<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearch/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180</atom:id><lastBuildDate>Fri, 22 Apr 2011 00:31:15 +0000</lastBuildDate><category>uzayda hayat</category><category>kuyruklu yıldız</category><category>karadelik</category><category>uzay yolculuğu</category><category>gezegenler</category><category>galaksiler</category><category>asteroid</category><title>POPÜLER ASTRONOMİ</title><description>ASTRONOMİ MERAKLILARI BU ADRESTE BULUŞUYOR!</description><link>http://popularastronomy.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Akın Aras)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>10</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/PopulerAstronomi" /><feedburner:info uri="populerastronomi" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-7513771066867770833</guid><pubDate>Thu, 07 Feb 2008 21:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T14:10:44.690-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gezegenler</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">uzayda hayat</category><title>Satürn'ün uydusunda "somut hayat belirtisi"</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6uBcFFQYvI/AAAAAAAAAEQ/N4XBq6y4RvE/s1600-h/enceladuskun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164363717110948594" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6uBcFFQYvI/AAAAAAAAAEQ/N4XBq6y4RvE/s320/enceladuskun.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Satürn'ün iç uydusu ''kartopu'' Enceladus'ta hayatın özkaynağı su bulunduğuna dair gözlemler giderek kuvvetleniyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Almanya'nın güneybatısında Baden-Württemberg eyaleti Heidelberg kentindeki Max Planck Fen Bilimleri Araştırma Kurumu'ndan Astrofizikçi Sascha Kempf, Reuters ajansına verdiği demecinde, Enceladus'ta mevcut olabilen "O" derece sıcaklığın hem don, hem erime, hem buharlaşma için kritik değer taşıdığını, bu yüzden Satürn'ün uydusundan yükselen buhar bulutunun görülebileceğini, bunun yakından değerlendirileceğini anlattı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Avrupa Uzay Kurumu (ESA) ile ABD'nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'nın ortak programı "tek seferlik en pahalı projesi olan" 3 milyar 600 milyon dolarlık" Cassini uydusu, mart ayında Enceladus'un 50 km yakınından geçecek. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu olağanüstü yakınlaşma sayesinde fizikçiler ve kimya uzmanları, Enceladus'un "püskürttüğü ancak kütle çekiminden yüzeye yakın kalan" bulutu daha iyi anlayacak ve su kanıtı için daha derin saptamalarda bulunabilecek.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İngiliz gökbilimci William Herschel, Enceladus'u 1789'daki gözlemlerinde buldu. Kütlesi Dünya'nın kinden 95 kat, hacmi 750 kat büyük olan Satürn'ün minik uydusu Enceladus, sadece 499 km çapında. Satürn'ün 47 ayı (uydusu), 7 adet de dev çevre halkası bulunuyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;NASA, iki yıl önceki açıklamasında Enceladus'ta su bulunabileceğini açıklamıştı. Güneş Sistemi'nde Mars, Jüpiter'in uydusu Europa ve Enceladus "doğrudan su kanıtı" taşıyan üç gökcismi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;NASA'nın iki yıl önceki açıklamasında, "Cassini, Enceladus'ta, ABD'nin Wyoming, Montana, İdaho eyaletlerini kapsayan Yellowstone Milli Parkı'ndakilere benzeyen gayzerler bulunduğunu gösteren işaretler tespit etti" demişti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cassini seferinden sorumlu bilimadamlarından Carolyn Porco, "Böylesine küçük ve soğuk bir gökcisminde sıvı halde su bulunduğunu gösteren delillere sahip olduğumuzu sanıyorum" dedi ve suyun varlığının, bu esrarengiz ayla ilgili soruları artırdığını belirtti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cassini, 1997'de fırlatıldıktan sonra 2004 yılının temmuzunda Satürn'ün yörüngesine girmişti. Cassini, halen Satürn'ü 4 yıl daha gözlemleme gücüne sahip. