<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" version="2.0">

<channel>
	<title>Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</title>
	<atom:link href="https://www.textilegence.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
	<link>https://www.textilegence.com/</link>
	<description>Tekstil Endüstrisi Haber Merkezi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 14:01:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2019/03/cropped-textilegence-site-icon-32x32.jpg</url>
	<title>Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</title>
	<link>https://www.textilegence.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<xhtml:meta content="noindex" name="robots" xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml"/><item>
		<title>PFAS’sız apre çözümleri için önde gelen sektör paydaşları bir araya geldi</title>
		<link>https://www.textilegence.com/pfassiz-apre-cozumleri-icin-onde-gelen-sektor-paydaslari-bir-araya-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Engin Buz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 14:01:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Terbiye]]></category>
		<category><![CDATA[fashion for good]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[terbiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.textilegence.com/?p=64743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fashion for Good küresel platformu, PFAS alternatifi, dayanıklı, su ve yağ itici (DW(O)R) kimyasalları karşılaştırmalı değerlendirmeyi amaçlayan iş birliği odaklı bir girişim olan Project DW(O)R-X’in başlatıldığını duyurdu. Proje, bilinçli tedarik kararlarını ve yeni nesil kimyasal çözümlerin değerlendirilmesini destekleyebilecek güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler üretmeyi hedefliyor. Girişim; adidas ve C&#38;A gibi önde gelen markaları, Shahi Exports, Paradise [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/pfassiz-apre-cozumleri-icin-onde-gelen-sektor-paydaslari-bir-araya-geldi/">PFAS’sız apre çözümleri için önde gelen sektör paydaşları bir araya geldi</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.fashionforgood.com" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Fashion for Good </a>küresel platformu, PFAS alternatifi, dayanıklı, su ve yağ itici (DW(O)R) kimyasalları karşılaştırmalı değerlendirmeyi amaçlayan iş birliği odaklı bir girişim olan Project DW(O)R-X’in başlatıldığını duyurdu. Proje, bilinçli tedarik kararlarını ve yeni nesil kimyasal çözümlerin değerlendirilmesini destekleyebilecek güvenilir ve karşılaştırılabilir veriler üretmeyi hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Girişim; adidas ve C&amp;A gibi önde gelen markaları, Shahi Exports, Paradise Textiles, Positive Materials ve Wujiang Fuhua Fabric Co. gibi üretim ortaklarını, ayrıca Archroma, Daikin Chemicals Europe, Dow, Dryfiber, Jintex, Lamoral Coatings, Pulcra Chemicals, Rudolf ve vandeyk.tech gibi teknoloji sağlayıcılarını bir araya getiriyor. Performans testleri ise SGS tarafından yürütülecek.</p>



<h2 id="h-sektor-pfas-bazli-aprelerin-alternatiflerini-ariyor" class="wp-block-heading">Sektör PFAS bazlı aprelerin alternatiflerini arıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Dayanıklı su ve yağ itici (DW(O)R) <a href="https://www.textilegence.com/category/terbiye/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">apreler</a>, malzemelerin zaman içinde kuru, temiz ve dayanıklı kalmasına yardımcı olmak amacıyla uzun yıllardır kullanılıyor. Ancak bazı formülasyonlar, yüksek kalıcılık özellikleriyle bilinen per ve polifloroalkil maddeler (PFAS) içeriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle PFAS, çevrede uzun süre kalabiliyor, insan vücudunda ve ekosistemde birikebiliyor ve belirlenen eşiklerin üzerindeki maruziyetlerde olumsuz sağlık etkileriyle ilişkilendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">PFAS alternatiflerine yönelik ilginin artmasına rağmen bazı zorluklar devam ediyor. Hâlihazırda mevcut birçok alternatif çözüm, PFAS bazlı aprelerin yağ iticilik ve uzun vadeli dayanıklılık performansına ulaşamıyor. Bunun yanı sıra performans değerlendirmesine yönelik ortak bir yaklaşım bulunmuyor ve mevcut test protokolleri gerçek kullanım koşullarını her zaman yansıtmadığından çözümler arasında anlamlı karşılaştırmalar yapmak zorlaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fashion for Good’a göre mevcut kıyaslama yöntemleri de günümüz PFAS alternatiflerinin yeteneklerini tam olarak yansıtmıyor. Güncellenmiş kıyaslama kriterlerine ihtiyaç duyulurken, bu kriterlerin öne çıkan çözümlerin belirlenmesine ve performans boşluklarının anlaşılmasına katkı sağlayarak Ar-Ge ve ölçeklendirme çalışmalarını desteklemesi bekleniyor.</p>



<h2 id="h-dokuz-cozum-uc-temel-kriter-uzerinden-degerlendirilecek" class="wp-block-heading">Dokuz çözüm üç temel kriter üzerinden değerlendirilecek</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Project DW(O)R-X, söz konusu zorlukları ele almak amacıyla erken aşama yeniliklerden yerleşik kimyasal çözümlere kadar uzanan dokuz PFAS alternatifini performans, çevresel etki ve maliyet olmak üzere üç temel başlık altında değerlendirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Proje ortakları ayrıca gerçek kullanım koşullarını daha iyi yansıtmayı amaçlayan bir performans çerçevesi geliştirdi. Bu yaklaşım; toprak, güneş kremi ve ter gibi spor giyim ve dış giyim ürünlerinde karşılaşılan lekeleri de içeren çoklu koşul testlerini kapsıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Proje kapsamında standartlaştırılmış çeşitli yöntemlerin bir araya getirildiği bir performans çerçevesi test edilecek. Fashion for Good, elde edilecek bulguların sektör için ortak bir referans noktası oluşturabileceğini, böylece markalar ve üreticilerin karar alma süreçlerini desteklerken kimya şirketlerinin de performans iddialarını doğrulayabilmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.</p>



