<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374</id><updated>2014-10-07T05:43:38.701+03:00</updated><category term="Erkek"/><category term="Erkek Dünyası"/><category term="Seks"/><category term="Sex"/><category term="Erkek ve Cinsellik"/><category term="Uzman Görüşü"/><category term="Erkek Haberleri"/><category term="Erkek Sağlığı"/><category term="Kadın Dünyası"/><category term="Kadın-Erkek"/><category term="ilişkiler"/><category term="Boşanma Davaları"/><category term="Evlilik"/><category term="Hukuk"/><category term="Aldatma"/><category term="Alışveriş"/><category term="Aşk"/><category term="Baba Özel"/><category term="Erkek Psikolojisi"/><category term="Erkek ve Kısırlık"/><category term="Erken Boşalma"/><category term="Online Alışveriş"/><category term="Penis Kanseri"/><category term="Sevgi"/><title type='text'>Erkek.TK Süper Erkek Sitesi</title><subtitle type='html'>Giy Yakıştır, Bul Yapıştır</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default?redirect=false'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>34</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-1739170587753208129</id><published>2012-03-12T13:49:00.001+02:00</published><updated>2012-03-12T13:49:19.992+02:00</updated><title type='text'>İşlenmiş et pankreas kanserine yol açıyor</title><content type='html'>Günde sadece 50 gr işlenmiş et tüketmek pankreas kanseri riskini % 19 oranında arttırıyor. Risk tahmin edildiği üzere tüketime bağlı olarak değişiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Eğer sosis, pastırma, salam gibi şarküteri ürünlerine çok düşkünseniz haberler kötü. Günde 157 gram bu besinlerden tüketmek pankreas kanseri riskini % 57 oranında arttırıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Bu hastalık genellikle son safhalarda iken teşhis edilebiliyor ve bir yıl içerisinde hastaların % 80&amp;rsquo;i hayatını kaybediyor. Teşhisten sonraki 5 yıl içerisinde hayatta kalmayı başarabilen hastaların oranı ise ne yazık ki % 5&amp;rsquo;te kalıyor.&amp;nbsp; &lt;br&gt; &lt;br&gt;Stockholm&amp;rsquo;de bulunan Karolinska Enstitüsü &amp;lsquo;nden araştırmacılar tarafından yapılan deneylere göre pankreas kanseri riski erkeklerde çok daha yüksek. Uzmanlar bunun erkeklerde et tüketiminin daha fazla olmasıyla ilişkilendirilebileceğini düşünüyor.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/1739170587753208129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/03/islenmis-et-pankreas-kanserine-yol.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/1739170587753208129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/1739170587753208129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/03/islenmis-et-pankreas-kanserine-yol.html' title='İşlenmiş et pankreas kanserine yol açıyor'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-3428274267011406042</id><published>2012-02-24T14:50:00.001+02:00</published><updated>2012-02-24T14:50:47.381+02:00</updated><title type='text'>Kilo vermenin sırrı çözüldü. İdeal Kiloya nasıl ulaşılır ?</title><content type='html'>Bugüne dek yapılan kalori hesabının yanlış olduğunu ve kilo vermenin aslında iki kat daha güç olduğunu öne süren iki bilim adamı yeni bir model geliştirdi...&lt;br&gt;&lt;br&gt;Büyük bir istekle başlanılan diyetlerde kısa süre içerisinde kilo verme hızının düşerek kaybolması yüzünden bir türlü istenilen forma kavuşulamamasının nedeni bulundu. Amerikan Bilim İlerleme Derneği&amp;rsquo;nin (AAAS) Kanada&amp;rsquo;nın Vancouver şehrinde yaptığı panelde şimdiye kadar uygulanan diyetlerde büyük bir matematiksel hesaplama hatası yapıldığı ve kilo vermenin sanılanın iki katı daha zor olduğu açıklandı. Zira, kilo vermenin en doğru yolu alınan kaloriyle yakılanın dengesini bilmekten geçiyor. Fakat, halihazırdaki hiçbir kalori ve kilo verme hesaplaması gerçeği yansıtmıyor. Bu durumda, 450 gram yağın 3 bin 500 kaloriye bedel olduğunu veya günde 500 kalori azaltarak haftada 450 gram verilebileceğini doğru kabul etmek mümkün değil. Çünkü insan metabolizması, vücut kilo vermeye başladıktan bir süre sonra sabit bir kiloya kavuşana kadar yavaşlıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;ABD&amp;rsquo;nin Ulusal Diyabet Enstitüsü&amp;rsquo;nden uzmanlar Dr. Kevin Hall ve Dr. Carson Chow, alınan kalorinin doğrudan insan vücudunda kilo değerinden bir karşılığı olamayacağını açıkladı. Uzmanlar bunun sebebini insan bedeninin kilo vermesinde birçok karmaşık etkenin rol oynamasına bağladı.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Kalori farklı hesaplanıyor&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;İki uzman, içeriğine kilo-yağ oranı, cinsiyet, fiziksel hareket oranı ve diğer faktörleri de ekleyerek her kişinin istediği kiloya ulaşması için bir hesaplama modeli geliştirdi. Yeni modelde, kişilere kısa dönemde ulaşmak istedikleri kilo için almaları gereken kalori ve yapmaları gereken egzersiz ile kalıcı bir kilo kaybı için almaları gereken kalori miktarı farklı şekillerde hesaplanarak veriliyor. Model, şimdiye kadar beslenme düzeni çok sıkı kontrol altında tutulan bir grup yetişkin üzerinde denendi. Buna göre, kilo vermek için günlük kalori miktarında sanıldığı kadar büyük bir azaltma yapmak gerekmiyor. Örneğin, günde sadece 150 kalori daha az tüketerek yılda yaklaşık 7 kilo verilebiliyor. Toplamda 4 buçuk kilo vermek isteyen birinin günde 100 kalori daha az tüketeceği bir beslenme düzeni izlemesi gerekiyor. Bu sayede, bir yıl içerisinde vermek istediği kilonun yarısından, üç yıl içerisinde de toplam 4 buçuk kilodan kalıcı olarak kurtulmuş oluyor. Yeni modeli destekleyen Avustralyalı obezite uzmanı Dr. Body Swinburn, &amp;ldquo;Kimse, haftada yaklaşık 200 gramdan fazla kilo verebileceğine inandırılmamalı&amp;rdquo; diye konuştu. Araştırmayı yürüten Hall ve Chow, obeziteyle mücadelede yağlı gıdalara uygulanması düşünülen fazla vergi kadar yapılan umut ticaretinin de bitirilmesini, yeni düzenlemelere gidilmesini önerdi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Chow ve Hall&amp;rsquo;un geliştirdiği hesaplamaya, &lt;a href=&quot;http://bwsimulator.niddk.nih.gov&quot;&gt;http://bwsimulator.niddk.nih.gov&lt;/a&gt; adresinden ulaşılabiliyor:&lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;İDEAL KİLOYA NASIL ULAŞILIR?&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt; Örneğin, 25 yaşında, 160 santimetre boyunda ve 70 kilogram ağırlığında günlük fiziksel egzersiz oranı çok sınırlı bir kadının, günde aldığı kalori miktarı 1981, vücut kitle indeksi yani kilo ve boy oranı 27.3, yağ oranı ise 33.7 çıkıyor. Öyleyse, 180 gün (6 ay) içerisinde 63 kiloya düşebilmesi için fiziksel egzersiz oranını yüzde 40 artırarak günlük 223 kalori daha az tüketmesi gerekiyor. Bu kiloya ulaştıktan sonra ise, normal beslenme düzeninden 43 kalori daha az tüketerek ve günlük aktivitelerini yüzde 20 artırarak aynı kiloda kalması kalıcı olarak mümkün hale geliyor. Bu sayede vücut kitle indeksi sınır kabul edilen 25 değerinin altına düşerek 24.7 oranına ulaşırken yağ oranı da 30.2&amp;rsquo;ye geriliyor.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/3428274267011406042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/kilo-vermenin-srr-cozuldu-ideal-kiloya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3428274267011406042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3428274267011406042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/kilo-vermenin-srr-cozuldu-ideal-kiloya.html' title='Kilo vermenin sırrı çözüldü. İdeal Kiloya nasıl ulaşılır ?'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-4521445829184964136</id><published>2012-02-22T17:18:00.001+02:00</published><updated>2012-02-22T17:18:04.174+02:00</updated><title type='text'>Toyota&#39;dan kaçırılmayacak servis kampanyası!</title><content type='html'>Satış sonrası hizmetlerde de mutlak müşteri memnuniyetini ön planda tutan Toyota, 13 Şubat- 7 Mart tarihleri arasında &amp;ldquo;Toyota Servis Günleri&amp;rdquo; kampanyasıyla avantajı ayağınıza getiriyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tüm Toyota sahiplerinin yararlanabileceği kampanya kapsamında ücretsiz check-up sunulurken, periyodik bakım ve yağ değişimlerinde 1 litrelik orijinal Toyota Motor Yağı hediye ediliyor. Kampanyada lastik ve akülerde çok özel fırsatlar, 250 TL ve üzeri mekanik servis harcamalarında da Axess&amp;rsquo;e özel peşin fiyatına 8 taksit imkanı sağlanıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Müşteri odaklı hizmet anlayışıyla kullanıcılarına birçok ayrıcalıktan yararlanma imkanı yaratan Toyota, &amp;ldquo;Servis Günleri&amp;rdquo; kapsamında çok özel fırsatlar sunuyor. 13 Şubat - 7 Mart tarihleri arasında geçerli olan kampanya, model yılı gözetmeksizin tüm Toyota&amp;rsquo;ları kapsıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Ücretsiz Check-up ve Toyota Orijinal Motor Yağı hediyesi&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;&amp;ldquo;Toyota Servis Günleri&amp;rdquo; günleri boyunca Toyota kullanıcıları araçlarına fren sistemi, amortisör, aks körükleri, devir daim, V-kayışı, kabin hava filtresi, motor hava filtresi, aydınlatma ve sinyal sistemi, soğutma suyu, kalorifer ve silecek performansı kontrollerini içeren ücretsiz check-up yaptırabilecekler. Toyota sahiplerine bunun yanında periyodik bakım ve yağ değişimlerinde 1 litre Toyota Orijinal Motor Yağı da hediye olarak sunuluyor.&amp;nbsp; &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Lastik ve aküde çok özel avantajlar&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;&amp;ldquo;Toyota Servis Günleri&amp;rdquo; kapsamında Toyota Plazalar&amp;rsquo;da Varta akü alışverişi yapanlar yüzde 15&amp;rsquo;e varan indirimin sahibi olacaklar.&amp;nbsp; 4 adet lastik alımında Bridgestone ve Lassa&amp;rsquo;yı tercih eden Toyota kullanıcılarına da 50 TL&amp;rsquo;lik Migros çeki hediye ediliyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Axess&amp;rsquo;e özel 8 taksit&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Toyota, kampanya kapsamında araç modeli ve model yılı farkı etmeksizin tüm Toyota sahiplerine KDV dahil 250 TL ve üzeri mekanik servis harcamalarında&amp;nbsp; Axess&amp;rsquo;e özel peşin fiyatına 8 taksit ödeme imkanı da sunuluyor.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/4521445829184964136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/toyotadan-kacrlmayacak-servis-kampanyas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/4521445829184964136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/4521445829184964136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/toyotadan-kacrlmayacak-servis-kampanyas.html' title='Toyota&#39;dan kaçırılmayacak servis kampanyası!'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-6931146565546877710</id><published>2012-02-22T17:13:00.001+02:00</published><updated>2012-02-22T17:13:40.458+02:00</updated><title type='text'>Çocuklukta tacize uğramak</title><content type='html'>&amp;quot;Çocuklukta tacize uğramak, kişinin beyninde duygularla ilgili bölümün büyümesine engel olabilir&amp;quot;... Çocuklukta tacize ya da kötü muameleye maruz kalmanın, kişinin beyninde duygularla ilgili bölümün büyümesine engel olabileceği bildirildi.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;ABD&amp;rsquo;de yapılan bir araştırma, çocukluklarında cinsel veya duygusal tacize uğrayan ya da kötü muameleye maruz kalan kişilerin beyinlerinde hippokampus bölümünde 3 kilit bölgenin, böyle bir durumla karşı karşıya kalmamış kişilerinkinden daha küçük olabileceğini gösterdi.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;İngiliz Guardian gazetesinin sitesinde yer verdiği haberde, söz konusu bölgelerin hafızayı ve duyguların düzenlenmesini kontrol ettiği belirtildi.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;Araştırma çerçevesinde Harvard Üniversitesi Psikiyatri bölümünden Martin Teicher ve ekibi, çocukluklarında strese maruz kaldıkları ya da tacize uğradıkları konusunda sorgulanan yaklaşık 200 kişinin beyinlerini taradı.