<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383</id><updated>2017-08-16T07:17:39.237-07:00</updated><category term="Edebiyat"/><category term="Politika"/><category term="Sinema"/><category term="Öne Çıkan"/><category term="Hukuk"/><category term="Kitap"/><category term="Tarih"/><category term="Şiir"/><category term="Gezi"/><category term="Müzik"/><category term="Teknoloji"/><category term="Çeviri"/><title type='text'>law music and technology blog</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>25</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-5323629415791384474</id><published>2017-08-12T14:18:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.277-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Edebiyat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Şiir"/><title type='text'>Umut Rengi</title><content type='html'>Biraz daha umutluyum bugün&lt;br /&gt;Maviliğine bulanmışlığım var gökyüzünün&lt;br /&gt;soğuğunu çekmişliğim rüzgarın&lt;br /&gt;fısıltılarınla dalmışlığım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parmaklarımda kadife bir çiçek,&lt;br /&gt;Avucumda altın tozu bir zamanı,&lt;br /&gt;Aynaya bakışını benim yerime,&lt;br /&gt;-utangaç bir gülümseme-&lt;br /&gt;ahşabı bol bir evde çocuk kokusu&lt;br /&gt;soludum bugün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın yaşlısı, kışın güçsüzü,&lt;br /&gt;Kaşımda gökkuşağı,&lt;br /&gt;Daha erimedi güneşim,&lt;br /&gt;Mavisinde çocukluğum,&lt;br /&gt;Üç tekerlekli bisikletimde&lt;br /&gt;Morunda çiçek tarlaları,&lt;br /&gt;Toz pembesinde sen,&lt;br /&gt;Sarısında telaşım….&lt;br /&gt;Siyahı yok gökkuşağımın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asım Yıldırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-CK8LA8buOig/WZGTVLvL7nI/AAAAAAAAIuY/k4Md4blT53MIVwRCTdp0XUf7fx-W_5_fQCLcBGAs/s1600/1085-2.jpeg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;440&quot; data-original-width=&quot;660&quot; height=&quot;266&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-CK8LA8buOig/WZGTVLvL7nI/AAAAAAAAIuY/k4Md4blT53MIVwRCTdp0XUf7fx-W_5_fQCLcBGAs/s400/1085-2.jpeg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/5323629415791384474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/08/umut-rengi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5323629415791384474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5323629415791384474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/08/umut-rengi.html' title='Umut Rengi'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-CK8LA8buOig/WZGTVLvL7nI/AAAAAAAAIuY/k4Md4blT53MIVwRCTdp0XUf7fx-W_5_fQCLcBGAs/s72-c/1085-2.jpeg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-3045009071792524598</id><published>2017-08-06T13:02:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.264-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Edebiyat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Öne Çıkan"/><title type='text'>Eli,Eli Lama Sabachthani?</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&quot;Tanrım, tanrım neden beni terk ettin?&quot; diye sormuştu İsa. Kızgınlık veya öfke dolu bir yakarış değil sadece acı bir sitem. Tanrım, tanrım ben acı çekerken neden beni terk ettin ? Tanrım, kullarının günahları için çarmıha gerilirken neden beni terk ettin? Tanrım neden beni yalnız bıraktın...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu yazının din veya hristiyanlık üzerine olacağını sanabilirsiniz. Ama yanılıyorsunuz... Bu yazı aslında insanların (ve pek tabi yazarın) en büyük korkusu ile ilgili: Yalnızlık. (Yazının bazı kısımları size hitap etse de bunların hepsi yazarın kendisiyle ilgili üzerinize alınmayın lütfen)&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Gözlerini açtığı ilk gözyaşını döktüğü andan gözlerini kapadığı son ana kadar insan hep yalnız kalmaktan korktu. Yürüdü, koştu, konuştu, büyüdü. O büyüdükçe korkuları da büyüdü. Sonra tek bir şeyden korkar oldu, hayır yanlış bildiniz ölüm değil. Zira insan ölüm korkusunun çaresini bulmuş durumda : Sonsuz hayat. İster cennette ister cehennemde fark etmez. İnsan ölümden sonra da yaşayacağına, dolayısıyla yok olmayacağına inanarak aslında ölüm korkusunu yenmeye çalıştı, çoğu zaman da başardı. Ama bir duygu var ki o duyguyu yok etmemek demek yaşarken ölmek, ölümsüz olma çabasının boşa gitmesi demek: Yalnızlık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Garcia&#39;nın &amp;nbsp;&quot;Yüzyıllık Yalnızlık&quot;ı sadece bir roman adı olmaktan öte her kuşağın problemi, ondan öte korkusuydu. Ama en çok da bu dönemde öne çıktı, en çok bu zamanda listenin başına yerleşti. Ateşten, yıldırımdan, yırtıcı hayvanlardan korkan insan her biri için bir açıklama bir korunma yöntemi buldukça ilerledi belki , belki korkularının sona ereceğini düşündü ama bir noktada -şansa bak bizim yaşadığımız yüzyılda- kurtulamadığı/biraz zor kurtulduğu bir kuyuya düştü.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Eli,eli lama sabachthani? sorusunu soralı yıllar geçti. Cevap beklemekten vazgeçmek biraz daha yeni. Belki de bu yalnızlık duygusunun temelinde bu isyan vardır. Tanrı bile terk etmişken beni, başka kim kalır ki yanımda? Bu korkuyla uyur bu korkuyla yürür bu korkuyla iş yapar bu korkuyla eğlenmeye çalışır sonunda bu korkuyla ölürsünüz. İnsan - en inançlısı bile belki- ölürken Tanrıya kavuşmanın mutluluğu ile değil kabirde yalnız olacak olmanın verdiği huzursuzlukla kapar gözünü.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu düşünceler ve toparlayamadığınız, açıklayamadığınız pek çok düşünce ile geceler boyu boğuşmak, savaşmak zorunda kalırsınız. Bir noktada son bulacağını, artık gerçekten nefes alabileceğinizi düşünürsünüz ama olmaz. Sonra yardım istemek gelir aklınıza, ama sizin bile anlayamadığınız cümleleri başkaları nasıl anlayabilir? Kaos içerisindeki bir dünyada düşüncelerinizin &amp;nbsp;bir düzende olması elbette beklenemez ama bazen - bir an bile olsa- kendinizi doğru anlatabilmeniz gerekmez mi? Zihninizden akıp giden düşünceleri bir an olsun bile olsa dile getirebilmeniz gerekmez mi ? Zor dayanıyorum demek yeterli midir suya yazmaya çalıştığınız düşüncelerinizi anlatmaya ?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Soracaklar neyin var, yetmeyen ne, derdin ne ? Cevap veremeyeceksiniz, açıklamaya bile çalışmayacaksınız, çünkü kelimeler yetmeyecek. Ciltler dolusu kitap yazsanız bile yetmeyecek içinizdeki karanlığı anlatmaya. Yetmeyecek üstat şairlerin çok tutulan dizeleri. Tamam az biraz aynı durum diyeceksiniz ama hayır yine yeterli gelmeyecek. Bu sadece bir parçası ya geriye kalanı? Her şair seni biraz anlatmış diye düşünürken aslında hepimizi anlatmış, aslında herkesten bir parça diye düşünecek, okuyacak, kederlenecek sonra yine okuyacaksın. Sonra deneyeceksin, acaba onlar gibi anlatabilir miyim diye. Hayır henüz zamanı gelmedi.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İki elde de zehir, biri akıp gidiyor yakarak boğazı, diğeri dumanıyla sarıyor. Binlerce düşünce arasında net olan tek cümle&amp;nbsp;Eli,Eli lama Sabachthani?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yeşim Yeşiloğlu&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-BYrCb512dGE/WZIBvqmSoxI/AAAAAAAALKw/HW3Bx_mySUUT3LqAj-WCAumAvuyvnldkQCLcBGAs/s1600/indir.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;221&quot; data-original-width=&quot;228&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-BYrCb512dGE/WZIBvqmSoxI/AAAAAAAALKw/HW3Bx_mySUUT3LqAj-WCAumAvuyvnldkQCLcBGAs/s1600/indir.jpg&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/3045009071792524598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/08/elieli-lama-sabachthani.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/3045009071792524598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/3045009071792524598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/08/elieli-lama-sabachthani.html' title='Eli,Eli Lama Sabachthani?'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-BYrCb512dGE/WZIBvqmSoxI/AAAAAAAALKw/HW3Bx_mySUUT3LqAj-WCAumAvuyvnldkQCLcBGAs/s72-c/indir.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-2052997703516477369</id><published>2017-08-06T00:37:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.251-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Çeviri"/><title type='text'>İyi İnsanları İstifa Ettiren Kötü Yönetici Hataları</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-1&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;En iyi çalışanlarının işi bırakmalarından yakınan&amp;nbsp;yöneticileri sıkça duymak&amp;nbsp;oldukça şaşırtıcıdır. Gerçekten de şikayet edecek bir şeyleri vardır, nitekim&amp;nbsp;çok az şey&amp;nbsp;kapıdan çıkıp giden iyi insanlar kadar maliyetli ve yıkıcıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-2&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yöneticiler ciro problemleri hakkında etraflarındaki her şeyi suçlama eğilimindedirler. Oysa meselenin özünü görmezden gelmektedirler: &lt;strong&gt;Çalışanlar işlerini değil yöneticilerini bırakmaktadırlar&lt;/strong&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-3&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Üzücü olan şey, bunun kolayca önlenebilir olmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-4&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Tek ihtiyaç, yeni bir bakış açısı ve yöneticilik kısmı üzerine biraz daha çabalamaktır &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-5&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Organizasyonlar motive ve sadık çalışanlara sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu bilir ama pek çoğu bunun gerçekleşmesi için yöneticilere sorumluluk yüklemede başarısız olur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-6&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bunu yapmadıklarında sonuç acı vericidir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-7&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Kaliforniya Üniversitesi&#39;nin bir araştırması, motive çalışanların motive olmayanlara göre %31 daha üretken olduklarını, %37 daha fazla satış yaptıklarını ve üç kat daha yaratıcı olduklarını ortaya koymuştur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-8&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Ticari Liderlik Konseyi&#39;nin 50.000 kişi üzerinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre ise motive çalışanların işten ayrılma olasılığı %87 daha azdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-9&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Gallup araştırması bir çalışanın motivasyonunun % 70&#39;sinin (!) onun yöneticisi tarafından etkilendiğini göstermektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-10&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;O halde yöneticilerin en iyi insanları ayrılmaya iten bazı en kötü tutumlarına yakından bakalım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-11&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;1- İnsanları fazla çalıştırırlar&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-12&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Hiçbir şey iyi çalışanları fazla çalışmak kadar çileden çıkartmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-13&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;En iyi insanları çok çalıştırmanın cazibesi yöneticileri sık sık bu tuzağa düşürmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-14&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İyi işçileri fazla çalıştırmak kafa karıştırıcıdır; bu onlara yüksek performansları sebebiyle cezalandırıldıklarını düşündürür. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-15&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Fazla çalışan işçi verimsizdir de.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-16&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Stanford&#39;dan yeni bir araştırma, haftalık çalışma 50 saati aştığında saat başı verimin keskin şekilde düştüğünü ve 55 saatten sonra ise işçinin fazla çalışmasından hiçbir verim alınmadığını göstermektedir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-17&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Eğer yetenekli çalışanlarınızın yaptığı işi arttırmak zorundaysanız onların durumlarını da iyileştirmelisiniz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-18&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yetenekli çalışanlar büyük bir iş yükü alacak, ancak işleri onları süreç içerisinde boğarsa kalmayacaklardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-19&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yükseltmeler, terfiler ve unvan değişiklikleri iş yükünü artırmak için kabul edilebilir yollardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-20&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İnsanlar yetenekli olduğu için hiçbir değişiklik yapmadan sadece iş yüklerini arttırırsanız, onlar da hak ettiklerini veren bir başka iş arayacaklardır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-21&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;2- Katkıları tanımaz ve iyi işi ödüllendirmezler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-22&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Özellikle içsel motive olan yüksek performanslı çalışanları basitçe takdir etmenin gücü kolayca hafife alınır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-23&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Hiç kimse takdir edilmeyi çok çalışan ve işe her şeyini verenler kadar çok sevemez.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-24&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yöneticiler çalışanlarının nelerden hoşlandığını (kimisi için terfi, kimisi için tanınırlık) öğrenebilmek için onlarla iletişim kurmalı ve onları iyi yapılmış bir iş için ödüllendirmelidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-25&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Eğer doğru şekilde yaparsanız, yüksek performanslı çalışanlarda bu sıkça gerçekleşecektir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-26&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;3- İnsanların becerilerini geliştirmekte başarısız olurlar&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-27&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yöneticilere çalışanlarına olan ilgisizlikleri sorulduğunda hemen &quot;güven&quot;, &quot;özerklik&quot; ve &quot;güçlendirme&quot; gibi kelimeler kullanarak kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-28&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bu tamamen saçmalıktır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-29&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İyi yöneticiler ne kadar yetenekli olursa olsun çalışanını yönetirler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-30&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İlgi gösterirler ve sürekli dinleyip önerilerde bulunurlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-31&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yönetimin bir başlangıcı olabilir, ama kesinlikle sonu yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-32&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Eğer yetenekli bir çalışanınız varsa onun yeteneklerini geliştirebileceği ve genişletebileceği alanları bulmak size bağlıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-33&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;En yetenekli çalışanlar yetenekleri ile orantılı olarak sizden geri bildirim isterler. Bunu vermek sizin görevinizdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-34&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bunu yapmazsanız, en iyi çalışanlarınız bıkar ve kayıtsızlaşır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-35&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;4- Çalışanlarını umursamazlar&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-36&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İşlerini bırakan insanların yarısından fazlası bunu patronları ile olan ilişkileri yüzünden yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-37&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Akıllı şirketler, yöneticilerinin profesyonel olmak ve insan olmak arasındaki dengeyi kurmayı bildiklerinden emin olur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-38&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bunlar, çalışanlarının başarılarını takdir eden, zor günlerinde onlarla empati yapan ve acı verse dahi onlarla mücadele etmeyi bilen yöneticilerdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-39&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İlgisiz yöneticiler, ciro oranlarını yakalamakta daima başarısız olacaklardır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-40&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Kişisel olarak sürece dahil olmayan ve üretim bilincinden başka bir şeyle ilgilenmeyen birinden sekiz saatten fazla çalışmasını beklemek imkansızdır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-41&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;5- Sözlerini yerine getirmezler&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-42&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İnsanlara vaatlerde bulunmak sizi onları mutlu etmekle kapıdan çıkıp gidişlerini izlemek arasındaki ince çizgiye yerleştirir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-43&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Eğer sözünüzü tutarsanız, çalışanlarınızın gözünde büyürsünüz. Çünkü sözüne güven duyulan ve şerefli biri olduğunuzu (bir yöneticinin çok önemli iki vasfı) ispat etmişsinizdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-44&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Ancak sözünüzü tutmadığınızda alçak, ilgisiz ve riayetsiz biri olarak kabul edilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-45&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;En nihayetinde, yönetici sözünü tutmazsa diğerleri neden tutsun ki?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-46&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;6- Yanlış insanları işe alır ve yükseltirler. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-47&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İyi, çalışkan insanlar kendileri gibi profesyonellerle çalışmak isterler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-48&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yöneticiler, iyi insanları işe almak için çaba göstermezlerse bu onların yanında çalışanlar için büyük bir motivasyon kaybı yaratır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-49&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yanlış insanları terfi ettirmek bundan daha kötüdür. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-50&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Sen terfi alabilmek için canını dişine takmış çalışırken, yalakaların en tepeye kadar yükseltilmesi ağır bir hakarettir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-51&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bu durumun insanların işi bırakmasına sebep olacağına şüphe yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-52&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;7- İnsanların tutkularının peşinden gitmesine izin vermezler&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-53&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yetenekli çalışanlar tutkuludur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-54&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Onlara tutkularının peşinden gitmek için fırsat vermek, verimliliklerini ve işten aldıkları keyfi arttıracaktır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-55&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Ama çoğu yönetici, insanların küçük bir kutu içerisinde çalışmalarını ister.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-56&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bu yöneticiler, insanların kendi odaklandıkları şeyleri genişletmelerine ve tutkularının peşinden gitmelerine izin verdiklerinde verimliliklerinin azalmasından korkarlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-57&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bu korku yersizdir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-58&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Çalışmalar, iş tecrübesi süresince tutkularının peşinden gidebilen kişilerin neşeli ruh halinin normalden beş kat daha verimli sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-59&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;8- Yaratıcılığı sağlamakta başarısız olurlar&lt;/strong&gt;. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-60&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;En yetenekli çalışanlar, dokundukları her şeyi geliştirmek isterler. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-61&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Eğer statükodan memnun olduğunuz için onlardan bir şeyleri değiştirme ve geliştirme yeteneğini alırsanız onları işlerinden nefret ettirirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-62&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Onların içten gelen bu arzularını baskılamak sadece onları değil sizi de sınırlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-63&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;9- İnsanlara entellektüel olarak meydan okumaktan kaçınırlar&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-64&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İyi yöneticiler, ilk bakışta hayal dahi edilemez sonuçları başarmak için çalışanlarına meydan okurlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-65&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Olağan, kademeli hedefler koymak yerine insanları konfor alanlarının dışına iten büyük amaçlar belirler. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-66&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Ve sonrasında, onların başarması için ellerinden gelen her türlü yardımı yaparlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-67&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Yetenekli ve zeki insanlar kendilerini çok kolay ya da sıkıcı şeyler yaparken bulduklarında, zekalarını zorlayabilecekleri yeni işler ararlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-68&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Toparlayalım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-69&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;En iyi çalışanlarınızın kalmasını istiyorsanız onlara nasıl davranacağınız hakkında dikkatlice düşünmelisiniz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-70&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İyi çalışanlar çivi gibi sağlamken, yetenekleri onlara bir fikir bolluğu verir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-71&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;Yapmanız gereken, onların sizinle çalışmayı istemelerini sağlamaktır.&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-72&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;İyi çalışanların işi bırakmalarına sebep olan diğer hatalar nelerdir?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-73&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Lütfen görüşlerinizi aşağıdaki yorum kısmına yazınız. Nitekim sizin benden öğrendiğiniz kadar ben de sizden öğreniyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot; id=&quot;goog-gtc-unit-74&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;Bu makale için ilham, Mike Myatt tarafından hazırlanan birkaç yazıdan geldi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-unit&quot;&gt;&lt;span class=&quot;goog-gtc-translatable goog-gtc-from-human&quot; dir=&quot;ltr&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;entity-name&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.linkedin.com/in/travisbradberry&quot; rel=&quot;author&quot;&gt;Dr. Travis Bradberry&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;entity-name&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;Makalenin aslını okumak için:&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://www.linkedin.com/pulse/bad-manager-mistakes-make-good-people-quit-dr-travis-bradberry&quot;&gt;https://www.linkedin.com/pulse/bad-manager-mistakes-make-good-people-quit-dr-travis-bradberry&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;entity-name&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Çeviren&lt;/strong&gt;: Durmuş CEVLAN&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-yRXdIm3Fr9I/WZNFRqi5sgI/AAAAAAAALME/GzbfqWpJAmYoUZlGCHHYMouSPmEXKaSsQCLcBGAs/s1600/aa.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;400&quot; data-original-width=&quot;744&quot; height=&quot;172&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-yRXdIm3Fr9I/WZNFRqi5sgI/AAAAAAAALME/GzbfqWpJAmYoUZlGCHHYMouSPmEXKaSsQCLcBGAs/s320/aa.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/2052997703516477369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/08/iyi-insanlar-istifa-ettiren-kotu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/2052997703516477369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/2052997703516477369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/08/iyi-insanlar-istifa-ettiren-kotu.html' title='İyi İnsanları İstifa Ettiren Kötü Yönetici Hataları'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-yRXdIm3Fr9I/WZNFRqi5sgI/AAAAAAAALME/GzbfqWpJAmYoUZlGCHHYMouSPmEXKaSsQCLcBGAs/s72-c/aa.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-5943313736057424895</id><published>2017-07-27T14:31:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.283-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Politika"/><title type='text'>Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-eldpR1BZaBM/WZIALKyikrI/AAAAAAAALKY/x2xbzSSUlA4WwpTFEiQP8My33O9HdA69gCLcBGAs/s1600/2.jpeg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;400&quot; data-original-width=&quot;400&quot; height=&quot;320&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-eldpR1BZaBM/WZIALKyikrI/AAAAAAAALKY/x2xbzSSUlA4WwpTFEiQP8My33O9HdA69gCLcBGAs/s320/2.jpeg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&quot;Sözlerime 3 yıl önce, 2014’te yayımlanan ‘Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda’ isimli kitabımın önsözünden bir alıntıyla başlayacağım. AKP ve Gülen Cemaati arasındaki mafyatik iktidar ortaklığının nasıl dağıldığını anlatan bu inceleme-araştırma kitabımın önsözü şöyle başlıyor:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;“Türkiye’yi siyasal ve toplumsal olarak beraber dönüştüren iki güç olan AKP ile Gülen Cemaati’nin birlikteliği ve yancı desteğiyle sürdürülen, adına iktidar denilen kanalizasyon patladı. ‘Yeni Türkiye’ denilen garabeti inşa eden, amaca ulaşmak için her türlü araca başvurmanın uygun olduğu Makyavelist bir anlayışın hakim olduğu iki güç; AKP ve Cemaat ayrıştı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Her ikisi de sistemin ve toplumun demokratikleşmesini değil, kendi otoritesini hakim güç kılmak üzerinden, içinde örgütlenmeye çalıştıkları devleti ele geçirmek isteyen güç odakları.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Uzun vadede söz sahibi tek güç olacaklarını düşündükleri devletin otoritesine bağlılığı sarsılmaz kılmaya çalışan bir anlayışa sahip bu iki odak, gördük ki bir yandan ortak düşmanlarla mücadele ederlerken öte yandan birbirlerini yok etmeye dönük hamleler için malzeme biriktirmişler.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu malzemelerin kullanılacağı günün yaklaştığı, kanalizasyondaki pis kokunun uzun süredir dışarıya yayılmasından belliydi. Medya köşelerinden yapılan tehditler, el altından yapılan tasfiyeler, zaman zaman sızdırılan telefon konuşmaları, hukuksuzluk üzerine kurulu polis-yargı operasyonlarının, ortak düşmanlardan sonra iktidar bileşenlerini hedef alması yaşanacakların işaretiydi.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;SADECE DEVLETİN SAHİBİ KİM OLACAK DİYE SAVAŞILIYOR&quot;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ortalıkta yok edilecek düşman kalmadığına kanaat getirince, devletin sahibinin kim olacağı kavgasına tutuşarak birbirlerini hedef aldılar. Evet ortalığı pislik götürdü, götürüyor. Görünen o ki bir süre daha böyle olacak. Dinin, etik değerlerin alet edildiği bu savaşta tarafların ihtiyaçlarını karşılayan yalanlar, tarafları nezdinde gerçeklerden daha itibarlı. Bu yüzden yapılan savunmalara kimse aldanmasın. Bu savaş, ne demokrasi ve temiz toplum ne de birilerinin iddia ettiği gibi barış ya da sivilleşme için yaşanıyor. Sadece devletin sahibi kim olacak diye savaşılıyor.”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu satırlar yayımlandıktan sonra, AKP ve Gülen Cemaati arasındaki savaş daha da şiddetlendi. 2007’deki Ergenekon soruşturmalarıyla başlayan sahte bir tarih yazımı sürecinin iktidar ve suç ortaklarının devletin ve ülkenin yağmalanmasında kimin daha çok pay alacağıyla ilgili savaş bir darbe kalkışmasına kadar uzandı. 15 Temmuz 2016’da 250 insanın katledildiği kanlı bir kalkışma yaşandı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tek failinin Gülen Cemaati olduğuna inanmamız istenen bu kalkışmanın hükümet tarafından önceden bilindiğine yönelik ciddi kuşkular var. Üzerinden bir yıl geçtiği ve çok sayıda soruşturma açılmasına rağmen kuşkular azalmak yerine giderek arttı. İhtiyaç duyulan ‘Kontrollü Kaos’ için yol verildiği zannına kapılmamıza neden olan birçok emaresiyle karanlıkta kalması istenen 15 Temmuz Darbesi son 10 yıla yayılan sahte tarih yazımının da en önemli kilometre taşı oldu. İçinde sıklıkla geçen “demokratikleşme-sivilleşme” sözcükleriyle, yalanlarla kurgulanmış bu sahteliğin tek gerçeği ise darbecilerin katlettiği insanlar oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;KONTROLLÜ KAOS&quot; DEMEMİZ BOŞA DEĞİL&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbenin karanlıkta bırakılmak istenen yanlarına dair sorular sormamız, ‘Kontrollü Kaos’ dememiz boşa değil. Kalkışmanın hedefindeki kişi Recep Tayyip Erdoğan henüz ülke kan gölünün ortasındayken niyetini açık eden cümleyi ağzından kaçırmış, “Bu darbe bize Allah’ın bir lütfudur” demişti. Lütuf denilerek kastedilenin ne olduğunu hep birlikte gördük, yaşadık, yaşıyoruz. Hakikati dile getirenlerin, suç düzenine itiraz edenlerin, gasp edilen haklarını talep edenlerin seslerinin kısılıp boğulmaya çalışıldığı ve giderek koyulaşan karanlık günlerden geçiyoruz. Kısaca özetlemekte fayda var.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbe engellenmesine engellendi ama ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile temel hak ve özgürlüklerin tümü askıya alındı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Onbinlerce insan ‘Darbecilik-FETÖ’cülük’ suçlamasıyla gözaltına alındı, 50 binden fazlası tutuklandı. İşkencelerden geçirilenler oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) devletin ve toplumun Türk-İslamcı bir biçimde dizaynına hız verildi. ‘Bizden olanlar - olmayanlar’ ayrımının tek ölçüt kabul edildiği kuşkularını haklı çıkaran uygulamalarla kamudan tasfiyeler başlatıldı. 110 binden fazla kamu görevlisi ihraç edildi. Güvenlik, yargı, eğitim gibi devletin temel organları başta olmak üzere kamuda doğan boşluk liyakatin değil biat etmenin temel alınmasıyla AKP kadrolarınca dolduruldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yıllarca öğrenci yetiştirmiş bilim insanları, öğretmenler bir anda ‘terörist’ olduklarına hükmedilerek işsiz bırakıldılar. Hakkı olanı geri almak için mücadelesini açlık greviyle sürdürenlere dahi yanıt hapishane oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Fiili olarak ortadan kalkmış olan güçler ayrılığı prensibini resmi olarak da ortadan kaldıracak düzenlemelerin yolu OHAL koşullarında, sandık güvenliği olmadan yapılan şaibeli bir referandumla açıldı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Türkiye’de her zaman sorunlu olan, istisnai örneklerle varlığını kanıtlamaya çalışan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, kendilerini iktidarın menfaatlerine memur tayin eden hakim-savcılar eliyle tamamen ortadan kalktı. Tutuklama terörüyle gasp edilen kişi özgürlüğünün ihlali, geçerli 6 milyon oy sahibinin iradesini temsil eden Meclis’in üçüncü büyük partisine de uzandı. HDP’nin eş genel başkanları, milletvekilleri ve yine seçilerek göreve gelmiş birçok belediye başkanı esir edildi. Ve hatta bu tutuklamaların yolunu açan düzenlenmeyi “teröristleri koruyorlar” tezviratı yapılacak korkusuyla onaylayan ana muhalefet partisi CHP’nin bir vekiline kadar vardı tutuklamalar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir çok sivil toplum örgütü kapatıldı. Hak savunucuları tutuklandı. Onlarca şirkete el konuldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbenin engellenip demokrasinin taçlandırıldığı söylenen ülkede yazılı, görsel, işitsel yayın yapan onlarca medya organı kapatıldı. Soruşturma, dava, tutuklama tehditleri ve ekonomik baskılara rağmen hâlâ direnmeye çalışan birkaç gazete ve bir avuç gazeteciyi saymazsak hakikati perdelemeden yayın yapan tek bir medya organı ve gazeteci kalmadı. 150’den fazla gazeteci de hapislere tıkılınca Türkiye yeniden ‘dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi’ ünvanına kavuştu. Öyle ki; Türkiye tek başına, diğer bütün ülkelerin hapishanelerinde tutulan gazetecilerin toplamından daha fazla esire sahip konumunda.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;HAPİSTE OLMADIĞI HALDE TUTUKLU OLAN GAZETECİLER&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hapiste olmadığı halde tutuklu bulunan, yani sansür ve otosansür kıskacındaki gazetecileri de listeye eklediğimizde tablo daha da karamsar bir hal alıyor. Sansürün koyu gölgesi nedeniyle farklı sermaye gruplarının sahipliğinde yayın yapan çok sayıda medya organı bulunmasına rağmen tek sesli yayıncılık anlayışı tüm ülkeye hakim olmuş durumda.