<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199</atom:id><lastBuildDate>Mon, 02 Sep 2024 08:13:20 +0000</lastBuildDate><category>kuru</category><category>kuru gürültü</category><category>gürültü</category><title>rabarba</title><description></description><link>http://rabarba.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (rabarba)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>60</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-144437977859321175</guid><pubDate>Sat, 06 Mar 2010 12:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-03-06T15:00:46.621+02:00</atom:updated><title>Beklerken</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh5D-KqPqD-NUXxGh9l09XbZeCdVeRzzpAsbhFkPTjrunmO8QXjoS8FPt1kLFxAmZ_Y3N0ittYLkx912IvniItxdfEPbr6h_2-XBlgHlC8Fkgvk97hkooaI1kJjMTZdSzc02M480rJcjRTF/s1600-h/IMG_2023.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh5D-KqPqD-NUXxGh9l09XbZeCdVeRzzpAsbhFkPTjrunmO8QXjoS8FPt1kLFxAmZ_Y3N0ittYLkx912IvniItxdfEPbr6h_2-XBlgHlC8Fkgvk97hkooaI1kJjMTZdSzc02M480rJcjRTF/s400/IMG_2023.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5445502796333797842&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;camın pervazından dirsekleri acımasın diye yastık koymuş meraklı sokak kadınları gibiyim, pencerenin dibinde bir karaltı görsem hemen koşuyorum. ya karnı acıkmış bir çocuk uzanamadığından zile bas bas bağırıyor annesine, kah apartmanın kapıcısının bitmek bilmeyen işlerinin ve koşuşturmacısının ritmini tutuyor kapının kilidinin dişisine girip çıkma sesleri duyuluyor. görünen uzak sokağın ucundan geçen her bıyıklıyı postacı sanıyorum. ellerim bulaşıkta ve radyoda çalan eski bir şarkı, belki duymamışımdır deyip, ev terlikleriyle üç kat aşağı inip posta kutusunu yokluyorum. çağırıp kapıcıyaı tembihliorum; postacı gelirse beni haberdar et..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ocakta kaynayan suyun ıslıksı sesi bana bi anda evimin, odamın içinde olduğumu hatırlattı. en son ne yapıyordum, ya da ne yapacaktım. uçmuş gitmiş aklımdan. çiçeklere su verdim mi, suyu neden koymuştum ateşe. aklım birbir yapılacaklar listesini çek ediyor. tatlı bir rüzgar okşayarak tülleri içire sokuldu. bu mevsimde böylesine ışıltılı bir hava beni kandırmaya yeterken bu rüzgar iyice aklımı başımdan alıyor. gazeteliği karıştırsam belki henüz çözülmemiş bir bulmaca sayfası bulur, üzerime çokda kalın olmayan birşey alıp az ilerideki &quot;cafe kemal&quot;e gider demli bir çayı pekala kendime ısmarlayabilirim. avuçlarım içinde buğusu kalan ince belli bardakla biran için yalnızlığımı unutur ufuktan, uzaktan geçen ve çok uzaklarda demirleyen gemilere dalıp gidebilirim pekala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne zile basan oldu, ne de kapıcı nazım beyin sesini işittim. hem bu saatte hep böylesine sessizmi oluyor apartman. ne garip. oysa hane içinde hanelerde üst üste alta insanlarla dolu bu şehir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kulak kabartıyorum büyük gürültüyle kapanan apartman kapısının sesine... yok hayır. yine postacı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yoruldum beklemekten. terliklerin içinde ayaklarım sıkıldı. son yarım saattir elektriklerde kesik. sustu derinden çalan radyonun sesi. açık pencereden kuş sesleride gelmese, sağı solu delik içine ışık sızan bir tabutta gibi hissedeceğim kendimi. acı bir kahve ve yanına eklenmiş küçük çikolataya batırılmış misket şeklindeki fındıklı tatlılarla avutuyorum kendimi. içimde hala pırpırlansada bu bekleyişin telaşı, bedenim artık bunun ardından koşturamayacakmış gibi yılgın. öylece duruyor olmak zamanın hızınıda yavaşlatıyor gibi. hayatımda yapmadıklarım yarım bıraktıklarım geliyor birbir aklıma. insan kendisine bir uğraşı edinemiyince, kendisiyle uğraşmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kütüphanelerle, postonaleri ayrı sevmişimdir hep. içlerinde hep bir gizi saklarlar. sessizlikten çok kendilerine ait bir uğultuları vardır. hele ki şans eseri yüksek tavanlı, geniş pencereleri olan eski bir binaysa o atmosferin içinde kaybolmak gibisi yoktur. küçük kağıtlara yazdığım, sahaflarda ve kitapçılarda bulamadığım eski eserler ya da eski gazete arşivlerine bakacak olmanın heyecanı, sayfaları bir bir özenle çevirmek için kullanacağım işaret parmağımı ıslatmak için ağzım şimdiden sulanmaya başladı bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;postanelerde ise, telaş biraz daha hızlı ama bir o kadar da içinde olunacabilecek bir hızdadır. sıra sıra vezneler içine sıkışmış, senin benim gibi memur hanım ve beyler. sırada bekleyen insanlar. kimi emekli maaşğını alıyor bir vezneden; türlü evrak girip çıkıyor çantalara. kimi postaları için nereden pul alacağını soruyor. ben hep böyle zamanlarda iki kalem birden taşırım yanımda. malum en çok kalem noksanlığı çekilir böyle yerlerde. bir de bir dirsek boyu kadar yazı yazacak bir boşluk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kahvenin telvesi ağzımda katrana benzeyen bi tat bıraktı. nasılda dalmışım düşüncelere. fincanın dibini farketmeyecek kadar dipsiz bir kuyuya ip sallandırmışım zihnimde. anneannemden alıp yaptığırdım duvar saati evin içinde zamanın nabzını yokluyormuşçasına usul usul işini yapıyor. güneş batmak için çoktan ufka doğru eğilmeye başladı. akşam oldu gün bitiyor demek için erken. ama hala postacı kapıyı 3 kere çalmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf: &lt;a href=&quot;http://www.flickr.com/photos/rabarba/&quot;&gt;Bahadır Songül&lt;/a&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2010/03/beklerken.