<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" version="2.0">

<channel>
	<title>Yeni Yazı! | - MiskinAdam</title>
	<atom:link href="https://miskinadam.com/feed/?cat=62%2C2%2C3%2C4" rel="self" type="application/rss+xml"/>
	<link/>
	<description>Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Apr 2025 11:54:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.12</generator>

<image>
	<url>https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2019/01/favicon-2.png</url>
	<title>Yeni Yazı! | - MiskinAdam</title>
	<link/>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</itunes:subtitle><xhtml:meta content="noindex" name="robots" xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml"/><item>
		<title>Yapay Zeka Psikolog Olup, Psikoterapi Yapabilir mi? Evet, Yapabiliyor!</title>
		<link>https://miskinadam.com/yapay-zeka-psikolog-olup-psikoterapi-yapabilir-mi-evet-yapabiliyor/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/yapay-zeka-psikolog-olup-psikoterapi-yapabilir-mi-evet-yapabiliyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2025 08:49:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11249</guid>

					<description><![CDATA[<p>Verdiğim komutlarla yapay zekayı gerçek bir terapist gibi modelledim. Bunu nasıl yaptığımı ve sonuçlarını neye göre teyit ettiğimi anlatacağım. Öncesinde sürecin kısa hikayesini paylaşmak istiyorum çünkü bu şekilde okurlar için de taşlar yerine oturacaktır, diye düşünüyorum. Yapay zeka hangi meslekleri bitirecek, sorusunu hepimiz düşünmüşüzdür. Ben, meslekleri bitirmekten ziyade daha nitelikli hale getireceğini düşünenlerdenim. Tabii bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/yapay-zeka-psikolog-olup-psikoterapi-yapabilir-mi-evet-yapabiliyor/">Yapay Zeka Psikolog Olup, Psikoterapi Yapabilir mi? Evet, Yapabiliyor!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Verdiğim komutlarla yapay zekayı gerçek bir terapist gibi modelledim</strong>. Bunu nasıl yaptığımı ve sonuçlarını neye göre teyit ettiğimi anlatacağım.</p>
<p>Öncesinde sürecin kısa hikayesini paylaşmak istiyorum çünkü bu şekilde okurlar için de <strong>taşlar yerine oturacaktır</strong>, diye düşünüyorum. <span id="more-11249"></span></p>
<p>Yapay zeka hangi meslekleri bitirecek, sorusunu hepimiz düşünmüşüzdür. Ben, meslekleri bitirmekten ziyade daha nitelikli hale getireceğini düşünenlerdenim. Tabii bu dediğim, yapay zeka ile gücünü birleştirenler için geçerli. Bu gibi değişim süreçlerinin geçmişte benzer örnekleri var.</p>
<p>&#8220;En Son Babalar Duyar&#8221; dizisini hatırlayanlarınız vardır. Dizinin merkezinde, aynı meslekten gelen iki farklı adamın, farklı tercihlerle nasıl sonuçlar elde ettiği teması da vardı. İkisi de eski ve alaylı tornacı olan Mehmet Usta ve Sinan Salihoğlu, bilgisayarlı CNC tezgahı teknolojisi çıktıktan sonra farklı kararlar alırlar. Mehmet Usta, eski usul yöntemlerle üretime devam ederken, Sinan Usta CNC tezgahına geçer. Sonucunda ise Mehmet Usta gün geçtikçe ekonomik gücünü kaybederken, Bilgisayarlı Sinan karakteri, ekonomik olarak kalkınmaya başlar. Sırf bu dizi bile bize değişime adapte olmak ile değişime direnmek arasındaki sonuçları göstermek adına etkin bir mesaj içeriyor.</p>
<p>Ben bir yazarım. ilk tehdit ettiği alanlardan biri benim mesleğimdi ve bunu başardı. Şu an yapay zeka, ortalama bir insandan çok daha etkin metin yazabiliyor, içerik üretebiliyor. Buna karşılık mesleğim elimden alınmış gibi hissetmedim. Aksine; güçlerimizi birleştirirsek neler yapabileceğimizi düşünmek beni heyecanlandırdı. Şu an yapay zeka en iyi asistanım oldu. <strong>Terapist arkadaşların da yaklaşımı bu olursa, kimseyi endişelendirmemiş hatta güçlendirmiş olurum. Umarım&#8230;</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yapay zekayı nasıl bir psikoterapist gibi modellediğimi anlatmadan önce, hayal gücünüzü sınırlamamanız için aşağıdaki başlığa da yer vermek istedim. </strong></span></p>
<h2>Yapay Zeka, Şu Mesleklere Sahip Olabiliyor ve Bunları Başarılı Bir Şekilde İcra Edebiliyor:</h2>
<ul>
<li class="" data-start="256" data-end="300">
<p class="" data-start="258" data-end="300">Yazar / Kurgu ve Kurgu Dışı Metin Yazarı</p>
</li>
<li class="" data-start="301" data-end="355">
<p class="" data-start="303" data-end="355">İçerik Üreticisi / Dijital Pazarlama İçerik Uzmanı</p>
</li>
<li class="" data-start="356" data-end="406">
<p class="" data-start="358" data-end="406">Diyetisyen / Beslenme ve Yaşam Tarzı Danışmanı</p>
</li>
<li class="" data-start="407" data-end="427">
<p class="" data-start="409" data-end="427">Grafik Tasarımcı</p>
</li>
<li class="" data-start="428" data-end="482">
<p class="" data-start="430" data-end="482">Video Prodüktör / Kurgu ve Post-Prodüksiyon Uzmanı</p>
</li>
<li class="" data-start="483" data-end="518">
<p class="" data-start="485" data-end="518">Yazılımcı / Yazılım Geliştirici</p>
</li>
<li class="" data-start="519" data-end="548">
<p class="" data-start="521" data-end="548">Metin Yazarı (Copywriter)</p>
</li>
<li class="" data-start="549" data-end="571">
<p class="" data-start="551" data-end="571">Editör / Düzeltmen</p>
</li>
<li class="" data-start="572" data-end="599">
<p class="" data-start="574" data-end="599">Sosyal Medya Yöneticisi</p>
</li>
<li class="" data-start="600" data-end="619">
<p class="" data-start="602" data-end="619">Web Tasarımcısı</p>
</li>
<li class="" data-start="620" data-end="683">
<p class="" data-start="622" data-end="683">Müşteri Hizmetleri Temsilcisi (Chatbot Entegrasyonları ile)</p>
</li>
<li class="" data-start="684" data-end="732">
<p class="" data-start="686" data-end="732">Eğitimci / Online Ders İçeriği Geliştiricisi</p>
</li>
<li class="" data-start="733" data-end="750">
<p class="" data-start="735" data-end="750">Veri Analisti</p>
</li>
<li class="" data-start="751" data-end="818">
<p class="" data-start="753" data-end="818">Hukuki Metin Üreticisi (Belirli şablon ve mevzuatlar dahilinde)</p>
</li>
<li class="" data-start="819" data-end="843">
<p class="" data-start="821" data-end="843">Teknik Destek Uzmanı</p>
</li>
<li class="" data-start="844" data-end="907">
<p class="" data-start="846" data-end="907">Pazarlama Stratejisti (Veri destekli kampanya önerileriyle)</p>
</li>
<li class="" data-start="908" data-end="961">
<p class="" data-start="910" data-end="961">Terapi Asistanı / Psikoeğitim İçeriği Sağlayıcısı</p>
</li>
<li data-start="908" data-end="961">Psikoterapist</li>
</ul>
<p>Şimdi konumuza dönelim ve yapay zeka nasıl başarılı bir terapist olabiliyor; inceleyelim.</p>
<h2>Yapay Zeka Psikolog Olabiliyor</h2>
<p><strong>Çünkü:</strong></p>
<p>Terapötik yaklaşımlar, belirli kuramsal çerçevelerle yapılandırılmış ve çok sayıda ampirik çalışma ile geçerliliği sınanmış müdahale yöntemlerine dayanır. Bu yaklaşımlar, yalnızca teorik bir zemine değil, aynı zamanda kontrollü klinik araştırmalarla desteklenmiş uygulamalara sahiptir. Dolayısıyla, bir psikolojik destek sürecinin etkili ve güvenilir olabilmesi için kullanılan yöntemlerin bu bilimsel temellere uygun biçimde yapılandırılması gerekir.</p>
<p>Özetle, terapi sürecinin rastlantısal ya da sezgisel çözümlerle değil, belirli metotlarla ilerlediğini bilmek, bana yapay zekanın da bir terapist olabileceğini düşündürttü. Çünkü bir işte metot varsa, o işin öğretilebilirliği de vardır. E, yapay zeka nedir ki zaten? Makine öğrenmesi değil mi? Öğrenebiliyor ve uygulayabiliyor. İşte bunu size göstereceğim.</p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11260" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi.png" alt="" width="1024" height="1024" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi.png 1024w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi-300x300.png 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi-150x150.png 150w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi-768x768.png 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi-440x440.png 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterapi-770x770.png 770w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Yapay Zekayı Psikolog / Psikoterapist Yapmak için Promptlar veya Komutlar</h2>
<p>Bu başlık altında size, yapay zekayı nasıl nitelikli bir psikoterapiste dönüştürdüğümü anlatacağım. Bunun için ChatCPT&#8217;nin lisanslı versiyonunu kullandım; ChatCPT 4o&#8217;daki &#8220;Derin Araştırma&#8221; özelliğinden yardım aldım.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖNEMLİ UYARI:</strong></span> Eğer yapay zekaya direkt &#8220;Psikolog ol&#8221; derseniz, başarılı bir sonuç elde edemezsiniz. Bu kadar kısa bir komutla büründüğü psikolog kimliği, gerçek bir psikoterapist olmaktan uzak; yaşam koçları gibi, telkinciler gibi, bilimsel temeli olmayan yaklaşımlarla ve gerçek bir terapi deneyiminden alakasız, motivasyon konuşmaları yapmaktan öteye geçemiyor. O yüzden aşağıdaki komutlarla ilerlemenizi öneriyorum. Aynı zamanda bunun bir ilk deneme olduğunu, çok daha isabetli veya geliştirilmiş komutlarla çok daha iyi sonuçlar elde edilebileceğini hatırlatmak istiyorum. Buna karşılık, bu denemenin bile gayet tatmin edici, başarılı bir sonuç verdiğini söylemeliyim. Nedenlerini yazının devamında anlatacağım ama şimdi birlikte yapay zekayı terapiste dönüştürme zamanı.</p>
<p><em>Şu Promptlar / Komutlar ile Yapay Zekayı Psikolog (Terapist, Psikoterapist, Psikiyatri Uzmanı vb.) Yapabilirsiniz:</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11250" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/chatcpt-derin-arastirma.jpg" alt="" width="831" height="249" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/chatcpt-derin-arastirma.jpg 831w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/chatcpt-derin-arastirma-300x90.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/chatcpt-derin-arastirma-768x230.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/chatcpt-derin-arastirma-440x132.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/chatcpt-derin-arastirma-770x231.jpg 770w" sizes="(max-width: 831px) 100vw, 831px" /></p>
