<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>HaberForex</title>
	
	<link>http://www.haberforex.com</link>
	<description>Forex hakkında</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 May 2012 17:15:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/Haberforex" /><feedburner:info uri="haberforex" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Forex hakkında</itunes:subtitle><feedburner:browserFriendly></feedburner:browserFriendly><item>
		<title>PETROLDE ARZ TALEBE DÖNÜŞ YAPTI</title>
		<link>http://www.haberforex.com/petrolde-arz-talebe-donus-yapti</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/petrolde-arz-talebe-donus-yapti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:15:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=573</guid>
		<description><![CDATA[Yunanistan ve Avrupa konuşulmaya devam ediyor. Yunanistan’da seçimlerin 2.turunun 17 Haziran’da yapılacağı kesinleşti. Öncesinde geçici hükümet göreve başladı. Zaten piyasaların ciddi bir beklentisi yoktu. Bu 1 aylık dönemde şüphesiz ki yine birçok senaryo konuşulacak ve belki de fiyatlarda gelgitler ve [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan ve Avrupa konuşulmaya devam ediyor. Yunanistan’da seçimlerin 2.turunun 17 Haziran’da yapılacağı kesinleşti. Öncesinde geçici hükümet göreve başladı. Zaten piyasaların ciddi bir beklentisi yoktu. Bu 1 aylık dönemde şüphesiz ki yine birçok senaryo konuşulacak ve belki de fiyatlarda gelgitler ve oynaklıklar yaşanacak. Onun yanı sıra piyasalar, Euro’dan çıkma senaryosu üzerine yapılan tartışmaların belki biraz daha zor olduğu noktasına doğru ilerliyor. Özellikle de Yunanistan’dan sol parti Çipras’tan gelen “şu taahhütleri biraz esnetelim” talebine karşı Avrupa’dan gelen ilk tepkiler böyle bir şey olmayacağı yönündeydi. Her iki taraf ta sert ve dik duruşunu seçim sürecine kadar devam ettirecek gibi görünüyor. İspanya bir miktar sıkıntıda. Hem bankacılık sektörü üzerindeki baskılar hem de elbette Yunanistan’dan bir bulaşıcılık etkisiyle o tarafa doğru kayar mı diye bir soru işareti var. </p>
<p>Bu tablo içerisinde petrolü etkileyen unsurları incelemekte fayda var. Petrol fiyatları 6 ayın en düşük seviyesine geldi. Arz ve talep tarafında ciddi rahatlıklar var. Yani petrolün düşmesi için her türlü neden var. Durum böyleyken ABD 8 ülkeden stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürmesini isteyecek. Ardından Al-Naemi (OPEC Petrol Bakanı) fiyatların çok yüksek olduğunu söylüyor. Petrol fiyatları 120 Dolarlardayken hiçbir girişimde bulunmayan OPEC, 6 ayın en düşüğünde olmasına rağmen şu an petrol fiyatlarının yüksek olduğunu öne sürüyor. Bu durum, küresel ekonominin ciddi bir sıkıntı içerisinde olduğunu anladıklarını gösteriyor. Aslında petrol fiyatlarının düşmesi bir koşul haline geldi. Küresel sorunu likiditeyle çözemedikleri için (Yunanistan örneğinde olduğu gibi) farklı girişimlerde bulunarak petrol fiyatlarının küresel toparlanma önündeki engeli bertaraf edilmeye çalışılıyor.</p>
<p>Arz tarafına bakıldığında, küresel stokların çok yüksek olduğunu görüyoruz. Mesela ABD’de petrol stokları 21 yılın en yüksek seviyesine geldi. Suudi Arabistan “petroldeki azalmayı biz kompanse ederiz” dedi ve etti. Hatta Plotts denilen enerji sektörünün çok yakından izlediği platformda, Suudi Arabistan’ın son aylarda üretim rakamlarını günde 10 milyon varil artırdığı söyleniyor. Dolayısıyla buradaki dengesizlik, rezerv kapasitesi en fazla ülke olan Suudi Arabistan tarafından önemli ölçüde halledilmiş görünüyor. Petrol fiyatlarını baskı altına alan diğer bir sebep te ABD’de vadeli petrol fiyatları “Cushing Oklahoma” denilen stoklardaki miktarla fiyatlanıyor. Buraya gelen petrol burada ciddi olarak birikmekte fakat buradan ulaşım yolu bulunmamaktadır. O petrolü taşıyacak boru hattı da 18 Mayıs’ta açılıyor. Fakat bölgede çok fazla stok olması dolayısıyla stokların eritilmesinin de kolay olmayacağı belirtiliyor. Bunun da petrol fiyatları için bir baskı yarattığı söylenebilir. Son zamanlarda İran endişesi biraz arka plana itilmiş gibi. Tüm bular jeopolitik risklerin artık birkaç ay öncesinden daha az konuşulmaya başlandığını açıklıyor. Eğer gerçekten İran ile bir anlaşmazlık gibi bir unsur söz konusu olmazsa, muhtemelen petrol dolu tankerler stok fazlası olduğundan dünya üzerinde yüzüyor olacaklar. Böyle bir süreçte petrol fiyatlarının düşmesi çok doğal.</p>
<p>Böylesi bir savunma ve olası endişeye karşı üretimin yanında talepte neler oluyor? Avrupa Birliği tam anlamıyla bir kaos. Kötü ihtimallerden biri enerji talebinin düşeceği yönünde. Öte yandan küresel ekonomi ve Çin’in talebinin azalması zaten yüksek olan stokları eritmeyi zorlaştıracaktır. Ama en önemlisi elbette ki dolar. Euro’nun yaramaz çocuklarından Yunanistan başta olmak üzere İspanya’nın da etkisiyle, Euro’nun Dolar karşısında Mayıs ayının başından itibaren son dönemlerin en sert düşüşüne şahit olduk. Dolar güçlendikçe petrol fiyatları da dahil emtia fiyatları düşmektedir. Böyle bir süreçte petrol fiyatları ciddi oranda geriledi. </p>
<p>Önceki makalelerimde petrol fiyatlarını yorumlarken jeopolitik risklerin de etkisinden söz etmiştim. Fakat şu an itibariyle artık Hürmüz meselesi kapandı, Suudi Arabistan petrol stoklarına önemli ölçüde katkıda bulundu, İran’la olan gerginlik petrol fiyatlarını etkileyecek kadar ciddi değil. ABD’nin de enerji bağımsızlığı artık öne çıkmaya başladı. ABD eskiden petrol deyince herkesi susturuyordu, şimdi ise “ne haliniz varsa görün” tavrına büründü çünkü artık daha az bağımlı hatta bağımsız. Artık rafine ürünlerini Güney Amerika’ya bile ihraç etmeye başladı. Dolayısıyla dünya yönetiminin petrol üzerinden olması arka plana itiliyor gibi. Petrolün yerini artık yavaş yavaş bilgi çağı, internet vs. alıyor. Bu senaryoda petrol fiyatlarının düşmesi beklenebilir. Gerçek arz ve talebe göre şekillenmeye başlayan petrol fiyatları, siyasi gerginlik olmadığı müddetçe arz bu kadar fazlayken düşük seyredecektir. Avrupa’da bilhassa Yunanistan’daki durum netleşene kadar petrol fiyatları zaten düşük kalmak zorunda. Çin’de ekonominin soğuması talep unsuru üzerinde bir baskı yarattığı için petrol fiyatları üzerindeki gerilemenin bir miktar daha sürdürülmesini destekler nitelikte. Bu senaryo en çok petrol ithal eden ülkeleri rahatlatacak ve ekonomide hareketlenmenin oluşmasını sağlayacaktır.</p>
<p>Seda BAYKIR<br />
TeleTrade Antalya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/petrolde-arz-talebe-donus-yapti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YUNANİSTAN EURODAN ÇIKAR(MI)?</title>
