<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" version="2.0">

<channel>
	<title>Wayire Munzur'i * Bir Başka Enerji mümkün ! - İnadına  MUNZUR MUNZUR MUNZUR</title>
	
	<link>http://www.munzurca.com</link>
	<description />
	<lastBuildDate>Sun, 30 May 2010 06:08:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/WayireMunzuri" /><feedburner:info xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" uri="wayiremunzuri" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:emailServiceId xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">WayireMunzuri</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0">http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><item>
		<title>Dünya vicdansız aklın güdümüyle bu hale geldi</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dunya-vicdansiz-aklin-gudumuyle-bu-hale-geldi/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dunya-vicdansiz-aklin-gudumuyle-bu-hale-geldi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 06:08:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[dersim38]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan Emir]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nesrin aksu]]></category>
		<category><![CDATA[Sad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1635</guid>
		<description><![CDATA[Tarihin de zamanı var, Dersim&#8217;in de zamanı var&#8230; Yeniden ve yeniden tanık olmaya devam edecek yaşananlara. Bütün gerçekleri kaydedecek tarih kendi hafızasına. Ne 38&#8242;i unutacak, ne Rayber&#8217;in sırtına sapladığı ihanet hançerini, ne de Seyit Rıza&#8217;nın ak sakallarından damlayan o nurlu ışığı&#8230; &#8216;Senin hile ve yalanlarınla başa çıkamadım, bu bana dert oldu. Karşında diz çökmedim ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/SAD.jpg" rel="shadowbox[post-1635];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1634" title="SAD" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/SAD.jpg" alt="" width="400" height="400" /></a><span style="font-family: Verdana,Arial;">Tarihin de zamanı var, Dersim&#8217;in de zamanı var&#8230; Yeniden ve yeniden tanık olmaya devam edecek yaşananlara. Bütün gerçekleri kaydedecek tarih kendi hafızasına. Ne 38&#8242;i unutacak, ne Rayber&#8217;in sırtına sapladığı ihanet hançerini, ne de Seyit Rıza&#8217;nın ak sakallarından damlayan o nurlu ışığı&#8230; &#8216;Senin hile ve yalanlarınla başa çıkamadım, bu bana dert oldu. Karşında diz çökmedim ya bu da sana dert olsun.&#8217;</p>
<p>Dersim sürgünlerin vatanı aslında. İki kez ciddi sürgün yaşamış ama bu sürgünler onunla bitmemiş bugün hala devam ediyor. Dersimliler sırtlarında vatan özlemleri ve bu toprağa olan doyumsuz sevgileriyle dağılmışlar dünyanın dört bir yanına. Nereye giderseniz gidin bir Dersimliyle karşılaşmanızın nedeni her evladını sürgün yollarına göndermiş olmasıdır. Kaç yıldır göç denilen sürgünü yaşamaya devam ediyor. Bütün köyler suskun bugün, lal olmuş dilleri. Konuşmuyor kimseyle ve konuşacak kimsesi yok bu köylerin. Türkülerle kendini yaşatmaya çalışıyor&#8230; &#8216;Şarkılarım babamın lallığının dil tutmuş halidir&#8217; diyerek uzun soluklu müzik serüveninde kendini yalnızlığa hapsederek bugüne gelen Erdoğan Emir, köklerinin izini sürerek düş kurmaya başlamış. KOM Müzik etiketiyle çıkan albümü SAD (TANIK) ile bu izleri bizlerle paylaşan Erdoğan Emir, &#8216;Ve işte bulduğum şey SAD&#8217;ın kendisi oldu ve bende harcını döken kişi&#8230; SAD&#8217;ı dinlediğimde sanki yıllar önce yapmışım gibi gelir bana. Zaten hep bir evveliyatı vardı. İnsanı kamil belki de oradan bize meymandı&#8217; diyor.</p>
<p><strong><em>Uzun süreli bir yolculuğun ardından nihayet tanıklıkların, biriktirdiklerin bir albümde toplanarak dinleyicilere ulaştı. Albümün oluşum sürecinde yaşadıklarını ve bugün hissettiklerini paylaşır mısın?</em></strong></p>
<p>Albümün oluşum süreci benim için hem müzikal anlamda hem de hayata dair yeni deneyimler edinmeme ve birçok şeyi daha iyi değerlendirmeme vesile oldu. Keyifli, bir o kadar da sıkıntılı bir hazırlık süreciydi. Ekonomik sıkıntıların istediğim birçok şeyi gerçekleştirmemi engellemesini bir yana bırakırsam, güzel bir heyecanı biriktirerek bu albümü oluşturdum ve dinleyicilerimle paylaşabildim. Bugüne kadar yaratmış olduğum eserlerin arasından bir bölümünü özenle seçip dinleyici ile paylaşmak en önemlisiydi sanırım.</p>
<p><em><strong>Albümün adı SAD yani tanık. Nelere tanıklık ettin, sendeki izleri ne?</strong></em></p>
<p>Büyük bir misyonla hareket eden bir albüm değil. Bazen kişisel, bazen de toplumsal vurgu barındıran bir albüm. Yaşadığım coğrafyanın, Dersim&#8217;in geçmişten bugüne belli bir sürecine tanıklık etmeye çalışan bir albüm. Mesela bir yandan Seyit Rıza&#8217;yı anlatmayı, bir yandan yalnız kalan kamil insanı, bir yandan kaybolmuş o maneviyatı, bir yandan da içimdeki o mistik havayı ve sevgiliye duyulan özlemi anlatmaya ve taşımaya çalıştım. Dersim bölgesinde çocukluğumdan aklımda kalan o taştan yıkıntıların öylesine doğal bir yıkıntı olmadıklarını o taşlara izini düşen o motiflerden öğrendim. Taşlardaki izlerden yola çıkarak, farklı inanç ve kimliklere mensup daha başka kadim halkları tanımaya vesile oldu. Geçmiş medeniyetleri yorumlama ve taşıma sorumluluğu yüklemiş oldum omuzlarıma. Zamanla Sad&#8217;dan daha çok şey öğreneceğime inanıyorum. Sad, bir vicdandır en önemlisi ve koca bir armağandır kamillerimden.</p>
<p><strong><em>Senin &#8216;REM-RO-ZERÉ&#8217; isimli üçlemede anlattıkların bu albüme de yansıdı mı?</em></strong></p>
<p>O bir konsept projeydi. O döneme ruhunu veren bir üçlemeydi ve devamında albüme yansıması elbette ki çok belirgin oldu. Aşk-Ruh-Yürek (vicdan)&#8230; Albüm bunların bir bütün olarak yansıması&#8230;</p>
