<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972</atom:id><lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 22:18:16 +0000</lastBuildDate><category>kitapozetleri</category><category>kitap özetleri</category><category>kitaptanitimlari</category><category>Churhill&#39;in Gizli Savaşı kitap özeti</category><category>adam fawer olasılıksız</category><category>adam fawer olasılıksız kitap özeti</category><category>alacakaranlık kitap özeti</category><category>andomak kitap özeti</category><category>beyaz diş kitap özeti</category><category>cehennemde balo geceleri</category><category>cehennemde balo geceleri kitap özeti</category><category>cehnnemde balo geceleri tanıtım</category><category>charles dickens david copperfield kitap özeti</category><category>david copperfield kitap özeti</category><category>gazap üzümleri kitap özeti</category><category>guliverin gezileri özet</category><category>gulliverin gezileri kitap özeti</category><category>hobbit kitabı</category><category>hobbit kitap özeti</category><category>insanları etkileme gücü kitap özeti</category><category>jack london beyaz diş kitap özeti</category><category>john steinbeck gazap üzümleri kitap özeti</category><category>jrr tolkien hobbit kitap özeti</category><category>kitap tanıtımları</category><category>kırmızı ve siyah kitap özeti</category><category>marlo morgan sonsuzluğun mesajı kitap özeti</category><category>olasılıksız</category><category>olasılıksız ayrıntılı kitap özeti</category><category>olasılıksız kitap özeti</category><category>paulo coelho simyacı kitap özeti</category><category>racine andromak kitap özeti</category><category>rhonda byrne the secret kitap özeti</category><category>richard hale insanları etkileme gücü kitap özeti</category><category>robin denniston churchillin gizli savaşı kitap özeti</category><category>savaş ve barış kitap özeti</category><category>sefiller kitap özeti</category><category>sefiller victor hugo</category><category>simyacı kitap özeti</category><category>sonsuzluğun mesajı kitap özeti</category><category>stendhal kırmızı ve siyah kitap özeti</category><category>suç ve ceza</category><category>suç ve ceza kitap özeti</category><category>sır kitap özeti</category><category>the secret kitap özeti</category><category>the secret sır kitap özeti</category><category>tolstoy savaş ve barış kitap özeti</category><category>tom sawyer</category><category>tom sawyer kitap özeti</category><category>twilight kitap özeti</category><category>yüzük kardeşliği kitap özeti</category><category>yüzüklerin efendisi kitap özeti</category><category>zar adamın peşinde</category><category>zar adamın peşinde kitap özeti</category><category>zar adamın peşinde tanıtım</category><category>çocuk kalbi kitap özeti</category><category>çocuk kalbi özet</category><title>Kitap Konutu</title><description></description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Tragic)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>22</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-2855209477150131893</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 17:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T11:04:15.837-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adam fawer olasılıksız</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">adam fawer olasılıksız kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">olasılıksız</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">olasılıksız ayrıntılı kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">olasılıksız kitap özeti</category><title>Adam Fawer - Olasılıksız Ayrıntılı Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://ahmetcagri.com/gunluk/wp-content/uploads/2009/04/olasiliksiz.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 462px;&quot; src=&quot;http://ahmetcagri.com/gunluk/wp-content/uploads/2009/04/olasiliksiz.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Adam Fawer - Olasılıksız Aytıntılı Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv=&quot;Content-Type&quot; content=&quot;text/html; charset=utf-8&quot;&gt;&lt;meta name=&quot;ProgId&quot; content=&quot;Word.Document&quot;&gt;&lt;meta name=&quot;Generator&quot; content=&quot;Microsoft Word 11&quot;&gt;&lt;meta name=&quot;Originator&quot; content=&quot;Microsoft Word 11&quot;&gt;&lt;link rel=&quot;File-List&quot; href=&quot;file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CAdmin%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml&quot;&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate=&quot;false&quot; latentstylecount=&quot;156&quot;&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:&quot;&quot;; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:&quot;Times New Roman&quot;; 	mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:&quot;Normal Tablo&quot;; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:&quot;&quot;; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:&quot;Times New Roman&quot;; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Kitabın ana karakteri David Caine hayatını olasılıklar üzerine kurmuş eski bir istatikçi ve iyi bir poker oyuncusudur.Yine bir gün sık yaptığı gibi poker oynamaya podvall’a gider, yaşlı Walter’la masaya oturur.Sürekli kaybetmesine rağmen mekanın sahibi Vitaly Nikolaev’in kendisine borçlarını zamanında ödediği için verdiği 15.000’lik krediyi ortaya koyar.Kartları iyidir ve olasılık hesaplarına göre kazanacağını düşünür.Oyunu oynarken midesi de bulanıyordur ve beyni iğrenç kokular algılıyordur,kusmamaya gayret ederek elindeki kartları açar,Walter da kartlarını açmaya başlayınca Caine adamın elinde floşroyal olduğunu görür.Caine’in elindekilerini yenebilecek tek el budur.Artık her şeyini kaybetmişti ve Nikolaev’e 15.000 borçlanmıştı.Caine bir şeyler demeye çalıştı ama şuurunu kaybedip bayıldı.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Caine uyandığında hastanede olduğunu anlar karşısında Jasper’ı görür.Jasper Caine’in ikizidir ve bir süre şizofreni tedavisi için akıl hastanesinde kalmıştır.Caine Jasper’ı görünce mutlu olur bir süre konuşurlar ve içeriye Dr.Kummar girer. Caine’in Temporal lob epilepsisi vardır ve Kumar Caine’e 9 ay önce ilaç denemesi yaptığı araştırmada kobay olmasını önermiştir ama Caine bunun yan etkilerini duyunca vazgeçmiştir.Ancak artık başka şansı yoktur çünkü nöbetler devam ederse bitkisel hayata girecektir.Borçlarınıda ödemek için aklına fikir gelir eski tez danışmanından kendini bir danışmanlık projesi kapsamında işe almasını isteyebilirdi.Eski hocası Doc a analizlerinin bir kısmını yaptırmayı kabul ederdi.Hatta şansı yaver giderse Doc oa işe başlamadan bile para verebilirdi…&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;&quot;&gt;     &lt;/span&gt;Nava Vaner gizli bir ajandır ve Koreliler’le son bir görev yapması gerekir çünkü Koreliler’le yaptığı son işte havalesine para yatmıştır ama Korelilere ya verdiği veri cd’lerinden biri çizilmiştir.Bunun üzerine Koreliler Nava’dan cd’yi ve parayı geri ister ama artık bu imkansızdır çünkü Nava çalıştığı CIA’den UGA’daki Bilim ve Teknoloji Araştırma laboratuarına (BTAL) transfer olmuştur ve Merkezdeki güvenlik kodları iptal olduğu için Korelilere artık bilgileri ulaştırması mümkün değildir.Artık Nava’nın tek ümidi BTAL’den Korelilerin ilgilenebileceği bilgi bulmaktır.Şansı yaver gider&lt;span style=&quot;&quot;&gt;  &lt;/span&gt;çünkü bir gün BTAL’de bilgisayar korsanlarının orada çalışan bilim adamı Dr.Tversky’nin bilgisayarından yürüttükleri dosyalara bakarken&lt;span style=&quot;&quot;&gt;  &lt;/span&gt;ancak bilim kurgu romanlarında olabilecek bir şey dikkatini çekti Dr.Tversky’nin bulduğunu iddia ettiği proje eğer doğruysa bunu çok yüksek bir paraya satabilirdi.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Nava bir gün Korelilere her her şeyi anlatır ve onlarda Nava’dan&lt;span style=&quot;&quot;&gt;  &lt;/span&gt;Tversky’nin projesininin veri tabanını ve Alfa deneğini isterler ve bu konuda biraz pazarlıktan sonra anlaşırlar.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;BTAL Dünyanın her bir yanından gelen bilim adamlarını dinleyip bilgi toplar böylece hiçbir ülke ABD’den daha güçlü olamaz.James Forsythe 1997 BTAL’in müdürü olur.BTAL’de 6 ajansa çalıntı bilgiler yollar ve Forsythe’in yeni müşterileri arasındaki tek engel 3 senatörden oluşan BTAL denetim kuruludur.Forsythe’e Bilgisayar korsanı Steve Grimes da yardım ediyordur ve senatörlerden birinin açıklarını bulmaya çalışıyordur.Senatörlerden biri ölünce Forsythe onun yerine kurula girmeye çalışan MacDougal’ın olduğunu biliyordu.Forsythe ay sonunda yerine yeni birinin bulunacağını anlar,artık 1 ayı vardır BTAL’deki en muhteşem projeyi bulacaktı.Şanslıydı çünkü birkaç gün önce okuduğu özetlerden biri gelecek vaad ediyordu.Dr.Tversky’nin bir süredir bir insan deneğe beyin dalgaları üzerinde çok ilginç etkileri olan bir bileşim enjekte ediyordu .Forsythe deneğin ismini bilmiyordu ama projeyi yapan Tversky’i tanıyordu.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;&quot;&gt;     &lt;/span&gt;Tversky,Forsythe ve Nava Caine’in peşlerindedir .Bir süre önce Dr.Tversky’nin Alfa deneği Julia Tversky’e David Caine’i öldürmesini söylemişti.Tversky bunu yapıcaktı çünkü Julia ölmeden önce gelecekte olacak her şeyi bilmişti.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Her şey planlanır Tversky David’in geleceği sokağı Julia’dan öğrenmiştir ve oraya bomba koymuştur Caine geldiğinde onu patlatacaktır.Forsythe de Caine’i vericilerle yakalamak için ekibiyle yola koyulur ancak Nava onlara oyun oynamıştır,…&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Caine geldiğinde Tversky bombayı patlatmaya hazırlanır ve patlatır ancak Nava bombayı fark edince Caine’i kurtarır.Caine Nava ile beraber kaçar ancak Forsythe ve Tversky de bulmak için ekipler hazırlamıştır..Ancak David geleceği görme yeteneği sayesinde birçok olaydan kurtulmuş bunda Nava’nın ve ikizi Jasper’ında büyük payı vardır.Fakat&lt;span style=&quot;&quot;&gt;  &lt;/span&gt;bir gün Forsythe Caine’i&lt;span style=&quot;&quot;&gt;  &lt;/span&gt;ve Jasper’ı yakalar.Caine yakalanınca Nava harekete geçer tek başına korumalarla dolu yere gider ve hepsini etkisiz hale getirerek Caine’i ve Jasper’ı kurtarır kaçarlarken Tversky çıkar aslında o Doc’tur bunca zaman Caine’in yanındaydı ve Caine’le yeteneği hakkında da o kadar konuşmuşlardı.Doc David’in yeteneği sayesinde insanlık tarihini değiştirebileceğini düşünüyordu.Adamı atlattıktan sonra merkeze bomba yerleştirdiler ve oradan uzaklaştılar.Üçü de yaralıydı çıktıklarında karşılarında Nikolaev’in doktorları vardı.Bunu Caine ayarlamıştı gelecekte bu anı görmüştü ve Doktorun tam zamanında burada olmasını istemişti.Caine gerçekten de özeldi… &lt;span style=&quot;&quot;&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Özet,kitapkonutu.blogspot.com&#39;a aittir.Bu özette Olasılıksız kitabının ana hatlarını anlattık.Özette eksikler var ve kitapta çok fazla etkin olan karakterler yok. Ancak &lt;span style=&quot;&quot;&gt; &lt;/span&gt;kitabı okumak isteyenlere ve ihtiyacı olanlara rehber olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/adam-fawer-olaslksz-ayrntl-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>38</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-4042452647409777129</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 16:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T09:36:23.021-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">cehennemde balo geceleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">cehennemde balo geceleri kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">cehnnemde balo geceleri tanıtım</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitaptanitimlari</category><title>Stephenie Meyer - Cehennemde Balo Geceleri</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.kitapturk.com/images/book/072009/57989.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 311px;&quot; src=&quot;http://www.kitapturk.com/images/book/072009/57989.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Stephenie Meyer - Cehennemde Balo Geceleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;tepeyazi&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color:#000000;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;normalyazi2&quot;&gt;Alacakaranlık Serisinin yazarı STEPHENIE MEYER , MEG CABOT, KIM HARRISON ve MICHELE JAFFE gibi olağanüstü yazarların kaleminden yazılan bu beş hikaye sizi karanlığın entrikalarıyla sarsacak, aşkın en tutkulu haliyle içinizi ısıtacak ve çarpıcı kurgusuyla sizi esir edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEHENNEMDE BALO GECELERİ sürprizlerle dolu… Baloda kiminle dans edeceğinizi düşünmeyi bırakın çünkü vampirler, melekler ve şeytanlar sizi bekliyor… En ateşli ve en etkileyici halleriyle… En korkunç ve en gizemli hikayeleriyle… En aşık ve en düşman gözleriyle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu etkileyici derlemede, yazarlar balo gecelerini yeni bir seviyeye, karanlığın büyülü mertebesine taşıyor. Kara Melek ile dans etmeniz hiçbir şey ile kıyaslanamaz ve bu melek o gün ne kadar ateşli göründüğünüzü söylemek için orada değildir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/stephenie-meyer-cehennemde-balo.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-5342791342080689292</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 16:30:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T09:32:52.518-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap tanıtımları</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitaptanitimlari</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">zar adamın peşinde</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">zar adamın peşinde kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">zar adamın peşinde tanıtım</category><title>Luke Rhinehart - Zar Adam&#39;ın Peşinde</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.kitapokuyoruz.com/kapak/1790-Zar-Adamin-Pesinde.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 311px; height: 500px;&quot; src=&quot;http://www.kitapokuyoruz.com/kapak/1790-Zar-Adamin-Pesinde.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style=&quot;font-weight: normal;&quot;&gt;Luke Rhinehart - Zar Adam&#39;ın Peşinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kitabın Adı :&lt;/b&gt; Zar Adam&#39;ın Peşinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yazarın Adı : &lt;/b&gt;Luke Rhinehart&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yayını : &lt;/b&gt;Pegasus&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap Tanıtımı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kült klasik &lt;b&gt;Zar Adam &lt;/b&gt;romanının devamı niteliğinde olan zar adamın peşinde eğlenceli, canlı ve erotik anlatımıyla sîzi asla unutamayacağınız bîr yolculuğa çıkaracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü şöhretli babası psikiyatrist Luke Rhînehart&#39;ın oğlu Larry Rhinehart kitap boyunca babasının izini sürmektedir. Zar Adam diye bilinen Luke yetmişli yılların bir kült kişiliği olmuştur ve Zar Yaşantısı adı altında anarşik bir dünyada yaşamaları için binlerce kişiye esin kaynağı olmuştur. Larry ise kendisi için istikrarlı ve normal bir hayat seçmiştir. Babasının varlığını tümden yok sayarak borsada yatırım analizleri yapmaktadır. Zengin patronunun kızıyla nişanlıdır ve zengin bir yaşam sürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün babasını arayan iki FBI ajanının işyerine gelmesiyle tüm hayatı altüst olmuştur. Varlığıyla düzenini bozan babasını bulmaya karar verir ve bir yolculuğa çıkar. Babasını bulmadan önce onun takipçileriyle birlikte zaman geçirecektir ve bîr süre sonra babasının kurduğu sistem onu da etkisi altına alacaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tesadüf hayatın yaratıcısıdır.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;-Charles Darwin&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat olsa olsa küçük ve riskli bir müessesedir. Fakat insanoğlunun hayatın istikrarsızlığı ve rasgeleliliğine karşı kendine korumaya yönelik cılız çabaları nafile görünüyor. Çıkarılabilecek en iyi ders onu şansa bırakmaktır.