<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-19121439</atom:id><lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 18:50:06 +0000</lastBuildDate><category>Hanimiş Turnede</category><category>Paris Pastaneleri</category><category>yemek ve mutfak filmleri</category><title>Hanimiş</title><description></description><link>http://hanimis.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (hanimiş)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>177</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle/><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-7564633299931620422</guid><pubDate>Tue, 27 Mar 2018 20:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2018-03-27T23:48:55.445+03:00</atom:updated><title>MEDOVİK (BALLI RUS PASTASI)</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjSWxWqRcSd9drHT10b4u1xl1d9GFu8Ekny20a5zMOyf7HcnLaESPUP2CQF5jLoVM3ZR1zwJRV6LaRfGmPrKBFnUZ8p-aOao-tehTLNIr__3bxqkozlfvdUDP_3oJQn1xo-6Ehx/s1600/IMG_9408.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" data-original-height="1600" data-original-width="1600" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjSWxWqRcSd9drHT10b4u1xl1d9GFu8Ekny20a5zMOyf7HcnLaESPUP2CQF5jLoVM3ZR1zwJRV6LaRfGmPrKBFnUZ8p-aOao-tehTLNIr__3bxqkozlfvdUDP_3oJQn1xo-6Ehx/s400/IMG_9408.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Medovik, tarihi 18.yy'a dayanan geleneksel bir Rus Pastası. Tek tek pişirilen ballı bisküvi katmanlarının arası krema ile
 dolduruluyor, bekledikçe bisküviler kremayla bütünleşip yumuşuyor ve ortaya nemli, yumuşacık bir pasta çıkıyor. Günümüzde sadece Rusya'da değil dünyanın farklı ülkelerinde de oldukça popüler bir pasta. Türkiye'de de bazı kafelerin menülerinde denk gelebilir, internette pek çok tarifine rastlayabilirsiniz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ben hiç geleneksel tarifle yapılmış bir versiyonunu yemedim ama internette fotoğraflarına çokça rastladığım bu albenili
 pastanın leziz olduğuna şüphem yoktu. Çokça araştırma, farklı tarifleri karşılaştırma ve nihayetinde birkaç deneme 
sonrasında kendi yaptığım versiyonundan da epey mutluyum. Meşakatli 
görünüyor ama göründüğü kadar zor olmadığını söyleyebilirim. Yazının devamında uyguladığım ve memnun kaldığım reçetelere ve yapım aşamalarına dair notlarıma ulaşabilirsiniz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;Medovik / Ballı Rus Pastası&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tarife geçmeden önce belirtmem gerekir ki bu pastayı mutlaka tüketileceği günden en az 1 gün önce hazırlayın. Bisküvilerinin yumuşaması, pastanın lezzetinin oturması için minimum 1 gün (tercihen 2 gün) boyunca buzdolabında dinlenmesi gerekiyor. Aşağıdaki miktarlar 18 cm çapında 8 bisküvi katından oluşan bir pasta içindir. Siz daha büyük yapmak isterseniz orantılı olarak malzeme miktarını arttırabilirsiniz.&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Ballı bisküvisi için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birkaç değişik tarif denedim ama en içime sinen ve farklı tarif arayışlarımı sonlandıran Smitten Kitchen sitesindeki bisküvi tarifi oldu. Kullanılan cup ölçüsü 240 ml&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Gerekli Malzemeler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 1/2 cup (170 gr) bal&lt;br /&gt;
- 1/2 cup (100 gr) toz şeker&lt;br /&gt;
- 1/2 cup (115 gr) tereyağı&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı (8 gr) karbonat&lt;br /&gt;
- 3 adet büyük boy yumurta&lt;br /&gt;
- bir cimdiz tuz&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü&lt;br /&gt;
- 3 1/2 cups (455 gr) un&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Hazırlanışı:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
1) Bal, şeker ve yağı küçük bir tencereye alın ve orta ısıdaki ocakta kaynatın. 3-4 dakika boyunca kaynatmaya devam edin. Bu aşamada rengi koyulaşıp güzel kokular çıkarmaya başlayacak. &lt;br /&gt;
2) Karışımın içine karbonatı ekleyip tel çırpıcı yardımı ile karıştırın. Karışımı ocaktan alın ve bir kenarda birkaç dakika bekletin.&lt;br /&gt;
3) Bu sırada ayrı bir kasede yumurtaları hafifçe çırpın.&lt;br /&gt;
4) Şimdi biraz dikkat gerektiren bir aşama: Yumurtayı çok ince şekilde tencerenin içine dökmeye başlayın. Ama bu aşamada sürekli çırpmayı ihmal etmeyin ki yumurta sıcak sıvının içinde pişip topaklanmasın. Yani bir elinizle ince ince yumurtayı eklerken diğer elinizle sürekli çırpın.&lt;br /&gt;
5) Yumurtanın hepsi eklendikten sonra vanilyayı da katıp karıştırın.&lt;br /&gt;
6) Farklı bir kap içinde un,tuz, karbonatı birlikte eleyin.&lt;br /&gt;
7) Unlu karışımın dörtte birini tencereye ekleyin, karıştırarak yedirin. Sonra kalan dörtte biri ekleyi, karıştırın. Sonra kalan unu ekleyin ve hamuru yoğurun.&lt;br /&gt;
8) Elde ettiğiniz hamuru 8 eşit parçaya bölün. Her parçayı 20 cm çapında daireler elde edecek şekilde açın ve önceden ısıtılmış 175 derece fırında tek tek pişirin. &lt;br /&gt;
not: hamur en iyi ılıkken açılıyor. o yüzden hamur soğumadan bu işi yapabilirseniz daha rahat ederseniz. Her parçanın pişmesi 6-7 dakika sürüyor. Bir tepside ikişer ikişer pişirebilirsiniz.&lt;br /&gt;
9) Pişen parçaları fırından çıkarınca 18 cm çapında bir çember ya da tabak yardımı ile düzgün daireler kesin. Etrafından çıkan parçaları daha sonra süslemede kullanmak üzere kenara ayırın.&lt;br /&gt;
10) Kenarlardan çıkan parçaları rondodan geçirerek ufalayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Kreması için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Medovik Pasta'nın orijinal tarifinde ekşi krema (sour creme) kullanıldığı söyleniyor. Günümüzdeki modern uygulamalarında da daha çok süt reçeli tercih ediliyor. Her iki krema tarifi de bizim geleneksel mutfaklarımızda bulunan malzemelerle yapılan alışageldiğimiz reçeteler değil. Siz dilerseniz pudingle, pastacı kreması ile, kremşanti ile.. aklınıza gelen tadını sevdiğiniz her krema ile deneyebilirsiniz. Ben bu pastada kullandığım kremanın tarifini aşağıya yazıyorum. Bilahare süt reçelli krema versiyonunun da tarifini paylaşacağım. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Gerekli Malzemeler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
-2 cups (480 ml) ekşi krema/sour cream (bknz not kısmındaki açıklama)&lt;br /&gt;
-2 cups (480 ml) sıvı şanti&lt;br /&gt;
- 1/2 cup (100 gr) toz şeker&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Not:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- Ekşi krema (sour cream) pastörize edilmiş süt kremasına laktik asit bakterisi katılarak elde edilen bir krema çeşididir. İçeriğinin %20’si yağdır. Bulunduğunuz ülkede sour cream varsa doğrudan marketten alıp kullanabilirsiniz. Türkiye'de pek rastlanan/kullanılan bir krema çeşidi olmadığı için onun yerine süzme yoğurt ya da mascarpone kullanabilirsiniz.&amp;nbsp; Ben yarı yarıya (1 cup) süzme yoğurt (1 cup) krem peynir kullandım.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;- Sıvı şanti bitkisel bir krema çeşididir. Pasta malzemesi satan dükkanlardan ya da bazı büyük marketlerden litrelik olarak temin edebilirsiniz. Bunun yerine aynı miktarda süt ile çırpılmış toz kremşanti de kullanabilirsiniz. &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Hazırlanışı:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Tüm malzeme, şeker tamamen eriyip kremanın hacmi 2 katına çıkana kadar uzun uzun çırpılır. Kullanacağınız zamana kadar buzdolabında muhafaza ediniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pastanın bir araya getirilmesi:&lt;br /&gt;
İlk bisküviyi servis tabağına alın. Kremanın göz kararı onda birini üzerine sürün. İkinci bisküviyi üzerine koyun, yine aynı miktarda kremayı üzerine sürün. Bu şekilde tüm katları tamamlayın. Kalan kremayı ve yanlardan akan kısımları pastanın üzerine ve etrafına sıvayın. Rondodan çekip ufaladığınız bisküvileri de etrafına yapıştırın. Buzdolabında en az 1 gün dinlendirdikten sonra servis edebilirsiniz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;SON NOT:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;Çocukken annem doğumgünlerimizde "amonyaklı pasta" yapardı. Bir 
zamanların moda pastalarındandı. Ben de 2-3 yılda bir farklı kremalarla 
denerim. Hiçbiri küçükken yediğim lezzeti vermez ama hep severek 
tüketilen nostaljik bir pastadır amonyaklı pasta. (Kendime not: bir 
sonraki denemeyi fotoğraflayıp tarifini buraya eklemeliyim mutlaka) Bu 
'Medovik Pasta'yı da tarz olarak amonyaklı pastaya çok benzetiyorum. 
Mesela petibör bisküvi-kakaolu puding ile yapılan öğrenci işi bisküvi 
pastası da bence bu kategoride değerlendirilebilir. Yani bunlardan 
herhangi birini seviyorsanız Medovik'i de seversiniz bence. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;
</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2018/03/medovik-balli-rus-pastasi.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjSWxWqRcSd9drHT10b4u1xl1d9GFu8Ekny20a5zMOyf7HcnLaESPUP2CQF5jLoVM3ZR1zwJRV6LaRfGmPrKBFnUZ8p-aOao-tehTLNIr__3bxqkozlfvdUDP_3oJQn1xo-6Ehx/s72-c/IMG_9408.JPG" width="72"/><thr:total>19</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-4617111241419841729</guid><pubDate>Sat, 30 Dec 2017 17:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2017-12-30T20:36:55.976+03:00</atom:updated><title>GERMAN CHOCOLATE CAKE / ALMAN ÇİKOLATALI PASTA</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBKIIENxIZomcZT4Z9T-P3kEcWodano1TVRfKtWhM47pv2HW0tawWIlTV5Xsdj2Rc2z7nayTH7Ylsc6r4a5h72U5Fi3KJmNPkMpqSOz6NTMAFUHVCRKtqOAuz3AI5Y_8mpfpR0/s1600/image1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" data-original-height="914" data-original-width="747" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBKIIENxIZomcZT4Z9T-P3kEcWodano1TVRfKtWhM47pv2HW0tawWIlTV5Xsdj2Rc2z7nayTH7Ylsc6r4a5h72U5Fi3KJmNPkMpqSOz6NTMAFUHVCRKtqOAuz3AI5Y_8mpfpR0/s400/image1.JPG" width="326" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
2017'nin son iki ayı tüm arkadaş ve akraba buluşmalarında bu pastayı yaptım. Yıl sona ermeden tarifini de Hanimiş'e eklemek istedim. Yılbaşı sofrasına da çok yakışacak bir pasta reçetesi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Herkese iyi seneler dilerim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;b&gt;German Chocolate Cake / Alman Çikolatalı Pasta&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
(kaynak: David Lebovitz'in &lt;a href="https://www.davidlebovitz.com/" target="_blank"&gt;bloğundaki&lt;/a&gt; tariften uyarlanmıştır)&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Gerekli Malzemeler:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Keki için:&lt;br /&gt;
(2 adet 18cm çapında yuvarlak kek kalıbı için)&lt;br /&gt;
- 90 gr bitter kuvertür çikolata&lt;br /&gt;
- 75 ml su&lt;br /&gt;
- 170 gr tereyağı&lt;br /&gt;
- 180 gr + 40 gr toz şeker&lt;br /&gt;
- 3 adet büyük boy yumurta&lt;br /&gt;
- 225 gr un&lt;br /&gt;
- 3 gr kabartma tozu&lt;br /&gt;
- 6 gr karbonat&lt;br /&gt;
- bir cimdik tuz&lt;br /&gt;
- 180 ml buttermilk (180 ml süt içine birkaç damla limon katarak kesilmesini sağlayarak da hazırlayabilirsiniz)&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü&lt;br /&gt;
- keki ıslatmak için şurup (birebir ölçü ile hazırlanmış şekerli su) &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgpc_ExRlHalkuFOX48wulu_vkIjy3kuf9T4wYmxtahE4VqR_n3W0F7VGmSzV8rFz8JWgbxdqlcethalJDXLIRMb1uzI1nU1zx_WJ7fyOKDpcYMdFuGF1HJZqkKlpQwdzXTMuKk/s1600/image2.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" data-original-height="800" data-original-width="800" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgpc_ExRlHalkuFOX48wulu_vkIjy3kuf9T4wYmxtahE4VqR_n3W0F7VGmSzV8rFz8JWgbxdqlcethalJDXLIRMb1uzI1nU1zx_WJ7fyOKDpcYMdFuGF1HJZqkKlpQwdzXTMuKk/s200/image2.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Dolgusu için:&lt;br /&gt;
- 180 ml süt kreması&lt;br /&gt;
- 150 gr toz şeker&lt;br /&gt;
- 2 adet büyük boy yumurtanın sarıları&lt;br /&gt;
- 40 gr tereyağı&lt;br /&gt;
- bir cimdik tuz&lt;br /&gt;
- 1 bardak dövülmüş ceviz&lt;br /&gt;
- 1 bardak hindistan cevizi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dışı için:&lt;br /&gt;
- 250 ml süt kreması&lt;br /&gt;
- 250 gr bitter kuvertür çikolata&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;&lt;b&gt;Hazırlanışı&lt;/b&gt;:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;1)Önce dış kremasını (ganaş) hazırlayın. Süt kremasını ocakta kaynatıp altını kapatın. İçine çikolatayı ekleyip karıştırarak eritin. Serin bir yerde koyulaşıp, sürülebilir krema kıvamına gelene kadar bekletin. Buzdolabına da koyabilirsiniz ama 1 saat içinde kontrol edin fazla sertleşip kurumadan dolaptan çıkarın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;2)Keki hazırlamak için; Su ve çikolatayı bir benmari kurarak çişkolata eriyene kadar ısıtın, kenara alın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;3) Yumurtaların aklarını ve sarılarını ayırın. Akları 180 gr şeker ile uzun uzun, tepecikler oluşana kadar çırpın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;4) Un, kabartma tozu, karbonat ve tuzu birlikte eleyin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;5) Oda ısısındaki tereyağı ile kalan şekeri çırpın. Yumurta sarılarını ve yağı da ekleyip bir süre daha çırpın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;6) Kuru malzemenin yarısını bu yağlı karışıma ekleyin, biraz çırptıktan sonra buttermilkin yarısını ekleyin. Biraz daha çırpın sonra yine kurular ve kalan buttermilk olacak şekilde kademeli olarak ekleye ekleye çırpmaya devam edin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;7)Son olarak mikseri kenara bırakın ve yumurta aklarını bu karışıma silikon bir spatula yardımı ile nazikçe, akları söndürmeden ekleyin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;8) 2 adet 18 cm çapında kalıba hamuru paylaştırın ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişirin. Pişip pimediğini kürdan testi ile anlayabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;9)Piştikten sonra oda ısısına geldiginde kekleri 2 şer kata ayırın, böylece elinizde 4 pat kek olacak. Kek katlarını hazırladığınız şurup ile ıslatın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;10)Kekler pişerken o sırada pastanın dolgusunu hazırlayabilirsiniz. Bunun için krema, şeker ve yumurta sarılarını ocağa alın, kaynamaya başlar başlamaz ocağı kapatın. Tuzu, hindistan cevizini, cevizi ve yumuşak tereyağını içine katın karıştırın. Bu haliyle cıvık olan dolgu soğudukça daha koyu bir kıvama gelecektir. Oda ısısına gelince kullanıma hazır demektir. Bu süreci hızlandırmak isterseniz buzdolabına da koyabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;11) Pastayı biraraya getirirken bir kat kek, 3 yemek kaşığı dolgu, bir kat kek, 3 kaşık dolgu şeklinde üst üste yerleştirin. Bir miktar dolgunuz artabilir. Genelde onu pastanın süslemesinde kullanıyorlar. Pastanın dışını hazırladığınız ganaş ile sıvayıp buzdolabında (tercihen 1 gece) dinlendirdikten sonra dilediginiz şekilde süsleyip afiyetle yiyebilirsiniz :)

&lt;/span&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2017/12/2017nin-son-iki-ay-tum-arkadas-ve.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBKIIENxIZomcZT4Z9T-P3kEcWodano1TVRfKtWhM47pv2HW0tawWIlTV5Xsdj2Rc2z7nayTH7Ylsc6r4a5h72U5Fi3KJmNPkMpqSOz6NTMAFUHVCRKtqOAuz3AI5Y_8mpfpR0/s72-c/image1.JPG" width="72"/><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-5802645101974110217</guid><pubDate>Sat, 12 Mar 2016 15:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2016-03-12T17:08:51.669+02:00</atom:updated><title>PARİS-BREST</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhV1dX_gKiE9E__nyli-J4F8Ay8QgrEJcObj9r-Fq_NlLvc2b0HqYNTrmqMMBVf3-U5NSVMfQ92q9GLcmCdGwLNjLZfPY5IvUXBom8Iz8xTrUPcgPlwGw2lYDoRxbNZTR6yQPtQ/s1600/DSC_5175-Edit%2540hanimis.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhV1dX_gKiE9E__nyli-J4F8Ay8QgrEJcObj9r-Fq_NlLvc2b0HqYNTrmqMMBVf3-U5NSVMfQ92q9GLcmCdGwLNjLZfPY5IvUXBom8Iz8xTrUPcgPlwGw2lYDoRxbNZTR6yQPtQ/s400/DSC_5175-Edit%2540hanimis.jpg" width="330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Hikayesi olan tatlıları severim. Klasik bir Fransız tatlısı olan Paris- Brest de onlardan biri…&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pataşudan hazırlanan, içi pralinli bir krema ile doldurulan, üzerine badem parçaları ve pudra şekeri serpilerek tamamlanan halka şeklindeki bu tatlı, ismini 1891 yılından beri her dört yılda bir düzenlenmeye devam eden bir bisiklet etkinliğinden alıyormuş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Paris-Brest-Paris” (PBP), Paris’in güneyinden başlayıp batıya doğru 600 km giderek, Atlantik Okyanusu’na komşu bir liman kenti olan Brest’e ulaşan ve yine aynı rotayı geri dönerek Paris’te tamamlanan 1200 km.lik bir bisiklet yarışı. Bu parkur üzerinde pastanesi olan Louis Durant isimli bir pasta şefi 1910 yılında, bisikletçilerin dikkatini çekip pasta satışlarını arttırabilmek için bisiklet tekerine atıfta bulunarak halka şeklinde büyükçe eklerler (eclairs) yapmaya karar veriyor. Bu fikir o kadar tutuyor ki bu tatlı günümüzde de hala çok sevilen ve Fransa’nın her tarafında pek çok pastane tarafından yapılan klasik tatlılarından biri.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEoUgCvfESZSL80VvS8Axe1p_xxQf5potN8puQ-THUnMQzJ8Fi3Ppe6ywfAFVAzVvaKCtx4em_1SoBzhkyveY5ZTIeGjq4Ba7zW9MOCjiizAY4iRw0AlD7ftB3wr0Csb2FKFmt/s1600/pbp_minimap1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="87" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEoUgCvfESZSL80VvS8Axe1p_xxQf5potN8puQ-THUnMQzJ8Fi3Ppe6ywfAFVAzVvaKCtx4em_1SoBzhkyveY5ZTIeGjq4Ba7zW9MOCjiizAY4iRw0AlD7ftB3wr0Csb2FKFmt/s320/pbp_minimap1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;PBP'nin 125 yıldır kullanılan rotası&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Son derece sade ve bence sadeliğiyle daha da çarpıcı olan bu tatlının değişik şefler/ pastaneler tarafından farklı yorumlanmış halleri olmasına rağmen en klasik haliyle bir “Paris-Brest” şunlardan oluşuyor: Büyükçe halkalar şeklinde pişirilmiş pataşu, pralinli krema (ben onun yerine hafif karamelize edilmiş bir vanilyalı pastacı kreması kullandım), badem parçaları ve pudra şekeri (ben file fındık kullandım). Buyurun tarifi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiI8tLvGwoLo6qRMajIzgFLxV9A95k4KkYqNet6hnMW4CunnFJ6Sw0dfEjPDk8ybkojyYmhKXtWqIlFaZEY4jUGhpCNUokwqz91WdUCBy-WEKvVVjs9P2LvsDxNZHTFSBvJgBJ8/s1600/DSC_5166-Edit%2540hanimis.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiI8tLvGwoLo6qRMajIzgFLxV9A95k4KkYqNet6hnMW4CunnFJ6Sw0dfEjPDk8ybkojyYmhKXtWqIlFaZEY4jUGhpCNUokwqz91WdUCBy-WEKvVVjs9P2LvsDxNZHTFSBvJgBJ8/s400/DSC_5166-Edit%2540hanimis.jpg" width="241" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;b&gt;PARİS-BREST&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaynak: Pataşu ve genel hazırlama mantığı Larousse Gastronomique’de yer alan Pierre Herme’nin tarifine göredir. Krema kısmını farklı bir teknik denerken tesadüfen uydurmuş oldum. Ortaya çok hafif ve yumuşak bir pastacı kreması çıktı, ama karamel tadı pek baskın olmadığı için çok tatmin olduğumu söyleyemem.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;&lt;b&gt;GEREKLİ MALZEMELER:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
(8 adet için 12 cm çapında halka için)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Pataşu için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 90 ml süt&lt;br /&gt;
- 150 ml su&lt;br /&gt;
- 100 gr tereyağı&lt;br /&gt;
- bir cimdik tuz&lt;br /&gt;
- 150 gr un&lt;br /&gt;
- 6 adet yumurta&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Karamellimsi Pastacı Kreması için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 90 gr toz şeker&lt;br /&gt;
- 30 ml ılık su&lt;br /&gt;
- 40 ml sıcak su&lt;br /&gt;
- 500 ml süt&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü (şart değil)&lt;br /&gt;
- 125 gr yumurta sarısı&lt;br /&gt;
- 50 gr mısır nişastası&lt;br /&gt;
- 50 gr tereyağı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;üzeri  için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 150 gr file fındık&lt;br /&gt;
- serpmek için pudra şekeri&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;u&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI:&lt;/b&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1. Önce kremayı hazırlayın. 90 gr tozşeker ve 30 ml suyu bir tencereye koyun ve orta ateşte altın rengini alana kadar karamelize edin. Ocağı kapatın, 40 ml sıcak suyu ekleyin ve spatula ile karıştırın ki karamelin pişmesi dursun. Bir kenara soğumaya alın. Ilındıktan sonra yumurta sarılarını ile birlikte iyice çırpın  (dikkat karamelin iyice ılındığından emin olun ki yumurtalarınızı eklediğinizde pişmesinler) Nişastayı da ekleyip homojen bir karışım olana kadar karıştırın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2. Başka bir tencerede süt ve vanilyayı orta ateşte kaynatın. Kaynayınca ocaktan alın, karamelli karışıma ekleyin ve çırpın. Tekrar ocağa alın, sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Son olarak yağı da ekleyin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3. Kremanızı başka bir kaba alın. Üzerine değecek şekilde streç film ile kaplayın (kabuk bağlamaması ve bakteri ürememesi için) ve buzdolabına kaldırın. Tamamen soğumasını bekleyin. Soğuduktan sonra dolaptan çıkarın ve kullanmadan önce muhakkak çırpın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4. Pataşu toplarını hazırlamaya başlamadan önce fırınınızı 180 dereceye ayarlayın, ısınmaya başlasın. Tencere içine su, süt,tuz ve tereyağını koyun, bir taşım kaynatın. Kaynayınca hemen unu ilave edip hızlıca karıştırarak 5 dakika pişirin. Hamur toparlanınca ocaktan alın biraz ılınmasını bekleyip mikser kabına alın. Mikser ile karıştırırken teker teker yumurtaları ilave edin. Hamur parlak ve sıkıldığında formunu koruyacak bir kıvamda olmalı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjoS4OrYF6hA3_OzSvrN-QoEmWC6HLDSBkbBLhyphenhyphenb3cKeSxCGWWoJGsgUNjCd_UumcbDFFK8WIlIhxVepRuAomfYhgeRX85oa0LRNFAGxRQ-ZQEpKDEmTYL70W4DJa0Nq8cPnBtQ/s1600/halka.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="76" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjoS4OrYF6hA3_OzSvrN-QoEmWC6HLDSBkbBLhyphenhyphenb3cKeSxCGWWoJGsgUNjCd_UumcbDFFK8WIlIhxVepRuAomfYhgeRX85oa0LRNFAGxRQ-ZQEpKDEmTYL70W4DJa0Nq8cPnBtQ/s200/halka.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
5. Hamuru düz yuvarlak bir duy takılmış sıkma torbasına aktarın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye yandaki fotoğraftaki gibi önce 8 cm çapında bir halka sıkın, içine bir halka daha sıkın ve son olarak üzerlerine gelecek şekilde bir halka daha sıkın. Bu şeklinde 8 parçanız olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6. Üzerlerini parmağınızla hafifçe ıslatıp file fındıkları serpin. (Ben burada ıslatma işlemini unuttuğum için piştikten sonra fındıklar yapışmadı ve çoğu düştü)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7. Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 40 dakika pişirin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8. Pataşular pişip, soğuyup oda ısısına geldiğinde ortadan ikiye kesin, yıldız duy takılmış krema torbasına kremanızı alın ve yuvarlak hareketlerle kremanızı pataşuların arasına sıkın. Son olarak da üzerine pudra şekeri serpin. Afiyet şeker olsun.