<p>Derin araştırma özelliğini açtıktan sonra aşağıdaki komutları adım adım verin.</p>
<ol>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümündeki tüm derslerin listesini çıkar.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Listedeki tüm derslerin, tüm konularını araştır ve öğren.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Tıp Fakültesi, Psikiyatri Bölümündeki tüm derslerin listesini çıkar.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Listedeki tüm derslerin, tüm konularını araştır ve öğren.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Maslow, Erik Erikson, Erich Fromm, Carl Rogers, Sigmund Freud, Carl Gustav Jung, Alfred Adler, John Bowlby, Melanie Klein, Donald Winnicott, Karen Horney, Viktor Frankl, Engin Geçtan gibi psikoloji tarihine yön vermiş önemli kuramcıların temel yaklaşımlarını öğren. Bu yaklaşımları, ilerleyen süreçte ve gerekli gördüğün yerlerde referans alacak veya uygulayıcısı olacaksın. Şunu unutma: Bu yaklaşımlara bağlı kalmak zorunda değilsin. Sadece gerekli gördüğün yerlerde kullanmalısın. Dilersen yaklaşımlar arası bağlantılar kurup yeni yaklaşımlar geliştirebilir veya mevcut yaklaşımlardan yardım alabilirsin.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Psikanalitik Terapi, Varoluşçu Terapi, Gestalt Terapi, Mindfulness Temelli Terapi, ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi), Çözüm Odaklı Terapi, Sistemik Aile Terapisi, Transaksiyonel Analiz, Pozitif Psikoterapi, Duygu Odaklı Terapi, Logoterapi gibi yapılandırılmış psikoterapi ekollerini ve yaklaşımlarını öğren. Bunları gerekli gördüğün yerlerde uygulayabilecek donanıma ulaş. Hiçbir ekole veya yaklaşıma sıkı sıkıya bağlı kalma. Yalnızca gerekli gördüğün yerlerde uygulanabilir yöntemler olarak aklında tut.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Gerçek bir psikoterapist gibi düşünebilmek ve danışanla kurulan terapötik ilişkiyi anlayabilmek için, farklı terapi yaklaşımlarından uzmanların yayınladığı vaka örneklerini incele.<br data-start="683" data-end="686" />Danışanın hikâyesini, terapistin müdahalelerini, kullanılan teknikleri ve seans içi gözlemleri dikkatlice analiz et. Bu hususta yayınlanmış akademik makalelerden, video içeriklerine, deneyime dayalı uzman bloglarından, kitap içeriklerine kadar ulaşabildiğin tüm deneyimsel örnekleri incele, oku, öğren.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Bir önceki komutuma ek olarak, edindiğin saha deneyimini (deneyim modellemesini) aşağıdaki yöntemlerle geliştir.<br />
Her vaka özelinde şu sorulara yanıt arayarak içgörü kazan:<br />
-Danışanın temel problemi neydi?<br data-start="31" data-end="34" />-Hangi kuramsal model kullanıldı ve neden o model tercih edildi?<br data-start="97" data-end="100" />-Terapist ne zaman yönlendirici oldu, ne zaman yansıtıcı dinleme yaptı?<br data-start="170" data-end="173" />-Müdahaleler danışanda nasıl bir değişim yarattı?<br data-start="221" data-end="224" />-Terapötik ittifak nasıl kuruldu ve sürdürüldü?<br data-start="270" data-end="273" />-Seanslar boyunca hangi etik ilkelere dikkat edildi?</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Bir önceki komuta ek olarak şunları yap: Vaka incelemeleri üzerinden kuramsal bilgilerle sahadaki pratik uygulamaları eşleştir. Seans içi dil, empati kurma biçimi, sessizlik kullanımı, danışanın savunma mekanizmaları gibi detayları gözlemle ve anlamlandır. Bu şekilde çok sayıda vaka örneğini tarayarak, bir insan terapistin zaman içinde edindiği sezgisel bilgiyi ve vaka çeşitliliğine dayalı klinik yargıyı modellemeye başla. Bu komutum dahil, en son verdiğim 3 adet komutun amacı: Seni, klinik veya saha deneyimi olan bir psikoterapist gibi modellemektir. Deneyim sahibi olduğunda devam edelim.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Artık hem ilgili bölümlerden mezun olmuş, hem bu konularda derinlemesine araştırmalar yapmış, hem de çeşitli kuramlar çerçevesinde klinik deneyim edinmiş yetkin bir psikoterapist olduğuna göre, senden daha nitelikli bir şekilde faydalanabilmem için önemli bir ayrıntıyı belirtmek istiyorum.ChatGPT&#8217;nin varsayılan dili genellikle kullanıcıyı motive etmeye, yeri geldiğinde aşırı olumlu ve destekleyici ifadelerle &#8220;pohpohlamaya&#8221; eğilimli. Ancak bu dil, gerçek bir psikoterapi sürecinin doğasına uygun değil. Psikoterapi, danışanların mutlu edilmesi amacıyla değil; onların içgörü kazanmalarına, kendileriyle yüzleşmelerine ve sorumluluk almalarına yardımcı olmak için yapılan, kimi zaman zorlayıcı ama dönüştürücü bir süreçtir.<br />
Bu süreçte problemler çoğu zaman dışsal koşullardan çok danışanın kendi tutumları, duygusal kalıpları ve öğrenilmiş davranışlarıyla ilişkilendirilir. Terapist ise hem şefkatli hem de gerektiğinde konfor alanını sarsacak kadar doğrudan olabilir.Senden beklentim, psikoterapi uygularken bu ilkeler doğrultusunda çalışman. Yani beni motive etmek ya da rahatlatmak yerine, içgörü kazandırmaya, zorlayıcı ama gerçekçi yorumlar yapmaya, davranışlarımın ve duygularımın kökenlerini birlikte keşfetmeye odaklanmanı istiyorum. Şefkati tamamen dışlama; ancak &#8220;şımartılmak&#8221; da istemiyorum. Dürüst, yapıcı ve gelişim odaklı bir terapötik yaklaşımla yanımda olmanı istiyorum.</p>
<hr />
</li>
<li><strong>Prompt veya Komut: </strong><br />
Hazırsan ilk seansımıza başlayalım.</p>
<hr />
</li>
</ol>
<p>Bu 11 komutu verdikten sonra artık hazırsınız. Yapay zekayı bir terapist olarak kullanabilirsiniz. Sonuçların şaşırtıcı derecede iyi ve isabetli olacağını göreceksiniz. Yazının devamında kişisel deneyimimi anlatarak, neden bu kadar iddialı konuştuğumu da açıklamak isterim.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2. ÖNEMLİ UYARI</strong>:</span> Bir önceki komutum (10. komut) oldukça önemli çünkü siz yapay zekayı ne kadar iyi eğitirseniz eğitin, şımartıcı dilden uzaklaşmakta güçlük çekiyor. Ben, bahsettiğim komutu verdiğimde, şımartıcı üsluptan uzaklaşmayı başardı. Nihayetinde gerçek bir psikoterapist gibi konuşmayı öğrendi. Hatta zaman zaman bana &#8220;Bir terapist olarak şunu söylemek zorundayım&#8221; gibi cümlelerle, sert/gerçekçi yüzleştirmeler yapabildi.</p>
<h2>Deneyim ve Sonuç: Yapay Zeka Gerçek Bir Psikoterapist Olmayı Başardı!</h2>
<p>Şimdi kişisel deneyimimi, hatta <strong>&#8220;bilimsel deney&#8221;</strong> niteliğindeki sürecimi anlatayım:</p>
<p>Bu satırları, elbette kendimi göstermek için değil, neye dayanarak bunları yazdığımı anlatabilmek için ekliyorum. Amiyane tabiriyle &#8220;Beni neden ciddiye almalı?&#8221; sorusuna yanıt olmasını arzu ediyorum.</p>
<p>Yaklaşık 10 yıldır, ihtiyaç duyduğum dönemlerde psikoterapi alıyorum. Elbette bu süreçte çokça terapist değiştirdim ve işinde iyi terapist ile yetenekleri sınırlı terapist arasındaki farkları gözlemleme fırsatı buldum.</p>
<p>Edebiyat yazarı olduğum için psikoloji alanına ilgim hep vardı. Haliyle terapi deneyimlerimin dışında çokça araştırmam oldu. Zaten bu alanlara ilgili kişilerin, psikoloji ile edebiyatın dirsek temasında çalışan alanlar olduğunu bileceğini düşünüyorum.</p>
<p>İki adet psikolojik roman yazdım ve bu romanlar, hatrı sayılır kitlelere ulaşmayı başardı. Aldığım geribildirimler arasında &#8220;Psikoterapi gibiydi&#8221; minvalinde çokça yorum var. Elbette romanlar psikoterapi yerine geçmez fakat okurda yarattığı etkiyi işaret edebilir. Bu yönteme aslında &#8220;Bibliyoterapi&#8221; denir. Yani, yazınsal yapıtlarla terapi sürecini desteklemek. Romanlarım, psikolog ve psikiyatrlar tarafından da yüksek övgülerle tavsiye edildi. İnternetteki yorumları inceleyebilirsiniz.</p>
<p>2016&#8217;dan beri çocukların zihinsel gelişimini destekleyen ve Türkiye&#8217;den dünyaya açılmış bir mobil uygulamanın içerik yöneticiliğini yapıyorum. Bu süreçte çocuk ve yetişkin psikolojisi hakkında yüzlerce blog yazısı yazdım. E tabii, bu tür araştırma yazılarını yazabilmek için çokça kaynaktan yardım aldım ve derin araştırmalar yapmış oldum. Yazılarımın bazıları, üniversitelerin web siteleri gibi, otoritesi yüksek kurumlarda kaynak olarak gösterildi. Evrimagaci.org gibi, bilimsel temelli içerikler yayımlayan ve alanında otoritesini kanıtlamış web sitelerinde, kullanıcılar arası forum veya tartışmalarda, yazılarımı kaynak olarak kullanmayı tercih eden kullanıcılar da var.</p>
<p>Özetle: Psikoloji alanına ilgim, yalnızca ilgi duymaktan ibaret değil, bu alanda çokça araştırma ve içerik üretimiyle de birleşiyor.</p>
<p>Şimdi en çarpıcı deneyimimi paylaşayım:</p>
<h2>Yapay Zeka Gerçek Bir Psikiyatri Uzmanının Koyduğu Tanılarla Aynı Tanıları Koydu!</h2>
