<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>FourFourTwo Türkiye</title>
	
	<link>http://www.fourfourtwo.com.tr</link>
	<description>Futbolu Sevenlerin Adresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Feb 2012 10:24:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/FourFourTwoTr" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="fourfourtwotr" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>Dört dörtlük St. Etienne!</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/23/dort-dortluk-st-etienne/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/23/dort-dortluk-st-etienne/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2012 10:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bayram Kaymak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5532</guid>
		<description><![CDATA[PSG-Montpellier kapışması, St. Etienne'in yükselişi, Lille'in dönüşü... Ligue 1'de mücadelenin dozu artıyor]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Derbi haftasına damgayı derbi ve St. Etienne vurdu. Hem hafta sonu oynanan maçlar hem de bugün oynanan Şampiyonlar Ligi ve erteleme maçlarıyla yoğun bir gündemden geçen Fransız futbolu, istediği mücadeleye doydu. Derbi ise tahmin ettiğimiz gibi karşılıklı iki golle berabere bitti. Bu sonuçta kaybeden yok gibi gözükse de; Montpellier müthiş bir motivasyonla dönüyor Paris’ten. Başkanları; “Şampiyonluk mu?  Ben Noel Baba’ya inanmam” dese de siz ona bakmayın, geçen sene Lille’in yaptığını bu sene onlar yaparsa şaşırmayın!</p>
<h2><strong>Paris’te tango ama son değil<br />
</strong></h2>
<p>Derbi beklentileri karşıladı (PSG 2-2 Montpellier). Oyunda baskı kurmaya çalışan ve yüzde 55’lik topla oynama oranıyla bunu biraz da başaran lider,  rakibinin ünlü yüzdeli hücumlarına çare bulamadı, evinde iki gol yediği bir maçtan ancak 1 puanla ayrıldı. Üstelik bitime sekiz dakika kala 1-2 geriye düşen ev sahibi, son dakikalarda bulduğu golle kurtardı puanı. Ancelotti skordan memnun. “ Dengeli bir maçtı, sonuç adil. Dört beş yıldır beraber oynayan lig ikincisine karşı oynadık, üstelik oyuncularımın golden sonraki reaksiyonları ve kaybetmeme arzuları beni etkiledi”  sözleriyle takımından ümitli olduğunu belirtiyordu.</p>
<p>Misafir takımın hocası Rene Girard ise kızgınlığını gizlemedi: “ Hak eden bizdik, ikinci goldeki top kaybı komik üstelik. Ama 45 bin kişinin önünde iyi sonuç. Şampiyonluk mu?  Neden olmasın, 14 hafta daha var ve iyi gidiyoruz.”</p>
<p>Evinde, son iki haftada Lille ve Lyon’u deviren, son haftaların formda takımı Bordeaux ile oynayacak olan Montpellier’nin tek tesellisi, liderin Lyon deplasmanına gidecek olması.  Muhtemel sonuçlar ise tek farklı bir Montpellier galibiyeti ve Lyon’dan gelecek bir beraberlik haberi olur.</p>
<h2><strong>Yeşil dev uyandı, bu sefer uyumayacak gibi</strong></h2>
<p>Geçen yıl FourFourTwo’da “Yeşil Dev Uyanıyor mu?”  diye sorarak incelediğimiz St. Etienne, istikrarının ve iyi kadrosunun meyvelerini toplamaya başladı; dört günde aldığı iki galibiyetle dördüncülüğe oturdu. Ligin iyi takımlarından Rennes’i 4-0,  düşmemek için can havliyle mücadele eden Lorient’i 4-2 (dün oynanan erteleme maçı) yendiler. İlginç olan, bu iki maçta attıkları sekiz golün yedisini maçların ikinci yarısında atmış olmaları. Hücum hattının skor gücünü gösteren inanılmaz bir istatistik;: evlerinde Rennes’e dört attıkları maçta topla oynama yüzdeleri yüzde 38! Bu ilginç takımın bu gece oynadığı Lorient maçında ise ilk yarıda 0, ikinci yarıda altı gol atıldı.</p>
<p>St. Etienne, bu sezon izlemesi en zevkli Fransız takımı olma unvanına sahip olacak gibi. Auxerre deplasmanı tahmin edildiği kadar kolay geçmez ama düşmemek için tırmalayan rakibi karşısında St. Etienne gol bulabilir ve en kötü ihtimalle beraberlikle dönebilir.</p>
<h2><strong>Gurbetçi Lille tek tek atıyor!</strong></h2>
<p>Geçen hafta evinde beş gol yiyerek Bordeaux’ya  yenilince (her ne kadar dört gol atsa da) havası söner gibi olan son şampiyon, son dört gün içerisinde oynadığı iki zor deplasmanı da tek golle kazanmayı bildi (Lorient 0-1 Lille, Sochaux 0-1 Lille).  Attığı gollerin üçte birini (17 gol)  son 15 dakikada atan Lille, bu geceki Sochaux maçında da öyle yaptı, yeni golcüleri Roux ile 76&#8242;ncı dakikada gol buldu, çok zor geçen maçtan 3 puanla döndü, zirvenin berabere kaldığı hafta zirveye bir adım daha yaklaştı, liderle arasındaki puan farkı 6’ya indi.</p>
<p>Her ne kadar PSG’nin çok ağır bastığı, Montpellier’nin plase görüldüğü bir yarış sürse de, son şampiyon ritmini buldu,  bu hafta oynayacakları zorlu Rennes maçından da 3 puanla dönerlerse her şey olabilir. Son iki maçlarının aksine Rennes maçı bol gollü geçebilir!</p>
<h2><strong>2012 Bordeaux’ya yaradı!</strong></h2>
<p>2012’de hiç maç kaybetmediler; son şampiyon Lille’e  deplasmanda beş gol attılar ve yendiler; bu hafta ise kurbanları aklı Avrupa’da ama bir gözü de zirvede olan Lyon&#8217;du (Bordeaux 1-0 Lyon). Müthiş mücadele ve tek golle galip geldiler. Bu güzel sonuç onları üste taşısa da, Montpellier ile oynayacakları maç çok kritik hale geldi. Kaybederlerse kimse şaşırmaz ama kazanırlarsa üç haftada zirvenin neredeyse tamamını tokatlayan takım olarak 2012 sihrini devam ettirirler.  Zorlu bir mücadele bizleri bekleyecek.</p>
<h2>TOPLU SONUÇLAR</h2>
<p>Lorient 0-1 Lille<br />
Nancy 0-3 Toulouse<br />
Caen 2-2 Evian<br />
Ajaccio 0-0 Brest<br />
Dijon 3-0 Nice<br />
Sochaux 0-0 Auxerre<br />
Marsilya 1-1 Valenciennes<br />
Bordeaux 1-0 Lyon<br />
St. Etienne 4-0 Rennes<br />
PSG 2-2 Montpellier</p>
<p><strong>Erteleme Maçları</strong><br />
Sochaux 0-1 Lille<br />
St. Etienne 4-2 Toulouse<br />
