<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>EVDE YARA BAKIMI</title><description>AMELİYAT SONRASI İYİLEŞMEYEN YARALAR, YATAĞA BAĞIMLI HASTALARDA GELİŞEN YARALAR, TÜM İSKEMİK RAHATSIZLIKLAR VE GEÇİRDİĞİ HASTALIKLAR SONUCU OLUŞAN DOKU BÜTÜNLÜĞÜNÜN BOZULMASIYLA ORTAYA ÇIKAN YARA TEDAVİSİ BAKIMI İHTİYAÇ HİSSETTİRMİŞTİR.</description><managingEditor>noreply@blogger.com (Anonymous)</managingEditor><pubDate>Thu, 24 Oct 2024 20:27:23 -0700</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">3</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://evdeyarabakimi.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>yes</itunes:explicit><itunes:image href="http://evdeyarabakimi.blogspot.com"/><itunes:subtitle>AMELİYAT SONRASI İYİLEŞMEYEN YARALAR, YATAĞA BAĞIMLI HASTALARDA GELİŞEN YARALAR, TÜM İSKEMİK RAHATSIZLIKLAR VE GEÇİRDİĞİ HASTALIKLAR SONUCU OLUŞAN DOKU BÜTÜNLÜĞÜNÜN BOZULMASIYLA ORTAYA ÇIKAN YARA TEDAVİSİ BAKIMI İHTİYAÇ HİSSETTİRMİŞTİR.</itunes:subtitle><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><title/><link>http://evdeyarabakimi.blogspot.com/2013/06/duyru-calisma-hayatima-son-verdim.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Thu, 6 Jun 2013 06:43:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2856573129924703079.post-6715863073749752610</guid><description>&lt;span style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;DUYRU&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;" /&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;ÇALIŞMA HAYATIMA SON VERDİM.&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;" /&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #222222; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;SİTE ZİYARETÇİLERİ BİLGİLENME AMAÇLI YAZILARIMDAN FAYDALANABİLİRLER.&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title/><link>http://evdeyarabakimi.blogspot.com/2013/03/duyru-calisma-hayatima-son-verdim.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sat, 16 Mar 2013 05:23:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2856573129924703079.post-6165639824297127206</guid><description>DUYRU&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ÇALIŞMA HAYATIMA SON VERDİM.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SİTE ZİYARETÇİLERİ BİLGİLENME AMAÇLI YAZILARIMDAN FAYDALANABİLİRLER.</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title/><link>http://evdeyarabakimi.blogspot.com/2013/03/yara-yara-fiziksel-dssal-etkenler.html</link><author>noreply@blogger.com (Anonymous)</author><pubDate>Sat, 16 Mar 2013 05:21:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-2856573129924703079.post-7167931766874951978</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;h2 class="entry-title"&gt;
&lt;a href="http://yara58.wordpress.com/2009/09/22/yara-tanimi/" rel="bookmark"&gt;YARA&amp;nbsp;TANIMI&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &lt;/h2&gt;
&lt;div class="post-9 post type-post status-publish format-standard hentry category-diyabetik-ve-basi-yaralari entry-content" id="post-9"&gt;
 Yara; fiziksel (dışsal etkenler), kimyasal (yanlış ilaç kullanımı), 
&amp;nbsp;termal radyasyon(ısı), cerrahi nedenlere bağlı ya da&amp;nbsp; spontan 
(kendiliğinden) olarak gelişen doku bütünlüğünün bozulması olarak 
tanımlanır. Yukardaki nedenlerden&amp;nbsp; dolayı yarada anatomik, fizyolojik ve
 histolojik bozukluklar oluşur. İyileşmenin tamamlanması yarada; doku 
bütünlüğünün yeniden sağlanması ve yaranın anatomik , fizyolojik ve&amp;nbsp; 
histolojik yapısının yeniden kazanmış duruma gelmesiyle olur.&lt;br /&gt;

Yaralanmada oluşan kan damarlarının yaralanması ile birlikte kan 
hücrelerinin damar dışına çıkması ile pıhtılaşmanın oluşması, 
vazokonstrüsiyondur. İnflamasyonda (iltihap) ,&amp;nbsp; doku hasarını 
yapılandıran ve yara iyileşmesinde en önemli hücrelerden biri olan 
makrofajlar orkestra şefi gibidir, fibrobalst proliferasyonundan ve&amp;nbsp; 
kollejen sentezinden sorumludur,&amp;nbsp; diğer iyileşme proseslerini başlatan 
sitokinlerin pirimer kaynağıdır. Erken dönemde yara&amp;nbsp; matriksinde, 
fibrin, pıhtı ve az miktarda fibronektin gibi maddeler vardır. Daha 
sonra çevre sağlam dokularla fibroblastların kemotaktik sitokinlerin 
etkisiyle matriks içine göçü ve anjiyogenez, yaralanma ile hasarlanan 
dokuların, damarsal yapıların onarımını sağlar.Yaralanmayla oluşan 
boşluğun bariyerini sağlayacak epidermal tabakanın onarımı gereklidir. 
Yara kenarının kalınlaşması reepitelizasyonunun ilk görünümüdür. Daha 
sonra epitelizasyon sağlanır. Geç dönemde yarada kontraksiyon başlar, 
bütün bunlar oluşurken yara dokusunda bakteri ve yabancı cisimlerin 
olmaması gerekir. Şayet yara iyileşmesine engel olan koşullar varsa, 
bunlar kronik yara oluşmasına neden olur.&lt;br /&gt;

KRONİK YARA&lt;br /&gt;

Yedi ile on dört günde iyileşmeyen yaralara, kronik yara tanısı konur.&lt;br /&gt;

Kronik yara deyince; yatak yaraları, diyabetik yaralar ve venöz 
yaralardan bahsetmek gerekir.Bu yaralar uzun bir süreçte medikal ve 
cerrahi tedavi ile iyileşir.&lt;br /&gt;

GEÇİKMİŞ YARA İYİLEŞMESİNE NEDEN OLAN KOMPLİKASYONLAR&lt;br /&gt;

1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Radtoterepi&lt;br /&gt;

2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Kemoterapi ve malnütrisyon&lt;br /&gt;

3-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Bası&lt;br /&gt;

BASI YARALARININ SINIFLANDIRILMASI&lt;br /&gt;

