<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><description>adım, kırgın bir delikanlıyım.



  var _gaq = _gaq || [];
  _gaq.push([‘_setAccount’, ‘UA-26864006-1’]);
  _gaq.push([‘_trackPageview’]);

  (function() {
    var ga = document.createElement(‘script’); ga.type = ‘text/javascript’; ga.async = true;
    ga.src = (‘https:’ == document.location.protocol ? ‘https://ssl’ : ‘http://www’) + ‘.google-analytics.com/ga.js’;
    var s = document.getElementsByTagName(‘script’)[0]; s.parentNode.insertBefore(ga, s);
  })();</description><title>k u l f e t</title><generator>Tumblr (3.0; @kulfet)</generator><link>http://kulfet.tumblr.com/</link><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/KULFET" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="kulfet" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://tumblr.superfeedr.com/" /><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>adım, kırgın bir delikanlıyım. var _gaq = _gaq || []; _gaq.push([‘_setAccount’, ‘UA-26864006-1’]); _gaq.push([‘_trackPageview’]); (function() { var ga = document.createElement(‘script’); ga.type = ‘text/javascript’; ga.async = true; ga.src = (‘https:’ == </itunes:subtitle><itunes:summary>adım, kırgın bir delikanlıyım. var _gaq = _gaq || []; _gaq.push([‘_setAccount’, ‘UA-26864006-1’]); _gaq.push([‘_trackPageview’]); (function() { var ga = document.createElement(‘script’); ga.type = ‘text/javascript’; ga.async = true; ga.src = (‘https:’ == document.location.protocol ? ‘https://ssl’ : ‘http://www’) + ‘.google-analytics.com/ga.js’; var s = document.getElementsByTagName(‘script’)[0]; s.parentNode.insertBefore(ga, s); })();</itunes:summary><item><title>Korktuğunu söyleyen kıza şiir.</title><description>&lt;p&gt;Korkma gülüm&lt;br/&gt;Orası nezih bir semt&lt;br/&gt;Hem sen bahtlı kızsın&lt;br/&gt;Başına kötü iş gelmez.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/50939054225</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/50939054225</guid><pubDate>Tue, 21 May 2013 01:21:36 +0300</pubDate></item><item><title>"Bütünü düşün. Dinginlik güzel şeydir. Atılganlık aldatıcı bir şeydir. Kazanç çirkin bir şey...."</title><description>“Bütünü düşün. Dinginlik güzel şeydir. Atılganlık aldatıcı bir şeydir. Kazanç çirkin bir şey. Bahtlılıkta ölçülü ol, bahtsızlıkta düşünceli. Ana-baba’na layık olduğunu göster. Dostlarına karşı bahtlılıklarında nasılsan bahtsızlıklarında da öyle kal. Yasaların eski, yemeğin taze olsun.”&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; - &lt;em&gt;Korinthos’lu Periandros&lt;/em&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/50938804797</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/50938804797</guid><pubDate>Tue, 21 May 2013 01:18:24 +0300</pubDate></item><item><title>            Bir akşamın başladığı ve birader sözcüğünün havada...</title><description>&lt;iframe width="400" height="299" src="http://www.youtube.com/embed/OCaDjpwuh08?wmode=transparent&amp;autohide=1&amp;egm=0&amp;hd=1&amp;iv_load_policy=3&amp;modestbranding=1&amp;rel=0&amp;showinfo=0&amp;showsearch=0" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;            Bir akşamın başladığı ve birader sözcüğünün havada düzmece ve pislikçe uçuştuğu zamanlarda akla düşen üç kız vardı. Üçün biri canın yongası; ikisi ne idüğü belirsiz, nesne gibi bir şeylerdi. &lt;/p&gt;

&lt;p class="MsoNormal"&gt;Hatırlıyorum da güzeldi. Dil vardı. İki parmağın ıslanışı ve apış aramda canlı bir genç kız dizi yaşıyordu. Bunların ardından Galata’ya inildi. Bir başkaydı, bir başkanın dostuydu ve öpülesi olduğu kesindi. Öpülmedi çünkü.. sebepsiz.&lt;/p&gt;

&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ve şimdi bir gecenin hudutunda, büyük bir ciddiyetle, herkesi değil, yalnızca bir kadını öpüyorum gıdısından. Teşekürler.&lt;/p&gt;