<p><strong><em>Vicdanı çok önemsediğini biliyorum. Yok olan vicdanlar için neler söyleyeceksin ve sence vicdan yitiminin nedeni ne?</em></strong></p>
<p>Vicdan insanın dur noktasıdır. Düşünmenize ve muhasebe yapmanıza vesile olur, aklı teraziye tabi tutandır. Egoyu dengeleyendir, ben duygusunu insanlıkla en iyi buluşturan bağdır. Dolayısıyla bunların farkında olmadan yaşamak vicdanı reddetmek; topluma karşı oluşturulmuş en sorumsuz tutumdur. Dünyanın bugün içinde olduğu haldir. Kaybolan vicdanlar için bir şey söylemem ya da vicdan sorgusu yapmam çok doğru olmayacak ama yarattığı enkazın farkında olmak yeterli. İşte dünya vicdansız aklın güdümüyle bu hale geldi.</p>
<p><em><strong>Acılı toprakların çocuğusun. İlginçtir, Dersimlilerde genel olarak bu yerleşik hüznü görmek mümkün. Senin yüz ifadende de sürekli bir hüzün asılı, bu yarım kalmış bir hesaplaşmanın oluşturduğu bir iz mi?</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Arial;">Her Dersimlinin bir yanında hüzün vardır. Çünkü o, derin acıların ya içinde büyümüş, yaşlanmış ya da kendisine ninni olarak bu derin acılar anlatılmıştır. Yakın zamanda Onur Öymen&#8217;in kullandığı cümleleri bir düşünün. O acıları yaşamamış insanlarca belki de şöyle algılandı. Bunlar dünyanın her yerinde oldu. Fakat hiçbir zaman adı zikredilen tarihin yıkımını yaşamış o halkın acılarını anlayamadı kimse. Belki de anlamak istemedi. Nazilerin Yahudilere, Sırpların Kosova ve Bosna&#8217;lılara yaptıklarıyla aynı noktada değerlendirme cesaretini gösteremedi bu ülkenin aydınları. Herkes konuştu fakat baktığınızda orda tek lal bırakılanlar yine o acıları anlatmaya ihtiyaç duyan gerçek acı sahipleri, gerçek tanıklardı. O yüzden söylüyorum, her Dersim&#8217;linin yüreğinin derinliklerinde, yüzünün coğrafyasında bu acının izleri ve hüznü vardır.</p>
<p><strong><em>Albümde kimlerle çalıştın, repertuarını nasıl belirledin?</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Arial;">Sevgili dostlarım Ali Ekber Kayış ve Özbek dostum Rustam Mahmudov&#8217;la birlikte çalıştık. Albüm süresince birçok müzisyen dostumuzda gerek enstrümanlarıyla gerek sunduğu fikirleriyle hep yanımızda oldular. Repertuar zaten daha öncesinden benim tarafımdan belirlenmişti. Genelde kendi eserlerime yer vermeyi tercih ettim. Bunun yanı sıra dilin ve kültürün belleğine yeni eserler taşımakta bir diğer önemli neden. Albümde iki geleneksel bir de Hıdır Ağırdağ&#8217;a ait bir eser var (ezo sono). Onun yanı sıra Zeynel Kahraman&#8217;ın, Metin Kemal Kahraman kardeşlerin &#8217;sürela&#8217; albümünde okuduğu &#8216;hozatın yolları&#8217; ve &#8216;tew veyvıke&#8217; diğer geleneksel eserler. Bunların yanı sıra Alişan Önlü&#8217;de şiirleriyle ayrı bir renk kattı albüme.</p>
<p><strong><em>İnsanı kamil Seyit Rıza&#8217;yı mı anlatıyor?</em></strong></p>
<p>Sadece Seyit Rıza&#8217;nın şahsına yazılmadı. Onun için yazılmış bir şarkı var albümde.</p>
<p>İnsanı kamil Seyit Rıza şahsında, 1938 de Dersim harekatı olarak adlandırılan o utanç toplarıyla hayatını kaybetmiş Dersim halkına yazılmış bir eser ve hala o hareketten yaralı ya da ölülerin altında siper olarak kurtulan ve Kırmanciye ruhunu hala nesilden nesile taşıyan kamillerimiz için.</p>
<p><strong><em>Dersim&#8217;de süregelen bir de barajlar mücadelesi var, bunun neresindesin?</em></strong></p>
<p>Karşı duruşu elimizden geldiğince ortaya koymaya gayret gösteriyoruz. Barajlar Dersim&#8217;in sorunu olmaktan çıkmış bir ülke sorunu olmuştur. Bu durum bütün çevrecilerin ortak bir akılla ortak tepkiler vermesine kadar gitmektedir. Fakat Dersim özelinde şunları söyleyebilirim. Barajlar sadece kültürel doğal tahribatın yanı sıra kutsal mekanları da sulara gömen bir utanç gölüdür. Bu barajların yapımı için bir avuç para uğruna atalarının yadigarı olan o derviş toprağını efendilere peşkeş çekenlerinde utanç gölüdür. Yaşanmış tarihini sulara gömecek kadar gözü dönmüş sermaye düşkünlerinin katkılarını unutmamak lazım. Zaten 38&#8242;den başlayarak 94 ve devamında bu günlere dayanan bir projenin tamamlanma çabasıdır. O coğrafyanın insanına yaşanmaz bir sunni cehennem hazırlama çabasıdır. O dönemde düşmedik mi kara trenlerin küçük pencerelerinden bakarak uzak diyar kentlere.</p>
<p><strong>Politik bir kimliğe sahip olman müzikal serüvenini nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Müzikal yolculuğumun bir döneminde Grup Yel ve Grup Munzur gibi politik müzik yapan gruplarda yer aldım. Bu gruplarda bulunmuş olmamın müziğimin anlam dünyasına etkileri hala var. Düş kurmak ve o düşe uygun sanat anlayışını ortaya koyup onun gelişimine katkı sunmak benim nazarımda önemli bir durum. Adalet duygusu ve vicdanı olan, halkın çıkarlarını efendilerin çıkarlarından daha önemli bulan biriyim. Müziğim, adaletli ve vicdanlı seslerle buluşma çabası içindedir.</p>
<p><strong>Nesrin AKSU</strong><br />
nesaksu@gmail.com</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana,Arial;"><strong>Günlük gazetesi</strong><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dunya-vicdansiz-aklin-gudumuyle-bu-hale-geldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KIZILBAŞLIK-KIRMANCIKİ-  HÜMANİST FELSEFE VE DOĞACILIK</title>
		<link>http://www.munzurca.com/kizilbaslik-kirmanciki-humanist-felsefe-ve-dogacilik/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/kizilbaslik-kirmanciki-humanist-felsefe-ve-dogacilik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 20:49:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[KIRMANCIKİ]]></category>
		<category><![CDATA[KIZILBAŞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[remzi aydın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1597</guid>
