<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139</atom:id><lastBuildDate>Thu, 01 May 2025 07:04:46 +0000</lastBuildDate><category>Yemek</category><category>istanbul</category><category>ukrayna</category><category>Anne</category><category>Avrupa</category><category>Bogazici.</category><category>HASEMA</category><category>KEMER</category><category>Kuş</category><category>Mc Donalds</category><category>Osmanlı</category><category>Park</category><category>TURIST</category><category>Türkler</category><category>dünya</category><category>hayat</category><category>ileti</category><category>kiev</category><category>mail</category><category>pahali</category><category>uzun</category><category>İslamiyet</category><title>Kiev'den İstanbul'a Notlar...</title><description>Kiev ve İstanbul İzlenimleri</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Unknown)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>27</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:keywords>kiev,istanbul,ukraine,odessa,travel</itunes:keywords><itunes:summary>Notes from Kiev to Istanbul</itunes:summary><itunes:subtitle>Notes from Kiev to Istanbul</itunes:subtitle><itunes:category text="Society &amp; Culture"><itunes:category text="Places &amp; Travel"/></itunes:category><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-2866006962573942758</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2009 22:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-11T15:22:54.377-07:00</atom:updated><title>İSTANBUL MU KİEV Mİ ???</title><description>Bu sorunun yanıtı bende kesin belli ama ekonomik şartlar veya bir şekilde insanlar başka şehirlere gitme oralarda çalışma gereksinimi duyuyor.&lt;br /&gt;Bu sebepten dolayı günümüz ekonomisin  de yer tutan büyük ve ihtişamlı İstanbulumuzun ve yaban ellerde ki bir şehrin ekonomisini inceleme gereksinimi duydum Kiev’e gitmek isteyen veya İstanbul’da mı kalsam diye kara kara düşünen insanlara belki bir faydamız olur...&lt;br /&gt;KİEV’de kelimenin tam anlamıyla dünya ekonomik krizi yanında ülkede yaşanan siyasal dengesizlik ve belirsizlik, özellikle başkenti pençesi altına almış durumda.&lt;br /&gt;Ukrayna’nın başkenti Kiev’de tam bir ekonomik yıkıntı yaşandığı. Hatta çok sayıda kurum ve kuruluşun parasızlık nedeniyle kaloriferleri yakamadığı ve çalışanlarına ücretlerini ödeyemedi araştırmalardan çıkan sonuçlar elektrik borcunu ödeyemeyen yüzlerce okulda ve resmi dairede elektrikler kesik, bilgisayarlar çalışmıyor. Bir çok yüksek okulda, öğrencilere sıcak yemek ve hatta sıcak çay bile verilemiyor.&lt;br /&gt;Kiev belediyesinin yaklaşık 100 milyon dolar civarında bir elektrik alacağı olmasına karşılık kimsenin bu borcu ödemeye yanaşmadığı vurgulanıyor. Çaresiz kalan Kiev Belediyesi, para toplayabilmek için her yolu deniyor.İflasın elinde oyuncak olan belediyenin, mezarlıkları ziyaret eden ziyaretçilerden bile para toplamaya kalkması, bardağı taşıran son damla oldu. Halk, artık isyan noktasına geldiğini ifade ederken, en başta da belediye başkanını suçluyor. Sizce bir yolsuzluk mu var Kiev’de…&lt;br /&gt;Yakınlarda yapılacak Devlet başkanlığı seçimine aday olan, belediye başkanının halkı değil, kendi menfaat ve geleceğini ön plana aldığı belirtiliyor. Kiev’liler yaşamlarında hiçbir zaman böylesine zor bir dönem geçirmediklerini belirtiyorlar. Kievliler’in son sloganları, Kiev’de sadece ölmek bedava, onun dışında kalan her şey paralı ifadesini kullanıyorlar. Rusya ile yaşanan doğal gaz sorunu çözülmesine karşın, Ukrayna’nın bir çok bölgesi, hala soğuktan donmaya devam ediyor. Halk ise derdini kime anlatacağını bilemeden, çaresizlik içinde beklemeyi sürdürüyor. Hal böyle olunca ekonomik rakamları ve tesbit edilmiş istatistikleri belirtmeye gerek duymadım. Allah yardımcıları olsun sonuçta ezilen sömürülen masum siviller oluyor….&lt;br /&gt;Kiev küresel krizin getirmiş olduğu sıkıntılarla uğraşa dursun biz de bizim İstanbul’u incelemeye alalım…&lt;br /&gt;İSTANBUL ekonomik büyüklüğüyle `En büyük 100 dünya şehri` listesinde, 2005 verileriyle 34`üncü sıradayken yeni milli gelir hesaplama yöntemiyle ekomomisiyle 26`ıncı sıraya yükseldi. Milli gelir hesaplama yönteminde Birleşmiş Milletler yerine Avrupa Birliği sisteminin esas alınmaya başlaması, milli gelir rakamlarını yaklaşık 3/1 oranında büyüttüğü görülüyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü`nün yeni verileriyle gayri safi yurtiçi hasıla 2005 yılında, yüzde 32.5 oranında arttı. Bu hesaplamaya göre, yaklaşık olarak İstanbul`un 2005 gayri safi yurtiçi hasıla 2005’te 133 milyar Dolar`dan 176, dolara çıkması böylece, ekonomide en büyük 100 dünya şehri içinde, 2005 verileriyle 34`üncü olan İstanbul, yaşanan küresel krize rağmen Avrupa daki bazı şehirleri ekonomik açıdan sollamış geçmiş durumda. Bakalım İstanbul’un solladığı Avrupa kentleri hangileriymiş &lt;br /&gt;İstanbul, Melbourne (172 milyar Dolar- Avustralya), Şanghay (139 milyar Dolar- Çin), Barselona (140 milyar Dolar- İspanya), Rio de Janiero (141 milyar Dolar- Brezilya), San Diego, Minneapolis, Pheonix (ABD), Sidney (172 milyar Dolar- Avustralya) gibi dünya şehirlerini geride bıraktı.&lt;br /&gt;İstanbul ekonomisiyle dünyada hızla yükseliyor. Megakent bu hızla 2020`de 16`ıncı dev olacak. Ünlü danışma firması PricewaterhouseCoopers eski milli gelir hesaplamasıyla 2020 yılında İstanbul`un 287 milyar Dolar`la 27`nci sırada olması bekleniyordu. Yeni milli gelir hesaplaması ile 2020 yılında İstanbul`un 380 milyar Dolar`lık ekonomik büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Böylece İstanbul, 2020 yılında ekonomide, Detroit, Madrid, Mumbai, Moskova, Toronto, Miami, Houston, San Francisco, Atlanta, Seul, Şangay gibi dünya devi kentleri de geride bırakarak dünyanın 16`ncı büyük şehri olacak. &lt;br /&gt;Listede Berlin, Atina, Manchester, Ankara`nın; Varşova, Hamburg, Münih, Napoli, Helsinki ise İzmir`in gerisinde kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bir daha ki yazım da Kiev’de ve İstanbul’da yaşanan yasa dışı olumsuz gelişmeleri sizlerle paylaşacağım.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(Selçuk Özkan-12.03.2009)&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2009/03/istanbul-mu-kiev-mi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-1625581087558432115</guid><pubDate>Fri, 06 Mar 2009 12:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-03-06T04:21:21.134-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Bogazici.</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">istanbul</category><title>İstanbul'lu</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhNRSZ9IOtGDXq8bvPxaDJkQCFUw82CZrINRVSmfegjefHnMISKdXs20niN9Avrd4PXxZ5j4xTShUX9tZZRDPLORo85TlxuT3WGDtTqxJYWaBC2H-kwPS6YZ5SXh_OuuVT7vcoidmK-3vg/s1600-h/istanbul.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhNRSZ9IOtGDXq8bvPxaDJkQCFUw82CZrINRVSmfegjefHnMISKdXs20niN9Avrd4PXxZ5j4xTShUX9tZZRDPLORo85TlxuT3WGDtTqxJYWaBC2H-kwPS6YZ5SXh_OuuVT7vcoidmK-3vg/s320/istanbul.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310048492057525362" /&gt;&lt;/a&gt;Şüphesiz bu yer yüzünün nadir şehrini bilmeyen ve duymayan kalmamıştır...&lt;br /&gt;İstanbul deyince benim aklıma, kalabalık, şehir hayatının getirdigi yorğunluk ve stres geliyor neden acaba...&lt;br /&gt;İstanbula çocukluğumdan bu yana sık sık ziyaretim oldu o güzelim şehir benim hep hayallerimi süsledi sanki bir rüya gibi gelip geçtiğim Boğaziçi Köprüsü bir baştan bir başa gidip geldigim Beyoğlu sokakları sanırım yine istanbulun güzelliklerine daldım...&lt;br /&gt;Benim aklıma İstanbul diince kalabalık, şehir hayatının getirdigi yorğunluk ve stres geliyor neden acaba...&lt;br /&gt;Çünki insanların yüzlerinde bunu gördüm hiç bir şeyin farkında değiller doğanın güzelliğin ve istanbulun o güzelim yaşantısının farkında değiller &lt;br /&gt;İnsanların yüzlerine baktığınız da sanki ülenn nerden geldim bu memlekete durup dururken kendi yaşantımı bozdum vs vs vs... gibi şeyleri okursunuz... tam o sırada size bakar yüzünde bi donuk ifade  ne bakıyosun gibi...&lt;br /&gt;Ona diyemessin ki istanbul boğaz taksim beyoğlu hava su güneş,,, elementlerin bir anlamı yoktur artık o madde bağımlısı olmuştur...&lt;br /&gt;O artık bi robottur havayı hissetmez...&lt;br /&gt;&lt;p&gt;O artık bir yapay zekadır duyguları yoktur. İstanbulu görmez...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Selçuk ÖZKAN&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Not: Bundan böyle Kiev-İstanbul Blogumuzda Selçuk Özkan yazılarıyla katkıda bulunacaktır.Kendisine Hoşgeldin der başarılar dileriz.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2009/03/istanbullu.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhNRSZ9IOtGDXq8bvPxaDJkQCFUw82CZrINRVSmfegjefHnMISKdXs20niN9Avrd4PXxZ5j4xTShUX9tZZRDPLORo85TlxuT3WGDtTqxJYWaBC2H-kwPS6YZ5SXh_OuuVT7vcoidmK-3vg/s72-c/istanbul.jpg" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-901684934224398615</guid><pubDate>Fri, 07 Nov 2008 13:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-07T06:06:26.209-08:00</atom:updated><title>Ziyaretcilerimize ...</title><description>&lt;p&gt;DEGERLI ZIYARETCIMIZ,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="www.kievnotes.blogspot.com"&gt;GUNCEL YAZILARIMIZI INGILIZCE YAYIN YAPAN SITEMIZDE BULABILIRSINIZ&lt;/a&gt;.www.kievnotes.blogspot.com &lt;/p&gt;&lt;p&gt;YADA ONCEKI YAZILARIMIZ ICIN ARSIV`E GIREBILIRSINIZ.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SITE YONETIMI.&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/11/ziyaretcilerimize.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-4281505401240488452</guid><pubDate>Fri, 24 Oct 2008 06:21:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-10-23T23:29:22.889-07:00</atom:updated><title/><description>&lt;p&gt;Herkese tekrar Merhaba ! Privet diyolar burda :)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kiev de atrik sonbahar. her yer dokulen yapraklarla dolu. Havalar artik sogumaya basladi. Evlerde kaloriferler yanmaya basladi. Soguk bir kis mevsimi bizi bekliyor. Sabahlari yollar dolu insanlar isine yetismeye calisiyor.Taksiciler kahvesini icerken musteri bekliyor. Kilik kiyafet artik mevsime gore olmus. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve ben yeni bir sayfa ile yeni bir doneme daha basliyorum.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Not: Ingilizce blogumda (www.kievnotes.blogspot.com)oldugundan zaman zaman guncellemede gecikmeler oluyor. Insallah yeni yazarlar projemiz var. Boylece daha guncel olacagiz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Iletisim icin mehmetgencel (at) gmail.com...