<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451</atom:id><lastBuildDate>Thu, 12 Sep 2024 03:30:11 +0000</lastBuildDate><category>Rock</category><category>aşk</category><category>din</category><category>Ardino</category><category>Sansür</category><category>Yaşar Kurt</category><category>bilingual</category><category>boom</category><category>bush</category><category>felsefe</category><category>gothich</category><category>görelilik</category><category>hard</category><category>heavy</category><category>koca parasıyla kukulama</category><category>kuantum</category><category>love</category><category>mantık</category><category>memleket</category><category>metafizik</category><category>metal</category><category>mizah</category><category>passion</category><category>seks</category><category>sekülerizm</category><category>sevan nişanyan</category><category>sevgi</category><category>sevişmek</category><category>sonsuzluk</category><category>spontane</category><category>sürü psikolojisi</category><category>taraf</category><category>tayyiboculuk</category><category>tayyip</category><category>trash</category><category>tüsiad</category><title>Fucking Existence</title><description>To be a rock but not roll</description><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Nik)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>86</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-4547908797194475619</guid><pubDate>Tue, 08 Feb 2011 21:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-02-08T23:18:20.042+02:00</atom:updated><title>Özfarkındalık</title><atom:summary type="text">Bir hilkat garibesiyim. Adımı bile kendim koymadım. Dışımda gelişen sebepler yüzünden; zaman, mekan ve ölüm boyutlarıyla tanımlayabildiğim, bilmediğim bir ortamda kendimi fark etmeye çalışıyorum. “Kendini fark etmek” eyleminin çok acı verici bir deneyim olduğunu biliyorum; çünkü, varlık bilinç düzeyinde fark edildiğinde, “ben ve diğerleri” şeklinde bir ayrım başlıyor. Bir köşede oturup, varlığımı</atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2011/02/ozfarkndalk.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-7118319518459352889</guid><pubDate>Sun, 19 Sep 2010 14:53:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-09-19T17:53:34.935+03:00</atom:updated><title>Katalizörler ve Sevgi</title><atom:summary type="text">Lisedeydim sanırım. Babamla bir tartışma sırasında, olay kaba kuvvet uygulama aşamasına yaklaşmaya başladığı zaman ona şunu söyledim:


- Bana vurabilirsin. Beni senin düşündüğün şekilde düşünmeye cebren zorlayabilirsin. Hatta acıdan kaçmak için söylediğin şekilde davranmaya da başlayabilirim. Ama zihinsel olan bir konuyu bana fiziksel kuvvet uygulayarak anlamamı sağlayamazsın. Bu mümkün değil.

</atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/09/katalizorler-ve-sevgi.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-6997211822248001787</guid><pubDate>Mon, 03 May 2010 08:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-05-03T11:26:02.085+03:00</atom:updated><title>Rijit Sevişmeler</title><atom:summary type="text">Sen, bu yazıya konu olan ve bu yazıyı okuyan kadın! Bu yazıyı okurken, aydın(!)ların deyişiyle, “dehşete” düşebilirsin. Ama bu, ne kadar aciz ve ve idrak yoksunu olduğundan daha “dehşetli” olamaz. Sabırsızlanma, sana ne olduğunu çok net göstereceğim; gerisi sana kalmış. Sana farklı bir kimlik çizmiyorum sadece silüetine ayna tutuyorum. Şüphesiz bu aynayı kırmak isteyeceksin. Gördüğün “görüntü” </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/05/rijit-sevismeler.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-5414700098951124994</guid><pubDate>Wed, 28 Apr 2010 21:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-29T11:09:34.782+03:00</atom:updated><title>Hayal(et)</title><atom:summary type="text">Yine geldiler işte... Hep geliyorlar. Benden ne istiyorlar? Onları kovardım eskiden ya da kaçardım. Yatağın altında, karanlıkta, dolabın içinde; gece tuvalet için kalktığımda klozetin deliğindeydiler. Yorganın altına saklanır, sabaha kadar gözümü kırpmazdım; sırılsıklam terlediğimde, günün ilk ışıkları imdadıma yetişir; onlar gittikten sonra uykuya teslim olurdum. Bebeklerin, ellerini iki yana </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/04/hayalet.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-6067552417226168786</guid><pubDate>Sun, 04 Apr 2010 17:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-04T21:06:57.198+03:00</atom:updated><title>Panoptik Yaşamlar ve Sabah Ereksiyonu</title><atom:summary type="text">Tarih: Biliş Çağı
Yer: Hapishanem
Makine: E Tipi Sürfile