&lt;/span&gt;
</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2016/03/paris-brest.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhV1dX_gKiE9E__nyli-J4F8Ay8QgrEJcObj9r-Fq_NlLvc2b0HqYNTrmqMMBVf3-U5NSVMfQ92q9GLcmCdGwLNjLZfPY5IvUXBom8Iz8xTrUPcgPlwGw2lYDoRxbNZTR6yQPtQ/s72-c/DSC_5175-Edit%2540hanimis.jpg" width="72"/><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-4123228421944792629</guid><pubDate>Fri, 05 Feb 2016 17:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2016-02-05T19:50:57.000+02:00</atom:updated><title>BALKABAKLI PATAŞU &amp; CHOUX AU CRAQUELIN</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhMcwa-BXRGk6wsqoIzfHsBKAiVjpCbMRQFDhNBzNltBms-rsYoOr-5P4jdD7j7Yx6v3en1AA1rjF-bum97AW1d3ZfyeYHaba10eMvn2DsF3uAUIGqKdV4z62TuaS0jpruf6HUw/s1600/DSC_4713_edit%2540hanimis.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhMcwa-BXRGk6wsqoIzfHsBKAiVjpCbMRQFDhNBzNltBms-rsYoOr-5P4jdD7j7Yx6v3en1AA1rjF-bum97AW1d3ZfyeYHaba10eMvn2DsF3uAUIGqKdV4z62TuaS0jpruf6HUw/s640/DSC_4713_edit%2540hanimis.jpg" width="449" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Bir &lt;a href="http://hanimis.blogspot.com.tr/2016/02/croquembouche-citir-patasu-kulesi_2.html" target="_blank"&gt;önceki yazıda&lt;/a&gt; pataşudan (pate a choux) biraz bahsetmiştim. Yapısı itibari ile pişerken gelişigüzel kabarıp özdeş olmayan şekiller alan bu hamurun ismi zaten aldığı bu şekil sebebiyle lahana (Fransızca choux) kelimesinden geliyor. O pofuduk şekilleri  onun alamet-i farikası ama bazı sunumlar için daha düz yüzeyli,toplar da yapabilmek istiyor insan. Eğer fırınınızı iyi tanıyor, doğru ayar ve derecede pişirme yapabiliyorsanız daha düz yüzeyli şu topları elde edebilirsiniz. Ama ev tipi fırınlarda bu tür ayarlamalar yapabilmek her zaman çok kolay olmuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Choux au craquelin&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pastacılık dünyasında pataşunun son zamanlarda oldukça sevilen bir yakın arkadaşı var: craquelin (kraker). Yağ, şeker ve un kullanılarak hazırlanan bu basit hamurun dört tane önemli avantajı var. Birincisi, engebesiz, tutarlı bir yuvarlak yüzey şekli elde edebiliyorsunuz. İkincisi, pataşunun mülayim tadına fazladan bir lezzet ve doku katabiliyorsunuz. Üçüncüsü, tepsiye sıktığınız şekiller craquelin eklenmemiş haline göre daha fazla ve düzgün kabarıyor. Dördüncüsü ise pişme sonunda içleri görünür şekilde daha oyuk oluyor. Daha ne olsun... Ayrıca ben ayırt edici çatlak görüntüsünü çok seviyorum. İsterseniz gıda boyası ile renklendirebilmek de mümkün. Mesela çilekli bir dolgu kreması kullanacaksanız pembe craquelin hazırlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fotoğrafta gördüğünüz tatlı için büyükçe “choux au craquelin”ler hazırladım. İç kremasında balkabağı kullanmak istedim ama kabak tatlısı sevmeyenlerin de severek yiyebileceği, baharatlarla çeşnilendirilmiş hafif bir krema olmasını gözettim. Siz kendi damak zevkinize göre kabak püresi ve baharat miktarını azaltıp arttırabilirsiniz. Buyurun reçetesi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;BALKABAKLI PATAŞU&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aşağıda yer alan miktarlar 7 cm çapında, 12 adet top içindir. Balkabağı püresini ve craquelin kısmını daha önceden hazırlamanız gerekeceğinden tatlıyı hazırlamaya başlamadan önce lütfen bütün tarifi okuyunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;&lt;b&gt;GEREKLİ MALZEMELER&lt;/b&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Craquelin için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 40 gr tereyağı  (soğuk olmalı)&lt;br /&gt;
- 50 gr esmer şeker&lt;br /&gt;
- 50 gr un&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
not: bu miktarlarla hazırladığınız hamurun bir kısmı artabilir. Kalan hamuru streç film ile sarıp buzlukta 2 aya kadar saklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Pate a Choux için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 80 ml su&lt;br /&gt;
- 80 ml süt&lt;br /&gt;
- 75 gr tereyağı&lt;br /&gt;
- bir cimdik tuz&lt;br /&gt;
- 110 gr un&lt;br /&gt;
- 4 adet yumurta&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Balkabaklı Pastacı Kreması için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 500 ml süt&lt;br /&gt;
- 5 adet büyük boy yumurtanın sarısı&lt;br /&gt;
- 75 gr toz şeker&lt;br /&gt;
- 35 gr mısır nişastası&lt;br /&gt;
- 30 gr un&lt;br /&gt;
- 40 gr tereyağı&lt;br /&gt;
- 300 gr önceden hazırlanmış baharatlı balkabağı püresi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;not:&lt;/b&gt; Balkabağı püresini önceden hazırlamış olmanızı öneriyorum. Bunun için önceden ince şekilde dilimlenmiş, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılmış ve yıkanmış 300 gr kadar kabağı yayvan bir tencereye yan yana dizin. Üstlerine birkaç kaşık toz şeker serpin. Sakın daha fazla koymayın ki kremadaki şeker de eklenince çok tatlı olmasın. Tencerenin kapağını kapatın ve kabakların sulanıp şekerin erimesi için en az 3-4 saat, tercihen bir gece oda ısısında bırakın. Ertesi gün kısık ateşte kabaklar yumuşayana kadar pişirin. Soğuyup oda ısısına geldikten sonra 1 tatlı kaşığı zencefil ve 2 tatlı kaşığı tarçın ile birlikte rondodan geçirerek veya ezerek püre haline getirin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI&lt;/b&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1. Önce kremayı hazırlayın. Sütü şeker ile birlikte bir taşım kaynatın. Başka bir kabın içinde yumurta sarıları, un ve nişastayı karıştırın. Çırpmaya devam ederken çok yavaş bir şekilde azar azar sıcak sütü ekleyin. Sürekli çırpmaya devam edin ki yumurtalar topaklanmasın. Bu karışımı tekrar tencereye alın ve yine sürekli karıştırarak pişirin. Muhallebi kıvamını aldığından ocaktan alın, biraz ılınınca tereyağını ekleyin. Kremanızı başka bir kaba alın. Üzerine değecek şekilde streç film ile kaplayıp buzdolabına kaldırın. Tamamen soğumasını bekleyin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2. Craquelin için buzdolabından çıkardığınız soğuk tereyağı, esmer şeker ve unu ezerek karıştırın. Kırıntılı bir dokusu olacak. İki yağlı kağıt arasında merdane ile hamuru 2-3 mm kalınlığında açın ve bu şekilde buzluğa kaldırın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3. Pataşu toplarını hazırlamaya başlamadan önce fırınınızı 200 dereceye ayarlayın, ısınmaya başlasın. Tencere içine su, süt,tuz ve tereyağını koyun, bir taşım kaynatın. Kaynayınca hemen unu ilave edip hızlıca karıştırarak 5 dakika pişirin. Hamur toparlanınca ocaktan alın biraz ılınmasını bekleyip mikser kabına alın. Mikser ile karıştırırken teker teker yumurtaları ilave edin. Hamur parlak ve sıkıldığında formunu koruyacak bir kıvamda olmalı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvJ2Eep65rvIUDJ3reRh1Ow-NC2voZYQi-AIvvcB6eBaDWvQDnVe8GnHIREHzyQkBueoMB025grjM6uXYJdQQylzLUhsaBEGwXdGXQsssqCqXvzkLoFoHpx668mdkakSKB6_QN/s1600/croquelin3.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="125" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgvJ2Eep65rvIUDJ3reRh1Ow-NC2voZYQi-AIvvcB6eBaDWvQDnVe8GnHIREHzyQkBueoMB025grjM6uXYJdQQylzLUhsaBEGwXdGXQsssqCqXvzkLoFoHpx668mdkakSKB6_QN/s200/croquelin3.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;
 &lt;o:OfficeDocumentSettings&gt;
  &lt;o:AllowPNG/&gt;
 &lt;/o:OfficeDocumentSettings&gt;
&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;

&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;
Choux au
craquelin &lt;/div&gt;
&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;
 &lt;w:WordDocument&gt;
  &lt;w:View&gt;Normal&lt;/w:View&gt;
  &lt;w:Zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;
  &lt;w:TrackMoves/&gt;
  &lt;w:TrackFormatting/&gt;
  &lt;w:HyphenationZone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;
  &lt;w:PunctuationKerning/&gt;
  &lt;w:ValidateAgainstSchemas/&gt;
  &lt;w:SaveIfXMLInvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;
  &lt;w:IgnoreMixedContent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;
  &lt;w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;
  &lt;w:DoNotPromoteQF/&gt;
  &lt;w:LidThemeOther&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;
  &lt;w:LidThemeAsian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;
  &lt;w:LidThemeComplexScript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;
  &lt;w:Compatibility&gt;
   &lt;w:BreakWrappedTables/&gt;
   &lt;w:SnapToGridInCell/&gt;
   &lt;w:WrapTextWithPunct/&gt;
   &lt;w:UseAsianBreakRules/&gt;
   &lt;w:DontGrowAutofit/&gt;
   &lt;w:SplitPgBreakAndParaMark/&gt;
   &lt;w:EnableOpenTypeKerning/&gt;
   &lt;w:DontFlipMirrorIndents/&gt;
   &lt;w:OverrideTableStyleHps/&gt;
  &lt;/w:Compatibility&gt;
  &lt;m:mathPr&gt;
   &lt;m:mathFont m:val="Cambria Math"/&gt;
   &lt;m:brkBin m:val="before"/&gt;
   &lt;m:brkBinSub m:val="--"/&gt;
   &lt;m:smallFrac m:val="off"/&gt;
   &lt;m:dispDef/&gt;
   &lt;m:lMargin m:val="0"/&gt;
   &lt;m:rMargin m:val="0"/&gt;
   &lt;m:defJc m:val="centerGroup"/&gt;
   &lt;m:wrapIndent m:val="1440"/&gt;
   &lt;m:intLim m:val="subSup"/&gt;
   &lt;m:naryLim m:val="undOvr"/&gt;
  &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt;
&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;
 &lt;w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"
  DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"
  LatentStyleCount="267"&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"
   UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography"/&gt;
  &lt;w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading"/&gt;
 &lt;/w:LatentStyles&gt;
&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt;
&lt;style&gt;
 /* Style Definitions */
 table.MsoNormalTable
 {mso-style-name:"Table Normal";
 mso-tstyle-rowband-size:0;
 mso-tstyle-colband-size:0;
 mso-style-noshow:yes;
 mso-style-priority:99;
 mso-style-parent:"";
 mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
 mso-para-margin-top:0cm;
 mso-para-margin-right:0cm;
 mso-para-margin-bottom:10.0pt;
 mso-para-margin-left:0cm;
 line-height:115%;
 mso-pagination:widow-orphan;
 font-size:11.0pt;
 font-family:"Calibri","sans-serif";
 mso-ascii-font-family:Calibri;
 mso-ascii-theme-font:minor-latin;
 mso-hansi-font-family:Calibri;
 mso-hansi-theme-font:minor-latin;
 mso-bidi-font-family:"Times New Roman";
 mso-bidi-theme-font:minor-bidi;
 mso-fareast-language:EN-US;}
&lt;/style&gt;
&lt;![endif]--&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
4. Hamuru düz, geniş, yuvarlak bir duy takılmış sıkma torbasına aktarın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye 5-6 cm çapında toplar şeklinde aralıklı olarak sıkın. Buzluktan “craquelin”i çıkarın 5-6 cm çapında yuvarlak kalıp kullanarak hamurdan daireler kesin ve tepsideki şu toplarının üzerine yerleştirip parmağınızla hafifçe bastırın.Tepsideki halleri yandaki fotodaki gibi olmalı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5. Önceden ısıtılmış fırında 15 dakika pişirin. Sonra fırının ısısını 180 dereceye düşürün ve 35 dakika daha pişirin ve fırından alın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6. Bu sırada soğumuş olan kremanızı  dolaptan çıkarın ve önceden hazırladığınız baharatlı balkabağı püresinin yarısını ekleyerek karıştırın. Kıvamını ve lezzetini kontrol edin. Dokusu yumuşak ama sıkma torbası ile sıktığınızda formunu koruyacak bir kıvamda olmalı. Eğer kremanız çok cıvık olmadıysa kalan püreyi de ekleyip yeniden çırpın. Büyük boy yıldız duy takılmış bir sıkma torbasına koyun.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7. Şu toplarınız oda ısısına geldiğinde bıçakla üst kısmından minik bir kapak kesin. Kremayı içini dolduracak hafifçe de üzerinden taşacak şekilde sıkın. Dilerseniz kendi kapağı ile, dilerseniz ceviz ile veya benim yaptığım gibi minik kabak tatlısı parçaları ile süsleyebilirsiniz.

Afiyet şeker olsun&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Önemli not:&lt;/b&gt; Malesef pataşu ile yapılan tatlılar çok dayanıklı olmuyor. Aynı gün içinde tüketilmesini öneriyorum. Aksi takdirde craquelin kıtırlığını kaybeder, pataşu nemlenir. 

&lt;/span&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2016/02/balkabakli-patasu-choux-au-craquelin.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhMcwa-BXRGk6wsqoIzfHsBKAiVjpCbMRQFDhNBzNltBms-rsYoOr-5P4jdD7j7Yx6v3en1AA1rjF-bum97AW1d3ZfyeYHaba10eMvn2DsF3uAUIGqKdV4z62TuaS0jpruf6HUw/s72-c/DSC_4713_edit%2540hanimis.jpg" width="72"/><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-148229054996686245</guid><pubDate>Tue, 02 Feb 2016 15:02:00 +0000</pubDate><atom:updated>2016-02-02T19:04:22.908+02:00</atom:updated><title>CROQUEMBOUCHE / ÇITIR PATAŞU KULESİ</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhhrmHTZtTgeXU20n5yZr_cCC-u8ug-XkEDo7tBrCPl6tLqYsVPtW2-7idV8Mgh51a6Y-BvmTozFe4xvaivHK66_rg_w8nmA6kT5HIlGB4QzWX4xMPKmY41ml044s7hAcz8XwAL/s1600/DSC_5115-Edit%2540hanimis.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="640" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhhrmHTZtTgeXU20n5yZr_cCC-u8ug-XkEDo7tBrCPl6tLqYsVPtW2-7idV8Mgh51a6Y-BvmTozFe4xvaivHK66_rg_w8nmA6kT5HIlGB4QzWX4xMPKmY41ml044s7hAcz8XwAL/s640/DSC_5115-Edit%2540hanimis.jpg" width="452" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen sene bu zamanlar, mahallemizin eczacısı Asuman teyze eclairs(ekler) siparişi vermek için aradı. &lt;i&gt;Ailece ekleri çok seviyorlarmış, değişik değişik pastanelerden alıp denemişler ama eskiden yedikleri gibisini hiçbir yerde bulamamışlar.&lt;/i&gt; Beklenti büyük olunca çekindim. Güvendiğim reçetelerim olduğunu (bknz: &lt;a href="http://www.boyutstore.com/butik-pastacilik" target="_blank"&gt;Butik Pastacılık&lt;/a&gt; kitabı) ama yine de ekler konusunda çok usta olmadığımı söyledim. Israr edince bir miktar hazırlayıp götürdüm. Beğenmiş olmalılar ki hemen arkasından çok miktarda sipariş verdiler. Bana sorarsanız biraz nezaket gösterdiler o zaman. Çünkü yaptığım ekler lezzetli olmasına lezzetliydi ama üzerine çalışıp denemeler yaptıkça gördüm ki çok daha iyi olabilirlermiş. İşte o gün karar vermiştim: "Bu konuya eğilmeli, mükemmel eklerin peşine düşmeli." diye.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Son 1 senedir aralıklarla çeşitli denemeler yaptım. Bu işin erbabı olan pastanelerden ekler yeme ve kıyas yapabilme şansı da buldum. (bknz:  &lt;a href="http://leclairdegenie.com/" target="_blank"&gt;L’Éclair de Genie&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.fauchon.com/en/" target="_blank"&gt;Fauchon&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://stohrer.fr/?lang=en" target="_blank"&gt;Stohrer&lt;/a&gt;,  &lt;a href="http://www.latelierdeleclair.fr/" target="_blank"&gt;L'Atelier de l'Éclair&lt;/a&gt;, &lt;a href="https://www.laduree.com/en_int/" target="_blank"&gt;Ladurée&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.pierreherme.com/" target="_blank"&gt;Pierre Herme&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.sadaharuaoki.com/" target="_blank"&gt;Sadaharu Aoki&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.maison-kayser.com/en/" target="_blank"&gt;Eric Kayser&lt;/a&gt; ...) İyi ve doğru malzeme kullanmak ne kadar önemliyse teknik de bir o kadar önemliymiş bunu fazlasıyla anladım. Bu yazı tüm bu denemeler sonucu edindiğim tecrübeleri paylaşmak için ilk adım olsun. Bu konuda yazmaya devam edeceğim...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Croquembouche&lt;/b&gt;, Fransızların genellikle düğünlerde veya kalabalık özel gün toplantılarında sunulan bir tatlı. Tarihi 19.yy başlarına kadar dayanıyormuş. Fransızca “croque-en-bouche” yani “ağzın içindeki çıtırtı” gibi bir anlama geliyor.  Croquembouche, pataşu (şu hamuru) toplarının içinin krema ile doldurulup, koni şeklinde üst üste dizilip, sert, çıtır karamel ile birbirine yapıştırılıp süslenmesi ile oluşturuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Pate a Choux / Pataşu veya Şu Hamuru&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjh07kgLDrfDBWnO82dQ-KCyH0Q8fAn3EDUQEjJAI0DUexnaj3ZszFOMU0JqrQnXVN2GUjtE6FsscS8XA1cCoABLc561rnbKl1sdSKX4QVykPc06eNJ5NhqobuNDI21Q8iwO0_l/s1600/DSC_5062-Edit%2540hanimis.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjh07kgLDrfDBWnO82dQ-KCyH0Q8fAn3EDUQEjJAI0DUexnaj3ZszFOMU0JqrQnXVN2GUjtE6FsscS8XA1cCoABLc561rnbKl1sdSKX4QVykPc06eNJ5NhqobuNDI21Q8iwO0_l/s320/DSC_5062-Edit%2540hanimis.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Pate a Choux (pataşu), sadece tereyağı, su (belki süt), un ve yumurta kullanılarak yapılan ve pişirilerek hazırlanan sihirli bir hamur.  Kalın, ağır bir dokusu olmasına rağmen içindeki yüksek sıvı oranı sebebiyle,pişme sırasında (herhangi bir kabartıcı kullanmadan) buharlaşma ile sağlanan iç boş kabuklar oluşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
16.yy.’da İtalyan pastacı Popelini tarafından bulunup 17.yy.’da “şeflerin kralı, kralların şefi” olarak anılan Fransız şef ve yemek yazarı Carème tarafından geliştirildiği biliniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Choux Fransızca lahana anlamına geliyor. Piştiğinde aldığı şekil lahanaya benzediği için olsa gerek bu hamura da bu ismi vermişler.  Aslında &lt;a href="http://www.amazon.com/Bo-Friberg/e/B001IGJQDW" target="_blank"&gt;Bo Friberg&lt;/a&gt; şef, kitaplarında pate a choux, bir hamur değil, adı üzerinde (pate,paste)  fazladan yumurta eklenerek meyane edilmiş bir macundur diyor. O yüzden şu hamuru demek yerine pataşu demek daha doğru olabilir. Biz &lt;a href="http://www.boyutstore.com/butik-pastacilik" target="_blank"&gt;Butik Pastacılık&lt;/a&gt; kitabımızda croquembouche için “Ballı Top” ismini kullanmıştık ama şimdi yukarıdaki açıklamalara istinaden Çıtır Pataşu Kulesi ismini kullanmayı tercih ettim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pataşuyu biz en çok ekler ve profiterolden tanıyoruz. Ama daha pek çok tatlı ve hatta tuzlu yapımında kullanılan çok temel bir malzeme. Başarabilirsem Hanimiş güncede bu yıl bol bol pataşu ile yapılan reçeteler yayınlamayı umuyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;CROQUEMBOUCHE / ÇITIR PATAŞU KULESİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
kaynak: Butik Pastacılık kitabında yer verdiğimiz tarifin çok ufak birkaç değişiklikle güncellenmiş hali. Aşağıdaki ölçüler yaklaşık 20 adet pataşu topu ve onlara yetecek miktarda krema ve karamel içindir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;u&gt;GEREKLİ MALZEMELER&lt;/u&gt;&amp;nbsp;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi2JcHlaDLfXq4TjLSyEkeL_aX2T2pdATcACP3dQpKST97jhyphenhyphenTf9I-IrOTV3PlEFfwn3Hrn7AG3mEOlA8105z6hqSHoxhZ0K__R67yTJt2ttX3Pb2XrNOxaNtWEIHht2hwqsy3K/s1600/DSC_5108-Edit%2540hanimis.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi2JcHlaDLfXq4TjLSyEkeL_aX2T2pdATcACP3dQpKST97jhyphenhyphenTf9I-IrOTV3PlEFfwn3Hrn7AG3mEOlA8105z6hqSHoxhZ0K__R67yTJt2ttX3Pb2XrNOxaNtWEIHht2hwqsy3K/s400/DSC_5108-Edit%2540hanimis.jpg" width="228" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;B&lt;/b&gt;öyle bir kule için yandaki ölçüleri&lt;b&gt;n&lt;/b&gt; 3-4 katını hazırlamalısınız.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Pataşu için:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 80 ml su&lt;br /&gt;
- 80 ml süt&lt;br /&gt;
- 75 gr tereyağı&lt;br /&gt;
- bir cimdik tuz&lt;br /&gt;
- 110 gr un&lt;br /&gt;
- 4 adet yumurta&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Pastacı Kreması için:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 300 ml süt&lt;br /&gt;
- 50 gr toz şeker&lt;br /&gt;
- 3 yumurtanın sarısı&lt;br /&gt;
- 20 gr un&lt;br /&gt;
- 20 gr mısır nişastası&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü&lt;br /&gt;
- 60 gr tereyağı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Çıtır karamel için:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
- 200 gr toz şeker&lt;br /&gt;
- 80 ml glikoz&lt;br /&gt;
- 30 ml su&lt;br /&gt;
- 3-4 damla limon suyu&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI&lt;/b&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1. Önce kremayı hazırlayın. Sütü şeker ile birlikte bir taşım kaynatın. Başka bir kabın içinde yumurta sarıları, un ve nişastayı karıştırın. Çırpmaya devam ederken çok yavaş bir şekilde azar azar sıcak sütü ekleyin. Sürekli çırpmaya devam edin ki yumurtalar topaklanmasın. Bu karışımı tekrar tencereye alın ve yine sürekli karıştırarak pişirin. Muhallebi kıvamını aldığından ocaktan alın vanilya ve tereyağını ekleyin. Kremanızı başka bir kaba alın. Üzerine değecek şekilde streç film ile kaplayıp buzdolabına kaldırın. Tamamen soğumasını bekleyin. Soğuduktan sonra dolaptan çıkarın ve tekrar çırpın. Kremanız kullanıma hazır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2. Pataşu toplarını hazırlamaya başlamadan önce fırınınızı 180 dereceye ayarlayın, ısınmaya başlasın. Tencere içine su, süt,tuz  ve tereyağını koyun, bir taşım kaynatın. Kaynayınca hemen unu ilave edip hızlıca karıştırarak 5 dakika pişirin. Hamur toparlanınca ocaktan alın biraz ılınmasını bekleyip mikser kabına alın. Mikser ile karıştırırken teker teker yumurtaları ilave edin. Hamur parlak ve sıkıldığında formunu koruyacak bir kıvamda olmalı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3. Hamuru düz yuvarlak bir duy takılmış sıkma torbasına aktarın. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye 3 cm çapında toplar şeklinde aralıklı olarak sıkın. Önceden ısıtılmış fırında ortalama 30 dakika pişirin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4. Toplar oda ısısına geldiğinde içine krema koyma aşamasına geçebilirsiniz. Bunun için yine ucuna yuvarlak küçük bir duy takılmış sıkma torbasına kremanızı doldurun. Pataşu toplarının dibinde minik bir delik açıp buradan krema doldurun.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5. Bu şekilde hazırlanmış kremalı toplarınız buzdolabında biraz dinlensin. Siz o arada karameli hazırlayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6. Bir tencere içerisine tüm karamel malzemelerini koyun. Karıştırmadan orta ateşte 15 dakika civarı pişirin. Rengi bal rengine döndüğünde (şeker termometreniz varsa 160-170 derece gibi) ocaktan alın. Birkaç dakika, baloncuklar kaybolana kadar bekletin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7. Pataşu toplarının hepsinin yüzeyini hazırladığınız karamele batırıp kenara alın. Sıcak şeker ile çalışmak tehlikelidir, lütfen paraklarınıza dikkat edin. Bu sırada karameliniz sertleşmeye başlarsa yine biraz ocağın üzerinde ısıtabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8. Tüm topların yüzeyi şekerlendikten sonra montaja geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9. Dilerseniz kartondan bir koni hazırlayabilirsiniz. Çevresine yağlı kağıt serin ve üzerini yine hafifçe sıvı yağ ile yağlayın ve topları bunun etrafına dizin. Veya doğrudan toplarınızı üst üste de yerleştirebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
10. Topların birbirine yapışması için aralarında yine karamel kullanmalısınız. Topun yan yüzeyini karamele batırıp tabağa koyun. Diğer topun da yan tarafını karamele batırın, yanına dizin... Bu şekilde tüm toplari bitirin. Son olarak kalan karameli yapıyı sağlamlaştırmak için kulenizin üzerinde dökebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Afiyet şeker olsun. 
