<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:blogger='http://schemas.google.com/blogger/2008' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148</id><updated>2024-10-24T02:56:55.087-07:00</updated><title type='text'>Türk Gelenek</title><subtitle type='html'>Dünya&#39;nın dört bir yanına yayılan biz Türklerin kültürleri</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default?redirect=false'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>10</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-724414732686607787</id><published>2010-05-15T05:45:00.000-07:00</published><updated>2010-05-15T05:49:06.891-07:00</updated><title type='text'>Batı Trakya örf ve adetler</title><content type='html'>&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;KIZ İSTEME:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı Trakya Türk toplumunda ailenin oluşumu , oğlan tarafının kız istemesi ile başlamaktadır. Eski yıllarda oğlan ve kız birbirlerini göremiyorlardı. Şimdi bunun tam tersi yaşanmaktadır. Oğlan ve kız özgür iradeleriyle yuva kurmaktadırlar. Kızın istenmesinden önce her iki taraf da birbirlerinin aile durumlarını soruştururlar. Bu anıştırma - soruşturma işi genelde , köyün saygın kişileri ve akrabalar vasıtasıyla olmaktadır. Karşılıklı soruşturmalardan sonra , eğer karar verilmişse , oğlan tarafı kız tarafına haber gönderir.&lt;br /&gt;Kız işemeye gidecek olan insanların , köyde yasayan dürüst ve sözü dinlenen kişiler olması gerekmektedir. Kadın veya erkek olmasında da bir sorun yaşanmamakla birlikte , genellikle erkek gönderilmektedir. Kız istemeye giden kişilere &quot; dünürcü &quot; denmektedir. Dünürcüler , mutlaka Pazartesi ve Perşembe akşamları gönderilmekte¬dir. Bu durum neredeyse kesin bir kural niteliğindedir. Kız evine giden dûnürcüleri , kızın babası ve annesi karşılar ve en güzel odalarına geçirirler. Kız daha sonra dunür (ilerin yanına gelmektedir. Karşılıklı olarak hal - hatır sormalardan sonra , istenen kahve getirmek üzere odadan uzaklaşır. Bu arada , kahveler gelinceye kadar değişik güncel konulardan sohbetler açılır. Kız kahveleri getirir. Eğer oğlanda gözü varsa ve onunla yuva kurmak istiyorsa , kahveyi tatlı yapar. Eğer oğlanı beğenmiyorsa kahve imamen şekersiz yapılmaktadır. Bu gerçekte çok kritik bir andır. Kahve şekersiz dahi olsa , dünürcüler bunu ses çıkarmadan ve hiç belli etmeden içmek zorundadırlar. Kahve içildikten sonra asıl konuya geçilir. Dünürcüler &quot; Allah&#39;ın emriyle Peygamberin kavliyle kızınızı istemeye geldik derler, böylece konu açılmış olur. Oğlan turafı kendi tarafının durumunu ve oğlanın meziyetlerini ballandıra ballandıra anlatır ahali ise bütün bunları dinler. İlk defa gelen dünürcülerc kesinlikle cevap verilmeyecek dahi olsa , yine , &quot;&#39; Gene gelin &quot; denir. Dünürcüler kız istemeye gittiklerinde , beraberlerinde herhangi bir şey götürmezler. Birinci defada cevap vermeden kız tarafı, oğlan tarafını iyiden iyiye soruşturulur. Dünürcüler ikinci defa gelir. Artık konu bilinmektedir. İkincide de cevap verilmezse ve yine üene gelin &quot; denir. Fakat kız verilecekse , ailenin tutumunda bazı yumuşamalar göze çarpmaktadır. Dünürcüler , nihayet üçüncü defa gelirler. Kız eğer verilecekse , mutlaka üçüncü defada verilir. Bu kesin bir kuraldır. Bunun aksi, kız tarafının , küçük düşürüldüğüne inanılır.</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/724414732686607787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/bat-trakya-orf-ve-adetler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/724414732686607787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/724414732686607787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/bat-trakya-orf-ve-adetler.html' title='Batı Trakya örf ve adetler'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-8377442573215749414</id><published>2010-05-13T12:41:00.000-07:00</published><updated>2010-05-13T12:45:27.314-07:00</updated><title type='text'>Bulgaristan&#39;da nevruz ve hidrellez gelenekleri</title><content type='html'>Geleneklerimiz , yüzyıllar boyunca yaşatılan ve geliştirilen kültürümüzün temelini oruşturur. Ulusumuzun düşüncesi , yaşam tarzı, dünyaya bakış açısı geleneklerimizde ifadesini bulur.&lt;br /&gt;Türk Kültürü&#39;nün oluşmasında katkısı olan bu önemli gelenekler , kuşkusuz NEVRUZ ve HIDRELLEZ gelenekleridir.&lt;br /&gt;Konumuz, BULGARİSTAN TÜRK TOPLULUGU&#39;NUN NEVRUZ VE HIDİRELLEZ ADET VE GELENEKLERİDİR. Amacımız. Bulgaristan sınırları içerisinde Türk Kültürü&#39;nün bu ortak değerlerinin bugünkü durumunu genel hatlarıyla sergilemektir.&lt;br /&gt;Kimi araştırmacılar Türklerin iki doğa bayramı olduğunu söylerler. : Nevruz ve Hıdrellez. Bu iki astronomik saptamaya göre ayarlandıklarını bildirirler (I). Bu iki takvim , çiftçiliğe ve hayvancılığa, kendilerinin yaşam biçimlerine göre ayarlanmıştır.&lt;br /&gt;NEVRUZ&lt;br /&gt;Son yıllarda , Türk Dünyasında kutlanmakta olan Nevruz Bayramına ilişkin birçok araştırma yapıldı. Nevruz kelimesinin etimolojisi ve anlamı hakkında eserler yayınlandı(2). Araştırmalar sonucu da Nevruz&#39;un Türklerde ta Ergenokan&#39;a dayanan eski bir gelenek olduğu , Mart 21 &#39;e rastladığı . yeni günün , yeni hayatın başlangıcı anlamına geldiği açıklandı. Bulgaristan&#39;da da bu güzel yılbaşı bayramı , Sultan Nevruz (Filibe bölgesi ve Deliorman&#39;ın bir Bölgesi) Nevruz (Dobruca) Nevris , Mevris (Doğu Rodoplar) gibi biçimleriyle bilinir ve doğadaki değişikliklerle ilgilidir.&lt;br /&gt;Sultan Nevruz Bulgaristan&#39;da bir bayram olarak kutlanmasa da , Nevruzla ilgili hatıralar hafızalardan silinmiş değildir. Bazı örf ve adetler bilinmektedir. Doğa yeni yıl için hazırlıktadır: havaların ısınması , karların erimesi , bitkilerin yeşermesi bir başlangıcı ifade etmektedir. Su boylarında salkın söğütler tomurcuklarını patlaşmış-lardır. Akçabardaklar (X); sarı çiğdemler baharı müjdelemektedir. Göçebe kuşlar ve özellikle kırlangıçlar , gökyüzünün maviliğinde görünmektedir. İnançlara göre , Sultan Nevruz günü yılanlar , çıyanlar , karıncalar yer üstüne çıkar ; kelebekler ekinliklerde uçuşmaya başlar. Kuk adıyla bilinen guguk kuşu da geldiği haberini verir.&lt;br /&gt;Bir ilahide şöyle ıleıııyoı</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/8377442573215749414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/bulgaristanda-nevruz-ve-hidrellez.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/8377442573215749414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/8377442573215749414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/bulgaristanda-nevruz-ve-hidrellez.html' title='Bulgaristan&#39;da nevruz ve hidrellez gelenekleri'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-2945971967219062704</id><published>2010-05-12T14:39:00.001-07:00</published><updated>2010-05-12T14:39:25.526-07:00</updated><title type='text'>Doğu Türkistan Türklerinde Töreler</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: 12px; &quot;&gt;Türklüğün ana yurdu, Türk medeniyetinin beşiği, Türk dünyasının doğudaki kalası, tarihin kötü kaderi günümüzde esaret altında kalan tek Türk yurdundan söz edeceğim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Soydaşları, dildaşlar. ve dindaşları tarafından unutulma korku ve endişesi, üzüntüsü ve tehlikesi içinde var olabilme mücadelesi vermekte olan bu ülkeyi ve onun mazlum halkını&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;hatırlatmaya çalışacağım.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Tarihi ve coğrafi adının ve öz kimliğinin telaffuzu dahi .suç sayılan bu bahtsız ülke, istilacıların &quot; ŞİNCANG &quot; diye adlandırdıkları Doğu Türkistan&#39;dır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;1.828,418 Km2. yüzölçümü ile Asya&#39;nın merkezinde yer alan bu kadim Türk vatanının yani. Doğu Türkistan&#39;ın bu tarihi ve coğrafi adı; 1877 yılındaki Çin-Mançu istilasından sonra 1884&#39;te &quot;Yeni Toprak &quot; anlamına gelen &quot;ŞİNCANG &lt;sup&gt;u&lt;/sup&gt; olarak değiştirilmiş ve 1949 yılında vuku bulan Komünist Çin işgalinden sonra I Ekim 1949 tarihinde &quot; ŞİNCANG UYGUR ÖZERK BÖLGESİ &quot; adı ile bugünkü statüsü kazan­dırılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Avrupalı strateji bilginlerince Asya&#39;nın kalbi Pivot Of Asia olarak nitelendirilen bu esir ülke, jeopolitik ve jeostratejik konumu, fiziki coğrafyası.tarihi geçmişi, etnik yapısı, kültürel değerleri ve dini inançları ile Türk - İslam dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Uluslararası ilişkiler açısından Doğu Türkistan ; kuzey, batı ve güneyde komşu­ları olan Batı Türkistan&#39;ı oluşturan Kazakistan.Kırgızistan ve Tacikistan ile Afganistan,Keşmir ve Tibet&#39;ten , Dünyanın en yüksek ve geniş dağları ile yüzlerce kilomet­relik doğal engellerle ayrılmaktadır. Doğu&#39;da Çin ve Moğolistan ile arasında &lt;st1:metricconverter productid=&quot;500 Km&quot; st=&quot;on&quot;&gt;500 Km&lt;/st1:metricconverter&gt; .lik ıssız bir çöl vardır. Doğu Türkistan gerçekten hiçbir bitişik komşusu olma­yan bir Orta Asya ülkesidir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;KISACA TARİHİ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Uzun tarihi boyunca Doğu Türkistan, İç ve Orta Asya&#39;da kurulmuş olan Türk imparatorluklarının ve Hanlıklarının merkezi veya asli unsurunu teşkil eden &quot; Feodal Krallıklar &quot; olarak var olmuştur. Örneğin ; M.ö. 8-3 asırlarda İskitlere ,M.Ö. 300 -M.S. 93 yıllarında Hunlara. 522-744 yıllan arasında Göktürk İmparatorluğuna, 751-870 yılları arasında Karluk devletine&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;  &lt;/span&gt;844 - 1212 yıllan arasında Karahanlı İmparatorluğuna&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;ve&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;    &lt;/span&gt;1507 - 1679 yılları arasında Yarkcnt - Suıdıyc&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;    &lt;/span&gt;Hanlığına, bu Türk yurdu merkezlik yapmış ve önemli vazifeler ita etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Çin ile Doğu I ürk ıstan arasında ( O devirde Çinlilerce kullanılan adı ile Hsi Yu Matı ülkesi kayda geçmiş ilk temas, Çin İmparatoru Wu Ti&#39; nin Elcisinin M.Ö.139 -119 yılları arasında bu ülkeyi ziyaret etmesi ile başlamıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;8-18.yüzyıllar arasındaki bin yıllık bir dönem.Çin İmparatorluğu ile önemli de­recede kültürel ve siyasi işbirliğinin gerçekleştirildiği bir barış dönemi olmuştur. Mu dönemde doğu - batı ticareti ile karşılıklı kültürel değişimler gelişmiştir. Çin&#39;de hızla yayılan Müslümanlık ve Buda dini için Doğu Türkistan bir çeşit köprü görevini üstlenmiştir. Ancak, bu barış dönemi Doğu Türkistan&#39;ın 1759 yılında Çin - Mançu İmparatorluğunca işgali ile son bulmuştur.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;color:black&quot;&gt;Doğu Türkistan&#39;da bu Çin istilasının vuku bulduğu 1759 &#39;dan bu yana dini ve milli benliklerini koruma amacı güden 200&#39;den fazla silahlı ayak­lanma olmuş, bu direnişler sonunda kısa süreli de olsa halkımız Doğu Tür­kistan İslam Devleti (1863-1877) Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti (1933 -1937) ve Doğu Türkistan Cumhuriyeti (1944 - 1949) gibi Türk İslam dev­letlerini kurma gurur ve sevincini yaşamıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;color:black&quot;&gt;Türklüğün ve evrensel kültür ve medeniyetin en eski altın beşiklerinden biri olarak bilinen Doğu Türkistan&#39;da yaşayan Uygur Türkleri, ecdatlarımız Turalar,Hunlar, ve Saklar devrinden beri şekillenen şanlı tarihinin ,geleneksel Türk kültür ve medeniyetinin mirasçısı olmuşlardır. Defalarca yabancıların saldırılarına maruz kalmış, 5 değişik dinlere itikat etmiş, ve 26 çeşit yazı kullanmış ve 56 kez büyük göç olayı yaşamıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Doğu Türkistan Türkleri, günümüze kadar bütün olumsuzluklara göğüs gere­rek , eski Türk kültür ve medeniyetini ,dilini,dinini, kutsal değerleri, zengin gelenek-görenekleri ile folklorüne yeni ürünler katarak daha da zenginleştirmekte ve günümü­ze kadar koruya gelmektedir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;1934 yılında Doğu Türkistan&#39;ın başkenti Ürümçi yakınlarındaki Buğda gölü ci­varında bulunan ve günümüzde Pekin Etnografya Müzesinde olan bir sürüngen iske­leti Asya&#39;da ilk insanların Tanrıdağları bölgesinde yaşadığını ispat etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Karahanlı Türk İmparatorluğunun başkenti Kaşgar&#39;da bulunan Artuş adamının kafatası üzerinde yapılan incelemelerde bu bölgede yaklaşık 10 binlerce yıldan beri ecdatlarımızın yaşadığını,daha sonra meydana gelen doğal afetler sonucunda bir kısım ecdatlarımızın Orhon ve Baykal gölü civarına göçtüğünü ortaya koymuştur.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Doğu Türkistan’ın Korla şehri civarında bulunan Könci ırmağının civarındaki ilkel mezarlıkta bulunan kadın ve çocuk cesedi,Nanking Üniversitesi Coğrafya Fa­kültesi C.14 Labratuvarlarında incelenmiş ve bu cesetlerin 6412 yıl Öncesine ait olduğu tesbit edilmiştir. Cesetler mezarda sırtüstü yatırılmış ve yünden dokunmuş kaba bir km &lt;span style=&quot;mso-bidi-font-style:italic&quot;&gt;tş &lt;/span&gt;parçasına sarılmış ve başına keçe kalpak giydirilmiş olarak&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;bulunmuştur.&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;Ayrıca.ecsedin&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;büyük&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;go/lü,u/un&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;kirpikli&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;    &lt;/span&gt;ve&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;u/mı&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;       &lt;/span&gt;burunlu&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;olduğu gö/lcnmeşlir. l&#39;esel ile birlikte bulunan sepetin içinde buğday İanelerine rastlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bütün bu bulgular şunu ortayı koymaktadır; günümü/den yaklaşık 7 bin yıl ön­ce bu bölgede yaşayan insanlar sarı ırka mensup Çinliler hiç değildirler. Bunlar Ariyanların bu bölgeye gelmesinden yaklaşık 4 bin yıl önce bu toprakta yaşamış beyaz tenli ecdatlarımı/dır. Yani I ürk ırkına mensupturlar I.edatlarımı/ burada tarım ve hayvancılık ile uğraşmışlar.dokumacılık ve el sanatları ile ile yeni buluşlar yaparajc yüksek bir kültür yaratmışlardır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Son yıllarda Doğu Türkistan&#39;da yapılmış arkeolojik araştırmalarda 8 bin yıllık kaya resimleri ve Türk heykeli. 