<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>Erguvanim</title>
	
	<link>http://www.erguvanim.net/blog</link>
	<description>BUGÜN YENİ BİR GÜN...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 23:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/Erguvanim" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="erguvanim" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Bebeğe emeklemeyi öğreten buldog</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/bebege-emeklemeyi-ogreten-buldog/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/bebege-emeklemeyi-ogreten-buldog/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 23:51:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Komikler]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[köpek]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=7120</guid>
		<description />
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/bebege-emeklemeyi-ogreten-buldog/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/MfjvacT7SZA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/bebege-emeklemeyi-ogreten-buldog/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zehirlenmeler</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/zehirlenmeler/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/zehirlenmeler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 13:21:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenmeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Zehirlenme Nedir? Herhangi bir kimyasal, organik veya fiziksel madde vücuda girdikten sonra özelliğine göre yerel veya genel hasar meydana getirerek, ölüme neden olabiliyorsa bu maddeye ZEHİR, olaya ise ZEHİRLENME denir. Yerel belirtiler: - Sokulan, ısırılan, temas eden yerde kızarıklık, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı Genel belirtiler: - Vücut ısısının yükselmesi (ateş), - Tüm vücutta kızarıklık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/zehirlenmeler/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><strong>Zehirlenme Nedir?</strong><br />
Herhangi bir kimyasal, organik veya fiziksel madde vücuda girdikten sonra özelliğine göre yerel veya genel hasar meydana getirerek, ölüme neden olabiliyorsa bu maddeye ZEHİR, olaya ise ZEHİRLENME denir.</p>
<p><strong>Yerel belirtiler:</strong><br />
- Sokulan, ısırılan, temas eden yerde kızarıklık, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı</p>
<p><strong>Genel belirtiler:</strong><br />
- Vücut ısısının yükselmesi (ateş),<br />
- Tüm vücutta kızarıklık, döküntü, kaşıntı,</p>
<p><strong>Sindirim Yolu Zehirlenmeleri</strong></p>
<p>Ağız yoluyla alınan her türlü zehir etkisi yapan maddelerle meydana gelirler; bayat besinler, ilaçlar, alkol, korozif (yakıcı, tahriş edici) maddeler ya da alerjik etki yapan maddeler vb.</p>
<p><strong>İlkyardım:</strong><br />
* Eğer zehrin alınması üzerinden henüz 30 dakika geçmemişse, o zaman kusturulur.</p>
<p><strong>KUSTURMAK İÇİN:</strong></p>
<p>- Tercih edilen kişinin kendi parmağı ile küçük dilini dolayısıyla da öğürme refleksini uyararak kusmasını sağlamaktır,<br />
- Sıcağa yakın ılık su içirerek de kusturma sağlanabilir (kişi bardağı kendisi tutarak içmelidir! başkası tarafından içirilmemelidir!).<br />
<span id="more-195"></span><br />
<strong>KUSTURULMAYACAK DURUMLAR:</strong></p>
<p>- Asit veya bazik madde (korozif madde) içeren sıvılar içilmişse,<br />
- Petrol ürünleri içilmişse,<br />
- Bilinci kapalı ise.</p>
<p>* Kusturulduktan sonra soğuk veya sıcak olmayan su içirilir, kusturulmayacak durumlarda da yine su içirilir.<br />
* Hastaneye götürülür, özellikle korozif madde içmiş kişilerin mutlaka hastane tedavisine gereksinimleri vardır:<br />
* Ne yapılacağına karar verilemeyen durumlarda mutlaka ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ aranmalıdır. Merkez aranmadan önce aşağıdaki bilgiler toplanmalıdır:</p>
<p>- Zehirlenme ne ile meydana geldi, kutu veya prospektüs varsa yanınızda olmalı,<br />
- Kutudaki / şişedeki miktar ne kadar kalmış, daha önce ne kadarmış, çevreye saçılmış mı?<br />
- Zehir ne zaman alınmış, hastanın durumu nasıl?</p>
<p><strong>BESİN ZEHİRLENMELERİ</strong></p>
<p>Bakteri veya bakteri salgıları (toksinleri ) ile oluşan zehirlenmelerdir. Bulantı-kusma, kramp şeklinde karın ağrısı ve ishal (diyare) ile seyrederler. Bunlar:</p>
<p><strong>SALMONELLA:</strong></p>
<p>Kontamine (enfeksiyonla bulaşmış) et, süt ve yumurta ile bulaşır. Yendikten 12-24 saat sonra ani bulantı-kusma, karın ağrısı, ishal ile kendini gösterir.</p>
<p>Tedavi: Herhangi bir tedavisi yoktur. 2-3 günde kendiliğinden geçer. Antibiyotik verilmez.<br />