		<description><![CDATA[Irene Melikof’u Alevi-Bektaşi olup tanımayan yoktur galiba. Bende bu eserlerinden tanıdım, 40 yılı aşkın bir süre Alevilik-Bektaşiliği araştıran bir yazar olarak saygı duydum.  Sevgili Esat Korkmaz onun kitaplarını inceleyip, felsefi yönlerini tekrar kaleme alıp yorumlayacaktı. Onunla bir sohbetimde şöyle demiştim; “Evet Irene Bektaşiliği-Aleviliği gerçekten yorumlamış ama bir ayağı olmayan masadan öteye geçememiş.” Bunu söylerken o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Remzi-Aydın2.jpg" rel="shadowbox[post-1597];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-1596" title="Remzi Aydın2" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Remzi-Aydın2-188x300.jpg" alt="" width="188" height="300" /></a>Irene Melikof’u Alevi-Bektaşi olup tanımayan yoktur galiba. Bende bu eserlerinden tanıdım, 40 yılı aşkın bir süre Alevilik-Bektaşiliği araştıran bir yazar olarak saygı duydum.  Sevgili Esat Korkmaz onun kitaplarını inceleyip, felsefi yönlerini tekrar kaleme alıp yorumlayacaktı. Onunla bir sohbetimde şöyle demiştim; “Evet Irene Bektaşiliği-Aleviliği gerçekten yorumlamış ama bir ayağı olmayan masadan öteye geçememiş.” Bunu söylerken o anda pat diye söylediğim bir cümle de değildi bu. Irene Melikof’u okurken defalarca bu aklımdan geçmişti, şimdi nedenlerine kısaca değineceğim.</p>
<p>Alevilik-Bektaşiliği anlamanın yolu bence KIZILBAŞ felsefesini anlamaktan geçer. KIZILBAŞ felsefesini anlamanın yolu ise KIRMANCIKİ dilini ve Batıni-Doğa-Materyalist-Varoluşçuluk felsefesini harmanlayabilmekten geçer. Şayet bu ayaklardan biri ya da birkaçı eksikse, yaptığınız tanımlamada eksik demektir. KIRMANCIKİ dilini bilmeyen bir kişi KIZILBAŞLIĞI yorumlayamaz, özüne inemez, sadece zahiri (dış) görünüşü ile yetinmek zorunda kalır ki bu yanlış uygulama ve bilgilenmenin ana sebebidir.  İşte bu nedenle KIRMANCIKİ dili çok önemlidir. Ve bu dil ile oynamak aynı zamanda Kızılbaşlıkla oynamak anlamına gelir. Çünkü Kızılbaş inancı-felsefesinin binlerce yıllık geçmişi vardır ve bazı koşulardan dolayı bozulmadan kalabilen nadir yer Dersim bölgesidir. Yani şöyle de diyebiliriz, endemik bir yapısı vardır. Kısaca birkaç örnek vermeye çalışayım;</p>
<p>“Ya Tijia Oli Mıhemmedi” Bu şu anda Dersimli Kızılbaşların dualarında sık kullandıkları bir cümle, yakarış. Anlamı ise Türkçe mantıkla “Ya Ali’nin ve Muhammed’in ışığı” Gelelim gerçek anlamına.</p>
<p>Oli sözcüğünün Ali ile uzaktan yakından bir ilgisi yok, aslında orjini Ê-li dir. Bu da gerçekliğin sesi, gerçekliğin gerçeği anlamına gelir. Mıhemmed sözcüğünün de Muhammed ile ilgisi yoktur.  Çünkü Kızılbaşlıkta ne Arabistanda ki Ali ne de Muhammed vardır, her ikiside Kızılbaşlık inancına göre oldukça aykırı iki kutsal insandır. Mı-hemmedi sözcüğünün doğrusu (Ki burada da bazı tartışmalar var. Mua hometh diyenler de var) Mî Xometh’dir. Mî=Benim Xometh=evren, kainat, halk anlamında kullanılır. Şimdi cümleyi yeni baştan alalım. Ya Tîjıa Oli Mîxometh. “Ya gerçekliğin (Tanrının) ışığı (güneşi) benim evrenimin” Kırmancıki düşününce de; “Ey benim halkımın, evrenin Tanrısal ışığı” Yani güneş tüm evrenin anası, yaratıcısı konumundadır.</p>
<p>Biraz daha genişletirsem konuyu;  Kızılbaşlık Felsefesine göre, tanrının ve insanın oluşumu “enerjinin kendi yoğunluğu karşısında patlayarak oluşturduğu yeni hâldir, değişimdir”  Kızılbaş inançta, Peygamber kavramı, halife kavramı  yoktur. Bunu daha iyi anlayabilmek için, “Kırklar cemi” mitini iyice incelemeniz gerekir. Kısaca bahsedeyim, insanlık henüz oluşmamışken, Hz Muhammet Allah katına çıkar ve giderken bir kapı görür. Allah’a o kapıyı sorar, O’da gir içeri der. Peygamber kapıya vurur ve içerden kırk ses aynı anda aynı tonda “kimsin?” diye sorar. Muhammet de “ben Allahın Resul’u, Peygamber” der. İçerdekiler; “Bize peygamber gerekmez, git ümmetine” der. Kapıyı açmaz.</p>
<p>Resul üzgün ve kırgın bir şekilde reddedilişi sindiremeyerek Allah’a gider. Allah ona tekrar denemesini söyler. Tekrar dener ve “Bize Peygamber gerekmez, tebaalarına git, bura da kul yoktur, tebaa yoktur”  cevabı alır. Tekrar geri döner ve Allah’a senin peygamberini içeriye almadılar der. Allah da ona  “kimsin dediklerinde, şöyle cevap ver. Ben fakir fukaranın hizmetkârıyım(Hamid-ül fukarayım)” o zaman seni alırlar.  Muhammet içeriye girer 16 kadın 23 erkekten oluşan bir topluluk vardır. Onlara; “Ulunuz kim, küçüğünüz kim?” diye sorar, Kırk ses aynı anda, “küçüğümüz ulumuz, ulumuz küçüğümüz” yanıtını verir. “Peki kırk kişiydiniz ama ben 39 kişi görüyorum” der. Yanılıyorsun” derler. Biri bıçak alarak parmağını keser ve 39 kişinin aynı anda aynı yerinden kan akara ve aynı yerde birikir. Ve bir akıntıda dışarıdan içeriye girerek aynı yere karışır. Dışarıdan gelen kişi tek bir üzüm tanesi getirir ve “bu günkü rızkımız bu” der. Hz Muhammet’e verilir ve “paylaştır” denilir. Muhammet elindeki tek xengur’e bakar ve nasıl paylaştıracağını çözemez. Allah ona bir tas gönderir ve “bu üzümü ezmesini ve herkese parmağı ile bir tadımlık paylaştırmasını” söyler. Kendiside parmağını ezilmiş üzüm suyuna batırır ve diline sürer. Hepside bu üzüm suyundan yani “mey” den hoş olur ve semah dönmeye başlar. İşte o anda Muhammed’in kızıl sarığı yere düşer kırka parçalanır ve herkes başına bu kızıl sarığı sarar.” Mitoloji bu şekilde. Yüzeysel bakıldığında saçma gibi gelebilir, ama felsefi derinliği muhteşemdir. Öncelikle sınıf ayrımı yoktur, peygamber bile tüm sıfatlarını kapının önünde bırakmak zorundadır. Kanayan yara herkesin canını acıtmıştır, dışarıdakinin bile. Bir parça kırka eşit şekilde bölüştürülmüştür, kadın ve erkek ayrımı yoktur çünkü bedensel ayrıcalıklar yok sayılmıştır.  Bence en önemlisi Muhammed’in tüm uğraşlarına rağmen 41. olamayışıdır.  Ve bu nedenledir ki, bir Kızılbaş başka bir inançtaki kişiyi inancına davet edemez. İşte o nedenledir ki, inanç ve din savaşları içinde yer alamaz. Birine dinsel ve inançsal baskı yapamaz ve der ki; Tüm inançlar ve insanlar bana eşit uzaklıkta ve yakınlıktadır” Bunun daha detayı; “Tüm inançların hem içindeyim hem dışındayım. Tüm ırkların hem kendisiyim hem dışındayım (evrenim)” anlamı çıkar.</p>