&lt;/span&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2016/02/croquembouche-citir-patasu-kulesi_2.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhhrmHTZtTgeXU20n5yZr_cCC-u8ug-XkEDo7tBrCPl6tLqYsVPtW2-7idV8Mgh51a6Y-BvmTozFe4xvaivHK66_rg_w8nmA6kT5HIlGB4QzWX4xMPKmY41ml044s7hAcz8XwAL/s72-c/DSC_5115-Edit%2540hanimis.jpg" width="72"/><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-615717710372659364</guid><pubDate>Thu, 21 Jan 2016 14:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2016-01-21T16:32:10.299+02:00</atom:updated><title>LEOPAR DESENLİ BRIOCHE</title><description>&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi3-yU1EzY38jAshbWAGzVZQ41k4WtBcEOGy48fZ7btkwTwogj7ou0V4qozOiVx36TByP4fcAmf4znbL-Vs0CzASRyRKPDa2YWZId6heGYBaxxxLvav6GOSMqOxVvZ2823_XWIf/s1600/DSC_5055-Edit_res-temp.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="348" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi3-yU1EzY38jAshbWAGzVZQ41k4WtBcEOGy48fZ7btkwTwogj7ou0V4qozOiVx36TByP4fcAmf4znbL-Vs0CzASRyRKPDa2YWZId6heGYBaxxxLvav6GOSMqOxVvZ2823_XWIf/s400/DSC_5055-Edit_res-temp.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Qu'ils mangent de la brioche”&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Fransız Devrimi tüm hızıyla cereyan ettiği sırada, açlıkla boğuşan yoksul Paris halkı, Versailles Sarayı önünde ayaklanır. Bu sırada, yanındakilere ayaklananların ne istediğini soran kraliçe Marie Antoinette,&amp;nbsp;&lt;span style="color: black; font-family: sans-serif; font-size: x-small; line-height: normal;"&gt;eşraf&lt;/span&gt;ından "Ekmekleri yokmu&lt;span style="color: black; font-family: sans-serif; font-size: x-small;"&gt;ş&lt;/span&gt;" cevab&lt;span style="color: black; font-family: sans-serif; font-size: x-small;"&gt;ı al&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: sans-serif; font-size: x-small;"&gt;ır&lt;/span&gt;. Kibirin katı yürekli umursamazlığının simgesi halinde hafızalarda yer alan&amp;nbsp;karşılığı&amp;nbsp;işte bunun uzerine verir kraliçe: "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler."&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Bu hikayeyi pek çoğumuz duymuştur. Fakat aslında, sonradan başından radikal badireler geçen Marie Antoinette’in bu sözü söylediğine dair somut kanıt bulunmamakta. Jean Jacques Rousseau, 1766 yılında otobiyografisi Les Confessions’ı yazarken kitabında ünlü bir prensesin bu ifadeyi kullandığına yer vermiş ve bu ifade Fransa Kraliçesi ve XVI .Louis’in eşi Marie Antoinette’ye atfedilmiş, sınıflar arası kopukluğun en uç noktalarından birini yansıtması açısından da tarihler boyunca tüm dünyada sembol bir söz haline gelmiştir.&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhWlq9xPqtDJfHQCB8t-kMLkZxGnjrOfdS2YxTqDckWbsn8UpGxVRR0dsJ8agmg6vvNNTksLHeKl6ftOBFpSAg7Na9UjP7WNRcCXESCXcWbjInjiMSw0oh962RnU9oqwrCy4YO5/s1600/DSC_5011-Edit_res-temp.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhWlq9xPqtDJfHQCB8t-kMLkZxGnjrOfdS2YxTqDckWbsn8UpGxVRR0dsJ8agmg6vvNNTksLHeKl6ftOBFpSAg7Na9UjP7WNRcCXESCXcWbjInjiMSw0oh962RnU9oqwrCy4YO5/s200/DSC_5011-Edit_res-temp.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Geleneksel olarak İngilizce’ye ve Türkçe’ye “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” şeklinde çevirilen cümlenin orijinal(!) Fransızca’sında aslında "pasta" değil “ brioche” denmektedir.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Brioche (briyoş okunur), bir Fransız hamur işidir. Genelde kahvaltılarda veya kahve yanında tüketilen, içine katılan yumurta ve tereyağı sayesinde zengin bir lezzete ve dokuya sahip olan ekmekimsi bir mayalı çörektir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Benim şimdiye kadar yediğim “brioche”lar hep böyle, tatlı desen değil, tuzlu desen hiç değil, kahvenin yanında, marmelatla ya da çikolatalı fındık ezmesi ile birlikte yendiğinde hatta biraz da ılık tüketildiğinde enfes olan çok iyi örneklerdi. Onlar kadar iyisini yapabilmek benim gibi mayalı hamur konusunda acemi biri için oldukça cüret gerektiren bir durumdu. Ama internette rastladığım bu leopar desenli brioche benim için hem mayalı hamur konusunda bir çalışma egzersizi olması hem de hanimiş günceye eklemeye değer ilginç bir reçete olması sebebiyle&amp;nbsp;&amp;nbsp;beni heveslendirdi. Sonuç da bence gerek görsel gerek lezzet açısından tatmin edici oldu. Buyurun tarifi:&lt;/div&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&lt;/span&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;b&gt;LEOPAR DESENLİ BRIOCHE&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #222222; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif; font-size: 13px;"&gt;Kaynak: Reçete, (çok ufak birkaç değişiklik haricinde)&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.altergusto.fr/" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;" target="_blank"&gt;altergusto.fr&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #222222; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif; font-size: 13px;"&gt; sitesinden alınmıştır. Site Fransızca olsa da&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.altergusto.fr/2015/11/05/brioche-leopard/" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;" target="_blank"&gt;buraya&lt;/a&gt;&lt;span style="color: #222222; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif; font-size: 13px;"&gt; tıklayarak detaylı yapım aşamalarının fotoğraflarını görebilirsiniz. Aslında yapımı zor değil, sadece mayalanma için gereken bekleme süreleri sebebiyle biraz zaman alıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;

&lt;/span&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&lt;/span&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;&lt;b&gt;Gerekli Malzemeler:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
(20x10 cm ölçülerinde dikdörtgen kalıp için, ortalama 10 dilim)&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-25 gr mısır nişastası&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-250 ml süt&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-50 gr tereyağı&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-70 gr toz şeker&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-1 tatlı kaşığı vanilya&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-4 gr kuru maya&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
-375 gr un&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Açık kahverengi kısım için: 5 gr kakao + 1 tatlı kaşığı süt&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Koyu kahverengi kısım için: 10 gr kakao + 1 yemek kaşığı süt&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Üst kreması için: 100 gr bitter çikolata + 30 ml süt + krokan (veya fındık, fıstık, ceviz vs..)&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;b&gt;Yapılışı:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
1.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Küçük bir tencere veya büyük bir cezve içinde nişasta ve sütü çırpın. Sürekli karıştırarak pişirin.Kaynayınca ocaktan alın, tereyağını da ekleyip karıştırın.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Başka bir kaba alın ve yaklaşık 30-40 dakika soğuyup oda ısısına gelene kadar bekleyin. (&lt;i&gt;Mayalanmanın gerçekleşebilmesi için bu hamurun ısısının 50 derecenin altında düşmesi gerekiyor&lt;/i&gt;)&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222;"&gt;
&lt;div style="font-size: 13px;"&gt;
&lt;div style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;
2.&amp;nbsp;Un, şeker ve mayayı ekleyip hamuru yoğurun. Yumuşak, elastik ve homojen bir hamur elde ettiğinizde renklendirme işlemine hazırsınız demektir.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif;"&gt;3.&amp;nbsp;Önce hamuru iki eşit parçaya ayırın. Parçalardan birine vanilyayı ekleyin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif;"&gt;(&lt;i&gt;orijinal tarifte portakal kabuğu rendesi eklemiş, bence mahlep, sakız vs.. de çok yakışacaktır&lt;/i&gt;) Hamuru top haline getirin, yüzeyini hafifçe unlayıp hava almayacak şekilde üzerini örtün ve kenara alın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
4.&amp;nbsp;Hamurun kalan yarısını da ikiye bölün. Bunlardan birini 1 tatlı kaşığı süt içinde çözdüğünüz 5 gr kakao ile yoğurun. Açık kahverengi bir renk alacak. Bu hamuru da top haline getirin, yüzeyini hafifçe unlayıp hava almayacak şekilde üzerini örtün ve kenara alın.&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
5.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Kalan son hamuru da 1 yemek kaşığı süt içinde çözdüğünüz 10 gr kakao ile yoğurun. Bu da koyu kahverengi bir renk alacak. Bu hamuru da top haline getirin, yüzeyini hafifçe unlayıp hava almayacak şekilde üzerini örtün ve kenara alın.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
6.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Yani elinizde yarısı beyaz renkte, çeyreği açık kahverengi, diğer çeyreği de koyu kahverengi olacak şekilde 3 adet top şeklinde, üzerleri sarılı hamurunuz var. Bunları 1,5 saat evin ılık bir köşesinde mayalanmaya bırakın. Bu süre sonunda hamurlarını iki katına yakın hacime kavuşmuş olacak.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
7.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;1,5 saat sonunda her hamur topunu&amp;nbsp;&amp;nbsp;önce iki parçaya bölün. Sonra bu parçalardan birini 3’e, birini 4’e bölün. Böylelikle elinizde her renkten 7’şer parça, yani toplamda 21 parça hamur olacak. Bu parçaların eşit bölünmesi gerekmiyor. Aksine irili ufaklı farklı ebatlarda olması son görüntü için daha iyi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
8.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Açık kahverengi hamurdan bir parça alın. Merdane yardımıyla gelişigüzel bir dikdörtgen şeklinde açın. Sonra kendi çevresinde döndürerek rulo yapın. Koyu kahverengi hamurdan da bir parça alın, onu da dikdörtgen şeklinde açın ve açık kahverengi hamurdan yaptığınız rulonun etrafına sarın. Son olarak beyaz hamurdan da bir parça alın. Onu da dikdörtgen şeklinde açın ve bir önceki rulonuzun etrafına sarın. (&lt;a href="http://www.altergusto.fr/wp-content/uploads/2015/11/PasPas_Leopard2.jpg" target="_blank"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayarak yapım aşaması fotoğrafını görebilirsiniz)&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
9.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Diğer hamur parçalarını da aynı şekilde sararak hazırlayın.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
10.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Elinizde 7 adet rulo olacak. Bu rulolardan birini alın. Tezgahın üzerinde elinizle ileri geri hareketler yaparak hamuru uzatın (&lt;i&gt;yaklaşık 40 cm uzunluğa ulaşana kadar&lt;/i&gt;). Sonra diğer ruloları da aynı şekilde uzatın.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
11.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Son olarak bu uzattığınız ruloları ortadan ikiye kesin ve yağlı kağıt serdiğiniz kalıbın içine üst üste dizin. Kalıbın üzerini temiz bir bez ile örtün ve yine 1 saat mayalanmaya bırakın.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
12.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Mayalanıp hacmi iki katına çıkmış olan hamurunuzu önceden ısıtılmış 175 derece fırında (&lt;i&gt;ben fanlı çalıştırdım&lt;/i&gt;) 35 dakika pişirin. Pişip pişmediğini anlamak için kürdan testi yapabilirsiniz.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
13.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Piştikten sonra tel ızgara üzerine alın.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
14.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Sosu için: sütü kaynatın, küçük parçalara böldüğünüz çikolatayı sütün içinde eritin. “Brioche”un üzerine dökün. Ben son olarak üzerine ufalanmış fıstık krokan döktüm. Siz dilerseniz fındık, fıstık,ceviz,badem vs parçaları da serpebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
15.&lt;span style="font-family: &amp;quot;times new roman&amp;quot;; font-size: 7pt; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Ellerinize sağlık, afiyet şeker olsun.&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;
Son not: Yapıldığı gün taze tüketmenizi öneririm.&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2016/01/leopar-desenli-brioche_21.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi3-yU1EzY38jAshbWAGzVZQ41k4WtBcEOGy48fZ7btkwTwogj7ou0V4qozOiVx36TByP4fcAmf4znbL-Vs0CzASRyRKPDa2YWZId6heGYBaxxxLvav6GOSMqOxVvZ2823_XWIf/s72-c/DSC_5055-Edit_res-temp.jpg" width="72"/><thr:total>10</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-3783789976503711986</guid><pubDate>Thu, 09 Apr 2015 20:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2015-04-10T00:02:25.126+03:00</atom:updated><title>AKIŞKAN DOLGULU DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE </title><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEii7sexhNBwNGGl0VIpJcBxu3Aos8Cdb7DXAJYgb_pmIsUYdVUNdd1WPURGfxnx97eU8oNZ37rT3YJCg3qFf9SWg9vNxTUWlOgI7vmWXoaeKhAvVgbArM6z0kcDHlGg36fJEgrF/s1600/DSC_4311@hanimis.srgb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEii7sexhNBwNGGl0VIpJcBxu3Aos8Cdb7DXAJYgb_pmIsUYdVUNdd1WPURGfxnx97eU8oNZ37rT3YJCg3qFf9SWg9vNxTUWlOgI7vmWXoaeKhAvVgbArM6z0kcDHlGg36fJEgrF/s1600/DSC_4311@hanimis.srgb.jpg" height="320" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Yıllardır yazmaz olduğum Hanimiş günceye minik bir hareketlilik...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vesile olan tatlı Esra'ya teşekkürler. İnternette bir kurabiye fotoğrafı görmüş, bana nasıl yapıldığını sordu. Benim de ilgimi çekti, araştırdım, denemeler yaptım. Tarifi ve tekniği oluşturunca da sadece ona yollayacağıma bari Hanimiş'e de koyayım diye düşündüm. Fotoğraflarını çok iyi çekemedim ama olsun... Bunca zaman sonra bir heves geldi ya belki bu vesile ile hareketlenir, yaptığım diğer reçeteleri de paylaşırım aralarda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tarif aslında standart bir damla çikolatalı kurabiyenin dolgulanmış hali. Dışı kıtır, içi sakızımsı ama esas numarası ortasının akışkan olması.&lt;br /&gt;
Buyurun reçetesi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhmBlA0c-gZRhCEEdz6VMJbIqZQY92BGGsmqdNHUH1h8fNt6Vtg-XmrvqNRuO5gHLIsGzlkknyNGqFxvbApt6oKjegWsq4kY51Z7lHRUahhnodnuBVwiwgmG1uSLTD92ClXnBEj/s1600/DSC_4292@hanimis.srgb.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhmBlA0c-gZRhCEEdz6VMJbIqZQY92BGGsmqdNHUH1h8fNt6Vtg-XmrvqNRuO5gHLIsGzlkknyNGqFxvbApt6oKjegWsq4kY51Z7lHRUahhnodnuBVwiwgmG1uSLTD92ClXnBEj/s1600/DSC_4292@hanimis.srgb.jpg" height="320" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;b&gt;AKIŞKAN DOLGULU DAMLA ÇİKOLATALI KURABİYE&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
(40 adet 7 cm çapında kurabiye için)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GEREKLİ MALZEMELER:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;- 2 1/4 cups (295 gr) un&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı karbonat 
- bir cimdik tuz&lt;br /&gt;
- 225 gr tereyağı (oda ısısında)&lt;br /&gt;
- 3/4 cup (150 gr) toz şeker&lt;br /&gt;
- 3/4 cup (160 gr) esmer şeker&lt;br /&gt;
- 2 adet büyük boy yumurta&lt;br /&gt;
- 1 yemek kaşığı yoğurt&lt;br /&gt;
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü &lt;br /&gt;
- 1+1/2 cups (270 gr) damla çikolata&lt;br /&gt;
- 40 tatlı kaşığı fındık ezmesi (nutella, sarelle, biscoff, fıstık ezmesi vs.. hangisini kullanmak isterseniz)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;
&amp;nbsp;HAZIRLANIŞI:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1. Un, karbonat ve tuzu birlikte eleyin&lt;br /&gt;
2. Ayrı bir kapta yağ, şekerler, yumurtalar ve yoğurdu birlikte çırpın.&lt;br /&gt;
3. Bu iki karışımı birleştirip homojen bir hamur olana kadar karıştırın, damla çikolataları ekleyip karıştırın.&lt;br /&gt;
4. Hazırladığınız kurabiye hamurunu hava almayacak şekilde sarıp buzdolabında bir saat dinlendirin. 
not: Bu aşama önemli, çünkü hamur dolapta iyice sertleşmezse daha sonraki yuvarlama aşamalarında zorlanırsınız.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;5. Bu arada fındık ezmesinden (ben bazılarında nutella bazılarında biscoff kullandım) birer tatlı kaşığı alarak yağlı kağıt serilmiş düz bir tabak veya tepsinin içine dizin (bakınız yukarıdaki foto). Bu tepsiyi derin dondurucuya koyun. 
not: Bu aşama da önemli, çünkü içine koyacağınız dolgu donmazsa daha sonraki yuvarlama aşamalarında hamura bulaşır.&lt;br /&gt;
6. Bir saat sonunda hamuru buzdolabından, fındık ezmelerini de derin dondurucudan çıkarın.&lt;br /&gt;
7. Fırını 175 dereceye ayarlayın, ısınadursun.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhIIEmK5Nut2dn5aOV9U-t7xAUiMM7x6XTcPis-zXBsDwvSfpcjda8ly22t5vE0os0aHcQbQOlpz_teHfWcRtAYGqmFHkpRUt9fItxlp-w2MHMMCz-WdAygyVftiT0VIw5TXBIa/s1600/DSC_4301&amp;04@hanimis.srgb.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhIIEmK5Nut2dn5aOV9U-t7xAUiMM7x6XTcPis-zXBsDwvSfpcjda8ly22t5vE0os0aHcQbQOlpz_teHfWcRtAYGqmFHkpRUt9fItxlp-w2MHMMCz-WdAygyVftiT0VIw5TXBIa/s1600/DSC_4301&amp;04@hanimis.srgb.jpg" height="200" width="153" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
8. Hamurdan bir yemek kaşığı alın elinizde bastırarak inceltin, ortasına hazırladığınız dolgudan koyarak hamuru yuvarlayıp top haline getirin. Fırın tepsisine 5 cm aralıklı olacak şekilde topları dizin. Üzerini hafifçe bastırın.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;9. Önceden ısıtılmış fırında 10 dakika pişirin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;NOT: Pişme sırasında kurabiyeler yayılacaktır, o nedenle aralarında boşluk bırakmayı ihmal etmeyin. 
İlk pişirdiğimde fırında 12-13 dakika tutmuştum, fazla gevrek ve kuru oldu. İçinin sakızımsı dokusunu korumak için benim fırınımda turbo ayarda 175 derecede 9-10 dakika yeterli oldu. Kenarları altın rengi olacak ama ortası daha açık bir renk kalacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Afiyet şeker olsun. 
&lt;/span&gt;  </description><link>http://hanimis.blogspot.com/2015/04/akiskan-dolgulu-damla-cikolatali.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEii7sexhNBwNGGl0VIpJcBxu3Aos8Cdb7DXAJYgb_pmIsUYdVUNdd1WPURGfxnx97eU8oNZ37rT3YJCg3qFf9SWg9vNxTUWlOgI7vmWXoaeKhAvVgbArM6z0kcDHlGg36fJEgrF/s72-c/DSC_4311@hanimis.srgb.jpg" width="72"/><thr:total>11</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-3762476041263752767</guid><pubDate>Thu, 24 Oct 2013 19:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-10-28T21:32:42.443+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>VAN</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/10462077266/" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" title="_DSC4667_res-temp by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="_DSC4667_res-temp" height="379" src="http://farm8.staticflickr.com/7438/10462077266_b0f82d00f6.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dün Van Depremi'nin yıldönümüydü...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011-2012 yıllarında gerçekleşen "Hanimiş Turnede" şehirlerinden biri de Van'dı. Van'a depremden 2 ay sonra gittik. O günden beri Van hakkında yazmaya çalışıyorum, bir türlü sonunu getiremedim. Depremin yıldönümü vesilesi ile, yarım kalan yazının bir kısmını yayınlamaya karar verdim. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/10462076195/" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" title="_DSC4730_res-temp by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="_DSC4730_res-temp" height="320" src="http://farm3.staticflickr.com/2885/10462076195_a876b36c40_n.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;
Turne şehirlerine karar verirken en belirleyici vesile, ya bir okuldan gelen davet ya da öncesinde benimle iletişime geçen insanlardı. Kimseyle önceden bir merhabam olmadan gittiğim birkaç istisna şehirden biri de Van oldu. Van’ı listeye eklemek tamamen maceracılıktandı. Karlar içinde, uzak, yüksek bir diyar. Görmek gerek, bilmek gerek diye düşündüm. Eğer Van’dan bir kişi bile benimle irtibata geçerse kesinlikle gideceğim diye geçirmiştim içimden.  Gerçekten umduğum oldu da...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011 yılı Ekim ayı başında telefonum çaldı:  “Gözlerime inanamıyorum, okudum inanamadım gözlerimi kapatıp açtım yine okudum gerçekten öyle yazıyor” diyen sevinçli bir ses. Telefondaki ses Aslı... Turne duyurusundaki listede “Van” olduğunu görünce hemen beni aramış. Ben de kulaklarima inanamadım, kulaklarımı açtım kapadım yine inanamadim. Velhasıl kelam Aslı ile arkadaşlığımız işte böyle başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/10462073954/" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" title="_DSC4656_res-temp by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="_DSC4656_res-temp" height="320" src="http://farm3.staticflickr.com/2858/10462073954_15c67045a5_n.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aslı, ailesinin yerel bir gazete çıkardığını (Şehrivan) oradan da duyuru yapabileceğimizi, bir atölye çalışması yaparsak katılacak pek çok kimse olabileceğini söyledi. Turne gününden birkaç hafta önce yine konuşuruz diyerek telefonu kapattık. Artık Van’a gideceğim kesinleşmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aradan bir ay geçti, herhalde yine öğretmenevinde kalırım diye düşünerek yer ayırtmak istedim ama “kalış gününüze çok var, birkaç hafta sonra tekrar arayın” dediler. Gitmeme bir ay daha vardı, vakit yaklaşsın da tekrar arayayım diye düşünüyordum. O sırada Van'da hava nasıl, ne giymeliyim derken bir anda sadece benim değil herkesin gözü Van'ın üstüne çevrildi. 23 Ekim akşamı Van'da deprem oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
... devamı gelecek ...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/10462261213/" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" title="_DSC4651_res-temp by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="_DSC4651_res-temp" height="332" src="http://farm8.staticflickr.com/7436/10462261213_02459e2b58.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/10462069374/" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" title="_DSC4791_edit-LR_res-temp by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="_DSC4791_edit-LR_res-temp" height="200" src="http://farm4.staticflickr.com/3809/10462069374_a0aba9fbfd_m.jpg" width="137" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
not: Van'a 3 Ocak günü gittik. Bir gece Aslılar'ın konteynerinde kaldık. Başta Nursel olmak üzere Aslı’ya, Fatih Bey'e ve Yunus’a
selamlar...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
fotoğraflar: Hürkan Tabanlı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2013/10/van.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-700182040564303464</guid><pubDate>Mon, 25 Feb 2013 12:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-02-25T14:49:36.684+02:00</atom:updated><title>YENİDEN TRABZON</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhq8xryhW6kDukNXwCZMb1Cweh6rNLFBN_1kwLiNWnS2iingHtnrjTKzswm2sKfEq7Rz-W_ckRtlDXFuAeQVfnyYN4od2oyspv1MD8chXaWXECeP1RfsV1oH05d5ldmdZJa9sXW/s1600/DSC_3171edit.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhq8xryhW6kDukNXwCZMb1Cweh6rNLFBN_1kwLiNWnS2iingHtnrjTKzswm2sKfEq7Rz-W_ckRtlDXFuAeQVfnyYN4od2oyspv1MD8chXaWXECeP1RfsV1oH05d5ldmdZJa9sXW/s320/DSC_3171edit.jpg" width="306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Çok mesudum, bu hafta yine Trabzon'a gidiyorum. 13 ay önceki &lt;a href="http://hanimis.blogspot.com/2012/01/trabzon-anilari.html"&gt;ilk gidişimde&lt;/a&gt; çok keyifli atölye çalışmaları ve buluşmalar yapmıştık. Hem o zaman tanıştığım dostları yeniden görebilmeyi hem de yeni pastaseverlerle tanışabilmeyi umuyorum. Detaylar ancak bugün netleşti, o yüzden duyurmakta biraz geciktim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
28 Şubat perşembe ve 1 Mart cuma günleri Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde onların kursiyerleri ve öğrencileri ile figür modelleme çalışacağız. Dışarıdan katılımcı alınmayacak. Ama 2 Mart cumartesi günü Dilek'in &lt;a href="http://www.happycaketr.com/" target="_blank"&gt;Happy Cake&lt;/a&gt; pasta atölyesinde yine figür modelleme üzerine bir kurs yapacağız. Ona katılmak isteyenler aşağıda detaylarını bulabilir. Bir de yine geçen sefer olduğu  gibi buluşmalarımız olacak. Onlarla ilgili detayları da yine aşağıda görebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #993399; font-weight: bold;"&gt;Pasta Buluşması&lt;/span&gt; ... 2 Mart 2013 Cumartesi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu buluşma tüm pastaseverlere açık bir tanışma ve kaynaşma buluşmasıdır. Elbette herhangi bir katılım ücreti yoktur. Gelmek  isteyen, müsait olan herkese açıktır. Birlikte güzel bir kahvaltı yapıp pasta sohbetleri gerçekleştireceğiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;2 Mart 2013 cumartesi&amp;nbsp; saat: 10:00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.muze.gov.tr/trabzonayasofya"&gt;&lt;span style="color: #990000; font-size: 180%; font-weight: bold;"&gt;Aya Sofya Müzesi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen yılki buluşmada da yine orada çok keyifli bir kahvaltı yapmıştık. Umarım hava güzel olur ve bahçede uzun uzun otururuz. Gelmek isteyenler beni 506-5088923 numaralı telefondan arayabilir, ya da bize sürpriz de yapabilir :)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kahvaltıya katılamayacak olanlar için duyuru: 28 Şubat perşembe günü akşamı &lt;a href="http://www.cephanelik.com.tr/tr/" target="_blank"&gt;Cephanelik Restoran&lt;/a&gt;'da saat 19:00'da kursiyerler ve pastaseverlerle akşam yemeği yiyeceğiz. Gelmek isteyen herkesi bekleriz.. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #993399; font-weight: bold;"&gt;Figür Modelleme Atölyesi&lt;/span&gt; ... 2 Mart 2013 cumartesi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu atölye çalışması ücretlidir ve sınırlı sayıda katılımcı ile gerçekleştirilecektir. Detaylarını yazının devamında bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #993399; font-weight: bold;"&gt;Öğrencilerle buluşma ... &lt;/span&gt;28 Şubat 2013 perşembe &amp;amp; 1 Mart 2013 cuma&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Perşembe günü Trabzon Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü kursiyerleri ile cuma günü ise enstitü bünyesindeki Yiyecek İçecek Bölümü öğrencileri ile figür modelleme üzerine uygulamalı atölye çalışmaları yapacağız. Bu çalışmalara sadece enstitü bünyesindekiler katılabiliyor. Başta Nergis Hn. olmak üzere oradaki öğretmenlerle yeniden görüşeceğim ve yeni öğrencilerle çalışacağım için çok heyecanlıyım. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ATÖLYE ÇALIŞMASININ DETAYLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #993399; font-weight: bold;"&gt;Figür Modelleme&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğitmen: Işıl Sözer&lt;br /&gt;
Eğitim tarihi: 2 Mart 2013 cumartesi&lt;br /&gt;
Eğitim süresi : 5,5 saat (13:30-19:00)&lt;br /&gt;
Eğitim yeri: Happy Cake Butik Pasta Tasarımı - Kemerkaya Mah. K.Maraş Cad. İpekyolu İş Merkezi Kat:2/55 (Zorlu Grand Hotel Karşısı) Tel: 505 7467703&lt;br /&gt;
Ders ücreti:200 TL&lt;br /&gt;
Katılımcı sayısı: 6 kişi ile sınırlıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ders içeriği:&lt;br /&gt;
- Yenilebilir figür modellemede kullanılacak hamurun hazırlanması&lt;br /&gt;
- Genel renk bilgisi ve kullanılacak hamurların renklendirilmesi&lt;br /&gt;
- Modelleme yapılırken uygulanan teknikler&lt;br /&gt;
- Modellemede kullanılan aletlerin tanıtılması&lt;br /&gt;
- Hayvan figürleri modelleme&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;- Obje modelleme&lt;br /&gt;
- İnsan figürü modelleme&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Not: Kullanılacak tüm malzemeler ve ders notları tarafımızdan sağlanacaktır.&lt;br /&gt;
Kayıt olmak için 506-5088923 numaralı telefondan benimle ya da 0505 746 7703 numaralı telefondan Dilek Hn. ile irtibata geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2013/02/yeniden-trabzon_25.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhq8xryhW6kDukNXwCZMb1Cweh6rNLFBN_1kwLiNWnS2iingHtnrjTKzswm2sKfEq7Rz-W_ckRtlDXFuAeQVfnyYN4od2oyspv1MD8chXaWXECeP1RfsV1oH05d5ldmdZJa9sXW/s72-c/DSC_3171edit.jpg" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-562002552130801625</guid><pubDate>Thu, 17 Jan 2013 00:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-01-17T02:28:13.870+02:00</atom:updated><title>BUTİK PASTACILIK - 4.BASKI</title><description>Butik Pastacılık isimli kitabımız çıktığı tarihten tam olarak iki yıl iki ay sonra 4. baskısını yapmış bulunuyor. Pek çok pastaseverin mutfağında olduğunu bilmek gerçekten mutluluk verici. İlgi gösteren herkese kendim, Berna ve Hürkan adına çok teşekkür ederim. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXIGkWbMZUWrYXs8U62sTyYfOYDowHQX5iTpYJsmcy_BXkBFvD7ytLDA8X_t-8UG-XQ0vgQHsO7SUxog0Fo0LZkMIsCPgrRbY6emErxRfhfd_BvfUdg9T0ihFHIPzbOsznMTvT/s1600/butikbaski4.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="291" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXIGkWbMZUWrYXs8U62sTyYfOYDowHQX5iTpYJsmcy_BXkBFvD7ytLDA8X_t-8UG-XQ0vgQHsO7SUxog0Fo0LZkMIsCPgrRbY6emErxRfhfd_BvfUdg9T0ihFHIPzbOsznMTvT/s400/butikbaski4.jpeg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Pasta yapımı ve süslemesi üzerine bir kitap hazırlamak biraz riskli bir işti. Pastacılığın mizacında vardır: Bazen en ufak bir malzeme değişikliği bile sonucun farklı çıkmasına sebep olabilir. Hatta havanın sıcaklığı ya da rutubet oranı bile keki, kurabiyeyi veya kremayı etkileyebilir. Bunu göze alarak ve nispeten öngörerek teknik konularda fikir veren ve fotoğraflı yapım aşamaları içeren bir kitap olmasına gayret ettik.
&lt;br /&gt;
Zaman zaman okuyucularımız kitaptan denedikleri reçetelerin fotoğraflarını gönderiyor ya da karşılaştıkları aksilikleri bize yazıyorlar. Bu çok mutluluk verici ve öğretici oluyor, lütfen siz de bizimle kitap hakkındaki tecrübelerinizi ve düşüncelerinizi paylaşın.
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiR4ZxKvIRChOqVrbkjVuj5W-FoCMrBE2I6RpJpqHy2_5pjgUkYsCfrID8W7D9gdQvfc9oUNDQ_UgDGLgNJMHU7lZrojJSG0zwhSxnQnZvqQl6q9pJCoo9Oz6-cghCWZ1ltghEh/s1600/deneme4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiR4ZxKvIRChOqVrbkjVuj5W-FoCMrBE2I6RpJpqHy2_5pjgUkYsCfrID8W7D9gdQvfc9oUNDQ_UgDGLgNJMHU7lZrojJSG0zwhSxnQnZvqQl6q9pJCoo9Oz6-cghCWZ1ltghEh/s400/deneme4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hepsi farklı şehirlerde (Ankara, Berlin, Bursa, Hatay,İzmir) çekilen yukarıdaki fotoğraflarda yer alan güzel hanımların hepsine çok teşekkür ederim.