&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Erdoğan uykusunda konuşsa canlı yayın yapmak zorunda olan televizyon kanallarında, iktidar komiserleri olmadan siyasal program yapmak da yasak.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Medyanın durumu böyle olunca, siyasal eleştiri mecrası olarak sadece sosyal medya araçları kalmış oldu. Eğer erişim engellenmemişse, eğer internet devlet sansürüyle kesilmemişse, eğer AKP’nin kadrolu internet trolleri ve muhbir vatandaşlarının ve savcılarının hoşuna gitmeyecek şeyler yazmamışsanız eleştiri hakkınızı kullanmanın önünde bir engel yok. Ancak, bu hakkınızı kullandığınızı için tutuklanmayacağınızın garantisi de yok.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;15 TEMMUZ&#39;DA DARBE ENGELENDİ AMA CUNTA İKTİDAR OLDU&quot;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Engellenmiş bir darbe kalkışması sonrasında memleketin içerisinde bulunduğu karamsar tablonun kısa özeti böyle. Aslında bu kadar laf kalabalığını tek bir cümleye sığdırmak da mümkün:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;15 Temmuz’da darbe engellendi ama cunta iktidar oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbe kalkışmasından sonra hazırlanan iddianamelerde Gülen Cemaati’nin amacı şöyle anlatılıyor:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;“Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm Anayasal kurumları olan Yasama, Yürütme ve Yargı erklerini ele geçirmek ve bu süreç tamamlandıktan sonra devleti, toplumu ve fertleri FETÖ’nün ideolojisi doğrultusunda yeniden dizayn ederek; oligarşik özellikler taşıyan bir zümre eliyle ekonomik, toplumsal ve siyasi gücü yönetmek.”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir lütuf olarak görülen kanlı bir kalkışmadan bugüne uzanan süreçte ortaya çıkan, biraz önce özetlediğimiz tabloya baktığımızda, iddianamelerde anlatılan bu amacın gerçekleşmediğini kim söyleyebilir?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Türkiye Cumhuriyeti devletinin tüm Anayasal kurumları olan Yasama, Yürütme ve Yargı erkleri ele geçirilmedi mi?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;OHAL ve KHK’ler aracılığıyla devleti, toplumu ve fertleri kendi ideolojileri ve menfaatleri doğrultusunda dizayn etmeye çalışmıyorlar mı?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Devleti ve ülkenin kaynaklarını talan etme niyet ve kararlılığında, oligarşik özellikler taşıyan bir zümre eliyle ekonomik, toplumsal ve siyasi gücü yönetmeye çalışmıyorlar mı?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İşte bu nedenlerle Gülen Cemaati’nin en büyük yenilgisi olan 15 Temmuz Kalkışması, aynı zamanda en büyük zaferidir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Çünkü, Fethullah Gülen’in idealize ettiği devlet, toplum ve fert modeli 15 Temmuz kalkışması sonrasında hayata geçirilmiş oldu. İnşa süreci hızla devam eden ve demokrasinin yanında yer alan herkesin karşı çıkması gereken sistem kimin elinde olursa olsun, patenti Fethullah Gülen’dedir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tam da bu nedenle Fethullah Gülen ve cemaati ne istediyse, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti vermiştir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şimdiyse, kanlı bir kalkışmanın ardındaki güçlerden birisi olduğu kuşku götürmez bir gerçek olan Gülen Cemaati’nin, FETÖ diye anılan bir canavara dönüşmesinde hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davranıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Suçlu olduklarını söylemeyelim, gerçekleri anlatmayalım istiyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbecilerce katledilenlerin kanlarını ucuz ve sığ bir siyasetin demagoji malzemesi yapıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Çünkü gücü elinde tutanların tek bir amacı var: Totaliter iktidarlarını her ne olursa olsun sürdürmek.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve bunun için her türlü kötülüğü yapacak, herkesten vazgeçebilecek bir ruh halinde olacaklar. Uzun iktidar yolculukları, birlikte yola çıktıklarından birer birer vazgeçtiklerinin örnekleriyle dolu bir tarihi barındırıyor. İşlerinin bittiğini düşündüklerini, kullanım süresi dolanları, ihtiyaç kalmayanları geride bırakıp yollarına devam ettiler. Destekçilerinden, işbirlikçilerinden, suç ortaklarından ve hatta dava arkadaşlarından vazgeçtiler. Elbette kalanlara da, saflarına ekledikleri yeni kullanışlılara da sıra gelecek.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;KORKACAĞIMIZI, SUSACAĞIMIZI SANIYORLAR&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Medyanın neredeyse tamamını iktidarlarının borazanı haline getirenler, suçlarını ve kötü niyetlerini ortaya koymakta diretenleri ise hapsederek susturmaya çalışıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Korkacağımızı, susacağımızı sanıyorlar. Bir kez daha yanıldıklarını göstermek için anlatmaya devam edelim…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;45 yıllık geçmişi bulunan Gülen Cemaati’nin, ilk 30 yılda tamamladığı devlet içindeki yatay örgütlenmesinin dikey bir gelişim seyri izlemesi ise son 15 yılda tamamlandı. İktidarına gayrı resmi ortak olduğu AKP hükümetinin sağladığı olanaklarla Gülen Cemaati’nin, adeta devleti kendisine paralel hale getirmek için önünde engel kalmadı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Cemaat, polis ve yargı teşkilatları ile ordudaki operasyonel birimlerde hayli güç biriktirmişti. AKP iktidarıyla birlikte stratejik mevki ve makamlara yerleşmek de zor olmadı. Sonrasında ise, ele geçirilmesi planlanan resmi ya da sivil tüm alanlardaki alternatif ve rakip olabilecek aktör, kişi ve kurumlar tasfiye edilerek, kendilerinin önceliklerini belirleyen bir nüfuz alanına kavuşmuş oldular.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Doğru ifadesiyle söylersek, Gülen Cemaati’nin devlet ve toplum için en tehlikeli hale gelecek güce erişmesinin en büyük sorumlusu, “Ne istedilerse veren” ve “yaptığı yardımlar için af dileyerek” suçunu da itiraf eden Recep Tayyip Erdoğan ve 15 yıldır tek başına iktidar olan AKP’dir. Dolayısıyla 15 Temmuz kalkışmasının da sorumluları arasındadırlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Birkaç somut örnekle açıklayacağım ancak öncesinde bir anımsatmada bulunmakta yarar var.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ergenekon ile başlayıp Balyoz, Askeri Casusluk ve başka birkaç soruşturma ile sürdürülen bir dizi kumpas davasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisinden Gülen Cemaati mensubu olmayan çok sayıda subay tasfiye edildi. Tutuklanmaktan kurtulanların terfileri bile çeşitli haysiyet cellatlıklarıyla engellendi.&lt;br /&gt;O dönemde başbakan olan Erdoğan, kendisini bu davaların savcısı olarak ilan etmişti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AKP hükümeti de siyasal onay makamı olarak bir yandan hukuksuzluklara suç ortaklığı yaparken, öte yandan kumpasların faillerine yönelik eleştiri ve suçlamalara karşı da kendini siper etmişti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şimdiyse, o dönemin suç ve günahlarının tüm yükünü Gülen Cemaati’nin sırtına yükleyerek kendi rollerini ve suçlarını gizlemeye çalışıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;O dönemde cemaatin komplolarıyla hapsedilen, AKP-Cemaat ortaklığının medyadaki tetikçileri tarafından infaz edilmeye çalışılan çok sayıda kişi vardı. Bu kişilerden, aralarında gazetecilerin de olduğu bazılarının, AKP’nin suçlarının gizlenmesinin kolaylaştırıcısı/ortağı haline geldiğini, hatta bu dönemin haysiyet celladı olarak sahnede bulunduklarını da belirtmeden geçmeyelim.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Konumuza dönersek, Gülen Cemaati söz konusu kumpas davalarıyla TSK’deki terfi listesi ve sırasını menfaatleri ve amaçları doğrultusunda şekillendirerek kendi mensuplarının önünü açmış oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;TSK&#39;DEKİ TASFİYEDE CEMAATİN YARDIMINA KOŞAN YİNE AKP OLDU, HEM DE ARALARINDAKİ SAVAŞ SÜRERKEN&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TSK’de Cemaat mensubu olmayan subaylar elbette bu davalarla saf dışı bırakılanlardan ibaret değildi. Kalanların saf dışı edilmesi için Cemaat’in yardımına koşan yine AKP hükümeti oldu. Hem de aralarındaki savaş sürerken.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bakalım neler olmuş…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;2012 Mayıs’ında yapılan yasal değişiklikle, askeri personelin 15 yıllık mecburi hizmet süresi 10 yıla indirilmişti. Cemaat böylece, kendilerinden olmayan subaylardan bazılarının ordudan ayrılacağını hesaplıyordu. Öyle de oldu. Kumpas davalarıyla yaratılan korku iklimi ve TSK’nin yaşadığı itibar kaybı nedeniyle istifalar yaşandı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu ilk yasal değişiklikten sonra gerçekleşen önemli bazı düzenlemeler ise ilginç bir şekilde AKP ve Cemaat arasındaki savaş başladıktan sonra yapılmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AKP ve Gülen Cemaati arasındaki savaşı bir meydan muharebesine çeviren ve aralarındaki ilişkiyi onarılamaz biçimde koparan 17/25 Aralık 2013’teki yolsuzluk soruşturmalarıydı. Suriye iç savaşında rejim karşıtı olarak çarpışan bazı selefi cihatçı gruplara silah ve mühimmat yardımı yapıldığını kanıtlayan MİT TIR’ları operasyonları da bu süreçte gerçekleştirilmişti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İşte ilişkilerin böylesine kopuk olduğu bir dönemde bazı AKP milletvekillerinin talep, öneri ve oylarıyla gerçekleşen yasal değişiklerle TBMM’de askerlikle ilgili bazı düzenlemeler yapıldı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İlkin 11 Şubat 2014’te Meclis’in çoğunluk gücü olan AKP’nin benimsemesiyle yapılan düzenleme ile TSK’de terfiler 1 yıl öne çekildi. Böylece aralarında çok sayıda Cemaat mensubu olan 4 yıllık albaylar ve 3 yıllık generaller de terfi kapsamında Yüksek Askeri Şura’ya (YAŞ) dâhil edilmiş oldu. Düzenlemeyle aynı zamanda, Cemaat mensubu olmayan ve YAŞ kararlarında terfi alamayan generaller de bu şekilde emekli edilerek TSK dışına çıkarılmış olacaktı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İkinci değişiklik 2 ay sonra gerçekleşti. 12 Nisan 2014’te yürürlüğe giren TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği’yle ordudan ihraçları değerlendirmek üzere yeni Yüksek Disiplin Kurulları oluşturuldu. Bu kurulların çalışma esaslarını belirleyen Subay Sicil Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, irticai faaliyetler nedeniyle TSK’den ihraçların önünü kesiyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir diğer değişiklik 37 AKP’li vekil tarafından 30 Aralık 2015’te Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Bu kanun değişikliğiyle, albaylıktan generalliğe terfi için bekleme süresi 4 yıla indirilmiş oluyordu. Bu şekilde, Cemaat mensubu olan ancak terfi sırası gelmemiş albayların general olmasının da yolu açılmış oldu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Son değişiklik 6722 sayılı TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’du.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1988 ve daha önceki yıllarda Harp Okullarından mezun olmuş subaylar, Gülen Cemaati’nin örgütlüğünün en zayıf olduğu gruplardı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Sözkonusu yasa değişikliği de, orduda hizmet süresini 28 yıla indiren düzenlemeler öngörüyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Böylece Cemaat, kendisinden olmayan subayları en çok syıda bulunduğu üç devreyi birden topluca emekli ederek TSK dışına çıkarmış olacaktı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;15 Temmuz darbesi girişiminin en önemli aktörleri oldukları öne sürülen generaller Mehmet Dişli ve Mehmet Partigöç’ün hazırladığı bu tasarının, bir madde hariç tümünün, yasa kabul edilir edilmez yürürlüğe girmesi öngörülüyordu. 2016 Ağustos Şurası’ndan sonra yürürlüğe girmesi öngörülen ise, Cemaat’in en az örgütlü olduğu 1988 ve önceki yıllardaki mezunları kapsayan üç devrenin birden toplu olarak emekli edilmesiyle ilgili maddeydi. 23 Haziran 2016 gecesi, tasarının Meclis’teki görüşmeleri sırasında AKP Grubu’nun verdiği bir önergeyle, o maddenin de kanun çıktığı anda yürürlüğe girmesi sağlandı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;1985-2003 ARASI 400 PERSONEL TSK&#39;DEN İHRAÇ EDİLDİ, AKP DÖNEMİNDE TEK BİR İHRAÇ OLMADI&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AKP hükümetinin sınırsız desteğiyle yürütülen kumpas davaları ve yine hükümet eliyle yapılan yasal düzenlemelerle Gülen Cemaati’nin TSK içinde hedeflediği tasfiyeler büyük oranda gerçekleşmiş oldu. Bunların ne anlama geldiğini de 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkan tablo gösterdi.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;CHP’nin hazırladığı, “Öngörülen, Önlenmeyen ve Sonuçları Kullanılan Kontrollü Darbe” başlığını taşıyan, TBMM 15 Temmuz Darbesini Araştırma Komisyonu’nun raporuna yönelik muhalefet şerhini içeren raporundan yapacağım alıntı söylemeye çalıştığımı daha anlamlı kılacak.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Raporda yer alan bilgilere göre, kumpas davalarından sonraya rastgelen 2011, 2012 ve 2013 yıllarındaki YAŞ kararlarıyla terfi eden generallerin neredeyse tamamı FETÖ üyesi olmakla suçlanıyorlar. Biraz önce anlattığım AKP hükümetinin yaptığı yasal düzenleme ve değişikliklerden sonraki döneme rastgelen 2014 ve 2015 yıllarındaki YAŞ kararlarıyla albaylıktan generalliğe terfi edenlerin de yüzde 80’ine aynı suçlama yöneltilmiş.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu arada 1985’ten AKP’nin iktidara geldiği 2003’e kadar Gülen Cemaati mensubu oldukları iddiasıyla toplamda 400 personelin TSK’den ihraç edildiğini, ancak 2003’ten darbe kalkışmasının yaşandığı tarihe kadar ise herhangi bir ihraç yaşanmadığını vurgulamakta yarar var.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Uygulanmayan 2004 Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarından da bahsettikten sonra Gülen Cemaati’nin darbe kalkışmasına girişecek kadar TSK içinde böylesine etkili bir güce ulaşmasında AKP hükümetinin azımsanmayacak katkılarını anlatmaya çalıştığım bu bölümü bitireceğim.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;25 Ağustos 2004’deki MGK toplantısı yapıldığında AKP iktidardaki ikinci yılını doldurmak üzereydi. Bildiğiniz gibi MGK, en üst düzeyde asker ve sivil yöneticilerin bir araya gelerek, kurula adını veren milli güvenlik konularının görüşüldüğü, tavsiye niteliğinde kararların alındığı bir toplantıdır. Kararları da mutlaka gizli tutulur.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ancak 2004 MGK kararları birkaç yıldır biliniyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bugünkü Türkiye’nin inşası sürecine yaptığı katkılarla maruf Taraf gazetesinde 28 Kasım 2013’de manşetten yayımlandı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AKP-Cemaat savaşının ilk dönemlerinde yayımlanan ve çatışmaların daha da şiddetleneceğinin işaret fişeği olan bu haberle birlikte öğrendik MGK toplantısının kararlarını.&lt;br /&gt;15 Temmuz darbe girişiminden 12 yıl önce yapılan bu MGK toplantısının konusu, Gülen Cemaati’nin gelecekte yaratacağı tehlikeye işaret ediyormuş. Bu nedenle toplantıda, “Fethullah Gülen Grubunun Faaliyetlerine Karşı Alınması Gereken Tedbirler” başlığıyla, Cemaat’e karşı bir eylem planı hazırlanması tavsiye kararı olarak dönemin TSK yönetimi tarafından AKP hükümetine bildirilmişti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve 5 ayrı bakanın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve MGK’nin diğer asker üyeleri olan kuvvet komutanları Aytaç Yalman, Özden Örnek, İbrahim Fırtına ve Şener Eruygur tavsiye kararının altındaki imzaların sahipleriydi.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;GÜLEN CEMAATİ BİZZAT AKP TARAFINDAN TEHDİT LİSTESİNDEN ÇIKARILDI&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Önerinin sahibi olan TSK, karar uyarınca oluşturulacak eylem planı çerçevesinde Gülen Cemaati’nin yurt içi ve dışındaki faaliyetlerinin hassasiyetle takip edilerek, ileride yaratabileceği tehlikelere karşı radikal tedbirler alınmasını öneriyordu. Bu tavsiye kararlarında imzası bulunan komutanlardan üçünün kumpas davalarında tutuklandığını anımsatıp hükümetin neler yaptığını anlatarak devam edelim.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Haberin Taraf Gazetesi’nde yayımlanmasından sonra AKP’nin de seçmen tabanını oluşturan muhafazakar kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine hükümetten peş peşe açıklamalar yapıldı. Açıklamaların ortak noktası; kararların tavsiye niteliğinde olduğu ve hükümetçe yok sayılarak hiçbir zaman uygulanmadığıydı. Dönemin Başbakan Başdanışmanı olan Yalçın Akdoğan twitter hesabından, “2004’teki MGK kararı hükümet tarafınan yok hükmünde kabul edilmiş, hiçbir bakanlar kurulu kararı alınmamış, hiçbir işlem yapılmamıştır” açıklamasını yapmıştı. Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da “10 yılda MGK’de kabul edilen hiçbir şey hayata geçirilmediği gibi biz; dindarları, dini grupları mağdur edecek hiçbir şeyi hayata geçirmedik. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin işlevselliğini biz ortadan kaldırdık” demişti. Arınç’ın açıklamasında, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne vurgu yapılması da önemli. Zira, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, devletin iç ve dış tehdit olarak belirlediği grupları tanımlar. Gülen Cemaati de 2010 yılına dek bu belgede, devlet güvenliğine yönelik iç tehdit grupları arasında sayılıyordu. Ancak, Arınç’ın da vurguladığı üzere Gülen Cemaati, bizzat AKP hükümeti tarafından tehdit listesinden çıkarıldı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, 2004 MGK kararlarının uygulanmaması üzerine bakın nasıl bir tespitte bulunmuş: “İfade edilen çeşitli saiklere rağmen 2004 MGK kararının, siyasi ve hukuki yönlerden zamanın iktidarınca tedbirler yönünden değerlendirilmeyişi, Gülen Cemaati’nin sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’ni değil, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve kurumlarını da işgal etme sürecine ivme kazandırmıştır.”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;HAYIR KANDIRILMADINIZ, AKSİNE BİZİ KANDIRAMYA ÇALIŞTINIZ&quot;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;MİT’te üst düzey yöneticilik yapmış olan Öneş’in devletin dinci bir örgüt tarafından işgal edilmesi sürecinin önemli sorumlularından biri olarak AKP hükümetini işaret ettiği açıklaması böyle. AKP hükümetinin konuyla ilgili yaptığı ve bir suç itirafı olan açıklamaları da ortada.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Cemaat kendilerini hedef alana dek uyarı ve eleştirileri dinlemeyip, devleti tüm kurumlarıyla birlikte bu çeteye teslim eden, suçlarına ortaklık yapanlar şimdi “kandırıldıklarına” inanmamızı istiyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hayır kandırılmadınız. Aksine, birlikte kandırmaya çalıştınız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yıllardır bunu söylememize rağmen,Cumhuriyet Gazetesi’nden örgüt, bizlerden FETÖ’cü çıkarmak için beyhude bir çabaya girişen Türkiye yargısının “kandırıldık” açıklamasını yeterli görerek şüpheliler hakkında herhangi bir soruşturma açmadığını da belirtelim.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şimdi yargının AKP eliyle Cemaat’e nasıl teslim edildiğine bir göz atalım. CHP’nin 15 Temmuz kalkışmasıyla ilgili hazırladığı raporundan yine bir alıntı yapacağım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbe girişimi sonrasında, Gülen Cemaati’nin hatırı sayılır bir ağırlığı olan yargı teşkilatından birkaç bin hakim-savcı “FETÖ’cü oldukları” gerekçesiyle ihraç edildi. Birçoğu tutuklandı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;CHP’nin raporu, ihraç edilen yargı mensuplarının kadrolaşmalarına dair çarpıcı tespitler içeriyor. Raporda darbe sonrasında KHK’lerle ihraç edilen yargı mensupları arasında kıdemi en eski olanın 1980’de mesleğe girdiği belirtiliyor. 1980’den AKP’nin iktidara geldiği 2002’ye kadar, farklı hükümetler tarafından toplamda 7 bin 672 hakim ve savcının ataması yapılmış. Bunlar arasından darbe kalkışması sonrasında ihraç edilenlerin sayısı bin 210 kişi. Oransal olarak ifade edersek, 23 yıllık bir süreç içinde göreve başlayan yargı mensupları arasında FETÖ bağlantısı olduğu iddiasıyla ihraç edilenlerin oranı yaklaşık yüzde 16.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şimdi bir de AKP’nin iktidar olmasından sonraki dönemlere bakalım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Raporda 2003-2010 yılları arası ilk AKP Dönemi olarak adlandırılmış. Bu dönemde ataması yapılan 3 bin 637 hakim-savcıdan ihraç edilenlerin sayısı bin 255 kişi. Oransal ifadeyle, toplam atamalar içinde ihraç edilenlerin payı yaklaşık yüzde 35 olan bu dönemin adalet bakanları ise Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin ve Sadullah Ergin.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yargıdaki vesayete son verdiği demogojisi yapılan 2010 Anayasa Referandumu sonrası ile AKP’ye yönelik yolsuzluk soruşturmalarının yapıldığı 17/25 Aralık 2013 tarihleri arası ise raporda ikinci AKP Dönemi olarak incelenmiş. Bu dönemin adalet bakanları ise yine Sadullah Ergin ve Bekir Bozdağ. Bu iki bakanın döneminde ataması yapılan 2 bin 876 hakim/savcıdan bin 192 kişi ihraç listelerine girmiş. İhraçların toplam atamalar içindeki payı ise yaklaşık yüzde 42.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AKP’nin Cemaat’le ortaklığının sona ermesinden sonraki , 2014’den 15 Temmuz 2016 darbesine kadar geçen süre ise üçüncü AKP Dönemi başlığı ile ele alınmış. Adalet Bakanı ise yine Bekir Bozdağ. AKP – Cemaat savaşının şiddetlenmesi nedeniyle bu dönemdeki yargı atamalarında Cemaat payında belli bir düşüş göze çarpıyor. Atanan 2 bin 281 Hakim-savcıdan 582’si ihraç edilmiş. Yani yaklaşık yüzde 26’sı.&lt;br /&gt;AKP’nin bu üç dönemine dair toplam sayıları kıyaslamalı olarak verirsek; 1980-2002 arasındaki 23 yılda yargıdaki Cemaat kadrolaşması yaklaşık yüzde 16’iken, AKP’nin kesintisiz olarak hükümet olduğu 2003-2016 arasındaki 14 yılda ise bu oran yüzde 35 olmuş. Bu 14 yılda ataması AKP tarafından yapılan 8 bin 794 hakim-savcıdan 3 bin 29’u ihraç edilmiş. Oransal ifadesiyle toplam atamalar içinde FETÖ bağlantısı nedeniyle ihraç edilen yargı mensubu yüzde 35 olmuş.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AKP hükümetinin kendisini suçtan muaf tutmak için sığ bir kurnazlık örneğiyle, FETÖ adına yürütülen soruşturmalarda milat olarak kabul ettiği 17/25 Aralık 2013 sonrasındaki döneme ilişkin ihraç oranları bile 1980-2002 arasındaki dönem ortalamasının üzerindedir. Geçen haftaya kadar Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ’a ayrıca bir parantez açarak bu konuya nokta koyalım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bekir Bozdağ, AKP hükümetinin 14 yıllık iktidarında Adalet Bakanı olarak görev yapan 4 isimden biri. 24 Mart 2011’de Meclis’te yaptığı konuşmada Fethullah Gülen’den “Bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymet, bilge bir insandır. Herşeyi açıktır” diye bahseden Bozdağ, 9 Haziran 2012’de de “Muhterem Hoca Efendiye Antalya’dan selamlarımı iletiyorum” mesajını kişisel twitter hesabından paylaşan kişidir. 15 Şubat 2012’de de CNNTURK televizyon kanalında katıldığı bir programda, “Yargıda cemaat örgütlenmesi var mı?” sorusunu “böyle bir şey mümkün olmaz” diyerek yanıtlayan da Bekir Bozdağ’dır. Cemaat ile aralarındaki savaşın başlangıç zamanlarında, 15 Ağustos 2013’te, “Cemaat’le AKP arasında bir fitne ateşi yakmayı başaramayacaklardır” şeklindeki twitter mesajının sahibi de Bekir Bozdağ’dır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yargıda Cemaat’in örgütlenmesi olduğuna yönelik iddialara “mümkün değil” yanıtını vermiş olan Bekir Bozdağ’ın 2013’ten günümüze kadar uzanan bir Adalet Bakanlığı serüveni var. Bu 4 yılda 15 Temmuz darbesine gelene kadar Bozdağ, toplam 3 bin 614 hakim-savcı ataması yapmış. Yani AKP’nin 14 yıllık iktidarında gerçekleştirilen toplam 8 bin 794 atamanın yüzde 41’ini Bakan Bozdağ 4 yılda yapmış. Yargıda Cemaat örgütlenmesini mümkün görmeyen Bozdağ’ın atamasını yaptığı hakim-savcılardan bin 228’i, yani yaklaşık yüzde 34’ü FETÖ’cü oldukları iddiasıyla ihraç edilmiş. Bu sayı ve oranların bize söylediği şudur:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bekir Bozdağ, yargının Cemaat’e teslim edilmesinin baş sorumlularından birisidir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ancak bizler FETÖ’cü suçlamasıyla hapsedilmişken, Bekir Bozdağ görevinin değiştirilesine karar verildiği geçen haftaya kadar Adalet Bakanı sıfatıyla Hakim-Savcılar Kurulu’nun başındaki kişi olarak, kendisi tarafından ataması yapılan yargı mensuplarının teşkilattan ihraçlarını yönetiyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;MİT&#39;E SIZDILAR&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;15 Temmuz darbesini saatler önce haber aldığı halde kanlı kalkışmayı engelle(ye)meyen Hakan Fidan’ın müsteşarı olduğu Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) durum ne imiş ona da bakalım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Meclis 15 Temmuz Darbesini Araştırma Komisyonu’na ifade veren isimlerden birisi de bir önceki MİT Müsteşarı olan Emre Taner’di.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İfadesinde, görev yaptığı 2005-2010 yılları arasındaki dönemi kast ederek şunları söyledi emekli Müsteşar Taner:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;“Benim çalıştığım dönemde MİT’e FETÖ’nün sızması sıfıra yakındır. İstemezseniz almazsınız. İyi incelersiniz almazsınız. Ondan sonrasını bilemem. Daha sonraki yönetim cevaplayacaktır. Şimdi, ‘70-80 kişi MİT’ten FETÖ bağlantılı diye ayrıldı’ dendiği zaman dahi yadırgamamak mümkün değildir. Geçmiş döneme ait değildir. Belki 2,3,5 kişi olabilir. Ona bir itirazımız yok. Ama son dönemde bu girmelerin daha rahat ve net olduğuna dair bir izlenim vardır. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. MİT, devlet kurumları içerisinde FETÖ anlamında ve diğer yıkıcı örgütler anlamında en temiz kalmış örgüttür.”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Cemaat’in MİT’e sızmaları konusunda açık bir biçimde Hakan Fidan’ı suçlayan eski müsteşar Taner’in, MİT’in FETÖ bağlamında “en temiz kalmış örgüt” olduğu düşüncesi ne kadar doğruyu yansıtıyor bakalım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Meclis 15 Temmuz Komisyonu’na ifade vermeye dahi gitmeyen ya da gitmesine izin verilmeyen MİT Müsteşarı Hakan Fidan, talep üzerine, MİT’teki FETÖ bağlantılı personelle ilgili bir rapor gönderdi. Cemaat kumpasıyla, Ergenekoncu olduğumuz yalanıyla tutuklanıp birlikte hapsedildiğim “eski örgüt arkadaşım” gazeteci Müyesser Yıldız, Oda TV isimli haber portalında bu raporun içeriğini anlatmış.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;MİT’in raporuna göre; 17 Aralık 2013’ten 15 Temmuz 2016’ya kadar olan 2,5 yıllık dönemde 181, darbe kalkışmasından sonraysa 377 personel hakkında işlem yapılmış. Yani, “devletin temiz kaldığı” iddia edilen kurumunda toplam 558 personelin FETÖ bağlantısı tespit edilmiş. Bunlardan 167’si kamu görevinden çıkarılmış. Sözleşme feshi ya da istifa gibi nedenlerle de 70’inin teşkilatla ilişiği kesilmiş. TSK/Emniyet personeli olan 272’sinin geçici görevlendirilmesi de sonlandırılmış. Toplamda 509 MİT personelinin teşkilatla ilişiği kesilmiş, kalan 49 personelle ilgili çeşitli işlemler sürerken, 5 kişinin de göreve iade edildiği belirtilmiş. Bahsedilen 558 personelden kaçının, Hakan Fidan’ın müsteşar olarak atandığı 2010’dan sonra MİT’te göreve başlayıp başlamadığına ilişkin bir bilgi yok. Ancak, eski müsteşar Emre Taner’in, Cemaat’in MİT’e yönelik sızmalarıyla ilgili halefi, müsteşar Hakan Fidan’ı suçladığını bir kez daha anımsatalım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hakan Fidan’a yönelik suçlama ya da kuşkularını dile getiren sadece eski müsteşar da değil. Başbakan Binali Yıldırım da kuşkularını dile getirenlerden biri.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Anlatalım...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İhbarcı Binbaşı O.K.’nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada verdiği ifadesinde, 15 Temmuz 2016 günü saat 14:00’de MİT’e giderek darbe yapılacağını söylediğini artık hepimiz biliyoruz. Ancak MİT Müsteşarı Hakan Fidan, yapılan ihbarın darbe kalkışması olmadığını ısrarla söylemeye devam ediyor. Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar da, Müsteşar’ın karargaha gelerek, MİT’e bir hava operasyonu yapılarak kendisinin kaçırılmasına yönelik bir plandan bahsettiğini söyleyerek Hakan Fidan’ı doğrulayan bir ifade vermişti. Orgeneral Akar, her ne kadar “Daha büyük bir planın parçası olduğunu değerlendirdik” dese de, MİT’e ihbar yapılmasından yaklaşık 7 saat sonra tanklar sokağa indi. Savaş jetleri Meclis’i bombaladı. Her ne kadar başarısız kılınmış olsa da 250 kişi darbecilerce katledildi. Çünkü, savaş helikopterleriyle MİT’e askeri operasyon düzenlenip Müsteşar Hakan Fidan’ın kaçırılmak istendiği planın, bir darbe kalkışmasının parçası olduğunu anlamamışlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ya da bizi inandırmak istedikleri bu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şimdi biz bunları, kuşkularımızı söyleyip, yazdığımız için hapisteyiz. Ama böyle bir planı, bir darbe kalkışmasının parçası olduğunu anlayabilecek kapasitede olmadıklarını itiraf edenler, orduyu ve MİT’i yönetmeye devam ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbe kalkışması başladıktan sonra birkaç saat süreyle, Hakan Fidan’a kimsenin ulaşamadığını biliyoruz. Üstelik, Müsteşar Fidan’ın ne Başbakan Binali Yıldırım’ı ne de kendisine “Sır Küpüm” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı darbe ihtimaline karşı neden bilgilendirmediği de sırrını koruyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;2 Ağustos 2016 gecesi, CNNTürk ve Kanal-D televizyon kanallarının ortak yayınına konuk olan Başbakan Binali Yıldırım, “MİT Müsteşarına bana neden haber vermediğini sordum. ‘Başbakanın, Cumhurbaşkanının haberi yok. Nasıl olur? dedim.’ Genelkurmay Başkanına söylemeniz doğal ama Başbakana da söylemeniz gerekirdi’ dedim. Cevap veremedi” demişti. Yani Başbakan da darbe kalkışmasında MİT’in sadece istihbarat zaafiyeti yaşamadığının altını çiziyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Başbakan da Yıldırım, kalkışmadan 1 yıl sonra, kendisiyle yapılan söyleşide kuşkularımızı arttıran bir bilgiyi satır aralarına sıkıştırıyordu. Hürriyet gazetesinin “15 Temmuz Yıldönümü” ekinde Fikret Bila’nın Başbakan Yıldırım’la yapılmış bir söyleşisi yayımlandı. Söyleşide Yıldırım, Ankara ve İstanbul emniyetiyle yapmış olduğu görüşmeler sonunda 15 Temmuz’da bir darbe kalkışmasıyla karşı karşıya oldukları kanaatine ulaştığını anlatıyor. MİT Müsteşarı Fidan’la kalkışma başladıktan 2 saat sonra 22.30 – 23.00 arasında iletişim kurabildiğini belirten Yıldırım şöyle devam ediyor:&lt;br /&gt;“Bilgiler bize intikal etmedi, ne bana ne de Cumhurbaşkanına. Müsteşar da (Hakan Fidan) o anda söylemedi. O anda darbeyle ilgili de bir şey söylemedi. Ben kendisine sordum, ‘Darbe oluyor, ne yapıyorsun?’ dedim. ‘Yok’ dedi. ‘Bir şey yok, normal. Biz çalışıyoruz’ dedi bana. Oradaki iş farklı bir şey”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Başbakan Yıldırım’a “Bir şey yok, Normal” dediği saatlerde neler olmuş ya da neler oluyormuş bir anımsayalım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Saat 21:00: Darbeciler Genelkurmay Karargahını ele geçirerek komutanları esir almışlar. Kendilerine direnenlerle de çatışmaya başladıkları için silah sesleri duyulmaya başlamış.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Saat 22:00: Genelkurmay karargahında silah sesleri duyuldu ve helikopter dışarıda bulunanların üzerine ateş açtı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Saat 22:05: Genelkurmay başkanının uçuş yasağı emrine rağmen, Ankara’da savaş jetleri ses duvarını aşarak uçuş yapmaya başlamışlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Saat 22:28: İstanbul’da tanklar, Boğaz Köprülerini kapatmış.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Saat 22:35: İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanları darbeciler tarafından işgal edilmiş.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tüm bu gelişmeler ilk önce sosyal medyadan, kısa süre sonra da ulusal yayın yapan televizyon kanalları tarafından duyurulmaya başlanmış. Başbakan Yıldırım’ın, Müsteşar Fidan’la konuştuğunu söylediği saatlerden kısa bir süre sonra da, 23:00’de MİT’in Ankara Yenimahalle’de bulunan genel merkezine savaş helikopterleriyle saldırı düzenlendiğini de belirtelim. Ama Hakan Fidan’ın, Başbakana söylediğine göre ise “bir şey yok, normal”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;EMNİYETTEKİ FETÖ&#39;CÜ POLİS SAYISI İHRAÇ EDİLENLERİN ÇOK ÜZERİNDE&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Başbakanın da dediği gibi “Oradaki iş farklı bir şey” gerçekten de. Ve o farklı şeyin ne olduğu sorusunun yanıtını aramaya devam edeceğiz. Çünkü, canlarını ortaya koyarak bir darbeyi engellemeye çalışanların yaslı aileleri başta olmak üzere herkesin gerçekleri bilmeye hakkı var.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Gülen Cemaati’nin devlet içindeki kalelerinden biri de, kuşku yok ki polis teşkilatı. Cemaat mensubu polislerin Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargah, KCK, Şike, Oda TV ve benzer bir çok kumpas soruşturma ve davalarındaki ortaya çıkan rolleri bu iddiamızın tek başına kanıtı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;15 Temmuz sonrasında 13 binden fazla polis FETÖ bağlantısı iddiasıyla meslekten atıldı. Büyük çoğunluğu tutuklandı. Ancak, Emniyet Teşkilatı’ndaki cemaat mensubu polis sayısının, bu rakamın çok daha üzerinde olduğunu belirtmek gerek.