* Aşırı ishal ve kusmaya bağlı olarak dehidratasyon gelişmişse içecek şeyler verilerek kaybedilen sıvı yerine konur.<br />
* Yemek hazırlanırken kapların temiz olmasına dikkat edilir ve iyi pişirilirse salmonella enfeksiyonu önlenebilir.</p>
<p><strong>STAFİLOKOK:</strong></p>
<p>En sık rastlanan besin zehirlenmesidir. Karbonhidratlı, sütlü ve şekerli yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülür. Örneğin: muhallebi, dondurma, mayonez gibi. Yendikten 2-6 saat sonra bulantı-kusma ile kendini gösterir (ishal nadiren görülür).</p>
<p>Tedavi: Herhangi bir tedavisi yoktur. 4-6 saatte kendiliğinden geçer.</p>
<p>Önlenebilmesi için; özellikle sütlü tatlılar ve kaynatılmadan pişirilen yemekler hazırlandıktan sonra uzun süre, fırında veya ısıtma tepsilerinde bekletilmemelidir.</p>
<p><strong>CLOSTRİDİUM PERFRİNGENS:</strong></p>
<p>Büyük miktarda hazırlanan yiyeceklerin oda ısısında, etkisiz buharda bekletilmesi veya yeterince soğuk ortamda muhafaza edilmemesi sonucunda ürer. Veya mikroorganizmanın bulaştığı balıklarla hastalık ortaya çıkar. Yendikten 8-10 saat sonra bulantı, karında kramp şeklinde ağrı ve ishal ile kendini gösterir.</p>
<p>Tedavi: 24 saate kadar kendiliğinden iyileşir.</p>
<p>* Dehidratasyon kontrol altına alınır, hastaya, daha öncede bahsedildiği gibi bol sıvı şeyler içirilir ve bu arada tuz ve elektrolit kaybını yerine koymak için de bir bardak suya bir miktar tuz ve yemek karbonatı konarak içirilir. Ya da bu amaçla kola, tuzlu ayran, meyve suları, maden suyu içirilebilir. Mümkün olduğunca tüm sıvı kaybı bu içeceklerle karşılanmayıp suyla desteklenmelidir.</p>
<p>İYİ YIKANMAMIŞ, YEMEK KAZINTISI KALMIŞ KAPLAR GENELLİKLE BESİN</p>
<p>ZEHİRLENMESİNE YOL AÇAN EN ÖNEMLİ FAKTÖRDÜR.</p>
<p><strong>Cl. BOTULİNUM ( BOTULİSMUS ):</strong></p>
<p>Genelllikle iyi konservelenmemiş yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülen en tehlikeli (hatta ölümcül) olan besin zehirlenmesidir. Yenildikten 24 saat sonra belirtiler görülebilir. İshal görülmez, kabızlık (konstipasyon) olabilir. Botulismusta, sinirlerden kaslara giden uyarılar engellenmekte ve bunun sonucunda şiddetli halsizlik, paralizi (kuvvet kaybı) ve ölüm görülebilmektedir.</p>
<p>Belirtileri:<br />
- Ağız ve boğaz kuru ve ağrılıdır,<br />
- Kişi gözlerini odaklamada zorluk çeker (çift görme, bulanık görme olabilir)<br />
- Bitkinlik, yutma ve konuşma güçlüğü<br />
-Halsizlik veya kuvvet kaybı<br />
- Göz hareketlerinde kısıtlılık, göz bebeklerinde genişleme<br />
- Solunum kaslarında paralizi, solunum güçlüğü<br />
- Konuşamama, başın ön kısmında hissedilen baş ağrısı</p>
<p><strong>İlkyardım:</strong></p>
<p>* ABC kontrol edilir ve devamlılığı sağlanır<br />
* Olanak varsa oksijen verilir<br />
* Gerekiyorsa suni solunum yapılır<br />
* Acilen hastaneye götürülmelidir. Mutlaka antitoksin yapılması gerekir.</p>
<p><strong>DEHİDRATASYON:</strong><br />
Aşırı kusma ve ishal sonucu, vücuttan fazla miktarda sıvı ve elektrolit kaybı olur. Buna bağlı olarak cilt, dudaklar ve dil kurur. Cildin kuruluğunu anlamak üzere el üzerindeki deri, baş parmak ve işaret parmağı arasında tutulur, bırakıldığında deri hemen eski halini alıyorsa o zaman sorun yoktur, eğer eski halini alma süresi uzuyorsa, o zaman fazla miktarda sıvı kaybı vardır ve hemen tedavi edilmezse hipovolemik şok gelişebilir.</p>
<p>- Solunum sıkıntısı, hızlı ve zayıf atan nabız,<br />
- Baş ağrısı, kulak çınlaması,<br />
- Halsizlik, kendinden geçme, gelişen bilinç kaybı,<br />
- Şok, ölüm.</p>
<p>Zehir, vücuda bilerek (kasti) veya bilinmeden(kazara), dört yoldan alınabilir:</p>
<p>1-Sindirim, 2-Solunum, 3-Deri ve 4-Kan yoluyla, olmak üzere.</p>
<p><strong>Solunum Yolu Zehirlenmeleri</strong><br />
Tüp gaz, egzoz gazı (karbonmonoksit), duman ve diğer zehirli gazların solunması sonucunda görülür. Özellikle renksiz ve kokusuz zehirli gazlarla meydana gelen zehirlenmelerde kişide görülen belirtilerin saptanması hayat kurtaracaktır.</p>
<p>Belirtileri:</p>
<p>-Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, kendinden geçme, bulantı-kusma, deride renk değişimi.</p>
<p>İlkyardım:</p>
<p>* Öncelikle kaynak kapatılır, havalandırma sağlanır, kişi temiz havaya çıkartılır.<br />
* Yüzüne su serpilebilir, kolları açılıp kapatılabilir,<br />
* Gerekiyorsa suni solunum ve kalp masajı yapılır,<br />
* Mutlaka hastaneye götürülür.</p>
<p><strong>Deri Yolu Zehirlenmeleri</strong><br />
Kremler, tozlar, sıvılar ile temas sonucu, ya da ısırma, sokma, enjeksiyon ile meydana gelir. Etkilenme durumuna göre yerel veya genel belirtiler görülebilir.</p>
<p>İlkyardım:</p>
<p>* Etken madde krem veya toz şeklindeyse, bol akan su ile yıkanır; yara varsa üzeri steril gazlı bezle kapatılır.<br />
