<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2enclosuresfull.xsl" type="text/xsl" media="screen"?><?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css" media="screen"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>KendiniGelistir.Com</title>
	
	<link>http://www.kendinigelistir.com</link>
	<description>Kişisel Gelişimin Anahtarı!</description>
	<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 16:39:29 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<media:copyright>KendiniGelistir.COM - Kisisel Gelisimin Anahtari!</media:copyright><media:thumbnail url="http://www.kendinigelistir.com/resimler/hakkimizda.jpg" /><media:keywords>kisisel,gelisim,kisisel,gelisim</media:keywords><media:category scheme="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd">Society &amp; Culture</media:category><itunes:owner><itunes:email>bilgi@kendinigelistir.com</itunes:email><itunes:name>Özgür ?AH?N</itunes:name></itunes:owner><itunes:author>Özgür ?AH?N</itunes:author><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:image href="http://www.kendinigelistir.com/resimler/hakkimizda.jpg" /><itunes:keywords>kisisel,gelisim,kisisel,gelisim</itunes:keywords><itunes:subtitle>Ki?isel Geli?imin Anahtar?!</itunes:subtitle><itunes:summary>Ki?isel geli?im</itunes:summary><itunes:category text="Society &amp; Culture" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/Kendinigelistircom" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Aydınlığa doğru koşmak!</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/337220972/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/aydinliga-dogru-kosmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 16:39:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Geliştiren Hikayeler]]></category>

		<category><![CDATA[aydinlik]]></category>

		<category><![CDATA[hikaye]]></category>

		<category><![CDATA[kosmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=663</guid>
		<description><![CDATA[Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu, düşmüş işte.
Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı, belki üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprak da biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.
Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/esekbuya.gif" alt="Eşek düşerse" width="150" height="122" />Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu, düşmüş işte.</p>
<p>Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı, belki üzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprak da biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.<span id="more-663"></span></p>
<p>Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, anırdı yani. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melül mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı. Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı. Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.</p>
<p>Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi. Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı.</p>
<p>Hayat bazen çok acıdır, sanki bütün dünya üzerimize geliyor gibi hissederiz. Tutunduğumuz her dal kopar. Her şeyin aksi gittiğine inanırız.  İşte kendimizi bıraktığımız o an, hayat üzerimizi adeta toprakla örter. Baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, silkinmek ve kurtulmaktır. Aydınlığa doğru koşmaktır. Kör kuyuda olsak bile&#8230;.</p>
<p>Sevgiler<br />
<strong>Tülay Bilin</strong><br />
<a href="mailto:tulayb18@gmail.com">tulayb18@gmail.com</a></p>
<blockquote><p><strong>Tülay Bilin kimdir?<br />
</strong>Tülay Bilin çok uzun yıllar Hürriyet Gazetesinde çalıştıktan sonra, Nisan 2006‘ya kadar Dünya Gazetesinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştı. Uzun yıllardır kişisel gelişim konusunda aldığı eğitimleri 10 yıldır profesyonel olarak çevresiyle paylaşmaktadır. Şirketlere verdiği eğitimler devam etmektedir. Ayrıca kişisel olarak sorunlarını çözmekte zorlananlar için de yüz yüze görüşmeler yapmaktadır. 2 yıl haftada bir gün radyo programı yapmıştır.</p></blockquote>
<p> </p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/337220972" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/aydinliga-dogru-kosmak/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/aydinliga-dogru-kosmak/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Hayat bir çocuğa nasıl anlatılmalı?</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/336829173/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/hayat-bir-cocuga-nasil-anlatilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 07:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Başarı Yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[nasıl anlatilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, ´Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum´ dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:
 
&#8220;Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ´insan yetiştirmek´ olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak. Neye zaman harcarsan onun karşılığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/dogruyolagitmek.gif" alt="Hayat nasıl anlatılır" width="150" height="122" />Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, ´Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum´ dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı, anlatmaya başladım:<br />
 <br />
&#8220;Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ´insan yetiştirmek´ olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak.<span id="more-662"></span> Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın. Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını&#8230;<br />
 <br />
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden ´neden ben değil de o ?´ demeden&#8230;<br />
 <br />
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu.<br />
 <br />
Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret.<br />
Kitaplardan keyif almasını.<br />
Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını ama okumayı sevmesini öğret ona. Elbet er ya da geç alacaksın biliyorum, ama mümkün olduğunca geç al ona bilgisayarı. Ona kendisi ile kalacağı sakin zamanlar ver, sıkılmayı öğret ona, sıkılıp ta kendini yönlendirmeyi bulmasını.<br />
 <br />
Doğaya götür onu, hayvanlardan korkmaması gerektiğini öğret. Arıların bizi sokmasından çok, nasıl bal yaptığını anlat. Doğanın kendi içindeki gizemini bulmasına yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak kokusundan keyif almasını sağla.<br />
Soğuk kış gecesinde ateş yakmayı öğret, belki büyüdüğünde bir gece sevgilisine ateş yakar ve belki binlerce yıldızın altında birbirlerine sarılırlar, bunu öğretmemiş diğer sevgililerin aksine&#8230;<br />
 <br />
Şartlar çok zor olsa da yalan söylememesi gerektiğini öğret ona. Kazandığı elli milyonun piyangodan çıkan beş yüz milyardan çok daha keyifli olduğunu öğret. Alın terine saygıyı öğret ona.<br />
 <br />
Aşk acısı çekmenin hiç âşık olmamaktan daha güzel bir duygu olduğunu öğret. Kendi doğruları üzerinden kimsenin onu yargılamasına izin vermemesi gerektiğini öğret, başkalarını da kendi doğruları üzerinden yargılamamayı&#8230;<br />
 <br />
Bunun başkalarını dinlememek olduğunu değil, söylenenleri kendi eleğinden geçirmesi gerektiğini öğret.<br />
Kendi fikirlerine inanmanın güzelliklerini anlat. Hayatı sorgulamayı öğret ona&#8230;<br />
 <br />
Bilginin en büyük güç olduğunu öğret. Yapabilirse bunu en büyük fiyata satmasını, ama kalbini ve ruhunu kendisine saklaması gerektiğini öğret. Haklı olduğu konuda sonuna kadar diretmesini öğret ve haklıyken dik durmasını.<br />
 <br />
Günün birinde yaptıkları değil yapmadıkları için pişmanlık duyabileceğini öğret.<br />
 <br />
Basit yaşaması gerektiğini öğret ona, çay içmekten keyif almayı&#8230;<br />
´İstemiyorum´,´hayır´ demeyi öğret ona, istediğinde ise ´istiyorum´ demeyi.<br />
 <br />
Sevdiğinde ise´seni seviyorum´ diyebilmeyi öğret ona. Bir kot pantolon ve tişörtle üniversiteyi bitirmeyi öğret ona. Temiz kokmasını&#8230;<br />
 <br />
Sorgusuz sevmeyi&#8230; El yazısı ile notlar yazmayı&#8230; Lafı dolandırmamayı&#8230; Sevdiklerinin hiçbir zaman çantada keklik olmadığını, dostluğa yatırım yapması gerektiğini, kıymetini bilmeyenlerden uzaklaşmasını öğret ona. Müziği sevmesini, sporla barışık yaşamasını.<br />
 <br />
İşlerin hiçbir zaman bitmediğini söyle ona, en yoğun zamanda bile kendine vakit ayırması gerektiğini öğret&#8230; Ama en çok da kendini sevmesini öğret&#8230; Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyeceğini&#8230; Kendine çiçek almazsa kimseden çiçek beklememesi gerektiğini&#8230; Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin onun için yemek hazırlamayacağını&#8230; Hayatta her şeyden çok kendisinin önemli olduğunu öğret ona&#8230;<br />
 </p>
<p><strong>Aylin Kotil</strong></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/336829173" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/hayat-bir-cocuga-nasil-anlatilmali/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/hayat-bir-cocuga-nasil-anlatilmali/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>İşte en çok kazandıracak ve geleceği olan meslekler…</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/334833405/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/iste-en-cok-kazandiracak-ve-gelecegi-olan-meslekler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 06:14:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bir de bunlar var!]]></category>

