<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>yardimci siteniz</title><description></description><managingEditor>noreply@blogger.com (Unknown)</managingEditor><pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:02:21 +0300</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">689</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:subtitle/><itunes:category text="Kids &amp; Family"/><itunes:owner><itunes:email>sakaryaligezgin@gmail.com</itunes:email></itunes:owner><item><title>Trump duyurmuştu... Ve ABD resmen başvurdu</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2019/11/trump-duyurmustu-ve-abd-resmen-basvurdu.html</link><category>2019</category><category>ABD</category><category>destekçisi</category><category>iklim</category><category>küresel</category><category>Sıcaklık</category><category>Trump</category><pubDate>Tue, 5 Nov 2019 07:21:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-3422096189045155485</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxpZtHTbuUxGoqTUBMjRaPguoWQy_yskghnPruEv5CUEU2zU0vCbIa9VIZRXVtGvzuBRGBPQ0TRPLPAawlHZR0lRBUhyphenhyphen-_krZ-liqnRitMZtldu8zOofFmCQBT_b9lFb7e8sxmx827kA/s1600/5dc0a44c2269a2053c5c4d46.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxpZtHTbuUxGoqTUBMjRaPguoWQy_yskghnPruEv5CUEU2zU0vCbIa9VIZRXVtGvzuBRGBPQ0TRPLPAawlHZR0lRBUhyphenhyphen-_krZ-liqnRitMZtldu8zOofFmCQBT_b9lFb7e8sxmx827kA/s320/5dc0a44c2269a2053c5c4d46.jpg" width="320" height="180" data-original-width="600" data-original-height="338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
ABD yönetimi, 2017 yılında çekileceğini duyurduğu Paris İklim Anlaşması'ndan ayrılmak için resmi başvuruda bulundu.
Trump duyurmuştu... 

Ve ABD resmen başvurdu
05.11.2019 -07:03  
AA
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ülkesinin, Paris İklim Anlaşması'ndan ayrılma başvurusuna yönelik yazılı açıklama yaptı.

Anlaşmadan çekilmek için resmen başvuruda bulunduklarını belirten Pompeo, "Başkan Donald Trump, Amerikan halkına, vergi mükelleflerine ve işlerine yüklediği yükten dolayı Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme kararı verdi." ifadesini kullandı.

Öte yandan uzmanlar, ABD'nin söz konusu anlaşmadan ayrılmasının gerekli prosedürler gereği bir yılı bulacağını kaydetti.

"EKONOMİYE MALİYETİ 3 TRİLYON DOLAR OLACAKTI"

Donald Trump, 1 Haziran 2017'de, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, ABD'yi, 190'ı aşkın ülkenin imzaladığı Paris İklim Anlaşması'ndan çekeceğini duyurmuştu.

Anlaşmanın, "iklim değişikliğiyle mücadeleyi değil, diğer ülkelere ABD'ye karşı ekonomik avantaj kazandırmayı amaçladığını" savunan Trump, bunun Amerikan ekonomisinde 3 trilyon dolar ve 6,5 milyon istihdam kaybına yol açacağını iddia etmişti.

PARİS İKLİM ANLAŞMASI

Paris'te, Aralık 2015'te yapılan 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'nda (COP21) onaylanan İklim Anlaşması, Nisan 2016'da, 190'dan fazla ülke tarafından imzalanmıştı.

Trump'ın selefi Barack Obama'nın en büyük destekçisi olduğu ve müzakerelerine liderlik ettiği anlaşmanın ana hedefi, küresel ortalama sıcaklık artış limitinin yüzyılın sonuna kadar 1,5 ile 2 derece arasında sınırlandırılması olarak belirlenmişti.

Ülkelerin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hazırlıklı olması, sera gazı emisyonunu azaltan çevreci ve sürdürülebilir girişimlerin desteklenmesi gibi maddelerin öne çıktığı anlaşma, gelişmekte olan ülkelerin temiz enerjiye geçiş süreçlerinde maddi olarak desteklenmelerini öngörüyor.

Anlaşmanın yasal hükümlerine göre, BM Genel Sekreterliği, ABD'nin çekilme talebini en erken 4 Kasım 2019'da kabul edebilecek. Talebin kabul edilmesini takip eden sürecin ise yaklaşık bir sene süreceği ve ABD'nin anlaşmadan resmi olarak çekilmesinin Kasım 2020'yi bulabileceği belirtiliyor.

