<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" version="2.0">

<channel>
	<title>Op Dr Hüseyin MUTLU</title>
	<atom:link href="https://drhuseyinmutlu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
	<link>https://drhuseyinmutlu.com</link>
	<description>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jan 2024 17:41:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.13</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/drhuseyinmutlu.com/wp-content/uploads/cropped-favicon.png?fit=32%2C32&amp;ssl=1</url>
	<title>Op Dr Hüseyin MUTLU</title>
	<link>https://drhuseyinmutlu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">158074071</site>	<itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</itunes:subtitle><item>
		<title>Hamilelik ve Troit Hastalıkları</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelik-ve-troit-hastaliklari-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelik-ve-troit-hastaliklari-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 17:41:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1679</guid>

					<description><![CDATA[Tiroit hastalıkları ülkemizde sık görülen rahatsızlıklardandır. Genel terim olarak Guatr kullanılsa da, guatr sadece tiroit bezinin büyümesidir. Tiroit bezi beyinde hipofizin ön bölgesindeki bölümden salgılanan TSH adındaki hormonun uyarısı ile tiroit hormonları salgılar. Bu hormonların vücuttaki varlığı kalp damar dolaşımından tutun da tüm vücut metabolizmasında işlevleri vardır. Tiroit hormonlarının az veya çok salgılanması ile vücutta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>Tiroit hastalıkları ülkemizde sık görülen rahatsızlıklardandır. Genel terim olarak Guatr kullanılsa da, guatr sadece tiroit bezinin büyümesidir. Tiroit bezi beyinde hipofizin ön bölgesindeki bölümden salgılanan TSH adındaki hormonun uyarısı ile tiroit hormonları salgılar. Bu hormonların vücuttaki varlığı kalp damar dolaşımından tutun da tüm vücut metabolizmasında işlevleri vardır. Tiroit hormonlarının az veya çok salgılanması ile vücutta çok belirgin işlev bozuklukları meydana gelir. Bu nedenle günlük hayatta olduğu gibi hamilelikte de tiroit bezinin düzenli çalışması çok önemlidir</em>.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelikte rastlanan tiroit bozuklukları yaklaşık % 2 civarındadır. Hamilelikte normalde de tiroit bezinde bazı değişimler meydana gelmektedir. Tiroit bezi hamilelikte biraz büyür ve salgılanan tiroit hormonları artar. Buna rağmen tiroit hormon fazlalığı bulguları görülmez. Çünkü salgılanan bu fazla hormonlar, östrojen etkisiyle salgısı artan tiroit hormonunu bağlayan protein tarafından etkisiz hale getirilir. Bu nedenle hamilelikte T3 ve T4 adı verilen tiroit hormonları düzeyleri artmış saptanır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Anne karnındaki bebeğin tiroit bezi ise yaklaşık 10 ile 12 haftalar arasında işlev yapmaya başlar. Bebeğin merkez sinir sisteminin gelişiminde önemli rol oynar. Sadece bebeğin salgıladığı tiroit hormonları değil, plasentadan geçen anneye ait tiroit hormonları da bu gelişimde önemli rol oynar. Bu nedenle annenin aldığı gıdalarda yeterli iyot varlığı çok önemlidir. Kandaki iyot tiroit hormonlarının üretilmesinde çok önemlidir ve iyot eksikliği olan bölgelerde bebekte tiroidin az gelişmesi ve çalışmasına bağlı doğuştan guatr sık görülür.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Tiroit hormonlarının fazla salgılandığı duruma hipertiroidizm, az salgılandığı duruma ise hipotiroidizm adı verilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><em style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Hipotiroidizmde </strong></em><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">ileri derecede halsizlik, üşüme, hızlı kilo artışı, adetlerde düzensizlik, hamile kalmada zorluk, deride kuruluk ve erken bebek kaybı gibi sorunlar görülür. Hipotiroidizmin en önemli sebeplerinden biri Hashimoto Tiroidit adı verilen rahatsızlıktır. Hashimoto hastalığında kişide kendi tiroit hücrelerine karşı bağışıklık sistemi harekete geçer ve tiroit hücrelerini yok eder.</span></p>
<p><em style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Hipertiroidizmde</strong></em><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> ise en sık bulgu çarpıntı, kilo kaybı, aşırı terleme ve çok sık dışkılamadır. Uzun dönemde ise dışardan tiroit bezinin büyümesi (guatr) ve gözlerin ileri doğru çıkıntı yapması görülür. Hamilelikte ise erken dönemden itibaren tedaviye cevap vermeyen kusmalar ile kendini belli eder.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Tiroit hastalığı düşünülen hamilelerde TSH, T3 ve T4 adı verilen hormonların düzeyine bakılır. Hipotiroidizmde dışarından tiroit hormonu içeren ilaçlar verilir. İlacın yeterli olup olmadığını görmek için TSH hormonu takip edilir. Bu ilaçlar hamilelikte emniyetlidir, bebeğe zararı yoktur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hipertiroidide ise tiroit bezi işlevini engelleyen ilaçlar verilir. Bir kaç tür ilaç bu amaçla kullanılır. Fakat hamilelikte emniyetli olan tek ilaç </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>“</em><em>Propylthiouracil</em></strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> ‘dir. Hamilelikte öncelikle bu ilaç tercih edilmelidir.</span></p>
<p><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">TROİDİN DÜZENLİ ÇALIŞMASI ŞART</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Eğer hipertiroidi tedavi edilmezse, plasentayı geçen fazla tiroit hormonları bebeğin tiroit bezini baskılayarak doğuştan hipotiroidiye sebep olur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Görüldüğü üzere tiroit hastalıkları hamilelikte son derece önemlidir. Başarılı bir hamilelik için tiroidin düzenli çalışması şarttır. Az çalışan tiroit ya hamile kalmayı engeller veya erken düşüklere sebep olur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Bununla birlikte en önemli konulardan biri de yeni doğan bebeğin tiroidinin de tetkik edilmesidir. Bebek hastaneden taburcu olmadan önce veya ilk kontrolünde mutlaka TSH bakılmalıdır. Çünkü doğuştan hipotiroidizm hem bebeğin vücutsal hem de zekâ gelişimini engeller. Yapılacak olan basit bir testtir. Hipotiroidizm varlığında verilecek bir ilaçla bebeğin geleceğini kurtarmış oluruz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelik-ve-troit-hastaliklari-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1679</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Hepatit Enfeksiyonları</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-hepatit-enfeksiyonlari-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-hepatit-enfeksiyonlari-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 14:03:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Hamilelikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1709</guid>

					<description><![CDATA[Hepatitler genel terim olarak karaciğerin virüsler ile meydana gelen enfeksiyonudur. Hepatotropik virüsler adı verilen bu virüsler A,B,S,D ve E olarak adlandırılır. Yaptıkları enfeksiyonlar da Hepatit A(HAV),Hepatit B(HBV), Hepatit C(HCV), Hepatit D(HDV) ve Hepatit E(HEV)’dir. Nadir karaciğer enfeksiyonları adenovirüs, sitomegalovirus ve Ebstein Bar virüsü ile de meydana gelebilir. HEPATİTLERİN BULAŞMA YOLLARI Hepatitler değişik yollarla bulaşmaktadır.  Ağızdan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><em>Hepatitler genel terim olarak karaciğerin virüsler ile meydana gelen enfeksiyonudur. Hepatotropik virüsler adı verilen bu virüsler A,B,S,D ve E olarak adlandırılır. Yaptıkları enfeksiyonlar da Hepatit A(HAV),Hepatit B(HBV), Hepatit C(HCV), Hepatit D(HDV) ve Hepatit E(HEV)’dir. Nadir karaciğer enfeksiyonları adenovirüs, sitomegalovirus ve Ebstein Bar virüsü ile de meydana gelebilir.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><strong>HEPATİTLERİN BULAŞMA YOLLARI</strong></span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatitler değişik yollarla bulaşmaktadır. </span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Ağızdan ve dışkı yoluyla bulaşanlar: HAV ve HEV</span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Damardan verilen kan ürünleri ve enjeksiyonlar yoluyla bulaşanlar: HBV, HCV, HDV, HAV.</span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Cinsel Yolla Bulaşan hepatitler: HBV, HCV, HDV.</span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Anneden bebeğe bulaşan hepatitler: HBV, HCV, HDV.</span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Bilinmeyen sebeplerle bulaşan virüsler: HBV ve HCV.</span></p>
