<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Selçuk Hoca</title>
	
	<link>http://www.selcukhoca.com</link>
	<description>Bir öğretmenin günlüğü</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2010 16:17:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/SelcukHoca" /><feedburner:info uri="selcukhoca" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" /><image><link>http://www.selcukhoca.com/</link><url>http://www.selcukhoca.com/resimler/tasarim/logo.png</url><title>Selçuk Hoca</title></image><item>
		<title>Sorularla Öğretmenlik Mesleği</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/T_U42ClwBEg/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/sorularla-ogretmenlik-meslegi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 18:05:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik ile ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik tercihi]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=667</guid>
		<description><![CDATA[Üniversite sınavı sürecinde tercih maratonu başladı. Şu an birçok genç belki de hayatlarının en önemli kararını vermeye çalışıyor. Çünkü üniversite tercihi aynı zamanda bir meslek tercihi, bir hayat tercihi anlamına geliyor. Bu süreçte değişik meslekler araştırılıyor. Ben de adaylara bir nebze yardımcı olabilmek için öğretmenlik hakkında merak edilen sorulara çeşitli cevaplar vermek istedim. Bu soruların [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-669 aligncenter" title="Öğretmen" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/ogretmen.jpg" alt="Öğretmen" width="450" height="315" /></p>
<p>Üniversite sınavı sürecinde tercih maratonu başladı. Şu an birçok genç belki de hayatlarının en önemli kararını vermeye çalışıyor. Çünkü üniversite tercihi aynı zamanda bir meslek tercihi, bir hayat tercihi anlamına geliyor. Bu süreçte değişik meslekler araştırılıyor. Ben de adaylara bir nebze yardımcı olabilmek için öğretmenlik hakkında merak edilen sorulara çeşitli cevaplar vermek istedim. Bu soruların bir kısmı daha önce bana sorulan sorulardan bir kısmı da sorulabilecek sorulardan oluşuyor. Soruları genellikle mesleğe dışarıdan bakan ve meslek hakkında çok bilgisi olmayan bir kişinin gözünden bakarak hazırlamaya ve cevapları da mümkün olduğunca kısa tutmaya çalıştım. Tabii ki akla gelebilecek bütün soruları yazmış olamam. Yorum kısmından merak ettiğiniz diğer soruları eklerseniz yazıyı güncellerim.</p>
<p>Sorulara geçmeden önce soruların cevaplarının devlet okullarında çalışan bir öğretmen göz önüne alınarak cevaplandığını hatırlatayım. Özel eğitim kurumlarında (dershanelerde, özel okullarda v.s.) farklı süreçler söz konusu olduğu için verilecek cevaplar da farklı olacaktır.<span id="more-667"></span></p>
<p><strong>Soru 1: Öğretmenler ne kadar maaş alıyor?</strong><br />
Öğretmenlerin aldıkları maaşlar kişilerin durumuna göre farklılıklar gösterir. Mesleğe yeni başlayan ve haftalık 25 saat derse giren bir öğretmen yıllık bazda düşündüğümüzde ek ders dahil aylık ortalama 1.700 TL civarı bir maaş alır. Bu maaş aile yardımı, çocuk yardımı gibi durumlarla artar.</p>
<p><strong>Soru 2: Öğretmenlerin maaşları arasında fark var mı?</strong><br />
Göreve yeni başlayan öğretmen ile son kademede emekli olacak öğretmen arasında yaklaşık 250 TL maaş farkı vardır. Bunun dışında branş farklılığı, okul farklılığı, yer farklılığı maaş farkı oluşturmaz. Yani Edirne’de çalışan öğretmen ile Ardahan’da çalışan öğretmen arasında, matematik öğretmeni ile Türkçe öğretmeni arasında, ilköğretim öğretmeni ile lise öğretmeni arasında maaş farkı yoktur.</p>
<p><strong>Soru 3: Öğretmen maaşı yeterli mi?</strong><br />
Gelişmiş ülkelerde öğretmenlerin aldıkları maaşlar ile <a title="Dünyada öğretmenlerin aldıkları maaşlar" href="http://www.nationmaster.com/graph/edu_pri_tea_sal_sta-education-primary-teacher-salary-starting" target="_blank">karşılaştırıldığında</a> ülkemizdeki öğretmen maaşının oldukça düşük olduğu görülür. Bununla birlikte ülkemizde asgari ücretin 600 TL olduğunu düşünmek gerekiyor.</p>
<p>Reel hayata baktığımızda ise eşi çalışmayan ve çocukları olan bir öğretmenin büyükşehirde bu maaşla iyi bir şekilde geçinmesi olasılık dâhilinde değil. Sonuç olarak herkesin yaşam standardı birbirinden farklıdır. Alacağınız ücret bellidir soruyu kendinize göre cevaplayabilirsiniz.</p>
<p><strong>Soru 4: Öğretmen olabilmek için nereden mezun olmak gerekir?</strong><br />
Öğretmen olabilmek için üniversitelerin eğitim fakültesini bitirmeniz gerekmektedir. Yıllara göre değişmekle beraber Fen-Edebiyat Fakültesi mezunları da Pedagojik Formasyon eğitimi alarak öğretmen olabilmektedir. İlgili fakülteleri bitirdikten sonra KPSS’ ye girilir. Eğer sınavdan yeterli puan alırsanız atamanız yapılır.</p>
<p><strong>Soru 5:  Öğretmenler ne kadar tatil yapıyor?</strong><br />
Öğretmenler resmi tatil ve hafta sonu tatili dışında yarıyıl tatili ve yaz tatili yaparlar. Yarıyıl tatili iki hafta, yaz tatili ise 1 Temmuz – 1 Eylül arasında olmak üzere iki ay olarak yapılır.</p>
<p><strong>Soru 6: Öğretmenler sadece derse girmekle mi sorumludur?</strong><br />
Öğretmenler ders görevi dışında dersleri ile ilgili planlama ve hazırlık yapmakla, okul idaresinin vereceği tören düzenleme, eğitsel kulüp faaliyetleri gerçekleştirme, nöbet tutma gibi görevleri yapmakla, görevi gereği düzenlenen toplantılara katılmakla sorumludur.</p>
<p><strong>Soru 7: Öğretmenlerin tabii oldukları kurallar nelerdir?</strong><br />
Öğretmenler diğer memurları gibi <a title="657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu" href="http://mevzuat.meb.gov.tr/html/12056_657.html" target="_blank">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu</a>&#8216;nda belirtilen esaslara uygun hareket ederler. Ayrıca görevleri hakkında çıkarılmış yönetmeliklere (İlköğretim kurumları yönetmeliği gibi) uymak zorundadırlar.</p>
<p><strong>Soru 8: Öğretmenlikte zorunlu hizmet var mıdır?</strong><br />
Öğretmenlikte zorunlu hizmet  5 yıldır. 5 yıl çalışılan bölgenin göre 4 veya 3 yıl olabilir. Bu süre zarfında öğretmenler belirlenen illerde çalışırlar.</p>
<p><strong>Soru 9: Öğretmenler istedikleri yere tayin edilirler mi?</strong><br />
Zorunlu hizmetini tamamlayan öğretmenler tayin isteyebilirler. Fakat tayin istemeleri istedikleri yerde çalışabilecekleri anlamına gelmez. Her öğretmen çalıştığı süre boyunca puan kazanır. Bu puanlar atama önceliğini belirler. Örneğin 100 puanı olan bir öğretmen ile 110 puanı olan öğretmen aynı okula tayin isteklerinde puanı yüksek olan öğretmen o okula atanır. 2. ve 3. Hizmet bölgelerinde bulunan okullar daha fazla puan kazandırır.</p>
<p><strong>Soru 10: Öğretmen bir okulda istediği kadar çalışabilir mi?</strong><br />
Zorunlu hizmetini tamamlamış, norm kadro fazlası olamayan bir öğretmen hakkında idari soruşturma sonucu yer değiştirme kararı çıkmadığı sürece aynı okulda istediği kadar çalışabilir.</p>
<p><strong>Soru 11: Öğretmenler ne zaman emekli olabilir?</strong><br />
Öğretmenler Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesine dâhil olmuş olan Emekli Sandığı’na bağlı çalışırlar. Son çıkan kanunlara göre yeni başlayan bir öğretmen 60 yaşında emekli olunabilir. Temmuz 2010 itibariyle emekli bir öğretmen 40.000 TL civarında bir emekli ikramiyesi ve 1000 TL civarında bir emekli maaşı alır.</p>
<p><strong>Soru 12:  Öğretmenlerin günlük mesai saatleri nelerdir?</strong><br />
Her okulun giriş çıkış saatleri farklı olduğundan dolayı bu soruya birkaç cevap verilebilir. Öğle arası verilerek tam gün eğitim yapılan ilköğretim okullarında mesai saatleri aşağı yukarı 09.00-15.00 arasındadır. Sabahçı öğlenci şeklinde ikili öğretim yapılan ilköğretim okullarında sabah öğretimi 07.30-12.40, öğlen öğretimi 12.40-17.50 arasındadır. Liselerde ise genellikle 08.00-16.00 arasındadır.</p>
<p>Zaman çizelgelerindeki dağılımın en az olduğu ikili öğretim yapılan okullarda çalışan öğretmenlerin okul dışı zamanı kullanma avantajı ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte öğretmenin mesaisi okul saatleri ile sınırlı değildir. Birçok meslekte işyerinden çıktığınızda iş biter. Öğretmen okul dışında da okul ile ilgili çalışmalar (planlar, ödevler, yazılılar v.s.) yapmak zorundadır.</p>
<p><strong>Soru 13: Erkek öğretmenler ne kadar askerlik yapar?</strong><br />
Öğretmenler askerlik görevlerini iki şekilde tamamlayabilirler. Birinci durumda 6 ay er olarak kışlada askerlik yaparlar. İkinci durumda 1 yıl asker öğretmen olarak askerlik yaparlar. Asker öğretmenler bir yıllık askerlik süresinin 18 gününü kışlada temel askerlik eğitimi alırlar. Kalan süre Yedek Subay Öğretmen unvanıyla fiili olarak öğretmenlik yaparak geçirirler. Bu sürede asker öğretmenler Milli Savunma Bakanlığı’nın belirtmiş oldukları illerde öğretmenlik yaparlar ki bu iller genellikle doğu bölgelerindeki iller olmaktadır. Asker öğretmenler görevleri süresince Milli Savunma Bakanlığı personeli oldukları için asteğmen maaşı alırlar.</p>
<p><strong>Soru 14: Benden öğretmen olur mu?</strong><br />
Öğretmen olmak herkesin kişisel olarak verebileceği bir karardır. Çünkü sizi sizden daha iyi tanıyabilen birinin olması zordur. Şu soruları kendinize sormanızı tavsiye ederim.</p>
<p>Sabırlı bir insan mıyım?<br />
Özellikle kendimden yaşça küçüklere karşı tahammül düzeyim nedir?<br />
İnsanlara bir şeyler öğretmeyi seviyor muyum?<br />
İnsan ilişkilerinde açık biri miyim?<br />
Çalıştığınız iş karşılığında aldığınız manevi doyum mu maddi doyum mu daha önemli?</p>
<p><strong>Soru 15: Öğretmenin alan yeterliliği ne olmalıdır?</strong><br />
Açıkçası öğretmenlikte alan hakkınızda bilginizin çok olmasından ziyade bilginizi karşı tarafa ne derece verebileceğiniz önemlidir. Çünkü eksik olan alan bilgisini her zaman tamamlamak mümkün olabilir. Fakat bildiğini öğretebilme sonradan kazanılabilecek bir yetenek değildir. Dolayısıyla öğretme konusundaki yeteneğinizi sorgulayın.</p>
<p><strong>Soru 16: Öğretmen olmak hayatımı sıkıcı yapar mı?</strong><br />
Öğretmenler meslek koşulları itibariyle bir düzene tabi olmak zorundalar. Belirli mesai saatleri, belirli kılık, kıyafet ve davranış kuralları vs. Bu durum hayatınızı ister istemez bir rutine bindirecektir.  Bu size bir sıkıntı veriyorsa tekrar düşünmenizde fayda var. Örneğin bir erkek için her gün tıraş olmak, takım elbise giymek, erken kalmak bazı bünyelerde sıkıntı oluşturabilir :)</p>
<p><strong>Soru 17: Öğretmenlerin meslek hastalıkları var mı?</strong><br />
Öğretmenler mesleklerini çoğunlukla konuşarak icra ettikleri için faranjit gibi ses sağlığına bağlı hastalıklar sıklıkla görülür. 16 yıl kıdemi olan öğretmenler arasında yapılan bir araştırmada erkeklerin %55’inde bayanların ise %70’inde faranjit hastalığı geçirdiği saptanmıştır. Bununla birlikte ayakta kalmaya bağlı bel, boyun, bacak rahatsızlıkları, strese bağlı bazı rahatsızlıklar oluşabilir.</p>
<p>Maalesef ülkemiz şartlarında dolayı birçok öğretmen kalabalık sınıflarda çalışmaktadır. Bu da çocuklar enfeksiyon kapma riskini oldukça arttırır. En basitinden senede 3-4 kez nezle, grip olmak neredeyse sıradandır.</p>