 Kaynak:Hürriyet</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgxpZtHTbuUxGoqTUBMjRaPguoWQy_yskghnPruEv5CUEU2zU0vCbIa9VIZRXVtGvzuBRGBPQ0TRPLPAawlHZR0lRBUhyphenhyphen-_krZ-liqnRitMZtldu8zOofFmCQBT_b9lFb7e8sxmx827kA/s72-c/5dc0a44c2269a2053c5c4d46.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Limonun İnsan Sağlığı için Yararları</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/limonun-insan-saglg-icin-yararlar_6.html</link><pubDate>Wed, 6 Nov 2013 20:00:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-1426785886241137884</guid><description>&lt;h5 class="uiStreamMessage userContentWrapper" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1,&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;
&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3,&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="userContent"&gt;Limonun
 İnsan Sağlığı için Yararları (Faydaları) Limon kalp çarpıntısını yok 
eder, tıkanmış kalp damarlarını açar Kanı temizler Günlük enerji ve 
direncinizin kazanmanızı sağlar Böbreklerde meydana gelen tıkanıklıkları
 ve böbreklerde oluşan taşları kumları limon sayesinde giderebilirsiniz 
İdrar yollarındaki iltihapları söker Yüksek kolesterolü olan kişiler 
günde yarım limon yedikleri takdirde kolesterolleri düşer Kansızlık 
problemin limonun faydalı olduğu görülmüştür Burun kanaması yaşayan 
kişiler bir miktar limon suyunun burunlarına çekerlerse burun kanamaları
 durur Gıda zehirlenmesi sorunu yaşayan kişilere limon yedirilirse 
zehirlenmenin etkisi geçer Nezle grip soğuk algını hastalıklarında liman
 ve limon suyu tedavi edici etki gösterir Yağlı yemeklerin üzerine 
sıkılan limon suyu, bu yağlar yüzünden kilo almanızı engeller Ağzı 
içinde oluşan yaralarda limon suyu ile gargara yaparsanız bu yaralar 
geçer Diş ve dişeti hastalıklarına limon suyu bire b&lt;span class="text_exposed_show"&gt;iri
 gelir Sık sık baş ağrısı çeken kişilerin limon faydalı olur Limon suyu 
eşit oranda su ile karıştırılırsa ve bu şeyle yüzdeki sivilceler 
silinirse sivilceler zamanla yok olur Limon karaciğerdeki bütün 
hastalıkları temizler Limonun diğer önemli yararları, Ağız kokusunu 
giderir, Kalp çarpıntısını teskin eder, Balgam yaptırmaz, Karaciğerdeki 
harareti söndürür, Safrayı söktürür, Basur hastalığına iyi gelir, İştahı
 arttırır, ağrı ve sızıyı dağıtır, Mide bulantısını önler, Cilde 
sürülünce güzelleştirir, Kusmaları keser, Yüzdeki çillere faydalıdır, 
Hazmı kolaylaştırır, Parlatıcı ve temizleyicidir, Şişkinliği giderir, 
Mürekkep lekesini çıkarır, Mideyi kuvvetlendirir, Kabuğu güvelenmeye 
engel olur, Susuzluğu teskin eder, Kabuğu yakılınca odayı temizler 
Bileklere limon suyunun sürülmesi halinde yorgunluğunuza iyi gelebilir. 
Başkalarıda Okusun diye Paylaşırmısın ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h5&gt;
&lt;h5 class="uiStreamMessage userContentWrapper" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1,&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;
&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3,&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="userContent"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;Alıntıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h5&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Limonun İnsan Sağlığı için Yararları</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/limonun-insan-saglg-icin-yararlar.html</link><pubDate>Wed, 6 Nov 2013 19:56:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-1666552730320124308</guid><description>&lt;h5 class="uiStreamMessage userContentWrapper" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:1,&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;
&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3,&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="userContent"&gt;Limonun
 İnsan Sağlığı için Yararları (Faydaları) Limon kalp çarpıntısını yok 
eder, tıkanmış kalp damarlarını açar Kanı temizler Günlük enerji ve 
direncinizin kazanmanızı sağlar Böbreklerde meydana gelen tıkanıklıkları
 ve böbreklerde oluşan taşları kumları limon sayesinde giderebilirsiniz 
İdrar yollarındaki iltihapları söker Yüksek kolesterolü olan kişiler 
günde yarım limon yedikleri takdirde kolesterolleri düşer Kansızlık 
problemin limonun faydalı olduğu görülmüştür Burun kanaması yaşayan 
kişiler bir miktar limon suyunun burunlarına çekerlerse burun kanamaları
 durur Gıda zehirlenmesi sorunu yaşayan kişilere limon yedirilirse 
zehirlenmenin etkisi geçer Nezle grip soğuk algını hastalıklarında liman
 ve limon suyu tedavi edici etki gösterir Yağlı yemeklerin üzerine 
sıkılan limon suyu, bu yağlar yüzünden kilo almanızı engeller Ağzı 
içinde oluşan yaralarda limon suyu ile gargara yaparsanız bu yaralar 
geçer Diş ve dişeti hastalıklarına limon suyu bire b&lt;span class="text_exposed_show"&gt;iri
 gelir Sık sık baş ağrısı çeken kişilerin limon faydalı olur Limon suyu 
eşit oranda su ile karıştırılırsa ve bu şeyle yüzdeki sivilceler 
silinirse sivilceler zamanla yok olur Limon karaciğerdeki bütün 
hastalıkları temizler Limonun diğer önemli yararları, Ağız kokusunu 
giderir, Kalp çarpıntısını teskin eder, Balgam yaptırmaz, Karaciğerdeki 
harareti söndürür, Safrayı söktürür, Basur hastalığına iyi gelir, İştahı
 arttırır, ağrı ve sızıyı dağıtır, Mide bulantısını önler, Cilde 
sürülünce güzelleştirir, Kusmaları keser, Yüzdeki çillere faydalıdır, 
Hazmı kolaylaştırır, Parlatıcı ve temizleyicidir, Şişkinliği giderir, 
Mürekkep lekesini çıkarır, Mideyi kuvvetlendirir, Kabuğu güvelenmeye 
engel olur, Susuzluğu teskin eder, Kabuğu yakılınca odayı temizler 
Bileklere limon suyunun sürülmesi halinde yorgunluğunuza iyi gelebilir. 
Başkalarıda Okusun diye Paylaşırmısın ?&lt;br /&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h5&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>EŞLERDEN BİRİ ÇOCUK İSTEMİYORSA... </title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/eslerden-biri-cocuk-istemiyorsa.html</link><category>aile</category><category>altın topumuz</category><category>Borç sahibi</category><category>Bunun</category><category>Böyle</category><category>ciddi rahatsızlık</category><category>evlat sahibi</category><category>Fakir</category><category>Kötü</category><category>mutluluk</category><category>neşe</category><category>Psikolog</category><category>Semerkant</category><category>zengin</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 23:07:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-7330074426931356349</guid><description>&lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1836" target="_blank"&gt;Ceyda ARIN kaleme aldı, EVLİLİK-İLETİŞİM bölümünde yayınlandı.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;hr /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Hikayeyi
 bilirsiniz; zengin bir aile akşamları, komşuları olan fakir ailenin 
evinden gelen neşe ve mutluluk dolu seslere gıpta eder durur. Fakir 
aileye nasıl bu kadar mutlu olmayı başarabildiklerini sorduklarında 
şöyle bir cevap alırlar: “Bizim bir altın topumuz var; her akşam onunla 
oynar, gülüp eğleniriz.” Bunun üzerine sabah erkenden kuyumcuya gidip 
altından bir top ısmarlar evin beyi. Akşam olunca birbirlerine atıp 
tutmaya çalışırlar bu altın topu, fakat eğlenecekleri yerde topun 
ağırlığından canları yanar. Ertesi gün komşularına durumu 
anlattıklarında ise şöyle cevap alırlar:“ A komşum, bizim sarı saçlı, 
nur yüzlü bir bebeğimiz var; biz altın top diye ona deriz!” &lt;br /&gt;Çocuk, 
ailenin mutluluk kaynağıdır. Nitekim her çiftin idealidir çocuk sahibi 
olmaktır. Hatta evlat sahibi olma arzusu birçok insan için yegane 
evlenme sebebi olabilir. Evlendikten hemen sonra “Bizim de nur topu gibi
 bir çocuğumuz olsa!” diye kimi çiftler adeta can atarken, bazıları da 
çeşitli sebepler öne sürerek kaçar durur çocuk sahibi olmaktan. Yahut 
sürekli ertelerler meseleyi. Bahaneler kişiye göre değişir. Örneğin, 
eşlerden biri kendisine göre halihazırda bulunan maddi engellerini 
aştıktan sonra çocuk sahibi olmak istediğini belirtebilir. Bir taraf “Şu
 borcumuz da bitsin, hadi bir de araba alalım” diye düşlerken, diğeri 
eşinin bu yanlış düşüncesinden dolayı pembeli-mavili bebek hayallerini 
erteliyor olmaktan ciddi rahatsızlık duyabilir. Borç sahibi olunsa da 
doğan her canın rızkını veren Allah’tır çünkü. Bazılarının ise, “Biraz 
daha birlikte vakit geçirelim, birbirimizi daha iyi tanıyalım, 
evliliğimiz otursun” talebiyle çocuk fikrinden uzak durması, bebek 
arzulayan eşte güvensizlik uyandırır. Kimi eşler bir veya daha fazla 
evladı varken “yeni bir bebeğin ağlamasını” katlanılmaz bulabilir. 
Çocuklarını göstererek, “Ben unumu eledim, eleğimi astım” deyip çocuk 
büyütme sezonunu kendince sonlandıran eş, bir çocuk sahibi daha olup 
aynı zahmeti çekmeye niyetli olmadığını açıkça ortaya koyar. Bu süreçte 
eşinin ya da yakın çevrenin ısrarları son derece bunaltıcı olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;GELECEK OLAN BEBEĞİN EVLİLİĞİ KURTARACAĞI ÜMİDİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevreleri
 tarafından mutluluğun formülü olarak sunulur çiftlere mini mini bir 
bebek, “Bir evladınız olsun, bak nasıl bağlanacaksınız birbirinize” 
sözleri ile teşvik ederler çiftleri. Oysa bir bebek vesilesiyle aile 
olmanın mutluluğunu ilk kez deneyimleyen çiftlerin yanı sıra bebeğin 
gelişiyle birlikte, eşlerin birbirlerinden daha uzaklaşmaları da ihtimal
 dahilindedir. Zira bakımı oldukça fedakarlık ister bir bebeğin. 
Yorgunluk, uykusuzluk, kişisel ihtiyaçları karşılayacak vakit bulamamak 
gibi problemler üst üste geldiğinde, eşler birbirlerine karşı daha da 
tahammülsüz davranabilirler. Bu da oturmamış olan ilişkilerine bir darbe
 daha vurabilir. Bu sebeple problemler çocuk sahibi olmadan çözülmeli. 
Çocuğu bir sorun yumağının içine değil evde huzur ve mutluluğun hakim 
olduğu bir dünyaya getirmeli. Psikolog Zehra Sancak doğacak olan bebeği,
 ilişkiyi yoluna koymak adına bir mucize niteliğinde düşünmenin yalnızca
 sorunları ertelemeye sebep olduğunu belirtiyor ve bunun nedenlerini 
şöyle detaylandırıyor: “Genellikle ailelerde çocuk sahibi olmak evliliği
 bağlayıcı ya da bir tür kurtarıcı olarak görülüyor. Kötü giden bir 
evliliği kurtarma amacıyla çocuk sahibi olmak problemlerin ertelenmesine
 sebebiyet verebilir. Aradaki anlaşmazlıklar çözülmezse sonuçları daha 
sıkıntı verici olabilir. Böyle bir durumda çocuk sahibi olmak belki bir 
süre vicdani baskı oluşturur fakat çok geçmeden eski sorunlar su yüzüne 
tekrar çıkacaktır. Bu yüzden en önemlisi problemleri birlikte çözmeye 
çalışmak. Bunun yanı sıra yeni bir doğumla birlikte yeni bir sorumluğu 
kadın tek başına kaldıramayabilir ve sorun üstüne sorun eklenir. Üstelik
 kadın, çocuğu eşinin baskısıyla doğurmuşsa, suçlayıcı yaklaşımlarda 
bulunabilir. Bazı kadınlar çocuğu silah olarak da kullanır; yeni bir 
bebeğin bakımı ve hamilelik evresinin zorluklarında eşine daha çok 
yüklenmeye çalışır. Bu birçok ailede daha şiddetli anlaşmazlıklara hatta
 çocuğu kabullenmeme gibi durumlara sebebiyet verir. Eşlerin çocuğu 
sahiplenebilmesi için, işin başında iki tarafın da sorumluluğu 
