<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361</id><updated>2024-09-08T12:00:52.197-07:00</updated><category term="Anal fissür"/><category term="Diabetes Mellitus"/><category term="Hemoroidal hastalık"/><category term="Tip 2 diabet"/><category term="akromegali"/><category term="anal ameliyatlar"/><category term="anal kremler"/><category term="anal lazer"/><category term="anal yara"/><category term="band ligasyonu"/><category term="basur"/><category term="cerahi hemoroit"/><category term="cerrahi tedavi anal fissür"/><category term="cushing hastalığı"/><category term="diabet belirtileri"/><category term="diabet hastalığı"/><category term="diabet nedir"/><category term="diabet semptomları"/><category term="diabet çaresi"/><category term="diabetus insipidus"/><category term="gestasyonel diabet"/><category term="hemoroid"/><category term="hemoroit"/><category term="hemoroit ameliyatı"/><category term="hemoroit tanı yöntemleri"/><category term="hemoroit tedavi"/><category term="hipofiz adenomları"/><category term="hipofiz hastalıkları"/><category term="hormon hastalıkları"/><category term="insülin"/><category term="kanser"/><category term="kanser nasıl oluşur"/><category term="kanser nedir"/><category term="kanser yapan maddeler"/><category term="kanserden korunma yolları"/><category term="kanserden korunmak"/><category term="kilo vermek"/><category term="lazerle hemoroid"/><category term="liflerin faydaları"/><category term="makat yarası"/><category term="makatta fissür"/><category term="makatta fistül"/><category term="makatta çatlak"/><category term="mayasur"/><category term="medikal tedavi anal fissür"/><category term="metastaz"/><category term="metastaz nasıl oluşur"/><category term="metastaz nedir?"/><category term="prolaktin"/><category term="prolaktinoma"/><category term="sağlık için öneriler"/><category term="sağlıklı yaşamaki"/><category term="sinerfin"/><category term="tip 1 diabetes"/><category term="uygunsuz adh sendromu"/><category term="uzun yaşamak"/><category term="zayıf kalmak"/><category term="zayıflamak"/><category term="zayıflamak için öneriler"/><category term="zayıflatıcı ilaçlar"/><category term="Şeker Hastalığı"/><title type='text'>Tıp Makaleleri Ve Sağlıklı Yaşam</title><subtitle type='html'>Hastalıklar Ve Çözümleri Hakkında Aradığınız Herşey...&#xa;&#xa;Yeni Sitemizde Sizlerin Hizmetinizdeyiz www.tibbiyardim.com</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default?redirect=false'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>6</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361.post-2747088666923832297</id><published>2011-03-16T15:11:00.000-07:00</published><updated>2011-07-02T07:43:40.752-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diabet belirtileri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diabet hastalığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diabet nedir"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diabet semptomları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diabet çaresi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Diabetes Mellitus"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="gestasyonel diabet"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="insülin"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="tip 1 diabetes"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Tip 2 diabet"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Şeker Hastalığı"/><title type='text'>Diabetes Mellitus ( Şeker Hastalığı ) Hakkında Genel Bilgi</title><content type='html'>&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz : &lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Bir Okurumun Sorduğu Soru Üzerine Cevabım :&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Orijinalden alıntı:&amp;nbsp; &lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Hekim&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kişi Şeker Hastası olduğunu nasıl anlayabilir? Yararlı konu ve yardımlarınız için teşekkürler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Sn Hekim;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Evet çağımızın en büyük dertlerinden biri olan şeker hastalığına ( diabetes mellitus&#39;a ) değinmeniz çok faydalı olmuş okurlarımız içinde. Şeker hastalığı bundan yaklaşık 2000 yıl önce bile biliniyordu ve bu hastalığı ilk keşfedenler idrarın tadınının değişik ve tatlı bulan araştırmacılarlardır. Diabates mellitus latincede, &quot;Bal gibi tatlı idrar&quot; anlamına gelir. Yüksek olan kan şekerinin kandan idrara geçmesiyle idrarda glikoz atımı olur (kan glikoz seviyesi 180&#39;i geçtiği zaman ) ve idrarın yapısında glikoz (şeker) bulunmaya başlar. Öncelikle bu hastalığı 3&#39;e ayırmamız gerekiyor Tip 1 Diabetes Mellitus,Tip 2 Diabetes Mellitus, Gestasyonel Diabet. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;Genel Bilgiler İnsülin Nedir? Glikoz Nedir ve Ne işe Yarar?:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Öncelikle belirmem gerekir ki bu konuların teorik anlatımları çok uzun olduğu için okurlarımızın anlayabileceği sadelikte çok fazla tıp terimine boğmadan konuyu anlatmaya çalışacağım çünkü hedefimiz bu. Önce &quot;insülin&quot; ve &quot;glikoz&quot; nedir, biraz ondan bahsedelim. Glikoz hücrelerimizin yakıtıdır, yani bir nevi arabanın benzini gibi. Glikoz olmadan yaşam mümkün olmaz, koşabilmeniz için, düşünebilmeniz için, hareket edebilmeniz için yada nefes almanız için bile glikoza ihtiyacınız vardır. Glikoz hücrelerde yakılır ve bu işlerde size lazım olan enerjiyi sağlar. Peki insülin nedir ? İnsülin arabanıza benzinini (glikozu) dolduran benzincidir, insülin olmadan arabanıza (hücrelerinize) yakıt (glikoz) alamazsınız, insülin az olduğu zaman arabanız yeterli hızda gitmez. İnsülin olmadığı zaman benzinlikte(vücudunuzda) benzin (glikoz) çok fazla bile olsa sizin benzinciniz (insülin) olmadığı için arabanızın gidemez. Burdan anlıyoruzki burda benzinciyle (insülinle)&amp;nbsp; sizin (hücrelerinizin) arasındaki&amp;nbsp; problem Diabetes Mellitus&#39;a neden oluyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;1-) Tip 1 Diabetes Mellitus:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tip 1 Diabetes Mellitus vücutta insülin miktarının sizin ihtiyacınız olandan çok daha az üretilmesiyle, genellikle erken yaşlarda ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkışı genellikle genç yaşta ve çok gürültülüdür. Hasta genelde ketoasidoz tarzında veya ağır semptomlarla acile başvurur ve çoğu tanı bu andan sonra konur.&amp;nbsp; Burda ana mekanizma insülin üretiminin çeşitli nedenlerle ( genetik,herediter vb.) yeterli olmayışıdır. Düşününki benzinci yok ortada benzinlik tıka basa benzin dolu olsada bir işinize yaramıyor. Bu hastalar hayatları boyunca insülin kullanmak zorundadırlar, yoksa hayatlarını devam ettiremezler. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;2-) Tip 2 Diabetes Mellitus: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başımızın belası olan ve en çok görülen tip olan tip 2 diabetes mellitus ( şeker hastalığı ) genelde 40 yaş ve üzerindeki insanlarda görülür. Çok sinsi gelişimli bir hastalıktır uzun yıllar bulgu vermeyebilir. Hastalığın genetik faktörler, yaşam tarzı , ailesel kalıtım ve obezitenin özellikle büyük rol oynadığı ortaya konmuştur. Burda sorun benzincinin yokluğundan ( insülinin azlığından ) kaynaklanabileceği gibi, deponuzun girişinin bozuk olmasından ( insüline karşı vücuduzda direnç oluşmasından da )&amp;nbsp; da kaynaklanabilir. Eğer deponuzun girişi yamuk yumuksa benzinci benzinin bi kısmını deponuza doldurabilecektir. Türkiye&#39;de yapılan çalışmalara göre 10 yıl önce %7.2 olan diabet oranının günümüzde %10.8 e çıktığı bildirilmiştir. Bunda da türk insanlarının fast-food tarzı beslenme tarzının, haraketsiz yaşam tarzının ve diğer riskli alışkanlıklarında olan artışa bağlı olduğu düşünülüyor. Diabetes Mellitus kalp ve damar hastalıkları ( koroner arter hastalıkları ) ,böbrek hastalıkları (nefroskleroz) , göz hasarı ( retinopati ) ve ayak kesilmelerinin (amputasyonlarının) ( diabetik ayak) önemli bir nedenidir. Diabet tanısı konulduktan itibaren konulmayan bir insana (ort. 45 yaşında)&amp;nbsp; göre ömrünüzün 10 yıl daha kısaldığını söylemek sanırım bu konunun ciddiyeti hakkında biraz daha düşünmenize sebep olacaktır. Tip-2 Diabet hayatınızı kısaltan ve bunun yanında bir çok organ ve sisteme zarar verebilen bir hastalıktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;3-) Gestasyonel Diabet: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gebelikte yapılan tarama sonucu bulunan diabet şeklidir. Gebelikte bazı hastalıklar alevlenebilir ortaya çıkabilir bu hastalıklardan bir taneside gestasyonel diabettir. Genellikle 50 gr. lık glikoz yükleme testiyle ( OGTT ) 1. ve 2. saatte alınan anne kanındaki glikoz değerlerinin normalin üstünde çıkmasıyla tanı konur. Gebelikte ortaya çıkan diabet gebelik bitiminde tekrar remisyon ( sessiz ) döneme girebilir ancak gebelikte diabet olan bir kadının gebelikten sonraki 10 yıl içerisinde diabet olması ihtimali %50 dir. Gebelik süresince anne adayının glikozu ( şekeri ) düzenlenmeye ( regüle edilmeye ) çalışılır.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Diabetin Semptomları&amp;nbsp; Nelerdir ?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tıpta bu semptomlar 3 p ile hatırlanır bu semptomlar:&lt;br /&gt;
1- Polidipsi ( Çok su içmek )&lt;br /&gt;
2- Poliüri&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ( Çok idrara çıkmak )&lt;br /&gt;
3- Polifaji&amp;nbsp;&amp;nbsp; ( Çok yemek yemek ).&lt;br /&gt;
Diabetin diğer bulguları arasında, sürekli ağız kuruluğu hissetmek, yorgunluk, çok hızlı yemek yemek, yaraların geç iyileşmesi, ağır vakalarda bulantı,kusma, koma, ağızda aseton kokusu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;İleride Diabetus Mellitus Tip-2 ( Şeker Hastalığı ) &#39;den&amp;nbsp; Korunmak için Genç ve Orta Yaşta Yapabileceğim Bir Şeyler Varmı ? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sorunun cevabı&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt; EVET VAR...&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Hastalığın ortaya çıkışını geciktirmek yada hastalığın ortaya çıkmamasını sağlamak yine Sizin elinizde!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;1-)&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;Aktif Yaşam Tarzı ( Yürüşler, Spor Aktiviteleri, Sandalyeden Uzak Aktif Bir İNSAN OLMAK !! )&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;2-)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;Aşırı Kilo Alımından Kaçınmak ( Bayanlarda bel çevresi &amp;lt;88CM&#39;den küçük olmalı, erkeklerde &amp;lt;102&#39; cm den.)&lt;br /&gt;