&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ah’ım, canım, eksikliğim, hırsım.          Esmer çirkinlik.&lt;br/&gt;Seninle, “olduğumuz” bir gün vardı. O gün saçların yastığıma uzanmışken yüzüne bakamamıştım. Bunun ayırdındaydın ve benim yüzüme inatla bakıyordun.&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal"&gt;Doğrusu, bu güçlü bir tavırdan ziyade hırsı hatırlatıyordu bana. Belki de sen o an silindin.&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal"&gt;Siliniş ne acı.&lt;/p&gt;

&lt;p class="MsoNormal"&gt;Ve, ve işte biricikliğin adına yakışır kişilikcik. Onu gördüğüm ilk anda sevdim. Çok meyilliydim sevmeye. Mutsuz, somurtkan, belki biraz edepsiz, belki fazla edepli ama her halükarda memnuniyetsizdin. Ah, işte ben bunu öylesine çok sevdim.&lt;/p&gt;
&lt;p class="MsoNormal"&gt;Doğrusu, adını bir hafta sonra koymaya çalıştım.  Olmadı.&lt;/p&gt;

&lt;p class="MsoNormal"&gt;İlk gün, o ilk günlerdendi. Beyaz ve kusursuzdun. Bu yalnızca öylesine bir tanım değil. Basbayağı parlıyordu gözlerin ve inan, göğsünde yattığım bir kız varken dahi, ben hep seni düşündüm.&lt;br/&gt;Böylece günler geçti ve şartlar gelişti. Bir banka oturduk ve dizkapağından öpmemem için birilerinin başımı kesmesi gerekti. Kalktık, yürüdük, elim omzundaydı, saçın siyahtı, küçük kısa ve etli butluydun. İnce göğüslerin, yani (âni) memelerin vardı. Bak, işte oradaydı. Issız bir sokaktık. Hayvanlar gibi tutacaktım suratından, bir İspanyol fiminden lalettayin bir sahne canlanacaktı; öpecektim, öpecek allarından, al dudaklarından. &lt;br/&gt;Derin bir nefes verdim.&lt;br/&gt;Şimdi kalkıp gelsem, ne sen aynı sen, ne de ben aynı ben olacağım. İyisi mi rüyalanalım.&lt;/p&gt;

