<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;D0YDSXk_eyp7ImA9WhRaFEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476</id><updated>2012-02-16T19:59:38.743+02:00</updated><title>Derviş İslam Fıkıh Hadis</title><subtitle type="html" /><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://dervisislam.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>61</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/DervisislamFikihHadis" /><feedburner:info uri="dervisislamfikihhadis" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;DkAMQH8yfCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-140516117138234058</id><published>2012-01-18T15:53:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T15:53:01.194+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:53:01.194+02:00</app:edited><title>Halim</title><content type="html">&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; text-align: justify;"&gt;
&lt;div&gt;
&lt;span style="font-family: verdana; font-size: x-small;"&gt;&lt;div&gt;
Halim : Yumuşak huyluluk sahibi&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"Şunu iyi bilin ki Allah gafûrdur, halîmdir." &amp;nbsp;(Bakara, 235)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"Allah, kesinlikle tam bir bilgi sahibidir, halîmdir." (Hac 59)&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"Şüphesiz O, halîmdir, çok bağışlayıcıdır." (Fatır, 41)&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"el-Halim" kelimesi Kur'an'ın 15 yerinde geçmekte olup bunlardan on birinde Allah'a izafe edilmiştir. "el-Halim" kelimesi tek başına kullanılmayıp altı ayette "bütün günahları bağışlayan" anlamındaki "el-Gafûr", üç ayette "hakkıyla bilen" anlamındaki "el-Alim", bir ayette "her şeyden müstağni olan, kendi dışındaki her şeyin O'na muhtaç olduğu varlık" anlamındaki "el-Gani", bir ayette de "az iyiliğe çok mükafat veren" anlamındaki "eş-Şekür" ismiyle birlikte anılmıştır.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Halim, yumuşak ahlaklı, güler yüzlü demektir. Öfkesiz ve sabırlı demektir. Cenab-ı Hak ne kadar yumuşak bir kudrete sahiptir ki günah yapan ve sabahtan akşama kadar O'nu inkar etmekle uğraşan kullarına acele olarak azab etmiyor ve onlara mühlet veriyor. Bu da bizim için büyük bir nimettir. Belki aklımız başımıza gelir de tövbe ederiz. Rabbimiz de bizi bağışlar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Hâlim, günahları bağışlayan ve cezalandırmada acele etmeyen, öfkesine yenilmeyen, cahillerin ve asilerin isyanı &amp;nbsp;kendisini öfkelendirmeyendir. Halim ismi, gücü gücü olduğu halde bağışlayana verilir; gücü olmadan bağışlayana bu isim verilmez.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Allah, Halim'dir. Cezaları erteleyen veya tamamen kaldırandır. Cezaların kaldırılması yalnızca, cezayı hak etmiş bazı müslüman günahkarlara yönelik olup, inkarcıların bununla bir ilgisi yoktur.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
O, cezayı hak edenleri &amp;nbsp;cezalandırmada acele davranmaz, tevbe etmeleri için onlara süre verir. Dilerse, acil ceza verilmesi gereken günahlar için anında cezalandırır. Ancak, O'nun hilmi, günahkarlara süre tanımayı &amp;nbsp;gerekli kılmaktadır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde &amp;nbsp;hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görrmektedir." (Fatır, 45)&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bizler Halim Rabbimize iman edenler olarak &amp;nbsp;yumuşak huylu tatlı dilli, güler yüzlü, bal gibi &amp;nbsp;sözlü olacağız. Su, yumuşacık ama kayaları deliyor. Kuru &amp;nbsp;ağaçların tepesine çıkıp çiçeğe dönüşüyor. İbrahim'in yumuşaklığı Nemrut'un saltanatına son veriyor."Allah kahretsin" dediklerimizi Allah yok etseydi, tek başımıza &amp;nbsp;kalırdık. "Ya Halim" diyelim.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bir müslüman ihlasla "Ya Halim" diye bu &amp;nbsp;mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine, eserlerine vasıl olur. Ahlakı güzelleşir. Sinirleri yatışır. Afetlerden korunur. Kazancı artar.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Tenbih: Rabb'inin isyan edenlere karşı Halim olduğunu bilen her müslümanın, emirlerine aykırı davrananlara ve kendisine karşı çıkanlara yumuşaklıkla davranması ve cezalandırmada acele etmemesi gerekir. Nasıl ki Rabb'inin sana yumuşak davranmasını istiyor ve seviyorsan, aynı şekilde sende elinin altında bulunalara yumuşak davran. Sen böyle davranmakla Rabb'inin hoşnutluğunu kazanırve bol sevap alırsın.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez." (Şura, 40)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bu ismi bilen, Allah'a daha fazla sevgi besler, sözüne bağlı kalır, vaadini yerine getirir. Gördüğü ayıpları örter, kimsenin hak ve hukukuna tecavüz etmez.&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-140516117138234058?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nCH_jMe__y0zyLXiENkNVyGdHxo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nCH_jMe__y0zyLXiENkNVyGdHxo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nCH_jMe__y0zyLXiENkNVyGdHxo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nCH_jMe__y0zyLXiENkNVyGdHxo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/5cdGqO9-Hms" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/140516117138234058/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=140516117138234058" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/140516117138234058?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/140516117138234058?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/5cdGqO9-Hms/halim.html" title="Halim" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/halim.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkAAQ3wzeyp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-2345089589035373585</id><published>2012-01-18T15:52:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:52:22.283+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:52:22.283+02:00</app:edited><title>Habir</title><content type="html">&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="background-color: white; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: left;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Habir : Herşeyden haberdar olan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Cenab-ı Hak Buyuruyor:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;"Allah bilendir, hikmet sahibidir." (Enfal,71)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;"O, kullarının üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdardır". (Enam, 18)&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;"Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır."(Mülk, 14 )&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;"Hiç şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır." (Haşr Suresi, 18)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Yerde ve gökte daha bilmediğimiz &amp;nbsp;birçok alemlerde ne kadar varlıklar varsa onların bütün hareketlerinden Hz.Allah haberdardır. O'nun haberi olmadık hiçbir şey mevcut değildir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Herşeyi O yaratmıştır. Yaratan yarattığını bilmez mi? Bir duygu duyan, bir şey düşünen, bir niyet eden, bir söz söyleyen, kasıtlı olarak bir iş yapan, onu yaparken ne kadar gizlemek istese kendinden gizleyemez, vicdanında onu o anda duyabilir. O halde onu ve bütün göğüslerin hakikatini, bütün mahlukatı yaratan yaratıcı daha önce ve daha mükemmel şekilde bilir. O göğüsler, o nefisler, o düşünceler, o kuvvetler, o fiiller ve o duygular bilgiyle, hep Allah'ın yaratmasıyladır. O yaratmayınca kimsenin ne eli oynar ne dili, ne hissi yürür ne fikri, ne vicdanı kalır ne kendisi. Bakarsın bir an içinde el çolak olmuş, dil tutulmuştur. Fikir durmuş, akıl boğulmuştur. Gönül kendinden geçmiş, ben böyle yaparım diyen nefis yerle bir olmuştur. Yaratıcının yeni bir yaratma ile imdadı yetişmezse hiçbir yaratık onu kendine getiremez ve o yaratmayı işletemez. Çünkü bir zerre, bir şuur, bir şey yaratmanın dayandığı teferruatı bilemez. O, bütün sebepler silsilesini kuşatan olgun bir ilim ve kudretin eseridir. Yaratıkların, yaratıcıdan bir şey gizlemesine imkân yoktur. Bir yaratık kendinde sonradan meydana gelen bilgiyi ve onun mânâsını ondan önce onu ve onda o bilgiyi bütün hakikatiyle yaratan yaratıcının ilmine borçludur. Mahlûkta herhangi bir hadise meydana gelir de onu, yaratan Allah bilmez olur mu? O, latif ve habirdir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Allah'ın bu ismi, O'na imanı olan kullarının yalandan, hilekarlıktan ve edeb dışı hallerden sakındırır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;O'na karşı gizliliğin mümkün olmadığını hatırlatır. Ayrıca da onu; bizzat dua ve ibadet etmek yerine, ihtiyaçlarından doğrudan doğruya haberi olmaz zannıyla kendisine &amp;nbsp;dileklerini &amp;nbsp;sunmak için vasıta ve aracılara başvurmak gibi cahilane &amp;nbsp;davranışlara meyletmekten de alıkoyar.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;O, kullarının bütün ihtiyaç ve hallerine, şüphesiz tamamen, her an ve vasıtasız olarak vakıftır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Tenbih: Kul, bildiklerine aldanıp büyüklenmemeli ve şeytanın oyununa gelmemelidir. Daima güzel ahlakla donanmalı, araştırmalı ve ilmin &amp;nbsp;artırmaya çalışmalıdır. Bütün amellerinde, sözlerinde ve gizli hallerinde Mevla'sından haya ederek O'na isyan etmekten kaçınmalıdır. Allah'ın sıfatlarını, &amp;nbsp;hükümlerini, helal ve haramını öğrenmeli, kendisini O'na yaklaştıracak ve mertebesini yükseltecek şeylerle uğraşmalıdır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Bir müslüman ihlasla "Ya Habîr" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun tecellisine mazhar olur. Kötü ahlaktan kurtulur. Zihni açılır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-2345089589035373585?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAFuxYUO6eD-9kwkVaGYy7ceg5U/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAFuxYUO6eD-9kwkVaGYy7ceg5U/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAFuxYUO6eD-9kwkVaGYy7ceg5U/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAFuxYUO6eD-9kwkVaGYy7ceg5U/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/6F3QgZnBAUI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/2345089589035373585/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=2345089589035373585" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2345089589035373585?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2345089589035373585?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/6F3QgZnBAUI/habir.html" title="Habir" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/habir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkEMSXw7eCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-2630322021172506232</id><published>2012-01-18T15:51:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:51:28.200+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:51:28.200+02:00</app:edited><title>Lâtif</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Lâtif : Sonsuz lütuf ve kerem sahibi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
"Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür." (Şûra, 19)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle mutlu kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar. Ve öyle güçlü, öyle azizdir ki her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her yönden galiptir. Onun için dinini doğru tutan kullarını o korkunç "saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü lütuflarından nasiplendirir.&lt;br /&gt;
