<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;CU4GRXw-fSp7ImA9WhRbF08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307</id><updated>2012-02-08T09:58:44.255-08:00</updated><category term="iş hayatı" /><category term="kalp rahattsızlığı" /><category term="neden ağlıyoruz" /><category term="saç nakli" /><category term="saat" /><category term="süt emzirmek" /><category term="cep telefonu" /><category term="diyet yemekleri" /><category term="tahrik" /><category term="mikroplu eller" /><category term="göz bakımı" /><category term="göğüs büyültme" /><category term="bebek" /><category term="düz saçlar" /><category term="estetik diyeti" /><category term="ne yiyelim" /><category term="burun" /><category term="peeling" /><category term="siyah noktalar" /><category term="kanser" /><category term="özge özberk" /><category term="jean" /><category term="formül" /><category term="işyerinde makyaj" /><category term="sağlıklı yiyecekler" /><category term="kevin kostner" /><category term="kadınları anlamak mümkün mü" /><category term="dolgun dudaklar" /><category term="nasıl orgazm olurum" /><category term="şık giyinmek" /><category term="saç modası" /><category term="saç modelleri" /><category term="güzel cilt cilt güzelliği" /><category term="bez bebek" /><category term="cinsellik" /><category term="gora" /><category term="oruç" /><category term="düşük bel" /><category term="psikoloji" /><category term="çok eşlilik" /><category term="Ebru Gündeş" /><category term="seksi dudaklar" /><category term="seks" /><category term="yol arkadaşım" /><category term="ne pişirsem" /><category term="doğru saç rengi" /><category term="cilt çatlakları" /><category term="kuru cilt" /><category term="sebze yemek" /><category term="bakirelik" /><category term="yalan söylemek" /><category term="kirpik" /><category term="sakız çiğnemek" /><category term="yedikçe zayıfla" /><category term="adet" /><category term="kötü kız" /><category term="modeller" /><category term="regl" /><category term="etek" /><category term="erkek elde etmek" /><category term="sağlıklı ciltler" /><category term="iştah nasıl önlenir" /><category term="kepekli saçlar tedavisi" /><category term="nane" /><category term="anneler" /><category term="genç görünmek" /><category term="uyumsuzluk" /><category term="göz makyajı" /><category term="göğüs ölçüsü" /><category term="seks korkusu" /><category term="kadınca sırlar" /><category term="ilişki yaşamak" /><category term="erkeği bıktırmak" /><category term="aşık ve kıskançlık" /><category term="zayıflatan yiyecekler" /><category term="boyun" /><category term="yalnız kalmayın" /><category term="pürüzsüz cilt nasıl olur" /><category term="aşk oyunları" /><category term="ayakkabı" /><category term="saç boyası" /><category term="içecekler" /><category term="fondöten" /><category term="evde cilt maskesi yapımı" /><category term="virüs" /><category term="canlı tv" /><category term="Kadınlar 1 yılını sadece neye harcıyor" /><category term="erkek arkadaş" /><category term="burçlara göre" /><category term="moda" /><category term="cildiniz" /><category term="inanılmaz yalanlar" /><category term="sevgililer" /><category term="dizayn" /><category term="cilt sağlığı" /><category term="bronz" /><category term="rahatlama" /><category term="saç tedavileri" /><category term="2.ci kadın" /><category term="mutlu olalım" /><category term="el bakımı" /><category term="ayak sağlığı" /><category term="estetik" /><category term="yeşim salkım" /><category term="seksi bacaklar" /><category term="Erkek yargısı" /><category term="sağlık" /><category term="ilaç almak" /><category term="burun güzelliği" /><category term="aşk ve seks" /><category term="kadın gözü" /><category term="10 Bölüm İzle" /><category term="cilt bakım ürünleri" /><category term="haplar" /><category term="maske" /><category term="erkek aşık olur mu" /><category term="aşk" /><category term="kadını anlamak" /><category term="kadın" /><category term="iyi geçinmek" /><category term="elele tutuşmak" /><category term="yüzük" /><category term="ilginç yemekler" /><category term="sinema" /><category term="anneyi atlid" /><category term="aşk ve evlilik" /><category term="göbek eritmek" /><category term="karşılıklı güven" /><category term="sevgililik" /><category term="erkeksiz hayat" /><category term="yağlar" /><category term="aşk ve hediye" /><category term="stil önerileri" /><category term="kaliteli kadın olmak" /><category term="aile kurmak" /><category term="sevgililer günü hediyeleri" /><category term="zayıflatan yemek" /><category term="hatice aslan" /><category term="ciltteki lekeler" /><category term="aşk yakar son bölümü" /><category term="yağlı ciltler" /><category term="kuru saçlar" /><category term="limon" /><category term="öpüşme" /><category term="teknoloji" /><category term="zayıflatan formül" /><category term="yalanlar" /><category term="ezen kadın" /><category term="saç kırılması" /><category term="enerji veren yemekler" /><category term="sağlıklı dişler" /><category term="yaşlılık" /><category term="gerdirme" /><category term="kalçalar" /><category term="güzel kalçalar" /><category term="diyet tarifi" /><category term="kadınlar ve kilo" /><category term="vaginismus" /><category term="öpüşmek" /><category term="makyaj malzemeleri" /><category term="kucuk kadinlar dizisi" /><category term="cinsel güç" /><category term="çanta" /><category term="rekor" /><category term="gözenekler" /><category term="dudaklar" /><category term="yatak" /><category term="rahim" /><category term="duş" /><category term="tuvalet" /><category term="kötü koku" /><category term="cilt bakımı" /><category term="çatlaklar" /><category term="tipe uygun çanta" /><category term="gençlik" /><category term="gizli ilişkiler" /><category term="vajina" /><category term="perma" /><category term="enerji" /><category term="ağrı" /><category term="sivilce" /><category term="çekiciliğe katkı sağlıyor" /><category term="sivilce tedavisi" /><category term="cilt problemleri" /><category term="kilo almak" /><category term="çift" /><category term="karakter" /><category term="dış görünüm" /><category term="meyve sebze" /><category term="eş seçmek" /><category term="ilginç buluş" /><category term="kaloriler" /><category term="güzellik sırları" /><category term="öpüşme teknikleri" /><category term="soğuk algınlığı" /><category term="dinlenmek" /><category term="kaş" /><category term="ruj kullanmak" /><category term="duygusal" /><category term="kapatıcı" /><category term="ağız sağlığı" /><category term="kadınları orgazma götüren yatak hareketleri" /><category term="tv" /><category term="izle kucuk kadi" /><category term="saç okşamak" /><category term="eller" /><category term="çiftler" /><category term="yumurtalık" /><category term="doktor" /><category term="beni seviyor mu" /><category term="bunalımlı kadın" /><category term="çocuk" /><category term="bayan çanta modelleri" /><category term="düşük bel pantalon" /><category term="cnn turk" /><category term="sevilmek" /><category term="kucuk kadinlar" /><category term="pakize suda" /><category term="aşkı aramak" /><category term="dizi izle" /><category term="şişmiş göz" /><category term="purse brite" /><category term="uyku" /><category term="bitkilerle tedavi" /><category term="özcan deniz" /><category term="moral" /><category term="botoks nasıl yapılır" /><category term="bukle saç" /><category term="yemekteyiz programı" /><category term="kış mevsimi" /><category term="hücre" /><category term="aldatmak" /><category term="erkek bedeni" /><category term="beyin sağlığı" /><category term="göz kalemi" /><category term="aksesuar" /><category term="uzun ömürlü olmak" /><category term="sağlıklı yaşam" /><category term="sadakat" /><category term="hayır diyebilmek" /><category term="aldatan kadın" /><category term="basur tedavisi" /><category term="saygı sevgi" /><category term="aşk acısı tedavisi" /><category term="hamile" /><category term="ton" /><category term="aşk mı para mı" /><category term="ekmek şişmanlık" /><category term="seks bir spordur" /><category term="cilt maskeleri yapımı" /><category term="genç" /><category term="sağlıklı seks" /><category term="spinlash" /><category term="mikrop" /><category term="güzel cilt" /><category term="gençleştirme" /><category term="cilt temizliği" /><category term="deri" /><category term="kırmızı elbise giymek" /><category term="seks yaparak zayıflayın" /><category term="püf noktası" /><category term="gelecekte kadın" /><category term="cilt kusurları" /><category term="seks nasıl yapılır" /><category term="tırnak bakımı" /><category term="erotik" /><category term="şifalı bitkiler" /><category term="Bülent Ersoy" /><category term="doğal cilt ürünleri" /><category term="fantezi yapalım" /><category term="kilo testi" /><category term="bilim adamı" /><category term="kriz" /><category term="kepek" /><category term="kavuşmak" /><category term="burun ameliyatı" /><category term="sabah uykusu" /><category term="kazak" /><category term="cilt" /><category term="sevgi" /><category term="güzel bacaklar için" /><category term="hemoroit" /><category term="Erkekler aldatıldığını çabuk anlıyor" /><category term="maskara" /><category term="yeni evliler" /><category term="yastık" /><category term="çocuk yeştirmek" /><category term="başağrısı" /><category term="tv izle" /><category term="kozmetik" /><category term="evlilik terapisi" /><category term="kanser yapanlar" /><category term="buruşuklukların tedavisi" /><category term="şampuan kullanmak" /><category term="güzel makyaj" /><category term="saç kesimi" /><category term="migren" /><category term="fantezi" /><category term="rimel" /><category term="dondurma" /><category term="ciltler" /><category term="far" /><category term="mutlu evlilik" /><category term="aşk yaşamak" /><category term="adet kanaması" /><category term="kıskanmak" /><category term="kadın nasıl orgazm yapılır" /><category term="doğal tedavi" /><category term="Kadınların dişilik sırları" /><category term="sıkı kalçalar" /><category term="yatakta uyum" /><category term="sevgili" /><category term="biyonik kadın" /><category term="gözler" /><category term="evlilikte güven" /><category term="korse" /><category term="kadın kokusu" /><category term="makyaj çantası" /><category term="seksi elbise" /><category term="seksi görünüm" /><category term="varis" /><category term="hürriyet" /><category term="ameliyat" /><category term="elma sirkesi" /><category term="kaş güzelliği" /><category term="göğüs küçültme" /><category term="nezle" /><category term="giyim tarzı" /><category term="zayıflamak" /><category term="çizme" /><category term="yağlı saçlar" /><category term="yemek tarifleri" /><category term="sevişme için gerekli" /><category term="aşk yakar" /><category term="pudra" /><category term="seda sayan" /><category term="kişisel spa" /><category term="igia instant cover" /><category term="yüzü gençleştirme" /><category term="evrim akın" /><category term="bacaklar" /><category term="basur" /><category term="güzellik" /><category term="hediye" /><category term="dimdik göğüsler" /><category term="yağ aldırma" /><category term="meme kanseri" /><category term="pantalon" /><category term="orgazm" /><category term="ruj" /><category term="aşk yakar dizi" /><category term="güzel cilt kalıcı makyaj" /><category term="bağımlı" /><category term="alışkanlıklar" /><category term="likit sigara" /><category term="ligh ürünler" /><category term="evde doğal maske" /><category term="soyunmak" /><category term="sevişme" /><category term="dudak estetiği" /><category term="yıpranmış saçlar" /><category term="topuklar" /><category term="şık" /><category term="dekorasyon" /><category term="zayıflama" /><category term="Pürüzsüz bacaklarınız olsun" /><category term="kadınları anlamak" /><category term="kalp" /><category term="duygusal taciz" /><category term="pratik çözümler" /><category term="cilt bakım" /><category term="100 yıl önce seks" /><category term="ateşli öpücükler" /><category term="Nez" /><category term="tonlar" /><category term="üniversite" /><category term="koku" /><category term="banyo" /><category term="bakımlı kadın" /><category term="elma" /><category term="ayna" /><category term="sihirli yastık" /><category term="küçük meme" /><category term="yatak uyumu" /><category term="Bitki banyoları" /><category term="çay yararları" /><category term="hamilelik" /><category term="yaşlanma izleri" /><category term="set" /><category term="ayrılık" /><category term="bronz ten" /><category term="pırlanta yüzük modelleri" /><category term="aşk hakkında" /><category term="küçük göğüs" /><category term="yorgunluk verenler" /><category term="yüz maskesi" /><category term="igia krem" /><category term="sigara yasağını delmenin yolu" /><category term="kadın hastalığı" /><category term="kellik" /><category term="ereksiyon" /><category term="cilt lekesi" /><category term="sevgili bulmak" /><category term="seks gücünü arttıran yiyecekler" /><category term="baharatlar" /><category term="cilt güzelliği" /><category term="sağlıklı güzellik" /><category term="bacak bakımı" /><category term="makyaj" /><category term="huzur" /><category term="vücudu gençleştirme" /><category term="duygusallık" /><category term="dermatoloji" /><category term="tedavi" /><category term="gebelik" /><category term="doğum" /><category term="vücüt bakımı" /><category term="su içmek" /><category term="rejim" /><category term="kucağa oturmak" /><category term="Kadın Sağlığı" /><category term="sağlıklı evlilikler" /><category term="şehvet" /><category term="beraberlik yaşamak" /><category term="büyük göğüs" /><category term="angelina jolie dudakları" /><category term="makyaj hileleri" /><category term="uzun saçlar" /><category term="gizemli kadın" /><category term="harika ciltler" /><category term="hayatınızı yaşayın" /><category term="kaçak cep telefonu" /><category term="doğal cilt" /><category term="ilk buluşma" /><category term="güzel cilt cildiniz" /><category term="seks yapmak" /><category term="dizi" /><category term="memelerin küçülmesi" /><category term="yüzünü ellemek" /><category term="sabah" /><category term="erkek" /><category term="burun estetiği" /><category term="kadın erkek" /><category term="yatış pozisyonu" /><category term="tok tutan yiyecekler" /><category term="seven erkek kıskanır mı" /><category term="seksi pantalon" /><category term="2011 pırlanta yüzük modelleri" /><category term="telefon modelleri" /><category term="check-up" /><category term="cinsel sağlık" /><category term="Aşk her şeyi affeder mi" /><category term="Zayıflama hastalığınız var mı" /><category term="göz yaşı" /><category term="sevgililer için hediyeler" /><category term="dudak kalemi" /><category term="taylan kümeli" /><category term="etkilenmek" /><category term="sevgililer günü hediyesi" /><category term="Kolay kilo vermenin yolları" /><category term="tırnak" /><category term="Gamzeler" /><category term="şişmanlık" /><category term="diyet önerileri" /><category term="evde saç boyamak" /><category term="çalışan anne" /><category term="bebek bakımı" /><category term="gece" /><category term="k" /><category term="seçmece yiyecekler" /><category term="Doğum öncesi psikolojiniz" /><category term="öpüşmenin yararları" /><category term="surat" /><category term="cilt kremleri" /><category term="mobilya" /><category term="açlık" /><category term="çekici kadın" /><category term="uyku uyumanın önemi" /><category term="sarmaş dolaş" /><category term="şişmanlıktan kurtulmak" /><category term="makyaj sırları" /><category term="aile" /><category term="2" /><category term="çağla şikel" /><category term="show tv" /><category term="nasıl zayıflanır" /><category term="şık giyim" /><category term="anket" /><category term="vücut güzelliği" /><category term="seks gücü" /><category term="gelin ve kaynana" /><category term="igia kapatıcı fondöten" /><category term="pırlanta" /><category term="krem" /><category term="kadın özellikleri" /><category term="arog" /><category term="yüz güzelliği" /><category term="hormonlar" /><category term="aşık" /><category term="flört etmek" /><category term="kızlık zarı" /><category term="selülit" /><category term="allık" /><category term="diyet yapmanın püf noktaları" /><category term="yeni yılda saç" /><category term="nefes" /><category term="avrupa yakası" /><category term="doğal zayıflama" /><category term="rejim nasıl yapılır" /><category term="1" /><category term="arkadaşlık" /><category term="evlilikte yaş farkı" /><category term="kremler" /><category term="kilo vermek" /><category term="yüz bakımı" /><category term="şişman" /><category term="ten" /><category term="fön çekmek" /><category term="dekolte" /><category term="gerçek zayıflama" /><category term="güzel cilt cilt bakım ürünleri" /><category term="giyim" /><category term="epilasyon" /><category term="bebklerin gazı" /><category term="sivilceler" /><category term="kuaför" /><category term="orgazm olma" /><category term="kadın nasıl etkilenir" /><category term="kurabiye tarifi" /><category term="diyet" /><category term="yüzünüz" /><category term="4" /><category term="güzel gülüşler" /><category term="aşkı kazanmak" /><category term="kuvvet" /><category term="sibel can" /><category term="belim nasıl incelir" /><category term="sevişmek" /><category term="kozmetik ürünleri seçmek" /><category term="şişmanlıktan kurtulmanın yolları" /><category term="renkler" /><category term="cinsel ceza" /><category term="test" /><category term="dostluklar" /><category term="güzelleşmek" /><category term="alışveriş" /><category term="akne" /><category term="sarkmalar" /><category term="sivilceler nasıl kaybolur" /><category term="kanal d" /><category term="kavga" /><category term="3" /><category term="sigara içenler" /><category term="cinsel güc" /><category term="gözlük bilgisayar" /><category term="çorap modası" /><category term="iri memeler" /><category term="yoğurt" /><category term="hamilelikte basur" /><category term="ilişkiye son vermek" /><category term="ilk ilişki" /><category term="yıkama" /><category term="bakıcı kadın" /><category term="6" /><category term="masaj" /><category term="çocuk bakımı" /><category term="sigara ve içki" /><category term="seks ilaçtır" /><category term="diş güzelliği" /><category term="Saç kırıkları" /><category term="parfüm" /><category term="sonbahar" /><category term="sevmek" /><category term="nasıl iyi öpüşülür" /><category term="cilt tedavisi" /><category term="temas" /><category term="kaşlar nasıl alınır" /><category term="yemek pişirmek" /><category term="enfeksiyon" /><category term="özel günler" /><category term="sigara" /><category term="bakteri" /><category term="hediye almak" /><category term="neden kilo alınıyor" /><category term="mascara" /><category term="ağız kokusu" /><category term="evlilik" /><category term="5" /><category term="türkan şoray" /><category term="genetik yapı" /><category term="tartışma" /><category term="arı sütü" /><category term="besin takviyesi" /><category term="göğüs" /><category term="nemlendirici" /><category term="partner" /><category term="buluşma" /><category term="karı koca ilişkisi" /><category term="burçlara göre seks" /><category term="çay" /><category term="romantizm" /><category term="vücut hareketleri" /><category term="kiloyu gizleyen elbise" /><category term="hamilelik psikolojisi" /><category term="Seks kalbe iyi geliyor" /><category term="seks ve kadın" /><category term="egzersiz" /><category term="son moda" /><category term="7" /><category term="genç kalmak" /><category term="kıvırcık saçlar" /><category term="şampuanlar" /><category term="kolye" /><category term="gelinlik modelleri" /><category term="botox" /><category term="erkek robotlar" /><category term="gece makyajı" /><category term="heyecan duymak" /><category term="ceviz yemek" /><category term="ofis" /><category term="genç evlilik" /><category term="zayıf görünmek" /><category term="varis çorabı" /><category term="internet" /><category term="burçlar" /><category term="baştan çıkarma" /><category term="çalışan kadın" /><category term="saç derisi" /><category term="az uyku uyumak" /><category term="Zayıflamak için yardımcı besinler" /><category term="d" /><category term="ucuz alışveriş" /><category term="seksi kıyafetler" /><category term="ağlama" /><category term="saç yıkama" /><category term="meme" /><category term="yatak odası" /><category term="akne lekeleri" /><category term="yağ bazlı" /><category term="kıyafet" /><category term="dimdik memeler" /><category term="stress" /><category term="zarif" /><category term="erkekler" /><category term="aşk itirafı" /><category term="cinsel gücü arttıran yiyecekler" /><category term="diyet zayıflama" /><category term="cansız saçlar" /><category term="eve geç gelmek" /><category term="9" /><category term="güzel cilt cansız saçlar" /><category term="renk uyumu" /><category term="mutlu olmanın sırları" /><category term="orgazma giden yol" /><category term="yemek püf noktaları" /><category term="nasıl sevgili bulunur" /><category term="fazla kilolar" /><category term="saç dökülmesi" /><category term="cinsel ilişki" /><category term="manikür" /><category term="nasıl zayıflarım" /><category term="ilişki" /><category term="yaz makyajı" /><category term="aldatan kocalar" /><category term="göz kapağı" /><category term="çorap" /><category term="ev temizlik" /><category term="porno" /><category term="para" /><category term="8" /><category term="meltem cumbul" /><category term="akıllı alışveriş" /><category term="depresyon" /><category term="evlenince kilo" /><category term="çanta düzenleyici" /><category term="doyuma ulaşmak" /><category term="yüz lekeleri" /><category term="metabolizma" /><category term="mesane" /><category term="kırışıklıklar" /><category term="küpe" /><category term="saç bakımı" /><title>Kadınca Dergi</title><subtitle type="html">Kadınların okuyacağı dergimizin sayfalarına Hoş geldiniz..