<p><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">HEPATİT BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit virüsü vücuda geçtikten sonra karaciğerde enfeksiyona neden olur. HAV ve HBV genelde belirti verir ama HCV bazen hiçbir belirti vermeyebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">İlk belirtiler genellikle halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve kusmadır. Göz aklarında sararma, idrarda koyulaşma ve ciltte sararma meydana gelir. Karaciğer fonksiyon testleri yapıldığında, normalin yaklaşık 30-50 katı yükselme saptanır. Bu ilk belirtilerin ortaya çıktığı ve karaciğerin enfeksiyonu ile başlayan bu devreye Akut Hepatit adı verilir. Akut Hepatit birkaç haftadan aya kadar devam eder ve iyileşme meydana gelir. İyileşme olmazsa, kronik Hepatit adı verilen ve bazen hayat boyu devam eden karaciğer enfeksiyonu oluşur. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Yaklaşık Hepatitlerin yüzde 1’i ise Fulminan Hepatit adı verilen ve kısa sürede karaciğer yetmezliği yani siroza giden ve bilinç kaybı ile birlikte seyreden ağır bir tablo meydana gelebilir. Bu ağır tablo genellikle HAV ve HBV ile meydana gelir. Fulminan Hepatit vakalarının yarısında karaciğer nakli yapılsa bile hayat kaybı olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B ve C akut dönemden sonra kronik hepatit ile devam etmesine rağmen, HAV ve HEV ile kronik hepatit meydana gelmez.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><strong><strong>HEPATİT A</strong></strong></span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit A (HAV) genelde ağız yoluyla bulaşan bir enfeksiyondur. İnsan dışkısıyla kirlenmiş sular ve yiyecekler ile bulaşır. Afrika, Ortadoğu, Asya, Orta ve Güney Amerika’da sıklıkla görülür. Virüs alındıktan sonra enfeksiyonun ortaya çıkması için geçen kuluçka dönemi diğer virüslere göre kısadır ve genellikle 15-45 gün arasıdır. Bulantı, kusma, halsizlik, iştahsızlık, sarılık ve halsizlik sıklıkla görülür. Vakaların yüzde 1’inden azı Fulminan Hepatit’e ve karaciğer yetersizliğine neden olur. Hepatit A kronikleşmez ve tekrarlamaz. HAV’e karşı bağışıklık meydana gelir ve sonraki temaslarda enfeksiyon meydana gelmez.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit A virüsünden korunmak için içilen suların temizliği ve bu sularla temas eden yiyeceklerin tüketilmemesi gerekir. Hepatit A geçiren kişinin ailesinde anti-HAV testi ile tarama yapılabilir ve bu enfeksiyonu taşımayanlar aşılanmalıdır. Ayrıca, enfeksiyonu geçiren kişinin kullandığı kaplar kullanılmamalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit A geçirmemiş olan kişilerin riskli bölgelere seyahatleri öncesi mutlaka aşılanmaları gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit A enfeksiyonu geçiren hamilelerin bulantı, kusma ve halsizlik şikayeti varsa, mutlaka hastaneye yatırılmalı ve özellikle sıvı ve elektrolit desteği verilmelidir.</span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><strong>HEPATİT B</strong></span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B virüsü (HBV) enfeksiyonunda virüs en yoğun olarak kanda bulunmakla birlikte daha az oranda vaginal salgıda, spermde, tükürük ve gözyaşında bulunur ve bu yollarla bulaşmaktadır. İdrar ve dışkıda ile bulunmaz.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">HBV taşıyan anneden bebeğine bulaşması ise doğum esnasında kan ve vaginal salgının bebeğe teması ile meydana gelir. Anne sütünden bebeğe virüs geçmesine rağmen bu yolla bulaşma ile ilgili net bir bilgi yoktur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">HBV en sık bulaşma yolları cinsel temas ve kan yoluyla meydana gelmektedir. Özellikle sürekli kan ve ürünleri verilen hemofili hastaları, diyalize giren kişiler risk altındadır. Ayrıca, damardan ilaç ve uyuşturucu alan kişilerde de kirlenmiş enjektörler ile HBV bulaşmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B enfeksiyonu kuluçka dönemi 40-150 gün arasıdır. Enfeksiyonun çok hafif seyretmesi sıktır. Halsizlik, bulantı, kusma ve sarılık sık görülen belirtilerdir. Yüzde 1’in altındaki kişilerde ise ağır tablo olan Fulminan Hepatit meydana gelebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B geçiren yetişkin kişilerin yüzde 95’i, yeni doğan bebeklerin ise yüzde 5-10’u kendiliğinden iyileşir ve HBV’ karşı bağışıklık gelişir. Yetişkinlerin yüzde 5-10 kadarında ve bebeklerin  yüzde 90-95’i ise enfeksiyon devam eder ve Kronik Hepatit olarak devam eder.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Kronik Hepatit olan kişilerde sürekli halsizlik vardır. Ara sıra iyileşme ile enfeksiyonun ağırlaştığı periyotlar birbirini izler. Bu kişiler virüsü diğerlerine bulaştırma riski vardır. Yapılan karaciğer testleri anormal sonuçlar verir. Kronik Hepatit olan kişilerin bir bölümü maalesef siroza dönüşebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B akut dönemini geçiren kişilerin bir bölümü ise sadece Hepatit B taşıyıcısıdır. Hiçbir şikayetleri yoktur ve karaciğer testleri de normal sınırlardadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><strong>TAŞIYICI OLAN ANNE ADAYLARI VE&#8230;</strong></span><br />
<span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte Hepatit B enfeksiyonu olan veya taşıyıcı olan anne adaylarında bebeğinde herhangi bir sakatlık yapma potansiyeli bulunmamaktadır. Ancak kanında aktif virüs taşıyan anne adaylarında amniyosentez veya benzeri müdahalelerden kaçınılması ve yapılması elzem durumlarda plasentadan geçmeden işlemin yapılması önerilmektedir. İşlem yapılacak iğnenin anneden bebeğin bulunduğu ortama bol miktarda virüs taşıma tehlikesi vardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Doğum şekli olarak dünyada önerilen yöntem sezaryendir. Yeni doğan bebeğin hemen bulaşan kandan temizlenmesi ve yıkanması gerekmektedir. Doğumdan sonra bebeğe Hepatit aşısı ve Hipeimmun Globülin adı verilen bağışıklığı güçlendiren serum mutlaka yapılmalıdır. Hepatit aşısı ise 2 ayda ve sonra 6 ayda tekrarlanmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B taşıyıcısı olan annenin bebeğini emzirmesinde sakınca yoktur. Fakat aktif Hepatit olan ve kanında belli miktarların üzerinde olan annelerin süt yoluyla canlı virüs bulaştırması tehlikesine karşı emzirmesi sakıncalı olabilir. Özellikle meme ucundaki çatlaklar ve yaralar yoluyla virüs daha kolaylıkla bulaşabilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte Hepatit B geçiren annelerin bebeklerinde anomali riski artmamaktadır. Ancak düşük riski, anne karnında bebek kaybı riski ve bebeklerinde gelişme duraklaması riski artmaktadır. Hamilelik takibinde Kadın-Doğum Uzmanı ve Hepatoloji Uzmanı beraber hareket etmelidir. Eğer yapılan testlerde annede aktif hepatit saptanmışsa hamileliğin ikinci yarısında tedavi gerekebilir. Tedavide Lamivudine ve interferon gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçların anne karnındaki bebeğe etkileri bakımdan C grubuna girmektedir. Annenin hastalığı gerektirdiği için hamilelikte kullanılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hepatit B’den korunmanın en etkili yolu özellikle risk altındaki kişiler ama toplumdaki herkesin aşılanmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Sağlıklı günler dileklerimle…</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-hepatit-enfeksiyonlari-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1709</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Anne Karnındaki Bebekte Gelişme Duraklaması</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/anne-karnindaki-bebekte-gelisme-duraklamasi-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/anne-karnindaki-bebekte-gelisme-duraklamasi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 14:02:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1683</guid>