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Not: Ne kadar dikkat etmeye çalışsak da bir takım basım hatalarımız oldu. Her baskıda bazılarını farkedip düzelttik. Lütfen &lt;a href="http://hanimis.blogspot.com/2011/05/butik-pastacilik-ikinci-baski.html"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayarak yazının sonunda yer alan değişiklikleri kontrol ediniz. Hataların hangilerinin düzeltilmesi gerektiği elinizdeki kitabın kaçıncı
 baskı olduğuna göre değişir, o yüzden lütfen tüm düzeltmeleri kontrol 
ediniz.&amp;nbsp; </description><link>http://hanimis.blogspot.com/2013/01/butik-pastacilik-4baski.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXIGkWbMZUWrYXs8U62sTyYfOYDowHQX5iTpYJsmcy_BXkBFvD7ytLDA8X_t-8UG-XQ0vgQHsO7SUxog0Fo0LZkMIsCPgrRbY6emErxRfhfd_BvfUdg9T0ihFHIPzbOsznMTvT/s72-c/butikbaski4.jpeg" width="72"/><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-7708111292615306654</guid><pubDate>Sat, 12 Jan 2013 02:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-01-14T23:20:33.605+02:00</atom:updated><title>ÜÇ BOYUTLU ÇANTA PASTA (veya PASTA ÇANTA)</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjvZS9NJnH_pGeB2LNBG532iiMbWzmc6WRn9OYOc2R2qkTHAKBdbyLK4v5jq0Mn38z2q4YkDV0EZ9TrY_uputIMCyvLZDK-OYHEwhMt4kvee9X2g_4t4vcngByQuklYZX6c4nWg/s1600/cantapastajimlastik.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="305" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjvZS9NJnH_pGeB2LNBG532iiMbWzmc6WRn9OYOc2R2qkTHAKBdbyLK4v5jq0Mn38z2q4YkDV0EZ9TrY_uputIMCyvLZDK-OYHEwhMt4kvee9X2g_4t4vcngByQuklYZX6c4nWg/s400/cantapastajimlastik.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span id="fullpost"&gt;&lt;/span&gt;
2011 ve 2012 Hanimiş için önemli senelerdi. Turne sayesinde farklı şehirlerde yeni tanıştığım insanlarla pastalar yaptım, sohbetler ettim.&amp;nbsp; 2011 yılında gittiğim şehirlere dair anıları önceki yazılardan okuyabilirsiniz. Ama 2012 anılarını bir türlü yazamadım, bir noktada sıkıştım, içinden çıkamadım. Kronolojiyi bozmak istemediğim için birikti birikti, aradan kocaman bir sene geçti. Ne kadar zaman geçse de tüm turne anılarını muhakkak Hanimiş'e yazacağım. Ama şimdi beni heyecanlandıran başka bir duyuru ile araya giriyorum...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaklaşık 5,5 yıldır İstanbul'da butik pastacılık üzerine atölye çalışmaları yapıyorum. Her şeyi kaydetmeyi alışkanlık edinmiş biri olmanın avantajı ile mutlulukla söyleyebilirim ki 07.07.07 tarihinde yaptığım ilk atölye çalışmasından beri tam olarak 1312 katılımcı ile (şehir dışı eğitimler hariç)&amp;nbsp; pasta, kurabiye, kapkek vb yapımı ve süslemesi üzerine dersler yapmışız. Keşke saymak daha önce aklıma gelseydi, malesef 1000. öğrenciyi kaçırdım :)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Değişik başlıklarda atölye çalışmaları yapmaya devam ediyorum. Bu yazının amacı da size yeni çalışmamızı duyurmak: Çanta Pasta veya Pasta Çanta...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu eğitimde üç boyutlu pasta yapımında size yardımcı olacak tıraşlama, şekillendirme, şablon çıkarma gibi teknikleri ve doku yaratma, aksesuarlar hazırlama gibi detayları çalışacağız. İlgilenen herkesi bekleriz.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her ay güncellenen ders programını ve hem Çanta Pasta hem de diğer derslerle ilgili detayları incelemek için &lt;a href="http://www.hanimis.com/dersler.html"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2013/01/uc-boyutlu-canta-pasta-veya-pasta-canta.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjvZS9NJnH_pGeB2LNBG532iiMbWzmc6WRn9OYOc2R2qkTHAKBdbyLK4v5jq0Mn38z2q4YkDV0EZ9TrY_uputIMCyvLZDK-OYHEwhMt4kvee9X2g_4t4vcngByQuklYZX6c4nWg/s72-c/cantapastajimlastik.jpg" width="72"/><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-4984924037608714594</guid><pubDate>Thu, 24 May 2012 11:10:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-05-24T14:10:44.027+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE: BURSA</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWGSGQY0ewk0ukHMwIaICGPS46iOJEb-D5mFRj3kNm6FeL920yqCkaJ_gxcnf-SfjEQNkg1WsjEgTNRZzWP4AzfA0qrYlQfJcl2msnNpC5ETMPl9bjprSgbzbreO8wIsAX-nKy/s1600/bursada2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWGSGQY0ewk0ukHMwIaICGPS46iOJEb-D5mFRj3kNm6FeL920yqCkaJ_gxcnf-SfjEQNkg1WsjEgTNRZzWP4AzfA0qrYlQfJcl2msnNpC5ETMPl9bjprSgbzbreO8wIsAX-nKy/s400/bursada2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Bursa'yı turne kapsamına dahil ettikten sonra çok güzel e-postalar aldım. Biran önce yazıştığım, konuştuğum Bursalı pastaseverlerle bir araya gelmek istiyordum. Ama geçen haftalarda yoğunluktan ötürü organize olamadığım için bu hafta olmasını planladığımız Bursa turnesini önümüzdeki haftaya ertelemiştik. Bir hafta ertelemenin verdiği zaman avantajını yine kullanamadım. Bu sefer de soğuk algınlığı mıdır grip midir bilemediğim bir sebepten ötürü münasebetsiz bir ağrı,sızı,öksürük ve halsizlik ile cebelleşiyorum. Ama "biletlerim hazır, önümde iyileşmek için 5 günüm var" diye silkelendim ve bugün turne planını netleştirip duyurusunu yapmak üzere harekete geçtim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha önce zaten Bursa'dan benimle irtibata geçenlerle yazışmıştık. Hem atölye çalışması için genel talebi hem de buluşma ile ilgili fikirlerini sormuştum. Herkese önerileri ve yardımları için teşekkürler. Buluşma için Bursa'nın tarihi merkezinde bulunan, herkesin bildiği ve ulaşımı kolay Koza Han'da karar kıldık. Atölye çalışması için yoğun talep oldu, genel istek "figür modelleme" konusundaydı. Bir mekan bulabilseydik katılım yüksek olacak gibi görünüyordu. Ama nerede yapacağımız konusu bir muammaydı. Nitekim elimden geleni yaptım ama bu muammayı çözemedik. (bknz: yazının sonundaki dipnot). &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bursa'da 2 farklı etkinlik olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: #cc0000;"&gt;Pasta Sohbeti Buluşması ...&lt;/b&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;28 Mayıs&lt;/b&gt; &lt;/span&gt;2012 &lt;span style="font-size: large;"&gt;pazartesi&lt;/span&gt; günü &lt;span style="font-size: large;"&gt;saat&lt;/span&gt; &lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;11:00&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;'de&lt;/div&gt;
&lt;div style="color: black; text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;Koza Han&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; içindeki çay bahçesi (Ulu Camii yanı)&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu buluşma tüm pastaseverlere açık bir tanışma ve kaynaşma buluşmasıdır. Elbette herhangi bir katılım ücreti yoktur. Gelmek isteyen, müsait olan herkese açıktır. Birlikte çay kahve içip butik pastacılık üzerine sohbetler edip fikir alışverişlerinde bulunacağız. Ayrıca figür modelleme konusunda minik bir demo olacak. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: #cc0000;"&gt;Öğrencilerle Buluşma ...&lt;/b&gt; 29 Mayıs 2012 Salı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Salı
 günü Yıldırım İMKB Anadolu Kız Meslek ve Kız Meslek Lisesi pastacılık bölümü öğrencileri ile "Şeker Hamuru Yapımı ve Pasta Süslemesi" üzerine bir atölye 
çalışması yapacağız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&amp;nbsp;-----&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&amp;nbsp;DİPNOT:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önceki turne şehirlerine dair anıları yazarken farkettim ki tamamen yabancısı olduğum o şehirlerde organizasyon konusunda en büyük destekçilerim daha önce İstanbul'daki çalışmalarımıza gelmiş olan kursiyer arkadaşlarım oluyor. Bursa için de aynı şey oldu, atölye çalışması için mekan muamması yaşarken Gözde'nin çok desteği oldu. Onunla yaptığımız telefon görüşmeleri sonrasında birkaç yer düşündük. Davet almadıkça uzaktan bir pasta atölyesi veya pastane mutfağı bulabilmem pek mümkün değil. Belediye kursları veya olgunlaşma enstitüsü gibi yerler olabilirdi belki ama bunun araştırması için geç kaldık. En makulü olan &lt;a href="http://www.akademiinoksan.com/"&gt;Akademi İnoksan&lt;/a&gt;'dan Oya Hanım ile görüştük, tam mutfak sorununu çözdük diye düşünürken benim geleceğim tarihte mutfaklarında başka bir çalışma olduğu ortaya çıktı. Gözde nezaket gösterip çalışma için evini kullanmamızı bile önerdi. Ama sonuç olarak atölye çalışması olmayacak. Bunun yerine çok istekli "figür modelleme" taleplerini bir nebze yerine getirebilmek için buluşmada kısa bir demo olacak. Görüşmek dileği ile...</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/05/hanimis-turnede-bursa.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWGSGQY0ewk0ukHMwIaICGPS46iOJEb-D5mFRj3kNm6FeL920yqCkaJ_gxcnf-SfjEQNkg1WsjEgTNRZzWP4AzfA0qrYlQfJcl2msnNpC5ETMPl9bjprSgbzbreO8wIsAX-nKy/s72-c/bursada2.jpg" width="72"/><thr:total>9</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-1328205980040257507</guid><pubDate>Fri, 18 May 2012 08:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-05-18T11:51:21.620+03:00</atom:updated><title>DUYURU (Bursa turnesi hakkında)</title><description>Bursa turnesini 28-29 Mayıs tarihine erteledik. Detayları 23 Mayıs günü yine buradan duyurulacaktır.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/05/duyuru-bursa-turnesi-hakknda.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-4963277685674961953</guid><pubDate>Wed, 09 May 2012 17:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-05-10T18:12:48.772+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>DİYARBAKIR ANILARI</title><description>20 Aralık akşamı zaman zaman iki metreye kadar düşen görüş mesafesi ile çok sisli bir havada Recep ile Urfa’dan Diyarbakır’a gittik. Herhalde şahit olduğum en yoğun sisti. Yol boyunca Van’a konteyner taşıyan tırları gördük. (Birkaç hafta sonra onlardan birinde kalacağım hiç aklıma gelmezdi ki bu başka bir yazının konusu.)  Diyarbakır’da beni Nuri Usta karşıladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165623710/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="sene 2008... by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="sene 2008..." height="177" src="http://farm8.staticflickr.com/7084/7165623710_0f334572ed.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Nuri Usta ile ahbaplığımız 2008 yılına dayanıyor. &lt;a href="http://www.pastamalzemeleri.com/store/egitim.asp"&gt;Pasta Malzemeleri&lt;/a&gt;'ndeki modelleme dersimize geldiğinde tanışmıştık. Sonrasında da zaman zaman İstanbul'a geldiğinde ya da yarışmalarda, fuarlarda görüştük. Babası 1979 yılında Diyarbakır'da &lt;a href="http://petekpastane.com/default.aspx"&gt;Petek Pastanesi&lt;/a&gt;'ni kurmuş. Şimdi de Nuri Usta, abisi ve kardeşleri ile birlikte baba mesleğini devam ettiriyor. Uzmanlık alanı dekorlu pastalar, şeker zanaatı ve çikolata yapımı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu benim Diyarbakır'a ikinci gidişim. İlk gidişim de yine aynı yıl Nisan ayındaydı. Mardin dönüşü Hürkan ile birlikte Nuri Ustayı ziyaret etmiştik. Onunla ve eşiyle Diyarbakır Surları'nı (ki 5 km uzunluğu ile Dünya'nın Çin Seddi'nden sonraki en uzun surlarıymış), Ulu Cami'yi, Gazi Köşkü'nü gezmiş, Dicle kenarında On Gözlü Köprü'ye nazır çay içmiştik.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165616226/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Nuri &amp;amp; Sultan Demir by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Nuri &amp;amp; Sultan Demir" height="266" src="http://farm6.staticflickr.com/5111/7165616226_63e727e910.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;fotoğraf: Hürkan Tabanlı&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Diyarbakır’a varışım geç olmuştu, onlarla bir çay içer sonra da otele giderim diye düşünüyordum. Ama ne mümkün! Meğer Nuri Ustanın eşi Sultan Hn. planı yapmış. Akşam yemeğine annesine gidilip &lt;b&gt;meftune&lt;/b&gt; yenecek, gece de evlerine misafir olunacak. Geçen seferki Diyarbakır maceramızdan kendisini tanıdığım için pek itiraz edemedim. Zira ağa kızı olmasının verdiği hafif sert mizacına bir de hamile olmasının getirdiği “kızdırmamak gerek” durumu eklenince o ne derse o! Nuri Ustanın kayınvalidesi o akşam için meftune hazırlamış. Diyarbakır’a özgü yöresel bir yemek olan &lt;b&gt;meftune&lt;/b&gt;, etli, kabaklı bol ekşili sulu bir yemek. Pilavla birlikte yeniyor. Ekşisi sumaktan geliyor. Ben sumağın sadece toz halini bilirdim. Bir de top top olan hali var. Geçen sefer geldiğimde Sultan Hn. bir poşet dolusu vermiş,  “&lt;i&gt;bir çay bardağı suyun içine bir tatlı kaşığı kadar koy, bir gece beklet, ertesi gün bu suyu yemeklerinde kullan&lt;/i&gt;” diye tarif etmişti bana. Ben ancak salatalarda kullandım. Ama dolmalarda ya da meftune gibi sulu yemeklerde benim gibi ekşi sever birisi için şahane bir lezzet. Sultan Hn, annesi, babası, kardeşleri, yeğenleri ile birlikte yemek yedikten sonra biz Nuri Usta ile pastaneye geçtik. Ertesi gün için pasta siparişleri varmış, biraz mutfakta takıldık (malesef o sırada fotoğraf çekmek gelmemiş aklıma).&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165613384/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Petek Pastanesi by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Petek Pastanesi" height="252" src="http://farm8.staticflickr.com/7103/7165613384_738a101758.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Hava çok soğuktu, sis hala geçmemişti. Pastaneden aldığımız "on yüz bin" tatlı ve çikolata ile birlikte eve geçtik, sohbet edip çay içtik. Ortak tanıdıkları andık, &lt;a href="http://hanimis.blogspot.com/2012/05/urfa-anilari.html"&gt;bir önceki gün&lt;/a&gt; tanıştığım yardımsever zabıta müdürü onların akrabası çıktı, güldük eğlendik sonra yattık uyuduk.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165585354/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="sis by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="sis" height="266" src="http://farm8.staticflickr.com/7217/7165585354_248a187d3f.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Sabah kalktığımızda sis hala çok yoğundu. Nitekim bu sis gün boyunca yakamı bırakmadı. Gün içinde Hanimiş takipçileri olan Pervin Hn., Zeliha Hn. ve Nazlı Hn ile buluşacaktık, sis yüzünden buluşamadık. Akşam uçağıyla İstanbul’a dönmem gerekiyordu ama sabah uçakları hep iptal oldu diye telaşlandım. Meslek Lisesi’ne giderken sis yüzünden kaybolduk vs vs...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165568742/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Diyarbakır Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Diyarbakır Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi" height="266" src="http://farm8.staticflickr.com/7074/7165568742_e136ac76c0.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Ben en iyisi baştan anlatayım. Birkaç gün önce Diyarbakır Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nin müdür yardımcısı Hatice Hn. ile okulda yapacağımız çalışmanın detaylarını konuşmak için telefonlaşmıştık. Ben her okul ziyaretimde, anlatacağım şeylerle ilgili kullanacağım aletlerimi ve orada bulunması zor olabilecek malzemeleri yanımda götürüyorum. Yine öyle yapmıştım, artık sağı solu yırtılmış emektar pembe bavuluma doldurmuştum malzemelerimi. Ama tabii ne olur ne olmaz diye sordum “&lt;i&gt;okulda un, yumurta şeker vardır değil mi&lt;/i&gt;” diye. “&lt;i&gt;yok&lt;/i&gt;” dedi. “&lt;i&gt;o zaman çevrede bir bakkaldan ya da marketten alırız&lt;/i&gt;” dedim. “&lt;i&gt;o da yok&lt;/i&gt;” dedi. “&lt;i&gt;nasıl?&lt;/i&gt;” dedim “&lt;i&gt;çevrede bakkal, market de yok&lt;/i&gt;” dedi. “&lt;i&gt;ne yapalım o zaman" &lt;/i&gt;dedim birşey demedi! Adresi sordum “&lt;i&gt;Ergani yolu 13. km&lt;/i&gt;”dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Böyle çok bilinmezli bir macera beni bekliyordu. Sabah erkenden yine Petek Pastanesi'ne gittim. Sağolsun Nuri Usta pastaneden ihtiyacımız olan malzemeleri verdi. Ve hatta diğer şubelere pasta taşıyan servis arabasını da ayarladı. Arabanın şoförü ile birlikte düştük yola. Gideceğimiz yer turizm meslek lisesi, adresi Ergani yolu 13.km. Şoförün biraz fikri var nerede olabileceğine dair. Ona güveniyorum. Ama sis o kadar yoğun ki tabelalar okunmuyor, boşlukta yol alıyoruz. Haliyle kaçırdık okulun girişini. Neyse biraz uzatmalı da olsa zor bela okula vardık. Ben indim, o döndü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;a href="http://www.ttb.org.tr/kutuphane/21aralik_h.pdf" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" title="grev by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="grev" height="100" src="http://farm6.staticflickr.com/5343/7165911056_b491d875a8_t.jpg" width="73" /&gt;&lt;/a&gt;Bir acayiplik var. Okul terkedilmiş gibi. Zaten sis sebebiyle garip bir atmosfer hakim. Bahçede ya da koridorlarda da kimseyi görmeyince önce anlayamadım ne olduğunu. Meğer o gün grev varmış. Öğretmenler, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yi protesto eden sağlık çalışanlarına diğer kamu çalışanlarının da destek vermesi ile gerçekleşen greve katılmış. Bu yüzden öğrencilerin de bir kısmı okula gelmemiş. Hatice Hn. ve Ahmet öğretmen gelen öğrencileri bir sınıfa topladı. Biz de onlarla birlikte şeker hamuru ve pasta üzerine bir çalışma yaptık.
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165872144/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="hummalı çalışma... by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="hummalı çalışma..." height="278" src="http://farm8.staticflickr.com/7099/7165872144_5643d59fed.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Gözlemlediğim kadarıyla gittiğim diğer meslek liselerine göre mutfak imkanları daha az olan bir okul. Ama talebeleri pek efendi, istekli ve maharetli. 12. sınıflarda okuyan öğrenciler  pastanelerde staj yaptıkları için daha rahattılar. Pastaları sıvama işini onlara verdik. Sonra hep birlikte pastaları kaplayıp süsledik. Başta Onur, Zinnet, Veysel, Berfin ve Bahar olmak üzere hepsine buradan selamlar, sevgiler... &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165571938/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Diyarbakır hatırası by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Diyarbakır hatırası" height="333" src="http://farm8.staticflickr.com/7099/7165571938_56cf9e1a95.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;Notlar:&lt;/u&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165594738/" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" title="çikolata by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="çikolata" height="200" src="http://farm6.staticflickr.com/5036/7165594738_7a0aa0bd94.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1. Neyse ki öğleden sonra sis kalktı, uçaklar da kalktı...&lt;br /&gt;
2. Okuldan diğer fotoğraflar için &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7165568742/in/set-72157627838461565/"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;
3. Bu aralar Nuri Ustanın yeni uğraşı çikolatalar. Yeni bir koleksiyon hazırlamış. Görüntüleri de çok güzeldi ama özellikle dolguları çok lezzetliydi. İstanbul’a dönerken yanıma kocaman bir kutu çikolata vermişlerdi. Çikolata kutularının içinde karton bölme olur ya onu da çıkarmışlar, ağzına kadar doldurmuşlar. Haftalarca ye ye bitmedi. Orada bulunduğum süre boyunca beni aileden bilip her türlü yardımı gösterdikleri için Demir ailesine teşekkürler, sevgiler, selamlar...</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/05/diyarbakir-anilari.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><thr:total>8</thr:total><enclosure length="-1" type="application/pdf" url="http://www.ttb.org.tr/kutuphane/21aralik_h.pdf"/><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>20 Aralık akşamı zaman zaman iki metreye kadar düşen görüş mesafesi ile çok sisli bir havada Recep ile Urfa’dan Diyarbakır’a gittik. Herhalde şahit olduğum en yoğun sisti. Yol boyunca Van’a konteyner taşıyan tırları gördük. (Birkaç hafta sonra onlardan birinde kalacağım hiç aklıma gelmezdi ki bu başka bir yazının konusu.) Diyarbakır’da beni Nuri Usta karşıladı. Nuri Usta ile ahbaplığımız 2008 yılına dayanıyor. Pasta Malzemeleri'ndeki modelleme dersimize geldiğinde tanışmıştık. Sonrasında da zaman zaman İstanbul'a geldiğinde ya da yarışmalarda, fuarlarda görüştük. Babası 1979 yılında Diyarbakır'da Petek Pastanesi'ni kurmuş. Şimdi de Nuri Usta, abisi ve kardeşleri ile birlikte baba mesleğini devam ettiriyor. Uzmanlık alanı dekorlu pastalar, şeker zanaatı ve çikolata yapımı. Bu benim Diyarbakır'a ikinci gidişim. İlk gidişim de yine aynı yıl Nisan ayındaydı. Mardin dönüşü Hürkan ile birlikte Nuri Ustayı ziyaret etmiştik. Onunla ve eşiyle Diyarbakır Surları'nı (ki 5 km uzunluğu ile Dünya'nın Çin Seddi'nden sonraki en uzun surlarıymış), Ulu Cami'yi, Gazi Köşkü'nü gezmiş, Dicle kenarında On Gözlü Köprü'ye nazır çay içmiştik. fotoğraf: Hürkan Tabanlı Diyarbakır’a varışım geç olmuştu, onlarla bir çay içer sonra da otele giderim diye düşünüyordum. Ama ne mümkün! Meğer Nuri Ustanın eşi Sultan Hn. planı yapmış. Akşam yemeğine annesine gidilip meftune yenecek, gece de evlerine misafir olunacak. Geçen seferki Diyarbakır maceramızdan kendisini tanıdığım için pek itiraz edemedim. Zira ağa kızı olmasının verdiği hafif sert mizacına bir de hamile olmasının getirdiği “kızdırmamak gerek” durumu eklenince o ne derse o! Nuri Ustanın kayınvalidesi o akşam için meftune hazırlamış. Diyarbakır’a özgü yöresel bir yemek olan meftune, etli, kabaklı bol ekşili sulu bir yemek. Pilavla birlikte yeniyor. Ekşisi sumaktan geliyor. Ben sumağın sadece toz halini bilirdim. Bir de top top olan hali var. Geçen sefer geldiğimde Sultan Hn. bir poşet dolusu vermiş, “bir çay bardağı suyun içine bir tatlı kaşığı kadar koy, bir gece beklet, ertesi gün bu suyu yemeklerinde kullan” diye tarif etmişti bana. Ben ancak salatalarda kullandım. Ama dolmalarda ya da meftune gibi sulu yemeklerde benim gibi ekşi sever birisi için şahane bir lezzet. Sultan Hn, annesi, babası, kardeşleri, yeğenleri ile birlikte yemek yedikten sonra biz Nuri Usta ile pastaneye geçtik. Ertesi gün için pasta siparişleri varmış, biraz mutfakta takıldık (malesef o sırada fotoğraf çekmek gelmemiş aklıma). Hava çok soğuktu, sis hala geçmemişti. Pastaneden aldığımız "on yüz bin" tatlı ve çikolata ile birlikte eve geçtik, sohbet edip çay içtik. Ortak tanıdıkları andık, bir önceki gün tanıştığım yardımsever zabıta müdürü onların akrabası çıktı, güldük eğlendik sonra yattık uyuduk. Sabah kalktığımızda sis hala çok yoğundu. Nitekim bu sis gün boyunca yakamı bırakmadı. Gün içinde Hanimiş takipçileri olan Pervin Hn., Zeliha Hn. ve Nazlı Hn ile buluşacaktık, sis yüzünden buluşamadık. Akşam uçağıyla İstanbul’a dönmem gerekiyordu ama sabah uçakları hep iptal oldu diye telaşlandım. Meslek Lisesi’ne giderken sis yüzünden kaybolduk vs vs... Ben en iyisi baştan anlatayım. Birkaç gün önce Diyarbakır Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nin müdür yardımcısı Hatice Hn. ile okulda yapacağımız çalışmanın detaylarını konuşmak için telefonlaşmıştık. Ben her okul ziyaretimde, anlatacağım şeylerle ilgili kullanacağım aletlerimi ve orada bulunması zor olabilecek malzemeleri yanımda götürüyorum. Yine öyle yapmıştım, artık sağı solu yırtılmış emektar pembe bavuluma doldurmuştum malzemelerimi. Ama tabii ne olur ne olmaz diye sordum “okulda un, yumurta şeker vardır değil mi” diye. “yok” dedi. “o zaman çevrede bir bakkaldan ya da marketten alırız” dedim. “o da yok” dedi. “nasıl?” dedim “çevrede bakkal, market de yok” dedi. “ne yapalım o zaman" dedim birşey demedi! Adresi sordum “Ergani yolu 13. km”dedi. Böyle çok bilinmezli bir macera beni bekliyordu. Sabah erkenden yine Petek Pastanesi'ne gittim. Sağolsun Nuri Usta pastaneden ihtiyacımız olan malzemeleri verdi. Ve hatta diğer şubelere pasta taşıyan servis arabasını da ayarladı. Arabanın şoförü ile birlikte düştük yola. Gideceğimiz yer turizm meslek lisesi, adresi Ergani yolu 13.km. Şoförün biraz fikri var nerede olabileceğine dair. Ona güveniyorum. Ama sis o kadar yoğun ki tabelalar okunmuyor, boşlukta yol alıyoruz. Haliyle kaçırdık okulun girişini. Neyse biraz uzatmalı da olsa zor bela okula vardık. Ben indim, o döndü. Bir acayiplik var. Okul terkedilmiş gibi. Zaten sis sebebiyle garip bir atmosfer hakim. Bahçede ya da koridorlarda da kimseyi görmeyince önce anlayamadım ne olduğunu. Meğer o gün grev varmış. Öğretmenler, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yi protesto eden sağlık çalışanlarına diğer kamu çalışanlarının da destek vermesi ile gerçekleşen greve katılmış. Bu yüzden öğrencilerin de bir kısmı okula gelmemiş. Hatice Hn. ve Ahmet öğretmen gelen öğrencileri bir sınıfa topladı. Biz de onlarla birlikte şeker hamuru ve pasta üzerine bir çalışma yaptık. Gözlemlediğim kadarıyla gittiğim diğer meslek liselerine göre mutfak imkanları daha az olan bir okul. Ama talebeleri pek efendi, istekli ve maharetli. 12. sınıflarda okuyan öğrenciler pastanelerde staj yaptıkları için daha rahattılar. Pastaları sıvama işini onlara verdik. Sonra hep birlikte pastaları kaplayıp süsledik. Başta Onur, Zinnet, Veysel, Berfin ve Bahar olmak üzere hepsine buradan selamlar, sevgiler... Notlar: 1. Neyse ki öğleden sonra sis kalktı, uçaklar da kalktı... 2. Okuldan diğer fotoğraflar için buraya tıklayabilirsiniz. 3. Bu aralar Nuri Ustanın yeni uğraşı çikolatalar. Yeni bir koleksiyon hazırlamış. Görüntüleri de çok güzeldi ama özellikle dolguları çok lezzetliydi. İstanbul’a dönerken yanıma kocaman bir kutu çikolata vermişlerdi. Çikolata kutularının içinde karton bölme olur ya onu da çıkarmışlar, ağzına kadar doldurmuşlar. Haftalarca ye ye bitmedi. Orada bulunduğum süre boyunca beni aileden bilip her türlü yardımı gösterdikleri için Demir ailesine teşekkürler, sevgiler, selamlar...