<p><strong>Soru 18: Öğretmenlerin çok mu boş zamanları var?</strong><br />
Yukarıda mesai saatlerini ve tatil günlerini yazdım. Ülkemiz şartları göz önüne alınarak değerlendirildiğinde öğretmenlerin diğer birçok mesleğe göre daha fazla boş zamanları oluyor. Öğretmenlik mesleğinin en büyük artısı da bu. Bu sayede ailenizle, hobilerinizle veya ek bir işle uğraşacak zamanı kolaylıkla oluşturabiliyorsunuz. Benim bir meslek olarak öğretmenliği tavsiye etmemdeki en büyük etken okul dışında kendinize alternatif bir yaşam alanı oluşturabilme imkânıdır.</p>
<p><strong>Soru 19: Öğretmenler kendilerini sürekli geliştirmek zorunda m</strong>ı?<br />
Eğitim bir insanın karakterini biçimlendirme sanatıdır. Her ne kadar okullarımızda öğretime dayalı bir çalışma varmış gibi gözükse de öğretmenler öğrenciler için hala başarılı rol modelleri konumunda. Siz sınıf kapısı kapattığınızda vicdanınızla baş başa kalırsınız. Bu işi çok iyi bir şekilde yapıp binlerce, vatana millete yararı dokunan insan yetiştirebileceğiniz gibi yıllarca iyi anılmayan bir kişi de olabilirsiniz. Dediğim gibi bu tamamen size bağlı. Öğretmenliği iyi yapabilmek de kendini sürekli sorgulamak ve geliştirmekle mümkün olabilir.</p>
<p><strong>Soru 20: Öğretmenlik kutsal bir meslek mi?</strong><br />
Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğu bazı şeylere bahane edildiği için artık içi boşaltılmış bir söz. Zaten şu dönemde anaç öğretmen modelinden daha fazla mesleğine profesyonelce yaklaşan öğretmenlere ihtiyaç var. Elbette ki öğretmenlik insanla uğraşan bir meslek olduğu için duygusal yönü dışarıda bırakılarak değerlendirilemez. Fakat bu duygusallık ile profesyonellik arasında bir denge tutturup duygusallığın getirebileceği olası hatalardan sıyrılmak gerekir. Şunu unutmamalı mesleğini iyi yapan bir öğretmen 24 Kasımlarda anlatılan, dillere pelesenk olmuş, unutulmayan bir değer olabilir. Bununla birlikte işini iyi yapmayan bir öğretmen de birkaç neslin katili olabilir.</p>
<p><strong>Soru 21: 40 kişilik bir sınıfa bir şeyler anlatmak zor mu?</strong><br />
Sınıf psikolojisi bambaşka bir deneyimdir. O ana kadar alanınız veya öğretmenlik adına öğrendiğiniz bütün bilgiyi bir anda sıfıra indirir. İlk derse girdiğinizde siz de aslında yeni bir okula başlıyorsunuz demektir. Yıllar geçtikçe sınıf kontrolü konusunda uzmanlaşmaya başlarsınız.</p>
<p>Son dönemde değişen eğitim müfredatları ve öğrenci biçimi işleri biraz daha zorlaştırıyor. Çünkü yeni öğrenci kitlesi eskisinden çok farklı. Cep telefonu, internet ve televizyon ve sınavlar arasında kişiliği ciddi şekilde örselenmiş bir kitleden bahsediyoruz. Düşünün biraz evvel arkadaşına “BuqüN ç0qh chaNıM shıqhqhıN” şeklinde mesaj atmış bir kitleye noktayı, virgülü, “dahi anlamındaki de ayrı yazılır”ı öğretmeye çalışıyorsunuz.</p>
<p><strong>Soru 22: Gelecekte öğretmenlik nasıl olacak?</strong><br />
Aslına bakarsanız eğitim hem dünyada hem ülkemizde büyük bir dönüşüm içerisinde. Öğretmenin rolü de bu değişimden nasibini alıyor. Artık öğreten öğretmen modelinin yerini yönlendiren, rehberlik eden öğretmen modeli alıyor.</p>
<p>Eğitimin geleceği hakkında öngörüde bulunmak için biraz gencim belki ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim öğrenciler gelecekte daha az şey öğrenecekler. Öğrencilerin üzerindeki bilgi hamallığı kalkacak. Çok basit bir örnek vereyim. Çarpım tablosunu ezberlemek. Babanızın, kendinizin ve çocuğunuzun çarpım tablosunu ne zaman ezberlediklerine bir bakın.</p>
<p>Birkaç nesil sonra öğrenciler sadece hayatta gerçekten lazım olacak birkaç bilgiyle okullardan mezun olacaklar. Diğer bilgileri ise kendilerine öğretilen bilgiyi edinme yollarını kullanarak bulmaları beklenecek.</p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/ornek-bir-proje-myschoolog/" rel="bookmark" title="13 Mar 2008">Örnek Bir Proje: Myschoolog</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/bloga-isim-koymak-ve-selcuk-hocanin-hikayesi/" rel="bookmark" title="23 Ağu 2008">Bloga İsim Koymak ve Selçuk Hoca&#8217;nın Hikâyesi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/gelecegin-meslegi-link-avciligi-1/" rel="bookmark" title="13 May 2007">Geleceğin Mesleği Link Avcılığı 1</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/ey-turk-blogcusu/" rel="bookmark" title="01 Ağu 2007">Ey Türk Blogcusu!</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/snews-turkce-destek-sitesi/" rel="bookmark" title="15 Nis 2007">sNews Türkçe Destek Sitesi</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 6.996 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=T_U42ClwBEg:EE_jR7NNdkw:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/sorularla-ogretmenlik-meslegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/sorularla-ogretmenlik-meslegi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Inception / Başlangıç Film Eleştirisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/_qYw0wDr30s/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/inception-baslangic-film-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 15:31:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıç]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıç film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Christopher Nolan]]></category>
		<category><![CDATA[film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Inception]]></category>
		<category><![CDATA[inception film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[inception yorum]]></category>
		<category><![CDATA[inception yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo DiCaprio]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=643</guid>
		<description><![CDATA[Rüya, batı ve doğu dünyası düşünürlerince üzerinde çokça kafa yorulmuş bir kavram. Sigmund Freud’un günlük yaşamda bastırılarak bilinçaltına itilmiş duyguların dışa vurumu olarak gördüğü rüyaya, İslam tasavvufçuları farklı bir gözle bakmışlardır. İslam tasavvufçuları insan ruhunun kâinattaki bütün gerçekleri idrak edebileceğini fakat dünya işleriyle meşguliyetin ruhun önünde bir takım perdeler oluşturduğundan dolayı bunu tam olarak başaramadığını [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="Inception / Başlangıç Film Afişi" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/inception-baslangic-film-afisi.jpg" alt="Inception / Başlangıç Film Afişi" width="592" height="431" /><a title="Wikipedia | Rüya" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/R%C3%BCya" target="_blank">Rüya</a>, batı ve doğu dünyası düşünürlerince üzerinde çokça kafa yorulmuş bir kavram. <a title="Wikipedia | Sigmund Freud | Düşlerin Yorumu" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BC%C5%9Flerin_Yorumu" target="_blank">Sigmund Freud</a>’un günlük yaşamda bastırılarak bilinçaltına itilmiş duyguların dışa vurumu olarak gördüğü rüyaya, İslam tasavvufçuları farklı bir gözle bakmışlardır. İslam tasavvufçuları insan ruhunun kâinattaki bütün gerçekleri idrak edebileceğini fakat dünya işleriyle meşguliyetin ruhun önünde bir takım perdeler oluşturduğundan dolayı bunu tam olarak başaramadığını söylerler. Uyku halinde ise bu perdeler, beş duyunun engelleri zayıflar veya kalkar. Bundan dolayı ruh rüyada gerçek hayatta yapamayacağı şeyleri yapabileceği gibi bir takım gaybî gerçekleri de kavrayabilir. Ruh rüya âleminde kavradığı bu gerçekleri hayal gücüne devreder. Hayal gücü de bunları uygun bir şekilde tasvir edip his mertebesine indirir.</p>
<p>Rüyada idrak ettiklerimizin bize kazandırdığı duygular günlük hayatta hissettiğimiz duygulara göre oldukça yoğundur. Bundan dolayı günlük hayatta bir süreç çerçevesinde ulaşabileceğimiz aşk, çok büyük bir acı veya çok güzel bir yemeğin lezzeti gibi duygular rüyada birkaç saniye içerisinde oluşuverir.</p>
<p>Rüyanın hakikati ile ilgili bu girizgâhtan sonra yavaş yavaş filme geçebiliriz. <span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;"><em>Yazının bundan sonraki kısmı filmle ilgili bilgiler içereceğinden dolayı filmi izlemeyenlerin filmden alacakları tadı azaltabilir.</em></span></span> Uyarmış olayım.<span id="more-643"></span></p>
<p>Kısaca filmin konusu şöyle: <strong>Dom Cobb</strong> (<a title="IMDB | Leonardo DiCaprio" href="http://www.imdb.com/name/nm0000138/" target="_blank">Leonardo DiCaprio</a>) hayatını <a title="Wikipedia | Industrial Espionage" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Industrial_espionage" target="_blank">endüstriyel casusluk</a> yaparak geçirmektedir. Fakat kullandığı yöntem oldukça sıra dışıdır. İnsan zihninin başka bir boyutta olduğu rüya anında kurbanın değerli bilgilerini elde etmektedir. Bu yeteneği ona çok şey kazandırdığı gibi çok sevdiği karısının ölümüne, çocuklarından ayrı kalmasına sebep olarak hayatını da alt üst etmiştir.  Bütün bunları telafi edebilmek, hayatı geri kazanabilmek için son bir iş yapması gereklidir. Bu yapacağı son iş daha önceki işleri gibi fikir çalmak değil bir fikri kurbanın zihnine yerleştirmektir. Rüyada ele geçirilen bir zihne fikir yerleştirmek imkânsız değil fakat varlığı kestirilemeyecek düşmanlarla mücadeleyi zorunlu kılan bir iştir. Dom Cobb son şansı olan bu işi kabul eder, hepsi birbirinden yetenekli ekibini toplar ve rüya katmanları içinde sonu gelmeyecekmiş gibi görünen bir yolculuğa çıkar.</p>
<p>Klişelerden uzak, yeni bir içerik alanı oluşturma derdi olan filmlerde eğer kurgu örgüsü ters değilse filmin başlangıcı başkarakterin dünyasını seyirciye kavratmaya adanır. Eğer kavratılmaya çalışılan yeni içerik alanı seyirci zihninde oturması zor bir alansa veya yönetmenin tarzı zaten zor olan bu kavrama işini daha da giriftleştiriyorsa seyirci için zor bir film başlangıcı oluyor.  Açıkçası filmin başında “o neydi, bu nerden geldi” gibi sorularla biraz bocaladığım oldu. Fakat filmin ilerleyen kısımlarında -filmin aynı zamanda yazarı olan- yönetmen <a title="IMDB | Christopher Nolan" href="http://www.imdb.com/name/nm0634240/" target="_blank">Christopher Nolan</a>&#8216;ın takdire şayan tarzı kafanızdaki sorulara net cevaplar almanızı sağlıyor. Filmi birinci ve ikinci kısım olarak düşündüğümüzde yönetmenin klasik edebiyatımızdaki “leff ü neşr” sanatını hatırlatırcasına önce dağıtıp sonra özenli bir toplama gerçekleştirdiğini görüyoruz.</p>
<p>Aynı başarı filmin ikinci yarısında rüya katmanları arasında gittikçe derine inilmesinde de sürdürülüyor.  Seyircinin zihninde rüya katmanları arasındaki dibe gidişin sonunun olmadığı hissinin oluşmasına ramak kala dibe gidişi tersine çevirip seyir zevkini arttırıyor.</p>
<p>Filmdeki görsel efektler ve aksiyon sahneleri <a title="IMDB | The Matrix" href="http://www.imdb.com/title/tt0133093/" target="_blank">Matrix</a> serisini çokça hatırlatıyor. Katman katman rüyalar arasında yolculuk yapan seyirciye bir nefes alma fırsatı aynı zamanda gerçek anlamda bir görsel şölen sunuyor. Filmdeki görselliğin teknoloji şovundan daha fazlasını vaat ettiğini de eklemem gerekiyor. İzlediklerimiz filmin konseptindeki rüya olgusunun seyirci zihninde de oluşmasını sağlıyor. Seyircinin film arasında veya film sonunda rüyadan uyanma hissini tatmasını sağlıyor.</p>