O'nun lütfu sonsuzdur. Karşılık beklemeden yapılan lütuf Allah'ın lütfudur. O'nun lütfuna erişen kimse hiçbir zaman perişan olmaz. Rabbimizin lütfu bize ana karnında iken başlıyor, can boğazımıza gelinceye kadar sürüyor. Sonra da mezarda, mahşerde, mizanda, sıratta ve cennette devam ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hali değişen, fakir, garip, kimsesiz, hasta olan bir kimse abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra "Yâ Lâtif" &amp;nbsp;ismini 100 kere okuyup Allah'tan hacet dilerse, ihtiyacının giderilmesini isterse Allah'da onun ihtiyacını giderir.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-2630322021172506232?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/U1T9DoV1U5XjxWXiOIOpzB1_qDo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/U1T9DoV1U5XjxWXiOIOpzB1_qDo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/U1T9DoV1U5XjxWXiOIOpzB1_qDo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/U1T9DoV1U5XjxWXiOIOpzB1_qDo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/DFr0OIC0Bpg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/2630322021172506232/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=2630322021172506232" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2630322021172506232?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2630322021172506232?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/DFr0OIC0Bpg/latif.html" title="Lâtif" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/latif.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkEEQns6fyp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-5425540416904065238</id><published>2012-01-18T15:50:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T15:50:03.517+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:50:03.517+02:00</app:edited><title>Adl</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Adl : Çok adaletli, mutlak adil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır..." (En'am 115)&lt;br /&gt;
Allah bütün söz ve fiillerinde mutlak adalet sahibidir. O'nun kararı doğru, hükmü adildir. Nimet ve ihsanını dilediğine verir veya vermez. Aziz veya zelil kılar, yükseltir veya alçaltır, ikram eder veya etmez, hemen yapar veya veya erteler, yarar sağlar veya zarar verir, korur veya korumaz, zengin veya fakir yapar, sağlık verir veya hastalandırır, bela verir veya beladan muaf tutar. Allah, bütün bunları mutlak iktidar sahibi sahibi olması nedeniyle dilediği şekilde, verdiği karara göre yapar. &amp;nbsp;Eğer Allah, peygamber ve nebilerin, kendisine en yakın meleklerin ve salih kulların da aralarında bulunduğu bütün varlıklara, isyankar ve inkarcılara azap ettiği gibi azap etse bu O'nun adaletinden sayılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın bütün herkese azap etmesi adaletinden, merhamet etmesi fazlından, onları iki guruba ayırması da hikmetindendir. Bu yüzden bazı âlimler şöyle söylemişlerdir: "Allah'ın adaletinden Allah'a sığınırız. O'ndan ihsan ve keremini isteriz, hikmetinin de iyi yönünü talep ederiz."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her müslüman, Allah'tan başka mutlak adalet sahibi kimsenin olmadığını, her adil sahibinin ve uyguladığı adaletinin Allah'tan geldiğini, O'ndan olmayan her hükmün zulüm ve bâtıl olduğunu bilmelidir. Sonra da Allah'ın kendisi için takdir ettiği ve uyguladığı (kaza)her şeyi kabullenmeli ve içtenlikle O'na teslim olmalıdır. Bütün sözlerinde, fiillerinde ve hükümlerinde hiç bir zaman adaletten ayrılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-5425540416904065238?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/a47YsrdgOsJJFquAf6x7Ey6tG1Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/a47YsrdgOsJJFquAf6x7Ey6tG1Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/a47YsrdgOsJJFquAf6x7Ey6tG1Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/a47YsrdgOsJJFquAf6x7Ey6tG1Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/VqNMkMNETEw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/5425540416904065238/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=5425540416904065238" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5425540416904065238?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5425540416904065238?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/VqNMkMNETEw/adl.html" title="Adl" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/adl.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkMDQXY9eCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-4866837881855755880</id><published>2012-01-18T15:47:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:47:50.860+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:47:50.860+02:00</app:edited><title>Hakem</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Hakem : Hükmedici, bilgisi ve adaletiyle nihai hükmü &amp;nbsp;veren.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Allah size Kitab'ı açık açık indirmişken O'ndan başka bir hakem mi isteyeyim? " (Enam, 114)&lt;br /&gt;
"... Allah aranızda hükmedinceye kadar bekleyin. O hakimlerin en iyisidir." &amp;nbsp;(Araf, 87)&lt;br /&gt;
Allah'ın bu ismi, bütün üstün sıfatları ve güzel isimleri içine almaktadır. Çünkü işitmeyen, görmeyen ve haberi olmayan birinin Hakem olması mümkün değildir. &amp;nbsp;O, bu dünyada ve ahirette açık ve gizli olarak kulları arasında hüküm verendir. Verdiği emirlerin, koyduğu yasaların, icra ettiği hükümlerin, varlıklar üzerinde sözlü &amp;nbsp;vefiili olarak uyguladığı kararların hepsi O'nun gerçek hakim olduğunu göstermektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hakem ismi, O'nun &amp;nbsp;zati sıfatlarındadır. Hüküm verme yetkisi sadece Allah'a aittir. Hükmü &amp;nbsp;elinde tutan, iyiyi kötüden ayırdeden ve verdiği hükmü kimsenin bozamayacağı yegane merci O'dur. Kimseye zerre miktarı kadar haksızlık yapmaz. Kimseye günahından fazla ceza vermez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın hükmüne karşı, hükmüne müracaat edilebilecek hiçbir hakem tasavvur olunamayacağı gibi, ilâhî hükmü anlamak ve tebliğ etmek için de diğer âyetlerin, mucizelerin delaleti, icazı, kitabın mucizesi kadar kuvvetli, açık ve tafsilatlı değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kul hüküm yetkisinin yalnız Allah'a ait &amp;nbsp;olduğuna inanmadıkça iman etmiş sayılmaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir müslüman ihlasla, "Yâ Hakem" diye bu mübarek ismin zikrine devam ederse onun eserlerine nâil olur. Sözü etkili olur. Davalarında başarılı olur. İlim ve hikmet sahibi olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tenbih: &amp;nbsp;Her müslüman, Allah'tan başka Hakim ve Hakem olmadığını, O'nun bütün fiillerinin dava ve hüküm; bütün sözlerinin hikmet ve vasiyetler olduğunu, peygamberlerin hikmet kaynağı ve hikmet ehli kimseler olduğunu, Allah'ın yalnız onlara hüküm verme yetkisi verdiğini, peygamberlerin dışında herkesin onlara uyması gerektiğini bilmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her müslüman, Allah'ın hükümleriyle hükmeden bir mahkemeye çağırıldığı zaman bu çağrıya cevap &amp;nbsp;vermek ve aleyhinde bir hüküm çıkması halinde buna uymak zorundadır. Aksi halde zulmedenlerden olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hakim ve yöneticiler, Allah'ın çizdiği sınırların dışına çıkmamalı ve koyduğu yasaları çiğnememelidir. İnsanlar arasında adil davranmalı, kimseye ayrıcalık tanımamalıdır. Aleyhlerinde bile olsa doğruluktan ayrılmamalı ve hak ile hüküm vermelidirler.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-4866837881855755880?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jh5r_B5-KvBZx-bFMa1PCl9PPzE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jh5r_B5-KvBZx-bFMa1PCl9PPzE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jh5r_B5-KvBZx-bFMa1PCl9PPzE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jh5r_B5-KvBZx-bFMa1PCl9PPzE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/Iv51ldEVkhk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/4866837881855755880/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=4866837881855755880" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/4866837881855755880?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/4866837881855755880?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/Iv51ldEVkhk/hakem.html" title="Hakem" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/hakem.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkMERn07eSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-331307145455843575</id><published>2012-01-18T15:46:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:46:47.301+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:46:47.301+02:00</app:edited><title>Basîr</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Basîr : Her şeyi gören, çok iyi gören&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır." (En'am, 103)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"....Şüphesiz Allah, işitendir, görendir." (Hac, 61)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"...Allah işitendir, görendir." (Nisa, 134)&lt;br /&gt;
Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiç bir şey engel olamaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
O'nu kendinden başka hiçbir göz O'nu kavrayıp ihata edemez ve fakat O, gözlerin hepsini idrak ve ihata eder, görür, bilir. Gözler kendini anlayamazken, onları anlayan, anlatan, gören, gösteren, gerçeği bilen ancak O'dur. &amp;nbsp;Gözler onu idrak ve ihata edemezken, O gözleri idrak ve ihata eder ve aynı gerçek bütün idrak edilen şeylerde böyledir. Ve O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. İdrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir.&lt;br /&gt;
Allah Teâla, yer ve göklerin her yerinde görülebilecek her şeyi Basîr sıfatıyla kuşatmıştır ve onları görmektedir. O'nun için görülemeyen bir şey yoktur.Hiç bir şey ondan gizli değildir. Allah'ın, kalpteki &amp;nbsp;fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki &amp;nbsp;gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkara bir taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi &amp;nbsp;görür, duyar, bilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın her şeyi gördüğünü bilen kimse, gizli ve açık her halini düzeltmeye çalışır. Her durumda Allah'a karşı gelmekten korkar ve O'ndan utanır. Allah'ın kendisini yasakladığı yerlerde bulmasındanveya emrettiği yerlerde bulmamasından kaçınır. Kendisinin daima Allah'ın gözetiminde olduğğunu aklından çıkarmaz.. O'nun kendisini görmesini Hafife alarak günah işlemez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnsanların görmesinden utanıp, Allah'ın görmesinden utanmayan kimse, Allah'ı Hafife almış olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bâsir ismini bilmenin faydası, kişide murakebe hissini yaratmasıdır. Murakebe: "Allah'ı görüyormuşçasın &amp;nbsp;ibadet etmendir. Zira sen, Allah'ı görmüyorsan da Allah seni görmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bâsir ismini bilen kimse, varlık âlemiyle ilgili ayetlere, yer ve göklerdeki olağanüstü düzene bakarak Allah'ın azamet ve yüceliğin düşünür, çevresine daima ibretle bakar. Allah'ın güç ve kudretrini, hikmetini, derin ilmini ve etkin iradesini gösteren yapılara bakarak O'na daha bir içtenlikle ve güvenle ibadet eder.&lt;br /&gt;