		<category><![CDATA[gelecegi olan meslekler]]></category>

		<category><![CDATA[kazandıran meslekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=661</guid>
		<description><![CDATA[Milyonlarca gencin kaderini belirleyecek üniversite sınavı için geri sayım başladı. Gençler, Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, İstanbul, Ankara gibi üniversitelerin mühendislik, işletme, hukuk ve tıp gibi bölümleri için &#8221;hayatlarının sınavını&#8221; verecek. Binlerce genç arasından sıyrılmayı başaranların yanı sıra aynı bölümler için bekleyip gelecek yıllarda denemeye devam edenler de olacak. Amaç ise hayallerinin mesleğine kavuşmak! 
İşte bu &#8220;hayallerinin mesleği&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/kararverirken.gif" alt="meslek grupları" width="150" height="122" />Milyonlarca gencin kaderini belirleyecek üniversite sınavı için geri sayım başladı. Gençler, Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, İstanbul, Ankara gibi üniversitelerin mühendislik, işletme, hukuk ve tıp gibi bölümleri için &#8221;hayatlarının sınavını&#8221; verecek. Binlerce genç arasından sıyrılmayı başaranların yanı sıra aynı bölümler için bekleyip gelecek yıllarda denemeye devam edenler de olacak. Amaç ise hayallerinin mesleğine kavuşmak!<span id="more-661"></span> </p>
<p>İşte bu &#8220;hayallerinin mesleği&#8221; denen kavram çok kritik. Bazı mesleklerin neye göre cazip olduğu çok belirsiz. Gençlerin ne kadarı, bu seçimi yaparken dünyada ve ülkemizde gelişecek sektörleri göz önünde bulunduruyor ve bugün hiç tanınmayan ama yakın gelecekte büyük potansiyele sahip alanlara yöneliyor?</p>
<p><strong>Savunma ve güvenlik</strong></p>
<p>Oysa küreselleşme ve teknolojik gelişmelerde yaşanan hızlı değişime paralel olarak ekonomi, iş dünyası ve sektörler de gelişiyor ve yeni iş sahaları ve uzmanlık alanları ortaya çıkıyor. Değişim süreci ile her dönemde yeni pozisyonlara ve değişimi yakalayabilen uzman insan gücüne ihtiyaç da giderek artıyor.</p>
<p>Avrupa ve ABD&#8221;de gençlerin yaptığı meslek tercihlerinin, şirketlerin piyasa değerleri ve yeni teknolojilerle orantılı olduğu görülüyor. Yavaş yavaş bu eğilim ülkemiz gençlerinde de gözlenmeye başlandı. Gençler artık teknolojinin ve küreselleşmenin kendilerine sunduğu fırsatlardan yararlanmak istiyor ve gelecekte para kazanacakları meslek seçimini de bu yönde yapıyor.</p>
<p><strong>Yeni ekonominin fırsatları</strong></p>
<p>Türkiye&#8221;nin önde gelen beyin avcısı firmalarından Data Expert İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanlığı, hazırladığı geniş kapsamlı bir raporla geleceğin mesleklerini sıraladı. Şirket sadece gelecekte favori olacak meslekleri tanımlamakla kaldı, en çok hangi meslek dallarının para kazandıracağı konusunda da gençler için önemli bir rehber hazırladı.</p>
<p>Data Expert&#8221;in genel müdürü Hasan Altunkaya, &#8220;Bu raporun içeriği, ODTÜ, İTÜ, Galatasaray Üniversitesi, Harvard ve Yale Üniversitesi&#8221;nden ve yedi sanayileşmiş ülkenin planlama teşkilatlarından alınan bilgiler ışığında oluşturuldu. Dolayısıyla sadece yakın gelecekte değil uzun vadede yükselecek sektörler hangileri ve bu sektörlerin yaratacağı iş kolları neler, bu araştırmada somut bir şekilde ortaya çıkıyor&#8221; diyor.</p>
<p>Gelecek 20 yılda öne çıkacak olan mesleklerin hangileri olduğuna gelince&#8230; Bu mesleklerin ne olacağını daha çok yıldızı parlayacak sektörler belirliyor. Data Expert&#8221;in raporuna göre gelecekte başta enerji olmak üzere savunma teknolojileri ve güvenlik öne çıkacak. Telekomünikasyon, bilişim sistemleri ve teknoloji, eğitim, perakendecilik, uluslararası taşımacılık ve lojistik, danışmanlık, sağlık hizmetleri, çevre ve bireysel yatırım alanında finans olmak üzere sıralanan bu sektörler sadece ülkemizde değil dünyada da yükselişe geçen alanlar olacak.</p>
<p><strong>Sektörel eğilimler</strong></p>
<p>Önümüzdeki yıllarda, gıda sektöründe mühendislere olan ihtiyaç hızla artacak. Tüketicinin teknolojik gelişmelere yönelik talepleri bu sektörleri de etkileyecek. Geçmişte, gıda sektörü çok fazla teknoloji gerektiren bir sektör değildi. Ancak bugün tüketiciler, hijyen standartları yüksek ortamlarda üretilmiş sağlıklı ürünlerini talep ediyor.</p>
<p>Bu gelişmeler, ileriki yıllarda kolay yemek tüketimini artıracak ve üçüncü nesil tarım ürünlerinin artışını beraberinde getirecek. Gelecekte, finans ve sigorta sektörünün hayat ve sağlık sigortası boyutunda, Avrupa Birliği sürecinde önem kazanacağı diğer beklentiler arasında&#8230;</p>
<p>Bilgi teknolojileri ise önümüzdeki yıllarda, Türkiye, AB ülkeleri ve ABD&#8221;de yeni eleman istihdamına ihtiyaç duyulan sektörler arasında olmaya devam edecek. Tüm dünya ülkeleri, gelişen yeni teknolojik çalışmalar ve özellikle uzay biliminde alınan yeni yollarla birlikte, uzaya yolculuğu ilgi alanı olarak benimsenecek. Değişim gösteren ve tüketici talepleri doğrultusunda şekillenen bir diğer sektör de perakendecilik. Bu alanda hizmetin kalitesi ön plana çıkarken; firmaların başarısında hız ve müşteri memnuniyeti de giderek artan bir şekilde sektörde belirleyici rol oynayacak.</p>
<p>Araştırma sonuçlarına göre sağlık alanında yıldızı parlayacak sektörler arasında; estetik cerrahi, psikiyatri, diyetisyenlik, koruyucu aile hekimliği de popüler olacak. Teknoloji sahasında ise evlerde bilgiye erişme ürünleri ön plana çıkarken (ses, görüntü ve veri ); bilgiyi kullanma ürünleri (bilgisayar, TV, telefon) yükselen alanlar arasında yer alacak. İletişim dünyası multimedya, bilgisayar ve telekomünikasyonun ürünlerinin birleşiminden oluşacak.</p>
<p>Gelecek yüzyılda, teknoloji değil, onu kullanan ön plana çıkacağı için teknolojik gelişim bu yönde bir yapılanma gerçekleştirecek. Digital yayın devrimi ile digital yayınların avantajlarının sergilenebileceği ürünler öne çıkacak. Televizyon sadece tek yönlü bir cihaz olmaktan çıkarak insanların bilgiye ve yeni ürünlere ulaşmalarını sağlayan bir aygıt durumuna gelecek.</p>
<p><strong>En Çok Tercih Edilecek Meslekler</strong></p>
<p>Koruyucu hekimlik, sağlık yönetimi Savunma kaynakları yönetimi Ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri mühendisliği Danışmanlık, insan geliştirme ve psikoloji Enformatik Bioteknoloji Perakende sektöründe yöneticilik Finans (bireysel) Gezegen bilimleri ve yer bilimleri Elektronik güvenlik yöneticiliği Bilgi yönetimi yöneticiliği Gıda beslenme ve diyetisyenlik Çevre siyaseti bilimleri</p>
<p><strong>Geleceğın Sektörleri</strong></p>
<p>Enerji Savunma teknolojileri ve güvenlik Telekomünikasyon Bilişim sistemleri ve teknoloji Eğitim Perakendecilik Uluslararası taşımacılık lojistik Danışmanlık Sağlık ve hizmetleri Çevre Finans (bireysel, bireysel yatırım)</p>
<p><strong>En Çok Kazandıracak Meslekler</strong></p>
<p>Elektronik ve haberleşme mühendisliği Bilgisayar bilimleri mühendisliği Endüstriyel tasarım Teknoloji geliştirme, ürün geliştirme, Ar-Ge) Genetik bilimleri mühendisliği Vergi mühendisliği Malzeme mühendisliği İşletme Uluslararası hukuk Uluslararası ilişkiler Gayrimenkul hizmetleri ve yönetimi<br />
<em><strong>Kaynak :</strong> Sabah Gazetesi</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/334833405" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/iste-en-cok-kazandiracak-ve-gelecegi-olan-meslekler/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/iste-en-cok-kazandiracak-ve-gelecegi-olan-meslekler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Rusça öğrenmek zor mu?</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/334825916/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/rusca-ogrenmek-zor-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 06:03:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yabancı Dil Bilgisi]]></category>

		<category><![CDATA[ogrenmek]]></category>

		<category><![CDATA[rusca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[Hem evet hem hayır. İngilizce ile kıyaslanınca, Rusça başlangıçta size çok zor gelebilir, ama bir defa Rusça alfabeyi ve temel gramer kurallarını öğrenirseniz Rusça öğrenmek zevkli bir hale gelmektedir.
Rusça dili, Doğu Slav Dilleri grubuna aittir Ukraynaca gibi. Diğer Slav dilleri olan Lehçe, Çekçe, Sırpça ve Bulgarca ile aynı proto-Slav dilinden türemiştir.
Rusça, Türkçe´ye hem çok benzer hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/konusanadamlar.gif" alt="Rusca ogrenmek" width="150" height="122" />Hem evet hem hayır. İngilizce ile kıyaslanınca, Rusça başlangıçta size çok zor gelebilir, ama bir defa Rusça alfabeyi ve temel gramer kurallarını öğrenirseniz Rusça öğrenmek zevkli bir hale gelmektedir.</p>
<p>Rusça dili, Doğu Slav Dilleri grubuna aittir Ukraynaca gibi. Diğer Slav dilleri olan<span id="more-660"></span> Lehçe, Çekçe, Sırpça ve Bulgarca ile aynı proto-Slav dilinden türemiştir.</p>
<p>Rusça, Türkçe´ye hem çok benzer hem de hiç benzemez. Rusça´da her kelimenin 10 farklı çekimi var dersek abartmış olmayız. Örneğin, рука (el) kelimesi - руку, руки, рукой, руках, руками, рукам, рук, руке, vb. gibi cümledeki yerine göre çekime uğrar. Rusça dilinin en zor bölümü vurgudur. Bir kelimenin vurgusu çekimine göre yer değiştirir. Örneğin, руки kelimesi ismin -in halinde çekilmiş ise, vurgu sondadır (rukii). Bu kelime aynı zamanda Rusça рука kelimesinin çoğuludur (eller). Bu durumda vurgu baştadır (ruuki).</p>
<p>Rusça Öğrenme konusunda başarılı olabilmeniz için 2 altın kural var:</p>
<p>1. Rusça Temel Dilbilgisi kurallarını çok iyi öğrenmelisiniz. Özellikle, Rusça Dilbilgisinde Padej adı verilen isimlerin çekim hallerini bir ´amatör dilbilimci´ seviyesinde öğrenmeniz ve pratikte kullanabilmeniz gerekmektedir. Bu kuralları öğrenmezseniz, Rusça konuşamazsınız. Maalesef, Rusça, İngilizce gibi kolay ezberlenen bir dil değildir.</p>
<p>2. Rusça Kursu seçiminde çok dikkatli olmalısınız. Rusça, en iyi bir Rustan öğrenilmez çünkü bir Rus her ne kadar çat pat Türkçe konuşmayı öğrenmiş olsa da Türkçe ve Rusça gramer kurallarını bilmez. Kulaktan dolma Rusça öğrenmek Rusça bilmek değildir. Herkes 1 saat içinde 10 Rusça kelimeyi çok güzel ezberleyebilir. Rusya´da yaşayan bir Türk, bir yıl içinde 300-400 kelime ile kafa göz yararak konuşabilir. Maalesef Rusça öğrenmek bu kadar kolay değildir. Bu yüzden, gideceğiniz Rusça Kursu size Rusça´yı gerçekten öğretebilmelidir. Rusça eğitmen hem Türkçe hem de Rusça dillerini çok iyi bilmelidir ve bu işin üst düzeyde eğitimini almış olmalıdır.</p>
<p>Rusça öğrenme serüveninizde ayrıca şu noktaları göz önünde tutmanızda fayda vardır:</p>
<p>1. Kendi kendine Rusça öğrenen birisi şimdiye kadar görülmemiştir.</p>
<p>Piyasada satılan hiçbir Rusça Dilbilgisi kitabına ve diğer eğitim materyallerine çalışarak Rusça öğrenemezsiniz! Rusça Dilbilgisi Kitapları, bir Rusça Kursuna devam ederken kullanılabilecek destek materyalleridir ancak. Çünkü Rusça Eğitim Kitapları, size tek başına neyi nasıl öğrenmeniz gerektiğini, konunun püf noktalarını ve Rusça dilbilgisinin inceliklerini öğretemez.</p>
<p>2. Rusça öğrenmek sizi korkutmasın. Rusça öğrenmek sizi korkutursa, bilinçaltınız Rusça öğrenmenize engel olacaktır. Yaptığınız işi sevmelisiniz. Yani Rusça´yı sevmelisiniz. İngilizce Philology kelimesinden gelen Filoloji, yani Dilbilim kelimesinin açılımı şöyledir: philo sevmek, logy ise mantık, araştırma, inceleme ve bilim demektir. Yani Dilbilim - mantığı, araştırmayı, incelemeyi ve bilimi sevmek demektir. Bu yüzden, Rusça öğrenme niyetinizde kesinlikle başarılı olmak istiyorsanız, size işinin ehli bir Rusça dilbilimci ile çalışmanızı öneriyorum.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kaynak :</strong> Ruscaonline</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/334825916" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/rusca-ogrenmek-zor-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/rusca-ogrenmek-zor-mu/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>İşte ünlü patronlar ve hobileri!</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/331448551/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/iste-unlu-patronlar-ve-hobileri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 06:00:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bunları Biliyor musunuz?]]></category>

