<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Dikenli Tel</title>
	
	<link>http://www.dikenlitel.com</link>
	<description />
	<lastBuildDate>Tue, 15 Jun 2010 02:11:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/DikenliTel" /><feedburner:info uri="dikenlitel" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>pişman olduğum zaman</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/jdQGxDGVpls/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/pisman-oldugum-zaman/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 02:11:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=456</guid>
		<description><![CDATA[yolun zorunu yürümüştün sen tanıştığımız zaman,
ben dalgalanmaktaydım elvan elvan.
o yüzden tam olarak hissedemedim ben içini,
hala kulağında çınlıyor mu alaycı kahkaham?
haberim yoktu henüz cilvesinden aşkın,
sarsılmıyordum hiç ay tutulmasından.
o kadar taşkın, o kadar açtım ki;
düşmem kaçınılmazdı arzın ortasından.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yolun zorunu yürümüştün sen tanıştığımız zaman,<br />
ben dalgalanmaktaydım elvan elvan.<br />
o yüzden tam olarak hissedemedim ben içini,<br />
hala kulağında çınlıyor mu alaycı kahkaham?<br />
haberim yoktu henüz cilvesinden aşkın,<br />
sarsılmıyordum hiç ay tutulmasından.<br />
o kadar taşkın, o kadar açtım ki;<br />
düşmem kaçınılmazdı arzın ortasından.</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=jdQGxDGVpls:jxWypAzg8BM:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=jdQGxDGVpls:jxWypAzg8BM:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/pisman-oldugum-zaman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/pisman-oldugum-zaman/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>başka dilde aşk</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/ORuCMszuh3A/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/baska-dilde-ask/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 00:18:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>..williee..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beyazperde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[izleyiniz. belki de çoktan izlediniz. tekrar izleyiniz. canınız sıkıldıkça, aşktan ümidinizi kestikçe, korktukça, bazı şeyler üstünüze üstünüze geldikçe ve en önemlisi anlaşmak için konuşmanın yetersiz geldiğini her hissettiğinizde.
&#8220;sana bir sır söyleyeceğim
korkuyorum senden&#8221;
oyunculuğun ne olduğunu mert fırat&#8217;tan öğrenmek için, kalpten konuşmanın nasıl olduğunu görmek için, engelleri yok etmek için izleyin. sessizce.
sonradan edit: sarı kırmızı forma için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>izleyiniz. belki de çoktan izlediniz. tekrar izleyiniz. canınız sıkıldıkça, aşktan ümidinizi kestikçe, korktukça, bazı şeyler üstünüze üstünüze geldikçe ve en önemlisi anlaşmak için konuşmanın yetersiz geldiğini her hissettiğinizde.</p>
<p><em>&#8220;sana bir sır söyleyeceğim<br />
korkuyorum senden&#8221;</em></p>
<p>oyunculuğun ne olduğunu mert fırat&#8217;tan öğrenmek için, kalpten konuşmanın nasıl olduğunu görmek için, engelleri yok etmek için izleyin. sessizce.</p>
<p>sonradan edit: sarı kırmızı forma için izleyin. (:</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=ORuCMszuh3A:FRAZgTme0g8:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=ORuCMszuh3A:FRAZgTme0g8:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/baska-dilde-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/baska-dilde-ask/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>ohh be!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/S_6QD36zsu8/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/ohh-be/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 20:13:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=447</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir Dikenli Tel&#8217;imize ulaşamıyorduk. Bazı şeyler içimizde kaldı, içimizden gelerek yazamadık. Herhalde nazarlara geldik, neyse ki ufak sıyrıklarla atlattık, yeniden buradayız. Bu özlemle sayfa sayfa yazar mıyız, yoksa yine içimize mi kapanırız orası şimdilik belli değil. Her şeye rağmen istediğimizde yazabileceğimizi, ulaşabileceğimizi bilmek güzel. Bu arada yazıların tamamını kurtarsak da, yorumların bir bölümü için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir Dikenli Tel&#8217;imize ulaşamıyorduk. Bazı şeyler içimizde kaldı, içimizden gelerek yazamadık. Herhalde nazarlara geldik, neyse ki ufak sıyrıklarla atlattık, yeniden buradayız. Bu özlemle sayfa sayfa yazar mıyız, yoksa yine içimize mi kapanırız orası şimdilik belli değil. Her şeye rağmen istediğimizde yazabileceğimizi, ulaşabileceğimizi bilmek güzel. Bu arada yazıların tamamını kurtarsak da, yorumların bir bölümü için maalesef aynı şeyi söyleyemiyoruz. Artık telafi ederiz, önemli olan yeniden burada olabilmek, yeniden yazabilmek&#8230; E hoşgeldik o zaman (;</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=S_6QD36zsu8:2iqxqGDJEqU:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=S_6QD36zsu8:2iqxqGDJEqU:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/ohh-be/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/ohh-be/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>bir an…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/4qZmkYCiQWQ/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/bir-an/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 23:51:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[Bir an, sadece bir an gelen bir his… Ardından yazılan yüzlerce senaryo.  