<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;Ck4AR3s7cCp7ImA9WhVUFUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840</id><updated>2012-05-21T09:15:46.508+03:00</updated><category term="kız hepsi senin mi?" /><category term="Kısa film" /><category term="Okyanus" /><category term="orient express" /><category term="asistan" /><category term="şnorkel" /><category term="gölgeler" /><category term="katil" /><category term="acun" /><category term="içindeyim" /><category term="sadakatsiz adamın suç defteri" /><category term="filtremdekiler" /><category term="kızartma" /><category term="Hırsız Polis" /><category term="tümünü göster" /><category term="dizüstü" /><category term="tren adam" /><category term="Oyun" /><category term="özgün salih usal" /><category term="cinayet" /><category term="acur" /><category term="Yalnız adam" /><category term="umut" /><category term="kompela" /><category term="boyacı çocuk" /><category term="olta" /><category term="ağda" /><category term="Günaydın" /><category term="her şey daha güzel olacak" /><category term="doktorella" /><category term="perili ev" /><category term="mektup" /><category term="bacakaltı" /><category term="anlayana saz anlamayana davul" /><category term="doktor" /><category term="Senaryo" /><category term="Aşk" /><title>Filtremdekiler</title><subtitle type="html">hayatıma giren, çıkan, boş ve hoş vaktim..</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>74</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/Filtremdekiler" /><feedburner:info uri="filtremdekiler" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:emailServiceId>Filtremdekiler</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><entry gd:etag="W/&quot;DUQGQXszfip7ImA9WhVUE08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-1252518340457903877</id><published>2012-05-18T10:48:00.003+03:00</published><updated>2012-05-18T10:48:40.586+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-05-18T10:48:40.586+03:00</app:edited><title>Anneannemin Hikayeleri (1)</title><content type="html">&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ywd0_y1ViNE/T7X6Ya7Td8I/AAAAAAAAAN0/Gov72_2Ru70/s1600/buio.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-ywd0_y1ViNE/T7X6Ya7Td8I/AAAAAAAAAN0/Gov72_2Ru70/s320/buio.jpg" width="174" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Büyücü Kadın- Bölüm 1&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Dedim ya gerginim diye, ince bir dokunuşla bütün iltihabımı
tükürecek gibiyim. Dokunuş daha büyük olursa kusarım! Daha da büyük olursa ya
hiç umursamam ya da ilkokuldan sonraki ilk kavgama başlarım. Ayrıca bu sefer
saç çekip, ısırmayacağımı öngörüyorum. Öngörülerim iyidir benim. Tahminlerim
sıra dışı görünse de genelde gerçeğe yakın çıkar. Gerçeği bilmek zaten
medyumluk, falcılık ya da büyücülük gibi adlandırılıyor. Büyücülük dedim de
aklıma geldi, anneannem bazı geceler bizi yanına toplar, arkası yarın olmak
üzere minik hikayeler anlatırdı (Tatlıcı tombik anneannemin hikayeleri
meşhurdur). Anneannemin çocukluk yıllarında, Çanakkale’nin Bakacak köyünde
kimseyle görüşmeyen gizemli bir kadın varmış. 1.50m boylarında, zayıf,
çelimsiz, elmacık kemikleri çıkık, göz altları morcaymış. Kimseyle konuşmaz,
kimse de onunla konuşmazmış. Genel ihtiyaçları için markete gittiğinde bile
almak istediklerini önce parmaklarıyla işaret eder, gene aynı parmaklarla
miktarını tarif edermiş. Nüfusa kayıtlı olmadığı için geçmişini de bilen yokmuş.
Kimse herhangi bir yakını olup olmadığını bilmezmiş. Bu kadar köyden
soyutlanınca, pek de sevilmeyen bir tip haline gelmiş. Mahallenin piçleri onun
arkasından büyücü kadın diye taş atıp dururlarmış. Taşları isabet ettirenler
gece uyurken tuvalete yetişemeyenler olurmuş. Köyün bilgeleri aslında kadının
iyi niyetli olduğunu, kötü niyetli olsa o çocukları oracıkta kenefe
çevirebileceğini düşünürlermiş. Rahmetli ninemse o zamanlar diğer çocuklara
katılmaz, kendi başka uğraşlar bulur onlarla oyalanırmış. Bir gece gezmesinden
eve dönerken, köyü ortasından ikiye bölen nehrin üzerinde, köyü birleştiren az
sayıda köprülerin birinden geçerken nehir üzerinde yeşil bir yansıma görmüş.
Uzaktan biri ışık tutuyor diye etrafına bakmış ama başka bir ışık kaynağı
görememiş. Nehre(belki dere demek daha doğrudur) baktığında ise su üzerinde
yeşil bir ışık hareket ediyormuş. Suyun içinde farklı bir balık mı var diye
hemen patikadan aşağıya su boyuna inmiş. Suya baktığında üzerinde hareket eden
yeşil bir ışık gerçekten varmış, o yaklaşınca ışık da ona yaklaşmış. O suyun
içine baktığı anda o da suyun içinden nineme bakıyormuş. Gördüğü şey bir balık
veya bir insan değil. Suyun içerisinde kafasının yansımasının olacağı yerde
duran yeşil bir ışıkmış. Suya dokunmak istemiş, tam elini sürecekken yeşil
ışık, hareketlenmeye başlamış. Ninem ürkmüş, elini geri çekmiş. İçini tuhaf bir
his kaplamış ve hızlı adımlarla orayı terk etmiş. Patikanın tepesine çıkıp
arkasından suya son bir kez baktığında, yeşil ışığı suda bir şeyler arıyor gibi
dolaşırken görmüş. Hızlı adımlarla eve doğru yola koyulmuş. Dere kenarından
yürüyüp, köy kahvesinin etrafından dolanmak için caminin arkasındaki minik
geçişe yönelmiş. Caminin köşesine geldiğinde köşede bir karaltı görmüş. Gördüğü
karaltıyı çarşaflı bir kadın sanmış. Kapkaranlıkmış, sokak lambasından gelen
ışık oracıkta karanlık tarafından emiliyor gibi, ne arkasına ışık geçiriyor, ne
de çevresinde gölge oluşuyormuş. Orada karanlıkta, karanlıktan daha karanlık
bir karaltı varmış işte. Bir an duraksamış, kahve önünden geçmenin daha güvenli
olabileceğini düşünmüş. O durunca gölgede bir kıpırdanma olmuş. Gölgenin kafa
kısmında iki nokta, siyahtan önce kırmızıya sonra da parlak bir beyaza geçerek
belirivermiş. İçindeki siyah noktalar olmasa karaltının gözleri değil de, biri
fener tutuyor sanırmış. Gözünü kamaştıran beyaz, ninemi çok korkutmuş. Korkmuş
ama nasıl olduğunu bilmiyor, karanlık içerisindeki gözlere doğru yürümeye
başlamış. Dikenli, böğürtlenli çalıların arasından geçerken, içinden bildiği
bütün duaları okumuş. Orada geçen 50adım boyunca, anlattığına göre 50yıllık
namaz duasına eşit dua okumuş. Arada bir etekleri dikenli çalılara takılıyor, o
yürüdükçe esneyen entarisi takıldığı yerden gerilip gerilip, fırlarken;
arkasından melodik bir hışırtı da onu takip ediyormuş. Karaltıya yaklaştığında
onun bir kadın olduğunu fark etmiş. İyi geceler demek istemiş ama ses
tellerinden bir türlü hava geçirip de ses çıkaramamış. Nefes alıyor fakat
veremiyormuş. Sesi bir türlü çıkmamış. Karaltının yanından geçerken ufak bir
hırıltı çıkarabilmiş sadece. Karaltı hiç cevap vermemiş hırıltıya. Kıpırdamamış
bile. Uzun, siyah saçları yaz sıcağının melteminde hafif dalgalanıyormuş. Bütün
o kütlede hareket eden saçlar dışında bir canlılık belirtisi yokmuş. Gerçi
saçlar da canlı olduğunun kanıtı değilmiş ama açık duran gözlerin parlaklığından
heykel olamayacağı aşikarmış. Gözlerine bakmadan yanından geçmiş ve
uzaklaşmadan bir şey fark etmiş. Rüzgarda dalgalanan saçlar ıslakmış…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: right;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="text-align: right;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Resim: Elif DOĞU&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-1252518340457903877?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/1252518340457903877/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=1252518340457903877" title="6 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1252518340457903877?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1252518340457903877?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/zil0uplm1FU/anneannemin-hikayeleri-1.html" title="Anneannemin Hikayeleri (1)" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-ywd0_y1ViNE/T7X6Ya7Td8I/AAAAAAAAAN0/Gov72_2Ru70/s72-c/buio.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>6</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/05/anneannemin-hikayeleri-1.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkQCQ3o7eip7ImA9WhVWEkw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-9186607385654680976</id><published>2012-04-23T23:52:00.003+03:00</published><updated>2012-04-23T23:52:42.402+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-04-23T23:52:42.402+03:00</app:edited><title>Sorular Silsilesi</title><content type="html">&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Y_1FtyWPkhw/T5XA7LjiT_I/AAAAAAAAANs/G2tHexVOH2U/s1600/sorular+silsilesii.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-Y_1FtyWPkhw/T5XA7LjiT_I/AAAAAAAAANs/G2tHexVOH2U/s320/sorular+silsilesii.jpg" width="282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Peyniri de seviyorum. Yoğurdu da.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
İkisini de eşit seviyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Neden hep seçim yapmak zorundayız ki? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
İkisi birden neden aynı anda yenmiyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Hâlbuki ikisi de rakıyla çok iyi gidiyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Biz yarı âşık insanlar mı, seçmeyi bilmiyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Siz de yarı âşık değil misiniz?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Brüt duygular yaşayıp, paylaştırmayan kim kaldı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Kim memnun? Kim netine bakıyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Uykum geliyor. Göz kapaklarım yanıyor mu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Gözüm mü soğumuş?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Isıtmak istiyorum gözümü&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Omuriliğim artık dik durmak istemiyor,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Omurlarım küsmüş birbirine&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Ayaklarım söylenmekte kara sulara…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Sanırım tomurcuklar çürüyor içimde&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Soğuk topraktan göğe yükseleceğim derken&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Biri gelip şap döküyor toprağa.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Tomurcukların içimde ölmesi kuşkusuz ki,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Kargaların kapmasından daha onurlu bir seçenek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Daha az üzücü değil!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Kargalarla pek işim olmadığını düşünüyorum&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Geçmişte bana sesimin güzel olduğunu söyleyip şarkı
söylettiyseler o başka…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Peki, bu lanet yastık nerede?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Işıklar artmış. Renkler puslu, keskin köşeler yok olmuş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Çay bitmiş ama soğuk eve sıcak dem kokusu hala yayılıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Burnum belli ki uyumaya niyetli değil. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Telefonumun şarjı dip seviyelerde, sabaha çıkar mı
bilinmez…&amp;nbsp; Zaten kimin garantisi var ki?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Kör kütük, sarhoşça yuvarlanıp gidiyoruz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Pek azımız yoldaki taşlardan sıçrıyor, göğüs
geremeyenlerin bir yarısı hala o taşların yanında.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Özgür olamıyoruz. Zihnimizi, ufkumuzu açmak lazım. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Tabi açmak ne demek? Ona da tanım lazım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Sol gözüm uyudu galiba, sağ da birazdan üstüne kapağını çeker.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Zihnimi kapatırken, sizi seviyorum. Açtığımda da seviyor
olacağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Hayatı seviyorum. En azından gayret göstermeli,
önyargılara önyargılı olmalı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Tekrar tekrar deneyip, yeni şanslar üretmeli. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
Toprak kokusunu duyunca çiçekleri düşünmeli.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
