<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233</atom:id><lastBuildDate>Sat, 14 Sep 2024 12:29:59 +0000</lastBuildDate><category>migren</category><category>ortodonti</category><title>Migren Nedir? - Sağlık, Diş sağlığı, Ortodonti</title><description>Migren, ortodonti, diş teli ve sağlığı konusununda güncel bilgiler</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Unknown)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>10</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Migren, ortodonti, diş teli ve sağlığı konusununda güncel bilgiler</itunes:subtitle><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-8636144010698706332</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2013 18:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:45:28.127-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ortodonti</category><title>Lingual Ortodonti</title><description>&lt;b&gt;Lingual ortodonti &lt;/b&gt;özellikle yetişkinlerde ortodontik sorunları tedavi edebilir. Lingual ortodonti diş lingual yüzeyinde parantez konumlandırır tekniktir. Diş Lingual yüzey dil karşı karşıya ve bunun sonucunda Ortodonti bu tür görünmez ve hiç kimse görebilirsiniz yüzeydir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;h3&gt;
LİNGUAL ORTODONTİ&lt;/h3&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
Bu yöntem de 1970 yılında geliştirildi Üniversite bir UCLA. Bu ortodontik tedavi seeked erişkinlerde amaçlayan ama geleneksel parantez giymek ve görünür olmasını istemedim. Bu teknik günümüzde yaygın dil ortodonti uzmanlaşmış ortodontistler tarafından kullanılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dilli ortodontik parantez yapıştırma geleneksel parantez için olandan farklıdır ve yurt dışında özel laboratuarları ile işbirliği içinde yapılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;    Lingual ortodonti&lt;/b&gt; yetişkin durumlarda ve bazı genç durumlarda endikedir. Hemen hemen tüm ortodontik sorunları dilli ortodonti ile tedavi edilebilir. &lt;b&gt;Lingual ortodonti&lt;/b&gt; başka bir tekniği gibi hem avantajları ve dezavantajları vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dilli ortodonti en büyük avantajı geleneksel parantez göre onlar görünmez olmasıdır.Diğer bir avantajı olduğunu dilli ortodonti ile tedavi ortodontik sorunlar yanında temporomandibular eklem ile ilgili sorunlar var hastalarda yararlı olabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.ortodonti.web.tr/lingual-ortodonti-nedir.htm"&gt;&amp;nbsp;lingual ortodonti&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&amp;nbsp;ekniğin dezavantajları hastanın çok kooperatif olması ve tedavi sırasında, aksi takdirde tedavi sonuç beklenen sonuç olmaz çok iyi bir ağız hijyeni korumak için olmasıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu tekniğin bir diğer dezavantajı hastanın ağız hijyeni ve konuşma ile ilgili yeni sözlü ortamda benimsemek zorunda olmasıdır. Uyum süresi genellikle hastanın bağlı olarak 2-3 hafta zaman alır ve ortodontist ile işbirliği içinde yapılmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sum-up, dil ortodonti özellikle ortodontik tedavi aramak ancak sosyal statü ya da iş onları geleneksel görünür parantez ile tedavi için izin vermez yetişkin hastalarda endikedir. Bu hastalar için, en iyi çözüm dilli ortodonti olduğunu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2013/06/lingual-ortodonti.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-4638401560035618983</guid><pubDate>Tue, 14 May 2013 02:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T12:21:23.460-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">ortodonti</category><title>Çocuklarda Ortodontik Tedavi</title><description>Çocuklarda tüm süt dişleri ortodontik tedavi sadece değişiklikten sonra başlar. Ağızda süt dişi olduğu dönemlerde, ortoodntik yapılan tedaviler vardır. Önümüzdeki dönem, ortodontist çocuğunuzun ortodontik tedavi başlamalıdır karar verecektir. Ancak bu kritik dönemlerde bir çocuk için 6 ayda bir diş hekimine götürün yararlıdır kaçırmayın. Erken önemli gelecekteki sorunları önlemek için etkili önlemler.