		<link>http://www.haberforex.com/yunanistan-eurodan-cikarmi</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/yunanistan-eurodan-cikarmi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:14:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=571</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde Avrupa&#8217;da en önemli konu Yunanistan&#8217;ın Euro bölgesinden çıkacağına dair gelişmeler. Piyasalar yaşanan süreçten tamamiyle etkilenirken, Euro bölgesinde yaşanan kriz giderek kötüleşmeye devam ediyor. Yunanistan&#8217;da geçen haftalarda yapılan seçimler sonrası kemer sıkma politikalarına karşı olan partilerin ön plana çıkması [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>	Son günlerde Avrupa&#8217;da en önemli konu Yunanistan&#8217;ın Euro bölgesinden çıkacağına dair gelişmeler. Piyasalar yaşanan süreçten tamamiyle etkilenirken, Euro bölgesinde yaşanan kriz giderek kötüleşmeye devam ediyor.<br />
	Yunanistan&#8217;da geçen haftalarda yapılan seçimler sonrası kemer sıkma politikalarına karşı olan partilerin ön plana çıkması Avrupa&#8217;yı korkutur hale getirdi. Fakat ulusal birlik hükümeti oluşturmak için görüşmeler başarısız oldu ve hükümet kurulamadı. Yunanistan önümüzdeki ay tekrar sandığa gidecek. Ortaya çıkabilecek en muhtemel tablo, kemer sıkma politikalarına karşı olan partilerin güçlenerek seçimden çıkması. Bu durumda Yunanistan&#8217;ın Euro&#8217;dan çıkış tartışmaları iyice gündeme oturdu. Peki korkulan senaryo oluyormu?<br />
	Avrupa Merkez Bankası Yunanistan Euro&#8217;da kalmalı tavsiyesini yinelerken bunun yanı sıra gardınıda almış durumdadır. Avrupa komisyonu ticaretten sorumlu  üyesi Karek De Gutch Avrupa Merkez Bankası ile birlikte Yunanistan&#8217;ın Euro bölgesinden ayrılması olasılığına karşı acil durum senaryoları üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bu yaşanan gelişmelerin Euro&#8217;nun sonu olmayacağını ekledi. Üstelik tam bilgilere göre İngiliz De La Rue şirketi yeni Drahmi bankonotları basmak için hazırlıklara başladı bile. Ancak Drahmi&#8217;ye dönüşün Yunanistan&#8217;a faturasının ağır olacağı ise açıkça ortada duruyor.  Peki yeni Drahmi&#8217;ye geçiş nasıl olacak?<br />
	Aslında Euro&#8217;dan çıkmak için bir mekanizma yok. Çünkü Euro hazırlanırken herkesin üye olmak isteyeceği ama hiç kimsenin ayrılmak istemeyeceği düşünülmüştü. Bugüne geldiğimizde ise Euro bölgesinden çıkışlar konuşulmaya başlandı. Yunanistan kendi para birimi Drahmiye geçiş yapabilmesi için ilk etapta bankalar ikinci bir emre kadar kapatılacak. Böylece halkın bankalara koşup Euro mevduatlarını çekmesinin önüne geçilecek. Aynı anda Yunan hükümeti yeni Drahminin kurunu belirlemeye çalışacak. En muhtemel olan ve uzmanlara göre bir Euro = bir Drahmi ilan edilecek. Üçüncü aşamada ise bankalar açılacak  ve işlemler başlamadan Drahmi en az % 30 devalüe edilecek. Yapılan hesaplamalara göre ise Yunanistan&#8217;ın Euro&#8217;dan çıkması durumunda en az %20 fakirleşeceği ise dikkat çekmekte.  Bütün bu gelişmelerin yanı sıra Yunanistan&#8217;ın Euro&#8217;dan çıkması halinde bu operasyonun Avrupa&#8217;ya maliyeti  400 milyar Euro ile 1 trilyon Euro arasında olacağı hesaplanıyor.<br />
	Avrupa Birliği Yunanistan&#8217;ın birlikten çıkmasına karşı görüş belirtsede önlemler almayı ihmal etmiyor. Yunanistan ise birlikte kalıp kalmamakta kararsızlığını koruyor. Senaryolar gün geçtikçe çoğalmaya devam edecek. İlerleyen günlerde bizi neler bekliyor hep birlikte göreceğiz. </p>
<p>Üstünay KILIÇ<br />
TeleTrade Adana</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/yunanistan-eurodan-cikarmi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAYBEDECEK DAHA NEYİ VAR Kİ?</title>
		<link>http://www.haberforex.com/kaybedecek-daha-neyi-var-ki</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/kaybedecek-daha-neyi-var-ki#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:12:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=567</guid>
		<description><![CDATA[Yunanistan, Yunanistan, Yunanistan. Şu sıralar Yunanistan’la oturulup Yunanistan’la kalkılıyor. Küresel para piyasalarını allak bullak eden bir ülkedir aslında Yunanistan. Çaresizlikle gelen tükenmişliğin öyküsü ve ne yapsak ne etsek diye bocalayan, Avrupa ekonomisini yerle bir eden ülkedir Yunanistan.. Milyonlarca soru işaretini [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>	Yunanistan, Yunanistan, Yunanistan. Şu sıralar Yunanistan’la oturulup Yunanistan’la kalkılıyor. Küresel para piyasalarını allak bullak eden bir ülkedir aslında Yunanistan. Çaresizlikle gelen tükenmişliğin öyküsü ve ne yapsak ne etsek diye bocalayan, Avrupa ekonomisini yerle bir eden ülkedir Yunanistan.. Milyonlarca soru işaretini çözüme ulaştırmak için elini taşın altına koyamayan birçok insanın çekindiği ülkedir aslında Yunanistan. Avrupa Birliği ve ekonomisinden dahi çıkarılsa, çözümün olmayacağı bir ülkedir Yunanistan. Siestanın ve tembelliğin ünlü olduğu, Ege’nin yüzlere ılık ılık taşıdığı rüzgârların verdiği rehavete kendini kaptıran ülkedir Yunanistan. Dediğimiz üzere bütün sıkıntıların odak merkezi olan Yunanistan’ın neden bu durumlara düştüğünü vurgulamak gerekir. Peki, Nedir? Kimdir? Neden böyledir? Neden Yunanistan’dır? Elimizden geldiğince kaleme almaya çalışalım.</p>
<p>	Bilindiği üzere Yunanistan’da yaşanılan küresel ekonomik kriz artık kemiklerden sinir uçlarına dahi ulaşmışken tabiri caizse beyin ölümü gerçekleşen bu ülkenin neden hala fişi çekilmiyor? Sağı solu çıkmaz sokak olan ülke nihayetinde genel seçimlerden de sonuçsuz çıktı. Gerçekten kaos içerisinde yaşanılan bu durum neticesinde halk kaça bölündü bilinmiyor. Avrupa Birliği bir yandan, IMF bir yandan, Avrupa Merkez Bankası bir yandan ülkenin etrafını çevirmişken Yunanistan nasıl parçalanmıyor doğrusu hayret edilesi bir durum. Genel seçimlerin ardından bir türlü hükümeti kuramayan ülke nihayetinde genel seçimlerin 17 Haziran 2012 tarihinde tekrarlanacağını dünya kamuoyuna duyurmuştu. Seçim sürecinde adayların birçoğu uygulanan kemer sıkma politikaları ve Avrupa Birliğinin dayatmalarını reddedeceğinin duyurusunu yaparken, bu durumdan bunalmış olan halk ne yapacağını bilemez hale gelmişti. Ayrıca milyarlarca Euro dış borcu olan ülkeyi denetim altında tutmak isteyen IMF ise seçimlerin bitmesini ve başa gelecek olan hükümet ile ekonominin rayına oturtulmasını ve düzene sokulmasını dile getirdi. Bu sebeple ki IMF Yunanistan’a cömertçe verdiği Milyarlarca Euro’nun peşini kovalamaya çalışıyor. Neticesinde söylentilere konu olan AB’den çıkarız ve kendi para birimimiz Drahmi’ye geri dönüş yapabiliriz gibi düşüncelerle çalkantılı günler geçiren Yunanistan Avrupa’yı tehdit etmeye devam ediyor. Avrupa’da ise Euro’nun hemen hemen tüm para birimlerinin karşısında ciddi derecede değer kaybettiği tüm yatırımcılar tarafından gözlenmişti. Avrupa tarafından günah keçisi ilan edilen ülke, her hareketinde bataklığın dibine doğru çekiliyor. Yunanistan’ın yanında duran ve sahip çıkan Almanya ve Fransa her ne kadar bu ülkenin yanında yer alsalar da eğer bir çözüme ulaşılacaksa bu çözümün Yunanistan’ın AB’den çıkarılmadan olmasını istiyorlar. Biliyorlar ki Yunanistan’ın Euro’dan çıkması bölünmez bir bütün olarak bilinen Avrupa Birliği’nin dağılması ve parçalanması anlamına geliyor. Nitekim gruptan ayrılması söz konusu olan bir ülke eğer kendi ayakları üzerinde krizden kurtulmayı başarırsa bu diğer ekonomik bunalım yaşayan ülkelere bir örnek teşkil edip, onlarında aynı yolu izlemesine sebep olacaktır. Bu görüşlerin savunulmasına rağmen Avrupa Birliği’nin de bir sabrı olacağını kabullenirsek Yunanistan’a daha ne kadar katlanırlar hep birlikte bekleyip göreceğiz.</p>