<h2 id="h-fashion-for-good-onemli-olan-yalnizca-pfas-tan-cikmak-degil" class="wp-block-heading">Fashion for Good: Önemli olan yalnızca PFAS&#8217;tan çıkmak değil</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Fashion for Good Genel Müdürü Katrin Ley, sektörün karşı karşıya olduğu zorluğun yalnızca PFAS kullanımını sonlandırmak olmadığını, aynı zamanda yerine geçen çözümlerin çevre veya insan sağlığı açısından yeterince anlaşılmamış yeni riskler yaratmamasının da önem taşıdığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ley, Project DW(O)R-X&#8217;in markalara ve üreticilere gerçek kullanım koşullarını yansıtan performans testleri, etki değerlendirmeleri ve maliyet unsurlarına ilişkin veriler sunmayı hedeflediğini, bunun da bilinçli karar alma süreçlerini ve daha güvenli kimyasallara geçişi destekleyeceğini ifade etti.</p>



<h2 id="h-c-amp-a-deger-zinciri-genelinde-is-birligine-vurgu-yapti" class="wp-block-heading">C&amp;A değer zinciri genelinde iş birliğine vurgu yaptı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Girişime ilişkin değerlendirmede bulunan C&amp;A, “PFAS’ın sektör genelinde aşamalı olarak terk edilmesi, değer zinciri boyunca koordineli bir eylem gerektiriyor” açıklamasında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket, ürünlerinde uzun yıllardır kasıtlı PFAS kullanımına izin vermediğini belirtirken, sorumlu bir dönüşümün üretim uygulamalarındaki ortak değişimlere ve ölçeklenebilir, güvenilir alternatiflerin erişilebilir olmasına bağlı olduğunu vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">C&amp;A’ya göre Project DW(O)R-X, alternatif çözümleri performans, çevresel etki ve maliyet açısından değerlendiren bir kıyaslama çerçevesi sunarken, ürün kalitesi ve dayanıklılığından ödün vermeden daha güvenli kimyasallara geçişi destekleyecek ortak bir bilgi birikiminin oluşmasına da katkı sağlayacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/pfassiz-apre-cozumleri-icin-onde-gelen-sektor-paydaslari-bir-araya-geldi/">PFAS’sız apre çözümleri için önde gelen sektör paydaşları bir araya geldi</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>E-tekstillerin yükselişi e-atık riskini gündeme taşıyor</title>
		<link>https://www.textilegence.com/e-tekstillerin-yukselisi-e-atik-riskini-gundeme-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Melis Şimşek]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:03:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Green Times]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı tekstiller]]></category>
		<category><![CDATA[e-tekstiller]]></category>
		<category><![CDATA[green times]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.textilegence.com/?p=64730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sensörler, iletken iplikler, bataryalar ve mikroçiplerle donatılan e-tekstiller (elektronik tekstiller), sağlık takibinden spor performansına, iş güvenliğinden askeri uygulamalara kadar birçok alanda yeni kullanım olanakları sunuyor. Ancak araştırmacılar, bu ürünlerin yaygınlaşmasının atık yönetimi ve geri dönüşüm açısından yeni zorluklar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Kâr amacı gütmeyen uluslararası akademik dijital yayın platformu The Conversation’da Southampton Üniversitesi&#8217;nden akademisyenler tarafından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/e-tekstillerin-yukselisi-e-atik-riskini-gundeme-tasiyor/">E-tekstillerin yükselişi e-atık riskini gündeme taşıyor</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Sensörler, iletken iplikler, bataryalar ve mikroçiplerle donatılan e-tekstiller (elektronik tekstiller), sağlık takibinden spor performansına, iş güvenliğinden askeri uygulamalara kadar birçok alanda yeni kullanım olanakları sunuyor. Ancak araştırmacılar, bu ürünlerin yaygınlaşmasının atık yönetimi ve geri dönüşüm açısından yeni zorluklar yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kâr amacı gütmeyen uluslararası akademik dijital yayın platformu <a href="https://theconversation.com/europe" target="_blank" rel="noreferrer noopener">The Conversation</a>’da Southampton Üniversitesi&#8217;nden akademisyenler tarafından kaleme alınan bir analizde, elektronik bileşenler içeren tekstil ürünlerinin kullanım ömrü sonunda mevcut geri dönüşüm sistemleri açısından ciddi zorluklar yaratabileceğine işaret ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde <a href="https://www.textilegence.com/category/guncel/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tekstil</a> ve elektronik atıklar büyük ölçüde birbirinden bağımsız sistemlerle yönetilirken, elektronik tekstiller her iki atık türünün özelliklerini aynı üründe bir araya getiriyor. Bu durum ise ürünlerin sökülmesini, ayrıştırılmasını ve geri dönüştürülmesini daha karmaşık hale getiriyor.</p>