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/10/herkese-tekrar-merhaba-privet-diyolar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-2876230239232369135</guid><pubDate>Thu, 28 Aug 2008 07:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-28T00:15:07.785-07:00</atom:updated><title/><description>&lt;p&gt;Herkese Merhaba,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onumuzdeki iki hafta tatile cikacagim.bu sure zarfinda yeni yazilar yazmak zor olacak. Ama merak etmeyin. Canta dolu, elimde cok guzel yazilar ve fotograflar var.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yeni sezonda surprizlerimde olacak. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Isterseniz eski yazilarima goz atabilir.Istersenizde &lt;a href="http://www.kievnotes.blogspot.com"&gt;Ingilzce Bloguma&lt;/a&gt;(www.kievnotes.blogspot.com) baglanabilirsiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Simdilik Hoscakalin.&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/08/herkese-merhaba-onumuzdeki-iki-hafta.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-5150611223716943601</guid><pubDate>Thu, 14 Aug 2008 10:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-14T04:09:40.957-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hayat</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">istanbul</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kiev</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">pahali</category><title>iyiki buradayim :)</title><description>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Burda yasamak zaman zaman insana zor geliyor. Herseye ragmen yasarken artan fiyatlar da hayatinizdan bezdiriyor. Ben boyle dusunurken bir gazetede dunyanin en pahali sehirlerinin siralamasini gordum. Tamam dedim icimden rehberim burada. Tabiiki de Moskova bu senede birinciligini koruyordu. Dunyanin en pahali sehrinde yasamak acaba nasil bir duyguydu. Gozlerim Kievi ariyordu.3-5-15 hala goremedim.ve en sonunda gormustum. Kiev Dunyanin en pahali 21. sehriydi. Hayret bana gore ilk uce girmeliydi ama yanilmistim.Iyi ki de yanilmisim dedim ve halime sukrettim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hemen aklima istanbul geldi. Kiev 21. ise Istanbul 50. olmaliydi aradim taradim ve sok oldum Istanbul tam 15. idi. Aman Allahim ! Demekki Istanbul Istatistiklere gore daha pahaliydi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Iste size o liste:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Moscow&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;2. Seoul&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;3. Tokyo&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;4. Hong Kong&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;5. London&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;6. Osaka&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;7. Geneva&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;8. Copenhagen&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;9. Zurich&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;10. Oslo&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;10. New York&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;12. St Petersburg, Russia&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;13. Milan&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;14. Beijing&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;15. Istanbul&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;15. Paris&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;17. Singapore&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;18. Dublin&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;19. Sydney&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;20. Shanghai&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;21. Rome&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;21. Kiev&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEitZYylukm-WasOICIwNI4Y7PhOVxFZQdpmEsYwVcRbQqffayhayaEawXB_BiwEgWuQxIa3FDEKSziAbBJwmNcOFgXXsohkMlfOueeoLhcgpAoFwkKo8KU1dEVxu26Q7Mqo-dTEw6RivJI/s320/money.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234328124192989634" /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yoruma acik bir liste olabilir ama istatistikler bunu gosteriyordu. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Allah Istanbulda yasayanlara kolaylik versin !&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu arada Kievde bir arkadasim  dert yaniyordu 1000 dolara bile ev bulamiyormus !!!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/08/iyiki-buradayim.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEitZYylukm-WasOICIwNI4Y7PhOVxFZQdpmEsYwVcRbQqffayhayaEawXB_BiwEgWuQxIa3FDEKSziAbBJwmNcOFgXXsohkMlfOueeoLhcgpAoFwkKo8KU1dEVxu26Q7Mqo-dTEw6RivJI/s72-c/money.jpg" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-4643254558327885049</guid><pubDate>Thu, 17 Jul 2008 08:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-17T01:09:44.420-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">HASEMA</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">KEMER</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">TURIST</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ukrayna</category><title>HASEMALI DİYE HAVUZA GİRMESİNE İZİN VERİLMEYEN UKRAYNALI TURİST: "YASAL HAKKIMI ARAYACAĞIM"</title><description>Antalya'nın Kemer İlçesine Bağlı Çamyuva Beldesindeki Club Marco Polo İsimli 5 Yıldızlı Otel, Haşema Giydikleri Gerekçesi ile 2 Ukraynalı Müşterisine Havuza Girme Yasağı Koydu. Otel, Dağıstan Asıllı Ukrayna Vatandaşı ve Müslüman Olan Zukhra Salgereeva ile Kızı Madina'ya 10 Temmuz'dan Beri Havuza Girme Yasağı Uyguluyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Çamyuva beldesindeki Club Marco Polo isimli 5 yıldızlı otel, haşema giydikleri gerekçesi ile 2 Ukraynalı müşterisine havuza girme yasağı koydu. Otel, Dağıstan asıllı Ukrayna vatandaşı ve Müslüman olan Zukhra Salgereeva ile kızı Madina'ya 10 Temmuz'dan beri havuza girme yasağı uyguluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de tatil için Türkiye'ye geldiğini, ancak kaldığı otellerde benzer bir durumla hiç karşılaşmadığını ifade eden Zukhra Salgereeva, "Bir daha buraya gelmeyeceğim." dedi. Salgereeva ülkesine döndüğünde konuyu avukatı ile görüşeceğini ve yasal yoldan haklarını arayacağını söyledi. 5 yıldızlı Club Marco Polo ise havuz yasağı koyduğu 2 turiste gerekçe olarak, hijyen ve diğer müşterilerin rahatsız olduğunu göstermiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatillerini geçirmek için Antalya'da 5 yıldızlı Club Marco Polo'yu tercih eden 2 Ukrayna vatandaşı 5 gündür otelin havuzuna giremiyor. Otel yönetimi tarafından havuz yasağı konulan Ukraynalı turistlere gösterilen gerekçe ise hijyen şartlarına uymadıkları ve diğer müşterilerin rahatsız olması. Kendilerine uygulanan muamele karşısında şaşkına dönen Zukhra Salgereeva adlı turist, "Haşema ile havuzda yüzmemize izin verilmediği için ayın 10'undan beri havuza girmiyoruz. Bir daha buraya gelmeyeceğim. Ülkeme dönünce de konuyu avukatımla görüşeceğim." dedi. Club Marco Polo yöneticileri ise olay gün yüzüne çıktığından beri sessiz kalmayı tercih ediyor. Otellerine kadar gelen gazetecilerle bile görüşmeyen yöneticiler telefonlara da çıkmıyor. &lt;br /&gt;(Cihan Haber Ajansı)</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/07/hasemali-diye-havuza-girmesine-izin.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-976643702647629671</guid><pubDate>Tue, 08 Jul 2008 11:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-08T04:28:46.323-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yemek</category><title>Kiev de Yemek Yemek.</title><description>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiofkh1_7_SPyeFiiKAMOtN5TTbcgndIB-u7HWl5a4Xp6vKe8p55MNFbMDqkmspGdBlJGEss6vjsEcgrEDb4qFVaLQz5WgdQtrj7WhtKQgCgcZ33RKGZuJw93YB_Ov4WaoU9HYvlDkjOA4/s1600-h/guzel-yemek-resimleri-120186992404-orta.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiofkh1_7_SPyeFiiKAMOtN5TTbcgndIB-u7HWl5a4Xp6vKe8p55MNFbMDqkmspGdBlJGEss6vjsEcgrEDb4qFVaLQz5WgdQtrj7WhtKQgCgcZ33RKGZuJw93YB_Ov4WaoU9HYvlDkjOA4/s400/guzel-yemek-resimleri-120186992404-orta.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220603061685774962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Yabanci bir ulkede yasiyorsaniz ve bu ulke de Hristiyan ise yeme icme konularinda cok ama cok dikkatli olmaniz lazim. Tabiiki de bu sizin seciminiz. Ben bazi hassasiyetleri olan insanlar icin soyluyorum. Neyse iste herseye dikkat etmeye calistigimizdan dolayi her seyi yiyip icemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Bu yuzdende gonul rahatligiyla helal urunlerin satildigi mekanlar cok degerli buralarda. o yuzden hepsinin yerini ogrenirim hepsine giderim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Gecen gunlerde bir Turk girisimcimiz bir cafe-restoran acmis.Adi Vanilin Cafe. Merkezde guzel bir yermis.Daha gidemedim ama bugun yarin ugrayacagim.Turk yemekleri varmis yakinda pide ve lahmacunda olacakmis. Diyceksiniz ki bana ne ! Hele Turkiyedeyseniz bunu hemen herkes soyler bende orada olsam derdim Ama durum oyle degil arkadaslar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Cunku insan nimetin degerini elinde olmadigi zaman anliyor.Turkiyede bir yemek yemek icin 5 dk. gitmeniz yeter her cesit kebap yemek gelsin vesselam ama gurbette farkli. Hedefi tespit edeceksin yemeklerin guzelligi ikinci plan sonra mekana gideceksin sansliysan o gun istedigin yemegi yersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Yada pizza ve balik yemekten bikarsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Turkiye ye gidince yapacagim ilk is guzel bir iskender yemek yada webden siparis edeyim 2 saate sogur mu acaba ???&lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/07/kiev-de-yemek-yemek.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiofkh1_7_SPyeFiiKAMOtN5TTbcgndIB-u7HWl5a4Xp6vKe8p55MNFbMDqkmspGdBlJGEss6vjsEcgrEDb4qFVaLQz5WgdQtrj7WhtKQgCgcZ33RKGZuJw93YB_Ov4WaoU9HYvlDkjOA4/s72-c/guzel-yemek-resimleri-120186992404-orta.jpg" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-5978479882964970391</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2008 12:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-23T05:15:35.907-07:00</atom:updated><title/><description>&lt;a href="http://technorati.com/claim/n8753cbkb8" rel="me"&gt;Technorati Profile&lt;/a&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/06/technorati-profile.