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;-Emerson&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan ırkından istifa etmek gereklidir-sahte bir imzayla tabii ki.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;-Luke&lt;/b&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/luke-rhinehart-zar-adamn-pesinde.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-8227063564539305143</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T03:21:02.213-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">alacakaranlık kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">twilight kitap özeti</category><title>Stephenie Meyer - Twilight Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://s.azbuz.com/uploads/images/104/7/5000000010407660.gif?2042281755&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px;&quot; src=&quot;http://s.azbuz.com/uploads/images/104/7/5000000010407660.gif?2042281755&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Stephenie Meyer - Twilight Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 0);&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma;&quot;&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style=&quot;font-size: medium;&quot;&gt; &quot;3 şeyden kesinlikle emindim. 1.&#39;si Edward kesinlikle bir vampirdi. 2.&#39;si bu ne kadar güçlü olduğunu bilmediğim bu vampir, yani benim kanıma susamıştı. 3.&#39;sü bu vampire kayıtsız ve geri dönülmez bir şekilde aşıktım.&quot; Isabella &quot;Bella&quot; Swan güneşli Phoenix, Arizona&#39;dan, babası Charlie&#39;nin yanına, yağmurlu Forks, Washington&#39;a taşınır. Bella bunu seçmiştir çünkü annesi Renée beysbol oyuncusu olan yeni kocası Phil Dwyer ile taşınacaktır. Bella yeni okulunda dikkatleri üzerine çeker ve çabucak birkaç arkadaş edinir ayrıca okuldaki erkek öğrenciler de utangaç Bella&#39;nın ilgisini çekmek için yarışır. Bella okulun ilk gününde, Biyoloji dersinde Edward Cullen&#39;in yanına oturduğunda, Edward tarafından tamamen reddedilmiş gibi görünür. Aile dostu Jacob Black, Bella&#39;ya yerel kabile efsanelerinden bahseder. Bella Edward ve ailesinin vampir olduğunu öğrenir, ancak bu aile insanların değil, hayvanların kanını içen vampirlerdir. Edward ilk başlarda Bella&#39;dan uzak durmaya çalışır çünkü onun kanının kokusu da kendisine çok çekici gelir. Zamanla Bella ve Edward birbirlerine aşık olduklarını anlarlar. Birliktelikleri göçebe vampirlerin Forks&#39;a gelmesi ve James&#39;in(göçebe vampirlerin başı) Bella&#39;yı avı olarak görmeye karar vermesi ile kaosa girer. Cullenler James&#39;in dikkatini dağıtmak için Bella ve Edward&#39;ı ayırma planı yaparlar ve Bella&#39;yı saklanması için Phoenix&#39;te bir otele gönderirler. Sonrasında Bella, James&#39;ten annesini ele geçirdiğini ve onu kurtarabilmesi için kendisini feda etmesi gerektiğini söyleyen bir telefon alır. Bella da söyleneni yapar ve her şeyin yalan olduğunu anlar ama herşey için geçtir. James ona saldırır ancak Edward, Cullen ailesinin diğer üyeleri ile birlikte James öldüremeden önce Bella&#39;yı kurtarır. Bella&#39;nın elinin ısırıldığı anlaşıldığında Edward onu vampire dönüştürecek zehir vücüduna yayılmadan önce emerek dışarı atmaya çalışır. İlk anda zorlanır ama aşkı için durmayı başarır. Forks&#39;a geri dönmeleri üzerine, mezuniyet gecesinde Bella, Edward&#39;ın izin vermediği vampir olma arzusunu dile getirir. Ama bu isteğini Edward reddeder. Ama bu dileği elbet bir gün gerçekleşecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/stephenie-meyer-twilight-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-2468250515078133909</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:02:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T03:12:29.432-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">rhonda byrne the secret kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sır kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">the secret kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">the secret sır kitap özeti</category><title>Rhonda Byrne - The Secret Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.yorumbank.com/kategoriler/Kitap/resimler/240/240.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 346px; height: 448px;&quot; src=&quot;http://www.yorumbank.com/kategoriler/Kitap/resimler/240/240.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rhonda Byrne - The Secret Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;&quot; &gt;Kısaca Sen Yeterki Iste..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu herkesin elinden dilinden düşürmediği meşhur! çekim yasasını anlatan kitap (The Secret) hakkında görüş belirtme niyetim hiç yoktu. Ta ki bunların kendi kendilerine ‘öğretmen’ dedikleri, hem kitap hem dvd filmlerinde bolca referans gösterdikleri David Schirmer adlı (sözde) üstadin ortaya çıkan sahtekarlığını okuyana kadar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Avusturalyalı ağbi bir yatırım uzmanı ve eğitmeni, bir konuşmacı, bir yazar… Yıllık geliri 1.5 milyon doların üzerinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce onun The Secret’da yer alan şu muhteşem sözüne bir bakalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu ’sır’rı ilk anladığımda birçok fatura ödüyordum, bir sürüsü de sürekli posta kutuma doluşuyordu. ‘Bunu nasıl değiştirebilirim?’ dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekim yasası ‘Neye odaklanırsan onu elde edersin?’ der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankadan hesap belgemi aldım, mevcut bakiyemin olduğu yeri silerek, olmasını istediğim miktarla değiştirdim ve bana sadece çeklerin gönderildiğini hayal ettim. Bir ay içinde işler değişmeye başladı. Ve bu inanılmazdı. Artık sürekli çek alıyorum, fatura da geliyor, ama daha çok çek alıyorum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;David verdiği ‘Zengin Olmanın Sırrı’ eğitimlerinde, öğrencilerinden ‘kısa dönemde yüksek faiz’ vaadleri ile kurduğunu söylediği yatırım fonuna para topluyor. Sonrasını tahmin ediyorsunuz. Bırakın faizi, kimseye ana parasını bile geri ödemiyor. (David’in şirketinde çalışıp yıllardır maaşını almayı bekleyenler de var.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca bu yatırım hocasının sırrı, etrafındaki kişilerin cebinden paraları çekmeye odaklanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A Current Affairs isimli bir TV programının ortaya çıkardığı skandal sonrası Avusturalya hükümeti kendisine vergi davası açsa da, o dünyanın dört bir yanında insanlara nasıl kısa zamanda zengin olabileceklerini öğretmeye(!) devam ediyor. Talebi de bir hayli fazla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o TV programının birinci bölümü [ingilizce, hem de Avusturalya aksanı ile!]&lt;br /&gt;YouTube Linki...   &lt;a rel=&quot;nofollow&quot; href=&quot;http://www.youtube.com/watch?v=icklckUsOGM&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://www.youtube.com/watch?v=icklckUsOGM&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da daha sonra çekilen ikinci ve üçüncü bölümleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bize The Secret kitap ve dvd filmlerinde yaşamın, mutluluğun, herşeyin sırrını öğreten sözde gurulardan birinin durumu. İçler acısı… [Robin Sharma‘nın kulakları çınlasın!]&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;&quot; &gt;Mağdur David de boş durmuyor ve kendisi hakkında yapılan suçlamalardan ne kadar canının yandığını söylediği bir cevap videosu yayınlıyor. İçinde elle tutulur hiçbir done yok; hepimizin alışkın olduğu medya suçlaması dışında. Çok iyi bir politikacı olurmuş bu adam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönelim kitaba tekrar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın bizim coğrafi, siyasi, eğitim veya sosyo-ekonomik nedenlere dayandığını sandığımız bir gerçek nasıl ters yüz ediliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sizce neden dünya nufusunun % 1′i, dünyadaki toplam maddi gelirinin % 96’sını kazanıyor? Tesadüf olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hayır değil! Düzen böyledir, onlar bir şeyleri anlamışlardır. Onlar ’sır’rı biliyorlar. Şimdi siz de ’sır’ra ulaşıyorsunuz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumlu veya olumsuz; hangi düşüncenize odaklanırsanız onu kendinize çekmiş olursunuz, o gerçek olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili arkadaşlarım, siz de bu sırrı bilince artık zengin olabileceksiniz. Ve dolayısıyla yeryüzünde yaşayan herkes okursa… Fakirlik tarihe karışıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyango bileti alıp büyük ikramiyenin çıkmamasını istiyen tek kişi olabilir mi? Veya kazanmayı hayal etmeyen, çıkarsa o parayla yapacaklarını hayal etmeyen? Bilet alanlar zaten bu hayalleri satın almıyor mu? Milyonlarca kişi aynı hayali kuruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitabı okuyup daha olumlu ‘istemeyi’ öğrendikten sonra hepimize büyük ikramiye çıkıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zengin olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ya da sağlıklı olmak, sevgiliye kavuşmak, mutlu olmak, uzun yaşamak… Ya da savaşların bitmesi, açlığın bitmesi, aids, kanser… Siz hayal edin, küresel ısınma da biter. Susuzluk da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serdar Turgut; “Büyük ölçüde ‘umutsuz ev kadınları’ olarak adlandırılabilecek toplum kategorisi nezdinde çok popüler olan bu kitabı, Türkiye’de de çok kişi okuyor. Kitabı, bu sınıfın ilgiyle okumasının başta gelen nedeni, umutsuz ev kadını tarafından yazılmış olmasıdır.” derken, Radikal’den Pınar Öğünç konuya erotik bir boyut katmış: “‘Sır’ değil, servet pornosu.” “Modern safsata” ise zihnimize yeni giren başka bir ifade…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlarsınız, Ayşe Arman Türkiye’deki yayıncının yardımı ile kitabın yazarı Rhonda Byrnes ile (mail yoluyla) bir söyleşi yaptığını zannediyor, gazetesinde yayınlıyor. Sonra anlaşılıyor ki cevapları gönderen Rhonda değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başta inkar eden, sonra olay netleşince “Ha yazar cevaplamış, ha ben” deme pişkinliği gösteren bir yayıncı var karşımızda! Ve tabii ki dolandırıldığını düşünen bir Ayşe Arman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekim yasası birilerin dolarları kendine çekmesine yaramış yaramasına da, olumsuz bir takım gariplikleri de etrafına çekiyor gibi. [Benim evde durmuyor bu kitap artık  ]&lt;br /&gt;&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;Bu arada unutmadan; David Schirmer da The Secret’daki arkadaşlarıyla yeni bir zincir satış politikası başlatmışlar. Çıkardıkları 47 dolarlık “How To Apply The Secret Step-by-Step” [Sırrın Adım Adım Uygulaması] isimli yeni kitaplarını satmak için “arkadaşlarınıza tavsiye edin, zengin olun” diyorlar. David’in hesabına göre yılda 47.107 dolar kazanabilirsiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Kolay yoldan her güzel şey benim olsun’ diyen genel insan psikoloji için bu “sır” ne güzel bir besin kaynağı değil mi? Sen iste, düşünü kur; gerçek olur! Ver damardan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalarım esnasında The Secret’ı tiye alan bir komediye de denk geldim. [Maalesef yine İngilizce] Biraz kafamız dağılsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odaklanmanın önemini ise hiçbir zaman yadsımıyoruz. [Bknz: İstersen Yaparsın!] Hayallerinin gerçek olması için tabi önce istemek, gerekli donanıma sahip olmak ve sonrasında tutkuyla ve odaklanarak çalışmak gerekli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumlu düşünmenin sırrını Hz Mevlana zaten yıllar önce bize vermedi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin.&lt;br /&gt;Geriye kalan et ve kemiksin.&lt;br /&gt;Gül düşünürsün, gülistan olursun.&lt;br /&gt;Diken düşünürsün, dikenlik olursun.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Geleneksel hurafelerle tatmin olmayan ama hurafesiz de kalamayan; dinlerin ortodoks yorumları ve ibadet modelleriyle uyumsuz ama gündelik hayattaki maneviyatsızlıktan da mustarip günümüz insanının bu tezden çok etkilenmesinde şaşacak bir yan yok elbette.” diyen Haşmet Babaoğlu, The Secret’in asıl sırrını hayal-dua-dilek-adak ile ilişkilendirdi geçenlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek bir keyifli dile getirmiş düşüncelerini:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Çevreme bakıyorum da, Rhonda Byrne’nın The Secret/Sır adlı kitabının etkisi yayıldıkça yayılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beş yıl önceki sevgilisinin fotoğrafını önüne koyup bakarak ‘geri gelmesi’ni umut edenler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sabah ceket cebine yüklü miktarda uyduruk bir çek koyup evden çıkan ve yakın zamanda yerini gerçeğinin alacağından emin olanlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece ‘pozitif’ şeyler düşüneceğim diye yanında hastalıktan, dertten söz ettirmeyen bencil alıklar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha neler neler var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimisi açık açık yapıyor bunu kimisi de çaktırmadan. Adı da ’sikrıt yapmak’ olup çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç ay önce bu konuda yazmaya kalkmış sonra uzun boylu eleştiriye girmekten vazgeçmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ya! Bu tür kitaplar taşıdıkları büyük iddiaya ve teorilerinin kapsayıcılığına rağmen okurlarıyla aslında bire bir ilişki kuruyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anlamda homopatik ilaçlara benziyorlardı. Hastalığa değil ama özel olarak o ‘hasta’ ya derman olan ilaçlar gibiydiler. O yüzden okurla kitap arasına girmemek belki en iyisi diye düşünmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat gözlemlediğim The Secret çılgınlığı en azından bir nokta üzerine kesin sözcüklerle yazmaya itiyor beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi nokta mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl sır noktası…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rhonda Byrnes’ın yaptığı ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binlerce yıllık insanlık kültürünün hayal-dua-dilek-adak konusunda biriktirdiği ne varsa hepsini bir araya getirip ona bir bilimsel yasa (Çekim Yasası) süsü vermek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ‘yasa’ya göre bir şeyi olumlu biçimde çok isteyip özellikle de ‘görselleştirdiğinizde’ mıknatısa dönüşüyorsunuz. Ve o şey eninde sonunda gelip sizin çekim alanınıza giriyor, yani isteğiniz gerçekleşiyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Secret’ın baştan çıkarıcı yüzlerce örnek ve alıntıyla anlattıklarının özü bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleneksel hurafelerle tatmin olmayan ama hurafesiz de kalamayan; dinlerin ortodoks yorumları ve ibadet modelleriyle uyumsuz ama gündelik hayattaki maneviyatsızlıktan da mustarip günümüz insanının bu tezden çok etkilenmesinde şaşacak bir yan yok elbette.