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Enceladus'un milyarlarca yıl önce oluşumundan hemen sonra içindeki radyoaktif bozulmadan kaynaklanan ısının, bugün yüzeyinden fışkıran gayzerlerin nedeni olabileceği ve bunun da yaşam için gerekli ortamı sağlayabileceği görüşü geçen yıl ortaya atıldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ABD'nin Texas eyaletinde her yıl düzenlenen Ay ve Gezegen Bilimleri Konferansında dün sunulan bildiri de, Cassini uzay aracının gönderdiği ve Enceladus'un sıcak bir bölgesinden çıkan gayzer benzeri oluşumu gösteren ilginç fotoğrafların incelendiği belirtilerek, araştırma sonucunun, yüzey sıcaklığı eksi 201 santigrat derece civarında olan Satürn'ün ayının iç kısmında ilkel yaşam için uygun ortam olabileceğini gösterdiği kaydedildi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bilimadamları, yeni geliştirdikleri bir modelle Enceladus'un içindeki ısının, eskiden meydana gelen bir radyoaktif bozulmadan kaynaklandığını ve bunun da Satürn'ün ayının sıcak güney yarı küresindeki su buharı bulutu ve periyodik buz kristali rüzgarlarının açıklaması olabileceğini belirtti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Icarus gökbilim dergisinde yayımlanmış kurama göre, Enceladus 4,5 milyar yıl önce alüminyum ve demir radyoaktif izotopları içeren kaya ve buz karışımı olarak oluştu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Birkaç milyon yıl sonraki dönemde, iki radyoaktif elementin hızlı şekilde bozulması merkezdeki kayalık çekirdeğin mantodaki buz örtüsüne yaklaşmasıyla sonuçlanan sıcak patlamasına yol açtı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Zamanla çekirdekteki bozulmadan geriye kalanlar da Enceladus'un içinde eridi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Cassiniler&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cassini, adını, İtalyan asıllı Fransız astronomu Gian Domenico Cassini'den alıyor ve üç kuşak baba-oğul-torun astronom Cassiniler'in hatırasını yaşatıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;8 Haziran 1625'te Perinaldo-Cenova Cumhuriyeti'nde doğan ve 14 Eylül 1712'de Paris'te ölen Domenico Cassini, Satürn'ün A ve B halkaları arasındaki karanlık aralığı (Cassini bölümü) keşfetmiş ve gezegenin dört uydusunu belirlemişti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cassini adı, aynı zamanda, Satürn gezegeninin uydularının yörüngesel hareketlerinin cetvellerini ilk olarak derleyen, Gian Domenico Cassini'nin oğlu Jacques Cassini (1677-1756) ile Jacques Cassini'nin oğlu Cesar-François Cassini de Thury'nin (1714-1784) adlarına gönderme yapıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Baba ve oğul Cassini, halef selef Paris Gözlemevi'nin yöneticiliğini yaparken, torun III. Cassini, astronominin yanı sıra çalışmalarını jeodezi ve topografya alanlarında yönlendirdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cassini uzay aracının Satürn'ün en büyük uydusu gizemli Titan'a Ocak 2005'te inen Huygens sondasının adını aldığı Flaman fizikçi, matematikçi ve astronom Lahey doğumlu Christiaan Huygens (1629-1695), ışığın dalga kuramını bulmuş, Satürn'ün halkalarının gerçek biçimini keşfetmişti. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Huygens, böylece dinamik bilimine özgün katkılarda bulunmuştu. Çapı Yer'in yarıçapının yarısından az olan (5 bin 150 km) Titan'ı 1655'te Huygens buldu. &lt;a href="http://www.cnnturk.com/"&gt;CNNTÜRK&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-7513771066867770833?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/B5geH6v7wuY" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/B5geH6v7wuY/satrnn-uydusunda-somut-hayat-belirtisi.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6uBcFFQYvI/AAAAAAAAAEQ/N4XBq6y4RvE/s72-c/enceladuskun.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/02/satrnn-uydusunda-somut-hayat-belirtisi.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-3835510039945856779</guid><pubDate>Thu, 07 Feb 2008 21:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T13:48:34.643-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">uzay yolculuğu</category><title>Uzay mekiği Atlantis yola çıktı</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6t4b1FQYtI/AAAAAAAAAEA/1qeCTMzpQZE/s1600-h/staceyatlantak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164353817211331282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6t4b1FQYtI/AAAAAAAAAEA/1qeCTMzpQZE/s320/staceyatlantak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Uzay mekiği Atlantis, iki aylık gecikmeden sonra Florida'daki uzay merkezinden yola çıktı.&lt;br /&gt;Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) gidecek 7 mürettebatıyla birlikte yola çıkan Atlantis, UUİ'ye Avrupa Uzay Ajansı'nın en önemli katkısı sayılan 13 ton ağırlığındaki ve 1,3 milyar euro değerindeki bilim laboratuvarı Columbus'u taşıyor.