</subtitle><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/" /><link rel="next" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;redirect=false&amp;v=2" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>1735</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/KadncaDergi" /><feedburner:info uri="kadncadergi" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;CU4GRXw9fip7ImA9WhRbF08.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-1575177696191229325</id><published>2012-02-08T09:58:00.000-08:00</published><updated>2012-02-08T09:58:44.266-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-08T09:58:44.266-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın Sağlığı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlıklı yaşam" /><title>1.000.000 "İyi" İnternet Kullanıcısı Aranıyor!</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DuXbJ90k4wlJ_UcBOKywsZ_8Has/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DuXbJ90k4wlJ_UcBOKywsZ_8Has/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DuXbJ90k4wlJ_UcBOKywsZ_8Has/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DuXbJ90k4wlJ_UcBOKywsZ_8Has/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XzaBnqi1Rew/TzK3rICmcMI/AAAAAAAAJzg/3c8fwFPMtWI/s1600/thumb-4c8f433e-56ae-414a-b30f-fcdfa409ec02.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-XzaBnqi1Rew/TzK3rICmcMI/AAAAAAAAJzg/3c8fwFPMtWI/s1600/thumb-4c8f433e-56ae-414a-b30f-fcdfa409ec02.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Son günlerde İstanbul, Ankara ve İzmir'de billboardlarda sıkça görmeye başladığımız bir slogan var: &lt;strong&gt;"1.000.000 "iyi" internet kullanıcısı aranıyor!"&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Altına da şöyle bir not düşülmüş: &lt;strong&gt;"Adayların ekranlarından 1 satır verecek kadar "iyi" olmaları yeterlidir."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="224" mozallowfullscreen="" src="http://player.vimeo.com/video/36402467?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0&amp;amp;autoplay=1" webkitallowfullscreen="" width="398"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aslında bu son derece yenilikçi bir sosyal projeleri destekleme yöntemi. &lt;a href="http://www.ekledestekle.com/" target="_blank"&gt;www.ekledestekle.com&lt;/a&gt; adresinden bilgisayarınıza bir program indiriyorsunuz. Bu program araç çubuğunuza bir "satır" gibi yerleşiyor. Bu satırda görüntülenecek reklamlardan yaratılan kaynakla, projede yer alan sivil toplum kuruluşlarına destek veriyorsunuz. Böylece hem cebinizden 5 kuruş harcamadan sosyal projelere destek vermiş, hem de internette geçen zamanınızı "iyi" şeylere harcamış oluyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kullanıcı sayısı ne kadar artar ve mecra reklamverenler için ne kadar cazip hale gelirse, o kadar çok sivil toplum kuruluşu ve sosyal projenin desteklenmesi mümkün olacak. Dolayısıyla her şey aslında sizlerin, yani internet kullanıcılarının elinde.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Projeye katılmak çok kolay. &lt;a href="http://www.ekledestekle.com/" target="_blank"&gt;www.ekledestekle.com&lt;/a&gt; adresine girip, "İndir, Ekle" butonuna basıyor ve basit bir programı indirip, kullanıcı kaydınızı oluşturuyorsunuz. Kaydınızı oluştururken de hangi projeyi / projeleri desteklemek istediğinizi seçiyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tüm vereceğiniz 3-5 dakika vaktiniz ve sonrasında da ekranınızda sizi rahatsız etmeyecek kadar küçük bir alan…&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bakalım Türkiye’de kaç tane "iyi" internet kullanıcısı var…&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: 80%;"&gt;Bir &lt;a href="http://www.bumads.com.tr/?clientid=a310d1b0-f139-47a7-8bac-a5900c0187aa&amp;amp;offerid=99" rel="nofollow" target="_blank" title="bumads"&gt;bumads&lt;/a&gt; advertorial içeriğidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;script type="text/javascript"&gt;
ad_client = 'a310d1b0-f139-47a7-8bac-a5900c0187aa';ad_offer ='99';
&lt;/script&gt;&lt;script src="http://sayac.bumads.com.tr/showads.js" type="text/javascript"&gt;
&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-1575177696191229325?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/pIOZwSqXipY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/1575177696191229325/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/1000000-iyi-internet-kullancs-aranyor.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1575177696191229325?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1575177696191229325?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/pIOZwSqXipY/1000000-iyi-internet-kullancs-aranyor.html" title="1.000.000 &quot;İyi&quot; İnternet Kullanıcısı Aranıyor!" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-XzaBnqi1Rew/TzK3rICmcMI/AAAAAAAAJzg/3c8fwFPMtWI/s72-c/thumb-4c8f433e-56ae-414a-b30f-fcdfa409ec02.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/1000000-iyi-internet-kullancs-aranyor.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck4GRHc8eSp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-3284206663928968563</id><published>2012-02-06T12:42:00.001-08:00</published><updated>2012-02-06T12:42:05.971-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:42:05.971-08:00</app:edited><title>Kadınların yaş dönümleriyle ilgili bilmeleri gerekenler</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q0uvdhJ9eKy6mSIM2PMF3RcoBAg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q0uvdhJ9eKy6mSIM2PMF3RcoBAg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q0uvdhJ9eKy6mSIM2PMF3RcoBAg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q0uvdhJ9eKy6mSIM2PMF3RcoBAg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://2.bp.blogspot.com/-pu61edHZnlY/TqpwUQQDMPI/AAAAAAAAArQ/vEz3in2H39I/s1600/menapoz.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://2.bp.blogspot.com/-pu61edHZnlY/TqpwUQQDMPI/AAAAAAAAArQ/vEz3in2H39I/s320/menapoz.jpg"  width=320 height=320&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Kadınlar için öyle yaşlar vardır ki, merdiven buralara  dayandı mı, oturup şöyle bir düşünmek gerekir. Genelde 18, 21, 30 ve 35  yaşlarının, dikkat edilmesi gerekenlerin başında geldiği bilinir. İşte size 17,  24, 28 ve 34 yaşlarıyla ilgili bilmeniz gereken her  şey.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Cinselliğini keşfetmek&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yaşı otuzlarda olanlar,  kendileri 17 yaşındayken nasıl bir yaşam tarzları olduğunu hatırlamaya  çalışsınlar. Birçoğunuz erkeklerle bire bir karşı cins olarak tanışmamış, en  azından yeni yeni ve utangaç ilişkiler içine girmeye başlamışsınızdır. Alkol,  uyuşturucu ve seks, sabaha karşı eve gelmeler pek sık görülen şeyler değildi o  zaman.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Oysa şimdi ilk gençliğini yaşayanlar, 14′lerine geldiler mi,  yepyeni bir dünyanın kapılarını aralamaya başlıyorlar. 17′lerinde ise  kendilerine göre hayatı epeyce öğrenmiş, anılarıyla bir kitabı doldurabilecek  tipler oluveriyorlar. Bu nedenle 17 kritik bir yaş olarak görülüyor. 17  yaşındaki bir genç, sosyolojik anlamda reşit olmuş sayılıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kariyer  ve kişilik&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bu yaşa gelen gençlere bıyık altından gülecekleri şeyler  öğretmek, anlamsız nasihatler vermek yerine, daha önemli konulara değinmek  gerekiyor; Doğum kontrolü, hastalıklardan korunma yöntemleri, uyuşturucudan uzak  durma, illegal örgütlere üye olmama, ruh sağlığını bozmadan sağlıklı ilişkiler  kurma gibi konular üzerinde durmak daha mantıklı görünüyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;17 yaşındaki  kızlar birer genç kadın gibi davranmaya başlıyorlar ama bu gerçekten de olgun  bir birey oldukları anlamına gelmiyor. Gerçek anlamda olgunluk bu yaşlarda  kendini gösteriyor. Artık arkadaş partilerinde, sızana kadar içip hiç  tanımadığınız insanlarla geyik muhabbeti yapmak hiç de zevkli gelmemeye  başlıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Daha özel şeyler arıyorsunuz. Güzel bir restoranda yenilen  yemekle içilen bir kadeh şarap size daha cazip gelmeye başlıyor. Ayrıca  eğitiminize ve kariyerinize biraz daha önem vermeye başlıyorsunuz. Yaşadığınız  gün yerine, yaşayacağınız günlerin tohumlarını ekmek çabası sarıyor  sizi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Üniversiteyi bitirmiş bir genç olarak, ikilemlere düşüyorsunuz.  Aklınızdaki birçok fikirden hangisinin sizin için en iyi sonuçlar doğuracağını  anlamak için harcıyorsunuz tüm enerjinizi. Bir yandan kariyer yapmak için  sabırsızlanırken, diğer yandan kendinizi daha da geliştirmeniz gerektiğini  biliyor ve zamanınızın aslında ne kadar da az olduğunu fark  ediyorsunuz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Şimdi ya da asla&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yaşam tarzınızı oturtmanız ve  kimliğinizi belirlemeniz için son dönem. Karmaşaya, vakit kaybına, yanlış  kararlara zamanınız yok. Kariyerinizi planlamanız, ilişkilerinizi gözden  geçirmeniz, hele bir de çocuk istiyorsanız, hayatınızı paylaşacak karşı cinsi  bulmanız için acele etseniz iyi olur. Hayat bir anlamda yeni başlıyor ama bir  anlamda da gemi kalkmak için son düdüklerini öttürüyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yeni hayatın  getireceklerine karşı hazır ve dayanıklı olun. Bir sabah kalkıp hayatınızın hiç  de ilginç ve heyecan verici olmadığına karar verirseniz, değişiklik yapmak için  geç kalmış olabilirsiniz. Bunun için 29′unuzda, hayatınızım geri kalanının mutlu  ve huzurlu geçirmek için hazırlık yapmalısınız. Hayatınızda biri varsa, o  kişinin sizin için ne kadar önemli olduğuna karar vermekle başlayın işe. Eğer  hiçbir özel ilişkiniz yoksa o zaman bunun nedenlerini araştırmaya başlayın.  Artık hayatınızın özel olan kısmı hakkında ayağı yere basan kararlar verseniz  iyi olur. Ayrıca kariyerinize son şekli vermek konusunda da son kararlarınızı  alın. Gerçekten ne yapmak istiyorsunuz, yaptığınız işte nereye gelmek  istiyorsunuz, ne kadar kazanmayı planlıyorsunuz? Bu tür sorulara çoktan cevap  vermiş ve yolunuzu ona göre çizmiş olmalısınız.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Hayata sahip  olmak&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;34 yaşına geldiğinizde aklınızdan şu düşünceler geçsin istemezsiniz  değil mi? 'Bir hayatım var mı?', 'Bir hayatım yok mu?', 'Benim hayatım bu mu?'  Bu, sık sık karşılaşılan bir durum. 34 yaşına gelmiş bir kadının, kafasını  durmadan bu sorularla doldurması ve çevresindeki herkesi de kendisiyle birlikte  bunalıma sürüklemesi hiç de az rastlanır bir durum değil. Hayatın ne kadar da  kısa olduğunun fark ettiğimiz bir yaş 34. Az zamanımızı en iyi şekilde  değerlendirmek zorunda hissederiz kendimizi. En iyi kararları almak, en iyi  ilişkiler kurmak, en iyi işe, arabaya ve eve sahip olmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sonra birden  panik başlar&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Eğer bir an önce kendinizi toplamazsanız, bu yaş sınırları  içinde hem kendinizle hem de çevrenizdekilerle bol bol kavga eder, hatta bir de  boşanma olayı yaşayabilirsiniz. Öncellikle mükemmel olmak zorunda olmadığınızı  anlamalısınız.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Elbet hatalarınız olacak! Sırf sizin değil, herkesin  hataları vardır. 34 yaşına geldiğinizde, mükemmellik aramak yerine,  hatalarınızla mutlu olmayı öğrenmeniz gerek aslında tüm yaş günümüzde tekrar  tekrar bunu düşünmeliyiz. Hepimiz insanız ve kendimizi, çevremizdekileri ve  yaşamı sevmek zorundayız.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-3284206663928968563?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/gQn8fqlqdsc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/3284206663928968563/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/kadnlarn-yas-donumleriyle-ilgili.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/3284206663928968563?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/3284206663928968563?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/gQn8fqlqdsc/kadnlarn-yas-donumleriyle-ilgili.html" title="Kadınların yaş dönümleriyle ilgili bilmeleri gerekenler" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-pu61edHZnlY/TqpwUQQDMPI/AAAAAAAAArQ/vEz3in2H39I/s72-c/menapoz.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/kadnlarn-yas-donumleriyle-ilgili.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck8NR3k-cSp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-7032910323068395748</id><published>2012-02-06T12:41:00.003-08:00</published><updated>2012-02-06T12:41:36.759-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:41:36.759-08:00</app:edited><title>Erkekleri tanıma rehberi</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-mtPaPhR5KUCDqwLb5qfmgPlI4Y/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-mtPaPhR5KUCDqwLb5qfmgPlI4Y/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-mtPaPhR5KUCDqwLb5qfmgPlI4Y/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-mtPaPhR5KUCDqwLb5qfmgPlI4Y/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/-RMAIHhi-FYE/TqpxSiAXM-I/AAAAAAAAArY/ombeq5p6TYw/s1600/erkek-soru.png"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-RMAIHhi-FYE/TqpxSiAXM-I/AAAAAAAAArY/ombeq5p6TYw/s320/erkek-soru.png"  width=320 height=213&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Partnerinizi daha iyi tanımak ister misiniz? O zaman işte  size yardımcı olacak bir rehber. Onlara sakın saçlarının döküldüğünü söylemeyin,  ilk aşkınızı anlatmayın, alışveriş demeyin&amp;#8230;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kadınların,  tanımak için yüzyıllardır kafa yorduğu erkekleri anlatmaya sayfalarca kitap bile  yetmez. Ama size kolaylık olması açısından erkekleri tanımak için hazırladığımız  özet bilgiler az da olsa yarar sağlayacaktır. İşte erkekleri tanıma  kılavuzu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Erkeklerin duymak istemedikleri&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Bir  arkadaşınızla beraber gittiğiniz bir tiyatro gösterisinin, ne kadar harika  olduğunu anlattığınız zamanlarda.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Kurt gibi acıkmış ve bir restoranda  akşam yemeğinin masaya gelmesini beklerken.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Uzun bir aradan sonra, sizi  tekrar gördüğünde.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- İşteki sorunlarınızı, sıkıntılarınızı ve ilk  aşkınızı belki de onuncu kez anlattığınızda.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Saçlarının döküldüğünü ve  kafalarının tepe kısmının ne kadar çok açıldığını söylediğinizde.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  Fanatiği olduğu futbol takımının maçını izlerken.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Araba kullanırken ona  trafik kurallarını anlattığınızda ve dikkatli olmasını söylediğinizde, sizi asla  ve asla dinlemezler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Erkeklerin sevmediği cümleler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  &amp;#8220;Hamile olabilirim&amp;#8221; cümlesi duymaktan en çok korktukları cümlelerin başında  gelir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- &amp;#8220;Oraya sadece kız arkadaşlarım gelecek&amp;#8221; cümlesi onların sizden  şüphelenmesine ve yüzlerindeki ifadenin bir anda değişmesine neden olur. Bunu  muhtemelen bir yalanın örtbas ediliyor olması olarak değerlendirebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  &amp;#8220;Bugün bir iş görüşmesinde çok ilginç bir adamla tanıştım.&amp;#8221; Sizin başka birine  karşı duyduğunuz ufak bir ilgi, sizden şüphe duymalarına neden olur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  &amp;#8220;Bugün alışverişe çıkalım mı?&amp;#8221; Erkeklerin dayanamadığı cümlelerden biri  daha.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- &amp;#8220;Bu hafta sonunu ailemle birlikte mi geçirsek?&amp;#8221; İşte bu onlara  yapabileceğiniz en büyük kötülük. Sizi kırmamak için kabul ediyor gibi  görünseler de, gerçekten onları zorlu bir gün bekliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Erkeklerin  sinirlendiği şeyler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Parmağınızı yalayıp herkesin içinde kaşlarını  düzeltmek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Eski sevgilinizin şimdi çok büyük bir şirkette yönetici  olduğundan ve muhteşem bir villada oturduğundan bahsetmek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Eski  sevgilisiyle arkadaş olduğunu bildiğiniz halde onun hakkında eleştirilerde  bulunmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Bütün kadın dergilerine abone olmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Düşecek gibi  görünen pantolonunu düzeltmeye çalışmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Yatak odasındaki kadın  posterlerini kaldırmazsa bir gün onları çöpte bulacağını söylemek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  Arkadaşlarınızın yanında onunla ilgili komik bir anınızı anlatıp, utanmasına  neden olmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Canından çok sevdiği arabasını kullanmaya  kalkışmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Başkalarının yanında ilişkinizden söz edip yakında  evleneceğinizi söylemek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Telefonda konuşurken arkadan ona  seslenmek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Onlardan şefkatinizi eksik etmeyin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Başları  sıkıştığında ve yardıma ihtiyaçları olduğunda, sizin şefkatli kollarınızı  neredeyse en işe yarar çözümlere tercih ederler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Küçük ve şımarık bir  çocuk gibi konuşarak, kendinizi hasta hissettiğinizi ve ateşinizin olduğunu  söylemeniz onun çok hoşuna gider.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Kadınlar, göğüslerini ortaya çıkartan  dekolte kıyafetler giyindiklerinde erkeklerden göğüslerine bakmalarını  beklerler. İşte böyle bir anda erkekler bunu görmezden gelerek sizi şaşırtabilir  ve bu şaşkınlığınız karşısında çok eğlenirler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Eski ilişkilerinden  nadir de olsa bahsettiklerinde, yüzünüzde beliren merak ve kuşku dolu ifadeleri  görmekten çok keyif alırlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Sevdikleri kadından bir bebek sahibi  olmak, onları müthiş mutlu eder.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-7032910323068395748?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/e2W51zmxQD0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/7032910323068395748/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/erkekleri-tanma-rehberi.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/7032910323068395748?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/7032910323068395748?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/e2W51zmxQD0/erkekleri-tanma-rehberi.html" title="Erkekleri tanıma rehberi" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-RMAIHhi-FYE/TqpxSiAXM-I/AAAAAAAAArY/ombeq5p6TYw/s72-c/erkek-soru.png" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/erkekleri-tanma-rehberi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck8DSX0_eCp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-786750312659534977</id><published>2012-02-06T12:41:00.001-08:00</published><updated>2012-02-06T12:41:18.340-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:41:18.340-08:00</app:edited><title>Hayata dair 20 etkileyici gerçek</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zx5HEUHYqq7AzhRW1VR8eq1daXw/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zx5HEUHYqq7AzhRW1VR8eq1daXw/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zx5HEUHYqq7AzhRW1VR8eq1daXw/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zx5HEUHYqq7AzhRW1VR8eq1daXw/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-hl1Q8jkRNdY/TqklFTDjvSI/AAAAAAAAAqQ/UEfkCdzGhVs/s1600/large.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-hl1Q8jkRNdY/TqklFTDjvSI/AAAAAAAAAqQ/UEfkCdzGhVs/s320/large.jpg"  width=320 height=234&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Sağlığınızla ilgili arkadaşlarınızın size gönderdikleri  maillerden bilgi sahibi oluyorsanız daha bilmediğiniz çok şey var. Seks,  beslenme ve alışkanlıklarınızla ilgili etkileyici  gerçekler…&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;1. Burnunuzu tuzlu su ile temizlemek sizi sağlıklı  kılar ve alerjiden korur. Bu Burunla ilgili sıkıntıları olanlar için uygun ve  ucuz bir çözümdür.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2. Köpekler kanseri ve kan şekerinin düşük olduğunu  koklayarak anlayabilir. Araştırmalar köpeklerin kişilerin nefesini koklayarak  göğüs ve akciğer kanseri hastalarını tespit edebildiğini gösterdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;3.  