<p>I	MF açısından Yunanistan’a bakılacak olunursa, IMF’in kontrolü altında yoluna devam eden bir ülke görmemiz mümkün. Şu anda olan biteni uzaktan takip etmeye çalışan IMF’nin seçim tarihini beklediği ve seçim sonrası kurulacak olan yeni hükümetle masaya oturacağı ve gereken müdahalelerde bulunacağı herkes tarafından biliniyor. Bunun yanı sıra IMF ve AB’in Yunanistan için vermeye hazırladığı 130 Milyar Euro’luk 2. Kurtarma paketinin koşullarını masaya yatırmaya çalışırken yeni gelecek olan hükümetin bu koşullara uyup uymayacağı riskini kabullenmek istemiyor. Önceden sert önlemler ve cüretkâr tavırlar sergileyen IMF’nin ve Avrupa Birliği’nin, Yunanistan ile sıkı pazarlık yapacağı ve kimin ne tavır üstleneceği herkes tarafından merakla bekleniyor. Bilinen şu ki seçimler sürecinde sol partilerin savunduğu görüşü ve uygulanan kemer sıkma politikalarını dahası da Yunanistan’ın Euro’dan çıkma riskinin çoğaldığı IMF yi şimdiden köşeye sıkıştırdığını söyleyebiliriz. Bu hususlarda ise IMF’in tek temennisi Yunanistan’da kurulacak olan yeni hükümetin ve masaya yatırılacak olan yardım paketinin koşullarını iyimser bir şekilde karşılayan ve gerekli hususları yerine getirecek siyasi bir ortamın hazırlanıp, Yunanistan’ın Euro’dan çıkmasını istemeyen bir hükümetin başa geçmesi dileği olacaktır. IMF’nin yaptığı yardımların işe yaramadığı gibi, verdiği tüm kredileri nasıl alacağının derdine düştüğü görülmektedir. </p>
<p>	Görüldüğü üzere Avrupa’nın Yunanistan çıkmazı kangren olmuş bir bacak gibi sancılı günler geçirirken yapılan onca yardıma rağmen önlenemeyen ekonomik kriz için daha ne yapılabilir? Tüm dünya bunu tartışıyor. Euro’nun değer kaybetme ihtimali çok yüksek görülürken devreye sokulan 130 milyar Euro’luk 2. Kurtarma paketi de işe yaramayacak mı, bilinmez. Şüphesiz ki küresel krizi en çok hisseden Yunanistan’dır. Avrupa tarafından günah keçisi olarak ilan edilen ülke aslında tüm Avrupa’nın dünya devlerinin önüne attığı bir yemdir. O kadar soru işaretinin içinde yapılması gerekenlerin başında Yunanistan’ın kendi para birimi olan Drahmi’ye geri dönüp kendi ayakları üzerinde durmaya çalışması olacaktır. Her şeyin bir bedeli olacağı gibi Yunanistan’ın AB’den çıkması da Avrupa’yı bir zaman zora sokup zaten ekonomik parçalanmaya yüz tutmuş olan birliği daha ne kadar ayakta tutacaklar bunu kimse bilemez. Sonuçta denenen her şeye rağmen yaşanılan olumsuz süreçlerde Yunanistan’ın Euro’dan çıkması ve daha sonrasında yaşanılacak olan denemeler Yunanistan’ı daha ne kadar çok etkileyebilir ki? Nasıl olsa bu saatten sonra kaybedecekleri bir şey olmasa gerek.</p>
<p>	Merak ettiğim şu ki, Yunanistan durumu ne olacak veya çıkmaz sokaktaki duvarı yıkabilip eski günlerine ulaşabilecek mi, bunu da ancak zamanla yaşayarak, takip ederek göreceğiz.</p>
<p>Burak İbrahim KINACI<br />
TeleTrade Antalya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/kaybedecek-daha-neyi-var-ki/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EJDERHA YILI AVUSTRALYA EKONOMİSİNDE YÜKSELİŞ SAĞLAYABİLİR Mİ?</title>
		<link>http://www.haberforex.com/ejderha-yili-avustralya-ekonomisinde-yukselis-saglayabilir-mi</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/ejderha-yili-avustralya-ekonomisinde-yukselis-saglayabilir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:09:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=565</guid>
		<description><![CDATA[Avustralya’nın yer altı kaynakları ve işlediği madenler, 2012 yılı boyunca yabancı yatırımcılar tarafından büyük rağbet görmektedir. Özellikle yabancı yatırımcılar tarafından ilgi gören doğal kaynaklar; kömür, demir, bakır, altın, uranyum, doğal gazlar ve yenilenebilir enerji kaynakları olarak hala yaygın bir şekilde [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>      Avustralya’nın yer altı kaynakları ve işlediği madenler, 2012 yılı boyunca yabancı yatırımcılar tarafından büyük rağbet görmektedir. Özellikle yabancı yatırımcılar tarafından ilgi gören doğal kaynaklar; kömür, demir, bakır, altın, uranyum, doğal gazlar ve yenilenebilir enerji kaynakları olarak hala yaygın bir şekilde ilgi görmektedir. 2012’nin ilk çeyreğinde, çoğu güçlü ülkelerin ekonomilerinde daralmaya, küçülmeye veya kendi ekonomilerinde sorun yaşamaya başlamalarına rağmen, Avustralya ekonomisi iyi bir performans sergilemektedir. </p>
<p>     Son yıllarda, Avusturalya ekonomisi iyi bir çıkış yakaladı. Uluslararası Para Fonu’na(IMF) göre, bu yükselişin 2 yıl daha sürmesi beklenmektedir. Aynı zamanda bütçe fazlası,  güçlü bir ekonominin kesin bir işaretidir. Ayrıca bu bütçeden artan para o ülkeye kendi ekonomilerini güçlendirmek için bir alan yaratır ve faiz oranlarını düşürmek için merkez bankasını güçlendirir. Öte yandan bu olanaklar; ev alan kişiler, küçük işletmeler ve halkın kişisel harcamaları için faydalıdır. Bu tarz ekonomik teşvikler, küresel kriz içerisinde büyük rol oynar. Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika’da ki 11 milyon kişi işsizlik sorunu yaşarken, Avustralya,  resesyonu önleyip, halkın işsizlik sorunu yaşamamasını sağladı. Avustralya ekonomisinin bu durumda olmasının anahtar noktası ticarettir. Avustralya, dünyada ithalat ve ihracat yapan en büyük 19. Ülkedir. Avustralya, ASEAN(Güneydoğu Asya ülkeleri ticaret birliği) ile serbest ticaret anlaşması yaptı. ASEAN’ın içinde bulundurduğu ülkeler ise; Şili, Tayland, Yeni Zelanda, Singapur ve ABD’dir. Bu anlaşma Avustralya ticari pazarına büyük katkı sağlamıştır. Avustralya’nın en büyük ithalat ve ihracat ortağı Çin’dir. Çin ekonomisi bile beklenen düzeyde büyüyemezken, Avustralya ekonomisinin bundan çok etkilenmediği, IMF tarafından resmi olarak onaylanmıştır. Düşük işsizlik oranı, güçlü kamu maliyesi, çok düşük borç oranı, düşük enflasyon ve büyük petrol boru hattı yatırımlarından dolayı herhangi bir küresel türbülansa girmesini engellemeye yardımcı oldu. Avustralya Merkez Bankası yıllık büyümenin %3 ile %3,5 oranları arasında olacağını tahmin etmektedir. Ayrıca Avustralya’nın zengin yer altı kaynaklı ekonomisi Çin tarafından talep görmektedir. Avustralya Merkez Bankası faiz oranlarını %4.25’ler de tutmakta fakat analistler ve finansal piyasalar,  faiz oranlarının gelecek aylar içerisinde daha da düşeceğini beklemektedir. </p>
<p>     İkincil olarak, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın %68’ini hizmet sektörü oluşturmaktadır. Ayrıca bu hasılanın %10’unu madencilik sektörü ve bu sektöre bağlı olarak gelişen ekonominin %9’unu oluşturur. Madencilik sektörü tam olarak Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla’nın %19’unu oluşturur. Madencilik sektörü, Avustralya ekonomisinde büyük bir rol oynamaktadır. Son birkaç yıl içerisinde madencilik sektörü ekonomide büyük bir ilerleme kaydetti. Bu büyük ilerleme ekonominin yapısını, sektör içi ve bu sektöre bağlı olan kurumları tekrardan yapılandırdı. </p>