&lt;b style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;3-)&lt;/b&gt; Şeker tüketimini sınırlandırmak ( Özellikle rafineri şekeri dediğimiz türden şeker tüketiminden uzak durmak )&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;4-)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Yemek yerken yavaş olmak ve kaşığı tam doldurmamak.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;5-)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Yemek yerken tv seyretmek, bilgisayar başında oturmak gibi aktivitelerden mutlaka uzak durmak.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;6-)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Lifli ürünlerin kullanımı artırın bu sizi GiS ( gastrointestinal sistem ) ( sindirim sistemi) tümörlerinden koruduğu gibi aynı zamanda vücudunuzda tokluk hissi uyandırmış olur ve lifler vücudda tam olarak emilemediği için kan şekerinizi yükseltmez ve kiloya sebep olmazlar. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Özet Olarak DİABETES MELLİTUS insan hayatının kalitesini ciddi anlamda bozabilen bir hastalıktır, ona karşı kendinizi savunmak için düzenli egzersiz yapın ve aşırı kilo alımından uzak durun. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Umarım Sorununuzu tam olarak yanıtlayabilmişimdir.Yazım tamamen orjinaldir. Konu uzun olduğu için ancak bu kadar kısaltabildim. Aslında yazılacak daha çok fazla şey var bu konu hakkında. Herkese Diabetsiz Sağlıklı Günler Dilerim. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Stj. Dr.&amp;nbsp; Bahadır UÇAR&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011 Bütün Telif Hakları Yazara Aittir. Yazarın bilgisi dahilinde olmadan hiç bir makale,dergi,websitesi ve yayında kullanılamaz...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/2747088666923832297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2011/03/diabetes-mellitus-seker-hastalg-hakknda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/2747088666923832297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/2747088666923832297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2011/03/diabetes-mellitus-seker-hastalg-hakknda.html' title='Diabetes Mellitus ( Şeker Hastalığı ) Hakkında Genel Bilgi'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361.post-5366739213418886976</id><published>2011-03-08T04:46:00.000-08:00</published><updated>2011-07-02T07:46:09.621-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kilo vermek"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="liflerin faydaları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlık için öneriler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sağlıklı yaşamaki"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="sinerfin"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uzun yaşamak"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zayıf kalmak"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zayıflamak"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zayıflamak için öneriler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="zayıflatıcı ilaçlar"/><title type='text'>Zayıf Kalmak,Açlık Hissini Bastırmak ve Zayıflamak İçin Pratik Öneriler</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Bir Okurumdan Gelen Soru Üzerine Verdiğim Cevap:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Orijinalden alıntı:&amp;nbsp; Umutcan&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Merhaba,&lt;br /&gt;
Benim de merak ettiğim konu midede tokluk hissini artıran gıdalar ve doğal takviyeler. Sağlığım açısından günlük yemek miktarımı azalttım,&lt;br /&gt;
fakat bu seferde iştah ve açlık hissi ile mücadele etmek zorunda kaldım. Lifli gıdalarla beslenmeye çalışıyorum, hatta psyllium lif takviyesi aldım.&lt;br /&gt;
Bunların da bir miktar faydası var, fakat tam bir tokluk sağlamıyor. Sinefrin diye bir madde duydum fakat yan etkisi ve zararı olmadığından emin olamadım.&lt;br /&gt;
Tıbbi açıdan zararsız, katkısız ve doğal ürün ile veya başka bir şekilde iştahı kesmeyi nasıl sağlayabilirim ? Benim istediğim iştah kesme tamamen aç oturmak değil,&lt;br /&gt;
sadece normal miktarda yememe yardımcı olacak bir iştah azalması. Şimdiden teşekkür ederim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Sn. Umutcan Bey;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Size önce yapılan bir deneyden bahsetmek istiyorum. Deneyin ismi Andy deneyi diye geçiyor olması gerek. Deneyin konusu şu 2 grup papağan alıyorlar bir gruba normal günlük beslenmesine devam ediliyor. Diğer grupta ise papağanların besinlerden aldıkları enerjiyi %30 azaltarak besliyorlar.&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt; Sonuçlar gayet şaşırtıcı çünkü her seferinde %30 az enerji alarak beslenen papağanlar diğer papağanlara oranla %20 daha uzun yaşıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Bu deney bir kaç hayvan çeşidinde daha deneniyor ve sonuçlar %10 ile %20 arasında değişen oranlarda ömürün uzadığını ortaya çıkarıyor. Bu bilgiyi günümüzede uyarlayacak olursak 90 ve üzerinde yaşayan insanlara baktığınızda bu insanların çok büyük bir kısmının aşırı kilolu olmadığını ve hayatları boyunca aşırı yemekten uzak durduklarını görebilirsiniz. 90 yaşına kadar gelen obez birine ben kendi deneyemim olarak hiç şahit olmadım hatta bırakın 90 ı 80 yaşlarına bile gelen obez birine rastlamanız oldukça güç . Yaşam süresini tabiki genetik faktörlerle beraber, çevresel faktörler bunlardanda en çok olarak dengeli beslenme durumunuz belirliyor. Gel gelelim piyasada bulunan zayıflama haplarına. Bu hapların adeta bir patlama içerisnde piyasaya sürülüyor, ancak bir dönemden sonra ortaya istenmeyen sonuçları çıkınca piyasadan toplatılıyor. Çağın hastalığı obezite olunca insanlar bu hapları çok büyük umutlarla kullanıyor fakat sonunda hiçde hoş olmayan yan etkileriyle karşılaşılıyor.&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt; Sinefrinde yine FDA&#39;dan onay almış fakat sonuçları hüsranla bitmiş bu haplardan biridir. FDA daha sonra bu hapın çok fazla istenmeyen etkisi nedeniyle piyasadan toplattırdı.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Bir ara acı biber hapları ve bunun gibi bir çok hap daha piyasaya sürüldü ve bunlarda toplatıldı. Bu haplar genelde sempatik sinir sistemi üzerine etki ederek metabolizmayı aşırı derecede yoruyor ve buda beraberinde çarpıntı, yüksek tansiyon gibi durumlara yol açıyor. Farmokoloji derslerinden dinlediğimiz kadarıyla bu hapların hiçbirini kesinlikle ve kesinlikle önermiyorum. Çünkü fatal(ölümcül) seyredebilen durumlara da yol açabiliyorlar, kalp yetersizliği yapabiliyorlar ve psikolojik olarak bazı etkileride mevcut. Lütfen reklamlardan etkilenip bu tip zayıflama hapı kullanımına girmeyin. Şu an onaylanmış bir tane madde bulunuyor, bunun ismini söylemiyeceğim çünkü bu maddede doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor, burda yazarsak bu ürünün niteliksiz kullanımına yol açmış oluruz. Bu bahsettiğim maddede zayıflamaya yol açıyor fakat çalışmalar gösteriyorki en sağlık ve en iyi zayıflama yöntemi yine ve ancak insan iradesi ve insanın diyetini ( yediği yiyecekleri ) düzenlemek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;b style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Size bu konuda bir kaç önerim olacak:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br style=&quot;color: #cc0000;&quot; /&gt;1-)&lt;/b&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Lifli ürünlerin kullanımı artırın&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;:Bu sizi GiS ( gastrointestinal sistem ) ( sindirim sistemi) tümörlerinden koruduğu gibi aynı zamanda vücudunuzda tokluk hissi uyandırmış olur ve lifler vücudda tam olarak emilemediği için kan şekerinizi yükseltmez ve kiloya sebep olmazlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;2-)Yemeklerde yaklaşık 1.5 saat önce 1-2 porsiyon civarında meyve&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; yemek kan şekerinizi yemekten önce yükseltmenize buda açlık hissinizi baskılamanıza yardımcı olacak. Ayrıca meyvelerden aldığınız vitamin ve minerallerde cabası olacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br style=&quot;color: #cc0000;&quot; /&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;3-)Yemeğe başlamadan 10 ila 20 dakika önce bol miktarda sıvı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; alın. Bu 2 bardak su olabilir eğer su tüketimini sevmiyorum diyosanız bu az şekerli bir bardak çay yada az şekerli bir kahvede olabilir. Bu sizin yemek yerken daha tok gibi hissetmenizi sağlayacaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;4-)Yemek yerken tv seyretmek, bilgisayar başında oturmak&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; gibi aktivitelerden mutlaka uzak durun. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;5-)Yemeğinizi küçük lokmalar halinde ve yavaş şekilde yiyin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;, çünkü siz ne kadar hızlı yesenizde beyninize tokluk sinyalinin gitmesi için 15-20 dakika gibi bir süreye ihtiyaç vardır. Bu süre içerisinde hızlı yerseniz almanız gerektiğinden aşırı miktarda besin almış olursunuz.&amp;nbsp; 15-20 dakika kuralı çok önemlidir bunu aklınıza kayıt edin hızlı ve çok yesenizde 20 dakikada doyduğunuzu anlayacaksınız yavaş yesenizde, yavaş yiyerek daha az kalori almış olacaksınız.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br style=&quot;color: #cc0000;&quot; /&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;6-)Öğün atlamamaya özen gösterin.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;7-)Kaşıklarınızı tamamen doldurmayın,&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; yapılan en büyük hatalardan biride kaşıkları tepeleme doldurmanız olacaktır. Kaşıklarınızı yarıya kadar doldurarak 20 dakkika için süre kazanmış olacaksınız.