					<description><![CDATA[Bebeğin anne karnındaki gelişimi hep merak edilen bir durumdur çünkü genelde bebeğin sağlığını da yansıtan bir göstergedir. İlk 3 ayda meydana gelen gelişme eksikliği bebeğin kayıp riskini arttırmaktadır. İkinci 3 ayda, yani 5–6 aylarda baş gösteren gelişme geriliği ise ağır kromozom anomalileri ile birlikte olabilmektedir. Sıkça görülen gelişme duraklaması ise başta anneye ait damarsal sebeplere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>Bebeğin anne karnındaki gelişimi hep merak edilen bir durumdur çünkü genelde bebeğin sağlığını da yansıtan bir göstergedir. İlk 3 ayda meydana gelen gelişme eksikliği bebeğin kayıp riskini arttırmaktadır. İkinci 3 ayda, yani 5–6 aylarda baş gösteren gelişme geriliği ise ağır kromozom anomalileri ile birlikte olabilmektedir. Sıkça görülen gelişme duraklaması ise başta anneye ait damarsal sebeplere bağlıdır ve genelde 26 haftadan sonra kendini belli etmeye başlamaktadır. Asıl bugünkü konu da son aylarda meydana gelen gelişme duraklamasıdır. Doğduklarında da onlara yaşına göre küçük bebek (SGA=small for gestational age ) adı verilmektedir.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Gelişme duraklaması olarak değerlendirilen bebeklerin yaklaşık % 40’ın da anneye ait hastalıklar söz konusudur. Bu hastalıklar:</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kronik hipertansiyon</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Gebelik hipertansiyonu</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Annede oksijen yetersizliğine neden olan kalp hastalıkları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Protein eksikliği</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hemoglobin hastalıkları ve anemiler</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Sigara içiciliği</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Madde bağımlılıkları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kronik alkol alımı</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Rahimdeki doğuştan şekil bozukluklarıdır.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Ayrıca plasenta ile ilgili sorunlar, ikiz gebeliklerde birinden diğerine anormal damar bağlantısı ve kordonun anormal yerleşimi sebep olarak gösterilebilir. Tüm bu problemlerde bebeğe taşınan oksijen azalmakta ve bebeğin gelişimi yavaşlamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Gelişme duraklaması olarak değerlendirilen bebeklerin % 40’ı ise aslında ailesel olarak küçük bebeklerdir. Küçük olmalarına rağmen sağlıklıdır ve yanlış değerlendirme ile bazen erkenden doğurtulabilirler. Geri kalan % 20’sinde ise bebeğin hayatla bağdaşmayan kromozom ve diğer anomalileri oluşturmaktadır. Bu grupta önemli olan erken tanıdır. Çünkü bebeklerin maalesef yaşama şansları yoktur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">26.HAFTADAN SONRA?</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><em style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Gelişme duraklamasını saptayan en önemli yöntem </em><em style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>ultrasonografidir.</strong></em><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> Düzenli takipte olan anne adayının takibinde bebeğin gelişme parametrelerinde istenen sürede beklenen gelişme olmuyorsa gelişme duraklamasından şüphelenilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Tüm gelişme duraklaması olan bebekler genelde 26 haftaya kadar normal ağırlıktaki bebekler gibi gelişir. Bu haftalardan sonra özellikle karın çevresi gelişmesi duraklar. Bunun yanında baş çevresi ve uzun kemiklerin gelişimi devam eder. Tanı konulduktan sonra en önemli amaç bebeğin mümkün olan en uzun süre anne karnında kalmasını sağlamak ve sıkıntıda olduğu anlaşıldığı anda da bebek yoğun bakım şartlarının iyi olduğu bir hastanede doğumunu gerçekleştirmektir. Doğum şekli ise tartışılmaz sezaryen olmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Gelişme duraklaması olan bebeklerin takibi sık aralıklarla yapılmaktadır. Ultrasonografi ile biyofizik profil, NST ve doppler ile bebeğin sağlığı izlenmektedir. Bulgular bebeğin iyi olduğunu gösteriyorsa 3 gün ve bazen haftalık aralıklarla izlenmektedir. Bebeğin sıvısında azalma, dopplerde kordon kanı akımındaki bozulmalar ve NST’ deki bulgular bebeğin doğumuna karar verdirmektedir. Önemli olan konu doğum zamanlamasının doğru yapılmasıdır. Erken doğurtulması gelişme duraklaması olan bebeğin sorunlarına prematürite sorunlarını da ilave ederken, geç kalındığında bebekte kalıcı hasarlara neden olan problemler görülebilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">BEBEK İÇERİDE RAHAT MI?</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kısacası anne karnındaki bebeği izlerken biz hekimler bebeğe “içerde rahat mısın” sorusunu sorarız ve “rahatım” dediği sürece onun anne karnında kalmasına izin veririz. Fakat “ rahat değilim” cevabını aldığımız anda onu dış dünyaya çıkarmamız gerekmektedir. Tekrar vurgulamak gerekirse gelişme duraklaması olan bebekler sonradan kolay toparlanan ve ileri yaşamlarında da girişken insanlardır. Yeter ki biz onları erken tanıyalım ve uygun zamanda uygun şartlarda dünyaya getirelim.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kızım Maya Su</strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> da doğumundan 15 gün öncesine kadar normal kilo alırken, annenin rahim kasılmaları nedeniyle kilo alması durakladı. İçimizi rahatlatan şeyler ise hareketlerinin bol olması ve tüm testlerinden geçerli not almasıydı. Planlanan zamana daha 1 hafta olmasına rağmen doktorumuz bu durumu gözeterek doğumu erkene aldı. 1 hafta erken Maya’mıza kavuştuk. 1 ay geçti, hırsla ve inatla annesini emerek nerdeyse normal kilosuna yaklaştı. Şimdi uyurken her gün daha belirginleşen yanaklarına bakarak bu hafta bu konuyu sizlerle paylaşmak istedim.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Sağlık ve esenlik dolu günlere…</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/anne-karnindaki-bebekte-gelisme-duraklamasi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1683</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Anne Karnındaki Bebeğin Kromozom Testleri</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/anne-karnindaki-bebegin-kromozom-testleri-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/anne-karnindaki-bebegin-kromozom-testleri-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 14:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1675</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik süresince yapılan birçok test vardır. Bebekle ilgili bilgi veren testlerin ise her birinde yanılma payı bulunur. Bazı durumlarda bebeğin kromozom analizi yapılması gerekir. Ayrıca özel bazı hastalıkların tanısına yönelik bebekten alınan doku örnekleri de teşhise yardımcı olabilmektedir.  Amniyosentez en sık yapılan ve riski en düşük olan müdahaledir. Bu nedenle kromozom testi dendiğinde ilk akla gelen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>Hamilelik süresince yapılan birçok test vardır. Bebekle ilgili bilgi veren testlerin ise her birinde yanılma payı bulunur. Bazı durumlarda bebeğin kromozom analizi yapılması gerekir. Ayrıca özel bazı hastalıkların tanısına yönelik bebekten alınan doku örnekleri de teşhise yardımcı olabilmektedir.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Amniyosentez</strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> en sık yapılan ve riski en düşük olan müdahaledir. Bu nedenle kromozom testi dendiğinde ilk akla gelen uygulamadır. Bunun dışında </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">CVS, kordosentez</strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> de aynı amaçla kullanılabilir. Özel durumlarda ise bebeğin derisinden ve karaciğerinden örnekler alınarak da testler yapılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kromozom analizinin belirli durumlarda yapılması gerekir.</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Anne yaşı 35’den büyükse,</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Yapılan ikili veya üçlü test adı verilen Down sendromu tarama testlerinde yüksek risk saptanmışsa,</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Daha önceki yazılarda bahsettiğimiz ultrasonografide bebekte kromozom bozukluğunu düşündüren yumuşak doku markerleri varlığında,</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Anne karnındaki bebekte anomali saptandığında,</span></li>
<li>Prenatal Test veya Fetal DNA testi olumsuz sonuçlanmışsa</li>
<li>Başka bir nedenle amniyosentez yapılıyorsa(aktif toxoplazma enfeksyonu) beraberinde yapılablir</li>