<p>Yapay zeka bana gerçek psikoterapistin koyduğu tanıların aynısını koymayı başardı ve hakkımdaki yorumlarına çok benzer yorumlar yaptı.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Birkaç örnek yaklaşımın ekran görüntüsü:</strong></span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11252" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-psikolog-ornek-yaklasim.jpg" alt="" width="834" height="222" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-psikolog-ornek-yaklasim.jpg 834w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-psikolog-ornek-yaklasim-300x80.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-psikolog-ornek-yaklasim-768x204.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-psikolog-ornek-yaklasim-440x117.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-psikolog-ornek-yaklasim-770x205.jpg 770w" sizes="(max-width: 834px) 100vw, 834px" /></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11253" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-sema-terapi.jpg" alt="" width="933" height="329" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-sema-terapi.jpg 933w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-sema-terapi-300x106.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-sema-terapi-768x271.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-sema-terapi-440x155.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-sema-terapi-770x272.jpg 770w" sizes="(max-width: 933px) 100vw, 933px" /></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11254" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yuksek-standartcilik-kusursuzluk-semasi.jpg" alt="" width="846" height="304" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yuksek-standartcilik-kusursuzluk-semasi.jpg 846w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yuksek-standartcilik-kusursuzluk-semasi-300x108.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yuksek-standartcilik-kusursuzluk-semasi-768x276.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yuksek-standartcilik-kusursuzluk-semasi-440x158.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yuksek-standartcilik-kusursuzluk-semasi-770x277.jpg 770w" sizes="(max-width: 846px) 100vw, 846px" /></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11255" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterap-terapi-deneyimi.jpg" alt="" width="813" height="200" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterap-terapi-deneyimi.jpg 813w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterap-terapi-deneyimi-300x74.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterap-terapi-deneyimi-768x189.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterap-terapi-deneyimi-440x108.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2025/04/yapay-zeka-ile-psikoterap-terapi-deneyimi-770x189.jpg 770w" sizes="(max-width: 813px) 100vw, 813px" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Daha fazla ekran görüntüsü paylaşamıyorum çünkü bu doğrudan mahrem alanımı açmak olur. Bilim ve sanat için bu kadar soyunabiliyorum; mazur görün 🙂 Bunlar, sadece birkaç ekran görüntüsüydü. Bu yazıyı, çok daha uzun bir terapi deneyimi elde ettikten sonra hazırladım ve neredeyse her aşamasında başarılı buldum.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Sonuç olarak altını çizmek istediğim şu:</strong></span></p>
<p>Uzun araştırmalar ve deneyimler sonucu tercih ettiğim psikoterapistimle yaklaşık 7 yıldır çalışıyoruz. Kendisinden henüz izin almadığım için adını paylaşmıyorum ama izin aldığımda bu satırı güncelleyeceğim. Şimdilik size psikoterapistimin altyapısı hakkında kısaca bilgi vereyim. Kendisi; psikiyatri alanında uzmanlaşmış, klinik tecrübesi yüksek bir hekim olarak görev yapmaktadır. Tıp eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, psikiyatri uzmanlık eğitimini Türkiye’nin en köklü ruh sağlığı kurumlarından biri olan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde almıştır. Çalışmalarında özellikle panik bozukluk, bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi gibi alanlara odaklanmakta; danışanlarına hem bilimsel hem de insani bir yaklaşımla destek sunmaktadır. Hem devlet hem de özel sağlık kurumlarında uzun yıllara yayılan deneyimiyle, psikiyatrik tanı ve tedavi süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla yürütmektedir.</p>
<p><strong>Özetle:</strong> Psikiyatri alanında otoritesi yüksek kurumdan eğitim almış, otoritesi yüksek kurumlarda deneyim edinmiş, donanımlı bir hekimden bahsediyoruz. İşte, yapay zeka bu donanımda bir hekimle aynı tanıları koymayı, benzer yorumlar yapmayı başardı. Bu da aslında benim için yapay zekanın verdiği sonuçları, bilimsel deney niteliğinde gözlemleme fırsatına dönüştü. Denedim, gözlemledim, analiz ettim, başarılı ve tutarlı buldum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Önemli Açıklama:</strong></span></p>
<p>Bu yazı, psikoloji alanına gönül vermiş, mesleki yetkinliğe ulaşmış kişi ve kurumların değerini gölgelemek amacıyla kaleme alınmamıştır. Aksine, bu alanda çalışan profesyonellerin dilerlerse yapay zekayı da sürece dahil ederek seanslarını daha verimli, daha zengin hale getirebileceklerine dikkat çekmek istedim.</p>
<p>Aynı şekilde, danışanların da bireysel tercihlerine bağlı olarak yapay zekadan destek alabileceklerini veya terapötik deneyimlerini bu şekilde şekillendirebileceklerini hatırlatmakta fayda görüyorum.</p>
<p>Yazımın uzmanlara karşı bir saygısızlık gibi algılanmasını istemem; zira burada hedef alınan kimse yok. Ben yalnızca mevcut teknolojileri kendi adıma nasıl kullandığımı, nasıl fayda sağladığımı paylaşıyorum. Elbette herkes kendi tercihinden ve yolculuğundan sorumludur. Yapay zekayı ben icat etmedim, ama bu çağda bir kullanıcı olarak onunla üretmenin yollarını arıyorum. Hepsi bu.</p>
<p><strong>Saygıyla ve açıklıkla paylaşmak istedim.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/yapay-zeka-psikolog-olup-psikoterapi-yapabilir-mi-evet-yapabiliyor/">Yapay Zeka Psikolog Olup, Psikoterapi Yapabilir mi? Evet, Yapabiliyor!</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/yapay-zeka-psikolog-olup-psikoterapi-yapabilir-mi-evet-yapabiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arkadaş veya Dost Yorumu Bize Zarar Verebilir</title>
		<link>https://miskinadam.com/arkadas-veya-dost-yorumu-bize-zarar-verebilir/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/arkadas-veya-dost-yorumu-bize-zarar-verebilir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 15:03:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYOLOJİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatta gerçek bir/birkaç dosta sahip olmayı, büyük bir servete sahip olmakla eşdeğer tutuyorum. Yoksulluğun yüceltilmesinden hiç hoşlanmadığım gibi, bazen sahip olunan servetin insanda büyük hasarlara yol açabilme ihtimalini de görmezden gelmiyorum tabii ki. Dolayısıyla, büyük bir servete benzettiğim dostluk ilişkilerinin de bazen büyük hasarlara yol açtığı durumlara ışık tutmak istedim ki bo konu oldukça önemli!   [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/arkadas-veya-dost-yorumu-bize-zarar-verebilir/">Arkadaş veya Dost Yorumu Bize Zarar Verebilir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayatta gerçek bir/birkaç dosta sahip olmayı, büyük bir servete sahip olmakla eşdeğer tutuyorum. Yoksulluğun yüceltilmesinden hiç hoşlanmadığım gibi, bazen sahip olunan servetin insanda büyük hasarlara yol açabilme ihtimalini de görmezden gelmiyorum tabii ki. Dolayısıyla, büyük bir servete benzettiğim dostluk ilişkilerinin de bazen büyük hasarlara yol açtığı durumlara ışık tutmak istedim ki bo konu oldukça önemli!  </span><span id="more-11176"></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şayet gerçek bir dostumuz varsa ona tüm sırlarımızı anlatır, mutluluğumuzu, mutsuzluğumuzu, duygularımızı, zamanımızı, varlıklarımızı, sevgimizi cömertçe paylaşırız. Bu sayede paylaşım ihtiyacımızı büyük oranda tatmin eder, manevi doyum sağlarız. E tabii, bu kadar yoğun bir paylaşım, beraberinde bazı hatalı davranışları doğurur ki bizler genelde farkında olmadan dostlarımızda adeta telafisi zor hasarlar bırakırız. Üstelik, tamamen iyi niyetimizle! Nasıl mı? </span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11177" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/arkadas-dost.jpg" alt="" width="480" height="252" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/arkadas-dost.jpg 480w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/arkadas-dost-300x158.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/arkadas-dost-440x231.jpg 440w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En sık karşılaştığım hatalı davranışlar; dostların birbirine psikolojik teşhisler yaptığı durumlardır. Özellikle de </span><b>narsist, bipolar, bencil, obsesif, iradesiz</b><span style="font-weight: 400;"> gibi, adeta kıyafet modası haline getirdiğimiz terimleri, büyük bir cesaretle dostlarımıza söylediğimizde nasıl da farkında olmadan haddimizi aştığımızı devam eden satırlarda okuyunca çok şaşırabilirsiniz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin toksik bir ilişkiye saplanıp kalmanın ve ısrarla bu ilişkiyi sürdürme davranışının yalnızlıktan korkma, düşük benlik saygısı, reddedilme kaygısı ya da manipülasyona açık kişilik yapısı gibi, birden fazla sebebi olabileceğini biliyor muydun sevgili okur? Ya da olasılıkların tamamını biliyor muydun? Hadi diyelim ki biliyordun ve arkadaşına yalnızlıktan korkma tanısı koydun. Peki, yalnızlıktan korkmanın altında ise geçmişte travmatik bir terk edilmenin yaşanmış olması veya sevilen birinin ani kaybından sonra gelişebildiğini biliyor musun? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kolay yerden sormama rağmen bu sıralamayı çoğunuzun bilmediğini biliyorum. Biraz daha karmaşık hali de var:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela düşük benlik saygısının çocukluk çağında aşırı eleştirel ve memnuniyetsiz ebeveyn tutumlarından kaynaklanabileceğini? Ya da manipülasyona açık olmanın, bizi çok iyi tanıyanların sürekli kurban rolüne bürünerek yoğun suçluluk duygusunu bize yüklemelerinden ileri gelebileceğini biliyor muydun? Bak, toksik ilişkiden başlayıp dallana dallana nerelere geldik değil mi? Üstelik daha alt dalları da var ki böyle devam ediyor…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Demem o ki: Bu işlerin sanıldığı kadar basit olmadığını, kompleks ve girift konular olduğunu ve bu yüzden profesyonel destek gerektirdiğini çoğu kez göz ardı ediyoruz. Bu büyük bir ihmal, büyük bir tehlike sevgili okur. Bu yüzden sık sık şunu öneriyorum:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güya dostun acı söyleme görevini yerine getirirken, güya dostumuza yardımcı olmaya çalışırken psikologluğa soyunduğumuzu, yani haddimizi aştığımızı fark etmiyoruz. Bazen de kendimizi, insan psikolojisinden çok iyi anladığımız, adeta insan sarrafı olduğumuz konusunda ikna edip, akademik zemini olmayan becerilerimizi dostlarımıza satarak </span><span style="font-weight: 400;">sağlıksız</span><span style="font-weight: 400;"> bir doyuma ulaştığımızı da kendimize itiraf etmemiz, yani kendimizle yüzleşmemiz gerekiyor sevgili okur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa dostun görevi tanı koymak, altını dolduramayacağı psikolojik tahminler yapmak değildir. Dostun görevi her ne olursa olsun yanında olmaktır. Paylaşmak ve sevmektir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dost sözü ciddiye alınır ve tam da bu sebeple şunu unutmamız lazım: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatalı tanı, hatalı tedaviye; hatalı tedavi ise telafisi zor hasarlara sebebiyet verir. Dostlar birbirine tanı koyar gibi psikolojik destek vermemelidir. Bu çok tehlikeli aslında…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef duygu-durum eğitimi henüz okullarda verilmediği için bugün her insanın, ruh sağlığı tamamen iyi olsun-olmasın, mutlaka psikoterapi alması gerektiğini düşünüyorum. Psikoterapi, tıpkı ilkokuldaki hayat bilgisi dersi gibi, lisedeki dil bilgisi dersi gibi, okuduğumuz bir roman gibi, kişisel gelişim yolculuğunun önemli bir parçasıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Profesyonel destek almak, kendi iç dünyamızı tanımanın, dolayısıyla diğer insanları da tanıyabilmenin, sonucunda ise olaylara doğru metodla yaklaşabilmenin en garanti yöntemlerinden biri olup, kendimize yaptığımız en kazançlı yatırımlardan da biridir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“YA İÇE DÖNECEĞİZ YA DA PİÇE” başlıklı yazımda belirttiğim gibi, bugün psikoterapi almak, evde kahve hazırlamak kadar kolay hale geldi. Neden denemiyoruz ki? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben denedim ve hayatımda yaptığım en iyi yatırım olduğunu senelerdir söylüyorum, biliyorsunuz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dostlarımızla duygularımızı, zamanımızı, varlıklarımızı, sırlarımızı paylaşalım. Sevgi iyileştiricidir. Sevelim-sevilelim ama birbirimize tanı, teşhis koymayalım veya psikolojik problemlerimize iyi niyetli olduğu kadar hatalı reçeteler de yazmış olmayalım. Her işi uzmanına bırakalım dostlar…</span></p>
<p style="text-align: right;"><em><span style="font-weight: 400;">Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Bünyamin Kapıcıoğlu</span></em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/arkadas-veya-dost-yorumu-bize-zarar-verebilir/">Arkadaş veya Dost Yorumu Bize Zarar Verebilir</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/arkadas-veya-dost-yorumu-bize-zarar-verebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Önce Öfke Sonra Pişmanlık Yaşamak</title>
		<link>https://miskinadam.com/once-ofke-sonra-pismanlik-yasamak/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/once-ofke-sonra-pismanlik-yasamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 14:42:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Önce “öfke” duygusunu ve neden öfkelendiğimizi hatırlamak için Prof. Dr. İrem Yaluğ Ulubil’in yazısından alıntıladığım bazı bölümleri paylaşmak istiyorum:  -Öfke, kişinin haz alma duygusunu engelleyen her türlü durum, olay ya da kişiye karşı geliştirdiği bir duygudur.  -Öfke, çok önemli ve güçlü özelliklere sahip en temel duygulardan biridir.  -Öfke kendimizi ve sevdiklerimizi korumak gibi bir amaca [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/once-ofke-sonra-pismanlik-yasamak/">Önce Öfke Sonra Pişmanlık Yaşamak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Önce “öfke” duygusunu ve neden öfkelendiğimizi hatırlamak için Prof. Dr. İrem Yaluğ Ulubil’in yazısından alıntıladığım bazı bölümleri paylaşmak istiyorum: </span></p>
<blockquote><p><i><span style="font-weight: 400;">-Öfke, kişinin haz alma duygusunu engelleyen her türlü durum, olay ya da kişiye karşı geliştirdiği bir duygudur. </span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">-Öfke, çok önemli ve güçlü özelliklere sahip en temel duygulardan biridir. </span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">-Öfke kendimizi ve sevdiklerimizi korumak gibi bir amaca hizmet eder. </span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">-İstediğine ulaşamama, engellenme, beklentilerinin karşılanmaması, yetersizlik duygusu, yalnızlık, itilmişlik, bir takım haksızlıklara veya saygısızlıklara maruz kalma, doğru anlaşılamadığını hissetme gibi durumlar öfkeyi ortaya çıkaran diğer durumlardır</span></i><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Prof. Dr. İrem Yaluğ Ulubil</span></i></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi de çok kısaca </span><b>pişmanlık</b><span style="font-weight: 400;"> duygusunu hatırlatmak istiyorum. </span><span id="more-11172"></span></p>
<blockquote><p><span>İnsanın belirli bir eylemi yerine getirdikten sonra üzüntü, utanç, mahcubiyet veya suçluluk karışımı bir duygu hissetmesi; &#8220;Keşke öyle yapmasaydım!&#8221; diye düşünmesidir. </span><i><span>Wikipedia</span></i></p></blockquote>
<p><b>Pişmanlık</b><span style="font-weight: 400;">, yıpratıcı olduğu kadar, içtenlikle kabul edildiğinde insanı geliştiren de bir duygudur. Tıpkı Wikipedia’da belirtiğildiği gibi insan “keşke öyle yapmasaydım” derken samimiyse, bir daha öyle davranmama konusunda gayret göstereceğinde de samimidir bence. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi, kendi hayatınızla bağdaştırabileceğiniz şekilde kendi çıkardığım derslere geçiyorum:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Size bir iyi bir kötü yanımdan bahsedeyim. </span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-11173" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-1024x525.jpg" alt="" width="960" height="492" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-1024x525.jpg 1024w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-300x154.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-768x393.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-1536x787.jpg 1536w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-440x225.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik-770x394.jpg 770w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ofke-ve-pismanlik.jpg 1595w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">👍 İlişkilerime (eş, dost, arkadaş, sevgili) son derece özen gösteren biriyim ve bunu, beni tanıyan herkes onaylayacaktır. Bu konuda kendime güveniyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">👎 Aşırı öfkeli biriyim. Eskiden eşyalara zarar verme şeklinde açığa çıkardığım öfkemi yıllardır dizginlediğimi zannederken aslında yönünü değiştirmiş, yazılarıma yansıtmışım. </span><i><span style="font-weight: 400;">(Her zaman değil tabii. Öfkeli olduğum anlarda sadece)</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böylece fark ettim ki öfke anında dizginleyemediğim davranışlarım, yıllarca emek verdiğim insanlara zarar veriyor. Özellikle de yol ayrımlarında yapıyorum bunu. Oysa ben, gerektiği noktalarda yol ayrımlarını da faydalı bulan, yol arkadaşını daima güzel sözlerle uğurlayan biriyim. Genellikle vedalaşırken değil, sonrasında beliriyor öfkem…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne zaman ki yolun devamını tek başıma yürüyorum ve yürürken bir şeyler düşlüyorum, işte, o zaman yönetemediğim duygularım öfkelenmeme, öfkelenmem birilerini incitecek yazılara, birini incitmiş olmak ise bende pişmanlık duygusuna dönüşüyor. Böyle bir kısır döngüde debelenip duruyorum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabii ki şu an yaptığım ve okurlara her zaman önerdiğim gibi, davranışlarımı tetikleyen duygularımı doğru anlamam, yani içe dönmem gerekiyor. Bu defa sana tavsiye vermek yerine bir örnek olarak kendimi masaya yatırıyorum ve gözünün önünde kendi söküğümü dikmeye çalışıyorum sevgili okur. Bana faydası olacağına inandığım gibi, sana da faydalı olmasını umuyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öfke ve pişmanlığın tanımlarını hatırlatacak araştırmalar yapmam iyi oldu. Böylece öfke kontrolünde her ne kadar iyi mesafe katetmiş olsam da yeterli mesafeyi henüz  katedemeğimi anlamış oldum. Aynı şekilde beni en çok öfkelendiren durumları hatırlamış oldum: </span></p>
<ol>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><i><span style="font-weight: 400;">Çok sevdiğim veya istediğim bir şeyin, benim iradem dışında bir engele takılması, yani engellenmiş hissetmek.</span></i></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><i><span style="font-weight: 400;">Sevdiğim insanların benden sonra kaba insanlarla muhatap olma ihtimalinin bende yarattığı kaygı ve buna karşılık sevdiklerimi koruma içgüdümün yarattığı gerilim. </span></i></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><i><span style="font-weight: 400;">Bir takım haksızlıklara veya saygısızlıklara maruz kaldığımı düşünmek</span></i><span style="font-weight: 400;">. </span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte beni en çok öfkelendiren üç maddeyi belirledim. Sonra da bu durumları nasıl aşabileceğimi düşünürken aşırı duygusal bir insan olduğumu (</span><i><span style="font-weight: 400;">hep söylerler zaten</span></i><span style="font-weight: 400;">) hatırladım ve her şeyde olduğu gibi burada da dengenin önemli olduğunu kendime hatırlatarak aşağıdaki mantıksal adımları hayatıma uygulamaya başladım. Bugün başladım: </span></p>
