<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Uyuyang</title>
	<atom:link href="http://www.uyuyang.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uyuyang.com</link>
	<description>Don't be sleepy</description>
	<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 21:03:51 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>&#8220;Biri&#8221; Adsl&#8217;den Bedava Modem</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/biri-adslden-bedava-modem/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/biri-adslden-bedava-modem/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 10:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<category><![CDATA[bedava modem]]></category>

		<category><![CDATA[biri adlsden bedava modem]]></category>

		<category><![CDATA[biri adsl]]></category>

		<category><![CDATA[internet bağlantısı]]></category>

		<category><![CDATA[ttnet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=414</guid>
		<description><![CDATA[
Günlerden bir cumaydı Biri Adsl ile olan ilişkimiz başladığında. İzmir’de ikamet ettiğim 3.5 aylık süre için tercih etmem gereken Adls hizmeti veren firmanın Biri olması gerektiğine karar verdim. Hem taahhütsüz olması, hem de 50TL karşılığında kablosuz modem alabilecek oluşum, hem de yıllardır TTnet dışında herhangi bir firma denememiş olmam bu kararı vermem de etkili oldular. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-415 aligncenter" title="biri-adsl" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/07/biri-adsl.jpg" alt="biri-adsl" width="400" height="338" /></p>
<p>Günlerden bir cumaydı Biri Adsl ile olan ilişkimiz başladığında. İzmir’de ikamet ettiğim 3.5 aylık süre için tercih etmem gereken Adls hizmeti veren firmanın Biri olması gerektiğine karar verdim. Hem taahhütsüz olması, hem de 50TL karşılığında kablosuz modem alabilecek oluşum, hem de yıllardır TTnet dışında herhangi bir firma denememiş olmam bu kararı vermem de etkili oldular. Bir hafta içinde bağlanağı söylenen Beko yetkili servisi ile başladım beklemeye. Cuma günü başvurup pazartesi hizmetin açılmış olması beni oldukça şaşırttı. İşte bu dedim. Nihayet hızlı işleyen bir sistem var.</p>
<p>Bağlantıyı kullandığım süre boyunca çok fazla sorun yaşamadım. Olan sorunlarda diğer adsl bağlantılarında yaşanan sorunlarla aynı.</p>
<p>Ancak hız ya da teknik sorunların güzel çözülüyor olması yetmiyor. Biz ayağa hizmeti seven bir milletiz. Ödemeler için kredi kartı numaramı vermiş olmam yetmiyor. Halbuki bana sözle söylenen oydu. Kredi kartımdan otomatik olarak tahsil edilecekti. Ama edilmedi. Ben her seferinde kendim yatırmak zorunda kaldım. Onu da geçtim.<br />
Mesele henüz yeni başlıyor. 27 mayısta adsl bağlantısı kapattırmak için Biri müşteri hizmetlerini aradım. Kaydın alındığını 1 hafta içinde kapatılacağını söylediler. Bu sürenin çok uzun olduğunu ve daha kısa sürede işlemi gerçekleştirmelerini rica ettim. Telefondaki bayan not aldığını ve haziran faturası kesilmeden kapatılacağını söyledi. Gelin görün ki öyle olmadı. Ben bu telefon konuşmalarını sıklaştırmaya başladım. Ve her serfinde aynı şeyleri duymak zorunda kaldım.</p>
<p><span id="more-414"></span>En son konuştuğum beyefendi en talihsizi idi. Artık sabrımın kalmadığı nokta oldu. Ve nihayet 3 haziranda fatura kesildikten sonra bağlantım kapandı. Tabi bu bağlantı kapatılmadan önce faturayı kesinlikle ödemeyeceğimi söylediğim için mi yoksa kendilerinden kaynaklanan bir gecikme olduğu için mi bilinmez fatura geri çekildi. Ben bu arada her seferinde modemi satın almak istediğimi ve bu8nun parasını ödemek  istediğimi belirttim. Ve her seferinde hattınız kapandıktan sonra ilgili birim sizi arayacak denildi. Ama o ilgili birim beni hiç aramadı. İnternet sitesinde telefonunu not edin “ Biri sizi arasın” da hikayeymiş bunu öğrendim. Ne arayan var ne soran. Bakınız tarih 1 temmuz. Hala aramadılar. Bunun üstüne ben birkaç kez aradım. Modemin parasını ne zaman alacaksınız diye? Telefona çıkan bayan hattınız kapandıktan sonra 3 hafta içinde modem elimize ulaşmazsa kredi kartından otomatik tahsil edilecek dedi. Kredi kartından nasıl tahsil edeceklerini biliyorum ben!!!  Bu arada hattım kapanalı tam 4 hafta oldu. Hala  modem ücreti tahsil edilmedi. Ben yanlış sayıyorum herhalde. Neyse vel hasılı modemi hediye etmek istiyorlarsa keyifleri bilir. Ama ben ısrarla ödemek istiyorum. Ama bunu ödemek için dünya kadar telefon faturası ödemek istemiyorum. <em>Edit: 03.07.2009 tarihinde nihayet ödeme gerçekleşti</em>.</p>
<p>Demek ki televizyonda,radyoda,  internette, taksilerde boy boy reklam göstermekle bu iş olmuyormuş. Önce hizmet sonra memnuniyet.</p>
<p>Bakın diğer memnuniyetsizlikler de <a title="Friendfeed" href="http://friendfeed.com/fikirbaz/f4ec77a9/ayl-k-29-tl-olan-kotal-b-r-ba-lant-m-z-sebebiyle-n-rs" target="_blank">şurada</a>.</p>
<p>Anlaşılan o ki bu ülkede hala bir işi doğru yapan az kişi var. Ve anladım ki TTnet sen neymişsin be abi! Taa İzmir’den Gaziantep’e, oradan İstanbul’a, yine İstanbul’da başka bir eve. Hiç sorunsuz nakil işlemlerimi yaptın. Açma kapatma işlemlerimi en fazla bir gün içinde tamamladın. Hakikaten canı gönülden teşekkür  ediyorum.<br />
Not: Biri adsl’de modem bedava değildir. Yazarın kendi ironisidir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/biri-adslden-bedava-modem/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>30 değil 29!</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/30-degil-29/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/30-degil-29/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 00:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[günlük]]></category>