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br style=&quot;color: #cc0000;&quot; /&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;8-)Günde 30 dakika egzersiz yapın.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; Egzersiz vücutta seratonin seviyesini yükselterek özellikle depresyondaki insanların çok yeme alışkanlıklarından uzakta tutmak için bulunan en etkili ilaçtır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sizin için şu an verebileceğim tavsiyeler bunlar. Metin tamamen &lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;orjinaldir&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; bu metnide sitemde yayınlıyacağım. Umarım yardımcı olabilmişimdir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Stj Dr. Ahmet Bahadır UÇAR...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011 Tüm Hakkı Sakldır. Yazarın izni olmaksızın hiç bir dergi,site ve makalede yayımlanamaz...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/5366739213418886976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2011/03/zayf-kalmakaclk-hissini-bastrmak-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/5366739213418886976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/5366739213418886976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2011/03/zayf-kalmakaclk-hissini-bastrmak-ve.html' title='Zayıf Kalmak,Açlık Hissini Bastırmak ve Zayıflamak İçin Pratik Öneriler'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361.post-3290784369956070657</id><published>2011-03-07T14:01:00.000-08:00</published><updated>2011-07-02T07:46:49.617-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kanser"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kanser nasıl oluşur"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kanser nedir"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kanser yapan maddeler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kanserden korunma yolları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="kanserden korunmak"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="metastaz"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="metastaz nasıl oluşur"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="metastaz nedir?"/><title type='text'>Kanser Nedir ? Nasıl Oluşur ? Nasıl Korunabiliriz?</title><content type='html'>&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;color: black; font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Bir Okurumun Yazdığı Soru Üzerine Cevabım:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Orijinalden alıntı:  Mk4Ever.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aklıma takılan bir durum var.Şimdi vücudumuzda saniyede 100binlerce hücre yenilenmesi oluyor.Kanser denilen olay bir tane anormal hücrenin aşırı çoğalması sonucu meydana geliyor diye biliyorum.Durum böyle ise bu olayın yaşanması kolay gibi duruyor.Ayrıca her yerde hücre oluyor nasıl oluyorda bazı organlarda daha çok görülüyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Soru önceliği olarak önce sizin sorunuza cevap verelim Sn. Mk4Ever. Çok güzel bir soru olmuş. Kanser nasıl oluşur? ve kanser neden vücudumuzun bazı bölümlerinde daha çok görülür? &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önce 1. Sorumuzdan başlıyalım:&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;b&gt;Kanser Nasıl Oluşur?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;color: black;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Vücudumuzda bildiğiniz gibi bir gün içerisinde milyonlarca hücre ölüp yerine yenileri konuluyor. Nasıl oluyorda bu döngü bozulmuyor ? Normalde hücrelerin sınırlı sayıda bölünmek için programlanmışlardır. Ancak bazı hücreler çeşitli faktörlerinde etkisiyle bu programa uymazlar ve sınırsız çoğalma yönüne giderler, bu programı bozulmuş ve sürekli prolifere ( çoğalan ) olan hücreler kanserli hücreleri oluşturur. Fakat bu hücrelerin hesaba katmadıkları vucudumuzda bu hücreleri tanıyan ve yok eden hücreler vardır bunlar NATURAL KİLLER(Nk hücreleri) ( Doğal Katil hücreler) denir. Bunlar insan vücudununb polisi devriyesidirler. Hergün kanın akımıyla beraber vücudumuzun bütün hücrelerini gezerler. Normal hücrelerin zarlarında bu polislerden kurtulmak için taşıdıkları bir reseptör dizisi vardır ( bir nevi nüfus cüzdanıda diyebiliriz ) bu reseptörler hücrenin normal programına göre bölündüğünü ve vücudun elemanı olduğunu gösterir. Nk hücreleri bu reseptörleri tanır ve bu reseptörü taşıyan hücrelere dokunmaz onları yok etmez. Ancak kafasına göre bölünmeye çalışan hücreler ( bunlarıda sokakta insanı rahatsız eden serseriler olarak hayal edebiliriz ) bu hücreler bu kimliği taşımadığı için Nk hücreleri bu hücreleri gördükleri anda onları yok ederler. Normalde insan vücudunda bir gün içerisinde bir yüzlerce kanserli hücre oluşur ama kanser olmayız nedenini kahraman polislerimiz olan Nk hücrelerine borçluyuz. Peki nasıl oluyorda kanser oluyor bu devriyelerimiz varken ? Bunun 2 sebebi var 1. si vucuttaki nk sayımızın yaş ile beraber azalması baskılanması ve Kanser olan hücrelerin evrimleşerek bu reseptörlere sahip olması. İşte kanser dediğimiz oldu bu serseri hücrelerin nüfus cüzdanı alarak polisiye devriyesinden kurtulmasıyla alakalı bir durum. Yani sınırsız bölünen kanser hücrelerini nk hücresi vücud hücresi zannederek bunlara dokunmaz bu hücrelerde sınırsız bölünme gücüne sahip oldukları için sürekli bölünürler. Asıl korkulan durumlardan biride bu serseri hücrelerin ( kanser hücrelerinin ) bir miktar büyüdükten sonra kan,lenf,ekilme yoluyla başka yerlere gidip orda çoğalmalarını devam ettirmeleridir. İşte metastaz dediğimiz olay budur. Kanser hücrelerinin bir kısmının bulunduğu yerlerden kan,lenf yoluyla,ekilme yoluyla bir yerden diğer yere taşınma işlemine Metastaz deriz. Halk arasında sıklıkla duyduğunuz karaciğerine metastaz yapmış, kemiğine metastaz yapmış dedikleri olgu budur. Metastazik hücreler peki neden bazı organları özellikle severler ? Neden her kanser farklı hücreye metastaz yapar sorusunun cevabı ise gayet basit. Kanser hücreleri ancak rahatça çoğalabildikleri yerleri severler, mesela prostat kanseri kemikte daha rahat edebileceği için kemiği tutar yada tiroid kanseri akciğerlere metastaz yapabilir, kanserli hücrelerin en çok sevdiği yerlerden biride karaciğerdir çünkü karaciğerin kanlanması çok fazladır. Kanserli hücreler çok daha fazla çoğalabilmek için aşırı miktarda kanlanmaya,glikoza (şekere) ve diğer kan elamanlarına ihtiyaç duyarlar bu yüzden kanlanmanın fazla olduğu yerlerde kanser hücreleri daha fazla görülür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;Kanser Neden Olan Faktörler Nelerdir ?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;1-) Genetik Faktörler:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Bazı kanserler genetik özellik taşır yani bazı kişiler serseri hücrelerin çoğalmasına hassastırlardır, bunu çift vuruş hipoteziyle açıklayalım. Hücreleriniz Normal bölünüyor fakat hücreleriniz bazı faktörlere çok duyarlı ( radyoterapi yada radyasyon gibi) bu faktörlerle genetik yapısı müsait olan bir kişi birden çok maruz kalırsa, bu hücreler transforme ( değişime uğrayıp ) kanserleşirler. Bu genetik kodlanmış bir özelliktir o faktörle karşılaşıldığında ortaya vücudunuzun kimliğini taşıyan kanserli hücreler çıkar.&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;2-) Sigara Kullanımı:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Sigara vücuttaki nk hücrelerinizin sayısını ve işlevlerini azaltarak kanserli hücrelerin ortaya çıkışını artırır. Ayrıca sigara dumanında bulunan zehirli maddeler hücreleri tekrar tekrar uyararak ve işlevlerini bozarak o hücrenin kanserleşmesine sebep olurlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;3-) Radyoterapi,radyasyon:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Radyasyonda hücrelerinizin DNA yapısını bozarak o hücrenin kanserleşmesini sağlar. Bozuk DNA&#39;ya sahip hücreler sürekli bölünerek çeşitli bozuklukta hücreler meydana getirir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;4-) Bazı virüsler:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Bazı onkogen virüsler hücrelerinizin DNA&#39;sına kendi kodlarını göndererek hücrenin DNA&#39;sını bozarlar bu virüslere örnek olabilecek virüslerden biride kadınlarda serviks kanserine Neden olan HPV 6-11 sınıfı virüslerdir.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;5-) Beslenme Tarzı:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Aşırı yağlı beslenmenin ve aşırı miktarda kırmızı et tüketmeninde kolon kanseri ve rektum kanseri riskini artırdığı bilinmektedir. Fast-food tarzı yaşam ve füzenli beslenmeme özellikle GİS ( Gastrointestinal sisem ) ( Sindirim sistemi) tümörlerine neden olmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;6-)Uzun Süre UV ışığına maruz kalmak ( Uzun süre ultraviyole ışınına maruz kalmak ):&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Uzun süre ve kontrolsüz güneşlenmeninde cilt kanseri olmayı artırıcı yönde etki ettiği ve UV ışının hücre DNA zincirindeki bazı bazları yıkarak hücrenin DNA&#39;sını bozduğu kanıtlanmıştır.&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;7-)Zehirli Maddeler:&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Benzen gibi çeşitli plastik boyalar ve çeşitli kimyasal maddelerin ( Eski baca temizleyicileri testis kanserine neden olur ) vücut ile teması yine kansere sebep olur. &lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;8-)Sigarayla Beraber Alınan Alkol:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Sigarayla Beraber alınan alkolde özefagus kanserleri açısından en tehlikeli gurubu oluşturuyor. Günde 1 paket sigarayla beraber içtiğiniz 2 duble içki özefagus kanser riskiniz TAM 45 kat artırır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;En çok kanser çeşitleri:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;Meme kanseri&lt;br /&gt;
Akciğer kanseri&lt;br /&gt;
Özefagus kanserleri&lt;br /&gt;
Prostat kanseri&lt;br /&gt;
Mide kanseri&lt;br /&gt;
Kalın barsak kanseri&lt;br /&gt;