&lt;p class="MsoNormal"&gt;            Her şeyden doğrusuysa, söz ettiğim şeyin yetmiş iki dilde aynı kapıya çıkan bir şey oluşu. Aşk, sevişmek falandı. Pipiydi, amdı, ıslaklıktı. Hazdı. Yani geçiciydi, bir sabun gibi elden kayandı. En, en doğrusu mu? O, ölmekti. Bir çeşit yüce orgazmdı.&lt;/p&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/50275548523</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/50275548523</guid><pubDate>Sun, 12 May 2013 21:26:37 +0300</pubDate></item><item><title>"And, I’m hard…"</title><description>“And, I’m hard…”&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; - &lt;em&gt;Hank Moody&lt;/em&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/48302220612</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/48302220612</guid><pubDate>Fri, 19 Apr 2013 00:10:00 +0300</pubDate><category>Californication</category></item><item><title>Ükyö.</title><description>&lt;p&gt;Büfeden zararlı bir şey aldım. Para üstünü iki yirmi lira olarak verdi büfeci. Büfeci -dedim, iki onluk yapıver; akbile para yükleyeceğim. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Pek onluğum yok -dedi. Bir onluk, iki beşlik yapsam? &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir erkeği nasıl mutlu edeceğini biliyorsun -dedim. &lt;br/&gt;Vapurdayım.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/48199596270</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/48199596270</guid><pubDate>Wed, 17 Apr 2013 17:22:00 +0300</pubDate></item><item><title>Şimdi, bir başıma oluşumu katlanılmaz buluyorum. Sevmek en büyük becerimdi. Ufak bir odada üç...</title><description>&lt;p&gt;&lt;span&gt;Şimdi, bir başıma oluşumu katlanılmaz buluyorum. Sevmek en büyük becerimdi. Ufak bir odada üç kuruşsuz, sızılı ve umutsuz, alışmaya çalışıyorum. Soğumaya yüz tutmuş çayım midemi bulandırıyor. Hazırladığım bir yığın sigaraya uzanmaya çekiniyorum. Telefonum bana hiç istemediğim şeyleri hatırlatıyor. Ufak bir odada çıldırmamak için, alışmaya ve bir şeyleri yenmeye çalışıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;span&gt;21 Mart&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/47139194767</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/47139194767</guid><pubDate>Fri, 05 Apr 2013 01:19:52 +0300</pubDate></item><item><title>Onunla oturduk saatlerce konuştuk. Bir hayli sonuca ulaştık....</title><description>&lt;iframe src="https://w.soundcloud.com/player/?url=https%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F68863735&amp;liking=false&amp;sharing=false&amp;origin=tumblr" frameborder="0" allowtransparency="true" class="soundcloud_audio_player" width="500" height="116"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;p&gt;Onunla oturduk saatlerce konuştuk. Bir hayli sonuca ulaştık. Ancak işe yaramadı. Zaten yaramasın. Çünkü onunla konuşamadık. O hep dinler gibi durup hiç dinlemezken.. yani ben sürekli çekinmiyor gibi yapıp üzerine giderken; belki o benden daha çok çekinirken; acır kalırım onunla kendime. Dizine kafamı koyar, gözlerine bakarım. Soran gözlerle yanıtlanır; asıl o zaman susma neymiş ikimize gösteririm. Onunla konuşmamız beni değiştirdi mi ya da güçlendirdi mi? Bilmiyorum. Onunla konuşmadan bir adam akıllı, bunu bilemeyeceğim. &lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/45595073643</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/45595073643</guid><pubDate>Sun, 17 Mar 2013 18:51:00 +0200</pubDate><category>the crystal ship</category></item><item><title>Bir dostumun inanılmaz gizli güncesinden çok komik bir iki...</title><description>&lt;img src="http://25.media.tumblr.com/9c3adc3d69b2754f53b74f7e4caf3e21/tumblr_mjjlrb87ij1qb7t0vo1_500.jpg"/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;p&gt;Bir dostumun inanılmaz gizli güncesinden çok komik bir iki cümle.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/45181694871</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/45181694871</guid><pubDate>Tue, 12 Mar 2013 12:13:59 +0200</pubDate></item><item><title>Anyazısı.</title><description>&lt;p&gt;&lt;div&gt;Telefonu kaldırmış pencere doğru tutuyordum. Ekranda, &amp;#8220;Bağlanıyor&amp;#8230;&amp;#8221; yazıyordu. Ancak bir türlü bağlanmıyordu. Sessiz olmaya özen göstererek telefonu masaya bıraktım. Dertli bir nefes verip, kalemimi tıraş etmeye koyuldum. Kalemim tıraş oldu, ben tedirgin kalmayı sürdürdüm. İnsan bile bile kendine bu kötülüğü yapar mı? -diye sordum kendime. Kendime kendimi şikayet etmek ne yorucu şey. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;span&gt;Düşümde bir zeytin yağlı biber dolmasını tabağa koyuyorum. Yoğurdu istediğim büyüklükte getirmediği için bakkalın çırağını hemen geri yolluyorum.