<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>Nehir Suyu</title><description>Bilgiler,video izle,blogspot temaları,izlesene,su,dini,blog,tasarım,icatlar,eğitim,google</description><managingEditor>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</managingEditor><pubDate>Fri, 4 Oct 2024 19:09:44 -0700</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">22</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Nehir Suyu</itunes:subtitle><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><title>Deri sağlığı</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/deri-ve-vucud-saglg-ykanmada-amac.html</link><category>Bilgiler Sağlık</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 18 Aug 2010 05:16:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-2836356673371264793</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjf74Y4rJEQ2xGzhKE_mYoxPZjokUm5owKXT2yyfslF9t_5JW-UREiiGrCcAxpETaFZn2miiUXvase3nPumkaCeOcl4AeEs9mYfWjGsmE_UILqebEJ2RB4wtORVFMkGYfcjClbWI3eew2uu/s1600/deri.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="111" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjf74Y4rJEQ2xGzhKE_mYoxPZjokUm5owKXT2yyfslF9t_5JW-UREiiGrCcAxpETaFZn2miiUXvase3nPumkaCeOcl4AeEs9mYfWjGsmE_UILqebEJ2RB4wtORVFMkGYfcjClbWI3eew2uu/s200/deri.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;b&gt;Deri ve Vücud Sağlığı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yıkanmada amaç, derinin temizliğidir. Deri sağlığı, vücudun genel sağlığı için çok önemlidir.&lt;br /&gt;
Deri  vücudumuzu kaplayan epitel örtü dokusudur. Deri aynı zamanda boşaltım  sisteminin bir parçasıdır. Solunum sistemine yardımcı organdır. Deri  diğer birçok sistemlerle bir bütünlük içinde görev yapar. Bu nedenlerden  dolayı genel vücut sağlığı ile ilgilidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Derinin Görevleri&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Derinin başlıca görevleri şunlardır:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;•  Vücudu dış etkenlerden korur, vücut ısısını ayarlar, artık maddeleri  ter yoluyla dışarı boşaltır, solunum yapar, D vitamini yapar, yağ  salgılayarak ultraviole ışınlardan vücudu korur ve destek dokusu ile  travmalardan iç or­ganları, damar ve sinirleri korur.&lt;br /&gt;
Sağlıkla ilgili yukarıdaki önemli görevleri yapan derinin, temizlenmesi ve sağlıklı kalması sürekli sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Deri Sağlığı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deri sağlıklı ve temiz olduğu sürece görevlerini tam yapar. Derinin sağlığı için, aşağıdaki temel unsurlara özen gösterilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeterli  ve dengeli beslenme, uygun giyim, sağlıklı sindirim, temiz hava ve  beden eğitimi, sistemli çalışma ve yeterli dinlenme, yeterli uyku, güneş  banyosu, su ve sabun ile yıkanma, soğuk veya ılık duş olma ve  ma­sajdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Deri Temizliği ve Yıkama&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deri  salgıladığı ter ve yağ ile kaplanır. Bu maddelere çevreden gelen toz,  kimyasal maddeler, ölü epitel hücreleri ve biyolojik maddeler  (mikroorga­nizmalar) da karışarak kir adı verilen karışım meydana gelir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kir  deriyi kaplayarak derinin gözeneklerini, ter bezi ve yağ bezi  kanal­larını tıkar. Sonuçta deri solunum ve boşaltım görevlerini  yapamaz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kir, uzun süre deride kalırsa, kokuşma meydana gelerek etrafa pis koku yayılır.&lt;br /&gt;
Derinin  kirden temizlenmesi için sıcak sabunlu su ile yeteri kadar yıkanması  gerekir. Yıkanma, normal ve değişik sıcaklıktaki su ile mümkündür. Kirin  eriyip atılması için sıcak su daha etkilidir. Bu nedenle su, 35-40 C de  yani vücut ısısı sınırları içinde olabilir. Daha sıcak su ile yıkanmak,  alışkanlığa bağlıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sıcak su ile organik yağları, kiri  parçalayan ve kendine bağlayan sabun mutlaka kullanılır. Yıkanma  sırasında lif kullanmak deriden kirin atılması ve de­rinin ovulması  bakımından yararlıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kirli ve zehirli iş ortamında çalışanlar,  kirletici zararlı maddeleri deriden atmak için işten hemen sonra  yıkanmalıdır. Örneğin; tarım ilacı uygulayan işçiler, matbaa işçileri  gibi.&lt;br /&gt;
Yıkanma, sıcak suyun dökülmesi ya da duş alma şeklinde  yapılmalıdır. Küvette biriken suda yıkanmak, kirli suda kalma olarak  düşünüldüğünden pek tercih edilmez. Özellikle otel ve hamam gibi topluma  açık yerlerde temiz olmayan küvetler kullanılmamalıdır. Genellikle  böyle yerlerde havlular ve terlik­ler bulaşıcı mantar hastalıklarının  yayılmasına neden olabilirler. Kontrolsüz genel banyolar hastalık  bulaştıran yerler olabilirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeterli yıkanma için köpürtülmüş  sabun ile deri ovulur ve bol sıcak su ile durulanır. Bu işlem 2 - 3 defa  tekrarlanır. Deriye sabun köpüğünün uygu­lanması için lif veya banyo  süngeri kullanılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Banyo imkan varsa her gün, yoksa haftada en  az 1 - 2 defa yapılmalıdır. Banyo aralığının uzun olması halinde sabunlu  su ile koltuk altları, kasık bölgesi ve deri katları olan bölgeler  silinir. Menstrüasyan döneminde yıkanmanın hiç bir zararı yoktur.  Özellikle temizlik gerektiren fizyolojik bir olaydır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yıkanma  özellikle yemekten 2 - 3 saat sonra yapılır. Tok karına tercih edilmez.  Çabuk yağlanan ve çok terleyen insanlar, banyo sayısını ihjiyaca göre  ayarlarlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Banyo Yapmanın faydaları Nelerdir&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
• Perferik kılcal dolaşımı canlandırır,&lt;br /&gt;
• Ruhen ve bedenen dinlendirir,&lt;br /&gt;
• Uykusu az olanlara uyku verir,&lt;br /&gt;
• Sinir uçlarını uyarır,&lt;br /&gt;
• Sinir sistemini teskin eder,&lt;br /&gt;
• Deri solunumunu ve boşaltımı kolaylaştırır,&lt;br /&gt;
• Derinin esnekliğini korunur,&lt;br /&gt;
• insanın fiziki görünüşü iyileşir,&lt;br /&gt;
• Giyecekler daha az kirlenir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjf74Y4rJEQ2xGzhKE_mYoxPZjokUm5owKXT2yyfslF9t_5JW-UREiiGrCcAxpETaFZn2miiUXvase3nPumkaCeOcl4AeEs9mYfWjGsmE_UILqebEJ2RB4wtORVFMkGYfcjClbWI3eew2uu/s72-c/deri.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ihlamur'un Faydaları</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ihlamurun-faydalar-yurdumuzda-marmara.html</link><category>bilgiler şifa</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Sun, 15 Aug 2010 02:20:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-5844180808384642975</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjkvJWm-6DA7OnVprQH4s4xUJOe0sbJASUl9ZKmLECeGqnI4QlxS_whMHNe96QNnIV6-AhTsv9wal9EFdvLE4d2rLlbyhQ3KeRboMttbRvsbl-5ygYI4gvR6Li2J9r-Wvz1-E2OWNMm6PLi/s1600/ihlamur_agaci.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjkvJWm-6DA7OnVprQH4s4xUJOe0sbJASUl9ZKmLECeGqnI4QlxS_whMHNe96QNnIV6-AhTsv9wal9EFdvLE4d2rLlbyhQ3KeRboMttbRvsbl-5ygYI4gvR6Li2J9r-Wvz1-E2OWNMm6PLi/s200/ihlamur_agaci.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="color: black;"&gt;Ihlamur'un Faydaları&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Yurdumuzda Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri‘nde bol miktarda yetişen ıhlamurun çiçek, yaprak, kabuk ve ağacından faydalanılıyor. Hoş kokulu bir bitki olan ıhlamur aynı zamanda iyi bir ev ilacı. Kurutulmuş ıhlamur yaprakları, çiçekleriyle birlikte kaynatılarak yapılan hoş kokulu içecek sinirleri yatıştırır, bağırsak kurdunu düşürür, bağırsak sancısını giderir, öksürüğü keser, damar tıkanıklığını açar, gribi iyileştirir, hazımsızlığa karşı kullanılır, mide üşütmesini ve uykusuzluğu giderir. Ihlamur ayrıca idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı özelliğe de sahiptir. Ihlamur çiçeği balla karıştırılıp içilirse mide ülserine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimler de bulunuyor. Mide şikayeti olanlar ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma türü rahatsızlıklara iyi gelir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bunların yanında ıhlamur kan dolaşımını düzenler. Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz. Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız. Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olur. Ihlamurun migren için de birebir olduğu bilinir. Ancak ıhlamuru uzun süre ve fazla miktarda kullandığınızda kalbinize zarar verebileceğini de unutmamalısınız</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjkvJWm-6DA7OnVprQH4s4xUJOe0sbJASUl9ZKmLECeGqnI4QlxS_whMHNe96QNnIV6-AhTsv9wal9EFdvLE4d2rLlbyhQ3KeRboMttbRvsbl-5ygYI4gvR6Li2J9r-Wvz1-E2OWNMm6PLi/s72-c/ihlamur_agaci.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Karadenizin altında sualtı nehri bulundu</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html</link><category>Bilgiler Genel</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Thu, 12 Aug 2010 16:38:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-894751842670177377</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgVwH18Bx6t6__O2cyLtmzBG-5gIZiX-pZ4zVFwsm2xLWfZWcKDlwLJ_eh9JIpo2CvsrEPSPTMq9hE4mT-dur6q0iU8fMjPcBBPHsU-0SRhNmYInu_OqzE60byoRch82mJQt-yCCev2wsEp/s200/nehir.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;Boğaz'ın altında nehir keşfedildi&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bilimadamları Karadeniz'in altında büyük bir nehir keşfetti. Karadeniz'i inceleyen bilimadamları,Karadeniz'in altında İngiltere'deki Thames Nehri'nin 350 katı büyüklüğünde bir su akıntısı keşfetti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Karadeniz'in altında keşfedilen &lt;b&gt;sualtı nehri&lt;/b&gt;,Akdeniz'den Boğaz yoluyla Karadeniz'in derinliklerine dökülüyor.Bu şimdiye kadar bulunan tek aktif su altı nehri.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Denizin 35 metre derinliğindeki &lt;b&gt;sualtı nehri&lt;/b&gt;nde sular hızla ve yeryüzündeki benzerlerinde olduğu gibi akıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Bilimadamlarına göre,taşıdığı su itibarıyla dünyanın en büyük altıncı nehri&lt;/b&gt;.Yer yer 800 metre genişliğe ulaşan ve deniz yatağı boyunca akan &lt;b&gt;nehrin üzerinde kanallar ve şelaleler bile var&lt;/b&gt;.&lt;b&gt;Nehrin suyu&lt;/b&gt; çok yüksek oranda tuzlu ve bol miktarda tortu taşıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiliz Leeds Üniversitesi uzmanları, ilk kez robot bir denizaltı aracı kullanarak deniz yataklarında bulunan kanallar üzerinde çalıştılar. Karadeniz'in dibindeki derin kanallar boyunca akan ve &lt;b&gt;suyu&lt;/b&gt; oldukça tuzlu olan bu &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html" style="color: #444444;"&gt;nehir&lt;/a&gt;,aynı yeryüzündeki gibi taşkın ovaları yaratıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Leeds Üniversitesi'nden Dr. Dan Parsons, Sunday Telegraph'a şu açıklamayı yaptı: "&lt;b&gt;Nehirdeki su&lt;/b&gt; etraftaki deniz suyundan daha yoğun,çünkü daha yüksek tuzluluk oranına sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çok fazla çökelti taşıyor.&lt;b&gt;Nehir&lt;/b&gt;,denizin derinliklerindeki düzlükleri aynı yeryüzündeki nehirler gibi katediyor.Derin düzlüklere deniz dünyasının çölleri diyebiliriz.Kanallar,bu çöllerin ihtiyaç duyduğu besin ve diğer bileşenleri taşıyor."&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu keşif,bilimadamlarının derin denizlerde nasıl bir yaşam olduğunu ve karaya yakın, besin açısından zengin sulardan uzaktaki derin okyanuslarda yaşamın nasıl yönetildiğini anlamasını kolaylaştıracak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;Nehir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;nehir suyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;nehirsuyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;boğazın altında nehir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;karadenizin altında nehir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;karadenizin altında nehirsuyu bulundu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;nehirdeki su&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;Denizin 35 metre derinliğinde nehir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;çöllerin ihtiyaç duyduğu besinleri taşıyan nehirsuyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;Karadeniz'in derinliklerine dökülen nehirsuyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;sualtı nehri&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;nehrin suyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;dünyanın altıncı büyük nehri karadenizin dibinde bulundu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/karadenizin-altnda-sualt-nehri-bulundu.html"&gt;nehrin üzerinde kanallar ve şelaleler bile var&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgVwH18Bx6t6__O2cyLtmzBG-5gIZiX-pZ4zVFwsm2xLWfZWcKDlwLJ_eh9JIpo2CvsrEPSPTMq9hE4mT-dur6q0iU8fMjPcBBPHsU-0SRhNmYInu_OqzE60byoRch82mJQt-yCCev2wsEp/s72-c/nehir.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>oruçlu olan hanımını öpebilirmi ?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Thu, 12 Aug 2010 15:25:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-4168410213118084261</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7e6EyKwc62_lZCxFh6cnXMOTvQZdvK8dZgn9Dg-0XF0CJxeQ05CZ_ygfPJCtmnuQoFsibnoBwSacIFcqekjNoVQP7cm4kXO_snlN6yJyFWoEBLfyqtXEeO8n7SdP6GefUq7Pyr1qaGCx4/s1600/oru%C3%A7lu+olan+han%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1+%C3%B6pebilirmi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7e6EyKwc62_lZCxFh6cnXMOTvQZdvK8dZgn9Dg-0XF0CJxeQ05CZ_ygfPJCtmnuQoFsibnoBwSacIFcqekjNoVQP7cm4kXO_snlN6yJyFWoEBLfyqtXEeO8n7SdP6GefUq7Pyr1qaGCx4/s200/oru%C3%A7lu+olan+han%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1+%C3%B6pebilirmi.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;Oruçlu olan bir kişi şehvetle hanımını öpebilir mi?&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Soru : Oruçlu olan bir kişi şehvetle hanımını öpebilir mi?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cevap : Oruçlu kişi şehvetle karısını öpebilir. Eğer kendine sahip  olacağından eminse bunun bir mahzuru yoktur.Ancak emin değilse mekruh olur.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;oruçlu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;olan&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;bir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;kişi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;şehvetle&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;hanımını&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruclu-olan-hanmn-opebilirmi_12.html"&gt;öpebilir mi?&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh7e6EyKwc62_lZCxFh6cnXMOTvQZdvK8dZgn9Dg-0XF0CJxeQ05CZ_ygfPJCtmnuQoFsibnoBwSacIFcqekjNoVQP7cm4kXO_snlN6yJyFWoEBLfyqtXEeO8n7SdP6GefUq7Pyr1qaGCx4/s72-c/oru%C3%A7lu+olan+han%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1+%C3%B6pebilirmi.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>antibiyotiye direnç gösteren mikrop bulundu</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html</link><category>Bilgiler Genel</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 11 Aug 2010 23:01:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-1347393079020399903</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjCgtdvjpbhEsggnWUi4IXW_zW1TZehGhnpWgLOMR7l6C0lZhyphenhyphenw1DqBAyWiSfez7ocF5BNfhDX7NgouklDsCUwcLiPwYXI6mkZn1ITvVFbTCfJFCY25_mpGdvQ1J87Zt8UsON-RulTodpcY/s1600/antibiyotiklere+diren%C3%A7li+bakteri.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="147" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjCgtdvjpbhEsggnWUi4IXW_zW1TZehGhnpWgLOMR7l6C0lZhyphenhyphenw1DqBAyWiSfez7ocF5BNfhDX7NgouklDsCUwcLiPwYXI6mkZn1ITvVFbTCfJFCY25_mpGdvQ1J87Zt8UsON-RulTodpcY/s200/antibiyotiklere+diren%C3%A7li+bakteri.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Antibiyotiye Direnç Gösteren Mikrop Bulundu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
