<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Türkiye Ukrayna İş İnsanları Derneği</title>
	<atom:link href="https://tuid.org.ua/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://tuid.org.ua</link>
	<description>TUİD</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Dec 2025 20:03:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Fitch, Ukrayna’nın kredi notunu yükseltti: borç yapılandırması ve AB desteği piyasaları rahatlattı</title>
		<link>https://tuid.org.ua/fitch-ukraynanin-kredi-notunu-yukseltti-borc-yapilandirmasi-ve-ab-destegi-piyasalari-rahatlatti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 20:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131589</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Ukrayna’nın borçlarını yeniden yapılandırma sürecinde kaydettiği ilerleme ve Avrupa Birliği’nin kapsamlı finansman planı sayesinde ülkenin kredi notunu yukarı yönlü revize etti. Karar, Kiev yönetiminin kısa vadeli borç risklerini azaltan yeni bir döneme işaret ediyor. &#8220;Fitch neden Ukrayna’nın kredi notunu yükseltti?&#8221; Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Ukrayna’nın uzun vadeli döviz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Ukrayna’nın borçlarını yeniden yapılandırma sürecinde kaydettiği ilerleme ve Avrupa Birliği’nin kapsamlı finansman planı sayesinde ülkenin kredi notunu yukarı yönlü revize etti. Karar, Kiev yönetiminin kısa vadeli borç risklerini azaltan yeni bir döneme işaret ediyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Fitch neden Ukrayna’nın kredi notunu yükseltti?&#8221;</h2>



<p>Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Ukrayna’nın uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “sınırlı temerrüt” seviyesinden “CCC” düzeyine çıkardığını duyurdu. Kuruluştan yapılan değerlendirmede, kararın temelinde Ukrayna’nın borçlarını yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir eşik aşması olduğu vurgulandı. Özellikle yatırımcı katılımının yüksekliği, not artışında belirleyici unsur olarak öne çıktı.</p>



<p>Fitch, pazartesi günü yayımladığı açıklamada, tedavüldeki GSYH varantlarının değiştirilmesine yatırımcıların yüzde 99’unun destek verdiğini belirtti. Bu oranın, anlaşmanın hayata geçmesi için gereken yüzde 75’lik eşiği rahatlıkla aşması, borç normalleşmesi sürecinin kalıcı olabileceğine dair beklentileri güçlendirdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Borç yapılandırmasında hangi adımlar atıldı?&#8221;</h2>



<p>Ukrayna, son aylarda dış ticari alacaklılarla yürüttüğü görüşmelerde somut ilerleme sağladı. Fitch’e göre, söz konusu uzlaşı, ülkenin kısa vadeli likidite baskılarını hafifletirken, ödeme takviminde daha öngörülebilir bir çerçeve oluşturdu. Kuruluş, bu gelişmenin dış finansmana erişimi kolaylaştırabileceğine işaret etti.</p>



<p>Açıklamada ayrıca, “CCC+” ve daha düşük not seviyelerine sahip ülkeler için genellikle not görünümü paylaşılmadığı hatırlatıldı. Ancak Ukrayna özelinde yapılan bu revizyonun, alacaklıların büyük bölümüyle sağlanan mutabakatın bir sonucu olduğu kaydedildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;AB’nin 90 milyar euroluk kredi kararı ne anlama geliyor?&#8221;</h2>



<p>Fitch’in değerlendirmesinde, Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya yönelik 90 milyar euroluk kredi desteği de önemli bir başlık olarak yer aldı. AB liderleri, geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen kritik zirvede, daha önce gündemde olan tazminat kredisi seçeneğini rafa kaldırarak ortak borçlanma planını devreye sokma kararı aldı.</p>



<p>Bu çerçevede, AB Komisyonu’nun piyasalara çıkarak kısa ve uzun vadeli tahvillerin bir kombinasyonunu ihraç edeceği belirtildi. Amaç, önümüzdeki iki yıl boyunca Ukrayna’nın bütçe ve askerî ihtiyaçlarını karşılayacak sürdürülebilir bir finansman akışı sağlamak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Ortak borçlanma planı riskleri azaltır mı?&#8221;</h2>



<p>Yeni plan, dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılması gibi yüksek risk içeren alternatiflere kıyasla daha öngörülebilir bir yol olarak değerlendiriliyor. Fitch’e göre, bu yaklaşım Ukrayna’nın kısa vadeli borç riskleriniazaltırken, finansman sürekliliği açısından da avantaj sunuyor. Ancak ortak borçlanmanın AB için maliyetli olabileceği uyarısı da yapılıyor.</p>



<p>Şu aşamada ne AB’nin ne de üye ülkelerin kasasında bu büyüklükte bir kaynak bulunmadığı için, finansman tamamen piyasa koşullarına bağlı olarak sağlanacak. Buna rağmen, planın nisan ayından itibaren Ukrayna’ya düzenli ve kademeli bir yardım akışı yaratması bekleniyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Ukrayna fonları nasıl kullanabilecek?&#8221;</h2>



<p>AB kaynaklarından sağlanacak 90 milyar euro, Ukrayna’ya kullanım esnekliği tanıyacak. Kiev yönetimi, söz konusu fonları hem askerî harcamalar hem de bütçe açığının kapatılması için değerlendirebilecek. Fitch, bu esnekliğin, ekonomik dayanıklılığı artırarak ülkenin dış şoklara karşı daha güçlü bir pozisyona geçmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.</p>



<p>Not artışıyla birlikte Ukrayna’nın uluslararası piyasalardaki algısının da kademeli olarak iyileşmesi bekleniyor. Analistler, borç yapılandırmasının başarıyla ilerlemesi ve AB desteğinin sürmesi halinde, ülkenin finansman koşullarında daha fazla normalleşme görülebileceğine dikkat çekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD öncülüğündeki barış masası: Zelenskiy’den temkinli iyimser mesaj</title>
		<link>https://tuid.org.ua/abd-onculugundeki-baris-masasi-zelenskiyden-temkinli-iyimser-mesaj</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 20:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131586</guid>

					<description><![CDATA[ABD liderliğinde sürdürülen barış görüşmeleri kritik bir aşamaya girerken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy sürece dair umutlu ama ihtiyatlı bir tablo çizdi. Müzakereler devam ederken Rusya’nın gece boyunca düzenlediği füze ve İHA saldırıları ise sahadaki gerilimin sürdüğünü gözler önüne serdi. ABD liderliğinde barış görüşmeleri neden kritik? Ukrayna ile Rusya arasında yaklaşık dört yıla yaklaşan savaşta diplomatik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ABD liderliğinde sürdürülen barış görüşmeleri kritik bir aşamaya girerken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy sürece dair umutlu ama ihtiyatlı bir tablo çizdi. Müzakereler devam ederken Rusya’nın gece boyunca düzenlediği füze ve İHA saldırıları ise sahadaki gerilimin sürdüğünü gözler önüne serdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">ABD liderliğinde barış görüşmeleri neden kritik?</h2>