Yüce Allah şöyle buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"...Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin." (Yunus, 101)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"...Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin..." (En'am, 99)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"...Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz?" (Bakara, 259 )&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-331307145455843575?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Aes9b_yZOW6hDef6pog3nM5JbAk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Aes9b_yZOW6hDef6pog3nM5JbAk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Aes9b_yZOW6hDef6pog3nM5JbAk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Aes9b_yZOW6hDef6pog3nM5JbAk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/nR8-jRD6TUk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/331307145455843575/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=331307145455843575" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/331307145455843575?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/331307145455843575?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/nR8-jRD6TUk/basir.html" title="Basîr" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/basir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkQFRHY7cSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-5745262433423206905</id><published>2012-01-18T15:45:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T15:45:15.809+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:45:15.809+02:00</app:edited><title>Semi</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Semi : Herşeyi layıkıyla duyan&lt;br /&gt;
Cenab--ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
"Şüphesiz Allah, isitendir, görendir." (Mümin, 20) &amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
"Allah işitendir, görendir." (Nisa, 134) &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
Cenab-ı Hakkın sübuti sıfatlarından birisi de Semi'dir. Yani işiticidir. O'nun işitmesi kulakla değil, kendine özgü kudretledir. Cenab-ı Hak kainatta insan, hayvan ve bütün varlıkların seslerini bir anda işitir ve değerlendirir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gizli veya açık söylenen her sözü eşit olarak işitendir. O'nun işitmesi bütün sesleri kuşatmıştır.Varlıkların seslerini asla birbirine karıştırmaz ve şaşırmaz. Birinin sesini işitmek, ötekinin sesini de işitmeye mani olmaz. Talep edenlerin çokluğu, onu şaşırtmaz ve yanıltmaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sem (işitmek) ile dört anlam kastedilir: Bunlar:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1) Bilmek, idrak etme anlamında işitmek. bu tür işitme seslerle ilgilidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Gerçekten Allah, eşi konusunda seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan (kadın)ın sözünü işitti." (Mücadele, 2)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Andolsun Allah; "Gerçek, Allah fakirdir, biz ise zenginleriz" diyenlerin sözlerini &amp;nbsp;işitmiştir." (Ali İmran, 181)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2) Anlama, akletme anlamında işitmek. Bu da anlamlarla işitmedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Ey iman edenler, "Raina- Bizi güt, bize bak " demeyin, "Unzurna - Bizi gözet" deyin ve dinleyin." (Maide, 41)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3) Cevap verme ve istenenleri verme anlamında işitmek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Namazda rükudan kalkarken söylenen "Semi'allahü limen hamideh" (Allah, kendisine hamd edeni işitti) duası.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4) Kabul etme ve uyma anlamında işitmek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Onlar, yalana kulak verenler..." (Maide 41)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüce Allah bizlere "işitmeyi", dinlemeyi" ve "uymayı" emretmekte ve müjdenin bunlara ait olduğunu haber vermektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kimse perşembe günü duha namazını kıldıktan sonra hiç kimse ile görüşmeden, konuşmadan "Yâ Semi" ismini 100 kere okuyup Allahü teala hazretlerine hacetini arzeylerse Hak teala onun ihtiyacını giderir.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-5745262433423206905?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/gpJnU0xEjI_YgVFNGjeB0wS4CQM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/gpJnU0xEjI_YgVFNGjeB0wS4CQM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/gpJnU0xEjI_YgVFNGjeB0wS4CQM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/gpJnU0xEjI_YgVFNGjeB0wS4CQM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/fFR9Tn2HOZ4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/5745262433423206905/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=5745262433423206905" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5745262433423206905?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5745262433423206905?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/fFR9Tn2HOZ4/semi.html" title="Semi" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/semi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkUERns_fSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-6311381909861076057</id><published>2012-01-18T15:43:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:43:27.545+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:43:27.545+02:00</app:edited><title>Müzil</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Müzil : Alçaltan, zillet veren, hor ve hâkir eden&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Gerçekten Allah, inkar edenleri hor ve aşağılık kılıcıdır." (Tevbe, 2)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"O gün, öyle yüzler vardır ki, zillet içinde aşağılanmıştır." (Gaşiye, 2)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hor ve hakir edilme, Allah'ın inkarcıları uğrattığı "dünya azabı"nın bir parçasıdır. Tüm hayatlarını başkalarına gösteriş yapmak, onlardan takdir toplamak için sürdüren inkarcılar için 'hor ve aşağılık kılınma', son derece büyük bir azaptır.&lt;br /&gt;
Allah pek çok ayetinde, ahirette inkarcılara alçaltıcı bir azap olduğunu haber verir. Bu, inkarcıların dünya hayatındaki kibir ve büyüklenmelerine karşılık Allah'ın takdir ettiği bir cezadır. Çünkü dünya hayatında inkarcıların en büyük hedeflerinden biri, başka insanlar tarafından takdir edilmektir. Bu nedenle de hayatlarını Allah'ı övmekle değil, kendilerine övgü toplamakla geçirirler. Allah da bu beklentilerine karşılık olarak cehennemdeki azaplarını bunun üzerine kurmuştur. Cehennemde en büyük yıkımı ise insanların karşısında küçük düşüp aşağılanınca yaşayacaklardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müzil, inkar edenleri dünyada kölelikle, cizye vermekle, alçaltmakla zelil kılan, ahirette de onları cezalandırmakla ve ebediyen cehenneme de kalmakla zelil kılandır. Allah asilere destek vermeyerek onları zelil kılmıştır. Bu yüzden asiler günah bataklığına saplanmışlardır. Allah, bir kulunu zelil kılmak istediğinde onu arzu ve isteklerine düşkün yapar, kendisiyle onun arasına &amp;nbsp;bir perde çeker ve onu kendisine dua etmekten uzaklaştırır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tenbih: Allah'ın emir ve yasaklarına aykırı davranarak zelil olmaktan korkarlar, bu yüzden Allah'a itaatten ayrılmazlar. Buna karşılık Allah da onları aziz kılar. Emir ve yasaklarına aykırı davrananları, kendisinin belirlediği yolda yürümeyenleri ve kendisine düşmanlık edenleri de zelil kılıp alçaltır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu ismi 770 defa çeken düşmanını kahru perişan etmek hususunda Cenab-ı kibriyanın yardımına nail olur. Düşman kötülüğünden, zalimin zülmünden korkmaz. Her gün sabah erkenden bu esmaya devam ederse korktuğundan emin olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kimse bir zalimden veya hased eden, kin güden birisinden korksa "Yâ Müzil" ismini 75 kere okusa daha sonra secde eylese ve secde de "Allahım beni filan kişinin şerrinden emin eyle, koru" diye dua ederse Allahü teala onu o adamın şerrinden korur.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-6311381909861076057?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EChkf2Cv1uLjW9GqtPUptLoXUS8/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EChkf2Cv1uLjW9GqtPUptLoXUS8/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EChkf2Cv1uLjW9GqtPUptLoXUS8/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EChkf2Cv1uLjW9GqtPUptLoXUS8/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/gx3yKtGO9k4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/6311381909861076057/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=6311381909861076057" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/6311381909861076057?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/6311381909861076057?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/gx3yKtGO9k4/muzil.html" title="Müzil" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/muzil.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkYDRHg_cSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-1693863637851223529</id><published>2012-01-18T15:42:00.003+02:00</published><updated>2012-01-18T15:42:55.649+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:42:55.649+02:00</app:edited><title>Muiz</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Muiz : İzzet veren, yükselten&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım, dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın, dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen, herşeye güç yetirensin." (Âl-i İmran, 26)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Muiz ve Muzil isimleri Kur'an'da isim olarak geçmez, sadece fiiil olarak geçer. Allah kimi yükseltmişse onu aziz, kimi de alçaltmışsa onu da zelil kılmıştır. Aziz veya zelil olmak dünyada geçekleştiği gibi âhirette de gerçekleşir. Muiz, düşmanlarına karşı dünyada dostlarına destek verip onları üstün kılan, âhirette de onları en güzel şekilde ağırlayı aziz kılandır.&lt;br /&gt;
Allah dostlarını, &amp;nbsp;kendisine ibadet ve itaat etmede başarılı kılarak onları onurlandırmış ve aziz kılmıştır. Zira Allah'a itaat etmekten daha üstün bir izzet yoktur. &amp;nbsp;Allah dostlarını: kanaatkarlıkla, amellerde samimi ve ihlaslı olmakla, nefislerinin arzu ve istelerini terk etmekle aziz kılmıştır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mülkü dilediğine veren O'dur. Herkimin kalbinden perdeyi kaldırıp Cemalini müşahede ettirirse kanaat nimetine gark ederek mahlukatından kimseye muhtaç bırakmazsa, kuvvet ve teyid bahşederek nefsine onu ezdirmezse, işte onu aziz kılmış ve daha dünyada iken ona mülkü vermiş olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu ismi şerifi 117 defa okumaya devam eden kimse dünya ve ahirette aziz olur. Ona kötülük ve hakaret etmek isteyen fikir maksadından vazgeçmeye mecbur olur. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın aziz kıldığı kulunu kimse zelil edemez. İzzet öyle bir nurdur ki, o zalimlerin özlerini görmez kılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İhlasla "Yâ Muiz" diye bir müslüman bu isme devam etse, izzet ve şeref sahibi olur.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-1693863637851223529?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nKkFgQTEiRNxAtxedMu49RYcJS0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nKkFgQTEiRNxAtxedMu49RYcJS0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nKkFgQTEiRNxAtxedMu49RYcJS0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nKkFgQTEiRNxAtxedMu49RYcJS0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/qZz9Lyh9U0s" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/1693863637851223529/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=1693863637851223529" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1693863637851223529?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1693863637851223529?