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Ayılıp karşımdaki kitabın kapağını inceliyorum. Kırmızı ve acı; bir de tren istasyonu. İnceldiği yerden kopsun istiyorum. Kafamı kaşıyorum. Ardından burnum ve testislerim sırasıyla kaşınıyor. Sırasıyla kaşıyorum. İngilizce birkaç kelime var masada. İngilizce plastik gibi bir şey geliyor. &amp;#8220;Book&amp;#8221; diye sözcük mü olur. Sigara paketine bakıyorum&amp;#8230; Fazla bakamayıp hemen gözlerimi kaçırıyorum. Kurşun askerler gibi sıralanmış kalemlerime gülüyorum. Onlar epey havalı olduklarından pas vermiyorlar. Katlamaya üşendiğim dört tişörtü yalapşap dolap kapağına asmışım. Dolabın kapakları açık, birkaç yıldız giysi göz kırpıyor. Hepiniz benim nazarımda aynısınız diyorum ve teskin ediyorum diğer giysilerimi; yıldızlar kızarıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/44976113378</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/44976113378</guid><pubDate>Sun, 10 Mar 2013 01:23:00 +0200</pubDate><category>bomonti yazıları</category></item><item><title>26 Şubat 2013</title><description>&lt;p&gt;Her şey tamam. Yorgunum. Uyku istiyorum. Hak etmediğimi düşündüğümden, çekiniyorum. Her şey iyi. Duruyorum. Seveyazıyorum. Pisliğim. Sikimi kopartmak istiyorum.Gereken şeyleri istememek çok kötü şey. O kadar kötü. Yerinde saydırıyor insanı. Kimseyi tanımıyorum. Küçüğüm. Büyüksem çirkinim. Onaylıyor; dudakları, gözleriyle ve çenesiyle kız. Canım cicim kız. At koşturuyorum. Ne at ne ben, yorulmak bilmiyoruz. Zafer çığlıkları ata ata; onun gözlerindeki pişmanlıktan, biraz hüzünlü de olsa, keyif ala ala kahvemi yudumlayacağım. Kentler, hiç de istemedikleri anlara tanıklık ediyorlar. Yazık kentlere. Gözleri görmeseydi de huzur dolu olsaydılar. Sorun, yok. Neden ve nasıl olsun ki? Sevmeyenler, sevemeyenler… Hepsine hak veriyorum. Adım, onların adı. Aynı, her şey aynı. Her seferinde kalp atışı sesine gülüyorum. Bir insana, kalbinin sesini duyabilecek denli yakın olmak bana çok gülünç geliyor. Şaşkınca gülüyorum. Ne olduğu sorulduğundaysa yanıt veremiyorum. Um da um. Hoff da nung. Kaybolamam. Yerkürede çok insan var. Yaşam, doğru sözcük değil. Düzmece o. Öyle değil mi? İmgesi çok da olumlamıyor mu bizi? Yaşadığımız her şeyi. Doğru değil bu, doğru değil. Hiç de ağırbaşlı değil. E ağır başlılık da batmasın mı yerin dibine? Batsın batsın… Dönsün ve gitsin ve yazsın ve yatsın ve kalkınca mut ta kendisi olsun. Olsun bu, olsun. Saatleri öldürmeyelim. Düşmanımız değil zaman. Yahu onu incitmeyelim. Kanıksayalım. Basalım bağrımıza ve herkese ondan söz edelim.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/44808858404</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/44808858404</guid><pubDate>Thu, 07 Mar 2013 23:59:00 +0200</pubDate><category>bomonti yazıları</category></item><item><title>İnsan kendi keyfi, kendi huzuru için değerli addettiği birçok şeyden bir çırpıda vazgeçebiliyor....</title><description>&lt;p&gt;İnsan kendi keyfi, kendi huzuru için değerli addettiği birçok şeyden bir çırpıda vazgeçebiliyor. Bunu yaptığım ve yapacağım için güvensizlik duyuyorum. &lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/44778282616</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/44778282616</guid><pubDate>Thu, 07 Mar 2013 13:24:48 +0200</pubDate></item><item><title>Vuslat.</title><description>&lt;p&gt;Bir güzel kızla salonda oturuyorduk. İki buçuk saati aşkın süresi olan filmi kati bir sessizlikle izledik. Ardından odaya geçip sigara içmeye başladık. İçimde yine, onu ilk istediğimi anladığım zamanki arzuyu duydum. Ona dokunmak, ağzından öpmek ve koklamak. Bunların her birini sırayla yapmak istiyordum ve düşümde bir mucizeyi büyütüyordum. Ancak düşe çok da kapılmamaya dikkat ederek kendimi paralamaktan sakınıyordum. Böyle içim içimi, her ne kadar kabul etmiyor gözüksem de, yerken; şöyle bir esneyiverdim. Esnerken onunla göz göze geldik. Uykumun gelip gelmediğini sordu. Seninki gelmedi mi -diye karşılık verdim. Pek de uykusunun olmadığını söyleyince, olsun uyuyalım -diye yanıtladım. Bunlar özenle seçilmiş sözcüklerdi. Uyuyalım; uyuyalım ama birlikte uyuyalım -dedim. Ne dersin? Küçücük bir “olur” çıktı ağzından. Kalkıp, eskileri çıkarttık; tertemiz nevresim ve yastık kılıfı taktık yatağa. Ardından tek yastığa koyduk başımızı. Saatlerce put gibi yattık. İkimiz de uyuyor taklidi yapmaya çalışıyorduk ancak birbirimizin kalp atışını duyuyor oluşumuz bizi ele veriyordu. Böylece epey geriliyorduk. Ben buna daha fazla dayanamayıp ona doğru döndüm ve saçını okşamaya başladım. Ardından sarıldım. Kalbimiz saatlerce hızla çarptı. Olağan ritmine kavuştuğundaysa, birimize dönüp; tek bir ağızdan “inanamıyorum!” dedik.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/44748855663</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/44748855663</guid><pubDate>Thu, 07 Mar 2013 03:22:00 +0200</pubDate><category>bomonti yazıları</category></item><item><title>Portre.