<p>Ukrayna ile Rusya arasında yaklaşık dört yıla yaklaşan savaşta diplomatik çözüm arayışları yeniden hız kazanmış durumda. ABD liderliğinde barış görüşmeleri, Washington’un arabuluculuğunda Kiev ve Moskova’yı aynı çerçevede buluşturmayı hedefliyor. Ancak masadaki ilerleme, sahadaki askeri gelişmelerle eş zamanlı ilerliyor.</p>



<p>Yerel kaynaklara göre, müzakerelerin sürdüğü saatlerde Rusya ordusu Ukrayna’nın farklı kentlerine yönelik yeni bir drone ve füze saldırısı dalgası başlattı. Bu saldırıların ana hedefi ise yine ülkenin enerji altyapısı oldu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Zelenskiy barış anlaşmasını nasıl değerlendiriyor?</h2>



<p>Kiev’de basın mensuplarının karşısına çıkan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD merkezli görüşmelerde gelinen noktayı “temkinli iyimserlik” olarak tanımladı. Zelenskiy, üzerinde çalışılan taslak metnin Ukrayna açısından önemli kazanımlar içerdiğini belirtti.</p>



<p>Cumhurbaşkanı, barış anlaşmasının mevcut haliyle “oldukça sağlam” bir çerçeve sunduğunu ifade ederek, taslakta Ukrayna’nın taleplerinin yaklaşık yüzde 90’ının yer aldığını dile getirdi. Bu açıklama, Kiev’in diplomatik masada önemli ölçüde karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tavizler olmadan anlaşma mümkün mü?</h2>



<p>Zelenskiy, olumlu tabloya rağmen sürecin zorluklarına da dikkat çekti. Barışın ancak karşılıklı ödünlerle mümkün olabileceğini vurgulayan Ukrayna lideri, her iki tarafın da zor kararlarla karşı karşıya kalacağını söyledi.</p>



<p>“Bizim hazır olmadığımız bazı noktalar olabilir, Rusya’nın da kabul etmekte zorlanacağı başlıklar mutlaka vardır” diyen Zelenskiy, barış sürecinin tek taraflı kazanımlarla sonuçlanamayacağını açıkça ortaya koydu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Washington hangi başlıklara odaklanıyor?</h2>



<p>ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff, pazar günü Ukraynalı ve Avrupalı yetkililerle yapılan toplantıların ardından Rus müzakerecilerle de ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Witkoff, bu temasları “verimli ve yapıcı” olarak nitelendirdi.</p>



<p>ABD–Ukrayna görüşmelerinin dört ana eksende yürütüldüğü aktarıldı. İlk başlık, Rusya lehine olduğu gerekçesiyle eleştirilen 28 maddelik taslağın gözden geçirilmesiyle oluşturulan 20 maddelik yeni plan oldu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Güvenlik garantileri masada mı?</h2>



<p>İkinci önemli başlıkta, Ukrayna, Avrupa ülkeleri ve ABD arasında güvenlik garantileri için ortak bir çerçeve ele alındı. Üçüncü aşamada ise Washington’un Kiev’e sunabileceği ikili güvenlik garantileri tartışıldı. Dördüncü ve son başlık ise savaş sonrası Ukrayna’nın yeniden inşası oldu.</p>



<p>Bu maddelerin Moskova tarafından kabul edilip edilmeyeceği ise halen belirsizliğini koruyor.</p>



<p>ABD Başkanı Donald Trump, barış görüşmelerine ilişkin daha ölçülü bir dil kullanmayı tercih etti. Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde tatildeyken konuşan Trump, “Görüşmeler sürüyor, temas halindeyiz. Şu ana kadar tablo kötü değil” ifadelerini kullandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Rusya’dan eş zamanlı saldırılar ne anlama geliyor?</h2>



<h3 class="wp-block-heading">Enerji altyapısı neden hedef alınıyor?</h3>



<p>Barış temasları devam ederken Rusya’nın füze ve İHA saldırıları, sahadaki çelişkiyi bir kez daha ortaya koydu. Ukrayna Enerji Bakanlığı, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada Rusya’nın yeniden enerji altyapısını hedef aldığını duyurdu.</p>



<p>Açıklamada, başkent Kiev dahil birçok bölgede elektrik kesintileri yaşandığı belirtildi. Uzmanlara göre Moskova, özellikle kış aylarında bu saldırılarla Ukrayna halkını ısınma ve su temininden mahrum bırakmayı amaçlıyor.</p>



<p>Kiev yönetimi bu stratejiyi “kışın silah haline getirilmesi” olarak tanımlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ukrayna’ya 90 milyar euroluk AB kredisi: Brüksel’de perde arkasında neler yaşandı?</title>
		<link>https://tuid.org.ua/ukraynaya-90-milyar-euroluk-ab-kredisi-brukselde-perde-arkasinda-neler-yasandi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 19:58:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131583</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Birliği’nin Ukrayna için üzerinde uzlaştığı 90 milyar euroluk kredi paketi, kapalı kapılar ardında sert pazarlıklara, veto tehditlerine ve son anda devreye giren bir “B planına” sahne oldu. Brüksel’deki zirvenin gerçek hikâyesi, resmi açıklamaların çok ötesinde bir tablo çiziyor. Ukrayna’ya 90 milyar euroluk AB kredisi anlaşması nasıl şekillendi? Avrupa Birliği ile Ukrayna arasındaki kritik mali destek süreci, “ya tamam ya devam” [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Avrupa Birliği’nin Ukrayna için üzerinde uzlaştığı 90 milyar euroluk kredi paketi, kapalı kapılar ardında sert pazarlıklara, veto tehditlerine ve son anda devreye giren bir “B planına” sahne oldu. Brüksel’deki zirvenin gerçek hikâyesi, resmi açıklamaların çok ötesinde bir tablo çiziyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ukrayna’ya 90 milyar euroluk AB kredisi anlaşması nasıl şekillendi?</h3>



<p>Avrupa Birliği ile Ukrayna arasındaki kritik mali destek süreci, “ya tamam ya devam” gözüyle bakılan zirvenin ardından beklenildiği gibi ilerlemedi. Diplomatların aktardığı bilgilere göre, AB kredisi olarak kamuoyuna yansıyan 90 milyar euroluk paket, aslında son ana kadar belirsizliklerle doluydu. Euronews’e konuşan kaynaklar, Brüksel’de yaşananların klasik bir zirveden çok, kriz masasına benzediğini anlatıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Asıl pazarlık zirveden önce başladı</h3>



<p>Resmi takvimde zirve perşembe günü görünse de, asıl müzakereler bir gece önce başladı. Avrupa liderleri, yılın son toplantısı için Europa binasına gelmeden önce, kulislerde Ukrayna’nın finansmanı üzerine yoğun görüşmeler yürüttü. Gündemdeki en çarpıcı fikir, dondurulmuş Rus varlıkları üzerinden Kiev’e “tazminat kredisi” sağlanmasıydı.</p>