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-236376246989007226</guid><pubDate>Thu, 19 Jun 2008 13:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-19T06:41:02.131-07:00</atom:updated><title>Tesekkurler Milli Takim</title><description>&lt;p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhU01l-yzQIkt272P2w6mknAm5oMDVJdwnkiwIbSyKeI7iwYzV9DMoUky6hzRICqTCa9pUP_EHtgJ-bhQbm_MvtnQEcL_Nw2i_a72zcZIrfb2L6Xs02A0I11wQgDOTDzH5nFWdBxKDlm7k/s1600-h/f1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhU01l-yzQIkt272P2w6mknAm5oMDVJdwnkiwIbSyKeI7iwYzV9DMoUky6hzRICqTCa9pUP_EHtgJ-bhQbm_MvtnQEcL_Nw2i_a72zcZIrfb2L6Xs02A0I11wQgDOTDzH5nFWdBxKDlm7k/s400/f1.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5213584107329476002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Evet gercekten de cok Tesekkurler !&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ama benim nedenim sizinkilerden biraz farkli.Ulkemiz olarak boyle basarilara imza atmak tabiiki de butun vatandaslarimizi sevindirir ama bu sevinci gurbette yasiyosaniz sevinciniz ikiye katlaniyor. Hele maci yabanci bir kanaldan seyrediyosaniz sevinciniz dorde katlaniyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ama bitmedi mactan sonra isyerime gelirken giristeki guvenlik gorevlisi durdurdu. Sen Turksun degil mi? dedi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ben de sabah sabah noluyo diye dusunurken kafami salladim Evet ben Turkum. Sonra adamin yuzunde guller acti tebrikler dedi. Aksam macinizi seyrettim Muthistiniz dedi. Iltifatlar yagdirdi. O an jeton dustu bende. iste dedim gercekten bir kisinin bile basarisi butun millete malediliyor.Iste millet olmanin onemi bu. Cok sevindim ve cok duygulandim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Simdi hepberaber Hirvatistan macini bekliyoruz. Yarin aksam insallah tekrar sevinecegiz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Birkez daha tesekkurler Arda,Nihat,Tuncay ve arkadaslari...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Not:Klavyeden dolayi Turkce harfleri yazamiyorum :(&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/06/tesekkurler-milli-takim.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhU01l-yzQIkt272P2w6mknAm5oMDVJdwnkiwIbSyKeI7iwYzV9DMoUky6hzRICqTCa9pUP_EHtgJ-bhQbm_MvtnQEcL_Nw2i_a72zcZIrfb2L6Xs02A0I11wQgDOTDzH5nFWdBxKDlm7k/s72-c/f1.jpg" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-6263723358494325095</guid><pubDate>Thu, 12 Jun 2008 09:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-06-12T03:01:07.362-07:00</atom:updated><title>İngilizce Blogum Yayında !</title><description>&lt;div align="center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img228.imageshack.us/img228/1445/1468x60cu8.gif"&gt;&lt;img src="http://img228.imageshack.us/img228/1445/1468x60cu8.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.kievnotes.blogspot.com/"&gt;Evet Arkadaşlar,İngilizce blogum artık yayında. Değişik bir tema kullandım. inşallah beğenilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem ingilizce mi canlı tutuyorum hemde Türkçe bilmeyen arkadaşları bilgilendirmiş oluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blogda da aynı anafikirden yola çıkıp Kiev'de yaşadıklarımı, buradaki izlenimlerimi yazmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakarsınız yakın bir zamanda Rusca Blog da yaparım. Aklıma gelmişken Rusca blog yazan Türk var mı acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Desteklerinizi bekliyorum.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/06/ingilizce-blogum-yaynda.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-5973624493742195198</guid><pubDate>Wed, 14 May 2008 06:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-13T23:57:51.308-07:00</atom:updated><title>KAÇ TANE CENNETİMİZ VAR ?</title><description>&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı.Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu.Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.&lt;br /&gt;Öğretmeni, onun bu hâlini fark etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.&lt;br /&gt;- Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?&lt;br /&gt;- Ahmet arkadaşımız var ya?&lt;br /&gt;- Evet, ne olmuş Ahmet'e?&lt;br /&gt;- Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.&lt;br /&gt;- Ee?&lt;br /&gt;- Ona yardım etmek istiyorum. Ama benim yardım ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?&lt;br /&gt;Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü.Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardım etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu.&lt;br /&gt;Nurhan Öğretmen:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?&lt;br /&gt;- Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.&lt;br /&gt;- Nerede çalışıyorsun?&lt;br /&gt;- Simit satıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi. Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.&lt;br /&gt;Nurhan Öğretmen, Ali'ye döndü:&lt;br /&gt;- Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.&lt;br /&gt;- Çok zengin bir işadamı?&lt;br /&gt;- Niçin?&lt;br /&gt;- İnsanlara daha çok yardım etmek için?&lt;br /&gt;- Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak şimdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi değil; bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme; çok zengin olduğun zaman insanlara yardım edersin.Olmaz mı?&lt;br /&gt;- Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.&lt;br /&gt;- Neden olmaz?&lt;br /&gt;- Üç sebepten dolayı olmaz.&lt;br /&gt;Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.&lt;br /&gt;İkincisi: 'Ağaç yaş iken eğilir.' deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.&lt;br /&gt;Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.&lt;br /&gt;Nurhan Öğretmen, karşısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:&lt;br /&gt;- Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadım, dedi.?&lt;br /&gt;- Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre Cennet'in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını 'Evet' anlamında sallarken Aliyi evine yolladı.&lt;br /&gt;Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı parların masaüstünde kaldığını fark etti. Sandalyesine gayrı ihtiyarı oturdu ve paraları eline aldı. Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi. Öyle bu paralar, Bu bozuk SİMİT paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.&lt;br /&gt;Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı ? Ağladı.&lt;br /&gt;Kendine geldiğinde akşam olmuştu. Yavaş yavaş sınıftan çıkıp okuldan ayrılırken bekçi Sadık ' Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak, Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak' diye Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde ' Ne dediniz hocam ' demesini bile duymayan Nurhan öğretmen bekçinin şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satranç tahtası kapandığında şah ve piyonun aynı torbaya konulması kaçınılmazdır.&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/05/ka-tane-cennetimiz-var.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-4586661947538306826</guid><pubDate>Tue, 06 May 2008 07:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-05-06T00:09:55.229-07:00</atom:updated><title>Ukrayna'ya Giden Dönmüyor.</title><description>Ukrayna’yı son yıllarda Turuncu Devrimi, Rusya ile yaşadığı doğalgaz sorunları ve Eurovision Şarkı Yarışması’ndaki başarısı ile hatırlıyoruz. Ancak Ukrayna, bugün 50 milyon nüfusu ile büyük ve el değmemiş bir pazar olarak karşımız çıkıyor. Özellikle 2000–2005 yılları arasındaki hızlı ekonomik büyümesi, Ukrayna’yı sadece geçiş ekonomileri arasında değil, Avrupa ülkeleri arasında da öne çıkardı. Kalifiye ve ucuz işgücüne sahip olmasının yanında bilim ve teknoloji konularında da Ukrayna, oldukça ileri gitmeyi başarmış bir ülke. Ukrayna şimdi ise kendisi için tarihi bir fırsata odaklanmış durumda. 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı Polonya ile ortaklaşa düzenleyecek olan ülke, bu organizasyon için 25 milyar dolarlık yatırım planlıyor. Ukrayna yetkililerine göre bu pastadan pay almanın tam zamanı. Ülkenin bu kapsamda birçok 5 yıldızlı otele, yeni otoyollara, restoranlara ve alışveriş merkezlerine ihtiyacı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GİDEN GERİ DÖNMÜYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna'da dikkat çeken başka bir nokta ise Türk girişimcilerin çokluğu. 150'den fazla Türk işadamı Ukrayna'da yaşıyor. Hatta kendilerine ait bir işadamı dernekleri de var. Türk öğrenci istatistikleri de oldukça ilginç. 10 bini geçen Türk öğrenciler, verilere göre okulu bitirdiklerinde de Ukrayna'dan dönmüyorlar. Bir çoğu kendi işini kurup girişimci olurken, bir çoğu da burada iş bulup evleniyor. Edindiğimiz bilgiye göre, bugün Ukrayna'da öğrenci olarak gidip kendi işini kurmayı başaran 50'den fazla Türk bulunuyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER GELİŞİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ilişkileri de son yıllarda katlanarak artıyor. Türkiye’nin Ukrayna’ya ihracatı 1.5 milyar doları bulurken, Ukrayna’dan Türkiye’ye ithalat 3 milyar dolar seviyelerinde seyrediyor. Sanayi bakımından da Ukrayna ön plana çıkmayı başarmış bir ülke. Çelik, kömür, makine, takım-tezgah, boru ve silah sanayinde Avrupa’da önemli bir yere sahipler. Özellikle silah sanayinde; Tank, zırhlı araç, füze, radar, piyade silahları satışından önemli gelirler elde ediyorlar. Türkiye’ye uçakla sadece 1.5 saatlik mesafede olan Ukrayna, jeopolitik bakımdan Türkiye’ye çok benziyor. Çok sayıda değişik komşusu var. Kuzeyde Beyaz Rusya, kuzeydoğu ve doğuda büyük komşusu Rusya, güneybatıda Moldova ve Romanya, batıda Macaristan, Slovakya, Polonya bu önemli ülkeyi çevreliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZENGİN YER ALTI KAYNAKLARI VAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna, çok zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sahip. Bu kaynaklar arasında 47 milyar ton ile kömür ilk sırayı alırken, 28 milyar ton ile demir cevheri, 1.5 milyar ton ile kireç ve kireçtaşı diğer önemli kaynaklar arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAVUL TİCARETİ CAZİBESİNİ KAYBEDİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ülke arasında bir dönem önemli ticaret hacmine ulaşan bavul ticareti ise eski cazibesini hızla yitiriyor. Özellikle hükümet bu konuda yaptığı yasal değişikliklerle bu ticareti asgariye indirmeye çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOĞRUDAN 22 MİLYAR DOLAR YABANCI SERMAYE ÇEKTİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna’ya yapılan doğrudan yabancı yatırımları da rekor kırıyor. 2007 yılında 22 milyar doları yabancı yatırımcı çeken Ukrayna, bu konuda birçok teşvik politikası da izliyor.  