Rahim ağzı kanseri&lt;br /&gt;
Serviks kanserleri&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;Peki Kendimizi Kanserden Koruyabilirmiyiz?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Genetik faktör tabanlı kanserler hariç bu sorunun cevabı evet kendimiz kanserden koruyabiliriz.&lt;br /&gt;
1-) Düzenli Beslenerek antioksidan ağırlıklı.&lt;br /&gt;
2-) Sigarayı be alkolü bırakarak.&lt;br /&gt;
3-) Zehirli maddelere temas etmiyerek.&lt;br /&gt;
4-) Şüphelendiğimiz anda doktorumuza başvurarak ( kanserde erken tanı çok önemlidir hayat kurtarır) &lt;br /&gt;
5-) Spor yaparak aşırı kilo almaya karşı kendimizi koruyarak.&lt;br /&gt;
6-) Aşırı güneş ışığına özellikle yaz aylarında maruz kalmayarak.&lt;br /&gt;
7-) Bazı virüsler cinsel yolla bulaşır korunarak  ( HPV virüsü genelde heteroseksüel ilişki ve anal penatrasyonla geçer)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Yazdılarımın tamamı orjinaldir. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Stj. Dr. Ahmet Bahadır UÇAR &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011 Tüm Hakları Saklıdır. Yazı yazarın izni olmadan hiç bir makalede,dergide sitede yayımlanamaz...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/3290784369956070657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2011/03/kanser-nedir-nasl-olusur-nasl.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/3290784369956070657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/3290784369956070657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2011/03/kanser-nedir-nasl-olusur-nasl.html' title='Kanser Nedir ? Nasıl Oluşur ? Nasıl Korunabiliriz?'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361.post-5480552250404560306</id><published>2010-12-30T02:48:00.000-08:00</published><updated>2011-07-02T07:47:45.465-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="band ligasyonu"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="basur"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerahi hemoroit"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hemoroid"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Hemoroidal hastalık"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hemoroit"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hemoroit ameliyatı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hemoroit tanı yöntemleri"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hemoroit tedavi"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="lazerle hemoroid"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="mayasur"/><title type='text'>Hemoroidal Hastalık ( Hemoroidler, Basur , Mayasur )</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;color: black; font-size: small;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemorid Nedir?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hemoroid rektumun(makat kanalının içinde)&amp;nbsp;dış ucunda,anal kanalın içinde genelde sağ ön-dışta ve sol dış pozisyonda bulunan damar ve bağ dokusundan oluşan yastıklardır.2 tip hemoroid tipi vardır: İnternal(içte bulunan)&amp;nbsp;hemoroidler, eksteral (dışa sarkan)&amp;nbsp;hemoroidler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;color: black;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;İnternal Hemoroidler (İçte bulunan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Hemoroidler)&amp;nbsp;Nedir?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: black; font-size: small;&quot;&gt;İnternal hemoroidler dentat çizgisinin üzerinde bulunur. İnternal hemoroidler kanamaya ve çökmeye neden olabilirler fakat ağrıya neden olmazlar. Kişi internal hemoroidleriyle yaşamını sürdürür ancak dışkısında sürüntü tarzında kanama olur. İnternal hemoroidler anal kanalda sıkışmadıkları sürece ağrı yaratmazlar, sıkışsalar ve trombüs olsa bile çok şiddetli ağrı vermezler. İnternal hemoroidler nadiren anal kanal(makat) dışına çıkabilir&amp;nbsp;&amp;nbsp;ve anal sfinkterler (makat etrafındaki kaslar) tarafından sıkıştırılarak trombüs(damar içinde pıhtı oluşumu)&amp;nbsp;ve nekroz (hemoroidin kansızlığa bağlı morarması durumu) oluşturabilir. En sık belirtisi kanamadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Eksternal Hemoroidler ( Dışa Sarkan Hemoroidler ) Nedir ?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eksternal hemoroidler makat dışında devam eden trombüs&amp;nbsp;ve&amp;nbsp;dilatasyon ( damarların şişip genişlemesi ) sonucu genişlerler. Bu genişlemeye bağlı olarak makat etrafındaki derinin gerilmesi ve çatlamasına bağlı olarak Skin-Tag ( bekçi nodül ) oluşabilir.&amp;nbsp; Bekçi nodül makat etrafındaki derinin çatlaması daha sonra tekrar düzelip tekrar çatlamasına bağlı olarak oluşan 1-2 cm çapında olan ödemli deri kıvrımlardır. Burdaki asıl sorun hemoroidi asmaya yarayan ligamentlerin yerlerinden kopmasıyla hemoroid yastıkçıklarının makat dışına çıkmasıdır. Hemoroidler yerlerinde tutan bağlar vardır bu bağlar bazı durumlarda ( aşşağıda bahsedilecek) zayıflayarak kopar, yada artan basınçla koparak hemoroid yastıklarını tutamaz konuma gelir işte bu durumda hemoroidler anal kanaldan aşşağı doğru düşerek görünür duruma gelir.Bu durumdada hemoroid anal sfinkterler tarafından sıkıştırılarak kanlanması bozulur. Kanlanması bozulduğu için damar içinde pıhtı oluştur veya büyüyüp&amp;nbsp;genişler.&amp;nbsp;Eğer hemoroid yastıkçıkları içerisindeki pıhtı deriyi ülserleştirirse kanamaya neden olabilir, ancak Eksternal Hemoroidin en sık belirtisi Ağrıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemoroidal Hastalığın&amp;nbsp;Belirtileri Nelerdir?&amp;nbsp;&amp;nbsp; ,&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemoroidlerin belirtileri :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
1- Makatta sıcaklık(yanma) hissi &lt;br /&gt;
2- Makatta kaşıntı &lt;br /&gt;
3- Makatta dışarı doğru gelen kitle varlığı.&lt;br /&gt;
4- Makatta ve perianal(genital)&amp;nbsp;bölgede duyulan ağrı ( Özellikle Eksternal Hemoroidde )&lt;br /&gt;
5- Makkattan gelen sürüntü tarzında kanama, parlak renkte dışkılarken kanama. ( Özellikle İnternal Hemoroidde)&lt;br /&gt;
6- Otururken hastanın kendisini kitleden dolayı rahatsız hissetmesi. (İleri Derecede Eksternal Hemoroidde)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemoroidal Hastalık Nasıl Oluşur ?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;Hemoroidal Hastalık çok sık görülen hastalıklardandır. Özellikle 60&#39;lı yaşlarda her 2 kişiden 1&#39;inde bu hastalık hafif-orta yada ağır şekilde görülür. Hemoroidler genelde ıkınma ve zorlama sonucunda oluşurlar. Bu nedenle hemoroidal hastalığı olan hastaların çoğunda uzun süreli konsitipasyon ( kabızlık ) dönemleri vardır. Uzun ve sık tekrarlayan kabızlıkla hemoroid neredeyse bir bütündür. Hamilelikler sırasında hemoroidal hastalıklarda artış görülür bunun nedeni abdominal basıncın artmasına bağlı oluşan anal bölgede &amp;nbsp;vasküler dolaşım bozukluğu(toplardamar) ve hamilelikte görülebilen kabızlık nedeniyledir. Eğer dışkılama sırasında kabızlığa bağlı olarak basınç aşırı artarsa hemoroid yastıkçıklarını yerinde tutan bağlar kopar ve hemoroid yastıkçıkları görünür hale gelmeye başlar. Bu bağların koptuğu durumlarda önce hemoroidler makat içerisinde bir süre kalırlar orada sıkışarak tromboze olur şişer ve görünür hale gelirler. Aynı zamanda hemoroid hastalığının %18 genetik faktörlerle ortaya çıktığıda bilinmektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemoroidal Hastalık Teşhisi Nasıl Konulur ?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yukarda belirttiğimiz şikayetlerle hasta doktora başvurur. Hasta rektoskopla (makata sokulan ışıklı bir cihaz) incelenir ve tanı buna göre konulur. Tıp bilgisi tam bir doktor hemoroid teşhisi için mutlaka Rektal Tuşe ve Rektoskopi yapmalıdır. Çünkü unutulmamalıdırki makattan gelen kan aksi ispat edilene kadar Rektal Kanser olabilir. Bu olasılığı hekimin özellikle değerlendirmesi gerekir, çünkü hastaların bir kısmı hemoroidal hastalığı olduğunu zannedip &amp;nbsp;başvurduklarında erken evre Rektal Kanser tanısı almaktadırlar. Erken evre Rektal Kanser kolaylıkla tedavi edilir rektal kanser tanısında geç kalınırsa veya&amp;nbsp;Tıp&amp;nbsp;bilgisine hakim olmayan bir&amp;nbsp;doktor tarafından&amp;nbsp;anal muayene yapılmadan tanı konulursa erken evrede&amp;nbsp;yakalanabilecek kanser atlanır ve hasta rektal kanseri mevcutken&amp;nbsp;sadece hemoroid nedeniyle tedavi edilebilir. Bu durum büyük bir malpraktis ( Yanlış Teşhis )&#39;dir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemoroidal Hastalıkta Tedavi Yöntemleri Nelerdir&amp;nbsp;?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hemoroidal Hastalık&amp;nbsp;2 şekilde tedavi edilir. Medikal tedavi ve Cerahi olmak üzere. &lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Medikal Tedavi Yöntemleri :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;1- Yiyecek Ve &amp;nbsp;Alışkanlıkların Değişimi:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Hemoroidal Hastalıkta&amp;nbsp;hastaya yaklaşımda özellikle hastayı kabızlıktan uzak tutmanız gerekmektedir. Çünkü bilindiği üzere aşırı kabızlık ve ıkınma hemoroidal hastalıkta başlıca nedenlerı arasındadır.Hasta özellikle Lifli gıdalarla beslenmeli, sebze ve meyve ağırlıklı ürünler tüketmeli, mutlaka yürüş ve egzersiz yapmalı (çünkü oturarak yaşama tarzı kabızlığı geliştirir),bol miktarda su içmeli en az 2 lt ve daha fazla,baharatlı-acılı yemeklerden şiddetle uzak durmalı, dışkısını tutmaktan ve dışkısını ertelemekten vazgeçmelidir. Ayrıca hasta kabızlığa neden olabilecek yiyecekler uzak durmalıdır. &lt;br /&gt;
&lt;b&gt;2- Sıcak Banyo Oturması:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
En etkili rahatlatıcı ve tedavi edici medikal yöntemlerden biridir. Günde bir kaçdefa orta ısıdaki suya 20 dk boyunca hastanın oturması önerilir. Bu tedavinin amacı içeride kasılı durumda kalmış olan anal sfinkter kasını gevşetmek ve anal deriye giden kan akımını artırarak&amp;nbsp;anal mukozada oluşan yaraların&amp;nbsp;çok daha hızlı bir biçimde iyileşmesini sağlayacak bir yöntemdir. &lt;br /&gt;
