<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><!-- generator="wordpress/2.2" --><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">

<channel>
	<title>MekanikTürk</title>
	<link>http://www.mekanikturk.com</link>
	<description>Web 2.0, Girişimcilik, Tasarımcı olmak ve Memleket Meseleleri Üzerine Bir Blog</description>
	<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 10:30:59 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2</generator>
	<language>en</language>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/Mekaniktrk-Full" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Asla Vazgeçme!</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2008/10/16/asla-vazgecme/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2008/10/16/asla-vazgecme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 10:24:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2008/10/16/asla-vazgecme/</guid>
		<description><![CDATA[Dün arkadaşlar öğlen yemek için bize oldukça uzak olan bir mantıcıya gidelim dediler. Hafta içi öğe arası ve bu kadar uzakta mantı yemek bana o kadar da cazip gelmese de yola koyulduk. Kredi kartı filan da geçmediği için arada bankaya uğrayıp para çekmemiz de gerekecekti ama önceden giden arkadaşlar bunların hepsine değecek bir mantının beni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün arkadaşlar öğlen yemek için bize oldukça uzak olan bir mantıcıya gidelim dediler. Hafta içi öğe arası ve bu kadar uzakta mantı yemek bana o kadar da cazip gelmese de yola koyulduk. Kredi kartı filan da geçmediği için arada bankaya uğrayıp para çekmemiz de gerekecekti ama önceden giden arkadaşlar bunların hepsine değecek bir mantının beni beklediği konusunda iddalıydı.</p>
<p>15 km teperek şehre indik, bankaya uğradık ve Balgat&#8217;ın sapa bir sokağındaki mantıcıya ulaştık. Başlangıçta herşey normal görünüyordu. Kenar mahallenin birinde salaş bir mantıcı varmış haydi oraya gidiyoruz yanlız kredi kartı geçmiyormuş denildiğinde beklediğiniz türden, bir masa bir sandalyeden ibaret küçük dükkan işte. Fakat masamıza oturup dışarı baktığımda fiyatların yazılı olduğu seyyar tabelanın arkasındaki yazıyı gördüğümde yediğim şamarı asla unutmayacağım:</p>
<p><img src="http://img.negatif.com/photos/lowres/0/6/7/067007/4db21b3ae9ac0807f3a4eb5f7cbf4b2d.jpg" alt="Photo" border="0" /></p>
<blockquote><p><strong>Asla Vazgeçme</strong></p>
<p>Kendini yorgun hissetsen de,<br />
Başarı senden kaçsa da,<br />
Hatta ihanet sana acı verse bile,<br />
Bir hayal yok olsa da,<br />
Gözyaşların gözünü yaksa bile,<br />
Kimse gayretini fark etmese de,<br />
Nankörlük ödülün olsa bile,<br />
Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile,<br />
ve hatta herşey,<br />
Hiç birşey olsa bile,</p>
<p>Vazgeçme&#8230;</p>
<p>YENİDEN BAŞLA</p></blockquote>
<p>Dükkana ilk girdiğimdeki o salaş hali filan beklediğim gibiydi ama bir ayrıntıyı kaçırmıştım. O da çalışanlardı. Anneannenizin ve dedenizin yaşında 2 insandan bahsetmek istiyorum:</p>
<p><img src="http://img.negatif.com/photos/lowres/0/6/7/067007/098138a6a08e924c00e2f87bdf99e7d7.jpg" alt="Photo(2)" border="0" /></p>
<p>Gülşen teyze 63 yaşında, yanındaki eşiyse ondan da yaşlı tam 70 yaşında. Bu yaşta neden böyle zor bir işe kalkıştıklarını sorduğumda arkadaşlar bana Ankara&#8217;da üniversiteyi kazanan torunlarını okutmaya geldiklerini ancak paraları buna yetmediği için kendilerine bu işi kurduklarını anlattılar. İşte o an tabeladaki yazının o insanlar için ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bu işi kuralı 1 sene olmuştu ve masaların hepsi de doluydu. Ayrıca hayatımda yediğim en iyi mantı ve çiğbörekti.</p>
<p>O zaman kendime şunu sordum. Girişimcilik ne demek, asla vazgeçmemek ne demek? Sıcak ve rahat evlerimizde, janjanlı ofislerimizde kıyamadığımız keyfimizin arkasına saklanıp girişimciyim diye gezmek mi yoksa 70 yaşında hayata yeniden başlayabilmek mi?</p>
<p>Ankara&#8217;ya yolunuz düşerse burada bir mantı yiyin ve kendinize gelin:</p>
<p><strong>KONAKBAY - Mantı ve Çiğ Börek</strong></p>
<p>Oğuzlar mah. 34. sok. 6/A balgat-ankara (<a href="http://maps.google.com/maps?f=d&amp;saddr=&amp;daddr=Konakbay+-+Mant%C4%B1,+%C3%A7i%C4%9F+b%C3%B6rek+%4039.90527563551045,32.819026708602905&amp;hl=en&amp;geocode=&amp;mra=mi&amp;sll=39.90544,32.81922&amp;sspn=0.005621,0.013947&amp;ie=UTF8&amp;z=17" target="_blank">Google maps</a>)<br />
268 10 66- 220 18 37 (sipariş de alıyorlar)<br />
0538 374 63 89</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2008/10/16/asla-vazgecme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sana söylüyorum Dünya!</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2008/09/09/sana-soyluyorum-dunya/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2008/09/09/sana-soyluyorum-dunya/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 23:49:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[Tasarımcı Olmak]]></category>

		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2008/09/09/sana-soyluyorum-dunya/</guid>
		<description><![CDATA[Gece 12’yi geçmiş, işten eve ancak döndüm. Yorgun muyum? Hayır. Uyku tutar mı? Hayır. O zaman aylardır yazmadığım bloguma artık dönüş yapma zamanı gelmiştir.