* Yerel belirtiler giderek yayılıyor ve genel belirtiler görülüyorsa, kişi derhal bir sağlık kuruluşuna götürülür. (Kişide gelişmekte olan alerjik şoka karşı sağlık kuruluşunda semptomatik tedavi uygulanmalıdır, aksi halde kişi kaybedilebilir. Hastaneye götürürken bilinç kapanırsa koma pozisyonu verilir veya ABC nin devamlılığı sağlanır.)</p>
<p><strong>Kedi ve Köpek Isırmaları:</strong><br />
KUDUZ tehlikesi vardır. Bu gibi durumlarda ısırılan yer ilk önce bol su ile sabunlanıp köpürtülerek en az 5 dakika yıkanır.</p>
<p>Aşı yaptırılır. Mümkünse hayvan gözetim altında tutulur, eğer 10 gün içinde ölürse aşıya devam edilir, 10 günü geçmesine rağmen hayvan ölmemişse, aşıya gerek yoktur. Hayvan bulunamamışsa, aşı mutlaka yaptırılmalıdır.</p>
<p><strong>Yılan Sokması:</strong><br />
İki derin diş izi yılanın zehirli olduğunu gösterir. Bu durumda sokulan yerin altından ve üstünden venöz turnike yapılarak, zehrin dolaşıma katılımı yavaşlatılır. Ağzında yara ve çürük dişi olmayan bir kişi yara yerinden zehri emip tükürebilir. Organ hareketsiz halde ve sarkıtılarak tutulur. Kişi mümkün olduğunca sakin tutulmaya çalışılmalıdır. Hastaneye götürülmelidir ve tetanos aşısı yaptırılmalıdır.</p>
<p><strong>VENÖZ TURNİKE:</strong> Enli kumaş veya kravat, yılanın soktuğu yerin hemen altından ve üstünden bağlanır. Ancak dolaşım engellenmeyecek şekilde bağlanmalıdır. Bunun için bacakta ise ayak, kolda ise el parmaklarına bakılır morarma varsa, hemen gevşetilir.</p>
<p><strong>Akrep Sokması:</strong> Sokulan yere amonyak veya su ile bulamaç yapılmış yemek karbonatı sürülebilir. Venöz turnike uygulanabilir. Hastaneye götürülmelidir.</p>
<p><strong>Arı Sokması:</strong> Sabunlu su ile yıkanabilir veya antiseptik ile silinebilir. İğne çıkarılabilecek durumdaysa cımbızla çıkarılır aksi halde, zorlanmaz.</p>
<p>Yerel belirtiler genel belirtilere dönüşüyorsa, vakit kaybedilmeden hastaneye götürülmelidir.</p>
<p><strong>Deniz Kestanesi Batması:</strong> Bu durumda organ (genelde ayak), yanmayacak şekilde dayanabileceği kadar (45° C) sıcak su içine daldırılarak, 20-30 dakika (ağrı dininceye) kadar bekletilir. Sıcak dikeni eritir.</p>
<p><strong>Denizanası Teması:</strong> Denizanası ve deniz şakayıklarının nematokist denilen vantuzlarındaki çengellerle cilde tutunurlar, bunların zarar verilmeden uzaklaştırılması için: önce alkol (ya da sirke veya deniz suyu) ile yıkanır, sonra üzerine pudra ekilir, varsa çiğ et konarak yumuşatılır ve bıçağın tersi veya tahta çubukla deriden sıyrılır. Ya da o kısım doğrudan musluk suyu ile yıkanabilir; tatlı su vantuzları patlatacağından kişi rahatlayacaktır.</p>
<p>DİKKATİNİZE:Yurt dışında böcek sokmaları nedeniyle anaflaktik şok dediğimiz alerjinin ağır seyrettiği kişilerde bu seyri hafifletmek üzere yanlarında taşıyabilecekleri <a href="http://www.acilveilkyardim.com/foto/alerjikit.JPG" target="_blank">alerji kutusu</a>(kiti, seti) var dır. Hekim tarafından önerilen ve yapabilme eğitimini alan kişiler, böcek soktuğunda, hemen enjektördeki hazır ilacı kendileri yaparak ve hapı alarak durumlarının kötüleşmesini önleyebiliyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/zehirlenmeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyadan uzayın derinliklerine seyahat</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/dunyadan-uzayin-derinliklerine-seyahat/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/dunyadan-uzayin-derinliklerine-seyahat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 19:50:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim-Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=7113</guid>
		<description><![CDATA[1997 yapımı Mesaj (Contact) filminden etkileyici bir sahne. Dünyadan başlayıp uzayın derinliklerine uzanan yolculuk.. Daha fazla uzay videosu için buraya tıklayın.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/dunyadan-uzayin-derinliklerine-seyahat/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>1997 yapımı <a href="http://www.uzaybilim.net2011/12/mesaj-contact.html" target="_blank">Mesaj (Contact)</a> filminden etkileyici bir sahne. Dünyadan başlayıp uzayın derinliklerine uzanan yolculuk..</p>