paylaşmaya istekli olması şart.”&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1836" target="_blank"&gt;Alıntıdır&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>ÇOCUK KONUSUNDAKİ FİKİR AYRILIKLARI EVLİLİK ÖNCESİ KONUŞULMALI</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/cocuk-konusundaki-fikir-ayriliklari.html</link><category>baba</category><category>evlat sahibi</category><category>kaygı</category><category>Psikolog</category><category>Semerkant</category><category>son derece</category><category>sıcak</category><category>Zira</category><category>Çocuk</category><category>çözüm</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 23:02:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-5813309006439198807</guid><description>&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşlerin
 çocuk fikrine sıcak bakmamalarının daha farklı sebepleri de olabilir. 
Küçük yaşta babasını kaybeden ya da babasından kötü muamele gören bir 
erkek, evlenip evlat sahibi olacağı zaman bu duruma endişeyle 
yaklaşabilir. Baba olma fikri kendisinde olumsuz duygular çağrıştırır 
çünkü. Böyle bir erkeğin baba olmayı benimsemesi ve çocuğu sahiplenmesi 
son derece güç olabilir. Aynı şekilde, bir kadın iş ya da farklı 
sebeplerle kendisinden uzakta yaşayan ya da birlikte olsalar da her 
türlü sorumluluktan kaçan, ilgisiz bir eşe sahipse, eşten çocuk sahibi 
olmak istemeyebilir. Zira çocuğu, neredeyse tek başına büyütmek zorunda 
kalacağından korkar.&lt;br /&gt;“Taraflardan biri çocuk sahibi olmaya kendini 
hazır hissetmiyorsa nedenlerine bakılmalı” diyen Psikolog Zehra Sancak 
şöyle devam ediyor: “Evliliğinden mi emin değil yahut bir çocuğun 
sorumluluğunu kaldıramayacak mı? Çocuk sahibi olmaktan kaçan eş kendini 
sorgulayarak düşüncelerini iyi gözden geçirmeli. Tamamen çocuksuz bir 
hayat mı geçirmek istiyor yoksa ileriki zamanlarda mı çocuk sahibi olmak
 istiyor? Ne gibi endişeler duyuluyor çocuk sahibi olmaktan, arka planda
 farklı bir sorun mu var? Böyle durumlarda iki tarafın da birbirine 
karşı anlayışlı davranarak, süreci çözüme kavuşturmak için problemleri 
ortadan kaldırmaya çalışmaları gerekir. Eşlerden birinin çocuk konusunda
 baskıcı, diğerinin ise isteksiz oluşu çözüm değil sorun oluşturur. O 
yüzden bireysel bir karardan çok, eşlerin iki taraflı olarak hazır 
hissedip karar vermeleri en sağlıklı olandır. Taraflardan biri isteksiz 
olursa çocuğu kabullenme süreci uzayabiliyor hatta sorumluluk almamak 
için evden uzaklaşma gibi vakalar oluşabiliyor. Eğer kişi, ‘Ben bir 
çocuk büyütemeyeceğim, bir çocuğun sorumluluğunu alamayacağım’ 
düşüncesiyle çocuk sahibi olma konusunda aşamadığı bir kaygı yaşıyorsa 
bir uzmana &lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1836" target="_blank"&gt;danışmalıdır.&lt;/a&gt;” &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title> ÇOCUK BÜYÜTMEYE AYRILAN VAKİT KAYIP OLARAK GÖRÜLMEMELİ</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/cocuk-buyutmeye-ayrilan-vakit-kayip.html</link><category>(s.a.v)</category><category>amel defterinin</category><category>anne</category><category>baba</category><category>bebek</category><category>bebeği</category><category>eve</category><category>eşi</category><category>hamilelik süresi</category><category>hayırlı evlad</category><category>kadın</category><category>Semerkant</category><category>Çocuk</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 22:59:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-1603086592598639644</guid><description>&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;br /&gt;Evlenmeden
 önce bir bebeği kucağına dahi almamış olan bir kadın, eşi çok istediği 
halde kendisi bir çocuğa nasıl bakacağı hakkında bilinçsiz olduğundan 
evlat sahibi olmaktan korkabiliyor. Oysa bebek bakımı için çeşitli 
kaynaklardan, uygulamalı olamasa da teknik bilgi almak için hamilelik 
süresi yani dokuz ay yeterli bir süredir.&lt;br /&gt;Bununla birlikte, yeni bir 
bebek yüzünden tüm aktivitelerinden uzaklaşacağını düşünen bir kadın 
“Bebek doğduktan sonra en az üç sene eve bağlanmam gerekecek” 
düşüncesiyle kariyer ya da farklı sosyal aktivitelerinden mahrum 
kalmaktan çekiniyor. Böylece eşini bir şekilde oyalamaya çalışıp, bebek 
fikrini sürekli erteliyor. Günümüz dünyasında iyi bir çocuk yetiştirmek,
 bir başarı unsuru olarak kabul edilmiyor maalesef. Oysa Efendimiz 
(s.a.v), kişinin, yetiştirmiş olduğu hayırlı evladı vesilesiyle, 
öldükten sonra dahi amel defterinin kapanmayacağını müjdeliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ÇOCUK ALLAH’IN LÜTFU OLARAK GÖRÜLMELİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazeteci-Yazar
 Ahmet Taşgetiren bir yazısında eşlere yönelik şu tavsiyelerde 
bulunuyor: “İş hayatı ve annelik arasında kadının anneliğini koruyacak 
dengeler kurulmalı. Çocuk, anne baba için bir korku alanı olmaktan 
çıkmalı. Çocuk, anne baba için bir yük olarak algılanmamalı, Allah’ın 
lütfu gibi görülmeli. Bu noktada özellikle “anneliğe ne kadar değer 
verilirse az” olduğu bilinci tüm topluma empoze edilmeli. Çocuğun 
getirdiği sorumluluk erkek ve kadın tarafından adilane &lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1836" target="_blank"&gt;paylaşılmalı.&lt;/a&gt;..”&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>KARŞILIKLI ANLAYIŞ MUTLULUĞUN ANAHTARI</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/karsilikli-anlayis-mutlulugun-anahtari.html</link><category>anlayış</category><category>evlat sahibi</category><category>evlilik</category><category>haksızlık</category><category>ilk</category><category>Semerkant</category><category>tedavi</category><category>çalışır</category><category>çok mutlu</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 22:55:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-6885932301095136094</guid><description>&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Kendisiyle
 evlenmeden önce eşinin bir evlilik yapmış olduğunu ve o evlilikten 
çocuğu olmadığını belirten Tuba Hanım, ilk evlendiklerinde bir an önce 
evlat sahibi olabilmeyi arzular. Ancak aynı heyecanı eşinde bulamaz. 
Tuba Hanım ısrar ettikçe, eşi çocuk sahibi olmayı gereksiz bulduğunu 
söyleyip konuyu kapatır. Bir zaman sonra eşi, Tuba Hanım’ın üzüntüsünü 
görüp bir açıklama yapmak zorunda hisseder kendini. Eşi, ilk evliliğinde
 çok istemelerine rağmen çocukları olmadığını ve bunun kendi sağlık 
problemlerinden kaynaklandığını, tedavi olma fikri hoş gelmediği için de
 yeni evliliğinde çocuk düşünmek istemediğini itiraf eder. Durumu 
öğrenen Tuba Hanım fazla ısrarcı olmayıp, eşine karşı anlayışlı 
davranmaya çalışır. Eşi belli bir zaman vicdan muhasebesi yaptıktan 
sonra Tuba Hanım’a haksızlık yaptığını ve anlayış göstermesi gerektiğini
 düşünür ve sonunda tedavi olmayı kabul eder. Şu an beş yaşında bir 
evlatları ve çok mutlu bir evlilikleri &lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1836" target="_blank"&gt;var.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>HABERİNİZ OLSUN </title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/haberiniz-olsun_2.html</link><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 22:52:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-7094200589174996878</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1840" target="_blank"&gt;Zeynep ÖZEL kaleme aldı, HABERİNİZ OLSUN bölümünde yayınlandı.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;hr /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;YÜZ YILLAR SONRA &lt;br /&gt;RABİATÜ’L ADEVİYYE İLE YENİDEN DİRİLİŞ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Mısır
 tarihi boyunca ilk kez seçimle başa gelen bir yönetimin başkanı olan 
Muhammed Mursi’nin, yabancı güçlerin de desteklediği askeri bir darbe 
ile alaşağı edilmesi üzerine, milyonların toplandığı meydanın adıdır 
“Rabiatü’l Adeviyye”. Dünya meşgalelerine dalmış Müslümanların, büyük 
resmi görmelerine bir kez daha vesile olan bu meydan, adını bir kadın 
evliya olan Rabiat’ül Adeviyye’den alır. Zaten Rabiatü’l Adeviyye’nin de
 kabr-i şerifi Kahire’dedir. Rabiatü’l Adeviyye (k.s), Tabiun devrinde 
yetişen büyük kadın evliyalardandır. Ailesinin dördüncü çocuğu 
olduğundan ismini bu manaya gelen Rabia koymuşlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabiatü’l 
Adeviyye’nin annesi ve babası vefat ettiğinde, Basra’ya kıtlık hakimdir.
 Bu karışık ortamda Hz. Rabia’nın kardeşleri de dağılır. Kimsesiz kalan 
Hz. Rabia’yı zalim bir kimse yakalayarak köle olarak satar. Bir gece, 
“Ya Rabbi, biliyorsun ki benim arzum senin emirlerine uymaktır. Eğer 
benim elimde olsa sana ibadetten bir an geri kalmazdım, fakat sahibime 
hizmet ettiğim için sana gereği gibi ibadet edemiyorum” derken efendisi 
dediklerini duyar ve onun nasıl bir kişi olduğunu anlayarak azad eder. 
Hz. Rabia bundan sonraki ömrünü ilim ve ibadet ile geçirir. Kefenini 
daima yanında taşır, namazını üzerinde kılar. Kefenini yanına almadan 
gezdiğini, konuştuğunu kimse görmemiştir. İlk dönem sufi şairleri 
arasında önemli bir yeri olan Hz. Rabia’nın ilahi aşk anlayışı, 
kendisinden sonraki sufileri de önemli ölçüde etkiler. Zamanın şeyhleri 
ve mürşidleri Rabiatü’l Adeviyye’yi (k.s) ziyaret eder, etrafında sohbet
 meclisleri oluştururlar. Allah bizleri de onun ruhaniyetinden 
faydalandırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1840" target="_blank"&gt;Kaynak :&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>İNSANLIK ONURU NEREDE?</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/insanlik-onuru-nerede.html</link><category>21 Ağustos</category><category>Birleşmiş Milletler</category><category>Doğu Guta</category><category>dünya</category><category>EMZİREN KADINLARA</category><category>Esad güçleri</category><category>HAMİLE</category><category>Resmi Gazete</category><category>Sarin gazı</category><category>sağlık raporu</category><category>Semerkant</category><category>tatlı</category><category>ücret kesintisi</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 22:50:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-5488506129952947670</guid><description>&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;br /&gt;21
 Ağustos gecesi dünya tatlı uykusundayken Esad güçleri Şam’ın Doğu Guta 
bölgesindeki sivil yerleşim bölgelerine sarin gazı olduğu düşünülen 
kimyasal silahla saldırdı. Sarin gazı insanların hızlı bir biçimde 
ölmesine yol açıyor. Yüzlerce insan saldırıya savunmasız bir şekilde, 
uykuda yakalandı. Saldırıda aralarında masum bebeklerin de bulunduğu 
kadın-erkek, sayıları 1300’ü aştığı tahmin edilen insan hayatını 
kaybetti. Saldırının Birleşmiş Milletler (BM) heyetinin, bölgede 
kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını araştırmak için Şam’da 
bulunduğu esnada gerçekleşmesi ise ilginç. Dünyanın gözü önünde 
gerçekleşen insanlık onurunu zedeleyici bu katliam hakkında ise Esad 
güçleri üç maymunu oynamaya devam ediyor. Onlar oynadıkça da insanlığın 
kanı donuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;ÇALIŞAN HAMİLE VE EMZİREN KADINLARA YÖNELİK&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;YENİ DÜZENLEMELER &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi
 Gazete’de yayınlanan yeni yönetmeliğe göre artık hamileler, aldıkları 
sağlık raporu ile ücret kesintisi olmaksızın sağlık durumlarına uygun 