</title><description>&lt;p&gt;İnsan keyifli olduğunda, tadını tuzunu kaçırmayı iyi biliyor. Pek alışmışım bir şeyleri bozmaya. Bozmayacağım ulan -desem de, yarın,o yarın vasfını kazanamayacak. Ben kılınsın diye çaba göstersem de insan sonuçta karşımdaki, kıymet bilmeyip yumruklatacak bana kapılarımı ve kapılarını. Yok yok; kapılara çok anlam yüklüyoruz. Yapmayalım böyle. Ben iyi biri olursam onlar da, o da iyi olur. Olur mu olur vallahi. Denemeye değer. Ama dövüşmek ne güzel şey. Hep canım ondan çekiyor. Ben kendime dışarıdan bir baksam da adam olsam. Bana dışarıdan bakanlar aslında bakarkörlermiş gibi geliyor. Onun için öyle oluyor. &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bozma keyfini bozma. Hal yolu bulunur her şeyin. Bu hep böyle olur.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/44494333242</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/44494333242</guid><pubDate>Mon, 04 Mar 2013 01:10:00 +0200</pubDate><category>bomonti yazıları</category></item><item><title>Yazı yazayım.</title><description>&lt;p&gt;Bedenim yorgun argın. Eringenlik hız kesmeden yaşamımın merkezinde olmayı sürdürüyor. Tasarılar oluyor, büyüyor, gerçekleşiyor. Oh be -diyesim geliyor. Sonra hemen gidiyor. Okul patır patır. İnsanlar olarak ucuzuz. İyice düşünüp taşınıp hareket etmek gerek. Olmazsa öyle yapayım. Heh, şunu da okuyayım. Ayın sonuna kadar da şu kitapları bitirivereyim. Götümü bitirirsin demiyor biri çıkıp da. Ne yapacağım biliyor musun? Kalkıp yüzümü yıkayacağım ve dövüşeceğim. En sevdiğim şey.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/44493482404</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/44493482404</guid><pubDate>Mon, 04 Mar 2013 00:59:00 +0200</pubDate><category>bomonti yazıları</category></item><item><title>Arzulamak çok sıkıcı.</title><description>&lt;p&gt;Şunu bir kabul edelim. Titremek falan. Geçelim artık. Arzu nedir ya? Gerçekten çok gereksiz. &lt;br/&gt;Diyorum, bir gideyim; hele bir gideyim, işte o zaman&amp;#8230;&lt;br/&gt;Kafayı yememe yirmi dört saatten az süre kaldı. Bunu bilmek bana iyi geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnsan yapısında eringelik ve vicdan bir arada bulunmamalı. &lt;br/&gt;Bunu her gün, yaşayarak öğreniyorum.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/42121333650</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/42121333650</guid><pubDate>Sat, 02 Feb 2013 21:43:30 +0200</pubDate></item><item><title>Poşet çay.</title><description>&lt;p&gt;Poşet çayı, kutusunda kaç dakika bekletmem söyleniyorsa o kadar bekletirim. Kaşıkla büzüp suyunu çıkartmaktan hiç hoşlanmam. Hep elime yüzüme bulaştırmışımdır. Yirmi tanesine iki lira verdim. Tek başıma çıldırmak istiyorum evimde.&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/41939133719</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/41939133719</guid><pubDate>Thu, 31 Jan 2013 13:30:00 +0200</pubDate></item><item><title>BİR PARAGRAF: Susmak</title><description>&lt;a href="http://birparagraf.com/post/41774788816/susmak"&gt;BİR PARAGRAF: Susmak&lt;/a&gt;: &lt;p&gt;&lt;a class="tumblr_blog" href="http://birparagraf.com/post/41774788816/susmak" target="_blank"&gt;birparagraf&lt;/a&gt;:&lt;/p&gt;
&lt;blockquote&gt;
&lt;p&gt;Susmak isimli romanında yapacaklarını, daha 2008’de yayımlanan ‘Kasırganın Gözü’nde ‘avaz avaz’ duyurmuştu Necati Tosuner. Kasırganın Gözü’nde camın kenarında bir koltuğa sinmiş, zaman zaman nefretle, zaman zaman sevgiyle gördüklerini ‘dillendiren’ bir anlatıcı vardı. Hattâ bacaklarında hiçbir…&lt;/p&gt;
&lt;/blockquote&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/41860985686</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/41860985686</guid><pubDate>Wed, 30 Jan 2013 14:31:21 +0200</pubDate></item><item><title>"Gecenin içinde ipince bir İstanbul minaresi, bir kır kahvesi, bütün bir mayıs günü çizgilendi...."</title><description>“Gecenin içinde ipince bir İstanbul minaresi, bir kır kahvesi, bütün bir mayıs günü çizgilendi. Yanımda birisi olsaydı, ağlayacak kadar mesut olurdum. Kimsesiz, terkedilmiş, işsiz, serseriydim. Şimdi geçmiş ağustos öğleleri, akşamları, mavi deniz, karpuz kokuları duyuyorum. Halbuki buraya girmeden evvel her şeyden tiksinmiş, çok uzakta da olsa bir intihar havası koklamıştım.”&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; - &lt;em&gt;Sait Faik, Bir Bahçe&lt;/em&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/41510018177</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/41510018177</guid><pubDate>Sat, 26 Jan 2013 10:37:10 +0200</pubDate></item><item><title>Zirveden yüzüstü çakılışın öyküsü.</title><description>&lt;p&gt;Snowboardla çılgınlar gibi kayıyordum. &lt;br/&gt;
Bir kadına tehditle yaklaştığımı fark ettim.&lt;br/&gt;
Ustaca bir manevrayla kaykılmayı denedim ancak yeterince başarılı olamayıp kadıncağızı sıyırarak kendimle beraber onu da düşürdüm. &lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Biraz önünde kalmıştım. Dönüp, çok çok özür diledim. Gözlüğünü ve kaskını çıkarttı, içinden bir genç kız yüzü çıktı. &lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Bir şeyiniz yok ya -dedim.&lt;br/&gt;
Bir şeyinin olmadığını söyledi ve benim durumumu sordu. Fena olmadığımı ve hatanın bende olduğunu belirttim.&lt;/p&gt;

