<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;AkUNRXY5cCp7ImA9WhVUFU8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991</id><updated>2012-05-20T08:38:14.828-07:00</updated><category term="sağlıklı beslenme" /><category term="kırışıklıklar ve çözümleri" /><category term="Dudak Çatlakları" /><category term="kalori cetveli" /><category term="kilo problemleri" /><category term="sivilceler ve çözümleri" /><category term="Parfüm ve Deodorant Kullanımı" /><category term="diyetler" /><category term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category term="vücut bakımı" /><category term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category term="uzman isimler" /><category term="Suna Dumankaya" /><category term="siyah noktalardan nasıl kurtulurum" /><category term="istenmeyen tüyler" /><category term="ayak bakımı" /><category term="makyaj yapımı ve taktikleri" /><category term="utandığınız vücut sorunları" /><category term="güzellik sırları" /><category term="Lazer Epilasyon Merkezleri" /><category term="estetik" /><category term="selülit ve çözümleri" /><category term="cilt bakımı ve maskeleri" /><category term="el bakımı ve ürünleri" /><category term="cerrahi operasyonlar" /><category term="benler" /><category term="siyah nokta gözenek cilt" /><category term="epilasyon" /><category term="saç modelleri" /><category term="cinsellik" /><category term="saç bakımı ve problemleri" /><title>güzel olmak sizinde hakkınız</title><subtitle type="html" /><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.guzelllik.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>492</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/GzelOlmakSizindeHakknz" /><feedburner:info uri="gzelolmaksizindehakknz" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;Ck8BSXw8cCp7ImA9WhVXEkk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-8015677252833210365</id><published>2012-04-12T07:27:00.002-07:00</published><updated>2012-04-12T07:27:38.278-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-04-12T07:27:38.278-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uzman isimler" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cinsellik" /><title>ERKEKTE EREKSİYON PROBLEMİ VE EMPOTANS</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iZo8hQXpb50TK1aZcp1hsauj2YA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iZo8hQXpb50TK1aZcp1hsauj2YA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iZo8hQXpb50TK1aZcp1hsauj2YA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/iZo8hQXpb50TK1aZcp1hsauj2YA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;b&gt;ERKEKTE EREKSİYON PROBLEMİ VE EMPOTANS&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cinsel performansın tatmin edici düzeyde olmaması durumuna ereksiyon bozukluğu denir. Seksüel aktivite düzeyinde veya sıklığında, süresinde azlık ya da ereksiyonun (penis sertliğinin) yeterli olmayışı durumu da ereksiyon bozukluğu içinde kabul edilir. Çoğunlukla zayıf ereksiyon, erken boşalma ve ereksiyon yetersizliği başlıca şikayetlerdir.

Bazı hormon bozuklukları, damar hastalıkları, sinir hastalıkları ve psikiyatrik hastalıklar erkeklerde normal seksüel fonksiyonu bozar. Ereksiyon problemlerinin % 70’nde fiziksel bir bozukluk, % 10-20’sinde psikolojik bir bozukluk ve %10-20’sinde hem fiziksel hem psikolojik bozukluk vardır.

&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Normal Seksüel Fonksiyon&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Penisin ereksiyonu (sertleşmesi) için sinir sistemi, damar yapı ve hormonların iyi çalışması gerekir. Bu sistemlerin uyum içinde çalışmasıyla penisin içinde bulunan ve korpora kavernoza denen damar yapısının içi kanla dolarak penis sertleşir ve ereksiyon meydana gelir. Ereksiyonun başlaması için cinsel istek (libido) olmalıdır. Libido ise kısmen testosterona bağlı psikolojik faktörlerce düzenlenir. Testosteron hormon azlığı olan erkeklerde normal kendiliğinden olan gece ereksiyonları azalmış olsa da erotik uyaranlara karşı ereksiyon cevabı devam eder. Bundan dolayı testosteron hormonu normal libido için gerekli olmakla beraber, ereksiyonun bizzat kendisi için gerekli olmayabilir.

Penisin sinirlerle de bağlantısı vardır. Kalça travması veya cerrahisi sonrası sinirlerde harabiyet meydana gelirse erektil empotans oluşur.

Penis fonksiyonunda beynin önemli etkileri vardır. Bazı görsel, işitsel, kokusal ve hayali uyarımlar ereksiyona neden olur. Bu olay beyindeki bazı merkezlerin uyarılmasıyla oluşur.

Kalça kaslarının ritmik kasılmaları zevk veren bir duyguya yol açar ve buna orgazm denir. Orgazm, ereksiyon ve ejakülasyon (boşalma) olmadan da meydana gelebilir. Orgazm ve ejakülasyondan sonra penisin sertliğinin kaybolmasının mekanizması tam anlaşılamamıştır.

Yaşlanmayla birlikte penisin ereksiyonun nicelik ve niteliğinde azalma meydana gelir.

&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Empotans&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Ereksiyon, ejakülasyon (boşalma) veya her ikisinin de yetersiz olmasına empotans denir.

Seksüel foksiyon bozukluğu olan erkekler libido kaybı, ereksiyon olmaması veya ereksiyonun devam ettirilememesi, boşalma yetersizliği, erken boşalma, orgazm olamama, v.s. gibi şikayetlerle başvururlar.

Seksüel fonksiyon bozukluğu bir hastalığa veya onun tedavisine bağlı olabilir, genital organlar veya hormonlardaki bir hastalık sonucu olabilir ya da psikolojik bozukluklara bağlı olabilir.

Cinsel arzu kaybı

Cinsel isteğin veya libidonun kaybı testosteron hormon eksikliğine, psikolojik bozukluğa veya ilaç kullanımına bağlı olarak gelişebilir. FSH, LH ve testosteron düzeyleri ölçülür.

&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Ereksiyon yetersizliği&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Hormon bozukluğu, sinirlerdeki hasar, damarlardaki hasar, ilaçlar veya lokal nedenlerle olabilir.

Testis hastalığına bağlı olarak testosteron eksikliğine bağlı ereksiyon yetersizliği az rastlanılan, ancak tanı ve tedavisi kolay olan bir nedendir. Ancak bazı hastalarda prolaktin hormon fazlalığı buna neden olabilir.

Empotansa neden olabilen çok sayıda ilaç bulunmakla beraber, bunların en önemlileri tansiyon ilaçları, simetidin isimli mide ilacı ve MAO inhibitörleridir. Depresyon ve psikoz ilaçları da seksüel fonksiyonu bozabilirler.

Birçok nörolojik bozukluk empotansa neden olabilir. Omurilik zedelenmesi empotansa neden olabilir.

Diabetik (şeker hastası) hastaların yaklaşık yarısında, diabet başladıktan sonraki 6 yılda meydana gelebilir ve empotans diabetik nöropatinin ilk belirtisi olabilir.

Damar hastalığına bağlı empotanslı erkeklerde ereksiyon kaybı, penisin yeterince sertleşmemesi veya cinsel ilişki sırasında ereksyon kaybı gibi belirtiler olabilir.

Erken boşalma

Nadiren organik bir sebebe bağlıdır. Genellikle cinsel birleşme anındaki anksiyete, anormal beklentiler veya emosyonel bozukluklara bağlıdır.

Orgazm yokluğu

Libido ve ereksiyonun normal olduğu halde orgazm olmayışı, hemen her zaman psikiyatrik bozukluklara bağlıdır.

&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Psikolojik Nedenler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Erektil bozukluğun psikolojik sebepleri daha çok 40 yaşın altındaki kişilerde görülür. Daha önceleri psikojenik olarak kabul edilen birçok kişide günümüzde damarsal sebeplerin varlığı tespit edilmektedir.

Günümüzde erektil bozukluğu olan kişilerin %50’den daha azında psikojenik nedenler tespit edilmektedir.

Empotansın sebebini araştırırken kişisel (anksiyete, depresyon, korkular, kendini küçük görme v.s.) ve kişiler arası özellikler (iletişim, beklentiler, seksüel ifadeler ve evlilikle ilgili sorunlar v.s.) gözönüne alınmalıdır.

Erektil bozukluğu olan kişilerin %8-33’de depresyon bulunur. Bu hastalarda gece oluşan penis sertleşmesi normallere oranla daha azdır.

Depresyonda testosteron düzeyleri de azalır. Depresyonda seksüel fonksiyon bozukluğu meydana gelebilir. Anksiyete cinsel isteği azaltır.

Kronik alkol kullanımı cinsel istekte azalma ve ermpotansa neden olur. Şizofreniklerin yaklaşık %60’da seksüel bozukluk tespit edilmiştir.

Alzheimer hastalığında erektil bozukluk vardır.

Psikolojik empotansın en önemli nedeni performans anksiyetesi (yetersizlik korkusu veya başarısız olma korkusu) dır.

Psikolojik empotansta şu özellikler vardır; cinsel ilişki öncesi dönemde normal olan ereksiyon, ilişki esnasında aniden kaybolur, bazı partnerlerle normal olan ilişki diğerlerine karşı olmaz.

&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Damarlarla İlgili Nedenler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Penis damarlarındaki damar sertliği, toplar damardan kan sızması iki önemli nedendir. Sıklıkla her iki patoloji birliktedir ve yaşlanmayla beraber artar. Penis kan akımı ölçüm çalışmalarına göre 50 yaşın üstündeki empotans olgularının % 50’sinde damarsal nedenler sözkonusudur. Penis damar sertliğinde diğer organlarda da damar sertliği olma oranı fazladır. Damarlardaki bozukluk arterioskleroz denen damar sertliği, tansiyon hadstalarında, sigara içenlerde , kolesterolü yüksek olanlarda ve diyabet (şeker hastalarında) hastalarında sık görülür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;İlaçlara Bağlı Nedenler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Empotanslı hastaların yaklaşık %25’inden çeşitli ilaçlar sorumludur. Bu ilaçlar genellikle antidepressan ilaçlar, uyku ilaçları, tansiyon ilaçları, ağrı ilaçları ve prostat kanserinde kullanılan ilaçlardır. Tansiyon ilaçlarından alfa metil dopa, b blokerler, klonidin, spironolakton, guanetidin, tiazidler, ACE inhibitörleri, kalsiyum kanal blokerleri, prazosin, fenoksibenzamin, hidralazin, minoksidil ve meteprolol kullanımında impotans meydana gelebilmektedir. Antihistaminikler ve depresyon ilaçları da impotans yapabilirler. Simitedin, ketokonazol, hiperprolaktinemi yapan ilaçlar, barbitüratlar, sedatifler, trankilizanlar, alkol, marihuana, eroin, opiyatlar, tütün gibi etkenlerde impotansa neden olurlar.

Hormon Hastalıkları

50 yaşın üzerindeki empotanslı erkeklerin yaklaşık 1/3’de hipogonadizm yani testosteron hormon eksikliği vardır. Tiroid yetmezliğinde, prolaktin hormon fazlalığında , tiroid hormon fazlalığında empotans oluşabilir.

Empotanslı her kişide tiroid fonksiyonları araştırılmalıdır.

Diabetik olguların, özellikle diabet yaşıyla paralel olarak, %50’den fazlasında empotans meydana gelebilir. Bazen diabetin ilk belirtisi empotans olabilir.

Lokal sebepler

Penis travmaları, kalça kemik kırıkları, kalçaya yönelik radyoterapi, penis tümörleri ve Peyronie hastalığı impotansa yolaçabilen lokal nedenlerdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;Diğer sebepler&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Böbrek yetmezliğinde empotans sıktır. Hemodiyaliz uygulanan hastaların yaklaşık % 50’de empotans meydana gelir. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı, karaciğer sirozu, miyotik distrofi, obezite, protein-kalori eksikliği, çinko yetersizliği, kronik prostatit ve benign prostat hipertrofisi gibi durumlarda, değişik mekanizmalara bağlı olarak impotans meydana gelebilir.

Tanı

Empotanslı olguların tanısında ilk basamak hastanın sıkıntısını iyi anlamaktır.

Gece veya sabah uyanma sırasında ereksiyonun oluşu, masturbasyonun başarıyla yapılışı, başka bir kadınla başarılı cinsel ilişki gibi özellikler, psikolojik empotansı gösterir. Ancak bütün bu özellikler, organik hastalığın erken dönemlerinde de bulunabilir.

Vitamin ve bitkisel ilaçlar da dahil, ayrıntılı ilaç kullanımı öğrenilmelidir.

Sigara ve alkol kullanımı soruşturulmalıdır.

Testislerin küçük olması, kılların olmayışı, jinekomasti v.s varsa hipogonadizm (testosteron azlığı) akla gelmelidir.

İmpotansda Laboratuar Yöntemleri

•Gece penis sertleşmesi
•Penis kan akım ölçümü
•Serum testosteron, FSH, LH ve Prolaktin hormon düzeyi, açlık kan şekeri veya şeker yükleme testi, kolesterol tiroid hormonları, karaciğer ve böbrek testleri yapılır&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Gece Penis Sertleşmesinin Takibi:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Her yaştaki sağlıklı erkekte gece ereksiyonları olur. Gece ereksiyonların çoğu uykunun REM döneminde gerçekleşir. Tipik olarak her gece herbiri yaklaşık 10-30 dakika süren (bir gecede toplam 100 dakika kadar) erektil peryodlar vardır. Gece penis sertleşmesi penise bağlanan özel bir kaydediciyle ölçülebilir. Bu işlem özel uyku laboratuvarlarında veya taşınabilir araçlarla hastanın evinde yapılabilir. Gece penis sertleşmesi , psikojenik impotansı organik olandan ayırmada kullanılabilir. Penis sertliğini ölçmek için görsel cinsel uyarı araçları kullanımı daha kolay ve yararlı olabilir.
&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Damar Bozukluğunun Araştırılması&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Damarsal empotansı araştırmada papaverin, fentolamin ve PGE1 gibi vazoaktif maddeler kullanılabilir (30-60 mg papaverin, 0.5-1 mg. fentolamin ve 5-20 mg. PGE1). Bunlara normal cevap, 30 dakikadan az olmayan, tam veya tama yakın ereksiyon meydana gelmesi şeklindedir. Ancak bunlarla arteriyel ve venöz bozuklukların ayrımı yapılamaz.

Hormon Ölçümü:

FSH, LH, testosteron ve prolaktin düzeyleri ölçülmelidir.

Ayrıca açlık kan şekeri veya şeker yükleme testi yapılmalıdır.

&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Tedavi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; Psikojenik ereksiyon bozukluğu olanlarda, psikoterapi ve depresyon ilaçlar yararlı olabilir.

Empotansın nedeni hipogonadizm ise testosteron tedavisiyle iyi sonuç alınır. Prolaktin yüksekliği varsa bromokriptin veya hipofizer tümörünün cerrahi olarak rezeksiyonu uygulanır.

Empotans tedavisinde fosfodiesteraz 5 inhibitörleri (sildenafil, tadalafil, vardenafil) kullanılmaya başlanmıştır.

Çinko eksikliği olanlarda çinko tedavisi uygulanabilir.

Diğer tedavi yaklaşımlarına cevap vermeyen olgularda penis protezleri (mutluluk çubukları) kullanılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-8015677252833210365?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/Xh76qSgvjFk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/8015677252833210365/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=8015677252833210365" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/8015677252833210365?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/8015677252833210365?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/Xh76qSgvjFk/erkekte-ereksiyon-problemi-ve-empotans.html" title="ERKEKTE EREKSİYON PROBLEMİ VE EMPOTANS" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2012/04/erkekte-ereksiyon-problemi-ve-empotans.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUMEQHszfip7ImA9WhVQFU8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-1092984840259460548</id><published>2012-04-04T00:59:00.003-07:00</published><updated>2012-04-04T01:16:41.586-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-04-04T01:16:41.586-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlıklı beslenme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kalori cetveli" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kilo problemleri" /><title>Kilo almak için ne yapmalıyım</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HF433Oxrl3AJPsLSRQyt4VNyDXo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HF433Oxrl3AJPsLSRQyt4VNyDXo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HF433Oxrl3AJPsLSRQyt4VNyDXo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HF433Oxrl3AJPsLSRQyt4VNyDXo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-YVGqB4OMWZo/T3v_XNqS_QI/AAAAAAAAA-Q/XuQoMYOYP0Y/s1600/kilo+almak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-YVGqB4OMWZo/T3v_XNqS_QI/AAAAAAAAA-Q/XuQoMYOYP0Y/s1600/kilo+almak.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Kilo almak için ne yapmalıyım , Nasıl kilo alırım , Kilo almanın yolları yöntemleri&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Her ne kadar genellikle bizler ve çevremizdeki bi çok kişi kilo vermek için uğraşırklen,aslında bizim çabalarımızın tam tersi için, yani kilo almak için çok emek veren kişilerde var.Kilo alma uğraşları da tıpkı kilo verme kuralları gibidir. Burada da bilimsel kuralları yerine getirmek ve kilo vermede olduğu gibi yavaş kilo alınmasını hedeflemek mühimdir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Kebdinize uygun elbise bulamakta zorlanıyorsunuz. Üstelik fazla kilolardan değil! Çünkü kıyafetleriniz üstünüzden düşüyor. Herkes diyetle, egzersizle kilo vermeye uğraşırken, siz kilo almak için yırtınıyorsunuz. Fakat herşeye rağmen kilo alamıyormusunuz.. O nedenle şu önerilere kulak verin...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Vücudun, normal ağırlığının 10-15 kilo altında olmasına zayıflık, 15-20 kilonun altında olmasına ciddi zayıflık deniyor. Örneğin 1.60 cm. boyundaki bir kişinin ideal kilosu 54 kg. Olarak değerlenriliyor. Bu boydaki kişi 46-48 kilo arasında bir kiloya sahipse zayıf, 43-46 kilo arasında hafif zayıf, 42 kilonun altındda ise ciddi zayıf olarak değerlendiriliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Beslenme Uzmanı Dr. Feryal Erverdi "Kişinin normal kilosunun 10 kilo altındaki ağırlığı, eğer bir sağlık problemi yaratmıyorsa biz doktorlarca sakıncalı bulunmuyor" diyor. Zayıflık çocuklarda görülüyorsa gelişim olumsuz yönde etkilenebilir eğer yetişkinlikte görülüyorsa iş verimi düşüyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Genelde zayıflığın kaynakları genetik olarak söylenebilir. Bunun yanında hormonal düzensizlikte çok önemli. Hayati organların çalışmasını ifade eden bazal metabolizmanın hormonlar sağlıyor. Bu hormonlar tiroid bezinden salgılanan T3 ve T4 hormonları. Zayıf kişilerin bazal metabolizmalarının daha hızlı çalışmasının en önemli nedeni bu hormonların fazla salgılanması, bu da metabolizmanın hızlanmasına, dolayısıyla besinlerin daha hızlı yakılmasına neden oluyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&amp;nbsp;Sonuçta kilo alınamıyor. Vücut bileşenleri de zayıflığın ya da şişmanlığın nedenlerinden. Yani iki kişi aynı yiyeceklere yese bile biri kilo alırken diğeri kilosunu koruyabiliyor ya da zayıf kalabiliyor. Bunda vücut bileşenlerinin etkisi büyük. Kimi kişilerin vücudunda yağlı doku ya da yağ depolayan hücreler fazlayken, kimilerinde az olabiliyor. Buna göre yağ depolayan hücre sayısı fazla olan kişilerin kilo alması da o derece kolay diyebiliriz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp;Zayıflığın etkileri&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Kötü görünüm:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Belki manken gibi zayıf bir görünüm bir sınıra kadar hoş olabilir. Ancak hayati çizgi aşıldığında ortaya hiç de hoş olmayan bir vücut çıkıyor. Giyilen hiçbir şey uygun olmuyor, bedene göre kıyafet bulunmuyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Ciltte kırışıklık:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Aşırı derecede zayıflık cildin kırışmasına ve daha çabuk yaşlanmasına neden oluyor. Çünkü yeterli beslenilmediği için cildi canlı tutan E ve C vitaminleri alınamıyor, bunun yüzünden cilt beslenemiyor, gerekli nemi besinlerden ya da sıvılardan alamadığı için cilt kırışık görünüyor. Ayrıca ciltte kuruluk, gevşeklik diğer olumsuz etkilerden.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Çabuk yorulma:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Yeterli beslenilmediği için bağırsaklardan kana geçen besin maddeleri organlar için de yeterli olmuyor. Bunun için metabolizma kendini güvence altına alıyor. Daha az enerji harcamak için hareketler daha yavaş yapılıyor. Ani hareketler, tempolu yaşam karşısında metabolizma bu eforu karşılayamadığından kişiler çok çabuk yoruluyor, bu da sosyal yaşamı engelliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Baş dönmesi:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Özellikle ani kalkışlar da göz kararması ve baş dönmesi meydana geliyor. Yeterli ve dengeli beslenilmediği için dolaşımdaki kan, ağırlığını hayati organlarda yoğunlaştırıyor. Ani kalkışlar ve hareketlerde baş dönmesi ve göz kararması ortaya çıkıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Anemi:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Kansızlık, yeterli beslenmemenin getirdiklerinden.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;İshal:&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&amp;nbsp;Metabolizmanın hızlı çalışmasına bağlı olarak ishal görülüyor.