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/qZz9Lyh9U0s/muiz.html" title="Muiz" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/muiz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkYHRX8_fCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-1219126737450941771</id><published>2012-01-18T15:42:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T15:42:14.144+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:42:14.144+02:00</app:edited><title>Râfi</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Râfi : Dereceleri yükseltici, rızkı yükseltici&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah)tır...." (Mü'min, 15)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Resulullah buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Kendisine haksızlık yapılan bir kul, buna sabrederse, Allah onun izzet ve onurunu daha fazla artırır. Allah için alçak gönüllü olan kulu, Allah mutlaka yükseltir"&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rafi ismi &amp;nbsp;değişik şekillerde Kur'an-ı Kerim'de geçer. Ancak Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği hadis-i şerifte geçmekte olup bütün islam alimleri bunu kabul etmişlerdir. Bu dünyada ve ahirette mümin kullarını yükselten O'dur. O dilediğini yükseltir dilediğinide alçaltır. Kalpleri kendisine yaklaştırarak yükseltir, nefisleri de kendinden uzaklaştırarak alçaltır. Allah, kaderine razı olanı daha üstün makamlara yükseltir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yükselmek; yüksek makam ve mevkilere sahip olmak, iktidar olmak, miskin ve yoksullara karşı büyüklenmek, &amp;nbsp;malının çok ve işinin düzgün oluşuyla övünmek demek değildir. Bu özelliklere sahip olmak, övgüyü ve yükselmeyi hak etmek anlamına gelmez. Asıl şeref ve onur, yüksek mevki ve makam, Allah'ın &amp;nbsp;başarılı kılmasıyla elde edilendir. Böyle ve onur şeref, Allah'ı tasdik etmeyi, emir ve yasaklarına uymayı, O'nun yolunda yürümeyi, kalbi arındırmayı ve O'nunla sevinmeyi sağlar. Bu onura sahip olan kimse, Rabb'inden karşılık bulur.&lt;br /&gt;
Allah'ın insanları yükselttiğini, ahirette müminlerin derecelerini &amp;nbsp;yükselteceğini, böylece onları mutlu kılacağını ve şereflerini artıracağını ifade eder. Kur'an-ı kerim'de isim olarak yer almayan Râfi, esmâ-i hüsnâyı sayan hadiste (Tirmiz, Da'vaat, 82) geçmektedir. Yükselmek isteyen O'nun rızasını kazandıracak amellerle bu yoldaki özlemini ortaya koymalıdırlar. Zira O dilemedikten sonra kimse kendiliğinden yükselemez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tenbih: Bu ismi bilen kişi, eğer iktidar sahibi bir kimse ise, Allah'ın yükselttiği ve değer &amp;nbsp;verdiği kimseleri yükseltmeli ve onlara değer vermelidir. Eğer iktidar sahibi değilse, bu ismi kardeşlik ve dostluk için kullanmalıdır. Allah'ın kendilerini yükselttiği ve değer &amp;nbsp;verdiği kimselerle arkadaşlık ve dostluk kurmalıdır. Eğer buna gücü yetmiyorsa, Allah'ın yükselttiklerin sevmeli, alçalttıklarından da nefret etmelidir. Çünkü Allah için sevmek veya nefret etmek, imanın bir gereğidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İhlasla "Yâ Râfi" diye bir müslüman bu isme devam etse, maddi ve manevi dereceleri, yükselir, imkanlara kavuşur.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-1219126737450941771?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HR2WhWcHAwsp1ZfmNrWtVr7kQ5Y/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HR2WhWcHAwsp1ZfmNrWtVr7kQ5Y/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HR2WhWcHAwsp1ZfmNrWtVr7kQ5Y/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HR2WhWcHAwsp1ZfmNrWtVr7kQ5Y/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/QgYr0a4LDRU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/1219126737450941771/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=1219126737450941771" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1219126737450941771?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1219126737450941771?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/QgYr0a4LDRU/rafi.html" title="Râfi" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/rafi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkcMQHc8fCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-2068301170711195790</id><published>2012-01-18T15:41:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:41:21.974+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:41:21.974+02:00</app:edited><title>Hâfid</title><content type="html">&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; text-align: left;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;div&gt;
Hâfid : Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"O aşağılatıcı, yücelticidir." (Vakia, 3)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Allah, bu dünyada ve ahirette mü'min kullarını yükselten, inkarcı ve münafıkları da alçaltandır. Allah, dilediği kulunu indirir, dilediğini de yükseltir. Kulların yükselmesi, alçalması, zenginleşmesi ve yoksullaşması Allah'ın elindedir. &amp;nbsp;Bil ki, asıl alçaltılmış kimse; ilâhi başarı ve yardımdan yoksun bırakılandır. Başarısızlık ve ümitsizlik içinde bulunan, nefsinin isteklerine yenilen, Rabb'inden bir iyilik görmeyen, kalbinde Rabb'ine dönme gücü bulmayan, dualarına güvenme hissini kalbinde duymayan kimsedir. Bu kimse terkedilmişlikle ödüllendirilmiştir. Daima meşgul ve sıkıntı içindedir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor: "Yüce Allah, bu kitapla nice milletleri yükseltir, niceleri de alçaltır."&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Dilediğini, kendince bilinen bir hikmet ile bir şekilde alçaltan, özellikle suçlu olanları sonunda mutlaka buna maruz bırakan &amp;nbsp;O'dur. Kendisini tanımayan; emir ve yasaklarını dinlemeyen; yasaklarına açıkça karşı gelen, asi, hain, ve mütekebbirler, müstehak oldukları için nihayet alçaltırlar. Sebep bizzat kendileridir; haklarında Allah'ın geçerli kanunu işlemiş ve suçu oldukları için buna muhatap olmuşlardır.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Tenbih: &amp;nbsp;Eğer iktidar sahibi ise; Cahil, tembel, gafil insanlara asla önem vermemeli ve onları yanından uzaklaştırmalıdır. Halka zulmeden, haksızlık yapan, alenen günah işleyen kimselere engel olmalıdır. aynı şekilde bid'atlere bulaşan kimselere de mani olmalı, onlara değer vermemeli ve kendisinden uzak tutmalıdır. Eğer iktidar sahibi değilse, Allah'ın kendisinden uzaklaştırıp, alçalttığı kimselerden de uzak durmalıdır. Eğer buna gücü yetmiyorsa, Allah'ın yükselttiklerini sevmeli, alçalttıklarından da nefret etmelidir. Çünkü Allah için sevmek veya nefret etmek, imanın bir gereğidir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bir kimse üç gün oruç tutup dördüncü gün bir mecliste "Yâ Hâfid" ismini 70.000 kere okusa Hak sübhanehü ve teala o kimseyi düşmanın şerrinden korur.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-2068301170711195790?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BuXQixDXKOMvqoxRQ6BQMoa_7uQ/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BuXQixDXKOMvqoxRQ6BQMoa_7uQ/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BuXQixDXKOMvqoxRQ6BQMoa_7uQ/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BuXQixDXKOMvqoxRQ6BQMoa_7uQ/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/NlbUWDHuEuM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/2068301170711195790/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=2068301170711195790" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2068301170711195790?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2068301170711195790?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/NlbUWDHuEuM/hafid.html" title="Hâfid" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/hafid.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkcGSHY9fCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-1056882391687970340</id><published>2012-01-18T15:40:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:40:29.864+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:40:29.864+02:00</app:edited><title>Bâsit</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Bâsit : Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Eğer Allah, kullari için rızkı (sınırsız) geniş tutup-yaysaydı, gerçekten yeryüzünde azarlardı. Ancak O, dilediği miktar ile indirir. Çünkü O, kullarından haberi olandır, görendir." (Şura, 27)&lt;br /&gt;
Dilediği kullarının rızkını genişleten veya ruhlarını cesetlere yayan anlamına gelir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah, Kendisi'ne iman eden, kalpten itaat eden kişilere dünyada maddi ve manevi bolluk, genişlik verir. Onların önündeki zorlukları açar. İman edenler karşılaştıkları her türlü zorlukta, sıkıntıda ve hastalıkta yalnızca Allah'a sığınırlar ve O'nu vekil edinirler. Bunun bir karşılığı olarak Allah inkar edenlerin işlerini zorlaştırırken, müminlerin işlerini kolaylaştırır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
O istediği kulundan ihsan ettiği serveti evlad, hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir, istediği kulunada yepyeni &amp;nbsp;bir hayat, neşe ve rızk bolluğu verir. Rızık, fakir ve zengin herkese ulaştırılır. Allah, rızkın insanlar arasında eşit olmamasında derin ibretler bulunduğunu da beyan buyurmuşturBolluk ve genişliğin en büyüğü, Allah'ın kalplere merhametini yaymasıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tenbih: Kulun Bâsit ismini kendisine rehber edinerek ihtiyaç içinde olan her insana hatta canlıya iyilikte bulunması gerekir. Her müslümanın Allah'tan başka rızıkları genişleten ve daraltan kimsenin olmadığına içtenlikle inanması gerekir. Kalpleri huzura kavuşturan, dilleri ve diğer bütün organları kötülklerden arındıran, sahiplerini mutlu edenyine O'dur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kimse "Yâ Bâsit" ismini&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Seher vaktinde elini yukarı kaldırıp 10 kere okuyup elini yüzüne sürse hiç bir kimseye muhtaç olmaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu ismi şerifin 72 defa kıraatı insanın kalbinden gam ve kasveti giderir. Yerine neşe getirir.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-1056882391687970340?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vO0glNCUsU3T9j89nZUbq-egvpg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vO0glNCUsU3T9j89nZUbq-egvpg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vO0glNCUsU3T9j89nZUbq-egvpg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vO0glNCUsU3T9j89nZUbq-egvpg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/0n8hVhSXvVs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/1056882391687970340/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=1056882391687970340" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1056882391687970340?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1056882391687970340?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/0n8hVhSXvVs/basit.html" title="Bâsit" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/basit.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CU4MRn0-eyp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-7725684757556049533</id><published>2012-01-18T15:39:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:39:47.353+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:39:47.353+02:00</app:edited><title>Kabiz / Kabid</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Kabiz / Kabid : Ruhları kabzeden, canalan, &amp;nbsp;sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"... Ancak O’na döndürüleceksiniz." (Bakara, 245)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kullarına kudretiyle ve iradesiyle muamele ederel maddi ve manevi alanda daraltan manasındadır. El Kabız ismi Kur'ân'da isim olarak zikredilmemekle birlikte Allah'ın kabzetmesi fiili olarak zikredilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bütün canlılara hayat veren, ölüm anında varlıkların ruhlarını kabzeden O'dur. Maddi yönden fakirleştiren ve daraltanında, zengin edip genişleten de Allah'dır. Zenginken fakir olanları, güçlü iken &amp;nbsp;zayıf olanları, yüksek makamlardan düşenleri, &amp;nbsp;bilginken bunayanları gördüğümüz gibi, fakirken &amp;nbsp;zengin olanları, Mekke'de zayıf görüldüğü halde &amp;nbsp;Mine'de güçlenenleri, Bilal-i Habeşi gibi &amp;nbsp;kafirlerin kölesi iken mü'minlerin efendisi olanları, Yusuf (s.a.v.) gibi hapishaneden Mısır'a &amp;nbsp;sultan olanları, Ümmi iken kıyamete kadar gelecek insanlara ilim öğreticisi olan Hz &amp;nbsp;Muhammed'i yaratan O'dur.&lt;br /&gt;