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh5D-KqPqD-NUXxGh9l09XbZeCdVeRzzpAsbhFkPTjrunmO8QXjoS8FPt1kLFxAmZ_Y3N0ittYLkx912IvniItxdfEPbr6h_2-XBlgHlC8Fkgvk97hkooaI1kJjMTZdSzc02M480rJcjRTF/s72-c/IMG_2023.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-701869526028763231</guid><pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-01-19T15:10:34.210+02:00</atom:updated><title>Hrant Dink&#39;in Anısına</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiA8oLapE4UjrFmuAqOV9FP8PJMTAvIvmypTLtf0nZMFLyT8cwNmlS7F4KHPES8ADSTjBSQw-gb6cTaketXYdjrS7s_pcBUhMiio36BrLibw5mWBuyl7GWFWH6exSpupM-0YYGn2ZyNndlH/s1600-h/hrant.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 205px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiA8oLapE4UjrFmuAqOV9FP8PJMTAvIvmypTLtf0nZMFLyT8cwNmlS7F4KHPES8ADSTjBSQw-gb6cTaketXYdjrS7s_pcBUhMiio36BrLibw5mWBuyl7GWFWH6exSpupM-0YYGn2ZyNndlH/s400/hrant.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5428437636082945954&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bugün benim doğum günüm değil, Hrant Dink&#39;in ölüm yıldönümü.. http://www.ntvmsnbc.com/id/25045978/</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2010/01/hrant-dinkin-ansna.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiA8oLapE4UjrFmuAqOV9FP8PJMTAvIvmypTLtf0nZMFLyT8cwNmlS7F4KHPES8ADSTjBSQw-gb6cTaketXYdjrS7s_pcBUhMiio36BrLibw5mWBuyl7GWFWH6exSpupM-0YYGn2ZyNndlH/s72-c/hrant.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7471296153610243670</guid><pubDate>Sat, 26 Sep 2009 22:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-09-27T02:00:57.939+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title></title><description>Yataktan hiç çıkmamalıydım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowScriptAccess=&quot;always&quot; width=&quot;180&quot; height=&quot;23&quot; bgcolor=&quot;#111111&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; FlashVars=&quot;id=-1&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=2wLzRmb192cvc2bsJmLvlGZhJ3L0VmbuIWZ3lmdpZnL45Gb/Debussy%2520-%2520Claire%2520de%2520Lune.rbs&amp;colors=body:#111111;border:#FF9900;button:#FF9900;player_text:#FF9900;playlist_text:#999999;&quot; &gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2009/09/yataktan-hic-ckmamalydm.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>17</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7023522482200227463</guid><pubDate>Sun, 18 Jan 2009 23:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-19T01:07:36.379+02:00</atom:updated><title>Adıyla Münhasır</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi332Y8RiZBiHGL9ioKipToOdaQ_4IL08oJk9OXGJfAdmf7Rh0src0-Q8tjta2ti9UCL_G9tFdzUEldbBaB9deYzznv6rHETrLefixx5P2LH1M7l3jjBausgpbgUS_b0SiOdnWPd8jk4o7O/s1600-h/28.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi332Y8RiZBiHGL9ioKipToOdaQ_4IL08oJk9OXGJfAdmf7Rh0src0-Q8tjta2ti9UCL_G9tFdzUEldbBaB9deYzznv6rHETrLefixx5P2LH1M7l3jjBausgpbgUS_b0SiOdnWPd8jk4o7O/s400/28.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5292773834417204690&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.flickr.com/photos/hannah-aviva/&quot;&gt;Fotoğraf&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepi bört dey tu yu&lt;br /&gt;rabarbayı öpte öyle uyu&lt;br /&gt;eğer öpmezsen onu&lt;br /&gt;gözlerinden akar suyu</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2009/01/adyla-mnhasr.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi332Y8RiZBiHGL9ioKipToOdaQ_4IL08oJk9OXGJfAdmf7Rh0src0-Q8tjta2ti9UCL_G9tFdzUEldbBaB9deYzznv6rHETrLefixx5P2LH1M7l3jjBausgpbgUS_b0SiOdnWPd8jk4o7O/s72-c/28.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-8979590170517672819</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2008 00:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-30T02:38:34.833+02:00</atom:updated><title>Mutlu Zobolar!</title><description>&lt;object width=&#39;350&#39; height=&#39;350&#39;&gt;&lt;embed src=&#39;http://img201.imageshack.us/img201/6576/zoelhappynm1.swf&#39; width=&#39;350&#39; height=&#39;350&#39;/&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://zobos.blogspot.com&quot;&gt;Zoboooo!&lt;/a&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/12/mutlu-zobolar.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-2167494371756572218</guid><pubDate>Sun, 16 Nov 2008 12:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-16T16:49:31.977+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title>İyi geceler</title><description>Artık sadece gözlerimi kapattığımda yalnızım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowScriptAccess=&quot;always&quot; width=&quot;180&quot; height=&quot;23&quot; bgcolor=&quot;#111111&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; FlashVars=&quot;id=-1&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=0vMHZuV3bz9yZvxmYu8WakFmcvc0bsJ0LyZmLlVmcm5SZ0l2ciV2dz92Y/Christopher%2520Beck%2520-%2520Close%2520your%2520eyes.rbs&amp;colors=body:#111111;border:#FFCC33;button:#FFCC33;player_text:#FFCC33;playlist_text:#999999;&quot; &gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/11/iyi-geceler.