İyi geceler sarıpapatyalarım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-9186607385654680976?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/9186607385654680976/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=9186607385654680976" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/9186607385654680976?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/9186607385654680976?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/Sz-b4rjsJJI/sorular-silsilesi.html" title="Sorular Silsilesi" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-Y_1FtyWPkhw/T5XA7LjiT_I/AAAAAAAAANs/G2tHexVOH2U/s72-c/sorular+silsilesii.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/04/sorular-silsilesi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0EGQXY9eSp7ImA9WhVXEks.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-1296802222314156676</id><published>2012-04-12T23:13:00.003+03:00</published><updated>2012-04-12T23:13:40.861+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-04-12T23:13:40.861+03:00</app:edited><title>4</title><content type="html">&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-oyk-ZxUm0NM/T4c2pXru2cI/AAAAAAAAANA/E8Khqw5vf7M/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-oyk-ZxUm0NM/T4c2pXru2cI/AAAAAAAAANA/E8Khqw5vf7M/s320/4.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Şimdilik sen hayaletsin bir yerde,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; font-size: 12.0pt; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Acaba neredesin?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Belki de yanımdasın,&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Gözlerime bakıyorsun,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Elimi tutuyorsun,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Göğsüme yatıyorsun ben uyurken,&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Sağa sola döndüğümde rahatsız oluyorsun,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Yine de kendini kaşığa tamamlıyorsun.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Tuzsuz yemeklerime tuz ekliyorsun,&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Haberim yokken kötülüklerden koruyorsun&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Nefesimi içine çekiyorsun,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Sonra bana kendi nefesini üflüyorsun...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Seni nasıl gerçek yapacağım ben?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Ne lazımsa bulurum! İksir, değnek, öpücük?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Tek eksiğin beden mi yoksa?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Onu bulabilir miyim bilmiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Senin hayat bulabileceğin bir beden var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Öyle mükemmel bir beden görmedim ki ben&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Gerçi içinde sen olduktan sonra, hangi beden mükemmel değil ki?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Tahta bir kuklada bile hayat bulmana razıyım şu an...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Hey Peri! Çıksana ortaya! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;34 Beden bir kukla rica edeceğim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-1296802222314156676?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/1296802222314156676/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=1296802222314156676" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1296802222314156676?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1296802222314156676?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/IxfXpwuMeZE/4.html" title="4" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-oyk-ZxUm0NM/T4c2pXru2cI/AAAAAAAAANA/E8Khqw5vf7M/s72-c/4.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/04/4.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0cHRX85eSp7ImA9WhVRGEU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-6014815767169824709</id><published>2012-03-28T00:50:00.001+03:00</published><updated>2012-03-28T00:50:34.121+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-03-28T00:50:34.121+03:00</app:edited><title>Laura -3</title><content type="html">&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-KsKOl4dBJn8/T3I1vwo08YI/AAAAAAAAAM4/ratcg40nZ7A/s1600/Laura-3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-KsKOl4dBJn8/T3I1vwo08YI/AAAAAAAAAM4/ratcg40nZ7A/s320/Laura-3.jpg" style="cursor: move;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Senin ne güzel saçların var&lt;br /&gt;
Ne renk anlamıyorum ama çok güzel bir renk olmalı&lt;br /&gt;
Bazen önümden geçiyorsun ama bakış eksenimiz hiç kesişmiyor&lt;br /&gt;
Yüzün hep karanlık..&lt;br /&gt;
Bazen ayaklarını fark ediyorum&lt;br /&gt;
Yolda hareket eden ayakkabılar sadece...&lt;br /&gt;
Tak tuk tak tuk. Ağır bir kişilik taşıyor...&lt;br /&gt;
Bu arada ayakkabılar çok güzel, tebrik ederim&lt;br /&gt;
Topukların da tam uygun boyda.&lt;br /&gt;
Boyun kısa mı, uzun mu bilinmez ama bana çok uygun&lt;br /&gt;
Kolum tam beline denk geliyor.&lt;br /&gt;
Senin de azıcık topukların yerden kalkıyor beni öperken.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Profiterol çekti mi canın?&lt;br /&gt;
Hani özel ekmeğinin içinde sürpriz bir krema vardır ya&lt;br /&gt;
Senin için o krema ben olmalıyım.&lt;br /&gt;
Çikolataların arasından ulaşmalısın bana&lt;br /&gt;
Yeterince çikolata yedikten sonra bana gel ki&lt;br /&gt;
Hem sana fazla gelen, o şekerli tadı&amp;nbsp;dengeleyeyim&lt;br /&gt;
Hem de aklın çikolatalarda kalmasın&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-6014815767169824709?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/6014815767169824709/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=6014815767169824709" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6014815767169824709?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6014815767169824709?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/v9My8G-GNg8/laura-3.html" title="Laura -3" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-KsKOl4dBJn8/T3I1vwo08YI/AAAAAAAAAM4/ratcg40nZ7A/s72-c/Laura-3.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/03/laura-3.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkIAQns7fyp7ImA9WhRaEkg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-959266234545116923</id><published>2012-02-15T00:29:00.000+02:00</published><updated>2012-02-15T00:29:03.507+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-15T00:29:03.507+02:00</app:edited><title>Martina - 2</title><content type="html">&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ms9xNRNUwac/TzrfcZRDZMI/AAAAAAAAAMo/30taCuUgjOQ/s1600/Martina.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="257" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ms9xNRNUwac/TzrfcZRDZMI/AAAAAAAAAMo/30taCuUgjOQ/s320/Martina.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Beynimin fon
kâğıdına senin fotoğrafını yapıştırdım&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Hafif silik bir fotoğraf, daha çok karakalem&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Pek belli değil gözlerinin rengi,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Burun hatların belli belirsiz hoş bir gri,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Ucunda minik ham bir kiraz,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Kiraz’dan da tatlı bir biraz&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Aslında özel bir ilgim yok kiraza&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: -webkit-auto;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Ama artık her kirazda burnun var&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Dünyamda
kirazlar artık gri,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Kırmızısı güzel
olmaz ki.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Küçük
çikolatalar var ya,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Hani kekin
içine kattığın&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Onları benim
içime şimdiden kattın&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Kabımın
içine girdim,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Pişeceğim zamanı
bekliyorum&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Ama önce gel
kabartma tozu ek içime&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Sen ısıyı
verince büyüyeyim şöyle gerile gerile&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Öp beni
pudralarınla&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Kenarlarımı da
gevrek bırak,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif;"&gt;Şimdi kekin
ortasına kiraz koyma vakti geldi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-959266234545116923?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/959266234545116923/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=959266234545116923" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/959266234545116923?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/959266234545116923?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/h1HIfhTS9Bk/martina-2.html" title="Martina - 2" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-Ms9xNRNUwac/TzrfcZRDZMI/AAAAAAAAAMo/30taCuUgjOQ/s72-c/Martina.png" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/02/martina-2.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkMMSHk6fCp7ImA9WhRbFUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-3892429694330472429</id><published>2012-02-07T02:28:00.000+02:00</published><updated>2012-02-07T02:28:09.714+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-07T02:28:09.714+02:00</app:edited><title>Margriet-1</title><content type="html">&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EacZdnNj31Y/TzBvoFK6asI/AAAAAAAAAMg/c05qpfxBnTc/s1600/Margriet+1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-EacZdnNj31Y/TzBvoFK6asI/AAAAAAAAAMg/c05qpfxBnTc/s320/Margriet+1.jpg" width="232" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Sen yaptın beni böyle!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Hiç bilmesen de neler olduğunu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Neler&amp;nbsp;neler oldu bana&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Pembe baloncuklar soktun göz bebeklerime&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;O nasıl bir gülüş öyle?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Seni bir kandırsam,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Evimde kadın yapsam?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Hoş olurdu herhalde&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Pek olmadım böyle&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Zaten kaç kere çarpıldım ki?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;İtiraf ediyorum ilk değilsin&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Tamam, hadi son olmasan da olur&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Gözlerim açık gönderme yeter&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Seni karşıma alıp öyle televizyon gibi izleyebilirim&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Ya da çamaşır makinesiymişsin gibi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Bön bön bakarım sana&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Nasıl bir güzelsin sen?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Kokun nasıl acaba?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Kesin çikolatalıdır, en bitterinden&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;O nazik parmak uçların nasıl da üzerinde geziniyor,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Çellonun tellerini öyle kıskanıyorum ki.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Şarkı sonlarında bazen sarılıyorsun ya ona&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;İşte o an bir odun kadar değerim olmadığını anlıyorum&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Akordunla iki kulağımın arasına delik açıyorsun&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Kim ne söylese anlamıyorum&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;Bir gün gerçek olsana sen…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-3892429694330472429?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/3892429694330472429/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=3892429694330472429" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3892429694330472429?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3892429694330472429?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/EeCWAfW_mb8/margriet-1.html" title="Margriet-1" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-EacZdnNj31Y/TzBvoFK6asI/AAAAAAAAAMg/c05qpfxBnTc/s72-c/Margriet+1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/02/margriet-1.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkcCRHk4cCp7ImA9WhRUFE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-4249639714518802350</id><published>2012-01-24T22:47:00.001+02:00</published><updated>2012-01-24T22:47:45.738+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-24T22:47:45.738+02:00</app:edited><title>Bir zamanlar</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-AFA6wGugiEg/Tx8Y2q6ikuI/AAAAAAAAAMU/t0rXpGN9IRQ/s1600/bir%2Bzamanlar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-AFA6wGugiEg/Tx8Y2q6ikuI/AAAAAAAAAMU/t0rXpGN9IRQ/s320/bir%2Bzamanlar.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Özlüyorum seni, belli belirsiz&lt;br /&gt;
