<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uyuyang</title>
	<atom:link href="http://www.uyuyang.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uyuyang.com</link>
	<description>Don't be sleepy</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Oct 2009 00:20:44 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Son Dönemeç</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/son-donemec/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/son-donemec/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Oct 2009 00:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[mezuniyet]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[Uzun bir maraton koşusunun ardından yolun sonuna gelmiş bulunuyorum. Uzun zaman olmuş yine yazmayalı. Mazur görün çünkü yazın rehavetinden kurtulmak istemedim. Son yazdığım yazıyı gördükçe hala sıcak havaların esintisini hissediyorum.
Ne diyordum? Maraton… Evet okul hayatımın üniversiteye kadar devam eden süreci nihayete ermek üzere. Bu dönem sonunda bir aksilik olmazsa buradan mezuniyetimi ilan ediyor olacağım. Artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_478" class="wp-caption alignleft" style="width: 276px"><img class="size-full wp-image-478       " style="margin: 10px 5px;" title="uzum" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/10/uzum.jpg" alt="uzum" width="266" height="248" /><p class="wp-caption-text">Elimin yapımı üzüm salkımı..</p></div>
<p>Uzun bir maraton koşusunun ardından yolun sonuna gelmiş bulunuyorum. Uzun zaman olmuş yine yazmayalı. Mazur görün çünkü yazın rehavetinden kurtulmak istemedim. Son yazdığım yazıyı gördükçe hala sıcak havaların esintisini hissediyorum.<br />
Ne diyordum? Maraton… Evet okul hayatımın üniversiteye kadar devam eden süreci nihayete ermek üzere. Bu dönem sonunda bir aksilik olmazsa buradan mezuniyetimi ilan ediyor olacağım. Artık aktif bir iş hayatı geçirmeyi düşünüyorum.</p>
<p>Hayatımın bundan sonraki kısmı, sanırım, kendi yaşam yıllarım içinde yeni bir çağ gibi algılamam gereken bir dönem olacak. Profesyonel olarak iş koşullarına ve  5-8 mesailerine alışmam ve para kazanmaya başlamam, para kazandıkça her kadın gibi mızmızlanıp evimde oturmak istiyorum demem, ancak süresiz izne ayrıldığında etekleri tutuşan, eve hapsolursam ne yaparım diye düşünmem gereken bir dönem…</p>
<p>İnsanın yaşı ilerledikçe yaşam standartlarının değiştiğini teorik verilerden  ya da  kulaktan dolma alışılagelen sözlerden değil de, bizzat iliklerine kadar hissederek  anlamak, o yaşam koşulları için de hep daha iyisini istemek ve daha iyisine ulaşabilmek için daha fazla çalışmak sonra da bu kadar çabanın ne için olduğu düşüncesiyle kısa süreliğine bilinç kaybı yaşamak ancak sonrasında hızla akıp giden zamanın püsküllerine tutunup raydan çıkmamak normal yaşantı haline geliyor. İşte bu normal yaşantının içinde insanın aklında sadece bir mesele büyükçe bir yer ediyor. Sevdiklerin&#8230;</p>
<p>Bu kadar uzun cümle kullanmayı kendime bir borç bilmiş gibi niye hisettim ki!!! Oğuz Atay&#8217;ın Tutunamayanlar&#8217;ını okuyorum da bu aralar ondan olabilir. Bileğine, yüreğine sağlık. Seni bu zaman kadar neden okumamışım. Ha unutmadım ben tutunabildim hem de sımsıkı&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/son-donemec/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bones&#8221; Kemiklerin Anlattıkları!</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/bones-kemiklerin-anlattiklari/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/bones-kemiklerin-anlattiklari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2009 01:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Angela Montenegro]]></category>
		<category><![CDATA[Bones]]></category>
		<category><![CDATA[David Boreanaz]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Camille Saroyan]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Jack Hodgins]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Temperance Brennan]]></category>
		<category><![CDATA[Emily Deschanel]]></category>
		<category><![CDATA[Eric Millegan]]></category>
		<category><![CDATA[Fox]]></category>
		<category><![CDATA[Michaela Conlin]]></category>
		<category><![CDATA[Special Agnet Seeley Booth]]></category>
		<category><![CDATA[T.J. Thyne]]></category>
		<category><![CDATA[Tamara Taylor]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Zack]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Bu yaza damgasını vuran dizi benim için Bones dizisi oldu. Dizinin, bilimsel olarak kanıtlanabilir verilerden müteşekkil bir konusu olması, müspet ilim öğrenen biri olarak benim ilgimi çekmeyi başardı.
Hemen karakterlerden bahsedelim. Öncelikle Dr. Temperance Brennan;   nam-ı diğer “Bones” rolüyle Emily Deschanel dizinin başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce bahsettiğim My Sister&#8217;s Keeper  filminde de kısa bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-466 alignleft" title="bones" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/09/bones.jpg" alt="bones" width="250" height="368" />Bu yaza damgasını vuran dizi benim için <a href="http://www.fox.com/bones/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Bones</span> </a>dizisi oldu. Dizinin, bilimsel olarak kanıtlanabilir verilerden müteşekkil bir konusu olması, müspet ilim öğrenen biri olarak benim ilgimi çekmeyi başardı.</p>
<p>Hemen karakterlerden bahsedelim. Öncelikle <a href="http://www.fox.com/bones/bios/emily.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Dr. Temperance Brennan;</span></a>  <span style="color: #ff6600;"> </span>nam-ı diğer “Bones” rolüyle Emily Deschanel dizinin başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce bahsettiğim <a href="http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">My Sister&#8217;s Keeper</span>  </a>filminde de kısa bir süre doktor rolüyle ekranda gözüküyor. Hemen beraberinde ortağı olarak <a href="http://www.fox.com/bones/bios/david.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Special Agnet Seeley Booth</span></a> rolüyle David Boreanaz karşımıza çıkıyor. Bu iki ortak birbiriyle fevkalade uyumlu bir şekilde, en çözülmez olayları bile açıklığa kavuşturuyorlar. Ancak o kadar uyumlu olmalarının sebebi birbirlerine karşı besledikleri gizli hisler. Bu hisleri bir türlü gün yüzüne çıkaramıyorlar, o ayrı. Bu anlatılanlarla diğer polisiye dizilerden pek de farklı görünmüyor. Ancak bir kadından beklenmeyecek kadar ruhsuz, duygusuz bir karakter eğer başrol oynuyorsa dizi biraz daha ilginç hale geliyor. Herhangi bir olağanüstü, fizik ötesi varlığa inanmayan Bones bu noktada sürekli Booth ile kapışma halinde. Booth ise dindar olması sebebiyle zaman zaman düşüncelerinden dolayı Bones&#8217;a kızsa da kalbinin derinliklerinde duyduğu sevgi yüzünden onu her zaman affediyor.<span id="more-467"></span></p>