</itunes:subtitle><itunes:author>noreply@blogger.com (hanimiş)</itunes:author><itunes:summary>20 Aralık akşamı zaman zaman iki metreye kadar düşen görüş mesafesi ile çok sisli bir havada Recep ile Urfa’dan Diyarbakır’a gittik. Herhalde şahit olduğum en yoğun sisti. Yol boyunca Van’a konteyner taşıyan tırları gördük. (Birkaç hafta sonra onlardan birinde kalacağım hiç aklıma gelmezdi ki bu başka bir yazının konusu.) Diyarbakır’da beni Nuri Usta karşıladı. Nuri Usta ile ahbaplığımız 2008 yılına dayanıyor. Pasta Malzemeleri'ndeki modelleme dersimize geldiğinde tanışmıştık. Sonrasında da zaman zaman İstanbul'a geldiğinde ya da yarışmalarda, fuarlarda görüştük. Babası 1979 yılında Diyarbakır'da Petek Pastanesi'ni kurmuş. Şimdi de Nuri Usta, abisi ve kardeşleri ile birlikte baba mesleğini devam ettiriyor. Uzmanlık alanı dekorlu pastalar, şeker zanaatı ve çikolata yapımı. Bu benim Diyarbakır'a ikinci gidişim. İlk gidişim de yine aynı yıl Nisan ayındaydı. Mardin dönüşü Hürkan ile birlikte Nuri Ustayı ziyaret etmiştik. Onunla ve eşiyle Diyarbakır Surları'nı (ki 5 km uzunluğu ile Dünya'nın Çin Seddi'nden sonraki en uzun surlarıymış), Ulu Cami'yi, Gazi Köşkü'nü gezmiş, Dicle kenarında On Gözlü Köprü'ye nazır çay içmiştik. fotoğraf: Hürkan Tabanlı Diyarbakır’a varışım geç olmuştu, onlarla bir çay içer sonra da otele giderim diye düşünüyordum. Ama ne mümkün! Meğer Nuri Ustanın eşi Sultan Hn. planı yapmış. Akşam yemeğine annesine gidilip meftune yenecek, gece de evlerine misafir olunacak. Geçen seferki Diyarbakır maceramızdan kendisini tanıdığım için pek itiraz edemedim. Zira ağa kızı olmasının verdiği hafif sert mizacına bir de hamile olmasının getirdiği “kızdırmamak gerek” durumu eklenince o ne derse o! Nuri Ustanın kayınvalidesi o akşam için meftune hazırlamış. Diyarbakır’a özgü yöresel bir yemek olan meftune, etli, kabaklı bol ekşili sulu bir yemek. Pilavla birlikte yeniyor. Ekşisi sumaktan geliyor. Ben sumağın sadece toz halini bilirdim. Bir de top top olan hali var. Geçen sefer geldiğimde Sultan Hn. bir poşet dolusu vermiş, “bir çay bardağı suyun içine bir tatlı kaşığı kadar koy, bir gece beklet, ertesi gün bu suyu yemeklerinde kullan” diye tarif etmişti bana. Ben ancak salatalarda kullandım. Ama dolmalarda ya da meftune gibi sulu yemeklerde benim gibi ekşi sever birisi için şahane bir lezzet. Sultan Hn, annesi, babası, kardeşleri, yeğenleri ile birlikte yemek yedikten sonra biz Nuri Usta ile pastaneye geçtik. Ertesi gün için pasta siparişleri varmış, biraz mutfakta takıldık (malesef o sırada fotoğraf çekmek gelmemiş aklıma). Hava çok soğuktu, sis hala geçmemişti. Pastaneden aldığımız "on yüz bin" tatlı ve çikolata ile birlikte eve geçtik, sohbet edip çay içtik. Ortak tanıdıkları andık, bir önceki gün tanıştığım yardımsever zabıta müdürü onların akrabası çıktı, güldük eğlendik sonra yattık uyuduk. Sabah kalktığımızda sis hala çok yoğundu. Nitekim bu sis gün boyunca yakamı bırakmadı. Gün içinde Hanimiş takipçileri olan Pervin Hn., Zeliha Hn. ve Nazlı Hn ile buluşacaktık, sis yüzünden buluşamadık. Akşam uçağıyla İstanbul’a dönmem gerekiyordu ama sabah uçakları hep iptal oldu diye telaşlandım. Meslek Lisesi’ne giderken sis yüzünden kaybolduk vs vs... Ben en iyisi baştan anlatayım. Birkaç gün önce Diyarbakır Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nin müdür yardımcısı Hatice Hn. ile okulda yapacağımız çalışmanın detaylarını konuşmak için telefonlaşmıştık. Ben her okul ziyaretimde, anlatacağım şeylerle ilgili kullanacağım aletlerimi ve orada bulunması zor olabilecek malzemeleri yanımda götürüyorum. Yine öyle yapmıştım, artık sağı solu yırtılmış emektar pembe bavuluma doldurmuştum malzemelerimi. Ama tabii ne olur ne olmaz diye sordum “okulda un, yumurta şeker vardır değil mi” diye. “yok” dedi. “o zaman çevrede bir bakkaldan ya da marketten alırız” dedim. “o da yok” dedi. “nasıl?” dedim “çevrede bakkal, market de yok” dedi. “ne yapalım o zaman" dedim birşey demedi! Adresi sordum “Ergani yolu 13. km”dedi. Böyle çok bilinmezli bir macera beni bekliyordu. Sabah erkenden yine Petek Pastanesi'ne gittim. Sağolsun Nuri Usta pastaneden ihtiyacımız olan malzemeleri verdi. Ve hatta diğer şubelere pasta taşıyan servis arabasını da ayarladı. Arabanın şoförü ile birlikte düştük yola. Gideceğimiz yer turizm meslek lisesi, adresi Ergani yolu 13.km. Şoförün biraz fikri var nerede olabileceğine dair. Ona güveniyorum. Ama sis o kadar yoğun ki tabelalar okunmuyor, boşlukta yol alıyoruz. Haliyle kaçırdık okulun girişini. Neyse biraz uzatmalı da olsa zor bela okula vardık. Ben indim, o döndü. Bir acayiplik var. Okul terkedilmiş gibi. Zaten sis sebebiyle garip bir atmosfer hakim. Bahçede ya da koridorlarda da kimseyi görmeyince önce anlayamadım ne olduğunu. Meğer o gün grev varmış. Öğretmenler, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yi protesto eden sağlık çalışanlarına diğer kamu çalışanlarının da destek vermesi ile gerçekleşen greve katılmış. Bu yüzden öğrencilerin de bir kısmı okula gelmemiş. Hatice Hn. ve Ahmet öğretmen gelen öğrencileri bir sınıfa topladı. Biz de onlarla birlikte şeker hamuru ve pasta üzerine bir çalışma yaptık. Gözlemlediğim kadarıyla gittiğim diğer meslek liselerine göre mutfak imkanları daha az olan bir okul. Ama talebeleri pek efendi, istekli ve maharetli. 12. sınıflarda okuyan öğrenciler pastanelerde staj yaptıkları için daha rahattılar. Pastaları sıvama işini onlara verdik. Sonra hep birlikte pastaları kaplayıp süsledik. Başta Onur, Zinnet, Veysel, Berfin ve Bahar olmak üzere hepsine buradan selamlar, sevgiler... Notlar: 1. Neyse ki öğleden sonra sis kalktı, uçaklar da kalktı... 2. Okuldan diğer fotoğraflar için buraya tıklayabilirsiniz. 3. Bu aralar Nuri Ustanın yeni uğraşı çikolatalar. Yeni bir koleksiyon hazırlamış. Görüntüleri de çok güzeldi ama özellikle dolguları çok lezzetliydi. İstanbul’a dönerken yanıma kocaman bir kutu çikolata vermişlerdi. Çikolata kutularının içinde karton bölme olur ya onu da çıkarmışlar, ağzına kadar doldurmuşlar. Haftalarca ye ye bitmedi. Orada bulunduğum süre boyunca beni aileden bilip her türlü yardımı gösterdikleri için Demir ailesine teşekkürler, sevgiler, selamlar...</itunes:summary><itunes:keywords>Hanimiş Turnede</itunes:keywords></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-8522186334627513285</guid><pubDate>Tue, 08 May 2012 19:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-05-08T23:10:30.924+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>URFA ANILARI</title><description>Turneyi planlarken Diyarbakır'dan pasta buluşması için talep olup olmayacağını bilmiyordum. Ama yine de bir gün öğrencilerle bir araya gelmek, bir gün Nuri ustayı (ki kendisinden bir sonraki yazıda bahsedeceğim) ziyaret etmek, bir gün de şehri gezebilmek için seyahati 3 gün olacak şekilde ayarlamıştım. İyi de etmişim, çünkü günlerim çok olunca son dakikada Şanlıurfa'ya gidebilme imkanı buldum. Turne'ye dahil edip duyurusunu yaptım ama Urfa'dan benimle irtibata geçen kimse olmadı. O nedenle bu yazı bir turne yazısından ziyade bir gezi yazısı gibi olacak sanırım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159093322/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="bakırcılar çarşısı by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="bakırcılar çarşısı" height="266" src="http://farm6.staticflickr.com/5112/7159093322_7812dee54f.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Diyarbakır Bakırcılar Çarşısı&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
19 Aralık pazartesi günü öğlen Diyarbakır Havalimanı'na indim. Planım salı günü Urfa'da, çarşamba günü Diyarbakır'da olmak olduğu için pazartesi gününü daha önce geldiğimde tadilatta olan Diyarbakır Ulu Camii'yi yeniden görmek için ayırabilirdim. Uçaktan inince otobüsle sur içine gittim. Hava kararmadan Urfa otobüsüne binmek istiyordum o yüzden ancak birkaç saatim vardı gezmek için. Ulu Camii malesef hala tadilattaydı(!) Yine içine giremedim. Ama Dağ Kapı ile Mardin Kapı arasında kalan sokakları arşınladım, Hasan Paşa Hanı'ndaki eskicileri gezdim, bakırcılar çarşısından birkaç hediyelik aldım. 
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159077808/" title="Ulu Camii by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Ulu Camii" height="240" src="http://farm8.staticflickr.com/7094/7159077808_6bc77cf140_m.jpg" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159075464/" title="Hasan Paşa Hanı by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Hasan Paşa Hanı" height="240" src="http://farm8.staticflickr.com/7223/7159075464_567499f222_m.jpg" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159081816/" title="dört ayaklı minare by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="dört ayaklı minare" height="240" src="http://farm9.staticflickr.com/8011/7159081816_cd556f4a50_m.jpg" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Son olarak yola çıkmadan önce meşhur Diyarbakır ciğerini yemeye niyetlendim. Ama malum ciğer de her yerde yenmez. Kafama göre karar vermeyeyim, birilerine sorayım diye düşünürken köşedeki zabıta ofisinin önünde oturan memur gözüme ilişti, meramımı anlattım. Ben daha cümlemi bitirmeden adam yerinden kalkıp "Müdürüüüm misafirimiz var" diyerek ortalığı ayağa kaldırdı. Sonrasında şöyle bir sahne yaşandı:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;(Müdür odasından çıkarak yanıma gelir)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: blue;"&gt;Müdür&lt;/span&gt;: Oooo hoşgeldiniz, buyurun buyurun &lt;i&gt;(diyerek buyur eder)&lt;/i&gt; Bir çayımızı için.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: Yok sağolun, benim acelem var da.. ben rahatsızlık vermeyeyim.&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;(O sırada orada bulunan bir adam lafa girer.)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #38761d;"&gt;Adam&lt;/span&gt;: Turist misiniz?&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: Evet oyle sayılırım.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #38761d;"&gt;Adam&lt;/span&gt;: Ne güzel Türkçe konuşuyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: !!! Yok öyle değil !!! şey, yerli turistim.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #38761d;"&gt;Adam&lt;/span&gt;: O zaman gazetecisiniz kesin &lt;i&gt;(boynumdaki fotoğraf makinesinden olsa gerek)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: Yok hayır değilim.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: blue;"&gt;Müdür&lt;/span&gt;: Nereden geldiniz?&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: İstanbul&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: blue;"&gt;Müdür&lt;/span&gt;: Ooo uzaktan gelmişsiniz, bir çay ikram edelim size.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: Yok teşekkür ederim. Ben oturmayayım. Ciğerci soracaktım ama önemi yok neyse şey ben rahatsızlık vermeyeyim.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: blue;"&gt;Müdür&lt;/span&gt;: Böyle olmadı ama... Mehmet oğlum bak buraya&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;(Mehmet gelir)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: orange;"&gt;Mehmet&lt;/span&gt;: Buyur müdürüm&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: blue;"&gt;Müdür&lt;/span&gt;: Misafirimize yardım et. ... lokantasına götür.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: Gerek yok siz tarif edin ben giderim.&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;(Bu cümlemin pek bir geçerliliği olmadı, Mehmet ve müdür kendi aralarında hangi ciğercinin daha iyi olduğu hususunda uzun süren bir müzakere sonunda karara vardılar.)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Işıl&lt;/span&gt;: Gerçekten zahmet olmasın, ben giderim.&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: blue;"&gt;Müdür&lt;/span&gt;: Yok öyle olmaz. Mehmet sen misafirimizi Onur'a götür.
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159070422/" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" title="ciğer... by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="ciğer..." height="320" src="http://farm6.staticflickr.com/5445/7159070422_4428a0afa2_n.jpg" width="211" /&gt;&lt;/a&gt;
Müdür ile vedalaşılır, Işıl ile Mehmet &lt;a href="http://www.onurocakbasi.com/"&gt;Onur Ocakbaşı&lt;/a&gt;'na doğru yola koyulur. Neyse ki hemen karşı sokakta, yakın bir yerdeymiş. Mehmet ciğerciye "müdürümüzün misafiridir" der ve gider. Işıl afiyetle ciğerini yer. Sadece ciğer olsa iyi, çöpşiş, salatalar, mezeler... masa donatılır. İş hesabı ödemeye gelince de "müdürün yakini" olmanın torpili ile cuzi bir ücret ödenir ve bu hikaye burada biter.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ciğer macerası sandığımdan uzun sürünce hava da karardı. Otobüse binip otogara doğru yola koyuldum. Birkaç dakika ile Urfa yönüne giden otobüsleri kaçırmışım. Tam buna hayıflanırken  yardımsever otogar ahalisinin çabalarıyla yoldan geçen Birecik otobuslerine bindirildim. Yaklaşık 2 saat süren bir yolculuktan sonra Şanlıurfa otogarına vardık. Aslında normalde burada Keziban Hn. ile buluşacaktık. Ama benim varışım geç olduğu için arayıp rahatsız etmek istemedim. Sordum, soruşturdum, yoldan geçen minibüslere binip öğretmenevine doğru yola koyuldum. Tam minibüsten inmiştim ki Keziban Hn. aradı. "Sakın girmeyin öğretmenevine, orada kalamazsınız, biz size başka yerde yer ayırttık, bekleyin kapıda biz geliyoruz sizi almaya" dedi. O böyle deyince korktum, "vah vah herhalde pek fena bu öğretmenevi" diye aklımdan geçmedi değil. Meğer ondan değilmiş. İlk defa Urfa'ya gidiyorum ya, Balıklı Göl'ün orada geleneksel Urfa mimarisi örneği olan bir otelde kalırsam, gözümü açtığımda karşımda eski şehri görürsem Urfa'yı daha çok severim, hep gelmek isterim diye düşünmüşler, sağolsunlar. Öyle de oldu gerçekten.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159235236/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Tarçın Kafe by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Tarçın Kafe" height="266" src="http://farm6.staticflickr.com/5322/7159235236_d0c2a90f5a.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Tarçın Kafe Hatırası&lt;/td&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Önce yeni açtıkları "Tarçın Cafe"ye gittik. Keziban Hn. aslında Mersin'li bir eczacı. Eş kontejanından Urfa'lı olmuş. Birkaç ay önce İstanbul'daki kapkek dersimize geldiğinde tanışmıştık. O zaman henüz kafeyi açma aşamasındalardı. Bu süre zarfinda kafe açılmış, yavaş yavaş tanınmaya başlamış. Hazır Diyarbakır'a kadar gitmişken davete icabet etmemek olmazdı.  Keziban Hn, eşi, eski ortağı ve arada uğrayan dostları ile bol sohbetli bir akşam geçirdik. Bakır servislerle kahve ikram ettiler. Yanında da ev yapımı kekler, kurabiyeler ve ilk defa yediğim&lt;b&gt; külünçe&lt;/b&gt;. (Urfa'da her pastanede bulunan kendine has bir baharat karışımı ile hazırlanan, hem tatlısı hem tuzlusu yapılan, sert ve dayanıklı bir çeşit kurabiye)   Zamanla çeşitleri daha da artacak, hatta sözüm var ilk fırsatta yeniden gideceğim, birlikte gireceğiz mutfağa. (güncel not: Ben gidemeden Keziban Hn geldi İstanbul'a. Ama azimliyim en yakın zamanda iade-i ziyaret yapacağım.)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159104214/" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" title="El-Ruha Oteli by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="El-Ruha Oteli" height="200" src="http://farm9.staticflickr.com/8003/7159104214_040f8df1fc_m.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gece Keziban Hn’ın önerisi ile (aynı zamanda Şanlıurfa’nın eski ismi de olan) &lt;a href="http://www.hotelelruha.com/"&gt;El-Ruha Otel&lt;/a&gt;'de kaldım. Balıklı Göl'ün hemen yanında geleneksel &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159104214/"&gt;Urfa mimarisi&lt;/a&gt; tarzında Urfa taşından yapılmış &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159109394/"&gt;bir otel&lt;/a&gt;. Yöresel mimarisi ve dekorasyonu bir tarafa aklımda en çok kalan şey kahvaltısı oldu.Kahvaltıda &lt;b&gt;ciğer kebabı&lt;/b&gt; olması benim için değişik bir tecrübeydi. Ayrıca ilk defa yediğim &lt;b&gt;isot reçeli&lt;/b&gt; ve çok beğendiğim yöresel &lt;b&gt;katı pekmezi&lt;/b&gt;yle tanışmış olmaktan mutluyum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159300654/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="El-Ruha'da kahvaltı by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="El-Ruha'da kahvaltı" src="http://farm8.staticflickr.com/7214/7159300654_99270ef681.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Kahvaltıdan sonra Keziban Hn. ile buluşup Balıklı Göl'e gittik. Hava, Aralık ayı olmasına rağmen günlük güneşlikti. (Şimdi yazarken farkettim ki bir yere ilk defa gittiğimde o anki iklim ve hava durumu orası hakkındaki hislerimi çok etkiliyor. Şu an anımsarken içim ısındı.) Aslında Harran gibi,&lt;a href="http://gobeklitepe.info/tr/index.html"&gt; Göbekli Tepe&lt;/a&gt; gibi görülmesi gereken çok önemli yerler var Urfa'da. Ama ben malesef sınırlı bir sürede ancak Balıklı Göl ve çevresini görebildim. Bu bölgede yer alan mekanlar ve haklarındaki efsaneleri yazının sonunda bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159166962/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="mor poşular by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="mor poşular" height="266" src="http://farm6.staticflickr.com/5468/7159166962_ffd9874683.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Bence hafta içi ve erken bir saat olmasına rağmen etrafta çok fazla Urfalı çocuk ve adam vardı. Keziban Hn’ın dediğine göre bu hali sakin bile sayılırmış. Kadınların (ve bazı adamların) başında ve boynunda mor renkte poşular sarılıydı. Önce bunu bir aşiret simgesi sandım ama internette rastladığım pek çok kaynak bu mor poşuları “moda” olduğunu yazmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159139462/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="balıklı göl :) by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="balıklı göl :)" height="266" src="http://farm8.staticflickr.com/7096/7159139462_d4741e5b2b_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Bu adamlar nereyi çekiyor?&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Şanlıurfa’nın bilinen bir geleneği de sıra geceleri. Birbirine yakın yaşlardaki arkadaş gruplarının, her hafta bir başkasının evinde olmak üzere, haftada bir akşam, belirli bir niteliğe ve düzene göre sıra ile yaptıkları toplantılara "sıra gecesi" denilmekteymiş. Hep sıra gecesi diye birşey duyarım bilirim de bunun sıra ile yapılıyor olmasından dolayı bu isimle anılıyor olduğunu yeni farketmiş olmama şaştım. Sıra geceleri, usta-çırak geleneği içerisinde müziğin icra edildiği meşk ortamlarıymış. Ben bu çeşit bir sıra gecesine katılamadım. Ama Keziban Hn sayesinde farklı bir sıra buluşması yaşadım. Şöyle ki Keziban Hn ve arkadaşları ayda bir kere dışarıda buluşup yemek yiyorlarmış . Her ay birisinin sırası oluyormuş, yemeği de sırası gelen ısmarlıyormuş. Tesadüf ve şans (!) bu ya tam da o gün sıraları varmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159210246/" title="&amp;quot;sıra&amp;quot;dan... by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="&amp;quot;sıra&amp;quot;dan..." height="333" src="http://farm8.staticflickr.com/7238/7159210246_4c12943442.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Balıklı Göl’ün hemen yanında &lt;a href="http://www.cardaklikosk.com/"&gt;Çardaklı Köşk&lt;/a&gt; diye bir yerde buluştuk. Önce &lt;b&gt;çiğ köfte&lt;/b&gt;ler
 geldi. (meğer böyle bir yere yemeğe gideceksen önceden arayıp çiğ köfte
 siparişini vermek gerekirmiş ki sen gidene kadar hazır olsun.) &lt;i&gt;Herkes Urfalı olduğu için haliyle beğenmediler çiğ köfteyi&lt;/i&gt;. Genel yorum “ben daha iyi yaparım” idi! Akabinde &lt;b&gt;kebap&lt;/b&gt;lar geldi. Bitişi de &lt;b&gt;şıllık tatlısı&lt;/b&gt; (bir nevi şerbetli fıstıklı krep) ve &lt;b&gt;mırra&lt;/b&gt; ile yaptık. Ohh pek afiyet oldu. Başta sıra sahibi Recep olmak üzere Ruken, Zeliha, Songül ve Hasan’a selamlar, sevgiler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159316338/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Çardaklı Köşk by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Çardaklı Köşk" src="http://farm9.staticflickr.com/8003/7159316338_5d1c82be42.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Recep yemekten sonra Batman’a dönecekti. (kendisi Batman’lı olup sadece bu sıra buluşması için üşenmeyip geliyormuş her ay Urfa’ya) Ben de artık Diyarbakır’a geçecektim. Diyarbakır da Batman yolu üzerinde olduğundan kelli beni de bırakıverdi. Maceralı yolculuk ve Diyarbakır anıları bir sonraki yazıda...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;u&gt;&lt;b&gt;BALIKLI GÖL ÇEVRESİ &amp;amp; EFSANELERİ&lt;/b&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: left;"&gt;
&lt;b&gt;MEVLİD-İ HALİL MAĞARASI&lt;/b&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159173662/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Mevlid-i Halil Mağarası by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Mevlid-i Halil Mağarası" height="213" src="http://farm8.staticflickr.com/7225/7159173662_a13d1e6f91_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
Kuran, İncil ve Tevrat’ta adı geçen Hz. İbrahim’in Urfa’da doğduğuna inanılıyormuş. Rivayete göre zalim kral Nemrut rüyasında, doğacak çocuklardan birinin kendisini öldüreceğini görür. Hemen o yıl doğacak bütün çocukların öldürülmesini emreder. O sırada hamile olan Hz İbrahim’in annesi kaçarak bir mağaraya gizlenir, çocuğunu bu mağarada doğurur ve onu burada bırakıp evine döner. Çocuğu bir dişi ceylan emzirir. Rivayete göre Hz İbrahim 17 yaşına kadar bu mağarada kalır. (mevlid kutlu doğum, halil de dost anlamına geliyormuş.) Etrafı cam ile kapatılmış, tabanı su ile kaplı küçük bir mağara olan Mevlid-i Halil mağarasının efsanede geçen mağara olduğuna inanılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;HALİL-ÜR RAHMAN GÖLÜ (BALIKLI GÖL)&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159127462/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Balıklı Göl by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Balıklı Göl" height="266" src="http://farm6.staticflickr.com/5444/7159127462_5cf07a7ba9.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Balıklı Göl&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159241238/" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" title="Balıklı Göl balıkları by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Nemrut’un zulmü, haksızlığı ve putlara tapışını, halkın da putlara tapmaya zorlanılışını gören İbrahim, insanların kendi elleriyle yaptıkları bu putların tanrı olamayacağını söyler. Halka bu düşüncesini anlatır. Halk korkudan ağzını açamaz. Bir tören günü İbrahim gizlice puthaneye girer, bir balta ile bütün putları parçalar, baltayı da en büyük putun üstüne bırakır. Herkes bu olaydan İbrahim’i sorumlu tutar. Hz. İbrahim “Kendisi dururken küçük putlara tapınılmasını istemediği için, boynunda balta asılı olan büyük put yapmıştır, inanmazsanız kendisine sorun” der. Öfkelenen Nemrut, “putlar konuşamaz, hem bir taş parçası baltayı eline alıp bu işi nasıl yapar” diye haykırınca Hz. İbrahim “O halde konuşamayan ve kendilerini kırılmaktan kurtaramayan putlara neden ibadet edersiniz ?” deyince sinirlenen Nemrut İbrahim’e kendisine secde etmesini emreder. Hz. Ibrahim de “Ben beni yaratandan başkasına secde etmem der. Nemrut " Seni yaratan kim ? " diye sorunca, İbrahim “dirilten ve öldüren Allah'tır” diye cevap verir. Nemrut "Ben de diriltirim" diyerek zindandan iki kisi getirtir. Birini serbest bırakıp, diğerini öldürür. Güya böylece diriltmiş ve öldürmüş olacaktır. Hz. İbrahim bunun karşısında “Benim Rabbim güneşi doğudan doğdurur, gücün yetiyorsa sen de batıdan doğdur” deyince Nemrut aciz kalır ve İbrahim’i ateşe atarak öldürtmeye karar verir. Her taraftan toplanan odunlar ile büyük bir ateş yakılır. Tepeye bir mancınık inşa edilir. Hz İbrahim bu mancınıkla ateşe atılır. O sırada Allah “Ey ateş İbrahim için serinlik ve esenlik ol” diye buyurur. Ateş suya, odunlar da balığa dönüşür.  Bu nedenle göl ve içindeki balıklar kutsal sayılır. ( Halil-ür rahman, Allah’ın dostu  anlamına geliyormuş)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;AYNZELİHA GÖLÜ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159160962/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Aynzeliha gölü by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Aynzeliha gölü" height="266" src="http://farm8.staticflickr.com/7233/7159160962_2f2b1e948e.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
İbrahim için ağlayan Nemrut’un kızı Zeliha’nın gözyaşlarından Balıklı 
Göl’ün hemen yanında küçük bir göl daha oluşur, bu gölün adı ise 
“Zeliha’nın gözü” anlamına gelen “Aynzeliha”. Biz oradayken İranlı hacı 
adayları (ki burası hac yolu üzerinde ziyaret ettikleri önemli bir dini 
yermiş) sırayla gölün içindeki kayığa binip fotoğraflar çekildiler.&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;HALİL-ÜR RAHMAN CAMİİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Döşeme camii adı ile de anılan, Balıklı Göl’ün hemen yanında yer alan camii Selahattin Eyyubi’nin yiğeni tarafından 1211 yılında inşa ettirilmiş ama daha sonra birçok kez onarım görmüş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;RIZVANİYE CAMİİ &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159144652/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="Rızvaniye camii önü by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Rızvaniye camii önü" height="266" src="http://farm8.staticflickr.com/7222/7159144652_968382a26a.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Taziye evi&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
Bizanslılar’dan kalan bir kilisenin yerine 1716 yılında Osmanlılar tarafından yapılmış olan camiinin eski medrese odaları şimdi taziye evi olarak kullanılıyor. Taziye evi diye birşey olduğunu ben ilk defa burada gördüm. Buralardaki geleneğe göre vefat eden bir kimsenin yakınları taziyeleri kendi evinde değil bunun gibi düzenlenen taziye evlerinde kabul edermiş.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;ŞANLIURFA KALESİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159194244/" style="margin-left: auto; margin-right: auto;" title="kaleden Urfa by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="kaleden Urfa" height="267" src="http://farm8.staticflickr.com/7213/7159194244_f0cf325a1e.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Kaleden Şanlıurfa&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;br /&gt;
M.Ö. 2000 yılında yapıldığı tahmin edilen kalenin üzerinde yer alan iki taş sütunun Hz İbrahim’in ateşe atılmasında mancınık olarak kullanıldığı rivayet ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;Notlar:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159152786/" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;" title="Aynzeliha gölü by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Aynzeliha gölü" height="400" src="http://farm9.staticflickr.com/8165/7159152786_378ff718a3.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;br /&gt;