<p>Yine gelelim Kırmancıki ve Kızılbaşlık ilişkisine. Türkçe Rehber denilen (Aslı Türkçe değil) ve kırmancıki’de rayber denilen sözcüğe. Bu sözcüğün gerçeği “Rae Wer” dir. Rae=yol anlamındadır. Tüm Kızılbaş ozanlar ve Kızılbaş felsefesi mezhep kavramını yok sayar. “Yol” kavramını kullanır. “Mezhep nedir bilmeyiz, yolumuz var bizim” “yol düşkünü” kavramları ile bunu daha net görürüz. Wer=önde, ön anlamındadır. Rae wer ise yolun önünde giden anlamındadır. Gelelim diğer bir kavrama “Baba” Bu sözcüğünde orjinali “Bâ-Wâ”  dır. Bâ=nokta anlamına gelir, Tanrı, anne ve baba, kainat anlamınada gelir. Aynı zamanda Bâ=ses, konuşma anlamına da gelir. Wâ=rüzgar, hava anlamına gelir. M.Ö;3500 Wâ tanrısı (Rüzgar tanrısı)  Birleştirince; Rüzgardan haber alan, gökten ses duyan anlamı çıkar ortaya.</p>
<p>Ana ya da anne sözcüğü hiç kullanılmaz çünkü doğrusu Muâ=Mâ dır.  Rae Mâ bizim yolumuz, ya da anamızın yolu. Dikkat ederseniz ilk kez dişil bir tanrısal özellik ile karşılaşıyorsunuz. Tüm kâinatı, evreni oluşturan, doğuran enerjinin dişil olması son derece doğal oysa.</p>
<p>Devam edelim; Jârâ=ziyaret anlamındadır. Ve bu ziyaretler, göl, dağ, taş, su, ağaç gibi diğer inançlara göre cansız olan varlıklara yapılan ziyarettir. Oysa yine bu inanış, evrendeki değişim ve hareket gösteren her maddeyi canlı kabul eder. Dört ana elementi tanrının çocukları, aşk meyveleri olarak kabul eder. Tanrıdan doğduğuna göre canlı olması son derece mantıklı değil mi? Nisange= Şahit anlamında kullanılan bir sözcüktür. Genelde ağaç ve taşlar kullanılmıştır. Diyelimki sizden 10 km uzakta bir Jara (ziyaret) var. Buyere (Dişil kutsal kişi-aynı zamanda bir göl adı) sizden uzakta ve kışın onca karda ve ulaşım zorluğunda oraya gidemediniz. İşte o zaman orayı gösteren ve direk gören bir maddeyi (ağaç-taş vs) oraya şahit, kefil tutuyor ve oraya yapacağınız ritüeli ona yapıyorsunuz.  Biraz daha detaylandırırsak, taşın ana maddesi sıvıdır (magma-buhar ve gaz), ağacın ana maddesi de sıvıdır (çekirdeğin ilk hali) , insanın ana maddesi de sıvıdır (sperm).  Maddenin maddeye şahitliği, eşitliği söz konusudur burada. Evrendeki her madde diğerine eşittir ve varoluşu en az diğer madde kadar önemlidir. Ve bu inanış şekli hiçbir Ortodoks inançta yoktur, olamazda.</p>
<p>Yine Kırmancıki ve önemi üzerinde durmaya devam edelim.  HÂWT-E-MÂL, ve QERE CHAR-SEMÊ,</p>
<p>Üzerinde biraz durmalıyız.  Hawtemâl= yedi mal, yedi ev, yedi eşya anlamına geliyor, tabi Türkçe düşününce. Ama Kırmancı ki düşününce çok farklı bir yere ulaşıyorsunuz. Aslında yedi evren, yedi evre, yedi renk, yedi kat gökyüzü, yedi iklim gibi anlamlara ulaşmak mümkün. Ben yedi ile yedi rengi özdeşleştireyim. Yedi renkli olan nedir? Gökkuşağı, güneş ışıkları ve güneş kısacası. Güneşin yeryüzüne düşüşü, cemredir. Cemre hayatın başlangıcı, uyanışın kendisidir. Bu aynı zamanda reenkarnasyonun (ruh göçü) bir evresidir. Hayatın başlangıcıdır. Gelelim şimdi Kızılbaşlarda ölüm, cennet ve cehennem kavramına ve en önemlisi Tanrı kavramına. Kızılbaş inancında; cennet, cehennem, ölüm ve doğum kavramları yoktur ya da farklıdır diyeyim. İnsan aynı zamanda Tanrının şeklidir, tanrısaldır. Tanrıdan gelir ve kamil olunca tekrar Tanrıya dönüşür. Ene-l Hak=ben tanrıyım. Şimdi Tanrı’ya bir ırk ve cinsiyet verelim! Olmuyor değil mi? Çünkü o tüm ırkları ve tüm cinsleri kapsar.  Eşit uzaklıktadır. Hemen aklınıza gelecek şey şu; “Bu tanrı neden bizim yaralı parmağımıza işemiyor?” yani eşit uzaklıktaysa, neden biz hep eziliyoruz. Çünkü tanrıya yüklediğimiz misyon bizi böyle düşünmeye itiyor. Karanlık, aslında güneşin yanında küçücük bir nokta kadardır. Ama insan nefsi denilen köpek zapt edilmedikçe, karanlık hep aydınlığı yenmek zorunda. Karanlığı, kötüyü oluşturan insanlarda ki bitmez tükenmez doyumsuzluk ve dünya malına duyulan köpekçe istektir.  “<strong>Ve Bir toplum, sınıf, kendi kaderini değiştirmedikçe, birilerinin gizli kaplılar ardında yazdığı yazı kader olarak okunur.” </strong> Yani yaralı parmağa işeyecek olan Tanrı değildir. Ezilmiş sınıf bilincinin uyanması, eşit paylaşım, insan olabilme erdeminden geçer sizin işeğiniz.  Birde DAR_BER_SİZDE_YENO ritüeli var. Burada da ağaçlar ve çalılar secdeye gelir. Toprağa kadar en üst dallarını eğer ve toprağa niyaz eder ve toprağın su almaya başladığı gündür. Sığ bir düşünce ile anlamsız, yani elli metrelik bir ağacın en üst dalını toprağa kadar eğmesi ve toprağı omzundan öperek niyaz etmesi, garip gibi! Oysa düşünün ki yaşamanızı sağlayan tek maddeyi size sunan bir varlık var. Ağaca göre bu; su ve cemredir. Bunu alabileceği yegâne yer ise toprak ve güneştir. O zaman ağacın toprağa ve güneşe eğilmesi, şükranlarını sunması aynı zamanda şöyle bir mesaj gönderir. Sizde sizi besleyen varlıklara karşı saygılı olun. İşte o nedenledir ki; Kızılbaş inancında, ağaçlar kutsaldır, toprak kutsaldır, gök kutsaldır, ateş kutsaldır, hava kutsaldır, su kutsaldır. Su kirletilmez, ateş kirletilmez, doğa kirletilmez, yabani hayvanlara kurşun sıkılmaz vs vs. Diyeceksiniz ki neden bu gün bu inanış zayıfladı? Kızılbaşlar üzerinde binlerce yıldır yoğun bir baskı ve katliam var. Asimilasyon çalışmaları son hızla devam ediyor ve bu baskılar hala etkinliğini koruyor. Hatta kendi içindeki “yol düşkünleri, dönekler, satılmışlar, sistemin yandaşları” bu asimilasyona olanca hızıyla destek veriyorlar. Birde Dersim, kalan, Dağbek gibi sözcüklerden çok basitçe söz edeyim. Dersim’in orjinali “Dêsim”, kalan’ın orjinali “Khalu”, Dağbek’in orjinali “Dawbe”’dir. Ve şunun şurasında bu yanlış telaffuzun başlangıç tarihi 30-40 yıllara dayanır maalesef. Bu kadar kısa sürede bu şekle dönüşmüştür, bir dil anlattığı gizemli felsefe ile beraber yok oluyor.</p>