		<category><![CDATA[5806 sayılı af kanunu]]></category>

		<category><![CDATA[Dersler]]></category>

		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<category><![CDATA[izmir]]></category>

		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=411</guid>
		<description><![CDATA[
Okul dolayısıyla uzun bir süredir yazı yazamadım. Şimdi kısa kısa neler oldu neler bitti biraz onlardan bahsedelim.
Öncelikle 5806 sayılı af kanunu ile döndüğüm okuluma devam ettim ve başarılı sayılabilecek bir dönem geçirdim. Almayı beklediğim 5 dersin yanında ikinci dönem ders programına dahil edilen 2 dersi daha alarak 7 dersi verme çabam başladı. Hepsi birbirinden ağır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-412 aligncenter" title="okulu-bitir" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/06/okulu-bitir.jpg" alt="okulu-bitir" width="400" height="288" /></p>
<p>Okul dolayısıyla uzun bir süredir yazı yazamadım. Şimdi kısa kısa neler oldu neler bitti biraz onlardan bahsedelim.<br />
Öncelikle 5806 sayılı af kanunu ile döndüğüm okuluma devam ettim ve başarılı sayılabilecek bir dönem geçirdim. Almayı beklediğim 5 dersin yanında ikinci dönem ders programına dahil edilen 2 dersi daha alarak 7 dersi verme çabam başladı. Hepsi birbirinden ağır olan 4 dersin yanında 3 seçmeli aldım. Bilin ne oldu? Seçmelilerden biri kaldı. Umuyorum ki tek ders sınavında onu da halledip bir sonraki şubat ayında mezuniyet diplomamı almaya hak kazanırım. Derslerin kapsamında daha önce de bahsettiğim gibi bir portakal suyu fabrikasının fizibilite raporunu hazırladık. Oldukça keyifli bir proje oldu. Temel iletişim seçmeli bir ders olsa da oldukça güzel bilgiler edindiğim bir ders oldu. Hocamın tavsiyesi ile beden dili seminerine gittim. Aslında bir çok seminere gitmek istedim ama zaman kısıtlılığından dolayı gidemedim. Yönetici ne iş yapar bunu öğrendim. “Yönetici iş yapmaz yaptırır.” Dersler hakkında bu kadar yeter.</p>
<p><span id="more-411"></span><br />
İzmir –İstanbul uçuşları arasında gidip gelirken yeni bir eve de taşındım. Bir öncekine göre biraz daha büyükçe olan ev şimdilik gözümüze hoş geliyor. Umarım ev sahibi olana kadar yeniden taşınmak zorunda kalmayız ki artık yeter.<br />
Eşimin doğum gününü yanında olmasam da bir keman hediye alarak kutladım. Yakında bir konser vermesini umuyorum kendince çalarak :).<br />
Bu arada benim de doğum günüm geldi geçti. 30’uma girmeden önceki son yaşımı doldurmaya başladım. 30’dan sonrası daha da hızlı geçermiş. Öyle diyorlar. Hayırlısı.<br />
Arada geliş gidişlerime denk gelirse Etohum toplantılarına katıldım. İzmir sıcaklarına kalmadan İstanbul’a döndüm.<br />
Hayatımın en yoğun dönemi bu oldu diyebilirim. Bu arada İzmir’de beni evinde ağırlayan Şener Abla’ma buradan da teşekkür edeyim.<br />
Önümüzdeki dönem biraz daha kolay olacak. Sadece 2 dersim ve bitirme tezim olacak. Tez konusu için hala arayış içindeyim. Bakalım ne olacak?<br />
Bundan kelli daha düzenli aralıklarla yazmak istiyorum. Ama istiyorum.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/30-degil-29/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FF&#8217;ten Karakter Tahlili</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/fften-karakter-tahlili/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/fften-karakter-tahlili/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 May 2009 23:18:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<category><![CDATA[FF]]></category>