<p>    Bütün bu gelişmeler göz önünde bulundurularak, küresel piyasalar, dünyada yaşanan ekonomik krizlerden kötü bir şekilde etkilenmeye devam ediyor. Avustralya ekonomisi bu krizlerden etkilenmemekten yanı sıra, iyi kararlar ve gelecek planları ile etkileri en asgariye indirgiyor. Bu sayede, Avustralya ekonomisi gün geçtikçe güç kazanmaktadır. </p>
<p>Mete ARAY<br />
TeleTrade Adana</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/ejderha-yili-avustralya-ekonomisinde-yukselis-saglayabilir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SINIRDAKİ GÜMÜŞ NE YAPACAK?</title>
		<link>http://www.haberforex.com/sinirdaki-gumus-ne-yapacak</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/sinirdaki-gumus-ne-yapacak#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:08:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda yaşanan borç krizlerinin doğurduğu sonuçlar gün geçtikçe yatırımcıları alışkanlıklarından uzaklaştırıyor. Birinci nesil finans kullanıcılarının güvenli liman olarak gördüğü Altın, Gümüş gibi değerli madenlerden giderek uzaklaşan ikinci nesillerin sırtlarını yasladıkları enstrümanlar artık değişiyor. Eskiden herkesin iyi bildiği bir şey [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda yaşanan borç krizlerinin doğurduğu sonuçlar gün geçtikçe yatırımcıları alışkanlıklarından uzaklaştırıyor. Birinci nesil finans kullanıcılarının güvenli liman olarak gördüğü Altın, Gümüş gibi değerli madenlerden giderek uzaklaşan ikinci nesillerin sırtlarını yasladıkları enstrümanlar artık değişiyor. </p>
<p>Eskiden herkesin iyi bildiği bir şey vardı. O da Dünya ekonomisini sarsabilecek bir olay yaşanırsa tüm mevcut sermayenin Altına çevrilip beklenmesiydi. Uzun vadede tüm kaçışlar Altına olurdu bu sayede. Tabii ki Altının küçük kardeşi gümüş de bu durumdan payını alırdı. Ancak bir süredir bu ikilinin fiyatlarındaki düşüşler, tabunun yıkılmaya başladığını gösteriyor gibi. Her geçen gün Amerikan Doları’nın değeri tüm rakiplerine karşı artıyor. Şuan ki durum,  yaşanan düşüşler devam mı edecek ? yoksa eski dosttan düşman olmaz sözünün mü? baskın olacağı sınır çizgisi gibi. Tüm bu düşüşleri; yapması beklenen müdahaleyi yaparsa, durdurabilecek tek kişi var. O da Amerika Merkez Bankası Başkanı (FED) Ben Bernanke. </p>
<p>Avrupa Borç Krizi büyümeye başladığından bu yana 2 tane büyük parasal genişleme yapan Başkan, üçüncü genişlemeye izin verecek mi? Sorusu piyasa aktörlerinin en merak ettiği ve beklediği konu. Olası bir likitide desteği USD’ye değer kaybettirecekken, Dünya ekonomisini de bir hayli rahatlatabilir. Bu nedenle üzerindeki baskı gün geçtikçe artan Bernanke’nin, QE3 olarak da bilinen parasal genişlemeyi yapması an meselesi gibi. Beklentilerin sonuçlanacağı en uzak zaman, kasımdaki ABD seçimleri öncesi olacaktır. Ancak piyasaya USD aktarımının bu tarihten önce olması ise başta Altın, Gümüş gibi değerli metallerin de fiyatlarını yükseltecektir. </p>
<p>Gümüş, bir süredir yaptığı düşüşlerle, bu düşüşlerin nerede sonlanarak alım için en uygun zamanın neresi olduğu merak edilen bir bulmaca gibi. Yazının başında genel hatlarıyla temel açıdan neler olabileceğini değerlendirmeye çalışsak da teknik olarak incelemenin önemi bir hayli büyük olacaktır. </p>
<p>Teknik olarak incelediğimizde; Gümüş/USD paritesinin bir süredir yaptığı düzenli çıkışlarla 37.45 fiyatını test ettiğini görmüştük. Bu seviyeden itibaren sürekli olarak düşüş yaparak tekrar yükselişe başladığı noktalara geldiğini gördük. Düşüşün şimdilik sonlandığı yer 27.15 fiyatı gibi. Aslında teknik açıdan 27.15 desteğinin kuvveti belliydi. Burası, XAG/USD nin bir süre daha uğramayacağı  bir yer olabilir. Ancak fiyatın da hala düşüş trendinin içinde olduğu gerçeği unutulmaması gerek. İlerleyen günlerde satışların artması durumunda fiyatın duraksayacağı noktalar 28.08 ve 27.15 olabilir. Hareketin daha sert devamlılığı ise son desteğin de kırılması ile ispatlanacaktır. Senaryo bu şekilde olursa 26.00’lara kadar salınım söz konusu olabilir. Aksi bir senaryoda ise yeşille çizdiğimiz kısa vade düşüş trendinin kırılması ile yukarı yönlü hareket güçlenerek 29.45 ve 30.10 seviyeleri test edilebilir. Hatta alımların daha da güçlenmesi durumunda 31.00’lerin görülmesi de söz konusu olabilir. </p>
<p>Son olarak, yatırımlarını değerlendirmek için gümüşü tercih edecek kişilere bir hatırlatma yapmakta fayda var. Fiyatın tam bir sınır üzerinde olması  ve bu sınırı ne yönde geçeceğinin iyi analiz edilebilmesi  önemli. Çünkü bu durum kârlı işlemlerin yapılmasını sağlayabileceği gibi yanlış analizlerin de doğurabileceği büyük zararların engellenmesini sağlayacaktır. HERKESE BOL KAZANÇLAR …</p>
<p>Oğuz Ufuk AŞIK<br />
TeleTrade Antalya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/sinirdaki-gumus-ne-yapacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İspanyollar Tasarruf Tedbirlerinde, Pekala Ya Katalanlar?</title>
		<link>http://www.haberforex.com/ispanyollar-tasarruf-tedbirlerinde-pekala-ya-katalanlar</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/ispanyollar-tasarruf-tedbirlerinde-pekala-ya-katalanlar#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:06:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=560</guid>
		<description><![CDATA[Müslümanların son kalesi Granada Krallığı yıkıldığında, güzel şehirleri Izvilla (Sevilla) sanata ilham veren mimarisiyle, hapishanede Cervantes’e Don Kişot’u yazdırtacak kadar muhteşemdi. Amerika keşfinde Kolomp’a misafirlik yapan matadorların ülkesinde, kara bulutlar hüküm sürmeye başlamışken, başbakanları Mariano Rajoy kılıçlarını kuşandı ve yel [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müslümanların son kalesi Granada Krallığı yıkıldığında, güzel şehirleri Izvilla (Sevilla) sanata ilham veren mimarisiyle, hapishanede Cervantes’e Don Kişot’u yazdırtacak kadar muhteşemdi. Amerika keşfinde Kolomp’a misafirlik yapan matadorların  ülkesinde, kara bulutlar hüküm sürmeye başlamışken, başbakanları Mariano Rajoy kılıçlarını kuşandı ve yel değirmenlerine doğru atını sürmeye başladı. Bu sefer yanında Sancho’su yok. Ne köylüye zalimlik yapan o devasa yaratıklar ne de biricik sevgilisi Dulcinea. Ancak içindeki azim, onu, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi şövalyesi yapacak kudrete sahip. İspanyolların omuzlarındaki yük çok daha fazla. Şarap dolu şişelerin kan dolu olmadığını çok iyi biliyorlar. Merkel’in hancı olmadığını, Monti’nin ise köy papazı… Yine de yapılması gereken, tarihin tekerrür etmesini sağlamaktan başka bir şey değil. Ülkeleri, her zaman ciddi sorunlar yaşamış; her sıkıntıdan başarı ile çıkmıştı. İç savaş zamanlarında ayrılığa düşen ülke, akil adamların isabetli kararlarıyla, dünyanın 8. büyük ekonomisi olmalarını sağlamıştı. Sömürgeci zihniyet, özerklik isteyen gruplar ve ne olursa olsun büyüyen bir devlet. İspanyollar için ‘gelecek nasıl çizilmeli’ ve ‘resesyon tehlikesi nasıl aşılmaya çalışılmalı’ soruları bir yana dursun, ülkenin geleceği bir futbol takımının ayakları altında olabilir. Kendi içerisinde özerk bölgeleri ve ayrı halkları olup, aynı bayrak altında yaşama fikrini karşılıklı çıkar ilişkisinde kabul eden bir ülkede, milli takım statüsünde bir takım. Kendi dilleri ve bayrakları, hatta sınırları ve marşları olan bir takım.</p>