internetten online  yayımlanan Lancet Infectious Diseases adlı tıp dergisinde yeralan  makalede,Hindistan'dan yayıldığı sanılan bakterinin yakında dünya  genelinde görülebileceği belirtildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Makalede,bakterinin şimdiye kadar Hindistan ve Pakistan'da ameliyat  olduktan sonra İngiltere'ye dönen 37 kişide tespit edildiği  vurgulanarak,doktorların NDM-1 adını verdikleri &lt;linkz id="linkz0"&gt;yeni&lt;/linkz&gt;  bir &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html" style="color: #666666;"&gt;&lt;b&gt;gen&lt;/b&gt;&lt;/a&gt; buldukları, &lt;b&gt;gen&lt;/b&gt;in de bakterileri değiştirerek,onları neredeyse  bilinen tüm &lt;b&gt;antibiyotiklere dirençli&lt;/b&gt; hale getirdiği kaydedildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilimadamları,genin dünya genelinde kamu sağlığı için sorun oluşturma potansiyelinin büyük&lt;linkz id="linkz1"&gt;&lt;nobr&gt;&lt;/nobr&gt;&lt;/linkz&gt; olduğuna dikkat çekerek,eşgüdümlü uluslararası izlemenin gerekli olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
NDM-1 geninin Avustralya, Kanada, Hollanda, ABD ve İsveç'te de tespit edildiği bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler:&amp;nbsp; &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;antibiyotiye&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;direnç&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;gösteren&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;mikrop&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;bulundu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;gen&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;antibiyotiklere dirençli mikrop&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;direnç gösteren mikrop&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/antibiyotiye-direnc-gosteren-mikrop.html"&gt;dirençli mikrop&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjCgtdvjpbhEsggnWUi4IXW_zW1TZehGhnpWgLOMR7l6C0lZhyphenhyphenw1DqBAyWiSfez7ocF5BNfhDX7NgouklDsCUwcLiPwYXI6mkZn1ITvVFbTCfJFCY25_mpGdvQ1J87Zt8UsON-RulTodpcY/s72-c/antibiyotiklere+diren%C3%A7li+bakteri.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>kuyruklu yıldızlar yakınımızdan gececek</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html</link><category>Bilgiler Genel</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 11 Aug 2010 22:47:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-7418357811678908047</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgYXJXAiD3CrbocBAHGOcaDdTOOgwrvG3m8l7h9bq4uNHc__fAhIeM-zRl05pQI8PuXNf4UvZkIS2kF-_2xZMHlVoXFQbkBm8dkfjAiRBLBq-DoOWZe2mNwp9QOpreP58J6uudi899PAGOZ/s1600/kuyruklu+y%C4%B1ldiz.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="143" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgYXJXAiD3CrbocBAHGOcaDdTOOgwrvG3m8l7h9bq4uNHc__fAhIeM-zRl05pQI8PuXNf4UvZkIS2kF-_2xZMHlVoXFQbkBm8dkfjAiRBLBq-DoOWZe2mNwp9QOpreP58J6uudi899PAGOZ/s200/kuyruklu+y%C4%B1ldiz.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html"&gt;kuyruklu yıldızlar yakınımızdan gececek &lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AÜ Rasathanesi yetkililerinden alınan bilgiye göre, halk arasında "kayan yıldızlar" ya da "akan yıldızlar" olarak bilinen gök taşları, gök bilimin en çok ilgi çeken konularından birini oluşturuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Gök taşı yağmuru" da denilen bu gökyüzü şöleni, meraklıları için keyifli anlar yaşatırken,Dünya için bir tehdit oluşturmuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akanyıldız yağmurlarını izlemek için teleskopa ya da başka bir gözlem aracına ihtiyaç duyulmuyor. Akanyıldızlar, bulutsuz bir gecede çıplak gözle rahatlıkla izlenebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gökyüzünün açık olduğu herhangi bir gecede, gece boyunca en az 5-6 tane akanyıldız görülebiliyor. Dönemsel olarak tekrarlayan akanyıldızlardan birini Ağustosta gözlenebilen perseid yağmurları oluşturuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akanyıldızların yarın ve ertesi gün maksimum etkinliğe ulaşması bekleniyor.Işık kirliliğinden uzakta saatte 50 akanyıldızın atmosfere girişinin izlenebileceği belirtiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgb9grRekjB-6mbqiTv-_1ymkY-aMPIsqfZPGkwtdT176hh2VA5YFWFzydFbEOD1TqQwcBHFlYAfyKIu3PhIl15zIL6jgbmKG6Xqj96TtPvSaBHNHWOLSSpaTSZ1Z_Kx2N08w8MInYQRLSC/s1600/ky.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="130" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgb9grRekjB-6mbqiTv-_1ymkY-aMPIsqfZPGkwtdT176hh2VA5YFWFzydFbEOD1TqQwcBHFlYAfyKIu3PhIl15zIL6jgbmKG6Xqj96TtPvSaBHNHWOLSSpaTSZ1Z_Kx2N08w8MInYQRLSC/s200/ky.jpeg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Ankara Üniversitesi Rasathanesi, yarın ve ertesi gün düzenleyeceği etkinliklerde, başkentlileri, akanyıldız yağmurlarını şehir ışıklarından uzakta izlemeye davet ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Saat 20.00'de başlayacak etkinlikte katılımcılar, akanyıldızlar konusunda bir sunum dinleyerek merak ettiklerini öğrenme fırsatına sahip olacaklar. Ayrıca, mevsim itibariyle görülebilen takımyıldızların mitolojik hikayeleriyle birlikte tanıtımı da yapılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Etkinlikte, teleskoplarla Galile Uyduları,Jüpiter ve Andromeda Galaksisi de izlettirilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rasathane yetkilileri, akanyıldız yağmurunu uzun saatler boyunca izlemek isteyenlere tulumlarını da yanlarında getirmelerini öneriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu arada, bilim insanları, gök taşlarından özellikle bir asteroid (küçük gezegen) ya da bir kuyruklu yıldız ile ilişkili olanların yörüngelerini, büyüklüklerini ve atmosfere giriş hızlarını çok iyi hesapladıklarından, bu gök taşları bulundukları bölgeden her yıl geçiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu nedenle her yıl aynı zamanlarda bir kuyruklu yıldız ya da küçü k gezegen kalıntısından kaynaklanan bir gök taşı yağmuru izlenebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın yörüngesinin kalıntı olan bir bölgesinden her ge çişinde buradaki kalıntı daha da azalıyor ve büyük gök taşlarının sayıs ı iyice düşüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yarın gece gerçekleşecek gök taşı yağmurunda da Dünya'nın atmosferine büyük bir gök taşının çarpması beklenmiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yıldız kaymasında,çok küçük çakıl taşları büyüklüğündeki gök taşları, atmosfere girip yandıklarında bıraktıkları izler olarak görülüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu izleri izlemek ve her izden sonra belki de bir dilek tutmak,bir yaz gecesinin keyfini de katlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html"&gt;kuruklu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html"&gt;yıldızlar&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html"&gt;yakınımızdan&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html"&gt;gececek&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kuyruklu-yldzlar-yaknmzdan-gececek.html"&gt;kuyruklu yıldız&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgYXJXAiD3CrbocBAHGOcaDdTOOgwrvG3m8l7h9bq4uNHc__fAhIeM-zRl05pQI8PuXNf4UvZkIS2kF-_2xZMHlVoXFQbkBm8dkfjAiRBLBq-DoOWZe2mNwp9QOpreP58J6uudi899PAGOZ/s72-c/kuyruklu+y%C4%B1ldiz.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ramazan Ayında Sağlıklı beslenme</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Tue, 10 Aug 2010 05:57:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-428835482576754112</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh9aQOIrgTJom3MZUX_KG8PvLDXIJtJafxJ0HzEeeAUvMkeut3pZ50qrMIXxdSQzoEXInZ7FjgBYRufbYEGSGD-BM4APWkQSZXI1Gw40onBZOOIYMvXzsugoezmanYUkIDe6IolJH3yb6Ob/s1600/ramazan_ay%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENME&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden &lt;b&gt;Ramazan ayında&lt;/b&gt; dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutulmakta ve bununla birlikte bireylerin günlük yaşantıları ve beslenme düzeninde önemli değişiklikler olmaktadır.Oruç tutan bireylerin,günlük beslenme alışkanlıkları değişmekte,öğün sayısı azalmakta, sıvı tüketimi azalmakta, iftar saatine kadar açlık hissetmemek amacıyla yüksek enerji içeren şekerli,unlu ve yağlı besinlere yönelinmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oysa,&lt;b&gt;Ramazan ayında&lt;/b&gt; bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat,yağ,vitamin ve mineral oranları değişmemekte ve &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html" style="color: #444444;"&gt;Ramazan ayı&lt;/a&gt; boyunca sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmeye devam edilmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaz aylarında sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır.Kalp debisinde düşme,doku ve organlarda oksijenlenmede azalma,kalp atım sayısı ve kan basıncındaki artış vb. nedenlerden dolayı yaz aylarında özellikle yüksek tansiyon,kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlenmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca sıcaklıkların etkisiyle artan terle birlikte su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi, bulantı,baş dönmesi gibi sağlık problemleri de görülebilmektedir.Bu nedenle özellikle yaz aylarında oruç tutarken kış ve bahar aylarına kıyasla aşağıda belirtilen &lt;b&gt;sağlıklı beslenme&lt;/b&gt; önerilerine dikkat edilmesi sağlık için önemli rol oynar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler:&amp;nbsp; &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;ramazan&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;ramazan ayı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;sağlıklı beslenme&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;ramazanda sağlığın korunması&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;ramazanda nasıl beslenmeliyim&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;oruç tutarken nasıl sağlığıma dikkat edebilirim?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazan-aynda-saglkl-beslenme.html"&gt;ramazanda sağlık&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh9aQOIrgTJom3MZUX_KG8PvLDXIJtJafxJ0HzEeeAUvMkeut3pZ50qrMIXxdSQzoEXInZ7FjgBYRufbYEGSGD-BM4APWkQSZXI1Gw40onBZOOIYMvXzsugoezmanYUkIDe6IolJH3yb6Ob/s72-c/ramazan_ay%C4%B1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ramazan’da Oruç Tutarken Nasıl Beslenmeliyiz?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Tue, 10 Aug 2010 05:31:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-9052365119243164360</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7tjQEgmb-i9oDiawAbOxMSL79nzEVDlArZkBs79gQq8B6Bi4SVXaS48K6A2ih8wcLKeYZdgnvzbRhNkWRZUBvRocDd4Zqthb7_0YalU8BWaPnoUxPl72RPjx0tUlpKzWykBT4BIic3Ggq/s1600/ramazan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;Ramazan’da Oruç Tutarken Nasıl Beslenmeliyiz?&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Yaklaşmakta olan Ramazan ayı ile ilgili daima gündeme gelen konular arasında,oruç ve orucun tutulabilirliği gelmektedir.Oruç her bünyede farklı etkiler yaratmakla birlikte ,bazı bünyelerde de hiçbir negatiflik doğurmamaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öncelikle oruç tutarken vücudumuz buna nasıl tepki verir onu öğrenelim:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oruç tutarken ,gün boyunca kan şekeri düşmekte vücut ısısı azalmaktadır. Bu nedenle üşüme, halsizlik, baş ağrısı ve işe karşı bir isteksizlik yaşanır.Bu dönemde uzun süren açlık 2. haftada metabolizmanın adaptasyonu gereği metabolik hızda düşme meydana getirmektedir. Metabolik hızın yavaşlamasına, su ve posa tüketiminin yeterli olmamasına bağlı kabızlık oluşabilir.Gün boyunca su tüketimi olmayacağı için vücudumuzun asit- baz dengesi bozulmakta,&amp;nbsp; Uyku düzeni de değişmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzun süreli açlık sonrası çok hızlı ve fazla besin tüketildiğinde kan şekerinin hızla yükselmesi ve ani düşüşü , ani mide gerginliği, tansiyon yükselmesi ve nörolojik hormonların hızlı salgılanması gibi sağlık problemlerinin gelişmesinin de muhtemeldir.&lt;br /&gt;
Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak ve Ramazanı iyi geçirmek için,&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html" style="color: #444444;"&gt;Ramazan&lt;/a&gt; boyunca sağlıklı beslenmek gerekir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;RAMAZAN ‘DA NASIL BESLENMELİYİZ?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ramazan ayı ister yaz isterse kış aylarına denk geliyor olsun, içilecek sıvılar gerek vücut direnci gerekse kaybedilen sıvıların yerine koyulması anlamında önem taşımaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oruç tutarken nasıl beslenmeli sorusunda&amp;nbsp; en önemli konu yemekten çok sıvı tüketimidir.Özellikle iftar ve sahur arasında bol miktarda su, maden suyu,şekerli veya az şekerli doğal maden suları, sıcak günlerde buzlu bitki çayları içilmelidir.Gaz,kolit veya şişkinliği olanlar bol rezene çayı içilebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Ramazan’da, oruç tutarken tüketilmesi gereken bazı besinler&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Kafkasların yaşam sırrı olan kefiri içmekte zorlananlar için, artık haplarının da çıktığını söyleyelim.Ramazan’da güçlenmeye, bağırsak florasını düzenlemeye, vücut direncini artırmaya yardımcı olur.Hap olarak, iftar ve sahurda bir tane olarak alınabilir.İçecek olarak da aynı şekilde iftar ve sahurda yada arada bir bardak içilebilir.Kabızlık , halsizlik gibi durumlarda kefir veya kefir haplarının da faydası olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ramazan’da , özellikle yaz aylarına gelen oruç zamanlarında beden dışarıdan uzun zaman sıvı alamayacak.Bu durumda sadece su almak yeterli değil.Vücudun kaybettiği iyon ve mineralleri geri kazanmak için maden suyu tüketmekte fayda vardır.İftar veya sahurda içilecek iki şişe kadar doğal maden suyu ile kaybedilen mineralleri yerine koyabileceğiniz gibi, içine koyacağınız bir dilim limon,fesleğen yada nane ile ferahlatıcı ve hararet bastırıcı bir içecek elde edebilirsiniz&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hem serinletici hemde vitaminli olması nedeniyle önerilen ,Demirhindi şerbeti, aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirir.Yüksek oranda demir,C vitamini ve kas güçlendirici maddeler içerir.İftarla sahur arasında veya iftarda serinletici olarak da tüketilebilir.Sıcak günlerde biraz buz ve limonla ferahlık veren, serinletici bir içecek olur. * Doğal preparatlar: Tere tohumu, funda yaprağı, krom, zencefil, yeşil çay, L-Carnitine, Quenzim Q10 gibi yedi şifalı maddeyi içeren doğal preparatlar Ramazan’da kilo kontrolüne yardımcı olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hem kan şekerini dengelemeye yardımcı olduğu hemde bedende mantar oluşumunu engellediği için oldukça tarçın tüketmek önemlidir.Aynı zamanda beden ısısının dengelenmesine de yardımcı olur.İnce bir çubuk tarçını çıtır çıtır yiyebileceğiniz gibi, iftar ve sahurda bir çok yiyecek ve içeceğinize ilave ederek de tüketilebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Sağlıklı bir Ramazan için nelere dikkat edilmelidir:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sahura kalkılmalı ve yemek yemek yerine hafif ve protein içeriği fazla olan gıdalaryumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar, Kahvaltı şeklinde bir öğün olarak tüketilmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yenilen hamur işleri, kızartmalar vb. yiyecekler gece yatmadan önce yenilip yatıldığı için sabah kalkınca midede ağırlık, ekşime, yanma hissedilmektedir. Bu durumu engellemek için sahurda hiç yemek yememe yerine sütlü veya sulu çorbalar, kahvaltı türü yiyecekler tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Azar azar, iyice çiğneyerek yiyiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sahur ve İftararasındaki sürede sık sık ve azar azar beslenilmelidir&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mümkünse ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan 1 kase çorba ile yanında salata ve tam tahıllı 1–2 dilim ekmek veya 2- 4 boğum pide + 1- 2 dilim peynir ile başlayarak 10- 15 dakika kadar yemeğe ara verilmeli, ardından ana yemeklere devam edilmesi uygundur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yemekte,ana yemek olarak etli veya etsiz sebze yemekleri, haftada 1- 2 gün kırmızı et, 3- 4 gün beyaz et, 1- 2 gün de kurubaklagil yemekleri tercih ediniz. Menünüz de yoğurt, cacık, ayran gibi protein ve kalsiyumu yüksek gruba da yer verilmesi önemlidir.&lt;br /&gt;
