<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005</atom:id><lastBuildDate>Sat, 17 Oct 2009 00:56:29 +0000</lastBuildDate><title>Doğal Tedavi Evi</title><description>Alternatif Tedavi Yöntemleri</description><link>http://dogaltedavievi.blogspot.com/</link><managingEditor>ozboduc@gmail.com (Doğal Tedavi Evi)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>43</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><media:keywords>saglik,alternatif,tip,sifali,bitkiler,bitkiler,otlar,tabiat,doktor,herbalist,fitoterapist,dogal,doktor,dogal,ilac,ilac</media:keywords><media:category scheme="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd">Health</media:category><itunes:owner><itunes:email>dogal.tedavi.evi@gmail.com</itunes:email></itunes:owner><itunes:explicit>yes</itunes:explicit><itunes:keywords>saglik,alternatif,tip,sifali,bitkiler,bitkiler,otlar,tabiat,doktor,herbalist,fitoterapist,dogal,doktor,dogal,ilac,ilac</itunes:keywords><itunes:subtitle>Alternatif Tedavi Yöntemleri</itunes:subtitle><itunes:category text="Health" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/DoalTedaviEvi" type="application/rss+xml" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-5901123204203082033</guid><pubDate>Thu, 18 Jun 2009 20:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-18T23:15:04.796+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hacamat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tıbbi nebevi</category><title>Hacamat ve Faydası</title><description>&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamat İslam ülkelerinde çok yaygın. Ama Çin’den Almanya’ya – Malezya’dan Kanada ve Avustralya’ya kadar bütün dünyada kullanılan alternatif bir tedavi yöntemi… İşte hacamatla ilgili tüm merak edilenler.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span id="more-651"&gt;&lt;/span&gt;Türkiye’de bu tedavi yöntemi Sağlık Bakanlığı tarafından tanınmadığı için maalesef ehil olmayan kişiler tarafından sağlıksız ortamlarda yapılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Hacamatla tedavi&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Önce, bardak vb. den oluşan kupa kan alınacak yere vuruluyor, orayı havasız bırakıp uyuşturuluyor. Aynı yeri neşterle et ile deri arasını 2 veya 3 milim çiziliyor. Sonra kupayı neşterlenen yere tekrar vuruluyor. Kılcal damarlardan kan gelmeye başlıyor. Bu genellikle üç defa tekrarlanıyor. Tedavi 20-25 dakika sürüyor. Ortalama 300-350 gram kadar kan çıkarılıyor.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Hacamat konusunda Hadis-i Şerifler&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hz. Muhammed(s.a.v) Hadis-i Şeriflerinde, hacamatın önemi hakkında şunları buyurmuş:&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;“Damardan veya deriden kan aldırmak, tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılarındandır.”&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;“Sefer ediniz şifa bulunuz, oruç tutunuz şifa bulunuz, hacamat olunuz şifa bulunuz.”&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Hacamat nedir?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Peygamberimiz (s.a.v)’in sağlıkla ilgili tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir. Hacamat, sebebi belli bir hastalığın tedavisi olmaktan ziyade, kan fazlalığının, vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları gidermek için kullanılan bir tedavi usûlüdür. Hacamat’la alınan kan temiz kan değil, kirli, koyu, pıhtılaşmış, derinin altındaki uyuşuk kandır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bu kan, damardan değil deriden alınır. Hacamat’la pıhtılaşmış koyu kan alınınca, vücuttaki kanın akışkanlık özelliği artar ve dolaşımı kolaylaşır. Deri hafifçe bir neşter ile çizilir ve üzerine ağzı geniş bir cam kavanoz kapatılarak emici gücün etkisi oluşturulur ve kirli kan vücuttan çıkarılır. Bu yöntem, vücudun değişik yerlerine uygulanmakta ve hasta organa yakın yerler özellikle tercih edilmektedir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Kullanılan malzemenin hijyenik olması gerekir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamatın hiçbir yan etkisi olmadığı gibi tamamen doğaldır. Hiçbir acı vermez ve iz bırakmaz. Aynı gün iyileşme görülür ve vücutta rahatlama olur. En hızlı tedavi usûlüdür. Hacamatla tedavi binlerce yıldır uygulanan en eski tedavi usûlü olup, günümüzde de Asya, Afrika ve Uzak Doğu Ülkelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır. Avrupa da son yıllarda alternatif tıp olarak uygulanmaya başlanmıştır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Rasûlullah (s.a.v), baş ağrısından dolayı alnının her iki yanından, zehirlenmeden dolayı her iki omuz başı arasından, topuğundaki bir incinmeden dolayı da ayağının üzerinden kan aldırmıştır. (1) Rasûlullah (s.a.v)’in hanımları da hacamat yaptırmıştır. Rasûlullah (s.a.v): “Miraç’tan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam, ey Muhammed (s.a.v)! ümmetine hacamat olmalarını emret dediler.” buyurmuştur.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hayber’de zehirli koyun etinden zehirlendiği zaman, Cebrail (a.s) kendisine, hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir. İbn Ömer (r.a) şöyle buyurdu: Ben, Rasûlullah (s.a.v)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır.” (2) Yine bir Hadis-i şeriflerinde: “Hacamat her hastalığa faydalıdır, uyanık olun hacamat olun.” buyurmuştur.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kafadan hacamat olmak; delilik, cüzzam, gece körlüğü, alaca, baş ağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır. Hacamat’ın şifasını bilen büyük âlimler üç ayda bir hacamat olurlardı. Hacamat 70 hastalığa şifadır. Bunlardan bazıları; Kanser, cilt hastalıkları, sedef hastalığı, kısırlık, süreklilik arz eden kronikleşmiş birçok hastalıklar, migren, romatizma, mide, bağırsak rahatsızlıkları, karaciğer yetersizliği, zihinsel ve ruhsal birçok hastalıklarda, böbrek hastalıklarında kan vermenin faydaları belirgindir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kanser olup ameliyat olması gereken bir kişide, hacamat’tan sonra kanser kütlesinin yok olduğu görülmüştür. Hacamat ta kanser’den kısırlığa kadar birçok hastalığa şifa vardır. Müzmin birçok hastalığın hacamat’la tedavi olduğu tecrübeyle sabittir. Hacamat nazara ve sihire karşı da iyi gelir. 50 senelik kökleşmiş büyünün, hacamat’la ortadan kalktığı rivayeti vardır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Bu sebeple hacamat yapılırken mutlaka Ayet el-kürsi ve Muavizeteyn sureleri okunur. Rasûlullah (s.a.v) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)” (3) İbn-i Abbas (r.a) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Haccam (hacamat yapan) ne iyi kuldur; (fazla) kanı giderir, beli hafifletir, gözü parlatır.”&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Londra Milli Hastanesinde ve Kopenhag Kraliyet hastanesinde hacamat’la ilgili Tıbbi araştırmalar yapıldı. Araştırmalar neticesinde kirli kan alınca, koyu kanı bulunan hastaların beyinlerinden geçen kan akışı hızlandığı, kanın incelmesiyle, kandaki alyuvar yoğunluğunun azaldığı, hemoglobin seviyesinin düştüğü, böylece kalbin beyne daha rahat pompalama yaptığı tespit edildi. Ayrıca araştırmalarda, kan akışının artmasıyla insanın ataklığının da fark edilir derecede arttığı görüldü. Hastalıklara karşı kan aldırmanın koruyucu bir rol oynayabileceği bu araştırmalarda ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Hacamat nasıl yapılır?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamatın birinci hikmeti sevgili peygamberimizin (s.a.v.) sünneti olması ve Mirac’ta verilmiş olmasıdır.Onun herbir sünnetine uymanın ne kadar makbul olduğu hepimizce bilinmektedir.&lt;br /&gt;Biz tabii ki işin tıbbi yönüne bakacak olursak önce hacamat (kan aldırmak) damardan değildir. Kan bağışı ile hacamat tamamen değişik iki yöntemdir.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamat vakum usulu ile vücudun çeşitli yerlerinden kan almaktır. Damardan değil. Hacamatla vücuttta fazla kan kalp ve beyin sektelerine, sinirsel rahatsızlıklar, allerji gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamatla; işte bu fazla kan ve deri altındaki kirli kanlar dışarı çıkartılır. Deri altındaki kılcal damarlardan kan dolaşımı normal dolaşıma nazaran daha yavaş yürüdüğünden dolayı yıllarca bı kanlarda temizlenmeme oranı artar.&lt;br /&gt;Bu sebepten dolayı vücutta çeşitli rahatsızlıklar (baş ağrısı, bel ağrısı, diz ağrısı, uyuşukluk, tembellik, ağırlık, v.s) baş gösteriri. Hacamat ile deri altındaki bu rahatsızlıklara sebep olan kan dışarı çıkartılarak kanın rahatça dolaşması sağlanmış olur.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Hacamatla tedavi olunan hastalıklar&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamat kan ile alakalı bir işlem olduğu için kan da insan bir bölgeye tesir etme imkanı vardır. Bununla beraber vücuttaki kirli kanı almakla kandaki toksinler, kolestrol ve kullandığımız ilaçlardan dolayı kanda bulunan ve bize zarar veren maddeler tehlikesiz bir şekilde vücuttan uzaklaştırılır.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hacamat ile insanlar; anında tesir gösteren, emin, tehlikesiz, yan tesirsiz ve ucuz bir şekilde tedavi olma imkanı bulurlar. Bununla beraber hacamatla tedavi olunan hastalıkların bazıları şunlardır.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Baş ağrısı, yarım baş ağrısı ve sinuzit,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tembellik, uyku fazlalığı,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Prostat ve cinsel zayıflık,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sırt ağrısı, bel ağrısı (lumbago), işiaz, diz ağrısı, yanlarda uyuşukluk,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hormon bozzukluğu,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yumurtalık hastalıkları,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Buna benzer bir çok kadın hastalığı.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Hacamat hangi hallerde yapılmaz&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hacamat çok ihtiyar ve zayıf kişilerde,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kalp Yetmezliği olanlarda,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir yeri kesildiğinde kanı durmayan kişilerde,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hamilelerde,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aşırı kansız kişilerde&lt;/li&gt;&lt;li&gt;AİDS HİV&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tansiyonu çok düşük olan kişilerde&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Küçük çocuklarda&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çok hassas ve korkan kişilerde kanlı hacamat yapılmamaması tavsiye olunur, duruma göre kansız hacamat tatbik olunur.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 153, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kaynaklar:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 153, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;1-E. Davud Tıp H. 3859. 3860, Tirmizi Tıp H. 2052, İ. Mace Tıp H. 3484. 3484.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 153, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2-İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 153, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;3-Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);"&gt;4-HayatıFarket&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;br /&gt;www.dogaltedavievi.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-5901123204203082033?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/OKG1RjFQOj8" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/OKG1RjFQOj8/hacamat-ve-faydas.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2009/06/hacamat-ve-faydas.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-5350395097930142143</guid><pubDate>Wed, 17 Jun 2009 19:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-17T22:04:15.622+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">detoks</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">iyon temizligi</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">detox</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ayak detoksu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">içsel arınma</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">lavman</category><title>İçsel Arınma | Ayak Detoksu</title><description>&lt;p style="margin-bottom: 0cm; text-align: center; color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Vücudunuzdaki biriken toksinleri atmadığınız sürece sağlığınıza kavuşamazsınız.&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDS5tDt8I/AAAAAAAAAqg/otUd9MlpLOE/s1600-h/Detoks01.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 232px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDS5tDt8I/AAAAAAAAAqg/otUd9MlpLOE/s320/Detoks01.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348309655741511618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;style type="text/css"&gt;  &lt;!--   @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm }   P { margin-bottom: 0.21cm }  --&gt;  &lt;/style&gt; &lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kilo almanızın en büyük etkeni, düzgün çalışmayan karaciğerinizin yağlanması sonucu, aldığınız gıdaların enerjiye dönüşememesidir. Yağ moleküllerinin oluşması, size kilo aldırır. Kilo vermek istiyorsanız, ayak detoksuna girmelisiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDl7kbMjI/AAAAAAAAAqo/4ElK4_qDQ2A/s1600-h/DETOKSCIHAZI.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 186px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDl7kbMjI/AAAAAAAAAqo/4ElK4_qDQ2A/s320/DETOKSCIHAZI.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348309982659686962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Baş ağrısı, yorgunluk şikayeti  olanlar. &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Kabızlık problemi ve Sindirim  bozuklukları çekenler.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Kaygı, sıkıntı, stress  problemi olanlar.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Akne (Sivilce) problemi olanlar.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Eklem ağrıları çekenler. &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Bel sertliği ve sırt ağrıları  çekenler.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Alkol, sigara, kafein vb.  maddeleri tüketenler.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Sağlıksız ortamlarda çalışanlar  (Endüstriyel kimyasalların bulunduğu  ortamlar-kaynak-boya-tiner vb.) &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Ağır metallere mağruz kalanlar.