Adet düzensizliği: Yine metabolizmanın hızlı çalışmasına ve dengesiz beslenmesine bağlı olarak adet kanamalarında düzensizlik oluşuyor. Özellikle tiroid hormonlarının fazla salgılanması durumunda zayıflıkla birlikte adet düzensizliği en sık görülen belirtilerden.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Nabız atışında bozukluk:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Bredikardi ve taşikardi, yani nabız atışının hızlı ya da yavaş olması zayıflığın etkilerinden.

Kalp-damar hastalıkları riski: Eğer zayıf kişi sigara veya alkol kullanıyorsa, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski yükseliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Sinirlilik:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Obez yani şişman insanlar neşelidirler. Ama zayıf insanlar aksine çabuk kızan bir yapıya sahiptirler. Bunda yetersiz beslenmenin etkisi çoktur. Vücut gerekli vitaminleri ve mineralleri karşılamadığında sinir sisteminde bozukluklar, yorgunluk ortaya çıkıyor. Bazı vitaminlerin insanı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisinin olduğu artık bir gerçek . Bünyedeki vitamin dengesizliği kişinin sinir sistemi etkileniyor. Ayrıca T3 ve T4 hormonları zayıf kişilerde fazla salgılandığı için sinrlilik, el titremesi, terleme, ishal, yorgunluk, adet düzensizilği gözükür.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Bağışıklık sisteminin zayıflaması:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Zayıf kişiler immün sistemi yani bağışıklık sistemi de zayıftır. Bu nedenle hastalıklara daha çabuk yakalanıyorlar. Dış etkenlere karşı dirençlerinin düşük olması yüzünden hastalıkları diğer hastalara oranla daha ağır geçiyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Nasıl kilo alınır?&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&amp;nbsp;Öncelikle zayıflığın nedenini anlamak gerekiyor. Eğer hormonal nedenlerden dolayı zayıflık meydana gelmişse, hormon tedavisi olmak yeterli oluyor. Parazit gibi asalaklardan dolayı ise ağızdan alınan ilaçlarla tedavi yapılıyor. Parazit ya da kurt gibi asalak canlılar ortadan kaldırıldığında kendiliğinden kilo alınabiliyor. Ancak eğer beslenmeden kaynaklanıyorsa beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekiyor. Bir de kilo alınırken bu ister istemez yağ olarak depolanıyor. Yani kilo alınırken yağlanmak kaçınılmaz. Ancak iyi bir beslenme düzeniyle en aza indirmek mümkün.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Zayıf kişiler için sofra düzeni yemeğin ısısı, menü çok önemlidir. Kişinin günlük enerjisi saptandıktan sonra +1000 kalorilik enerji eklenerek bir tedavi uygulanılır. Bu yüzden ilk önce beslenme alışkanlığı saptanır. Öğünler arttırılır ve üç ara üç ana öğün olarak düzenlenir. Ara öğünlerin içeriği besin değeri yüksek yiyeceklerden oluşmalıdır.

Enerji daha çok karbonhidratların çoğaltılmasıyla sağlanmalıdır. Yağlarda yapılan artış bulantıya sebep olmaktadır.

Diyet proteini 1,5 grkg şeklinde ayarlanmalıdır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Proteini daha yüksek vermek mümkün olmakla beraber bazı amino asitlerin serotonini arttırmalarıyla iştahsızlık oluşur. Bu sebepten proteini daha çok arttırmak olumsuz etki yapar.

Diyetin vitamin ve mineral içeriği zengin olmalıdır. Özellikle B grubu vitaminler fazla verilmelidir. Bu gruptaki vitaminler iştah artışını destekler.

Diyetin en mühim özelliklerinden biriside hacim yönünden, az besin kalitesi yönünden zengin besinlerden oluşturulmasıdır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Mükemmel Sofra

Dr. Feryal Erverdi " Bunun için sofranın düzeni, yemeklerin ısısı, seçilen menü yani yemekle ilgili herşey mükemmel olmalı" diyor. Akşam yatmadan birkaç saat önce ise mutlaka birşeyler atıştırmakta fayda var. Çünkü gece uykudayken metabolizma yavaşlıyor.

Yani yatmadan önce yenilen yemekler kilo olarak geri dönüyor. Bir de yağlı yiyeceklerden çok proteinli yiyeceklere yönelmek gerekiyor. Tabi ki enerji açısından karbonhidratlı yiyeceklerin de menü de olması lazım. Özellikle mısır, pirinç, yulaf, buğday, ve bu ürünlerden yapılmış yiyeceklere yönelmek gerekiyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-1092984840259460548?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/Drxw0_f4swo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/1092984840259460548/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=1092984840259460548" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1092984840259460548?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1092984840259460548?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/Drxw0_f4swo/kilo-almak-icin-ne-yapmalym.html" title="Kilo almak için ne yapmalıyım" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-YVGqB4OMWZo/T3v_XNqS_QI/AAAAAAAAA-Q/XuQoMYOYP0Y/s72-c/kilo+almak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2012/04/kilo-almak-icin-ne-yapmalym.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkcESX47eyp7ImA9WhRRFEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-6407311769288162020</id><published>2011-11-28T02:58:00.001-08:00</published><updated>2011-11-28T03:00:08.003-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-11-28T03:00:08.003-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="makyaj yapımı ve taktikleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Dudak Çatlakları" /><title>Dudak Çatlaklarına Neler İyi Gelir ?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b7hJhFWy1yS4r5QD-3mbww4y6zo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b7hJhFWy1yS4r5QD-3mbww4y6zo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b7hJhFWy1yS4r5QD-3mbww4y6zo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b7hJhFWy1yS4r5QD-3mbww4y6zo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Dudak Çatlaklarına Neler İyi Gelir ? Neler Faydalıdır ?&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;
&lt;b&gt;Hangi Bitkisel Çözümleri Uygulayabilirim ?&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b&gt;Dudak çatlaklarının sebebi bünyesel hastalıkların dışında genellikle hava koşullarıyla alakalıdır.Özellikle soğuk havalar bazende güneşli ve sıcak havalarda susuz kalan kuruyan dudaklar çatlama yapar.Bunun çözümü kolay bulabileceğiniz malzemelerle oldukça basittir.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b&gt;Ceviz yağı ve balmumu işinize yarayacaktır.iki çay bardağı ölçüsünde cevizyağı iki kaşık balmumuyla karıştırılır.Soğuduktan sonra bir şişe kap vb. bir yere konur.Sabahları dudağınıza süreceğiniz bu karışım dudaklarınızın çatlamasını engelleyecektir.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-AJy7J5wm4d4/TtNpd2yJrKI/AAAAAAAAA5I/BaHllaqumPg/s1600/dudak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-AJy7J5wm4d4/TtNpd2yJrKI/AAAAAAAAA5I/BaHllaqumPg/s1600/dudak.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b&gt;Dudak çatlama rahatsızlığını çok sık yaşıyorsanız bol miktarda portakal , limon ve havuç yemelisiniz . Demlenmiş ada çayı kompostosu ve ceviz yaprağını dudaklarınıza kompres yapabilirsiniz. En etkili çözümlerden bride dudaklara bal sürüp 5 ila 10 dakika beklemektir .&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-6407311769288162020?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/8nSwbP-2f7c" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/6407311769288162020/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=6407311769288162020" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/6407311769288162020?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/6407311769288162020?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/8nSwbP-2f7c/dudak-catlaklarna-neler-iyi-gelir.html" title="Dudak Çatlaklarına Neler İyi Gelir ?" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-AJy7J5wm4d4/TtNpd2yJrKI/AAAAAAAAA5I/BaHllaqumPg/s72-c/dudak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/11/dudak-catlaklarna-neler-iyi-gelir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0EDRn0-fCp7ImA9WhdaF00.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-7478582186095921142</id><published>2011-10-27T01:52:00.000-07:00</published><updated>2011-10-27T01:54:37.354-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-27T01:54:37.354-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerrahi operasyonlar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cinsellik" /><title>Penis Lekeleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/16J1p-7ZXp2sVxcgQGukSLZOmPE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/16J1p-7ZXp2sVxcgQGukSLZOmPE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/16J1p-7ZXp2sVxcgQGukSLZOmPE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/16J1p-7ZXp2sVxcgQGukSLZOmPE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;Penisimde lekeler çıktı bu lekeler için neler yapabilirim yada penis lekeleri neden olur bunların cevaplarına ve çözümlerine bakalım &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;Öncelikle peniste leke yapan hastalıklar şunlardır :&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;a) Vitiligo&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;b) Zona&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;c) Zührevi hastalıklar:&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;1-BEL SOĞUKLUĞU (GONORE)&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Gonore adındaki mikrobun sebep olduğu cinsel münasebetle geçen bir hastalıktır.Az görülsede cinsel yolla bulaşmaması halinde mikroplu peçete mendil vs&amp;nbsp; gibi eşyalarlada bulaşabilir.Mikrop alındıktan sonra 3-7 gün arasında belli olmaya başlar.Bazen belirtisi 12 saat ile 3 ay kadar da değişebilir.Tedavisi yapılmazsa 3-7 hafta sonra azar cinsel olrganınızdan yeşile tonlarında kahverengiye çalan akıntılar gelmeye başlar.Miktarı çok olmazsa bile her idrar yapıştan sonra ve sabahları iç çamaşırınızda iz bırakan bir akıntıdır.İdrar çıkış yeri kızarır şişer.İdrar şikayetleri olur.
Teşhis,akıntının özel metotlar ile alınıp mikroskop altında belsoğukluğu mikrobunun görülmesi ile konur.
Tedavi edilmeyen vakalarda apse sonucu idrar yolunun daralması meydana gelir.hastalık daha ilerliyecek olursa testise yayılır.Buradaki tohum hücrelerinin gelişmesini önliyerek kısırlığa neden olur.
Korunma:Her şeyden önce hijen kurallarına uyulmalı.Cinsel temas sırasında kondom (prezervatif) kullanılmaldır.Şüpheli ilişkilerde bulunulmamalıdır.
Tedavi.Bir doktor kontrolünde uygun antibiyotik ve gerekli ilaçların kullanılması ile tedavi olunur.Bu ilaçlar hastalığın şiddetine göre ağızdan alınan haplar veya kalçadan vurulan iğnelerdir.
Kadınlarda çok defa akıntı olmaz.%20 oranında idrar yanması vardır.tedavisi biraz daha yoğun çaba gerektirir.
Belsoğukluğu mikrobunun kan yoluna geçmesi ile eklam şişmeleri,kalp kası iltihapları olabilir.Nadiren beyin zarı iltihabı ve Karaciğer iltihabı yapar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;2-BELSOĞUKLUĞU OLMAYAN AKINTI:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Bu akıntıda bel soğukluğu mikrobu bulunmaz.Mikroplar çok defa değişiktir.Cinsel yolla geçer.Genç erkeklerde görülür.Bazen belsoğukluğundan daha ciddidir.Belirtiler 7-24 gün sonra çıkar.Akıntı olmayabilir.İdrarda yanma ve idrar yolları kaşıntısı vardır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;3-TRİKOMONİASİS:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Trikomona isimli mikroptankaynaklanır.Çok defa kadın vajeninde bulunur.Mutat cinsel temas ile bulaşır.Eşler arasında bir birlerine bulaştırma çok sıktır.Akıntıda mikrobun görülmesi ile teşhis konur.
Ekeklerde bazen belirti vermiyebilir.Prostata ve testise yayılacak olursa kısırlık meydana getirme riski olur&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;4-GENİTAL UÇUK:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Kadın ve erkeklerde sıklıkla görülür.Herpes simplex virusunun meydana getirdiği bir cilt hastalığıdır.Daha ziyade ağız ve dudak çevresinde görülür. %5 oranında da genital organlarda bulunur ve cinsel ilişki ile geçer.
2-10 gün süreden sonra torbalarda ve kadında dış genital organlarda kırmızı zemin üzerinde içi sıvı dolu bir çok keseciklerden oluşur. Kasıklarda beze yapar. Tedavide viruslara etkili melhem kullanılması ile yapılır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;5-YUMUŞAK ŞANKIR:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Gene bir cilt hastalığıdır. Sebebi mikrobiktir. 1-7 gün bekleme süresinden sonra belirti verir. Penis başında gözükür. Önceleri bir kızartı halinde başlar. 24 saat içinde kabarır ve yaradan akıntı başlar. Sonunda bir derin yaraya dönüşür. Yaralar birleşerek daha geniş bir hal alır. Kasıklarda beze olur. Tedavi uygun antibiyotik kullanımı ve hijene dikkat etmektir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;6-AIDS (Edinsel bağışıklık yetmezliği)&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
İlk defa 1981 yılında görülmüştür. HIV isimli virusten ileri gelmektedir. Seksüel ilişki ile kirli enjektör kullanımı ve kan nakillerinden geçer. Anneden cenine, kadından erkeğe ve erkekten erkeğe geçer.
Virus vücuda geçtikten sonra bağışıklık sistemini bozar. Organizma kendisini koruyamaz hale elir. Yorgunluk, kilo kaybı ateş ve ishal bulunur. Kasıklarda koltuk altlarında yaygın bezeler olur. Bacaklarda çeşitli büyüklüklerde mor renkli çürükler meydana gelir. Hastalığın teşhisi en yaygın olarak kullanılan ELİSA testi ile konur. %95 positif sonuç verir. Maalesef bugün için belirili bir tedavisi yoktur.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;7-FRENGİ:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Mikrobik bulaşıcı bir hastalıktır. Cinsel ilişki ile deri yolu ile geçer. 2-4 hafta sonra peniste ağrısız bir yara gözükür. Önceleri bir sivilce şeklinde başlar daha sonra akıntı olur. Penis boyunca ve torbalara yayılır. Bu yara 1-2 haftada zımba ile delinmiş bir şekil alır. Derin, sert kenarlı olan bu yara tedavi edilmezse kendiliğinden iyileşir. Bu frenginin birinci devresidir.
2 ci devre bu yaradan itibaren 6 hafta sonra ortaya çıkar. Daha yaygın kızarıklıklar vardır. Döküntüler olur. Bu devrede 4 yıl sürebilir.
3 cü devrede yer yer bölgesel tümörler oluşur. Bu tümörler yaygındır. Genital organlarda bulunduğu gibi eklemlerde de bulunur.
Tedavide uygun antibiyotiğin kullanımı ile olur. Günümüzde erken tedevi ile ve frenginin 2-3 cü dönemleri artık olma mamaktadır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;8- İnsan papilloma Virüsü:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Cinsel organlar ve çevresinde siğil benzeri oluşumlara neden olan bu virüs kadınlarda rahim girişi kanserlerine neden olabilir&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
&lt;b&gt;9- Chlamydial Enfeksiyonlar:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: black;"&gt;
Çok sık raslanılır. kadınlarda ve erklerde görülür. Akıntı ve idrar sırasında yanma olur. Bazan hiç bir belirti vermez.

hülasa ; peniste leke yapan pek çok hastalık vardır ve hepsi biribirinden tehlikeli , ciddi ve önemli hastalıklardır.
bu nedenle bizzat uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi gereklidir.

benim size önerim ; bir dermatoloji uzmanına bizzat muayene olarak bu lekelerin nedeninin tespit edilerek gereken tedaviyi yaptırmanız olacaktır.
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-7478582186095921142?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/-4j2b6vHmCg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/7478582186095921142/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=7478582186095921142" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7478582186095921142?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7478582186095921142?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/-4j2b6vHmCg/penis-lekeleri.html" title="Penis Lekeleri" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/10/penis-lekeleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEINQn48fyp7ImA9WhdUGU0.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-3854685412584636878</id><published>2011-10-06T05:03:00.000-07:00</published><updated>2011-10-06T05:03:13.077-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-10-06T05:03:13.077-07:00</app:edited><title>Cilt Lekeleri İçin Çözümler</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EkP8N7SvrQyQFCRlms2MLHbf1hA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EkP8N7SvrQyQFCRlms2MLHbf1hA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EkP8N7SvrQyQFCRlms2MLHbf1hA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EkP8N7SvrQyQFCRlms2MLHbf1hA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b&gt;Cilt Lekeleri İçin Çözümler&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
En başta sivilceleri sıkmak çok yanlış bir davranıştır. Sıkılan sivilceler iltihaplanıp şiddetli ve sıkıntılı dönemler yaşayacağınız reaksiyonlara neden olabilir. Sivilce izi; sivilce tedavisi eksik kalmış sivilceler sonrasında ciltte meydana gelen lekeler, çökme ya da çıkıntılar biçiminde görülür. Bu izler cilde tarla gibi bir görüntü de kazandırabilir. Bu lekeler hiçte hoş olmayan kozmetik sorunlar doğurur. Bu tür izler genelde yüz bölgesindedir ve kişinin sosyalleşmesini bozan, kendine güvenini azaltan psikolojik sorunlara bile sebep olabilir. Sivilcelerin kendiliğinden geçmesini beklemek ya da reçetesiz ilaç ve benzeri karışımları kullanmak sivilceleri daha da kötüleştirecektir. Dermatoloji uzmanlarına ulaşarak tedaviye başlamak en doğru yaklaşımdır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
 

&lt;b&gt;GEBELİK (hamilelik) ÇATLAKLARI&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Gebelik (hamilelik) döneminde karın derisinin gerilmesine bağlı ciltte izler oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumunu hızlandırır. Gebelik (hamilelik) çatlaklarında bu güne kadar bilinen etkin bir tedavi şekli bilinmiyordu. Çağımızda bu mümkün oldu ve bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler kullanılmaya başladı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;

&lt;b&gt;AMELİYAT (operasyon) YARA YANIK İZLERİ&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;

Deriye yapılan her türlü kesi yaralanma iz oluşumu ile sonuçlanabilmektedir. Bu izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok güçlü olur ve ciltte çirkin gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;b&gt; 

FRAKSİYONEL LAZERLER İZLERİ LEKELERİ NE ŞEKİLDE TEDAVİ EDİYOR?&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DAuK9Z7kYaI/To2Y8LB13BI/AAAAAAAAA3Y/WzQrE5fEYww/s1600/146805.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-DAuK9Z7kYaI/To2Y8LB13BI/AAAAAAAAA3Y/WzQrE5fEYww/s320/146805.jpg" width="249" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
Fraksiyonel lazer; sivilce, yara, yanık, ameliyat izlerinin ve gebelik çatlaklarının tedavisine yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Cildin kusurlu alanlarını derinlemesine ama kontrollü bir şekilde etkileyerek izleri siler veya küçültür. Yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahrip eder ve beraberinde genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır. Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel ciltteki izin yerini alır. Bu yöntemle ortalama 3-6 seans sonrası sivilce izlerini %50-80 oranında azalmak mümkündür. Uygulamadan sonra güneş yanığına benzer bir görüntü ortaya çıkar. İlk birkaç saat kızarıklık, ertesi gün yerini pembeleşmeye bırakır. Sonraki birkaç gün çok ince güneş yanığı sonrasına benzer soyulma olur. İşlemin ertesi gün hasta işine dönebilir, isterse makyaj yapabilir. İşlem sonrası dönemde güneşten korunmak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak gerekir. Fraksiyonel lazer sonrası, cilt daha parlak ve canlı bir görünüm alır. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. İnce izler azalır, derin izler yüzeyselleşir. Ciltteki renk ve ton farkları azalır. Cilt izlerinin tedavisinde bu yeni lazer sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır. Daphne lazer merkezlerinde bu tedavinin ayrıntılarını doktorlarımız ile görüşerek edinebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black;"&gt;

&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Kaynak :&lt;/b&gt;
Op. Dr. Yakup Şensoy 