Panoptikon, kapitalizmde yeniden keşfedilmiştir. Kapitalizmde yeni teknolojilerin kullanımının işyerinin yoğun kontrolünü gösterip göstermediği tartışması karmaşık ve yetersizdir. Zuboff, &quot;Akıllı Makinenin Çağı(In The Age of The Smart Machine)” kitabında bilgisayarların işyerinde dönüştürücü bir kapasiteye sahip oldukları görüşünde. “</atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/04/panoptik-yasamlar-ve-sabah-ereksiyonu.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj9-PFEURTlxgpKcqWTlDfOSuy78HNusFQVv_XJilfa1yl49RjgevHKFmsJjpqnuVZZiwIxo3gLoZYxU-5aJ9rH87n1E6GgAxOWnm3ikDJkIPlYTIFDvAf-Fi1VakPojb-pauLyYc78hBRH/s72-c/SP_A0025.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-8907632432333852436</guid><pubDate>Tue, 02 Mar 2010 22:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-06-30T13:30:43.173+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">aşk</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">seks</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sevişmek</category><title>Ahlaksız Bir Ders</title><atom:summary type="text">
&amp;nbsp;Yavaşça açacaksın bacaklarını...

Çok kısa bir heyecan duyacaksın ama gördüğün manzara hem tanıdık hem de sıradan gelecek sana. En kötü ihtimalle masturbasyondan bir adım ötede zevk alacağını bildiğinden yine de atacak kalbin, oysa sen göğsünün zorlanmasına alışıksın. Kendine neler olduğunu sorgulayacaksın, en kötü porno filmler bile seni bundan daha çok heyecanlandırıyorken şimdi neler </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/03/ahlaksz-bir-ders.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-6012093509034287575</guid><pubDate>Thu, 25 Feb 2010 12:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-25T14:39:15.130+02:00</atom:updated><title>Ekmek Arası</title><atom:summary type="text">&quot;Başarılı olmak isteyen her insan için iki kritik bilgi vardır. Gücünü bilmek! Haddini Bilmek! Aslan olunca karanın kralı olduğunu bilmek gücünü bilmektir ama suya girip timsaha kafa tutmaması gerektiğini görmek ise haddini bilmektir.&quot; (Mümin Sekman)

</atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/02/ekmek-aras.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-6932429433523387786</guid><pubDate>Sat, 20 Feb 2010 12:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-20T14:22:14.612+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">koca parasıyla kukulama</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tüsiad</category><title>Başkasının Kukusuyla Gerdeğe Girmek</title><atom:summary type="text">Yine sinirimi zıplatan bir habere denk geldim. Koca parasıyla yöneticilik yapmanın meslek olarak görüldüğü yalnız ve güzel ülkemde gün geçmiyor ki “put koleksiyonu”muza yeni putlar, ilahlar daha eklemeyelim. Geyler Kulübü, Evli ama Müsait Olanlar Kulübü, Çamlıca Kulübü, Biri Bizi Fakıyor Kulübü gibi ihtiyaçtan ortaya çıkmış olan “Patronlar Kulübü”nün yeni başkanı, Cem Boyner’in ikinci eşi olan </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/02/baskasnn-kukusuyla-gerdege-girmek.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-3039419629343575706</guid><pubDate>Mon, 15 Feb 2010 22:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-16T11:34:17.306+02:00</atom:updated><title>Zerdüştlü Gecelerde Hep Seni Andım Niçe, Ne Diyon Bu İşe?</title><atom:summary type="text">Beynimin içinde kampanalar çalıyor
Önceleri sağ kulağımdaki çınlama sol kulağıma da sirayet etti
Sonsuz şakımalar içinde geçiyor uyanık olduğum bütün anlar
En rahatı uyumak.
Uyumak ne güzel bir şeymiş
Hatta uykuya dalarken bir daha uyanmama ihtimaline
Bir bebe battaniyesi gibi sarılmak!