Caen 2-2 Auxerre</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/23/dort-dortluk-st-etienne/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özlenen Barça geri döndü</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/21/ozlenen-barca-geri-dondu/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/21/ozlenen-barca-geri-dondu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 09:07:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep Özerin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5525</guid>
		<description><![CDATA[Kimilerine göre iş işten geçse de Guardiola'nın ekibi, Nou Camp'ta konuk ettiği Valencia önünde futbol şov yaptı. Ve tabii ki başrolde Lionel Messi vardı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Barcelona’nın Valencia önünde onadığı futbol, insanları Katalan ekibinin şampiyonluk yarışına tutunmaya çalıştığına ne kadar ikna eder bilinmez. <strong>Ancak 90 dakika boyunca Lionel Messi önderliğinde sergilenen oyun, Jose Mourinho’yu az da olsa endişelendirmiş olabilir.</strong> Emery’nin Valencia’sı Nou Camp’ta maçın başında öne geçse de Arjantinli’nin attığı dört gol, Barcelona’nın lider Real Madrid’le arasındaki puan farkını 10’da tutmasını sağladı.<br />
Belki garip gelecek ama skorun 5–1 olması sizi yanıltmasın; Barcelona maçı çok daha farklı kazanabilirdi. Kaleci Diego Alves’in 11 gollük kurtarış yaptığının altını çizmek gerek. <strong>Kalesinde beş gol gören bir file bekçisinin bu kadar kurtarış yapması, oldukça trajik bir durum.</strong><br />
Valencia cephesinde moraller son derece bozuk ve bunun tek sebebi alınan 5-1’lik mağlubiyet değil. Takımın Arjantinli oyuncusu Ever <strong>Banega</strong>, benzin istasyonunda arabasının el frenini çekmeyi unutunca aracın ayağının üzerinden geçmesini engelleyemedi. <strong>Kulüpten yapılan açıklama, sol bacağından sakatlanan 23 yaşındaki oyuncunun yaklaşık altı ay sahalardan uzak kalacağı yönünde.</strong> Banega’nın eksikliği, Valencia orta sahasına özellikle yaratıcılık açısından oldukça hasar verebilir.</p>
<p>Lider Real Madrid, evinde Santander’i ligdeki birçok takımı olduğu gibi farklı bir tarifeyle uğurladı. Uzun süredir sakatlıktan dolayı forma giyemeyen <strong>Angel Di Maria</strong>’nın karşılaşmanın ikinci yarısında forma giymesi ve çok şık bir gol atması, Jose Mourinho ve Bernabeu ahalisinin sevincini ikiye katladı. Ancak bu sevinç fazla sürmedi. Son dakikalarda sakatlığı nükseden Arjantinli oyuncu, <strong>Şampiyonlar Ligi’nde oynanacak CSKA Moskova maçının kadrosundan çıkarıldı.</strong></p>
<p>Atletico Madrid, Diego Simeone yönetiminde ligde ilk kez gol yerken geçen hafta olduğu gibi yine rakip kaleciye takıldı. <strong>Sporting Gijon file bekçisi Juan Pablo, ligin en çok gol yiyen kalecisi olma unvanını bir maçlığına kenara koymaya karar verince takımına 1 puan kazandırdı.</strong> Maçta dokuz gollük kurtarış yapan 33 yaşındaki kaleci, Simeone’nin ekibine Şampiyonlar Ligi yarışında büyük bir darbe vurmuş oldu.</p>
<p>Ligin en iyi futbol oynayan ekiplerinden Athletic Bilbao ise iki maçlık 3 puan hasretini Malaga önündeki 3-0’lık galibiyetle sonlandırdı. <strong>İkinci yarıda dört dakika içinde bulduğu üç golle zafere ulaşan Bask ekibi</strong>, bu sonuçla <strong>dördüncü sıraya yükseldi</strong>.<br />
Son galibiyetini 10 Aralık 2011’de alan ilk yarının flaş ekibi Levante, ikinci devrede sadece 1 puan topladı ve yedinci sıraya kadar geriledi. Bu hafta evlerinde ligin en iyi ikinci deplasman takımı olan Vallecano’ya 5–3 yenilmeleri aslında sürpriz sayılmamalı. <strong>Konuk ekip, bu sezon dış sahada 18 puan toplayarak 17 puan alabilen Barcelona’yı geride bırakmayı başardı.</strong> Bu galibiyetle dördüncü sıradaki Bilbao’nun sadece 2 puan gerisine tırmanan kırmızı-beyazlılar, Şampiyonlar Ligi potasına da girmiş oldu.</p>
<p><em><strong>Toplu sonuçlar:</strong></em></p>
<p>Getafe 1-1 Espanyol<br />
Real Madrid 4-0 Santander<br />
Sevilla 2-0 Osasuna<br />
Granada 4-1 Real Sociedad<br />
Athletic Bilbao 3-0 Malaga<br />
Mallorca 4-0 Villarreal<br />
Sporting Gijon 1-1 Atletico Madrid<br />
Levante 3-5 Vallecano<br />
Barcelona 5-1 Valencia<br />
Zaragoza 0-2 Real Betis</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/21/ozlenen-barca-geri-dondu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dev maç öncesi kayıp yok</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/20/dev-mac-oncesi-kayip-yok/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/20/dev-mac-oncesi-kayip-yok/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 12:33:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Alayoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5517</guid>
		<description><![CDATA[Ranieri'nin Inter'i paraşütsüz düşüşe devam ederken Milano'nun kırmızı-siyahlı temsilcisi, Juventus'la liderlik yarışını kolay bırakmayacağının sinyallerini verdi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>24’üncü haftasını geride bıraktığımız Serie A’da şampiyonluğun en büyük iki adayı Milan ile Juventus haftayı kayıpsız kapatırken en yakın takipçileri Lazio ile Udinese’nin puan kayıpları sonrasında yarışta baş başa kaldılar.<br />
<strong>Cesena deplasmanından 3 puanı üç golle alan Milan üst üste ikinci deplasman galibiyetini alırken</strong>, kendi sahasında Catania’yı ağırlayan Juventus 1–0 geriye düştüğü mücadeleyi 3–1 kazanmayı başararak yenilmezlik serisini 23 maça çıkardı. Önümüzdeki hafta oynanacak Milan–Juventus maçı öncesinde iki takımın da son derece formda olması, çok güzel bir maç izleyeceğimizin en güzel göstergesi.</p>
<p>Geçen hafta Cesena karşısında aldığı 3-2’lik epik galibiyet sonrasında şampiyonluk yarışında iddialı duruma gelen <strong>Lazio, Palermo karşısında 5–1 mağlup olarak adeta bozguna uğradı</strong>. Bu sonuçla 42 puanda kalan Lazio, şampiyonluk yarışında tekrar iddialı duruma gelebilmek için Milan ve Juventus’un puan kaybı yapmasını beklemek zorunda.<br />