<p><iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/bp8G1DGFQL4" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Daha fazla uzay videosu için <a href="http://www.uzaybilim.net/search/label/video" target="_blank">buraya</a> tıklayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/dunyadan-uzayin-derinliklerine-seyahat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç aylar’ı nasıl değerlendirelim?</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/uc-aylari-nasil-degerlendirelim/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/uc-aylari-nasil-degerlendirelim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 00:28:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Üç aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[3 Aylar ne demektir? Bize ne anlatır? İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu. Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/uc-aylari-nasil-degerlendirelim/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img154.imageshack.us/img154/4089/aylarwr1.jpg" alt="" /><strong>3 Aylar ne demektir? Bize ne anlatır?</strong></p>
<p>İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu.<br />
Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar bağrına basıyordu. Allah Resûlü (sas) bu manzara karşısında iyice doldu. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak parmağıyla yanındakilere bu kadını gösterdi ve: “Şu kadını görüyor musunuz?” dedi. Sahabe cevap verdi: “Evet Ya Rasulallah!” Allah Resûlü (sas) tekrar: “Bu kadın şu kucağındaki çocuğunu cehenneme atar mı?” diye sordu. Sahabe “Hayır ya Rasulallah!” karşılığını verdi. Ve işte bunun üzerine İki Cihan Serveri şu hikmet dolu sözleri söyledi: “Allah o kadından daha şefkatlidir, kullarını cehenneme atmak istemez.” <span id="more-76"></span></p>
<p>İşte böylesine başdöndürücü bir şefkat ve merhamete sahip olan Allahu Teala, sene içinde kulları için gönül dünyalarında adeta bir manevi hamle yapmaları adına bazı özel gün ve geceler yaratmıştır. Bu özel zaman dilimlerinde Cenab-ı Hakk’ın rahmet esintileri sağanak sağanak yağmaktadır. Şu günlerde bu zaman dilimlerinden “üç aylar”a kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Malum olduğu üzere halkımız arasında Arabi aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarına “üç aylar” deniyor.</p>
<p>Ahiret ticaretinin yapıldığı kazançlı bir pazar durumunda olan üç aylar, yılda ancak bir defa açılır ve üç ay boyunca devam eder. İstifade edebilenlerin çok şey kazandığı bu pazarı kaçıranlar gelecek mevsimi beklemek zorundadır. Tabii ömürleri yeterse. Kimse yarına çıkmaya garanti veremediği gibi gelecek mevsime yetişmeyi de taahhüt edemez. Öyleyse yapılacak iş, bu mevsimi çok iyi değerlendirmek, bunun için de onu elimize geçen son fırsat olarak kabul etmek.</p>
<p>Üç aylar fırsat günleridir, çok bereketli bir kazanç mevsimidir. Böylesine bir koyup binler alabileceğimiz kazanç kuşağında kaybetmemek için bu günleri iyi değerlendirmeliyiz.</p>
<p>***</p>
<p><strong>ÜÇ AYLARA HAZIR MISINIZ? </strong></p>
<p>Bu günlerde müminler, birbirleri ile tebrikleşmeli, birbirlerini yemeklere çağırmalı, çocuklar sevindirilmeli, fakirlerin gönlü alınmalı, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları giderilmeli, anne-babanın, masum ihtiyarların duaları alınmalı, hasılı bu aylar daha canlı ve daha verimli yaşanmalıdır.</p>
<p>Bütün bu yapılanlar bir yarış havası içinde yapılırken ihlaslı yapmaya da azami dikkat gösterilmeli. Zira ihlasla yapılan küçük bir amel, ihlassız yapılan pek çok amelden üstündür. Bu sayede hem cemiyete huzur gelmiş, hem de manevi bir atmosfer meydana getirilerek, ilahi rahmetin celbine zemin hazırlanmış olur. Yapılan ibadetler, okunan Kur’anlar, Cenab-ı Hakk’a yükselen inilti ve ızdırap dolu dualar, akıtılan gözyaşları, yapılan tevbe, istiğfarlar yağmuru çeken bulutlar gibi ilahi rahmeti kendisine çeker.</p>
<p>İlahi rahmet, semamızı kapladığı zaman onu hayat kaynağı yağmurlar gibi lütuflar, ihsanlar, ikramlar ve hediyeler takip eder. Böylece gelen rahmet damlaları günahlarımızdan, gafletimizden dolayı kirlenen manevi hayatımızı da temizler.</p>
<p>Öyleyse daha ne duruyoruz. Haydi hep beraber, ilahi rahmet ve lütuflara hasret insanlar olarak başımızı okşayacak rahmet bulutlarının celbine ve onu takip edecek ilahi ihsanlara kendimizi hazırlayalım.</p>
<p><strong>Bu bereketli günleri nasıl değerlendirelim? </strong></p>
<p>1. Bol bol Kur’ân-ı Kerim okuyalım.</p>
<p>2. Peygamber Efendimiz (sas)’in şefaatini ümit ederek, O’na salât ü selâmlar getirelim.</p>
<p>3. Kaza veya nafile namazlar kılalım.</p>
<p>4. Dünyaya gönderiliş amacımızı ve gidişatımızı düşünerek tefekkürde bulunalım.</p>
<p>5. İşlediğimiz günahlar için bu bereketli günlerin yüzü suyu hürmetine samimi ve gönlümüzden gele gele tevbe ve istiğfarda bulunalım.</p>
<p>6. Bir dua listesi oluşturarak sevdiğimiz insanlara bol bol dua edelim.</p>
<p>7. Geceleri değerlendirerek haftanın belirli günlerinde teheccüd namazı kılalım.</p>
<p>8. Bu günlerde Allah Resulü’nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.</p>
<p>Rahmetin sağanak sağanak yağdığı günler geliyor</p>