&lt;b&gt;3-&amp;nbsp;Dışkı&amp;nbsp;Yumuşatıcı İlaçlar:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Hastanın dışkısının yumuşatılması için laksatif tedaviye başvurulabilir ancak dozunun iyi ayarlanması gerekir dozu iyi uygulanmayan laksatif tedavi sonucunda hastada aşırı ishal durumuyla karşılaşır.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;4-Analjezik İlaçlar:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Analjezikler hastanın ağrıyla beraber daha fazla kasılıp anal kanaldaki hemoroid yastıklarına baskı yapmasını önlemek için verilir. Eğer hemoroid yastıklar sfinkterler tarafından aşırı sıkıştırılırlarsa tromboze olur ve dilatasyona uğrar yani şişerler. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Kesinliği Kanıtlanamamış Medikal Yöntemler:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;5- Topikal Kortikosteroid Kullanımı:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Yıllarca denenmiş ama tam iyileşme neden olduğu ispatlanamamış bir yöntemdir. 15 gün boyunca merhem şeklinde deriye ve makat içine sürülerek kullanılır. Dikkat edilmesi gerek husus kortikosteroidlerin kullanımı çok dikkatli yapılmalıdır günlük belirtilen dozlara uyulmalı ve 15 gün sonunda yarar sağlansa bile devam edilmemelidir çünkü kortikosteroitlerin topikal( sürme yoluyla kullanımı ) epidermisi (deriyi) inceltir.&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Birçok yerde&amp;nbsp;bu hastalığın çeşitli merhemlerle(şu otu bu otu) çözülebildiğini söyleyen alternatif tıpçı insanlarda olsa bunlara itibar etmeyiniz. Bu yöntemler hem sizi maddi açıdan sıkıntıya düşürür,hemde tedavide bazen gerilemeye dahi neden olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;İnvaziv Pratik&amp;nbsp;Yöntemler:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;1-Lastik Band Ligasyonu yöntemi:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Lastik band ligasyonu anal kanala rektoskopla girilir hemoroid yastıkçıklarının anal kanala bağlı olduğu yere bir lastik band bağlanır. Bu lastik band hemoroidin anal kanala (makat içine) bağlı olduğu kısmı aşırı derecede sıkar ve bu şekilde hemoroidin kanlanması azalır durur. Kanlanamayan hemoroid dokusu 1 hafta içinde nekroze(kansızlıktan dolayı morarıp)&amp;nbsp;olup düşer. Bu yöntem uygulanabilirliği çok yüksek bi yöntemdir günübirlik poliklinige gelen bir hastada kolayca uygulanır. Fakat 1 hafta sonunda nekroze olan doku yerinden koparken aşırı miktarda kanama ile hasta poliklinige gelebilir. Kullanılan en eski yöntemlerden biridir ameliyathane gerektirmez, ekonomiktir. &lt;br /&gt;
&lt;b&gt;2-Skleroterapi:&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Birinci,İkinci ve bazen üçüncü seviye hemeoirdler için yapılır. Genelde Polidocanol türevi ilaçla yapılır. Burdaki amaç hemoroidin içerisindeki hücreleri tahrip ederek onları bağ dokuya dönüştürmeye çalışmaktır. Başarı oranı düşük ve yan etkilerinin olabileceğinin gösterilmesi nedeniyle günümüzde gözden düşmekte olan bir yöntemdir. &lt;br /&gt;
&lt;b&gt;3-İnfrared Koagülasyon(&amp;nbsp; Lazer Tekniği ):&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Aslında lazer tekniği hemoraidal hastalık için kullanılmaz halk tarafından yanlış bilinen bir kelimedir, asıl kullanılan ısıdır. Isıyla hemoroidin bağlantı kısımlarından 3-5 delik açılır ve hemoraidal damarlar yakılarak hastalığın iyileşmesi beklenir. Lokal anestezi ile uygulanır, ameliyat bitiminde hasta ağrı duymaya devam edebilir. Aslında en ağrılı yöntem denilebilir, fakat bilindiği gibi halkın lazer kelimesine duyduğu güvenin aşırı olarak istismar edildiği yöntemdir. Hasta 1 hafta içinde işine dönebilir,pahalı bir yöntemdir.%100 başarıyla hemoroidi tedavi etmesi gibi bi şansı yoktur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Unutulmamalıdırki, invaziv pratik yöntemlerde Nüks(tekrarlama) olasılığı yüksektir. 3-5 hafta sonra hastalık tekraralayabilir ve tekrar aynı işlemler gerekebilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Cerrahi Yöntemler:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp; Cerrahi yöntemler sık tekrarlayan hemoroidlerde son çare olarak uygulanması gereken yöntemlerdir. Cerrahi olarak sarkan hemoroid pakeleri ameliyatla dışarı alınır. Uzun süre boyunca invazif-pratik yöntemin başarılı olamadığı hastalarda uygulanır. İyi bir cerrahi ekip ve teknikle Nüks şansı çok düşüktür. Hemoroidin uzun vadeli tedavisinde ve hastalıktan kesin olarak kurtulmada en etkili yöntemdir. Hemoroidektomi genel narkoz altında yapılır.Cerrahi tedavinin diğer yöntemlere göre komplikasyonları daha fazladır,en sık görülen komplikasyonu üriner retansiyondur ( İşemekten sonra mesanede hala önemli miktarda idrar kalması, tam olarak bütün idrarı dışarı atamama), diğer komplikasyonlar kanama,enfeksiyon ve sfinkter yaralanmasına bağlı gaz,dışkı (%1-2) tutamamaktır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hemoroidden Korunmak İçin Ne Yapabilirim?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hemoroidden ve fissürlerden korunmak için: &lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;1- Yiyecek alışkanlıklarınızı kontrol altına alın:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; &lt;br /&gt;
Batılı tarzı beslenme fast-food gibi liflerden az bir beslenme tarzınız varsa bunu minimale indirin. Çünkü batılı tarzda beslenme hemeroid ve fissürleri artırıcı bir etkiye sahiptir. Kabızlığa sebep olacak yiyecek ve içecekleri olabildiğince az tüketmeye çalışın, bunun yerine lif bakımından zengin gidalarla (&lt;br /&gt;
Lif bakımından zengin olan yiyecekler arasında elma, portakal,greyfurt,&amp;nbsp;brokoli, domates, havuç,pırasa, marul, sebze ve meyveler yer alıyor.) beslenin. Aşırı Baharatlı ve aşırı acı yiyeceklerden uzak durun. Bol salata tüketmeye özen gösterin &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;2-Hayat tarzınızı hareketlendirin:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Sürekli oturmak yada yatmak kanın anal bölgede göllenmesine neden olacağından ve kabızlığa yol açacağından sürekli oturmaktan kaçının. Unutmayınki hemoroid daha çok şöfor ve gün boyu büroda oturarak çalışan insanlarda çok sık görülür. Bu yüzden düzenli spor yapın ve aşırı kilo almaktan kaçının çünkü çok fazla kilo anal bölge problemlerinin nedenlerinden biridir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;3-Dışkılamayı ertelemeyin:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;Dışkılamayı erteleme tutmak geciktirmeye çalışmak yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi. Kalın bağırsaklar su ve mineral emilimini gerçekleştirir, ve siz kalın bağırsaklarınızda dışkıyı tutukça dışkıdan su emilimi devam eder bir düşünün eğer bir sünger suyunu kaybederse sert bir hal almaya başlar, eğer dışkınızı çok erteler ve tutarsanız dışkınız o kadar sertleşirki taş dışkı dediğimiz oluşum oluşur. Bu taş dışkıyı dışarı atarken hem anal basıncınızı artırır hemoroidlerin oluşmasına neden olursunuz, hemde anal deri yüzeyini sfinkterlein kasılması yüzünden çatlatmış olursunuz ( yani fissür&#39;e neden olursunuz). Bu yüzden muhakkak dışkınızı ertelemeyin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;4-Tuvalette Gazete,Kitap,Dergiye çok fazla zaman ayırmayın:&lt;/span&gt; &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Belki biraz komik bir başlık gibi duruyor&amp;nbsp;fakat yapılan araştırmalar gösteriyorki tuvalette fazla sürede oturmak hemoroidal hastalığa yakalanma riskini artırıyor. Tuvalette kalma süreniz 5 ila 8 dakikayı aşmasın, çünkü tuvallette kaldığınız sürece sürekli şekilde dışkılayarak az miktarda dışkı için sfinkter kaslarınızı çok daha fazla kasacak ve bu yüzden anal kanal basıncını artırdıgınız için anal fissür ve&amp;nbsp;hemoroidal hastalıga yakalanma riskiniz artacakdır. Çok hızlı dışkıyı boşaltmakta&amp;nbsp;aynı şekilde zorlama mekanızmasıyla sfinkterleri kasacağından anal fissür için önemli bir&amp;nbsp;risk faktörüdür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;5-Hijyene Özen Gösterin:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;Hijyen kurallarına uyun mutlaka anal bölge etrafını temiz tutmaya çalışın. Sık sık duş almak ve anal bölgede kaşıntı hissedildiğinde suyla temizlemek riskleri azaltıcı faktörlerdendir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;6-Aşırı Laksatif Kullanımından Kaçının:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;Aşırı ve uygunsuz miktarda alınan laksatifler ( ishal yapıcı ürünler) hemoroide neden olur. Bunları doktor dahilinde alınız ve aşırıya kaçmayınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Yazarın Yorumu :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Özellikle bu hastalık için birinci,ikinci ve üçüncü derece hemoroidler için cerrahi operasyondan önce medikal yollar sonuna kadar denenmelidir, çünkü cerrahi yol kesin çözüm olmakla beraber bir çok komplikasyonları mevcut. İdrar retansiyonu yada gaita( dışkı ) tutamama gibi problemler insanın hayat konforunu hemoroidden daha fazla bozan oluşumlardır. Eğer medikal ve invaziv pratik yöntemlerle sonuca ulaşılamıyorsa yada sürekli nüks gözleniyorsa veya hemoroide bağlı diğer komplikasyonlar (pıhtı birikimi gibi) görülmeye başlanmışsa tecrübeli bi cerrahi ekip tarafından ameliyat edilmek şarttır. Kişisel yorumum ve hastalardan deneyimim ilk önce insanlar bunu çeşitli merhemlerle ve kremlerle (alternatif tıp) geçirmeye çalışıyor fakat dediğim gibi bu size tamamen bir zaman kaybı olarak yansıyacaktır düşününki böyle bir krem yada losyon olsa tıpta neden kullanılmasın insanlar neden bu yöntemlere tabi tutulsun ? Lazer Yöntemi diye bilinen yöntem yani ısıyla koagülasyon yönteminde nüks şansı vardır kesin bir çözüm değildir ve çok pahalıdır benim önerim yapılabilen hastaya lastik bant ligasyonu yöntemi uygulanması ve medikal tedaviyle desteklenmesidir. Hertürlü Sorularınızı Yorumlar Köşesine yazabilirsiniz. Herkese Sağlıklı Mutlu ve Huzurlu Günler Dileğiyle...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
