<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/atom10full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" gd:etag="W/&quot;C0cAQHg8eCp7ImA9Wx9SE0U.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760</id><updated>2010-12-03T14:57:21.670+02:00</updated><title>KOZMİK FREKANS</title><subtitle type="html" /><link rel="http://schemas.google.com/g/2005#feed" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/posts/default" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/" /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version="7.00" uri="http://www.blogger.com">Blogger</generator><openSearch:totalResults>11</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/atom+xml" href="http://feeds.feedburner.com/KozmikFrekans" /><feedburner:info uri="kozmikfrekans" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><entry gd:etag="W/&quot;DUICQ3w4fCp7ImA9Wx9TFUw.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-8636253770284317457</id><published>2010-11-23T15:06:00.000+02:00</published><updated>2010-11-23T15:06:02.234+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-23T15:06:02.234+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bilinç" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="medyum" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zaman seyahati" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kehanet ilham" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="vahiy" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="muhammed" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zikir" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="miraç" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="altıncı his" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="holografik sistem" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kahin" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="meditasyon" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="musa" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="isa" /><title>.Bilinç  Sıçramaları...</title><content type="html">&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hologram modern fiziğin olağanüstü,keşiflerinden biri&lt;b&gt;,tüm varlığın   HOLOGRAFİK düzenlenmiş bir yapı olduğuna ve insan beyninin &lt;/b&gt;holografik   esaslara göre çalıştığına dair bulgular &lt;b&gt;EVREN ve İNSAN'ın yaratılış   sırlarının&lt;/b&gt; anlaşılmasında bilimin ortaya çıkardığı bu yeni bakış tarzı   ile düşünen insanı yepyeni anlayışların eşiğine getirmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;  Holografik Sistem gereği varlığın her zerresinde  BÜTÜNün&amp;nbsp; tüm  özellikleri (olmuş-olacak) her şey bilgi olarak  kayıtlıdır..Yani&lt;b&gt; her  birimiz boyut,boyut bütünü içimizde  taşırız.&lt;/b&gt;Vücudumuzdaki her hücre tüm  kozmos'u içerir.&lt;b&gt;Her bir parça  içinde tüm EVREN saklıdır.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;  &amp;nbsp; &amp;nbsp; Evrensel TEK&amp;nbsp; AN'da  evrene ait olmuş-olacak tüm oluşumlar, bilgi  okyanusu olarak,frekans  dalgaları halinde, hazır bir şekilde açığa  çıkarılmayı  beklemektedir.Ancak &lt;b&gt;sınırlı algılama kapasitesine sahip  birimler  ''Bütüne ait tüm bilginin'' ancak kendi BEYİN kapasitelerinin  elverdiği  kadarını açığa çıkarabilirler.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;   Bizler HOLOGRAFİK EVRENin sadece içinde bulunduğumuz kesitine   (boyutuna) ait bir bilgiyi algılamaktayız ki, bu da içinde bulunduğumuz   bizim evrenimizdir.&lt;/b&gt;Holografik evreni bir başka kesitinden algılıyor   olsak şu anda bulunduğumuz zaman o boyuta göre bir değer ifade   edecektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Holografik sistemi daha iyi anlamak   için&amp;nbsp; bir CD plakası üzerine frekans dalgaları olarak   kaydedilmiş,binlerce resim ve bilginin,bir &lt;b&gt;FREKANS dalga dönüştürücü &lt;/b&gt;(   DVD&amp;nbsp; player ) vasıtasıyla kaydedilmiş &lt;b&gt;Frekans ŞİFRELER'ini,&lt;/b&gt;cihazın   kapasitesi oranında algı boyutumuza çevirmesi ile   görür,duyar,seyrederiz.Aslında &lt;b&gt;CD plaka üzerinde ne Resim, ne Ses, ne'de Renk vardır. İşte Bütüne ait tüm bilgi Holografik Evren plakası  üzerinde  FREKANS DALGALARI olarak kayıtlıdır.&lt;/b&gt;Ve holografik plakada&amp;nbsp; ZAMAN  ve  MEKAN boyutu yoktur,milyarlarca bilgi, küçücük bir yerde, aynı Beyin'de  olduğu gibi depo edilmiştir..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Beynimiz beş duyumuz dahil, her şeyi&amp;nbsp; bioelektrik frekans dalgaları olarak algılamaktadır. Rengin Kırmızılığı, Metalin Sertliği, Gül'ün Kokusu&amp;nbsp; BEYİN açısından sadece FREKANS DALGALARIndan ibarettir.Görüyorum dediğin,&lt;b&gt; ALGILADIĞIN her şey,Beynin içinde oluşan ÇOK BOYUTLU ''Holografik Dünya'&lt;/b&gt;' Beyne gelen tüm frekans dalgaları,Beyin tarafından DEŞİFRE edilerek Beynin içindeki HOLOGRAFİK çok boyutlu GÖRÜNTÜ halinde&lt;b&gt; DÜNYANI oluşturuyor&lt;/b&gt;.Yani&lt;b&gt; Dış Dünyada değil, BEYNİN'in&amp;nbsp; içinde oluşan HAYAL DÜNYANda yaşıyorsun...&lt;/b&gt;Gerçek ise sadece beynimiz  tarafından  YORUM'lanan elektirik sinyalleri...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Konuyu özetlemek gerekirse&lt;b&gt; Evrendeki her varlıkta her ZERRE'de bütüne ait&amp;nbsp; tüm bilgi BOYUTLAR  halinde HOLOGRAFİK olarak saklıdır.&lt;/b&gt;Her bir parça içinde tüm  KOZMOS  mevcuttur.Varlıklar ancak kendi FREKANS DÖNÜŞTÜRÜCÜLERİ  (beyinleri) nin  kapasitesi oranında&amp;nbsp; &lt;b&gt;ÖZ'lerinde mevcut olan bu bilgileri  okuyarak,açığa  çıkarabilirler.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Onun için KURAN'ın  ilk ayeti ve  hükmü OKU (İkra) dır.&lt;b&gt; Okunması istenen yazılı bir metin  değil,insanın  beyninde holografik (grafiksel) olarak kayıtlı BÜTÜN'e ait&amp;nbsp;  tüm bilgidir.&lt;/b&gt;İşte bu bilgiyi deşifre edebilecek, beyin  kapasitesine  sahip olan RUHSAL LİDERLER  (peygamberler,veliler,azizler,bilgeler)  VAHİY ve İLHAM yoluyla  okuyabildikleri oranda EVRENSEL GERÇEK'leri  bulundukları çağda insanların  anlıyabilmeleri için yazılı ve sözlü  (ayet ve hadislerle) misal, hikaye  ve mecazlarla anlatmaya  çalışmışlar&lt;b&gt;, Kendilerinde bulduklarını,&amp;nbsp; Kendimizde bulmaya bizi DAVET  etmişlerdir.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;b&gt; &amp;nbsp;  Holografik Evren'de ZAMAN ve MEKAN  kavramı olmadığı için her şey AN  içinde saklıdır.&lt;/b&gt;Bundan bin sene  önce,yaşamış ve sistemi okumuş olan zat  ile, şimdi yaşayan bir Bilinç  EVRENSEL KİTAP'ı&amp;nbsp;&lt;b&gt; Gerçekte aynı AN'da  okumaktadır.&lt;/b&gt;(Her birimde bütüne  ait tüm bilginin saklı olmasından  dolayı) Hz. Muhammed'in&amp;nbsp; MİRAÇta çıktığı her  katta kendisinden önce gelen  Peygamberlerle görüşmesi hadisesi de,  kendisini&amp;nbsp; &lt;b&gt;O BOYUTLARDA&amp;nbsp; bularak&amp;nbsp; İbrahim, Musa, İsa bilinçlerinden EVRENSEL  SİSTEMİ okumasıdır.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;  ZİKİR,MEDİTASYON,ve çeşitli  ibadet yöntemleri ile TRANS&amp;nbsp; haline geçmek  suretiyle BİLİNÇLİ olarak veya&lt;b&gt;  UYKU,ÖLÜM,KOMA gibi durumlarda ise BİLİNÇSİZ  olarak, &lt;/b&gt;Zihne beş duyu  vasıtasıyla gelen verilerin kesilmesi sonucu  İNSAN '&lt;b&gt;'mekansızlık ve  zamansızlığın&lt;/b&gt;'' hakim olduğu Holografik Evrende&amp;nbsp;  kendisini bulur,&amp;nbsp; &lt;b&gt;her  şeyin kayıtlı olduğu sistemi farkında olarak veya olmayarak  kapasitesi oranında okur.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Olumsuz bir olay gerçekleşmeden önce, hissedilen iç sıkılmaları, &lt;b&gt;Medyum, KAHİN diye isimlendirilen&lt;/b&gt; &lt;b&gt;kimselerin bazı olayları önceden algılamaları, ALTINCI HİS&amp;nbsp;&lt;/b&gt; dediğimiz olaylar, Kişinin farkında olmadan,BİLİNCİ'nin bu&lt;b&gt; zaman ve mekansızlığın hüküm sürdüğü &lt;/b&gt;BOYUT'a girmesi ile alt bilincinin frekansları deşifre etmesinin ÜST BİLİNÇ'teki yansımalarıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;  İnsanlık EVRENSEL  SİSTEMİ okumak suretiyle ÖZ'ündeki&amp;nbsp; DEĞERLER'e&amp;nbsp; ulaşabilirse&amp;nbsp; Bu HOLOGRAFİK &lt;b&gt;''Bilgi Evrenindeki'' &lt;/b&gt;değişik&amp;nbsp;&lt;b&gt; ZAMAN ve MEKAN boyutlarına&amp;nbsp; BİLİNÇ SIÇRAMALARI yaparak&amp;nbsp; &lt;/b&gt;ZAMAN SEYAHATLERİ'nide &amp;nbsp; Gerçekleştirebilecek Güce Ulaşacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-8636253770284317457?