<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dağın Haberi Olsun &#8211; ON8 Kitap</title>
	<atom:link href="http://on8kitap.com/kategori/haber/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://on8kitap.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Jun 2026 08:50:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.4.33</generator>
	<item>
		<title>Kış &#8220;Keçi&#8221;si yollarda!</title>
		<link>https://on8kitap.com/blog/kis-kecisi-yollarda</link>
		<comments>https://on8kitap.com/blog/kis-kecisi-yollarda#respond</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2014 03:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dergi]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[enver ercan]]></category>
		<category><![CDATA[feridun andaç]]></category>
		<category><![CDATA[Günışığı Kitaplığı]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Türkden]]></category>
		<category><![CDATA[Huban Korman]]></category>
		<category><![CDATA[keçi edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[metin celal]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Soysal]]></category>
		<category><![CDATA[Sevin Okyay]]></category>
		<category><![CDATA[sibel oral]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Cemali Edebiyat Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Zoran Drvenkar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=6990</guid>
		<description><![CDATA[<p>Günışığı Kitaplığı&#8217;nın ücretsiz e-dergisi Keçi, KIŞ sayısıyla keciedebiyat.com&#8216;da!   Günışığı Kitaplığı&#8217;nın, yıllardır düzenlediği konferans ve seminerlerin içeriklerini yayımlamak amacıyla Haziran 2014’te yayın hayatına başlattığı Keçi edebiyat e-dergisi, 22 Aralık’ta çıkan KIŞ 2014 sayısında pek çok ismi konuk ediyor. Bu sayıda Enver Ercan, Nazlı Eray, Altan Erkekli, Sevin Okyay, Metin Celâl, Mine Soysal, Feridun Andaç, Sibel Oral ve Zoran [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/blog/kis-kecisi-yollarda">Kış &#8220;Keçi&#8221;si yollarda!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günışığı Kitaplığı&#8217;nın ücretsiz e-dergisi Keçi, KIŞ sayısıyla <a title="Keçi Edebiyat E-Dergisi" href="http://www.keciedebiyat.com/" target="_blank">keciedebiyat.com</a>&#8216;da!  </strong></p>
<p>Günışığı Kitaplığı&#8217;nın, yıllardır düzenlediği konferans ve seminerlerin içeriklerini yayımlamak amacıyla Haziran 2014’te yayın hayatına başlattığı Keçi edebiyat e-dergisi, 22 Aralık’ta çıkan <a href="http://keciedebiyat.com/edergi/edergikis2014/index.html" target="_blank"><strong>KIŞ 2014</strong></a> sayısında pek çok ismi konuk ediyor. Bu sayıda Enver Ercan, Nazlı Eray, Altan Erkekli, Sevin Okyay, Metin Celâl, Mine Soysal, Feridun Andaç, Sibel Oral ve Zoran Drvenkar gibi kalemlerin yanı sıra edebiyat yayıncılığına emek veren önemli isimler, alana ilişkin deneyim ve değerlendirmelerini paylaşıyor.</p>
<p>33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinliklerinin içerikleri ve yurtdışı kitap fuarlarına ilişkin haberlere de yer veren <a href="http://keciedebiyat.com/edergi/edergikis2014/index.html" target="_blank"><strong>Keçi KIŞ 2014</strong></a>, “Okuru edebiyattan kim vazgeçiriyor? Yeni medya ne kadar yeni? Devlet çocuğa nasıl saygı gösterecek? Sultan romanlarını kim icat etti? Edebiyatın engizisyonu olur mu?” gibi soruları gündeme getiriyor.</p>
<p>Yazarımız, Günışığı Kitaplığı Genel Yayın Yönetmeni <a title="Mine Soysal" href="http://www.on8kitap.com/yazarlar/mine-soysal" target="_blank"><strong>Mine Soysal</strong></a>’ın yönetiminde, Huban Korman’ın tasarımıyla ve Halil Türkden&#8217;in editörlüğünde yayınlanan e-dergi <strong>Keçi</strong>, özellikle eğitimci, kütüphaneci, akademisyen, yayıncı, sanatçı, çevirmen, tasarımcı ve editörlerin ilgisini çekecek nitelikte.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8212;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/blog/kis-kecisi-yollarda">Kış &#8220;Keçi&#8221;si yollarda!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/blog/kis-kecisi-yollarda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Keçi’yle “İnadına edebiyat!”</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/keciyle-inadina-edebiyat</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/keciyle-inadina-edebiyat#respond</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2014 04:30:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitimde Edebiyat Seminerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Günışığı Kitaplığı]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Türkden]]></category>
		<category><![CDATA[Huban Korman]]></category>
		<category><![CDATA[Keçi]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Soysal]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Cemali Edebiyat Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=5749</guid>
