<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>HOMOEKONOMİKUS :: Murat Çokgezen</title>
	
	<link>http://www.homoekonomikus.com</link>
	<description>Hayata, olaylara ekonomik bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 05:18:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/Homoekonomikus" type="application/rss+xml" /><feedburner:emailServiceId>Homoekonomikus</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com" /><item>
		<title>İtibarlı meslekler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/7pfY3S_y3JA/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/11/itibarli-meslekler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 05:18:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[26 Temmuz tarihli Habertürk gazetesinde yer alan habere göre gazeteci Mehmet Faraç İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde kendisinden otopark parası isteyen İSPARK görevlileri ile kavga edip karakolluk olmuş. Gazeteci Faraç Sarı Basın Kartı sahibi olduğu için otoparktan ücretsiz yararlanma hakkı olduğunu söylemesine rağmen otopark görevlileri ücret almakta ısrar edince tartışma çıktığını söylemiş.

Sarı Basın kartı sahibi olanların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>26 Temmuz tarihli Habertürk gazetesinde yer alan habere göre gazeteci Mehmet Faraç İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde kendisinden otopark parası isteyen İSPARK görevlileri ile kavga edip karakolluk olmuş. Gazeteci Faraç Sarı Basın Kartı sahibi olduğu için otoparktan ücretsiz yararlanma hakkı olduğunu söylemesine rağmen otopark görevlileri ücret almakta ısrar edince tartışma çıktığını söylemiş.</p>
<p><span id="more-451"></span><br />
Sarı Basın kartı sahibi olanların otopark parası ödemekten muaf olduklarını bilmiyordum. Bu haber vesilesi ile öğrendim ve hiçbir anlam veremedim. Yıllarca bu memlekette herkesi, özellikle de politikacıları, bulundukları konumu kendi menfaatleri için kullanmakla eleştiren gazetecilerin meslek itibarını üç kuruşluk otopark parasından yırtmak için kullanıyor olmalarının beni üzdüğünü itiraf etmeliyim.<br />
Benim fikrime göre, eğer bir gazeteci eğlence için bir alışveriş merkezine gittiyse bunun parasını cebinden ödemesi gerekir. Eğer bir haber yapmak için gitmişse bu durumda da park parasının diğer masraflar gibi çalıştığı basın kuruluşu tarafından ödenmesi gerekir.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/7pfY3S_y3JA" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/11/itibarli-meslekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/11/itibarli-meslekler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Sigara Yasağı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/7IVSY_LD0sw/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/11/sigara-yasagi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 04:38:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de 19 Temmuz&#8217;da başlayan geniş kapsamlı sigara yasağı yüzünden ilk cinayet Manisa&#8217;da işlenmiş. 30 Temmuz tarihli Sabah gazetesinin haberine göre Manisa&#8217;nın Saruhanlı ilçesindeki &#8220;Arabın Yeri&#8221; adlı restoranda eğlenen 29 yaşındaki pazarcı Erkan Çelik ile arkadaşları sigara yakınca restoran sahibi grubu uyarmış. Çıkan tartışmada Erkan Çelik restoran sahibi  Hıdır Karayiğit&#8217;i öldürmüş.