</ul>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">ilave bilgi alınması amacıyla kromozom analizi yapılır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">KORYON VİLLUS ÖRNEKLEMESİ</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">CVS veya koryon villus örneklemesi</strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">, plasentanın öncüsü olan koryon denen bölgeden alınan doku parçalarının incelenmesi ile yapılan işlemdir. Erken dönemlerde kromozom tayini gerektiren durumlarda kullanılır. İşlem ultrasonografi eşliğinde yapılır ve eğer koryon rahmin ön duvarında ise karından, arka duvarda ise vaginal yoldan yapılmaktadır. </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">11–14 gebelik haftaları arasında yapılabilmekte ve kromozom sonucu yaklaşık 7 günde belli olmaktadır. CVS’in % 2–3 civarında komplikasyon riski vardır.</strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> İncelenen villuslarda bazen mozaik örnek görülür. Yani anormal kromozom içeren örnekle beraber normal kromozomlar görülmekte ve kesin sonuç için amniyosentez de yapılması gerekebilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Amniyosentez, </strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">ultrasonografi eşliğinde bebeğin bulunduğu amniyos sıvısından örnek alınmasıdır. Alınan amniyos sıvısından yapılan kromozom analizi sonucu yaklaşık 20 günde çıkmaktadır. </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Amniyosentez işlemi sonucunda düşük riski yaklaşık % 0,5 civarındadır. Özellikle 16 ile 18 hafta arasında yapılması önerilmektedir. 15 haftadan daha erken yapıldığı durumlarda komplikasyon oranı artmaktadır.</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kordosentez işlemi, </strong><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">20 gebelik haftasından sonra yapılır. İşlem bebeğin kordonundan kan alınarak yapılır. </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kromozom testi sonucu 3–7 günde belli olmakta ve komplikasyon riski % 2–3 civarındadır.</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Anne karnında bu müdahalelerin yapılması gereken durumlarda anne ve baba adayı öncelikle işlem detaylı bir şekilde anlatılmalı, riskler ve testlerden alacağımız sonuçlar hakkında aydınlatmalıdır. İşlemi yapma kararını ise her zaman anne ve baba adayı vermelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Sıklıkla sorulan soru “Doktor Bey siz olsanız ne yaparsınız ?” na verebileceğim cevap gerektiğinde düşünmeden yaptırmaktır. Eşimin  hamileliğinde biz de 16 haftada kromozom testi yapıp yapmama konusunda düşündük. Ama eşimin yaşı, tarama testlerinin yüksek risk taşımaması ve yapılan ultrasonografide kromozom bozukluğunu gösteren bulgu olmadığından amniyosentezin riskini göze alamayacağımız kararını verdik.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">VE… MAYA SU ARAMIZDA</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Doğum kararı alındıktan sonra zor geçen bir hafta sonu sonrası erkenden hastane yolunu tuttuk. Odamıza yerleştikten sonra hazırlıkları takiben eşim ameliyathaneye alındı. Dr Murat ve Dr Ahmet operasyona giriyordu. Anestezist Dr Nerime, çocuk uzmanı Dr Gökhan da hazır bulunuyordu. Ben oldukça heyecanlıydım, eşim ise çok sakindi ve gülümsüyordu. Nedeni ise tüm doktorlarına güveniydi. Hepsini tanımış ve güvenmişti. Operasyon başlarken ben odadan ayrıldım. 5–6 dakika sonra geri dönüp baktığımda Maya Su doğmuştu. Ultrasonografide gördüğümüz yüz karşımdaydı. O anda tüm heyecanım gitti ve derin bir OH çektim. Sonrası ise çok güzel geçti. Herkes çok ilgiliydi. Hemşirelerimiz, doktorlarımız ve tüm arkadaşlarımız sürekli bizlerleydi. Üçüncü gün evimize geldik ve Maya Su artık evinde. Ben yazımı tamamlamaya çalışırken mışıl mışıl uyuyor. Uzun bir süreçten sonra kızımıza kavuştuk. Darısı tüm anne ve babalara.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/anne-karnindaki-bebegin-kromozom-testleri-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1675</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Depresyon</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/dogum-sonrasi-depresyon-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/dogum-sonrasi-depresyon-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:57:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum Sonrası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1687</guid>

					<description><![CDATA[Doğum yaptınız ve belki de uzun yıllardır hayal ettiğiniz annelik duygusunu tatmaya başladınız. Bebeğiniz ve siz çok güzel bir tablo oluşturuyorsunuz. Hastanede sizi seven dostlarınız yanınızda. Eşiniz ve siz artık dünyanın en mutlu çiftisiniz. Hastane faslı bittikten sonra eve geldiğinizde, eşiniz işine devam eder. Eş dost, anne baba evlerine çekildiler. Ara sıra sizi telefonla aramak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong><em>Doğum yaptınız ve belki de uzun yıllardır hayal ettiğiniz annelik duygusunu tatmaya başladınız. Bebeğiniz ve siz çok güzel bir tablo oluşturuyorsunuz. Hastanede sizi seven dostlarınız yanınızda. Eşiniz ve siz artık dünyanın en mutlu çiftisiniz. Hastane faslı bittikten sonra eve geldiğinizde, eşiniz işine devam eder. Eş dost, anne baba evlerine çekildiler. Ara sıra sizi telefonla aramak dışında normal hayatlarına döndüler. Eşiniz akşam heyecanla hem sizi hem de bebeğinizi görmeye can atarken kapıdan içeri girdiğinde elinizde ağlayan bebeğiniz ve ondan daha da çok ağlayan anne… Sebep? Sebep yok ama siz çok üzgünsünüz ve endişelisiniz.</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Doğum sonrası kadınların yaklaşık % 80’i bu durumu yaşar. Yaşamamış gibi hissedenler de hafif belirtilerle bu periyodu atlatmışlardır. Genelde doğumdan 3–5 gün sonrası oluşan bu duygusal değişiklikler hormonal değişimlerle açıklanmaktadır.</strong>Uykusuzluk, ağlama nöbetleri, sıkıntı, mutsuzluk, çabuk sinirlenme ve dikkat dağınıklığı şeklinde kendini belli eder. Doğum sonrası endişesi veya “baby blues” olarak tarif edilen bu durum eğer 2 haftadan uzun devam ederse mutlaka doktordan yardım istenmelidir. Anne bu durumun farkında olmazsa eş veya anne ile birlikte olan yardımcı veya ebeveynler bu konuda doktor yardımı almalıdırlar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>DESTEK ALMAK ŞART</strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Doğum Sonrası Depresyon</strong>  yaklaşık doğum yapan kadınların % 10-20’sinde görülür. Bebeğin  doğumuyla başlayıp birkaç aya kadar sürebilen bir durumdur. Daha önceden depresyon geçirmiş olan kadınlar, psikososyal stres veya adet öncesi sıkıntıları yaşayan kadınlar risk altındadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Eğer önceden geçirilmiş depresyon hikâyesi veya tedavisi söz konusu ise doğum sonrası depresyon ihtimali artar. Bu durumda geçici bir süre antidepresif tedavi gerekebilir. Eğer bu depresyon hali 2 haftadan uzun sürerse mutlaka doktora başvurmalıdır. Süt veren annelerde bebeğe zarar vermeyen antidepresan ilaçlar olduğun bilinmeli, bu durumun ciddi olduğu kabul edilmeli ve önemsenmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Doğum sonrası depresyon yaşayan kadında birbirini izleyen iyi ve kötü günler olur. Belirtiler şunlar olabilir:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Uyuşuk, yorgun ve aşırı tükendiğini hissetmek</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Umutsuz, üzüntülü olmak</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">İştah ve uyku bozuklukları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Dikkat dağınıklığı</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hafıza kaybı</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Çabuk sinirlenme ve kontrol edilemeyen ağlama nöbetleri</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Suçluluk duygusu ve yetmediği duygusu</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Bebeğine ve kendine zarar verme korkusu</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kontrolünü kaybetme korkusu ve “delirme” korkusu</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Uykusuzluk</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Doğum Sonrası Psikozu (Loğusa psikozu)</strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Doğumdan sonra başlayan ve nadir olmasına rağmen ağır bir tablodur. Halisünasyonlar, garip sesler ve düşünce bozuklukları ile birlikte seyreder. Uykusuzluk, depresyon ve ajitasyon gibi belirtileri vardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Doğum sonrası depresyonun tedavisi öncelikle evde ilaçsız alınacak bazı tedbirlerle atlatılabilir. Öncelikle aile yakınları ve arkadaşlardan bebeğin bakımında yardım istemek veya depresyon halinin geçmesine kadar yanınızda bulunmasını sağlayabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Anneler fıırsat buldukça dinlenin. Yalnız kalmamaya gayret edin. Mutlaka arkadaş ve yakınların ziyaretinize gelmesini sağlayın. Eşinizin daha fazla sizinle zaman geçirmesini isteyin. Her gün düzenli duş alın ve günlük bakımınızı ihmal etmeyin. Bebeğinizi bırakabiliyorsanız bırakın, bırakamıyorsanız yanınıza alıp yürüyüşler yapın veya arkadaş ziyaretlerine bebeğinizle birlikte gidin. Aynı durumu yaşamış olan annelerle konuşun. Duygularınızı ve yaşadıklarınızı paylaşın. Eğer alınan tedbirlere rağmen cevap alınamıyorsa doktorunuza durumunuzu bildirin. Geçici bir süre antidepresif ilaçlar kullanmanız gerekebilir. Durumun ağırlaştığında meydana gelen sevimsiz olayları düşünürsek ilaç tedavisinden çekinmemelisiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/dogum-sonrasi-depresyon-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1687</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hamilelik Zehirlenmesi Hamilelikte Hipertansiyon</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelik-zehirlenmesi-hamilelikte-hipertansiyon-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelik-zehirlenmesi-hamilelikte-hipertansiyon-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:55:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Hamilelikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1693</guid>