Öyle sabah akşam değil, rastgele…&lt;br /&gt;
Gece uyanıp seni düşlüyorum,&lt;br /&gt;
Tenin gibi değil yastığım&lt;br /&gt;
En çok da kokunu özlüyorum&lt;br /&gt;
Yastığım değil de bazen uykum kokuyor… Sen, sen…&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Seninle telefondayken kokun geldi bugün&lt;br /&gt;
Boynundan yeni çıkmış sanki dudaklarım&lt;br /&gt;
Buram buram boyun koktu bana&lt;br /&gt;
Aşeren biri gibiyim sanki&lt;br /&gt;
Ne doğururum meçhul…&lt;br /&gt;
Düşük olmasa bari…&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tenine doyamadan gidiyorum buralardan&lt;br /&gt;
Gelir miyim, gelirim herhalde&lt;br /&gt;
Sen gelir misin? Beklerim..&lt;br /&gt;
Geldiğimde tenini hatırlar mıyım? Bilmem ki..&lt;br /&gt;
O beni hatırlar mı?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir müddet kokun gelecek bana&lt;br /&gt;
O gök gürültülü gülüşün çıkacak karşıma&lt;br /&gt;
Kahkaha atan bir koku belirecek belli belirsiz&lt;br /&gt;
Kahkahayı bütün ciğerlerime çekeceğim&lt;br /&gt;
Tenin gülümseme kokuyor, orası kesin&lt;br /&gt;
Ama senin gülümsemen mi, benim mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-4249639714518802350?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/4249639714518802350/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=4249639714518802350" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/4249639714518802350?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/4249639714518802350?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/f5FmzYL0kLQ/bir-zamanlar.html" title="Bir zamanlar" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-AFA6wGugiEg/Tx8Y2q6ikuI/AAAAAAAAAMU/t0rXpGN9IRQ/s72-c/bir%2Bzamanlar.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/01/bir-zamanlar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C04NRnw-fSp7ImA9WhRVEEs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-6714350789672785237</id><published>2012-01-09T00:32:00.000+02:00</published><updated>2012-01-09T00:33:17.255+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-09T00:33:17.255+02:00</app:edited><title>Doktorella 4</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hmDrgErhw-k/TwoV6buuUDI/AAAAAAAAALs/rBre15LEfTU/s1600/doktorella%2B4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="239" width="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-hmDrgErhw-k/TwoV6buuUDI/AAAAAAAAALs/rBre15LEfTU/s320/doktorella%2B4.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kuşkusuz ki ihtiyacım olan miktar 1mg değildi. Aşırı güç gösteren insanların vücudunda bu maddeden veya bunun gibi özel maddelerden daha yüksek miktarlarda çıkıyor olmalı. Adımlarımı ve notlarımı tekrar incelediğimde şöyle bir sonuca vardım. Son donörden çıkardığım 1mg hormon, o adam korkup altına ettikten sonra çıkmıştı. Yani hormonun vücudunu etkiledikten sonra kanda kalan kırıntıydı bu miktar. Bu kimyasalın bir kısmını korku esnasında kaslarına pompalamış olabilir. Bana da artık 1mg kalmıştır. Deneyimin kapsamını artırmak için kaslara gitmeden o kanları bulmalıyım. Hormon bezlerinin çıkışından çizgili kaslara yönelen damarların gidiş yolunu ufak bir iki ameliyatla kendi kurduğum düzene bypass edecek sistemi kurdum. Bunu ekibin en dinç görünenine yaptım. Biraz kan kaybedince hemen koyuvermeyecek biri olmalı. Kurulum tamamlandıktan sonra artık düzen şu şekilde olmuştu. Hormon bezlerinden çıkan bütün salgılar ilk çıktığı anda A kabıma, hormon bezlerinden salgılanmamış olabilecek herhangi bir sıvı ihtimali için de kaslara giden kanlar B kabıma boşalacak. Sistemi etkin hale getirince kaslara kan hiç gitmeyecek. Bu sebeple kısa bir sürede kolları çürümeye başlayacak. Deney süreme göre birkaç uzuv kaybı yaşayabiliriz. İlk defa merhametli olasım geldi ve deneyi kademeli yapmaya karar verdim. Önce hormon bezlerinden çıkan salgıları toplayacağım. İkinci deneyde kaslara gidenleri alacağım. Böylece konuk oyuncumuz bir gün daha ağrısız bir şekilde takılabilecek ya da aynı deneği iki kere kullanabileceğim. &lt;br /&gt;
Üç gün sonra bana 3litre kan ve gözyaşı verip bayılan bağışçının kıyma makinesindeki artıklarının son poşetini evden uzaklaştırdım. Dinç, Genç, duyguları yıpranmamış birini arıyordum. Tam kafamda nereden, nasıl sorularına cevap ararken kiracım elinde zarfla kirasını getirdi. Zarfı bana uzatırken sanki beyaz teni güneş ışığı altında parlıyordu. Zarfı almak için elimi uzattığımda, öne doğru hamle yaptı ve boynundaki gömleği sırtına yakın durmakta iddialı olunca, boyun damarlarını gördüm. Tanrım ne güzel duruyordu damarları. Bir anda kendimi dallarındaki üzümleri, karadut rengine yaklaşmış bağ sahibi gibi hissettim, hasat heyecanına kapıldım. Hemen toplamalıydım onları yoksa bozulmaları an meselesiydi. İç çamaşırımın ıslandığını hissettim. Bu da vücudumda salgılanan hormona bedenimin tepkisi olmalıydı. O an inanılmaz adrenalin dolmuştum ve kanımda dolaşan bu sıvı, gücümü de artırmış mıdır diye elimdeki en kolay fırsatı değerlendirdim. Kiracıma bütün gücümle tokat attım.&lt;br /&gt;
Kendine geldiğinde zarfı alıp almadığımı sordu. Tokat attığımı hatırlamadı ya da korktu, onu haraca bağladım sandı. Kalktığında ondan çok özür diledim, kol kasları üzerinde bir deneme yaptığımı, kolumun istemsiz kasıldığını söyledim (istemsiz nişan almasına hiç şaşırmadı). Bir yandan elimin acımaya başladığını hissederek, kendimi affettirmek için onu akşam yapacağım bir deneye konuk olarak çağırdım. Büyük bir heyecanla kabul etti, belli ki onda da bazı salgılar kanında dolaşmaya başlamıştı (bu sırada bana tokat atmasını istesem, beni yanlış anlar mı acaba?). &lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-6714350789672785237?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/6714350789672785237/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=6714350789672785237" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6714350789672785237?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6714350789672785237?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/sZg-6jPaPL8/doktorella-4.html" title="Doktorella 4" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-hmDrgErhw-k/TwoV6buuUDI/AAAAAAAAALs/rBre15LEfTU/s72-c/doktorella%2B4.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2012/01/doktorella-4.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0YGRXk7cSp7ImA9WhRXEkk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-3140430547527061633</id><published>2011-12-18T22:45:00.002+02:00</published><updated>2011-12-18T22:45:24.709+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-12-18T22:45:24.709+02:00</app:edited><title>Doktorella -3</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gzGTc4ejTt0/Tu5OZnvRaxI/AAAAAAAAALc/G_DLyqChDDo/s1600/doktorella%2B3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="318" src="http://4.bp.blogspot.com/-gzGTc4ejTt0/Tu5OZnvRaxI/AAAAAAAAALc/G_DLyqChDDo/s320/doktorella%2B3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Ertesi gün tam üç kişi geldi. Kuralları baştan koydum. “Kendi katın, dışında diğer katlara girmek kesinlikle yasak!”.  Kirada indirim istemeyen, benim için en ekonomik kiracıyı kabul ettim, 23yaşında inek tipli bir öğrenci. İlk başlarda geleni gideni çok olabilir diye biraz endişelenmiştim ama daha sonra fark ettim ki hiç arkadaşı yok. Bir sabah bahçede kahvaltımı yaparken bahçe kapısının önünde onu sigara içerken gördüm. Yanıma çağırıp bir bardak çay ikram ettim. Dairesinde sigara içmiyormuş, odasına girmeden, beni de rahatsız etmeden kapının önünde içmek istemiş. Endüstri mühendisliği okuyormuş. Çevredeki esnaf ve komşular benim çok hayırsever biri olduğumu söylemişler ona. Sokaktaki evsiz aç insanları besliyormuşum. O da eve girip çıkan tiplerden bunu fark etmiş. Gerçekten çok saygın bir iş yaptığımı söyledi. Keşke herkes benim gibi olsaymış. Konuyu hızlıca kapatarak çalışmam gerektiğini söyledim. Ne hakkında olduğunu sordu. Bir çeşit formül üzerinde çalıştığımı söyledim. Ne gibi bir formül olduğunu sordu? Tanrım ne kadar çok soru soruyordu! Herkesin öğrenmesi gereken bir formül olmadığını söyledim. Kalktım gittim. Giriş kattaki tv izleme odalarına geçtim. Odaya girer girmez, bahçede taze çay kokusuyla şımarmış burnumu, idrar ve çöp kokusu karşıladı. Tv izleme koltuklarına bağlı insanlar ne kadar da pis kokuyorlar. Sanki hiç yıkanmamışlar gibi. Doğru ya ne ara yıkanacaklar? Nerede yıkanacaklar? Onları kendi burun sağlığım ve evde saçma sapan hastalıkların ürememesi için yıkamam gerekiyor. Ertesi gün bodrumdaki dondurucuları başka odaya aldım. Kıyma makinesinin orada geniş bir su gideri vardı. Üzerindeki bir kısmı pıhtılaşmış kanları dağıtmak için biraz yıkadım odayı. Ardından birinci dünya savaşından kalma Yahudi görünümlü tipleri aşağıya indirdim ve soyunmalarını söyledim. Hepsi çelimsiz ve ezik olduklarından, karşı koymadan soyundu, ne olduğunu bile soramadılar korkudan. Şu an bodrumda 8tane çıplak insan var. Onları yıkamak için soyunmalarını isterken, hiç itiraz etmeden soyunan bu insanların duygularını nasıl emebilirim ki? Tek bekledikleri şey komut. Duyguları yok, itaat ediyorlar sadece. Şartlandırırken kolay ama bu insanlar korkmak için bile komut bekliyor. Ya da sürekli korktuklarından fark yaratamıyorlar. Oldukça güçlü, su püskürten bahçe hortumumla hepsini ıslattım. Üzerlerini yer fırçasıyla köpürtüp bir güzel temizledim. Sonra duruladım hepsini. Keşke asarak kurutabilseydim bunları diye düşündüm ama çok mantıklı gelmedi. Kiracım onları bahçede ipten sarkarken görmemeliydi. Kurulanmaları için ısıtıcıyı sonuna kadar açtım, sarı lağımcı botlarımı çıkardım. Bahçede bir sigara içtim.&lt;br /&gt;