hafif işlerde çalışacak ve eğer başka işe aktarılamayacaklarsa, 
istekleri doğrultusunda izinli sayılabilecekler. Ayrıca bu süre yıllık 
izinlerinden kesilmeyecek. Gebe ve emzirenler günde 7,5 saatten fazla 
çalıştırılamayacak, periyodik kontrolleri için de ücretli izin 
alabilecekler. 100-150 kadının çalıştığı iş yerlerinde emzirme odası ve 
0-6 yaş çocuklarına uygun yuva hizmeti de zorunlu hale geliyor. Bakalım 
bu kolaylıklar doğum oranlarında bir artış meydana getirecek mi?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?Sayi=85&amp;amp;YaziID=1840" target="_blank"&gt;Kaynak : &lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>HABERİNİZ OLSUN </title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/haberiniz-olsun.html</link><category>beyaz</category><category>Halk</category><category>kahverengi</category><category>kırmızı</category><category>pembe</category><category>SEBZE VE MEYVE</category><category>Semerkant</category><category>tuz</category><category>Türk Gıda Koteksi</category><category>un</category><category>ZEKİ</category><category>ÇOCUKLAR</category><category>üç beyaz</category><category>şeker</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 22:45:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-7992904495813315880</guid><description>&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;b&gt;&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;b&gt;9 CANLI KEDİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere’de
 bir kedi yavrusu, girdiği çamaşır makinasında 50 derece sıcaklıkta, 50 
dakika boyunca yıkandı ama hala yaşıyor. 27 yaşındaki sahibi Gilholme, 
“Çamaşırların arasına karışmış, ancak kapağı açtığımda kedimi farkettim.
 Çıkardığımda baygın vaziyetteydi. Veterinere götürüp suni tenefüs 
yaptırdık. Gerçekten kediler dokuz canlıymış ki hayata döndü” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;ÜÇ BEYAZDAN BİRİ &lt;br /&gt;ARTIK RENKLİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk
 dilinde un, şeker ve tuzdan bahsederken kullandığımız “üç beyaz” 
kavramı artık değişiyor. Türk Gıda Koteksi Tuz Tebliği’ne göre, önceleri
 sadece beyaz tuz tüketimine izin veriliyordu. Resmi Gazete’de 
yayınlanan kanunla artık tuz sadece beyaz değil, pembe, kırmızı, 
kahverengi ve siyah olabilecek. Tuz etiketlerinde hangi kaynaktan 
üretildiği ve içerisinde yer alan arsenik, kurşun gibi ağır metal 
bulaşık oranlarıyla birlikte “Tuzu azaltın, sağlınızı koruyun” ifadesi 
de yer alacak. Belki halkı daha fazla bilgilendirmek adına yayınlanan bu
 tebliğ, aslında kullandığımız tuzun sadece tuz olmadığını ortaya 
koyuyor. Biraz daha masraflı olmasına rağmen insanın “İyi ki varsın 
pembe Himalaya tuzu!” diyesi geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;b&gt;SEBZE VE MEYVE YİYEN&lt;br /&gt; ÇOCUKLAR DAHA ZEKİ&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan
 araştırmalar sebze ve meyve yiyerek beslenen çocukların IQ seviyesinin,
 şeker, yağ, tuz ve işlenmiş gıdalarla beslenen çocuklara göre daha 
yüksek olduğunu gösteriyor. Sebze ve meyvelerle alınan Omega-3 asitleri,
 beyin, zihin ve göz sağlığı için oldukça önemli olmakla birlikte, 
konsantrasyon zayıflığı, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü gibi 
durumların giderilmesinde de bir hayli etkili. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>TEFLONA VEDA SERAMİK TAVALARA MERHABA </title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/11/teflona-veda-seramik-tavalara-merhaba.html</link><category>kansorejen</category><category>kimyasal</category><category>PFOA</category><category>politetrafloroetilen</category><category>Semerkant</category><category>Sıcaklık</category><category>Teflon</category><category>teflon gribi</category><category>toksik</category><category>zehirli</category><pubDate>Sat, 2 Nov 2013 22:45:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-3911908664894536803</guid><description>&lt;a href="http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?YaziID=1835&amp;amp;Sayi=85" target="_blank"&gt;&lt;span class="yaziinfo"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_YazarLb"&gt;Büşra TOPALOĞLU&lt;/span&gt; kaleme aldı,&lt;/span&gt; &lt;span class="yaziinfo2"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_BolumLb"&gt;DİĞER YAZILAR&lt;/span&gt; bölümünde yayınlandı.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;hr /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span class="yaziicerik"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Teflon
 (politetrafloroetilen) kötü şöhretli zehirli maddelerin salınımına 
neden olan ve günümüzde satılan yassı kapların çoğunu kaplayan sentetik 
bir yapıdır. Ancak teflon dediğimizde herkesin aklına ilk olarak 
mutfakta kullandığımız tavalar gelir. Teflon tavalar, uygun fiyat ve 
yapışmazlık özelliği ile ev hanımlarının vazgeçilmezi arasındadır. 
Mutfakta, hanımlara kullanım kolaylığı sağlasa da sağlık açısından 
zararları göz ardı edilmemeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;TEFLONUN ZARARLARI NELERDİR?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teflon
 ve diğer yapışmaz tava imalat işleminde kullanılan temel kimyasallardan
 biri Perflorooktanik Asittir (PFOA). Bu kimyasal, insanlar için toksik 
ve kansorejen bir maddedir. Ayrıca hormon dengesi üzerinde de olumsuz 
etkileri bulunmaktadır. &lt;br /&gt;Teflon yapışmaz tavalar sıcaklığa bağlı 
olarak 15 farklı zehirli gazın serbest bırakılmasına neden olur. 
Sıcaklık artışıyla değişim gösteren bu gazlar insanlarda “polimer dumanı
 ateşi” olarak bilinen “teflon gribi” hastalığına sebep olmaktadır. 
Teflon gribinin titreme, baş ağrısı, ateş ve bulantı gibi grip benzeri 
belirtileri vardır. Gribe benzerliğinden dolayı birçok insan bu 
rahatsızlıkların teflondan kaynaklandığının farkına varamıyor. Oysaki ev
 hanımlarının mutfakta devamlı kullandıkları bu kaplar sağlık açısından 
ciddi risk oluşturuyor.&lt;br /&gt;Keskin ve metal kaşık kullanımı tava 
yüzeyinde çizik ve pullanmaya neden olur. Tavanın yüzeyinin çizilmesiyle
 teflon parçaları serbest kalır ve bu parçalar tavayı her kullanımınızda
 yemeğiniz aracılığıyla vücudunuzda birikerek kanser riskini artırır. 
Ayrıca her çizilmede tava yapışmazlık özelliğini kaybeder.&lt;br /&gt;İnsan 
sağlığı açısından bir çok risk taşıyan teflonların hayvanlar üzerinde de
 olumsuz etkileri var. Kullanım esnasında açığa çıkan gazlar özellikle 
kuşların ölümüne yol açıyor. Eğer bir kuş sahibiyseniz kafesini mutfakta
 bulundurmamaya özen göstermelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;MUTFAKLARINIZIN SON TRENDİ &lt;/b&gt;&lt;b&gt;SERAMİK TAVALAR&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Yemeğinizin
 kimyasal maddelerle temas kurmasını istemiyor, daha güvenli yapışmaz 
tava arıyorsanız seramik tavaları tercih edebilirsiniz. Son yıllarda 
farklı tasarım ve renkleriyle raflarda dikkat çeken seramik tavalar 
giderek rağbet görmeye başlıyor. Görselliğinden ziyade üstün pişirme 
performansı, dayanıklılık ve kolay temizlenme gibi özellikleriyle 
de&amp;amp;nbsp;&amp;amp;nbsp;mutfakta kolaylık sağlıyor.&lt;br /&gt;Yüksek 
sıcaklıklara dayanıklı olan seramik tavalar üstün 
yapışmaz&amp;amp;nbsp;&amp;amp;nbsp;özelliği ile kullanım esnasında az 
yağ kullanmanızı sağlıyor. Böylece yemeklerde az yağ tüketimi ile 
sağlıklı beslenmeye yardımcı oluyor. Etli ve özellikle yüksek ısı 
gerektiren yemekleriniz için ideal bir pişirme imkanı sunuyor. Seramik 
tavalar yapısı gereği ısıyı pişirme yüzeyi boyunca eşit olarak dağıtır. 
Dolayısıyla&amp;amp;nbsp;&amp;amp;nbsp;aynı ısı miktarı ile 
yemeklerinizin her yeri aynı oranda pişecektir. Mutfaklarınızda 
kullanıma elverişli ve sağlık açısından güvenilir olan seramik tavalar 
aynı zamanda ısıyı muhafaza ettikleri için daha az enerji (gaz, tüp, 
enerji) harcamanızı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;SERAMİK TAVALARI NASIL KULLANMALIYIZ?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•
 Dayanıklı ve paslanmaz yüzeye sahip seramik tavalarınızı gönül 
rahatlığı ile buzdolabı veya derin dondurucularınızda muhafaza edebilir,
 ısıtmak için çıkardığınızda direk olarak ocağa veya mikrodalga fırına 
koyabilirsiniz.&lt;br /&gt;• Tavanızı çatlak veya kırık olarak kullanmamalısınız.&lt;br /&gt;•
 Temizlerken aşındırıcı temizleyicileri veya çelik pedleri tava 
yüzeyiyle temas ettirmemelisiniz çünkü bu, zamanla pişirme kabınıza 
zarar verecektir.&lt;br /&gt;• Sert lekeler için pişirme kabınızı sıvı sabunlu 
ılık suyun içinde birkaç saat beklettikten sonra yumuşak bulaşık 
süngeriyle kolaylıkla yıkayabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;br /&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Piknikçiler </title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/10/piknikciler.html</link><pubDate>Mon, 28 Oct 2013 22:46:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-2388048780137522330</guid><description>&lt;br /&gt;
asenkronelk&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; sizler için elektiriğini yanınızda taşıyın&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt; &lt;a href="http://asenkronelk.blogspot.com/" target="_blank"&gt;diyor...&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Ege Denizi'nde kaçakları taşıyan tekne battı: 23 ölü</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/08/ege-denizinde-kacaklar-tasyan-tekne.html</link><category>battı</category><category>Ege Denizi</category><category>Grup</category><category>Kaçak</category><category>Pakistan</category><category>saat</category><category>Saat 02</category><category>Sahil Güvenlik</category><category>Suriye</category><category>tekne</category><category>Çanakkale</category><category>İran</category><pubDate>Thu, 1 Aug 2013 00:00:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-5517903683886759692</guid><description>&lt;h2&gt;
Çanakkale'nin Ezine İlçesi'ne bağlı Tavaklı Köyü iskelesinin 10 mil 
açığında batan teknedeki kaçaklardan birinin daha cesedi SG-16 botu ile 
Geyikli İskelesi'ne getirildi. Botta, kurtarılan 8 kaçağın da bulunduğu 
bildirildi. Arama- kurtarma çalışmaları devam ederken, kurtarılıp karaya
 çıkartılan kaçak sayısı 10, ceset sayısı ise toplam 24'e ulaştı. Ölen 
kaçaklar arasında altında bez bağlı 3 aylık bir bebek ile 4 çocuğun da 
olduğu belirtildi. &lt;br /&gt;
Ceset torbalarına konulan cesetler, tek tek cenaze araçlarına taşınarak 
Ezine Devlet Hastanesi Morguna kaldırıldı. Kaçakların, beyaz çarşaflara 
sarılı cesetleri Sahil Güvenlik botlarıyla Geyikli İskelesi'ne getirilip
 tabutlara konulurken görenlerin yürekleri burkuldu. &lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;img alt="Ege Denizi'nde kaçakları taşıyan tekne battı: 23 ölü" class="image" src="http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/07/31/ege-denizi-nde-kacaklari-tasiyan-tekne-batti-24-olu-3494890.Jpeg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
ÇANAKKAL’nin Ezine ilçesine bağlı Tavaklı beldesinin 10 mil açığında, 
uluslararası sularda kaçakları taşıyan tekne battı. Tekne kaptanının 
saat 02.00’de Sahil Güvenlik Alo 158 hattını arayarak, "Batıyoruz, 
teknede 30 kişi var" dediği ve daha sonra bağlantının kesildiği 
bildirildi.&lt;br /&gt;