Alan da veren de Allah'tır. Allah, dilediği kişinin imkanlarını artırarak şükredip etmeyeceğini, dilediğinin de imkanlarını daraltarak nankörlük edip etmeyeceğini dener. Dolayısıyla insanların sahip olduğu veya olamadığı şeyler kendileri için bir kazanç değildir. Bunlar sadece geçici dünya hayatını mı gerçek yurt olan ahireti mi istediklerini denemek için Allah'ın yarattığı imtihanlardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer kişi bu gerçeğin farkına varmaz ve elindeki herşeyi kendisinin zannedip cimrilik yapar, Allah'ın dilediği şekilde harcamazsa o zaman Allah elindeki imkanları daraltabilir. Tam aksi olarak elindeki herşeyin kendisine Allah'ın rızasını kazanacak şekilde kullanılması için verildiğini bilen kişilerin de imkanlarını artırır, dünyada da ahirette de onlara en güzeliyle karşılık verir.&lt;br /&gt;
Kulun bu isimden nasibi, onun Allah'ın bizzat kendisinin vermiş olduğunimetlerini tutmasını gerektirir. Bir başkasının eliyle verileni değil. Zira mülk, Allah'ın dışında bir kimseye ait olmadığı gibi, veren de allah'tan başkası değildir. Kul Kabiz ismiyle ahlaklanırsa sözleriyle, diğer varlıkların kalplerini hk tarafına yönlendirir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kimse "Yâ Kâbiz" ismini kırk gün kırk lokma üzerine yazıp yese o kimse açlık mihnetinden emin olur.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-7725684757556049533?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/r4m7q1qyDgGdz4Fz9x5h4ePStqc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/r4m7q1qyDgGdz4Fz9x5h4ePStqc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/r4m7q1qyDgGdz4Fz9x5h4ePStqc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/r4m7q1qyDgGdz4Fz9x5h4ePStqc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/PUclx_PkaOk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/7725684757556049533/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=7725684757556049533" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/7725684757556049533?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/7725684757556049533?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/PUclx_PkaOk/kabiz-kabid.html" title="Kabiz / Kabid" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/kabiz-kabid.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CU4ERX0zcSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-1553494011743478670</id><published>2012-01-18T15:38:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:38:24.389+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:38:24.389+02:00</app:edited><title>Alim</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Alim : Her şeyi çok iyi bilen, hakkıyla bilen&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir." &amp;nbsp;(Tâ-Hâ, 7)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Onlar bilmiyorlar mı ki, elbette Allah, onların gizli tuttuklarını da, fısıldaştıklarını da biliyor. Gerçekten Allah, gaybın bilgisine sahip olandır." (Tevbe, 78)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"... Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Enfal, 71)&lt;br /&gt;
Allah'ın bilgisine sınır yoktur. O her şeyi &amp;nbsp;bilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kur'an'da Allah'ın ilminin her şeyi kuşattığı ve O'nun herşeyi en ince detayları ile bildiğini belirten birçok âyet-i Ker'ime vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Olmuşları olduğu gibi, olacakları da, olmuşlar kadar açık ve seçik bilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hiç bir şey ilminin dışında değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaratıklar, onun müsaade ettiği kadar bilgiye sahip olabilirler. Ötesini bilemezler. İnsanların bilgisi tam ve mutlak değildir; istikbali bilmekte tamamen acz içersindedirler. Oysa Allah'ın bilgisi mekanla kayıtlı olmadığı gibi zamanla da kayıtlı değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın kendi durumunu bildiğini bilen kimse içinde bulunduğu duruma sabreder, O'nun verdiklerine şükreder, çirkinlik ve yanlışlıklardan kaçınır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın Bilgisi İle Kulların Bilgisi arasındaki Farklar&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1- Allah'ın bilgisi bütün bilgileri kapsar. Kulların bilgisi ise son derece sınırlıdır.&lt;br /&gt;
2- Allah'ın bilgisi, bilgilerin değişmesi ile değişmez. Oysa kulların bilgisi böyle değildir.&lt;br /&gt;
3- O'nun bilgisi, duyular vasıtasıyla veya düşünce ile elde edilmemiştir.. Kulların bilgisi ise, duyularla veya düşünce ile elde edilir.&lt;br /&gt;
4- Allah'ın bilgisi, zorunlu olarak vardır ve asla kaybolmaz. Kulların bilgisi ise kaybolma riski taşır.&lt;br /&gt;
5- Allah'ın bilgileri birbirine mani olmaz ve meşgul etmez. Kulların bilgileri ise birbirine mani olabilir ve meşgul edebilir.&lt;br /&gt;
6- Allah'ın bilgisi sınırsız, kullarınki ise sınırlıdır.&lt;br /&gt;
7- Hiçbir şeyin bilgisi Allah'a gizli kalmaz.. O, açık ve gizli bütün şeyleri bilir. O'nun için gizli olan bir şey yoktur. Kulların bilgisi ise böyle değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İhlasla "Yâ Alim" diye bir müslüman bu isme devam etse, maddi ve manevi ilim kapıları kendisi için açılır.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-1553494011743478670?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BWCNNKbKUgOmKbSEGOomUTuelIU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BWCNNKbKUgOmKbSEGOomUTuelIU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BWCNNKbKUgOmKbSEGOomUTuelIU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/BWCNNKbKUgOmKbSEGOomUTuelIU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/JJWOI42QXvE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/1553494011743478670/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=1553494011743478670" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1553494011743478670?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/1553494011743478670?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/JJWOI42QXvE/alim.html" title="Alim" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/alim.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CU8CR3w_eyp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-5917670589134967916</id><published>2012-01-18T15:37:00.005+02:00</published><updated>2012-01-18T15:37:46.243+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:37:46.243+02:00</app:edited><title>Fettâh</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Fettâh : Hayır kapılarını açan, hüküm veren&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi birarada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır. O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (herşeyi hakkıyla) bilendir." (Sebe, 26)&lt;br /&gt;
Taraflar arasında hüküm veren; birine yardım edip zafere ulaştıran; hayır ve rahmet kapılarını açan O'dur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Silah gücü, kelime cambazlığı ve basit mantık &amp;nbsp;oyunlarıyla hakkı batıla karıştırıp, içine zehir, &amp;nbsp;dışına şeker konmuş öldürücü imansızlık &amp;nbsp;tuzaklarına yakalananlar gerçeği &amp;nbsp;anlayamadan giderlerse, ahirette hak ile batılın &amp;nbsp;arasını 'el-Fettâh' olan Rabbimiz açacak ve &amp;nbsp;herkes gerçeği görecek, ama iş işten geçmiş &amp;nbsp;olacak. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çocuk ana rahminde iken çocuğa rızık kapısını açan, çocuk dünyaya gelince bir kapıyı kapayınca &amp;nbsp;annenin göğüslerinden iki kapıyı açan. Göğüslerdeki iki kapı kapanınca acı-tatlı, yaş-kuru yiyeceklerden dört kapıyı açan O'dur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her müslüman, Allah'tan başka Hâkim olmadığına inanmalı ve O'nun &amp;nbsp;hükmünden başka hüküm kabul etmemelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müslüman, kapalı olan her şeyi ancak Allah'ın açabileceğini bilmelidir. Kullarına rızık ve merhamet kapılarını açan, zor ve kitlenen işleri çözüp açan, hakkı görmeleri için kalplerini ve gözlerini açan, sıkıntı ve darlıktan sonra gönüllerini açıp ferahlık veren, anlaşılmayan kapalı her sorunu kolaylıkla açan O'dur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ey Allah'ın kalp kilitlerini açtığı ve kendi katından üzerine nurlar yağdırdığı kişi! Allah'ın kapılarını sana açtığı gibi sen de, ilim anahtarlarıyla cahil ve bilgisiz kimselerin &amp;nbsp;kapalı kapılarını açve onalrın gönüllerini fethet.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İhlasla "Yâ Fettâh" diye bir müslüman bu isme devam etse, bütün zor kapılar açılır, gönlünde büyük fetihler meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-5917670589134967916?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NKn9Rmb_SXPavRdr-oVTikWDXXg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NKn9Rmb_SXPavRdr-oVTikWDXXg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NKn9Rmb_SXPavRdr-oVTikWDXXg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/NKn9Rmb_SXPavRdr-oVTikWDXXg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/xn9FQchq7DA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/5917670589134967916/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=5917670589134967916" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5917670589134967916?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5917670589134967916?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/xn9FQchq7DA/fettah.html" title="Fettâh" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/fettah.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CU8HQ3w5eCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-2801090562091140579</id><published>2012-01-18T15:37:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:37:12.220+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:37:12.220+02:00</app:edited><title>Rezzak</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Rezzak : Rızık ihsan edici, tekrar tekrar, bol bol rızık veren.&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Allah, diledigine hesapsiz rizik verir." (Bakara, 212)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır..." (Ankebût, 60)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Beslenerek yaşamaları için bütün canlıların rızıklarını veren yalnız Allah Teala'dır. O'ndan başka rızık veren yoktur. Eğer Allah rızkı kulları için bolca yaysaydı, yeryüzünde taşkınlık yapar ve azarlardı. Allah kullarından dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Kulun, her istediğini talep etmede helal yollardan hareket ettikten sonra, Rabbine müracaat etmesi lazımdır.&lt;br /&gt;
Kuluna karşı çok şefkatli ve merhametli olan Allah, insanları içinde sayılamayacak kadar çok nimetle dolu olan topraklarda yaşatır. Öyle ki insan toprağı ekip biçmeden bile toprak yemyeşil ürünler ve başaklar verir. İçinden sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyve ve sebzeler çıkar. Masmavi denizlerin içi ise yine binlerce çeşit ve lezzette balıklarla doludur. Bütün bunların yanında Allah insanlara hem yerdeki hayvanların etini, hem de gökteki kuşun etini yedirir, hayvanların içinden tertemiz süt çıkarır, arılara bal yaptırır... Bütün bunları insanlara Allah bağışlamaktadır.&lt;br /&gt;