					<description><![CDATA[Preeklampsi olarak adlandırılan ve halk arasında hamilelik zehirlenmesi olarak bilinen sorun genelde hamileliliğin 20’ci haftasından sonra ortaya çıkar. Tansiyon yükselmesi, yaygın ödemler ve idrarda protein çıkması ile özellik gösteren bir durumdur. Hamilelik zehirlenmesi bazen çok ağır bir tabloya dönüşür ve annenin bilinç kaybı ve sara nöbeti tarzında nöbetler geçirmesine neden olur. Buna eklampsi adı verilir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>Preeklampsi olarak adlandırılan ve halk arasında hamilelik zehirlenmesi olarak bilinen sorun genelde hamileliliğin 20’ci haftasından sonra ortaya çıkar. Tansiyon yükselmesi, yaygın ödemler ve idrarda protein çıkması ile özellik gösteren bir durumdur. Hamilelik zehirlenmesi bazen çok ağır bir tabloya dönüşür ve annenin bilinç kaybı ve sara nöbeti tarzında nöbetler geçirmesine neden olur. Buna eklampsi adı verilir. Eklampsi eğer tedbir alınmazsa hem bebeğin hem de annenin hayatını kaybetmesine neden olabilir.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelikte tansiyon genelde düşme eğilimindedir. Sebebi hamilelik hormonlarının damarlar üzerine genişletici etkisidir. Bu nedenle hamileliğin başından itibaren tansiyon ölçümleri yapıldığında çıkan değerler alışmış olduğumuz 12/8 değerinin hep altındadır. Tansiyonun büyük değeri 14 ve küçük değeri 9 ve üzerinde olduğu durumlarda tansiyon yükselmesi yani hipertansiyon adını vermekteyiz.</span></p>
<p><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">HAMİLELİĞİN AĞIRLAŞTIRDIĞI HİPERTANSİYON VE…</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelikte hipertansiyon kabaca 3 gruba ayrılabilir. Birincisi sadece tansiyon yükselmesi şeklindedir. Hamileliğin başında veya en sık 5. aydan sonra görülür. Ödem ve idrarda protein yoktur. İkincisi ise ödem ve idrarda protein ile birlikte olan hipertansiyondur. Halk arasında bilinen hamilelik zehirlenmesi yani preeklampsidir. Son grup ise kronik hipertansiyondur. Tansiyon yükselmesi hamilelik öncesi vardır ve hamilelikte hipertansiyon hamilelik etkisiyle ağırlaşır. Kısaca hamileliğin ağırlaştırdığı hipertansiyon adı verilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelikte hipertansiyon ile birlikte olan en ağır tablo eklampsi ve HELLP sendromudur. Eklampsi sara nöbetleri tarzında nöbetler ile kendini gösterir. Hamilelikte, doğumda ve bazen doğumdan sonraki 48 saat içinde ortaya çıkabilir. Kesinlikle tedbir alınmalıdır zira ölümcül sonuçlara kadar gidebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Yaklaşık hamileliklerin % 5’inde hipertansiyon görülür. Bazen hafif seyreder.Bebeği ve anneyi etkilemez. Fakat bazen o kadar ağırdır ki bebeğin gelişimini engeller, plasentanın erken ayrılmasına (dekolman plasenter) ve HELLP sendromuna neden olabilir. HELLP sendromunda hipertansiyonla birlikte, trombosit adı verilen pıhtılaşmayı sağlayan kan hücreleri ileri derecede azalır. Karaciğer de iflasın eşiğine gelir. Durdurulamayan kanamalar sıklıkla annenin hayatına mal olabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelikte ortaya çıkan hipertansiyonun kesin nedeni hala bilinmemektedir. Fakat doğum gerçekleştiğinde yani plasentanın çıkmasıyla hafiflemesi plasentayla ilgili faktörleri düşündürmektedir. Mol gebeliği, çoğul hamileliklerde hipertansiyonun olması ve ağır seyretmesi de bu teoriyi desteklemektedir.</span></p>
<p><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">NELER YAPILABİLİR?</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelik öncesi hipertansiyon varsa, mutlaka bir uzman ile görüşülerek kontrol altına alınması ve hamilelikte emniyetli olan plasenta kan akımını azaltmayan bir tansiyon ilacı başlanmalıdır. Eğer ailede hipertansiyon varsa mutlaka doğum uzmanı bu konuda bilgilendirilmelidir. Hamilelikte düzenli tansiyon kontrolleri yapılmalıdır. Hamileliğin 24 – 26 haftalarında yapılan rahim damarları doppleri ile saptanan ‘notch’ gelecekte hipertansiyonun habercisi olabilir. Eğer saptanmışsa düşük doz aspirin bu konuda yardımcı olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hipertansiyonu olan anne adayı ve bebeği sıkı takip gerektirmektedir. Hamilelik kontrolleri sık yapılmalı, 28 haftadan sonra takipler haftalık yapılmalıdır. NST, doppler ve ultrasonografi ile bebeğin takibi yapılır. Bebeğin iyi olduğu durumlarda takibe devam edilmelidir. Eğer bebekte gelişme geriliği, suyunda azalma başlamışsa ve yapılan testlerde sorunlar görüldüyse erken de olsa bebek yoğun bakım şartlarının iyi olduğu bir hastanede bebeğin doğumunu gerçekleştirmek hem bebek hem de anne açısından hayat kurtarıcı olmaktadır.</span></p>
<p><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">EKLAMSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Eklampsi gerçekten ağır bir tablodur. Hem anne adayı, hem de yakınları belirtilerini bilmelidir. Önceleri başlayan gözlerde sinek uçuşması, şimşek çakması şeklinde görme bulguları, karaciğer nahiyesinde yani sağ kaburga altında dinmeyen ağrı önemli bulgulardır. Hastaneye başvurmak için neden olabilir. Eğer nöbet başladıysa anne adayının ağzına havlu sarılmış tahta kaşık ile nefes alması sağlanmalı ve dilini yutması engellenmelidir. Acil ambulans çağırılmalı , hipertansiyon ile birlikte nöbet hali net şekilde gelen sağlık ekibine anlatılmalıdır. Bu durumda anneye verilen Magnezyum Sülfat hem nöbetleri durdurur hem de olası şiddetli rahim kasılmasını engeller. Eklampsi hangi hamilelik ayında olursa olsun son tedavisi doğumdur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Kısaca önemli noktalara değinerek anlattığım hamilelikte hipertansiyon doğum hekimlerinin en zor konularından biridir. Hipertansiyon ile beraber olan hamilelikler risk grubundaki hamilelikler olup bu konuda deneyimli hekimler tarafından takip edilmelidir. Anne adayı hekimin önerilerini harfi harfiyen yerine getirmelidir. Kesinlikle stresli ortamlarda olmamalıdır. Evde sakin, sessiz ve biraz loş ışıkta zaman geçirmelidir. Televizyon, bilgisayar ekranı, yüksek ses eklampsinin ortaya çıkmasını uyarabilmektedir.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelik-zehirlenmesi-hamilelikte-hipertansiyon-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1693</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Seyahat</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-seyahat-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-seyahat-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:54:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1695</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik uzun bir süreçtir. Bu süreçte normal günlük aktiviteler devam eder. Her hamilelikte seyahat ve uzun tatiller en az bir kere olsa bile yaşanır.   Seyahat edecek olan anne adayının sık sorduğu soruların başında “Uçak ne kadar güvenlidir, yoksa araba seyahatini mi tercih etmeliyim ?”  gelir. Uçakla seyahatlerde kozmik radyasyona maruz kalma riski hep endişelendiren bir durumdur. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>Hamilelik uzun bir süreçtir. Bu süreçte normal günlük aktiviteler devam eder. Her hamilelikte seyahat ve uzun tatiller en az bir kere olsa bile yaşanır.  </em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Seyahat edecek olan anne adayının sık sorduğu soruların başında “Uçak ne kadar güvenlidir, yoksa araba seyahatini mi tercih etmeliyim ?”  gelir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Uçakla seyahatlerde kozmik radyasyona maruz kalma riski hep endişelendiren bir durumdur. Ayda 74 saatten fazla uçakla seyahat yapan kadınlarda düşük yapma olasılığının arttığı bilinen bir gerçektir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelik süresince özellikle ilk aylardan itibaren seyahat yapılabilir. En güvenli dönemler 18 ile 24 hamilelik haftalarıdır. İlk 3 ayda kanama gibi sorunların ve düşük olasılığının yüksek olması nedeniyle sakıncalar vardır. 36 hamilelik haftasından sonra ise birçok uçak şirketi hamilelerin uçakla seyahat etmesine izin vermez.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Uçakla seyahat etmek isteyen anne adaylarının bilmesi gereken kurallar şunlardır:</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Uçakla seyahat ederken rahat kıyafetler giyilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Sırtınız için mutlaka destek amaçlı yastık isteyin.