İnsanların gönüllü olarak gittiği meyhane gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de 19 Temmuz&#8217;da başlayan geniş kapsamlı sigara yasağı yüzünden ilk cinayet Manisa&#8217;da işlenmiş. 30 Temmuz tarihli Sabah gazetesinin haberine göre Manisa&#8217;nın Saruhanlı ilçesindeki &#8220;Arabın Yeri&#8221; adlı restoranda eğlenen 29 yaşındaki pazarcı Erkan Çelik ile arkadaşları sigara yakınca restoran sahibi grubu uyarmış. Çıkan tartışmada Erkan Çelik restoran sahibi  Hıdır Karayiğit&#8217;i öldürmüş.</p>
<p><span id="more-448"></span><br />
İnsanların gönüllü olarak gittiği meyhane gibi yerlerin sigara yasağı kapsamına alınması oldukça tartışmalı bir konu. Bu konu kamuoyunda haftalardır çeşitli vesilelerle tartışılıyor. Ancak, bu gibi adli olaylar devam ederse ‘Sigara Yasağı Kanunu’ şekil itibariyle de eleştirilmeye başlanacak gibi gözüküyor. Çünkü, kanun,  vatandaşların kanuna uymaya zorlanması görevini mekan sahibine vermekte. Bunu uygulamayan mekan sahibini de cezalandırmakta.<br />
Eğer bir konuda kanun çıkartılması ihtiyacı varsa, söz konusu kanuna uymayacak kişiler de var demektir. Medeni ülkelerde insanları kanunlara uymaya zorlama görevi kolluk kuvvetlerine verilmiştir. Bu tip adli olayların sayısının artması istenmiyor ise bence kanunda bir değişiklik yapılmalı. Mekan sahipleri sadece yasağa uymayanları uyarmalı. Eğer müşteri yasağa uymamakta ısrar ediyorsa mekan sahibi durumu güvenlik güçlerine bildirmekle yükümlü olmalı. Aksi takdirde sigara yasağı kanunu bir yandan hayat kurtarırken, diğer taraftan birçok cana mal olabilir.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/7IVSY_LD0sw" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/11/sigara-yasagi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/11/sigara-yasagi-2/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Siyasi Ahlak</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/lApzwrlt2RI/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/siyasi-ahlak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 18:56:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=444</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan telekız Patrizia D’Addario’nun elindeki ses kayıtları doğruysa İtalya Başbakanı Silvio Berlisconi, D’Addario’ya ‘Sana inşaat imar izni veremem. Ama istersen seni Avrupa Parlementosu’na milletvekili adayı yapabilirim’ demiş.
Buradan da bir kez daha anlaşılıyor ki, bizim siyasetçilerin Avrupalılardan öğreneceği çok şey var. Avrupalı siyasetçi telekıza bile yerine getiremeyeceği vaadi vermiyor.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan telekız Patrizia D’Addario’nun elindeki ses kayıtları doğruysa İtalya Başbakanı Silvio Berlisconi, D’Addario’ya ‘Sana inşaat imar izni veremem. Ama istersen seni Avrupa Parlementosu’na milletvekili adayı yapabilirim’ demiş.<br />
Buradan da bir kez daha anlaşılıyor ki, bizim siyasetçilerin Avrupalılardan öğreneceği çok şey var. Avrupalı siyasetçi telekıza bile yerine getiremeyeceği vaadi vermiyor.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/lApzwrlt2RI" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/siyasi-ahlak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/siyasi-ahlak/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kabotaj mı, sabotaj mı?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/ISEDpXglES4/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/kabotaj-mi-sabotaj-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 05:13:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=439</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) işletmesine Avrupa ve Körfez Ülkelerinden birçok talip varmış. Ancak Kabotaj Kanunu İDO’nun yabancılara satılmasına cevaz vermiyormuş.

Kurulduğu tarihten bugüne, Anayasasını bile üç defa değiştiren Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz taşımacılığına hala 1926 yılında çıkmış bir yasa ile yön veriyor olması ne derece doğru bilmiyorum. Birçok siyasi tabuyu kıyasıya sorguladığımız bu dönemde ‘İDO’yu yabancılara satsak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) işletmesine Avrupa ve Körfez Ülkelerinden birçok talip varmış. Ancak Kabotaj Kanunu İDO’nun yabancılara satılmasına cevaz vermiyormuş.</p>
<p><span id="more-439"></span><br />
Kurulduğu tarihten bugüne, Anayasasını bile üç defa değiştiren Türkiye Cumhuriyeti’nin deniz taşımacılığına hala 1926 yılında çıkmış bir yasa ile yön veriyor olması ne derece doğru bilmiyorum. Birçok siyasi tabuyu kıyasıya sorguladığımız bu dönemde ‘İDO’yu yabancılara satsak ne kaybederiz?’ ‘Satın alan şirketin bizi kendi vapurlarına bindirmeyip, bizi İstanbul Boğazını  yüzerek geçmeye zorlama ihtimali var mı?’ ‘Deniz taşımacılığında benzer, kısıtlamalara sahip olmayan ülkelerde denizcilik sektörü Türkiye’den daha mı geri kalmış?’ gibi soruları neden tartışılmadığını çok merak ediyorum.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/ISEDpXglES4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/kabotaj-mi-sabotaj-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/kabotaj-mi-sabotaj-mi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kapitalizm ve mutluluk</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/sEtgRkM7Q7A/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/kapitalizm-ve-mutluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 19:02:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=435</guid>
		<description><![CDATA[Slovenya&#8217;da Krka adlı bir ilaç firması, gelecek ay Viagra türü bir ilacı piyasaya çıkaracağını ve bu ilacın orijinal üründen yüzde 30 daha ucuz olacağını açıklamış.