<p>Evet, burada anlatılacak kadar basit olabilse keşke bu konu ama değil. Sonuç olarak; Kırmancıki dili, üzerinde oyun oynanacak bir dil değildir, her dil gibi. Kırmancıki dili ile oynamak, ona olmadık sesler ve sözcükler eklemek, Sunni Ortodoks inancının sunileştirme projesine hizmet eder. Zaten bu dil kaybolan ve yok olan diller arasına girerek bahtsız bir süreçten geçiyor. Kapalı kapılar ardında cumhur başkanları şöyle diyor; “ya bize bırakın ŞİİLEŞTİRELİM, ya da adam gibi SUNNİLEŞTİRİN”  ve dikkat ederseniz bu oyun gün be gün sahne sahne oynanıyor. Bazıları biz hakiki Müslümanız diye bağırıp cemlerde, Ordumuzun kılıcı keskin olsun, mermisi hedefini bulsun deyip, uzun uzun Kuran-ı Kerim okuyor ve namaz kıldırıyor. Keskin kılıcın, hedefteki merminin nereye ulaştığını hepimiz biliyoruz. Madımak da, Çorum da, Maraş da, 1 mayıslarda, Gaziler de, Güney de, Batı da, Doğu da bu mermiler hangi hedefe saplandı hepimiz biliyoruz. Bu kadar baskı altında olan bir inanışa, bir darbede dil</p>
<p>Üzerinden siyaset yaparak kimsenin vurmaya hakkı yok. Bir sözcüğe ekleyeceğiniz tek bir sesin nelere mal olacağını kestiremezsiniz. Xêr amâ, Hêr amâ evet ikisi arasında kısacık bir vurgu var ama birinde eşek geldi, diğerinde ise hoş geldin anlamı var. Bırakın herkes kendi dilini nasıl adlandırıyorsa o şekilde adlandırsın, bırakın herkes kendi dilini geliştirsin, kökenini, geçmişini kendi dili içinde araştırsın. Bize düşen görev, bizim dilimiz; bizim için ne kadar önemliyse diğer dilerli de o kadar önemsemek ve saygı duymaktır. Dil üzerinden siyaset yapmanın, sonuçlarını gördük, görüyoruz. İnkâr etmekle, yok saymakla, garip bilimsel veriler ile sürmekle bir dil ile oynanmaz, yok sayılamaz. Çünkü her baskı sonunda, size yönelecek karşı baskı ile karşılaşmak kaçınılmazdır. Oysa baskısız yaşamak ne güzel, değil mi?</p>
<p><strong>Remzi Aydın</strong></p>
<p><strong>24.05.2010</strong><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/kizilbaslik-kirmanciki-humanist-felsefe-ve-dogacilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Munzur İçin Cetvellerini Kırdılar!</title>
		<link>http://www.munzurca.com/munzur-icin-cetvellerini-kirdilar/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/munzur-icin-cetvellerini-kirdilar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 10:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Harran üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[munzur]]></category>
		<category><![CDATA[Şareş Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[uzunçayır barajı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1590</guid>
		<description><![CDATA[Genç İnşaat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şubesi’ne kayıtlı Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri önce Munzur Vadisi’ni gezdi ardından barajları protesto etmek amacıyla cetvellerini kırdı.
Munzur Vadisi’ni ziyaret ettikten sonra Belediye Yer altı Çarşısı üzerinde basın açıklaması düzenleyen Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yapılan ve yapılması planlanan barajları protesto etmek amacıyla cetvellerini kırdı.
Öğrenciler adına açıklamayı okuyan Şareş Çelik, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/munzur-icin-cetvellerini-kirdilar-1.jpg" rel="shadowbox[post-1590];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-1589" title="munzur-icin-cetvellerini-kirdilar-1" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/munzur-icin-cetvellerini-kirdilar-1.jpg" alt="" width="250" height="190" /></a><strong>Genç İnşaat Mühendisleri Odası Şanlıurfa Şubesi’ne kayıtlı Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri önce Munzur Vadisi’ni gezdi ardından barajları protesto etmek amacıyla cetvellerini kırdı.</strong></p>
<p>Munzur Vadisi’ni ziyaret ettikten sonra Belediye Yer altı Çarşısı üzerinde basın açıklaması düzenleyen Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yapılan ve yapılması planlanan barajları protesto etmek amacıyla cetvellerini kırdı.</p>
<p>Öğrenciler adına açıklamayı okuyan Şareş Çelik, “Üzerine efsanelerin yazıldığı, ağıtların yakıldığı, klamların okunduğu kısacası hayatın seyri gibi akan Munzurun sahipsiz olmadığını göstermek için tek yürek olup Munzur’u selamlamaya geldik. Biz mühendisler tarafından inşa edilen barajların yıkıcı gücünü oldukça iyi bilmekteyiz. Tahribatlar öncesinde yaşanmışlığın izlerini serin sulara gömüldüğüne tarih tanıklık etmiştir. Bugün tamamlanmış olan Uzunçayır Barajı bunun en acı örneğidir. Kutsal mekanların kaderi bir kapak sistemi kumandasına mahkum edilmiştir. Bizler geleceğin mühendisleri olarak bu kumandanın düğmesine basmayacağız. Gücümüzün yettiği kadar ve sizlerin de onursal mücadelenizi yanımıza alarak buna engel olmaya çalışacağız” dedi.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/munzur_ic1.jpg" rel="shadowbox[post-1590];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1591" title="munzur_ic1" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/munzur_ic1.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a><span style="font-family: Calibri; font-size: small;">Kimliğimizde Dersim yazmıyor ama yüreğimizde yazan Dersim için Türkiye’nin dört bir yanından geldik diyen Çelik, “Bugün burada yaptığımız açıklama medyanın kalemiyle ve görüntüsüyle Türkiye’nin dört bir yanına ulaşacaktır. Ancak bu barajlar için yeterli bir engel olmayacaktır. Milletvekilleri, belediye başkanları hukukçular, iş adamları ile birlikte tek yürek tek ses olup bunun meclise taşınması daha güçlü bir etki oluşturacaktır” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-family: Calibri; font-size: small;"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/munzur_ic2.jpg" rel="shadowbox[post-1590];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1592" title="munzur_ic2" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/munzur_ic2.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a></span></p>