		<description><![CDATA[<p>ON8 &#8211; Literatosfere yeni bir e-dergi katıldı! 6 aylık ücretsiz elektronik edebiyat dergisi Keçi, keciedebiyat.com&#8216;da yayında.  Okur yaşıyla küçük, yayıncılık kıdemiyle büyük kurucu markamız Günışığı Kitaplığı, yıllardır düzenlediği konferans ve seminerlerin içeriklerini yayımlamak amacıyla yayın hayatına başlattığı Keçi’nin her sayısında kapsamlı bir dosyaya yer verecek. Yaz sayısında, her ilkbaharda eğitimciler ve kütüphaneciler için düzenlenen Eğitimde Edebiyat Seminerleri’nin; kış sayısında ise her [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/keciyle-inadina-edebiyat">Keçi’yle “İnadına edebiyat!”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 13px;"><span style="color: #ff6600;">ON8</span> &#8211; <strong>Literatosfere yeni bir e-dergi katıldı! 6 aylık ücretsiz elektronik edebiyat dergisi Keçi, <a href="http://www.keciedebiyat.com/" target="_blank">keciedebiyat.com</a>&#8216;da yayında. </strong></span><br />
Okur yaşıyla küçük, yayıncılık kıdemiyle büyük kurucu markamız <a href="http://www.gunisigikitapligi.com" target="_blank">Günışığı Kitaplığı</a>, yıllardır düzenlediği konferans ve seminerlerin içeriklerini yayımlamak amacıyla yayın hayatına başlattığı Keçi’nin her sayısında kapsamlı bir dosyaya yer verecek. Yaz sayısında, her ilkbaharda eğitimciler ve kütüphaneciler için düzenlenen Eğitimde Edebiyat Seminerleri’nin; kış sayısında ise her sonbaharda düzenlenen edebiyat ve yayıncılık konferansı olan Zeynep Cemali Edebiyat Günü’nün içeriklerini yayımlayacak.</p>
<p>Ancak içerikler bununla sınırlı değil. Kurumsal bir dergi olarak başlamanın ötesinde <strong>Keçi</strong>, odağına edebiyatı ve insanı alacak. Yayınladığı konferans içeriklerinin yanı sıra ülke ve dünya çapında düzenlenen kitap fuarlarından yansımalara, edebiyatın önemli kalemlerinin değerlendirmelerine yer verecek olan e-dergi, özellikle yayıncılık sektörü, üniversiteler ve kütüphaneler için kaynak niteliğinde içerikler sunmayı hedefliyor.</p>
<p>Sadece bu da değil: Okuma kültürümüzü geliştirecek özgün içeriklere de sıklıkla yer verecek olan Keçi, bizdeniz ON8’in edebiyat alanına ilişkin paylaşımlarına da yer verecek.</p>
<p>Dergi, Günışığı Kitaplığı Genel Yayın Yönetmeni <strong>Mine Soysal</strong>’ın liderliğinde hazırlanıyor. Editörlüğünü ise, edebiyat üzerine yazılarıyla tanıdığımız genç kalemlerden <strong>Halil Türkden</strong> üstleniyor. Üstelik Keçi de, tıpkı ON8 kitaplarımız gibi, <strong>Huban Korman</strong>’ın grafik tasarımıyla biçimleniyor!</p>
<p>Keçi editörü Halil Türkden’in başyazısından bir alıntıyla herkese iyi bir hafta diliyor, Keçi&#8217;yle “İnadına edebiyat!” diyeceğimiz 2 Haziran Pazartesi’ye doğru geri sayıma başlıyoruz!</p>
<blockquote><p><em> “Türkiye’de çocukları ve gençleri edebiyatın usta kalemleriyle buluşturan Günışığı Kitaplığı yirminci yılına emin adımlarla yürürken, kitaplığın rafları arasında dolaşan bir <strong>Keçi</strong> göze çarpıyor. Edebiyat bir havuz problemine nasıl dönüşür? Bir çocuk kitap fuarından ne bekler? İnsan bir kitabı neden yedi defa okusun ki? Kant’ı çocuklara anlatmak mümkün mü? Edebiyat, eğitmek zorunda olmalı mı? Keçi, azık torbasında edebiyata ve insana dair sorularla geliyor. Düşünceye alan açmak için, rahatsız etmek için, edebiyatı insanın odağına alabilmek için sokaklardan ve caddelerden değil, daha zorlu yollardan seke seke geliyor&#8230;”</em></p></blockquote>
<p><em> </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/keciyle-inadina-edebiyat">Keçi’yle “İnadına edebiyat!”</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/keciyle-inadina-edebiyat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>#34 &#8211; Barbar derken, çocuğum?</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/34-barbar-derken-cocugum</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/34-barbar-derken-cocugum#respond</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2013 11:54:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[13. İstanbul Bienali]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[İKSV]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=4650</guid>
		<description><![CDATA[<p>“Bienale gidiyor muyuz?” sorusuna verilen “Herhalde! Kaçmaz!”la “Ne göreceğiz, Allah aşkına?” arasındaki cevaplar derecelendirmesinde kaç farklı tepki sayabiliriz, bilinmez; ama bienal deyince ciddileşenlerle gülmeye başlayanların sayısı şuncacık çevremizde bile birbirine epey yakın. Bienallere, aklın ve yaratıcılığın kalıplarını kırdığı, özgürleştiği üretim alanları olarak bakan görüşe, “Şu ters dönmüş kesekâğıdını gördün mü? Ne yani?” diye soranlar da eşlik ediyor, alandaki klimaya enstalasyon muamelesi yapıp makaraları koyuverenler de. Bunu ciddi bir sosyalleşme ve [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/34-barbar-derken-cocugum">#34 &#8211; Barbar derken, çocuğum?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>“Bienale gidiyor muyuz?” sorusuna verilen “Herhalde! Kaçmaz!”la “Ne göreceğiz, Allah aşkına?” arasındaki cevaplar derecelendirmesinde kaç farklı tepki sayabiliriz, bilinmez; ama bienal deyince ciddileşenlerle gülmeye başlayanların sayısı şuncacık çevremizde bile birbirine epey yakın.</p>
</div>
<div>
<p>Bienallere, aklın ve yaratıcılığın kalıplarını kırdığı, özgürleştiği üretim alanları olarak bakan görüşe, “Şu ters dönmüş kesekâğıdını gördün mü? Ne yani?” diye soranlar da eşlik ediyor, alandaki klimaya enstalasyon muamelesi yapıp makaraları koyuverenler de. Bunu ciddi bir sosyalleşme ve profesyonelleşme şansı olarak görenler de var, oraya yükselen isimlerin nasıl yükselebildiği üzerine sorular soran, konuya sanat-emek-tanışıklıklar bağlamında kuşkuyla bakanlar da.</p>
