıntılar değildi.</p>
<p>2011 ise aşina olduğum dijital pazarlama&#8217;nın -belki başka hiç bir yerde yaşayamayacağım farklı boyutlarını ayaklarımın altına serecek. Bu yüzden <strong>çok heyecanlıyım</strong>.<br />
Çok farklı bir çağa giriyoruz. Mobil iletişimde rekabetin kızıştığı, internet kullanım alışkanlıklarının artarak metamorfoza uğradığı, akıllı telefonlardan sonra sıranın akıllı televizyonlara ve daha kim bilir başka hangi cihazlara gireceği, dijital çağın iyiden iyiye hissedileceği zamanlar&#8230;<br />
Her yerde tecrübe edebileceğimden daha fazlası bile bir artıyken, 2011 içerisinde bütün koşturmacaya daha farklı bir ritim gelmesi, farklı stratejik ortaklıklar, iş birlikleri, cross dijital pazarlama tecrübeleri şimdiden kalp ritmimi artırıyor <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Burada sizin payınıza düşen ise (eğer aşağıda anlatacağım şeyi gerçekleştirebilirsem) çok daha farklı bir perspektiften fikirleri okumak olacak.</strong></p>
<p>Bildiğiniz gibi, <strong>kendi yaptığım/yapıyor olduğum/yapacağım işler hakkında hiç bir şey yazmıyorum</strong>. Blog yazmaya başlamadan önce kendi kendime yarattığım prensiplerden biri budur.<br />
Bunun zaman zaman bende sıkıntıya dönüşmediğini söylemek ise zor -zira yazacağım yazılardaki kritik örnekler veya açacağım konular hep belli endüstri gizlilikleri içeren ve/veya somut örnek olarak gösterebileceğim gelişmeler olunca, <strong>bu blogu okuyan insanları ego fazlası varmış gibi rahatsız etmektense yazmamayı tercih ediyorum.<br />
Aynı çizgiyi korumak benim size borcum olsun.</strong></p>
<p><strong>2011&#8242;de umarım;</strong><br />
2010&#8242;da olduğu gibi sadece önüme bakıp hızıma hız katabilirim,<br />
Zihnimi diğer konulardan arındırıp daha fazla yazabilirim,<br />
Vakit ayıramadığım dostluklarıma daha fazla özen gösterebilirim,<br />
Çok yakınlarım hariç herkesten gizli tuttuğum büyük hedefimin gerçekleştiğini görürüm.</p>
<p>İnsanoğlu nankördür, arkasındakileri hiç düşünmez, hep dahasını ister.<br />
Bu kadar çok şeye sahipken fazlasını istemek adaletli değil.<br />
O yüzden isteklerimi burada kesiyorum.<br />
Herkese şimdiden iyi seneler!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/12/29/2011-mesajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web girişimlerini(n) kilit(leyen) soru(su); “Gelir modeli nedir?”</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/11/29/web-girisimlerinin-kilitleyen-sorusu-gelir-modeli-nedir.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/11/29/web-girisimlerinin-kilitleyen-sorusu-gelir-modeli-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2010 08:26:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=875</guid>
		<description><![CDATA[Girişimcilikle ilgili en sık duyduğum, konunun uzmanlarından tutun da ortalama bilgiye sahip olan insanlar tarafından, girişimini anlatmaya başlayan kişilere karşı sıklıkla yöneltilen bir soru var; &#8220;gelir modeliniz ne?&#8221; Uzmanlar bir işe başlarken gelir modelinin hemen kağıt üzerinde, ilk adım atılmadan oluşturulması konusunda girişimcilere tavsiyeler veriyorlar. Topluluk buluşmalarında hedef kitleden, işletmenin piyasada yaratacağı farktan, Unique Selling [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Girişimcilikle ilgili en sık duyduğum, konunun uzmanlarından tutun da ortalama bilgiye sahip olan insanlar tarafından, girişimini anlatmaya başlayan kişilere karşı sıklıkla yöneltilen bir soru var;<strong> &#8220;gelir modeliniz ne?&#8221;</strong></p>
<p>Uzmanlar bir işe başlarken gelir modelinin hemen kağıt üzerinde, ilk adım atılmadan oluşturulması konusunda girişimcilere tavsiyeler veriyorlar. Topluluk buluşmalarında hedef kitleden, işletmenin piyasada yaratacağı farktan, Unique Selling Proposition&#8217;ından (USP) ya da operasyon kısmının nasıl yürütüleceğinden de önce, henüz üniversite çağına gelmemiş arkadaşların dahi sorduğu sorunun <strong>&#8220;gelir modeli nedir?&#8221;</strong> olduğu gözlemlenebiliyor.</p>
<p>Kolay ve hızlı bir şekilde para kazanma isteğinden ötürü mü, yoksa gerçekten &#8220;hayatta kalma&#8221; güdüsünden dolayı mı bu fikirlere kapılınıyor, girişimci olmadığım için bilemiyorum. Fakat çeşitli fikirlere sahip olan ve yakın gelecekte olmasa da kariyer hedeflerimi gerçekleştirdikten sonra kendi işini kurma hedefi olan bir birey olarak bazı düşüncelere sahibim;</p>
<p><strong>Google</strong>, bir garajda start-up iken gelir modeli düşünülmemişti.<br />