		<category><![CDATA[hobi]]></category>

		<category><![CDATA[ünlü patronlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=659</guid>
		<description><![CDATA[Cem Yılmaz otomobil topluyor, Kayahan gitar. Mehmet Aslantuğ teknesinden inmiyor, Mustafa Koç planörden. Cem Boyner fotoğraf çekerken, Hüsnü Şenlendirici balık tutarken, Toprak Sergen tangoda kafasını dinliyor. II. Abdülhamid sandalye yaparmış, Yavuz Sultan Selim kuyum işleri, Fatih Sultan Mehmet bahçıvanlık. Sanıldığının aksine hobiler zaman geçirmek için icat edilmiş boş meşgaleler değil. Bir ya da birkaçıyla uğraşarak yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/isfirsatlari.gif" alt="unlu patronlar ve hobileri" width="150" height="122" />Cem Yılmaz otomobil topluyor, Kayahan gitar. Mehmet Aslantuğ teknesinden inmiyor, Mustafa Koç planörden. Cem Boyner fotoğraf çekerken, Hüsnü Şenlendirici balık tutarken, Toprak Sergen tangoda kafasını dinliyor. II. Abdülhamid sandalye yaparmış, Yavuz Sultan Selim kuyum işleri, Fatih Sultan Mehmet bahçıvanlık. Sanıldığının aksine hobiler zaman geçirmek için icat edilmiş boş meşgaleler değil. Bir ya da birkaçıyla uğraşarak<span id="more-659"></span> yeni bir çevre edinmek, yeni insanlarla tanışmak hatta imajınızı yenilemek bile mümkün.</p>
<p>Evcimen, cana yakın ama temposuz</p>
<p><strong>FOTOĞRAF - Cem Boyner modeli</strong></p>
<p>25 ünlü kadın tarafından Türkiye’nin en çekici erkeği ilan edilen işadamı Cem Boyner, lise yıllarından beni amatör olarak fotoğraf çekiyor. Fethiye, Bodrum, Datça, Filipinler ve Endonezya’da çektiği fotoğrafları Sualtı adlı sergisinde topladı. Şimdilerde çoğunlukla insan çekiyor ama izin almadan deklanşöre basmıyor.</p>
<p>Sabırlı, sakinama başına buyruk</p>
<p><strong>BALIKAVI - Hüsnü Şenlendirici modeli</strong></p>
<p>Ünlü klarnetçi Bebek sahilindeki bankında battaniyesiyle sabahlarken, defalarca paparazzilere yakalandı. Eşi Nazire Hanım onu evden attı diye haberleri yapılırken, o kafasını boşaltmak için balık tutuyordu. Şenlendirici yasak aşk yaşadığı Deniz Seki’yle de ilk kez bir belediyenin deniz ve balık festivalinde aynı sahneye çıktı.</p>
<p>Zarif, popüler ama teşhirci</p>
<p><strong>TANGO Toprak Sergen modeli</strong></p>
<p>Hayatına tangoyu nüfuz ettirme kararı aldığından beri çok mutlu aktör Toprak Sergen. Çok beğendiği Fabian Salas-Carolina del Rivero ile workshop’a gidiyor. 2007’de en büyük hayallerinden biri olan Uluslararası Festival’e katıldı. Çok sıkı çalışıyor ama şansı açık: Tango pasion, Gotan Project, Band-o-neon arka arkaya ziyaretine geldi.</p>
<p>Tavırlı, sosyal ama yıpratıcı</p>
<p><strong>AMME - Mehmet Ali Alabora modeli</strong></p>
<p>Alabora tarzı muhaliflik de iyi fikir. Nasılsa konu çok: Irak’ın işgalini, Bush’un gelişini protesto edebilir, çevre, insan hakları, adalet için gösterilere katılabilirsiniz. Ama yıpratıcı bir uğraş: Gözaltına alınmasanız bile aktör Alabora’nın başına geldiği gibi polis köpeği tarafından ısırılabilir, itilip kakılabilir, kafanıza taş veya cop yiyebilirsiniz.</p>
<p>Kurnaz, sosyalama seçkinci</p>
<p><strong>GOLF - Kaya Çilingiroğlu</strong></p>
<p>Madeni paradan saate, kalemden şapkaya daha birçok konuda koleksiyonu bulunan işadamı Kaya Çilingiroğlu aynı zamanda bir golf oyuncusu. Babasının ismine de Antalya’da bir golf turnuvası düzenleniyor. Bebek’te kameralara yakalandığı sevgilisi Feraye Tanyolaç’la da ortak zevkleri golf. Bu şekilde tanıştıkları iddia ediliyor.</p>
<p>Maceracı, seksi ama cool</p>
<p><strong>YELKEN - Mehmet Aslantuğ modeli</strong></p>
<p>Bir İstanbul Masalı TV dizisinin Selim’i aktör Mehmet Aslantuğ, dizide rol gereği tekneyle dünya turuna çıkıyordu. Aslantuğ gerçek yaşamında da tam bir tekne tutkunu. Tatille çıktığında otele kapanmak yerine, yelkenli teknesinde kalıyor. Benete-au 50 isimli teknesini Bodrum yakınlarında, Bitez’e demirleyen Aslantuğ, sadece akşam yemekleri için karaya çıkıyor.</p>
<p>Detaycı, vefalı ama sağlamcı</p>
<p><strong>KOLEKSİYON - Cem Yılmaz modeli</strong></p>
<p>Yapılan tahminlere göre 12 yılda 91 adet otomobil satın aldı. Otomobilden asla vazgeçemeyeceğini belirten ünlü komedyenin koleksiyonunda Porsche 911 Turbo, 911 GT3, 911 Carrera 4S, Mini Cooper S Turbo, üç Maxi Scooter, bir Piaggio üç tekerli motosiklet ile bir de bir cip bulunuyor.</p>
<p>İddialı, rekabetçi ama tek tabanca</p>
<p><strong>MOTOSİKLET - Cem Hakko modeli</strong></p>
<p>İşadamı Cem Hakko, motokrosa merak sarınca, yarışçı Süleyman Memnun’dan her pazar 7-8 saatlik eğitimler aldı. Gezmek için her şekilde motosiklet tercih ederim diyen Hakko, Belgrad Ormanları, Uludağ gibi farklı parkurlarda motokros yapıyor. İşe giderken kullandığı bir Harley Davidson’ı ve kros motosikletleri var.</p>
<p>Gösterişli konforlu ama gürültücü</p>
<p><strong>UÇAK - İbrahim Tatlıses modeli</strong></p>
<p>Ünlü şarkıcı uçma korkusunu yendi, üstelik bu korkusunu bir de hobi haline getirdi. ABD’den 2.5 milyon dolara King Air B200 tipi çift motorlu bir uçak satın alan Tatlıses bazen uçuşlarda pilot koltuğuna oturuyor. Lövyeyi tutmaktan ve pilotlarından ders almaktan keyif alıyor.</p>
<p>Zevkli, romantik ama klasik</p>
<p><strong>KAYAK - Mustafa Sandal modeli</strong></p>
<p>Şarkıcı Mustafa Sandal’ın kendini iyi hissettiği hobisi kayak. Öyle ki Hülya Avşar’a karşı teniste zayıf kalınca rövanş için onu kayağa davet etmişti. Karısı Emina ile Uludağ’ı çok seviyorlar. Burada birlikte kaydıkları dakikalar Sandal için o kadar kıymetli ki geçen yılbaşı Kazak bir işadamından gelen 200 bin dolarlık konser teklifini reddetmişti.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KARŞI CİNSİ ETKİLEMEK İÇİN 5 HOBİ</span></strong></p>
<p>SİHİR: Bu tılsım işinde gerçekten bir keramet var. Kulaktan çiçek çıkarmak gibi adi bir numara bile doğru yerde kullanıldığında cinsi latife çok sevimli gelebiliyor. Zaten istikamet Sermet Erkin demedik ki. Bunun Chris Angel’ı da var. Youtube’da izlenme rekorları kırıyor, hayranlarının yüzde 90’ı kadın.</p>
<p><strong>SPOR:</strong> Spor yapmak sağlıklı ve güçlü bir erkek olduğunuzun göstergesi. Hele bir de aynı sporla uğraşıyorsanız ortak yanınız da çıktı, o idmanın tadından yenmez artık. Taylandlı tenisçi Paradorn Srichapan’ı bir düşünsenize. O kadar manken-modelle etkileyici şahane bakışları sayesinde çıkmadı herhalde.</p>
<p><strong>GİTAR:</strong> Gitarın bağlama ya da kemana neden bu kadar fark attığının hiçbir bilimsel açıklaması yok. Ama bin yıllardır kadınlar müziği ve müzisyenleri romantik ve çekici buluyor. Onun için bir şarkı yazın. Bestesi-güftesi her nasıl olursa olsun bir kadın kendisi için yazılmış bir şarkıyı her zaman beğenir.</p>
<p><strong>KOMEDİ:</strong> Gerçek bir hanımefendiyi tebessüm ettirebilmekte yakışıklılığın ötesine geçen bir çekicilik var. Bakınız Cem Yılmaz. Hadi siz de bugün başınızdan geçen terslikleri ona komik taraflarıyla anlatın. İlk günden hemen stand up yapamaz mısınız? Tamam, başlangıç olarak eğlenceli bir e-mail de kabul.</p>
<p><strong>DANS:</strong> Bakın bundan kaçış yok, eninde sonunda bir yerde yakalanırsınız. İster tango, ister vals, ister Kafkas. Bir dansı mutlaka iyi yapacaksınız. O dans ki performansınız, endamınız, figürleriniz yıllarca hatırda kalacak, dedeniz beni şöyle tuttu, böyle çevirdi diye torunlara bile anlatılacak.</p>
<p> <br />
<strong>Yazan :</strong> Savaş Özbey<br />
<strong>Kaynak :</strong> Patronların Dünyası</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/331448551" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/iste-unlu-patronlar-ve-hobileri/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/iste-unlu-patronlar-ve-hobileri/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>An’ı yaşamak!</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/329053204/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/an-i-yasamak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 17:41:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Başarı Yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[an]]></category>

		<category><![CDATA[anı yaşamak]]></category>

		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=658</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu köşe yazarları yaparlar bunu. Ben de çok yaparım. Özellikle kişisel gelişim kitaplarında da vardır. &#8220;Ne var?&#8221; diye soracaksınız. Yazdığımız konu hakkında önemli birinin söylediği söz ile süsleriz yazımızı. Ben süslemekten ziyade çok inandığım bazı sözleri kullanırım. Çünkü o sözleri ilk okuduğumda hemen kağıda döker odamın bir duvarına asarım. Günlerce gelir gider okurum. O sözü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/mandelaa.gif" alt="Anı yaşamak!" width="150" height="122" />Çoğu köşe yazarları yaparlar bunu. Ben de çok yaparım. Özellikle kişisel gelişim kitaplarında da vardır. &#8220;Ne var?&#8221; diye soracaksınız. Yazdığımız konu hakkında önemli birinin söylediği söz ile süsleriz yazımızı. Ben süslemekten ziyade çok inandığım bazı sözleri kullanırım. Çünkü o sözleri ilk okuduğumda hemen kağıda döker odamın bir duvarına asarım. Günlerce gelir gider okurum. O sözü içselleştiririm. Söyleyen de çok önemlidir. Sözü söyleyenin de içselleştirmesi<span id="more-658"></span> gerekmektedir. Büyük düşünürler güzel sözler söylemişlerdir. Ancak o sözü söyleyebilmesi için üzerinde çok düşünmüştür ya da yaşamıştır. Benim için yaşanmışlık daha önemlidir.</p>
<p>Geçmiş ve gelecekte yaşamanın iyi bir şey olmadığını daha önce de ifade etmiştim. Önemli olan an’ı yaşamaktır. Yani günü yaşamak.</p>
<p>Size harika bir cümle yazacağım ama bu cümlenin içi boş değil. Yaşanmışlık var. Yani bedeli ağır ödenmiş. Tam 27 yıl bedel ödenmiş. Bilirsiniz siyahi lider Nelson Mandela 27 yıl hapiste kaldıktan sonra 1990 yılında serbest bırakılmış ve 1994 yılında Güney Afrika’nın ilk siyahi başkanı seçilmişti.</p>
<p>Siyahların özgürlük mücadelesinin en önemli isimlerinden Nelson Mandela’nın,  90&#8242;ıncı yaş günü kutlamaları Londra&#8217;da yapıldı.</p>
<p>4 Temmuz 2008 tarihli Hürriyet Gazetesindeki bir haberde harika bir paragraf yakaladım. Kanadalı motivasyon gurusu Mike Lipkin konuşmacı olduğu bir konferansta Nelson Mandela’nın organizasyonu ile ortak çalıştığını, ancak karşılığında para yerine Mandela’nın zamanını istediğini dile getirmiş. Dünyanın en iyi düşünce adamlarından biri olan Mandela’ya Lipkin şöyle sormuş, “Yıllarca acı çekmek nasıl bir şeydi?”, Mandela ise, &#8220;Ben acı çekmedim. Günü yaşamanın önemini ve yarını çok düşünmemek gerektiğini öğrendim” demiş.</p>
<p>Bu cümlenin içinde 27 yıllık acı bir tecrübe var, ki o buna acı bile demiyor. Böyle bir adamın sözü benim için çok önemlidir. Ben bu sözü kağıda yazar ve odamın duvarına asarım. O söze inanmak için benim de 27 yıl acı çekmem gerekmez diye düşünüyorum.</p>
<p>An’ı yaşamayı çok seviyorum. </p>
<p>Sevgiler<br />
Tülay Bilin<br />
<a href="mailto:tulayb18@gmail.com">tulayb18@gmail.com</a></p>
<blockquote><p><strong>Tülay Bilin kimdir?<br />
</strong>Tülay Bilin çok uzun yıllar Hürriyet Gazetesinde çalıştıktan sonra, Nisan 2006‘ya kadar Dünya Gazetesinde İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştı. Uzun yıllardır kişisel gelişim konusunda aldığı eğitimleri 10 yıldır profesyonel olarak çevresiyle paylaşmaktadır. Şirketlere verdiği eğitimler devam etmektedir. Ayrıca kişisel olarak sorunlarını çözmekte zorlananlar için de yüz yüze görüşmeler yapmaktadır. 2 yıl haftada bir gün radyo programı yapmıştır.</p></blockquote>
<p> </p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/329053204" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/an-i-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/an-i-yasamak/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Nikahta keramet var mı acaba?</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/327915744/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/nikahta-keramet-var-mi-acaba/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 07:54:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bir de bunlar var!]]></category>