<ol>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Madde için</b><span style="font-weight: 400;">: Hayat engellerle veya sınırlarla dolu. Her şeyin istediğim gibi olmayışını kabullenebilmem, bazı durumlarda kabule geçebilmem gerekiyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Madde için</b><span style="font-weight: 400;">: Sevdiklerimle yol ayrımına geldiğimde onların bundan sonraki hayatını düşünmem ve korumacı davranmam üzerime vazife değil. Ayrıca onlar, aptal insanlar olmadıklarına göre, yine iyi insanlarla muhatap olmayı tercih edeceklerdir. Kaygılanmama gerek yok.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><b>Madde için</b><span style="font-weight: 400;">: Ben de sevdiklerime bazı zamanlarda haksızlık bazı zamanlarda ise saygısızlık yapmış olabilirim. İnsanız ve hata yaparız. Daha hoşgörülü olmaya gayret etmeliyim ve sevdiklerimin beni bile isteye incitmediklerini hatırlamalıyım. Hepimizin mizacı ve özellikleri farklı olabilir. Farklarımızı anlama ve kabullenme konusunda daha özverili olmalıyım.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">Dolayısıyla sevgili okur, yol ayrımlarında sevgi dolu sözcüklerle uğurladığım insanları bundan sonra da sevgi ve saygıyla hatırlamak, onların da beni aynı şekilde hatırlayabilmesini sağlamak, yaşanan güzel günlere ve anılara haksızlık etmemek için elimden gelen çabayı gösterdiğimi, bu içe dönüşün de o çabalardan biri olduğunu, senin de bu yaklaşımla hem kendi duygularını hem de diğer insanların duygularını koruyabileceğini hatırlamak ve hatırlatmak istedim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca uzun yıllar psikoterapi almış biri olarak bu metodun oldukça işe yaradığını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Kimseyi suçlamanın anlamı yok. Gerçekten suçlu olsalar bile suçlayıcı ifadelerin çözümde hiçbir payı yok. Affetmeyi öğrenmeliyiz; ilk önce kendimizi… Kendimizi affetmeyi başardığımızda diğer insanları da affedebiliriz. Bu bizi hafifletir ve daha mutlu, aynı zamanda daha erdemli insanlara dönüşürüz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yollarımı ayırdığım bütün insanları ve kendimi affettim. Umarım onlar da beni affedebilirler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suçlamak, nefret yüklenmeye sebep olur ve nefret, sadece kişinin kendisini değil, çevresindeki herkesi zehirleyebilecek güçte bir duygudur. Bazen yolları ayırmak gerekir ve bazı yol ayrımları, yoldaşların bundan sonraki hayatını daha huzurlu yaşayabilmesi için faydalıdır. Suçlamaya gerek yok. Sevgi konusunda samimiysek, yol ayrımlarında da samimi olmamız gerekir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sevdiklerimi üzdüğüm için pişmanım. Pişmanlık konusunda samimiyim. Onları ve kendimi affettim. Affetme konusunda da samimiyim. Hepimizin yolu sevgiden geçer umarım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyi yolculuklar, sevgiler…</span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/once-ofke-sonra-pismanlik-yasamak/">Önce Öfke Sonra Pişmanlık Yaşamak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/once-ofke-sonra-pismanlik-yasamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tek Gecelik İlişki Üzerine Köşe Yazısı</title>
		<link>https://miskinadam.com/tek-gecelik-iliski-uzerine-kose-yazisi/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/tek-gecelik-iliski-uzerine-kose-yazisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Nov 2023 14:32:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BAZI ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11169</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tek gecelik (veya duygusal bağı olmayan) ilişkileri tercih edenlerin duygusuz olduğunu düşünenler var mı? Yahut kendisi tek gecelik ilişkileri tercih edip kendisinin duygusuz biri olduğuna inananlar aramızda mı? İçten içe onaylayıp hiç ses çıkarmayan okurlar olacaktır. Mesele değil sevgili okur. Burada birbirimizi yargılamak yerine her zamanki gibi anlama gayretindeyiz.  Davranışlarımızın altındaki duygu ve ihtiyaçlarımızı netleştirdikçe [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/tek-gecelik-iliski-uzerine-kose-yazisi/">Tek Gecelik İlişki Üzerine Köşe Yazısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tek gecelik (veya duygusal bağı olmayan) ilişkileri tercih edenlerin </span><b>duygusuz</b><span style="font-weight: 400;"> olduğunu düşünenler var mı? Yahut kendisi tek gecelik ilişkileri tercih edip kendisinin duygusuz biri olduğuna inananlar aramızda mı? İçten içe onaylayıp hiç ses çıkarmayan okurlar olacaktır. Mesele değil sevgili okur. Burada birbirimizi yargılamak yerine her zamanki gibi anlama gayretindeyiz. </span><span id="more-11169"></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davranışlarımızın altındaki duygu ve ihtiyaçlarımızı netleştirdikçe iyileştiğimize inanıyorum ve yazılarımı bu yüzden yazıyorum. Hadi biraz iyileşelim. Yalnızlığın yüceltildiği, havalı bulunduğu ve bazen iddialı bir şekilde mutlak doğru gibi işaret edildiği bir dönemde yaşıyoruz. Öte yandan, insan yalnızca mevcut dönemde değil, yaradılıştan bu yana paylaşmaya ihtiyaç duyan bir canlı. Paylaşımın da dereceleri ve şekilleri var. İnsan bu ya her derecesine ve her türlüsüne ihtiyaç duyuyor. O halde yalnızlığı benimsemek, yine önemli paylaşım ihtiyaçlarımızdan birini veya birkaçını ihmal etmek olmuyor mu? Mesela bağ kurma, içtenlikle paylaşım, derinliği olan bir sevgi, aidiyet ve daha bir sürü duygusal ihtiyacı sayabiliriz… Yalnız insanlar bu ihtiyaçlarını ne kadar tatmin edebilirler? </span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11170" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/tek-gecelik-iliski.jpeg" alt="" width="765" height="564" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/tek-gecelik-iliski.jpeg 765w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/tek-gecelik-iliski-300x221.jpeg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/tek-gecelik-iliski-440x324.jpeg 440w" sizes="(max-width: 765px) 100vw, 765px" /></p>
<h2>Kaliteli Yalnızlık Bir Masal mı?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">O halde yalnızlığı benimsemek veya savunmak insan doğasıyla çelişen bir kabul olmuyor mu? Bu çelişkiye rağmen neden bazılarımız yalnızlığımızla gurur duyar hale geliyoruz? Yahut neden yalnızlığı benimseyenler tek gecelik, kısa süreli veya adı konulmamış ilişkileri </span><b>sıklıkla</b><span style="font-weight: 400;"> tercih ediyorlar? “Bu yanlış bir tercihtir” demiyorum, lütfen yanlış anlaşılmasın. Dönemine ve dozuna göre çok sağlıklı bir tercih de olabilir. Ben sadece neye, neden ihtiyaç duyduğumuzu yorumlamaya çalışıyorum. Kendimce vardığım sonuç şu: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında paylaşmaya en çok ihtiyaç duyan hatta paylaşmayı en çok seven insanlar, çoğu kez kendini “yalnız” olarak tanımlayanlardır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı şekilde “ben aşık olamıyorum, sevemiyorum” diyenler de muhtemelen aşık olmaya en müsait en duygusal insanlardır. Tam da bu sebeplerle yalnız olabilirler. Sen sevgili okur, tam da bu sebeple yalnızlığı kabullenmek istiyor olabilirsin. İhtimaldir. Nasıl mı? Hepimiz hayat denen yolculukta birileriyle tanışıyoruz, yollarımızı birleştiriyoruz, çeşitli beklentilere giriyoruz, çeşitli hayal kırıklıkları yaşayıp çeşitli yol ayrımlarına geliyoruz. İşte, duygusal insanlar bu hayal kırıklıklarında veya yol ayrımlarında, mantıksal yönü baskın insanlara kıyasla çok daha fazla acı çekiyor olmalılar. Hâl böyle olunca, aynı acıları yeniden yaşamamak için bir savunma geliştiriyor olabilirler. Bunun adı: Yalnızlık. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı şekilde özgürlüğüne düşkün insanların, bu alana bir tehdit hissetmeleri, sonucunda ise sıkışmışlık duygusu yaşamaları, yine aynı şekilde duygularını koruma amaçlı bir savunma geliştirmelerine sebep olabilir. Bunun da adı: Yalnızlık. </span></p>
<h2>Duyguları Korumak için Tercih Edilen Yalnızlık</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani sevgili okur, esasen yalnızlığı tercih etmek, duygusal insanların, duygularını korumak için geliştirdiği bir önlem olabilir. Dolayısıyla yalnızlığı benimsemiş ve bu nedenle duygusal bağ kurmadan ilişki yaşamayı tercih eden her insana “duygusuz” diyemeyiz. Mesela bazıları da duygusal olup ilişki sorumluluğu istemeyen ya da ilişki sorumluluğu alacak kapasitesi olmayan insanlar olabilirler. Hepsi olasılıklar dahilinde olduğu için zaten, baştan birini veya kendimizi etiketlemek yerine anlam bulmaya zorluyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Velhasıl, tek gecelik ilişkiler veya bağ kurulmamış ilişkilerde ısrarcı olmak; duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarımıza geçici çözümler aradığımız için olabilir. Zaten dikkat ederseniz yalnız insanlar, esasen çözüm olmayan “geçici çözümler” konusunda bir hayli ısrarcıdır. Alkol gibi mesela… Öte yandan alkole karşı olmadığım gibi, duygusal bağı olmayan ilişkilere de karşı değilim. Buna karşılık alkolik olmanın savunulacak bir tarafı olmadığı gibi, kendimizi (duygularımızı) değersiz hissetmemize sebep olacak ilişkilerin de savunulacak bir tarafı olmadığını düşünüyorum. Burayı biraz açayım ki yanlış anlaşılma olmasın: Demek istediğim her şey ihtiyaçlarımız doğrultusunda ve </span><b>dozunda</b><span style="font-weight: 400;"> güzel. Ara sıra alkol almayı tercih etmek, bizi karakterimizle ilgili sorgulara veya kesin hükümlere itmemeli. Sanırım ne demek istediğim gayet açık. Şimdi çözüme dair zihin açıcı bölüme geçelim. </span></p>
<h2>Tek Gecelik İlişkinin Duygusal Hasarı var mı?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Teoman’ın şarkısındaki bar filozofunun dediği gibi: </span></p>