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pxYmppCk3ctYx0bHAyKOCv99AW0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pxYmppCk3ctYx0bHAyKOCv99AW0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pxYmppCk3ctYx0bHAyKOCv99AW0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/pxYmppCk3ctYx0bHAyKOCv99AW0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/gWcP8bGrzdg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/8636253770284317457/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/bilinc-scramalar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/8636253770284317457?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/8636253770284317457?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/gWcP8bGrzdg/bilinc-scramalar.html" title=".Bilinç  Sıçramaları..." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/bilinc-scramalar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DEEDQnk6fip7ImA9Wx5aGE8.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-5348748136507179921</id><published>2010-11-15T15:11:00.000+02:00</published><updated>2010-11-15T15:11:13.716+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-15T15:11:13.716+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="takyon" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="teklik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cennet" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="berzah" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ışık hızı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="alemi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Rüya" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zikir" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bilinç altı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="miraç" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tardyon" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="düş" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zaman boyutu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="lükson" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cehennem" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="meditasyon" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sonsuzluk" /><title>Evrenin  Şifreleri...</title><content type="html">&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Son yıllardaki modern bilim de, özellikle parçacık fiziğindeki önemli bulgular,Dini kaynakların,binlerce yıl önce mecaz ve sembollerle ifade ettikleri yaratılış şifrelerini çözerken, S.Hawking gibi bilim adamlarının yaptığı çalışmaların sonuçları insanlığı hayretler içersinde bırakmakta,aynı zamanda da dini kaynaklara olan ilginin gittikçe artmasına vesile olmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kutsal kitaplarda binlerce yıl önce ifade edilen yaşam,ölüm,cennet,cehennem,berzah alemi gibikavramlarla neler anlatılmak istenmiş,bilimin bulguları ile,bu şifreleri,çözmeye çalışalım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Evrendeki bütün varlıkları hız ve zaman açısından üç boyutta incelemek mümkündür.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 1.TARDYON-hızları ışık hızının altında,nedenselliğin hakim olduğu,enerjisi (RIZK) sınırlı,ölümlü bedeni oluşturan içinde bulunduğumuz Dünya NAR (ateş) yapıdaki boyut..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 2. LÜKSON-Işık hızında (300 bin km/sn) kütleleri sıfır olan enerji beden ile yaşamın sürdüğü NAR yapıdaki boyut.(Işık hızı zaman da zamanın akma hızı olduğu için ışık hızına yaklaşıldığında ZAMAN DUVARIna yaklaşmış ve tam ışık hızında da ZAMANI aşmış oluruz.Işık hızının geçerli olduğu bu alan BERZAH ALEMİ diye dini kaynaklarda belirtilen insanların enerji bedenleri ile mahşere kadar kalacakları,yaşamlarını sürdürecekleri boyut..)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 3.TAKYON-Işık hızının aşılması ile girilen boyut(anti-evren),IŞIK HIZI aşıldığında&amp;nbsp; zamanı da&amp;nbsp; aşmış oluruz.Bu durumda mekan(uzay) yok olur.Zaman ve mekandan kurtulmak ise sonsuzluğu (ölümsüzlüğü) yakalamak demektir.Aynı zamanda zamanın algılanmasından kaynaklanan NEDENSELLİK kavramıda yok olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Takyon evreni ''ÖZ ENERJİ'' Evrenidir.Orada parçacık namına hiç birşey yoktur.Bir ucuna dokunulabilse, aynı anda her tarafına dokunulmuş olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Burada ZAMAN yerine AN kavramı geçerlidir.Her şey bir ANda oluşur,ve O&amp;nbsp; ANda yok olur.Bu yüzden olaylar arasında süreklilik yoktur.Ama oluşan evrenin sakinleri,kendi algı boyutlarında milyarlarca yılı yaşarlar.Gerçekte ise herşey ANda olmuş ve bitmiştir.Çünkü orada ZAMAN yoktur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Evrenimizde kesiklik,kuantlaşma,maddeleşme varken,burada TEKlik (tümellik) vardır.Buraya giriş yaptığımız zaman kendi evrenimizi tüm evreleriyle (günahları ve sevapları) ile izler bir halde buluruz.Burası zerre'den külle çıktığımız uzay aralığıdır. (Holografik oluş)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Takyon (Anti-evren) yasası bildiğimiz Fizik kurallarının tersine çevrildiği boyuttur.Burada canlılar,ölerek doğarlar.İnsan yaşlı doğar ,gittikçe gençleşir.Enerjinin biri sonludur NAR adını alır,öteki sonsuzdur NUR adını alır.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Takyon'lar bizim tersimize gelecekten, geçmişe akarlar.yasalar tersine çalışır.Sonuç, nedenden önce gelir.Önce cam kırılır,sonra taş atılır.IŞIK HIZInı aşan varlık bize sanal kütle değerleri verir.Örneğin TAKYONİK İNSAN eksi 60 kg ağırlığında ve eksi 1.65 metre boyunda ölçülere sahip olur.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Takyon (anti-zaman) dünyasında insan önce zengin olur,sonra çalışmaya başlar.Canının çektiği bir şeyi yemek isteyen kimse,istediğini yedikten sonra onu temin etmeye başlar.Bir yere gitmek isteyen ,istediği yere gittikten sonra,bir araç arar.Bu demektir ki&amp;nbsp; istenen ,arzu edilen işler sebeplere bağlı olmadan meydana gelmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Anti-zaman aleminde bir işi sadece istemek ve arzu etmek yetmektedir.Sebebe gerek kalmamaktadır.Canı bir şey yemek isteyen kimse istediğini yedikten sonra,onun için her hangi bir çaba göstermesine ne gerek var dır ! Sadece ARZU ETMEK ve İSTEMEK...CENNETİde böyle tarif etmiyorlar mı.!..Cennet yaşantısı dediğimiz şey de, Bilincin UZAY (mekan) ,ZAMAN&amp;nbsp; kısıtlılığından kurtulmak suretiyle kendini IŞIK HIZInın üzerinde bulması ve bunun sonuçlarını kapasitesi oranında yaşaması olayıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Burası kişisel,toplumsal,evrensel&amp;nbsp; BİLİNÇ ALTInın olduğu yerdir.DÜŞÜNCE denilen ÇABASIZ süreç,burada gerçekleşir.Yaratıcı ilhamlarımızı,her şeyin var olduğu bu SONSUZ uzay'dan alırız.Orada DÜŞ,HAYAL,İLHAM vardır.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Derin tefekkür, zikir,ibadet(miraç),meditasyon ve kimi zaman RÜYAlarımız da girdiğimiz ALEM burasıdır.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Biz İnsanlar da ZAMANımız dolduğunda(rızkımız,enerjimiz sonlandığında) TAKYONİK BİLİNÇ olarak sonsuzlukta yerimizi alacağız,SONSUZLAŞACAĞIZ.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-5348748136507179921?