		<category><![CDATA[keramet]]></category>

		<category><![CDATA[nikah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=657</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle genç ile yaşlı arasında görüş farklılıkları olduğundan çatışmalara neden olabiliyor. Her iki taraf için de bunun nedenini anlayarak anlayışlı olması gerekir ama hayat öyle hızlı geçiyor ki kimsenin nedenini düşünecek vakti yok.
Oysaki bu çatışmalar çok normal. Kimsenin suçu da yok. Son yıllarda yaşadığımız teknoloji furyasını hepimiz yaşıyoruz. Eskiden duygular gözlerin içine bakılarak ve elini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/sizhicasikoldunuzmu.gif" alt="keramet nikah" width="150" height="122" />Özellikle genç ile yaşlı arasında görüş farklılıkları olduğundan çatışmalara neden olabiliyor. Her iki taraf için de bunun nedenini anlayarak anlayışlı olması gerekir ama hayat öyle hızlı geçiyor ki kimsenin nedenini düşünecek vakti yok.<br />
Oysaki bu çatışmalar çok normal. Kimsenin suçu da yok. Son yıllarda yaşadığımız teknoloji furyasını hepimiz yaşıyoruz. Eskiden duygular gözlerin içine bakılarak ve elini tutarak anlatılırdı. Oysaki şimdi<span id="more-657"></span> sanal alem var. Sanalda yaşanan aşklar var. Hiç görmediği bir kişiye aşık oluyor insan.</p>
<p>Bir kuşak öncesinin bunları kabullenmesini beklemek yanlış olur. Eğer kişi çağa ayak uyduramıyorsa bu değişimi anlayamıyor. Hiç ummadığım kişi bilgisayar dünyasının içinde geziniyor. Ya da genç olmasına rağmen henüz bilgisayar düğmesine basmamış insanlar var. Bu kişinin kendini yetiştirmesi ile ilgili. Ama eski kuşağın yeniliklere ayak uydurması çok az sayıda olduğundan istisnalar kaideyi bozmaz demek zorundayım. Dünya çok hızlı değiştiği için ayak uydurmada zorluk çekiliyor.</p>
<p>Bunları neden yazdım biliyor musunuz? Uzun süredir çağın değişmesi ve hayatımıza teknolojinin girmesi ile neler değişti diye düşünürken bir konuda takıldım ve bunu sizinle paylaşmak istedim.</p>
<p>Bizim büyüklerimizin çoğu görücü usulü ile evlenmişler. Hatta düğün gecesine kadar birbirini görmemiş olanlar bile var. Evleneceği kişi ile sürtüşme yasalar bile şöyle nasihat ederlerdi; NİKAHDA KERAMET VARDIR. SEN EVLEN BAK BÜTÜN SORUNLAR BİTECEK.</p>
<p>Gerçekten de buna inandıkları için ve şartlar gereği mutlu olanlar vardı. Ya da ayrılmayı düşünmedikleri için katlanırlardı. Ama nikahın kerametine inanılırdı.</p>
<p>Oysaki yaşadığımız yıllarda bu durum değişti artık. İnsanlar flört ederlerken her şey harika, sonra nişanlanıyorlar yine her şey harika. Ama nikah olduktan sonra her şey tersine dönüyor. O büyük aşk bile evliliği kurtaramıyor. Flört olmakla evli olmanın farkı çıkıyor ortaya. Nikahın kerameti kalmıyor. Aksine nikaha düşman gözüyle bakılmaya başlandı.</p>
<p>İyi giden ilişkiler evlilikle değişime uğruyor. Tabii ki eskiden ilişkiler ve yaşam koşulları farklı olduğu için yeni gelinin tası tarağı toplayıp baba evine dönmesi mümkün değildi. Oysaki yaşadığımız çağda hiçbir sorun olmadığı halde fikir ayrılığı için ayrılmalar oluyor. Ayrılma nedenleri çağla birlikte değişiyor. Bu sefer de anne baba ile gençler arasında çatışma çıkıyor. Çünkü her iki taraf da gençlikte yaşadıklarını savunuyorlar. Anne baba kendi gençliklerindekileri uygulamak istiyorlar. Gençler de isyan ediyorlar.</p>
<p>Hiç kimsenin suçu yok aslında. Hayat değişiyor, yaşam koşulları bizi çatışmalara sürüklüyor. Anne baba nikahta keramet vardır diye evlendirilmiş ve de gerçekten o keramet olmuş ve uzun yıllar evli kalmış olabilirler. Oysaki çocuğu ise çevresinden gözlemliyor ki nikah olunca her şey tersine dönüyor. Dün mutluyken evlenince heyecan bitiyor. Elde etmenin keyifsizliği başlıyor. Çünkü bir şeyleri elde etmek için sarfettiğimiz çaba, sahip olunduğumuz zaman değerini kaybediyor. Bu sefer başka bir şeyleri elde etme yolu açılıyor. Tadını çıkarmasını bilmiyoruz. Tadını çıkaranlar var tabii. Bakın onlar kimmiş?</p>
<p>LOGAN PEARSALL SİMİTH: HAYATTA AMAÇLANACAK İKİ ŞEY VARDIR. ÖNCE İSTEDİĞİNE ULAŞMAK, SONRA ONUN KEYFİNİ ÇIKARMAK. SADECE EN AKILLILAR İKİNCİYE ULAŞIRLAR. </p>
<p>Tülay Bilin<br />
<a href="mailto:tulayb18@gmail.com">tulayb18@gmail.com</a><br />
<a href="mailto:tulay@karmaastrology.com">tulay@karmaastrology.com</a></p>
<p> </p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/327915744" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/nikahta-keramet-var-mi-acaba/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/nikahta-keramet-var-mi-acaba/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Adım adım özgeçmiş (cv) hazırlama yöntemleri</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/326007153/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/adim-adim-ozgecmis-cv-hazirlama-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 18:35:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnsan İlişkileri]]></category>