<h2 id="h-e-tekstiller-yeni-bir-cevresel-yuk-yaratabilir" class="wp-block-heading">E-tekstiller yeni bir çevresel yük yaratabilir</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Küresel e-tekstil pazarının 2028 yılına kadar 15 milyar ABD dolarını aşması öngörülüyor. Araştırmacılara göre elektronik tekstiller henüz geniş ölçekli bir pazar oluşturmamış olsa da sektör büyümeden önce gerekli standartların oluşturulması kritik önem taşıyor. Ürünlerin tamir edilebilir, sökülebilir ve geri dönüştürülebilir şekilde tasarlanması; üreticilerin ise kullanım ömrü sonrasına ilişkin sorumluluk üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde, tekstil atıklarına elektronik bileşenlerin de eklenmesiyle yeni bir çevresel yük ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar, elektronik tekstillerin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayabilmesi için inovasyonun yalnızca ürün performansına değil, ürünün yaşam döngüsünün tamamına odaklanması gerektiğini belirtiyor. Buna göre, e-tekstiller çevresel fayda sağlayan yenilikler haline gelebilir; ancak bunun için geri dönüşüm ve atık yönetimi politikalarının teknolojik gelişmeyle eş zamanlı ilerlemesi gerekiyor.</p>



<h2 id="h-cozum-urun-tasarimindan-basliyor" class="wp-block-heading">Çözüm ürün tasarımından başlıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Araştırmacılar çözümün ürün tasarımından başlaması gerektiğini belirtiyor. Buna göre elektronik bileşenlerin kullanım ömrü sonunda tekstilden kolayca ayrılabilecek şekilde tasarlanması, ürünlerde kullanılan malzemelerin dijital kayıtlarla izlenebilmesi, geri dönüştürülebilir veya biyobozunur iletken malzemelerin tercih edilmesi, batarya ihtiyacını azaltacak enerji toplama (energy harvesting) teknolojilerinin geliştirilmesi ve e-tekstiller için yıkanabilirlik, dayanıklılık ile kullanım ömrü sonuna yönelik ortak test standartlarının oluşturulması, gelecekte oluşabilecek e-atık yükünün azaltılmasına katkı sağlayabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/e-tekstillerin-yukselisi-e-atik-riskini-gundeme-tasiyor/">E-tekstillerin yükselişi e-atık riskini gündeme taşıyor</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Ürün Pasaportu Kayıt Sistemi devrede, tekstilde gözler 2027’nin son çeyreğinde</title>
		<link>https://www.textilegence.com/dijital-urun-pasaportu-kayit-sistemi-devrede-tekstilde-gozler-2027nin-son-ceyreginde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatih Cengiarslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:54:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Green Times]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>
		<category><![CDATA[dijital ürün pasaportu]]></category>
		<category><![CDATA[hazır giyim]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.textilegence.com/?p=64721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB), sürdürülebilir ürün politikalarının temel unsurlarından biri olan Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport – DPP) uygulamasında yeni bir aşamaya geçti. Avrupa Komisyonu, 20 Temmuz’da Dijital Ürün Pasaportu Kayıt Sistemi&#8217;ni (Digital Product Passport Registry) devreye aldığını açıkladı. Böylece gelecekte farklı ürün gruplarında uygulanacak Dijital Ürün Pasaportları için kayıt altyapısı devreye alınmış oldu. Bununla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/dijital-urun-pasaportu-kayit-sistemi-devrede-tekstilde-gozler-2027nin-son-ceyreginde/">Dijital Ürün Pasaportu Kayıt Sistemi devrede, tekstilde gözler 2027’nin son çeyreğinde</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği (AB), sürdürülebilir ürün politikalarının temel unsurlarından biri olan Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport – DPP) uygulamasında yeni bir aşamaya geçti.<a href="https://commission.europa.eu/index_en" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> Avrupa Komisyonu</a>, 20 Temmuz’da Dijital Ürün Pasaportu Kayıt Sistemi&#8217;ni (Digital Product Passport Registry) devreye aldığını açıkladı. Böylece gelecekte farklı ürün gruplarında uygulanacak Dijital Ürün Pasaportları için kayıt altyapısı devreye alınmış oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte tekstil ve hazır giyim sektörü için Dijital Ürün Pasaportu uygulaması henüz başlamış değil. Avrupa Komisyonu&#8217;nun yayımladığı yol haritasına göre, tekstil sektörüne yönelik yetki devri düzenlemesinin (delegated act) 2027&#8217;nin son çeyreğinde kabul edilmesi planlanıyor. Düzenlemeyle birlikte ürün kapsamı, pasaportta yer alacak bilgiler ve sektöre özgü teknik gereklilikler netleşecek.</p>



<h2 id="h-her-urun-icin-dijital-kimlik" class="wp-block-heading">Her ürün için dijital kimlik</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Dijital Ürün Pasaportu, ürünlere ilişkin sürdürülebilirlik, döngüsellik, ürün değerinin korunması ve ilgili yasal gerekliliklere ilişkin bilgilerin dijital ortamda erişilebilir olmasını amaçlıyor. Bu bilgilere QR kodu veya benzeri bir veri taşıyıcısı aracılığıyla erişilebilecek. Sistemin; tüketiciler, üreticiler, gümrük otoriteleri ve piyasa gözetim kuruluşları gibi farklı kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarına göre bilgi paylaşımını desteklemesi hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonu&#8217;na göre Dijital Ürün Pasaportu Kayıt Sistemi, ürünlere ilişkin bilgileri merkezi olarak depolamayacak. Bunun yerine sistem, her ürün pasaportunun benzersiz kimliğini ve pasaporta erişim için gerekli kayıt bilgilerini tutacak.</p>