Cornell Üniversitesi araştırmacıları mutfak kapısından girenlerin ön kapıdan  girenlere göre yüzde 15 daha fazla yediklerini tespit etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;4. Bilgisayar  ekranından yayılan ışıkla bronzlaşmazsınız.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;5. Obez insanlar ortalama  olarak diğerlerine göre kıyafetlerine 485 $, uçak koltuğuna 828 $daha fazla  ödüyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;6. Sigara içenler geceleri içmeyenlere göre daha huzursuz uyuyor,  kalkamıyor ve dinlenemiyor..&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;7. Mutfak lavabonuz banyo lavabonuzdan daha  kirlidir. Mutfak lavabonuzun giderinde 500 binden daha fazla bakteri  vardır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;8. Musluk, lavabo ve bulaşık süngerinde oldukça yoğun bulunurlar.  Kirli bir bulaşık süngerinde 50 milyon civarındaki bakteri yaşayabilir. Doğrama  tahtası, çatallar ve bardakları siz düşünün.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;9. İngiltere'de 5 doktordan  4′ü yeterince egzersiz yapmıyor. Ağır çalışma koşulları, zamansızlık ya da  motivasyon eksikliği onları egzersizden alıkoyan nedenler olarak  belirtiliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;10. Karbonat dişlerinizi beyazlatır, sarımsak ayak  mantarının tedavisine yardımcı olur ve bal akşamdan kalmışlığı alır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;11.  Günlük süt ürünleri tüketmek zayıflamayı iki kat artırabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;12. Düzenli  egzersiz ve yeterli uyku (çok fazla uyku değil) kadınlarda kanser riskini  azaltabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;13. Ayna karşısında koşmak egzersizinizi daha hızlı ve kolay  yapmanızı sağlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;14. Ortamdaki, kişinin üzerine sinen sigara dumanı  kokusu çocukların kansere yakalanma riskini artırır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;15. Suda, rüzgâra  karşı yürümek, sırt çantası taşımak sadece yürümekten daha fazla kalori  yakmanızı sağlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;16. Seks uzmanları, kadınların yürürken orgazm  isteklerinin arttığını belirtiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;17. Diğer bir araştırmada erkekler  kırmızı giyen kadınları diğer renklerde giyinenlerden daha seksi  buluyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;18. Vitaminler yaşlı kadınları kanser ve kalp krizi riskinden  korumuyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;19. Bazı erkekler boşalmadan sonra ağrı, başarısı ya da  aksırma sorunları yaşayabiliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;20. Yulaf ezmesi, turunçgiller ve bal  seks yaşamınızın daha iyi olmasını sağlayabilir hatta üremeyi  destekleyebilir.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-786750312659534977?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/8GPIUCzUDTc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/786750312659534977/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/hayata-dair-20-etkileyici-gercek.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/786750312659534977?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/786750312659534977?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/8GPIUCzUDTc/hayata-dair-20-etkileyici-gercek.html" title="Hayata dair 20 etkileyici gerçek" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-hl1Q8jkRNdY/TqklFTDjvSI/AAAAAAAAAqQ/UEfkCdzGhVs/s72-c/large.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/hayata-dair-20-etkileyici-gercek.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck8BR347eSp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-8640780552383335079</id><published>2012-02-06T12:40:00.005-08:00</published><updated>2012-02-06T12:40:56.001-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:40:56.001-08:00</app:edited><title>Hamilelik nasıl anlaşılır?</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/O134ACwu8OSntoWTlAa1W6h9oXc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/O134ACwu8OSntoWTlAa1W6h9oXc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/O134ACwu8OSntoWTlAa1W6h9oXc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/O134ACwu8OSntoWTlAa1W6h9oXc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;DIV style="TEXT-ALIGN: center; CLEAR: both" class=separator&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://1.bp.blogspot.com/-6FOgkhOM3cs/TqkiqDnNUKI/AAAAAAAAAqA/LVezIsK5NfQ/s1600/gebelik-test.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://1.bp.blogspot.com/-6FOgkhOM3cs/TqkiqDnNUKI/AAAAAAAAAqA/LVezIsK5NfQ/s320/gebelik-test.jpg"  width=320 height=225&gt;&lt;/A&gt;&lt;/DIV&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Kadınlar, genellikle hamile kaldıklarını kendileri  hissederler. Hissetmenin yanında gebeliğe işaret eden birçok belirti de vardır.  İşte hamile kalıp kalmadığınızı anlamak için dikkat etmeniz gereken  belirtiler…&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gebelikte çoğu kadın tarafından hissedilen  belirtiler vardır. Bunlardan başlıcaları şunlardır:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Adetin gelmemesi  (amenore)&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Daha önce düzenli adet gören sağlıklı kadınlarda beklenen  adetin görülmemesi gebelik yönünde önemli bulgulardandır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Fakat amenore  hiçbir zaman tek başına gebeliğin kesin olduğunu göstermez. Psikolojik ve sosyal  şartlar, iklim ve yer değişiklikleri adetin aksamasına neden olabilir. Ayrıca  ağır enfeksiyon hastalıkları veya diyabet, ve diğer bazı hormonal hastalıklarda  da amenore vardır (Basedow hastalığı, miksödem, akromegali, Addison). Çocuk  emziren kadınların %80′ inde amenore görülür.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Nadiren de olsa henüz hiç  adet görmemiş puberte çağındaki bir çocukta, bir süredir menopozda olduğu  bilinen kadında da gebelik olabileceği unutulmamalıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunların aksine  gebe olduğu halde adet gören kadınlar da vardır. Halk arasında buna "üste adet  görme" denir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Bulantı – kusma&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Genellikle gebeliğin 2-12.  haftalarında gözlenir. Gebelerin yaklaşık % 50-60′ında bulantı-kusma görülür.  Sıklıkla bulantı sabah uyanıldığında çok şiddetlidir ve gün ilerledikçe azalır.  Gebelik sırasında hastanın değişen metabolizmasının, değişik durumunun, endokrin  bezlerin bulantı – kusmada rollerinin olduğu düşünülmektedir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gebelikte  ayrıca tükrük salgısında artış (hipersalivasyon) ve ağızda aşırı sulanma  (pitiyalismus) mevcuttur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Mesanede duyarlılık  artışı&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gebeliğin başında büyüyen uterus mesaneye bası yapar. Mesane  duyarlılığı artar. Kapasitesi azalır. Sık idrara çıkılır. Bu belirti gebeliğin  2.devresinde azalır. 3. trimesterde fetal baş pelvise inince yeniden  başlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yorgunluk&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Erken gebeliğin sık rastlanan ve bazen  çok şiddetli olan belirtisidir. Yorgunluk, yapılan işle orantısızdır. Genellikle  20. haftadan sonra geçer.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Fetal hareketlerin  algılanması&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Genellikle Multiparlarda 16-18. haftalarda,  primiparlarda, 18-20. haftalarda gebe tarafından fetal hareketler hissedilir. Bu  batın içindeki kanat çırpılmasını andıran bir duygu olarak algılanır. Bu  hareketlerin şiddeti giderek artar. Bu hareketlerin anne tarafından algıladığı  ilk ana "canlanma" denir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Memelerdeki değişiklikler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İlk  adet gecikmesinden kısa bir süre sonra memelerde dolgunluk, duyarlılık,  karıncalanma hissedilebilir. Gebeliğe eşlik eden meme değişimleri, meme  dokusunun hormonal uyarısına bağımlıdır, ama hemen adet öncesinde de aynı  belirtiler bulunabilir. Nadiren yüksek prolaktin düzeylerinin varlığında  memelerde gebeliktekini andıran değişimler olabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Memelerde bez, yağ  ve bağ dokusunda artış olur ve damarlarda, lenf bezlerinde hipertrofi meydana  gelir. Böylece memelerin şekil ve kıvamında karakteristik değişiklikler olur.  Areola halkası genişler ve mamilla büyür, uzar. Areolada bulunan rudimenter süt  bezlerinden, Montgomery bezleri aşırı belirginleşir. Areola ve mamillanın rengi,  artmış pigmentasyon nedeniyle değişir (renk açık kahverengiden, koyu siyaha  kadar olabilir).&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çoğunlukla 2. gebelik ayından itibaren özellikle pigment  bakımından zengin olan hastalarda pigmentasyon areola halkasından taşarak,  areola çevresinde daha açık renkte sekonder gebelik areolası meydana gelir.  Proliferasyona uğramış süt bezlerinin faaliyete başlamaları gebeliğin 2. ayının  sonunda olur ve sekresyon başlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Memenin tabanından mamilla yerine doğru  yapılan basınç sonucunda berrak, daha sonraki aylarda da bulanık bir hal alan  beyaz sarımtırak sekret salgılanır. Bu mayi, olgun süt karakterinde olmayıp  kolostrum adını alır (Kolostrum, histolojik ve kimyasal bakımdan sütten  ayrılır). Fakat kolostrum varlığı kesin gebelik bulgusu değildir. Daha önce  gebelik geçirmişse kolostrum sekresyonu senelerce devam  edebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Nulliparlarda da kolostrum teşekkülü görülmüştür. Korpus luteum  persistansinde, ovarium kistlerinde, myomlarda, tüberkülozda da kolostrum  oluşabilir. Hatta bazı kadınlarda menstrüasyon sırasında, pubertede,  klimakteriumda, ovariumda oluşan fonksiyonel değişikliklere uygun zamanlarda  kolostrum salgısı görülebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tüm bu nedenlerle meme salgısı ancak  şüpheli gebelik bulgusu kabul edilebilir. Ama ilk gebeliklerde diğer sebepler de  elimine edilebiliyorsa gebelik yönünden değerli bir bulgu kabul  edilebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Lividite&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Damar genişlemesine bağlı gelişen kan  göllenmesi nedeniyle vulva, vagina ve servikste mavimtırak bir renk  belirginleşir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Abdominal strialar ve pigmentasyon&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gebelerin  yaklaşık %90′ında, stria gravidarum da denilen gerilme çizgileri ortaya çıkar.  Derialtı ve deri ile ilgilidir. Deri dokusunun elastik lifleri birbirinden  ayrılır, altında bulunan ve damardan zengin tabaka kolayca görülür. Gebelerin  yalnızca %10′unda gözlenmez. Gebelikten sonra da beyaz inci sedef gibi izler  bırakırlar. Striaların çokluğu kişinin dokusunun elastikiyeti, derialtı  dokusunun yağlanması ve gerilmesi ile ilgilidir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gebelikte vücudun belli  bölgelerinde ortaya çıkan renk artışı (pigmentasyon) en fazla göğüs uçları, yüz,  karın ve dış genital organlarda görülür. Göbekle pubis arasında uzanan çizginin  koyulaştığı görülür. Ayrıca vücuttaki diğer operasyon izlerinde de pigmentasyon  artışı görülebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Alın-yanak-ağız etrafında kirli kahverengi lekeler  kadının yüzüne maskelenmiş bir görünüm kazandırır ve kloazma gravidarum denir  (Gebelik maskesi).&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Aşerme, sinirsel ve ruhi  değişiklikler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gebe kadında yemek yeme arzusuyla ilgili ve gebelikten  önceki durumuna uymayan değişiklikler olur. Bazı yemeklere arzusu artar bazı  yemeklere karşı isteksizlik olur. Ekşi, tatlı, tuzlu v.s. isteği artabilir.  Gebenin iç-dış dünyasındaki olaylara reaksiyonu çocuğu arzu edip etmemesine göre  değişir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Fakat tüm bu anlattıklarımız subjektif belirti ve bulgulardır.  Kişiden kişiye çok değişkenlik gösterir. Kesin gebelik tanısı, doktor  muayenesindeki objektif bulgular ve laboratuar tetkikleri ile bu subjektif  bulguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda konulabilir.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-8640780552383335079?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/thRX2zAcjvA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/8640780552383335079/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/hamilelik-nasl-anlaslr.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/8640780552383335079?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/8640780552383335079?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/thRX2zAcjvA/hamilelik-nasl-anlaslr.html" title="Hamilelik nasıl anlaşılır?" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-6FOgkhOM3cs/TqkiqDnNUKI/AAAAAAAAAqA/LVezIsK5NfQ/s72-c/gebelik-test.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/hamilelik-nasl-anlaslr.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck8HSHk5eCp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-1341519072338921826</id><published>2012-02-06T12:40:00.003-08:00</published><updated>2012-02-06T12:40:39.720-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:40:39.720-08:00</app:edited><title>7 adımda doğal güzelliğe kavuşmanın yolları</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bZyP8jNeV9ka3Plti2-t3hxMPEc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bZyP8jNeV9ka3Plti2-t3hxMPEc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bZyP8jNeV9ka3Plti2-t3hxMPEc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bZyP8jNeV9ka3Plti2-t3hxMPEc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;DIV&gt;&lt;A style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/--R6o2-0Gb7c/TqkhTH5KTSI/AAAAAAAAAp4/mnyTOkrzIPo/s1600/1000662_298x298.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/--R6o2-0Gb7c/TqkhTH5KTSI/AAAAAAAAAp4/mnyTOkrzIPo/s1600/1000662_298x298.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Doğal olmak kendinizi salmak demek  değil elbette... Erkekler doğal kadınlara bayılıyorlar. Kendinizle barışın,  kendinizi sevin ve güvenin.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşte size bakımlı ama doğal olmak  için 7 altın kural:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Güzel olduğunuza inanın:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kendine  güvenen bir kadından daha doğal ve daha güzel ne olabilir  ki?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sağlığınıza özen gösterin:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bu doğal güzelliğin  arttırılmasında esastır. Bu sadece yoğurt ve müsli yemek anlamına gelmez. Bunun  yerine dengeli beslenin. Dans edin, arkadaşlarınızla yürümeye  başlayın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Cildinizi temizleyin:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Akneler, lekeler ve  sivilceleriniz için biberiye yağı gibi doğal ürünler kullanabilirsiniz. Daha çok  sebze ve meyve tüketin. D ve C vitamini depolayın. Sıcak sudan sonra yüzünüzü  soğuk su ile yıkayın ve alkol içermeyen bir temizleyici kullanın. Güneş koruyucu  kullanmayı unutmayın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Güzel sağlıklı saçlar:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Saçlar  dikkat çekmek her zaman mükemmel bir yoldur. Siz ne kadar sağlıklı ve mutlu  olursanız saçlarınız o kadar güzel görünür. Saçlarınızı yakan fön, maşa gibi  işlemlerden önce saçlarınıza muhakkak koruyucu sprey sürün. Doğal az amonyaklı  boyalar kullanın.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Dişlerinizi fırçalayın:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Güzel bir  gülümsemeden daha doğal ne olabilir ki? Onarıcı bir diş macunu ile dişlerinizi  günde en az 2 defa fırçalayın. Fırçalama çürük ve diş eti problemlerinizi  azaltır. Yılda 2 kez kontrol için diş hekiminize başvurun. Dişlerinizi beyaz  tutmak için asitli ve kafeinli içeceklerden uzak durun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Makyajınızı  çok abartmayın:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Renkli bir nemlendirici, Hafif bir rimel, şeffaf ya  da pembe bir ruj, krem bir allık ile yüzünüze renk  verebilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yeterince uyuyun:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Uyku! Uyumak harika ama  yeterince yapmıyoruz. Uzmanlar 9 saat uykunun ideal süre olduğunu belirtiyorlar.  Yatmadan 2 saat önce yemek yemeyi bırakın. Huzursuz bir gece geçirmek  istemiyorsanız kafein tüketmeyin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A  href="http://www.hthayat.com/kadinca-hayat/guzellik/dogal-uygulamalar/haber/1000662-7-adimda-dogal-guzellige-kavusmanin-yollari"&gt;Kaynak:  HT Hayat&lt;/A&gt;&lt;/DIV&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-1341519072338921826?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/74RVjqYtCAs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/1341519072338921826/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/7-admda-dogal-guzellige-kavusmann.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1341519072338921826?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1341519072338921826?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/74RVjqYtCAs/7-admda-dogal-guzellige-kavusmann.html" title="7 adımda doğal güzelliğe kavuşmanın yolları" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/--R6o2-0Gb7c/TqkhTH5KTSI/AAAAAAAAAp4/mnyTOkrzIPo/s72-c/1000662_298x298.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/7-admda-dogal-guzellige-kavusmann.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ck8GQno_fyp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-287567424675351240</id><published>2012-02-06T12:40:00.001-08:00</published><updated>2012-02-06T12:40:23.447-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:40:23.447-08:00</app:edited><title>Artık doğurmuyoruz!</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/KP-GuVOHXlRj-DMSPV4v9ayzL7I/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/KP-GuVOHXlRj-DMSPV4v9ayzL7I/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/KP-GuVOHXlRj-DMSPV4v9ayzL7I/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/KP-GuVOHXlRj-DMSPV4v9ayzL7I/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;DIV&gt;&lt;A style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/-s8-oTAcjKQk/TqkdkEbZy4I/AAAAAAAAApw/-4L2n-fqG8c/s1600/hamileler.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-s8-oTAcjKQk/TqkdkEbZy4I/AAAAAAAAApw/-4L2n-fqG8c/s1600/hamileler.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Türkiye'de geçen yıl kaba doğum  hızı binde 17'ye, toplam doğurganlık hızı ise 2,03 çocuğa  geriledi&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;TÜİK verilerine göre, 2009 yılında 1 milyon 254 bin  946 olan canlı doğum sayısı, 2010 yılında 1 milyon 238 bin 970'e  indi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Geçen yıl doğan bebeklerin yüzde 51'i erkek, yüzde 49'u ise kız  oldu. Kaba doğum hızı (bin nüfusa düşen doğum sayısı) binde 17 olarak  belirlendi. Söz konusu rakam 2009 yılında binde 17,4 düzeyindeydi. Diğer bir  ifadeyle 2009 yılında bin nüfus başına 17,4 doğum, 2010 yılında ise bin nüfus  başına 17 doğum düştü.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kaba doğum hızı bölgesel bazda incelendiğinde,  geçen yıl kaba doğum hızının en yüksek olduğu bölge binde 27,3 ile Güneydoğu  Anadolu Bölgesi, en düşük olduğu bölge ise binde 11,4 ile Batı Marmara  oldu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Geçen yıl genel doğurganlık hızı (15-44 yaş grubunda bin kadın  başına düşen doğum sayısı) ise binde 71,5 olarak hesaplandı. Genel doğurganlık  hızı 2009 yılında binde 72,9 olarak belirlenmişti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Toplam doğurganlık  hızı, yani bir kadının doğurgan olduğu (15-49 yaş) dönem boyunca doğurabileceği  ortalama çocuk sayısı 2009 yılında 2,07 çocuk iken 2010 yılında bu rakam 2,03  çocuk oldu. Başka bir deyişle bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca  doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2 olarak hesaplandı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;SEVİYE  DEĞİŞİYOR&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;TÜİK'in doğum istatistiklerini AA muhabirine değerlendiren  Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü Teknik Demografi Ana Bilim Dalı  Başkanı Prof. Dr. İsmet Koç, Türkiye'de hem doğurganlık seviyesinin hem de  doğurganlık örüntüsünün değiştiğini söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kaba doğum hızının 2006'da  binde 19 düzeyinde bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Koç, bu rakamın 2010'da  binde 17'ye gerilemesinin, hem doğurganlık kontrolünün artması hem de kadınların  eğitim seviyesi ve hanelerin gelirinin artmasının bir sonucu olduğunu ifade  etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kaba olan bu göstergeden daha rafine olan toplam doğurganlık hızına  bakıldığında, doğurganlıktaki azalmanın daha net gözlendiğini kaydeden Prof. Dr.  