Bası yaralarında, yara bakımının başaralı olabilmesi; yara 
tanımlamasının doğru yapılmasına ve yara hakkında düzenli kayıtların 
tutulmasına bağlıdır. Yara tanımlanırken mutlaka evresi 
değerlendirilmelidir. Bası yaralarının oluşumunda 4 evre vardır:&lt;br /&gt;

EVRE 1: Deri bütünlüğü bozulmamış, basınç uygulandığında kaybolmayan kızarıklık vardır, ağrı hisseder.&lt;br /&gt;

EVRE2: Derinin epidermis ve dermis tabakası etkilenmiş yüzeysel ülserasyon vardır.&lt;br /&gt;

EVRE3: Subkutan dokuda dahil olmak üzere tüm dokular etkilenmiş ve 
nekroz vardır. Ülser klinik olarak altaki dokulara kadar giden derin bir
 krater gibidir. Genellikle ağrı hissedilmez.&lt;br /&gt;

EVRE4: Derinin tüm tabakaları etkilenmiş aşırı nekroz, kas ve kemik 
dokuda harabiyet vardır. Yara genellikle enfektedir, ağrı hissedilmez.&lt;br /&gt;

BASINÇ YARASI OLUŞMA RİSKİ ALTINDA BULUNANAN ANATOMİK BÖLGELER&lt;br /&gt;

A-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Skapula&lt;br /&gt;

B-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Omurga&lt;br /&gt;

C-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sakrum&lt;br /&gt;

D-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Trokanter&lt;br /&gt;

E-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sakrum alt bölgesi&lt;br /&gt;

F-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kalçalar&lt;br /&gt;

G-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Topuklar&lt;br /&gt;

H-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Malleol&lt;br /&gt;

BASI YARASI&lt;br /&gt;

Bası yaraları yatağa bağımlı olan hastalarda, genellikle altında 
kemik çıkıntı bulunan herhangi bir bölgede, deride uzun bir süre devam 
eden ya da sıklıkla tekrarlayan basınç sonucu meydana gelen ülserasyon 
ve nekrozdan oluşur.&lt;br /&gt;

Hastanın kullandığı yatağın ileri teknoloji ile üretilmemiş olması, 
iki saate bir pozisyon değişikliği uygulanmaması, hijyenik bakım 
yapılmaması nedeniyle enfeksiyon gelişmesi bası yaralarının oluşumunda 
rol alan faktörlerdir.. Tedavi süresince basıncın kaldırılması ve tıbbi 
medikal tedavi ile&amp;nbsp; uzun bir süetçe iyileşme sağlanabilir. Bu süreçte 
yara debridmanı, steril yara örtüleri ile pansumanı dikkatli 
yapılmalıdır. Sonraki aşamada cerrahi kapatma düşünülmelidir.&lt;br /&gt;

FAKTÖRLER&lt;br /&gt;

Basıncın yoğunluğu(32mmhg) yüksek olmamalı.&lt;br /&gt;

Basıncın süresi iki saati aşmamalı.&lt;br /&gt;

Dokunun toleransı doku yırtılması riskinin önlenmesi için, hastanın başının 30 dereceden yüksek olmaması.&lt;br /&gt;

Hastanın pozisyonunu değiştirirken destek yüzeylerinin kullanılmasıyla birlikte sürtünme olmamaksızın yapılmalı.&lt;br /&gt;

Deri&amp;nbsp; ısısının (en dışındaki tabaka) 33derece altına düşmemeli 
(düştüğünde kapiller vazokonstrüksiyon ve daha az perfüzyon meydana 
gelir.Cilt ısısı 33 derece üstüne yeniden çıktığında kapiller birdaha 
açılmaz. Doku tahribata başlar.)&lt;br /&gt;

Bası yarasını oluşması birçok nedene bağlıdır. Bunlar arsında 
yaşlılık, yetersiz beslenme, obezite, kaşeksi, sigara, stres, 
hipertansiyon, hipertermi(vücut ısısının normalin üstüne çıkması), 
hipotermi(Vücudun ya da bir bölümünün ısısının normalin altına 
düşmesi.), diyabetiknöropati, uzun süreli şok, koma, ortepedik 
ameliyatlar, sepsis, kırık, fekal inkontinans, üriner inkontinans, 
diyare, uzun süreli yoğun bakımda kalma, üriner enfeksiyon, kanser, ödem
 asit birikimi sayılabilir. Bası yarasını oluşmasına meydan vermemek 
için, bütün riskleri ortadan kaldırmamız gerekir. İlk yapılacak şey 
hastanın bireysel özelliklerine göre, risk faktörlerini belirlemek 
olmalıdır. Daha sonra doku bütünlüğünün korunması ve sürdürebilirliğini 
sağlamak, basınç, sürtünme ve tahrişin etkilerini en aza indirmek ,&amp;nbsp; 
hastaya ve yakınına eğitim programı düzenlemek gerekir.&lt;br /&gt;

Hasta ve yakınının&amp;nbsp; veya hemşirenin dikkat edeceği noktalar:&lt;br /&gt;

Risk grubu hastaları belirlemek,&lt;br /&gt;

Basınç yarası gelişebilecek bölgeler gözlenmeli,&lt;br /&gt;

Basıncın, dolaşımı&amp;nbsp; engellememesi için, hastanın pozisyonu iki saatte bir protokollere uygun olarak değiştirilmeli.&lt;br /&gt;

Cilt bütünlüğü kontrolleri yapılmalı(kızarık,hassasiyet,renk değişikliği,çatlama ve akıntı)&lt;br /&gt;

Basınca maruz kalan kan dolaşımı bozulan bölgelere masaj yapılmalı ,&lt;br /&gt;

Ağrıları değerlendirilmeli(önlem alınmalı),&lt;br /&gt;

Hastanın vucut da ki nem oranı takip edilmeli.&lt;br /&gt;

Hastanın yatağındaki malzemeler dikkatli kullanılması gerekir. 
Özellikleri iyi seçilmeli(pamuklu,dikişsiz,sentetik kumaşlar, 
kullanılmalı).&lt;br /&gt;

Vücut temizliği kurallara uygun yapılmalı, genital bölgeleri 
temizliği sırasında dikkatli olmalı. Hastanın doktoru izin veriyorsa, 
hasta günde otuz dakika oturması sağlanmalı, hasta tekerlekli sandalyede
 oturabiliyorsa, ellerini kullanabiliyorsa otuz dakika da bir 60 saniye 
süre ile, ellerini kullanarak kalçalarını yükselmeye teşvik edilmelidir.&lt;br /&gt;