<p><a title="IMDB | Titanic" href="http://www.imdb.com/title/tt0120338/" target="_blank">Titanic</a> ile kariyerinde zirveyi yakalayan Leonardo DiCaprio’nun, “Dom Cobb” karakterindeki başarılı performansıyla kariyerindeki ikinci bir zirveye çıktığını söylemek mümkün.  DiCaprio kendi içinde çıkmazları, pişmanlıkları olan bir karakteri var ediş biçimiyle filmi sıradan bir efekt ve macera şovunun ötesine taşımayı başarıyor.</p>
<p>Filmdeki karakterlerin işlenişi göz önüne alındığında belki ekip üyelerinin karakterleri biraz daha ön plana çıkarılabilirdi diye düşünmüyor değilim. Fakat konseptin kavranması adına yan karakterlerin işlenişi feda edilmişe benziyor.</p>
<p>Tabii ki yüzeysel düşündüğümüzde kahramanların bir kutu vasıtasıyla hemen aynı rüyaya dalmaları, rüyayı istedikleri gibi dizayn edebilmeleri, her şeye rağmen başarıya ulaşmaları gibi unsurlar, aynı zamanda “<a title="Ekşi Sözlük | Aksiyon Filmlerindeki Kahramanın Son İş Takıntısı" href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=aksiyon+filmlerindeki+kahraman%C4%B1n+son+i%C5%9F+tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1" target="_blank">kirli işlere dalan adamın son işi</a>”, <a title="IMDB | Mission : İmpossible" href="http://www.imdb.com/title/tt0117060/">Görevimiz Tehlike</a> tarzı ekip toplama, dünya imparatorluğunun başındaki adamı ele geçirme gibi klişeler filmden alınacak zevki azaltabilir. Fakat bu yüzeysellikten sıyrılıp filmin büyüsüne kendinizi bırakırsanız gerçekten eğlenceli bir 2,5 saat geçirmeniz mümkün.</p>
<p>Genel olarak değerlendirdiğimizde Inception / Başlangıç sıra dışı bir konuyu, yer yer seyircinin zihnini dağıtıp toplayarak, yeterli ve doygun bir görsellikle aktaran başarılı bir yapım. Film, bu özelliklerinin yanında başkasına anlatma isteği oluşturabilecek bir konuyu ve Türkiye’de tanınan bir başrol oyuncusunu içerdiği için <a title="IMDB | Box Office" href="http://www.imdb.com/boxoffice/" target="_blank">ABD’de olduğu gibi</a> yarından itibaren vizyona gireceği <a title="Box Office Türkiye | Başlangıç" href="http://www.boxofficeturkiye.com/film/2010325/Baslangic.htm" target="_blank">Türkiye’de de gişe başarısı</a> yakalayacaktır diye düşünüyorum. Şunu eklemeden bitirmeyeyim bazı filmlerin gerçekten sinemada seyredilmesi gerekiyor. Inception / Başlangıç görselliğin tadına varabilmek için sinemada seyredilmesi gereken bir yapım.</p>
<p><strong>İnception / Başlangıç Künye</strong>:<br />
<span style="text-decoration: underline;"> Resmi Site</span>: <a title="İnception Offical Web Site" href="http://inceptionmovie.warnerbros.com" target="_blank">http://inceptionmovie.warnerbros.com</a><br />
<span style="text-decoration: underline;"> Türkçe Site</span>: <a title="Başlangıç Türkçe Resmi Site" href="http://wwws.tr.warnerbros.com/inception" target="_blank">http://wwws.tr.warnerbros.com/inception</a><br />
<span style="text-decoration: underline;"> Yönetmen</span>: <a title="IMDB | Christopher Nolan" href="http://www.imdb.com/name/nm0634240" target="_blank">Christopher Nolan</a><br />
<span style="text-decoration: underline;"> Süre:</span> 148 Dakika<br />
<span style="text-decoration: underline;"> Sinema Sitelerinde Film</span> : <a title="IMDB | Inception" href="http://www.imdb.com/title/tt1375666/" target="_blank">IMDB</a> – <a title="Genç Sinema | Başlangıç" href="http://www.gencsinema.com/film/278424/baslangic" target="_blank">Genç Sinema.com</a> – <a title="Sinemalar.com | Başlangıç" href="http://www.sinemalar.com/film/31333/Baslangic/" target="_blank">Sinemalar.com</a> – <a title="Beyazperde | Başlangıç" href="http://www.beyazperde.com/film/5132/Baslangic" target="_blank">Beyazperde.com</a></p>
<p>Yazıyı sonuna kadar okuyanlara ödül :) Filmin &#8220;Zihin Suçu&#8221; adlı oyununa <a title="Zihin Suçu oyunu" href="http://www.mind-crime.com/" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz. Labirent bulmaca sevenler kaçırmasın.</p>
<p><span style="color: #666699;">Kişisel Not: Yazı denebilecek bir yazı yazmayalı neredeyse bir sene olmuş.  Bu vesileyle tipik bir “tembel” olan bana tekrar yazı yazdırdığı için filmde emeği geçenlere ve tabii ki filmin ön gösterimine katılmamızı sağlayan Duygu Kutlu Hanım’ın şahsında Warner Bros yetkililerine tekrar teşekkür ederim.</span></p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/the-taking-of-pelham-metrodan-kacis-film-elestirisi/" rel="bookmark" title="30 Tem 2009">The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış Film Eleştirisi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/vantage-point-bakis-acisi-film-elestirisi/" rel="bookmark" title="12 Nis 2008">Vantage Point / Bakış Açısı Film Eleştirisi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/sinan-cetinden-harika-bir-kisa-film/" rel="bookmark" title="12 Mar 2008">Sinan Çetin’den Harika Bir Kısa Film</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/haber-sitelerinden-linke-tiklatma-dersleri/" rel="bookmark" title="17 Haz 2007">Haber Sitelerinden Linke Tıklatma Dersleri</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/web-sitesi-ile-blog-arasindaki-ciddi-farklar/" rel="bookmark" title="11 Ara 2007">Web Sitesi İle Blog Arasındaki Ciddi Farklar</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 6.527 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=_qYw0wDr30s:1b3jDMIsi58:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/inception-baslangic-film-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/inception-baslangic-film-elestirisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Etohum’da Yeni Dönem Başlıyor</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/4IF30bXP-WE/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/etohumda-yeni-donem-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 15:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[etohum]]></category>
		<category><![CDATA[etohum 2009]]></category>
		<category><![CDATA[etohum 2010]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[Girişimin ve girişimcinin dostu etohum birinci yılını sektöre getirdiği önemli katkılar ile noktaladı. Şimdi yeni hedeflere yol alma zamanı. Bugün itibariyle Etohum&#8217;un 2009-2010 başvuruları başlıyor. Bu güzel haberi verdikten sonra hem konuya yabancı olanlara hem biraz fikri olanlara yardımcı olacak bazı sayfalar önermek istiyorum. Eğer Etohum&#8217;un ne olduğunu hiç bilmiyorsanız Etohum nedir? Daha fazla bilgi [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="Etohum" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/etohum-logo.gif" alt="Etohum logo" /></p>
<p>Girişimin ve girişimcinin dostu <a href="http://www.etohum.com">etohum</a> birinci yılını sektöre getirdiği önemli katkılar ile noktaladı. Şimdi yeni hedeflere yol alma zamanı. Bugün itibariyle Etohum&#8217;un <a href="http://www.etohum.com/basvuru" target="_blank">2009-2010 başvuruları</a> başlıyor. Bu güzel haberi verdikten sonra hem konuya yabancı olanlara hem biraz fikri olanlara yardımcı olacak bazı sayfalar önermek istiyorum.</p>
<p><strong>Eğer Etohum&#8217;un ne olduğunu hiç </strong><strong>bilmiyorsanız</strong></p>
<p><a title="Etohum nedir?" href="http://www.etohum.com/etohum-nedir" target="_blank">Etohum nedir?</a></p>
<p>Daha fazla bilgi için Etohum <a title="Etohum Blog" href="http://www.etohum.com/blog" target="_blank">Blog</a>, <a title="Facebook Grubu" href="http://www.facebook.com/group.php?gid=32020066512" target="_blank">Facebook</a>, <a title="Friendfeed" href="http://friendfeed.com/rooms/etohum" target="_blank">Friendfeed</a>, <a title="Twitter" href="http://twitter.com/etohum" target="_blank">Twitter</a>, <a title="Google Grup" href="http://groups.google.com/group/etohum" target="_blank">Google Groups</a>,<br />
Etohum toplantıları ile ilgili <a title="Televidyon Etohum kanalı" href="http://televidyon.com/etohum" target="_blank">videolar</a>,  <a title="Etohum Fotoğrafları" href="http://www.facebook.com/photo_search.php?oid=32020066512&amp;view=all" target="_blank">fotoğraflar</a>, <a title="Etohum Basın Bültenleri" href="http://www.marjinal.com.tr/basin/musteri.asp?mus=etohum" target="_blank">basın bültenleri</a></p>
<p><strong>Başvurmadan önce </strong></p>
<p>Eğer daha önce okumadıysanız <a href="http://burakbuyukdemir.com/" target="_blank">Burak Hoca&#8217;nın blogu</a>nu mutlaka okuyun.<br />
Acizane daha önce bu konuda yazdığım <a href="http://www.selcukhoca.com/etiket/internet-girisimciligi/" target="_blank">bir kaç yazı</a>ya göz atmanızı da tavsiye ederim.</p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/etohumda-yari-finale-dogru/" rel="bookmark" title="28 Oca 2009">Etohum’da Yarı Finale Doğru</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/mashableda-liste-cilginligi/" rel="bookmark" title="27 Tem 2007">Mashable’da Liste Çılgınlığı (GÜNCELLENDİ)</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/twitter-takipci-sayaci-twitter-counter/" rel="bookmark" title="13 Haz 2008">Twitter Takipçi Sayacı: Twitter Counter</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/yatirimci-geldi-hanim/" rel="bookmark" title="15 Eki 2008">Yatırımcı Geldi Hanım!</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/bir-flickr-vardi-ne-oldu-ona/" rel="bookmark" title="08 Kas 2006">Bir Flickr vardı ne oldu ona?</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 5.882 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=4IF30bXP-WE:gIAxgYm2m18:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/etohumda-yeni-donem-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/etohumda-yeni-donem-basliyor/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Türk İşi Sosyal Medya</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/xs5tiWwvsDo/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/turk-isi-sosyal-medya/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 10:28:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim muhabirleri derneği]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[blogger]]></category>
		<category><![CDATA[bloggerlar]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sarı]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteciler]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=473</guid>
		<description><![CDATA[Bugünlerde eski küllenmiş bir tartışma tekrar alevlendi. Geleneksel medya ile blog yazarları tekrar kılıçlarını çektiler. Birileri çıkıp eski çamlar bardak oldu blog bir modaydı geldi geçti diye ahkam kesince karşı bir atak geldi. Daha sonra Turkcell&#8217;in bazı blog yazarlarına verdiği 3g paketi etrafında bir fırtına koptu. En nihayet Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp mceIEcenter">
<dl id="attachment_474" class="wp-caption aligncenter" style="width: 650px;">
<dt class="wp-caption-dt"><img class="size-full wp-image-474" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/inatci-keciler.jpg" alt="İnatçı keçiler" width="640" height="314" /></dt>
</dl>
</div>