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Cemaat’in Polis teşkilatındaki örgütlenmesi 1980’li yılların başına kadar uzanıyor. Dolayısıyla bundan sadece AKP iktidarı sorumlu değil. Ancak AKP iktidarı döneminde ortaya çıkan, polis adaylarının girdiği sınavlarda kopya çekilmesi ya da soruların sınavdan önce Cemaat’in dershanelerine sızdırılması olaylarına yönelik etkin soruşturma yapmamaları, eleştirileri kulak arkası etmeleri kendilerini tek başına sorumlu kılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Birkaç örnekle açıklayalım:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;-26 Ağustos 2007’de yapılan ve Türkiye genelinde 71 binden fazla adayın katıldığı polislik sınavı sorularının önceden çalındığı ortaya çıktı. Konunun medyaya yansımasından sonra sınavda kopya çekildiği, Cemaat kast edilerek, soruların önceden belli gruplara verildiği iddiaları ortaya atıldı. Dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay, sınav sorularının önceden bazı kişilerce bilinmesi veya sınava giren adaylara verilmesinin mümkün olmadığını iddia etti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;-Beşir Atalay’ın iddialı açıklaması 8 ay sonra çürüdü. 13 Eylül 2009’da yapılan Polis Meslek Yüksek Okulu sınavı soruları, sınavdan birkaç gün önce Cemaat’e ait FEM Dershaneleri’ne sızdırılmış ve bazı öğrencilere yanıtlarıyla birlikte dağıtılmıştı. Konu medyaya yansıyınca 60 binden fazla adayın girdiği sınav iptal edildi.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;-Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ara kademe amir açığını kapatmak için 5 Mart 2012’de yaptığı ve 50 binden fazla polisin katıldığı sınavda kopya çekildiği belirlendi. Kazanan adayların 68’inin akraba olduğu belirlenen sınavda Cemaat’in teşkilat içinde en güçlü olduğu personel, istihbarat ve kaçakçılık birimleri ile Başbakanlık Koruma Müdürlüğü ve Bakanlık Özel Kalem Müdürlüklerinde çalışan 485 kişinin 85-90 aralığında puan aldıkları belirlendi. 2011’de yapılan aynı sınavda da kazanan adayların tümünün hatalı olduğu mahkeme kararıyla tescillenen 19 soruya doğru yanıt verdikleri ortaya çıktı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1980’lerde polis okullarına girenler arasında örgütlerine eleman devşiren Cemaat, AKP iktidarı dönemindeyse önceden çaldıkları sınav sorularıyla kendi elemanlarını doğrudan Emniyet Teşkilatı’na sokuyordu. Sınavların yapıldığı dönemde şikayet konusu olan, medyada haberleştirilen bu olaylarla ilgili AKP hükümeti eleştirileri kulak arkası etmeyi tercih etti. Cemaat’in kendilerini hedaf aldığı 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarından sonraysa bu sınavlarla ilgili adli ve idari soruşturmalar açıldı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darbe kalkışmasına girişip kendi halkına silah sıkan ordu ile yargı, Polis Teşkilatı ve MİT’teki durum ve AKP hükümetlerinin sorumluluğuna dair buzdağının görünen yüzünde var olanların özeti böyle.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şurası kesin ki, Gülen Cemaati AKP iktidarda bulunduğu 14 yıl boyunca herhangi bir engelle karşılaşmadan nihai hedefine doğru yol almaya devam etmiştir. Hatta AKP’ye dönük niyetlerini de açık eden 7 Şubat 2012’deki MİT soruşturması ve 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarına rağmen caydırıcı bir engelle karşılaşmak bir yana, sistem içindeki kazanımlarını koruyup, büyütmeye devam etmiştir. Büyüyen tehlikeyi görerek AKP’yi eleştiren ve uyaranlara hükümetin verdiği yanıtların toplamını tek bir alıntıyla özetlemek mümkün. Dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 20 Şubat 2012’de NTV kanalındaki mülakatında, Cemaatin devlet içindeki örgütlü gücüne yönelik eleştirilere şöyle yanıt vermişti: “Cemaat devleti ele geçirmiş, devlete sızmış diyorlar. Bunlar kargaları güldürür. Bu paranoyaları bir yana bırakalım.”&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;HERKESİN CEMAATE BİAT ETTİĞİ DÖNEMDE KİTABIMIN ADI &#39;İMAMIN ORDUSU&#39; İDİ&quot;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Anımsatmadan geçmek istemediğim bir anekdot daha var. 2011 yılı Gülen Cemaati’nin gücünün doruğunda olduğu zamanlardı. AKP iktidarı mensuplarının, medyanın büyük çoğunluğunun, şimdilerde en cevval FETÖ düşmanı olduğunu kanıtlama çabasıyla herkesi tutuklayan yargı mensuplarının ezici çoğunluğu, ne Fethullah Gülen’den ne de Cemaat’inden adıyla dahi bahsedemiyorlardı. Korkuyorlardı. Şimdi Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye yaptıkları gibi o dönemde de devletin kudretli gücü Cemaat’e menfaatleri gereği biat ediyorlardı. O zaman da, Cemaat kumpasıyla tutuklananlar arasındaydım. Nedeni ise bugün olduğu gibi yine bir mesleki faaliyetti. Cemaat’in polis ve yargıdaki örgütlü çetesinin, Ergenekon sürecindeki soruşturma ve davalardaki rolünü irdelemek niyetinde olan bir kitap çalışması yapıyordum. Herkesin Cemaat’ten korktuğu, biat ettiği, adını bile anamadığı o dönemde kitabımın adı “İmamın Ordusu” idi.&lt;/div&gt;Recep Tayyip Erdoğan ise dönemin başbakanıydı. Ve “Bazı kitaplar bombadan tehlikelidir” diyordu. Hapiste tutulan gazeteciler için, şimdi de sıkça yaptığı gibi o zaman da, “Gazeteci değil, Teröristler” diyordu. Elbette böyle bir beklentimiz yok ama Erdoğan kitaplarla, yazarlarıyla, gazetecilerle arasındaki ilişkiyi kriminal düzeyde tutmak yerine okuyup, dinleyip, anlamaya çalışsaydı, kuvvetle muhtemel bugün hiçbirimiz burada olmayacaktık. Dahası Erdoğan okuyan birisi olsaydı, Salvador Allende’nin Şili’nin Faşist cuntacılarına söylediği; “Tarih bizden yana ve tarihi haklılar yazar” sözünden de haberdar olacaktı.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;SÖYLEDİKLERİM SAVUNMA DEĞİL, AKSİNE İTHAMDIR&quot;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Evet, tarih bir kez daha bizden yana. Dolayısıyla ne Cumhuriyet Gazetesi’nden bir illegal örgüt ne de bizlerden terörist çıkaramayacaksınız.&lt;/div&gt;Buraya kadar anlattıklarımdan anlamışsınızdır. Söylediklerim savunma veya ifade değil. Aksine ithamdır. Çünkü;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu siyasi operasyonun kanuni kılıfını hazırlayan metnin başında “iddianame” yazması, çöp muamelesi yapılması gereken bu utanç vesikasını hukuki kılmıyor. Tıpkı, öncesi ve sonrasıyla bu siyasi operasyonda görev ve rol üstlenen kimi kişilerin adlarının önünde hâkim – savcı yazmasının kendilerini hukukçu kılmadığı gibi.&lt;/div&gt;Bizlere yönelik bu operasyon; düşünce ve ifade hürriyetini, basın özgürlüğünü hedef alan bir pogromdan başka bir şey değildir. Ve kimi yargı mensupları da bu pogromun linççileri olma görevini üstlenmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Gelişmiş demokrasilerde yargı, hukukun evrensel normlarıyla hareket eder. Adaleti sağlamakla görevli denetleyici bir güçtür. Ancak Türkiye’de yargının kimi mensupları, bizatihi adaletin mezar kazıcıları olmuşlardır. Demokrasinin denetleyici bağlarından koparılmış bir sistem inşa etme peşindeki diktatörlük heveslilerinin iktidarda olduğu bir ülkede, siyasi ve entellektüel bir sefalet içinde kıvranan yargının bu hali elbette şaşırtıcı değil.&lt;/div&gt;Hukuktan; hak, adalet, vicdan ve liyakati çıkardığınızda geriye kalan ne ise, Türkiye yargısı şu an odur. Yaşadığımız tecrübelerden yola çıkarak gayet iyi biliyoruz ki hak, adalet, hukuk, insanlık çağrıları size ulaşmıyor. Dolayısıyla, hiç bir talebim de olmayacak. Ancak, sizi bir zırh gibi kuşatan üzerlerinizdeki cüppelerin, insan hayatından ve özgürlüğünden yapılmış olduğunu söylemekle yetineceğim.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&quot;CUMHURİYET GAZETESİ&#39;NDE ARADIĞINIZ ÖRGÜT, SİYASİ PARTİ KILIĞINDA ÜLKEYİ YÖNETİYOR&quot;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;Cumhuriyet Gazetesi’nde aradığınız örgüt, siyasi parti kılığında ülkeyi yönetiyor. Sahibinin sesi olmuş medyası da bu organize kötülük örgütünün yalanlarını gerçekmiş gibi sunuyor. Suçlarını perdeleyip, kötülüğün yaygınlaşıp sıradanlaşması görevini yerine getiriyor. Yani örgüt propagandası yapıyor.&lt;br /&gt;Çünkü en bilinen hakikat tüm çarpıklığıyla bir kez daha karşımızda duruyor: Suç dünyanın en güçlü zamkıdır.&lt;br /&gt;Siyasi iktidar, bürokrasi, yargı, talancı sermaye ve sahibinin sesi olmuş medyayı birbirine yapıştıran da bu zamktır.&lt;br /&gt;Bu kirli düzen, bu suç hanedanlığı hep sürecek zannedenler yanılıyorlar. Tarihin sayfalarını karartan tüm diktatörlüklerde olduğu gibi, kinlerinin ve hırslarının doymak bilmez açlığıyla yol almaya çalışanlar her zaman kendi sonunu hazırlar. Taşlarını kendi döşedikleri cehennemlerine vardıklarındaysa o görkemli küstahlıktan, akılları kör eden kibirden eser kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kimsenin kuşkusu olmasın, tüm kişi ve kurumlarıyla organize kötülük örgütünün bu ablukası da dağıtılacak.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Çünkü bu ülkede;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;- Demokrasi düşmanlarına inat, kalıcı ve yaygın bir demokrasi için mücadele edenler var.&lt;br /&gt;- Hukuku katledenlere inat, hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edenler var.&lt;br /&gt;- Menfaat düzenlerini sürdürmek için savaşı ve ölümü kutsayanlara inat, barışı ve yaşamı esas kılmaya çalışanlar var.&lt;br /&gt;- Çocukları katledenlere, pedofilleri koruyanlara inat çocukların düşlerini gerçek kılmak için çabalayanlar var.&lt;br /&gt;- Ve hakikati boğmak isteyenlere inat gazetecilik yapmaya devam edenler var.&lt;br /&gt;Gazetecilik faaliyetlerimin suç olarak gösterilmeye çalışıldığı bir operasyona karşı söyleyeceklerim bundan ibarettir. Ve hiçbir şekilde savunma değildir. Ki bunu gazeteciliğe ve mesleğimin etik değerlerine hakaret sayarım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Çünkü gazetecilik suç değildir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;KIZIMA BIRAKACAĞIM BU MİRASTAN GURUR DUYUYORUM&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Gazetecilik faaliyetlerini suçlama konusu yapmak, totaliter rejimlerin ortak özelliğidir. Tecrübemle biliyorum ki mesleki faaliyetlerim nedeniyle her siyasal iktidarın ve her dönemin yargısının “kötüsü – suçlusu” olmayı başardım. Kızıma bırakacağım bu mirastan gurur duyuyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Biliyorum, bu iktidarın da, yargısının da benimle ilgili sorunları var. Çünkü gazetecilik yapmaya çalışıyorum. Bugün, Türkiye’de yaygın bir şekilde olduğu gibi siyasal iktidara, çeşitli güç odaklarına değil hakikatin gücüne sırtımı dayayarak gazetecilik yapıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Çünkü, Türkiye gibi demokrasiyle sıkı bağlar kuramamış ve giderek daha da totaliterleşen rejimlerde gazetecilik yapmak demenin çizgiyi aşmak demektir. Ve gazetecilik hizaya gelerek yapılmaz. Hizaya gelerek yapılanın adına da gazetecilik denmez. Eğer icazetle yazıp söylersen, onursuzluğun acizliğiyle ezilirsin.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu yüzden söyleyeceğim o ki, dün gazeteciydim. Bugün gazeteciyim. Yarın da gazetecilik yapmaya devam edeceğim. Yani hakikati boğmak isteyenlerle aramızdaki bu uzlaşmaz çelişki hiç bitmeyecek.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;KAHROLSUN İSTİBDAT, YAŞASIN HÜRRİYET&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu karanlık günlerde ihtiyacımız olan daha fazla hakikat kaybı değil. Her şeyden çok ve daha fazla gerçeklere ihtiyacımız var. Bu yüzden hakikate kendimden daha fazla saygı duymaya da, inkarcı biat kadrolarına dahil olmayı reddetmeye de devam edeceğim.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bunun için bir bedel ödemek gerektiği ortada. Ama sanmayın ki bu bizi korkutuyor. Ne ben, ne de dostları olmaktan onur duyduğum “Dışarıdaki Gazeteciler”, her kim olursanız olun hiç birinizden korkmuyoruz. Çünkü zorbaları en çok korkutanın cesaret olduğunu biliyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve zorbalar da şunu bilsin ki, hiçbir zalimlik, tarihin akışını engelleyemez.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!&quot;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/5943313736057424895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/kahrolsun-istibdat-yasasn-hurriyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5943313736057424895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5943313736057424895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/kahrolsun-istibdat-yasasn-hurriyet.html' title='Kahrolsun İstibdat Yaşasın Hürriyet'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-eldpR1BZaBM/WZIALKyikrI/AAAAAAAALKY/x2xbzSSUlA4WwpTFEiQP8My33O9HdA69gCLcBGAs/s72-c/2.jpeg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-1592971393560777702</id><published>2017-07-17T13:19:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.242-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hukuk"/><title type='text'>6100 Sayılı HMK&#39;da İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;u&gt;İSTİNAF&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstinaf mahkemeleri 2004 yılında çıkarılan 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun ile kurulmuştur. Adlî yargı ilk derece mahkemeleri, hukuk ve ceza mahkemeleridir. Adli yargı ikinci derece mahkemeleri ise bölge adliye mahkemeleridir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İstinaf kanun yolu&lt;/strong&gt; ilk derece mahkemesi kararları ile temyiz incelemesi arasında yer alan maddi ve hukuki denetimi içeren ikinci derece bir denetim kanun yoludur. Her ne kadar 2004 yılında bölge adliye mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin kanun yayınlansa da bölge adliye mahkemelerinin &lt;strong&gt;&lt;em&gt;(“BAM”)&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;20.07.2016 tarihine&lt;/strong&gt; değin faaliyete geçmemiş olması dolayısıyla istinaf kanun yolu hükümleri uygulanamamış, BAM faaliyete başlayana kadar 1086 sayılı HMUK’un temyize ilişkin maddelerinin uygulanması gerekmiştir. Bu durum 6100 sayılı HMK’ya eklenen geçici üçüncü madde ile sağlanmıştır:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;“(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır. “&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;20.07.2016 tarihinde bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile ilk derece mahkemesi kararlarına karşı artık istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. 5235 sayılı Kanunu’nun 36. maddesinde &lt;strong&gt;&lt;em&gt;adlî yargı ilk derece hukuk mahkemelerinden verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılan başvuruları inceleyip karara bağlamak&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin görevleri arasında sayılmıştır. Bu kapsamda ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;İstinaf Yoluna Başvurulabilecek Kararlar:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;HMK m.341’e göre &lt;strong&gt;ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar&lt;/strong&gt; ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Anlaşılacağı üzere geçici koruma tedbirlerine dair verilen ara kararlar haricinde ilk derece mahkemesinin diğer ara kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Miktar veya değeri 3 bin TL’yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.&lt;/strong&gt; Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı ise miktar veya değerine bakılmaksızın istinaf yoluna gidilebilir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde 3.000 TL’lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenecektir. Alacağın tamamı dava edilmiş, kararda asıl talebin kabul edilmeyen kısmı 3.000 TL’yi geçmemiş ise davası kabul edilmeyen taraf istinaf yoluna başvuramayacaktır. Malvarlığına ilişkin olmayan davalar bakımından HMK’da bir sınırlama yapılmamıştır. Bu sebeple Kanun’un 341. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca bu konudaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı da istinaf yoluna başvurulabilir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı da istinaf yoluna başvurulabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Taraflar ilam kendilerine tebliğ edilmeden istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez, kararı veren mahkeme başvurunun reddine karar verir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddedilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstinaf yoluna başvurma -İİK m.36. hükmü saklı kalmakla birlikte- kararın icrasını durdurmayacaktır. HMK m. 350 uyarınca nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyecek, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar ise kesinleşmedikçe yerine getirilemeyecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İstinaf Başvuru Süresi:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;HMK m. 345’e göre istinaf yoluna başvuru süresi kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır.&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt; Süreye ilişkin özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur&lt;strong&gt;.&lt;/strong&gt; Nitekim İş Mahkemeleri Kanununa göre istinafa başvuru süresi kararın tefhim veya tebliğinden itibaren &lt;strong&gt;8 gün&lt;/strong&gt; (5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 8/2. maddesi&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt;), İcra ve İflas Kanununa göre ise kararın tefhim ve tebliğinden itibaren &lt;strong&gt;10 gündür&lt;/strong&gt; (İcra İflas Kanunu’nun 363. maddesi&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot;&gt;[3]&lt;/a&gt;).&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Karara karşı süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmayan veya başvuru hakkı olmayan taraf, karşı tarafın istinaf başvuru dilekçesine cevap verirken katılma yoluyla istinaf yoluna başvurabilecektir. Katılma yoluyla istinaf süresi karşı tarafın istinaf talepli dilekçesinin tebliğinden itibaren &lt;strong&gt;2 haftadır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot;&gt;[4]&lt;/a&gt;.&lt;/strong&gt; İstinafa asıl başvuran taraf talebinden feragat eder veyahut talep esasa girilmeden reddedilirse katılma yoluyla başvuranın da talebi reddedilecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İstinaf Kanun Yolu İnceleme Aşamaları:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Davanın taraflarından biri karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi verdiğinde &lt;strong&gt;ilk derece mahkemesi&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;üç unsur&lt;/strong&gt; yönünden dilekçeyi inceler:&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;İstinaf talebinin süresinde olup olmadığını&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Karara karşı istinaf yoluna başvurmanın mümkün olup olmadığını&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gereken harç ve giderlerin ödenip ödenmediğini&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstinaf talebi süresinde değilse veya karara karşı istinaf yolu kapalı ise ilk derece mahkemesi istinaf talebinin reddine karar verecektir. Harç ve giderlerin eksik ödenmesi söz konusu ise bu eksikliğin giderilmesi için başvuran tarafa &lt;strong&gt;bir hafta&lt;/strong&gt; süre verilecek, bu sürede harç-gider eksikliği tamamlanmaz ise başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilecektir (HMK m.344). &amp;nbsp;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Bu nedenlerle verilen ret (veya başvurunun yapılmamış sayılması) kararının tebliğ edilmesinden itibaren bir hafta içerisinde ret kararına karşı istinaf yoluna başvurmak mümkündür.&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt; BAM ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye &lt;strong&gt;veya &lt;/strong&gt;başka bir yer mahkemesine verilebilir. İstinaf dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydedilecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;HMK m.342’de istinaf başvuru dilekçesinde bulunması gerekenler sayılmıştır:&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kararın özeti&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Başvuru sebepleri ve gerekçesi&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Talep sonucu&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İstinaf dilekçesinde başvuranın kimliği ve imzası, başvurulan karara ilişkin yeterli kayıtların mevcut olması halinde diğer hususlar mevcut olmasa dahi &lt;u&gt;dilekçenin reddine karar verilmeyecek&lt;/u&gt; 355. madde kapsamında inceleme yapılacaktır&lt;/strong&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;HMK m.358/2’ye bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz. Bu hükme göre bölge adliye mahkemelerinin yetkisi kesin yetkidir. Bu nedenle istinaf başvurusuna konu kararı veren ilk derece mahkemesi başvurunun yapıldığı BAM’nin yargı çevresi dışında olursa BAM HMK m.353/1-a-3 uyarınca duruşma yapmaksızın dosyayı yetkili BAM’a gönderme kararı verecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İstinaf İncelemesi Sonucunda Verilecek Kararlar:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstinaf talebinin &lt;strong&gt;ön incelemesi&lt;/strong&gt; sonucunda BAM, HMK m. 352 uyarınca incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında gereken kararı verir. Dosyada sayılı eksiklikler bulunmazsa dosya esas incelemeye alınır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstinaf incelemesi sonucunda kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırılığının tespiti durumunda farklı şekillerde kararın kaldırılmasına karar verilebilmektedir:&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak gönderme kararı verilmesi,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen ya da tamamen kabulü kararı verilmesi,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi .&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot;&gt;[5]&lt;/a&gt;.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;HMK m.353’te duruşma yapılmadan verilecek kararlar sayılmıştır&lt;/strong&gt;. Buna göre sayılı durumlar mevcutsa bölge adliye mahkemesi, &lt;strong&gt;&lt;u&gt;esası incelemeden kararın kaldırılmasına&lt;/u&gt; ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan &lt;u&gt;kesin olarak&lt;/u&gt; karar verir:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;HMK m.353/1-b bendine göre&lt;/div&gt;&lt;ol style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde &lt;strong&gt;başvurunun esastan reddine&lt;/strong&gt;,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yargılamada eksiklik bulun&lt;strong&gt;&lt;u&gt;ma&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;makla beraber, &lt;em&gt;kanunun olaya uygulanmasında hata edilip&lt;/em&gt; de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise &lt;strong&gt;düzelterek yeniden esas hakkında&lt;/strong&gt;,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra &lt;strong&gt;yeniden esas hakkında&lt;/strong&gt;,&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;duruşma yapılmadan karar verilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;HMK m.353’te sayılı durumlar mevcut değilse istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılacaktır. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;u&gt;İstinaf incelemesi istinaf dilekçesinde yazılı gerekçeler ile sınırlı olarak yapılır&lt;/u&gt;. Ancak kamu düzenine aykırı bir durum varsa resen gözetilecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kanun’un 357. maddesinde istinaf yolunda yapılamayacak işlemler düzenlenmiştir. Buna göre;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Karşı dava açılması,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Davaya müdahale talebinde bulunulması,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Davaların birleştirilmesi,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Islah talebinde bulunulması,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;em&gt;Resen gözetilmesi gerekenler haricinde&lt;/em&gt; ilk derecede ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların ileri sürülmesi,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yeni delillere dayanılması&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;istinaf yolunda mümkün değildir. &lt;strong&gt;Ancak ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller&lt;/strong&gt; bölge adliye mahkemesince incelenebilir&lt;strong&gt;&lt;em&gt;. (İstinaf mahkemesinden ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir kararı istenebilir.) &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;TEMYİZ &lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;6100 sayılı HMK ‘nun 361. maddesine göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren &lt;strong&gt;&lt;u&gt;bir ay içinde&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt; temyiz yoluna başvurulabilir. Davada haklı çıkmış olan taraf da &lt;strong&gt;hukuki yararı varsa&lt;/strong&gt; temyiz yoluna başvurabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;HMK ‘nun 362. maddesinde temyizi kabil olmayan kararlar sayılmıştır: &lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;a) &lt;strong&gt;Miktar veya değeri 40.000 Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn6&quot; name=&quot;_ftnref6&quot;&gt;[6]&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;b) 4. maddede sayılan davalar ile özel kanunlar uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar (Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğup da taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariçtir) &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;c) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;f) &lt;strong&gt;Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İşbu maddenin mefhumu muhalifinden madde kapsamında olmayan her türlü kararın temyiz edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Temyiz incelemesinde Yargıtay ileri sürülen temyiz sebepleriyle bağlı değildir. Kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir (İstinaf yolunda ise BAM ileri sürülen istinaf sebepleriyle bağlıdır).&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Temyiz Süresi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kanun’un 361. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinden verilen temyizi mümkün olan kararlar aleyhine &lt;strong&gt;&lt;u&gt;tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt; temyiz yoluna başvurulabilir.&amp;nbsp; Ancak istinaf yolunda olduğu üzere temyiz başvurusunda da özel kanunlardaki hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır.&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot;&gt;[7]&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Temyiz Kanun Yolu İnceleme Aşamaları:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Temyiz başvuru dilekçesi aşağıda sayılı mercilerden birine verilir:&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Kararı veren BAM hukuk dairesine&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yargıtay’ın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Temyiz edenin bulunduğu yer ilk derece mahkemesine&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;HMK m.364/2’ de temyiz dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmıştır: &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmiş olduğu, tarihi ve sayısı&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yargıtay’ın bozma kararı üzerine bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İlamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kararın özeti&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Temyiz sebepleri ve gerekçesi&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Duruşma istenmesi hâlinde bu istek&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Dilekçede temyiz edenin kimliği ve imzasıyla temyiz olunan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtlar yer alıyorsa diğer şartlar bulunmasa bile dikekçe reddedilmez, temyiz incelemesi yapılır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kararın temyiz edilmesi kararın icrasını durdurmaz. (İcranın geri bırakılmasıyla ilgili İİK m.36.hükmü saklıdır)&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yargıtay’ın temyiz incelemesi dosya üzerinden yapılır. Ancak tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri 60.000 TL’yi aşan alacak ve ayın davalarında &lt;strong&gt;taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise&lt;/strong&gt; Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar. &lt;strong&gt;Yargıtay bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verebilir. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Temyiz İncelemesi Sonucunda Verilecek Kararlar:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;HMK m.370 ‘e göre Yargıtay temyiz edilen kararın onanmasına karar verirse onama kararında, onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. HMK m.370/2 ‘ye göre temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay &lt;strong&gt;&lt;u&gt;kararı düzelterek&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt; onayabilir. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;HMK m.371 ‘de temyizde bozma sebepleri sayılmıştır. &lt;strong&gt;Buna göre aşağıdaki sebepler mevcut ise Yargıtay temyize konu kararı kısmen veya tamamen bozacaktır:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Dava şartlarına aykırılık bulunması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edil&lt;strong&gt;me&lt;/strong&gt;mesi&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Karara etki eden yargılama hatası veya eksikliklerin bulunması&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yargıtay’ın tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise &lt;strong&gt;bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırılarak&lt;/strong&gt; dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölge adliye mahkemesinin &lt;strong&gt;düzelterek &lt;em&gt;veya&lt;/em&gt; yeniden esas hakkında verdiği karar&lt;/strong&gt; Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme kararına direnilen dairece yapılır. &lt;strong&gt;Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (HGK) gönderir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, &lt;em&gt;her hâlde&lt;/em&gt; Yargıtay HGK’ nca yapılır&lt;/strong&gt;. HGK’ nun verdiği karara uymak zorunludur.&lt;/div&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;PEKCANITEZ, Hakan; ATALAY, Oğuz; ÖZEKES, Muhammet; &lt;/strong&gt;Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011 s. 600&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt; İş mahkemelerince verilen nihaî kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Şu kadar ki, para ile &lt;em&gt;değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararlar hariç, miktar veya değeri üç bin Türk lirasını geçmeyen davalar hakkındaki nihaî kararlar kesindir. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;İstinaf yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;Kanun yoluna başvurulan kararlar, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtayca iki ay içinde karara bağlanır&lt;/em&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;[3]&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt; İcra mahkemesince 85 inci maddenin uygulanma biçimi, icra dairesi tarafından hesaplanan vekâlet ücreti, 103 üncü maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet takdirine ilişkin şikâyet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilânının iptali, süresinde satış istenmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263 üncü maddenin uygulanma biçimi, iflâs idaresinin oluşturulması, icra mahkemesinin iflâs idaresinin işlemleri hakkında şikâyet üzerine verdiği kararlara karşı, iflâs idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36 ncı maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, &lt;strong&gt;ait olduğu alacak, hak veya malın değer veya miktarının yedi bin Türk lirasını geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren on gündür.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot;&gt;[4]&lt;/a&gt; HMK m.347- (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref5&quot; name=&quot;_ftn5&quot;&gt;[5]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;PEKCANITEZ, ATALAY, ÖZEKES;&lt;/strong&gt; s. 614&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref6&quot; name=&quot;_ftn6&quot;&gt;[6]&lt;/a&gt; Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 40.000 TL’lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenecektir. Alacağın tamamı dava edilmişse kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü 40.000 TL&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref7&quot; name=&quot;_ftn7&quot;&gt;[7]&lt;/a&gt; İş Mahkemeleri Kanunu m.8/3: “&lt;em&gt;Bölge adliye mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak &lt;strong&gt;sekiz gün içinde&lt;/strong&gt; temyiz yoluna başvurulabilir.”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-EoUjiLDRRPg/WZIESnZGuzI/AAAAAAAALLQ/t3yo7aymGFccFzVYw8Nx3eZzOElVvrhKgCLcBGAs/s1600/1.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;324&quot; data-original-width=&quot;625&quot; height=&quot;206&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-EoUjiLDRRPg/WZIESnZGuzI/AAAAAAAALLQ/t3yo7aymGFccFzVYw8Nx3eZzOElVvrhKgCLcBGAs/s400/1.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/1592971393560777702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/6100-sayl-hmk-istinaf-ve-temyiz-kanun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/1592971393560777702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/1592971393560777702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/6100-sayl-hmk-istinaf-ve-temyiz-kanun.html' title='6100 Sayılı HMK&amp;#39;da İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-EoUjiLDRRPg/WZIESnZGuzI/AAAAAAAALLQ/t3yo7aymGFccFzVYw8Nx3eZzOElVvrhKgCLcBGAs/s72-c/1.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-225991304067438389</id><published>2017-07-06T14:30:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.258-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Politika"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Öne Çıkan"/><title type='text'>1963-2017 Hala Bir Hayalim Var</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-iqMKPy0p1hA/WZKiMrv8evI/AAAAAAAAIwI/zmuPB-giOHk7NWqnwXsuSWj_WY4JW6D-QCLcBGAs/s1600/4495439099001_5325814233001_5305215534001-th.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;900&quot; data-original-width=&quot;1600&quot; height=&quot;225&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-iqMKPy0p1hA/WZKiMrv8evI/AAAAAAAAIwI/zmuPB-giOHk7NWqnwXsuSWj_WY4JW6D-QCLcBGAs/s400/4495439099001_5325814233001_5305215534001-th.