7 bin yıllık taş silahlar .toprak kaplar,ağaçtan yapıl­mış tabak ve çanaklar at ve ulak aksesuvarları ile 5 bin yıllık güneş şeklindeki mezara gömülü,başına 9 adet küş tüyü takılmış uzun keçe kalpak, gönden mamul uzun konçlu Çizmeli, ikiye örülmüş saçları olan,üstüne yün dokuma kumaş örtülmüş kadın cesedi bulunmuştur. Ayrıca, 5 bin yıllık olduğu belirlenen yaban koyun sürüsü kova­lamakta olan kurt resmi işlenmiş kemikten mamul sakal tarağı.motifli tandır ekmeği, 3 bin yıllık şiş kebabı,, 5.yüzyıla ait tahtaya yazılmış Uygur-Türk yazısı,7.yüzyıla ait fal aletleri ile 9.yüzyıla ait olduğu belirlenen Türkçe-Çince Sözlük bulunmuştur. Dung Huang&#39;da bulunan M.ö. 49.yılında imal edilmiş olduğu belirlenen Lob- Nor kağıdı ve Türkçe matbaa harfleri, ecdatlarımızın Avrupalılardan çok önce matbaayı bula­rak kullandıklarını ispat etmektedir.Bütün bu buluntular ok ve yay ile silahlanmış ecdatlarımızın tarih ve medeniyetini aydınlatan deliller ve geçmişimiz için ayna nite­liği&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;taşımaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Günümüzde büyük çoğunluğu kırsal kesimlerde yaşamaya mecbur ve mahkum edilen Doğu Türkistan&#39;ın asıl sahipleri olan Uygur Türkleri, esasen kalıplaşan ve çok eski çağlardan beri devam edegelen bir çok töreler ve merasimler aracılığı ile tarihsel gelenek ve göreneklerini devam ettirmektedirler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bu töre ve merasimlerin belli başlıları şunlardır;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;1. DOĞUM TÖRENLERİ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;:&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Analık-Hazırlık Çayı: Evlerin genel temizliği yapılır. Doğumun gerçekleşeceği doğum odası hazırlanır. Bu oda kurutulmuş otlar ve elma kurusu hafifçe yakılmak sureti ile tütsü yapılır. Bu olaya Issık Salmak adı verilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Hamile Anne adayına banyo yaptırılır ve yeni elbiseleri giydirilir. Hoş kokular sürülür. Eve güzel kokular atılır. Kızgın yağda&#39; poşkaP adı verilen bir çeşit ekmek yapılır. Bu işleme Hıd Purutmak adı verilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bundan sonra eve Göbek Annesi (Kindik Anası) ve çok çocuklu hanımlar ve tecrübeli nineler davet edilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ortası yuvarlak 2 adet büyük Katlama (Katmer) ekmeği pişirilir. Ekmeğin ortasınduki deliğe irmik veya un helvası doldurulur ve hu ekmek Aııne adayı ile müştak&#39; hel Btbtyi yedirilır. Küçükbaş hayvan akciğeri ile bağırsağından dolma yapılır ve Çöçüre atlı verilen bir çeşit yemek&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;  &lt;/span&gt;pişirilerek geiefl misafirlere ikram edilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Hamile Annenin elbiseleri yoksullara dağıtılır. Anne adayı su değirmeninin su borusundan atlatılır Bir adet yumurta kırdırılarak suya atılır veya su borusuna su dökülür.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Doğum yaklaştığında Gelinin anne babası damadın evine gelerek i/in isteyerek kızını kendi evine götürtlr.Bu olaya Desturhan Kılmak adı verilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Doğum gerçekleştikten kırk gün sonra, aynı şekilde damadın anne ve babası kı­zın ana babasının evine gidip,dünürlerine teşekkürlerini sunar ve izin isteyerek gelin­lerini ve dünya&#39;ya yeni gelen bebeği baba evine götürür. Bu olaya da Kuyoğulun Desturhanı denir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bu törelerde Ateşperestlik adetlerinin izine rastlanılmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;BALAĞA AT KOYUŞ (Bebeğe Ad Verme) Merasimi : Çocuk dünyaya geldik­ten 3-7 gün içinde damat, gelinin ailesi ve kendi ailesini ve yakın akrabalarını evine davet eder; daha önce kararlaştırdıkları ismi çocuğa verir .Ad Koyma işlemini Camii imami. Müezzini veya yaşça büyük bir aksakal yerine getirir. Kundaklanan bebek kucağa alınır. Sağ kulağına ezan.sol kulağına kamet okunarak ismini ilan eder ve beyaz keçeden yapılmış seccade üstüne bebeği yuvarlar ve babasına teslimi eder. Daha sonra misafirlere yemek ikram edilir. Yemekten sonra bir bez parçası misafirler tarafından makasla parça parça kesilir. Bundan amaç, bebeğin dilinin düzgün ve çabuk çıkmasını sağlamaktır. Daha sonra kesilen bu bez parçaları tek tek birleştirile­rek dikilir. Dikilen bu kumaşa &quot;kuyak&quot; adı verilir. Bu kumaştan bebeğe elbise (Kuyak Çapan ) dikilerek giydirilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bebek dama çıkarılır ve iple bağlanır.Evin Tütünlük adı verilen deliğinden aşa­ğıya sarkıtılarak eve indirilir ve büyütülen eşik aralığından geçirilir. Daha sonra bir kadın bebeği, bir diğeri ise bir heybe alarak mahalleyi dolaşır.9 ayrı ayrı evden birer avuç un ve birer kaşık yağ toplar.Toplanan bu malzemelerden 7 veya 9 adet katlama (Katmer)yapılır. Ekmeklerin birinin içine nazar boncuğu konur.Bu ekmek misafirlere ikram edilir.Ekmeğin içine konan nazar boncuğu kime çıkarsa o kadın bebeği kendi evine götürür. Bir kaç gün sonra bebeğin ailesi bir kurban keserek (Kan Akıtararak ziyafet tertip edcr.Çocuğu alıkoyan kadına hediyeler verir ve onun gönlünü alarak çocuğu geri alırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bu törenlerde Gök Tann&#39;ya tapınmak ve Dokuz Oğuz&#39;u anmak gibi Budizm a-detleri kendini göstermektedir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial;color:black&quot;&gt;B&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; color:black&quot;&gt;ÖŞÜ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial; color:black&quot;&gt;K TOYU (BE&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;color:black&quot;&gt;Şİ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial;color:black&quot;&gt;K D&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; color:black&quot;&gt;ÜĞÜ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial; color:black&quot;&gt;N&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;color:black&quot;&gt;Ü&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;font-family: Arial;color:black&quot;&gt;):&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bebek dünya&#39;ya geldikten 40 gün sonra Lohosa ayağa kalkarak dışarı çı-kar.Bebek beşiğe belenir.Lohosanın&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;anne ve babası kızını ve torununu kendi evine yolcu etmek maksadı ile Böşilk I oyu yap.ıı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Koşuk loyimdan önce yem beşik, ortası delikli bebek yorganı, yatak. Ovuda(Ortası delikli beşik). Kilittik (Abdest Kabı), Pamuklu Körpe (Şilte), koltartkıı (Kolon).Yörgck (Sarma bc/ı) Bebek yastığı, (ak (Abdest kabı ) Sümek ( Koyunun bacak kemiğinden yapılan bu çeşit boru) gibi beşik aksesuvarları lıa/ırlanır. Kırkıncı gün eve misafirler davet edilir. Kırk Anası adı verilen saygın bir hanım . zeki ve temiz giyinmiş kırk çocuk ve bir Berber davet edilir.Kırk adet yeni tahta kaşık.kırk adet Tokaç denilen küçük ekmek ve meyvalar lıa/ırlanır. Bir leğene özel olarak Kırk Suyu hazırlanır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;İlk önce bebeğin saçı çağırılan berber tarafından kesilir.Buna Saç Çüşürmek (Traş Etmek) denir. Daha sonra bebek yıkanmaya ahnır.Daha önce davet edilen 40 çocuk sıra ile. yeni tahta kaşıklar ile hazırlanan Kırk suyundan birer kaşık su alarak bebeğin adını anarlar ve &quot;Alim Ol ! Molla Ol ! BaturOl ! &quot; nidaları ile bebeğin başın­dan dökerler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Daha sonra çocuklara ziyafet verilir.Gelen her bir çocuğa üstüne helva konmuş birer tokaç (ekmek) ve meyva verilir .Bebek annesinin altın ziynet eşyalarının batınlıdığı ılık suda yıkanır. Ağaç leğene alınır. Kırk Anası tarafından bir defa salla­nır. Daha sonra bebek sudan çıkarılır ve kurulanıp pudralanır,giydirilir ve kundakla­nır. Adrasman (Kırlarda yetişen bir çeşit ot korusu ) ile tütsülenir.Bebek daha sonra beşiğin alt ve üst tarafından 9 dafa dolaştırılıp beşiğe belenir. Bebeğin bu ilk traşındaki saçı toplanarak tartılır ve ağırlığınca gümüş (veya karşılığında para ) berbe­re verilir. Varlıklı&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;aileler adak kurbanı keserek etini 7 yoksul aileye dağıtırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bebeğin saçı ise.yeni bir beze sarılarak Tumar (Muska)yapılır ve saklanır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Doğu Türkistan&#39;in bazı bölgelerinde Kırk Suyunun dört porselen kapta hazırlan­dığı görülür. Ncvbet şekeri.kıllı çamur, köprü tahtasından yapılmış kömür ve erkek kuzu kebabı batırılımış sular ile yine çocuklar tarafından kaşıkla dökülerek yıkanır.Bu işlem ise tatlı dilli., zeki. uzun ömürlü.edcpli ve iyi ahlaklı,el balası (cemiyetin yararı için çalışan) yetenekli ve cesur (Batur) olma gibi sembolik rolleri temsil eder.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Beşik toyuna gelen misafirler,çay içildikten, yemek ve meyvalar yendikten sonra dua eder ve çocuğa saadet dolu bir gelecek dileyerek dağılırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;YÜZ AÇKU TOYU : Kızılar gelin olup bir iki çocuk sahibi olduktan sonra, Anne-Babası akrabaları ve komşularımı çağırarak yüz açku toyu yaparlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ebeveyin kızına ziynet eşyaları ve yeni elbiseler alarak hediye eder.Gelinin saçlarını ikiye örülür ve kaşlarını aldırırlar. Gelin süslenerek gelen misafirlerin yanı­na gider ve saygı ile selam verir.Anne misafirlere &quot; Kızımızın Yüzünü Açtık &quot; diye ilan eder .Misafir hanımlar da gelini tebrik ederler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bu toydan sonra gelin toplumdaki faaliyetlere&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;daha serbest olarak katılabilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;SÜNNET TOYU :&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Erkek çocuk 7 yaşına bastıktan sonra dini kaidelere uygun olarak Sünnet ettiri-lir.Bu toy &quot; Hatme Toyu &quot; veya &quot; Oğul Olturguzuş &quot; toyu olarak da anılır.Toydan Bazı aileler kendi çocuklarıma sünneti ile birlikte mahalledeki yoksul ailelerin çocuklarını da bu vesile ile sünnet ettirirler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;font-family:Arial;font-variant: small-caps;color:black&quot;&gt;toy (d&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;font-family: Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;font-variant:small-caps; color:black&quot;&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;font-family:Arial; font-variant:small-caps;color:black&quot;&gt;gCmN)t&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt; font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;font-variant:small-caps; color:black&quot;&gt;ö&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;font-family:Arial; font-variant:small-caps;color:black&quot;&gt;ri-:ni.i:k&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 10.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;font-variant: small-caps;color:black&quot;&gt;İ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kiçik (Küçük)Çay : Elçilerin kız evine gidip kızı istemelerine Kiçik Çay denir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Çong (Büyük) Çay : 9 koyun,9 giyim kuşam eşyası,9 ölçek (Köre) buğday 9 a-det ekmek gibi hediyeler 9&#39;er olarak erkek tarafın temsilcileri kızın ailesine (Kızını Vermeyi Kabul ettiği için ) teşekkür (Rahmet ve Ta&#39;zim) selam vermek için gc-lir.Buna Büyük Çay denir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Yoklak Çayı : Düğünden önce Damadın ailesi gelinin evine ıssık ötkuzuş (Ya­kınlığın ve karşılıklı sevginin artması) için devamlı olarak sıcak yemekleri hediye olarak götürürler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Toy Maslehet Çayı (Düğün Danışma Çayı): Düğün tarihi kararlaştırıldıktan son­ra damat taraf yakınlarını davet eder ve düğünün nasıl yapılacağını istişare eder-ler.Gcnçlerc vazife taksimi yapılır.Büyükler düğün için gerekli malzemelerin temini için hazırlıkları kararlaştırırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Nikah Okuş (Nikah Kıyma ) : Düğün sabahı damadın babasının temsilcisi da­madı ve arkadaşlarını alarak kızın evine gelir. Mahalle imamı dini kaidelere uygun olarak nikahı kıyar.Nikahtan sonra gelin ve damada tuzlu suya batırılmış ekmek par­çası yedirilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Toy Ziyafeti : Nikahtan sonra damat tarafı, kız tarafı ile eşit oranda inek veya koyun keserek kız evinde ortak yemek yapar . Bu yemekler genellikle Pilav veya Kordak adı verilen yemekten oluşur, düğüne gelen misafirlere ikram edilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kız Köçürüş (Gelini Almak ) : Nikahtan sonra gelin ve damat ayrı ayrı mekan­larda akranları ve dostları ile birlikte eglenirler.Kızın yengesi adı verilen sağdıcı gelini hazırlar.Ögleden sonra damat arkadaşları ile birlikte gelerek gelini alır. Gelin yeni evine gitmeden önce annc.baba .kardeş ve yakınları ile vcdalaşır.Onlarlar helallc-şerek dualarını alır.