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Hormonlu ve katkılı gıdaları  tüketenler.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Kimyasal yada kozmetik maddeler  kullananlar.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;Hava kirliliğinin olduğu  şehirlerde yaşayanlar.   &lt;/p&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;p&gt;Sağlık düzenini korumak isteyen herkesi; &lt;/p&gt; &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt; &lt;p align="center"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;MUCİZEVİ AYAK DETOX uygulamasına davet ediyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2003 Nobel ödülü almış olan iki Japon bilim adamının bulduğu yöntemle %100 Doğal ve güvenli Ayak detoksu ile bilinen detoks (arınma) tarihe karışmış bulunmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDl-oJ8HI/AAAAAAAAAqw/T0hkrzwco-4/s1600-h/DetoxAyak.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 181px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDl-oJ8HI/AAAAAAAAAqw/T0hkrzwco-4/s320/DetoxAyak.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348309983480639602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;a href="http://www.detoks.tr.gg"&gt;Doğal  Tedavi Evi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-5350395097930142143?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/bRp4GZ_Tfs8" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/bRp4GZ_Tfs8/icsel-arnma-ayak-detoksu_17.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><media:thumbnail url="http://2.bp.blogspot.com/_eSOTWaTiM4I/SjkDS5tDt8I/AAAAAAAAAqg/otUd9MlpLOE/s72-c/Detoks01.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2009/06/icsel-arnma-ayak-detoksu_17.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-2633924022271457446</guid><pubDate>Wed, 17 Jun 2009 18:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-17T22:04:33.177+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">pet şişe</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">plastik şişe</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">cinsellik</category><title>Plastikte Cinsel TEHLİKE !</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Harvard School of Public Health’te araştırmacılar 77 öğrenci üzerinde inceleme yaptı. Öğrenciler 7 gün boyunca plastik şişelerden su içti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plastik şişe kullanan katılımcıların idrarlarında, dişilik hormonu östrojene benzeyen BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. Araştırmalar plastik şişelerde bulunan, BPA maddesinin doğumsal kusurlara, büyüme bozukluklarına ve kalp hastalığı ile diyabet riskinin artışına neden olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;br /&gt;www.dogaltedavievi.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-2633924022271457446?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/ZGcKAYPdQwY" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/ZGcKAYPdQwY/plastikte-cinsel-tehlike.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2009/06/plastikte-cinsel-tehlike.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-2842420245788533456</guid><pubDate>Tue, 01 Jul 2008 21:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-05T23:59:25.895+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">romatizma</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">mide</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">karanfil</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ağrı kesici</category><title>Karanfil ve Faydası</title><description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;K&lt;span style=""&gt;aranfil&lt;/span&gt; ile ilgili birden fazla anlam vardır. &lt;span style=""&gt;Karanfil baharatı Syzygium aromaticum &lt;/span&gt;ağacından elde edilirken, &lt;span style=""&gt;Karanfil çiçekleri Dianthus Petraeus &lt;/span&gt;bitkisinden elde edilirler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Karanfil baharatı (kuru)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;İlk olarak Moluk adaların da bulunmuştur. Karanfil ağacı dört mevsim yeşil kalır ve 10-20 m uzunluğa erişebilir. Karanfil çiçeklerine &lt;span style=""&gt;Karanfil baharatı&lt;/span&gt; ile benzer kokuya sahip olduğu için bu ad verilmiştir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Anavatanı Endonezya olup, tüm dünya mutfaklarında baharat olarak kullanılır. Adı Fransızca Clou (tırnak) dan gelir; çünkü tomurcuklar belli belirsiz küçük düzensiz tırnak biçimini andırılar. Karanfiller, öncelikle Zengibar, Endonezya ve Madagaskar’da hasat edilir. Aynı zamanda Hindisatan  ve Sri Lanka'da yetiştirilir. Çiçek tohumları başlangıçta soluk renklidir ve dereceli olarak yeşile dönüşürler. Karanfiller boy uzunluğu 1.5-2 cm iken hasat edilirler. Karanfil ağacının çiçek tomurcuklarından elde edilen baharat, odunumsu, siyah renkli ve güzel kokuludur. Acımsı ve ekşi bir tada sahiptir. Hindistan'da yemeklerde çokça kullanılır. Avrupa'da daha çok turşu ve reçellere çeşni katmak amacıyla, bazen de tatlılarda kullanılır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Tarihçesi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Milattan Önce 3. yüzyılda Çin imparatorları ve aristokrasisi, bütün ziyaretçilerine ağız kokuları için karanfil ikram etmeden görüşmezlerdi. Eski Romalılarda &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Eski_Roma" title="Eski Roma"&gt;&lt;span style="text-decoration: none;color:black;" &gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;karanfili baharat olarak kullanıyorlardı. Romalı Plinus'un, "Bir yıl geçmiyor ki, Hindistan, Roma İmparatorluğunu 50 milyon sesterce kurutuyor" sözünü İlk ve Ortaçağ Batı Uygarlıklarında karanfilin yüksek fiyatına kanıt olarak gösterebiliriz. 17. ve 18. yüzyıl İngiltere'sinde karanfil, yüksek fiyatı sebebiyle altın ile eşdeğerdi. (Sesterce,eski Roma'nın madeni parasıdır. Roma Cumhuriyeti döneminde küçük gümüş madeni para iken; Roma imparatorluğu döneminde büyük bronz madeni para şeklini almıştır.) 15. yüzyıldan itibaren karanfil, Avrupa'da yeniden tanındı. Hollandalılar, karanfil ticaretinde kartel oluşturarak, hayli zenginleştiler. Amsterdam ve Rotterdam hala büyük karanfil pazarlarından sayılmaktadır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Kalitesi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yüzdürme testi, karanfilin kalitesini öğrenmek için kolay bir yoldur. Kaliteli karanfil suya atılınca ya dibe iner ya da suda dikey şekilde asılı kalır. Adi karanfil ise, su üzerinde yatay bir biçimde yüzer.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Kullanımı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Karanfil, öğütülerek baharat olarak kullanılmakla birlikte, ağızda bir süre tutularak kullanılabilir. Çiğnendiğinde nefesi taze ve temiz tutar. Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusuna karşı kullanılır. İçerdiği “Eugenol” maddesinin etkisi ile hafif ve orta şiddette diş ve dişeti ağrılarına karşı lokal uyuşturucu olarak kullanım alanı bulunur. Anti mikrobik etkisi vardır.&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Karanfil tomurcukları uyarıcıdır. Özellikle sindirim sistemi üzerinde uyarıcı etki yapar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Gaz söktürücüdür.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.&lt;/strong&gt; Mide bulantısını bastırır. Kusmaları önler.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu etkilerinden yararlanılmak üzere piyasada satılan karanfil tomurcuklarından bir tutam (7-8 tane) alınıp 1 bardak kaynar suya atılır. 10 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyon ılık olarak içilir.&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align: justify;"&gt;1. Karanfil tomurcukları nefesin kötü kokusunu yok eder. Bunun için tomurcuklar ağızda çiğnenip sert bakiye tükürükle atılır ya da yukarda tarifi verilen infüzyonla gargara yapılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Karanfil tomurcuğu ağrı kesici ve hafif uyuşturucudur. Bu etkilerinden yararlanılarak diş ağrısını kesmekte kullanılır. Bir adet karanfil tohumu ağza alınır. Ağrıyan çürük dişin yakınına getirilir ve bir süre orada tutulur ya da gene piyasada satılan karanfilyağı biraz pamuğun üzerine damlatılır ve pamuk ağrıyan dişe bastırılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3.&lt;/strong&gt; Karanfilyağı romatizma ve nevralji ağrılarının hafifletilmesinde yararlı olur. Bunun için karanfilyağı ağrılı yerlere dıştan ovuşturularak uygulanır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-2842420245788533456?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/7nei2H94aqY" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/7nei2H94aqY/karanfil-ve-faydas.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/07/karanfil-ve-faydas.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-3038078943249102348</guid><pubDate>Wed, 25 Jun 2008 14:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-25T18:03:57.394+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şeker</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">romatizma</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">damar</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kanser</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">antioksidan</category><title>Sağlığınız için Bunlara Dikkat...</title><description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Kabağın K vitamini, brokolinin şifa deposu olduğundan haberiniz var mı? Bu soruların yanıtını bilirseniz, evinize vitamin ve şifa dolu bir fileyle dönebilirsiniz.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Medical Park Fatih Hastanesi’nden Diyetisyen Sevil Nas Can; çok sık tükettiğimiz, marketten ve pazardan aldığımız meyve ve sebzelerin besin değerleri hakkında verdiği bilgileri sizlerle paylaşmak isterim.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ELMA: &lt;/strong&gt;C ve E vitamini, folik asit, pektin ve flovonoid içerir. Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posadan zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KABAK:&lt;/strong&gt; K ve C vitamini içerir. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ARMUT:&lt;/strong&gt; Fosfor, kalsiyum ve potasyumdan zengindir. Kalp kaslarının düzenli çalışmasına fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posadan zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;DUT:&lt;/strong&gt; Kalsiyum, C ve B vitamini ile bol lif içerir. İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KİRAZ:&lt;/strong&gt; Kalsiyum, fosfor ve C vitamini içerir. Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ERİK:&lt;/strong&gt; A ve C vitamini ile kalsiyumdan zengindir. Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;YENİ DÜNYA (MALTA ERİĞİ)&lt;/strong&gt;:&lt;strong&gt;&lt;span style="color:red;"&gt; KESKİN GÖZLER İÇİN &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;A vitamini deposudur. Görmeye ve büyümeye faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;İNCİR:&lt;/strong&gt; Bol posa, kasiyum, fosfor ve magnezyum içerir. Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ÜZÜM:&lt;/strong&gt; Potasyum ve C vitamini deposudur. Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;HİNDİBA:&lt;/strong&gt; Potasyum, folik asit, C, A ve E vitamini içerir. Demir içeriğiyle kansızlığa iyi gelir. Yüksek lif içeriğiyle bağırsakları çalıştırır. Toksin atıcı ve idrar sökücüdür. İştah açıcı özelliği vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ANANAS: &lt;/strong&gt;Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;HAVUÇ:&lt;/strong&gt; A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Saç dökülmesini azaltır ve saçı canlandırır.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;SALATALIK: &lt;/strong&gt;A, B ve C vitamini ile fosfor ve selenyum deposudur. Güçlü bir antioksidandır. Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı barsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır.   &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;KANSERE KARŞI ŞALGAM VE SOYA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ŞALGAM:&lt;/strong&gt; C vitamini, potasyum ve magnezyum içerir. Yüksek tansiyona iyi gelir. Lif içeriğiyle bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucu etkileri vardır.    &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;SOYA:&lt;/strong&gt; A vitamini, folik asit, doymamış yağ asitleri, demir ve yüksek oranda lif içerir. Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KUŞBURNU:&lt;/strong&gt; A, C, D ve E vitamini yönünden zengindir. Antioksidandır. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;BROKOLİ:&lt;/strong&gt; A, C, E, B1 ve B2 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Kalp hastalıklarına karşı korucudur. Prostat ve kolon kanseri riskini azaltır. Demir ve folik asitten zengindir. Kansızlığa faydalıdır. &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;MARUL:&lt;/strong&gt; A, B ve E vitamini içerir. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;SOĞAN: &lt;/strong&gt;A, B ve C vitamini ile fosfor ve kükürtten zengindir. Doğal antibiyotiktir. Bronş açıcı, bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı arttırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;SARIMSAK:&lt;/strong&gt; A, B, C ve E vitamini ile sakaroz içerir. Yaşlanmayı geciktirir. Kireçlenmede faydalıdır. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KEREVİZ:&lt;/strong&gt; A ve E vitamini ile folik asit ve potasyum içerir. İdrar söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır. Sinir sisteminde yatıştırıcı etkisi vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KARPUZ:&lt;/strong&gt; A ve C vitamini ile fosfor ve potasyum içerir. Böbrekteki kum ve taşların atılmasında faydalıdır. Toksin atıcıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KAVUN:&lt;/strong&gt; A vitamini, potasyum ve folik asitten zengindir. Damar tıkanıklığında, bağırsakların çalışmasında etkilidir. Göz sağlına fayda sağlar.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;BRÜKSEL LAHANASI:&lt;/strong&gt; C ve B vitamini ile kalsiyum ve demirden zengindir. Kalp sağlığına ve kansızlığa iyi gelir. Kas gelişiminde faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yüksek tansiyonu düşürmede fayda sağlar.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;LAHANA:&lt;/strong&gt; Folik asit, A, B ve E vitamini yönünden zengindir. Güçlü antioksidandır. Mide rahatsızlıklarında ve hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;PAZI:&lt;/strong&gt; A ve C vitamini ile folik asitten zengindir. Beden güçlendiricidir. Demirden zengin olması sebebiyle kansızlığa iyi gelir. Bol posa içerir. Bağırsak rahatsızlıklarında faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KARNABAHAR:&lt;/strong&gt; Potasyumdan zengindir. C vitamini içerir. Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır.&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;YER ELMASI: &lt;span style="color:red;"&gt;EMZİREN ANNEYE&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır.   &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;PIRASA:&lt;/strong&gt; Demir, kalsiyum ve potasyum içerir. İdrar sökücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;PATATES:&lt;/strong&gt; C ve B vitamini ile fosfor ve potasyumdan zengindir. Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ENGİNAR:&lt;/strong&gt; Bol posa içerir. Kalsiyum, potasyum, magnezyum, A ve C vitamini içerir. Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;TAZE FASULYE:&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;KOLESTEROL &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Folik asit, potasyum, A ve C vitamininden zengindir. Kötü kolesterolün düşmesinde yardımcıdır. Antioksidan özelliği vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;AVOKADO:&lt;/strong&gt; Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;BAMYA:&lt;/strong&gt; A, B ve C vitamini içerir. Sindirime yardımcıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;BÖRÜLCE:&lt;/strong&gt; Kalsiyum, posa, potasyum ve A vitamini içerir. Kolesterolün ve tansiyonun düşmesinde faydalıdır. Kabızlığa iyi gelir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;AYVA:&lt;/strong&gt; A, B ve C vitamini içerir. Mideyi rahatlatır. İshale karşı korucudur. Cilde faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;BAKLA:&lt;/strong&gt; A ve C vitamini içerir. Lif yönünden zengindir. Kabızlığa iyi gelir. Kolesterole ve kansere karşı koruyucudur.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ISPANAK:&lt;/strong&gt; B ve C vitamini ile magnezyum ve çinkodan zengindir. Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır. &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;MISIR: &lt;span style="color:red;"&gt;DAMAR SERTLİĞİNE KARŞI &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Protein, A, B ve C vitamini yönünden zengindir. Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;MUZ:&lt;/strong&gt; B6 vitamini ve potasyumdan zengindir. Hücre yenilenmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde faydalıdır. Elektrolit dengesini sağlar.&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;KAYISI:&lt;/strong&gt; A, B ve C vitamini içerir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini arttırır. Kansızlığa iyi gelir. Kas ve sinir sistemini güçlendirir.    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;VİŞNE:&lt;/strong&gt; A vitamini ve potasyumdan zengindir. İdrar söktürücüdür. Karaciğer ve mide üzerinde olumlu etkileri vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ŞEFTALİ:&lt;/strong&gt; C vitamini, potasyum ve posadan zengindir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.&lt;/p&gt;      &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;AHUDUDU:&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style=";font-size:78%;color:red;"  &gt;SAĞLAM DİŞLER İÇİN &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Folik asit, C, E ve A vitamini içerir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. Diş sağlığına iyi gelir. İshali önler ve ateş düşürücüdür.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;DOMATES:&lt;/strong&gt; Folik asit, magnezyum, potasyum, B ve A vitamini içerir. Hücre yenilenmesinde, bağışıklığın artmasında, kemik ve kas gelişiminde etkilidir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;PATLICAN:&lt;/strong&gt; B1, B2, C ve A vitamini içerir. Sinir sistemine iyi gelir. Cilt sağlığına ve bağışıklık sistemine faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;TRABZON HURMASI:&lt;/strong&gt; A ve C vitamini ile potasyumdan zengindir. İshal koruyucudur. Göz ve cilt sağlığına olumlu etkileri vardır.&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;C VİTAMİNİ DEPOLARI EN GÜÇLÜ ANTİOKSİDANLAR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;PORTAKAL:&lt;/strong&gt; C vitamini ve flovanoid denilen antioksidan deposudur. Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;NAR:&lt;/strong&gt; C vitamini, demir ve potasyum deposudur. Çok güçlü antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;MANDALİNA:&lt;/strong&gt; C ve A vitamini ile potasyum yönünden zengindir. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;GREYFURT: &lt;/strong&gt;Folik asit, potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Hücre yenilenmesinde ve büyümesinde etkilidir. Güçlü antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Damar sertliğine faydası vardır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;KİVİ:&lt;/strong&gt; C vitamini deposudur. Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı arttırır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;ÇİLEK:&lt;/strong&gt; A, C ve E vitamini ile folik asitten zengindir. Kas ve eklem ağrılarında faydalıdır. Cilde iyi gelir. İdrar sökücüdür.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;YEŞİL BİBER:&lt;/strong&gt; C vitamini yönünden çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;LİMON:&lt;/strong&gt; Yüksek oranda C vitamini içerir. İskorbüt hastalığına iyi gelir. Güçlü antioksidandır. İdrar sökücüdür. İdrar yolları iltihabında faydalıdır.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;MAYDANOZ:&lt;/strong&gt; Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Ayrıca folik asit, A ve E vitamini yönünden zengindir. Büyüme, kemik ve diş sağlığı gelişiminde etkindir. &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;MANGO:&lt;/strong&gt; A ve C vitamini yönünden hayli zengindir. Göz ve cilt sağlığına iyi gelir. Antioksidan özelliği ile kansere karı koruyucudur.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;PEPİNO: &lt;/strong&gt;C vitamini, fosfor ve potasyum kaynağıdır. Eklem romatizmasında, kemik gelişiminde ve hemofili hastalığında etkilidir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-3038078943249102348?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/UGSveQPuyCs" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/UGSveQPuyCs/salnz-iin-bunlara-dikkat.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/salnz-iin-bunlara-dikkat.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-8497789115382790</guid><pubDate>Wed, 25 Jun 2008 14:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-25T17:55:24.170+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şeker</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">prostat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">enginar</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">damar</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kanser</category><title>Enginar ve Faydaları</title><description>Vitamin ve mineraller bakımından zengin olan enginar, vücudumuzda kanı temizliyor, beyin hücrelerini yeniliyor, karaciğerle dost sebze ve daha bir çok hastalığın şifa kaynağı. İşte enginarla ilgili merak ettiğiniz şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enginarın latince adı “cynara scolymus”, Dünya’da ve Türkiye’de kültürü yapılan bir bitkidir. Tıbbi bitki olarak ve sebze olarak kullanılır. Sinop yöresinde yabanileşmiş olarak C.cardunculus yetişmektedir. Tıbbi tedavide yaprakları kullanılır, cynarae folium etken maddesi içerir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı yaşam için harika sebze!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enginarın içinde zengin besin maddeleri saklı. Mevsiminde tüketerek enginara saklanmışzengin besinlerden faydalanabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Protein ve karbonhidrat içeriyor.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;A,  B, C,  D vitaminlerinden yana zengin.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kalsiyum, magnezyum, manganez ve fosfor mineralleri de içerir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Vücutta adeta bahar temizliği yapıyor!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanı temizleyen ve kandaki kolesterolü düşüren değerli bir sebze olan enginarda, kalbi besleyen enginarda inuline maddesi, yani bir tür nişasta bulunur. İnuline, vücutta levulose ve doğal şekere dönüşür, böylece midenin sindirim suyu işin içine karışmadan emilir.&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Karaciğer yetersizliğinde toksinleri dışarı atma özelliği vardır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Enginar şeker hastalarına da önerilir, çünkü kanda şeker miktarını ayarlar.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İçerdiği manganez ve fosfor beyin hücrelerine faydalı minerallerdir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 102, 0);"&gt;Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Enginarın içinde bulunan cynarae maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, ayrıca cynarae maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Enginar nasıl seçilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir enginar ağır olmalı, yaprakları sık durumda bulunmalıdır. Eğer yaprakları açık ve yaygın ise o enginar bayattır. Enginarın ortası sert ve tüysüz olmalıdır. Bu tüylerin iğne gibi batması gerekir. Eğer sapta esmer lekeler varsa enginarın ortası çürümüştür.     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Enginar nasıl temizlenir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce sebzenin yaprakları ayrılır ve sökülür. Bu sökülme işi kolayca yapılır. Eğer yapraklar zor sökülüyorsa bunlar atılmalıdır. Kolay sökülen ve uçları kararmış yapraklar lezzetlidir, ancak sindirimleri biraz zordur. Orta tüylü kısma ulaştıktan sonra tüyleri ayıklanır ve kararmaması için limon suyuna batırılıp çıkarılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Enginar nasıl saklanır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazardan veya marketten enginar alırken genelde kolaylık olsun diye temizlenmiş alınır, ancak bu şekilde alınan enginar hemen tüketilmezse vitamin ve minerallerini kaybeder. Dalından koparılmış enginarı birkaç gün saklamak istenirse, tazeliğini koruması için sapları kesilmemelidir. Sebze sapı ile bir vazoya konulmalı ve suyu birkaç kez değiştirilmelidir. Her su değiştirmede enginarın sapı bir santim kadar kesilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-8497789115382790?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/HLtZxfl3Eic" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/HLtZxfl3Eic/enginar-ve-faydalar.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/enginar-ve-faydalar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-4085566621166990809</guid><pubDate>Wed, 25 Jun 2008 14:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-25T17:44:26.803+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yasam</category><title>Karakterinize Göre Ölüm Biçiminiz.</title><description>DÜŞÜNCESİZ &lt;br /&gt;Akıllarına gelen ilk şeyi karşısındaki insanın kırılıp kırılmayacağını düşünmeden söyleyen insanlar en fazla kazalarda hayatını kaybediyor. &lt;br /&gt;ENDİŞELİ &lt;br /&gt;Kaygı bozukluğu olan ve en küçük olaydan dahi endişeye kapılan insanlarda tansiyon hastalığı daha fazla görülüyor. Yükseklik, kapalı yerde kalma gibi birçok fobi de kalp rahatsızlıkları, kolesterol ve yüksek tansiyon gibi birçok rahatsızlığı beraberinde getiriyor. &lt;br /&gt;AGRESİF &lt;br /&gt;Kendilerine yapılan kötülüğü unutmayan düşmanlık besleyen agresif insanlar hayatları boyunca ciddi kalp rahatsızlıklarıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar agresif insanların psikolojik ve ruhsal hastalıklara daha yatkın olduklarını belirledi. &lt;br /&gt;UTANGAÇ &lt;br /&gt;Sosyal ortamlarda kendilerini rahat hissetmeyen utangaç insanlar virüs kapmaya daha açıklar. &lt;br /&gt;İYİMSER&lt;br /&gt;Başına gelen her türlü olumsuzluğa rağmen olaylara hep iyi bakmayı bilen insanlar kötümser kişilere göre 7.5 yıl daha uzun yaşıyor. &lt;br /&gt;SIR TUTAN&lt;br /&gt;Uzmanlar, devamlı başkalarının sorunlarıyla boğuşan ve kendi dertlerini içine atan kişlerin kanser ve kalp krizi riskiyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.&lt;br /&gt;İNSAFLI &lt;br /&gt;Karşısındaki insana karşı insaflı davranan ve affetmeyi bilen kişiler daha uzun yaşıyor. &lt;br /&gt;DIŞA DÖNÜK&lt;br /&gt;Gezmeyi, sosyal ortamlarda bulunmayı seven dışa dönük insanların kalp hastalıklarına yakalanma riskleri daha düşük. Bu tip insanlar hastalıklarla kolay mücadele ederek, daha çabuk iyileşebiliyor. &lt;br /&gt;KÖTÜMSER&lt;br /&gt;En mutlu anında dahi her şeyin en kötü yönünü görmeyi alışkanlık haline getirmiş insanların olumlu insanlara göre erken ölme oranları yüzde 19 daha fazla. Kötümserlerin Parkinson hastası olma riskleri de çok yüksek.&lt;br /&gt;NEŞELi OLANLAR&lt;br /&gt;Araştırmanın en şaşırtıcı sonuçlarından birisi de neşeli insanların daha erken ölmeleri. Aileleri ve çevreleri tarafından neşeli olarak tabir edilen kişilerin diğer insanlara göre ergenlik döneminde ölme oranları daha yüksek. California Üniversitesi'nden araştırmacılar neşeli insanların hayattaki tehlikeleri görmezden geldikleri için erken ölme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-4085566621166990809?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/QQBnnao2I1U" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/QQBnnao2I1U/karakterinize-gre-lm-biiminiz.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/karakterinize-gre-lm-biiminiz.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-4884883769012790637</guid><pubDate>Fri, 13 Jun 2008 03:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-13T06:12:58.958+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tarçın</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hıyarsuyu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">andız</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">akciğer</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">üzüm</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">melekotu</category><title>Akciğer Hastalıkları için Tavsiye</title><description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Akciğer hastalıkları pek çok sebepten meydana gelebilir. Özellikle çok bilinen nedeni sigaradır. Eğer akciğer rahatsızlığınız var ise modern tıbbın yanı sıra doğal bitkilerden de faydalanabilirsiniz.&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Andız otu kökü&lt;/strong&gt; ezilip balla karıştırılarak yenirse akciğer kanamasına çok iyi gelir.