Bugün büyük bir ilerleme kat ettim. Duygu donörlerimden yeni birini cihaza güzelce bağladıktan sonra, korkması için şartlı refleksini yerine getirdim. Köpek havlamasını duyunca, nasıl korktu anlatamam. İzlettiğim videonun inanılmaz profesyonellikte olmadığını biliyorum. Köpekle ilgili başka anıları olmalı. Altına ıslatmasıyla, kalbinin kabıma 3litre kan pompalaması eş zamanlı oldu. Hemen bayıldı zaten.  Kanını özel kaplarda santrifüj ettikten sonra istediğim hormonlu kesimi bulduğumu düşünüyordum. Mikroskop altında yaptığım incelemede, korkmuş evsizlerin kanlarından farklı bir maddenin olduğu apaçık ortadaydı. 3litre kan içinden sadece 1mg çıkarabilmiştim. 1mg hiç de az değildi. Bu adamı bu kadar korkuttuğuna göre bende de bir etkisi olması lazım. Tabi onu korkutan bulduğum bu maddeyse. O an aklıma parlak bir fikir geldi. Tepkilerini hiç belirleyemediğim, tepkisiz hastalara bu kimyasalı enjekte etsem ne olacak ki? Kendi üzerimde denemeliyim. Hemen uygun serumla birlikte kendime enjekte ettim. Enjeksiyonu daha çıkarmadan bütün vücuduma yayıldı, beynime aniden kan çıktı, patlayacak gibi oldu,  elimdeki enjektörü düşürdüm, kolumda güç kalmamıştı, her an yere yığılabilirdim ve nedensiz ağlamaya başladım…&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-3140430547527061633?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/3140430547527061633/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=3140430547527061633" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3140430547527061633?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3140430547527061633?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/FMXT1po4xZQ/doktorella-3.html" title="Doktorella -3" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-gzGTc4ejTt0/Tu5OZnvRaxI/AAAAAAAAALc/G_DLyqChDDo/s72-c/doktorella%2B3.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/12/doktorella-3.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEEBRnc8fip7ImA9WhRRFUU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-7670091712777006297</id><published>2011-11-27T23:38:00.001+02:00</published><updated>2011-11-29T18:04:17.976+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-11-29T18:04:17.976+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="filtremdekiler" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cinayet" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="özgün salih usal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sadakatsiz adamın suç defteri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="perili ev" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="doktorella" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="doktor" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="katil" /><title>Doktorella-2</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-5zRCKGZcx1k/TtKxLC6HXdI/AAAAAAAAALM/Uyzy9y7lKNU/s1600/Doktorella%2B2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="306" width="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-5zRCKGZcx1k/TtKxLC6HXdI/AAAAAAAAALM/Uyzy9y7lKNU/s320/Doktorella%2B2.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bedensel aktivitenin çok yoğun olduğu bir anda kalp dakikada 38litreye kadar kan pompalayabilir. Bir vücutta ise 5-6 litre kan vardır. Yani kalbin bu tempoda yaklaşık 9saniye çalışması sonucunda vücutta kan kalmaz. Tabi ki kan azaldıkça kalbin temposu da düşüyor. Buna da çözüm buldum. Kalbi dışarıdan bir kaynakla besliyorum. Üzerinde özel besleme kanalları oluşturup, besleyen kanı devridaim yaptırıyorum. Bu sayede vücuttaki kan azalsa bile kalp aynı hızda çalışmaya devam ediyor. Çalışmalarım için kalbin 1dakika kan pompalaması yetiyor da artıyor bile. Bundan sonra araştırmalarım başlıyor ve bitmesi için kalbimin en az 48saat kan pompalaması gerekiyor.&lt;br /&gt;
Ha şunu da belirtmek isterim ki, buraya yazdığım verilerin hepsi deneylerimin sonuçlarından ibaret. Her bir boku bildiğini zannedip, bilgileri kitaptan öğrenen, kendilerine doktor diyen o zavallıların bilgilerine benzemez. E tabi kesin sonuçlara ulaşmak için bazı arkadaşlarımız kendilerini feda ettiler ama bu yolda ilerlerken kim fedakârlık yapmıyor ki? Hem sokakta ölselerdi daha mı iyiydi? Bir amaç uğruna ölmek en güzeli… Şehit olmak gibi bir durum bana kalırsa.  Gerçi artık ölümleri oldukça azalttım. &lt;br /&gt;
Önceleri belli bir duyguyu yoğun yaşayan birinin kanını başka birine vererek aynı duyguyu yaşayıp yaşamadığını öğrenmeye çalıştım. Bu denemeler sırasında kan gruplarının önemini kavradım. Tabi bir de Rh faktörü var. Bunların farklı olduğu durumlarda adaylar(bu tanımlama onları biraz daha havalı yapıyor) önce kızarıp, sonra morarıp ardından beyazlaşıyorlardı. Artık kısa bir kan grubu testi yapıp kollarına bantlar yapıştırıyorum, bu şekilde adaylar hemen ölmüyor. Ayrıca çalışmalarımın daha gizemli kalması adına yakında barkod sistemine bile geçeceğim. &lt;br /&gt;
Ben kan gruplarını keşfetmeden önce evdeki ölüler çok artmıştı, bodrumdaki koku yoldan geçenler tarafından rahatlıkla fark edilebiliyordu. Bodrumu havalandırmasam bu sefer koku eve yayılıyordu, deney çocuklarım rahatsız oluyordu. Ne yapsam diye kara kara düşünürken etrafa çamaşır suyu dökme fikri geldi. Şu belli aralıklarla fıs fıs yapan oda kokularından kullanıyordum. Sürekli çamaşır suyu sıkıyordu etrafa. Gerçekten işe yarıyordu ama bu sefer de çamaşır suyu masraflarım çok artmıştı.  Bir gün ölülerle farelerin çok ilgilendiklerini keşfettim. Şu dünyada iğrendiğim bir şey varsa o da faredir. Farelerden veya ölülerden kurtulmak için büyükçe bir kıyma makinesi aldım. Adayları önce parçalara ayırıp daha sonra komşu mahallelerdeki çöp konteynırlarına paylaştırıyordum. Evde çöpe gitmeyi bekleyenler için de bir dondurmacıdan iki tane büyük dondurucu aldım. Dondurmacı da hediye olarak iki kutu dondurma verdi. Onları da dondurucuya koydum. Bazen et çekerken canım dondurma çekiyordu.&lt;br /&gt;
Evdeki ölümler azalınca evin yiyecek, içecek ve elektrik gibi yaşamsal tüketim miktarları arttı. Ek gelir kaynağına ihtiyacım vardı ve evin en üst katında kullanmadığım oda aklıma geldi. Hemen camına bir kağıt yapıştırdım; “Kiralık Oda”…&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-7670091712777006297?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/7670091712777006297/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=7670091712777006297" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/7670091712777006297?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/7670091712777006297?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/mFTvvo4-w0Q/doktorella-2.html" title="Doktorella-2" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-5zRCKGZcx1k/TtKxLC6HXdI/AAAAAAAAALM/Uyzy9y7lKNU/s72-c/Doktorella%2B2.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/11/doktorella-2.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUAGQng5fyp7ImA9WhRRFE8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-1701720745679876268</id><published>2011-11-10T01:16:00.000+02:00</published><updated>2011-11-27T23:02:03.627+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-11-27T23:02:03.627+02:00</app:edited><title>Doktorella-1</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-FoHDbFvz9C8/TrsI1zN4EtI/AAAAAAAAAK4/aiuiY61ZnAM/s1600/Doktorella%2B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="154" width="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-FoHDbFvz9C8/TrsI1zN4EtI/AAAAAAAAAK4/aiuiY61ZnAM/s320/Doktorella%2B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bu deneyi 17aydır tekrarlıyorum. Bilim adamı sayılmam. Kullandığım yöntemleri uygulamak için çok fazla şey öğrenmeme de gerek yoktu zaten. Biyoloji ve tıpla ilgiliyim. Biraz da araştırmacıyım. Bazı testler yapıyorum diyelim. Araştırdığım konu canlıların hissettiği duyguların, sinirsel tepkilerini nasıl etkilediği, yani duygularımızın bedenimizde yarattığı güçten bahsediyorum. Hepiniz duymuşsunuzdur şu tarz hikâyeler, küçük çocuğunun araba altında kaldığını gören anne tek eliyle kendi ağırlığının yirmi katı bir arabayı kaldırır. Hayır, bu sadece adrenalinle olamaz. Başka bir güç var ortada, onu bulmak lazım, kasların içinde saklı olan gücü ortaya çıkaran şeyi. Hormon mu, ruh mu, iman mı, ne? Ben hormonal boyutla ilgileniyorum. &lt;br /&gt;
Mesela şöyle; annenin o an hislerini bir şekilde dondursak veya hislerinin sonucu ortaya çıkan salgılarını bir yere depolayabilsek. Bu nasıl bir ilaç olurdu? Bir hap yutuyorsunuz ve bir anda yeşil deve dönüşüyorsunuz. Bu yoğunlaştırılmış özütü doğal yollardan elde etmeyi düşünüyorum. Benim hap, şurup, fitil her ne ise kimseyi yeşil yapmayacak. Öngörüme göre kaslar alışık olmadığı bir güçle zorlandığından yapılarında çok fazla yırtılma olacak, ilk seferinden sonra çok şiddetli ağrılar hissedecekler, takip eden her dozda bu ağrılar azalacak. Bir gün gelecek bu ilaç Robocop kostümü gibi olacak. Ayrıca hedef buluşlarım sadece insanları güçlendirecek bir ilaç olmayacak,  zekâyı artıran, duyuları keskinleştiren ilaçlar da düşünüyorum. Tabi bunların birleşimlerini de düşünün! Oldukça param olacak galiba. Keşke bunları para için yapıyor olsaydım o zaman her şey çok daha kolay olurdu. &lt;br /&gt;
Babamdan kalan biraz mal mülk ve emekli maaşı var. Düzenli gelirlerim bunlar. Bu parayla tek başıma yaşadığım 3katlı binada(komşularımız kendi evlerine villa diyor) ufak bir laboratuvar kurdum, tabi ki bodrum katta. Burada çeşitli deneyler yapıyorum. İlk başlarda mahalleden kediler azalmaya başladı, sonra köpekler onları takip etti. Pet shop’lardan maymun, bukalemun gibi tuhaf yaratıklar getirdim eve. Allah aşkına bunların korktuğunu, mutlu olduğunu nasıl anlarım ben? Anlayamadım. Ben de çevredeki evsiz insanları toplamaya başladım. Önceleri onlara yemek verip, testler yapıp göndermek hedefindeydim. Ama her akşam evine dönen tiplerden bana hayır yoktu. Ben de geri dönmemelerini sağladım. Zaten bedava yemek ve yatak onların da kaçacağı bir durum değildi. İlk başlarda onları derinden etkileyecek bir durum bulmak için saatlerce belki günlerce konuşmam gerekiyordu ve ben bu konuda pek de becerikli değildim. Ben de filmlerde olduğu gibi beyinlerine kendim bilgiler yazmaya çalıştım. Onlara günde 18saat film izletiyorum (9–9 iki periyotta). Aradaki sürede uyumalarına izin veriyorum. Bu şekilde daha verimli oluyor, filmler akıllarında daha çok kalıyor. Gerçi izlettiğim filmler de öyle akılda kalmayacak şeyler değil. Toplamda 10dakikalık bir videoyu defalarca izleyip duruyorlar. İzlerken zihinleri canlı kalsın diye onlara bazen adrenalin ve benzeri ilaçlar veriyorum. Onları şartlandırıyorum. Her birine farklı film gösteriyorum.  Kimisi zil sesi duyunca korkuyor, kimi bıçak görünce, kimi motor sesi duyunca. Kendimi Pavlov gibi hissetmemi sağlıyorlar.  Onların korkuları üzerinde yoğunlaşıyorum, zayıf noktalar yaratıyorum. Duyuları yeterince koşullandığında onları 7numaralı odaya alıyorum ve gerekli dış şartları yaratıyorum. Geriye tek şey kalıyor, kaslarına giden salgıyı bulmak. Onu da taşıyan kan olduğuna göre. Vücutlarından birazcık kan çekmem gerekecek...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-1701720745679876268?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/1701720745679876268/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=1701720745679876268" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1701720745679876268?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1701720745679876268?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/1qezm0qd5ig/doktorella-1.html" title="Doktorella-1" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-FoHDbFvz9C8/TrsI1zN4EtI/AAAAAAAAAK4/aiuiY61ZnAM/s72-c/Doktorella%2B1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/11/doktorella-1.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUUMQ34zcCp7ImA9WhdbGUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-8283285297142983755</id><published>2011-10-18T21:41:00.000+03:00</published><updated>2011-10-18T21:41:22.088+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-18T21:41:22.088+03:00</app:edited><title>Yastık</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-OidjsL7IdQM/Tp3H3GpWzOI/AAAAAAAAAKQ/MLj_9-rrM84/s1600/Yast%25C4%25B1k.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="287" src="http://2.bp.blogspot.com/-OidjsL7IdQM/Tp3H3GpWzOI/AAAAAAAAAKQ/MLj_9-rrM84/s320/Yast%25C4%25B1k.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Yastığımda bir koku var senin mi bilmem...&lt;br /&gt;
Burnum bile bilmiyor, bu koku kimin?&lt;br /&gt;
Hatırladığım bazı anılar var, seni sevmişim belli ki&lt;br /&gt;
E nerdesin şimdi? Adın neydi ya?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Koltuğumda bir çukur var&lt;br /&gt;
Bana mı geldin?&lt;br /&gt;
Kuşburnu çayı ister misin?&lt;br /&gt;
Şeker kullanıyor muydun?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Elime bir sıcaklık geldi&lt;br /&gt;
Rüzgâr mı bilmem…&lt;br /&gt;
Elimi hiç tutmuş muydun,&lt;br /&gt;
Yerler kaygan değilken?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gözlerim kapanıyor artık&lt;br /&gt;
Çok uykum var. &lt;br /&gt;
Yastık da mis gibi kokuyor.&lt;br /&gt;
Yeni yıkanmış…&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-8283285297142983755?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/8283285297142983755/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=8283285297142983755" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/8283285297142983755?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/8283285297142983755?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/dw2bNmMMAT0/yastk.html" title="Yastık" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-OidjsL7IdQM/Tp3H3GpWzOI/AAAAAAAAAKQ/MLj_9-rrM84/s72-c/Yast%25C4%25B1k.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/10/yastk.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUUMQHs7fCp7ImA9WhdUGEU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-6725848833559848917</id><published>2011-10-05T23:50:00.000+03:00</published><updated>2011-10-06T09:41:21.504+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-06T09:41:21.504+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-11</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wWmUNoo7I8M/TozCO-sScRI/AAAAAAAAAJc/KBtXV-C6css/s1600/sads%2B11.JPG" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="320" width="304" src="http://4.bp.blogspot.com/-wWmUNoo7I8M/TozCO-sScRI/AAAAAAAAAJc/KBtXV-C6css/s320/sads%2B11.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gözümü açtığımda önümde kapalı bir fermuarın arka tarafını gördüm. Kendimi benim ufaklık gibi hissettim. Onu dışarı salmadığımda ne kadar sıkılıyor olmalı diye düşündüm. Fermuarı açmadan ayağa kalktım. Kalktığım masada içi dolu bir poşet vardı. Morgdu burası. Gözlerim kapandı.&lt;br /&gt;