Tenbih: &amp;nbsp;Kul, Allah'tan başkasından rızık beklememeli, bu konuda O'ndan başkasına dayanıp güvenmemelidir. Her müslüman, Allah'tan başka rızık veren birmutlak Rezzâk'ın olmadığını bilmelidir. &amp;nbsp;Eğer başkası, geçinmesi için rızık veriyor görünsede gerçekte o, kendisine verileni vermektedir. O halde sen de Allah'ın sana rızık olarak verdiklerinden &amp;nbsp;başkalarına ver ki, Allah sana daha fazlasını versin.&lt;br /&gt;
Muhtaç olduğun halde, aşırı düşkünlük göstererek rızık arama. bil ki düşkünlükle rızık aranan sana takdir edilen rızkını kesinlikle artırmaz. Sana ancak takdir edilen rızık ulaşır, fazlası değil. O halde kendini küçük düşürerek rızık aramaktan vazgeç, onurunu ve izzeti nefsini koru.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kimse sabah namazından önce evinin dört bir tarafına batıdan başlamak üzere "Yâ Rezzâkü" diye 200 kere okursa o eve fitne ve kötülük gelmez.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-2801090562091140579?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X4xvqP_pwskT3VTDXyZ0Sl28zi0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X4xvqP_pwskT3VTDXyZ0Sl28zi0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X4xvqP_pwskT3VTDXyZ0Sl28zi0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X4xvqP_pwskT3VTDXyZ0Sl28zi0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/0uSVchplHDY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/2801090562091140579/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=2801090562091140579" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2801090562091140579?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2801090562091140579?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/0uSVchplHDY/rezzak.html" title="Rezzak" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/rezzak.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CU8EQ309fCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-6123283644928726146</id><published>2012-01-18T15:36:00.005+02:00</published><updated>2012-01-18T15:36:42.364+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:36:42.364+02:00</app:edited><title>Vehhab</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Vehhab : Karşılıksız veren, sonu gelmeyen bağışların sahibi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?"&lt;br /&gt;
(Sad, 9)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kullarına hiçbir karşılık gözetmeksizin tekrar tekrar ve çok çok bağışlarda bulunan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu isim Allah hakkında, kapsamlı ve geniş bağışa; hiçbir karşılık beklemeksizin ve hiçbir amaç gütmeksiizin zorlanmadan daima vermek anlamına gelir. Oysa O'nun dışında bağışta bulunan herkesin dünyevi veya ührevi, er veya geç bir amacı ve çıkarı vardır. Bu yüzden mutlak hibe, yalnız Allah için geçerli olup, bu sıfatın O'ndan başkası için kullanılması doğru değildir. Zira hibeler dünyada ve ahirette hiçbir kesintiye uğramadan ve tükenmeden daima Allah'ın kullarına doğru akar. Allah'tan gelen hibeler, bu şekilde sonsuza dek artarak devam eder. Vehhâb ismii Allah'ın bütün fazlını, ihsanını, keremini, geniş mülkünü ve adaletini kapsar.&lt;br /&gt;
Her müslüman Yüce Allah'ın gerçek hibe ve bağış sahibi olduğunu bilmeli, O'nun mutlak Vehhâb olduğuna inanmalıdır. Bu üstün niteliği kazanmaya çalışmalı, insanlara ve diğer varlılara dünyevi veya uhrevi bir karşılık beklemeksizin hibe ve bağışlarda bulunmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müslümanın kendisine vacib olmayan, yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için yaptığı hayırlar ve iyilikler hibe sayılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın sana hibe ettiklerinden sen de başkalarına hibe et..Allah'ın geçici olarak sana emanet ettiği şeylerde sakın cimrilik etme. Zira O, sen verdikçe sana daha fazla vereceğini vaat etmiştir. Cimrilik edip vermeyenin malını da yıkıma uğratacağını bildirmiştir.&lt;br /&gt;
Eğer Allah sana, kişileri yüksek derecelere çıkaran önemli bilgiler &amp;nbsp;ve ilimler vermişse sen de hiçbir karşılık beklemeksizin bu bilgi ve ilimleri, ihtiyaç duyanlara öğretmelisin. Ancak gizli sırlar ve bilgileri ehli olmayanlara vermemeye dikkat etmelisin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Büyük zatlar, bir kimse dua ettiği zaman 7 kere "Yâ Vehhâb" dese o kimsenin duasını Allah teala kabul eder, demişlerdir. Bir şey isteyen, düşman elinde bağlı kalan, rızkında darlık olan, ticaretinde ve kazancında çokluk ve kârlıllık olmayan veya seyrü sülûkünde her hangi bir fethi olmayan kimse üç gece veya yedi gece boyunca gece yarısı abdest alıp ve iki rekat namaz kılıp başını açarak ellerini havaya kaldırarak Yâ Vehhâb" dedikten sonra ihtiyacını Cenab-ı Hakk'a arzetse Allahü teala onun ihtiyacını karşılar, sıkıntısını giderir.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-6123283644928726146?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_8Bk-LD9U97ex3xkAmJC3_nbnFY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_8Bk-LD9U97ex3xkAmJC3_nbnFY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_8Bk-LD9U97ex3xkAmJC3_nbnFY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_8Bk-LD9U97ex3xkAmJC3_nbnFY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/KO8vct5HkNg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/6123283644928726146/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=6123283644928726146" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/6123283644928726146?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/6123283644928726146?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/KO8vct5HkNg/vehhab.html" title="Vehhab" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/vehhab.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUADQnk4fSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-2966990005914935365</id><published>2012-01-18T15:36:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:36:13.735+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:36:13.735+02:00</app:edited><title>Kahhâr</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Kahhâr : İsyankarları kahreden, hiç bir şekilde mağlub edilemeyen, üstün gelinemeyen&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
"O, kulları üzerinde kahredici olandır.O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır." (En'am,18 )&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"...De ki: 'Allah, her şeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredici olandır.' " (Ra'd,16)&lt;br /&gt;
Mülkün, üstünlüğün, güç ve kuvvetin tamamı tek ve kahhâr olan Allah'a aittir. O'nun dışındaki her şey, mağlub ve yeniktir. Zalim ve zorbaların belini kıran, isyankar ve haddi aşanların boyunlarını büken, dünyadaki emellerine kavuşmalarına mani olan Allah'tır. Varlıların dilek ve istekleri dahil O'nun dilemesi altındadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüce Allah buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (İnsan, 30)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah insanlardan nasıl sıkıntıyı giderme gücüne ve onların kalplerine ferahlık vermeye kadirse, onları büyük bir azapla kahretmeye de kadirdir. Kuran'da Allah'ın Kendi Katından gönderdiği azaplarla helak olmuş kavimlerden örnekler verilir. Bu insanlar hak dinden yüz çevirdikleri ve Allah'a baş kaldırdıkları için sabah vakti, hiç şuurunda değillerken, üzerlerinde dolaşan büyük bir felaketle yok edilmişlerdir. Allah inkar eden toplulukların üzerine evlerini yerinden söken kasırgalar göndermiş, üzerlerine balçıktan taşlar yağdırmıştır. Uyardığı insanların üzerine onların içinde oturdukları şehirleri yerle bir eden sağanaklar isabet ettirmiştir. Toprağın altını üstüne getiren depremleri üstlerine göndermiş, tek bir çığlıkla hepsini yerin dibine geçirmiştir. Açıkça görüldüğü gibi Allah'ın bir insanı kahretmesi hiçbir şeyle kıyaslanamaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müslüman, gücü yettiğince Allah düşmanlarını mağlup etmeye ve onlara üstünlük sağlamaya çalışmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'tan yüz çevirip başkasına dayanan mutlaka mağlup olacak, şeytanın elinde birer oyuncak olacaklardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat bütün bu sayılanlar Allah'ın dünya hayatında insanlara tattırdığı acılardır. Ve onları yaptıklarından dolayı dünyada yaşarken kahretmesidir. Ama asıl olan, insanın cehennemde görülmemiş bir azapla kahredilmesidir. Allah'ın sonsuz rahmetine karşılık O'nun kadrini takdir edemeyen ve nankörlük eden insanlar ahirette cehennem azabıyla karşılaşacaklardır. Dünyada işledikleri suçların tam karşılığı ahirette kendilerine verilecektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah onları cehennemin en dar yerine attığında, inkarcılara daha önce hiç karşılaşmadıkları bir acı tattırır; cehennem ateşiyle yanan derilerini yenileriyle değiştirir ve onların üzerine ateşten duvarlar örer. Öyle ki insanın dünyada çektiği acılar cehennemde karşılaştıklarının yanında çok hafif kalır. Nitekim Kuran'da cehenneme giren insanların Allah'ın kendilerini öldürmesi ve azaptan kurtarması için yalvardıkları haber verilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İhlasla "Yâ Kahhar" diye bir müslüman bu isme devam etse, düşmanlarına karşı galip gelir, şeytani ve nefsani duygulardan emin olur.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-2966990005914935365?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WieXkQOuGNKSZ8MI-quZNHS6Qjo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WieXkQOuGNKSZ8MI-quZNHS6Qjo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WieXkQOuGNKSZ8MI-quZNHS6Qjo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WieXkQOuGNKSZ8MI-quZNHS6Qjo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/6wB6cNID4Ng" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/2966990005914935365/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=2966990005914935365" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2966990005914935365?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/2966990005914935365?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/6wB6cNID4Ng/kahhar.html" title="Kahhâr" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/kahhar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUAHSHs8eip7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-3052082752016265979</id><published>2012-01-18T15:35:00.005+02:00</published><updated>2012-01-18T15:35:39.572+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:35:39.572+02:00</app:edited><title>Gaffar</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Gaffar : Günahları tekrar tekrar, çokça bağışlayan&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
"Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." (Hacc, 60)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup sonra da doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım." (Taha, 82)&lt;br /&gt;
"De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir." (Zümer, 53)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günahları çok örten, mağfireti çok olan, kullarının günahlarını pek çok bağışlayan.&lt;br /&gt;