<p><b>“Çok kadın hiç kadındır.” </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anlık haz arayışları veya duygusu eksik aktivitelerin </span><b>sıkça tekrar etmesi</b><span style="font-weight: 400;"> yalnızların yalnızlığını gidermeleri için çözüm olmadığı gibi, daha fazla yalnızlaşmalarına da sebep olabilir. Daha fazla yalnızlaşmak, kendine daha fazla yabancılaşmak demektir; üstelik kendini tanıdığını zannederken… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O yüzden sevgili okur, kendini yalnız hissediyorsan veya yalnızlığı benimsediysen belki de şans vermelisin birilerinin seni sevmesine; sevgisiyle iliyeştirmesine… Hem biliyor musun, sevgiyi almak kadar vermek de keyifli, kıymetli, iyileştiricidir… Belki de vermelisin sevgini cömertçe… Bağ kurmanın bağımlı olmakla aynı şey olmadığını fark ettiğinde, özgürlüğünün tehdit altında olmadığını da fark edebilirsin. Tabii ki kişisel alana saygısı olan, belirli bir olgunluğa ulaşmış, ihtiyaç ve beklentilerine sağlıklı cevap verip sağlıklı cevap alabilecek, alma-verme dengesini bozmayacak, doğru insanı bulmak bizim görevimiz ama yola çıkmadan da bilemeyiz değil mi? Hem sevgide cimri olup bağ kurmaktan kaçınmak da bir tür tutsaklık değil midir? Sen yine alkolünü iç ama öte yandan da şans ver birilerinin fikirlerine; fikirleriyle seni hayata döndürmesine. Naçizane… </span></p>
<p style="text-align: right;"><i><span style="font-weight: 400;">Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Bünyamin Kapıcıoğlu</span></i></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/tek-gecelik-iliski-uzerine-kose-yazisi/">Tek Gecelik İlişki Üzerine Köşe Yazısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/tek-gecelik-iliski-uzerine-kose-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya İçe Döneceğiz Ya da Piçe – İçe Dönmek Üzerine Köşe Yazısı</title>
		<link>https://miskinadam.com/ya-ice-donecegiz-ya-da-pice-ice-donmek-uzerine-kose-yazisi/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/ya-ice-donecegiz-ya-da-pice-ice-donmek-uzerine-kose-yazisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Nov 2023 14:31:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yazı!]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımızı piç etmek için ekstra çaba sarf etmemize gerek yok. Birçoğumuz zaten gayet iyi bir şekilde yapıyoruz bunu. Gelin size nasıl da farkında olmadan yaşam kalitemizi düşürüp hayatımızı piç ettiğimizi ve aslında bu durumu nasıl da kolaylıkla değiştirebileceğimizi anlatayım. Üstelik çok net bir reçete vereceğim çünkü biliyorum ki “bir insan ya nettir ya göttür.” Dolayısıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/ya-ice-donecegiz-ya-da-pice-ice-donmek-uzerine-kose-yazisi/">Ya İçe Döneceğiz Ya da Piçe &#8211; İçe Dönmek Üzerine Köşe Yazısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayatımızı piç etmek için ekstra çaba sarf etmemize gerek yok. Birçoğumuz zaten gayet iyi bir şekilde yapıyoruz bunu. Gelin size nasıl da farkında olmadan yaşam kalitemizi düşürüp hayatımızı piç ettiğimizi ve aslında bu durumu nasıl da kolaylıkla değiştirebileceğimizi anlatayım. Üstelik </span><b>çok net bir reçete vereceğim</b><span style="font-weight: 400;"> çünkü biliyorum ki “bir insan ya nettir ya göttür.” Dolayısıyla bana güvenebilirsin sevgili okur. Lütfen okumaya devam et.</span><span id="more-11166"></span></p>
<p><strong>Akım haline gelen bazı düşünce veya sloganları hatırlamanı istiyorum: </strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-weight: 400;">“Mutsuzluğun sebebi farkındalıktır”</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-weight: 400;">“Zeki insan mutsuz olur”</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-weight: 400;">“Meyve veren ağaç taşlanır” </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-weight: 400;">“İnsanoğlu bencildir” </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-weight: 400;">“Karakteri sağlam olanın düşmanı çok olur” </span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-weight: 400;">“Çok seversen üzülürsün”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu gibi sözlerin hepsinde doğruluk payı olsa bile çözüme dair hiçbir ipucu vermezler. Ne yapalım yani, zeki olduğumuz için mutsuz oluyorsak geri zekalı olmaya mı çalışalım? İnsanoğlu bencilse biz hayvan mı olalım? Farkındalık mutsuzluksa cahil mi kalalım? Sevgi gibi iyileştirici bir duyguda cimri mi olalım? Dünyanın yaşanmaz bir yer olduğuna ikna olup kabullenilmiş çaresizliğe mi düşelim? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çözüm önermedikleri gibi, insanın kibirlenmesine ve nefret şarj etmesine sebep olan bu akımlara kapılmak, inanın hayatımızı cehenneme çeviriyor.</span></p>
<p><b>“Peki, neden bu tür ucuz ifadeleri kullanma ihtiyacı duyuyoruz?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">*Dikkat ederseniz yukarıdaki soruyu kendimize sormuş olduk. İşte benim içe dönmekten kastım bu. Yaşam kalitemizi artırmanın ve huzurlu olmanın yolu bu. Başkalarını suçlamak yerine &#8211;</span><i><span style="font-weight: 400;">bazen gerçekten suçlu olsalar bile</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8211; çözüme dair soruları kendimize sormaktan bahsediyorum… Şimdi kendimize sorduğumuz bu soruyu yanıtlayalım:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İyi veya kötü duygularımızın altındaki ihtiyaçları tespit etmek, duygularımızı anlamak, kendi eksikliklerimizi bulup iyileştirmek dururken, tüm huzursuzluğumuzu dış sebeplere yoruyorsak bunun tek bir açıklaması var: İçe dönüp kendimizle yüzleşmekten korkuyoruzdur. İşte, tam olarak bu korkuyla veya çekinme haliyle hayatımızı piç ediyoruz. Mesela dikkat ediyorum: Sürekli çevresinden veya insanlardan şikayetçi olanlar psikoterapi alma konusunda daima direnç uyguluyorlar. Bu bir tesadüf değil çünkü psikoterapi demek, içe dönüp kendinle yüzleşmek demektir. Bazen kendi eksiklerimizle yüzleşmekten korkuyor olabilir miyiz? Bu yüzden “mutsuzluğun sebebi farkındalıktır” gibi kibirli sloganlarla eksiklerimizi maskeliyor olabilir miyiz? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa gerçekten farkındalığı yüksek olan insan, kendini huzursuz eden durumların faturasını başkalarına veya elinde olmayan sebeplere kesip arkasına yaslanmayı seçmez. İnsanlar kötü olduğu için mutsuzum veya çok zeki olmak başa bela, demez. Gerçekten farkındalığı olan insan, kendisiyle yüzleşmesi gerektiğinin de farkına varır. Hem biliyor musun, biz kendimizle yüzleşmedikçe başkaları bizi mutlaka yüzleştirecektir ama bu yüzleştirme, bizim kendimize veya bir uzmanın bize uyguladığı kadar şefkatlice olmayacaktır. Bir örnek vereyim:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herkesin kişisel alan ihtiyacı vardır fakat sevgilimizin, eşimizin veya arkadaşımızın kişisel alan ihtiyacıyla bizimki farklı olabilir. Biz daha fazla kişisel alana ihtiyaç duyan biriysek bunun mutlaka anlaşılır bir sebebi vardır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan biz kendimizi, kendi duygularımızı iyi bir şekilde anlamamışken, içe dönüp ihtiyaçlarımızı ve miktarını netleştirmemişken, karşımızdakinin anlamasını bekleriz. Bu durumda karşımızdaki bizi doğal olarak anlamaz ve </span><b>bencil</b><span style="font-weight: 400;"> olduğumuzu iddia edebilir. Biz de onun </span><b>anlayışsız</b><span style="font-weight: 400;"> olduğunu iddia edebiliriz. Sonra o kişi “insanlar çok bencil” genellemesine sarılır. Biz de “insanlar çok anlayışsız” genellemesine sarılırız. Hâl böyle olunca, hiç de profesyonel olmayan yüzleştirmelerle biz birilerini, birileri de bizi değiştirmeye çalışır. Buna karşılık hepimiz biliyoruz ki kimse kimseyi değiştiremez ama isteyen herkes kendini değiştirebilir. Üstelik bir insanı veya tüm insanları değiştirmeye kalkışmak, kendimizi değiştirmekten çok daha zor, aynı zamanda beyhude bir çabadır. Doğrusu: </span></p>
<h2>İçe Dönmek</h2>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-11167" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek-1024x576.jpg" alt="" width="960" height="540" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek-1024x576.jpg 1024w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek-300x169.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek-768x432.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek-440x247.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek-770x433.jpg 770w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/11/ice-donmek.jpg 1067w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sen değişirsen dünyan değişir. Herkes kendini değiştirmeli/geliştirmelidir. O halde yine kendimize bir soru soralım mı? </span></p>
<p><b>“İçe dönmenin ve kendimle yüzleşmenin en kolay en garanti yolu nedir?”</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunu yapmış biri olarak hemen yanıtlıyorum: Neye neden ve ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu, hangi duygumuzum hangi ihtiyaçtan tetiklendiğini anlayabilmek için, sertifikalı bilmem ne koçlarından değil; diplomalı, gerçek bir psikologdan veya psikiyatrdan profesyonel destek almamız şart sevgili okur. Evet, şart ve bu şartı yerine getirmek için hasta olmamıza gerek yok. Bu bir tür gelişim yolculuğudur. Duygularımıza anlam vermeyi başardığımızda çözüm kendiliğinden gelecektir. İçe dönüp kendimizi daha iyi tanıdığımızda yanlış insanları hayatımıza çekmez ve mevcuttaki yanlış insanlarla aramıza sağlıklı mesafeler koymaya başlarız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunlar olurken doktorumuz bize akıl vermek yerine sadece görmemizi ve anlam vermemizi sağlar ki doğru yöntem de budur. Ancak bu şekilde gerçekten farkına varıp hem kendi ihtiyaçlarımızı anlar hem de kendimizi doğru şekilde ifade edebiliriz. O zaman bencil değil, ne istediğini bilen ve açık iletişim kuran birine dönüşürüz. Demem o ki: Problemin çözümüne dair soruları kendimize sormadığımız sürece, içe dönüp yüzleşmediğimiz sürece, bir arpa boyu yol alamayız. O yüzden sevgili okur: Ya içe döneceğiz ya piçe! O yüzden sevgili okur, bir dünya kişisel gelişim kitabı okuyup şarlatanları zengin etmektense, bir dünya vaktini boşa harcamaktansa, bir psikolog veya psikiyatrdan profesyonel destek almanın çok daha verimli bir yatırım olacağını garanti ediyorum. Bugün herkesin tıpkı kitap okumak gibi, bir psikolojik danışmandan destek alması gerektiğini savunuyorum. </span></p>