Koç, 1990'ların başında kadın başına 3 çocuk düştüğünü gösteren toplam  doğurganlık hızının bugün 1 çocuk azalarak, 2 çocuğa düştüğünü, bu durumun  Türkiye'de 1950'lerde başlayan doğurganlıktaki azalmanın kesintisiz olarak  sürdüğünü gösterdiğini bildirdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Koç, ''Günümüzde Türkiye  doğurganlıkta yenilenme düzeyi olan 2,1'in de altında olan bir doğurganlık  seviyesine sahiptir'' dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;BÖLGESEL FARKLILIKLAR  DİRENÇLİ&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Doğurganlık seviyesinde bölgelere göre önemli farklılaşmalar  görüldüğüne de işaret eden Prof. Dr. Koç, Batı Anadolu, Orta Anadolu, Karadeniz  ve Akdeniz bölgelerinde kadın başına 2 ya da daha az sayıda doğum düşerken, bu  göstergenin Doğu Anadolu'da kadın başına 3-3,5 çocuğa yükseldiğini, bu durumun  Türkiye'de tüm bölgelerde doğurganlık seviyesinin düşmekte olduğunu, ancak  bölgesel farklılıkların halen dirençli olduğunu gösterdiğini  söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2000'li yılların ortalarına kadar en yüksek yaşa özel  doğurganlık hızı 20-24 yaş grubunda gerçekleşirken, 2000'li yılların  ortalarından sonra en yüksek doğurganlık hızının 25-29 yaş grubunda gözlenmeye  başlandığına da dikkati çeken Prof. Dr. Koç, ''Yayınlanan bu sonuçlar  doğurganlıktaki azalmaya paralel olarak kadınların doğurganlıklarını daha ileri  yaşlara ertelediğini bir kez daha teyit etmektedir. Doğurganlığın ertelenmesinin  tüm bölgeler için geçerli olduğu görülmektedir'' diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;BİLDİRİM  KALİTESİ ARTIYOR&lt;BR&gt;Türkiye'nin doğum istatistiklerinin giderek daha kaliteli  hale geldiğini belirten Prof. Dr. Koç, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nin  (ADNKS) hayata geçmesinden önceki dönemde doğumlardaki eksik bildirimler yüzde  25-30 seviyesindeyken bugün bu seviyenin yüzde 5'in altına düştüğünü dile  getirdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bildirim kalitesindeki artışın, doğumların bildiriminin artması  ve yasal bildirim süresi olan doğumdan sonraki 1 ay içinde doğumların  bildirilmesindeki artışla ilgili olduğunu anlatan Prof. Dr. Koç, bu sistem  oturdukça doğum istatistiklerindeki kapsam hatasının kısa zaman içinde tamamen  ortadan kalkacağını söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bildirim kalitesindeki artışın, kendisini  yıllık doğum sayısında gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Koç, kendilerinin  ülkede yıllık 1 milyon 290 bin civarında doğum olduğunu tahmin ettiklerini,  TÜİK'in 2010 yılı için açıkladığı 1 milyon 238 bin 970 rakamının bu seviyeye  oldukça yaklaşıldığını gösterdiğini kaydetti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AA&lt;/DIV&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-287567424675351240?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/TvNkLhNgce0" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/287567424675351240/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/artk-dogurmuyoruz.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/287567424675351240?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/287567424675351240?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/TvNkLhNgce0/artk-dogurmuyoruz.html" title="Artık doğurmuyoruz!" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-s8-oTAcjKQk/TqkdkEbZy4I/AAAAAAAAApw/-4L2n-fqG8c/s72-c/hamileler.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/artk-dogurmuyoruz.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkANQnk8fSp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-2938887863367556898</id><published>2012-02-06T12:39:00.007-08:00</published><updated>2012-02-06T12:39:53.775-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:39:53.775-08:00</app:edited><title>Kanser aileyi tehdit ediyor</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/V94_AFE9uYbVGguFLqAxXVWPo18/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/V94_AFE9uYbVGguFLqAxXVWPo18/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/V94_AFE9uYbVGguFLqAxXVWPo18/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/V94_AFE9uYbVGguFLqAxXVWPo18/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/-iw0chMuWB58/TqiB1aFHbxI/AAAAAAAAApg/P_lt_uP9p7g/s1600/kanser-aile.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-iw0chMuWB58/TqiB1aFHbxI/AAAAAAAAApg/P_lt_uP9p7g/s320/kanser-aile.jpg"  width=320 height=240&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Çocukları kanser olan anne babaların, tedavi sürecinde  karşılaşacakları sorunlar konusunda hazırlıksız olup birbirlerini anlayamamaları  boşanmalara neden oluyor.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çağın vebası olarak tanımlanan  kanser kimi zaman çocukları da buluyor. İsmiyle korkutsa da gelişen tedavi  olanaklarıyla başarı oranının yüzde 85&amp;#8217;lere yükseldiği bilinen çocuk kanserleri  bu yönüyle hasta ve hasta yakınlarına umut veriyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Buna karşın sabır ve  dayanıklılık gerektiren bu tedavinin zor bir süreç olduğunu ve sürecin sonunda  pek çok çiftin boşandıkları gerçeğiyle sık karşılaştıklarını söyleyen Kanserli  Çocuklara Umut Vakfı&amp;#8217;nın (KAÇUV) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Çocuk  Hematoloji &amp;#8211; Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İnci Yıldız, bu durumun nedenlerini  anlatıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kabullenin!&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çocuklarında kanser olduğunu  öğrenmek anne &amp;#8211; babaya tam anlamıyla bir şok duygusu yaşatıyor. Aile böyle bir  tanıdan şüphelense bile çocuklarına bu hastalığı kondurmak istemiyor. Prof. Dr.  Yıldız, &amp;#8220;Tanıyı öğrenen aile fertlerinin bir psikologdan destek alması ve bu zor  günleri daha kolay atlatmaya çalışmaları en doğrusudur&amp;#8221; diyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kanser  tedavisinin, özellikle çocuklarda iki yıla kadar uzayan, uzun, zahmetli ve çok  büyük bölümü hastanede geçen bir süreç olduğunun unutulmaması  gerekiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Anneler bu süreci çoğunlukla hasta çocukları ile hastanede  kalarak, babalarsa evde tek başlarına geçiriyor. Bu durum babaları hem hasta  çocuklarından hem de eşlerinden uzak bırakıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunun yanında maddi  sıkıntılarla boğuşmak da sürecin zorlaşmasına yol açıyor ve ebeveynler arasında  gerginliklere neden oluyor. Sıkıntılı süreç, çocuk hastaneden çıktıktan sonra da  devam ediyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Anne bocalıyor&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tedavi sürecinde anneye  gereğinden çok bağlanan çocuk hiçbir koşulda ondan ayrılmak  istemiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çocuğun bu düşünce yapısı annenin kendini baskı altında  hissetmesine neden olmakla birlikte bu duygular içinde bocalayan kadın çocuğunu  kendisinden başka kimsenin koruyamayacağı düşüncesine kapılıyor. Bu nedenle  çocuklarının hastalığıyla mücadele sürecinde anne &amp;#8211; babanın birbirlerine zaman  ayırmaları ve ara sıra da olsa hasta çocuklarını yakınlarına bırakıp,  sürdürdükleri aile yaşantısının gereklerini yerine getirmeleri  öneriliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. İnci Yıldız, birbirine çok bağlı anne ve babaların  bile süreç sona erdikten sonra sıklıkla boşandıkları gerçeğine dikkat  çekiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Ailelere tavsiyeler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Psikolog Halil Yıldız ise  çocuğu kansere yakalanan ailelere şu önerilerde bulunuyor:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Öncelikle  her iki bireyin de çocuklarının hasta olduğu gerçeğini kabul etmeleri gerekiyor.  Bu hastalıkta tedavi sürecinin uzun olduğunu bilmeleri, kendilerini stresli ve  sıkıntılı bir sürece hazırlamaları, stres halinin tahammül düzeylerini düşürüp  tartışmalara neden olabileceğini unutmamaları büyük önem taşıyor.&lt;BR&gt;-  Hastalığın kabulünün ardından aynı amaç için çaba harcamak gerekiyor.  Ebeveynlerden birinin hastalığı kabullenmeyerek hasta olan çocukla ilgilenmemesi  önemli olumsuzluklara yol açıyor.&lt;BR&gt;- Ailede değişimlere neden olacağı için  uzmandan bilgi alınmasında yarar var.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-2938887863367556898?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/RpvGnw2aDzw" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/2938887863367556898/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/kanser-aileyi-tehdit-ediyor.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/2938887863367556898?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/2938887863367556898?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/RpvGnw2aDzw/kanser-aileyi-tehdit-ediyor.html" title="Kanser aileyi tehdit ediyor" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-iw0chMuWB58/TqiB1aFHbxI/AAAAAAAAApg/P_lt_uP9p7g/s72-c/kanser-aile.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/kanser-aileyi-tehdit-ediyor.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkADSHs6cCp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-6125094168454484925</id><published>2012-02-06T12:39:00.005-08:00</published><updated>2012-02-06T12:39:39.518-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:39:39.518-08:00</app:edited><title>Çekici kadınlar çirkin erkeklerden memnun</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xfmeM9YwoI9-4zujOG4DCRC7pUk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xfmeM9YwoI9-4zujOG4DCRC7pUk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xfmeM9YwoI9-4zujOG4DCRC7pUk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/xfmeM9YwoI9-4zujOG4DCRC7pUk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-IXeMg_MjoQI/TqiBBldl2eI/AAAAAAAAApY/W3fxZkRPIYs/s1600/%25C3%25A7ekici.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-IXeMg_MjoQI/TqiBBldl2eI/AAAAAAAAApY/W3fxZkRPIYs/s320/%25C3%25A7ekici.jpg"  width=320 height=229&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Erkekler her durumda 'güzel kadın' ararken, kadınlar ise  kusurlarını 'yakışıklı olmak' avantajının arkasına gizlemeyen erkekleri tercih  ederler.&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Pek çok kadının, hatta çekici kadının, çirkin  adamlarla birlikte oldukları hatta bundan memnuniyet duydukları bilinen bir  gerçektir. Televizyon dizilerini seyrederken veya alışveriş merkezlerini  gezerken mutlaka böyle çiftleri siz de görüyorsunuzdur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunu açıklayan  bir sürü teori var. Belki bunların bazılarını siz de bir yerlerde  okumuşsunuzdur. Bunlardan en önemlisi, yakışıklı ve seksi erkeklerin 'göze'  hitap etmekle birlikte, yakışıklı ve uzun boylu oluşlarını 'diğer eksiklerini  kamufle etmek için' kullandıkları da bir gerçektir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yani yakışıklı bir  erkek, kadınlara karşı nazik, cömert ve anlayışlı olmak konusunda diğer  erkeklerden daha geridedir. Kadınlar da bunu hemen farkeder.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kuralın  istisnası da var tabii. Lise çağlarında erkekler henüz kadınlar hakkında ince  numaralar öğrenmemiş haldeyken, yakışıklı olmanın avantajlarını kullanmayı da  bilmiyor olurlar. Hem kibar hem de yakışıklı bir erkek, liseli toy oğlanlar  arasından çıkar ama yaşları ilerledikçe onlar da oyunun kurallarını  öğreneceklerdir. Kendilerine güvenlerini kazandıkça, kadınlara hoyrat ve kaba  davranmayı da öğrenirler çünkü yakışıklı olmanın onlara verdiği avantajı  farketmişlerdir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Biraz genelleme olsa da bu ifade doğrudur ve kadınlar  için de geçerlidir. Güzel bir kadın olgunlaştıkça fiziksel avantajlarını  kullanmayı da öğrenir. Ama bu noktada kadınlarla erkekleri ayıran önemli bir  hususun altını çizmemiz gerekiyor: Birlikte olacakları kişiyi seçerken erkekler  'gözlerine' güvenirken kadınlar 'hislerine' güvenmeyi tercih  ederler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sonuçta erkekler her durumda 'güzel kadın' ararken, kadınlar ise  kusurlarını 'yakışıklı olmak' avantajının arkasına gizlemeyen erkekleri tercih  ederler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İnsanların olgunlaşması zaman alan bir süreç. Kadın ve erkeğin  gençlikten yetişkinliğe geçen süreçte duygusal ve sosyal anlamda olgunlaşmaları  farklı hızlarda seyrediyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kadınların da erkeklerin de 'karşı cinste ne  aradığını' gerçekten farketmeleri ancak 30′lu yaşlarda gerçekleşiyor. Eğer 30′lu  yaşlarını süren akıllı ve olgun bir kadının niçin yakışıklı erkekleri değil de  çirkin erkekleri seçtiğini merak ediyorsanız, kadının zekasını takdir etmekle  işe başlayabilirsiniz. Emin olun bu taktik sizin işinize yarayacaktır. Yakışıklı  bir erkek olsanız da olmasanız da…&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-6125094168454484925?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/o1czR6nLD5M" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/6125094168454484925/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/cekici-kadnlar-cirkin-erkeklerden.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6125094168454484925?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6125094168454484925?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/o1czR6nLD5M/cekici-kadnlar-cirkin-erkeklerden.html" title="Çekici kadınlar çirkin erkeklerden memnun" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-IXeMg_MjoQI/TqiBBldl2eI/AAAAAAAAApY/W3fxZkRPIYs/s72-c/%25C3%25A7ekici.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/cekici-kadnlar-cirkin-erkeklerden.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkACRn49fyp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-4029856131656924707</id><published>2012-02-06T12:39:00.003-08:00</published><updated>2012-02-06T12:39:27.067-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:39:27.067-08:00</app:edited><title>Soğuk havalar gribi uzatıyor</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ZCZD7PDTKooK3RMAs3C2KzUnCNI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ZCZD7PDTKooK3RMAs3C2KzUnCNI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ZCZD7PDTKooK3RMAs3C2KzUnCNI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ZCZD7PDTKooK3RMAs3C2KzUnCNI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-kZgFtagzkac/Tqh_-WFNPmI/AAAAAAAAApQ/RxAHIWuC8_4/s1600/soguk-hava.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-kZgFtagzkac/Tqh_-WFNPmI/AAAAAAAAApQ/RxAHIWuC8_4/s320/soguk-hava.jpg"  width=320 height=240&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Uzmanlar, gribin önemsenmemesi ve tedavi edilmemesinin  hastalığın daha ileri evrelere taşınmasına ve tekrarlanmasına sebep olduğunu,  soğuk havaların da kısa zamanda geçecek olan hastalığın daha uzun sürmesine  neden olduğunu belirtiyor.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Önceden annelerimizin yaptığı nane  limon çayları ile ya da bol C vitamini ile birkaç günde kendimize gelebilirken,  artık haftalarca süren ve sürekli tekrarlayan hatta hastanede alınan serumlarla  iyileşebildiğimiz griplerle karşı karşıyayız. Grip hastalığı da değişime uğradı  ve pek çok kişiyi yatağa düşürdü. Hava sıcaklıklarının da gün geçtikçe soğuması  gribin en büyük destekçisi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Birsel Kavaklı, grip hastalığından  korunma ve soğuk havalarda sağlıklı kalmanın yolları konusunda bilgi  verdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Grip masum bir hastalık değil&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Grip korkulması ve  korunulması gereken bir hastalıktır. Elbette ki; erken teşhis ve tedavi ile  hastalığın ilerlemesi önlenirse yaşamı tehdit etmez. Ancak iyileşme süresine  kadar iş, okul veya sosyal aktivitelerden sizi alıkoymaktadır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gripte  iyileşme sağlanıncaya kadar hasta olanların işe gitmemeleri, evlerinde istirahat  etmeleri gerekmektedir. Hasta olanlar, solunum sıkıntısı, üç günden fazla süren  yüksek ateş ve şuur bulanıklığı gibi durumlarda vakit geçirmeksizin sağlık  kuruluşlarına mutlaka başvurmalıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;65 yaş üzeri kişiler risk  altında&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Özellikle 65 yaşın üzerinde olanlar, kronik kalp, akciğer,  metabolik, nörolojik hastalığı bulunanlar, hamileler ve 5 yaş altındaki  çocuklar, gribi daha ağır geçirdikleri için, &amp;#8220;risk grubu&amp;#8221; olarak  değerlendiriliyor. Bu gruptaki kişilerin grip aşılarını yaptırmaları öneriliyor.  Sosyal Güvenlik Kurumu, 65 yaş üstündekilerin ve kronik hastalığı bulunanların  aşılarını &amp;#8220;Sağlık Uygulama Tebliği&amp;#8221; kapsamında karşılıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Hasta  olanlara yaklaşmak gribe davetiye çıkartır&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;En sık bulaşma yolu da  tokalaşma, yakın konuşmalar, öpüşme gibi yakın temastır. Grip ve benzeri  hastalıklardan korunmanın, mevsimsel grip aşısıyla birlikte en etkili yolu,  genel hijyen kurallarına uyulmasıdır. Ellerin sıkça yıkanması en önemli korunma  yollarından biridir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Öksürme ve hapşırma durumunda ağız ve burun kâğıt  mendille kapatılmalı ve mendil çöp kutusuna atılmalı. Bu mümkün değilse kolun  içiyle ağız ve burun kapatılmalı. Sık kullanılan yüzeyler günlük temizlik  malzemeleriyle sık temizlenmeli, kapalı ortamlar sık sık  havalandırılmalıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Gribi atlatmak için evde istirahat  şart&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hasta olan kişiler, evlerinde istirahat etmeli, kalabalık  ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmalıdır; çünkü grip olan insanların  kalabalık ortamlarda bulunmaları diğer insanların enfeksiyon kapmalarına neden  olur. Böylelikle bir zincir şeklinde yayılan gripten kurtulsanız da ilerleyen  zaman içinde bir başka kişiden size bulaşmasına meydan oluşturmuş  olacaksınız.&lt;BR&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-4029856131656924707?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/rYS8rm4TlgU" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/4029856131656924707/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/soguk-havalar-gribi-uzatyor.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/4029856131656924707?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/4029856131656924707?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/rYS8rm4TlgU/soguk-havalar-gribi-uzatyor.html" title="Soğuk havalar gribi uzatıyor" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-kZgFtagzkac/Tqh_-WFNPmI/AAAAAAAAApQ/RxAHIWuC8_4/s72-c/soguk-hava.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/soguk-havalar-gribi-uzatyor.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CkABQ304cCp7ImA9WhRbFUs.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-749383516074350121</id><published>2012-02-06T12:39:00.001-08:00</published><updated>2012-02-06T12:39:12.338-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-02-06T12:39:12.338-08:00</app:edited><title>Hoşlandığınızı beden diliyle anlatın</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f2YD7cWL86Ch3PnQvdZIMKzATAY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f2YD7cWL86Ch3PnQvdZIMKzATAY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f2YD7cWL86Ch3PnQvdZIMKzATAY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/f2YD7cWL86Ch3PnQvdZIMKzATAY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-i6is7MzrtEY/Tqh_Lme8rnI/AAAAAAAAApI/zhDUFORiyyE/s1600/ho%25C5%259Flanma.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-i6is7MzrtEY/Tqh_Lme8rnI/AAAAAAAAApI/zhDUFORiyyE/s1600/ho%25C5%259Flanma.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Biriyle flört etmek ve onun  üzerinde etki sağlamak istiyorsanız, beden dilinizi devreye sokun.  Saçınızlaoynayarak ya da bileğinizi göstererekona olumlu sinyaller  gönderebilirsiniz.. Kur yapma esnasında vücut dili çok önemlidir. Çünkü  hareketlerimiz, ne kadar çekici, seksi, istekli veya ümitsiz olduğumuzu sıkça  belli eder.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kur yaparken bazı sinyalleri bilerek ve isteyerek  veririz ama bazılarını tamamen farkında olmadan karşımızdakine yollarız. Bu  sinyalleri nasıl öğrendiğimiz hala kesinleşmiş değil ancak araştırmalar doğuştan  olabileceğini gösteriyor. Bir kadının bakışları rakipleri karşısında avantaj  sağlayabilir fakat erkekler daha çok onun ilişki yaşamaya uygun olup olmadığına  dair verdiği sinyallerle ilgilenirler. Dikkatleri üzerinize çekebilmek için  aşağıdaki önerilere kulak verin…&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Saçınızı düzelterek başınızı arkaya  atın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bir kadının, hoşlandığı bir erkeğin karşısında farkında olmadan  yapacağı ilk harekettir. Başınızı geriye doğru atarken bir yandan yüzünüze düşen  saçlarınızı düzeltmek, ona nasıl göründüğünüzü önemsediğinizi gösterir. Aynı  zamanda da, koltuk altınızın görünmesi, feromon hormonunun salgılanmasını  sağlayacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;İfadenizi sertleştirin ve dudaklarınızı  ıslatın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Erkekler etli ve kalın dudaklardan çok hoşlanırlar ve  gülmediğiniz zaman dudaklarınız daha da belirginleşir. Kadınlar cinsel olarak  uyarıldıkları zaman; dudakları, göğüs uçları ve cinsel organları kan basıncından  kızarır. İşte bu yüzden, erkekler kırmızı rujdan hoşlanırlar. Kadının dudakları  kırmızı olduğunda, onu kendilerinin tahrik ettiklerini düşünür ve mutlu olurlar.  (Cosmopolitan dergisi)&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Omzunuzun üzerinden gülümseyin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kalkmış  bir omuz, kadın vücudunun yuvarlaklığını vurgular. Ona omzunuzun üzerinden  bakın. Göz göze gelince, iki üç saniye bakmaya devam edin ve gözlerinizi  kaçırın. Onunla ilgilendiğinizi göstermek için bu hareket yeterli olacaktır.  Dikkatini çektiğinizdenemin olduğunuzda ise kaşlarınızı kaldırıp, bellibelirsiz  gözlerinizi açarak gülümseyin ve verdiğiniz sinyallerin onun için olduğunu belli  edin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Belinizi bükün, kalçanızı çıkarın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yapılan bilimsel  araştırmalara göre, doğurgan kadınların beli, kalçalarının yüzde 70′ikadar  oluyor. Bu klasik kum saati şeklinin, kadın vücudunun en çok dikkat çeken  özelliğiolduğu tarih boyunca kanıtlandı. Eğer sizin vücut ölçüleriniz buna uygun  değilse, siz de ayakta dururken; belinizi yana kırıp, kalçanızı çıkararak aynı  görsel etkiyi yakalayabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yürürken kırıtın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kadınların  kalçaları erkeklerden daha geniş ve bacak araları daha açık olduğu için,  yürürken yanlara doğru hareket eder ve kalçalarını daha çok vurgularlar.  Erkekler böyle yürüyemezler ve dolayısıyla kırıtmayı da, kadın olmanın bir  sembolü olarak görürler. Tabii bunu abartmayın. Aksi takdirde basit  görünürsünüz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Merak uyandırın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Erkekler, çantasını, kadının  kişisel bir parçası olarak görür. Dolayısıyla, çantanızı onun yakınına koymak,  onunla ilgilendiğinizi gösterecektir. Çantanızı bilerek onun önüne koyup, ona  dokunmasını sağladığınız zaman ondan hoşlandığınızı, ancak çantanızı ondan  uzaklaştırdığınızda da hoşlanmadığınızı düşünecektir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Bileğinizi  gösterin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;İlgili bir kadın farkında olmadan bileğinin pürüzsüz olan iç  kısmını karşısındaki erkeğe yavaş yavaş gösterirken, ilgisi arttıkça da iyice  göstermeye başlayacaktır. Bu bölgedeki deri çok yumuşak ve pürüzsüz olduğu için,  kadın vücudunun en erotik bölgesi olarak görülmüştür her zaman.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Usulca  kendinize ve ona dokunun&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Beynimiz, tutkularımızı belli edecek hareketleri  farkında olmadan yapmamızı sağlar. Kadınların sinir uçları erkeklere göre daha  güçlü olduğundan, dokunmaya karşı çok duyarlıdırlar. Eğer bir kadın ensesine,  boynuna veya kalçalarına dokunuyorsa, karşısındaki erkeğe, onun da  dokunabileceğini göstermeye çalışıyordur. Erkekler, bir kadının kendilerine  yaklaşmasını, el, kol, omuz veya sırtlarına dokunulmasını çok seksi  bulurlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kadın ayakkabısını çıkarırsa…&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Hoşlandığı erkekle  flört etmek isteyen kadın, bu niyetini, gönderdiği sinyallerle belli eder.  Örneğin karşılıklı otururken, ayakkabısını topuğundan çıkarıp sallamaya  başlaması, 'Seninle çok rahatım' anlamına gelir.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-749383516074350121?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/iejVlBoi54k" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/749383516074350121/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/hoslandgnz-beden-diliyle-anlatn.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/749383516074350121?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/749383516074350121?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/iejVlBoi54k/hoslandgnz-beden-diliyle-anlatn.html" title="Hoşlandığınızı beden diliyle anlatın" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-i6is7MzrtEY/Tqh_Lme8rnI/AAAAAAAAApI/zhDUFORiyyE/s72-c/ho%25C5%259Flanma.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/02/hoslandgnz-beden-diliyle-anlatn.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUQARn0_fSp7ImA9WhRbEEw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-6296375511695422470</id><published>2012-01-31T05:42:00.000-08:00</published><updated>2012-01-31T05:42:27.345-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-31T05:42:27.345-08:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kadın Sağlığı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="moda" /><title>Westwing'den Sizlere Özel 15 TL Hediye Çeki!</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jhnmn1rzf-waSPgVz4H9cDJDubc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jhnmn1rzf-waSPgVz4H9cDJDubc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jhnmn1rzf-waSPgVz4H9cDJDubc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Jhnmn1rzf-waSPgVz4H9cDJDubc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-258o2wo1IOs/TyfvVZdf-eI/AAAAAAAAJvI/MDYLkUNXCV8/s1600/img1-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-258o2wo1IOs/TyfvVZdf-eI/AAAAAAAAJvI/MDYLkUNXCV8/s320/img1-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-feSfKRuvZWU/TyfvV2-H8bI/AAAAAAAAJvM/vuI_z4hEFZ0/s1600/img2-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-feSfKRuvZWU/TyfvV2-H8bI/AAAAAAAAJvM/vuI_z4hEFZ0/s320/img2-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;Westwing nedir? Almanya’da başlayan müthiş bir özel alışveriş hareketi. An itibariyle 20 ülkede faaliyette olan, ev ve yaşam konseptli ürünleri %70’e varan indirimlerle satın alabileceğimiz bir online alışveriş klübü. Westwing Home &amp;amp; Living, stil sahibi evlerin yeni adresi niteliğinde. Westwing Ailesi, Westwing Türkiye’deki birbirinden özel markaları ince eleyip sık dokuyarak belirliyor, editörler tarafından belirlenen özel konseptlerle ekranımıza düşüyor.&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-eBp6YknKjnM/TyfvWWuWVII/AAAAAAAAJvU/hSn4dPY3brI/s1600/img3-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-eBp6YknKjnM/TyfvWWuWVII/AAAAAAAAJvU/hSn4dPY3brI/s320/img3-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Peki kimin başının altından çıktı bu fikir? Dünyanın en çok satan dergisi Elle ve Elle Decoration’da uzun yıllar editörlük yapan Delia Fisher, Almanya’da Westwing akımını başlattı. İyi de yaptı! Şimdi Türkiye’de online alışveriş ve stil önerilerinde bambaşka.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Westwing Türkiye, tabi ki bundan ibaret değil. &lt;a href="http://www.westwing.com.tr/dergi/" target="_blank"&gt;Online dergi&lt;/a&gt; bölümü de mevcut. Aynı zamanda dünyadan farklı yaşam stillerinin, son trendlerin ve tasarım harikalarının yer aldığı bir ilham kaynağı.&amp;nbsp; Ev yaşamına dair ipuçları, pratik dekorasyon tüyoları da cabası.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-PxX4qv04WTM/TyfvXC4_xXI/AAAAAAAAJvc/I7cWyKRkHf8/s1600/img4-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-PxX4qv04WTM/TyfvXC4_xXI/AAAAAAAAJvc/I7cWyKRkHf8/s320/img4-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;En özel markalar, titizlikle hazırlanan koleksiyonlar ve müthiş indirimler... Bo Concept, Koleksiyon, Maxxdepo gibi tasarım öncüleri seçiliyor. Diğer alışveriş sitelerinden bir başka farkı da stil önerileri, dekorasyon ipuçları, en yeni trendler ve dünyadaki dekorasyona dair olup bitenlerin de yer alması.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bize de böylesine güzel özelliklere sahip bir stil öncüsü &lt;a href="http://www.westwing.com.tr/" target="_blank"&gt;www.westwing.com.tr&lt;/a&gt; ailesine dahil olmak ve bu özel klübe dahil olmak kalıyor. Görünen o ki, hepimizin dilinden düşmeyecek bu format, fenomen olmaya aday.&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MTtJJHpwA3o/TyfvXmEad_I/AAAAAAAAJvk/3Ag8bh4BvlU/s1600/img5-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-MTtJJHpwA3o/TyfvXmEad_I/AAAAAAAAJvk/3Ag8bh4BvlU/s320/img5-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Size özel &lt;a href="http://www.westwing.com.tr/-blog?utm_source=bumads&amp;amp;utm_medium=blog&amp;amp;utm_campaign=15tl" target="_blank"&gt;15 TL indirimden yararlanmak için tıklayın&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: 80%;"&gt;Bir &lt;a href="http://www.bumads.com.tr/?clientid=a310d1b0-f139-47a7-8bac-a5900c0187aa&amp;amp;offerid=93" rel="nofollow" target="_blank" title="bumads"&gt;bumads&lt;/a&gt; advertorial içeriğidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;script type="text/javascript"&gt;
ad_client = 'a310d1b0-f139-47a7-8bac-a5900c0187aa';ad_offer ='93';
&lt;/script&gt;&lt;script src="http://sayac.bumads.com.tr/showads.js" type="text/javascript"&gt;
&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-6296375511695422470?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/zxexMoG3T8g" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/6296375511695422470/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/westwingden-sizlere-ozel-15-tl-hediye.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6296375511695422470?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6296375511695422470?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/zxexMoG3T8g/westwingden-sizlere-ozel-15-tl-hediye.html" title="Westwing'den Sizlere Özel 15 TL Hediye Çeki!" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-258o2wo1IOs/TyfvVZdf-eI/AAAAAAAAJvI/MDYLkUNXCV8/s72-c/img1-c6473833-2507-4031-86ae-00ab5be32c33.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/westwingden-sizlere-ozel-15-tl-hediye.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0MBSXc4fCp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-6102514582478866809</id><published>2012-01-30T12:31:00.000-08:00</published><updated>2012-01-30T12:30:58.934-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:30:58.934-08:00</app:edited><title>Sorunlar sizi pes ettirmesin</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nmZAePeIf86hUWoGfC9g8oNvgYM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nmZAePeIf86hUWoGfC9g8oNvgYM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nmZAePeIf86hUWoGfC9g8oNvgYM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/nmZAePeIf86hUWoGfC9g8oNvgYM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/-j4kUZ9O_iz4/Tqh8fn5tKKI/AAAAAAAAAo4/aM0TqcKfUYY/s1600/sorunlar.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-j4kUZ9O_iz4/Tqh8fn5tKKI/AAAAAAAAAo4/aM0TqcKfUYY/s320/sorunlar.jpg"  width=320 height=228&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Hayat size istediğiniz gibi davranmadığı zamanlarda  umutsuzluğa kapılıp köşenize çekilmek yerine; 5 adımda, hem sorununuzdan  kurtulup hem de bunu olumlu bir tecrübeye  dönüştürebilirsiniz.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hayat size her zaman istediğiniz gibi  davranmayabilir. İşte öyle zamanlarda evden dışarı çıkmamak ve hatta yastığa  kapanıp günlerce ağlamak isteyebilirsiniz. Ama eninde sonunda kendinize gelmeniz  ve bu depresif ruh halinden çıkmanız gerekiyor. Söylemesi kolay, biliyoruz. Ama  aşağıdaki beş şeyi uygulayarak duygusal sıkıntılarınızın üstesinden  gelebilirsiniz. Önerilerimize kulak verin ve adım adım nasıl rahatladığınıza  tanık olun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;1. adım: Keşfedin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bazen insanların bizi, çok  mutsuz olduğumuz halde iyi olduğumuza inandırmasına izin veririz. Oysa bu  şekilde duygusal boşluğumuzu hiçbir zaman düzgün olarak dolduramayız.  Sevgilinizle yaşadığınız basit bir tartışma bile krize dönüşerek bastırılmış  kötü anıların ortaya çıkmasına sebep olur. Bu ilk adım, zorluklarla yüzleşmenize  ve hatta onları kabullenmenize yardımcı olacak. &amp;#8220;Bu neden benim başıma geldi?&amp;#8221;  diye kafa yormak yerine şu anda ne hissettiğinize odaklanın. Geçmiş dünde kaldı,  bugünü hâlâ kurtarabilir, yarına ümitle bakabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;2. adım:  Yüzleşin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ne hissettiğinizi vücudunuzla belli edersiniz. Bu gerçeği  kabul edin ve midenizdeki krampları hissedin. Önemli olan bu fiziksel tepkiye  özel olarak konsantre olmanız. Kriz anında vücudumuz normal işlevlerini  gerçekleştirmez. Bu yüzden hayat şartları zorlaştığında uyku ve yemek yeme  bozukluklarına sıkça rastlanır. Sorunlarınızla yüzleşmezseniz olumsuz  duygularınızın ileride su yüzüne çıkacağını aklınızda tutun. Hayattan intikam  alırcasına, suç mahalline dönerek fiziksel reaksiyonlarınızı harekete geçirmeye  çalışın. Örneğin eski sevgilinizin en sevdiği restorana gidin, yıllar önce  oturduğunuz ve çok özlediğiniz evinizin olduğu sokaktan geçin, hatta hayatınızın  zor zamanlarını hatırlatan o hüzünlü şarkıyı dinleyin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;3. adım:  Rahatlayın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Üzüldüğümüz zamanlarda tıpkı bir çocuk gibi teselli edilip  rahatlatılmak isteriz. Fiziksel ya da duygusal olsun, küçük bir rahatlatma  kendimizi güvende ve mutlu hissetmemizi sağlar. Örneğin en sevdiğiniz yemeği  yiyebilir veya dağıtıp eğlenmek için en sevdiğiniz gece kulübüne gidebilirsiniz.  Keyif aldığınız şeyleri yapmak sizi daha canlı kılacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;4. adım:  Telafi edin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşte bu dördüncü adım, acınızın yerine herhangi bir şeyi  koymakla ilgili. Alışverişe çıkmak buna güzel bir örnek olsa da, çektiğiniz  üzüntüye denk bir şey bulmanız, sizin için çok daha yararlı olabilir. Kafanızda  eski sevgiliniz veya patronunuz hakkında detaylı bir intikam fantezisi  hazırlayın. Dikkat ettiyseniz, intikam planı değil, intikam fantezisi diyoruz.  Bu sizi rahatlatacaktır. Daha pratik bir öneri ise, uzun zamandır yapmayı  planladığınız ama zamansızlıktan veya parasızlıktan yapamadığınız şeyleri  yapmanız yönünde. Bir yemek kursuna yazılabilir, uzun bir tatile çıkmaya karar  verebilir, baştan aşağı bakıma girebilirsiniz. Haydi, ne  duruyorsunuz?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;5. adım: Bakış açısı kazanın&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu son adım,  sonuna bir bütün olarak bakabilmenizi sağlayacak. Duygusal olarak incindiğinizde  doğru düşünemeyebilirsiniz. Ama bu beşinci aşama sayesinde mantıklı davranmaya  başlayıp, sorunu çözümlemeye yönelik adımlar atmanız mümkün. Çünkü artık  kalbinizle değil, beyninizle düşünmeye başlayacaksınız. Sorununuzu yeni bir  bakış açısıyla analiz edip bu şekilde rahatlayabilirsiniz. Bu aşamada nadiren de  olsa başka pozitif yararlar elde etmeniz de mümkün. Örneğin, krizi bunun için  bir fırsat olarak görmeye başlayabilirsiniz. Başlangıç olarak şeytanın avukatını  oynayın ve farklı bakış açılarında fikirler üretin. Mesela, çok çalışmaktan  şikayet eden iş arkadaşlarınıza mantıklı cümlelerle &amp;#8220;Bu kriz koşullarında  çalışıyor olmamız şans aslında&amp;#8221; diyerek yeni bir bakış açısı kazandırın.  Unutmayın ki bugüne kadar duygularınızla hareket ettiğiniz çoğu durumdan zararlı  çıktınız&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşyerinizde bir sorun yaşadığınızda, arkadaşınızla aranız  bozulduğunda, aşk acısı çektiğinizde ne yapmalısınız?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;#8220;Bu neden benim  basıma geldi?&amp;#8221; diye kafa yormak yerine şu anda ne hissettiğinize odaklanın.  Geçmiş dünde kaldı, bugünü hâlâ kurtarabilir, yarına ümitle  bakabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-6102514582478866809?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/USfkUrcwPkM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/6102514582478866809/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/sorunlar-sizi-pes-ettirmesin.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6102514582478866809?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6102514582478866809?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/USfkUrcwPkM/sorunlar-sizi-pes-ettirmesin.html" title="Sorunlar sizi pes ettirmesin" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-j4kUZ9O_iz4/Tqh8fn5tKKI/AAAAAAAAAo4/aM0TqcKfUYY/s72-c/sorunlar.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/sorunlar-sizi-pes-ettirmesin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0MAR384cCp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-390811051271705505</id><published>2012-01-30T12:30:00.007-08:00</published><updated>2012-01-30T12:30:46.138-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:30:46.138-08:00</app:edited><title>Sırt ağrılarınızdan kurtulun</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SagvcAWlbqSI0ldVDDW2SSIPBSA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SagvcAWlbqSI0ldVDDW2SSIPBSA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SagvcAWlbqSI0ldVDDW2SSIPBSA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/SagvcAWlbqSI0ldVDDW2SSIPBSA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://1.bp.blogspot.com/-chAvWupy-sw/Tqh7dHS0zrI/AAAAAAAAAow/vqh_PBOTNqk/s1600/s%25C4%25B1rta%25C4%259Fr%25C4%25B1.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://1.bp.blogspot.com/-chAvWupy-sw/Tqh7dHS0zrI/AAAAAAAAAow/vqh_PBOTNqk/s1600/s%25C4%25B1rta%25C4%259Fr%25C4%25B1.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Uzmanlar, birçok nedenden  kaynaklanabilen sırt ağrısını önlemenin yollarını açıkladı. Sırt ağrılarının  kötü duruş, incinme, stres, hamilelik, yaşlılık ve aşırı kullanmadan  kaynaklanabildiği, düzgün oturmanın ilke edinilmesi halinde ise ağrıların  azalacağı vurgulandı.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Adnan Menderes Üniversitesi Tıp  Fakültesi Fizik Tedavi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur,  sırt ağrılarının milyonlarca insanın ortak sorunu olduğunu, özellikle gelişmiş  ülkelerde sırt sorunlarının önemli bir probleme dönüştüğünü ifade  etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Şendur, sırtın vücuda destek olması nedeniyle  önemsenmesi, düzgün oturmanın ilke edinilmesi gerektiğini söyledi. Sırt  ağrılarının tedavi edilmemesi durumunda &amp;#8220;kronik&amp;#8221; soruna dönüşebildiğini belirten  Prof. Dr. Şendur, &amp;#8220;Otururken öne doğru eğilmemeye dikkat edin. Omuzlarınız öne  doğru gelmesin. Sürekli olarak omuzlarınızı geri itin ve midenizi içinize çekin.  Böylece vücudun ağırlığını eşit olarak çeşitli bölgelere dağıtmış olursunuz&amp;#8221;  dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Şendur, oturma sırasında bacak bacak üstüne atmanın  sakıncalı olduğunu, bu şekilde otururken hem bacaklardaki kan dolaşımının  zorlaştığını, hem de sırtın olumsuz etkilendiğini ifade etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ağırlık  taşımanın da sırt ağrılarına neden olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şendur,  &amp;#8220;Alışverişten dönerken yükü bir elinizde taşımayın. İki ayrı çanta ya da torbaya  eşit miktarda malzeme koyun ve öyle taşıyın. Sırtınız ve omuzlarınız arasında  denge kurulmasını sağlamakla, sırt ağrısı çekmekten kurtulursunuz&amp;#8221; diye  konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ömer Faruk Şendur, oturuş şekliyle ilgili alışkanlıkların küçük  yaşlarda edinildiğini, çocukların sırt ya da yüzüstü ders çalışmalarının sırt  ağrılarını tetikleyeceğini belirterek, &amp;#8220;Boyun ve bele göre sırttaki omurlar daha  az hareketlidir. Bu nedenle büyüme çağında kan dolaşım problemlerine ait omur  düzeyindeki gelişim hastalıkları, en çok sırtta görülür&amp;#8221; dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;&amp;#8220;Ağrı  yatarak geçmez&amp;#8221;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Şendur, sırt ağrıları yüzünden yatak  istirahatı yapmanın da sorunu çözmeyeceğini vurguladı. Uzun süreli yatak  istirahatının sırta destek veren kasları zayıflatabildiğini bildiren Şendur, bu  nedenle sadece yatarak ağrı geçirmeyi denemenin yanlış olacağını savundu. Prof.  Dr. Şendur, şöyle devam etti:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;#8220;Stres ve gerginlik, sırt kaslarının  gerilmesine neden olur. Bu nedenle haftada bir kez sırtınıza masaj yaptırın ya  da yoga yapmayı öğrenin. Sırt kaslarının rahatlaması için bu önlemleri almak  zorundasınız. Sırtın sağlıklı olabilmesi için doğru egzersizleri seçmek çok  önemlidir. Yüzme ve yürüyüş sırt için ideal egzersizler olarak nitelendirilir.  Yaşamımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirdiğimize göre, yatağımıza da  dikkat etmemiz gerekiyor. Yatağınız kalçalarınızın ve omuzlarınızın rahat  edebileceği şekilde olmalı.&amp;#8221;&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-390811051271705505?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/0at6HMsJy0c" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/390811051271705505/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/srt-agrlarnzdan-kurtulun.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/390811051271705505?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/390811051271705505?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/0at6HMsJy0c/srt-agrlarnzdan-kurtulun.html" title="Sırt ağrılarınızdan kurtulun" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-chAvWupy-sw/Tqh7dHS0zrI/AAAAAAAAAow/vqh_PBOTNqk/s72-c/s%25C4%25B1rta%25C4%259Fr%25C4%25B1.