DAPHNE LAZER EPILASYON VE ESTETIK MERKEZLERI
OSMANBEY Halaskârgazi CaddesiTavukçu Fethi Sokak N:38/1 Osmanbey Şişli Tel: 0212 230 28 08 (pbx)
ACIBADEM Acıbadem Caddesi 139/13 Üsküdar Tel: 0216 545 70 45 (pbx)
BAKIRKÖY Fişekhane cd. No:54 D:5 Bakırköy Tel: 0212 466 15 45 (pbx)
BAĞDAT CADDESİ Bağdat Caddesi No:439 Suadiye Kadıköy Tel: 0216 416 26 99 (pbx) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-3854685412584636878?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/DZRoV_-q1E0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/3854685412584636878/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=3854685412584636878" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/3854685412584636878?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/3854685412584636878?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/DZRoV_-q1E0/cilt-lekeleri-icin-cozumler.html" title="Cilt Lekeleri İçin Çözümler" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-DAuK9Z7kYaI/To2Y8LB13BI/AAAAAAAAA3Y/WzQrE5fEYww/s72-c/146805.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/10/cilt-lekeleri-icin-cozumler.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0AGRnY8cSp7ImA9WhdQF0g.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-1298654414726224091</id><published>2011-08-17T04:59:00.000-07:00</published><updated>2011-08-19T05:08:47.879-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-08-19T05:08:47.879-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerrahi operasyonlar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cinsellik" /><title>Cinsellikte performans sorunları ve doğal çözümleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LTaNeWAn523tvFO7cjsTSXTfIc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LTaNeWAn523tvFO7cjsTSXTfIc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LTaNeWAn523tvFO7cjsTSXTfIc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/2LTaNeWAn523tvFO7cjsTSXTfIc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hou9HQ4Ha0w/Tkus9d9LbgI/AAAAAAAAA3Q/8O9_O-sO-Ew/s1600/kadin-erkek-3966.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-hou9HQ4Ha0w/Tkus9d9LbgI/AAAAAAAAA3Q/8O9_O-sO-Ew/s320/kadin-erkek-3966.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;Cinsel hayatınıza sıkıntılı zamanlar mı yaşıyorsunuz ? Tabiat ananın faydalı bitkileri yanı başınızda...&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birçok erkek cinsel hayatında ereksiyon(sertleşme) olmakta veya ereksiyonlarını sürdürmekte bazen problemler yaşamaktadır.Fakat bu problemler sık olarak yaşandığında özgüveni etkilemekte ve tatmin edici bir cinsel hayata engel olmaktadır.İşte ereksiyon problemine çözüm getirecek doğal yollar .&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;EREKSİYON PROBLEMLERİ&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doktorlar ve psikologlar kısa bir süre öncesine kadar, ereksiyon güçlüğü vakalarının yüzde 90’ının psikolojik olduğuna ve ereksiyon zorluğu çeken erkeklerin tek ihtiyaçlarının kendilerini yeterince uyaracak bir partner olduğuna inanıyorlardı. Şimdi ise uzmanlar birçok ereksiyon güçlüğü vakasının altında damar tıkanıklığı alkol ve uyuşturucu kullanılırlığı, sigara ve prostat ameliyatı gibi fiziksel nedenler yattığı konusunda fikir birliği içindeler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Peki bir erkek ereksiyon sorunlarının altında fiziksel mi yoksa ruhsal mı nedenler yattığını nasıl anlayabilir. Prof. Andrew weil’in posta pulu yöntemi harika bir yöntem. Bu yöntem, vücut faliyetleri normal bir erkeğin her gece uykusunda kendiliğinden ereksiyon olması temeline dayanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu testi yapmadan önce bir şerit posta pulunu yatmadan önce penisinize sarıyorsunuz. Eğer kalktığınızda şerit sağlamsa gece boyunca ereksiyon olmamışsınız demektir ve bu da sorununuzun büyük bir ihtimalle fiziksel olduğunu gösterir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diğer taraftan eğer uyurken ereksiyon olduysanız, ki bunu posta pulu şeridinin yırtılmasından anlayabilirsiniz organınızın işlevleri normal demektir. Bu durumda da sorununuz büyük olasılıkla psikolojik demektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İktidarsızlık, penisin sertleşmemesi ya da serliğini cinsel ilişki ya da boşalmaya yetecek kadar koruyamamasıdır. Bu konu hakkında konuşmak için her ne kadar isteksiz bile olsalar, batılı erkeklerin büyük bir kısmı bir kez bile olsa ereksiyon sorunu yaşamıştır. Bunlardan bazıları ilaç kullanmış bazıları ise mutluluk çubuğu taktırmışlardır. Bu konudaki en son yaklaşım, kendi kendine prostaglandin E hormonu enjekte etmektir. Bu yöntem birkaç dakika içinde, 90 dakika süren bir ereksiyon hali sağlamaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;EREKSİYON SORUNLARINA KARŞI YEŞİL ECZANE TABİAT MUCİZELERİ&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Organınıza iğneler saplamaya başlamadan önce aşağıda bahsedilen bitkileri denemenizde yarar görüyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;BAKLA(vicia faba):&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; Bakla Parkinson hastalığının tedavisinde sıklıkla kullanılan L-dopa adlı bileşik açısından zengin bir kaynaktır. Yüksek dozlarda L-dopa, priapizme yani herhangi bir seksüel uyarı olmadığı halde sürekli ve acı verici bir ereksiyon haline neden olabilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
250-450 miktar arasında bir miktar bakla, yeterince güçlü bir ereksiyon için gerekli L-dopa miktarını sağlayabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;KADİFE FASULYESİ(mucuna):&lt;/a&gt; &lt;/b&gt;Yıllarca önce Panama’da çalışırken birçok kişiden kadife fasülyesi ya da öküzgözü fasülyesinin afrodizyak olduğunu duymuştum. O zamanlar bu fasulyenin en az bakla kadar, hatta beklide bakladan daha yüksek L-dopa içerdiğini biliyordum.&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1615796878"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;ANASON(pinpinella anisum):&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; Anason bazı östrojenik birleşikler içerir ve bu nedenlede ereksiyon sorunuyla pek bir ilgisi yokmuş gibi gelebilir. Östrojenik kadınlık hormonudur ve bazı bitkiler vücutta östrojen hormonu gibi iş gören maddeler içerirler.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;TARÇIN(Cinnamomum):&lt;/a&gt; &lt;/b&gt;Chicoga koku ve tat araştırma Merkezi Müdürü Dr. Alan Hisrch, tıp enerjileriyle yaptığı bir deneyde, öğrencilerin çeşitli kokulara verdikleri tepkiyi ölçmek için penislerine ölçüm cihazı bağlamıştır. Tarçınlı bir kurabiye koklatıldığında, penise çok daha fazla kan gittiği gözlenmiş ve bu nedenle tarçının ereksiyona en güçlü olduğunu ileri sürmüştür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;ZENCEFİL(Zingiber officinale): &lt;/b&gt;&lt;/a&gt;American Journal of Chinese Medicine dergisinde yayınlanan ‘Arap usulü ilaçlarda kullanılan bitkisel Afrodizyaklar üzerine bir araştırma’ adlı makalede, bazı Suudi bilim adamlarının zencefil özütünün sperm sayısını ve hareketliliğini önemli ölçüde arttırdığı görüşlerine yer verilmiştir. Kaynakwh webhatti.com: Ereksiyon sorununa doğal çözüm&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;YULAF(Avena sativa):&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; Yabani yulafla beslenen aygırların daha canlı ve daha şehvet düşkünü olduğu varsayılır. Yapılan bazı arştırmalar yulafın insan türünün örneklerinde de cinsel uyarıcı etkisi olduğunu göstermektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;KURT KİRAZI(Lycium chinese):&lt;/b&gt; &lt;/a&gt;Kurt kirazı yaşlı bir adamın vücudundan genç bir kurt çıkarabilir mi? Yapılan bir araştırmada 50 günde gram, kurt kirazı verilen 59 yaşının üzerindeki erkeklerde, testesteron seviyesinin hatırı sayılır derecede yükseldiği görülmüştür.&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.blogger.com/goog_1615796898"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;YABANİ EBEGÜMECİ(Sida cordifolia):&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; halk arasında enersiyonu güçlendirmesiyle ün salmıştır. Bu btkinin içerdiği uyarıcı bileşik, efedrindir. Yabani ebegümeci 1 milyonda 850 efedrin içerir ki bu da ereksiyonda neden kullanıldığını açıklamaya yeterlidir.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;b&gt;ÇEŞİTLİ BİTKİSEL YAĞLAR:&lt;/b&gt; &lt;/a&gt;Ereksiyon sorunu için aromaterapistler genelde birkaç damla adaçayı yasemin ve gül yağınıbitkisel biy yağın içinde karıştırarak, elde ettikleri karışımla vucut yağı yapılmasını öneriyorlar. &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-1298654414726224091?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/ZhHdlaV_tE8" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/1298654414726224091/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=1298654414726224091" title="1 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1298654414726224091?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1298654414726224091?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/ZhHdlaV_tE8/cinsellikte-performans-sorunlar-ve.html" title="Cinsellikte performans sorunları ve doğal çözümleri" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-hou9HQ4Ha0w/Tkus9d9LbgI/AAAAAAAAA3Q/8O9_O-sO-Ew/s72-c/kadin-erkek-3966.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/08/cinsellikte-performans-sorunlar-ve.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUQFQHo8eip7ImA9WhZUE0s.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-632140045868066951</id><published>2011-06-06T06:32:00.000-07:00</published><updated>2011-06-06T06:35:11.472-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-06-06T06:35:11.472-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlıklı beslenme" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kilo problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cinsellik" /><title>DAHA SORUNSUZ BİR REGL (ADET) DÖNEMİ İÇİN NASIL BESLENMEK GEREKİR ?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/jJnWzv2aijVZxP8WP7vS6K2ZZR4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/jJnWzv2aijVZxP8WP7vS6K2ZZR4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/jJnWzv2aijVZxP8WP7vS6K2ZZR4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/jJnWzv2aijVZxP8WP7vS6K2ZZR4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;DAHA SORUNSUZ BİR REGL (ADET) DÖNEMİ İÇİN NASIL BESLENMEK GEREKİR ?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;Regl (aybaşı) döneminden önce görülen stres hali, görülen şişkinlik, açlık durumu ve tatlı krizleri birçok kadının ortak problemi olmaya devam etmektedir. Premenstruel belirtiler olarak adlandırılan bu durum bazı kadınlarda şiddetli olarak görülebilir ki; bu duruma da Premenstruel Sendrom (PMS) adı verilmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;PMS sendromu belirtileri, regl (adet) dönemi başlamadan bir hafta önce ortaya çıkmakta ve regl döneminin başlamasından birkaç gün sonra sona ermektedir. Genelde 30–45 yaş döneminde daha fazla gözlendiği bilinmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;Premenstruel belirtilerin şiddetlenerek, sendrom halini almaması için sağlıklı beslenmeye özen göstermek gerekir. PMS’nin en önemli nedenlerinin vitamin ve mineral yetersizlikleri olduğu bilinmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;Premenstrual belirtilerini yenmek, sağlıklı beslenme ile mümkündür. İşte belirtiye özgü beslenme önerileri:&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;Yoğun şişkinlik hissi:&lt;/b&gt; Regl (adet) dönemi öncesi vücutta oluşan değişiklikler nedeni ile vücut su tutar. Vücutta tutulan su miktarını azaltmak ve rahatsızlığa engel olmak için beslenme de bazı faktörlere dikkat etmek gerekir. Vücutta rahatsızlık yaratan şişkinlik hissinin önüne geçmek için yeterli miktarda su içmek gereklidir. Birçok kadın, şişkinliğin önüne su içmeyerek geçeceğine inansa da, bu durumun tam tersi geçerlidir. Yeterli miktarda içilen su, vücutta su dengesini sağlayarak şişkinliğin önüne geçer. Çay, kahve ve asitli içecekler gibi kafein içeriği yüksek içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçılmaması önemlidir. Maydanoz ve kekik vücutta tutulan fazla suyun atılmasında etkili besinler olduklarından dolayı, bu dönemde salatalarda sıklıkla tercih edilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;Yoğun meme hassasiyeti:&lt;/b&gt; Bu dönemde gözlenen meme hassasiyetlerinin önüne geçebilmek için, kafein içeren içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalı ve sigara içilmemelidir. Kızartma, kavurma gibi yağ içeriği yüksek besinlerin ve alkol tüketiminin azaltılmasının olumlu sonuçlar doğurduğu bilinmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;Tatlı Krizleri:&lt;/b&gt; Kadınların bu dönemde en sık şikâyet ettikleri durumlardan biri de tatlı krizleridir. Hormonal değişiklikler sonucu ortaya çıkan tatlı yeme isteğinin önüne geçilmez ise, her regl (aybaşı) döneminden biraz daha kilolu çıkmak mümkündür. Tatlı krizlerinin önüne geçmek için;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Günde 6 öğün beslenmeye dikkat edilmelidir. Bu durumda kan şekeri dengeli kalacağından ötürü, kriz riski azalır.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Posa tüketimine önem verilmelidir. Öğünlerde, tam tahıl unundan ekmeğin, kepekli makarna ve kahverengi pirincin tercih edilmesi, salata tüketilmesi, öğünler sonrası oluşacak açlık hissini engeller.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Şeker, reçel, bal gibi besinler kan şekerini hızlı yükseltir ve hızlı düşürürler. Kan şekerinde hızlı düşmeler tatlı krizlerini tetikler. Regl dönemi öncesi ve sırasında bu tür besinlerin tüketimi mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Kabuklu yenebilen meyveler kabuklu yenmeli, meyve suları yerine meyvelerin kendisi tercih edilmelidir. Çözünmez posaların karında oluşturacağı jel yapı kolay acıkmayı ve tatlı krizlerini engeller.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Üç ana öğün arası tüketilecek üç ara öğünde meyve ve yoğurt gibi besinler veya tam buğday unundan ekmekle yapılacak yağsız tost gibi besinler tercih edilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Tatlı krizinin önüne geçemeyeceğinizi düşündüğünüzde, sıcak çikolata içmek iyi bir tercih olabilir. Bir fincanı 60 kalori içeren bu içecek tatlı yeme isteğinizi bastıracaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="color: black;"&gt;* Hiçbir şekilde tatlı krizinin önüne geçemiyor iseniz, ağır hamur tatlıları yerine; sütlü tatlıları, meyve tatlılarını veya dondurmayı tercih edebilirsiniz. Tatlıların üzerine konulan kaymak, krema ve çikolata sosundan uzak durmaya dikkat edin ve tatlının saf halinin tadını çıkarın. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-632140045868066951?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/vPusHAdaSIc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/632140045868066951/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=632140045868066951" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/632140045868066951?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/632140045868066951?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/vPusHAdaSIc/daha-rahat-bir-regl-donemi-icin-nasil.html" title="DAHA SORUNSUZ BİR REGL (ADET) DÖNEMİ İÇİN NASIL BESLENMEK GEREKİR ?" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/06/daha-rahat-bir-regl-donemi-icin-nasil.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0EAQH86fip7ImA9Wx9bGUo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-2316274030895579327</id><published>2011-03-01T02:23:00.000-08:00</published><updated>2011-03-01T02:34:01.116-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-01T02:34:01.116-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerrahi operasyonlar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uzman isimler" /><title>Karın yağları nasıl yakılacak karın yağlarımdan nasıl kurtulabilirim?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f6OvBhN5-u5PdcHa1mT5OlaFK8M/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f6OvBhN5-u5PdcHa1mT5OlaFK8M/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f6OvBhN5-u5PdcHa1mT5OlaFK8M/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f6OvBhN5-u5PdcHa1mT5OlaFK8M/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-W6LPXIHgknI/TWzLNwr8UqI/AAAAAAAAAzI/xodil5FC-yU/s1600/yegiag2.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 302px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-W6LPXIHgknI/TWzLNwr8UqI/AAAAAAAAAzI/xodil5FC-yU/s400/yegiag2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5579057475673150114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Karın yağları nasıl yakılacak karın yağlarımdan nasıl kurtulabilirim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Karın veya göbekte toplanan yağların sebebi genetik, metabolik yahut hormonal faktörler olabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Eğer kanda insülin hormonun fazlalığı ve insüline cevapsızlık ile nükseden "insülin direnci sendromu" olan "kronik stresli" ve ya "metabolik sendromlu" biriyseniz, otuzlu yaşlar sonrasında karın etrafınızın yavaş yavaş genişlemesine şaşırmayın. Eğer karın çevrenizde yağlanma ile beraber yüzde yuvarlaklaşma, ensenizde yağ birikimi, karın ve kalçada kırmızı-mor çatlaklar ortaya çıkmışsa bir Kuşing (Cushing) rahatsızlığı veya sendromundan şüphe etmek gerekiyor. Böbrek üstü bezinin stres hormonu kortizolü fazla miktarda üretmesi sonucu oluşan bu sorun yüksek dozda ya da uzun süreli kortizol kullanımı durumunda da ortaya çıkabiliyor. (Sezen Aksu'da böyle olmuştu). Orta yaşlarla birlikte belirginleşen karın ve bel çevresi yağlanması erkeklerde testosteron azalması (Andropoz), kadınlarda östrojen kaybı (Menopoz) ile de ortaya çıkabiliyor. Ve nihayet herhangi bir hormonal veya metabolik sorun olmadan da karın ve göbek çevresinde yağlanma ortaya çıkabileceğini bilmek gerekiyor. Bu durum çoğu kez genetik kökenli oluyor. Fazla miktarda alkol içmenin (özellikle biranın) de karın yağlarını artırdığı biliniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Karın yağlarının tedavisi nedir ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Karın çevresinde biriken yağlardan "Liposuction", "Lipoliz" veya "Mezoterapi" gibi gelip geçici çözümlerle kurtulabileceğinizi sanmayın. Bu yöntemleri denerseniz hem ağrılı ve acılı bir işleme katlanmış, hem de karın yağlarınızı değil paranızı kaybetmiş olursunuz!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Karın yağlarını cerrahi olarak aldırmak belki 300-500 gramdan geçici olarak kurtulmanıza ve birkaç aylık geçici bir görüntüye sahip olmanıza yardımcı olsa bile kilo sorununuzun çözümüne hiçbir yarar sağlamaz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Lipoliz ve mezoterapi gibi yöntemlerin, yağ kaybı amacıyla kullanılmasının hiçbir yarar sağlamadığını daha önceki yazılarımızda okumuş olmalısınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Karın bölgesi yağlarını azaltmanın yolu öncelikle onu oluşturan nedeni tedavi etmekten geçiyor. Hormonal eksikliklerin giderilmesi, kortizol fazlalığı, insülin yüksekliği gibi problemlerin kontrol altına alınması, kronik stresin önlenmesi gerekiyor. Bunun dışında bir miktar günlük kalori kısıtlaması yapmak da etkili. Diyeti mutlaka egzersiz-aktivite çalışmaları ile desteklemek gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;En etkili yağ eritici düzenli egzersizdir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Karın bölgesi yağlarını azaltmada en etkili egzersiz her gün yapılan 30-35 dakikalık sıkı yürüyüşlerdir. Sert, ritmik ve dakikada ortalama 120 adımın altına düşmeyen etkili yürüyüş planları karın yağlarından kurtulmayı kolaylaştırıyor. Mekik çekmenin de yararlı olabileceği belirtiliyor. Eğer yürüyüş planı ile günde ortalama 300-500 kalorilik bir kayıp sağlayabilirseniz bu yağların bir hayli azalabileceğinden kuşkunuz olmasın. Sırası gelmişken belirtelim: "Men's Health" veya diğer fitness dergilerinde gördüğünüz dümdüz karınlı, bol kaslı erkek veya hanımlardan biri olmayı düşünüyorsanız, toplam vücut yağınızın %15 geçmemesi, hatta %12'lere inmesi gerekiyor. Bu da kolay kolay ulaşılacak bir oran değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Aşırı terlemenin birçok sebebi var&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Vücudumuzda yaklaşık üç-beş milyon civarında terleme hızı ve miktarını ayarlayan bez var. Cildinize yerleşmiş olan bu bezler vücut sıcaklığına ve kendi kendine çalışan otomatik, sinirsel uyarılara bağlı olarak sıvı salgılamakta yani terlemenizi sağlamaktadır. Ter ile kaybedilen sıvı esas olarak su ve tuzdan ibarettir. Diğer minerallerin miktarı oldukça düşüktür. Terleme ile kaybedilen su miktarını esas olarak çevre ısısı belirler ama yiyip içtiklerinizin, genetik yapınız, hastalıklarınız hatta ruhsal durumunuzun bile etkisi olabiliyor. Sıcak içecekler, içinde alkol ve kafein bulunan içecekler, acılı ve baharatlı yiyecekler terleme miktarını arttırıyor. Yüksek dozda kullanıldığında Asetaminofen, Aspirin, Tiroid hormonu gibi ilaçlar da terlemeye yol açabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bazı insanlarda terleme kalıtımsaldır. Bu kişilerde özellikle, avuç içi ve ayak tabanında ayrıca koltuk altı ve kasıklarda fazla miktarda olmaktadır. Terleme miktarınızı hormonlar da etkiler. Menopoz ve andropozda, yani kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron hormonu azaldığında terleme artar. Düşük kan şekeri, kan şekerinde yüksekliğe bağlı sinir sistemi hasarları, tiroid bezinin aşırı çalışması, tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, sıtma ve benzeri parazit hastalıklarında da aşırı terleme ortaya çıkabilir. Uzun süreleri terlemeler özellikle, ateşle birlikte olduğunda lösemi ve lenfoma gibi kanserlere işaret edebilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Alfa Lipoik Asit cildinizi korur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Son dönemlerin en popüler antioksidanı olan Alfa Lipoik Asit aynı zamanda çok etkili cilt koruyucusu nutri-kozmetiklerden biridir. Yapılan çalışmalar, lipoik asidin cilt hücrelerini yenilediğini, serbest radikal hasarına karşı onları korumada oldukça etkili olduğunu, kırışıklıkları engelleyip cildin daha genç, parlak ve duru görünmesini sağladığını kanıtlamıştır. Cildiniz için lipoik asitli kremler iyi bir seçim olabilir. Ancak Alfa lipoik asit cilde doğrudan uygulandığında kolaylıkla emilebilse de, kararsız-dengesiz kimyasal yapısı sebebiyle uygulandıktan çok kısa bir süre sonra oksitlenir. Bu nedenle serbest radikallerin ciltte oluşturduğu zararları engellemek, foto yaşlanmayı (güneş ışığına bağlı cilt yaşlanması) azaltmak için sadece dışarıdan kullanımıyla yetinmemeli, ağız yoluyla alfa lipoik asit desteği de alınmalıdır. Yapılan çalışmalarda, lipoik asidin hafiften ortaya doğru olan kırışıklıkları neredeyse yüzde 50 oranında azalttığı görülmüştür. Göz çevresinde kullanım açısından da daha uygundur. Çoğu kırışıklık savaşçısı ürün, göz çevresi gibi hassas bölgelere uygulanamazken, lipoik asit düşük konsantrasyonlarda ve özellikle kırışıklıkların yoğun olduğu bölge olan göz çevresine bile sürülebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Vücut ağırlığı nasıl ölçülür&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Vücut