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-3262878093805721294</guid><pubDate>Thu, 28 Aug 2008 23:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-29T02:59:39.497+03:00</atom:updated><title>Sonnj-Handsfree (If You Hold My Hand)</title><description>&lt;div&gt;&lt;object width=&quot;420&quot; height=&quot;336&quot;&gt;&lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://www.dailymotion.com/swf/k3xJyPFGFTfpZzBWge&amp;related=1&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name=&quot;allowFullScreen&quot; value=&quot;true&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name=&quot;allowScriptAccess&quot; value=&quot;always&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src=&quot;http://www.dailymotion.com/swf/k3xJyPFGFTfpZzBWge&amp;related=1&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; width=&quot;420&quot; height=&quot;336&quot; allowFullScreen=&quot;true&quot; allowScriptAccess=&quot;always&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://www.dailymotion.com/video/x5dsxa_handsfree-if-you-hold-my-hand_music&quot;&gt;Handsfree (If You Hold My Hand)&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href=&quot;http://www.dailymotion.com/vennus&quot;&gt;vennus&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klibini de kendisini de sevdiğim yeni şarkılardan biri :)</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/08/sonnj-handsfree-if-you-hold-my-hand.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-4872285080579693017</guid><pubDate>Sat, 16 Aug 2008 23:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-28T03:29:58.414+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gürültü</category><title>Gnarls Barkley - &quot;Who&#39;s Gonna Save My Soul&quot;</title><description>&lt;div&gt;&lt;object width=&quot;420&quot; height=&quot;339&quot;&gt;&lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://www.dailymotion.com/swf/x6aosf_gnarls-barkley-whos-gonna-save-my-s_music&quot; /&gt;&lt;param name=&quot;allowFullScreen&quot; value=&quot;true&quot; /&gt;&lt;param name=&quot;allowScriptAccess&quot; value=&quot;always&quot; /&gt;&lt;embed src=&quot;http://www.dailymotion.com/swf/x6aosf_gnarls-barkley-whos-gonna-save-my-s_music&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; width=&quot;420&quot; height=&quot;339&quot; allowFullScreen=&quot;true&quot; allowScriptAccess=&quot;always&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://www.dailymotion.com/swf/x6aosf_gnarls-barkley-whos-gonna-save-my-s_music&quot;&gt;Gnarls Barkley - &quot;Who&#39;s Gonna Save My Soul?&quot;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;by &lt;a href=&quot;http://www.dailymotion.com/DowntownMusic&quot;&gt;DowntownMusic&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/08/gnarls-barkley-whos-gonna-save-my-soul.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-5556638591782755475</guid><pubDate>Mon, 11 Aug 2008 07:54:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-11T14:00:27.933+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Isırık - Parça</title><description>Nasılda heyecanlı ve iştahlısın etimden bir ısırık almaya. İlk ısırığının hazzını gördüm gözlerinde. Dişlerine bulaşan kanımın o ekşi, küflü tadın seni kendinden nasılda geçirdiğini gördüm gözlerimle. Derimin altında yaşayan ve beni hergün kemiren binlerce kurtçuğun küçük ama durmak bilmeyen ısırıkları arasında senin ısırığın, ağızından yayılan salyanın serinliği ve dişlerinin keskinliği hepsinden farklıydı. Isırığınla onların acısını dindirdin, yeni hissettirdiğin acınla. Gözlerinden okunabiliyordu iştahının nasılda kabardığı ve bir sonraki ısırığın için zamanını kolladığını. Seninde dişlerin acımıştı, yaralı bir köpek gibi ısırmıştın çünkü. Ama emindin canımın seninkinden daha fazla acıtabildiğine ve lezzetimin her zamanki kadar güzel olduğundan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben artık yaralı bir hayvan gibi uzaklaşırken yanından, bunu yaptığından pişman bir halin vardı. Çünkü ben gidiyordum ve sen bana ait bir parçayı hala dişlerinin arasında tutuyordun. Görmek istediğin canımı ne kadar atıcabildiğindi, merak ettiğin sadece tadımdı. Sana benden bir parça daha kalsın istemedin ama artık çok geçti. Yutamadın ama belki çok sonra tükürdün etimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa ısırdığın sadece senin bende kalan parçandı.</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/08/isrk-para.