		<category><![CDATA[FF tipleri]]></category>

		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>

		<category><![CDATA[paylaşım ağı]]></category>

		<category><![CDATA[social network]]></category>

		<category><![CDATA[sosyal ağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=404</guid>
		<description><![CDATA[
Son zamanların en önemli en çok kullanıcısı olan sosyal ağı Friendfeed (FF). Sosyal ağlarla başımız dertte. Bir yandan birileri bizi takip etsin diye kelimelere taklalar attırarak ilginç şeyler paylaşıyor, blogumuzda yazdıklarımızı daha fazla okuyucuyla buluşturmayı hedefliyoruz. Ama diğer yandan başkalarının ne paylaştığı umurumda değil diyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
İnsanlar doğal olarak farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-405 aligncenter" title="social-network" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/05/social-network.jpg" alt="social-network" width="400" height="300" /></p>
<p>Son zamanların en önemli en çok kullanıcısı olan sosyal ağı <a title="FF" href="http://www.friendfeed.com" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Friendfeed</span></a> (FF). Sosyal ağlarla başımız dertte. Bir yandan birileri bizi takip etsin diye kelimelere taklalar attırarak ilginç şeyler paylaşıyor, blogumuzda yazdıklarımızı daha fazla okuyucuyla buluşturmayı hedefliyoruz. Ama diğer yandan başkalarının ne paylaştığı umurumda değil diyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.<br />
İnsanlar doğal olarak farklı karakterlerde oluyor. Peki FF kullanıcılarının karakterleri ne?</p>
<p><strong>1.</strong>Kimse umurumda değil ben yazar geçerim like’ları toplar arkama bile bakmam tipleri: Bu tipler küçük dağları ben yarattım edasıyla yaşarlar. İnternette her şeyi bilir her yeri gezerim. Sizden öğreneceğim hiçbir şey yok. Siz beni takip edin çok şey öğrenin havasındalar. Bu tiplerden bazıları gerçekten doğru söylüyordur ve mutlaka takip edilesi insanlardır.</p>
<p><strong>2</strong>.Kimse alınmasın gücenmesin ama benim bunlar için uğraşacak vaktim yok. Eğer önemli bir şey varsa biri bana FF linkini göndersen asla like’ımı esirgemem insanlarıdır. Bu tiplere kızmaktan ziyade acımak gerekir. Çünkü zaman ayarlı yaşarlar. Eğer hayatlarında 1dk şaşarsa o gün ne yapacaklarını bilemezler. Hoş görmek lazımdır. Onları sevin. Önemli FF linklerini gönderin.</p>
<p> <span id="more-404"></span><strong>3</strong>.Bir yine like vermeyen tipler vardır ki işte en tehlikelileri de bunlardır. Like verince ciğerleri sökülecek sanırlar. Haftada ya bir ya iki like anca…kolay kolay bir şey de yazmazlar. Çünkü like almamaktan korkarlar. Eee ne demişler ne ekersen onu biçersin. Takip edeceksen varlığını göstereceksin. Öyle gizliden gizliye takip edip “onun bunun arkadaşı yorum yaptı o bunu sevdi”lerle bir şeyler öğrenmeye çalışma! Öğrenemezsin.</p>
<p><strong>4</strong>.Düzenli olarak FF saati olanlar. Her gün belirli saat aralığında FF’in altını üstüne getirenler. Deşilmedik tek post bırakmayanlar. Ve vakti dolduğu anda kendi postuna daha yorum girmeyenler. Bunlar düzen insanıdır. Ertesi gün aynı saat gelmedikçe sizin sorunuza cevap vermezler.</p>
<p><strong>5</strong>.Full time FF çiler. Bunların bir pencereleri sadece FF’e aittir. Asla kapanmaz. Ama balık gibi dalıp gitmek yerine, gün içersinde ara sıra sık sık FF’i takip ederler. Ve kolay kolay hiçbir şey kaçırmazlar. Bunlar FF uzmanıdırlar. Ne sorarsanız sizi doğru yönlendirirler. Kaçırdıkları postlara da ertesi gün de olsa geri dönüp mutlaka iz bırakırlar. Bu tipler de iyidir. Ne aşırı ne de az sıklıkla takip ederler. Takip edilesi tiplerdir.</p>
<p><strong>6</strong>.Full time laklakçılar; her posta her girdiye cö demeden bırakmazlar. Yapışırlar yakasına. Bazen alakasız postlara yorum yapıp kendilerini güç duruma da sokabilirler. Komik insan bunlar. Tek faydaları vardır. Like almayan yorum almayan postları öksüz bırakmazlar. Ama iyi niyetlidirler. Onlar da lazımdır. Kenarda mutlaka bir iki tane olmalıdır.<br />
Sessiz takipçiler; bu grup ne bir post ne bir yorum ne bir like.. öyle yaşar giderler. Kendi alanlarında bilgi edinip sessizce takip eder. Konsere giden ama söylenen şarkıya eşlik etmeden, sigarasını yakıp sessizce şarkıyı dinleyen tipler gibidir. Hiçbir zararları yoktur. Aksine kendilerine faydalıdırlar. Ama sadece kendilerine.</p>
<p><strong>7</strong>.Reklamcılar, rantçılar menfaatçiler; bu tipler FF!i bir Pazar olarak görüp öyle değerlendirirler. Sadece yeni ürün ya da servis icraatında bulunduklarında FF’e başvurular. Bir süre sonra ortadan kaybolurlar. Bir süre sonra yeniden hortlarlar.</p>
<p><strong>8</strong>.Best of day’ciler; sadece popülarite ile ilgilenirler. Ve popüler olmaya çalışırlar. Değerli ama hiç like almamaış bir yazı ile ilgilenmezler. Kı..kırık bir post olsun 43 like olsun öyle yorum yaparım diyenlerdir. Like etmeyin daha iyi denir bunlara.</p>
<p><strong>9</strong>.Kendine Müslüman olan tipler. Yazdıklarına yorum gelmiş mi diye bakıp yoksa son sürat FF’i terk edenler. Günü belirli aralıklarında bu işi tekrarlayıp günü geçiririler.</p>
<p><strong>10</strong>.FF’i gereksiz bulanlar ama bir türlü kopamayanlar. Arada ortaya bir taş atar kim üstüne alınırsa deyip tartışma çıkartır. Sonra buralardan çekip giderim deyip demagojik takılan tipler bunlar. Oltaya gelmeyin tartışmaya girmeyin.</p>
<p><strong>11</strong>.FF ajanları sağı- solu bölmek için olmadık yerlerde olmadık tartışma çıkarmaya çalışan tipler. İşte en zararlı tipler bunlardır. Dünya teknolojisi konuşulacak zamanlarda bu tür gereksiz tartışmaları açarlar ve insanları yönlendirmeye çalışırlar. Hangi düşünceyi taşıdığı önemli değil. Provoke olmayın yeter.<br />
<strong>12</strong>.Normal FF insanları; günlük olarak rutin FF onların vazgeçilmezidir. Ama iki gün girmeseler de hayatlarından çil çil altınların eksilmeyeceğini bilirler. Akıllarına geldikçe gün içersinde 5-6 defa FF’ takılırlar. Kendilerine göre önemli olduğunu düşündükleri postlara yorum yaparlar, like ederler. Ama FF’in ne işe yaradığını bilirler. Ne için kullanılacağını bilirler. Takip edilesi tiplerdir. Severim ben de bu tipleri.</p>
<p>Benim bu sıralamayı yapmam herkesin bu sıralamayı kabul edeceğine işaret etmez. Kendi kişisel görüşlerim ve izlenimlerimi paylaşmak istedim. Eğer arzu edilirse maddeler arttırılabilir. Ben mi hangisine giriyorum? Beni kim hangi kategoriye sokarsa ona göre o kategorideyim.</p>
<p>Sınav zamanım ne diye uğraştım ben şimdi bununla!<br />
Bu yazı imla kontrolü yapılmadan yayına alınmıştır. Bir ara düzeltilecektir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/fften-karakter-tahlili/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Angels&#038;Demons(Melekler ve Şeytanlar) Film Eleştirisi</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/angelsdemonsmelekler-ve-seytanlar-film-elestirisi/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/angelsdemonsmelekler-ve-seytanlar-film-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 15:51:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>