&lt;br /&gt;Yer çekimi dolayısıyla Dünya'da yapılması mümkün olmayan deneylerin yürütüleceği laboratuvar, Atlantis'in cumartesi günü istasyona ulaşacak 5 Amerikalı, bir Alman ve bir Fransız mürettebatı tarafından monte edilecek.&lt;br /&gt;Atlantis'in fırlatılışı, sensör sistemindeki arızalardan 6 ve 9 Aralık'ta iki kez ertelenmiş, NASA, uzay mekiğini 10 ve 24 Ocak'ta fırlatmayı planlamış, ancak geçen ay sonunda arızanın giderilmesi için daha fazla zaman gerektiği sonucuna varılmıştı.&lt;br /&gt;Kötü hava koşulları nedeniyle, Atlantis'in fırlatılışının bu hafta da mümkün olamamasından korkuluyordu.&lt;br /&gt;UUİ'ye 1998'den bu yana 14 önemli ek modül monte edildi. NASA ve ortakları, istasyonun inşasını 2010'a kadar tamamlamayı planlıyor. &lt;a href="http://www.cnnturk.com/"&gt;CNNTÜRK&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164353993304990434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 380px; CURSOR: hand; HEIGHT: 143px; TEXT-ALIGN: center" height="131" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6t4mFFQYuI/AAAAAAAAAEI/Wz-cyZ7g-bQ/s400/gidiyoruzbizwego.jpg" width="459" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-3835510039945856779?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/lFSELBCtnKM" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/lFSELBCtnKM/uzay-mekii-atlantis-yola-kt.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R6t4b1FQYtI/AAAAAAAAAEA/1qeCTMzpQZE/s72-c/staceyatlantak.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/02/uzay-mekii-atlantis-yola-kt.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-6583655846491485974</guid><pubDate>Sat, 26 Jan 2008 23:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T13:34:18.833-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">uzay yolculuğu</category><title>Çin uzay yürüyüşünü canlı yayınlayacak</title><description>Çin’in uzay programının, Çinli astronotun yapacağı ilk uzay yürüyüşünün canlı yayınlanmasını da içerdiği bildirildi. Çin basınında, bunun programın başarısına duyulan güveni gösterdiği belirtildi.&lt;br /&gt;Uzay yürüyüşünün ağustos ayında Pekin’de düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’ndan sonra “gerçekleştirilecek” üçüncü insanlı uzay yolculuğu sırasında yapılması planlanıyor.&lt;br /&gt;Ancak Şanghay Uzay Yolculuğu Teknolojisi Akademisi Başkanı Yüen Cie, resmi Şinhua (Yeni Çin) haber ajansına verdiği demeçte, “Uzay gemisi Şıncou-7’nin canlı yayın kapasitesine sahip olduğunu, ancak yayının canlı veya banttan yapılması konusunda nihai kararı vermediklerini” belirtti.&lt;br /&gt;Uzay programını “ulusal gurur” olarak gören Çinli yetkililer, uzaya ilk kez insan gönderdikleri 2003 yılından bu yana birçok hedef açıkladı. Çin, üç yıllık Ay programının ilk aşaması olarak, geçen yıl Ay yörüngesine insansız uzay aracı yerleştirdi. 2017 yılında sonraysa insanlı ay yolculuğu planlanıyor.&lt;br /&gt;Çin’in uzay programının daha önceki aşamaları canlı yayınlanmasına rağmen, bazı yabancı yayın kuruluşları aksilik olasılığına karşı bant görüntüleri hazırlandığını ileri sürdü.&lt;br /&gt;Çin, dünya tarihinde SSCB ve ABD’den sonra uzaya kendi imkanlarıyla gidebilen üçüncü ülke.&lt;br /&gt;(copyrighted by &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp"&gt;http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-6583655846491485974?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/7pBh8wmXfKA" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/7pBh8wmXfKA/in-uzay-yryn-canl-yaynlayacak.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/in-uzay-yryn-canl-yaynlayacak.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-3413063676711539100</guid><pubDate>Sat, 26 Jan 2008 23:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-26T15:58:37.759-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">asteroid</category><title>Çok yakınımızdan bir asteroid geçecek</title><description>Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) 29 Şubat’ta bir asteroidin Dünya’nın çok yakınından geçeceğini, çarpma tehlikesinin bulunmadığını açıkladı.&lt;br /&gt;NASA açıklamasında, 11 Ekim 2007’de NASA’daki bilim adamları tarafından keşfedilen asteroidin 150 ila 610 metre boyundaki asteroid’in gezegenimize 550 bin kilometre yakından geçeceği ve amatörler tarafından (29 Şubat TSİ 07.33’te) açık bir havada teleskopla izlenebileceği kaydedildi.&lt;br /&gt;Açıklamada, “2007 TU24, 2027’den önce bu boyda Dünya’ya bu kadar yakın geçecek tek asteroid olacak” denildi ve Dünya’ya çarpma tehlikesi bulunmadığı ve endişe etmeye gerek olmadığı, tersine gözlem yapmak için bunun çok iyi bir fırsat olduğu kaydedildi.