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Ayaklarınızı seyahat boyunca hareket ettirin ve uygun zamanlarda uçak içinde küçük yürüyüşler yapın.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Bol sıvı alın çünkü kabin içindeki hava sıvı kaybını arttırmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Eğer seyahat enfeksiyon ve bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu ülkeye yapılıyorsa gerekli tetkikler yapılmalı ve aşılar yapılmalıdır.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Araba seyahatlerinde ise anne adayı araba kullanmamalıdır. Zira yorgunluk ve yolculuğun stresi rahim kasılmalarını başlatabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Araba yolculuğunda mümkünse sırta ek yastık konulmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Emniyet kemeri karnın üstüne değil alt taraftan geçirilerek takılmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Seyahat esnasında bol sıvı tüketilmeli ve her saat başı molalar verilerek 20 -30 dakikalık yürüyüşler yapılmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Aralarda atıştırmalar yapılmalı ve kafeinli içeceklerden kaçınılmalıdır.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte erken doğum tehdidi, kanama gibi sorunlar yaşandıysa seyahatler mümkün olduğunca yapılmamalı. Özellikle bacaklarda varisler varsa veya daha önceden damarlarda tıkanma sorunları yaşanmışsa uzun seyahatlerden kaçınılmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Tatil için gidilen yerlerde özellikle sıcak ve güneş etkisiyle sıvı kaybı artmaktadır. Güneş ışınları uyarısı ile hamilelikte tansiyon yükselmesi görülebilir. Bu nedenle fazla güneşte kalmamalı, bol sıvı alınmalı ve mutlaka güneş gözlüğü kullanmalıdır. Eğer kış tatili yapılıyorsa kayak ve snowboard gibi tehlikeli sporlardan uzak kalmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Tatile gidecek ailelere şimdiden iyi tatiller…</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-seyahat-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1695</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dış Gebelik Nedir?</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/dis-gebelik-nedir-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/dis-gebelik-nedir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:53:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Jinekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Laparoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Hamilelikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1689</guid>

					<description><![CDATA[Bebek isteyen çiftler için en heyecanlı anlardan biri hamilelik testinin sonucunu öğrenmektir. Pozitif hamilelik testi ile birlikte hemen hayaller kurulmaya başlanır. Kız olursa nasıl olur, erkek olursa hangi takımı tutar gibi. Hamilelik testinden sonra doktordan randevu alınır ve ultrasonografide hamilelik kesesi ve bebeğin minik kalbinin atışları görülmeye çalışılır. Hem anne hem baba adayı nefeslerini tutmuş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><em>Bebek isteyen çiftler için en heyecanlı anlardan biri hamilelik testinin sonucunu öğrenmektir. Pozitif hamilelik testi ile birlikte hemen hayaller kurulmaya başlanır. Kız olursa nasıl olur, erkek olursa hangi takımı tutar gibi. Hamilelik testinden sonra doktordan randevu alınır ve ultrasonografide hamilelik kesesi ve bebeğin minik kalbinin atışları görülmeye çalışılır. Hem anne hem baba adayı nefeslerini tutmuş doktorun ağzından çıkacak açıklamaları beklerken doktorun yüzündeki tebessümün kaybolması ve rahim için hamilelik kesesinin görülmediğini söylemesi ile heyecanın yerini korkular alır.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Dış gebelik tanım olarak gebeliğin rahim dışında olmasıdır. Nadiren rahim kanalı dışında da olabilir. Yumurtalık üzerinde olabilir, karın içine yerleşip orada gelişebilir ki bu çok tehlikeli bir durumdur. Bazen rahim ağzı kanalı içine yerleşebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelik testinin pozitif olduğu durumlarda ultrasonografi ile hamilelik kesesinin görülmemesi öncelikle dış gebeliği akla getirir. Diğer bir olasılık ise ultrasonografide görülmeyecek kadar erken hamileliktir. Ayrımını ise kanda yapılan b-HCG hormonu yani gebelik hormonu düzeyi ölçümü ve tekrarlanan ultrasonografi ile yapılır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong> </strong></span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">HER HAMİLELİK DIŞ GEBELİK OLARAK BAŞLAR</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Tüm hamilelikler aslında dış gebelik olarak başlar. Sperm vajinaya döküldükten sonra uzun bir yol kat eder ve rahim kanalının 1/3 dış kısmında yumurta hücresi ile karşılaşarak döllenme olayı gerçekleşir. Daha sonra hücre halindeki embriyo rahim kanalında geriye doğru yuvarlanarak rahim içine gelir ve rahim iç zarına yerleşir. Eğer rahim kanalındaki bu geri dönüş gerçekleşmezse bebek rahim kanalında yerleşerek orada büyümeye başlar. Fark edilmezse ince bir boru olan rahim kanalını parçalayarak karın içine kanamaya neden olur. Dış gebeliğin en ağır tablosu olan bu durumda hastalar genellikle yarım baygın halde hastaneye acil olarak gelir. Kısa muayeneler sonucunda karın içi kanama tanısıyla ameliyata alınır. Acı gerçek genellikle karın açılınca görülür.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Klasik bilgi dış gebeliklerin yaklaşık 150 gebelikten 1’inde görüldüğüdür. Fakat son yıllarda özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıkların yaygınlaşmasına bağlı olarak % 2’lere yükseldiği yönündedir. Sebep rahim kanallarında iltihaba neden olan enfeksiyonlardır. En sık görülen ve genelde hafif belirtilerle kendini gösteren Chlamidia adındaki hücre içi mikroplar rahim kanallarına da yerleşerek hasara neden olur. Diğer bir sebep yine cinsel yolla bulaşan bel soğukluğu mikrobu olan gonoredir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Geçirdikleri enfeksiyonlar sonucunda rahim kanalları doğal işlevlerini yerine getiremez. Tüplerin tıkanmasına bağlı kısırlık veya dış gebelik sık meydana gelir. Dış gebeliğe neden olan diğer olaylar rahim kanallarına uygulanan cerrahi işlemler, karın için ameliyatları sonucunda oluşan yapışıklıklar ve kısırlık tedavileridir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"><strong> </strong></span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">DIŞ GEBELİĞİ ARTTIRAN FAKTÖRLER</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Daha önceden dış gebelik geçiren kadınların tekrar dış gebelik geçirme olasılığı 7 ile 13 kat artmaktadır. Yumurtlama tedavisi yapılan kadınlarda dış gebelik 4 kat artmaktadır. Rahim içi araç yani spiral kullanan kadınlarda da % 3–4 civarında dış gebelik görülebilmektedir. Ayrıca ileri anne yaşının da dış gebelik olasılığını 3–4 kat arttırdığı bildirilmektedir. Sigara içen kadınların da içmeyenlere göre 3 kat kadar daha sık dış gebelik geçirdikleri bir gerçektir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Dış gebelik düzenli doktor kontrolüne giden kişilerde daha erken tanınabilmekte ve sonuç daha yüz güldürücü olmaktadır. Bu nedenle adet gecikmesi olan her kadın test pozitifse yaklaşık adet gecikmesinden 7–10 gün sonra doktora gitmeli ve ultrasonografi yapılmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Ultrasonografide rahim içinde hamilelik kesesi yoksa mutlaka vaginal ultrasonografi ile rahim kanalları ve yumurtalıklar bakılması ile hamilelik kesesi ve bazen de bebeği rahim kanalların birinde görebilmekteyiz. Eğer rahim kanallarında dış gebelik bulgusu yoksa gebelik hormonu olan b-HCG tayini yapılarak sonuca göre kontroller programlanır. B-HCG 1500 ve üzerinde ise ultrasonografi ile rahim içinde gebelik kesesi görülmelidir. Görülemiyorsa mutlaka dış gebelik vardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">ADET GECİKMESİNDEN SONRA,ŞİDDETLİ KARIN AĞRISINA DİKKAT</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Adet gecikmesinden sonra geç olarak başvuran dış gebelikler sıklıkla karın içinde kanamayla birliktedir. Sıklıkla rahim kanalı yaralanmıştır. Gebelik materyali tüpten karın içinde düşerek kanamaya sebep olmuştur. Şiddetli karın ağrısı vardır. Karın iç zarı tahrişine bağlı iki büklüm olan hastaya uzman hemen tanısını koyar ve hastaneye yatmasını önerir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Dış gebelik özellikle bebeği olmayan bir kadında meydana geldiğinde erken saptanmazsa ileride normal yoldan bebek sahibi olma şansını azaltır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Tedavide son yıllarda ilaçla tedavi gündemdedir ve sonuç sevindiricidir. Yani kadının rahim kanalı hasar görmeden ve operasyona gerek olmadan tedavi imkânı vardır. Burada en önemli şart erken tanıdır. Eğer dış gebelik büyümüşse ve kanamaya başlamışsa operasyondan başka çare yoktur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Metotraxate adı verilen, aynı zamanda kanser tedavisinde ve mol gebelikleri tedavisinde de kullanılan ilaç gebelik hücrelerini öldürür. Zamanla oluşan gebelik kitlesi vücut tarafından emilir. Bu tedavide aralıklarla yapılan b-HCG tayini ile tedavinin başarısı takip edilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Eğer dış gebelik için cerrahi tedavi kararı alındıysa ideali laparoskopi ile yapılmasıdır. Çok kanama olan vakalarda bile deneyimli ellerde operasyon kısa sürede tamamlanır. Öncelikle konservatif operasyon yani tüpün dış gebelik olan bölümü açılarak gebelik boşaltılır. Kanama yoksa işleme son verilir. Eğer rahim kanalı zarar gördüyse tek çare onun alınmasıdır. Laparoskopi ile yapılan operasyonlardan kısa süre sonra hasta evine gidebilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Hamilelik gerçekten her çiftin hayal ettiği güzel bir olaydır. Bazen dış gebelik gibi tatsız olaylar da başlarında gelebilir. Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi erken başvuru düzenli kontrol sonucun yüz güldürücü olmasında önemli rol oynar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif;">Sağlıklı bir hafta dileğiyle…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/dis-gebelik-nedir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1689</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Alkol Kullanımı</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-alkol-kullanimi-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-alkol-kullanimi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:52:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Riskli Hamilelikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1697</guid>

					<description><![CDATA[Birçok bilim adamı hamilelikte alkol kullanımını “Rus Ruleti” oynamaya benzetir. Fakat ruletteki hedef anne adayının kendisi değil, karnında taşıdığı bebektir. Anne adayı bir şeye sıkıldığı  veya bir şeyleri kutlamak için alkol alır.  Bu durumda bebek annenin aldığı alkole ortak olarak anne adayına katılır. Fakat bir farkla bebek anne adayına göre alkole daha çok maruz kalır ve daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><em>Birçok bilim adamı hamilelikte alkol kullanımını “Rus Ruleti” oynamaya benzetir. Fakat ruletteki hedef anne adayının kendisi değil, karnında taşıdığı bebektir.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Anne adayı bir şeye sıkıldığı  veya bir şeyleri kutlamak için alkol alır.  Bu durumda bebek annenin aldığı alkole ortak olarak anne adayına katılır. Fakat bir farkla bebek anne adayına göre alkole daha çok maruz kalır ve daha çok sarhoş olur. Annenin başka bir arkadaş aramasına gerek kalmaksızın karnındaki bebeği  onunla sürekli kadeh tokuşturmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte alkol kullanımı hem fiziksel hem de zihinsel sorunlara yol açmaktadır. Birçok kadın hamilelikte sürekli alkol kullanımının doğumsal sakatlıklara neden olduğunu bilmesine rağmen, daha az miktarda tüketimin de bunlara sebep olacağını tahmin etmemektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Gerçekten alkol miktarı ne olursa olsun hamilelikte sakıncalıdır. Aynı şekilde hamilelik için hazırlık yapan kadınlar da alkol kullanmamalıdır. Eğer anne adayı hamileliğini öğrendiğinde alkol alıyorsa en kısa sürede alkolden uzaklaşmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte haftada 7 defadan fazla veya bir defada 5–6 içkiden fazla alkol alan kadınların bebeklerinde alkole bağlı doğumsal sakatlık oranı belirgin olarak artmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Günümüz bilimsel verilerine göre hamileliğinde alkol kullanan annelerin bebeklerinde gelişme geriliği, yüz anomalileri, merkez sinir sisteminin zarar görmesi, davranış bozuklukları ve zekâda gerilikler sıkça görülmektedir. Zekâ ve davranış bozuklukları maalesef dünyaya gelen bebeğin hayatı boyunca kalıcıdır ve tedavisi de yoktur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">ALKOL BEBEĞE HANGİ ZARARLARI VERİYOR?</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><strong> </strong></span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamileliğinde sıkça alkol kullanan anne adaylarının bebeklerinde görülen sorunları şöyle sıralayabiliriz:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Küçük vücut ölçüleri ve düşük ağırlık</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Normal gelişimden çok geri kalan gelişim ve yaşıtlarındaki gelişimine ulaşamama</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Kaburga kemiklerinde şekil bozuklukları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Omurga bozuklukları ve kalça çıkıkları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Yapışık parmaklar veya parmakların doğuştan yokluğu</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Eklemlerde hareket kısıtlaması</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Küçük baş</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Yüz şekil bozuklukları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Küçük göz çukurları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Düşük göz kapakları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Gözlerin aynı yönde döndürülmesinde zorluk</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Kısa ve yukarı bakan burun</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Basık burun kökü</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Buru ile üst dudak arasındaki kıvrımın düz olması</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">İnce üst dudak</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Damak yarığı</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Küçük Çene</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Organ deformiteleri</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Üreme organları anomalileri</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Doğuştan Kalp Hastalıkları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Böbrek ve idrar yolları anomalileri</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Merkez Sinir sistemi gelişim bozuklukları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Küçük Beyin</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Ağır derecede zekâ gerilikleri</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Dikkat bozuklukları</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Yeni doğan döneminde sürekli rahatsızlıklar ve ağlamalar</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Öğrenme güçlüğü</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hiperaktivite</span></li>
<li><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Vücut, el ve parmak koordinasyonunda güçlükler</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Alkol içildiğinde anne adayının kanına geçerek  kolaylıkla plasentayı aşarak bebeğin kanında yükselir. Yetişkinlerden farklı olarak bebeğin kanındaki alkol çok yüksek düzeydedir ve kandan çok geç atılır. Bu nedenle başta sinir hücreleri olmak üzere birçok hücrenin hasarına yol açmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte alkol kullanan kadınlarda düşük yapma riski, düşük tartılı bebek dünyaya getirme olasılığı çok artmaktadır. Aynı şekilde anne karnında bebek ölümleri sık alkol kullanan kadınlarda sıkça görülen bir sorundur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">FETAL ALKOL SENDROMU</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte alkol içilmesinin en ağır şekli Fetal Alkol Sendromu (FAS)’dur. FAS olan bebekler düşük tartılı olarak dünyaya gelir. Maalesef sonraki yaşamlarında da yeterli gelişme gösteremez ve kilo alamaz. Tipik yüz yapıları vardır. Küçük gözler, ince üstdudak ve burun ile üst dudak arasında düz bir deri yapıları vardır. Başta kalp olmak üzere birçok organı tam gelişemez.  Birçok FAS ‘lu bebekte beyin küçük ve anormal şekli vardır. Değişik derecelerde zekâ geriliği görülmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Süt emziren anneler de alkol kullanırken çok dikkatli olmalıdır. Özellikle emziren annelerin alkol alması ilk 3 ayda yasaklanmalıdır. Bazı otoriteler ise alkol alan annenin bebeğini emzirmesi için alkol alımı ile emziren arasında en az 2 saat geçmesini önermektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Anne adaylarının alkol kadehlerine hamilelik döneminde veda etmeleri gerekir. İçilen her kadeh alkolün bebeğe yapacağı hasarı kimse kestiremez. Normal bir bebek de olabilir ama sorunlu da olabilir. Yazımın başında dediğim gibi bu Rus ruleti oynamak gibidir. Fakat rulette bir kişi kaybederken biri kazanmaktadır. Alkol kullanan anne adayının oynadığı rulette ise her iki taraf da kaybetmeye mahkûmdur. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-alkol-kullanimi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1697</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte İlaç Kullanımı</title>