<p>Dizinin olmazsa olmazları sadece Bones ve Booth değil tabii ki. Bones laboratuvarda yardımcıları olarak seçtiği insanlarla birlikte çalışıyor. Hepsinin yeteneği, eğitimi farklı. Bunlardan biri iskeletlerden bilgisayar programı ile yüz taraması gerçekleştirebilen  sanatçı ressam  <span style="color: #ff6600;"><a href="http://www.fox.com/bones/bios/michaela.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Angela Montenegro</span></a></span>, diğeri ise ona sırılsıklam aşık olan<span style="color: #ff6600;"> </span><a href="http://www.fox.com/bones/bios/tj.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Dr. Jack Hodgins</span></a>. Hodgins bir toprak bilimci. Her maddenin kaynağı ve nerelerde bulunduğunu tespit ederek cinayet yerini belirliyor. Angela&#8217;yı melez güzeli Michaela Conlin, Hodgins&#8217;ı T.J. Thyne canlandırıyor. Bir de Zack var ki “Bones” ile duygusuyluk konusunda yarışacak olsalar kesinlikle kazanacak kapasiteye sahip bir asistan olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek IQ&#8217;su sayesinde  kimse onunla yarışamıyor. Bu sebeple ki “Bones” onun yerine geçebilecek hiç kimseye rastlayamıyor. Zack rolüyle, Eric Millegan&#8217;ı görüyoruz. Bir de diziye sonradan dahil olan <a href="http://www.fox.com/bones/bios/tamara.htm" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Dr. Camille Saroyan</span> </a>rolüyle Tamara Taylor&#8217;ı görüyoruz. Kendisini yine bir çok diziden hatırlayacaksınız.</p>
<p>Diziyi izlerken bir sonraki bölümde ne olacak diyeceğiniz bölümler oldukça az. Bu da diziyi istediğiniz zaman seyredebileceğiniz anlamına geliyor. Ben bütün bir yaza 4 sezonu yayarak izledim. Çok da güzel oldu. Ancak 4.sezon sonunda bittiğini anladığımda yaşadığım hüznü tarif etmem mümkün değil. Yeni sezonu için az bir süre kaldı. 17 Eylül&#8217;de başlıyor. Henüz izlemediyseniz hoş vakit geçirebileceğiniz bir dizi olarak tavsiye edebileceğim diziler arasında yerini aldı. Seyretmeyi düşünenlere iyi seyirler.</p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0460627/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Imdb Puanı</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/bones-kemiklerin-anlattiklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultanahmet&#8217;te İftar Vakti</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/sultan-ahmette-iftar-vakti/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/sultan-ahmette-iftar-vakti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 15:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Orucun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanahmet'te oruç açmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[
 
 Ertuğrul Özkök Umre anılarını yazar da ben durur muyum? Buyrun size Sultanahmet anılarım&#8230;
Ayların en güzeli Ramazan geldi ve tüm güzelliğiyle, bereketiyle evlerimizi ve kalplerimizi şenlendirdi. Oruç tutmak sıhhattir. İnsanın midesini ve barsaklarını temizlemeye yardımcı olur. Bir sürü tıbbi faydası vardır. Bu konuda ehliyet sahibi olmadığım için daha fazla ileriye gitmeyip sizleri farklı bir konuya yönelteyim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone size-full wp-image-459" title="sultan ahmet" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/09/sultan-ahmet.jpg" alt="sultan ahmet" width="400" height="405" /></p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p> Ertuğrul Özkök Umre anılarını yazar da ben durur muyum? Buyrun size Sultanahmet anılarım&#8230;</p>
<p>Ayların en güzeli Ramazan geldi ve tüm güzelliğiyle, bereketiyle evlerimizi ve kalplerimizi şenlendirdi. Oruç tutmak sıhhattir. İnsanın midesini ve barsaklarını temizlemeye yardımcı olur. Bir sürü tıbbi faydası vardır. Bu konuda ehliyet sahibi olmadığım için daha fazla ileriye gitmeyip sizleri farklı bir konuya yönelteyim. Orucun manevi faydasına&#8230;</p>
<p>Oruç tutmak özellikle açlık ile ön plana çıkar. Ancak oruç sadece fiziksel olarak besin ihtiyacını yeterince karşılayamama anlamına gelmez. Aynı zamanda nefsin aç kalmasıdır. Nefsi en sevdiği şeylerden uzak tutmaktır. Tüm şehevi istekleri bir kenara koyabilmek gerekir oruç tutulduğunda ya da en azından buna çaba göstermek gerekir. Sadece aç kalmak orucun farz hükmünü yerine getirmek demektir. Oruçlu insan dilini de korumalı, gıybete yönelmemeli, bu şekilde ruhunu da temiz tutmalıdır. Oruçlu olup da ezan vakti orucunu açmak dünyada yaşanabilecek en güzel anlardan biridir.</p>
<p>İşte bu güzel anı, bir de <span style="color: #888888;">Sultanahmet</span>&#8216;te yaşayalım istedik. Topladık kilimlerimizi ve evde yaptığımız yemeklerimizi, aldık yanımıza, tuttuk Sultanahmet&#8217;in yolunu. Annemlerin de iştirak etmeleriyle keyfim ikiye katlandı. İnsanın anacığının yanında olması bambaşka.<span id="more-458"></span></p>
<p>Bir cumartesi günü olması sebebiyle ülkenin dört bir yanından insanların gelmesiyle kalabalık bir anda 3 katına çıkabiliyormuş bunu da öğrendik o akşam.<br />
Özellikle iftardan sonra çeşitli gösteriler insanın tam Ramazan havasına sokuyor. Bir yükselti şeklinde hazırlanan iki pist üzerinde semazenler vardı. Biri bir uçta diğeri öbür uçta insanların manevi duygularını güçlendiriyorlardı. Semazenler pisti terkettiğinde ise sırayı çocuklar alıp zıp zıp zıpladılar. <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir zaman sonra mehter takımının sesini duyduk. Bütün avluyu baştan başa dolandılar. Diğer yandan uzun tahta bacaklı şovmen. Diğer yanda kaftan ve kavuk giymek için sıraya giren insanlar, annelerinin ellerinden tutup çekiştiren çocuklar, tesbihini de yanına almayı unutmamış bir ninenin kalbinden duyulan &#8220;Subhanallah&#8221; zikri.</p>