ağırlığı her gün hatta gün içinde bile farklılıklar gösterebilir. Bu sebeple tartı sırasında mümkün olduğunca aynı koşullarda olmanızı arzu ediyoruz. İdeal tartı koşullarını açıklayalım:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Sabah uyanınca,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Aç olarak,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Tuvalete çıktıktan sonra,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Kıyafetsiz,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Adet dönemi olmadan,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Bir gün önce ağır fiziksel aktivite yapılmadan,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; Aşırı kafein veya alkol alımı olmadan tartılmak en doğru rakamları veriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bunların dışında aç tok, tuvalete giderek gitmeden tartılma, kadınlar için adet dönemi olup olmaması 0,5 kg ile 1 kg arası fark edebilen faktörlerdir. Tartıda yanılgıya düşmemize neden olurlar. Bireysel farklılıklara göre bu fark 1-1,5 kg'a kadar çıkabilir. Kıyafetin önemli yanıltıcılardan biri olduğu unutulmamalı, kıyafetsiz ya da aynı kıyafet ile tartılmalısınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Vejetaryen beslenmek kilo vermeyi sağlar mı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Araştırmalar vejetaryen kişilerin vejetaryen olmayanlara göre daha az yağ ve kalori aldıklarını gösteriyor. Vejetaryen beslenme uygulayanların boy-kilo oranları genelde vejetaryen olmayanlara göre daha düşük. Ancak vejetaryen bir beslenmeye geçmeniz kilo vermenizi sağlamayabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Sağlıklı beslenmek tüm besin gruplarından dengeli faydalanarak ve küçük porsiyonlar halinde beslenerek mümkündür. Vejetaryenler de yüksek kalorili ve yağ oranı olan bir beslenme uyguladıklarında kilo alabilirler. Bu nedenle eğer vejetaryen olmayı düşünüyorsanız, mutlaka düşük kalorili ve yağ oranı olan yiyeceklere yönelin. Protein zengini besinleri unutmayın. Bunlar sizi hem tok tutacak hem de vücut fonksiyonlarınızın devamını sağlayacaktır. Et yerine peynir yiyecekseniz mutlaka az yağlı olanını tercih edin. Soya ürünleri ve baklagiller de iyi protein kaynaklarıdır. Yiyeceklerinizi pişirirken kızartma yerine fırında veya buharda pişirme gibi yöntemlerden yararlanın. Mayonez gibi yüksek kalorili ilavelerden de kaçının. Sebze-meyvesi bol, düşük yağ oranına sahip bir vejetaryen beslenme kilo vermenize yardım edebilir ancak seçtiğiniz yiyeceklerin kalorisine ve miktarına dikkat etmenizde fayda var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Neden çok yiyorsunuz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Ağzınıza lokmayı atmadan önce lütfen düşünün... Gerçekten aç mısınız? Eğer kendinizi sık sık negatif bir duygu durumundan sonra bir şeyler yerken görüyorsanız, lokmayı ağzınıza götürmeden önce durup derin birkaç nefes alın. Nefesinizi burnunuzdan alırken içinizden dörde kadar sayın. Yine nefesinizi ağzınızdan verirken sekize kadar saymaya çalışın. Birkaç kez nefes aldıktan sonra, yeniden düşünün. Canınız mı sıkkın, kaygılı ya da öfkeli misiniz? Öfkeliyseniz, yemek yeme davranışından önce "Öfkemi nasıl kontrol altına alabilirim, yemekten başka nasıl bir yol bulabilirim?" diye düşünebilirsiniz. Sevdiğiniz bir müzik dinleyip sonra çıkıp biraz yürüyebilirsiniz. Sinemaya gidebilir, kitap okuyabilirsiniz. Yapmanız gereken ama bir türlü yapamadığınız, başlayamadığınız işlerinizin yeni bir listesini yapabilirsiniz. Aramanız gereken, ihmal ettiğiniz yakınlarınızı ya da dostlarınızı, arkadaşlarınızı telefonla arayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Lokmanızı ağzınıza atmadan önce lütfen iyi düşünün, şu soruya cevap verin: Gerçekten aç mısınız, yoksa duygusal açlığı gidermek için mi atıştırıyorsunuz? n Klinik Psikolog Dilek DOĞU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Çocuklarımızı biz mi şişmanlatıyoruz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Oğlum sekiz yaşında ve 40 kilo. Sürekli abur cubur yemek istiyor. Diyet yaptırmak uygun olur mu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;12 yaşının altındaki tüm çocuklarda anne ve babalar beslenme konusunda çocuklar tarafından model olarak algılanırlar. Ve çocukların %70'i anne ve babaları ile kendi beslenmeleri ve vücut ağırlıkları konusunda bu yaşlarda daha sık konuşur. Bunun yanı sıra ailenin fiziksel aktivite durumu da çocuk tarafından model olarak algılanacak başka bir faktördür. Çocuklar dışarıda geçirdikleri vakte göre daha çok sizlerle yemek yer ve televizyon izlerler. Yemekten hemen sonra televizyon karşısına geçen bir ailede çocuğun dışarı çıkıp top oynamasını beklemeyin. Peki, çocuğunuza beslenme konusunda nasıl iyi bir örnek olabilirsiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;* &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Kaç kilosunuz?: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Fazla kilolarınız varsa önce siz verin ve bu yönde oluşmuş hatalı beslenme alışkanlıklarınızı düzeltmek için beslenme danışmalığı alın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;*&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Ara öğün alışverişi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bol kalorili, şeker içeriği yüksek atıştırmalıklar yerine meyve, süt, meyveli yoğurt gibi yiyecekleri alın ve bu alışverişi birlikte yapın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;*&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Porsiyon kontrolü:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doygunluk hissettiğinde durması gerektiğini mutlaka öğretin. "Tabağındakileri bitirmeyi" öğrettiniz, bu sefer doysa bile tabağındakileri bitirmeye çalıştıkça porsiyonları sürekli olarak büyüyecektir. O nedenle tabağına azar azar yemek koyun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Elma metabolizmayı hızlandırır mı&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ne gibi faydaları olur&lt;/span&gt; ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Diyetimde ara öğünde yeşil elma yazıyor. Özellikle yeşil elma yemem gerekiyor mu? Elmanın kalorisi daha mı düşük? Metabolizmayı hızlandırır mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;100 gr yani 1 küçük irilikte elma porsiyon meyve yerine geçer ve 48 kaloridir. 1 küçük elma 1 orta boy şeftaliye, 15 iri taneli üzüme, 1 tane incire, 1 orta boy armuda eşittir. Yani elmanın kalorisi diğer meyvelere göre çok düşük değil. Elma metabolizmayı hızlandırarak daha hızlı zayıflamayı sağlamaz. Ama kabuklu elma sindirimi kolaylaştırır, bağırsaklarınıza iyi gelir, posa değeri yüksek ve glisemik indeksi düşük olduğu için daha uzun süre tok kalmanızı sağlar, antioksidan yönünden zengindir, kolesterolü düşürür. Elmanın faydası çok ama ille de elma yiyeceksiniz diye bir şart yok. Her meyveden faydalanmanızı öneririz. Muzun, üzümün, kayısının da diğer meyveler gibi antioksidan değeri yüksektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:78%;" &gt;Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-2316274030895579327?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/pK6iXAZ373A" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/2316274030895579327/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=2316274030895579327" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2316274030895579327?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2316274030895579327?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/pK6iXAZ373A/karn-yaglar-nasl-yaklacak-karn.html" title="Karın yağları nasıl yakılacak karın yağlarımdan nasıl kurtulabilirim?" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-W6LPXIHgknI/TWzLNwr8UqI/AAAAAAAAAzI/xodil5FC-yU/s72-c/yegiag2.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/03/karn-yaglar-nasl-yaklacak-karn.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DE8NSHc5fip7ImA9Wx9UGU4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-745898452645056185</id><published>2011-02-17T01:54:00.000-08:00</published><updated>2011-02-17T02:01:39.926-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-17T02:01:39.926-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="selülit ve çözümleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="utandığınız vücut sorunları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><title>Hamilelikte Selülit Çözümleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oSoZHLYhJTWQdJH5iAzgFpku4Cg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oSoZHLYhJTWQdJH5iAzgFpku4Cg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oSoZHLYhJTWQdJH5iAzgFpku4Cg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oSoZHLYhJTWQdJH5iAzgFpku4Cg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-Xdu7Nmq5egU/TVzw1QnwbzI/AAAAAAAAAzA/nVvOY-Hhea8/s1600/hamilelikveselulit.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 124px; height: 74px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-Xdu7Nmq5egU/TVzw1QnwbzI/AAAAAAAAAzA/nVvOY-Hhea8/s400/hamilelikveselulit.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5574595236563283762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Hamilelikte Selülit Çözümleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selülit, senelerdir estetik bir sorun olarak görülmektedir fakat aslında tıbbi bir problemdir ve oluşumu kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Selülit genellikle bacakların üst kısımlarında, dizin ve bileğin iç kısımlarında, kalçalarda, baldırlarda ve ender olarak da kolların iç yüzeyinde, kol altlarında ve bel bölgesinde ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlık hormonları nedeniyle kadınlar fazla yağlarını vücutlarının dişi kıvrımlarının bulunduğu kısımlarda depolarlar. Bu sebepten selülit vücudun bu bölgelerinde yoğunlaşır.&lt;/span&gt;    &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com"&gt;Cilt&lt;/a&gt; 3 katmandan oluşur. Epidermis, dermis ve hipodermis tabakaları. Selülit dokusu ise daha çok dermis ve hipodermis olarak bilinen cildin “derin” dokularında ortaya çıkar. Ergenlikte başlayıp, ilerki yaşlara kadar ve özellikle hamilelik döneminde görülebilir. Yüzeysel yani cilde yakın yağların günlük enerji olarak kullanılmamaları sonucu şekil değiştirmeleri selülite yol açar. Cilt üzerindeki portakal kabuğu görüntüsünün nedeni çok fazla büyüme ve sayıları artmış yağ hücrelerinin bağ dokusu arasına hapsolması nedeniyle ortaya çıkan basınçtır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Selülit daha çok ergenlik, hamilelik ve menapoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörlerdir. Ciddi bir problem olan selülit, sanılanın aksine sadece kilolu bayanlarda görülmez. Zayıf ya da şişman her kadının korkulu rüyasıdır. Selülit azaltılabilir ve oluşumu kontrol altına alınabilir. Erken safhalardaki selülit tedavileri daha basit ve kolay olmaktadır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Hamilelik zamanında ortaya çıkan selülitlerin medikal tedavisi bu zaman içerisinde yapılamadığından, ancak önlem almak ve bu dönemi selülit olasılığını en aza indirerek geçirmek gereklidir. Bu sebepten hamilelerin günlük yaşamda yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;                         www.guzelllik.com önerileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sodyum yani tuz muhakkak azaltılmalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;- Yağ tüketiminden kaçınılmalıdır&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;- Bitkisel yağ tercih edilmeli ve mümkün olduğu kadar az kullanılmalıdır&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;- Bol bol su içilmelidir. Mümkünse su tüketiminde günde iki litrenin altında olamamalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;- Şekeri daha az tüketilmelidir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;- Alkol azaltılmalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;- Kahve çok az tüketilmelidir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;- Bol miktarda salata ve sebze yenmeli ve sebzeler mümkün olduğu kadar taze tüketilmelidir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;- Yemeklerle ya da hemen sonra meyve yemek yağ emilimini artıracağından, meyve en az 2 saat sonra yenmelidir&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;- Yüksek topuklu ayakkabılar giyilmemelidir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;- Banyo yaparken, bacaklara kese yapmak ve soğuk su ile yıkamak kan akışını hareketlendireceğinden faydalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;- Karbonhidratlı yiyecekler daha az yenmelidir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;- Katkı maddesi içiren gıdalardan uzak durulmalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;- Düzenli olarak spor yapılmalıdır. Yürüyüş yapmak ve yüzmek, hem yağların yakılmasını sağlamakta hem de selülitten korumaktadır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;- Çikolata ve kolalı içecekler çok tüketilmemelidir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;- Fast food gıdalar tercih edilmemelidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-745898452645056185?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/Rv_BhpzdlDE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/745898452645056185/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=745898452645056185" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/745898452645056185?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/745898452645056185?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/Rv_BhpzdlDE/hamilelikte-selulit-cozumleri.html" title="Hamilelikte Selülit Çözümleri" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-Xdu7Nmq5egU/TVzw1QnwbzI/AAAAAAAAAzA/nVvOY-Hhea8/s72-c/hamilelikveselulit.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/02/hamilelikte-selulit-cozumleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEYMSXY7eCp7ImA9Wx9UEEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-7834298221726298006</id><published>2011-02-07T01:46:00.000-08:00</published><updated>2011-02-07T01:49:48.800-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-02-07T01:49:48.800-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerrahi operasyonlar" /><title>Burun Estetiği Hakkında</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/P29Ey5UrBsNvWVxedCOI5uA6dtU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/P29Ey5UrBsNvWVxedCOI5uA6dtU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/P29Ey5UrBsNvWVxedCOI5uA6dtU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/P29Ey5UrBsNvWVxedCOI5uA6dtU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TU_ANIkyLcI/AAAAAAAAAy4/d7JlgQc6Cpk/s1600/burun%2Bestetik.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 245px; height: 152px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TU_ANIkyLcI/AAAAAAAAAy4/d7JlgQc6Cpk/s400/burun%2Bestetik.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5570882595953192386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Burun Estetikleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suratın tam ortasında bulunması burunun yüz estetiğinin en önemli unsuru olmasına yol açar. Bu sebepten burun estetiği ameliyatları kişinin yüz görünümünde belirgin bir değişime neden olur. Bu değişimin hastayı olumlu etkilemesi, yani operasyon sonucundan memnun kalması için muhakkak kendisini hazır hissetmesi ve bu girişime yeterince kendini hazırlaması şarttır. Burun estetiği burun kıkırdak ve kemiklerinin gelişimini tamamladığı 17 yaşından önce yapılmamalıdır. Karar verildikten ve doktora başvurulduktan sonra burun şeklinin farklı yön ve açılardan incelenmesi, burun içi hava yollarının muayenesi, fotoğraf ve gerekirse röntgenlerin çekilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işlemlerin tamamlanmasından sonraki aşama kişinin cinsiyetine, yüz şekline, saç ve cilt yapısına uyacak burun modelinin belirlenmesidir. Bu amaçla benzer yüz şeklindeki hastalara daha önce yapılmış olan ameliyat fotoğraflarından ve kişinin kendi yüzünün bilgisayar ekranında rötüşlanması ile oluşturulan şekillerden yararlanılır. Ameliyat genel anestezi altına yapılır ve yaklaşık 45 dakika sürer. Bu süre sonunda burun içine tamponlar yerleşmiş ve burun üstten alçılanmış olarak hasta uyanır. Ameliyatın tamamı burun deliklerinin içinden yapıldığından dışardan hiçbir iz oluşmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat sırasında burun içine verilen kanamayı önleyici ilaçlara rağmen ameliyat sonrasında göz çevresi ve yanaklarda, bünyeye göre değişen miktarlarda, ödem-şişme oluşur. Bu şişme ve bazen morarma nedeni ile dışarıdan bakanlar için ameliyat sonrası yüz görünümü ürkütücü olsa da hastalar ağrı duymamakta ve isterlerse aynı gün eve gitmelerine izin verilmektedir. Burun içindeki tamponlar 1 günde, burun üzerindeki alçı ise 1 haftada alınır. Bu arada ameliyat sonrası şişler de dağılmış olur. Kalan az miktardaki ödemin dağılması ve burunun son şeklini alması birkaç ay devam eden bir süreçtir. Sonuç ne kadar olumlu olursa olsun yeni şekle adaptasyon için belirli bir zaman gereklidir. Hasta ne kadar gençse ve ameliyat olmaya ne kadar istekli ise bu süre o kadar kısalır. Yaygın endişenin aksine iyileşmiş bir burun ameliyatının sonradan çökmesi yada düşmesi söz konusu değildir. Ehil olmayan ellerde gereğinden küçük yapılmış, ancak erken ameliyat sonrası dönemde şişler yüzünden bu durumun belli olmadığı olgularda, ödemler dağılıp gerçek şekil ortaya çıktığında burun çöktü şeklinde bir yanlış tanımlama yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutulmamalıdır ki uzman olan kişilerce yapıldığında böyle bir olasılık yoktur. Alçı sonrası hamam, sauna ve güneşlenme 6 hafta süre ile sakıncalıdır. Bu sayılanların kişinin sağlığı yada ameliyat sonucuna hiçbir zararı olmamakla birlikte, ödemlerin-şişlerin inmesini geciktirmesi nedeni ile yapılmaması uygundur. Spor yapmaya ise üç hafta sonra izin verilir. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-7834298221726298006?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/bAO1emc5c9E" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/7834298221726298006/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=7834298221726298006" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7834298221726298006?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7834298221726298006?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/bAO1emc5c9E/burun-estetigi-hakknda.html" title="Burun Estetiği Hakkında" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TU_ANIkyLcI/AAAAAAAAAy4/d7JlgQc6Cpk/s72-c/burun%2Bestetik.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2011/02/burun-estetigi-hakknda.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CE4HQX8-fyp7ImA9Wx5bGUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-1222011142448803108</id><published>2010-11-05T00:35:00.000-07:00</published><updated>2010-11-05T00:42:10.157-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-05T00:42:10.157-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerrahi operasyonlar" /><title>Yanak yağı aldırma</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/T8fKWtBmC8h_PykzTnKK-UA-ArA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/T8fKWtBmC8h_PykzTnKK-UA-ArA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/T8fKWtBmC8h_PykzTnKK-UA-ArA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/T8fKWtBmC8h_PykzTnKK-UA-ArA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TNO1GVyhxuI/AAAAAAAAAyg/Gnif-Bw614A/s1600/ads%C4%B1z.bmp"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 337px; height: 297px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TNO1GVyhxuI/AAAAAAAAAyg/Gnif-Bw614A/s400/ads%C4%B1z.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5535967487501387490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yanak yağının alınması, kilo aldığında yanaklarında yağ birikmesi olan ve yanaklarındaki dolgunluktan hoşlanmayan kişilere yapılabilir. Yanak yağının 25-30 yaşlarından önce alınmaması önerilmektedir, çünkü 20-25 yaşlarına kadar yanakları dolgun olan kişilerin bu yaştan sonra yanaklarındaki dolgunluk azalabilir. Burada süphesiz kişinin genetik özellikleri de önemlidir. Eğer bu operasyonı olmayı düşünen kişinin ana ve babasınında yanakları dolgun ise bu operasyonın 30'lu yaşlardan önce yapılması planlanabilir, çünkü ana ve babası dolgun yanaklı bir kişide ileri yaşda yanakların çökmesini beklemeyiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bu operasyona genellikle erkekler rağbet etmektedir. Yine de toplumda pek bilinmeyen bir estetik operasyontır ve sık yapılmaz. Yanak yağının alınması herhangi bir hazırlık gerektirmez; sadece genel anestezi için yapılan rutin hazırlık ve tahlillerin yapılması yeterlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;operasyon, hem ağız içinden hemde yanağın dışından yapılır. Ağız içinden özel bir noktadan girerek yanak yağ kitlesinin bir kısmını oluşturan Bichat yağ yastıkçığı alınır. Yanağın dışından ise ince kanüllerle yanak ciltaltı yağ dokusuna liposuction yapılır. Sonucun etkili olması için bu ikisinin birarada yapılması önerilir. Bichat yağ yastıkçığı, ağız içinden alındığı için enfeksiyonu önlemek amacıyla operasyon öncesi ve sonrası antibiyotik alınması mühimdir. Opeasyon öncesi en az 10 gün içinde aspirin gibi kanı sulandırıcı ilaçlar almamış olmanız önemlidir. operasyontan önce klinik arşivine koymak ve operasyon sonrası görünüşünüzle karşılaştırmak için resimleriniz alınır. Dilenirse operasyon esnasında da resim alınabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;operasyon, genel anestezi altında yada sedasyon ile yapılabilir ve bir saat civarında sürer. Klasik yöntem ile operasyon tamamen ağız içinden yapılır (kapalı teknik) ve kesinlikle dışarıdan görülebilecek bir iz kalmaz. Dışarıdan dikkat çekecek tek şey yanak bölgesindeki yağ kitlesinin azalmasına bağlı olarak yanaktaki düzleşmedir. Burada şu noktayı belirtmek gereklidir: Kişi sık kilo alıp verebilen bir yapıda ise, operasyonı kişinin kilo aldığı bir dönemde yapmak operasyon sonucunu daha farkedilir kılacaktır. Ağız içinde, yanağın iç kısmına bir kesi yapılır, uygun anatomik planlar arasından geçildiği taktirde kolayca bu yağ kitlesine ulaşılır ve yanakta dolgunluğa yol açan yağ kitlesinin fazlası alınır. Bu yağ kitlesine Bichat yağ yastıkçığı denir ve anatomik yerleşimi belirlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bichat yağ yastıkçığı bir ana kitle ve 3-4 uzantıdan oluşur. Bu yağ kitlesi ilk olarak 1732'de Heister'in ilgisini çekmiş ve Heister bu kitleyi bir salgı bezi sanmıştır; daha sonra 1802'de Bichat, bu kitlenin özel bir yağ dokusu paketi olduğunu anlamış ve adını bu yağ paketciğine vermiştir. Bichat yağ paketinin, yanak şişkinliğine en fazla katkısı olan kısımı yüzeyel yanak uzantısıdır. operasyonta alınacak olan yanak dolgunluğunun 30-40%'ından sorumlu olan bu yüzeyel yanak yağ yastıkçığıdır. operasyonta bu yağ kitlesine ulaşılır ve yağın, yanakta dolgunluk yapan fazlalığı alınır. Ağız içindeki kesiye kendiliğinden eriyen dikişler ile dikiş atılır, dikişleri almak gerekmez. operasyontan sonra iyileşme dönemi çabuk geçer. Genel anestezi alacağınız için bir gece hastanede kalmanız gerekir. İlk günler yüzünüzde operasyona bağlı ödem yüzüden şişlik oluşabilir. Hatta operasyon öncesine göre yüzünüz daha dolgun görülebilir. Bu geçicidir. Kanamayı önlemek için özel bir başlık takmanız yararlı olur. Bu başlığı en az 3-4 gün sürekli takmalı, sonraki bir hafta da sadece geceleri takmalısınız. Yedi ile on gün kadar başınızı yüksek tutmak ödemin hızla geçmesini sağlayacaktır. Yatarken başınızın arkasına büyükçe bir yastık koymak ve yatakta hafif oturur gibi yatmak yeterli olacaktır. Ağız içi mukozası hızla iyileştiğinden sadece birkaç gün sulu gıda ile beslenmek, antibiyotik ve gargara kullanmak enfeksiyonu önlemek için yeterli olur. Ağız içi kirli bölge kabul edildiği için en az 5 gün antibiyotik almalısınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bu operasyon başka bazı yüz estetikleri ile birlikte yapılabilir. Örneğin yanakları şiş, fakat elmacık kemikleri çökük kişilerde yanaklardan yağ almak (ki, Bichat yağ yastıkçığının alınması sırasında yanağa liposuction yapmak tavsiye edilir) ve elmacık kemiklerini birer yüz implantı ile büyütmek görünüşte büyük düzelme sağlayabilir. Bu gibi operasyonlarda öncelikle implantlar ile elmacık kemiklerine büyütme yapılmakta, bunu takiben yanaktan yağ alınmaktadır. Bichat yağ yastıkçığı, yüz germe operasyonı sırasında da alınabilir. Bu durumda ağız içinden kesi yapılmasına gerek kalmaz. Bu yağ kitlesi yanaktaki iki önemli çiğneme kasının arasında bulunur. Yüz germe sırasında yanak bölgesi açıldığından, yanağın dış tarafına yakın olan masseter kasının lifleri aralanarak bu yağ dokusuna yine ulaşılabilir ve fazlası alınabilir (açık teknik). Yüz germe ile birlikte olan bu kombine operasyon yapılan hastalarda genellikle boyuna da estetik yapılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bu operasyonın da her operasyon gibi bazı riskleri vardır. Görülmesi en muhtemel riskler, ağız içinden çalışıldığı için enfeksiyon ve kanama riskidir. Enfeksiyonu önlemek için mutlaka antibiyotik alınır. Kanamayı önlemek için ise operasyonta tüm kanamaların durdurulması ve operasyon sonrası özel, baskılı başlık kullanmak yeterlidir. Bu riskler çok nadirdir. Genellikle yüz güldürücü sonuçlar alınır. Bazı vakalarda üst dudakta 1-2 gün süren uyuşma ve hissizlik görülebilir. Bunun sebebi operasyon sırasında ağız içine yapılan uyuşturucu iğne ve üst dudağa giden yüz sinirinin operasyontan etkilenmesidir. Bu sinir dalı ağız içinden alınan yağ kitlesinin yukarı doğru uzanan uzantısının içinden geçer, operasyonta yanak yağ kitlesi ağız içine doğru çekilirken bu sinir dalı da bir miktar çekiştirilmiş olur. Bu tahrişe bağlı olarak üst dudakta bir iki gün süren hissizlik olabilir, geçicidir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-1222011142448803108?