1. Urfa'nın tarihi paleolitik çağa kadar uzanıyormuş. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek ve bir kısmını da burada paylaşmak istedim ama Türkçe kaynakların güvenilmez böbürlenmeciliği, İngilizce kaynakların çokluğu ve karışıklığı içinden çıkamadım malesef.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2. Çok tanrılı Pagan ve Sabii inançlarına ait mabetlerin bulunduğu, İbrahim Peygamber'in doğduğu, Musa Peygamber, Şuayb Peygamber, Yakup Peygamber, Eyyüp Peygamber ve Elyesa Peygamber'in yaşadığı, İsa Peygamber'in kutsadığı inanıldığı için şehre  "&lt;b&gt;Peygamberler Şehri"&lt;/b&gt;deniyormuş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3. Şanlıurfa Belediyesi'nin şehir için bulduğu slogan içler acısı: &lt;i&gt;"Doğuştan marka şehir"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4. Kendime not: en yakın zamanda yine gidile, hem Keziban Hn ile mutfağa girile hem de Harran ve Göbeklitepe görüle...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5.Diğer Şanlıurfa fotoğrafları için &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7159109394/in/set-72157627838461565/"&gt;buraya &lt;/a&gt;tıklayabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/05/urfa-anilari.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-5138201586276689764</guid><pubDate>Sat, 28 Apr 2012 08:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-04-28T11:51:18.914+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE: HATAY</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgjtzHgoUOzraCo7hV0HLuu3mYvDVYMncpMO8dlLByMEFh7Du9BrKQjHLKgzDudva8XP4kKLM7o9psp7gzymigC9g194uYMyp-ID3mkPtshglK4h-xEK4BSDtT8CivvFLuVsbGu/s1600/Hatay.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgjtzHgoUOzraCo7hV0HLuu3mYvDVYMncpMO8dlLByMEFh7Du9BrKQjHLKgzDudva8XP4kKLM7o9psp7gzymigC9g194uYMyp-ID3mkPtshglK4h-xEK4BSDtT8CivvFLuVsbGu/s320/Hatay.jpg" width="243" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Yine gecikmiş bir duyuru oldu ama bu sefer Adana'ya göre daha organizeyim. Hatay'da iki gün kalacağım. Toplu duyuruyu yaptığımda Hatay'dan benimle irtibata geçen birkaç kişi ile zaten önceden haberleşmiştik. İlk gün onlarla buluşacağız. Ayrıca yine kız meslek lisesinde öğrencilerle bir araya geleceğiz. İkinci gün de Arkeoloji müzesini,Uzun Çarşı'yı,  şehrin sokaklarını gezip tepsi kebabı ve künefe yemeyi planlıyorum. Giden, gören, bilen varsa tüm önerilere açığım...&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;span style="color: #674ea7;"&gt;Öğrencilerle buluşma&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;... 30 Nisan 2012 Pazartesi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pazartesi günü Antakya Yıldız- Selahattin Mıstıkoğlu Kız Teknik ve Meslek Lisesi'ndeki öğrencilerle Şeker Hamuru yapımı ve uygulamaları üzerine bir atölye çalışması yapacağız. Öğretmenlerinin dediğine göre 100'e yakın öğrenci olacakmış. Hiç bu kadar kalabalık bir grupla çalışmamıştım. Bakalım nasıl olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: #351c75;"&gt;&lt;span style="color: #674ea7;"&gt;Pasta Buluşması&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;... 30 Nisan 2012 Pazartesi veya 1 Mayıs 2012 Salı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu buluşma tüm pastaseverlere açık bir tanışma ve kaynaşma buluşmasıdır. Elbette herhangi bir katılım ücreti yoktur. Gelmek isteyen, müsait olan herkese açıktır. Birlikte kahve içip pasta sohbetleri gerçekleştireceğiz. Buluşmayı büyük ihtimalle pazartesi günü öğleden sonra yapacağız ama tam saatine ve yerine ben oraya gittiğimde karar vereceğiz. Katılmak isteyenler bana 506-5088923 numaralı telefondan ulaşabilir.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/04/hanimis-turnede-hatay.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgjtzHgoUOzraCo7hV0HLuu3mYvDVYMncpMO8dlLByMEFh7Du9BrKQjHLKgzDudva8XP4kKLM7o9psp7gzymigC9g194uYMyp-ID3mkPtshglK4h-xEK4BSDtT8CivvFLuVsbGu/s72-c/Hatay.jpg" width="72"/><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-8380404772676184774</guid><pubDate>Wed, 11 Apr 2012 23:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-04-28T16:04:41.029+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE: ADANA</title><description>&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEikXMioCnb9TD4z7a9Yheud6pVH9SUhX-WxEPFNH2gKKwRAoz_1Aws7Y8FSUCgJxFBGJ5dQYBOpe9uJ9fBG44BEWZ1GaQ2uwfgYJfdq9uKXju2V2VdlXHYCZqBfD7-pqiAjzlQJ/s1600/ADANA.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5730300423692918370" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEikXMioCnb9TD4z7a9Yheud6pVH9SUhX-WxEPFNH2gKKwRAoz_1Aws7Y8FSUCgJxFBGJ5dQYBOpe9uJ9fBG44BEWZ1GaQ2uwfgYJfdq9uKXju2V2VdlXHYCZqBfD7-pqiAjzlQJ/s320/ADANA.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; display: block; height: 320px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 316px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
İlk turne programında Adana olmadığı için sitem dolu pek çok e-posta gelmişti. Fırsat bulduğum ilk tarihe Adana biletlerimi aldım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Adana'ya gidiyorum gitmesine ama ne yapacağız, nerede buluşacağız, kimler gelecek (ya da birileri gelecek mi), atölye çalışması olacak mı,  bunların hiçbirini düşünemedim ve malesef organize edemedim. Gelen mesajları yanıtlayamadım. Bu mesajların çoğu &lt;span style="font-style: italic;"&gt;atölye çalışması&lt;/span&gt;nı soruyordu. Adana ile ilgili plan netleşince size haber vereceğim dediklerime bile haber veremedim. Zira vakit geldi ama hala Adana ile ilgili netleşen birşey yok.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yolculuk vakti geldi, durum da biraz böyle belirsiz olunca elim ayağıma dolandı. Yolculuğu ertelesem mi diye şu ana kadar kararsızdım ama "pasta buluşması"nı düşünerek ertelemekten vazgeçtim. Haftasonu ve takip eden pazartesi günü Adana'dayım.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;15 Nisan 2012&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size: 100%;"&gt;pazar günü saat:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; 13:30&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #cc0000; font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;Adana Pasta Buluşması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yer&lt;/span&gt;: &lt;span style="font-size: 130%;"&gt;Anemon&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: 85%;"&gt;Adres: Kurtuluş Mh. Ziyapaşa Blv. Şinasi Efendi Cd. Metro Sineması Sokağı, Lacoste Karşısı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu pazar günü pastaseverler ile bir buluşmamız olacak. Bu yazıyı okuma  fırsatı bulan, uygun olan, gelmek isteyen herkesi bekleriz. Elbette  herhangi bir katılım ücreti yok. Tanışalım, kaynaşalım, kahvemizi içip  pastacılık üzerine sohbetler edelim... &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Duyuruyu bir türkü ile sonlandırmak isterim:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;div style="text-align: left;"&gt;
Adana köprü başı&lt;br /&gt;
Otur saraya karşı&lt;br /&gt;
Gel beraber gezelim&lt;br /&gt;
Dosta düşmana karşı&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/04/hanimis-turnede-adana.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEikXMioCnb9TD4z7a9Yheud6pVH9SUhX-WxEPFNH2gKKwRAoz_1Aws7Y8FSUCgJxFBGJ5dQYBOpe9uJ9fBG44BEWZ1GaQ2uwfgYJfdq9uKXju2V2VdlXHYCZqBfD7-pqiAjzlQJ/s72-c/ADANA.jpg" width="72"/><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-7408159926217161541</guid><pubDate>Mon, 02 Apr 2012 19:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-04-05T21:50:54.405+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE: ANKARA II</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSo7Z6kC7adjxopidKgSmHIQH9nNzGdPtxjUM0iucd4lxH81kKkkjTQ_7Fpl8ZFzWWAV0vwrHkIfKpFr1vxGO4uWdVwGzINqM95k0H56v1aTcUbgECzencWctYLx9hDOsK7_mB/s1600/ANKARA.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 260px; height: 320px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSo7Z6kC7adjxopidKgSmHIQH9nNzGdPtxjUM0iucd4lxH81kKkkjTQ_7Fpl8ZFzWWAV0vwrHkIfKpFr1vxGO4uWdVwGzINqM95k0H56v1aTcUbgECzencWctYLx9hDOsK7_mB/s320/ANKARA.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5727241322040712290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum bu sefer çok geciktim duyurusunu yapmakta... Umarım ilgilenen herkes zamanında okur. Genel talep dogrultusunda bu sefer Ankara'da cakepops &amp;amp; cakelets kursu yapacağız. Detayları yazının devamında bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurs dışında bir de pazartesi akşamı saat 18:00'de bir &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;pasta buluşmamız&lt;/span&gt; olacak. Bu turnenin en güzel kısımlarından biri de bu pastacılık (özellikle butik pastacılık) üzerine sohbetler ettiğimiz, fikir ve sorularımızı paylaştığımız, birbirimizle tanıştığımız bu buluşmalar oluyor. Geçen sefer yağmurlu bir Ankara günüydü herkes katılamamıştı ama bu sefer sanırım baharın gelmesi de lehimize olacak... (gerçi hava tahminleri yağmurlu gösteriyor yine ama ben ümitliyim günlük güneşlik olacak) &lt;s&gt;Mekan konusu hala netlik kazanmadı. Ben oraların yabancısıyım, sizlerden öneri bekliyorum. Nerede oturup birşeyler yiyip kahve içip sohbet edebiliriz? Kestane kebap acele cevap.. Zira bir an önce belirleyelim ki ben yollara düşmeden buradan duyurusunu yapabileyim.&lt;/s&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;9 Nisan 2012 Pazartesi&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;saat: 18:30&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;Ankara Buluşması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yer&lt;/span&gt;:&lt;span&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;Urfalı Hacı Mehmet /&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Turan Güneş'teki şubesi &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;(adres bilgisi için &lt;a href="http://www.urfalihacimehmet.com.tr/tr/iletisim.aspx"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Akşam saati olduğundan aç gelecek olanların karnını doyurabilecekleri, yemek yemek istemeyenlerin de çay veya kahve içebileceği, sakin bir yermiş. Sanırım ulaşımı da hem araba ile gelecek olanlar hem de toplu taşıma kullanacaklar için kolay olacak. Gelebilecek olan herkesi bekleriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmek dileği ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ATÖLYE ÇALIŞMASININ DETAYLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;Cakepops &amp;amp; Cakelets Kursu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitmen: Işıl Sözer&lt;br /&gt;Eğitim tarihi: 9 Nisan 2012 pazartesi  (aynı kursu talep olduğu takdirde 10 Nisan günü de tekrarlayacağız)&lt;br /&gt;Eğitim süresi : 6 saat (11:00-17:00)&lt;br /&gt;Eğitim yeri: Chocoj Atölyesi - Sancak Mah. Cidde Cad. No:20 B YILDIZ/ANKARA Tel: 0 312 441 40 81&lt;br /&gt;Ders ücreti: 200 TL&lt;br /&gt;Katılımcı sayısı: minimum 4, maksimum 8 kişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurs içeriği:&lt;br /&gt;- Kullanılacak keklerin ve kremaların hazırlanması&lt;br /&gt;- Cakepops (kremalı kek topları) hazırlanması , süslenmesi&lt;br /&gt;- Üç boyutlu mini keklerin (cakelets) hazırlanması, süslenmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Kullanılacak tüm malzemeler ve ders notları tarafımızdan sağlanacaktır.&lt;br /&gt;Kayıt  olmak için 312-441 40 81 numaralı telefondan Jale Hn ile irtibata geçebilirsiniz.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/04/hanimis-turnede-ankara-ii.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSo7Z6kC7adjxopidKgSmHIQH9nNzGdPtxjUM0iucd4lxH81kKkkjTQ_7Fpl8ZFzWWAV0vwrHkIfKpFr1vxGO4uWdVwGzINqM95k0H56v1aTcUbgECzencWctYLx9hDOsK7_mB/s72-c/ANKARA.jpg" width="72"/><thr:total>10</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-6920095153842957049</guid><pubDate>Fri, 30 Mar 2012 18:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-01-17T02:17:57.661+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ BAHAR TURNESİ &amp; BUTİK PASTACILIK - 3. BASKI</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7030228931/" title="Hanimiş Bahar Turnesi 2012 by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Hanimiş Bahar Turnesi 2012" height="243" src="http://farm7.staticflickr.com/6055/7030228931_080e0e23f5.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Bundan 6 ay önce "&lt;a href="http://hanimis.blogspot.com/2011/09/hanimis-turnede.html"&gt;haydi buluşalım&lt;/a&gt;" dediğim andan itibaren Hanimiş'in gündeminde pastalar, kitap ve derslerin yanı sıra bu buluşmalar da önemli bir yere sahip oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen kış gidemediğim 3 şehri daha ekledik turne kapsamına, bir de geçen sefer gelemeyenler için yine Ankara buluşması olacak... Yukarıdaki resimde hangi tarihte hangi şehirde olacağımı  görebilirsiniz. Özellikle Bursa ve Adana'dan pek çok pastasever ile yazıştık, konuştuk. Ben tek tek haber vermeye de çalışacağım. Ama bu buluşmalar şimdiye kadar hep  o şehirdeki pastaseverlerin önerileri ile şekillendi, yine öyle olsun isterim. O nedenle buluşmalara katılmak isteyenler yazının altındaki yorum  kısmına veya hanimis@gmail.com adresine yazarak benimle irtibata geçerse yine hep birlikte karar veririz detaylara. Program netleştikçe her şehir için duyuruları yine burada yayınlayacağım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca mutlulukla duyurmak isterim ki "&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Butik Pastacılık&lt;/span&gt;" kitabımız şubat ayı sonunda 3. baskısını yaptı. Sadece pastacılık üzerine hazırlanan bir kitabın 14 ay içinde 3. baskısını yapması ne mutlu. Kitabımızın binlerce kişinin mutfağında olduğunu düşünmek beni çok heyecanlandırıyor. Herkese teşekkürler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/7030230093/" title="Butik Pastacılık 3. baskı! by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Butik Pastacılık 3. baskı!" height="500" src="http://farm7.staticflickr.com/6220/7030230093_0d876298e7.jpg" width="468" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;
not:&amp;nbsp; Yazının başındaki duyuruda yer alan fotoğrafını kullanmama izin veren minik şef arkadaşım Arda'ya selamlar...</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/03/hanimis-bahar-turnesi-butik-pastacilik.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><thr:total>29</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-7179244082872156741</guid><pubDate>Thu, 09 Feb 2012 11:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-02-09T14:12:39.690+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE : İZMİR II</title><description>Hanimiş yine İzmir'de... Kasım ayında&lt;a href="http://hanimis.blogspot.com/2011/12/izmir-anilari.html"&gt; İzmir'deki turne&lt;/a&gt; çok keyifli geçmişti. Gelemeyenlerle sonradan çok yazıştık ve çoğunluğun talebi üzerine bu sefer de kapkek ve cakepops dersi yapmaya karar verdik. Atölye çalışmaları yine Selda'nın atölyesi &lt;a href="http://www.sekerdendusler.com/sekerdendusler/"&gt;Şekerden Düşler&lt;/a&gt;'de olacak. Derse gelmeyecek olanlarla da akşam yemeğinde buluşacağız. Detaylar için yazının devamına bakabilirsiniz. Görüşmek dileği ile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhAQWx4R1ffCoNm7NeHHsDTXVK5YmENMIh6qRG52-qiVCmnLStiV7eaZPRIZY3O_0w0QDiuQWDqCdLoW_l_t-VUbv0JQPUx5WqKdmOvaFeH-0aD6JwR1vPKVNTkjoLuRq-9ITZj/s1600/izmir+2+res.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 344px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhAQWx4R1ffCoNm7NeHHsDTXVK5YmENMIh6qRG52-qiVCmnLStiV7eaZPRIZY3O_0w0QDiuQWDqCdLoW_l_t-VUbv0JQPUx5WqKdmOvaFeH-0aD6JwR1vPKVNTkjoLuRq-9ITZj/s400/izmir+2+res.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5707106673685316130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;PASTA SOHBETİ BULUŞMASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;26 Şubat 2012 pazar günü&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;saat 19:00'da&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;a href="http://www.topcununyeri.com/iletisim.html"&gt;Topçu'nun yeri&lt;/a&gt;nde&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu buluşma tüm pastaseverlere açık bir tanışma, kaynaşma, karşılıklı danışma buluşmasıdır. Elbette herhangi bir katılım ücreti yoktur. Gelmek isteyen, pastacılık üzerine sohbet etmek isteyen, müsait olan herkese açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br style="font-weight: bold;"&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ATÖLYE ÇALIŞMALARININ DETAYLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Kapkek yapımı &amp;amp; süsleme teknikleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitmen: Işıl Sözer&lt;br /&gt;Eğitim tarihi: 26 Şubat 2012 pazar&lt;br /&gt;Eğitim süresi : 4 saat (13:00-17:00)&lt;br /&gt;Eğitim yeri: Şekerden Düşler - 1420 Sokak No:69/1 Kahramanlar - İzmir Tel: 0 232 421 70 01&lt;br /&gt;Ders ücreti:160 TL + KDV&lt;br /&gt;Katılımcı sayısı: 5-6 kişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ders içeriği:&lt;br /&gt;- Kullanılacak malzemelerin tanıtımı&lt;br /&gt;- Keklerin pişirilmesi&lt;br /&gt;- Kremaların hazırlanması&lt;br /&gt;- Kapkek dolgulama teknikleri&lt;br /&gt;- Krema sıkma yöntemi ile kapkeklerin süslenmesi&lt;br /&gt;- Şeker hamuru ile kapkeklerin süslenmesi&lt;br /&gt;- Fotoğraflı kapkek yapımı&lt;br /&gt;- Fondan ile kapkeklerin süslenmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Cakepops &amp;amp; Cakelets:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitmen: Işıl Sözer&lt;br /&gt;Eğitim tarihi: 27 Şubat 2012 pazartesi&lt;br /&gt;Eğitim süresi : 4 saat (10:30-14:30)&lt;br /&gt;Eğitim yeri: Şekerden Düşler - 1420 Sokak No:69/1 Kahramanlar - İzmir Tel: 0 232 421 70 01&lt;br /&gt;Ders ücreti:160 TL + KDV&lt;br /&gt;Katılımcı sayısı: 5-6 kişi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ders içeriği:&lt;br /&gt;- Kullanılacak keklerin ve kremaların hazırlanması&lt;br /&gt;- Cakepops (kremalı kek topları) hazırlanması&lt;br /&gt;- Üç boyutlu mini keklerin (cakelets) traşlanması : baykuş, düğün pastası ve hello kitty)&lt;br /&gt;- Hazırlanan keklerin süslenmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Kullanılacak tüm malzemeler ve ders notları tarafımızdan sağlanacaktır.&lt;br /&gt;Kayıt olmak için 506-5088923 numaralı telefondan benimle ya da 0 232 421 70 01 numaralı telefondan Selda Hn ile irtibata geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Mart ayında benzer bir programı Ankara'da da düzenleyeceğiz. Detaylar için Hanimiş'i takip ediniz :)</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/02/hanimis-turnede-izmir-ii.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhAQWx4R1ffCoNm7NeHHsDTXVK5YmENMIh6qRG52-qiVCmnLStiV7eaZPRIZY3O_0w0QDiuQWDqCdLoW_l_t-VUbv0JQPUx5WqKdmOvaFeH-0aD6JwR1vPKVNTkjoLuRq-9ITZj/s72-c/izmir+2+res.jpg" width="72"/><thr:total>8</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-2386892625116345406</guid><pubDate>Fri, 20 Jan 2012 19:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-01-21T00:58:57.237+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>TRABZON ANILARI</title><description>Aklımda Trabzon ile ilgili anlatacak o kadar çok şey vardı ki, itiraf ediyorum hiçbir detayı atlamak istemediğim için bir türlü bilgisayar başına geçip yazmaya başlayamadım. Gecikme için (özellikle fotoğrafları bekleyenlerden) özür dilerim. Buyurun Trabzon anıları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732493931/" title="Aya Sofya by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7165/6732493931_8acf548b1a.jpg" alt="Aya Sofya" width="500" height="294" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öğrencilik yıllarında coğrafya derslerinde slogan gibi ezberlediğimiz bir cümledir: Karadeniz'de dağlar kıyıya paralel uzanır. (Bu dağlar özellikle Doğu Karadeniz'de 4000 metre yüksekliğe kadar çıkıyormuş) Hal böyle olunca şehirler denize paralel olarak genişliyor. İstanbul'dan Trabzon'a giderken uçak, uzun bir süre şehire paralel şekilde denizin üzerinden uçtu. Böylelikle gökyüzünden sahil şeridini izleme fırsatı buldum. Havalimanı da denizin hemen bitişiğinde. Uçak inerken sanki denizin üzerine konacakmış gibi oluyor. Başka türlü olsa insan bu manzaradan keyif alabilirdi belki ama meşhur Karadeniz sahil yolu sayesinde (!) Trabzon da diğer Karadeniz şehirleri gibi artık denizle dağlar arasında değil, otobanla dağlar arasına sıkışmış vaziyette. Üzücü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Aralık sabahı Trabzon'a vardım. Havalimanından çıkmadan önce yanımdan genç biri banttan gelen bavuluna doğru heyecanlı bir hamle yaparak "buldim oni" dedi. Evet Trabzon'daydım :) ama orada bulunduğum süre boyunca duyduğum tek şiveli konuşma bu oldu malesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732497687/" title="Altın kızlar by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7013/6732497687_2d0c324ba7_m.jpg" img="" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand; width=" alt="Altın kızlar" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Sema Hn. ve Dilek Hn. beni karşılamaya gelmişti. İsimleri bu yazı içinde bolca geçeceği için izninizle onlardan biraz bahsetmek isterim. Dilek Hn. ile İstanbul'a eğitime geldiğinde tanışmıştık. Trabzon'a döndüğünde butik bir pasta atölyesi açtı ve biz de (yazının devamında detaylı bir şekilde anlattığım) atölye çalışmamızı onun mutfağında gerçekleştirdik. Sema Hn. ile ise turne duyurusunu yaptıktan sonra aradığında tanıştık. Üstün organizasyon becerileri sayesinde Trabzon'daki okul çalışmasını, buluşmayı ve birazdan okuyacağınız tüm programı o ayarladı diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sema Hn. araba ile gelmiş, otoparka gittiğimizde gördüm ki şoför koltuğunda genç bir oğlan var. Herhalde bir yakınıdır diye düşündüm önce. Hatta zahmet verdim diye de epey mahçup oldum. Ama meğer mahçubiyetim sandığımdan da fazla olacakmış. Zira Sema Hn. arabayı kiralamış. Üstüne üstlük ehliyeti olmasına rağmen pratiği fazla olmadığı için kendi sürmemiş bir de şoför tutmuş. Tüm bu düzenleme, orada olduğum süre boyunca rahat rahat gezmemiz içinmiş. Düştüğüm duruma bakın! Ne yaptım ne ettimse arabayı iade etmeye ikna edemedim. Ama en azından şoförü iptal ettik. Ben sürdüm. Dönene kadar da Sema Hn., ben ve arabamız ayrılmaz bir bütündük :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732490515/" title="Olgunlaşma Enstitüsü Hatırası by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7168/6732490515_dda10700d3.jpg" alt="Olgunlaşma Enstitüsü Hatırası" width="500" height="184" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İlk işimiz &lt;a href="http://www.trabzonolgunlasma.com/index.php"&gt;Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü&lt;/a&gt;'ne gitmek oldu. Turne kapsamında gittiğim şehirlerde (varsa) pastacılık üzerine eğitim veren okullarda atölye çalışmaları yaptık. Mesela Ankara'da ve Konya'da meslek lisesine, Antalya'da meslek yüksek okuluna, Antep'te de üniversiteye gitmiştim. Sema Hn. ile önceki konuşmalarımızda Trabzon'daki okulları sormuştum. O da bana olgunlaşma enstitüsünden bahsetmişti. O bahsedene kadar ben bu enstitülerin varlığından haberdar değildim. Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüleri, Türkiye'de ilk kez 1945 tarihinde açılan ve halen 11 ilde 12 enstitü ile faaliyet gösteren, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, 2 yıllık mesleki eğitim veren, döner sermaye ile işletilen kurumlarmış. Trabzon olgunlaşmanın yiyecek içecek hizmetleri öğretmeni olan Nergis Hoca da böyle bir atölye çalışması yapma konusunda ön ayak olunca ben de becerikli öğrencileri ile çalışma imkanı bulmuş oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732489873/" title="okuldaki yemekten.. by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7141/6732489873_df57986081_m.jpg" img="" style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="okuldaki yemekten.." height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Enstitüye vardığımızda öğle yemeği saatiydi. Masaları birleştirmişler, özenli bir sofra hazırlamışlar. Hep birlikte leziz bir yemek yedik. Enstitü bünyesinde el sanatları, güzellik ve saç bakımı, tekstil vb başka bölümler de var. Kendi içlerinde şahane bir dayanışmaları var. Mesela yiyecek ve içecek bölümü aynı zamanda okuldaki öğrenci, öğretmen ve çalışanlara yemek çıkarıyor, onlardan birisi saçını kestirmek istediğinde saç bakımı bölümüne gidiyor ya da oradaki birisinin kıyafetinin bir yeri sökülse hemen tekstil bölümüne koşuyor. Yemek bölümünün mutfak önlüklerini de yine bu bölüm tasarlıyor ve dikiyor. El sanatları bölümünde de çok güzel Trabzon hasırı yapıyorlar. Hayallerimin okulu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732491169/" title="Fotojenik pasta by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7017/6732491169_1950a9e9d5_m.jpg" img="" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="Fotojenik pasta" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Yemeğimizi yedikten sonra mutfağa geçtik. Pasta yapımı ve süsleme üzerine bir atölye çalışması yaptık. Öğrencilerin arasında ortaokul talebesi olacak yaşta olanlar da vardı çocuğu olanlar da. Ama hepsi gencecik, güleryüzlü ve son derece tertipliler. Beni esas şaşırtan çırpma konusundaki becerileri oldu. Sünger kek için gerekli olan meşakatli yumurta kabartma işini elleri ve narin bileklerine göre kocaman olan tel çırpıcı ile başarmalarına şapka çıkartıyorum. Enstitü mutfağında gerekli olan tüm ekipman - el mikseri dışında :) - mevcut. Yoğurucu, ocaklar, tezgahlar, fırınlar ... Kekimizi pişirip pastamızı oluşturduktan sonra herkes değişik aletler, teknikler ve renkler kullanarak şeker hamurundan süslemeler hazırladı. Sonra tüm bu süsleri pastanın üzerine yerleştirdik. Çalışmanın özellikle bu kısmı çok eğlenceliydi. Hem keyifli atölye çalışması için hem de hazırladığınız lezzetli yemekler için  teşekkürler hanımlar... Ayrıca tüm günü videoya kaydeden Muzaffer Hoca'ya, müdür yardımcısı Ayşe Hanım'a ve Sibel öğretmene de selamlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732491899/" title=":) by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7020/6732491899_d4bd377899_m.jpg" img="" style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt=":)" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Enstitüdeki dersten sonra Nergis hoca ve Sema Hn. ile birlikte Trabzon Forum isimli alışveriş merkezine gittik. İtiraf ediyorum bu fikri pek sevmemiştim. Her yerde olan bu alışveriş merkezlerinden ziyadesi ile sıkılıyorum. Ama meğer bunun da bir sebebi varmış. Oradaki alışveriş merkezinde bizim "Butik Pastacılık" kitabının satıldığını öğrenmişler, alıp imzalatmak istemişler. İlk defa kitabımızın kitapçıdan alınışı sırasında bizzat bulundum ve oldukça indirimli sayılabilecek bir fiyata aldık kitabı. Burada birşey öğrenmiş oldum: Meğer bu alışveriş merkezleri içindeki kitapçılarda çalışanların indirim yapma insiyatifi varmış.  