&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Üzüm şırasının&lt;/strong&gt; içinde bir ay bekletilen andız otu akciğer rahatsızlıkları ve vereme iyi gelir.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Hıyar suyu&lt;/strong&gt; akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Melek otu&lt;/strong&gt; akciğeri kuvvetledirir.&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şalgam&lt;/span&gt; akciğer bronşların temizlenmesine yardımcı olur.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Tarçın ağacı&lt;/strong&gt; akciğerleri kuvvetlendirir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-4884883769012790637?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/VkDEvGx6JDY" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/VkDEvGx6JDY/akcier-hastalklar-iin-tavsiye.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/akcier-hastalklar-iin-tavsiye.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-4329089059737299645</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2008 21:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-13T05:50:17.452+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">balık yağı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adet sancısı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kereviz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">civan perçemi</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">çoban çantası</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hardal</category><title>Adet Düzenleyici Formüller</title><description>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bitkilerden hazırlanan adet düzenleyici formüllerimizin hazırlanışı ve kullanımı aşağıda yer almaktadır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;1. FORMÜL&lt;/strong&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;GEREKEN MALZEMELER :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Beşparmak Otu Kökü,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Civan Perçemi,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çoban Çantası,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Saplı Meşe Kabuğu&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Su &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;strong style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Hazırlanışı:&lt;/strong&gt; Bütün malzemelerden birer çay bardağı alınarak bir kaba konur ve karıştırılır. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra içilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;2. FORMÜL&lt;/strong&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;GEREKEN MALZEMELER :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Bal,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hardal Tohumu,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Nane,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yabani Kereviz,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Su &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;strong style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Hazırlanışı:&lt;/strong&gt; Bir çay bardağı toz haline getirilmiş hardal tohumu ve nane bir tutam yabani kereviz alınarak bir kaba konur. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra bal ile beraber içilir.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:78%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-4329089059737299645?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/w9L-sRhbWs0" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/w9L-sRhbWs0/adet-dzenleyici-formller.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/adet-dzenleyici-formller.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-217890254411565986</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2008 20:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-13T05:48:16.161+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">menepoz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adet sancısı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gaz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">baş ağrısı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ateş</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hayıt</category><title>HAYIT ve Faydası</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SFHfmyMwDzI/AAAAAAAAAP0/En2v_gLjJz8/s1600-h/Hay%C4%B1t01.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SFHfmyMwDzI/AAAAAAAAAP0/En2v_gLjJz8/s320/Hay%C4%B1t01.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5211192101247651634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;El şeklinde yaprakları olan ,yaz aylarında morumsu çiçekler açan, çalı görünümünde 1 ila 3 metre yüksekliğinde bir ağaççıktır. Yarım cm’ lik küre şeklinde, acımsı meyveleri vardır. Rengi iyice koyulaşan meyveler, ekim-kasım döneminde toplanır ve gölgede kurutulur.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt; - Adet öncesi sendromlar,&lt;br /&gt; - Adet zorlukları,&lt;br /&gt; -Menopoz döneminde son derece rahatlatıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bu sorunlar yüz yıllardır bir kadının çok sıkıntı duymasına neden olmuştur. Doğal terapi yöntemleri yani Alternatif Tıp diye adlandırılan bu yöntemler bilim adamlarına da oldukça fazla yol göstermektedir. Bu doğal terapilerden birisi de &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Hayıt meyvesi veya tohumuyla&lt;/span&gt; yapılan terapidir. Hayıt meyvesi veya kısaca &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;hayıt&lt;/span&gt; her yaştaki kadın için ebedi bir bitkisel çaredir. M.Ö 450’ de hayıt’ tan ilk olarak bahseden tıbbın babası kabul edilen Hipokrat’tır.   &lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;O zamandan beri hayıt;&lt;/p&gt;  &lt;ul&gt;&lt;li&gt;Yüksek ateş,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Baş ağrısı,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gazlanma ve İdrar arttırma için&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kadın hastalıkları için tavsiye edilen bir bitkidir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Adet öncesi gerginlik, genellikle östrojen ve progesteron hormonları arasında dengesizliğe neden olur. Progesteron’un noksanlığı; adet gecikmesi, göğüslerde hassasiyet ve memede ağrı, sancı, kramp ve depresyon gibi semptomlara yol açar. Hayıt bu semptomların giderilmesinde veya azaltılmasında etkili olabilmektedir. Hayıt meyvesi içerisindeki eterli uçucu yağların ve diğer sinerjik bileşiklerin hipofiz bezi üzerinde pozitif etkileri vardır. Bilindiği gibi hipofiz bezi pek çok vücut hormonunun dengesinden sorumludur. Hayıt meyvesi, hipofiz bezini yumurtalıklardaki corpus luteum tarafından progesteron üretiminin artmasına yol açan belirli hormonları daha çok veya daha az üretmek için uyarır. Hayıt meyvesi vücuttaki kadınlık hormonlarını doğal bir şekilde dengeleyerek işlev görür. Hayıt meyvesi, başkaca progesteron terapilerinin başarılı olamadığı durumlarda bile başarılı olabilmektedir. Hem de bazen sentetik hormon yerleştirme sonucu oluşan yan etkilerin hiçbirine neden olmadan. Hayıt meyvesinin adet öncesi gerginlik semptomlarına faydası en az 2 hafta içinde kendini açıkça gösterir. Fakat, en iyi sonuç için hayıt meyvesi en az 3 boyunca aralıksız kullanılmasıyla alınır. Yapılan çalışmalarda daha uzun süreli olarak hayıt meyvesi alımının Adet öncesi sendromları tamamen ortadan kaldırabileceği düşünülmektedir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;KULLANIM ŞEKLİ: &lt;/span&gt;Yarım tatlı kaşığı tohum havanda hafifçe ezilir, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır. Üstü kapalı olarak 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, soğultulmadan öğün aralarında içilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;UYARI :&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yüksek dozajda hayıt meyvesi, yüzeysel karıncalanma duygusuna yol açabilir. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gebelik&lt;/span&gt; süresince kullanılmaması herhalde doğru olur.&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-217890254411565986?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/aZYL-46En7o" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/aZYL-46En7o/hayit-ve-faydas.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><media:thumbnail url="http://bp2.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SFHfmyMwDzI/AAAAAAAAAP0/En2v_gLjJz8/s72-c/Hay%C4%B1t01.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/hayit-ve-faydas.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-269872627881214516</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2008 18:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-13T05:33:55.228+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adaçayı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">bademcik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">antioksidan</category><title>ADAÇAYI ve Faydaları</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğal içecekler hepimiz için önemlidir. Eğer bazı sıkıntılarımız var ve derdimize derman arıyorsak bitki çayları bizim için daha da önemli hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style="text-align: justify;"&gt;&lt;li&gt;Tüm bedeni güçlendirir,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kalp krizi tehlikesini azaltır,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Felçlerde çok yaralıdır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kanı temizler, karaciğere dosttur.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Adaçayı kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılaşmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Bademcik iltihaplarına ve ülsere yardımcıdır. Adaçayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da Çalkalama ve Gargara şeklinde uygulandığında iyi sonuçlar verir. Bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanı sıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır. Şifalı bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Kullanış şekilleri &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Çay hazırlamak :&lt;/span&gt; Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Çalkalama/Gargara:&lt;/span&gt; 2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Tentür Kullanımı :&lt;/span&gt; Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D2 inceltisindeki tentür, yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde tentür de kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Karışımlar: &lt;/span&gt;Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle, sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Adaçayı Sirkesi :&lt;/span&gt; Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Oturma banyosu :&lt;/span&gt; İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;ÖNEMLİ UYARI &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-style: italic; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde 3 fincan fazla içilmemesi önerilir. Fazlası zehirlenmelere sebep olabilir. Çocuklara içirilecekse az miktarlarda içirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-269872627881214516?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/PpYSCPOI6Yw" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/PpYSCPOI6Yw/adaayi-ve-faydalar.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/adaayi-ve-faydalar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-8997752301943731254</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2008 17:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-13T05:38:32.214+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kısırlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adet sancısı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şeker</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">basur</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hemeroit</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">acı bakla</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">nefes darlığı</category><title>ACI BAKLA ve Faydası</title><description>Türkiye'de özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde yabani olarak yetişen bit bitkidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Diğer isimleri;&lt;/span&gt; Delicebakla, Termiye, Yahudi baklası, Gâvur baklasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153); font-weight: bold;"&gt;YARARLARI :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;İdrar arttırıcı,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kuvvet verici, &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bağırsak parazitlerini düşürücü etkileri vardır,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Şeker hastalarında kan şekerini azalttır,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Adet kanamalarını artırır ve kolaylaştırır,&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Doğum sonrası akıntıların gelişini kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Toz haline getirilmiş kavrulmuş tohumlardan sabah aç karnına 1 kahve kaşığı alınır. Nefes darlığını giderir, kurtları döker, meniyi arttırır. Basura iyi gelir, idrar söktürür. Bazı türlerinin kavrulmuş tohumları sebze kahvesi ismi ile kahve yerine kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153); font-weight: bold;"&gt;ÖNEMLİ UYARI :&lt;/span&gt; Zehirlidir. Alkaloid taşıyan türlerinin kahve şeklinde kullanılması tehlikelidir. Doktor kontrolünde kullanılmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-8997752301943731254?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/FxUpbN7HxCE" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/FxUpbN7HxCE/aci-bakla-ve-faydas.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/aci-bakla-ve-faydas.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-7808611218632718695</guid><pubDate>Tue, 10 Jun 2008 10:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-12T23:20:49.457+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kiraz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sarımsak</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">humus</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kavun</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">çay</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">elma</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">karpuz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tuz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">balık yağı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">salatalık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">bezelye</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">prinç</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yumurta</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şeftali</category><title>KALP hastalıklarında hangi şifalılar kullanılmalı...