<p>Bu öneri, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından destekleniyordu. Ancak planın merkezinde yer alan Belçika, ciddi çekinceler taşıyordu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Belçika’nın itirazı ve finansal risk endişesi</h3>



<p>Belçika Başbakanı Bart de Wever, Ukrayna’ya destek fikrine karşı olmadığını açıkça dile getirdi. Ancak dondurulmuş Rus varlıklarının büyük bölümünün Belçika’da tutulması, ülkesini ve finans sistemini hedef haline getirebilirdi. Özellikle Euroclear üzerindeki baskılar ve kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in uyarıları, risk algısını daha da artırdı.</p>



<p>Bir diplomat, “Piyasalar siyasi niyetle hareket etmez. Sistemik risk gerçek bir tehdit,” sözleriyle atmosferi özetledi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Tazminat kredisi neden rafa kalktı?</h3>



<p>Tazminat kredisi savunucuları, hukuki ve mali teminatların yeterli olacağını savunsa da, Fransa ve İtalya başta olmak üzere birçok ülke ikna olmadı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin ayrıntılı itirazları ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın açık muhalefeti, planın önünü tıkadı.</p>



<p>Bu noktada AB Konseyi Başkanı Antonio Costa devreye girdi. Zirvenin kilitlenmek üzere olduğunu gören Costa, masaya alternatif bir formül koydu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">B planı: Ortak borçlanma seçeneği</h3>



<p>“B planı” olarak adlandırılan yeni yaklaşım, AB bütçesi teminatlı ortak borçlanma yoluyla 2026 ve 2027’de Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu 90 milyar euronun karşılanmasını öngörüyordu. Ancak bu formül için oybirliği şarttı ve Orban’ın vetosu belirleyici olabilirdi.</p>



<p>Bir AB diplomatı, “Costa, tazminat kredisi duvara çarpınca liderliği ele aldı. Gecenin seyrini bu hamle değiştirdi,” ifadelerini kullandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Macar odasında kritik buluşma</h3>



<p>B planının gündeme gelmesiyle Orban, Çekya’dan Andrej Babiš ve Slovakya’dan Robert Fico ile Konsey binasındaki “Macar odasında” bir araya geldi. Üç lider, isteyen ülkelerin katıldığı, istemeyenlerin dışında kaldığı güçlendirilmiş işbirliği modelini masaya yatırdı.</p>



<p>Saatler sonra zirve sonuç bildirgesinde bu formülün yer alması, uzlaşının sağlandığını ortaya koydu. Kaynaklara göre Orban, vetosunu kaldırmak karşılığında herhangi bir siyasi taviz almadı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ukrayna ve AB için ne anlama geliyor?</h3>



<p>Anlaşmanın ardından Belçika Başbakanı de Wever, kararı “Avrupa güvenliği için stratejik bir yatırım” olarak tanımladı. Costa ise AB’nin verdiği sözü tuttuğunu vurguladı. Ancak von der Leyen ve Merz açısından tablo daha karmaşıktı; sonuç, uzun süredir mesafeli durulan ortak borçlanma yolunu açtı.</p>



<p>Sonuç metnine, dondurulmuş Rus varlıklarının gelecekte kullanılabileceğine dair muğlak bir ifade eklendi. Buna rağmen, AB’nin oybirliği olmadan da hareket edebileceğini göstermesi, Brüksel’de yeni bir dönemin işareti olarak yorumlandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading"></h3>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ukrayna, Rusya’nın gölge filosunu ilk kez Akdeniz’de vurdu</title>
		<link>https://tuid.org.ua/ukrayna-rusyanin-golge-filosunu-ilk-kez-akdenizde-vurdu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:32:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131580</guid>

					<description><![CDATA[Ukrayna, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı gölge filoya karşı operasyonlarını Karadeniz’in dışına taşıdı. Doğu Akdeniz’de insansız hava araçlarıyla vurulan Umman bayraklı bir tanker, Kiev yönetiminin denizlerdeki savaş stratejisinde yeni bir sayfa açtığını gösterdi. Ukrayna, Rusya ile devam eden savaşta deniz operasyonlarının coğrafi sınırlarını genişletti. Kiev yönetimi, Doğu Akdeniz’de Rusya bağlantılı bir petrol tankerini hedef alarak, Karadeniz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ukrayna, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı gölge<strong> filo</strong>ya karşı operasyonlarını Karadeniz’in dışına taşıdı. Doğu Akdeniz’de insansız hava araçlarıyla vurulan Umman bayraklı bir tanker, Kiev yönetiminin denizlerdeki savaş stratejisinde yeni bir sayfa açtığını gösterdi.</p>



<p>Ukrayna, Rusya ile devam eden savaşta deniz operasyonlarının coğrafi sınırlarını genişletti. Kiev yönetimi, Doğu Akdeniz’de Rusya bağlantılı bir petrol tankerini hedef alarak, Karadeniz dışındaki sularda Rusya’nın gölge filosuna ait bir gemiye ilk kez saldırı düzenledi. Operasyonun Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) tarafından planlandığı ve uygulandığı açıklandı.</p>



<p>SBU yetkilileri, saldırının Ukrayna topraklarından 2 bin kilometreden fazla uzakta gerçekleştirildiğini vurgularken, bunun bugüne kadar düzenlenen en uzun menzilli deniz operasyonlarından biri olduğuna dikkat çekti.</p>



<p>Hedef alınan geminin, Umman bayrağı taşıyan ve Qendil adını kullanan bir petrol tankeri olduğu bildirildi. SBU kaynaklarına göre tanker, insansız hava araçlarıyla yapılan saldırı sonucunda ağır hasar aldı ve artık seyrüsefer yapamayacak durumda.</p>



<p>Yetkililer, operasyonu “emsali görülmemiş bir özel operasyon” olarak tanımladı. Paylaşılan görüntülerde, geminin güvertesinde art arda meydana gelen patlamalar net şekilde görülüyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Saldırı nerede gerçekleşti?</h3>



<p>Saldırı, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda düzenlendi. Gemi takip sistemlerinden elde edilen verilere göre Qendil, saldırıdan kısa süre önce Girit açıklarında, Libya kıyılarına paralel bir rota izliyordu.</p>



<p>Uydu görüntülerini inceleyen uluslararası ajanslar, geminin cuma gecesi Yunanistan ve Libya kıyılarından yaklaşık 250 kilometre uzaktayken ani bir rota değişikliğine gittiğini ortaya koydu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Çevresel risk oluştu mu?</h3>



<p>SBU tarafından yapılan açıklamada, tanker saldırı sırasında boş olduğu için herhangi bir çevre felaketinin yaşanmadığı belirtildi. Bu detay, Akdeniz gibi hassas bir deniz havzasında olası petrol sızıntısı endişelerini şimdilik ortadan kaldırdı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Qendil neden hedef seçildi?</h3>