<p style="text-align: right;"><i><span style="font-weight: 400;">Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Bünyamin Kapıcıoğlu</span></i></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/ya-ice-donecegiz-ya-da-pice-ice-donmek-uzerine-kose-yazisi/">Ya İçe Döneceğiz Ya da Piçe &#8211; İçe Dönmek Üzerine Köşe Yazısı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/ya-ice-donecegiz-ya-da-pice-ice-donmek-uzerine-kose-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerine Koymaya Çalışmak</title>
		<link>https://miskinadam.com/yerine-koymaya-calismak/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/yerine-koymaya-calismak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Nov 2023 07:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BAZI ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11149</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir zamanlar sigarayı bırakmak için kahve tüketimini artırdım. Kahve kesmeyince alkol tüketimini de artırdım. Sonucunda alkolik ve kahvekolik olup sigarayı da bırakamamıştım. Yerine koymaya çalışmak, yerini büyütmekten farklı değilmiş; onu anlamıştım. Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum MiskinAdam</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/yerine-koymaya-calismak/">Yerine Koymaya Çalışmak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir zamanlar sigarayı bırakmak için kahve tüketimini artırdım. Kahve kesmeyince alkol tüketimini de artırdım. Sonucunda alkolik ve kahvekolik olup sigarayı da bırakamamıştım. Yerine koymaya çalışmak, yerini büyütmekten farklı değilmiş; onu anlamıştım.</span></p>
<p style="text-align: right;"><em>Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</em><br />
<em>MiskinAdam</em></p>
<p></a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/yerine-koymaya-calismak/">Yerine Koymaya Çalışmak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/yerine-koymaya-calismak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayran Değilsem Aşık mıyım? İdealize Etmek Nedir?</title>
		<link>https://miskinadam.com/hayran-degilsem-asik-miyim-idealize-etmek-nedir/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/hayran-degilsem-asik-miyim-idealize-etmek-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 07:50:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BAZI ŞEYLER]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11162</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbirimiz duygularımızla oynansın istemeyiz fakat derin düşünürsek aslında bizler de birilerinin duygularıyla oynamış olabiliriz. Evet, bunu yapıyoruz ama eminim salt kötü niyetle yapmıyoruz. Bana kalırsa en büyük hatamız idealize etmek ve manipüle etmek; hem kendimizi hem de karşımızdakini… Neden mi? İdealize Etmek Manipüle Etmek midir? Güçlü bağlarla kurulmuş, sağlıklı bir ilişkinin olmazsa olmaz dinamikleri arasında [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/hayran-degilsem-asik-miyim-idealize-etmek-nedir/">Hayran Değilsem Aşık mıyım? İdealize Etmek Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hiçbirimiz duygularımızla oynansın istemeyiz fakat derin düşünürsek aslında bizler de birilerinin duygularıyla oynamış olabiliriz. Evet, bunu yapıyoruz ama eminim salt kötü niyetle yapmıyoruz. Bana kalırsa en büyük hatamız </span><b>idealize etmek</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>manipüle etmek</b><span style="font-weight: 400;">; hem kendimizi hem de karşımızdakini… Neden mi?</span><span id="more-11162"></span></p>
<h2>İdealize Etmek Manipüle Etmek midir?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Güçlü bağlarla kurulmuş, sağlıklı bir ilişkinin olmazsa olmaz dinamikleri arasında</span><b> iletişim</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>cinsellik</b><span style="font-weight: 400;"> ve </span><b>hayranlık</b><span style="font-weight: 400;"> faktörlerinin başı çektiğini düşünüyorum. İletişim ve cinsellik konularını başka bir yazıda tartışırız. Bu yazıda “hayranlık” üzerinde duralım istiyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bana kalırsa hayatımızdaki insanın </span><b>en az bir yönüne</b><span style="font-weight: 400;"> hayranlık duymalıyız. Aksi hâlde o ilişkinin yürümeyeceğini düşünüyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayatı biriyle paylaşmak istiyoruz. Elbette o kişinin bizim için ideal kişi olmasını istemek gayet sağlıklı…</span></p>
<p><b>Sağlıklı olmayan</b><span style="font-weight: 400;">: Gerçekten bizim için ideal olmayan birini idealize etme çabamız!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nasıl mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her insan gibi biz de biraz bencil olduğumuzdan, ideal ilişkiyi arama zahmetine katlanmak yerine karşımızdakini (elimizdekini) veya ilişkimizi idealize etmeye başlarız. Bunu yaparken aslında kendimizi manipüle ederiz. Dolayısıyla karşımızdakini de manipüle etmiş oluruz. Onu aşık olduğumuza inandırmış, bizle bağlarını güçlendirmesine sebebiyet vermiş oluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa birçoğumuz hayranlığın önemini atlıyoruz. Öte yandan atladığımız faktör, bir süre sonra karşımızdaki insanı </span><b>beğenmeme</b><span style="font-weight: 400;"> ile sonuçlanabilir. Çünkü hiçbir yönüne hayranlık duymadığımız insanı bir süre sonra küçümsemeye başlamamız kaçınılmazdır. Küçümsediğimiz insanı ise </span><span style="font-weight: 400;">yanımıza</span><span style="font-weight: 400;"> yakıştıramayız. Altını çizdiğim kelime çok önemli. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Yanımıza” diyorum çünkü hayatımızdaki her insana hayran olmamız gerektiğini savunmuyorum. Sadece en yakınımızdaki insanı, hayatı paylaştığımız insanı, bizi tamamlayan veya tamamlamasını istediğimiz insanı kastediyorum. Beğenmediğimiz bir parçayla tamamlanmak istemeyiz, biliyorum. O yüzden “kendimizi ve karşımızdakini manipüle etmeyelim” diyorum. Açıklamama izin verin çünkü konunun en can alıcı yerine geldik:</span></p>
<h2>Aşkta Hayranlık Duygusu</h2>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-full wp-image-11163" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/acaba-asik-miyim-idealize-etmek.jpg" alt="" width="621" height="410" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/acaba-asik-miyim-idealize-etmek.jpg 621w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/acaba-asik-miyim-idealize-etmek-300x198.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/acaba-asik-miyim-idealize-etmek-440x290.jpg 440w" sizes="(max-width: 621px) 100vw, 621px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hepimizin hayatındaki insandan ve ilişkiden beklentisi farklı olabilir. Hiç kimsenin dört dörtlük olmadığını biliyoruz, evet. Tıpkı bunu bildiğimiz gibi neyi sevip neyi sevmediğimizi, neyi isteyip neyi istemediğimizi, neye toleransımızın olup neye olmadığını ve neye hayranlık duyup neyle ilgilenmediğimizi de iyi bilmemiz gerekiyor zannımca. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çünkü “</span><b>hayran olduğum bir yönü yok ama iyi bir insan</b><span style="font-weight: 400;">” diyerek başladığımız ilişkilerin büyük bir yıkımla sonuçlanacağını düşünüyor ve hatırlatmak istiyorum. Hem “iyi insan” ne demek? Bu çok ucu açık ve göreceli bir kavram değil mi? O halde iyi olup olmaması bir yana dursun, ona hayran olup olmadığımızı da bir değerlendirelim derim. Bakın, normal bir beğeniden veya takdirden bahsetmiyorum. “Hayranlık” diyorum. Yani, hayatımızdaki kişinin herhangi bir yönüne karşı dozu yüksek bir beğeniden bahsediyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Unutmayalım: Bir insanı küçümseyip küçümsememek çok da elimizde olan bir duygu değil. Örneğin ben kitap okumayan birini dünyanın en iyi insanı da olsa ister istemez küçümsüyorum. Sizin de vardır bu tür kriterleriniz. Politik doğruculuğun yalan tarafında kalmak yerine, hepimizi kendimize karşı dürüst olmaya davet ediyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hâl böyleyken, beğenmediğimiz biriyle hayatı paylaşma çabamız beyhude olacağından o güne kadar kendisine aşık olduğumuza ikna ettiğimiz kişiyi birgün hayatımızdan çıkarmak isteyebiliriz. Öyle olunca, lafı eğip bükmeye gerek yok, bal gibi de duygularıyla oynamış oluruz. Sonra da vicdani sorumluğu reddetmek için sınırsız bahaneler buluruz. En klişesi de “sen daha iyilerine layıksın” olur. Yahut “çok iyi bir insansın ama ben artık bir şey hissetmiyorum” gibi… Aslında en başından beri o kişiye veya güçlü bir yönüne hayranlık duymamışızdır. Burada anlattığım senaryodaki tek gerçek budur bazen. </span></p>
<blockquote><p><i><span style="font-weight: 400;">“Bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. Vicdan azabı dedikleri şey, ancak bir hafta sürer. Ondan sonra en aşağılık katil bile yaptığı iş için kâfi mazeretler tedarik etmiştir.&#8221;</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">-Sabahattin Ali</span></i></p></blockquote>
<p><b>Özetle</b><span style="font-weight: 400;">: İlişkinin en başından itibaren, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Oldurmaya çalışmamak, kendiliğinden oluyorsa teslim olmak, olmuyorsa dürüst olmak lazım; hem kendimize hem de karşımızdakine…</span></i><span style="font-weight: 400;">” demek istiyorum. Böyle düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi senin de iyi düşünmeni istiyorum sevgili okur: Acaba sen kimleri oldurmaya çalışırken kimlerin duygularıyla oynamış oldun? Rahat ol; bu sayfada biz bizeyiz… </span></p>