Ramazan ayındaki menüler, çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir.&amp;nbsp; Oluşabilecek kabızlığı önlemek için, lif oranı yüksek gıdalar tercih edilmesi uygundur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sıvı gereksinimini karşılamak için ortalama 2- 2.5 litre su tüketilmelidir. Ayrıca&amp;nbsp; ayran, taze sıkılmış meyve suyu ve meyveler&amp;nbsp; bal ve pekmezle tatlandırılmış bol meyveli kompostolar da içilebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ağır tatlılar yerine; sütlü, meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Hatta bu tatlıların yapımında – enerji alımını azaltmak adına – bitkisel yapay tatlandırıcılar da kullanılabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gebelik döneminde özellikle gebeliğin üçüncü ayından itibaren;&amp;nbsp; annenin kan şekeri düzeyi gebelik öncesine göre daha inişli çıkışlı olduğu için yemek sonrası kan şekeri hızla yükselebileceği gibi açlık dönemlerinde çok daha çabuk düşebilir. Bu nedenle annelere gebelik süresince sık sık küçük miktarlarda yemesi öğütlenir. Gebeliğin ilk aylarında görülen bulantı, uzun süren açlıklarla daha kötü bir hal alabilmektedir.Özellikle çalışan anne adayları, ergenlik yaştaki hamileler, hamilelik öncesi hastalıkları olan veya düşük kilolu hamile kalanlarda bu dönemde daha dikkatli karar vermeliler.Ayrıca&amp;nbsp; anne adayında şeker, gebelik şekeri veya yüksek tansiyon gibi sorunlar varsa kesinlikle uzun süre aç kalmamalıdır. Bu gebelerin oruç tutması onaylanmaz.Emzikliler de ise sıvı alımı azalacağından süt salınımı etkilenebilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9 yaşın altındaki çocuklar seyahatte olanlar, akli dengesi ve psikolojik durumu bozuk olanlar, çok yaşlı ve hasta olan insanlar, ağır kalp ve böbrek hastası olanlar, mide ülseri, safra kesesi iltihabı veya taşı olanlar, karaciğer yetmezliği olanlar ve ağır enfeksiyon geçirenler için de oruç tutmak risk arz eder.&lt;br /&gt;
Risk grubundaki kişiler,Oruç tutmadan önce mutlaka doktoruyla görüşmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;emzirme döneminde oruç tutmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;hamilelikte oruç tutmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;iftar vakti&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;iftarda beslenme&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;kilo almadan oruç tutmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;kimler oruç tutamaz&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;oruç tutarken nasıl beslenmek gerekir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;oruç tutarken nelere dikkat etmeli&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;oruç tutarken neleri yemeliyiz&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;oruçla kilo verme&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;ramazanda beslenme&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;ramazanda diyet&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/ramazanda-oruc-tutarken-nasl.html"&gt;sahurda beslenme&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7tjQEgmb-i9oDiawAbOxMSL79nzEVDlArZkBs79gQq8B6Bi4SVXaS48K6A2ih8wcLKeYZdgnvzbRhNkWRZUBvRocDd4Zqthb7_0YalU8BWaPnoUxPl72RPjx0tUlpKzWykBT4BIic3Ggq/s72-c/ramazan.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Oruç Tutarken Ağrılardan Korunmak Mümkünmü?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Tue, 10 Aug 2010 05:05:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-1757639737573588802</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhI5Kzcm7Ylasmx_Fvb-DP9gy7mXg2dQEAnDN3onkBnNDZnbymBx3g4lwEDVfK_wviJhBrxhu2GRYUXZpFc6EbZZA9Glr3etvE2dUjZUNTIpNm2fUYiyq1uW_SsIpwCKsFmIg7a0sN82tQs/s200/agar%C4%B1.jpg" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;Hem oruç tutmak hem de bu ağrılardan korunmak mümkün mü?&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bir kısmı için mümkün.Örneğin,kişide herhangi bir mide-barsak  şikayeti varsa oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka bir gastroentrologa  danışarak böyle bir sürece girilip girilemeyeceğinin sorulması  lazım.Fakat migren benzeri ağrısı olan hastalardan bazıları,koruyucu  tedaviyi sürdürmek kaydıyla &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html" style="color: #444444;"&gt;oruç&lt;/a&gt; tutabilir.    Örneğin, ayda 2-3 migren atağı olan bir hasta, atak gelmesin diye  koruyucu tedavi alıyorsa,ilaç alım saatini ramazana göre düzenleyip,kriz  sayısı da az olduğu için orucunu sürdürebilir.Ancak yine migren  hastaları için uyarıda bulunmamız lazım çünkü açlık,yüzde 100 migren  ataklarını tetikleyen bir durumdur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sık atağı olanlar ve çok şiddetli atak geçiren hastalar atağın  geleceğini hissederler ve önceden ilaçlarını alırlar.Ancak oruç  sırasında bu şansı bulamayacakları için bu kişilerin çok şiddetli atak  geçirme olasılığı vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu durum,kişiden kişiye farklılık gösterdiği için mutlaka kişi  kendini test etmelidir.Ama eğer yapamıyor ve şiddetli ağrıyla  karşılaşıyorsa oruç tutmak konusunda ısrarcı olmamalıdır.Diğer yandan  şöyle bir bakış açısı da var; oruç,insanda bir manevi rahatlama ve huzur  yarattığı için gerilim tipi baş ağrılarında azalmaya neden  olabilir.Gerçekten de kişi,kendini daha rahat ve huzurlu hissettiği için  ve dolayısıyla gerilimi azaldığı için oruç sırasında gerilim  ağrılarında bir azalma meydana gelebilir.Ancak bu kişiden kişiye  değişir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şartları uygun olan,uyku düzeni bozulsa bile yeterli saat  uyuyabilecek olan,ilaçlarını düzgün bir şekilde ve oruca uygun bir  şekilde kullanabilecek olan kişiler oruçlarını tutabilirler.Ama şiddetli  ağrıyla karşılaşan kişiler bunu ciddiye alıp eğer devam edemiyorsa oruç  tutmakta ısrar etmemelidirler.Çünkü oruç, ağrılı hastalarda dengeyi çok  ciddi bozabilir.&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler&lt;/b&gt;: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;oruç tutmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;ağrılardan korunmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;mümkün mü&lt;/a&gt;? , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;mide  ağrısı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;migren ağrısı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;oruçluyken ağrılarılardan kurtulmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-tutarken-agrlardan-korunmak.html"&gt;ağrıları  hafifletmek&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhI5Kzcm7Ylasmx_Fvb-DP9gy7mXg2dQEAnDN3onkBnNDZnbymBx3g4lwEDVfK_wviJhBrxhu2GRYUXZpFc6EbZZA9Glr3etvE2dUjZUNTIpNm2fUYiyq1uW_SsIpwCKsFmIg7a0sN82tQs/s72-c/agar%C4%B1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Oruç bozulmadan ağrı geçirilebilir mi?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Tue, 10 Aug 2010 04:46:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-2102688619169739332</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="149" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj-qMM4FfiwwMftBDO9UP2YLbIbHFI8XC2Kb8XPBVMcQCj05_xe10BvbAVjQbWpkfjzpogzEvh8KaAggb8lrPRuoubxei2rGDVxf5IxwioT0sCxPKtzNUCG20k3WP96bZ19RZf26-aVx1yX/s200/a%C4%9Fr%C4%B1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Oruç bozulmadan ağrı geçirilebilir mi?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Eğer hafif ve orta şiddette bir ağrıysa kişi nefes ya da gevşeme  egzersizleriyle bu ağrıyı geçirebilir.Ama ağrıyı çeken kişinin bu  egzersizleri nasıl uygulayacağını bilmesi gerekir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat ağrı orta şiddetten fazlaysa,bu egzersizlerin faydası olsa bile tam olarak ağrıyı geçiremeyebilir.    yöntemleri nelerdir?&lt;br /&gt;
Özellikle gerilim ağrılarında nefes ve gevşeme egzersizlerinin yanı  sıra dikkati dağıtma egzersizleri uygulanabilir.Dikkati dağıtma  egzersizleri; başka bir şeyle uğraşma,müzik dinleme veya kişinin  kendisini rahatlattığını önceden bildiği herhangi bir şeyle uğraşması  şeklinde gerçekleştirilir.Ayrıca imkan varsa, loş ve sessiz bir ortamda  uzanma,temiz havaya çıkma gibi bir takım tedbirler de ağrının azalmasını  sağlayabilir.Nefes egzersizleri tıpkı doğum sancıları sırasında  uygulandığı gibi yapılabilir.İnsanın vücudunu zihni ile yönlendirerek  kontrol altına almasını sağlayan birçok yöntemden biridir.&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html" style="color: #444444;"&gt;Ağrı&lt;/a&gt;yı kendi  kendinize kontrol etmeye çalışırken bir yandan da vücudun iyi oksijen  almasını sağlayarak,dokulara daha fazla oksijen göndererek ağrıyı  azaltma üzerine yapılan egzersizler ağrı kontrolünde çok yararlı  olmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aynı şekilde gerilim ağrılarında,özellikle de kas kökenli gerilim   ağrılarında çok sık kullanılan insanın kendi kendine kaslarını   gevşettiği gevşeme egzersizleri de çok yararlıdır. Ve bu egzersizlerin   sessiz,sakin bir ortamda,mümkünse sevilen bir müzik eşliğinde yapılması   çok faydalı olur.Ama her ikisi için de kişiye önceden bir uzman   tarafından bu konuda eğitim verilmiş olması gerekir.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgkpJTxKXH-4mOAa6wO0i0xuZop4rPuhNlWjUPF1J3NLV2Sg0J31D_o5uJJB7jg9aYH2J6YAKkYJSIIBPhX7vLdWGZTh8JmJe3E35neyCiJawRLZ6_Dgh03fytTaqEmj7menhZj8Lw9nH5r/s200/ag%C4%B1.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Oruç sırasında başı ağrıyan kişiler ne yapmalılar?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Eğer kişide ataklar şeklinde gelen bir ağrı varsa ancak atak sıklığı  ayda 1-2'den fazla değilse ve ilaç dışı yöntemlerle de ataklarını  geçirebiliyorsa,sahur ve iftar öğünlerini düzgün takip etmek kaydıyla bu  kişiler oruç tutabilirler.Yalnız bu dönemde fazla miktarda kafeinli  ürünleri tüketmemeleri gerekir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çünkü ani kafein eksikliğiyle birlikte ek bir baş ağrısı meydana  gelebilir.Eğer kişi düzgün bir ilaç tedavisi almak zorunda ise ve bu  tedavi sahur ve iftar saatlerine uydurulamayan bir tedavi ise oruç  tutmakta ısrar etmemesi gerekir.Bunun dışında,kronik ağrısı ve herhangi  bir sağlık sorunu olmayan kişilerde oruç sırasında şiddetli bir ağrı  görülüyorsa bu kişinin hemen bir doktora başvurması gerekir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler&lt;/b&gt;: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;oruç&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;bozulmadan&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;ağrı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;geçirilebilirmi&lt;/a&gt;? , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;ramazanda  ağrı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;orucumu bozmadan ağrıyı dindirebilirmiyim&lt;/a&gt;? , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;yöntemleri nelerdir&lt;/a&gt;?  , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;baş ağrısı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;tavsiyeler&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt;ramazanda&lt;/a&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/oruc-bozulmadan-agr-gecirilebilir-mi.html"&gt; başı ağrıyan ne yapmalı&lt;/a&gt;?&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj-qMM4FfiwwMftBDO9UP2YLbIbHFI8XC2Kb8XPBVMcQCj05_xe10BvbAVjQbWpkfjzpogzEvh8KaAggb8lrPRuoubxei2rGDVxf5IxwioT0sCxPKtzNUCG20k3WP96bZ19RZf26-aVx1yX/s72-c/a%C4%9Fr%C4%B1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sıcak havalarda  oruç tutmak sizi korkutmasın</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Tue, 10 Aug 2010 04:14:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-2505887899015079985</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj6K1VonugOMhehkHs-Vq0aRbIeXA4O0_fJM9aVND0KFN8_bjEdSgbFjLnyFFyja1VLL_k-Z_KQuf7vwCjMPm-LyaxjV2NLSMED1a2caul2sMpVBb9WfZ8wFAuItVdkMkkDYT2e0EHHPeku/s1600/s%C4%B1cak-hava.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;&lt;b&gt;Sıcak havalarda oruç tutmak sizi korkutmasın&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Ramazan ayının,bu yıl sıcak ve uzun günlere denk gelmesinin göz  korkuttuğunu belirten uzmanlar,lifli gıdalarla beslenmenin yanı sıra;su  ve soda içilmesinin önemli olduğunu söyledi.Diyetisyen Seda Bahtiyar Tatay;yemek yenilebilen saatlerde bol  su,soda ve mineralli içeceklerin içilmesinin sıvı kaybını  dengeleyeceğini,sindirimi yavaş,lif oranından zengin besinlerin de uzun  süre açlığa dayanmaya yardımcı olacağını vurguladı.    Rafine işleminden geçmemiş.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Tam buğday unundan yapılmış ekmek ürünleri  ile mercimek,buğday,yulaf, bulgur gibi kompleks karbonhidratların ve  yeşil yapraklı sebzeler,elma,armut,kayısı,erik gibi kabuğu yenebilen tüm  kuru ve taze meyvelerin uzun süre tokluk hissi verdiğine dikkati çeken  Tatay;Ramazan ayında oluşabilecek beslenme ile bağlantılı sorunlar  arasında kabızlık,hazımsızlık,gaz,düşük tansiyon,düşük kan şekeri ve  baş ağrısının yer aldığını,doğru beslenme sayesinde bu rahatsızlıklarla  karşı karşıya kalma riskinin ortadan kalkacağını dile  getirdi.Tatay,"Kabızlığa ve düşük tansiyona karşı başta su olmak  üzere,soda(mineralli sıvılar) gibi sıvılar bol tüketilmeli ve lifli  gıdalardan zengin beslenilmeli,hazımsızlığı gidermek için besinler ağır  ağır yenmeli ve çok çiğnenmeli,gazlı içeceklerden kaçınılmalı,baş  ağrısına karşı kafein içeren kahve ve çayı dengeli içmeli ve sigara  azaltılmalı,uyku düzenine özen gösterilmeli,düşük kan şekeri için ise  fazla şekerli ve unlu gıdalar tüketilmemeli" açıklamasını yaptı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bazı insanların iftar saatine iş çıkışı rastlayabileceğini belirten  Tatay,yolda &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html" style="color: #444444;"&gt;oruç&lt;/a&gt; açanların kan şekerini dengelemek için kuru ve taze  meyve veya süt,yoğurt gibi gıdaları tercih etmelerini, ayrıca sandviç  türleri ile ön açılış yaparak masaya çok aç oturulmasının engellenmesini  tavsiye etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu besinlerin iftar mönüsü olarak değil,aperatif olarak  tüketilmesi gerektiğini söyleyen Tatay,uygun olunan zamanda ise mutlaka  çorba,sebze ve salata gibi hafif yemeklerin yenmesi gerektiğini  hatırlattı.&lt;br /&gt;