		<link>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-ilac-kullanimi-2/</link>
					<comments>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-ilac-kullanimi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[mutludr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 13:49:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://drhuseyinmutlu.com/?p=1699</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik uzun bir süreçtir. Bu dönemde anne adayları sıklıkla bazı sorunlar nedeniyle  ilaç kullanımı ile karşı karşıya gelir. Bazı anne adayları her türlü ilaç kullanımından uzak durmak ister. Şiddetli ağrılara bile tahammül etmeyi tercih eder. Bazı anne adayları her derdine mutlaka bir ilaçla çare arar. Diğer bir konu hamile olduğunu anlamadan kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçları kullanırken [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"><em>Hamilelik uzun bir süreçtir. Bu dönemde anne adayları sıklıkla bazı sorunlar nedeniyle  ilaç kullanımı ile karşı karşıya gelir. Bazı anne adayları her türlü ilaç kullanımından uzak durmak ister. Şiddetli ağrılara bile tahammül etmeyi tercih eder. Bazı anne adayları her derdine mutlaka bir ilaçla çare arar. Diğer bir konu hamile olduğunu anlamadan kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçları kullanırken hamileliğin ortaya çıkması ile yeni doğacak bebekte ilaçların yapabileceği potansiyel sorunlar ailenin aklını sürekli kurcalamaktadır.</em></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Kendi pratik hayatımda haftada en az 4–5 anne adayı hamilelik haberi almadan kullandığı ilaçlar ile ilgili soruların cevaplanması için gelmektedir. Anne ve baba adayına verilecek doğru ve bilimsel cevaplar yeni doğacak olan bebeğin geleceğini etkilemektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelik için karar vermiş olan bir anne adayının hazırlığı esnasında, var olan bir hastalığın ve sürekli kullanılan ilacın sorgulanması önemlidir. Örneğin depresyon tedavisi gören bir kadının bu ilaçları kullanırken hamile kalması bebeğin önemli risklerle karşı karşıya kalmasına neden olur. İlacın hemen kesilmesi çözüm değildir. Çünkü annenin tedavisine ara verildiğinde depresyon bazen daha da ağırlaşarak tedavisi zorlaşır. Bu nedenle hamilelikte ilaç kullanımı çok ciddi bir konudur. Kesinlikle aileler doğru bir şekilde bilgilendirilerek, doğru yönlendirilmelidir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Diğer taraftan uzun hamilelik süreci esnasında biz hekimlerin vermek zorunda olduğumuz ilaçlar da vardır. Günümüzde her probleme yönelik  hamilelikte emniyetli ilaçlar mevcut.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">İLAÇLARIN RİSKLERİNE GÖRE SINIFLARI</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte ilaçların bebek üzerine etkileri ile ilgili bir sınıflama vardır. Bu sınıflama,  yapılan çalışmalar, yayınlar doğrultusunda yapılmaktadır. Hamilelikte ilaç kullanımı ile ilgili karar verirken bu sınıflamayı göz önüne almaktayız. Ne yazık ki yeni ilaçlar ile yeterli çalışma olmadığından bazen karar verirken ilaçların bulunduğu grup göz önüne alınarak karar verilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Amerika da FDA(Food and Drug Adminstration) tarafından yapılan sınıflamada ilaçlar A,B,C,D ve X gruplarına ayrılmıştır. A sınıfındaki ilaçlar en emniyetli olanlardır ve X grubuna girenler ise kesinlikle bebeğe zarar verir ve kullanılmamalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">A grubuna giren ilaçlar, hamile kadınlarda kontrollü çalışmalar sonucunda ilk 3 ay ve sonraki aylarda bebekte zarar vermediği kanıtlanmış ilaçlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">B grubundaki ilaçlar, hayvan deneylerinde anne karnındaki cenine zarar vermediği gösterilen ilaçlardır. Fakat kadınlarda kontrollü bir çalışma yapılmamış olmasına rağmen bebeğe zarar vermediği kabul edilen ilaçlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">C grubundaki ilaçlar, hayvan deneylerinde cenin üzerine bazı zararlar verdiği tespit edilen ilaçlardır veya hayvansal deneyler yapılmamış olan ilaç grubudur. İnsanlarda ise bebek üzerine yan etkileri gösterilmemiştir. C grubuna giren ilaçların hamilelikte kullanımı, ancak elde edilecek fayda zarardan daha büyükse kullanılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">D grubuna giren ilaçlarda hamilelikte zarar verme olasılığı yüksektir. Bu gruptaki ilaçlar ancak daha az zararı olan ilaç yoksa ve anne hayatını tehdit eden bir durum varsa kullanılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">X grubuna giren ilaçların anne karnındaki cenine kesinlikle bazı sakatlıklara neden olan ilaçlardır. Hamilelikte ve hamilelik olasılığında kullanılması yasak olan ilaçlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">EN RİSKLİ DÖNEM</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Anne karnındaki bebeğin ilaçlara ve diğer maddelere maruz kaldığında en duyarlı olduğu dönem döllenmeden sonraki 21 güne başlar. Organ oluşumu dönemi olan bu dönem yaklaşık 8 hafta yani 56 gün kadar devam eder. Bu dönemde anne adaylarının ilaç kullanımından uzak kalması çok önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Döllenmeden sonraki 20 günde alınan ilaçlarda ise ‘hep ya hiç’ yasası işlemektedir. Yani etkilenen cenin ya yok olur ya da etkilenmeden gelişmeye devam eder.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelik öncesi veya hamilelikte ilaç kullanan anne adaylarına bu konuda danışmanlık yaparken öncelikle kullanılan ilaçların hangi risk grubuna girdiği ve hangi dönemlerde ve ne dozda kullandığı önemlidir. Eğer A ve B grubuna giren ilaçlar ise sorun olmadığı bildirilmektedir. C ve D risk grubuna giren ilaçlarda ise bebekte hangi organlara hangi problemlere yol açtığı bilimsel çalışmalar doğrultusunda aileye bildirilir. Hamileliğin devamında ise bu organlar ciddi bir şekilde tetkik edilir. Örneğin epilepsi hastası olan anne adayında kullandığı ilaçlar D grubuna girer.  Yarık damak &#8211; dudak, bebekte pıhtılaşma bozukluklarına neden olabileceği aileye bildirilmelidir. Antidepresanların doğuştan kalp anomalilerine neden olduğu bildirilmeli,  hamileliğin devamında tetkik edilmesi gereken en önemli organ olduğu belirtilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte en sık görülen şikâyet enfeksiyon ve ağrılardır. Bunlara hamilelik boyunca tahammül edilmesi her zaman mümkün olmamaktadır. Enfeksiyon varlığında ise erken doğum ağrılarının başlaması daha büyük bir risktir. Bu durumda mutlaka tedavi edilmelidir. Penisilin ve türevleri B risk grubuna giren ilaçlardır Hamilelikte emniyetle kullanılabilmektedir. Ayrıca ağrı için kullanılan parasetamol grubu ağrı kesiciler ideal ilaçlardır ve B grubuna girmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><strong style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">BİTKİSEL İLAÇLARA DA DİKKAT</strong></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte ve normal hayatımızda sıklıkla eczaneden reçetesiz alınıp kullanılan ‘bitkisel’ ilaçlar sanki hiçbir zararı yokmuş gibi, hekime danışmadan içindeki tarif formuna göre sıklıkla kullanılmaktadır. Hamileler özellikle bu tür maddelere rağbet göstermemelidir. Çünkü ciddi bir çalışma yapılmadan, hangi ortamlarda üretildiği bilinmeyen bu tür ilaçların faydadan çok zarar verme olasılığı yüksektir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">Hamilelikte ilaç kullanımı çok geniş bir konu olup birkaç paragrafta özetlemek gerçekten çok zordur. Fakat tek cümleyle özetleyecek olursak, hamilelikte ilaç gerekmedikçe kullanılmamalı, hamilelik planı yapan anne adaylarının korunmayı bıraktıktan sonra ilaç kullanırken bebek istediklerini ve beklediklerini mutlaka hekimlere hatırlatmaları gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;"> </span><span style="font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: small;">İyi bir hafta olması dileğiyle…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drhuseyinmutlu.com/hamilelikte-ilac-kullanimi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1699</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>