<p>İspanya’nın kuzeydoğusu, ülkenin fazlaca gelişmiş ve ciddi rakamlarda vergi veren, tabiri caiz ise Türkiye’nin Marmara bölgesi denebilecek bir oluşuma sahip. Kendilerine ‘Katalan’ diyen bu insanlar için ulus kavramı çok fazla önem taşımakta. Birkaç yıl öncesine kadar İspanya için en büyük sıkıntı Katalanların bağımsızlık istemesi olmuş hatta Avrupa Birliği bu durumdan ciddi rahatsızlıklarının olduğunu belirtmekten kaçınmamıştı. Parçalanan bir İspanya; uykuları kaçan bir Avrupa Birliği… İspanya ekonomisinde söz sahibi olan bu insanlar, Yahudi atasözü ‘kötü zamanda dostça davran’ felsefesini hayata geçirip şu an için bu isteklerini frenlemek zorunda kalmış durumdalar. Ancak ellerindeki olağanüstü güç, İspanya için potansiyel tehlikenin gerçekte ekonomik buhran mı yoksa Katalanlar mı olduğunu düşündürmekte. Konuyu biraz daha açmakta fayda var… Buyurun o zaman…</p>
<p>İspanya, 17 özerk bölgeden oluşmakta. Bu bölgelerden ismi en çok anılan elbette ki Katalonya. Kusursuz bir Akdeniz kıyısı ve gelişkin turizm potansiyeli sahip. İspanyol anayasasından ulus hakkını alan Katalanlar, Türkiye içerisinde ayrılıkçı hareketleri destekleyen bir siyasi parti tarafından model olarak sunulmuş ancak bu düşünce yapısı desteklenmemişti. Bu desteğin verilmemesi ise Türkiye’nin ekonomisinin Doğu ve Güneydoğudan değil Marmara bölgesinden yönetilmesi, eğitim, sosyal yapı ve hukuki alandaki tüm yaptırımların yine bu bölge üzerinden oluşturulmasıydı. Merkez Bankası ve diğer tüm finans kuruluşlarının da bu bölgeye kaydırılacağı fikrinden sonra Katalanlar ile hiçbir bağdaştırmanın yapılamayacağı çok belli olmuş, düşünce küçük mitinglerde provoke edilmeye çalışılmış, sevgiye muhtaç çocukların masum elleri, taş ve yeni adıyla likit bombalara bulaşmıştı. Sabır zorlayan her hareket çözümsüzlüğü beraberinde getirse de, hiçbir söz ‘İspanya’nın bütünlüğü ve anayasasını korumak için, ordumuz müdahale eder’ uyarısı yapan Kara Kuvvetleri Komutanı’nın sonu kadar vahim olmamıştı. Bu açıklamaya anında tepki veren hükümet daha konuşması bitmeden Aguado’yu görevden aldıklarını açıklamıştı. Kızgın Katalanlar ise kendi dillerinde yazılı ve sözlü basını organize etmeye devam etmiş, çocuklarına Katalan okullarında eğitim fırsatı yaratmış ve asimile olmama gayretlerini sürdürmüşlerdi. İspanya’da ki 46 bankanın 10 tanesine sahip zeki Katalanlar, hükümetin vergi politikalarının ise yüzde 25’ini finanse etmekteydiler. </p>
<p>Adolf Hitler’in Yahudiler için sarf ettiği ‘ekonomimizi ele geçirdiler’ sözü Katalanlar için İspanyollar tarafından elbette söylenmeyecek. Fakat İspanyol tahvillerinin krizdeki diğer birlik ülkelerinin tahvil seviyelerine yakın rakamlarda seyrettiği fikri, yakın zaman içerisinde ayrılık söylemlerini ayyuka çıkartacak cinsten. Güç elbette güçlünün sahip olduğu bir varsayım. İspanya için güç, su götürmez bir gerçeklikte Katalanlara ait. Bu gerçek şu anda ‘la liga’ da İspanyol devi Madrid ile Katalan milli takımı Barselona arasında psikolojik bir savaşa dönüşse de, sadece son birkaç yılda hangi tarafın İspanya’ya hakim olduğunu yeşil sahalarda özetlemek mümkün. Madrid sokaklarında yüzler gülerken, Katalanlar beklentilerini çoktan empoze etmiş durumda…</p>
<p>Çağlar TUNCAY<br />
TeleTrade İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/ispanyollar-tasarruf-tedbirlerinde-pekala-ya-katalanlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CAN THE DRAGON YEAR RAISE THE AVUSTRALIAN ECONOMY?</title>
		<link>http://www.haberforex.com/can-the-dragon-year-raise-the-avustralian-economy</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/can-the-dragon-year-raise-the-avustralian-economy#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 May 2012 17:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=558</guid>
		<description><![CDATA[The productive and diverse natural sources produced by Australia, has been attracting the foreign investors hard during the 2012. Especially coal, iron ore, copper, gold, natural gases, uranium and renewable energy sources are been popular which has been chosen by [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>The productive and diverse natural sources produced by Australia, has been attracting the foreign investors hard during the 2012. Especially coal, iron ore, copper, gold, natural gases, uranium and renewable energy sources are been popular which has been chosen by the foreign investors. Although many powerful countries economy which has been shrinking or downsizing or started to having problems with their economies, Australia’s economy is still showing a good condition in the first quarter of 2012.</p>
<p>   Australian economy has shown an outstanding performance in recent years. Also it is expected to outperform all comers for at least the next two years, according to International Monetary Funds. As it has been proved, budget surpluses are a sure sign of strong economy. By returning the budget to surplus the government is making room for a strengthening private economy and gives the Reserve Bank a capacity to consider further interest rate reduction, also it is always good for home buyers, small businesses and consumer spending. This kind of economic stimulus played a major role global financial crises. It helped to get rid of recession and it still keeps the Australians in work when more than 11 million jobs were disappear Eurozone and North America. One of the key tenet for Australian economy is commerce. Australia was also ranked the 19th largest importer and exporter. The Aussie’s has entered into free trade agreements with ASEAN , Chile, New Zealand, Singapore, Thailand and United States. It also has given a big help to Aussie’s trade market. Australia’s biggest export and import partner is China. Even the Chinese economy couldn’t grow as much as it expected, but it did not affect to Australian trading, which is officialized from IMF last update. Because they have low unemployed rates, sturdy public finances, very low debt, contained inflation and huge pipeline of investment provide a solid foundation that will help them withstand global turbulence. The Reserve Bank of Australia (RBA) expects that, The grown rate will be between 3% and 3.5% this year as Australia’s resource-rich economy benefits from strong demand of China. The RBA held interest rates steady at 4.25% but analysts and financial markets have now raised the expectations of a cut in coming months.</p>