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;Yaşları 18 ila 25 olan, 73&amp;rsquo;ü erkek 120&amp;rsquo;si kadın katılımcıların yüzde 46&amp;rsquo;sının, çocukluklarında sıkıntılı bir süreç yaşamadıkları, yüzde 16&amp;rsquo;sının ise ebeveynlerinin fiziksel ve sözlü olmak üzere üç ya da daha fazla kötü muamele biçimine maruz kaldıkları bilgisini verdikleri kaydedildi.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;Beyin taramalarında, çocukken kötü muameleye maruz kalan ya da tacize uğrayan deneklerin beyinlerinde hippokampusta üç önemli bölgenin, yüzde 6,5&amp;rsquo;e kadar küçülmüş olduğu tespit edildi.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;Araştırmanın sonuçları, &amp;quot;Proceedings of the National Academy of Sciences&amp;quot; dergisinde yayımlandı.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;Konuyla ilgili olarak daha önce yapılan bir araştırma, çocuklukta tacize ya da kötü muameleye maruz kalmanın, yetişkinlikte tekrarlayan depresyon olasılığını iki katına çıkardığını ortaya koymuştu.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/6931146565546877710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/cocuklukta-tacize-ugramak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/6931146565546877710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/6931146565546877710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/cocuklukta-tacize-ugramak.html' title='Çocuklukta tacize uğramak'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-7120297173575365474</id><published>2012-02-20T11:22:00.001+02:00</published><updated>2012-02-20T11:22:03.637+02:00</updated><title type='text'>Güzellik uykusu işe yarıyor!</title><content type='html'>İsveçli bilim adamları, yaptıkları araştırmayla &amp;ldquo;güzellik uykusu&amp;rdquo;nun işe yaradığını ortaya koydu. Stockholm&amp;#39;deki Koralinska Enstitüsündeki bilim adamları, güzellik uykusunun bilinen bir kavram olmasına rağmen bilimsel destekten yoksun olduğunu düşünerek araştırma için kolları sıvadı. Araştırmada, iyi bir uyku çekenlerin, uykusuz kalanlara göre daha çekici ve sağlıklı olduğu belirlendi.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;Araştırmaya katılan gönüllülerin, 8 saat uykudan sonra ve 31 saat uyanık tutulduktan sonra fotoğraflarını çeken bilim adamları, uyku yoksunu katılımcıların daha az sağlıklı ve çekici olduğunu kaydetti.&lt;br&gt;&amp;nbsp;&lt;br&gt;Araştırma ekibi, normal bir gece uykusu uyuyan ve daha sonra gece uykusundan mahrum edilmiş 23 genç erkek ve kadının fotoğraflarını gözlemcilerden değerlendirmesini istedi. Kameradan aynı uzaklıkta tutulan, makyaj yapılmayan ve aynı yüz ifadesine bürünen katılımcıların fotoğraflarına bakan gözlemciler, uykusuz olanların, yeterince uyuyanlara göre daha az sağlıklı, daha çok yorgun ve daha az çekici olduğu sonucuna vardı.&lt;br&gt; &amp;nbsp;&lt;br&gt;Doktorların, hastalarının rahatsızlığını daha iyi anlamalarına yardımcı olacağı ifade edilen araştırmanın sonucu British Medical Journal dergisinde yayımlandı.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/7120297173575365474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/guzellik-uykusu-ise-yaryor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/7120297173575365474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/7120297173575365474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/guzellik-uykusu-ise-yaryor.html' title='Güzellik uykusu işe yarıyor!'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-6996199060603509548</id><published>2012-02-17T14:57:00.001+02:00</published><updated>2012-02-17T14:57:08.966+02:00</updated><title type='text'>Alerji nasıl tedavi edilir?</title><content type='html'>Kış aylarının sona erip, ilkbaharın yüzünü göstermesi alerji mevsiminin başlaması demektir. Doğada bulunan polenler ilkbahar mevsiminin gelmesi ile yayılır ve alerjilere sebep olur. Gözlerde sulanma, burunda tıkanıklık, kaşıntı ve yanma şikayetlerine sıklıkla rastlanır.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Alerji Nasıl Geçer! Bahar aylarının kendini göstermesi ile ortaya çıkan alerjinin nedeni, polenlerin yoğunluğudur. Polenlere karşı alerjisi olanların sabah ve öğlen arası dışarı çıkmamaları önerilir.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Polenlerin etkisini azaltmak ve alerjinin geçmesi için sık sık elbise değiştirmek ve duş almak gerekir. Alerjiye müsait olan kişilerin, evlerini ilkbahar mevsiminde çok fazla havalandırmaması gerekir. Havalandırma işlemini, öğleden sonra kısa bir süreliğine yapmalıdırlar. Alerjiye karşı önlem almak için polen filtreli klimalar tercih edilmelidir. &lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/6996199060603509548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/alerji-nasl-tedavi-edilir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/6996199060603509548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/6996199060603509548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/alerji-nasl-tedavi-edilir.html' title='Alerji nasıl tedavi edilir?'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-3708017410256244230</id><published>2012-02-16T16:05:00.001+02:00</published><updated>2012-02-16T16:05:45.530+02:00</updated><title type='text'>10 kişiden 3&#39;nde tuz tansiyonu var!</title><content type='html'>Uzmanlar, dünya genelinde tuz tüketiminin yarıya indirilmesiyle, yılda 2.5 milyon kişinin ölümüne neden olan felç ve kalp krizinin ciddi oranda azalacağını belirtiyor&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tuz, kan basıncını artıran en önemli nedenlerden biri. Aşırı tüketimi, böbreğin tuz atma kabiliyetini azaltıyor ve vücutta tansiyonu yükselten damarlarda büzüşme yapan hormonların&amp;nbsp; artmasına neden oluyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi&amp;rsquo;nden kardiyoloji uzmanı Dr. Nazan Kanal, 10 yetişkin tansiyon hastasından üçünde hastalığın oluşma nedeninin tuz olduğunu belirtiyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Tansiyon nedir? Büyük ve küçük tansiyon ne demek?&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Kalbin kanı damarlara göndermesiyle damar duvarında oluşan basınca tansiyon deniyor. Yüksek tansiyon,&amp;nbsp; bu basıncın ideal değerlerin üzerine çıkması. Büyük tansiyon kalbin kasılıp kan pompaladığı, küçük tansiyonsa kalbin gevşediği sıradaki kan basıncını gösteriyor. Normal değerler, büyük tansiyon için 12, küçük tansiyonun içinse 8. Yüksek tansiyon hastalığı için, 14/9 sınır kabul ediliyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Tansiyon yükselince vücutta neler oluyor?&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Yüksek tansiyon; organları hayatta tutan atardamarlarda stres oluşturarak iç yüzeyi pürüzsüz, kaygan halde tutan sistemi bozuyor. Sonra da duvar kalınlığında artış yaparak damarın elastikiyetini ortadan kaldırıyor. Ayrıca damar tıkanıklığı için zemin hazırlıyor. Damardaki bu değişiklikler, zamanla organlarda da başlıyor. Kalp kasında kalınlaşma, böbrek süzme hızının azalması, göz dibinde sıvı ve hücre artışı hasarlar arasında.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br&gt; &lt;br&gt;Hastalık tedavi edilmediğinde kalp, böbrek, beyin ve göz gibi hayati organlarda kalıcı hasara yol açıyor. Kalp krizi ve yetersizliği, beyin felci veya kanaması, tam ya da kısmi körlük, diyaliz gereksinimi en sık rastlanan sonuçlar.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Tansiyon neden yükselir?&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Yüksek tansiyon hastalarının sadece yüzde 5-10&amp;rsquo;unda böbrek hastalığı, hormonal bozukluklar, ilaç kullanımı, hamilelik, doğumsal anormalllikler gibi belirli tek bir neden var. Yüzde 90-95 oranındaysa altta yatan hastalık veya bozukluk yok. Bu kişilerde şişmanlık, ileri yaş, genetik,&amp;nbsp; stres, tuz gibi faktörler var.&amp;nbsp; &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Yüksek tansiyon hastası tuz tüketimini kesmeli mi?&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Tuzun tamamen kesilmesi önerilmiyor. Günlük tuz tüketiminin sağlıklı yetişkinlerde ortalama 6 gr., hipertansif hastalarda 3 gr. olması yeterli. &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Hastalığın tedavisi nasıl&amp;nbsp; yapılıyor?&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Birinci ve en önemli aşama, hastanın hastalığını kabul edip doktora gitmesi. Hipertansiyonda en büyük sorun, hastaların tedavisiz kalması veya yetersiz tedavi alması. İyileşme sürecinde yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlar önemli yer tutuyor. Sadece kilo vererek kan basıncı, 0.5-2 değer aşağıya çekilebiliyor. Eğer kişinin 10 kilodan fazla vermesi gerekiyorsa bu çaba yeterli değil.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Tuz ve alkol kısıtlaması, düzenli yapılan egzersiz tavsiye edilen uygulamalar arasında. Bunlar, tansiyonun normal değerlere düşmesini veya daha düşük dozlarda ilaç alınmasını sağlıyor. Yüksek tansiyon hastalığında hayat tarzı değişiklikleri işe yaramıyorsa ilaç tedavisi kaçınılmaz hale geliyor. İlaçlar düzenli alınmadığında veya yeterli kan basıncı düşüşü sağlanamadığında hastayı kalp krizi, felç ve böbrek yetersizliği gibi kötü sonuçlardan korumak mümkün değil. Özellikle son zamanlarda adından sıkça bahsedilen anjiyoya benzer bir yöntemle, böbrek damarlarına yapılan yakma tedavisi, günde 4-5 tansiyon ilacı almasına rağmen kan basıncı ideal değerlere dönmeyenlere uygulanıyor. Ancak bu tekniğin rutin&amp;nbsp; tedavide yeri yok.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Dr. Nazan Kanal&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/3708017410256244230/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/10-kisiden-3nde-tuz-tansiyonu-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3708017410256244230'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3708017410256244230'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/10-kisiden-3nde-tuz-tansiyonu-var.html' title='10 kişiden 3&#39;nde tuz tansiyonu var!'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5542793360203459756</id><published>2012-02-15T16:22:00.001+02:00</published><updated>2012-02-15T16:22:32.291+02:00</updated><title type='text'>Aldatma delilleri nelerdir?</title><content type='html'>&amp;ldquo;Eşimle 14 yıldır evliyim. İki çocuk annesiyim. Ne yazık ki eşim tarafından sürekli olarak aldatılıyorum. Bundan 20 gün kadar önce arkadaşları bize konuk olarak geldiler. Ben de onlara yemek hazırlıyordum.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Masayı hazırlamak için salona girdiğimde aralarında eşimin arkadaşlarına anlattıklarını duydum. Beni görünce sustular.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Ama ben öğreneceğimi öğrenmiştim. Daha önceden de aldattığını biliyordum. Artık dayanamayacağım. Boşanma davası açmak istiyorum. Aldatıldığımı nasıl kanıtlayacağım?&amp;rdquo;&lt;br&gt;&lt;br&gt;***&lt;br&gt;&lt;br&gt;Değerli okurum, yaşadıklarınızın zorluğunu anlıyorum. Sizin davanızı hangi delillerle kanıtlayabileceğinizi bilemem.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Ama genel olarak bu davalarda hangi delillerin sunulabileceğini sizinle paylaşabilirim. Umarım bu yanıt sorunuza cevap oluşturur.