Tekrar gözlerimi açtım. Etraf bembeyazdı. Filmlerdeki bulutlu cennet tanımına uyan bir yerdeydim. Uzaktan bir fısıltı duymaya başladım. Karımın sesiydi… Karım dua ediyordu…&lt;br /&gt;
“Sevgili tanrım, &lt;br /&gt;
Sen kocamın günahlarını affet. Ona orada iyi bak. Eğer kadınsan onun sana iyi bakacağına, anlaşacağınıza eminim hatta sana inanmaya başlaması an meselesi ama erkeksen lütfen biraz tevazu göster, oraları karıştırılabilir. Biliyorum birçok insan onun kendilerini üzdüğünü düşünüyor, hatta tahmin ediyorum ki zinanın türlü türlüsünü yapmıştır ama hep iyi yalan söylemiştir, hiç çaktırmamıştır. Günahlarını da kimseye çaktırmadan yaptığına eminim. Ortada onu suçlayan olmadığına eminim. Aslında o, oldukça da iyi bir adamdır… Öyle iyilik yaptığı olmuştur… İlla ki yapmıştır… Ben bilmesem bile bilen birileri vardır. Eğer sevap sayılırsa son zamanlarda beni gerçekten sevdiğine eminim. Ben şahidim buna. Mutsuz bir kadına hayatının mutluluğunu verip, çökmekte olan bir evliliği kurtarmak büyük bir sevap değil midir?&lt;br /&gt;
Lütfen sen onu cennetine al. Orada ilk zamanlarda beni hep seveceğine eminim. Yukarıda zaman kavramı var mı bilmiyorum ama gene de bir ömür beni severek geçireceğini düşünmüyorum. Bir müddet sonra orada sıkılıp hurilere sarkıntılık etmeye başlayacaktır… İşte tam o zaman onu şimşeklerinle çarpmalısın! Ya da çarpma bırak oyalansın onlarla. Ben gelene kadar takılsın. Ama ciddileşmesine izin verme! Ciddileştikçe şimşekle onu! Onun hala bir karısı var… Karısı burada. Gördün mü bak buradayım. Arada onu aşağı gönder, ben duştayken beni izlemeyi seviyor. Ama bu seçimi sakın ona bırakma, ona kalsa o edepsiz banyoma kamera koyar yukardan arkadaşlarıyla izler. Benimkilere yaptıklarını anlatır orada. &lt;br /&gt;
Seviyorum ben kocamı. Evet, o hala benim kocam. Tam da her şey değişmişken, düzelmişken, nereden çıkardın ki o kamyonu?! Güvenlik kameraları kocamı suçlu gösteriyormuş. Yolun ortasına öylece etrafına bakmadan atlamışmış. İntihar gibi… Niye intihar etsin ki? Kocam gibi dış görünüşüne önem veren biri, bütün vücut kemiklerinin parçalanacağı, yüzünün tanınmaz hale geleceği bir ölüm şekli seçer mi hiç? Ne yani kontenjan mı eksikti yukarıda? Yoksa burada mı fazlaydı? Orada adama ihtiyaç varsa sokaktaki evsizleri neden almıyorsun tanrı aşkına? &lt;br /&gt;
Sevgili kocam, &lt;br /&gt;
Eğer beni duyuyorsan bil ki yakında bu toprağın altında, senin yanında çürümeye başlayacağım. Hatta bu acıyla belki senden önce çürürüm. Seni nereye gönderdilerse bana bir işaret gönder, ben de o tarafa meyilli bir ölüm düşüneyim. İntihar edebilirim, şehit olabilirim, senin yanına gelmek için ben her bir şey olurum. Sen şimdi hurilerin tadını çıkar. Yakında kıskançlıklarımla yanında olacağım…”&lt;br /&gt;
Canım karım ya beni nasıl da seviyor… Ben de onu öyle seviyorum ama önce biraz huriler…                                                     &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SON&lt;br /&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-6725848833559848917?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/6725848833559848917/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=6725848833559848917" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6725848833559848917?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6725848833559848917?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/iRC_sA4IhUg/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-11.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-11" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-wWmUNoo7I8M/TozCO-sScRI/AAAAAAAAAJc/KBtXV-C6css/s72-c/sads%2B11.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/10/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-11.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0YARng4fCp7ImA9WhdUGEk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-4517285369775031065</id><published>2011-09-17T00:02:00.001+03:00</published><updated>2011-10-05T21:59:07.634+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-05T21:59:07.634+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-10</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-SiwZM236IfQ/TnO5PlAobVI/AAAAAAAAAJQ/zQcq9qUZxC4/s1600/SASD-10.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="240" width="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-SiwZM236IfQ/TnO5PlAobVI/AAAAAAAAAJQ/zQcq9qUZxC4/s320/SASD-10.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;

Sabah erken uyandım, erken dediğim öğlene doğruydu ama bu hareketli geceden sonra erken sayılırdı. Uyandığımda kendimi süper hissediyordum. Yatakta aşık olduğum kadın karnı doymuş bir bebek gibi uyuyordu. Evde olsak süper bir kahvaltı hazırlardım ama otelde kahvaltı hazırlamanın mantığı yok. Ben de sabah sporu yapmak, armutluktan, kavunluğa yaklaşan göbeğime dur demek için biraz koşmaya karar verdim. Önce sahile doğru koştum. Sahilde kıyı şeridini takip ederek otelin kapattığı plajdan çıktım. Koştukça açılıyordum. Otelin yanındaki sahil çok kalabalık değildi. Otel şehre uzak bir köşedeydi. İnsanlar tam gözden kaybolacakken, biraz arkamda benimle koşan birini fark ettim. Bu bayan yirmili yaşlarda, kaslı kolları ve karnı olan, uzun boylu bir afetti. Alışkanlıklarım gereği ona yakınlaşıp koştuğumuz yolun nereye gittiğini sordum ve Türkçe bilmediğini öğrendim. Hiçbir yerde işe yaramayan Fransızcam, Cezayirli bir fıstıkta işe yaramıştı ve yolun eski bir fenere gittiğini öğrendim. Biz fenere doğru koşarken ikimizin de tişörtleri terden sırıl sıklam olmuştu. Fenere vardığımızda orada yere öylece yığıldım. O da yanıma yattı. Ben derin derin nefes alıp, biran olsun soluklanmaya çalışırken, benim kadar yorulmamış olan bayan üzerime çıktı. Öpüşmeye başladık. Buraya kadar hiçbir sorun yoktu. Her şey kitabıma göre gitmişti. Bu kadar yorgun da olsam Cezayir’den puan alacağım kesindi. Yabancı dili beni tadarken, yabancı ahtapot kolları beni yoklamaya başladı. Evet sanırım terslik buydu. Yabancı! Bir anda irkildim. Ayağa kalktım. Kadın şaşırmıştı. Ona ne diyebilirdim ki? Dün gecemi nasıl da unuttum. Geri zekâlıyım ben! Bu karımı ilk ve son aldatışım olsun! En azından ikinci baharımızdan sonra…  Otele iki kat hızlı olacak şekilde koşarak geldim. Yolda bronz tenli, teneke kişilikli kadınlara küfür edip durdum. Kafamdaki suç oranına göre sekizde dört onlar suçluydu. Otele döndükten sonra karımla başarılı bir kahvaltıdan sonra o sahilde güneşlenirken bir saatliğine ortadan kaybolup en yakın kuyumcudan tek taş pırlanta bir yüzük aldım. Akşam yemeğinde yüzüğü verirken karıma benimle evlenmesini teklif ettim. Teklifimi keman eşliğinde yaptım. Papatya gibi beyaz ve ince karım tereddütsüzce kabul etti. Herkes bizi alkışladı, tebrik etti. Bütün otel bizi evlenmekte olan sevgililer zannediyordu. Her gören selam veriyordu. Hayatımda yaşadığım en iyi tatildi. 
Eve döndüğümüzde yeni karım, eski karımdan 2kilo hafif olarak geldi, bense armut formunu korudum. Bunu tabi ki geceleri az uyuyup çok spor yapmaya borçluyduk. O hafta iş yerimde verimim %100 arttı. Eşimin de bir o kadar arttığına eminim. Zaten patronu beni arayıp teşekkür etti. Ben de ne zaman isterse bizi tatile gönderebileceği konusunda onun içini rahatlattım. 
Boşanmamızı an meselesi olarak gören kaynanama o akşam yemeğe gidecektik. Aramız pek iyi olmadığı için eşim işten gelene kadar köşede bir kafede bekleyip, eve karımdan sonra gittim. Kapıyı karım açtı. İçeri odaya geçmeden başka misafirlerin de olduğunu öğrendim. Köpek kulaklarımı unutan kaynanam yanındakilere “atlarınıza sahip çıkın bizim damat geliyor” dedi ve ben odaya girdim. Eşimin akrabalarıyla tokalaşıp, öpüştükten sonra yalancı nasılsınlar başladı. Nasıl olduğumu her sorana atını nereye koyduğunu sordum. Kaynanam ilk söylediğimde utandıysa da, diğer söylediklerimde o da gülmeye başladı. İlginç bir şekilde kadına ben laf soktukça beni daha çok sevdiğini hissetmeye başladım. Karımla aramda düzelen elektrik ailenin diğer fertleriyle de aynı hızda düzeldi. Gece bütün ısrarlara rağmen eve döndük. 
Ertesi gün öğle yemeğinde karımın işyerinin yakınında bir yerde karımla öğle yemeği yedik. Bütün yemek boyunca sadece sağ elimi kullandım. Solak karım da sadece sol elini kullandı. Diğer ellerimiz bir türlü birbirinden ayrılmadı. Rüya gibi çeken dakikalardan sonra öğle vaktini kaçırdığımı fark ettim. Karım da çıkarken bir arkadaşıyla karşılaştığından tek başıma koşarak ön kapıdan çıktım. Adımlarımı biraz büyük atmış olacağım ki. Tek adımlık kaldırımı hiç fark etmeden kendimi yolda buldum. Korna sesini sol kulağımda hissettiğimde, solumdan gelen iki ışık hüzmesi gördüm…
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-4517285369775031065?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/4517285369775031065/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=4517285369775031065" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/4517285369775031065?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/4517285369775031065?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/YTzlbb67CRI/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-10.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-10" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-SiwZM236IfQ/TnO5PlAobVI/AAAAAAAAAJQ/zQcq9qUZxC4/s72-c/SASD-10.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/09/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-10.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEQFQXk4cCp7ImA9WhdXFk4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-4105101791587678610</id><published>2011-08-29T18:38:00.001+03:00</published><updated>2011-08-29T18:38:30.738+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-08-29T18:38:30.738+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-9</title><content type="html">Ertesi gün karımın patronunu aradım ve karımı sürpriz tatile götüreceğimi söyledim. 
Bana olan darp borcunu, karıma ücretli izin vererek ödeyebileceğini hatta kendini hala borçlu hissediyorsa kalacağımız yerdeki otelin masraflarını da karşılayabileceğini söyledim. Bunları söyledikten sonra “bir dost” demeyi unuttum ama o anladı beni. Ayrıca karıma da bir hafta izin ikramiyesi verdiğini söyleten bir mail gönderttim. Telefonu kapattıktan sonra olabilecek en pahalı otelin balayı süitinden yer ayırtıp,  rezervasyon ve ödeme detaylarını patron kişisine postaladım. 30dakika içinde ödeme onayını aldım. Eskiden bütün tatillerimde şirkete hasta olduğuma dair rapor götürdüğümden biriken onca iznimi kullanmak istediğimde, şirketimden itiraz eden olmadı. Oluşturdukları kaynakları hep benim tükettiğimi düşünen insan kaynakları, izne çıkmama en çok sevinen bölümdü. 
Eve geldiğimde karım çok sevinçliydi, işyerinden performansından ötürü bir haftalık izin verdiklerini söyledi. Ne yapacağı konusunda plan bile yapamamıştı. Ben de bu haftayı onunla geçirmek için izin aldığımı söylediğimde önce şaşırdı, sonra hin bir bakış fırlattı bana. “ee peki ne yapacağız?” dedi. “Sürpriz, sen tatil çantanı hazırla yarın sabah uçağımız kalkıyor” dedim. Nikah masasında beni tercih eden birinin, İzninin içinde parmağım olduğunu anlamaması düşünülemezdi.
Uçaktan taze aşıklar görüntüsünde inip otelin gönderdiği limuzine ellerimiz kenetli bindik. Rolls Royce’un tavanı öyle yüksekti ki, mavi şapkamı çıkarma ihtiyacı bile hissetmedim. Otele gelir gelmez, her tarafı ayna kaplı olan odamızda sevgiliyken seviştiğimiz gibi seviştik. Yatak ve kanepede başlayan ilk sevişmemizi, jakuzideki ikinci müsabakayla devam ettirdik. Son karşılaşmamızı da balkondaki yatakta yaptıktan sonra, maçtan ikimiz de galip ayrıldık ama soyunma odalarımıza gitmedik, zaten yeterince soyunuk şekildeydik. Balkondaki 1.5 kişilik yatakta sadık bir kaşık ve içinde erimiş olan dünyanın en leziz dondurması şeklinde tek beden olarak, gün ışığına doğru gözlerimizi kapadık.