Yoğun bakım ünitelelerinde hemşire, entubasyon, nazogastrik sonda ve 
trakeostomi kanül tespit bölgelerinin bakımı yapılmalı, takip edilmeli.&lt;br /&gt;

Hastanın beslenmesi kontrol altında olmalıdır. Enfeksiyon kontrolu 
takip edilmeli, sürgü yada hasta ara bezi uzun süre ıslak 
tutulmamalıdır. Hastanın topuk, dirsek gibi sürtünme noktalarına statik 
destekler kullanılmalı, yani teknolojik ürünlerle desteklenmeli. Hava 
akımlı yataklar kullanılmalıdır. Bu arada tek başına havalı yatakla 
sorunu çözdüğümüzü düşünmemeliyiz. Pozisyon uygulama kurallarına 
uyulmadığı zaman birtakım koplikasyonlar gelişir.&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Metobolizma hızı azalır&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Kaslarda atrofi olur&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Kan akımı yavaşlar&lt;br /&gt;

d-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Solunum sorunları gelişir&lt;br /&gt;

e-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Eklemlerde kotraktörler gelişir&lt;br /&gt;

f-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Osteporoz&lt;br /&gt;

g-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Kabızlık&lt;br /&gt;

h-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Deri bütünlüğü bozulur&lt;br /&gt;

POZİSYON UYGULAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR&lt;br /&gt;

1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hastanın tanısına göre, hekimin öngördüğü şekilde pozisyon verilmeli&lt;br /&gt;

2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir organın yükü diğer organa verilmemeli&lt;br /&gt;

3-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Boşluklar desteklenmeli(uygun materyallerle)&lt;br /&gt;

4-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sırt üstü ve lateral pozisyonlarda omurga ekseninin düzgünlüğü korunmalıdır.&lt;br /&gt;

5-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Avuç içi doldurulmalı( parmakları çalışması hareketlerle desteklenmeli)&lt;br /&gt;

6-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hasta da bulunan alçı, entibasyon tüpü, cihazların kablolarına dikkat edilmeli&lt;br /&gt;

7-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hastanın giysileri, yatak takımı kuru gergin olmalı&lt;br /&gt;

8-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hasta yatağının basıncı dengeli dağılmalı&lt;br /&gt;

YARA İYİLEŞMESİ&lt;br /&gt;

Dört evreden oluşur:&lt;br /&gt;

1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hemostaz evresi: Yaralanmanın hemen ardından başlar&lt;br /&gt;

2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İnflamasyon evresi: Birle üç gün arası&lt;br /&gt;

3-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Proliferasyon evresi:3-24 gün&lt;br /&gt;

4-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Matürasyon/remodelling evresi:24 gün-2 yıla kadar sürer&lt;br /&gt;

1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; HEMOSTAZ EVRESİ: Yaralanma sonrası hemostaz ve inflamasyon 
süreçleri başlamaktadır. Küçük damarlarda vazokonstrüksiyon ve 
pıhtılaşma ile birlikte kesilen damarların ucunda pıhtı oluşumu 
gerçekleşir.Trombositler doku onarımını başlatacak faktörleri açığa 
çıkarırlar. Bu evrenin bakımın amacı; kanamanın durdurulması, pıhtı 
oluşumu ve baktiriyal kontaminasyonun önlenmesidir.&lt;br /&gt;

2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İNFLAMASYON EVRESİ:&lt;br /&gt;

Yara iyileşmesinin temel evresidir.Yüksek vasküler permabilite 
nedeniyle kan hücrelerinin yaralanma bölgesine gelmesi gerçekleşir. 
Trombosit faktörlerin oluşturduğu vazokonstürsiyon ortadan kalkarak 
yaralanmadan otuz dakika sonra mast hücrelerden bradikinin ve histamin 
sağlanır. Yara bölgesinde daha fazla eksuda toplanır. Lokositler vücudu 
mikro organizmalara karşı koruyarak yarayı temizlerler. Bağışıklık 
sistemi bastırılmış olan hastalar da ise, normal inflamasyon evresi 
oluşmaz ve iyileşme gecikir.&lt;br /&gt;

3-PROLİFERASYON EVRESİ:&lt;br /&gt;

Üç evrede ana unsuru granülasyon, kontraksiyon ve epitelizasyon vardır.&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Parlak kırmızı&amp;nbsp; karnabahar görümünde, kan damarları yönünden zengindir.&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kollajen sentezi: Fibroblastlar yarada yırtılma direncini sağlayan faktördür. Kollajen üretimini sağlar.&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Anjiongenesis: Yeni kan damarlarının oluşumudur. Yara iyileşmesinin&amp;nbsp; sonuna kadar devam eder.&lt;br /&gt;

d-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kontraksiyon: Yaranın iyileşme sürecinde, yara kenarları çekilmeye başlar.&lt;br /&gt;

e-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Epitelizasyon: Epitelyum hücreleri granülizasyon dokusunun üzerine gelerek vasküler yara yatağını kapatırlar.&lt;br /&gt;

5-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; MATÜRASYON EVRESİ: Gerilme direnci artar, vasküler yatak 
kaybolur, sıkar dokusu koyu kırmızı renk alır. Bir süre sonra 
beslenmenin artmasıyla, gümüşsü bir renge dönüşür.&lt;br /&gt;

Yarayı;&amp;nbsp; akut yaralar, kronik yaralar diye iki bölümde değerlendiririz.&lt;br /&gt;

Akut ve kronik yarada kullanacağımız pansuman ürünlerinin ve beslenme de önemidir.&lt;br /&gt;

Örnek besinler: Protein, vitamin;a,c,e,b12, çinko,demir.&lt;br /&gt;

YARA YATAĞININ SINIFLANDIRIMASINA GÖRE TEDAVİ SEÇENEKLERİ&lt;br /&gt;

Epitelizasyon oluşmuş bir yarada, ılık ve nemli tutmak, eksudayı 
kontrol altına almak, dış etkenlerden koruyarak epitelizasyonu 
sağlamaktır.(Kremler,hidrokolloidler,sünger pansuman)&lt;br /&gt;

Granüle Yaralar:&lt;br /&gt;

Granüle yaralarda (hidrojeller,sünger pansumanlar, hidrofiberler,hidrokolloidler,alginatlar) kullanılır.&lt;br /&gt;