<p>E tabi Sultanahmet turistlerin uğrak mekanı. Bol miktarda turist, şu sonlarına geliğimiz yaz aylarında hala ülkemizdeler. Türkiye&#8217;ye gelmek için bu yıl ve önümüzdeki 5-10 yılı tercih eden turistler daha şanslılar. Osmanlı döneminden kalan eserleri görmek için o kadar yolları aşıp geliyorlar üstüne bir de ramazan ayına denk geldiğinde bazı nostaljik gelenekleri canlı olarak görme şansına ulaşıyorlar. Eğer yabancı ülkeden arkadaşınızı Türkiye&#8217;ye davet etmeyi düşünüyorsanız şimdi tam zamanı.</p>
<p>Annemlerle camide birbirimizi kaybedince ablamla soluğu dışarıda aldık. Onlar Teravih Namazı&#8217;nı kılarken biz de kitap fuarını dolaştık. Ablama Peyami Safa&#8217;nın müthiş eseri olan &#8220;Matmazel Noraliya&#8217;nın Günlüğü&#8221;nü aldık. Onun heyecanı beni de heycanlandırdı. Tavsiye ederim okumadıysanız mutlaka okumaya çalışın.</p>
<p>Ayrıca bir kaç tavsiye daha; eğer evden yemek taşımak istemiyorsanız ya da yemek hazırlamaya vaktiniz olmadıysa karnınız doyurmak için bir sürü seçenek var. Çok da pahalı olmayan alternatiflerden birini seçerek de iftar etmeniz mümkün.</p>
<p>Allah hepimizin orucunu kabul etsin. Şimdiden hepinize mutlu bayramlar.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/sultan-ahmette-iftar-vakti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Final Destination 4(3D)Son Durak 4(3Boyutlu)</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/final-destination-4-son-durak-4-3-boyutlu/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/final-destination-4-son-durak-4-3-boyutlu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 03:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[3 Boyutlu film]]></category>
		<category><![CDATA[3D film]]></category>
		<category><![CDATA[Andrew Fiscella]]></category>
		<category><![CDATA[Bobby Campo]]></category>
		<category><![CDATA[Final Destination 4]]></category>
		<category><![CDATA[Krista Allen]]></category>
		<category><![CDATA[Mykelti Williamson]]></category>
		<category><![CDATA[Nick Zano]]></category>
		<category><![CDATA[Shantel Vansanten]]></category>
		<category><![CDATA[Son Durak 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=445</guid>
		<description><![CDATA[Hayat ilklerle güzelleşiyor her daim. Yine bir ilki daha geride bıraktım dün gece. 3 boyutlu bir film izledim. Ülkemizde 28 Ağustos 2009, Cuma günü vizyona girecek olan Final Destination 4 (Son Durak 4). Öncesinde çekilmiş olan ilk 3 serisini izlediğim için filmin konusu için çok da kaygılanmıyordum. Bu sefer beni ilgilendiren kısım boyut farkı idi.
Yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-444 alignleft" title="SON-DURAK" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/08/SON-DURAK.jpg" alt="SON-DURAK" width="300" height="445" />Hayat ilklerle güzelleşiyor her daim. Yine bir ilki daha geride bıraktım dün gece. 3 boyutlu bir film izledim. Ülkemizde 28 Ağustos 2009, Cuma günü vizyona girecek olan Final Destination 4 (Son Durak 4). Öncesinde çekilmiş olan ilk 3 serisini izlediğim için filmin konusu için çok da kaygılanmıyordum. Bu sefer beni ilgilendiren kısım boyut farkı idi.</p>
<p>Yine de kısaca konusuna değinirsek; önsezi yoluyla bir takım anlık görüntüler gören genç erkek oyuncumuz, bu görüntülerde çevresinde bulunan insanların sırasıyla bir felaket sırasında öldüklerini görür. Kendine geldiğinde arkadaşlarını ölmemeleri için ikna etmek zorunda kalır. Ancak ölüm her defasında sinsice yaklaşır ve kader değiştirilemez planını filmdeki kahramanlarımız üzerinde oynar.<span id="more-445"></span></p>
<p>Başrollerini Krista Allen, Bobby Campo, Shantel Vansanten, Andrew Fiscella, Mykelti Williamson, Nick Zano paylaşmaktadır. Yönetmenliğini David R. Ellis&#8217;in yaptığı filmin senaryosunu Eric Bress ve Jeffrey Reddick birlikte kaleme almışlar.</p>
<p>Peki filmin diğer ilk üç seriden farkı nedir diye sorarsanız, öyle size elle tutulur hiçbir şey söyleyemem. Bu filmi şiddetle tavsiye etmeme sebep olacak tekşey 3 boyutlu olması olabilir. Daha önce size <a href="http://www.uyuyang.com/gozluk-sevdasi/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">gözlerimin </span></a>hikayesinden bahsetmiştim değil mi? İşte o yüzden şu şaşı bak şaşırlara bir ömür bile baksam 3 boyutlu resmi görmem mümkün değil. Ama 3 boyutu görebilmek için tek yol şaşı bak şaşırlar değilmiş <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  3D gözlük ile de bu mümkünmüş. İşte hayatımının ilklerinden biri buydu. 3 boyutlu bir görüntü görebilmek.<br />
Bu yazı film incelemesinden çok 3 boyut hakkında oldu farkındayım. Ama yapacak bir şey yok. Konu bu! Nesnelerin adeta burnununzun dibinde hareket ediyor olması ve elinizi uzatsanız yakalayacakmış hissine kapılmanız filmi oldukça keyifli hale getiriyor. Ancak filmde sanat kaygısı, duygu, hisler daha çok arka plana itiliyor. Hangi sahnede hangi nesne 3.boyutta önem kazanıyor bu daha fazla ön plana çıkmış durumda. Yönetmen de adeta bunu perçinlercesine hemen her sahnede önemli bir nesneyi burnumuzun dibine sokmayı başarmış. Fena da olmamış hani. Ama 3 boyutlu film izlemek bu tür filmler için güzel olsa da şöyle tutkulu bir aşk hikayesini düz camın ardından ya da beyaz perdeye çıplak gözle bakarken izlemek paha biçilemez.</p>
<p>Siz ,siz olun filmin sonlarına doğru karşınıza çıkacak olana yılanı tokatlamaya kalkmayın. (Benim gibi <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) O gerçek değil!</p>
<p><a href="http://thefinaldestinationmovie.com/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">Filmin websitesi/Fragman</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt1144884/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">imdb </span></a><span style="color: #ff6600;"><span style="color: #000000;">puanı</span><br />
</span><a href="http://www.sinemalar.com/film/2178/Son-Durak-4-3D/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">sinemalar</span></a></p>
<p>Dip not: Eğer gnçtrkcll&#8217;li iseniz 3D filmlere özel olarak eklenen 2,5 TL fiyat farkını ödemek zorunda değilsiniz.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/final-destination-4-son-durak-4-3-boyutlu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paramarka&#8217;nın Yeni Kampanyası Cappy Limonata</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/paramarkanin-yeni-kampanyasi-cappy-limonata/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/paramarkanin-yeni-kampanyasi-cappy-limonata/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 12:37:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Aktivite puanı]]></category>