<p><strong>REGAİB GECESİ </strong></p>
<p>Regaib, “çokça rağbet edilen, kıymetli, değerli, ihsan” manalarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaib Gecesi denilince; “çok lütuf ve ihsan dolu, kıymetli ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” manası anlaşılır. Halk arasında üç aylar diye meşhur olan Recep, Şaban ve Ramazan aylarından Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi olan Regaib Gecesi, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk habercisi olma şerefini taşımaktadır. Rahmet kapılarının ardına kadar açık olduğu bu gece gaflet içinde geçirilmemeli, bir fırsat gecesi olarak değerlendirilip ona göre hareket edilmelidir.</p>
<p><strong>RECEP AYI </strong></p>
<p>Üç ayların ilki olan Recep, “tazim ve tekrim olunan ay” ve “hazırlanmak” manalarına gelmektedir. Peygamber Efendimiz (sas) bu aya ulaştıklarında “Allah’ım! Receb’i ve Şaban’ı hakkımızda mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur” diyerek dua ederlerdi. Bu ay içinde aynı zamanda Mi’rac, Berat ve Kadir Gecesi gibi mübarek zaman dilimlerinin de bir müjdecisi olan “Regaib” gecesi vardır. Regaib, pek çok ata ve ihsan” manasına gelen “Ragibe” kelimesinin çoğuludur. Bu gecede Cenab-ı Hak engin rahmetiyle tecelli edip sonsuz mağfiretiyle muamelede bulunduğu için geceye bu isim verilmiştir. Recep ayının 27. gecesi ise Mirac Kandili’dir. Mirac, kelime manası itibarıyla “merdiven”, “yükselecek yer”, “en yüksek makam” manalarına gelmektedir. Bu gecede İnsanlığın İftihar Tablosu (sas) bir mucize olarak Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ve oradan da göklerin İlahi derinliklerine doğru pervaz edip ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakk’ın huzuruna çıkmıştır.</p>
<p><strong>ŞABAN AYI </strong></p>
<p>Üç ayların ikincisi olan Şaban, kelime manası itibarıyla “dağılan”, “saçılan” manalarına gelmektedir. Bir rivayete göre Efendimiz (sas), Şaban ayında Ramazan için pek çok hayır dağıldığı için bu aya bu ismin verildiğini ifade etmektedir. Şaban ayı içerisinde Berat Kandili vardır. Berat kelimesi, “borçtan, isnat edilen suçtan, ruha azap veren sıkıntılardan kurtulmak” manalarına gelmektedir. Bu gecede Kur’an-ı Kerim, Levh-i Mahfuz’dan alınmış ve bir bütün halinde dünya semasına indirilmeye başlanmıştır. Bu sebeple bu gece hürmetine pek çok günah bağışlandığı için geceye Berat Gecesi denilmiştir. Yine bu ay içinde hicretin ikinci senesi Müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa’dan Kâbe’ye çevrilmiştir.</p>
<p><strong>RAMAZAN AYI </strong></p>
<p>Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayı, on bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisidir. Zira bu ayda Kur’an nazil olmaya başlamış ve ay boyunca oruç tutmak farz kılınmıştır. Ramazan kelimesi “kızgın taş” manasına gelen “Ramid” kelimesinden türetilmiştir. Ramazan ayı çok sıcak ve hararetli bir zaman dilimine tevafuk ettiği için ona bu isim verilmiştir. Ayrıca nasıl ki kızgın taş etrafındakini yakıp yok ederse Ramazan da kulların günahlarını yakıp mahvettiği için bu aya bu ismin verildiğini söyleyenler de olmuştur. Bazıları ise Ramazan kelimesinin “yağan yağmur” manasına gelen “ramıd” kelimesinden türetildiğini ve nasıl ki yağmurun yağması neticesinde yeryüzünün temizlenmesi gibi Ramazan ayında da günahların temizlenmesi sebebiyle bu aya bu ismin verildiğini söylemişlerdir. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı bu ay içinde Kur’an-ı Kerim’deki ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesi” vardır. Bu gece Allah’ın müminlere bahşettiği çok yüce bir ikramıdır. Ramazan’ın her gecesinin dolu dolu geçirilmesi için bu gecenin zamanı gizlenmiştir. Ancak Kadir gecesinin Ramazan’ın son on günü içinde olduğuna dair güçlü işaretler vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/uc-aylari-nasil-degerlendirelim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlat edinmek…</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmek/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 16:17:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerekli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[evlat edinmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmek/</guid>
		<description><![CDATA[Evlat edinmek istiyorsanız bunun hukuki yolları şöyle. Evlat edinme temel olarak iki yolla mümkün. A- Sosyal Hizmetler Ve çocuk Esirgeme Kurumuna Bağlı Organlara müracaat ile B- Çocuğun kendi ailesinden veya vasisinden Çocuğun kendi ailesinden evlat edinmek: Eğer çocuk kendi ailesinden veya vasisinden evlatlık olarak alınacak ise doğrudan Aile Mahkemesine veya Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmek/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>Evlat edinmek istiyorsanız bunun hukuki yolları şöyle.</p>