</div>
<div>
<p>Öyle ya da böyle, bienal bizim için, en azından sadece görülmesi ve önerilen farklı anlatım biçimlerinin gözden kaçmaması için bile “kaçırılmazlar” kategorisinde –eserlere bakarken her türlü kafa yorma, bilgilenme, eleştirme, beğenme-beğenmeme ve kıkırdama hakkımızı bireysel olarak saklı tutmamız kaydıyla.</p>
</div>
<div>
<p>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Fulya Erdemci’nin küratörlüğünde gerçekleştirilecek olan 13. İstanbul Bienali&#8217;nin başlığıysa, oldukça dikkat çekici: “Anne Ben Barbar mıyım?”</p>
</div>
<div>
<p>Lale Müldür’ün aynı adlı kitabından alıntılanarak belirlenen bienal, bu yıl politik bir forum olarak “kamusal alan” fikrine odaklanacak ve yine bu yıla özel olarak “ücretsiz” gerçekleştirilecek –öğrenci kartı olmayanlara müjde.</p>
</div>
<div>
<p>Eski Yunanca&#8217;da &#8220;Helen (Yunan) olmayan&#8221; herkese, yani yabancılara verilip, zamanla &#8220;kötülük&#8221; ve &#8220;vahşet&#8221;le birleşerek olumsuz bir anlam kazanan barbar sözcüğü,  Erdemci’ye göre aslında &#8220;mutlak öteki&#8221;yi işaret ediyor. Bienalin bu anlamda hedefi, “sanatın, baskın ve kalıplaşmış söylemleri yıkarak; en zayıfın, en dışlanmışın ve ötekileştirilmişin sesini duyurabileceği alanlar açma potansiyeli”ni ortaya koymak. En azından, buna bir örnek oluşturmak. Güncel demokrasi biçimlerini sorgulayan, günümüzün mekânsal-ekonomik politikalarını tartışmaya açan, uygarlık ile barbarlık kavramlarını sorunsallaştıran ve bu bağlamda sanatın rolünü yeni ve alışılmışın dışındaki dillerle araştıran çalışmaların da yer alacağı sergilerin mekânları arasında, Taksim Meydanı ile Gezi Parkı gibi kamusal kent alanları da olacak.</p>
</div>
<div>
<p>14 Eylül tarihinde kapılarını açacak 13. İstanbul Bienali sergilerini, 20 Ekim’e kadar gezmek mümkün. Sergi mekânları ve sanatçı listesi içinse, henüz beklemedeyiz.</p>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/34-barbar-derken-cocugum">#34 &#8211; Barbar derken, çocuğum?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/34-barbar-derken-cocugum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>#33 &#8211; Kapaksız ve adsız kitaplar kütüphanesi</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/33-kapaksiz-ve-adsiz-kitaplar-kutuphanesi</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/33-kapaksiz-ve-adsiz-kitaplar-kutuphanesi#respond</comments>
		<pubDate>Sun, 26 May 2013 10:01:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik çalışmaları birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphaneler]]></category>
		<category><![CDATA[nesneleştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[tog]]></category>
		<category><![CDATA[toplum gönüllüleri vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız teknik üniversitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=4266</guid>
		<description><![CDATA[<p>Yaz gelip de etkinlikler açık havaya açılınca, biz de yavaş yavaş bu pek oksijenli hakkımızı kullanmaya başlayalım dedik ve başımızı ofisten dışarı uzattık.  Geçtiğimiz salı, Boğaziçi Üniversitesi’nin Alternatif Çimler’inde, 20-21 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Yaşayan Kütüphane buluşmasının ikinci gününe uğradık. Hemen, kendi adımıza güzel bir yaza merhaba etkinliğine katıldığımızı söyleyebiliriz. Yaşayan Kütüphane ne midir? Bilmeyenler için, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/33-kapaksiz-ve-adsiz-kitaplar-kutuphanesi">#33 &#8211; Kapaksız ve adsız kitaplar kütüphanesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz gelip de etkinlikler açık havaya açılınca, biz de yavaş yavaş bu pek oksijenli hakkımızı kullanmaya başlayalım dedik ve başımızı ofisten dışarı uzattık.  Geçtiğimiz salı, Boğaziçi Üniversitesi’nin Alternatif Çimler’inde, 20-21 Mayıs tarihlerinde düzenlenen <a href="https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10151598373603815&amp;set=oa.574705849239462&amp;type=1" target="_blank">Yaşayan Kütüphane</a> buluşmasının ikinci gününe uğradık. Hemen, kendi adımıza güzel bir yaza merhaba etkinliğine katıldığımızı söyleyebiliriz.</p>
<p>Yaşayan Kütüphane ne midir? Bilmeyenler için, onlardan hem <a href="http://www.yasayankutuphane.net/Yasayan_Kutuphane/NEDIR.html" target="_blank">okuduğumuz</a> hem de dinlediğimiz kadarıyla aktaralım:  Yaşayan Kütüphane, aslında normal bir kütüphane&#8230; <i>gibi</i> işliyor. Kitapları, kitapların katalogları, okuyucuları, üye kartları ve kütüphanecileri var. Ancak buradaki kitapların sayfaları yok. Şöyle elinize alıp da karıştırmanız mümkün değil. Satır satır okumanız, tüm “yapmayın, etmeyin”lere inat altını çizmeniz, kenarını-köşesini kıvırmanız ya da ihtiyaç halinde bölüm fotokopisi çektirmeniz, kütüphaneden dışarı çıkarmanız da imkânsız&#8230; Çünkü bu kütüphanedeki kitaplar <i>insan</i>!</p>