		<category><![CDATA[Cappy Limonata]]></category>
		<category><![CDATA[Paramarka]]></category>
		<category><![CDATA[reklam kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam sitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[
Paramarka açıldığı günden bu yana üye sayısını hızla artırmaya devam ediyor. Yeni eklenen özellikleriyle dağıtılan hediyeler artık sadece kampanya ile sınırlı değil. Aktivitie puanlarınızı arttırarak hediye kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Peki nedir bu aktivite puanı. Adı üzerinde ne kadar aktifseniz o kadar puan toplayacaksınız. Kampanyalara göstermiş olduğunuz katılımlar, kampanyalara katılan projelere yaptığınız yorumlar, blogunuzda paylaştığınız bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-474 aligncenter" title="cappy" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/08/cappy.jpg" alt="cappy" width="500" height="357" /></p>
<p>Paramarka açıldığı günden bu yana üye sayısını hızla artırmaya devam ediyor. Yeni eklenen özellikleriyle dağıtılan hediyeler artık sadece kampanya ile sınırlı değil. Aktivitie puanlarınızı arttırarak hediye kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Peki nedir bu aktivite puanı. Adı üzerinde ne kadar aktifseniz o kadar puan toplayacaksınız. Kampanyalara göstermiş olduğunuz katılımlar, kampanyalara katılan projelere yaptığınız yorumlar, blogunuzda paylaştığınız bir paramarka yazısı&#8230; Bütün bunlar tabiki size et, süt yumurta olarak değil aktivite puanı olarak geri dönecek.</p>
<p>Kurucu ekip ve kreatif ekibin mizah anlayışının oldukça farklı olması ve ekibin sevimli karakterlerle samimi mesajlar gönderiyor olmaları e postamda heyecanla beklediğim e-postalar arasına girmeyi başarıyorlar.</p>
<p>Geçtiğimiz dönem okulda bir portaka suyu projesi yapmıştık. O proje için amatörce bir <a href="http://www.uyuyang.com/citfour-portakal-suyu/" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">logo </span></a>yapmıştım. Bakalım o amatör duygularım hala yaşıyor mu?</p>
<p>Paramarka&#8217;nın yeni kampanyası Cappy Limonata için bir karakter isteniyor. Evet çok profesyonel değilim ama e hadi bir deneylim.</p>
<p>Haydi herkese bol şans. Yok eğer ben kabiliyet düşmanıyım, ya da utanır sıkılırım derseniz bari beni destekleyin de aleme rezil olmalayım.</p>
<p>Desteklemek için <a href="http://www.paramarka.com/yk_worx.php?CA=42&amp;TY=5&amp;ID=2251" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">buraya</span></a>,  <a href="http://www.paramarka.com/yk_worx.php?TY=2&amp;CA=42&amp;ID=2261" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">buraya</span></a>, veya <a href="http://www.paramarka.com/yk_worx.php?CA=42&amp;TY=2&amp;ID=2260" target="_blank"><span style="color: #ff6600;">buraya </span></a>tıklayın.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/paramarkanin-yeni-kampanyasi-cappy-limonata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kız Kardeşimin Hikayesi(My Sister&#8217;s Keeper) Film Yorumu</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 13:43:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[abigail breslin]]></category>
		<category><![CDATA[aile filmi]]></category>
		<category><![CDATA[alec baldwin]]></category>
		<category><![CDATA[cameron diaz]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal film]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kız kardeşimin hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[lösemili çocuğun hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[my siter's keeper]]></category>
		<category><![CDATA[Sofia Vassilieva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=431</guid>
		<description><![CDATA[My Sister&#8217;s Keeper(Kız Kardeşimin Hikayesi) sandığımın aksine oldukça duygusal bir film imiş. Ben romantik komedi sanmıştım oysa ki. Filme gitmeden önce yanımda ıslak mendil vardı. Oldukça işe yaradığını söyleyebilirm. Mutlaka çevremizde, akraba olmasa bile tanıdıkların arasında lösemi ile savaşan birileri vardır. Löseminin tedavisinde çoğunlukla uygun ilik aranır. Bulunamaz ise aynı anne babadan yeni doğacak çocuktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-430 alignleft" title="my-sisters-keeper" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/08/my-sisters-keeper.jpg" alt="my-sisters-keeper" width="324" height="480" />My Sister&#8217;s Keeper(Kız Kardeşimin Hikayesi) sandığımın aksine oldukça duygusal bir film imiş. Ben romantik komedi sanmıştım oysa ki. Filme gitmeden önce yanımda ıslak mendil vardı. Oldukça işe yaradığını söyleyebilirm. Mutlaka çevremizde, akraba olmasa bile tanıdıkların arasında lösemi ile savaşan birileri vardır. Löseminin tedavisinde çoğunlukla uygun ilik aranır. Bulunamaz ise aynı anne babadan yeni doğacak çocuktan ilik nakli olması tedavide bir umut olur.</p>
<p>Filmde bir ailenin lösemili çocuklarını kurtarabilmek adına yeni bir çocuğa sahip olmaları ile konu alınıyor. Ancak bu çocuk büyüdüğünde ablası için donör olmaktan vazgeçer ve bu konuda uzmanlığı halk tarafından kabullenilmiş bir avukat yardımıyla ailesine dava açar. Her ne kadar filmin ilerleyen zamanlarında sonuç önemli olmasa da davayı kazanır.</p>
<p>Filmin konusu hakkında bu kadar bilgi yeter. Umarım sinemada izlerken yanınızda mendil götürmeyi ihmal etmezsiniz. Filmin başrol oyuncuları arasında Cameron Diaz (anne), Abigail Breslin(Donör kardeş), Sofia Vassilieva (Lösemili çocuk), Alec Baldwin (avukat) var. Yönetmen koltuğunda Nick Cassavetes oturuyor. Senaryosunu Jeremy Leven ve Nick Cassavetes birlikte kaleme almışlar. Bu güzel hikaye ise Jodi Picoult&#8217;ın aynı adlı eserinden uyarlanmış.</p>
<p><span id="more-431"></span></p>
<p>Filmde bir çok karakter aynı anda sergilenmiş. Fedakar, hırslı, inatçı insanların bir arada bulunduğu bir film. Özellikle komedi filmlerinde daha sık gördüğümüz Cameron Diaz artık yaş kemale ermiş olsa gerek ki acılı bir anne rolü ile karşımıza çıkıyor. İtiraf etmeliyim ki çok başarılı bulmasam da bu rollerde de görmekten keyif alacağım. Abigail Breslin bu filmde de diğerlerinde olduğu gibi çok bilmişliği ve şeker yüzü ile perde de göz dolduruyor. Diğer dikkatimi çeken oyuncu ise lösemili abla Sofia Vassilieva oldu. Daha önce çok da net hatırlamadığım bu yüzü sinema perdesinden görmek çok hoşuma gitti. Oldukça dinamik bir yüzü var. Kanserli bir hastayı canlandırırken bile etrafına neşe saçıyordu. Diğer filmlerini izlemeyi düşünüyorum.</p>