		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Angels&Demons]]></category>

		<category><![CDATA[Ayelet Zurer]]></category>

		<category><![CDATA[Dan Brown]]></category>

		<category><![CDATA[Davinci Code]]></category>

		<category><![CDATA[Davinci'nin Şifresi]]></category>

		<category><![CDATA[Deception Point]]></category>

		<category><![CDATA[Digital Castle]]></category>

		<category><![CDATA[Dijital Kale]]></category>

		<category><![CDATA[etohum]]></category>

		<category><![CDATA[İhanet Noktası]]></category>

		<category><![CDATA[İllüminati tarikatı]]></category>

		<category><![CDATA[Kayıp Sembol]]></category>

		<category><![CDATA[Melekler Ve Şeytanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Profesör Robert Longdon]]></category>

		<category><![CDATA[Ron Howard]]></category>

		<category><![CDATA[Süleyman'ın Anahtarı]]></category>

		<category><![CDATA[The Lost Symbol]]></category>

		<category><![CDATA[The Solomon Key]]></category>

		<category><![CDATA[Tom Hanks]]></category>

		<category><![CDATA[Vittoria Vetra]]></category>

		<category><![CDATA[Warner Bros]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle film hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse;
Dan Brown tarafından yazılan ve birbiri ile ilişkili 4 kitaptan biri olan Angels&#38;Demons filmi Ron Howard tarafından beyazperdeye aktarılan bir eser. Öncesinde aynı serinin içinde sayılan Davinci Code(Davinci’nin Şifresi) yine Ron Howard tarafından 2006 yılında beyaz perdeye aktarılmıştı. Serideki diğer kitaplar Digital Castle(Dijital Kale) ve Deception Point (İhanet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-395 alignleft" title="angels-demons" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/05/angels-demons.jpg" alt="angels-demons" width="278" height="398" /><strong>Öncelikle film hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse</strong>;</p>
<p>Dan Brown tarafından yazılan ve birbiri ile ilişkili 4 kitaptan biri olan <a href="http://www.imdb.com/title/tt0808151/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Angels&amp;Demons</span> </a>filmi <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000165/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Ron Howard</span> </a>tarafından beyazperdeye aktarılan bir eser. Öncesinde aynı serinin içinde sayılan Davinci Code(Davinci’nin Şifresi) yine Ron Howard tarafından 2006 yılında beyaz perdeye aktarılmıştı. Serideki diğer kitaplar Digital Castle(Dijital Kale) ve Deception Point (İhanet Noktası). Ancak hemen belirtmeliyim ki bu kadar fazla ayrıntı içeren bir kitabın beyazperdeye aktarılması  o kadar kolay ve kabul edilebilir olamıyor. Bir dönem herkesin okumak için sıra beklediği kitaplar serisinin son üyesi 2009 yılında piyasaya sürülecekti. The Solomon Key (Süleyman’ın Anahtarı) adlı kitap benim de merakla beklediğim bir roman. Ancak 15 Eylül 2009&#8242;da satışa sunulacak olan diğer romanı The Lost Symbol(Kayıp Sembol) oldu. Eminim diğerleri kadar o da sürükleyicidir. Bu kadar çok bilgi içeren kitapları filmi izleseniz de izlemeseniz de mutlaka okuyun. Zaten birine başladıktan sonra diğerleri için bekleyemeyeceksiniz.</p>
<p><span id="more-394"></span></p>
<p>Warner Bros ve <a href="http://www.etohum.com" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Etohum</span> </a>katkılarıyla gerçekleşen bir ön gösterimde izleme fırsatı bulduğum Angels&amp;Demons filmi beni biraz şaşırttı.Kitapta uzun uzadıya anlatılan karşıt madde oluşumu filmde o kadar az detayla gösterilmiş ki bana göre kitabın en heyecanlı kısımlarıydı. Tom Hanks Yine başrol tabii. Yine de Davinci Code ile izleyicilerin yeteri kadar beğenisini toplayamayan Tom Hanks, bu filmdeki birkaç hareketli sahne ile biraz sempatileri toplayacağa benziyor.  Fevkalade bir performans diyemiyorum. İlk filmde Amelie filminden de hatırlayacağımız Audrey Tautou bu filmde Tom Hanks’e eşlik edemedi. Ancak Profesör Robert Longdon(Tom Hanks)’a eşlik eden Ayelet Zurer(Vittoria Vetra) filmde gösterdiği iyi performansı ile sahneyi doldurdu diyebiliriz.</p>
<p><strong>Görsel olarak</strong> çoğu insanın da kitapta hissedebileceği karanlık sahnelerle dolu idi. Ki bu açıdan bakıldığında kitapta anlatılanları yansıtıyor. Ancak herkesin dimağında farklı şekillerde oluşan hayali tek bir kişinin penceresinden görmek haliyle biraz can sıkıcı. Neyse ki üzerinden uzun yıllar geçtiği için bütün detayları hatırlamıyordum. Belki de Davinci Code filminde yaşanılan hayal kırıklığı bu yüzdendi. Henüz çok taze olan hayalleri bir başkasınınki ile yer değiştirdik.</p>
<p><strong>Filmin ve kitabın konusu</strong>;<br />
İllüminati(Aydınlanmış Olanlar anlamına geliyor) tarikatı, kilise ile anlaşmazlık söz konusu olduğunda bilimin dinin dogmalarından kurtulması gerektiği inancını savunan bir topluluk olarak Galileo döneminde ortaya çıkıyor. Bir çok sanatçı, ressam, heykeltıraş da bu tarikatın üyeleri arasına katılıyor. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkarak Vatikan’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyorlar. Olayları ilginç bir hale dönüştürmek için gizemli bir roman olarak okuyucuya ve izleyiciye sunuluyor.</p>
<p>Genel olarak film hakkında verebileceğim detaylar bunlar. Malumunuz henüz ülkemizde vizyona girmedi. Şimdiden tüyo vermeyelim. ABD ile birlikte ülkemizde 15 mayıs 2009’da vizyona girecek olan Angels&amp;Demons filmi mutlaka izlenilmesi gereken kült filmlerden biri olacak.</p>
<p>Umarım arayı açmadan Deception Point (İhanet Noktası) de DVD arşivleri arasında yerini alır.</p>
<p><a href="http://www.angelsanddemons.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Filmin Web sitesi</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/angelsdemonsmelekler-ve-seytanlar-film-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Blog Ödülleri Sahiplerini Buldu</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/blog-odulleri-sahiplerini-buldu/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/blog-odulleri-sahiplerini-buldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 14:02:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>