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Secret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinsel değil ama öyleymiş gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimsel değil ama öyleymiş gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın etkisi ve ünü de buradan kaynaklanıyor zaten: mış gibi yapmasından…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir sorun var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin bir eksiklik…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir boşluk duygusu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır! Birçok eleştirmenin vurguladığı gibi, kitabın aşırı maddi taleplere, günümüz insanının mutlak zenginlik ihtiraslarına hoş bakmasını kastetmiyorum. O işin ‘gel gel’ tarafı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dikkat ederseniz fark edeceksiniz; yüreği titretmiyor The Secret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir prospektüs kadar işlevsel fakat soğuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden peki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sır da orada zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Secret bir operasyon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlığın binlerce yıllık hayal-dua-dilek-adak kültürünün içinden Tanrı kavramını çekip çıkartma operasyonu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘İstersen olur’ diyor The Secret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kim ‘ol’ duracak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Zaten yasa böyle’ diyor The Secret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı’nın adını ağzına almıyor. Onun yerine sürekli ‘evrene güvenin, inanın, inanç duyun’ diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak işin bilim tarafından baktığınızda da sorun şu: Bilimde ne böyle bir yasa var ne de böyle bir evren vizyonu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabı okuyunca ‘canım bu kitap babaannemin duaları ve batıl inançları gibi bir şey’ diyenler var. İyi niyetlerine rağmen özünde yanılıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babaannelerimiz de kırk kez söylenenin gerçek olacağına inanırdı ama ne isterlerse Tanrı’dan isterlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilirlerdi ki, sadece kendileri istediği için değil, Tanrı istediği için dilekler kabul olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem ilgilisine hatırlatmanın tam sırası…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan dua eder, diler, ister ama bütün dinlerde kesin uyarı şudur: Neyin gerçekten hayır neyin şer olduğu bilgisi ne evrene ne de insana aittir. (’Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır, sevdiğiniz bir şey de şerdir. Allah bilir de, siz bilmezsiniz.’ Bakara/216)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden dualar takdiri Allah’a bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden dua denilen şey The Secret’taki gibi önü alınmaz bir tutku ifadesi değil, yakarış ve teslimiyettir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haşmet’in dediklerine tek bir eklemem var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimizdeki “umut açlığı” fırsatçı bir yazarın yazdığı bir kitap ile beslenebilen bir kıvama geldiyse, acaba umutlarımız da mı fırsatçı olmaya başladı?&lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/rhonda-byrne-secret-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-6480225040802345553</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T03:13:31.183-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gazap üzümleri kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">john steinbeck gazap üzümleri kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><title>John Steinbeck - Gazap Üzümleri Kitap Özetleri</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.iskenderiye.com/images/185/185023_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 270px; height: 390px;&quot; src=&quot;http://www.iskenderiye.com/images/185/185023_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;John Steinbeck - Gazap Üzümleri Kitap Özetleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birini öldürdüğünden on yedi yıl hapse mahkum edilen,fakat dört sene sonra şartlı olarak serbest bırakılan Tom Joad,toz fırtınalarının çıplak hale getirdiği yollardan geçerek bir kamyon sırtında evine dönmektedir.Tom,daha sonra,tarlalar arasında yürürken ,yoldan geçen bir kamyonun tekerleklerinin fırlatıp attığı bir kaplumbağa görür. Kabuğuna yulaf ve arpa tohumları gömülmüş bu kaplumbağa, tekrar ayakları üzerine gelmeye çalışırken,bu tohumlardan bazılarını yere bırakır.Tom,kaplumbağayı cebine koyar.Hayvanın kabuğunda şimdi, başka bir yerde toprağa bırakılacak tohumlar vardır.Mücadele ve yeniden doğuşun bu simgesi,Tom’un gelişini-kendisini on sene önce vaftiz eden-Jim Casy ile buluşmasıyla bağlar. Jim dini inanışlarını kaybettiğini itiraf eder.Fakat insanlara yardım etmek için kendisine yeni bir yol bulacağını da kesinlikle söyler.&lt;br /&gt;İkisi,beraberce hayat kalmamış,terk edilmiş Joad çiftliğine giderler. Diğer ortakçı çiftçiler gibi Joad’lar da kurumuş topraklarından ürün alamadıklarından ötürü,toprak ağasına borçlarını ödeyememiş ve bu yüzden çiftlikten atılmışlardır.Ekonomik güçlükler yüzünden pamuk yetiştirmeye mecbur kalan ortakçı çiftçiler,değişik ürün yetiştiremediklerinden, istemeyerek de olsa,bile bile toprağı yozlaştırmışlardır.Şimdi toprak sahipleri,iki ülkenin doğusundaki para babaları kendilerini sıkıştırmaktadırlar.Ürünü ortakçılarla paylaşmak istemezler.Ortakçıları topraktan atarak ve tek bir traktör kullanarak,sadece bir kişiye ücret ödeyecekler ve bütün ürünü kendilerine alacaklardır.Böylece ortakçılar evlerinden atılmalı; toprak,son parasına kurtulduktan sonra,bankacıları tatmin etmek için de satılmalıdır.Ne yapacağını bilemeyen,kızgınlık ve çaresizlik içinde bunalan ortakçı çiftçiler de,kimler olduklarını dahi bilmedikleri düşmanlarına karşı ümitsiz bir mücadele içindedirler.&lt;br /&gt;Tom ve Jim,civardaki amcalarının yanında kalan ve ellerindeki beş on kuruşla,iş imkanlarının fazla olduğu söylenen California’ya gitmek üzere hazırlanan Joad ailesini bulurlar.Aile Jim Casyi’ de davet eder ve on üç kişi,kırık dökük,gıcırtılı bir kamyonla yola çıkarlar.Bu kamyonu alabilmek için Joad’lar tarım aletlerinden başka,hemen hemen bütün kişisel eşyalarını da satmışlardır.Kendilerine her zaman lazım olacak eşyalarını satarak elde ettikleri 200 doların hemen hemen yarısı,kamyonu satın almak için elden çıkarılır.Son dakikada büyükbaba gitmek istemez.Fakat aile,yaşlı adamı zorla sürükler,kamyona bindirir ve Joad ailesi Batıya doğru yola çıkar.&lt;br /&gt;66 numaralı karayolu üzerinde giden kamyon,eyalet sınırına doğru yol almaktadır.Tom, sınırı geçtiği zaman hapishaneden tahliye edilmesinin şartını çiğnemiş olacağını bilir;fakat ailenin kendisine ihtiyacı olduğunu da bildiğinden onlarla kalmayı tercih eder.Eyalet sınırına varmadan,büyükbaba kalp krizi geçirerek ölür.Gömme işlemini normal yoldan yapmak için paraları olmadığından,Joad’lar büyükbabayı yol kenarında kazdıkları bir çukura gömerler.Dini ayini Casy yapar.Köhne bir otomobille aynı yolda giden Wilson adındaki iyi bir karı koca da Joad kervanına katılır. Yolda, benzin istasyonlarında ve yol kenarlarındaki hamburgercilerde herkes,insan dolu bu kamyonu hayretle süzer.Zaman zaman,şefkat hisleriyle hareket eden garson kızlar,onlara ucuz ekmek verir,kurabiye getirir.Fakat Batıya doğru yollarına devam ettikçe,halk,onları kuşku ve düşmanca tavırlarla karşılar.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;Texas eyaletinde Wilson’ların otomobili bozulur.Baba Joad ve Tom, Anne Joad’a zaman yitirmemek için kamyonla yola devam etmelerini söylerler.Ailenin parçalanacağından endişe eden Anne Joad, ailenin parçalanmasına izin vermeyeceğini belirterek karşı gelir ve bunu söylerken elindeki krikoyu sallar.Kadın,Wilson’ların otomobili onarılıncaya kadar biraz ilerdeki bir kamp yerinde beklemeye razı olur.Artık buradan itibaren,zaman zaman ailenin azmini kıracak olaylara rağmen,kadının sarsılmaz inancı ailenin cesaretini ayakta tutar.Texas’tan ayrılmadan önce,California’dan dönen bir göçebe işçi,el ilanlarının halkı nasıl yanılttığını anlatır.Sözgelimi bir işyerinin sahibi 800 işçiye ihtiyacı olduğunu ilan eder.5000 kişi müracaat eder.Böylece karınları en fazla aç olan işçilerin en az para ile çalışacaklarından emin olan patron ücretleri azaltabildiği kadar azaltır.&lt;br /&gt;Joad’lar,yollarına devam eder,New Mexico ve Arizona eyaletleri üzerinden California çölü sınırına ulaşırlar.Orada,Okie kelimesini ilk kez işitirler.Bu,Oklahoma göçebe işçilerine hakaret olarak kullanılan ve fazlalık.gereksiz varlık anlamına gelen bir kelimedir.Çöle girmeden biraz önce, nehrin kenarında,Noah aileyi terk eder.Gece konaklamak için dururlar. Şerifler onları tutuklamakla tehdit eder ve zararlı yaratıklarmış gibi davranırlar.Anne Joad bir şerifin muamelesine sinirlenir ve elindeki tava ile üzerine yürür.&lt;br /&gt;Tom,Anne Joad ile şakalaşır ve ondan sonra da Noah’ın ayrıldığını söyler.Zaten büyükannenin,kendini bilemeyecek derecede aklını kaybetmesine ve kuvvetten düşmesine ve de Bayan Wilson’un hastalığına üzülen Anne Joad’ı,Noah’ın ayrılması daha çok sarsar.Bayan Wilson’un hastalığı yüzünden Wilson’lar yolculuğa devam edemeselerde Anne Joad,ailesini yine de kamyona bindirir ve yola koyulurlar.&lt;br /&gt;Çölün öteki ucuna yaklaşırken,verimli topraklarıyla California vadisi önlerine açılır.Hepsi hayret,heyecan ve coşkunluk içindedirler.Fakat bu sırada,Anne Joad,geceleyin çölü geçtikleri sırada büyükannenin öldüğünü söyler.Gecikmelerinden korktuğu için sesini çıkartmamış,bütün gece ölü kadının yanında yatmıştır.Kamyonun bir köşesinde Connie ve Rose Sharon aşk yaparlar.Her şeye rağmen artık California’dadırlar.&lt;br /&gt;Hooverville kampında Joad’lar bir çadır kurar ve Anne Joad ailenin işlerini düzene koymak için harekete geçer.Fakat iş yoktur.John Amca kendisini içkiye verir.Connie de gebe karısını terk eder.Şeriflerden biri, hepsine gözdağı verir ve bir kadına da ateş eder.Tom onun elindeki silahı alır ve tekmeleyerek bayıltır.Serbest bırakılma şartını ihlal eden Tom’un yeniden hapsedilmesini önlemek için Casy bütün suçu yüklenir ve polise gider.Amerikan Lejyonerlerinin kampı yakacakları öğrenilince,kamptan ayrılmaya karar verirler.Joad’lar kamptan ayrıldıkları sırada Tom,polislerin güneye gitmeleri için verdikleri emri dinlemez,kamyonu kuzeye sürer. Anne Joad,onu yatıştırır,onurlarından fedakarlık etmeyeceklerini ve halkın kendileri olduğunu söyleyerek,onları yollarından hiçbir şeyin geri çeviremeyeceğini belirtir.&lt;br /&gt;Weedpatch denen bir hükümet kampında işler daha iyi gider. Kendilerine insan muamelesi yapılan ve saldırgan şeriflerden korunan göçebe işçiler burada bir kooperatif kurmuşlar ve çocukları okuma-yazma öğrenmiştir.İnsancıl,fakat her taraftan kuşatılmış bir işveren Tom’a iş verir ve kabadayıların,cumartesi gecesi yapılacak danslı eğlence sırasında zorluk çıkarmamaları için kendisini uyarır;kampta kalanlar,herhangi bir olay sırasında nasıl hareket edeceklerini planlarlar.Dans sırasında kabadayılar içeri girerken,silahlı şerifler kamp dışında isyan işaretinin verilmesini beklerler;çünkü kanun,onların ancak o zaman girebilmelerine izin vermektedir.İsyan işareti verilmez.Tom ve diğerleri olay çıkarmak isteyen kabadayıları,kaldırıp kaldırıp kampı çevreleyen çitin öte yanına fırlatmışlardır.Dans olaysız devam eder.&lt;br /&gt;Aradan bir ay geçmesine rağmen Joad ailesinde,Tom dışında hiç kimse çalışmamıştır. Tom’un çalıştığı gün sayısı da sadece beştir.Anne Joad hiç olmazsa Baba Joad’ın yaşama şevk ve arzusunu kaybetmemesi için başka tarafa gitmelerinde ısrar eder.Kadın her şeyden önce aile bireyleri arasında en fazla sevdiği Tom’un,diğerlerine örnek olacak şekilde korunmasını ister.Joad’lar kuzeye hareket eder ve bir şeftali fidanlığının sahibi onlara iş verir. Adam her üç kova sağlam,lekelenmemiş şeftali için beş sent ödeyecektir.Bütün aile güneş batana kadar çalışır,fakat sadece bir dolar kazanırlar.İşin kötüsü çevredeki lokantaların fiyatları öylesine yüksektir ki bir dolarla doğru dürüst bir yemek bile yiyemeyeceklerini görürler.&lt;br /&gt;Tom o gece gizlice kamptan çıkar.Kamp dışındaki silahlı bekçiler, kamptaki meyve toplayıcılarını dış tahrikçilerden koruduklarını söylerler. Tarlalar arasındaki bir çadırda Tom,Jim Casy’i görür.Casy,şimdi liderdir. Çiftlik ve bahçe sahiplerinin işçi ücretlerini indirmek için kullandıkları yolları engellemeye çalışan bir grev düzenleyicisidir.Tom ve Jim konuşurlarken,yakınlarda sesler işitirler ve birdenbire yüzlerine ışık tutulur.İki kişi Casy’nin üzerine atlar.Bir tanesi elindeki kazma sapını Casy’nin kafasına indirir.Tom,adamın elindeki sopayı alır ve kafasına vurur.Olay yerinden kaçan Tom,kimseye görünmeden Joad ailesinin kaldığı çaldığı çadıra girer.Olup bitenleri aile bireylerine anlatır ve ayrılması gerektiğinde ısrar eder.Joad Anne ve doğurmak üzere olan Rose Sharon;kalması için Tom’a yalvarırlar. Tom sonunda kalmaya razı olur.&lt;br /&gt;Çalıştıkları yerde ücret iyice düşürülmüş,üç kova şeftali için verilecek para iki buçuk sente indirilmiştir.genç Winfield açlıktan bayılır ve polisler de Tom’un üzerini ararlar.Çılgına dönen Joad’lar,Tom’u iki yatak şiltesi arasında gizleyerek kamptan ayrılırlar.Aile kuzeye doğru devam eder.Bir pamuk kampına vardıklarında kendilerine bir tren vagonunda kalmaları söylenir.Yüzü hala şişkin olan Tom,bir su yatağında saklanır.Bir çocuk kavgası sırasında,Ruthie bir çocuğa ağabeyinin bir şerifi öldürdüğünü gururla anlatır.Bunu duyan Anne Joad,Tom’a kaçmasını söyler.Tom,Anne Joad’a Jim Cay’nin görevini devam ettireceğini belirtir. Endişe içindeki Anne Joad,Tom’u kaçması konusunda ikna eder ve biraz da para verir.Tom işlerini yoluna koyduktan sonra parayı ödeyeceğine dair söz verir ve kaçar.&lt;br /&gt;Baba Joad ise,ailesinin yönetiminin elinden kaçtığını hisseder.Daha da kötüsü Baba Joad aileyi yönetmek de istemez.Joad’lar kısa bir süre daha pamuk toplamaya devam ederler. Sağanak halinde yağan mevsim yağmuru bu işe son verir.İşçiler arasında hastalık baş gösterir.Onur ve gururun yerini hırsızlık ve dilencilik alır.Yerli Californialılar göçebe işçilere eskisinden de çok düşmanlık beslerler;polisin Okie’leri dövmesini ve eyaletten sürmesini isterler.Baskı altındaki bu göçebe işçilerin hissettikleri gazap onları bir arada tutar.&lt;br /&gt;Hayatın ve ölümün karşıt noktası,kaplumbağa ve tohumun imajını yansıtır.Yağan sağanak yağmurlar suların yükselmesine neden olur. Erkekler yükselen suları önlemek için setler kazarken,Rose Sharon vagonda çocuğunu doğurur.Bebek ölü doğmuştur.Taşan sular vagona doğru yükselirken Baba ve Anne Joad ,Rose Sharon’u kuru bir samanlığa götürürler. Orada yaşlı bir çiftçinin açlıktan ölmek üzere olduğunu görürler.Bu adamın yanına yatan Rose Sharon süt dolu göğüslerini hastaya uzatarak ona meme vermeye çalışır.Onu ölümden kurtarır.&lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/john-steinbeck-gazap-uzumleri-kitap.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-1186914787050189571</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T03:00:50.878-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">marlo morgan sonsuzluğun mesajı kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sonsuzluğun mesajı kitap özeti</category><title>Marlo Morgan - Sonsuzluğun Kitabı Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.ilknokta.com/urun/S/975-7800-39-2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 287px;&quot; src=&quot;http://www.ilknokta.com/urun/S/975-7800-39-2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Marlo Morgan - Sonsuzluğun Kitabı Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİTABIN ÖZETİ&lt;br /&gt;Aborijin ikiz kardeşler olan Beatrice ve Geoff&#39;un hüzünlü hayat hikayelerinin kurgulandığı kitap, aslında aborijinlerin köklerinden koparılmalarını ve kendi kültürlerinden uzaklaştırılmalarını tarihsel bir süreç içerisinde yansıtmaktadır.&lt;br /&gt;Beatrice ve Geoff daha doğmadan, babaları beyazlar tarafından öldürülmüş, anneleri ise diğer bir çok kabile üyesi gibi bir misyonda alıkonulmuştur. Doğumdan hemen sonra bebekler annelerinden alınmış ve kız olanı Katolik Öksüzler Yurdu&#39;na, erkek olanı ise Misyoner bir ailenin yanına verilmişti.&lt;br /&gt;Farklı yönlere giden, farklı hayatlar süren ve nereden geldiklerini bilmeyen bu iki kardeşin bir başka ortak yönü de hayatlarının acı ve hüzünle dolu geçecek olması ve hep bir kimlik arayışı içinde olacak olmalarıdır. Hayatları bir anlamda hep bir paralellik içinde geçecek ve birbirlerini bulmaları uzun yıllar alacaktır.&lt;br /&gt;Katolik Yetimhanesi&#39;nin katı kuralları içinde büyütülen Beatrice, yaşıtlarından çok daha zeki, iç güdüleri kuvvetli, okumayı çok seven, iyi bir gözlemci ve en önemlisi de insanları uzlaştırıcı yönü çok kuvvetli olan bir kişiliğe sahiptir. Ancak, bu özellikleri yetimhanedekiler tarafından hiç keşfedilmemiş ve bu nedenle hiç yönlendirilmemiştir. Katı kurallara en ufak bir şekilde uyulmamasının dahi sert şekilde cezalandırıldığı yetimhanede, sevgiden uzak büyüyen Beatrice 9 yaşında kısırlaştırılır, tacize uğrar, en yakın arkadaşı gözlerinin önünde boğulur. Yetimhanede onlara sadece bir takım ev işlerinin nasıl yapılacağı ve okuma-yazma öğretilir. Yerliler aptal ve tembel olarak görüldüklerinden, bu kadarının onlara yeteceğine inanılmaktadır.