<p>Filmde makyaj oldukça iyi yapılmıştı. Kanserli bir hasta olduğunu düşünmemek çok zordu. Ancak kanser hastaları genellikle bulundukları kilodan daha fazla zayıflarlar benim bildiğim. Filmde bu göz ardı edilmiş sanki.<br />
Film 14 ağustos 2009 tarihinde (bugün) ülkemizde vizyona giriyor. Bugün ne yapsam diye düşünüyorsanız Hiç vakit kaybetmeden bir bilet alın.</p>
<p>Yazıda verilen tıbbi bilgiler genel geçer bilgilerdir. Kesin kaynaklara dayanmamaktadır.<br />
Çevrenizde tedaviye cevap vermeyen kanser hastaları bulunabilir. Ama en azından onlara güzel anılar yaşatmak bizim elimizde. Bu konuda &#8220;<a href="http://www.herseyeragmenyalnizdegiller.com/tr/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Herşeye Rağmen Yalnız Değiller</span></a>&#8221; adlı proje ile kanser hastalarına moral ve destek amaçlı ziyaretler tertip eden Davut Topcan&#8217;ı da anmak istiyorum.</p>
<p>Bu film hakkında yazılan bir diğer yazı için <a href="http://www.kadinsanat.net/wordpress/?p=561" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">tıklayınız</span></a>.<br />
<a href="http://www.mysisterskeepermovie.com/#home" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Filmin fragmanı ve web sitesi </span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt1078588/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">imbd puanı</span></a><br />
<a href="http://www.sinemalar.com/film/27689/Kiz-Kardesimin-Hikayesi/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">sinemalar</span></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/kiz-kardesimin-hikayesimy-sisters-keeper-film-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metrodan Kaçış &#8220;Taking of the pelham 1 2 3&#8243;</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/metrodan-kacis-taking-of-the-pelham-1-2-3/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/metrodan-kacis-taking-of-the-pelham-1-2-3/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 03:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[denzel washington]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[film yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[James Gandolfini]]></category>
		<category><![CDATA[john travolta]]></category>
		<category><![CDATA[John Turturro]]></category>
		<category><![CDATA[Luis Guzmán]]></category>
		<category><![CDATA[metrodan kaçış]]></category>
		<category><![CDATA[soprano]]></category>
		<category><![CDATA[taking of the pelham 1 2 3]]></category>
		<category><![CDATA[tony scott]]></category>
		<category><![CDATA[Victor Gojcaj]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=421</guid>
		<description><![CDATA[Bazen bir film dönüşü izlediğiniz filmin sahneleri içinde bulursunuz kendinizi. Hele de filmin adı &#8220;Metrodan Kaçış&#8221;(Taking of the Pelham 1 2 3) ise ve siz de eve metro ile dönmek durumundaysınız olay daha keyifli hale gelir. Filmde rehin alınan yolculardan biri gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Filmden bahsetmeden önce metrodan bahsedelim.
Dikkat edince metro özellikle de İstanbul metrosunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-422 alignleft" title="pelham" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/07/pelham.jpg" alt="pelham" width="236" height="338" />Bazen bir film dönüşü izlediğiniz filmin sahneleri içinde bulursunuz kendinizi. Hele de filmin adı &#8220;Metrodan Kaçış&#8221;(Taking of the Pelham 1 2 3) ise ve siz de eve metro ile dönmek durumundaysınız olay daha keyifli hale gelir. Filmde rehin alınan yolculardan biri gibi hissedebilirsiniz kendinizi. Filmden bahsetmeden önce metrodan bahsedelim.</p>
<p>Dikkat edince metro özellikle de İstanbul metrosunda her tür insanla karşılaşmak mümkün. Metro farklı bir ulaşım aracı. Her insan sınıfı bu ulaşım aracını kllanıyor. Zengin, fakir, sarhoş, genç, güzel, işçi, öğrenci, yolcu, hasta, memur, sanatçı&#8230; Her gruptan insan görmek mümkün.</p>
<p>İşte yine bir metro ulaşımı sırasında insanları incelemeye başladım. Bir ara karşımda oturan yeni yetme delikanlı kulağındaki müziğe sesli eşlik ettiğini farkedince utanarak elleriyle oynamaya başladı. Zira ellerindeki yaraları farketmem o zamana rastladı. Elleri muhtemelen çalıştığı iş sonucunda yara bere içinde olmuştu. Yaşı genç olmasına rağmen zengin yaşıtları gibi gezip belki de o saatte işten dönüyordu. Ancak benzer olan bir şey var. Kafasını telefonundan kaldırmıyordu. Diğer yanda koltukların yarısı boş olduğu halde ayakta yolculuk yapmayı tercih eden bir başka yolcu daha vardı. Muhtemelen yırtık terlikleri ve gencin ellerinden çok daha beter durumda olan ellerinden de anlaşılacağı gibi işten dönüyordu. <span id="more-421"></span>Ancak gençteki umursamamazlık onda yoktu. Belli ki bir ailesi var ve omuzları o yükün altında eziliyor. Yorgunluğunu karısına sarılınca atacak. Ama o yorgunluk adamı uyutursa tabi. Herkes çalışıyor ama iş gücü, fiziksel güç harcayarak çalışan insanlar gözümde biraz daha değerliler. Onlar iş kokan insanlar.<br />
İşte Denzel abimiz de sorumlu bir baba bu filmde. Evine 4 litre süt götürebilmek için çalışıyor <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Klasik bir rehine kaçırma filmi. Bu sefer uçak, otobüs değil, bir tren. John Trovolta her zaman ki gibi biraz abartılı da olsa üstün performansı ile filmin neşe kaynağı oluyor. Kötü rolde  tabi! Denzel Washington ise kendisini bu konuda muktedir görmese de rehine kurtarma operasyonunda büyük bir görev üstlenmek zorunda kalıyor. Filmde sevilen dizi Soprano&#8217;dan da hatırlayacağınız James Gandolfini de rol almış. İyi de olmuş. Renk gelmiş. Özellikle giriş bölümündeki jenerik, insanı fazlasıyla moda sokuyor. Yönetmen koltuğunda  Tony Scott oturuyor. John Godey&#8217;in imzasını taşıyan romandan uyarlanmış filmin senaryosunu Brian Helgeland yazmış.  Polisiye-macera film meraklılarının kaçırmaması gereken bir film.</p>
<p>Ülkemizde 31 temmuz 2009, cuma günü vizyona giriyor.</p>