Yabancıların yatırım yaptıkları sektörler arasında ise metalurji, finans, araç ve araç yan sanayi ticareti ve imalatı, inşaat, gıda, finans, ticari kiralama, emlak hizmetleri ön sırada yer alıyor.  Türkiye’nin Ukrayna’daki doğrudan yatırımları ise 200 milyon dolar civarında seyrediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÜZDE 5 BÜYEYECEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası ekonomik araştırma kuruluşlarınca Ukrayna ekonomisinin bu yıl yüzde 5 büyüyeceği enflasyon oranının ise yıllık yüzde 10 olacağı tahmin ediliyor. Artan doğalgaz fiyatları ve ülkenin ana ihraç ürünü olan demir-çelik fiyatlarının uluslararası piyasalardaki dalgalı seyri nedeniyle cari açığın artmaya devam edeceğine ise kesin gözüyle bakılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRK FİRMALARI MÜTEAHHİTLİKTE ÖNDE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna'daki Türk firmalarının tamamına yakınını küçük ölçekli firmalar oluşturuyor. Bu yatırımlar arasında ağırlıklı olarak, gıda ve içecek, temizlik malzemeleri, hazır giyim, orman ürünleri, maden ve metal, inşaat ve inşaat malzemeleri göze çarpıyor. Ukranya’da dikkat çeken Türk yatırımlarının başında ise Efes Pilsen Bira Grubu’nun Ukrayna’nın Odesa şehrine yaptığı yatırım var Turkcell, Digital Cellular Communication ile ortaklık kurarak Ukrayna’nın üçüncü büyük GSM yatırımına girişti. Aygaz, Ukraynalı Chem Oil ile Ukraine LLC'yi kurdu ve LPG ihraç terminali işletmeciliğine başladı. Rusya menşei LPG'yi Türkiye'ye ihraç eden şirketin adı Illychevsk Gas Transshipping Terminal olarak değiştirildi. Ukrayna’nın üçüncü büyük operatörü Aastelit'in kule taşeronu olarak faaliyete baslayan Mega Design, bugün çelik konstruksiyon imalatında önemli bir yere sahip. Bünyesinde ise 35'i Türk olmak üzere 250 kişi çalıştırıyor. Bunun dışında Evyap, Beta Temizlik, Ata Gıda gibi firmaların yatırımları da önemli yer teşkil ediyor. Ukrayna’da da bir çok ülkede olduğu gibi müteahhitlik hizmetlerinde Türkiye epey mesafe kat etmiş durumda. 2007’de Türk firmalarının Ukrayna’da üstlendikleri müteahhitlik hizmetlerinin toplam tutarı bir milyar doları geçiyor. Devam eden işler arasında, konut, iş merkezi, otel, köprü ve yol inşaatları yer alıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna’da Türk firmaları tarafından üstlenilen belli başlı işler ise şunlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş Grubu: 5 yıldızlı otel inşaatı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksel İnşaat: ticaret merkezi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknotes İnşaat: konut ve ticaret merkezi inşaatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erbek İnşaat: Yalta/Kırım dinlenme evi ve otel inşaatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENKA: Donetsk şehrinde stadyum inşaatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özar Akyapı: Konut&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DP Gür İnşaat: konut&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA TİCARET MÜŞAVİRİ HER KONUDA YARDIMCI OLUYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna’nın Türkiye Ticaret Müşaviri Alper Toközlü’ye göre, ülke Türkiye'ye olan coğrafi yakınlığı ve 50 milyonluk bir pazar teşkil etmesi nedeni ile oldukça önemli bir pazar. İki ülke arasındaki ticaret istenilen düzeye henüz gelmedi diyen Toközlü, Ukrayna pazarına ilişkin bize şu bilgileri verdi; “Yetişmiş insan gücü ve hammadde kaynaklarının zenginliği düşünüldüğünde iki ülke arasındaki ticaret hacminin ve Türkiye'nin Ukrayna'daki yatırımlarının istenilen seviyede olduğu düşünülemez. Firmalarımızın sadece dış ticaret yoluyla ticari ilişkilerini sürdürmesi yerine ekonomik ilişkilere de ağırlık vererek Ukrayna’da yatırıma yönelmeleri, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MEVZUATLARI KARIŞIK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna ile ticaret düşünen girişimcilerin mutlaka uğraması gereken adres ise Senexpo Uluslarası Fuarcılık A.Ş. Sadece iki ülke arasındaki ticareti geliştirmeyi hedefleyen ayrı bir şirketi ile burada faaliyet gösteren şirket, Her yıl Ukrayna’da bir çok fuar düzenliyor. Senexpo Satış Pazarlama Koordinatörü Mustafa Karaman Ukrayna’daki şirketin girişimcilere her konuda yardımcı olduğunu söylüyor. Ukrayna’nın yabancı yatırımlara ihtiyaç duyduğunu anlatan Karaman şu bilgileri veriyor; “Tarıma dayalı sanayi, imalat sanayi, elektronik sanayi, metalurji ve haberleşme sektörlerinde önemli fırsatlar var. Türk girişimciler ile Ukrayna’daki firmalar arasında işbirliği sağlamayı hedefliyoruz. Bu ülkede dikkat edilmesi gereken prosedürler var ve oldukça karışık. Eski Sovyet döneminin ayrıntıcı yapısı hala çok hakim. Bu konuda girişimciler bazen büyük zorluklar yaşıyor. Hatta tüm parasını kaybedenler oluyor”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FIRSATLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım arazilerinin uzun vadeli kiralanması yoluyla özellikle mısır veya ayçiçeği gibi ürünlerin yetiştirilmesi ve ihraç edilmesi mümkün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarımla ilgili diğer alanlarda da modernizasyon ve yeniden yapılandırma faaliyetleri konusunda yabancı yatırımcıya ihtiyaç duyuluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna, makine imalatı ve bilimsel araştırma konusunda ciddi bir potansiyele sahiptir. Know-how konusunda iş birlikleri gerçekleşebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna firmaları çoğunlukla küçük miktarlarda mal talep ediyor. Bu kapsamda yerel toptancılar ya da perakendeciler ile ortaklık pratik bir yöntem olabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehir merkezlerinde market zincirleri veya alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu alanda karlı yatırımlar arasında yer alıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna’da birbirine ardına Türk bankaları faaliyete geçiyor. Finans alanında Türkiye önemli bir ivme kazanmış durumda. Finansal ortaklıklar da karlı görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevcut Türk lokantalarına yoğun bir ilgi var. Bu alana yatırım kazandırabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk tesktil markalarının birçoğu Ukrayna’da yakından biliniyor ve Türk malının kaliteli bir imajı var. Giyinmeye düşkün Ukrayna halkı da düşünüldüğünde bu alanda yatırım cazip olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isıtma sistemlerinde birçok Türk firması pazarda yerini alabilmek için yoğun çaba içinde. Ukrayna televizyonlarında dahi Ufo gibi Türk firmalarının reklâmlarını görmek mümkün. Bu alanda da pazar oldukça cazip&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşaat ve inşaat malzemeleri, kimya, tekstil, elektrik ve elektronik, kauçuk gibi alanlar işbirliği yapılabilecek sanayi dalları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUNLARA DİKKAT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marketlerde poşetler ücret karşılığı satılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ev kiraları çok yüksek bir oda daireler 600 ile 800 dolar arasında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyecek ve içecek gayet ucuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkın büyük bir bölümü İngilizce bilse de konuşmaktan hoşlanmıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metroları savaşlarda sığınak olarak kullanıldığı için basık ve çok derinde yer alıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın 20 derecelerde seyreden sıcaklık kışın eksi 40’lara ulaşabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüşvet her alanda karşınıza çıkabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irkçı gruplar sıkça gösteri yapıyor ve bazen yabancılara ciddi saldırılar olabiliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksiciler ile mutlaka pazarlık yapılması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların tamamı şık giyiniyor ve markalı ürünleri tercih ediyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun vadede kalmayı ya da öğrenci olarak gitmeyi planlayanlardan AIDS testi isteniyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hizmet sektörünün neredeyse tamamında self servis uygulaması var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiev ile İstanbul arasında saat farkı yoktur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geniş caddeleri nedeni kalabalık ve karmaşa ortamı yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkent          :           KİEV (Nüfusu 2,6 Milyon)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzölçümü       :           603.700 km²&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nüfus            :             48.998.500 ( Ekim 2001)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşulan dil   :           Ukraynaca, Rusça, Tatarca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Din      :                     %85'i Ortodoks Hıristiyan, %10'u Grek-Katolik, %3'ü Protestan , %1,3'ü Yahudi ve %0,7'si Müslüman'dır(tatarlar).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etnik Grup Yapısı        :   %73'ü Ukraynalı, %22'si Rus, %5'i ise Belarus, Yahudi, Kırım Tatarları, Kazan Tatarı, Moldovalı, Polonyalı, Macar, Romen, Rum, Alman, Bulgar ve Ermeni'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim   :                      Okur-yazar oranı %99’dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para Birimi       :           Hryvnia 1 USD=5,05 HRN)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınır komşuları :           Beyaz Rusya, Rusya Federasyonu, Polonya, Slovak Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Moldova&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük şehirleri :           Kiev (2.6 milyon), Harkov (1.5 milyon), Dnipropetrovsk (1.1 milyon), Donetsk (1 milyon), Odesa (1 milyon), Zaporojje (871 bin) ve Liviv (797 bin)dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TELEFON NUMARALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ULUSLARARASI TÜRK UKRAYNA İŞADAMLARI DERNEĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksaganskogo Sk. No 112a, Offıce 4 Kiev Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel./Fax. 0038-044/ 234 30 26&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-mail: info@tuid.org.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.tuid.org.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA EKONOMİ BAKANLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12/2, M. Hrushevskoho Str., Kiev, 01008, Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel. 0038-044/ 293 93 94   226 23 15&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks. 0038-044/ 226 31 81&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;email: moe@me.gov.