&quot;Razılık Alış &quot; adı verilen bu törenden sonra gelin arkadaşları tarafından yeni evine götürülür. Gelin yeni evine gelir gelmez damadın yakınları gelinin başından aşağı un veya şeker saçarlar.Gelin bir halıya oturtulur.Damat evinin önüne yakılan &quot; Külhan &quot; denilen ateşin üstünden 9 kez dolaştırıldıktan sonra evine götürülür. Renkli Şelfer veya büyük çaplı araba tekerlekleri ile gelin alayının önünü kesen yiğitlere de Çaçku saçılır.Damat evinde müzik eşliğinde eğlenceler yapılır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Yt İZ A(,&#39;KU (Yıl/ Acına) Gelin yem evine geldikten soma yelen misafirlere yemek verilir.Yemekten sonra mil/ıkli eğlenceler tertip edılıı Mü/ık eşliğinde oyna yan damat mü/iğin ritmine uygun oynayarak yelinin önüne kadar gelir ve yelinin yüzünü oılcn ve Çilmbel adı verilen örtüyü açıverir. Aynı şekilde oynayan ki/ da gelinin damat tarafından acılan örtüsünü tekrar örter Hu karşılıklı acına ve kapama olayı üç kez tekrarlandıktan sonra damadın annesi veya onu temsilen bir yakını geli­nin yüzündeki örtüyü açar. Geline altın küpe.bile/ik veya yüksük takar. Yüzündeki örtü açılan gelin oyuna davet edilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Düğün dağıldıktan sonra Yenge olarak adlandırılan Hanım gelin odasına gele­rek yatağını hazırlar ve taraflara gerekli tavsiyelerde bulunduktan sonra onları baş başa bırakır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Selam Bcriş (Selamlama) : Gerdek gecesinin sabahı damat ve gelin karşılıklı o-larak arkadaşları ile birlikte anne ve babalarını ziyaret ederek onlara saygılarını ifade ederler. Taraflar kahvaltısını orada yapar ve kendilerine verilen hediyeleri alarak evlerine dönerler.Damat ve gelin ile birlikte selama giden arkadaşlarına da hediyeler verilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Çıllak : Düğünden sonra gelin ve damat tarafı karşılıklı olarak akrabaları, ya­kınları ve komşularını davet ederek yemek verirler ve karşılıklı olarak tanışırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;SU TİLEŞ (YAĞMUR DUASI) MERASİMİ&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;12 Hayvanlı Türk Takvimine göre 22 mart günü bölge halkı toplanarak akar su boylarına veya açık dağ bağrındaki yüksek ve geniş meydanlara toplanır.Burada deve.at,sığır veya koyun kurban ederler. Kurbanın kanını akar suya akıtırlar. Kurban etinden büyük kazanlarda yemek hazırlanırken.toplanan kalabalık Aksakalların ön­derliğinde başlarını göğe çevirerek dönerler ve sema ederler. Daha sonra akar suya bakarak Gök ve Su tanrısından su ve yağmur dilenirler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ecdatlarımız islamiyeti kabul ettikten sonra, bu törene mevlut ve Kur&#39;an-i Kerim tilavetini de katmışlardır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Mezarlıkta ve mezarlığın çevresinde toplanan halledin adamlarının önderliğinde daha önce topladıkları küçük taşları avuçlarında sayarak zikir ve dua ederler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bundan başka toprağın sürülmesi ve ekilmesi .sulanması (Su başlaş) tohum a-tılması(Uruk Salış) Mahsul&#39;un toplanması (Hosul kutlaş) törenleri ile sulama kanalları ve arkların başında kurban kesmek (Kan kılış) yağ yakmak (Yağ koklatmak) ve dua etmek şeklinde devam eder.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/2945971967219062704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/dogu-turkistan-turklerinde-toreler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2945971967219062704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2945971967219062704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/dogu-turkistan-turklerinde-toreler.html' title='Doğu Türkistan Türklerinde Töreler'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-7394984274056879213</id><published>2010-05-12T14:32:00.002-07:00</published><updated>2010-05-12T14:33:57.660-07:00</updated><title type='text'>Azerbaycan’da Düğün ve Nevruz Kutlamaları</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: 12px; &quot;&gt;Hayatımızda birçok övxl günler vardır. Onların bazılarını milletçe , bazılarını u-lusça , bazılarını tüm dünya halkları ile kutluyoruz. Bunlar dini, ulusal ve uluslararası bayramlardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bir de bizim özel, bize ait bayramlarımız,özel günlerimiz vardır. Bu bir doğum günü , bir sünnet düğünü, nişan ve düğün günleridir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bu günleri en yakın dostlar ve akrabalarla kutlarız. Bu sevinç ve mutluluğumuza yakınlarımızın şahit olmasını isteriz. Bu Dünyanın her yerinde böyledir. Gelenekler, şartlar hayatlar farklı olsa da herkes bunu kendince kutlar bu mutluluğu paylaşmak ister.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğün , yas , sünnet ve diğer merasimler aslında o halkın tarih , kültürü .geçmişi ve geleceğidir. Kuşaktan kuşağa , nesilden nesile korunması ve yaşatılması gereken bir emanettir. Belki bugün anneannelerimizin, nenelerimizin gelinliklerinden farklı bir model gelinlik giyiyoruz ama inanın kalbimiz onlannki kadar heyecanla çarpıyor,onlann düşündüklerini düşünüyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Azerbaycan&#39;da bayramlar.düğünler bir başka güzel oluyor. Şair ruhlu.geniş kalpli zengin manevi mirasa sahip olan bu halk uzun yüzyıllardan beri bu ananelerini korumuş,sevincini dolu dolu yaşamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Anneleri sevinçten ağlatan,babaları mutluluktan kanatlandıran bir gelenektir dü­ğün. Herkesin arzusu.muradıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Her elin kendi adet ve ananesi var. Azerbaycan düğünleri nasıldır acaba ?.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğün (toy) halk hayatı ile bağlı diğer sosyal hadiselerden zenginliği ile seçil­mektedir. Genel bir sevinci ve mutluluğu kendinde birleştiren düğünler halkın tarihi-ni.adet ve ananelerini.etnografik kültürünü yansıtmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Genelde tüm dünyada olduğu gibi bizde de düğün eskiden de .şimdi de üç aşa­madan oluşur:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğün öncesi, düğün ve düğün sonrası aşamalarıdır. Her aşamanın kendine has özellikleri vardır. Azerbaycan&#39;ın farklı yörelerinde bu aşamalarda bazen farklılıklar da göze çarpmaktadır. Ama gene çizgi aynıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğün öncesi &quot;kız görme&quot; &quot;kız beğenme&quot; adeti vardır. Ve bu aşamada kadınlar işe koyulur;kızın ailesini araştırır nasıl biri olarak tanındıklarını araştırılardı &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;İş&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;killen bilinen bir manide &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;şö&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial&quot;&gt;yle der:&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;Men u&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;şı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;k g&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;zel alma ,&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Tutuplu güzel alma .&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Asıl al çirkin olsun ,&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bedasil gü/.cl alma. Anlaşılan bu mani o araştırmanın ürünüdür.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Elfcek tarafının saygın ve aksakal fertleri elçiliğe yani kız istemeye gelirler. El­çilik bazen nişan merasimi seviyesinde olur ve küçük nişan adanır. Bu sırada büyük nişanın da ne zaman yapılacağı belirlenir. Bazen küçük nişanda yüzükler takılabilir. Ama genelde yüzükler büyük nişanda takılır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Nişan genelde yemekli, müzikli bir eğlcnccdir.özenle yapılmış honcalar nişan yapılan yere getirilir. Honça ; hediyeler .tatlılardan oluşur. Erkek tarafı geline çeşitli hediyyeicr getirir. Birkaç gün sonra bu honcalara kız tarafı hediyyeler koyup erkek tarafına gönderir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Diğer taraftan nişanda düğün konusu .zamanı, mekanı konuşulur. Nişanla düğün arasına bayram girerse geline bayramlık gönderilir.Bayramlık çeşitli hediyyeleri içerir.Kıyafet, tatlı, altın (kurban bayramıysa)kurbanlık koyun vs.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bu sırada her iki taraf düğün hazırlığı yapar. Kız tarafı çeyiz, erkek tarafı düğün hazırlığında.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Azerbaycan&#39;daki adetlere göre kız tarafının yapması gerekenler genelde : mobil­ya , yatak , beyaz eşya , yemek . çay . kahve takımları, mutfak eşyaları, halı. perde­ler . avize ve a&#39;dan z&#39; ye günlük kullanılan eşyalardır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Erek tarafı ise ; ev , altın takılar .yine a&#39;dan z&#39;ye gelin için giyecek kıyafet, iç çamaşırı, ayakız, halı ve diğer şeyleri alar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Her iki evde düğün hazırlığı tüm hızıyla devam eder. Her iki taraf düğün alışve­rişine çıkar. Düğünde yapılacak her şey yenilecek yemekler, müzik konuşulur.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Eskiden düğünde ozanlar saz çalar , türkü söylerlerdi. Şimdi de Azerbaycan&#39;ın bazı bölgelerinde aşıklar yani ozanlar türküler söyler. Büyük kentlerde durum biraz farklı. Bu düğünlerde şarkıcılar şarkı söylerler. Belki burada her şey daha moderndir. Ama yine de genel çizgiden , adet ve anenelerimizden dışarı çıkmış değildir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğün hazırlıkları sona erdikten sonra &quot;Paltar Kesti&quot; veya &quot;Kına Gecesi&quot; mera­simi yapılar. Erkek tarafı gelin için alınan elbise , giysi , mücevher vs getiren Bu merasimde gelinin sağ avcuna kına sürüler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Hayırdua kıza verin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Sürmeni gözlere verin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Kınanı yakın eline&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Haber salın obasına eline&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;Mir ter/i pilli verilen kuma&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;şı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial&quot;&gt; onun i&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ç&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial&quot;&gt;in bi&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ç&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial&quot;&gt;er.Sonra ba/&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family: Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt; yemekler yenilir. &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ş&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;ark&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ö&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;ylenir g&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;p oynarlar. Bu merasime valin/ kad&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;nlar kat&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;lar. Ayr&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;ca gem, k&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;/lar bu .&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;na&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt; font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;lan ellerine sinmek i&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ç&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;in yar&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size: 7.0pt;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;ış&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:7.0pt;font-family:Arial&quot;&gt;a girerler adeta&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Sıra düğüne gel ir. Balı», ede Toylıaııa&#39;vcya &quot;M ağar&quot; (yani düğün ye-i)kurulur. Yoksa yer kiralanır. Azerbaycan&#39;da isler köyde olsun isler büyük kentte lüğünlcr yemeklidir. Düğünün sorumluluğunu önceden belirlenmiş bir kişi üstlenir «Conukları karşılar , yer gösterir, Eskiden damatla gelin ayrı ayrı odalarda oturarmış. )üğüne gelen kadınlar gelinin odasına gidip onu kutlar sonra dışarı çıkıp loyhanaya »irermiş. Erkekler de damadın yanına gidip onu kutlarmış. Şimdi bu adet hemen ıemen kalkmış ve damatla gelin beraber oturup düğünlerini seyrederler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğünün sonunda damatla gelin özel müzik eşliğinde dans ederler. Bu müzik &#39;Vağzalf adlanır. Gelinin yüzünde kırmızı duvak olur. Damatla gelinin oturduğu nasada mum , aynanın olması şarttır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Gelinin artık evden ayrılma vakti geldiğinde damadın kardeşi , yoksa yakın bir ;rkck akrabası gelinin beline kemer veya bir şal bağlar. Bu sırada böyle der:&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Anam bacım giz gelin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Eli, ayağı düz gelin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Yedi oğul isterem&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Birce dene giz gelin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;&quot;Belbağlama&quot; merasimi gelinin eşine sadakatini, itibarını ,ona destek olmasını /e ebediyyen bağlanmasını simgeler. Birine bel bağlamak deyimi de buradandır. Bu ;ırada üzerlik yakıp ocağa atarlar. Gelin de ocağın etrafında üç defa dolanar. Bu da Kağın kutsallığını simgeler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Evden çıkarken gelinin arkasından su atarlar. Gelini sağdışı elinde ayna, soldışı se yanan mum tutar. Alev ve aynanın onu kötü ruhlardan koruduğu inancı hala da ;orunmak tadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Gelinin yolunu kesilmesi adeti günümüzde de yaşamaktadır. Yolu kesenlere para &#39;eya hediye verip yolun açılması şartdır. Yoksa uğursuzluk sayılar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial; mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Gelin damadın evine vardığında, damadın annesi onun başına para ve şeker ser-&gt;er. Bu annenin bereketli ve tatlı günler arzuladığını gösterir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Gelinin odasının kanısında bir tabak koyarlar, gelin onu ayağı ile kirp içeri gir-nelidir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Düğünden sonra ertesi gün gelin damadın anne babasının huzuruna çıkar. &quot;El ;ördü&quot; &quot;Yüze çıkma&quot; adlanan bu merasimde geline hediyeler verilir. Genellikle takı -akılır. Birkaç gün sonra kız tarafı yeni evlileri davet ederler. Buna &quot;Ayak açtı&quot; derler. Tüm bu merasimler bittikten sonra yeni bir ailenin hayatı, mücadelesi , yaşamı baş­lar. Hayat devam eder.