Hayatın anlamını bulmuş gibi hissetmek. Ama dedim ya sadece bir an…  Sonra başka bir an; bu kez yazılan felaket senaryosu; yüzlerce klişe  dolu. Üstelik bu anlar öylesine seri yer değiştiriyor ki; tepe sersemi  oluyorsun. Sonra bir aitsizlik duygusu sarıyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir an, sadece bir an gelen bir his… Ardından yazılan yüzlerce senaryo.  Hayatın anlamını bulmuş gibi hissetmek. Ama dedim ya sadece bir an…  Sonra başka bir an; bu kez yazılan felaket senaryosu; yüzlerce klişe  dolu. Üstelik bu anlar öylesine seri yer değiştiriyor ki; tepe sersemi  oluyorsun. Sonra bir aitsizlik duygusu sarıyor dört bir yanı… Hiçbir  yere ait değilmiş gibi; bu gökyüzüne, bu şehre, az sonra gideceğin eve,  giderken geçtiğin yollara… Sonra yanındakine çeviriyorsun başını;  gülümsüyor hafif; geçip gidiyor birden bulutlar, felaket senaryonda “the  end” tuşlanıyor, mutlu sonla… Ama hep aynı kısır döngü, bir mutlu anı,  bir umutsuz an takip ediyor; at başı misali… Sanki hayat seni deniyor,  ki deniyor da. Hani John Lennon demiş ya; “Hayat; sen planlar yaparken  başına gelenlerdir” diye. Duruyorum ve bekliyorum artık. Diliyorum  gülümseterek gelsin başıma…</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=4qZmkYCiQWQ:4Jcak6ADdJA:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=4qZmkYCiQWQ:4Jcak6ADdJA:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/bir-an/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/bir-an/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>sen iyi gel bana…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/6KR4KSawlcg/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/sen-iyi-gel-bana/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 23:49:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=432</guid>
		<description />
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.dikenlitel.com/wp-content/uploads/2009/11/red-wine13.jpg" alt="" width="300" height="168" " align="left"/>Bilmediğim yerleri anlat bana, hiç gitmediğim ülkeleri, adım atmadığım  sokakları, önüme haritayı koysan bulamayacağım şehirleri… Gökyüzünü  anlat bana; oradan nasıl göründüğünü, ıslanmadığım yağmurları, bir şeye  benzetemediğim bulutları, minareleri anlat mesela. Sonra hiç duymadığım  şarkılardan mırıldan, yan yana gelmesini hayal bile edemeyeceğim  notaları olsun, hiç tanımadığım grupların konserlerinde durulalım.  Acıkalım sonra, hiç tatmadığım şeyler yedir bana, telaffuz edemediğim  adları olsun; sen hepsini bil ama. Kendinle doyur beni, bildiklerinle…  Bir şarap şişesi olsun elimizin altında, ne zaman istersek kaybolalım  kırmızının tonlarında. Sonra gülelim hep, bakıp bakıp birbirimize.  Kitaplardan bahset, şiirlerden… Okumamış olayım, hiç duymamış… Sonra ben  bir caka satmaya kalkıp, bir dörtlük mırıldanayım, sen devamını getir,  ben öyle kalayım. Rüyalarını anlat bana; seni tanımıyordum o zamanlar  de, ama gördüm sanki bir yerlerde… Ya da hep bekliyor ol, rüyanın  birinde… Tutkuyu anlat mesela. O da aşk gibi iyi geliyor bazen insana.  Sen iyi gel bana. Yerim yurdum ol. Tenin tenime alışsın, her temasta  kafamız yeniden karışsın. Yudumladıkça kırmızıyı, bir sen ol bir ben  dünyada… Sessiz sakin olalım ama fırtınalar koparalım, yağmurlarda  yürüyelim mutlaka, bakalım kimin cesareti var ıslanmaya… Yalnızca sen  olduğun için yanında olayım, yalnızca ben olduğum için yanımda ol.  Biliyorum varsın, bir yerlerdesin; madem öyle bir gün, beni de  bulabilirsin…</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=6KR4KSawlcg:CyRBE7O53IY:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=6KR4KSawlcg:CyRBE7O53IY:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/sen-iyi-gel-bana/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/sen-iyi-gel-bana/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>keşke…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/s1YAsvkXE50/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/keske/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 23:48:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=430</guid>