Hipertrofik granüle yaralar, çoğu zaman arteryel ülser yada karsinoma
 ile karıştırılabilir. Hipertrofik granüle dokular, yavaş gelişirken 
arteryel ülser ve karsinomalı dokular hızlı gelişir. Hipertrofik granüle
 yaralarda hafif basınç uygulayacak yara örtüsü seçilmelidir. Nekrotik 
yaralarda debritman yapılmalı, eksuda enfeksiyon kontrol altına 
alınmalı. Yaranın durumuna göre hidrojeller, hidrokolloidler, hidrefiber
 pansuman ürünleri seçilmelidir. Enfekte yaralarda hastanın ağrısının 
azaltılması, rahatlaması, enfeksiyonun kontrol altına alınması için yara
 yatağına uygun iyonik gümüşlü ve yüksek emiş kapasitesine sahip 
pansuman ürünü seçilmelidir.&lt;br /&gt;

PANSUMAN ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;

Oluşan yaranın hızlı ve doğru tedavisi için yaranın durumuna göre 
pansuman ürünü seçilmelidir. Pansuman ürününü seçerken, yaranın çeşidi 
ve hastanın sosyoekonomik durumu göz önünde bulundurulmalıdır.&lt;br /&gt;

1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yapışmaz pansumanlar&lt;br /&gt;

2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Abzortif pansumanlar( gaz,köpük)&lt;br /&gt;

3-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Biyolojik olmayan oklüziv pansuman( filmler,alginatlar,hidroklloidler,alginatlar,hidrogeller.)&lt;br /&gt;

4-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Biyolojik oklüziv pansumanlar&lt;br /&gt;

5-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kremler ve merhemler, antibakteriyel enzimatik&lt;br /&gt;

YAPIŞMAZ PANSUMANLAR&lt;br /&gt;

Ovven’in ince meç, gaz ve tülle gras türevidir.( Xeroform, bactigrass, sentetik olarak inadina, adaptic)&lt;br /&gt;

Epitelizasyonu stimüle edici etkisi sınırlıdır.Örneğin; Bactigras 
ürününün gram(-) ve gram(+) mikro organizmalara ve mantarlara etkisi 
kanıtlanmıştır.&lt;br /&gt;

Enfekte minör yanıklarda ve ülserde, grevt,donör alanlarda 
kullanılabilir. Bir özelliği de bactıgrasın yaraya yapışmayıp aynı 
zamansa gözeneklerinden yara eksudasının ikinci yara örtüsüne geçmesini 
sağlar. Kronik ve akut yaralarda kullanılır. İnadin pansuman ürünü 
olarak da seçeneklerimizden biridir. Köpük içeren pansuman ürünlerinin 
avantajları absorban ve yapışmaz olmasıdır. Yaraya expante olabilirler 
ve düzensiz yapıda yaralara uyum sağlar. Kolay çıkartılır. Yalnız hasta 
banyo yaparken pansuman ürünü çıkartılmalı yada sudan korunmalı.&lt;br /&gt;

Köpük pansumanlarda epitilazasyon, oklüziv pansumanlar kadar iyi 
oluşmamaktadır. Yara üzerinde ki pansuman yara eksudasının miktarına 
göre 4 ile 7 gün kalabilirler. Yaranın yeri, eksudası, enfeksiyonu 
nekrotik dokusuna göre ürün seçilir. Poliüretan yapıda yaraya yapışmayan
 yada yapışkan ürün seçimi yapmalıyız. Herhangibir firmanın hidropolimer
 köpük yapıda absorftivesi yüksek bir ürün yara da temal izalasyonu 
oluşturur, kalıntı bırakmaz, toksik içeriği yoktur, en dışdaki 
poliüretan tabaka sızıntıyı önler, su geçirmez, kısaca pansuman 
seçiminde izalasyon, nem tutma, mekanik koruma ve bakteriler karşı 
bariyer fonksiyonuna sahip olan özellikleri göz&amp;nbsp; önünde bulundururuz. 
Film örtülerinin avantajı yaranın dışarıdan izlenebilir olması, 
dezavantajı eksudanın sızmasıyla pansumanın sık değişimine neden olur. 
Yanık tedavisinde ve enfekte olan çeşitli yaralarda gümüşlü ürünün 
seçimi, yara iyileşmesinde zamanı çok kısaltmıştır. Aynı zamanda 
hastanın ağrısını azaltıp rahatlama sağlar. Sık pansuman değişimi 
gerekmez, antibakteriyel etkinliğini 30 dakikadan itibaren gösterir. 
MRSA ve üreye karşı etkilidir.&lt;br /&gt;

YARA DEBRİTMANI&lt;br /&gt;

Yarada nekrotik dokusunun varlığı iyileşmeyi geciktirir.&lt;br /&gt;

Debritman düşünülen yarada :&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cerrahi, b- Steril larvalarla, c- Medikal ürünlerle, debritman, d-VAC tedavisi&lt;br /&gt;

Debritman sonrası bakteri sayısında azalma sağlanır. VAC aleti ger 
yara için ayrı, ayrı şekillendirilen bir köpük malzeme içerir. B u köpük
 oklüziv bir drap ile sarılır. Drap’ın altında tüple oklide yara 
ortamında 50-125 milimetrik (-) basınç oluşturan pompayla cihazın lokal 
kan akımını arttırdığı, ödemi azalttığı, bakteri uzklaştırdığı ve 
granülasyonu oluşturduğu görülür.&lt;br /&gt;

İNSİZYONEL YARALAR&lt;br /&gt;

İnsizyonel yaralar ameliyat sonrasında oluşan, yada yara 
iyileşmesinde epitelyum kenarları birkaç mm. Geçmiş mesafedeki yaralarda
 epitelizasyona ihtiyaç vardır. Bu durumda seçeceğimiz ürün 
kontaminasyonu sağlamalı eksudayı absorbe etmelidir. Üç tanakalı ürün 
kullanılmalıdır. Bu ürünün avantajı yarayı koruma eksudayı absorbe etme,
 komprasyonu sağlamalı. Estetik görünümde olmalıdır. Ürünü seçerken ilk 
olarak yaranın ihtiyaçları değerlendirilir ve karar verilir.&lt;br /&gt;

KRONİK YARADA HİBERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ&lt;br /&gt;

Bir basınç odasında tümüyle basınç altına alınan hastanın yüzde yüz 
oksijen solumasına dayanan bir tedavidir.&amp;nbsp; Yara iyileşmesine etkisi; 
Fibroblastik(Yeni kan damarları oluşumunun (anjiyojenez) tüm basamakları
 için gereklidir),Epitelizasyon, Antibakteriyel etkisi vardır.&lt;br /&gt;