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Genellikle 7 yaş, çocuğunuzun çene veya inceleme gelişimi ilk büyük azıların, olsun veya olmasın sorunları ile ilgili kapatma yönünde gerçekleştirilir dönem. Gerekli tedavi başlatılması, tedavi kalıcı dişlerin çene gelişimi rehberlik, ya da alttan olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aileler çocuklarının ağız ve diş sağlığı için duyarlı olması gerekir. Uygun zamanda gecikme dönemde anne ve çocuklarının babaları, özel yetişkin ortodontik tedavi satın, tedavi sonuçları daha kısa sürede elde edilir. Buna ek olarak, daha az diş daha tedavi ücretleri, masrafları erken tedavi. Sonuç olarak, her ikisi de avantajlıdr erken tedavi fazla zaman ve malzeme açısından.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2013/05/cocuklarda-ortodontik-tedavi.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-6933818558531289555</guid><pubDate>Wed, 02 May 2012 20:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:50:06.713-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Botoks, sadece kronik migren tedavisinde etkili.</title><description>Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zarifoğlu  botoksun her migren hastasında değil, sadece kronik hastalarda kullanılan bir tedavi olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Migrende baş ağrısı ayda 15 günden az olursa tekrarlayıcı migren, 15 günden fazla olursa kronik migren olarak nitelendiriliyor. Özellikle kronik migren tedavisinde bazı sorunlar yaşandığını belirten Başağrısı ve Ağrı Çalışmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zarifoğlu, kronik migrende tedavi yöntemlerinden birinin de botoks uygulaması olduğunu söyledi.&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Dün Amerikan tıp dergisi JAMA'da sonuçları yayımlanan meta analizi de botoks tedavisinin, tüm migren hastalarında değil, sadece çok sık kriz geçiren hastalarda etkili olduğunu ortaya koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wisconsin Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmanın başkanı Jeffrey Jackson, botoks tedavisinin ancak kronik, yani ayda 15 günden fazla migren atağı geçirenlerde işe yaradığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KRONİK OLMAYAN MİGRENDE BOTOKSA GEREK YOK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Botoksun kronik migrende etkili olduğunun 2011'de sonuçlanan bir çalışmada gösterildiğini vurgulayan Prof. Zarifoğlu da, "Jama’nın yayınladığı araştırma da bunu doğruluyor, kronik olmayan migren hastalarında zaten botoks endikasyonu yoktur. Çünkü onlarda botoksa gerek yok, başka yollarla tedavi edilir” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayda 15 günden az ağrı çekenlerde botoksun olumlu bir etkisinin saptanamadığını belirten Zarifoğlu, “Kronik migrende koruyucu anlamda etkili bir tedavi yöntemidir. FDA ve Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış bir tedavi şeklidir” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Mehmet Zarifoğlu, botulinum toksininin baştaki ince kaslar içerisine, 31 noktaya yapıldığını ve uygulamanın 3 ay aralıklarla tekrarlandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: TÜLAY KARABAĞ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2012/05/botoks-kronik-migren-tedavisinde-etkili.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-8990217654165439018</guid><pubDate>Sun, 15 Apr 2012 11:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:50:28.280-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Migren tedavi yöntemleri 2</title><description>Migren Tedavisi Migren tipi baş ağrılarının Amerikan toplumunun yaklaşık %12 sinde görüldüğü bildirilmektedir. Migren temelde baş ağrısı olarak karşımıza çıkan bir hastalıktır. Ancak beraberinde bulantı kusma, ışık ve ses hassasiyeti, görme problemleri ve psikolojik sorunlarda, tek tek veya birlikte bulunabilmektedir. Otonom sinir sistemindeki bir takım problemlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Son yıllara kadar en sık kullanılan tedavi yöntemi ağrı sıklığını azaltan ve ağrı ortaya çıktığı zaman ağrıyı tedavi eden ağrı kesici ilaçlar olmuştur. Hastaların özelliğine baktığımızda, yıllardan beri süre gelen ve sık tekrarlayan baş ağrılarından dolayı hayatları çekilmez hale gelmiş, iş ve özel yaşantıları da olumsuz yönde etkilenmiş kişiler olarak karşımıza çıkabilirler.