		<description><![CDATA[Hayat ne garip, birileri sessiz sedasız gidiyor haberin bile olmuyor.  Oysa ki o acıyı paylaşmak istediğin insanlar var. Yanında olmalıyım  dediğin, ama dedim ya işte haberin bile olmuyor. Acının sisleri  dağılmaya başlamışken yavaştan, öğreniyorsun. Birden sesin soluğun  kesiliyor, boğazına bir şeyler düğümleniyor. Konuşmak istiyorsun,  konuşamıyorsun, kimbilir yanında olsan neler derdin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat ne garip, birileri sessiz sedasız gidiyor haberin bile olmuyor.  Oysa ki o acıyı paylaşmak istediğin insanlar var. Yanında olmalıyım  dediğin, ama dedim ya işte haberin bile olmuyor. Acının sisleri  dağılmaya başlamışken yavaştan, öğreniyorsun. Birden sesin soluğun  kesiliyor, boğazına bir şeyler düğümleniyor. Konuşmak istiyorsun,  konuşamıyorsun, kimbilir yanında olsan neler derdin, diyemiyorsun. Çok  üzüldüm diyorsun; bir şey ifade edip etmediğini bilmeden, çok severdim  diyorsun; gerçekten sevdiğini belli edemeden. Aylar önce gördüğün rüya  gerçek olmuş, neden daha önce aramadım deyip duruyorsun şimdi kendi  kendine… Keşke tazeyken teselli edemeseydim… Keşke, keşke…</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=s1YAsvkXE50:_kiLgGxpyaU:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=s1YAsvkXE50:_kiLgGxpyaU:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/keske/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/keske/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>soldan sağa iki…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/M16xT5F8Ep0/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/soldan-saga-iki/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 23:45:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=427</guid>
		<description />
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i566.photobucket.com/albums/ss105/dikenlitel/crossword.jpg" alt="" width="198" height="93" "align="left"/>Bazen öyle kapalı kelimeler kullanıyoruz yazarken, kimse anlamasın diye  yazıyoruz sanki. O kadar benciliz ki, aslında biz kendimize yazıyoruz.  Oysa neden yazar ki insan? Paylaşmak için değil mi? İçini dökmek için  değil mi? Hayır işte bazen bunlar için değil. Bazen sadece o anlasın  diye. Bazen sadece o üzülsün diye. Bazen okusun da gittiği yerden  dönmesin diye. İyi ki gittin dediğimi duyabilsin diye. Hatta bazen, o  bile anlayamasın da çözmeye çalışsın diye. Kelimelerin arasında gezerken  bocalasın diye. Şu satırlarda vakit harcasın diye. Hiç değilse bunu  yapsın diye. Evet ben bazen sırf bunun için yazıyorum, muhattabını  buluyor mu diye meraklara düşüyorum. Satırların arasındaki anahtar  kelimeleri yakalabiliyor mu diye deliye dönüyorum. Bu sefer bulmacanın  hangi parçasını eksik bıraksam diye kafa yoruyorum. Oyunlar oynuyorum  kendi kendime, yapıyorum ben bunu, bilsem de oyunun sonunu…</p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=M16xT5F8Ep0:LUvl36x3_Gs:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=M16xT5F8Ep0:LUvl36x3_Gs:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/soldan-saga-iki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/soldan-saga-iki/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>bazı yalanlar…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/cDIhtqjG0dI/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/bazi-yalanlar%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2009 23:40:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=423</guid>
		<description />
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i566.photobucket.com/albums/ss105/dikenlitel/yalan.png" alt="" width="300" height="167" " align="left"/>Zaman git gide daralan bir tünel gibi. Çok çok derinlerden gelen  ışığı biraz daha hissedebilmek için; kendini paralayıp duruyorsun.  Yürüyorsun olmuyor, koşuyorsun olmuyor, duruyorsun hiç olmuyor. Işık bir  türlü yüzünü senden yana dönmüyor. Sevimsiz sohbetlere katlanmak  zorunda kalıyorsun, sonu gelmez kurlara, sonu belli oyunlara. Sadece  gerçeği duymak istediğin anlarda, sana gülümseyen her bir çift gözün  altında başka şeyler arıyorsun. Bazen buluyorsun da; yolunu da  veriyorsun. Sonra bir durup, nereye kadar diye düşünüyorsun. Daha ne  kadar her gözde doğruları arayabilirim, daha ne kadarında bulabilirim…  Gün gelecek birine daha kanacaksın işte, hayat böyle bir şey çünkü. Hem,  ne zaman doğruyu söyler ki insan? Gerçekten kaybetmek üzereyken mi,  yoksa sırf kazanmak için mi? İşin aslı artık doğrular kimsenin umurunda  değil. Sadece onları mutlu edecek şeyleri duymak istiyorlar. Ve siz de  mutlu olmak istiyorsanız, onları mutlu edecek şeyleri söylüyorsunuz.  Bütün dünya el ele vermiş; yalandan hayatların içinde yaşıyor… Evet  belki ben de onlardan biriyim, her ne kadar kendi payımı doğruya ayırsam  da, itiraf etmeliyim ki; yalanlarımız da güzel, inanması zevkli…</p>
<p><em>ondörttemmuzikibindokuz</em></p>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=cDIhtqjG0dI:pVZ562LjNCs:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=cDIhtqjG0dI:pVZ562LjNCs:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/bazi-yalanlar%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/bazi-yalanlar%e2%80%a6/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>yedi satır…</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/spinPTXI9bY/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/yedi-satir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 23:40:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=421</guid>
		<description><![CDATA[

bu bayram o bayram değil, ama olabilirdi,
küsler  barışırmış ya bayramlarda, o da gelebilirdi…
çalsaydı kapımı, ben  geldim deseydi,
duyacağı sitem değil, hoşgeldindi.