&lt;br&gt;&lt;br&gt;***&lt;br&gt;&lt;br&gt;İşte aldatmayı kanıtlayabilecek 15 delil:&lt;br&gt;&lt;br&gt;1)Aldatmayı bilen, gören veya bu konuda bilgisi olan tanıklar,&lt;br&gt; &lt;br&gt;2)Telefon görüşmelerine ait dökümler,&lt;br&gt;&lt;br&gt;3)Kredi kartlarına ilişkin ayrıntılı hesap dökümleri,&lt;br&gt;&lt;br&gt;4)Eşten veya sevgiliden gelen telefon mesajları,&lt;br&gt;&lt;br&gt;5)Ortak bilgisayardan tespit edilen sosyal paylaşım siteleri üzerinden yapılan görüşme kayıtları, resimler,&lt;br&gt; &lt;br&gt;6)Elektronik postalar,&lt;br&gt;&lt;br&gt;7)Sevgiliyle görüşmeleri kanıtlayan resimler ve video kayıtları,&lt;br&gt;&lt;br&gt;8)Banka hesap hareketleri, (Örneğin bir havale veya kira ödemesi)&lt;br&gt;&lt;br&gt;9)Birlikteliği kanıtlayan otel kayıtları,&lt;br&gt; &lt;br&gt;10)Birlikte yolculuğa ait biletler,&lt;br&gt;&lt;br&gt;11)Tapu kayıtları, (sevgiliye alınan bir taşınmaz)&lt;br&gt;&lt;br&gt;12)Bir ajanda veya bir not defterindeki kayıtlar,&lt;br&gt;&lt;br&gt;13)Sevgiliye yazılan veya sevgiliden gelen bir mektup,&lt;br&gt;&lt;br&gt; 14)Sevgiliyle birlikte gidilen bir restoran veya otele ait kamera görüntüleri,&lt;br&gt;&lt;br&gt;15)Bir ödemeye ait fatura veya irsaliye, (Örneğin sevgiliye alınan bir hediye veya gönderilen çiçek bedeline ilişkin belgeler.)&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5542793360203459756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/aldatma-delilleri-nelerdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5542793360203459756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5542793360203459756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/aldatma-delilleri-nelerdir.html' title='Aldatma delilleri nelerdir?'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-1146797624445120296</id><published>2012-02-15T16:11:00.001+02:00</published><updated>2012-02-15T16:11:37.201+02:00</updated><title type='text'>Şeker alkol kadar zararlı!</title><content type='html'>Bilim adamların şekerin gerçek bir zehir olduğunu, satışının alkol ve sigara gibi düzenlenmesi gerektiğini savunuyor. Amerikalı bilim adamları şekerin yılda dünya çapında 35 milyon ölüme neden olduğunu belirtiyor. Şekerin obezite, kalp, karaciğer kanseri, metabolizma değişiklikleri, tansiyon ve hormonal rahatsızlıklara neden olduğunu vurguluyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Nature isimli dergide yayınlanan &amp;ldquo;Şekerle ilgili Zehirli Gerçek&amp;rdquo; isimli araştırmaya göre çocuklarda obezite üzerine uzman Amerikalı Robert Lustig, şekerin yol açtığı obezitenin tüm dünyada büyük bir sorun teşkil ettiğini öne sürüyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Şeker, gün boyu tükettiğimiz her yiyeceğin içerisinde farklı miktarlarda bulunuyor. Alkol gibi şekerin de zehirleyici bir madde olduğu söyleniyor. Şeker genellikle sınırlandırılmadan tüketiliyor. Koladan bisküvilere kadar her yiyeceğin içerisinde bulunan şeker, çocukların sağlığını da tehdit ediyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Şeker tüketiminin son 50 yılda üçe katlandığı ise acı bir gerçek olarak raporlarda yerini alıyor.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/1146797624445120296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/seker-alkol-kadar-zararl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/1146797624445120296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/1146797624445120296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/seker-alkol-kadar-zararl.html' title='Şeker alkol kadar zararlı!'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-2250446158332463738</id><published>2012-02-14T09:39:00.001+02:00</published><updated>2012-02-14T09:39:15.517+02:00</updated><title type='text'>Bebek beslenmesi ve meyve suları</title><content type='html'>Meyve suyu şişmanlık ve boy kısalığı nedeni mi?.. Prof. Dr. Artan, meyve suyunun bebekler ile 2-6 yaş grubundaki oyun çağı çocuklarının beslenmesi üzerinde etkileri olduğunu ifade etti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Akdeniz Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Artan, günde iki bardaktan fazla meyve suyu tüketen 2-6 yaş grubundaki oyun çağı çocuklarında boy kısalığı ve şişmanlığın daha sık görüldüğünü iddia etti.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Bebeklerde meyve suyuna altıncı aydan önce başlamanın beslenme açısından hiçbir yararı olmadığını belirten Prof. Dr. Artan, tüketicilerin içeriği yüzde yüz meyve suyu olan ürünleri tercih etmesini istedi. Şeker ve su katkılı meyve sularının bebek beslenmesinde yeri olmadığını, hatta sakıncaları bulunabileceğini vurgulayan Artan, &amp;quot;Yüzde yüz meyve suyunu altı aydan büyük bir bebeğe ancak günde 120-150 mililitre yani 1.5 çay bardağı verirsek dengeli bir beslenmenin yerini alabilir&amp;quot; dedi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;BEBEKLER İÇİN ÜZÜM SUYUNU TERCİH EDİN&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Türkiye&amp;rsquo;de annelerin ek besin olarak meyve suyunu tercih ettiklerini anlatan Artan, meyve sularının beslenme için kötü bir yönü bulunmadığını ancak yüzde yüz doğal olmaları gerektiğini vurguladı.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Marketlerdeki kutularda satışa sunular meyve sularından üzüm, nar ya da elmanın katkısız olduğunu dile getiren Artan, diğerlerinde şeker ve su katkısı bulunduğunu kaydetti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Prof. Dr. Artan, ailelerin taze ulaşabilmeleri durumunda bebeklere ek besin olarak verilecek meyve sularında tercih sırasının üzüm, şeftali, narenciye suları, elma, muz ve armut olabileceğini ifade ederek, altıncı aydan sonra ek besin için fruktoz ve glikoz oranı düşük üzüm suyunun tercih edilmesi gerektiğini söyledi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&amp;quot;Fruktoz ve glikoz oranı yüksek olan elma ve muz suyuna göre üzüm suyu daha üstün. Bir de sorbitol oranı yüksek olan erik suyuna göre daha iyi tolere edilen bir içecek&amp;quot; diyen Artan, şunları kaydetti: &amp;quot;Meyve suyu fenadır demek istemiyorum. Meyve suyu özellikle bölgemizde bebekler için ilk başlanan ek besin oluyor. Anneler, anne sütünden sonra genellikle meyve suyu ile başlamayı tercih ediyorlar. Meyve suyu kötü anlaşılmamalı ama yüzde yüz meyve suyu tercih edilmeli. Eğer yüzde yüz meyve suyu veremiyorsak o zaman alternatif seçenek süt, ayran, kefir gibi içecekler olmalı ama asla gazlı, karbonatlı içecekler, çay ve meyveli içecekler dediğimiz belli bir oranda meyve, şeker ve su içeren içecekler olmamalı. Bunlar iyi seçenek sayılmaz.&amp;quot;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;BOY KISALIĞI VE ŞİŞMANLIK RİSKİ&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;&lt;br&gt;Meyve suyunun gece yatmadan önce verilmemesi gerektiğini dile getiren Artan, gün içinde öğünlerle birlikte tüketilmesi gerektiğini bildirdi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Gece yatmadan önce içilen meyve suyunun içerdiği asitler nedeniyle dişteki mine tabakasına zarar vereceği için diş sağlığı açısından sakıncalı olabileceğini belirten Artan, şöyle konuştu: &amp;quot;Yapılan araştırmalara göre günde iki su bardağından fazla meyve suyu tüketen oyun çocuklarında (2-6 yaş) boy kısalığı ve şişmanlık daha çok görülüyor. Günde iki su bardağından fazla meyve suyu içen çocuklar içmeyenlere göre 2 yaşında 3 santimetre, 5 yaşında ise 5.5 santimetre daha kısa boy ortalamasına sahip oluyorlar. İki su bardağından az içenlerin ancak üçte birinde, iki bardaktan fazla içenlerin ise yarısında şişmanlık görülüyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Bebeklere ek besin olarak verilen yüzde yüz meyve suyu günde 1.5 çay bardağını, oyun çağında da iki su bardağını geçmemeli. Eğer 2 su bardağını aşarsa boy kısalığı ve şişmanlık riskini arttırıyor.&amp;quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Prof. Dr. Artan, bebeklere ve oyun çağı çocuklara verilecek aşırı meyve suyunun beslenme bozukluğunun yanı sıra ishale, karında şişkinliğe ve diş çürüklerine de neden olabileceğini sözlerine ekledi.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/2250446158332463738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/bebek-beslenmesi-ve-meyve-sular.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/2250446158332463738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/2250446158332463738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/bebek-beslenmesi-ve-meyve-sular.html' title='Bebek beslenmesi ve meyve suları'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-944670971939944659</id><published>2012-02-10T10:54:00.001+02:00</published><updated>2012-02-10T10:54:10.493+02:00</updated><title type='text'>Günde bir avuç ceviz her şeye iyi gelir!</title><content type='html'>Çok sağlıklı ve besleyici bir yemiş olan cevizin her hali vücudumuza iyi gelir. Süper yiyecek olarak adlandırılan cevizin içerisinde bulunan antioksidanlar diğer kabuklu yemişlerde olduğundan çok daha etkili ve E vitamini açısından 15 kat daha zengin.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Uzmanlar günde 6-7 ceviz yemenin yeterli olacağını ve sizi gençleştireceğini belirtiyor.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/944670971939944659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/gunde-bir-avuc-ceviz-her-seye-iyi-gelir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/944670971939944659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/944670971939944659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/gunde-bir-avuc-ceviz-her-seye-iyi-gelir.html' title='Günde bir avuç ceviz her şeye iyi gelir!'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5197572920185009785</id><published>2012-02-08T18:12:00.001+02:00</published><updated>2012-02-08T18:12:15.321+02:00</updated><title type='text'>Schmallenberg Virüsü Avrupa&#39;ya Yayılıyor</title><content type='html'>Almanya&amp;#39;da yeni bir hayvan virüsünün ortaya çıkması ve hızla yayılmaya başlaması yetkilileri alarma geçirdi. Virüsün şimdiden İngiltere&amp;#39;ye kadar ulaştığı ve tehlikeli olduğu söyleniyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Deli Dana, Kuş Gribi ve Domuz Gribi&amp;#39;nin ardından şimdi de Schmallenberg adlı virüs Avrupa&amp;#39;da yayılmaya başladı. Önce Almanya&amp;#39;nın batısında ortaya çıkan Schmallenberg adlı bu virüsün küçük çocuklarda ve özellikle bebeklerde etkili olduğu belirtildi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Büyük hayvanlara zarar vermeyen fakat kuzu, oğlak gibi küçük baş hayvanları öldüren Schmallenberg virüsü, insanlarda da oldukça etkili olabiliyor. Zira küçük çocukların ve bebeklerin ölümüne ya da deforme olmuş bir şekilde sakat doğmalarına sebep oluyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Schmallenberg&amp;#39;in İngiltere&amp;#39;de de ortaya çıkması yetkilileri alarma geçirdi. Bunyaveridae ailesine ait olan virüs için tedavi üretme çalışmaları da hızla sürüyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Aşağıdaki haritada Schmallenberg&amp;#39;in Almanya ve Avrupa&amp;#39;da nerelere yayıldığını görebilirsiniz.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5197572920185009785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/schmallenberg-virusu-avrupaya-yaylyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5197572920185009785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5197572920185009785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/schmallenberg-virusu-avrupaya-yaylyor.html' title='Schmallenberg Virüsü Avrupa&#39;ya Yayılıyor'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-7950292706478144077</id><published>2012-02-08T11:49:00.001+02:00</published><updated>2012-02-08T11:49:27.239+02:00</updated><title type='text'>Hafıza dostu ve düşmanı gıdalar</title><content type='html'>Bazen yakın bir arkadaşınızın ismini veya bir gece önce yediğinizi  unuttuğunuz oluyor mu? Yoğun iş hayatı, hafızamızı olumsuz yönde  etkileyebiliyor. Özellikle stresli bir işe sahip olanlar ve raporlar  arasında boğuşanlar bu konudan daha fazla şikayetçi. Son araştırmalar,  ofis hayatı yoğun bireylerin, hafızalarını taze tutmak için düzenli ve  dengeli beslenmeye önem vermesi gerektiğini gösteriyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Uzmanlar, bazı besinlerin beyin gücünü desteklediğini ve hafızayı  geliştirmeye yardımcı olduğunu belirtiyor. İşte hafızayı etkileyen  gıdalar:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Yaban mersini&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Araştırmalar, içeriğindeki anti-oksidan kapasitesi yüksek  antosiyanidinlerle hafızayı desteklediğini gösteriyor. Antosiyaninler,  yaşa bağlı olarak gelişen hafıza azalmasını engelliyor. Ayrıca glisemik  indeksi düşük olduğu için kan şekeri üzerinde olumlu etkileri var.  