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Son yıllarda, tıpta uzun zamandan beri, fizik tedavi, üroloji, plastik cerrahi gibi uzmanlık alanlarında başarı ile kullanılan botox ve bazı ameliyat tekniklerinin migreni de iyileştirdiği tesadüfen de olsa ortaya çıkmıştır. Amerika ve tüm dünyada Estetik Plastik Cerrahi alanında çok saygın bir yere sahip olan Dr Bahman Guyuron, alın kırışıklıklarına yönelik, alın gençleştirme ameliyatı yaptığı 314 hastasının ameliyat sonrası takiplerinde, alın bölgesindeki estetik kazanımlarının yanında, bazılarında önceden var olan baş ağrısının da önemli oranda gerileme, bazılarında ise, baş ağrısının tamamen geçtiğini gözlemlemiştir. Yaptığı sorgulamada 39 hastanın uzun zamandan beri şiddetli migren ağrıları nedeniyle ilaç tedavisi gördüğü ve bu hastalardan 31 tanesinde 47 aylık bir takip süresinde tam ya da tama yakın iyileşme tespit etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşamadan sonra, alın bölgesi, burun içi ve ensedeki bazı duyusal sinirlerin, mimik kasları arasında sıkışması sonucunda, migren ağrılarının tetiklendiği hipotezi ile yeni bir çalışma planlanmıştır. Tamamı nöroloji kliniğinde migren tedavisi görmüş bu hastaların dahil edildiği bu çalışmada, öncelikle hasta ayrıntılı bir şekilde sorgulanmakta, baş ağrısının şiddeti, sıklığı, süresi ve nereden nasıl başladığı tespit edilmektedir. Yapılan bu çalışmada migren tipi baş ağrılarının enseden, alında şakak bölgesinden, alın ortasından ve gözün iç tarafından tetiklenme şeklinde başladığı tespit edilmiş ve bölgelerdeki büyük occipital sinir, zigomatikotemporal sinir, supra orbital sinir ve supratroklear sinir gibi sinirlerin mimik ve ense kaslarının içinde sıkışmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Ayrıca göz içinden giren ağrılarda da burun üst konkasının (burun eti) burun septumuna doğru eğrildiği ve değdiği tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Endoskopik alın germe ameliyatlarında özellikle alın bölgesindeki, bu duyusal sinileri çevreleyen mimik kasları alınmış olduğundan, bu bölgedeki sinirler de mimik kasları arasındaki sıkışmadan kurtulduğu için migrenin tetiklenme mekanizması ortadan kalkmış ve 39 migrenli hastanın çok büyük çoğunluğu iyileşmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastayı amliyata almadan önce, migreni tetikleyen bu noktaların belirlenmesi gerekir Bu amaçla Botox enjeksiyonları yapılır, botox, sıkışan kasları istirahata sevk eder, rahatlama sağlanır. baş ağrısını giderici etkisi 2-3 ay sürebilir. Bu süre içinde tetik noktaları kesin olarak belirlenir ve ameliyat ile buradaki sinirler rahatlatılır, sıkışıklık ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Migreni tetikleyen noktalar belirlendikten sonra seçilecek iki yol vardır. Bunlardan bir tanesi 3-4 ay ara ile bu bölgelere boto enjeksiyonu ile bu noktaları rahatlatmak, diğer yol ise botox enjeksiyonu ile tetik yerleri tespit edilen bölgelerde kalıcı veya çok daha uzun süreli etki sağlamak için, ağrıyı tetiklediği tespit edilen noktalarda siniri rahatlatmaya yönelik ameliyatların yapılmasıdır. Alın ve şakak bölgesinde yapılacak ameliyatlarda alın germe ve kaş kaldırmak gibi hastaya ekstra kazanımlarda kazandırılmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2012/04/migren-tedavi-yontemleri-2.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-2019356533006423739</guid><pubDate>Sun, 15 Apr 2012 11:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T12:15:16.638-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Şifali bitkilerle migreni yenmek</title><description>&lt;h4&gt;