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-MGpDH-d6XOk/TluyWhdVRJI/AAAAAAAAAJA/r1UxWSZgeOM/s1600/sasd-9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="292" width="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-MGpDH-d6XOk/TluyWhdVRJI/AAAAAAAAAJA/r1UxWSZgeOM/s320/sasd-9.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;

&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-4105101791587678610?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/4105101791587678610/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=4105101791587678610" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/4105101791587678610?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/4105101791587678610?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/kbZyj63rW8o/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-9.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-9" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-MGpDH-d6XOk/TluyWhdVRJI/AAAAAAAAAJA/r1UxWSZgeOM/s72-c/sasd-9.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>3</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/08/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-9.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkENQ385eyp7ImA9WhdRFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-3248412798132558457</id><published>2011-08-06T03:31:00.002+03:00</published><updated>2011-08-06T03:31:32.123+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-08-06T03:31:32.123+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -8</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ernuOGGmefw/TjyLNclOY5I/AAAAAAAAAI4/2EYDRTRt4w8/s1600/sasd-8.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-ernuOGGmefw/TjyLNclOY5I/AAAAAAAAAI4/2EYDRTRt4w8/s320/sasd-8.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Patron karısını, kocasına teslim ettiğimde gündüz olan
konuşmamızdan daha sıcak anlar yaşadık. Kucağımda taşıdığım sarhoş karısını
gören adam, önce karsını ellerimden aldı -o alırken kadın kendiliğinden ayağa
kalktı-, sonra gözüme nişan alıp, son anda elmacık kemiğime vurdu. Olduğum yere
yığılınca sarhoş salyalı karısı kendine geldi, aramızda hiçbir şey olmadığına
dair çok büyük yeminler edip, benim karımın da dahil olduğu bir yemek
yediğimizi, benim çok kibar davranarak, onu eve bıraktığımı söyledi. Genelde
suçluyken 10 karate kid gücünde olan dövüş tekniklerimi, haklı olduğum
durumlarda kullanmıyorum. Böylece hem suçsuz, hem güçsüz olup morluklarımla
daha da haklı çıkıyorum. Bence artık biri beni bu noktada hata yaptığım
konusunda uyarmalı çünkü elmacıklarım, mor elmalar doğurmaya başlıyor sanırım
ve dokunduğumda, şişiğin yaratılış anında çektiğim acıdan çok daha fazlasını
çekiyorum. Böyle durumlarda ayağa kalkıp kaçmayacaksam, yerde oturup yumruk
atanın sakinleşmesini beklerim, eğer haklı olduğumdan mütevellit aklı başına
gelirse zaten beni yerden kaldırmak için tıpış tıpış gelecektir. Ama kavga
devam edecekse, ayağa kalkmak şart! Yerde yatarak onun beni kaldırmasını
izledim, özürlerini dinledim, hayvanlığını anlattı bana. Gündüz de öyle şeyler
ima ettiği için ikinci kez özürlere boğdu beni. Ben de konuşulacak çok fazla
şey olmadığına karar verip, bana borçlu olduğunu söyleyip, gittim. Dönüş yolunda
o adama karşılık vermediğim için kendimle gurur duydum. Galiba pislik olmamayı
öğreniyordum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Eve döndüğümde yarım saat mutfakta otururken, yüzümü bir
poşet dolusu buza dayadım. Yatağa geçtiğimde sarhoş karım bana sarılarak beni
ne kadar çok sevdiğini söyledi, benden başkasıyla birlikte olamayacağını
söylerken cümlesini bitiremedi, uyudu(salyasız). Yüzümün önünde hafif
gülümsemeyle karışık uyuyan karımın yüzünü görünce, içimde kıpırdanmalar oldu.
Ben seviyorum len bu kadını dedim içimden. O an karıma bir şans daha vermeye
karar verdim. Bize küçük bir tatil iyi gelirdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-3248412798132558457?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/3248412798132558457/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=3248412798132558457" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3248412798132558457?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3248412798132558457?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/im_JHkdXeK8/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-8.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -8" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-ernuOGGmefw/TjyLNclOY5I/AAAAAAAAAI4/2EYDRTRt4w8/s72-c/sasd-8.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/08/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-8.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DkEARX04fyp7ImA9WhdSFk8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-6871166550083816182</id><published>2011-07-25T23:10:00.003+03:00</published><updated>2011-07-25T23:10:44.337+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-07-25T23:10:44.337+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -7</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-xrn4__gY6lo/Ti3NkznjBYI/AAAAAAAAAIw/Ew2Ev01itm8/s1600/sasd-7.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" src="http://4.bp.blogspot.com/-xrn4__gY6lo/Ti3NkznjBYI/AAAAAAAAAIw/Ew2Ev01itm8/s320/sasd-7.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
İçeri girerken sırtıma dayadığım çiçekleri göğsüme dayadım. Önümdeki
demetten bir tane küçük papatya seçip onu patronumun karısına verdim ve
elimdeki demeti dünyanın 9.harikasıymış gibi (8.si benim ufaklık) karıma
sundum. Kadınların ikisini de mutlu etmiştim. Aynı zamanda ikisi de şaşırmıştı.
Çünkü karıma hiç çiçek almamıştım. Birlikte gördüğümüz en son çiçek evlenirken
elinde tuttuğu çiçekti.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Aynı şekilde
patronun gizemli karısına da verdiğim ilk çiçekti. Aslında yanlarında kalıp
sohbete katılmak istediğimi ama çok yorgun olduğumu ve yarınki işler için biraz
hazırlık yapmam gerektiğini söyledim. Eğer kalırsam yaratacağım yalan
çakışmalarından korkuyordum. Karım en azından yemek için kendilerine katılmam
gerektiğini söyledi, ben de reddedemedim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
25dakika sonra duştan çıkmış, hafif saçları nemli, vücuduna
yapışan tişört giyen biri olarak yanlarına gittim. İlk sorum siz nasıl bir
araya geldiniz oldu. Tesadüftür ki iç çamaşırı mağazasında karşılaşmışlar,
sonra modeller, bedenler derken bakmışlar sohbet koyulaşıyor, bizim hanım onu
davet etmiş. Sevgili patron kocanın da önemli bir müşterisi ile iş yemeği uzadığı
için(muhtemelen patronu birlikte yediğimiz yemek sonrasında beni de yatağa
atmayı planlıyordu) daveti hemen kabul etmiş. Akşam yemeğine de kalma
nezaketini göstermiş.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Masada şarap karafını görünce atıştırıp kalkamayacağımı
anladım. Şarap içerken bir kadeh erkeklerde cinsellik açısından faydalı etkiler
yaratıyor, ikinci ve üçüncüden sonra başlangıçtan geriye gidiyorsun. Tek kadeh
her zaman tercih sebebimdir. Ama kadınlar içtikçe güzelleşip, olgunlaşıp,
çocuklaşıp, şımarıklaşıyorlar. Şişenin geri kalanını onlara bitirttim. İkisi de
olgunlaşıp, güzelleştiler, çocuklaşmaya başladıklarında ikisini birden arzulamaya
başladım. Biri tuvalete gitse diye bir şans bekliyorum fakat tuvalete gidene
eşlik mi etsem, kalanı mı bir kenara sıkıştırsam karar veremiyorum. İkinci
şişeyi de bayanlara bitirttikten sonra patron karısı saatin geç olduğunu ve
biraz daha kalırsa geceyi yatak odasında aramızda geçireceğini söyledi, benim çok
hoşuma gidecek bu durumu, karım tehdit olarak görmesi gerekirken, coşkulu bir
kahkaha attı, biraz daha geç kalması için elinden geleni yapacağını söyledi. Gözlerinin
içine baktılar, baktılar, baktılar… Öyle derin baktılar ki, karımın o an beni
aldattığını hissettim. Araya girerek onu eve bırakabileceğimi söyledim, zaten
bu kadar alkollüyken araba kullanması hiç mantıklı değildi. İkisi de tereddüt
ederek durumu kabullendi. Evden uçacak kuş çıkmadan karımın ona çok bahsettiği İtalyan
tasarımı saate tekrar bakmak için izin istedi, o yan odaya hareketlenince karım
kulağıma, “ne kadar tatlı bir kadınmış, sizi birlikte gördüğümde nasıl
şüphelendim? Tanrım bu kadın tam benimle sohbet etmek için yaratılmış“ dedi. Böylece
iki taraftan da aklanmış oldum. Suç ortağım ile 5 dakika sonra dışarıdaydık. Daha
önce seks mabedi olarak kullandığımız arabamda konumlarımızı aldık. Pahalı mantar
çorbasının üzerine ettiğim bir yemin vardı ama o geçmiş zaman için bir yemindi.
Zaten doğru da sayılmazdı, tekrarlanmasında sakınca yoktu. Arabayı daha önce
seviştiğimiz ormanlık bölgeye doğru sürdüm. Giderken yolla ilgili soru sormasın
diye hep ben konuştum, işyerimle ilgili ufak tefek şikayetlere “hımm”layarak
cevap verdi. Ormanlık alana geldik. Sessizce arabayı durdurdum ve ona döndüm. Karşımda,
kadınlarda en tiksindiğim durum vardı, yanağının kenarından salya akmış uyuyan
bir kadın…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-6871166550083816182?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/6871166550083816182/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=6871166550083816182" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6871166550083816182?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/6871166550083816182?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/FOCiz9zVqWs/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-7.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri -7" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-xrn4__gY6lo/Ti3NkznjBYI/AAAAAAAAAIw/Ew2Ev01itm8/s72-c/sasd-7.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/07/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-7.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0AHRnk7eyp7ImA9WhdUGE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-7552132370391730650</id><published>2011-07-13T00:07:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T21:35:37.703+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-05T21:35:37.703+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri - 6</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--ioUvVEt8lM/Thy16lcTSjI/AAAAAAAAAIQ/uz8jW1pMeA0/s1600/SASD-6.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://4.bp.blogspot.com/--ioUvVEt8lM/Thy16lcTSjI/AAAAAAAAAIQ/uz8jW1pMeA0/s320/SASD-6.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Ben semillion şarabımı içerken o şişesi maaşım kadar olan
bir şarap açtırdı. Önce işlerinden bahsetti, ne kadar parası olduğundan,
yaptığı çapkınlıklardan. Paranın çapkınlığı ne kadar kolaylaştırdığından, hatta
bazen de kızların onun parası için yaptığı çapkınlıklarını anlattı. O
çapkınlıklarını, hayat görüşünü anlatırken ben sessizce dinliyordum. Sessiz
kalıyorum çünkü sessiz kalırsam sanki sadece ben suçluymuşum gibi hissedeceğim.
Karımla bu adam bir şeyler yapmış olsa onlar da suçlu olurdu, o zaman benim
sesim de çıkabilirdi. Şimdilik böylesi daha iyi, ben suçluyum adam karımla bir
şey yapmamış olabilir. Tam o esnada önümden saçları dağınık bir kadın geçti. Bir anda iyimserliğim taban yaptı. Bu çirkin
herifte karım ne buluyor? Kesinlikle ondan daha yakışıklıyım, daha atletik bir
vücudum var, kadınların dilinden daha iyi anlıyorum, “Özellikle karısının
dilinden” (bu sırada bıyık altından güldüm). Gülümsememi görünce o da gayri
ihtiyarı gülümsedi. O gülümseyince bir an onun da havadan sudan bahsederken
karısının bende ne bulduğunu aradığını düşündüm. Kuşkusuz ki o da benden
yakışıklıydı ve diğer artılarının yanında parası da vardı. Üstelik bir ihtimal
karımın dilinden de iyi anlıyordu. Evet, artık sesimi yükseltme sırası
gelmişti!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Girizgâh kısmının bittiğine ikimiz de kanaat getirip, ana
konuya girdik. Karısıyla nasıl tanıştığımı sordu. Güzelce anlatmaya başladım.