</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Bezelye:&lt;/span&gt; Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye,kalp için de çok önemli.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Kepekli Ekmek:&lt;/span&gt; Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Kiraz:&lt;/span&gt; 100 gramında 40 kalori bulunuyor.İçerdiği ellegic &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;asit,vücudu kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar.Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Çikolata:&lt;/span&gt;E vitamini,magnezyum ve demir;Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Elma:&lt;/span&gt; Günde 5 adet yiyin.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Mısır Gevreği: &lt;/span&gt;Günde 1 tabak yeterli.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Salatalık:&lt;/span&gt; Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık,kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir. Salatayı soymadan yiyin, Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;      &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Yumurta:&lt;/span&gt;Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Sarımsak:&lt;/span&gt; Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden,kansere,kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat olmalı.Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar.Günde bir diş yeter.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Humus:&lt;/span&gt; E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Kavun:&lt;/span&gt; Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15’ini karşılar.Kavun,kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Süt:&lt;/span&gt; Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk,genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi gerekiyor. &lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Şeftali:&lt;/span&gt; Bir şeftali,günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvenin koyu renklilerini tercih edin.Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi,kalp ve kansere karşı faydalıdır.&lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Pirinç:&lt;/span&gt; E ve B12 ve B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Tuz:&lt;/span&gt; Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir.İngiliz Sağlık Bakanlığı,halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu,aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Çay: &lt;/span&gt;Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler,özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Ton Balığı:&lt;/span&gt; Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir.Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Hindi Eti: &lt;/span&gt;125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.&lt;/p&gt;  &lt;u1:p&gt;&lt;/u1:p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color:blue;"&gt;Karpuz: &lt;/span&gt;Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80’nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.&lt;/p&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 153, 0);font-size:78%;" &gt;&lt;br /&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;pre face="verdana" style="text-align: justify;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/pre&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-7808611218632718695?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/OpmBC1Rwg-o" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/OpmBC1Rwg-o/kalp-hastalklarnda-hangi-ifallar.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/kalp-hastalklarnda-hangi-ifallar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-5333975133144932981</guid><pubDate>Mon, 09 Jun 2008 20:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-12T23:09:38.971+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yoğurt</category><title>Yoğurtu Tek Başına Yiyin...</title><description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Günhan Erdem, yoğurdun, bazı yemeklerin besin değerini öldürdüğünü, bu nedenle de gece yatmadan önce kendi başına alınmasının daha sağlıklı olacağını söyledi.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Erdem,  bazı yemeklerin yanında yoğurt yemenin Türk mutfağının vazgeçilmez özelliği olduğunu; bio teknolojik bir ürün olan yoğurdun, vücuda çok faydalı antibiyotikler, vitaminler ve kimyasal maddeler içerdiğini söyledi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Yoğurdun sindirim sistemini düzenleyici bazı mikroorganizmaları da barındırdığına işaret eden Prof. Dr. Erdem, “Yoğurdun içindeki bazı kimyasallar, bazı organizmaların üreyebilmesine engel vermeyen kimyasallardır. Yani yoğurdu mayalayan organizma, aslında başka organizmaların üremesini engellemek adına bazı maddeler salar. Biz yoğurdu yediğimiz zaman o maddelerden yararlanabiliyoruz” dedi.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;“&lt;strong&gt;YATMADAN ÖNCE BİR KASE YOĞURT”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Prof. Dr. Erdem, bazı yemeklerin vazgeçilmezleri arasında bulunan yoğurdun, bu yemeklerdeki besin değerlerinin bağırsaktan emilimini engellediğine dikkati çekerek, “Alışkanlık olarak yemekle birlikte yenen yoğurt, bazı yemeklerin besin değerini olumsuz etkileyebiliyor. Yoğurt, etrafında bazı organizmaların büyümesini engelleyebilmek için onların büyümesini sağlayan gerekli bir takım maddeleri ortadan kaldırabilir. Mesela demiri bağlaması gibi” diye konuştu.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Erdem, yoğurdun içindeki vitamin ve minerallerin faydasının görülebilmesi için ana yemeği yedikten bir iki saat sonra, yani yatmadan önce kendi başına bir besin maddesi olarak alınması gerektiğini kaydetti.&lt;/p&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-5333975133144932981?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/y_4fl6aMCgs" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/y_4fl6aMCgs/yourtu-tek-bana-yiyin.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/yourtu-tek-bana-yiyin.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-1079055014585504869</guid><pubDate>Mon, 09 Jun 2008 17:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-12T22:56:30.839+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">öksürük</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adet sancısı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şeker</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gaz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">romatizma</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">grip</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">selülit</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kolesterol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yağ</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sedef</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ardıç</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">cilt bakımı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">bronşit</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sinüzit</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">anjin</category><title>Ardıç Yağı ve Faydaları</title><description>&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:100%;"  &gt;Yağlar, çok miktarda bitkinin islenmesiyle az miktarda elde edilirler. Oldukça yoğun bir içeriğe sahip bu yağları mutlaka dozajına uygun kullanmak gerekir. Şimdi sizlere Ardıç Yağı hakkında bilgiler vereceğiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Pek çok insanin daha önce adini bile duymadığı, ama kullanıp etkisini gördükten sonra, vazgeçilmezi haline gelen ardıç yağı, bir çok insanin hayatında küçümsenemeyecek değişikliklere yol açtı. Onların hayatini çok olumlu etkiledi. Pek çok insana şifa kaynağı oldu. Onu tanıyıp kullandığınızda, gerçekten de ne kadar mucizevi bir yağ olduğunu sizin de onaylayacağınıza eminim. Şimdiye kadar pek çok bitkiyi tavsiye ederken, uzun sureli kullanımın şart olduğunu belirttik. Ama ardıç yağını uzun sureli kullanamıyoruz. 4-6 haftalık bir kullanımdan sonra mutlaka birkaç haftalık bir ara vermek gerekiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);font-size:100%;" &gt;Ardıç yağı böbrek hastalarında ve hamilelerde kullanılmaz. Dahilen alımlarda kesinlikle belirtilen miktarın üzerine çıkılmaz. Haricen kullanımlarda ise sure ve doz kısıtlaması söz konusu değil. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; font-weight: bold;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style=";font-size:100%;color:navy;"  &gt;Bakin ardıç yağı hangi hastalıklarda bize yardımcı oluyor:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;KANI TEMİZLER&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ardıç yağı kani temizler, kandaki zehirli maddeleri dışarı atar. Kan yoluyla oluşan hastalıklara da engel olur. Ayrıca kansızlığa iyi gelir.vücuttaki toksinleri temizlediği, iltihapları söktüğü, tıkanıklıkları açıp temizlediği için arındırıcı bitkisel kürlerde yer almaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;GRİP ARTIK SORUN DEĞİL !&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Hiç unutmam, bundan 5-6 yıl kadar önce misafirlerim vardı ve onlardan bir tanesi oldukça rahatsız görünüyordu. Arkadaşımın bu hasta hali beni rahatsız etti. Konuşurken aile boyu griplerinin çok ağır geçtiğini, en az 10 iğne kullanmadan kendilerine gelemediklerini anlattı. Hemen orada ona, ardıç yağı damlatılmış bir kesme seker ikram ettim. Arkadaşım etkisini hissetmiş olacak, giderken bana ardıç yağıyla ilgili sorular sormaya başladı. Sonra ardıç yağı temin edip kullanmış ve hastalığını kolayca tedavi etmeyi basarmış. O günden sonra ne zaman karsılaşsak, ardıç yağı sayesinde iğnelerden kurtulduğunu söyler, kendisini ardıç yağıyla tanıştırdığım için teşekkür eder. Ardıç yağının grip ve soğuk algınlığındaki etkisi gerçekten de denemeye değer. Hele bir de soğuk algınlığına yatkınsanız, gripleriniz çok ağır gediyorsa, ne kullanırsanız kullanın fayda vermiyorsa en kısa zamanda onunla tanışmalısınız. Onu kullanıp, etkisini gördüğünüzde bana hak vereceğinize eminim. Bugüne kadar pek çok insan onunla şifayı yakaladı, ona alıştı, onu evinin bir numaralı ilacı yaptı. Ailemizde de en sık başvurduğumuz ilaçlardan birisidir &lt;b style=""&gt;ARDIÇ YAĞI&lt;/b&gt;.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Vücudumuzda azıcık bir kırgınlık hissettiğimizde, hemen ardıç yağı kullanmaya baslarız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;      &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Onunla grip çoğu zaman başlayamadan biter. Bazen de baslar, ama etrafımızdaki insanlardan çok daha kısa surede ve hafif atlatırız. Üstelik hiçbir kimyasal ilaç kullanmadan. Ardıç yağını dozajını düşürerek çocuklarımıza da veriyoruz. Kısa surede etkisini görüyor, antibiyotiklere muhtaç olmamanın huzurunu yasıyoruz. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;ARDİÇ YAĞI&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; ayrıca vücut ateşini de düşürüyor, soğuk algınlığında çok ihtiyaç duyduğumuz terlemeyi sağlayarak, vücuttan toksin atılmasını temin ediyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;SİNÜZİTTE ARDIÇ YAĞI !&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sinüzit zor bir hastalıktır. Özellikle de kıs aylarında. Sinüzit soğuğu hiç sevmez ve en ufak bir üşütmede kendini gösterir. Burun tıkanıklığıyla birlikte görülen bas ağrıları dayanılmaz olabilir. Tıkanık burnunuzu açmayı çoğu zaman başaramazsınız. İste bu durumda &lt;b style=""&gt;ARDIÇ YAĞI&lt;/b&gt; büyük yardımcı. Burundan teneffüs edildiğinde tıkalı burnu açıyor, sinüsleri boşaltıyor, iltihabı söküyor. Sinüslerin boşalmasıyla büyük rahatlama sağlandığı gibi, buna bağlı baş ağrıları da sona eriyor. Sinüzit tedavisinde ardıç yağı burundan teneffüs edilerek uygulanır. Bunun yanında dahilen almak da, iltihap sökülmesine yardım edeceğinden etkiyi artırır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;ROMATİZMA, ARTRİT VE GUTTA !&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bu üç hastalıkta ardıç yağı vücuttaki fazla suyu atarak, rahatlamaya sebep olur. Eklem ve kas ağrılarını yatıştırır, hareket kabiliyetini artırır. Dahilen kullanımın yanı sıra, ağrılı bölgelere zeytinyağıyla 1/10 oranında karıştırılarak masaj yapılması büyük fayda sağlar. Ardıç yağıyla yapılan masajlar çarpma, burkulma, ezilme gibi durumlarda da etkilidir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;SELULİT PROBLEMİNİZ Mİ VAR&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bitkisel yağlar kullanılarak tedavi yapılan aromaterapide, ardıç yağı selülitte başarıyla kullanılmaktadır. Sizler de eğer selüloitlerinizden kurtulmak istiyorsanız, ardıç yağıyla düzenli masajlar yapabilirsiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;ÖKSÜRÜK, BRONSİT, ANJİN VE BOĞAZ İLTİHABINDA&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bütün bu hastalıklarda ardıç yağı kısa surede etkisini gösterir, büyük rahatlama sağlar. Dozajına dikkat etmek ve uzun sure kullanmamak şartıyla çocuklarınıza da rahatlıkla ardıç yağı verebilirsiniz. Ayrıca inatçı öksürüklerde ardıç meyvesinin kaynatılmasıyla yada kaynayan suya biraz ardıç yağı katılmasıyla uygulanacak buhar teneffüsünün de çok faydalı olduğunu, kendi deneyimlerime dayanarak belirtmek istiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;İDRAR SÖKTÜRÜCÜ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ardıç yağı idrar söktürücü özelliğiyle bilinir. O, idrar söktürürken, vücutta birikmiş olan suyu da atar. Hastalık sonrası nekahet döneminin kolay atlatılmasını sağlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;ADET SANCILARINA FAYDALI!