Bu hafta sahasında Cagliari’yi ağırlayan Udinese, maçtan 0-0’lık beraberlikle ayrılarak üst üste üçüncü.maçında da 3 puan almayı başaramayarak şampiyonluk yarışında söz sahibi olma fırsatını kaçırdı.<br />
<strong>Beş haftalık galibiyet hasretinden sonra geçen hafta Chievo’yu mağlup ederek 3 puanla tanışan Napoli</strong>, bu hafta zorlu Fiorentina deplasmanından 3–0 gibi net bir sonuçla galip gelerek üst üste ikinci galibiyetini aldı ve dördüncü.sıradaki Lazio ile arasındaki puan farkını 5’e indirdi.</p>
<p>Üst üste yedi maç galip gelmeyi başararak bir anda şampiyonluk potasına giren Inter, son haftalarda aldığı kötü sonuçlarla herkesi şaşırtmaya devam ediyor. <strong>Galibiyet serisinin ardından oynadığı beş maçta dört kez mağlup olup sadece bir beraberlik alabilen mavi-siyahlılar</strong>, kendi sahasında oynadığı son iki maçta ligin zayıf takımları olarak kabul edilen Novara ve Bologna karşısında gol atmayı dahi başaramadı. Önümüzdeki hafta bu kötü formuyla son haftaların formda takımı Napoli karşısında nasıl bir sonuç alacakları merak konusu.<br />
Inter karşısında aldığı 3-0’lık galibiyet Bologna için altın değerindeydi. Siena’nın puan kaybettiği haftada almış oldukları 3 puan, önümüzdeki haftalar için Bologna adına kümede kalma savaşında umut tazeleyici bir sonuç oldu.</p>
<p><strong>Sayılarla Serie A</strong><br />
•    Bologna son <strong>6</strong> maçtır kaybetmiyor.<br />
•    Lecce ve Novara <strong>3</strong> maçtır kaybetmiyor.<br />
•    Inter <strong>3</strong> maçtır gol atamıyor.<br />
•    Genoa ve Inter <strong>3</strong> maçtır puan alamıyor.</p>
<p><em><strong>Toplu Sonuçlar</strong></em>:</p>
<p>Palermo 5–1 Lazio<br />
Cesena 1–3 Milan<br />
Juventus 3–1 Catania<br />
Udinese 0–0 Cagliari<br />
Roma 1–0 Parma<br />
Novara 0–0 Atalanta<br />
Genoa 0–1 Chievo<br />
Lecce 4–1 Siena<br />
Fiorentina 0–3 Napoli<br />
Inter 0–3 Bologna</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/20/dev-mac-oncesi-kayip-yok/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir değil, iki Borussia var!</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/20/bir-degil-iki-borussia-var/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/20/bir-degil-iki-borussia-var/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 09:01:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5490</guid>
		<description><![CDATA[Bayern, zirveyle iletişimini kaybederek 3.'lüğe gerilerken Dortmund biraz daha nefes aldı, Mönchengladbach da 2. sırayı kaptı. İşte Bundesliga’da 22’nci hafta...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta içi Alman kamuoyununu sahnesinde <strong>Bayern Münih başkanı Uli Hoeness ve Karl Heinz Rummenigge</strong> vardı. Bayern’in efsane 70’ler kadorsunda birlikte forma giyen bu iki kanka, sırayla medya önüne çıkıp hakemlerin sürekli kendileri aleyhine tutum sergilediklerini savundular. Peki bunu neden yaptılar?</p>
<p>Beckenbauer, Bild’deki köşesinde iki hafta önce<strong> “Klopp, artık favori sensin”</strong> diye seslenmiş, ben de bunun muhtemel bir <strong>&#8220;Ali Cengiz oyunu&#8221;</strong> olduğunu söylemiştim. İşte geçen hafta Bayern cephesinden gelen açıklamalar bu politikanın devamı. Hayır, bu bir komplo teorisi falan değil. Bayern bunu her yıl alenen yapıyor ve Almanya’da herkes bunu biliyor.</p>
<p>Mesela 11 Freunde dergisi bundan beş ay önce şöyle yazmış: <strong>“Uli Hoeness ve Karl-Heinz Rumennigge sık sık birer bardak şarap eşliğinde Schafkopf (Almanya’da meşhur bir kart oyunu) oynayıp bir sonraki röportajlarında hangi konuyu ele alacaklarını, kamuoyu önünde nelerden konuşacaklarını tartışırlar.”</strong> İşte ikili, muhtemelen o Schafkopf buluşmalarından birinde geçen hafta yaptıkları açıklamaları planladılar.</p>
<p>Ama hafta sonu bu stratejiyi kendi takımları baltaladı. Bayern, hafta sonu Freiburg’la berabere kalarak bir kez daha puan kaybetti ve lider Dortmund’un 4 puan gerisine düştü. Üstelik ikincilik koltuğunu da Mönchengladbach’a kaptırdılar. Daha da kötüsü, etkisiz, yavaş ve sıkıcı bir futbol oynadılar. Sportif direktör Nerlinger de bunu doğruladı ve takım üzerindeki baskıyı biraz daha artırdı.<strong> “Bazı şeyleri hemen değiştirmemiz ve çabuk hareket etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bu, Bayern için çok büyük hayal kırıklıklarıyla dolu depresif bir sezon olacak.”</strong></p>
<p>Bu arada bir hatırlatma: Bayern’in puan kaybettiği Freiburg, ligin son sırasında&#8230;</p>
<h2>Dortmund artık daha rahat</h2>
<p>Borussia Dortmund için herhalde en iyi sonuç bu olurdu&#8230; Hertha deplasmanında Götze’nin yokluğunda son haftalarda takımı sırtlayan Kagawa da olmayınca yaratıcılıktan epey uzaktılar. Oyunun kontrolünü ellerinde tutmalarına rağmen zor bir 90 dakika geçirdiler. Rakibe verdikleri kontrataklardan bir bol yiyip maçı mağlup bitirmeleri bile olasıydı. <strong>Ama Grosskreutz sahneye çıktı bu zor haftada Dortmund’un liderlik unvanını korudu.</strong></p>
<p>Geçtiğimiz hafta Skibbe’ye yol veren Hertha ise fenalarda&#8230; 10 maçtır kazanamıyorlar ve düşme hattından sadece 2 puan yukarıdalar. <strong>Artık yola Otto Rehhagel’le devam edecekler.</strong></p>
<p>Rehhagel, Bundesliga’dan ayrılalı tam 12 yıl olmuştu. 1995-96 sezonunda Bayern’de hayal kırıklığı yaşadıktan sonra 1996-2000 yılları arasında Kaiserslautern’i çalıştırmış ve 1997-98 sezonunda tarihi bir başarıya imza atmıştı. <strong>1996-97 sezonu sonunda Bundesliga’ya çıkardığı takıma, Bundesliga’daki ilk yılında şampiyonluk yaşattı. Yunanistan’daki mucizeyi zaten herkes hatırlıyor.</strong> Ayrıca 14 yıl kesintisiz çalıştırdığı Werder’e yaşattığı iki lig bir de Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğu var. <strong>Kariyeri tartışma götürmez ama en büyük problem 73 yaşında olması</strong>. Tabii bir de insanın içini kemiren defansif futbol anlayışı&#8230; Hertha ile şimdilik sadece sezon sonuna kadar sözleşme imzaladı. Zaten son iki buçuk yılda dört hocayla yollarını ayıran bir takımdan daha fazlası beklenemezdi!</p>