Alzheimer&amp;rsquo;a karşı koruyucu etkisi de biliniyor. Günde, 30 adet (yaklaşık  bir avuç) kuru yaban mersini tüketilebilir.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Elma&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;: &amp;ldquo;Günde  bir elma seni doktordan uzak tutar&amp;rdquo; cümlesi bir özdeyiş değil, gerçek.  Elmanın içeriğindeki quercetin, kateşin, phloridzin ve chlorogenic asit  güçlü anti-oksidanlar. Son çalışmalar, quercetin&amp;rsquo;in hafıza kayıplarını  önleyici etkisi olduğunu gösteriyor.&amp;nbsp; &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Somon&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Hafıza dostu somon, omega-3 yağ asitlerinin mükemmel kaynağı.  Araştırmalar, tüketiminin beyin fonksiyonlarını olumlu yönde  etkilediğini ortaya koyuyor. Omega-3 yağ asitleri, hücre inflamasyonunu  azaltarak, hafızayı taze tutmaya yardımcı oluyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Ispanak&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, yaşa bağlı gelişen hafıza  kayıplarını yavaşlatıyor. Ayrıca ıspanak, folik asit içeriği yüksek bir  sebze. Bu sayede&amp;nbsp; Alzheimer riskini azaltıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Kırmızı soğan&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;: Antosiyanin ve quercetin içeriğiyle beyin için harika bir besin.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Kuruyemiş ve yağlı tohumlar&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Birçok yağlı tohumun, E vitamini içeriği oldukça yüksek. E vitamini,  hafıza için önemli bir anti-oksidan. Badem, fındık ve ayçekirdeği en iyi  kaynaklarından.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Yağsız kırmızı et&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Çalışmalar, demir eksikliğine bağlı olarak hafıza kayıpları  yaşanabileceğini gösteriyor. Kırmızı et, demirin çok iyi bir kaynağı.  Demir, hem vücut direnci hem de zihin keskinliği için önemli. Demir  eksikliği yaşayan bireylerde anemi ve hafızada zayıflamalar görülüyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Üzüm&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Kırmızı ve mor üzüm, quercetin&amp;rsquo;le antosiyanin içeriyor. Kırmızı şarabın  da quercetin ve antosiyanin değerleri yüksek ancak fazla miktarda alkol  tüketmek, hafızayı olumsuz etkiliyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Biberiye&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Biberiyeyi koklamak bile hafıza üzerine olumlu etki gösteriyor. Beyine  giden kan akışını artırıyor, böylece konsantrasyonu yükseltiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Kafein&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:  Çalışmalar hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu gösteriyor ancak  özellikle orta yaş grubundakilerin hafızası üzerindeki olumlu etkileri  öne çıkıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;font style=&quot;color:rgb(255,0,0)&quot; size=&quot;4&quot;&gt;&lt;b&gt;Hafıza için kötü tercihler&lt;/b&gt;&lt;/font&gt;:&amp;nbsp; * &lt;u&gt;Aşırı alkol tüketimi&lt;/u&gt;, * &lt;u&gt;Kontrolsüz yapay tatlandırıcı kullanımı&lt;/u&gt;, * &lt;u&gt;Yüksek şeker içeren besinler&lt;/u&gt;, * &lt;u&gt;Yağlı yiyecekler&lt;/u&gt;. </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/7950292706478144077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/hafza-dostu-ve-dusman-gdalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/7950292706478144077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/7950292706478144077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/02/hafza-dostu-ve-dusman-gdalar.html' title='Hafıza dostu ve düşmanı gıdalar'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-934126631891789276</id><published>2012-01-23T15:06:00.001+02:00</published><updated>2012-01-23T15:06:06.750+02:00</updated><title type='text'>Kevin Prince Boateng seks manyağı çıktı</title><content type='html'>İtalyan devi Milan&amp;#39;da forma giyen Kevin Prince Boateng&amp;#39;in sakatlığının sebebi fazla seks çıktı. Ünlü futbolcunun sevgilisi: Haftada 10 kez seks yapıyoruz o yüzden çok sakatlanıyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;İtalyan devi Milan&amp;#39;da forma giyen Kevin Prince Boateng, bir süredir kasığındaki sakatlık sebebiyle takımdaki yerini alamıyor. Tecrübeli futbolcunun neden sık sık sakatlandığı ile ilgili soruya ise en yakın kaynaktan cevap geldi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;Boateng&amp;#39;in model sevgilisi Melissa Satta, yıldız oyuncunun sorununun &amp;#39;özel&amp;#39; olduğunu söyledi. Bir dönem Christian Vieri&amp;#39;yle de beraberlik yaşayan Satta, &amp;quot;Sakatlanıyor, çünkü haftada 7-10 defa seks yapıyoruz&amp;quot; açıklamasını yaptı.&lt;br&gt; </content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/934126631891789276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/01/kevin-prince-boateng-seks-manyag-ckt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/934126631891789276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/934126631891789276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2012/01/kevin-prince-boateng-seks-manyag-ckt.html' title='Kevin Prince Boateng seks manyağı çıktı'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-3934974395179048825</id><published>2011-11-27T15:18:00.000+02:00</published><updated>2011-11-27T15:18:00.166+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Psikolojisi"/><title type='text'>Yok Artık: Erkeklerin hazırlanması daha uzun sürüyormuş</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://3.bp.blogspot.com/-2UcUwgtLhtA/TtBczIpUvoI/AAAAAAAAAC8/qut1cVo8KmQ/s400/erkek-bakim.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5679141163678088834&quot; /&gt;İngiltere’de yapılan bir araştırma, erkeklerin hazırlanmak için kadınlara oranla daha uzun süre harcadığını ortaya çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü otel zinciri Travelodge için yapılan araştırma, erkeklerin duş almak, tıraş olmak, cilt bakımı, saçına şekil vermek ve kıyafet seçmek için her gün ortalama 81 dakika harcadığını gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların vücut temizliği, saç bakımı, kıyafet seçimi ve makyajını tamamlayıp dışarı çıkması ise ortalama 75 dakika sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre erkekler duşta 23 dakika kalırken, kadınların duşta geçirdiği süre 22 dakika.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duşun ardından erkekler için 18 dakika süren tıraş süreci başlıyor. Kadınların bacakları ve koltuk altlarındaki tüyleri alması için 14 dakika yeterli oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerin cilt bakımı da kadınlardan bir dakika daha uzun sürerek 10 dakika alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıyafet seçmek için erkeklerin harcadığı süre 13 dakika. Kadınlar ise ne giyeceklerine 10 dakikada karar veriyorlar.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/3934974395179048825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/11/yok-artk-erkeklerin-hazrlanmas-daha.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3934974395179048825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3934974395179048825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/11/yok-artk-erkeklerin-hazrlanmas-daha.html' title='Yok Artık: Erkeklerin hazırlanması daha uzun sürüyormuş'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-2UcUwgtLhtA/TtBczIpUvoI/AAAAAAAAAC8/qut1cVo8KmQ/s72-c/erkek-bakim.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5057721218879751732</id><published>2011-11-26T05:34:00.002+02:00</published><updated>2011-11-26T05:39:55.343+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Alışveriş"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın-Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Online Alışveriş"/><title type='text'>Erkekler online alışverişte kadınları geçti</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://1.bp.blogspot.com/-F9ijFjHvheA/TtBfchaQ0CI/AAAAAAAAADI/DOUUYIZfxvM/s400/internetten-alisveris.png&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5679144073723695138&quot; /&gt;Beyler kendinize gelin. Bu gidiş iyiye gidiş değil. &quot;Dünyanın bütün erkekleri kadınlar için, kadınlar tüketmek için yaşıyorlar&quot; diyorduk ama veriler böyle söylemiyor. Ünlü bir alışveriş sitesi, kadınların ve erkeklerin internet alışveriş alışkanlıklarına ilişkin, 2011 yılının ilk 10 aylık verilerini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar ayda ortalama 1 saat 48 dakikalarını, erkekler ise 3 saat 15 dakikalarını online alışverişe ayırıyor. Kadınlar yüzde 24.32 oranla en çok giyim ve aksesuar, erkekler ise yüzde 15.8 oranla en çok cep telefonu satın alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü bir alışveriş sitesi, kadınların ve erkeklerin internet alışveriş alışkanlıklarına ilişkin, 2011 yılının ilk 10 aylık verilerini açıkladı. Buna göre, kadınların yüzde 24.32 oranla en çok giyim ve aksesuar, erkeklerin ise yüzde 15.8 oranla en çok cep telefonu satın aldığı dikkat çekti. Erkeklerin bir alışveriş için sahibinden.com’da ortalama 70 TL, kadınlar ise 60 TL harcadığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların alışveriş için harcadığı süre ayda 1 saat 48 dakika olurken, erkeklerde bu süre iki katına çıkarak 3 saat 15 dakika olduğu dikkat çekti. Erkeklerin, satın aldıkları cep telefonları için ortalama 285 TL harcadığı belirlenirken, kadınlar ise giyim ve aksesuar için bir alışverişte ortalama 50 TL ödediği görüldü.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5057721218879751732/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/11/erkekler-online-alsveriste-kadnlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5057721218879751732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5057721218879751732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/11/erkekler-online-alsveriste-kadnlar.html' title='Erkekler online alışverişte kadınları geçti'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-F9ijFjHvheA/TtBfchaQ0CI/AAAAAAAAADI/DOUUYIZfxvM/s72-c/internetten-alisveris.png" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5704578932997928590</id><published>2011-11-26T05:02:00.001+02:00</published><updated>2011-11-26T05:31:17.921+02:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Aşk"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın-Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sevgi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Aşkla ilgili bilmeniz gereken 25 büyüleyici gerçek</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://4.bp.blogspot.com/-NJLLzg3Ap6k/TtBWWDcpARI/AAAAAAAAACk/aDIDf7pkDyk/s400/kadin-erkek-sevgi.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5679134066996740370&quot; /&gt;Erkekler uyanın hayvanlığın lüzumu yok. Kabul etseniz de etmeseniz de Aşk çok gösterişli bir duygu… Ve bir o kadar da şaşırtıcı! İşte bunu ispatlayan 25 küçük komik gerçek: Sabahları karılarını öpen erkekler, öpmeyenlerden 5 yıl daha fazla yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--- Bilinen en eski aşk şarkısı 4,000 yıl önce yazıldı ve Dicle ile Fırat nehirleri arasındaki bölgeden çıktı.&lt;br /&gt;--- Kadınların ilk gün cinsel yakınlığı kabul etmemesinin en büyük sebebi, en azından %78’inin, istenmeyen tüylerinden kurtulmamış olmaları…&lt;br /&gt;--- Feminist kadınlar, hemcinslerine göre çok daha romantik ilişkiler yaşıyor.