<p>Filmin daha önceden çekilmiş orijinali biraz daha fazla beğeni toplamış. Puanlamada henüz çırak ustayı geçememiş. İlk yapım 1974 senesinde vizyona girmiş.</p>
<p><a href="http://www.catchthetrain.com/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Filmin web sitesi</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt0072251/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">1974 yapımı film</span></a><br />
<a href="http://www.imdb.com/title/tt1111422/" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">İmdb Puanı</span></a><br />
Benim puanım:10 üzerinden 6.0</p>
<p>Şimdiden iyi seyirler.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/metrodan-kacis-taking-of-the-pelham-1-2-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Biri&#8221; Adsl&#8217;den Bedava Modem</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/biri-adslden-bedava-modem/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/biri-adslden-bedava-modem/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 10:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[bedava modem]]></category>
		<category><![CDATA[biri adlsden bedava modem]]></category>
		<category><![CDATA[biri adsl]]></category>
		<category><![CDATA[internet bağlantısı]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=414</guid>
		<description><![CDATA[
Günlerden bir cumaydı Biri Adsl ile olan ilişkimiz başladığında. İzmir’de ikamet ettiğim 3.5 aylık süre için tercih etmem gereken Adls hizmeti veren firmanın Biri olması gerektiğine karar verdim. Hem taahhütsüz olması, hem de 50TL karşılığında kablosuz modem alabilecek oluşum, hem de yıllardır TTnet dışında herhangi bir firma denememiş olmam bu kararı vermem de etkili oldular. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-415 aligncenter" title="biri-adsl" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/07/biri-adsl.jpg" alt="biri-adsl" width="400" height="338" /></p>
<p>Günlerden bir cumaydı Biri Adsl ile olan ilişkimiz başladığında. İzmir’de ikamet ettiğim 3.5 aylık süre için tercih etmem gereken Adls hizmeti veren firmanın Biri olması gerektiğine karar verdim. Hem taahhütsüz olması, hem de 50TL karşılığında kablosuz modem alabilecek oluşum, hem de yıllardır TTnet dışında herhangi bir firma denememiş olmam bu kararı vermem de etkili oldular. Bir hafta içinde bağlanağı söylenen Beko yetkili servisi ile başladım beklemeye. Cuma günü başvurup pazartesi hizmetin açılmış olması beni oldukça şaşırttı. İşte bu dedim. Nihayet hızlı işleyen bir sistem var.</p>
<p>Bağlantıyı kullandığım süre boyunca çok fazla sorun yaşamadım. Olan sorunlarda diğer adsl bağlantılarında yaşanan sorunlarla aynı.</p>
<p>Ancak hız ya da teknik sorunların güzel çözülüyor olması yetmiyor. Biz ayağa hizmeti seven bir milletiz. Ödemeler için kredi kartı numaramı vermiş olmam yetmiyor. Halbuki bana sözle söylenen oydu. Kredi kartımdan otomatik olarak tahsil edilecekti. Ama edilmedi. Ben her seferinde kendim yatırmak zorunda kaldım. Onu da geçtim.<br />
Mesele henüz yeni başlıyor. 27 mayısta adsl bağlantısı kapattırmak için Biri müşteri hizmetlerini aradım. Kaydın alındığını 1 hafta içinde kapatılacağını söylediler. Bu sürenin çok uzun olduğunu ve daha kısa sürede işlemi gerçekleştirmelerini rica ettim. Telefondaki bayan not aldığını ve haziran faturası kesilmeden kapatılacağını söyledi. Gelin görün ki öyle olmadı. Ben bu telefon konuşmalarını sıklaştırmaya başladım. Ve her serfinde aynı şeyleri duymak zorunda kaldım.</p>
<p><span id="more-414"></span>En son konuştuğum beyefendi en talihsizi idi. Artık sabrımın kalmadığı nokta oldu. Ve nihayet 3 haziranda fatura kesildikten sonra bağlantım kapandı. Tabi bu bağlantı kapatılmadan önce faturayı kesinlikle ödemeyeceğimi söylediğim için mi yoksa kendilerinden kaynaklanan bir gecikme olduğu için mi bilinmez fatura geri çekildi. Ben bu arada her seferinde modemi satın almak istediğimi ve bu8nun parasını ödemek  istediğimi belirttim. Ve her seferinde hattınız kapandıktan sonra ilgili birim sizi arayacak denildi. Ama o ilgili birim beni hiç aramadı. İnternet sitesinde telefonunu not edin “ Biri sizi arasın” da hikayeymiş bunu öğrendim. Ne arayan var ne soran. Bakınız tarih 1 temmuz. Hala aramadılar. Bunun üstüne ben birkaç kez aradım. Modemin parasını ne zaman alacaksınız diye? Telefona çıkan bayan hattınız kapandıktan sonra 3 hafta içinde modem elimize ulaşmazsa kredi kartından otomatik tahsil edilecek dedi. Kredi kartından nasıl tahsil edeceklerini biliyorum ben!!!  Bu arada hattım kapanalı tam 4 hafta oldu. Hala  modem ücreti tahsil edilmedi. Ben yanlış sayıyorum herhalde. Neyse vel hasılı modemi hediye etmek istiyorlarsa keyifleri bilir. Ama ben ısrarla ödemek istiyorum. Ama bunu ödemek için dünya kadar telefon faturası ödemek istemiyorum. <em>Edit: 03.07.2009 tarihinde nihayet ödeme gerçekleşti</em>.</p>
<p>Demek ki televizyonda,radyoda,  internette, taksilerde boy boy reklam göstermekle bu iş olmuyormuş. Önce hizmet sonra memnuniyet.</p>
<p>Bakın diğer memnuniyetsizlikler de <a title="Friendfeed" href="http://friendfeed.com/fikirbaz/f4ec77a9/ayl-k-29-tl-olan-kotal-b-r-ba-lant-m-z-sebebiyle-n-rs" target="_blank">şurada</a>.</p>
<p>Anlaşılan o ki bu ülkede hala bir işi doğru yapan az kişi var. Ve anladım ki TTnet sen neymişsin be abi! Taa İzmir’den Gaziantep’e, oradan İstanbul’a, yine İstanbul’da başka bir eve. Hiç sorunsuz nakil işlemlerimi yaptın. Açma kapatma işlemlerimi en fazla bir gün içinde tamamladın. Hakikaten canı gönülden teşekkür  ediyorum.<br />
Not: Biri adsl’de modem bedava değildir. Yazarın kendi ironisidir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/biri-adslden-bedava-modem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30 değil 29!</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/30-degil-29/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/30-degil-29/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2009 00:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[5806 sayılı af kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Dersler]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=411</guid>
		<description><![CDATA[
Okul dolayısıyla uzun bir süredir yazı yazamadım. Şimdi kısa kısa neler oldu neler bitti biraz onlardan bahsedelim.