 Türk Sahil Güvenlik botları hemen bölgeye hareket etti. Sabaha kadar süren aramalarda denizden 23 ceset çıkarıldı..&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 &lt;strong&gt;23 CESET GETİRİLDİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


 Teknedeki kaçaklardan, aralarında çocukların da bulunduğu 23’ünün 
cesetleri, Çanakkale Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı’na ait 2 botla 
Geyikli iskelesine getirildi. İran, Afanistan, Pakistan ve Suriye 
uyruklu oldukları belirlenen cesetlerin botun arka güvertesinde beyaz 
çarşaflara sarılı olarak yan yana sıralandıkları görüldü. Botta, sağ 
olarak kurtarılan 4 kaçağın da olduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;


 Kaçakların cesetlerinin Ezine Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırılması için cenaze araçlarının beklendiği bildirildi.&lt;br /&gt;


 Kaçakların Midilli’ye götürülürken teknenin battığı sanılıyor.&lt;br /&gt;


 &lt;strong&gt;ÖLENLER ARASINDA 3 AYLIK BEBEK DE VAR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


 Ölen kaçaklar arasında altında bez bağlı 3 aylık bir bebek ile 4 
çocuğun da olduğu belirtildi. Ceset torbalarına konulan cesetler, tek 
tek cenaze araçlarına taşınarak Ezine Devlet Hastanesi Morguna 
kaldırıldı. Kaçakların, beyaz çarşaflara sarılı cesetleri Sahil Güvenlik
 botlarıyla Geyikli İskelesi'ne getirilip tabutlara konulurken 
görenlerin yürekleri burkuldu.&lt;br /&gt;
 &lt;h2&gt;
&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>"Sevişmek ibadet midir hocam"</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/sevismek-ibadet-midir-hocam.html</link><category>ali rıza demircan</category><category>canlı yayın</category><category>ece üner</category><category>enine boyuna</category><category>sevişmek ibadettir</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 23:57:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-2283947462634582552</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;h2&gt;
Habertürk TV'ye konuk olan ilahiyatçı Ali Rıza Demircan’ın daha 
önceki 'sevişmek ibadettir' sözleri canlı yayında tekrar hatırlatıldı.&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&amp;nbsp;Ece Üner, Enine Boyuna programına katılan Demircan'ın 'Sevişmek 
ibadettir ' sözlerini gündeme getirdi. Demircan sözlerine şu ifadelerle 
açıklık getirdi: "Cinselliği yaratan Allah’tır. Bize cinsel organları, 
tatmin edilmek isteyen duyguları yaratan da Allah’tır. Bir erkeğin bir 
kadına ihtiyaç duyması tabiidir. Yaradanın buyruğuna uygun olarak vuslat
 özlemi ve bu özleminin evlilik yoluyla gerçekleşmesi ibadettir."&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
 &lt;/h2&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="http://www.milliyet.tv/nevidyo/video-izle/Canli-yayinda-cinsellik-ibadettir-cikisi-ZLKYfBWrLxxS.html" target="_blank"&gt;&lt;img alt="http://www.milliyet.tv/nevidyo/video-izle/Canli-yayinda-cinsellik-ibadettir-cikisi-ZLKYfBWrLxxS.html" border="0" height="308" id="videoImg" src="http://video.milliyet.com.tr/d/videoImage.ashx?VideoPath=2013/07/31/ZLKYfBWrLxxS&amp;amp;VideoCode=ZLKYfBWrLxxS" title="cinsellik ibadetmidir" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı arttı</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/kredi-kart-borcunu-odemeyenlerin-says.html</link><category>1 Milyon</category><category>bireysel kredi</category><category>kredi kartı kullanımı</category><category>Merkez Bankası</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 23:48:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-6359754155579581202</guid><description>&lt;h2&gt;
Bu yılın ilk 5 ayında, bireysel kredi kartı borcunu ödemeyen kişi sayısı, 2009 yılına göre yüzde 17,3 yükseldi.&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;img alt="Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı arttı" class="image" src="http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/07/31/kredi-karti-borcunu-odemeyenlerin-sayisi-artti-3494792.Jpeg" /&gt; &lt;/h2&gt;
Bu yılın ocak-mayıs döneminde, bireysel kredi kartı borcunu ödemeyen kişi sayısı, 2009 yılına göre yüzde 17,3, ferdi kredi borcunu ödemeyen kişi sayısı ise yüzde 31,1 arttı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Merkez Bankası
 verilerinden derlenen bilgiye göre, kredi kartı borcunu ödemeyen kişi 
sayısı geçen yılın tamamında 453 bin 656 iken, bu yılın ocak-mayıs 
döneminde 325 bin 179 kişi olarak kayıtlara geçti.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Bu yılın ilk 5 ayında kredi kartı borcunu ödemeyen kişi sayısı, 2009 yılının tamamına göre yüzde 17,3 yükseldi.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Yılın ocak-mayıs döneminde, ferdi kredi borcunu ödemeyen kişi sayısı, 2009 yılına oranla yüzde 31,1 yükselişle 233 bin 55 oldu.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Söz konusu verilere göre, 2009 yılından bu yılın ilk 5 ayına kadar ferdi kredi borcunu ödeyemeyen kişi sayısı, 1 milyon 27 bin 118, bireysel kredi kartı borcunu ödeyemen kişi sayısı da 1 milyon 437 bin 499 olarak kayıtlara geçti.</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>AB'de 2 yıl sonra iyi haber</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/abde-2-yl-sonra-iyi-haber.html</link><category>AB</category><category>Almanya</category><category>Almanya'da</category><category>avro</category><category>Fransa</category><category>Haziran</category><category>Hırvatistan</category><category>işsizlik</category><category>Kıbrıs</category><category>Kıbrıs Rum Kesimi</category><category>Portekiz</category><category>Rum</category><category>Yunanistan</category><category>İngiltere</category><category>İspanya</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 23:46:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-3382917756661199091</guid><description>&lt;h2&gt;
Euro Bölgesi'nde 2 yıldır artan işsiz sayısı haziran ayında azaldı.&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;img alt="AB'de 2 yıl sonra iyi haber" class="image" src="http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/07/31/ab-de-2-yil-sonra-iyi-haber-3494866.Jpeg" /&gt;&lt;/h2&gt;
AB istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre,&amp;nbsp;Euro Bölgesi'nde mayısta yüzde 12,1 ile rekor seviyede bulunan işsizlik oranı haziranda değişmezken, işsiz sayısı azalmaya başladı.&lt;br /&gt;


 Eurostat, Avro Bölgesi'nde haziran
 itibariyle işsiz sayısının 24 bin düşüşle 19 milyon 266 bine indiğini 
duyurdu. 28 üyeli AB'de ise ortalama işsizlik oranı bir önceki ay yüzde 
11 düzeyindeyken, haziranda yüzde 10,9'a geriledi.&lt;br /&gt;


 Haziran itibariyle en yüksek işsizlik oranları yüzde 26,9 ile Yunanistan ve yüzde 26,3 ile İspanya'da görülürken bunları yüzde 17,4'le Portekiz, yüzde 17,3'le Kıbrıs Rum kesimi ve yüzde 16,5'le Hırvatistan takip etti.&lt;br /&gt;


 İşsizlik oranları, büyük ekonomilerden İtalya'da yüzde 12,1, Fransa'da yüzde 11, İngiltere'de yüzde 7,7 ve Almanya'da yüzde 5,4 oldu.</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Altın ithalatında rekorlar dönemi</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/altn-ithalatnda-rekorlar-donemi.html</link><category>Altın ithalatında rekorlar dönemi</category><category>Analistler</category><category>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'Altın</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 23:44:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-3255199110822522814</guid><description>&lt;h2&gt;
Yılın ilk yarısında altın ithalatı 9,9 milyar dolarla rekor kırdı. 
Altın ithalatı ile ihracatı arasındaki fark bu yılın ilk yarısında 5,7 
milyar dolarla tarihi zirveyi gördü.&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;img alt="Altın ithalatında rekorlar dönemi" class="image" src="http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/07/31/altin-ithalatinda-rekorlar-donemi-3494781.Jpeg" /&gt;&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;/h2&gt;
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan haziran ayı dış ticaret istatistiklerine göre, son üç aydır 2 milyar doların üzerinde ithalat gerçekleştirilen altında 2013
 yılı ilk yarısı rekorlar dönemi oldu. 2013’ün altı aylık döneminde 
altın ithalatı 9 milyar 964 milyon 959 bin dolarla tarihi zirvesini 
gördü. Geçen yılın aynı dönemde altın ithalatı 4 milyar 133 milyon dolar düzeyindeydi. Bu yılın ilk 6 ayındakialtın ithalatı 2012
 yılının aynı dönemine göre yüzde 141,1 oranında artış gösterdi. Öte 
yandan son beş yılın ilk yarısında ithal edilen toplam altın miktarına 
bu yılın ilk yarısında ulaşılmış oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 2013 yılı ilk yarısında 4 milyar 254 milyon 530 bin dolar altın ihracatı gerçekleştirilirken, geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 37,2 azaldı. Geçen yılın ilk altı ayında 6 milyar 772 milyon dolarlık altın ihraç edilmiş ve tarihi zirveyi görmüştü.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Altın ithalatı ile ihracatı arasındaki fark da bu yılın ilk yarısında 5
 milyar 710 milyon 429 bin dolarla tarihi zirveye yükseldi. 2009 yılında
 ise altın ihracat ve ithalat arasındaki fark 3 milyar 966 milyon 527 
dolar ile tarihi zirvesine ulaşmıştı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Öte yandan bu yılın ilk altı ayında altın ithalatı 179,9 tona ulaşırken
 geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 204,4 düzeyinde rekor Altın e rekor ithalatı altınTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'düzeyde bir 
artış gerçekleşti. Geçen yılın tamamında 120 ton altın ithalatı 
gerçekleşirken bu yılın sadece ilk altı ayında 179,9 ton altın ithalatı yapılması ile birlikte ilk altı aydaki altın ithalatı geçen yılın 1,5 katına ulaştı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Analistler bu yılın ilk altı ayında rekor düzeyde altın ithalatı 
gerçekleştirilmesinin nedenin altın fiyatlarının yılbaşından beri devam 
eden düşüşü olduğunu belirtiyor. Yılbaşında 1.675 dolar seviyesinde 
bulunan altının onsu nisan ayının ortasında yaşanan sert düşüşün etkisi 
ile 1.336 dolara kadar gerilemişti. Analistler altın ithalatının genellikle iç piyasaya yönelik olduğunu ve önümüzdeki dönemde altın fiyatlarındaki yükseliş beklentisi ile gerçekleştiğini dile getiriyor.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 Altın fiyatlarındaki düşüşle birlikte merkez bankalarının da altın 
rezervlerini artırdığını belirten analistler böylece merkez bankalarının
 altın rezervlerinin tarihi yüksek seviyelerine ulaştığını kaydediyor. 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın altın rezervleri de 26 Nisan'da 21 milyar 975 milyon dolar ile tarihi zirvesini görmüştü.&lt;h2&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/h2&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Uzel'e sahtecilikten 48 yıl istendi</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/uzele-sahtecilikten-48-yl-istendi.html</link><category>Doğanlar Otomotiv</category><category>Gaziantep</category><category>traktörleri</category><category>Türk sanayisinin</category><category>Uzel Makine</category><category>Uzel Otomotiv AŞ</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 23:38:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-1116122333835191425</guid><description>&lt;h2&gt;
Uzel Makine'nin patronu Önder Uzel ile 8 yöneticisine, nitelikli 
dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 48'er yıla kadar 
hapis cezası isteniyor.&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;img alt="Uzel'e sahtecilikten 48 yıl istendi" class="image" src="http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/07/31/uzel-e-sahtecilikten-48-yil-istendi-3494469.Jpeg" /&gt; &lt;/h2&gt;
Türk sanayisinin en köklü kuruluşlarından Uzel Makine'nin Gaziantep bayisi Doğanlar Otomotiv,
 2008'de şirketten istediği traktörlerin karşılığında 500 bin lira 
tutarında 9 vadeli çek gönderdi. O dönemde ekonomik sıkıntı yaşayan 
şirket, istenen traktörleri bayiye teslim edemedi. Çeklerin ise sadece üç tanesi iade edildi.&lt;br /&gt;