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ülkemiz tarihinin en karanlık sürecinden geçiyor. Bu topraklar nice savaşlar gördü ama her biri ulvi bir amaç uğrunaydı. Özgürlük mücadelesiydi, topraklarına giren emperyalist güçlerin oyununu bozmak içindi. Bundan 90 yıl önce bu ülke bir yol ayrımındaydı ve halkından güç alan bir modelin tesisi için Meclisini kurup Cumhuriyeti ilan ederek kaderini çizmeye karar vermişti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu kararlılık, esaret zinciri altında yaşamış ve adaletsizlik ateşiyle yanıp kavrulmuş milyonlarca insanın, uzun ve zifiri karanlık esaret gecelerini sona erdirecek bir umut ışığı haline gelmişti. Ancak ne yazık ki, emperyalizme karşı verilen bu mücadeleden 90 yıl sonra bile, insanımız hala özgür değil ve hayatlarını vahşi kapitalist sistemin güç ve sömürü prangalarına mahkûm olarak, sürünerek geçiyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Uçsuz bucaksız zenginlikler içinde, fakirlikle kuşatılmış yalnız bir adada yaşıyor gibiyiz. Birçoğumuz kendimizi toplumdan dışlanmış, kendi topraklarımız üzerinde sürgün hissediyoruz ve acılar içinde kıvranıyoruz. Bugün, bu utanç verici durumu gözler önüne sermek durumundayız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Emperyalizmle mücadele ederek yeni bir ülkenin temellerini atan ve uluslararası arenada bunun sözleşmelerini eksiğiyle-fazlasıyla imzalayanlar, bu toprakların tüm unsurlarının bu mirastan kendine düşen payı alabileceğini de vaad etmekteydiler.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu öyle bir vaatti ki, bu toprağın tüm bileşenlerinin vazgeçilmez ve devredilemez, özgürce yaşama ve mutlu olma haklarını teminat altına almaktaydı. Bu gün artık şurası gerçektir ki, ülkemiz vaat edilen bu haktan, vatandaşlarına ayrımcılık uygulayarak ve benden-ondan ikilemi yaratarak vazgeçmiş görünüyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ancak biz, “Adalet Bankası’nın” iflas etmiş olduğuna inanmıyoruz. Bu ülkenin engin fırsatlar hazinesinin iflas etmiş olduğuna inanmak istemiyoruz. Sokaklara dökülen binlerce insan, meşru bir hakkın peşinde, kendi özgürlüğü ve sosyal güvencesinin karşılığını aramaya çalışıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Vakit, demokrasiyle ilgili vaatleri gerçekleştirme zamanıdır. Vakit, ulusumuzu adaletsizlik ve ayrımcılık bataklığından, kardeşliğin sağlam zeminine oturtma zamanıdır. İçinde bulunduğumuz şu anın aciliyetini görmezden gelmek ve sokak hareketlerinin kararlılığını yanlış değerlendirmek, ülkemiz için gerçek bir felaket olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Gezi olayları ile başlayan memnuniyetsizliğin yol açtığı bu bunaltıcı sıcak yaz ateşi, kardeşliğin ve özgürlüğün geleceği serin sonbahar günlerine kadar sürecektir. 2013 yılı bir son değil, yalnızca bir başlangıçtır. “Çapulcuların biraz hava atıp boşalmaya ihtiyaçları var, bunlar hemen sakinleşirler. Olmadı veririz biber gazını, plastik mermiyi kuyruklarını kıstırıp sinerler.” diye düşünenler şunu iyi bilsinler ki, sarsıcı bir uyanış ve direnişle karşılaşacakları gün yakındır. Halkın özgürlük alanları genişletilmediği, taleplere duyarsız kalındığı ve protesto eylemleri kalkışma olarak görülüp zor kullanılarak bastırıldığı sürece, ülkede ne bir rahat ne de bir huzur kalacaktır. Adaletin aydınlığına kavuşuncaya kadar isyan fırtınaları faşist iktidarın temellerini sarsmaya devam edecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Haklı davamızı gerçekleştirme yolunda yanlış tutum ve davranışların esiri olmamalıyız. Hürriyet ateşimizi acı ve nefret kâsesinden içerek söndürmeye çalışmalıyız. Mücadelemizi daima vakar ve disiplinin yüce kanatları altında sürdürmeliyiz. Yaratıcı protestolarımızın fiziksel bir şiddete dönüşmesine asla müsaade etmemeliyiz. Her zaman, fiziksel güce, manevi gücümüzün sonsuz yücelikleriyle karşılık vermeliyiz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Halkımızı çepeçevre kuşatmasını istediğimiz bu yeni ve direngen ruh, bizi algıları kapanmış ve düşman olarak tanımlayan insanımıza karşı bir güvencesizliğe yöneltmemelidir. İktidarın gücüne kendini kaptırmış kardeşlerimizin pek çoğu, kendi kaderlerinin bizimki ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu idrak edeceklerdir. Bu yolu tek başımıza yürüyemeyeceğimiz gerçeği açıktır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yolumuzda ilerlerken; daima ileriye bakacağımıza söz vermeliyiz. Artık geri dönmemiz mümkün değil… Bize “Ne zaman tatmin olup durulacaksınız?” diyenlere, “Polis eliyle devlet zulmü ve dehşeti bitene kadar, asla tatmin olmayacağız!” diyeceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bizler, emekçi halkın sömürülmesi bitmeden asla tatmin olmayacağız. Bizler, iş cinayetleri son bulmadan ve sorumlular cezalandırılmadan asla tatmin olmayacağız. Bizler, diktatörlerin bize biçtiği giysiyi yırtıp atmadıkça, adalet sular gibi çağlamadıkça ve haklar gür bir nehir gibi coşmadıkça, katiyen tatmin olamayız ve olamayacağız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu halk, devlet denen mekanizmanın, askerin, polisin işkence tezgahlarından, kurşunların hedefinden sıyrılarak bugünlere geldi. Yoklukla, ekonomik krizlerle, gelecek kaygılarıyla yoğrularak şekillendi. Bu halk, ıstırabın her çeşidini tatmış kahramanlardır! Acı çekmeden kazanılan başarıların gelip geçici olduğu inancıyla, yolumuza devam etmeliyiz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu durumun bir şekilde değiştirilebileceğini ve mutlaka değişeceğini bilerek dik durun. Ümitsizlik batağında boğulmayın. Şu an yaşamış olduğumuz ve önümüzde bulunan zorluklara rağmen, hala bir hayalim var benim. Bu hayal, bu toprakların derinliklerine kök salmış bir hayaldir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Evet… Bir hayalim var benim…&lt;br /&gt;Gün gelecek, bu halk ayağa kalkacak ve kendi değerlerini tam anlamıyla yaşayacak.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir hayalim var benim!…&lt;br /&gt;Gün gelecek, bir zamanlar ezilenlerin evlatlarıyla yine bir zamanlar ezenlerin evlatları, Taksim meydanında, birlikte kardeşlik sofrasına oturabilecekler…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir hayalim var benim…&lt;br /&gt;Gün gelecek, adaletsizliğin ve baskıların ateşiyle bunalmış tüm şehirlerimiz bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir hayalim var benim…&lt;br /&gt;Gün gelecek, çocuklarımız iktidara destek olup olmadıklarına göre değil, karakterlerinin yapısına göre değerlendirilecekleri bir ülkede yaşayacaklar…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bugün bir hayalim var benim…&lt;br /&gt;Gün gelecek, İstanbul, ağzından hep müdahale ve yasaklar yönünde sözler dökülen valisi ile, o şehir bile, tüm kentlinin kardeşçe Gezi Parkında el ele tutuşabilecekleri bir yer olacaktır…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bugün bir hayalim var benim…&lt;br /&gt;Evet, bir hayalim var…! Gün gelecek, özgürlüğümüzün önünde birer engel olan bütün vadiler yükselecek, bütün dağlar eğilecek, engebeli yerler hizaya gelecek ve ilahi adaletin şanı yeryüzüne inecek ve bütün canlılar bunu hep birlikte göreceğiz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bizim umudumuzdur bu… Bu umutla ülkemizin her köşesine yayılacağız. Bu inançla umutsuzluk dağlarını yontarak bir umut anıtı yapacağız. Bu inançla ülkeyi saran ahenksiz sesleri kardeşliğin senfonisine dönüştüreceğiz. Bu inanç sayesinde, bir gün özgür olacağınızı bilerek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek ve hürriyet için hep beraber ayağa kalkacağız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İşte o gün tüm insanlık yepyeni bir ruhla söyleyecek bu şarkıyı:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Okulda defterime, Sırama ağaçlara, Yazarım adını&lt;br /&gt;Okunmuş yapraklara, Bembeyaz sayfalara, Yazarım adını&lt;br /&gt;Yaldızlı imgelere, Toplara tüfeklere, Kralların tacına&lt;br /&gt;En güzel gecelere, Günün ak ekmeğine, Yazarım adını&lt;br /&gt;Tarlalara ve ufka, Kuşların kanadına, Gölgede değirmene yazarım&lt;br /&gt;Uyanmış patikaya, Serilip giden yola, Hınca hınç meydanlara adını&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;EY ÖZGÜRLÜK!&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;Kapımın eşiğine, Kabıma kacağıma, İçimdeki aleve&lt;br /&gt;Camların oyununa, Uyanık dudaklara, Yazarım adını&lt;br /&gt;Yıkılmış evlerime, Sönmüş fenerlerime, Derdimin duvarına&lt;br /&gt;Arzu duymaz yokluğa, Çırçıplak yalnızlığa, Yazarım adını&lt;br /&gt;Geri gelen sağlığa, Geçen her tehlikeye, Yazarım ben adını, yazarım&lt;br /&gt;Bir sözün coşkusuyla, Dönüyorum hayata, Senin için doğmuşum haykırmaya&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;EY ÖZGÜRLÜK!&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve bunu başardığımızda, her kasabadan ve köyden, her ilden ve ilçeden özgürlük şarkısının yankısını duyduğumuzda, o gün daha da yakın olacak ve halkımızın tamamı el ele tutuşarak aydınlık yarınlara yürüyecek.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Dostlarım,&lt;br /&gt;Martin Luther KING &#39;in 28 Ağustos 1963 tarihinde 300.000 kişinin katılımıyla, Washington DC ’de yaptığı tarihi konuşmayı okuyordum. İçinden geçtiğimiz neoliberal otoriterizm sürecinde konuşmanın her bir satırını güncel durumumuzla irtibatlandırarak tarihi konuşmanın yukarıda okuduğunuz bir uyarlamasını hazırladım. Siyahların özgürlük mücadelesinin unutulmaz karakterini saygıyla anıyor ve konuşmanın özgün halini de okumanızı tavsiye ederek dikkat ve beğeninize sunuyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hasan Akkar&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/225991304067438389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/1963-2017-hala-bir-hayalim-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/225991304067438389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/225991304067438389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/1963-2017-hala-bir-hayalim-var.html' title='1963-2017 Hala Bir Hayalim Var'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://2.bp.blogspot.com/-iqMKPy0p1hA/WZKiMrv8evI/AAAAAAAAIwI/zmuPB-giOHk7NWqnwXsuSWj_WY4JW6D-QCLcBGAs/s72-c/4495439099001_5325814233001_5305215534001-th.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-4900442134046914303</id><published>2017-07-01T14:28:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.267-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Politika"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Tarih"/><title type='text'>İnsancıl İnsanlar Barıştan Yana Ancak Zalim Olan Kıyar İnsana</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-DZR36na9HGM/WZNMqLBvKvI/AAAAAAAALNU/z13GzO4IlQ4_1JximIGYHEg0jgODU_NRgCLcBGAs/s1600/sivas93.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;843&quot; data-original-width=&quot;960&quot; height=&quot;281&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-DZR36na9HGM/WZNMqLBvKvI/AAAAAAAALNU/z13GzO4IlQ4_1JximIGYHEg0jgODU_NRgCLcBGAs/s320/sivas93.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;24 yıl önce bugün devletin silahlı güçlerinin gözü önünde, oyu candan kıymetli bilen kof siyasetçilerin vurdumduymazlığı ve umursamazlığından güç alan bağnaz bir cani sürüsü 35 cana kıydı... 24 yıl önce bugün Türkiye&#39;de bir kez daha kanlı bir tarih sayfası yazıldı...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yanlış kavramlara değer veren, bu kavramlar uğruna cana kıymayı hak gören insan kılıklıların arasında yaşamaya çalışıyoruz. Yarın aramızdan birini daha alacaklar belki de zira zindanlarda değil yalılarda oturuyorlar, hala utanmadan yalan söylüyorlar, hala saldırıyorlar hala cana kıymaya çalışıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-niLHgqO7WwU/WZNM2HqRsxI/AAAAAAAALNY/uDAC3AFh5I43uRbISuU7n7-Htgiu1bqPgCLcBGAs/s1600/3.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;330&quot; data-original-width=&quot;660&quot; height=&quot;320&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-niLHgqO7WwU/WZNM2HqRsxI/AAAAAAAALNY/uDAC3AFh5I43uRbISuU7n7-Htgiu1bqPgCLcBGAs/s640/3.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hadi be kardeşim uyan artık bak ne diyorlar sana ! Uyan artık seni de almadan aramızdan uyan artık ve susma !&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;&quot;Ey&amp;nbsp;suskun,&amp;nbsp;duyarsız,&amp;nbsp;tepkisiz&amp;nbsp;toplum&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Hep&amp;nbsp;bu&amp;nbsp;kabuklarda&amp;nbsp;sinmen&amp;nbsp;mi&amp;nbsp;gerek?&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Zulme&amp;nbsp;başeğdin&amp;nbsp;kimdendi&amp;nbsp;korkun?&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Onca&amp;nbsp;serden&amp;nbsp;sonra&amp;nbsp;dönmen&amp;nbsp;mi&amp;nbsp;gerek?&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;İki&amp;nbsp;Temmuz&amp;nbsp;dündü&amp;nbsp;sen&amp;nbsp;tarihe&amp;nbsp;bak&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Mansuru&amp;nbsp;astılar&amp;nbsp;suçu&amp;nbsp;enel&amp;nbsp;hak&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Ege&#39;de&amp;nbsp;Bedreddin,&amp;nbsp;ya&amp;nbsp;Baba&amp;nbsp;İshak&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Onları&amp;nbsp;tarihe&amp;nbsp;gömmen&amp;nbsp;mi&amp;nbsp;gerek?&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;Kerbela&amp;nbsp;vakası&amp;nbsp;hala&amp;nbsp;içimde&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Hüseyin&#39;in&amp;nbsp;kellesi&amp;nbsp;kılıç&amp;nbsp;ucunda&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Koskoca&amp;nbsp;Pir&amp;nbsp;Sultan&amp;nbsp;dar&amp;nbsp;ağacında&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Onları&amp;nbsp;yanarak&amp;nbsp;anman&amp;nbsp;mı&amp;nbsp;gerek?&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;Yorguni&amp;nbsp;andıkça&amp;nbsp;kabarır&amp;nbsp;içim&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Nesimi&amp;nbsp;yüzüldü&amp;nbsp;sorarım&amp;nbsp;niçin?&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Senin&amp;nbsp;bu&amp;nbsp;gafletten&amp;nbsp;uyanman&amp;nbsp;için&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Otuzar&amp;nbsp;otuzar&amp;nbsp;yanman&amp;nbsp;mı&amp;nbsp;gerek?&quot;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;a href=&quot;https://www.youtube.com/watch?v=bSqCPyIjsQE&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;iframe width=&quot;320&quot; height=&quot;266&quot; class=&quot;YOUTUBE-iframe-video&quot; data-thumbnail-src=&quot;https://i.ytimg.com/vi/bSqCPyIjsQE/0.jpg&quot; src=&quot;https://www.youtube.com/embed/bSqCPyIjsQE?feature=player_embedded&quot; frameborder=&quot;0&quot; allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: left;&quot;&gt;&lt;em&gt;Bir düş gördüm geçenlerde&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Görmez olsaydım ah olsaydım&lt;/em&gt;&lt;em&gt;İçime şeytan girdi sandım&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Keşke hiç uyumasaydım.&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Birdenbire&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Ateş ve duman&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Feryad-ı figan&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Sanki elele&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Geliyor habire&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Üstümüze, üstümüze&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Canlar, sazlar&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Kan oldular&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Kesildi teller&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Durdu nefesler&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Ama hala&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Dimdik ayakta&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Ayaktalar&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Çığlık kalleş&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Sessizlik mi dost&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Ateş ve duman&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Hain düşman&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Issızlığın ortasında&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Issızlığın ortasında&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;iframe width=&quot;320&quot; height=&quot;266&quot; class=&quot;YOUTUBE-iframe-video&quot; data-thumbnail-src=&quot;https://i.ytimg.com/vi/XPZUaLKRkZc/0.jpg&quot; src=&quot;https://www.youtube.com/embed/XPZUaLKRkZc?feature=player_embedded&quot; frameborder=&quot;0&quot; allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/4900442134046914303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/insancl-insanlar-barstan-yana-ancak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/4900442134046914303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/4900442134046914303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/insancl-insanlar-barstan-yana-ancak.html' title='İnsancıl İnsanlar Barıştan Yana Ancak Zalim Olan Kıyar İnsana'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-DZR36na9HGM/WZNMqLBvKvI/AAAAAAAALNU/z13GzO4IlQ4_1JximIGYHEg0jgODU_NRgCLcBGAs/s72-c/sivas93.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-8330089602556342286</id><published>2017-07-01T00:29:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.297-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sinema"/><title type='text'>Sinefil / Film Önerisi - &quot;Baharın Rengi/Onu Sarıya Boya&quot;</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-pt4KnOZHkwA/WZH9R24LbAI/AAAAAAAALJg/5G4HmmTJiRIWxCYpdoRreKuCUjsVotTHgCLcBGAs/s1600/1-3-1024x576.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;576&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;179&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-pt4KnOZHkwA/WZH9R24LbAI/AAAAAAAALJg/5G4HmmTJiRIWxCYpdoRreKuCUjsVotTHgCLcBGAs/s320/1-3-1024x576.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Orijinal Adı:&amp;nbsp;Rang De Basanti&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Sue (Alice Patten) 1920&#39;li yıllarda Hindistan&#39;da sömürge komutanı olarak görev yapan büyükbabası Mr. Mckinley&#39;in günlüğünden yola çıkarak bir belgesel çekmek ister. Özgürlüğe giden yolda Bhagat Singh ve arkadaşlarının fedakarlıklarını anlatacak belgeseli çekmek üzere geldiği Hindistan&#39;da&amp;nbsp;ona yardımcı olacak &lt;strong&gt;Sonia&lt;/strong&gt; (Soha Ali Khan&amp;nbsp;) aracılığıyla &lt;strong&gt;DJ&lt;/strong&gt; (Aamir Khan) &lt;strong&gt;Karan&lt;/strong&gt; (Siddarth Narayan), &lt;strong&gt;Sukhi&lt;/strong&gt; (Sharman Joshi), &lt;strong&gt;Aslam&lt;/strong&gt; (Kunal Kapoor) ve &lt;strong&gt;Ajay&lt;/strong&gt;&#39;le &lt;strong&gt;(&lt;/strong&gt;Madhavan&lt;strong&gt;)&lt;/strong&gt; tanışır. Sue birçok kişiyle görüşse de sonunda belgesel için takıldığı gruptan daha iyisini bulamayacağını düşünür.&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-xOsv2p0VjOc/WZH9Swshi4I/AAAAAAAALJo/W7cDm9JMMXcj6KCLvqoSCIUR4Osowd1ewCLcBGAs/s1600/2.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;372&quot; data-original-width=&quot;672&quot; height=&quot;177&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-xOsv2p0VjOc/WZH9Swshi4I/AAAAAAAALJo/W7cDm9JMMXcj6KCLvqoSCIUR4Osowd1ewCLcBGAs/s320/2.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-zu5ORleA12k/WZH9UgKhpyI/AAAAAAAALJw/MKQJtgY6oCU6RxX0xdgb4_VvsYJlXIOdgCLcBGAs/s1600/9-1024x428.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;429&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;133&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-zu5ORleA12k/WZH9UgKhpyI/AAAAAAAALJw/MKQJtgY6oCU6RxX0xdgb4_VvsYJlXIOdgCLcBGAs/s320/9-1024x428.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Grup üyelerimiz ilk başta eğlenmek adına girdikleri belgesel çekiminde zamanla karakterlerinin etkisinde kalmaya, değişmeye başlarlar.&amp;nbsp;Grup üyelerinden birinin siyasi bir yolsuzluk dolayısıyla hayatını kaybetmesi&amp;nbsp;üzerine rüşvet çarkının dişlisi olan siyasilere ve iş adamlarına karşı harekete geçmeye karar verirler. Gidecekleri yolu belirlemek için çok zorlanmazlar zira artık kendileri ile özdeşleşen karakterleri yolu çizmiştir bile. Bu yolda her şey feda edilebilir yaşamlar bile ama yine de &quot;Inquilab Zindabad !&quot; demeye devam edilecektir !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-GpK_7M8Q-kY/WZH9Uzzpl9I/AAAAAAAALJ0/6_I5nljAO5wb2ltXxwe92Mu-pAx6zUz4ACLcBGAs/s1600/6-1024x681.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;681&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;212&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-GpK_7M8Q-kY/WZH9Uzzpl9I/AAAAAAAALJ0/6_I5nljAO5wb2ltXxwe92Mu-pAx6zUz4ACLcBGAs/s320/6-1024x681.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kastların egemen olduğu Hindistan&#39;da birbirinden farklı kastlar içerisinde yer alsalar da dost olabilen ve dostları için ölümü göze alabilen bir grup genç sırf biraz daha fazla para kazanmak için her türlü pisliğe batmış siyasilere karşı bir mücadele başlatırken sevgili halklarının aydınlanması için de sarıya boyanmaktan çekinmeyecektir (Hint kültüründe sarı fedekarlık anlamına gelmektedir.) &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İyi seyirler...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-7obyCocYclU/WZH9R06s_5I/AAAAAAAALJk/O0pOBoYcsWAW5_G7R269jQ4ka5SL5CiJACLcBGAs/s1600/0.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;394&quot; data-original-width=&quot;725&quot; height=&quot;173&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-7obyCocYclU/WZH9R06s_5I/AAAAAAAALJk/O0pOBoYcsWAW5_G7R269jQ4ka5SL5CiJACLcBGAs/s320/0.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-sGxAgrEj0e0/WZH9RTbpRxI/AAAAAAAALJc/E07dWFF_Rvg3_Gm0jnPza63Hc0vJjrezQCLcBGAs/s1600/1-2.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;243&quot; data-original-width=&quot;600&quot; height=&quot;129&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-sGxAgrEj0e0/WZH9RTbpRxI/AAAAAAAALJc/E07dWFF_Rvg3_Gm0jnPza63Hc0vJjrezQCLcBGAs/s320/1-2.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-yumiPAUNPrI/WZH9UA5knmI/AAAAAAAALJs/Pe3dK7n2hJ8cpUxCxErJUjX_wR5X-n94QCLcBGAs/s1600/5-1-1024x435.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;435&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;135&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-yumiPAUNPrI/WZH9UA5knmI/AAAAAAAALJs/Pe3dK7n2hJ8cpUxCxErJUjX_wR5X-n94QCLcBGAs/s320/5-1-1024x435.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/8330089602556342286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/sinefil-film-onerisi-rengionu-sarya-boya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8330089602556342286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8330089602556342286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/07/sinefil-film-onerisi-rengionu-sarya-boya.html' title='Sinefil / Film Önerisi - &amp;quot;Baharın Rengi/Onu Sarıya Boya&amp;quot;'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://3.bp.blogspot.com/-pt4KnOZHkwA/WZH9R24LbAI/AAAAAAAALJg/5G4HmmTJiRIWxCYpdoRreKuCUjsVotTHgCLcBGAs/s72-c/1-3-1024x576.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-8593050509870607680</id><published>2017-06-19T13:17:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.303-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hukuk"/><title type='text'>Anonim Şirket&#39;in Bölünmesi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;ANONİM ŞİRKETİN BÖLÜNMESİ&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;  &lt;strong&gt;A. GENEL OLARAK BÖLÜNME&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tekinalp’e göre bölünme bir ortaklığın malvarlığının tamamının veya bir bölümünün ortaklıktan ayrılarak bir bütün halinde mevcut veya kurulacak ortaklığa/ortaklıklara devredilip karşılığında devralan mevcut veya kurulacak ortaklıkların paylarını, bölünen ortaklık ortaklarının veya bizzat ortaklığın kendisinin almasıdır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn1&quot; name=&quot;_ftnref1&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Karahan’a göre bölünme sermaye şirketlerinin veya kooperatiflerin malvarlıklarını tamamen veya kısmen kendilerinden ayırarak tasfiyesiz olarak ve kısmi külli halefiyet yoluyla başka sermaye şirketlerine veya kooperatiflere devretmeleri ve karşılığında bölünen şirket ortaklarının devralan şirketlerde ortak konumunu ipso iure (kanundan dolayı) elde etmeleridir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn2&quot; name=&quot;_ftnref2&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TTK m.160’a göre sermaye şirketleri sermaye şirketlerine ve kooperatiflere bölünebilirler. TTK m. 159’a göre bir şirket tam veya kısmi bölünebilir. Tam veya kısmi bölünmede oranların korunduğu veya oranların korunmadığı bölünme söz konusu olabilir. Yeni dengeler kurmak, hâkim ve azınlıkta kalacak ortakları değiştirmek, pay oranlarını yeniden dağıtmak isteyen bir ortaklık oranların korunmadığı bir bölünmeyi tercih edecektir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn3&quot; name=&quot;_ftnref3&quot;&gt;[3]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünmede pay ve ortaklık haklarının yerine ayrılma akçesi öngörülemez, azınlık oy sahipleri ortaklıktan ihraç edilemez&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn4&quot; name=&quot;_ftnref4&quot;&gt;[4]&lt;/a&gt;. Ortaklar mutabakat sağlanması ile ortaklıktan ayrılabilirler.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünmede, şirket malvarlığının bir bütün halinde başka bir şirkete devri söz konusu olamadığından&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn5&quot; name=&quot;_ftnref5&quot;&gt;[5]&lt;/a&gt; kısmi külli halefiyet söz konusu olacaktır. Bu nedenle bölünme yoluyla devralan şirketin aktifine geçirilen varlıkların ayni sermaye olarak koyulması mümkün değildir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn6&quot; name=&quot;_ftnref6&quot;&gt;[6]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Her ne kadar tasfiye halindeki bir şirketin birleşmesi veya sermaye kaybı ve borca batıklık durumunda birleşme kurumu düzenlenmiş olsa da bölünmede benzer düzenlemeler yer almamaktadır. &lt;strong&gt;Tekinalp’e göre İBK uyarınca her iki durumda da birleşme hükümleri kıyasen uygulanmalıdır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn7&quot; name=&quot;_ftnref7&quot;&gt;[7]&lt;/a&gt;.&lt;/strong&gt; Bu kapsamda birleşme hükümlerini kıyasen uyguladığımızda şu sonuçlara varılmaktadır:&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Tasfiye halindeki bir şirketin malvarlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması kaydıyla bu şirket bölünmeye katılabilir. &lt;em&gt;(Devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanır.)&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe, tasarruf edilebilen özvarlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilir.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünmede, bölümlerin sayılarını, büyüklüklerini, içeriklerini belirlemede bölünmeye katılan ortaklıklar tamamen serbesttirler. Ancak bu serbesti aktif ve pasif dengesi yönünden katı şekilde sınırlandırılmıştır. Buna göre &lt;strong&gt;bölünmede aktif ve pasifler dengeli bir şekilde belirlenmeli&lt;/strong&gt;, aktiflerin pasifleri karşılayacak değerde olmasına dikkat edilmelidir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn8&quot; name=&quot;_ftnref8&quot;&gt;[8]&lt;/a&gt;. Bununla birlikte liste içeriği açık yazılmalı, malvarlığı parçaları iyi tanınmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;ol&gt;&lt;li style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Tam Bölünme &lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tam bölünmede bölünen şirketin tüm malvarlığı devralacak şirketlere geçer, devrolunan (bölünen) şirket tamamen sona erer ve ticaret unvanı ticaret sicilinden silinir (TTK m.159/1-a). Sona eren şirketin paylarının yerini devralan ortaklıkların payları alır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn9&quot; name=&quot;_ftnref9&quot;&gt;[9]&lt;/a&gt;. Pulaşlı’ya göre tam bölünme yeni kuruluş şeklinde birleşmenin tam tersidir. Öyle ki şirket adeta anka kuşu gibi yanıp küllerinden yeniden doğmaktadır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn10&quot; name=&quot;_ftnref10&quot;&gt;[10]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tam bölünme için ortaklığın tüm malvarlığının aktif ve pasifiyle en az iki parçaya bölünmesi gerekir. &lt;strong&gt;Her ne kadar bölünen parçaların eşit olması gerekmese de her bölünen parçada hem aktif hem pasif olmak zorundadır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn11&quot; name=&quot;_ftnref11&quot;&gt;[11]&lt;/a&gt;.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;2.Kısmi Bölünme&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kısmı bölünmede şirketin malvarlığının bir bölümü başka şirketlere devrolunur. Kısmi bölünmede şirket ortakları devralan şirketin pay ve haklarını iktisap edebileceği gibi bölünen şirketin devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında yavru şirket oluşturması da mümkündür.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kısmi bölünmede parçalanan ortaklık açısından bölünme söz konusu olurken devralan ortaklık bakımından birleşme söz konusudur&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn12&quot; name=&quot;_ftnref12&quot;&gt;[12]&lt;/a&gt;. Kısmi bölünmede bölünen ortaklık ortadan kalkmaz, malvarlığının bölünmemiş kısımları ile faaliyetine devam eder&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn13&quot; name=&quot;_ftnref13&quot;&gt;[13]&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn13&quot; name=&quot;_ftnref13&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;3. &lt;strong&gt;Devralma Yoluyla Bölünme &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tam veya kısmi bölünme devralma yoluyla bölünme şeklinde gerçekleşebilir. Öyle ki bölünen bir ortaklığın bir parçası mevcut bulunan bir ortaklığa katılır. Devralma yoluyla bölünmede hem bölünecek hem de devralacak taraflar mevcut olduğundan bir bölünme sözleşmesinin hazırlanması gerekir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn14&quot; name=&quot;_ftnref14&quot;&gt;[14]&lt;/a&gt;. Kanunun 160. maddesi kısıtlaması uyarınca parçayı devralacak şirketin anonim, limited veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ya da kooperatif olması şarttır. &lt;strong&gt;Devralma yoluyla bölünmede devralan ortaklığın sermayesinin artırılması gerekir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn15&quot; name=&quot;_ftnref15&quot;&gt;[15]&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;4.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Yeni Kuruluş Şeklinde Bölünme&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünen ortaklığın bölünmeye tahsis edilmiş parçasının bölünme için kurulmuş bulunan ortaklık tarafından devralınması halinde yeni kuruluş şeklinde bölünmeden bahsedilir. Geçerli bir bölünme için yeni kurulacak ortaklığın ya sermaye ortaklığı ya da kooperatif olması şarttır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yeni kurulacak ortaklık TTK m.164’te sayılı kolaylıklardan yararlanır. Şirketin kuruluşunda Kooperatifler Kanununun kuruluşa ilişkin hükümleri uygulanır. &lt;strong&gt;Yeni sermaye şirketinin kurulmasında, kurucuların asgari sayısına ve ayni sermaye konulmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. &lt;/strong&gt;Yeni kuruluş nakdi veya ayni sermaye ile gerçekleşmez. Sermayenin karşılığı intikal edecek olan malvarlığıdır&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn16&quot; name=&quot;_ftnref16&quot;&gt;[16]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;B. BÖLÜNMEYE HÂKİM İLKELER&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bölünme, 3 temel ilke üzerinden gerçekleşir: &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Malvarlıklarının Önce Ayrılması Sonra Birleşmesi İlkesi: &lt;/strong&gt;Bölünen ortaklığın kendisinden ayrılan bir malvarlığı bölümünün veya bölümlerinin mevcut ya da bölünme için yeni kurulmuş bir ortaklık ile birleşmesini ifade etmektedir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn17&quot; name=&quot;_ftnref17&quot;&gt;[17]&lt;/a&gt;.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kısmi Külli Halefiyet İlkesi: &lt;/strong&gt;Bölünmede devrolunan ortaklığın malvarlığı bir bütün halinde devralan veya yeni kurulan ortaklığa intikal etmediğinden bölünmede külli halefiyetin parçalara özgülenmiş hali mevcuttur&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn18&quot; name=&quot;_ftnref18&quot;&gt;[18]&lt;/a&gt;.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Ortaklık Paylarının Ve Hakların Korunması İlkesi: &lt;/strong&gt;Tam veya kısmi bölünmede ortakların pay ve haklarının korunmasını ifade eder. Devreden ortaklık ile devralan ortaklığın aynı türde olması halinde ortaklık haklarının niteliğinde bir değişiklik olmaz, ancak devreden ve devralan ortaklıklar aynı türde değilse hakları niteliği de değişik olur ve ortakların bölünen ortaklıktan farklı haklara sahip olması gerekir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn19&quot; name=&quot;_ftnref19&quot;&gt;[19]&lt;/a&gt;.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;C. BÖLÜNMENİN UYGULANMASI&lt;/strong&gt; Bölünme kurumunun bazı tehlikeler getirmesi &lt;em&gt;(malvarlığının ve borçların tam olarak sınırlandırılmamasına bağlı doğabilecek tehlikeler, alacaklıların durumunun kötüleşmesi, azınlık pay sahiplerinin haklarının tehlikeye düşmesi)&lt;/em&gt; dolayısıyla TTK’da bazı önlemler alınmıştır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn20&quot; name=&quot;_ftnref20&quot;&gt;[20]&lt;/a&gt;. Karahan bu tedbirleri; &lt;br /&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Sermayenin artırılması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sermayenin azaltılması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yeni kuruluş&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ara bilanço&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;şeklinde sınıflandırmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Devralan şirket devreden şirketin ortaklarının haklarını koruyacak miktarda sermayesini artırır.