Her ne kadar birçok kişi kapitalizm ve piyasa ekonomisinin sadece zenginlerin yararına olduğunu iddia etse de olgular bunun tam tersini işaret ediyor. Başlangıçta sadece zenginlerin ulaşabileceği mallar çok kısa bir süre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Slovenya&#8217;da Krka adlı bir ilaç firması, gelecek ay Viagra türü bir ilacı piyasaya çıkaracağını ve bu ilacın orijinal üründen yüzde 30 daha ucuz olacağını açıklamış.</p>
<p><span id="more-435"></span><br />
Her ne kadar birçok kişi kapitalizm ve piyasa ekonomisinin sadece zenginlerin yararına olduğunu iddia etse de olgular bunun tam tersini işaret ediyor. Başlangıçta sadece zenginlerin ulaşabileceği mallar çok kısa bir süre içinde sıradan insanların hayatının vazgeçilmez bir parçası oluveriyor.<br />
Daha önce radyo, televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi önce sadece zenginlerin tüketebildiği, zamanla çok geniş kitlelerin ulaşabildiği mallara bir yenisi eklenmiş. Artık cinsel mutluluk da zenginlerin tekelinde değil.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/sEtgRkM7Q7A" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/kapitalizm-ve-mutluluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/kapitalizm-ve-mutluluk/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Öngörü hürriyeti</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/ftaUVlgbl1g/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/ongoru-hurriyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 05:04:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=432</guid>
		<description><![CDATA[Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen “Deprem Gerçeği ve Toplumsal Bilinçlenme” konulu panelde söz alan Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan “İstanbul’da depremin eşik yılı 2033’tür. 2040 ile 2050 arası en olası yıldır. En geç de 2075’te deprem olacak” demiş.

Eğer bana ‘deprem uzmanları ile ekonomi uzmanlarının ortak noktası nedir?’ diye sorsalar, ‘öngörü yapma özgürlüğü’ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Üniversitesi’nde düzenlenen “Deprem Gerçeği ve Toplumsal Bilinçlenme” konulu panelde söz alan Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan “İstanbul’da depremin eşik yılı 2033’tür. 2040 ile 2050 arası en olası yıldır. En geç de 2075’te deprem olacak” demiş.</p>
<p><span id="more-432"></span><br />
Eğer bana ‘deprem uzmanları ile ekonomi uzmanlarının ortak noktası nedir?’ diye sorsalar, ‘öngörü yapma özgürlüğü’ derdim. Ekonomi uzmanına, örneğin, ‘Dolar ne kadar olacak?’ diye sorarlar. Zaten bu sorunun üç tane olası cevabı vardır: İner, çıkar ya da aynı kalır. Ekonomi uzmanı bunlardan birini söyler. Eğer tahmin tutmazsa bahanesi hazırdır: ‘Ben bu tahmini yaparken dikkate aldıklarım dışındaki değişkenlerin sabit olacağını varsaymıştım. Onlar değişti’<br />
Deprem uzmanlarının işi ise daha kolay gözüküyor. Öngörü yapmanın hiçbir maliyeti yok. 2075’te Profesör Ercan’ı ara ki bulasın.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/ftaUVlgbl1g" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/ongoru-hurriyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/ongoru-hurriyeti/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Fikir ve zikir</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/VEYBR_aqqDU/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/fikir-ve-zikir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 17:04:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Fındık üreticileri hükümetin yeni fındık strateji planını görüşmek üzere Ankara&#8217;da toplanmış. Toplantıda söz alan Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, ‘serbest piyasa şartları oluşmadan fındığın serbest piyasaya bırakılmaması gerektir’ demiş.