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;web: www.me.gov.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1, Myhaylivska Sq., Kiev, 01018, Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel. 0038-044/ 226 33 79&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks. 0038-044/ 226 31 69&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-mail: zsmfa@mfa.gov.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;web: www.mfa.gov.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA TARIM POLİTİKASI BAKANLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24, Hreschatyk Str., Kiev, 01001, Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel. 0038-044/ 226 34 66&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks. 0038-044/ 229 85 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;web: www.minagro.kiev.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA ULAŞTIRMA BAKANLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7/9, Schorsa Str., Kiev, 03150, Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel. 0038-044/ 226 22 04, 269 01 31&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks. 0038-044/ 268 10 41, 168 22 02&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;web: www.mintrans.kiev.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA MALİYE BAKANLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12/2, Hrushevskoho Str., Kiev, 010008, Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel. 0038-044/ 293 53 63&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks. 0038-044/ 293 82 43&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;web: www.minfin.gov.ua&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA SANAYİ POLİTİKASI BAKANLIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3, Surykova Str., Kiev, 03035, Ukraine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel. 0038-044/ 246 32 20&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks. 0038-044/ 246 32 14&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;web: www.industry.gov.ua</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/05/ukraynaya-giden-dnmyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-4066463120925377454</guid><pubDate>Tue, 01 Apr 2008 13:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-04-01T06:33:55.126-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">dünya</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ukrayna</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">uzun</category><title>Dünya'nın En Uzunu Buradaymış...</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgHWLDEbdUBEaveSz0ipYAm6Lka_U29gZh9Yqh2PMxW6Tkg7fjuITw7eSwlzJ7hIuNd88NBUKRoH0bUnK6zeVrOy4CvTPtLu4KcNTQj5_sPLZZNm9sURpJ2OjE7lS6TGxxdIZ3EKF0bqwg/s1600-h/uzun+boylu.jpg"&gt;&lt;img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgHWLDEbdUBEaveSz0ipYAm6Lka_U29gZh9Yqh2PMxW6Tkg7fjuITw7eSwlzJ7hIuNd88NBUKRoH0bUnK6zeVrOy4CvTPtLu4KcNTQj5_sPLZZNm9sURpJ2OjE7lS6TGxxdIZ3EKF0bqwg/s400/uzun+boylu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184269130651058818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Leonid Stadnik, 2,59 metre boyuyla yaşayan en uzun boylu arkadaşımız. Kendisi veteriner olup boyuyla Guiness Rekorlar Kitabına da girmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna'nın her yerinden büyük beden kıyafetler geliyormuş kendisine.Hatta büyük bir bisiklet bile gelmiş, bisikleti görmeyi çok isterim doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leonid Stadnik, 37 yaşında ve annesiyle yaşıyor. 14 yaşında geçirdiği bir beyin ameliyatı sonrası boyu büyümeye başlamış hatta hala büyüdüğü söyleniyor. Leonidi görenler çocuksu bir gülümsemesi olduğunu söylüyorlar, hatta onu bir devin bedenine hapsolmuş bir çocuğa bile benzetenler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evindeki kapılar malesef boyuna göre olmadığından ufak tefek kazalar olabilmekteymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışları bile işe çorapla gidip geliyormuş, yakın bir geçmişte 17 inch uzunluğundaki yeni ayakkabılarına kavuşmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an işsiz olan Leonid bahçesinde, 3 ineği ve tavukları ile yaşayıp boyu boyuna huyu huyuna denk bir hayat arkadaşı beklemekte...</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/04/dnyann-en-uzunu-buradaym.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgHWLDEbdUBEaveSz0ipYAm6Lka_U29gZh9Yqh2PMxW6Tkg7fjuITw7eSwlzJ7hIuNd88NBUKRoH0bUnK6zeVrOy4CvTPtLu4KcNTQj5_sPLZZNm9sURpJ2OjE7lS6TGxxdIZ3EKF0bqwg/s72-c/uzun+boylu.jpg" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-3522452056379687063</guid><pubDate>Thu, 27 Mar 2008 13:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-27T06:49:11.221-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Avrupa</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Osmanlı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">İslamiyet</category><title>Avrupa Türkleri Sever mi?</title><description> İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyesi Alman asilli Prof. Naumark ile bir kısım talebesi Boğaziçinde geziye çıkarlar. Talebelerden biri prof. Naumark'a su soruyu sorar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Avrupa bizi neden sevmez hocam ? prof. Naumark su cevabi verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir, Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hıristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama faraza laik söyle dursun, Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Sizler farkında değilsiniz ama, onlar su gerçeğin farkındadırlar: Tarihten Türk çıkarılırsa tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Avrupa’nın pazarı idiniz. Simdi Avrupayı pazar yapmaya başladınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. En az 400 yıl Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Selçuklular Anadolu'yu, Osmanlılar ise orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordusuna mezar ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benzeterek hakimiyet sağladılar.önce ahlaki değerlerinizi yıpratmaya başladılar giyiminizden yaşantınıza kadar sonra kendi içinizde sizi bölmeye başladılar A-B-C-D gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini feda etmeseydiler, İslamiyet bugün belki sadece Hicaz'da varlığını devam ettirirdi, Kaldı ki Vahhabiliği kuranlar da, İngiliz Dominyon Bakanlığı'nın adamlarıdır. Bati her yerde İslamiyet'i, sapık inançlara kanalize etti.Ama Osmanlı, Asr-i Saadet'i devam ettirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Kilise size kin kusmaktadır. Ve sebepleri yukarıdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Ben Türkiye'ye geldiğimde 2 üniversiteniz vardı, simdi 19 üniversite var. (O tarihte öyle idi simdi ise çok daha fazla.) Osmanlı zamanında ise her yerde bir medrese vardı tarihinize bakin her medresede bilim eğitimi vardı ilk denizaltını Osmanlının yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuzdur belki de ama Avrupa bunu biliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Sizler, gerçek hüviyetinize döndüğünüz an Avrupanın refahı ve medeniyeti yıkılır.Ama sizde bunun olması bu şartlarda çok zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Yine sizler, Avrupa'nın tarihi düşmanısınız ve daima düşman olarak kalacaksınız.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, almasını bilene ders ve ibretlerle dolu bir itirafname.</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/avrupa-trkleri-sever-mi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-291540985813848349</guid><pubDate>Sat, 22 Mar 2008 21:29:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-22T14:38:01.694-07:00</atom:updated><title>KIZIM GELDİ KIZIM</title><description>&lt;span&gt;BUGÜN KIZIM DÜNYAYA MERHABA DEDİ.HARİKA BİR DUYGU. HATTA DOĞAR DOĞMAZ BİR SAAT BENİM ÜSTÜMDE YATTI, KALP ATIŞLARIMI DİNLEMESİ GEREKİYORMUŞ. BUGÜN BENDE YENİDEN DOĞMUŞ GİBİYİM. GERÇEKTEN DE ANNELER BİR KEZ BABALAR DOKUZ KEZ DOĞURUYORMUŞ.&lt;br /&gt;BİZİM İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR, BAKALIM BİZİ BAŞKA NE SÜRPRİZLER BEKLİYOR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAZILARIMA YAKINDA DEVAM EDERİM.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HERKESİN DE BU DUYGUYU TATMASINI DİLERİM..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAĞLICAKLA...&lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/kizim-geldi-kizim.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-2225790128294221494</guid><pubDate>Thu, 20 Mar 2008 09:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-20T02:30:48.860-07:00</atom:updated><title>Amerikan Filmlerini Türkler Çekseydi...</title><description>&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=6583"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/114835006i.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=6569"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/114785580b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=5290"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/112982261t.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=5075"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/112559030m.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=3843"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/106263729y.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=1734"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/94849552L.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=1181"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/92159676k.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=1182"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/92160503f.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=1163"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/92115947p.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=1157"&gt;&lt;img src="http://www.bobiler.org/upload/photographs/92113886e.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/amerikan-filmlerini-trkler-ekseydi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-2033726240970369921</guid><pubDate>Mon, 17 Mar 2008 09:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-17T03:04:21.544-07:00</atom:updated><title>Kiev'de Fiyatlar</title><description>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Merhaba Kiev'den yazılarıma devam ediyorum. Buraya gelmeden önce merak ettiğim konuların başında fiyatlar geliyordu. Türkiye ile karşılaştırdığımızda fiyatların ortalama %15 aşağılarda olduğunu görüyoruz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ama bazı fiyatlarda var ki Türkiye'nin iki katı. Buyrun liste aşağıda yorum size kalmış.