		<category><![CDATA[adim adim özgeçmiş]]></category>

		<category><![CDATA[cv]]></category>

		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>

		<category><![CDATA[hazırlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=656</guid>
		<description><![CDATA[ÖZGEÇMİŞ NEDİR, NE SAĞLAR?
Profesyonel iş hayatında sizin, arzuladığınız iş teklifini almanızı ve mülakat aşamasına ulaşmanızı sağlayacak olan en etkili araç, kurallara uygun olarak tasarlanmış şahsi hedeflerinizi, kabiliyetinizi içeren özgeçmişinizdir. Bir çok kişi özgeçmişin iş başvurusunda formalite gereği hazırlanması gereken bir belge olduğunu düşünerek oldukça büyük bir yanılgıya düşerler. Aksine, özgeçmişiniz sizi hiç tanımayan yöneticiye kendinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/isararken.gif" alt="adım adım özgeçmiş" width="150" height="122" />ÖZGEÇMİŞ NEDİR, NE SAĞLAR?<br />
</strong>Profesyonel iş hayatında sizin, arzuladığınız iş teklifini almanızı ve mülakat aşamasına ulaşmanızı sağlayacak olan en etkili araç, kurallara uygun olarak tasarlanmış şahsi hedeflerinizi, kabiliyetinizi içeren özgeçmişinizdir. Bir çok kişi özgeçmişin iş başvurusunda formalite gereği hazırlanması gereken bir belge olduğunu düşünerek oldukça büyük bir yanılgıya düşerler. <span id="more-656"></span>Aksine, özgeçmişiniz sizi hiç tanımayan yöneticiye kendinizi tanıtacak bir satış belgesidir ve kesinlikle çok önemlidir. Diğer adaylar arasında ön plana çıkmanız için özgeçmişinizin çok etkileyici ve dinamik olması gerekir. İyi bir özgeçmiş:</p>
<p>Okuyucunun, işverenin ilgisini çekmeli,<br />
Hakkınızda iyi bir izlenim yaratmalı,<br />
Sahip olduğunuz, başvurulan işle ilgili niteliklerinizi ön plana çıkarabilmelidir.<br />
<strong>AMACI NEDİR?</strong></p>
<p>Özgeçmişiniz, işvereni başvurduğunuz pozisyona uygun niteliklere sahip olduğunuza inandırmanın ilk aşamasıdır. Bu amacınızı özgeçmişinizde göstermeniz için içeriğinde bulundurmanız gerekenler ise:</p>
<p>Başvurduğunuz işle doğrudan ilgili becerileriniz,<br />
İşle doğrudan ilgili profesyonel iş tecrübeniz,<br />
Pozisyonu doğrudan ilgilendiren diğer adaylarda bulunmadığınıza inandığınız kişisel özellikleriniz ve becerileriniz,<br />
Başvurulan işin gereklerini tam olarak anladığınızı doğrulayan bölümlerdir.</p>
<p><strong><br />
ÖZGEÇMİŞİNİZİ MÜMKÜN OLDUĞU ORANDA BASİT OLARAK TASARLAYIN</strong>&#8230;</p>
<p>En iyi özgeçmiş en basit olarak hazırlanmış olanıdır. Ülkemizde, ilan edilen herhangi bir pozisyon için yüzlerce başvuru yapıldığını ve gerçekten zamanı kısıtlı olan yöneticinin her özgeçmiş için arzu edilen oranda zaman bulamayacağını unutmayın.</p>
<p><strong>KISA OLMALI</strong>&#8230;</p>
<p>İdeal olan özgeçmişinizin bir A4 boyutundan fazla olmamasıdır. Buna karşın kişinin tecrübesi arttıkça ve profesyonel iş hayatı daha uzun süreleri kapsadıkça ikinci sayfaya taşmasının hiç bir sakıncası yoktur. Eğer buna uygun format tespit edilirse, okuyucunun ilgisi arzu edilen oranda çekilebilir. Çok az olmakla birlikte, bazı adayların el yazısı ile biyografi türü uzun özgeçmiş taraftarı olduklarını görüyoruz. Bu tip özgeçmişlerin okuyucunun ilgisini kesinlikle çekmediğini unutmayın. El yazısı ile özgeçmiş hazırlama yöntemini kullanan kişilerin bu düşüncesi, ülkemizde iş başvurusu yapılan bazı kuruluşların adayları seçme yöntemi olarak grapholojiyi (el yazısı kullanılarak karakter tahlili) kullandıklarını düşünmelerinden kaynaklanmaktadır. Buna karşın yapılan çağdaş araştırmalar grafolojinin güvenilirliğinin olmadığını ortaya çıkarmıştır.</p>
<p><strong>KOLAY OKUNABİLMELİ</strong>&#8230;</p>
<p>Amaç, özgeçmişin okunaklı olmasını sağlamaktır. İdeal bir özgeçmiş kesinlikle el yazısı kullanılarak oluşturulmamalıdır. Mümkün olan en son teknolojiyi kullanmaya özen gösterin. Bilgisayarla yazılmış olan özgeçmiş en iyi sonucu verir. Yazı karakterlerini seçerken, göz yoran süslü karakterlerden uzak durun. (En okunaklı yazı karakterlerinin Times New Roman veya Arial olduğu tespit edilmiştir.) İşverene büyüteç kullanmasını gerektirecek 10 puntodan küçük karakter kullanmayın. Gereğinden fazla koyu (bold), yatık (italik) veya altı çizili kelimelere yer vermeyin. Kesinlikle figür kullanmayın. Kullanılacak en uygun kağıt rengi beyazdır. Ama abartılı olmamak kaydı ile açık gri, fildişi renkli kağıtların kullanılabileceğini de eklemek gerekir. Eğer yaratıcılık gerektiren bir pozisyona başvuru yapıyorsanız, kağıt rengi ve yaratıcılığınızı ön plana çıkaracak birtakım logolar, figürler kullanmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Bu tip tasarımlara daha çok mimar, reklamcı veya tasarımcı özgeçmişlerinde rastlanmaktadır.</p>
<p>Amacın okuyucunun sizden almayı arzuladığı bilgilerin mantıksal bir çerçevede sunulması olduğunu unutmayın.</p>
<p><strong>POZİSYONLA İLGİLİ OLMALI &#8230;</strong></p>
<p>Özgeçmişinizi değerlendiren işverenin, bu aşamada kafasında iki soru bulunmaktadır.</p>
<p>Başvuran kişi bu işi başarabilir mi?<br />
Firma çalışanlarına uyum sağlayabilir mi?<br />
Özgeçmişinizde bu iki soruya sağlıklı cevaplar yer almalıdır.</p>
<p><strong>OLUMLU BİR İZLENİM YARATMAK&#8230;</strong></p>
<p>İşverene, özgeçmişinizi hazırlarken zaman harcadığınız, yazı karakterinden formatına kadar her türlü detaya özen gösterdiğiniz imajını vermelisiniz. Özgeçmişiniz profesyonel görünmeli ve ilk anda dikkat çekebilmelidir. Amacınız okuyucunun nitelikleriniz hakkında hemen bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Özgeçmişiniz ve dolayısıyla sizle ilgili kötü imaj yaratacak bazı hatalar:</p>
<p>Özgeçmişinizin veya ön mektubunuzun fotokopilerini göndermek,<br />
İmla hataları yapmak.<br />
El yazısı ile özgeçmişinizde değişiklik yapmak ( Genelde görülen adayın değişen telefon numarası, adresi veya son pozisyonu ile ilgili bilgileri el yazısı ile yenilemesi ve eski bilgilerin üzerini karalamasıdır.)<br />
Kesinlikle her başvuru için yeni özgeçmiş oluşturun.</p>
<p><strong>ÖZGEÇMİŞ YAZARKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN TEMEL KURALLAR&#8230;</strong></p>
<p>Cümleleri ve paragrafları kısa tutun. (10 satırdan daha fazla bilgiye yer vermeyin)<br />
Ön plana çıkmasını arzu ettiğiniz paragraflar için belirleyici yönlendirici işaretler kullanın. (Büyük puntolu noktalar vs)<br />
Aynı ifadeyi sağlayan ağır bir tanımlama yerine basit anlatım tarzını tercih edin.<br />
Başarılarınızı tam anlamı ile desteklemek için sayısal değerler kullanın.<br />
İkinci bir kişinin imla hatalarını düzeltmesi için özgeçmişinizi okumasını sağlayın.<br />
Başvurulan işle doğrudan ilişkili olmadığı sürece hobilerinize, gönüllü çalışmalarınıza yer vermeyin.<br />
Desteksiz olarak kendinizi övücü cümlelerden uzak durun. &#8220;Çok başarılı ve zeki bir araştırmacıyım&#8221; yerine &#8221; İki büyük araştırma projesini tamamladım&#8221; tipi anlatım tarzını tercih edin.<br />
Konunuzla ilgili teknik terimleri herkes tarafından anlaşılabilecek şekilde ifade etmeye çalışın.<br />
Özgeçmişinizi edilgen bir ifade oluşturan (Ahmet Yanılgan İstanbul’da doğmuş ve üç satış geliştirme projesi gerçekleştirmiştir) yaklaşımlardan uzaklaşın.<br />
<strong>ÖZGEÇMİŞLERDE EN SIK RASTLANAN ON YANLIŞ</strong></p>
<p>Çok uzun özgeçmiş (A4 boyut idealdir.),<br />
Düzensiz, dağınık ve herhangi bir formata uyarlanmamış,<br />
El veya kötü bir daktilo yazısı,<br />
Hiç bir şey ifade etmeyen uzun paragraflar,<br />
Az veya eksik bilgi (adres, telefon veya doğum tarihinin unutulması vb.),<br />
Amaca veya pozisyona yönelik olarak hazırlanmamış olması,<br />
Çağdaş özgeçmişlerde bulunması gerekmeyen, boy, kilo, sağlık durumu, eşin veya çocukların adları okullar gibi ilgisiz bilgiler,<br />
İmla hataları,<br />
Aşırı göz alan renkli kağıt kullanmak, fotoğraf (vesikalık fotoğraf hariç olmak koşulu ile) veya referansları, kurs sertifikalarını ve diplomaları ilave etmek, dosya içerisinde sunum yapmak,<br />
Gerekli olduğu durumlarda ön yazı/mektup yazmamak,<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">ÖZGEÇMİŞ FORMATLARI</span></strong>&#8230;</p>
<p><strong>FORMAT SEÇİMİ&#8230;</strong></p>
<p>Özgeçmişinizin formatını belirlemeden önce profesyonel iş hedeflerinizi tam anlamı ile tespit etmiş olmalısınız.</p>
<p>Özgeçmişinizde yer almasını istediğiniz konu başlıklarının, detayların dökümünü yapmanın ardından, profesyonel ve şahsi niteliklerinizin okuyucunun yoğun ilgisini çekebilecek bir standart format oluşturmanız gerekecektir. Kesinlikle arkadaşlarınızın veya herhangi bir kitapta gördüğünüz formatı kopyalamayın. Her adayın niteliklerinin, profesyonel hayatının değişiklikler gösterdiğini unutmayın. Kendi tarzınızı oluşturun. Bununla birlikte bazı çok sık kullanılan format tiplerini de gözden geçirmenizde oldukça faydalı olacaktır. Seçilen formatın her kişi için farklı özellikler taşıması kadar doğal bir olgu olamaz. Bazı çağdaş format örnekleri:</p>
<p><strong>KRONOLOJİK</strong></p>
<p>Ülkemizde en yoğun olarak kullanılan özgeçmiş formatıdır. En son bulunulan pozisyon en üstte yer almak koşulu ile profesyonel tecrübe tarihler muhakkak belirtilerek sıralanır. Son pozisyonunuza mümkün olduğu kadar fazla yer vermelisiniz. Pozisyonunuzun titri ve firma ismi ön plana çıkarılır.</p>
<p><strong>AVANTAJLARI</strong></p>
<p>Profesyonel iş hayatınızdaki devamlılığı ve kariyer gelişmenizi gösterir. Çalışılan firmaların isimlerini ve pozisyonları ön plana çıkarır. Kariyer ve profesyonel iş hedefleri, eğer iş hayatınızı destekliyorsa ve çalıştığınız firma isimleri kariyerinize prestij sağlıyorsa bu formatı rahatlıkla kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>KRONOLOJİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR</strong></p>
<p>Son çalıştığınız iş yeri iyi biliniyor ve kariyerinize bir prestij sağlıyorsa,<br />
Eğer iş hayatınız boyunca aynı iş sahasında bulundunuz ise,<br />
Kariyer gelişiminiz bir gelişim ve ilerleme gösteriyorsa,<br />
Bulunduğunuz pozisyonlar etkileyici ise,<br />
kronolojik format size avantaj sağlayacaktır.</p>
<p><strong>KRONOLOJİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ YARATTIĞI DURUMLAR</strong></p>
<p>Kariyer hedeflerinizde çok değişiklik varsa,<br />
Çok sık iş değişikliliği yaptıysanız,<br />
Yaşınızın ön planda olmasını istemiyorsanız,<br />
Aynı firma ve pozisyonda uzun süredir bulunuyorsanız,<br />
İş hayatından uzun bir süre uzak kaldıysanız,<br />
kronolojik formatı kullanmamanız şiddetle tavsiye edilir.</p>
<p><strong>FONKSİYONEL</strong></p>
<p>Bu format türü, başarılı olduğunuz konuları, tecrübenizi ve güçlü olduğunuz özelliklerinizi, kariyer hedefleriniz dahilinde destekleyici bir rol oynar. Sahip olunan pozisyonlar ve kronolojik iş hayatınız tamamen gözardı edilir.</p>
<p><strong>AVANTAJLARI</strong></p>