Ramazan ayı boyunca beslenme alışkanlığının her zamankinden farklı  olmamasına özen gösterilerek ideal kiloların bu ayda da korunması  gerektiğini belirten diyetisyen Seda Bahtiyar Tatay,"Daha sağlıklı bir  Ramazan ayı geçirmek adına,öğünlerde aşırıya kaçmadan potasyum,lif ve  karbonhidrat kaynağı olan muz,badem ve hurma yenmelidir.Bol su ve soda  içilmeli,kızarmış yağlı yiyecekler,şekerli gıdalar ve özellikle  sigaradan uzak durulmalıdır" dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler&lt;/b&gt;: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;sıcak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;havalarda&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;oruç&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;tutmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;sizi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;korkutmasın&lt;/a&gt; ,  &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;sıcak havada oruç tutmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;oruç tutmak korkutmasın&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;sıcak aylarda oruç  nasıl tutulur?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;sıcak havalarda ne yenilmeli?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/scak-havalarda-oruc-tutmak-sizi.html"&gt;sıcakta oruç tutmak&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj6K1VonugOMhehkHs-Vq0aRbIeXA4O0_fJM9aVND0KFN8_bjEdSgbFjLnyFFyja1VLL_k-Z_KQuf7vwCjMPm-LyaxjV2NLSMED1a2caul2sMpVBb9WfZ8wFAuItVdkMkkDYT2e0EHHPeku/s72-c/s%C4%B1cak-hava.JPG" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Su Savaşları</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html</link><category>Bilgiler Su</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 4 Aug 2010 14:45:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-1860253270295267434</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhOFWgGjpRUalv0vJ5CuTs-68HNAQ69-VbYMj5Da-gbCoWLHkpscLT7hB11_LaZVLj5BEEhpzPFO4lZ9hnX0NTJIibsaHWt-Imcms4Hwhc8QkeDayxgK-kePlBbWqIJ3fG1d8vP73BdD7KY/s1600/su_savaslari.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhOFWgGjpRUalv0vJ5CuTs-68HNAQ69-VbYMj5Da-gbCoWLHkpscLT7hB11_LaZVLj5BEEhpzPFO4lZ9hnX0NTJIibsaHWt-Imcms4Hwhc8QkeDayxgK-kePlBbWqIJ3fG1d8vP73BdD7KY/s200/su_savaslari.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Su Savaşları&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Nehirlerin sahiplerine bağlı özel ordular tarlalarını izinsiz sulayan köylülere ateş açabilir mi?Bankalar acil su ihtiyacı olan tüketicilere su kredisi vermeli mi? Evlerin su depolarına alarm sistemi takılmalı mı? Bu sorular “şimdilik” bir kurgu-bilim filminden sahneler gibi görünüyor.Ama bu sadece “şimdilik”!Çünkü dünya siyasetinin izlediği rota çok kısa bir süre içinde bu sorulara cevap aranması gerekeceğini gösteriyor…&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Bir zamanlar Suriye zenginliğini ve güzelliğini sudan alırdı.Fransız filozof Constantin François de Volney 18.asrın sonlarında kaleme aldığı seyahatnamesinde suyun Suriye’ye kattığı güzelliği övüyordu. Ama Suriye için suyun getirdiği bereket geçmişte kaldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Suriye son yılın en kurak dönemini yaşıyor.Suriye’de yer altı sularının seviyesi düşüyor. Artık nehirler daha ince ve göller daha küçük.Hatta Şam’ın meşhur çeşmelerinden uzun süredir tek bir damla bile düşmedi.Bir zamanlar ördeklerin ve balıkların süslediği havuzlar da artık eski günlerinden çok uzakta.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tarım ülkesi Suriye son iki yılda beklediği tarım üretiminin sadece yarısını yapabildi. Tarım ve hayvancılıkla geçinenlerin kayıpları %80’e yaklaştı. BM verileri Suriye’deki kuraklığın sonucunda en az 250.000 kişinin göç ettiğini bildiriyor.Hızlanan sanayileşme ve yüksek nüfus hızı Suriye için suyu dikkatli kullanılması gereken,değerli bir meta haline getirdi.Suriye’nin nüfusu 27 milyon ve bunun %60’ı 15 yaşın altında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Su tasarrufu kampanyaları düzenleniyor.Ama kampanyalar sorunu çözmüyor.Ayrıca, Suriye’nin su varlığı ve suyun Suriye’deki geleceği sadece Suriyeliler için önem taşımıyor.Belki çoğu Suriyeli için su eksikliği “susuzluk” anlamına geliyor.Ama “başkaları” için su “stratejik” öneme sahip,hem ticaret hem de politika için.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Suriye çok su kullanan tarım işletmelerine ürünün bedelini peşin ödeyerek, su tüketimini azaltmaya çalışıyor. Evlere su haftada bazen iki bazen üç gün veriliyor. Bu arada Türkiye ve Almanya gibi birçok ülke de Suriye ile su konusunda işbirliği yapıyor. Suriye’nin suyunun %70’i Fırat ve Dicle nehirleri ile Türkiye’den geliyor. Ancak yaşanan kuraklığın da etkisiyle Türkiye de su sıkıntısıyla uğraşıyor.Türkiye, Suriye’ye 500 m3/saniyenin üzerinde Karakamış’tan su akıtıyor.Suriye ayrıca bu suyu Irak’a da veriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca Suriye’nin kendisi gibi su sorunu yaşayan bir komşusu daha var: İsrail.Su kaynağına sahip ve İsrail’in denetimindeki Golan Tepeleri her şeyi daha karmaşık hale getiriyor.Şam,bugün hassas bir denklemde,kırılgan dengeler üzerinde yürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Küresel ısınma ile beraber küresel siyasetin tansiyonu da yükseliyor. Arap-İsrail gerginliklerinin birçok boyutu var, ama “su kaynaklarının denetimi” bir süre sonra diğer boyutların önüne geçebilir. Çünkü sadece Suriye değil, Lübnan, Ürdün ve Filistin de su sorunu yaşıyor. Başka bir deyişle; İsrail susadıkça, onlar kaygılanıyor. Lübnan’ın “hidrostratejik merkezi” Şeba çiftlikleri de İsrail’in denetiminde. 22 kilometrekarelik bu saha su kaynaklarının olduğu Hermon Dağı’nı ve Ürdün için kritik olan Hasbani ve Banyas nehirlerinin kaynağına sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;1965’te Suriye ve Ürdün iki nehrin suyunu sulama için kanallara verdi. İsrail ise kanalları tahrip etti ve iki yıl sonra da bölgeyi denetimine aldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nihayetinde Araplar gibi İsraillilerin de yaşamak için suya ihtiyacı vardı. Ama su konusu hiç kimsenin “empati” duyacağı bir konu değil.Güney Lübnan’da 2002’de Wazzani Nehri’nden yerleşimlere su taşıması için bir sistem kuruldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;İsrail bu projeyi hemen akabinde “savaş nedeni” saydığını açıkladı. İsrail, 2006’da Lübnan’a girdiğinde bu sistemi imha etti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Ürdün, 1994’te İsrail ile imzaladığı barış antlaşması doğrultusunda sınırının güvenliğinin karşılığında İsrail’e yılda 75 milyon metreküp su veriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Orta Doğu denkleminde Ürdün Nehri veya Şeria Nehri özel bir öneme sahip.Bu nehir Lübnan’ın Hermon Dağı’ndan doğuyor, Golan’dan, Şeba’dan ve İsrail’in Batı Şeria ve Ürdün ile sınırını teşkile eden Taberiye Gölü’nden geçerek Ölü Deniz’e dökülüyor.Suriye ve Lübnan’ın aksine, İsrail, Filistin ve Ürdün bu nehrin suyuna mahkûm.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1RJ038RjrFzg3aPVj5fVX_iHxpcQyVFl0jASwsFBokLvEuNYmrATTI_xdaPxZrxnHboSgN-ojcv015MiOX5dJzdpOAHSXVqtI-zluN66TcVIZhnWMg6OAG0bvQoDPlRGSfuO3fomwDF1B/s320/su.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir zamanlar yılda 130 milyar metreküp su taşıyan nehir, son elli yılda 100 milyon metreküp azaldı. İsrail nehirden yılda 500 milyon metreküp su kullanıyor. Nehir her yıl Ölü Deniz’e yaklaşık 200 milyon metreküp su ulaştırabiliyor.Ölü Deniz’in su yüksekliği her yıl bir metre azalıyor.Nehir Ölü Deniz’e neredeyse sadece çamur taşıyor.Nehir ayrıca aşırı kirlenme yaşıyor.Sanayi,turizm,evsel atıklar ve ziraat nehri yavaş yavaş öldürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Su Sorunu sanılanın aksine sadece Orta Doğu’da yaşanmıyor. Avrupa da aynı sorunla uğraşıyor. Ekonominin altın kuralı -düşen arz fiyatı arttırır- su konusunda da geçerli. Almanya, İngiltere ve Fransa’da su özelleştiriliyor. Örneğin Berlin’in suyunun %49,9’u 1999’da Alman RWE ve Fransız Veolia’ya 1,58 milyar avroya satıldı. Bugün Berlin suya Köln’den neredeyse %80 daha fazla ödüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fransa’da da benzer bir durum var. Fransız tüketici örgütü UFC su firmalarının %26 ila %42 kar ile çalıştığını ortaya çıkardı.Avrupa’da çok yerde olduğu gibi Arjantin’de suyun özelleştirilmesi sorunlu oldu ve sorunlar sürüyor.Nitekim Arjantin’de de -Avrupa’da da olduğu gibi- suyun yeniden devletleştirilmesi tartışmaları var.Nitekim Arjantin’de 15 yıl suyu dağıtan ve satan Suez firması ile anlaşmaya son verildi, ama firma devletten 1,7 milyar USD tazminat talep ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BM verilerine göre 2050’de dünyada dört milyar insan susuzluk yaşayacak. O zamana kadar su sorunlarının büyüyeceği kesin. Örneğin Kanada dünya tatlı su kaynaklarının %9’una sahip, ama nüfusu dünya nüfusunun %1’i kadar...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kanada’nın sınır komşusu ABD’de birçok bölgede su sorunu başladı ve 2015’in kritik olabileceği ifade ediliyor. Belki NAFTA sayesinde Kanada ve ABD bu sorunu çözebilir. Ama altyapısı eskiyen Doğu Avrupa ülkeleri, nüfusunun %75’lik bölümü temiz içme suyuna erişimde zorluk yaşayan Çin’de şartlar farklı gelişebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her konuda olduğu gibi su konusunda “kriz” dönemi, aynı zamanda “fırsat” anlamını taşıyor. Pictet-Fund Water, ilk su tahvillerini piyasaya verdi. Portföyün değeri 2003’te 200 milyon avro iken, bugün 1,7 milyar avro seviyesinde. Söz konusu meblağın işletilmesinden gelen getirisi ile beraber 211 milyar avro olduğu da iddia ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca Dünya Bankası’nın hesaplamalarına göre dünyada her yıl su altyapısına yaklaşık 80 milyar USD yatırılması gerekiyor.Çoğu devlet açısından bu ödev çok pahalı ve özel sektör elbette kar garantisi olduğu ve devlet risk paylaşımını kabul ettiği sürece bu ödevi üstlenmeye hazır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünya su kaynaklarını yitiriyor. Nil nehri kuruyor.Ganj nehri kirletiliyor.Dünyada 8 saniyede, bir çocuk, temiz su yokluğundan hayatını kaybediyor... Ortadoğuyu gelecekte &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html" style="color: #444444;"&gt;su savaşları&lt;/a&gt; bekliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye bu savaşların içinde yer alacak mı ?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
" Geleceğin Hazinesi: Beyaz Petrol " belgeselinde dünyanın ve Türkiye'nin kaderine hükmeden suyun hikayesi, barışın ve savaşın anahtarı " SU " her yönüyle ele alınıyor.&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;su&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Türkiye&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;İsrail&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;suriye&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;lübnan&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;ırak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Filistin&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Fransa&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;ABD&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Almanya&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;İngiltere&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Arjantin&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;su sorunu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;su savaşları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Avrupa ülkelerinde su sorunu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;suriye'nin güzelliği su'dan kaynaklanıyor&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Dünya su kaynaklarını yitiriyormu?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;su kaynakları kirletiliyor&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;su savaşları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;ülkeler arası su savaşları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;dünyadaki su savaşları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Ortadoğuda su sorunu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Gelecekte su savaşları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Beyaz Petrol&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Dünyada su tükeniyormu?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Nehirler kuruyormu?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;Dünya'da su kaybı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;İsrail'in su savaşı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/su-savaslar.html"&gt;yakın gelecekte bizi su savaşları bekliyor &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhOFWgGjpRUalv0vJ5CuTs-68HNAQ69-VbYMj5Da-gbCoWLHkpscLT7hB11_LaZVLj5BEEhpzPFO4lZ9hnX0NTJIibsaHWt-Imcms4Hwhc8QkeDayxgK-kePlBbWqIJ3fG1d8vP73BdD7KY/s72-c/su_savaslari.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kurban Bayramı ve kurban bayramı nedir?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 4 Aug 2010 07:33:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-3270800603583484248</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhFs0JD7JOWNKDfFbt8i_Qpvc3KgsJTKagpShjit6a7xMR8KYh-Y8Kqt6jUnuRAslmSNfllsak9X9lGignuXDjlblke0ze9lHlytP0gL9pymANXta2KyXsAwjAGQooNW0zXTagC-ZGw_erJ/s1600/ke%C3%A7i.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhFs0JD7JOWNKDfFbt8i_Qpvc3KgsJTKagpShjit6a7xMR8KYh-Y8Kqt6jUnuRAslmSNfllsak9X9lGignuXDjlblke0ze9lHlytP0gL9pymANXta2KyXsAwjAGQooNW0zXTagC-ZGw_erJ/s200/ke%C3%A7i.jpg" width="175" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;Kurban Bayramı&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce  ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini  bayramdır. Ramazan Bayramı ile beraber İslam dinindeki en önemli iki  bayramdan biridir. &lt;b&gt;Kurban Bayramı&lt;/b&gt;, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olun  birçok ülkede dinî bayram olmasının yanı sıra resmî tatil ilan edilir.  &lt;b&gt;Kurban Bayramı&lt;/b&gt;, aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac  farizasını ifa ettikleri vakittir.Bayramda da Bayram Namazı kılınır ve  Bayram hutbesi okunur.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHC1YSgeIsYTSfyftWfwTNyP2PuWQ1R9JYMr31wsNIHA0BpxgItw9sP2GdEyZj0QI1TVJPNFFFS9IcYdJ-62daczXFrtsOG6mixk7RfxVyFb4ck5Bx5B1dddDBJbgq-0h09dx8cYPYQHcU/s1600/kurban_bayrami.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHC1YSgeIsYTSfyftWfwTNyP2PuWQ1R9JYMr31wsNIHA0BpxgItw9sP2GdEyZj0QI1TVJPNFFFS9IcYdJ-62daczXFrtsOG6mixk7RfxVyFb4ck5Bx5B1dddDBJbgq-0h09dx8cYPYQHcU/s200/kurban_bayrami.jpg" width="197" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Tarihçesi&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Dini kaynaklara göre İbrahim Peygamber, oğlu İsmail Peygamber'i Tanrıya  kurban etmek ister. Ancak onun yerine bu manevi adanışın kabulü  sebebiyle kendisine gönderilen bir hayvanı kurban eder.