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/srt-agrlarnzdan-kurtulun.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0MHRH0yfCp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-7420940864756915886</id><published>2012-01-30T12:30:00.005-08:00</published><updated>2012-01-30T12:30:35.394-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:30:35.394-08:00</app:edited><title>Bünyenize uygun diyeti belirleyin</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Et98ExUqF7GrvCFutInPZrXjY3Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Et98ExUqF7GrvCFutInPZrXjY3Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Et98ExUqF7GrvCFutInPZrXjY3Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Et98ExUqF7GrvCFutInPZrXjY3Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://1.bp.blogspot.com/-rljrO_3J5Z8/Tqh6f7aqSFI/AAAAAAAAAoo/A5rRJw_Vjdw/s1600/beslenme.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://1.bp.blogspot.com/-rljrO_3J5Z8/Tqh6f7aqSFI/AAAAAAAAAoo/A5rRJw_Vjdw/s1600/beslenme.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Sizin için en uygun diyet hangisi?  Uzmanların beslenme konusundaki yaklaşım ve görüşleri geniş çapta farklılıklar  göstermesine rağmen hepsinin üstünde birleştiği nokta: En iyi kilo verme  programı, sizin sonuna kadar takip edebileceğiniz  programdır.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Size önerilen diyet reçetesinin size uygunluğunu  anlamak için şu ipuçlarını kullanabilirsiniz:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;1- Benim yeme stilime  uyuyor mu?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Eğer diyet planı size günde altı öğün yemenizi öneriyor ve siz  günde iki öğün yemeğe alışmışsanız, muhtemelen böyle bir diyet sizin işinize  yaramaz. Sıklıkla seyahat eden veya dışarıda yemek yiyen biriyseniz, ev yapımı  yemeklere ağırlık veren bir diyet de sizin için uygun  olmayacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;2.Benim egzersiz düzeyime uyuyor mu?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bazı diyet  planları pek çok egzersiz içerirken, bazıları sadece yürüyüş yapmanızı tavsiye  ederler. Saatlerce jimnastik yapmanızı öneren diyetler başlangıçta kulağa hoş  gelebilir ama muhtemelen bu diyete devam edemeyeceksiniz. Düzenli bir şekilde  devam ettiremeyeceğiniz bir egzersiz programı öneren diyet reçetesi &amp;#8211;ne kadar  hızlı kilo kaybı önerirse önersin- size uygun değildir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;3. Bu diyeti  ömrümün sonuna kadar sürdürebilir miyim?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Diyet yapma sürecini sadece kısa  bir zaman dilimine sıkıştırmaktansa, bir yaşam ve beslenme alışkanlığı olarak  düşünün. Bir diyete başlamayı düşünürken, o programa ömrünüzün sonuna kadar  sadık kalabilecek misiniz? Değilse, hiç zahmet etmeyin. Çünkü diyerti  bıraktığınızda kilolarınız geri gelecek.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;4. Sevdiğim,  hazırlayabileceğim ve bütçeme uygun yemekler var mı?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Size önerilen diyet  listesindeki yemekleri hazırlamak için mutfakta geçirecek yeterince zamanınız  var mı? Yemeklerin yanında içmeniz tavsiye edilen bazı içecekleri tüketmek uzun  vadede bütçenizi sarsacak mı? Bu sorulara olumlu cevap bulmaıyorsanız,  incelediğiniz diyet reçetesi size uygun olmayabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;5. Ne kadar hızlı  kilo vereceğim?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yarım kilo yağ 3.500 kaloridir. Yani zayıflamak için çok  fazla yağ yakmanız gerekiyor. Hızlı kilo verdiren diyetlerde genellikle yağ  değil su kaybedersiniz. Özellikle diyete başlangıcın ilk evrelerinde hızlı kilo  kaybı yaşanırsa, bunun vücudun su kaybından kaynaklandığını  bilmelisiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Diyet eğer bir kilo verme yarışıysa, tavşan gibi hızlı  gitmek yerine kaplumbağa gibi yavaş ve istikrarlı olmanızı öneririz. Sizin ideal  diyet reçeteniz de buna uygun olmalı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;6. Diyet programı kötü  alışkanlıklarımla uyuşuyor mu?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;En ideal diyet, size diyet yaptığınızı  hissettirmeyen diyettir. &amp;#8220;Diyete girmek&amp;#8221; fikri insanı psikolojik olarak rahatsız  eder ve yemek konusunda takıntı yaratabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Televizyonun önünde  saatlerce otururken bir şeyler atıştırmak, .yemek pişirirken bir şeyler  atıştırmak veya çocuğunuzun sofrada bıraktığı yemeği bitirmek gibi  alışkanlıklarınız varsa, bu alışkanlıklarınızı değiştirmeniz  gerekebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;7. Sevdiğim yiyecekleri yemeye devam edebilecek  miyim?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bazı diyet reçetelerinde kesinlikle yasaklanmış yiyecekler listesi  bulunur. Oysa insanlara &amp;#8220;bu yemekleri yemeniz yasak&amp;#8221; gibi kural empoze  ettiğinizde, genellikle bu yiyecekleri yeme arzusunu tetiklemiş olursunuz. Eğer  akşamları bir kadeh şarabınızı içmeden duramıyorsanız, veya arada bir tatlı  yemeniz gerektiğini düşünüyorsanız, bunları yasaklayan bir diytet reçetesi size  uygun değildir. Ama bir kadeh şarap veya ufak bir dilim kekle duramayıp devam  eden tiplerdenseniz, belki de sizin ihtiyacınız olan şey &amp;#8216;sıkı bir yasak&amp;#8217; da  olabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;8. Küçük ama sürekli değişiklik söz konusu mu?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bazı  diyet programları belirgin değişiklikler vaat ederken bazıları ise bebek  adımlarında gerçekleşecek bir değişim yaşayacağınızı söyler. İnsanın yaşam ve  beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi kolay değildir. Yaşam ve beslenme  tarzınızda &amp;#8216;küçük&amp;#8217; ama istikrarlı değişiklikler öneren bir reçete sizin için  daha uygun olacaktır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;9. Diyet reçetesi bir takım destek hapları veya  detoks formülleri içeriyor mu?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sağlıklı bir diyet programı, günlük  multi-vitamin tabletleri dışında bir beslenme veya destek ilaç takviyesi  içermez. Sağlıklı bir diyette, vücudun ihtiyacı olan mineral, vitamin ve  proteinlerin besin maddelerinden zaten temin ediliyor olması gerekir. Doktor  tavsiyesi ve doktor kontrolünde bir diyet izlemiyorsanız, ilave ilaç veya destek  maddesi kullanmanız gereken bir diyet size göre değildir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;10. Diyet  yaparken detaylı bir plan mı yoksa esnek bir plan mı istiyorsunuz?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bazı  insanlar, diyet listelerindeki yiyecek çeşitleri ve porsiyonların net bir  şekilde tanımlanmış olmasını isterler. Bazıları ise kendi yiyecek listelerini  kendileri oluşturmaktan yanadır. Her iki seçenekte de başarılı sonuçlar almak  mümkündür.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Diyet planınızın sizi ihtiyacınız olan kalorilerden mahrum  etmeyeceğini ve günlük yaşantınızda sizi halsiz bırakmayacağından emin  olun.&lt;BR&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-7420940864756915886?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/mYLQYyKb9Sg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/7420940864756915886/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/bunyenize-uygun-diyeti-belirleyin.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/7420940864756915886?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/7420940864756915886?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/mYLQYyKb9Sg/bunyenize-uygun-diyeti-belirleyin.html" title="Bünyenize uygun diyeti belirleyin" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-rljrO_3J5Z8/Tqh6f7aqSFI/AAAAAAAAAoo/A5rRJw_Vjdw/s72-c/beslenme.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/bunyenize-uygun-diyeti-belirleyin.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0MFRX48fip7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-5282776819218285563</id><published>2012-01-30T12:30:00.003-08:00</published><updated>2012-01-30T12:30:14.076-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:30:14.076-08:00</app:edited><title>Bekârlık kadınlar için de sultanlık</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bCDGVjkUCFroohUTPFh2Xd8d1k4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bCDGVjkUCFroohUTPFh2Xd8d1k4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bCDGVjkUCFroohUTPFh2Xd8d1k4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/bCDGVjkUCFroohUTPFh2Xd8d1k4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-8NRRaSv5HyE/Tqh5bXJXuTI/AAAAAAAAAog/_r4UlaTdfqo/s1600/bekarlik-sultanlik.Jpeg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-8NRRaSv5HyE/Tqh5bXJXuTI/AAAAAAAAAog/_r4UlaTdfqo/s320/bekarlik-sultanlik.Jpeg"  width=320 height=259&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Evlenmem de evlenmem&amp;#8217; diye tutturmakta haksız değilsiniz.  Atalarımızın &amp;#8220;Bekârlık sultanlıktır&amp;#8221; sözünü doğrulamak için bol miktarda neden  var. Çünkü bekâr kalmak için birçok nedeniniz var. Horlama sesiyle uyanmamak,  rahatça soğan yemek gibi. İşte bu nedenlerden birkaçı&amp;#8230;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  Kendinizi korumadan ve hiçbir şey olmayacağı konusunda açıklama yapmadan, erkek  arkadaşlara sahip olabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Buzdolabını günlük yemek yerine taze  meyve ve sebzeler, şişelerce su, süt, elma suyuyla doldurabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-  Ailenizle istediğiniz kadar vakit geçirebilirsiniz ve kimse size ayak bağı  olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Kimsenin öfkeli bakışlarıyla karşılaşmadan erkek  arkadaşlarınızla istediğiniz kadar telefonda konuşabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Paranızı  istediğiniz gibi harcayabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Süt şişesi boşaldı diye asla  endişelenmek zorunda değilsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Arkadaşlarınızın davetlerine katılmak  için kimseye haber vermeye ya da kimseden izin istemeye ihtiyacınız yok. Kabul  edebilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Barda istediğiniz kadar oturabilirsiniz. Erkekler yalnız  olduğunuzu görür ve etrafınızdan ayrılmazlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Onun istediği gibi olmak  zorunda değilsiniz. Kendiniz gibi olup mutlu olabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Artık  Steven Seagal ya da Jackie Chan seyretmek zorunda değilsiniz. Duygusal filmleri  de, isterseniz günde 3 defa bile izleyebilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Tereddüt etmeden  soğan-sarımsak yiyebilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Kendinize hiç vakit ayıramadığınızı  düşünüp üzülmenize gerek olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Horlama sesleriyle uyanmak zorunda  değilsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Bütün gün plajda cankurtaran aradığınız için kimse sizi  aşağılamaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Tek başınıza 8 saat rahatsız edilmeden  uyuyabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Saten pijamalarla yatmaktansa, ekose ya da pazen  pijamalarınızla yatabilirsiniz.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-5282776819218285563?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/WNolHrYU05g" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/5282776819218285563/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/bekarlk-kadnlar-icin-de-sultanlk.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/5282776819218285563?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/5282776819218285563?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/WNolHrYU05g/bekarlk-kadnlar-icin-de-sultanlk.html" title="Bekârlık kadınlar için de sultanlık" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-8NRRaSv5HyE/Tqh5bXJXuTI/AAAAAAAAAog/_r4UlaTdfqo/s72-c/bekarlik-sultanlik.Jpeg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/bekarlk-kadnlar-icin-de-sultanlk.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0MEQX87cSp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-1300761869781843368</id><published>2012-01-30T12:30:00.001-08:00</published><updated>2012-01-30T12:30:00.109-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:30:00.109-08:00</app:edited><title>Cilt sarkmalarından kurtulma yolları</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/S79VThobOp0YgMHe8hgGM0z1nnk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/S79VThobOp0YgMHe8hgGM0z1nnk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/S79VThobOp0YgMHe8hgGM0z1nnk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/S79VThobOp0YgMHe8hgGM0z1nnk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/-OpgDDailnME/Tqh41znlK-I/AAAAAAAAAoY/5MQPG99jHLU/s1600/sarkma.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-OpgDDailnME/Tqh41znlK-I/AAAAAAAAAoY/5MQPG99jHLU/s320/sarkma.jpg"  width=320 height=240&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Sarkma, gözaltında oluşan koyu renkli halkalar, akneler  ve tüm ışıltınızı alan kuru, mat bir ten&amp;#8230; Bunlar, kadınların en fazla şikâyet  ettiği cilt sorunlarının başında geliyor.&amp;nbsp;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ama neyse ki,  yeni nesil kozmetik ürünleri var ve bazıları etkisini bir gecede gösterecek  kadar iddialı&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Niçin bir insana baktığımızda onun 18 yaşında mı yoksa 25  yaşında mı olduğuna dair bir tahminde bulunabiliriz? Bu sorunun yanıtının;  &amp;#8220;yüzlerindeki çizgiler&amp;#8221; olmadığı kesin. Ancak yine de, bu iki genç yaş  arasındaki farkı anlamamızı sağlayan önemli bir faktör var. Bu da yüzdeki  yumuşak dokuların yer değiştirmesi. Daha açık bir deyişle, yüzün yaşını esas ele  veren kırışıklar değil yüzün zamanla sarkması. Uzmanlar bu durumun nedenleri ve  korunma yolları hakkında ipuçları veriyor&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yüzümüz niçin  sarkıyor?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yüz sarkmasında yer çekiminin etkisi büyük elbette. Ancak buna  zemin hazırlayan da; cilde sıkılığını veren kolajen ve elastin gibi maddelerin  azalması. Cildi tutan bir zamk gibi görev yapan bu maddelerin azalmasıyla ciltte  yer çekimine karşı koyamaz hale geliyor. Sarkmanın sonuçları ise yüzde şu  şekilde gözlemleniyor: sarkan göz kapakları ve kaşlar, yanak ve ağız arasında  çok derin çizgilerin oluşması, yüz ovalinin bozulup yüzün kare bir hal alması,  burun ucunun düşmesi, dudakların özellikle de üst dudağın  incelmesi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yüz sarkmasından nasıl korunmalı?&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yer çekimine karşı  koymanın bir yolu yok elbette&amp;#8230; Ancak cildinize sıkılığını veren elastin ve  kolajen liftlerinin yoğunluğunu korumak için bir şeyler yapabilirsiniz. Bunun  için doğru beslenme çok büyük önem taşıyor. Bol bol yeşil sebze ve meyve yemek,  sigara ve güneşten kaçınmak da önemli.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kimi uzmanlara göre, yüz  jimnastiği yapmak (örneğin her gün 100 kere ağzınızı kocaman açarak U, A ve O  harflerini söylemek) etkili olabiliyor. Uzmanların bir önerisi de, 35 &amp;#8211; 40  yaşlarından itibaren &amp;#8220;lifting&amp;#8221; yapan kremlerden düzenli olarak kullanmak.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-1300761869781843368?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/5Vjfu03X9YM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/1300761869781843368/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/cilt-sarkmalarndan-kurtulma-yollar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1300761869781843368?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1300761869781843368?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/5Vjfu03X9YM/cilt-sarkmalarndan-kurtulma-yollar.html" title="Cilt sarkmalarından kurtulma yolları" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-OpgDDailnME/Tqh41znlK-I/AAAAAAAAAoY/5MQPG99jHLU/s72-c/sarkma.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/cilt-sarkmalarndan-kurtulma-yollar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QMR3c5fip7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-4244597464188078422</id><published>2012-01-30T12:29:00.007-08:00</published><updated>2012-01-30T12:29:46.926-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:29:46.926-08:00</app:edited><title>Erkeklerin kadınlardan soğuma nedenleri</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qYcq_FsJVNK-0chJksQnezBpJnA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qYcq_FsJVNK-0chJksQnezBpJnA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qYcq_FsJVNK-0chJksQnezBpJnA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/qYcq_FsJVNK-0chJksQnezBpJnA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://2.bp.blogspot.com/-IKG--_sejUY/Tqh3sN1AAWI/AAAAAAAAAoQ/KM1owHlYueg/s1600/andropoz.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://2.bp.blogspot.com/-IKG--_sejUY/Tqh3sN1AAWI/AAAAAAAAAoQ/KM1owHlYueg/s400/andropoz.jpg"  width=280 height=400&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Erkekler bir çok nedenden dolayı kadınlardan soğuyabilir.  Ancak bunların çok yaygın olan 9 tanesi var ki sayfalara sığmayacak olan  Erkekleri kadınlardan soğutan nedenler listesinin en başında geliyor. İşte  erkekleri kadınlardan soğutan bu 9  neden&amp;#8230;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Dedikodu:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Erkekle sürekli başka  kadınların görünümleri ve yaptıkları hakkında konuşan kadınlardan hiç  hoşlanmazlar. Kendilerini böyle kadınların yanında rahat hissetmedikleri gibi,  bu davranışı çok da salakça bulurlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Servet  düşkünlüğü:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Hiçbir erkek esas çekici olan şeyin cüzdanı olduğu  düşüncesinden hoşlanmaz. Hatta &amp;#8216;ne iş yapıyorsun?&amp;#8217; sorusunu bile &amp;#8216;ne kadar paran  var&amp;#8217; diye algılayıp huylananına da  rastlanır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kıskançlık:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bu, kadının kendi kendini  bitirmeye başlamasıdır. Bir erkeğe yakın olmanın yollarından birisi ona  özgürlüğünü vermektir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sürekli beraberlik:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bazı kadınlar  yanlarında erkekleri olmadan bir şey yapamazlar. Ne sinemaya gidebilirler, ne de  restorana. Yapacakları her şeyde erkeklere bağlıdırlar ve günde 10 kez ararlar.  Bu tür davranışlar da erkekleri tam anlamıyla deli eder.&lt;BR&gt;ve  diğerleri&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Eski aşkından konuşmak:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bir kadın sürekli eski  ilişkisinden bahsederek yanındaki erkeğe ya onu yeterli bulmadığı ya da eski  aşkını unutamadığı izlenimini verir. Bu da erkeğe edilecek en büyük hakarettir  herhalde.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Dırdırcılık:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sürekli eleştiren ve hiçbir şeyi  beğenmeyen kadınlar da erkekleri canından  bezdirir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sızlanmalar:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sürekli bir derdinden bahseden  kadınlar karşılarındaki erkeği yorar ve sıkarlar. Çünkü erkek, kadının  problemini mutlaka kendisinin çözmesi gerekiyormuş gibi bir hisse  kapılır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Saçmalamak:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kuaförünün ne söylediğinden ya da  başkalarının ne giydiğinden, nerelere gittiğinden bahsetmek ve daha kötüsü bunu  sürekli kılmak yerine içinde kadın ve erkeğin birlikte ilgilenebileceği konu  başlıkları bulmak daima daha iyidir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Bekletmek:&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bilinen  en yaygın kadın hastalıklarından biri de bekletmektir. Bekletmeyi alışkanlık  haline getiren kadınlara tavsiyemiz, bundan bir an önce kurtulmalarıdır.  &lt;BR&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-4244597464188078422?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/Ulxx3n7ZldA" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/4244597464188078422/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/erkeklerin-kadnlardan-soguma-nedenleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/4244597464188078422?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/4244597464188078422?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/Ulxx3n7ZldA/erkeklerin-kadnlardan-soguma-nedenleri.html" title="Erkeklerin kadınlardan soğuma nedenleri" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-IKG--_sejUY/Tqh3sN1AAWI/AAAAAAAAAoQ/KM1owHlYueg/s72-c/andropoz.