<h2><strong>İstatistiklerle 22’nci Hafta</strong></h2>
<p><strong>Mario Gomez</strong>, bu sezon ikinci kez <strong>bir şut bile çekmeden</strong> maçı tamamladı.</p>
<p>Hamburg’lu <strong>Mladen Petric,</strong> 118’nci Bundesliga maçında<strong> 50’nci golünü</strong> attı.</p>
<p><strong>Dortmund,</strong> son altı maçının <strong>altısını da kazandı.</strong></p>
<p><strong>Dortmund</strong> 2009 yılında transfer ettiği <strong>Grosskreutz’ün gol attığı tüm maçları</strong> kazandı<strong> (17’de 17).</strong></p>
<p><strong>Hertha Berlin takımı</strong> Bundesliga’da mücadele ettiği süre boyunca <strong>ilk kez arka arkaya dört iç saha mağlubiyeti aldı.</strong></p>
<p>Nürnberg, Köln karşısında <strong>son sekiz Bundesliga maçını da kazandı</strong>. Bu seriyi daha önce herhangi bir takım karşısında yakalyan başka bir Bundesliga takımı yoktu.</p>
<p><strong>Borussia Mönchengladbach’ın</strong> son 27 golünü <strong>Hanke, Herrmann, Reus ve Arongo</strong> dörtlüsü attı.</p>
<p><strong>Hannover</strong>, Sttutgart karşısında <strong>kornerden üç gol</strong> attı. Bu sezon Bundesliga&#8217;da bir maçta atılan <strong>en yüksek korner golü</strong> sayısı&#8230;</p>
<p><strong>Raul</strong>, Wolfsburg&#8217;a attığı golle profesyonel futbol kariyerinde <strong>400 gole</strong> ulaştı.</p>
<h2><strong>Toplu Sonuçlar</strong></h2>
<p>Hoffenheim 1-1 Mainz<br />
Hamburg 1-3 Bremen<br />
Leverkusen 4-1 Augsburg<br />
Hertha BSC 0-1 Dortmund<br />
K’lautern 1-2 M’gladbach<br />
Nürnberg 2-1 Köln<br />
Freiburg 0-0 Bayern<br />
Schalke 4-0 Wolfsburg<br />
Hannover 4-2 Stuttgart</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/20/bir-degil-iki-borussia-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Fransa’da yılın maçı!”</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/19/fransada-yilin-maci/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/19/fransada-yilin-maci/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 08:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bayram Kaymak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5476</guid>
		<description><![CDATA[Başlıktaki sözler lider PSG’li golcüsü Nene’ye ait ve kast ettiği maç bu hafta sonu oynanacak PSG-Montpellier maçı. Hakkı da yok değil, maç öncesi durumlara baktığımızda görüyoruz ki, her şeyin olabileceği bir 90 dakika bizi bekliyor! ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PSG bir hafta sonra Lyon deplasmanına gidecek ama Nene takımın psikolojisini yansıtan yorumunda ısrarlı: <strong>“Brezilya’da biz böyle maçlara El clasico deriz ama Fransa’da o kapılmış durumda (PSG &amp; Marsilya maçlarına verilen &#8220;le classique&#8221; ismine gönderme yapıyor), ama bu maça da bir isim bulunmalı. Sezon başında belli ettiler ama açıkçası bu haftalara kadar gelebileceklerini düşünmüyorduk. Şimdi kendi evimizde hiç de rahat olmadığımız bir finale çıkıyoruz. Tabii ki favori biziz ama işler zor.”</strong>  Kendisini bu yılın formda golcüsü Giraud ile kıyaslayanlara ise malzeme vermek istemiyor gibi: “Ligin en iyi golcüsü Olivier, gol krallığı onun olacaktır. Benim için önemli olan atabileceğim kadar gol atabilmek.”</p>
<p>Terazinin diğer kefesindeki Olivier Giraud ise maça farklı bir motivasyonla hazırlandıklarının ipuçlarını veriyor:<strong> “Evimizdeki 0-3’ün rövanşına çıkıyoruz. Tabii ki rakip PSG ve beraberlik de işimize yarıyor, ama o maç aklımızdan çıkmıyor.”</strong> Şampiyonluk konusunda tüm takım arkadaşları gibi temkinli ama net olarak Avrupa kupalarında oynamak istiyor, tabii ki en çok Şampiyonlar Ligi’nde&#8230;</p>
<p>Montpellier başkanı Nicollin <strong>“PSG maçından yüzde 100 eminim, benim korktuğum bir hafta sonraki Bordeaux maçı”</strong> şeklinde bir demeç veriyor,  antrenör Girard<strong> “Maç büyük ihtimalle PSG’nin, şampiyonluk da öyle”</strong> diyor; golcü Giraud ise intikam çığlukları atıyor. Anlaşılan Montpellier cephesinde ilginç akıl oyunları oynanıyor.</p>
<p>Bu akşam Fransız futbol severleri güzel bir maç bekliyor. Karşılıklı gollerle geçmesi muhtemel maçta beraberlik kimseyi şaşırtmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/19/fransada-yilin-maci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıra Trabzonspor’da</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/16/sira-trabzonsporda/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/16/sira-trabzonsporda/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 15:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FourFourTwo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5447</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş'ın Braga zaferinden sonra gözler bu akşamki Trabzonspor-PSV maçına çevrildi. FourFourTwo ekibi de iki takımın son durumunu sizler için değerlendirdi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Önce Şampiyonlar Ligi elemesi, sonra Avrupa Ligi, ardından tekrar Şampiyonlar Ligi grup maçları derken sonunda gene Avrupa Ligi ikinci tur ilk maçında kendi evinde Hollandalı rakibi PSV Eindhoven’ı ağırlayacak Trabzonspor.</strong> Rakip Avrupa arenasında her ne kadar Trabzonspor’dan tecrübeli bir takım olsa da Şampiyonlar Ligi grup maçlarında Inter, Lille ve CSKA Moskova takımlarına karşı sergilenen olumlu futbol, Trabzonspor’un son 16 ümitlerini canlı tutması için yeterli olsa gerek.<br />