&lt;br /&gt;--- İnsanların üçte ikisi, yeni tanıştıklarından çok, bir süredir tanıdıkları insanlara aşık olduklarını söylüyor.&lt;br /&gt;--- Nasıl aşık olduklarını anlatan insanlar, sürecin kontrol dışı olduğuna inanıyor.&lt;br /&gt;--- Aşık olmak vücut ve zihin üzerinde sakinleştirici bir etkiye sebep oluyor ki bu da bir yıl boyunca sinir gelişimini yükseltiyor ve sinir sistemini yenilerken, aşık insanın hafızasını da geliştiriyor.&lt;br /&gt;--- Aşk aynı zamanda derin bir korkunun yaratacağı strese de sebep olabiliyor. Aynı psikolojik tepkileri veriyoruz; gözbebekleri büyüyor, avuçlar terliyor ve kalp atışları hızlanıyor.&lt;br /&gt;--- Beyin taramaları, sevdiğinin resmini gören insanların caudatusta bir hareketlilik yaşadığını gösteriyor, beynin ihtirasları kapsayan kısmı.&lt;br /&gt;--- Güney Pasifik’teki Tiwi kabilesinde yaşayan kadınlar doğar doğmaz evleniyor.&lt;br /&gt;--- Kore’de bir mobil telefon operatörü olan KTF’nin verdiği ‘aşk detektörü’ adlı servis, bir aşığın dürüst ve tutkuyla konuşup konuşmadığını analiz eden bir teknoloji kullanıyor. Kullanıcılar daha sonra diyalogun analizini kısa SMS olarak alıyor.&lt;br /&gt;--- Kadınların yüzde 11’i çıktıkları ya da yeni tanıştıkları bir erkek hakkında internette araştırma yapıyor, erkeklerin ise sadece yüzde 7’si.&lt;br /&gt;--- Çiftlerin kişilikleri zamanla birbirine benziyor.&lt;br /&gt;--- İnsanlar öpüşürken kafalarını sağ tarafa yatırmaya çok daha meyilliler (yüzde 65).&lt;br /&gt;--- Kadınların yüzde 43’ü, kendileri bağlanmaya hazır olmadan, partnerlerinin evliliği düşünmesini istemiyor.&lt;br /&gt;--- Yeni aşık insanlar düşük oranda serotonin hormonu salgılıyor, obsesif kompülsif hastalığı olanlar kadar düşük. Belli ki bu yüzden kendimizi aşık olduğumuz insana takıntılı olma seviyesinde, fazlası ile kaptırıyoruz.&lt;br /&gt;--- Uluslararası Philadelphia Havaalanı, yeni yapılan bir ankete göre, aşık olunacak bir numaralı havaalanı seçildi.&lt;br /&gt;--- Bir matematik teorisine göre, uzun dönem ilişkiye gireceğimiz insanı seçmeden önce bir düzine insanla çıkmalıyız; bu gerçek aşkı bulmamız için en iyi fırsat.&lt;br /&gt;--- Seks beklentisi içinde olan bir erkeğin sakalı daha çabuk uzuyor.&lt;br /&gt;--- Verona, Shakespeare’in ünlü aşk hikayesi Romeo ve Juliet’in geçtiği İtalyan şehri, her sevgililer gününde Juliet adına 1,000’e yakın mektup alıyor.&lt;br /&gt;--- Terk edildiğimizde, bir süre için bizi reddeden insanı çok daha fazla severiz diyor Why We Love’un yazarı, Rutgers Universitesi’nden Dr. Helen Fisher. Mutlu bir çiftken yanan beyin hücreleri aktif olmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;--- Ofis aşklarının bir sebebi var: Aşkın tek büyük prediktörü yakınlıktır. Aşinalık, rahatlık ve samimiyeti doğurur.. ve romans.&lt;br /&gt;--- Her 5 uzun süreli ilişkiden birisi, çiftten biri ya da her ikisi de başka bir ilişki içinde olduğu zaman başlamış oluyor.&lt;br /&gt;--- Ve evet belki bu bir sürpriz olmayacak ama paylaşmadan edemedik: Romantik bir ilişki her iki cinsiyetti de daha mutlu kılıyor. Bağlılık ne kadar güçlü ise, mutluluk da o kadar büyük oluyor!</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5704578932997928590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/11/askla-ilgili-bilmeniz-gereken-25.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5704578932997928590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5704578932997928590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/11/askla-ilgili-bilmeniz-gereken-25.html' title='Aşkla ilgili bilmeniz gereken 25 büyüleyici gerçek'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-NJLLzg3Ap6k/TtBWWDcpARI/AAAAAAAAACk/aDIDf7pkDyk/s72-c/kadin-erkek-sevgi.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5818665763041430885</id><published>2011-07-30T02:33:00.002+03:00</published><updated>2011-07-30T02:36:14.543+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Sağlığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Kısırlık"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Evlilik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ilişkiler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın-Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Erkeklerde kısırlığın nedeni bir gen mutasyonu olabilir</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 280px;&quot; src=&quot;http://4.bp.blogspot.com/-1vtzQUBNm-U/TjND0zarzzI/AAAAAAAAACc/Q-MGCUnDrps/s400/kisir-erkek.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5634922133205012274&quot; /&gt;Erkeklerde kısırlığa bir genin mutasyona uğramasının yol açabileceği belirlendi. Bilimadamları, hem annesinden hem de babasından mutasyona uğramış DEFB126 genini getiren erkeklerin spermlerinin yüzeyinin, normalde spermin rahimde yol almasını sağlayan proteinden yoksun olduğunu gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada erkeklerin yaklaşık yüzde 20’sinde spermlere zarar veren bu gen mutasyonunun olduğunu tahmin eden bilimadamlarının araştırmasına yeni evli 500 Çinli genç çift katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geni taşıyan erkeklerin spermlerinin rahme kadar ulaşma şansının yüzde 20 az olduğu vurgulandı. Ayrıca bu genin tek varyasyonuna sahip olunmasının da spermlerin kalitesini etkilemediği görüldü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya imza atanlardan Dr. Gary Cherr, spermlerinin şekli, sayısı ve hareketliliği sayesinde birçok erkeğin bu &quot;kusurun&quot; üstesinden geldiğini ancak bu özelliklerin yetersiz olması halinde, gen mutasyonunun bebek sahibi olma şansını büyük ölçüde etkilediğine dikkati çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşi iki DEFB126 genine sahip kadınların gebe kalma şansının sadece yüzde 60 olduğunu ifade eden bilimadamları, bu gen mutasyonunun çok pahalı olmayan basit bir testle belirlenebileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacılar, bu şekilde çiftin bilgilendirilebileceğini ve tüp bebek tedavisine daha erken başlanabileceğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yıl süren araştırma &quot;Science Translational Medicine&quot; dergisinde yayımlandı.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5818665763041430885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/07/erkeklerde-ksrlgn-nedeni-bir-gen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5818665763041430885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5818665763041430885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/07/erkeklerde-ksrlgn-nedeni-bir-gen.html' title='Erkeklerde kısırlığın nedeni bir gen mutasyonu olabilir'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-1vtzQUBNm-U/TjND0zarzzI/AAAAAAAAACc/Q-MGCUnDrps/s72-c/kisir-erkek.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5543917953811567708</id><published>2011-07-12T22:48:00.002+03:00</published><updated>2011-07-12T23:01:50.140+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Sağlığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ilişkiler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın-Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Vazektomi nedir? Vazektomi erkekliğe zarar verir mi?</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://1.bp.blogspot.com/-UgZNgFEWDoo/ThykQwE7cyI/AAAAAAAAACM/vZ1tBl5NZB0/s400/cok-cocuklu-aileler.Jpeg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5628554241996714786&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;Aile planlaması ve doğum kontrolünde erkeklerin göz ardı ettiği etkin ve güvenilir bir yöntem var!.. Vazektomi, vazektomi hakkında neler biliyoruz? Üroloji Uzmanı Op.Dr.Kadir Önem Vazektomi ile ilgili doğrular, yanlışlar ve endişeleri sizler için anlatıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilindiği üzere aile planlaması için oldukça çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemleri genel olarak erkeğin korunduğu yöntemler ve kadının korunduğu yöntemler olarak ikiye ayırabiliriz. Kadınların kullandığı doğum kontrol hapları, tüplerin bağlatılması, kadın kondomu, takvim yöntemi gibi yöntemler bunlardan sadece birkaçıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerin genel kullandığı yöntemlerin başında kondom kullanımı gelir. Erkeklerde bu yöntemin yanında oldukça etkili ve güvenilir, ülkemizde erkeklerin nadiren tercih ettiği vazektomi olarak tanımlanan daha anlaşılır bir dilde meni kanallarının bağlanması olarak tanımlayabileceğimiz bir yöntem daha mevcuttur. Kondom erkekler tarafından sıklıkla tercih edilen aile planlaması yöntemidir. Ülkemizde genel olarak tüplerin bağlatılması, rahim içi araç konulması gibi müdahale gerektirecek aile planlama yöntemleri kadınlar tarafından tercih edilmekte ve ya eşleri tarafından tercih ettirilmektedir. Esasen kadınlardaki kadar büyük bir girişim gerektirmeden erkeklerde yapılan vazektomi  batı toplumlarında daha sıklıkla tercih edilmektedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde yılda 500.000 erkeğe vazektomi yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde nadiren yapılmasının sebepleri başında bu yöntemi bilmemek gelmektedir. Bunun yanı sıra erkeklerin vazektomi işlemi sonrasında erkeklikleri kaybedecekleri gibi yersiz ve yanlış inanışları erkekleri bu işlemden uzaklaştırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektomi Ne Demektir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 153);&quot; href=&quot;http://www.erkek.tk/2011/07/vazektomi-nedir-vazektomi-erkeklige.html&quot;&gt;Vazektomi nedir&lt;/a&gt;? Vazektomi erkeklerdeki her iki tarafta bulunan meni kanallarının bağlanması demektir. Bu sayede sperm üretimi devam eder fakat dışarıya çıkamadığı için korunma sağlanmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektomi işlemi nasıl yapılmaktadır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(0, 153, 0);&quot; href=&quot;http://www.erkek.tk/2011/07/vazektomi-nedir-vazektomi-erkeklige.html&quot;&gt;Vazektomi &lt;/a&gt;için testislerin içinde bulunduğu scrotuma lokal anestezi yapılır bir süre beklendikten sonra her iki taraftan 1 cm kadar kesilerek meni kanalı bulunur ve bağlanıp kesilir ve uç kısımları ısı enerjisi ile yakılır. Elbette ki bu işlem hastanın isteğine göre belden aşağı uyuşturularak ve ya genel anestezi verilerekte yapılabilir. Fakat lokal anestezi ile yapılabilecek bir müdahale için daha büyük çapta anestezileri  tercih etmeyiz.  Daha sonra bir dikişle ve ya kullanılan yönteme göre dikiş koymadan işlem sonlandırılır. Hasta evine gönderilir.Teknikler değişmekle birlikte üroloji uzmanının tercihine göre bazen bu kanalın yaklaşık 1 cm’lik kısmı çıkarılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektomi yaptırdıktan hemen sonra korunuyor olur muyuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);&quot; href=&quot;http://www.erkek.tk/2011/07/vazektomi-nedir-vazektomi-erkeklige.html&quot;&gt;Vazektomi&lt;/a&gt; sonrası 3 ay geçmeli ve sperm tahlili yaptırmalıyız. Üç ay sonra yapılan sperm tahlilinde eğer sperm görünmezse vazektomi başarılı demektir ve ek korunma yöntemleri kullanmanıza gerek kalmaz. Fakat bu 3 ay içinde sperm çakabilme ihtimali olabileceği için korunmadan ilişkiye girilmemeli. Ek yöntemler bu süre zarfında muhakkak kullanılmalıdır. Yapılan sperm tahlilinde sperm olmadığı gösterilse bile 3-4 hafta sonra sperm tahlilini tekrarlamayı hastalarımıza öneriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektominin Etkinliği ne kadardır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vazektomi yapıldıktan sonra sperm tahlilinde sperm olmadığını gördükten sonra doktorunuz size başka korunma yöntemlerine ihtiyaç kalmadığını belirttiğinden sonra %100  koruyucudur. Çünkü sperm çıkışı olmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektomi ameliyatının zararları var mıdır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zararları kelimesine komplikasyon da diyebiliriz. Nadirende olsa kesi bölgesinde %1-2 oranında kanama, enfeksiyon, scrotuma sperm kaçağı (%10-30), çok nadiren ağrı meydana gelebilmektedir. Vazektominin prostat kanserine yol açabileceğine dair bir takım iddialar olsa da yapılan çalışmalarda vazektomi ve prostat kanserinin bir ilişkisi olmadığı gösterilmektedir. Yani prostat kanserine neden olabileceği inanışı yanlıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu riskler ve komplikasyonlar göz önünde bulundurulduğunda erkeklerdeki meni kanallarının bağlanması yani vazektomi operasyonu, kadınlardaki tüplerin bağlanması işlemine göre oldukça basit günübirlik yapılabilen ve anestezi ve komplikasyon riskleri kadınlardaki operasyona göre oldukça az bir işlemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektomi yaptırırsam cinsel açıdan bir sorunla karşılaşır mıyım?