<h2 id="h-tekstil-ab-nin-oncelikli-sektorleri-arasinda" class="wp-block-heading">Tekstil, AB’nin öncelikli sektörleri arasında</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tekstil ve hazır giyim, Avrupa Birliği&#8217;nin Dijital Ürün Pasaportu uygulamasında öncelikli ürün grupları arasında yer alıyor. Avrupa Komisyonu, tekstil sektörünü yüksek kaynak tüketimi ve çevresel etkisi nedeniyle döngüsel ekonomiye geçişte öncelikli alanlardan biri olarak değerlendiriyor. Bu kapsamda Dijital Ürün Pasaportu’nun, ürünlerin içerik, sürdürülebilirlik ve mevzuata uygunluk bilgilerinin daha şeffaf şekilde paylaşılmasını desteklemesi hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye açısından bu gelişme ayrıca önem taşıyor. AB, uzun yıllardır Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün en büyük ihracat pazarı konumunda bulunuyor. Bu nedenle AB’de yürürlüğe girecek yeni ürün gereklilikleri, özellikle AB pazarına ihracat yapan Türk üreticiler tarafından yakından izleniyor. Sektöre özgü Dijital Ürün Pasaportu kurallarının netleşmesiyle birlikte, AB pazarına sunulan tekstil ürünlerinin yeni şeffaflık, izlenebilirlik ve mevzuata uyum gerekliliklerini karşılaması beklenecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.textilegence.com/dijital-urun-pasaportu-turk-hazir-giyim-sektoru-icin-bir-firsat-mi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dijital ürün pasaportu Türk hazır giyim sektörü için bir fırsat mı?</a></p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/dijital-urun-pasaportu-kayit-sistemi-devrede-tekstilde-gozler-2027nin-son-ceyreginde/">Dijital Ürün Pasaportu Kayıt Sistemi devrede, tekstilde gözler 2027’nin son çeyreğinde</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’nin yeni ek gümrük vergileri Türk tekstilini nasıl etkileyecek?</title>
		<link>https://www.textilegence.com/abdnin-yeni-ek-gumruk-vergileri-turk-tekstilini-nasil-etkileyecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Engin Buz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:46:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.textilegence.com/?p=64704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın yürürlükte bulunan 301. Bölümü (Section 301) kapsamında, 60 ticaret ortağına %10 ile %12,5 arasında uygulanmak üzere yeni ek gümrük vergileri getirildi. “Tamamen veya kısmen zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamadığı ya da bu yasağı etkin bir şekilde uygulamadığı gerekçesiyle” alınan karar doğrultusunda, Türkiye, %12,5 oranında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/abdnin-yeni-ek-gumruk-vergileri-turk-tekstilini-nasil-etkileyecek/">ABD’nin yeni ek gümrük vergileri Türk tekstilini nasıl etkileyecek?</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın yürürlükte bulunan 301. Bölümü (Section 301) kapsamında, 60 ticaret ortağına %10 ile %12,5 arasında uygulanmak üzere yeni ek gümrük vergileri getirildi. “Tamamen veya kısmen zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamadığı ya da bu yasağı etkin bir şekilde uygulamadığı gerekçesiyle” alınan karar doğrultusunda, Türkiye, %12,5 oranında ilave gümrük vergisine tabi olan ülkeler arasında yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşın tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinde Türkiye’nin en güçlü rakipleri arasında bulunan Bangladeş ve Kamboçya gibi ülkelere vergi oranının %10 olması; üstelik bu ülkelerin de arasında bulunduğu dört ülkeye koşullu olarak Section 301 vergisinden muafiyet hakkı sunulması Türkiye’yi küresel arenada dezavantajlı konuma getirdi.</p>



<h4 id="h-yuzde-10-vergi-uygulanacak-ulkeler" class="wp-block-heading">Yüzde 10 vergi uygulanacak ülkeler:</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Arjantin, Bangladeş, Kamboçya, Kanada, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Honduras, Hindistan, Endonezya, Ürdün, Malezya, Meksika, Pakistan, Sri Lanka, Trinidad ve Tobago, Britanya, Avrupa Birliği (AB) ve Tayvan.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği veya Tayvan menşeli bir ürüne ilişkin gümrük vergisi oranının, En Çok Kayrılan Ülkelere (Most-Favored Nation – MFN) uygulanan %10&#8217;dan düşük olması halinde, gümrük vergisinin toplamı %10’a denk gelecek şekilde ilave gümrük vergisi uygulanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz konusu ürünün MFN gümrük vergisi oranının %10 veya üzerinde olması halinde ise, ilave bir gümrük vergisi uygulanmayacak.</p>



<h4 id="h-yuzde-12-5-vergi-uygulanacak-ulkeler" class="wp-block-heading">Yüzde 12,5 vergi uygulanacak ülkeler:</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Japonya, Güney Kore, İsviçre, Çin, Hong Kong, Avustralya, Yeni Zelanda, Filipinler, Singapur, Tayland, Vietnam, Türkiye, Rusya, Norveç, Kazakistan, Bahreyn, Mısır, Irak, İsrail, Kuveyt, Libya, Fas, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Angola, Nijerya, Güney Afrika, Bahamalar, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Guyana, Nikaragua, Peru, Uruguay ve Venezuela.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Japonya, Güney Kore veya İsviçre menşeli bir ürüne ilişkin gümrük vergisi oranının, En Çok Kayrılan Ülkelere (Most-Favored Nation – MFN) uygulanan %12,5&#8217;tan düşük olması halinde, gümrük vergisinin toplamı %12,5’a denk gelecek şekilde ilave gümrük vergisi uygulanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz konusu ürünün MFN gümrük vergisi oranının %12,5 veya üzerinde olması halinde ise, ilave bir gümrük vergisi uygulanmayacak.</p>