<p>Denizcilik verilerine göre Qendil, Hindistan’daki Sikka Limanından hareket etmiş ve Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Ust-Luga Limanına doğru ilerliyordu. Gemi, ABD Hazine Bakanlığı’nın doğrudan yaptırım listesinde yer almıyor. Ancak uluslararası denizcilik istihbarat şirketleri, tankeri yüksek yaptırım riski taşıyan gemiler arasında sınıflandırıyor.</p>



<p>SBU kaynağı, Rusya’nın bu tür tankerleri yaptırımları delmek ve savaşı finanse edecek gelir elde etmek amacıyla kullandığını savundu. Yetkiliye göre bu durum, gemiyi uluslararası hukuk açısından meşru bir hedef haline getiriyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ukrayna’nın denizlerdeki saldırı stratejisi değişiyor mu?</h3>



<p>Bu saldırı, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik askeri kampanyasında dikkat çekici bir genişlemeye işaret ediyor. Daha önce ağırlıklı olarak kara hedefleri, rafineriler ve petrol platformlarını vuran Ukrayna, son dönemde deniz hedeflerine odaklanmaya başladı.</p>



<p>Kasım ayı sonunda Ukrayna, Karadeniz’de Türkiye kıyılarına yakın bölgede Kairos ve Virat adlı iki tankeri deniz dronlarıyla vurmuştu. Her iki gemi de Rusya’nın Novorossiysk petrol terminaline ham petrol yüklemek üzere seyir halindeydi ve saldırı sırasında boştu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Putin’den ilk tepki geldi</h3>



<p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yıllık basın toplantısında tanker saldırılarına değindi. Putin, bu tür saldırıların petrol arzını kesintiye uğratmayacağını savunarak, “Akdeniz’de tankerlerimizden biri daha saldırıya uğradı. Bizim tarafımızdan her zaman bir karşılık olacaktır,” ifadelerini kullandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Gölge filo nedir?</h3>



<p>Gölge filo, Batı yaptırımlarına rağmen Rus petrolünü dünya pazarlarına taşımak için kullanılan, çoğu eski tankerlerden oluşan bir ağ olarak tanımlanıyor. Bu gemiler, karmaşık şirket yapıları, elverişli bayraklar ve şeffaf olmayan taşımacılık yöntemleriyle faaliyet gösteriyor. Uzmanlara göre yüzlerce gemiden oluşan bu yapı, Rusya’nın petrol ihracatını sürdürmesinde ve savaş ekonomisini ayakta tutmasında kritik rol oynuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB’nin Rus varlıklarıyla ilgili Ukrayna planı neden çöktü?</title>
		<link>https://tuid.org.ua/abnin-rus-varliklariyla-ilgili-ukrayna-plani-neden-coktu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 18:29:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131577</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Birliği’nin dondurulmuş Rus varlıkları üzerinden Ukrayna’ya finansman sağlamayı hedefleyen iddialı planı, hukuki riskler ve finansal belirsizlikler nedeniyle rafa kaldırıldı. Özellikle Belçika’nın itirazı, Brüksel’de dengeleri değiştirdi ve AB’yi ortak borçlanmaya zorladı. Avrupa Birliği’nin, Rusya Merkez Bankası’na ait dondurulmuş varlıkları Ukrayna lehine kullanma girişimi, beklenenden çok daha sert bir siyasi ve finansal duvara çarptı. Brüksel kulislerinde “yaratıcı bir çözüm” olarak sunulan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Avrupa Birliği’nin dondurulmuş Rus varlıkları üzerinden Ukrayna’ya finansman sağlamayı hedefleyen iddialı planı, hukuki riskler ve finansal belirsizlikler nedeniyle rafa kaldırıldı. Özellikle Belçika’nın itirazı, Brüksel’de dengeleri değiştirdi ve AB’yi ortak borçlanmaya zorladı.</p>



<p>Avrupa Birliği’nin, Rusya Merkez Bankası’na ait dondurulmuş varlıkları Ukrayna lehine kullanma girişimi, beklenenden çok daha sert bir siyasi ve finansal duvara çarptı. Brüksel kulislerinde “yaratıcı bir çözüm” olarak sunulan, ancak eleştirmenlerce “yüksek riskli bir deney” şeklinde tanımlanan plan, 27 üye ülkenin ortak kararıyla hayata geçmeden çöktü.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>AB’nin Rus varlıkları planı neydi?</strong></h3>



<p>Avrupa Komisyonu’nun masaya koyduğu plan, AB sınırları içinde dondurulan yaklaşık 210 milyar euroluk Rus varlığının nakit getirilerini kullanarak Ukrayna’ya sıfır faizli bir “savaş tazminatı kredisi” sağlanmasını öngörüyordu. Amaç, Kiev’in artan finansman ihtiyacını karşılamak ve yükü yalnızca Avrupalı vergi mükelleflerinin sırtından almakti.</p>



<p>Komisyon cephesinde bu yaklaşım, “savaşın bedelini saldırgan ödesin” ilkesinin somut bir yansıması olarak görülüyordu. Ancak hukuki zeminin zayıflığı ve olası piyasa sarsıntıları, planın en büyük açmazı oldu.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sunum süreci nasıl başladı?</strong></h3>



<p>Eylül ayında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Strasbourg’daki Birliğin Durumu konuşmasında ilk sinyali verdi. Von der Leyen, dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılabileceğini söylerken ayrıntılara girmedi. Ancak birkaç gün sonra Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in projeye açık destek vermesi, süreci hızlandırdı.</p>



<p>Bu çıkış, bazı başkentlerde Almanya’nın AB gündemini tek başına şekillendirdiği algısını güçlendirdi. Komisyonun yayımladığı kısa teknik belge ise tartışmayı yatıştırmak yerine daha da alevlendirdi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Belçika neden karşı çıktı?</strong></h3>



<p>Planın önündeki en büyük engel Belçika oldu. Zira Rus varlıklarının yaklaşık 185 milyar eurosu, Brüksel merkezli Euroclear’da tutuluyordu. Belçika Başbakanı Bart De Wever, yeterli istişare yapılmadığını savunarak açık bir direniş başlattı.</p>



<p>De Wever’e göre, bu adım AB’nin elindeki en güçlü kozun zayıflatılması anlamına geliyordu. “Altın yumurtlayan tavuğu keserseniz, gelecekteki güvencenizi kaybedersiniz” sözleri, Brüksel’de sıkça alıntılandı. Belçika, tam hukuki koruma ve risklerin tüm üyelere eşit dağıtılması gibi şartlar ileri sürdü.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kasım ayındaki şok gelişme neydi?</strong></h3>