		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>

		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<category><![CDATA[blog ödülleri]]></category>

		<category><![CDATA[BÖ!]]></category>

		<category><![CDATA[Burcu Şensoy]]></category>

		<category><![CDATA[Elifile]]></category>

		<category><![CDATA[Eray Endeş]]></category>

		<category><![CDATA[İlker Utlu]]></category>

		<category><![CDATA[Ödül Töreni]]></category>

		<category><![CDATA[Özgür Poyrazoğlu]]></category>

		<category><![CDATA[Sunipeyk]]></category>

		<category><![CDATA[Tunç Kılıç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=386</guid>
		<description><![CDATA[
Bu yıl 2.si düzenlenen blog ödülleri her yıl bünyesine yenilikler katarak devam ediyor. Aralarından bizzat tanıdığım(Burcu Şensoy,Eray Endeş,İlker Utlu) güzel insanlar ve BÖ! ekibi bize harikulade bir gün yaşattılar. Elimde süper bir kare var ama Eray beni tehdit ettiği için yayınlayamıyorum.
Geçen yıl blog henüz 3 ayını dolduramadığı için katılamamıştım. Bu yıl katıldım. Ama ne demişler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-387 aligncenter" title="bo" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/05/bo.jpg" alt="bo" width="450" height="305" /></p>
<p>Bu yıl 2.si düzenlenen blog ödülleri her yıl bünyesine yenilikler katarak devam ediyor. Aralarından bizzat tanıdığım(Burcu Şensoy,Eray Endeş,İlker Utlu) güzel insanlar ve BÖ! ekibi bize harikulade bir gün yaşattılar. Elimde süper bir kare var ama Eray beni <strong>tehdit </strong>ettiği için yayınlayamıyorum.</p>
<p>Geçen yıl blog henüz 3 ayını dolduramadığı için katılamamıştım. Bu yıl katıldım. Ama ne demişler önemli olan katılmak. Medeni cesaretimi gösterip <strong>10(yazıyla on)</strong> oyumu alıp sessizce alkışlayanların arasında yerimi aldım. Benden oylarını esirgemeyen değerli okurlarıma teşekkür ederim.<br />
Google haritası elimizde olmasaydı o adresi bulabilir miydik bilmiyorum. Böylelikle İstanbul’un başka bir güzel semtini gezme fırsatı bulduk.</p>
<p>Ödül töreninden önce <strong>blogger paneli</strong> oldu. Elif’i zorla sahneye itelememle beni bekleyen bir intikama sebep olsam da güzel bir panel izledik. Elif harika bir <a href="http://www.elifile.com/2009/04/22/bir-gun-ilham-gelmisken/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">şiir</span></a>okudu <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Sponsor</strong> panelinde sadece beş sponsorun katılım gösterdiği bir panel daha oldu. Aslında fazlasıyla soru vardı sorulacak. Ancak lobide sohbetler uzayınca bu sorular için yeteri kadar zaman kalmadı. O soramadığım sorulardan birkaçı şunlardı:</p>
<p><span id="more-386"></span>1.Blog yazarları son dönemde reklam ajansları tarafından daha fazla dikkate alınmaya başlandı. Ancak bu konuda henüz işin uzmanı olmadığı için-hem bloggerlar yönünden hem ajanslar yönünden- bazı tecrübesizlikler görülüyor. Örneğin yazdıklarıyla alakalı olmayan bir blog yazarından telefonu test etmesi , yahut beta aşamasında olan bir web sitesini eleştirilmesi, yahut, yeni çıkan bir ekmeği denemeleri bekleniyor. Bu konuda yaşanılan çelişkiler için neler düşünüyor ve bunları olumlu yönde değiştirmek için ne gibi stratejiler geliştiriyorsunuz? Markanızla etkileşimi olmasını istediğiniz blogları seçerken kendi araştırmalarınızdan mı yoksa hazır bir liste var da o listeden mi yararlanıyorsunuz?</p>
<p><strong>2</strong>.Adına ne denirse ister promosyon, ister test ürünü, ister hediye, bu gibi ürünleri blog yazarlarına gönderdiğinizde bu ürün ile ilgili olarak blog yazarından bir hamle bekliyorsunuz. Bu hamlenin ne olmasını istersiniz? Ve bu konuda ne gibi geri dönüşler sizi tatmin eder?</p>
<p><strong>3</strong>.Son dönemde blog yazarları ve markalar arasındaki etkileşim sürecinde bazı çalkantılar oldu. Özellikle kendi blogunun etkinlik, davet, organizasyon vs. gibi çeşitli aktivitelerde yer almaması bazı blog yazarlarını rahatsız etti, bazıları blogu para ile satmaya benzetti, bazıları hasetinden çatladı. Bütün bunların arkasında durması gereken sadece blog yazarlarımı yoksa markaların da bu konuda söyleyecek sözleri olmalı mı? Yoksa biz reklamımızı yaptırırız arkamıza bile bakmayız mı diyorsunuz?</p>
<p>Bu sorular içimde kalmasın istedim. Cevaplamak isteyen buyursun cevaplasın. Yorumlarınızı bekliyorum.</p>
<p>Geceye damgasını vuran <a href="http://www.fikiratolyesi.com" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Tunç Kılıç</span></a> oldu. FMK(Faili Meçhul Kıyak) hareketini başlatan Tunç Kılıç Friend Feed&#8217;de açtığı odada, en beğenilen Faili Meçhul Kıyak hareketi fikrinin sahibine bir ödül vermek istedi. Ancak ödülün sahibi Volkan Çelik programa katılmadığı için yerine ödülü almak için herkesin sevgisini kazanan <a href="http://www.sunipeyk.com" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Sunipeyk</span></a>&#8216;i sahneye davet etti. İsmini kimseyle paylaşmayan Sunipeyk gizemli tabloyu dikkatlice açtı. Ancak içinden beklenilen çıkmadı(Nayse ki!). Bir kaç satır ile FMK hareketinin sanki özetini anlatan o güzel dizeler ile tamamlanmış bir resim. Resme yakından bakma fırsatı bulamadığım için ne resmi olduğu söyleyemiyorum.</p>
<p>Gelelim <strong>ödül törenine</strong>;</p>
<p>En duygulu sahne Özgür Poyrazoğlu’nun kızı  Zeynep ile birlikte <a href="http://www.babaolmak.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">babaolmak</span></a> adlı blogu ile kazandığı ödülünü almaya çıktığı sahne oldu. Daha önce fotoğraflarından gördüğümüz bu şirin kızı görme fırsatını da yakaladık.<br />
Diğer ödül sahiplerinin listesine <a href="http://www.blogodulleri.com/2009-blog-odullerinde-sonuclar-belli-oldu/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">buradan</span> </a>ulaşabilirsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/blog-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Başka Semtin Çocukları Film Eleştirisi</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/baska-semtin-cocuklari-film-elestirisi/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/baska-semtin-cocuklari-film-elestirisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 11:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Alevi Sünni çatışması]]></category>