Internet işi yapıyorsanız ve iyi bir tasarımcınız yoksa hiçbirşeyiniz yok demektir. Bunu ne kendimi ne de tasarımcıları övmek için yazıyorum. Bugün apple’ın tasarım direktörü Jonathan Ive’in patronu Steve Jobs için söylediği şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Gece 12’yi geçmiş, işten eve ancak döndüm. Yorgun muyum? Hayır. Uyku tutar mı? Hayır. O zaman aylardır yazmadığım bloguma artık dönüş yapma zamanı gelmiştir.</p>
<p class="MsoNormal">Internet işi yapıyorsanız ve iyi bir tasarımcınız yoksa hiçbirşeyiniz yok demektir. Bunu ne kendimi ne de tasarımcıları övmek için yazıyorum. Bugün apple’ın tasarım direktörü Jonathan Ive’in patronu Steve Jobs için söylediği şu sözleri okuduğumda hissettiklerimi biraz olsun anlatabilmek için yazıyorum:</p>
<p class="MsoNormal"><o:p> “It’s a shocking statement for a CEO to say publicly, as Steve has, that the goal of a company isn’t to make money, it’s to make great products…”</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> Türkçesi şu:</o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Bir CEO için, Steve’in yaptığı gibi, herkesin önünde “bir şirketin hedefi para kazanmak değil müthiş ürünler yapmaktır” demek şok edici bir açıklamadır ”</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>Bu vizyondur, liderliktir. Kendi çalışanını bile şok edecek düzeyde motive edici ve ortaya koyması büzük isteyen bir vizyondur. İşte o büzük Steve Jobs’ta olduğu için kendi kurduğu şirketten atılmayı başardığı gibi, tekrar o koltuğa geçmesini de bilmiştir ve o büzük sayesinde bugün dünyanın en iyi şirketlerinden biridir. Bu şirket tasarımlarıyla fark yaratmış bir şirkettir.</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>Bu Google için de geçerlidir. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri haline gelse de giriş sayfasının sadeliğini hiçbirşey değiştirememiştir. Google tasarımındaki sadelik ve bunun getirdiği kullanım kolaylığı ve hızla devrim yaratmıştır. Google ve Apple’ın vizyonlarına baktığınızda aralarındaki benzerliği de görürsünüz. İkisi de harikulade ürünler geliştirmeyi hedefler. Bunu yaparken de sadece ürüne odaklanırlar.</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>Ürün herşeydir, ürün tasarımdır. Başarıyı tasarım getirir. Hiç kimsenin kullana<st1:personname w:st="on">maya</st1:personname>cağı kadar karmaşık, yüklenmesi dakikalar süren bir Google veya 86 butonlu bir ipod düşünebilir miydiniz? Ya da direksiyonsuz bir BMW? Bütün teknolojilere sahip olabilirsiniz ama sahip olduğunuz teknolojileri onu kullanan insanlarla buluşturan arabilirimlere, yani tasarımlara sahip değilseniz aslında hiçbirşeye sahip değilsiniz.</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>Ha bu yazıyı Steve Jobs veya Google hayranı olduğum için filan da yazıyor değilim. Üstelik inatla PC kullan<st1:personname w:st="on">maya</st1:personname> da devam eden biriyim. Dünyaya bir çift sözüm var onu yazıp gidip uyuyacağım, tabii uyuyabilirsem:</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: bold" class="Apple-style-span">Dünya:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-weight: bold" class="Apple-style-span">&#8220;Bir gün hayallerimi gerçekleştireceğim. Bunun için ihtiyacım olan ortağı, parayı ve azmi bana vereceksin.&#8221;</span></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>Bunu duyacaksın, anlayacaksın ve sağlayacaksın Dünya. Bugüne kadar bunu hiç bu kadar açık bir şekilde ifade etmediğimi fark ettim. Artık biliyorsun.</o:p></p>
<p class="MsoNormal"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2008/09/09/sana-soyluyorum-dunya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ölçülebilir Tasarım</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2007/09/25/olculebilir-tasarim/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2007/09/25/olculebilir-tasarim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2007 22:00:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[analitik]]></category>

		<category><![CDATA[eye-tracking]]></category>

		<category><![CDATA[tasarım]]></category>

		<category><![CDATA[kullanılabilirlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2007/09/25/olculebilir-tasarim/</guid>
		<description><![CDATA[Grafik bölümünde ilk projelerimizi duvara asıp, kritik almaya başladığımız gün &#8220;neden?&#8221; sorusuyla karşılaşmıştık. Neden buraya? Neden bu boyda? Neden bu renk? Cevap vermesi zor bir soruydu. Sokaktan geçen adama sorsanız cevabı &#8220;bence böyle daha güzel&#8221; gibi kişisel bir beğeni ifadesi olabilirdi ama bizim böyle bir lüksümüz yoktu.