PSV teknik direktörü Rutten’in karşılaşma öncesinde vermiş olduğu kendilerinden son derece emin beyanatlar ve etkili oyuncuları Labyad’ın kadrodan son anda çıkarılmış olması, Trabzonspor için bir avantaj teşkil edebilir.<strong> Zira Şenol hocanın önde oynayan takımlara karşı daha etkili bir hücum organizasyonu olduğunu önceki maçlardan biliyoruz</strong>. Şenol hoca şayet göreceli ağır olan stoper ve defans hattını geride tutmak şartıyla özellikle <strong></strong>Colman’ı kullanarak Burak’ı PSV defans hattının arkasında topla buluşturmayı başarabilirse içeride gol yemeden bir galibiyet çıkarma şansını yükseltecektir.<br />
Hücumdaki en etkili isimler Olcan, Alanzinho, Halil ve Burak dörtlüsünden Alanzinho ya da Halil’i fizik gücü yüksek PSV orta sahasına karşı dirençli durabilmek amacıyla bu maçta kenarda bekletebilir. Ayrıca son haftaların formda oyuncusu Mustafa Yumlu ile Giray arasındaki uyum da maçın gidişatını etkileyecek faktörlerden olacaktır. <strong>Kısacası bu maç Trabzonspor açısından kazanılması mutlak bir maç olmasının yanı sıra gol yemeden tamamlaması gereken bir maç niteliği de taşımakta. </strong> Dolayısıyla Şenol hocanın mevcut oyuncu yapısının da etkisiyle daha kontrollü bir oyun planlayacağını öngörebiliriz.</p>
<p><strong><a href="http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/16/sira-trabzonsporda/marcelo-of-psv-eindhoven-challenges-cassio-and-goalkeeper-danut-coman-of-rapid-bucharest-during-their-europa-league-group-c-soccer-match-in-eindhoven/" rel="attachment wp-att-5455"><img class="aligncenter  wp-image-5455" src="http://www.fourfourtwo.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/TS-PSV-4-555x437.jpg" alt="" width="333" height="262" /></a></strong><br />
Teknik direktör Rutten’in maçla ilgili söylediklerine bakarak Hollanda ekibinin bu maça oldukça rahat çıkacağını tahmin etmek güç değil. <strong>Kültürlerinden kaynaklanan bu soğukkanlılığının yanı sıra grup maçlarında deplasmanda oynadıkları üç maçı da kazanmaları, PSV’li oyunculara ekstra bir genişlik getiriyor.</strong><br />
Kırmızı-beyazlı ekip, tipik Hollanda futbolunun bir yansıması olarak 90 dakika boyunca topa hakim olup hücum futbolu oynamaya çalışıyor. Stoperde görev yapan Derijck-Marcelo ikilisi, sürekli topla hücuma katılıyor ve önündeki oyunculara destek veriyor. Ancak bu maçta bunu ne kadar sıklıkla yapacaklarını kestirmek gerçekten çok güç; <strong>PSV teknik ekibi Trabzonspor’un maçlarını izlemiş ve Burak’ın attığı golleri görmüşse bu tür bir risk alacaklarını düşünmek yersiz olur.</strong><br />
Hafta sonu oynanan Groningen maçında sağ bekte bir dönem Trabzonspor’un transfer listesine giren Hutchinson görev yaptı. Aslında o bölgenin oyuncusu Manolev ancak Kanadalı oyuncu da bir orta saha oyuncusu olmasına rağmen bek olarak gayet olumlu bir oyun ortaya koydu. Bu akşam oynadığı takdirde Avni Aker seyircisiyle geç de olsa buluşmuş olacak ancak Rutten&#8217;in tercihini Bulgar oyuncudan yana kullanacağı hemen hemen garanti gibi.<br />
Konuk ekibi en çok zorlayacak konu ise sol bekte kimin görev yapacağı. <strong>Milli oyuncu Pieters’in yokluğunda 17 yaşındaki Willems bu bölgede şans buldu ve oldukça etkili performanslar sergiledi</strong>. Ancak Rutten, bu sezon takıma dönen 33 yaşındaki Bouma’yı oynatabilir. Bu tür maçlarda tecrübenin daima +1 yazdığını biliyoruz.<br />
Rutten’in tercih ettiği son derece ofansif orta saha kurgusu; rakibi hem göbekten, hem de kanatlardan delmeye yönelik. Merkezdeki Strootman-Wijnaldum-Toivonen üçlüsü, rakibi sürekli zorluyor; sol kanatta görev yapan Mertens ise devamlı içe kat ederek gol yollarına sızıyor. <strong>Özellikle Toivonen’in ikinci forvet rolünde orta saha ile forvet arasındaki bağı kurduğunu belirtmek gerek.</strong> Üstlendiği gezici rolle İsveçli oyuncunun Trabzonspor savunmasını zorlayacağını söyleyebiliriz.<br />
Sağ kanatta bu sezon müthiş bir çıkış yapan 18 yaşındaki Labyad’ın sakat olduğu için Trabzon’a getirilmediği düşünüldüğünde burada Lens’in görev yapması muhtemel. Bu oyuncular ileride tek santrfor olarak görev yapan Matavz’ı destekliyor. Sloven oyuncu, Groningen’deki performansını henüz PSV’ye taşıyamadı ancak herkes sahip olduğu potansiyelin farkında. <strong>CSKA Moskova deplasmanında Doumbia-Love ikilisinin göbekten yaptığı ikiye birleri durdurmakta zorlanan Trabzonspor savunmasının Matavz-Toivonen trafiği karşısında ne tür bir refleks vereceği maçın kaderini etkileyecek.</strong><br />
Rutten’in Trabzonspor hakkındaki “Şampiyonlar Ligi’nde oynadıkları maçlara bakarsak önceliği beraberliğe verdiklerini görüyoruz” sözleri, aslında temsilcimize bu maç için güzel bir tüyo vermiş olabilir. Yumuşak PSV savunmasını göz önünde bulundurarak <strong>Şenol hocanın Colman-Burak işbirliğiyle yakalanacak kontrataklar üzerinden rövanş maçı için avantajlı bir skor elde etmeye çalışması, seçenekler arasındaki en ideal kurgu olarak duruyor.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/16/sira-trabzonsporda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>San Siro’da dev buluşma</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/san-siroda-dev-bulusma/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/san-siroda-dev-bulusma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 12:41:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>FourFourTwo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5389</guid>
		<description><![CDATA[İbrahimoviç'in sürüklediği Milan mı, Van Persie'nin önderliğindeki Arsenal mi? FourFourTwo, İtalya'daki dev kapışma öncesi iki takımın son durumunu inceledi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şampiyonlar Ligi ikinci turunda en büyük çekişme, Milan ile Arsenal arasında yaşanacak. Hafta sonu Udinese karşısında alınan 2-1’lik galibiyet ve ligde liderliği ele geçirmiş olmaları, Arsenal maçı öncesinde Milano ekibinin moral ve motivasyonunu en üst düzeye çıkartmış durumda. Bir başka deyişle İngiliz ekibi, karşısında son derece istekli ve agresif bir Milan bulacak.<br />