 Birkaç ay sonra Doğanlar Otomotiv'in imzasız çeklerinin başkaları 
tarafından bankalardan tahsil edilmek istendiği, ancak karşılıksız 
oldukları ortaya çıktı. Hakkında soruşturma açılan Doğanlar Otomotiv'in 
iki ortağı Celal Uğur ve Erol Doğaner bu imzasız olarak Uzel Makine'ye 
verdikleri bu çekleri siparişleri gelmediği için geri istediklerini ve 
kendilerine iade edilmeyen bu çeklerdeki imzaların kendilerine ait 
olmadığını söyledi.&lt;br /&gt;


 &lt;strong&gt;'İMZALAR SAHTE'&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


 İstanbul
 Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, Uzel Otomotiv AŞ. 
ibareli kaşenin yanındaki imzaların, Uzel Makine'nin yöneticileri Mehmet
 İzzet Kalaycı ve İlyas Börekçi'nin eliyle yazıldığı anlaşıldı. Önder 
Uzel ile yöneticiler, bayilerden imzasız çek almadıklarını iddia etti. 
Ancak iddianamede sahte imzayla piyasaya verilen çeklerin beş şirketi 
zarara uğrattığı, bilirkişi raporu
 nedeniyle şüphelilerin savunmalarına itibar edilemeyeceği belirtildi. 
Önder Uzel ile şirketin 8 yöneticisi hakkında 12 yıldan 48'er yıla kadar
 hapis istemiyle dava açıldı.&lt;br /&gt;


 &lt;strong&gt;MİRAS KAVGASI BATIRDI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


 Türkiye'nin
 ilk yerli traktör üreticisi olan Uzel Makine, aile arasında yaşanan 
miras kavgası nedeniyle zor günler geçirdi. Önder Uzel (üstte) ve diğer 
yöneticiler, şirketin içine girdiği dar boğazı bayilerden gizlemekle de 
suçlanıyor.&lt;br /&gt;


 &lt;strong&gt;Kaynak: Sabah&lt;/strong&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>1 Ekim son tarih</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/1-ekim-son-tarih.html</link><category>Bilgi Teknolojileri</category><category>BTK</category><category>cep telefonu</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 23:33:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-5791918432276716672</guid><description>&lt;h2&gt;
Kendi adlarına abonelik sözleşmesi olmadan başkalarının adına 
açılmış cep telefonu hatlarını kullananlara BTK'dan uyarı geldi. Cep 
hattı başkasının adına olanlara 1 Ekim tarihine kadar süre verdi.&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;img alt="1 Ekim son tarih" class="image" src="http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/07/31/1-ekim-son-tarih-3495244.Jpeg" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
&lt;h2&gt;
&amp;nbsp;&lt;/h2&gt;
Cep telefonu hattı başkasının adına açılmış kullanıcılara uyarı... Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
 (BTK), kendi adlarına abonelik sözleşmesi olmadan başkalarının adına 
açılmış cep telefonu hatlarını kullananlara, kullandıkları hatları 
üzerlerine almaları için 1 Ekim 2013'e kadar süre verildiğini açıkladı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
 &lt;strong&gt;666 BİN ABONE KENDİ ÜSTÜNE ALDI &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


 BTK,
 'Aboneliğin Güncelleştirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar' konulu 
düzenlemenin hayata geçirildiği geçen eylül ayından bu yana toplam 666 
bin 748 abonenin, kullandığı cep telefonu hattını üzerine 
kaydettirdiğini bildirdi.&lt;br /&gt;
(Milliyet ) </description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>TC Kimlik No Sorgulama</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/tc-kimlik-no-sorgulama.html</link><category>T.C. Kimlik No Sorgulama  T.C. Kimlik No Doğrulama  Yabancı Kimlik No Sorgulama  Yabancı Kimlik No Doğrulama</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 20:05:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-1628660420975480996</guid><description>&lt;span style="color: #2d2d2d; font-family: Verdana; font-size: 11px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;h2&gt;
&lt;span style="color: #2d2d2d; font-family: Verdana; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;
&lt;span style="color: #2d2d2d; font-family: Verdana; font-size: 11px;"&gt;
Lütfen Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait aşağıdaki 
bağlantıya tıklayararak açılan sayfada "TC Kimlik No Sorgulama Formu"nu 
Nüfus Cüzdanınızdaki bilgilerle birebir aynı doldurunuz ve "TC Kimlik No
 Sorgula" butonuna tıklayınız!&lt;br /&gt;

&lt;table align="center" bgcolor="#ffffff" border="1" cellpadding="10" cellspacing="0" style="font-family: Verdana; font-size: 11px; width: 90%px;"&gt;
&lt;tbody&gt;
&lt;tr&gt;&lt;td align="center" height="150"&gt;&lt;span style="color: #2d2d2d;"&gt;Linkler değiştirilmistir...&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;
&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;
&lt;b&gt;T.C. Kimlik Numaramı bulamıyorum, ne yapmalıyım?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;

Öncelikle TC Kimlik No sorgulama formuna bilgilerinizi Nüfus 
Cüzdanında olduğu gibi girdiğinizden emin olunuz. Bilgileri doğru ve 
eksiksiz girdiğinizden emin olduktan sonra hala bulamadıysanız, kayıtlı 
olduğunuz &lt;b&gt;İlçe Nüfus Müdürlüğü&lt;/b&gt;'ne başvurmanız gerekmektedir.&lt;br /&gt;

&lt;b&gt;T.C. Kimlik No bilgilerimin bir kısmı yanlış, ne yapmalıyım?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;

Kayıtlı olduğunuz &lt;b&gt;İlçe Nüfus Müdürlüğü&lt;/b&gt;'ne başvurmanız gerekmektedir.&lt;br /&gt;

&lt;b&gt;Yukarıdaki T.C. Kimlik No Sorgulama Formu çalışmıyor&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;

T.C. Kimlik Numarası Sorgulama Formu çalışmıyor veya hata veriyorsa, &lt;a href="http://tckimlik.nvi.gov.tr/" target="_blank" title="Nüfus ve Vatandaşlık İşleri, TC Kimlik No"&gt;tckimlik.nvi.gov.tr&lt;/a&gt; adresinden deneyiniz.&lt;br /&gt;

&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;hr class="ayrac" /&gt;
&lt;span style="color: #2d2d2d; font-family: Verdana; font-size: 11px;"&gt;
&lt;h2&gt;
T.C. Kimlik No nedir?&lt;/h2&gt;
&lt;b&gt;T.C. Kimlik Numarası:&lt;/b&gt; Onbir (11) haneden oluşan, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından T.C. vatandaşlarına verilmiş tek bir sayıdır.&lt;br /&gt;

&lt;h3&gt;
TC Kimlik No, MERNİS ve KPS&lt;/h3&gt;
&lt;b&gt;MERNİS:&lt;/b&gt; Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi. Amacı, Türkiye 
Cumhuriyeti vatandaşlarına birer TC kimlik numarası vererek, Nüfus 
kayıtlarının bilgisayar ortamına aktarılarak, Merkezi Nüfus Veri 
Tabanını kurulmasını gerçekleştirmek.&lt;br /&gt;

&lt;b&gt;KPS:&lt;/b&gt; Kimlik Paylaşımı Sistemi. Kimlik Paylaşım Sistemi veri 
tabanındaki kimlik bilgileri Kamu Kuruluşları ile kamu hizmeti sunan 
kuruluşların paylaşımına açılmıştır.&lt;br /&gt;

KPS sayesinde aşağıdaki temel sorgulamalar yapabilmektedir:&lt;br /&gt;