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7564187768690480617</guid><pubDate>Wed, 06 Aug 2008 08:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-06T12:12:43.644+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Masa(l)</title><description>Başım döndü kendimden. Döne dolaşa tarifsiz ve şuursuz. Yıldızlar birer ve uzun çizgiye dönüştüler kirpiklerimde. Bir kedi oyunundaki yumağa dönüştü düşüncelerim. Her yanım tırmık izi. Pullarım döküldü birer birer, beyazlığımdan nefret ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masa da masaymış ha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam yaşama sevinci içinde&lt;br /&gt;Masaya anahtarlarını koydu&lt;br /&gt;Bakır kaseye çiçekleri koydu&lt;br /&gt;Sütünü yumurtasını koydu&lt;br /&gt;Pencereden gelen ışığı koydu&lt;br /&gt;Bisiklet sesini çıkrık sesini koydu&lt;br /&gt;Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu.&lt;br /&gt;Adam masaya&lt;br /&gt;Aklında olup bitenleri koydu&lt;br /&gt;Ne yapmak istiyordu hayatta&lt;br /&gt;İşte onu koydu&lt;br /&gt;Kimi seviyordu kimi sevmiyordu&lt;br /&gt;Adam masaya onları da koydu&lt;br /&gt;Üç kere üç dokuz ederdi&lt;br /&gt;Adam koydu masaya dokuzu&lt;br /&gt;Pencere yanında gökyüzü yanında&lt;br /&gt;Uzandı masaya sonsuzu koydu&lt;br /&gt;Bir bira içmek istiyordu kaç gündür&lt;br /&gt;Masaya biranın dökülüşünü koydu&lt;br /&gt;Uykusunu koydu uyanıklığını koydu&lt;br /&gt;Tokluğunu açlığını koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masa da masaymış ha&lt;br /&gt;Bana mısın demedi bu kadar yüke&lt;br /&gt;Bir iki sallandı durdu&lt;br /&gt;Adam ha babam koyuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Edip_Cansever&quot;&gt;Edip Cansever&lt;/a&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/08/bam-dnd-kendimden.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-4767020445078363441</guid><pubDate>Mon, 04 Aug 2008 08:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-04T12:05:23.489+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Alıntı</title><description>- Bugün gökyüzü bembeyaz.&lt;br /&gt;...</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/08/alnt.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-2517588259830364305</guid><pubDate>Wed, 23 Jul 2008 07:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T11:09:04.281+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Noktasız-Virgülsüz</title><description>iki oda bir salon evim&lt;br /&gt;içinde ben küçücük kayboluyorum&lt;br /&gt;yalnızlığım dolup dolup taşıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldi gitti&lt;br /&gt;oldu olmadı derken&lt;br /&gt;olmadı gitti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.....................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidişi gelişinden belliydi&lt;br /&gt;sanki kalsa kabahatti</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/07/noktasz-virglsz.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-1678845277637225242</guid><pubDate>Wed, 16 Jul 2008 00:00:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T11:11:00.262+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title>Eternal Sunshine</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgLzew0XBO9NfPHBTYFO5nm4DD7TEX_ycYNSV3P7i8UltOTUDAJvvip6kQcIL9_WABV9nNFrTiNMWClv8-aFDT4tUuhKKQ_LpQapMXi9lCzuc4cyIRe-bDt9cNUxoB-qvQOBkpeq5H25xYg/s1600-h/bscap107.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgLzew0XBO9NfPHBTYFO5nm4DD7TEX_ycYNSV3P7i8UltOTUDAJvvip6kQcIL9_WABV9nNFrTiNMWClv8-aFDT4tUuhKKQ_LpQapMXi9lCzuc4cyIRe-bDt9cNUxoB-qvQOBkpeq5H25xYg/s400/bscap107.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5223398034852047778&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjuM0x5uIi2bEmjhIeYWuTPjo4et1wK4g56D-bCbf1RoyFcT9gEx7engd9K_CwVl_wEFRLavWhGF1YXmxgI5gqUBvCtMKPpbMPT_ko24rI3y5RiYfZCrGp_n0bjC6xiKS-FOI9enYTX-y98/s1600-h/bscap105.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjuM0x5uIi2bEmjhIeYWuTPjo4et1wK4g56D-bCbf1RoyFcT9gEx7engd9K_CwVl_wEFRLavWhGF1YXmxgI5gqUBvCtMKPpbMPT_ko24rI3y5RiYfZCrGp_n0bjC6xiKS-FOI9enYTX-y98/s400/bscap105.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5223397934276401714&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Bitti dediğinde yeniden başladı. Yaralar tazelendi, sarılıp sarmalandı. Bellek kendine unutmanın hafifliğini yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot; Unutmak&quot;&lt;br /&gt;Unutma diye bir şeyin olduğu henüz ispatlanmamıştır; bildiğimiz, tekrar anımsamanın gücümüz dahilinde olmadığıdır. Geçici olarak, gücümüzün bu boşluğuna &quot;unutmak&quot; sözcüğünü koyduk, sanki dizinde bir fazla yeti varmış gibi. Ama sonuç olarak bizim gücümüz dahilinde olan ne var ki! -Eğer bu sözcük gücümüzün bir boşluğunda duruyorsa, öteki sözcükler gücümüze ilişkin bilgimizin ir boşluğunda durmak durumunda değiller mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Nietzshce&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot; class=&quot;smalltext&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; bgcolor=&quot;#000000&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; flashvars=&quot;id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=2wLzRmb192cvc2bsJmLvlGZhJ3LnJ3buEGdzlmdyVGdsFmLh1WYy9GdzV3ZzlGZ/Beck%2520-%2520Everybody%2520s%2520Gotta%2520Learn%2520Sometimes.rbs&amp;amp;colors=body:#000000;border:#FF9933;button:#FF9933;player_text:#FF9933;playlist_text:#999999;&quot; height=&quot;23&quot; width=&quot;180&quot;&gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/07/eternal-sunshine.