<p>    Extraneously, The Australian economy has a great position in service sector which representing 68% of GDP. The mining sector belongs 10% of GDP, the mining-related economy compose 9% of GDP, and total mining sector represents 19% of GDP. Economic growth is largely dependent on the mining sector. The mining sector has boomed in Australia in last couple years. This boom is reshaping Australian economy via structural changes, both between sectors and within each sector.</p>
<p>    Taking everything into account, global markets have been affected from economic crises all over the world. Besides Australian economy has been affected by these crises, they could make a good decisions and future plans and it accomplished all of them. Australian economy has been holding its increasing level and becoming stronger day by day.</p>
<p>.</p>
<p>Mete ARAY<br />
TeleTrade Adana</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/can-the-dragon-year-raise-the-avustralian-economy/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ZEUS’UN LANETİ SARI METAL ALTIN’I YILDIRAMAYACAK</title>
		<link>http://www.haberforex.com/zeusun-laneti-sari-metal-altini-yildiramayacak</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/zeusun-laneti-sari-metal-altini-yildiramayacak#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 17:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>
		<category><![CDATA[Altın]]></category>
		<category><![CDATA[metal]]></category>
		<category><![CDATA[zeus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=531</guid>
		<description><![CDATA[Son yılların en çok parlayan yıldızı altın, bu aylarda kötü zamanlar geçirmeye devam ediyor. Global kriz her geçen gün varlığını hissettirmeye devam ederken, tedirgin yatırımcılar kervanı da gün gün artıyor. Bu durum risk iştahını keserken, riskli varlıklardan kaçış söz konusu [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yılların en çok parlayan yıldızı altın, bu aylarda kötü zamanlar geçirmeye devam ediyor. Global kriz her geçen gün varlığını hissettirmeye devam ederken, tedirgin yatırımcılar kervanı da gün gün artıyor. Bu durum risk iştahını keserken, riskli varlıklardan kaçış söz konusu .  Tüm dünyayı saran Zeus’un laneti, altın fiyatlarını etkiliyor gibi görünse de, sarı metal son hamlesini henüz yapmadı. </p>
<p>                Oldukça uzun zamandır gündemi meşgul eden Avrupa borç krizi, gün geçmiyor ki yeni bir haberle piyasalarda korku oluşturmaya devam etmesin. Yunanistan, İngiltere, Almanya, Fransa derken Euro&#8217;nun dağılma endişesi, ardından gelen seçimler, Yunanistan&#8217;ın başlı başına oluşturduğu kaos ortamı yatırımcının kafasını karıştırdığı gibi, yeni güne &#8221;acaba bu gün ne olacak&#8221;endişesiyle uyanmasını sağlıyor. Tüm bunlar korkuların hat safhaya çıkmasına sebep oluyor ve tüm dengeler bozuluyor. Uzun yıllardır, zirveyi kimselere vermeyen altın fiyatları bile bu kaostan etkilenerek, oldukça geriledi. 17 haftanın en dip seviyesinde hareketine aşağı yönlü devam eden sarı metal altın, bu kez yatırımcının korkularını iki kat arttırdı.</p>
<p>                Bu denli şaşırtıcı hareketler yapmaya devam eden altın, olumlu haberleri görmezden gelmeye devam ediyor. Son zamanlarda talebin arttığını gösteren haberlerin hepsi tepkisiz kaldı. Bunların başında elbette ki Çin geliyor. Çin&#8217;in altına olan talebi, geçmiş yıllara nazaran oldukça artmış durumda. Kim altın satarsa satsın, onu mutlaka Çin alıyor. Fakat tüm bunların yanında, Avrupa&#8217;daki borç krizi, son dönemde dolar fiyatlarındaki güçlenme ve ABD Merkez Bankası Fed&#8217; den gelmeyen parasal genişleme ve en önemlisi de yatırımcıların psikolojisinden kaynaklanan bir hareketle fiyatlar aşağı yönlü hareketine devam ediyor. </p>
<p>                Hangi ekonomi portalına bakarsak bakalım bu günlerde herkesin bahsettiği ortak konu olan altın fiyatları, bir çok  kişinin ilgi odağı. Düşüş trendi devam edecek mi, yoksa bu bir alım fırsatı mı? Elbette herkesin bu konu ile ilgili bir fikri  var. Aslına bakacak olursak büyük çoğunluk, artık altının ihtişamını kaybettiği ve düşüşün çok uzun zaman devam edeceğini savunuyor. Fiyatların bir kaç yıl önce test ettiği seviyeleri test etmesinin mümkün olduğunu düşünenlerle beraber, günümüz çağdaş insanının altına yatırım yapmayacağını söyleyen ünlü yatırımcılar bile mevcut. Fiyat için, &#8216;artık buradan döner denilen 1600 ons seviyesini de kırmasıyla bu tezi savunan yatırımcı sayısı daha da arttı. Şimdilerde fiyat, durabilmek için yeni bir destek arayışında. Bu seviyeyi bulabilmesi de, yatırımcıların tutumuna bağlı. </p>
<p>Bir diğer taraftan, bunca yıllık gözde yatırım aracının bu günkü konumu incelendiğinde, bu düşüşün aslında istenilen bir durum olduğu sonucu da çıkabilir. Daha önce benzer hareketlerle karşılaşan altın fiyatları, bazı büyük yatırımcıların, en dipten alım yapabilmesi için küçük yatırımcıyı tedirgin etme durumuyla yine karşı karşıya kalıyor. Zaten fiyatın son yıllarda çok tırmandığı söylentileri dolaşırken, aslında düzeltme hareketi için yapılan kar realizasyonları, beraberinde kolayca paniği de getirebiliyor. Bu durumda bu panik havasını arttırmak için bir miktar daha satışın gelmesi kimseyi şaşırtmamalı. Şu anda 1560 ons seviyesinde bulunan sarı gelin altın için, ilk durak biraz daha aşağılar olabilir dediğimiz destek seviyelerine birazdan değinmekle beraber, unutmamak gerekir ki; altın fiyatlarındaki düşüşün sınırlı olabileceğine dair önemli bir ipucu da fiziksel altın borsasındaki sistematik artış. Binyıllardır piyasada varlığını sürerek, her kötü fırsatı kendine çevirmeyi başaran altın, bu gün kötü gibi görünen bu durumu da kendi lehine çevirebilir. Geçmiş yıllarda da olduğu gibi altın için &#8221;artık altın devri bitti &#8221; dendiği her dönem, yeni bir sürpriz yaparak rekor seviyelere imza atmıştır. Son zamanlarda ard arda yaptığı bu sert düşüşler de yeni rekorların habercisi olabilir. O zaman bilmeliyiz ki, altın fiyatındaki ani ve sert yükseliş, bu günlerde yapılan bir nevi manipülasyonun sonucu olabilir. Dip seviyelerden toplayan büyük yatırımcılar ve hedge fonları, bekledikleri seviyelerden yüksek lotlarla alım yaparak, bu durumu fiziksel talep ile birleştirip fiyatlara yeni rekorlar tattırabilirler. </p>