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Üç yıldızlı bir otel 100 euro civarında.&lt;/span&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kiev'de ev kiraları 500 usd dan başlıyo. Sadece tek odalı bir daire için,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Elektrik+doğalgaz+su+apartman aidat vs ayda 50 usd'ı geçmez.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Standart Ekmek 0,36 usd (500 gr)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Genelde musluk suları içilmiyor. 5 lt su 1,2 usd.&lt;/span&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Benzine son zamanlarda çok zam geldi. Bugun itibariyle 95 oktan süper benzin 1,13 usd.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sigaralar ortalama 1 usd.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Şehiriçi ulaşım ucuz. Metro dünyanın en ucuz fiyatı: sadece 10 cent. yakında zam gelecekmiş !&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Minibüsler mesafeye göre değişiyor. en pahalısı 60 cent.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Fanta 2 lt = 1,2 usd.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Patetes: 0,6 cent. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Domates 3 usd&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Süt= 1 usd&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mc Donalds Fish Mac menu= 4 usd &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dışarıda bir yemek = 5-6 dolara karnınız doyar.&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Pizza 12 dolar. Çok büyük ben bile bitiremem :)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Otoban bedava :)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Piknik  yapmak bedava :)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Köprü geçişi bedava:)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Cepten aynı operatörü aramak bedava :)&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*Bu fiyatlar Mart 2008'de Kiev'de tespit ettiğim fiyatlardır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Herkese İyi Haftalar dilerim...&lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/kievde-fiyatlar.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-1421735796164607845</guid><pubDate>Wed, 12 Mar 2008 14:30:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-12T07:58:38.601-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Anne</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Kuş</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Mc Donalds</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Park</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yemek</category><title>Mc Donalds'ta öğle yemeği</title><description>&lt;span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjGEA2r51ECuTD_FvatOlFuLoa-SOzW3LwmcfB3oh4RYYU-Ll95Cu6G1u23cXzojItpuux9kx-GacwRSXowJEzsNWRkaRi6Tb06qredTql2zYI0XS-b39kOMC81Far99NefkQSlU6tt7pg/s1600-h/DSC00696.JPG"&gt;&lt;img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjGEA2r51ECuTD_FvatOlFuLoa-SOzW3LwmcfB3oh4RYYU-Ll95Cu6G1u23cXzojItpuux9kx-GacwRSXowJEzsNWRkaRi6Tb06qredTql2zYI0XS-b39kOMC81Far99NefkQSlU6tt7pg/s320/DSC00696.JPG" border="1" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176865220723464354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Yaklaşık beş buçuk aydır Kiev'deyim. İstanbul sadece 2 saat uzaklıkta da olsa bana çok uzak geliyor. istanbul'a gider gitmez hemen bir iskender yemek istiyorum birde taze ekmekle sabah kahvaltısı yapmak.&lt;br /&gt;Belki de yakında buraya hem bir Türk Ekmek Fabrikası hemde bir Bursa İskender Açılır zira Türk İşadamları için iyi bir yatırım olabilir.&lt;br /&gt;        Sadede gelelim geçtiğimiz günlerde öğle yemeği için dışarı çıktım hava güzeldi birazda yürüyüş olurdu benim için. Fazla secenek olmadıgından istikameti Mak Donalds Amcanın dükkanına çevirip yürümeye başladım. Yolda birşey dikkatimi çekti. Parkta anneler bebeklerini atmışlar arabalarına yürüyüş yapıyorlar bir yandan da kitap okuyorlar. Türkiye'de zor göreceğimiz bir manzara.&lt;br /&gt;        Neyse Mc Donalds da 20 hrv(Yaklaşık 4 usd) karşılığında bir Mc Fish menü alıyorum. O da ne masama hemen misafirler geliyor. Çevredeki serçeler ve güvercinler o kadar alışmış ki masanın üzerinde benimle beraber yemeklerini yiyorlar.&lt;br /&gt;Son olarak 4 dolara 1 adam ve 6-7 kuşun karnı doyuyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj_7hklILCbZoAKjBerBMgi9REQtzrMEEUZvKhSBs9wZpZd2Eg9axJc06E0mWiSwDPEGjlP8vqtbyGllfLcMHQoceQ-B2GtOOazhrLc1QJHjsh7JRkUuYrytMoJk4GoTDmQVBelg4rt3kA/s1600-h/DSC00698.JPG"&gt;&lt;img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj_7hklILCbZoAKjBerBMgi9REQtzrMEEUZvKhSBs9wZpZd2Eg9axJc06E0mWiSwDPEGjlP8vqtbyGllfLcMHQoceQ-B2GtOOazhrLc1QJHjsh7JRkUuYrytMoJk4GoTDmQVBelg4rt3kA/s320/DSC00698.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176867724689397954" /&gt;&lt;/a&gt;Burada böyle...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/be-buuk-ay.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjGEA2r51ECuTD_FvatOlFuLoa-SOzW3LwmcfB3oh4RYYU-Ll95Cu6G1u23cXzojItpuux9kx-GacwRSXowJEzsNWRkaRi6Tb06qredTql2zYI0XS-b39kOMC81Far99NefkQSlU6tt7pg/s72-c/DSC00696.JPG" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-850051831912771910</guid><pubDate>Tue, 11 Mar 2008 13:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-11T06:51:19.711-07:00</atom:updated><title>İbrahim Amca'nın Hikayesi</title><description>&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu yaşanmış gerçek bir hikaye..Mısırlı bir dava adamı olan doktor Saffet Hicazi'den dinledim bir Tv kanalında..Kendisi de, olayın kahramanından bizzat dinlemiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Amca bir Türk..Fransa'da yaşıyor ve mütevazı bir bakkal dükkanı var, daha doğrusu küçük bir marketi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O'ndan alışveriş yapan bir sürü site sakini var dükkanının çevresinde..&lt;br /&gt;Her milletten, her dinden, her renk ve ırktan pek çok insanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayımızın kahramanı Cad, 7 yaşında bir Yahudi çocuğudur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cad, hergün gelir ve İbrahim Amca'dan alışveriş yapar, her gelişinde de sahibine hissettirmeden( !) bir çikolatayı cebine indiriverir. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aylarca böyle devam eder..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birgün yine gelir, alışveriş yapar ama her zaman yaptığı gibi çikolata almaz, çıkar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Amca, arkasından seslenir şefkatle;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Caad, bugün çikolatanı almadın " Ve uzatır ona her zaman Cad'ın aldığı çikolatayı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşırır çocuk ve; "Biliyor muydun?" der hayretle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Amca başını okşar Cad'ın ve; "Sakın bir daha çalma Cad, hırsızlık büyük bir suçtur..Başkasının hakkına tecavüzdür! Buraya geldiğinde yine al çikolatanı, ama benden hediye olarak" der şefkatle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra Cad ile arkadaş hatta dost olurlar..İbrahim Amca 50 yaşında, Cad ise 7 yaşında bir çocuktur..Aradan yıllar geçer..Ne zaman Cad'ın bir sıkıntısı olsa, doğru İbrahim Amca'sına koşar Cad.. O'nun şefkatli sinesine sığınır; Ailesiyle, arkadaşlarıyla vb. tüm sorunlarını anlatır bu dostuna ve nasihatlarini, çözümlerini hayranlıkla dinler, uygular..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman sıkıntıyla İbrahim Amca'sına koşsa Cad, İbrahim Amcası çekmecesinden bir kitap çıkarır ve Cad'a vererek; "Hadi aç bir yeri" der, sonra Cad'ın açtığı yeri okur, Cad'a anlatır ve sorununu böylece çözümlerler birlikte..Hayrettir ki, her defasında da teşhis ve çözümler doğrudur!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylelikle tam 17 yıl geçer; Cad 24 yaşında koca bir genç delikanlı, İbrahim Amca da ötelere yürüyen bir fani..Ama dostlukları hep bu minval üzeri devam etmiştir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün emr-i Hakk vaki olur ve İbrahim Amca, Hakk'ın rahmetine kavuşur..Ölmeden önce çocuklarına bir vasiyeti vardır İbrahim Amca'nın; İçerideki küçük Sandık olduğu gibi hiç açılmadan Cad'a verilecektir. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cad, bu en büyük dostunun ölümüyle yıkılır..Çok ağlar, çok yanar..Artık elinden yüreğinden tutan, sorunlarına çözümler bulan, sırdaşı-dert ortağı yoktur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vasiyet üzerine sandık Cad'a ulaştırılır..&lt;br /&gt;Ama ilk anların hüznüyle açmak bile istemez Cad..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden sonra yine büyük bir sorunla baş başa kalır Cad ve içinden çıkamadığı, çok daraldığı bir vakit aklına İbrahim Amcası gelir, gözleri dolar; Seslenir dostuna;&lt;br /&gt;"Ah keşke burada olsaydın da, çözümleseydin yine, bak yalnız kaldım, bak ortada kaldım…" derken aklına sandık gelir..Koşar açar sandığı..Bir de bakar ki sandıktan, İbrahim Amca'sının eline verip açtırdığı ve okuduğu böylelikle sorunlarını her seferinde çözümlediği o Kitap çıkar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an'dır O!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bilmez bunu Cad.. Koşar, okutmak için birini arar, herkese gösterir kitabı..Sonunda bir Tunuslu okur açtığı sayfayı ve tercüme eder Cad'a..Sorun yine çözümlenmiştir o Kitap sayesinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak eder Cad, sorar "Bu Kitap nedir?"&lt;br /&gt;Tercüme eden Tunuslu; "Bu Kur'an-ı Kerim'dir, Müslümanların kitabı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cad şaşırır, şoktadır!&lt;br /&gt;Demek ki yıllarca bilmeden okudukları, her derde deva olan o esrarengiz kitap Kur'an'dır ha?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerre tereddüt etmez Cad ve sorar hemen; "Müslüman olmam için ne yapmalıyım?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tunuslu gerekeni söyler-öğretir-yönlendirir ve Cad müslüman olur..&lt;br /&gt;CadAllah Kur'an adını alır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikaye burada bitmiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cadallah Kuran, öyle ilerler, öyle kendini yetiştirir ki bu yolda, sadece Avrupa'da 5000 kişinin Müslüman olmasına vesile olur..Her geçen gün artar, hidayetine vesile oldukları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Cadallah Kuran, Afrika Kıtasına geçer, orada da 5 milyondan fazla kişi, sayesinde Müslüman olur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Saffet Hicazi, Bizzat tanışır O'nunla ve hikayesini dinler, elinden hiç bırakmadığı hayli yıpranmış Kur'an'ı sorduğunda Cadallah; "Ammu İbrahim'in Kur'an'ı işte bu" der, yanında gezdirmektedir hep..