&lt;/strong&gt; Bölünmede, ayni sermaye konulmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. &lt;strong&gt;Bölünme sebebiyle, kayıtlı sermaye sisteminde müsait olmasa bile, tavan değiştirilmeden sermaye artırılabilir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tam bölünmede şirket ortadan kalkacağı için sermayenin azaltılması söz konusu olmaz. Kısmi bölünmede ise şirketin aktifinden ayrılan malvarlığı değerine göre sermayenin azaltılması gerekebilir. Bölünme sebebiyle devreden şirketin sermayesinin azaltılması hâlinde 473&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn21&quot; name=&quot;_ftnref21&quot;&gt;[21]&lt;/a&gt;, 474&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn22&quot; name=&quot;_ftnref22&quot;&gt;[22]&lt;/a&gt; ve 592&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn23&quot; name=&quot;_ftnref23&quot;&gt;[23]&lt;/a&gt; nci maddeler ile kooperatiflerde Kooperatifler Kanununun 98 inci maddesine dayanılarak bu Kanunun 473 ve 474 üncü maddeleri uygulanmaz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;TTK m.165’e göre bilanço günüyle bölünme sözleşmesinin imzası veya bölünme planının düzenlenmesi tarihi arasında, altı aydan fazla bir zaman bulunuyorsa veya son bilançonun çıkarılmasından itibaren bölünmeye katılan şirketlerin malvarlıklarında önemli değişiklikler meydana gelmişse bir ara bilanço çıkarılır.&lt;/strong&gt; Ara bilançoya ilişkin olarak TBK m.165/1-a ve 1-b bentlerinde öngörülen hükümler saklı kalmak üzere yıllık bilanço hükümleri uygulanır.&amp;nbsp;&amp;nbsp; TBK m.165/1-a ve 1-b’ye göre ara bilanço için;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;a)&lt;/strong&gt; Fizikî envanter çıkarılması gerekli değildir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;b)&lt;/strong&gt; Son bilançoda kabul edilmiş bulunan değerlemeler, sadece ticari defterlerdeki hareketler ölçüsünde değiştirilir; amortismanlar, değer düzeltmeleri ve karşılıklar ile ticari defterlerden anlaşılmayan işletme için önemli değer değişiklikleri de dikkate alınır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünme bir ara bilanço çerçevesinde şekillenir. Ara bilanço sadece bölünme için çıkarılır ve değişim oranlarının, sermaye artırımlarının veya azaltılmasının ne miktarda yapılacağının belirlenmesine dayanak oluşturur&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn24&quot; name=&quot;_ftnref24&quot;&gt;[24]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;D. BÖLÜNME İŞLEMLERİ&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bölünme Sözleşmesi ve Bölünme Planı: &lt;/strong&gt;TTK m.166 uyarınca bir şirket malvarlığının bölümlerini var olan şirketlere devredecekse, bölünmeye katılan şirketlerin yönetim organları tarafından bir &lt;strong&gt;bölünme sözleşmesi&lt;/strong&gt; yapılır. Bir şirketin malvarlığının bölümlerini yeni kurulacak şirketlere devretmesi suretiyle bölünmesi söz konusu olduğunda &lt;strong&gt;bölünme planı&lt;/strong&gt; hazırlanır. TTK m.166/2 uyarınca bu şekilde bölünecek şirket bölünme planı hazırlamak zorundadır. Yeni kuruluş söz konusu olacaksa bölünme planına yeni şirketin sözleşmesi de eklenecektir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünme sözleşmesi ve bölünme planı, borçlanma ve tasarruf işlemlerine, bölünme dolayısıyla meydana gelecek olan ortaklıkların şekline, içyapısına, organlarına, ortakların payları ve hakları ile borçlarına ilişkin hükümler içeren ortaklıklar hukuku sözleşmesidir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn25&quot; name=&quot;_ftnref25&quot;&gt;[25]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bölünme sözleşmesi de bölünme planı da yazılı şekilde hazırlanmalı ve genel kurul tarafından TTK 173 hükmü uyarınca onaylanmalıdır. &lt;/strong&gt;Bölünme sözleşmesinin veya bölünme planının hangi kapsamda olması gerektiği TTK m.167’de düzenlenmiştir. Buna göre bölünme sözleşmesi ve bölünme planı özellikle;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Bölünmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarını, merkezlerini ve türlerini,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aktif ve pasif malvarlığı konularının devir amacıyla bölümlere ayrılmasını ve tahsisini; bu bölümlere ilişkin envanteri; taşınmazları, kıymetli evrakı ve maddi olmayan malvarlığını teker teker gösteren listeyi,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Payların değişim oranını ve gereğinde ödenecek denkleştirme tutarını ve devreden şirketin ortaklarının, devralan şirketteki ortaklık haklarına ilişkin açıklamaları,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Devralan şirketin; intifa senedi, oydan yoksun pay ve özel hak sahiplerine tahsis ettiği hakları&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn26&quot; name=&quot;_ftnref26&quot;&gt;[26]&lt;/a&gt;,&lt;em&gt;(varsa)&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Şirket paylarının değişim tarzlarını,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Şirket paylarının bilanço kârına hangi tarihten itibaren hak kazanacaklarını ve bu istem hakkının özelliklerini,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Devreden şirketin işlemlerinin hangi tarihten itibaren devralan şirketin hesabına yapılmış kabul edildiğini,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yönetim organlarının üyelerine, müdürlere, yönetim hakkına sahip kişilere ve denetçilere tanınan özel menfaatleri,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünme sonucu devralan şirketlere geçen iş ilişkilerinin listesini, içermelidir.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bölünmenin Dışında Kalan Malvarlığının Durumu&lt;/strong&gt;: Bölünme planında veya bölünme sözleşmesinde bölünmeye katılmayacak malvarlığına ilişkin düzenleme yapılabilir. Şayet tahsisi yapılmayan malvarlıkları ile ilgili düzenleme yapılmazsa bu malvarlıkları ile ilgili TTK m.168 hükmü uygulama alanı bulacaktır. Buna göre bölünme sözleşmesinde veya bölünme planında tahsisi yapılmayan malvarlığı konuları üzerinde; &lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Tam bölünmede, devralan tüm şirketlerin, bölünme sözleşmesi veya planına göre kendilerine geçen net aktif malvarlığının &lt;em&gt;( Bölünen ortaklığın birikmiş zararları varsa, söz konusu zarardan isabet eden kısım düşülecektir. Bunun dışında aktiften borçlar çıkarılmaz.&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn27&quot; name=&quot;_ftnref27&quot;&gt;&lt;strong&gt;[27]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;)&lt;/em&gt; oranına göre, devralan tüm şirketlere paylı mülkiyet hakkı düşer. Bu kural alacaklar ve maddi olmayan malvarlıkları hakkında da geçerlidir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kısmi bölünmede söz konusu malvarlığı devreden şirkette kalır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tam bölünmeye katılan şirketler, bölünme sözleşmesi veya bölünme planına göre herhangi bir şirkete tahsis edilmeyen borçlardan müteselsilen sorumludurlar.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bölünme Raporu: &lt;/strong&gt;Bölünme raporu bölünme işlemi hakkında ortaklara bilgi verilmesini ve ortakların işlem hakkında bilgilenmiş olarak karar almalarını sağlama amacı ile hazırlanır&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn28&quot; name=&quot;_ftnref28&quot;&gt;[28]&lt;/a&gt;. Bölünmeye katılan şirketlerin yönetim organlarının bölünme hakkında ayrı rapor hazırlamaları esas olsa da ortak rapor hazırlanması da mümkündür.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TTK m.169/f.2 ‘de bölünme raporunda bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Buna göre bölünme raporu;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Bölünmenin amacını ve sonuçlarını,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Payların değişim oranlarını ve gereğinde ödenecek denkleştirme tutarını &lt;em&gt;(Pay değişim oranları kesirli çıkıyor, bu da uygulamada zorluk çıkarıyorsa bölünmede denkleştirme tutarı da belirlenmelidir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn29&quot; name=&quot;_ftnref29&quot;&gt;&lt;strong&gt;[29]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;. Ortaklık paylarının değişim oranları belirlenirken, devrolunan şirketin ortaklarına tahsis olunan ortaklık paylarının gerçek değerlerinin onda birini aşmaması şartıyla, bir denkleştirme ödenmesi öngörülebilir.)&lt;/em&gt;, özellikle devreden şirketin ortaklarının devralan şirketteki haklarına ilişkin açıklamaları,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Değişim oranının saptanmasında, payların değerlemesine ilişkin özellikleri,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gereğinde, bölünme dolayısıyla ortaklar için doğacak olan ek ödeme yükümlülüklerini, diğer kişisel edim yükümlülüklerini ve sınırsız sorumluluğu,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünmeye katılan şirketlerin türlerinin farklı olması hâlinde, ortakların yeni tür sebebiyle söz konusu olan yükümlülüklerini,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünmenin işçiler üzerindeki etkileri ile içeriğini; varsa sosyal planın içeriğini,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünmenin, bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları üzerindeki etkilerini,&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;hukuki ve ekonomik yönleri ile açıklar ve gerekçelerini gösterir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Başka bir anlatımla bölünme raporunda bölünmenin bölünmeye katılan şirketlerin alacakları üzerindeki etkilerinin açıklanması, bölünen şirketin devredilen malvarlığı bölümünün devrinden sonra kalan net malvarlığının bölünen şirketin alacaklarının alacaklarını karşılayacak düzeyde olup olmadığının araştırılması ve bu hususlara raporda yer verilmesi elzemdir&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn30&quot; name=&quot;_ftnref30&quot;&gt;[30]&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;İnceleme Hakkı :&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünmeye katılan her şirket aşağıda sayılı belgeleri genel kurul kararından iki ay önce ortaklarının incelemesine sunmakla yükümlüdür&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn31&quot; name=&quot;_ftnref31&quot;&gt;[31]&lt;/a&gt;:&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünme raporunu,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Son üç yılın finansal tabloları ile faaliyet raporlarını ve varsa ara bilançolarını.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Küçük ve orta ölçekli şirketler Kanunun tanıdığı bu inceleme hakkından tüm ortakların onaylaması halinde vazgeçebilirler. Bölünmeye katılan her şirket Ticaret Sicili Gazetesinde inceleme haklarına ilişkin bir ilan yayınlamalıdır. Sermaye şirketleri bu ilanı internet sitesinde de yayınlamak zorundadır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;E. BÖLÜNME KARARI &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TTK m.175 uyarınca alacaklıların teminat altına alınmasından sonra bölünmeye katılan ortakların yönetim organları bölünme sözleşmesini veya bölünme planını genel kurula sunar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Oranların korunduğu bölünmede onama kararı 151. maddenin 1., 3., 4. ve 6. fıkralarında öngörülen nisaplara uyularak alınır. Buna göre anonim şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunu temsil etmesi şartıyla, onama kararı genel kurulda mevcut bulunan oyların dörtte üçüyle alınır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Oranın korunmadığı bölünmede onama kararı, devreden şirkette oy hakkını haiz ortakların en az yüzde doksanıyla alınır. (TTK m.173/3)&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;F. ALACAKLILARIN KORUNMASI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;1.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Alacakların Teminat Altına Alınması&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kanun koyucu, bölünme işlemi dolayısıyla alacaklıların zarar görmemesi adına bazı prosedürleri zorunlu tutmuştur. Buna göre bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yedişer gün aralıklarla üç defa yapılacak ilanla ve sermaye şirketlerinde ayrıca internet sitesine de konulacak ilanla, alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için istemde bulunmaya çağrılırlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bölünmeye katılan şirketler, ilgili ilanların yayımı tarihinden itibaren 3 ay içerisinde istemde bulunan alacaklıların alacaklarını teminat altına almak zorundadırlar&lt;/strong&gt;. Ancak alacaklıların alacaklarının bölünme ile tehlikeye düşmediği kanıtlanırsa bölünen şirketlerin teminat yükümlülüğü ortadan kalkacaktır. Öte yandan diğer alacaklılar zarara uğramayacak ise şirket teminat veya ek teminat göstermek yerine borcunu ödeyebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;2. Bölünmeye Katılan Şirketlerin Sorumluluğu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TTK m.176 uyarınca bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket, bu suretle birinci derecede sorumlu bulunan şirket, alacaklıların alacaklarını ifa etmezse, bölünmeye katılan diğer şirketler, ikinci derecede sorumlu şirketler, müteselsilen sorumlu olurlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İkinci derecede sorumlu olan şirketlerin takip edilebilmeleri için, alacağın teminat altına alınmamış ve birinci derecede sorumlu şirketin; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ol style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;İflas etmiş,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Konkordato süresi almış,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aleyhinde yapılan bir icra takibinde kesin aciz vesikası alınmasının şartları doğmuş,&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Merkezi yurt dışına taşınmış ve artık Türkiye’de takip edilemez duruma gelmiş veya&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yurt dışındaki merkezinin yeri değiştirilmiş ve bu sebeple hukuken takibi önemli derecede güçleşmiş, olması gerekir.&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TTK m.177/1 yollaması ve TTK m.158 hükmü uyarınca;&lt;/div&gt;&lt;ul style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Devrolunan şirketin borçlarından bölünmeden önce sorumlu olan ortakların sorumlulukları bölünmeden sonra da devam eder. Şu şartla ki, bu borçlar bölünme kararının ilanından önce doğmuş olmalı veya borçları doğuran sebepler bu tarihten önce oluşmuş bulunmalıdır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Devrolunan şirketin borçlarından doğan, ortakların kişisel sorumluluğuna ilişkin istemler, bölünme kararının ilanı tarihinden itibaren üç (3) yıl geçince zamanaşımına uğrar&lt;/strong&gt;. Alacak ilan tarihinden sonra muaccel olursa, zamanaşımı süresi muacceliyet tarihinden başlar. Bu sınırlama, devralan şirketin borçları dolayısıyla şahsen sorumlu olan ortakların sorumluluklarına uygulanmaz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kamuya arz edilmiş olan tahvil ve diğer borç senetlerinde sorumluluk itfa tarihine kadar devam eder; meğerki izahname başka bir düzenleme içersin.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;strong&gt;G. İŞÇİLERİN KORUNMASI &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünmede, işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, &lt;strong&gt;işçi itiraz etmediği takdirde&lt;/strong&gt;, devir gününe kadar hizmet sözleşmesinden doğan tüm hak ve borçlarla devralana geçer&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn32&quot; name=&quot;_ftnref32&quot;&gt;[32]&lt;/a&gt;. İşçi itiraz ederse, hizmet sözleşmesi kanuni işten çıkarma süresinin sonunda sona erer; devralan ve işçi o tarihe kadar sözleşmeyi yerine getirmekle yükümlüdür.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Eski işveren ile devralan, işçinin bölünmeden evvel muaccel olmuş alacakları ile hizmet sözleşmesinin normal olarak sona ereceği veya işçinin itirazı sebebiyle sona erdiği tarihe kadar geçen sürede muaccel olacak alacaklarından müteselsilen sorumludur. Aksi kararlaştırılmadıkça veya hâlin gereğinden anlaşılmadıkça, işveren hizmet sözleşmesinden doğan hakları üçüncü bir kişiye devredemez.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İşçiler muaccel olan ve birinci fıkrada öngörüldüğü şekilde muaccel olacak alacaklarının teminat altına alınmasını isteyebilirler. Devreden şirketin bölünmeden önce şirket borçlarından dolayı sorumlu olan ortakları, hizmet sözleşmesinden doğan ve intikal gününe kadar muaccel olan borçlarla, hizmet sözleşmesi normal olarak sona ermiş olsaydı muaccel hâle gelecek olan veya işçinin itirazı sebebiyle hizmet sözleşmesinin sona erdiği ana kadar doğacak olan borçlardan müteselsilen sorumlu olmakta devam ederler.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;H. TİCARET SİCİLİNE TESCİL VE GEÇERLİLİK &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;TTK m.179’a göre bölünme kararı onaylanınca yönetim organı bölünmenin tescilini ister. Şayet kısmi bölünmeye bağlı olarak devreden şirketin sermayesinin azaltılması gerekiyorsa buna ilişkin esas sözleşme değişikliği de tescil ettirilir. Tam bölünme söz konusu ise bölünmenin ticaret siciline tescili ile devreden şirket infisah eder.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bölünme ticaret siciline tescille geçerlilik kazanır. Tescil anında şirket envanterinde yer alan bütün aktif ve pasifler tescil ile devralan şirketlere geçer.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;BÖLÜNME İÇİN YAPILACAK İŞLEMLER&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftn33&quot; name=&quot;_ftnref33&quot;&gt;[33]&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;ol style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;li&gt;Bölünmeye katılacak ortaklıklar arasında görüşmeler ve bu görüşmeler bağlamında yapılacak hazırlıklar&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yapılacak bölünmenin şekli ve türünün seçimi&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Due diligence &lt;em&gt;(Bölünecek ortaklık ile devralacak mevcut ortaklıkların, finansal ve hukuki durumları ile bağlı oldukları sözleşmeler, iş ilişkileri, çevre ve imar hukuku bakımından incelenmeleri)&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ara bilanço&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Değişim oranlarının sermaye artırılmasının ve azaltılmasının denkleştirmenim miktarının hesaplanması, imtiyazlar, özel haklar, intifa senetleri gibi sorunlara çareler&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünme sözleşmesi veya planı&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünme raporu&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bölünmenin denetlenmesi &lt;em&gt;(Bölünme &lt;strong&gt;şikâyet üzerine&lt;/strong&gt; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerince denetlenir.)&lt;/em&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İzinler&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ortaklık belgeleri incelemesi&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Alacaklıların korunması&lt;/li&gt;&lt;li&gt;GK’ların bölünme kararını onaylamaları&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Tescil&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;DİPNOTLAR:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref1&quot; name=&quot;_ftn1&quot;&gt;[1]&lt;/a&gt; Ünal &lt;strong&gt;TEKİNALP&lt;/strong&gt;; Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapçılık, 2015, s.724&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref2&quot; name=&quot;_ftn2&quot;&gt;[2]&lt;/a&gt; Sami &lt;strong&gt;KARAHAN;&lt;/strong&gt; Şirketler Hukuku, Mimoza, 2. Baskı, s.207&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref3&quot; name=&quot;_ftn3&quot;&gt;[3]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP&lt;/strong&gt;; s.728&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref4&quot; name=&quot;_ftn4&quot;&gt;&lt;strong&gt;[4]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; KARAHAN; &lt;/strong&gt;s.219&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref5&quot; name=&quot;_ftn5&quot;&gt;[5]&lt;/a&gt; Külli halefiyetin parçalara özgülenmiş halidir. (&lt;strong&gt;TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.730)&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref6&quot; name=&quot;_ftn6&quot;&gt;[6]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;KARAHAN;&lt;/strong&gt; s.208&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref7&quot; name=&quot;_ftn7&quot;&gt;[7]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP&lt;/strong&gt;; s.730.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref8&quot; name=&quot;_ftn8&quot;&gt;[8]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.733&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref9&quot; name=&quot;_ftn9&quot;&gt;[9]&lt;/a&gt; Hasan &lt;strong&gt;PULAŞLI;&lt;/strong&gt; Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt 1, Adalet Yayınları, 2. Baskı, s.218&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref10&quot; name=&quot;_ftn10&quot;&gt;[10]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;PULAŞLI;&lt;/strong&gt; s.220.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref11&quot; name=&quot;_ftn11&quot;&gt;[11]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.726&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref12&quot; name=&quot;_ftn12&quot;&gt;[12]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;PULAŞLI;&lt;/strong&gt; s.220.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref13&quot; name=&quot;_ftn13&quot;&gt;[13]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;KARAHAN;&lt;/strong&gt; s.208&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref14&quot; name=&quot;_ftn14&quot;&gt;&lt;strong&gt;[14]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.729&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref15&quot; name=&quot;_ftn15&quot;&gt;[15]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;PULAŞLI; &lt;/strong&gt;s. 220&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref16&quot; name=&quot;_ftn16&quot;&gt;&lt;strong&gt;[16]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.682&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref17&quot; name=&quot;_ftn17&quot;&gt;&lt;strong&gt;[17]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.731&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref18&quot; name=&quot;_ftn18&quot;&gt;[18]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP&lt;/strong&gt;; s.731&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref19&quot; name=&quot;_ftn19&quot;&gt;[19]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;PULAŞLI;&lt;/strong&gt; s.237&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref20&quot; name=&quot;_ftn20&quot;&gt;[20]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;KARAHAN;&lt;/strong&gt; Ss.211-214&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref21&quot; name=&quot;_ftn21&quot;&gt;[21]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TTK m.473:&lt;/strong&gt; (1) Bir anonim şirket sermayesini azaltarak, azaltılan kısmın yerine geçmek üzere bedelleri tamamen ödenecek yeni paylar çıkarmıyorsa, genel kurul, esas sözleşmenin gerektiği şekilde değiştirilmesini karara bağlar. Genel kurul toplantısına ilişkin çağrı ilanlarında, mektuplarda ve internet sitesi bildiriminde, sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı bir şekilde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklanır. Ayrıca yönetim kurulu bu hususları içeren bir raporu genel kurula sunar, genel kurulca onaylanmış rapor tescil ve ilan edilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(2) Sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına karar verilmez.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(3) Genel kurulun kararına 421 inci maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uygulanır. Kararda sermayenin azaltılmasının ne tarzda yapılacağı gösterilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(4) Esas sermayenin azaltılması sebebiyle kayıtlara göre doğacak defter kârı sadece payların yok edilmesinde kullanılabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(5) Sermaye hiçbir suretle 332 nci madde ile belirlenen en az tutardan aşağı indirilemez.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(6) Bu madde ile 474 ve 475 inci maddeler, kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılmış sermayenin azaltılmasına kıyas yoluyla uygulanır&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref22&quot; name=&quot;_ftn22&quot;&gt;[22]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TTK m.474:&lt;/strong&gt; (1) Genel kurul esas sermayenin azaltılmasına karar verdiği takdirde, yönetim kurulu, bu kararı şirketin internet sitesine koyduktan başka, 35 inci maddede anılan gazetede ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, yedişer gün arayla, üç defa ilan eder. İlanda alacaklılara, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki üçüncü ilandan itibaren iki ay içinde, alacaklarını bildirerek bunların ödenmesini veya teminat altına alınmasını isteyebileceklerini belirtir. Şirketçe bilinen alacaklılara ayrıca çağrı mektupları gönderilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;(2) Sermaye, zararlar sonucunda bilançoda oluşan bir açığı kapatmak amacıyla ve bu açıklar oranında azaltılacak olursa, yönetim kurulunca alacaklıları çağırmaktan ve bunların haklarının ödenmesinden veya teminat altına alınmasından vazgeçilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref23&quot; name=&quot;_ftn23&quot;&gt;[23]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TTK m.592:&lt;/strong&gt; Anonim şirketlerin esas sermayenin azaltılmasına ilişkin hükümleri limited şirketlere kıyas yoluyla uygulanır. Esas sermaye borca batık bilançonun iyileştirilmesi amacıyla, ancak şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme yükümlülüklerinin tamamen ödenmesi hâlinde azaltılabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref24&quot; name=&quot;_ftn24&quot;&gt;[24]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.732&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref25&quot; name=&quot;_ftn25&quot;&gt;[25]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.736&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref26&quot; name=&quot;_ftn26&quot;&gt;[26]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;Birleşme hükümleri kıyasen uygulanacaktır. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;TTK m.140: (1)&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;u&gt;DEVROLUNAN ŞİRKETİN ORTAKLARININ, MEVCUT ORTAKLIK PAYLARINI VE HAKLARINI KARŞILAYACAK DEĞERDE, DEVRALAN ŞİRKETİN PAYLARI VE HAKLARI ÜZERİNDE İSTEMDE BULUNMA HAKLARI VARDIR&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;. Bu istem hakkı, birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate alınarak hesaplanır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;(2)&lt;/strong&gt; Ortaklık paylarının değişim oranları belirlenirken, devrolunan şirketin ortaklarına tahsis olunan ortaklık paylarının gerçek değerlerinin onda birini aşmaması şartıyla, bir denkleştirme ödenmesi öngörülebilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;(3)&lt;/strong&gt; Devrolunan şirketin oydan yoksun paylarına sahip ortaklarına aynı değerde, oydan yoksun veya oy hakkını haiz paylar verilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;(4)&lt;/strong&gt; Devrolunan şirkette mevcut bulunan paylara bağlı imtiyaz hakları karşılığında, devralan şirkette eş değerde haklar veya uygun bir karşılık verilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;(5)&lt;/strong&gt; Devralan şirket, devrolunan şirketin intifa senedi sahiplerine, eş değerli haklar tanımak veya intifa senetlerini, birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın almak zorundadır&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref27&quot; name=&quot;_ftn27&quot;&gt;[27]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP&lt;/strong&gt;; s.737&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref28&quot; name=&quot;_ftn28&quot;&gt;&lt;strong&gt;[28]&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; KARAHAN;&lt;/strong&gt; s.218&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref29&quot; name=&quot;_ftn29&quot;&gt;[29]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP&lt;/strong&gt;; s.733&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref30&quot; name=&quot;_ftn30&quot;&gt;[30]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;KARAHAN&lt;/strong&gt;; s.212&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref31&quot; name=&quot;_ftn31&quot;&gt;[31]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;KARAHAN&lt;/strong&gt;; s.220&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref32&quot; name=&quot;_ftn32&quot;&gt;[32]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;KARAHAN&lt;/strong&gt;; s.228&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://www.blogger.com/blogger.g?blogID=3892458865473365854#_ftnref33&quot; name=&quot;_ftn33&quot;&gt;[33]&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;TEKİNALP;&lt;/strong&gt; s.734&lt;/div&gt;&amp;nbsp;  &lt;strong&gt;Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz ve yazarın izni alınmaksızın yazının tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz.&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-fpT0JGEzOuU/WZID0Oj-sAI/AAAAAAAALLM/m6pFa2aw-PITU4EoBXSRmINa0lTsRRmCgCLcBGAs/s1600/1-4.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;367&quot; data-original-width=&quot;655&quot; height=&quot;223&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-fpT0JGEzOuU/WZID0Oj-sAI/AAAAAAAALLM/m6pFa2aw-PITU4EoBXSRmINa0lTsRRmCgCLcBGAs/s400/1-4.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/8593050509870607680/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/06/anonim-sirket-bolunmesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8593050509870607680'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8593050509870607680'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/06/anonim-sirket-bolunmesi.html' title='Anonim Şirket&amp;#39;in Bölünmesi'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-fpT0JGEzOuU/WZID0Oj-sAI/AAAAAAAALLM/m6pFa2aw-PITU4EoBXSRmINa0lTsRRmCgCLcBGAs/s72-c/1-4.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-8505929325807386904</id><published>2017-06-14T14:18:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.300-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kitap"/><title type='text'>Benazir Bhutto- Doğu&#39;nun Kızı</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;General Ziya ül Hak, 1977&#39;de Pakistan Eski Devlet Başkanı Zülfikar Ali Bhutto&#39;yu astırdığında bu aileden tamamen kurtulduğunu düşünmüştü belki de. Ama&amp;nbsp;uzun ve çetrefilli bir siyasi mücadeleye atılan Benazir Bhutto&amp;nbsp;bu rahatlamanın kısa süreli olacağını gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;a name=&#39;more&#39;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Babasının siyasi mirasını devraldı, ailesi ve partisi ile birlikte adım adım gezilmedik yer bırakmadı. Müslüman bir ülkede &quot;kadın başına&quot; bir diktatöre karşı mücadele yürüttü. Bu mücadele sırasında iki kardeşi öldürüldü, kendisi ve ailesi pek çok saldırıdan tesadüf eseri kurtuldu.&amp;nbsp;Halk da gözünü karartmıştı artık, sokaklardaydılar, eylemler düzenliyor askeri rejimi protesto ediyorlardı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&quot;Müslüman&quot; kimliği ağır basan radikal bir ülkede bağımsız kadın karakter&amp;nbsp;yaratmaya çalışan, Pakistan Halk Partisi ile ülkede esmeye başlayan sosyalizm rüzgarını diktatörlükten kurtulmak için kullanmak isteyen Bhutto, bu çabalarını gözden düşürebilecek iddialar ile görevden alındı: Yolsuzluk. İki kez üstlendiği Başbakanlık görevinden yolsuzluk suçlamaları ile uzaklaştırıldı.&amp;nbsp;İkinci kez görevden alınması sonrasında Dubai&#39;ye sürgüne gitti. Bu sürgünde Doğu&#39;nun Kızı adıyla (Daughter of East) basılacak otobiyografisini yazmaya başladı. Bhutto kitabını 2007 yılının sonlarına doğru bitirdi. Kitabını bitirdikten bir kaç ay sonra da sürgünden geri döndü. Ülkesinde Pakistan&#39;daydı tekrardan ancak kavuşma uzun sürmedi. Radikaller bir kez daha sahnedeydi. 27 Aralık 2007 yılında babasının idam edildiği meydanda destekçileri&amp;nbsp;ile buluşmaya giden lider Taliban tarafından üstlenilen bombalı saldırı sonucunda hayatını kaybetti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Sürgünde yazdığı bu kitapta Bhutto&#39;nun babasının siyasi mücadelesinden kendi siyasi mücadelesine Pakistan&#39;ın 40 yıllık siyasi tarihini&amp;nbsp;okuyabileceksiniz. İyi okumalar...