İnsanlar bir tasarımı neden beğendiklerini doğal olarak kişisel tercihleriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Grafik bölümünde ilk projelerimizi duvara asıp, kritik almaya başladığımız gün &#8220;neden?&#8221; sorusuyla karşılaşmıştık. Neden buraya? Neden bu boyda? Neden bu renk? Cevap vermesi zor bir soruydu. Sokaktan geçen adama sorsanız cevabı &#8220;bence böyle daha güzel&#8221; gibi kişisel bir beğeni ifadesi olabilirdi ama bizim böyle bir lüksümüz yoktu.</p>
<p>İnsanlar bir tasarımı neden beğendiklerini doğal olarak kişisel tercihleriyle ifade eder. &#8220;Zevkler ve renkler tartışılmaz&#8221;  sözü onlar için geçerlidir. Bizim işimizse onların neden beğendiklerini ya da beğenmediklerini bilmektir.</p>
<p>Grafik tasarımı bu estetik kaygılar yönlendirirken Web tasarımını çok daha somut veriler yönlendirir. Bir web sitesinin başarılı olup olmadığı estetik kaygılarla ölçülemez. Çünkü web sitesi bir broşür değildir. Web siteleri kullanılan ve fonksiyonel iletişim araçlardır. Bu iletişim, görsel iletişim öğeleri içermekle birlikte sadece bundan ibaret değildir. Etkileşim unsurları, navigasyon ve kullanılabilirlik bir web sitesinin en önemli unsurlarıdır. Kullanılabilirlik, estetik kaygılardan daha önemlidir. Tasarım kararlarını verirken daha kullanışlı olanı seçmek şüphesiz tasarımın başarısını artıracaktır.</p>
<p><strong>Ölçülebilir Tasarım</strong></p>
<p>Bir web sayfasının başarısı, performansı ile doğru orantılıdır. İnternetin ilk günlerinde performans yüklenme hızı ile ölçülürdü. Kaç saniyede yükleniyor, kaç kilobyte vb sorular önemliydi çünkü bant genişliği büyük problemdi. Bugünün geniş bant internet teknolojisi sayesinde bu sınırlar aşılmış durumda. O zaman tasarımın performansını ölçmeyecek miyiz, ya da doğrusu &#8220;nasıl ölçeceğiz?&#8221;</p>
<p>Performans kriterlerimize kullanım istatistiklerini de ekleyerek. Kullanım istatistiklikleri ziyaretçilerimizi tanımamıza olanak sağlayarak tasarımın performansını ölçebilmemizi sağlayan en önemli kaynak. Tasarım ajanslarının en büyük eksiklerinden biri sattıkları tasarımın performansını bilmemeleridir. Eğer günde 50 kişinin ziyaret ettiği düşük trafikli bir site tasarlıyorsanız bu ilk bakışta çok önemli görünmeyebilir ancak günde 500 bin kişinin ziyaret ettiği bir siteyi tasarlıyorsanız %10&#8242;luk bir trafik kaybı size 50 bin kişiye mal olacaktır. 50 bin kişi ise yeni Ali Sami Yen Stadını doldurmaya yetecek bir sayıdır.</p>
<p>Kullanım istatistiklerini alabilmemizi sağlayan pekçok analitik yazılımı bulunmakta. Bunlardan en yaygın kullanılanı şüphesiz ki Google Analytics. İstatistiklere kısaca göz atalım.</p>
<p><strong>Temel kullanım istatistikleri nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Visits (Ziyaretçi sayısı)</li>
<li>Pageviews (Sayfa gösterimi)</li>
<li>Pages/Visit (Ziyaret başına gezilen sayfa sayısı)</li>
<li>Avg. Time on Site (Sitede ortalama kalma süresi)</li>
<li>Bounce Rate (Tek sayfalık ziyaret oranı. Örneğin ziyaretçinizin sitenizi girdiği sayfadan terk etmesi. Yüksek olması genellikle söz konusu sayfanın ziyaretçilere hitap etmediği anlamına gelir.)</li>
<li>% New Visits  (Yeni ziyaretçi yüzdesi)</li>
<li>% Exit (Siteyi terk etme oranı)</li>
</ul>
<p>İstatistik verileri çok daha detaylı teknik verileri de sunmaktadır. Ancak yukarda saydığım temel istatistikler üzerinde çalışmak ta tasarımın performansını artırmak için iyi bir başlangıç olacaktır.</p>
<p>Örneğin sitemizin anasayfa istatistiklerinde bounce rate %55 seviyesindeyse, bunun anlamı anasayfaya gelen ziyaretçilerin %55&#8242;inin diğer sayfalara hiç girmeden siteyi terk etmiş olduğudur ki bu pek istediğimiz bir şey değildir. Bu durumda tasarım estetik açıdan ne kadar başarılı olursa olsun ya içerik ya da kullanılabilirlik açısından sorun yaşamaktadır.</p>
<p><strong>Eye-Tracking ve Gelişmiş Kullanılabilirlik Testleri<br />
</strong></p>
<p>Analytic verileri bize sadece gerçekleşmiş olan kullanıcı davranışlarının sonuçlarını verebilmektedir. Bu davranışların nasıl gerçekleştiğini de ölçme ve değerlendirme yöntemleri bulunuyor. Bunlardan beni en çok etkileyen eye-tracking metodu olmuştu. Eye tracking metodu ile bir kullanıcının ekranda hangi noktaya baktığını kaydedip sitemizdeki süreçlerin sağlıklı çalışıp çalışmadığını çok net bir şekilde tespit etmek mümkün.</p>
<p><object width="425" height="350">
<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OiYZyPqrqsA"></param>
<param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/OiYZyPqrqsA" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></p>