ELEKTRİK STİMULASYONU(ELEKTROMANYETİK TEDAVİ)&lt;br /&gt;

Yara bölgesine, çevresine, uzak alanlara değişik elektrik akımı 
vererek yada manyetik alan yaratılarak uygulanan tedavi ile granülasyon 
dokusunu geliştiririz, kolejen matriks oluşumuna yardım ederiz. 
Epitelizasyon gelişimini arttırır.&lt;br /&gt;

VENÖZ ÜLSER&lt;br /&gt;

Venöz ülserlerde yara iyileşmesi, bu yaralarda tedavi de izlenen yol 
kısmen belirlenmiştir. Ama tam netleşmemiştir. Alt extremite yara 
iyileşmesi açısından oldukça sorunlu bir bölgedir. Nedeni genelde venöz 
dolaşım bozukluğu olmasına rağmen arteriyal bozukluklar hemotolojik 
hastalıklara bağlı nedenler ve enfeksiyon unutulmamalıdır. Burada venöz 
yetmezlikle oluşan derin ven trombozlarıdır.&lt;br /&gt;

Tedavide uygulamamız gereken yol komprsif bandaj, venöz tonusun 
arttırılması, ödem profilaksisi önerilmelidir, ven diseksiyonu ve baypas
 girişimi yapılmalı.&lt;br /&gt;

ARTERYAL KAYNAKLI YARA&lt;br /&gt;

Bu tip yaralarda en önemli yaklaşım yaraya neden olan etkenleri kaldırmaktır.&lt;br /&gt;

DİABETTE GELİŞEN KRONİK YARA&lt;br /&gt;

Diabetli hastaların %25 de kronik yara ile karşılaşılmaktadır. 
Bunların %10-15 de cerrahiye ihtiyaç hissedilmektedir. Gecikmiş yara 
iyileşmesi yetersiz granülazasyon&amp;nbsp; dokusu formasyonunu ve epitelizasyon 
ile yara kontraksiyonunun olmaması fibroplast ve keratinositlerdeki 
hücresel fonksiyon bozukluğuna bağlı gibi görünmektedir. Diyabette stres
 de önemlidir. Yüksek glokoz düzeyi ile ortaya çıkan damar duvarında 
oluşan hasar gelişen enfeksiyon(hastalarda immün yanıtı bozuktur).&lt;br /&gt;

Diabetik hastaların yanık yarası oluştuğu durumda tedavisi zor ve uzun süreçlidir.&lt;br /&gt;

Laboratuar ortamında elde edilen kültüre keratinosit grefle dermise 
eş değerde dokular ve demisi silikon tabaka ile geçici kapama 
sağlanmalı. Bütün bunlardan başarı elde etmemiz için; greft yatağının 
yeterli kalitede olması gerekir. Kan akımın olmaması hücreleri yara 
iyileşmesine aktif olarak katılamaması yara iyileşmesini geciktirir.&lt;br /&gt;

Epitelizasyon, kontraksiyon, anjiogenez önemlidir.&lt;br /&gt;

Diabetik hastaların bazı kesimi yaşamları boyunca ayak sorunları 
yaşarlar. Bunun en büyük nedeni enfeksiyon gelişimidir. Aslında 
diyabetik ayak problemi bir halk sağlığı promlemidir. Diabetik 
hastaların son derece, eğitimli olmayışlarından veya hastanın 
sosyaoekonomik durumundan ötürü hastaların çoğunda alt ekstremite 
amputasyonlarına neden olur. Amputasyonlara neden olan en sık 
komponentler periferik(yara çevresi) vasküler hastalıklardır. Periferik 
nöropati akut ve ülserisyonudur. Ayakta sepsis, kronik yumuşak doku 
enfeksiyonu veya ülser altında ostomyilit gelişmesi durumu daha ileri 
boyutlara götürür. Nöropeti veya iskemi bulunan ayak yaraları daha 
farklı görülür. Septil ayak yaraları acil müdahale gerektirir, bu durum 
da gecikme olursa, majör eksremite ampitasyonlarına yol açar. Hasta 
eğitimli olursa bu tür sıkıntıların yaşanmasının önüne geçilir. Diabetik
 ayakta doğru yol ve doğru yerde doğru tedavi çok önemlidir. Diabetik 
ayak yaralarda iskemi ve nüropeti biri diğerinden daha ön plnda olmak 
üzere her ikiside aynı anda bulanabilir. Diyabetik ayakta :&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Septik diabetik ayak&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Majör patalojik, mekanizma priferik vasküler olan(altta 
bulunan kronik ostemyelit ile ilişkili yada ilişkisiz) kronik durumu 
gösterir.&lt;br /&gt;

Septik ayakta gözlemlediğimiz durumlar, enfeksiyon derin dokulara yayıldığında ortaya çıkar. Klinik olarak :&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Halsizlik&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ateş&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Lenfanjits&lt;br /&gt;

d-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sellulitis ve ödem&lt;br /&gt;

Bu saydıklarımın ilk başlangıç nedeni parmak aralarındaki patojen 
bakteriler, perforen ülser, ıslak gangren veya dermatonikozise çok 
miktarda anoropları içerir, pis koku yumuşak dokuda görülür. Nöropatiye 
bağlı ağrı görülmez(minimal nöropati hariç). Akut ayak enfeksiyonlarında
 direnaj ve yüksek dozda antibiyotik gereklidir, doğru tesbit için yara 
kültürü, kan kültürü, SMA12 tam kan sayımı ve eritrosit, sedimantasyon 
sayımı içerir. Kan glikoz değeri takibi.&lt;br /&gt;

Hemoglamin seviyesi, Radyolojik görünüm(osteomiyeliti tesbit için bazen yabancı cisimde olabilir.), gaz(yumuşak dokuda).&lt;br /&gt;

Noninvaziv(aktif olmayan) çalışma olarak da elavasyon, artelyal 
doppler ve nabız ölçümü, canlı kapiller dolma zamanı, bütün bu 
testlerden sonra cerrahi yada medikal tedaviye karar verilir. Medikal 
tedavide başlangıçta, gram pozitif, anearob ve gram negatif, basil ve 
anaerobları kapsayacak şekilde başlanmalıdır.&lt;br /&gt;