<p>Özellikle vurgulamak istediğiniz profesyonel nitelikleriniz ile ilgili esneklik sağlar. İş hayatına giren yeni mezunlara, iş hayatından uzak kalmış adaylara ve özellikle kariyer değişikliği arzulayan kişiler için ideal format tipidir.</p>
<p><strong>FONKSİYONEL ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR</strong></p>
<p>Bulunduğunuz pozisyonda kullanamadığınız nitelikleri vurgulamak istediğinizde,<br />
Kariyer (meslek dalı) değişikliği durumlarında,<br />
İş hayatına yeni başlanıldığında,<br />
Uzun süre iş hayatından uzak kalınan durumlarda,<br />
İş hayatınızdaki kariyer gelişiminiz arzu edilen ölçüde değilse,<br />
İş hayatınızın büyük bölümü danışmanlık pozisyonları veya geçici işlerden oluşuyorsa,<br />
fonksiyonel formatı kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>FONKSİYONEL ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR:</strong></p>
<p>Eğer kariyerinizdeki büyümenizi ön plana almak istiyorsanız,<br />
Eğitimci veya kamu sektörü çalışanı iseniz,<br />
İşinizde oldukça kısıtlı fonksiyonlarda görev aldıysanız,<br />
Özellikle son çalıştığınız firmanın ismi oldukça prestijli ise,<br />
fonksiyonel özgeçmiş formatını kullanmayınız.</p>
<p><strong>HEDEFE YÖNELİK</strong></p>
<p>Bu özgeçmiş formatı spesifik olarak ilan edilen veya başvurulan pozisyon için düzenlenebilir. Öncelikle, ilan edilen veya başvurulan pozisyonunun talep ettiği nitelikler tespit edilir ve aday kendinde varolan bu özelliklerden ön plana çıkarılması gerekenleri belirli bir format dahilinde ortaya koyar. Her yeni durum için ayrı özgeçmiş yazılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Örneğin, pozisyon hızlı tüketim malları sektörünü ilgilendiriyor ve bu sahadaki tecrübe önem kazanıyorsa, adayın bu alandaki tecrübelerini ön plana çıkarmasına, hedefe yönelik format tam anlamı ile yardımcı olur.</p>
<p><strong>AVANTAJLARI</strong></p>
<p>Seçilen iş veya pozisyon ile ilgili adaya esneklik sağlar ve özgeçmişin ön plana çıkmasında oldukça önemli bir rol oynar. Hedeflenen alan veya pozisyonun niteliklerinin tam anlamı ile özümsendiğini ve bilinçli bir başvuru olduğu imajını işveren üzerinde başarı ile yaratır.</p>
<p><strong>HEDEFE YÖNELİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ AVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR</strong></p>
<p>İş hedefleriniz hakkında kafanızda herhangi bir şüphe yoksa,<br />
Eğer profesyonel iş hayatınızda oldukça farklı konularda uzmanlaştınızsa ve her uzmanlık konunuz için ayrı bir özgeçmiş oluşturmak istiyorsanız,<br />
Tecrübe kazanmadığınız ama sahip olduğunuza inandığınız konuda çalışmayı arzuluyor ve bu yönünüzü ortaya koymak istiyorsanız,<br />
Hedefe yönelik formatı kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>HEDEFE YÖNELİK ÖZGEÇMİŞ FORMATININ DEZAVANTAJ SAĞLADIĞI DURUMLAR</strong></p>
<p>Aynı dönem içerisinde birden fazla işe başvurmak istiyorsanız,<br />
Sahip olduğunuz özelliklerden tam olarak emin değilseniz,<br />
Hedefe yönelik özgeçmiş formatını kullanmayınız.</p>
<p><strong>YABANCI DİLDE ÖZGEÇMİŞ YAZMANIN KURALLARI</strong></p>
<p>Özellikle son yıllarda, bir çok aday özgeçmişini yabancı dilde oluşturmakta ve bu konuda büyük bir çoğunluk oldukça ölçüsüz davranmaktadır. Bunun sebebi yabancı dil bilgisinin yanlızca yabancı dilde özgeçmiş hazırlama yoluyla işverene aktarabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p><strong>TEK SAYFA KURALI</strong></p>
<p>Adayın bu konuda oldukça dikkatl idavranması ve özgeçmişini A4 boyutunda (dosya kağıdı boyutu) bir sayfaya sığdırması gereklidir. Bilimsel olmayan bir anket çalışmasına göre özellikle personel veya insan kaynakları yöneticileri bir sayfadan fazla olarak ifade edilmiş olan özgeçmişlerin okunabilirlik veya dikkat çekme olasılıkların tek sayfa olarak düzenlenmiş özgeçmişlere göre yaklaşık % 20 veya üzeri şansının azaldığını belirtmişlerdir.</p>
<p>Yüzlerce özgeçmiş arasında ön plana çıkmak istiyorsanız on tane iş değiştirmiş veya üç üniversite bile bitirmiş olsanız özgeçmişinizi tek sayfaya sığdırmaya çalışın. Adından da anlaşıldığı gibi söz konusu olan özgeçmişinizdir; biyografiniz veya hayat hikayeniz değil! Doğal olarak her kural da olduğu gibi, tek sayfa kuralında da bazı istisnalar olabilir: Eğer profesyonel konunuz ile ilgili oldukça fazla sayıda yazınız, başarıyla bitirdiğiniz işverenin ilgisini derhal çekecek oldukça fazla sayıda projeniz varsa, bir sayfayı aşmamak koşulu ile ilave bir sayfa kullanabilirsiniz. Ama yinede bu tip ek bilgilerin mülakat esnasında sunulmasında yarar vardır. Bu konudaki bir diğer istisnada, eğer personel danışmanlığı firmalarına başvuruyorsanız ortaya çıkacaktır. Özellikle, değişik sektörlerde faaliyet gösteren danışmanlık firmaları adaylar ile ilgili mülakat öncesi sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için aday hakkında oldukça fazla bilgiye ihtiyaç duyarlar. Profesyonel danışman için kendinizi tanıtmakta formatın veya sayfa sayısının çok önemli olmadığını, aksine hakkınızda verilebilecek her türlü bilgiyi aktarmanızda büyük fayda olduğunu tek sayfa kuralına bir istisna olarak göstermekte yarar vardır.</p>
<p><strong>ÖN YAZI KURALLARI</strong></p>
<p>Özgeçmişin ayrılmaz bir parçası olan ön yazınızı oluştururken bazı önemli kuralları gözönüne almalısınız. Özgeçmişinizi ne kadar kendinize özgü olarak oluşturmaya çalışırsanız çalışın yine de bazı temel ve vazgeçilmez kuralların dışına çıkamazsınız. Ama ön yazı (mektup) iş başvurunuzu bazı kalıpların dışına çıkararak şahsileştirmeniz ve başvuru yaptığınız işverenle birebir ilişki sağlayabildiğiniz bir araçtır. İş başvurularınız sırasında ön plana çıkmanızda oldukça önemli bir araç niteliği taşıyan ön yazı hazırlanırken bazı temel kurallara dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>1.ÖN YAZIDA İLGİLİ ŞAHSIN İSMİ BELİRTİLMELİDİR.</strong></p>
<p>Ön yazı da kesinlikle işe alma kararını verecek kişi veya makam belirtilmelidir. Bunun için başvuru öncesinde ilgili firma aranarak başvurunun kime yapılması gerektiği konusunda bilgi alınmalıdır. İlgili kişiye hitabıyla başlayan önyazıların kesinlikle itici bir yöne sahip olduğunu unutmayın. Çünkü bu şekilde yazılan ön yazılarının, adayın sadece adet yerini bulsun diye hazırladığının en büyük göstergesidir. Ayrıca &#8221; İlgili kişiye &#8221; yazarak gönderdiğiniz özgeçmişinizin gerçek anlamda konuyla &#8221; ilgili &#8221; kişiye ulaşacağından asla emin olamazsınız. Eğer firma içinden herhangi bir isim sağlamanız mümkün değilse en son çare olarak &#8220;İnsan Kaynakları Bölümü&#8221; veya &#8220;Personel Bölümü&#8221; dikkatine ibaresini ön yazınızda belirtebilirsiniz.</p>
<p><strong>2. STANDART FORMATLARA BAĞLI KALMADAN KENDİ YAZIM TARZINIZI AKTARIN.</strong></p>
<p>Personel departmanı çalışanları veya İnsan kaynakları uzmanları oldukça fazla sayıda özgeçmiş ve dolayısıyla ön yazı ile karşılaştıkları için oldukça hızlı bir şekilde başvuruları gözden geçirir ve aradıkları bilgiye ulaşırlar. Ön yazınızın okunmasını sağlamak için abartılı olmamak koşulu ile standard formatlar veya yazım tarzları dışına çıkmalısınız.</p>
<p><strong>3. NEDEN MÜLAKATA ALINMANIZ GEREKTİĞİ SORUSUNU ÖN YAZINIZDA CEVAPLAYIN.</strong></p>
<p>Firmalar personel istihdamını ihtiyaçtan dolayı değil, istihdam edecekleri kişinin yaratacağı katma değeri göz önüne alarak yaparlar. Bu bilginin ışığında bu aşamada göz önünde tutulması gereken prensip sizin firmadan beklentileriniz değil, firmanın sizden ne fayda sağlayacağıdır. Bu yüzden, işvereni önyazınız vasıtası ile firmasına ne kadar faydalı olacağınızı kanıtlamalı ve mülakat aşamasına geçmeyi hedeflemelisiniz.</p>
<p><strong>4. MÜLAKAT TALEBİNİZİ BELİRTİN.</strong></p>
<p>Ön yazınızın sonunda mülakat talebinizi muhakkak belirtmelisiniz. Bu sizin işi ve işvereni ne kadar ciddiye aldığınız konusunda belirleyici bir koşuldur. Daha ileri giderek mülakat için uygun olacağınız tarih aralığını veya işvereni arayacağınız günü de belirtebilirsiniz.</p>
<p><strong>YENİ MEZUNLARIN ÖZGEÇMİŞ FORMATI</strong></p>
<p>İş tecrübesini ön plana çıkarmayan fonksiyonel veya hedefe yönelik özgeçmiş formatı, en uygun format özelliğini taşımaktadır. Yeni mezunların kendilerini tam anlamı ile ifade etmelerini sağlar.<br />
Üniversite hayatınızda yaptığınız işler (part-time iş tecrübelerinizi ve stajları da ilave edebilirsiniz) konunuzla ilgili edindiğiniz veya sosyal tecrübelerinizi ön plana çıkarmalısınız.<br />
Kendinize ne kadar güvendiğinizi ve eğitimini gördüğünüz konuya ne kadar hakim olduğunuzu belirtmekten kaçınmayın.<br />
Kesinlikle imla hatası yapmamaya özen gösterin ve özgeçmişinizi göndermeden önce objektif bir göz tarafından değerlendirilmesini sağlayın.<br />
Değişik iş olanakları için değişik hedeflere yönelik özgeçmişler hazırlayabilirsiniz. Fakat kesinlikle başvurduğunuz bir pozisyon veya firmaya kısa aralıklarla farklı özellikler veya format taşıyan özgeçmişler göndermeyin. İki farklı format veya içerik işverenin kafasında soru işaretleri oluşturabilir.<br />
İşe başvuru işlemlerinin oldukça uzun sürdüğünü de unutmadan, eğitiminizi bitirmeden önce formatınızı oluşturmaya çalışın.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">ÖZGEÇMİŞTE BULUNMASI/BULUNMAMASI GEREKENLER:</span></strong></p>
<p><strong>ADRES, TELEFON, CEP TELEFONU, ELEKTRONİK POSTA ADRESİ</strong></p>
<p>Adres tam ve eksiksiz yazılmalıdır. Posta kodu da hızlı erişim için ilave edilmelidir. Çünkü çoğu firma eğer başvurunuza olumsuz bir cevap verilecekse posta adresinizi kesinlikle talep ederler. Adaylarla en kolay iletişimi sağlayacak olan cep telefonu numarası ve e-mail adresine de özgeçmişde yer verilmelidir. İşyeri telefonundan adayın aranması, çalıştığı işyeri ve aday açısından sorun teşkil edebileceği için iş telefonunun verilmemesi uygun olur. Aday sorulara rahat cevaplar veremez ve telefon mülakatı sağlıklı olarak gerçekleşemez. Ayrıca ev telefon numarasına yer verilmesine ve hangi saat aralığında aranılması gerektiğinin de belirtilmesinde büyük fayda vardır.</p>
<p><strong>İŞ ADRESİ</strong></p>
<p>İş adresinin özgeçmişinizde yer almasına hiç gerek yoktur. Çünkü istihdam gibi oldukça gizlilik isteyen bir konu için şu anda çalışılan işyerine herhangi yazılı bir cevap gönderilmesi sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bir çok işveren özellikle red mektuplarını kendi antetli zarflarıyla göndermeyi tercih ederler. Gizlilik konusunda hassas davranmayı ihmal eden bir sekreterin kurbanı olabilirsiniz.</p>
<p><strong>DOĞUM TARİHİ</strong></p>