Uykunun içinde rüyalar var; şimdilik fazla ırgalamadığım ve unutulabilen cinsten
Boynumun arkasında bir </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/02/zerdustlu-gecelerde-hep-seni-andm-nice.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-4805468118285461426</guid><pubDate>Thu, 11 Feb 2010 07:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-11T09:47:42.691+02:00</atom:updated><title>Sevgili Dölüm</title><atom:summary type="text">
Hoşgeliş ! Barajı aştın sayılır (milyonlarca spermi geride bırakmak küçümsenecek bir iş değil). Asıl yarışa girmeye hak kazanacaksın yakında. Final grubuna kalmış bir spermden öte birşey değilsin gerçekçi bir bakışla ; tüm yaşamın boyunca bunu unutma ve kendini fazla önemseme. Sadece şanslı olduğunu bil, ne de olsa senin gibi milyarlarcası her dakika lağımlara akmakta. E lağıma gitmekten </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/02/sevgili-dolum.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhPIZMqTLYNAxelwhS7TwE-UMg17b_4UffMDhr0Dw3eUeUw3f-5pSfFCRLRXUQCJ1B-cW135rQfTV14kN76-ddwiG5A2Q_6ZxcAIYIvV3kf6S-wFgQRi8guArvv-Y1pIw868MpeaYE2Y9IW/s72-c/sperm.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-3856277525819439854</guid><pubDate>Wed, 03 Feb 2010 16:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-02-03T18:09:08.743+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">görelilik</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuantum</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sonsuzluk</category><title>Kar Altında Kalan Kuantik Düşünceler</title><atom:summary type="text">Klasik fizik dünya; taşlar, ağaçlar, yıldızlar gibi makroskopik ölçekteki evreni incelerken(makrokozmos), kuantum fiziği ise atom ve atomaltı tanecekleri gibi mikroskopik ölçekteki mikrokozmos&#39;u inceler. Uzmanmışım gibi lakırdı ettiğime bakmayın. Yoğurdun kaymağı gibi yüzeysel kalır bilgilerim. Sadece bazı noktalara anladığım ve algıladığım kadarıyla dikkat çekmek isterim. Her ne kadar makro </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/02/kar-altnda-kalan-kuantik-dusunceler.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-5533509639953109156</guid><pubDate>Mon, 18 Jan 2010 17:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-18T19:49:44.563+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">mantık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">mizah</category><title>Temel Mantık I ve Akış Diyagramları</title><atom:summary type="text">

Normal mantıkta diyalektik şöyledir: 

A: Benim mor gözlü bir kedim var.
B: Madem öyle göster bakalım.
(A malum kediyi gösterir)
B: Tamam ikna oldum.

Dini mantıkta ise aynı olay şu şekilde vuku bulur:

A: Benim mor gözlü bir kedim var.
B: Göster o zaman.
A: Var olmadığını ıspatlayamazsın! Olmadığına dair kanıtların var mı? 

veyahut;