		<category><![CDATA[Aydın Bulut]]></category>

		<category><![CDATA[Başka Semtin Çocukları]]></category>

		<category><![CDATA[Bülent İnal]]></category>

		<category><![CDATA[EBilge Elif Özköse]]></category>

		<category><![CDATA[Ertan Saban]]></category>

		<category><![CDATA[Eyşan Özhim]]></category>

		<category><![CDATA[film]]></category>

		<category><![CDATA[İsmail Hacıoğlu]]></category>

		<category><![CDATA[Mehmet Ali Nuroğlu]]></category>

		<category><![CDATA[Murat Kaya]]></category>

		<category><![CDATA[Rıza Kocaoğlu]]></category>

		<category><![CDATA[Serkan Turhan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=382</guid>
		<description><![CDATA[
Kozmopolit bir ülkede yaşıyoruz artık. Eskiden İstanbul için söylenirdi bu söz. Ama artık ülke genelinde de bunu söylemek mümkün.  Birçok dinden, dilden, ülkeden insanlarla karşılaşmak her daim mümkün. Bazen yakın çevrenizde yaşayan insanın hangi dinden olduğunu bile ayırt etmemizin mümkün olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Bunun ne kadar önemli olduğu kişiye göre değişir. Ama önemli olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-384 aligncenter" title="baska-semtin-cocuklari" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/04/baska-semtin-cocuklari.jpg" alt="baska-semtin-cocuklari" width="400" height="566" /></p>
<p>Kozmopolit bir ülkede yaşıyoruz artık. Eskiden İstanbul için söylenirdi bu söz. Ama artık ülke genelinde de bunu söylemek mümkün.  Birçok dinden, dilden, ülkeden insanlarla karşılaşmak her daim mümkün. Bazen yakın çevrenizde yaşayan insanın hangi dinden olduğunu bile ayırt etmemizin mümkün olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Bunun ne kadar önemli olduğu kişiye göre değişir. Ama önemli olan kişilerin hürriyetlerine saygılı olabilmek.</p>
<p>Yukarıda lakırdısını ettiğim bu sözlerin sebebi “Başka Semtin Çocukları” filmi.Yönetmenliğini Aydın bulut’un yaptığı ve senaryosunu da Serkan Turhan ile birlikte kaleme aldığı filmin başrol oyuncuları arasında  İsmail Hacıoğlu, Mehmet Ali Nuroğlu, Ertan Saban, Rıza Kocaoğlu, Eyşan Özhim ve Bülent İnal yer alıyor.</p>
<p>Bilge Elif Özköse ve Murat Kaya’nın daveti ile vizyona girmesinden 2 gün önce izleme fırsatı bulduğumuz bu film fazlasıyla eleştiri alacağa benziyor. Filmi öncelikle sanatsal anlamda ele alacak olursak; olumsuz eleştiri yapmak söz konusu değil. Özellikle de kamera arkasını izledikten sonra bir filmin aslında hiç de kolay çekilmediğini söyleyebiliriz. Güneş ışığı, yağmur sahneleri, savaş sahneleri vs. bunların hepsi için ayrı ayrı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Yönetmen bu konuda oldukça başarılı bir işe imza atmış. Oyunculuk bakımından Eyşan Özhim, İsmail Hacıoğlu ve Bülent İnal bu filmde favorilerim arasında idi. Ha bir de gösterdiği üstün performansı ile Ertan Saban’ı unutmamak lazım. <span id="more-382"></span></p>
<p>Filmin konusuna gelince; Ülkemizde göz ardı edilemeyecek bir gerçek olan Alevi ve Sünni ayrılığını ele alna bu filmin pek de olumlu sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum. İnsanları zaten halihazırda birbiri ile çatışma dürtüsünü daha da artıracağı aşikar. Filmden dönerken  sonu için haddim olmayarak başka bir senaryo düşündüm. Keşke böyle bitse idi demeden edemedim. Tabi herkese göre değişecek olan yorumlama özgürlüğü bana bunları söyleme rahatlığını veriyor.</p>
<p>Kısaca konusuna değinmek gerekirse Alevi bir delikanlının Sünni bir ailenin kızına aşık olması ve  bu aşka kendilerinden gayrı herkesin karşı çıkması ile yaşadıkları iç ve dış gerilimi anlatıyor. Pek tabi bunun sonunda acı veren ölümler gerçekleşiyor.  Hepimizin yakın çevresinde çokça yaşanan bir hadisedir aslında bu! Neyse ki ölümle sonuçlanan pek azı var. Çok iyi anlaştıkları ve birbirilerini sevdikleri halde kaderimiz deyip ayrılığı göğüsleyen arkadaşlarım oldu benim de. Bu bir suç mu? Hayır! Aksine yeteri kadar hoşgörülü olunabilse büyük bir adım aslında. <br />
Genel itibari ile filmin üzerimde bıraktığı etki için harika şeyler söylemiyorum belki ama ülkemizin kanayan yarasına dokunduğu için ve bunu bir şeyleri saklamaya çalışmadan başardığı için film ekibini kutluyorum. Son olarak yineliyorum. İnsanları şiddete yöneltmek maalesef bu yaraların kapanmasına değil daha fazla derinleşmesine sebep olur. Ben bu satırları bile yazarken  birilerini gücendirmeme çabasında hissediyorsam kendimi herkesten bunu beklemek istediğimdendir.</p>
<p>Film küfürlü sahneler içermektedir ve 13 yaşın altındakiler için uygun değildir.</p>
<p>Filmin internet adresi: <a href="http://baskasemtincocuklari.com/">http://baskasemtincocuklari.com/</a><br />
Vizyon tarihi: 24 Nisan 2009<br />
Süre: 1 saat 35 dakika</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/baska-semtin-cocuklari-film-elestirisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>23 Nisan-Ömer Toprak (7)</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/23-nisan-omer-toprak-7/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/23-nisan-omer-toprak-7/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 22:30:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[günlük]]></category>