<p>Bugünlerde <a title="2005'te de aynı şeyleri konuşuyorduk" href="http://www.selcukhoca.com/bloglara-blok-koymak/" target="_blank">eski</a> küllenmiş bir tartışma tekrar alevlendi. Geleneksel medya ile blog yazarları tekrar kılıçlarını çektiler. Birileri çıkıp eski çamlar bardak oldu blog bir modaydı geldi geçti diye <a title="Tolga Tanış (Amerika Emekli Blogger Doldu)" href="http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=12196341" target="_blank">ahkam</a> kesince karşı bir <a title="Sunipeyk &gt; Sen önce blogger yazmayı öğren" href="http://friendfeed.com/sunipeyk/125ab6fb/sen-once-blogger- yazmay-ogren" target="_blank">atak</a> geldi. Daha sonra Turkcell&#8217;in bazı blog yazarlarına verdiği 3g paketi etrafında bir <a title="Kemalettin Bulamacı &gt; FriendFeed'de silinen bir baslik" href="http://friendfeed.com/kemalettin/6c083f59/friendfeed-de-silinen-bir-baslik-zaman-bu" target="_blank">fırtına</a> koptu. En nihayet Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Sarı <a href="http://turk.internet.com">Turk.internet.com</a>&#8216;a verdiği <a href="http://turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=24689">mülakat</a>ta &#8220;herkes yerini bilecek&#8221; anlamına gelebilecek şekilde esip gürlemesi de son nokta oldu. <span id="more-473"></span></p>
<p>BMD Başkanı Fatih Sarı&#8217;nın röportajını bir kaç sefer okudum. Bazı düşüncelerine katılmakla beraber bazılarına katılmadığımı da baştan belirteyim. Röportaja da başlık olan cümleyle başlayalım. Blog yazarlarının davet edildiği bazı toplantılara bizzat katıldım, katılamadıklarımın içeriklerini de diğer blog yazarlarından öğrendim. Tabii ki kokteyl havasında olanlar da vardı ama kesinlikle bu toplantılar &#8220;eğlence partileri&#8221; olarak adlandıracak içerikte değillerdi. Hatta bilgilendirici içerikleri dolayısıyla sıkıcı olmuş toplantılar dahi vardı.</p>
<p>Fatih Sarı&#8217;nın röportajda dile getirdiği önemli noktalardan biri de blog yazarlarının medya olamaması. 4. yılını bitirmiş bir blog yazarı olarak Türiye&#8217;de blog yazarlarının henüz medya olamadığı sözüne üzülerek de olsa katılmak zorundayım.  Şimdi bu yazdıklarıma bazı blog yazarı arkadaşlar isyan edecektir. Ama maalesef gerçek budur. Türkiye&#8217;de marka haline gelmiş veya gelebilecek, gerçekten kitleleri etkileyebilen veya etkileyebilecek kaç tane blog sayabilirsiniz? Elbette iki elin parmağını asla geçmeyecek. Biraz at gözlüklerini çıkaralım ve objektif bir biçimde olaylara bakalım. İstikrarlı, belirli bir alana ait özgün içeriğin bulunduğu blogların sayısı çok az. Bu az sayıdaki blogların okunma oranları da hepimiz biliyoruz ki oldukça düşük. Peki öyleyse hangi medyadan bahsediyoruz?</p>
<p>Bir diğer noktada Türkiye&#8217;deki blogların profesyonel olma yönünde herhangi bir aktifliğinin olmamasıdır. Profesyonel olmak sadece yaptığı işten para kazanmak demek değildir. Profesyonellik işinde ciddi olmak, ileriye dönük planları ve hedefleri olmak demektir. Blogların gerçek bir medya olduğu uzak diyarlarda blog yazarları günlerinin yarısından fazlasını sosyal ağlarda lak lak yaparak değil içerik geliştirerek harcıyorlar. X&#8217;in çağrıldığı bir davete/toplantıya beni niye çağırmadılar diye dert yanmanın profesyonellikle bir ilgisi olduğunu zannetmiyorum. Zaten kişileri siyasal<br />
düşünceleri, inançları, tercihleri dolayısıyla cahillikle ile itham eden, tanımadığı, kendisinden yaşça çok büyük kişilere dahi ağza alınmayacak kadar saygısız sözlerin sarf edildiği, bir kavga çıksa da like versek denilen bir ortamdan ne profesyonellik çıkar ne de sosyal medya!</p>
<p>Bu noktada röportajda dile getirildiği gibi Bilişim Muhabirleri Derneği&#8217;nin yumruğunu masaya vurarak &#8220;önce biz&#8221; demesini haklı buluyorum. Çünkü bu insanlar hayatlarını bu işten para kazanarak devam ettiriyorlar. Profesyonel iş alanları hakkında hassasiyet göstermeleri de oldukça normal. Yalnızca Fatih Sarı -eğer ki kendi ifadeleri ise- bazı ifadeleri kullanırken biraz daha yanlış anlaşılmayacak ifadeler kullansa idi daha memnun olurdum. Zira bazı ifadeleri zaten çatışma ortamında olan iki grubu karşı karşıya getirecek düzeyde.</p>
<p>Netice itibariyle özünde blog yazarlarının genelde sosyal medyanın Türkiye&#8217;deki yeri henüz netleşmemiştir. Ajansıyla, şirketiyle, yazarıyla, okuyucusuyla herkesin bilmesi gereken bir şey vardır ki o da sosyal medyanın Türkiye&#8217;de oluşturduğu etki henüz abartılacak düzeyde değildir. Bir gün gelir de blog yazarları veya sosyal medyaya içerik oluşturan kitle kendi arasındaki kısır tartışmalardan başını kaldırıp ciddi şeylere imza atarsa o gün geleneksel medyanın posta koymasına karşı bir efelenme imkanı olur.</p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/onlarin-dergileri-var-guzel-mi-guzel/" rel="bookmark" title="09 Eki 2008">Onların Dergileri Var, Güzel Mi Güzel</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-yazmak-ve-sorumluluk/" rel="bookmark" title="18 Mar 2008">Blog Yazmak ve Sorumluluk</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-2009-oylama-heyecani-basladi/" rel="bookmark" title="11 Nis 2009">Blog Ödülleri 2009 Oylama Heyecanı Başladı</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-kayitlari-basladi/" rel="bookmark" title="02 Nis 2008">Blog Ödülleri Kayıtları Başladı</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/web-sitesi-ile-blog-arasindaki-ciddi-farklar/" rel="bookmark" title="11 Ara 2007">Web Sitesi İle Blog Arasındaki Ciddi Farklar</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 6.223 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=xs5tiWwvsDo:F9JNCB2RMIU:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/turk-isi-sosyal-medya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/turk-isi-sosyal-medya/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış Film Eleştirisi</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/Pi3xhI4Br70/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/the-taking-of-pelham-metrodan-kacis-film-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 20:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[catch the train]]></category>
		<category><![CDATA[Denzel Washington]]></category>
		<category><![CDATA[film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[john travolta]]></category>
		<category><![CDATA[Metrodan Kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[The Taking of Pelham]]></category>
		<category><![CDATA[The Taking of Pelham 1 2 3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Amerika deyince bizim kuşağın aklına ister istemez bir &#8220;Macera Dolu Amerika&#8221; nakaratı geliyor. Bu, bir pop şarkısının nakaratı olmanın ötesinde Hollywood sineması sayesinde beynimize hatta alt benliğimize kazınmış bir gerçek. Söz konusu Amerika ise her an bir çatışmanın ortasında kalabilirsiniz. Veya hiç alakanız olmamasına rağmen FBI ile yerel polisin “Hey dostum bu bizim işimiz” klişesi [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/metrodan-kacis-1.jpg" alt="The Taking of Pelham / Metrodan Kaçış" width="600" height="324" /></p>
<p>Amerika deyince bizim kuşağın aklına ister istemez bir &#8220;Macera Dolu Amerika&#8221; nakaratı geliyor. Bu, bir pop şarkısının nakaratı olmanın ötesinde Hollywood sineması sayesinde beynimize hatta alt benliğimize kazınmış bir gerçek. Söz konusu Amerika ise her an bir çatışmanın ortasında kalabilirsiniz. Veya hiç alakanız olmamasına rağmen FBI ile yerel polisin “<a title="Ekşi Sözlük'te amerikan filmlerindeki fbi yerel polis çatışması " href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=amerikan+filmlerindeki+fbi+yerel+polis+%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1" target="_blank">Hey dostum bu bizim işimiz</a>” klişesi ile başlayan ve bitmek bilmeyen çekişmesinin içerisinde kendinizi bulmanız işten bile değildir.</p>
<p>Bu satırları bana yazdıran geçtiğimiz akşam ön gösterimine katıldığımız <a title="İMDB'de film" href="http://www.imdb.com/title/tt1111422/" target="_blank">Metrodan Kaçış</a> filmi oldu. Bir yeniden çevrim olan film “sade vatandaşın başına gelen çetrefilli olaylar zinciri sonunda sabah çoraplarını giyerken kesinlikle hayal etmediği bir gün yaşaması” olarak özetlenebilecek bir konuya sahip. Film, klişeleri barındırması itibariyle pek çekilecek gibi görünmese de <a title="İMDB'de Denzel Washington" href="http://www.imdb.com/name/nm0000243/" target="_blank">Denzel Washington</a> – <a title="İMDB'de John Travolta" href="http://www.imdb.com/name/nm0000237/" target="_blank">John Travolta</a> sayesinde yaz günü eğlenceliği bir deneyim yaşatıyor.<span id="more-467"></span></p>
<p>Sinema sanatının en büyük marifetlerinden biri de perdede anlatılan öykünün izleyicinin havsalasında benim başıma da gelebilir hissiyatını uyandırabilmesidir. İzleyicinin bu frekansını yakalayabilen filmler seyirciyi ait olduğu gerçeklikten kopararak harikalar diyarına iki saatlik bir yolculuğa çıkarabilirler. Bu başarıyı yakalayabilmenin senaryodan görselliğe kadar birçok etkeni var. Gişede yüz güldüren iyi bir sinema filmi çekmenin senaryo anlamında bazı hilelerin olduğunu da düşünüyorum. Bu hilelerin en başında keskin gerçekliği yakalayabilmek için gündelik hayatın rutinlerini kullanma var. Bundan dolayıdır ki modern şehir hayatının rutinleri birçok film senaryosunun ana eksenini oluşturur.</p>
<p>Metrodan Kaçış&#8217;ta bu yolda tipik bir örnek. Zaten bir süre daha metroda geçen felaket filmi izlersem metroya binmede bilinç altı zorluklar yaşayacağım :) Bazen Amerikan sineması ile Amerika&#8217;daki suç tiplerinin birbirlerini beslediklerini düşünüyorum. İnsan arada şüpheye düşmüyor da değil. Acaba filmlerde seri katiller Einstein ile aşık atabilecek zeka seviyesinde gösterildikleri için mi Amerika&#8217;nın seri katil derdi bitmiyor?</p>
<p>Epeydir klavye başı yapmadığımdan lafı çok uzatmaya başlamışım. 4 paragraf döşeyip filmin konusuna bile girememişim. Efendim filmin kısa konusu şöyle sade vatandaş metro hareket memuru Garber (Denzel Washington) başına geleceklerden habersiz bir şekilde iş başı yapmıştır. Eskinin kurt borsacısı, şimdinin çıkar amaçlı suç örgütü ele başısı Ryder (John Travolta) ve adamlarının New York&#8217;ta metro trenini kaçırıp fidye için  bazı yolcuları rehin alması, Garber&#8217;a hayatının en büyük sürprizlerinden birini yaşatacaktır. Başta basitçe olaya müdahale eden Garber daha sonra kendisini olayların içinde bulur. Ve olaylar gelişir.</p>
<p>Film senaryosunun macera filmi kategorisinde ele alındığında idare eder konumda olduğunu görüyoruz.   Filmde hareket memuru Garber&#8217;ın gidişli gelişli ruh halinin iyi yansıtıldığını düşünüyorum. Gerçi bunda -aynı zamanda filme gitme sebeplerimden birisi olan- rolü Denzel Washington&#8217;ın oynamasının da büyük etkisi var. Özellikle olay başlangıcında macerayı kaçırmak  istemeyen sade vatandaşın halet-i ruhiyesi şahsi sinema hatıratımın güzide yerlerinde kendisine yer buldu. Ayrıca bir alkış da kötü adam kariyerinde emin adımlarla yukarılara çıkan John Travolta&#8217;ya gelsin. Zaten hem  Washington, hem Travolta tabiri caizse şarap gibiler yaşlandıkça apayrı tat veriyorlar.</p>