Cazın beni sıktığı bir sırada, çok sevdiğim canım karımı beklerken, balkona
çıkmıştım. Nazik bir hanımefendi ateşim olup, olmadığını sordu ve öyle üç beş
konuşmaya başladığımız sırada, canım karım ve henüz tanımadığım patronu,
gizemli bir şekilde ortaya çıktılar. işte bu kadardı. Peki çok önemli olan bir işin o gün aniden nereden
çıktığını sordum?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Kıllandığım konuyu anlayıp bu sefer o başladı anlatmaya; bir
ihale için (bu ihaleleri iyi bilirim) dosyalardaki hesaplamalarda ters giden
bir durum varmışmış. Ertesi gün toplantıda bu konuların konuşulacağı ve sorunu
çözmek için geceden başka vakit olmadığını, dönüş yolu için arabasını hayattaki en büyük aşkına
verdiğinden(az önce uğruna çapkınlıklar yaptığı kadın) karımdan yardım rica ettiğini,
karımın da nazikçe bu ricayı olumlu değerlendirdiğini (fuhuş) açıkladı.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Anlaşılan bu şekilde ikimiz de birbirimizden
laf alamayacaktık. İkimiz de cevaplardan tatmin olmamıştık ki. Ona şunu sordum;
“Madem karını bu kadar çok seviyorsun, onu kıskanıyorsun, neden çapkınlık
yapıyorsun?”, o aynı şeyi bana soramadı çünkü ben ona çapkınlıklarımdan hiç
bahsetmemiştim -ayrıca bahsetsem eminim ki benim sidiğim daha uzağa erişirdi. Cevap
olarak elindeki kadehin üzerine yemin ederek, karısını en son 6ay önce
aldattığını ve son seferinden bu yana bir daha aldatmadığını söyledi. Kadehin
içindekinin değerli bir şey olduğunu bildiğimden tüm kalbimle inandım. Mutluluktan
uçuyordum. Karım o adamın olmamıştı! Karım hala sadece benimdi!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Ben de ona önümdeki onun sipariş ettiği mantar çorbasının
üzerine yemin ederek, karımı hiç aldatmadığımı söyledim. O da derin bir oh
çekti. İkimizin de konuşacak çok sözü kalmadığına göre izin isteyip, çorbayı içmeden, hesabı ona
kilitleyerek kalktım. İşe döndüm.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Akşam elimde papatyalardan oluşan bir paketle eve girdiğimde
mutfakta karım biriyle konuşuyordu.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Evrak
çantamı kapıda bırakıp, yanlarına geçtiğimde bu ne sürpriz! Yanında patronunun
karısı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-7552132370391730650?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/7552132370391730650/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=7552132370391730650" title="2 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/7552132370391730650?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/7552132370391730650?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/lMlZja97t3g/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-6.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri - 6" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/--ioUvVEt8lM/Thy16lcTSjI/AAAAAAAAAIQ/uz8jW1pMeA0/s72-c/SASD-6.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>2</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/07/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-6.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0MMRnw_eSp7ImA9WhdUGE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-8681171234960923479</id><published>2011-06-27T00:37:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T21:31:27.241+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-05T21:31:27.241+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-5</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-MiSNBSAjF68/TgemZkRP47I/AAAAAAAAAHM/QY0V2rzLa_8/s1600/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-5.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="170" src="http://4.bp.blogspot.com/-MiSNBSAjF68/TgemZkRP47I/AAAAAAAAAHM/QY0V2rzLa_8/s320/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-5.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Asansörün kapısı açıldığında kimseye borçlu kalmak istemeyen, kibar bayan saçlarını hızlı bir bilek hareketiyle arkadan toplayıp, biraz da dağınık bırakarak ofisine doğru ilerledi. Asansörün kapısı tekrar kapandı. Bir kat yukarı çıktım ve asansörün kapısı tekrar açıldı, kat görevlisi karşıma çıktı. Kibarca yer değiştirdik. Seviştikten sonra duşa hemen giremiyorsam, üzerimde farklı bir sevişme enerjisi kaldığını düşünüyorum. Üzerimdeki karşı cinsin vücut sıvıları, kokuları sanki çevremdeki bütün kadınları benimle çiftleşmeye çekiyormuş gibi büyük bir özgüven içinde yürüyorum. Beni yiyecekmişler gibi baktıklarını hissediyorum. Lanet olsun bugün çok havamdayım, bütün gözler üzerimde. Sabah bu kadar erken başlayıp, belki günlük sevişme rekorumu dahi kırabilirim. Hali hazırda önceki skorlarıma evlendiğimden beri çok uzağım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Masama doğru bütün vahşiliğim ile yürürken arkamdan kat görevlisi seslenip, düğmemi düşürdüğümü söyledi. Yalancı bir şaşırmayla gidip düğmemi aldım, nereye taktırdım kim bilir diye yalandan hayıflandım. Düğmeyi incelediğimde fark ettim ki, benim öyle bir düğmem yok ve cinselliğe bakış açımı değiştirmezsem yaklaşık 35yıl boyunca da olmayacak. Düğme olsa olsa asansördeki cömert bayanın olabilirdi. Dağınık saçları ve kopuk gömlek düğmesi bir anda gözümün önünde siyah beyaz 35mm bir film şeridi oluşturdu. Karım ve patronu! Lanet olsun bu fikri kafamdan atamıyordum. Karımla konuşamıyorum çünkü lanet olsun, suçluyum! Halbuki mantıklı bir çerçeveden bakınca ikimizin de farklı insanlarla birbirimize söylemeden sevişmesinden doğal ne var? Çok şey var! O sevişmesin!&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Karımla konuşamıyorsam, boynuzlu patronuyla konuşmaya giderim ben de. Gerekirse onu boynuzlarımızla mıhlarım!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Öğle arasına 1 saat kala yöneticime bir rapor vermek için odasına gittim. Odada yalnız değildik. Sekreter ve pazarlama müdürü de odadaydı. Bir anda elimi başıma koyup, kenardaki koltuğa yığıldım. Tansiyonum düştü herhalde dedim. Şifre tansiyondu. Yöneticimin karısı ağır tansiyon hastasıydı. Veremim ölüyorum desem umursamazdı ama tansiyon, her kapıyı açıyordu. Beni hemen eve gidip dinlenmem konusunda telkinlere boğup, odasından çıkardı. Güvenliği yardım için çağırdığında, sedyeyle kenara alınan sakat oyuncular gibi hissettim. Ama fark şuydu; ben sedyeyle sahanın içine giriyordum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Schumacher stili sürüş tekniğimle karımın ofisinin bulunduğu yerin arka caddesindeki patronunun her öğlen gittiği lüks restoranın önüne varmam oldukça kısa sürdü. Arabayı köşedeki katlı otoparkın en ücra köşesine park ettikten sonra restorana girdim ve karşımda muhtemelen her zamanki yerine oturan patronu, masasında tek başına garsonla sohbet ediyor, muhtemel bir sipariş veriyordu. Ben kapıdan girince bir anda ayağa kalktı ve beni masasına davet etti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yalandan, bunun ne kadar hoş bir tesadüf olduğunu söyledim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;O da:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;—Evet, gerçekten hoş bir tesadüf. Benim de karım ve sizin hakkınızda konuşacaklarım vardı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-8681171234960923479?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/8681171234960923479/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=8681171234960923479" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/8681171234960923479?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/8681171234960923479?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/EpX01EqthfY/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-5.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-5" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-MiSNBSAjF68/TgemZkRP47I/AAAAAAAAAHM/QY0V2rzLa_8/s72-c/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-5.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>3</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/06/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-5.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0UGRnk7fyp7ImA9WhdUGE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-3629825316947138520</id><published>2011-06-05T23:28:00.000+03:00</published><updated>2011-10-05T21:27:07.707+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-05T21:27:07.707+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-4</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QBm-sjSnyEQ/TevlnQ8FcOI/AAAAAAAAAHI/nOmcPCMMtHE/s1600/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri+4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="182" src="http://1.bp.blogspot.com/-QBm-sjSnyEQ/TevlnQ8FcOI/AAAAAAAAAHI/nOmcPCMMtHE/s320/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri+4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Karımla birbirimizin kafasındaki sorulara, uydurma cevaplar verdikten sonra sessiz dönüş yolunu tercih ettik. Arabanın içinde kocaman bir sessizlik olunca, yol boyunca kafamda karım ve patronu ile ilgili çok sesli durumlar gözümün önünden geçti. Karım ve patronu?... Acabalar yoktu düşüncelerimde. Hepsi balıkgözlü kameranın kayıt görüntüleriydi sanki. Eve vardığımızda karşılıklı söylenen iki kelimenin ardından birbirimize dışbükey şekilde yatakta yerlerimizi aldık ve kamera kayıtlarını beynimde tekrar tekrar inceledim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Karıma çok kızgındım, kızamıyordum. Sabah evden erken bir saatte toplantısı olan ve geç kalmış biri olarak çıktım. Ofisin daha kapıları açılmamışken, köşedeki kırmızı-beyaz koltuklu restoranda kahvaltı yapmak için oturdum. Kaşarlı tostum ve çayım önüme geldiğinde tostumdakinden daha akışkan biri geçti karşımdaki kırmızı koltuklu bölmeye. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Onu tost makinesine nasıl koyarım diye düşündüm ve düşünmemle birlikte çayımı masama döktüm. Sonra lanetler yağdırarak, kırmızı koltuklu bölümde karşı masasına oturdum. Otururken göz göze gelince çok sakar olduğumu, eğer çay siparişi verecekse onun için tehlike oluşturabileceğimi söyledim. Gülüp, onun için asla tehlike yaratamayacağımı söylediğinde, ne kadar tehlikeli olduğumu göstermek üzere izin alıp masasına oturdum. Özel okullardaki eğitimini ve zenginlik kokan ismini öğrendikten sonra ofislerimizin aynı binada olduğunu öğrendim. 3.çaylarımıza yeni başlamıştık ki, ofisten telefon geldi. Başıma bir şey gelip gelmediğini sordular. Kalkmam gerektiğini söyleyip müsaadesini istedim. Çok kibardı, hemen izin verdi. Kasanın yanına gittiğimde ikimizin de hesabını ödedim. Dışarı çıkıp ofis binasına yöneldiğimde, restoranın öbür kapısından çıktığını gördüm. Asansör kapısının önünde karşılaştık. tekrar merhabalaştık. Geç kaldığımız için aşağıdan yukarı hareketin pek olmadığı servis asansörüne yöneldik ve asansöre bindik. Asansöre girdiğimizde yalnızdık ve kahvaltı için teşekkür edip, ödeşmek için ne yapabileceğini sordu. Asansörü ara katta durdurabileceğini söyledim. Karımın asla yapmayacağı bir şeyi yaptı ve asansörü durdurdu...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-3629825316947138520?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/3629825316947138520/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=3629825316947138520" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3629825316947138520?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/3629825316947138520?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/7T7LCUWLeZQ/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-4.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-4" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-QBm-sjSnyEQ/TevlnQ8FcOI/AAAAAAAAAHI/nOmcPCMMtHE/s72-c/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri+4.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>3</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/06/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-4.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkEBSXoyeyp7ImA9WhZVE0g.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-1778524231402667187</id><published>2011-05-26T00:24:00.000+03:00</published><updated>2011-05-26T00:24:18.493+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-05-26T00:24:18.493+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-3</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-TW1HMP7mcEg/Td1xm-jgQBI/AAAAAAAAAG8/AmSI-NDBz90/s1600/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri+-3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="210" src="http://4.bp.blogspot.com/-TW1HMP7mcEg/Td1xm-jgQBI/AAAAAAAAAG8/AmSI-NDBz90/s320/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri+-3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Karımla katıldığım kalabalık davetlerden nefret ediyorum. Fantezilerimi gerçekleştirmeme asla izin vermiyor. Ne bileyim boş bir asansör, sahne arkası, apartman boşluğu, yangın merdiveni hiç fena mekanlar değil. Oralarda yalnız kalmak kadar çekici bir şey var mı? &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Biz hep es geçiyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Karımla saçma sapan bir caz festivaline katıldık. Beleş biletler şirketimden hediyeydi ve doğruca evdeki posta kutuma, karımın ve benim adıma gönderildi. Şirketteki müdürüm ısrarla tek eşli yaşamımı güçlendirmek için elinden geleni yapıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Caz vakti geldi çattı. Tam cazla kendimizden geçmişiz (karım büyülenmiş ritim tutuyor, bense telefonumda Rio’nun kızgın kuşlarıyla, zalim domuzcukları dövme oyunu oynuyorum), karımı patronu aradı. Ivır zıvır bahanelerden sonra şirkete gitmesi icabetti, gitti. O gidince domuzcukları da saldım, kendimi de. Tek başıma caz dinleyecek değildim ya. Balkona çıktım, yanıma gelen sarışın derin dekolteli bayan önce sigara sordu, sigaram olmadığını öğrendiğinde, yandaki üniversiteli kızlardan sigara aldı ve bu sefer ateş sordu. İçimdeki saf, yardımsever, mütevazı adam, arabada ateşim olduğunu söyledi iyiliksever bir tonla. Arabaya gittiğimizde dışarısı çok soğumuştu, içeride biraz oturduk. Burçlardan, iş yaşantısından bahsederken içerisi çok sıcak gelmeye başladı, soyunduk. Isınmak ve soyunmak arasında geçen süreçte biraz temiz hava almak üzere ormanlık bir bölgeye gitmiştik. Sonra tekrar giyinip, caza geri döndük. Döndüğümde karım da gelmişti. Yanında onu kravatsız hiç görmediğim patronu, hiç görmediğim bir şekilde duruyordu. Patronu yanımdaki derin dekolteli, saçları dağınık sarışını görünce, koluna taktı ve içki almak üzere uzaklaştılar. Patronu ve derin dekolteli bayan yanımızdan uzaklaştıktan sonra, karım bana patronun karısıyla nerede tanıştığımı sordu. Benimse aklımda tek şey vardı; karımın gömleğinin en üstteki düğmesinin nerede olduğu ve buraya gelmeden önce kuaförde iki saat fön çekilen saçlarının neden dağınık olduğu..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-1778524231402667187?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/1778524231402667187/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=1778524231402667187" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1778524231402667187?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/1778524231402667187?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/w_o-o9akzcA/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-3.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-3" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-TW1HMP7mcEg/Td1xm-jgQBI/AAAAAAAAAG8/AmSI-NDBz90/s72-c/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri+-3.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>3</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/05/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-3.