Stj. Dr. Ahmet BAHADIR UÇAR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2010 Tüm Hakları Saklıdır. Yazı yazarın izni olmadan hiç bir makalede,dergide sitede yayımlanamaz...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/5480552250404560306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2010/11/hemoroidal-hastalk-hemoroidler-basur.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/5480552250404560306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/5480552250404560306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2010/11/hemoroidal-hastalk-hemoroidler-basur.html' title='Hemoroidal Hastalık ( Hemoroidler, Basur , Mayasur )'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361.post-1944686200308194149</id><published>2010-12-18T07:15:00.000-08:00</published><updated>2011-07-02T07:48:38.244-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="akromegali"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cushing hastalığı"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="diabetus insipidus"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hipofiz adenomları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hipofiz hastalıkları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="hormon hastalıkları"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="prolaktin"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="prolaktinoma"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="uygunsuz adh sendromu"/><title type='text'>Hipofiz Hastalıkları Ve Tedavi Yöntemleri</title><content type='html'>&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: red; font-size: 14pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: red; font-size: 14pt;&quot;&gt;Hipofiz Hastalıkları Ve Tedavi Yöntemleri:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hipofiz Nedir? Ne işe yarar?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Hipofiz 0.5 gram ağırlığında bir endokrin(hormon salgılayan) bezdir. Hipofiz glandı sella tursika içersinde yeralmakta ve diyafragma sella adında dura mater kılıfı ile örtülüdür. Üstünde beyinde görme sinirleri olan optik kiazma, altında sfenoidal sinüsler,dışında kavernöz sinüsler yer alır. Hipofizin ana görevi salgıladığı hormonlarla hayatın devamlılığını sağlamaktır. 0.5 gram gibi küçük bir bez olmasına rağmen salgılarının işleviyle vücudun en önemli bezidir. Büyüme,gelişme,kas kontraksiyonu,su dengesi,gebelikte süt gelmesi,sexual fonksiyonlar,şeker dengesi,sodyum dengesi,kortizol dengesi,cinsel organların gelişimi ve fertilite gibi 100’lerce vücut için hayati öneme sahip mekanizmayı bu bezden vücuda salgılanan hormonlar idame ettirtir. Bu bezde yaşanabilecek ufak bir hastalık yada patoloji klinik olarak kendini çok gürültülü semptomlarla dile getirir. &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hipofiz Hangi Hormonları Salgılar? Hipofiz kaç kısıma ayrılır ?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Hipofiz anteriyor hipofiz ve posterior hipofiz olmak üzere 2 ye ayrılır.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;Hipofiz başlıca salgıladığı hormonlar (Anterior Kısımdan): &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;1-GH(Growth Hormon,Büyüme hormonu)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;2- PRL( Prolaktin )&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;3- TSH ( Tiroid Stimulan ( Salgılatıcı) Hormon)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;4- LH&amp;nbsp; ( Lutein Hormom)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;5- FSH ( Folikül Stimüle edici Hormon)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;6- ACTH ( Adrenokortikotropik Hormon)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Hipofizin başlıca salgıladığı hormonlar ( Posterior Kısımdan):&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;1- Vasopressin (ADH)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;2- Oksitosin&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Bu Hormonlar Ne İşe Yarar ? Eksikliğinde Fazlalığında hangi belirtiler Görülür ?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Bu hormonların vücut dengesi için belirli aralıklar içerisinde olması gerekmektedir. Eksikliklerinde ve fazlalıklarında vücutta çeşitli semptomlar ortaya çıkar. Bu hormonlar genelde hedef organa ilgili hormonu salgılatmakla yükümlüdürler, örneğin böbrek üstü bezlerinden kortizol salgılatmak gibi. &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;Hipofiz Hormonlarının Eksikliğinde ve fazlalığında neler Görülür?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;GH Fazlalığında Görülecek Semptomlar ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Çocukluk çağında gigantizm( devlik ),yetişkinde akromegali’ye yol açar. Eğer yüksek düzeylerde adolesan ( bluğ ) çağında başlar ve yetişkin dönemde devam ederse her ikisi birden görülür. Bu hastalarda hipogonadizm ( üreme organ ve dokularında ) gelişmeme çok sık görülür. En sık semptom aşırı terlemedir. Baş ağrısı ve eklem ağrıları sık görülür. El ve ayaklarda akral büyüme ( ayak numarasını büyümesi) ve yüz bulguları ( çenenin ilerde olması,burun ve dudak büyümesi,frontal bombelik ) en erken dikkat çeken bulgulardır. Kemik ve eklemlerde osteoartrit görülebilir. Halsizlik,aşırı terleme,ışığa duyarlılık,kaslarda güçsüzlük,eklem ağrıları,ses değişkliği, baş ağrısı, libido azalması, aşırı kıllanma görülebilecek diğer semptomlar arasındadır. &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;GH Eksikliğinde Görülecek Semptomlar ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Çocuklarda Dwarsim’e ( cücelik ) yol açar. Boy uzaması minimal olacağı için boyda kısalık görülür. Erişkinlerde ise kronik yorgunluk sendromuna yol açabilir. Genelde erişkinler kliniğe LH /FSH eksikliğiyle başvurmaktadırlar.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;PRL ( PROLAKTİN) Fazlalığında Görülecek Semptom ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;En erken kinik olarak semptom veren hipofizin hastalığıdır. Kadınlarda adet görememe ve memeden süt gelmesi ile karakterizedir. Erkekte libido kaybı ( cinsel isteğin azalması ) ve kısırlık görülür. Genellikle baş ağrısı ve görme bozukluğu ön plana çıkar.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;PRL ( PROLAKTİN ) Eksikliğinde Görülecek Semptom ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Erkeklerde eksikliğinin bilinen bir etkisi bulunmamaktadır. Gebelerde doğum sonrası aşırı kanama ile oluşan Sheehan Sendromuyla birlikte görülür. Gebelerde prolaktin eksikliğine bağlı süt gelmeme&amp;nbsp; bilinen en büyük bulgusudur. &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;TSH ( Tiroid Stimüle Edici Hormon ) Fazlalığında Görülecek Semptom ve&amp;nbsp; Tanımlar: &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Tiroid dokusunda iyot alımını ve T3,T4 senteziini artırır. Periferdeki T4-T3 dönüşümünü etkilemez, sekonder hipertiroidiye neden olur. (Bknz. Hipertiroidi)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;TSH ( Tiroid Stimüle Edici Hormon ) Eksikliğinde Görülecek Semptom ve Tanımlar: &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Tiroid dokusunda iyot alımını ve T3,T4 salınımını azaltır. Sekonder hipotiroidiye neden olur. (Bknz. Hipotiroidi)&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;LH ( Luteizan Hormon ) / FSH&amp;nbsp; ( Folikül Stimüle Edici Hormon) :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;LH erkeklerde leyding hücrelerinden testesteron üretimini stimüle(artırır) eder. FSH ile birlikte sperm olgunlaşmasını sağlar. Kadın yumurta atılımını sağlar. &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;FSH erkekte testis büyümesini sağlar,sertoli hücrelerine etki ederek androjen bağlayan hormon sentezini artırır, kadında yumurta gelişmesini sağlar.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;ACTH (&amp;nbsp; Adrenokortikotropik Hormon ) Eksikliğinde Görülecek Semptom&amp;nbsp; ve Tanımlar: &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Böbreküstü bezlerinden salgılanan kortizol hormonun salınımını azalması sonucunda hipokortizolizm gelişir. Hastada belirgin solukluk gözlenir. &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;ACTH (Adrenokortikotropik Hormon ) Fazlalığında Görülecek Semptomlar ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;Kortizol artmına bağlı CUSHİNG sendromu görülür. Hipofiz’in aşırı ACTH salgılamasına bağlı olarak gelişen hastalığa ise CUSHİNG HASTALIĞI denir. Cushing hastalığı endojen hiperkortizolizimin en sık sebebidir. Bu hastalarda&amp;nbsp; santral obezite,hipertansiyon,adet görememe,libido azalması,aydede yüzü,deri incelmesi,purpuralar,kas güçsüzlüğü,ciltte kararma,mantar infeksiyonları,yara iyileşmesinde gecikme görülür.&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 0pt;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Vazopressin ( ADH ) Eksikliğinde Görülecek Semptomlar ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Antidiüretik hormonun fonksiyonel olamaması nedeniyle vücuttan fazla miktarda su kaybı vardır. ADH’ın eksikliği ya da ADH’a karşı rezistants vardır. Bu durumda hastada çok su içme, çok idrar çıkartma, ve idrar renginde açılmayla kendini gösterir.Diabetis İNSİPİTUS hastalığıyla karakterizedir, bu hastalar GÜNDE 5 ila 20 litre su içerler. Hastalarda aşırı susama hissi oluşur. Eğer bu miktarlarda su içmezlerse hipernatremiye ( kanda sodyumun yükselmesi) bağlı konfüzyon ve koma gelişebilir. &amp;nbsp;Yaşlılarda susama hissi bozukluğu olabileceği için bu durumda hasta konfüzyon ile kliniğe başvurabilir. Tedavisi tuz kısıtlanır ve hastada DDAVP ( desmopressin ) başlanır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Vazopressin ( ADH ) Fazlalığında Görülecek Semptomlar ve Tanımlar:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uygunsuz ADH Sendromu denilen tabloyla karakterizedir. Plazma sodyum seviyelerinin düşmesi bağlı (hiponatremi) tablosuyla kliniğe başvurur. Hastanın klinik bulguları iştahsızlık,bulantı,kusma,konfüzyon ve komadır. Tedavisi öncelikle su kısıtlamasıdır. Daha sonra düşen sodyum yerine yavaş yavaş konur saatte 1.5meq geçmiyecek şekilde ve hastada demoklosiklin tedavisi başlanır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Oksitosin:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Doğumda düz kasların rahimin kontraktilitesini ( kasılmasını ) sağlayarak doğum işlevini gerçekleştirir. Düz kaslar üzerine etkisi vardır. Ayrıca meme başında sütün gelmesinide sağlayan hormonlardandır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;Peki Bu Hormonlar Hipofizden Neden Fazla salgılanır?