<p>Hangi insanlar peki bunlar? Toplumda ön yargıyla yaklaşılan, ayrımcılığa uğrayan, ötekileştirilen bireyler. Bu bireyler, Yaşayan Kütüphane’ye “kitap” başlığı altında davet ediliyorlar. Neye göre mi? Okulda ve internette yapılan bir “ön yargı anketi”nden çıkan sonuçlara ve konu başlıklarına göre seçiliyor ve <i>raflarda</i> yerlerini alıyorlar. Kütüphanenin ziyaretçileri, öncelikle kataloğu incelemek durumundalar ki, konu başlıklarını görebilsinler; çünkü okuyacağınız kitabı, kitabın <i>adından</i> yola çıkarak seçemiyorsunuz. Bu kütüphanede marka ve <i>etiketleme</i> olmadığı gibi, raflarda bekleyen kitapların sabit kapakları da yok. Onlar, size sadece belli bir tema çerçevesinde içerik sözü veriyorlar. Eğer ziyaretçi ilgi alanına uygun bir konu başlığı bulursa, bu okumayı talep ediyor. Ona bir fiş veriliyor, üzerinde okumanın başlangıç zamanı ve okur kaydı yer alıyor. Eğer okuma sürüyorsa, yani kitap rafta değil <i>ödünçteyse</i>, ziyaretçi bir sonraki okumayı bekliyor. Her okuma yaklaşık yarım saat sürüyor; kitabı, o anki talebe, göre tek başınıza ya da birkaç kişi birden okumanız mümkün.</p>
<p>Yaşayan Kütüphane 2007’den bu yana, <a href="http://www.genclikcalismalari.org/">Gençlik Çalışmaları Birimi</a> ve <a href="http://tog.org.tr/" target="_blank">Toplum Gönüllüleri Vakfı</a>’nın ortak projesi olarak, farklı sivil toplum kuruluşları ve üniversite kulüpleriyle işbirliği halinde düzenleniyor. Düzenlenen etkinliğin içerik, koordinasyon ve finansmanı, etkinliğe ev sahipliği yapan kuruluşla birlikte yürütülüyor. Etkinlikten en az dört ay önce çalışmalar başlıyor; çalışacak ekibe gerekli olan oryantasyon, konuda deneyimli gönüllülerce sağlanıyor. Bugüne kadar Barışarock Festivali, GePGeNç Festival, Sivil Sesler Festivali, İstanbul Kitap Fuarı, !f İstanbul, Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği (Garajistanbul), Sun.Day.Sky Festivali (santralistanbul), TOG Gençlik Buluşması gibi <a href="http://www.yasayankutuphane.net/Yasayan_Kutuphane/Haberler/Archive.html">bir çok etkinlik</a> bünyesinde gerçekleşmiş olan Yaşayan Kütüphane buluşmalarına ilişkin görsellere ve videolara, kütüphanenin 2009’da açılan <a href="http://www.yasayankutuphane.net/">web sitesinden</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Katıldığımız, Boğaziçi Toplum Gönüllüleri&#8217;nin gerçekleştirdiği üniversite buluşmasına gelirsek&#8230; Öncelikle bize rehberlik eden “sözlük” Ahmet Kara’ya buradan bin teşekkür. Bir saniye, onunla dalga geçtiğimizi sanmayın, kendisi gerçekten de kütüphanenin <i>sözlüğü</i> olarak, etkinliğe katılan değişim öğrencilerine çevirmenlik yapmakla görevliydi. Yani orada hem kütüphaneci hem de kitap olan nadir kişilerdendi. Dilimiz bir de olsa, konuya yabancı olan bizler için de aynı görevi layıkıyla yerine getirdi.  Uzattığı kataloğu incelediğimizde, konu başlıklarına yönelik birtakım önyargılar ve stereotipik yaklaşımların da, o konuya dair olası alt başlık önerileri şeklinde listelendiğini gördük. Böylece hangi konu başlığı altında, aşağı yukarı neler konuşabileceğimizi de kestirmiş olduk. Yarım saatlik <i>sohbetli</i> okumanın sonunda, bize verilen değerlendirme formunu doldurduk.</p>
<p><a href="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2013/05/YasayanKutuphane-1.jpg" target="_blank"><img class="alignnone  wp-image-4277" alt="YasayanKutuphane-1" src="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2013/05/YasayanKutuphane-1-580x386.jpg" width="278" height="186" /></a>  <a href="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2013/05/YasayanKutuphane-2.jpg" target="_blank"><img class="alignnone  wp-image-4279" alt="YasayanKutuphane-2" src="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2013/05/YasayanKutuphane-2-580x386.jpg" width="278" height="186" /></a></p>
<p>Ahmet’ten öğrendiğimiz kadarıyla, bu etkinliğe epey tepkiyle yaklaşan öğrenciler olmuş. Biz genel anlamda “her uygulamanın bir dalga geçeni olur, kaçınılmaz,” gözüyle bakarken konuya, esas meselenin “insanı nesneleştirmek” çerçevesinde sorunlaştırıldığını öğrendik. Bir kısım öğrenci, katılımcıların “kitap” olarak nesneleştirilmesine epey tepkiliymiş ve buna bağlı olarak Yaşayan Kütüphane etkinliklerinin bu temel kurgusuna karşıymış. Elbette, bizi de düşündürdü bu. Boş geçilecek bir yaklaşım değildi, belli bir duyarlılığa dokunmuştu ki, bir tepki oluşmuştu. Öte yandan adını, kapağını, “içindekiler”ini önden göremediğimiz ve okudukça keşfettiğimiz, konu alt başlığını kendimiz seçip yönlendirebildiğimiz bir “yazarsız” kitap ya da “kendi kendini yazan” kitap fikri epey hoşumuza gitmişti. “Kitap” gibi çok sevdiğimiz, onunla yatıp kalktığımız, aslında hiçbir kutsallığı olmayan ve herkes gibi, ancak “potansiyeli dahilinde” bir şeyler sunabilen bir nesnenin insanlaştırılması ya da “kişileştirilmesi” fikri, bizim baktığımız açıya daha uygundu.</p>