&lt;br /&gt;2007 TU24’ün Dünya’nın yakınından geçişi, bir başka asteroidin Mars yakınından geçmesinden bir gün önce gerçekleşecek. NASA, ilk hesaplamalarında, 2005 WD5 adı verilen bu asteroidin Mars’a çarpma olasılığını 25’te bir olarak açıklamıştı.&lt;br /&gt;(copyrighted by &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp"&gt;http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-3413063676711539100?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/M1TjI7QpH7Y" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/M1TjI7QpH7Y/ok-yaknmzdan-bir-asteroid-geecek.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/ok-yaknmzdan-bir-asteroid-geecek.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-4659879766571466034</guid><pubDate>Sat, 26 Jan 2008 10:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-01-26T02:24:20.029-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">galaksiler</category><title>Evrendeki en uzak galaksi bulundu</title><description>Uluslararası gökbilimcilerin, evrende bugüne kadar bilinen en uzak galaksinin yerini tespit ettikleri bildirildi.&lt;br /&gt;Şili Katolik Üniversitesi gök bilimcilerinden Leopoldo Infante, yaptığı açıklamada, en uzak galaksinin 12,5 milyar yıl önce oluşurken yaydığı ışık sayesinde tespit edildiğini söyledi.&lt;br /&gt;Gök bilimciye göre, "A1689zD1" adı verilen bu galaksi, Dünya'dan 240 milyar ışık yılı uzakta bulunuyor.&lt;br /&gt;Bu galaksinin bulunmasının kainatın yaratılış sürecini inceleyen bilimadamları için yeni bir araştırma alanı olacağını belirten Infante, "En uzaktaki galaksileri inceleyerek, bir galaksinin oluşum sürecini ve kainatın doğuşunda maddelerin nasıl bir araya geldiğini anlayabiliriz" dedi.&lt;br /&gt;Şilili gök bilimci, "A1689zD1" galaksisinin kütlesinin Samanyolu'na benzediğini, ancak Samanyolu'ndan biraz küçük olduğunu ve çok fazla metal içermediğini söyledi.&lt;br /&gt;İkisi de yörüngede bulunan NASA'nın Hubble ve Spitzer teleskopları ve Şili'nin kuzeyindeki Paranal gözlemevindeki teleskoptan bu galaksinin bulunması için faydalanıldığı belirtiliyor.&lt;br /&gt;(copyrighted by &lt;a href="http://www.cnnturk.com/"&gt;www.cnnturk.com&lt;/a&gt;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-4659879766571466034?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/DfqW9U23_0o" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/DfqW9U23_0o/evrendeki-en-uzak-galaksi-bulundu.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/evrendeki-en-uzak-galaksi-bulundu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-5849931200331426005</guid><pubDate>Sat, 19 Jan 2008 11:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T14:13:47.576-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuyruklu yıldız</category><title>McNaught Kuyrukluyıldızı</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5HfCn6ORQI/AAAAAAAAABU/guBF5FR83ow/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157148284481848578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5HfCn6ORQI/AAAAAAAAABU/guBF5FR83ow/s320/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;McNaught (C/2006 P1) Kuyrukluyıldızı, Güneş'e yaklaşırken, gözlemcileri şaşırtarak beklenmedik şekilde parlaklaştı. Kuyrukluyıldız, 9-12 Ocak 2007 tarihleri arasında gözlem için en iyi duruma ulaştı. Ne var ki, Güneş'e yakın görünür konumda olması, gözlem süresini çok kısalttı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kuyrukluyıldız, 12 Ocak'ta Güneş'e en yakın konumuna ulaştı ve bu tarihten sonra kuzey yarıküreden görülmesi iyice zorlaştı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;McNaught kuyrukluyıldızı, 1997'de gözlenen Hale-Bopp'tan sonra en iyi görünen kuyrukluyıldız. Bunun yanı sıra, son 30 yılın en parlak kuyrukluyıldızı. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-5849931200331426005?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/CmFrHdpBxyw" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/CmFrHdpBxyw/mcnaught-kuyrukluyldz.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://4.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5HfCn6ORQI/AAAAAAAAABU/guBF5FR83ow/s72-c/untitled.bmp" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/mcnaught-kuyrukluyldz.