&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Bu yazımızda &lt;/span&gt;migrene iyi gelen şifalı bitkiler &lt;span style="font-weight: normal;"&gt;konusunu ele aldık. Şifali bitkilerle bireysel migren tedavisi yapmak istiyorsanuz, migren ağrıları için şifalı bitkiler ve nasıl uygulanacağını yazımızın devamından okuyabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h4&gt;
&lt;h4&gt;
Migrene iyi gelen şifalı bitkiler&lt;/h4&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;NOHUT:&lt;/b&gt; Nohut haşlanarak yenilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;OKALİPTÜS YAPRAĞI:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 4 gr yaprak konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SERVİ KOZALAĞI:&lt;/b&gt; 1 bardak su ya, 10 gr kozalak konur, 20 dk kaynatılır, suyu, gül suyu ve balla karıştırılır başa sürülür.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;GÜMÜŞ DÜĞME:&lt;/b&gt; Gümüş düğ me taze yapraklarından günde 2-3 adet ekmekle yenilir veya ezilerek balla yenilmelidir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SÎRKE: &lt;/b&gt;Bir miktar sirke ile 4 gr katran köpüğü içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;YENTÜN KÖKÜ KABUĞU:&lt;/b&gt; Yentün kökü kabuğu toz haline getirilir, dere otu sıkılır, suyu çı karılır 15 gr toz, 15 gr dere otu suyu bir miktar saf su (mai kra-tin) ile karıştırılıp içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;İTALYAN YASEMİNİ:&lt;/b&gt; Yasemin yağı ile başa masaj yapılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;TIBBİ KESTERE:&lt;/b&gt; 1 bardak kay nar suya, 2 gr bitki konur, soğuyunca süzülür, günde 4 defa 1 kaşık içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KAHVE:&lt;/b&gt; Ağrı geldiği zaman kahvesi bol sade kahve içilir, soğuk olarak. Veya yarım fincan sade kahve içerisine yarım limon sıkılıp içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;CİVANPERÇEMİ: &lt;/b&gt;1 bardak kay nar suya, 10 gr tohum konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KEREVİZ TOHUMU: &lt;/b&gt;1 bardak kaynar suya, 10 gr tohum konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;NANE: &lt;/b&gt;Nane toz haline getirilir, günde 3 defa 1-4 gr içilir. 1 bardak kaynar suya, 8-10 gr kuru nane konur, 10 dk bekletilir,&amp;nbsp;sabah, akşam 1 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KEDİ OTU KÖKÜ:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 4-12 gr kök konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak yemeklerden önce içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;GÜVERCİN: &lt;/b&gt;Güvercin gübresi başa sürülür.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;LİMON OTU:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 4-6 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SU YONCASI YAPRAĞI:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 4-6 gr yaprak konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak yemeklerden evvel içilir. Yapraklar toz haline getirilir, günde 3 defa 0.2-1 gr hap halinde içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;YARPUZ (FILISKİN):&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 5-10 gr yarpuz konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;REYHAN ÇİÇEĞİ:&lt;/b&gt; 1 bardak kay nar suya, 2-4 gr reyhan çiçeği konur, (top reyhan değil) 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. IHLAMUR: Ihlamur içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SAFRAN&lt;/b&gt;: 0,25 gr safran 3 yu murta akı ile çırpılır kar gibi be yaz hale gelince bir beze konarak alına bağlanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;TERMİYE YAĞI&lt;/b&gt;: Termiye yağı, mercan köşk yağı, nane yağları ile günde birkaç defa alına masaj yapılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KİRAZ ÇÖPÜ:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 4-6 gr kiraz sapı konur, İl) dk bekletilir, günde birkaç bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;LlMON:&lt;/b&gt; Limon sıkılır, suyuna bez batırılır şakaklara konulur.