Gaffar, kulların günahlarını örtmede mübalağa edendir. Öyle ki, bu günahları ne dünyada ne de ahirette ortaya çıkarmaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mümin, tövbe ve mağfiret ile ilgili olarak daima korku ile ümid arasında bulunmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müslüman, ne kadar ibadet ederse etsin, Allah'ın azabından güven içersinde olamaz; ne kadar günahkar olursa olsun Allah'ın mağfiretinden ve bağışlamasından ümidini kesemez. Bundan dolayıdırki; vitir namazının son rekatında okunması vacib olan kunut duaları sonunda "Ya Rabb; rahmetini umar, azabından korkarız" diye dua edilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin." (Zümer, 53)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu âyetin, Kur'ân'da en ümitli âyet olduğu söylenir. Bununla beraber dikkat edilmesi gerekir ki, bu ümit, günaha teşvik için değil, en günahkar kimseleri bile bir an önce tevbe edip Allah'a yönelmeye teşvik için olduğu hemen peşinden gelen iki âyetten açıkça anlaşılmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüce Allah, bu dünyada güzellikleri ortaya çıkaran, çirkinlikleri ve günahları örten, ahirette ise bu çirkinlikleri cezalandırmaktan vazgeçip onları bağışlayandır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hz.Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Resûlullah (s.a.v) &amp;nbsp;Rabbinden naklen buyururlar ki:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Bir kul günah işledi ve:&lt;br /&gt;
"Ya Rabbi günahımı affet!" dedi.&lt;br /&gt;
Hak Teâla da:&lt;br /&gt;
"Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır.&lt;br /&gt;
"Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve:&lt;br /&gt;
"Ey Rabbim günahımı affet!" der.&lt;br /&gt;
Alllah Teâla Hazretleri de:&lt;br /&gt;
"Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır.&lt;br /&gt;
"Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve:&lt;br /&gt;
"Ey Rabbim beni affeyle!" der.&lt;br /&gt;
Allah Teâla da:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muâhaze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu."&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-3052082752016265979?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lPcD-sZPb-DDt26n7ftZqUdFjDI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lPcD-sZPb-DDt26n7ftZqUdFjDI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lPcD-sZPb-DDt26n7ftZqUdFjDI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/lPcD-sZPb-DDt26n7ftZqUdFjDI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/RswKx1arkrU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/3052082752016265979/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=3052082752016265979" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/3052082752016265979?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/3052082752016265979?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/RswKx1arkrU/gaffar.html" title="Gaffar" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/gaffar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUAERHg_fSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-4543965052917359601</id><published>2012-01-18T15:35:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:35:05.645+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:35:05.645+02:00</app:edited><title>Musavvir</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Musavvir : Tasvir eden, herşeye şekil ve suret veren&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir."&lt;br /&gt;
(Haşr, 24)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünya üstünde yüz binlerce farklı türde canlı yaşar. Bu türlerin hepsi birbirlerinden tamamen farklı görünüşlere ve olağanüstü özelliklere sahiptir.&lt;br /&gt;
Mesela bir kelebeğin kanatlarındaki kusursuz simetriyi ele alalım. Her bir kanadın üstü türlü şekiller ve etkileyici renklerle bezenmiştir. Bu şekiller ve renkler ne kadar karışık olurlarsa olsunlar, kanatlardaki benzersiz simetri asla bozulmaz. Öyle ki bütün kelebekler, bir ressamın fırçasından çıkmış gibi, göz zevkine hitap eden bir güzellik oluştururlar. Bu güzellikte tecelli eden aklın bir kaynağı olduğu açıktır. Zira basitçe çizilmiş bir resmin dahi bir ressamı vardır ve resmin kendi başına ortaya çıkması mümkün değildir. O halde kimse, böylesine kusursuz yaratılmış ve bir sanat eseri kadar estetik olan böyle bir canlı için tesadüfen var olmuş diyemez. Bunların tümünü yaratan, tasarlayan, meydana getiren, bütün kainatın Rabbi olan Allah'tır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnsanı yaratan, bedeninin dışındaki ve içindeki tüm sistemleri son derece mükemmel bir şekilde tasarlayan Allah, bu kompleks yapıdaki her noktada üstün yaratmasını ve izzetini göstermektedir. Örneğin insan bedeninin çatısını oluşturan iskelet başlıbaşına bir mühendislik harikasıdır. Vücudun yapısal destek sistemidir ve beyin, kalp, akciğer gibi hayati organların korunmasını sağlar, iç organlara destek olur. İnsan vücuduna, hiçbir yapay makina tarafından taklit edilemeyen üstün bir hareket kabiliyeti verir. Dahası kemik dokusu çoğu kimsenin zannettiği gibi cansız değildir. Vücudun ihtiyacına göre kalsiyum, fosfat vb. mineralleri depo eder veya daha önceden depo ettiklerini vücuda verir. Bütün bunların yanı sıra kırmızı kan hücrelerinin üretimi de kemikler tarafından yapılır. Ve bu bahsedilen çok fonksiyonlu sistem, insan bedenindeki onlarca mükemmel sistemden yalnızca bir tanesidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte bunların hepsini eşsiz bir dizayn ile yaratmış olan ve hala yaratmaya devam eden Allah kudretinin tecellilerini bizlere sürekli göstermektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Musavvir, bir şeyi dilediği zaman ona sadece: "ol" der, o da istediği şekil ve biçimde oluverir. "Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Dilediği bir surette seni tertip etti." (Infitar, 8)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yüzden musavvir, yaratmak istediğini istediği şekil ve biçim üzere yaratandır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Musavvir, organları birbiriyle uyumlu halde yaratan ve onlara dilediği biçimi veren anlamına da gelir. Allah, insanı en güzel bir şekilde yarattığını bize şöyle haber verir:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Doğrusu, Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık." (Tin, 4)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde "Yâ Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder."&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-4543965052917359601?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B9DXhGWoLfJqv-0d5FR2jvqoGiE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B9DXhGWoLfJqv-0d5FR2jvqoGiE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B9DXhGWoLfJqv-0d5FR2jvqoGiE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B9DXhGWoLfJqv-0d5FR2jvqoGiE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/hqxqt8fygKM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/4543965052917359601/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=4543965052917359601" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/4543965052917359601?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/4543965052917359601?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/hqxqt8fygKM/musavvir.html" title="Musavvir" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/musavvir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUECQng4eSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-7250499020708886740</id><published>2012-01-18T15:34:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:34:23.631+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:34:23.631+02:00</app:edited><title>Bâri</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Bâri : Her şeyi düzenli bir şekilde yaratan&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"O Allah ki, Yaratan'dır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir."&lt;br /&gt;
(Haşr, 24 )&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bâri'dir. Yani öyle temiz yaratıcı ki yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizam üzere seçip düzenleyerek ve tamamlayarak birbirinden farklı özelliklerle yaratır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak ne yaratmışsa düzenli bir şekilde yaratmıştır. Dikkat edilecek olursa yaratılan her eşya ve insanın diğer mahluklarlarla bir ilgi ve bir bağlantısı bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kulun bu isimde hiç bir rolü yoktur. Kullara bu isim verilmez ve onlara yaratıcı denilmez ancak çok uzak bir ihtimalle mecazi anlamda denilebilir. Çünkü yaratmak ve icad etmek, ilmin gerektirdiği şekilde gücü kullanmaktır. Allah, kula ilim ve kudret vermiştir. İnsan çalışması sayesinde, bazı şeyleri icad edebilecek dereceye yükselirse, o şeylerin mucidi sayılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın yaratıcı olduğunu kabul etmek, O'nun aynı zamanda Bâri olduğunu da kabul etmektir. Allah'ın yaratıcı ve Bâri olduğunu kabul eden, kendisinini daima bir halden bir hale geçtiğini ve sonuçta &amp;nbsp;bu varlığının mutlaka son bulacağına inanır. Bu inanç ona, Allah'a tam bir teslimiyetle teslim olmasını sağlar. Olayların gerçek yaratıcısının Allah olduğunu bilen kimse, meydana gelen olaylardan derinden etkilenmez, kalbini derin üzüntüler sarmaz, sırlarının bilinmesinden korkmaz. O'nun yasaklarından şiddetle kaçınır ve daima O'na sığınarak korunur.Bu ismi bilen, her şeyin Allah elinde olduğunu ve O'nun emriyle gerçekleştiini bilir. O'ndan başka yaratıcının olmadığını anlar. O'nun bütün emir ve yasaklarını samimiyetle uygular.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde "Yâ Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder."&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-7250499020708886740?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1QGKC8inade90PsxxMdUQjjDSk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1QGKC8inade90PsxxMdUQjjDSk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1QGKC8inade90PsxxMdUQjjDSk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/B1QGKC8inade90PsxxMdUQjjDSk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/vna1ukaVYDM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/7250499020708886740/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=7250499020708886740" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/7250499020708886740?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/7250499020708886740?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/vna1ukaVYDM/bari.html" title="Bâri" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/bari.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUEHR3g5eip7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-652607117683544508</id><published>2012-01-18T15:33:00.005+02:00</published><updated>2012-01-18T15:33:56.622+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:33:56.622+02:00</app:edited><title>Hâlik</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Hâlik : Yaratıcı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
"Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka Yaratıcı var mı? O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?" (Fatır, 3)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcısı'dır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir." (En'am 102)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allahu Teâlâ her şeyin Halikidir ve bu O'nun subuti sıfatlarındandır. O'ndan başkası için bu sıfat kullanılamaz. Yaratma, örneksiz var etmektir. Allah Teâla yaratan, O'nun dışında her şey yaratılandır. Her şey O'nun emrinde ve hizmetindedir. O'ndan başka bir yaratıcı yoktur. Bütün her şey, gökler, yer, ikisi arasında ve içinde bulunanlar, bunların hareketleri, kımıltıları, rızıkları, ecelleri, sözleri, ve fiilleri yaratılmıştır. Bunların tek yaratıcısı Hz.Allah'tır.Bütün varlıklar sonradan yaratılmış ve yoktan var edilmiştir. &amp;nbsp;Her şey O'nddan başladı ve yine O'nda son bulacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kulun bu isimde hiç bir rolü yoktur. Kullara bu isim verilmez ve onlara yaratıcı denilmez ancak çok uzak bir ihtimalle mecazi anlamda denilebilir. Çünkü yaratmak ve icad etmek, ilmin gerektirdiği şekilde gücü kullanmaktır. Allah, kula ilim ve kudret vermiştir. İnsan çalışması sayesinde, bazı şeyleri icad edebilecek dereceye yükselirse, o şeylerin mucidi sayılır. (4)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah'ın gücünün benzersizliği ve herşeyi hakimiyeti altında tuttuğu ayetlerde şöyle haber verilir:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur. O, herşeyi yaratmıştır. O, herşeyi bilendir. (Enam, 101)&lt;br /&gt;