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rwXLxZ4ZGrBWgKOxaCekUpExLzc/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rwXLxZ4ZGrBWgKOxaCekUpExLzc/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rwXLxZ4ZGrBWgKOxaCekUpExLzc/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/rwXLxZ4ZGrBWgKOxaCekUpExLzc/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/aTvN6ey82Gc" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/5348748136507179921/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/evrenin-sifreleri.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/5348748136507179921?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/5348748136507179921?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/aTvN6ey82Gc/evrenin-sifreleri.html" title="Evrenin  Şifreleri..." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/evrenin-sifreleri.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;D0IMQn0_cSp7ImA9Wx9TEEU.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-1928439204026178741</id><published>2010-11-10T15:40:00.005+02:00</published><updated>2010-11-18T15:06:23.349+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-18T15:06:23.349+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cern" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="beyin enerjisi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="antimadde" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="çekim gücü" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kayıp madde" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bing bang" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="holografik evren" /><title>Kayıp Madde..</title><content type="html">&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;İsviçre'nin CERN laboratuvarlarında binlerce bilim adamı ile milyarlarca dolar harcanarak yerin yüz metre altında,yıllardır birşey aranıyor.Aradıkları nedir? Bu kadar masrafa ve emeğe değecek birşey midir?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aranan Evren'de,bilimsel bulgulara göre var olması gereken,fakat bir türlü gözlemlenemiyen,bulunamayan çok büyük miktarda ki&amp;nbsp; KAYIP KÜTLEnin varlığıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Fizik kuramlarına göre KÜTLE=ÇEKİM GÜCÜ olması gerekirken bilim evrendeki mevcut çekim gücünün; gözlemlenebilen,kütlenin çok üzerinde olduğunu tespit etmiştir.Bu da matematiksel olarak,bu göremediğimiz,sahip olduğumuz teknolojiyle tespit edemediğimiz,yüzde doksanların üzerinde kayıp bir kütle olduğunu ortaya çıkarmıştır.Ayrıca Tüm Evren de MADDE kadar ANTİ-MADDE ninde bulunması gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu MADDE nasıl kaybolmuş birazda olayın o tarafına bakarsak; Evren'in oluşum anı olan yaklaşık 14 milyar yıl önceki BÜYÜK PATLAMA (Big- Bang) varlığın başladığı nokta (EVRENİN TOHUMU) O nokta sonsuz bir yoğunluk ve enerjiye sahipti, fakat hacmi yoktu...Herşeyin YOK (soyut) olduğu dönemdi. Bu soyut TOHUM un patlamasıyla SONSUZ yoğunluktaki ENERJİ birikimi hızla yayılmaya başladı..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; BİG- BANG tek bir BAŞLANGIÇ'tı ama ardından İKİ EVREN oluştu,ikiside aynı yerde,aynı miktarda,birbirinin kopyası fakat ZIT YÜKLÜ ve İKİ AYRI ZAMAN da (geriye ve ileriye giden iki zamanda) var oldular.MADDE ve ANTİ-MADDE alemleri...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Fizik ilmi EVREN in başlangıcında madde ve anti-madde'nin eşit olarak meydana geldiğini tespit etmesine&amp;nbsp; reğmen, biz sadece MADDE ALEMİni ,onun da çok azını (yaklaşık yüzde beşini) görebilmekte ve kullanabilmekteyiz.ANTİ-MADDE'den varolmuş alemleri ise görüp,tespit edemiyoruz.Oysa ki&amp;nbsp; YAŞAM dahil AYNADAKİ AKSİ gibi&amp;nbsp; ANTİ-MADDE'den oluşmuş,ANTİ-EVREN'ler olması gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bugün Evren'in sürekli genişlemekte olduğunun ispatlanması BÜYÜK PATLAMAnın en büyük delili; Evren sürekli genişlediğine göre,genişlemenin başladığı bir AN olması gerekiyor.Genişlemeyi, tersine doğru düşünürsek,O zaman her şey başladığı noktaya,TEK bir NOKTAya dönecektir.İşte O NOKTA evren'in TOHUMUDUR.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İşte Bilim BUGÜN O patlama anını labaratuvar şartlarında gerçekleştirmek suretiyle yaklaşık ondört milyar yıl önce meydana gelen,bugün bildiğimiz,bilmediğimiz, her şeyin kaynağı olan VARLIĞIN başlangıç noktasını gözlemliyerek,MADDE VE ANTİ-MADDEnin SIRLARINI keşfetmeye çalışıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Enerji'nin insanlık için çok önemli olduğu Dünyamız da; YENİ ve GÜÇLÜ&amp;nbsp; ENERJİ&amp;nbsp; kaynaklarına sahip olabilme isteği,İnsanlığın böylesine yatırımlar ve çalışmalar yaparak arayışlarını sürdürmesine neden olmakta...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Günümüz de UZAY araçlarında yakıt olarak sıvı hidrojen ve oksijen karışımı kullanılmakta,Bu yöntemle bir tonluk bir cismi DÜNYA yörüngesine oturtmak yaklaşık beş milyar dolara mal olmakta, Oysa 10 mg lık bir ANTİ-MADDE den elde edilecek enerji ile bu yakıtın 120 tonunun yapabileceği işi yapmak mümkün olabilecek.Veya 1 gr.Anti-madde'den elde edilecek ENERJİ&amp;nbsp; ile bir otomobilin 100 bin senelik YAKIT ihtiyacını karşılamak mümkün hale gelecek...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Örneklerden de&amp;nbsp; anlaşılacağı gibi Evren'de mevcut olupta kullandığımız enerjinin,çok üzerinde,şu ana kadar var olduğunu bildiğimiz,fakat nerede olduğunu bulamadığımız KAYIP ENERJİ&amp;nbsp; mevcut,birileri tarafından bulunup da,kullanılmak üzere beklemekte,Bu ZENGİNLİĞE bu GÜCE sahip olacak olanlar,İNSANLIK ve EVREN üzerindeki hakimiyetlerini fazlasyla arttırabilecekler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; HOLOGRAFİK sistem gereği,her HÜCRE, tüm KOZMOSU içerir.Varlığın her ZERRE sinde&amp;nbsp; BÜTÜNÜN tüm özellikleri mevcuttur. Modern FİZİĞİN bu kuramı gereği&amp;nbsp; makro-kozmos (EVREN) ve mikro-kozmos(İNSAN) orjini aynı ÖZDEN alan yaratılışın ifadeleri olması nedeniyle İNSAN, EVREN'in bir YANSIMASIDIR. İnsan BEYNİNİN çok azını (yaklaşık yüzde beşini) kullanabilmekte, ÖZÜNDE sahip olduğu fakat kendisini (beş duyuyla) sınırlı olarak algıladığı için bu kapasitesinin üzerine çıkamamakta,özünde mevcut olan&amp;nbsp; muazzam&amp;nbsp; kapasiteyi, KAYIP MADDEsini&amp;nbsp; farkında olmadığı için, kendisinin ancak o kadar&amp;nbsp; beyin enerjisine sahip olduğu zannıyla,yanılgısıyla arazisinde hazine saklı olupta bunun farkında olmıyan bu hazineyi bulmak için hiçbir çalışma yapmayan, hayatını fakirlik,mahrumiyet içinde geçiren&amp;nbsp; insan misali, Dünya zamanı dolduğunda,&amp;nbsp; TRANSFER olduğu BOYUTDAKİ dünyasında O AN'a kadar sahip olduğu mini enerjisiyle&amp;nbsp; yaşamını IŞINSAL bedeni ile ENERJİ fakiri olarak mahrumiyetler içersinde sonsuza kadar&amp;nbsp; sürdürecektir. .&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bunun yanısıra, kendilerindeki muazzam KAYIP MADDE(enerji) nin bir şekilde farkına varıp ta DÜNYA yaşamları süresince maddi,manevi imkanlarını seferber ederek,yapacakları arayış ve çalışmalar sonucu BEYİNlerindeki,gücü (enerji) yüzdesini&amp;nbsp; arttırabilenler ,TRANSFER oldukları boyuttaki dünyalarında, ZENGİNLİKLERİNİ O kapasite oranında yaşıyacaklardır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-1928439204026178741?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Hr3n8L7H8Jquu0fuvUqXmF-7H3g/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Hr3n8L7H8Jquu0fuvUqXmF-7H3g/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Hr3n8L7H8Jquu0fuvUqXmF-7H3g/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Hr3n8L7H8Jquu0fuvUqXmF-7H3g/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/UtbsFLXZ3_k" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/1928439204026178741/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/kayp-madde.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/1928439204026178741?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/1928439204026178741?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/UtbsFLXZ3_k/kayp-madde.html" title="Kayıp Madde.." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/kayp-madde.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEUMRXg4eSp7ImA9Wx5aEE4.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-140183120289702267</id><published>2010-11-06T10:05:00.005+02:00</published><updated>2010-11-06T10:31:24.631+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-06T10:31:24.631+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="intihar etmek" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ikiz bedenler" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zıt kutuplar" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ışınsal" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="şükür" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="modern bilim" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="enerji beden" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anti madde" /><title>İkizinden haberin varmı ?</title><content type="html">&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Zaman,zaman birçok kimsenin sıkıldığında,bunaldığında ölsem de kurtulsam dediği anlar olmuştur.Gerçekten O an da ölmek kurtuluşmudur.İNTİHAR edenler,kendilerini intihara sürükleyen sıkıntıları,azapları Dünyada bırakıpta mı&amp;nbsp; gitmektedirler? Yoksa !...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Günümüzde MODERN BİLİM'in son bulguları,gerçeklerin hiçte öyle olmadığını söylemektedir.Evren de her maddenin,her varlığın bir İKİZİ mevcuttur.Tek bir başlangıçta,ikiside kendi dünyalarında var olmuşlardır. Somut (MADDE) ve soyut (ANTİ-MADDE) her ikiside kendi dünyalarında kendisini GERÇEK kabul ederken,diğerini yok sayar&lt;b&gt;.Aslında her ikiside gerçektir&lt;/b&gt;&lt;b&gt;.&lt;/b&gt;Her şeyiyle aynı olan ZIT YÜKLÜ ikizlerin sadece&amp;nbsp; ZAMAN'ları&amp;nbsp; farklıdır.Birinin zamanı ileri,diğerininki geri akar.Bu yüzdende aynı anda bir arada bulunabilme şansları yoktur.Çünkü buluştukları an ZAMAN YOK olur. (+1-1=0 ) iki ZIT KUTUP birbirini yok ederler kuramı gereği ENERJİ'ye dönüşürler.Bu yüzden hiç bir zaman madde ve antimadde biraraya gelemezler.Madde de yapılan değişiklikler,ikizi anti-madde de (aynadaki görüntü misali) aynen oluşur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dünyadaki her varlık somut alemin zaman ile sınırlı olmasından dolayı ölümlüdür.Zamanı dolan varlık anti-maddesi (ikizi) yani AZRAİL'i ile buluştuğu noktada yok olmak suretiyle ENERJİ'ye dönüşür.Bilinçli varlık dışındakiler,hangi özelliklere sahiplerse o özellikleri (programları) hiç değişmeksizin,zaman'ın olmadığı anti- evrenlerindeki yaşamlarına ENERJİ (ışınsal) bedenleri ile sonsuza kadar devam ederler.BİLİNÇLİ İNSAN ise yaradılışı gereği Akıl, Düşünce ve Muhakeme yeteneğini kullanmak suretiyle,madde yaşamı süresince kendi programı üzerinde yapacağı gerekli düzenlemelerin ,İKİZİNE'de&amp;nbsp; aynen yansıması dolayısıyle,madde alemdeki sürenin dolmasıyla&lt;b&gt; en son andaki almış olduğu hal (program) üzerine &lt;/b&gt;ENERJİ (ışınsal) bedeninde sonsuza kadar yaşamına devam eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Somut(madde) alemindeki zamanı dolmadan,içinde bulunduğu bunalım ve sıkıntılar yüzünden yaşamına son veren bir kişinin hayatına son verecek derecedeki CEHENNEM'ini yaşadığı son hali onun İKİZ'ine&amp;nbsp; farkında olmadan TRANSFER ettiği haldir.İkizi BOYUT değiştiren kişiyi&amp;nbsp; gittiği boyutta aynı şeyleri yaşamak üzere bekliyor olacaktır.Bu sefer kaçacak&amp;nbsp; başka bir yer ve O son halini almış PROGRAM'ını (somut,madde olmadığı için,soyutun değiştirilememesi nedeniyle)&amp;nbsp; değiştirme şansı olmadığından sonsuza kadar ,cehennemini yaşamak zorunda kalacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bundan dolayı DÜNYA YAŞAMI sırasında bize sıkıntı ızdırap veren yaratılış programından kaynaklanan &lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Korku,Vehim,Endişe,Kin,Nefret, &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;gibi düşüncelerin,antilerini (ZIT'larını) yaşantımıza sokarak, onlarla yaşayarak,yüzleşmek suretiyle (+1-1=0) programımızdan çıkartmalı,yaşantımıza GÜZELLİK katan &lt;b&gt;Sevgi,&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Zenginlik, Sağlık&lt;/b&gt; gibi programımızda bulunan değerlerinde farkına varmak &lt;b&gt;,nimetleri görmek&lt;/b&gt;(ŞÜKÜR) suretiyle (+1+1=2) çoğalmasını sağlamamız gereklidir.Sahip olduğumuz değerlerin FARKINDA olmamak,&lt;b&gt;nimete kör&amp;nbsp;&lt;/b&gt; (NANKÖR) olmak ise pozitifle,negatifi (+1-1=0) buluşturmak suretiyle olumlu değerlerimizinde programımızdan silinmesine neden olacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sonuçta,içinde bulunduğumuz zaman ile sınırlı MADDE ALEMİ ne kadar sıkıntılı olsada yaratılış programı üzerindeki olumlu,olumsuz değerlerin farkına vararak REVİZE edip,diğer boyuttaki ışınsal,ENERJİ yapıdaki&amp;nbsp; ikiz bedenimize yeni programın yüklenmesini sağlıyabilecek, farkındalığa ulaşıp, DEĞERLENDİREBİLENLER için çok önemli bir ZAMAN DİLİMİDİR.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-140183120289702267?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zw8AwF00RujGO4akos_dy0HNLR0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zw8AwF00RujGO4akos_dy0HNLR0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zw8AwF00RujGO4akos_dy0HNLR0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/zw8AwF00RujGO4akos_dy0HNLR0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/Q_64u3OhI-c" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/140183120289702267/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/ikizinden-haberin-var-m.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/140183120289702267?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/140183120289702267?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/Q_64u3OhI-c/ikizinden-haberin-var-m.html" title="İkizinden haberin varmı ?" /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/11/ikizinden-haberin-var-m.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEQNR387cCp7ImA9Wx5bFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-123273261491916127</id><published>2010-10-31T12:08:00.001+02:00</published><updated>2010-11-01T08:19:56.108+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-01T08:19:56.108+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="an" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="geleceği bilmek" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kozmik enerji" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kuantum" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kaza ve kader" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="modern bilim" /><title>Geleceği  Bilmek...</title><content type="html">&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hepimiz geleceği bilmek isteriz.Doğru kişiyi bulacakmıyız, İyi bir işimiz olacak mı , Piyangoda büyük ikramiyeyi kazanacakmıyız ? Yarın yada bir sonraki yıl olacakları bilmek isteriz.Ve doğal olarak geleceğe ilişkin güzel haberler almak isteriz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kendi geleceğimiz olsun,Dünyanın geleceği olsun,gelecek çoktan belirlenmiş birşey midir ? Ya da gelecek henüz belirlenmemiş,değiştirilebilir,birşey midir?.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; KUANTUM fiziğindeki son buluşlar,geleceğin, herkesin kendi yaşamı süresince yaptığı seçimlere dayanarak yazdığı bir senaryo olduğunu göstermektedir.Başka bir deyişle,yarın bugünü izlemekle birlikte,şu AN'da yapacağımız seçimler de yarın doğacak sonuçları içinde barındıran zenginlikteki bir PORTFÖYÜ her AN bize sunmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şu AN yapacağımız seçim,bir sonraki AN'da yaşamımız da yerini alacaktır. Şu AN'da yaşadıklarımız,bir önceki AN'da bizim seçtiklerimiz den başka birşey değildir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kuantum fiziğine göre ''Bir AN'da sonsuz sayıda olasılık vardır.Ve bizler&amp;nbsp; sonsuz ZAMAN çizgileri içersinde,seçimini yaptığımız bir tanesinde yer alırız.''