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-5186977466426956198</guid><pubDate>Sat, 19 Jan 2008 11:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T14:22:49.191-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">karadelik</category><title>Samanyolu karadelik dolu</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5HdAX6ORPI/AAAAAAAAABM/qpMrXCl33kA/s1600-h/hhk.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157146046803887346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5HdAX6ORPI/AAAAAAAAABM/qpMrXCl33kA/s320/hhk.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Güneş Sistemi‘yle Dünya‘nın üyesi bulunduğu 110 bin ışık-yılı genişliğindeki Samanyolu Gökadası‘nın çevresindeki galaksilerde, çok sayıda kara delik bulunduğu belirtildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Amerikan Astronomi Derneği‘nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA‘nın köklü kurumlarından birinin bulunudğu California-Pasadena‘daki yıllık toplantısına sunulan bildiride, Samanyolu yakınında en az 73 kara delik tespit edildiği belirtildi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzay biliminde öncü kurumlardan olan ve Subat ayında insan yapımı bir uyduyu ilk kez bir göktaşına (315 milyon km uzaklıktaki Eros göktaşı) 14 Subat Sevgililer Günü‘nde indirmeyi başaran Johns Hopkins Universitesi öğretim üyesi Edward Colbert, "Kara delikler için topladığımız verilerin yüzde 80‘ini süzdük. (Samanyolu yakınındaki) Kara Delik sayısı 90‘ı 100‘ü bulabilir" dedi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kara delikler, dev bir yıldızın ömrünün sonunda kütlesinin kendi üzerine çökerek sonsuz çekim kuyusuna dönüştüğü düşünülen, ışığı dahi emebilen evrenin en esrarengiz gökcisimlerinden biri olarak kabul ediliyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pasadena‘daki toplantıya sunulan bildiride, tespit edilen kara deliklerin hepsinin "orta çapta" olduğu, bunların sayısının çokluğunun ve ileride daha derinlenmesine incelenmeleri sayesinde, yıldız-kara delik evrimi ve çok daha büyük kütleli kara delikler hakkında aydınlatıcı bilgiler sağlanacağını söyledi. Gökbilimciler, astrofizikçiler, 2 yıl öncesine kadar "orta ölçekli kara delik" mefhumundan yoksundular. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kara deliklerin, şu anda iki bölümden oluştuğu hesplanıyor: Güneş ve Güneş kütlesinden biraz büyük çapta kara delikler, veya milyon-milyar Güneş‘e denk kara delikler. Kara delikler, doğrudan gözlemlenemiyor. Astronomi hesaplarıyla çoğu gökbilmimci varlıklarına inanıyor. Orta çapta kara deyiklerin varlığı, ilk kez bu çoğunlukta ortaya konuyor. Hesaplama, kozmik x ışını salımından yapılıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;NASA‘nın Hubble‘dan sonra en faal uzay teleskopu Chandra X ışını Teleskopu‘nun verilerini kullanan bilim adamlarına Carnegie Mellon Universitesi‘nden astronom Andew Ptak da katıldı ve orta çapta kara delik kuramı geliştirildi. Edward Colbert ile Andrew Ptak, ortak açıklamalarında, orta çapta yeni keşfedilen kara deliklerin çevre alanlarının ilk keşfedilenlere göre 1000 misli parlak olduğunu söylediler bu yapıda kara deliklerin gökadaların yüzde 20‘sinde bulunduğunun tahmin edildiğini belirttiler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Colbert, "Ancak faal bir kara deliğin saptanabileceğini, uykuya dalmış olanları saptamanın (hesaplamanın) imkansız olduğnu" söyledi. &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/"&gt;MİLLİYET&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-5186977466426956198?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/fx0YCXuC9kc" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/fx0YCXuC9kc/samanyolu-karadelik-dolu.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5HdAX6ORPI/AAAAAAAAABM/qpMrXCl33kA/s72-c/hhk.bmp" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/samanyolu-karadelik-dolu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-3863873926350103349</guid><pubDate>Fri, 18 Jan 2008 10:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T14:23:53.483-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">karadelik</category><title>Parçacık Teorisi, Kara Deliği Yuttu</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5B9Pn6OROI/AAAAAAAAABE/vwnUlWEeMlQ/s1600-h/162064.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156759280703915234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5B9Pn6OROI/AAAAAAAAABE/vwnUlWEeMlQ/s320/162064.