<p>Kasım ortasında Komisyon, Ukrayna için 90 milyar euroluk yeni kaynak yaratmanın yollarını içeren bir mektubu liderlere gönderdi. Seçenekler arasında gönüllü katkılar, ortak borçlanma ve tartışmalı tazminat kredisi yer aldı.</p>



<p>Tam bu aşamada, ABD ve Rusya bağlantılı olduğu iddia edilen ve dondurulmuş varlıkların ticari kullanımını öngören bir taslak planın ortaya çıkması, Avrupa’da alarm zillerini çaldı. Bu gelişme kısa süreliğine tazminat kredisi fikrini güçlendirse de Belçika’nın sert tepkisi uzlaşma ihtimalini ortadan kaldırdı.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Aralık ayında plan neden çöktü?</strong></h3>



<p>Aralık başında Komisyon, Avrupa Merkez Bankası’nın mesafeli tutumuna rağmen hukuki metinleri açıkladı. Ancak bu kez itiraz doğrudan Euroclear yönetiminden geldi. Kurum, planın euro bölgesi için “fazlasıyla kırılgan” olduğunu ve yabancı yatırımcı güvenini sarsabileceğini bildirdi.</p>



<p>Estonya, Polonya ve Baltık ülkelerinin desteğine rağmen İtalya, Bulgaristan ve Malta gibi ülkeler daha güvenli alternatifler çağrısı yaptı. 18 Aralık’taki kritik zirvede yapılan kapalı görüşmelerde, sınırsız garanti ve olası tazminat yükümlülükleri liderleri geri adım atmaya itti.</p>



<p>Sonuçta AB, Rus varlıklarına dokunmadan, kendi adına 90 milyar euro ortak borçlanma yolunu seçti. Dondurulmuş varlıklar ise Rusya, savaşı sona erdirip Ukrayna’ya zararları tazmin edene kadar yerinde kalacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zelenskiy: Avrupa desteği, abd güvenlik garantilerinin yerini tutamaz</title>
		<link>https://tuid.org.ua/zelenskiy-avrupa-destegi-abd-guvenlik-garantilerinin-yerini-tutamaz</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 06:38:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131573</guid>

					<description><![CDATA[Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Avrupa’nın olası bir Rus saldırısına karşı verdiği destek sözlerinin önemli olduğunu ancak bunun ABD’nin sağlayacağı güvenlik garantilerinin alternatifi olamayacağını vurguladı. Kiev, hukuken bağlayıcı ve net güvenceler talep ediyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Konseyi Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalarla, Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik askeri ve siyasi desteği ile ABD güvenlik garantileri arasındaki farkın altını [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Avrupa’nın olası bir Rus saldırısına karşı verdiği destek sözlerinin önemli olduğunu ancak bunun ABD’nin sağlayacağı güvenlik garantilerinin alternatifi olamayacağını vurguladı. Kiev, hukuken bağlayıcı ve net güvenceler talep ediyor.</p>



<p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Konseyi Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalarla, Avrupa’nın Ukrayna’ya yönelik askeri ve siyasi desteği ile ABD güvenlik garantileri arasındaki farkın altını bir kez daha çizdi. Zelenskiy’e göre, Avrupa ülkelerinin iyi niyetli taahhütleri caydırıcılık açısından önemli olsa da, Washington’un sağlayacağı açık ve hukuken bağlayıcı güvencelerin yerini doldurması mümkün değil.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Avrupa desteği neden yeterli görülmüyor?</h2>



<p>Zelenskiy, Euronews’e verdiği yanıtta, Avrupa desteği ile ABD garantilerinin “aynı kategoriye” konulamayacağını belirtti. Kiev açısından bu iki unsurun farklı işlevler üstlendiğini söyleyen Ukrayna lideri, Moskova’nın özellikle Avrupa Birliği’ni bu süreçten dışlamaya çalıştığını da ifade etti.<br>Zelenskiy’e göre Rusya, yalnızca diplomatik masada değil, gelecekte Ukrayna’ya sağlanacak güvenlik mimarisinde de AB’nin etkisini sınırlamak istiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Brüksel’den verilen mesajlar</h2>



<p>Perşembe günü Brüksel’de yapılan zirvede konuşan Zelenskiy, Rusya’nın Avrupalı aktörleri devre dışı bırakma eğilimini açıkça gördüklerini söyledi. “Hangi mesajlar verilirse verilsin, Avrupalıların bu denklemden çıkarılmak istendiğini anlıyoruz. Bu kabul edilemez,” diyen Zelenskiy, Avrupa’nın siyasi varlığının dahi başlı başına bir caydırıcılık unsuru olduğunu vurguladı.</p>



<p>Ukrayna lideri, Avrupalı ülkelerin verebileceği sözlerin hukuki niteliği olsa bile, ABD’nin güvenlik garantileri ile aynı etkiyi yaratmadığını savundu. Zelenskiy’e göre, ABD’nin rolü özellikle NATO’nun 5. maddesine benzer bir mekanizma söz konusu olduğunda kritik önem taşıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Berlin toplantısı ve askeri seçenekler</h2>



<p>Pazartesi günü Berlin’de bir araya gelen Avrupalı liderler, gerekmesi halinde askeri seçenekler dahil olmak üzere Ukrayna’yı Rusya’ya karşı koruma sözü verdi. Bu çerçevede, Fransa ve Birleşik Krallık’ın eş başkanlığını yürüttüğü İstekliler Koalisyonu dikkat çekti.</p>



<p>Koalisyon kapsamında, Ukrayna topraklarında görev yapacak Avrupa öncülüğünde çok uluslu bir güçkonuşlandırılması ihtimali gündeme geldi. Bu senaryonun, Avrupa’nın Rusya ile doğrudan savaşa gireceği anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Zelenskiy, bu tür bir varlığın esas amacının caydırıcılığı artırmak olduğunu söyledi.</p>



<p>Zelenskiy, Avrupa güçlerinin olası varlığının yanlış yorumlanmaması gerektiğini belirtti. “Kimse Avrupa’nın fiilen savaşa gireceğini söylemiyor,” diyen Ukrayna lideri, farklı ülkelerin bayrakları altında sahada bulunmasının Moskova’ya güçlü bir mesaj vereceğini dile getirdi.<br>Bu noktada, Avrupa desteğinin Rusya’nın saldırı ihtimalini azaltabileceğini ancak tek başına yeterli olmadığını yineledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">ABD’nin rolü neden kritik?</h2>



<p>Zelenskiy, Ukrayna’nın beklentisinin açık olduğunu ifade ederek, ABD’den NATO’nun 5. maddesine benzer, saldırı halinde otomatik devreye girecek güvenlik garantileri istediklerini söyledi. Böyle bir durumda Avrupa desteğinin tamamlayıcı bir unsur olacağını belirtti.</p>



<p>Ukrayna lideri, “Rusya yeniden saldırırsa ABD nasıl tepki verecek? Bu garantiler pratikte nasıl işleyecek? Müttefikler birlikte hangi adımları atacak?” sorularının henüz net yanıt bulmadığını dile getirdi. Bu soruların kamuoyuna açık olmasının şart olmadığını, ancak resmi belgelerde açık şekilde yer alması gerektiğini vurguladı.</p>