<p>Ankara&#8217;da ODTÜ&#8217;de bir eye-tracking laboratuvarı olduğunu öğrenip burayı ziyaret etmiştik. Ancak akademik çalışmalar için kullanılan bu laboratuvardan faydalanma fırsatımız ne yazık ki olamadı. Özel sektörde de bu tip çalışmaları yapan profesyonel firmaların olmasını isterdim ancak analitik verilerini değerlendirmeden tasarım yenileyen ajanslar olduğunu göz önüne alacak olursak, böyle bir firmanın iflas etme ihtimalinin de yüksek olduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p>Sonuç olarak internet dünyasında tesadüflere pek yer yok. Tasarımlarımızın performansını ölçerek daha iyi hizmet veren siteler yapmak elimizde. Estetik kaygıların yerini analitik kaygılara bırakmalı :)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2007/09/25/olculebilir-tasarim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Web 2.0 ve Long Tail</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2007/09/05/web-20-ve-the-long-tail/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2007/09/05/web-20-ve-the-long-tail/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 18:26:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Long Tail]]></category>

		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2007/09/05/web-20-ve-the-long-tail/</guid>
		<description><![CDATA[Long Tail kavramı çok eskilere dayanıyor. Internet&#8217;in henüz olmadığı 1800&#8242;lü yıllarda bir ekonomik model olarak doğuyor. Bu kavram teknolojinin gelişmesiyle birlikte internet&#8217;in mucizelerinden faydalanarak günümüzde de dimdik karşımızda. Konumuz Web 2.0 olduğuna göre &#8220;Long Tail&#8221; kavramını bu açıdan ele alalım.
Long Tail nedir?
Şimdi Web sitelerinin popülerlikleri üzerine bir grafik çizelim. Bu grafikte yukarı doğru ortalama ziyaretçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Long Tail kavramı çok eskilere dayanıyor. Internet&#8217;in henüz olmadığı 1800&#8242;lü yıllarda bir ekonomik model olarak doğuyor. Bu kavram teknolojinin gelişmesiyle birlikte internet&#8217;in mucizelerinden faydalanarak günümüzde de dimdik karşımızda. Konumuz <a href="http://www.mekanikturk.com/2007/07/01/web-20-nedir/" title="Web 2.0 Nedir?" target="_blank">Web 2.0</a> olduğuna göre &#8220;Long Tail&#8221; kavramını bu açıdan ele alalım.</p>
<p><strong>Long Tail nedir?</strong></p>
<p>Şimdi Web sitelerinin popülerlikleri üzerine bir grafik çizelim. Bu grafikte yukarı doğru ortalama ziyaretçi sayısı, sağa doğru da site adedi olsun. Haliyle popüler web sitelerinin sayısı popüler olmayanlardan çok daha az olacaktır. İşte olay tam burada gerçekleşiyor. Ortalama ziyaretçi sayısı ne kadar düşerse düşsün hiçbir zaman sıfır olmuyor. Bu nedenle sağa doğru giden eksen yukarı gidene oranla çok daha uzun oluyor.</p>
<p><img src="http://www.mekanikturk.com/long-tail.jpg" title="The Long Tail - Uzun Kuyruk" alt="The Long Tail - Uzun Kuyruk" align="bottom" height="357" width="494" /></p>
<p>İşte bu Long Tail&#8217;dir, yani uzun kuyruk.</p>
<p>Long Tail hemen her konu için örneklenebilir. Bildiğiniz en büyük kitapçıda en fazla 10.000, Amazon.com&#8217;da ise 4 milyon&#8217;dan fazla kitap bulabilirsiniz. Bir kitabın raflarda bulunabilmesi için o kitabın bulunduğu rafın kirasını çıkartabilmesi gerekir. Oysa Internet ortamı bu rafın maliyetini sıfıra yakın bir seviyeye indirmiştir. Bu sayede uzun kuyrukta yer alan ve kayıp olarak görülen eserler tekrar gün ışığına kavuşmuştur.</p>
<p>Bunlardan biri 1988&#8242;de ingiliz bir dağcı olan Joe Simpson&#8217;un yazdığı <em>&#8220;<a href="http://www.amazon.com/Touching-Void-Story-Miraculous-Survival/dp/0060730552/ref=pd_bbs_sr_2/102-7376972-2356108?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189011417&amp;sr=8-2" target="_blank" title="Touching The Void">Touching the Void</a>&#8220;</em> adlı kitaptı. Bu kitap pek başarılı olmamış ve unutulup gitmişti. Bundan 10 sene kadar sonra garip birşey oldu ve satışları tekrar artmaya başladı. Bunun sebebi aynı konuyu işleyen bir başka kitap <em>olan &#8220;<a href="http://www.amazon.com/Into-Thin-Air-Personal-Disaster/dp/0385494785/ref=pd_bbs_sr_1/102-7376972-2356108?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189011504&amp;sr=1-1" title="Into Thin Air" target="_blank">Into Thin Air</a>&#8220;</em> ın en çok satanlar listesine girmesinden başka birşey değildi.</p>