&lt;b&gt;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Kökenbilim&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Bu bayram adını Müslümanların Allah rızası için büyük baş veya küçük baş  hayvan kurban etmesinden alır.Kurban,Türkçeye Arapçadan geçmiş bir  sözcüktür.Arapça ku-r-b kökünden türemiş olup,sözlükte "yaklaşmak"  anlamına gelir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Istılahta, yani bir İslam dini terimi olarak &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html" style="color: #444444;"&gt;Kurban&lt;/a&gt;,Allah’a  yaklaşmak ve Allah rızasına ermek niyetiyle kesilen, kurban edilen,  hayvan demektir. Kur'an'da geçen İbrahim peygamber ve oğlu İsmail ile  ilgili kıssadan yola çıkarak, kurban kavramı, çok daha genel bir  adanmışlığı,Allah için bireyin her şeyini feda edebilecek olmasını,Allah'a teslimiyeti ve ona karşı şükür içinde olmayı ifade etmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kurban Bayramı farklı dillerde ve farklı kültürlerde,kültürel  etkilerle de,farklı isimlerle anılmaktadır.Arapça İyd-el Adha şeklinde  okunan tüm dünyada yaygın olan bir isimdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkçede &lt;b&gt;Kurban Bayramı&lt;/b&gt;  olarak anılırken, Hindistan ve Pakistan'da bayrama genelikle Bakra Eid  denir ki bunun anlamı "Keçi Bayramı"dır; bu ülkelerde sıklıkla kurban  edilen hayvan keçidir. Bakra Eid Güney Afrika'da da kullanılan bir  isimdir.Bangladeş'te kullanılan yaygın isimlerse İd-ul-Azha ve Korbani  İd'dir. Türkçe ismine benzer bir şekilde Bosna Hersek, Bulgaristan da  Koç bayram, Arnavutluk'ta &lt;b&gt;Kurban Bayram&lt;/b&gt; şeklinde anılır.Nijerya'da  Babbar Sallah,Somali'de ve Kenya ile Etiyopya'nın Somalice konuşan  bölgelerinde ise Ciidwayneey olarak anılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhD6BR7rSyIRVFOQ0aHqdgQOGZnqnqE7Okq1n0fgNILYhC45Jf70X98ojVVe0S46oyaq_4iiZe1qsG579fXha-bo-tCWCz1ZvMd7gkMNIvMCZqgYP9YJ8xw9hUtfj8ltJ5k_NvdO9G4oZE6/s1600/kurban_bayrami1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhD6BR7rSyIRVFOQ0aHqdgQOGZnqnqE7Okq1n0fgNILYhC45Jf70X98ojVVe0S46oyaq_4iiZe1qsG579fXha-bo-tCWCz1ZvMd7gkMNIvMCZqgYP9YJ8xw9hUtfj8ltJ5k_NvdO9G4oZE6/s320/kurban_bayrami1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;İslam'da Kurban &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Diğer dinlerde de "kurban" kavramına rastlanılmakla beraber "&lt;b&gt;Kurban  Bayramı&lt;/b&gt;", İbrahimi dinlerden, sadece İslamiyet'te kutlanılır.İslam  peygamberi Muhammed gerek &lt;b&gt;kurban bayramında&lt;/b&gt;, gerekse bayram harici  zamanlarda sık sık Allah rızası için kurban keserdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Kurban Bayramı'nda&lt;/b&gt; kurban kesmenin amaçları, Allah'a yakınlaşmak,  adanmışlık derecesini göstermek, ilâhî rızayı kazanmaktır. Bunun yanı  sıra maddî durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere  yardımda bulunmak da bir sebep olarak ifade edilmiştir.Bu durumu  açıklamak için "Kurban, Hakka ve halka yaklaşmak için kesilir" tabiri  kullanılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Kurban kesmenin,farz olup olmadığı   &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Kurban kesmenin farz olup olmadığı konusu tartışmalıdır. Genel kabule  göre kurban kesmek farz olmamakla beraber Hanefi mezhebinde vacib  olduğuna ve kesilmesinin gerekli olduğuna inanılır. Şafii mezhebine göre  ise sünnettir ve kesilmese de olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kur'an'da &lt;b&gt;kurban kesmek&lt;/b&gt;ten Kevser Suresi'nde bahsedilir. 3. ayetten meydana gelen bu sure şu şekildedir:" Şüphesiz biz sana Kevseri verdik.O halde, Rabbin için namaz kıl,  kurban kes. Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir." &lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Kurban kesmenin şartları&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akıllı, hür, mukim (yerleşik olan, seyahatte olmayan) ve dinî ölçülere  göre zengin sayılan mümin olunmalıdır. Belli miktar parasına sahip olan  kişinin belli miktarda borcu varsa, borcunu çıktıktan sonra kalan miktar  80 gram altına tekabül ediyorsa, kurban kesmek üzerine vaciptir.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;Diğer dinlerde Kurban&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İslam'daki gibi belirli bir bayram zamanı ile ilişkilendirilen büyük bir  kurban eylemi bugün varlığını sürdüren İbrahimi Dinlerde nadir görülse  de,diğer İbrahimi dinlerde de kurban kavramı mevcuttur. &lt;br /&gt;
Arapça kurban sözcüğü ile ilişkili olan İbranice korban sözcüğü de  sözlükte "yakınlaşmak" anlamına sahiptir ve dinî bağlamda, şeklî  uygulama açısından İslam'dakine benzer bir tür kurban etmeyi öngörür. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bugün Musevilerin büyük bir kısmı hayvan kurban etmeyi kesmişlerdir  bunun en büyük sebebi Tapınak'ın var olmayışıdır; hayvan kurban etmenin  özellikle Tapınak mevcutken düzenli bir şekilde yapılan bir ibadet  olduğu bilinmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bununla birlikte bu hayvan kurbanı büyük oranda günahlardan arınmak  için yapılırdı ve İslam'daki &lt;b&gt;Kurban Bayramına&lt;/b&gt; benzer bir uygulama  bağlamında ele alınmazdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;KURBAN BAYRAMI&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
1- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; muttakilerin bayramıdır&lt;br /&gt;
2- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; sefine-i nuha bınenlerin bayramıdır 3- Kurban bayramı Turı-sina dağındaki Hz Musa kelımullahın bayramıdır&lt;br /&gt;
4- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; Hzİsanın semaya yükseliş bayramıdır&lt;br /&gt;
5- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; tevhid ve hanif dininin bayraktarlığını yaptığı Hzİbrahimin bayramıdır&lt;br /&gt;
6- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; tağutları ve putları yere serme tuş etme bayramıdır&lt;br /&gt;
7- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; tevhide evet şirke hayır diyenlerin bayramıdır&lt;br /&gt;
8- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; en çok sevdiği ALLAH (cc) yolunda diğer sevdiklerini kurban edebilenlerin bayramıdır&lt;br /&gt;
9- &lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; hak dava uğruna canını ve malını verebilenlerin bayramıdır&lt;br /&gt;
10-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; ateş içinde bile Hzİbrahim gibi hasbi olabilenlerin bayramıdır&lt;br /&gt;
11-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; her şeye rağmen imtihanı kazabıleceklerin bayramıdır&lt;br /&gt;
12-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; Allaha teslimiyette sadakat gösterenlerin bayramıdır&lt;br /&gt;
13-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; Allaha anne ve babaya itaatın zirveye ulaştığı gününün adıdır&lt;br /&gt;
14-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; evladın anne-babaya gösterdiği saygı ve itaatın ta kendisidir&lt;br /&gt;
15-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; gerektiğinde bıçak altına yatabilenlerin bayramıdır&lt;br /&gt;
16-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; nefse ve şeytana karşı savaşın ve başarının adıdır&lt;br /&gt;
17-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; ilahi ırade ve takdire rıza göstemenin adıdır&lt;br /&gt;
18-&lt;b&gt;Kurban bayramı &lt;/b&gt;tarihi unutmamanın geçmişi yenıden yaşamanın adıdır&lt;br /&gt;
19-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; müstekbirlere karşı kıyam etmenin adıdır&lt;br /&gt;
20-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; herşeyini mazlum mağdurmahrum ve muhtaç insanlarla paylaşmaktır&lt;br /&gt;
21-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt;Allahın rızasını kazanmak Peygamberin sünnetini ihya etmektir&lt;br /&gt;
22-&lt;b&gt;Kurban bayramı &lt;/b&gt;sevincin sevginin saygının huzurun barışın zirveye ulaştığı anın adıdır&lt;br /&gt;
23-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; kulluğun simgesidir mabudunu tanıdığının alametidir&lt;br /&gt;
24-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; herşeyden ayrılarak uruc etmeninyani mirac yapmanın adıdır&lt;br /&gt;
25-&lt;b&gt;Kurban bayramı&lt;/b&gt; Allahın halili ve habibi olmanın göstergesidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Kurban Bayramı Ayetleri - Divx Video İzle&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;object classid="clsid:67DABFBF-D0AB-41fa-9C46-CC0F21721616" codebase="http://go.divx.com/plugin/DivXBrowserPlugin.cab" height="320" width="450"&gt;&lt;param name="autoPlay" value="false" /&gt;&lt;param name="src" value="http://www.serdengecti.org/vidyo/akademi/kurban/krbn.aytlr.ahmet.acemi.mea.avi" /&gt;&lt;embed type="video/divx" src="http://www.serdengecti.org/vidyo/akademi/kurban/krbn.aytlr.ahmet.acemi.mea.avi" width="450" height="320" autoPlay="false"  pluginspage="http://go.divx.com/plugin/download/"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Kurban Bayramı Özel - Divx Video İzle&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;object classid="clsid:67DABFBF-D0AB-41fa-9C46-CC0F21721616" codebase="http://go.divx.com/plugin/DivXBrowserPlugin.cab" height="320" width="450"&gt;&lt;param name="autoPlay" value="false" /&gt;&lt;param name="src" value="http://www.kurbanbayrami.org/veri/kurban.ozel.derleme.divx.avi" /&gt;&lt;embed type="video/divx" src="http://www.kurbanbayrami.org/veri/kurban.ozel.derleme.divx.avi" width="450" height="320" autoPlay="false"  pluginspage="http://go.divx.com/plugin/download/"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler : &lt;/b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;Kurban Bayramı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;bayram&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;Kurban Bayramı nedir&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;islam'da kurban&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban bayramının tarihçesi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;Türkiye'de kurban bayramı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;diğer dinlerde kurban bayramı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban kesmenin şartları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban kesmek farz mıdır?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;Allah rızası için kurban kesmek&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;Peygamder Efendimiz&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;İbrahim Peygamber&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban bayramı niçin yapılır?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban bayramı ayetleri&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban bayramı videosu &lt;/a&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban bayramı ayetler videosu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/kurban-bayram.html"&gt;kurban bayramı video&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhFs0JD7JOWNKDfFbt8i_Qpvc3KgsJTKagpShjit6a7xMR8KYh-Y8Kqt6jUnuRAslmSNfllsak9X9lGignuXDjlblke0ze9lHlytP0gL9pymANXta2KyXsAwjAGQooNW0zXTagC-ZGw_erJ/s72-c/ke%C3%A7i.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>poşet çay 100 yaşında</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html</link><category>Bilgiler Genel</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 4 Aug 2010 06:46:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-847017353223054317</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhpkK0h5NWJXouLYdnK6tzyl6M8w9_s25T80jOhSR4VhB011pLjr5AnBFQWIndPv7ieeNFoQOqnmmeNQlb_RRfrjoSyrttg4b9a5U3KbmNgfHcLU0L_MCosg_dkOJR95X6uSrsI1RU46R00/s1600/%C3%A7ay.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhpkK0h5NWJXouLYdnK6tzyl6M8w9_s25T80jOhSR4VhB011pLjr5AnBFQWIndPv7ieeNFoQOqnmmeNQlb_RRfrjoSyrttg4b9a5U3KbmNgfHcLU0L_MCosg_dkOJR95X6uSrsI1RU46R00/s1600/%C3%A7ay.jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html" style="color: red;"&gt;Poşet Çay Nasıl Bulundu?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnanılmaz ama &lt;b&gt;poşet çay&lt;/b&gt; tamamen tesadüfen bulunmuş ve bugün 100 yaşını kutluyor.İşte poşet çayın öyküsü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kimileri &lt;b&gt;poşet çayın&lt;/b&gt; kolay ve iyi bir yöntem olduğunu düşündü.Çay  tiryakileriyse demleme çayın krallığını ilan etmişlerdi çoktan.Onlara  göre &lt;b&gt;poşet çay&lt;/b&gt; damak tadını yansıtmıyor,çay zevkini öldürüyordu. Her  şeyde olduğu gibi onu da sevenler ve sevmeyenler oldu.Ama yine de &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html" style="color: #444444;"&gt;poşet  çay&lt;/a&gt; da 100 yıllık bir öyküyle hayatımıza girdi.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;b&gt;Poşet çay&lt;/b&gt; bu yıl yüz yaşına giriyor.Times gazetesinin haberine göre  “insanlık,bir çok çay tiryakisinin,dünyanın en güzel içeceklerinden  birini,boz renkli,tadı bozuk ve zevksiz bir sıvıya çevirdiği için  nefret ettiği bu buluşu,tamamen bir yanlış anlamaya borçlu.”&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt; &lt;span style="color: red; font-weight: normal;"&gt;Nasıl mı? İşte poşet çayın öyküsü:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Bir çok icat gibi &lt;b&gt;poşet çay&lt;/b&gt; da kazara ortaya çıkmış.Bundan yüz yıl  önce, New Yorklu kahve tüccarı Thomas Sullivan çay ticaretine  girişmiş.Ama işler pek iyi olmadığından biraz tasarruf yapayım diye  düşünmüş ve çayını tanıtmak için muhtemel alıcılara yolladığı  eşantiyonlardan kısmaya karar vermiş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Çayı, eski usul bol bulamaç, torbalara doldurup yollamak yerine  küçük miktarlarda, minik ipek poşetlere koyarak yollamaya başlamış.Ama  alıcılar Sullivan´ın eli sıkılığını yanlış anlamış.Poşetleri kesip  içindeki çayı demliğe koymaları gerekirken,poşeti olduğu gibi demliğe  atıvermişler.&lt;br /&gt;
“Sullivan´ın icadı Amerika´da kısa zamanda tutulmuş.Çay tiryakileri  kitleler halinde &lt;b&gt;poşet çaya&lt;/b&gt; dönmüş. Ve ipek poşet de 1950´da yerini  kağıda bırakmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Fakat, &lt;b&gt;poşet çayın&lt;/b&gt;, Amerika´dan İngiltere´ye gelişi tam 60 yıl  gecikmeli. Çünkü İngiliz çay tiryakileri bu Amerikan icadına uzun süre  kuşkuyla yaklaşmışlar. Yine de bugün İngiltere´de &lt;b&gt;poşet çaysız&lt;/b&gt; bir yaşam  düşünmek çok zor. Ülkede bir günde içilen 130 milyon fincan çayın yüzde  96´sı poşet çünkü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler&lt;/b&gt;: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;Poşet çay&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;çay&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çay 100 yaşında&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çay 100 . yılını kutluyor&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çayın bulunuşu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çayın öyküsü&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çay nasıl bulundu?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çay hakkında bilgi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/poset-cay-100-yasnda.html"&gt;poşet çayın icadı&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhpkK0h5NWJXouLYdnK6tzyl6M8w9_s25T80jOhSR4VhB011pLjr5AnBFQWIndPv7ieeNFoQOqnmmeNQlb_RRfrjoSyrttg4b9a5U3KbmNgfHcLU0L_MCosg_dkOJR95X6uSrsI1RU46R00/s72-c/%C3%A7ay.jpeg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Çam ağacı kaç yıl yaşar</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html</link><category>Bilgiler Genel</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 4 Aug 2010 06:26:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-1071157208483571698</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj3cn2BWdSDt6yYnmKlc2r6NljhwWBraCfnQLpNdazU9hqsb3SQBtmp98YRhTDntD7mPf1Q9tjvd6SEfKdTNkEkRoVDfbuv5LCpA_hrqSspR23uhebcFqk-od4rkOQfLm86bsfXK_XwgwdP/s1600/%C3%A7am.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj3cn2BWdSDt6yYnmKlc2r6NljhwWBraCfnQLpNdazU9hqsb3SQBtmp98YRhTDntD7mPf1Q9tjvd6SEfKdTNkEkRoVDfbuv5LCpA_hrqSspR23uhebcFqk-od4rkOQfLm86bsfXK_XwgwdP/s1600/%C3%A7am.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html" style="color: red;"&gt;Çam ağacı kaç yıl yaşar? &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çam ağaçlarının yaşları yada ömürleri 500 ile 1000 yıl arasında  değişmektedir. Ancak kimi türlerin yaşları çok daha uzun olabiliyor.  Örneğin amerikadaki great basin bristlecone &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html" style="color: #444444;"&gt;çam ağacı&lt;/a&gt;nın yaşı 5700  yıldan fazladır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Etiketler : &lt;/b&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html"&gt;Çam ağacı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html"&gt;çam&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html"&gt;ağaç&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html"&gt;çam ağacı kaç yıl yaşar&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cam-agac-kac-yl-yasar.html"&gt;çam ağacının ömürü&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj3cn2BWdSDt6yYnmKlc2r6NljhwWBraCfnQLpNdazU9hqsb3SQBtmp98YRhTDntD7mPf1Q9tjvd6SEfKdTNkEkRoVDfbuv5LCpA_hrqSspR23uhebcFqk-od4rkOQfLm86bsfXK_XwgwdP/s72-c/%C3%A7am.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Çöp atıklarının denizde yok olma süreleri</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html</link><category>Bilgiler Genel</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 4 Aug 2010 06:13:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-1471554705576844391</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiMkqw_N5tXLtf_GQsl6ZTJfMuCsh3VBw-GLq9qGBmkLoz9ZIJlfZD-Z2FTN6h_V9bhqr13iRaD0eXjLAD2ZlZcROeGyL8ta21aJOBRYNCixCaS4l8pmc2uq6B_O3njdnPkwwhC_89KkQFS/s1600/deniz_2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="159" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiMkqw_N5tXLtf_GQsl6ZTJfMuCsh3VBw-GLq9qGBmkLoz9ZIJlfZD-Z2FTN6h_V9bhqr13iRaD0eXjLAD2ZlZcROeGyL8ta21aJOBRYNCixCaS4l8pmc2uq6B_O3njdnPkwwhC_89KkQFS/s200/deniz_2.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html" style="color: red;"&gt;Çöp atıklarının denizde yok olma süreleri &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Cam şişe - 1.000.000 yıl&lt;br /&gt;