<h2 id="h-abd-turkiye-nin-yukselen-ihracat-pazarlarindan-biri" class="wp-block-heading">ABD, Türkiye&#8217;nin yükselen ihracat pazarlarından biri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Türk tekstil ve hazır giyim sektörü son yıllarda Avrupa pazarındaki talep daralmasıyla mücadele ederken, bu süreçte ihracatta pazar çeşitliliği stratejisini benimsedi. Bu dönemde Türkiye için, <a href="https://www.textilegence.com/turk-tekstil-sektorunde-hedefe-ilerleniyor-abdye-ihracat-yukseliste/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ABD en hızlı büyüyen pazarlardan biri olarak öne çıktı.</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">2026 ocak-nisan dönemi verilerine göre, <a href="https://www.textilegence.com/turkiyenin-2026nin-ilk-dort-ayinda-amerikaya-tekstil-ihracati-iki-katina-cikti/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ABD, Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında birinci, ev tekstili ihracatında ikinci sırada yer alıyor.</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yılın ilk yarısında ise <a href="https://www.textilegence.com/turkiye-yilin-ilk-yarisinda-tekstil-ihracatinda-56-milyar-dolar-degere-ulasti/">Türkiye’nin en fazla tekstil ihracatı gerçekleştirdiği ikinci ülke ABD oldu</a>. Bu dönemde ülkeye yüzde 14’lük artışla 409 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirildi.</p>



<h2 id="h-banglades-kambocya-endonezya-ve-malezya-ya-ozel-tarife" class="wp-block-heading">Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya’ya “özel tarife”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Karar kapsamında, tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik olarak ve sadece Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya’yı kapsayan özel bir sistem de yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ülkeler, ABD menşeli pamuk veya tekstil girdisi kullanmaları halinde belirli miktardaki tekstil ve hazır giyim ürününü Section 301 vergisi olmadan ABD’ye gönderebilecekleri tarife kontenjanlarından yararlanabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başlangıçta 3 yıl süreyle uygulanması beklenen kontenjan sisteminin, en erken 1 Eylül 2026 tarihinde uygulanabilir hale getirilmesi öngörülüyor.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168.jpg" alt="İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD yönetiminin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini yakından ilgilendiren ilave gümrük vergisi kararını değerlendirdi    Görsel Kaynak: AA" class="wp-image-64714" srcset="https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168.jpg 1920w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168-768x432.jpg 768w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168-1536x864.jpg 1536w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168-300x169.jpg 300w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168-600x338.jpg 600w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168-696x392.jpg 696w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/08/Haber-Gorseli-168-1068x601.jpg 1068w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /><figcaption class="wp-element-caption">İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD yönetiminin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini yakından ilgilendiren ilave gümrük vergisi kararını değerlendirdi    Görsel Kaynak: AA</figcaption></figure>
</div>


<h2 id="h-asil-mesele-turk-sanayisinin-rakipleri-karsisinda-sistematik-bicimde-dezavantajli-bir-konuma-itilmesi" class="wp-block-heading">“Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesi”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetiminin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerini yakından ilgilendiren ilave gümrük vergisi kararını değerlendiren <a href="https://www.iso500.org.tr" target="_blank" rel="noreferrer noopener">İstanbul Sanayi Odası</a> (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan; “Burada mesele yalnızca ek bir vergi uygulaması değildir. Asıl mesele, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik biçimde dezavantajlı bir konuma itilmesidir” açıklamasında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı düzenleme içinde bazı rakip ülkelere tanınan vergi indirimleri, tarife avantajları ve vergisiz tarife kontenjanlarının, Türkiye açısından açık bir rekabet eşitsizliği doğurmakta olduğunu savunan Bahçıvan; &#8220;Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerin ilave vergi oranlarında indirime gidilirken; Avrupa Birliği, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve İsviçre için toplam vergi yüküne üst sınırlar getirilirken, Türkiye’nin bu çerçevenin dışında bırakılması hakkaniyetli değildir&#8221; dedi.</p>



<h2 id="h-toplam-gumruk-vergisi-yuku-yuzde-25-30-a-cikabilir" class="wp-block-heading">“Toplam gümrük vergisi yükü yüzde 25-30&#8217;a çıkabilir”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bahçıvan, Türkiye için benzer bir üst sınırın öngörülmemesi ve yüzde 12,5’lik ilave verginin mevcut vergilerin üzerine eklenmesinin özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinde toplam gümrük vergisi yükünü yüzde 25-30 seviyelerine taşıyabilecek ağır bir sonuç doğurduğunu aktardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin, ABD ile ticaretinde yapısal ve yüksek dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında olmamasına rağmen, ticaret fazlası veren bazı ülkelerle benzer bir yaklaşımla değerlendirilmesinin ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini ifade ederek; “Bugün Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD’yi alternatif ve büyüme potansiyeli yüksek bir pazar olarak değerlendiren sektörlerimizin, tam da böyle bir dönemde rakiplerine kıyasla daha dezavantajlı hale getirilmesi son derece kaygı vericidir” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin Türkiye ekonomisi için sıradan üretim alanları olmadığına dikkat çeken ISO Başkanı; “Bu sektörler; üretim, istihdam, ihracat, bölgesel kalkınma, kadın istihdamı, KOBİ ekosistemi ve tedarik zinciri açısından stratejik yapı taşlarıdır. Bu nedenle bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatacak her düzenleme, yalnızca ihracat rakamlarını değil; üretim merkezlerimizi, istihdam kapasitemizi, bölgesel kalkınma gücümüzü ve sanayi ekosistemimizin dayanıklılığını da etkileyecektir” dedi.</p>