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sorunun cevabı birden çoktur. Çünkü hipofiz hormon salınımını hipotalamustan aldığı uyarılarla yapar. Eğer hipotalmus-hipofizer aksında bi sorun varsa bu hormonun eksik yada fazla salgılanmasına neden olur. Bir başka sebep hedef organ eğer hormona karşı direnç geliştrimişsse hipofiz bu direnci kırmak için daha fazla hormon salgılar. Bir başka ve en çok rastlanılan sebep ise hipofiz tümörleridir. Hipofiz adenomları aşırı miktarda ilgili hormonu salgılayarak yukarıda belirttiğim semptomlara yol açar. Bu durumda ilgili adenoma yönelik girişimlerin yapılması gerekmektedir. Hormonların eksik salgılanmasıda yine eğer hipofiz kaynaklıysa hipofizer yeterzsizlik sendromu dediğimiz, hipofizin yeteri kadar hormon salgılayamamsıyla karakterizedir ( Bununda birden çok sebebi vardır).&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Peki hangi adenomlarda/tümörlerde ne tür girişimler yapılır?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öncelikle belirtmemiz gerekirki bu tümörler çeşitli komplikasyonlara yol açabilirler. Örneğin görme sinirlerine yaptıkları bası nedeniyle gözlerin yukara kaymasına neden olabilirler. 3,4 ve 6. Kafa içi sinirlerine bası nedeniyle gözün dış yana kaymasına neden olabilirler yada dura materin ( beyin zarı ) gerilmesine bağlı olarak baş ağrısı bilinç bozukluğu yapabilirler. &lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Non Fonksiyonel( Herhangi bir hormon salgılamayan hipofiz tümörlerinde):&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; Primer(öncelikli) tedavi semptomların varlığında her zaman cerrahidir bunun yanı sıra kalan ulaşılamayan kitleyi küçültmek için Radyoterapi uygulanır.&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Prolaktinoma ( Prolaktin Salgılayan Tümörlerde ) :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; Primer tedavi ( öncelikli ) dopamin antagonistleridir ( bromokriptin,kabergolin ). Bu verilen ajanlar (ilaçlar) çok büyük bir hasta grubunda prolaktin düzeylerini düşürür cinsel fonksiyonları düzeltir. Dopamin antagonistlerinin kullanılamayacağı çok yaşlı,çeşitli kardiak(kalple ilgili) ve diğer sorunları &amp;nbsp;olan &amp;nbsp;hastlarda cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Aynı zamanda kitle eğer diğer komşu yapılara bası uygulamaya başlamış ve medikal tedavi yetersiz kalmışsa yine cerrahi tedavi seçilmelidir. &lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Akromegali ( Growth Hormon Salgılayan Tümörlerde ) :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; Primer tedavi cerrahidir. Bu tedavi eğer etkili değil ve yetersiz ise okreotit ve bromokriptin tedavisi kullanılmalıdır. Bu tedavi tümör yapısını küçültmez, hormon düzeylerini baskılayıcı etki yaparlar. Radyoterapi pek etkili bir yöntem değildir çünkü sonuçları yıllar sonra ancak alınabilir. &lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;b&gt;Cushing Hastalığı ( ACTH Salgılayan Hormon Salgılayan Tümörlerde ) :&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; Primer tedavi cerrahidir. Bu başarısız ve etkili değil ise ilaçla kortizol sentezinin baskılaması denenmelidir. Son çare olarak bilateral adrenalektomi(böbrek üstü bezlerinin cerrahi olarak çıkartılması) seçeneği kullanılır fakat bu Nelson Sendromuna yol açabileceği için&amp;nbsp; pek istenmeyen bir yöntemdir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;b&gt;Yazarın Yorumu:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Hormonlar vücudumuzun dengesini sağlayan cambazlar gibidirler, eksiklikleri veya fazlalıklarında çok gürültülü semptom verirler. Hormonlar gerek hayat kalitesi açısından, gerekse yaşamımızı sürdürebilmemiz açısından belirli bir dengede olması gerekmektedir, bu dengenin bozulması durumunda yapılacak en önemli şey bu hastalığın mümkün olan en kısa sürede vücutta kalıcı etkiler yapmadan tedavi edilmesidir. Bu hormon bozukluklarında sürat ve doğru teşhis çok önemlidir. Özellikle tümörlerin cerrahi girişimlerinde uygun cerrahi ekip çok önemlidir. En az yılda 50 hipofiz ameliyatı yapan alanında yetkin bir cerraha gitmenizi öneririm, çünkü hipofiz ameliyatları tecrübe ve yetenek gerektirmektedir. Her cerrah hipofiz ameliyatı yapamayacağı gibi, sizde yetkin bir kişinin ellerinde değilseniz ameliyatın komplikasyonlarıyla baş başa kalırsınız. Akromegali ve Diabetus İnsipudustada erken tanının önemi büyüktür. Akromegali eğer tedavi edilmezse ilerleyici bir hastalıktır ve bu hastalar en çok serebral kanama ve kardiyak nedenlerle erken yaşlarda ölüm riski altındadırlar. &lt;span style=&quot;color: #222222;&quot;&gt;Hertürlü Sorularınızı Yorumlar Köşesine yazabilirsiniz. Herkese Sağlıklı Mutlu ve Huzurlu Günler Dileğiyle...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Stj. Dr. Ahmet BAHADIR UÇAR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2010 Tüm Hakları Saklıdır. Yazı yazarın izni olmadan hiç bir makalede,dergide sitede yayımlanamaz... &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;script src=&quot;http://www.pixazza.com/widget/9bff1cad38/&quot; type=&quot;text/javascript&quot;&gt;
&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;MsoNormal&quot; style=&quot;margin: 0cm 0cm 10pt;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/1944686200308194149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2010/12/blog-post.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/1944686200308194149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/1944686200308194149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2010/12/blog-post.html' title='Hipofiz Hastalıkları Ve Tedavi Yöntemleri'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3418061807781221361.post-6893488834912241061</id><published>2010-11-17T16:12:00.000-08:00</published><updated>2011-07-02T07:49:20.730-07:00</updated><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anal ameliyatlar"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="Anal fissür"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anal kremler"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anal lazer"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="anal yara"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="cerrahi tedavi anal fissür"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="makat yarası"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="makatta fissür"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="makatta fistül"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="makatta çatlak"/><category scheme="http://www.blogger.com/atom/ns#" term="medikal tedavi anal fissür"/><title type='text'>Anal Fissür ( Anal Çatlama - Anal Çatlak - Makatta Yarık )</title><content type='html'>&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;Anal Fissür Nedir ?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Anal fissür, halk arasında makatta yarık (anüs kısmında yarık) anlamına gelen bir hastalıktır. Hastalar genellikle dışkılama (defekasyon) sırasında ağrı,anal kaşıntı,damlama tarzına kanama yada dışkıya bulaşma tarzında kanama görürler. Ağrı lokalizasyon olarak&amp;nbsp;anüsün üst-ön&amp;nbsp;kısmı veya anüs çevresinde dışkılamadan sonra karakteristik olarak kendini belli eder. Ağrı yarığın büyüklüğüyle değişmek üzere dışkılamadan sonra 15dk ile 1 saat arasında devam edebilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Anal Fissür Nedenleri Nelerdir ?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte yol açan bazı faktörler tahmin edilmektedir bunlar: &lt;br /&gt;
1- Uzun süren kabuzlığa bağlı sert dışkı çıkışı (Kronik konsitipasyon) &lt;br /&gt;
2- Uygunsuz beslenme ( Lif bakımından fakir gıdalarla beslenme, kabızlığa yol açan besinlerle sık beslenme)&lt;br /&gt;
3- Geçirilmiş anal(makat) cerrahisi&lt;br /&gt;
4- Uygunsuz laksatif (ishal sağlayıcı ilaçların)&amp;nbsp;kullanılması.&lt;br /&gt;
5- Crohn Hastalıgı&lt;br /&gt;
6- Ülseratif Kolit veya inflamatuar bağırsak hastalıkları...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;Analfissür Nasıl Oluşur ?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Anal fissür genellikle hastada aşırı kabızlık sonucunda sertleşen dışkının anal kanalı (makatı)&amp;nbsp;zorlamasıyla oluşan yırtıklardır(Aşırı ishal durumda bu etkiyi&amp;nbsp;yaratabilir).&amp;nbsp;Anal Kanaldan (Makattan) geçen dışkı bazen o kadar sert olurki anal kanalın arka kısmı dedigimiz kısmı ( %90 oranla ) yada orta hattı ( %9 oranla) yada hem ön hem arka hattı ( %1 oranla) yırtarak fissüre sebep olur. Bu çatlaklar bazen kendiliğinden iyileşerek kaybolur. Bazense derinleşerek daha ağır tablolara sebebiyet verir. Bu çatlaklar boyutları&amp;nbsp;kimi zaman&amp;nbsp;çok küçük olmasına rağmen hastaya çok derin bir ağrı verir, bu durumda hastanın bu ağrıyla beraber anal sfinkter kası ( anal çevreyı içerde çepeçevre saran kas) kasılı kalır gevşeyemez. İşte asıl büyük sorunlardan biri bu kasın gevşeyememesidir çünkü bu kas kasılı kaldığında anal fissürün olduğu bölge yeterince kanlanamaz. Zaten anal kısmın arka tarafı dediğimiz kısım diğer kısımlara göre kanlanma bakımında fakirdir, sfinkterinde spazmı sonucu iyice kanlanmadan fakir kalan kısım iskemiye ( kansızlığa) uğrar ve yara iyileşmesi gecikir. Anal fissür süresi açısından 2 ye ayrılır:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Akut Anal Fissür ( 4 Hafta, 28 gün ) :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Akut Anal fissür 4 hafta içerisinde yeni gelişen fissürlere verilen isimdir. Yarık 28 gün içerisinde gerileyebilir, düzelebilir ve kişi hiçbir sorun ve tedaviye gerek kalmadan hayatına devam eder. Kişi bu süre içerisinde özellikle yiycek yönünden lifli gıdaları tercih etmeli ve kabızlığa yada aşırı ishale neden olacak yiyecekleri tüketmekten şiddetle kaçınmalıdır. Eğer fissür 4 haftadan uzun sürerse o zaman hastalık kronik(devamlı) bir seyir izler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Kronik Anal Fissür:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Kronik Anal Fissür 4 haftayı geçen fissürler için verilen isimdir. Öncelikle belirtmek gerekirki kasılı kalan sfinkter kas ( Anal çevreyı içerde çepeçevre saran kas ) gelişmeye başlar çünkü kasılı kalan bir kas vücütta hipertrofiye ( gelişmeye ) uğrar. Aynen kol kaslarınızı çok çalıştırırsanız nasıl büyürse bu kasta kasılı kaldıkça bir o kadar genişler ve güçlenir. Bu kasın gelişmesinin bize zararı şudur, dediğimiz gibi makatın arka kısmı kanlanma bakımdan fakirdir, sfinkter kas çok fazla gelişerek bu alana gelen kanı sekteye uğratır azaltır ve bölgenin iyileşmesini engeller. Bunun sonucunda fissür dışkılama esnasında gevşeyemediği için derinleşerek anal ülser halini alır. Bu döngü anal sfinkter kasılı kaldıkça sürer.&amp;nbsp;Anal fissürün kronikleştiğini belirten karakteristik 3 bulgu vardır. &lt;br /&gt;