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, vazektomi sadece fertiliteyi yani çocuk yapabilme potansiyeli ile ilgilidir. Cinsel işlevlerde bir soruna neden olmaz. Ereksiyon, ilişkiye girebilme ve boşalma aynen devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Vazektomi ameliyatı olan bir erkek tekrar çocuğunun olmasını isterse bu mümkün müdür?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette mümkündür. Vazektomi ameliyatı olan bir hasta tekrar fertil hale gelmek  yani çocuk sahibi olabilme potansiyeline sahip olmak isteyebilir. Bu hastalarda mikrocerrahi yöntemlerle özel ameliyat mikroskobu, çok ince dikiş materyalleri kullanılarak meni kanalının kesilen uçları birbirine dikilerek uç uca getirilir. Bu sayede testiste üretilen spermlerin tekrar meni kanalından geçişleri sağlanmış olur ve hasta fertil hale gelecek yani çocuk sahibi olabilme potansiyelini elde eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hususta bilinmesi gereken nokta kanalların birleştirilmesi ameliyatını ne kadar erken yaptırırsa hasta sperm çıkma ihtimali o kadar fazladır. Rakamlarla söylemek gerekirse vazektomi sonrası 3 yıla kadar geri dönüşüm ameliyatı yapılırsa sperm çıkma ihtimali %97, 3 yıldan 8 yıla kadar yapılırsa %88, 9 yıldan 14 yıla kadar yapılırsa %79, 15 yıldan sonra yapılırsa %71 ‘dir.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5543917953811567708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/07/vazektomi-nedir-vazektomi-erkeklige.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5543917953811567708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5543917953811567708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/07/vazektomi-nedir-vazektomi-erkeklige.html' title='Vazektomi nedir? Vazektomi erkekliğe zarar verir mi?'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-UgZNgFEWDoo/ThykQwE7cyI/AAAAAAAAACM/vZ1tBl5NZB0/s72-c/cok-cocuklu-aileler.Jpeg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-9177908236384737557</id><published>2011-06-28T10:20:00.000+03:00</published><updated>2011-06-28T10:20:00.723+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Sağlığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Erkek cinselliği ve bilinmeyenler</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://4.bp.blogspot.com/-ZwXVAQ4Mpqk/Tgjz6O3B90I/AAAAAAAAACE/0clsy9QAAno/s400/erkek-bedeni-kasli.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5623012316518938434&quot; /&gt;Hakkında birçok şehir efsanesi bulunan penis ile ilgili bazı gerçekler gün yüzüne çıktı. İngiltere Ulusal Sağlık Servisi sayfasında yayınlanan bir makale genellikle pek bilmediğimiz ya da dedikodu gibi konuşulan 5 konuya açıklık getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• &lt;b&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; &gt;Penis kırılabilir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;: Penis ereksiyon halindeyken sert bir şekilde döndürüldüğünde kırılabilir. Her ne kadar peniste kemik olmasa da ereksiyon (sertleşme) sırasında kan ile dolan baloncuklar şişer ve penis uzar, sertleşir ve kalınlaşır. Aynı balonlarda olduğu gibi bu baloncuklar ters bir hareketle patlayabilir. Kan bu baloncuklardan penis içerisine boşalır ve oldukça ağrılı şişme yapar. Çok sıklıkla karşılaşılmayan bu durumların %30’u bayanlar üsteyken olmaktadır. Genellikle penis bayan üstte olduğu zaman kaymakta ve kırılmalara sebep olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• &lt;b&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; &gt;Erkekler bir çok kez uykuda sertleşme yaşayabilir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;. Normal koşullarda sağlıklı bir erkek gecede 3 ila 5 arasında 25 ile 35 dakika arasında değişen ereksiyon yaşarlar. Bir çok erkek sokak jargonunda ‘sabah serliği’ olarak adlandırılan ereksiyonu yaşarlar. Gerçek ise bu sertleşmenin gece ereksiyonun en sonuncusu olmasıdır. Gece ereksiyonlarının nedeni tam olarak anlaşılmış değildir. Ancak yapılan çalışmalar bu ereksiyonların uykunun hızlı göz hareketleri ile seyreden (REM) bölümünde gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu bölüm genelde rüyanın gerçekleştiği bölüm olarak adlandırılıyor. Sebebi ne olursa olsun gece ereksiyonu bir çok doktor için ereksiyonda herhangi bir problemin olmadığını gösteren önemli bir işaret. Gece sertliği oluyorsa erkekte bir problem yok demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• &lt;b&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; &gt;Penis boyu ayak boyu ile ilişkili değildir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;. British Journal of Urology International’da yapılan bir çalışma penis boyu ile ayak numarası arasında herhangi bir bağın olmadığını, bunun tamamen bir şehir efsanesi olduğunu gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• &lt;b&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; &gt;Küçük penisler daha büyük ereksiyon yaşarlar&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;. Küçük penisler ereksiyon sırasında uzun penislere oranlara daha çok büyürler. 2770 erkek arasında yapılan bir çalışmada kısa penislerin ereksiyon sırasında ortalama % 86 büyüdüğünü gösterdi. Bu oran uzun penislerde ise % 47’de kaldı. Neydi, ne oldu denebiliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• &lt;b&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; &gt;Penis kaslardan oluşmaz&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;. Toplumda sıkça bilinenin tersine penis kaslardan oluşmaz. Bu yüzden ereksiyon halinde istediğimiz gibi penisi hareket ettiremeyiz. Penis, uyarıldığı zaman içi kanla dolan bir çeşit sünger gibidir. Ereksiyon sırasında silindir şeklindeki odacıklara dolar ve bu sayede penis büyür ve sertleşir. Bu büyüme sırasında odacıklar toplar damarları bloke ederek kanın geri gitmesini engellerler. Penis istemli çalışmaz; bu nedenle otur, kalk dinlemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öne çıkan diğer bir problem ise istenilen ereksiyon seviyesine çıkamamaktır. Özellikle giderek artan sigara ve alkol kullanımı, anti-depresan tüketimindeki artış, çevresel faktörler ve dolaşım sistemindeki problemler ereksiyonu etkilemektedir. Bunun önüne geçmek için güvenliği kanıtlanmış, libidoyu ve performansı arttıran afrodizyak tabletler çok popülerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eczanelerde satılan ve kimyasallar gibi alışkanlık oluşturucu yan etkileri bulunmayan afrodizyaklar arasında yer alan Mone sadece ereksiyon probleminin önüne geçmekle kalmıyor aynı zamanda sperm kalitesinde iyileşme ve erken boşalma karşıtı etkiler de oluşturuyor.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/9177908236384737557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkek-cinselligi-ve-bilinmeyenler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/9177908236384737557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/9177908236384737557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkek-cinselligi-ve-bilinmeyenler.html' title='Erkek cinselliği ve bilinmeyenler'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-ZwXVAQ4Mpqk/Tgjz6O3B90I/AAAAAAAAACE/0clsy9QAAno/s72-c/erkek-bedeni-kasli.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5070459796011783029</id><published>2011-06-19T22:13:00.000+03:00</published><updated>2011-06-19T22:14:13.951+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Aldatma"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Evlilik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ilişkiler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın-Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><title type='text'>Erkekler neden aldatır?</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://4.bp.blogspot.com/-sQRhzJuksbw/Tf49WjA1DpI/AAAAAAAAAHY/-n-8x4uHP4o/s400/erkekler-neden-aldatir.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5619996842570092178&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;Erkekler neden aldatır?.. Belki de insanlık tarihi kadar eski olmasına rağmen sıklıkla sorulmaya devam edilen bu sorunun yanıtını bilen var mı? Yapılan araştırmalara göre Erkeklerin sevgililerini ya da eşlerini aldatmalarını açııklayabilecek tek bir yanıt yok. Aslında &quot;&lt;a style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot; href=&quot;http://www.aldatma.net/2011/06/erkekler-neden-aldatr.html&quot;&gt;Erkekler neden aldatır&lt;/a&gt;?&quot; sorusuna verilebilecek birden çok yanıt var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerin aldatma sebepleri çeşitlidir. Çoğu zaman siz ya da sizinle olan ilişkisi sebep olabilse de bazen sizi aldatmalarının sizinle uzaktan yakından alakası olmayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerdeyse tüm erkekler aldatmanın yanlış olduğunu bilir, buna rağmen aldatmaya devam ederler. Vazgeçemedikleri bu tutum için de genlerini ve üreme zorunluluklarını bahane olarak sunmaya bayılırlar. Peki hayvanlardan farkımız olmamalı mı, vücudumuzu bilinçli kararlar ve düşüncelerimizle kontrol etmemiz gerekmez mi? Görünüşe göre her zaman değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte &quot;&lt;a style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 204);&quot; href=&quot;http://www.aldatma.net/2011/06/erkekler-neden-aldatr.html&quot;&gt;Erkekler neden aldatır&lt;/a&gt;? sorusuna gösterilebilecek ilk 10 sebep:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Opsiyonları olduğu için&lt;/span&gt;: Eski bir deyime göre, erkekler sadece opsiyonları kadar sadıktır. Erkekler seks teklifi ile kadınlar kadar sık karşılaşmadıkları için böyle bir fırsat yakaladıklarında, reddetmeleri sandığınızdan zor olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Egolarını tatmin eder&lt;/span&gt;: Bazen erkekler artık karşı cinse çekici gelmediklerini düşünür ve bir kadın biraz ilgi gösterdiği zaman sadece tepki vermekle kalmaz aynı zamanda egosunu okşamasına ve fazlasına izin verir. Ava çıkmış bir erkek için iz sürmenin verdiği heyecan gibisi yoktur. Harcadıkları eforun karşılığını aldıkları zaman ise, egoları şişer de şişer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Ayrı düşmüşsünüzdür&lt;/span&gt;: Belki de ikinizin sandığınız kadar çok ortak noktası yoktu. Ve yeni bir kadınla tanıştı, ortak paydaları seninle olduğundan fazla olan, futbolu ve golf oynamayı seven. Yatakta ne kadar uyumlu olacaklarını mutlaka merak edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Çok fazla kavga ediyorsunuz&lt;/span&gt;: Erkekler bazen kritik ya da kavga dolu bir ilişkiden kurtulmak için aldatır. Kim sürekli dırdır eden biriyle vakit geçirmek ister ki? En azından kavga etmeniz için bir sebep yaratmış olacaktır hem, hem de istediği ayrılığa kavuşacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Aşk bitmiştir&lt;/span&gt;: Bazen erkekler bir ilişki dahilinde kendilerini o kadar rahat hissederler ki nasıl çıkacaklarını bilemezler. İlişkiyi sürdürme sebepleri çocuklar ya da finansal sebepler olabilir. Yine de aşkı özlediklerini fark eder ve bu duyguyu başka bir yerde aramaya yeltenebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Seks hayatınız kötüdür&lt;/span&gt;: Eğer bir erkeğin partneri ilgisizse ya da onu istediği kadar sık cinsel ilişki kurmuyorsa, bu yeni bir macera için gayet geçerli bir fırsattır. Sadece bir erkek arkadaşınız ya da kocanız var diye, denemekten vazgeçemezsiniz. Seks hayatınızı sıkıcı ya da ölü olmasını istemiyorsanız, biraz efor sarf etmeniz şart. Bazen bu da yetmiyor gerçi, yeni cinsel deneyimlere kapalı iseniz de erkek arkadaşınız bunları reddetmeyecek karşılayacak birine yönelebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;İntikam almak için&lt;/span&gt;: Bazen de sevgilisinin kendisini aldattığının farkına vardığında aldatır erkek. Başka türlü nasıl tamir edebilir kırılan duygularını?