&lt;ul class="UL"&gt;
&lt;li&gt;T.C. Kimlik Numarasına karşılık kişi bilgileri sorgulama&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;T.C. Kimlik No ile ilgili kişinin açık kaydındaki kişi bilgileri sorgulanmaktadır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kişi bilgilerine karşılık T.C. Kimlik No sorgulama&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kişinin adı, soyadı, baba adı, anne adı, doğum tarihi, doğum yeri ve
 cinsiyeti gibi bazı bilgilerine karşılık T.C. Kimlik No 
sorgulanmaktadır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Nüfusa kayıtlı olduğu yer bilgilerine karşılık kimlik bilgileri sorgulama&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Kimlik Paylaşım Sisteminden kişinin nüfusa kayıtlı olduğu ilçe, 
cilt, aile sıra no, birey sıra no bilgilerine karşılık kişi bilgileri ve
 T.C. Kimlik No sorgulanmaktadır.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;Nüfus Kayıt Örneği Sorgulama&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;T.C. Kimlik No veya nüfusa kayıtlı olduğu yer bilgilerine karşılık 
Nüfus Kayıt Örneği olaylı veya olaysız olarak sorgulanabilmektedir.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;/span&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title/><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/her-gun-mutlu-olsun-tum-etkinlik.html</link><category>"BİR SMS DE SİZDEN" eğitimine destek</category><category>NTV ve NTV Radyo EGITIM yazıp 3353</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 20:00:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-6216897383237855638</guid><description>&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.tegv.org/i/content/837_1_kampanyaTEGV%20YEREL%20EKRANLAR%201280x768-02-201304251.jpg" imageanchor="1"&gt;&lt;img alt="Çocuklarımız Her Gün Mutlu Olsun" border="0" class="exists" height="183" src="http://www.tegv.org/i/content/837_1_kampanyaTEGV%20YEREL%20EKRANLAR%201280x768-02-201304251.jpg" width="275" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;h2 class="headline"&gt;
Her Gün Mutlu Olsun&lt;/h2&gt;
&lt;div class="summary" style="display: block;"&gt;
Tüm Etkinlik 
Noktalarımızda gerçekleşen 23 Nisan kutlamalarının yanı sıra "1 SMS DE 
SİZDEN" kampanyamız ile,  herkesi çocuklarımızın sadece 23 Nisan Ulusal 
Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda değil, her gün yanlarında olduğumuzu 
göstermeye davet ediyoruz.&lt;/div&gt;
&lt;div class="summary" style="display: block;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da Türkiye'nin 37 iline dağılmış 88 
Etkinlik Noktamızda, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda 
çocuklarımızın mutlu bir gün geçirmesi, gönüllerince eğlenmesi için 
çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bu yıl ayrıca bu özel günde ulusal 
çapta başlattığımız &lt;b&gt;"BİR SMS DE SİZDEN"&lt;/b&gt; kampanyası ile &lt;b&gt;50 bin&lt;/b&gt; çocuğun daha eğitimine destek sağlamayı hedefliyoruz. Böylece &lt;b&gt;18&lt;/b&gt; yıldır &lt;b&gt;1,8 milyon&lt;/b&gt;
 çocuğun gelişimine yardımcı olan TEGV, on binlerce çocuğumuzun daha  
bilgisayarla, resimle, basketbolla tanışmasına imkan sağlayacak.&lt;br /&gt;
TEGV'in önemini, gücünü ve çocuklarımızın hayatında yarattığı farkı 
vurgulamak ve Vakfımıza destek çağrısında bulunmak amacıyla 
başlattığımız &lt;b&gt;"BİR SMS DE SİZDEN"&lt;/b&gt; kampanyası, birçok mecrayı aynı
 anda harekete geçirerek ulusal çapta ses getirmeye başladı bile. 
Kampanyaya özel gazete ve dergi ilanları, tanıtım filmlerinin yanı sıra 
23 Nisan günü NTV ve NTV Radyo'da yayınlanan programlar ile kampanyamızı
 destekledik. Sesimizi duyurmak için sosyal medyayı da etkin bir şekilde
 kullandık.&lt;br /&gt;
NTV işbirliği ile hazırladığımız özel bir TV programı 23 Nisan'da 
15:00 ve 00:00 saatlerinde NTV ekranlarında "Her Şey Çocuklar İçin" 
adıyla yer aldı. Gülay Afşar'ın ev sahipliğinde gerçekleşen yayında; 
birçok tanınmış isim çocuklarımıza destek vermek amacıyla bir araya 
geldi. Katılımcılar arasında bugüne kadar TEGV'in birçok projesinde bize
 destek vermiş sanatçılar &lt;b&gt;Saadet Işıl Aksoy, Güven Kıraç, Tan Sağtürk, Cem Davran, Levent Yüksel ve Deniz Çakır&lt;/b&gt;'ın yanı sıra Yönetim Kurulu Başkanımız &lt;b&gt;Oktay Özinci&lt;/b&gt;, Yönetim Kurulu Üyelerimiz &lt;b&gt;Cengiz Solakoğlu&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Sami Gülgöz&lt;/b&gt;ve Mütevellimiz &lt;b&gt;İnan Kıraç&lt;/b&gt;
 vardı. Aynı gün NTV Radyo'nun 10:00, 13:00 ve 15:00 saatlerindeki 
yayınlarına Şanlıurfa, Giresun, Mersin ve İstanbul'dan toplam 9 
çocuğumuz katılarak haber bültenlerini sundular.&lt;br /&gt;
TEGV'in kurumsal Facebook ve Twitter hesapları üzerinden kampanya ile
 ilgili gelişme ve görseller paylaşıldı. Ulusal Kampanyamız çerçevesinde
 hazırladığımız tanıtım filmleri Vakfımızın resmi Facebook sayfasından, 
ayrıca bize destek veren birçok web sitesinde yayınlandı.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;"BİR SMS DE SİZDEN"&lt;/b&gt; sloganı ile 23 Nisan'da hayata geçen 
kampanyamızın tüm ülke geneline yayılarak bireysel bağış hakkında 
farkındalık yaratmasını, bireysel ve kurumsal bağışlar için de zemin 
hazırlamasını umuyoruz.  Kampanyaya destek vermek için &lt;b&gt;EGITIM&lt;/b&gt; yazıp &lt;b&gt;3353&lt;/b&gt;'e
 gönderilen her sms ile çocuklarımızın eğitimine 10 TL katkıda bulunmak 
mümkün. Gelin, hep birlikte çocuklarımızın sadece 23 Nisan Ulusal 
Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda değil, her gün yanında olduğumuzu 
gösterelim!&lt;br /&gt;
&lt;div class="summary" style="display: block;"&gt;
&lt;a href="http://www.tegv.org/web/7-173-1-1/tegv/egitim/egitim/ilkogretime_destek_programi" target="_blank"&gt;Tegv&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Başbakan'dan önemli açıklamalar</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/basbakandan-onemli-acklamalar.html</link><category>Dış politikadaki</category><category>IMF’ekonomideTürkiye’ Millet</category><category>Merkez Bankası</category><category>Uluslararası Para Fonu</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 19:54:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-2688817792746694747</guid><description>&lt;img alt="Başbakan'dan önemli açıklamalar" itemprop="image" src="http://img6.mynet.com.tr/hbr/content/2013/07/31/073703189/_17_img_640_360.jpg" title="Başbakan'dan önemli açıklamalar" /&gt;&lt;span itemprop="description"&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TOBB delegelerine sesleniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;b&gt;Başbakan&lt;/b&gt; Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


&lt;br /&gt;
“Merkez Bankası rezervlerini göreve geldiğimizde 27,5 milyar dolardan 
aldık. Şu an itibariyle, bazı özel kampanyalara rağmen 121 milyar dolar 
seviyesine birlikte ulaştırdık. Bizim bir de Uluslararası Para Fonu ile 
maceramız vardı. Bu borç ilişkisini uzun bir aradan sonra tarihe havale 
ettik. O da bitti. Şu anda da biz IMF’ye 5 milyar dolar borç vereceğiz.”&lt;br /&gt;
        &lt;div class="detailInlineBannerBox"&gt;
          &lt;div class="detailInlineBanner300" id="300x250alt"&gt;
&lt;div id="adoceantrocktdnnpeg2" style="display: block;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
“Türkiye hem gıptayla izleniyor, hem örnek alınıyor, hem de takdir 
ediliyor. 10,5 yıl boyunca ekonomide elde ettiğimiz başarıları hem iki 
kavramla izah ettim. Bunlardan biri güven, diğeri istikrardır. 2002 
öncesi Türkiye’yi sizler çok iyi hatırlıyorsunuz. Çünkü sizler bu 
acıları çektiniz. Siyasetteki istikrarsızlığı, belirsizliğin faturasını 
sizler, bizler hep birlikte ödedik. Millet bunu maalesef çok acımasız 
ödedi. Dış politikadaki pasifliğin aynı şekilde bedelini bu millet hep 
birlikte ödedi. Bu ülke üç haneli yüksek enflasyon gördü. Hukuk 
sistemindeki keyfilik hep millete, sizlere fatura edildi. Bütün bunlara 
ek olarak belli dönemlerde ağır baskılar yaşadınız, takibata uğradınız, 
haksız rekabete maruz kaldınız. 10,5 yıl boyunca bütün bunlara son 
verdik ve mali disiplinden taviz vermedik. Bundan sonra da vermeyeceğiz.
 Milletimizin olduğu kadar sizlerin de ufkunu açtık, önünü açtık.”&lt;br /&gt;


“Bugün elde ettiğimiz başarılar hiç kuşkusuz siyasette, demokraside, 
dış politikada gerçekleştirdiğimiz reformların eseridir. Demokraside en 
ufak bir geriye gidişin faturasını önce sanayici öder, sizler ödersiniz.
 Dış politikadaki en küçük bir ilkesizliğin bedelini sizler ödersiniz, 
milletimiz öder, hep birlikte öderiz. Biz bugünlere gerçekten çok zor 
şartlar altında ulaştık. 10,5 yıl boyunca Türkiye’yi bu seviyeye 
getirmek için ne badireler atlattığımızı sizler de çok iyi biliyorsunuz.
 İnanın bir kez boyun eğseydik, bir kez taviz verseydik Türkiye’yi böyle
 3 kattan fazla büyütemezdik. Formül çok ama çok net kardeşlerim. Eğer 
ekonomideki kazanımlarımızı koruyacaksak demokrasiye sahip çıkacağız. 
Eğer ekonomiyi daha da büyütmek istiyorsak demokrasiye daha fazla sahip 
çıkacağız. Eğer bugün elde ettiğimiz kazanımları korumak, daha da 
arttırmak istiyorsak demokrasinin üzerine büyük bir hassasiyetle 
eğilecek, demokrasiyi daha ileri noktalara taşımaya gayret edeceğiz. 
TOBB’un bundan sonra da kazanımlarımıza en güçlü şekilde sahip 
çıkacağına inanıyorum. Herkes bizi sevmek zorunda değil. Bunu samimi 
söylüyorum. Böyle bir mecburiyet yok. Biz 76 milyonun tamamının 
hükümetiyiz. Seven sevmeyen farketmez. Biz bu millete efendi olmaya 
değil, bu millete hizmetkâr olmaya geldik.” (Mynet)</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Müslüman öğrenciye domuz eti verince...</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/musluman-ogrenciye-domuz-eti-verince.html</link><category>başıboşluk ve ihmarkarlık</category><category>Cambridge</category><category>dikkatsizlik</category><category>Firma Waldock</category><category>Okul müdürünün</category><category>İngiltere Müslüman öğrenciye</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 19:51:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-6059103966006630296</guid><description>&lt;img alt="Müslüman öğrenciye domuz eti verince..." itemprop="image" src="http://img6.mynet.com.tr/hbr/content/2013/07/31/06014717/_17_img_640_360.jpg" title="Müslüman öğrenciye domuz eti verince..." /&gt;&lt;span itemprop="description"&gt;İngiltere'nin Cambridge kentindeki bir 
ilkokulda Müslüman bir öğrenciye öğle yemeğinde domuz jambonu servis 
eden kantin görevlisi işten kovuldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre, okul kantininde öğrencilere yemek
 servis etmekle görevli 51 yaşındaki Alison Waldock, 7 yaşındaki Khadija
 Darr adlı Müslüman öğrenciye yanlışlıkla domuz servis edince, bağlı 
olduğu yemek şirketi tarafından işten çıkarıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;


Okul müdürünün fark ettiği olayın ardından Müslüman öğrencinin velisi okula yemek sağlayan firmadan şikayetçi oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
        &lt;div class="detailInlineBannerBox"&gt;
          &lt;div class="detailInlineBanner300" id="300x250alt"&gt;
&lt;div id="adoceantrxknqpwijfb2" style="display: block;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
Khadija'nın anne ve babası durumdan haberdar olduktan sonra yemek firması Lunchtime UK'in yöneticileri ile iletişime geçti. Firma
 ise hakkında soruşturma açılan ve bu sürede işinden uzaklaştırılan 
Waldock'u 'dikkatsizlik, başıboşluk ve ihmarkarlık' nedeniyle işten 
çıkardı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;


Gazeteye konuşan kantin görevlisi, okulda farklı yemek
 seçimi olan 40 öğrenci olduğunu ve kendisine verilen listede bu 
öğrencileri takip etmesinin imkansız olduğunu savunarak 'ona, domuz 
jambonu ister misin? dedim. O da evet dedi. Ben de verdim'. Okul müdürü 
öğrencinin yemekten memnun olmadığını görünce durumu fark
 etti' diye konuştu. Waldock, okulda yemek servis etmesi gereken 200 
çocuk olduğunu ve hangisinin Müslüman ya da vejeteryan olduğunu 
bilmediğini söyleyerek 'tüm dinlere, inanışlara ve yemek seçimlerine 
saygım var. Bu sadece bir hataydı. Sanırım, işten çıkarılmam oldukça kırıcı' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;


Campaign Muslim4UK Sivil Toplum Kuruluşu ise kantin görevlisinin 
işten çıkarılması kararını oldukça zalimce bulduklarını açıkladı. 
Kuruluşun sözcüsü, 'Hatalar olabilir. Eminim Müslüman aileler de bunu 
anlayışla karşılaşayacaktır' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;