Hükümetin yeni fındık strateji planına göre, TMO artık fındık alımı yapmayacak, desteklenen ekim alanı sınırlanacak ve fındık fiyatı piyasada belirlenecek. Tabi bu kararlar yıllardır bir şekilde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fındık üreticileri hükümetin yeni fındık strateji planını görüşmek üzere Ankara&#8217;da toplanmış. Toplantıda söz alan Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, ‘serbest piyasa şartları oluşmadan fındığın serbest piyasaya bırakılmaması gerektir’ demiş.<br />
Hükümetin yeni fındık strateji planına göre, TMO artık fındık alımı yapmayacak, desteklenen ekim alanı sınırlanacak ve fındık fiyatı piyasada belirlenecek. Tabi bu kararlar yıllardır bir şekilde ürettiği malı devlete satmaya alışmış fındık üreticilerini rahatsız etmiş gözüküyor.</p>
<p><span id="more-429"></span><br />
Akbaşlı’nın  sözleri de bunun bir yansıması. Piyasa koşullarının oluşması için zaten devletin alım garantisinin kalkması gerekiyor. Fındık fiyatı arz ve talep edenlerin doğrudan karşı karşıya gelmesi ile belirlenmeli. Yapılan da bu zaten. Benim anladığım Akbaşlı ‘mevcut düzen değişmesin’ diyecek ama dili varmıyor.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/VEYBR_aqqDU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/fikir-ve-zikir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/fikir-ve-zikir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Saflık</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/KPb7ePz5XqU/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/saflik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 04:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[Kayseri&#8217;den gelerek kendilerini Hızır ve İlyas Peygamber olarak tanıtıp, cennetten yer ayarladıklarını ileri süren 2 kişi, Çorum&#8217;da 5 kişiden 20 bin lira değerinde ziynet eşyası ve nakit para alarak kayıplara karışmış.

Daha önce kendilerini önemli bir bürokrat, politikacının yakını, ya da uzun zamandır ortalıklarda gözükmeyen bir akraba olarak tanıtıp başkalarını dolandıran insanların hikayelerini okumuştum. Ama kendisini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri&#8217;den gelerek kendilerini Hızır ve İlyas Peygamber olarak tanıtıp, cennetten yer ayarladıklarını ileri süren 2 kişi, Çorum&#8217;da 5 kişiden 20 bin lira değerinde ziynet eşyası ve nakit para alarak kayıplara karışmış.</p>
<p><span id="more-426"></span><br />
Daha önce kendilerini önemli bir bürokrat, politikacının yakını, ya da uzun zamandır ortalıklarda gözükmeyen bir akraba olarak tanıtıp başkalarını dolandıran insanların hikayelerini okumuştum. Ama kendisini peygamber olarak tanıtıp başkalarını dolandırana ilk defa rastlıyorum.<br />
Kayserililerin uyanık oldukları zaten herkesçe bilinir. Bu olayla bir kere daha teyit edildi. Çorumlular için ise durum o kadar parlak değil. Bu olaydan sonra Çorumlular da saflıkları ile anılmaya başlayabilirler.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/KPb7ePz5XqU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/saflik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/10/saflik/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Piyasa nedir?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/F_FtUdDzpo4/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/09/piyasa-nedir-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 14:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=423</guid>