&lt;br /&gt;Kurallara göre 16 yaşına gelenlerin yetimhaneden uzaklaştırılmaları gerektiğinden, Beatrice bundan sonra bir pansiyonda ortalık işlerine bakar. Bir yılı hiç para almadan olmak üzere iki yıl burada çalışır. Bu süre içinde dış dünyayı ve kendi ırkını tanımaya çalışır. Bulduğu her şeyi okumaya devam eder. Çıkan bir yangın sonucu işini kaybeden Beatrice, Kuzey&#39;e kendi ırkını aramaya gider. Bu yolculuğu yaparken tecavüze uğrar. Ardından, yine bir otelde iş ve yeni dostlar bulur. En sonunda çölde yaşayan kendi ırkından &quot;gerçek insanlarla&quot; karşılaşır. Onlarla çölde yaptığı yolculukta kendi ırkının kültürünü ve yaşam felsefesini öğrenir. Kendileriyle ve çevreleri ile barış içinde yaşayan bu insanlar, Beatrice&#39;e aborijin bilgeliğini öğretirler. Beatrice&#39;in çöldeki bu yolculuğu 34 yıl sürer ve gelişen bir takım olaylar sonucu, bir gün modern dünyaya dönmesi gerektiğine karar verir.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/marlo-morgan-sonsuzlugun-kitab-kitap.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-1380384106967767675</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:51:52.917-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yüzük kardeşliği kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yüzüklerin efendisi kitap özeti</category><title>J.R:R Tolkien - Yüzük Kardeşliği Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.nadirkitap.com/upload/Kitap_20070221204256_79_3.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 250px; height: 333px;&quot; src=&quot;http://www.nadirkitap.com/upload/Kitap_20070221204256_79_3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;J.R:R Tolkien - Yüzük Kardeşliği Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilbo, Shire’li bir hobbittir. Gollum’dan Ali yüzüğü saflıkla almıştır. Bu yüzüğü takan kişi görünmez olur ve bazı güçler elde etmiş olur. Bilbo yaşlanınca yüzüğü varisi Frodo’ya bırakır. Fakat doğuda Mordor’da bu yüzüğe sahip olmak isteyen Karanlığın Efendisi güçlenmektedir. Karanlık yavaş yavaş etrafa yayılmaktadır. Yüzüğün bulunduğunu öğrenince Kara Süvarilerini yüzüğü getirmeleri için Frodo’ya gönderir. Gandalf bir alimdir. Frodo’ya yüzüğü Hüküm Dağı’ndaki Cehennem Çukuruna atması ve onu yok etmesi gerektiğini söyler ve yardımcı olarak yanına bahçıvan Sam’i verir. Fakat arkadaşları Merry ve Pippin de onlarla doğuya doğru yola koyulur. Yaşlı ormandan geçerler, fakat ağaçlar onlara geçit vermezler ve bir ağaç Merry’yi köküne çeker. Bu sırada Tom Bolbadil onlara yardım eder. Kadim zamanlardan beri yaşayan bu adam onları ormandan çıkarır. Höyük yaylalarından geçerken höyüklü bir kişinin kendilerini öldüreceği bir sırada Tom Bolbadil’i gene yardıma çağırırlar ve gene kurtulurlar. Bree’ye gelirler ve Sıçrayan Midilli hanında Frodo gösteri yaparken yanlışlıkla yüzüğü takar ve görünmez olur. Bunu gören Yolgezer kalabalıkta yüzüğü takmasının çok yanlış olduğunu ve onlarla birlikte geleceğini söyler. Gandalf’ın önceden bıraktığı not üzerine Yolgezer’e güvenirler ve birlikte yola devam ederler. Kara Süvariler Frodo’yu Fırtına Tepesi’nde omzundan bıçaklarlar. Yarmavadi’de Elrond’un evinde yarası tedavi edilir, fakat yara asla tam iyileşmeyecektir. Frodo Elrond’un evinde, bir yıl önce Shire’i terk eden Bilbo’yla karşılaşır. Gandalf da Saruman denilen ve alimlerin başı olan, fakat sonradan Karanlıklar Efendisi’nin hakimiyetine giren kişi tarafından hapsedilmiş ve ancak kaçabilmiş olduğu için Frodo’ya yardım edememiştir. Fakat artık birliktedirler. Elrond’un evinde divan toplanır ve divan yüzüğün yok edilmesine karar verir. Frodo’yla Sam, Pippin, Merr, cüce Gimli, Elf Legolas, insan Boromir, Yolgezer ve Gandalf yola çıkar. Khazad-Düm Kö&lt;acronym title=&quot;Page Ranking&quot;&gt;pr&lt;/acronym&gt;üsünden geçerken düşmanı durdurmaya çalışan Gandalf kö&lt;acronym title=&quot;Page Ranking&quot;&gt;pr&lt;/acronym&gt;üden düşer; gurup onun öldüğüne kanaat getirir ve yollarına devam etmeleri gerektiği için Yolgezer’in kılavuzluğunda ilerlerler. Lothlorien’e yani Elflerin zarif ülkelerine giderler. Ormanda Kraliçe Galadriel ve Kral Celeborn, onlara yardımcı olurlar. Ayrılırken Galadriel hepsine armağan verir. Ulu Nehri Elflerin verdiği hafif kayıklarla aşarlar. Mola verdiklerinde Boromir yalnızken Frodo’dan zorla yüzüğü almaya çalışır. Frodo kaçar ve ondan kurtulur. Onu bulan Sam’le, gruptan diğerlerine söylemeden Mordor’a doğru devam eder. Diğerlerinin hayatlarının tehlikeye girmesini istememektedir. Frodo ayrıldığında grup Orkların saldırısına uğrar.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/jrr-tolkien-yuzuk-kardesligi-kitap.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-8418010986400633328</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T03:17:05.567-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">beyaz diş kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">jack london beyaz diş kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><title>Jack London - Beyaz Diş Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://img2.blogcu.com/images/a/h/m/ahmetaltin607/1226567834202703_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 270px; height: 390px;&quot; src=&quot;http://img2.blogcu.com/images/a/h/m/ahmetaltin607/1226567834202703_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jack London - Beyaz Diş Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTABIN ADI     BEYAZ DİŞ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTABIN YAZARI           JACK LANDON&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;YAYIN EVİ VE ADRESİ ROMAN ODA YAYINLARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;BASIM YILI       MART 2001&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTABIN KONUSU:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;İlkel bir dünyaya kavuşmak için uygarlıktan kaçacağı yerde, insanların aasına katılmak için ormanı terk eden vahşi bir köpeğin acı, buruk, şaşılası bir yaşamı anlatmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTABIN ÖZETİ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Karanlık ladin ağaçları ormanı, donmuş nehrin her iki yakasında yer alıyordu. Arazi öylesine cansız, ıssız ve soğuktu ki hüzün kelimesi bile onu tanımlamada yetersiz kalıyordu. Sessizlik her yanı sarmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Ama yine de bu uzak yabani topraklarda dirençli bir yaşam vardı. Görünümleriyle kurttan farksız bir köpek sürüsü donmuş nehir boyunca ilerliyordu. Hayvanların sık tüylü postları buz tutmuştu. Solukları havayla karışınca buharlaşıyor, sonra incecik buz taneciklerine dönüşüp tüylerine yapışıyordu. Deri koşumları, yine deri kayışlarla peşleri sıra sürükledikleri bir kızağa bağlanmıştı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Gece olunca köpeklerlerden biri kaybolur. Günden güne de kabolmaları devam etmektedir. Sahiplerinden Bill kurt sürüsünü ürkütmek ve hıncını onlardan almak için onları vurmaya kara verir. Ama bu onun sonu olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Daha sonra dişi kurt ve diğer sürünün üyeleri başka bir kızak grubunun geldiğini fark edince onların peşini bırakırlar. Sürünün diğer üyeleriden olan Tek göz ve Genç kurt dişi kurtla birlikte olabilmek için bir mücadeleye girişirler. Bu mücadeleyi Tek göz kazanır. Dişi kurtla birlikte dört adet yavruları olur. Yavru kurt mağradan çıkmadığı ve dünyayı tanımadığı için çok toydur. Ama daha sonra mağradan çıkar ve tehlikeli dünyayı kendi gözleriyle görür. Kıtlık zamanı vaşak yavrularını yerler fakat annesiyle dişi kurt ve beyaz diş dövüşmek durumunda kalırlar. Bu dövüşü vaşak hayatını kaybederek öder. Bu olaydan sonra ise dişi kurt’un yani “kishe”nin sahipleri gelir ve beyaz dişi ve annesini kamplarına götürürler. Beyaz diş günden güne daha vahşileşir ve Lip lip’in ve kamptaki diğer köpeklerin öfkesini üstüne çeker. Bunun sebebi ise babsının bir kurt olmasıdır. Kampta gün geçtikçe Beyaz diş’in ünü git gide yayılır. Yalnız bu ün kötü bir ündür. Çadırlardan balık, et vb gibi yiyecekleri çalar, diğer köpeklerle boğuşur, oları kimi zaman öldüresiye döver. Kampta beliren kıtlıklerda kampı terk eder ve kıtlık bitene kadar oraya uğramaz. Böyle yapmasının nedeni ise kaptaki insanların aç kalınca köpekleri de yemeleridir. Bir gün Beyaz Diş ile Kishe ayrılmak zorunda kalırlar. Beyaz Diş annesinin ardından gitmeye kalkar ama sahibi Gri Kunduz gitmesine izin vermez. Daha sonra ise Gri Kunduz elindeki malzemeleri satmak için kuzey ülkesine gider ve yanında Beyaz Diş de vardır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Kuzey ülkesi sınılı yaz aylarında altın arayıcılarının gözde yerlerinden biri olmuştur. Buraya yüzlerce altın arayıcısı gelir. Bu umt ülkesin de Gri Kunduz elindeki malları satarak iyi bir gelir elde eder. Beyaz Diş orada da rahat durmaz. Alltın aramaya gelen kişilerin narin, zayıf, korkak köpeklerine derslerini verir. Beyaz Diş’in bu durumunu gören kuyzey ülkesinin yerlilerinden Güzel Smith bu halini Gri Kunduz’a onu kendisine satması için konuşur. Gri Kunduzun karalı tutumu karşısında ise taktik değiştirerek Gri Kunduz’a içki verir ve onu alıştırır.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt; Bir aya kalmadan Güzel Smith Gri Kunduz’un elinde ne varsa ne yoksa hepsini alır ve verdiği içkilerin parasına karşılık Beyaz Diş’I ister. Mecburen Gri Kunduz bu isteği yerine getirmek zorunda kalır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Beyaz Diş Güzel Smith’i ilk gördüğünden beri hiç hoşlanmamaktadır. Üç defa kaçma girişiminde bulunur ama yine Güzel Smith kaçan köpeği Gri Kunduzdan tekrar alır. Bu arada da öfkesi ve diğer canlılara karşı olan düşmanlığı giderek artar. Eski sahibini kendisini verdiği için ona karşı nefret duyuyordur. Yeni sahibi ise onu günden güne daha da kızdırır ve onu köpek dövüşlerine çıkarır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Beyaz Diş karşısına çıkan bütün rakiplerini teker teker öldürür. Dövüşlerde başka şansıda yoktur. Sadece yenen hayatta kalır diğerinin ise oradan ölüsü çıkar. Beyaz Diş yine bir dövüşte yalnız bu seferki zorlu bir rakip olan bir doberman cinsi köpekle dövüşür ve bu köpek onu gafil avlar. Doberman Beyaz Diş’in can alıcı bölgesi olan boğazını kapar. Beyaz Diş ne yaptıysa onun elinden kurtulamaz. O civardan geçmekte olan kızaklı iki kişi Beyaz Diş’in yardımına koşarlar. Onu sahibinden az bir para karşılığı zorla alırlar. Güzel Smith Beyaz Diş’i vermeyi ilk başta kabul etmese de sonunda razı olur ve onu satar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Beyaz Diş yeni sahibi olan Scott’i ilk başta kabul etmez. Kendisini cezalandırmalarını bekler. Halbuki Scott Beyaz Diş’in bu haliyle yaşayıp yaşamayacağını düşünür çünkü Beyaz Diş fazla hırpalanmış, boğazında yarası vardır. Buna rağmen Beyaz Dişyaşamayı başarır ve yeni sahibinin sevgisi sayesinde yavaş yavaş uysallaşmaya başlar. Beyaz Diş sahibinin evini koruyup gözetlerken sahibi ise onun bakımını üstlenmiştir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Gün gelir Scott işi gereği Kaliforniya’ya ailesinin yanına gitmeye karar verir. Ama Beyaz Diş sahibinin ilk gitme girişiminden tecrübe alarak onun kendisini tekrar terk edeceğini sezer. İstediği gibi sahibiyle birlikte ailesinin yanına gider. Oradaki kurallara çabuk alışır. Diğer köpeklerle kavga etmez, tavukları yemez, başka issanlara saldırmaz, eğer hırsız değillerse tabii. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Haberlerde Scott’ın babasının mahkum ettiği bir katil hapisten kaçar ve zanlı Scott’ın evine girer. Ev halkı o gece büyük bir gürültü ve iki el silah sesiyle uyanırlar. Salona girip baktıklarında Beyaz Diş’in yaralı olarak yattığını katilin ise boylu boyunca kanlar içinde yere serili bulurlar. Beyaz Diş’i hemen veterinere götürürler. Doktor ameliyata alınması gerektiğini fakat bu durumda ameliyat iyi geçse dahi yaşayamayacağı kanısındadır. Lakin Beyaz Diş’in yaşama gücü bu vahim durumunda devreye girerek onun hayatta kalmasını sağlar ve eşi olan kangal köpek ve yavruları ile birlikte olayların yorgunluğu yüzünden güneşin ılıklığında derin bir uykuya dalar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTABIN ANAFİKRİ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Hayattaki zorluklara karşı ne olursa olsun elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiğini ayrıca doğadaki her canlının vahşiş bile olsa sevgiye muhtaç olduğunu aşılamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Beyaz Diş: Zeki, çevik, vahşi, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Kische: Beyaz Diş’in annesidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Tek göz: Beyaz dişin babasıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Lip Lip: Beyaz Diş’in kamptaki peşini bırakmayan düşmanıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Gri Kunduz: Beyaz Diş’in ve annesinin sahibi aynı zamanda güçlü, adil, cesur bir insandır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Matt: Scott’ın yardımcısıdır. Beyaz Diş’in ilk başta sevmediği fakat sonra onun iyi bir insan olduğunu fark ettiği bir kişidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Scott: Beyaz Diş’in en son sahibidir. Beyaz Diş ondan sevginin ve koşulsuz itaatin ne olduğunu öğrenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;İnsanın insanla ve doğayla olan mücadelesini destansı boyutlara ulaştırmıştır. Okumanızı tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt; Çocukluğu ve gençliği, onu denize bağlayan Batı Kıyısı&#39;nda geçti. Ortaokuldan sonra okulu bıraktı, ama kendini yetiştirmeyi bırakmadı. Tam bir kitap ve kütüphane kurduydu. Bu arada adını Jack olarak değiştirdi. Beş yıllık bir aradan sonra, 19 yaşında liseye döndü. Liseden sonra Berkeley&#39;deki Kaliforniya Üniversitesi&#39;ne de başladı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Ama o zamana dek limanda ve fabrikalarda amelelik yapmış, inci kaçakçılığına karışmış, Pasifik seferi yapan gemilerde miço olmuş, mevsimlik işçilerin arasında ülkenin pek çok yerini dolaşmış biri olarak üniversiteyi çok sıkıcı ve ruhsuz buldu. Altı ay dayandığı üniversiteyi &quot;hevesten yoksun aklın gönülsüz arayışları&quot;nın sürdüğü bir yer olarak tanımladı. Yine aynı sıralarda okumanın yanısıra yazmaya da merak sardı. Durmaksızın öyküler, fıkralar, şiirler yazıp yayıncılara yolluyor, ama sürekli reddediliyordu. 1897&#39;de Alaska&#39;da altın peşine düştü. Altın bulamadı ama, eserlerinde ustalıkla kullanacağı pek çok deneyim ve öyküyle geri döndü. 