Plastik şişe -&amp;nbsp; 500 yıl&lt;br /&gt;
Teneke kutu - 80-200 yıl&lt;br /&gt;
Deri -&amp;nbsp; 50 yıl&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Boyalı tahta - 33 yıl&lt;br /&gt;
Plastik çanta - 20-30 yıl&lt;br /&gt;
Yün - 1-5 yıl&lt;br /&gt;
Gazete -&amp;nbsp; 6 hafta&lt;br /&gt;
Kağıt havlu - 2-6 hafta&lt;br /&gt;
Sigara izmariti 1-5 ay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler:&lt;/b&gt; &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;cam şişe&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;pilastik şişe&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;teneke kutu&lt;/a&gt; ,&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;deri&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;boyalı tahta&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;plastik çanta&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;yün&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;gazete&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;kağıt havlu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;sigara izmariti&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;çöp atıkları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;atıkların denizde yok olma süresi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;pisliklerin denizde yok olma zamanı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;pislikler denizde ne kadar zaman sonra yokolur?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/cop-atklarnn-denizde-yok-olma-sureleri.html"&gt;çöpler denizde ne kadar zaman sonra yok olur?&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiMkqw_N5tXLtf_GQsl6ZTJfMuCsh3VBw-GLq9qGBmkLoz9ZIJlfZD-Z2FTN6h_V9bhqr13iRaD0eXjLAD2ZlZcROeGyL8ta21aJOBRYNCixCaS4l8pmc2uq6B_O3njdnPkwwhC_89KkQFS/s72-c/deniz_2.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Meyve Sularının Faydaları Nelerdir?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html</link><category>Bilgiler Su</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Tue, 3 Aug 2010 01:20:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-846179059246333655</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhTLX8d4MGIOHE8K3uOvtiM1RBaDHQwr5Cv7u3taDY5bJlKDt1XYr1tuitupvqOwcBMRPDaqe917_Z0kfAxdGvZ23Nb__QWUdCkThgc3F4fsZIjtUr-ANO-3idyw9HE2wMD4BLTU3nh_X2h/s1600/meyvesuyu.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhTLX8d4MGIOHE8K3uOvtiM1RBaDHQwr5Cv7u3taDY5bJlKDt1XYr1tuitupvqOwcBMRPDaqe917_Z0kfAxdGvZ23Nb__QWUdCkThgc3F4fsZIjtUr-ANO-3idyw9HE2wMD4BLTU3nh_X2h/s200/meyvesuyu.jpeg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left" style="color: #484848; font-family: verdana,tahoma,arial; font-size: 13px;"&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;&lt;b&gt;Meyve suyunun Ne Gibi Faydaları vardır?&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left" style="color: #484848; font-family: verdana,tahoma,arial; font-size: 13px;"&gt;Enfeksiyon  hastalıklarından korunmanın ve sağlıklı bir ömür geçirmenin yolu  bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçiyor. Güçlü bir bağışıklık  sistemi için de bol bol vitamin,antioksidan ve mineral şart.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vücudun  ihtiyaç duyduğu bu sağlık kaynağı ise meyve suyunda gizli.Uzmanlar,bünyeyi sağlam tutmak için bol miktarda A, C ve E vitamini ile çeşitli  antioksidanlar içeren &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html" style="color: #444444;"&gt;meyve suyu&lt;/a&gt; tüketilmesini öneriyor.Peki hangi  meyve suyu neye yarıyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Portakal suyu&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;: Bağışıklık sistemini  güçlendirerek soğuk algınlığı ve gribe karşı güçlü bir savunma  oluşturuyor. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü  azaltıyor. Ayrıca içeriğinde bulunan bioflavin adlı antioksidan  sayesinde kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini  engelliyor. Potasyum içeriğiyle de tansiyonun dengelenmesine yardımcı  oluyor, aynı zamanda cildi güzelleştiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Prof. Dr. Merdol,günlük C vitamini ihtiyacının 50-70 miligram olduğunu, bir portakalda 90 miligram C vitamini bulunduğunu söyledi.Sigara içenlerde ve enfeksiyonlar sırasında C vitamini ihtiyacının yaklaşık 2 katına çıktığını ifade eden Prof. Dr. Merdol,sigara kullananların ve sık enfeksiyon geçirenlerin, daha fazla C vitamini almalarını önerdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Nar suyu&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;: Kolesterol  ve şekeri dengeleyerek kalp sağlığını koruyor. Kanser hücrelerinin  gelişmesini de engelliyor. Ayrıca, ishali kesmeye, bağırsaklardaki  parazitleri düşürmeye de etkili.Nar suyunun idrar söktürücü ve kan  yapıcı özelliği de bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nar suyu'nun kötü kolesterol (LDL) üzerine etkisi var mı?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nar suyu kötü kolesterolün (LDL)Nar suyunun faydaları oksidasyonunu durduruyor.Nar suyu kötü kolesterolün damar çeperini delip duvara yerleşmesini ve plakaların tıkanıklıkların oluşmasını önlüyor. Kötü kolesterol oksidasyonu damar sertliğinin ilk halkalarından biri.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diğer bir madde 'ellajik asit'; kara dutta olduğu gibi narda da bol miktarda var.Bu madde 'aromataz' enzimini engelliyor.Bu da östrojen hormon senaaaini azaltıyor.Meme kanserli hastalarda kanser hücrelerinin büyümesini engelleyebilir.Nar suyu tablet haline getirilmeye çalışılıyor.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Vişne suyu&lt;/b&gt; : Ateşli hastalıklara  karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunuyor.  Kandaki asitleşmeyi de temizleyen vişne suyu, vücutta biriken fazla  suyun dışarı atılmasını, mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını  da sağlıyor. Ayrıca, idrar söktürücü özelliği de bulunuyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Kayısı  suyu&lt;/b&gt; : İçerdiği A, E ve B3 vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve  fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirip kan yapımına yardımcı  oluyor, sinirleri gevşetiyor. Kalsiyum ve magnezyum oranıyla da kemik  erimesini önlüyor. İçeriğindeki betakaroten, akciğer kanserinin, kalp  hastalıklarının ve kataraktın önlenmesinde rol oynuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Kiraz Suyu&lt;/b&gt; : Meyvelerin sağlık açısından faydaları tartışmasız çok önemli bir yere sahiptir.Meyvelerin insan sağlığına olan katkısını tartışmaya gerek yok fakat meyve kadar tüketilen meyve sularının sağlığa ne gibi etkileri olduğunu bilmek gerekir.Meyve suyu içeriği ve insan sağlığına olan etkileri iyi bilinmeli ve bilinçli bir şekilde tüketilmelidir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Kiraz suyunun önemi&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Kiraz suyu sandığınızdan daha yararlı.Uzmanlar,egzersiz öncesi kiraz suyu içenlerin kas ağrısı sorunu yaşamadıkları belirtiyor.Antioksidan kaynağı kiraz suyu sağlık açısından oldukça yararlı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Kiraz suyunun yararları&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan yaz meyvesi kiraz, vücutta biriken zehirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarıya atılmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sayede kiraz; ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığından, romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılıyor. Uzmanlar, kirazın diğer yararlarını ise şöyle sıralıyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kirazın önemli özelliklerinden biri kabızlık giderici olması.Özellikle bayat yenilen yemeklerin, pastırma ve sucuk gibi gıdaların zararlarını önlüyor,aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin geçmesini sağlıyor.Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesi, derideki birtakım kırışıklıkları önlüyor ve gideriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar sonucunda fazla ilaç tüketimi; nikotinin vücuttan atılamaması ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor. İçeriğindeki bol fosforla sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik veriyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Elma  suyu&lt;/b&gt; : Elma bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan B3 ve E  vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içeriyor. Kan şekerini kontrol  altında tutan elma suyu baş ağrısına da iyi geliyor. Ayrıca böbreklerin  temizlenmesini ve kolesterolün düşürülmesini sağlıyor. Bunların  dışında, romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarına karşı panzehir etkisi  gösteriyor. Akciğer kanserine yakalanma riskini azaltıyor, tansiyonun  yükselmesini engelliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmalar elma suyunun yüksek oranda antioksidan içerdiğini bitkilerin yapısında bulunan ve kuvvetli antioksidan özelliği saptanan polifenoller bulunduğunu göstermiştir. Polifenollerin kalp hastalıkları ve kanserden koruduğu düşünülüyor.Ayrıca %100 elma suyu içeriğindeki vitaminler sindirilebilir şeker bedenin dengesi için gerekli enzimler temel asitler ve potasyum sodyum kalsiyum magnezyum fosfor mineralleri ile sağlıklı bir yaşam sürdürmenize yardımcı olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Neden Antioksidan Vücudumuzda enerji üreten tüm hücreler düzenli olarak oksijene ihtiyaç duyuyor.Bu nedenle oksijen yaşamın temelini oluşturuyor diğer yandan oksijen vücut hücrelerinde yandığında serbest radikaller oluşuyor.Antioksidanlar vücudumuzdaki hücrelerde dokularda ve DNA'nın yapısında hasara neden olan serbest radikallere karşı savaşıyor.Serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarı kanser kalp ve damar hastalıkları katarakt ve yaşla birlikte gelen diğer sağlık sorunlarına yol açabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlerleyen yaşlarda bu tür etkileri en aza indirmek adına sağlıklı beslenmek büyük önem taşıyor.Elma suyu bu sorunlara karşı savaşta sofradan eksik edilmemesi gereken bir yardımcı. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Şeftali suyu&lt;/b&gt; : Şeftali içerdiği A, B3 ve  C vitaminleri, folik asit, betakaroten ve potasyum ile gribe karşı  vücudun savunma mekanizmasını güçlendiriyor. Antioksidan özelliği ile  zehirli maddelerin vücuda vereceği zararları azaltıyor. Sinir sistemini  olumlu etkiliyor ve uykusuzluğu gideriyor. Böbreklerin ve safrakesesinin  düzenli çalışmasını sağlıyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Üzüm suyu&lt;/b&gt; : Bol miktarda A ve C  vitamini, çeşitli mineraller ve demir ile potasyum içeriyor. Antioksidan  özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı  özelliğinin yanı sıra romatizma ağrılarına iyi gelip kalp sistemini  düzenliyor, bedensel ve zihinsel yorgunlukları gideriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bileşimindeki zengin vitamin ve minarel maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içerir. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde yüksek enerji kaynağıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İçerdiği Diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen &lt;b&gt;üzüm suyu&lt;/b&gt;,kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;Domates  suyu&lt;/b&gt; : İçerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile de  sağlık için oldukça yararlı. Domates suyunda bol miktarda bulunan C  vitamini ve bir antioksidan olan likopen,vücudu grip ve nezleden  koruyor. Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıkları ve kansere karşı da  koruyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1-Damar sertliğini giderir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2-Romatizma ve nikriste faydalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3-Kabızlığı giderir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4-Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5-Cilde tazelik ve pembelik verir.İsiliği ve mayasılı giderir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6-Nasırların sökülmesine yardımcı olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7-Çıbanların olgunlaşmasını sağlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8-Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9-Midesi zayıf olanlar,böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar,domates suyunu içmelidirler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