<strong>Milan’ın en büyük avantajı son derece tecrübeli ve bu tip maçlarda nasıl davranılması gerektiğini bilen çok yetenekli oyunculara sahip olması.</strong> Bir diğer önemli avantajı ise, geçtiğimiz yıllara oranla genç oyuncularından daha yüksek verim almayı başarabilmesi. Abate, Nocerino, Emanuelson, Boateng ve El Shaarawy gibi oyuncular bu sezon çok önemli performanslara imza attılar.<br />
<strong>Milano ekibinin Arsenal karşısındaki en büyük dezavantajı Arsenal’ın süratli kanat oyuncularına karşı nasıl bir çözüm üreteceği.</strong> Özellikle karşısında Walcott’un bulunacağı sol kanat savunması, Allegri’nin başını biraz ağrıtabilir. İtalyan teknik adamın sol bekte Mesbah, Antonini ya da Zambrotta’dan birini tercih edeceği düşünüldüğünde bu oyuncuların Walcott’un süratiyle nasıl baş edeceği merak konusu.<br />
Milan’ın bu maçta en çok güvendiği isim ise hiç şüphesiz Zlatan İbrahimoviç. <strong>Bu sezon ligde oynadığı 19 maçta 15 gol, Şampiyonlar Ligi’nde ise dört maçta dört gol atan İsveçli yıldız, Arsenal savunmasını en çok tehdit edecek oyuncu olacak.</strong> Arsene Wenger’in savunma göbeğini hangi oyunculardan oluşturacağı henüz bilinmiyor ancak dev İsveçli’yi durdurma görevini büyük ihtimalle Thomas Vermaelen üstlenecek.</p>
<p><a href="http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/san-siroda-dev-bulusma/britain-soccer-fa-cup-2/" rel="attachment wp-att-5391"><img class="aligncenter  wp-image-5391" title="Britain Soccer FA Cup" src="http://www.fourfourtwo.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/Arsenal-555x400.jpg" alt="" width="379" height="281" /></a> <strong></strong></p>
<p><strong>İngiliz temsilcisinde ise bütün gözler Robin van Persie’nin üzerinde olacak.</strong> Hollandalı oyuncu, bu sezon ligde çıktığı 25 maçta rakip filelere 22 gol gönderirken Topçular’ın hücum anlayışının merkezine oturmuş durumda. Arsenal’in grup maçlarında Dortmund’la oynadığı iki karşılaşmaya baktığımızda, 180 dakikada kaleyi bulan toplam beş şutu olduğunu ve üç gol attığını görüyoruz. Bu beş isabetli şutun dördü Van Persie’den gelirken üçü filelerle buluştu. <strong>Sadece bu istatistik bile Arsenal için ne kadar önemli bir rol oynadığını göstermeye yetiyor.</strong></p>
<p>Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da Arsene Wenger’in Theo Walcott’u nasıl kullanacağı. Milan, geçen sezon Şampiyonlar Ligi ikinci turunda Tottenham’a elenirken iki maçın da yıldızı Aaron Lennon olmuştu. Wenger, bu turu geçmek istiyorsa Milan’ın zayıf sol kanadına karşı Walcott’un süratinden en iyi şekilde yararlanmak zorunda. <strong>Orta saha oyuncularından gelecek destek ve Van Persie’nin geri gelerek yapacağı servis, skora direkt etki edebilir.</strong> Bunun için de takıma bu sezon katılan Mikel Arteta’nın performansını bir, hatta birkaç vites yükseltmesi gerekiyor. İspanyol oyuncu, bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde beş maçta takım arkadaşlarına sadece bir gol pozisyonu hazırlayabildi. Oysa boşluğunu doldurmaya çalıştığı Cesc Fabregas, geçen sezon beş maçta tam sekiz gollük pas vermişti. Tabii Arteta’nın sahada bulunduğu dönemde Alex Song’un hücuma daha fazla katıldığını söyleyebiliriz. <strong>Bu iki merkez oyuncusu, Arsenal hücumlarındaki dengeyi kurabilirse Arsenal’in Milan orta sahasına üstünlük sağlaması çok daha kolaylaşır.</strong> Aksi takdirde Boateng ve Nocerino’nun oyuna girmesine izin verirlerse İngiliz ekibinin bu maçtan avantajlı bir skorla dönmesi zor olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/san-siroda-dev-bulusma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bak Montpellier geliyor, selam veriyor!</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/bak-montpellier-geliyor-selam-veriyor/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/bak-montpellier-geliyor-selam-veriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 07:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bayram Kaymak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5378</guid>
		<description><![CDATA[Montpellier'nin lider Paris Saint Germain'in ensesine kurulduğu haftada, 4-5 biten Lille-Bordeaux maçı sezonun en keyifli karşılaşmalarından biriydi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadrosuna yaptığı takviyeler ve yeni hocaları  ile adından söz ettiren PSG, güven vermeyen futboluna rağmen kazanıyordu, bu haftaya kadar. Lider, tahmin ettiğimiz gibi zorlu Nice deplasmanında puan kaybetti, takipçi Montpellier net bir galibiyetle nefesini iyice başkent ekibinin ensesinde hissettirmeye başladı. 23&#8242;üncü hafta, bunun dışında ilginç sonuçlara da sahne oldu, lige gerçek anlamda renk getirdi.</p>
<h2><strong>Evinde kral Montpellier </strong></h2>
<p><strong></strong>Paris deplasmanına, sonucunda liderlik olan bir maça gidecek olan Montpellier, o maçtan önce olabilecek en güzel senaryoyu yaşıyor <strong>(</strong><strong>Montpellier 3-0 Ajaccio). </strong>Ajaccio maçını rahat bir şekilde aldı, çok iyi oynamadan kazanan PSG bu hafta tökezledi ve şimdi,  beraberlik de Montpellier’yi çok mutsuz etmez.</p>
<p>Fransa ligi İddaa programında olsaydı takipçilerine her hafta İY 0, MS 1 bahsi ile bolca para kazandırabilecek bir Montpellier, yine aynı şeyi yaptı; golsüz  geçen bir ilk yarıdan sonra kolayca galibiyete ulaştı. Piyasa değerinin 16 milyon euro’ya ulaştığı konuşulan golcüsü Giraud yine boş geçmedi, Montpellier  Paris’e hiç de az olmayan bir kazanma şansıyla gitmeye hazırlanıyor şimdi. Fakat antrenörleri Rene Girard, o ünlü akıl oyunlarından hiç vazgeçmeyecek gibi: “Maç boyunca takımıma güvenim hiç azalmadı, huzurla kazandık maçı. Haftaya ise Paris’e gideceğiz, elimizden geleni yapacağız. Tabii ki favori PSG ve hatta bana sorarsanız şampiyon da onlar. Ama biz de elimizden geleni yapmadan sahadan ayrılmayı planlamıyoruz.”</p>
<h2>Parizyenden bu sefer müjde gelmedi</h2>