1899&#39;da büyük bir dergiyle anlaşarak düzenli olarak hikayelerini yayınlatmaya başladıÖyküleri yayınlanmaya başladıktan sonra hayatı boyunca, ne olursa olsun günde en az bin kelime yazmayı adet edindi. Bu sıkı disiplini sayesinde de bu denli üretken olabildi. Kısa sürede tanındı. &quot;Halkla ilişkiler&quot; (yani &lt;acronym title=&quot;Page Ranking&quot;&gt;PR&lt;/acronym&gt;) işini çok iyi kullandı. Sinema endüstrisinin geleceğini gören ve romanlarının filme alınmasını sağlayan ilk edebiyatçılardandı.1900&#39;de Bess Maddern ile ilk evliliğini yaptı. Ama bu bir mantık evliliğiydi. Beş yıl sürdü. Joan ve Bess adında iki kızı oldu. Bess ile evliyken tanıştığı ve &quot;can yoldaşım&quot; dediği Charmian Kitteridge ile 1905&#39;te evlendi. Charmian sıkı bir can yoldaşıydı. Birlikte, bugün pek yaygın olan aile tipi gezi teknelerinin ilk örneği olan Snark&#39;ı yaptırıp 1907&#39;de Hawaii&#39;ye yelken açtılar, 1905&#39;ten başlayarak koskoca bir çiftlik kurdular. Charmian üç de kitap yazdı. London 22 Kasım 1916&#39;da, yani daha kırk yaşındayken böbrek yetmezliğinden öldü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Kitapları :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Martin Eden                                  Demir Ökçe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Güneş Çocuğu                  Deniz Kurdu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Beyaz Diş                                    Yanan Gün Işığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Ay Vadisi                                      Dehşet Ülkesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Cinayet Vadisi                   Vahşetin Çağrısı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Halk Avcısı                                    Sevginin Katıksızı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Büyük Serüven                   Ademden Önce&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Ateş Yakmak                     Direniş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Alın Teri                                        Şampiyon&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;İntihar                                           Alaska Kid&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Tanrılar ve Köpekler            Kız Kar ve Kan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Düş Ülkelerine Yolculuk      Can Yoldaşı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;  &lt;span style=&quot;font-family:&amp;amp;quot;&quot;&gt;Doğu Yakası&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/jack-london-beyaz-dis-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-5377298830417567963</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:46:05.059-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hobbit kitabı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">hobbit kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">jrr tolkien hobbit kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><title>J.R.R. Tolkien - Hobbit Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.iskenderiye.com/images/281/281820_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 270px; height: 390px;&quot; src=&quot;http://www.iskenderiye.com/images/281/281820_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;J.R.R. Tolkien - Hobbit Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap tamamen hayal ürünü yaratıklar etrafında gelişmekte olmakla beraber, sözkonusu her canlıda farklı bir insan karakteri tahlil edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın başlangıcından itibaren verilen mesajlar şu şekilde sıralanabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. İnsanın hayatının hiç beklenmedik anlarda beklenmedik olaylarla tamamen değişebileceği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Her insanın içinde kendisinin bile tanımadığı başka bir yanının bulunduğu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. İnsanların normal zamanlarda ellerinde bulundurdukları değerlerin kıymetini bilmeyip, ancak günü geldiğinde bunlara sahip olduklarını fark ettikleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. İnsanların her gördüğü yeni yer ve insandan mutlaka birşeyler öğrenebileceği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. İnsanların zaman zaman hırslarına sahip olamayarak ihtiyaçlarından fazlasını elde etmek için lüzumsuz gayret sarfetttikleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. İnsanların her türlü zor şartta bir çıkış yolu bulabilmek için son ana kadar mutlaka gayret göstermelerinin gerektiği ve hiç beklemedikleri bir anda bir mucizenin gerçekleşebileceği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Toplum içerisinde herkesin mutlak bir değerinin olduğu ve hiç kimsenin küçük görülmemesi gerektiği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Sizin küçük gördüğünüz şahısların dahi kesinlikle bilinmeyen, iyi ve sizden üstün bir yanının bulunabileceği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. İnsanların zaman zaman hiç istemedikleri kimselerle dahi ortak düşmanları yüzünden dost olmak durumunda kaldığını,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Her karşılaşılan sorunun çözümünün farklı olduğu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Geçmişe ve tarihe ait bilgilerin insanlar tarafından günlük hayatta ve gelecek işlerde mutlaka bir yol gösterici olarak kullanılabileceği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Karşılaşılan problemler ne kadar büyük olursa olsun bunları çözmek için önce bir başlangıç noktası tespit edilmesinin mümkün olduğu takdirde, aynı probleme sahip diğer kişilerin yeteneklerinden de istifade edilerek koordine bir şekilde problemlerin çözülebileceği,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Zor zamanlarda yanımızda olan insanları düze çıktığımızda unutmamamız gerektiği.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/jrr-tolkien-hobbit-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-2307944723394524801</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T03:15:02.788-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">insanları etkileme gücü kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">richard hale insanları etkileme gücü kitap özeti</category><title>Richard Hale - İnsanları Etkileme Gücü Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://static.ideefixe.com/images/40/40176_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 270px; height: 390px;&quot; src=&quot;http://static.ideefixe.com/images/40/40176_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Richard Hale - İnsanları Etkileme Gücü Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güç; yönetimde, iş dünyasında, politikada kısacası insanların rol oynadığı her alanda son derece önemli bir kavramdır. Özellikle son yıllarda büyük organizasyonlardan çok bireylerin ortaya çıkması bu organizasyonların gerçekleştiremeyeceği bir vizyon ve determinasyon oluşturan birey liderlere ihtiyaç duymalarına neden olmuştur. Üstelik bu liderler halktan kişilerdir; onların da çeşitli fikirleri vardır, hata yaparlar, dersler alırlar ve iş hayatında köklü değişiklikler gerçekleştirirler. Yine de dışarıdan bakıldığında çok özel insanlar gibi görünürler. Oysa ki onlar kişisel güç ve etki ilkelerini uygulamaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitapta bu ilkeler –çevremizdeki insanlarda gördüğümüz ve hayran olduğumuz ilkeler ve öğrenme becerileri- ve diğer insanlarla olan ilişkilerimizde ne yaptığımız ve nasıl düşündüğümüz ile ilgili dengeyi kuran birçok araştırma anlatılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   1. KİTABIN TEMELİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            a.    Güç, Etki ve Otoriteyi Anlamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkileme, başkalarının bizim görüşümüzü ya da görüşlerimizi hoşnutlukla kabul edip bu görüşleri aynı hoşnutlukla diğer insanları etkileyebilmek için kullanmaları sürecidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tanım, etkilemenin zorlama ya da yönetme süreçleriyle bir tutulmaması gerektiğini ortaya koyar. Etkilenen kişinin başarısının temel göstergesi, onun diğer insanları olumlu bir biçimde etkileyebilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güç, diğer insanların hareketlerini etkileme olanağı olarak görülebilir. Diğer insanların hareketleri üzerinde etkili olabilmek için gücün çok değişik türlerinin kullanıldığı bir gerçektir. Aşağıda çeşitli güç sınırlandırmalarına yer verilmiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 1. Mevki Gücü ya da Meşru Güç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    Bir kimsenin bulunduğu mevkiden dolayı sahip olduğu güçtür. Ordudaki hiyerarşik yapı gibi.&lt;br /&gt;                 2. Zorlayıcı Güç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorlayıcı güç daha çok yüksek mevkilerde bulunan kişiler tarafından uygulanan bir güç çeşididir ve açıkça kullanılmaz. “Bu konuda benimle beraber hareket etmek isteyeceğinizden eminim, bunu patrona yansıtmak zorunda kalsaydık gerçekten çok kötü olurdu.” diyerek onu zorlaması gibi.&lt;br /&gt;                 3. Bilgi Gücü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahip olunan bilgiden kaynaklanan ve hiç de küçümsenmemesi gereken bir güçtür. Kişisel boyutlarda, taraflardan biri güç dengesini elinde tutabilmek için diğer kişilerden daha fazla bilgiyi ortaya koymalıdır.&lt;br /&gt;                 4. Kaynak Gücü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerli kaynaklara ya da bunların kontrolüne sahip olmaktan doğar. Bu değerli kaynaklar, diğer insanların sahip olmak isteyeceği değerli şeylerdir ve maddi ve manevi olabilir.&lt;br /&gt;                 5. Sembolik Güç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güç başkalarının resmi statüsünden ve bu kişilerle olan ilişkilerden kaynaklanır. Patronun, altında bulunan yöneticilere karşı sergilediği tutumun aynısını sergilemeye çalışan sekreter buna bir örnektir.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt;&lt;br /&gt;                 6. Tanışıklık Gücü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sembolik güç gibi bu gücü de bildiğiniz ya da sahip olduğunuz şeylerden değil tanıdığımız kişilerden kaynaklanır.&lt;br /&gt;                 7. Uzmanlık Gücü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleneksel olarak elde bulundurulan mevkii dolayısıyla elde bulundurulan kişilerden daha alt pozisyondaki kişilerin bir konudaki uzmanlıklarından dolayı elde ettiği güçtür.&lt;br /&gt;                 8. Kişisel ya da Karizmatik Güç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel gücün anlaşılması onu analiz etmekten daha kolaydır. Kişisel güç genellikle tarif edilemez olarak görülmesine karşın bu güce sahip insanların ortaya koyduğu özel becerileri ve karakteristikleri incelenerek sonunda etkileme sürecini belirleyen GTEYD modeli geliştirilmiştir. (Bkz. Şekil 1-1)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu model kitabın temelini oluşturmaktadır. Başarılı etkileme beş önemli aşamayı içerir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  o Etkileme durumuna giriş yapma,&lt;br /&gt;                  o Mevcut problemin ya da durumun teşhisi,&lt;br /&gt;                  o Etkin etkileme yetenekleri,&lt;br /&gt;                  o Etkilemeye çalıştığımız insanların zor yönleriyle yüzleşmek,&lt;br /&gt;                  o Etkilediğimiz kişide kalıcı bir değişim gerçekleştirdiğinden emin olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlık, ilk etki, sempati&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Soru sorma, dinleme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut dili, ikna, geri bildirim, konuşma becerisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini ortaya koyma, kontrollü tutum sergileme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişikliğe hazırlık, uyum gösterebilme, azim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Şekil 1-1 Etkilemede GTEYD MODELİ)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            b.    Etkin Etkileme Durumu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organizasyonların yapısında meydana gelen büyük değişimler, insanların yeteneğinin yöneticiler için en önemli özelliklerden biri durumuna gelmesine neden olmuştur. Artık organizasyonların bütün yapısı değişmekte ve yönetici sıfatı daha az kullanılır hale gelmektedir. Üst düzey yöneticiler, doğrudan yönetmek zorunda oldukları daha az insanla çalışıp insan ilişkileri konusunda becerilerini daha akıllıca kullanarak diğer insanları etkileme konusunda başarılı sonuçlar elde etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kitapta da etkileme konusuna karşı analitik bir yaklaşım benimsenmiştir. İnsanları etkilemek için uygulanması gereken beceriler belirlenmiş ve bunlar dikkatli bir biçimde tanımlanarak tartışılmıştır. Bilindiği gibi beceriler başkalarını örnek alarak ya da taklit ederek öğrenerek geliştiririz. Bir çok insanın başkalarını etkileme konusunda güçlü yönleri vardır. Ancak işin ilginç tarafı birinin güçlü olduğu nokta diğerinin zayıf noktası olabilir. Daha önceden de belirtildiği gibi burada etkileme süreci GTEYD modeli adı altında beş aşamada incelenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GİRİŞ: Bu ilk aşamada birinci derece önemli ilk etki ve sempati ile ikinci derecede önemli olan hazırlık bileşenlerini içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEŞHİS: Soru sorma ve dinleme karşı taraftan sağlıklı bilgi alınabilmesi ve iki tarafın farklı perspektiflerinin görülebilmesi açısından önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ETKİ: Vücut dili ve ikna yeteneği birinci derecede önem taşırken konuşma becerisi ve geri bildirim ikinci derecede önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÜZLEŞME: Kendini ortaya koymak birinci derecede önem taşırken kontrollü bir tutum sergilemek ikinci bir derecede öneme sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEĞİŞİM: Etkiledikten sonra değişikliğe hazırlık, uyum gösterme ve esneklik birinci derecede önemlidir. Bazı şeylerin gerçekleşmesinde gerekli olan azim de ikinci derecede önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                2. ETKİLEMEDE GTEYD MODELİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         1. GİRİŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkileme sürecinin ilk aşaması diyaloğa ya da konuya iyi bir giriş yapmak için ilk dakikalarda yaratılan hoş izlenimler sayesinde etkileşimin başlatma ve ilişkiyi geliştirme yolundaki faaliyetleri içerir. Bu kritik bir aşama olarak kabul edilir. Çünkü karşımızdaki kişi hakkımızda oluşturduğu ilk kanıyı destekleyecek malzemeler bulma anlayışına girecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giriş, etkileme sürecine nasıl güçlü bir şekilde girilebileceğini anlatır. Eğer giriş aşaması başarıyla geçilirse, daha sonraki aşamalarda etkileme şansı daha fazla olur. Burada ilk olarak, doğal bir başlangıç olan hazırlık üzerinde durulacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlık; özel bir etkileme durumu öncesi görülen belirli bir düzeydeki zihinsel ve fiziksel faaliyetlerdir. Bu, karşı tarafın bilgi gereksinimlerini ve perspektifini belirlemeyi ve hazırlığımızı karşı tarafa söz ve hareketlerle göstermeyi de içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkileme sürecini başlamadan önce başarı şansını yükseltmek için diğer kişinin kişilik yapısı, değerleri, istekleri tecrübeleri ve amaçları konusunda bir hazırlık oluşturmak da oldukça önemli bir noktadır. Burada önemli olan diğerlerinin tarzını anlamak, onların perspektiflerine göre hareket edebilmektir. Diğer bir husus ise kültürel farklılıkları keşfetmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkileyici liderlerin sergilediği yaklaşım konusunda yapılan araştırma, büyük bir başarı şansı yakalamak için zihinsel hazırlığın da çok önemli olduğunu göstermiştir. Hayal etme ve gözünde canlandırma, zihinsel hazırlığa yönelik geliştirilmiş bir yaklaşım olup özellikle rekabet yönü ağır basan ve yüksek performans gerektiren durumlarda kullanılmaktadır. Girişte iki önemli özellik ilk etki ve sempatidir. Şimdi bunlar daha ayrıntılı açıklanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 1. İlk Etki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk etki ilk dakikalarda olumlu bir izlenim uyandırmak ve güven yaratmak şeklinde tanımlanır. Bu da gülümseme, uygun bir şekilde tanışma, karşımızdaki kişinin adına sözlerimiz arasında yer verme ve güven telkin etme gibi bazı sosyal becerileri kullanmak demektir. Genelde “iyi bir ilk etki yaratın”, “ikinci bir ilk etki yaratma şansınız yoktur” gibi ifadeler kullanılır. Etki yönetimi, etkileme konusunda büyük öneme sahiptir ve ilk etki dışındaki alanlarda da uygulanabilir. Uygun tekniklerin yerinde ve zamanında kullanılmasının kişisel etkinin gücünü arttırdığı kesindir.&lt;br /&gt;                 2. Sempati&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sempati sıcaklık, ilgi ve konuya karşı duyarlılık göstermek ilk etkinin sürdürülmesidir. Karşınızdaki kişinin rahatlamasını sağlayacak küçük sohbetler, kendini açmak ve dürüstlük sergilemek bu aşamada kullanılması gereken sosyal becerilerdir. İlk etkiden hemen sonra gelen sempati yaratma, karşınızdaki kişiye kısa bir sürede güven telkin etmek, ona iki taraf arasında güçlü bir ilişki oluştuğunu hissettirmek anlamına gelir. Sempati ilişkinin en başında yaratılıp ilişki boyunca sürdürülmesi gereken bir unsurdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            b.    