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ÇAVDAR: &lt;/b&gt;Çavdar kavrulur toz haline getirilir, kahve gibi içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ZERAVENT KÖKÜ:&lt;/b&gt; Zeravent kökü, çakal eriği, barut ağacı ka buğu aynı miktarlarda karıştırılır, 1 bardak kaynar suya, 1 kaşık konur, 10 dk bekletilir, balla tatlan dırılır, sabah aç karna içilir.&amp;nbsp;Migrende 900 gr. Zetinyağı, 250 gr. Havacıva, 100 gr karabiber, 50 gr. Tarçın, 50 gr kimyon 3 saat kaynatılır süzülür elde edilen maya ile ağrıyan yerlere boyun kökünden itibaren masaj yapılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ANASON:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 2-4 gr anason konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. Anason toz haline getirilir, günde 3 defa 0.5-1 gr içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ŞERBETÇİ OTU:&lt;/b&gt; Şerbetçi otu, nane, kekik aynı nispette karıştırılır 1 bardak kaynar suya, 1 kaşık konur, 10 dk bekletilir, balla tatlandırılır, öğleden sonra 1 bardak içilir, akşam yatmadan önce aynı çayın içerisine biberiye ilave edilip içilir.Ayrıca 2 günde bir eğir kökü kay natılır, elde edilen mayi ile ayak lar yıkanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ÎNGÎLÎZ TUZU: &lt;/b&gt;Sabahları aç karna 15 gr ingiliz tuzu eritilip içilir. 3 gün devam edilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KAFURÎ:&lt;/b&gt; Yarım fincan suda 1 nohut büyüklüğünde kafuri eri tilir, burun deliklerine sürülür.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SOĞAN:&lt;/b&gt; 500 gr suya, 3 adet soğan doğranır, 1 gece bekletilir, süzülür, yemeklerden 30-60 dk evvel veya yemeklerden 1-2 saat sonra 1 çay bardağı içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KEKİK:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 2-3 gr kekik konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir. Kekik toz haline getirilir, günde 3 defa 2-3 gr içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SARIMSAK:&lt;/b&gt; Sarımsak sıkılır, suyundan bir miktar buruna çeki lir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ASLAN PENÇESİ:&lt;/b&gt; 1 bardak kay nar suya, 8-10 gr ufalanmış bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;DEFNE TOHUMU:&lt;/b&gt; Defne tohumu toz haline getirilir, günde 5 gr balla macun yapılıp yenilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;LAVANTA ÇİÇEĞİ: &lt;/b&gt;1 bardak kaynar suya, 8-10 gr çiçek konur, 10 dk bekletilir, günde 3-4 bar dak içilir.Lavanta yağı ile masaj yapılır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;OĞULOTU YAPRAĞI:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar suya, 4-10 gr ufalanmış yaprak konur, 10 dk bekletilir, günde 3 bardak içilir. Yapraklar toz haline getirilir, günde 3-4 defa 1-4 gr içilir. Tohumundan günde 3 defa 3 gr içilir.Taze bitki sıkılır, suyundan yarını fincan içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;PAPATYA: &lt;/b&gt;Papatya, fesleğen, lavanta çiçeği, nane aynı nispette karıştırılır, 1 bardak kaynar suyu, 1 kaşık konur, günde 3 defa yemeklerden evvel içilir.1 bardak kaynar suya, 2 gr bitki konur, 10 dk bekletilir sabahları aç karna 1 bardak içilir. Papatya yağı ile baş ovulur. Papatya toz haline getirilir, günde birkaç defa 1-2 gr içilir. 1 bardak suya, 6 gr biberiye, 1 gr papatya konur, 10 dk kaynatılır, günde 3 defa 1 bardak tok karna içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;BİBERİYE:&lt;/b&gt; 1 bardak kaynar su ya, 10-20 gr bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. Biberiye toz haline getirilir, gün de 3 defa 1-4 gr içilir. Biberiye yağı 3 damla şekerle alı nır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;MERCAN KÖŞK: &lt;/b&gt;1 bardak kaynar suya, 10 gr. bitki konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir. Mercan köşk toz haline getirilir, Cimde 3 defa 1-3 gr içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;MERCAN KÖŞK YAĞI:&lt;/b&gt; Mercan köşk yağı 1 damla, şekerle alınır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ANDIZ OTU KÖKÜ: &lt;/b&gt;1 bardak kaynar suya, 4-10 gr kök konur, 10 dk bekletilir, günde 2-3 bardak içilir.Andız otu kökleri toz haline getirilir, günde 2-10 gr içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;ARPA: &lt;/b&gt;Arpa kavrulur, toz haline getirilir, kahve gibi içilir. 