Öncelikle 5806 sayılı af kanunu ile döndüğüm okuluma devam ettim ve başarılı sayılabilecek bir dönem geçirdim. Almayı beklediğim 5 dersin yanında ikinci dönem ders programına dahil edilen 2 dersi daha alarak 7 dersi verme çabam başladı. Hepsi birbirinden ağır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-412 aligncenter" title="okulu-bitir" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/06/okulu-bitir.jpg" alt="okulu-bitir" width="400" height="288" /></p>
<p>Okul dolayısıyla uzun bir süredir yazı yazamadım. Şimdi kısa kısa neler oldu neler bitti biraz onlardan bahsedelim.<br />
Öncelikle 5806 sayılı af kanunu ile döndüğüm okuluma devam ettim ve başarılı sayılabilecek bir dönem geçirdim. Almayı beklediğim 5 dersin yanında ikinci dönem ders programına dahil edilen 2 dersi daha alarak 7 dersi verme çabam başladı. Hepsi birbirinden ağır olan 4 dersin yanında 3 seçmeli aldım. Bilin ne oldu? Seçmelilerden biri kaldı. Umuyorum ki tek ders sınavında onu da halledip bir sonraki şubat ayında mezuniyet diplomamı almaya hak kazanırım. Derslerin kapsamında daha önce de bahsettiğim gibi bir portakal suyu fabrikasının fizibilite raporunu hazırladık. Oldukça keyifli bir proje oldu. Temel iletişim seçmeli bir ders olsa da oldukça güzel bilgiler edindiğim bir ders oldu. Hocamın tavsiyesi ile beden dili seminerine gittim. Aslında bir çok seminere gitmek istedim ama zaman kısıtlılığından dolayı gidemedim. Yönetici ne iş yapar bunu öğrendim. “Yönetici iş yapmaz yaptırır.” Dersler hakkında bu kadar yeter.</p>
<p><span id="more-411"></span><br />
İzmir –İstanbul uçuşları arasında gidip gelirken yeni bir eve de taşındım. Bir öncekine göre biraz daha büyükçe olan ev şimdilik gözümüze hoş geliyor. Umarım ev sahibi olana kadar yeniden taşınmak zorunda kalmayız ki artık yeter.<br />
Eşimin doğum gününü yanında olmasam da bir keman hediye alarak kutladım. Yakında bir konser vermesini umuyorum kendince çalarak <img src='http://www.uyuyang.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> .<br />
Bu arada benim de doğum günüm geldi geçti. 30’uma girmeden önceki son yaşımı doldurmaya başladım. 30’dan sonrası daha da hızlı geçermiş. Öyle diyorlar. Hayırlısı.<br />
Arada geliş gidişlerime denk gelirse Etohum toplantılarına katıldım. İzmir sıcaklarına kalmadan İstanbul’a döndüm.<br />
Hayatımın en yoğun dönemi bu oldu diyebilirim. Bu arada İzmir’de beni evinde ağırlayan Şener Abla’ma buradan da teşekkür edeyim.<br />
Önümüzdeki dönem biraz daha kolay olacak. Sadece 2 dersim ve bitirme tezim olacak. Tez konusu için hala arayış içindeyim. Bakalım ne olacak?<br />
Bundan kelli daha düzenli aralıklarla yazmak istiyorum. Ama istiyorum.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/30-degil-29/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FF&#8217;ten Karakter Tahlili</title>
		<link>http://www.uyuyang.com/fften-karakter-tahlili/</link>
		<comments>http://www.uyuyang.com/fften-karakter-tahlili/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 May 2009 23:18:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>uyuyang</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[FF]]></category>
		<category><![CDATA[FF tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım ağı]]></category>
		<category><![CDATA[social network]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uyuyang.com/?p=404</guid>
		<description><![CDATA[
Son zamanların en önemli en çok kullanıcısı olan sosyal ağı Friendfeed (FF). Sosyal ağlarla başımız dertte. Bir yandan birileri bizi takip etsin diye kelimelere taklalar attırarak ilginç şeyler paylaşıyor, blogumuzda yazdıklarımızı daha fazla okuyucuyla buluşturmayı hedefliyoruz. Ama diğer yandan başkalarının ne paylaştığı umurumda değil diyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
İnsanlar doğal olarak farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-405 aligncenter" title="social-network" src="http://www.uyuyang.com/wp-content/uploads/2009/05/social-network.jpg" alt="social-network" width="400" height="300" /></p>
<p>Son zamanların en önemli en çok kullanıcısı olan sosyal ağı <a title="FF" href="http://www.friendfeed.com" target="_blank"><span style="color: #ff9900;">Friendfeed</span></a> (FF). Sosyal ağlarla başımız dertte. Bir yandan birileri bizi takip etsin diye kelimelere taklalar attırarak ilginç şeyler paylaşıyor, blogumuzda yazdıklarımızı daha fazla okuyucuyla buluşturmayı hedefliyoruz. Ama diğer yandan başkalarının ne paylaştığı umurumda değil diyoruz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.<br />
İnsanlar doğal olarak farklı karakterlerde oluyor. Peki FF kullanıcılarının karakterleri ne?</p>
<p><strong>1.</strong>Kimse umurumda değil ben yazar geçerim like’ları toplar arkama bile bakmam tipleri: Bu tipler küçük dağları ben yarattım edasıyla yaşarlar. İnternette her şeyi bilir her yeri gezerim. Sizden öğreneceğim hiçbir şey yok. Siz beni takip edin çok şey öğrenin havasındalar. Bu tiplerden bazıları gerçekten doğru söylüyordur ve mutlaka takip edilesi insanlardır.</p>