Antibiyotik tedavisine başlarken, göz önünde bulundurmamız gereken önemli noktaları unutmamalıyız.&lt;br /&gt;

a-Renal ve hepatik bozukluk( börek be karaciğer rahatsızlığı)&lt;br /&gt;

b- Önceden uygulanan antbiiyotik tedavisi&lt;br /&gt;

Kültür sonucuna göre, antbiyotik tedavisi değiştirilir.&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Enfeksiyon hastada bazen, hiper glisemi gelişmesine neden 
olur. Antibiyotik tedavisi devam etmesine rağmen, enfeksiyonda gerileme 
görülmezse nedeni kontrolsüz diabet, yetersiz apse direnajı,&lt;br /&gt;

d-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Antbiyotik tedavisi, tek başına tedavi etmez, derin apseler ve
 nekrotik dokular cerrahi olarak debride edilmeli böylece granulasyon, 
formasyonu stimüle edilir.&lt;br /&gt;

Şayet radyolojik bulguda enfeksiyon kemiğe uzandığına dair bulgu 
varsa, kemik de rezeksiyon edilir. Tedavi süreci başlatılır, günlük yara
 bakımı başlar. Cerrahi sonrası yara bakımı, steril nemli pansumanla 
kapatılmalı, birkaç gün içinde sağlılı granülasyon dokusu görülmeye 
başlar. Şayet pansuman sonrası nekrotik doku görülürse, tekrar streril 
koşullarda nekrotik dokular alınır. İskemik yaralar tabanda yada yaranın
 üstünde kanayan, granülasyon dokusundan yoksundurlar. Nöropetik yarada 
sepsiz kontrol altına alındıktan sonra yara primer insizyona uygunsa 
kapatılabilir.&lt;br /&gt;

İskemik ayak yaraları, yara tabanında belirgin miktarda grnülasyon 
dokusu bulunmayan ayak, ülser ve gangreni şekilde olur. Taban gri yada 
beyaz görünümündedir. Nöropetik ülserlerde biftek kırmızısı renk de 
görülür.&lt;br /&gt;

İskemik ayak olup olmadığını nasıl anlarız: Basit olarak tırnaklar 
kırılgan, tüysüz parmaklar, parlak atrofik cilt görülür. Dokunduğumuzda 
soğuk ve nemlidir, ağrılıdır. Hastaya kesin tanı için; ayak bileği 
brakial indeksi 0.7 altında veya transkutanöz oksijen değeri 40mmHG den 
az olan hastaya cerrahi müdahale gerekir(plastik cerrahi ortapedi).&lt;br /&gt;

Radyo grafiler&amp;nbsp; ve MRI yapılmalıdır. Diabetes mellitus da yara 
iyileşmesini etkileyebilecek medikal durum baştan belirlenmelidir. Tabiî
 ki kardiovasküler veya srebrovasküler hastalıklarla beraber. 
Hipertansif diabette takip edilmesi gerekir. Diabet hastada yara 
tedavisi yapılırken aşağıda belirtilen rahatsızlıklar varsa tedavi, 
yoksa oluşmaması için doktor kontrolu hiç ihmal edilmemeli.&lt;br /&gt;

a-Renal, hepatik, hematolojik veya immünolojik&lt;br /&gt;

b-Malnutrisyon(albümin seviyesi 20 g dan daha az) diyetisyen, hastayı
 kontrol altında bulundurmalı. Hastanın aspirin veya coumdini&amp;nbsp; 
kullanıyorsa ayarlanmalı, kortikosteroit, sitotoksik ayarlar veya 
immunsuprsif ilaçlar yara bakımı devamınca takip edilmeli.&lt;br /&gt;

Kanama bozukluğu yada HIV hikayesi diabetik yaranın iyileşmesinde engeldir.&lt;br /&gt;

Diabetik ayakta bütün bu saydıklarımıza rağmen yara altında bulunan 
ostemiyelit vasküler cerrahiye ihtiyaç hissedildiğinde hasta yaşı genel 
durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Cerrahi öncesi ve sonrası Nefrolog 
tarafından takip edilmelidir. Hastanın yarasında yapılması gereken 
tedaviler sunulup, yaranın görünümü gref yada fleple çevrilebilir durumu
 geldiği dönemde(apligraf) kullanılabilmektedir. Tedavi çok ayrıntılı 
düşünülerek yapılmalıdır&lt;br /&gt;

 &lt;/div&gt;
&lt;div class="meta"&gt;
 Posted 22 Eylül 2009 by &lt;strong&gt;&lt;span class="author vcard"&gt;&lt;a class="url fn n" href="http://yara58.wordpress.com/author/yara58/" title="hatice için tüm yazıları görüntüle"&gt;hatice&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; in &lt;a href="http://yara58.wordpress.com/category/diyabetik-ve-basi-yaralari/" rel="category tag" title="DİYABETİK VE BASI YARALARI kategorisindeki tüm yazıları göster"&gt;DİYABETİK VE BASI YARALARI&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

 &lt;/div&gt;
&lt;h2 class="entry-title"&gt;
&lt;a href="http://yara58.wordpress.com/2009/09/22/yara-bakiminda-hasta-ve-bakim-verenlerin-egitimi/" rel="bookmark"&gt;YARA BAKIMINDA HASTA VE BAKIM VERENLERİN&amp;nbsp;EĞİTİMİ&lt;/a&gt; &amp;nbsp; &lt;a class="comments-link" href="http://yara58.wordpress.com/2009/09/22/yara-bakiminda-hasta-ve-bakim-verenlerin-egitimi/#comments"&gt;Leave a comment&lt;/a&gt;&lt;/h2&gt;
&lt;div class="post-7 post type-post status-publish format-standard hentry category-diyabetik-ve-basi-yaralari entry-content" id="post-7"&gt;
 Sağlık bakımında günün koşullarından dolayı hasta bakımı ile ilgili 
aile bireyleri yada hastaya bakan kişiler için eğitimli tecrübeli 
elemanların ortaklaşa bakım verme durumu gelişmiştir.&lt;br /&gt;

Günün koşullarından dolayı hastane koşullarından faydalanma dönemi 
bitmesiyle birlikte evde yara bakımında&amp;nbsp; iyileşmenin hızlandırılması ve 
komplikasyonsuz bir iyileşme dönemine geçilmesinde hasta ve ailenin 
eğitimi, hastayı güvende hissettirir.&lt;br /&gt;

Sıklıkla bakımın odağı günlük yaşam aktiviteleri ve hareketlilik düzeyindeki fonksiyonel kazanımlar üzerinde olmaktadır.&lt;br /&gt;