<p>Geçtiğimiz hafta yazmıştık; “Zor Nice deplasmanından puan kaybıyla dönerlerse sürpriz olmaz” diye&#8230; Fakat yine de sürpriz oldu (<strong>Nice 0-0  PSG).</strong> Motta’nın da monte olmasıyla daha sağlam bir takım kimliğine bürünen PSG, kısır futboluna yakışan bir sonuçla döndü Nice’den. Evsahibi takım 11 korner kullanmış olmasından da anlayacağınız gibi, zaman zaman oldukça boğucu bir baskı kurdu.</p>
<p>Evinde, yenilenen çimler üzerinde takipçisini ağırlayacak olan PSG, her popüler ve büyük kulüp gibi, istenmeyen sonuçtan sonra biraz çalkalandı. Marcos Ceara, “Beni istemiyorlar, o yüzden de oynatmayıp saçma zamanlarda oyuna alıyorlar” tarzında bir açıklama yaptı.Fakat yılların tecrübesi Ancelotti polemiğe girmedi, maçla ilgili de “Normal sonuç buydu, her maç kazanamayız zaten” gibi yatıştırıcı bir açıklamayla Montpellier maçını beklemeye koyuldu.</p>
<h2>Film gibi maç Bordeaux’nun, Oscar Obraniak’ın!</h2>
<p>Gerçekten film gibi bir maçtı (<strong>Lille 4-5 Bordeaux).</strong> Son şampiyon Lille, evinde Bordeaux ile oynuyor, yüzde 65 topla oynama oranına sahip. Lille altı korner kullanmış, misafir takım 0. Lille’in pas sayısı rakibinin tam iki katı (276 pasa karşı 547pas!) ama maç sonunda skor tabelasında 4-5 yazıyor.</p>
<p>İşte bütün bu değişkenlere rağmen sonucu buraya getiren ise Ludovic  Obraniak.  Devre arasına kadar Lille forması giyen, geçtiğimiz yılki başarılarda en büyük rol sahiplerinden olan bu sebeple de taraftarın taptığı oyunculardan olan Polonyalı forvet,  yıllarca alkışlandığı stada yeni takımı Bordeaux ile çıktı, birisi 93&#8242;üncü dakikada galibiyeti getiren olmak üzere iki gol attı, iki golün hazırlayıcısı oldu. Tam bir Amerikan filmi gibi, kendisini istemediği halde gönderen yöneticilere unutulmaz bir ders verdi.</p>
<p>Fransa liginin gol ortalamalarını tek başına yükselten bu zevkli maç, son şampiyon için alarm zilleri demek aynı zamanda; son 11 maçta sadece dört kez kazandılar ve PSG’nin 11 puan gerisindeler.</p>
<h2>Caen tarih yazdı</h2>
<p>6 Kasım tarihinden beri kazanamayan Caen, kulüp tarihinde ilk kez Lyon’u deplasmanda yendi, aklı Şampiyonlar Ligi’nde olan rakibini lig yarışında zirveden biraz daha uzağa itti <strong>(Lyon 1-2 Caen)</strong>. Lille’İn kaybetmesi, Marsilya’nın da maçının ertelenmesi ile birleşince, zirvedeki ikiliyi biraz daha yalnız bıraktı Lyon. Yüzde 70 oranında topa sahip olmak, rakibinin üç katı pas yapmak (157’ye karşılık 493!) yeterli gelmedi, son yılların en başarılı takımlarından Lyon zirve iddiasından çok Şampiyonlar Ligi’ni düşünmeye başladı.</p>
<h2>Toplu Sonuçlar</h2>
<p>Montpellier 3-0 AC Ajaccio<br />
Lyon 1-2 Caen<br />
Auxerre 1-1 Lorient<br />
Valenciennes 1-0 Nancy<br />
Rennes 1-0 Sochaux<br />
Brest 1-0 Dijon<br />
Lille 4-5 Bordeaux<br />
Nice 0-0 PSG<br />
Toulouse 0-1 St Etienne</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/15/bak-montpellier-geliyor-selam-veriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milan zirveye oturdu</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/14/milan-zirveye-oturdu/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/14/milan-zirveye-oturdu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 10:11:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Alayoğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5372</guid>
		<description><![CDATA[Juventus'un maç yapmadığı haftada liderlik el değiştirirken Lazio'nun mucizevi geri dönüşü ve Novara'nın Giuseppe Meazza'dan çıkardığı 3 puan haftaya damgasını durdu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>23’üncü haftasını geride bıraktığımız Serie A’da, Udinese’yi deplasmanda 2-1’lik sonuçla mağlup etmeyi başaran Milan, iki maç fazlasıyla da olsa liderliğe yükselmeyi başardı. Haftanın sürpriz sonucu ise Inter’i deplasmanda 1–0 mağlup eden Novara’dan geldi. Hava muhalefeti sebebiyle iki karşılaşmanın ertelendiği haftada, Udinese’yi son 10 dakikada bulduğu gollerle 2–1 mağlup eden Milan, rakibiyle arasındaki puan farkını 6’ya çıkardı.  Son altı maçta dört mağlubiyet alan Udinese, Lazio’nun da haftayı galip kapatmasının ardından dördüncü sıraya geriledi.</p>
<p><strong>Lazio’dan muhteşem geri dönüş</strong><br />
Lazio için kendi sahasında oynadığı Cesena maçı ilk bakışta çok kolay görünüyordu. Ligde 19’uncu sırada yer alan rakibi karşısında herkes başkent ekibinin farklı ve rahat bir galibiyet almasını bekliyordu. Fakat olaylar hiç de öyle gelişmedi. Önce Mutu’nun golü, ardında da bir kırmızı kart ve Iaquinta’nın penaltısı ile 35’inci dakikada hem 2–0 mağlup duruma düşmüşlerdi hem de 10 kişi kalmışlardı.<br />
Ne olduysa ikinci yarıda oldu. 60 dakika 10 kişi oynayan Lazio, ikinci yarının başlarında 10 dakikada bulduğu üç golle maçı 3–2 kazanarak muhteşem bir galibiyete imza attı ve taraftarlarına unutulmaz bir gün yaşattı. Lazio aynı zamanda bu galibiyetle puanını 42’ye yükselterek ligde üçüncü sıraya yükselmeyi başardı.</p>
<p><strong>Novara altın buldu</strong><br />
Ligin son sırasında yer alan ve her geçen hafta ligde kalma umutları biraz daha azalan Novara, Inter deplasmanından altın değerinde 3 puan almayı başararak ligde kalma yolunda az da olsa ümitlendi. 10 maçtır galip gelmeyi başaramayan Novara, bu galibiyetle şeytanın bacağını kırmış oldu ve biraz olsun moral buldu. Haftaya Atalanta ile kendi sahasında çok kritik bir maça çıkacaklar ve belki de bu maçla ya tamam ya da devam diyecekler.</p>
<p><strong>Napoli kazanmayı hatırladı</strong><br />
Beş maçtır galibiyet yüzü göremeyen ve bu yüzden zirve yarışından bir hayli uzaklaşan Napoli, kendi sahasında Chievo’yu 2-0’lık sonuçla geçerek uzun zamandır hasret kaldığı 3 puana kavuştu. Son üç maçtır kalesini gole kapatan takım, aynı zamanda iki maç aranın ardından rakip filelere gol göndermeyi başarmış oldu.</p>
<p><strong>Yine deplasman yine hüsran</strong><br />