Aklınızda bulunsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732492591/" title="Akçaabat Köftesi by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7154/6732492591_bdc65172f0_m.jpg" img="" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="Akçaabat Köftesi" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Trabzon organizasyon sorumlumuz Sema Hn. ve işbirlikçisi Nergis hocanın akşam yemeği için de planları varmış tabii. Arabamıza (!) atlayıp Akçaabat'a köfte yemeye gittik. Orada Ayşe Hn., eşi Abdullah Bey ve oğulları Furkan da bize katıldılar. Akçaabat köftesi soğan yerine sarımsakla yapılan, kiloyla sipariş edilen ve yanında kızarmış ekmekle servis edilen kanattimce oldukça lezzetli bir köfte. Boşuna meşhur olmamış. Üstüne de tatlı olarak laz böreği yedik. Ben daha önce hiç şerbetli yememiştim, buradaki baklava gibi şerbetliydi. Laz böreği olarak bilinen tatlının çok benzerini çocukluğumda "sütlü börek" diye bilirdik. Selanik göçmeni olan anneannem ve akrabaları bayramlarda yaparlardı. Çocukken pek sevmezdim, şimdi yapan kalmadı diye çok hayıflanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732493359/" title="Öğretmenevi Talimatı by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7033/6732493359_5b973dea90_m.jpg" img="" style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="Öğretmenevi Talimatı" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Gece de öğretmen evinde kaldım. Biliyorum yazı uzadıkça uzuyor ama öğretmen evinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Daha önce başka öğretmen evlerinde de kalmıştım, onlarda da böyle miydi hatırlamıyorum ama yandaki fotoğraftan görüldüğü üzere son derece katı disiplinleri olan bir konaklama mekanı! Odaların temizlenmesi 6 saat sürüyor, gece 12:00'den sonra odaya girip çıkmak yasak, alkol yasak, yüksek sesle konuşmak yasak, kabuklu yemiş yemek yasak (şaka değil) ve hatta Hanimiş günceyi okumanız bile yasak! İnanmazsanız &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732887751/in/photostream"&gt;bakınız&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salı sabahı Sema Hn. ile öğretmen evinin önünde buluşacaktık ama ben erkenden uyanınca Sema hanımcığım yorulmasın diye atladım arabaya onu evinden almaya yeltendim.  Akçaabat dönüşü gece evine bırakmıştık ya bulurum yolu dedim düştüm yollara. Tanjant yokuşundan çık, yol sola yukarı kıvrılırken sağdaki sokaktan aşağı devam et... Voila! Sema hanımı alıp Aya Sofya'nın yanındaki çay bahçesindeki kahvaltı buluşmasına doğru yola koyulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732494749/" title="Aya Sofya'da kahvaltı by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7015/6732494749_b6fbdbe757.jpg" img="" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="Aya Sofya'da kahvaltı" height="360" /&gt;&lt;/a&gt;Birkaç kişi ile önceden mailleşmiş veya telefonlaşmıştık ama kahvaltı buluşmasına kim gelecek ya da gelecekler mi emin değildim. Biz de erken gittiğimiz için önce 11. yy'da yapılmış eski bir Bizans kilisesi olan Aya Sofya'ya (bknz: yazının başındaki fotoğraf) girip gezdik. Aslında ben çocukken gitmiştim oraya ama pek anımsamıyordum. Oysa pek huzurlu ve güzel bir yer, nasıl unutmuşum. Hava da öyle günlük güneşlikti ki! Tam Aya Sofya'nın yanındaki çay bahçesine geçerken bir masada bize doğru gülümseyerek bakan hanımları gördük. Birbirlerini tanımayan ama hepsi pasta yapan/seven kadınlar bir şekilde aynı buluşma için orada olduklarını anlayıp, kaynaşıp, sohbete başlamışlardı bile. Bir garip hissettim o anda. Havanın güzelliğinden midir, ortamın hoşluğundan mıdır, farklı bir yerde olmanın hafifliğinden midir bilmem şaşkın ve mutlu bir andı o an benim için. Sanırım en güzel pasta buluşmalarımızdan birini Trabzon'da yaptık. Bu hanımların hepsi evlerinde pastalar yapıyor, bazıları dışarıdan sipariş de alıyormuş. Ama benim gibi onlar da birbirileri ile ilk defa karşılaşıyorlardı. Haliyle hem birbirimizi tanımaya çalıştığımız hem de pastalar üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdiğimiz harika bir buluşma oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732496997/" title="kuymak by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7165/6732496997_e42513ecd0_m.jpg" img="" style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="kuymak" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Sohbetimize eşlik eden kahvaltı da çok güzeldi: &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Vakfıkebir ekmeği&lt;/span&gt;, yöresel &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;peynir&lt;/span&gt;ler, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tereyağı&lt;/span&gt;, bal, zeytin, bahçedeki ağacın hurmalarından yaptıkları reçel (bazıları cennet hurması da der ama biz onu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Trabzon hurması&lt;/span&gt; olarak biliriz), &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kaygana&lt;/span&gt; (trabzon usulu bir tür otlu krep) ve tabii meşhur &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kuymak&lt;/span&gt; (yöresel tereyağı, eritme peyniri ve mısır unu ile yapılan harika bir yiyecek). Bir de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;çay&lt;/span&gt; meselesi var tabii bahsetmeden geçemeyeceğim. İlk defa Akçaabat'taki köftecide rastladım öylesine: çay geldiğinde taneleri bardağın üstünde, kenarında, her yerinde yüzüyordu, dibinde de gemi batığı gibi tanecikler vardı. İçimden "insan getirmeden önce süzer" diye sitem etmiştim. Ama Aya Sofya'daki kahvaltıda da çay böyle gelince bu işte bir iş var diyordum ki imdadıma Behnur Hn.'ın açıklaması yetişti. Meğerse buralarda makbul olan çayı böyle içmekmiş. Böyle çay taneleri bardakta yüzüyorsa taze demlenmiş olduğunu anlarlarmış. Eğer bu şekilde içmek istemiyorsan baştan "süzük" demen gerekiyormuş sipariş verirken. Bu mühim bilgiyi de sizinle paylaştığıma göre yazıma devam edebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732498251/" title="Happy Cake vitrin by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7142/6732498251_c4a065824a_m.jpg" img="" style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;  width=" alt="Happy Cake vitrin" height="240" /&gt;&lt;/a&gt;Kahvaltıdan sonra Dilek Hn.'ın atölyesinde yapacağımız pasta dersi için yola çıktık. Happy Cake açılalı çok kısa bir zaman olmuş ve Trabzon'un ilk butik pasta atölyesi olma özelliğine sahip. İpekyolu iş merkezinin 2. katında yer alıyor. Trabzon'da bana ilginç gelen şeylerden biri de bu: Kebapçılar, cafeler, pastaneler genelde iş merkezlerinin, pasajların içinde... Henüz o kadar yeni ki  buzdolabı bile gelmemişti biz oradayken. Ama sanmayın ki bunun eksikliğini hissettik. Hemen karşısında ev yemekleri yapan dükkan komşusu sayesinde Dilek Hn. bizi hiç zor durumda bırakmadı, iyi ağırlamak için habire bıcır bıcır koşturdu durdu. Sema Hn. da ders süresince hem bana hem Dilek Hn.'a çok destek oldu. Harika bir ekiptik, aynı şehirde yaşamadığımız için üzülüyorum doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6732499619/" title="Trabzon atölye çalışmasından by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7033/6732499619_2b5c44aeaf.jpg" alt="Trabzon atölye çalışmasından" width="500" height="303" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Katılımcılardan da biraz bahsetmek isterim. Behnur Hn. ile turne duyurusunu yaptığım günden sonra ara ara hep haberleşmiştik. Trabzon turnesi için en az benim kadar o da heyecanlandı diyebilirim. Kendisi Trabzon'lu değil, gelin gelmiş. Şimdi Dilek Hn.'ın atölyesinin olduğu dükkanda daha önce bir butik işletiyormuş, komik bir tesadüf oldu onun için. Hatice Hn. aslında derse katılmayacaktı. Kahvaltıdan sonra ayrılmıştık, ama sonra aradı "bekleyin geliyorum" dedi. İyi ki geldi, yaptığı Ege ve Karadeniz şiveleri ile bizi çok güldürdü. Gelirken kızı Beren'i de getirmiş. Beren herhalde gördüğüm en uslu bebek. Saatlerce gıkını çıkarmadı, sanki anlıyormuş gibi pusetinden dikkatli dikkatli beni dinledi.  Güzide Hn. da Almanya'da doğup büyümüş, o da eşinin peşinden gelmiş buralara. Kendisi pek fotoğraf çektirmeyi sevmiyor ama ben ne yaptım ettim yakaladım birkaç pozunu. Sevgi Hn. ise narin bir kelebek... Yakın bir zamanda Vişne &amp;amp; Çikolata isimli bir cafe açmaya hazırlanıyor. Bakarsınız açılış için yine giderim Trabzon'a. Nevin Hn. çocuklarının nişan ve düğün pastalarını, kurabiyelerini yapmak için bu yola baş koymuş şahane bir insan. Benim için pek neşeli, bol sohbetli bir ders oldu. Umarım hepinizle yeniden görüşebilme imkanı bulabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık İstanbul'a dönüş vakti gelmişti. Ama uçak geç bir saatte olduğu için ekibi topladık (Nergis hoca, Sema Hn., Dilek Hn. ve ben) ve akşam yemeği için Zeybek Çadırı diye bir yere gittik. Burada da taptaze ızgara barbun ve yemekten sonra da Hamsiköy sütlacı yedik. Balık yemeden Trabzon'dan dönseydim üzülürdüm. Nergis hoca sütlaca fındık koymadılar diye kızdı ama yine de güzeldi. Yemeli, içmeli, gezmeli, gülmeli, sohbetli bir turne şehri oldu Trabzon, katılan herkese minnettarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;NOTLAR:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 51, 153);"&gt;1&lt;/span&gt;. Bir ara Trabzonun en meşhur ve modern pastalar yapan pastanesi olarak bilinen Zorlu Otel'in içindeki pastaneye gidip ajanlık yaptım. İnanın Dilek Hn.'ın atölyesi &lt;a href="http://happycaketr.com/"&gt;Happy Cake&lt;/a&gt;'de oradakinden çok daha iyi pastalar yapılıyor. Umarım kıymeti bilinir. &lt;a href="http://www.blogger.com/nidyaa61@hotmail.com"&gt;Sema Hn.&lt;/a&gt; da evinin mutfağından başta su böreği olmak üzere pasta ve kurabiye siparişi alıyor. Trabzon'da yaşayıp da bu yazıyı okuyanlar varsa bilgilerinize sunulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 51, 153);"&gt;2.&lt;/span&gt; Trabzon'un en merkezi yeri Uzun Cadde isimli trafiğe kapalı olan caddesi. Burada &lt;a href="http://www.betonhelva.com.tr/"&gt;Beton Helva&lt;/a&gt; isimli dükkandan lezzetli helvalar aldım dönmeden önce. Bir de tabii mısır unu, Trabzon peyniri, tereyağı aldım ki dönünce kuymak yapabileyim. Gerçi hala yapmış değilim ama olsun, doğru malzemeler elimin altında ya içim rahat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 51, 153);"&gt;3.&lt;/span&gt; Herhalde hayatım boyunca hiç bu kadar çok içinde "Hn" kısaltması geçen bir yazı yazmamışımdır :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 51, 153);"&gt;4.&lt;/span&gt; Yazı boyunca bolca ismini okuduğunuz haza hanımefendi Dilek Hn. ve yol arkadaşım Sema Hn. için geliyor: &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=GWbz_mIAShM&amp;amp;feature=related"&gt;The Golden Girls&lt;/a&gt; :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;5.&lt;/span&gt; Trabzon ve önceki turne şehirlerinin tüm fotoğrafları için &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/sets/72157627838461565/with/6732499619/"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2012/01/trabzon-anilari.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><thr:total>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-8117460613046330448</guid><pubDate>Wed, 28 Dec 2011 18:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-04-10T15:10:48.937+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>GAZİANTEP ANILARI</title><description>&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587248261/" title="Gaziantep by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Gaziantep" height="163" src="http://farm8.staticflickr.com/7031/6587248261_88012c1088.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Gaziantep turnesinin önceki şehirlere göre iki farklı özelliği vardı. Birincisi ilk defa turne sebebiyle gittiğim bir şehri gezebilmek için bolca zamanım oldu. İkincisi bu seyahatte bana eşlik eden birisi vardı: kuzenim Yeşim. Yani bu sefer sadece pasta buluşmaları için değil aynı zamanda kuzenimle birlikte turistik bir seyahat yapabilme imkanı da buldum. Antep'e gittiğimi duyurduğumda pek çok kişiden özellikle yeme/içme konusunda öneriler gelmişti. Pazartesi sabahı 10:00'da Antep'e vardık, gün boyunca Yeşim ile birlikte o önerilerin çoğunu yerine getirebilme başarısı gösterdik. Gezdiğimiz yerleri ve yediğimiz yemekleri yazının devamında anlatacağım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587248897/" title="gastronomi ogrencileri by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="gastronomi ogrencileri" height="291" src="http://farm8.staticflickr.com/7150/6587248897_ec2c89d9d9.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Antep'teki ikinci günümde, Gaziantep Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünde Yrd. Doç.Dr. İlkay Gök Pınarlı'nın Tatlı ve Pasta dersine konuk oldum. İlkay Hoca aynı zamanda &lt;a href="http://www.gasder.com/"&gt;Gasder&lt;/a&gt;'in (Gaziantep Gastronomi ve Aşçılar Derneği) de başkanı. Tanışmamız internet vesilesi ile, bir araya gelişimiz ise güzel tesadüfler sonucu oldu. Benim Gaziantep'te olacağım gün İlkay Hn'ın okulda tatlı ve pasta dersi varmış. Üstüne üstlük aynı gün yerel bir dergi olan Gaziantep Black-White da derse misafir olup çeşitli çekimler ve röportajlar yapacakmış. Tüm bunlar bir araya gelince şenlikli bir gün geçirdik.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gaziantep Üniversitesi 23000 öğrencisi ve geniş bir kampüsü olan bir üniversite. Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ise yeni bir bölüm. Tanıştığım öğrenciler ikinci sınıf öğrencileri ve bu bölümün ilk mezunları olacaklar. Uygulama derslerini üniversitenin orman içindeki turizm uygulama otelinin mutfağında yapıyorlar. Benim katıldığım derste yaklaşık 30 öğrenci vardı. 6 farklı gruba ayrılıp beş saat içerisinde 3 farklı sünger kek ve 3 farklı krema hazırlayarak bunların değişik kombinasyonları ile 6 farklı pasta ortaya çıkardık. Günün sonunda hepsini kesip yedik :) Ben çok eğlendim. Başta Ceyhun, Vildan ve "bahtsız ikinci grup" (ki kendilerini bilirler) olmak üzere tüm öğrencilere çok teşekkür ederim. Sizinle tanışmak ve çalışmak harikaydı. Can-ı yürekten diliyorum ki bu müstakbel aşçılarla en yakın zamanda yeniden bir araya gelebiliriz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;span style="color: #990000; font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;1,5 GÜNLÜK HIZLANDIRILMIŞ ANTEP GEZİ &amp;amp; YEME-İÇME REHBERİ&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: #990000;"&gt;(Hanimiş usulü)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Gaziantep dünyanın “&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_cities_by_time_of_continuous_habitation"&gt;hala yaşanılan en eski şehirleri&lt;/a&gt;”nden biriymiş, aynı zamanda da ipek yolu üzerinde. Hal böyle olunca pek çok tarihi han ve bedesten (kapalı çarşı) mevcut. Ama neredeyse (!) her üç dükkandan biri baklavacı, biri de kebapçı. Diğer dükkanlar da işte bunların arasına serpiştirilmiş gibi. Bunca dükkan sadece turistler için barınıyor olamaz diye düşünüp konuştuğumuz Gazianteplilere her seferinde sorduk ve evet gerçekten Antep halkı muhakkak her gün (çoğu zaman bir öğünden de fazla) et tüketiyormuş. Kayseri'nin mantısı, Samsun'un pidesi, Trabzon'un hamsisi meşhurdur ya.. Bu şehirlere gittiğinizde o yemekleri yiyebileceğiniz çok fazla yer bulamayabilirsiniz. Çünkü bu meşhur yemeklerini insanlar evlerinde pişirip yiyorlar. Ama Antep'te yemek kültürü sokaklarda da yaşıyor. Özellikle adamlar(!) bu bahsettiğim kebapçı ve baklavacıları dolduruyor gün içinde. Ayrıca sanmayınız ki et çok ucuz. Lokantalarda ücretler neredeyse İstanbul ile aynı. Ama lezzetine diyecek sözüm yok.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #990000; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;1.GÜN: &lt;/span&gt;&lt;span style="color: #990000;"&gt;&lt;br /&gt;Kültür Yolu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gaziantep Kalesi yapıldıktan sonra kale ve çevresi sosyal ve ticari hayatın merkezi olmuş. Her dönem canlılığını koruyan bu merkez, zaman içerisinde gelişmiş ve etrafı ile birlikte bir kültür yolu haline gelmiş. Bu yol üzerinde pek çok han, hamam, camii var ve aynı gün içerisinde çoğunu yürüyerek gezebilmek mümkün. Eskiden nasıldı bilemiyoru ama sanırım yakın zamanlarda bu yol üzerindeki yerler restorasyondan geçmiş. Biz ilk gün aşağıdaki yerleri gezdik:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587240807/" title="zekeriya usta &amp;amp; katmer by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="zekeriya usta &amp;amp; katmer" height="256" src="http://farm8.staticflickr.com/7023/6587240807_eef295e798.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Katmerci Zekeriya Usta&lt;/span&gt;: Antepliler kahvaltıda katmer yer dediler, biz de şehre varınca ilk iş &lt;a href="http://www.katmercizekeriya.com/index.html"&gt;Katmerci Zekeriya Usta&lt;/a&gt;'ya gittik. Seksenli yaşlarının sonunda olan Zekeriya Usta odun fırınının başındaydı. Ustalar da tezgahın başında hamurları büyük bir ustalıkla incecik açıyor, içine şeker, bolca fıstık ve daha da bolca kaymak koyarak katmerleri hazırlıyorlar. (Tam keşke videosu olsaydı da yazının bu kısmında sizinle de paylaşabilseydim diye düşünürken youtubeda buldum, izlemek isterseniz &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=RY38v8KIjA8"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;.)  Geziye buradan başlamanın iyi tarafı Zekeriya ustanın oğlu Mehmet Bey'in gönüllü turizm danışma hizmeti vermesi. Hemen bize bir Gaziantep rehberi hediye etti, hangi sıra ile nereyi gezelim, sonra acıkınca nerede ne yiyelim... hepsini tek tek anlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Emine Göğüş Mutfak Müzesi&lt;/span&gt;:  İkinci durağımız tarihi bir taş konağın restore edilerek geleneksel mutfak kültürünün tanıtıldığı bir yere dönüştürüldüğü mutfak müzesiydi. Mutfak malzemeleri, baharatlar, sofra düzeni, yöreye özgü kullanım şekillerinin sergilendiği müzede ayrıca yemek tarifleri de içeren videolar gösteriliyor. Duvarlarda yine yemek temalı deyimler, şiirler asılı..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587241321/" title="hanlar &amp;amp; carsilar by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="hanlar &amp;amp; carsilar" height="248" src="http://farm8.staticflickr.com/7008/6587241321_af144ded8d.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gaziantep Kalesi &amp;amp; Çevresi&lt;/span&gt;: Kale yüksek bir tepenin üzerinde. Biz içine çıkmadık ama çevresinde birkaç tur dolaştık. Tam kalenin altında Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de bahsi geçen tarihi Naib Hamamı var. Onun az ilerisinde tarihi Kır Kahvesi... Onun karşı çaprazında Roma dönemine ait süt pompası veya camdan fallus gibi şaşırtıcı cam objelerin sergilendiği Cam Müzesi (müzekart geçmiyor)var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hanlar&lt;/span&gt;: Kaleden güneye doğru devam ettiğinizde yol boyunca Zincirli Bedesten, Tütün Han, Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı vb hanlar ve çarşılar var. Buralarda fıstık, pekmez, salça, baharat, tuzsuz Afyon peyniri, bakır ev eşyaları (ki Gaziantep'te bakır eşyalar bakır diyarı olan Diyarbakır'dan daha ucuza satılıyor), &lt;a href="http://www.yemenicihayriusta.com.tr/index.asp"&gt;yemeni&lt;/a&gt; (ki biz yemeni diyince aklımıza bir çeşit tülbent geliyor ama buradaki yemeni üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı ise köseleden dikilen geleneksel bir ayakkabı), sedef kakmalı eşyalar, kahke (uzun süre bayatlamayan gevrek bir kurabiye) veya kutnu kumaşı (el tezgahlarında dokunan Gaziantep’e özgü ipekli bir kumaş)  gibi pek çok şey satılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://farm8.staticflickr.com/7032/6587249119_796a085d12_m.jpg"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://farm8.staticflickr.com/7032/6587249119_796a085d12_m.jpg" style="cursor: hand; cursor: pointer; float: left; height: 161px; margin: 0 10px 10px 0; width: 240px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Metanet Lokantası&lt;/span&gt;: Mutfak müzesini gezerken yöresel bir çorba olan “beyran”ın yapımını izlemiştik. Katmerci Zekeriya ustanın oğlu da bize Metanet Lokantasını şiddetle önerince öğle yemeği için Metanet Lokantası’a gidip meşhur beyranını yemeye karar verdik. İtiraf etmeliyim ki o sırada çok sevmemiştim. Ama şimdi yazarken canım çekti. 10 saat haşlanarak pişirilen koyun etinden yapılan acılı, pirinçli ve sarımsaklı bir çorba. Değişik bir lezzet, insanı ziyadesi ile tok tutuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Fıstık&lt;/span&gt;: Kültür yolunda gezerken sürekli karşılaştığımız orta yaşlı bir turist grubu vardı. Metanet Lokantası’ndan aynı anda ayrılıyorduk ki peşlerine takıldık. Fıstık, fıstık ezmesi ve diğer kuruyemişleri tatmak ve almak için Seval Kuruyemiş diye bir yere gidildi, böylelikle biz de grup indiriminden faydalanmış olduk :) Malumunuz fıstık Gaziantep'in simgesi... Keşke İstanbul'da da bu fiyata böyle güzel fıstıklar alabilsek...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587241687/" title="kahke &amp;amp; tahmis by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="kahke &amp;amp; tahmis" height="251" src="http://farm8.staticflickr.com/7141/6587241687_cf588a4547.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tahmis Kahvesi&lt;/span&gt;: Tahmis, Arapça’da kahvenin kavrulduğu, dövüldüğü ve satıldığı yer anlamına geliyormuş. 1600’lü yıllarda Mevlevihane'ye gelir amaçlı yaptırılan dükkanlardan biri olan Tahmis Kahvesi’nde Hanimiş takipçisi Belma Hn. ile buluştuk, biraz sohbet ettik. Ben menengiç kahvesi (aşılanmamış fıstık ağacının meyvesinin kavrulup, türk kahvesi pişirilmesi ile elde edilen sütlü bir kahve) içtim, Yeşim de zahter (kekik) çayı. (Not: Son zamanlarda evde de zahter çayı ve menengiç kahvesi yapıp içiyoruz.) Daha sonra Belma Hn. da bizimle biraz dolaştı hatta bana çok güzel bakır kaşıklar hediye etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587241969/" title="baklava &amp;amp; kunefe by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="baklava &amp;amp; kunefe" height="368" src="http://farm8.staticflickr.com/7005/6587241969_f485b24b54.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İmam Çağdaş&lt;/span&gt;: Gazantep’in en meşhur kebapçısı ve baklavacısı İmam Çağdaş olsa gerek. Daha gitmeden namını bolca duymuştuk. Ben pek meşhur Ali Nazik’lerini kuzen de çöp şiş yedi. Herhalde hayatımda yediğim en güzel Ali Nazikti. Uzun uzun yazmayacağım. Zira anlatılmaz yaşanır. Ama esas unutulmaz olan baklavaydı. Hafifliğini, lezzetini anlatacak kelime bulmak mümkün değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hasan Usta Kadayıfları&lt;/span&gt;: Yeşim’in künefe yeme arzusu üzerine sorduk soruşturduk en şahanesini Hasan usta yapıyor dediler. İmam Çağdaş’ta yediğimiz yemek ve baklavanın üzerine bir de künefe yemeye gittik. Elbette bitiremedik ama çok lezizdi, çok hafifti (ki bu sıfatı künefe için kullanacağım hiç aklıma gelmezdi) anmadan geçmek istemedim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: #990000;"&gt;2. GÜN:&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6589273175/" title="Çingene Kızı by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Çingene Kızı" height="335" src="http://farm8.staticflickr.com/7146/6589273175_0b64ab8062.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Zeugma Mozaik Müzesi&lt;/span&gt;:  Gaziantep’te beni en çok etkileyen şey Zeugma mozaikleri oldu.  Zeugma, MÖ 300 civarında Büyük İskender'in generallerinden biri tarafından kurulmuş bir antik şehirmiş. Nizip ilçesine 10 km uzaklıktaki Belkıs köyü eteklerindeymiş. İlk olarak kurucusu adıyla anılan şehir Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirildikten sonra köprü anlamına gelen "Zeugma" ismiyle anılmaya başlanmış. Fırat yoluyla oluşan geçitte liman olarak büyük bir ticari değer kazanmış. Yapılan kazı çalışmalarında üç bölümde incelenen şehrin villaları ve çarşılarının bulunduğu bölümler bugün malesef Birecik Hidroelektrik Baraj gölü altında kalmış. Antik şehir, Roma döneminden kalan mozaikleri ile dünyaca ünlü. Bu mozaiklerin az bir kısmı Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi’nde (müzekart geçiyor) sergileniyor. Bir kısmı zaten baraj altında kalmış, bir kısmı da kaçakçılar tarafından çalınmış. Talihsiz Zeugma ile ilgili daha detaylı bilgilere &lt;a href="http://zeugmaergec.wordpress.com/2008/06/03/zeugma-arastirmalari-1994-1999/"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayarak ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587242379/" title="Bey Mahallesi by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="Bey Mahallesi" height="247" src="http://farm8.staticflickr.com/7013/6587242379_c64d857e9f.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bey Mahallesi&lt;/span&gt;:  Eski Antep evlerinin olduğu Bey Mahallesi yakın bir zamanda restore edilmiş. Eski evler ve konaklar otel, restoran, cafe olarak düzenlenmiş. Dar sokaklar, taş duvarlar..  Burada bir de Gaziantep yaşamını anlatan bir Etnografya Müzesi (müzekart geçiyor) var. Ama işin garibi bu mahlleye nasıl gideceğiz diye sorduğumuz insanlar bize sanki acayip birşey soruyormuşuz gibi davrandılar. Sanırım ya bu restorasyonlardan haberleri yok (çünkü önceki halinin fotoğraflarını gördük terkedilmiş izbe bir muhit görünümdeydi) ya da burayı görmek istememize bir anlam veremediler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587243009/" title="kebap &amp;amp; yoresel yemekler by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img alt="kebap &amp;amp; yoresel yemekler" height="260" src="http://farm8.staticflickr.com/7156/6587243009_31a8decf64.jpg" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Halil Usta&lt;/span&gt;: Zeugma Mozaik Müzesi’nin iki sokak arkasında bir kebapçı. İnternette Halil Usta diye aratın zaten hakkında yüzlerce güzelleme bulacaksınız. Değişik değişik etlerinden ve kebaplarından az az yedik. Ama ben ömrü hayatımda bu kadar lezzetli bir lahmacun (sarımsaklı) ve bu kadar şahane bir et (küşneme) yemedim. Pamuktan bile yumuşak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yörem Mutfak&lt;/span&gt;: Gaziantep’in kebapları ve baklavası kadar, yöresel yemekleri de dillere destan.  Dönmeden önce o yemeklerden de yiyebilmek için yine öneriler doğrultusunda Yörem’e gittik. Tabii ki bu yemeklerin de bir kenarın köşesinde muhakkak et oluyor. Yuvarlama, cacıklı Arap köfte, içli köfte, Antep dolması, firik pilavı, şiveydiz gibi yöresel yemeklerden oluşan bir menü hazırladılar bize. Hem Yeşim’in hem de benim en sevdiğimiz yemek de bu oldu sanırım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: #990000; font-size: 130%; font-weight: bold;"&gt;NOTLAR&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #990000; font-size: 130%;"&gt;:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ulaşım&lt;/span&gt; ... Gaziantep’e uçakla  gittik. Hava alanı şehir merkezine 20 km uzaklıkta. Merkeze ulaşım  sadece Havaş ve taksiler ile sağlanıyor. İner inmez koşarak Havaş  otobüsüne binmezseniz bizim gibi size de yer kalmaz. Ya yarım saat  bekleyip bir sonraki servise binersiniz ya da bizim yaptığımız gibi  diğer bekleyenlerle anlaşıp taksiye binebilirsiniz. (Hava alanından  şehir merkezine taksi 40 TL tutuyor.)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İklim&lt;/span&gt;  ... Kasım ayının son günleri olmasına rağmen hava günlük güneşlikti.  Gerçi buna aldanıp hep dışarılarda durduk ve döndüğümüzde hasta olduk  ama yine de mevsime göre ılık bir hava vardı diyebilirim. Konuştuğumuz  kimseler (üzücü ama bundan memnuniyetle bahsediyorlar) havanın eskiye  nazaran daha ılıman olduğunu, sebebinin de şehrin çevresindeki barajlar  olduğunu söylediler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Konaklama&lt;/span&gt;  ... İlk işimiz çantalarımızı otele bırakmak oldu. Görmek istediğimiz  yerlere yürüme mesafesinde olduğu için Novotel/Ibis'de kaldık. Yeri çok  merkezi, fiyatı da uygundu. Ama bir dahaki gidişimde Bey Mahallesi'ndeki  Zeynep Hanım Konağı'nda kalacağım. Bu da burada kendime not olarak  dursun.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şehrin dumanları&lt;/span&gt;... Akşamları şehrin üzerine bir duman  çöktü. Sobaların dumanı... Bu benim çocukluğuma dair bir anı,  unutmuşum. Bir de şahit olmadığımız ama pek çok kimseden duyduğumuz  "pazar günü ormanlık alana ve çevresine çöken duman" efsanesi var. Öyle  ki Gaziantep halkının aktif bir şekilde yaşattığı bir piknik geleneği  varmış. Şehrin çevresindeki ormanlık alanlarda insanlar her pazar ailece  piknik yaparmış. Bu pikniklerde mangallardan çıkan duman öyle çok  olurmuş ki tesadüfen oradan geçen ve bu geleneği bilmeyen insanlar  itfaiyeyi ararmış ormanda yangın var diye :)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