Önemli olan hasta ve ailesine eve dönüşünde, yara bakımı konusunda 
temel bilginin kazandırılmasıdır. Yaranın iyileşme süreçlerini doğru 
açıklamalar yaparak bilgilendirilip korku ve endişeleri giderilmelidir.&lt;br /&gt;

Hasta ve aile bireyleri yada hastaya bakan kişiler; hemşire, yarayla 
ilgili süreci yaşadığı sorunları bilmeli, pansuman malzemelerinin 
özelliklerini, yaranın durumuna göre kullanmalıdır.&lt;br /&gt;

Hastayı deri kontrollerinin yapılmasında bilgilendirilmeli. Örneğin 
bütünlüğü bozulmasıyla ileriki süreçte nelerle karşılaşacağı 
anlatılmalı, psikolojik ve sosyoekonomik durumu göz önünde 
bulundurularak aydınlatılmalıdır. Örneğin il dikkat edeceği davranış; 
hastanın yara bölgesine dokunmaması gerektiği öğretilmelidir. Hastanın 
bulunduğu odanın, hijyenine, havalandırılmasına, yatağın konumu ve 
hastaya uygun yatak seçimiyle, beslenmesi ile ilgili tüm önlemler 
alınmalıdır.&lt;br /&gt;

Psikolojik yönden hastaya yaklaşımda; yaradaki durumundan dolayı 
yaşayacağı sıkıntıların geçici olduğunu, bunları birlikte bir süreç 
içinde geçireceğimizi anlatmak, hastanın korku ve endişelerinden 
uzaklaştırmaktır.&lt;br /&gt;

YARA BAKIM EĞİTİM REHBERİ&lt;br /&gt;

1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yaraya neden olan durum ve hastanın geçmişte geçirdiği rahatsızlıklar şimdiki durumu.&lt;br /&gt;

2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yara iyileşme süreci içinde uyulması gereken kurallar&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Psikolojinin yüksek tutulması&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hasta ve yakınlarının,ellerinin sıklıkla yıkanması gerektiğini bilmeli&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yaranın steril koşullarda, yaraya uygun yara örtüsü ile pansuman yapılması&lt;br /&gt;

d-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Pozisyon değiştirme iki saat aralıklarla yapılması&lt;br /&gt;

e-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dolaşımı hızlandırma&lt;br /&gt;

f-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Beslenmeyi düzenleme(çinko,e ve c vitamini) kişinin genel durumu göz önünde bulundurularak.&lt;br /&gt;

g-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Travmadan uzak tutmak&lt;br /&gt;

h-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sıvı tüketimini düzenleme&lt;br /&gt;

i-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sigara içmemesi gerekir&lt;br /&gt;

j-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yarada olan değişiklikleri iyi 
gözlemleme;bunlar(kanama,nekrotik doku,eskar oluşumu ve de enfeksiyon 
gelişip gelişmediğini gözlemlemek)&lt;br /&gt;

k-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yarada ortaya çıkabilecek değişiklikleri iyi algılama, 
bunlardan bazılara şöyle:aşırı direnaj,koku,yara renginin 
değişmesi,yaranın tekrar açılması ve derinleşmesi,yara etrafındaki 
kızarıklık ve ağrı&lt;br /&gt;

l-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Pansumanın ne kadar süreçte&amp;nbsp; yapılması ve doğru uygun zamanlama&lt;br /&gt;

m-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Diyabetik nedenle oluşan yaranın kısa sürede kontrol altına 
alınması,iskemi ve nöropatnin var olup olmadığı tespit edilmesi.&lt;br /&gt;

YARA BAKIM İLKELERİ&lt;br /&gt;

a- Canlı dokular korunur&lt;br /&gt;

b- Doku devamlılığı ve fonksiyonunun onarılması&lt;br /&gt;

c- Yara direncinin gelişimindeki koşullarının optimize(en iyi hale) edilmesi&lt;br /&gt;

d- Uzun ve aşırı inflamasyon(iltihap oluşması) önlenmesi&lt;br /&gt;

e- Enfleksiyon ve diğer iyileşmeyi bozan nedenlerin ortadan kaldırılması&lt;br /&gt;

f- Skar formasyonunun minimize edilmesi&lt;br /&gt;

İyi kanlanan yüz cildi 48 saat içerisinde kapatılabilinirken, yaşlı 
hastanın ayak tırnağındaki yara hemen kapatılmalıdır (enfeksiyon 
açısından risklidir).&lt;br /&gt;

Yarada alerji,tetanoz,immunizasyon(bağışıklık) durumu, potansiyel 
kuduz teması, yabancı cisim ve daha önceki travmalar, deformetiler 
öğrenilmelidir.&lt;br /&gt;

Üç tip mekanik güç yumuşak dokuları hasarlandırır.&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yırtılama&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gerilme&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kopresyon,&lt;br /&gt;

Dokudaki ayrılma ve kayba göre yara tanımlanır.&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Abrazyon&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Laserasyon&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Ezilme&lt;br /&gt;

d-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Delici&lt;br /&gt;

e-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Avülsiyon ve kombine yaralar&lt;br /&gt;

Kontamine olan bakteri veya yabancı cisimler, yaradaki bakteriler ve 
ölü dokuların varlığı, lokal doku iskemisi(kan dolaşımının düzgün 
olmaması) yada hipoksi(Dokuya salınan oksijen miktarı yeterli olmasına 
karşın, toksik bir madde nedeniyle doku hücrelerinin kendilerine ulaşan 
oksijenden yararlanamaması durum) &amp;nbsp;yara enfeksiyonuna neden olur.&lt;br /&gt;

YARANIN LOKALİZASYONU&lt;br /&gt;

Saçlı deri,boyun,aksilla,perine,penis,vajina,ağız,tırnaklar bu bölgeler enfeksşiyona daha açıktır.&lt;br /&gt;

Yaranın temizliğinde dikkat edilmesi gerek hususlar:&lt;br /&gt;

a-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mekanik silme&lt;br /&gt;

b-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ansiteptikler&lt;br /&gt;

c-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Antibiyotik solisyonlar&lt;br /&gt;

Açık yaralar üzerinde hidrojen peroktif kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;