A: Mor gözlü bir kedim olduğuna inanıyorum. İnancıma saygı </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/01/temel-mantk-i-ve-aks-diyagramlar.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgn3MFDkqt_Y4XdQdVN3D8EkMY5OecCakDmkmmmNs-6rOE5Yl2R9my0WbIV5cH547R3t3tqg247KgZ9BSSSuvPubBA6VqjHk7CK6ALwjs9qbGcXtmOkESSCQ06ISrWDJhyphenhyphenjYqgX3BbfIiQv/s72-c/451.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-567803642241169795</guid><pubDate>Thu, 14 Jan 2010 18:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-14T20:08:49.007+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sansür</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sevan nişanyan</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">taraf</category><title>Sansürcü Zihniyeti Sikeyim</title><atom:summary type="text">Yazmak bir iptiladır. Beni bilenler bilir ki yazma tiryakiliğim üniversite öncesine kadar uzanır. Son 1-2 yıla kadar yazılarımda küfüre yer vermezdim. Yazılarımı alabildiğince edebi, entellektüel, ciddi ve vakur bir formatta ele almaya çalışırdım. Beğenilme, takdir görme, onaylanma hastalığı herkes gibi bende de mevcuttu.(sorunu kökten çözdüğümü iddia etmiyorum, bu hastalık belli bir dozda hala </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/01/sansurcu-zihniyeti-sikeyim.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-7854417209993120152</guid><pubDate>Thu, 14 Jan 2010 15:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-14T17:33:47.331+02:00</atom:updated><title>Bil(e)miyorum</title><atom:summary type="text">Nerede canlı bulduysam, orada güç iradesi buldum; hizmet edenlerin iradesinde bile efendi olma iradesi buldum. -F.Nietzsche