1 kilo suya, 1 avuç arpa konur, 10-15 dk kaynatılır, 1 günde tüketilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;SİKLAMEN SOĞANI:&lt;/b&gt; Kuru soğanlar toz haline getirilip koklanır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;KATRAN KÖPÜĞÜ (ÇAM KATRANI):&lt;/b&gt; 5 gr katran köpüğü bir miktar sirke ile içilir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;b&gt;YASEMİN ÇİÇEĞİ (ADI YASEMİN): &lt;/b&gt;1 bardak kaynar suya, 10 gr çiçek konur, 10 dk bekletilip içilir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div&gt;
Migren için şifalı bitkiler, migren ağrılarını şifalı bitkilerle yenmek, migrene iyi gelen şifalı bitkiler.&lt;/div&gt;
&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2012/04/sifali-bitkilerle-migreni-yenmek.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-5817723808121549992</guid><pubDate>Sat, 11 Aug 2007 07:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:46:14.240-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Migren nasıl tedavi edilir?</title><description>Günümüzde, devam eden araştırmalar sayesinde tıp migren hakkında          daha fazla şey biliyor ve migreni önlemek ya da tedavi etmek için daha          fazla seçenek var. Çok sık atak geçiren migren hastaları için hekimler          genellikle önleyici ilaç tedavisini tercih etmektedir. Tedaviler doktorların          önerdiği şekilde uygulanınca atakların sıklığı ve şiddeti azalabilmektedir.          Ayrıca &lt;a href="http://www.migren.net/t_site/t02b9"&gt;&lt;/a&gt;migrenin ilaç dışı tedavi yolları da mevcuttur ve ilaç tedavisine          destek olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;
Migren günlük hayatınızı engelleyebilir; çalışmayı, aile hayatını veya          hobileri olumsuz yönde etkileyebilir. Ancak iyi bir tedavi ile onu hayatınızdan çıkarmanız ya da etkilerini en aza indirmeniz imkansız değil, hatta çok rahat..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migren-nasl-tedavi-edilir.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-3770924157663923310</guid><pubDate>Sat, 11 Aug 2007 07:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:52:11.471-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Migrenin belirtileri..</title><description>Başlangıçta bir baş ağrısının migren mi, yoksa "sıradan" bir          baş ağrısı mı olduğunu söylemek zordur. Migren ataklarını diğer          baş ağrılarından farklı yapan özellikleri şunlardır:&lt;br /&gt;
&lt;blockquote&gt;
· Orta şiddette ya da şiddetli ağrı&lt;br /&gt;
· Bulantının ve kusmanın eşlik etmesi&lt;br /&gt;
· Işığa ve sese duyarlılık (bazen kokuya duyarlılık)&lt;br /&gt;
· Zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı&lt;br /&gt;
· Ağrı asıl olarak tek taraflıdır&lt;br /&gt;
· Ağrı hareketle artar&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; &lt;/blockquote&gt;
Bazı kişilerde migren ağrısından önce &lt;strong&gt;10-30 dakika&lt;/strong&gt;          sürebilen bir &lt;strong&gt;aura&lt;/strong&gt; dönemi olur. Aura parlak ışık çakmaları,          titrek, renkli zikzak çizgiler, kör noktalar ya da bir tarafta görme kaybı          gibi görsel değişiklikleri içerebilecek bir dönemdir. Aura ayrıca kollar veya bacaklarda          karıncalanma ya da uyuşmayı veya baş dönmesini de içerebilir. Auranın          nedeni hala araştırılmaktadır.&lt;br /&gt;