- Son -&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;not 1&lt;/span&gt;: Gaziantep-Halep mutfak kültürü ve yemekleri birbirine çok benziyormuş.  İlkay Hoca’nın bu konuda (tarifleriyle birlikte) araştırmalarını içeren  bir kitabı var. Döndüğümden beri açıp açıp okuyorum. Kitapçılarda  satılıyor mu bilmiyorum ama bir yerlede rastlarsanız incelemeden  geçmeyin derim. (Gaziantep-Halep Mutfak Kültürü Ve Yemekleri: Benzerlikler Ve Farklılıklar -2009)&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;not 2&lt;/span&gt;: Benimle birlikte bu tıka basa yemece, saatlerce yürümece gezisine katıldığın için teşekür ederim kuzen.&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;not 3&lt;/span&gt; : Okul fotoğraflarının devamı ve diğer turne fotoğrafları için &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6587247281/in/set-72157627838461565/"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2011/12/gaziantep-anilari.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><thr:total>15</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-4476049224935818139</guid><pubDate>Fri, 16 Dec 2011 15:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-12-16T22:39:23.868+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE - URFA &amp; DİYARBAKIR</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPxH9Xr6yqu-Kzqu9i_q5h4AI_sJRi2t4qeCG45EJWp1gEyE4UCUii1MoGbbdAPYHY4qIaH_TUi33Fxf7cy-M7wEsPtYfgMbhkpMXgkqyv4V9G1pFwPp-aavHEKAe5KHVMJomr/s1600/Dbakir2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 392px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPxH9Xr6yqu-Kzqu9i_q5h4AI_sJRi2t4qeCG45EJWp1gEyE4UCUii1MoGbbdAPYHY4qIaH_TUi33Fxf7cy-M7wEsPtYfgMbhkpMXgkqyv4V9G1pFwPp-aavHEKAe5KHVMJomr/s400/Dbakir2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5686813349010013346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Turnenin son durağı Diyarbakır ve son anda ona eklenen Urfa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin garibi gitmeme birkaç gün kalmış olmasına rağmen duyurusunu ancak yapabiliyorum. Sanırım sonlara doğru biraz pilim bitti, malesef diğer şehirlerde olduğu gibi planlı programlı bir organizasyon yapamadık.  Hatta birkaç saat öncesine kadar ertelemeyi de düşünüyordum. Ama sonra oradakilerle konuşunca gitmeye karar verdim. Ben belli olan programımı buraya yazayım, sonrası doğaçlama gelişecek artık. (Olur da bu yazıyı görüp bize katılmak isterseniz beni 506-5088923 numaralı telefondan arayabilirsiniz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;19 Aralık 2011 ...&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;URFA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında Urfa, turne kapsamında değildi. Zaten benimle daha önce Urfa'dan irtibat kuran da olmamıştı. Turneye yeni başladığımız günlerde İstanbul'daki derslerimizden birine katılan Urfalı bir öğrencimizin özendirmesi ile 2012 yılı içinde bir Urfa seyahati yapabilmeyi umuyordum. Diyarbakır turnesi kapsamında orada 3 gün bulunacağım için bir gününü Urfa'ya ayırabileceğimi düşündüm. Hem baharda yapmayı planladığım seyahat için bir keşif gezisi olacak hem de orada butik pastacılık adına bir girişimde bulunan Kezban Hn.'ı ziyaret edeceğim. Kezban Hn. yakın zamanda Urfa'da Valikonağı Caddesi'nde Tarçın isimli bir kafe işletmeye başladı. Orada kapkekler, dekorlu pastalar ve kurabiyeler yapacaklar. Ben 19 Aralık pazartesi günü orada olacağım, beklerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;20-21 Aralık 2011 ...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;DİYARBAKIR&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiOosfAho1vaBwjV0Vy9USeuT-3FGNGZIW6X64GXVosedp6w2iRF4duYacRuKI13kijsnt3zxZfZYhdE_XxlPUbrAdzpdG8N_FgWt3B_5kd6VnhMEyS3MIsLNgAvqI9qpOcp1_X/s1600/db2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 120px; height: 200px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiOosfAho1vaBwjV0Vy9USeuT-3FGNGZIW6X64GXVosedp6w2iRF4duYacRuKI13kijsnt3zxZfZYhdE_XxlPUbrAdzpdG8N_FgWt3B_5kd6VnhMEyS3MIsLNgAvqI9qpOcp1_X/s200/db2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5686813001027169042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Birkaç sene önce İstanbul'daki eğitimlerimize Diyarbakır'dan gelmişti Nuri Usta... O zamandan beri onunla irtibatımız kesilmedi. Her sene muhakkak fuarlarda görüşüyoruz. 9 ay önce bir günlüğüne Diyarbakır'a gittiğimizde de ailesi ile birlikte bizi ağırlamışlardı. Turne kapsamına Diyarbakır'ı dahil ederken atölye çalışması için &lt;a href="http://petekpastane.com/default.aspx"&gt;Petek Pastaneleri&lt;/a&gt;'nin mutfağını bize açacağını biliyordum. Ama yazının başında da söylediğim gibi malesef iyi organize olamadık. Bu seferlik bir atölye çalışması olmayacak. Ama ben yine Demir ailesi ile bir araya geleceğim, meslek lisesini ziyaret edeceğim, Diyarbakır'daki pasta buluşmasına katılmak isteyenlerle görüşeceğim. Olur da bu yazıyı okursanız ve Diyarbakır'daysanız lütfen siz de gelin. Nuri ustanın çikolatalarını tadar, birlikte sohbet ederiz.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2011/12/hanimis-turnede-urfa-diyarbakir.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjPxH9Xr6yqu-Kzqu9i_q5h4AI_sJRi2t4qeCG45EJWp1gEyE4UCUii1MoGbbdAPYHY4qIaH_TUi33Fxf7cy-M7wEsPtYfgMbhkpMXgkqyv4V9G1pFwPp-aavHEKAe5KHVMJomr/s72-c/Dbakir2.jpg" width="72"/><thr:total>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-544129021006252251</guid><pubDate>Sun, 11 Dec 2011 12:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-12-17T01:02:13.141+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>ANTALYA ANILARI</title><description>Antalya'daki ilk günümde Manavgat'taydım. Akdeniz Üniversitesi Manavgat Meslek Yüksek Okulu'nun aşçılık ikinci sınıf öğrencileri ile bir araya geldik. Daha önce gastronomi festivalinde tanıştığım milli aşçı Köksal Sezgin'in eşi öğretim görevlisi Ahu Hn. karşıladı beni. Pastacılık dersi kapsamında şeker hamuru üzerine bir atölye çalışması yaptık.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6494267517/" title="Manavgat Meslek Yüksek Okulu by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7015/6494267517_eeb070916e.jpg" alt="Manavgat Meslek Yüksek Okulu" height="318" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çalışmanın sonunda tesadüf bu ya bir de doğumgünü pastası siparişi geldi. Herhalde gördüğüm en kısa sürede hazırlanan pasta oldu kendisi. Yarım saat kadar kısa bir sürede Köksal hoca kek ve kremayı bir araya getirirken biz de öğrencilerle birlikte süslemelerini hazırladık. Epey maceralı ve komik bir anı oldu benim için. Ama sanırım üstesinden geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köksal hoca daha önce de pastacılık dersinde bizim kitaptan bazı tarifler yaptırmış öğrencilere. Bir okul bünyesinde kitabımızdan tarifler deneniyor olması beni hem çok sevindirdi hem de gururlandırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://hanimis.blogspot.com/2011/12/antalya-anilari.html"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 127px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh0wA4D0mNPar63SGShRNgQEer6Ax3ytoMxag0LNciFjnJMty36_KlGpWcJiVPqt-3iQbgPM_VU22PXfDIxeF6csxPQfixIbfZUPstYYph8f1daIr-HR5_f6IDR01ZhnFtwqGds/s200/DSC_2974_res.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684965291564619634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Manavgat Yüksek Okulu'ndaki aşçılık bölümü yeni bir bölüm. Benim tanıştığım öğrenciler de okulun ilk mezunları olacaklar. Yeni bir bölüm olmasına rağmen çok güzel bir mutfakları var. Köksal Hoca ve Ahu Hoca da çok gençler. Eğitmen olmanın yanı sıra arkadaş da olabilmişler öğrencileri ile. Tüm öğrencilerde öğretmenlerinin cep telefonu numaraları var. Herhangi bir konuda istedikleri zaman öğretmenlerini arayabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz liseyi bitirmelerinin üzerinden birkaç sene geçmiş olmasına rağmen daha önce gittiğim meslek liselerinden farklı olarak bu öğrencilerin hangi alanda çalışmak istediklerine dair daha çok fikirleri oluşmuş. Mesela hangi öğrencilerin pastacılık konusunda çalışmak istediklerini beni dinlerkenki ilgilerinden ve bakışlarından anlayabildim. Aslında gönül isterdi ki yüksek okulda aşçılık ve pastacılık bölümleri ayrılmış olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malesef Manavgat'ı görme şansı pek bulamadım. Sabah doğrudan okula gidip akşam da hemen Antalya'ya geri döndüm. Ama umarım baharda okullar kapanmadan önce yine gidebilirim. Hem öğrencilerin bazılarıyla denize gireceğiz diye sözleştik. Ayrıca Ahu Hn'ın Karadeniz yemeklerini de yemeye söz verdim. Ne güzel olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manavgat'tan Antalya'ya otobüsle 1 saatte gidiliyor. Antalya hakkındaki ilk gözlemlediğim şey toplu taşımanın yetersizliği ve karmaşıklığı oldu. Antalya'yı bilenler anlayacaktır. Şöyle ki Manavgat'tan gelen otobüslerin son durağı Antalya otogarı. Ama ben o akşam Lara'da oturan bir arkadaşımda kalacaktım. Otobüste sorduğum herkes Lara'ya toplu taşıma ile gidebilmemin tek yolunun önce otogara gidip oradan tekrar Lara arabalarına binmem gerektiğini söyledi. Ama böyle yapmam önce şehrin uzak ucuna gidip tekrar geri dönmem anlamına geliyordu. Ben de çevre yolunda inip o yöne nasıl olur da bir otobüs/minibüs olmaz diye söylenerek taksiye bindim. Taksi yolculuğum da çok garipti. Gerekli gereksiz o kadar çok trafik ışığı vardı ki bu ışıkların oluşturduğu garip bir trafik vardı yollarda. Çok kısa bir yolu epey uzun bir sürede alabildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalya'da arkadaşım Kaan'a misafir oldum. Onun sayesinde Antalya'da yaşam nasılmış biraz fikrim oldu. İlk gözlemlediğim şey evinde ısınmak için klima kullanıyor olması oldu. Sonradan başkalarından da öğrendim ki burası için bu normal bir davranışmış. Akşam her ne kadar soğuk da olsa gündüz güneşle ısınan duvarlar sayesinde akşam bir süre klima çalıştırmak soğuğu kırmaya yetiyormuş. Nitekim ertesi gün öğleden sonra açık havada oturduk. Kasım ayının sonu olmasına rağmen hava o kadar sıcaktı ki önce montumu sonra hırkamı çıkarıp gömlekle oturabildim dışarıda. Bir de her binanın üzerinde ısı panelleri var. Sıcak su ihtiyacı için kışın bile yeterli oluyormuş. İlk defa kışın bir güney ilinde bulunduğum için bunlar benim için değişik gözlemler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6494265537/" title="pasta atölyesinden... by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7003/6494265537_235c262118.jpg" alt="pasta atölyesinden..." height="230" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Salı günü sabah erkenden &lt;a href="http://www.tmsakademi.com/index.html"&gt;TMS Akademi&lt;/a&gt;'de dersim vardı. Arkadaşım &lt;a href="http://www.hanselvegretel.com/"&gt;Ebru&lt;/a&gt; (ki kendisi Antalyalıdır) bana Ayşe Bacı'dan katmer sipariş etmişti gelirken getir diye. Yerini de tarif etmişti. Ben Lara'daydım, Ayşe Bacı da Lara'daydı, TMS Akademi de Lara'daydı. O zaman sabah biraz erken kalkıp TMS'ye yürüyerek gider, yolda katmerleri alırdım. Görünüşte plan çok iyiydi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Kaan'ın evi ile TMS'nin olduğu yer arasında elimde bavulum ile tam 45 dakika yürüdüm. Üstüne üstlük katmerciyi de görmedim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://hanimis.blogspot.com/2011/12/antalya-anilari.html"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 134px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWgHBYn_zScCxVsH3nt6zAsXHiURtpsv4K3RNEXd3RPSGb2qtYvOe7T-AuKnBWvgVQlyuzDLcFawh49ed7MbLAV0pE9_I2GJyN_s5ByDqxMxt1IFmc0BGvgMwLe_rwol-NXJ6F/s200/DSC_3008.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684964318371781858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Saat 08:00'de TMS Akademi'ye vardım. Hem binası hem de bulunduğu yer çok güzel. Öyle ki tam otellerin ve sitelerin bitip yolun denize kavuştuğu noktada. (Malesef sahil  kısmının epey uzun bir bölümünde denizi göremiyor insan. Falezlerin  hemen dibinde siteler ve oteller yerleşmiş.) İçeri girdiğimde eğitmen şef Şahin Çelikpençe ve asistan şef Murat Beyazıt ders öncesi son hazırlıkları yapıyorlardı. Şahin usta ile telefonda birçok kere görüşmüştük. Yapacağımız dersin içeriği geniş, süresi sınırlı olduğu için birçok ön çalışma yapılması gerekiyordu. Hepsini harika bir şekilde hazırladıkları için hem Şahin ustaya hem de Murat ustaya tekrar teşekkür ederim. TMS Akademi bir sene önce açılmış özel bir mutfak okulu. Bünyesinde hem profesyonel programlar hem de amatörler için atölye çalışmaları düzenliyorlar. Mutfakları şimdiye kadar gördüğüm en donanımlı olanlardan. Ama gördüğüm kadarıyla henüz en verimli haliyle kullanılmaya başlanamamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalya'daki atölye çalışmasını oldukça kalabalık bir grup ile gerçekleştirdik. Benimle irtibata geçerek gelen dört-beş kişi vardı. Diğer katılımcılar TMS vesilesi ile haberdar olup gelmişlerdi. Katılanların bazıları ile öncesinde birebir diyaloğum olmadığı için malesef dersin içeriği konusunda yeterli bilgileri yoktu. Bu durum ilk etapta beni biraz yordu ama sonra Şahin usta ve Alev Hn'ın yardımıyla güzel bir şekilde günü tamamladık. Alev Hn. TMS'nin kadrolu eğitimcilerinden. Aynı zamanda &lt;a href="http://www.cikurab.com.tr/"&gt;Çikurab&lt;/a&gt; isimli bir de üretim atölyesi var. Alev Hn'ın da bu çalışmadan önceden haberi olmamış malesef. İstanbul'daki eğitimlerimize katılan Nevin Hn sayesinde haberdar olmuş ve gelmiş.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6494264313/" title="pasta atölyesinden... by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm8.staticflickr.com/7015/6494264313_2efc3bbc79.jpg" alt="pasta atölyesinden..." height="291" width="500" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ders bittikten sonra &lt;a href="http://www.birdilimdus.blogspot.com/"&gt;Evren&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://pastaneden.blogspot.com/2011/11/isl-isl-bir-workshop.html#comment-form"&gt;İzgün&lt;/a&gt;, Nevin ve Alev Hn ile birlikte yemek yedik. Evren Hn ile zaten turneyi duyurduğum günden beri haberleşiyoruz. Öncesinde de bloglarımız vesilesi ile sanal bir ahbaplığımız vardı. Antalya'da görmeyi ve tanışmayı en çok istediğim kişiydi kendisi. Gerçi umduğum kadar fazla vakit geçiremedik birlikte ama ilk adımı atmış olduk. Bundan sonra ne zaman Antalya'ya gitsem ziyaret edeceğim bir arkadaşım daha oldu. İzgün Hn ile ilk defa TMS'deki atölyede tanıştık. İyi ki gelmiş, artık severek takip edeceğim yaptıklarını. Nevin Hn ile olan ilişkimiz ise çok komik... İlk defa, 19 Kasım günü İstanbul'daki cakepops dersine geldiğinde tanışmıştık. Birkaç gün sonra, 22 Kasım'da bu sefer ben Antalya'ya gittiğimde oradaki atölyeye katıldı. Sonrasında 2 Aralık günü yine İstanbul'daki kapkek atölyesine geldi. Sanırım sıra bende... Mart'ta Antalya'da bir butik kapkek dükkanı açacak. Umarım herşey gönlünce olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://hanimis.blogspot.com/2011/12/antalya-anilari.html"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 175px; height: 200px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiJNFnqGVdj8H65Qk8sEg93waTW8Nwa37JuPE1e0JHVFfLicEpc8t6GGd69UkwBYg5u1t7KlU9nSsIjjzdjlGFJSO1mgEpG0mxmsp2zaB9uVP6jZQIBzmwArSu-1b2MGvGr4mea/s200/DSC_3067_res.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5684959540646967906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;not 1&lt;/span&gt;: Sabah bulamadığım Ayşe Bacı'ya öğleden sonra Nevin Hn ile gittik. Yani Ebru'nun katmer siparişini yerine getirebildim, mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;not 2&lt;/span&gt;: Antalya'nın nesi meşhur dediğimde herkes "reçel"i diyordu. Gerçi süper reçeller yapan bir annenin evladı olarak reçel almak gibi bir niyetim yoktu ama Nevin Hn beni &lt;a href="http://www.batem.gov.tr/urunler/urun.htm"&gt;Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü&lt;/a&gt;'ne götürünce daha önce hiç tatmadığım patlıcan ve bergamut reçellerinden aldım. Fiyatları o kadar uygundu ki kendimi tutamayıp nar suyu, nar ekşisi ve diğer reçel çeşitlerinden de almış olabilirim. Tabii bunları uçağa nasıl soktuğumu ne siz sorun ne ben söyleyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;not 3&lt;/span&gt;: Beni çok güzel ağırlayan arkadaşım Kaan'a çok teşekkür ederim. Bu &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=bPJZujpMjCc"&gt;şarkı&lt;/a&gt; onun için gelsin :)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;not 4&lt;/span&gt;: Antalya turnesine ait tüm fotoğraflar için &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6494267517/in/set-72157627838461565"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz.</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2011/12/antalya-anilari.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh0wA4D0mNPar63SGShRNgQEer6Ax3ytoMxag0LNciFjnJMty36_KlGpWcJiVPqt-3iQbgPM_VU22PXfDIxeF6csxPQfixIbfZUPstYYph8f1daIr-HR5_f6IDR01ZhnFtwqGds/s72-c/DSC_2974_res.jpg" width="72"/><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-19121439.post-6751847121993971192</guid><pubDate>Tue, 06 Dec 2011 11:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2011-12-06T17:17:13.399+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Hanimiş Turnede</category><title>HANİMİŞ TURNEDE - TRABZON</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhxc9QPHb4jOMJ05KXYTUtCpYrviKomOUqt61udixIR26HuhLqLpmZFkGMHp6gKrjw9WLRBYCWLGMOAslU9SViFGKJj12NXmBXTMlnUWElIFmBJY_Qk__RscBF0eeLjEfiR5icT/s1600/trabzon_res.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 339px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhxc9QPHb4jOMJ05KXYTUtCpYrviKomOUqt61udixIR26HuhLqLpmZFkGMHp6gKrjw9WLRBYCWLGMOAslU9SViFGKJj12NXmBXTMlnUWElIFmBJY_Qk__RscBF0eeLjEfiR5icT/s400/trabzon_res.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682750686073899058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Trabzon turnesinin zamanı geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14 yıl önce teyzem ve kuzenimle birlikte o zamanlar Trabzon'da oturan dayımlara gitmiştik. Otobüsle gidip yine karayoluyla dönmüştük. Çoook uzun süren ve yorucu bir yolculuktu ama bu sayede şahane manzaralı yollardan geçme şansımız olmuştu. Tabii orada yaşayan bir yakınımız olması avantajı ile Sümelayı, Hamsiköy'ü, Uzungöl'ü, Zigana Geçidini, yemyeşil çay bahçelerini görmüştüm. Anılarımda çok güzel manzaralarla yer alıyor Trabzon. Malesef bu gidişimde bu kadar gezmeye zamanım olmayacak ama sanırım az da olsa şehrin içini görme fırsatı bulabileceğim. Umarım hava da güzel olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turne kapsamında Trabzon'da üç farklı etkinlik olacak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;Pasta Buluşması&lt;/span&gt; ...  13 Aralık 2011 Salı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu buluşma tüm pastaseverlere açık bir tanışma ve kaynaşma buluşmasıdır. Elbette herhangi bir katılım ücreti yoktur. Gelmek  isteyen, müsait olan herkese açıktır. Birlikte güzel bir kahvaltı yapıp pasta sohbetleri gerçekleştireceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;13 Aralık 2011 Salı saat 10:00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.muze.gov.tr/trabzonayasofya"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold;font-size:180%;" &gt;Aya Sofya Müzesi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Turne duyusunu yapar yapmaz benimle irtibata geçen Sema Hanım ile haftalardır telefonla konuşuyoruz. Sağolsun Trabzon konusunda bana çok yardımcı oldu.  Aya Sofya fikri de ondan çıktı. Gelmek isteyenler bana 506-5088923 numaralı telefondan ulasabilir, bekleriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;Şeker Hamuru &amp;amp; Pasta Yapımı Atölyesi&lt;/span&gt; ... 13 Aralık 2011 Salı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu atölye çalışması ücretlidir ve sınırlı sayıda katılımcı ile gerçekleştirilecektir. Detaylarını yazının devamında bulabilirsiniz. (Çalışmanın yapılacağı &lt;a href="http://happycaketr.com/"&gt;Happy Cake&lt;/a&gt;'in sahibi Dilek Hn ile İstanbul'da tanışmıştık. Birkaç ay önce Trabzon'un ilk butik pasta tasarım atölyesini açtı, şimdi de bize ev sahipliği yapacak.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;Öğrencilerle buluşma ... &lt;/span&gt;12 Aralık 2011 Pazartesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi günü Trabzon Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü'nde Yiyecek İçecek Bölümü öğrencileri ile Pasta ve Şeker Hamuru yapımı ve uygulaması üzerine bir atölye çalışması yapacağız. İlk defa bir olgunlaşma enstitüsüne gideceğim, heyecanla bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgzEVSv8rde-mwkjBB4Axwix7ULcn5d8MFkYdrqsGCnahP77kqQHLK_5sIVcEvY9QtXL6FrmnrBl5M6WQbgcjOWfnkB0Vktn-QtYv6xBKhN9C3IImvqRGAG52p3PVr7NYRBX_vu/s1600/trabzon1.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 222px; height: 320px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgzEVSv8rde-mwkjBB4Axwix7ULcn5d8MFkYdrqsGCnahP77kqQHLK_5sIVcEvY9QtXL6FrmnrBl5M6WQbgcjOWfnkB0Vktn-QtYv6xBKhN9C3IImvqRGAG52p3PVr7NYRBX_vu/s320/trabzon1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682750853451864946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ATÖLYE ÇALIŞMASININ DETAYLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold;"&gt;Şeker Hamuru &amp;amp; Pasta Yapımı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitmen: Işıl Sözer&lt;br /&gt;Eğitim tarihi: 13 Aralık 2011 Salı&lt;br /&gt;Eğitim süresi : 5 saat (13:30-18:30)&lt;br /&gt;Eğitim yeri: Happy Cake Butik Pasta Tasarımı - Kemerkaya Mah. K.Maraş Cad. İpekyolu İş Merkezi Kat:2/55 (Zorlu Grand Hotel Karşısı) Tel: 505 7467703&lt;br /&gt;Ders ücreti:150 TL&lt;br /&gt;Katılımcı sayısı: 6 kişi ile sınırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ders içeriği:&lt;br /&gt;-DEMO: Sünger kek ve ganaş krema yapılırken kullanılan malzemelerin, ölçülerin ve aletlerin tanıtımı, sünger kek pişirilmesi ve ganaş krema hazırlanması&lt;br /&gt;-DEMO: Şeker hamuru ve malzemeleri hakkında teorik bilgilendirme &amp;amp; şeker hamuru yapımı&lt;br /&gt;-UYGULAMALI: Keklerin katlandırılması, pastaların bir araya getirilerek sıvanması ve kaplanmaya hazır hale getirilmesi&lt;br /&gt;-UYGULAMALI: Pastaların şeker hamuru ile kaplanması&lt;br /&gt;-UYGULAMALI: Şeker hamuru ile süsleme yöntemleri ve bu yöntemlerin hazırlanan pastalar üzerine uygulanması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Kullanılacak tüm malzemeler ve ders notları tarafımızdan sağlanacaktır.&lt;br /&gt;Kayıt olmak için 506-5088923 numaralı telefondan benimle ya da 0505 746 7703 numaralı telefondan Dilek Hn. ile irtibata geçebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turnedeki son durak 19-20-21 Aralık tarihlerinde Diyarbakır ve Urfa... Önümüzdeki hafta onlarla ilgili duyuruyu da yapacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/48589125@N00/6191124317/" title="DSC_3438_binder_banner by hanimis, on Flickr"&gt;&lt;img src="http://farm7.static.flickr.com/6163/6191124317_7a92c99a01.jpg" alt="DSC_3438_binder_banner" width="500" height="219" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://hanimis.blogspot.com/2011/12/hanimis-turnede-trabzon.html</link><author>noreply@blogger.com (hanimiş)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhxc9QPHb4jOMJ05KXYTUtCpYrviKomOUqt61udixIR26HuhLqLpmZFkGMHp6gKrjw9WLRBYCWLGMOAslU9SViFGKJj12NXmBXTMlnUWElIFmBJY_Qk__RscBF0eeLjEfiR5icT/s72-c/trabzon_res.jpg" width="72"/><thr:total>3</thr:total></item></channel></rss>