10-Antioksidan özelliği ile kansere ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini, felç geçirme ve katarakt tehlikelerini azaltır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Meyve suyu yüzde 100 meyveden üretilmeli. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uluslararası  standartlara ve Türk Gıda Kodeksi'ne göre meyve suyu ve benzeri  içecekler, içerdikleri meyve oranına göre üç gruba ayrılıyor: Meyve  suyu, meyve nektarı ve meyveli içecek. Meyve suları yüzde 100 meyveden  üretiliyor. Meyve nektarlarında ise çeşidine göre meyve oranı yüzde 25  ile yüzde 50 arasında değişiyor. Meyveli içeceklerdeki meyve oranı da  yüzde 10 civarında. Dolayısıyla içecekteki gerçek meyve oranı arttıkça,  bunun vücuda faydası da artıyor. Uzmanlar, yüzde 100 meyveden üretilen  içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Almanlar yılda 46, biz ise 4,5 lt. meyve suyu tüketiyoruz &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Meyve  Suyu Endüstrisi Derneği'nin verilerine göre Türkiye'de kişi başına  yılda 4,5 litre meyve suyu tüketiliyor. Bu rakam ABD'de 36, Almanya'da  ise 46 litreye çıkıyor. Türkiye'deki tüketim 1970'lerde kişi başına 0,5  litre düzeyindeydi. Meyve suyu üreticileri on yıl içinde tüketimi 20  litreye çıkarmayı hedefliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler : &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;meyve suyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;meyve suyu'nun faydaları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;meyve suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; ,&amp;nbsp; &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;meyve suyu'nun yararları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;meyve suyu'nun yararları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;portakal suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;nar suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;vişne suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;kayısı suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;kiraz suyunun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;elma suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;şeftali suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;üzüm suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/meyve-suyunun-faydalar.html"&gt;domates suyunun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhTLX8d4MGIOHE8K3uOvtiM1RBaDHQwr5Cv7u3taDY5bJlKDt1XYr1tuitupvqOwcBMRPDaqe917_Z0kfAxdGvZ23Nb__QWUdCkThgc3F4fsZIjtUr-ANO-3idyw9HE2wMD4BLTU3nh_X2h/s72-c/meyvesuyu.jpeg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Maden Suyunun Faydaları</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html</link><category>Bilgiler Su</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Mon, 2 Aug 2010 00:05:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-5690551381953000309</guid><description>&lt;span style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="Maden suyu hakkında bilmedikleriniz - " height="134" src="http://www.milligazete.com.tr/dosyalar/haberler/2009/02/27/116195/maden-suyu-hakkinda-bilmedikleriniz-medium-0.jpg" width="200" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html" style="color: red;"&gt;Maden Suyunun Faydaları Nelerdir?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnsan vucudu, fonksiyonlarini dogru bir sekilde yerine getirebilmek icin  80`den fazla mineral kullaniyor. Nasil ki karalardan okyanusa dogru  akan deniz sulari bu esnada bircok zehirli maddeyi tesirsiz hale  getiriyor, insanin dolasim sistemindeki mineraller de benzer sekilde  faaliyet gosteriyor. Hucreler, saglikli olabilmeleri ve fonksiyonlarini  yerine getirebilmeleri icin minerallere ihtiyac duyuyor.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Vucudun dengesi icin cok onemli olan minerallerin eksikligi, dengenin  bozulmasina sebep oluyor. Peki vucut, mineral eksikligini nasil  tamamlayacak?Hangi mineralleri hangi gidalardan alacak?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ne yazik ki  bugun yedigimiz besinlerin buyuk bolumu bu minerallerden yoksun.Zira  yillar boyu ayni topraklarda ayni cins urunler yetistirildigi icin,bu  topraklar artik mineral bakimindan eskisi kadar zengin degil. Vucudumuz  icin gerekli mineralleri almak icin geriye tek kaynak kaliyor,o da  &lt;b&gt;maden suyu.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cozunmus halde mineral ve gaz ihtiva eden kaynak sularina `maden suyu`  adi veriliyor.Batıda her gecen gun &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html" style="color: #444444;"&gt;maden suyu&lt;/a&gt; tüketimi artış  gösteriyor.Avrupa`da kisi basina yillik maden suyu tuketimi 24 litre  civarinda. Turkiye`de ise bu rakam henuz sadece 2.2 litre.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Saglikli bir hayat surdurmede onemli rol oynayan maden suyu tuketimiyle ilgili ne kadar bilgi sahibisiniz?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Iste, &lt;b&gt;maden suyu&lt;/b&gt; hakkinda `dogru` bildiginiz `yanlislar` ve `yanlis` bildiginiz `dogrular`...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Maden suyuyla soda arasinda ne fark vardir?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Maden suyu&lt;/b&gt;, ihtiva ettigi tum mineraller ve karbondioksit gaziyla  birlikte, yeraltindaki catlaklardan yol bularak yeryuzune cikar ve  tamamen dogaldir. Soda ise, su ve sudan yapilan iceceklere uretim  esnasinda karbondioksit gazi basilmasiyla elde edilen tamamen `soda`  olan bir icecektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Maden suyu asitli midir?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Halk arasinda `asitli` denilen iceceklerden aslinda kastedilen, icecegin  icindeki karbondioksit gazidir. Karbondioksit gazi dilimiz ile temas  ettiginde gecici olarak tat algilayicilarini uyusturdugu icin, icimi  kolaylastirmaktadir.Gazlı icecek üretiminde,çok özel proseslerle ve  yuzde 99.99 saflikta uretilen,gida imalati icin ozel karbondioksit gazi  kullanilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Günde ne kadar maden suyu tüketebiliriz?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Dogal sularin ihtiva ettigi zengin mineraller, vucudumuzda vitaminlerin  fonksiyonlarina yardimci olur. Muhtevasindaki zengin kalsiyum ve florur  gibi mineraller dolayisiyla ozellikle cocuklar, bayanlar ve yaslilarin  daha fazla maden suyu icmeleri gerekir.Uzmanlar, gunde en az 2 litre  civarinda su ve &lt;b&gt;maden suyu&lt;/b&gt; gibi `yararli sivi` tuketilmesini tavsiye  ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Çocukların maden suyu icmesi zararli midir?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Maden suyunun&lt;/b&gt; bilinen hicbir zarari olmayip, aksine vucudumuza sayisiz  yarari vardir. Buyume cagindaki cocuklar, kalsiyum, demir, cinko, florur  gibi minerallere yetiskinlerden daha fazla ihtiyac duyar. Bu  ihtiyaclarini karsilamanin en iyi yolu, bolca sut ve dogal sulari  tuketmeleridir. &lt;b&gt;Maden suyunun&lt;/b&gt; icerdigi kalsiyum kemik yapisinin, florur  ise agiz ve dis sagliginin gelismesi icin son derece yararlidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Hamilelikte maden suyu icilir mi?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Hamilelik, beslenmeye ozellikle dikkat edilmesi gereken bir donem. Insan  vucudu, bebegi besleyebilmek ve gelismesini saglamak icin, normalden  daha fazla gida, sivi, mineral ve vitaminlere ihtiyac duyar. Bu katkiyi  dogal yoldan saglayabilmek icin, hamilelikte duzenli olarak maden suyu  tuketimi tavsiye edilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Maden suyu cilde yararli midir?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Maden suyunun ihtiva ettigi zengin mineraller, vucudumuzun bircok  bolgesine oldugu gibi cilde de yararlidir. Hatta piyasada, sprey  siselerine doldurulmus ve yuze puskurtulerek kullanilan maden sulari  satilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Maden suyu böbrek taşı yapar mı?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bobrek taslarinin olusumunda ana sebep, yetersiz miktarda sivi  tuketimidir. Baska bir ifadeyle, hayati boyunca yeterli ve duzenli  miktarlarda su ve &lt;b&gt;maden suyu&lt;/b&gt; tuketmeyen insanlarda bobrek tasi olusumu  hizla meydana gelir. Bu duruma gelmis ve bobreklerinde tas olusmus  insanlarin &lt;b&gt;maden suyu &lt;/b&gt;tuketmeleri tavsiye edilmez; ancak esas olan  duzenli ve yeterli miktarlarda su ve &lt;b&gt;maden suyu&lt;/b&gt; tuketerek vucudumuzu bu  gibi etkenlerden korumaktir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;Sağlıklı bir yaşam için düzenli maden suyu tüketimi şart &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Avrupa`da ve Türkiye`de kisi basina yillik &lt;/b&gt;&lt;b&gt;maden suyu tüketimi ne kadar?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avrupa`da kisi basina yilda 24 litre &lt;b&gt;maden suyu&lt;/b&gt; tuketilirken, bu rakam  Turkiye`de 3 litrenin altinda. Ulkemiz aslinda Avrupa`nin dogal  mineralli sular acisindan en zengin cografyasina sahip; ancak yillik 65  milyon litre olan bu kaynagin sadece yuzde 1`i siseleniyor, yuzde 99`u  bosa akiyor.&lt;br /&gt;
Sut ve sut urunleri tuketiminde de Avrupa ile aramizda  benzer oranlar oldugu icin, neticede ulusal beslenme kulturuyle  baglantili ilginc tablolar ortaya cikiyor. Ornegin, bu beslenme kulturu  sayesinde Avrupali kemik erimesi gibi hastaliklari nadiren duyarken,  Turkiye`de belirli yas ve cinsiyet gruplarinda kemik erimesi oranlari  yuzde 30`larda yasaniyor. Bunun en onemli sebebi, hayat boyunca duzenli  olarak tuketilen sut ve dogal sularin miktarlarindaki, dolayisiyla bu  yolla alinan kalsiyum takviyesindeki buyuk farklilik.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Maden suyu son kullanma tarihinden sonra bozulur mu?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Maden suyu&lt;/b&gt;,kapagi acilmazsa kesinlikle bozulmaz. Urunlere son kullanma  tarihi konulmasinin tek sebebi, dolumdan sonra belirli bir sure gectigi  zaman kapak ve ambalajdan disariya karbondioksit gazi kacmasi ve  azalmasidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Duzenli maden suyu tuketimiyle bazi hastaliklar arasinda baglanti var midi&lt;/b&gt;r?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Maden suyunda&lt;/b&gt; zengin olarak bulunan minerallerden magnezyum, hucre  icerisinde potasyumdan sonra en yogun olarak bulunan katyondur. Hucre  zari, hucre ici ve hucre cekirdegindeki bircok biyolojik olaylarda  etkilidir ve kas ile sinirlerdeki elektrik uyarilarinin iletilmesini  saglar. Kalp ve damar hastaliklariyla cok ilgisi vardir. Enfarktus  geciren insanlarda magnezyum dusuklugu tespit edilmistir. Damar  sertligine yol acan damarlardaki yag ve kalsiyum birikmesi de magnezyum  eksikliginden olusur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sodyum,vücut sivilarinda en fazla bulunan elementtir ve sıvı  dagilimiyla sivi dengesinin duzenlenmesini saglar. Ayrica asit-baz  dengesi ve sinir uyarilarinin tasinmasi en onemli gorevlerindendir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kalsiyum, vucudumuzda en fazla bulunan elementtir. Kemik yapisinin yani  sira kas kasilmalarinin duzenlenmesine, sinir uyarilarinin tasinmasina,  hucre zarlarinda iyon degisimine, hormonlarin, sindirim enzimlerinin ve  norotransmitterlerin salgilanmasina yardimci olur.Yasla ilgili kemik  kayiplarini ve kirilmalarini onler. Kalsiyum, sadece sut ve dogal  sularda bulunur. Icerisinde kalori ve kolesterol olmadigi icin &lt;b&gt;maden  suyu&lt;/b&gt;, kalsiyum acisindan sute en iyi alternatif olmaktadir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bikarbonat, sitrat, magnezyum, sodyum, flor ve kalsiyum, &lt;b&gt;maden suyunda&lt;/b&gt;  bulunan dogal dengeleriyle urolojik hastaliklarin seyri ve ozellikle  ameliyat sonrasinda cok etkendir. Bobrek taslarinin tekrarlamasini  onlemenin en kolay ve dogal yolu,&lt;b&gt; maden suyunu&lt;/b&gt; bolca tuketmektir.  Bikarbonatli sular,alkali yapıları sayesinde mide asiditesini notralize  eder ve bu ozelligi sebebiyle peptik ulser hastaliginin tedavisinde önemli rol oynar.Yine fonksiyonel mide ve bagirsak hastaliklarinda  semptomlari azaltici etkileri vardir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kalsiyum ve magnezyum iceren sular,stres sonucu gelisen ishal gibi sikayetleri onlemede de etkili olur.Sulfatli sular ise safra salgilarini ve akimlarini artirir.Kalsiyum  zengini dogal mineralli sular,menapoz döneminde kadınlarda ve ileri  yaslarda erkeklerde kemik erimesinin onlenmesi ve tedavisinde yeterli  kalsiyum destegi sağlanmasında onemli bir seçenektir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;b&gt;Etiketler&lt;/b&gt; : &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;su&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;madensuyu&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun faydaları&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun yararları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun insana faydası nedir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun sağlığa faydası&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun cilde faydası nedir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu bozulurmu?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun hamile kadınlara faydası nedir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/08/maden-suyunun-yararlar-insan-vucudu.html"&gt;maden suyu'nun çocuklara faydası nedir?&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Spor su ihtiyacını arttırır mı?</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html</link><category>Bilgiler Su</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Sat, 31 Jul 2010 01:27:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-935930830154194786</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRNAgo3oTwNBTR_uhn4kjU3Y8nocScc0oLVnKQxQudLpUXOqGblEpozPDVMfx0ggWquwE7Sv3Egxnr3v47nNDgM1rGqld9eTUtBfxc5CTtZgwXeOo9TwlaBaFBG7zZri2vV-V0veg3tWe1/s1600/spor_su_ihtiyac%C4%B1n%C4%B1_artt%C4%B1r%C4%B1rm%C4%B1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRNAgo3oTwNBTR_uhn4kjU3Y8nocScc0oLVnKQxQudLpUXOqGblEpozPDVMfx0ggWquwE7Sv3Egxnr3v47nNDgM1rGqld9eTUtBfxc5CTtZgwXeOo9TwlaBaFBG7zZri2vV-V0veg3tWe1/s320/spor_su_ihtiyac%C4%B1n%C4%B1_artt%C4%B1r%C4%B1rm%C4%B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;Spor su ihtiyacını arttırır mı?&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Spor su içme miktarınızı arttırmanızı gerektirir,çünkü su;Yaşamın kaynağı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir insan vücudunun 4/3 ü su dur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En küçük metabolik olaylarda bile ihtiyaç duyulan şey&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer yoğun bir antrenman programınız varsa,&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vücudunuz için yapabileceğiniz en basit şey; daha fazla &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html" style="color: #444444;"&gt;su&lt;/a&gt; içmektir...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;1. Yeteri kadar içmiyorsunuz&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Soda veya kahve, hiçbir zaman suyun yerini tutmaz. Çünkü kafein gibi birçok madde daha fazla suyun vücuttan atılmasına sebep olur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;2. Vücuttan toksinlerin atılmasını sağlar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Su vücuttan toksinlerin ve diğer metabolik atıkların dışarı atılmasını sağlar. Eğer yüksek miktarda protein alıyorsanız, vücutta yüksek miktarda nitrojen var demektir. Eğer kilo almak için çok fazla yemek yiyorsanız; böbreklerinizin görevlerini yapabilmeleri için daha fazla suya ihtiyacınız var demektir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;3. Yağ yakmanızı sağlar&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer yeteri kadar su içmiyorsanız, böbrekleriniz düzgün şekilde çalışamaz. Eğer böbrekleriniz yeteri kadar çalışmazsa, böbreğin bazı görevlerini karaciğer yapmak zorunda kalır.Karaciğerin kendi isini daha az yapması demek ise daha az yağ yakmak anlamına gelir.Ayrıca su içmek fazla açlık hissetmenizi engelleyebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;4. Cildinize sağlık verir&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Su içmek hücrelerinizin daha sağlıklı, başka bir deyişle derinizin daha yumuşak ve puruzsuz ve daha kaliteli olmasını sağlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;5. Su iç organlarınızı korur&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer günde 4000 kcal üzerinde besleniyorsanız, iç organlarınızın sağlıklı ve düzenli çalışması ve kalması için daha fazla su içmelisiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;6. Eğer çok tuz tüketiyorsanız&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer çok tuz tüketiyorsanız, bu sizin için sorun olabilir. Yüksek değerlerde sodyum girdisi vücudun su dengesini bozabilir. Tuz alımını azaltın ya da daha fazla su için.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b style="color: red;"&gt;7. Su supplementlerinizin daha iyi çalışmasını sağlar.