<p>Zelenskiy’e göre Kiev için en kritik nokta, ABD’den gelecek güvenlik garantilerinin hukuken bağlayıcı olması. Bu nedenle, ABD Kongresi tarafından da desteklenen açık bir güvenlik maddesinin şart olduğunu ifade etti. Ukrayna yönetimi, bu tür bir güvencenin hem Moskova’ya net bir mesaj vereceğini hem de uzun vadeli istikrar için temel oluşturacağını düşünüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zelenskiy’den Berlin mesajı: Ukrayna görüşmelerinde başlıklarda ilerleme, ateşkes ihtimali güçlendi</title>
		<link>https://tuid.org.ua/zelenskiyden-berlin-mesaji-ukrayna-gorusmelerinde-basliklarda-ilerleme-ateskes-ihtimali-guclendi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 16:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131569</guid>

					<description><![CDATA[Berlin’de iki gün süren Ukrayna-ABD temaslarının ardından konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, müzakerelerde birçok dosyada mesafe alındığını söyledi. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise savaşın başladığı günden bu yana ilk kez ateşkes ihtimalinin gerçekçi göründüğünü vurguladı. &#8220;Berlin’de diplomasi trafiği hızlandı&#8221; Ukrayna ile ABD heyetleri arasında Berlin’de gerçekleştirilen iki günlük yoğun temaslar, savaşın seyrine dair beklentileri yeniden şekillendirdi. Görüşmelerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Berlin’de iki gün süren Ukrayna-ABD temaslarının ardından konuşan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, müzakerelerde birçok dosyada mesafe alındığını söyledi. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ise savaşın başladığı günden bu yana ilk kez ateşkes ihtimalinin gerçekçi göründüğünü vurguladı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Berlin’de diplomasi trafiği hızlandı&#8221;</h2>



<p>Ukrayna ile ABD heyetleri arasında Berlin’de gerçekleştirilen iki günlük yoğun temaslar, savaşın seyrine dair beklentileri yeniden şekillendirdi. Görüşmelerin ardından basın karşısına çıkan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, müzakere masasındaki atmosferin önceki turlara kıyasla daha yapıcı olduğuna işaret etti. Zelenskiy, özellikle Kiev’in hassasiyetlerinin muhatapları tarafından dikkate alınmasının önemli bir eşik olduğunu dile getirdi.</p>



<p>Zelenskiy, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile ortak açıklamasında, yeni metinlerde Ukrayna açısından “yıkıcı” olabilecek unsurların yer almamasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. “Sesimizin duyulması kritik. Savaşın tüm ayrıntılarını biliyorum ve bu ayrıntıların dinlenmesi Kiev için hayati,” ifadelerini kullandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Ateşkes ihtimali ilk kez bu kadar yakın&#8221;</h2>



<p>Berlin’deki görüşmelere ev sahipliği yapan Şansölye Merz, Rusya’nın tam kapsamlı işgalinin başlamasından bu yana belki de ilk kez ateşkese ulaşmanın mümkün göründüğünü söyledi. Merz’e göre ABD’nin sunduğu maddi ve hukuki güvenceler, sürecin ciddiyetini artırıyor ve müttefikler arasında ortak bir zemin oluşmasına katkı sağlıyor.</p>



<p>Heyetlere, Ukrayna adına Zelenskiy, ABD adına ise Başkan Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner başkanlık etti. Taraflar, kamuoyuna tüm ayrıntıları açıklamaktan kaçınsa da diplomatik kaynaklar masadaki başlıkların büyük bölümünde ilerleme sağlandığını belirtiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Topraklar meselesi masanın en zor başlığı&#8221;</h2>



<p>Zelenskiy, müzakerelerde en sancılı konunun işgal altındaki topraklar olduğunu saklamadı. “Elbette Rusya ile topraklar konusunda farklı tutumlarımız var,” diyen Zelenskiy, ABD heyetinin Ukrayna’nın pozisyonunu anlamasının Kiev açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Bu noktada toprak tavizleri konusunun hâlâ temel pürüz olarak durduğu ifade ediliyor.</p>



<p>ABD medyasına yansıyan bilgilere göre, Washington’daki yetkililer başlıkların yaklaşık yüzde 90’ında uzlaşmaya varıldığını, geri kalan kısmın ise topraklar üzerinde yoğunlaştığını aktarıyor. Zelenskiy, bu iddialara ilişkin olarak ABD’nin Kiev’e herhangi bir talep dayatmadığını, yalnızca arabulucu rolü üstlendiğini belirtti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;ABD’nin rolü: arabuluculuk ve iletim&#8221;</h2>



<p>Kiev yönetimi, ABD’yi stratejik ortak olarak gördüğünü açıkça dile getiriyor. Zelenskiy, Washington’dan gelen mesajların Ukrayna’ya dayatma değil, Rusya’nın taleplerinin iletimi olduğunu söyledi. Aynı şekilde ABD heyetinin, Ukrayna’nın vizyonunu da Moskova’ya aktaracağını kaydetti. Bu çerçevede Washington’ın diplomatik süreci, taraflar arasında köprü işlevi görüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;Topraklar, dondurulmuş varlıklar ve güvenlik garantileri&#8221;</h2>



<p>Zelenskiy, Berlin temaslarının ardından üç kritik dosyanın altını çizdi: topraklar, dondurulmuş varlıklar ve güvenlik garantileri. Ukrayna’nın yeniden inşası için tazminat niteliğindeki mali kaynakların ve uzun vadeli güvenlik güvencelerinin netleşmesi gerektiğini belirten Zelenskiy, bu başlıkların yazılı hale getirilmesi üzerinde çalışıldığını söyledi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">&#8220;NATO’nun 5. maddesine benzer güvenceler&#8221;</h2>



<p>ABD’nin Ukrayna’ya doğrudan NATO üyeliği sunmaması nedeniyle Kiev, “NATO’nun 5. maddesine benzer” güvenlik garantilerinin kabul edilmesini önemsiyor. Bu madde, bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngörüyor. Diplomatik kaynaklar, 5. madde benzeri güvenlik garantileri üzerinde kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü aktarıyor.</p>



<p>ABD’li yetkililer ayrıntıları paylaşmaktan kaçınsa da savaşın yeniden başlamasını önleyecek “çok güçlü güvencelerin” masada olduğunu belirtiyor. Berlin’de varılan çerçevenin, günün ilerleyen saatlerinde Rusya tarafına iletilmesi bekleniyor. Sürecin seyri, önümüzdeki günlerde yapılacak temaslarla daha da netleşecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Berlin’de kritik temaslar: Zelenskiy’den NATO’ya eşdeğer güvenlik garantisi çağrısı</title>
		<link>https://tuid.org.ua/berlinde-kritik-temaslar-zelenskiyden-natoya-esdeger-guvenlik-garantisi-cagrisi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 08:16:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131566</guid>