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/HvnFdKwD244" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/1222011142448803108/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=1222011142448803108" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1222011142448803108?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1222011142448803108?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/HvnFdKwD244/yanak-yag-aldrma.html" title="Yanak yağı aldırma" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TNO1GVyhxuI/AAAAAAAAAyg/Gnif-Bw614A/s72-c/ads%C4%B1z.bmp" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/11/yanak-yag-aldrma.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CE4ARnY-fSp7ImA9Wx5bGUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-8027800692077543688</id><published>2010-11-02T02:07:00.000-07:00</published><updated>2010-11-05T00:42:27.855-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-05T00:42:27.855-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Dudak Çatlakları" /><title>Dudaklarım Çatlıyor.Ne Yapmalıyım?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WCiceGm4vk6uCgvSs9lUKYYJG9E/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WCiceGm4vk6uCgvSs9lUKYYJG9E/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WCiceGm4vk6uCgvSs9lUKYYJG9E/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WCiceGm4vk6uCgvSs9lUKYYJG9E/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TM_XWnC1fjI/AAAAAAAAAyI/JZ-hDsO_1eE/s1600/guzellik+dudak.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 260px; height: 162px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TM_XWnC1fjI/AAAAAAAAAyI/JZ-hDsO_1eE/s400/guzellik+dudak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5534879250499599922" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dudaklarımız yapısı itibariyle soğuktan sıcaktan kısacası dış faktörlerden çabuk etkilenen organlarımızdır.Bu yüzden ilaca kimyasala gerek kalmadan doğal yollardan dudak bakımını ve dudak çatlamasını önleyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dudaklarınızın çatlaması b8 vitamini eksikliğinden kaynaklanır.Fındık badem ceviz yumurta sarısı ve soya unu bu vitamin eksikliğini giderir.Bunlardan yapacağınız kür ve maskeler dudaklaınızı harika bir görünüme kavuşturabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Maskeyi şu şekilde hazırlayabilirsiniz.Soya unu ve un haline getirilmiş fındığı steril bi kapta bi kaç damla badem yağıyla krem kıvamına getirip dudaklarınıza sürdüğünüzde dudak çatlaması sorununuz çözülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Endişe edilecek bir durum yok. Aşağıdaki reçetelerden herhangi biri çatlakları gidermek maksadı ile kullanılabilir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Hazırlanışı: 2 çay bardağı cevizyağına; 2 çorba kaşığı eritilmiş bal mumu konur. Karıştırılarak soğutulur. Küçük bir şişeye doldurulur. Sabahları, dudaklara sürülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;3 çorba kaşığı eritilmiş tavukyağı ile 1 kahve kaşığı eritilmiş balmumu karıştırılır. Karıştırılarak soğutulur. Dudaklar, önce gülsuyu ile temizlenir, sonra bu karışımdan sürülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Aynı maksadla dudaklara gülyağı, yağlı krem vya günde bir kaç kere toz şeker de sürülebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;AYRICA; armut, elma, erik, incir, kayısı, greyfurt, şeftali, havuç, kabak, muz, bezelye, ıspanak, mercimek, karnabalar, pancar, arpa ekmeği, pırasa ve kırmızıbiber yemek de çok faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dudak çatlamasıDudağınız çatlaksa sigaraya dikkat&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kış aylarında ortaya çıkan dudak çatlakları, sigara tiryakilerinde dudak kanseri riskini arttırıyor. Nikotin ve katranın tenle doğrudan temas etmesinin tehlikeli olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan Aşçıoğlu, çatlak dudakla sigara içmenin dudak kanserine davetiye çıkarmak anlamına geldiğini söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İnsan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olan, başta kanser olmak üzere birçok hastalığa davetiye çıkaran sigara dudakların rengini de değiştiriyor, morarmaya neden oluyor. Çeşitli nedenlerle çatlayan dudaklarda ise, nikotinin tenle doğrudan temas etmesi sonucu dudak kanseri tehlikesi riski önemli ölçüde artıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Demir, genellikle sigara tiryakilerinin dudaklarında morlaşma görüldüğünü, ten renginin de normal renginden uzaklaşarak değişime uğradığını belirtti. Demir, şunları söyledi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;’’Sigarayı bırakan kişiler nefes alıp vermede, daha az yorgunluk belirtileriyle karşılaştıkları gibi fiziki olarak da değişimi hisseder. Mor dudakların en önemli nedeni sigaradır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Tiryakiliğe son veren kişilerin kanlarındaki karbondioksit ve karbonmonoksit oranları azalır, oksijen oranı artar. Eski içiciler, 5-10 gün gibi bir sürede mor dudaklardan kurtulup sağlıklı, canlı renge sahip dudaklarına yeniden kavuşurlar. Dudaklardaki morluk kesinlikle normal değildir. Bu renk, sigaranın ne kadar zararlı olduğunun bir göstergesidir diyebiliriz.’’&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kansere davetiye&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özcan Aşçıoğlu da sigaranın vücudun her yerinde olduğu gibi dudaklarda da erozyona neden olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dudak kanseri olan kişilerin hemen hemen tamamının sigara tiryakisiolduklarına işaret eden Aşçıoğlu, ’’Özellikle dudakları çatlak kişilerin sigara içmesi dudak kanserine davetiyedir. Dudakla doğrudan temas eden nikotin, katran ve sigaranın verdiği ısı dudak rengini bozduğu gibi dudak kanserine yol açıyor. Dudakları çatlak kişilerde risk daha da yükseliyor’’ dedi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kalıcı rujlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yves Saint Laurent, Rouge Pur serisine yeni bir renk ekliyor: Rouge Pur Transparent, hem doku hem de ambalaj açısından bir yenilik. Dudak üzerinde rahatça kayan ve akmayan bu ürün dudaklarda uzun ömürlü parlak bir etki yaratır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Meme ucu çatlaması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Doğumdan sonra geçen günlerde, bazı kadınlarda, meme ucu çatlamaları görülür. Anne, emzirirken büyük acı hisseder, bebeğin ağzına da sütle beraber kan gidebilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Bu durumda, yapılacak ilk iş, ucunda çatlama olan memeyi en az 24 saat dinlendirmektir. Ayrıca aşağıdaki uygulamalar da faydalı olabilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Meme uçları 3-4 saatte bir tatlı badem yağı ile yağlanır. Üzerine ince ve temiz bir tülbent konur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Meme uçlarını sık sık havuç suyu ile ıslatmak da faydalıdır. Ancak havuç suyu her gün yenilenmelidir&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-8027800692077543688?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/ZNLCGvThsjM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/8027800692077543688/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=8027800692077543688" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/8027800692077543688?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/8027800692077543688?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/ZNLCGvThsjM/dudaklarm-catlyorne-yapmalym.html" title="Dudaklarım Çatlıyor.Ne Yapmalıyım?" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TM_XWnC1fjI/AAAAAAAAAyI/JZ-hDsO_1eE/s72-c/guzellik+dudak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/11/dudaklarm-catlyorne-yapmalym.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUENRXY_eyp7ImA9Wx5UEU8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-5109870231115085310</id><published>2010-10-15T00:25:00.000-07:00</published><updated>2010-10-15T00:28:14.843-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-10-15T00:28:14.843-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="selülit ve çözümleri" /><title>Selülitten Kurtulmanın Yolu Ballı Jel Hazırlama</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EZOpMsXHHuyYHIBK4_XOL7aZc6o/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EZOpMsXHHuyYHIBK4_XOL7aZc6o/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EZOpMsXHHuyYHIBK4_XOL7aZc6o/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/EZOpMsXHHuyYHIBK4_XOL7aZc6o/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Jeller. Genellikle jeller kozmetik ürünlerin içeriğinde yer alan yağlara karşı hassasiyeti olan ciltlerde kullanılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yağlı ve normal ciltlerdede kullanımı uygundur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Ballı Jel Hazırlama&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Malzemesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Gıda jelatini 3 gram, gülsuyu 34 gram, bal 1 gram, gliserin 50 gram, borik asit 3 gram&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Jelatini gülsuyunda eritin, borik asidi ilave edin, ısırtılmış bal ilave edin. İyice karıştırın, 4-5 saat bekletin.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-5109870231115085310?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/DYmwSDAtIGs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/5109870231115085310/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=5109870231115085310" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/5109870231115085310?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/5109870231115085310?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/DYmwSDAtIGs/selulitten-kurtulmann-yolu-ball-jel.html" title="Selülitten Kurtulmanın Yolu Ballı Jel Hazırlama" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/10/selulitten-kurtulmann-yolu-ball-jel.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkMCRHc7eyp7ImA9WhZTEkw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-2771730952288014978</id><published>2010-08-23T06:53:00.000-07:00</published><updated>2011-03-15T12:47:45.903-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2011-03-15T12:47:45.903-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="selülit ve çözümleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="siyah noktalardan nasıl kurtulurum" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="siyah nokta gözenek cilt" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sivilceler ve çözümleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Güzellik ipuçları</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0nMz4PsdwUMb-UuwbB70dzlG63o/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0nMz4PsdwUMb-UuwbB70dzlG63o/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0nMz4PsdwUMb-UuwbB70dzlG63o/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/0nMz4PsdwUMb-UuwbB70dzlG63o/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-geLv-vK3pwE/TX_CUyrDyRI/AAAAAAAAAz4/bqUeB39mDo4/s1600/guliz.bmp"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 325px; height: 353px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-geLv-vK3pwE/TX_CUyrDyRI/AAAAAAAAAz4/bqUeB39mDo4/s400/guliz.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5584395725418252562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İşte güzelliğinize güzellik katacak küçük ama önemli ipuçları..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;SELÜLİTLER İÇİN NE YAPILMALI SELÜLİT İÇİN KAFEİN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Selülitle başınız beladaysa, selülitli bölgeye limon ya da greyfurt yağıyla masaj yapın veya yaptırın. Ancak ondan daha ilginç bir önerimiz daha var size. Piyasadaki selülit kremlerinin hepsinin içeriğinde kafein olduğunu biliyor muydunuz? Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık, kafeinli granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın. Farkı hemen farkedeceksiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;AKNELER İÇİN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Evde biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu aknelerinizin üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını göreceksiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;TONİĞİNİZİ KENDİNİZ YAPIN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kendi toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma hissedeceksiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;SAÇLARINIZ İÇİN MUZ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir ay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız. Saçı yağlı olanlara da bir tavsiyemiz var; aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;CİLDİNİZ VE TIRNAKLARINIZ İÇİN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İçebildiğiniz kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve tırnaklar için su içmek şart. Günde en az sekiz bardak su vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. Su aynı zamanda diyet listelerinin de vazgeçilmez ögesi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;SAĞLIKLI VE GÜZEL DİŞLER İÇİN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Sağlıklı ve güzel dişlere sahip olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey, bir miktar sodayla hidrojen-peroksidi karıştırıp haftada bir kez bu karışımla dişlerinizi fırçalamak. Diş ve dişetlerindeki bakteri ve plaklara yaşam şansı tanımayacaksınız böylece.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-2771730952288014978?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/nBHOuSwZu2U" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/2771730952288014978/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=2771730952288014978" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2771730952288014978?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2771730952288014978?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/nBHOuSwZu2U/guzellik-ipuclar.html" title="Güzellik ipuçları" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-geLv-vK3pwE/TX_CUyrDyRI/AAAAAAAAAz4/bqUeB39mDo4/s72-c/guliz.bmp" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/08/guzellik-ipuclar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0YCQnw_eip7ImA9Wx5REU8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-2441346711036764303</id><published>2010-08-18T01:40:00.000-07:00</published><updated>2010-08-18T01:46:03.242-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-08-18T01:46:03.242-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Hamilelikte vücudumuza nasıl bakmalıyız?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Dau5GUS4rS9psvIzIHq02cE77kE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Dau5GUS4rS9psvIzIHq02cE77kE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Dau5GUS4rS9psvIzIHq02cE77kE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Dau5GUS4rS9psvIzIHq02cE77kE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TGudW_UrA4I/AAAAAAAAAx0/t0E-tyMjx7c/s1600/guzellik+gebelik.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 247px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TGudW_UrA4I/AAAAAAAAAx0/t0E-tyMjx7c/s400/guzellik+gebelik.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5506667987671384962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Gebelikte Vücut Bakımı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın vücudu gebelik (hamilelik) sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir gebelik (hamilelik) dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden gebelik (hamilelik) döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Banyo&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gebelik (hamilelik) sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden daha fazla bir çalışma gösterir.&lt;br /&gt;Banyo yaparken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme olasılığınız artacaktır.&lt;br /&gt;Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Göğüslerin bakımı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gebelik (hamilelik) döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir.&lt;br /&gt;Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kalça ve göbek bakımı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Cilt bakımı&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-2441346711036764303?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/BgQQignBwGE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/2441346711036764303/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=2441346711036764303" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2441346711036764303?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2441346711036764303?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/BgQQignBwGE/hamilelikte-vucudumuza-nasl-bakmalyz.html" title="Hamilelikte vücudumuza nasıl bakmalıyız?" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TGudW_UrA4I/AAAAAAAAAx0/t0E-tyMjx7c/s72-c/guzellik+gebelik.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/08/hamilelikte-vucudumuza-nasl-bakmalyz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0IEQnw9fSp7ImA9Wx5TFEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-5822894919706487526</id><published>2010-07-30T01:43:00.000-07:00</published><updated>2010-07-30T01:45:03.265-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-07-30T01:45:03.265-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="saç modelleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="saç bakımı ve problemleri" /><title>Saçlarınızı 3 Ayda Omuzdan Belinize Kadar Uzatabilirsiniz - Saç Uzatma</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/47gVbt8HXR07DzlN-Y1YUtZcROg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/47gVbt8HXR07DzlN-Y1YUtZcROg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/47gVbt8HXR07DzlN-Y1YUtZcROg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/47gVbt8HXR07DzlN-Y1YUtZcROg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir kuaför arkadaşımdan aldığım bu maske tarifini sizlerle paylaşmak istedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tamamen doğal ve zararsız bir formül...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uzamaya başlaması 1 aydan sonra hızla belli oluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Belki denemek istersiniz ve sizinde işinize yarar diye sizlerle paylaşmak istedim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Malzemeler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sinemaki otu, badem yağı, bemiks ampül ve su&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;( sinameki otunu ve badem yağını aktarlarda bulabilirsiniz, bemiks ampül de eczanelerde satılıyor, b vitaminin ampül şeklinde olanı 3.5 tl ,ampülü ucundan kırıp dökersiniz karışıma).