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Beynimiz de her AN açığa çıkan manalar,önce bilincimiz de DÜŞÜNCE (enerji), sonrada yaşantımızda FİİL(madde) olarak yer alırlar.KUANTUM kuramına göre''Varlık bir enerji alanından türer ve kendiside yoğunlaşmış enerjidir.'' Varlık ENERJİ&amp;nbsp; ise enerjinin dönüp,değiştiği gibi DEĞİŞİR ve DÖNÜŞÜR.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Binlerce yıldır MİSTİK düşünürlerin,günün şartlarına göre çeşitli mecazlarla ifade ettikleri gerçekleri,bugün modern BİLİM ile çok daha net anlıyabilmek mümkün hale gelmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Konuyu toparlamak gerekirse ,DOĞUM AN'ında alınan KOZMİK etkilerle,bizim irademiz dışında,beynin programlanması (yetenek ve kabiliyetlerin oluşması) değiştirilemez KADERİMİZ'dir. Beyin'de oluşan bu kapasite oranında kendi irademiz ile,sonsuz sayıdaki alternatif seçenekler içinden (farkında olarak veya olmayarak) yaptığımız seçimlerin bir sonraki AN'ı oluşturması (açığa çıkması) olayı KAZA'mızdır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; EVRENSEL SİSTEM'İ okuyabilen insanlar''KADER kesinlikle değiştirilemez,Ama KAZA'lar (hükümler) değişebilir''demişlerdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Açığa çıkardıklarımız (KAZA'lar) ancak KADERİMİZ'in (ana programımızın) kapasitesinin müsade ettiği orandadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-123273261491916127?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VFs9gfwEZAREtVhiImitrasZg5g/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VFs9gfwEZAREtVhiImitrasZg5g/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VFs9gfwEZAREtVhiImitrasZg5g/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/VFs9gfwEZAREtVhiImitrasZg5g/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/FUdgkeSjmzg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/123273261491916127/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/gelecegi-bilmek.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/123273261491916127?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/123273261491916127?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/FUdgkeSjmzg/gelecegi-bilmek.html" title="Geleceği  Bilmek..." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/gelecegi-bilmek.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CEAAQnY_cSp7ImA9Wx5bFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-5698043936893443724</id><published>2010-10-30T12:31:00.003+03:00</published><updated>2010-11-01T08:25:43.849+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-01T08:25:43.849+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zaman kalitesi" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="astroloji" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="genetik" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="evrensel enerji" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="levh-i mahfuz" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="doğum anı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kuantum" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="horoskop" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hologram" /><title>Astroloji Bilim midir ?...</title><content type="html">&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Binlerce yıl öncesinden beri mistik düşünürlerin ve bilginlerin üzerinde çalıştığı ve eserlerinde geniş yer verdiği, günümüzde ise özellikle gelişmiş ülkelerde,ünüversitelerde öğrenimi yapılan,birçok devlet adamından,işadamına kadar herkesin itibar ettiği ASTROLOJİ'nin temelindeki bilimsel gerçekler neler olabilir?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Astroloji'nin ne olup,ne olmadığını anlıyabilmek için öncelikle KOZMİK IŞIN'ların hücreleri meydana getiren DNA ve RNA molekülleri üzerindeki etkisine bakmak gerekir.Çok güçlü enerjiye sahip kozmik ışın dalgaları saniyenin binde,biri kadar bir sürede ,bir DNA molekülüne çarpar ve parçalarsa,DNA dizilimini oluşturan bilgi kaybolur,ve kopan parça başka bir yere eklenerek yeni bir GEN yapısı oluşturur. Ve bu gen yepyeni bir özellik kazanarak ortaya çıkar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Canlılarda&amp;nbsp; GENETİK dizilimi etkileyip,değiştirebilen tek enerji kaynağı KOZMİK IŞIN'lardır.Ve bu ışınların hücre molekülleri üzerindeki etkileri atom altı (KUANTUM) boyutunda oluşmaktadır. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İşte doğum anında, insan beyninin kozmik ışınlara maruz kalması sonucu, her gezegen sahip olduğu FREKANS formun'da beynin hücrelerini programlıyarak,o andan itibaren ,kendi anlamlarının oluşmasını temin ederler.Bu da kişinin huy,karekter düşünce tarzı,yetenek,istidat gibi yaşamsal unsurlarını oluşturur. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Buradaki KOZMİK IŞIN'ların,beyni programlaması çok kısa zaman diliminde olduğu için,birkaç saniye farkla bile doğan,kişilerin aldıkları etkiler birbirinden farklı olacağından,farklı GENETİK mirasında etkisiyle,farklı karekter yapıları göstereceklerdir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Kişinin yaşam içersinde karşılaştığı olaylar,doğum anındaki ZAMAN KALİTESİ'nin presipleri (içeriği) ile benzerdir. Kişinin yaşam boyu karşılaştığı olaylar,doğum anındaki zaman kalitesi ile aynı özellikleri taşırlar.Olaylar aynı özellikleri taşısalarda ,hep değişik sahnelerde oluşurlar.Çünkü zaman kalitesi hep farklıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Doğum anında,gezegenlerin oluşturduğu EVRENSEL ENERJİ'nin akışını o an için dondurup,fotoğrafını çektiğimizi varsaysak ve bu fotoğrafın grafik şemasını çizsek,DOĞUM HARİTA'sını (horoskop) oluşturmuş oluruz. Doğum haritasını bir tür evin planı,taslağı gibi düşünürsek,taslak üzerinde kapıların,pencerelerin yerleri bellidir.Odaların büyüklüğü,konumları bellidir.Ama biz temel öğeler aynı kalmak şartıyla ayrıntıları değiştirebiliriz.Evi yaparken taslağa bağlı kalmamız gerekmediği gibi ,yaşarken de haritamız da yazılanlarla sınırlı kalmamız gerekmez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Bir doğum haritasında gezegenler,ZAMAN içerisine depolanmış anlam ve temel ilkeleri gösterirler. &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; EVREN (makrokosmos) ve İNSAN(mikrokosmos) orjini aynı özden alan yaratılışın ifadeleri olduğuna göre,her ikiside benzer biçimde hareket ederler.Ve böylece insanın yeryüzündeki eylemleri,göklerdekinin bir yansıması olur. &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Her bireyin DOĞUM HARİTASI (doğum anındaki gökyüzü haritası) kişinin kaderini (istidat ve kabiliyetlerini) gösteren bir&amp;nbsp; HOLOGRAM plakadır.(LEVH-İ MAHFUZ)udur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; İşte ASTROLOJİ doğum AN'ının kalitesini ölçen BİLİM dalının adıdır.Ama bu ölçme işlemi, ölçümü yapanın bilgisi,sezgisi,ve becerisi oranında hasastır.Doğru astrolojik harita okuma&amp;nbsp; HOLOGRAFİK bakış ve değerlendirme&amp;nbsp; yeteneğini gerektirir. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-5698043936893443724?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wp3wSJLcUlVFPXJF17_JIanKj64/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wp3wSJLcUlVFPXJF17_JIanKj64/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wp3wSJLcUlVFPXJF17_JIanKj64/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/wp3wSJLcUlVFPXJF17_JIanKj64/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/9x4PjO9vdDI" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/5698043936893443724/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/astroloji-bilim-midir.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/5698043936893443724?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/5698043936893443724?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/9x4PjO9vdDI/astroloji-bilim-midir.html" title="Astroloji Bilim midir ?..." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/astroloji-bilim-midir.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;CUcCQ38zfip7ImA9Wx5bFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-6839352782571149274</id><published>2010-10-23T11:03:00.001+03:00</published><updated>2010-11-01T08:31:02.186+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-01T08:31:02.186+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ölüm" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Rüya" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zihin imajı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kuantum" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="ilüzyon" /><title>Rüya Gerçeği,</title><content type="html">&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; Rüya nedir. ? Gerçek yaşantımızla olan bağlantısı nedir.? Bu dünyaya ait mesajlarmı içermektedir. ? Gene hep merak ettiğimiz,cevap aradığımız sorulardır...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Evren'den aldığımız kozmik frekansların üst beynimiz(corteks)in programı dahilinde beş duyu ile yorumlanması sonucu DÜNYAMIZ olarak kabul ettiğimiz beden ve zaman boyutu oluşur.Uyku sırasında beyne beş duyudan gelen verilerin kesilmesi sonucu üst beyin devre dışı kalır.Ve insan zamansızlığın ve mekansızlığın hakim olduğu alt beyni (microcosmos) da yaşamaya başlar.Uyanık olduğu süreçte beş duyu vasıtasıyla kapasitesi oranında gelen frekansları yorumlayarak,bunların sonuçlarını milyonlarca yıllık bilgi birikiminden oluşmuş,alt beynin verilerine ilave ederek oluşturduğu yeni programının bu verileri sembollerle açığa çıkarması sonucu RÜYA denilen boyutu yaşar..Aslında bu sürecin devamlı olması halinde de ÖLÜM denilen olay yaşanır.Bundan dolayı beş duyunun devrede olduğu Dünya yaşamı süresince ,bu sistemin en iyi şekilde kullanılarak,alt beynin programında gerekli olumlu'' formatlamanın'' yapılması çok önemlidir.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Rüya aleminde sen varsın, etrafında aynen uyanıkken olduğu gibi canlı,cansız çeşitli varlıklar var.Ve sen uyanık olduğun süreçte BİLİNÇALTI'ına (alt beyin) beş duyu vasıtasıyla nasıl bir format attıysan onun sonuçlarını yaşıyorsun (kızıyorsun, acı çekiyorsun,kıskanıyorsun,korkuyorsun,seviyorsun mutlu oluyorsun) bedenin çeşitli defomasyonlara uğruyor(parçalanıyor,bozuluyor,kırılıyor) sonra tekrar eski haline geliyor.Fakat,asla yok olmuyor.RÜYA' da bedene ne olursa olsun ,bilincin oluşturduğu beden devamlı eski haline gelmek suretiyle programının sonuçlarını (cennetini veya cehennemini ) uykuda olduğu süreçte yaşamaya defalarca devam ediyor..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Aslında uyanıkken veya uyurken yaşananlar, Beynin  gelen frekansları o ana kadar ki oluşmuş programı dahilinde  yorumlayarak,bize seyrettirdiği İLLÜZYON dan başka birşey  değildir.Görüntüler dijital kişiliğin,zihinsel projeksiyonlarıdır.Çünkü  madde yoktur.Algılama(gözlem) vardır.Algılama da,algılandığı  (gözlemlendiği) boyutu MADDE diye değerlendirir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Her BOYUT algılandığı (gözlemlendiği) şartlara göre kendi  maddesini,Dünyasını oluşturmaktadır.Gerçekte algılanan her şey  algılayanın zihnin de oluşan İMAJ'dan başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Herkesin programı farklı olduğundan gelen frekansların yorumlarıda herkes için değişik mesajlar içerir,iki kişinin gördüğü sembol (kuş,balık,ev,para,çocuk) onun kendi programı doğrultusunda deşifre edileceğinden,farklı mesajlar oluşturacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-6839352782571149274?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ABVCkrDiVxD6qXBpq5QHZdvOvz0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ABVCkrDiVxD6qXBpq5QHZdvOvz0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ABVCkrDiVxD6qXBpq5QHZdvOvz0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/ABVCkrDiVxD6qXBpq5QHZdvOvz0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/UwkHC05nClo" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/6839352782571149274/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/ruya-gercegi.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/6839352782571149274?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/6839352782571149274?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/UwkHC05nClo/ruya-gercegi.html" title="Rüya Gerçeği," /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/ruya-gercegi.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;Ak4HRn09eyp7ImA9Wx5bFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-257079195223830979</id><published>2010-10-22T09:10:00.003+03:00</published><updated>2010-11-01T10:08:57.363+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-01T10:08:57.363+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="macrocosmos" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zaman boyutu" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kuantum" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="microcosmos" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kaderi oluşturmak" /><title>Kaderi  Yazan  Kim.?...</title><content type="html">&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; .&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Düşünen her BİLİNÇLİ varlık,mutlaka belirli zamanlarda kendi.kendine soruyordur...&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; Ben kimim.?&amp;nbsp; neden buradayım.? iyi veya kötü sahip olduklarımda benim payım var mı..! SEÇTİKLERİM BENİM TALEPLERİM'miydi.? Evet bu tür soruları herkes defalarca kendisine sormuştur.Ama yanıtlar çok kişiyi hiç bir zaman tatmin edici olmamıştır.Çünkü bu tür sorulara doğru cevabı bulabilmek için olaylara baktığımız yer önemlidir &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Biz beş duyuyla kısıtlı,sınırlı,şartlanmalardan oluşmuş bir noktadan  dünyamıza bakıyorsak,hiç bir zaman &amp;nbsp;&amp;nbsp; tatmin edici cevabı bulmamız  mümkün değildir.Peki ne yapmamız gerek ! dersek.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gözün gördüğü kadar düşünebilen değil, düşündüğü kadar görebilen,sorgulayan ufkunu, sınırlardan, &lt;br /&gt;
şartlanmalardan arındırmış,kendisini beş duyuyla kayıtlı olan bir varlık olmaktan kurtarmış,madde boyutunda değil, KUANTUM (enerji) boyutunda kendisini bulan zaman&amp;nbsp; ve mekan kavramlarından,uzak,birimselliğin,çokluğun   olmadığı,&amp;nbsp; kuantum yasalarının geçerli olduğu (herbiri aynı şeyden meydana gelmiş, değil,tümümüz aynı şeyiz) bilincine ulaşmış bir zihinle olaylara baktığımız zaman göreceğiz ki ! &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İsteyende benim, yapanda,yıkanda,sevende,sahip olanda..! Çünkü&amp;nbsp; BAŞKA yok ! Hepsi de bende açığa çıkmayı bekleyen BOYUTLAR halinde mevcut,ya farkında olmadan sınırlandırdığımız dünyamızdan, bakıp olayları değerlendirerek KADER'imi yaşıyorum diyeceğiz...Ya da beynimizi madde kavramından arındırmış olarak,KUANTUM (enerji) boytundan sınırların,çokluğun olmadığı TEK'te kendimizi bulduğumuzda beynimize hükmetmeye başlıyarak,KADERİMİZİ YAZAN olmanın,farkındalığına varmış olarak,olaylara yön verecek ve diyeceğiz ki&amp;nbsp; yapanda ben,yıkanda, tüm güç bende,önemli olan böylesine muazzam bir gücü&amp;nbsp; (enerjiyi) farkında olarak EVREN'in (makrokosmos) hayrına kullanabilmekte,çünkü oradaki herşey bende (mikrokosmos) mevcut...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Aslında yaptığın herşeyi başkasına yapıyorum desende sonuçta kendine yapıyorsun.Ben dediğimiz bu&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;varlığın derinliklerinde Kozmik Bilincin tüm İLMİ veSIRLARI mevcut,hepside insanoğlu tarafından açığa çıkarılmayı beklemekte...Farkında olarak,kontrol altında,veya farkında olmadan kontrolden uzak yakıcı ve yıkıcı olabilecek etki altında...