<h2 id="h-turkiye-abd-muzakereleri-buyuk-onem-tasiyor" class="wp-block-heading">“Türkiye-ABD müzakereleri büyük önem taşıyor”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunlar ışığında, Türkiye ile ABD arasında başlatılması öngörülen yeni müzakere sürecini son derece önemli gördüklerini belirten Başkan Erdal Bahçıvan, bu süreçte gümrük vergileri, toplam tarife yükü, vergisiz tarife kontenjanları, menşe kuralları, izlenebilirlik ve zorla çalıştırma konusundaki mevzuat başlıklarının kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bahçıvan, ilgili kamu otoritelerinin; “Türkiye’nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi, toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi ve ülkemizin ticari gerçekliklere uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi için güçlü, kararlı ve sonuç odaklı girişimlerde bulunmasını beklediklerini” ifade etti.</p>



<h2 id="h-esit-rekabet-sartlari-talep-ediyoruz" class="wp-block-heading">“Eşit rekabet şartları talep ediyoruz”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">“Bizim talebimiz ayrıcalık değildir. Bizim talebimiz, eşit rekabet şartlarıdır. Türk sanayicisi kaliteyle rekabet eder. Üretim kabiliyetiyle rekabet eder. Zamanında teslimatla, esnek üretim gücüyle, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla ve yılların oluşturduğu güvenle rekabet eder. Ancak rekabetin adil olmadığı bir zeminde, hiçbir ülkenin sanayicisi gerçek gücünü ortaya koyamaz,” diyen Bahçıvan, Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve sanayicinin rekabet hakkını korumanın; yalnızca sektörel bir mesele değil, Türkiye’nin ekonomik geleceği açısından stratejik bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.</p>



<h2 id="h-avrupa-pazarinda-fiyat-baskisi-artabilir" class="wp-block-heading">“Avrupa pazarında fiyat baskısı artabilir”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Konuya ilişkin, Bloomberg HT kanalına değerlendirmede bulunan Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu da yeni tarife düzenlemelerinin Türk ihracatçısının rekabet gücü açısından zorlayıcı olacağını savunarak, dolaylı olarak Avrupa pazarında yaşanabilecek gelişmelere de dikkat çekti: “Çin’e uygulanan yüksek gümrük vergileri Çinli üreticileri alternatif pazarlara yönlendirebilir. Bu da özellikle Avrupa pazarında fiyat baskısını artırarak Türk ihracatçısının rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturabilir.”</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/abdnin-yeni-ek-gumruk-vergileri-turk-tekstilini-nasil-etkileyecek/">ABD’nin yeni ek gümrük vergileri Türk tekstilini nasıl etkileyecek?</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TGSD’den Cumhurbaşkanlığına mektup: “Yeniden Sanayileşme Çağrısı”</title>
		<link>https://www.textilegence.com/tgsdden-cumhurbaskanligina-mektup-yeniden-sanayilesme-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur Melis Şimşek]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:43:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[hazır giyim üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[tgsd]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.textilegence.com/?p=64687</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’e ilettiği 24 Temmuz tarihli “Yeniden Sanayileşme Çağrısı” başlıklı mektupta, sektörün yapısal dönüşümüne, küresel rekabet koşullarına ve Türkiye’nin sanayileşme vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. 30 Temmuz’da kamuoyu ile paylaşılan ve TGSD Yönetim Kurulu Müşterek Başkanları Ümit Özüren ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/tgsdden-cumhurbaskanligina-mektup-yeniden-sanayilesme-cagrisi/">TGSD’den Cumhurbaşkanlığına mektup: “Yeniden Sanayileşme Çağrısı”</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://tgsd.org.tr" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği</a> (TGSD), T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’e ilettiği 24 Temmuz tarihli “Yeniden Sanayileşme Çağrısı” başlıklı mektupta, <a href="https://www.textilegence.com/category/guncel/">sektörün</a> yapısal dönüşümüne, küresel rekabet koşullarına ve Türkiye’nin sanayileşme vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">30 Temmuz’da kamuoyu ile paylaşılan ve TGSD Yönetim Kurulu Müşterek Başkanları Ümit Özüren ve Toygar Narbay imzasını taşıyan mektup, “sektöre yönelik bir talepten öte; Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve sanayi ekosistemini geleceğe taşıyacak bütüncül bir sanayi politikası çağrısı” olarak nitelendirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;de sanayisizleşmenin bir iktisat meselesi olmanın ötesinde ülkenin akıbetine ilişkin öneminin de vurgulandığı mektubun girişinde “ülke sanayisinin yarınları için bir tespit, bir fikir ve bir gönül katkısı” ifadeleri yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir Türk atasözü olan “Göz odur ki dağın arkasını göre; akıl odur ki başa geleceği bile” sözünü metnin pusulası olarak belirleyen TGSD; “Gözümüzle dağın arkasını gördük; aklımızla başa geleceği hesapladık. Şimdi ikisini de en içten niyetle, devletimizle paylaşıyoruz” diyerek değerlendirmelerini sıraladı.</p>