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family:Arial;mso-bidi-font-family:&amp;quot;Times New Roman&amp;quot;&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Iiıı merasimler. bayramlar insanları birbirine daha da yakınlaştıran , samimiyeti arttıran değerlerdir. Komşular . akrabalar , dostlar birbirlerini yalnız bırakmıyor, yardım ediyor, sevinei ve kederi paylaşiyor. İyi günde de kötü günde de insan yalnız yapamaz. Dost eline , arkadaş omu/una her zaman ihtiyacı vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Komşuluk ilişkileri her zaman Azerbaycan &#39;da sıcak tutulmuşdeğer verilmiştir. Akrabalar gelene kadar imdada komşular yetişer. Bu düşüncemizi doğrulayan yüzler­ce atasözü vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Ev alma komşu al&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Akraban kimdir ? Komşum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;İyi komşu akrabadan ileridir. Ve vs&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Tabi ki bunu tam tersi de olabilir. Bunu da örneklerine yine de atasözlerimizde rastlıyoruz:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Komşu komşu olsa kör kız evlenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Komşu komşuya bakar, canını oda yakar. Ve vs&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Azerbaycan&#39;da insanları biraraya getiren , büyük küçük her kesimin büyük se­vinç ve coşku ile kutladığı , küsenlerin barıştığı , tatlıların yenildiği , oyunların oy­nandığı en aziz bayrım Nevruz&#39;dur. Nevruz sın tanımayan çok geniş coğrafyaya yayılan , tabiatın uyanmasını, baharın gelişini simgeleyen bir halk bayramıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Azerbaycan&#39;da Nevruz kutlamalarının deri kökleri vardır. M.ö. 1500 - 1200 yıllarda bu bayram Azerbaycan topraklarında kutlanmışdı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Ateş üzerinden atlamak , yumurta tokuşturmak , bacadan şal sallamak .semeni yapmak , eski zamanlardan günümüze kadar ulaşan Nevruz gelenekleridir.Halkımız bu gelenekleri korumuş , uygulamış ve yaşatmıştır. Şairlerimiz Nevruz&#39;a şiirler yaz­mış , türküler söylemiş. Bacadan şal sallamak ve yumurta tokuşturmak Nevruz&#39;un en gözde eğlencesidir. Bacadan şal veya torba sallamak günümüzde biraz değişti. Büyük şehinre bunu uygulamak mümkün değil. Ama çocuklar bu işi bacadan değil kapıdan hallediyorlar. Kapıya bir poşet bırakıp saklanırlar. Kapıyı açan poşete bir şeyler ko-yar.Bu ; şeker , tatlı , para , kuruyemiş , çorap . mendil olabilir. Kapı kapandıktan sonra çocuklar saklandığı yerden çıkar ve poşeti alırlar. Heşam ateş yakıp etrafına toplanır, topladıkları hediyeleri paylaşırlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;20. yüzyılın en büyük şairlerinden Şehriyar şöyle yazmış:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bayram idi, oyce kuşu okurdu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Nişanlı kız bey çorabın tokurdu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;I lerkes şalın bir bacadan sokurdu&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Ah ne güzel toydadır şal sallamak&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bey şalına bayramlığın bağlamak&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Herkes ateş üzerinden atlar. Tüm uğursuzluk ve kötülüklerin ateşte yanacağı i-nanci vardır Mu sebeplen insanlar niyet eder ateş üzerinden atlarlar. Evlerde mum yakarlar, masa donatırlar , tatlılar yapıp ikram ederler Dostlar . akrabalar. komşular birbirleri ile bayramlaşarlar. Kuşcnlcn . dargın olanlar barışır, nişanlı kızlara bayram­lık hediyeler gönderilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Nevruz sofrası çok zengindir ve lezzetlidir. Milli yemeğimiz olan aş (Pilav)) ve Şirniyat ( Tatlı ) sofraların baş tacıdır. Nevruzun vazgeçilmezi Semenidir. Semeni . yeni filizlenen buğdaydır. Yeni hayatı, bereketi ve yaşamı simgeler. Nevruz siyasi ve dini hiçbir anlam taşımıyor. O bir halk bayramıdır. Türkiye de de bu bayrama sahip çıkılmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bu bayram geldiğinde beraberinde tedirginlik ve endişe değil , sevinç ve coşku getirmelidir. Bizim olana sahip çıkalım, koruyalım , yaşatalım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/7394984274056879213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/azerbaycanda-dugun-ve-nevruz-kutlamalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/7394984274056879213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/7394984274056879213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/azerbaycanda-dugun-ve-nevruz-kutlamalar.html' title='Azerbaycan’da Düğün ve Nevruz Kutlamaları'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-1688427742704001337</id><published>2010-05-12T14:32:00.001-07:00</published><updated>2010-05-12T14:32:41.980-07:00</updated><title type='text'>Kerkük Türk Kültürü</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: 12px; &quot;&gt;Kerkük bugünkü güney sınırlarımızın dışında kalan özüyle, sözüyle bir Türk kentidir. Bana TUrkmenelinde birileri sesleniyordu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Hoş geldin mihmanımız&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Sana kurban canımız&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Uzak yoldan gelibsen.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerkük deyince aklımıza ilk gelen Kale, Korya, Karşıyaka, Kerkük Çayı, Köbrübaşı, Köprübaba, Gürgür, Talimtepe, Haznetepe, Şaturlu, Bulak, Sarı Kâhya Mahallesi, Bu yaka, o yaka pazarları, Neft Deresi. Mollan Abdullah Tepesi gelir. Kerkük Kalesi zamanında Nabukut N&amp;amp;sser tarafından yaptırılmış Kalede oturanlara Kerkük Halkı, o günden bugüne Kaleli dermiş. Kerkük Kalesinde abalı ve peçeli gezenlere ara sıra rastlanılıyor. Kalede oturan aileler çocuklarına Türkçe adlar koyu­yorlar. Kalede &quot;Danyal Peygamber&quot;in bir mezarı var. Hıristiyanların, müslümanların, yahudilerin ziyaret ettiği bir yerdir. Burası çocuğu olmayanların hanımların, çocuk dileyengenç gelinlerin, çocuksuzların bir ziyaret yeridir. Kaleden çarşıya Yedi Kızlar kapısından inilir. Kerkük&#39;ün kapalı çarşısı, burada Kerkük ağzı Türkçe konuşan satı­cılar müşterilerine &quot;Hoş gelipsen Hatun, ne emrin var&quot; diye seslenirler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kapalı çarşıda, yağlıklar, çevreler, türmeler, gömlekler, kırmızı sarı yeşil yeme­niler sergilenmiş.Gelin olacak genç kızların uğradıkları, alışverişlerini yaptıkları bir pazar yeridir. Biraz ilerde bir karpuzcu &quot;Karpuzum kan ediri, karpuzum kan ediri&quot; sO/lcriylc bizi coşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerkük&#39;te çoğunlukta yaşlı kadınlarda peçe takmak adettendir. Kadınlar peçe kullanmayı yavaş yavaş kullanımdan kaldırıyorlar. Yeni yetişen kızlar aba da giymi­yor, peçede çekmiyorlar yüzlerine. Burada Türk devriminin etkilerini açıkça görüyo­ruz. Bu sevindirici bir olaydır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;İlkbahar mevsiminde çarşamba günleri evlerde yedi türlü yemek yapılırmış. Ka­dınlar genç kızlar,gelinler ,çocuklar, yeşil, san, kırmızı renklerden oluşan giysilerini giyerler, süslenirler, semaverlerini, yiyeceğini alan kırlara gider. Kilimleri serilir. Üzerinde oturulur. Eğlenilir. Tanışlar birbirine rastlarlar :&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Necesen eyisen inşallah?&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Eyiyem sag olasan, ciğerin yanmasın uşaklar da eyidiler, elini öperler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerküklü&#39;nün dili şirindir. Onlar cinaslı ve teşbihli konuşurlar.Kerküklü&#39;ler&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;sözlerinin İÇİM hoyratlar atasözleri yetirmeyi hır aclel haline getirmişlerdir. Söylenen Klııı hoyntltf Türkmen&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;halkının içinden çıkmıştır. Yeni olaylar karsısında yeni yem&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;color:black&quot;&gt;hoyratlar lOytonif Kerkük halkı dil yönünden yaratıcı özelHklere sahiptir. Çok değerli&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;hoyratlar halkın içinde yaşar. Hoyratlar düğünlerde, derneklerde çeşitli makamlarda söylemek adettendir Kerküklüler masal ve manileri söylemede ve ya/mada ustadır­lar. Halk yerli ağızagörc masallarını söylerler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerküklüler nükteli sözlerden, şakadan çok hoşlanırlar. Onlar Nasrcddin Ho-ca&#39;nın bütün fıkralarını bilirler. İğneli konuşurlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Şunu burda ifade edeyim ki,&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerküklünün töresi asla değişmiyor. Üç göz dam Kerkük&#39;ün eski biçim yapısı­dır. (Ev yapısı) Bu damlarda artık oturulmuyor. Bugün Kerküklü&#39;ye bugünkü kişiliği­ni veren de zaten bu töredir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerkük&#39;te büyük anneye &quot;bibi&quot; denir. Bibi Hatun evde evde yaşayanların üze­rinde otcriterdir.O eve hakimdir. Herşey Bibi Hatun&#39;dan sorulur. Sağa sola sözle buyruk verir. Her gelen misafir önce onu selamlar, bibinin eli öpülür sonra ev halkıyla görüşülür, hal hatır sorulur.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;ömürleri evde geçen hatunlar, genç kızlarla toplanırl , el işleri işlerler. Namaz­lıklara, cibinliklere... cicimlere yün eğirirler. ürkeklerin giydikleri külahlara, takkele­re ipekten nakışlar işlerler. Bu işler yapılırken ne hoyratlar yakılır. Ne türküler söyle­nir, güzelliğine doyum olmuyor doğrusu bu hoyratlara, bu türkülere...&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;İmece Kerkük&#39;te bütün evlerde yapılıyormuş. Kış hazırlıkları, bayram arifesi işlerde, toylarda bir yandan iş görülür bir yandan da maniler, bulmacalar, bilmeceler de söylenirmiş. Bilmeceleri bilenlere bir köy ya da bir kasaba bağışlanırmış.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kız anneleri kızlarına daha küçükken çehı&#39;z yığarlarmış. Ergen oğlan anneleri sağa sola koca karıları gönderip kız araştırırlarmış. Bu koca kanlar buldukları kızları oğlan annelerine haber verirlermiş. İşte bir kocakarının oğlan annesine söylediği hoyrat;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kaşı var kalem kimin Gözü var ceylan kimin Ağzı var badem kimin Yörüyüşü çalkalama (salına salına) Hörilgü (saç örgüsü) kemet Boyu çınar kimindi. Kızın marifetleri ortaya dökülür. Övülür de, övülür. Ne söylenmez ki kız için; Hamur eder sakız kimin Küde keser biber kimin Ekmek JftMf kalkan kınını&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;I sbap yıkar çakmak kimin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Nenem alın bu kızı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bacım alın bu kı/ı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Yer süpürür arslan kimin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Tikiş tiker inci kimin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Gelin alın bu kızı&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Oğlan annesi kızı beğenirse yanına bir iki kadın alıp kız evinin kapısını çalar. Kız görülür beğenilirse dünür düşme işlemleri yapılır. Beğenilmezse şu sözler söy­lenmesi adettendir;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kaşlar göz&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kalmadı söz&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ağızlar burun&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kapıda durun&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Dişler dudak&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Yörüvün gidek&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Diyerek evden ayrılırlar. Kız beğenilirse evlenecek gence konu açılır. Kız övü­lür. Oğlan evet derse evin büyük anasına başvurulur. Ümit verici bir haber alınırsa, dünür düşülür. Kız istenir. Kızın annesi önce nazlanır. Sonra kızını vermeye razı olur. Daha sonra oğlanın babası ve yakınları kızın babasına gidip dünür düşerler.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;-&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;Bahçavuzdaki gülü istemeğe geldik, derler. Kız babası&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;-&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;Alın sizin olsun derse söz kesilir. Gül suyu şerbeti içilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Daha sonra kız ve oğlan tarafı kadınları bir araya gelerek toplanırlar. Yol (Baş­lık) işini görüşürler. Yolun kaç para olacağını kız nenesi belirler. Alınan para son meteliğine kadar kızın çehizine harcanır. Toy(düğün) günü kararlaştırılır. Toydan üç gün önce kına günüdür. Gelin kına gününde süslenir. Gelin kınası daha çok erkek çocuk dünyaya getirmiş, iyi günler görmüş bir hanım tarafından gelin olacak kıza yakılması adettendir.Kına günü, salavatlar çekilir, gelin ayağa kalkar el öper. Kına yakıldıktan sonra üç gün hamama gidilir. İlk iki gün gelinin arkadaşları, sağdıçları hep beraber hamama giderler. Hamamda yemişler yenilirmiş. Maniler söylenirmiş. Üçün­cü gün gelin eğlencesiz sessizce hamama gider. Yıkanır. Tertemiz olur. Üstünden çıkardığı elbiseyi natır kadına hediye eder. Gelin kız çchizlcrinden birini &quot;Toyluk&quot; elbisesini giyer. Halaylar çekilir. Şerbetler içilir. Geline duvak çekilir, öğütler verilir. Oğlan evi erkekleri, hanımları gelini almağa gelirler. Gelin alınır. Şehrin içinde gezdiulu. Damat evinin kapısına getirilir, Allan indirilen pelinin bir eline çemçe. Mi eline kevkiri alır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;I-v senin, eşik senin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Dördcki beşik senin&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;diyerek gelinin önünde oynar. C içlin eve girerken, başına buğday, şeker ve para serpilir. O anda damat evden uzaklaştırılır. Buna Kerkük&#39;te &quot;Kürckcn küstü (Damat küstü)&quot; derler. Damat yatsı namazına kadar sağdıçlar ile bağlık ve bahçeliklerde vakit geçirirmiş. Yatsıdan sonra damat yeni evine getirilirmiş.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Gelinin düğünü yapılmadan birkaç gün önce eşyası oğlan evine getirilirmiş. Çehizler süslü bohçalara, sandıklara konurmuş. Yataklar renk renk kumaşlara sarılıp baglanırmış. Çehizler katırlara yüklenerek oğlan evine götürülürmüş. Son yıllarda bu iş kamyonlarla yapılıyormuş.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Gelin yeni kurduğu evine geldikten sonra üç gün süreyle kız evinden bir sini i-çinde yiyecekler gönderilirmiş. İlk günkü yiyeceklerin gönderilmesine arasında tuzlu ve ekşi bulunmamasına çok özen gösteri I irmiş. Bu bir inanış gereğiymiş. Yedinci gün gelin kıza gelen armağanlar süslü bir namazlığın üstüne serilip konu komşuya göste-rilirmiş.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kerküklü gelin, senesine beşik sallamağa başlar. Çocuğuna ninniler söyler. Ker­kük ninnileri kederli kederli söyleniyor. İnsanı adeta başka diyarlara götürüyor, duy­gulandırıyor.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bayram önceleri bayram hazırlıkları yapılırmış. Kavurgalar, külçeler (cevizli ku­rabiyeler) yapılır. Ayrıca bayram aşı (etli kuru kayısı yemeği) ile pilav pişirilirmiş. Kuru kayısıdan yapılan yemeğe &quot;lekte&quot; derler. Pilavın yanında, bamya yemeği de yenirmiş. Bu yemekler Kerküklüler için çok önemliymiş.misafirlerine bu yemekleri pişirip önlerine sunarlarmış.