<p>Filmin görsel geçişleri ve metro sahneleri hafızalarda iz bırakacak nitelikte değil. Özellikle filmden önce  <a title="İMDB'te Knowing" href="http://www.imdb.com/title/tt0448011/" target="_blank">Knowing</a>&#8216;teki metro sahnelerini seyreden benim gibi bünyeler için filmdeki geçişler bal üstüne içilen çay gibi yavan geliyor. Gerek bu sahnelerin gerekse şehir trafiğinde süzülen motosikletli polis arabasının görsel anlamda daha iyi işlenmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p>Velhasılı kelam Metrodan Kaçış yaz sıcağında sinemaya gitmeye değecek, eğlencelik bir film. Fakat bundan ötesini de beklemeyin. Filmi notlandırmak gerekirse 10 üzerinden 6.5&#8242;tan 7 alabilir. Yanlış hatırlamıyorsam film +15 ile gösterime girecek. +15&#8242;in sebebi filmde bazı şiddet unsurları var. Aslında +15 denecek kadar yok ama yine de dikkatli olmak gerekir.</p>
<p>Resmi Site: <a href="http://www.catchthetrain.com">http://www.catchthetrain.com</a><br />
Yönetmen: <a title="İMDB'de Tony Scoot" href="http://www.imdb.com/name/nm0001716">Tony Scoot </a></p>
<p>Sinema Sitelerinde Film : <a title="İMDB'de film" href="http://www.imdb.com/title/tt1111422/">İMDB</a> (6.9) &#8211; <a title="Sinema.com'da Film" href="http://www.sinema.com/film/277860/metrodan-kacis" target="_blank">Sinema.com</a> (8.2) &#8211; <a title="Sinemalar.com'da Film" href="http://www.sinemalar.com/film/20541/Metrodan-Kacis/">Sinemalar.com</a> &#8211; <a title="Beyazperde'de Film" href="http://beyazperde.mynet.com/film/4812" target="_blank">Beyazperde</a></p>
<p>Sosyal Medyada Film: <a href="http://twitter.com/#search?q=The%20Taking%20of%20Pelham" target="_blank">Twitter</a> &#8211; <a href="http://friendfeed.com/search?q=metrodan+ka%C3%A7%C4%B1%C5%9F" target="_blank">FriendFeed</a> &#8211; <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=the+taking+of+pelham+1+2+3" target="_blank">Ekşi Sözlük</a></p>
<p><a href="http://movies.yahoo.com/movie/1810003158/video/12007226" target="_blank">Videolar </a>- <a href="http://www.sinema.com/makale/44-7806/metrodan-kacis" target="_blank">Film Notları </a></p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/vantage-point-bakis-acisi-film-elestirisi/" rel="bookmark" title="12 Nis 2008">Vantage Point / Bakış Açısı Film Eleştirisi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/inception-baslangic-film-elestirisi/" rel="bookmark" title="29 Tem 2010">Inception / Başlangıç Film Eleştirisi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/sinan-cetinden-harika-bir-kisa-film/" rel="bookmark" title="12 Mar 2008">Sinan Çetin’den Harika Bir Kısa Film</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/riatalks-istanbul-izlenimleri-2/" rel="bookmark" title="11 Ağu 2008">Riatalks İstanbul İzlenimleri 2</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/baslangic-icin-5n-1k-sorgusu/" rel="bookmark" title="26 May 2005">Başlangıç için 5n 1k sorgusu</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 6.321 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=Pi3xhI4Br70:E1GWIiiIBIo:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/the-taking-of-pelham-metrodan-kacis-film-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/the-taking-of-pelham-metrodan-kacis-film-elestirisi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ah Bir İstanbul’da Olsam!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/HLqHN-4aRAY/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/ah-bir-istanbulda-olsam/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 10:30:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[genç girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=455</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf: Selim Güler Geçtiğimiz günlerde dünyayı epey gezmiş bir büyüğümüz ile konuşurken laf dönüp dolaşıp İstanbul&#8217;a geldi. Çok yerinde bir tespit olarak İstanbul&#8217;un ülkemizde olduğu gibi civar ülkelerde de çok önemli bir konumu olduğu vurgulandı. Gerçekten de İstanbul birçok işin kalbinin attığı yer konumunda. Hâl böyle olunca İstanbul dışında yaşayanlar bazı fırsatları kaçırmış oluyorlar. İstanbul [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/istanbul-kiz-kulesi.jpg" alt="İstanbul Kız Kulesi - Fotoğraf: Selim Güler" /></p>
<p style="text-align: center;"><em>Fotoğraf: Selim Güler</em></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde dünyayı epey gezmiş bir büyüğümüz ile konuşurken laf dönüp dolaşıp İstanbul&#8217;a geldi. Çok yerinde bir tespit olarak İstanbul&#8217;un ülkemizde olduğu gibi civar ülkelerde de çok önemli bir konumu olduğu vurgulandı. Gerçekten de İstanbul birçok işin kalbinin attığı yer konumunda. Hâl böyle olunca İstanbul dışında yaşayanlar bazı fırsatları kaçırmış oluyorlar.</p>
<p>İstanbul dışında yaşayan/okuyan genç girişimci adayları ile yaptığımız görüşmelerde de bu konu hep dile getiriliyor. Ah bir İstanbul&#8217;da olsam cümlesi bu gençlerin ekseriyetinde önemli bir hayıflanma aynı zamanda da bir bahane malzemesi olmuş durumda. Hayatının büyük bir çoğunluğunu İstanbul dışında geçirmiş birisi olarak İstanbul dışında olmanın getirdiği eksiklikleri çok iyi biliyorum. Ama bu eksikliği gerçek bir avantaja çevirmek yine kişinin elindedir.<span id="more-455"></span></p>
<p>Kişisel gelişim kitaplarında “yeniden çerçeveleme” diye bir kavramdan bahsedilir. Kısaca bardağın dolu tarafını görme diye özetleyebileceğimiz bu kavram kişinin içinde bulunduğu olumsuz durumlara farklı bir açıdan bakarak bu olumsuz durumları avantaja çevirmesini ifade eder. Birçoğumuzun bildiği tek kollu karateci hikâyesi de bu konuda verilen en güzel örneklerden biridir. Karateci olmayı gerçekten isteyen tek kollu genç, bir ustanın yanına varır. Sol kolu olmadığı için istediği şeyin imkânsız olduğunu ama yine de denemek istediğini söyler. Usta ona sadece bir hareket öğretir ve sürekli aynı harekete çalışırlar. Karate turnuvası zamanı geldiğinde genç, bildiği tek hareketle nasıl turnuvayı kazanabileceğini ustasına sorar. Ustası sabretmesini, azimli olmasını öğütleyerek onu maça çıkarır. Tek kollu genç, rakiplerini teker teker yenerek turnuvayı kazanır. Bu işin sırrını ustasına sorduğunda aldığı cevap bizlere önemli bir ders veriyor. Usta, &#8220;Sana öğrettiğim hareketin tek bir savunması vardır o da rakibi sol kolundan tutmaktır” der. Kıssadan hisse usta, genç karatecinin bir kolunun olmamasını onun için bir avantaja çevirmeyi bilmiştir.</p>
<p>Belki bu hikâye birçok kişisel gelişim hikâyesi gibi size inandırıcı gelmeyebilir. Ama içerisinde önemli bir ders olduğunu bilmenizi isterim.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;">Peki, İstanbul dışında yaşayan genç girişimciler bunu nasıl avantaja çevirecekler?</span></p>
<p><strong>1. İstanbul&#8217;da fırsatların çok olduğu doğrudur fakat bu fırsatlara ulaşmak isteyen kişi sayısı da çoktur. </strong>Dolayısıyla küçük şehirlerde fırsatları yakalamak için mücadele edeceğiniz kişi sayısı azalacağından şansınız otomatik olarak artacaktır. Basit bir örnek vereyim. Alanında uzman bir kişi İstanbul&#8217;da bir seminer vs. verdiğinde çıkışta onu bekleyen kişi sayısı oldukça fazladır. Bunlar arasından sıyrılıp o kişiyle tanışmak, akıl danışmak için şansınız oldukça azdır. Fakat bir taşra kentinde girişimciliğe özellikle internet girişimciliğine ilgi duyan kişi sayısı nispeten az olduğu için sesini duyurmak daha kolaydır.</p>
<p><strong>2. Küçük şehirde yaşayanları hatırlamak daha kolaydır.</strong> Girişimcilik alanında işin bir kısmının ilişkilere (networking) bağlı olduğu herkesin malumu. Sektörün önemli oyuncuları ile ilişki kurmak bazen olmaz işleri oldurabiliyor. Burada da küçük şehirde olmanın avantajını kullanmanız gerekiyor. İnanın Samsun&#8217;daki iki Ahmet&#8217;ten birini hatırlamak İstanbul&#8217;daki 10 Ahmet&#8217;ten birini hatırlamaya göre daha kolaydır. Bazı çalışmaları yaparken girişimcileri listelememiz gerekiyor. Bu aşamada herkes Ankara&#8217;daki veya İzmir&#8217;deki girişimcileri eksiksiz sayabiliyorken İstanbul&#8217;dakilerin bazıları hatırlanmıyor bile.</p>
<p><strong>3. Çok insanla tanışmak her zaman önemli bir avantaj olmayabilir.</strong> Bunun yerine az ama öz insanı tanımak hem kişisel hayatınız açısından hem iş çevresi bakımından daha geçerli bir taktiktir. İstanbul&#8217;dayken yüzlerce insanla tanışıyoruz doğru ama şu taşın altına kim elini koyacak dediğimizde çevremizde insan bulmak zor oluyor. Hâlbuki küçük şehirlerde insanlar daha az insanla daha fazla zaman geçirdiği için kaliteli ve fedakâr dostlar elde edebiliyorsunuz.</p>
<p><strong>4. Küçük şehirler kendinizi göstermek için büyük fırsatlar sunar.</strong> Biraz kaba gelebilir ama &#8220;Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler&#8221; diye güzel bir atasözümüz var. Hemen bir örnekle konuyu açıklayalım. Bir İstanbul gazetesinde bilişim ile ilgili köşe yazısı yazmak için oldukça birikimli ve sektörün gediklilerinden olmanız şarttır. Fakat bir yerel gazetede bilişim üzerine köşe yazısı yazmak nispeten daha kolay olabilir.</p>
<p><strong>5. İnternet birçok alanda faydalı olduğu gibi sınırların kaldırılmasında da faydalıdır.</strong> Bu avantajı kullanmanız gerekli. Örneğin sıkı takip ettiğim blog yazarlarının bazıları İstanbul’da yaşamıyor. Ama onların İstanbul&#8217;da yaşamamaları onları okumamızda herhangi bir engel teşkil etmiyor. Veya başarılı internet girişimlerinin nerede oluşturulduğunu kimse sorgulamıyor. Herkes işin niteliğine bakıyor.</p>
<p><strong>6. İstanbul fırsat zengini bir yer olduğu gibi zaman kaybının da en çok yaşandığı şehirdir.</strong> Eğer bir helikopteriniz yoksa İstanbul trafiği her gün oynadığınız bir kumardır. Genellikle de bu kumarda saatlerinizi kaybeden siz olursunuz. Hâlbuki küçük şehirlerde trafik gibi dertler olmadığı için sürpriz zaman kayıpları da oluşmaz. Madem zaman kaybedildiğinde geri döndürülemeyen en büyük servet o halde bunu değerlendirmek gerekir.</p>
<p><strong>7. Yerel alanda bazı işlerin tutma şansı daha yüksek olabilir.</strong> Hâlihazırda yaşadığımız bazı gelişmeler önümüzdeki dönemde yerel hareketlerin daha çok popüler olacağını gösteriyor. Çünkü büyük yerleşim yerlerinde çeşitli pazarlarda bir doygunluk yaşanıyor. Bu pazarın yerel karşılıklarındaki boşluklar değerlendirilebilir. Örneğin emlak alanında İstanbul için aralarında büyük oyuncuların sahip olduğu sitelerin de olduğu ciddi bir kapışma yaşanıyor. Fakat daha küçük şehirlerde emlak alanında bir internet projesi gerçekleştirmek daha kolay olabilir. Ayrıca büyük oyuncular yerel pazarı sizden daha iyi bilemezler.</p>
<p><strong>8. Yerel hareket etmek iyi bir başlangıç olabilir.</strong> Girişimciliğin beraberinde bazı riskler getirdiği muhakkaktır. Epey zamanınızı harcadığınız bir proje sizi önemli yerlere getirebileceği gibi var olan sermayenizden de (zaman, para, v.s.)  edebilir. Bu noktada genç girişimciler büyük sularda yüzmeye kalkışmadan önce şanslarını küçük pazarda deneyebilirler. Bu onlar için güzel bir staj ve çıraklık dönemi olacaktır. Zaten işler iyi gittiğinde belirli bir süre sonra daha büyük pazar alanları için gereken genişleme kendiliğinden olacaktır.</p>