<strong>Facebook</strong>&#8216;un gelir modeli yoktu, şimdi milyarlarca dolarlık bir şirket.<br />
<strong>FriendFeed</strong>&#8216;in de gelir modeli yoktu (hala yok!), Facebook tarafından satın alındı.<br />
<strong>Twitter</strong>&#8216;ın da gelir modeli yeni yeni (promoted hashtag&#8217;ler vb. araçlarla) oluşmaya başladı.<br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Shawn_Fanning" target="_blank">Shawn Fanning</a>, Napster&#8217;ı yazarken <a href="http://www.forbes.com/2003/05/28/0528mennchat_print.html" target="_blank">dünya müzik endüstrisini tepetaklak edeceğini</a> bilmiyordu&#8230;</p>
<h3>Demek istediğim&#8230;</h3>
<p><strong>İyi ve büyük fikirlerin çoğunun gelir modeli düşünülerek oluşturulduğuna inanmıyorum.</strong><br />
<strong>Kısa yoldan köşeyi dönmeye odaklanmak yerine, insanların hayatlarına anlam katacak projeler geliştirmeyi düstur edinmeli.</strong><br />
Çok hızlı şekilde bir şey (reklam, ürün, hizmet vb.) satmaya çalışıp kazanmak gibi kısa vadeli hedefler yerine, <strong>insanların kullanmaktan keyif aldığı ve konforuna alıştıktan sonra kolay vazgeçemeyeceği araçlar-hizmetler geliştirip bu beraberlikten kazanmak için yeterli sabıra sahip değil miyiz?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/11/29/web-girisimlerinin-kilitleyen-sorusu-gelir-modeli-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütçe yok!</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/10/26/butce-yok.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/10/26/butce-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 05:23:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama İletişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=851</guid>
		<description><![CDATA[Web ve interaktif pazarlama işleriyle uğraşan arkadaşlarımla konuştuğumda, halen 4 sene önce bu işe başladığımda duyduğum lafların aynısını duyuyorum; -Maalesef bütçe yok, -Markalar henüz &#8230;. yatırıma hazır değil, -Deli proje fikirlerimiz var ancak hiç biri onaydan geçmiyor, -Bu işi yapmak için cesarete ihtiyaç var, bizde ise hiç cesaret yok&#8230; Bu şikayetler uzar gider, suç bütçeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Web ve interaktif pazarlama işleriyle uğraşan arkadaşlarımla konuştuğumda, halen 4 sene önce bu işe başladığımda duyduğum lafların aynısını duyuyorum;<br />
-Maalesef bütçe yok,<br />
-Markalar henüz &#8230;. yatırıma hazır değil,<br />
-Deli proje fikirlerimiz var ancak hiç biri onaydan geçmiyor,<br />
-Bu işi yapmak için cesarete ihtiyaç var, bizde ise hiç cesaret yok&#8230;</p>
<p>Bu şikayetler uzar gider, suç bütçeye atılır <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Oysa düşük bütçeli işlerin yegane rekabetçi üstünlükleri, çoğu zaman beraberinde getirdikleri daha inovatif kurgular, daha kreatif fikirler, daha efektif planlamalardır.</strong><br />
Yüksek bütçeli işlerde bunların olmamasının sebebi çoğu zaman, işin niteliğinden çok bütçenin nereye harcanacağına daha fazla kafa yorulması, bütçenin getirdiği rahatlık ve orta sınıf prodüksiyon kalitesine rağmen satın alınabilecek mecra sayısının fazlalığıyla <strong>SOV (share of voice) ve coverage kazanımını maksimize etmektir.</strong></p>
<p>Belki bazı arkadaşlarım yine serzenişlerde bulunacaklardır ama&#8230; İki tarafta da bulunduğum ve her iki şartta da çalıştığımdan ötürü bu konu, tecrübeyle sabittir <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/10/26/butce-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şans üzerine</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/10/12/sans-uzerine.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/10/12/sans-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 07:18:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=871</guid>
		<description><![CDATA[Beni yeni tanıyan insanlar zaman zaman sosyal sohbetlerimizde sorarlar &#8220;şansa inanıyor musun?&#8221; diye. Onlara her seferinde &#8220;şans, insanın ayağına gelen fırsatları iyi değerlendirebilmesidir&#8221; diyerek cevap veriyorum. Genellikle kendime yakın bulduğum insanlar ne demek istediğimi kavrayabiliyorlar. Kavrayamayanlarla konu üzerinde biraz daha tartışıyoruz Bana diyorlar ki; &#8220;çok şanslısın, iyi bir eğitim alabildin&#8221;. Bunu diyenler benimle aynı koşullarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beni yeni tanıyan insanlar zaman zaman sosyal sohbetlerimizde sorarlar <strong>&#8220;şansa inanıyor musun?&#8221;</strong> diye.<br />