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Supplementler (örn: Creatin) kas hücrelerinde su tutulmasına sebep olur. Ve birçok urunun işlevini yerine getirebilmesi için bolca suya ihtiyacınız vardır.Eğer yoğun bir antrenman programınız varsa, temel vitaminlere ihtiyacınız var demektir ve birçok vitaminin vücutta ise yaraması için suya ihtiyaç duyulur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;spor&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;su&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;spor yapanlar daha fazla mı su içiyor&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;spor yapamak su ihtiyacını arttırır mı?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;sporcular daha çok mu su tüketiyor?&lt;/a&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;sporcular daha çok mu su içer?&lt;/a&gt; , &lt;/span&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/spor-su-ihtiyacn-arttrr-m.html"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;spor susatır mı?&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRNAgo3oTwNBTR_uhn4kjU3Y8nocScc0oLVnKQxQudLpUXOqGblEpozPDVMfx0ggWquwE7Sv3Egxnr3v47nNDgM1rGqld9eTUtBfxc5CTtZgwXeOo9TwlaBaFBG7zZri2vV-V0veg3tWe1/s72-c/spor_su_ihtiyac%C4%B1n%C4%B1_artt%C4%B1r%C4%B1rm%C4%B1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>beraat kandili</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html</link><category>Bilgiler dini</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Mon, 26 Jul 2010 05:26:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-5963800244551294907</guid><description>&lt;div style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="http://img03.blogcu.com/images/c/a/y/caylakfizikci/berat_kandili_kutlama_1249482771.jpg" height="146" src="http://img03.blogcu.com/images/c/a/y/caylakfizikci/berat_kandili_kutlama_1249482771.jpg" width="200" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;BERAAT GECESİ&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;(s.a.s.) bizlere de şöyle buyurmuştur:” Şaban ayının yarısı &lt;b&gt;BERAAT GECESİ &lt;/b&gt;gelince:  gecesini namazla,gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenâb-ı Allah o gece   güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen   yok mu; onu affedeyim.Rızık isteyen yok mu; rısk vereyim.Şifâ dileyen   yok mu; şifâ vereyim. &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;“”Allah Teâlâ Şaban’ın onbeşinci geresi &lt;b&gt;Beraat Gecesi&lt;/b&gt; tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla &lt;b&gt;Allah&lt;/b&gt;’a ortak koşanlar dışında  bütün kullarını bağışlar.” İbn Mace, İkametü’s-Salât, 191; Tirmizî,  Savm, 39. &lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Beraat Gecesi&lt;/b&gt;,rızıkların taksim  edildiği,gelecek sene cereyan edecek vak’aların  meleklere bildirildiği  gecedir.Bu bakımdan bu gecede hakkında hayırlı  şeyler takdir olunup,iyi şeylerin yazılmasını dileyen insan,geceyi  ibadetle,dua ile  geçirir,meleklere bidirilen takdirin hayırlı olması  olması niyazında  bulunur.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;BERÂT GECESİNDE İBÂDET&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu gecede hiç olmazsa bir &lt;b&gt;tesbih namazı&lt;/b&gt; kılınır.&lt;b&gt;Berât gecesi&lt;/b&gt;nde “&lt;b&gt;Hayır namazı&lt;/b&gt;” namıyla 100 rek’at bir namaz   vardır ki,kılan kimse o sene ölürse,şehidlik mertebesine nâil olur.&lt;b&gt;Namaz&lt;/b&gt;a şöyle niyet edilir:“Yâ Rabbî,niyet ettim senin rızâ-i şerifin   için namaza.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Beni afv-ı ilâhine, feyz-i ilâhine mazhar eyle. Kasvet-i   kalbten dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyleyip,süedâ defterine   kaydeyle.”Her rek’atte Fâtiha’dan sonra 10 İhlâs-ı şerif okunur. iki   rek’atte bir selâm verilerek 100 rek’ate tamamlanır.Her rek’atte 100   İhlâs-ı şerif okumak suretiyle 12 rek’at da kılınabilir.&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Berat gecesi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Beraat gecesinde ibadet&lt;/a&gt; ,&amp;nbsp; &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Beraat gecesinde Hayır Namazı&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Berat gecesinde yüz rekat namaz kılmak&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Beraat gecesi rızıkların dağıtıldığı gece&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Beraat gecesinde ibadet nasıl yapılır?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Berat gecesinde Tespih Namazı kılınır&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Beraat gecesi hakkında bilgi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Berat gecesi nasıl dua etmeliyim?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/beraat-kandili.html"&gt;Berat gecesi şifa gecesi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>su içmenin faydaları</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html</link><category>Bilgiler Su</category><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Sun, 18 Jul 2010 23:23:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-4646205828326935366</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="120" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgm69-Fmd6sCfVzsGdoaT8Ty5rJve4rsA-4iUh2CKNDhZiHVLkdI5D0SZXK07zQz02OFng10yf3gaphmM0MXhgT_3uCSATcXcgSjny8uoV3-uVcBAW1mT2gChvTiPM0IeEUu6svgEuU3McO/s200/suyun_faydalar%C4%B1_nelerdir.JPG" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html" style="color: red;"&gt;Suyun Faydaları Nelerdir?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sıcak yaz günlerinde tüketilen &lt;b&gt;su&lt;/b&gt; miktarının,organlarımız üzerinde  hayati etkisi var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyadaki yaşam için en önemli molekülün sudur.&lt;br /&gt;
Erişkin bir erkeğin  vücudunun yaklaşık %60’ı sudur. Bu oran çocuklarda %65-75,kadınlarda %60  civarında olup yaşlandıkça yağ dokusunun artışına bağlı olarak  azalır.Vücudumuzdaki suyun 2/3’ü hücrelerimiz içinde bulunur.Geriye  kalan su,damarlarımız içinde dokular arasında, sindirim sistemi ve vücut  boşlukları içinde bulunur. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;su içmenin faydaları &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Su metabolizmamız için iki önemli organ vardır: Beyin ve  böbrekler.Böbrekler su atılımının en önemli organıdır.Bir gün içerisinde  böbreklerimizden 170-200 litre su süzülür ve tekrar geri  emilir.Vücuttaki su azaldıkça idrar çıkışı azalır,arttıkça idrarla su  atılımı hızlanır. Beyin ise, su metabolizmasını düzenler.Vücuttaki suyun  azaldığını algılayan ve susama hissini oluşturan algılayıcı ve uyarıcı  hücreler yine beyinde bulunur.Dışkı ile de bir miktar su  kaybedilir.Bunların dışında solunum yoluyla ve terleyerek su  kaybederiz.Bu kayıplar ‘Görünmeyen Kayıplar’olarak adlandırılır.Bunların  artışı bazen hayatı tehdit eden tablolara yol açabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir insanın günlük su ihtiyacını net olarak söylemek her zaman kolay  değildir. Çünkü bir çok faktör su ihtiyacını değiştirebilir.Ortalama 70  kg civarındaki sağlıklı genç bir erişkinde idrar, terleme ve solunum  yolu ile kaybedilen günlük su kaybı 1500 ml civarındadırAteşli hastalık,  aşırı terlemeye yol açan rahatsızlıklar ve spor aktiviteleri, idrarın  fazla çıkmasına neden olan ilaç ve hastalıklar bu miktarı arttırır. Bu  nedenle tüm dünyada ortalama &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html" style="color: #444444;"&gt;su&lt;/a&gt; ihtiyacı 8 bardak olarak tanımlanmıştır  Aslında bu tanımlama bazen kafaları karıştırmaktadır.Bardak  kapasiteleri 170, 200 veya 260 ml olabilir.Doğru tanımlama günlük su  ihtiyacının en az 2100 ml civarında olması gerekliliğidir.Daha iri  insanların ve erkeklerin su ihtiyacı daha çoktur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sıcak havalar,hamilelik,ishal,güneşe uzun süre maruz kalma,ateşli  hastalıklar,idrar söktürücüler,kontrolsüz şeker hastalığı, böbrek  hastalıklarının bir kısmı su ihtiyacını arttıran durumlardan  bazılarıdır.&lt;b&gt;Su&lt;/b&gt; kaybı arttığında susama hissi oluşur,idrar rengi  koyulaşır, dil ve cilt kurur,tansiyon düşer,nabız hızlanır,bilinç  bulanıklığı ve halsizlik meydana gelir.Sağlıklı susama hissi ile insan  su içmeye yönelir. Fakat yaşlılar,çocuklar,kronik hastalar ve bilinci  bozulanlarda bu mekanizma sağlıklı işlemeyerek kolayca ciddi &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html" style="color: #444444;"&gt;s&lt;span style="color: black;"&gt;u&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; azlığı  oluşur.Buna 'dehidratasyon'denir.Vücut suyunun %5’ini kaybedenlerde  hafif,%10 ‘unu kaybedenlerde orta, %15’ini kaybedenlerde ciddi  dehidratasyon oluşur dehidratasyona girenlerin takibi iyi yapılmazsa su  kaybı böbrek yetmezliği ve ölüme kadar giden tablolara yol açabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlginç bir konu da su azlığı kadar aşırı su tüketiminin de hayatı  tehdit edebileceğidir.Su kaybı fazla olmadığı halde günlük 6000-8000 ml  ve üzeri su tüketenlerde &lt;b&gt;Su Zehirlenmesi&lt;/b&gt; olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vücudumuzda su saf halde değildir.İçinde solit maddeler  (tuz,protein,üre,şeker vb) içerir.Bu yoğunluğun fazla su tüketimi ile  azalması kalp,böbrek ve beyin gibi hayati organlarımızı  etkileyebilir.&lt;b&gt;Vücudumuz&lt;/b&gt; için en önemli katyon olan sodyumun kandaki  oranı ölçülerek aşırı su alımı ve su zehirlenmesi saptanabilir.Aşırı &lt;b&gt;su  &lt;/b&gt;alımında kandaki sodyum miktarı düşer.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;SU İÇMEYİ SAKIN UNUTMAYIN!..&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;Yaz aylarında su metabolizması ile ilgili hastalıklar daha çok  görülmektedir.Çevre ısısının artışı.terleme ve buharlaşma yoluyla su  kaybını arttırmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dikkat edilmesi gerekenleri sıralayacak olursak : Yaşlılarda ve  çocuklarda sıcak havalarda kolayca sıvı kayıpları oluşur.Bu iki grup  yakın gözlenmeli ve günlük sıvı ihtiyaçları düzenli olarak verilmelidir.Dehidratasyon başta da belirtildiği gibi en çok yaşlı ve çocuklarda  görülür.Spor yapanlar diğer risk grubunu oluşturur.Spor sırasında oluşan  enerji ile vücut ısısı artar ve &lt;b&gt;su&lt;/b&gt; kaybı fazlalaşır.Spor öncesi,spor  anında ve spor sonrası sıvı alınarak,sıcak havalarda dehidratasyon ve  ısı çarpması önlenebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Direkt güneşe maruz kalarak çalışanlar veya uzun süre güneşlenenlerde  de aynı riskler mevcuttur.Sürekli sıvı alımı önerilir.Özellikle sıcak  havalarda alkol alanlarda,beraberinde &lt;b&gt;su&lt;/b&gt; içerek yeterli sıvı alımı  sağlanmalıdır.Serinlemek amacıyla gazlı içeceklerin daha az,suyun ise  daha çok tüketilmesi önerilir.Yemek aralarında olduğu kadar,yemekte de  bol sıvı alınmalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;SU İÇMEK İÇİN NELER YAPABİLİRSİNİZ...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
1-Su içmek için susamayı beklemeyin. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 2-Yemeklerle birlikte ve  yemek aralarinda su için.&lt;br /&gt;
3-8x8 kuralını unutmayın.Günde 8 kez 8 onz  (240 ml, 1 su bardağı) su için.&lt;br /&gt;
4-Kendinize su içmek için güzel  bardaklar ya da şık bir sürahi edinebilirsiniz.&lt;br /&gt;
5-Çalışma ortamınızda  ve evinizde belirleyeğiniz bölümlere “&lt;b&gt;su iç&lt;/b&gt;” yazılı notlar  asabilirsiniz.&lt;br /&gt;
Ofis bilgisayarınıza su hatırlatması programlarından  kurabilirsiniz.Böylelikle siz işinize konsantre olmuş  çalışıyorken ekranda beliren &lt;b&gt;su&lt;/b&gt; şişesi size su vaktinin geldiğini  hatırlatır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;
&lt;tr style="color: red;"&gt;&lt;td class="txt14"&gt;&lt;b&gt;Su İçmenin Yararları&lt;/b&gt;&lt;/td&gt;       &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;         &lt;td class="txt14"&gt;&lt;/td&gt;       &lt;/tr&gt;
&lt;tr&gt;         &lt;td class="txt12"&gt;Su içmek için uygun zamanlama suyun insan vücudundaki etkinliğini azamiye çıkaracaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uyanır uyanmaz 2 bardak su - İç organları aktive eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her yemekten 30 dakika önce 1 bardak su - Hazma yardım eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Banyodan önce 1 bardak su - Tansiyonun düşmesine yardım eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uykudan önce 1 bardak su - Kalp krizini ve felci önler.&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh0w8hbFQZWi0QaxO1rWn-PsYmn6oJIVdPiWYnf83WejPe0RNceaYAMQo4PUgHxfOTdSsM4N-Akuu5NLRHLvdob-5UueqOXTDfK2mOpIVhqxADxTPRi9ucT-9SPAXp_xyKMFUs1HPTmdRhT/s1600/su_i%C3%A7menin_faydalar%C4%B1.bmp" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh0w8hbFQZWi0QaxO1rWn-PsYmn6oJIVdPiWYnf83WejPe0RNceaYAMQo4PUgHxfOTdSsM4N-Akuu5NLRHLvdob-5UueqOXTDfK2mOpIVhqxADxTPRi9ucT-9SPAXp_xyKMFUs1HPTmdRhT/s200/su_i%C3%A7menin_faydalar%C4%B1.bmp" width="166" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
1. Beynimizin % 75' i sudur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2. Vücut ısısını düzenler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3. Hücrelere gıda ve oksijen taşır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4. Solunum için oksijeni nemlendirir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5. Yediklerimizi enerjiye çevirir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6. Kanımızın % 83' üdür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7. Atıkları (oksitleri) yok eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8. Hayati organlarımızı korur ve rahatlatır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9. Kemiklerin % 22' sidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
10. Gıdaları absorbe etmesinde vücuda yardım eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
11. Adalelerin % 75' idir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
12. Eklem yerlerini rahatlatır - yastık vazifesi görür.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Etiketler: &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;su&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;suyun faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;su içmenin faydaları nelerdir?&lt;/a&gt; ,&amp;nbsp; &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;su zehirlenmesi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;sıcak havalarda su tüketimi&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;Su içmenin metabolizmaya faydası nelerdir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;su içmenin vücuda faydası nedir?&lt;/a&gt; , &lt;a href="http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/07/su-icmenin-faydalar.html"&gt;su içmenin faydaları neler olabilir?&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgm69-Fmd6sCfVzsGdoaT8Ty5rJve4rsA-4iUh2CKNDhZiHVLkdI5D0SZXK07zQz02OFng10yf3gaphmM0MXhgT_3uCSATcXcgSjny8uoV3-uVcBAW1mT2gChvTiPM0IeEUu6svgEuU3McO/s72-c/suyun_faydalar%C4%B1_nelerdir.JPG" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>googleden türkiyeden giriş yasağı nedeni</title><link>http://nehirsuyu.blogspot.com/2010/06/googleden-turkiyeden-giris-yasag-nedeni.html</link><author>noreply@blogger.com (Doğukan Ali İmik)</author><pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:53:00 -0700</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8489158684682486779.post-2320232604305650250</guid><description>&lt;object height="300" width="400"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://player.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2268417" /&gt;&lt;embed src="http://player.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2268417" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.izlesene.com/video/haber-google-turkiyeden-giris-yasagi-nedeni/2268417" target="_blank" title=""&gt;&lt;/a&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item></channel></rss>