<p>                Teknik olarak incelediğimizde, 2008 yılından itibaren sürdürdüğü yükseliş trendinin altında hareket etmeye başlayan fiyat, bu hareketine az öncede belirttiğimiz gibi yeni bir destek arayışını tamamlayana kadar devam edebilir. Teknik analizin gözünden baktığımızda bu destek seviyesini 1515 ons fiyatı olarak görebiliriz. Bu seviyeden de dönmeyip düşüşüne devam etmesi durumunda 1500&#8242;ün de altına gerileyerek 1475 seviyelerine kadar salınım yapabilir. Her durumda 1500 seviyesinin psikolojik destek seviyesi olabileceğini unutmamakta fayda var. Fiyat tahmin edilen bu seviyelere kadar gerilese bile, altın çağının sona erdiğini düşünenlere katılmıyorum. Popüler yatırım aracı altın, çok yakın zaman içinde satışları sonlandırarak alımlara başlayabilir. Özellikle Haziran-Temmuz aylarında dip seviyeleri görmesi beklenen dolar endeksi, beklenen hareketi yaparsa, altın fiyatları da yeni rekorlara imza atabilir. Ama her türlü senaryoyu değerlendirerek unutmamak gerekir ki, çok uzun yıllardır güvenli liman olarak görülen değerli metal, ihtişamına bu kadar kısa zamanda veda etmeyecek ve kaldığı yerden yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam edecektir. Böyle bir durumda tekrardan 1900 ons seviyelerini test etmesi kimseyi şaşırtmayacaktır. Hatta yılsonuna kadar uzun zamandır beklenen 2000 seviyesinin üstüne çıkması muhtemel. Hepimiz biliyoruz ki, piyasaya girmek için en uygun zaman, hiç kimsenin o varlığa inanmadığı zamandır. Küçük yatırımcı korkup kaçtıkça, asıl büyük alıcılar bu mantıkla fiyatlara ralli yaptırabilir. Bu durumda değerli metal altın, son hamlesini yapıp,  Zeus’un lanetini de aşmaya başaracaktır. </p>
<p>Arzu KIYAK<br />
TeleTrade Antalya</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/zeusun-laneti-sari-metal-altini-yildiramayacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>15 Mayıs 2012 – EUR/USD ANALİZ</title>
		<link>http://www.haberforex.com/15-mayis-2012-eurusd-analiz</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/15-mayis-2012-eurusd-analiz#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 10:39:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[ANALİZLER]]></category>
		<category><![CDATA[euro dolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Ekonomik krizin neden olduğu siyasi krizin sürdüğü Yunanistan&#8217;da hükümet arayışları sürerken, teknokrat Başbakan Lukas Papademos, dışarıdan yardım gelmemesi durumunda ülkenin Haziran ayı başlarından itibaren parasız kalacağını bildirdi. Papademos, Cumhurbaşkanı Karalos Papulyas&#8217;a sunduğu bir raporda, seçimler nedeniyle devlet mekanizmasının gevşemesi sonucu [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik krizin neden olduğu siyasi krizin sürdüğü Yunanistan&#8217;da hükümet arayışları sürerken, teknokrat Başbakan Lukas Papademos, dışarıdan yardım gelmemesi durumunda ülkenin Haziran ayı başlarından itibaren parasız kalacağını bildirdi. Papademos, Cumhurbaşkanı Karalos Papulyas&#8217;a sunduğu bir raporda, seçimler nedeniyle devlet mekanizmasının gevşemesi sonucu vergilerin tahsil edilemediğini, vergi mükelleflerinin de vergi ödemede isteksiz davrandığını belirterek, bu durumun devletin ihtiyaçlarının karşılanmasında büyük zorluklar yarattığını bildirdi. Raporunda ayrıca, ilk kurtarma paketinin Mayıs ayı taksiti olan 1 milyar Euro kesilmesi durumu daha zorlaştırdığını bildiren Papademos, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın bir an önce aşılarak, AB ve IMF&#8217;den yeni yardımların ödenmesinin yolunun açılmaması durumunda, ülkenin öngörülenden daha kısa bir sürede &#8220;sıfır noktasına&#8221; gelerek yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düşeceğini belirtti. 1 Temmuz 2001 ve 13 Temmuz 2008 yıllarında oluşan ve günümüzde de devam eden demark trendline kanalında paritenin bazı kritik noktalara kadar gerilediğini ve bu kritik noktalarda oluşacak dönüşlere dikkat etmek gerekmektedir. Teknik olarak baktığımızda gün içi düşüşlerini sürdüren parite için 1,2830 ve 1,2710 destekleri önemlidir. Uzun vadeli düşüş beklentimizin devam ettiği ve 1,2620 desteğinin hedef olarak belirtildiği parite de yukarıda belirlediğimiz kritik destek seviyelerini takip etmek ve bu duruma göre gerek tepki alışlarındaki yükseliş fırsatından gerekse kanalı kırması durumunda düşüşlerden yararlanılarak kar elde edilebilir. Avrupa’dan gelen olumsuz haberler ile Dolar Endeksinin güç kazanması paritenin şuan ki düşüşlerini sağlamaktadır. Bu durumun devam etmesi ile birlikte var olan düşüş beklentimize katkı sağlayacak ve düşüşlerine devam edecektir. Eğer Avrupa’dan olası iyi haberler gelirse ya da uzun bir süredir yükselişlerine devam eden Dolar Endeksi tepkisini gösterirse parite de tepki alımları gelebilir ve bu durum yukarıda da sözünü ettiğimiz geri dönüş sinyalleri olabilir. Eğer parite böyle bir tepki alışlarına maruz kalırsa da yeni bir yükseliş trendinden söz edebilir ve 1,31**’li seviyeler hedeflenebilir. Gün içi baktığımızda da 1,2885 direncinin önemli olduğunu, bu direncin altında düşüş baskısına devam edeceğini söyleyebiliriz. Eğer parite 1,2885 direncinin altında kalmayı sürdürürse gün içerisinde 1,2755 desteğini test etmesi beklenilmektedir</p>
<p>Gcmforex</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/15-mayis-2012-eurusd-analiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıf Siyasi Otorite Karşısında Düşen Petrol Fiyatları</title>
		<link>http://www.haberforex.com/zayif-siyasi-otorite-karsisinda-dusen-petrol-fiyatlari</link>
		<comments>http://www.haberforex.com/zayif-siyasi-otorite-karsisinda-dusen-petrol-fiyatlari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 18:46:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaberForex</dc:creator>
				<category><![CDATA[MAKALELER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haberforex.com/?p=523</guid>
		<description><![CDATA[Petrol, halk arasında bilinen türünde benzin, gaz yağı, motorin gibi kullanımdan öte yükselen yıldız enerji sektöründe çok daha fazla talep edilmekte. Endüstriyel kullanımda adından söz ettiren bu siyah altın, Juan Pablo Perez’in (OPEC) deyimiyle ‘şeytanın pisliği’, gelecek için, insanoğluna yaşam [&#8230;]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Petrol, halk arasında bilinen türünde benzin, gaz yağı, motorin gibi kullanımdan öte yükselen yıldız enerji sektöründe çok daha fazla talep edilmekte. Endüstriyel kullanımda adından söz ettiren bu siyah altın, Juan Pablo Perez’in (OPEC) deyimiyle ‘şeytanın pisliği’, gelecek için, insanoğluna yaşam hakkını getirmesinin yanı sıra onu yok etmeye çalışan da en büyük faktör. Kullanım sahasındaki tahribat, emtiaların sultanı altının çıkarılmasındaki tahribattan çok daha fazla. Her geçen gün, artan talebi karşılamaya çalışan, mevcut üreticiden tüketiciye açılan boru hatları ve kanallar, kara ve deniz taşımacılığı, bu riskli maddenin geleceğini, insanın geleceğiyle paralel tutmakta. Her ne kadar malum emtianın kullanım alanı genişlese de, alternatif enerji kaynakları da petrolün tahtını artık devirmek üzere. Özellikle elektrik talebinde kömür ve doğalgazın yanında yenilenebilir enerji kaynakları, ülkelerin ve çevre örgütlerinin desteğini de almaya çalışmakta. Dışa bağımlı ülkeler için ise alternatif yollar, bazı risklerle çözüm olarak halklarına sunulmakta. Bu konuyu örneklemek gerekirse, Türkiye özellikle Karadeniz üzerinde ‘Hidroelektrik Santralleri’ ve ‘Nükleer Santral’ kurulumlarını hayata geçirdi/geçirmek üzere. Şu anki aşamada doğal tahribat ‘HES’ler ile çok ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Nükleer Santral kurumunda ise bir problem yok. Ancak deprem bölgesi konumunu ve nükleer enerjinin tahribatını unutmak, önemli bir handikap. Son güncel örneği Uzakdoğu’da sergilenen