<p>Etkinliğin bitiminde, ileriki buluşmalarda görev alacak olan potansiyel birkaç <i>kitap</i>la yaptığımız keyifli bir sohbetin ardından güler yüzle oradan ayrıldık. Ayrıldık, çünkü başka bir okuma yapmaya zaman kalmamış, etkinliğin ancak kapanışına yetişmiştik. Yoksa birkaç <i>okuma</i> daha yapmadan ayrılmaya niyetimiz yoktu. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki etkinliğin hemen ertesinde Yıldız Teknik Üniversitesi’nde de düzenleneceğini bilmemize rağmen, bizi bekleyen işlerin başına dönmemizin vakti gelmişti. Ama içimizden bir ses, okuduğumuz bazı kitapları tekrar okuma şansımız olacağını söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/33-kapaksiz-ve-adsiz-kitaplar-kutuphanesi">#33 &#8211; Kapaksız ve adsız kitaplar kütüphanesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/33-kapaksiz-ve-adsiz-kitaplar-kutuphanesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağın Haberi Olsun #32</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-32</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-32#respond</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Feb 2013 12:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Geleceğin Kentleri]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=3750</guid>
		<description><![CDATA[<p>Açın haritaları! Zamanda ve mekânda yolculuk başlıyor! Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, 7 Mart-6 Nisan 2013 tarihleri arasında kaçırılmayacak bir sergiyi tarihseverlerle buluşturuyor: İstanbul ve Çevresi Üzerine İki Yüzyıl Boyunca Haritacılık. “Geleceğin Kentleri” adlı uluslararası projenin “Marsilya-Hamburg-İstanbul-Tanca” ayağıyla bağlantılı olarak düzenlenen bu sergide amaç, İstanbul örneğinden hareketle, bir kentin ve çevresinin haritasının nasıl çıkarıldığı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-32">Dağın Haberi Olsun #32</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Açın haritaları! Zamanda ve mekânda yolculuk başlıyor!</h2>
<p>Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, 7 Mart-6 Nisan 2013 tarihleri arasında kaçırılmayacak bir sergiyi tarihseverlerle buluşturuyor: <a href="http://www.nds.k12.tr/Istanbul-ve-Cevresi-Uzerine-Iki">İstanbul ve Çevresi Üzerine İki Yüzyıl Boyunca Haritacılık</a>.</p>
<p>“Geleceğin Kentleri” adlı uluslararası projenin “Marsilya-Hamburg-İstanbul-Tanca” ayağıyla bağlantılı olarak düzenlenen bu sergide amaç, İstanbul örneğinden hareketle, bir kentin ve çevresinin haritasının nasıl çıkarıldığı üzerine düşünmek. Sergide, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü&#8217;nün (<a href="http://www.ifea-istanbul.net/">IFEA</a>) seçtiği bir dizi orijinal haritadan yola çıkılarak, bugün bir Avrupa megapolü olan eski Osmanlı başkenti İstanbul’un kimliğini oluşturan ve geçmişiyle bugününü birbirine bağlayan, “göze görünmez” bazı unsurlar farklı açılardan ele alınıyor.</p>
<p>7 Mart’ta, saat 18:30’da kapılarını bir kokteylle açacak olan sergi, 8-9 Mart tarihlerinde de “<a href="http://www.nds.k12.tr/Uluslararasi-Kolokyum-Kentin-Buyuk">Kentin Büyük Öyküsü</a>” başlıklı; Marsilya, Tanca, Hamburg ve İstanbul’dan yazarları, felsefecileri, sosyologları, şehircileri, mimarları ve sinemacıları bir araya getirecek iki günlük uluslararası bir kolokyuma ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="http://www.cfaprovence.com/">Centre franco-allemand de Provence</a> (Provence Fransız-Alman Merkezi) ve Maison Tübingen’in (Tübingen Evi) düzenlediği kolokyum, kenti sözcüklere dökmek, kente sözcükler bulmak üzerine. Sanatçılar ve araştırmacılar, bu coğrafi, sosyal, çok dilli ve çok kültürlü ortamı hangi sözcüklerle ve hangi özel yaklaşımlarla, nasıl anlatıyor ve betimliyorlar? Kent tarihinin ve efsanesinin öyküsü bugün nasıl ifade buluyor? Bu öykü “postmodernlik” içinde azaldı mı? Ya da kent için yazılan büyük öyküden yeni bir kent ütopyası mı doğuyor?</p>
<p>Kentte yürümek, kenti izlemek, kenti işitmek&#8230; Şimdiki zamana ait bu gündelik eylemlerin her biri, tarihle sağlam ve somut köprüler eşliğinde gerçekleştirildiklerinde ayrı birer öyküye, oyuna ve sahneye dönüşüverir. Hele de söz konusu kent İstanbul’sa&#8230;</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için: <a href="http://www.nds.k12.tr/?lang=tr">Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi İstanbul</a></p>
<p><a href="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2013/02/Sergi-Afi470093.jpg"><img style="border: 1px solid black;" src="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2013/02/Sergi-Afi470093.jpg" alt="" width="324" height="488" /></a></p>
<p><strong>Görsel:</strong> <a href="http://mylifeist.blogspot.com/2012/09/istanbul-city.html" target="_blank">My Life İst</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-32">Dağın Haberi Olsun #32</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-32/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağın Haberi Olsun #31</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-31</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-31#respond</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2013 12:37:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=3591</guid>
		<description><![CDATA[<p>Yazarlık (d)evriliyor mu? Yine uzaklardan, tahminen çoğumuzun dinleyemeyeceği bir konferansın haberini aldık. Altın Bilezik’lik bir konuydu bizim için; isterdik, oradan daha doğrudan bilgiler alalım, özellikle de yazar ya da yayıncı olmayı planlayanlar için. Sonra dedik, şimdilik “dağın haberi olsun” yeter. O’Reilly TOC (O’Reilly Tools of Change for Publishing Conference) yani O’Reilly Yayıncılıkta Değişim Araçları Konferansı, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-31">Dağın Haberi Olsun #31</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Yazarlık (d)evriliyor mu?</h2>