1- Nöbetçi eki ( Skin tag- Bekçi Web)&lt;br /&gt;
2- Hipertrofik Anal Papilla &lt;br /&gt;
3- Anal ülser&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nöbetçi eki anal kanaldan dışarıya doğru sarkan deri tarzında lezyonlardır. Çapları 1-2 cm olabilen lezyonlardır, derinin sürekli yapım ve yıkım aşaması esnasında oluşurlar, deri katlantılarıdırlar. &lt;br /&gt;
Fissürler değişik yerleşimli ve çok sayıda olursa Crohn hastalığı veya anal kanal tüberkülozundan şüphelenmek gerekir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;background-color: white; color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;Anal Fissür Kansere&amp;nbsp;Neden Olur mu ?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Bu sorunun cevabı kesinlikle hayırdır. Anal fissürle rektum yada diğer sindirim sistemi kanserleri arasında herhangi bir bağlantı bulmaz, litaratürde henüz böyle bir vaka bildirilmemiştir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Anal Fissür Nasıl Tedavi Edilir ?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Anal fissür 2 şekilde tedavi edilir. Medikal tedavi ve Cerahi olmak üzere. &lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Medikal Tedavi Yöntemleri :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;1- Yiyecek Ve &amp;nbsp;Alışkanlıkların Değişimi:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Anal fissürlü hastaya yaklaşımda özellikle hastayı kabızlıktan ve ishalden uzak tutmanız gerekmektedir. Çünkü bilindiği üzere aşırı kabızlık ve aşırı ishal anal fissürün başlıca nedenlerı arasındadır. Bu dengeyi tuturabilmek hekim ve hasta arasında tam bir uyumla gerçekleşebilir. Anal fissürlü hasta özellikle Lifli gıdalarla beslenmeli, sebze ve meyve ağırlıklı ürünler tüketmeli, mutlaka yürüş ve egzersiz yapmalı (çünkü oturarak yaşama tarzı kabızlığı geliştirir),bol miktarda su içmeli en az 2 lt ve daha fazla,baharatlı-acılı yemeklerden şiddetle uzak durmalı, dışkısını tutmaktan ve dışkısını ertelemekten vazgeçmelidir. Aynı zamanda aşırı miktarda kafein (çay kahve ) ve alkolünde iyileşmeyi engellediği yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. &lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;2- Sıcak Banyo Oturması:&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
En etkili rahatlatıcı ve tedavi edici medikal yöntemlerden biridir. Günde bir kaçdefa orta ısıdaki suya 20 dk boyunca hastanın oturması önerilir. Bu tedavinin amacı içeride kasılı durumda kalmış olan anal sfinkter kasını gevşetmek ve fissüre giden kan akımını artırarak yaranın çok daha hızlı bir biçimde iyileşmesini sağlayacak bir yöntemdir. &lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;3-&amp;nbsp;Dışkı&amp;nbsp;Yumuşatıcı İlaçlar:&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Hastanın dışkısının yumuşatılması için laksatif tedaviye başvurulabilir ancak dozunun iyi ayarlanması gerekir dozu iyi uygulanmayan laksatif tedavi sonucunda hasta aşırı ishal durumuyla karşılaşır buda anal fissürün daha çok artmasına neden olabilir..&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: black;&quot;&gt;&lt;strong&gt;4- Topikal NTG(nitrogliserin) uygulanması:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Bu tedavi yöntemi eski bir tedavi yöntemidir günümüzde değerini yan etkileri dolayısıyla kaybetmiştir. Yüzeyel olarak %0.2-0.5 nitrogliserin (nitrik oksid vericisi olarak) uygulanır. Nitrik oksid yapı itibarıyla damarları vazodilatasyona (genişletmeye) uğratarak damara gelen kan akımını artırır. Ancak dediğimiz gibi yan etkileri dolayısıyla pek tercih edilen bir yöntem değildir.&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;5- Botulinum Toksin İnjeksiyonu :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Bu tedavi yöntemi yeni bir tedavi yöntemidir. Botulinum toksini injeksiyonu daha az riskli bir yöntemdir. Neden olduğu kimyasal denervasyonla anal sfinkterin gevşemesini sağlamaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Kesinliği Kanıtlanamamış Medikal Yöntemler:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;6- Topikal Kortikosteroid Kullanımı:&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Yıllarca denenmiş ama tam iyileşme neden olduğu ispatlanamamış bir yöntemdir. 15 gün boyunca merhem şeklinde deriye sürülerek kullanılır. Dikkat edilmesi gerek husus kortikosteroidlerin kullanımı çok dikkatli yapılmalıdır günlük belirtilen dozlara uyulmalı ve 15 gün sonunda yarar sağlansa bile devam edilmemelidir çünkü kortikosteroitlerin topikal( sürme yoluyla kullanımı ) epidermisi (deriyi) inceltir ve varolan fissürün boyutlarını artırıcı etki yapabilir. &lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;7- Analjezik Yöntem :&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Ağız ve topikal yolla analjezik ( ağrı kesici ) verilir. Bu süre içerisinde hastanın ağrı gibi semptomlarda gerilemesi olur ve sfinkter kasının bu yolla gevşemesi beklenir. Hasta dışkılama sırasında daha az ağrı duyar ve sfinkter kasta bu süre içinde gevşeme olmazsa tedaviye son verilir. Bu tedavinin sahtekarlığa açık bir tedavi yöntemi olduğuda söylenebilir eğer hekim bu tedaviyi uzatırsa hasta anal fissürünün geçtiğini zanneder fakat ağrı kesiciler bırakıldığı anda ağrı tekrar ortaya çıkar ve durum tekrarlar bu yüzden hekimin tedaviye ara verip durumu değerlendirmesi gerekmektedir...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394;&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;background-color: white; font-size: large;&quot;&gt;Medikal Tedavinin Avantajları ve Dezavantajları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
Medikal tedavi Akut anal fissür hastalarında&amp;nbsp;sıkı bir tedaviyle yaklaşık&amp;nbsp;%76 lık bir başarı şansını beraberinde getirir. Ancak Kronik anal fissürlü hastalarda bu oranlar %40 lara kadar düşmektedir. Medikal tedavide nüks (tekrarlama) %20-30 civarındadır. Bu özelliğiyle hasta medikal tedaviyle iyileşse bile yukarıda yazdığımız yiyecek ve davranış değişikliğine dikkat etmelidir. Medikal tedavi cerrahi tedaviden önce muhakkat denenmelidir. Hasta medikal tedavide cerrahi tedavinin komplikasyonlarından korunmuş olur. Ancak Uzun süren anal fissürlerde ve sık nüks eden anal fissürlerde kesin iyileşme cerrahi tedaviyle olmaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #cc0000;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Cerrahi Tedavi:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Kronik fissürlerin tedavisinde Sfinkterotomi yapılmaktadır yani kasın bir bölümü kesilerek dışarı alınır. Bu şekilde spazm ortadan kalkar ve bölge iyileşmeye bırakılır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Cerrahi Tedavi Avantajları ve Dezavantajları:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
İyi bir cerrahi ekip varsa bu yol çok güvenilir bir yoldur, çünkü %95 Hastalık bir daha nükse etmez. Cerrahi tekniklere uygun bir ameliyatta hasta kısa sürede aktif hayatına döner (4-7 gün). Tabiki her ameliyatta olduğu gibi cerrahi tekniktede komplikasyonlar mevcuttur hastaların %1 inde dışkı tutama gibi komplikasyonlar oluşabilir. Ama iyi bir cerrahi ekiple fissürden tamamiyle kurtulmak mümkündür. Dezavantaj olarak anal bölge bütünlüğünün bozulması yada cerrahi tekniklere uyulmaması koşulunda fistül oluşumu gibi komplikasyonlarda ortaya çıkabilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color: #0b5394; font-size: large;&quot;&gt;&lt;strong&gt;Yazarın önerisi :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;
Cerrahi tedaviden önce mutlaka medikal tedaviler denemeli en son yol olarak cerrahi yol tercih edilmelidir. Ameliyattan sonra mutlaka yeme içme düzeni&amp;nbsp;ve düzenli spor ( yürüyüş gibi ) gibi alışkanlıklar edinilmeli, kahve ve alkolün aşırı derece alımından kaçınılmalıdır. Medikal tedaviden sonra nüks oranı yüksek olduğu için bu tip yararlı davranışların kişi tarafından mutlaka uygulanması gerekir. Kişisel hijyen kurallarına mutlaka uyulmalı ve yeni oluşan anal fissürlerde sıcak oturma banyosu mutlaka denenmelidir, kişisel yorumum bu yöntemin kişiler üzerinde semptomları geriletici ve rahatlatıcı bir etki yaratmasıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Stj.Dr.Ahmet Bahadır UÇAR &lt;br /&gt;
2010 Tüm Hakkı Sakldır. Yazarın izni olmaksızın hiç bir dergi,site ve makalede yayımlanamaz...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style=&quot;font-size: large;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: #3d85c6;&quot;&gt;Yeni SİTEMİZLE hizmetinizdeyiz :&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;http://www.tibbiyardim.com/&quot;&gt;www.tibbiyardim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bahadirucar.blogspot.com/feeds/6893488834912241061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2010/11/anal-fissur-anal-catlama-anal-catlak.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/6893488834912241061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3418061807781221361/posts/default/6893488834912241061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bahadirucar.blogspot.com/2010/11/anal-fissur-anal-catlama-anal-catlak.html' title='Anal Fissür ( Anal Çatlama - Anal Çatlak - Makatta Yarık )'/><author><name>Bahadır UÇAR</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13487995820105573529</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='//blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiIBzBenX5-AfozFwUwPDKFTB0kXOHhRHlTuFRiUf2IxyQEWdFvNRLHzEhXUjxGUPllXODDUenohISeozLzsGcdZ-oOnw1zoPAJlzNBlzyf3UyUkcjCPZnoKcvS1JXWXQ/s220/IMG_0313.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>