<p>Barajların enerji amaçlı yapılmadığını ifade eden Şareş Çelik, “Enerji üretim bahanedir. Bu kadar çok enerjiye ihtiyaçları varsa gidip önce tam sistemle çalıştırılmayan Atatürk Barajı’nı aktif etsinler. Bilinsin ki Atatürk Barajı’nda üretilen enerjinin bir kısmı toprağa verilmektedir. Türkiye’de enerji üretimi karaborsa oyunlarıyla yıkıcı bir durum oluşturmaktadır. Siyasi rant peşinde koşan kuklalara Munzur’dan haykırıyoruz, tam sistemle çalışın ve daha çevreci olun. Rüzgar potansiyeli oldukça fazla olan Dersim dağlarında enerji üretmek daha akıl karı bir sonuç doğuracaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p>“Munzur Onurumuzdur, Onurumuza Dokunma” pankartı açılarak yapılan açıklamanın ardından katılımcılar, baraj hesaplarında kullanılan T cetvellerini kırarak “yıkıcı değil yapıcı” olunduğu mesajı verdi.</p>
<p><strong>Kaynak: Tuncelininsesi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/munzur-icin-cetvellerini-kirdilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersim  Kültür Çadırından Görüntüler (Yenilendi)</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersim-kultur-cadirindan-goruntuler/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersim-kultur-cadirindan-goruntuler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 20:18:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rıza Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Safiye Akgündüz]]></category>
		<category><![CDATA[Seyfi Cengiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1566</guid>
		<description><![CDATA[Almanya’nın Berlin kentinde gerçekleştirilen Karnaval bütün hızıyla devam ediyor. 21 Mayıs’ta başlayan ve 24 Mayıs’a kadar devam edecek olan karnavalda Dersim kültürünün de sergilendiği çadırdan birkaç resmi sizlerle paylaşıyoruz&#8230;
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  
 
 
 
 
 
 
 
Fotoğrafları büyütmek için üstüne tıklayınız&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya’nın Berlin kentinde gerçekleştirilen Karnaval bütün hızıyla devam ediyor. 21 Mayıs’ta başlayan ve 24 Mayıs’a kadar devam edecek olan karnavalda Dersim kültürünün de sergilendiği çadırdan birkaç resmi sizlerle paylaşıyoruz&#8230;</strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/A.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1600" title="A" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/A-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/AA.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1601" title="AA" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/AA-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/B.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1602" title="B" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/B-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/C.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1604" title="C" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/C-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/CC.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1605" title="CC" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/CC-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/D.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1606" title="D" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/D-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/E.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1607" title="E" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/E-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/EE.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1608" title="EE" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/EE-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/F.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1609" title="F" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/F-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/G.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1610" title="G" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/G-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/GG.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1611" title="GG" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/GG-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/H.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1612" title="H" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/H-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/J.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1613" title="J" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/J-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/K.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1614" title="K" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/K-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/l1.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1615" title="l" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/l1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/N.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1616" title="N" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/N-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/O.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1617" title="O" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/O-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/P.