<p>Yine uzaklardan, tahminen çoğumuzun dinleyemeyeceği bir konferansın haberini aldık. Altın Bilezik’lik bir konuydu bizim için; isterdik, oradan daha doğrudan bilgiler alalım, özellikle de yazar ya da yayıncı olmayı planlayanlar için. Sonra dedik, şimdilik “dağın haberi olsun” yeter.</p>
<p>O’Reilly TOC (O’Reilly Tools of Change for Publishing Conference) yani O’Reilly Yayıncılıkta Değişim Araçları Konferansı, New York’ta (ABD) düzenlenen oldukça büyük ve kapsamlı bir buluşmalar serisinin adı. 2007’den beri farklı konferanslar ve etkinlikler düzenleyen TOC, yayıncılıkta hızla değişen yeni teknolojiler ve iş modelleri konusunda bireylere ve kurumlara yönelik hem ulusal hem de uluslararası çalışmalar yürütüyor. Tam ya da yarım günlük konferanslarda ve doksan dakikalık atölyelerde yayıncılığın geçirdiği dönüşümü tanımlamaya; gelecekte atılacak adımları kısa, orta, uzun vadede öngörebilmeye; deneyim paylaşımlarına ortam sağlamaya; uzmanları buluşturmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.</p>
<p>Konferanslarını New York sınırlarının dışına, Vancouver (Kanada) ve Frankfurt’a (Almanya) da taşıyan TOC, 12 Şubat 2013’te bambaşka bir buluşmaya imza atıyor: Author (R)evolution Day, yani Yazar (D)evrimi Günü.</p>
<p>TOC’un, ABD’nin sektörel anlamda en prestijli yayıncılık dergilerinden olan Publisher’s Weekly ortaklığıyla organize ettiği bu tam günlük konferansta amaç, başta yazarlar olmak üzere diğer içerik sağlayıcılarının, yazar ajanlarının ve bağımsız yayınevlerinin bir araya gelmesini sağlamak. Temel mesele, dijital çağda yazar olmak ve bunu bir “meslek” olarak sürdürebilmek.</p>
<p>Masaya yatırılan konular arasında sosyal medya ve yeni teknolojiler ışığında yazarlık ve yayıncılık mesleğinin geçirdiği değişimler ve yeni fırsatlar, telif haklarına ilişkin olarak gözden kaçırılmaması gerekenler ve hangi bilgi kaynaklarının takip edilebileceği, bir yazarın kendi kitabını yayınlaması noktasında sektörün geldiği son durum, kendini bir yazar olarak duyurabilmenin farklı yöntemleri, değişen tüm bu yayıncılık ortamı içinde yazarların yaratıcılıklarını ne yönde geliştirebilecekleri, kendilerine nasıl bir kitle yaratabilecekleri ve onlarla ilişkilerini sabit tutacak bir içerik üretimini nasıl planlayacakları, eserlerinin dağıtımı için kimlerle, hangi (dijital) kanallarla, ne şekilde çalışabilecekleri; kitap dosyalarını yayınlatabilecekleri yeni ortamları nasıl izleyip seçebilecekleri, bir yayıneviyle çalışma ya da çalışmama kararını neye göre verebilecekleri yer alıyor.</p>
<p>Özellikle yazar olmayı planlayanlar, tüm bu sorular sizin için yeni mi? Yayıncılık denen sektörün, bir yazar için üzerinde bu kadar kafa yorulacak bir hale geldiğinden haberdar mıydınız?</p>
<p>Yazar olsanız, nasıl bir çalışma biçimi hayal edersiniz: Kendi kitabınızı yayımlamayı mı, bir yayıneviyle çalışmayı mı? Kitabınızı bir web ortamında yayınlatmayı mı, metninizi masa başında bir editörle tartışmayı mı? Dijitale ve e-kitaba öncelik vermeyi mi, eserinizi kâğıt üstünde görmeyi mi? Dağıtım, tanıtım, satış gibi konularda yayınevi desteğine güvenmeyi mi, hepsini bir bütün olarak planlayıp, hem yazan hem de yayan olmayı mı?</p>
<p>Yoksa, duruma ya da esere göre, hepsinden biraz mı?</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-31">Dağın Haberi Olsun #31</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-31/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağın Haberi Olsun #30</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-30</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-30#respond</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2012 07:57:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[29 ekim]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[süryani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=2817</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bu derste kimleri sevmemeyi öğreneceğiz? Süryani Dernekler Federasyonu 29 Ekim’de kamuoyuna bir açıklamada bulundu. Açıklamada, 2009 eğitim-öğretim yılında okutulan 10. sınıf tarih ders kitabında Süryani halkına yönelik ırkçı ve kışkırtıcı ifadelerin yer aldığını ve bunların yanlışlığını vurgulayan federasyon, Türkiye’deki Süryani kurumları olarak 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bu yanlışlığın giderilmesi talebinde bulunduklarını hatırlattı. Başta Milli [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-30">Dağın Haberi Olsun #30</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Bu derste kimleri sevmemeyi öğreneceğiz?</h2>
<p>Süryani Dernekler Federasyonu 29 Ekim’de kamuoyuna bir açıklamada bulundu. Açıklamada, 2009 eğitim-öğretim yılında okutulan 10. sınıf tarih ders kitabında Süryani halkına yönelik ırkçı ve kışkırtıcı ifadelerin yer aldığını ve bunların yanlışlığını vurgulayan federasyon, Türkiye’deki Süryani kurumları olarak 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bu yanlışlığın giderilmesi talebinde bulunduklarını hatırlattı.</p>