&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hazırlanışı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1 tutam sinemakiyi, bir çay bardağı suda kaynatıyorsunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Süzdükten sonra ılınınca içine 1 tatlı kaşığı badem yağı ve 1 bemiks ampül koyup karıştırın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sadece saç diplerinize uygulayıp biraz masaj yapın ve yarım saat bekledikten sonra saçlarınızı yıkayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Haftada bir uygulanacak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Düzenli olarak yapılırsa hemen faydasını göreceksiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Özellikle 1 aydan sonra saçlarınız daha hızlı uzamaya başlıyacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uyguladıktan sonra yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Saçların Çabuk Uzaması İçin Diğer Doğal Yöntemler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir adet turpu rendeleyip suda yarım saat kadar pişirip süzün. Elde ettiğiniz turp suyuna yumurta sarısı ilave edip iyice çırpın. Bulamaç haline geldikten sonra saçlarınızı ovarak yıkayın. Saç uzatmada etkili bir yöntemdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yemek kaşığı çörek otu ve susam otunu, 1 yumurta sarısı ile karıştırıp saçınıza sürün, 15 dakika  bekletin. Sonra saçlarınızı ılık su ile durulayın. Bu kürü, haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Çinko ve Saç Sağlığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Saçlarımızın dökülmesinin en büyük sebeblerinden biride sağlık sız ve dengesiz beslenme dir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Vücudumuza günlük ihtiyacının altında protein aldığımızda, saç telinin oluşumundan sorumlu hücrelerin üretimi azalır ve demir, çinko, selenyum, bakır, kalsiyum gibi oligoelement, aminoasit eksikliği saç dökülmesine neden olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çalışmalar çinko mineralinin 5-alfa redüktaz enziminin hareketini engellediğini, ayrıca testesteron ve DHT'' nin hücrelerimizin resöptörlerine bağlanmalarını önlediğini göstermektedir. Böylece çinko, folikülleri DHT'' den korurken bu hormanların atılımını da artırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çinko eksikliğinde saç büyümesi yavaşlamakta ve yaygın saç dökülmesi görülebilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Parlak, dolgun saçlara sahip olmaya yardım eden çinko ayrıca güzel ve sağlık lı bir cilt için gerekli dokuların oluşumuna, tırnakların gelişimine önemli katkıda bulunur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çinko açısından en zengin besinler deniz ürünleridir. Bunun yanı sıra yağsız kırmızı ette de bol miktarda çinko bulunur. Ayrıca mantar, ceviz, fındık, badem, bulgur, fasulye, bezelye gibi besinler de çinko minerali açısından son derece zengin besinlerdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doktorunuzun denetiminde çinko ihtiyacınızı kapsül yada hap olarak da karşılayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Temel Yağ Asitleri ve Kullanımı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Araştırmalar ve klinik deneyler, keten tohumu yağı, ay çiçek yağı, siyah kuşüzümü yağı (GLA: gama linolenik asit açısından zengindir), çuha çiçeği yağı ve soya yağında bulunanlar da dahil olmak üzere temel yağ asitlerinin, prostata zarar veren ve erkek tipi kelliğin oluşmasına katkıda bulunan süreçlere karşı etkili olduğunu ortaya koymuştur. Temel yağ asitleri, linoleik, linolenik ve araşidonik asitleri kapsar. Bunlardan birini ya da daha fazlasını içinde bulunduran yağlar sık sık diyet imizde yer almalıdırlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Temel Yağ Asitlerinin Kullanımı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yukarıdaki yağların birinden günde bir çay kaşığı almanız yeterlidir. Siyah kuş üzümü yağı ve çuha çiçeği yağı kapsüllerini kullanabilir ya da bir çay kaşığı ayçiçeği yağını, diğer malzemelerle birlikte salata ya da diğer yiyeceklere ekleyebilirsiniz. Bu şekilde tavsiye edilen dozu almış olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diyetinizde yeterli miktarda GLA almak genellikle zordur. Sağlık lı bir cilde, saç ve tırnaklara sahip olmanızı sağladığı ve ilaçlar gibi yan etkilere neden olmaksızın iltihap Önlemede etkili olduğu için GLA önemli bir maddedir. Günde iki kere 500 mg.lık siyah kuş üzümü kapsülü alarak, altı-sekiz hafta içinde saçınızın dokusunda, yoğunluğunda ve kalitesinde gelişme görebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Saç teli bir ayda kaç cm uzar ve saç nasıl uzar?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Saç telleri bir ayda yaklaşık 2,5 cm kadar uzarlar. Bu uzama dönemler halinde olur. Bu dönemler saç folikülünün uzaması ve dinlenmesi olmak üzere iki adettir. Dinlenme döneminde saç uzaması geçici bir süre durur. Buna klüp saç denir. Klüp saç bir sonraki uzama dönemine kadar dinlenme sürecinde kalır. Uzama döneminde yeni bir saç gelir ve saçı folikülden dışarı atarsa saç dökülür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Saç tellerinin uzunluğu o saç folikülünün uzama süresine bağlıdır. Genellikle foliküller 2 ila 6 sene aktif olarak yaşarlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kadınlarda saç uzamasının daha hızlı olduğu dönem 15-40 yaşlar arasında, en yoğun östrojen salgılandığı dönemdir. Saç uzama hızı biyolojik ve çevresel şartlara bağlıdır. Saçın uzamasını etkileyen birçok etken vardır. Bunlar yaş, beslenme, genel sağlık durumu ve hava durumundaki değişikliklerdir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Örneğin saç çocuklarda yetişkinlerden daha çabuk uzar. Ayrıca yaz mevsiminde saçın uzaması, kışa göre daha hızlıdır. Saçı ya da kılları kesmenin, traş etmenin daha sonraki uzaması veya daha hızlı uzaması üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Çabuk saç uzatmak için Gülten Şenşafak formülleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Hızlı saç uzatma, çabuk saç uzatma kürü 1&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Civanperçemi, dövülmüş nar kabuları ve sinemakiyi suda 30 dakika kaynatın. Bu suyu süzüp, losyon kıvamına gelin ceye kadar, susam yağı ve çırpılmış yumurta ilave ederek karıştırın. Hızlı saç uzatma sağlayan bu losyon ile saçınızı sık sık yıkayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Hızlı saç uzatma, çabuk saç uzatma kürü 2&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Karadur üsaresini bir tülbent ile süzüp, bulamaç haline gelin ceye kadar, susam yağı ve yumurta ilave ederek karıştırın. Daha sonra bu karışımı 5 dakika ısıtın. Hazırlanan bu hızlı saç uzatma losyonu ile saçlarınızı iki günde bir yıkayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Hızlı saç uzatma, çabuk saç uzatma kürü 3&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rendelenmiş turp, suda 30 dakika süreyle pişirildikten sonra süzülür. Elde edilen sıvıya yumurta sarısı ilave edilerek bulamaç haline gelin ceye kadar karıştırılır. Hazırlanan bulamaç ile saçlar sık sık ovularak yıkanır&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-5822894919706487526?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/u8EdGC2QTFs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/5822894919706487526/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=5822894919706487526" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/5822894919706487526?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/5822894919706487526?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/u8EdGC2QTFs/saclarnz-3-ayda-omuzdan-belinize-kadar.html" title="Saçlarınızı 3 Ayda Omuzdan Belinize Kadar Uzatabilirsiniz - Saç Uzatma" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/07/saclarnz-3-ayda-omuzdan-belinize-kadar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0cHR3c_fSp7ImA9Wx5TFEo.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-1492275882262799952</id><published>2010-07-30T01:30:00.000-07:00</published><updated>2010-07-30T01:37:16.945-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-07-30T01:37:16.945-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="el bakımı ve ürünleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="siyah nokta gözenek cilt" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sivilceler ve çözümleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Makyajsız Güzellik Sırları - Makyajsız Güzelliğin incelikleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/n7SPZgj9Q3p8CtstcY9MwQTHD5g/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/n7SPZgj9Q3p8CtstcY9MwQTHD5g/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/n7SPZgj9Q3p8CtstcY9MwQTHD5g/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/n7SPZgj9Q3p8CtstcY9MwQTHD5g/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Makyajsız Güzellik Sırları&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;”Yüzünüze hiç makyaj malzemesi değirmedenveya çok az bir makyaj kullanarak nasıl &lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;güzel&lt;/a&gt; görünürüm?” diyorsanız size bir kaç önerimiz var. İlk olarak nemlendiricileri devamlı yanınızda bulundurun. İyi nemlendirilmemiş bir cilde tatbik edeceğiniz fondoten derinizdeki gözeneklere hücum edeceğinden kusurları kapatmak yerine daha çok ön plana çıkaracaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Makyaj kadınların vazgeçilmezidir.Bir çok erkeğe makyaja vakit ayırmak garip gelsede bakım bayanlar için olmazsa olmaz bir kuraldır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Cildi problemli bayanlar yada genç kızlar çok fazla makyaj yapmadan, doğal görünerek,küçük hilelerle istedikleri görüntüye sahip olabilirler.İşte bir kaç öneri..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Makyajsız Güzellik Sırları – Aydınlatıcı Kullanın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Daha aydınlık bir cilt istiyorsanız aydınlatıcı krem yada fondoten kullanabilirsiniz.Fakat aşırıya kaçmamanızda fayda war.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Makyajsız &lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;Güzellik&lt;/a&gt; Sırları – Dudaklarınızı Nemlendirin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dudaklarınızın kuru kalıp pul pul dökülmesini istemiyorsanız,bir diş fırçası yardımı ile nazikçe fırçalayın. Daha sonra bir tülbent yardımıyla vazelin sürerek masaj yapın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Makyajsız &lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;Güzellik&lt;/a&gt; Sırları – Kaşlarınıza Dikkat&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;İyi şekil verilmiş kaşlar size anlamlı bakışlar kazandırır.Çok kalın kaşlar gözlerini küçük ve çökük gösterirken çok ince kaşlarda sizi olduğunuzdan yaşlı gösterecektir.Yüzünüze en uygun kaş şeklini tercih edin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Makyajsız &lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;Güzellik&lt;/a&gt; Sırları – Kirpikler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kirpiklerinizin dibinden çekeceğiniz eyeliner daha belirgin ve parlak bakmanızı sağlayacak.Eyelineri mümkün olduğunca ince çekin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Makyajsız &lt;a href="http://www.blogger.com/G%C3%83%C2%BCzelllik"&gt;Güzelllik&lt;/a&gt; Sırları – Yara İzlerine Kamufule&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yüzünüzde izler varsa mat bir fondoten kullanın.İzler derinse kesinlikle koyu renkli fondotenden uzak durun. Bu izlerin daha belirginleşmesini sağlar. Renkli fondoten veya kapatıcı sorunlu bölge için ideal olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Makyajsız &lt;a href="http://www.guzelllik.com/"&gt;Güzellik&lt;/a&gt; Sırları – Pudra Kullanın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Cildiniz yağlı ise yarı saydam bir pudra işinize yarayacaktır. Uygulamayı küçük başlı bir fırça ile yuvarlaklar çizerek yapın.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-1492275882262799952?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/hfHDeFLR9I4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/1492275882262799952/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=1492275882262799952" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1492275882262799952?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1492275882262799952?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/hfHDeFLR9I4/makyajsz-guzellik-srlar-makyajsz.html" title="Makyajsız Güzellik Sırları - Makyajsız Güzelliğin incelikleri" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/07/makyajsz-guzellik-srlar-makyajsz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0AGSHY9cCp7ImA9WxFUFUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-7352669800978019435</id><published>2010-06-26T01:30:00.000-07:00</published><updated>2010-06-26T01:42:09.868-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-26T01:42:09.868-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="vücut bakımı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Güneş Yanığı Nasıl Geçer Tedavisi</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qxcVmZcYjFWLi96SsbpbWA6VA80/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qxcVmZcYjFWLi96SsbpbWA6VA80/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qxcVmZcYjFWLi96SsbpbWA6VA80/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qxcVmZcYjFWLi96SsbpbWA6VA80/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TCW8Cg0WrsI/AAAAAAAAAxs/yDCyEBCkHiQ/s1600/gunes-yanigi-300x300.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TCW8Cg0WrsI/AAAAAAAAAxs/yDCyEBCkHiQ/s400/gunes-yanigi-300x300.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486998472376102594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Deri, güneşten gelen ultraviyole  (morötesi) ışınlara uzun süre maruz kalınca yanar. Açık renkli kişiler,  güneşin ışınlarına karşı daha hassastır. Ancak esmer tenli kişilerde de  güneş yanığı oluşabilir. Bu yanıklar, genellikle güneşe maruz kaldıktan 1  ila 6 saat sonra kendini gösterir.Güneş Yanığı Belirtileri.&lt;br /&gt;Deride kızarma, acı ve sıcaklık hissi, dehidrasyon (susuzluk hissi),  yüksek ateş ve ürperme, ciddi durumlarda su toplamaları ya da mide  bulantısı ortaya çıkabilir. Birkaç gün içinde, cilt bronzlaşır ve bazen  soyulabilir. Bunlar güneş yanığı belirtileri arasındadır.&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;Güneş Yanığı  Nedenleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Doğrudan güneş ışığına maruz kalınması güneş yanığı riskini artırır.  Yanığın şiddeti, nerede olduğunuza ve ne kadar uzun süre güneşte  kaldığınıza göre değişebilir. Yanıklar, yüksek yerlerde ve ekvatora  yakın bölgelerde daha hızlı gerçekleşir ve bazen güneş altında sadece 15  dakika durulması bile yanığa neden olabilir.&lt;span id="more-5267"&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;&lt;strong&gt;Güneş Yanığı için  Doktor Önerileri&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hafif güneş yanıkları için, kalamin veya aloe vera içeren yatıştırıcı  bir losyon sürüp, rahatsızlığın yavaş yavaş geçmesini bekleyebilirsiniz.  Bu durumlarda, bol miktarda sıvı almak ve daha fazla güneşte kalmaktan  kaçınmak gerekir. Ciddi güneş yanıkları için, doktor ağrıyı dindirecek  bir ilaç yazabilir. Uç durumlarda ise, tedavinin hastanede görülmesi  gerekebilir. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 102, 255);"&gt;&lt;strong&gt;Güneş  Yanıklarından Dolayı Doktora Danışın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Su toplaması, yüksek ateş ve mide bulantısı varsa durumunuz ciddi  olabilir. Doktora danışmanızda fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Uyarı&lt;/strong&gt;&lt;strong style="color: rgb(0, 0, 153);"&gt;! &lt;/strong&gt;Sık tekrarlayan güneş  yanıkları, özellikle çocuklarda, cilt kanserine yol açabilir.&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Güneş Yanıkları için  Bitkisel Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Aynısafa (Calendvla sp.) çayında ıslatılmış soğuk bir kompres acıyı  dindirici olabilir; bir çay kaşığı kuru bitkiyi, bir fincan kaynar su  içinde 10 dakika demleyin. Ya da, su toplamalarının enfeksiyon kapmasını  engellemek için ekinezya çayı da kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-7352669800978019435?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/SJga9UC3lLk" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/7352669800978019435/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=7352669800978019435" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7352669800978019435?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7352669800978019435?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/SJga9UC3lLk/gunes-yang-nasl-gecer-tedavisi.html" title="Güneş Yanığı Nasıl Geçer Tedavisi" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/TCW8Cg0WrsI/AAAAAAAAAxs/yDCyEBCkHiQ/s72-c/gunes-yanigi-300x300.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/06/gunes-yang-nasl-gecer-tedavisi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck4HSHYyfyp7ImA9WxFUFUk.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-674718754703054732</id><published>2010-06-26T01:27:00.001-07:00</published><updated>2010-06-26T01:28:59.897-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-06-26T01:28:59.897-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Yaz hastalıkları-Güneş Yanıkları</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sj0StlbsPMEjd2sztcDmL1b2I5Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sj0StlbsPMEjd2sztcDmL1b2I5Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sj0StlbsPMEjd2sztcDmL1b2I5Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Sj0StlbsPMEjd2sztcDmL1b2I5Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;GÜNEŞ YANIKLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Güneşte fazlaca kalmak, güneş yanıklarına neden olmakta ve tatili kâbusa dönüştürebilmektedir. Güneş yanıklarına en fazla UV A ve UV B ışınları neden olmaktadır. Kum ve deniz güneşin etkisini artırmakta; şemsiye altında veya gölgede bulunmak bile güneş ışınlarından korunmaya yetmemektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Açık renk tenli; çilli çocukların güneşte yanma risklerinin daha yüksek olduğu bilinmekte; ancak koyu renk tenli çocuklar da uzun süre güneşte kaldıklarında yanabilmektedirler. Amerikan Dermatoloji Akademisi’ne göre; insanların büyük çoğunluğu 20 yaşından önceki dönemde daha çok güneşe maruz kalmaktadır. Çocukluk yıllarında güneşe maruz kalmanın zararları çok iyi bilinmelidir. Tekrarlayan güneş yanıkları, cilt kanserine neden olmaktadır. Özellikle içi su toplayan kabarcıklar halindeki güneş yanıkları, melanoma (en kötü cilt kanseri) gelişimi için risk faktörüdür. Güneşlenmeden sonraki 2-4 saat içerisinde yanık bulguları maalesef ortaya çıkmamakta; ağrı ve ısınmışlık hissi 48 saat sürebilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Güneş yanığında ne yapılmalıdır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuklarınızı güneşten hemen uzaklaştırın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza serin (soğuk değil) bir duş ya da banyo yaptırın veya çocuğa serin kompres uygulayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Isıyı tutan krem (vazelin); losyon ya da cildi hissizleştiren krem kullanmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza 2-3 gün boyunca ekstra sıvı verin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza ağrı kesici ilaç verin. İlaç tedavisine 2 gün devam edin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuzu tümüyle iyileşene dek güneşten koruyun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza nemlendirici krem uygulayın. (%1’lik kortizonlu kremler hemen uygulanırsa şişliği alır.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Ne zaman doktora gitmeli?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Eğer güneş yanığı aşırı ağrılı ve kabarcık şeklindeyse&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğun yüzünde şişme varsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuzda ateş ya da titreme varsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuzda baş ağrısı ve bayılma hissi gözlemleniyorsa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuzda dehidratasyon bulguları varsa (susamışlık, dil kuruluğu)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuzun cildinde enfeksiyon belirtileri varsa (kızarıklık, şişme, ağrı, ısı artışı)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Güneş yanığında en iyi tedavi korunmadır. Ciltte kızarıklık, hassasiyet gibi hafif güneş yanıkları evde tedavi edilebilir. Ciddi güneş yanıkları ise tıbbi tedavi gerektirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Çocuklarımızı güneşe çıkarmadan önce güneşten nasıl koruyabiliriz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza pamuklu bir gömlek giydirin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza şapka ve gözlük takın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;# Çocuğunuza en az SPF 15 güneş koruyucu bir krem sürün.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-674718754703054732?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/d6zld3kb5to" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/674718754703054732/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=674718754703054732" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/674718754703054732?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/674718754703054732?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/d6zld3kb5to/yaz-hastalklar-gunes-yanklar.html" title="Yaz hastalıkları-Güneş Yanıkları" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/06/yaz-hastalklar-gunes-yanklar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0ABQHw7fip7ImA9WxBUEEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-1829377848353789261</id><published>2010-02-24T05:53:00.000-08:00</published><updated>2010-02-24T05:55:51.206-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-24T05:55:51.206-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sivilceler ve çözümleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>sivilceler nasıl geçer</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yV81qrUTTtfVb6-m_lJ6nSDlH2E/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yV81qrUTTtfVb6-m_lJ6nSDlH2E/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yV81qrUTTtfVb6-m_lJ6nSDlH2E/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yV81qrUTTtfVb6-m_lJ6nSDlH2E/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);font-size:130%;" &gt;&lt;span style=";font-family:Arial;" &gt;&lt;span style="color: rgb(210, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;SİVİLCE NASIL OLUŞUR?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yağ bezlerinin çok büyük bir kısmı kıl köklerinin içindedir. Bu  bezlerin, cilde  açılan kanalları vardır. Bu kanallar tıkanırsa sivilceler meydana gelir.  Yağ  bezlerinden &lt;/span&gt;&lt;i style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;sebum&lt;/i&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; denilen bir madde salgılanır. Yağ yapısında bir  madde  olan sebum cildi korur. Sebum kıl kökünden dışarıya çıkamadığı zaman  birikir ve  sivilce oluşumuna neden olur. Burada biriken bu madde ölü hücrelerin  atılmasını  engeller ve tıkanıklığa yol açar. Böylece bakterilerin üremesi için  uygun ortam  oluşur. Bu bakterilerin çoğalmasıyla kızarıklık, şişlik ve ağrı oluşur.  İltihap  meydana gelir. Bu durumun uzun sürmesi sonucu sivilce patlar ve içeriği  dışarı  akar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(210, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;SİVİLCE (AKNE VULGARİS)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Çok sık karşılaştığımız cilt hastalıklarından birisi olan sivilce &lt;/span&gt;&lt;i style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;(akne   vulgaris),&lt;/i&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; genelde ergenilk çağında başlar ve tedavi edilmediği  takdirde  kalıcı izler bırakabilir. Derinin yağ oranı bakımından yüksek olan  yerlerinde  çıkar ve deride kırmızı sivilce, kist, siyah nokta şeklinde kendini  gösterir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Çoğunlukla ergenlik çağında, 12-18 yaş arasında ortaya çıksa da, hem  kadında hem  erkekte, her yaşta görülebilien bir hastalıktır. Toplumda görülme  sıklığı yüzde  80' in üzerindedir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Ergenlikte cilt altındaki yağ miktarı artar ve yağ bezleri bozulur.  