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Saffet; "Niçin Afrika Kıt'ası diye sorunca da;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açar elindeki İbrahim Amca'nın Kur'an'nını ve kabını sıyırıp son sayfasında çizili Afrika haritasını gösterir..Ve der ki; "İbrahim Amcam biliyordu benim Müslüman olacağımı ve bana işaret etti ki bu haritayla, Afrika'ya gideyim ve bu Nur'u gönüllere koyayım Rabbimin izniyle"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Dr. Safet'in anlattığına göre, bir gün Nijerya dan bir heyet gelir Mısır'a, yardım heyeti..Bu heyetin sözcüsüyle konuşurken Saffet Bey, kabilesini, nerede oturduğunu vb sorar adama..O da söyleyince, "Sen der Cadalllah Kur'an'ı tanıyor musun?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu sorunca, adam çok şaşırır ve heyecanla; "Evet!" der ve "Sen nerden tanıyorsun, yoksa gördün mü O'nu, konuştun mu O'nunla?" peşpeşe sıralar sorularını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Evet" deyince Saffet Bey, ellerine sarılır, elini-yüzünü öper, öper gözyaşlarıyla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve der ki; "Ben O'nun sayesinde Müslüman oldum. Madem bu eller O'nun elini tuttu, madem bu gözler O'nu gördü, ben sanki O'nu öpüyorum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 yılında vefat etmiş Cadallah Kur'an..Rabbim mekanını cennet eyleye, amin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbim İbrahim Amca'ya da rahmet ede, O gibilerin emsallerini arttıra..&lt;br /&gt;Avrupa'nın batağında bir Nur..&lt;br /&gt;Dirayet, şefkat, din, ırk ayırmadan seven yüce bir gönül..&lt;br /&gt;Her yaşa hitabetmesini bilen bir kocaman bir yürek,&lt;br /&gt;O'na sallallahu aleyhi ve sellem benzeyenbir can..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana, senin gibilerine ne kadar muhtacız ya Ammu İbrahim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Arap kanalında Kur'an'ı, O'na sarılmayı, Kur'an'la amel etmenin lüzumunu anlatan bir Mısırlı Tebliğci, konuşmasının sonunu senin kıssana ayırmıştı..Gözyaşlarıyla anlattı seni..Gözyaşlarıyla dinledik..Gurur duyduk seninle İbrahim Amca!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele zerafetle, hiç örselemeden yetiştirdiğin fidanının, dünyanın dört bir köşesinde, ab-ı hayat dağıtması hiç olacak şey miydi İbrahim Amca?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele bu asırda!..Herkesin maddeye meftun olduğu, herkesin "ben ben" dediği, kendi çocuklarını bile önemsemeyip, nefsinin bitmez tükenmez arzularının peşinde olduğu şu talihsiz asırda…..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin amel defterin mahşere kadar hiç kapanmayacak ne mutlu sana İbrahim Amca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana, senin gibilerine ne kadar muhtacız ya Ammu İbrahim!&lt;br /&gt;Nefesini yolla bize, diriltici yüreğindeki o nefhaları..&lt;br /&gt;Silkinip dirilelim, şu ölüm uykusundan kendimize gelelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıntıdır...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/ibrahim-amcann-hikayesi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-8209509617414040218</guid><pubDate>Thu, 06 Mar 2008 14:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-06T23:53:48.342-08:00</atom:updated><title>Filozof adamın hali başka...</title><description>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Sokrat Ölüme mahkum edildiginde, esi:&lt;br /&gt;- Haksiz yere öldürülüyorsun, diye aglamaya baslayinca, Sokrat:&lt;br /&gt;- Ne yani, demis. Birde hakli yere mi öldürülseydim!&lt;br /&gt;-------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yasayis ve felsefesiyle ünlü&lt;br /&gt;filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliginden baska&lt;br /&gt;hiçbirseyi olmayan kibirli bir adamla karsilasir. Ikisinden biri&lt;br /&gt;kenara çekilmedikçe geçmek mümkün degildir... Magrur zengin, hor&lt;br /&gt;gördügü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem"&lt;br /&gt;der. Diyojen, kenara çekilerek&lt;br /&gt;gayet sakin su karsiligi verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ben çekilirim!!&lt;br /&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir semsiye tamircisi, yazmis oldugu siirleri incelemesi için&lt;br /&gt;Sheaksper' a gönderdiginde, ünlü yazarin cevabi su olur:&lt;br /&gt;- Dostum siz semsiye yapin, hep semsiye yapin, sadece semsiye&lt;br /&gt;yapin..&lt;br /&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meshur bir filozofa:&lt;br /&gt;- Servet ayaklarinizin altinda oldugu halde neden bu kadar&lt;br /&gt;fakirsiniz?&lt;br /&gt;diye soruldugunda:&lt;br /&gt;- Ona ulasmak için egilmek lazim da ondan, demis.&lt;br /&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostlarinda biri, Fransiz krali 15. Lui' ye:&lt;br /&gt;- Majesteleri, demis. Akil vergisi almayi hiç düsündünüz mü?&lt;br /&gt;Hiç kimse&lt;br /&gt;budalalagi kabul etmeyecegine göre, herkes böyle bir vergiyi seve&lt;br /&gt;seve öder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kral, alayli alayli gülerek:&lt;br /&gt;- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabini vermis. Bu bulusunuza&lt;br /&gt;karsilik, sizi akil vergisinden muaf tutuyorum.&lt;br /&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulaklarinin büyüklügü ile ünlü Galile' ye hasimlarinindan&lt;br /&gt;biri:&lt;br /&gt;- Efendim, demis. Kulaklariniz, bir insan için biraz büyük degil&lt;br /&gt;mi?&lt;br /&gt;Galile:&lt;br /&gt;- Dogru, demis. Benim kulaklarim bir insan için biraz büyük ama,&lt;br /&gt;seninkiler bir esek için fazla küçük sayilmaz mi?&lt;br /&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide&lt;br /&gt;kalkisip parmagini harita üzerinde gezdirerek:&lt;br /&gt;- Önce surasini almaliydiniz, sonra buradan geçerek ötesini&lt;br /&gt;zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye baslayinca, Napolyon:&lt;br /&gt;- Evet, demis. Onlar parmakla alinabilseydi dedigin gibi yapardim.&lt;br /&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir toplantida bir genç M. Akif küçük düsürmek için:&lt;br /&gt;- Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demis. M. Akif hiç istifini&lt;br /&gt;bozmadan su cevabi vermis:&lt;br /&gt;- Evet, biryeriniz mi agriyordu?&lt;br /&gt;-----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Idam edilmek üzere olan bir mahkuma:&lt;br /&gt;- Diyecegin bir sey var mi? diye sorduklarinda:&lt;br /&gt;- Bu bana iyi bir ders oldu!!&lt;br /&gt;-----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanli padisahi gibi sefere&lt;br /&gt;çikacagi&lt;br /&gt;yerleri gizli tutarmis. Bir sefer hazirliginda, vezirlerinden&lt;br /&gt;biri&lt;br /&gt;israrla seferin yapilacagi ülkeyi sorunca, Yavuz ona:&lt;br /&gt;- Sen sir saklamayi bilir misin? diye sormus. Vezir:&lt;br /&gt;- Evet hünkarim, bilirim dediginde, Yavuz cevabi yapistirmis:&lt;br /&gt;- Bende bilirim.&lt;br /&gt;-----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarinda ilerlerken,&lt;br /&gt;kesfe gönderdigi askerlerden biri huzuruna gelip telasla:&lt;br /&gt;- 300 bin kisilik düsman ordusu bize dogru yaklasiyor, der.&lt;br /&gt;Alparslan hiç önemsemeyerek söyle der:&lt;br /&gt;- Bizde onlara yaklasiyoruz.&lt;br /&gt;-------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir filozofa sormuslar: Sansa inanirmisiniz?&lt;br /&gt;Filozof: Evet, yoksa sevmedigim insanlarin basarisini neyle&lt;br /&gt;açiklardim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/filozof-adamn-hali-baka.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-8463674101004855281</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2008 11:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-06T23:56:14.696-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ileti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">mail</category><title>İletilen Maillere Cevap...</title><description>&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Bir yere üye olduğunuz için fidan dikilmez!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Bir yerde oy kullandığınız için Türkiye'de bir kanun teklifi yasalaşmaz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Bir maili 10 kişiye gönderirseniz dileğiniz yerine gelmez!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Bir maili ne kadar çok kişiye gönderirseniz o maili Microsoft veya AOL gibi büyük firmalar takip edip o kadar para yardımı falan yapmaz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Sadece resim olan bir postayı "forwardlayınca bakın ne olacak" diye forward'latmaya çalışanlara sorun bakalım onlar ne görmüşler… Hiç bir şey görünmüyor boşuna forwardlayıp da milletin vaktini almayınız…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;LC Waikiki satılmadı!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Gerçekte yardım bekleyen yanan bir çocuk yok. Varsa da aynı çocuk geçen sene zaten bir kez yanmıştı!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Coca Cola'yı tersten okuyup yorumlayabilen arkadaşlarımızı da ödüllendirmek istiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Doları katlayınca pentagonun yanmış resmi oluyormuş. Az daha katlayınca ikiz kulelerin yanmış şekli çıkıyormuş. Evet arkadaşlar bunu da gördük ki Dolar, Pentagon ve Ikiz Kulelerin inşasından çok daha önce şu andaki halini almış :))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Bu maili sana yollayana da yolla. Dostluğumuz pekişsin diyenlere sesleniyorum. Aynı maili göndermeyin yahu. Biraz daha yaratıcı, başka şey yollayın kardeşim!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Nike logosunda aslında Allah yazısı gizliymiş. Biz baktık. Göremedik :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Türk polisi e-posta trafiğini takip etmiyor!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Sinemada koltuğumuzun altına AIDS virüsü taşıyan iğne yerleştirebilen psikopat arkadaşlarımız varmış. Bu kişilerin devlet tarafından halk eğitim merkezlerinde el sanatları alanında hoca olarak istihdam edilmelerini istiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;MSN Listenize biri eklendiği taktirde ciddi problemlerle karşı karşıya kalma riskiniz, söz konusu hacker sizi kafaya takmışsa zaten yeterli düzeydedir. Korkmanıza gerek yok. Size birinin internette zarar verebilmesi için MSN kullanmak gerekli ve şart değildir :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;MSN paralı olmuyor. Logo mogo maviyken yeşile veya mora dönmüyor. Bir yere tıklamanız da gerekmiyor!