<h2 id="h-elli-yilda-insa-edilen-rekabet-gucu-uc-yilda-buharlasmaz" class="wp-block-heading">“Elli yılda inşa edilen rekabet gücü üç yılda buharlaşmaz”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İlk olarak sektörün rekabetçiliğini kaybetmiş, kabiliyetini bir anda yitirmiş bir sektör olmadığının altını çizen TGSD, 2015-2022 döneminde küresel hazır giyim ihracatından istikrarlı olarak ortalama %3,5 pay aldığını, 2021’de ise %3,7 ile dünyanın altıncı büyük hazır giyim ihracatçısı, dördüncü büyük hazır giyim üreticisi olduğunu hatırlattı. Aynı fabrikalar, aynı ustalar, aynı müşteri ilişkileriyle 2025’te bu pay, 35 yıl sonra ilk kez %3’ün altına indiği belirtilirken “Elli yılda inşa edilen rekabet gücü üç yılda buharlaşmaz” denildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“2022’deki zirve seviyesinden sonra; 2023’te daralan, ancak 2024 ve 2025’te hızla büyüyen dünya hazır giyim ihracatının içerisinde; ihracatı gerileyen tek büyük üretici maalesef Türk hazır giyim sanayii olmuştur” diyen TGSD, aynı kırılmanın Türkiye’nin mal ihracatının milli gelire oranında da görüldüğünü belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2022-2025 yılları arasında hazır giyim ve tekstil sanayisinde yaklaşık 377 bin kişinin işini kaybettiği, 9 bin 936 firmanın kapandığı; bazı büyük üreticilerin Mısır’a, siparişlerin ise Bangladeş’e, Uzak Asya’ya taşınmaya başladığı aktarıldı.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165.jpg" alt="TGSD: &quot;2022’deki zirve seviyesinden sonra; 2023’te daralan, ancak 2024 ve 2025’te hızla büyüyen dünya hazır giyim ihracatının içerisinde; ihracatı gerileyen tek büyük üretici maalesef Türk hazır giyim sanayii olmuştur”   Görsel Kaynak: Canva" class="wp-image-64690" srcset="https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165.jpg 1920w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165-768x432.jpg 768w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165-1536x864.jpg 1536w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165-300x169.jpg 300w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165-600x338.jpg 600w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165-696x392.jpg 696w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-165-1068x601.jpg 1068w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /><figcaption class="wp-element-caption">TGSD: &#8220;2022’deki zirve seviyesinden sonra; 2023’te daralan, ancak 2024 ve 2025’te hızla büyüyen dünya hazır giyim ihracatının içerisinde; ihracatı gerileyen tek büyük üretici maalesef Türk hazır giyim sanayii olmuştur”   Görsel Kaynak: Canva</figcaption></figure>
</div>


<h2 id="h-buyumeyi-sanayiden-degil-hizmet-ve-tuketimden-bekliyor" class="wp-block-heading">“Büyümeyi sanayiden değil, hizmet ve tüketimden bekliyor”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">TGSD Orta Vadeli programa ilişkin görüşlerini ise şu sözlerle açıkladı: “Hedeflerine bütünüyle saygı duyduğumuz Orta Vadeli Program dahi, kendi büyüme kompozisyon grafiklerinin de gösterdiği gibi, büyümeyi sanayiden değil, hizmet ve tüketimden beklemekte; program ufku olan 2028 yılında mal ihracatının milli gelir içindeki payını %16,4 olarak hedeflemiştir. 2022’de %27,1 olan seviyenin, 2028’de %16,4 olarak hedeflenmesi hiçbir kurumun tercihi değildir; ama mevcut patika sürdüğünde vardığı yerin adı bellidir: İstemeden de olsa, ‘sanayisizleşme’dir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada Avrupa’nın “sanayisizleşme hatasını” hatırlatan TGSD, bunu tarihin en büyük hatası olarak nitelendirdi. Alttaki ekosistem yok olduğu takdirde yüksek teknolojinin de gelişemeyeceğini savunarak, stratejisini düşük-orta teknolojiyi koruyarak üzerine yüksek teknolojiyi inşa eden Çin örneğini verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugünkü sorunun üretimi kaybetmek değil onu koruyamamak olduğunun altı çizilirken; “Elimizde dünyanın Çin’den sonra en bütünleşik ikinci tedarik zinciri ve 10 milyar dolarlık atıl sermaye varken, bu potansiyeli harcama lüksümüz yoktur” denildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dernek, “Avrupa&#8217;nın sanayisini hâlâ elinde tutan son büyük üretici komşusuyuz. Bu bir zaaf değil; masaya sürülmeyi bekleyen bir kozdur” ifadeleriyle yeniden sanayileşme çağrısını, Türkiye&#8217;nin geleceğine yönelik stratejik bir vizyon olarak ortaya koydu.</p>



<h2 id="h-dezenflasyon-programinda-mantik-dogru-uygulamadaki-sonuc-yanlis" class="wp-block-heading">“Dezenflasyon programında mantık doğru, uygulamadaki sonuç yanlış”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">TGSD, dezenflasyon programına ilişkin değerlendirmesinde ise dikkat çekici bir ayrım yapıyor. Programın iktisadi mantığının doğru olduğu ve dernek olarak da “enflasyonla mücadelenin tüketimi dizginleyip üretimi güçlendirme” mantığını desteklediğini belirtirken, uygulamada amacın tam tersine döndüğüne dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“2020’den bugüne tüketici fiyatları yaklaşık dokuz kat, ücretler on bir kat, finansman dört buçuk kat ve döviz kuru ise beş buçuk – altı kat artmıştır” diyen dernek, sonuç olarak ücretlerdeki bu tarihi artışın çalışana refah getirmediği gibi işverenin de rekabeti kaybetmesine sebep olduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle ortaya bir “çifte kayıp” çıktığı aktarılırken, bu denklemin tek kazananının ise “hiç amaçlanmamış olsa da ithalat yapan ve faiz geliri elde edenler” olduğu ifade edildi.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="1920" height="1080" src="https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166.jpg" alt="TGSD: “Avrupa'nın sanayisini hâlâ elinde tutan son büyük üretici komşusuyuz. Bu bir zaaf değil; masaya sürülmeyi bekleyen bir kozdur”   Görsel Kaynak: BOSB" class="wp-image-64689" srcset="https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166.jpg 1920w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166-768x432.jpg 768w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166-1536x864.jpg 1536w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166-300x169.jpg 300w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166-600x338.jpg 600w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166-696x392.jpg 696w, https://www.textilegence.com/wp-content/uploads/2026/07/Haber-Gorseli-166-1068x601.jpg 1068w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /><figcaption class="wp-element-caption">TGSD: “Avrupa&#8217;nın sanayisini hâlâ elinde tutan son büyük üretici komşusuyuz. Bu bir zaaf değil; masaya sürülmeyi bekleyen bir kozdur”   Görsel Kaynak: BOSB</figcaption></figure>
</div>