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;İngiliz teorik fizikçi Stephen Hawking, kendi geliştirdiği kara delik teorisinden 30 yıl sonra kara delikler konusunda yanıldığını itiraf etti. Kara delikler maddeleri yutmuyor.&lt;br /&gt;Dünyanın en önemli bilim adamlarından Cambridge Üniversitesi astrofizik profesörü, Dublin’de düzenlenen bir konferasta sunduğu makalesinde, ölü yıldızlardan oluşan kara deliklerin sanıldığının aksine “yuttukları nesneleri geri püskürtmelerinin mümkün” olduğunu savundu. Hawking’in tersine çevirdiği eski teorisi, kara delikleri birer ‘dipsiz kuyu’ gibi ele alıyor ve çekim alanına giren tüm nesneleri barındırdığını öne sürüyordu. Yeni teoriye göre ise, kara delik tarafından ‘yutulan’ nesnelerin dışarı çıkması mümkün.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Atom parçacık teorisi maddenin hiçbir zaman ‘yok’ olamayacağını, ancak ‘dönüş’ebileceğini söylüyor. Hawking ise kara deliklerin içinde maddelerin yok olduğunu iddia ediyordu. Hawking, kara deliklerin tüm moleküler içeriği yok edeceği ve geriye sadece radyasyon kalacağını öne sürüyordu. Bu iki doğa teorisi birbirlerine zıttı. Kara delikler parçacık teorisine, parçacık ise kara deliklerin yapısına ters düşüyordu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;‘Yeni Hawking teorisi’ kara deliklerin içinde giren maddelerin geri elde edilebileceğini savunuyor, kısaca paradoks şimdilik parçacık teorisi lehine çözülmüş oluyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;İrlanda Cumhuriyeti’nin başkenti Dublin’de toplanan International Conference on General Relativity and Gravitation (Uluslararası Görecelik ve Çekimgücü Konferansı)’da konuşan Hawking dinleyicilere kara delikler hakkında bir çok yeni hesaplama sundu. Hawking’e göre, kara deliğin içine giriş ve çıkış için sadece bir yol var. Hawking ayrıca, 1980’lerden beri kabul gören kara deliklerin içinden enerji ve maddenin birbirine girdiği ‘alternatif evren’lere geçiş olduğu teorisinin de yanlış olduğu savundu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;‘Yeni Hawking teorisi’, parçacık fizik kuramlarına yakın duruyor. Parçacık fizikçiler, kara delikler tarafından yutulan maddelerin sanıldığı gibi ‘yok’ olmayacağı, eninde sonunda mutlaka başka bir yeni maddeyi açığa çıkaracaklarını savunuyorlardı. Bilim adamları, bu önermeye istinaden kara deliklerin çıkardıkları ışınlara bakarak gelecekte deliğin o ana dek neleri ‘yuttuğunu’ çıkarabilecekler. En azından teoride.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Salonda toplanan 800’den fazla astronom ve fizikçiye hitaben “Karadeliğin içinden geçişli alternatif evrenler yok” diye söze başlayan Hawking “Bilinmesi gerekenlerin tümü burada bizim de içinde bulunduğumuz evrende saklı” dedi. Karadeliklerin alternatif evrenlere geçiş vermediğini ise Hawking, “Bilim-kurgu severleri hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim, yeni hikayeler bulmamız gerekecek” şeklinde bir espri ile açıkladı. Hawking’e göre kara deliğe giren, ki bu insan da olabilir, bir maddenin enerjisi uzaya ‘geri dönüşüyor’. Ancak, önceki forma ait özellikleri de taşıyan bu söz konusu enerji ‘geri dönüşümü’, insanlar tarafından algılanamayan farklı bir biçim taşıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Hawking’in ve bilim dünyasının 30 yıldır var saydığı, nesneleri yutan kara delik teorilerinin tam tersine, yeni teoriye göre, kara delikler yuttuklarını geri püskürtüyorlar ve bilim adamları bunları inceleyerek kara deliğin neleri yuttuğunun hesabını yapabilir. Salonu dolduran bilim adamları da Hawking’in konuşmasını bu nedenle şaşkın bakışlarla dinlediler. Kimileri Hawking’in çok az detay verdiğini, kimileri ise teorinin son derece radikal olduğunu dile getirdi. University of Chicago öğretim üyesi Robert Wald, “Hawking yıllardır inandığımız teorileri bir çırpıda tersine çevirdi, inanamıyorum” diye şaşkınlığı ifade etti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Hawking’in önceki teorileri alt üst eden yeni kuramı ayrıca bilim dünyasındaki en spekülatif iddialarından birini de çözmüş oldu. 1997 yılında Hawking ve Caltech profesörü Kip Thorne ile yine Caltech fizikçisi John Preskill arasında açılan iddia sonuçlandı. Hawking ve Thorne kara delikler tarafından yutulan bir maddenin bir daha ele geçirilemeyeceği ve sonsuza dek bu evrenden yok olacağını iddia etmişlerdi. Parçacık fizikçi Preskill ise içeri giren maddenin yok olamayacağı ve doğru bir kuantum fiziği ile geri elde edilebileceğini savunmuştu. Hawking, konuşmasının sonunda Preskill’in iddiayı