<p>Kitapçılar <em>&#8220;<a href="http://www.amazon.com/Into-Thin-Air-Personal-Disaster/dp/0385494785/ref=pd_bbs_sr_1/102-7376972-2356108?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189011504&amp;sr=1-1" title="Into Thin Air" target="_blank">Into Thin Air</a>&#8221; </em>ile birlikte <em>&#8220;<a href="http://www.amazon.com/Touching-Void-Story-Miraculous-Survival/dp/0060730552/ref=pd_bbs_sr_2/102-7376972-2356108?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189011417&amp;sr=8-2" target="_blank" title="Touching The Void">Touching the Void</a>&#8220;&#8216;</em>u da önermişlerdi. 2004&#8242;ün başlarında kitabın belgeseli çekildi, yeniden basıldı ve tam 14 hafta NewYork Times en çok satanlar kitaplar listesinde kaldı. 2004&#8242;ün ortalarına gelindiğinde  ise diğer kitabın iki misli satış rakamını yakalamıştı.</p>
<p>Müzik piyasasını ele alalım. Amerika&#8217;da 2001 - 2005 yılları arasında hit albüm satışları dörtte bir oranında düştü. Bunun sebebi korsan, MP3 vs diyenler olsa da esas sebep &#8220;<em>uzun kuyruk</em>&#8220;ta bulunan ve ufak kitlelerce bilinen binlerce müzik grubunun, binlerce farklı alt  tarzda yaptığı müziğin artık erişiliebilir olmasıydı. Tabii internet sayesinde. Bu grupların toplam dinleyici kitlesi hit parçaların dinleyici kitlesinden fazlaydı. Bu da bildiğimiz Popstar&#8217;ların ve hiperstarların sonu demekti. Elton John 1 Ağustos 2007&#8242;de ingiliz The Sun gazetesine verdiği ropörtajda <a href="http://www.thesun.co.uk/article/0,,2-2007350453,00.html" target="_blank">Intenet&#8217;in 5 yıllığına kapatılmasını istemiş</a>. Sizce neden olabilir?</p>
<p>Grafiğimize geri dönelim. Uzun kuyruğumuzda ziyaretçi sayısı az ama sıfır da olmayan milyonlarca internet sitesi var. Siz böyle bir site biliyorsunuz değil mi? Bu sizin blogunuz olmasın? Tıpkı benim blogum gibi sizinki de herşey hakkında yazılan milyonlarca blogdan birisi. Bundan en büyük faydayı elbette ücretsiz blog servisler çıkartıyor. Dünyanın en çok ziyaret edilen blog servislerinden Blogger.com&#8217;un <a href="http://www.alexa.com/data/details/traffic_details?url=blogger.com" target="_blank">Alexa sıralamasına bir bakın</a>. Dünyanın her yerinden herkesin herşey hakkında herşeyi yazdığı ve düne kadar kimsenin umrunda olmayan kişisel web siteleri, yani Bloglar, NewYork Times gibi dev bir  <a href="http://www.alexa.com/data/details/traffic_details?url=nytimes.com" target="_blank">gazetenin trafiğinden</a> çok daha fazla trafik üretiyor.</p>
<p>Long Tail, <a href="http://www.mekanikturk.com/2007/07/01/web-20-nedir/" title="Web 2.0 Nedir" target="_blank">Web 2.0</a> projelerini inşa ederken mutlaka göz önünde bulundurulması gereken bir faktör. Kimsenin umursamadığı kalabalıklar iş başında. (Bu bana bir yerden tanıdık geliyor ama &gt; %46.7 omg!)</p>
<p><strong>İlgili Linkler:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.amazon.com/Long-Tail-Future-Business-Selling/dp/1401302378/ref=pd_bbs_sr_1/102-7376972-2356108?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1189015164&amp;sr=8-1" target="_blank">The Long Tail</a> - Amazon.com / The Long Tail kitabı</li>
<li><a href="http://www.randomhouse.co.uk/minisites/longtail/" target="_blank">http://www.randomhouse.co.uk/minisites/longtail/</a> - The Long Tail kitabının tanıtım filmi</li>
<li><a href="http://www.thelongtail.com/" target="_blank">http://www.thelongtail.com/</a> - Yazar Chris Anderson&#8217;un blogu</li>
<li><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Long_Tail" target="_blank">http://en.wikipedia.org/wiki/The_Long_Tail</a> - Wikipedia</li>
<li><a href="http://www.dugumkume.org/?s=long+tail" target="_blank">http://www.dugumkume.org/?s=long+tail</a> - Düğümküme</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2007/09/05/web-20-ve-the-long-tail/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Nesil Grafik Tasarımcı</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2007/08/05/yeni-nesil-grafik-tasarimci/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2007/08/05/yeni-nesil-grafik-tasarimci/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Aug 2007 20:40:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tasarımcı Olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2007/08/05/yeni-nesil-grafik-tasarimci/</guid>
		<description><![CDATA[Grafik tasarımcılardan hergün &#8220;daha yaratıcı&#8221; olmak gibi zor bir iş beklenir. Genellikle önceliğimiz müşterilerimizin &#8220;orijinalliğe&#8221; olan açlığını doyurmaktır. Orijinal görsel bir çözüm sunabilmek için sabahtan akşama renklerle, kompozisyonla, tipografi ve fotoğraflarla boğuşup dururuz. Grafik tasarımcıların çoğunun bu işten genel beklentisi de budur. Ancak bu artık giderek etkisini kaybeden bir yöntem haline gelmektedir.