&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/8505929325807386904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/06/benazir-bhutto-dogu-kz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8505929325807386904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8505929325807386904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/06/benazir-bhutto-dogu-kz.html' title='Benazir Bhutto- Doğu&amp;#39;nun Kızı'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-2107684140728382914</id><published>2017-05-23T14:17:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.254-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kitap"/><title type='text'>Antonio Skarmeta- Gökkuşağı Günleri</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1988 yılında Şili&#39;de bir halk oylaması. Diktatör&amp;nbsp;Augusto Pinochet,&amp;nbsp;onlarca parçaya bölünmüş muhalefet gruplarına bir ders vermek adına göreve devam edip etmemesine yönelik bir referandum düzenlemeye karar verir. Amacı muhalif gruplara karşı güç gösterisi yapmak ve Batı&#39;nın cılız da olsa dile gelen demokratikleşme taleplerine&amp;nbsp;karşı halk desteğini öne sürmektir. &lt;br /&gt;&lt;a name=&#39;more&#39;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu nedenle 1973&#39;ten beri diktatörlükle&amp;nbsp;yönetilen ülkede referandumda özgür bir seçim ortamı olacağı vaat edilir. Pinochet kendine o kadar güvenmektedir ki Pinochet&#39;e hayır diyen taraflar kampanya dahi düzenleyebilecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Pinochet&#39;e karşı ilk defa bir zafer ihtimali gören birbirinden farklı 16&amp;nbsp;muhalif grup bir araya gelir ve ortak bir kampanya düzenlemeye karar verirler. Öyle bir kampanya yapılmalıdır ki umutsuzluk girdabında kaybolmuş eski kuşakları da siyasetten uzak oy kullanmayı&amp;nbsp;düşünmeyen genç kuşağı da sandığa sürüklemeli ve Şili&#39;nin Allende ile kül olan umutlarını tekrardan alevlendirmelidir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Evet kampanyasını düzenlemesi için İçişleri bakanı sol görüşlü reklamcı Bettini&#39;ye teklif sunmuştur. Bu tekliften sadece saatler sonra Hayır kampanyası için de Bettini&#39;ye teklif sunulur. Bettini hem reddettiği Pinochet rejiminin baskısına direnmeli hem de 16 farklı fraksiyondan oluşan Hayır grubunu temsilen bir slogan ve afiş bulmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hayır kampanyası ile Allende&#39;nin darbeyle&amp;nbsp;devrilmesinden sonra Şili halkı ilk defa gökyüzüne umutla bakmaya başlamıştır. Yıllardır ölenlerin, kaybolanların arkasından gözyaşı döken halk bu kez korkmadan&amp;nbsp;HAYIR diyecek&amp;nbsp;ve bir diktatörü daha tarihin çöplüğüne atmak için adım atacaktır:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&quot;&lt;em&gt;Hayır, değerli mücevherim,&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;denizimde dalga,&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;gökyüzünde bulut,&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;şarkı söyleyen ateş.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hayır, benim güzel sevgilim,&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Gözlerinde kor,&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;düşlerimde kar,&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;şarabımda sıradağlar.&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Başka bir şey söyleme sakın&lt;/em&gt;,&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Öyle fazla ki kelimeler,&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Sen sadece &quot;hayır&quot; de yeter.&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Birleşelim öte yanda.&amp;nbsp;&lt;/em&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/2107684140728382914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/05/antonio-skarmeta-gokkusag-gunleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/2107684140728382914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/2107684140728382914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/05/antonio-skarmeta-gokkusag-gunleri.html' title='Antonio Skarmeta- Gökkuşağı Günleri'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-7777473192192882011</id><published>2017-05-20T00:27:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.294-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sinema"/><title type='text'>Sinefil / Film Önerisi - &quot;What Dreams May Come&quot;</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-1rQDYIp0WQc/WZH-hEDAbjI/AAAAAAAALKI/B0L4-U4yBS8XIqjvLSWDNK3DjZiNVFEoQCLcBGAs/s1600/12.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;600&quot; data-original-width=&quot;400&quot; height=&quot;320&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-1rQDYIp0WQc/WZH-hEDAbjI/AAAAAAAALKI/B0L4-U4yBS8XIqjvLSWDNK3DjZiNVFEoQCLcBGAs/s320/12.jpg&quot; width=&quot;212&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Robin Willams, kimi zaman hastalarını&amp;nbsp;güldürmek için uğraşan bir doktor, kimi zaman öğrencilerine ilham veren bir hoca, kimi zaman çocukları için kılık değiştiren bir baba oldu, pek çok karaktere hayat verdi. Her filminde illa ki bir hayat dersi vardı da bunu direkt yüzünüze söylemek yerine acı bir tebessümle anlatırdı. What Dreams May Come filminde de aile, aşk, sevgi üzerine pek çok mesajı Robin Willams&#39;ın acı tebessümünde okuyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1998 yapımı film Chris Nielsen&#39;ın&amp;nbsp;iki küçük çocuğunun ölümü ile başlıyor. Dram bu olayla sınırlı kalmaz ve ölümler birbirini takip eder. İlerleyen dakikalarda bu dram filminin nasıl aşk filmine dönüşebileceğini sorgulasanız da cevabı aslında o acı tebessümde.&amp;nbsp;Chris, öldükten sonra cennete gitmiş olsa da sevdiği kadın, karısı Annie intihar etmiş olduğu için cehenneme gitmiştir. Daha fazla acı çekmemek için intihar etmiş olan Annie&#39;nin cehennemde kalmasını kabullenmeyen Chris,&amp;nbsp;geri dönememe ihtimali de olsa&amp;nbsp;karısını kurtarmak adına cehenneme doğru zorlu bir yolculuğa çıkar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İyi seyirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-o1mRHPSll-s/WZH-g56WWAI/AAAAAAAALKA/N7eZH5xwItEpnoZHbZvBdYKxW_LKsXwZwCLcBGAs/s1600/21.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;336&quot; data-original-width=&quot;800&quot; height=&quot;134&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-o1mRHPSll-s/WZH-g56WWAI/AAAAAAAALKA/N7eZH5xwItEpnoZHbZvBdYKxW_LKsXwZwCLcBGAs/s320/21.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-uEP24O1_S-A/WZH-hSO3l7I/AAAAAAAALKM/URFiTNH7b68E-cdt7S8maucWw9o9Z5OCACLcBGAs/s1600/image15.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;314&quot; data-original-width=&quot;620&quot; height=&quot;162&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-uEP24O1_S-A/WZH-hSO3l7I/AAAAAAAALKM/URFiTNH7b68E-cdt7S8maucWw9o9Z5OCACLcBGAs/s320/image15.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-IiLYmH2OFjE/WZH-hKJ4FOI/AAAAAAAALKE/OQO090ljtM8BtDUKTxUqOHI-uWfH_mmbgCLcBGAs/s1600/33-1024x488.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;488&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;152&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-IiLYmH2OFjE/WZH-hKJ4FOI/AAAAAAAALKE/OQO090ljtM8BtDUKTxUqOHI-uWfH_mmbgCLcBGAs/s320/33-1024x488.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/7777473192192882011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/05/sinefil-film-onerisi-dreams-may-come.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/7777473192192882011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/7777473192192882011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/05/sinefil-film-onerisi-dreams-may-come.html' title='Sinefil / Film Önerisi - &amp;quot;What Dreams May Come&amp;quot;'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://3.bp.blogspot.com/-1rQDYIp0WQc/WZH-hEDAbjI/AAAAAAAALKI/B0L4-U4yBS8XIqjvLSWDNK3DjZiNVFEoQCLcBGAs/s72-c/12.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-6324107121642408005</id><published>2017-04-25T00:26:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.288-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sinema"/><title type='text'>Sinefil / Film Önerisi - &quot;Colonia&quot;</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1973 yılında Şili&#39;de dünyada seçimle iktidara gelen ilk sosyalist hükümetin başbakanı Salvador Allende kendisinin göreve getirdiği Augusto Pinochet tarafından gerçekleştirilen bir askeri darbe sonucunda öldürülmüştü. Başkanlık konutunun kapısındaki silahlı son pozu devrimciler için her daim mücadelenin devamlılığını ifade etse de Şili 1988 yılına kadar diktatörlük rejiminden kurtulamadı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Rejimin baskısı sadece işkence ve ölümle sınırlı değildi. Pinochet kendisine muhalif olan kişilere işkence etmek ve onları bir nevi hapishanede tutmak amacı ile Colonia Dignidad adlı kurumun çalışmalarına izin vermişti. Bu kurumun başındaki Paul Schafer eski bir nazi ve rahipti. Muhaliflerin psikolik olarak yıkıma uğratılmasını perdeleyen bu kurum diktatörlük yıkılana kadar işlemeye devam etti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Pinochet&#39;in devrilmesinden sonra Colonia Dignidad&#39;taki acımasız koşullar ve baskı ortaya çıktı. Asıl acı veren taraf ise bu kurumda yaşayan her bir çocuğun Schafer tarafından istismar edilmiş olmasıydı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Colonia, Daniel Brühl ve Emma Watson&#39;ın canlandırdığı Daniel ve Lena&#39;nın aşk hikayesi üzerinden bu berbat yaşam koşullarına sahip kurumun iç yüzüne değinmekte. Askeri darbe sırasında gözaltına alınan ve geçirdiği işkencelerden sonra Colonia&#39;ya gönderilen Daniel ve onu kurtarmak için aylarca Colonia&#39;da kalmak zorunda kalan Lena&#39;nın hikayesi... Pinochet&#39;i de Schafer&#39;ı da alt etmek için uzun ve çetrefilli bir yolda yürürken aklınızda bulunsun faaliyette bulunduğu süre içerisinde Colonia&#39;dan sadece 6 kişi kaçabilmiş. Kötülüklerin de bu kötülüklere sessiz kalanların da yok olduğu bir dünya dileğiyle, iyi seyirler...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-JQMcl6NzuTo/WZKjsoRcLfI/AAAAAAAAIwU/iU1cKcuh7dgpNHBT6nCjuXeZgnz37dicACLcBGAs/s1600/33.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;572&quot; data-original-width=&quot;386&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-JQMcl6NzuTo/WZKjsoRcLfI/AAAAAAAAIwU/iU1cKcuh7dgpNHBT6nCjuXeZgnz37dicACLcBGAs/s400/33.jpg&quot; width=&quot;268&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/6324107121642408005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/sinefil-film-onerisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/6324107121642408005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/6324107121642408005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/sinefil-film-onerisi.html' title='Sinefil / Film Önerisi - &amp;quot;Colonia&amp;quot;'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-JQMcl6NzuTo/WZKjsoRcLfI/AAAAAAAAIwU/iU1cKcuh7dgpNHBT6nCjuXeZgnz37dicACLcBGAs/s72-c/33.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-3000382183297752511</id><published>2017-04-13T13:12:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.261-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hukuk"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Teknoloji"/><title type='text'>Macbook&#39;ta UYAP Döküman Editörü Kullanmak</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-1CMJkLBFLk0/WZNLJQ51UhI/AAAAAAAALMk/zD1V3xDlWg4LX_2VZ1MUK-p5eQyNfGHzACLcBGAs/s1600/kapak-1.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;512&quot; data-original-width=&quot;798&quot; height=&quot;205&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-1CMJkLBFLk0/WZNLJQ51UhI/AAAAAAAALMk/zD1V3xDlWg4LX_2VZ1MUK-p5eQyNfGHzACLcBGAs/s320/kapak-1.png&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Macbook kullanmak isteyen&amp;nbsp;pek çok meslektaşım, MAC os X&#39;te UYAP doküman editörü çalışmadığından Windows tabanlı bilgisayarlı tercih etmek zorunda kaldığından bahsetmiştir. Ben de uzun zamandır MacBook kullanan biri&amp;nbsp;olarak UYAP Döküman Editörü programını kullanamadığım için bu konuda sürekli birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan yardım istemek zorunda kalmışımdır. Eski iş yerimden ayrıldıktan sonra etrafımda hiç Windows bilgisayar kalmadığından UYAP Doküman Editörü kullanabilmem için bu sorunu aşmam gerekiyordu, aştım. Aşağıda&amp;nbsp;MacBook&#39;ta (MAC os X) Uyap Döküman Editörü kullanarak UDF dökümanlarınızı nasıl açıp elektronik olarak imzalayabilirsiniz açıklayacağım.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;İhtiyaç Listesi:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1- Virtual Box Programı: &lt;a href=&quot;https://www.virtualbox.org/wiki/Downloads&quot;&gt;https://www.virtualbox.org/wiki/Downloads&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;2- &lt;a href=&quot;https://www.microsoft.com/tr-tr/software-download/windows7&quot;&gt;Windows 7,&lt;/a&gt; 8 veya 10 DVD ISO İmajı&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;3- MacBook&#39;unuzda en az 10 - 15 GB yer.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;4- Mobil İmza (USB Token deneme şansım olmadı, çalışıp çalışmayacağını bilmiyorum)&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Açıklama:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Aslında yapacağımız işlem, Mac os X işletim sisteminin içine sanal bir Windows bilgisayar kurmak. Virtual Box size, işlemcisini, ramini, disk hafızasını, ekran kartı özelliklerini kendiniz belirleyebileceğiniz bir sanal bilgisayar oluşturma imkanı tanıyor. Bir tuş ile bu bilgisayarı açıp sanal bir Windows bilgisayara erişiyorsunuz. Onun içine de Uyap Döküman Editörü kuruyorsunuz. Konu bu kadar basit.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1- Yukarıdaki linkte &quot;&amp;nbsp;OS X hosts&quot; için Virtual Box&#39;un en güncel sürümünü indirip Mac bilgisayarınıza kurunuz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;2- İnternetten&amp;nbsp;Windows 7, 8 veya 10 DVD ISO İmajı indiriniz. Pek çok sitede bunu bulabilirsiniz. Eğer önceden kullandığınız bilgisayarlarınızdan kalan bir lisans anahtarınız var ise veya salt bu iş için yeni bir tane satın almışsanız Microsoft&#39;un kendi sitesinden bile ISO imaj dosyasını&amp;nbsp;indirebilirsiniz. Bu pek çok siteden indirilebilmekte, aktivasyon işlemleri daha sonra yapılabilmektedir. Ben evdeki eski bilgisayarın (&lt;a href=&quot;https://www.microsoft.com/tr-tr/software-download/windows7&quot;&gt;Win 7&lt;/a&gt;) lisans anahtarını kullanarak bunu yaptım. Kurulum işleminden sonra Windowsu orijinal bir lisans anahtarı ile aktive etmenizi tavsiye ediyorum. Eğer etrafınızda Windows laptoplar var ise bunların lisans anahtarları genellikle bir kaç bilgisayara kurulumu desteklediği için çok zorluk yaşamayacağınızı düşünüyorum. Bir avukat olarak crack yöntemlerini kullanmamanızı önermek durumundayım :). Kolaylık olması açısından benim kullandığım Windows 7 ISO İmaj linkini burada paylaşıyorum. Kolaya kaçıp bunu indirebilirsiniz, ama lisans anahtarı, aktivasyon meselesini kendiniz halletmelisiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;3- Şimdi MacBook&#39;unuza kurduğunuz Virtual Box programını çalıştırıp &quot;Yeni&quot; sekmesinden yeni bir sanal bilgisayar oluşturmalısınız. İndirdiğiniz sürüme uygun Windows sistem seçiminizi yapıp ileri ileri diyerek sanal bilgisayar oluşturma işlemini başlatınız. Bu aşamada &lt;strong&gt;Bellek Boyutu&lt;/strong&gt;&#39;nu bırakın program belirlesin siz dokunmayınız &lt;strong&gt;&amp;gt;&lt;/strong&gt; Karşınıza çıkan pencerede &quot;&lt;strong&gt;Şimdi sanal bir sabit disk oluştur&lt;/strong&gt;&quot; yazacak bunu seçip ilerleyiniz &amp;gt; Tür olarak &quot;&lt;strong&gt;VDI&lt;/strong&gt;&quot; seçiniz ilerleyiniz &amp;nbsp;&lt;strong&gt;&amp;gt;&lt;/strong&gt; Disk türü olarak &quot;&lt;strong&gt;Değişken olarak ayrılan&lt;/strong&gt;&quot; seçeneğini işaretleyiniz &amp;gt; Karşınıza çıkacak pencerede disk boyutunu &quot;&lt;strong&gt;10 GB&lt;/strong&gt;&quot; (yeriniz varsa belki biraz daha fazla) olarak belirleyiniz. Böylelikle sanal bilgisayarınızı kurmuş oldunuz. Kurduğunuz sanal bilgisayarı seçip yeşil &quot;&lt;strong&gt;Başlat&lt;/strong&gt;&quot; butonuna tıklayarak sanal bilgisayarınızı çalıştırınız. Sanal bilgisayarınız tıpkı gerçek bir bilgisayar gibi çalışmaya başlayacak ancak ilk açılışta sizden sanal bir CD&#39;yi işaret etmenizi isteyecektir. İşte bu CD, yukarıda bahsettiğim ISO imajıdır. Bu aşamada indirdiğiniz ISO imajını seçmeniz ve ilerlemeniz gerekmektedir. Bunu yaptığınızda tıpkı Windows tabanlı bir bilgisayara format atıyormuşsunuz gibi Windows&#39;un kurulmaya başladığını göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-KaEiUASVxVo/WZNLXzQS5yI/AAAAAAAALMo/JHkAcdAjSdsicgm2SuJ1_5n1JkNGeX0FwCLcBGAs/s1600/1.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;613&quot; data-original-width=&quot;668&quot; height=&quot;366&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-KaEiUASVxVo/WZNLXzQS5yI/AAAAAAAALMo/JHkAcdAjSdsicgm2SuJ1_5n1JkNGeX0FwCLcBGAs/s400/1.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-OXzHY6EqfJo/WZNLXyHxbEI/AAAAAAAALMs/ff_XZ_4ptdY9QW7izKN3xzBkmZKxMV_KQCLcBGAs/s1600/2.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;611&quot; data-original-width=&quot;668&quot; height=&quot;365&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-OXzHY6EqfJo/WZNLXyHxbEI/AAAAAAAALMs/ff_XZ_4ptdY9QW7izKN3xzBkmZKxMV_KQCLcBGAs/s400/2.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-DVU7eTzDFMo/WZNLYayqAqI/AAAAAAAALMw/8n-kVaxSUrky0PNLYcX8jYLvc2g1JbWdwCLcBGAs/s1600/4.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;613&quot; data-original-width=&quot;668&quot; height=&quot;366&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-DVU7eTzDFMo/WZNLYayqAqI/AAAAAAAALMw/8n-kVaxSUrky0PNLYcX8jYLvc2g1JbWdwCLcBGAs/s400/4.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-tnxu8q_KJRA/WZNLaR3Oh_I/AAAAAAAALM0/RItV72AKvPMsN1mDEh1FarpTAU3gYBpuwCLcBGAs/s1600/5.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;454&quot; data-original-width=&quot;749&quot; height=&quot;241&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-tnxu8q_KJRA/WZNLaR3Oh_I/AAAAAAAALM0/RItV72AKvPMsN1mDEh1FarpTAU3gYBpuwCLcBGAs/s400/5.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-CkoyuW7WJHI/WZNLbC31olI/AAAAAAAALM4/bo8CmXrZ9Zkbv3KLFrSNJ-L4R8UVRXd0wCLcBGAs/s1600/6.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;451&quot; data-original-width=&quot;750&quot; height=&quot;240&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-CkoyuW7WJHI/WZNLbC31olI/AAAAAAAALM4/bo8CmXrZ9Zkbv3KLFrSNJ-L4R8UVRXd0wCLcBGAs/s400/6.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-oDkkwhpciA0/WZNLbjI1CcI/AAAAAAAALM8/WxltyxwhqLQdM4ECrNQ-k-fIyatOqGrqQCLcBGAs/s1600/8.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;530&quot; data-original-width=&quot;647&quot; height=&quot;327&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-oDkkwhpciA0/WZNLbjI1CcI/AAAAAAAALM8/WxltyxwhqLQdM4ECrNQ-k-fIyatOqGrqQCLcBGAs/s400/8.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-eFdnHVg386g/WZNLd2XsKxI/AAAAAAAALNA/GIYQa1BfvrQnHF6Uqnchwpf6WcX2pq7dACLcBGAs/s1600/konsol.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;619&quot; data-original-width=&quot;700&quot; height=&quot;352&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-eFdnHVg386g/WZNLd2XsKxI/AAAAAAAALNA/GIYQa1BfvrQnHF6Uqnchwpf6WcX2pq7dACLcBGAs/s400/konsol.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-6jRyAQxnh3k/WZNLk4NoXSI/AAAAAAAALNI/AuLuiQQfr3s3Z8IyMGWRlNzR9w9P0C3VwCLcBGAs/s1600/kurulmus-vbox.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;899&quot; data-original-width=&quot;924&quot; height=&quot;388&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-6jRyAQxnh3k/WZNLk4NoXSI/AAAAAAAALNI/AuLuiQQfr3s3Z8IyMGWRlNzR9w9P0C3VwCLcBGAs/s400/kurulmus-vbox.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;4- Windows 7&#39;nin bir bilgisayara nasıl kurulacağını internette pek çok kaynaktan bulabilirsiniz. Bir şekilde Windows 7&#39;yi Virtual Box içine kurduktan sonra ekran çözünürlüğünü tıpkı Laptop&#39;taki Windows bilgisayarınızda olduğu gibi değiştirebilirsiniz. Geriye uyap doküman editörünü kurmak ve kullanmak kalıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;5-Bu sistemi USB token ile denemek isterseniz USB&#39;yi bilgisayarınıza taktıktan sonra Toolbar&#39;dan &amp;gt; Devices kısmında &amp;gt; USB sekmesi altından uyap tokenızı seçip sanal makinenize takınız ve deneyiniz. Ben denedim çalışmadı :) Gerekli sürücüler Mac için mevcut olmadığından çalışmamış olabilir. Ancak ben mobil imza kullandım, çalıştı. Mobil imza ile doküman imzalayıp, Uyap&#39;tan sundum sorun çıkmadı. Mobil imza kullanmanızı tavsiye ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İyi çalışmalar...&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/3000382183297752511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/macbook-uyap-dokuman-editoru-kullanmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/3000382183297752511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/3000382183297752511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/macbook-uyap-dokuman-editoru-kullanmak.html' title='Macbook&amp;#39;ta UYAP Döküman Editörü Kullanmak'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://3.bp.blogspot.com/-1CMJkLBFLk0/WZNLJQ51UhI/AAAAAAAALMk/zD1V3xDlWg4LX_2VZ1MUK-p5eQyNfGHzACLcBGAs/s72-c/kapak-1.png" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-5167389015119680302</id><published>2017-04-13T00:24:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.272-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sinema"/><title type='text'>Sinefil / Film Önerisi - &quot;Good Bye Lenin&quot;</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1980&#39;li yılların Doğu Almanya&#39;sında kendisini terk eden kocasından sonra hayatını Doğu Almanya&#39;nın eğitim sistemini geliştirmek için çabalayan idealist bir öğretmen, 1989&#39;da oğlu Alex&#39;i sistem karşıtı bir gösteride görmesinden sonra kalp krizi geçirir ve komaya girer. Oğlu annesinden ümidini kesmez ve &quot;Mutter&quot; yıllarca devam eden uykusundan sonunda uyanır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Doğu Almanya&#39;ya ve komünist düzene inanan Mutter&#39;ın komada olduğu yıllarda Berlin Duvarı yıkılmış, güvenlik kontrolleri kaldırılmış, emperyalist Batı Almanya ürünleri Doğu Almanya marketlerini doldurmuştur.&amp;nbsp;6 haftalık ömrü kaldığı söylenen annesinin heyecanlanmaması gerektiğinden Alex zorlu bir oyun oynamaya karar verir. Bu oyuna göre Doğu Almanya&amp;nbsp;da komünist düzen de hala ayaktadır!&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Aynı ülke vatandaşlarının iki ayrı sistem içerisinde bölünmüşlüklerini,&amp;nbsp;emperyalist sistemin şaşırtıcı derecedeki yayılma hızını, geçiş sürecinin sancılarını, idealist insanların her sistemde dışlanan olduğunu görebileceğiniz komedi-dram karışımı güzel bir film. İyi seyirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-ywX5zCu4FaI/WZKjz9sg2cI/AAAAAAAAIwY/dfVZkatH2OQIBsHvP0B-_CoSBN1Cc9ldwCLcBGAs/s1600/good_bye_lenin-521077390-large-2.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;800&quot; data-original-width=&quot;600&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-ywX5zCu4FaI/WZKjz9sg2cI/AAAAAAAAIwY/dfVZkatH2OQIBsHvP0B-_CoSBN1Cc9ldwCLcBGAs/s400/good_bye_lenin-521077390-large-2.jpg&quot; width=&quot;300&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/5167389015119680302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/sinefil-film-onerisi-bye-lenin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5167389015119680302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5167389015119680302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/sinefil-film-onerisi-bye-lenin.html' title='Sinefil / Film Önerisi - &amp;quot;Good Bye Lenin&amp;quot;'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-ywX5zCu4FaI/WZKjz9sg2cI/AAAAAAAAIwY/dfVZkatH2OQIBsHvP0B-_CoSBN1Cc9ldwCLcBGAs/s72-c/good_bye_lenin-521077390-large-2.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-8741619061096401067</id><published>2017-04-09T12:58:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.306-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Politika"/><title type='text'>“Modern” Zaman Bruno’su FARKHUNDA ve Adalet</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İtalya&#39;nın Roma şehrinde Campo De Fiori meydanında elinde ölümüne sebep bilgi kaynağı (kitabı) ile duran kişi 1600 yılında salt kilise öğretisine karşı çıktığı için kazığa bağlanarak diri diri yakılan Giordano Bruno&#39;dur. Katolik dünyasının kalbinin yer aldığı Vatikan&#39;a çok da uzak olmayan bu meydanda Vatikan&#39;ın aldığı pek çok candan birinin heykeli var. Öyle bir dünya ki 400 yıl önce &quot;şeytan&quot; olarak suçlanan bir insan bugün Avrupa&#39;nın en bilindik meydanlarından birinde insanlık adına utanç duymanız için size bakıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ancak ne kadar bakarsa baksın yeterli olmayacak. Zira geçen 400&#39;ü aşkın&amp;nbsp;yıla rağmen 2015 yılında dünya din adına işlenen bir cinayete daha seyirci kaldı, dünya din adına işlenen bir suça sessiz kaldı, dünya din adına yakılan bir insanı kurtaramadı. Siz sayın seyirciler bir insanın daha toprak olmasına engel olmadınız !&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Farkhunda...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Afganistan&#39;ın Kabil kentinde cami çıkışında İslam dininde yeri olmayan muskaları satan bir mollayı&amp;nbsp;&quot;uyardığı&quot; için öldürüldü Farkhunda. Muska satarak dinden çıkar elde eden bir müsveddenin &quot;kuran yaktı&quot; yalanı ile kolayca galeyana gelen bir kitle tarafından vahşice öldürüldü Farkhunda.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Taş attılar, sopalarla vurdular, çatıdan attılar, tekmelediler, arabayla ezdiler... Yetmedi benzin döküp yaktılar, bir çöp gibi attılar Farkhunda&#39;yı. Sadece bir hurafenin devam etmesine engel olmak istedi diye. Sadece bir din tüccarına karşı durduğu için.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Şeriatla yönetilen, korkunun esiri olmuş topraklarda din üzerinden iktidar kuran, din üzerinden çıkar elde eden bir kişiye dur diyen bir kadın öldürüldü ey dünya. Linci bir kültür haline getirmiş, düşünmekten ve sorgulamaktan aciz bir yığının ilkel duygularını tatmin etmesi için öldürüldü Farkhunda. Katillerinin bir kısmı serbest bir kısmı da göstermelik cezalar aldı. Katilleri aramızda ey dünya, yarın yanından geçecek, yarın seni de öldürecek belki. Tek bir yalan söz duyması yetecek o gelişmemiş organizmaların, tek bir müsvedde karar verecek kaderine...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Adalet, bir inancın en kutsal yapı taşı olması gereken adalet. Bir düşünce sisteminde her daim tepede yer alması gereken adalet. Devletin ve ona bağlı hukuk sisteminin temel amacı olduğunu sandığımız ancak sadece güçlülerin elde ettiği adalet...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Adalet yok sayın seyirci. Sen sessiz kaldıkça adalet olmayacak. Sen haksızlığa itiraz etmedikçe, sen bu bizim hakkımız demedikçe, sen düşündüklerini söylemekten korktukça, sen düşene el uzatmadıkça, sen güçlüden yana olmayı tercih ettikçe, sen sisteme boyun eğdikçe, sen mücadeleden vazgeçtikçe adalet yok sayın seyirci.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yaşamak çok güzel, nefes almak her güne yeni bir umutla başlamak bir şans. Ama korkan insan yaşamanın değerini anlayamaz, korkan insan umut edemez, korkan insan sıranın kendisine gelmesini beklerken hareket edebilen bir ölü olduğunu fark edemez. O yüzden artık içindeki isyanı saklamaktan vazgeç! Sesini yükselt sayın seyirci, itiraz et, haksızlık karşısında öfkelen, sonunda öleceğini bilsen bile geri adım atma. Belki o zaman bu dünyada adaletin bir parçasını bulabiliriz ve devam etmemiz için bir umudumuz olur...&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-7qF2bxLT7eI/WZIA9f9sbRI/AAAAAAAALKk/Z4WKbxPCIXYKJb1hC9f4rXFyA7kA5I9YwCLcBGAs/s1600/farkunda.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;658&quot; data-original-width=&quot;658&quot; height=&quot;320&quot; src=&quot;https://3.bp.blogspot.com/-7qF2bxLT7eI/WZIA9f9sbRI/AAAAAAAALKk/Z4WKbxPCIXYKJb1hC9f4rXFyA7kA5I9YwCLcBGAs/s320/farkunda.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/8741619061096401067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/modern-zaman-brunosu-farkhunda-ve-adalet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8741619061096401067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8741619061096401067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/modern-zaman-brunosu-farkhunda-ve-adalet.html' title='“Modern” Zaman Bruno’su FARKHUNDA ve Adalet'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://3.bp.blogspot.com/-7qF2bxLT7eI/WZIA9f9sbRI/AAAAAAAALKk/Z4WKbxPCIXYKJb1hC9f4rXFyA7kA5I9YwCLcBGAs/s72-c/farkunda.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-4929082572856497618</id><published>2017-04-03T14:40:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.269-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Politika"/><title type='text'>Kadının Adı Var!</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-XQrCdtINR-s/WZNPp0BPpdI/AAAAAAAALNw/7kLN4UIAsV8LZNGCA8y2PX6heEZbp0bFQCLcBGAs/s1600/images.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;207&quot; data-original-width=&quot;244&quot; height=&quot;270&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-XQrCdtINR-s/WZNPp0BPpdI/AAAAAAAALNw/7kLN4UIAsV8LZNGCA8y2PX6heEZbp0bFQCLcBGAs/s320/images.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;8 Martı geride bıraktığımız şu günlerde, milenyumun üstünden geçen 17 seneye rağmen dünya hala ataerkil bakış açısında, hala ataerkil geleneklerini devam ettiriyor. Öyle bir dünya ki 8 Mart&#39;ı salt çiçek vermek üzerine kurgulayan, &quot;kadınlar çiçektir&quot; mesajı vererek farkındalık yarattığını zanneden bir kitleyle baş başayız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Oysa ki kadın çiçek değildir! Kadın at değildir! Kadın şarap değildir! kadın kadın kadın kadın....&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Sadece insanlık adına konuşsak olmaz mı ? Olmaz, olmaz, olmaz...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kadın doğdu, sustu herkes. Dünyayı omzunda taşıyacak kadın doğdu ama sustu herkes.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kadın oynamak istedi ama izin vermediler. Kadın &quot;uslu&quot; olmalı, kadın bağırmamalı, kadın koşmamalı, kadın köşesinde sessizce durmalı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kadın etek giymek istemedi ama izin vermediler. Kadın kadınlığını bilmeli, kadın elbise giymeli, kadın etek giymeli kadın &quot;pembe&quot; giymeli, kadın erkek gibi giyinmemeli.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kadın arabalarla oynamak istedi ama izin vermediler. Kadın çay bardakları ile oynamalı, kadın bebeklerle oynamalı, kadın ütü yapmalı, yemek yapmalı ama arabalardan uzak durmalı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kadın arkadaşları ile bir meşin topun peşinde koşmak istedi ama izin vermediler. Kadın erkeklerin oyununu oynayamazdı, kadın erkeklerle birlikte oynayamazdı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kadın çok büyüyemedi. Kadın hala &quot;çocuktu&quot; ama olsun artık bazıları için kadındı işte. Kadın öğrenemeden dünyayı, isyan edemeden büyümek zorunda kaldı. Kadın anne olmak zorunda kaldı. Kadın &quot;insanoğlu&quot;nun suskunluğu yüzünden anne oldu, kadın &quot;adam gibi adamların&quot; erkekliklerini göstermeleri için dayak yedi, kadın &quot;toplumun gerçeği&quot; yüzünden &quot;kocandır döver de sever de&quot; diyen komiser amcaları yüzünden eve döndü, kadın isyan ettiği için dövüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-o6LaiOeF444/WZNPoEvmdOI/AAAAAAAALNs/G65Ol7Yl5FQY3gbxxz38CnOvwbtXVFjMgCLcBGAs/s1600/iste-kadin.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;266&quot; data-original-width=&quot;400&quot; height=&quot;212&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-o6LaiOeF444/WZNPoEvmdOI/AAAAAAAALNs/G65Ol7Yl5FQY3gbxxz38CnOvwbtXVFjMgCLcBGAs/s320/iste-kadin.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Kadın yemek yaptı, kadın ütü yaptı, kadın çocuk doğurdu, kadın hizmet etti, her şeye rağmen kadın sustu ama olmadı. Kadın sırf kadın olduğu için suçluydu. Suçlu kadını astılar, bıçakladılar, kurşunladılar, kadın acı tebessümle geldiği dünyadan yine acı tebessümle gitti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Filmi başa saralım. Her bebeğin aslında bir şampiyon olduğu, bir çok zorlu mücadeleden sonra rahme düştüğü güne dönelim. Ne fark eder? Ne fark eder dünya tatlısı o küçük savunmasız bebeğin kadın veya erkek olması? Ne fark eder kimliği ? Ne fark eder ismi?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İnsan olması yetmez mi yaşam hakkı için yoksa insanoğlu olmak zorunda mıdır? Siz bilim adamı diyorsunuz diye bilime katkı sunamaz mı sanıyorsunuz?&amp;nbsp;Delikanlılığı sadece erkeklere özgü mü sanıyorsunuz ? Tüm acısına rağmen sadece tek damla gözyaşı döken kadından daha güçlü olduğunuzu mu sanıyorsunuz ?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yok saydığınız, aşağıladığınız için kadının gerçekten yok olacağını sanmaya devam edin siz.&amp;nbsp;Her türlü baskı ve kısıtlamaya rağmen &quot;elinin hamuru&quot; ile düzeni sarsan, dünyayı daha yaşanılır kılan, adalet için haykıran kadınlar oldukça kadının adı var dostum, kadının adı da kendisi de var var var !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşim Yeşiloğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-sSo2u40YM3g/WZNPsZdEgCI/AAAAAAAALN0/FESEIBGA9tUj9GFdP4D1USlQrpcQjpkogCLcBGAs/s1600/Kadinlar_kolkola.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;601&quot; data-original-width=&quot;901&quot; height=&quot;266&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-sSo2u40YM3g/WZNPsZdEgCI/AAAAAAAALN0/FESEIBGA9tUj9GFdP4D1USlQrpcQjpkogCLcBGAs/s400/Kadinlar_kolkola.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/4929082572856497618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/kadnn-ad-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/4929082572856497618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/4929082572856497618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/04/kadnn-ad-var.html' title='Kadının Adı Var!'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-XQrCdtINR-s/WZNPp0BPpdI/AAAAAAAALNw/7kLN4UIAsV8LZNGCA8y2PX6heEZbp0bFQCLcBGAs/s72-c/images.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-1939223804871471087</id><published>2017-03-27T14:16:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.248-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Edebiyat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Öne Çıkan"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Şiir"/><title type='text'>Sarhoşluğa Övgü</title><content type='html'>Yalnızım ben çok yalnızım diye feryat ederken,&lt;br /&gt;Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz diye sitem ederken,&lt;br /&gt;Yalan dünyada seni unutamazlar sanarken,&lt;br /&gt;Bir yerlerde Eşref abiyle Sebahat abla kavuşamadıysa,&lt;br /&gt;Ne sandın be sen de ! Elbette rakı içeceğiz !