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1618" title="P" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/P-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/RR.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1619" title="RR" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/RR-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/S.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1620" title="S" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/S-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/U.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1621" title="U" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/U-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/V.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1622" title="V" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/V-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/W.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1623" title="W" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/W-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/y.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1624" title="y" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/y-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></strong></p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/YY.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1625" title="YY" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/YY-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Z.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1626" title="Z" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Z-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><br />
</strong></p>
<p><strong></strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/cadır-11.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1569" title="cadır 1" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/cadır-11-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/a.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1565" title="a" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/a-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/a.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"></a></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/b.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1567" title="b" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/b-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/d.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1570" title="d" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/d-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/e.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1571" title="e" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/e-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/f.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1572" title="f" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/f-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/c.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1568" title="c" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/c-168x300.jpg" alt="" width="168" height="300" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/g.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1574" title="g" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/g-168x300.jpg" alt="" width="168" height="300" /></a></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/l.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1577" title="l" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/l-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/gt.jpeg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1628" title="gt" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/gt-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/se.jpeg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1629" title="se" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/se-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/tt.jpeg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1630" title="tt" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/tt-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1578" title="m" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/n.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1579" title="n" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/n-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a></p>
<h2><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/s.jpg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1582" title="s" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/s-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a> <a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/ppp.jpeg" rel="shadowbox[post-1566];player=img;"><img class="alignnone size-medium wp-image-1632" title="ppp" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/ppp-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></h2>
<h2><strong>Fotoğrafları büyütmek için üstüne tıklayınız&#8230;</strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersim-kultur-cadirindan-goruntuler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hozat Bel. Başkanı Cevdet Konak’tan Kemal KILIÇTAROĞLU ‘na mektup</title>
		<link>http://www.munzurca.com/hozat-bel-baskani-cevdet-konaktan-kemal-kilictaroglu-na-mektup/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/hozat-bel-baskani-cevdet-konaktan-kemal-kilictaroglu-na-mektup/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 12:06:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[cevdet konak]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim 38]]></category>
		<category><![CDATA[hozat]]></category>