<p>Başta Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer olmak üzere birçok devlet ve hükümet yetkilisinin, bu yanlışlığın ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapacaklarına dair sözlerini vurgulayan federasyon, 2012-2013 eğitim yılı için hazırlanacak ders kitaplarında gerekli düzeltmelerin yapılacağının taraflarına açık bir şekilde ifade edildiğini vurguladı.</p>
<p>Eğitim müfredatında yer alacak tarih ve din kitaplarının hazırlanmasında konunun uzmanlarına danışılacağına ve birçok yerden yardım alınacağına ilişkin açıklamaların yapıldığı hatırlatılan kamuoyu açıklamasında, yeni eğitim döneminde çocuklara dağıtılan 10. sınıf tarih ders kitaplarında bu sözlerin yerine getirilmediği ifade edildi. İddia edilen değişikliklerin yalnızca sözcük düzeyinde yapıldığını, ancak yaklaşım ve anlayışta Süryanilere hala “hain” ve “işbirlikçi” gözüyle bakıldığı vurgulandı.</p>
<p>Elde değil, çocuklar ders kitaplarından daha başka, daha güzel şeyler öğrenseler diye düşünüveriyor insan.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-30">Dağın Haberi Olsun #30</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-30/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağın Haberi Olsun #29</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-29</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-29#respond</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Oct 2012 13:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[güngör dilmen]]></category>
		<category><![CDATA[Haldun Taner]]></category>
		<category><![CDATA[köpeğin ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet baydur]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Cevdet Anday]]></category>
		<category><![CDATA[Nâzım Hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[trt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=2799</guid>
		<description><![CDATA[<p>Radyo tiyatrosu, perdesini bu akşam yeniden açıyor! Kaçımız biliriz radyo tiyatrosunu? Bilmekten kasıt, ebeveynlerimizden duymak dışında, radyodan dinlemiş olanımız var mıdır? Televizyon programlarına alternatif geçmiş zaman geleneklerinin başında gelen o ilk radyo tiyatrolarına yetişmemiş olsak da, bundan altı yıl önce, 94.9 Açık Radyo’da yayınlanan “Filifu’dan Sesler”i hatırlayanımız vardır belki. 1999 yılında, çoğunluğu İTÜ&#8217;den mezun mimar [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-29">Dağın Haberi Olsun #29</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Radyo tiyatrosu, perdesini bu akşam yeniden açıyor!</h2>
<p>Kaçımız biliriz radyo tiyatrosunu? Bilmekten kasıt, ebeveynlerimizden duymak dışında, radyodan dinlemiş olanımız var mıdır? Televizyon programlarına alternatif geçmiş zaman geleneklerinin başında gelen o ilk radyo tiyatrolarına yetişmemiş olsak da, bundan altı yıl önce, 94.9 Açık Radyo’da yayınlanan “Filifu’dan Sesler”i hatırlayanımız vardır belki.</p>
<p>1999 yılında, çoğunluğu İTÜ&#8217;den mezun mimar ve mühendislerin bir araya gelerek kurduğu, günümüzün “amatör ruhlu profesyonel” tiyatro gruplarından  “Altıdan Sonra Tiyatro”nun çeşitli oyunlarında karşımıza çıkan alametifarikası “Filifu”, altı sene önce Açık Radyo’da yayımlanan radyo tiyatrosu programına ismini vermişti. İki sezon boyunca devam eden programda Sofokles’ten Anton Çehov’a, Dario Fo’dan İonesco’ya pek çok yazarın metinleri radyoya uyarlanmıştı.</p>
<p>Açık Radyo ve Altıdan Sonra Tiyatro işbirliğiyle yeniden hayata geçen projede, klasik tiyatro metinleri bugün itibariyle bir kez daha radyo frekansına girdi. Radyoculuk anlayışına ilişkin manifestosunda bir “zihin tiyatrosu kurmayı” misyonlarından biri olarak tanımlayan Açık Radyo’nun 36. yayın dönemi boyunca, “Açık Dergi” programı bünyesinde devam edecek radyo tiyatrosu kuşağında hem radyo için yazılmış tiyatro oyunlarını, hem de yazarların tiyatro metinlerinin radyo uyarlamalarını dinleyebileceğiz.</p>
<p>“Filifu’dan Sesler”,  yeni yayın döneminde Türkçe edebiyatın klasik tiyatro metinlerine yöneliyor. Çarşamba akşamları 19:00’da yayınlanacak radyo tiyatrosu serisinin ilk durağı, bu akşam dinleyebilecğeimiz, Adalet Ağaoğlu’nun 1971 yılında yazdığı ve TRT’nin sansürüne takıldığı için dinleyicisine hiç ulaşmamış “Köpeğin Ölümü” adlı oyunu olacak. Üç bölüm halinde yayınlanacak “Köpeğin Ölümü”nün ardından program, Nazım Hikmet, Haldun Taner, Güngör Dilmen,  Mehmet Baydur ve Melih Cevdet Anday’ın metinleriyle devam edecek.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-29">Dağın Haberi Olsun #29</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-29/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağın Haberi Olsun #28</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-28</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-28#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2012 06:14:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=2488</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bir insana ait en eski fotoğraf 1838 tarihli. (Paris sokaklarında geniş plan çekilmiş bir kareye tesadüfen girmiş ayakkabısını bağlayan bir adam) Anılarımızı dondurmaya bayılıyoruz! Cep telefonları, sadece telefon olmaktan çıktığından beri, en çok yaptığımız şey fotoğraf çekmek oldu. O eski, basılmış fotoğrafların yerini bilgisayarlardan taşıp hard-disc’lerde tozlanmış megabitler olmaya mahkum binlercesi aldı (basılı olanları, hiç [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-28">Dağın Haberi Olsun #28</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em>Bir insana ait en eski fotoğraf 1838 tarihli. (Paris sokaklarında geniş plan çekilmiş bir kareye tesadüfen girmiş ayakkabısını bağlayan bir adam)</em></p>