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madam Despina masamızı kurmuşken,&lt;br /&gt;Ah bu şarkıların gözü kör olsun diyip efkarlanırken,&lt;br /&gt;Benzemez kimse ona diye gözyaşları meze olurken,&lt;br /&gt;Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin&amp;nbsp;deniliyorsa,&lt;br /&gt;Ne sandın be sen de ! Elbette rakı içeceğiz !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-nd-q3NHrqqE/WZGT_kE02nI/AAAAAAAAIuk/ayXrhpN-7hUDNMLe0H9po-3SX4pvPvmCQCLcBGAs/s1600/1-1.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;428&quot; data-original-width=&quot;600&quot; height=&quot;228&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-nd-q3NHrqqE/WZGT_kE02nI/AAAAAAAAIuk/ayXrhpN-7hUDNMLe0H9po-3SX4pvPvmCQCLcBGAs/s320/1-1.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/1939223804871471087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/sarhosluga-ovgu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/1939223804871471087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/1939223804871471087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/sarhosluga-ovgu.html' title='Sarhoşluğa Övgü'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-nd-q3NHrqqE/WZGT_kE02nI/AAAAAAAAIuk/ayXrhpN-7hUDNMLe0H9po-3SX4pvPvmCQCLcBGAs/s72-c/1-1.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-528614971486378740</id><published>2017-03-26T00:23:00.000-07:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.274-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sinema"/><title type='text'>Sinefil / Film Önerisi - Great Debaters</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Melvin Tolson&#39;un gerçek hayat hikayesinden esinlenen&amp;nbsp;filmimiz insanlığın daha da ileri gitmesini beklediğimiz şu zamanlarda dahi siyahilerin ve diğer tüm &quot;yabancı&quot;ların hala yoğun baskı altında olduğu Teksas&#39;ta geçiyor. 1930&#39;lu yıllarda Tolson öğretmenlik yapmakta olduğu Wiley Kolejinde bir münazara takımı kurar. Diğer okullarla karşılaşmalardan galibiyetle ayrılan Wiley münazara takımı sonunda finale kalır ve Harward münazara takımına rakip olur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Finale giden yolda her türlü baskıya ve hakarete maruz kalan takım sadece kazanmak için değil ama şahit olduğu ırkçı şiddete karşı çıkmak için de sivil itaatsizliği savunmak zorunda kalacaktır.&amp;nbsp;&quot;An Unjust Law is No Law At All&quot; (Adil olmayan kanun artık kanun değildir) diyerek adil olmayan kanunlara karşı çıkacaklarını deklare eden siyahiler için uzun ve çileli bir yolda direnişe ilk adım atılmıştır artık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Amerika&#39;nın kara kaplı defterinde pek çok kanlı sayfa yer alsa da bu kanlı sayfaların son bulması adına mücadele eden ve direnişleri ile insan hakları mücadelesine meşale yakan kahramanların olması, yaşanan her katliamın bir başka direnişe yol açması gözlerin çakmak çakmak umutla yanmasına neden oluyor. Bu mücadele hikayelerini sık görmenin mümkün olmadığı Hollywood sinema dünyasında Denzel Washington yine harika bir oyunculuk ile Tolson&#39;u tarihin tozlu sayfalarından çıkarıp sivil itaatsizlik kavramını sorgulamamıza yardım ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İyi seyirler.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-O__vCayVnXk/WZKkNm1kLMI/AAAAAAAAIwc/kUFsVjJDVr0lFy7SV4ZbnYD3Y6zKnG39gCLcBGAs/s1600/4-e1490476870917.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;666&quot; data-original-width=&quot;450&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-O__vCayVnXk/WZKkNm1kLMI/AAAAAAAAIwc/kUFsVjJDVr0lFy7SV4ZbnYD3Y6zKnG39gCLcBGAs/s400/4-e1490476870917.jpg&quot; width=&quot;270&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/528614971486378740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/sinefil-film-onerisi-great-debaters.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/528614971486378740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/528614971486378740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/sinefil-film-onerisi-great-debaters.html' title='Sinefil / Film Önerisi - Great Debaters'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-O__vCayVnXk/WZKkNm1kLMI/AAAAAAAAIwc/kUFsVjJDVr0lFy7SV4ZbnYD3Y6zKnG39gCLcBGAs/s72-c/4-e1490476870917.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-7255943541964628195</id><published>2017-03-11T13:14:00.000-08:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.291-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Edebiyat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Kitap"/><title type='text'>Ayaan Hirsi Ali - Kafir</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-tLtchqJLrW8/WZNg9_iSKMI/AAAAAAAALO4/zfrGSFG3GTQCKww1eQTgSdA94_l741VQwCLcBGAs/s1600/ayan-hirsi-ali.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;404&quot; data-original-width=&quot;606&quot; height=&quot;266&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-tLtchqJLrW8/WZNg9_iSKMI/AAAAAAAALO4/zfrGSFG3GTQCKww1eQTgSdA94_l741VQwCLcBGAs/s400/ayan-hirsi-ali.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Somali&#39;de, kadının adının olmadığı, dinin ve geleneğin kadına acı çektirmek için kol kola yürüdüğü bir coğrafyada doğan Ayaan daha küçük yaşlarda hem dinsel hem de geleneksel emirlere karşı gelmeye başlasa da bu başkaldırı ancak yıllarca yürünülen çileli bir yoldan sonra başarıya ulaşabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çileli yolda pek çok acı ve ölüme tanık olan Ayaan doğduğu coğrafyadaki kadınların aynı kadere mahkum olmaması için ölüm fermanını boynuna asıp yola çıktı.&amp;nbsp;Theo van Gogh&#39;un müslüman bir militan tarafından öldürülmesinden önce çoğu kişi Ayaan Hirsi Ali&#39;nin kim olduğunu, bu &quot;müslüman&quot; kadının Avrupa&#39;ya neden gelmiş olduğunu bilmiyordu. Sonrasında herkes müslüman kadınlar adına radikal terör örgütlerine karşı sesini yükselten bu isyancının kim olduğunu öğrenmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-PLU0hAt4pJM/WZNg9a8ks1I/AAAAAAAALOs/-IRtHc0C-yYKNsu9UfOz3k5zLuoLlZvyQCLcBGAs/s1600/32.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;252&quot; data-original-width=&quot;416&quot; height=&quot;241&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-PLU0hAt4pJM/WZNg9a8ks1I/AAAAAAAALOs/-IRtHc0C-yYKNsu9UfOz3k5zLuoLlZvyQCLcBGAs/s400/32.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Her 10 kadından 9&#39;unun sünnet edildiği, pek çok kız çocuğunun bu yüzden hayatını kaybettiği, kadınların sadece kocasına hizmet etmek üzere eğitim alabildiği ve küçük yaşlarda daha kendileri çocukken anne olmak zorunda bırakıldıkları bir ülkede her şeye rağmen yaşadı Ayaan Hirsi Ali. Hep uzaklarda siyasi mücadele peşinde koşarken ailesini ihmal eden ve bu esnada kendisine yeni bir aile kurmaktan geri durmayan bir babaya, çocuklarını &quot;eğitmek&quot; için onları dövmesi gerektiğine inanan bir anneye, nefes almak dışında yaptıkları her şeyin günah olduğuna inanan bir büyükanneye ve kendisini anlamaya zerre kadar yakın olmayan geleneksel bir kocaya&amp;nbsp;rağmen bir başarı hikayesi çizen Ayaan Hirsi Ali bu kitabında hem dine hem de geleneklere karşı sert eleştiriler getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-2wnNmZgYHEI/WZNg9UFJzwI/AAAAAAAALOw/FngJXY13ALUZi0HfkNermoUp4BBSdk8GwCEwYBhgL/s1600/2-2.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;330&quot; data-original-width=&quot;514&quot; height=&quot;256&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-2wnNmZgYHEI/WZNg9UFJzwI/AAAAAAAALOw/FngJXY13ALUZi0HfkNermoUp4BBSdk8GwCEwYBhgL/s400/2-2.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Somali&#39;den başlayıp Avrupa&#39;da devam eden bir başkaldırı ve aydınlanma hikayesi...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İyi okumalar...&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-WEyA1wQAsU8/WZNg9gyH7kI/AAAAAAAALO0/3oGUbs1fM1ICx2hDhH0CAGdZjNfq4GThgCLcBGAs/s1600/1x.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;501&quot; data-original-width=&quot;336&quot; height=&quot;400&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-WEyA1wQAsU8/WZNg9gyH7kI/AAAAAAAALO0/3oGUbs1fM1ICx2hDhH0CAGdZjNfq4GThgCLcBGAs/s400/1x.jpg&quot; width=&quot;267&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/7255943541964628195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/ayaan-hirsi-ali-kafir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/7255943541964628195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/7255943541964628195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/ayaan-hirsi-ali-kafir.html' title='Ayaan Hirsi Ali - Kafir'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://1.bp.blogspot.com/-tLtchqJLrW8/WZNg9_iSKMI/AAAAAAAALO4/zfrGSFG3GTQCKww1eQTgSdA94_l741VQwCLcBGAs/s72-c/ayan-hirsi-ali.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-1752366809784096652</id><published>2017-03-10T13:13:00.000-08:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.245-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Edebiyat"/><title type='text'>1991 Yılından &quot;40 Yaşını Geçmişler İçin Bir Yazı&quot;</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-lUBC3mzc-UE/WZNdbdr-GdI/AAAAAAAALOc/sicI72sCyjUN1OqzCaarH5bMW3zslp38ACLcBGAs/s1600/memories_of_dalmatia_xxxii_by_brunilde-d4uz17t-1024x680.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;680&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;212&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-lUBC3mzc-UE/WZNdbdr-GdI/AAAAAAAALOc/sicI72sCyjUN1OqzCaarH5bMW3zslp38ACLcBGAs/s320/memories_of_dalmatia_xxxii_by_brunilde-d4uz17t-1024x680.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bizler, televizyon öncesi bir kuşağız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Polio aşısı, donmuş yiyecekleri, fotokopi makinaları, plastik denen madde ve kontakt lensler de girmemişti hayatımıza,&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Radardan önce doğduk.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kredi kartlarından, parçalanmış atomdan, lazer ışınından ve tükenmez kalemden önce….&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bulaşık makinasından, kuru temizlemeden, elektrikli battaniye, air condition ve aya insan ayağı değmesinden önce…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bizler evlenip sonra birlikte yaşadık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kaplumbağalar henüz Volkswagen olmamıştı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Jeans giymiyorduk.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;“Anlamlı bir ilişki”, akrabalarla bir arada olmaktı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve “fast food” bizim için iki taşın arasına sıkıştırılmış acele yemek demekti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bizler ev erkeği döneminden önceydik, eşcinsel haklarından da önce, bilgisayar programından da bilgisayar evliliğinden de…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Biz hiç FM radyo duymamıştık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kaset teypleri de öyle.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Elektrikli daktilo kullanmamıştık, yapay kalp de bilmezdik, erkeğin küpe taktığını da. Bizim için zamanı bölmek, birlikte vakit geçirmek demekti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Chip ise bir ağaç parçası anlamına geliyordu.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1940’ta “Made in Japan” damgası külüstür mal anlamında kullanılırdı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Pizza, McDonlald’s ve Nescafe ise duyulmamıştı bile.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kuruş diye bir para biriminin olduğu dönemdi. 5 kuruşa bir şeyler alabilirdiniz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bizim dönemimizde sigara içmek modaydı. Sigara içenlere suçlu gözüyle bakılmazdı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Coca Cola ise sadece soğuk bir içeceğin adıydı, bir yaşama biçiminin değil.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Cinsiyet farklılığının keşfinden önce değildik kuşkusuz ama cinsiyet değiştirme modasından önceydik.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Elimizde ne varsa onunla mutlu olmaya çalışırdık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve bizler, çocuk yapmak için evlenmek gerektiğine inanan son kuşaktık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;AMA, BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN&lt;br /&gt;HAYATTA KALMAYI BAŞARDIK.&lt;br /&gt;MUTLU OLMAK İÇİN&lt;br /&gt;BUNDAN BÜYÜK NEDEN VAR MI?&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;***&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yukarıdaki manifestoyu yabancıların hazırladığı bir metinden uyarladık. Gerçekten de, anılan yenilikler olmadan yaşamak mümkündü. Ama bu, yeniliklere karşı olduğumuz anlamına gelmiyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Daha sonra hayatımıza giren öğelerin kimi bizi zenginleştirdi, kimi yoksullaştırdı, kimi nevrozlarımızı, bunalımlarımızı yarattı.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ama, onca acının onca sorunun içinde “Yaşama Coşkusu” denen büyüyü yitirmemeye çalıştık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ömrümüz, yaşadığımız için doğaya sunulmuş bir minnettarlık çığlığına dönüştü.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Zülfü Livaneli, 08.12.1991. Diktatör ile Palyaço, s. 230-232.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;em&gt;Zülfü Livaneli&#39;nin bu yazısının üzerinden tam 26 yıl geçmiş. Manifestoyu kaleme alanlar şimdi ne düşünürlerdi&amp;nbsp;acaba? Hayatın ufacık ekranlara sığdığı, medyanın devrim geçirdiği, iletişim hızının katlandığı, genetiği değiştirilmiş ürünlerin tüketildiği bir çağda sizce de hayatımızı fakirleştiren unsurlar, zenginleştirenlerden daha fazla değil mi?&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/1752366809784096652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/1991-ylndan-yasn-gecmisler-icin-bir-yaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/1752366809784096652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/1752366809784096652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/1991-ylndan-yasn-gecmisler-icin-bir-yaz.html' title='1991 Yılından &amp;quot;40 Yaşını Geçmişler İçin Bir Yazı&amp;quot;'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://2.bp.blogspot.com/-lUBC3mzc-UE/WZNdbdr-GdI/AAAAAAAALOc/sicI72sCyjUN1OqzCaarH5bMW3zslp38ACLcBGAs/s72-c/memories_of_dalmatia_xxxii_by_brunilde-d4uz17t-1024x680.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-6112837255966982864</id><published>2017-03-09T23:22:00.000-08:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.286-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Sinema"/><title type='text'>Sinefil / Film Önerisi - Law Abiding Citizen (Adalet Peşinde)</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&quot;Dişe diş kana kan&quot;&amp;nbsp;medeni toplumlar için artık geçerli bir ceza uygulaması olmasa&amp;nbsp;da canı yanan insanlar için hala talep konusu olabilmektedir. Suçlulularına onların mağdurlarına davrandığından daha iyi davranmayı bir kural olarak benimseyen&amp;nbsp;sistem içerisinde pek tabi bu kural uygulanmayacaktır ama&amp;nbsp;insanların adalet sisteminden bekledikleri bir mağdurun bir suçlu &amp;nbsp;kadar değer görebilmesidir esasında. Karısı ve kızı vahşice öldürüldükten&amp;nbsp;sonra&amp;nbsp;Clyde Shelton&#39;ın da beklediği de buydu. Ancak salt kazanma üzerine kurulu adalet düzeni içerisinde 2. derecedeki kanıtlar ile davayı kazanamayacağını düşünen savcı yardımcısının alacağı karar herkes için bir yol ayrımı oluşturur. Bir tarafta rehabilitasyon süreci geçirmeyen katillerin kısa sürede hapisten çıkabilmesine sebep olan hukuk sistemi diğer yanda bu sistemi yok etmek üzere kanlı bir yol seçen acılı bir baba... Çarpık adalet düzenine, savcılık kurumuna ciddi eleştiriler getiren filmde intikam mı adalet mi sorusuna&amp;nbsp;grilerle dolu bir dünyada cevap arıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İyi seyirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-_X0vtRhFFTk/WZKkW22K-zI/AAAAAAAAIwg/L33otDjV2EAjOLM0XI1NhvDtriqKU9zJwCLcBGAs/s1600/333.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;600&quot; data-original-width=&quot;800&quot; height=&quot;300&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-_X0vtRhFFTk/WZKkW22K-zI/AAAAAAAAIwg/L33otDjV2EAjOLM0XI1NhvDtriqKU9zJwCLcBGAs/s400/333.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/6112837255966982864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/sinefil-film-onerisi-law-abiding.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/6112837255966982864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/6112837255966982864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/sinefil-film-onerisi-law-abiding.html' title='Sinefil / Film Önerisi - Law Abiding Citizen (Adalet Peşinde)'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-_X0vtRhFFTk/WZKkW22K-zI/AAAAAAAAIwg/L33otDjV2EAjOLM0XI1NhvDtriqKU9zJwCLcBGAs/s72-c/333.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-8962295826231754</id><published>2017-03-06T13:22:00.000-08:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.310-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Gezi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Müzik"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Öne Çıkan"/><title type='text'>Fazıl Say&#39;ın İstanbul Senfonisini Yaşamak</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Fazıl Say, Batı’nın köklü müzik geleneği ve disiplini içerisinde, Nazım Hikmet, Pir Sultan Abdal, Mezopotamya, Cumhuriyet Devrimi, Yunus Emre, Anadolu, Aşık Veysel, İstanbul ve Osmanlı gibi Anadolu’nun tüm kültür öğelerini işleyip senfonik tonda bize ulaştıran bir müzik dehası. Belki de onu dünya çapında Batı müziğinin en iyi ustalarından birisi olmanın da ötesine taşıyan özelliği, doğu -özellikle de Anadolu kültürünü çok iyi tanımasıdır. Fazıl Say’ın Batı’da ilgiyle takip edilmesinin sebeplerinden birinin, Doğu’nun zengin kültür temasını Batı’nınkiyle buluşturması olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yani Fazıl Say hem Doğu’dur hem de Batı. Tıpkı İstanbul gibi. İstanbul’un gündelik hayat kavgasından sıyrılıp onu hiç hissetmeye çalıştınız mı? Galata köprüsünü geçerken ayaküstü değil. Yahut Eminönü’nde vapura yetişip iş için Kadıköy’e geçerken değil. İstanbul’u hissetmek için biraz zaman ayırmalısınız. İstanbul, binlerce yıllık kültürün ev sahibi, doğunun en batısı, batının en doğusu. Öylece gelip geçmemek onu biraz duymak gerek! Her ne kadar bağrına bıçak gibi saplanan kuru, beton binalara ve yığınlaşmış her türden insan kalabalığına maruz kalsa da köklü geçmişi ve kültürü ile zamana meydan okumaya devam ediyor İstanbul.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Fazıl Say, İstanbul’u hissetmek ve anlatmaktaki ustalığını “İstanbul Senfonisi” ile göstermiş 2012 yılında. İstanbul Senfonisi’nin &lt;em&gt;hiç İstanbul’a gelmemiş insanları bile İstanbul’la tanıştırdığını &lt;/em&gt;söylemek sanırım hatalı olmaz. Ben ilk kez 2017 yılında bir sabah vakti dinledim. Fazıl Say, orkestra icraya geçmeden önce eseri hakkında kısa bir bilgi veriyordu. Almanca konuşuyordu. Söylediklerinin nerdeyse tamamını anladım ve hiç ara vermeden sonunda dek dinledim. Fazıl Say konuşmasında bir nevi Fazıl Say resmî web sitesinden kopyaladığım aşağıdaki tanıtım yazısını özetledi:&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;1 – Nostalji&lt;/strong&gt; “İstanbul Senfonisi”, gecenin buğusunda Marmara Denizi dalgalarının kıyıda sakince hışırdaması ile başlar. Nitekim bu deniz seslerini eserin en sonunda tekrar duyarız. Şöyle ki, 7 bölümlü “İstanbul Senfonisi”, denizden çıkıp İstanbul’u anlatır ve biterken tekrar denize döner. Nostalji bölümünde, geçmişin izinde denizin hışırtıları eşliğinde hayallere dalarız. 1940’lardayızdır belki… Orhan Veli İstanbul’u dinliyordur…Ya da 1920’ler…Dalmış gitmişizdir. Hayallerdeyizdir…Gecenin bir vakti loş deniz hışırdar ve eserin hicaz makamındaki ağır “ana teması” başlar. Ney ve kanun da orkestranın şarkısına uzaklardan dokunur. Müzik ve görüntüler kararmaya başlar. Bizlerse hayal içinde hayallere dalarız. Karanlığın içine gömüldüğümüzde, zamanda yolculuk gibi, 1453 yılına gideriz. “Fetih” günüdür! Davullar, trompetler, gümbürtüler, patlamalar, etraf savaş alanıdır. Mehter takımı duyulmaya başlar: Ceddin Dede! Kudümler vurur. İstanbul’un yaşadığı en hareketli gündür. Osmanlı-Bizans savaşmaktadır. Sonra tekrar uyanılır ve gecenin karanlığına, “hicaz” şarkıya dönülür. Deniz hışırdar. Biz hayaller içinde hayallerdeyizdir…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;2 – Tarikat&lt;/strong&gt; Bu bölümde tarikatların karanlık yüzü ve fanatizm anlatılır. Dinin siyasi emellere alet edilmesine duyulan öfke ve din sömürücüsü tarikatların büyük otoritesi, bu hızlı bölümü oluşturan karanlık ve gergin notaları oluşturmuştur. Bu notalar aslında onların öfkesi, “din ve para” konusudur. Ve bir ritimden yola çıkar öfkenin müzikteki kurgusu. “La ilahe illallah” diye “zikir” edenler akla gelir. Ritim müziğidir. Ritim melodisidir. Besteciye göre, yüzyıllardan beri gelen ileri Mevlevi ve Bektaşi müzik kültürlerinin çok gerisinde, “arkaik” denebilecek bir müziktir günümüz zikirlerindeki ritim melodileri… “La ilahe illallah” cümlesinin salt ritmi bu bölümün ana fikridir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;3 – Sultan Ahmet Camii&lt;/strong&gt; Dinin siyasi emellere alet edilmesini Tarikat bölümündeki karanlık notalarla duyduktan sonra, bu bölümde “apaydınlık” bir İslam şaheseri anlatılır: Sultan Ahmet Camii. Besteci için camiilerin en güzeli, en huzurlusu, en muhteşemidir. Orada olmak büyüleyicidir, metafiziksel boyutta salt benlik uzlaşısıdır, meditasyon gibidir. Ney ve kudüm “segâh makamı”ndan anlatmaya başlar. Orkestra ardından genişleyerek büyür. Camiinin evrene yükselmek isteyen, uhrevi, hüzünlü teması hissedilir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;4 – Hoş Giyimli Genç Kızlar Adalar Vapurunda&lt;/strong&gt; Kanun, Adalar vapuru güvertesindeki yakışıklı delikanlıdır. Flüt, obua, klarnet ve fagot, yakışıklı delikanlının ilgisini çekmeye çalışan hoş giyimli genç kızlardır. Tuba, vapur düdüğüdür. Mutlu ve güneşli bir yaz sabahıdır. Kızlar, delikanlı uğruna kavgaya tutuşur.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;5 – Haydarpaşa Garı’ndan Anadolu’ya Gidenler Üzerine&lt;/strong&gt; Bu bölüm, bir nevi, Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları eserine arka plan müziği gibidir. Gece treni yola koyulur. Tren yolculuğu yapanlar hayaller kurar. Yolculuk hayallerdir. Lokanta vagonunda yeni evli bir çift hayallere dalmıştır. Ötede dalıp gitmiş âşık bir adam vardır. Aşk’tır sezi… Sağımızda deniz vardır. Vurma sazlardan rayların seslerini duyarız. Trompetler tren düdüğü seslerini verir. Bir başka masada dertli bir adam vardır. Trombon onun temasını karanlıktan verir. Sonra tekrar diğer masalara döneriz. Ray sesleri ve ray ritimleri eşliğinde dertli adam, âşık adam, yeni evli çift, herkes bir aradadır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;6 – Âlem Gecesi&lt;/strong&gt; Gecenin ışıklarında bir İstanbul sokağı… Uzun kanun taksimi yoğun senfoniyi rahatlatır. Kanun bitince danslar başlar. Bir yerde Dök Zülfünü Meydane Gel şarkısının bir benzerini işitir gibi oluruz. Ardından tüm süratiyle bir “köçekçe” başlar. Köçekçe büyük bir gürültüyle kesilir. Sulukule’nin ışıklı sokaklarında körkütük sarhoşuzdur. Kanun, Dök Zülfünü Meydane Gel’i çalamayacak kadar sarhoştur. Gecenin ışıklarında bir İstanbul sokağı…&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;7 – Final&lt;/strong&gt; Ve günümüz… Bugün! Dertli insanlar… 15 milyon nüfuslu “mega-metropol” İstanbul. Romantizmin, yaşamın kalmadığı, stres, sıkıntı, bunalım ve hayalsizliğin hâkim olduğu rengi algılarız. Üç kere sağır edici mertebede patlar orkestra. Sıkıntılı melodiler kasvettir. Müzik kaçmaya çalışır. Patolojik enstantaneler gibi, bir foto flaş hızında gözümüzün önünden eserin tüm bölümlerinden temalar geçer: “1453” kudümleri, “La ilahe illallah” ritimleri, “camiinin hüzünlü teması”, “hoş giyimli bir genç kız”, “trendeki dertli adam”… Ve başladığımız noktaya, gecenin karanlığına, hayallerimize döneriz birden. Hicazdır, şarkıdır. Nostaljidir… Yine dalgalar hışırdamaya başlar.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;padding-left: 30px; text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Henüz 3,5 yıllık bir İstanbullu olarak, İstanbul Senfonisi’ni dinler dinlemez adeta yaşamak, içime çekmek istedim. Birkaç dostuma senfoninin 7 parçasını onları en iyi hissedebileceğimiz yerlere gidip dinlemeyi önerdim. Sayımız bir anda on bir oldu. Hazırladığım program dahilinde arkadaşlarla güneşli bir cumartesi günü Edirnekapı Şehitliği’nde buluştuk. İlk durağımız, Senfoni’nin ilk parçası olan Nostalji’yi dinlemek üzere Fetihkapı’ydı. Fetihkapı, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinin ardından İstanbul’a ilk girdiği kapı olarak bilindiğinden açıkçası fethi hissetmek istedik. Kulaklıkları taktık ve on bir arkadaş eş zamanlı Nostalji’yi dinlemeye başladık, müziğin yükseldiği beşinci dakikada Fetihkapı’dan tarihi yarımadaya girdik ve ardından Bizans surlarının dibinden Balat yakınlarına kadar indik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Balat’tan sonraki durağımız ikinci parça olan Tarikat’ı dinlemek üzere Fatih Çarşamba’ydı. İstanbul’un beşinci tepesine inşa edilen görkemli Yavuz Sultan Selim Camiinin avlusundan Eminönü, Fener, Balat, Eyüp, Haliç ve Galata’yı seyrettikten sonra eski Bizans sarnıcı olan Çukurbostan Parkı’nın yanından İsmail Ağa Camii’ne yürüdük. Müzik, Yavuz Sultan Selim Camii avlusundan İsmail Ağa Camii avlusuna ulaşana dek kulağımızda birkaç kez tekrar etti. İsmail Ağa Camii önünden geçişimizi bilerek cemaatin öğle namazından çıkış saatine denk getirdim. On bir arkadaş kulaklarımızda Fazıl Say’ın Tarikat’ını dinlerken cübbeli ve sarıklı İsmail Ağa tarikatı müridleri ile iç içeydik.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Üçüncü durağımız, Sultanahmet’ti. Sultanahmet&amp;nbsp;aydınlığı&amp;nbsp;ve huzuru zaten hep hissettirmiştir. Ancak İstanbul Senfonisi’nin üçüncü parçası Sultanahmet’i dinlerken orada olmalısınız! Bu eseri Sultanahmet’te dinlediğinizde beni daha iyi anlayacaksınız!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve sonraki adım, Ada Vapuru! Sultanahmet’ten tramvayla Eminönü’ne geçip 16:30 Şehir Hatları Ada Vapuru’na bindik. Haydarpaşa açık olsa inip “&lt;em&gt;Haydarpaşa Garı’ndan Anadolu’ya Gidenler Üzerine&lt;/em&gt;” isimli beşinci parçayı orda dinlerdik. Ama ne yazık ki kapalı, biliyorsunuz! Bu sebeple bu kısmı sadece Ada Vapuru Haydarpaşa’yı selamlarken dinlemek zorunda kaldık…&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ada Vapuru, yönünü adalara çevirdiğinde, Senfoni’nin dördüncü parçası,&lt;em&gt; “Hoş Giyimli Genç Kızlar Adalar Vapurunda”&lt;/em&gt;yı dinledik. Hoş giyimli genç kızlar flüt, obua, klarnet ve fagot kaçtı, yakışıklı delikanlı kanun kovaladı, hem de en az 15 dakika!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ve Heybeliada’dayız. Tarihi yapıların doğaya olan saygısını bir nebze olsun koruyabildiği bu enfes adayı uzun uzun anlatmama gerek yok. Adanın büyüsü bizi bir saatte alem gecesine hazırlamayı başardı. Senfoni’nin altıncı parçası olan Alem Gecesi’ni Heybeliada’da bir rakı masasında tüm restoran ile birlikte iki kez dinledik. Fazıl’ın zihninde canlanan alem gecesine uymaz belki ama biz ne çok heyecanlandık!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;21:45 vapuru ile Bostancı’ya döndük.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yedinci ve son parça olan Final’i, 15 milyon nüfuslu “mega-metropol” İstanbul’un trafik sorunsalının tam ortasında, yol almaya çalışan araçları ve insanları izleyerek Bostancı’da dinledik. Fazıl’ın da dediği gibi, müzik bile kaçmaya çalıştı! Biz de kaçtık ve yavaş yavaş dağıldık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Eminim, on arkadaşımın tamamı da bir güne yaklaşan bu gezide tıpkı benim gibi çok farklı şeyler hissetti. Bunları tur esnasında zaman zaman konuşabildik. Heyecan, korku, endişe, neşe, hüzün, huzur… hepsi bir arada. İstanbul beni&amp;nbsp;hiç bu kadar etkilememişti, adeta yer yer bir filmin içindeydim. Müzik başladı ve sözcükler yok oldu....&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu yazıda nerelerde ne hissettiğimi anlatmaktan bilerek kaçındım.&amp;nbsp;Gidin ve hissedin!&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kendimiz için hazırladığım&amp;nbsp;etkinlik programından faydalanmak isterseniz &lt;a href=&quot;http://sevdalimhayat.com/wp-content/uploads/2017/03/%C4%B0STANBUL-SENFON%C4%B0S%C4%B0N%C4%B0-YA%C5%9EAMAK.docx&quot; style=&quot;color: black;&quot;&gt;tıklayınız&lt;/a&gt;. Aşağıda ayrıca kullandığımız rotayı ve albüm kapağını paylaşıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;Durmuş CEVLAN&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/8962295826231754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/fazl-say-istanbul-senfonisini-yasamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8962295826231754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8962295826231754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/fazl-say-istanbul-senfonisini-yasamak.html' title='Fazıl Say&amp;#39;ın İstanbul Senfonisini Yaşamak'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-8965176458447118221</id><published>2017-03-06T13:12:00.000-08:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.313-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Edebiyat"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Politika"/><title type='text'>Referandum Öncesinde Son Ada&#39;yı Okumak İçin 5 Sebep</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-APsDiheMuAE/WZNPG3scObI/AAAAAAAALNk/CqKzFK-gDPQfqPl89kd-F-OjG57eKHprQCLcBGAs/s1600/great_dictator_1024-1024x768.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;768&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;240&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-APsDiheMuAE/WZNPG3scObI/AAAAAAAALNk/CqKzFK-gDPQfqPl89kd-F-OjG57eKHprQCLcBGAs/s320/great_dictator_1024-1024x768.jpg&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dünya diktatörlük geçmişinden izler taşıyan Son Ada&#39;nın aynı zamanda insanlık geleceğine ayna tuttuğu tartışmasız. Yaşar Kemal&#39;den&lt;em&gt; &quot;Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir.&quot;&lt;/em&gt; övgüsünü alan&amp;nbsp;bu roman bir ütopyanın bir distopyaya ne kadar kolay evrilebileceğini gösteren önemli bir eser.&amp;nbsp;Her eyleminin devletin bekası için elzem olduğunu savunan, iradesinin halkın iradesinin yansıması olduğunu iddia eden insanların bazen bir ülkeyi bazen de bir adayı adım adım yıkıma götürmesinin kısa ve öz bir anlatımı olan bu romanda zaman zaman anarşist olmanın insanlık için en doğru yol olduğunu&amp;nbsp;düşünebileceksiniz. Korkmayın haklısınız!&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Eserleri 30&#39;dan fazla dile çevrilen, evrensel bir yazar olduğuna şüphe bulunmayan ülkemizin güzide yazarlarından Zülfü Livaneli&#39;nin bu kitabındaki bazı tanıdık durumları paylaşmak isterim ki 16.04.2017 referandumu sonrasını öngörebilmek mümkün olsun.&amp;nbsp;Bu kapsamda&amp;nbsp;Son Ada kitabından kendi adıma çıkardığım mesajları şu şekilde sıralamak mümkün:&lt;/div&gt;&lt;h3 style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;1- 6 milyar insan içerisinde sadece bazı kişilerin gerçekten sahip olabildiği yaşam alanını korumak için çabalamayan&amp;nbsp;kişi bataklığa saplanmaya mahkumdur.&lt;/h3&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Son Ada kendi deyimiyle kartpostal gibi bir tablo çiziyor. Masmavi deniz, yemyeşil ağaçlar, zaman zaman göç etseler de doğal yaşam alanlarında insanlarla yaşamaya alışan martılar .... şeklinde devam eden muhteşem &quot;uyum&quot; içerisinde bu uyumu bozabilecek tek etken: İnsan. Maalesef &amp;nbsp;adım atmayı öğrendiği günden beri dünyaya zarar vermekte olan insan dün de bugün de aynı, yarın da değişebilmesi çok zor. Yine de bu değişimi sağlamak için çabalayanların sayısı bir hayli fazla. Çünkü bazıları farkında ki asıl savaş ne doğayla ne de bazı silahlarla kontrol altına alabildiği diğer canlılarla, asıl savaş kötü ve iyi arasındaki savaş. Bu savaş, bu dünyada misafir olduğumuzu unutan, sırf iletişim kurabildiği için, sırf zalimliğini dışa vurabileceği silahlara sahip olduğu için kendini üstün sanan bazılarının her adımda zarar vermesine engel olma savaşı. İnsanın savaşı egoyla, bencillikle, açgözlülükle, narsizmle, cehaletle.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Geçen her bir günde bu savaşı kaybediyormuşuz dünden bir adım daha geriye gidiyormuşuz gibi hissedebilirsiniz. Ne var ki hala devam ediyorsanız demek tüm umutlar tükenmemiş, demek nefes almayı bırakmamak için bir nedeniniz var. Ama sadece nefes almaya devam etmek tek başına yeterli değildir. Bu savaşta zor kararlar almak, istemeseniz de bazı taşları oynatmak bazı putları yıkmak zorundasınızdır. Aksi halde yalan silahı karşısında yok olacaksınızdır. Oyunu temiz oynamayacağını daha en başından söyleyen bir kişiyi engellemenin yolu yalanlarını yaymasına engel olmakla başlayacaktır. Savaşta düşmanı küçümsemek, onun gücünü hafife almak her daim yenilgi getirmiştir. Göktürklerin Sasani bozgunu da İskoçya&#39;nın İngiltere karşısında bağımsızlığını kazanması da düşmanın gücünü hafife almanın kaybetmeye mahkum olacağını gösteren önemli birer derstir. Tarihten ders çıkarmalı, iyinin egemenliği için savaşan her bir kişinin tecrübesinden faydalanmalı ve artık adım atmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Korkarak kapatılan her kapı bir gün kırılacak, görmemek adına çekilen her perde bir gün yırtılacak, sessiz kalınan her haksızlık sana zalimlik olarak geri dönecek. Dokunmaya çekindiğin koru söndürmek için elini uzatmazsan büyüyen yangında yanmaktan kurtulamayacaksın. Kısacası insan, yaşadığı doğayı da içindeki iyiliği de korumak, bunu yapmak içinse savaşmak zorundadır. İnsan savaşmazsa, kötülüğün yayılmasına engel olmazsa, karanlığın aydınlığı boğabileceğini öngörmezse karanlıkta yaşamak zorunda kalacak, bataklıktan farkı olmayan karanlıkta kurtulmaya çabaladıkça daha da dibe çökecektir.