					<description><![CDATA[Berlin’de bir araya gelen ABD ve Ukrayna heyetleri, savaşın geleceğini şekillendirebilecek kritik başlıkları masaya yatırdı. Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, barış karşılığında NATO’ya eşdeğer güvenlik garantileri talep ederken, sahada ise hava saldırıları tüm şiddetiyle sürüyor. Berlin’de diplomasi trafiği hızlandı Ukrayna savaşında diplomatik temaslar yeni bir aşamaya girdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD ve Avrupalı yetkililerle birlikte Almanya’nın başkenti Berlin’de bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Toplantılar, Rusya ile Ukrayna arasında olası bir barış planına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Berlin’de bir araya gelen ABD ve Ukrayna heyetleri, savaşın geleceğini şekillendirebilecek kritik başlıkları masaya yatırdı. Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, barış karşılığında NATO’ya eşdeğer güvenlik garantileri talep ederken, sahada ise hava saldırıları tüm şiddetiyle sürüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Berlin’de diplomasi trafiği hızlandı</h2>



<p>Ukrayna savaşında diplomatik temaslar yeni bir aşamaya girdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD ve Avrupalı yetkililerle birlikte Almanya’nın başkenti Berlin’de bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Toplantılar, Rusya ile Ukrayna arasında olası bir barış planına dair pozisyonların giderek sertleştiği bir dönemde yapıldı.</p>



<p>Zelenskiy, temasların yalnızca ikili görüşmelerle sınırlı kalmayacağını, Avrupalı liderlerin de sürece dahil olacağını ifade etti. Ukrayna lideri, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile ve Trump’ın damadı Jared Kushner ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiğini doğruladı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Güvenlik garantileri masanın merkezinde</h2>



<p>Zelenskiy’nin Berlin gündeminin ana başlığını güvenlik garantileri oluşturdu. Ukrayna lideri, NATO üyeliğine yönelik çekincelerin artması nedeniyle, NATO standartlarında bağlayıcı güvenlik taahhütlerinin artık vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.</p>



<p>Gazetecilere gönderdiği mesajlarda Zelenskiy, bu garantilerin yalnızca siyasi değil, hukuki olarak da güçlü olması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle ABD Kongresi tarafından desteklenen bir güvenlik çerçevesinin, Rusya’nın olası yeni saldırılarını caydırmak açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.</p>



<p>Zelenskiy, “Bu tür güvenlik garantileri, Rusya’nın yeni bir saldırı dalgasını önleyebilir. Bizim açımızdan bu, zaten ciddi bir uzlaşmadır,” ifadelerini kullandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">NATO hedefinden geri adım mı?</h2>



<p>Uluslararası ajanslara yansıyan bilgilere göre Zelenskiy, Ukrayna’nın NATO üyeliği hedefini, savaşın sona ermesi adına geçici olarak gündemden düşürmeye hazır olduğunu belirtti. Buna karşılık ise Batı’dan somut ve bağlayıcı güvenlik taahhütleri talep etti.</p>



<p>Bu yaklaşım, Washington’un aylardır sürdürdüğü “denge politikası”nın da bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD yönetimi, Trump’ın savaşı hızla bitirme isteği doğrultusunda, Kiev ve Moskova arasındaki talepler arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Donetsk düğümü çözülemiyor</h2>



<p>Barış görüşmelerinin önündeki en büyük engellerden biri ise Donetsk bölgesi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, barış için Ukrayna’nın bölgede kontrol ettiği alanlardan çekilmesini şart koşuyor. Zelenskiy ise bu talebi net bir şekilde reddediyor.</p>



<p>Ukrayna lideri, ABD tarafından gündeme getirilen ve Donetsk’te silahsızlandırılmış bir ekonomik bölge kurulmasını öngören öneriyi de “adil ve uygulanabilir değil” sözleriyle eleştirdi. Zelenskiy’ye göre, Ukrayna birliklerinin geri çekilmesi durumunda Rus güçlerinin de aynı mesafede geri adım atması gerekiyor.</p>



<p>“Bugün en gerçekçi seçenek, mevcut temas hattının korunmasıdır,” diyen Zelenskiy, bu konunun son derece hassas olduğunu vurguladı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Moskova’dan sert mesajlar</h2>



<p>Kremlin cephesinde ise temkinli ama sert bir dil hakim. Putin’in dış politika danışmanı Yuri Uşakov, olası bir barış planında Donetsk’te silahsızlandırılmış bir bölge kurulsa bile, Rus polisi ve ulusal muhafızların bölgede kalacağını açıkladı.</p>



<p>Uşakov, müzakerelerin uzun sürebileceği uyarısında bulunarak, ABD’nin sunduğu bazı önerilerin Ukrayna ve Avrupalı müttefiklerin müdahaleleriyle “daha da sorunlu hale geldiğini” savundu. Moskova’nın bu belgelere ciddi itirazlar hazırladığı da dile getirildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hava saldırıları gölgesinde görüşmeler</h2>



<p>Diplomatik temaslar sürerken, sahadaki çatışmalar hız kesmedi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın gece boyunca balistik füzeler ve 138 saldırı İHA’sı ile ülkeye saldırdığını duyurdu. Bunların büyük kısmının etkisiz hale getirildiği açıklanırken, bazı bölgelerde isabetler kaydedildi.</p>



<p>Zelenskiy, ülkenin güneyi ve doğusunda yüz binlerce ailenin hâlâ elektrik ve ısınma hizmetlerine erişemediğini belirtti. Son saldırıların ardından altyapının yeniden ayağa kaldırılması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p>



<p>Ukrayna tarafı, Rusya’nın son bir haftada 1500’den fazla İHA, yüzlerce güdümlü bomba ve onlarca füze kullandığını açıkladı. Buna karşılık Ukrayna’nın İHA saldırıları da Rusya’nın çeşitli bölgelerinde etkisini gösterdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taziye</title>
		<link>https://tuid.org.ua/taziye-15</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 17:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TUID den Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131561</guid>

					<description><![CDATA[TÜİD üyemiz, YUGCONTRACT firmasının OEM Departmanı Müdürü Yevgen Maslennikov’un&#160;vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Ukrayna iş dünyasında önemli bir yere sahip olan, yüksek profesyonelliği, çalışkanlığı ve insani değerleriyle tanınan merhum Maslennikov; yalnızca görev yaptığı kurumun değil, içinde yer aldığı tüm camiaların saygısını ve sevgisini kazanmış kıymetli bir isimdi.Mesleki yetkinliği, uluslararası iletişim konusundaki derin uzmanlığı ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>TÜİD üyemiz, YUGCONTRACT firmasının OEM Departmanı Müdürü <strong>Yevgen Maslennikov’un</strong>&nbsp;vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.</p>