<p style="text-align: right;"><i><span style="font-weight: 400;">Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">MiskinAdam </span></i></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/hayran-degilsem-asik-miyim-idealize-etmek-nedir/">Hayran Değilsem Aşık mıyım? İdealize Etmek Nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/hayran-degilsem-asik-miyim-idealize-etmek-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahmut Gibi Sevmek – Toksik İlişki</title>
		<link>https://miskinadam.com/mahmut-gibi-sevmek-toksik-iliski/</link>
					<comments>https://miskinadam.com/mahmut-gibi-sevmek-toksik-iliski/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[miskinadam]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Oct 2023 07:19:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KISA ÖYKÜLER]]></category>
		<category><![CDATA[PSİKOLOJİK]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Toksik İlişki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://miskinadam.com/?p=11159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlatacağım bu hayret verici hikaye, maalesef gerçekten yaşandı! Ayrıca uyarayım sevgili okur: Hikayenin sonunda, aslında hepimizin benzer şeyler yaşadığını fark etmen seni biraz sarsabilir… Mahmut; insanları, hayvanları, doğayı seven, duyarlı ve sevgi dolu bir insan. Sorumluluklarını bilen, kimseye yük olmayan, sürekli kendini geliştiren, ruhunu sanatla terbiye eden, kitapları elinden düşürmeyen biri. Böyle bir insan tarafından [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/mahmut-gibi-sevmek-toksik-iliski/">Mahmut Gibi Sevmek &#8211; Toksik İlişki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Anlatacağım bu hayret verici hikaye, maalesef gerçekten yaşandı! Ayrıca uyarayım sevgili okur: Hikayenin sonunda, aslında hepimizin benzer şeyler yaşadığını fark etmen seni biraz sarsabilir…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahmut; insanları, hayvanları, doğayı seven, duyarlı ve sevgi dolu bir insan. Sorumluluklarını bilen, kimseye yük olmayan, sürekli kendini geliştiren, ruhunu sanatla terbiye eden, kitapları elinden düşürmeyen biri. Böyle bir insan tarafından sevilmeyi kim istemez ki? O istemezdi! Çünkü inanması güç ama evet, maalesef Mahmut onun hayatını kararttı. Toplanın hızlıca anlatıyorum:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“O” dediğim bir kedi arkadaşlar. Merak etmeyin, ilişkilerle (konumuzla) çok alakası var. Hikayede bahsi geçen kedi, Mahmut’un bir arkadaşının kedisi. Geniş bir evde, lüks içinde yaşayan, en kaliteli mamalarla beslenen bu kedinin hayatı, Mahmut ile tanışana kadar rüya gibiydi. Ne zaman ki kedinin sahibi seyahate çıkmak zorunda kaldı ve bir canlıyı emanet edebilecek en doğru kişi olarak aklına Mahmut geldi, işte her şey o gün başladı.</span><span id="more-11159"></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dedik ya Mahmut sevgi dolu bir insan. Hayvanları da çok seviyor. Alıp evine götürdü, misafir etti. O zamanlar kendisi üniversite öğrencisi olsa da kediye konfor alanı sağlamak için hiçbir masraftan kaçınmadı. Camı, balkonu da açtı ki yazık hayvan bu küçük öğrenci evinde bunalmasın, serin serin keyfine baksın istedi. Tabii kedinin henüz kısırlaştırılmamış olması, bulundukları dairenin üçüncü kat olması ve bir de kedinin kızgınlık döneminde olması gibi </span><b>bazı ufak detayları unutmuştu</b><span style="font-weight: 400;">. Haliyle olanlar oldu.</span></p>
<p><img loading="lazy" class="aligncenter size-large wp-image-11160" src="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu-1024x536.jpg" alt="" width="960" height="503" srcset="https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu-1024x536.jpg 1024w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu-300x157.jpg 300w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu-768x402.jpg 768w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu-440x230.jpg 440w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu-770x403.jpg 770w, https://miskinadam.com/wp-content/uploads/2023/09/toksik-iliski-oykusu.jpg 1129w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanlar gibi, kediler de ihmalden hoşlanmaz ve ihmallerin bedeli genellikle ağır olur. E tabii, kedi, gece yarısı balkondan atladı. Ayağı kırıldı. Bu, bundan sonra yaşananları düşünürsek kedinin başına gelen en önemsiz hadiseydi. Sonrası çok daha dramatik…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemen kediyi kucaklayıp ilk veteriner kliniğine koştu. Acil müdahale yapıldıktan sonra danışmaya yönlendirilen Mahmut; </span><b>unuttuğu bir detayı daha</b><span style="font-weight: 400;"> hatırladı: Kendisi öğrenciydi ve kediyi tedavi ettirecek parası yoktu. Üstelik gecenin bu saatinde yardım isteyebileceği biri de yoktu. Veteriner de babasının oğlu olmadığından mütevellit gözünün yaşına bakmayınca, acılar içerisindeki kediyi kucağına alıp bir kaldırımın üzerine oturdu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düşün Mahmut… Düşün Mahmut… İyi niyet yetmiyor, düşün Mahmut… Düşünemiyorsan Google’a sor. Evet evet, bu iyi fikir… E be Mahmut, Google’a sor dedik de çıkan ilk sonuca hemen ikna olup onu uygula demedik ki…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Hayvan ambulansı” diye ücretsiz bir acil yardım hizmeti buldu. Hemen aradı. Ekipler gelip kediyi teslim aldıklarında Mahmut, </span><b>atladığı bir detayı daha</b><span style="font-weight: 400;"> hatırlamak zorunda kaldı: Hayvan ambulansı, yalnızca sokak hayvanlarına hizmet ediyordu. Zaten simsiyah bir tekir olduğundan, ekiplerin ikna olması hiç uzun sürmemişti fakat refakatçi kabul etmiyorlardı. İşte, Mahmut’un </span><b>atladığı o ufak ayrıntı </b><span style="font-weight: 400;">buydu…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Acılar içerisinde, korkmuş ve yorulmuş kedi, tek başına hayvan hastanesinin yolunu tutmak zorunda kaldı. Tedavisi devam ederken Mahmut her gün arayıp kedi hakkında bilgi aldı. Ücretsiz hizmete başvurduğu için kedinin sahibi (ikame sahibi) olduğunu itiraf edemiyordu. Haliyle, sokakta yaralı hayvana yardım etmek isteyen bir hayansever rolünü günlerce sürdürmek zorunda kaldı. Yetkililerden tek isteği, tedavisi bittiğinde kediyi aldıkları yere bırakmaları oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O sıralar hattını değiştirmek zorunda kalan Mahmut, </span><b>yine unuttuğu bir detayı</b><span style="font-weight: 400;"> daha hatırladığında beyninden vurulmuşa döndü. Unuttuğu detay, hayvan hastanesinin yalnızca ihbarda bulunan numaraya bilgi verdiğiydi. Dolayısıyla artık ne kendi arayabilir ne de hayvan iyileşip sokağa geri bırakıldığında bilgi alabilirdi. Kediyi ambulansa teslim ettiği noktada günlerce nöbet tutmak zorunda kalan Mahmut, uzun bir sürenin ardından umudunu kaybedince normal hayatına geri dönmeye çalıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aradan bir yıl geçti. Her akşam eve dönerken sokağındaki kedileri seviyor, onlara mama ve su alarak belki biraz da vicdanını rahatlatıyordu. Mahmut bu ya </span><b>yine bir detayı gözden kaçırıyordu</b><span style="font-weight: 400;">. O detay ne miydi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer kedilerin aksine, siyah bir kedi onu her gece apartmanın kapısına kadar takip ediyordu. Aylarca takip etmişti… Bir gün nereden aklına estiyse &#8211;</span><i><span style="font-weight: 400;">çünkü Mahmut böyle detayları hep atlar</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8211; kedinin ayağını kontrol etti. Evet, bu geçen sene hayvan ambulansına teslim edip izini kaybettiği o talihsiz kedinin ta kendisiydi… Şimdi düşünün sevgili okurlar: </span></p>
<h2>Toksik İlişki Nedir?</h2>
<p>İlişkideki kişilerden birine veya her ikisine de duygusal açıdan iyi gelmeyen ilişki.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kedinin bir patisi yağda bir patisi balda, huzurlu ve ultra konforlu hayatı vardı. Mahmut ile tanıştıktan sonra önce ayağını kırdı. Sonra veteriner kapısından kovuldu. Acılar içerisinde ambulans bekledi. Kimsesiz bir şekilde hastaneye gitmek zorunda kaldı. Haftalarca tedavi gördü. Bu sırada manevi destek alacağı kimsesi olmadı. Ardından sokağa terk edildi. Sokakta yaşamayı öğrenmek zorunda kaldı. Şimdi tek tek saymak istemediğim sokağın o tüm acımasızlıklarından payına düşen her şeyi tek tek aldı. Bir gün, gerçek sahibine geri dönmesini sağlayabilecek o kişiyi, Mahmut’u yeniden buldu. Çektiği onca çile yetmezmiş gibi bir de aylarca Mahmut’un kendisini fark etmemesi gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahmut’u tanıyorum. Kesinlikle iyi niyetliydi ve olan biten her şey iyi niyetine karşılık, atladığı bazı önemli detayların sonucunda gerçekleşmişti. Hayatımızdaki toksik insanlar da böyle değil midir? Özünde iyi olduklarından emin olduğumuz için onlara kızamayız veya onlardan uzaklaşma düşüncesi vicdanımızı rahatsız eder. Acaba toksik ilişkide ısrarcı olurken </span><b>biz de kedi gibi bazı detayları göremiyor muyuz?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Unutma sevgili okur: Mahmut da her şeyi iyi niyetiyle yapmıştı.</span></p>
<p style="text-align: right;"><i><span style="font-weight: 400;">Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">MiskinAdam</span></i></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com/mahmut-gibi-sevmek-toksik-iliski/">Mahmut Gibi Sevmek &#8211; Toksik İlişki</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://miskinadam.com">MiskinAdam</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://miskinadam.com/mahmut-gibi-sevmek-toksik-iliski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>