&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; KADERİMİZİ YAZMA'nın ölçütü (zaman ve mekanı dilediğimiz gibi değiştirebilmemiz) kendimizi daha derin boyutlardaki içsel yaşamlarda bulabilmemiz oranında mümkün olacaktır.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-257079195223830979?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-5xtJhkb6HVKWkwdtX_JvYXLW9Q/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-5xtJhkb6HVKWkwdtX_JvYXLW9Q/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-5xtJhkb6HVKWkwdtX_JvYXLW9Q/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/-5xtJhkb6HVKWkwdtX_JvYXLW9Q/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/XxVN3nNJXoY" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/257079195223830979/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/kaderi-yazan-kim.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/257079195223830979?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/257079195223830979?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/XxVN3nNJXoY/kaderi-yazan-kim.html" title="Kaderi  Yazan  Kim.?..." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/kaderi-yazan-kim.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;DUMBRn86eyp7ImA9Wx5bFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-2990713068119764190</id><published>2010-10-21T15:12:00.002+03:00</published><updated>2010-11-01T09:44:17.113+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-01T09:44:17.113+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="beyne format atmak" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="çekim yasası" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="alt beyin" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="programlamak" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="corteks" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="microcosmos" /><title>Düşüncenin  Gücü...</title><content type="html">&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Son yılların moda tabiri ÇEKİM YASASI, benzer benzeri çeker, düşünceler manyetiktir.Ve birer frekansları vardır.Böylece birşey düşündüğünüzde ona benzeyen düşünceleri kendinize çekersiniz.Peki hakikaten&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; düşündüklerimizi &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; kendimize &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; çekebiliyormuyuz.?&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Söylendiği kadar,hakkında birçok kitap yazılıp,KİŞİSEL GELİŞİM &amp;nbsp;&amp;nbsp; uzmanları tarafından uygulanabilmesi gayet kolaymış gibi anlatılan iyi şeyler düşündüğümüzde (Sağlık, Bol Para, İyi İş, İyi Eş, Başarılı Çocuklar) bunlara sahip olabileceğimiz gerçek mi..!? Gerçekse neden çoğumuz gerekli uygulamaları yapmamıza rağmen bu konuda başarılı olamıyoruz.Evet bu sorulara cevap arayalım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Birincisi bu söylenenler doğrudur.Bunu söyleyenlerin dahi bunu gerçekleştiremediklerine gelince,teşhis doğru, müdahalenin yapıldığı yer yanlıştır.Yani bir HAZİNE var,fakat aranılan yer ve yöntem yanlış olduğu için bu muazzam hazineyi çıkarıp istediğimiz gibi kullanamıyoruz. Bir kere&amp;nbsp; hazineyi beş duyuyla kısıtlı,şartlanmalarla kendi bilincimizi sınırlandırdığımız,KOZAMIZ'ı örüp içine kendimizi hapsettiğimiz,birşeyin olabilmesi için kuralların,yasaların&amp;nbsp; sebeplerin,geçerli olduğu,farkında olarak yaşadığımız küçük dünyamızda (üst beynimiz)de arıyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Halbuki isteklerimizin oluşabilmesi için sınırsız ZAMAN ve MEKAN ile kayıtlı olmayan,şartlandırmalardan arınmış bir noktadan isteklerimizi açığa çıkarmamız gerekmekte...İşte burada karşımıza alt beyin (MİKROKOSMOS) dediğimiz bilinç altımız çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mesala siz diyorsunuz ki&amp;nbsp; ben düşüncelerimi olmasını istediğim şey üzerinde yoğunlaştırmak suretiyle (Beyinde SOYUT bir şekilde oluşturduğum isteğimi,dünyam da SOMUT olarak açığa çıkartabilirim) yani ENERJİ'yi MADDE'ye çevirebilirim.Üst beyin (KORTEKS)de kendinizi buna inandırıyorsunuz.Fakat bunun olabilmesi için alt beynin(farkında olmadan yaşadığımız dünyamız) ın bu isteği onaylaması gerekir.Buraya giden istek, alt beynin yüklü programı gereği (atalarımızdan genetik yolla gelen milyonlarca yıllık bilgi birikimine, doğum anıyla birlikte beynimizin aldığı KOZMİK FREKANSLAR ve GENETİK MİRAS'ın eklenmesiyle oluşan VERİ TABANI)&amp;nbsp;&amp;nbsp; onay vermediği için.Soyut&amp;nbsp; istekler,somut hal alıp beş duyuyla algilanabilecek,yaşanabilecek şekle gelemezler. &lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Evet,bunun için&amp;nbsp; yapılması gereken alt beynin (bu müthiş bilgisayarın) yeniden FORMAT atılmak suretiyle,programlanması,yeni bir VERİ TABAN'ı oluşturulmasıdır.Beyni bir bilgisayar gibi düşünürsek,hangi programı yüklediysek o programın sonucunu alırız.En önemlisi de oluşan programın en son haliyle SONSUZ'a kadar kullanılacak olmasıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-2990713068119764190?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_nmc_jlQbwieYE1QWTDcuQtM43c/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_nmc_jlQbwieYE1QWTDcuQtM43c/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_nmc_jlQbwieYE1QWTDcuQtM43c/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/_nmc_jlQbwieYE1QWTDcuQtM43c/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/pn5jFhWDMrM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/2990713068119764190/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/dusuncelerinizi-gerceklestirebiliyormus.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/2990713068119764190?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/2990713068119764190?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/pn5jFhWDMrM/dusuncelerinizi-gerceklestirebiliyormus.html" title="Düşüncenin  Gücü..." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/dusuncelerinizi-gerceklestirebiliyormus.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;AkICRXg5eyp7ImA9Wx5bFUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-1632836658251746570</id><published>2010-10-19T09:26:00.001+03:00</published><updated>2010-11-01T10:02:44.623+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-11-01T10:02:44.623+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="biliç altı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kozmik frekans" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sonsuz yaşam" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="beyin frekansları" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kişisel gelişim" /><title>Yaşamın frekans ayarı,</title><content type="html">&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bundan önceki yazımızda beyin dalgalarının ALPHA frekansına programlanarak devamlı mutlu, stressiz, sakin bir yaşamın olabileceğini belirtmiştik.Ve sormuştuk hiç içimizde,kışın,soğuğun,fırtınanın olmadığı hep yazın yaşandığı böyle bir hayatı istermiydik,kulağa hoş gelen bu soruya çoğunluğun evet dediğini duyar gibiyim.Ama gerçekten öylemi bunun cevabını alabilmemiz için BEYİN denilen muhteşem mekanizmanın çalışma sistemine yakından bakalım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; .Beyin genelde iki ana kısımdan oluşmakta , &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; 1. ALT BEYİN (Bilinç altı) Beyin hücrelerinin %72 sine sahip,milyonlarca yıldır atalarımızın genetik yolla gelen bilgi birikimini veri deposunda bulunduran,zaman ve mekan kavramı olmayan,üst beyin ölümünden sonra,bir başka boyutta sonsuza kadar sürecek,yaşamımızı oluşturacak programa sahip, şu anda&amp;nbsp; FARKINDA OLMADIĞIMIZ bir dünya (MİKROKOSMOS)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; 2. ÜST BEYİN (Beş duyu ile algıladığımız) Beyin hücrelerinin%28 ine sahip,doğum anında beynin evrenin o