Belirsizliklerde yaşadığını, isimlerin bile gerçek olmadığını, bölünme ve yanılma riski taşıdığını, sana sunulan değerleri istesen de istemesen de kabul etmek zorunda olduğunu; bunun farkında olup olmadığını, dahası farkında olsan dayanabilir miydin? Bilmiyorum. Aslında </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/01/bilemiyorum.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-8274950293361566600</guid><pubDate>Sun, 03 Jan 2010 00:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-03T02:06:07.538+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">din</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">felsefe</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">metafizik</category><title>Çok Dindar Bir İnançsız Olmak</title><atom:summary type="text">Yeni yıl hediyesi olarak bir arkadaşımdan çok güzel bir ajanda aldım. AJANDA 2010 İLLALLAH! Bu sıradan bir ajanda değil, içinde çeşitli yazıların, deyimlerin, özlü sözlerin de yer aldığı adeta bir kitapçık. Bu akşam eve dönüş yolculuğunda, otobüste, büyük bir keyifle okudum. İçindeki çoğu şahsiyet tanıdık isimlerdi keza çoğu düşünce de aynı zamanda benim düşüncemdi. Sizin için klavye karşısına </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2010/01/cok-dindar-bir-inancsz-olmak.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-2268196012597849085</guid><pubDate>Thu, 31 Dec 2009 19:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-31T21:35:13.866+02:00</atom:updated><title>Yeni Yıl Hepimize Girsin</title><atom:summary type="text">Tamam biz cool insanlar(!) dışında kalanların yeni yıl telaşı yaşadığı bir gerçek. Partiler organize ediliyor, dört günlük tatil süresi için envai yerlerde yer ayırtılıyor, hediyeler alınıyor ve elbette büyük hayaller üretiliyor kapımıza gelip kobrasını dayamış olan yeni yıla dair. Muhtemelen geride kalan yılın SWOT analizini yapanlar olduğu gibi “Maslow Hiyerarşisi” piramidine binaen kendi iç ve</atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/12/yeni-yl-hepimize-girsin.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-2855282041224282963</guid><pubDate>Thu, 24 Dec 2009 18:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-24T20:36:14.118+02:00</atom:updated><title>İşsizken Solcu, Lotoyu Tutturunca Sağcı Olma Med Cezir-i</title><atom:summary type="text">İnsanlığın evrimleşmesine ve tarihsel diyalektiğine baktığımızda karşımıza her zaman “ego” sorunsalı çıkacaktır. Dincilerin “nefis”, yanası inançsızların(!) ise “ego” diye kullandığı kavramın anlamı da nedir? Öncelikle “ego”  yerine “nefis” kavramının ikame edilemeyeceğini söylemeliyim.  “Nefis” kelime olarak  ‘Öz varlık, kişilik; insanın yeme içme vb. gereksinimlerinin bütünü’ anlamına gelir. </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/12/issizken-solcu-lotoyu-tutturunca-sagc.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-6993256034364664512</guid><pubDate>Mon, 21 Dec 2009 21:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-21T23:59:05.360+02:00</atom:updated><title>Bir Agnostiğin Geridönüşü</title><atom:summary type="text">&quot;Game is over&quot; demiştik bir önceki yazımızda.(Siktir et onu, unut!) Kusura bakma okuyucu sözümü yerine getiremeyip tükürdüğümü yalıyorum, en azından şimdilik! Web sitesi hazırlayacak modda değilim. Akıp giden hayata adapte olacak modda ise hiç değilim! Bugün 21 Aralık, yani kışdönümü. Hergün karanlığın 1-2 dakika kısalıp, aydınlığın uzayacağı bir sürece giriyoruz. Fakat doğadaki bu aydınlanma ne </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/12/bir-agnostigin-geridonusu.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-4710955646647221841</guid><pubDate>Fri, 18 Sep 2009 21:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-19T01:18:55.117+03:00</atom:updated><title>Ramazan Biterken</title><atom:summary type="text">Onbir ayın sultanı olduğu söylenen, dini duygularımızın tavan yaptığı; bir aylığına bile sözde-müslüman olmayı bir kenara bırakıp gerçek-müslüman gibi davranamadığımız ramazan ayı sona eriyor.  İftar çadırları kurulur. Başbakan fakir-fukaranın iftar sofrasına katılır. Yığınlar, en hızlı kıldıran hocanın camisine teravi namazına akın eder. Televizyonda din sohbetleri, temcit pilavı gibi ısıtılıp </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/09/ramazan-biterken.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-4395679062086935216</guid><pubDate>Fri, 11 Sep 2009 02:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-13T03:58:17.652+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">boom</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gothich</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hard</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">heavy</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">metal</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Rock</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">trash</category><title>Selden Ölmeden Önce Dinlenmesi Gereken Rock Grupları</title><atom:summary type="text">Müzik, insan hayatında büyük yer teşkil eden bir sanat dalıdır. Genç ya da yaşlı, heteroseksüel ya da biseksüel, prenses ya da orospu, kadın ya da erkek, türk ya da Tanzanyalı, dinci ya da ateist…Herkesin ortak bir noktası var; müzik. Tarz tarz, tür tür müzik her kesimden insanı bir şekilde etkisi altına alabiliyor. Müzik, birleştirici özelliği ile  pek çok sosyal hareketin tamamlayıcı ögesi olma</atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/09/selden-olmeden-once-dinlenmesi-gereken.