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Yeni, farklı ve ilgi çekici&lt;/span&gt;: Bazı erkekler her öğün aynı yemeği yemekten sıkıldıklarını söyler ve başka tatlar ararlar. Bu yüzden sizi aldattığı kadının illa daha güzel olması gerekmez, değişiklik yaratsın yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Yakasını kurtarıp kurtaramayacağını görmek için&lt;/span&gt;: Bir erkek eğer ‘bilmediği şey onu incitmez’ görüşüne sahipse, sırf bunu ört pas edip yakayı sıyırıp sıyıramayacak kadar akıllı ve sinsi olup olmadığını görmek için de aldatabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;Geçmişte izin verdiğiniz için&lt;/span&gt;: Eğer sizi daha önce aldatmış ve siz de affetmiş iseniz, bunu tekrar yapabileceğini çünkü sonucun değişmeyeceğini düşünerek yeniden yeniden yapabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerin aldatma sebepleri yukarıdaki listeden çok daha kompleks sebeplerden hatta bazen kombinasyonlardan oluşabilir. Yine de, hiçbir sebep yalan söylemek ve dürüst olmamak için yeterince iyi bir sebep olamaz.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5070459796011783029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkekler-neden-aldatr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5070459796011783029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5070459796011783029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkekler-neden-aldatr.html' title='Erkekler neden aldatır?'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-sQRhzJuksbw/Tf49WjA1DpI/AAAAAAAAAHY/-n-8x4uHP4o/s72-c/erkekler-neden-aldatir.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-3739218156281519379</id><published>2011-06-10T06:14:00.000+03:00</published><updated>2011-06-10T06:14:00.473+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Sağlığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erken Boşalma"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Erkekler neden erken boşalır? Erken boşalan erkeklerin ortak özellikleri</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://3.bp.blogspot.com/-0Qo4utsealg/TfFFjhehV6I/AAAAAAAAAB8/jl9dM03-Ecg/s400/Erken-Bosalma.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5616346686891841442&quot; /&gt;Erkeklerin cinsel hayatlarındaki en büyük kabuslarından biri hiç kuşkusuz ki erken boşalmadır. Hemen her erkek hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşayabilir. Boşalma kontrol edilebilen bir reflekstir ve erken boşalmanın %100 tedavisi vardır. Erkeklerin cinsel hayatlarındaki en büyük kabuslarından biri hiç kuşkusuz ki erken boşalmadır. Hemen her erkek hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşayabilir. Boşalma kontrol edilebilen bir reflekstir ve erken boşalmanın da tedavisi vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;ERKEKLER NEDEN ERKEN BOŞALIR?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalma genetik midir, yoksa öğrenilmiş bir refleks midir? Erken boşalmada psikolojinin rolü nedir? Cinsellik, aile ve evlilik konularında halkımızı bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı camaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), erkeklerin korkulu rüyası erken boşalma hakkında çok çarpıcı bir basın açıklaması daha yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;ERKEN BOŞALMA YERİNE &quot;DENETİMSİZ BOŞALMA&quot; İFADESINİ KULLANMAK DAHA UYGUNDUR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalma ilkel bir savunmadır. Erken boşalmanın erkeklerin en sık yaşadığı cinsel sorunlardan biri olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe; &quot;Erken boşalma, erkeğin boşalma refleksi üzerinde istemli kontrolünün olmaması durumudur. Erkekler bize en çok erken boşalma şikayeti ile başvurmaktadırlar. Erken boşalma genellikle halk arasında partnerini tatmin edemeden boşalma, penis vajinaya girmeden, değer değmez ya da penis vajinaya girdikten birkaç dakika sonra boşalma olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlar kısmen doğru olmakla birlikte aslında erken boşalma yerine denetimsiz boşalma ifadesini kullanmak daha uygun olacaktır. Yani önemli olan erkeğin ne kadar sürede boşaldığı değil, boşalma refleksi üzerinde istemli kontrolü olup olmadığıdır.&quot; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalmanın çok eski devirlerden beri var olduğunu söyleyen Dr. Keçe; &quot;Erken boşalma bize göre kazanılmış bir reflekstir. Çok eski devirlerde ilkel çağlarda yaşayan insanlar doğada yaşamlarını sürdürmek ve canlarını korumak zorundaydılar. Seks yaparken de bir yandan da her an vahşi bir hayvanın saldırabileceği korkusunu yaşamaktaydılar. Bu nedenle de erkek bir an önce işlerini bitirmeyi yani boşalmayı amaçlıyordu. Seksten keyif almak için huzurlu bir ortam gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer huzur yoksa ve tehlike varsa vücutta adrenalin salgılanır ve kişi bir an önce bulunduğu ortamdan kaçmak ister. Yani erken boşalma da insanın kendini korumak için geliştirdiği bir savunmadan oluşmuş ve nesilden nesile aktarılmış bir davranış örüntüsüdür. Yani erken boşalma ilkel bir savunmadır.&quot; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;ERKEN BOŞALMADA SUÇLU OLAN PENİS DEĞİLDİR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Seksin kişinin en saf ve savunmasız hali olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkan Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; &quot;Sevişirken insan en saf, en savunmasız halindedir, tehlikelere karşı açıktır. Bu, hem dışarıdan gelebilecek fiziksel tehlikeler olabileceği gibi, hem de başka bir insanla özel bir anı paylaşma ve ona karşı korunmasız durumda olmanın yaratabileceği tehlikedir. Yani erkek bazen bu yakınlıktan korkabilir ve yakınlığa karşı bir koruma kalkanı olarak da erken boşalma ortaya çıkabilir.&quot; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalmanın birçok farklı nedene bağlı olarak oluşabildiğini söyleyen Psk. Bacanak; &quot;Cinsel sorunla karşılaşmak ve bunu kabul etmek erkek için kolay değildir. Çünkü erkekler cinsel performansı erkekliğin göstergesi olarak görürler. Erken boşalan erkekler bu durum karşısında partnerlerinden utanırlar ve özür dilerler. Bu çok yanlış ve yapılmaması gereken bir davranıştır. Ayrıca, bütün suçu penislerinde görürler ve penisi kontrol edemedikleri için kızarlar. Oya ki erken boşalmada suçlu olan penis değildir, olusuz düşüncelere ve bilişsel çarpıtmalara sahip olan beyindir.&quot; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);&quot;&gt;ERKEN BOŞALMA ERKEĞİN HAYATA KARŞI DURUŞU OLABİLİR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalmanın erkeğin hayata karşı duruşu ve hayatı algılayış biçiminin bir sonucu olarak da yaşanabileceğine dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Psikolojik Danışman Fatma Ayrık; “Erken boşalan erkeklerin ortak özellikleri vardır. Bunlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hızlı yemek yerler,&lt;br /&gt;-Hızlı araba kullanırlar,&lt;br /&gt;-Hızlı konuşurlar,&lt;br /&gt;-Her konuda aceleci ve sabırsız davranırlar,&lt;br /&gt;-Çabuk sinirlenirler, stresli ve gergindirler,&lt;br /&gt;-Kontrolsüz davranışları vardır,&lt;br /&gt;-Ya çok çabuk güvenirler ya da güven duymada zorlanırlar,&lt;br /&gt;-Kaygılı ruh halleri vardır,&lt;br /&gt;-Çocukluklarında babalarıyla sorunları vardır,&lt;br /&gt;-Çocukluklarında yataklarını ıslatmışlardır,&lt;br /&gt;-Genellikle eğitim düzeyleri yüksektir,&lt;br /&gt;-A tipi kişilik yapısına sahiptirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani rekabetçi, sosyal alanda ve mesleğinde hırslı, sabırsız, aynı anda birkaç iş yapmayı seven, insanlara ve olaylara çabuk sinirlenen, onaylanmayı bekleyen, sorunlu bir dinlenme tarzı olan, daima telaşlı, vb. özellikleri vardır. Eğer erkek bu özelliklerini kontrol edemezse yatakta boşalmasını kontrol etmesi de çok zordur. Çünkü erken boşalma erkeğin hayata karşı bir duruşu, varoluş şekli de olabilir.&quot; dedi.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/3739218156281519379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkekler-neden-erken-bosalr-erken.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3739218156281519379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/3739218156281519379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkekler-neden-erken-bosalr-erken.html' title='Erkekler neden erken boşalır? Erken boşalan erkeklerin ortak özellikleri'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-0Qo4utsealg/TfFFjhehV6I/AAAAAAAAAB8/jl9dM03-Ecg/s72-c/Erken-Bosalma.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-2348888535655961078</id><published>2011-06-07T00:41:00.001+03:00</published><updated>2011-06-07T00:41:41.856+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ilişkiler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Bir evliliğin geleceği, ilk gecenin sabahından belli olur</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 234px;&quot; src=&quot;http://2.bp.blogspot.com/-b-3fiKKPjmU/Te0NISMBPsI/AAAAAAAAABs/HrdcSRfEPxY/s400/ilkgece.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5615158746373242562&quot; /&gt;“Bir evliliğin geleceği, ilk gecenin sabahından belli olur…” Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte evlilik tarihleri yaklaşan gençlerin başvuru sayısında gözlenen artış üzerine, Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), “Yakında Evlenecek Çiftler” için yeni bir basın açıklaması yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir evliliğin geleceği, ilk gecenin sabahından belli olur…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumsal çalışmaları ve basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen CİSED&#39;in basın açıklamasından işte çok çarpıcı başlıklar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span &gt;&lt;b&gt;EVLİLİKTE İLK GECE NEDEN ÖNEMLİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İlk cinsel ilişkinin hem kadın hem erkek için önemli bir başlangıç olduğunu ifade veren CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “İlk gece için hem kadının hem de erkeğin aklını kurcalayan bazı sıkıntılar vardır. Kadın için ilk ilişkide çok ağrı duymak, çok kanama olması ya da hiç kanama olmaması, bekâretin ispatlanması gibi endişeler mevcutken, erkekte en sık ereksiyon olamama, eşi tatmin edememe ve penis boyuyla ilgili endişeler ön plandadır. Oysaki bu korku ve beklentiler hurafe dediğimiz cinsel mitlerin ötesinde değildir. Yerleşmiş olan bu yanlış inanış ve tutumları değiştirmek ve çiftleri rahatlatmaksa oldukça zor olabilmektedir. Cinsel bilgi düzeylerinin yetersizliği ve cinsel mit dediğimiz hurafelerin yoğunluğu, ilk geceyi ve cinselliği hayatın en büyük sorunu haline getirebilmekte ve cinselliği aceleye getirerek bir an önce yaşanılıp bitmesi gereken büyük bir soruna dönüştürebilmektedir. Bilgisizlikle ve korku ile yaşanılan ilk cinsel deneyim, çiftlerin birbirlerine olan sevgi ve saygılarını yitirmelerine ve suçluluk duyguları ile birbirlerinden uzaklaşmalarına, evlilik ve cinsel sorunların oluşmasına neden olabilmektedir. Cinsel sorunların gitgide büyüyüp, evlilik ilişkisini ve çiftin psikolojini bozar hale gelmesi de kaçınılmazdır ve Balzac’ın söylediği “Bir evliliğin geleceği, ilk gecenin sabahından belli olur” sözü gerçeğe dönüşecektir. Düğün gecesi, cinsel ilişki özgürlüğünün resmen kazanıldığı ilk gecedir ve aynı zamanda da cinsel ilişki için en uygunsuz gecedir. Kadın ve erkek birbirinden farklıdır. Cinselliği ilk kez yaşayacak çiftin birbirini tanıması ve cinsel olarak birbirilerine kendilerini doğru bir şekilde ifade etmeleri gerekmektedir. Çiftlerin ilk geceden mükemmel bir evlilik ve mükemmel bir cinsellik beklemeleri yanlıştır. Çünkü her yeni başlanılan iş gibi evlilik ve cinsellikte uyumun sağlanabilmesi için zaman, emek ve çabanın olması gerekir. Yeni evlenecek ya da çiçeği burnunda olan çiftlerin ilk yapmaları gereken doğru ve güvenilir cinsel bilgi edinmeleri, kendi bedenlerini ve cinsel organlarını tanımalarıdır. Ayrıca çift cinsellikle ilgili konuşmalı, birlikte cinsellikle ilgili yayınları okumalı, cinsel olarak nelerden hoşlanıp hoşlanmadıklarını birbirlerine ifade etmelidir. Ayrıca acele etmeden birbirlerinin bedenlerini keşfe çıkmaları ve birbirlerinin duyarlı noktalarını hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyleri paylaşmaları, birbirlerinin ruhunu okşamaları, birbirlerini sevdiklerini ve beğendiklerini hissettirmeleri, yeterli ön sevişme yapmaları gereklidir. Çift birbirini yeterince tanır, ilk gece ile ilgili gerçekçi beklentilere sahip olur ve sadece o ana odaklanıp sevişmenin tadını çıkarırsa, keyifli ve sorunsuz bir ilk ilişki yaşayacaktır. Bu nedenle ilk gece ile ilgili abartılı beklentiler yerine daha gerçekçi beklentiler oluşturmak önemlidir.” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; &gt;EVLİLİK ÖNCESİ ALINAN EĞİTİM DENİZ FENERİNE BENZER&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;“Evlilik; aşk ve mutluluk gemisine binen iki insanın o geminin kaptanlığını birlikte üstlenmesidir” diyen CİSED Genel Sekreteri Psikolog Serap Güngör; “Evlilik gemisini idare eden çiftlerin rotaları daima aşk, mutluluk ve huzur olmalıdır. Bunun için bir rehbere ihtiyaç vardır. Deniz feneri olmadan geminin limana yaklaşması çoğu zaman tehlikelidir. Fenersiz gemi limana ulaşmak için ne kadar çabalarlarsa çabalasın, bazen limandan uzaklaşabilir bazen de bir kayaya çarpabilir. Kıyıdan uzaklaştığının farkında olmayan geminin kaptanları, umutla, sevgiyle, aşkla başlayan yeni başlangıçlarında yollarını kaybedecek ya da bir kayaya çarparak batma tehlikesi yaşayacaktır. Çünkü evliliğin temelini oluşturan sevgi, saygı ve güven duyguları ile birlikte önemli bir unsur olan cinselliklerini yaşayamamak iki insanı zaman içerisinde birbirinden uzaklaştıracaktır. Yeni evlenecek çiftlerin her zaman yoğun bir programları vardır. Programlarında gelinlik, ev seçimi, düğün davetiyesi, çeyiz yerleşimi vs. İşler her zaman önceliklidir ve bu konularda çift her zaman kendine bir rehber bulabilir. Oysaki aile yaşantılarını huzurlu mutlu kılacak en önemli unsur olan “evlilikte ve cinsellikte uyum nasıl sağlanır?” konularında güvenilir rehber bulmak zordur. Rehberlik edecek kişilerin de çoğunlukla cinsellik konusunda çok fazla bilgileri yoktur ve onlar da cinsel eğitimin verilmediği, cinselliği konuşmanın suç sayıldığı bir toplumda büyümüşlerdir ve hazırlıksız bir şekilde bu süreçlerden geçmişlerdir. Güvenilir bir rehberin olması; cinsellikle ilgili kaygı ve endişelerinin giderilmesini, cinsel mitlerinin ortadan kalkmasını, bedenlerin ve haz noktalarının keşfedilmesini, evlilik sürecinde ihtiyaç olabilecek doğru bilgi ve materyallerin elde edilmesini ve öğrenilmesini sağladığı gibi evliliğin olmazsa olmazı saygı, güven ve sevgiyi pekiştirmeyi, kişilerin doğru iletişim kurmalarını ve olası sorunlarla birlikte mücadele edebilmelerini sağlayacaktır. Ayrıca rehber, evliliğe ve cinselliğe karşı sağlıklı bir geçiş yaşanmasını da sağlayacaktır. Yani yeni evlenecek çiftlerin ya da yeni evli çiftlerin deniz feneri, &quot;Evlilik Öncesi Evlilik ve Cinsel Danışmanlık Hizmetleri’dir. Ülkemizde bu hizmetleri verebilecek çok sayıda psikolojik danışman, psikolog veya hekim vardır.” dedi.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/2348888535655961078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/bir-evliligin-gelecegi-ilk-gecenin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/2348888535655961078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/2348888535655961078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/bir-evliligin-gelecegi-ilk-gecenin.html' title='Bir evliliğin geleceği, ilk gecenin sabahından belli olur'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-b-3fiKKPjmU/Te0NISMBPsI/AAAAAAAAABs/HrdcSRfEPxY/s72-c/ilkgece.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-1087351929146121699</id><published>2011-06-05T20:27:00.003+03:00</published><updated>2011-06-05T20:30:53.229+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Dünyası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Sağlığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Küresel ısınma sperm kalitesini bozuyor</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 240px;&quot; src=&quot;http://2.bp.blogspot.com/-yz8qntdakjc/Teu9Be-X2bI/AAAAAAAAABc/ZxirIfe8aOA/s400/spermkalitesi.Jpeg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5614789193639647666&quot; /&gt;Küresel ısınmaya bağlı olarak mevsim sıcaklıklarının artması, üreme fonksiyonlarını olumsuz etkiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerdeki sperm sayısı, başta küresel ısınma olmak üzere çevre faktörleri, yemek kültürü ve yaşam biçimi gibi diğer etmenlerin de etkisiyle ortalama 60 milyondan 25-30 milyona düşüyor. Ankara Üniversitesi (AÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın çevresel faktörlerin dışında üreme sistemlerinde de olumsuz etki yaptığını söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;&quot;SPERM KALİTESİ AZALDI&quot;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerde sperm sayısı ve kalitesinin geçmişe göre önemli ölçüde azaldığına dikkati çeken Şatıroğlu, spermler için en büyük tehlikenin “sıcak hava” olduğunu vurguladı. Şatıroğlu, “İnsan vücudunun ortalama ısısı 36-37 derecedir. Ancak spermler daha soğuk bir ortamda üretilebildiğinden testisler vücudun dışında torbalara inmiştir. Spermlerin beden ısısından 1-1.5 derece soğuk olmaları gerekiyor” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 200 yıldır yer kürenin kirlendiğini, bozulduğunu ve dengesi kaybettiğini ileri süren Şatıroğlu, “Ne yazık ki sadece son onbeş yılda dünyanın ısısı 1 derece arttı. Ortalama 60 milyon olan sperm sayısı, yaklaşık 25-30 milyona düştü. Küresel ısınma dünyayı kavurduğu gibi erkeğin spermlerini de öldürüyor” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;“GELECEK, TÜP BEBEKLERİN OLACAK”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Aile Planlaması Derneğinin Genel Başkanlığı görevini de yürüten Şatıroğlu, sperm kalitesinde önemli yemek kültürü ve yaşam biçiminin de çok önemli faktörler olduğunu söyledi. Kullanım sıklığı her geçen gün artan hazır gıdaların, kutu meyve sularının ve asitli içeceklerin çok sağlıklı olmadığını ve tüketilmesinden kaçınılması gerektiğini ifade eden Şatıroğlu, şöyle konuştu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kola, kutu meyve suları ve hamburger gibi hazır gıdalardan oluşan yeme alışkanlıklarının cinsel sağlık açısından masum olmadığı bilinmeli. Bu tür&lt;br /&gt;gıdaların içindeki kimyasallar, gıdaların daha uzun saklanmasını sağlıyor. Söz konusu kimyasallar, bebeklerin beyinine, erişkinlerin de beyin dahil diğer dokularına yerleşiyor. Böylece kanser ve yapısal doku bozuklukları görülerken, sağlıksız yumurta ve sperm kalitesi ve sayasında bozulmalar artıyor.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili kimyasalların “kötü” olmadığını, yiyeceklerin doğalı varken kutulanarak bu şekilde korunan ürünlerden sakınılması gerektiğini belirten Şatıroğlu, aşırı yağlı gıdaların da damarları daralttığını vurguladı. Şatıroğlu, “Damarlar organları besliyor ve bu organlar arasında sperm yapan testisler, yumurta yapan overler, bebemizi taşıyan rahim de bulunuyor” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınma, yaşam biçimi ve çevresel faktörlerin etkisiyle erkeklerin sperm sayısı ve kalitesinin daha da düşeceğini öne süren Şatıroğlu, bu durumda doğal yolla üremenin sağlanamayacağını, üremek için tüp bebek yönteminin kullanılacağını savundu. Şatıroğlu, “gelecek tüp bebeklerin olacak” iddiasında bulunarak, Hollanda&#39;da doğan her 5 bebekten 1&#39;inin, Amsterdam&#39;da her 3 bebekten 1&#39;inin tüp bebek yöntemi ile dünyaya geldiğini anlatarak, “Gelecekte, tüp bebek yöntemi temel sağlık hizmeti haline gelebilir” dedi.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/1087351929146121699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/kuresel-snma-sperm-kalitesini-bozuyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/1087351929146121699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/1087351929146121699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/kuresel-snma-sperm-kalitesini-bozuyor.html' title='Küresel ısınma sperm kalitesini bozuyor'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-yz8qntdakjc/Teu9Be-X2bI/AAAAAAAAABc/ZxirIfe8aOA/s72-c/spermkalitesi.Jpeg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7060267444363276374.post-5734244734328194016</id><published>2011-06-05T17:04:00.003+03:00</published><updated>2011-06-05T17:12:19.490+03:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Haberleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek Sağlığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Erkek ve Cinsellik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Seks"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sex"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Uzman Görüşü"/><title type='text'>Erkekler dikkat !.. Az uyku testosteron seviyesini düşürüyor</title><content type='html'>&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;&quot; src=&quot;http://2.bp.blogspot.com/--1ms_nEMDhE/TeuOkOK4d3I/AAAAAAAAABE/bms6kGnweXU/s400/uykusuzerkek3.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5614738113377630066&quot; /&gt;Az uyku bana yetiyor diyen erkekler dikkat... Az uyku testosteron seviyesini düşürüyor... ABD’de Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, az uykunun erkeklerin testosteron hormonunu olumsuz şekilde etkileyerek, cinsel hayatlarına zarar verdiğini ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;Az uyku testosteron seviyesini düşürüyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, bir hafta boyunca gecede 5 saatten az uyuyan erkeklerin, gece boyunca deliksiz uyuyanlara oranla testosteron hormonlarının seviyesinde düşüş olduğunu saptadılar. Araştırmayı yürüten Eve Van Cauter, uykusuzluk sonucunda bir erkeğin testosteron seviyesinin kendisinden 15 yaş büyük birinin seviyesine kadar inebileceğini söyledi. Düşük testosteron seviyesi, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp rahatsızlığı riskinin artması gibi metabolik sorunlara da neden oluyor.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www.erkek.tk/feeds/5734244734328194016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkekler-dikkat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5734244734328194016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7060267444363276374/posts/default/5734244734328194016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.erkek.tk/2011/06/erkekler-dikkat.html' title='Erkekler dikkat !.. Az uyku testosteron seviyesini düşürüyor'/><author><name>Süper Erkek</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03167456377980380327</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/--1ms_nEMDhE/TeuOkOK4d3I/AAAAAAAAABE/bms6kGnweXU/s72-c/uykusuzerkek3.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>