andaki kozmik frekanslarına maruz kalması dolayısıyla programlanması sonucu almış olduğu tesirler ile oluşan,&amp;nbsp; kapasitesi oranında yaşam boyu Geleneksel, Kültürel,Yaşamsal Kurallar,Şartlanmalar&amp;nbsp; doğrultusunda&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; kendi&amp;nbsp; DÜNYAMIZ'ı&amp;nbsp; oluşturduğumuz,FARKINDA OLARAK yaşadığımız,ölüm ile terk edilecek bir yapı (KOZAMIZ),&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İşte bizim bu dünyada BEYİN FREKANS'na direkt olarak çeşitli yollarla yapacağımız düzenleyici müdahaleler,üst beyne dönük olup 60-70 yıllık yaşam süresince hissiz,mutlu görünen,robotumsu bir yaşam sürmemizi sağlıyabilir ancak,ölüm denilen olayla görevini tamamlıyarak&amp;nbsp; üst beyin in devre dışı kalmasıyla,sonsuza kadar yaşamına ALT BEYİN'deki programıyla devam edecek olan bizleri zor geçecek milyonlarca senelik bir yaşam bekliyor olacaktır.Halbuki ÜST BEYİN dünya yaşamı boyunca yaşanan olaylar(hatalar,sıkıntılar,stresler) hayat tecrübelerinden çıkarılan dersler sonucu yapılan muhakemeler ile,alt beyin sistemimizi (BİLİNÇ ALTIMIZ'ı) yeniden programlıyabileceğimiz (yeni bir format atabileceğimiz) sadece bu dünyada bu imkana sahip olduğumuz,çok iyi değerlendirilmesi gereken bir sistemdir. olumsuz programları silip, yerine daha olumlu,POZİTİF kayıtlarla programlıyabileceğimiz,yani sonsuz yaşamımızı oluşturacak programımızı oluşturabilecek,alt beyin denilen bilinç altımızı , yeniden formatlıyabileceğimiz sadece bu dünyada kullanma imkanı olan bir yapıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilinç altı BİYOLOJİK BEDEN'de iken hangi huyları ve değer yargılarını benimsedi ise onlarla yaşama devam etmekte, Biyolojik beden olmasa da.! ENERJİ (ışınsal) BEDENİ ve BEYNİ&amp;nbsp; ile...!.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-1632836658251746570?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dKlqTtvpfpKkqqRchqdbbRPApqY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dKlqTtvpfpKkqqRchqdbbRPApqY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dKlqTtvpfpKkqqRchqdbbRPApqY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/dKlqTtvpfpKkqqRchqdbbRPApqY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/VjtNQqBQSfM" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/1632836658251746570/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/yasamn-frekans-ayar.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/1632836658251746570?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/1632836658251746570?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/VjtNQqBQSfM/yasamn-frekans-ayar.html" title="Yaşamın frekans ayarı," /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/yasamn-frekans-ayar.html</feedburner:origLink></entry><entry gd:etag="W/&quot;A0QHQHs4fCp7ImA9Wx9SEUQ.&quot;"><id>tag:blogger.com,1999:blog-832021186005704760.post-2360014677648877939</id><published>2010-10-17T11:12:00.006+03:00</published><updated>2010-12-01T12:28:51.534+02:00</updated><app:edited xmlns:app="http://www.w3.org/2007/app">2010-12-01T12:28:51.534+02:00</app:edited><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mutluluk frekansı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="bilinç altı" /><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="beyin frekans dalgaları" /><title>Mutlu  Olmak..</title><content type="html">&amp;nbsp;&amp;nbsp; Evrende herşeyin enerji dalgalarının titreşimi (frekansı) neticesinde oluşmakta olduğu artık bilimsel bir &amp;nbsp; gerçek,insan beynide yaymış olduğu dalgaların belirli frekanstaki titreşimleri sonucu kişinin ruhsal enerjisini (mutlu,mutsuz,sikıntılı,stresli,huzurlu) oluşturmakta ve yaşam kalitesini belirlemektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Genelde dört farklı dalga çeşidi BEYİN tarafından oluşturulmakta...&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 1.DELTA&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; dalgaları &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; (0-4&amp;nbsp; Hz.) &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Derin uyku hali, &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 2.TETHA&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; ,, &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; (4-7 Hz.) &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; Uykuya geçiş sırası, &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 3.ALPHA &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ,, &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; (7-13 Hz.) &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Fiziksel, ruhsal rahatlama,huzurlu durumlarda,&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; 4.BETA &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ,, &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; (13-30 Hz.) &amp;nbsp; &amp;nbsp; Gergin,stresli,huzursuz durumlarda yayılmakta...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Buradanda anlaşıldığı üzere Alpha dalgaları insanın mutlu huzurlu olduğu zamanlarda beyninin yaydığı dalgalardır.Kimi insan resim yaparken, kimisi müzik dinlerken, kimisi konuşurken,kimiside Einsten de olduğu gibi matematik problemleri çözerken farkında olmadan beyninde bu dalgaların oluşmasına neden olur.Ve mutlu,huzurlu,stresten uzak,kalitesi yüksek zaman dilimini yaşarlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde,beyin dalgaları en hassas şekilde görüntülenip,ölçülebilmekte,gerekli frekans ayarları yapılarak aşırı sinirlilik,uzun süreli stres,uyku bozuklukları gibi durumların tedavisinde kullanılmaktadır.(Günümüzde sıkça kullanılan antideprasan ilaçlarda bir yerde beynin yüksek frekanslardan&amp;nbsp; yaydığı dalgaları düşük frekanslara çekebilmek için beyin kimyasına yapılan müdahalelerdir.)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gelişen teknoji insan beynine yerleştirilecek frekans düzenleyici elektronik cihazlarla, insanı devamlı Alpha frekansında tutabilecek düzeye gelmiş bulunmaktadır.(Yani hiç üzülmeyen,hep tebessüm eden,kızmayan,strese girmeyen,kafaya birşey takmayan) insanlar olarak yaşamak mümkün...Peki kulağa hoş gelen böyle bir yaşamı istermiydik...?Hani içimizde hiç kışın, soğuğun,fırtınanın olmadığı,devamlı yazın yaşandığı bir mevsimi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/832021186005704760-2360014677648877939?l=www.kozmikfrekans.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oVJ7scXb7jbJXaG7X-DatBCL6XU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oVJ7scXb7jbJXaG7X-DatBCL6XU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;
&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oVJ7scXb7jbJXaG7X-DatBCL6XU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oVJ7scXb7jbJXaG7X-DatBCL6XU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/KozmikFrekans/~4/nilKdQGs_Qg" height="1" width="1"/&gt;</content><link rel="replies" type="application/atom+xml" href="http://www.kozmikfrekans.com/feeds/2360014677648877939/comments/default" title="Kayıt Yorumları" /><link rel="replies" type="text/html" href="http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/devaml-mutlu-olmay-istermiydiniz.html#comment-form" title="0 Yorum" /><link rel="edit" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/2360014677648877939?v=2" /><link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.blogger.com/feeds/832021186005704760/posts/default/2360014677648877939?v=2" /><link rel="alternate" type="text/html" href="http://feedproxy.google.com/~r/KozmikFrekans/~3/nilKdQGs_Qg/devaml-mutlu-olmay-istermiydiniz.html" title="Mutlu  Olmak.." /><author><name>kozmik frekans</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty name="OpenSocialUserId" value="10653125409687960086" /></author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://www.kozmikfrekans.com/2010/10/devaml-mutlu-olmay-istermiydiniz.html</feedburner:origLink></entry></feed>