<p>Evlat edinme temel olarak iki yolla mümkün.<br />
A- Sosyal Hizmetler Ve çocuk Esirgeme Kurumuna Bağlı Organlara müracaat ile<br />
B- Çocuğun kendi ailesinden veya vasisinden</p>
<p>Çocuğun kendi ailesinden evlat edinmek:<br />
Eğer çocuk kendi ailesinden veya vasisinden evlatlık olarak alınacak ise doğrudan Aile Mahkemesine veya Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak bir dava ve bu davada yapılan tahkikat neticesi verilecek bir kararla mümkün olabilir. Bu davada sadece çocuğun aile veya vasisinin evlat edinme işlemine izin vermesi yeterli değildir. Ayrıca mahkemece Çocuk Esirgeme Kurumundan taraflar hakkında araştırma yapmasını isteyecektir. Kurum; hazırladığı kanaatini bildirir raporunu mahkemeye sunar. Bu tahkikat neticesi hakim kararını verir.</p>
<p><span id="more-1023"></span><br />
Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumundan Evlat Edinmek</p>
<p>Evlat Edinme Koşulları:<br />
Evli ise; en az 5 yıllık evli olmak<br />
Bekar ise;30 yaşını doldurmuş olmak<br />
Evlat edinecek kişi ile evlatlık arasında en az 18 yaş fark bulunması<br />
Tutarlı, dengeli, çocuğa yeterli sevgi verebilecek kişilik yapısında olması<br />
Çocuğun bakım ve eğitimini sağlayabilecek yeterli gelir düzeyine, sosyal güvenlik hakkına, uygun çevre ve yaşam koşullarına sahip olmak<br />
En az ilkokul mezunu olmak (Anayasal zorunluluk )<br />
Herhangi bir yüz kızartıcı suçtan mahkum edilmemiş olmak<br />
Bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinilen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.</p>
<p>İstendiği takdirde birden fazla evlat edinilebilir.</p>
<p>Evlat edinme ile çocuğun kazandığı haklar:<br />
Evlat edinilmiş çocuklar, o ailenin öz çocuklarının sahip olduğu tüm haklara sahip olurlar.<br />
Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur.<br />
Evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır.<br />
Evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir.</p>
<p>Evlat edinme işlemleri için gerekli olan evrakların detaylarını ve bu konuyla ilgili bir çok sorunun cevabını Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun <a href="http://www.shcek.gov.tr/evlat-edinme-hizmetleri.aspx">resmi web sitesinden</a> bulmanız mümkün.</p>
<p><a href="http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmenin-dini-boyutu/">Evlat edinmenin dini boyutu</a> hakkında bilgiler almak için lütfen <a href="http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmenin-dini-boyutu/">buraya</a> tıklayın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bırakacağınız yorumlarda kişisel bilgilerinizi bırakmamaya özen gösteriniz, bırakacağınız mail adresi ya da telefon gibi bilgilerin kötü niyetli şahıslar tarafından istismar edilebileceğini unutmayınız&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bırakılan yorumlarda kanunlara aykırılık, bir başka kullanıcıya hakaret ve benzeri durumlar olması halinde yorum sahibinin tüm bilgileri gerekli resmi mercilere verilecektir. Yorumlarınızı bırakırken bu hususu göz önünde bulundurmanızı önemle rica ederiz. Site yönetimi olarak yorumlardaki kanuni hususları değerlendirmediğimizi, fiilen de bunun mümkün olmadığını, yayımlanan yorumlardaki tüm hukuki sorumluluğun yorum sahibine ait olduğunu tekraren belirtiriz. &#8230;</span></p>
<p><strong>Özellikle aşağıdaki konulara yorumlarda yer verilmesi yasaktır. Bu şekilde yorumlar silinecektir ve bilgileri gerektiğinde resmi mercilere verilecektir.</strong></p>
<p><strong>- Taşıyıcı annelik isteği/talebi</strong></p>
<p><strong>- Evlatlık alırken/verirken para teklif etmek, para istemek</strong></p>
<p><strong>- Evlatlık alınması işleminin Sosyal Hizmetler kanalı olmadan, hastanede doğum esnasında sahte bilgilerle yapılması vaadi ya da isteği</strong></p>
<p><strong>- Ebeveynlerden herhangi birinin rızası olmadan evlatlık verilmesi talebi ya da evlatlık alırken çiftlerin rızası olmadan eşlerden birinin talebi</strong></p>
<p><strong>- Aynı mail adresi ve aynı IP&#8217;den girilip farklı isimlerle ve/veya farklı içeriklerle yazılan yorumlar sahte olarak değerlendirilip silinmektedir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Güncelliği sağlamak açısından bu başlığa özel olarak 1 aydan eski yorumlar silinecektir. Lütfen başlığı takip ederek yorumunuzu gerektiğinde güncelleyin.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/evlat-edinmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlid Kandili Duası – Necmettin Nursaçan</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/mevlid-kandili-duasi-necmettin-nursacan/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/mevlid-kandili-duasi-necmettin-nursacan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 21:52:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlid Kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Necmettin Nursaçan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=7099</guid>