<p>Doğum tarihinin kesinlikle yazılması gereklidir. Ama detaylı olarak gün veya ayı içermesi gerekmez. Ülkemizde istihdam açısından doğum tarihinin çok önemi vardır. İşe alma kararını doğrudan etkileyebilir. Amerika veya Avrupa’ da bazı istihdam kanunları ve kuralları gereği aday hakkında herhangi bir ön yargıya yol açmaması için özgeçmişe doğum tarihinin yazılması yasaklanmıştır. Bu yüzden, Amerika veya Avrupa’da geçerli olan özgeçmiş formatlarını kullanan bazı adayların doğum tarihlerini yazmayı ihmal ettikleri ve başvuruları ile ilgili olumsuz sonuçlar aldıkları gözlenmektedir.</p>
<p><strong>DOĞUM YERİ</strong></p>
<p>Doğum yerinin özgeçmişinizde bulundurulmasına hiç gerek yoktur.</p>
<p><strong>ASKERLİK GÖREVİ</strong></p>
<p>Firmaların erkek adayları istihdam etme kararını en çok etkileyen faktörlerden biri de askerlik hizmetinin tamamlanmış olup olmamasıdır. Erkek adayların, eğer bu görevlerini bitirmişlerse, bunu açık olarak belirtmeleri, eğer askerlik görevleri tecilli ise tecil edilen tarihi detaylı olarak not etmeleri gerekmektedir. Bu konu, istihdam aşamasında herhangi bir yanlış anlamaya ve zaman kaybına engel olmak için ayrıntılı olarak özgeçmişte yer almalıdır. Eğer ileri bir yaştaysanız askerlik konusuna özgeçmişinizde yer vermenize gerek yoktur. İşveren yaşınız itibarı ile askerlik yaptığınızı kolaylıkla tespit edebilir.</p>
<p><strong>ASKERLİK SIRASINDA EDİNİLEN PROFESYONEL TECRÜBE</strong></p>
<p>Eğer askerlik göreviniz sırasında mesleğinizi devam ettirme şansını elde ettiyseniz özgeçmişinizde muhakkak yer verin. Aksi taktirde bu konuyu detaylandırmanıza gerek yoktur.</p>
<p><strong>SAĞLIK DURUMU</strong></p>
<p>Sağlık durumunuzla ilgili bilgileri özgeçmişinizde belirtmeyin. Buna karşın çalışmanızı doğrudan etkileyecek oranda bir sağlık engeli bulunuyorsa, bu durumun özgeçmişinizde detaylı olarak açıklanması zaman kaybını önleyecektir.</p>
<p><strong>MEDENi HAL</strong></p>
<p>Medeni halinizi kesinlikle açık olarak belirtin; bekar, evli, dul veya boşanmış gibi. Bazı özgeçmişlerde eşinden ayrılmış adayların medeni hal bölümüne bekar yazdıkları görülmektedir. Bu durum sizi yanlış bilgi verdiğiniz için zor duruma düşürebilir. İşveren için işe başvuran adayın bekar olması, eğer iş yoğun olarak seyahati gerektiriyorsa önemlidir. Ülkemizde, işverenler erkek adayın evli olmasının daha düzenli bir yaşam sağlayacağı ve işine daha iyi sarılacağı önyargısı ile, evli adayları tercih etmektedirler. Buna karşın bayan adaylar açısından bakılacak olursa; işveren genellikle bekar adayları tercih etmektedirler. Çünkü, bayan çalışanlara evliliğin getirdiği ek sorumluluklar dolayısıyla işin gerektirdiği sık seyahat programına uyum sağlamalarını engellemektedir.</p>
<p><strong>SÜRÜCÜ EHLİYETİ</strong></p>
<p>Eğer başvuru yapılan pozisyonda ehliyet gerekliliği ortaya konuyorsa belirtilmeli, aksi taktirde yer verilmemelidir.</p>
<p><strong>BOY, KİLO, KAN GRUBU</strong></p>
<p>Özgeçmişinizde kesinlikle yer vermemeniz gereken bir bilgidir.</p>
<p><strong>EŞİNİN ADI SOYADI ÇOCUKLARIN ADLARI YAŞLARI VE OKUDUĞU OKULLAR</strong></p>
<p>Bu tür aileye ilişkin bilgilerin detaylı olarak özgeçmişinizde yer almasına profesyonel açıdan gerek yoktur. Mülakat sırasında, iş teklifi aşamasına gelmeden önce işveren adayın aile hayatını zaten derinlemesine sorgulamayı isteyecektir.</p>
<p><strong>İŞ TECRÜBESİ</strong></p>
<p>İş tecrübesine ne ölçüde ve ne oranda yer vereceğiniz kullanmayı düşündüğünüz özgeçmiş formatı ile doğru orantılıdır.</p>
<p><strong>EĞİTİM; ÜNİVERSİTE, MASTER, DOKTORA</strong></p>
<p>Üniversite mezunları özgeçmişlerinde bitirdikleri üniversitelerine, bölümlerine ve mezuniyet yılına kesinlikle yer vermelidirler. Ayrıca mezuniyet derecesinin de bu konu başlığına ilave edilmesi faydalı olacaktır.</p>
<p>Eğer lisansüstü dereceniz bulunuyorsa, eğitim durumunuzu belirten bu bölüme yine yüksek lisans veya doktora yaptığınız üniversiteyi, bölümü ve bitirme derecesini yazmanızda gerekli olacaktır. Akademik çalışmalarınız ve yazılarınız oldukça fazla ise ve bu bilgiler bir işe kabülünüz için gerekli ise, ayrı bir kağıt kullanmanız ve detaylı listenizi mülakat sırasında takdim etmeniz olumlu olacaktır. Devam ettiğiniz halde diploma alamadığınız üniversite/üniversiteleri bu bölümde kısaca belirtmeniz, işverenin eğitim hayatınızdaki sürekliliği görmesi açısından oldukça önemlidir. Üniversiteden mezuniyetiniz bir veya iki yıl olmuşsa profesyonel tecrübenizi desteklemek için stajlarınızı da eğitim bölümüne ekleyebilirsiniz. Ayrıca yeni mezunların, mezuniyet belgelerini ve diplomalarını özgeçmişlerine iliştirdikleri gözlemlenmektedir. Bu aşamada bunu yapmanıza hiç gerek yoktur.</p>
<p><strong>EĞİTİM: LİSE, ORTAOKUL, İLKOKUL</strong></p>
<p>Eğer başvurduğunuz pozisyon yabancı dil bilgisini ön planda tutuyor ve sizde yabancı dilde eğitim yapan bir lise veya ortaokuldan veya mesleğinizle ilgili bir meslek lisesinden mezun oldunuzsa bitirme derecesi ve yılı ile birlikte belirtmenizde fayda vardır. Aksi taktirde yer vermenize gerek yoktur.</p>
<p><strong>YABANCI DİL BİLGİSİ VE SEVİYESİ</strong></p>
<p>Başvuru yaptığınız pozisyon yabancı dil bilgisi gerektiriyorsa muhakkak belirtilmelidir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken nokta, yabancı dil bilgisi seviyeniz konusunda özgeçmişinizde gerçek ve tutarlı bilgi aktarmanızdır. Çoğu aday kendilerine avantaj sağlayacağı umuduyla yabancı dil bilgi seviyeleri konusunda abartılı yaklaşımlarda bulunmaktadır. Gerçek anlamda bir yabancı dil bilgisine sahip olmadığı halde bu konudaki bilgisine mükemmel yazan adayları görmek artık personel veya insan kaynakları uzmanları için şaşırtıcı bir olay olmaktan çıkmıştır. Fakat aday, bu yanlış bilgi yüzünden özellikle mülakat sırasında oldukça zor durumda kalabilmektedir. Bu tip durumlarla karşılaşmamak için adayların yabancı dil bilgisi seviyelerini belirtirken abartıdan kesinlikle uzaklaşmalarını ve dil seviyelerini destekleyici unsurlara (Yabancı dil kurs diplomaları, Yabancı dilde eğitim yapan kurumlardan mezuniyet belgeleri veya TOEFL sonuçları vs) muhakkak yer vermeleri gerekir. Yabancı dil seviyesini belirtmek için; Çok iyi, iyi, orta, az gibi kelimelerle yabancı dil bilginizi sınıflandırmanız uygun olacaktır.</p>
<p><strong>PROFESYONEL EĞİTİMLER, SEMİNERLER</strong></p>
<p>Profesyonel çalışanın kendine veya işveren tarafından personele yapılan yatırımların en önemlisi eğitimler ve seminerlerdir. Profesyonel yöneticiler özgeçmişleri incelerken özellikle alınan eğitimlerin üzerinde dururlar. Özgeçmişinizde kesinlikle detaylı olarak belirtin. Özellikle üst düzey ve orta kademe pozisyonlar için oldukça önem taşırlar. Aldığınız eğitimlerin ve katıldığınız seminerlerin kısaca konu başlığını, yerini ve zamanını belirtmeniz faydalı olacaktır.</p>
<p><strong>ÜYE OLUNAN KURULUŞLAR</strong></p>
<p>Mesleğinizle doğru orantılı olmak kaydı ile ve başvurunuz sırasında size artı puan kazandıracağınıza inandığınız profesyonel kuruluşlara üye iseniz (Meslek Odaları, Barolar, İş adamları Dernekleri vs) bunlara özgeçmişinizde yer vermeniz faydalı olacaktır. Fakat başvurunuz veya mesleğiniz ile doğrudan ilişkili olmayan dernek veya kuruluşlara (Spor klüpleri, yardım kuruluşları vs) özgeçmişinizde yer vermenizin hiç bir anlamı yoktur.</p>
<p><strong>HOBİLER</strong></p>
<p>Başvurulan pozisyonla doğrudan ilgili ise kısa olmak kaydı ile hobilere yer vermekte fayda görülmektedir.</p>
<p><strong>BİLGİSAYAR BİLGİSİ</strong></p>
<p>Bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşması, her adayın belirli bir seviyede bilgisayar bilgisine sahip olması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Kısaca bildiğiniz paket programları sıralayabilirsiniz. Ama eğer başvurduğunuz pozisyon profesyonel bilgisayar tecrübesi gerektiriyorsa daha detaylı bir bilgiyi özgeçmişinizden ayrı bir kağıtta belirtmeniz daha faydalı olacaktır. Özellikle bilgisayar bilgisi gerektiren mühendislik pozisyonlarında mümkün olduğu kadar yazılım ve donanım bilginizi ortaya çıkaracak detay vermelisiniz.</p>
<p><strong>YURTDIŞI SEYAHATLER</strong></p>
<p>Eğer bir referans noktası olarak yurtdışına yaptığınız seyahatler, başvurduğunuz pozisyonla (özellikle uluslararası pazarlama ve ihracat pozisyonları) doğrudan ilgili ise özgeçmişinizde kısaca belirtebilirsiniz. Profesyonel iş hayatınızla doğrudan ilgili değilse, yaptığınız turistik seyahatleri belirtmeniz kesinlikle çok gereksiz olacaktır.</p>
<p><strong>REFERANSLAR</strong></p>
<p>Referansların mülakat aşaması veya daha sonrası işverenin talebi üzerine verilmesi daha uygundur. Bu aşamada özgeçmişte yer verilmemeli ve &#8221; referansların daha sonra istek üzerine temin edileceği &#8221; kısaca yazılmalıdır. Özellikle yeni mezun adayların üniversite öğretim üyelerinin isimlerini veya tanıdıklarını, aile dostlarını özgeçmişlerine dahil ettikleri görülmektedir. Referans olarak gösterilecek şahısların, sadece profesyonel iş hayatınızda sizin iş performansınızı değerlendirme imkanı elde etmiş kişilerden oluşması sağlanmalıdır. Bu açıdan yeni mezunların herhangi bir referans göstermelerine gerek yoktur.</p>
<p><strong>DİĞER ÖZELLİKLER</strong></p>
<p>Birçok aday <span style="text-decoration: underline;">diğer özellikler</span> konu başlığı altında içki veya sigara içmediklerini, takım çalışmasına yatkın olduklarını veya seyahat için herhangi bir engelleri olmadığı gibi gereksiz bilgileri bulundurmaktadır. Bu tür bilgiler firma ile yapılacak olan mülakatlarda derinlemesine irdeleneceği için özgeçmişinizde bulundurmanıza gerek yoktur.</p>
<p><strong>FOTOĞRAF</strong></p>
<p>Son yıllarda birçok firma personel ilanlarında özgeçmiş ile birlikte adayın vesikalık fotoğrafını da talep etmektedirler. Bunun amacı adayın prezentasyonu hakkında ön bir bilgi alabilmektir. Eğer böyle bir istekle karşılaşırsanız, fotoğrafınızı muhakkak özgeçmişinize ekleyin. Fotoğrafın sizin gerçek görüntünüzü yansıttığına emin olun ve eski fotoğraflarınızı kullanmayın. Eğer elektronik posta aracılığı ile özgeçmişinizi gönderiyorsanız bu formata fotoğrafınızı eklemeniz mümkündür. Fotoğraf özgeçmişin sol veya sağ üst köşesinde yer almalı mümkünse yapıştırılmalıdır.</p>
<p> <br />
<strong>Yazan :</strong> Nuran Çakmakçı<br />
<strong>Kaynak :</strong> Gazeteport.com </p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/326007153" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/adim-adim-ozgecmis-cv-hazirlama-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/adim-adim-ozgecmis-cv-hazirlama-yontemleri/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>En zayıf yönünüz nedir?</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/325123427/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/en-zayif-yonunuz-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 19:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bir de bunlar var!]]></category>