<p><strong>2</strong>.Kimse alınmasın gücenmesin ama benim bunlar için uğraşacak vaktim yok. Eğer önemli bir şey varsa biri bana FF linkini göndersen asla like’ımı esirgemem insanlarıdır. Bu tiplere kızmaktan ziyade acımak gerekir. Çünkü zaman ayarlı yaşarlar. Eğer hayatlarında 1dk şaşarsa o gün ne yapacaklarını bilemezler. Hoş görmek lazımdır. Onları sevin. Önemli FF linklerini gönderin.</p>
<p> <span id="more-404"></span><strong>3</strong>.Bir yine like vermeyen tipler vardır ki işte en tehlikelileri de bunlardır. Like verince ciğerleri sökülecek sanırlar. Haftada ya bir ya iki like anca…kolay kolay bir şey de yazmazlar. Çünkü like almamaktan korkarlar. Eee ne demişler ne ekersen onu biçersin. Takip edeceksen varlığını göstereceksin. Öyle gizliden gizliye takip edip “onun bunun arkadaşı yorum yaptı o bunu sevdi”lerle bir şeyler öğrenmeye çalışma! Öğrenemezsin.</p>
<p><strong>4</strong>.Düzenli olarak FF saati olanlar. Her gün belirli saat aralığında FF’in altını üstüne getirenler. Deşilmedik tek post bırakmayanlar. Ve vakti dolduğu anda kendi postuna daha yorum girmeyenler. Bunlar düzen insanıdır. Ertesi gün aynı saat gelmedikçe sizin sorunuza cevap vermezler.</p>
<p><strong>5</strong>.Full time FF çiler. Bunların bir pencereleri sadece FF’e aittir. Asla kapanmaz. Ama balık gibi dalıp gitmek yerine, gün içersinde ara sıra sık sık FF’i takip ederler. Ve kolay kolay hiçbir şey kaçırmazlar. Bunlar FF uzmanıdırlar. Ne sorarsanız sizi doğru yönlendirirler. Kaçırdıkları postlara da ertesi gün de olsa geri dönüp mutlaka iz bırakırlar. Bu tipler de iyidir. Ne aşırı ne de az sıklıkla takip ederler. Takip edilesi tiplerdir.</p>
<p><strong>6</strong>.Full time laklakçılar; her posta her girdiye cö demeden bırakmazlar. Yapışırlar yakasına. Bazen alakasız postlara yorum yapıp kendilerini güç duruma da sokabilirler. Komik insan bunlar. Tek faydaları vardır. Like almayan yorum almayan postları öksüz bırakmazlar. Ama iyi niyetlidirler. Onlar da lazımdır. Kenarda mutlaka bir iki tane olmalıdır.<br />
Sessiz takipçiler; bu grup ne bir post ne bir yorum ne bir like.. öyle yaşar giderler. Kendi alanlarında bilgi edinip sessizce takip eder. Konsere giden ama söylenen şarkıya eşlik etmeden, sigarasını yakıp sessizce şarkıyı dinleyen tipler gibidir. Hiçbir zararları yoktur. Aksine kendilerine faydalıdırlar. Ama sadece kendilerine.</p>
<p><strong>7</strong>.Reklamcılar, rantçılar menfaatçiler; bu tipler FF!i bir Pazar olarak görüp öyle değerlendirirler. Sadece yeni ürün ya da servis icraatında bulunduklarında FF’e başvurular. Bir süre sonra ortadan kaybolurlar. Bir süre sonra yeniden hortlarlar.</p>
<p><strong>8</strong>.Best of day’ciler; sadece popülarite ile ilgilenirler. Ve popüler olmaya çalışırlar. Değerli ama hiç like almamaış bir yazı ile ilgilenmezler. Kı..kırık bir post olsun 43 like olsun öyle yorum yaparım diyenlerdir. Like etmeyin daha iyi denir bunlara.</p>
<p><strong>9</strong>.Kendine Müslüman olan tipler. Yazdıklarına yorum gelmiş mi diye bakıp yoksa son sürat FF’i terk edenler. Günü belirli aralıklarında bu işi tekrarlayıp günü geçiririler.</p>
<p><strong>10</strong>.FF’i gereksiz bulanlar ama bir türlü kopamayanlar. Arada ortaya bir taş atar kim üstüne alınırsa deyip tartışma çıkartır. Sonra buralardan çekip giderim deyip demagojik takılan tipler bunlar. Oltaya gelmeyin tartışmaya girmeyin.</p>
<p><strong>11</strong>.FF ajanları sağı- solu bölmek için olmadık yerlerde olmadık tartışma çıkarmaya çalışan tipler. İşte en zararlı tipler bunlardır. Dünya teknolojisi konuşulacak zamanlarda bu tür gereksiz tartışmaları açarlar ve insanları yönlendirmeye çalışırlar. Hangi düşünceyi taşıdığı önemli değil. Provoke olmayın yeter.<br />
<strong>12</strong>.Normal FF insanları; günlük olarak rutin FF onların vazgeçilmezidir. Ama iki gün girmeseler de hayatlarından çil çil altınların eksilmeyeceğini bilirler. Akıllarına geldikçe gün içersinde 5-6 defa FF’ takılırlar. Kendilerine göre önemli olduğunu düşündükleri postlara yorum yaparlar, like ederler. Ama FF’in ne işe yaradığını bilirler. Ne için kullanılacağını bilirler. Takip edilesi tiplerdir. Severim ben de bu tipleri.</p>
<p>Benim bu sıralamayı yapmam herkesin bu sıralamayı kabul edeceğine işaret etmez. Kendi kişisel görüşlerim ve izlenimlerimi paylaşmak istedim. Eğer arzu edilirse maddeler arttırılabilir. Ben mi hangisine giriyorum? Beni kim hangi kategoriye sokarsa ona göre o kategorideyim.</p>
<p>Sınav zamanım ne diye uğraştım ben şimdi bununla!<br />
Bu yazı imla kontrolü yapılmadan yayına alınmıştır. Bir ara düzeltilecektir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uyuyang.com/fften-karakter-tahlili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