kazandığını kabul ederek, ödül olan beyzbol kitabını kendisine hediye etti. Hediyesine sevindiği söyleyen Preskill’in yanıtı ise, “Pekiyi, bundan sonra sevgili dostumla neyi tartışacağız?” oldu. Hawking’in yeni teorisini matematiksel detayıyla açıkladığı makalesi gelecek ay yayınlanacak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Cambridge Üniversitesi astrofizik profesörü Stephen Hawking, 1988 yılında yazdığı ‘A Brief History of Time’ (Zamanın Kısa Tarihi) kitabıyla astronominin kitlelere yayılmasını sağlamıştı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;1970’lerde kara deliklerin bir süre sonra yuttukları ile beraber yok olduğunu ve ardlarında radyasyon bıraktıklarını öne süren Hawking tüm zamanların en önemli bilim adamlarından biri olarak kabul ediliyor. 20’li yaşlarda geçirdiği Lou Gehrig hastalığı sonucu vücudu felç olan ve kaslarını kullanamayan Hawking, tekerlekli sandalyeye mahkum yaşıyor. Hawking, tekerlekli sandalyesindeki bilgisayar aracılıyla konuşabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Galileo’nun ölümünden tam 300 yıl sonra 1942’de doğan Stephen Hawking, babasının isteği üzerine gittiği Oxford Üniversitesi’nde matematik dalı olmadığı için mecburen fizik okumuştu. Daha sonra kozmoloji alanında doktora yapmak üzere Cambridge’e geçen Hawking burada Denis Sciama ile çalıştı. 1973 yılında Matematik ve Teorik Fizik bölümüne geçen Hawking halen, bu bölümün başkanlığını yürütüyor. 17. yüzyılda da aynı görevi Isaac Newton yürütmüştü.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-3863873926350103349?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/X8N2Qqxi5LE" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/X8N2Qqxi5LE/paracik-teorisi-kara-delii-yuttu.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://3.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5B9Pn6OROI/AAAAAAAAABE/vwnUlWEeMlQ/s72-c/162064.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/paracik-teorisi-kara-delii-yuttu.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-7546044696751524549</guid><pubDate>Fri, 18 Jan 2008 09:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T14:24:44.256-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">karadelik</category><title>En iyi "kara delik" fotoğrafı çekildi</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5B6KH6ORMI/AAAAAAAAAA0/vq1JItR9HHc/s1600-h/cenamena.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156755887679751362" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5B6KH6ORMI/AAAAAAAAAA0/vq1JItR9HHc/s320/cenamena.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) teleskopu Chandra şu ana kadar çekilmiş en iyi kara delik fotoğrafını yakaladı.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kara deliğin yakınındaki galaksilere olan etkisini gözler önüne seren fotoğraf, kara deliklerin çok büyük bir hızla döndüklerinin şu ana kadar ki en iyi kanıtı olarak gösteriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Fotoğrafta kara deliğin yüksek enerjili partiküllerini ve bunların çevre ile galaksilere etkilerini görmek mümkün. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bilim adamları NASA'nın web sitesinde, bu büyüklükteki kara deliklerin etraflarındaki herhangi bir maddeyi ışık hızına yakın bir hızla kendilerine çekebildikleri görüşlerini dile getirdi.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kara delikler çok büyük çekim kuvvetine sahip uzay kütleleri olarak tanımlanıyor ve içlerinden ışık bile kaçamadığı için ssimsiyah bir kitle olarak görünüyorlar.&lt;/span&gt; &lt;a href="http://www.cnnturk.com/"&gt;CNNTÜRK&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-7546044696751524549?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/YIvPG2n5iB4" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/YIvPG2n5iB4/amerikan-havaclk-ve-uzay-dairesi-nasa.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://1.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R5B6KH6ORMI/AAAAAAAAAA0/vq1JItR9HHc/s72-c/cenamena.