<p><strong>9. Yerel değerleri kullanmayı bilin.</strong> İnternet projeleri çeşitli ihtiyaçlar için yatırımcılara ihtiyaç duyabiliyorlar. İstanbul&#8217;da bu konumdaki bir internet girişimcisinin başvurabileceği bazı yerler var. Fakat bu yerler çok fazla sayıda girişimci tarafından kapıları çalınan yerler olduğu için yatırım çıtaları doğal olarak yüksek oluyor. Dolayısıyla girişimcilerin buralardan olumlu cevap alması epey zor oluyor. Fakat İstanbul&#8217;daki girişimcilerin kapıları çalmadığı Anadolu&#8217;da yerleşik bazı önemli kuruluşlar var. Bu durum taşradakiler için çok önemli bir fırsat sunuyor. Yerel pazarda yatırımcı arayan girişimciler mutlaka kendi illerindeki veya bölgelerindeki yatırımcı olabilecek şirketlerin kapılarını çalmalılar. Muhtemelen bu şirketler daha önce çok az yatırım talebi ile karşılaşmışlardır. Hatta internet alanında daha önce hiç yatırım talebi ile karşılaşmamış bile olabilir. İyi bir proje, iyi bir iş planı ve sunumla yatırım alma şansınızın nispeten yüksek olduğuna inanıyorum.</p>
<p><strong>10. Sonuç olarak İstanbul&#8217;da olmak bence girişimcilerin önlerine koydukları sanal bir bariyerden ibarettir. </strong>Bunu yıkmak olumsuzlukları avantaja çevirmek girişimcinin elinde. Nasıl <a title="Wikipedia'da Anadolu Kaplanları" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Kaplanlar%C4%B1" target="_blank">Anadolu Kaplanları</a> tabir edilen şirketler bazı sektörlerde İstanbul şirketlerine meydan okuyabildilerse siz de başarabilirsiniz!</p>
<p><strong>Ev ödevleri :)</strong></p>
<p>* <a href="http://burakbuyukdemir.com/iki-izmirli-girisimciye-acik-mektup" target="_blank"> İki İzmir’li girişimciye açık mektup</a><br />
* <a href="http://burakbuyukdemir.com/okurken-kendi-isinizi-kurmanin-10-yolu" target="_blank"> Okurken kendi işinizi kurmanın 10 yolu</a></p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/turkiyede-online-yemek-siparisi-pazari/" rel="bookmark" title="03 Haz 2008">Türkiye’de Online Yemek Siparişi Pazarı</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/yerel-haber-siteleri-incelemesi/" rel="bookmark" title="25 Ağu 2008">Yerel Haber Siteleri İncelemesi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/yatirimci-geldi-hanim/" rel="bookmark" title="15 Eki 2008">Yatırımcı Geldi Hanım!</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/paramarka-kazandiriyor/" rel="bookmark" title="10 Nis 2009">Paramarka Kazandırıyor!</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/etohumda-yari-finale-dogru/" rel="bookmark" title="28 Oca 2009">Etohum’da Yarı Finale Doğru</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 6.776 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=HLqHN-4aRAY:5MLt7zeMgrA:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/ah-bir-istanbulda-olsam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/ah-bir-istanbulda-olsam/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Blog Ödülleri 2009 Oylama Heyecanı Başladı</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/c96a7df1v_g/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-2009-oylama-heyecani-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 08:45:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[bö]]></category>
		<category><![CDATA[bö 2009]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[blog ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[blog ödülleri 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=447</guid>
		<description><![CDATA[Geçen seneki Blog Ödülleri&#8217;nin hatıraları daha hafızada taze iken Blog Ödülleri 2009 oylamaları başlamış bile. Adaylara baktığımız zaman blog dünyamızın bir yılda ne kadar mesafe aldığını görmemiz mümkün. Gerçekten hem nicelik hem de nitelik olarak gelişen bir blog dünyamız var. Adayların çoğalması beraberinde büyük bir seçme zorluğu getiriyor. Ama yeni blogları keşfetmenin heyecanı bu seçme [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/bo2009.png" alt="Bö! 2009" /></p>
<p><a title="Blog Ödülleri 2008" href="http://2008.blogodulleri.com/" target="_blank">Geçen seneki</a> Blog Ödülleri&#8217;nin hatıraları daha hafızada taze iken <a title="Blog Ödülleri 2009" href="http://2009.blogodulleri.com/" target="_blank">Blog Ödülleri 2009</a> oylamaları başlamış bile.</p>
<p>Adaylara baktığımız zaman blog dünyamızın bir yılda ne kadar mesafe aldığını görmemiz mümkün. Gerçekten hem nicelik hem de nitelik olarak gelişen bir blog dünyamız var. Adayların çoğalması beraberinde büyük bir seçme zorluğu getiriyor. Ama yeni blogları keşfetmenin heyecanı bu seçme zorluğunu bir nebze de olsa unutturuyor.</p>
<p><a title="Blog Ödülleri Ekibi" href="http://www.blogodulleri.com/hakkimizda/takim/" target="_blank">Blog Ödülleri ekibi</a> bu yıl da çok çalıştılar. Son derece sade ve güzel bir site hazırladılar. Gelişmeleri sosyal medya aracılığı ile bizlerle paylaştılar. Önemli markaları sponsor olmaya ikna ettiler. Adaylık ve oylama sürecinin mümkün olduğunca hatasız olması için de ellerinden geleni yapıyorlar. Aldığımız haberlere göre de güzel bir ödül gecesi hazırlıyorlar.<span id="more-447"></span></p>
<p>Bu seneki sistemde bazı yenilikler de var. Katılanlar ana sayfadan ulaşılabilecek kontrol paneli ile kendi oylarını görebilecekler. Ayrıca verdiğiniz oyu geri almanızı ve değiştirmenizi sağlayan bir yapı da sisteme eklenmiş. Bu uygulamaların oylama heyecanını ve ilgiyi arttıracağı kuşkusuz.</p>
<p>Geçen sene adaylarımı açıklamamıştım ama bu sene izninizle seçebildiğim bazı adaylarımı açıklamak istiyorum. Çünkü bu yarışı tatlı bir rekabet olarak görüyorum. Burada amaç birilerinin birinci olması veya hediye kazanmasından ziyade hep beraber büyüttüğümüz bir değer olan Türk Blog Dünyasının bir araya gelerek daha da güçlenmesi. Bu gerçekleştiği zaman bloglamanın daha keyifli bir uğraş haline geleceğine inanıyorum.</p>
<p>İşte Adaylarım:</p>
<p>* İş Dünyası Blogları Kategorisi: <a title="Burak Büyükdemir" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/burakbuyukdemir-com" target="_blank">Burak Büyükdemir</a><br />
* Kadın Blogları Kategorisi: <a title="Alışveriş Blog" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/alisverisblog" target="_blank">Alışveriş Blog</a><br />
* Kişisel Bloglar Kategorisi: <a title="Uyuyang" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/uyuyang" target="_blank">Uyuyang</a><br />
* Reklam-Pazarlama Blogları Kategorisi: <a title="A. Selim Tuncer - Diyalog" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/a--selim-tuncer---diyalog" target="_blank">A. Selim Tuncer &#8211; Diyalog</a><br />
* Spor Blogları Kategorisi: <a title="Yerel Futbol" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/yerel-futbol" target="_blank">Yerel Futbol</a><br />
* Teknoloji Blogları Kategorisi: <a title="Az Bilmiş" href="http://2009.blogodulleri.com/blog/azbilmis" target="_blank">Azbilmiş</a></p>
<p>Diğer kategorilerdeki adayları seçmem biraz uzun sürecek gibi gözüküyor. İlerde belki bu listeyi güncelleyebilirim. Bütün blog yazarı arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum.</p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-odullerinde-oylama-basladi/" rel="bookmark" title="21 Nis 2008">Blog Ödüllerinde Oylama Başladı</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-kayitlari-basladi/" rel="bookmark" title="02 Nis 2008">Blog Ödülleri Kayıtları Başladı</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-2009-kategori-arastirmasi/" rel="bookmark" title="02 Şub 2009">Blog Ödülleri 2009 Kategori Araştırması</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/turkiyenin-en-iyi-bloglari/" rel="bookmark" title="03 Şub 2008">Türkiye&#8217;nin En İyi (!) Blogları</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blog-konferansi-2008/" rel="bookmark" title="02 May 2008">Blog Konferansı 2008</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 5.949 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=c96a7df1v_g:0orJciqbc-o:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-2009-oylama-heyecani-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/blog-odulleri-2009-oylama-heyecani-basladi/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Paramarka Kazandırıyor!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/AgKnew-b0VQ/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/paramarka-kazandiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2009 15:42:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[çilek]]></category>
		<category><![CDATA[çilek çocuk odası]]></category>
		<category><![CDATA[paramarka]]></category>
		<category><![CDATA[paramarka.com]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=438</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde internet girişimciliği ile yatıp kalkan biri olarak gerek global girişimleri gerekse yerli girişimleri ve bu alandaki gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. Paramarka ile ilk karşılaşmam da katıldığım bir girişimcilik seminerinde oldu. Paramarka fikrini ilk duyduğumda açıkçası çok cazip bir fikir gibi gelmemişti. Çünkü yerli pazarda, yapısal olarak kullanıcının ürettiği içeriğe dayalı bir sistemi bir [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 5px;" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/paramarka-logo.jpg" alt="Paramarka Logo" width="281" height="97" />Son dönemde internet girişimciliği ile yatıp kalkan biri olarak gerek global girişimleri gerekse yerli girişimleri ve bu alandaki gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. <a title="Paramarka" href="http://www.paramarka.com" target="_blank">Paramarka</a> ile ilk karşılaşmam da katıldığım bir girişimcilik seminerinde oldu. Paramarka fikrini ilk duyduğumda açıkçası çok cazip bir fikir gibi gelmemişti. Çünkü yerli pazarda, yapısal olarak kullanıcının ürettiği içeriğe dayalı bir sistemi bir yerlere getirmek oldukça güç bir iş. Fakat Paramarka&#8217;nın inatçı ekibi başlarına gelen olumsuzluklara rağmen ilk aşamayı atlatıp sitelerini açmayı başardılar.</p>
<p>Paramarka -şu haliyle- temel olarak kullanıcıların markalara çeşitli formatlarda (slogan, video, afiş v.s.) reklam hazırladıkları bir site. Kullanıcılar markanın hazırlamış olduğu açıklamadan sonra hünerlerini sergileyip işlerini siteye yüklüyorlar. Yüklenen işler diğer kullanıcılar tarafından oylanarak bir yarışma ortamı oluşturuluyor. Yarışma sonunda kazanan katılımcılara marka tarafından para ödülü veriliyor.<span id="more-438"></span></p>
<p>Paramarka&#8217;nın ilk yarışması <a title="Çilek" href="http://www.cilek.com.tr/turkce/index.aspx" target="_blank">Çilek Çocuk Odası</a> ile ilgiliydi. Yarışma birkaç gün evvel sonuçlandı. 143 slogan arasından kullanıcı oylarıyla &#8220;Kim büyümek ister ki&#8221; sloganı birinci oldu. Ayrıca marka yetkilileri benim sloganımı da [Çilek Odası / Evin en tatlı odası :)] ödüle layık görmüşler.</p>
<p>İtiraf etmek gerekirse bu sloganı siteye yazarken çok fazla düşünmemiştim. Bir anda aklıma gelen bir şeydi. Hele ödüle layık görüleceği hiç aklıma gelmemişti. Kısacası benim için oldukça hoş bir sürpriz oldu :)</p>