		<category><![CDATA[zayıf kişilik]]></category>

		<category><![CDATA[zayıf yön]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=654</guid>
		<description><![CDATA[İnsan Kaynakları uzmanından gelen yanıtsa kaçınılmazdır: &#8220;Bu bana pek zayıf bir yön gibi gelmiyor. Gerçek zayıf yönünüz hakkında bilgi verir misiniz?&#8221;
İş görüşmesi yapan kişinin sizi zorlaması, görüşme sırasında yaşanan zor anlardan biridir. Ancak o da tıpkı sizin gibi görüşmenin sorunsuz bir şekilde ilerlemesini ister ve karşısına bir engel çıktığında rahatsız olur. 
Kariyer uzmanı Linda Matias’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/toplumonunde.gif" alt="En zayıf yönünüz?" width="150" height="122" />İnsan Kaynakları uzmanından gelen yanıtsa kaçınılmazdır: &#8220;Bu bana pek zayıf bir yön gibi gelmiyor. Gerçek zayıf yönünüz hakkında bilgi verir misiniz?&#8221;</p>
<p>İş görüşmesi yapan kişinin sizi zorlaması, görüşme sırasında yaşanan zor anlardan biridir. Ancak o da tıpkı sizin gibi görüşmenin sorunsuz bir şekilde ilerlemesini ister ve karşısına bir engel çıktığında rahatsız olur. <span id="more-654"></span></p>
<p>Kariyer uzmanı Linda Matias’a göre en zayıf yönünüz sorulduğunda yapmanız gereken en iyi şey doğruyu söylemektir. Ancak tüm zayıf yönleriniz de ortaya dökmeniz de gerekmez. Yapmanız gereken en akıllıca şey, işi yapmanıza engel olacak bir alan dışındaki zayıf yönünüzden bahsetmektir. Ayrıca bu yönünüzü düzelmeye çalıştığınızı da söylemelisiniz.</p>
<p>İnsan Kaynakları uzmanları, adayların bu tatsız soruya çok da istekli cevap vermediklerini bildiklerinden, çeşitli yollarla ve sorularla bu sorunun cevabını almaya çalışırlar.</p>
<p><strong>Zekice sorulmuş &#8220;en zayıf yönünüz&#8221; soruları</strong></p>
<p>· Hepimizin işimizde yapmak istemediği görevleri vardır. Sizin günlük yaşantınızda yapmaktan hoşlanmadığınız sorumluluklar neler? Görüşmeci karşısındakini rahat hissettirmek için &#8220;biz&#8221; dilini kullanır. Böylece arkadaşça bir ortam yaratarak savunmanızı indireceğinizi düşünür.</p>
<p>· Yöneticinizle yaptığınız son performans görüşmesini düşünün. Geliştirmeniz gereken alanlar hangileriydi? Daha önceki işyerinizdeki performans görüşmelerinizde, geliştirmeniz gereken yanlar konuşulduğunu bir İK uzmanı mutlaka bilir. Bu yolla son değerlendirmenizdeki zayıf yönlerinizi öğrenmek ister.</p>
<p>· Beklediğiniz gibi yürümeyen bir projenizden bahseder misiniz? İnsan Kaynakları uzmanları bilirler ki adaydan bir hikaye ya da olay anlatması istendiğinde daha rahat ve açık olabilirler. Konuştukça daha fazla yönünüzü ortaya çıkaracağınızı düşünürler.</p>
<p>· Çalışmanızda hangi alanın daha verimli olabileceğini düşünüyorsunuz? Bu &#8220;En zayıf yönünüz nedir?&#8221; sorusuna çok benzer bir sorudur. Ancak İK uzmanları, sorunun soruluş tarzından dolayı kendinizi daha az tehlikede hissedeceğinizi, böylece daha kolay yanıt verebileceğinizi düşünürler.</p>
<p>İş görüşmesi sırasında hassas bilgiler vermek isteseniz de istemeseniz de, görüşmeyi yapan kişi bu bilgilere ulaşmak için elinden geleni yapacaktır. Hazırlıklı olun.</p>
<p> <br />
<em><strong>Yazan :</strong> Berna Çetin<br />
<strong>Kaynak :</strong> kariyer.net</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/325123427" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/en-zayif-yonunuz-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/en-zayif-yonunuz-nedir/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Takım çalışmasında duygusal zeka!</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~3/323376639/</link>
		<comments>http://www.kendinigelistir.com/takim-calismasinda-duygusal-zeka/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 16:59:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bilgi@kendinigelistir.com (Özgür ?AH?N)</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bir de bunlar var!]]></category>

		<category><![CDATA[duygusal zeka]]></category>

		<category><![CDATA[takim calismasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kendinigelistir.com/?p=653</guid>
		<description><![CDATA[Örneğin, işe alımda ve terfide duygusal zeka teknik yeterlilik kadar dikkate alınacak olunursa, çalışan sirkülasyonunun önemli ölçüde - yüzde 60’lara varan oranlarda - düştüğünü görülüyor. Bu nedenle de İnsan Kaynakları uzmanları duygusal zekaya gittikçe daha çok önem vermeye ve işe alımda göz önüne almaya başladı.
Amerikalı uzman Anne Riches’in yaptığı bir çalışmaya göre, bir sigorta şirketinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left; margin: 0px; border: 0px;" src="http://www.kendinigelistir.com/resimler/takimdaduygusalzeka.gif" alt="Takimda duygusal zeka!" width="150" height="122" />Örneğin, işe alımda ve terfide duygusal zeka teknik yeterlilik kadar dikkate alınacak olunursa, çalışan sirkülasyonunun önemli ölçüde - yüzde 60’lara varan oranlarda - düştüğünü görülüyor. Bu nedenle de İnsan Kaynakları uzmanları duygusal zekaya gittikçe daha çok önem vermeye ve işe alımda göz önüne almaya başladı.<span id="more-653"></span></p>
<p>Amerikalı uzman Anne Riches’in yaptığı bir çalışmaya göre, bir sigorta şirketinde, bir kozmetik şirketinde ve bir içecek firmasında duygusal zeka eğitimi verilen satış elemanları diğer satış elemanlarına göre çok büyük başarı elde etti. İki fabrikada yöneticilere verilen duygusal zeka eğitimi, yüzde 50 kayıp zaman kazalarını düşürerek, üretimi yüzde 17 arttırdı ve şikayetleri yüzde 15’ten yüzde 3’e düşürdü.<br />
Başka bir çalışmaya göreyse yöneticilerin yaşadıkları kontrolünü kaybetme durumu teknik bilgi yetersizliğinden ya da IQ düşüklüğünden kaynaklanmıyor. Genellikle duygusal zeka yetersizliğinden meydana geliyor. Başarısız yöneticiler değişikliğe kolay adapte olamıyor, kişisel ilişkilerinde başarısız oluyor ve grup çalışmasında verim sağlayamıyor.</p>
<p><strong>Takım çalışmasının önemi artıyor</strong><br />
Takım halinde çalışma becerisi günümüzde iş yaşamında en önemli yeteneklerden biri. Bu da bizi şu sorularla karşı karşıya bırakıyor: bir takım kendi duygusal zekasına sahip olmalı mı? Bir grup duygusal zekası yüksek kişiyi biraraya toplarsanız, duygusal zekası yüksek bir takım elde eder misiniz?<br />
Şimdiye kadar beraber çalıştığınız ya da gözlemlediğiniz takımları düşünün. Verimli takımlar birlikte çalışabiliyor olmayı nasıl sağlıyorlar? Ne zaman başarısız oluyorlar? Genel kanıya göre güçlü ve üretken takımlar güçlü bir güven, birbirine karşı dürüst ve açık olma ve herkesi takımın hedeflerine ulaşmada etkin bir unsur olarak kabul ediyorlar. Bir takım içinde fonksiyonların çalışmaması, takım üyelerinin birbiriyle dürüst bir iletişim kurmamaları, gerçek bir güven olmaması ve ortak katkının çok az olmasıyla başlıyor. Tüm bunlarda duygusal zekayı ilgilendiren konuların başında geliyor.</p>
<p>Doğal olarak bir takım bir işi yerine getirmek için biraraya gelir ya da getirilir. Çok az takım işi yerine getirmenin yanı sıra işlerin nasıl yürüdüğüne ve işlerin yürüyüş şeklini geliştirmek için ne yapılması gerektiğine yönelik zaman ayırıp fikir geliştirirler. İç ve dış müşteriden en ufak bir eleştiri ve geribildirim, takımın işleyişi ve verimi üzerinde etkilidir.</p>
<p>Bu bahsi geçen unsurlar bir takımın veriminde ve üreticiliğinde kritik rol oynar. Bir takımın duygusal zekasının oluşumunda ilk adım farkındalık ve kendini değerlendirmedir.</p>
<p><strong>Takımdaki herkes dürüst olmalı</strong><br />
Takım elemanlarından birkaçının kişisel ilişkilerinin iyi olması yeterli değildir. Takımdaki kişilerin hepsinin birbiriyle iyi ilişkiler içinde ve birbirlerine karşı dürüst olması gerekir. Böylece takım kendini ilgilendiren konu ve problemleri ortaya çıkarma ve bunları tartışma imkanı bulur.</p>
<p>Bir takım düşünün: takım üyelerinin birçoğu kişisel olarak yüksek duygusal zekaya sahip, buna rağmen takım olması gerektiği kadar iyi işlemiyor.</p>
<p>Önemli kararlar almada gecikmelerin yanı sıra bazıları kendini takıma ait hissetmiyor, bilgi herkese eşit ölçüde paylaştırılmıyor ve takımın hedefleri konusunda kesinlik yok.</p>
<p>Takım biraraya gelip işleyişi tartıştığında tartışmanın tansiyonu yüksek ve rahatsızlık aşikar derecede olur. Takımın duygusal zekasının düşük olması nedeniyle herkes duygusal bir cevap verir. Takım biraraya gelerek bu problemi açıkça ortaya koymalı ve çözüm bulmalıdır. Hangi duygusal zeka davranışları takımın amaçlarını etkiliyor, önlerine çıkan zorluklar ve bunlarla baş edebilmek için ne yapmaları gerektiği konusunda bir sonuca ulaşmalıdır.</p>
<p><strong>Duygusal zeka nasıl arttırılır?<br />
</strong>Çoğu zaman &#8220;duygularımızı işimizin dışında bırakalım&#8221; cümlesini açıkça ya da ima yoluyla duymuşsunuzdur. Artık biliniyor ki başarılı organizasyonlar bunu yapmıyorlar. Çünkü biliyorlar ki duygusal zeka iş yaşamında büyük önem taşıyor. O halde şu soruya odaklanmamız gerekiyor: &#8220;Takımınızın duygusal zekasını nasıl arttırabilirsiniz?&#8221;</p>
<p>Bunun yollarından biri takımın işleyişiyle ilgili kurallar ve normlar koymak ve bunların titiz bir şekilde uygulanması ve kurallara bağlı kalınması konusunda hemfikir olmaktır. Normlar her takım üyesinin takım içinde yapmakla yükümlü olduğu görevler, bu görevlerin takıma etkisi, birlikte çalışma, hangi motivasyon sisteminin kullanılacağı ve bunların müşteriyle ilişkisini belirler. Özellikle takımın ortak duygusal zekası yeni yapılandırılmaya başlanmışsa dışarıdan birinin bu tartışmalara katılması yararlı olur.<br />
Kuralları koymak, bunları tartışmak ve gözden geçirmek takım üyelerinin değişmesi durumunda yapılması gerekenlerdendir, özellikle takım kimin üye olacağı konusunda bir insiyatife sahip değilse.</p>
<p><strong></strong><strong><br />
</strong><br />
<strong>1.</strong> İşte veya iş dışında nasıl tepki gösterdiğimizin ve ne hissettiğimizin farkında olmak, onu tanımak ve değerlendirmek gerekir. Kendimizi ne kadar iyi tanıyoruz? Güçlü ve zayıf yönlerimiz hakkında ne kadar dürüst ve gerçekçiyiz?<br />
<strong>2.</strong> Bu hislerin bizi yönetmesi yerine biz bu hislerimizi nasıl yönetebilir ve kontrol ederiz? Değişiklik karşısında ne kadar esneğiz?<br />
<strong>3.</strong> Gidiş ne kadar kötü olursa olsun, kendimizi motive etme, ikna etme, çabalama ve ilerlemede ne kadar iyiyiz? Bardağın yarısını boş mu dolu mu görüyoruz?<br />
<strong>4.</strong> Başkalarının neler hissettiğini fark etmede ne kadar iyiyiz? Empati kurabiliyor muyuz? Kendi duygularımızı askıya alarak başkalarının bakış açısıyla bakabilir miyiz?<br />
<strong>5.</strong> İlişkilerde başarılı mıyız? Ne tür kişilik özelliklerimiz var? Başkalarına liderlik edip etkileyebilir miyiz? Sorunları çözme, başkalarıyla çalışma ve işbirliği yapmada ne kadar başarılıyız?</p>
<p> <br />
<em><strong>Yazan :</strong> Berna Çetin<br />
<strong>Kaynak :</strong> kariyer.</em>net</p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/Kendinigelistircom/~4/323376639" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kendinigelistir.com/takim-calismasinda-duygusal-zeka/feed/</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.kendinigelistir.com/takim-calismasinda-duygusal-zeka/</feedburner:origLink></item>
	<copyright>KendiniGelistir.COM - Kisisel Gelisimin Anahtari!</copyright><media:credit role="author">Özgür ?AH?N</media:credit><media:rating>nonadult</media:rating><media:description type="plain">Ki?isel Geli?imin Anahtar?!</media:description></channel>
</rss>