bu santrallerden dünya vazgeçerken, başta siyasiler ve kural yapıcıların dikkatli olmaları, ülkenin tüm geleceğinin riske atılmasıyla örtüşmekte. Ciddi kazanımlar, ciddi sorumluluklar getirecektir. Ülkenin petrol ayağında ise amaç her ne kadar enerji üretiminde ki masrafları azaltmak olsa da normal sondajlamanın yanı sıra kayalardan petrolün çıkarılmasının ciddi rezervlere dönüştüğü gerçeğini de atlamamakta fayda var. Türkiye, dünya petrol yataklarının en yakın komşusu ve kendi ihtiyacını dahi karşılamayan sondaj çalışmaları yapmakta. Kıbrıs’ta, Rum kesiminin sondaj çalışmalarına karşılık, misilleme adı altında yapılmaya çalışılan aramalardan ziyade, ciddi anlamda üretim potansiyelini artıracak çalışmalar daha aktif yapılmalı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yerli otomobil üretimi için söylediği ‘ Biz otomobilden önce uçak ürettik’ sözü, bu durumu niteleyen ve mevcut durumu özetleyen en güzel açıklama oldu. Potansiyelini, yabancı sermeye üzerinden değil kendi öz kaynaklarından yaratan bir Türkiye, her bilinçli yurttaş için gerçekleşmesi istenen en büyük istek.</p>
<p>Türkiye mevcut potansiyeli hala göstermemişken, dünya üzerindeki genel durum nedir?</p>
<p>Yenilenebilir enerjiye ciddi yatırımlar yapılmaya başlanmış ve kayalarda sıkışmış petrol üretimi dahi artmışken, dünya genelindeki sıkıntı, bu kaynakların her geçen gün azalması değil, siyasi anlaşmazlıklar  ve talebin artmasıyla orantılı fiyatların yükselmesi. Brent petrol fiyatları birkaç hafta öncesinde tavan hareketleri yapmış, Libya savaşı çıkarılış, İran ambargosu için 1 Temmuz tarihi verilmiş hatta Suriye’de halk ile ordu karşı karşıya gelmiş ve kan akmıştı.  Tüm bu sıkıntının Ortadoğu üzerinde olması, yeni sömürgecilik kavramının ‘Demokrasi’ adı altında yapılmaya başlanmasından başka bir şey değil. Elbette, halkına tank gönderenlerin cevabının karşılıksız kalmasına kimse razı olmamalı. Ancak siyasi otoritenin bu denli halkına düşmanlaşması da sorgulanmalı. Libya ve İrandolayısıyla ülke ekonomilerinin sıkıntı yaşayacağı gerçeği, Suudileri koşulsuz üretim artırımına itti. Kara elmasın gündeminde piyasaları rahatlatan açıklama Suudilerden geldi. Sözlerinin arkasında da durdular. Nedeni ise hem kaynaklarının bol olması hem de dedikleri gibi ‘üretimi artırırız, sıkıntı yok’ demeçlerinin gerçekle bağdaşlaşması. Artan üretim ve ne pahasına olursa olsun karşılanan talep, fiyatları da düzenli bir şekilde aşağı çekti. Çekmeye de elbette ki devam edecektir. Abd’nin  yılda 3 milyar varil petrol ihraç eden bir ülke olan Suriye’ye göz diktiği gerçeği, Suudilere bol kazanç getirmekten başka bir şeye yarayacağa benzememekte. Eski mantalitede ‘ülkeyi işgal et, kaynaklarını tüket’ mantığı, işgalci devletlere ekonomik kazanımlar getirse de toplumsal baskı, bu hareketleri artık kabul etmeyeceğini belli ediyor. Arap baharı ve Libya savaşı bu değişimde rol alan başlıca aktörler.</p>
<p>Petrol’e yatırım için sağlıklı düşünme vakti !&#8230;</p>
<p>Dünya üzerinde artan siyasi istikrarsızlık, ekonomik daralmalar, bilinçsiz portföy ve kredi yönetimi, baskı altında kalan ve gerçekliği sorgulanan derecelendirme kuruluşları, işten çıkarmaların krizin hemen sonrası dönemindeki gibi eğilim göstermesi, güven endeksleri ve GSMH rakamlarının tedirgin ettiği piyasalarda artık güvenli liman aramak, üstat İlyas Salman’ın ‘Sarı Mercedes’ filmindeki gibi taklalar atan bir araç ile yola devam etmekten başka bir şey olamaz. İstikrarsızlığın olduğu bir ortamda yatırım potansiyelinden kaçmak yada daha yumuşak deyim ile piyasa da oyuncu olmamak, risk iştahı olmayan yatırımcı için en doğru karardır. Ancak George Soros gibi ‘riski ne kadar sevdiğiniz kazanımlarınızla aynı orantıdadır’ fikri ile yatırımlar hayata geçirilebilir, gün sonunda kazanımları üst limitlere çekebilir. Brent petrol için bilinen en doğru bilgi yine Suudilerden geldi ve ‘ aşırı yüksek rakamlar’ söylevleri ile fiyatları şu an ki seviyeden de aşağı çekme girişimleri, artan üretimleri ile açıklanabilir. Suudiler, sabahlara kadar petrol üretimi yapadursun, petrole alternatif kanalların yaygınlaşması fiyatları daha da geri çekebilecek, ütopya ile düşünülürse, siyasi istikrarsızlık ve altın gibi lider emtiaların bile yatırımcının tedirginliği altında değer kaybedebileceği uzak bir düşünce olmamalı. Çin, artan talebiyle fiyatları tehdit etse bile, Libya’da, istikrar sonrası üretimin başlaması, İran ambargosundan önce, başta Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerinin stoklarını artırması ve Suriye’de silahsız bir çözüm ortamının oluşması fikri, fiyatların gerilemesi için her şeyin hazır olduğunun resmi. Petrol boru hatları ve taşımacılık ile ilgili muazzam bir sıkıntının olmaması da, talebin karşılandığı piyasa da istikrarı getirecek etmenler. Özellikle, Hürmüz Boğazı ile ilgili yaptırım ve tehditler sonrasında gerilen fiyatlar, sakinliğini sağlamış durumda. </p>
<p>Siyah Altında Temel ve Teknik Analiz</p>
<p>Petrol yatırımcısında, anlık hareketler, akan piyasa oyuncularının etkisi altında kalma, panik alım/satımları yada bilinçsiz yaklaşımlar… İsmi ne olursa olsun genel profilde üzgün bir seyir hakim durumda. Pekala, bu kadar istekli ve bilinçli yaklaşmaya çalışırken genel kayıplar neden oluşmakta. </p>
<p>Oluşan siyasi bir istikrarsızlıkta, piyasanın oyuncusu olma fikri, özellikle küçük yatırımcı için av olma potansiyeli yaratıyor. Büyük yatırımcılara ise bu türlü hareketler kazanç olarak geri dönüyor. Bu türlü istikrarsız ortamlarda forex piyasalarındaki parite akışlarını izlemek, kısa zamanlı alış/satış fırsatları yaratabilir. Sabır isteyen petrol yatırımı için ise hem temel hem de teknik analizde satış yönlü eğilim çatısı altında durmak şu an  aynadaki iyi yansıma olarak gözükmekte. 121/127 Dolar fiyat aralığında yatay piyasa oluşturan parite için söylenecek söz hala çok pahalı olmasıydı. 116/121 Dolar arasına salınım yapan ve burada üçgen formasyonuna dahil olan parite için, oluşan şeklin kırılması durumunda normal seyir başlamış olacak.  Biraz daha sadeleştirmekte fayda var…</p>
<p>Temel analiz kısmında, petrol arz ve talebinde genel bir sıkıntı görünmüyor. Ancak, İran ve Suriye yakından takip edilmesi gereken iki haylaz çocuk profilinde. Teknik analizde ise üçgen formasyonu her an bitebilir. Üçüncü vuruş düşüncesiyle yükseliş grafiği çizmek isteyen, yalnız, işin temel boyutunda satış baskısıyla 113/116 Dolar seviyelerini ay içerisinde takibe alan bir piyasa bulunmakta. Genel görünüm satış baskısıyla rahat nefes aldırmak gibi gözüken piyasada boğalardan uzak durmak elbette ki akil karar. Anlık salınımlardan ziyade tutunma hareketleri yapan pariteye oynamak mantıklı bir yaklaşım olabilir. Grafik bazındaki görünüm ise şu şekilde ;</p>
<p>Çağlar TUNCAY<br />
TeleTrade İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haberforex.com/zayif-siyasi-otorite-karsisinda-dusen-petrol-fiyatlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	<media:rating>nonadult</media:rating></channel>
</rss>