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/erkeklerin-kadnlardan-soguma-nedenleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QDRX47eyp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-5816308379453332846</id><published>2012-01-30T12:29:00.005-08:00</published><updated>2012-01-30T12:29:34.003-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:29:34.003-08:00</app:edited><title>Öpücüğün gücünü hafife almayın</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PHM0fhWV2TmH1MiSnG8MlMG52Zo/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PHM0fhWV2TmH1MiSnG8MlMG52Zo/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PHM0fhWV2TmH1MiSnG8MlMG52Zo/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/PHM0fhWV2TmH1MiSnG8MlMG52Zo/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-oB7_0yoM1VU/Tqh2rsfp_II/AAAAAAAAAoI/8Vi_NTay4VQ/s1600/opusme.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-oB7_0yoM1VU/Tqh2rsfp_II/AAAAAAAAAoI/8Vi_NTay4VQ/s320/opusme.jpg"  width=320 height=263&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Tüm aşkların en tutkulu ortak paydasıdır öpücük. Ancak  öpücükten öpücüğe de fark var. Hayal gücünüzü çalıştırın, onu hiç ummadığı bir  yerde ve şekilde öpün.&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sevgiliniz varsa öpücükler kaçınılmaz  olarak geliyor akla&amp;#8230; Birçok öpücük tarzı bulunuyor. İşte hayallerinizden ya da  gerçek yaşantınızdan kesitlere rastlayabileceğiniz o özel anlar. Ve o anları  daha özel kılacak mekânlar&amp;#8230; Yapmanız gereken kendinizi hayal gücüne  bırakmak.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yağmur altında öpüşmek&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Romantizmin temel  simgelerinden biri. Kimileri yağmur altında ıslanmaktan hoşlanmadıkları için bu  öpüşme şeklini romantik bulmasalar da, birçoğu hayatlarında en az mutlaka bir  kez yağmur altında yürüyüp öpüşmekten zevk alır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yatakta kahvaltı  öpücüğü&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Evli çiftler, pazar kahvaltılarını keyifli bir oyuna çevirmek  için azda olsa yatakta kahvaltı yapmayı denemeliler. Tabii kahvaltı tabağını  hazırlayan tarafa içten bir öpücükle teşekkür etmek koşuluyla.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Elveda  öpücüğü&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Öpücükler içinde en tutkulu ama bir o kadar da en zor olanı.  İçinde biraz burukluk barındığından bir de son öpücük olduğundan dolayı kimi  zaman gözyaşı öpücüğünün tamamlayıcısı olabiliyor. Elveda öpücüğünü bir şölene  dönüştürmek için sevgilinizi öptükten sonra başınızı dik tutup arkanıza bakmadan  yürümeye çalışın. Ancak akıttığınız gözyaşlarını sakın görmesin. Tabii eğer bunu  başarabilirseniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yıldızların altında&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sevişmek ah ne hoştur  yıldızların altında&amp;#8230; Her daim ve her yüzyılda tüm âşıkların vazgeçemediği en  romantik öpüşme mekânıdır. Evet, daha fazla bir şey demeye gerek yok herhalde.  Karanlık bir gecede yıldızların altında öpüşmek hiç fena bir fikir değil, öyle  değil mi? Böylece aşkınızı gecenin büyüsünde bir kez daha yeni baştan  yaratabilirsiniz. Uzmanlar, bu tarz öpüşmelerin çiftlerin hayata daha mutlu  bakmaların sağladığını belirtiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Arabada öpüşmek&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Gece yarısı  bar ya da parti çıkışı eve dönmeden önce sucuk ekmek yemek yerine arabayı bir  kenara çekip sevgilinizle öpüşmek ikinize de keyif verebilir. Arabada öpüşmek  için mutlaka deniz kıyısı olması gerekmiyor. Ancak boğaza karşı çektiğiniz  arabada hem muhteşem manzarayı seyredip hem de sevgilinizle romantizmin  doruklarına çıkmanın da bir sakıncası yok!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Hoşça kal  busesi&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Eşinizi işe yolcularken dudağına küçük bir öpücük kondurun. Daha  sonra arkasını dönerken ellerinizle onu bir kez daha çekip bu kez daha tutkulu  bir şekilde öperek onu şaşırtın.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-5816308379453332846?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/6Mhz_RLatr4" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/5816308379453332846/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/opucugun-gucunu-hafife-almayn.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/5816308379453332846?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/5816308379453332846?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/6Mhz_RLatr4/opucugun-gucunu-hafife-almayn.html" title="Öpücüğün gücünü hafife almayın" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-oB7_0yoM1VU/Tqh2rsfp_II/AAAAAAAAAoI/8Vi_NTay4VQ/s72-c/opusme.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/opucugun-gucunu-hafife-almayn.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QCQXg4eSp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-714432516241121248</id><published>2012-01-30T12:29:00.003-08:00</published><updated>2012-01-30T12:29:20.631-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:29:20.631-08:00</app:edited><title>Aşk için gerekli malzemeler</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DOh1DEYDhHNG_-6MqPm4pcvczMc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DOh1DEYDhHNG_-6MqPm4pcvczMc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DOh1DEYDhHNG_-6MqPm4pcvczMc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DOh1DEYDhHNG_-6MqPm4pcvczMc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-_LYrZJCK0yo/TqgdF66FF7I/AAAAAAAAAnw/bN5qi0FDxTY/s1600/a%25C5%259Fk.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-_LYrZJCK0yo/TqgdF66FF7I/AAAAAAAAAnw/bN5qi0FDxTY/s1600/a%25C5%259Fk.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Kalbinizin pır pır atması için bir  tutam gülümseme ve bir tutam doğallık yetebilir. Kadının olumlu sinyaller  vermesi halinde erkeğin hatalı bir davranışı, ilişkinin başlamadan bitmesine  neden olur. İşte aşkın ortaya çıkması için gerekli olan  malzemeler…&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bilim adamlarına göre, kadınla erkeğin  tanıştıkları ilk 30 saniye bir ilişki yaşanıp yaşanmayacağını anlamak için  yeterli bir süre. Bu nedenle dikkatli olmanız gerekiyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Espri  yeteneği&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, o kişinin kalbinin  yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği; çok hafif ama etkili bir silah,  küçük ama her şeyi bir anda değiştirebilecek bir detaydır. Zekice yapılan  espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili  yöntemdir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Güler yüz&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli  özelliklerden biri de güler yüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan  biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır.  Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün  kelimelerden daha iyi anlatır. Eğer mutluysanız, birinden hoşlanıyorsanız,  âşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu tek kelime bile etmeden sadece  bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Doğallık&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Bütün  çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz,  kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam  enerjisi ve heyecan, erkekleri de kadınları da çeker. Üstelik hiç çaba sarf  etmeden, çok kolay ve doğal bir şekilde…&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sürprizler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kadınlar ve  erkekler sürprizlere bayılırlar. Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı  hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da  aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın.  Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Doğru  hediyeler&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini  12′den vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata  etkileyeceği gibi, erkekleri de kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-714432516241121248?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/ZqLN4k5OBtc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/714432516241121248/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/ask-icin-gerekli-malzemeler.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/714432516241121248?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/714432516241121248?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/ZqLN4k5OBtc/ask-icin-gerekli-malzemeler.html" title="Aşk için gerekli malzemeler" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-_LYrZJCK0yo/TqgdF66FF7I/AAAAAAAAAnw/bN5qi0FDxTY/s72-c/a%25C5%259Fk.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/ask-icin-gerekli-malzemeler.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QARXc9eip7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-6052069923738142621</id><published>2012-01-30T12:29:00.001-08:00</published><updated>2012-01-30T12:29:04.962-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:29:04.962-08:00</app:edited><title>Kadınları çileden çıkaran 10 erkek davranışı</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VahcmyC5K-mrY6w83at-BAnOahY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VahcmyC5K-mrY6w83at-BAnOahY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VahcmyC5K-mrY6w83at-BAnOahY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VahcmyC5K-mrY6w83at-BAnOahY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://1.bp.blogspot.com/-B_Ic4LKzrMg/TqgajEd2qUI/AAAAAAAAAng/KcrwUiWgAQE/s1600/kad%25C4%25B1nerekke.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://1.bp.blogspot.com/-B_Ic4LKzrMg/TqgajEd2qUI/AAAAAAAAAng/KcrwUiWgAQE/s1600/kad%25C4%25B1nerekke.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Yapılan sosyolojik gözlem ve  araştırmalar, erkeklerin hangi hareketlerine kadınların tahammül edemediğini  ortaya çıkardı. İşte kadınların özellikle nefret ettikleri ve çileden  çıkmalarına neden oldukları erkek hareketlerinin top  10&amp;#8217;u&amp;#8230;&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Erkekler bir kadının çok konuşmasından, sürekli olarak  hemcinslerini eleştirmesinden, aşırı duygusal davranmalarından, alışveriş  bağımlısı olmalarından ve kıskançlık krizine girmelerinden nefret  ediyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ya kadınlar erkeklerin hangi hareketlerine tahammül edemiyor. Rus  Pravda sitesinin yaptığı ankete göre &amp;#8220;Kadınların nefret ettiği 10 kusurlu erkek  hareketi&amp;#8221; şunlar&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Bencillik&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Konuşmaya başlayınca kadının onu  dinlemesini ister. Ancak o karşısındaki kadını dinlemek zorunda değildir. Herkes  uyurken o müziğin sesini sonuna kadar açabilir. Ancak o uyurken kimsenin çıt  çıkarmaya hakkı yoktur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kirli bulaşıklar&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Yemek yedikten sonra  tabağını kaldırmaz ve bulaşıklara bir kez bile elini sürmez.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Eşinin  ailesini aşağılaması&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;En ufak bir kavgada eşinin ailesini gündeme getirir.  Genellikle onların bilgisiz olduğundan yakınır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kadınlar kötü  şofördür&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Hemen hemen bütün erkekler kadınların kötü şoför olduğunu  düşünür. Kendi hatalıysa bile karşısındaki kadın sürücüye  bağırır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Tembellik&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Eşi ya da sevgilisi kendisi gibi haftanın 6  günü çalışsa da o her zaman daha fazla yorulmuştur. Ev işlerine asla yardım  etmez.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yüksek sesle maç seyretmek&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Maç izlerken bütün dünya  durur. Evde başka biri yokmuş gibi televizyonun sesini sonuna kadar  açar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;İşinin her şeyden daha önemli olduğunu düşünür&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Her zaman  işinden bahseder ve en ufak bir sorun olduğunda işi için sizi ortada  bırakabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Patavatsızlık&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sizi başkalarının önünde bozma  alışkanlıkları vardır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Beceriksizlik&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;İş seyahatine çıktığınızda  aslan kesilir, ancak geri döndüğünüzde beceriksiz, yardıma muhtaç bir bebek gibi  davranırlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sözlerini tutmamaları&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sürekli konuşup vaatler  verirler ancak eyleme dönüştürmezler.&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-6052069923738142621?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/Re7c-PeKZRs" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/6052069923738142621/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/kadnlar-cileden-ckaran-10-erkek-davrans.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6052069923738142621?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/6052069923738142621?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/Re7c-PeKZRs/kadnlar-cileden-ckaran-10-erkek-davrans.html" title="Kadınları çileden çıkaran 10 erkek davranışı" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-B_Ic4LKzrMg/TqgajEd2qUI/AAAAAAAAAng/KcrwUiWgAQE/s72-c/kad%25C4%25B1nerekke.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/kadnlar-cileden-ckaran-10-erkek-davrans.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QHQ3g8eyp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-4277409467706268324</id><published>2012-01-30T12:28:00.007-08:00</published><updated>2012-01-30T12:28:52.673-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:28:52.673-08:00</app:edited><title>Kiloya değil yağ oranına bak!</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UpKD-tzYqOoa8lhLiSZZR-Ik9Ss/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UpKD-tzYqOoa8lhLiSZZR-Ik9Ss/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UpKD-tzYqOoa8lhLiSZZR-Ik9Ss/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/UpKD-tzYqOoa8lhLiSZZR-Ik9Ss/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://2.bp.blogspot.com/-DN1FXsF24c8/TqcZVMGcNUI/AAAAAAAAAnY/moiI1cisyY8/s1600/682068_detay.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://2.bp.blogspot.com/-DN1FXsF24c8/TqcZVMGcNUI/AAAAAAAAAnY/moiI1cisyY8/s1600/682068_detay.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Obezitede, vücut ağırlığı değil,  yağ oranındaki anormal artış tehlike sinyali veriyor&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ciddi bir  halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen ve başta diyabet, kanser, kalp krizi,  yüksek tansiyon ve inme gibi hastalıkların ortaya çıkmasında önemli olan  obezitede, vücut ağırlığı değil, yağ oranındaki anormal artış tehlike sinyali  veriyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Uzmanlar, yağın vücutta biriktiği yerin de önemli olduğu,  özellikle erkeklerde sıkça görülen karın bölgesindeki yağlanmanın risk taşıdığı  ve obezitenin çocukları da tehdit eder bir düzeye geldiği uyarısında  bulunuyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayla  Harmancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, obezitenin her geçen gün giderek  büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Obezitenin, genel  olarak vücuttaki yağ miktarının anormal şekilde artması olarak tanımlandığını  belirten Harmancı, sıklıkla vücuttaki yağ miktarındaki artışa paralel olarak  vücut ağırlığında da artış ortaya çıktığını ifade etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Harmancı,  obezitenin boy ve kilo dikkate alınarak ''vücut kitle indeksi'' adı verilen bir  formül ile değerlendirildiğini belirterek, ''Vücut kitle indeksinin ≥30 kg/m2  olması obezite olarak tanımlanmaktadır'' dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Söz konusu hesaplamanın  obezitenin tanısı için tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Harmancı,  ''Çünkü unutulmaması gereken konu, obezite vücut ağırlığının değil, vücuttaki  yağ miktarının anormal artışıdır'' diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Harmancı, yağların  vücudun farklı bölgelerinde biriktiğini ve biriktikleri bölgelere göre de klinik  önemlerinin değiştiğini ifade ederek, ''Örneğin, kadınlarda yağ birikimi  sıklıkla kalça ve basen bölgelerinde ortaya çıkmaktadır ve 'armut tipi' obezite  olarak adlandırılmaktadır. Erkeklerde ise yağ birikimi başlıca karın bölgesinde  ortaya çıkmakta ve 'elma tipi' obezite olarak isimlendirilmektedir. Her iki  durumda da vücut yağ oranı artmıştır'' dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;''Yapılan çalışmalar elma  tipi obezitenin daha ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını göstermektedir''  diyen Harmancı, bu nedenle obezite değerlendirilirken mutlaka bel çevresi  ölçümünün de yapılması gerektiğine dikkati çekti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL  OLMALI&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Harmancı, obezitenin genel olarak kişinin harcadığından daha fazla  enerji alımı sonucu ortaya çıkan bir bozukluk olduğunu söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu  dengenin bozulmasında çok farklı nedenlerin rol oynadığını dile getiren  Harmancı, bu nedenle obezite tedavisinin mutlaka kişiye özel olarak planlanması  ve farklı branşların işbirliği ile yapılması gerektiğini ifade  etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Harmancı, hastaların tedavi öncesinde mutlaka, altta yatan başka  bir hastalığının olup olmadığının belirlenebilmesi için bir endokrinoloji uzmanı  tarafından detaylı olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret  etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Obezitenin, ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğinin altını çizen  Harmancı, şunları kaydetti:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;''Diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, kalp  krizi, inme, safra kesesi hastalıkları, karaciğerde yağlanma, gastro-ösefagial  reflü, adet düzensizlikleri, uyku apnesi, psikolojik sorunlar, eklemlerle ilgili  hastalıklar ve bazı kanser türlerine neden olabildiğinden mutlaka tedavi  edilmesi gerekmektedir.''&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;10 ERİŞKİNDEN 4'Ü FAZLA  KİLOLU&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Harmancı, obezitenin Türkiye'de de giderek artış gösteren bir  hastalık olduğunu belirterek, şu bilgiyi verdi:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;''Ülkemizde son yapılan  araştırmalar göstermektedir ki 10 erişkinden 4'ü fazla kilolu, 3'ü ise obezdir.  Konunun bundan daha da üzücü ve endişe verici olan yanı ise obezitenin artık  çocukları tehdit ediyor olmasıdır. Yapılan araştırmalar, anne-babası obez olan  çocuklarda obezitenin daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bunda genetik  etkenlerin yanı sıra yaşam şekli ve beslenme alışkanlıkları da rol oynamaktadır.  Bu nedenle hem kendi hem de çocuklarımızın sağlığı için obezitenin mutlaka  tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğu gerçeği kavranmalı ve büyük bir  kararlılık ve azimle bu hastalıkla savaşılması gereklidir.''&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dünya  genelinde sağlık bakanlıklarının da obezite ile mücadeleye önem verdiğini ve  bunun için farkındalık projeleri hazırladığını belirten Harmancı, basın yayın  organlarının da konuya hassasiyet içinde yaklaştığını ifade  etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Harmancı, tüm bu çalışmaların dahi obezitenin kontrol altına  alınabilmesi henüz yeterli olmadığını bildirerek, bireysel olarak da herkesin  düzenli fiziksel aktiviteyi, sağlık beslenme alışkanlığını bir yaşam biçimi  haline getirmesi gerektiğini söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AA&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-4277409467706268324?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/XmlgeD6jxsE" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/4277409467706268324/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/kiloya-degil-yag-oranna-bak.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/4277409467706268324?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/4277409467706268324?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/XmlgeD6jxsE/kiloya-degil-yag-oranna-bak.html" title="Kiloya değil yağ oranına bak!" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/-DN1FXsF24c8/TqcZVMGcNUI/AAAAAAAAAnY/moiI1cisyY8/s72-c/682068_detay.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/kiloya-degil-yag-oranna-bak.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0QFSXY_eip7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-5718479461401386395</id><published>2012-01-30T12:28:00.005-08:00</published><updated>2012-01-30T12:28:38.842-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:28:38.842-08:00</app:edited><title>Meme kanseri hakkında yanlış bilinenler</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4WvJjN_fz-it9gYy2oPbZAWrhlA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4WvJjN_fz-it9gYy2oPbZAWrhlA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4WvJjN_fz-it9gYy2oPbZAWrhlA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/4WvJjN_fz-it9gYy2oPbZAWrhlA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://4.bp.blogspot.com/-jGHGJLGJP_0/TqcY7Dt0FHI/AAAAAAAAAnQ/kAhL5WOFiR8/s1600/682153_detay.