Belirtilerinizin başka bir fiziksel sorundan değil migrenden kaynaklandığından          emin olmak için, lütfen doktorunuza başvurunuzz. Belirtilerinizi gözden geçirdikten          ve sizi muayene ettikten sonra doktorunuz migren olduğunuzu söyleyecek          ya da diğer olasılıkları ekarte etmek için ileri testler isteyecek, eğer migren varsa tedaviye başlayacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migrenin-belirtileri.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-7721075975534460467</guid><pubDate>Sat, 11 Aug 2007 06:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:51:58.674-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Migreni tetikleyen faktörler nelerdir?</title><description>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;       &lt;br /&gt;
&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Migren hastalarının çoğu genetik değil daha sonradan bu hastalığa kapılmış bireylerdir.Migrenin oluşmasında etkili olan faktörler vardır, bakalım nelermiş;&lt;/span&gt;&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;Yiyecekler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Eski peynir, çerez, çikolata, yoğurt, soğan, incir, karaciğer, kafeinli          yiyecekler, monosodyum glutamat (MSG), tütsülenmiş (füme) ya da salamura          balık/et, koruyucu madde olarak nitrat/nitrit eklenmiş gıdalar (sosisli          sandviç, sucuk, salam)&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;İçecekler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Kahve, çay, kafeinli meşrubatlar, diyet soda, alkollü içkiler (özelikle          kırmızı şarap, bira, viski)&lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;Katkı maddeleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="metinboldblack"&gt; Sodyum nitrit&lt;/span&gt; (sosisli sandviç, işlenmiş          etler), &lt;span class="metinboldblack"&gt;monosodyum glutamat&lt;/span&gt; (MSG)          (Çin yemekleri ve birçok restoran yemekleri), &lt;span class="metinboldblack"&gt;aspartam&lt;/span&gt;          (sakızlar, diyet içecekler, et, süt, yumurta ve birçok protein içeren          besinde aspartam vardır), &lt;span class="metinboldblack"&gt;tiramin&lt;/span&gt;          (eski peynir, kırmızı şarap, bakla, salamura edilmiş veya işlenmiş yiyecekler),          &lt;span class="bullet"&gt; fenolik flavonoidler&lt;/span&gt; (elma, kabuksuz meyvalar,          üzüm) &lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;İlaçlar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Antibiyotikler (tetrasiklin, griseofulvin), antihipertansifler (nifedipin,          kaptopril), hormonlar (oral kontraseptifler, östrojenler), histamin-2          blokerleri (simetidin, ranitidin), vazodilatörler (nitrogliserin, izosorbid          dinitrat)&lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;Duyusal ve Duygusal Uyaranlar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Titreşen/parlak/fluoresan ışıklar, parlak gün ışığı, kokular (parfüm,          kimyasal maddeler, sigara), endişe, aşırı üzülmek veya aşırı sevinmek,          depresyon, aşırı heyecan, stresten veya baskıdan kurtulma &lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;Yaşam Tarzı Değişiklikleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Zaman farkı, çok fazla ya da az uyumak, aç kalmak, kafeinsiz kalmak, aşırı          egzersiz yapma, fiziksel veya zihinsel yorgunluk, öne eğilmek (örn. bahçe          işleri yaparken), ağırlık kaldırmak veya zorlanmak, rutin yaşam biçiminde          değişiklik (örn. vardiya çalışması veya tatiller), çok fazla veya çok          az uyku, alerji, cinsel yönden uyarılma, sigara.&lt;br /&gt;