Sonuçta  ciltte iltihaplı, kızarmış şişlikler oluşmaktadır. Yüz, göğüs, sırt,  boyun, omuz  bölgesinde görülür. Özellikle yüz bölgesindeki sivilceler, tedavi  edilmediği  takdirde iz şeklinde kalır ya da hayat boyunca devam edebilir. Bu da  fiziksel  görüntünün bozulmasına yol açar ve kişinin psikolojisini etkiler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Sivilcenin çok farklı tipleri vardır. Bazen siyah ya da beyaz noktalar  şeklinde  görünür. Bu genelde hafif şiddetlidir. Bazen de ağrıya neden olan büyük  ve sert  kistler şeklindedir. İltihaplı sivilceler de vardır. Bunlara &lt;/span&gt;&lt;i style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;püstül&lt;/i&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;   denir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(210, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;SİVİLCE İÇİN YAPILMASI GEREKENLER&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Öncelikle cilt temizliğine önem verilmelidir. Cilt, sabah ve akşam olmak  üzere,  günde iki defa, cildi fazla tahriş etmeden düzenli olarak yıkanmalıdır.  Böylece  gözenekleri tıkayan kirden kurtulmak amaçlanır. Temizleyicilerin, cildin  doğal  ph'ına yakın olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca haftada 2-3 kez yapılan  kil  maskesi, cildin yağlardan kurtulmasını sağlar. Buhar banyosu haftada bir  kez  uygulanarak, gözeneklerin genişlemesi sağlanır. Böylece siyah  noktarlardan  kurtulmak kolaylaşır. Bunu uygulamak için kafanıza bir havlu örtüp,  yüzünüzü  kaynar suyun buharına 10 dakika tutarak yapabilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Toplumda yaygın olanın aksine, beslenmenin sivilce oluşumunda doğrudan  bir  etkisi olduğu kanıtlanamamıştır. Fakat meyve ve sebze ağırlıklı  beslenmek  faydalıdır. Çünkü bunların cilt dostu olduğu bilinmektedir. Ayrıca  düzenli uyku,  hormonların aktivitesini düzelttiğinden her gece en az 7 saat uyumak çok   önemlidir. Ciltte oluşan sivilcelerin (siyah noktalar hariç) sıkılması  hem  yaraya neden olup, iz bırakır, hem de sivilcelerin iltihaplanarak  yayılmasına  yol açar. Bazı bitki çayları cilt için çok faydalıdır. &lt;/span&gt;&lt;i style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Ihlamur ve  rezene  çayları&lt;/i&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; bunların başında gelir. Bir çok mikrobu temizlemeye  yardımcıdır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);font-size:130%;" &gt;&lt;span style=";font-family:Arial;" &gt; &lt;span style="color: rgb(210, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;SİVİLCE OLUŞUMUNU ARTTIRAN FAKTÖRLER NELERDİR?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Akne oluşumunda sadece tek bir faktör etkili değildir. Bir kaç faktörün  bir  araya gelmesiyle akne oluşur. Derimizde bizimle birlikte yaşayan p.acnes  adlı  bakteri çoğalmaya başlarsa, akne de artmaya başlar. Anne ve babada  sivilce  olması, çocukta da görülme ihtimalini arttırır. Ayrıca hormonların da  sivilice  oluşumu üzerinde etkisi vardır. Bunların başında böbrek üstü bezlerinden   salgılanan androjen grubu hormonlar gelir. Androjen hormonları ya  artmıştır ya  da deri, bu hormonlara karşı hassas hale gelmiştir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Güneş ışığı, sivilcenin iyileşmesini kolaylaştırır. Ancak uzun süre  güneşte  kalmak ciltte oluşabilecek lekeri arttırır. Ayrıca terlemek,  sivilcelerin  artmasına neden olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Sivilceleri kapatmak için, çeşitli kozmetik ürünlerini kullanmak,  hastalığın  daha da kötüleşmesine yol açar ve sivilce artar. Çünkü deri gözenekleri  makyajla  tıkanır ve cilt bozulur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Stres ve endişe de akneyi arttırır. Stresli bir dönem genelde öğrenciler  için  sınav dönemleridir. Bu dönemde sivilceler artar. Ayrıca bu dönemde  sivilce ile  oynama eğilimi artar. Adet döneminde, hormon miktarı değiştiğinden,  akneler  çoğalabilir. Ayrıca var olan bir sivilceyi sıkmak, durumu daha da  kötüleştirir.  Hem cilde zarar verilir hem de sivilcelerin artmasına neden olunur.  Sıkıldıktan  sonra deride iz kalabilir. Ayrıca iyileşme gecikir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(210, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;SİVİLCE TEDAVİSİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Akne (sivilce), tedavisi uzun sürelidir ve iyilşemesi geçtir. Tedaviye  geç yanıt  veren bir cilt hastalığıdır. Kısacası düzenli ve sabırlı bir tedavi  uygulanır.  Bunun için bir cildiye uzmanına başvurmanız gerekir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Akne tedavisinde çok sayıda kullanılan ilaç vardır. Cildiniz ve  sivilceniz için  en uygun olanı, doktorunuz tarafından belirlenecektir. Yoğun sivilceli  bir  hastaya antibiyotik tedavisi uygulanır. 2-3 ay süren bir tedavi gerekir.   Hastanın yaşı, cinsiyeti, sivilcenin türü ve şiddeti, ilaç tedavisinde  göz  önünde tutulacak faktörlerdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Bunun dışında cildin yumuşak bir sabunla yıkanması, hem yağlanmayı  azaltır hem  de tedaviye yardımcı olur. Fakat cildi çok fazla kurutan sabunlardan,  temizleyicilerden uzak durmak gerekir. Çok fazla yıkamak cilde zarar  verir.  Bunun dışında, cildinizi tahriş edecek giysilerden kaçınmanız gerekir.  Sivilcenin iyileşmesini yavaşlatan bir durumdur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt; Sivilcelerle oynamak, sıkmak ya da kaşımak iz kalma ihtimalini arttırır.  Mutlaka  tedavi edilmesi gereken bir cilt hastalığıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-1829377848353789261?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/wdXBG3XTs4g" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/1829377848353789261/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=1829377848353789261" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1829377848353789261?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1829377848353789261?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/wdXBG3XTs4g/sivilceler-nasl-gecer.html" title="sivilceler nasıl geçer" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2010/02/sivilceler-nasl-gecer.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A04FSXs4eyp7ImA9WxBUEEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-1586457014026865538</id><published>2009-11-25T04:30:00.000-08:00</published><updated>2010-02-24T05:58:38.533-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-02-24T05:58:38.533-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>cildinize en faydalı 14 besin</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WtVak0n1CLWf9IvHD19dhy0TCoQ/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WtVak0n1CLWf9IvHD19dhy0TCoQ/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WtVak0n1CLWf9IvHD19dhy0TCoQ/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WtVak0n1CLWf9IvHD19dhy0TCoQ/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Dünyanın en sağlıklı besinlerinden oluşan bir liste hazırlandı. İşte faydaları saymakla bitmeyen 14 besin... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;DUT: &lt;/span&gt;Demir açısından çok zengin, ödem çözücü, idrar söktürücü, bağırsak kurtlarını düşürücü etkisi var. Sadece dut meyvesinin değil yapraklarının da bu özelliği bulunuyor. Yaprakların bir diğer önemli özelliği ise kanamayı durdurması...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BEYAZ DUTUN FAYDALARI;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Vücuda kuvvet verir, kansızlığa iyi gelir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ateş düşürür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Karaciğeri kuvvetlendirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak kurtlarını düşürür. Mide ve bağırsakları rahatlatır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KARA DUTUN FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kara dut ise ağız ve boğaz iltihaplarında mucize etkiler gösterir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Dut hangi şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kişinin kilo almasını sağlar ve iştah açar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;BİR TAVSİYE: 250 gram suya 7 gram dut yaprağı koyup kaynatın... Bu içildiğinde bağırsak kurtlarını döküyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;ÇİLEK:&lt;/span&gt; Özellikle cilt için çok faydalı ve böbrek intihabına karşı çok etkili...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Çilek vücuda kuvvet verir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı koruyucudur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kanı temizler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BİR TAVSİYE:&lt;/span&gt; Çileği ezerek püre haline getirin. Süt ile karıştırıp bunu cilt temizlemede ve cildi canlandırmada kullanabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BÖĞÜRTLEN:&lt;/span&gt; Cilt gençleştirici özelliği var. Böğürtlen hafıza kaybından, mesane taşlarına kadar pek çok hastalığa iyi geliyor. Yaprakları kaynatılırsa, yaraları iyileştirmede eşsiz bir ilaç...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Böğürtlen idrar söktürür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ayaklardaki şişlikleri indirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Yüksek tansiyonu düşürür&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Gözlerdeki zafiyeti giderir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ağız, dil, diş eti ve bademcik giderir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;NOHUT: &lt;/span&gt;ABD`li uzmanların hazırladığı en yararlı besinler listesinde özel bir yeri var... Kanı temizleme özelliği eşsiz olarak niteleniyor. Özellikle çocuk astımlarında önemli etkileri var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Vücuda kuvvet verir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*İştah açar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Bağırsakları yumuşatır , idrar söktürücüdür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Anne sütünü çoğaltan besinlerdendir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Östrojen hormonunu dengeler. menopoza karşı faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Öksürüğü keser.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Damar tıkanıklığını giderir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Göğüs kanserine karşı koruyucudur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;YEŞİL MERCİMEK:&lt;/span&gt; Listedeki yiyeceklerden biri de yeşil mercimek. Anne sütünü artırıyor, kan yapıp, kolestrolü düşürüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Besin değeri oldukça yüksek olan mercimek vücuda ve zihne güç verir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Gözlere de yararlıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Enerji verir ve yorgunluğu giderir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kansızlara faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Anne sütünü attırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kandaki kolesterol oranını düşürür ve kan akışını hızlandırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kalp ve damar hastalıkları ile şeker hastalığından korur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kalp krizi riskini azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Bağırsakları çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır ve kabızlığı giderir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BİR TAVSİYE:&lt;/span&gt; Yeşil mercimeğin suyu çok faydalıdır. Kaynatıp o suyu tüketirseniz kas ağrılarından kurtulabilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KURU FASULYE:&lt;/span&gt; Türk mutfağında kış aylarının vazgeçilmez yemeğidir. Faydaları ile de vazgeçilmez olduğu ortaya çıktı. Kalp damar hastalıklarının düşmanı. Kolestrol ve şekere iyi geliyor. Dahası ete eşdeğer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*İçerdiği hayvansal olmayan protein ve lifli yapısı ile kırmızı etten bir eksiği bulunmayan kuru fasulye, vejetaryen beslenme için de bir alternatif.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Protein ve anorganik tuzlar bakımından çok zengin olan kuru fasulye, kemik yapısının güçlenmesine de yardımcı oluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kuru fasulye sinirleri de kuvvetlendirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Şeker hastalığına iyi gelir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Romatizma, siyatik ve böbrek rahatsızlıklarına karşı ilaç etkisi vardır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kalp ve damar tıkanıklığını önler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BİR TAVSİYE:&lt;/span&gt; Bilindiği gibi kuru fasülye gaz yapması ile de meşhurdur. Bunun önüne geçmenin bir püf noktası var. Baklagillerin gaz yapmasının önüne ıslatmayla geçilir. Bu nedenle kuru fasülye bir gün suda bekletildikten sonra pişirilmeli.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;SÜT:&lt;/span&gt; Bilim adamlarının listesinde olmazsa olmazlar arasında sayılıyor. Kanser önleyici özelliği artık bilimsel olarak da kanıtlanmış durumda. Çocukların gelişimi için ise önemli etkileri var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Sindirim sistemini düzene sokar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Büyüme ve gelişmeyi destekler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Dişleri korur ve çürükleri önler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Hücre ve doku oluşumunda rol alır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Saç ve tırnak oluşumunda rol alır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Yaraların çabuk kapanmasına yardımcı olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Kilo kontrolü kolaylaştırır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Beynin gelişiminde ve çalışmasında faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Hücreleri onarır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Kemikleri sertleştirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Bağışıklığı güçlendirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BİRKAÇ TAVSİYE&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Dirsekleriniz sertleşerek kurumaya başladıysa ; bir parça pamuğu sütle ıslatarak dirseklerinize sürerek 15 dakika bekletin . Bu uygulamayı bir hafta tekrarlayın. ipek gibi pürüzsüz dirseklere sahip olacaksınız,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Pürüzsüz bir cilt için : Cildinizi temizledikten sonra süte batırdığınız bir parça pamukla silin, sütü cildinize iyice yedirdikten sonra 4-5 dakika bekleyin Ardından cildinizi ılık su ile durulayın . Bu uygulama cildinizin genç ve pürüzsüz olmasına yardımcı olur,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Yağlı cilt için; 1 ölçek çiğ süt ile 1 ölçek yulaf kepeğini bir kabın içinde karıştırın, bununla yüzünüzü iyice silin, Kısa zaman içinde parlak ve yumuşak bir cilde sahip olacaksınız. Bu karışım 3 gün buzdolabında bekletebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Kuru cilt için; 1 fincan çiğ süt ile 1 fincan gülsuyunu bir kabın içinde karıştırın. Bir parça pamuk kullanarak bu karışımla cildinizi silin. Cilt için iyi bir temizleme sütü elde etmiş olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;* Karma ciltler için; 1 fincan süte 1 küçük salatalık rendeleyerek 5 dakika kaynatın. Soğuduktan sonra süzerek bir şişeye koyun. Bu da cildiniz için harika bir temizleme sütü olacak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;YOĞURT:&lt;/span&gt; Bağışıklık sistemini uyarıyor. 40 yaş üstünün çok tüketmesi öneriliyor. Özellikle rejim yapanlarda önemli etkileri var. Yağ yakmayı tetiklediği için normalden daha hızlı kilo verilmesini sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Zararlı bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Sindirim sistemi çalıştırır mide rahatsızlıklarını önler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Şeker hastaları için yararlı bir besindir, kan şekerini düzenleyici etkisi bulunmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Bağırsak düzensizliklerinin giderilmesine, özellikle çocuk ve yetişkinlerde karşılaşılan ishallerin tedavisine yardımcı olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kanser riskini azaltır, özellikle kolon kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Vücuttaki kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur, LDL kolesterolü azaltır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kandaki asit baz dengesini sağlıklı hale getirir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle iyi ve rahat bir uyku için idealdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Antibiyotik kullananlar, ilacın etkisiyle zarar görebilecek yararlı bakterilerin korunması amacıyla yoğurt yemelidirler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;PEYNİR:&lt;/span&gt; Kahvaltı masalarının vazgeçilmezi olan peynir, sofralardan asla eksik edilmemeli.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Protein ve kalsiyum açısından zengindir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*İyi bir B12 vitamini ve fosfor kaynağıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Peynir de süt gibi iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Süt sevmeyenler için peynir kalsiyum bakımından iyi bir kaynaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kemik ve diş olumuşunu güçlendirir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BİR NOT:&lt;/span&gt; Kilo ya da kolesterol sorunu yaşayanlar peynirin az yağlı olanı tercih etmeliler. Yağsız beyaz peynir ya da lor en az kalori ve yağa sahip olduğundan riskli gruptakiler için tercih sebebi olabilir, su oranı yüksek yağı az sürme peynirler de tercih edilebilir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KIRMIZI ET:&lt;/span&gt; Etin kötü şöhreti ABD`li bilim adamlarının yayınladığı bu liste ile silindi. Çocukların zihinsel gelişmesinde her hafta mutlaka tüketilmesi öneriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*B12 vitamini bulunur. Bu vitamin ise vücut için çok gereklidir. Eksikliği ileriki yaşlarda sıkıntı oluşturur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Büyümede önemli etkisi vardır. Özellikle çocukların mutlaka tüketmesi gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*B12 vitamini sayesinde sinir hücrelerinin büyümesi ve tamirinde etkin rol oynar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;BALIK ETİ:&lt;/span&gt; Balık da herkes için yararlı B, A ve D vitaminlerinden bol miktarda var. İçerdiği koruyucu yağ asidi ile kalp hastalarının sofralarından eksik etmemesi gereken gıdaların başında geliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Balık eti, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır ve bazı özel yağ asitleri içerir. EPA ve DHA adı verilen bu özel asitler, et, süt, peynir gibi diğer hayvansal besinlerde yoktur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Bu yağ asitleri kan pıhtı oluşumunu engelleyerek, atardamarın tıkanmasını önler, böylece kalp krizi ve felç riskini azaltır, tansiyonu düşürür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Şeker hastalarının, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için diğer insanlara göre daha fazla balık yemelidirler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Balığın kılçığında bulunan yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından önemlidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;HİNDİ ETİ:&lt;/span&gt; Hindi eti kırmızı ete göre daha ekonomik, protein açısından da dana etine daha yakın. Bu nedenle de sofrada yeri olması gereken bir besin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Hazmı kolaydır; hasta - sağlam herkese tavsiye olunur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Piliç eti vasıflarındadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Yaşlanmaya karşı direnç oluşturur...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;CEVİZ:&lt;/span&gt; İçerdiği fosfor ve kalsiyum nedeniyle zihni yorgunluğu giderir, kemik ve dişleri güçlendirir. Potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum, sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gereklidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Demir açısından, oldukça zengin bir besin maddesidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Bal ile karıştırılıp tüketildiğinde soğuk almış mideye iyi gelir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Damar sertliğini önler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Enerji sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Şeker hastaları için hayati önemi olan insülini artırır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Verem mikrobuna karşı korur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ceviz yağı, mide ve bağırsakları temizleyerek, yumuşak kalmalarını sağlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Aromatik kokulu yaprakları kabızlığa, iştahsızlığa, kan temizlenmesine ve hazımsızlığa karşı yararlıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ciğere, mideye ve dimağa kuvvet verip ağız kokusunu da giderir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FINDIK:&lt;/span&gt; Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100`ünü karşılar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Çok iyi bir enerji kaynağıdır. Vücuda güç ve enerji verir. Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Fındık, kalp ve damar sağlığı açısından çok faydalıdır. Kolesterolü düşürür. Kalp ritmini ayarlamaya yardımcı olur. Düzenli olarak her gün fındık yemek Kalp krizi geçirme riskini azaltmakta çok etkilidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Kansızlığa iyi gelir. Vücut ve kemik gelişimini destekler. Hamilelerin hem kendileri için hem de doğacak çocuk için fındık yemeleri çok faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Varislere iyi gelir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Fındık, soğuk algınlığı ve akciğer hastalıklarına da faydalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 0, 0);"&gt;*Ayrıca, cildi güzelleştirir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-1586457014026865538?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/f51638KTXTA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/1586457014026865538/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=1586457014026865538" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1586457014026865538?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/1586457014026865538?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/f51638KTXTA/cildinize-en-faydal-14-besin.html" title="cildinize en faydalı 14 besin" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2009/11/cildinize-en-faydal-14-besin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEYGRHw_eyp7ImA9WxNaEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-217104479981961547</id><published>2009-11-25T04:27:00.000-08:00</published><updated>2009-11-25T04:28:45.243-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-25T04:28:45.243-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Prof.dr İbrahim Saraçoğlundan Güzellik için mükemmel bir maske tarifi.</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pcej5BUWw3vo4oYl_gDETB1ZbFA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pcej5BUWw3vo4oYl_gDETB1ZbFA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pcej5BUWw3vo4oYl_gDETB1ZbFA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pcej5BUWw3vo4oYl_gDETB1ZbFA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Prof.dr İbrahim Saraçoğlundan Güzellik için mükemmel bir maske tarifi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maskeyi uyguladığınız andan itibaren yüzünüzdeki değişikliği hemen farkedebilirsiniz. sivilce ve siyah noktalara bire bir, taptaze,pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için hemen uygulayın gerekli malzemeler:&lt;br /&gt;*1 adet taze kırmızı sert sulu tatlı elma&lt;br /&gt;*4 adet taze kayısı&lt;br /&gt;yapılışı:elmanın kabuğunu çok ince bir tabaka halinde soyun .