TEŞHİS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşınızdaki kişiyle konuşmaya başladıktan ve onun üzerinde iyi bir izlenim uyandırıp sempati kazandıktan sonra kendi görüşlerimizi ve çözüm önerilerinizi ortaya koymadan önce karşı tarafı anlamak için biraz zaman ayırmalısınız. Anlamadığınız kişiyi etkileyemezsiniz. TEŞHİS içinde üzerinde durulacak ilk konu etkileme süreci içinde karşılaştığımız engellerdir. Potansiyel engellerin önceden belirlenmesi, GTEYD modelinin teşhis aşamasının anahtarlarından biridir. Engeller belirlendikten sonra, uygun dinleme ve soru sorma teknikleri kullanılarak çözüme ulaşılır. Etkileme açısından dinleme, sadece duymak anlamına gelmez. Aynı zamanda sözcükleri anlamayı ve aktarılmak istenen mesajı algılamayı ifade eder. Sadece mesajı algılamamızda yeterli olmaz, bunu karşımızdaki kişiye de göstermemiz gerekir. Karşımızdakinin söylediklerini biraz değiştirerek ve kendi yorumlarımızı katarak özetleyerek, başarılı bir geribildirim yapmak karşı tarafı pazarlığa çekmek için iyi bir taktik olabilir. Dinleme ve soru sorma, değişik şekillerde gerçekleştirilebilir. Dikkatli dinleme ve soru teknikleriyle karşınızdaki kişinin verdiği mesajı almanızdan öte, onun hissettiği duyguları ve sahip olduğu temel değerleri de anlayabilmemiz mümkündür. Bu aşamadaki anahtar özellikler “soru sorma” ve “dinleme” dir. Bu kavramları aşağıdaki şekilde tanımlayabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 1. Soru Sorma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru sorma önemli bilgiler edinmeyi amaçlayan değişik soru tekniklerinin uygulandığı etkilemenin temelini oluşturan değerlerin tespit edildiği aşamadır.&lt;br /&gt;                 2. Dinleme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anahtar bilgiyi ve kişinin tutum ve inançlarını belirleyebilmek için bir aktif ve pasif dinleme davranışları hiyerarşisi kullanmak şeklinde tanımlayabiliriz. Karşı tarafa onu dinlediğimizi sözlerini ya da duygularını anladığımızı ikna edici bir tavırla belirtmemiz önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            c.    ETKİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakılan olumlu izlenim ve kazanılan sempati sayesinde karşınızdaki kişiyle kurulan sağlam ilişki temellerinden sonra karşınızdaki kişinin farklı bakış açısı hissedilirse özel etkileme teknikleri kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözlü olarak verdiğimiz mesajların uygun vücut diliyle desteklenmesi ve karşımızdaki kişinin davranışsal iletişimin yorumlanması demektir. Anahtar sözcükler vücut dili ve iknadır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 1. Vücut Dili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut dili bir etkileme durumunda vücut pozisyonlarının, yüz ifadelerinin ve el-kol hareketlerinin konuşma becerilerini desteklemek amacıyla kullanılmasıdır. Bu, olumlu ve açık olmak ve kelimeleri hareketlerle güçlendirmek anlamına gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkilemeye yönelik bir mesajın aktarılmasında, konuşma dışı iletişimin önemi yadsınamaz. Sözcük ve davranışların, iletişimin anlaşılabilirliğini artırması konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Albert Mehrabian’ın 1971’de açıklamış olduğu bilgilere göre; iletişimle yaratılan etkinin %7’si söylenen sözcükler, %38’i ses tonu, %55’i de konuşma dışı davranışlarla sağlandığını görülmüştür. Bu çok şaşırtıcı bir istatistik gibi görünmesine rağmen gerçek hayatta bu sonuçları doğrulayan birçok olayla karşılaşmışızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut dilini; göz hareketleri, oturma pozisyonları ve yüz ifadeleri gibi birçok parçaya ayırabiliriz. Konuşma dışı iletişim unsurlarını yorumlarken ilk görünüşü destekleyen kanıtlar aranmalıdır ve kültürel farklılıklar da hesaba katılmalıdır. Örneğin bazı kültürlerde, başka yöne bakmak ve karşıdaki kişiden bakışlarımızı kaçırmak saygısızlık olarak düşünülür ya da o kişinin dürüstlüğünden şüphe edilmesine yol açar. Bunun tam aksine, bazı kültürlerde ise, insanın karşısındaki kişiye olan saygısından dolayı bakışlarını kaçırdığı düşünülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bölümde, “ETKİ” aşamasında vücut dilinin önemi üzerinde durulmuş ve davranış şeklimizin kullandığımız sözcüklerden daha büyük bir önem taşıdığı görülmüştür.&lt;br /&gt;                 2. İkna&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkna; karşıdaki kişiyi, iki tarafın da uygun gördüğü bir çözüme doğru götürmek için kullanılan sistematik yöntemlerdir. Etkileme gücü yüksek kişilerin bunu başarabilmek için kullandığı teknikler vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkna, kişinin bir kararı ya da hareketi kabul etmesini sağlamak için konuşmayı ve konuşmayı destekleyici davranışları sistematik bir süre içinde birlikte kullanmaktır. İknanın sekiz aşaması olup bunları şu başlıklar altında toplayabiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sohbet-Giriş-Durum-Problemler-Olasılıklar-Teklifler-İtirazlar-Pozitif hareketler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkna konusunda üzerinde duracağımız diğer bir konu “İKNA TEKNİKLERİ” dir. Bu kuralları; kişisel güvenilirliği yavaş yavaş edinmek, bağdaştırma, resim yapmak, başınızı sallamak, tekrar, duygusal uyarım, psikolojik rahatlama başlıkları altında toplayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkna konusunda konuşma becerimizin de büyük payı vardır. Konuşma becerileri, sözcükleri kullandığımız, cümleleri kurduğumuz ve sesimizin tonunu ayarladığımız tarzla ilgilidir ve çeşitli tamamlayıcı parçalardan oluşur. Bunlar; diksiyon, sözcükler, iletme hızı, ses ve tonlamadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            d.    YÜZLEŞME&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzleşme, etkileme sürecinde sıkça göz ardı edilen bir aşamadır. Bu belki de doğuştan gelen iç yapımızın karşımızdaki kişiyle uyuşmaması halinde bunun ilişki üzerinde ters bir etki yaratacağını düşünmemizden kaynaklanmaktadır. Etkin bir yüzleşme için, fikir ayrılıklarıyla başa çıkmak amacıyla kullanılan stratejiler benimsemek önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmalarda gözlenen başarılı etkileyiciler, diğer insanlarla kendilerinden emin bir şekilde yüzleşme becerileri gösterdikleri, sakinliklerini korudukları ve kontrollü tavırlar sergiledikleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Ortaya Koymak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini ortaya koyma, karşı tarafı anladığını gösterebilme, düşündüğünü, hissettiğini ve istediğini açıkça belirtebilme ve beklenen sonucu açıklayabilme yeteneğidir. Aynı zamanda her iki taraf için de yararlı olabilecek bir uzlaşma sağlayabilmeyi de içerir. Elbette bu sürekli kendi istediğimiz biçimde davranmamız ve başkalarına üstünlük sağlamaya çalışmamız anlamına gelmez. Yani, kendini ortaya koymak, doğru şeyleri, doğru zamanda ve doğru biçimde yapabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel sorumluluk felsefesinden yola çıkarak bulunan ve etkileme durumlarında kullanıldığında faydalı olacak yaklaşımlar vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          o Karşınızdaki kişiye ve kendinize karşı dürüst olmak.&lt;br /&gt;          o Ne istediğinizi, neye ihtiyacınız olduğunu, ne düşündüğünüzü, ne hissettiğinizi belirli ölçülerde söyleyebilmek.&lt;br /&gt;o Güven telkin etmek ve pozitif davranışlar sergilemek, her iki tarafın da haklarını ve ihtiyaçlarını gözeterek bir uzlaşmaya gitmeye hazır olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini ortaya koyma davranışı, bireylerin ve diğer insanların değerlerini göz ardı etmemek, bir etkileme durumunda her iki tarafın da haklarını gözetmektir. Bu durum davranış doğrusu üzerinde aşağıda gösterilmiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            e.    DEĞİŞİM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GTEYD modelinin son aşaması olan değişim, etkilenmiş bireyin, kabul ettiği kararları nasıl harekete geçirdiğini göstermesidir. Değişim ayrıca kişinin kendi etkileme becerilerini geliştirme konusuna ve kendi davranışları üzerinde nasıl kalıcı bir değişiklik yaratabileceği meselesine de ışık tutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişim aşaması ikinci derece öneme sahip üç özellik içerir. Birinci özellik değişikliğe hazırlıktır; bu, davranışlarda kalıcı değişime neden olur, değişiklik sürecini anlama ve değişimi sabit kabul edebilme yeteneği üzerinde yoğunlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci önemli özellik uyum gösterebilmedir. Bu, değişimin lehinde bir tavır almak ve bir takım tarz ve davranışlar geliştirmek demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişim aşamasında son özellik ise azimdir. Bu, bırakmanın ya da teslim olmanın daha kolay bir çözüm gibi göründüğü anlarda yılmayıp devam edebilmek anlamına gelir. Bu bizim, yargıda bulunma ve karar verebilme yeteneğimizle de yakından ilgilidir. Çünkü neyin ne zaman bırakılmasını gerektiğini bilmek önemli bir güçtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün kitap boyunca önemle vurgulanan şey, etkilemenin iki açıdan, (fiziksel ve bilişsel) ele alınmasının önemli olduğudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GTEYD modelinin beş aşaması içinde bir çok pratik ve bilişsel teknik yer almaktadır. Giriş aşamasında, etkileme durumu için hazırlığın önemi belirtilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlık, durumu karşınızdaki kişinin bakış açısından görmektir. Bu bazen gereksiz bazen zaman harcama olarak görülse de aslında daha sonra kar getirecek bir yatırımdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlığın yapılması her etkileme durumunda mümkün değildir; ancak bunun için biraz zaman varsa, kişinin olaya zihinsel olarak hazırlanması çok iyi sonuç verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılanmanın ilk anlarında güçlü bir etki yaratabilmek çok önemlidir. Dış görünüşümüzü, vücut hareketlerimizi ve konuşmalarımızı gözden geçirmeniz gerekir, çünkü ikinci bir etki yaratma şansınız asla olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkinin başlarında sempati kazanmak ve yakınlık kurmak da ayrı bir öneme sahiptir. Bu, karşınızdaki kişiyi güven telkin etmeniz ve onu rahatlatmanız anlamına gelir. Ancak bu sadece konuşmanın başında yapılıp sonradan unutulmamalıdır. Kazandığınız sempati ve kurduğunuz yakınlık, bütün etkileme süreci boyunca korunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşhis aşaması, karşınızdaki kişinin bakış açısını belirlemekle ilgilidir. Etkileme durumlarında yaygın olarak yapılan bir hata, karşıdaki kişinin nasıl biri olduğunu anlamadan ona kendi görüşlerinizi empoze etmeye çalışmanızdır. Buradaki önemli faaliyetler dinleme ve soru sormadır. Dinleme, konuşma becerileri ve konuşma dışı iletişim ile vücut dili becerilerini içeren, karşınızdaki kişinin düşündüklerini ifade edebilmesini yardımcı olacak aktif bir faaliyettir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etki aşaması karşınızdaki kişinin vücut dilini dikkatle okumanız gereken, aynı zamanda karşı tarafa doğru mesajın verildiğinden emin olmak için kendi vücut dilinize de dikkat etmek zorunda olduğunuz bir zaman dilimidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşamada kullanılan bazı beceriler ve teknikler vardır, bunları “İkna Etme” adı altında toplanmıştır. Bazı özel durumlarda, karşınızdaki kişiye onun davranış biçimi ve bunların yarattığı etkiler konusunda yaptığınız değerlendirmeleri iletmeniz gerekir. Bu aşamada bize yardımcı olacak bazı konuşma becerileri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorlu etkileme durumlarında, genellikle yüzleşmenin olması gereken durumlarda, karşılaşılabilecek güçlüklerle nasıl başa çıkılacağı konusunda bazı seçenekler vardır. Agresif ve pasif davranışların arasında bulunan davranışlar çok uygun olabilir. Çünkü bu tür davranışlar, her iki taraf içinde yararlı olabilecek çözümler sağlayabilir. Ancak, daha pasif yada daha agresif davranışların gerekli olduğu durumlarda olabilir. Burada önemli olan nokta, kendi tarzınızın ve o durumda kullandığınız yaklaşımın bilincinde olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duygularla uğraşmak zorunda kaldığınız yüzleşme durumlarında anahtar, kontrollü tavırlardır, başka bir deyişle karşınızdaki kişi kontrolü kaybedip duygusal bir hale geldiğinde sakin kalabilmeniz gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda son olarak iki yönlü değişim aşamasını, yani diğer insanları etkilemesi ve kendi kişisel etkileme becerilerimizin gelişmesine yardım edecek, değişikliğe uyum gösterebilme, azim ve kararlılık özellikleri üzerinde durulmuştur.&lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/richard-hale-insanlar-etkileme-gucu.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-2487649201328595873</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:35:13.809-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Churhill&#39;in Gizli Savaşı kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">robin denniston churchillin gizli savaşı kitap özeti</category><title>Robin Denniston - Churhill&#39;in Gizli Savaşı</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.nadirkitap.com/upload_thumbs/Kitap_20080822162950_342_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 70px; height: 107px;&quot; src=&quot;http://www.nadirkitap.com/upload_thumbs/Kitap_20080822162950_342_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Robin Denniston - Churhill&#39;in Gizli Savaşı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color:Red;&quot;&gt;Kitabın Adı&lt;/span&gt; Churchill&#39;in Gizli Savaşı&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color:red;&quot;&gt;Kitabın Yazarı&lt;/span&gt; Robin DENNİSTON&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color:red;&quot;&gt;Yayınevi ve Adresi&lt;/span&gt; Sabah Yayınları-Medya Plaza Güneşli / İSTANBUL&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color:red;&quot;&gt;Basım Yılı&lt;/span&gt; 1998&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color:red;&quot;&gt;KİTABIN ÖZETİ :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. Dünya Savaşı esnasında, Almanya&#39;nın işgal ve saldırıları karşısında Avrupa Cephesinde durumu giderek sıkışan İngiltere&#39;nin, kendisini ve müttefiklerini rahatlatacak bir çözüm üreterek 1942 yılında Türkiye&#39;yi savaşa sokma ve Balkanlardan yeni bir cephe açma girişimleri kitabın ana konusunu teşkil etmektedir. İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Türkiye&#39;yi ikna ederek Balkanları tamamen işgal ve denetimi altında bulunduran Nazi Almanyasına karşı etkili bir cephe oluşturarak, hem Sovyet Rusya&#39;yı hem de kendilerini önemli ölçüde rahatlatmak niyetindedir. Üstelik Türkiye gerek stratejik konumu gerekse yıpranmamış askeri yapısı nedeniyle müttefiklerin çok işine yarayabilirdi. Kitap, 1942-1944 yılları arasında Churchill ve İngiliz Dışişleri Bakanlığı&#39;nın Türkiye ile yürüttüğü yazışmaları ve diplomatik girişimleri içermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın birinci bölümünde, Türkiye&#39;nin 1941&#39;de Churchill için neden çok önemli olduğu sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu yanıtı aranırken 1914-1943 döneminde uluslar arası düzeydeki Türk-İngiliz ilişkileri üzerinde durulmakta, Churchill&#39;in I. Dünya Savaşı&#39;nda Türkiye&#39;nin tarafsızlığı konusundaki başarısız girişimi ile, II. Dünya Savaşı&#39;nda Türkiye elini oynayışı arasındaki bağlantı irdelenmekte; 1940-1943 yılları arasındaki Türk-İngiliz ilişkileri özetlenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci Bölümde, Churchill&#39;in diplomatik çözümleri kullanışını incelemeye başlarken, öncelikle bu belgelerin hangi yolla İngiliz hükümetinin eline geçtiği sorusuna cevap aranmaktadır. Ayrıca diplomatik ve askeri şifrelerin İngiltere tarafından çözülmesinin önemi vurgulanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü bölümde, Şifre çözülmesinden askeri bakanlıkların yararlanmaları iki bölüm halinde ele alınmaktadır. Öncelikle Churchill&#39;in ve Dışişleri Bakanlığı&#39;nın, Doğu Akdeniz&#39;deki gelişmelere ilişkin görüşlerinin yeniden oluşturulması anlatılmış, daha sonra da Churchill&#39;in, Eylül 1941&#39;den itibaren bu diplomatik çözümleri kullanmasının neden olduğu sonuçlar üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu bölümde Türk-İngiliz ilişkilerinin geliştirilmesinin iki ülkenin de yararına olduğu örneklerle anlatılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncü bölümde, İnönü-Churchill arasında yürütülen Adana Görüşmesi&#39;nden önceki aylarda, iki taraf arasında giderek gelişen ilişkiler üzerinde durulmuştur. Ayrıca, 1942 ilkbaharına kadar Akdeniz&#39;in doğusundaki Almanya üstünlüğü, Ocak 1943&#39;ten önceki birkaç ay içinde Kuzey Afrika&#39;da müttefikler lehine gelişen güç dengesi, Türkiye&#39;nin 6 Haziran 1944&#39;e kadar geçen dönem boyunca, bir taraftan İngiltere ve İtalya, diğer taraftan Almanya ve Rusya arasında gerçekleşebilecek iki ayrı barış olasılığını ne derece gözlemlediği anlatılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşinci bölümde, İngiltere&#39;nin 1942 yılı ilkbaharında üst üste yaşadığı felâketler karşısında Churchill&#39;in Türkiye elini kuvvetlendirmeye çalışması, Dışişleri Bakanı Eden&#39;in karşı çıkmasına rağmen, Türkiye&#39;ye askeri ve diplomatik yardım çabaları, Türkiye&#39;nin bu çabalara verdiği olumlu ve olumsuz tepkiler ve iki ülke resmi heyetleri arasında yürütülen görüşmeler ele alınmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altıncı bölümde, Churchill&#39;in Adana&#39;da 1943&#39;te, İnönü ve Türk hükümeti yetkilileri ile yaptığı görüşme ele alınmaktadır. Görüşme öncesi Churchill&#39;in Türkiye hakkındaki görüşlerinin şekillenmesinde rol oynayan faktörler, görüşme konularının tespiti, görüşmeden İngiliz hükümetinin beklentileri, Türkleri savaşa sokmaya ikna etmek için kullanmayı düşündüğü argümanlar, Mihver Devletleri tarafından görüşmenin yapılmasının engellenme çabaları ve sonuçları; görüşmenin gerçekleşmesi, Türk hükümetinin Churchill&#39;in istekleri karşısında takındığı tutum ve karşı istekleri, görüşmenin sonuçları değerlendirilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedinci bölümde, Müttefiklerin ve Mihver Devletleri&#39;nin Ekim 1943&#39;te Ege Denizi&#39;nde savaşa hazırlanışları, Oniki Ada seferinin nedenleri, gelişmesi ve sonuçları ile kuvvet komutanları, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan&#39;ın, askeri ve diplomatik ileti çözümlerini birbirinden çok farklı yorumlamalarının, Doğu Akdeniz&#39;deki İngiliz politikasına nasıl yansıdığı üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, Kasım 1943&#39;te Almanların Doğu Akdeniz ve Oniki Adalarda başarı elde etmelerinin, İngiltere-Türkiye ilişkilerine etkileri üzerinde de durulmuş, Türkiye&#39;nin savaşa girmesini temin maksadıyla yapılan konferanslar ele alınmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sekizinci bölümde, Moskova, Kahire ve Tahran Konferansları&#39;nın Türkiye açısından önemi, Eylül 1943- Mart 1944 dönemine ait diplomatik iletilerin bir casusluk sonucu Berlin&#39;in eline geçmesinin Müttefik ilişkilerine etkileri ele alınmaktadır. Ayrıca, Türkiye&#39;nin tarafsız tutumunu sürdürmek konusundaki kararlılığının İngiltere tarafından nasıl değerlendirildiği, bu durumu değiştirebilmek için yürütülen çalışmalar ele alınmakta, Müttefikler-tarafsızlar arasındaki güven ve güvensizliği etkileyen faktörler üzerinde durulmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçların ele alındığı Dokuzuncu bölümde, Churchill, Dışişleri Bakanlığı ve kuvvet komutanlarının 1942&#39;den 1944&#39;e kadar olan dönemde, Türkiye&#39;ye yönelik politikalarını formüle etmek ve bu politikaları uygulamak için gizli ileti çözümlerinden elde ettikleri bilgileri nasıl kullandıkları sorusuna yanıt verilmiştir. İngiliz Dışişleri Bakanlığı&#39;nın 1940&#39;da Türkiye ile ilgili yeterli ve sağlam bilgilere dayanan tavsiyeler üretebilip üretemediği, İngiltere&#39;nin Ankara Büyükelçiliği&#39;nin güvenilir olmayan yapısının savaşın gidişini nasıl etkilediği, 1942&#39;den itibaren Devlet Kod ve Şifre Okulu&#39;nun sağladığı iletiler sayesinde İngiltere-Türkiye ilişkilerinin nasıl yürütüldüğü ele alınmıştır. Ayrıca, Churchill&#39;in Türkiye ile ilgili kararlar verirken ve görüşlerini belirlerken Mavi Kapaklı Dosyalar içindeki iletilerden yararlandığı, bunlara dayanarak Türkiye&#39;yi Müttefiklerin yanında savaşa sokabilmeyi umması değerlendirilmiştir.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/robin-denniston-churhillin-gizli-savas.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-6496089210887804508</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:31:39.754-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">paulo coelho simyacı kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">simyacı kitap özeti</category><title>Paulo Coelho - Simyacı Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.newkon.net/wp-content/kitapimg_simyaci.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 302px; height: 475px;&quot; src=&quot;http://www.newkon.net/wp-content/kitapimg_simyaci.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Paulo Coelho - Simyacı Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  1)KİTABIN KONUSU:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;İspanya’dan kalkıp Mısır Piramitlerinin eteklerinin hazinesini aramaya gelen Endülüslü çoban Santiago’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  2)KİTABIN ÖZETİ:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. On altı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur.&lt;br /&gt;                  &lt;br /&gt;Akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştireceğini düşünür ve o şekilde hareket eder. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona rüyasında söylenir. Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı kadın Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Mısır’a gitmek için önce koyun sürüsünü satar ve parasını cebine koyarak yola çıkar. Arap çocuğu ile tanışır, beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun üzerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci dükkanında çalışmaya başlar. 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir İngiliz’le karşılaşır. Yolda karşılaştıkları güçlüklerde kendi kişisel menkıbelerini aramak üzere yola çıktıklarını söylerler.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Santiago, yüreğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde ilerlemesine devam eder. Karşılaştıkları güçlükler karşısında hep kendi kişisel menkıbesine güvenir ve sonunda kumullar tepesine ulaşır. Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordur. “Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye düşünür. Sabah uyandığında gerçekten bulunduğu yeri kazmış ve içi mücevher dolu bir sandık bularak rüyasında gördüğü ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye kavuşmuştur.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  3)KİTABIN ANA FİKRİ:&lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;Hayattaki mutluluğumuz bazen bize uzak gibi görünse de çok yakınımızda olabilir. Bunu geç de olsa anlamak bize hayatın tadına varmamızı sağlayacaktır.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  4)KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Santiago: İhtiraslı çalışkan bir kişiliğe sahiptir. Çevredekilere çabuk uyum sağlayabilen şıpsevdi bir kişidir. Tek arzusu dünyada mutlu olmak ve kendi dilediği gibi yaşamaktır.&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;İngiliz: Kitap okumayı çok seven, akıllı ve macera seven bir kişiliğe sahiptir. Kişisel menkıbesini aramak üzere yola çıkan bir gezgindir.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  5)KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Kitap çok etkileyici ve sürükleyici bir yapıt felsefi konulara yer verilmiştir. Yalın ve sade bir dille yazılmıştır. Herkesin okurken kendisinden ve hayattan bir şeyler bulacağı bir kitaptır.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  6)KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;  &lt;div align=&quot;center&quot;&gt;&lt;div align=&quot;center&quot;&gt;Paulo Coelho&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt; Rio de Janeiro’da doğdu. Roman yazarlığına başlamadan önce, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve sevilen bir şarkı yazarıydı. Coelho, gençliğinde bir hippiydi. 1986 yılında Hıristiyanların, Batı Avrupa’dan başlayıp İspanya’da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel bir hac yolculuğu yaptı; bu deneyimini 1987’de yayımladığı The Pilgrimage adlı kitabında anlattı. 1988 yılında yayımlanan ikinci kitabi Simyacı, Coelho’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. .Öteki kitapları; Brida, Valkürler ve son yazdığı Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım’dır. Simyacı 42 ülkede yayımlandı. 26 dile çevrildi.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/paulo-coelho-simyac-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-7278231383492331335</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:25:14.481-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">çocuk kalbi kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">çocuk kalbi özet</category><title>Edmondo De Amicis - Çocuk Kalbi Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://static.ideefixe.com/images/177/177363_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 270px; height: 390px;&quot; src=&quot;http://static.ideefixe.com/images/177/177363_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Edmondo De Amicis - Çocuk Kalbi Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KİTABIN ANA DÜŞÜNCESİ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Etrafındaki öğrenci arkadaşlarına göre maddi bakımdan iyi durumda olan ve ailesi tarafından ilgi gören çocuğun bu ilgiye fazla layık olamaması.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu ana düşünce çocuğa doğrudan verilmemiştir. Hikayenin sonunda ana düşünce daha net verilmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu kitap bir çocuğun ailesine saygılı davranması gerektiğini,arkadaşlarına iyi davranmasını gerektiğini göstermiştir. Yardımlaşmanın önemi belirtilmiş ve önyargılı davranmamamız gerektiği belirtilmiştir&lt;span id=&quot;more-448&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;KİTABIN ÖZETİ&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İtalya da bir mahalle okulunda 3.sınıfa yeni başlayan Enrico yeni öğretmeniyle tanışınca ilk başta hoşlanmaz. Eski öğretmeninin o güler yüzünü hatırladıkça üzülür fakat daha sonra yeni öğretmeninden hoşlanmaya başlar. Birgün Robetti adında bir çocuk okula giderken bir çocuğun atlı tramvay yolunda düştüğünü görür. Çocuğu kurtarırken kendi ayağı atlı tramvayın altında kalır. Bunu gören Enrico üzülür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Başka bir gün Enriconun sınıfına Calabriali bir öğrenci gelir. Öğretmen sınıfla kaynaşmasını sağlar.Uzaktan gelen bu öğrenciye iyi davranılmasını ister. Yine günün birinde annesi ve kız kardeşi ile yoksul bir kadına çamaşır götüren Enrico kapıyı açan kadını görür ve içeride sınıf arkadaşını görür. Babası olmayan crossi bütün zorluklara rağmen karanlık odada dersini yapmaya çalışır. Bu duruma üzülen Enriconun annesi para yardımında bulunur. Kitabın sonlarına doğru Enrico annesine saygısızlık yapar.Bu olaya üzülen anne ve babası Enricoya nasihatlarda bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;KİTABIN KONUSU&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kitabın konusu İtalya da bir mahalle okulunda 3.sınıfı okuyan bir öğrencinin yazdığı bir yıllık okul hikayesidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Konu ilgi çekici bir biçimde sunulmamıştır. Konusu olsun,içeriği olsun eğitici ve düşündürücü bir kitaptır.&lt;/p&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/edmondo-de-amicis-cocuk-kalbi-kitap.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-595123216984486923</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:23:42.993-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">guliverin gezileri özet</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gulliverin gezileri kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><title>Jonathan Swift - Gulliver&#39;in Gezileri Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://images.hepsiburada.com/assets/Kitap/200/kguliver.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 122px; height: 170px;&quot; src=&quot;http://images.hepsiburada.com/assets/Kitap/200/kguliver.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Jonathan Swift - Gulliver&#39;in Gezileri Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;‘Gulliver’in Gezileri’, dört ayrı yolculu u anlatır. İlk yolculuk cüceler ülkesine, ikincisi devler ülkesine, üçüncüsü ise bilim adamlarının yaşadı ı uçan adayadır. Bu üç bölüm de siyasetin ve bilim dünyasının bir parodisini içerir.&lt;br /&gt;&lt;span id=&quot;more-2252&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Son bölüm ise Houyhnhnm’ler ile Yahoo’ların ütopik ülkesine yapılan yolculuktur. Bu ülkede atlar, yani Houyhnhnm’ler, aklı başında yaratıklardır ve kardeşlik için kurdukları uygarlıkta yaşamaktadırlar. Dillerinde, ‘yalan’ sözcü ü bile yoktur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Biyolojik olarak insan türünden gelen Yahoo’larsa, tamamen vahşi ve erdemden yoksundurlar. Atların, insanları ahırların hizmetçileri olarak kullandıkları bir ülkede yaşarlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gulliver, atların uygarlı ını anlata anlata bitiremedi i gibi onlara öyle hayran olur ki, ülkesine döndü ünde insanların ne görüntüsüne ne de kokusuna dayanamaz. Kendisine iki at satın alıp bütün vaktini onlarla birlikte ahırda geçirmeye başlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başka bir özet&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Macera tutkusuyla yola çıktığı geminin batmasıyla minik insanlar ülkesine düşen Gulliver; ilk yolculuğunda Lilliput’lulara yardım etmesine karşılık, onların düşmanı olan Blefuscudia ülkesi insanlarını tamamen Lilliput’luların kölesi yapmadığı ve karşı tarafın donanmasını ellerinden aldığı için ölüm tehlikesiyle karşı karşıya gelir. Zorlukla İngiltere’deki evine dönen Lemuel, yeniden değişik heyecanlar yaşamak isteğiyle dolunca bu kez Hindistan’a gitmek amacıyla “serüven” adlı bir gemiye biner. Gemi yolda kaybolarak bir sahile çıkarlar. Gulliver, diğer yolcu ve gemicileri de kaybederek kendisini devler ülkesinde bulur. Burada bir köylü kendisini farkedip alarak evine getirir ve dokuz yaşındaki kızı Glumdalclitch’i eğlendirmesi için alıkoyar. Brombdingnag ülkesindeki devler, Lilliput halkına karşıt, kaba ve hoyrat insanlardır. Glumdalclitch’in babası Gulliver’i diğer devlere kafes içinde sergileyerek para kazanma hevesindedir. Birgün adam onu kraliçeye satar. Gulliver küçüklüğünden dolayı ezilme, farelere yem olma gibi çeşitli tehlikeler içinde yaşamaktadır. O ülkeden de kaçmayı başaran Lemuel, ülkesine döner ama yine birgün yollara düşecektir: Bu kez korsan saldırısına uğrayan gemisinden alınıp tek başına bir sandalla denizin ortasına bırakılır. Zorlukla çıkabildiği Barnibaldi adlı uçan adada yaşayan Laputa ülkesinin insanları hayatta sadece iki şeyle ilgilenmektedir: müzik ve matematik. Burada da giysileri vücutlarına uymayan, evleri ters duran normal boyuttaki insanların yaşadığı soyut bir dünyanın içinde bulur kendisini. Bu dünyada her şey tersine işlemektedir. Bu ülkede de çeşitli serüvenler yaşayan Lemuel Gulliver sonunda insanlardan soğumaya, giderek nefrete dönüşen bir tepki duymaya başlar. Onu, bu düşüncelerinden Kaptan Mendez’in sabırlı tutumu kurtaracaktır.&lt;/p&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/jonathan-swift-gulliverin-gezileri.