&lt;/div&gt;&lt;h3 style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://sevdalimhayat.com/wp-content/uploads/2017/03/1554629_843227532374466_5124060228706500156_n.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;561&quot; src=&quot;http://sevdalimhayat.com/wp-content/uploads/2017/03/1554629_843227532374466_5124060228706500156_n.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;2- Kötülüğün yayılması için tek bir&amp;nbsp;adım atması dahi yeterlidir.&lt;/h3&gt;&lt;div class=&quot;quoteText&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan&#39;da “İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.” demiş. İnsanın içinde iyilik olduğu kadar kötülük de vardır. Kimisinde iyilik bir adım öndedir, kimisinde kötülük. Kimisinde o kadar zayıftır ki kötülük &quot;melek&quot; olarak tanımlanır. Kimisine de şeytanı layık görürüz. Bilmeyiz &amp;nbsp;esasında kim melek kim şeytan, çünkü insan ikiyüzlüdür.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;quoteText&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;quoteText&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İnsanın ikiyüzlülüğü kimi zaman güven duygusunu öldürürken kimi zaman tam aksine bir tapınma duygusunu da ortaya çıkarabilir. Kendi ikiyüzlüğünün farkında olan insan, bu duyguyu bastırabilmek adına tapındığı kişinin &quot;mutlak iyi&quot; olduğuna kendini inandırır. Kendi egosunun, bencilliğinin dışavurumu olan mutlak iyi için aksini iddia edenlerle muhteşem bir savaş başlatabilir. Bu savaşta kişinin kendisi artık bir birey değil sadece bir erdir. Er olabilmek için&amp;nbsp;düşünmekten vazgeçmek ve itaat etmek zorunda olan birey bu bedeli çoğu zaman isteyerek öder.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;quoteText&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;quoteText&quot; style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tarihin her döneminde özgürlüklerinden vazgeçmek isteyen, er olmayı &quot;dert&quot; edinmeyen, bunu adeta insanlığın kanunu olarak addeden kişiler oldu. Yönlendirilmesi, düşünceleri çarpıtılması çok da zor olmayan bu kişilerin kendilerini mutlak iyi adına savaşırken hayal etmeleri salt kendi aleyhlerine değil tüm insanlık aleyhine sonuçlar doğurdu. Kötülüğün sıradanlaşması da, erdemden uzak dönemlerin sıkça yaşanması da kendisine tapınılan mutlak iyi için başlatılan savaşlara bağlı doğan sonuçlardır. &amp;nbsp;Her ne kadar bu savaşların &quot;şeytan&quot;a karşı olduğu iddia edilse de kişiler aslında salt iktidar savaşlarının kurbanları olduklarını fark edemedi. Esasında her birimiz birilerinin güç savaşında piyon yapmak istediği, er olması beklenen kişileriz.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bu noktaya ya kendi talebinizle (kendi ikiyüzlülüğünü, açgözlülüğünü göz ardı edebilmek, hırslarınızı hayata geçirebilmek için ya da daha güzel bir hayata kavuşma hayali ile takınılan itaatkar tutum&amp;nbsp;dolayısıyla) ya da zorla (korkularınızı,&amp;nbsp;sevdiklerinizi size karşı kullanmaları dolayısıyla) geleceksiniz. Şayet mutlak iyi olarak tanımlanan ancak esasında kötülüğün simgesi olan kişinin en başından kapıdan girişine engel olmazsanız... Ki Son Ada sakinlerinin de yaptıkları ilk hata bu olmuştu...&lt;/div&gt;&lt;h3 style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;3- Eyleme geçmekte geciken bir düşüncenin başarıya ulaşması neredeyse imkansızdır.&lt;/h3&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hayatın bir amacı olduğunu bilen ama bu amacı bulduğu yanılgısına düşmeyen bir&amp;nbsp;insan aldığı her nefesi hayallerine bir adım daha yaklaşmak için kullanır. Çünkü&amp;nbsp;amaç arayışında hayallerinin her daim var olacağını ve yaşama amacını bu hayalleri sayesinde bulacağını düşünmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hayalle tek kast edilen sadece baharda çiçeklerle bezeli bir parkta gülümseyen bir yığın insan arasında huzur ve mutluluk dolu olma ve bunu tüm insanlık için istemek değil elbette. Çünkü insanın içinde var olmaya devam edecek ve maalesef bazılarını ele geçirebilecek olumsuz duygular var olduğu sürece bu duyguları dizginleyemeyen insanların başkalarının mutluluğunu öldürmeye devam edeceği açık. Bu yüzden saf mutlulukla dolu bir dünyanın, dünyanın en zor ütopyası olduğuna inanmak yanlış olmayacaktır. Bu nedenle hayallerimiz salt mutlu olmak üzerine olmayacak ama acıları dindirmeyi de içerecektir. Dolayısıyla bu hayallerin bir ülkü haline gelmesi, bir noktada yaşama amacımız olması da kaçınılmaz olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir ülkü uğruna yaşayan, bir hayalin peşinde giden bir insan ne yapmalı? Nerede ne zaman ve nasıl eyleme geçmeli? Esasında atılan her adım bu sorulara cevap bulmak içindir.&amp;nbsp;Tarihte büyük başarılara imza atmış, kimi zaman ülkesi kimi zaman ailesi kimi zaman salt kendisi için de olsa &quot;başarmış&quot; kişilerin&amp;nbsp;bunu doğru zamanlamaya borçlu olduğunu görüyoruz. İnsanın hayalleri için de cevap aynı: Zamanlama. Ne erken ne geç, tam zamanında atılmalı o adım. Yoksa ya erken olduğu için zayıf ya da geç kaldığı için etkisiz olacaktır. Siz siz olun geç kalmaktansa erken davranmayı tercih edin. Çünkü erken harekete geçtiği için başarısız olan bir eylemin başarıya ulaşması işin başka zamanlar da olabilecekken, eyleme geçen ama olumsuz sonuç alınan bir yol bir daha denenmeyecek, aksi durum Einstein&#39;in dediği üzere delilik addedilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://sevdalimhayat.com/wp-content/uploads/2017/03/10313504_845955755434977_3768462366497416009_n.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; height=&quot;561&quot; src=&quot;http://sevdalimhayat.com/wp-content/uploads/2017/03/10313504_845955755434977_3768462366497416009_n.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;h3 style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;4- &quot;Dost&quot;, &quot;Terörist&quot; ve&quot; Düşman&quot; tanımları iktidar sahiplerinin çıkarlarına göre değişir.&lt;/h3&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ada sakinleri için &quot;dost&quot; sayılabilecek martılar, sırf başkan öyle istediği&amp;nbsp;için &quot;düşman&quot; olabilmişti. Çünkü insan olarak temel problemimiz dost ve düşman kavramlarına devlet aygıtının karar vermesine izin vermek.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Gücü elinde bulunduran kişiler, bu gücü elinde tutabilmek adına her türlü anlaşmayı yapabilecektir. Bugün katil dediği kişi için yarın kardeşim diyebilecek, bugün dostum dediği kişinin yarın ölmesi için çalışabilecektir. Tüm bunları yaparken de toplumun kendisi gibi düşünmesini, kendisi gibi çaba harcamasını, güç savaşını kazanması için gereken her şeyi yapmasını, insan haklarına aykırı&amp;nbsp;yasalara&amp;nbsp;dahi evet demesini bekleyecektir.&amp;nbsp;Bu beklentisinin boş çıkmaması için de birlik, beraberlik, süper güç olma, terörizm, vatanseverlik vb. kavramlarını kullanacaktır. Tıpkı insan haklarına aykırı gözaltı ve izleme kuralları, fişleme düzeni getiren her bir vatandaşı potansiyel düşman addeden yasaya &quot;Vatanseverlik Yasası&quot; (patriot act) denmesinde olduğu gibi.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Güç savaşında iktidar sahiplerinin dost veya düşmanı saniye saniye değiştirmesi, bu konuda tutarsız olması önemli değildir. Önemli olan menfaatine en uygun anlaşmayı yapabilmesidir. Bu yüzdendir ki çözüm üretme sanatı olması gereken siyaset hep &quot;yalan söyleme sanatı&quot; olarak uygulanagelmiştir. Öyle bir sanat ki kendi içerisinde dahi çelişen bir kişinin bu çelişkisini saklayabilir, menfaat için akla karanın birbirine bulanmasını mazur gösterebilir, bu durumdan kişinin kendisine mağduriyet yaratabilir. Zira kendisini her daim mağdur gören bir topluluk&amp;nbsp;için yaratılabilecek en ideal körlük onları iktidar sahiplerinin de&amp;nbsp;onlar gibi mağdur olduğuna inandırmaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İnsan iktidar kavgalarında bir silah olan kavram kargaşasından uzak durmak, devletlerin dost-düşman tanımlamalarını göz ardı etmek ve insanları sadece iyi ve kötü insanlar olarak ayırmak zorundadır. Aksi halde Einstein&#39;in aptallık kuramında da belirttiği üzere insanlığı ırk, din, cinsiyet, milliyet vb. şekillerde kategorileştiren aptallardan biri olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img height=&quot;561&quot; src=&quot;http://sevdalimhayat.com/wp-content/uploads/2017/03/10509554_835925853104634_1882707706648017883_n.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;h3 style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;5- Tabloya değen ufak fırça darbeleri sonunda resmi tanınmaz hale getirir.&lt;/h3&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Her gün yeni bir haber, eğitim-öğretim değişti, imar planları değişti, bütçe kanunu değişti, emeklilik şartları değişti, fiyatlar değişti, dost-düşman değişti, sınırlar değişti, öncelikler değişti.... Bu değişimlerin her biri iktidarın ülkeyi yönetmek adına aldığı kararlar olarak lanse edilebilir, her iktidarın iktidar vaatleri kapsamında değişiklik yapabileceği savunulabilir. Her ne kadar iktidarlar vaatleri kapsamında sistemde rötüşler yapsalar da&amp;nbsp;bu değişimlerin temel yapı taşlarına dokunmaması gerekir. Aksi halde karşı devrimden bahsetmemiz gerekecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tüm iktidar sahipleri aydınlanma yolunda adım atmak yerine, cahilliği örgütleme böylece iktidarda tutunma süresini uzatmayı tercih eder. Zira iktidar sahiplerinin temel amacı insanın&amp;nbsp;daha ileri gitmesinden öte güçlerini arttırmaktır. Bu nedenle eğitimden bilime, ekonomiden çalışma hayatına her alanda etkinliğini artırmak, kendi sistemini dikte ettirmek, kendi sosyal grubunun egemen sınıf haline getirmek için mevcut düzeni tırpanlar. Bu tırpanlamanın en yoğun&amp;nbsp;olduğu alan eğitimdir. Devletin eğitim sisteminin temeli vatandaşının bilimsel bir eğitim alması değil onun otorite ile uyumlu itaatkar bir er olmasını sağlamaktır. Bu nedenle her iktidar önce eğitim sisteminde değişikliğe gider. Bu değişiklikleri diğer alanlara yapılan müdahaleler takip eder.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Genelde yapılan değişiklikler iktidarın ömrü ile sınırlı olduğundan kurumun kendi iç sistemine istenilen zararı vermez, iktidarın tam anlamıyla hakimiyet kurması mümkün olmaz. Ne zaman ki iktidarın hakimiyet ve dolayısıyla tırpanlama süresi artar işte o zaman kurumsal kimlik değişimleri de başlar. Artık iktidarın kendi çalışma düzenini kurmasına değil tüm alanlarda bu çalışma düzenini zorunlu hale getirmesine tanık oluruz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&quot;İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır.&quot;&amp;nbsp;özlü söz olmasından öte her diktatörlüğün verdiği acı bir derstir. Dolayısıyla bu dersi almamak için bazı önlemler almak, küçük değişimlerden korkmamak gibi aptalca bir hataya düşmemek, resmin değişmesine engel olmak gerek. Aksi halde hiç umulmayan daha doğrusu kör/bakar beklenen bir anda tüm insanlık kazanımlarının bir anda yok edilmesi mümkün olabilecektir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yazılanlar hem yaklaştığı açık olan tehlikeler hakkında ipucu vermek hem de tarihe not düşmek adına yazıldı. &amp;nbsp;Elinizden gelenin fazlasını yapmak veya&amp;nbsp;umursamamak sizin elinizde artık.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Söyleyecek söz de çıkarılacak ders de yazılanlardan daha fazla şüpheniz olmasın. Yine de burada bitiriyorum çünkü anlatmaya kelimelerin yetmediği anlarda bizi &amp;nbsp;suskunluklarımız anlatacak, birinin sustuğu anda bir başkası konuşacaktır. Tarih kelimelere zincir vurmaya çalışan delilerle ve&amp;nbsp;o delileri alt eden kurşun kalemlerle doluyken&amp;nbsp;her zaman konuşan biri olacaktır çünkü!&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yanılmak ve de güzel günler görmek umuduyla iyi okumalar...&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Yeşim Yeşiloğlu&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/8965176458447118221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/referandum-oncesinde-son-ada-okumak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8965176458447118221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/8965176458447118221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/referandum-oncesinde-son-ada-okumak.html' title='Referandum Öncesinde Son Ada&amp;#39;yı Okumak İçin 5 Sebep'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://2.bp.blogspot.com/-APsDiheMuAE/WZNPG3scObI/AAAAAAAALNk/CqKzFK-gDPQfqPl89kd-F-OjG57eKHprQCLcBGAs/s72-c/great_dictator_1024-1024x768.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7237138632535989383.post-5613169610990580825</id><published>2017-03-05T13:26:00.000-08:00</published><updated>2017-08-16T07:17:39.281-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Tarih"/><title type='text'>Cumhuriyet Aydınlanmasında Yüksek Öğretim Devrimi - Arka Plan</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Zihin gelişimi, temel eğitimi ve ergenliği 2002 sonrasına dayanan ’90 kuşağının en baştan ve derinlemesine bir “Cumhuriyet” ve “Atatürk” okumasına başlaması gerektiği kanısındayım. Ya da bu iddialı önermeden sakınayım ve kendi özelimde buna ihtiyaç duyduğumu belirtmekle yetineyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-y_UbA4Jwfgw/WZNtmPZodlI/AAAAAAAALQ4/MZypLcGJnzc3SMnhatMClKG8xzmrE9jHQCLcBGAs/s1600/Atat%25C3%25BCrk-ve-Y%25C3%25BCksek-%25C3%25B6%25C4%259Fretim-Devrimi-1024x694.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;694&quot; data-original-width=&quot;1024&quot; height=&quot;270&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-y_UbA4Jwfgw/WZNtmPZodlI/AAAAAAAALQ4/MZypLcGJnzc3SMnhatMClKG8xzmrE9jHQCLcBGAs/s400/Atat%25C3%25BCrk-ve-Y%25C3%25BCksek-%25C3%25B6%25C4%259Fretim-Devrimi-1024x694.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu okumalara, hem kişisel ilgim hem de Ankara Hukuk Fakültesi’nden Anayasa Hocam Prof. Dr. Merih Öden’in önerileri üzerine, günümüz ideolojik kalıplarının uzağında kalmış bir alan ile, (Üniversite Reformu da denen) &lt;em&gt;“Cumhuriyet’in yüksek öğretim projesi”&lt;/em&gt; ile başladım. Bu konu bende ciddi bir heyecan uyandırdı ve bu heyecan artarak devam ediyor. Zira bu süreç başlı başına, Cumhuriyet&#39;in aydınlanma idealini, bu idealin kapsamını ve dayanaklarını somut ve açık bir şekilde ortaya koyuyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İşte biz de bu yazıyla birlikte;&lt;em&gt; “Cumhuriyet Aydınlanmasında Yüksek Öğretim Devrimi”&lt;/em&gt; serisine başlıyoruz. İlk olarak belirtmem gerekir ki, “Yüksek Öğretim Devrimi” ifadesindeki kavramsal tercihin göze battığının farkındayım. Gerçekten de bu süreç için tarih yazınında ağırlıklı olarak; “Üniversite Reformu” nitelemesi tercih edilmektedir. Ancak bizim “üniversite” yerine “yüksek öğretim” ifadesini tercih etmemizin sebebi, bu sürecin kapsamına “üniversite” kavramı içinde sınıflandırlamayacak çeşitli uzmanlık okullarının da girmesidir. “Reform” yerine “devrim” tercihimize gelince; ilk aşamada Osmanlı’dan kalan 300-400 arası medresenin kapatılması, ardından muhafaza edilen üç askeri akademi ile Darülfünun’un yeni üniversiteler ile ikamesi, basit bir reformun ötesinde, Cumhuriyet&#39;in en kalıcı ve uzun soluklu değişikliklerini barındırdığından bu hareket için “devrim” kavramını tercih ediyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Son yıllarda bu konuya ilişkin artan bir ilgi ve kapsamlı bir yerli&amp;amp;yabancı akademik üretim var. Ancak bu seride, Yüksek Öğretim Devrimi&#39;ni, bir tarihçi gibi belirli bir metodoloji çerçevesinde ele almayacağız. Bunun yerine, önem taşımakla birlikte kıyıda köşede kalmış belirli kişiler, olaylar ve anılar üzerinden bu süreci okumaya çalışacağız.&lt;/div&gt;&lt;table align=&quot;center&quot; cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; class=&quot;tr-caption-container&quot; style=&quot;margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;&quot;&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-Wvu20a7ozr0/WZNt9fj5YjI/AAAAAAAALQ8/aF7SWrdFhDQwGTN5pSW_jbwfzw0AbtQswCLcBGAs/s1600/kitap-yakma-2.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: auto; margin-right: auto;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;394&quot; data-original-width=&quot;700&quot; height=&quot;225&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-Wvu20a7ozr0/WZNt9fj5YjI/AAAAAAAALQ8/aF7SWrdFhDQwGTN5pSW_jbwfzw0AbtQswCLcBGAs/s400/kitap-yakma-2.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class=&quot;tr-caption&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;Alman üniversite öğrencileri, &lt;em&gt;“Alman olmayan her şeyi ateşe atıyorum”&lt;/em&gt; pankartı altında yahudi hocalarının kitaplarını yakıyor.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ancak her durumda bu sürecin okunması, başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerini Nazi Rejimi sebebiyle terketmek zorunda kalan akademisyenlerin hikayelerinden bağımsız değerlendirilemez. Yüksek Öğretim Devrimi esasen; Cumhuriyet&#39;in, Nazizm&#39;in büyük akademi tasfiyesinden doğan trajik sonuçları, kendi idealleri doğrultusunda kullanabilme kapasitesinin bir hikayesi ve kendi ülkelerinde yok olmama mücadelesi verenlerin başka bir medeniyetin kuruluşunda oynadıkları “başrol”ün dokunaklı serencamıdır. Dolayısıyla bu süreç, Darülfünun&#39;un, Üniversiteye evrilmesini öngören bir kanunun yayımıyla gerçekleşmiş bir sürecin çok ötesinde; büyük trajedileri ve dokunaklı hikayeleri barındıran, şerden hayır çıkaran, tahayyül ötesi bir vizyonu çerçeveleyen geniş bir bakış açısı ve derin bir okumalar bütünü gerektiriyor.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Ancak her şeyden önce sürecin arka planının anlaşılması için ilk olarak cevabı aranması gereken soru; Cumhuriyet&#39;in ilanından sonra “dokunulamaz” denilen bir çok alanda tahayyül ötesi devrimler yapılmışken, yüksek öğretim gibi temel bir alanda somut adımlar atılması için neden 10 yıla yakın bir süre beklenildiğidir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-0PTj2k4uzQE/WZNuKFqLobI/AAAAAAAALRA/ZHwMg0lN0McWvrWIdKGRUCgXdSer0ybrQCLcBGAs/s1600/Screen-Shot-2017-03-15-at-18.33.57.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;374&quot; data-original-width=&quot;446&quot; height=&quot;333&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-0PTj2k4uzQE/WZNuKFqLobI/AAAAAAAALRA/ZHwMg0lN0McWvrWIdKGRUCgXdSer0ybrQCLcBGAs/s400/Screen-Shot-2017-03-15-at-18.33.57.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bir çok kaynakta Mustafa Kemal’in ilk olarak ilk ve orta öğretimde yapılacak değişiklikleri ele aldığı, bu bağlamda 1924 yılında Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun çıkarıldığı ve yüksek öğretimde yapılacak değişikliklerin sonraya bırakıldığı, bundan dolayı da İstanbul Darülfünunu&#39;nun uzun süre ayakta kalmış olduğu ifade edilmektedir. Ancak kanımca bu açıklama yukarıdaki sorunun cevabına ilişkin bir bilgi içermiyor. Evet, bir çok enstitünün ve yüksek okulun kurulması daha sonraya bırakılmıştı, ancak Darülfünun&#39;un tamamen kapatılması bu değişiklikler kapsamında Atatürk’ün aklında olmayan bir seçenekti.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-i4xnRc6nhU8/WZNuX0iiY_I/AAAAAAAALRE/hKQXYeM32iYoRmV9HIImuC6hZBXlKgkVQCLcBGAs/s1600/Screen-Shot-2017-03-15-at-18.35.06.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;365&quot; data-original-width=&quot;485&quot; height=&quot;300&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-i4xnRc6nhU8/WZNuX0iiY_I/AAAAAAAALRE/hKQXYeM32iYoRmV9HIImuC6hZBXlKgkVQCLcBGAs/s400/Screen-Shot-2017-03-15-at-18.35.06.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bu sonuca ulaşmamızın en önemli sebebi; İstanbul Darülfünunu&#39;nun kapatılmasına gerekçe gösterilen bir çok olaydan sonra, 21 Nisan 1924 tarihinde İstanbul Darülfünununun Şahsiyeti Hükmiyesi Hakkında Kanun’un çıkarılarak Darülfünun&#39;un hukuki varlığının Kurucu Meclis eliyle güçlendirilmesidir. Çeşitli kaynaklarda; Atatürk’ün Darülfünun&#39;a hep kuşkuyla yaklaştığı, bunun sebebinin ise, Kurtuluş Savaşı sırasında Darülfünun&#39;un saltanat tarafında saf tutmuş olması, bunun ardından yaşanan büyük öğrenci grevi ve Cumhuriyet&#39;in ilanı üzerine, &quot;&lt;em&gt;üniversitenin siyasetin dışında kalması gerektiği&quot;&lt;/em&gt; gerekçesiyle kutlama mesajı gönderilmesine karşı çıkılması gösterilmektedir. Ancak tüm bu olayların yaşanmasından hemen sonra, Mustafa Kemal’in Darülfünun&#39;u onurlandırıcı, oldukça pozitif konuşmaları meclis tutanaklarına yansımıştır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align=&quot;center&quot; cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; class=&quot;tr-caption-container&quot; style=&quot;margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;&quot;&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-kRqkVg-DrUA/WZNuk2QK3MI/AAAAAAAALRI/Bp2a-Zojv84DoYZJiP-kLaW2XEvY4h8CACLcBGAs/s1600/Atat%25C3%25BCrks_visit_of_Istanbul_University_1933.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: auto; margin-right: auto;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;481&quot; data-original-width=&quot;735&quot; height=&quot;261&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-kRqkVg-DrUA/WZNuk2QK3MI/AAAAAAAALRI/Bp2a-Zojv84DoYZJiP-kLaW2XEvY4h8CACLcBGAs/s400/Atat%25C3%25BCrks_visit_of_Istanbul_University_1933.jpg&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class=&quot;tr-caption&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;Atatürk&#39;ün İstanbul Üniversitesi ziyareti, 1933.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bunun yanında, söz konusu kanun ile İmparatorluk döneminde hiç görülmemiş şekilde, Darülfünun&#39;a tüzel kişilik tanınıyor, mevcut özerk yapısı kuvvetlendiriliyor, akademik kadronun statü güvencesi sağlamlaştırılıyordu. Nitekim Wildmann bu kanunun &lt;em&gt;“akademik özgürlüğü dokunulmaz kıldığını”&lt;/em&gt; belirtmekte ve &lt;em&gt;“üniversitenin bağımsızlığı yolunda ilk adım”&lt;/em&gt; olarak görmektedir. Bununla birlikte, Cumhuriyet&#39;e ve yaşanan yeni gelişmelere soğuk durduğu bilinen pek çok hocanın ve hatta idarecinin şahsı özelikle hiçbir tasarrufta bulunulmaması da kayda değerdir. Belirtmek gerekir ki, dönemin milli eğitim bakanlarının ve Atatürk’ü Darülfünun&#39;a çeşitli defalar ziyareti ve hocalarla görüşmesi de vakidir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-jmX7IxxQ_js/WZNwDzSYizI/AAAAAAAALRc/ky1L_1lTqXQH0VKeB95zlfhncYCKFm4owCLcBGAs/s1600/Screen-Shot-2017-03-15-at-18.34.12.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;461&quot; data-original-width=&quot;610&quot; height=&quot;301&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-jmX7IxxQ_js/WZNwDzSYizI/AAAAAAAALRc/ky1L_1lTqXQH0VKeB95zlfhncYCKFm4owCLcBGAs/s400/Screen-Shot-2017-03-15-at-18.34.12.png&quot; width=&quot;400&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Devrimler açısından hoşgörüsü kabil olmayan bunca olay yaşandıktan sonra, kurucular tarafından Darülfünun&#39;a karşı benimsenen bu “olağandışı” tutumu, kanımca, devrimlere katılma konusunda Darülfünunun hocalarına verilmiş açık bir teşvik olarak yorumlamak gerekir. Zira kültürel ve düşünsel alanında dünyada eşi görülmemiş, Lewis’in deyişiyle, &lt;em&gt;“catastrophic”&lt;/em&gt; devrimlere girişenler, o dönem ellerinde bulunan tek yüksek öğretim kurumunun taşıdığı öneminin farkındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;table cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; class=&quot;tr-caption-container&quot; style=&quot;float: right; margin-left: 1em; text-align: right;&quot;&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-gZLzrM0E7t8/WZNvsAgOrkI/AAAAAAAALRY/nh_77NbX4jMGWbjL6vYXMLtVTPPJNw8ngCLcBGAs/s1600/113.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;236&quot; data-original-width=&quot;257&quot; height=&quot;183&quot; src=&quot;https://1.bp.blogspot.com/-gZLzrM0E7t8/WZNvsAgOrkI/AAAAAAAALRY/nh_77NbX4jMGWbjL6vYXMLtVTPPJNw8ngCLcBGAs/s200/113.png&quot; width=&quot;200&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class=&quot;tr-caption&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;Prof. Dr. Albert Malche&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;Ancak kurucular tarafından atılan tüm bu adımlara rağmen, harf ve dil devrimi ile Cumhuriyet&#39;in oluşturmaya çalıştığı tarih tezine karşı Darülfünun hocalarının benimsediği fazlasıyla soğuk tutum, bu işin Darülfünun ile gerçekleştirilmeyeceğini ortaya çıkarmış ve Darülfünun’da değişiklik yapılması 1931 yılında programa alınmıştır. Esasında, günümüzde hala yürülükte olan 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek talebe Hakkında Kanun çıkarılarak 16 Nisan 1929 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla Türk öğrencilerin Avrupa’ya yüksek öğrenime gönderilmesinin önünün açılması bu soğumanın ilk işaretleri olarak alınabilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-_yZSjPKACks/WZNvcqcp2LI/AAAAAAAALRU/VTO7O8kWng8kJk1lo8ZIGWpygHQC-ewLgCLcBGAs/s1600/Screen-Shot-2017-03-06-at-11.19.49.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;707&quot; data-original-width=&quot;450&quot; height=&quot;320&quot; src=&quot;https://2.bp.blogspot.com/-_yZSjPKACks/WZNvcqcp2LI/AAAAAAAALRU/VTO7O8kWng8kJk1lo8ZIGWpygHQC-ewLgCLcBGAs/s320/Screen-Shot-2017-03-06-at-11.19.49.png&quot; width=&quot;201&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Akabinde TBMM, Darülfünun’un 1932 yılına ait bütçesini ancak yabancı bir uzmanın getirtilmesi ve esaslı bir şekilde iyileştirilmesi ve düzenlenmesi şartıyla kabul etmiştir. Bu kapsamda, incelemelerde bulunmak üzere davet edilen pedagog Prof. Albert Malche, 16 Ocak 1932’de Türkiye’ye gelir. Prof. Malche, Darülfünun’da derslere girer, hocalarla görüşür, binalarda incelemelerde bulunur ve&amp;nbsp; 29 Mayıs 1932 tarihince &lt;/span&gt;&lt;em style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;“Rapport sur l’universite d’İstanbul”&lt;/em&gt;&lt;span style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&amp;nbsp;(&lt;/span&gt;&lt;em style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;İstanbul Üniversitesi Hakkında Rapor&lt;/em&gt;&lt;span style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;) başlıklı 66 sayfalık raporunu hazırlar ve 1 Haziran’da Milli Eğitim Bakanı’na sunar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Prof. Malche’nin raporu üzerine, Darülfünunu’da yapılacak iyileştirme ve reformların, önceki tecrübelere istinaden, sonuçsuz kalacağı değerlendirilerek ve Atatürk’ün ifadesiyle &lt;em&gt;“radikal bir&amp;nbsp; tedbirle”&lt;/em&gt; 31.05.1933 tarihli ve 2252 sayılı İstanbul Darülfünununun İlgasına ve Maarif Vekaletince Yeni Bir Üniversite Kurulmasına Dair Kanun ile Darülfünun, medreselerin kaderini paylaşmış ve ilga edilmiştir. Ardından kurulan İstanbul Üniversitesi ise, Dr. Reşit Galip tarafından ısrarla vurgulandığı gibi, Darülfünun’un devamı ya da yenileştirilmiş hali olmayıp, &lt;em&gt;“Türk inkılabının esaslı vasfını taşıyan”&lt;/em&gt; tamamen bağımsız bir kurum olarak düşünülmüştü. Nitekim, her ne kadar, İstanbul Üniversitesi tarafından günümüzde kullanılan logoda 1453 tarihi kuruluş tarihi olarak belirtilse de, İstanbul Üniversitesi’nin ilk logosunda 1933 yılı kuruluş tarihi olarak alınmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;separator&quot; style=&quot;clear: both; text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-nP8cjc6kjdo/WZNvQtO-1PI/AAAAAAAALRQ/j8Nx44mSax0sJ1vJlOMQM02EerRN-2xqQCLcBGAs/s1600/Screen-Shot-2017-03-06-at-23.04.08.png&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: 1em; margin-right: 1em;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;323&quot; data-original-width=&quot;601&quot; height=&quot;171&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-nP8cjc6kjdo/WZNvQtO-1PI/AAAAAAAALRQ/j8Nx44mSax0sJ1vJlOMQM02EerRN-2xqQCLcBGAs/s320/Screen-Shot-2017-03-06-at-23.04.08.png&quot; width=&quot;320&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Darülfünunun ilgasının temel sebebinin hocaların tutumu olduğu göz önüne alındığında, bu hocaların yeni üniversiteden uzak tutulduğunu tahmin etmek güç değil. Darülfünun&#39;da müderrislik ve muallimlik yapan hocaların büyük çoğunluğu İstanbul Üniversitesi’nin ihdas edilen yeni kadrolarına alınmadı. Wildmann’ın aktardığına göre Darülfünun’un, müderris, muallim ve asistanlardan oluşan toplam 240 hocasından 157’si İstanbul Üniversitesi’ne alınmadı. Bunlardan 14’ü Hukuk Fakültesi müderrisiydi. Ancak belirtmek gerekir ki, bu hocalar teknik olarak hükümet tarafından görevden alınmamış, Darülfünun’un tüzel kişiliğinin tüm akademik kadrolarıyla birlikte&amp;nbsp; bir kanun ile ilga edilmesi ve Üniversite kadrolarına da alınmamaları üzerine açıkta kalmışlardır. Bu hocalardan bazıları emekliye sevkedilmiş, bazıları ise başka görevlere atanmıştır. Görevden el çektirme, istifa ve emekliye sevk etmeler 1933 sonrası da İstanbul Üniversitesi’nde devam etmiştir.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Kuşkusuz çeşitli “yumuşatma” girişimlerine rağmen bu dönem özü itibariyle “devrim siyasetinin” şekillendirdiği bir akademik tasfiye dönemidir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, “devrim siyaseti”nin özü itibariyle sert ve yıkıcı olması beklenen tasfiye dalgası, cumhuriyet tarihinin belki de en “yumuşak” ve “insani” tedbirlerini içeren akademik müdahalelerle geçiştirilmiştir. Hocalar onur kırıcı şekilde listelenerek kamuya teşhir edilmemiş, “devrim karşıtlığı” ya da “ihanet” ile itham edilmemiş, cezai tatbikata tabi tutulmamış, yurt dışına seyahatlerinde sorun çıkarılmamış, maaşsız bırakılmamış, diğer kamusal faaliyetleri engellenmemiş ve en önemlisi Darülfünun’dan Üniversite’ye alınan hocalar, kadrolara kabul edilmeyen meslektaşlarının haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde; 20. yy’ın en “çetin” Devrimi&#39;ne karşı “istifa” ile tepki gösterebilmişlerdir. Ancak devrim siyasetinin getirdiği meşruluk ne kadar sağlam olursa olsun, bu süreçle birlikte; akademyayı siyasi müdahalenin dışında tutmak amacıyla “akademik özerklik” hattına çekilen “&lt;i&gt;cordon sanitaire” &lt;/i&gt;bir kere yırtılmıştır&lt;i&gt;.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align=&quot;center&quot; cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; class=&quot;tr-caption-container&quot; style=&quot;margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;&quot;&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-VEzhiY0kOKg/WZNu5hjU3gI/AAAAAAAALRM/AZNnrHf-XXEJ-DIpmZwejq8y63jjDC80gCLcBGAs/s1600/darulfunundan-universiteye-tabela-degisiyor.jpg&quot; imageanchor=&quot;1&quot; style=&quot;margin-left: auto; margin-right: auto;&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; data-original-height=&quot;200&quot; data-original-width=&quot;600&quot; height=&quot;211&quot; src=&quot;https://4.bp.blogspot.com/-VEzhiY0kOKg/WZNu5hjU3gI/AAAAAAAALRM/AZNnrHf-XXEJ-DIpmZwejq8y63jjDC80gCLcBGAs/s640/darulfunundan-universiteye-tabela-degisiyor.jpg&quot; width=&quot;640&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class=&quot;tr-caption&quot; style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;Darülfünun&#39;dan İstanbul Üniversitesi&#39;ne geçiş, 1933/34 akademik yılı.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Böylece, devrimin tabiatından kaynaklanan zorlayıcı sebeplerin doğurduğu çıkmaz, Cumhuriyet devrinin ilk geniş çaplı akademik tasfiyesi ile sonuçlanmış oldu. Kanımca bu tasfiye, tartışmalı yönleri bir kenara, o dönemde hiçbir devrimcinin üzerinde kemali serbestiyetle tasarruf edebileceği bir konu olmadığı gibi, gönül rahatlığı ile de uygulanan bir tasarruf da değildi. İlerleyen bölümlerde hem bu süreci, hem de İstanbul Üniversitesi’ne alınmayan hocaların sonrasında neler yaptıklarını detaylıca ele alacağız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Peki böylesi bir devrim kurumu, kendinden uzak tuttuğu hocaların yerine varlığı için hayati olan kaynağı, yani yeni kadrosunu nereden ve nasıl temin edecekti? “Kaderin cilvesi” ve cumhuriyetin idealinin vizyonu ile birleşince, İstanbul Üniversitesi için eşsiz bir hoca kaynağı ortaya çıkmış oldu: Nazizim sebebiyle, başta Almanya olmak üzere Avrupanın çeşitli ülkelerini terkederek Türkiyeye gelen yabancı hocalar. İşte bu hocalar Türkiye’ye geldiklerinde, üniversitelerin içinde bulundukları akademik, siyasal ortam böylesi bir çalkantılı dönem geçiriyordu. Bir sonraki seride bu ortama gelen Avrupalı hocaların serüvenini ele alacağız.&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Enes Yalçın&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://lawmusictech.blogspot.com/feeds/5613169610990580825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/cumhuriyet-aydnlanmasnda-yuksek-ogretim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5613169610990580825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7237138632535989383/posts/default/5613169610990580825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://lawmusictech.blogspot.com/2017/03/cumhuriyet-aydnlanmasnda-yuksek-ogretim.html' title='Cumhuriyet Aydınlanmasında Yüksek Öğretim Devrimi - Arka Plan'/><author><name>Durmuş CEVLAN</name><uri>https://plus.google.com/118037341923744584624</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh5.googleusercontent.com/-tb7TYjnIkwQ/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAHcw/Ca-CWWampBU/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://4.bp.blogspot.com/-y_UbA4Jwfgw/WZNtmPZodlI/AAAAAAAALQ4/MZypLcGJnzc3SMnhatMClKG8xzmrE9jHQCLcBGAs/s72-c/Atat%25C3%25BCrk-ve-Y%25C3%25BCksek-%25C3%25B6%25C4%259Fretim-Devrimi-1024x694.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>