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgIYBOCpZi1xKiFaMVDTE9gczrQ9-VwYnJvA_jjOLrE9zWhzLKjIiDhBxD1UeCuWRbNghB2PMomK2CUtQ6MqNJ8_NmtshyphenhypheniMAG1PBRCT_0jMF0R2RGHu_aUBY9rmdh2WigyaPeuH_bK0eGD/s72-c/rock.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>13</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-3502007289269970388</guid><pubDate>Mon, 31 Aug 2009 01:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-31T05:31:21.363+03:00</atom:updated><title>Bilimsel Bakabilmek ve Evrim</title><atom:summary type="text">Sanırım teori ile kanun ( bilimsel gerçeklik ) arasındaki farkın belirtilmesinde yarar var. Öncelikle bilimsel çalışmanın nasıl olduğunu açıklamakla başlayalım;- Problemim tespit edilmesi- Gözlem ve deneylerle verilerin toplanması- Elde edilen verilerin ışığında hipotezin oluşturulması- Kontrollü deneyEğer hipoteziniz kontrollü deneylerin sonucunda kanıtlanmıyorsa öne sürülen hipotezden </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/08/bilimsel-bakabilmek-ve-evrim.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-6007074245193555161</guid><pubDate>Sat, 29 Aug 2009 20:53:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-30T00:13:36.186+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">din</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sekülerizm</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tayyiboculuk</category><title>Laikler Neden Dincilerden Korkar?</title><atom:summary type="text">Tayyibo Karmasının en önemli sac ayaklarından biri hiç kuşkusuz dindir. Şu anda dünya üstünde yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu şu veya bu dine inanmaktadırlar. Geçmişte de tablo aynıydı. Bilimin ve teknolojinin gelişmesi, bilimi yadsıyan felsefelerin geniş yığınlar arasında kök salması durumu pek fazla değiştirmedi. Hiçbir dine ve Tanrı’ya inanmayanların dünyadaki oranı yüz yıl önce yüzde </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/08/laikler-neden-dincilerden-korkar.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-3257690170088987100</guid><pubDate>Fri, 21 Aug 2009 19:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-21T22:31:56.248+03:00</atom:updated><title>Açılım Manifestosu</title><atom:summary type="text">Bu konu hakkında yazma planım yoktu. Hatta bir önceki yazımda da ifade ettiğim gibi bu yazının konusunu Tayyiboculuğun ana damarlarından olan “İslamiyet” ve bizlerin neden radikal dincilerden tırstığımız oluşturacaktı. Fakat kendimi tutamıyor, gündemin popüler konusu olan bu konuda kısaca yazıyorum. Tayyiboculuğa daha sonra devam ederiz.Kürt sorunu diye bir şeyin söz konusu olmadığını </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/08/aclm-manifestosu.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-45378396709981706</guid><pubDate>Sun, 16 Aug 2009 19:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-16T22:31:11.366+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sürü psikolojisi</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tayyip</category><title>Sürü Psikolojisi ve Tayyibo</title><atom:summary type="text">“İçinde ışığı olmayan insanlar kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar.” SchopenhauerÇok uzun zamandır televizyon seyretmiyorum. Ne zaman ki “ bi haberleri bari izleyeyim “ desem, bana yazı yazdıracak kadar tuhaflıklarla karşılaşıyorum. Genelde yemek yerken bunu yaptığımdan sadece canımı sıkmakla kalmayıp aynı zamanda iştahımı da kaçıran bir süreç olur bu. Düşünün, koşuda tüm stresimi atmış, </atom:summary><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/08/suru-psikolojisi-ve-tayyibo.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjXXKGxSWoiRLuassmOzDVEpRDRri6H605rOT-CouAY9l86pbPLtO-OKW2BrxT6YPRhntiHYQakdXWMb7_CehkfBUulT52D4KES9gvCTO4yAo9Zghyphenhyphen40QtPaMB_VytHF6tq-6J-V6rlF7bq/s72-c/suru_psikolojisi.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6801315857384684451.post-334033261759174368</guid><pubDate>Thu, 13 Aug 2009 15:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-13T20:38:49.529+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ardino</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">memleket</category><title>Ardino ( Eğridere )</title><atom:summary type="text">Sabahattin Ali’nin de doğduğu, Rodop dağlarının eteklerinde yer alan , Türklerin yoğun olarak yaşadığı şirin bir kenttir Ardino. Şehrin içinden geçen dereden dolayı Eğridere olarak bilinmekteydi. Babamın doğduğu yıl, 1934’te ismi Ardino olarak değiştirildi. Arda nehrinin orta kolu kentten geçerek Kırcaali Barajı’nda (Yazovir) son buluyor. Nüfusunun yaklaşık 30.000 civarında olduğu kayıtlarda </atom:summary><enclosure type='video/mp4' url='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=f9ac19db08b7584a&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link>http://fuckingexistance.blogspot.com/2009/08/ardino-egridere.html</link><author>noreply@blogger.com (Nik)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEijZq6Ho-kpHFHLn1IGkphgbQ8cs6_Tqj57DgqJvs_aUBBWnK9WXnLrOf245z0z8Szu25YqFuGTtMuI_kULwD5Z5BCIltUxHcDANmARQ0kkkMmdZQx9jgX_BLNwHjiyxwUGo4dQLi_TqtiS/s72-c/2769156.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>2</thr:total></item></channel></rss>