bayram;  peki ya sen?
o’nu bana getirmeyeceksen,
ne farkın var ki  dünden…


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p>bu bayram o bayram değil, ama olabilirdi,</p>
<p>küsler  barışırmış ya bayramlarda, o da gelebilirdi…</p>
<p>çalsaydı kapımı, ben  geldim deseydi,</p>
<p>duyacağı sitem değil, hoşgeldindi.</p>
<p>bayram;  peki ya sen?</p>
<p>o’nu bana getirmeyeceksen,</p>
<p>ne farkın var ki  dünden…</p>
</div>
</div>
<div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=spinPTXI9bY:HKr6IcuodsI:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?a=spinPTXI9bY:HKr6IcuodsI:7Q72WNTAKBA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/DikenliTel?d=7Q72WNTAKBA" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/yedi-satir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/yedi-satir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title />
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/DikenliTel/~3/P7zBDfzQtIA/</link>
		<comments>http://www.dikenlitel.com/419/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 23:38:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>s1m0ne</dc:creator>
				<category><![CDATA[İçimden Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dikenlitel.com/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Tam dört yıl önce yazmışım, dört yıl önce bugün…

Takvimlerden bir yaprak daha düştü.
Bugün 1 Eylül.
Yaz resmi  olarak sona erdi.
İlkokulda öğrendiğimiz mevsimlere göre ayları  sayarken Eylül’ü sonbaharda saydık hepimiz.
Gerçi son yıllarda öyle  sıcak günler yaşadık ki Eylül’de; yaz mı, güz mü karar vermek zor.
Eylül demek; yeni başlangıçlar demek, Eylül demek; yaza veda demek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Tam dört yıl önce yazmışım, dört yıl önce bugün…</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img26.imageshack.us/img26/3130/2890355502443c7bb4dm.jpg" alt="" width="240" height="160" /></p>
<p style="text-align: center;"><em>Takvimlerden bir yaprak daha düştü.<br />
Bugün 1 Eylül.<br />
Yaz resmi  olarak sona erdi.<br />
İlkokulda öğrendiğimiz mevsimlere göre ayları  sayarken Eylül’ü sonbaharda saydık hepimiz.<br />
Gerçi son yıllarda öyle  sıcak günler yaşadık ki Eylül’de; yaz mı, güz mü karar vermek zor.<br />
Eylül demek; yeni başlangıçlar demek, Eylül demek; yaza veda demek,  Eylül demek; sıkıntı demek.<br />
Kitap defter demek, okul zili demek,  tembelliğe son demek.<br />
Alışveriş demek, yani yine çok para lazım  demek.<br />
Uzun geceler yaklaşıyor yine.<br />
Gökyüzü birdenbire kendini  siyahın kollarına teslim edecek.<br />
Bize de güneşi özlemek düşecek.<br />
Sıcak şikayetleri yavaş yavaş yerini, ne kadar da serin tarzı cümlelere  bırakacak.<br />
İnsanı iliklerine kadar ıslatan yağmur, daha sık eşlik  edecek günlerimize.<br />
Bir fincan sıcak kahve için daha çok bahanemiz  olacak.<br />
Ve çok değil birkaç ay sonra kar taneleri ziyaretimize  gelecek.<br />
Pencerenin ardından seyretmesini sevdiğim ama önünde olmayı  sevmediğim beyaz günler, geceler.<br />
Biraz erken bahsediyor  olabilirim, kardan falan ama Eylül deyince hüzün de geliyor beraberinde.<br />
Ve hüzün yaza pek yakışmıyor. Kış duygusu hüzün, en çok ta hazan.<br />
Ve işte ilk adımı attık bugün sonbahara yazdan.<br />
Artık mevsimlerden  hazan…</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dikenlitel.com/419/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.dikenlitel.com/419/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