Onlara her seferinde <strong>&#8220;şans, insanın ayağına gelen fırsatları iyi değerlendirebilmesidir&#8221;</strong> diyerek cevap veriyorum.</p>
<p>Genellikle kendime yakın bulduğum insanlar ne demek istediğimi kavrayabiliyorlar. Kavrayamayanlarla konu üzerinde biraz daha tartışıyoruz <img src='http://www.erenkumcuoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bana diyorlar ki; <strong>&#8220;çok şanslısın, iyi bir eğitim alabildin&#8221;</strong>.<br />
Bunu diyenler benimle aynı koşullarda okuyup kendini eğitemeyenleri görmezler&#8230;</p>
<p>Diyorlar ki; <strong>&#8220;çok şanslısın, çok kolay iş buldun&#8221;</strong>.<br />
Benim düzgün bir iş bulana kadar kaç gün ücretsiz çalıştığımı ve nelerden feragat ettiğimi bilmezler&#8230;</p>
<p>Diyorlar ki; <strong>&#8220;çok şanslısın, etrafında iyi insanlar var&#8221;</strong>.<br />
Benim çevremi seçerken gösterdiğim özeni kendilerinde göstermezler&#8230;</p>
<p>Gerek iş hayatında, gerek özel hayatta <strong>herkes &#8220;çok şanslısın&#8221; der, fakat derinde yatan nedenleri pek azı görebilir</strong>.<br />
Eğer siz de şanslı olduğunu düşünenlerdenseniz, yaptığınız seçimlere bakın. <strong>Şans diye addettiğiniz pek çok şeyin ucunda verilmiş bir emek, gösterilmiş bir özen ve yapılmış bir tercih göreceksiniz.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/10/12/sans-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lokasyon bazlı hizmetlerle öne çıkmak</title>
		<link>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/09/17/lokasyon-bazli-hizmetlerle-one-cikmak.html</link>
		<comments>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/09/17/lokasyon-bazli-hizmetlerle-one-cikmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2010 12:37:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Interaktif pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erenkumcuoglu.com/?p=853</guid>
		<description><![CDATA[Lokasyon bazlı hizmetler, yani Foursquare ve Facebook Places gibi uygulamalar son zamanlarda yükselen trend. Foursquare uzun bir süredir yayında olmasına rağmen early adopter&#8217;ların hegamonyasından çıkarak yeni popülerlik kazandı ve Facebook Places ise henüz Türkiye&#8217;ye gelmeden ciddi bir farkındalık yarattı. Türkiye&#8217;ye gelmesiyle birlikte Smartphone kullanıcısı olan Facebook aboneleri de otomatik olarak lokasyon bazlı hizmet kullanıcıları arasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lokasyon bazlı hizmetler, yani <a href="http://foursquare.com/">Foursquare</a> ve <a href="http://www.facebook.com/places/">Facebook Places</a> gibi uygulamalar son zamanlarda yükselen trend. Foursquare uzun bir süredir yayında olmasına rağmen <strong>early adopter&#8217;ların hegamonyasından çıkarak</strong> yeni popülerlik kazandı ve Facebook Places ise henüz Türkiye&#8217;ye gelmeden ciddi bir farkındalık yarattı.<br />
Türkiye&#8217;ye gelmesiyle birlikte <strong>Smartphone kullanıcısı olan Facebook aboneleri de otomatik olarak lokasyon bazlı hizmet kullanıcıları arasına girecekler ve bu hizmetlerde daha önce olmadığı kadar ciddi bir pazar oluşacak.</strong></p>
<p>Büyük markaların bu yeniliği keşfetme süreleri, harekete geçerek bir şeyler yapmaları, ya da pazarlama iletişimi bütçeleri dahilinde mecra olarak değerlendirerek ağırlık vermeleri gibi uzun karar süreçleri, küçük işletmelerin (özellikle hizmetle ilgili olanların) büyükler arasında öne çıkabilmeleri için harika bir fırsat!</p>
<p><strong>Küçük işletmelerin her zaman büyük işletmelerin veremeyeceği niteliklerde hizmetler verebileceğini düşünüyorum. Hem duygusal ilişki kurmak anlamında, hem de kişiye özel hizmet anlamında. Büyük organizasyonların hantallıklarını avantaj haline getirip, lokasyon bazlı hizmetlerde de farklı uygulama konseptleri geliştirebilen küçük işletmeler, kendilerine bağlayabilecekleri yeni sadık müşteriler bulmakta zorlanmayacaklardır.</strong></p>
<p>Eğer bu tip işletmelerden birine sahip ya da hizmet veriyorsanız, başlayacağınız en kolay yer Google Maps üzerinde şirketinizin konumunu belirgin biçimde etiketlemek. Sonra, Google Maps ve farklı lokasyon bazlı hizmetleri inceledikçe üzerinde çalışabileceğiniz çeşit çeşit farklı uygulama, gerilla fikir ya da kampanya metotları keşfedebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erenkumcuoglu.com/2010/09/17/lokasyon-bazli-hizmetlerle-one-cikmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