&lt;span class="metinBold" style="font-weight: bold;"&gt;Diğerleri:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Adet dönemi(regl), hava/mevsim/barometrik basınç değişiklikleri, deniz seviyesinden          çok yukarıda bulunmak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migreni-tetikleyen-faktrler-nelerdir.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-389272034403522727</guid><pubDate>Sat, 11 Aug 2007 06:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:51:49.200-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Migrenin nedenine inelim..</title><description>&lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migren-nedir.html"&gt; Migren&lt;/a&gt;in nedeni tam olarak bilinmemektedir. Migrenin beyin          kan damarları ve elektriksel sinir uyarısını ileten kimyasal maddelerdeki          değişikliklere bağlı olduğu düşünülmekte ve bu değişikliklerin          sebebiyle ilgili araştırmalar halen sürmektedir. Migren gelişme          eğiliminin kalıtımla geçip geçmediğini de henüz bilinmiyor. &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Araştırmalar, eğer          anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığının &lt;strong&gt;%40 &lt;/strong&gt;olduğunu gösteriyor&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;.&lt;/span&gt;          Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta da &lt;strong&gt;%75&lt;/strong&gt; olasılıkla          migren görülecektir. Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre          migrene yatkınlık daha fazla görülmüştür.&lt;br /&gt;
Kadınların çoğunda adet kanamasından hemen önce &lt;strong&gt;östrojen&lt;/strong&gt;          hormonu miktarlarının azalması migren ağrısına yol açabilir.&amp;nbsp;&lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migreni-tetikleyen-faktrler-nelerdir.html"&gt;Migreni başlatıcı bir çok faktör &lt;/a&gt;olabilir. Bu faktörlere karşı          duyarlı olan kişiler, &lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migreni-tetikleyen-faktrler-nelerdir.html"&gt;&lt;/a&gt;bu faktörlerden (&lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migreni-tetikleyen-faktrler-nelerdir.html"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayarak bu faktörleri öğrenebilirsiniz.) uzak durarak &lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migren-nedir.html"&gt;migren&lt;/a&gt;in getirdiği          kısıtlamalardan büyük oranda kurtulabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migrenin-nedenine-inelim.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-7613809666394647233.post-4523431499613547145</guid><pubDate>Fri, 10 Aug 2007 20:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-25T11:51:33.722-07:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">migren</category><title>Migren Nedir?</title><description>Çoğunlukla ataklar halinde gelen bir başağrısı tipi olan migrenin sebebinin tedavi edilmemiş sinüzit olduğu varsayılmaktadır. Ataklar 4 ile 72 saat arasında değişirken hasta kendini normal hisseder ancak bir sonraki atağın endişesini taşır.  &lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/search/label/migren"&gt;Migren&lt;/a&gt; sadece bir başağrısı değil, ülkemizdeki her 100 kişinin 16'sının sahip olduğu nörolojik bir hastalıktır.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Migren genellikle orta ya da şiddetli ağrılar biçiminde kendini gösterirken kişinin normal aktivitelerini engelleyebilir, kişi ve çevresindekilerin yaşam standartlarına zarar verebilir. Aşırı baş ağrısı zonklayıcıdır ya da nabızla beraber hissedilir. Beynin tamamına olabileceği gibi sadece belirli bir kısmına da yerleşebilir. Bulantı, kusma, aşırı gürültülü ve ışıklı ortama hasssasiyet migrene eşlik edebilir. Migren erkeklerde kadınlara oranla daha azdır.Erkeklerde %6.5 gibi bir oran varken kadınlarda %18.6'lardan bahsedilir.Bir araştırmaya göre ise migren tanısı konmamış ama hastalığı taşıyan erkeklerin oranı %70, kadınlarınsa %59'dur. Birçok kişide ağrı o kadar şiddetlidir ki sadece karanlık bir oda, ve orda uyumak isterler. Bu da normal olarak günlük yaşantıyı aksatan bi faktördür. Oysa ki migrenin artık &lt;a href="http://migren-nedir.blogspot.com/search/label/tedavi"&gt;tedavi&lt;/a&gt;si vardır; İlaç.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;Tüm hakları saklıdır. o2gr&lt;/div&gt;</description><link>http://migren-nedir.blogspot.com/2007/08/migren-nedir.html</link><author>noreply@blogger.com (Unknown)</author></item></channel></rss>