Önemi yoktu hatamın. Öyle söylemişti.

&lt;p&gt;Ben önüme dönmüş toparlanmaya çalışıyordum.&lt;br/&gt;

Kapatamıyorum -dedi.&lt;br/&gt;
Dönüp, neyden söz ettiğine baktım.&lt;br/&gt;
Kayağının bilmem nesi. 
Gücü yetmiyordu.&lt;br/&gt;
Yardım edeyim mi -diye sordum.&lt;br/&gt;
Lütfen -dedi. &lt;br/&gt;
Kapattım kayağının bilmem nesini.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Batonları biraz arkasına doğru düşmüş.&lt;br/&gt;
Batonların bulunduğu yere doğru bakıp;
Onları alabilirsiniz herhalde -dedim bencilce. 
Yanıt vermedi.
Umrumda mıydı
-hayır değildi.
Batonlar konusunda yardım etmeyi düşünmüyordum. Ancak hatalıydım
ve kızcağız da güpgüzeldi.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Benim batonlara ulaşmam daha kolay olur, bekleyin -dedim.&lt;br/&gt;
Yine yanıt vermedi. &lt;br/&gt;
Götüm götüm giderek batonları aldım; tazeye uzattım.&lt;br/&gt;
Teşekkür etti. Sanki biraz kibirliydi.&lt;br/&gt;

Şöyle bir durdum…&lt;br/&gt;

Ağzınızdan bir kerecik öpeyim ister misiniz -diye sordum.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Başını hafifçe yana eğip,&lt;br/&gt;
Olur -dedi.&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Yanına emekleyerek gittim. &lt;br/&gt;
Nefes nefese sağ elimdeki eldiveni çıkarttım; yüzünü sol tarafından kavradım ve soğukcuk dudaklarını biraz ıslakça öptüm…&lt;/p&gt;

&lt;p&gt;Ardından hemen kalkıp kaymaya devam ettim.&lt;br/&gt;

On beş saniye sonra dengemi yitirip yüzüstü düştüm. &lt;br/&gt;
Canım çok yandı.&lt;br/&gt;
Sertleşmiştim…&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/41023657514</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/41023657514</guid><pubDate>Sun, 20 Jan 2013 19:48:00 +0200</pubDate><category>ılgaz</category></item><item><title>Bir masa temizliğinin daha sonuna gelip onu reklam etme isteği:</title><description>&lt;img src="http://25.media.tumblr.com/e64363383ee8c24ab650a42c0be3b015/tumblr_mgim8yz4S11qb7t0vo1_500.jpg"/&gt;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&lt;p&gt;Bir masa temizliğinin daha sonuna gelip onu reklam etme isteği:&lt;/p&gt;</description><link>http://kulfet.tumblr.com/post/40334315321</link><guid>http://kulfet.tumblr.com/post/40334315321</guid><pubDate>Sat, 12 Jan 2013 15:46:10 +0200</pubDate></item><language>en-us</language><media:rating>nonadult</media:rating></channel></rss>