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ardıç yağı adet sancılarını dindirir. Adet sokturur. Rahimdeki iltihapları temizler, beyaz akıntılara da iyi gelir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;ŞEKER HASTASIYSANIZ&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Seker hastaları da zaman ardıç yağından faydalanabilirler. Ardıç yağı pankreası olumlu etkiler. Kandaki seker miktarını düşürür. Bedende genel bir iyileşme sağlar. Seker hastası bir yakınımız var. Seker hastalığıyla alakalı mı bilinmiyor ama, vücudunun çeşitli yerlerinde yara benzeri oluşumlar meydana geliyormuş. Doktorlar bunun ne sebebini, ne de çaresini bulabilmişler. İnanamayacaksınız ama bu rahatsızlığa ardıç yağı çare oldu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tavsiyemiz üzerine ardıç yağı kullanmaya başladı. Bize bildirdiğine göre, ardıç yağı kullandığında yaralar kayboluyor, bıraktığında ise tekrar çıkıyormuş. Sebebi ve çaresi bilinmeyen bir hastalıkta, elde edilen bu etki, sizce de ardıç yağının büyük bir başarısı değil mi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Babamda bir şeker hastası ve şekeri çok yüksekti. Doktorlar artık çareyi İNSÜLİN de demeye başlamışlardı. Biz babama Ardıç Yağı ve Tarçın kullandırdık. Şimdi tahlillerde Şekerin “Ş” si gözükmüyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;HAZIMSIZLIK VE GAZ PROBLEMİNE&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Ardıç yağı sindirimi uyarır, hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak gazlarını izale eder. Ardıç yağını kullanan bir çok kişiden gaz problemlerine çare olduğunu bizzat şahit oldum. Midesinde sürekli şişlik, dolgunluk hissedenlere de ardıç yağı faydalı olacaktır. Ardıç yağı ayrıca ağız kokusunu da, izale eder. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;MESANE İLTİHAPLARINDA&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 0);font-size:100%;" &gt;Ardıç yağı böbrek rahatsızlıklarında kullanılmaz&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;, ama söz konusu olan mesane ve idrar yolları enfeksiyonuysa çok iyi bir antiseptiktir. İdrar yollarını temizler, iltihabı söker atar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;CİLT HASTALIKLARINIZA ÇARE OLABİLİR&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Antiseptik olduğu için haricen kullanımla bir çok deri hastalığında faydası görülecektir. &lt;b style=""&gt;Kaşıntı, egzama, mantar&lt;/b&gt; hatta &lt;b style=""&gt;sedef&lt;/b&gt; benzeri rahatsızlıklar için onu deneyebilirsiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:100%;"  &gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;KULLANİM SEKİLLERİ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;DAHİLEN &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kesme seker üzerine 5-6 damla ardıç yağı damlatılıp, dil üzerine konularak yavaş emilir. Ye da ayni miktardaki ardıç yağı az bir su üzerine damlatılarak içilir. (günde 3 defa)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;BURUNDAN &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;2 küçük pamuğa 4-5 damla damlatılır ve 2 burun deliğine konulur. Nefes alırken pamuktan süzülen hava 15-20 dakika teneffüs edilir. Günde bir veya iki defa yapılabilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="color:navy;"&gt;HARİCEN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Romatizmam hastalıklarda, ağrıyan yerlere zeytinyağıyla 1/10 oranında karıştırılarak elde edilen karışım ilgili bölgeye sürülerek masaj yapılır. Cilt hastalıklarında ve selulitte ise doğrudan kullanılır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 153, 0);font-family:verdana;font-size:78%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-1079055014585504869?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/PCoYF2ZlBNo" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/PCoYF2ZlBNo/ard-ya-ve-faydalar.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/ard-ya-ve-faydalar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-166869578833472684</guid><pubDate>Fri, 06 Jun 2008 20:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-12T23:03:03.265+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ağız</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tansiyon</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">saç</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">antioksidan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kansızlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">dut</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">diş</category><title>Dut ve faydaları...</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SEmb9VWMxMI/AAAAAAAAAPs/PMyfMxn3F9c/s1600-h/Dut.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp0.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SEmb9VWMxMI/AAAAAAAAAPs/PMyfMxn3F9c/s320/Dut.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208865922035270850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Dutun faydaları da saymakla bitmiyor. Önce beyaz dutun faydalarına bir göz atalım. Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden çok zengin olan dut, ateş düşürücü etkiye sahip. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;&lt;br /&gt;Dutun en şaşırtıcı özelliği kanamalardaki etkisi. Taze dut yaprakları ile derideki yaralara ya da burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanama anında duruyor. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Yapraklar aynı zamanda güçlü bir idrar söktürücü. Bunun için 15-20 gram yaprağı 3 su bardağı ile kaynatıp tüketin. Bu yaprak suyu aynı zamanda çok etkili bir ateş düşürücü. Vücutta biriken suyuda dut yaprakları atıyor. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Dut aç karna yendiğinde bağırsakları çalıştırıyor ve temizliyor. Özellikle de bağırsak solucanları açısından öneriliyor. Çünkü aç karna yenen dut, bağırsak solucanlarını döküyor.&lt;br /&gt;Kansızlığın dermanı da dut… Dut ne şekilde tüketilirse tüketilsin çok iyi bir kan yapıcıdır. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;&lt;br /&gt;İştah artırıcı etkisi de olan dut aynı zamanda bir enerji deposu… Karadutun faydaları da saymakla bitmiyor. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Kara dut şurubu ya da kara dutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihaplarında birebirdir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Karadut çok güçlü bir antioksidan içeriyor. Bu da antioksidanlar da bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalbi koruyucu ve yaşlanmayı geciktirici etkisi var. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Karadut yorgunluk durumunda çok faydalı. Çünkü halsizliğe derman olurken, yorgunluğu da yok ediyor. Aynı zamanda uykusuzluğa da çare oluyor.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Karadut kan basıncını düşürüyor, sindirim sistemindeki rahatsızlıkları da yok ediyor. Mide salgısını artırdığı tespit edilmiştir. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;   &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Saçların ve özellikle de dişlerin güçlenmesi için mutlaka bol bol karadut tüketin. Saç ve diş dostu olarak biliniyor.&lt;/p&gt;   &lt;p style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;İnternet haber&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;script type="text/javascript" src="http://www.webiket.net/wbkt/webiket.php"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-166869578833472684?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/DG1OM2WP9as" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/DG1OM2WP9as/dut-ve-faydalar.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><media:thumbnail url="http://bp0.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SEmb9VWMxMI/AAAAAAAAAPs/PMyfMxn3F9c/s72-c/Dut.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/dut-ve-faydalar.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-5257885916711176550</guid><pubDate>Tue, 03 Jun 2008 08:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-03T11:21:16.615+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kolesterol</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">dereotu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">nefes açıcı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ağrı kesici</category><title>Her derde deva mucizevi DEREOTU</title><description>&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Orjinal          Adı: &lt;/b&gt;Anethum graveolens&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;Diğer Adları:&lt;/b&gt; Durakotu, Tarhanaotu, Tereotu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Besin Değerleri :&lt;/span&gt;   100 gr. taze dereotu yaprak ve saplarının içerdiği besin değerleri şunlardır: 28 kalori; 2,8 gr. protein; 5,1 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,4 gr. yağ; 0,5 gr. lif; 21 mgr. fosfor; 100 mgr. kalsiyum: 2,7 mgr. demir: 397 mgr. potasyum: 3.500 IU A vitamini ve 31 mgr. C vitamini.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Maydanozgiller familyasındandır. Akdeniz havzası          kökenli, bir ya da ikiyılIık dayanıklı otsu bitki olup ükemizde yaygın          olarak yetişir. 60 cm. kadar boylanabilir. Gövdesi yeşil ya da          mavi-yeşil renkli, yuvarlak kesitli, içi boş ve bir ana gövdeden dallara          ayrılan yapıdadır. Hoş kokulu, iplik gibi ince yapılı ve tüylü olan          yeşil ya da mavi-yeşil yaprakları; yaz ortalarında 20 cm. kadar          genişlikte şemsiyeye benzer salkımlar oluşturarak açan sarımsı renkli,          hoş kokulu minik çiçekleri vardır. Oval biçimli, yassı ve esmer          kahverengi küçük tohumları (meyvesi) da hoş kokulu olur. Bitki,          tohumlarıyla çoğalır.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dereotunun tıbbi bakımından en önemli bölümü olan tohumları,          bileşiminde karvon: limonen adlı maddeler bulunan % 4 oranındaki uçucu          yağ ile ayrıca pektin, reçine ve bazı mineralleri içerir. Bu tohumlar          aynen ya da ezilip baharat olarak bazı yemek ve besinlere katılır.          Bitkinin yaprakları, çeşni vermesi için, yemek ve salatalara konur. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tibbi Etkileri ve Kullanımı Besin ve ilaç olarak bedene yararlı          nitelikleri ta Eski Mısırlılar zamanından beri bilinen dereotunun tıbbi          etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Sinirleri yatıştırır ve bedeni rahatlatır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. Özellikle küçük çocuklarda gaz          söktürücü etkisi önemlidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Sindirimi kolaylaştırır. Karın ağrılarına iyi gelir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Mineral yönünden zengin olduğu için tuzsuz rejimlerde yer alır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Hıçkırığı kesici etkisi vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Süt bezlerini uyardığından emzikli annelerde süt gelişini artırır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Kusma refleksini bastırır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Bütün bu etkilerini sağlamak üzere, tohumları iyice olgunlaşmadan          önce bitki kesilip çok sıkı olmayan demetler halinde bağlanarak          kurutulur. Tohumları iyice olgunlaşıp renkleri esmer kahverengine          dönüşünce yere temiz bez ya da kâğıt serilip üzerinde demetler dövülerek          tohumlarını dökmesi sağlanır. Bu tohumlardan 1-2 tatlı kaşığı alınarak          hafifçe ezilip üzerine 1 bardak kaynar su dökülür ve 10-15 dakika          süreyle demlendirilir. Yemeklerden önce bu infüzyondan birer bardak          içilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;        &lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;• Dereotu nefesin kötü kokusunu temizler. Bunun için tohumlan ağızda          çiğnenir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Salata, çorba, sos, balık ve et yemeklerinde kullanılan dereotunun tam bir şifa kaynağı olduğu ortaya çıktı. Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, gaz söktürücü, yatıştırıcı ve hazmettirici özellikleri bulunan dereotunun nefes açmak ve kötü ağız kokulardan arınmak için yarım ya da bir çay kaşığı tohumunun çiğnenmesinin yeterli olacağını belirtti. Dereotunun mide krampları ve spazmlarında da oldukça etkili olduğu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, tohumlarının kusma, hıçkırık ve karın şişmesi gibi rahatsızlıklara da iyi geldiğini kaydetti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;NEFESİ AÇIYOR, AĞRIYI GEÇİRİYOR&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dereotu tohumunun bal ile şerbet yapılarak içilirse kusmayı kolaylaştıracağını dile getiren Yrd. Doç. Uğur, "Tohumlarından yapılan çay, bağırsak yanmaları, karın ağrıları ve idrar yapamama gibi durumlarda fayda sağlamaktadır. Dereotu çayı yapmak için, ezilmiş 2 çay kaşığı dereotu tohumunu, kaynamakta olan suya atarak 2-3 dakika kaynatılması yeterlidir. On dakika kadar çayın demlenmesi beklendikten sonra, her yudumda nefesin açıldığı hissedilecektir. Çocuklara, gaz ve sancı durumlarında, seyreltilmiş çaydan daha az miktarlarda verilebilir" dedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;ANNE SÜTÜNÜ ARTIRIYOR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dereotunun aynı zamanda sindirime yardımcı ve idrar söktürücü özelliğinin de bulunduğunu belirten Uğur “Düzenli tüketilmesi durumunda, emzikli kadınların sütünü arttırma gibi özellikleri ile de halk reçetelerine girmiştir. Çürüme, ezilme, sancı, öksürük, uykusuzluk, sarılık, iskorbüt, ağrılı yerler, karaciğer, safra ve bağırsak problemleri, böcek sokmaları gibi rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;KOLESTEROLÜ AZALTIYOR&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:10;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tohumları, sindirim sisteminde ishale neden olan birçok bakteriye karşı vücudu koruyor. Lapası rahimdeki enfeksiyonları temizliyor. Hayvanlar üzerindeki denemelerde, damarlarda genişlemeyi arttırdığı ve kan basıncını düşürdüğü, solunumu teşvik ettiği ve kalp atış hızını azalttığı belirlenmiştir. Yine fareler üzerinde yapılan denemelerde, dereotu yapraklarından çıkarılan coumarin (vanilyaya benzeyen koku) 14 günlük kürü ile farelerin kan serumunda trigliserit seviyesinde yüzde 50, toplam kolesterol seviyesinde ise yüzde 20 azalma belirlenmiştir"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt; BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dereotu bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Bayat olmayan tohumları bahçelerde, derince kazılıp gübrelenerek düzeltilen yerlerine ilkbaharda, nisan ayının ılık bir gününde öğle saatlerinde toprağa serpilerek ekilir. Tohumların üzeri ince bir toprak tabakasıyla örtülür. Süzgeçle sık sık sulanarak çimlenmeleri sağlanır. Çimlenen fidelerden aşırı sıklık yaratanları ve zayıf olanları sökülerek seyreltme yapılır. Ya da tohumlar başlangıçta 15-20 cm. aralıkla çok derine olmamak üzere elle ekilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255); font-weight: bold;"&gt; BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; İklim isteği:&lt;/span&gt; Ilıman ve sıcak iklimleri seven dereotu bitkisi, bahçemizin bol güneş gören yerine ekilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; Toprak isteği: &lt;/span&gt;Toprak bakımından aşırı seçici olmayan dereotu bitkisi hafif, kumlu, süzek (suyu iyi akıntılı) ve organik madde yönünden zengin olan topraklarda iyi yetişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; Sulama:&lt;/span&gt; Su isteği makul derecede olan dereotu bitkisinin toprağı, kurak havalarda sulanıp nemli tutulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; Gübreleme:&lt;/span&gt; Bitkinin ekileceği yeri hazırlarken toprağa verilen iyi yanmış çiftlik gübresinden başka bir kez de yaz ortalarında kompoze fenni gübre serpilmesi yararlı sonuçlar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt; Hasat (Derim):&lt;/span&gt; Yaz ortalarında dereotunun sap ve yaprakları geliştikçe, bunlar koparılarak sürekli hasat edilir. Dereotu tohumlarının hasadı için bitkinin yaz sonuna doğru olgunlaşan çiçek şemsiyeleri uzun saplarıyla birlikte kesilip toplanır. Çok sıkı olmayan demetler halinde bağlanır, yüksek bir yere baş aşağı asılıp iyece kurutulur. Sonra, temiz bir örtü ya da kâğıt üzerine tutulan demetlere vurularak veya bu demetler silkelenerek tohumların dökülmesi ve toplanması sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:10;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 153, 0);font-size:78%;" &gt;Doğal Tedavi Evi&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-5257885916711176550?