<h2>Anılarımızı dondurmaya bayılıyoruz!</h2>
<p>Cep telefonları, sadece telefon olmaktan çıktığından beri, en çok yaptığımız şey fotoğraf çekmek oldu. O eski, basılmış fotoğrafların yerini bilgisayarlardan taşıp hard-disc’lerde tozlanmış megabitler olmaya mahkum binlercesi aldı (basılı olanları, hiç olmazsa, koyduğumuz ayakkabı kutularının tozunu almak için çıkarırdık). Ancak çektiğimiz fotoğrafları her türlü sosyal paylaşım sitesine de yükleyebilir hale gelince, hiç kuşkusuz anılarımız kolayca bir istatistik çizgisi oluverdi! Önce Kodak’ın kendi araştırmalarına dayanan birtakım sonuçlarını paylaşalım. Bakalım neler değişmiş?</p>
<p>1960’larda fotoğrafların yüzde 55’i bebeklere ait (şimdi instagram sayesinde bu ortalamanın yarısı ayak, diğer yarısıysa yemekler oldu denebilir). 20. yüzyıl fotoğraf çekiminde patlamanın yaşandığı asır. 2000’de 85 milyon fotoğraf çekilmiş (hesaplamaya göre saniyede 2500 fotoğrafa tekabül ediyor). Ve tabii ardından gelen dijital fotoğraf makineleri… Rakamlar diyor ki: Eğer bir insan bir yılda ortalama 150 fotoğraf çekerse, bugün 2.5 milyar insanın fotoğraf makinesi olduğunu düşündüğümüzde, bu 375 milyar fotoğraf anlamına gelir! İnanılmaz bir rakam, ama yalnızca bu yıl, facebook sayfalarına 70 milyar fotoğraf yüklendiği düşünülürse, o kadar da saçma gelmiyor kulağa. Zira bu yazıyı okuduktan sonra belki bir fotoğraf çekecek, ardından onu önce instagrama, ardından pinterest’e, daha sonra da facebook’a yükleyip bahsi geçen rakamları arttırmaya devam edeceğiz!</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blog.1000memories.com/" target="_blank"><img class="aligncenter" src="http://www.on8kitap.com/wp-content/uploads/2012/10/photos_taken_by_year.png" alt="" width="504" height="390" /></a></p>
<p style="text-align: center;">1826’dan 2011’e dijital ve analog fotoğraf çekme oranı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>KAYNAK: <a href="http://blog.1000memories.com/" target="_blank">1000memories</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-28">Dağın Haberi Olsun #28</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-28/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağın Haberi Olsun #27</title>
		<link>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-27</link>
		<comments>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-27#respond</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2012 06:35:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[ON8]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Dağın Haberi Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[dağın haberi olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.on8kitap.com/?p=2355</guid>
		<description><![CDATA[<p>Mutlu yıllar Google! Dün Larry Page ve Sergey Brin tarafından kurulan Google’ın 14. yaş günüydü. Doodle’larla kutladık, pastayı da üfledik. Sonra bakalım Google’la ilgili neler diyebiliriz dedik ve yine “google”dan aradık hiç şüphesiz. Anlaşılan o ki yalnız değilmişiz; zira 27 Eylül itibariyle Google’da en çok aranan kelime (2 milyondan fazla) yine Google olmuş! Hakkında neredeyse [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-27">Dağın Haberi Olsun #27</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h2>Mutlu yıllar Google!</h2>
<p>Dün Larry Page ve Sergey Brin tarafından kurulan Google’ın 14. yaş günüydü. <a href="http://www.google.com/doodles/finder/2012/All%20doodles" target="_blank">Doodle</a>’larla kutladık, pastayı da üfledik. Sonra bakalım Google’la ilgili neler diyebiliriz dedik ve yine “google”dan aradık hiç şüphesiz. Anlaşılan o ki yalnız değilmişiz; zira 27 Eylül itibariyle Google’da en çok aranan kelime (2 milyondan fazla) yine Google olmuş! Hakkında neredeyse her şeyi ezbere bildiğimiz arama motoru 2002’den beri doğum günleri için özel Doodle’lar yapıyor… İşte Google’ın kendi gözünden doğum günleri!</p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/1gZJYxwdfVs?list=UUTTsZIY_oZXvSBk54QeCtPA&amp;hl=en_US" frameborder="0" width="560" height="315"></iframe></p>
<p>Peki bunu biliyor muydunuz?<br />
* Google’da bir şeyler arayan insanların yüzde 16’sı yalnızca ilk üç sonuç ile ilgileniyor.<br />
* Yüzde 32’si birinci sayfanın tamamına bakarken yüzde 23’ü ikinci sayfayı da inceliyor.<br />
* İlk sayfada yer almayan bir link’in tıklanma oranıysa yalnızca yüzde bir!</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-27">Dağın Haberi Olsun #27</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://on8kitap.com">ON8 Kitap</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://on8kitap.com/haber/dagin-haberi-olsun-27/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