		<description><![CDATA[Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) 30 Haziran tarihinden itibaren akaryakıt satış fiyatlarına müdahale etmeye başladı. Müdahalenin gerekçesi akaryakıt piyasasında rekabet koşullarının oluşmamasıydı. Bunun üzerine Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS) gazetelere dev ilanlar verdi. Bu ilanlarda EPDK’nın uygulaması piyasa ekonomisine aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmekteydi. Buraya kadar TABGİS’e katılmamak mümkün değil. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) 30 Haziran tarihinden itibaren akaryakıt satış fiyatlarına müdahale etmeye başladı. Müdahalenin gerekçesi akaryakıt piyasasında rekabet koşullarının oluşmamasıydı. Bunun üzerine Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS) gazetelere dev ilanlar verdi. Bu ilanlarda EPDK’nın uygulaması piyasa ekonomisine aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmekteydi. Buraya kadar TABGİS’e katılmamak mümkün değil. Ancak, ilan şöyle devam etmekteydi: ‘EPDK tarafından mutlaka bir fiyat açıklanmak isteniyorsa oluşabilecek vahşi rekabeti önlemek açısından açıklanan bu fiyat ‘tavan’ değil ‘taban’ olarak belirlenmelidir’.</p>
<p><span id="more-423"></span></p>
<p>Bu ülkede rekabet hakkında herkesin kafası karışık. Bir tarafta EPDK, akaryakıt fiyatlarının serbest piyasa koşullarına aykırı olduğuna dayanarak fiyatlara müdahale ediyor. Diğer taratan, TABGİS de aşırı rekabet olduğu gerekçesi ile fiyatlara aksi yönde müdahale edilmesini istiyor. Yani bir taraf rekabet yok, müdahale etmek gerekir, diğeri de rekabet çok müdahale etmek gerekir diyor. Anlaşılır gibi değil.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/F_FtUdDzpo4" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/09/piyasa-nedir-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/09/piyasa-nedir-2/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Sometime öğretim üyeleri sorunu</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/Homoekonomikus/~3/zrFNXYJnJ8Y/</link>
		<comments>http://www.homoekonomikus.com/2009/09/sometime-ogretim-uyeleri-sorunu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 15:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Çokgezen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.homoekonomikus.com/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreninde fakülteden birincilikle mezun olan Dr. Tuğba Akın, kürsüden yaptığı konuşmada “Bu fakültenin öncelikli amacı hekim yetiştirmek değil midir? O zaman neden bazı polikliniklerde hiç hoca görmeden, sabahtan akşama kadar sadece asistan hekimlerle hasta bakıyoruz? Neden bazı bölümlerde öğrenci pratiklerini öğretim üyeleri yerine asistanlar yaptırıyor?’ diye yakınmış.
Bu sadece tıp fakültelerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin mezuniyet töreninde fakülteden birincilikle mezun olan Dr. Tuğba Akın, kürsüden yaptığı konuşmada “Bu fakültenin öncelikli amacı hekim yetiştirmek değil midir? O zaman neden bazı polikliniklerde hiç hoca görmeden, sabahtan akşama kadar sadece asistan hekimlerle hasta bakıyoruz? Neden bazı bölümlerde öğrenci pratiklerini öğretim üyeleri yerine asistanlar yaptırıyor?’ diye yakınmış.</p>
<p>Bu sadece tıp fakültelerine özgü bir durum değil. Devlet üniversitelerinin neredeyse tamamında hocalar derslerine doğru düzgün girmiyor, dersler ya boş geçiyor ya da asistanlar tarafından sürdürülüyor. Hatta bazı öğrenciler asistanı dersin hocası zannediyor. Hocaların önemli bir kısmı ‘full-time’ maaş alıp, ‘some-time’ çalışıyorlar.</p>
<p><span id="more-420"></span></p>
<p>Hocalara sorsanız kendilerince bir sürü mazeretleri var. Bana kalırsa asıl neden kamudaki motivasyon eksikliği. Çünkü kamu üniversitelerinde hocaları çalışmaya zorlayacak hiçbir mekanizma yok. Okullar bedava olduğu için ‘öğrenci gelmezse ne yaparız?’ korkusu yok. Velev ki öğrenci gelmedi, hoca maaşını almaya devam ediyor. Çok çabalayıp en iyi öğrenciyi yetiştirse, en iyi öğrencileri okula gelmeye ikna etse bu defa da herhangi bir ödülü yok. Aynı maaş devam ediyor. O zaman hoca neden çalışsın ki? Ama aynı hocalar özel okullardaki derslerini, özel muayenehane ya da hastanelerdeki hastalarını hiç ihmal etmiyorlar. Neden mi? Onu da kendilerine sorun.</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Homoekonomikus/~4/zrFNXYJnJ8Y" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.homoekonomikus.com/2009/09/sometime-ogretim-uyeleri-sorunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.homoekonomikus.com/2009/09/sometime-ogretim-uyeleri-sorunu/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