		<category><![CDATA[23 Nisan Çocuk Bayramı]]></category>

		<category><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı]]></category>

		<category><![CDATA[bayram]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk Byarmı]]></category>

		<category><![CDATA[Ömer Toprak]]></category>

		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=378</guid>
		<description><![CDATA[
    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı… Ama her bayram ne hikmettir yağmur yağar.  Çocukların en büyük sevincidir bayramda yeni ve rengarenk kıyafetler giymek. Ben henüz ilkokula başlamadan önce ablamın 23 Nisan özel kıyafetlerinden isterdim ve benim için de bir adet dikilmek zorunda kalınırdı. Kim ne derse desin bunun adı kıskançlık değil. Bunun adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-379" title="omer-toprak7" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/04/omer-toprak7.jpg" alt="omer-toprak7" width="500" height="376" /></p>
<p>    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı… Ama her bayram ne hikmettir yağmur yağar.  Çocukların en büyük sevincidir bayramda yeni ve rengarenk kıyafetler giymek. Ben henüz ilkokula başlamadan önce ablamın 23 Nisan özel kıyafetlerinden isterdim ve benim için de bir adet dikilmek zorunda kalınırdı. Kim ne derse desin bunun adı kıskançlık değil. Bunun adı çocuk olmak. Hiçbir zaman geri gelmeyecek olan çocukluk. Çocuğu olacak çağa gelince başka gözle bakar oluyor insan çocuklara. Şefkat ve onları mutlu etme duygusu ile yaklaşıyor yolda gördüğü çocuklara. İster zengin olsun ister fakir, bütün çocukların tek neşesi onları yorulana dek meşgul edecek bir oyun.  Bitmez tükenmez bir enerji ile sizin yarım saat sonra üzerinizden tır geçmişçesine yorulmuş olmanız onların hiç umurunda olmaz. Ne olur bir daha sözleri size biraz daha enerji verse de bitip tükenirsiniz. Ama çocuk olmak başka şey işte.</p>
<p>    Cankız Onur Kum sayesinde bugün blogumu şenlendirecek olan bir minik buldum. Adı Ömer Toprak. Kendisi 7 yaşında. Bu gördüğünüz sanat eseri kendisine ait. Dilerse resimde ne anlatmak istediğini bizimle burada paylaşır. Sana teşekkür ederim Ömercik. Bu resmi bizimle paylaştığın için bütün okurlarım adına da teşekkür ediyorum. Bu resimde silahlar var. Sanırım anlatmak istediğin bunların hayatımızda hiç olmaması. Dilerim hayatın hep neşe ile geçer ve çok mutlu bir ömrün olur.<br />
    Ve tabi bütün çocuklar ve çocuk kalanlar, sizin de bayramınız kutlu olsun.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/23-nisan-omer-toprak-7/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Blog Ödülleri 2009&#8242;da Oylarımı Kime verdim?</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/blog-odulleri-2009da-oylarimi-kime-verdim/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/blog-odulleri-2009da-oylarimi-kime-verdim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2009 09:29:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>

		<category><![CDATA[günlük]]></category>

		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<category><![CDATA[blog]]></category>

		<category><![CDATA[blog ödülleri]]></category>

		<category><![CDATA[Blog ödülleri 2009]]></category>

		<category><![CDATA[oylama]]></category>

		<category><![CDATA[uyuyang]]></category>

		<category><![CDATA[Yarışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[
Blog Ödülleri 2009 Blog yarışması için oylama süreci başladı. Ben de bu yıl nihayet katılabildim. Kişisel kategorisi arasında blogumu bulabilirseniz -ki oladukça uzun bir liste- oyunuzu bana verebilirsiniz.  
Ben bu yıl oylarımı kimlere verdim? Hemen paylaşayım istedim. İşte buyrun liste;
Blog Ödülleri Listesi kategori sırasına göre yazılmıştır.
babaolmak.com
kaynamanoktasi.com 
cocuklacocuk.com
burakbuyukdemir.com 
alisverisblog.com
uyuyang.com (İşte bu ben oluyorum)
blog.dergibi.com
unforgiven-rs.spaces.live.com
Carluvr.com
selimtuncer.blogspot.com
www.futbolname.com
www.azbilmis.com
bobiler.org
annekedi.blogspot.com/


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://2009.blogodulleri.com/anasayfa" target="_blank"><img class="alignnone" title="BÖ!" src="http://www.selcukhoca.com/resimler/bo2009.png" alt="" width="468" height="60" /></a></p>
<p>Blog Ödülleri 2009 Blog yarışması için oylama süreci başladı. Ben de bu yıl nihayet katılabildim. Kişisel kategorisi arasında blogumu bulabilirseniz -ki oladukça uzun bir liste- oyunuzu bana verebilirsiniz. <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ben bu yıl oylarımı kimlere verdim? Hemen paylaşayım istedim. İşte buyrun liste;</p>
<p>Blog Ödülleri Listesi kategori sırasına göre yazılmıştır.</p>
<p>babaolmak.com<br />
kaynamanoktasi.com <br />
cocuklacocuk.com<br />
burakbuyukdemir.com <br />
alisverisblog.com<br />
uyuyang.com (İşte bu ben oluyorum)<br />
blog.dergibi.com<br />
unforgiven-rs.spaces.live.com<br />
Carluvr.com<br />
selimtuncer.blogspot.com<br />
www.futbolname.com<br />
www.azbilmis.com<br />
bobiler.org<br />
annekedi.blogspot.com/</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/blog-odulleri-2009da-oylarimi-kime-verdim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yükseğe daha yükseğe</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/yuksege-daha-yuksege/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/yuksege-daha-yuksege/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2009 12:27:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[günlük]]></category>