Kötü haber: &#8220;Orijinal&#8221; olmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Grafik tasarımcılardan hergün &#8220;<em>daha yaratıcı</em>&#8221; olmak gibi zor bir iş beklenir. Genellikle önceliğimiz müşterilerimizin &#8220;<em>orijinalliğe</em>&#8221; olan açlığını doyurmaktır. Orijinal görsel bir çözüm sunabilmek için sabahtan akşama renklerle, kompozisyonla, tipografi ve fotoğraflarla boğuşup dururuz. Grafik tasarımcıların çoğunun bu işten genel beklentisi de budur. Ancak bu artık giderek etkisini kaybeden bir yöntem haline gelmektedir.</p>
<p>Kötü haber: &#8220;<em>Orijinal</em>&#8221; olmak artık yeterli değil. Internetle gelen muazzam bilgi akışı ve  coşan rekabet ortamı, tasarım süreçlerinin ve tasarımcıların da bir evrim geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Başarılı olabilmek için grafik tasarımın bir başka boyutunun ortaya çıkması gerekiyor. Müşteriler açısından bakacak olursanız, onlar hala orijinallik ve yaratıcılığın yeterli bir yaklaşım olduğunda hemfikir görünüyor. Acak bizim onların sorunlarını ticari bir başarı dahilinde çözebilmemiz için yeni araçlara ve teknolojilere ihtiyacımız var.</p>
<p><strong>Grafik Tasarımın Anatomisi:</strong></p>
<p>Grafik tasarımı daha etkili kılabilmek için öncelikle grafik tasarımcı olarak kendimize olan bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Grafik tasarımın tipik tanımı şöyledir:</p>
<blockquote><p>Grafik tasarım text ve grafiği birleştirerek logo, grafik, broşür, afiş, sembol ve diğer görsel iletişim elemanlarıyla etkili bir mesaj iletme sanatıdır.</p></blockquote>
<p>Dikkat edin bu tanımda &#8220;<em>sanat</em>&#8221; kelimesi kullanılmıştır. İnsanlar grafik tasarımcıları hala birer &#8220;<em>sanatçı</em>&#8221; olarak görme eğilimde. Hatta grafik tasarımcıların da çoğu kendini <em>&#8220;sanatçı</em>&#8221; olarak görmekte.</p>
<p>Sanat kişisel dışavurumla ilgili birşeydir. Sınırları kişinin kendi beceri ve hayal gücüyle çizilmiştir. Ağırlıklı olarak estetik kaygılarla ilgilidir ve yeni görsel deneyler yapma konusunda sonsuz bir özgürlüğe sahiptir. Mesajı kendisi seçer. Grafik tasarımcılar ise projelerinin başarıya ulaşması için gerekli araçları seçerler. İçinde bulundukları projeye göre gerekli mesajı alkılcı ve net bir şekilde iletmeleleri istenir.</p>
<p>Dışavurum sanatçıların temel içgüdüsü iken bu grafik tasarımcılar için bir öncelik değildir. Grafik tasarımda dışavurum iletilmesi gereken mesajla birlikte harmanlanması gereken bir olgudur. Estetik kaygılar iletilmesi gereken mesajın önüne geçiyorsa, yapılan iş etkin olmaktan çıkar ve görsel iletişim kesintiye uğrar. Sanatçılar genelde problemleri dile getirirken, grafik tasarımcılar problem çözücü olmalıdır.</p>
<p><strong>Yeni Nesil Grafik Tasarımcı:</strong></p>
<p>Grafik tasarımcının eski &#8220;<em>Erişilmez sanatçı</em>&#8221; imajı artık değişmeli.</p>
<blockquote><p>Yeni nesil grafik tasarımcı, yazılımcılarla, metin yazarlarıyla, müşteri temsilcileriyle, strateji uzmanlarıyla, müşterileriyle ve hatta diğer grafik tasarımcılarla işbirliğine ve önerilere açık, erişilebilir bir profesyönel olmalıdır.</p></blockquote>
<p>Kendimize daha geniş bir perspektiften bakmalıyız. Ancak daha esnek, yeniliklere açık ve doğal bir süreçle daha iyi çözümler üretip, mesleğimizi geliştirerek mutlu bir kariyere sahip olabiliriz.</p>
<p>Yaptığımız iş sanat olmayabilir ama öyle olmak zorunda da değil ;)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2007/08/05/yeni-nesil-grafik-tasarimci/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Güle Güle Beyazperde</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2007/07/14/gule-gule-beyazperde/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2007/07/14/gule-gule-beyazperde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jul 2007 20:50:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Memleket Meseleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2007/07/14/gule-gule-beyazperde/</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir haber değil. Beyazperde.com Mynet&#8217;e satılalı neredeyse 1 seneye yakın zaman oldu.  Ancak geçtiğimiz hafta Mynet&#8217;ten gelen bir mail beyazperde.com&#8217;un sonsuza kadar yok olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.