çekirdeğini çıkarın, fakat çekirdeğin etrafındaki ince beyaz yumuşak kısmı çıkarmayın bir tencerenin içinde soyulmuş elma ile çekirdeklerini çıkardığınız kayısıları( kayısılar kabuklu olacak) ve 5-6 kaşık suyu kısık ateşte 6-7 dakika ağır ağır kaynatın. daha sonra blenderden geçirip ılınınca yüz ve dekolte bölümlerine sürün.Yarım saat sonra normal su ile yıkayın.&lt;br /&gt;bu kürü uyguladıktan ilk 10 dakika içinde gözle görülür olumlu değişimi sizde hemen fark edeceksiniz.&lt;br /&gt;kaynak :seda sayan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-217104479981961547?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/-dptGxYfJM4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/217104479981961547/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=217104479981961547" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/217104479981961547?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/217104479981961547?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/-dptGxYfJM4/profdr-ibrahim-saracoglundan-guzellik.html" title="Prof.dr İbrahim Saraçoğlundan Güzellik için mükemmel bir maske tarifi." /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2009/11/profdr-ibrahim-saracoglundan-guzellik.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEcHRnk_cSp7ImA9WxNaEUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-2412249216742795420</id><published>2009-11-25T04:26:00.000-08:00</published><updated>2009-11-25T04:27:17.749-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-25T04:27:17.749-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><title>Limon diyetiyle 7 günde bir beden incelin</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TZZ-LylBISyrEAaUKiY7AU-cF4I/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TZZ-LylBISyrEAaUKiY7AU-cF4I/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TZZ-LylBISyrEAaUKiY7AU-cF4I/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/TZZ-LylBISyrEAaUKiY7AU-cF4I/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Heidi Klum ve Jennifer Aniston nasıl bu kadar zayıf olup, aynı zamanda da sağlıklı görüntülerini koruyor merak etmiyor musunuz? Öğrendiğimize göre bu güzel vücutlu ünlüler formlarını korumak için limon diyetine güveniyorlarmış...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Limonun vücudunuzda kilo vermeyi hızlandırıcı bir etkisi vardır. Eğer sizde zayıflamak, toksinlerden kurtulmak ve aynı zamanda sağlıklı bir ışıltıya kavuşmak istiyorsanız, limon sıkmaya başlayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu haberde size 7 günlük diyet programı, özel tarifler ve günlük ödevlerinizi veriyoruz. Bu diyetle toksinlerden arınacak, enerji toplayacak ve bir beden küçüleceksiniz…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pazar günü detoks günü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diyetinize başlamadan önce vücudumdaki toksinlerden kurtulmalısınız. Çünkü bu toksinler sindirim sisteminizin doğru düzgün çalışmasına engel olur. Bu kendinizi aç bırakacağınız anlamına gelmiyor. Eğer detoks yapıyorum diye hiçbir şey yememeye karar verdiyseniz hemen söyleyelim, bu vücudunuzu temizlemez, aksine daha fazla atık üretir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu yüzden bir gün boyunca detoks için gerekli olan tamamen doğal sebze ve meyveleri yiyin, bol bol su içmeyi de unutmayın. Detoks işlemini hızlandırmak için de gün içinde oda sıcaklığında limonata içmeyi ihmal etmeyin. Limonatanızı hazırlamam için iki adet limonu sıkın ve üzerine 300 ml. mineralli su ekleyin. Tat vermek için de bir çubuk tarçın ya da akçaağaç şerbeti ekleyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Detoks gününün sonunda kendinizi çok daha enerjik ve hafiflemiş hissedeceksiniz. Bu günün sonunda boyunuz ve kilonuza göre 500 gram ila 1 kilo vermiş olmanız mümkün.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Detoks günü menüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sabah 07.30’da bir bardak limonata.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bundan yarım saat sonra kahvaltıya geçebilirsiniz. Kahvaltıda meyve salatası ya da meyveli yoğurtla karıştırılmış taze meyveler ve tahıl tercih etmelisiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak yine bir bardak limonata için ve bir muz yiyin. İsterseniz bir avuç ay çekirdeği ya da kabak çekirdeği yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle yemeğinde limon, hakiki zeytinyağı ve sirkeyle soslanmış fasülye ya da mercimek salatası yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak yine bir bardak limonata için. Eğer çok acıktığınızı hissederseniz, salatalık, kereviz, kırmızıturp ya da bir avuç kurutulmuş meyve yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeği için bolca limon sıkılmış ızgara balık ve buharda pişirilmiş sebze ideal olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yatmadan bir saat kadar önce de bir bardak ılık limonata içmeyi unutmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pazartesi, sindirim sisteminizi çalıştırma günü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu günün en önemli ödevi yataktan kalktığınız andan itibaren içebildiğiniz kadar limonata içmek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çünkü tıpkı su gibi, limon da sindirim sistemini çalıştırmak ve toksinleri vücudunuzdan atmak için oldukça yararlıdır. Ayrıca doğal bir iştah bastırıcıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yataktan kalkar kalkmaz taze sıkılmış limon suyu ve sıcak suyu karıştırıp için. Günün kalanı boyunca susuzluğunuza odaklanın. Gittiğiniz her yere yanınızda bir şişe su taşımak daha fazla su içmenize yardımcı olacaktır. Yemeklerde ve dışarı çıktığınızda bol bol su içmek iştahınızı biraz da olsa bastırmanıza yardımcı olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pazartesi gününün mönüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kalkar kalkmaz limon suyu ve sıcak su için&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir kase meyve salatası, yoğurt ve yulaf kahvaltı için yeterli olacaktır. Yanında organik ya da soya sütü içebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak 8 tane kavrulmamış badem yiyin. Ayrıca suyla seyreltilmiş bir bardak taze sıkılmış meyve suyunu da unutmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğlen yemeği için ev yapımı sebze çorbası ve buğday ekmeğinden yapılmış bir sandviç yeterli olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinden önce karnınızın acıkma ihtimaline karşı bir dilim yulaflı kek ya da kurabiye, birkaç tane cherry domates ve bir yemek kaşığı süzme peynir yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinde ızgara balık ya da tavuk yiyebilirsiniz. Bir yemek kaşığı zeytinyağı, limon suyu ve sarımsağı karıştırıp ızgaranıza lezzetli bir sos yapabilirsiniz. Yeşil lifli sebzelerden kendinize güzel bir salata yapın ve isterseniz tavuk ya da balığınızla birlikte yiyin. Yatana kadar da limon suyu ve sıcak su içmeyi unutmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Salı, yağ yakma günü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu günün ödevi C vitamininden güç alarak istemediğimiz yağlarımızı yakmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;C vitamini yağ yakma ve kilo kaybetme söz konusu olduğunda gerçekten çok etkilidir. İşe bakın ki C vitaminini genellikle düşük kalorili sebze ve meyvelerde bulabiliyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gün içinde sürekli içtiğiniz limon suyunun yanında, günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmelisiniz. Hedefinize ulaşmak için meyvelerin hepsini karıştırıp 5 porsiyon olarak ayırın, yoğurtla karıştırın ya da dondurarak tüketin. Ara öğün olarak çok acıktığınızda bunları tüketebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Salı gününün mönüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yataktan kalkar kalkmaz sıcak su ve limon suyunu içmeyi ihmal etmiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kahvaltıda ise haşlanmış yumurta, iki dilim tam buğday ekmeği, tereyağı ve 1 domatesten yapılmış tost, 1 elma ve soya ya da organik süt içiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak kuru kayısı, birkaç tane kavrulmamış fıstık ve limon, elma su teresini blenderdan geçirerek yaptığımız karışımı yiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle yemeğinde bakla, bezelye ve fasulyeyi haşlıyoruz, yeşil biber ve domatesle karıştırıp limon suyuyla süsleyerek kendimize lezzetli bir salata yapıyoruz. Yanında 1 kivi, buğday ekmeği ve yeşil salata yiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Acıktığımızda ise yulaflı ekmek, süzme peynir, domates ya da c vitamini içeren bir meyve yemeyi ihmal etmiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinde domates, bezelye, ıspanak, patates, kuru üzüm ve pirinçten yağsız bir sebzeli pilav yapıyoruz. Tatlı ihtiyacımızı karşılamak içinse bir muzu ızgarada pişirip üzerine erittiğimiz çikolatayı döküyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çarşamba&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu günün ödevi sirke ve limon yardımıyla kan şekerinizi düzenlemek. Kan şekerinizi kontrol altında tutmanız için ayrıca protein almanız ve kahvaltıyı atlamamanız gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çarşamba gününün mönüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kalkar kalkmaz sıcak su ve limon suyu için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kahvaltıda yulaf ve sütü bir kaba boşaltın. İçine çilek, kuru üzüm, badem ya da kuru kayısı gibi meyve ve yemişler koyarak tatlandırabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğünde üzerine limon sıktığınız meyve salatasını yiyin ve bir bardak organik süt ya da soya sütü için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle yemeğinde baklagiller içeren bir salata, üzerine tereyağı sürülmüş bir dilim buğday ekmeği ve yoğurt yiyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinden önce acıkırsanız bir avuç ay çekirdeği ve küçük bir salkım üzüm yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinde fırında sebzelerle pişirilmiş bir somon balığının üzerine limon sıkıp yiyin. Tatlı olarak da küçük bir top çikolatalı dondurma yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Perşembe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu günün ödevi normalde yediğinizden daha az şeker tüketmek. Şeker yedikçe vücudunuzda insülin seviyesi artar ve bu da çikolata, kek gibi şeyleri daha fazla istemenize yol açar. Eğer bir anda canınız tatlı bir şey çekerse direk pasta yemek yerine, kepek unuyla yapılmış kekleri ya da yulaf ve meyveli yoğurdu karıştırıp yemeyi deneyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Perşembe gününün mönüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sabah kalkar kalkmaz her zamanki gibi sıcak su ve limon suyu için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kahvaltıda bir muz, organik süt, light dondurulmuş yoğurt ve 2 muzdan yapacağınız karışımı için. Yanında tam buğday ekmeğinden yapılmış bir tost yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak az miktarda kuruyemiş ve kuru üzüm tercih edin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle yemeğinde patatesli ve peynirli bir salata yapıp yiyin. Bu yemeği mutlaka bir armut takip etmeli.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinden önce bezelye, limon ve sarımsaktan yapacağınız bir sosa çiğ sebzeleri batırarak yemeyi deneyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinde haşlanmış pirinç, büyük bir porsiyon haşlanmış sebze, cherry domates ve peynir yiyebilirsiniz. Tatlı olarak da fırınlanmış elmanın üzerine akçaağaç şerbeti ve tarçın dökerek yiyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu günün ödevi faydalı yağları tüketmek. İdeal olarak bir diyetin %20 – 25’i iyi yağları tüketmek üzerine olmalıdır. Fındık, ceviz ve ceviz yağı ve yağlı balıklar yiyerek bu açığı kapatabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cuma gününün mönüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uyanır uyanmaz bir bardak sıcak suyun içine limon sıkıp içiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kahvaltıda iyice haşlanmış bir yumurta, bir domates ve bir dilim ekmek yiyebilirsiniz. Bir avuç kuru üzüm daha tok hissetmenizi sağlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak bir avuç fındık ve soya sütü ideal olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle yemeğinde bir dilim tost ekmeğinin üzerine somon balığı ve salatalık koyarak yiyin. Yoğurdu da unutmayın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinden önce bir avuç üzüm ve bir avuç ay çekirdeği yiyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinde haşladığınız makarnanın üzerine ton balığı ve tatlı mısır dökün. Çok lezzetli bir öğün elde etmiş olacaksınız. Tatlı olarak meyve püresi ya da kuru meyve yiyebilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cumartesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu günün ödevi sadece kepekli undan ve buğdaydan yapılmış yiyecekler yemek. Böylece lifli, vitaminli ve mineralli beslenmiş olacaksınız. Bütün işlenmiş yiyecekleri bir kenara bırakın; mümkün olduğu kadar organik beslenmeye bakın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cumartesi gününün mönüsü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uyanır uyanmaz bir bardak sıcak suyun içine limon sıkıp için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kahvaltıda bir kase meyve salatası, organik yoğurt yiyin ve organik süt için.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ara öğün olarak meyve, bir avuç fındık ve kuru üzüm yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle yemeğinde küçük bir avokado ve karides yiyebilirsiniz. Limon ve balsamik sirkeyle soslanmış bir salata da bu yemeğe çok yakışacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinden önce çok acıkırsanız tam tahıllı ekmekten yapılan ince bir tost yiyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Akşam yemeğinde küçük küçük doğranmış mantarlarla yapılmış bir omlet, haşlanmış sebzeler ve yağsız peynir yiyebilirsiniz. Tatlı olarak bir muz ve birkaç tane kuru kayısı yiyebilirsiniz&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-2412249216742795420?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/0Av5SDx_WDQ" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/2412249216742795420/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=2412249216742795420" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2412249216742795420?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/2412249216742795420?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/0Av5SDx_WDQ/limon-diyetiyle-7-gunde-bir-beden.html" title="Limon diyetiyle 7 günde bir beden incelin" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2009/11/limon-diyetiyle-7-gunde-bir-beden.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;C0cHSXs6cCp7ImA9WxNbEUw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-7870398292359850193</id><published>2009-11-13T03:13:00.000-08:00</published><updated>2009-11-13T03:17:18.518-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-11-13T03:17:18.518-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt hastalıkları ve problemleri" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Cilt Bakımı Sözlüğü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cilt bakımı ve maskeleri" /><title>Kışın Cildimize Yapmamız Gerekenler</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AYkl8-5msrpT4VM4HE4wDgZmvSA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AYkl8-5msrpT4VM4HE4wDgZmvSA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AYkl8-5msrpT4VM4HE4wDgZmvSA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/AYkl8-5msrpT4VM4HE4wDgZmvSA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kışın Cildimize Yapmamız Gerekenler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış aylarının gelmesiyle cildimiz yaza nazaran daha çok kurur. Bunun kapalı mekanlardaki sebebi kalorifer ve soba gibi ısıtıcı etken eşyalardır. Elektrikli ısıtıcıların bu etkisi daha fazla olmaktadır. Dış ortamlarda ise özellikle rüzgar ciltten su buharlaşmasını arttırarak cildin kurumasına neden olur. Soğuk ise cildimizdeki damarları büzerek beslenmesini engeller ve kurumayı arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Basit önlemlerle cildimizi koruyalım &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış ortamlarda eldiven giyilmesi önemlidir. Özellikle ev hanımları gibi elleri sürekli kimyasal maddelere maruz kalan kişilerde zaten hasar görmüş cildi bu şekilde korumak şarttır. Ayrıca bir nemlendirici sürülerek dışarı çıkılması derimizin kurumasını önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı ortamlarda hava fazla kuruysa mutlaka nemlendirici cihaz bulundurulmalı eğer bu imkan yoksa ısıtıcıların üzerine su dolu kaplar veya ıslak bezler konulmalıdır. Özellikle atopik adını verdiğimiz allerjik bebeklerin hava kurumasıyla şikayetleri artacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kozmetik kulanımında dikkat edilmesi gerekenler ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışın özellikle hassas cilde sahip kişiler yoğun nemlendirici kullanmalı ve tonik - temizleyici gibi ürünleri ancak gerektikçe sürmelidir. Sivilce şikayeti bulunan hastalar yağ içermeyen nemlendiriciler kullanabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış ve deri hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sedef hastalığı, kışın güneşin azalması ve bazı kişilerde psikolojik sıkıntıların oluşması nedeniyle artış gösterebilmektedir. Sedef hastaları kışın daha fazla nemlendirici kullanmalıdır. Güneşin sedefi tedavi edici etkisi fototerapi adını verdiğimiz yöntemlerle sağlanabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atopik dermatit olarak isimlendirdiğimiz allerjik cilde sahip kişilerde derinin kuruması sıklıkla kaşıntılarının şiddetini arttırır ve hastalık ilerleme gösterir. Banyo yağları ve nemlendiriciler kış döneminde ihmal edilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt bakımının tam zamanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış, peeling adını verdiğimiz cilt soyma işlemi için doğru mevsimdir. Bunun nedeni hastaların uygulamadan sonra güneş ışığıyla diğer dönemlere göre daha az karşılaşması ve pigmentasyon dediğimiz peelinge bağlı cilt lekelenmesinin bu nedenle nadiren görülmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca lazer epilasyon ve diğer kozmetik uygulamaların da yine yukarda açıkladığımız nedenlerle lekelenme yan etkisi minimum olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzm. Dr. Sertaç Sever&lt;br /&gt;Maltepe Üniversitesi Hastanesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-7870398292359850193?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/sI1xM14S15o" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/7870398292359850193/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=7870398292359850193" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7870398292359850193?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/7870398292359850193?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/sI1xM14S15o/ksn-cildimize-yapmamz-gerekenler.html" title="Kışın Cildimize Yapmamız Gerekenler" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2009/11/ksn-cildimize-yapmamz-gerekenler.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEAERXY4cCp7ImA9WxNSF0w.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-5294266288575030991.post-3006730337605147680</id><published>2009-08-31T02:57:00.001-07:00</published><updated>2009-08-31T02:58:24.838-07:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2009-08-31T02:58:24.838-07:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="güzellik sırları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="estetik" /><title>Kepçe Kulak Nedir?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5qVDgcogcaExjIKXxlAv9ZXOBHg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5qVDgcogcaExjIKXxlAv9ZXOBHg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5qVDgcogcaExjIKXxlAv9ZXOBHg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/5qVDgcogcaExjIKXxlAv9ZXOBHg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SpueoshLEXI/AAAAAAAAAsU/VIMObjPqQfY/s1600-h/kep%C3%A7ekulak.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 191px; height: 177px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SpueoshLEXI/AAAAAAAAAsU/VIMObjPqQfY/s400/kep%C3%A7ekulak.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376065002179072370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kepçe kulak kulak kepçesinin baş ile normalden çok daha fazla açı yapması yani öne doğru kıvrık olması durumudur. Kepçe kulak durumunda kulaklar sanki daha büyükmüş gibi görünür ve genellikle hastayı bu durum rahatsız eder. Gerçekte esas neden kulak kepçesinin bazı kıvrımlarının yetersiz olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepçe kulağın düzeltilmesi ancak ameliyatla yani cerrahi tedavi ile yapılabilir. Bunun dışında saç bandı takarak ya da bir takım yapıştırıcılar kullanmak durumu değiştirmez. Ameliyat yani en erken 6 yaşında okula başlamadan önceki devredir. Bu devrede kulak gelişiminin % 70-80′ i tamamlanmıştır. Ayrıca bu devrede yapılacak ameliyatın arkadaşlarının alay etmesi sonucu oluşabilecek psikolojik bozuklukları da önlemesi mümkün olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepçe kulak tedavisinde iple tedavi gibi yöntemleri önermiyorum. Bana gelen mektuplarda bu uygulamadan kısa süre sonra kulağın kısa sürede açıldığını hastalar bildirmektedirler. Kepçe kulak tedavisinde en sağlıklı ve kalıcı yöntem, kıkırdak dokusunun törpüleme ve dikişlerle şekillendirildiği ameliyat yöntemdir. Bu yöntemle sürekli kalıcı bir sonuç alınabilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5294266288575030991-3006730337605147680?l=www.guzelllik.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~4/3jDnl6cUSXw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.guzelllik.com/feeds/3006730337605147680/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5294266288575030991&amp;postID=3006730337605147680" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/3006730337605147680?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/5294266288575030991/posts/default/3006730337605147680?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/GzelOlmakSizindeHakknz/~3/3jDnl6cUSXw/kepce-kulak-nedir.html" title="Kepçe Kulak Nedir?" /><author><name>over</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01845055107296818158</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="25" height="32" src="http://1.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SNyI73MvzJI/AAAAAAAAAAM/qEh_z_GKkUM/S220/eryeary.JPG" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_yI_hDeNd6IY/SpueoshLEXI/AAAAAAAAAsU/VIMObjPqQfY/s72-c/kep%C3%A7ekulak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.guzelllik.com/2009/08/kepce-kulak-nedir.html</feedburner:origLink></entry></feed>