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bayramın birinci günü hiç iş görülmezmiş. Çocuklar, gençler erkenden bayram yerine dökülürlermiş. Salıngaçlara. binerlermiş. Meyter - zurna çalınır, halaylar çeki­lirmiş.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Halay tepme toz olur. Mavi şalvar boz olur. Oğlan yağlığın kaldır. Men kaldırsam söz olur.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Tellere değme değme Bcliv incedir, epme Çokta gözel değilsen Öz, özüv öğme. Öğme&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ne güzel söylemişler bu sözleri kaybolmayan I ürk Kültürünü nasıl da gön ruz burada... Buram buram kokuyor Türk kültürü.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Sayın dinliyicilerim kültür bir sürekliliktir. Biz Türkler dünü bugüne, bugünü yarına süreli bir kültür köprüsüyle bağlı tutmamı/ gerekliğini bir an bile aklımı/dan uzak tutmayalım. Bu bağ koparsa. kendi kültürü içinde güven duyan insanımız bu güven duygusundan yoksun kalır. İşte o zaman yarınlar için düşler, umutlar, planlar da kaybolur gider. İşte o zaman yabancı kültürler bu güvensizlik içinde tehlikclibır durum ajır. Son olarak şu gerçeği söylemeden geçemeyeccğim.Artık içinde yaşadığı­mı/ /amanda ne masal söyleniyor, ne bilmece soruşmuyor, halk hikayesini hiç kimse dinlemiyor. Kültürümüz bir tehlikeye ve yozlaşmaya doğru gidiyor. Halk kültürümüz lıorlanmamah, onu korumalıyız. Türk kültürünü hep canlı tutmalıyız. Genç kuşaklar arasında kültürümüzü hep yaşatmalıyız.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/1688427742704001337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/kerkuk-turk-kulturu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/1688427742704001337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/1688427742704001337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/kerkuk-turk-kulturu.html' title='Kerkük Türk Kültürü'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-2073474242728050188</id><published>2010-05-12T14:31:00.000-07:00</published><updated>2010-05-12T14:32:06.533-07:00</updated><title type='text'>Kırgızistan kültürü gelenekleri ve ortak değerleri</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: 12px; &quot;&gt;Bilindiği gibi son çeyrek asırda Kırıgızistan halkı milli eğitimin, bilim ve kültü rün gelişmesinde görülmedik merhaleler kat etmiş ve dünya kültüründeki gelişmelert katılmıştır. Kültür ve eğitim, Kırgızistan&#39;ın gelişme tarihinde en önemli rol oynamış­tır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Genç Kırgız Cumhuriyetinin bağımsızlığının kazanılmasından sonra geçen oı yıl içinde önceki nesillerden süregelen manevi potansiyeli muhafaza etmeyi ve arttır mayı başarmıştır. Kendine özgü gelişim çizgisini sürdüren tüm dünya insanlarımı medeniyetinin kendi türünde bir benzeri bulunmayan etnokültürel bölümüyle dünyj toplumuna girme konusunda da stratejik yol belirlemiştir. Kendi tarihi geçmişim saygılı yaklaşım toplumun ve ayrı ayrı her bir bireyin onurlu geleceğinin teminatı vt öncülüğüdür.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;İzlenen bu yol bağlamında Kırgız Cumhuriyeti 1995 Ağustos&#39;unda halk kahra mantık destanı olan &quot;Manas&#39;ın 1000. Yıldönümü&quot; kutlamaları gerçekleştirilmiştir &quot;Manas&#39; destanı kırgız halkının manevi mirasıdır. Halkın bu ölümsüz ve yüce eserinde yer alan temel yaşam ilkeleri, hoşgörülük, vatanseverlik, kahramanlık, sevgi, kadınla rın /türk/ aile yapısındaki önemi, kardeşlik gibi manevi değerlerin ön planda tutulmas bu eserin sadece kırgız halkına değil, bütün dünyaya ait olduğunu göstermektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Manevi hayatımızın soy ağacı kendi kökenlerine dayanmaktadır, ancak bunuı beslenmesi için zenginleştirilmiş toprak kullanılması verimini iki misli arttıracaktır Başka kültüre saygı gösteren halk herhangi bir şey yitirmez, aksine çok şey kazanır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Genel insani değerleriyle birlikte kültür Kırgızistan halkının birlik ve beraberli ğinin birleştirici başlangıcı olmuştur. İhtiyarlara hürmet etme, kadınlara hem aile heri de toplum içinde saygı gösterme, bilgiye, yeni fikirlere açık olma ve hoşgörü ili karşılama kırgız halkının temel ilkelerindendir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Radikal ve sosyo-ekonomik dönüşümler döneminde devletin politikasının kültü: alanındaki görevi Kırgızistan halkının çok zengin kültür mirasının korunması, zen ginleştirilmcsi ve yeni büyüyen nesillere onurlu bir şekilde devredilmesi olmaktadır Bununla beraber, ülkenin kültürünü bütün dünyaya tanıtmak, dünya ve kendi kültü­rümüzü karşılıklı bir şekilde zenginleştirmek Kırgızistan&#39;ın maksatlarından biridir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bulunduğumuz dönem içerisinde tiyatro, müzik, sirk. görsel sanatlar.süsleme. e ve halk sanatı vb. de dahil olmak üzere bilim ve kültür alanında yenilik projelerinin vt gelişme programlarının hazırlanması çalışmalarına uzmanların, bilim ve kültür adam&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt&quot;&gt;lamım dahil edilmesi vOnktnuic bilim ve kültürün geliştirilmesi vazifelerinin yerine&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;getıı ilmesini Öngörmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bunu yaparken nesiller arasındaki bag hislerinin güçlendirilmesi ve Vatanı bü­yük hizmetlerde bulunmuş ve emeği geçmiş eski nesillere olan bağlılığın arttırılması manası yatmaktadır Bu süreç içinde yüzyıllardan beri süregelen kültürümüzü, gele­neklerimizi ve değerlerimi/i korumak ve yeni nesillerin onları algılaması ve benim semesi gereği düşünülmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;, Kırgız halkının manevi zenginliklerini ve değerlerini başarılı bir şekilde dünyaya tanıtan ünlü kırgız yazarı Cengiz Aytmatov&#39;un eserinin birinde &#39;mankurt&#39; diye bir tanımlama yapılmaktadır. &#39;Mankurt&#39; kendisinin nereden geldiği nereye gittiğini bil­meyen adamdır. Biz kültür, gelenek ve değerlerimizi sonraki nesillere miras bırakarak nereden geldiğini ve nereye gideceklerini, kim olduklarını bilmelerini sağlamalıyız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Kaanatimizce, biz Türk cumhuriyetlerin aralarındaki ortak değerler yoluyla ya­kınlaşması gerektiğini düşünmekteyiz. Bizim düşüncemize göre aramızdaki ortak değerler yüzyillarca bize miras bırakılan kültür, dil ve geleneklerimizdir. Bütün bu yönlerde devlet düzeyinde çalışmalar ve gayretler süregelmektedir. Bizim aramızda bilmediğimiz veya tanımadığımız gelenek ve değerler yoktur. Buradaki sorun, sadece bunca yıl birbirimizden uzak kalmamızın sonucu olarak bazı gelenek ve değerleri&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;mso-hansi-font-family:Arial&quot;&gt;unutmam&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;ızdan ibarettir. Kanımızca bu telafi edilebilir ve daha da yakın olmamızı&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;sağlayacak sebeplerden birisi olacaktır. Kültür, gelenek ve manevi değerlerin payla-&#39;ması Türk cumhuriyetler arasındaki ortak değerleri zenginleştirerek güçlenmesine yol açar, aramızdaki tüm alanlarda bağları kuvvetlendirir. Bildirinin sonunda kırgız halkının geleneklerinden biri olan tuşoo toy geleneğin­den söz etmek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bu toy kırgız ailesinde çocuk ile ilgili olduğu için büyük önem taşımaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Genelde tuşoo toy çocuğun ilk adımlarını atması ve yürümeyi öğrenmesinden sonra yapılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Anlamı da çok büyüktür. Çocuk hayata ilk adımları atıyor, bu da çocuğun bu a-dımları güvenli atması, diğer çocuklarla birlikte tanışması kaynaşması hayatta atacağı hem adımın başarılı olması açılarından bu ilk adımları büyük önem taşır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bu toya gencide çocuğun büyük anne babası, baba annesi, dedeleri, yakın akra­balar ve aile dostları katılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Misafirler gelmeden önce kurban koyun kesilir, masalar kurulur, yemekler, tat­lılar yapılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Toya gelenler evde çay içerler, ekmeğin tatını alırlar. Sonra dışarıda Önceden belirlenen alanda koşuya hazır bulunurlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Koşacak olanlar iki takıma ayrılırlar: çocuklar ve büyükler. Aşağı- yukarı 100 &lt;st1:metricconverter productid=&quot;-200 m&quot; st=&quot;on&quot;&gt;-200 m&lt;/st1:metricconverter&gt;. bir koşu yaparlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Onee ÇOCUklaf kokmaya başlar&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;Koşuyu ka/anan çocuk yürümeye başlayan ÇO cugun ayağında iki ayağı arasımla bağlı olan ipi kesmeye hak kazanır. İlk gelen ÇOCU ga ipi kesme hakkı verilmesinin allımla yalan anlam, yürümeye başlayan çocuğun da onun gibi hı/h ve hırslı olması niyetidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Kesmesi için verilen bıçak ilk gelen çocuğa diğer hediyelerle birlikte hediye e-dilir. Tabiki diğer koşuya katılan çocuklara sekerler, çikolatalar dağıtılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Bundan sonra sıra büyüklerin koşmasına gelir. Bu koşuda erkeklerin yanısıra kadınlar da katılır. Bu koşu toya biraz neşe biraz da yarış katmak anlamında hoş bir hava yaratmaktadır. İlk gelen üç kişiye hediyeler verilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Koşular tamamlandıktan sonra evde ziyafet verilir. Ziyafet sırasında ve sonunda çocuğun dedeleri, anne babası, ninesi, akrabalar ve misafirler çocuğa ve anne babası­na dilekler söylerler, örneğin, çocuğun mutlu, başarılı olması, hayatta atacağı adımla­rın ilk attığı adım gibi emin olması, ailesine ve topluma karşı hayırlı ve yararlı olması gibi dilekler söylenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt&quot;&gt;Böylece tuşoo toy kırgız aile ve toplumu içinde çocuklara verilen önemi ve sev­giyi göstermektedir. Böyle sevgi ve ilgi içinde büyüyen çocuklar bizim geleneklerimi­zi ve değerlerimizi koruyacaklarına inanmaktayız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/2073474242728050188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/krgzistan-kulturu-gelenekleri-ve-ortak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2073474242728050188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2073474242728050188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/krgzistan-kulturu-gelenekleri-ve-ortak.html' title='Kırgızistan kültürü gelenekleri ve ortak değerleri'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-4477389832754245614</id><published>2010-05-12T14:27:00.000-07:00</published><updated>2010-05-12T14:28:14.879-07:00</updated><title type='text'>Türk Dünyasında Kültürel Birlik</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Toplumdaki ortak değer yargılarının , gelenek , göreneklerin, sosyal normların oluşturduğu kültür , sosyal bir varlık olan insanın , farklı zaman ve mekanlardaki değişme / gelişmelerle zenginleştirdiği bir yaşam dinamiğidir. Bir kültürün dünya ü/erinde varlığından söz ettirebilmesi, nesillerin yetiştirilmesinde sahip olunan hedef ve ilkeler kadar , kültürü meydana getiren insanların sorumluluk şuuruna da bağlıdır. Kültürel doku içinde var olan . bütünleştiricilik vasfına sahip töre , örf, adet, gelenek gibi sosyal değerler. bu yapının korunmasını . sağlıklı olarak gelecek nesillere akta­rılmasını sağlayan değişmez faktörlerdir. Aynı kültürel ilke üzerinde birleşen bireyler , sosyal normların da şekillendirmcsiylc , ortak değerler doğrultusunda . amaca ulaş­mak için çaba sarfeder ve bundan haz duyar. Kültür bilimcisi Malinovvski&#39;nin &quot;ör­gütlü Davranış Teorisi (1992:72) &quot; nin de temel ilkesi olan &quot; bir düşünce ya da bulu­şun tek bir kişinin zihninde yaşadığı sürece , kültürel hiçbir şey ifade etmemesi &quot; tezi, toplumsal birlikteliğin önemini vurgular. Ortak bir değere, sisteme &quot;toplumsal söz­leşme&quot; ye dayanan her davranış ve düşünce . toplumun bir dizi ihtiyacını karşılayarak işlevini yerine getirmiş olur. Bu sebeple , toplumun sanatını, eğitimini, politikasını , ekonomisini araştırmak istiyorsak , o kültürü koordine eden kuralları . ortak değer yargılarını bulup analiz etmemiz gerekir.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Uzun zaman diliminde gerçekleşen kültür aktarımı , toplum üyelerinin kolektif bilinç altında var olan tabii bir gelişimdir. Yüzlerce yıllık tarihi birliktelik , Uluğ Türkistan&#39;dan Anadolu&#39;ya . Balkanlar&#39;a , Kıbrıs&#39;a ve daha geniş alanlara uzanan coğrafya üzerinde çeşitli siyasal , sosyal farklılaşmalara rağmen bugüne gelebilen kültürel müşterekliğin göstergesidir.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Kültürel kimlik kaynağında mensubiyet şuuru bulunan milli benlikle beslenerek , sahip olunan tarihi birlikteliğin de katkısıyla, insanlarda sorumluluk bilincini oluştu­rur. &quot;Kültürü , bir varlık alanı ve benlik . kimlik ve kişilik göstergesi olarak koruyan ve yaşatanlar, öncelikle devlet ve o ülke insanlarıdır&quot; (Tural 2000:16)&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Mustafa Kemal ATATÜRK&#39;ün de belirttiği gibi, &quot;Kendi benliğine sahip olama­yan milletler, başka milletlerin avı olur &quot;.Milli benlik ve kimliğe sahip insanlar kültü­rel yozlaşmaya müsaade etmeden , farklı kültürlerdeki gelişmeleri, kendi kültürlerin­de sentez edebilme yeteneğine sahiptir.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Bu bağlamda . insan hayatının en önemli geçiş dönemlerinden biri olan evlenme ve evlenme olayının törensel boyutunu oluşturan düğünler, kültürün gelecek nesillere aktarımında sahip oldukları gösterge ve fonksiyonlarla tartışılma/ bir öneme haizdir. Türk insanının duygusunu , düşüncesini , gelenek göreneklerini , inancını , hayat tarzını , kısaca milli benliğini yansıtan düğün kavramı , birleştirici , canlandırıcı , eğlendirici , mutluluk verici fonksiyonları ile Türk kültürünün en önemli ve temel yapı taşlarından biridir. Toplumun ortak değer yargılarına , bilinç altına, hayat tarzına sıkı sıkıya bağlı ve bir noktada bu niteliklerin bir yansıması olan düğünle ilgili her türlü kavram ve uygulama bize , çok geniş anlamıyla Türk kültürünü , tarihsel ve kültürel açılardan değerlendirmede önemli bir anahtardır.