Lunchtime UK Operasyon müdürü Peter McAleese ise herkesin işini kaybetmesinin üzücü olduğunu ancak Waldock'un tam bir şeffaflık süreci çerçevesinde değerlendirilerek hakkında işten çıkarılma karar verildiğini söyledi.&lt;br /&gt;
(DHA)</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>Ege ve Akdeniz'de canımız, ciğerimiz yandı</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/ege-ve-akdenizde-canmz-cigerimiz-yand.html</link><category>Alevler</category><category>Balıkesir</category><category>Kepsut</category><category>orman yangını</category><category>Sarıfakılar Köyü</category><category>Sarıçayır ve Dombaydere Köyleri</category><category>Tilkicik</category><category>türkiye</category><category>yanardağ</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 19:48:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-8559867977469276099</guid><description>&lt;img alt="Ege ve Akdeniz'de canımız, ciğerimiz yandı" itemprop="image" src="http://img6.mynet.com.tr/hbr/content/2013/07/31/055648481/orman-yangin2_17_img_640_360.jpg" title="Ege ve Akdeniz'de canımız, ciğerimiz yandı" /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="dNewsSpot"&gt;
                &lt;span itemprop="description"&gt;Balıkesir, Hatay, Muğla ve Mersin'de çıkan orman yangınlarında onlarca hektar ormanlık alan kül oldu. &lt;/span&gt;
              &lt;/div&gt;
&lt;div class="newsInfo"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;span id="readTextdiv"&gt;
            &lt;/span&gt;

                &lt;div class="textSizeBox"&gt;
 &lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
Alevler 
filmlerdeki yanardağ kraterleri gibi göründü ancak Türkiye'nin ciğerleri
 yok oldu. Ve yanan sadece ormanlar değildi...Daldaki kuş, yamaçtaki 
kaplumbağa, tilki hatta karıncalar...Aynı zamanda canımız yandı.&lt;br /&gt;
        &lt;div class="clr" id="haberIlgiliGaleri"&gt;
            
        &lt;/div&gt;
&lt;b&gt;Balıkesir&lt;/b&gt;'in Kepsut İlçesi'ne bağlı Sarıfakılar Köyü yakınlarında dün saat 15.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle &lt;b&gt;orman yangını&lt;/b&gt;
 başladı. Alevler, şiddetli rüzgarın da etkisiyle hızla yayıldı. Bölgeye
 çok sayıda ekip sevk edilirken, havadan müdahale için çevre il ve 
ilçelerde konuşlu helikopterle uçaklara çağrı yapıldı. Önce Ovacık 
Köyü'ne doğru ilerleyen yangın rüzgarın etkisiyle yön değiştirip 
Tilkicik ve Sarıçayır köylerinin bulunduğu alana doğru genişledi. 
Arazinin sarp olması nedeniyle müdahalede güçlük çekildi. Yangına, iki 
uçak, beş helikopter, 50 arazöz ve çok sayıda yer işçisi ile köylü 
müdahale etti.&lt;br /&gt;
        &lt;div class="detailInlineBannerBox"&gt;
          &lt;div class="detailInlineBanner300" id="300x250alt"&gt;
&lt;div id="adoceantrqcklcwfpys2" style="display: block;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;strong&gt;HAVADAN MÜDAHALE DE BAŞLADI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


Havanın aydınlanmasıyla birlikte karadaki çalışmalara havadan 
helikopter ve uçakların da destek vermeye başladı. Çevre il ve 
ilçelerden gelen ekiplerin söndürme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 
Yangın nedeniyle önlem amacıyla Sarıfakılar'a bağlı Musular Mahallesi 
ile Tilkicik, Sarıçayır ve Dombaydere Köyleri sakinlerinin önlem amaçlı 
tahliye edildi.&lt;br /&gt;


&lt;strong&gt;ALEVLER YENİKÖY ÇEVRESİNDE ETKİLİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


Balıkesir Valisi Ahmet Turhan, "Yangın büyük ölçüde kontrol altına 
alındı. Özellikle Bigadiç'e bağlı Yeniköy civarındaki kısımda alevler 
etkili. Bu kısım da kontrol altına alınmak üzere. Ekipler özveriyle 
çalışmalarını sürdürüyor. Kontorl altına alınan yerlerde soğutma 
çalışmaları yapılıyor. Sabah saatlerinde yangını tamamen söndürmeyi umut
 ediyoruz" dedi.&lt;br /&gt;


&lt;strong&gt;İKİ EV YANDI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


Herhangi bir can kaybı ve yaralanma olayının yaşanmadığını belirten 
Vali Turhan, "Kimsenin ölmemesi ve yaralanmaması sevindirici. Sarfaklar 
Köyü'nde baraka tarzında iki ev yandı. Alevlerin ne kadarlık bir alanda 
etkili olduğu sabah yapılacak inceleme sonrası belirlenecek" dedi.&lt;br /&gt;


&lt;strong&gt;DİNAMİT DEPOSUNU TEHDİT EDEN YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


&lt;b&gt;Hatay&lt;/b&gt;'ın
 Belen İlçesi Çakallı Köyü çevresinde iki noktada başlayan orman 
yangını, bölgede bulunan özel bir şirkete ait dinamit deposunu tehdit 
edince geniş güvenlik önlemleri alındı. Şiddetli rüzgarın da etkisiyle 
hızla büyüyen alevlerin dinamit deposuna ulaşması engellenerek kontrol 
altına alındı. Bölgeye çevre il ve ilçelerden çok sayıda yangın söndürme
 ekibi sevk edilirken, yangına 5 yangın söndürme helikopteri ve 2 yangın
 söndürme uçağının yanı sıra 120 yangın söndürme işçisi, çok sayıda 
itfaiye aracı ve arazözle müdahale edildi. Kontrol altına alınan ve 2 
noktada devam eden yangında şu ana kadar 25 hektar ormanlık alanın 
yandığı bildirildi.&lt;br /&gt;


&lt;strong&gt;ORTACA'DA YERLEŞİM BİRİMİ YAKININDA ORMAN YANGINI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


&lt;b&gt;Muğla&lt;/b&gt;'nın
 Ortaca İlçesi Karaburun Mahallesi'ndeki ormanlık alanda, ilk 
belirlemelere göre, mercek görevi yapan kırık cam parçasının kuru otları
 tutuşturmasıyla başlayan yangın, yaklaşık bir saatlik çalışmanın 
ardından kontrol altına alındı. Yerleşim birimlerine yakın bir alanda 
başlayıp paniğe neden olan yangında yaklaşık 2 hektar kızılçam ormanı 
zarar gördü.&lt;br /&gt;


Karaburun Mahallesi'ndeki yerleşim birimlerine yaklaşık 100 metre 
uzaklıktaki ormanlık alanda dün saat 17.15'de yangın çıktı. Mahallede 
yaşayanlarla bölge yakınındaki orman işçileri yangına müdahale etti, 
diğer taraftan da takviye istendi. Yangına, 1 helikopter, 40 yer işçisi,
 20 vatandaş, 6 teknik eleman, 8 orman memuru, 2 itfaiye aracı, 4 arazöz
 ve 2 su tankeriyle müdahale edildi. İlk olarak alevlerin yerleşim 
alanlarına ulaşması önlendi. Ardından diğer bölgelerdeki söndürme 
çalışmalarına ağırlık verildi.&lt;br /&gt;


&lt;strong&gt;1 HAFTADA 25 YANGIN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


Yaklaşık bir saat süren yoğun çalışmanın ardından yangın kontrol 
altına alındı. Yangında yaklaşık 2 hektar kızılçam ormanının zarar 
gördüğü bildirildi. Bu arada, ilk incelemede, yangının mercek görevi 
yapan kırık cam parçasının kuru otları tutuşturmasıyla başladığı 
belirlendi.&lt;br /&gt;


Bir haftada 25 yangın çıkan Muğla'da "mangal ateşi ve izmarit" uyarısı yapıldı.&lt;br /&gt;


&lt;strong&gt;MERSİN'DE ORMAN YANGINI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;


&lt;b&gt;Mersin&lt;/b&gt;'in
 Erdemli İlçesi'nde iki ayrı bölgede çıkan yangında 30 dekarlık 
portakal, ceviz ve incir ağacı yandı. &amp;nbsp;Yangın, Alata Bahçe Kültürleri 
Araştırma İstasyonu Şefliği'ne ait portakal, ceviz ve incir ağaçlarının 
bulunduğu bölgede çıktı. İlk müdahaleyi kurum çalışanları ve itfaiye 
ekiplerinin yaptığı yangın, Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait arasözler ve 
belediyeye ait iş makinelerinin yardımı ile yaklaşık bir saat süren 
yoğun çalışmalar sonucunda kontrol altına alındı.&lt;br /&gt;


Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürü Davut Keleş, 
yangının çıktığı yerin portakal, ceviz ve incir denemelerinin bulunduğu 
bölge olduğunu, yaklaşık 10 dekar alanın yandığını söyledi. &amp;nbsp;Bu arada 
Erdemli'nin Fatih Mahallesi yakınlarında çıkan orman yangınında yaklaşık
 20 dekarlık çalılık ve narenciye ağaçları zarar gördü. Söndürme 
çalışmaları helikopter desteği ile yapılırken, alevlerin yerleşim 
birimini etkilemesi güçlükle önlendi.&lt;br /&gt;


DHA&lt;br /&gt;


&lt;u&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 18px;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;haberler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item><item><title>KPSS sonuçları açıklandı</title><link>http://sakaryaligezgin.blogspot.com/2013/07/kpss-sonuclar-ackland.html</link><category>A Grubu ve Öğretmenlik</category><category>KPSS</category><category>ÖABT</category><category>ÖSYM</category><pubDate>Wed, 31 Jul 2013 19:44:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-1584999347221691655.post-1974279119694285498</guid><description>&lt;img alt="KPSS sonuçları açıklandı" itemprop="image" src="http://img6.mynet.com.tr/hbr/content/2013/07/31/070217267/_17_img_640_360.jpg" title="KPSS sonuçları açıklandı" /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div id="contextual" itemprop="articleBody"&gt;
ÖSYM, Kamu Personeli Seçme Sınavı (&lt;b&gt;KPSS&lt;/b&gt;) A Grubu ve Öğretmenlik ile Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT) sınavı sonuçlarını açıkladı.&lt;br /&gt;


ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, 6-7 Temmuz'da yapılan KPSS A Grubu ve Öğretmenlik Sınavı ile 14 Temmuz'da yapılan 2013-Öğretmenlik Alan Bilgisi (ÖABT) Sınavı'nın değerlendirme işlemleri tamamlandı. &lt;br /&gt;
        &lt;div class="detailInlineBannerBox"&gt;
          
        &lt;/div&gt;
Adaylar, sınav sonuçlarını ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr/ internet adresinden TC kimlik numaraları ve şifreleriyle öğrenebilecek.&lt;br /&gt;


Sınav sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.&lt;br /&gt;


&lt;/div&gt;
Kaynak: Mynet&lt;br /&gt;</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total><author>sakaryaligezgin@gmail.com (Unknown)</author></item></channel></rss>