<p>Ukrayna iş dünyasında önemli bir yere sahip olan, yüksek profesyonelliği, çalışkanlığı ve insani değerleriyle tanınan merhum Maslennikov; yalnızca görev yaptığı kurumun değil, içinde yer aldığı tüm camiaların saygısını ve sevgisini kazanmış kıymetli bir isimdi.<br>Mesleki yetkinliği, uluslararası iletişim konusundaki derin uzmanlığı ve örnek çalışma disipliniyle ardında silinmeyecek bir iz bırakmıştır.</p>



<p>TÜİD Yönetimi ve üyelerimiz adına, Yevgen Maslennikov’un ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz.</p>



<p>TUİD Yönetim Kurulu</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trump: Zelenskiy Barış Planını İmzalamaya Hazır Değil</title>
		<link>https://tuid.org.ua/trump-zelenskiy-baris-planini-imzalamaya-hazir-degil</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TUİD]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 16:58:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://tuid.org.ua/?p=131558</guid>

					<description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy’nin Washington tarafından hazırlanan barış teklifine henüz onay vermeye yanaşmadığını söyledi. Florida’da yürütülen müzakerelerin ardından gelen bu açıklama, savaşın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Barış süreci tıkanıyor: Zelenskiy teklifi okumadı mı? ABD Başkanı Donald Trump, pazar gecesi gazetecilerle yaptığı görüşmede, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Washington’ın hazırladığı barış önerisini imzalamaya hazır [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy’nin Washington tarafından hazırlanan barış teklifine henüz onay vermeye yanaşmadığını söyledi. Florida’da yürütülen müzakerelerin ardından gelen bu açıklama, savaşın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Barış süreci tıkanıyor: Zelenskiy teklifi okumadı mı?</strong></h2>



<p>ABD Başkanı Donald Trump, pazar gecesi gazetecilerle yaptığı görüşmede, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Washington’ın hazırladığı barış önerisini imzalamaya hazır olmadığını öne sürdü. Trump, Florida’da üç gün süren müzakerelerin ardından sürecin ilerlemesini Zelenskiy’nin geciktirdiğini iddia etti.</p>



<p>Trump, Ukraynalı müzakerecilerin tekliften genel olarak memnun olduğunu, ancak Zelenskiy’nin “henüz hazır görünmediğini” söyledi. “Başkan Zelenskiy’nin teklifi hâlâ okumadığını duyunca hayal kırıklığı yaşadım,” diyen Trump, Rusya’nın öneriye itiraz etmediğini, fakat Kiev’in liderinin tavrının belirsizlik yarattığını belirtti.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Putin’in tutumu: Destek var mı, yok mu?</strong></h2>



<p>Her ne kadar Trump, Moskova’nın öneriye karşı olmadığını ifade etse de, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin planı kamuoyu önünde desteklemiş değil. Putin, geçen hafta yaptığı açıklamada, teklifin bazı maddelerinin “uygulanabilir olmadığını” savunmuştu. Buna karşın, ilk taslağın Moskova&#8217;nın çıkarlarına daha yakın olduğu yönünde değerlendirmeler uluslararası çevrelerde sıkça dile getirildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Trump–Zelenskiy ilişkilerinde yeni gerilim</strong></h2>



<p>Trump’ın ikinci dönemine girerken savaşı “ABD vergi mükelleflerinin parasının israfı” olarak nitelemesi, Washington–Kiev hattında dalgalanmalara neden olmuştu. Trump, savaşın sona ermesi için Ukrayna’nın Rusya’ya toprak vermesi gerektiği yönündeki çıkışlarını da son dönemde sıklaştırdı ve çatışmaların “gereksiz şekilde uzadığını” savundu.</p>



<p>Zelenskiy ise cumartesi günü yaptığı açıklamada, Florida’daki görüşmelere katılan Amerikan heyetiyle temas halinde olduğunu belirtti. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Ukrayna’nın “gerçek bir barış için ABD ile yapıcı biçimde çalışmaya kararlı” olduğunu vurguladı.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>ABD’nin yeni strateji belgesi: Moskova’dan ilginç yorum</strong></h2>



<p>Trump’ın Zelenskiy’e yönelik eleştirileri, aynı gün Rusya’nın ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisi belgesini olumlu karşıladığını duyurmasıyla eş zamanlı geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, belgeyi “Moskova’nın yaklaşımıyla büyük ölçüde örtüşen” bir metin olarak nitelendirdi.</p>



<p>Belgede, Ukrayna savaşının bitmesinin, ABD-Rusya ilişkilerinde stratejik istikrarın yeniden kurulması açısından temel öncelik olduğu ifade ediliyor. Peskov’a göre bu yaklaşım, Washington ile “daha yapıcı bir diyalog zemini” sağlayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Müzakereler ‘son 10 metreye’ mi girdi?</strong></h2>



<p>Görev süresi ocak ayında sonlanacak olan Ukrayna Özel Temsilcisi Keith Kellogg, Reagan Ulusal Savunma Forumu’nda yaptığı konuşmada barış görüşmelerinin “son 10 metreye” geldiğini söyledi. Kellogg, masadaki kritik iki başlığın Donbas’ın statüsü ile Zaporijya Nükleer Santrali’nin durumu olduğunu aktardı.</p>



<p>Rusya, Donetsk ve Luhansk’ın büyük bölümünü içine alan Donbas bölgesini fiilen kontrol ediyor. Aynı zamanda üç yıl önce bu bölgelerle birlikte iki güney vilayetini de yasa dışı şekilde ilhak etmişti. Rus güçlerinin elindeki Zaporijya Nükleer Santrali ise hâlâ kapalı ve güvenlik endişeleri nedeniyle kritik enerji faaliyetlerine ihtiyaç duyuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Diplomatik trafik hızlanırken sahadaki saldırılar sürüyor</strong></h2>



<p>Diplomasi trafiği yoğunlaşırken, sahadaki şiddet dinmiyor. İngiltere, Fransa ve Almanya liderlerinin pazartesi günü Londra’da Zelenskiy ile yüz yüze görüşmesi bekleniyor.</p>



<p>Ancak aynı dönemde Rusya’nın füze, İHA ve topçu saldırıları da devam etti. Gece boyunca düzenlenen saldırılarda en az dört sivil hayatını kaybetti. Çernihiv’de bir İHA saldırısında bir kişi öldü; Kremençuk’ta altyapı tesislerini hedef alan saldırılar elektrik ve su kesintilerine yol açtı. Harkov’da ise topçu bombardımanında üç kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.</p>



<p>Ukrayna ve Batılı müttefikler, Rusya’nın enerji altyapısını hedef alarak sivilleri kış koşullarında ısı ve sudan mahrum bırakmaya çalıştığını belirtiyor. Ukraynalı yetkililer bu stratejiyi, “soğuğun silah haline getirilmesi” olarak nitelendiriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