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/PUYaRJjgjQ8" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/PUYaRJjgjQ8/her-derde-deva-dereotu.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/her-derde-deva-dereotu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-6233316853776391058</guid><pubDate>Mon, 02 Jun 2008 20:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-02T23:16:55.720+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kabak</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">brokoli</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">enginar</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kadın</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">limon</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">maydanoz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">selülit</category><title>Selülit için Mucizevi Doğal Yöntem</title><description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-family: Tahoma,sans-serif;"&gt;Kadınların korkulu rüyası olan Selülitten kurtulmanın yolu aslında çok basit. Aşağıda vereceğimiz karışım yapıldığında bu korkulu kabus sona erecektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;ul style="font-family: Tahoma,sans-serif;"&gt;&lt;li&gt;3 Kabak,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;2 Enginar&lt;/li&gt;&lt;li&gt;1 Avuç Brokoli&lt;/li&gt;&lt;li&gt;1 Avuç Maydanoz&lt;/li&gt;&lt;li&gt;1 Orta boy soğan&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Yarım limon suyu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt; font-family: Tahoma,sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana;"&gt;&lt;span style="font-family: Tahoma,sans-serif;"&gt;Limon suyuyla birlikte sebzeleri blendırdan geçirin. İyice karıştırdıktan sonra soğuk veya sıcak olarak içebilirsiniz. İçine başka hiçbir şey katmanıza gerek yoktur. Sabahları günde 1 bardak içmeniz kafidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-6233316853776391058?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/GYvoGLsr1VA" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/GYvoGLsr1VA/sellit-iin-mucizevi-doal-yntem.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/06/sellit-iin-mucizevi-doal-yntem.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-782105718180863244</guid><pubDate>Sun, 25 May 2008 13:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-25T16:11:52.173+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">çilek</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kiraz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">böğürtlen</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">avakado</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sakinleştirici</category><title>Bu Besinler Sakinleştirir...</title><description>Yaşadığınız stres dolu anlarda tüketeceğiniz bazı besinler ile sakinleşmeniz mümkün. Nasıl mı? İşte besinlerle sakinleşmenin yolu: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KİRAZ, ÇİLEK VE BÖĞÜRTLEN RAHATLATIR&lt;/strong&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• İçeriğindeki karbonhidrat yavaşça şekere dönüşürken sizi mutlu edecek ve aynı zamanda vücudunuz bir şeker bombardımanına tutulmamış olacaktır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• C vitamini açısından güçlü olan meyveler sayesinde vücudunuzdaki kortizol hormonu azalacak ve daha az stresli hissedeceksiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;SİYAH ÇİKOLATA MUTLU EDER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• Yüzde 70 kakao içeren siyah çikolatadan vazgeçmeyin! İçeriğindeki güçlü antioksidanlardan olan flavanoid sayesinde rahatlayacak ve kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;Kuşkonmazı da listeye eklemekte fayda var&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;KUŞKONMAZ STRESİNİZİ AZALTIYOR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• İçeriğinde doğal olarak bulunan folik asit sayesinde kendinizi rahatlamış hissedeceksiniz. Bir kap yoğurdun içine karıştırarak yiyebilirsiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;GUAKAMOLE YAPMAYA NE DERSİNİZ?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• B vitamini deposu olan avokadoların sizde yaratacağı etki çok iyi olacaktır. Tarif: 2 avokadoyu soyun. Çekirdeklerini çıkartarak 4'e bölün. Yoğurt, maydanoz, limon suyu, sivri biber, soğan ve sarımsağı bir kaba avokadolar ile birlikte koyun. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• Hepsini iyice ezilene kadar karıştırın. Bunun için mutfak robotunuzu kullanabilirsiniz. Sonrasında 2 domatesi küp küp kesin, ve hazırladığınız karışımın içine ekleyin. Buzdolabında yaklaşık 1 saat beklettikten sonra çıkarın ve işte muhteşem bir stres düşürücü lezzetiniz hazır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;KENDİNİZE BİR MOLA VERİN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• Önemli bir konuşma veya yapacağınız iş öncesinde yaklaşık 1000mg C vitamini almanız, ruh halinizi çok daha iyi bir hale sokacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;• Kan basıncını düşüren ve kortizol hormonlarını azaltan C vitamini sayesinde hem damak lezzetiniz artacak, hem de stresiniz aşağıya çekilecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-782105718180863244?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/3N7x3O6vn0A" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/3N7x3O6vn0A/bu-besinler-sakinletirir.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/bu-besinler-sakinletirir.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-2764377498376324527</guid><pubDate>Sat, 24 May 2008 21:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-25T00:52:25.912+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">keçi boynuzu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kanser</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ishal</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kabızlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">iktidarsızlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">nefes darlığı</category><title>Keçi boynuzu mucizesi</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SDiMBGM6NJI/AAAAAAAAAPA/BX2d3QM_bHU/s1600-h/kboynuzu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 174px; height: 131px;" src="http://bp0.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SDiMBGM6NJI/AAAAAAAAAPA/BX2d3QM_bHU/s320/kboynuzu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5204063319899124882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b style=""&gt;Harnupíun, sağlıklı ve dengeli beslenmede çok önemli bir yeri vardır. Çok düşük oranda yağ içermektedir. Düşük kalorilidir. Yenildiği zaman insanı uzun zaman tok tutar. İşte kanser ve iktidarsızlığın düşmanı keçi boynuzu hakkında kısaca bilgiler...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;color:blue;"  &gt;Prof. İbrahim Adnan Saraçoğlu'nun önerileri...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;Eskiden beri bilinen olumlu yönleri vardır. İshale karşı mükemmel takviyedir. Kabızlık şikâyeti olanların da tüketmesi gereken bir meyvedir. Belirli bir dönem keçi boynuzu tüketenler, sindirim sistemlerinin nasıl harekete geçtiğini ve kabızlık problemlerinin de yavaş yavaş ve düzenli bir şekilde nasıl ortadan kalktığını hayretle görebileceklerdir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;br /&gt;Kısaca, &lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;hem ishal hem de kabızlık şikâyetlerine karşı kullanılır&lt;/span&gt;. Dengeli ve sağlıklı beslenmenin bilincinde olan birçok bilim adamı tanıyorum ve bu kişiler çikolata, kek veya kremalı pasta yerine harnup’u tercih etmektedirler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;color:red;"  &gt;GENEL VE ALERJİK NEFES DARLIĞI İÇİN &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;Orta büyüklükteki keçi boynuzundan 6-7 tanesini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (3-4 cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yarım litreye yakın suyun içine atınız. Hafif ateşte 7-8 dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz. Buzdolabında en fazla üç gün beklete bilirsiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;Her gün sabah kahvaltısı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçi boynuzu suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden 20 gün uygulayınız. Yirmi gün tamamlandıktan sonra aynı şekilde hiç ara vermeden 15 gün devam ediniz. Onbeş günlük kürü uygularken bir çay bardağı içerisine bir küçük çay kaşığı bal ilave edip karıştırınız, sabah kahvaltınız arasında ve akşam yemeğinden önce birer çay bardağı içiniz. Keçi boynuzu kürünü uygularken sabah kahvaltınızda ayrıca bal tüketmeyiniz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;color:red;"  &gt;AKCİĞER KANSERİNİ ÖNLEMEK İÇİN &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;Kür 1'den en önemli farkı ve dikkat edilmesi gereken nokta kaynama süresidir. Soğuk su altında 6-7 adet keçi boynuzunu yıkadıktan sonra 600-650 ml (yarım litreden biraz fazla) kaynamakta olan suyun içine kırarak atınız. 3-4 dakika hafif ateşte ağzı kapalı olarak kaynadıktan sonra 20 dakika soğumaya bırakınız. Yirmi dakika sonra harnup parçalarını temiz bir kaşık ile kabın içerisinden çıkartınız. Soğuduktan sonra temiz bir kaba suyunu alınız. Her ay 4 gün, sabah ve akşam birer çay bardağı içilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;color:red;"  &gt;İKTİDARSIZLIĞA İYİ GELİYOR &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı olan bu kür için kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçi boynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:10;"  &gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçi boynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısını da akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca her gün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca her gün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 102); font-weight: bold;"&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:10;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-2764377498376324527?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/FoUR1mbRndk" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/FoUR1mbRndk/kei-boynuzu-mucizesi.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><media:thumbnail url="http://bp0.blogger.com/_eSOTWaTiM4I/SDiMBGM6NJI/AAAAAAAAAPA/BX2d3QM_bHU/s72-c/kboynuzu.jpg" height="72" width="72" /><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/kei-boynuzu-mucizesi.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-8754247860282586758</guid><pubDate>Sat, 24 May 2008 21:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-25T00:13:28.670+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">aile</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">antioksidan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yaşam</category><title>Antioksidan ile güçlen....</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Savunma sisteminizi güçlendirmek için vücudunuza gıdalar aracılığıyla mutlaka  antioksidan takviyesi yapmanız gerekiyor...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;Antioksidanlar vücut hücreleri tarafından üretildiği gibi vücuda gıdalarla da  alınabilmektedir. Antioksidan alımı sadece hastalıklardan korunmamızı sağlamakla  kalmaz, erken yaşlanmayı da önler. Etkin rol oynayan antioksidanları şöyle  sıralayabiliriz... &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Beta karoten:&lt;/strong&gt; Vücutta A vitaminine dönüşür,  bağışıklık sistemini güçlendirir. Böylece yaşlanmayı geciktirir ve cildi  güzelleştirir. Turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyveler bol miktarda beta  karoten içerir. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;C vitamini:&lt;/strong&gt; Bağışıklık sistemini güçlendirir, doku  yapımında ve onarımında rol alır, kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı  korur. Limon, kivi, portakal, çilek, greyfurt, kırmızıbiber, dolmalık biber,  enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahudududa bol miktarda bulunur.   &lt;strong&gt;&lt;br /&gt;E vitamini:&lt;/strong&gt; Bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser  ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, cilt sağlığında etkilidir, dolaşımı  düzenleyici etkisi vardır. Doymamış bitkisel yağlarda, fındık, ceviz, badem gibi  kuruyemişlerde, bezelye, fasulye ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.   &lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Çinko:&lt;/strong&gt; Hücre yenilenmesinde rolü olduğu için cilt  güzelliğinde, saçın kuvvetlenmesinde, regl dönemi ağrılarının hafiflemesinde,  yaraların daha hızlı iyileşmesinde, gribal algınlıklarda etkilidir. Peynir,  sığır eti, kuru fasulye, yumurta, mısır, brüksellahanası ve brokolide bulunur. &lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Selenyum Yaşlanma etkilerini azaltır&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;:&lt;/strong&gt; Vücudu kansere karşı koruyucu etkide  bulunur. Deniz ürünleri, fındık, ceviz ve mantar en temel kaynaklarıdır.  &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Koenzim Q10:&lt;/strong&gt; Yaşlanmanın etkilerini azaltıcı rol  üstlenir, cilt ve saç sağlığı yönünde de olumlu etkilerde bulunur.  Kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker hastalığı, Alzheimer ve yüksek tansiyona  karşı faydalıdır. Et, balık, yumurta, brokoli, patates, soya, buğday, pirinç,  darı, fasulye, fındık gibi besinlerde bulunur.  &lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Flavonoidler (Bitkisel pigmentler):&lt;/strong&gt; Kalp  hastalıklarına karşı koruyucu etki gösterirler. Bağışıklık sisteminin  dayanıklılığını artırırlar. Kan damarlarını korur, C vitamininin gücünü  artırırlar. Soğan, elma, kayısı, armut, çilek, ahududu, pırasa, domates, lahana,  brokoli, ıspanak, maydanoz, böğürtlen, vişne, kiraz, erik, siyah üzüm,  turunçgiller ve yeşil çay en yaygın kaynaklarıdır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;ALINTI: Taylan KÜMELİ&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-8754247860282586758?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/q91AG5JJNJo" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/q91AG5JJNJo/antioksidan-ile-glen.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/antioksidan-ile-glen.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-5879403711230070453</guid><pubDate>Wed, 21 May 2008 18:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-21T21:40:29.190+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alternatif tıp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">aile</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">damar</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kanser</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sigara</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">antioksidan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yaşam</category><title>Sigaradan Kurtulmak için birde bunu dene</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt;Sigaradan kurtulmak için 7 günlük mücadelenin yeterli olacağı, sabahları diş fırçalama, iyi bir kahvaltı, güne bir bardak greyfurt suyuyla başlanmasının sigara arzusunu azaltacağı ve nikotinin vücuttan atılmasını kolaylaştıracağı bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ruhuşen Kutlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de yılda yaklaşık 100 bin, dünyada ise 4 milyondan fazla kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin hasta ve sakat kalmasına yol açan sigaranın bugünden itibaren ciddi bir yasak kapsamına alındığını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Bu yasağın dünyanın en tehlikeli bağımlılık yapan maddelerin başında gelen sigaradan kurtulmak için büyük fırsat olduğunu ifade eden Kutlu, sigarayı bırakmanın zor olacağını, ancak cesaretle bunun başarılabileceğini bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Öncelikle tiryakilerin ''sigarayı bırakırsam ölürüm'' düşüncesini ''sigarayı bırakmazsam ölürüm'' şeklinde değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şunları kaydetti:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; ''Bıraktığınız andan itibaren sigara içmemenin size ne gibi felaketler getireceğini düşünün. Hiç... Fakat devam ederseniz başınıza neler geleceğini düşünün. Paniğe kapılmadan harekete geçin. Sigara sizin dostunuz değil sinsi düşmanınız. Size zevk değil acı veriyor. Sigaranın içinde, insandan başka hiçbir canlının tüketmediği tütün denilen ot bulunuyor. Bunu unutmayın. Sigarayı tiksindiğiniz şeylerle karşılaştırın. Örneğin tütünle birlikte hamam böceklerinin de kurutulup karıştırıldığını ya da kurumuş at gübresinin konduğunu düşünün.''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Kutlu, sigaranın yavaş yavaş bırakılamayacağını belirterek, yapılan araştırmalara göre aniden bırakmada başarı oranının yüzde 81.5, azaltarak bırakmada başarının oranının ise yüzde 5.7 olduğunu bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Sigaradan kurtulmak için 7 günlük mücadelenin yeterli olacağını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Kutlu, şöyle devam etti:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; ''Bırakmaya karar verdiğiniz anda hayatınızın en önemli kararını aldığınızı düşünün. Yakınlarınızdan, arkadaşlarınızdan destek alın. İlk dönemlerde belli aralıklarla içme isteği gelecek. Yaklaşık 5 dakika süren bir isteği derin nefes alıp, verme ya da dikkati başka yere çevirme ile yok edebilirsiniz. Sabahları diş fırçalama, iyi bir kahvaltı, güne bir bardak greyfurt suyuyla başlanması, sigara içme arzusunu azaltır ve nikotinin vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Bırakma döneminde sigara isteği uyandıran çay, kahve ve alkollü içeceklerden uzak durun. Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamak da yardımcı olacaktır. Boş durmak sigara isteğini artırır. Bunun yerine sosyal aktivitelerle zaman harcanabilir, egzersiz ve spor yapılabilir.''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;b&gt;SİGARADAN KURTULDUKTAN SONRA DEĞİŞİKLİĞİ FARK EDECEKSİNİZ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Sigaradan kurtulduktan sonra tiryakilerin şiddetli arzulama hissi, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk hissi yaşayacağını vurgulayan Kutlu, şunları söyledi:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; ''İyileşme belirtileri olarak baş ağrısı, baş dönmesi, el ve ayaklarda karıncalanma hissi oluşur. Karbonmonoksit kan dolaşımından temizlenirken, sinirler ve dokularda oksijenin artması sonucu baş dönmesi görülür. Boğaz ağrısı ve öksürük de sigaradan sonra vücuttaki olumlu gelişmelerdir. Tiryakiler, sigarayı bıraktıktan sonra akciğerlerin kendi kendini temizlemesi için öksürecektir. Boğaz ağrısı ise yeni doku gelişimi ve eski dokulardan katran ve nikotinin temizlenmesi sonucu meydana gelir. Açlık hissi de iyileşme belirtisidir. Vücut, yeniden yapılanma için enerjiye ihtiyaç duyar. Özellikle tatlı ihtiyacı artacak. Bu noktada meyve suları en iyisidir.''&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Yrd. Doç. Dr. Ruhuşen Kutlu, son sigaradan 20 dakika sonra tansiyon ve nabzın normale döneceğini, 8 saat sonra vücudun kendini yenilemeye başlayacağını belirterek, 24 saat sonra karbonmonoksitin vücuttan atılmasıyla, akciğerdeki balgam ve diğer zararlı maddelerin temizleneceğini, kalp krizi riskinin azalacağını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; 48 saat sonra ise vücuttaki nikotinin tamamen atılacağını, cildin kendini hızla yenilemeye başlayacağını dile getiren Kutlu, 72 saat sonunda da nefes almanın kolaylaşacağını, akciğerin kapasitesinin artacağını kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; 2 hafta sonra ise öksürük, balgam, nefes darlığı ve hırıltı şikayetlerinin azalacağını, merdivenin daha kolay çıkılacağını vurgulayarak, 1-9 aylık süre içinde ise akciğer hücrelerinin yenileneceğini, akciğer hastalıkları riskinin azalacağını, akciğerin işlevinin yüzde 5-10 oranında artış göstereceğini bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="habermetin"&gt;&lt;span class="manset_detay"&gt; Yrd. Doç. Dr. Kutlu, sigara bıraktıktan 5 yıl sonra kalp krizi riskinin sigara içenlerin taşıdığı riskin yarısına kadar düşeceğini, ağız, boğaz ve yemek borusu kanserleri riskinin de yüzde 50 oranında gerileyeceğini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-5879403711230070453?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/LnFQTZF7K_k" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/LnFQTZF7K_k/sigaradan-kurtulmak-iin-birde-bunu-dene.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/sigaradan-kurtulmak-iin-birde-bunu-dene.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-2570247976363684815</guid><pubDate>Thu, 15 May 2008 09:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-15T12:44:35.970+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">perhiz</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">bulgur</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">şifalı bitkiler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">diyet</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kilo</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yaşam</category><title>Diyet için Bulgur yiyin...</title><description>&lt;div align="justify"&gt;Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, yapılan araştırmaların bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr. Bayram, daha önce yapılan birçok çalışmada bulgurun kolon kanserine iyi geldiği, hamilelik döneminde alınan bulgurun bebeklerin beyin gelişimini desteklediğinin tespit edildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulgurun fonksiyonel bir gıda olduğunu, fonksiyonel gıdaların en önemli özelliklerinden birinin insanın fiziksel aktivitesini yükseltmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri karşılaması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bayram, şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;''Bulgurdaki yüksek amiloz miktarı, dayanıklı nişasta ve posa miktarı ile düşük glisemik indeksi, insanda uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalar, bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyuyor. 2004'te Türkiye'ye bulguru araştırmak için gelen Avustralya Curtin Üniversitesi Öğretim Üyesi Vicky Solah ve ekibinin geçen yıl Avustralya'da yaptığı araştırmaya göre, bulgur çok önemli bir diyet maddesi. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, bulgur pirinçle kıyaslandığı zaman daha yüksek seviyede tokluk hissi veriyor.''&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Doç. Dr. Bayram, yapılan araştırmada yaşları 18 ile 50 arasında değişen bir denek grubu kullanıldığını ve deneklere öğünlerinde pirinç ve bulgurdan oluşan yemekler verildiğini belirtti.Çalışmada bulgurun açlığı 1,1.5 saat civarında geciktirdiğinin tespit edildiğini, ayrıca deneylerde içinde pirinç olan yemeklerden yiyen bir erkek deneğin 1022 kcal(insan vücudunun kullandığı enerji), bulgurla ise 909 kcal aldığının tespit edildiğini bildiren Doç. Dr. Bayram, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;''Çalışma kapsamında kadın denekler pirinçle 755, bulgurla ise ortalama 550 kcal'lik bir enerji alındığı bulundu. Bu bulgular, bulgurun halkın zannettiği gibi kilo yapan bir madde olmadığını aksine diyetlerde sağlıklı bir şekilde vücudun ihtiyacını karşılayarak düzenli kilo verilmesini sağladığını ortaya koyuyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu araştırma 'Measurement of Satiety of Wheat-Based Bulgur by İntervention and Sensory Evaluation" başlığı ile 'Cereal Foods World' isimli bilimsel dergide yayımlandı.'' &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Alıntı:AA&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-2570247976363684815?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/4CiTlgI1nk4" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/4CiTlgI1nk4/diyet-iin-bulgur-yiyin.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/diyet-iin-bulgur-yiyin.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-3636860993819161150</guid><pubDate>Sun, 11 May 2008 18:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-11T21:11:37.419+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kanser</category><title>Kanser OKSİJEN Sevmez !</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 12px;"&gt;Kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler. Günlük egzersizler ve doğru nefes alma teknikleri hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına yardımcı olur. Oksijen terapisi ve ozon terapisi kanser hücrelerini yok etmek için kullanılan destek tedavi yöntemleridir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-3636860993819161150?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/YYhLLt0deYw" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/YYhLLt0deYw/kanser-oksijen-sevmez.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/kanser-oksijen-sevmez.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7208248316133854005.post-6635466964368066464</guid><pubDate>Sun, 11 May 2008 16:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-11T19:04:39.917+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">mağnezyum</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">potasyum</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kramp</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sağlık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">aile</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kalsiyum</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yaşam</category><title>Bacak Krampları</title><description>&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Geceleri kendini gösterip uyku bozukluğuna yol açabilen bacak kramplarının nedeni genellikle mineral eksikliğidir. Bunlar &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kalsiyum, magnezyum ve potasyum&lt;/span&gt;dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mineraller kasın çalışması (kasılma ve gevşeme mekanizması) için gereklidir. Bu üç minerallerin dışardan takviyesi ya da kalsiyum, magnezyum ve potasyumdan zengin beslenmeyle ayrıca E vitaminini takviyesi ile gece bacaklarda oluşan kramplardan kurtulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 153);" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Pek çok kaynağın olmasıyla beraber süt, süt ürünleri ve balık &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kalsiyum&lt;/span&gt;dan;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 153);" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Tüm yeşil yapraklı sebzeler ve kuruyemişler &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;magnezyum&lt;/span&gt;dan;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 153);" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Muz, baklagiller, yeşil sebzeler, ceviz &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;potasyum&lt;/span&gt;dan zengin besinlerdir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-size:78%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(255, 102, 0); font-style: italic; font-family: arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-family: arial;font-size:78%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0); font-style: italic;"&gt;Doğal Tedavi Evi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7208248316133854005-6635466964368066464?l=dogaltedavievi.blogspot.com'/&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/DoalTedaviEvi/~4/pQfcJGSjX-A" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/DoalTedaviEvi/~3/pQfcJGSjX-A/bacak-kramplar.html</link><author>dogal.tedavi.evi@gmail.com</author><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><feedburner:origLink>http://dogaltedavievi.blogspot.com/2008/05/bacak-kramplar.html</feedburner:origLink></item><language>en-us</language><media:rating>adult</media:rating></channel></rss>