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgLzew0XBO9NfPHBTYFO5nm4DD7TEX_ycYNSV3P7i8UltOTUDAJvvip6kQcIL9_WABV9nNFrTiNMWClv8-aFDT4tUuhKKQ_LpQapMXi9lCzuc4cyIRe-bDt9cNUxoB-qvQOBkpeq5H25xYg/s72-c/bscap107.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7793740050594588531</guid><pubDate>Mon, 14 Jul 2008 00:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T10:39:06.661+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Hepler Hiçler Çarpımı</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXxxH5etE4j1cswalaK75VeAbGr2FL6xWVh_hMV6w7iWEC7CaEA0lzPEc6W-qdEOzgG9tQlvUkzdVq-3vxP1vaytfgydD5JalBCh122QrjUb_w0ESSvFx35kyj-xth0ysuWoNxZMOWHDAn/s1600-h/441px-Da_Vinci_Vitruve_Luc_Viatour.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXxxH5etE4j1cswalaK75VeAbGr2FL6xWVh_hMV6w7iWEC7CaEA0lzPEc6W-qdEOzgG9tQlvUkzdVq-3vxP1vaytfgydD5JalBCh122QrjUb_w0ESSvFx35kyj-xth0ysuWoNxZMOWHDAn/s400/441px-Da_Vinci_Vitruve_Luc_Viatour.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5222667564126887490&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Hepimizin hayatında olmuştur hiçbirşeyi başaramamış, üstesinden gelememiş. yapamamış, olmamış, oduramamış anlar. Yıldız tozlarından yaratılmış kozmik, matematiksel bir denklem. Elde avuçta tutamadığımız, tutmaya kalktığımızda elimizden kaydırdığımız bir o kadar da denklemin öteki tarafından hiçte tutulmamış boşlukta salınan ellerimiz. Ve işte o tanrısal. sonsuz persvektifte ufuksuz bir son akşam yemeği kompozüzyonunda yalnızlığımız. Ne &lt;a href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/Leonardo&quot;&gt;Leonardo&lt;/a&gt;&#39;nun kendi gizeminde yarattığı bir sır, ne de biz ondan sonraki fanilerin kendi fantezi ve uğraşlarında aradıkları, yarattıkları efsaneler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kucak kadar hepimizin öteki için, bir o kadar da berikini durdurmak için kollarımızı iki tarafa acışımız. Bu gönül merkeziyle kurulmuş açılımda (ki nereden baksan 180 derecedir, bu yüzden sığdıramazsın ikisini birden içine) birileri acı çekmesin diyedir. Canı yanmasın diyedir. Bu bazen kendindir bazen ötekidir, bazen beriki. Ama asla kendin dahil iki kişiyi aynı anda kurtaramazsın bu dar boğazdan. Vahşi bir hayvan için kurulmuş bir kapan oluverir o iki yana açılan kolların. Kimi kıstırsa dişlerinin arasına bir o kadar da kendi etindir ezilen, bunu peşinen bilmelisin. Kendi acınla ötekinde yarattığın, açtığın yaralarını vicdan yapıp geçiştiremezsin. Bunu ancak riyakarsan yapabilirsin. Yalanlayabilir ve sadece kendi gönlünü hoş tutabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tam da bu anda; çoğu zaman ustalık ve kendi kendine inandığırdığın zehir zemberek aklına  bu duruma uyan tek bir sözcük bile bulamazsın. Elin kolun bağlanır, aklın durur, nefes alamaz ve hatta almayı hiç istemezsin. Bu güne kadar baş ettiğin haliyle dört işleme ve ezberinde tuttuğun çarpım tablosuna güvenirsin, ama kafi gelmez neresinden bakarsan bak eşittiri sıfıra varan denkleminde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında en başından beri bir denklemdir yaşamın gizi. Çözdüğün değil inandığın günden beri sarıldığın en makul akıl çıkarsamasıdır, gönlünün onayınıda almış hilesiz bir oyundur. Havuz problemine dönüştüğü an, sadece senin yüzmekten korktuğun ve sadece nefesini tutup dibe dalabilme becerine olan inancındır seni harekete geçiren. Buna sen dayansan bile ciğerlerin daha fazla dayanmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tam bu anda aklında tüm sorular ve sorunlar üzerine tek bir soru tek bir cevap karşılğında belirecektir. Ya kollarını iki yana açıp bir karar vericeksindir, ya da kollarını iki yana çırpıp bir eylem, tavır ve tepki göstereceksindir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru şu: Hep mi? Hiç mi?&lt;/div&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/07/hepler-hiler-arpm.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXxxH5etE4j1cswalaK75VeAbGr2FL6xWVh_hMV6w7iWEC7CaEA0lzPEc6W-qdEOzgG9tQlvUkzdVq-3vxP1vaytfgydD5JalBCh122QrjUb_w0ESSvFx35kyj-xth0ysuWoNxZMOWHDAn/s72-c/441px-Da_Vinci_Vitruve_Luc_Viatour.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7322471948131714194</guid><pubDate>Sun, 06 Jul 2008 01:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T10:39:51.381+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title>Rengi Rengine</title><description>Gün olmuyor ki yeni bir hayatın içinden geçmeyeyim. Dokunmayayım ona, sokulmayayım, görmeyeyim, hissetmeyeyim. Türlüyüz. Kedigillerden daha çok giliz, bu yüzden gizemliyiz. Seviyorum kusurlarımı, seviyorum sizin tüm kusurlarınızı. Mükemelliyetçi ve mülkyetçilerinizden sıkılıyorum. İstemiyorum. Böyle iyisiniz, böyle güzel ve harikuladeyiz. Ahkam kesicek değilim.  (belki sonra bir kaç kelam daha eklerim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlarsın diye umuyorum. Bu yüzden tabelasını bile değiştirdim ya tükkanımın. : )&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; bgcolor=&quot;#000000&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; flashvars=&quot;id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=2wLzRmb192cvInZuUWZyZmLuFWa0NXayh2Yu82cyVGc/Somewher%2520over%2520the%2520rainbow.rbs&amp;amp;colors=body:#000000;border:#FF9933;button:#FF9933;player_text:#FF9933;playlist_text:#999999;&quot; height=&quot;23&quot; width=&quot;180&quot;&gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/07/rengi-rengine.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-57493976841215207</guid><pubDate>Fri, 04 Jul 2008 22:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T10:39:24.141+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title>Dengi Dengine</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Tek başına yalnız herhangi birşeyi benlerce kez yapmak! Ustalık isteyen bin meziyet. Tıpkı iki cambazın bir ipte dans edememesi gibi. Tek başına uyandığın bir sabahta seni boğmamış öteki yanında duran yastığa duyduğun minnet gibi. Yalnızlık müstakilliktir, iki oda bir salon yalnızlıktır. Sokakta evin yolunu ezbere, düşünmeden yürüyebiliyorsan artık sen tekil cinsinden bir kedisindir. Simetri bile tek başınayken yarattığın bir disiplin ve bir matematikten ikili bir komposüzyonda görsel bir şölendir. Bir denklemdir ikincisi herşeyin. Denk düşmenin gizeminde yaşarlar tıpkı uslu ve iyi bir çocuk olucağında göreceğin şirinler gibi. Ama yalnızlık hiçte şirin değildir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda her ne olup bitiyorsa, şimdi gitmeliyim yalnızlık beni bekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; bgcolor=&quot;#111111&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; flashvars=&quot;id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=0vMHZuV3bz9yZvxmYvlGZhJ3LzVmc0VXYvInZuUWZyZmL2VmbpR3c1FmZ/Ben%2520Harper%2520-%2520Alone%2528acoustic%2529.rbs&amp;amp;colors=body:#111111;border:#FFCC66;button:#FFCC66;player_text:#FFCC66;playlist_text:#999999;&quot; height=&quot;23&quot; width=&quot;180&quot;&gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/07/dengi-dengine.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-3665022635440258416</guid><pubDate>Sun, 22 Jun 2008 02:02:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T10:40:19.528+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title>Tıpa</title><description>Yeni şeyler söylemek isterdim sana. Ama yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlıyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; bgcolor=&quot;#330000&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; flashvars=&quot;id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=0vMHZuV3bz9yZvxmYu8WakFmcvInZuUWZyZmLn9Gbi52buFWb/Damien%2520Rice%2520-%2520Cold%2520water.rbs&amp;amp;colors=body:#330000;border:#FBFBFB;button:#FF9933;player_text:#FF9933;playlist_text:#999999;&quot; height=&quot;23&quot; width=&quot;180&quot;&gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/06/tpa.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7196417104757400075</guid><pubDate>Tue, 06 May 2008 22:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-07-23T10:40:52.460+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Sessizliği merak edenlere!</title><description>benim konuştuğum gecelerde siz yoktunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style=&quot;font-style: italic;&quot; href=&quot;http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zdemir_Asaf&quot;&gt;Özdemir Asaf&lt;/a&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/05/sessizlii-merak-edenlere.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-3535786830069756387</guid><pubDate>Thu, 13 Mar 2008 13:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-19T14:30:37.291+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Zoboooooooooo</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://zobos.blogspot.com/&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEib-EvITp325XVTM6nowG5HadBl1P30Li2gmjJLqeDPil6Ae4yE2vCByAkz7Rp3jXTGF1GJ83n8wKxTCQi3ej_3Q-6NZMZL6DTKjDNTM8IL0CsA0ovWsCLbTbYdNmMFp_bzdNim8kfRP1Jf/s400/Zobo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5178742899677660498&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;http://zobos.blogspot.com/&quot;&gt;Zobo&lt;/a&gt;&#39;lar artık yeni yuvalarında. Her ne kadar blogun içeriği ve seyrini henüz kafamda tam anlamıyla belirlemiş olamasamda, onların rabarba&#39;dan farklı bir yerde olmaları gerektiğine olan inancım yüzünden dün akşam saatlerinden itibaren derme çatmada olsa artık bir yuvaları var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;color: rgb(255, 153, 0);font-size:85%;&quot; &gt;Illustırasyon &quot;rabarba&quot;ya aittir. Başka yerde izinsiz kullanılamaz, sahiplenilemez. (döverim!)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/03/illustrasyon-rabarbaya-aittir.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEib-EvITp325XVTM6nowG5HadBl1P30Li2gmjJLqeDPil6Ae4yE2vCByAkz7Rp3jXTGF1GJ83n8wKxTCQi3ej_3Q-6NZMZL6DTKjDNTM8IL0CsA0ovWsCLbTbYdNmMFp_bzdNim8kfRP1Jf/s72-c/Zobo.