Young New Media, ajans olmasına rağmen, iyi bir girişimcilik örneği gösterip beyazperde.com&#8217;u yaratmıştı. Neredeyse Mynet&#8217;in kuruluşu kadar eskiye dayanan geçmişiyle beyazperde.com Türkiye&#8217;nin ilk internet markalarındandı. Sanırım beyazperde.com&#8217;a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir haber değil. Beyazperde.com Mynet&#8217;e satılalı neredeyse 1 seneye yakın zaman oldu.  Ancak geçtiğimiz hafta Mynet&#8217;ten gelen bir mail beyazperde.com&#8217;un sonsuza kadar yok olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.</p>
<p>Young New Media, ajans olmasına rağmen, iyi bir girişimcilik örneği gösterip beyazperde.com&#8217;u yaratmıştı. Neredeyse Mynet&#8217;in kuruluşu kadar eskiye dayanan geçmişiyle beyazperde.com Türkiye&#8217;nin ilk internet markalarındandı. Sanırım beyazperde.com&#8217;a girip sinemaya gitmeyen kalmamıştır. O soğuk mavisine ısınamasamda sinemaya gitmeden önce mutlaka gittiğim siteydi beyazperde.com</p>
<p>Sonra birgün Mynet beyazperde.com u satın aldı. 17 milyon Türk internet kullanıcısının neredeyse hepsinin zihninde yer etmiş bir internet markasının fiyatı sizce neydi? Aslında bunun bir önemi yok, çünkü bunun bir fiyatı hiç olmamalıydı. Türkiye&#8217;de sanki internet markası bolluğu varmış gibi satılıverdi beyazperde.com.</p>
<p>Bu haber Türkiye için önemliydi, zira sektörde satın almalar pek alışılmış işler değildi. Bu haber duyulduğunda çok konuşuldu, tartışıldı. Kimisi sevindi beyazperde için, kimisi sektör için olumlu buldu ama herhalde hiç kimse geçtiğimiz nisan ayında kendi domaini üzerinden yaptığı yayının, mynet&#8217;in bir subdomaini haline geleceğini düşünmemişti ve alexa grafiği fişi çekilen bir hasta gibi düz bir çizgi oluverdi.</p>
<p>Belli ki Mynet yöneticileri satın aldıkları beyazperde.com için iyi şeyler planlamaktaydı. Tabii bu bir strateji olsa gerek. Mynet markasını olduğundan daha değerli göstermek için bütün alt markalar Mynet&#8217;i besleyecek şekilde birer subdomain oluverdi. (Yakında Mynet satılırsa hiç şaşırmam ama alan için üzülürüm)</p>
<p>Bunlar olduktan birkaç ay sonra, geçen hafta,  yanlış hatırlamıyorsam Cuma günü aldığım e-mail de bana beyazperde.com&#8217;un sonsuza dek yokolduğu haberini ulaştırır nitelikteydi:</p>
<blockquote><p>&#8220;Beyazperde üyeliğinizi 15.07.2007 tarihine kadar Mynet üyeliğinizle birleştirmeniz gerekmektedir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Sahi ya, bunca zaman ben neden akıl edemedim Mynet&#8217;e üye olmayı ona yanarım. Neyse ki benim yerime düşünmüşler ve beyazperde üyeliğimi mynet üyeliğine çevirmek için bir sistem kurmuşlar. Tabii tatilde olan binlerce kullanıcı için aynı şeyi söylemek mümkün olamayacak ama onun için de tatil sonuna birşeyler düşünülür elbet.</p>
<p>Özetle canım sıkıldı. Bu yazıyı da hiç keyif alarak yazmadım. Internet&#8217;te her domain potansiyel bir bir markadır. Marka olmuş olanlarsa sanıldığından çok daha değerlidir. Eski bir beyazperde kullanıcısı olarak bu siteyi mynet&#8217;in bir subdomaini olarak görmekten dolayı çok üzgünüm. Üyeliğimi de yenilemiyorum. Başarılı bir internet markasını önce reklama boğup, sonra domaininden etmek nasıl bir stratejinin parçası bunu anlamak güç. Anlamak zorunda da değiliz zaten. Ama bu gibi sonu hüsranla biten satın almalar olacaksa hiç olmamasını diliyorum. Acaba Young New Media&#8217;da beyazperde&#8217;yi yaratmış olan ilk sahipleri onu bu halde görmekten mutlu mu çok merak ediyorum. Keşke satmayıp geliştirselerdi. Ya da keşke Mynet aldıktan sonra geliştirseydi. Satın almadan 1 sene sonra gelinen noktada kimliği yok edilmiş, reklama boğulmuş, kullanıcılarına 15 gün mühlet tanınmış bir beyazperde var karşımızda. Çok yazık oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2007/07/14/gule-gule-beyazperde/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Web 2.0 Nedir?</title>
		<link>http://www.mekanikturk.com/2007/07/01/web-20-nedir/</link>
		<comments>http://www.mekanikturk.com/2007/07/01/web-20-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jul 2007 12:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gökhan K. Besen</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Web 2.0]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mekanikturk.com/2007/07/01/web-20-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Türk internet sektörünün köklü şirketlerinin birinde şöyle bir konuşmaya tanık olmuştum:
&#8220;Biz bu işe girdiğimizde kimsenin birşeyden haberi yoktu, liderdik. Şimdi Web 2.0 diye birşey çıktı bizden sonra başlayanlar bizi geçti.