&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;oğlanın evlenme isteğini belirtmelerinde gerdek sonrasına kadar devam eden evlenme olayı çok geniş alana yayılan malzemeyi beraberinde getirdiğinden . bildirimizde . bu safhalardan örnekleme metodu&#39;yla seçilen sınırlandırılmış malze­meler , Türk Dünyasında kültürel birliğin göstergesi olarak incelenecektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Hayatın en önemli geçiş dönemlerinden biri olan evlenme olayında , herhangi bir evde evlenme yaşına gelmiş genç kız bulunduğunu göstermek için , Bursa ,Urfa , Karadeniz gibi Türkiye&#39;nin pek çok bölgesinde mevcut olan &quot; evin damına kız sayı­sınca testi koyma &quot; adeti , Azerbaycan&#39;da yaşayan Avar ve Sahurlarda evin önüne &quot;elçi taşı&quot; olarak adlandırılan taşın konması şeklinde kendini göstermektedir. Burada­ki &quot;taş&quot; ya da &quot;testi&quot; , sözsüz iletişimi sağlamada kullanılan &quot;o evde genç kız bulun­duğu mesajını taşıyan&quot; kod niteliğinde bir göstergedir. (Öğüt-Eker 1998:86 ;Paşaveya 1996:101)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Bütün Türk Dünyasında uygulanan , Türk evlenme geleneğinin asli unsurların­dan olan , &quot;dünürlük , dünürlüğe gitme&quot; kavramları içinde gelişen kız isteme işlemi . iki gencin evlenmelerinin ötesinde, kız ve erkek aileleri arasında ilk akrabalık bağının kurulması yolunda atılmış bir adım ; taraflar arasında bir yakınlaşma , birlik , bera­berlik ve dayanışma girişimi olması açısından da sosyolojik bir olaydır. (Kar-tall987:210;öğüt-Ekerl998:112-117;Aliyeval999:76) .Evlilik aracılığı ile farklı ailelerin , dolayısıyla farklı insanların , mahallelerin , köylerin . kasabaların birbirine bağlanması , aynı zamanda sosyal ilişkilerin kuvvetlenmesine ve toplumda bütünlü­ğün pekiştirilmesine yardımcı olur. Hızla modernleşen ve teknolojik gelişmelerle insan sesinin yerini mekanik seslerin almaya başladığı çağımızda , bu çeşit sosyai dayanışmalar , insanlara aynı toplumun üyesi olarak yaşama , paylaşma mutluluğum hissettirerek , onları manevi hazza ulaştırır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Kız isteme sırasında , hayırlı sonuca ulaşabilmek için , söze, dini yükümlülük ve kutsiyeti sembolize eden &quot;Allah&#39;ın emri .Peygamber&#39;in kavliyle kızının...&#39;) oğlu­muz...&#39;a istiyoruz&quot; kalıp ifadesiyle başlanır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;İlk örneğine Dede Korkut Hikayeleri&#39;nde rastladığımız dini sorumluluk taşıyan bu ifade&quot;, Allah tarafından emredilen ,Hazreti Muhammcd&#39;in sünneti olan evliliğin .Peygamber&#39;in sözüyle de teşvik edildiğini göstermekte ve bir anlamda sosyal yaptırım gücünü de yansıtmaktadır. Ki/ taralı di bu islemeye cevaben &quot;Allah&#39;ın emriyle dünür olunu hayır demek bize düşme:. .Allah in emri tleyınce aktın sular diner.&quot; veya &quot; Hoş geldim: . sere/ verdiniz . ama hır de büyüklerimize soralım.kızımızu soralım &quot; ya da &#39;* Hak emri yazdıysa hen hozamam. yazdıvsa Allah &#39;m kalemi hu ıs olur &quot; diye­rek beş on günlük süre ister. Ki/ istemede uygulanan bu ritüel , İslam dinine mensup sütün Türk topluluklarında uygulanan bir gelenektir. (Kartal 1987:210 ; Öğüt-Eker 1998:118; Aliyeva 1999:76).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Türle evlenme geleneğinin en önemli unsurlarından bir diğeri ,Eski Türklerde &quot; sep &lt;sup&gt;443&lt;/sup&gt;, &quot; kalıng &quot; karşılığında kullanılan çeyizdir&lt;sup&gt;4&lt;/sup&gt; (Kartal 1987:211; Islamoğlu 1987: 191; Öğüt-Ekerl998:145). Arapça &quot;echize .cihaz &quot;kelimesinden gelen çeyiz . gelin için , yalnız anne baba değil , bütün akrabalar tarafından el birliği ile hazırlanan her türlü şahsi eşya ve ev eşyasıdır. Bu fonksiyonuyla insanları biribirine yaklaştıran çeyiz, kişiler arasında dayanışmayı sağlayarak birlik ruhunu yüceltir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Sep sözü Özbekçe&#39;de &quot;Kızı evlendirirken ona babası ve annesi tarafından verilen mal, eşya &quot;olarak açıklanmıştır. (Uzbek Tilinin İzohli Lügati 11 1981:37).Aynı şekil­de sep.yoy-deyimi de &quot;gelinin çeyizini yayıp göstermek&quot; anlamı taşımaktadır. Kelini .kelkanga .kor, sepini, yoyvanda, kor &quot;gelini geldiğinde gör. çeyizini yaydığında gör &quot; ata sözü deyimi mecazi olarak &quot;zenginliğini , mal varlığını göz önüne sermek , östermek &quot;anlamı da kazanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Sep kelimesi CodeX Cumanicus&#39;ta (Komanisches Wörterbuch:l07) iseb (iseb) &quot;Mitgift=ceyiz&quot; şeklindedir. Kazakça (kazak filinin Tüsindirmc Sözdigi:261), Karaklpakça ,Nogaycada sep (septen türeyen septe &quot;yardım etmek fiili de vardır) ; Çuvaşçada ise sip &quot;pol&#39;/.a:prok = yardım&quot; (&lt;*tat.) (Çuvaşsko-russkiy Solvar &quot;1985: 145).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:8.0pt&quot;&gt;Halk arasında kulandan &quot;çeyiz , çemen &quot; (eksiksiz , mükemmel çeyiz ) &quot;çeyiz katırı &quot;(çeyizlek eşyaların taşınmasında kullanılan hayvan ; mecazi anlamda , kendisi­ne yakışmayacak derecede aşırı süslü kişi ).&quot; çeyiz alayı &quot;(gelin çeyizini güvey evini getiren alay ) ,&quot; çeyiz halayığı &quot; (19,yüzyılda kullanılan , geline , ailesi tarafından verilip çeyizden sayılan yardımcı kadın ) &quot; &quot;çeyizlemek &quot; ( evlenecek çağa gelmiş &lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;genç kı/uı çeyizini hazırlamak . vermek)&lt;sup&gt;M&lt;/sup&gt; çeyizll&quot; (çeyizi olan &gt;&lt;sup&gt;M&lt;/sup&gt; çeyizlik &quot; ( çeyiz­de kullanılmak O/ere ayrılan eşya ) . aşıkların çeyiz konusunda ya/ılıkları destanlar Türk insanının hu kavrama verdiği Önemi yansıt inakladır. (Öğüt-1 ker 1998&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt;   &lt;/span&gt;I 46-1 17)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;Yıllardan beri süregelen sö/lü kültür geleneğimizin temsilcisi kahul edilen çeyİZ . ki/ evinin sosyal statüsünü yansıtır, (ielin olacak kızın . yeni evindeki İhtiyaçlarımı cevap vermesi amacıyla hazırlanan çeyiz . ki/ evinin maddi durumunun yanında . sosyal ve kültürel durumunun da bir göstergesidir, Çeyizin vazgeçilmez parçalan olan . nakışlar , oyalar , danteller ve bu işlemelerde kullanılan motifler . onları icra eden amatör sanatçıların , dolayısıyla o toplumun , yaşayışını, coğrafi, ekonomik şartlarını , sosyal hayatını . değer yargıların ve tasarım gücünü ortaya koyan kriterlerdir. Ev­lenme geleneği bağlamında , el sanatları ürünlerinin en güzel sergilendiği ortamlardan biri olan çeyiz . Türk kültüründe &quot; evlenme çeyiz -toplumsal kurallar - el sanatları &quot;ilişkisinde çok önemli rol üstlenmektedir. Türk insanının estetik zevkini , duygu ve düşüncelerin , geleneklerini , inançlarını yansıtan bu ürünler, kimi zaman bir kilimde , kimi zaman bir çorapta , kimi zaman da bir nakışta renkli bir motif olarak karşımıza çıkar. El sanatları ürünlerindeki renkler ve motifler . yazılı kaynaklarla ulaşamayaca­ğımız gelenek , görenek , töre gibi toplumsal kuralları ait pek çok bilgiyi bünyesinde barındırır. Kapalı toplumlarda sözsüz iletişim vasıtası olan ; çok küçük kalıplarla etkili ve geniş mesajlar verebilen bu motifler. geleneksel kültürde sözlü ya da yazılı ifade yerine kullanılan sembollerdir. Evlenmek isteyen bir genç kızın , düz olarak ördüğü çorabın üstüne renkli ipliklerle gül, bülbül motifleri işlemesi ; sevgisini sem­bolize eden bu çorabı . herhangi bir vesileyle görüp &quot; gönlünün düştüğü &quot; delikanlıya vermesi : delikanlının bu çorabı almasıyla , iki kişi arasındaki gizli ve sözsüz evlilik aklinin yapılması, bu akte sadık kalmaları örneğinde olduğu gibi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;Türk Dünyasında , sosyo-kültürel yönden bir bütün olara ele alınması gereken çeyiz , bir genç kızın . evlenme çağına gelene kadar toplumda hangi kurallara nasıl uyduğu , ne zaman üretken konuma geçtiğiyle doğrudan ilgilidir. Genç kızların , genellikle kendi el ürünleri olan çeyiz eşyalarının hazırlanması . küçük yaşlardan itibaren aile içinde eğitim almayı gerektirir. Kız çocukları . ergenlik çağından itibaren çeyizlerini hazırlamaya yönlendirilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;Bu geleneğin bilincini idrak eden genç kız , sürekli beceri kazanma ve daha iyi çeyizlik malzeme hazırlama dürtüsünü hisseder.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;Türk devlet ve toplulukları arasındaki kültürel birliğin bir başka örneği de , ev­lenme olayının her safhasında . şeker ve türevlerinin kullanılmasıdır. Anadolu ve Trakya&#39;nın her köyünde . kasabasında kız istemeden gerdek sonrasına kadar uygula­nan şeker, şerbet veya lokum sunma geleneği , Azerbaycan&#39;dan Makedonya&#39;ya kadar hemen bütün Türk devlet ve topluluklarında kullanılan yaygın bir uygulamadır. Yeni kurulan ailenin huzurlu , mutlu birlikteliğe dayanması amacıyla , evlenme olayının hemen her aşamasında &quot;ağız tadı&quot; m sembolize eden şeker ve türevlerine rastlarız. Bunun yanında, kız evinin naz evi olduğunu göstermek için , oğlan evinin kız tarafının birkaç ke/ /lyarel etmesi de , Türk evlenenle geleneğimle çok yaygın uygulama lardandır. (Ögüt-Eker 1998:118)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;Türk Dünyasındaki kültürel birlikteliğin evlenme olayındaki diğer göstergesi de &quot;kma&quot;dır. (Kartal l987:2l4;Aliycva 199*80) Düğün töreninin temeli kahul edilen coşku ve eğlencenin , adeta &quot;ağıt&quot; havasına dönüştüğü bölüm olan &quot;kına&quot; , gelin baba evinden ayrılmadan Önce . genç kızın anne babasından ayrılmasıyla duyduğu hüznü .acıyı;,aynı zamanda yeni bir hayata haşlamanın . aile kurmanın verdiği sevinçle karışık yaşatan bir gelenektir. Arapça &quot;hına,hınna&quot;kelimesinden dilimize geçen ; Türk lehçelerinde &quot;gına .kına &quot; olarak kullanılan kına , tırnakları, elleri ve saçları boyamak için kullanılan bir bitkidir.. Günlük hayatta şifahi tababette kullanılan kına yaprağının (folium. .lavvsoniae) Türk tıp folklorunda önemli bir yer işgal ettiğini gösterir. Kına , halk arasında bazı hastalıklarda kullanılmasının yanında saç , tırnak . sakal ve den boyamada da önemli bir yere sahiptir. Modern tıp açısından bu maddenin bileşiminde bulunan bazı kimyasal elementler, ona , tedavi edici ve boyayıcı etkiyi verirler. Bes­leme , canlandırma , renk verme özelliği ile kozmetikte ;parasetemol özelliğiyle de farmakolojide etkili olan kına ,Hazreti Muhammed&#39;in başı ağrıdığı zaman . kınayı ilaç niyetine başına sarması , herhangi bir yeri yara olduğu zaman pomad olarak kullan­ması ile de dini bir misyona sahiptir. Tıp biliminde anlatılan özellikleri bulunan kına­nın , düğünlerin vazgeçilmez unsuru olmasının asıl sebebi &quot;yakıldığı kişiyi kutsayarak , ona dokunulmazlık vasfı &quot; kazandırmasıdır. Kınanın tarihte &quot;hastalıklardan koruma , iyileştirme &quot; gibi özelliklere sahip örneklerinin bulunması, halk arasında bu maddeye &quot;kötü bakış , niyet ve olumsuzluklardan kurtulma &quot; vasfı kazandırmıştır.&lt;sup&gt;5&lt;/sup&gt; (Öğüt-Eker 1998:199)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;Bütün Türk Dünyasında ortak olarak uygulanan diğer bir ritüel de &quot;saçı saç-ma&quot;dır. Gelini oğlan evine girişi esnasında . yeni birlikteliğin , aileye bolluk . bereket ve uğur getirmesi dileğiyle bozuk para . şeker. çerez .buğday ve türevlerinden oluşan saçı. gelin ve damadın başından saçılır. Yüzyıllar öncesinden günümüze uzanan ritüel saçı saçma . yabancı soya mensup olan bir kızı, kocasının soyunun ataları ve koruyu­cu ruhları tarafından kabul görmesi için yapılan bir kurban ayininin kalıntısıdır. Avcı­lık döneminde avın kanı. yağı ve eti ; çobanlık döneminde süt. kımız ve hayvanların yağı; çiftçilik döneminde darı, buğday , muhtelif meyvalar saçı olarak kullanılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;sup&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;5&lt;/span&gt;&lt;/sup&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt; Kınanın tarihi gelişimi antik devirlere kadar iner Kına , eski Mısır&#39;da kullanıldı.Nitekim koz­metikte boya ve tıpta ilaç olarak kullanılması, bu ülkedeki mumyaların incelenmesinden anlaşıl­maktadır Mısır&#39;daki &lt;/span&gt;&lt;span lang=&quot;EN-US&quot; style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt;mso-ansi-language: EN-US&quot;&gt;XV.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;mso-bidi-font-size:9.0pt&quot;&gt;sülaleye ait mumyaların tırnaklarına kına yakılarak boyanırdı. Bundan başka eski Yunan ve Roma da yanı özellikler için kullanılan kına , Ortaçağlarda da revaçta idi Gerek Avrupa&#39;da gerekse İslam dünyasında çuk bilinen bu madde ,Hindistan&#39;daki Müslümanlar arasında da kullanıldı Eskiler kınayı veba hastalığına karşı kullanmışlardır. I6.yüzyılda ise ülkemizde halk arasında tuzlu balgama karşı kuru üzümle dövülen kına . hap şekline getirilir ve hastaya verilirdi 18yüzyıla gelince ,kına bazı saray ve attariye defterinde baş köşeyi işgal eder-di.(Öğüt-Ekerl 998:200)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/4477389832754245614/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/turk-dunyasnda-kulturel-birlik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/4477389832754245614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/4477389832754245614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/turk-dunyasnda-kulturel-birlik.html' title='Türk Dünyasında Kültürel Birlik'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-2306087542729293367</id><published>2010-05-12T14:26:00.000-07:00</published><updated>2010-05-12T14:27:29.335-07:00</updated><title type='text'>Kırım Türklerinin Düğün Gelenekleri</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: 12px; &quot;&gt;Karadeniz&#39;in kuzeyinde yer alan Kırım yarımadası , ilk çağdan beri Türklerin yaşadığı bölgedir. Türkler Kırım&#39;da ilk olarak I5.yüzyıl başlarında &quot;Hanlık&quot; kurmuş­lardır. Kırım Türkleri 18.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Ruslar tarafından göçe zorlanmışlardır (I). 18 Mayıs 1944&#39;de ise Kırım&#39;da yaşayan bütün Türk&#39;ler önce Sibirya &#39;ya sonra Orta Asya steplerine sürgün edilmişlerdir. 