		<category><![CDATA[akıl baliğ]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk oyunları]]></category>

		<category><![CDATA[saklambaç]]></category>

		<category><![CDATA[uçurtma]]></category>

		<category><![CDATA[uçurtma uçurmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[
Çocukluğumda doyasıya oynadım saklambaç. İp atladım akşam ezanına kadar. Hatta lastik derdik biz ona. Japon, Amerikan tipleri vardı. Bu uzun boyumu küçük yaştan itibaren oynadığım oyunlara ve basketbola borçluyum. Ama hiçbir zaman beceremediğim bir şey var ki ilerde bir gün mutlaka gerçekleştirmek istediğim bir oyun. Ama ya kızımla ya oğlumla. Hep sonuçsuz kaldı. Ya yükseklere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-365" title="ucurtma" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/04/ucurtma.jpg" alt="ucurtma" width="400" height="294" /></p>
<p>Çocukluğumda doyasıya oynadım saklambaç. İp atladım akşam ezanına kadar. Hatta lastik derdik biz ona. Japon, Amerikan tipleri vardı. Bu uzun boyumu küçük yaştan itibaren oynadığım oyunlara ve basketbola borçluyum. Ama hiçbir zaman beceremediğim bir şey var ki ilerde bir gün mutlaka gerçekleştirmek istediğim bir oyun. Ama ya kızımla ya oğlumla. Hep sonuçsuz kaldı. Ya yükseklere çıkamadı ya da bir elektrik direğine takıldı uçurtmam. Bugün, yazın gelişini müjdeleyen uçurtmalar takıldı gözüme. Ne anlam ifade eder bir uçurtma küçük bir çocuk için şimdi anlamaya çalışıyorum. Ama sanırım zamanı geriye döndüremediğimiz gibi küçük bir çocukken hissettiklerimize de geri dönemiyoruz. Akıl baliğ olmak herhalde bu yüzden önemli. Bir uçurtmanın peşinden koşmak bilinçsizce sadece akıldan yoksun olan çocukların yapacağı iş. Büyüdükte ne oldu? Peşinden koşmadığımız gibi uçurtma bile göremez olduk. Bir uçurtma için yazılabilecek bir senaryo bile varsa eğer, tek uçurtma delisi ben değilim diye teselli buluyorum kendime. Bugün küçük yeğenim telefonda bana “hala” dedi. Yetmedi “yerim seni yerim” dedi. Belli mi olur belki ona bir uçurtma yaparım biraz büyüsün de.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/yuksege-daha-yuksege/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Citfour portakal suyu</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/citfour-portakal-suyu/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/citfour-portakal-suyu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 13:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gıda]]></category>

		<category><![CDATA[%100 portakal suyu]]></category>

		<category><![CDATA[citfour]]></category>

		<category><![CDATA[citfour portakal suyu]]></category>

		<category><![CDATA[food enginering design and economics]]></category>

		<category><![CDATA[gıda mühendisliği]]></category>

		<category><![CDATA[portakal suyu fabraikası fizibilite raporu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=352</guid>
		<description><![CDATA[
Okullu oldum olalı, bütün dünyam okuldan ibaret oldu. Sevdiklerime ancak telefonla ulaşabildiğim için özlem doruğa ulaştı. Ama geçici bir durum olduğunu ve sonunda mezun olacağımı hesaba katınca hepsi çekilebilir hale geliyor. Bildiğiniz gibi Gıda mühendisliği bölümünü bitirmek üzereyim. Bu dönem oldukça yoğun geçmesine karşın önümüzdeki dönem 2 ders alarak okuldan mezuniyet biletimi alacağım. “ Food [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-354 alignleft" title="citfour-logo" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/03/citfour-logo.jpg" alt="made by me" width="150" height="75" /></p>
<p>Okullu oldum olalı, bütün dünyam okuldan ibaret oldu. Sevdiklerime ancak telefonla ulaşabildiğim için özlem doruğa ulaştı. Ama geçici bir durum olduğunu ve sonunda mezun olacağımı hesaba katınca hepsi çekilebilir hale geliyor. Bildiğiniz gibi Gıda mühendisliği bölümünü bitirmek üzereyim. Bu dönem oldukça yoğun geçmesine karşın önümüzdeki dönem 2 ders alarak okuldan mezuniyet biletimi alacağım. “ Food Engineering Design and Economics” adlı dersini alanlar ne kadar zorlu bir ders olduğunu bilirler. Bu dersin zorluğu konuların zorluğundan kaynaklanmıyor tabi. İşin zorluğu sil baştan bir fabrika kurulmasından kaynaklanıyor. 6 kişiden oluşan grup arkadaşlarımla fevkalade yorucu ama bir o kadar da eğlenceli bir 4 hafta sonunda ilk raporumuzu teslim ettik. Gözde Bilen, Güngör Çevik, Yasemin Eke, Türker Çavuş, Gökhan Aydemir grubumuzun üyeleri. Hepsine teşekkürlerimi iletiyorum.Hem İngilizce çeviri açısından hem de sorumluluk almak açısından bir fabrika fizibilite raporu hazırlamak, her birimizin hayatımızda kullanabileceğimiz altın tecrübeler olarak kayda geçti. Bu fizibilite raporu her ne kadar tam anlamıyla doğru olmasa da takdir artık hocalarımızın. Bakalım bu rapor karşılığında bizlere biçtikleri not ne olacak? Bu fizibilite raporu %100 portakal suyu üreten bir fabrikanın çeşitli koşullar açısından değerlendirilmesini içeriyor.<br />
Raporun pdf formatını indirmek için <a href="http://www.uyuyang.com/dosyalar/orangejuice.pdf" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">tıklayınız</span></a>.<br />
Hayatımın rutinliğini değiştiren sevgili okulumla kısa bir süre daha birlikte olduktan sonra anayurduma evime döneceğim. Ha gayret kara göründü, birkaç kulaç sonra bu iş biter.</p>
<p>Logo nasıl ama?</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/citfour-portakal-suyu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