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'tır." De ki: "Öyleyse, O'nu bırakıp kendilerine bile yarar da, zarar da sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler mi (tanrılar) edindiniz?" De ki: "Hiç görmeyen (a'ma) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi? Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?" Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma, kendilerince birbirine mi benzeşti? De ki: "Allah, herşeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredici olandır." (Rad, 16)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?" Dediler ki: "Herşeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz." (Fussileti, 21 )&lt;br /&gt;
"Yâ Hâlik" Bir kimse bu ismi gece okusa Hak sübhanehu ve teala hazretleri bir melek yaratır. bu melek de kıyamet gününe kadar ibadet eder ve sevabı o kimsenin olur. (8) Çocuğu olmayan bir kadın, yedi gün oruç tutup iftar vaktinde "Yâ Musavvir, Ya Bari, Ya Hâlik" isimlerini su üzerine 21 kere okuyup üfürse ve o sudan iftar eylese Cenab-ı hak bu isimlerin hürmetine makbul bir çocuk ihsan eder."&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-652607117683544508?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LrXZ49Ekf71Ozo2XLuNMOZ565g/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LrXZ49Ekf71Ozo2XLuNMOZ565g/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LrXZ49Ekf71Ozo2XLuNMOZ565g/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LrXZ49Ekf71Ozo2XLuNMOZ565g/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/j5fxBTwgNKM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/652607117683544508/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=652607117683544508" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/652607117683544508?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/652607117683544508?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/j5fxBTwgNKM/halik.html" title="Hâlik" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/halik.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUEERng7eCp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-8410228803181013842</id><published>2012-01-18T15:33:00.002+02:00</published><updated>2012-01-18T15:33:27.600+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:33:27.600+02:00</app:edited><title>Mütekebbir</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Mütekebbir : En büyük ve en yüce olan, büyüklüğünü, ululuğunu her an ve her yerde gösteren&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir."&lt;br /&gt;
(Haşr, 23)&lt;br /&gt;
Kudsi bir hadiste Allah şöyle buyurmuştur: "Büyüklük ridam (dış elbise), yücelik ise izarımdır (iç elbise). Bu ikisinden biri üzerinde benimle çekişeni ateşe atarım." Bu durum büyüklük ve yüceliğin Allah'ın kemal sıfatlarından olduğunu ortaya koymaktadır. Diğer varlıkların bu sıfatlara sahip olduklarını iddia etmeleri gerçek dışıdır. Böyle &amp;nbsp;bir iddia onların eksikliğini ve haddi aştıklarını gösterir.&lt;br /&gt;
Müslüman, sevap elde etmek ve cezadan kurtulmak için değil, sadece Hak için hakka ibadet etmelidir. Aksi halde yaradılmış olan bir şeyi amaç edinmiş ve buna ulaşmak için hakkı aracı yapmış olur. Oysa Hak ve doğru olan bu değildir. Hiçbir karşılık beklemeden yalnız Hak için Hakka ibadet etmek, bütün durumlarda Allah'ı yüceltmeyi, büyüklüğüne içtenlikle saygı duymayı, adi ve alçak olan bütün şeylerden uzak durmayı gerektirir.&lt;br /&gt;
"Yâ Mütekebbir" Bir kimse hanımıyla beraber olmadan önce 10 kere bu ismi okusa &amp;nbsp;ve ondan sonra onunla beraber olsa ona Hak teala hazretleri salih bir zürriyet verir.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-8410228803181013842?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UZnsIrrP1KeR8YKxe52bPVVAALU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UZnsIrrP1KeR8YKxe52bPVVAALU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UZnsIrrP1KeR8YKxe52bPVVAALU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UZnsIrrP1KeR8YKxe52bPVVAALU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/9VTfQns6rwI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/8410228803181013842/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=8410228803181013842" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/8410228803181013842?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/8410228803181013842?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/9VTfQns6rwI/mutekebbir.html" title="Mütekebbir" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/mutekebbir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUIDR3k9fyp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-3074720196769357279</id><published>2012-01-18T15:32:00.007+02:00</published><updated>2012-01-18T15:32:56.767+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:32:56.767+02:00</app:edited><title>Cebbar</title><content type="html">&lt;br /&gt;
Cebbar : Dilediğini cebir yoluyla yapan, kayıtsız şartsız herkese cebredecek güçte olan, hiç kimse tarafından kendisine cebir olunamayan&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'dır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. &amp;nbsp;Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir."&lt;br /&gt;
(Haşr, 23)&lt;br /&gt;
Hüküm sahibi Allah'tır. O ne derse olur, muradı yerine gelir. Bir hadis-i kudsisinde ""Ey kulum, sen murad edersin ben de ederim, Fakat senin muradın olmaz, benim muradım olur." buyurmuştur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Allah Teâlâ birçok fiilde insana irade vermiş ve hür yaratmış olmakla beraber bütün isteklerini yerine getirmeye mecbur değildir. Dilerse, dilediği anda iradelerini yok eder. Nitekim bir hadiste "Allah Teâlâ kaza ve kaderini yerine getirmeyi istediği vakit, akıl sahiplerinin akıllarını gideriverir ki, kaza ve kaderi onlarda yerine gelsin. Emri yerine gelince de akıllarını onlara geri verir. Böylece de pişmanlık başlar." buyurulmuştur. Dilerse onların akıl ve iradelerini yok etmemekle beraber isteklerinin aksine kendi hüküm ve iradesini zorla üzerlerinde icra eder. Nitekim Allah'tan korkmayan, emirlerine karşı gelmek isteyen âsiler, azaba ve cezaya yanaşmak istemedikleri halde, vakti gelince cezalarını çekmeye mecbur olurlar. Hâsılı Allah Teâlâ'nın mutlak iradesi altında mağlub ve mecbur olmayacak hiçbir şey tasavvur olunamaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ey Cebbar olan Allah'ım! Seni tanıyan birinin, herhangi bir iş için başkasından yardım dilemesine şaşarım. Seni tanıyan birinin, senden başka birisine yönelmesine şaşarım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İhlasla "Yâ Cebbar diye bir müslüman bu isme devam etse, herkes tarafından sevilir, insan ve şeytanın şerrinden emin olur.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-3074720196769357279?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Lvg2W6kcJgxaAzUgpQMz-IMXE_Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Lvg2W6kcJgxaAzUgpQMz-IMXE_Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Lvg2W6kcJgxaAzUgpQMz-IMXE_Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Lvg2W6kcJgxaAzUgpQMz-IMXE_Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/6cMM4VtomI0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/3074720196769357279/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=3074720196769357279" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/3074720196769357279?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/3074720196769357279?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/6cMM4VtomI0/cebbar.html" title="Cebbar" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/cebbar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUIARHs5cSp7ImA9WhRVGEQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5685455136837669476.post-5818214238086507146</id><published>2012-01-18T15:32:00.004+02:00</published><updated>2012-01-18T15:32:25.529+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-18T15:32:25.529+02:00</app:edited><title>Aziz</title><content type="html">&lt;br /&gt;
&lt;div style="background-color: white; text-align: left;"&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;div&gt;
Aziz : İzzet, azamet sahibi; her işte galip.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Cenab-ı Hak buyuruyor:&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"..O, üstün ve güçlü olandir, hüküm ve hikmet sahibidir." (İbrahim,4)&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Kur'an-ı Kerim'de doksanbir yerde geçmektedir. Fakat hiç bir yerde tek başına &amp;nbsp;zikredilmemiş; daima Esma-i Hüsna'dan diğer bir isimle beraber varid olmuştur.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Allah'ın 'Aziz' sıfatı, O'nun hiçbir zaman mağlup edilemeyeceğini, her zaman galip olanın Kendisi olduğunu ifade eder. Allah kainatta mutlak kuvvet sahibidir ve O'ndan üstün hiçbir güç yoktur.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
O hiç bir şekilde ve surette asla yenilgiye uğramayan, her şeye gücü yetendir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
O, haksızlık yapılamayacak kadar güçlüdür.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
O en üstündür, en yücedir, şeref ve izzet sahibidir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Gayet izzetli, onurlu ve şanlıdır. Hiçbir şekilde mağlup edilmez, her işinde gâlibdir. Yahut eşi benzeri yoktur ve gayet yüksektir. Yani, "Hiçbir şey O'nun dengi olmamıştır." (İhlâs,4) âyetinde ifade edildiği gibidir. Bununla beraber alçaklığı, ahlâksızlığı, küfür, zulüm, fesad, isyan ve küfran gibi fenalıkları sevmez.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
O'nun gücünü bilmek, O'nu hatırdan çıkartmamak, günahlardan uzaklaşmayı, yararlı işlerle meşgul olmayı sağlar. Mutlak Hâkimin Allah'tır. Sevk ve idare O'nun elindedir. O'nun koruma ve himayesi olmadan korunulamaz. O'nun yardımı olmadan başarılı olunamaz. Acizliğini samimiyetle kabul etmek, Allah'ın izzetini müşahede etmeyi sağlar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
"Yâ Âzizü" Her kim &amp;nbsp;bu ismi kırk gün sabah namazından sonra 40 kere okursa Cenab-ı Hak hazretleri onu hiç kimseye muhtaç eylemez.&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5685455136837669476-5818214238086507146?l=dervisislam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/afQHDNdSpUKRqDxexnn5uW3JLXw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/afQHDNdSpUKRqDxexnn5uW3JLXw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/afQHDNdSpUKRqDxexnn5uW3JLXw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/afQHDNdSpUKRqDxexnn5uW3JLXw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DervisislamFikihHadis/~4/j8A6O0q1sUQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://dervisislam.blogspot.com/feeds/5818214238086507146/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5685455136837669476&amp;postID=5818214238086507146" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5818214238086507146?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5685455136837669476/posts/default/5818214238086507146?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/DervisislamFikihHadis/~3/j8A6O0q1sUQ/aziz.html" title="Aziz" /><author><name>Derviş</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03395987390057509513</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="16" height="16" src="http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://dervisislam.blogspot.com/2012/01/aziz.html</feedburner:origLink></entry></feed>