1991&#39;de SSCB&#39;nin da­ğılmasıyla Kırım Türkleri Orta Asya steplerinde gruplar halinde Kırım&#39;a geri dönme­ye başlamışlardır. Sürgünden önce Amerika , Romanya , Bulgaristan , Sibirya , Azer­baycan ve Türkiye&#39;ye göç eden Kırım Türkleri geleneklerini sürdürmeye çalışmakta­dırlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kırım Türkleri tarafından kutlanan Ekim Bayramı ( Saban Toy ) Harman Sonu Bayramı ( Arpa Tüp Toyu ) ve Ey Şuval Bayramı bugün kaybolmak üzeredir. Rama­zan ve Kurban Bayramı dışında bugün Kırım Türkleri &quot;Tebreş&quot; adını verdikleri Bahar Bayramını kutlarlar. İlkbaharın ilk günü halk arasında fakirlerin koruyucu olarak kabul edilen Kidir bu dostluk gününde anılır. Bu bayram Anadolu&#39;da &quot;Hıdrellez&quot; adı altında kutlanır. Kırım Türkleri Tebreş günü sabahı renkli mendillerle süslü atların çektiği arabalarla farklı bölgelerde oturan akraba ve dostları ile kırlarda buluşurlar. Şehirlerde oturanlar bu buluşmaya artık motorlu taşıtlarla katılırlar. Delikanlılar ve kızlar burada serbestçe dolaşırlar ve konuşurlar. Böylelikle genellikle evlenme ile sonuçlanan yakınlaşmalar başlayabilir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kırım Türklerinin evlenme ile ilgili gelenekleri bir bölgeden diğer bölgeye fark­lılıklar göstermekle birlikte akraba evliliği tüm Kırım Türkleri arasında uğursuz sayı­lıp 3 ) ve en az 5 kuşak hesaplanır (4 ). Genlerin yedi gerisinden sonra evlenmeye izin verilir. Kırım Türkleri kardeş çocukları kardeş olarak kabul edildiği gibi, kapıları bitişik olan komşu gençler de kardeş sayılmaktadır. Delikanlılara, kapı komşusu genç kıza yakınlık duymanın büyük ayıp olduğu da öğretilmektedir ( 5 ). Bu nedenle ev­lenmeler yakın köylerde ve şehirlerdeki Kırım Türkleri ile yapılmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Evlenme yaşının kızlarda 16 - 20 , erkeklerde ise 20 - 30 olarak uygun görüldü­ğü saptanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Günümüzden yüz elli yıl önce kızlar 14-16 yaşlarında olmasına rağmen 35 -45 yaşlarında erkeklerle evlendirilir ve evlenmeden önce müstakbel kocaların görme imkanı bulamazlardı (2 ). Görücü usulü ve babanın egemenliğindeki evlendirmeler zamanla gençlerin tanışma fırsatları.ile değişikliğe uğramaya başlamıştır. Genç er­kekler .gündüzleri (Kalav) da .(Cıyın ) da ve akşamları da ( Pencere ) de genç kızlarla konuşma yapabilir duruma geldiler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kalav , genç kı/lara ve delikanlılara I «il i I günleri , özellikle (uma günlerinde birbirlerini görmelerine fırsat veren çok eski bil gelenektir Kı/lar . içlerinden birinin evinin bahçesinde toplanır. Bahçenin etrafı duvarlarla çevrilidir. Kı/lar . orada ve kendi aralarında öğlene kadar epleııir hatta dans ederler, öğlene doğru . delikanlılar gruplar halinde ve en yeni elbiselerini olarak sokak boyunca dolaşma}a başlarlar. Kı/lar bu sırada ellerindeki mendillerle sevdiklerine işaret verirler. Delikanlılar durur . onları selamlarlar ve sonra karşılıklı konuşmalar başlar. Fakat tarafların konuşmaları hep birarada iken olur. Bu gelenek sayesinde dedikoduya sebebiyet vermeden birbirini tanırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Talaka , Romanya&#39;daki Kırım Türkleri arasında çok yaygın bir gelenektir. Bir talakanın hazırlığı iki gün önceden haber verilir . Bu toplantıya özellikle gençler katılır. Amacı maddi karşılık olmaksızın . tamamen fahri bir çalışma yolu ile acele yardıma ihtiyacı olan birine yardım etmektir. Örneğin bir genç kızın çeyizini hazırla­mak ya da mısır ambara doldurmak gibi. Köylülerin birbirine olan bağlılıklarını yan­sıtan talaka toplantısı genellikle akşamüzeri yapılır. Türküler söylenir, oyunlar oyna­nır , bilmeceler çözülür ve hikayeler anlatılır. Kızlar ve erkekler aynı mekanda fakat farklı gruplar halindedir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Cıyın diye isimlendirilen toplantı ise kış aylarında akşamlan kızlarla erkeklerin toplanmasından ileri gelir. Cıyın evlenen bir kızın eğlenmesi için düzenlenebilir. Önceleri delikanlılar bu toplantıya davetsiz gelirler, kapının eşiğinden veya pencere­den oyun oynayan kızları seyredebilirlerdi. Cıyın da kızlara köbete ( bir tür tepsi böreği ) ve hoşaf, delikanlılara da sigara ikram edilir. Çok defa kızlar hisselerine düşen köbeteyi delikanlılarla paylaşırlar. Kızlar evin içinde erkekler ise bahçede milli oyunlarını oynar. Karşılıklı iki oyuncunun oynadığı&#39;&quot; ağır hava &quot; ya da &quot; cengil hava &quot; denilen milli oyunlar da yer alır. Bu oyun günümüzde gruplar halinde de kaytarma adı altında cıyınlarda oynanmaktadır. Ancak kızlar ve erkekler artık odanın içinde bera­berce de oturmakta ve yemek yemektedirler. Cıyınlarda erkekler bir tarafta kızlar bir tarafta oturduklarında ise Çın ( Şın ) adlı karşılıklı ve müzikli konuşma ile de anlaş­maktadırlar. Her çın özel bir ritm ile söylenen iki satırdan oluşur. İki yada dört kişiden oluşan delikanlı bir grup genç kızlara müzikli bir davetle seslenir. Kızlar da hemen bir grup oluşturur ve böylece her delikanlıya bir kız düşecek şekilde düzenlenir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kız ve erkekleri ayıran çizgi üzerinde dolaşma sadece &quot;Konakbay&quot; in hakkıdır. Konakbay ziyafeti verenin görevlendirdiği genç bir erkek veya kızdır. Konakbay erkeklerin verdiği hediyeleri kızlara götürür ve onlarında olumlu ya da olumsuz ce­vaplarını delikanlıya bildirir. Hediyeler çoğunlukla sigara olur. Delikanlı . iki sigara ve iki kibrit çöpü ile demet yapar ve kıza gönderir. Bunun anlamı &quot;sende benim gibi aşkın ateşine yan &quot; demektir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Diğer bir tanışma şekli ise pencerede gerçekleşirdi. Erkek sevdiği kızın pencere­si önüne geceleyin gelirdi. Ki/ odasında . erkek bahçede iken kimseye görünmemeye çalışarak anlaşırlardı. Zamanla bu görüşmeler hoş görülmeye başlandı. Köyde herhangi bir düğün dolayısıyla bafkl köyden kı/laı nıis.ıllı y.clnıışsclcr . erkekler (Mil,ıı ııı misafir kaklıkları evin penceresi önüne gclırlcı ve l.ınışırlardı.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ki/ ve erkekler daha önce laııışsalar hile kı/ı ailesinden isleme geleneğine önem veıılıı ve buna &quot; ayttırıp harmak &quot; adı verilir. Evlenmemiş erkeğe 40 yasına kadar genç anlamına gelen (aş denir Genç adam kızın evine kendi vekillerini ( CIVŞI ) gönderir. Bu heyet ÜÇ kişiden meydana gelir. Bu kişiler çok defa yaşlılar arasından seçilir. Kadınlar bu ziyaretlerini öğleden sonra . erkekler ise akşamları yaparlar. Ve­killer , ki/ babalarına damat adayının kazanç ve karakteri hakkında bilgi verir. Genç adam evleneceği kızın anasına sil! hakkı olarak bir miktar para ( kalım ) öder. Eğer kız babası . delikanlının evlenme teklifini kabul etmezse delikanlı ya kızdan vazgeçmek veya kızı kaçırmaktan başka çaresi kalmaz. Geleneklere göre kaçırılan kız , o erkeğin karısı sayılır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Normal şartlarda taraftarların rızası ile nişan günü tespit edilir. Nişan kız evinde yapılır. Eski geleneklerde damat adayı nişan törenine bizzat katılmazdı. Kendisini vekiller temsil ederdi ki bu kişiler de &quot; kuda &lt;sup&gt;M&lt;/sup&gt; olarak adlandırılan damadın yakın akrabalarıdır. Kudalar, kıza ve ailesine bir bohça içerisinde hediyeler, giyim eşyası, altın para ve kurabiye , katlama gibi yiyecekler getirirler. Dua&#39;dan sonra vekillere yemek verilir. Yemekten sonra bu defa kız tarafı vekillere erkek tarafına verilmek üzere bir bohça teslim eder.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Nişandan sonra köyün ve yakın köylerin kadınları nişanlıları tebrik için gelerek hediyelerini verirler. Bu hediyelerin sergilenmesi gelenektir. Bu nedenle herkes en güzel hediyeleri vermeye çalışır. Düğünden önce evde temizlik, boya badana yapıla­rak ev düzenlenir. Minderlere ve yastıklara kanaviçe ya da sarma tekniği ile işli kılıf­lar geçirilir. Nakışlı mendil ve havlular asılarak ev süslenir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Düğünden bir hafta önce erkek tarafı , vekilleri ile kız tarafına yeni ayakkabı , elbise , duvak ve düğün yemeğinde yenmek üzere koyun bulunan hediye gönderir. Bu hediyeye &quot; Savut &quot; denir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Davetler yaşlı erkekler, gençler ve kadınlar olmak üzere üç grup halinde duşa nülerek her grup için idareciler seçilir. Eğlenceler kız ve erkek evinde ayrı ayrı du zenlenir, Dört gün ya da üç gün süren düğüne toy denir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Düğünün birinci günü genellikle bir cuma gününe rast getirilir ve&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Pazartesiye kadar bitmiş olur. Pazartesi başlar ise Cuma günü düğün biter. İkiyüzyıl öncesinde hikahı kıyacak hocanın kızın rızasını alması ve onu ikna etmesi geleneği vardır. Evlenecek kız , perdenin arkasında ve koltuğun altında Kur&#39;an . diğer koltuğun altında da ekmek ve elinde de birkaç parça şeker olmak üzere olmak üzere dururdu. Yeni kurulucak yuvanın bolluk içinde ve geçirilecek beraber hayatın şeker gibi tatlı olmasını dilemek amacındaydı. (6 )&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Birinci günün akşamı gelenler ağırlanarak , akşam Kur&#39;an , mevlit okunur. Düğünün birinci günü bütün kadınlar toplanırken hem ki/ . hem de erkek taralı nin evinde yemek hazırlanır (ielenlere düğün bahşişi olarak havlu (Peşkir) ve giyim­lik verilir. Onlar da bu hediyeleri ii/erlcrınde taşırlar Akrabalar kovun . koç getirirken . para verenlere de rastlanır (7). Bütün bunlar olurken çalgıcılar &quot;Çaklata&quot; havasını çalarlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bundan sonra yemekler şu sıra ile yenir : çorba . sarma . et , kavurma , kabak , malebe. Yemekten sonra çalgılar eşliğinde oyunlar oynanır ve genç delikanlılar (yi­ğitler) de kızların bulunduğu odanın penceresine bakarlar. Kızlar kına sürerken er kekler pencereden ellerini uzatırlar. Ancak yaşlı (kart) ağa kimin ismini çağırırsa onun eli pencereden içeri girer. Çünkü kızlar o genci çağırmışlardır. Sevgilisi yiğidin eline kına koyduktan sonra , ipek mendille kınalı eli sarar. Bütün bu eğlenceler bittikten sonra gelin kızın yanında akraba kızlar yatarlar. Bir kadın çırayı aydınlık dileğiyle yakar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Düğünün üçüncü günü herkes en iyi elbiselerini giyerek hazırlanır. Kız evinde toplanınca toy tütünü ikram edilir. Şakalaşmalarla , çınlaşmalarla eğlenceler devam eder. Çınlaşmalar bittikten sonra konak sahibi çınlayanları dağıtır. Eğer düğünün birinci günü dini hikah kıyılmamış ise üçüncü gün gerçekleşir. Dini hikahtan sonra , deftere kızın ve erkeğin adları yazılır. Yine , düğünün üçüncü gününde damat berber­de sakalını kestirir ve buna &quot;Kiyev Traşı&quot; denir. Damat geniş bir bahçenin içinde bir iskemle üzerinde oturur. Etrafında kollarında mendil bağlı dört delikanlı bulunur. Bunlardan ikisinin elinde yanmış mumlar vardır, üçüncüsü bir ayna taşır, dördüncü­sü ise sağdıçtır. Traş sürerken çalgıcılar ( davul, zurna , akordeon , def, keman ile ) hareketli müzik sunarken , gençler oyun oynarlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Düğünün son günü gelin gelmesi &quot;Toy Düşmesi &quot; olarak adlandırılır. Kız evinde kız anası kürsüye çıkıp &quot;kanu gelmezse kapıyı açmam &quot; der. Kanu verilince kapıyı açar. Kız tarafı ise erkek tarafına dokuz parçadan oluşan &quot;Tokuz&quot; u verir. &quot; Kolek &quot; adı verilen iç çamaşırı üzerine şerik , cayma , testimal , şevre , iştan , para kesesi , vrap ve grep adı altında elişi değeri olan ve tokuz adı verilen bu düzenleme genç kız •yi/inin en önemli parçasıdır denebilir. Çünkü tokuz alındıktan sonra , evlenen kız yeni evine götürülmek üzere yola çıkarılır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Gelini getiren grup yolda görününce ( Kiyev ) tarafı davetliler ile birlikte kız ta­rafını karşılamaya çıkar. Karşılamaya at üzerinde çıkanlar tam hız ile koşarken at üzerinde çeşitli hareketlerde bulunarak ustalıklarını gösterir. Bu arada kız tarafı kafi­lesi erkek tarafına doğru ilerlemektedir. Kız tarafının kafilesinde gelinin kardeşleri , yakınları ellerinde mendiller sallarlar. Kafile önünde iki sınk arasında gerdirilen şal veya büyük bir başörtü taşıyan iki delikanlı bulunur. Bu kafileye &quot; Macera &quot; denil­mektedir ( 8 ). Maceraya koşan atlı erkeklerin amacı sırıklar arasındaki şal ve örtüyü ilk olarak kapıp belli bir yere ulaşmayı başarmaktır. Örtüyü veya şalı hızla uzaklaş­mak zorundadır. Çünkü başkaları bu şal veya örtüyü ondan kapmak ister. Belli bir yere kadar uzaklaşabilen atlı kazanmış sayılır ve gelinin elinden hediye alır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;color:black&quot;&gt;&lt;span style=&quot;mso-spacerun:yes&quot;&gt; &lt;/span&gt;Macera &quot; gelin Ma birlikti dunedın evine ytklefmoı bütün erkekler burudan&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;ıı/aklaşir. yaşlı kadınların aline teslim edilir, (içlinin iki yanında kadınlar mumları yakarlar ve damadan hediyelerini aldıklaıı sonra odayı lerk ederler. Damadın karısının yüzündeki örtüyü kaldırabilmesi için bir hediye vaat etmesi gerekir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Aralarında anlaşma kurulduktan sonra ılamal telli horo/dan ( Pişirildikleri sonra teklir horoza ben/el ilerek süslenen ve daha yok sünnet düğünleri için ha/ırlanan özel aş ) bir parça yer ve mumları söndürür.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Ertesi sabah şalaktan evvel . damadın arkadaşları pencereye gelir ve Kırım Türklerinin milli aşı . yağda kızartılarak yapılan çigbörck yemeğe davet ederler. Ba­zen damat bu davete katılır ve eğlence öğlene kadar sürer.