 &lt;/div&gt;
&lt;div class="meta"&gt;
 Posted 22 Eylül 2009 by &lt;strong&gt;&lt;span class="author vcard"&gt;&lt;a class="url fn n" href="http://yara58.wordpress.com/author/yara58/" title="hatice için tüm yazıları görüntüle"&gt;hatice&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; in &lt;a href="http://yara58.wordpress.com/category/diyabetik-ve-basi-yaralari/" rel="category tag" title="DİYABETİK VE BASI YARALARI kategorisindeki tüm yazıları göster"&gt;DİYABETİK VE BASI YARALARI&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;

 &lt;/div&gt;
&lt;h2 class="entry-title"&gt;
&lt;a href="http://yara58.wordpress.com/2009/09/22/diyabet-hastalarinin-dikkat-etmesi-gerekenler-ve-ayak-bakimiyla-ilgili-bilgiler/" rel="bookmark"&gt;Diyabet Hastalarının Dikkat etmesi Gerekenler ve Ayak bakımıyla İlgili&amp;nbsp;Bilgiler&lt;/a&gt; &amp;nbsp; &lt;a class="comments-link" href="http://yara58.wordpress.com/2009/09/22/diyabet-hastalarinin-dikkat-etmesi-gerekenler-ve-ayak-bakimiyla-ilgili-bilgiler/#comments"&gt;Leave a comment&lt;/a&gt;&lt;/h2&gt;
&lt;h3&gt;
&lt;a href="http://yarabakimi.blogspot.com/2008/12/diyabet-hastalarnn-dikkat-etmesi.html"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/a&gt;&lt;/h3&gt;
Diyabet hastası olup olmadığınızı öğrenmek için doktora gitme 
düşüncesinin fiziksel bazı problemler yaşamaya başlamadan dikkate 
alınması ve bu amaçla kontrollerin yaptırılması son derece önemlidir. 
Diyabet hastası olduğunuzu öğrendikten sonra bu hastalık hakkında 
bilgili olursanız hastalığı tolera etmeniz daha kolay olur.&lt;br /&gt;
Diyabette uyulması gereken kuralların hassas bir şekilde takip edilmesi 
ile sonraki yıllarda yaşam kalitenizi ciddi anlamda etkilenmez.&lt;br /&gt;
Diyabet şüphesi bulunan durumlarda sık aralıklarla yapılması gereken tetkikler ;&lt;br /&gt;
A )HBA.1.&lt;br /&gt;
b) AÇLIK ve TOKLUK KAN ŞEKERİ.&lt;br /&gt;
c) RUTİN BİYOKİMYA&lt;br /&gt;
d) İDRARDAGLİKOZ&lt;br /&gt;
• Ailede diyabet hikayesi varsa&lt;br /&gt;
• Sigara kullanıyorsa&lt;br /&gt;
• Kişi obez ise&lt;br /&gt;
• Ailede kalp hastalığı hikayesi varsa&lt;br /&gt;
• Beslenme alışkanlıkları yaşam koşulları iyi değilse&lt;br /&gt;
Diyabet açısından şüphe duymak ve gerekli önlemlerin alınması son derece
 hayatidir. Tetkikler sonucu diyabet teşhisi konulduktan sonra 
doktorunuzun önerdiği medikal tedavi ve diyetisyeninizin önerdiği 
beslenme tedavinin en önemli aşamalarıdır. Yaşam kalitenizi artırmak 
şekeri kontrol altında tutmak için günlük yürüyüşlerinizi yapmanız 
gerekir. Şayet kişinin hareket kısıtlılığı varsa fizyoterapinin bir 
fizik tedavi uzmanı ya da kişiye yardımcı olan şahıs tarafından 
yaptırılması gereklidir.&lt;br /&gt;
Diyabet hastalarında oluşan duyu kaybı (nöröpati) zaten dolaşım 
bozukluluğu nedeniyle kanlanması azalmış dokular özellikle de ayaklarda 
yara açılmasına neden olabilir. Isınma problemlerin giderilmesi için 
uygulanan termofor benzeri araçların çıplak cilde konulmaması gerekir.&lt;br /&gt;
Diyabetik hastalarda oluşan dolaşım bozuklukları ve duyu kayıpları 
sonucu gelişen ayak yaralarında ortaya çıkan enfeksiyonlar tedavi 
edilmezse ostomiyelit yani kemik enfeksiyonlarına yol açabilir. İskemik 
yani kan dolaşımı bozulmuş ayağın görünümü gri ya da beyaz renktedir, 
tırnaklar kırılgan, parmak üzeri tüysüz, cilt parlak, atrofik, soğuk 
nemli ağrılıdır. Yukarıdaki belirtilen komplikasyonların yaşanmaması 
için vücudumuzu taşıyan ayaklarımızın bakımına önem vermeliyiz. Diyabet 
hastalarında arter ve ven dolaşımı bozukluğu geliştiği nedenle 
hastaların yara iyileşmesi gecikmiştir. Bu nedenle ayaklarımıza günlük 
bakımımızı yaptıktan sonra temiz havlu çorap giyilmeli, ayağımıza uygun 
ayakkabılar seçilmelidir. Ayakkabımızı kontrol ettikten sonra 
giymeliyiz. Kullandığımız ayakkabının silikon tabanlı olması ve ayak 
tabanında nasır oluşması için önlem alınmalıdır&lt;br /&gt;
Ayaklarınıza çorap giymeden önce mutlaka aynayla kontrol ettikden sonra 
giyiniz görme probleminiz varsa yakınınızdan yardım isteyiniz. Tırnak 
kesiminin düz ve parmağınızdan kısa olmamasına dikkat ediniz. Ayağınızda
 nasır varsa kendiniz tedavi etmeye çalışmayın doktorunuza başvurun. 
Cildinizin ne çok kuru ne de çok nemli olmaması gerekir. Ayak bakımında 
kullanacağınız ürünü ayağınızın cildinize uygun seçiniz. Yaşam 
kalitenizin düşmemesi için vücudunuzun herhangi bir yerinde yara 
açmamaya özen gösteriniz. Ayağınız ve bacağınızda ödem, kızarıklık, renk
 koyulaşmasını sık aralıklarla takip ediniz, bacağınızdaki ödemin 
çözülmesi için ayağınızı kalbinizin hizasında seviyesinde yükseltiniz.&lt;br /&gt;
Temizlik ürünü doğru seçilmeli, kimyasal maddelerden kaçınılmalı ve 
ürünlerin içeriğinde alkol bulunmamalıdır. Dolaşım bozukluğuna neden 
olmaması için çoraplarınızın bilek ya da diz hizasında ve gevşek olması 
gerekir</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item></channel></rss>