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://4.bp.blogspot.com/-jGHGJLGJP_0/TqcY7Dt0FHI/AAAAAAAAAnQ/kAhL5WOFiR8/s1600/682153_detay.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Kanser çeşitleri arasında en sık  görülenlerin başında gelen ve hakkında en çok yorum yapılan hastalıklardan biri  meme kanseri&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Günümüz koşullarında bilgiye ulaşmanın kolaylığı  da meme kanseri hakkında bazı ön yargıların oluşmasına ve çelişkili bilgilerin  kulaktan kulağa yayılmasına neden olabiliyor. Kadınların korkulu rüyası meme  kanseri konusunda bir çok bilgi havada uçuşuyor! Ancak edinilen yanlış bilgiler,  hastaların eksik veya yanlış yönlendirilmesine yol açıyor. Meme kanseri  konusunda mutlaka hekim tavsiyesi alınması gerekir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Genel Cerrahi Uzmanı  Op. Dr. Güven Atasoy, doğru bilinen yanlışları anlatıyor&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Mememi  ben kontrol ediyorum, hiç şikayetim yok, doktora gitmem gerekmez.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Doğru:  Meme kanseri ancak şikayetler başlamadan yakalandığında çok kolaylıkla tedavi  edilebilmektedir. Memedeki bir kitle, ele gelecek bir hale gelmeden iki yıl önce  mamografi ile saptanabilir. Dolayısıyla hiç şikayet olmadan kontrole gitmek  hayat kurtarıcıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Ailemde meme kanseri yok bende de  olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Ailede meme kanseri olması, mevcut riski artırır ama meme  kanseri yüzde 85&amp;#8217;i bireysel faktörlerle ortaya çıkar. Hiçbir ek riski olmayan  normal bir kadın, zaten yüzde 12 meme kanseri olma riski  taşımaktadır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Ben doğum yaptım ve emzirdim, bende meme kanseri  olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Doğum yapmış ve emzirmiş olmak meme kanserini engellemez.  Ancak doğum yapmamış ve emzirmemiş kadınlarda mevcut risk bir miktar  yükselir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Menopozdan önce meme kanseri olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Meme  kanseri her yaşta görülebilir. Ancak 45- 55 yaşlar arası en sık görüldüğü  dönemdir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Erkekte meme kanseri olmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Erkekte de  meme kanseri görülebilir ama kadınlara göre daha düşük orandadır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ:  Ben meme kanserinden çok korkuyorum. Her iki mememi de aldırıp protez  koydurarakbu riskten kurtulmak istiyorum.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Bu tip ameliyat ancak  estetik amaçla yapılabilir. Çünkü cerrahi olarak meme başına ve derisine geride  bırakarak meme dokusunun tamamının alınması mümkün değildir.bu yöntemle meme  kanseri riski azaltılabilir ama tamamen ortadan kalkmaz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Mememde  çok sayıda kist var. Her seferinde bu kistleri aldırıp kanser riskinden  kurtuluyorum.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Meme kistleri çoğu kadında görülürler ve genellikle  kanser riski taşımazlar. Bu nedenle her gördüklerinde alınmaları gerekmez, takip  edilmeleri yeterlidir. Ancak çok büyüyüp ağrı yaptıklarında veya yapılarında  değişiklik olup kuşku uyandırdıklarında tanı amacıyla boşaltılmaları  gerekebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Doğum kontrol hapları meme kanseri  yapar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Uygun dozda ve uygun sürede doktor kontrolünde kullanılan  doğum kontrol hapları meme kanseri riskini artırmaz. ,&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Mememde  bir kitle var ve ağrımıyor, kanser oldum!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Kitlenin ağrıması ile  kanser olması arasında hiçbir bağlantı yoktur. Ancak memede ele gelen her doku  kitle demek değildir, her kitle kanser demek değildir. Her 10 meme kitlesinden  ancak 1-2 tanesi kanser tanısı almaktadır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Mememde akıntı oldu,  kanser oldum!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Her kadında memeden sıkmakla bir miktar akıntı  olabilir, bu kanser belirtisi değildir. Ancak kendiliğinden olan tek taraflı ve  kanlı akıntılar tehlike habercisidir ve incelenmesi gerekir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Çok  mamografi çektirmek kanser yapar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Mamografide verilen ışın dozu  çok düşüktür. Bir kadın 50 yıl boyunca her sene mamografi çektirirse, meme  dokusu ancak bir kez akciğer röntgeni çektirmek kadar ışın alır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ:  Genç yaşta mamografi çektirmek sakıncalıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Genç yaşta mamografi  çektirmenin sakıncası yoktur. Ancak 30 yaşın altındaki kadınlarda meme dokusunun  özelliğinden dolayı mamografi ile yeterli görüntü alınamadığından, genç yaşlarda  genellikle mamografi yerine ultrason tercih edilir. Radyoloji uzmanı gerek  gördüğünde her yaşta mamografi çekilebilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Çok sık meme  ultrasonu yaptırmak sakıncalıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Ultrason, anne karnındaki bebeğe  bile yapıla bilen zararsız bir tetkik yöntemidir ve hangi sıklıkta gerekiyorsa o  sıklıkla yapılabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Biyopsi yaptırmak kitlenin kanserleşmesine  yol açar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Biyopsi işlemi, bir kitlenin adının konması için en  güvenli yoldur ve kitlenin niteliğini değiştirmez. Zaten günümüzde biyopsiler  iğneyle yapılmaktadır ve kan vermek kadar kolay ve zahmetsiz bir  işlemdir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Kanserli bir kitlenin ameliyatla alınması kanserin  vücuda yayılmasına yol açar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Kanser vücuda yayılacaksa, kanserli  kitleden ayrılan hücreler yoluyla yayılır. Bu kitlenin alınması yayılmayı  engeller. Ancak kitlenin alınmasında geç kalınmış ise, ameliyattan önce vücuda  yayılmış hücreler, kitlenin kendisi alınsa bile bir süre sonra yeni kitleler  oluşturabilir. Bu durumun ameliyatla ilgisi yoktur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Bende meme  kanseri tespit edildi, mememi kaybedeceğim!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Günümüzdeki tanı ve  tedavi yöntemleri sayesinde, çok geç kalınmamışsa meme kanseri ameliyatlarında  memenin alınmasına gerek yoktur. Yalnızca kanserli dokunun alınmasıyla memeye  dokumadan tedavi tamamlanmaktadır. Gecikmiş olgularda ise, memenin tamamen  alınması gerekse bile, aynı seansta hastanın kendi dokularından veya hazır  protezler kullanarak aynı seansta hatanın alınan memesi yerine  konabilmektedir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;YANLIŞ: Meme kanseri ameliyatlarında koltuk altı lenf  bezleri tamamen alınır ve bu da kolun şişmesine, sakatlanmasına yol açar. Kolumu  artık eskisi gibi kullanamayacağım!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;DOĞRU: Günümüzde eğer tedavide çok  gecikilmemişse koltuk altı lenf bezlerinin alınmasına gerek yoktur. Çeşitli  işaretleme yöntemleri ile ameliyat sırasında lenf bezlerinin bir tanesi  işaretlenip alınarak incelenir ve eğer sorun yoksa diğer lenf bezlerine hiç  dokunulmaz. Diğer lenf bezlerinin alınması gerekse bile bu durum mutlaka kolun  şişmesi anlamına gelmez.&lt;BR&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-5718479461401386395?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/zGxigTdk9Eg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/5718479461401386395/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/meme-kanseri-hakknda-yanls-bilinenler.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/5718479461401386395?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/5718479461401386395?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/zGxigTdk9Eg/meme-kanseri-hakknda-yanls-bilinenler.html" title="Meme kanseri hakkında yanlış bilinenler" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/-jGHGJLGJP_0/TqcY7Dt0FHI/AAAAAAAAAnQ/kAhL5WOFiR8/s72-c/682153_detay.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/meme-kanseri-hakknda-yanls-bilinenler.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0UNR34zeip7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-8142406126047488563</id><published>2012-01-30T12:28:00.003-08:00</published><updated>2012-01-30T12:28:16.082-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:28:16.082-08:00</app:edited><title>Az su, yüksek kan şekeri!</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAI9ClgfaiiTlaZWB1JV1O29kfM/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAI9ClgfaiiTlaZWB1JV1O29kfM/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAI9ClgfaiiTlaZWB1JV1O29kfM/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/RAI9ClgfaiiTlaZWB1JV1O29kfM/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://1.bp.blogspot.com/-WQy7wGo0Dnc/TqcYQpKUCCI/AAAAAAAAAnI/uaWevNDkm2E/s1600/682450_detay.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://1.bp.blogspot.com/-WQy7wGo0Dnc/TqcYQpKUCCI/AAAAAAAAAnI/uaWevNDkm2E/s1600/682450_detay.jpg"&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN  style="COLOR: #cc0000" class=Apple-style-span&gt;Fransız bilimadamlarının yaptığı  araştırma az su tüketen kişilerde yüksek kan şekeri sorunu görülme oranının daha  yüksek olduğunu gösterdi&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Fransız ulusal araştırma kurumu  INSERM'den Lise Bankir başkanlığındaki bir grup Fransız bilimadamının yaptığı  araştırma, günde yaklaşık iki bardak veya daha az miktarda su tüketen  erişkinlerde yüksek kan şekeri sorununun görülme oranının daha yüksek olduğunu  ortaya koydu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kandaki şeker seviyeleri diyabet tanımına girecek oranda  yüksek olmayan kişiler tıpta, diyabet geçirme tehlikesi yüksek olan kişileri  tanımlamak için kullanılan ''diyabet öncesi'' grup olarak  adlandırılıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bilimadamları, yaşları 30 ile 65 arasında değişen 3615  erişkin Fransız üzerinde 9 yıllık bir devreyi kapsayan araştırmanın, su tüketimi  düşük olan kişilerde kan şekeri sorununa rastlandığını göstermekle beraber, daha  fazla su tüketmenin yüksek kan şekeri riskini azaltıp azaltmadığı konusuna  açıklık getirmediğine işaret etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Araştırmaya katılan kişiler arasında,  günde yarım litreden (yaklaşık 2 bardak) daha az su içtiğini belirten yaklaşık  yüzde 19'luk gruptan 565 kişide geçen 9 yıl içinde yüksek kan şekerine, 202 kişi  de ise tip 2 diyabet hastalığına rastlandı. Günde en az yarım litre su içtiğini  söyleyen kişilerde yüksek kan şekerine rastlanma oranı ise diğer gruptakilere  kıyasla yüzde 28 daha düşük çıktı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Araştırmacılar buna karşın  araştırmanın su tüketimi ile diyabet arasında güçlü bir istatistiki bağ olduğunu  ortaya koymadığına dikkati çekti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Araştırmada, yüksek kan seviyelerinin  kişilerin su yerine, kilo almaya ve kan şekeri seviyelerinin yükselmesine yol  açacak şekerli içecekleri tüketmesiyle açıklanabileceğini düşünen  araştırmacıların, kişilerdeki şekerli içeceklerle alkol tüketiminin yanı sıra bu  kişilerin araştırmanın başındaki vücut ağırlıkları, beyan ettikleri egzersiz  seviyeleri ve diğer sağlık faktörlerini de dikkate almalarına rağmen az su  tüketimi ile yüksek kan şekeri seviyeleri arasında belirlenen bağlantıda bir  değişiklik gözlenmediği bildirildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Biyoloji bilimine dayalı olarak, su  tüketimiyle kan şekerinin yükselmesi arasında bir bağ bulunmasının akla yakın  olduğunu belirten Bankir, vücutta su tutulmasını düzenleyen, hipofiz arka  bezinin salgıladığı bir hormon olan antidiüretik adı da verilen vazopresin  hormonunun az su tüketimiyle kandaki şeker oranlarının yükselmesi arasındaki  bağı açıklayabileceğini kaydetti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Susuz kalınması durumunda vazopresin  seviyelerinin artmasının böbreklerin vücuttaki suyu tutmasına yol açtığını  anlatan Bankir, yaptıkları araştırmanın vazopresin hormonunun seviyesinin  yükselmesinin aynı zamanda kan şekeri oranlarını da artırdığını gösterdiğine  dikkati çekti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunun vücutta glukoz (şeker) üretiminden sorumlu  karaciğerde vazopresin reseptörlerinin bulunmasıyla açıklanabileceğini anlatan  Bankir, bir araştırmada vücutlarına vazopresin hormonu şırınga edilen sağlıklı  kişilerin kan şekerlerinde geçici ani artışlar meydana geldiğinin  gözlemlendiğini belirtti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bankir, ''Araştırmadaki bulgularımızla  bağlantılı neden-sonuç ilişkisine açıklık getirebilecek iyi tezler var ancak bu  bir kanıt değil'' dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AA &lt;BR&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-8142406126047488563?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/rOuL8R7TAOo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/8142406126047488563/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/az-su-yuksek-kan-sekeri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/8142406126047488563?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/8142406126047488563?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/rOuL8R7TAOo/az-su-yuksek-kan-sekeri.html" title="Az su, yüksek kan şekeri!" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/-WQy7wGo0Dnc/TqcYQpKUCCI/AAAAAAAAAnI/uaWevNDkm2E/s72-c/682450_detay.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/az-su-yuksek-kan-sekeri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0UMQXk7fCp7ImA9WhRUGUg.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-7425314310070987307.post-1192447794652103382</id><published>2012-01-30T12:28:00.001-08:00</published><updated>2012-01-30T12:28:00.704-08:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2012-01-30T12:28:00.704-08:00</app:edited><title>Kadınların zevk noktaları</title><content type="html">
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/R5MGDGAVUtG_eFy-f-0SlljQPBI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/R5MGDGAVUtG_eFy-f-0SlljQPBI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/R5MGDGAVUtG_eFy-f-0SlljQPBI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/R5MGDGAVUtG_eFy-f-0SlljQPBI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: left; CLEAR: left; MARGIN-RIGHT: 1em"  href="http://3.bp.blogspot.com/-mYj1Snd5eTw/TqcWcjzVcnI/AAAAAAAAAm4/16p7ncnHZko/s1600/kad%25C4%25B1nz.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-mYj1Snd5eTw/TqcWcjzVcnI/AAAAAAAAAm4/16p7ncnHZko/s320/kad%25C4%25B1nz.jpg"  width=266 height=320&gt;&lt;/A&gt;&lt;B&gt;&lt;SPAN style="COLOR: #cc0000"  class=Apple-style-span&gt;Vücudunuzdaki haz noktalarını ne kadar iyi bilirseniz  partnerinize de o noktaları keşfetmesi için yol göstermeniz  kolaylaşır!&lt;/SPAN&gt;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Seksten daha fazla haz almak istiyorsanız,  erkeğinizi zevk noktalarınıza doğru sürüklemekten utanmamalısınız. Yönünü  şaşırmış ellerine yol göstererek ya da kulağına hafifçe fısıldayarak sizi  zevkten uçuracak bölgeleri keşfetmesine fırsat verin. Ya da en iyisi siz bu  yazıyı partnerinizle de paylaşın!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sıkı durun! Şimdi kadın bedeninde hızlı  ve &amp;#8216;hazlı&amp;#8217; bir yolculuğa çıkıyoruz! Kadınların zevk noktalarını ve hassas  bölgelerini açıklıyoruz!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Beyin&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Artık hepimiz biliyoruz ki zevk  almaya önce beynimizle başlıyoruz. Beynimiz sekse ne kadar hazırsa vücudumuz da  o kadar istekli oluyor. Dolayısıyla şehvet dolu bakışlar, sekse davet eden ama  asla kaba olmayan tatlı sözler beyni seks düşünmeye sevk  ediyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Saçlar&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kadınların saçları dokunulmaya ve okşanmaya  fazlasıyla duyarlıdır. Pudra.com&amp;#8217;un sevgili erkek okurları, yumuşak hareketlerle  dokunup, kokusunu içine çektiğiniz, sıcak nefesinizi hissettirecek kadar yakın  olduğunuz saçlarla bir kadını baştan  çıkarabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Boyun&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kadınlar boyunlarının öpülmesinden  zevk alırlar. Ön sevişme esnasında yumuşak öpücükler ve dili kullanarak kurulan  temas, sevişmenin ateşli anlarında şiddetini daha da artırabilir. Ama  zamanlamaya dikkat etmek gerekir. Sevişmeye başlar başlamaz, daha moda  girememişken ıslaklığın ve emiciliğin dozunu fazla artıran erkekler, ne yazık ki  kadına zevk verme konusunda başarısız olmaya mahkumdurlar. Ayrıca iz bırakmadan  haz vermek de önemli&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Sırt&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Sırt, sevişmede erkeğin en son  aklına gelen bölge olmasına rağmen aslında kadınların en çok tahrik oldukları  bölgelerin başında gelir. Sırt masajıyla başlayan, sonra tahrik edici okşayışlar  ve öpücüklerle devam eden tensel temas, iyi bir ön sevişme  yöntemidir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Dudak&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Erkekler, dikkat! Kadınlar, dudaklarına  parmak uçlarıyla dokunmayı bilen erkeklere tam not veriyor. Tabii sadece parmak  dokunuşlarıyla yetinmek olmaz. Ön sevişme esnasında hafif dudak dokunuşları,  seksin ısısını iyice artırdığı anlarda şehvetli öpüşmeyi bilen erkekler  kazanır!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Göğüs uçları&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;A  style="MARGIN-BOTTOM: 1em; FLOAT: right; MARGIN-LEFT: 1em; CLEAR: right"  href="http://3.bp.blogspot.com/-CArBMAs06NM/TqcWj3bssaI/AAAAAAAAAnA/8gf83L-7HP4/s1600/kadinlarin_zevk.jpg"  imageanchor="1"&gt;&lt;IMG border=0  src="http://3.bp.blogspot.com/-CArBMAs06NM/TqcWj3bssaI/AAAAAAAAAnA/8gf83L-7HP4/s200/kadinlarin_zevk.jpg"  width=166 height=200&gt;&lt;/A&gt;Meme uçları, kredisi sonsuz olan haz noktalarıdır.  Gerek ön sevişmede gerekse de orgazm anında kadınını hazzın doruklarına  ulaştırmak isteyen erkekler için meme uçlarına temas etmek çok önemlidir.  Oldukça hassas olan meme uçları, belirgin hale geldiğinde, kadın çoktan tahrik  olmuş demektir!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;U noktası&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;İdrar yolunun tıp dilindeki adı olan  uretradan adını alan U noktası, idrar yolu girişinin iki yanında bulunan duyarlı  doku parçalarıdır. Vajina girişinin hemen üst kısmında yer alan bu nokta,  dokunulduğunda kadınların bir kısmına zevk verir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;G  noktası&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yeri hakkında değişik iddialar olsa da bu noktaya adının baş  harfini veren Dr. Grafenberg&amp;#8217;e göre, vajinanın ön üst duvarında, girişten  sonraki yolun 1/3&amp;#8217;lük kısmının sonunda (girişten yaklaşık 4 cm sonra) kadının  prostat bezine temas etmenin mümkün olduğu  bölgedir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Popo&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kadınlar popolarına dokunulmasından çok  hoşlanırlar. Hafif bir masaj, sevişmeyi başlatmak için iyi bir yoldur.  Sevişmenin ilerleyen zamanlarında, kalçaların sıkılması, orgazm hazzını da  doruklara taşımaya yardımcı olur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A  href="http://www.pudra.com/ask-iliskiler/cinsellik/kadinlarin-zevk-noktalari-2068.htm"&gt;Kaynak:  pudra&lt;/A&gt;&lt;BR&gt; &lt;DIV&gt;&amp;nbsp;&lt;/DIV&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7425314310070987307-1192447794652103382?l=kadincadergi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KadncaDergi/~4/9WeDM42Wuwg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://kadincadergi.blogspot.com/feeds/1192447794652103382/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/kadnlarn-zevk-noktalar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1192447794652103382?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/7425314310070987307/posts/default/1192447794652103382?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KadncaDergi/~3/9WeDM42Wuwg/kadnlarn-zevk-noktalar.html" title="Kadınların zevk noktaları" /><author><name>NetWork Grup</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06983277197845408251</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel="http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail" width="32" height="32" src="http://3.bp.blogspot.com/_EjcUW8xBBEs/TTDno6G5vyI/AAAAAAAAGms/Sui5ux6tmLE/S220/NWFavicon.bmp" /></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/-mYj1Snd5eTw/TqcWcjzVcnI/AAAAAAAAAm4/16p7ncnHZko/s72-c/kad%25C4%25B1nz.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://kadincadergi.blogspot.com/2012/01/kadnlarn-zevk-noktalar.html</feedburner:origLink></entry></feed>