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Evlenen kadın artık kocasının ailesinin otoritesin altına girer. Gelin yeni ailesi­nin sırlarını bizzat kendi ana ve babasından bile saklaması gerektiğini bir örf olarak bilir. Kırım&#39;da /ürk Aileleri 1917 &#39;den önce tamamen babanın otoritesi alandaydı (9). Kız isteme , nişan ve dügünlerdeki gelenekler teknolojik ve ekonomik neden­lerle değişikliğe uğramak zorunda kalmıştır. Bununla birlikte özellikle köylerde gele­nekler sürdürülmeye çalışılmaktadır. Eskişehir&#39;in Hayriye ve Ilıbaş Köyü . Kırşehir&#39;in Darıözü , Kırıkkale&#39;nin Yoncalı, Polatlı&#39;nın Karakaya ile Taşpınar Köyünde olduğu gibi Kırımlılar düğün geleneklerini günümüzde de yaşatmaya çalışmaktadırlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/2306087542729293367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/krm-turklerinin-dugun-gelenekleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2306087542729293367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2306087542729293367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/krm-turklerinin-dugun-gelenekleri.html' title='Kırım Türklerinin Düğün Gelenekleri'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-2517065803508823491</id><published>2010-05-12T14:24:00.000-07:00</published><updated>2010-05-12T14:26:36.479-07:00</updated><title type='text'>Türk Toplumları</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;Tarihlerin başlangıcında Orta Asya&#39;da törelerini oluşturarak birlikte yaşayan&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Türk Topluluklarının bir kısım . çeşitli Aktörlerin etkisiyle. Yaşadıkları coğrafyayı bırakarak dünyanın Çarklı bölgelerine dağılmışlardır, deniş /aman ve mekan boyutlarındaki bu değişiklikler. Çarklı coğrafyalardaki komşularıyla da etkile­şimleri sonucu , onların yaşayış tarzlarında da değişiklikler ortaya çıkarmıştır. Türk devlet geleneğinin önemli unsuru olan &quot;Töre &quot; sayesinde devlet ve toplum olma şuu­runu sürdürmüşler , temel ilke ve değerlerini muhafaza etmişlerdir. Türk sosyo -kültür yapısının önemli unsurları örf, adet ve gelenekler, bütün toplumun katkısıyla ortaya çıkarlar ve arkalarında organize olmuş resmi bir güç bulunmaksızın varlıklarını devam ettirirler; birlik ve bütünleşmeyi sağlarlar.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Biz Türkiyem Vakfı olarak tarihi ve kültürel bağlarımız bulunan Türk devlet ve topluluklarıyla ortak kültürel değerlerimizi ; &quot; düğün ve bayramlar, aile ve komşu ilişkileri &quot; bağlamlarında tespit etmek istedik . Bu amaçla Türkçe konuşan Türkiye dahil toplam altı devlet ve yedi topluluktan ilgili birer yetkiliye bu isteğimizi bildirdik. Türkiye Türkçesinde iki ayrı kavramla ifade edilen &quot;düğün&quot; ve &quot;bayram&quot; olguları , I ürk devlet ve topluluklarının çoğunda tek &quot;toy&quot; kavramı ile ifade edildiğinden , görüldüğü üzere , tebliğlerin büyük bir kısmında sadece &quot; düğün &quot; üzerinde durulmuş , bir kısmı &quot; bayram &quot; &quot; aile ve komşuluk &quot; ilişkilerini de işlemişlerdir. Tebliğlerin hemen tamamında düğün üzerinde durulduğundan , sonuç bildirgemizde sadece bu konudaki ortak yönlerimizi vurgulamakla yetineceğiz.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Gülin öğüt Eker&#39;in de belirttiği gibi , Türk insanının duygu ve düşüncelerini , gelenek ve göreneklerini , inançlarını , hayat tarzım , kısaca milli benliğini yansıtan düğün kavramı; birleştirici, eğlendirici, mutluluk verici fonksiyonları ile Türk kültü­rünün en önemli unsurlarından biridir. Toplumun ortak değer yargılarına, bilinç altına . hayat tarzına sıkı sıkıya bağlı ve bir noktada bu niteliklerin bir yansıması olan dü­ğünle ilgili her türlü kavram ve uygulama, bize Türk dünyası Türk kültürünü tarihi ve kültürel açılardan değerlendirmede önemli bir anahtardır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Evlenme olayının törensel boyutu Türk lehçelerinin hemen hepsinde &quot;düğün&quot; ve &quot;toy&quot; kavramlarıyla ifade edilmektedir. Toplumun temel birimi ve birleştirici - bü­tünleştirici grubu olan aile kurumu düğün ile kurulduğundan , bu olay , bütün Türk topluluklarında adeta bir bayram gibi algılanmıştır. Daha önce de belirttiğimiz gibi , bu lehçelerde &quot; bayram &quot; kavramı&quot; toy &quot; kelimesi ile karşılanmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Türk evlenme geleneğinin ilk adımlarından biri olan &quot; kız isteme &quot; işlemi &quot; dü­nürlük , dünürlüğe gitme &quot; kavramları ile ifade edilir. Böylece iki aile arasında akra­balık bağının kurulması yolundaki bu ilk adım aynı zamanda tararlar arasında bir birlik, yakınlaşma ve dayanışma girişimidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kız isleme sırasında . islenen hayırlı sonucu ulaşabilmek için so/e dini yüküm lülük ve kudsiyeti semboli/e eden &quot; Allah&#39;ın emri. Peygamberin kavliylc kızını/... ..&#39;ı , oğlumuz.....a istiyoruz&quot; kalıp ıladesıyle başlanır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Türk evlenme geleneğinin önemli unsurlarından biri de , eski Türklerde &quot;sep&quot; . &quot; kalıng&quot; karşılığı kullanılan &quot; çeyiz &quot; olarak ortaya çıkmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Kızın kendisinin , aile ve akrabasının el ve işbirliği ile hazırlanan çeyiz , hem evlenen çiftlerin ihtiyaçlarını karşılayacak , hem de uzun süre kullanım ve hatıra değeri taşıması dolayısıyla birlik ve beraberlik ruhunu , dayanışmayı arttıracak ; bazı usul ve motiflerin nesilden nesile aktarımı yoluyla kültürün devamlılığını da sağlaya­caktır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Türk devlet ve toplulukları arasındaki ortak yönlerin bir başka örneği de evlen­me olayının her safhasında şeker ve benzeri yiyeceklerin kullanılmasıdır. Ağız tadını sembolize eden şeker ve şeker ürünleri , yeni kurulan ailenin huzurlu , mutlu bir bir­liktelik oluşturması amacıyla kullanılır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Türk evlenme geleneğindeki, oğlan evinin kız tarafını birkaç defa ziyaret etmesi de , kız evinin naz evi olduğu algılamasını pekiştiren yaygın bir uygulamadır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Evlenme konusunda bir diğer gelenek &quot; kına &quot; dır. Bu gelin adayı genç kıza , yeni bir yuva kuracağı sevincini , anne - baba evinden ayrılırken duyduğu hüzünle birleştirerek duygusal bir burukluk yaşatan bir etkinliktir.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bütün Türk dünyasında ortak olarak uygulanan bir diğer gelenek de * saçı saçma &quot;dır. Gelinin oğlan evine girişi esnasında , evliliğin aileye bolluk . bereket ve uğur getirmesi dileğiyle bozuk para . şeker , çerez . buğday ve benzeri gelin ve damadın başından saçılır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Sonuç olarak; Vakfımızın bu toplantısı . Türk dünyası ve toplulukları ile ortak değerlerimizin ve yönlerimizin tespiti konusunda bir başlangıçtır. Tek düğün konu­sunda bile birçok ortak değerimiz / yönümüz / uygulamamız olduğu tespit edilmiştir. Daha geniş bir zamanda daha geniş bir katılım ve imkanlarla yapılacak bir toplantıda ortak değer ve yönlerimizin daha geniş bir yelpazede ele alınması ve tespit edilmesi mümkün olacaktır. Böylece Türk devlet ve toplulukları arasındaki tarihten gelen kültürel bağlar , bugünkü gücünü ve renkliliğini de aşarak , onlan daha güçlü ve dayanışmalı olarak geleceğe taşıyacaktır.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color:black&quot;&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/2517065803508823491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/turk-toplumlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2517065803508823491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/2517065803508823491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/turk-toplumlar.html' title='Türk Toplumları'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5570433565101972148.post-3485560943166631413</id><published>2010-05-12T14:23:00.000-07:00</published><updated>2010-05-12T14:24:33.552-07:00</updated><title type='text'>Ata Yurdundan Ana Yurduna</title><content type='html'>&lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span class=&quot;Apple-style-span&quot; style=&quot;font-size: 13px; &quot;&gt;Tarih, binlerce yıl büyük devletler ve imparatorluklar kurmuş Türk milletini ayrı coğrafyalarda yaşamaya mecbur etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:10.0pt;color:black&quot;&gt;Çoğu ile yüzyıllarca ayn kaldık, görüşemedik, konuşamadık, el ele tutu­şamadık. Çocukluk heyecanları içinde, lise yıllarında bu duruma bakmış ve şöyle demişiz:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Azerbaycan tutsak olmuş&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Dağlar inleye inleye. Kınm-Ural elden gitmiş Sanki bilmeye bilmeye.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;İdil-Kafkas hani nerde&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bürünmüş bir el kimliğe.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Sanır mısın bu hal böyle&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Devam eder biteviye.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Devam etmedi ve nasıl olduysa oldu ve bizi ayıran tarih , bizi yeniden kucak-&lt;/span&gt;&lt;span lang=&quot;EN-US&quot; style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-ansi-language:EN-US&quot;&gt;I&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;aştırdı. Atatürk&#39; ün 1930 lu yılların başında söylediği gerçekleşti ve dağılan S.S.C.B.nin ardından sıcak bir güneş gibi Türk Cumhuriyetleri ve Türk Toplulukları­nın güzel yüzleri göründü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black&quot;&gt;Bu Cumhuriyetlere ilk giden Türk devleti yetkilisi olmak , bu Cumhuriyetler ve Topluluklardan 10.000 gencimizi Türk Üniversiteleri ve Okullarında okutmak için yurdumuza getirmek , oralarda Türk okulları açmak bize nasip oldu. O öğrencilerin bize verdiği aşağıdaki plaket ise ömrümüzün en değerli armağanı oldu .&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Amacımız ; bu büyük dünyanın yeniden tanışması, büyük maddi , kültür ve in­san zenginliğine sahip topluluklarımızın imkanlarından karşılıklı yararlanma yolları­nın aranması, çocuklarımızın , gençlerimizin birbirlerini bilmesi, anlaması, ortak bir dil, tarih , edebiyat ve kültür ortamının sağlanmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;İşbirliğimizin en önemli unsurlarının eğitim ve kültür olduğu , bu alanda ise Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları arasında önemli sayılabilecek gelişmelerin yaşandığı bilinmektedir. Bu gayretlerin durdurulmadan geliştirilmesi gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Çağın sihirli kelimesi olan değişim ve onun temel hareket noktası bilginin kulla­nılması için iyi eğitilmiş insan gücüne ihtiyacımız vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Tarih boyunca bilgiye hükmetme konusunda önde gelen devletler kuran ataları­mız hep değişimi kontrolü altında tutmuşlardır. İbn-Sina , Farabi , El Buruni , Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacip bizim ve tarihin bilgi ataları değil mi ?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Tarihte bilgiye hükmedemeyen toplumlar sadece değişime maruz kalmışlar ve değişimin hızına paralel olarak rüzgarın önündeki yaprak gibi savrulup durmuşlardır. Zaman zaman ortaya çıkan değişim kasırgalarından ise, sadece geri kalmış toplumlar değil, aynı zamanda Türk dünyası gibi gelişmekte olan toplumlar da etkilenmekte .ve buna bağlı olarak çeşitli sorunlar yaşamaktadırlar. -Değişimin olumsuz etkisinden kurtulmanın tek çaresi, değişimin nedeni olan bilgiye hükmedebilmek, en azından maruz kalınan değişimin rüzgarında sürüklenip gitmemek için onun farkında olup, onu yakından izleyebilmektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Bunu sağlamak elimizdedir. Türk dünyasının elindedir. Yeter ki birbirimizi an­layalım , dinleyelim. Türk İllerinin büyük yazan Cengiz Aytmatov&#39; un ifadesi ile Türk Röncsansının tomurcuk açmaya başladığı bu çağı iyi değerlendirmeliyiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Bütün değerlerimi/, müşterektir. Dilimiz ortaktır ; sadece furklı lehçelerle konu şuyoru/ Ama biraz gayret ve dikkatle birbirimizi aıılıyoru/.( tüşünüyoru/) lehçeler , şiveler elbette kalacaktır. Ancak zaman içinde kelimeler ve kurallar alışverişi sonun­da müşterek dilimi/ karşılıklı olarak zenginleşecek ( bay ) olacak , daha iyi anlaşma­mızı sağlayacak düzeye çıkacaktır. Bu zaman içinde kendiliğinden oluşacak bir ge­lişmedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Bu dil birliği ne zaman sağlanır, bu süreç ne kadar zaman alır bilmem. Ama bil­diğim o dur ki, yakın zamanlara kadar Doğu Türk Lehçesi çatısı altında var olan birlik , kaşıdı ve sistemli kültür politikaları ile nasıl parçalanabildi ise doğru politikalarla da düzeltilebilir demektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Milletlerin hayatları uzundur, bekleriz . Yeter ki niyet , hedef ve gayretlerimiz doğru olsun..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Türk çocuktan sadece kendi devletlerinin ve boylarının tarihini , coğrafyasını , kültürünü , edebiyatını ve sanatçılarını değil ; tüm Türk dünyasının değerlerini öğ­renmelidir.- Büyük bir milletin bireyi olmanın , büyük bir uygarlığın parçası olmanın gururu ancak böylesi geniş bir ufuk ve heyecanla kavranabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Çocuklarımızın ufkunu genişletmeliyiz. Birbirimizi bilmenin , birbirimizden ha­berdar olmanın , tanımanın ve böylece yakınlaşmanın ve sonuçta büyük Türk Milleti­nin ayn ayrı coğrafyalarda konaklamış evlatları olduğunun bilincine ermenin kapısını başka türlü açamayız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Hepimizin ana yurdu Orta Asya değil mi ?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Oradan göç edip ayn yurtlar kurmadık mı ?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class=&quot;MsoNormal&quot;&gt;&lt;span style=&quot;font-size:9.0pt;color:black;mso-bidi-font-weight: bold&quot;&gt;Türkmen bilim adamı Prof. Murat ANNANEPESOV &#39; un dediği gibi &quot; Bizim tarih köklerimiz , atalarımız , babalarımız birdir. Biz Türkmen halkı Hazar Denizinin doğusunda kalmış sizin bölüğünüzdür. Oğuzlardan garın bölüklerdir , boylardır. Bizim dilimiz sizin dilinizi okşuyor . sizin diliniz bizim dilimizi okşuyor... 9. Yüzyıl-11. Yüzyıllar arasında böyük babalarımız Oğuzlar , Türkmenler , Selçuklar Batı&#39; ya gelip bu yerlere yerleşmişler .Biz orada kaldık.&quot;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkgelenek.blogspot.com/feeds/3485560943166631413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/ata-yurdundan-ana-yurduna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/3485560943166631413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5570433565101972148/posts/default/3485560943166631413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkgelenek.blogspot.com/2010/05/ata-yurdundan-ana-yurduna.html' title='Ata Yurdundan Ana Yurduna'/><author><name>Sedat Hutoğlu</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16064327362626515217</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='https://img1.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>