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>23</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-516437790879767475</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2008 10:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-07T12:22:54.298+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">gürültü</category><title>Şehri Kaplayan Gri Bulutlara</title><description>&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; width=&quot;180&quot; height=&quot;23&quot; bgcolor=&quot;#000000&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; flashvars=&quot;id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=0vMHZuV3bz9yZvxmYu8WakFmcvInZuUWZyZmLxIDMyU2ah52cyVGcp52c/David%2520Gilmour%2520-%2520Fat%2520old%2520sun.rbs&amp;amp;colors=body:#000000;border:#F7F7F7;button:#DEDEDE;player_text:#FF9900;playlist_text:#999999;&quot;&gt;&lt;/embed&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/03/ehri-kaplayan-gri-bulutlara.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-9163458633302892390</guid><pubDate>Sat, 01 Mar 2008 15:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-03-01T17:35:56.261+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Ünlüler Geçidi</title><description>a, e, ı, i, o, ö, u, ü</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/03/nller-geidi.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>8</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-7783428844644338527</guid><pubDate>Tue, 26 Feb 2008 16:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-27T14:59:35.203+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru gürültü</category><title>Yitik Zaman Makinası</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;Zamanda yolculuktan konuşmuştuk seninle. Tekrar dönmek istediğim bir zaman olup olmadığını sormuştun, bir keşkeyi kekelemek yerine yeniden, en başından düzeltebileceğim ya da kurtarabileceğim bir anı merak etmiştin. Sen kendi adına iskenderiye fenerini kurtamak istediğini söylemiştin. Düşünüyorumda ben o sırada zamanın o anında orada olsam yüksekçe bir tepeden alevlerin sıcaklığını kirpiklerimde hissedebilecek bir yakınlıktan olup biteni izlerdim. Çünkü sana da dediğim gibi zamanda yolculuk korkuturdu beni. Ancak tanıklık etmek istediğim anlar olabilir zamanda. Yoksa Hitlerin hışmından insanları kurtarmayı düşleyebilirdim elbette kendi çaresizliğimde. Ama sence ne kadar saklayabilirdim ki bi başıma insanoğlunun çirkin yüzünü, kaç kere yapabilirdim bunu. Ve ne farkederdi, bir gölge oyunun sahteciliğinden öteye. Aklıma &quot;tahir olmakda zor, zühre olmak da&quot; mısrası düştü, çaresizce. Sadece gerisine mi sence? Kıyametide görmek isteyebilirdim elbette, ne cennete büyük lotoyu kazanmış talihliler arasında ne de ateşle terbiye edilecekler arasında, köşesinden zamanın çocuk merakıyla uzanmış bir baş, ilk kez görülenin heyecanıyla iri gözlerle izlemek isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç yoktan belkide kendi belleğinde zamansız yaşayan bana daha güzel hatıralar ve anılar miras bırakırdım yarınıma. Yarın ki, henüz hiç yaşanmamış oluşunun şuursuz bilgeliğinde unutturarak kendini ve hiçte utanmadan yaptığı bu tanrısal ilüzyonda sadece &quot;bugün aslında dündü&quot; hezeyanını yaşatabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve her seferinde yalancı bir gururla zamanla belirgin bir derdi olmadığını söyleyen benin saatlerle saatlerce nasıl sözleştiğini beni köşeye sıkıştırırsan anlatabilirim sana. Böylece ilk kez duymuş oldun sen de yazabileceğim ilk kitabın ismini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada günler uzuyor, geceler kısalıyor... Farkında mısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; src=&quot;http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; bgcolor=&quot;#ECECEC&quot; id=&quot;radioblog_player_-1&quot; flashvars=&quot;id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=0vMHZuV3bz9yZvxmYu8WakFmcvc0bsJ0LyZmLlVmcm5SZ0l2ciV2dz92Y/Nihil%2520-%2520The%2520Time%2520Machine.rbs&amp;amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;&quot; height=&quot;23&quot; width=&quot;180&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/02/yitik-zaman-makinas.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-6838148745064677438</guid><pubDate>Wed, 20 Feb 2008 07:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-28T09:53:10.562+02:00</atom:updated><title>Dünya Saati!</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiH10gdB4Aaj68adjLBStAudSmJW5v7_kAbF009kaR3e4uQO6I4gg2AmzkFp5LhCRt-H9fR-3RZSdwhI8xMBbfMkBpt0BEnialKZp_WGiC8SnY5TgipXfON7UWlfNfFGRGgiEAvY22cR0vA/s1600-h/wwf.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiH10gdB4Aaj68adjLBStAudSmJW5v7_kAbF009kaR3e4uQO6I4gg2AmzkFp5LhCRt-H9fR-3RZSdwhI8xMBbfMkBpt0BEnialKZp_WGiC8SnY5TgipXfON7UWlfNfFGRGgiEAvY22cR0vA/s200/wwf.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5168972188686240434&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold; font-family: verdana;font-size:100%;&quot; &gt;&lt;span style=&quot;;font-size:85%;&quot; &gt;&lt;span style=&quot;font-size:130%;&quot;&gt;29 Mart&#39;ta elektriksiz bir saat!