Şampiyonlar Ligi’ne katılmayı hedefleyen Roma, Siena deplasmanından 1-0’lık sonuçla mağlup ayrılarak Inter’in kaybettiği haftada beşinci sıraya yükselme şansını kullanamadı. Üst üste üçüncü deplasman maçından (Cagliari, Catania ve Siena) da 3 puanla dönemeyen takım, bu puanları ileride çok fazla arayacak gibi görünüyor.</p>
<p><strong>Sayılarla Serie A</strong><br />
Palermo, Cagliari deplasmanından 2-1’lik mağlubiyetle dönerken, bu sezon deplasmanda oynadığı 12’nci maçtan da 3 puanla ayrılmayı başaramadı. Cagliari ve Catania ligde son üç maçtır kaybetmiyor. Siena son iki maçta 4 puan toplayarak düşme hattındaki takımlarla arasındaki puan farkını 5’e çıkarttı.</p>
<p><em><strong>Toplu sonuçlar:</strong></em></p>
<p>Napoli 2-0 Chievo<br />
Siena 1-0 Roma<br />
Inter 0-1 Novara<br />
Atalanta 0-0 Lecce<br />
Catania 4-0 Genoa<br />
Cagliari 2-1 Palermo<br />
Udinese 1-2 Milan<br />
Lazio 3-2 Cesena<br />
Bologna – Juventus Ert.<br />
Parma – Fiorentina Ert.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/14/milan-zirveye-oturdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fark gittikçe açılıyor</title>
		<link>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/13/fark-gittikce-aciliyor/</link>
		<comments>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/13/fark-gittikce-aciliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 14:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep Özerin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog & Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fourfourtwo.com.tr/?p=5366</guid>
		<description><![CDATA[Ronaldo’nun bu sezonki altıncı hat-trick’i Real Madrid’e Levante önünde zaferi getirirken Barcelona’nın Osasuna’ya yenilmesiyle aradaki puan farkı 10’a çıktı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bernabeu’da konuk ettiği Levante önünde maçın başında geri düşmesine rağmen Portekizli yıldızının üç golüyle karşılaşmayı 4–2 kazanan Real’de artık iyiden iyiye şampiyonluk için geri sayım başladı. Jose Mourinho her ne kadar maçın ardından “Yanılmıyorsam şampiyon olmamız için daha 39 puan, yani 13 maç kazanmamız gerekiyor” şeklinde açıklamalar yapsa da Barcelona’nın bu noktada sonra herhangi mucizevi bir geri dönüş yapması pek de ihtimaller arasında yer almıyor. Tabii Katalan kulübünün lig tarihinde daha önce beş kez liderin 7 ve daha fazla puan gerisinde kalıp şampiyon olduğunu göz ardı etmemek gerek.<br />
Karşılaşmanın yıldızı Ronaldo, bu sezonki altıncı hat-trcik’ini yaparak 22’nci maçında 27’nci golüne ulaştı. Portekizli oyuncunun Manchester United’da 292 maçta ulaştığı sayıyı (118) Real Madrid formasıyla 122 karşılaşmada geride bırakması ise kendini ne kadar geliştirdiğini en önemli kanıtı olarak göze çarpıyor.</p>
<p><strong>Guardiola havluyu attı</strong><br />
Ezeli rakibinin 7 puan gerisinde çıktığı Osasuna deplasmanında Busquets, Xavi, Fabregas ve Iniesta gibi as oyuncularını dinlendirmeyi tercih eden Guardiola, bu hareketiyle La Liga şampiyonluğundan ümidini kestiğini belli etmiş oldu. İlk yarıda Nou Camp’ta aldığı 8-0’lık yenilginin bir bakıma intikamını almak için sahaya çıkan ev sahibi ekipte maça damgasını vuran isim, rakip filelere iki gol gönderen 1.93’lük Sırp forvet Dejan Lekiç oldu. Bu sezon Osasuna formasıyla dördüncü kez ilk 11’de sahaya çıkan 26 yaşındaki oyuncu, Barcelona savunması adeta tek başına yıktı. Bu galibiyetle Osasuna, Guardiola’nın Barcelona’sını hem içeride, hem de dışarıda yenebilen tek takım olma unvanını ele geçirirken Atletico Madrid ve Sevilla’nın ardından iki kez yenebilen üçüncü takım oldular. Ayrıca Guardiola yönetimindeki Barça, ligde ilk kez bir maçın devre arasına iki farklı geride girdi.<strong></strong></p>
<p><strong>Zaragoza dirildi, Tono direndi</strong><br />
Bu hafta deplasmandan galibiyetle dönen tek takımın bu sezon dış sahada ilk kez 3 puanla tanışan ligin son sırasındaki Real Zaragoza olması da haftanın ilgi çeken olaylarının başında geliyor. Ligde 3 puanı en son 16 Ekim 2011’de bir arada gören Zaragoza, Şampiyonlar Ligi vizesi kapmaya çalışan Espanyol’u deplasmanda 2–0 yenerek kümede kalmak için yeniden umutlandı.<br />
Haftanın berabere biten tek maçında ise Arda Turan’ın 70 dakika sahada kaldığı mücadelede Atletico Madrid, deplasmanda Santander kalecisi Tono’yu geçmeyi başaramadı. Maç boyunca rakip ataklara karşı tek başına direnen 32 yaşındaki file bekçisi, takımının 1 puan almasında büyük rol oynadı. Diego Simeone’nin göreve gelişinden bu yana oynadığı altı maçta kalesinde gol görmeyen ve mağlup olmayan Madrid ekibi, bıraktığı 2 puanla dördüncü sıraya tırmanma fırsatını değerlendirememiş oldu.</p>
<p><strong>Dönüşün böylesi</strong><br />
Ligin belki de en kritik maçı Real Betis ile Athletic Bilbao arasında oynandı. Ev sahibi alacağı galibiyetle düşme hattından uzaklaşma fırsatı yakalayacakken konuk ekip için 3 puanın anlamı dördüncü sıraya tırmanmaktı. Betis’te gözler Molina ile Castro’ya, Bilbao’da ise Muniain ile Llorente’ye çevrilmişti ancak maçın kader adamı hiç beklenmedik biri oldu. Babasının vefatı sebebiyle kulüpten özel izin alan ve bu sezon ilk lig maçına Bask temsilcisi önünde çıkan Real Betis’in sağ beki Nelson, uzatma dakikalarında attığı golle takımına hayati bir 3 puan kazandırdı.</p>
<p><em><strong>Toplu sonuçlar:</strong></em></p>
<p>Santander 0-0 Atletico Madrid<br />
Osasuna 3-2 Barcelona<br />
Real Betis 2-1 Athletic Bilbao<br />
Espanyol 0-2 Real Zaragoza<br />
Vallecano 2-0 Getafe<br />
Malaga 3-1 Mallorca<br />
Valencia 4-0 Sporting Gijon<br />
Villarreal 3-1 Granada<br />
Real Madrid 4-2 Levante<br />
Real Sociedad 2-0 Sevilla</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fourfourtwo.com.tr/2012/02/13/fark-gittikce-aciliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