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEAHQnY8eip7ImA9WhZWGEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-173791929700015220</id><published>2011-05-20T00:45:00.001+03:00</published><updated>2011-05-20T09:25:33.872+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-05-20T09:25:33.872+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-2</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hmq8C_vHe50/TdWPUNdZc2I/AAAAAAAAAG4/mo-qn6yP-8A/s1600/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/-hmq8C_vHe50/TdWPUNdZc2I/AAAAAAAAAG4/mo-qn6yP-8A/s320/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;Evlilik, iş ve aşk üçgenim çok saçma genli bir yapı. Evlilik ve aşk uzun süredir birbirine 90derece bakıyor. İş desen; ne aşka yakın, ne de evliliğe. İkisini de berbat etmek için kurulmuş bir nokta sadece. Durum böyle olunca bir üçgene 180derece yetmiyor. Daha çok açıya, daha çok noktaya ihtiyacım var. Mesela üçgen değil de beşgen olsa, altıgen olsa, iş ve evlilik gene bir nokta olsa da, aşk üç nokta olsa? Veyahut noktalardan biri asansör fantezileri, öbürü sauna kaçamakları olsa ne mükemmel olurdu. İş ve evliliği tek noktaya sıkıştırma üzerinde biraz daha çalışmalıyım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İşten uzun süredir uzaklaşmaya çalışıyorum. Karıma göre sürekli iş toplantılarında, işyerime göre sürekli doktor muayenelerindeyim. Doktoruma göre sürekli kocası rolündeyim. Aslında ne karıma yalan söylüyorum ne de iş yerime. Hastaneye gerçekten gidiyorum. Doktorla yaptığım toplantı için de işyerimden izin aldığıma göre, peki ala iş toplantısı da sayılabilir. Tıp gerçekten de çok yararlı bir olgu. &amp;nbsp;Her evliliğe lazım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Dün gece tıbbi danışmanımla kırmızı şarabın bedenimde, kırmızı etle buluşunca afrodizyak etki yaratıp yaratmadığı konusunda bir test yaptık. Öncesinde ve sonrasında yapmış olduğumuz denemeler sonrasında karar verdik ki, &amp;nbsp;tıp şarap hakkında çok şey bilmiyor. Şarap daha çok mum ışığıyla birleşince bir etki yaratıyor, gerçi sandalla birleştiğinde de büyük etkiler yarattığını görmüştüm.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Danışmanımın şarap laboratuvarından çıkıp, eve geldiğimde iş toplantılarından alkollü ve buruşuk kıyafetli gelmeme alışkın karım, “Gene toplantı bitiminde bilardo mu oynadınız?” dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Kadınların bahaneleri bizim yerimize bulmalarına bayılıyorum…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-173791929700015220?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/173791929700015220/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=173791929700015220" title="3 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/173791929700015220?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/173791929700015220?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/QeZoVpFXP3k/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-2.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-2" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-hmq8C_vHe50/TdWPUNdZc2I/AAAAAAAAAG4/mo-qn6yP-8A/s72-c/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-2.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>3</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/05/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-2.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEUFRX48fSp7ImA9WhZXGU8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-8237584310863916561</id><published>2011-05-08T23:56:00.002+03:00</published><updated>2011-05-09T09:23:34.075+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-05-09T09:23:34.075+03:00</app:edited><title>Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-1</title><content type="html">&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rm0mTmjmgQs/TccD0VJqy1I/AAAAAAAAAG0/OL0XjBqyusY/s1600/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-rm0mTmjmgQs/TccD0VJqy1I/AAAAAAAAAG0/OL0XjBqyusY/s320/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-1.JPG" width="283" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Herkesin bildiği ama kimsenin bilmemesi gereken gerçekler; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;—Fatma’yı aldattım mı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;—Evet aldattım. Ya Nehir’i?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;—Evet, onu da. Zehra? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;—Fatma’yı onunla aldattım. Zehra'yı da aldattım sayılır mı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sevişme hastalığına yakalandım sanırım. Haftada bir, sabahtan önce iki-üç doz... Bazen tek ama kallavi... Yaptığım bir istatistiğe göre toplamda 3saat süren yakınlıktan sonra ben ne kadar fazla tatmin olduysam kahvaltı o kadar iyi hazırlanıyor. Bu da Türk kadınının karakteristiği sanırım. Zira doğuya gidince güzel bir kahvaltı için iyi bir referans gecesine ihtiyaç duymazken, batıya gidince kahvaltıyı hazırlayan ben olmaya başlıyorum. Sigara niyetine... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Bir keresinde batılı biriyle doğuda birlikteydim. Gece olan performansımı unutturmak, akıllarda daha farklı kalmak, Türk erkeğinin imajına zeval gelmesini önlemek için, kalktım yerel peynirlerin de eşlik ettiği, taze domatesle köy ekmeğinin flört ettiği bir kahvaltı hazırladım. Tabi güzel bir çay da demledim-geçmişte çay demleme konusunda hep sorun yaşamışımdır. Çayları ince belli orta boy bardaklarımıza doldurdum, güzelce kaymakladığım ekmeğin üzerine bira sarısı, köpüksüz, şekersiz baldan sürdüm. Şekerli tadın yoğunluğu ile ilk çaylarımızı hemen bitirdik. İkinci çayları koymak için çaydanlığa davrandım. Onun bardağını doldurdum, benimkini doldururken baktım ki çaydanlığın dibinde su kalmamış. Gülmeye başladı. Anlamsızca yüzüne baktım. Çaydanlığın altını biraz daha salladım, birkaç damla daha düşer mi diye. Gülmesine katılarak devam etti. Ne olduğunu sordum?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;-Siz Türklerin elinin hiç ayarı yok, elinizde ne varsa zamansız bitiyor dedi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;İngilizler: 1 - Türkler: 0&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-8237584310863916561?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/8237584310863916561/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=8237584310863916561" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/8237584310863916561?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/8237584310863916561?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/UVsOMVmlaBY/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-1.html" title="Sadakatsiz Adamın Suç Defteri-1" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-rm0mTmjmgQs/TccD0VJqy1I/AAAAAAAAAG0/OL0XjBqyusY/s72-c/sadakatsiz+adam%25C4%25B1n+su%25C3%25A7+defteri-1.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/05/sadakatsiz-adamn-suc-defteri-1.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEcAQXk6fCp7ImA9WhZQF0s.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-33410361041524686</id><published>2011-04-26T00:13:00.001+03:00</published><updated>2011-04-26T00:14:00.714+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-04-26T00:14:00.714+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kompela" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="acun" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="içindeyim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="acur" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bacakaltı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ağda" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="dizüstü" /><title>İçindeyim Öyle</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GyfUfdYAI24/TbXipm6QkTI/AAAAAAAAAGw/yDSJf3ZMs5o/s1600/i%25C3%25A7indeyim+%25C3%25B6yle.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://2.bp.blogspot.com/-GyfUfdYAI24/TbXipm6QkTI/AAAAAAAAAGw/yDSJf3ZMs5o/s320/i%25C3%25A7indeyim+%25C3%25B6yle.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Sadece içindeyim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Daha önce hiç olmamış gibi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Tenine dudaklarımla dokunurken&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;hareket etmeye korkuyorum, vakitsiz durumlardan. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kulak memelerin öyle tatlı ki, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;büyüme coşkumu onlardan alıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Emdikçe büyüyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Ağırlık merkezim benden uzaklaşıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Burası ufak bir çukurcuk değil benim için. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;İçinde kaybolduğum derinliklerinde,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;çilek kokan omuz mağarası burası. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Bütün çilekleri aynı anda koklamanın mutluluğunu yaşıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Çok yoğunlaştırılmış bir mutluluk…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Göbek yaylanın üzerinde ne oyunlar oynayasım var. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;En çok bu düzlüğü seviyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Karlı dağlar gibi minik tepen, kayıyorum,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;kontrol de lazım, kızaklarım nerede? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Tekrardan ruhunun derinliklerindeyim şu an,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;benim ruhum da derinlik sarhoşluğunda.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Ciğerlerimde bir kez daha sıcak nefesin…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Sigara böyle anlarda icat edilmiş olmalı...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Sadece içindeyim öyle…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-33410361041524686?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/33410361041524686/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=33410361041524686" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/33410361041524686?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/33410361041524686?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/N0dbH7-7nHQ/icindeyim-oyle.html" title="İçindeyim Öyle" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-GyfUfdYAI24/TbXipm6QkTI/AAAAAAAAAGw/yDSJf3ZMs5o/s72-c/i%25C3%25A7indeyim+%25C3%25B6yle.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/04/icindeyim-oyle.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DE4FSH0yeCp7ImA9WhZRFkk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-6316330715358314840.post-5688758827896084972</id><published>2011-04-13T01:19:00.001+03:00</published><updated>2011-04-13T01:21:59.390+03:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-04-13T01:21:59.390+03:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kız hepsi senin mi?" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="umut" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tümünü göster" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="her şey daha güzel olacak" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anlayana saz anlamayana davul" /><title>Her şey daha güzel olacak</title><content type="html">&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-IZbSBsXkrj4/TaTPSpS30XI/AAAAAAAAAGs/l3Gec6aOOaQ/s1600/her+%25C5%259Fey+daha+g%25C3%25BCzel+olacak.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="221" src="http://1.bp.blogspot.com/-IZbSBsXkrj4/TaTPSpS30XI/AAAAAAAAAGs/l3Gec6aOOaQ/s320/her+%25C5%259Fey+daha+g%25C3%25BCzel+olacak.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Erkek dedi ki bundan sonra her şey daha güzel olacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Söz veriyorum…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız gözyaşlarını sildi, güne mutlu devam etti&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Ertesi gün kız işe gitti, geldi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Bu gün de çok kötü şeyler öğrendi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;İşi artık yoktu, boş vakti çoktu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Erkek dedi ki en kısa zamanda düzelteceğiz bunu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız omuzlarını kaldırdı, sildi burnunu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Sokakta bir fren sesi duydu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Artık köpeği yoktu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız gözyaşlarını saçtı etrafa, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Bağırdı sağa sola.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Erkek küçük bir kediyle geldi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Her şey geçti dedi, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Bu beyaz kızın adı first lady,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kızın içi ısındı, sarmaladı kediyi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Aylar sonra kızın annesinde kist çıktı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kedi tüyüydü kisten,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kızı kendinden geçiren&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Erkek sadece omuz verebildi bu sefer&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız kabul etti omuzu, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız çok yorgundu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Erkek hastaneden ayrılmadı, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Ana kıza çok iyi baktı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kist alındı, herkes rahatladı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kedi büyüdü, kız iş buldu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız çok mutluydu&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;O gün erkek iflas etti, işsiz kaldı&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Bir hafta sonra kızın canı sıkıldı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Erkeği karşısına aldı,&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Ben yokum bundan sonra dedi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNoSpacing"&gt;Kız ekledi; bundan sonra her şey daha güzel olacak&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6316330715358314840-5688758827896084972?l=filtremdekiler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://filtremdekiler.blogspot.com/feeds/5688758827896084972/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6316330715358314840&amp;postID=5688758827896084972" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/5688758827896084972?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/6316330715358314840/posts/default/5688758827896084972?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/Filtremdekiler/~3/Fxp7XHD59hQ/her-sey-daha-guzel-olacak.html" title="Her şey daha güzel olacak" /><author><name>Özgün Salih USAL</name><uri>https://profiles.google.com/114601944024121320974</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="//lh5.googleusercontent.com/-RtExucNzHtI/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAAIU/IVDn3-J0EKA/s512-c/photo.jpg" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-IZbSBsXkrj4/TaTPSpS30XI/AAAAAAAAAGs/l3Gec6aOOaQ/s72-c/her+%25C5%259Fey+daha+g%25C3%25BCzel+olacak.JPG" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://filtremdekiler.blogspot.com/2011/04/her-sey-daha-guzel-olacak.html</feedburner:origLink></entry></feed>