		<description><![CDATA[Necmettin Nursa&#231;an Mevlid Kandili Duası Kanal7 3&#8230; ile k7u]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/mevlid-kandili-duasi-necmettin-nursacan/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><iframe frameborder="0" width="480" height="360" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xobp78_necmettin-nursacan-mevlid-kandili-duasy-kanal7-3-yubat-2012_shortfilms"></iframe><br /><a href="http://www.dailymotion.com/video/xobp78_necmettin-nursacan-mevlid-kandili-duasy-kanal7-3-yubat-2012_shortfilms" target="_blank">Necmettin Nursa&ccedil;an Mevlid Kandili Duası Kanal7 3&#8230;</a> <i>ile  <a href="http://www.dailymotion.com/k7u" target="_blank">k7u</a></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/mevlid-kandili-duasi-necmettin-nursacan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güller</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/guller/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/guller/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 21:38:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=264</guid>
		<description />
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/guller/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><img style="width: 450px; height: 338px;" src="http://img242.imageshack.us/img242/4273/gullerpp3.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/guller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erkekler ve gelinlik</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/erkekler-ve-gelinlik/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/erkekler-ve-gelinlik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 15:27:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Komikler]]></category>
		<category><![CDATA[gelinlik]]></category>
		<category><![CDATA[karikatür]]></category>
		<category><![CDATA[komik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=7088</guid>
		<description />
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/erkekler-ve-gelinlik/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><a href="http://www.erguvanim.net/blog/wp-content/uploads/2012/02/selcuk-erdem-gelinlik.jpg"><img class="size-medium wp-image-7089 aligncenter" title="selcuk-erdem-gelinlik" src="http://www.erguvanim.net/blog/wp-content/uploads/2012/02/selcuk-erdem-gelinlik-274x300.jpg" alt="" width="274" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/erkekler-ve-gelinlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç başlı kurbağa</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/uc-basli-kurbaga-sasirtti/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/uc-basli-kurbaga-sasirtti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 14:18:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar alemi]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç resimler]]></category>
		<category><![CDATA[kurbağa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=3000</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz uzmanların araştırmaları sırasında rastladıkları kurbağanın 3 başı ve 6 bacağı var. Görenleri hayrete düşüren kurbağanın resimleri.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/uc-basli-kurbaga-sasirtti/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YHYmYrRI/AAAAAAAAASo/2kDic49mvHc/s1600-h/8.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327503399344188690" style="cursor: pointer; width: 400px; height: 275px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YHYmYrRI/AAAAAAAAASo/2kDic49mvHc/s400/8.jpg" alt="" border="0" /></a><br />
İngiliz uzmanların araştırmaları sırasında rastladıkları kurbağanın 3 başı ve 6 bacağı var. Görenleri hayrete düşüren kurbağanın resimleri.<br />
<span id="more-3000"></span><br />