<p>Paramarka&#8217;yı önümüzdeki günlerde daha zorlu süreçler bekliyor. Sistemlerini daha sağlam temellere oturtabilirlerse başarılı bir girişime imza atabilirler. Tabii başarmaları gereken en önemli şeylerden biri de kaliteli bir komüniteyi toplamak ve bu komüniteden markaları da tatmin edecek güzel işler çıkmasını sağlamak. Gelişmeleri izliyor olacağız.</p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/pardus-ozgurluk-icin/" rel="bookmark" title="14 Ara 2006">Pardus Özgürlük İçin</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/nokia-vine-ve-evliya-celebi/" rel="bookmark" title="18 Oca 2009">Nokia viNe ve Evliya Çelebi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/yatirimci-geldi-hanim/" rel="bookmark" title="15 Eki 2008">Yatırımcı Geldi Hanım!</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/ah-mynet-vah-mynet/" rel="bookmark" title="18 Tem 2007">Ah Mynet, Vah Mynet !</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blogcucom-icerik-hirsizligina-seyirci-kalmiyor/" rel="bookmark" title="13 Kas 2007">Blogcu.com İçerik Hırsızlığına Seyirci Kalmıyor</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 5.979 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=AgKnew-b0VQ:YBzex87UCmA:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/paramarka-kazandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/paramarka-kazandiriyor/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>İnternet Girişimcilerine Görüşme Tüyoları</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/JKsWaS1qx8U/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/internet-girisimcilerine-gorusme-tuyolari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 14:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[etohum]]></category>
		<category><![CDATA[görüşme]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[internet girişimciliği]]></category>
		<category><![CDATA[ipucu]]></category>
		<category><![CDATA[tüyo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=428</guid>
		<description><![CDATA[Gerek Etohum seçme sürecinde, gerekse diğer ortamlarda girişimci adaylarıyla konuşmalarımız oluyor. Bu konuşmalar bazen saatler süren toplantılar şeklinde bazen de ayaküstü çay, kahve sohbetleri şeklinde gerçekleşiyor. Bu diyaloglarda girişimci adayları girişimlerini veya kafalarındaki girişim fikirlerini anlatmaya çabalıyorlar. Bu süreçlerde gözlemlediğim bazı dikkat edilmesi gereken noktaları bir sıralayayım istedim. 1. Kesinlikle randevu alın. Randevu almanız bir [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/toplanti.jpg" alt="Toplantı" /></p>
<p>Gerek <a title="Etohum" href="http://www.etohum.com" target="_blank">Etohum</a> seçme sürecinde, gerekse diğer ortamlarda girişimci adaylarıyla konuşmalarımız oluyor. Bu konuşmalar bazen saatler süren toplantılar şeklinde bazen de ayaküstü çay, kahve sohbetleri şeklinde gerçekleşiyor. Bu diyaloglarda girişimci adayları girişimlerini veya kafalarındaki girişim fikirlerini anlatmaya çabalıyorlar. Bu süreçlerde gözlemlediğim bazı dikkat edilmesi gereken noktaları bir sıralayayım istedim.</p>
<p><strong>1.</strong> <strong>Kesinlikle randevu alın.</strong> Randevu almanız bir görüşmeyi ciddiye aldığınız anlamına gelir. Eğer randevunuzu uzun zaman önce aldıysanız randevudan bir kaç gün önce kibarca randevunuzu hatırlatın. Geçen zaman çerçevesinde görüşeceğiniz kişinin programında değişiklik olmuş olabilir.<span id="more-428"></span></p>
<p><strong>2.</strong> <strong>Çok zorunlu bir sebep olmadıkça randevunuzu iptal etmeyin</strong>. İptal etmek zorunda kalırsanız da mazeretinizi randevunuzdan en az bir gün önceden ilgili kişiye bildirip randevuyu belirli başka bir zamana almak istediğinizi söyleyip yeni bir randevu rica edin.</p>
<p><strong>3.</strong> <strong>Randevunuza hazırlanın. </strong>Özellikle internet girişimlerinde bazı verilere ihtiyacınız olacaktır. Girişiminizin ilgili olduğu alana dair toplayabildiğiniz kadar bilgiyi toplayın. Bunlar üzerinde yorumlar üretip konuya hâkim olun. Bununla beraber Türkiye&#8217;deki ve dünyadaki internet kullanımı, internet kullanım alışkanlıkları üzerine ayrıntılı bilgi edinmeye çalışın. Örneğin üniversite öğrencileri üzerine bir proje geliştiriyorsanız Türkiye&#8217;deki özel ve devlet üniversitelerinin sayısı, bu üniversitelerde okuyan öğrencilerin sayısı, hangi şehirde ne kadar üniversite, ne kadar üniversite öğrencisi olduğunu bilin. Bu öğrencilerin projeniz özelinde ne gibi kullanım alışkanlıklarının olduğunu bilin.</p>
<p>Girişiminizin Türkiye&#8217;deki ve dünyadaki benzer örneklerini mutlaka inceleyin. Bu girişimlerin eksik noktalarını ve sizin oluşturacağınız farklılıkları gözünüz kapalı anlatabilecek derece özümseyin.<br />
Şart olmamakla birlikte projeniz ile ilgili hazırlayacağınız bir sunum veya sunum dosyası size artı puan sağlayacaktır. Netice itibariyle söz uçar yazı kalır. Sizin görüşmede bırakacağınız dosya daha sonradan göze çarpabilir.</p>
<p>Görüşme yapacağınız kişilerle ilgili önceden bilgi edinin. Özellikle bir kaç kişinin bulunduğu bir topluluk ise isimleri önceden öğrenmeye gayret edin. Bu amaçla Facebook gibi ağları kullanabilirsiniz. Görüşeceğiniz kişinin eğer varsa bloguna göz gezdirin, önceden yaptığı işlere bir göz atın.</p>
<p><strong>4.</strong> <strong>Randevunuza asla geç kalmayın.</strong> Erken de gitmeyin. Tam zamanında orda olmanız kararlılığınızı göstermek adına iyi bir adımdır.</p>
<p><strong>5.</strong> <strong>Randevuya giderken giyiminize, şeklinize şemalinize biraz özen gösterin.</strong> Ne aşırı resmi bir kıyafetle ne de yataktan kalktığınız kıyafetle görüşmeye gidin. Sadelik her zaman ideal bir seçimdir. Sonuçta bir defileye veya bir davete gitmiyorsunuz.</p>
<p><strong>6.</strong> <strong>Girişiminizi kısa bir zamanda anlatabilecek bir özet hazırlayın.</strong> Konuşmaya bu kısa özetle başlayabilirsiniz. Kısa özetin ardından ayrıntıları anlatın. Mesela Google sizin girişiminiz olsaydı diyeceğiniz ilk şey “sayfalar arasında belirli kelimeleri arayıp en uygun sonuçları getirmeye çalışan bir arama motoru geliştiriyoruz” olurdu. Eğer ilk girişte arama algoritmasının inceliklerinden bahsederseniz kafalar karışabilir.</p>
<p><strong>7.</strong> <strong>Görüşmenizde birçok girişim fikrinizi anlatmanız eksi bir not olabilir.</strong> Bundan dolayı sadece bir girişime odaklanın. Onu en iyi şekilde anlatmaya bakın. Sohbetin ilerleyen bölümlerinde fırsat olursa diğer girişimlerinizden de kısaca bahsedebilirsiniz fakat bunu en başta yapmayın.</p>
<p><strong>8.</strong> <strong>Eğer ortaklarınızla beraber bir görüşmeye katılıyorsanız kesinlikle söz birliği edin.</strong> Birinizin ak dediğine öbürü kara derse kendi kalenize gol atmış olursunuz. Ortaklarla beraber yapılan konuşmalarda yapılan bir hata da sürekli aynı kişinin konuşmasıdır. Konuşmayı bölerseniz daha hoş bir etki bırakırsanız. Örneğin projenin teknik kısmını bir kişi, tasarım kısmını bir kişi veya pazarlama ve fikir kısmını bir kişi anlatabilir.</p>
<p><strong>9.</strong> <strong>Kendinizi tanıtmak için kısa bir konuşma hazırlayın.</strong> &#8220;Nereden başlasam ki benim hayatım roman &#8221; kötü bir tanıtma girişine örnek olabilir. Nerden mezun olduğunuzu veya nerede okuduğunuzu, daha önce nerede çalıştığınızı, neler yaptığınızı kısaca anlatabilirsiniz.</p>
<p><strong>10.</strong> <strong>Karşı taraftan ne istediğinizi açık olarak ifade edin.</strong> Eğer bir yatırım talebiniz varsa yatırım aldığınız takdirde ne yapacağınızı en ince ayrıntılara anlatmaya çalışın.</p>
<p><strong>11.</strong> <strong>Bunu yazmamam lazım ama yazmadan da edemeyeceğim bazı tuzak sorulara dikkat edin : )</strong> Karşınızdaki kişiler sizin ne kadar ciddi olduğunuzu anlamak için sizi yoklayacaklardır. Örneğin projeniz için okulunuzu / işinizi bırakır mısınız veya ne zaman bırakacaksınız kritik bir sorudur. Ben okulumu/işimi asla bırakmam hem projemi hem diğer işlerimi beraber yürütebilirim hayal kırıklığı oluşturan bir cevap olabilir. Çünkü her yatırımcı girişimcinin girişimine bir aşk ile bağlanmasını bekler. Zaten başarıya ulaşan girişimler büyük fedakârlıklarla ortaya çıkarılan girişimler değil mi?</p>
<p>Burada şunu da vurgulamak lazım. Hiç kimseye okulunu işini bırak projeye bak gibi bir mesaj vermiyoruz. Bu kişisel bir karardır. Eğer gerçekten girişiminiz iyi bir yolda ise ve somut bir gelecek vaat ediyorsa okulunuzu / işinizi bırakmayı düşünebilirsiniz.</p>
<p><strong>12.</strong> <strong>Eğer bu işe ciddi bakıyorsanız yapığınız iş bir derece profesyonel olmalıdır.</strong> Dolayısıyla sorulacak soruların cevapları da profesyonelce olmalıdır. Özellikle internet projelerinde bu anlamda çok amatörlükle karşılaşılıyor. Örneğin bu sitenin yazılımını kim yapacak sorusuna “En yakın arkadaşımızın, yurttan arkadaşı var yazılımı o yapacak.”  Cevabını verirseniz toplantı umduğunuzdan daha çabuk bitebilir : )</p>
<p><strong>13.</strong> <strong>Para kazanmayı amaçlayan her girişim eninde sonunda şirketleşecektir.</strong> Bundan dolayı fikir girişime dönüşmeye başladığı aşamalarda bu konuda verilmesi gereken kararlar vardır. Ortakların şirketteki payları, konulacak sermaye, şirketin kanuni yapısı (anonim, limited v.s.) hep düşünülmesi gereken noktalardır. Görüşmenizde eğer karşı tarafı fikrin gerçekleşeceği konusunda ikna edebilirseniz bu sorular muhakkak sorulacaktır. Bunun için bu sorulara da hazırlanıp kesin cevaplar veriniz. Biz bunu hiç düşünmedik, hele bir şirket kurulsun ortaklık paylarını sonra ayarlarız, ha limited ha anonim ne fark eder bu soruya verilebilecek kötü cevaplar arasında üst sıralardadır.</p>
<p><strong>14.</strong> <strong>Görüşmede mutlaka elinizde kalem kâğıt bulundurunuz.</strong> Hangi sorulara verdiğiniz cevapların tatmin edici olduğunu veya hangi noktalarda problemlerinizin olduğunu not alınız. Bu notlar sizin için ilerde kullanacağınız büyük bir hazine olabilir.</p>
<p><strong>15.</strong> <strong>Görüşme öncesi hazırlık ve görüşmede vereceğiniz cevaplar ne kadar önemli ise görüşme sonrası ilişkiler de o kadar önemlidir.</strong> Görüşmeden ayrılırken mutlaka iletişim bilgilerinizi bırakınız ve karşı tarafın iletişim bilgilerini nazik bir dil ile alınız.</p>
<p>Görüşme sonrası girişiminizde aldığınız mesafeyi, yaptığınız işleri tercihen eposta ile bildiriniz. Tabii bu her gün eposta göndererek karşı tarafı taciz edin anlamına gelmiyor. Önemli noktaları veya önemli soru işaretlerini aktarınız.</p>
<p>Öncesi ve sonrası ile bir görüşmede işinize yarayacak bazı bilgileri vermeye çalıştım.  Burada anlattıklarım gerçekten işe yarar bir girişime ve girişimci bir ruha sahip kişilere önemli faydalar sağlayabilir. Bununla birlikte hasbelkader bu işe bulaşmış kişiler burada anlatılanları yapsa da çok fazla başarı elde edemeyebilirler. Önemli olan elinizdeki malzemenin yapmak istediğiniz şeye uygun olması ve sizin bu malzemeyi yoğurmanızdaki kabiliyetiniz ve azminizdir. Burada anlatılanlardan kendinizde olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeye çalışma gibi bir mesajı almamanızı özellikle rica ediyorum. Neyseniz o olun. Olmadığınız bir şey olmaya kalkarsanız muhakkak bir yerde çuvallarsınız ve bu işleri daha kötü bir noktaya getirecektir.</p>