Nedir bu Web 2.0?&#8221;
Bunu söyleyen firma sahibinin o anki çaresizliği bir anlamda piyasanın çaresizliğini özetliyordu. Web 2.0 neydi, hemen öğrenip uygulamak gerekirdi.
Web 2.0 tek birşey olsaydı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk internet sektörünün köklü şirketlerinin birinde şöyle bir konuşmaya tanık olmuştum:</p>
<p align="center"><strong>&#8220;Biz bu işe girdiğimizde kimsenin birşeyden haberi yoktu, liderdik. Şimdi Web 2.0 diye birşey çıktı bizden sonra başlayanlar bizi geçti.<br />
Nedir bu Web 2.0?&#8221;</strong></p>
<p>Bunu söyleyen firma sahibinin o anki çaresizliği bir anlamda piyasanın çaresizliğini özetliyordu. Web 2.0 neydi, hemen öğrenip uygulamak gerekirdi.</p>
<p>Web 2.0 tek birşey olsaydı bu kolay olurdu. Yani tasarımda bir trend olsaydı mesela. Parlak butonlar, büyük fontlar, minimalist tasarım&#8230; Evet bunlar Web2.0 karakteristiği olarak alınabilirdi ama Web 2.0 bir tasarım trendi değildi.</p>
<p>Bir teknoloji miydi peki? Web standartları, zengin arayüzler (RUI), CSS, ajax, flex &#8230; Evet bunlar da olmazsa olmazdı ama Web 2.0&#8242;ı teknoloji ile tanımlamaya çalışmakta tasarım trendi olarak açıklamakla aynı hataya düşmekti.</p>
<p>Oysa bu kavramı ilk ortaya atan Tim O&#8217;Reilly&#8217;ye göre web 2.0 kısaca şuydu:</p>
<p align="center"><strong><em>&#8220;Web 2.0 bilgisayar endüstrisinde internetin bir platform olarak ilerlemesiyle bir işletme devrimi ve bu platformun kurallarını başarı için anlamaya çalışmaktır. Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak.&#8221; </em></strong></p>
<p>Kaynak: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Web_2.0." title="Web 2.0" target="_blank">Vikipedi</a></p>
<p>Burada önemli olan Internet&#8217;in bir platform olarak kullanılmasıydı ve ağ etkileriyle yaratılan platformların daha çok insan tarafından kullanılmasını sağlamaktı.</p>
<p>Karmaşık tanımlara, jargonlara girmeyeceğim. Çok basit bir soru soracağım;</p>
<p align="center"><strong>Time dergisinin 2006 Aralık ayında &#8220;<a href="http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,1569514,00.html" title="YOU!" target="_blank">person of the year</a>&#8221; yani yılın adamı olarak ilan ettiği kişi kimdi?</strong></p>
<p>Doğru cevap <strong>&#8220;siz&#8221;</strong> olacaktı. Bunun sebebi internet&#8217;te yaşanan devrimdi, bu devrimin adı Web 2.0 idi. Sıradan insanların işin teknik kısmına girmeden birşeyler üretebilmelerini, paylaşabilmelerini sağlayan internet platformlarıydı, yani Youtube, MySpace, Wikipedia gibi paylaşım ve katılımcı içerik odaklı öncü Web 2.0 projeleriydi.</p>
<p>Tasarım ve teknoloji Web 2.0&#8242;ın gelişmesi için ihtiyaç duyulan araçlardır. Bu yüzden Web2.0&#8242;ı tanımlarken bunlardan yola çıkmak yanlış olur. Ne ürettiğinize ve kime ürettiğinize bakın. Eğer sipariş üzerine iş yapan bir ajans veya freelance çalışan biriyseniz müşterinizin sizden bir web2.0 projesi istemesi hayalperestlik olacaktır, çünkü müşterilerin hemen hemen hepsi kurumsal cilalı taş devrinden (web 1.0) kalma olacaktır.</p>
<p>İşte o gün tanık olduğum bu konuşmada veremediğim cevap buydu. Bu işin içinde yıllar geçirmiş olmanız, teknolojiye hakim olmanız, tasarımda trendleri yakalamanız bir web 2.0 şirketi olabileceğiniz anlamına gelmez. Tam tersine kurumsal müşterilerinizle sizin aranızdaki uçurumun giderek artacağı ve sizin iş tatmininizin gelirlerinizle doğru orantılı olarak azalacağı anlamına gelir.</p>
<p>Özetle kendi sıradan cümlelerimle Web 2.0&#8242;ı tanımlayacak olsam şunu söylemek isterdim:</p>
<p align="center"><strong>&#8220;Web 2.0 internet&#8217;in kurumsal çöplükten kurtulup, bireysel özgürlüklere tanıdığı fırsatlar bütünüdür.&#8221;</strong></p>
<p align="center">Geçtiğimiz Nisan ayında katıldığım Web 2.0 konferansının açılış videosu aslında herşeyi çok güzel özetliyor:</p>
<p align="center"> <embed src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6387808142941631159&amp;hl=en" style="width: 400px; height: 326px" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash"></embed></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong>Web 2.0 sizsiniz. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mekanikturk.com/2007/07/01/web-20-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