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Erkek milletini yeren, kız milletini öven mailler erkek icadıdır. Maksat kız MSN adresi toplamaktır arkadaşlar!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Israil'li bilim adamlarının sivri sinek DNA'sıyla oynayıp süper kan emici, on kat daha dayanıklı hale getirdiği ve komşu ülkelerin ve Türkiye de dahil olmak üzere DNA haritasını çıkartmakta kullanacağı casus sivrisinek olayı... Tabi mesajın sonlarındaki damarlamızdaki asil kanı kirletmeye yönelik böyle bi girişimin asla kabul edilmeyeceği vurgusu karşılıklı akıl sağlığı dileklerine yol açmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;1987'den beri dolaşan mail diye bir şey yoktur. O dönemde mail yoktu!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Klavyemizdeki "w, h, k, ğ" tuşları paralı olmayacak. Bunun için sitelere girip millete hit kazandırmayın!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Petrol rezervlerimizin üzerine Amerika civa döküp kuyuları kapatmamıştır. Arkadaşlar, cıva sıvı bir madendir. Tamam ağırdır ama sıvıdır, sıvı!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Rus hackerler Türk hackerlara savaş falan açmadı. Açsa da ucu bize dokunmaz! Bırakın yesinler hacker'lar birbirlerini. Bize ne?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Kimse telefonunuzu kontrol etmek için arayıp sizin kimlik bilgilerinize erişmek için kullanamaz. Faturasını falan da sizin hesabınıza böyle bir yöntemle geçiremez!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Tao öğretileri Allah'ın güzelliğini savunan şeyler değildir!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Sırf birisinin rüyasına girdi diye o maili iletmemiz dinen şart değildir. Bunu yollamazsak dinden falan da çıkmayız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Her ne sebeple olursa olsun, lütfen e-mail forward'larken veya gönderirken e-mail adreslerini CC kısmına DEĞİL, BCC kısmına yazalım!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/03/iletilen-maillere-cevap.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-8915826814078859988</guid><pubDate>Fri, 22 Feb 2008 14:29:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-03T06:26:44.354-08:00</atom:updated><title>MAYMUN İŞTAHLI OLMAK ...</title><description>&lt;div align="left"&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span&gt; &lt;br /&gt;Asya'da maymun yakalamak icin kullanilan bir cesit tuzak vardir. Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir agaca veya yerdeki bir kaziga baglanir. Hindistancevizinin altina ince bir yarik acilir ve oradan icine tatli bir yiyecek konur. Bu yarik sadece maymunun elini acikken sokacagi kadar buyukluktedir, yumruk yaptiginda elini disari cikaramaz. Maymun, tatlinin kokusunu alir, yiyecegi yakalamak icin elini iceri sokar ve yiyecegi kavrar, ama yiyecek elindeyken elini disari cikarmasi olanaksizdir.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span&gt;         Sikica yumruk yapilmis el, bu yariktan disari cikmaz. Avcilar geldiginde, maymun cilgina doner ama kacamaz. Aslinda bu maymunu, tutsak eden hicbirsey yoktur. Onu sadece onun kendi bagimliliginin gucu tutsak etmistir. Yapmasi gereke tek sey elini acip yiyecegi birakmaktir. Ama zihninde ac gozlulugu o kadar gucludur ki bu tuzaktan kurtulan maymun cok nadir gorulur.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;         Bizi tuzaga dusuren ve orada kalmamiza neden olan sey, arzularimiz ve zihnimizde onlara bagimli olusumuzdur. Tum yapmamiz gereken, elimizi acip benligimizi ve bagimli oldugumuz seyleri serbest birakmak ve dolayisiyla ozgur olmaktir.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Joseph Goldstein&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/02/maymun-itahli-olmak-bu-olsa-gerek.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-8631768851748832378</guid><pubDate>Mon, 18 Feb 2008 13:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-06T02:30:16.715-08:00</atom:updated><title>İki Zıtlık</title><description>&lt;div align="justify"&gt;Geçen haftasonu uzun zamandır istediğim Kiev Büyük Savaş Müzesine gidebildim. Ukrayna 2.Dünya savaşında büyük yaralar almış. Bu müzede savaşın izleri sergileniyor. Laf aramızda müze gezmeyi pek sevmem ama bu müzede birkaç ayrıntı vardı bende onları anlatacağım. Yoksa toplar,tüfekler, üniformalar her yerde var. &lt;br /&gt; Müze gerçekten büyük içeri girerken vestiyere mont,palto üstünüzde ne varsa&lt;br /&gt; bırakıyosunuz.&lt;br /&gt;Sonra rahat rahat gezmeye başlıyosunuz. Biz grup olarak gezdiğimizden bilet ücretini hatırlamıyorum ama 10 Hrv(2 dolar) geçmez. Müze de savaşta düşmüş bir uçağın parçalarından, giyotin'e, tahta ayakkabılardan mataralara herşey var. Fakat bu müze deyince aklımda kalacak bir kaç parça var.&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi20puq08Ay5hD7j5SowKZUfsiGriNBPtVG2Bmo_lj5Rg37bogW4DjzbB0IJBeGUGY9Cwa0wjGPxY-ZV3nvtX6C2ATnHJhyfh0P43WLDXsRXvQWHL5oy_JX3_ZC94GA5Fk_3w7inQcwEZs/s1600-h/DSC01372.JPG"&gt;&lt;img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi20puq08Ay5hD7j5SowKZUfsiGriNBPtVG2Bmo_lj5Rg37bogW4DjzbB0IJBeGUGY9Cwa0wjGPxY-ZV3nvtX6C2ATnHJhyfh0P43WLDXsRXvQWHL5oy_JX3_ZC94GA5Fk_3w7inQcwEZs/s320/DSC01372.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5168316514892935778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- İnsan derisinden yapılmış bir çift eldiven. Vitrinden bakarken bile içime birşeyler oldu, ben bakarken bile ürperdiğim bu şeyi bir insan nasıl yapar ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDKv4wYBLFbtxsdVDhn1KrN-gOAjwkhtAaZR_C4JIG6WhwPr9BDNPFNmuOGdHctEbGY6fPEujteXkPtcHZkTgNOq0E5kLa_N6n2uYER7H4893-NXQZ8QIWxJoVRAFKdykXgRFflNpgFrw/s1600-h/DSC01373.JPG"&gt;&lt;img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDKv4wYBLFbtxsdVDhn1KrN-gOAjwkhtAaZR_C4JIG6WhwPr9BDNPFNmuOGdHctEbGY6fPEujteXkPtcHZkTgNOq0E5kLa_N6n2uYER7H4893-NXQZ8QIWxJoVRAFKdykXgRFflNpgFrw/s320/DSC01373.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5168317352411558514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Hitlerin insanlara zulmettiği yollardan biri de sabun yapmakmış. İlk duyduğumda inanmamıştım. Ama bu müzede gözlerimle gördüm insandan yapılmış bir de sabun vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları yapan tabiiki normal bir insan olamaz, demek ki insanın manevi değerlerini aldığınızda gözünü hırs bürüdüğünde hayvanlardan daha aşağı olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşallah böyle üzücü olaylar bir daha hiç yaşanmaz, insanlık kendi değerlerine döner ırkçılık,ayrımcılık olmaz tüm insanlar birbiriyle huzur,sevgi ve hoşgörüyle yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu duyguları yaşarken bir yandanda bu dileklerimin hiç te hayal olmadığını düşünüyordum. Niye mi Türkçe Olimpiyatları Ukrayna Finali olmuştu da ondan. Ülkenin değişik bölgelrinden yüzlerce genç Sevgi Diliyle buluşuyorlardı. Konuyla ilgili videoyu izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=00TDBcELRPA"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=00TDBcELRPA&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Fazla söze gerek yok...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/02/iki-ztlk.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi20puq08Ay5hD7j5SowKZUfsiGriNBPtVG2Bmo_lj5Rg37bogW4DjzbB0IJBeGUGY9Cwa0wjGPxY-ZV3nvtX6C2ATnHJhyfh0P43WLDXsRXvQWHL5oy_JX3_ZC94GA5Fk_3w7inQcwEZs/s72-c/DSC01372.JPG" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8418599138037879139.post-2403947155850915899</guid><pubDate>Tue, 12 Feb 2008 12:21:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-12T05:00:17.664-08:00</atom:updated><title>Tramvay Hatırası</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj5f_BEY6iXmj2YQXd-hSqAdwUiBi2oH-zbIxZqGm78XoPX-zNEBU8u4qewG1rrsZ1XeTHl596K056_IvUD2jHp_jCD_oQ2NIeujhdniD4K2eap9rQ0od4YrPSMlgI-5wshPA_flv5fyFg/s1600-h/250px-Tram_Kiev.jpg"&gt;&lt;img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj5f_BEY6iXmj2YQXd-hSqAdwUiBi2oH-zbIxZqGm78XoPX-zNEBU8u4qewG1rrsZ1XeTHl596K056_IvUD2jHp_jCD_oQ2NIeujhdniD4K2eap9rQ0od4YrPSMlgI-5wshPA_flv5fyFg/s320/250px-Tram_Kiev.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166077419592512050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;       Bugun Kiev'de güneş var. Gerçekten güneş olunca bambaşka oluyor.İnsanın içinde birşeyler kıpırdıyor. Baharı dört gözle bekliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;      Bugun burada başımdan geçen bir olayı anlatacağım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;          Kiev'de tramvaylar eski ama hala birçok noktaya gidiyor.Bileti de yaklaşık 10 dolar/cent olduğundan buraya  ilk geldiğimde işe tramvay ile gidiyordum. Yalnız tramvay biletini binince içerideki konduktörden alıyosunuz.Sonra da içerdeki özel delgeçle deliyorsunuz. Arada birde sivil giyimli kondüktör amcalar biletinizi kontrol ediyor.Sistem güvene dayalı yani.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;     Şimdi başımdan geçen olayı anlatayım.Soğuk bir kış sabahı atladım tramvaya ineceğim durağa doğru daha yeni hareket etmiştik.Oturacak yerler dolmuş bende ayakta bilet almak için konduktörü bekliyorum. Biraz gittikten sonra yanıma şişko yanakları kızarmış bir amca geldi cebinden polis kimliğine benzer bişey gösterip benden bilet istedi.O kadar adam varken geldi beni buldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Benim uyku dolu gözlerim bir anda açıldı. - Ne bileti dedim, Daha konduktör gelmedi.  Sizi takan yok.Adam bize kaçak yolcu muamelesi yapmaya başlamıştı bile. Etraftan şüpheci bakışlar vs. Sonra yanına yardımcısı da geldi. Bana ceza ödeyeceksin diyorlar. Benim de inadım tuttu ödemem ben kaçak binmedim.Hatta kızgınlıktan Türkçe bile konuştum. Adamlar ceza kuponunu diğer yolcularda beni kesmeye başlamışlardı.  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Sonunda ineceğim durağa geldiğimden ve ikna olmayacaklarına inandığımdan bilet fiyatının 20 katı cezayı ödedim. 20x 0.10= 2 dolar :)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;O gün bu gündür biletim hep yanımdadır. Selametle ...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://kievistanbul.blogspot.com/2008/02/tramway-hatras.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj5f_BEY6iXmj2YQXd-hSqAdwUiBi2oH-zbIxZqGm78XoPX-zNEBU8u4qewG1rrsZ1XeTHl596K056_IvUD2jHp_jCD_oQ2NIeujhdniD4K2eap9rQ0od4YrPSMlgI-5wshPA_flv5fyFg/s72-c/250px-Tram_Kiev.jpg" width="72"/></item></channel></rss>