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-1935976913756164769</guid><pubDate>Mon, 10 Aug 2009 09:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-10T02:22:02.340-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tom sawyer</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tom sawyer kitap özeti</category><title>Mark Twain - Tom Sawyer Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://childscapes.com/jpegs/allnew/091tom%20sawyer.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 216px; height: 290px;&quot; src=&quot;http://childscapes.com/jpegs/allnew/091tom%20sawyer.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mark Twain - Tom Sawyer Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kitabın Adı: Tom Sawyer&lt;br /&gt;Yazarı:Mark Twain&lt;br /&gt;Çeviren: Nalan Hızal&lt;br /&gt;&lt;span id=&quot;more-2257&quot;&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kitabın Özeti&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hikayede Tom‘un cezadan kurtulmak için herkesi şaşkına çevirecek zeka oyunlarını ve sonunda bunlardan nasıl kurtulduğunu yazıyor. Tom hikayede kendi dünyasında (nehirlerin, ormanların, mağaraların ve adaların dünyasında) bir kahraman gibi yaşar.&lt;br /&gt;Tom, Missouri’ye bağlı St. Petersburg köyündeki “haşarı” çocuklardan biridir. Pervasız, tembel, çıldırtıcı ölçüde meraklı olan bir okul çocuğu ve teyzesi Polly Teyze için tam bir baş belasıdır. Bir gün Tom, Huck, Joe herkesten gizli bir plan yapar ve adaya kaçar. Herkes onları öldü sanıp cenaze töreni yapar ama törende ortaya çıkınıca herkes oyun olduğu anlaşılınca herkes onlara karşı tavır alır. Ama Tom ve Huck bu iştende kasabada yaşayan Bayan Douglas’ı öldürmek için plan yapan haydutları ortaya çıkararak kurtulur. Daha sonra haydut Kızılderili Joe’yu hapse atarlar. Ve onun definesinin yerini tek bilenler olarak Tom ve Huck defineyi yerinden çıkarır zengin bir hayat sürerler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hikayedeki Kişiler :&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tom Sawyer: Haylaz ve yarmazda olan zeki bir çoçuktur.&lt;br /&gt;Huckleberry Finn: Mahallenin en haylaz çocuğu olan Huck, Tom’dan eksik bir yanı olmayan mahalle çocukları haricinde kimsenin sevmediği biridir.&lt;br /&gt;Polly Teyze:İyi kalpli ama çok sinirli görünen ve yaşlı bir kadındır.&lt;br /&gt;Joe:İçine kapanık olan Joe kendi dünyasında korsan olmak isteyen bir çoçuk.&lt;/p&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/mark-twain-tom-sawyer-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-5713687214621624201</guid><pubDate>Thu, 06 Aug 2009 10:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-07T07:41:16.584-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kırmızı ve siyah kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">stendhal kırmızı ve siyah kitap özeti</category><title>Stendhal - Kırmızı ve Siyah Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.iskenderiye.com/images/203/203488_2.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 270px; height: 390px;&quot; src=&quot;http://www.iskenderiye.com/images/203/203488_2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Stendhal - Kırmızı ve Siyah Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verrieres (Veryer) şehrinin belediye başkanı. Bay de Renal (dö Renal), kaba saba, gösterişe düşkün yaratılışta bir insandır. Karısı Bayan de Renal ise, kocasına göre daha anlayışlı, evine bağlı, güzel bir kadındır. Şehrin uzağında biçki (hızar) makineleriyle işlerini yürüten okumamış, ama her şeyi sezebilen Sorel Baba ile, onun, Julien adındaki ince, zayıf yaratılışlı küçük oğlu, Renal’lerin ilgilerini çekmiştir. Zira Julien, papazdan din dersleri alan, zeki, gururlu bir çocuktur. Romandaki ana olay böyle başlar. Çocuklara verilen dersler süresince julien’le Bayan de Renal arasında karşılıklı bir sevgi baş gösterir. Bir süre sonra Yoksullar Yurdu Müdür M. Valenod’un yazdığı bir mektup her şeyi ortaya koyar. Bunun üzerine Bay de Renal, Julien’i Basançon seminerlerine gönderir. Julien, seminerdeki arkadaşı Abbe Pirard’in aracılığıyla Paris’te Marki de La More’ün sekreteri olur.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt; Marki’nin kendini beğenmiş Mathilde (Matild) adlı güzel bir kızı vardır. Julien’le Mathilde birbirlerini severler. Marki bunu duyunca çok kızar. Fakat kızının baskısı altında, Julien’i zengin ve şanlı bir kişi yapmaya çalışır. Ama Julien; Mathilde’i unutmaya başlar. Bir gün Marki, Bayan de Renel’dan bir mektup alır. Bu mektupta Julien’le ilgili her şey yazılıdır. Kızını onunla evlendirmekten vaz geçer. Julien, Verriere’e giderek Bayan Renal’i tabancayla vurur, ama öldüremez; tutuklanır. Bütün çabalara rağmen suçunu gizlemez; sonunda giyotine gönderilir. Mathilde, Julien’i kendi elleriyle gömer. Bayan Renal da üç gün sonra ölür. &lt;/span&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/stendhal-krmz-ve-siyah-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-9134720614482405365</guid><pubDate>Thu, 06 Aug 2009 10:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-06T06:39:01.161-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">andomak kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">racine andromak kitap özeti</category><title>Racine - Andromak Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://img145.imageshack.us/img145/8616/aaaaaaaaaaa.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 136px; height: 200px;&quot; src=&quot;http://img145.imageshack.us/img145/8616/aaaaaaaaaaa.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Racine - Andromak Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menelaos ve Helena’nin kızları Hermiyon ile Agamemnon’un oglu Orest (Drestes) de Pirüs’ün sarayındadırlar. DresI, Hermiyon’u; Hermiyon Pirüs’ü; Pirüs ise Andromak’i sevmektedir. Orest, Yunanlıların elçisi olarak gelmiştir; gelecekte yeni bir felaket doğurmaması için, Hektor’un küçük oğlunun başını istemektedir; ama gerçek amacı Hermiyon’u elde etmektir. Pirüs, başlangıçta Hermiyon’a yakınlık göstermiş, sonra Andomak’a olan sevgisi üstün gelmiştir; onun uğrunda, gerekirse başkomutanlığını yapacağı yeni bir Troya savaşını bile göze almıştır. Ama Andromak, Hektor’a ve küçük oğluna saygısızlıktır diye, Pirüs’ün karısı olmamak için çırpınmaktadır. Sonunda Hermiyon, evlenmek sözüyle Orest’i kışkırtarak, bir türlü kendine çeviremediği Pirüs’ü düğün yapılacak tapınakta öldürtür; onun ölümünü duyunca da, Orest’i suçlayarak Pirüs’ün ölüsü yanına gelir ve hançerle kendini öldürür. Bunu işiten Orest ise çılgına döner.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/racine-andromak-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-2866165977840476951</guid><pubDate>Thu, 06 Aug 2009 10:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-06T03:16:15.551-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">charles dickens david copperfield kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">david copperfield kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><title>Charles Dickens - David Copperfield Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.achievement.org/library/bookcovers/DavidCoppe_0.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 260px; height: 400px;&quot; src=&quot;http://www.achievement.org/library/bookcovers/DavidCoppe_0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Charles Dickens - David Copperfield Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;David doğmadan altı ay önce, babası ölmüştür. Onu, ince yapılı annesiyle dadısı Pegotty, şefkatli elleriyle büyütmüşlerdir. O, henüz çocukken genç ve güzel annesi, Murdstone adlı sert yaratılışlı biriyle evlenir. Evdeki hava, hele üvey halanın da gelmesi üzerine büsbütün değişir. Sıkı bir baskı altına giren David, gözden düşmüş, sanki kenara itilmiştir. Derslerinde bile başarı gösteremez. Azarlanır, dövülür, nihayet yatılı bir okula verilir. Bir süre sonra, annesi doğum sonucunda çocuğuyla birlikte ölür. Kimsesiz kalan David’le, dadısı Peggottuy’den başka ilgilenen yoktur. O da evlenince, üvey baba ve hala tarafından şaraphanede isçilik yapmak üzere Londra’ya gönderilir. Orada, yoksul Miscowber’lerin evinde kalır. Şaraphaneyi bir türlü sevemez bir gün kaçar, annesinin bazen söz açtığı, büyük teyzesi Tortwood’u (Betsey) bulur; ona sığınır. Büyük teyze, David Copperfield için karar almak üzere, Murdtson’a bir mektup yazar; onlar da gelirler. Murdstone’lar giderler. David yeni hayatına, okula gönderilerek başlar. Artık iyi bir öğrencidir. Arkadaşları vardır. Meslek seçimi zamanı gelince, teyzesinin de isteğiyle avukat olmak üzere bir büroya devama başlar. Bu arada, teyzesini ölür. Dora adlı güzel bir kızla evlenir. Çok geçmeden roman yazmaya ve yayınlamaya başlar; kısa zamanda tanınır. Ama Dora hastalanır ve ölür. David dostlarıyla avunur; en sonunda okuldan arkadaşlık kurduğu ve anlaştığı, kendini öteden beri seven, Agnes ile evlenir; artık mutludur… Romanda, David Copperfield’den başka, birçok kişi ve ailelerin hayatları ve kişilikleri de yer alır. Bunlardan Steerforth, David’in okul arkadaşıdır; Emily adlı güzel bir kızla kaçar. İki ailenin çöküntüsüne yol açar. Yoksul Micowber’ler kendilerine güvenen, fakat bir türlü başarıya ulaşamayan bir ailedir. Sonunda Avusturalya’ya göç ederler. Yarmuth’taki Peggoty ailesi, temiz, dürüst bir balıkçı ailesidir. Steerforh’un Emily’i kaçırması üzerine birçok kötü durumlarla, felaketlerle karşılaşır; onlar da Avusturalya’ya giderler. Nihayet, Uriah Hep ise, bencilliği, Agnes’in babasını sömüren iyi yüzlüğü dolayısıyla adaletin pençesine düşer.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/charles-dickens-david-copperfield-kitap.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-5313861476349081355</guid><pubDate>Thu, 06 Aug 2009 10:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-06T06:39:16.645-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">savaş ve barış kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">tolstoy savaş ve barış kitap özeti</category><title>Tolstoy - Savaş ve Barış Kitap Özeti</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.kitapx.com/uploads/1568_kucuk.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 333px; height: 500px;&quot; src=&quot;http://www.kitapx.com/uploads/1568_kucuk.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;div style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;Tolstoy - Savaş ve Barış Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roman kahramanları, beş yüze yakındır. Savaş ve Barış adlı eserde Napolyon Savaşları da denen Rus – Fransız Savaşı anlatılmıştır. Romandaki tiplerin tümü hayali değildir. O dönemlerde yaşayarak tarihte rol alan gerçek insanlar da romanda canlandırıimıştir. Ro­man, İki soylu Rus ailesi Rostavlar ile Balkonskilerin yaşamlarını anlatır.&lt;br /&gt;Güzel ve sevimli Nataşa, Nikola Rostav’un kar­deşidir. Nikola Rostov ile Prens Andre iki subaydır. Andre, Nataşa’nın kuzeni Sofia ile mutsuz bir evlilik sürdürdüğünden, ondan uzaklaşmak için orduda görev almıştır. Savaş sona erince, Nikola İle Andre dönerler. Bir gün Andre, Nikola’ya gider ve orada Nataşa’yia karşılaşır. Ona, aşık olur. İkisi evlenmek istese de, Andre’nin babası Nataşa’nın yaşının küçük olmasını gerekçe göstererek, evlifiklerine karşı çıkar. Duruma üzülen Nataşa, Moskova’ya gider. Orada, genç subay Anatola ile nişanlanır ama onun evli olduğunu duyunca intihara yeltenir. Savaş yeniden başlar ve Ruslar büyük bir direniş gösterir. Savaşta yaralanan Andre Rostavların evine getirilir. Tekrar karşılaşan Nataşa ve Andre evlenirler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/tolstoy-savas-ve-bars-kitap-ozeti-roman.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-7716003509986545610</guid><pubDate>Thu, 06 Aug 2009 10:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-08T05:06:05.397-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sefiller kitap özeti</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">sefiller victor hugo</category><title>Victor Hugo - Sefiller Kitap Özeti</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.tuerkkitabevi.com/catalog/article_images/sefillervictorhugo.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 310px; height: 475px;&quot; src=&quot;http://www.tuerkkitabevi.com/catalog/article_images/sefillervictorhugo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;div style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;Victor Hugo - Sefiller Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar, Sefiller‘i on dört yılda tamamlamıştır. Sefiller Romanında, bir suçlunun yaşam öyküsü anlatılmıştır. Victor Hugo, bu romanda yoksul, kenar mahalle yaşamını toplumcu bir gözle incelemiştir. Sefiller, toplumsal bir belge niteliğinin yanında, oldukça sürükleyicidir. Victor Hugo‘nun bu eserinde roman kahramanı, Jean Voljean’dır. Ekmek çaldığından, kürek cezasına çarptırılır. Kaçmaya kalkınca 19 yıl ceza çeker. Hapisten çıkınca kimse ona iyi davranmaz. Bir psikopos onu, evine aiır. Şamdanlarını çalar, yakalanır. Psikopos şikayetçi olmak bir yana iki şamdan daha armağan eder. Bu olay yaşamın dönüm noktasıdır. Adını Medeleıne olarak değiştirir. Zengin olur. Belediye başkanı seçilir. Fantin adlı bir kadını Komiser Javert’in elin­den kurtarır. Javert, onun kimliğini, merak etmekte­dir. Jean Voljean adında birinin yakalandığını öğre­nince, kendi adına suçsuz birinin yakalanmasına razı olmaz. Komiser Javerte teslim olur. Bir süre sonra tekrar hapisten kaçar. Fantine’in kızı Cassette’i büyütmek istese de, Javert yine peşinde­dir. Bir manastırda yaşar. Bu arada Cossette büyür ve Marius adında bir üniversite öğrencisine aşık olur. İhtilal başlamıştır.&lt;span class=&quot;fullpost&quot;&gt; Cumhuriyetçilerce yakala­nan Javert’in İdamından önce kaçmasına göz yu­mar. Vicdan azabı ve minnettarlık duyguları içinde görevini yapamadığını hisseden Komiser Javert Seine nehrine kendini atarak intihar eder. Marius’la Cossette evlenir. Yaşlı Jean Valjean öldüğünde başucunda piskoposun verdiği şamdanlar yanmak­tadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/victor-hugo-sefiller-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1713544677731686972.post-2549908179980716546</guid><pubDate>Thu, 06 Aug 2009 10:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-06T03:10:39.920-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitap özetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kitapozetleri</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">suç ve ceza</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">suç ve ceza kitap özeti</category><title>Dostoyevski - Suç ve Ceza Kitap Özeti</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://img1.loadtr.com/b-212292-suc_ve_ceza_net.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 182px; height: 260px;&quot; src=&quot;http://img1.loadtr.com/b-212292-suc_ve_ceza_net.jpg&quot; alt=&quot;&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;Dostoyevski - Suç ve Ceza Kitap Özeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Rus yazar Dostoyevski romanda, (Suç ve Ceza) bir insanın, başka bir insana karşı işlediği suçtan dolayı çektiği korkunç vicdan azabı anlatılmaktadır. On dokuzuncu yüzyılda, Rusya’nın büyük kentlerinden birindeki yoksul insanlar yan­sıtmıştır.&lt;br /&gt;Ruhsal sorunları olan, üniversite öğrencisi Raskolnikof kendini çok akıllı bulur. Sosyetede bir yer etmek İçin de ne olursa olsun para bulmalıdır. Sonunda tefeci bir kadını öldürerek parasını alır. Fakat, böyle bir yöntemle para elde ettiğinden vic­dan azabı çekmeye başlar. Kendinden nefret eder, toplumdan bütünüyle uzaklaşır. İşlediği suçun top­luma zararı olmadığını, tersine toplumun bir tefeci­den kurtulduğunu düşünse de, bu pişmanlık duy­guları hafifletmez. Arkadaşlık ettiği polislerden ola­yın kapanmak üzere olduğunu öğrenince rahatlaya­cağına, büsbütün vicdan azabına tutulur ve suçunu itiraf eder. Belki de göreceği ceza acılarını hafiflete­cek, onu rahatlatacaktır.</description><link>http://kitapkonutu.blogspot.com/2009/08/dostoyevski-suc-ve-ceza-kitap-ozeti.html</link><author>noreply@blogger.com (Tragic)</author><thr:total>1</thr:total></item></channel></rss>