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>1</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/amerikan-havaclk-ve-uzay-dairesi-nasa.html</feedburner:origLink></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3148810007181508180.post-7874981945614046748</guid><pubDate>Thu, 17 Jan 2008 22:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-07T14:25:36.003-08:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gezegenler</category><title>Merkür'ün görülemeyen yüzü fotoğraflandı</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R4_zan6ORLI/AAAAAAAAAAk/yPKn9TmKI3Y/s1600-h/merkurtia3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156607737077843122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 315px; CURSOR: hand; HEIGHT: 330px" height="249" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R4_zan6ORLI/AAAAAAAAAAk/yPKn9TmKI3Y/s320/merkurtia3.jpg" width="275" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:arial;"&gt;Güneş'e en yakın gezegen Merkür'ü 33 yıldan bu yana ilk ziyaret eden Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) uzay aracı Messenger, gezegenin, bilinmeyen tarafının da aralarında &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R4_wen6ORII/AAAAAAAAAAM/D-dX7ycQ-jY/s1600-h/merkurtia3.jpg"&gt;&lt;/a&gt;bulunduğu fotoğraflarını Dünya'ya geçmeye başladı.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:arial;"&gt;NASA'nın 2004 yılı ağustos ayında uzaya fırlattığı ve önceki günü Merkür'e yalnızca 200 kilometre uzaklıktan geçen Messenger'in gönderdiği fotoğraflar arasında, gezegeni 1975 yılı mart ayında ziyaret eden Mariner 10 uzay aracının görüntüleyemediği bölümler de bulunuyor.&lt;/span&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Merkür'ün önceden haritası çıkarılan bölümü gibi, yeni görüntülenen kısmının da kraterlerle dolu olduğu anlaşılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Merkür'e önceki gün TSİ 21.04'te yalnızca 200 kilometre uzaklıktan bakan Messenger uzay aracı, 2011'de bu minik gezegenin yörüngesine girmeden önce 2 kez daha yakınlarından geçecek.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;1975 yılı mart ayında Mariner 10 uydusundan bu yana ilk kez Merkür'e bu denli yaklaşan Amerikan uzay aracının, sıcaktan kavrulan bu gezegenden bin 300'den fazla görüntü geçmesi ve başka gözlemlerde bulunması bekleniyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;NASA'nın Messenger programı uzmanı Marilyn Lindstrom, tüm araştırmacılar olarak heyecanla ve sabırsızlıkla uzay aracının göndereceği verileri beklediklerini söylemişti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Lindstrom, Messenger'ın hedefinin, Merkür'ün yüzeyi, toprağının bileşimi, manyetosferi ve atmosferini anlamak olduğunu, bu süreç sırasında Dünya'ya benzer 4 gezegenin nasıl oluştuğunu da anlamayı amaçladıklarını bildirmişti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yolculuğu sırasında motorlarının yanısıra Merkür'ün yerçekimi etkisini de bir tramplen gibi kullanacak Messenger uzay aracının toplam 55 saat sürecek yaklaşma sırasında 700 GB veri göndermesi bekleniyor.&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R4_x4H6ORKI/AAAAAAAAAAc/4CxQ5nDu1bI/s1600-h/merkurtia1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156606044860728482" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R4_x4H6ORKI/AAAAAAAAAAc/4CxQ5nDu1bI/s200/merkurtia1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Büyüklük olarak 8'inci sırada yer alan, Güneş'in çevresini 88 günde dönen ve Güneş'e yakınlığı dolayısıyla kavrulan Merkür'e ziyareti sırasında elektronik ve gözlem araçları "oda sıcaklığında" çalışması için bir koruyucu kalkanın altında bulunan Messenger uzay aracının, 300 dereceyi aşan bir sıcaklıkla karşılaşacağı sanılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Messenger uzay aracının Merkür gezegeniyle ilgili geçti video görüntülerini aşağıdaki linkten indirip izleyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.nasa.gov/mov/208323main_opnav_jan09_jan13.mov" target="_blank"&gt;http://www.nasa.gov/mov/208323main_opnav_jan09_jan13.mov&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3148810007181508180-7874981945614046748?l=popularastronomy.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img src="http://feeds.feedburner.com/~r/PopulerAstronomi/~4/uuosnJmL7HM" height="1" width="1"/&gt;</description><link>http://feedproxy.google.com/~r/PopulerAstronomi/~3/uuosnJmL7HM/merkrn-grlemeyen-yz-fotorafland.html</link><author>noreply@blogger.com (Akın Aras)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="http://2.bp.blogspot.com/_BD5C2k-vkoc/R4_zan6ORLI/AAAAAAAAAAk/yPKn9TmKI3Y/s72-c/merkurtia3.jpg" height="72" width="72" /><thr:total>0</thr:total><feedburner:origLink>http://popularastronomy.blogspot.com/2008/01/merkrn-grlemeyen-yz-fotorafland.html</feedburner:origLink></item></channel></rss>