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: verdana;font-size:85%;&quot; &gt;REUTERS-CANBERRA 29 Mart günü dünya çapında 24 şehirden 30 milyon insan elektrik kullanımına bir saat ara verecek. Çevre koruma grubu &lt;a href=&quot;http://www.wwf.org.tr/&quot;&gt;World Wildlife Foundation&lt;/a&gt; (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından organize edilen Earth Hour (Dünya Saati) isimli etkinlik, geçen sene Avustralya&#39;nın Sidney kentinde yapılan ve 2.2 milyon kişinin katıldığı bir saatlik etkinliğin ikinci ayağı niteliğinde. Tek fark, bu yıl şehir sayısının 24&#39;e çıkmış olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene elektrikli aletlerini kapatacak şehirlerin arasında, San Francisco, Bangkok, Kopenhag, Chicago ve Tel Aviv de var. Earth Hour direktörü Andy Ridley&#39;e göre dünya çapında da geçen sene Sidney&#39;de olduğu kadar katılım olursa yaklaşık 30 milyon insanın eyleme destek vermesi bekenebilir. Dünya saatine katılacakların 29 Mart akşamı 20.00&#39;da ışıklarını ve önemli olmayan elektrikli aletlerini bir saatliğine kapatmaları isteniyor. Amaç, küresel karbon salınımına dikkat çekmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki senin yapacak daha iyi bir planın var mı?&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-weight: bold;font-size:100%;&quot; &gt;&lt;span style=&quot;;font-family:verdana;font-size:85%;&quot;  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/02/29-martta-elektriksiz-bir-saat.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiH10gdB4Aaj68adjLBStAudSmJW5v7_kAbF009kaR3e4uQO6I4gg2AmzkFp5LhCRt-H9fR-3RZSdwhI8xMBbfMkBpt0BEnialKZp_WGiC8SnY5TgipXfON7UWlfNfFGRGgiEAvY22cR0vA/s72-c/wwf.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-8125557752742201391</guid><pubDate>Mon, 18 Feb 2008 22:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-19T00:45:58.637+02:00</atom:updated><title>Sizi bi yerden mimliyorum ama nereden?</title><description>&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;(kendimi mimledim)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı bölüntülemek (yıllar. aylar, günler ve hatta minicik saniyelere kadar) insanoğlunun yaşamını anlamlandırma ve kolaylaştırma çabasından öteye gitmiyor benim için. Bütünleşik zamanda sonsuz süregiden akışın içinde herşey olmaya ve yaşanmaya devam ediyor olmalı. Bir dağın kendi yükseltisinde ters konulmus dayanaksız ve içi harçsız bir huni olmadığı gibi, kendini yarattı katmanlar içinde zaman enine hareket etmeye devam ediyor. Geçmiş ya da gelecekten yoksun sonsuz bir şimdinin içinde herşey olmak için kendi anınını bekliyor. Bu şursuzluk denizinde rakamlar kendilerine anlamdaş sözcüklerle tarifi olasılıksızlığa varan ya da kuramlaşan bir yapıya varıyor ki bu da bilinçli bir hayvan olan insanın kendisinden önce başlayan ve devam edecek olan hayat denilen şeye ömür diyebilmesiyle lirikleşiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayetinde anlar toplamı = zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;Asıl konu sahibi  &lt;/span&gt;&lt;a style=&quot;font-style: italic;&quot; href=&quot;http://flynxs.blogspot.com/2008/02/zamanda-yolculuk-mim.html&quot;&gt;flynxs&lt;/a&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt; .&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/02/sizi-bi-yerden-mimliyorum-ama-nereden.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-9068996623605908199.post-3796631006244528606</guid><pubDate>Tue, 12 Feb 2008 04:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-02-17T03:45:20.963+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">kuru</category><title>Soluksuz</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6arx32CUugW_a5KNTM7_0JFC_Mbdu-fAx0WNpMQkfh2dG3XL8dxW86av5mSApdubwOpCL6Yln0SeZ5jkI8kZTgDwRim60QI2p41myQjX7wXlvM7ruSZkNQSWFsrvN-zzCYI6546JY94i9/s1600-h/sundown.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6arx32CUugW_a5KNTM7_0JFC_Mbdu-fAx0WNpMQkfh2dG3XL8dxW86av5mSApdubwOpCL6Yln0SeZ5jkI8kZTgDwRim60QI2p41myQjX7wXlvM7ruSZkNQSWFsrvN-zzCYI6546JY94i9/s400/sundown.jpg&quot; alt=&quot;&quot; id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5167759243835407282&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde yaptığım tek şey güneşi kovalamak.&lt;br /&gt;&lt;div style=&quot;text-align: justify;&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-style: italic;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:100%;&quot;&gt;Fotoğraf: &lt;a href=&quot;http://aynasilgisi.blogspot.com/&quot;&gt;fotoğrafsilgisi&lt;/a&gt; /Kabak Koyu-2006&lt;/span&gt;&lt;a href=&quot;http://aynasilgisi.blogspot.com/&quot;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://rabarba.blogspot.com/2008/02/ynsz.html</link><author>noreply@blogger.com (rabarba)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6arx32CUugW_a5KNTM7_0JFC_Mbdu-fAx0WNpMQkfh2dG3XL8dxW86av5mSApdubwOpCL6Yln0SeZ5jkI8kZTgDwRim60QI2p41myQjX7wXlvM7ruSZkNQSWFsrvN-zzCYI6546JY94i9/s72-c/sundown.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>13</thr:total></item></channel></rss>