<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YKhk7TpI/AAAAAAAAASw/c5rwzDLq6rw/s1600-h/9.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327503453293596306" style="cursor: pointer; width: 400px; height: 259px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YKhk7TpI/AAAAAAAAASw/c5rwzDLq6rw/s400/9.jpg" alt="" border="0" /></a></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YEdZrvYI/AAAAAAAAASg/qn2vn7jovBQ/s1600-h/5.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327503349093481858" style="cursor: pointer; width: 400px; height: 277px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YEdZrvYI/AAAAAAAAASg/qn2vn7jovBQ/s400/5.jpg" alt="" border="0" /></a></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YA197sqI/AAAAAAAAASY/8SvkZRi4mnw/s1600-h/4.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327503286968496802" style="cursor: pointer; width: 400px; height: 259px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8YA197sqI/AAAAAAAAASY/8SvkZRi4mnw/s400/4.jpg" alt="" border="0" /></a></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8Wg2Gi63I/AAAAAAAAASQ/_WH2fzutlC8/s1600-h/2.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327501637737180018" style="cursor: pointer; width: 400px; height: 252px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8Wg2Gi63I/AAAAAAAAASQ/_WH2fzutlC8/s400/2.jpg" alt="" border="0" /></a></p>
<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8WcFSh-kI/AAAAAAAAASI/rYrdkIXDuHs/s1600-h/1.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327501555914635842" style="cursor: pointer; width: 400px; height: 272px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_LMaGP6PEp8M/Se8WcFSh-kI/AAAAAAAAASI/rYrdkIXDuHs/s400/1.jpg" alt="" border="0" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/uc-basli-kurbaga-sasirtti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balon…</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/balon/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/balon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 11:53:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, &#8220;Bizim eve bile sığmaz&#8221; dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını farkederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak: -Baloncu amca, dedi. Biliyormusun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/balon/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><img class="alignleft" src="http://img490.imageshack.us/img490/8075/balonon1.jpg" alt="" />Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu.</p>
<p>Onu hayrete düşüren şey, &#8220;Bizim eve bile sığmaz&#8221; dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu.</p>
<p>Bir ara adamın kendisine baktığını farkederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak:<br />
-Baloncu amca, dedi. Biliyormusun benim hiç balonum olmadı.<br />
Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra:<br />
-Paran var mı? diye sordu.  Sen onu söyle.<br />
-Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.<span id="more-138"></span><br />
-Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.<br />
Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan<br />
ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali<br />
kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan<br />
tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.<br />
Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve<br />
yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı.<br />
Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken,<br />
baloncu ona doğru dönerek:<br />
-Küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan<br />
birini sana veririm. Yapılan teklif,<br />
yavrucağın aklını başından almıştı.<br />
Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını<br />
aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı.<br />
Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan,<br />
bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını<br />
hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara<br />
ulaştığında bir müddet onları seyretti ve<br />
dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı.<br />
Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından<br />
diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı.<br />
Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa,<br />
dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu.<br />
İster istemez balonu yerinde bırakıp<br />
aşağıya indi ve adam dönerek:<br />
-Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o?<br />
Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:<br />
-Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al.<br />
Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı.<br />
Kaldırım kenarına oturup baloncunun<br />
uzaklaşmasını bekledikten sonra,<br />
dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:<br />
&#8220;Olsun&#8221;, diye mırıldandı. &#8220;Olsun.&#8221; Ağacın üzerinde<br />
kalsa da, bir balonum var ya artık..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/balon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