<h2 id="h-bir-kusagin-uretmek-istememesi-bir-milli-guvenlik-sorunudur" class="wp-block-heading">“Bir kuşağın üretmek istememesi bir milli güvenlik sorunudur”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ekonomik değerlendirmelerin yanı sıra toplumsal mesajlar da içeren mektupta, üretim kültürünün korunmasına özel vurgu yapıldı. TGSD, çalışma hayatına ve üretime yönelik bakışın değişmesinin uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Bir kuşağın üretmek istememesi bir milli güvenlik sorunudur” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son dönemde suç dosyalarındaki artışa dikkat çeken TGSD şu bilgileri paylaştı: “Üretim dururken, alın terinin yerini emeksiz kazanç arayışı almış; izleri adalet istatistiklerine düşmüştür. Başsavcılıklara gelen yıllık dosya sayısı 7,2 milyondan 11,7 milyona tırmanmış; yalnızca son bir yılda dolandırıcılık dosyaları %41, uyuşturucu suçları %21-33 artmıştır. Aileden adliyeye uzanan bu çözülme, bir üretim ahlakı çözülmesidir ve üretim ahlakını kaybeden bir toplum, üretim kapasitesinden çok daha fazlasını kaybeder.”</p>



<h2 id="h-yapay-zeka-caginda-kimse-guvende-degil" class="wp-block-heading">“Yapay zekâ çağında kimse güvende değil”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">TGSD, mektubunda geleceğin ekonomisine ilişkin değerlendirmelere de yer verdi. Yapay zekanın önümüzdeki on yılda en hızlı tahribatı çağrı merkezlerinde, lojistikte, finans ve bankacılıkta, ofis işlerinde yaratmasının beklendiğini söyleyerek, bugün büyümeyi tek başına taşıyan hizmet sektörünün, yarının en kırılgan alanı olduğuna dikkat çekti. Bu dalga karşısında tek gerçek sigortanın ise sanayi becerisini bugünden inşa etmek olduğu belirtildi.</p>



<h2 id="h-oklar-vardi-islikli-ok-yoktu" class="wp-block-heading">“Oklar vardı, ıslıklı ok yoktu”</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün sektöre sunulan 86 “ayrı” desteğin, tek tek emek ürünü olduğunu ve her birine müteşekkir olduğunu belirten dernek &#8220;ayrı&#8221; kelimesine özel bir vurgu yaptı. Bu bağlamda milattan önce 209’da kurulan ve tarihin bilinen ilk düzenli Türk ordusuna atıfta bulunan TGSD, kuruluş aşamasında geliştirilen çözüme işaret etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Çözülen mesele bugünkü meselemizin ta kendisiydi: Ok çoktu; ama herkes ayrı yöne atıyordu. Mete Han’ın dehası, orduya yeni oklar vermek olmadı, ıslık çalan bir ok geliştirmek oldu. O ok nereye giderse, bütün yaylar oraya çevrildi. Dağınık yiğitlik, o gün tek hedefe kilitlenen bir kudrete dönüştü; “şimdi ordu olduk” sözü, o günden bugüne devlet aklımızın çekirdeğidir: Hedef birliği, gücün kaynağıdır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hikâye ile farklı kurumlarda, farklı mantıklarla, birbirinden habersiz işleyen yardımların birlikte bir dönüşüm üretemediğine dikkat çeken dernek; “Bu tespiti üzülerek ama açıklıkla paylaşıyoruz çünkü görülmeden düzeltilemez: Oklar vardı; ıslıklı ok yoktu” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı bölümde yer verilen, “Elli tane bir metrelik kuyudan su çıkmaz; bir tane elli metrelik kuyudan su çıkar” benzetmesiyle de kaynakların ve politikaların daha odaklı kullanılmasının önemine dikkat çekiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son olarak bu raporun teşvik istemek için yazılmadığının altı tekrar çizilirken; “Bu rapor; çocuklarımızın üreten bir ülkede yetişmesi, gençlerimizin alın terine yeniden inanması, yapay zekâ çağının işsizlik dalgası kıyıya vurduğunda bu milletin ayakta duracak bir sanayisinin olması için, yarınlarımız için yazıldı” ifadeleri kullanıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mektubun son paragrafında ise Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün şu sözlerine yer verildi: “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybederler.”</p>
<p>The post <a href="https://www.textilegence.com/tgsdden-cumhurbaskanligina-mektup-yeniden-sanayilesme-cagrisi/">TGSD’den Cumhurbaşkanlığına mektup: “Yeniden Sanayileşme Çağrısı”</a> appeared first on <a href="https://www.textilegence.com">Textilegence Dergisi ve Dijital Platform</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>