<p>Yazının girişinde belirttiğim gibi sadece formal toplantılarda girişimler konuşulmuyor. Etohum kafe toplantılarında, diğer etkinliklerde, tesadüfen bir araya gelinen ortamlarda veya eposta, sosyal ağ ortamlarında da girişim fikirleri konuşuluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/kahve-sohbeti.jpg" alt="Kahve Sohbeti" /></p>
<p>Diğer ortamlardaki görüşmeler ile ilgili birkaç şey yazıp bu yazıyı bitireyim.</p>
<p>Etkinliklerde yapılan görüşmelerde en çok uymanız gereken kural zamanı etkili kullanmaktır. Muhtemelen karşınızdaki kişinin size ayıracağı zaman oldukça kısıtlıdır. Olsa olsa en çok bir kahve veya çay içecek kadar zamanınız vardır. Yani tek atımlık kurşun meselesi.</p>
<p>Önce kendinizi kısaca tanıtarak ve girişiminizin yukarda geçen kısa özetini aktararak başlayın. Varsa ortaklarınızın kimler olduğunu çalışmalarınızın hangi düzeyde olduğunu söyleyin. Varsa -ki olmalı- kartvizitinizi konuşma arasında verin. Eğer projenizi alfa, beta  gibi herhangi bir şekilde açtıysanız mutlaka adresi verin. Ve gelecek sorulara güzel cevaplar vermeye çalışın.</p>
<p>Bu görüşmelerde yapılacak olan -ve maalesef yapılmakta olan- en vahim hata karşı tarafı esir almaktır. Netice itibariyle bir insanla konuşuyorsunuz o gün iyi bir gün olmayabilir veya muhatabınızın kafası sizi dinleyemeyecek kadar karışık olabilir. Girişinizi yapın, performansınızı sergileyin ve olayı gelişine bırakın. Israrcılık olacak bir işi olmayacak bir hale sokabilir. Sonuçta o kişinin konuşmak istediği veya konuşması gereken çok kişi olabilir. Dolayısıyla şansınızı iyi değerlendirin.</p>
<p>Eposta ve benzeri ortamlarda yapılan görüşmelerinizin eğer o kişiyle daha önceden daha önceden bir yakınlığınız yoksa resmi olmasında yarar vardır. Epostaları destan şeklinde upuzun yazmayın. O kadar uzun yazıları okumak hiç kimse için cezp edici bir şey değildir. Dolayısıyla taranabilir, çabuk okunabilir formatları tercih edin. Yazınızı aşırıya kaçmamak kaydıyla biçimlendirin. Önemli noktaların altını çizin, koyu yazın. Projenizin internet üzerinde görülebileceği bir yer varsa mutlaka link verin. Nispeten zaman alıcı ekstra bilgileri direkt olarak vermek yerine bu bilgilerin bulunduğu yerlere link verin. Epostanızda ek varsa bunu yazınızda belirtin ki gözden kaçmasın.</p>
<p>Mesajınıza yanıt almanız bazen uzun sürebilir. Sabırla bekleyin. İki gün cevap gelmeyince aynı postayı bir daha göndermek iyi bir seçenek değildir. Bir epostanın cevaplanma süresi (bence) iki haftadır. İki hafta içinde yanıt alamazsanız şansınızı tekrar deneyin. Ve unutmayın postacı kapıyı iki kere çalar. İki defadan fazla aynı postayı göndermemelisiniz. Fikriniz ve mesajınız için doğru bir zaman, doğru bir kişi olamayabilir. Başka ortamlarda ulaşmayı planlayarak eposta macerasına son verin.</p>
<p>Telefonda yapılacak görüşmeler için de aşağı yukarı aynı şeyleri söylemek mümkün. Kısa, öz  ve açıklayıcı olmakta her zaman yarar vardır.</p>
<p>Bütün görüşme türleri için söylenecek ortak şeyler de var tabii. Bunları da iletişim yöntemlerinin anlatılıp bol bol tavsiye veren yazılara, kitaplara bırakıyorum. Yalnız giderayak altın bir tavsiye vermeden bitirmek istemedim.</p>
<p>Hangi ortamda görüşme yapıyorsanız yapın kendinizi mutlaka tanıtın ve hatırlatın. Merhaba ben Mehmet beni tanıdınız mı? Şeklinde bir soru herhalde en büyük iletişim hatalarındandır. Bir de bunun Nasıl tanımazsınız? Versiyonu vardır ki evlerden ırak olsun : )  Yahu sadece Türkiye’de 2 milyonu aşkın sayıda Mehmet var. Sen hangi Mehmetsin?</p>
<p>Sarı Çizmeli Mehmet Ağa muamelesi görmemek için, karşınızdakini zor durumda bırakmamak için mutlaka nerede tanıştığınızı karşı taraf “haa şimdi hatırladım” şeklinde bir refleks verene kadar hatırlatınız.</p>
<p><strong>Ev Ödevleri :)</strong></p>
<p>* <a title="Başarılı internet girişimcilerin 10 altın sırrı" href="http://burakbuyukdemir.com/basarili-internet-girisimcilerin-10-altin-sirri" target="_blank">Başarılı internet girişimcilerin 10 altın sırrı</a><br />
* <a title="10 adımda internet girişimcisi olmak" href="http://burakbuyukdemir.com/bir-insan-bircok-kez-basarisizliga-ugrayabilir-ama-baskalarini-suclamaya-baslamadigi-surece-basarisiz-bir-insan-degildir">10 adımda internet girişimcisi olmak</a></p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/dmoz-editoru-olmak-icin-ipuclari/" rel="bookmark" title="08 Mar 2008">Dmoz Editörü Olmak İçin İpuçları</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/gelecegin-meslegi-link-avciligi-2/" rel="bookmark" title="13 May 2007">Geleceğin Mesleği Link Avcılığı 2</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/blograzzi-nasil-kurtulur/" rel="bookmark" title="12 Tem 2007">Blograzzi Nasıl Kurtulur?</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/yatirimci-geldi-hanim/" rel="bookmark" title="15 Eki 2008">Yatırımcı Geldi Hanım!</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/ah-bir-istanbulda-olsam/" rel="bookmark" title="31 May 2009">Ah Bir İstanbul&#8217;da Olsam!</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 7.048 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=JKsWaS1qx8U:L8iysx9iD-s:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/internet-girisimcilerine-gorusme-tuyolari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/internet-girisimcilerine-gorusme-tuyolari/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Neden Yazmıyorum?</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/SelcukHoca/~3/OUMLxPa7e0E/</link>
		<comments>http://www.selcukhoca.com/neden-yazmiyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 10:31:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Selçuk Hoca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[ofsayt osman]]></category>
		<category><![CDATA[sayıklamalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.selcukhoca.com/?p=422</guid>
		<description><![CDATA[Açıkçası bilmiyorum bu sorunun cevabını. Bu benim için bahanesi çok fakat cevabı yok bir soru. Yazmak istemiyor muyum? Hayır. Yazmak istiyorum. Hem de delicesine yazmak istiyorum. Ama olmuyor. Sadece yazdığın zaman boşalabilen, yarım bırakılmış, buruşturulup bir kenara atılmış müsveddelerin doldurduğu bir havuzda boğulmayı kim ister ki? Hayatta en imrendiğim şeylerden biri her gün yazı yazmayı [...]<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/ofsayt-osman.jpg" alt="" /> Açıkçası bilmiyorum bu sorunun cevabını. Bu benim için bahanesi çok fakat cevabı yok bir soru. Yazmak istemiyor muyum? Hayır. Yazmak istiyorum. Hem de delicesine yazmak istiyorum. Ama olmuyor. Sadece yazdığın zaman boşalabilen, yarım bırakılmış, buruşturulup bir kenara atılmış müsveddelerin doldurduğu bir havuzda boğulmayı kim ister ki?</p>
<p>Hayatta en imrendiğim şeylerden biri her gün yazı yazmayı başarabilen insanlar. Bu çılgın yazı disiplini yaratıcının sonsuz şükre şayan bir lütfu olmalı bu insanlara.</p>
<p>Yazacaklarını başkaları yazdığı için yıkılan, üzülen bir ruh hastalıklı değil midir? Evet hastalıklıdır. Ama bu hastalık sufli bir benlik ifrazatının ötesinde yazmaya dair aşkın bünyede meydana getirdiği bir meczupluktur. Nasıl o sadece senin olmalı ise o kelimelerde sadece senin yazında birbirleriyle meşk etmelidir!<span id="more-422"></span></p>
<p>Yazmak için işte bu derece bir ruh sıkıntısı gerektir insana. Yoksa malumdur taşıma su ile değirmen dönmez. Kelimeye terbiye verip destur çektirmeyi su içme, yolda yürüme rahatlığında başarabilen nadir ve nadide memleket evlatlarından biri şöyle bitiriyor bir hikâyesini:</p>
<p>&#8220;Söz vermiştim kendi kendime: yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kâğıt kalem aldım oturdum. Ada&#8217;nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.&#8221;</p>
<p>Okumanın saf huzur veren rahatlığı varken yazmak batakhaneye düşmek gibi. Sen ne kadar kurtulmak istesen de bir kere rahatı kaçan ağaç olmuşsun çaresi yok. Hem sen kurtulmayı istesen ne yazar ki, yazma batakhanesinde çırpınmandan zevk alan, sayıklamalarını bülbül nağmelerine denk sayan okurlar var artık. Bu okurlar yazı okurlar, daha ziyade de canına okurlar. Ağlarına düşürmüşler seni işte yazacaksın ki seni rahat bıraksınlar.</p>
<p>Bugün yine okur kod adıyla andığım bir grup çılgın yüzünden bu acayip satırları yazıyorum. Yazıyorum ki iç sıkıntılarımı onlara havale edip biraz rahatlayayım. Onları isteklerine pişman edip intikamımı alayım. Şimdi okuyucunun vicdanına ince bıyıklı Ofsayt Osman edasıyla seslenme vakti gelmiştir. Söyle Ey okuyucu &#8220;Bu da mı gol değil be!”</p>
<p>-----------------------------------------------------------------------------------
<br />Bu yazı <a href="http://www.selcukhoca.com">www.selcukhoca.com</a> sitesinde yayınlanmıştır. Alıntılarda <a href="http://www.selcukhoca.com/kullanim-kurallari/">kullanım kuralları</a>na uymanızı rica ediyoruz...<br />
-----------------------------------------------------------------------------------</p>
Benzer Yazılar:<ul><li><a href="http://www.selcukhoca.com/turkiyenin-en-iyi-bloglari/" rel="bookmark" title="03 Şub 2008">Türkiye&#8217;nin En İyi (!) Blogları</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/bloga-isim-koymak-ve-selcuk-hocanin-hikayesi/" rel="bookmark" title="23 Ağu 2008">Bloga İsim Koymak ve Selçuk Hoca&#8217;nın Hikâyesi</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/basarili-gencler-is-basinda/" rel="bookmark" title="11 Ağu 2008">Başarılı Gençler İş Başında</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/habergentr-sosyallesiyor/" rel="bookmark" title="30 Haz 2008">Haber.gen.tr Sosyalleşiyor</a></li>

<li><a href="http://www.selcukhoca.com/turkiye-blog-konferansi-ve-oneriler/" rel="bookmark" title="12 Kas 2007">Türkiye Blog Konferansı ve Öneriler</a></li>
</ul><!-- Similar Posts took 6.155 ms --><div class="feedflare">
<a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:yIl2AUoC8zA"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=yIl2AUoC8zA" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:dnMXMwOfBR0"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=dnMXMwOfBR0" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:F7zBnMyn0Lo"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:F7zBnMyn0Lo" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:gIN9vFwOqvQ"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?i=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:gIN9vFwOqvQ" border="0"></img></a> <a href="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?a=OUMLxPa7e0E:0Uw5ztxajm0:qj6IDK7rITs"><img src="http://feeds.feedburner.com/~ff/SelcukHoca?d=qj6IDK7rITs" border="0"></img></a>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.selcukhoca.com/neden-yazmiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.selcukhoca.com/neden-yazmiyorum/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