		<category><![CDATA[hozat belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçtaroğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1548</guid>
		<description><![CDATA[“Bizim kadar siz de biliyorsunuz”
Sizinle aynı topraklarda dünyaya gelmiş ve bu toprakların acılı tarihiyle büyümüş toplumumuzun bir ferdi olarak, söylenecek ilk sözün biz Dersimlilere ait olduğunu düşündüğüm için bu yazıyı kaleme alıyorum. Siyaset teorisinde tarihin, kendini yenileyen bir gerçeklik olduğunu düşünenlerden ziyade, soğuk yenilen bir intikam yemeği olduğuna kanaat getiren zatım, CHP Genel Başkanı olmanıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Cevdet-Konak.jpg" rel="shadowbox[post-1548];player=img;"><img class="size-full wp-image-1547 alignleft" title="Cevdet Konak" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Cevdet-Konak.jpg" alt="" width="180" height="193" /></a><strong>“Bizim kadar siz de biliyorsunuz”</strong></p>
<p>Sizinle aynı topraklarda dünyaya gelmiş ve bu toprakların acılı tarihiyle büyümüş toplumumuzun bir ferdi olarak, söylenecek ilk sözün biz Dersimlilere ait olduğunu düşündüğüm için bu yazıyı kaleme alıyorum. Siyaset teorisinde tarihin, kendini yenileyen bir gerçeklik olduğunu düşünenlerden ziyade, soğuk yenilen bir intikam yemeği olduğuna kanaat getiren zatım, CHP Genel Başkanı olmanıza ramak kalan şu günlerde büyük bir fırsatı yakaladığınıza içtenlikle seviniyor. Öyle ki bu yeni kimliğiniz, sizlerden beklentileri olan farklı toplumsal kesimleri ilk defa aynı umut ortaklığı içerisinde buluşturuyor. Tam da bu noktada, farklı politik atmosferlerin tesiri altında olan insanlara birleşik bir umut olarak sunulmanızı, intikam yemeği olan tarihin bilinçli bir tercihi olarak değerlendiriyorum. Neden derseniz, CHP siyasetinin mevcut paradigması dışında bugüne değin yaptığınız muhtelif açıklamaların liderlik sultasının ezici gücü altında susturulduğu herkesin malumudur. Bugün içinde bulunduğunuz konjonktürel durum sizi bir lider olma aşamasına yükselttiği gibi, aynı zamanda düşündüklerinizi doğrudan ve sansürsüz dile getirmenizi de sağlıyor. Fakat dile getirmiş olduğum durumun tersine ikircikli tavrınıza devam ettiğiniz takdirde, bugüne değin sizlere umut bağlayan halkın büyük çoğunluğunun gözünde, susturulmanıza yorumlanan haklılığınızın asılsız olduğu, gün yüzüne çıkacaktır. Tekrar başa dönecek olursak, bundan dolayıdır ki tarih, kullanmasını bilenlerin elinde güçlü bir silah olduğu gibi, tersi durumlarda eline düşenleri kepazeye çeviren bir intikam meleği işlevi görür.<br />
<strong><br />
Gönderilmiş mesih</strong><br />
AKP hükümetine karşı ulusalcı hissiyatlarla hareket eden bir CHP kitlesi için siz, iktidar olma yolunda önemli bir fırsat olarak görülüyorsunuz. AKP’nin gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği politikalara karşı Baykalvari bir kronik muhaliflikle değil de mütevazı kişiliğinizle karşı koyacağınız muhakkak. Statükosunun sarsılacağını düşünen üst kesimin dinci fobisi ile korkularından başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir kısım alt kesiminin ortak paydası olan CHP siyasetinin dümenine geçmek, belki de bu yeni dönem açısından pek fazla bir şey ifade etmeyecektir. Özcesi, artık istemeyerek de olsa Baykal’lı CHP’ye oy veren bir seçmen kitlesi olmayacak önümüzdeki seçimlerde. Siz şu anda zaten var olan CHP tabanı ve onun küskünleri için “binbir hile ve dolap ile kandırılan aziz halkımızı doğru yola getirmek adına gönderilmiş bir mesih olarak görülüyorsunuz”.<br />
Bizlerin temsil ettiği diğer kanada gelecek olursak, içimizde bir burukluk olduğunu istemeyerek de olsa ifade etmek gerek. Yıllardan beridir etnik, dini ve sınıfsal kimliğinden dolayı ezilen Türkiye’nin lanetlileri arasından, bir Obama misali sıyrılmanızı nasıl tarif edeceğimizi bilemiyoruz. Üstelik de Obama’nın yapamadıkları ortada iken! Sizin CHP Genel Başkanı olmanızın, bu ülkenin yüreği hâlâ kanayan ve kimbilir belki de mezarları hiç bulunmayacak çocuklarının olmasını istemeyen her annesi için bir umut olduğunu düşünüyorum. Bu ülkenin çocuklarının kanlarına batırarak siyaset yapanların, her gün bir ailenin ocağına düşen ateşin sorumluları olduğu gün gibi ortadayken, önyargılardan arındırılmış bir toplumun oluşmasında size büyük sorumluluklar düşüyor. Çünkü Türkiye’de hiçbir anne oğlunu artık asker doğuracak kadar cesur değil Kemal bey!<br />
Tüm bunların yanı sıra CHP’nin başında bir Dersimlinin olması, tarihin ironisi olsa gerek. Bundan dolayı şaşkınız. Nasıl şaşırmayalım ki, Dersim 38’den kurtulmuş birini, yaşadıklarının hiç olmadığına inandırmaya benziyor, CHP’nin başında Dersimli birini görmek. Tüm bunlara rağmen devletin başındaki siyasal aşiret olan CHP’nin başkanı olmanızın, gerek yukarıda dile getirmiş olduğum beklentiler çerçevesinde gerekse de her defasında kanatılan çıban yarası Dersim insanı açısından yabana atılmayacak kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Sizden beklentimiz Türkiye’de yaşayan farklı milletlerden ve inançlardan her türlü insanın hiçbir ayrıma maruz kalmayacağı bir politik dille bütünleşmeniz. CHP’nin klasik ulusalcı söyleminden sıyrılarak, bir zamanlar partinizden tasfiye edilen Kürt ve Alevi halkın kendilerini özgür ve hür bir şekilde ifade edebileceği parti içi demokrasiyi inşa etmeniz.<br />
Tarihlerinde büyük acılar ve katliamlar yaşayan toplumların gerçeklikle olan temasları her ne pahasına olursa olsun, diğer topluluklara nazaran daha canlı ve diridir. Zira bu toplumların inşa ettikleri kimlik, canlı bir sözlü tarih anlatısı olarak geçmişini sürekli işlevsel kılar. Bizler Dersim halkı olarak, yüzyıllar boyunca yaşadığımız menfur olaylardan dolayı, gerek bu tarihimize gerekse de onunla ilintili olarak yapılan her açıklamaya dikkat kesilmiş bir toplumuz. Bundan dolayı unutmadık Kemal bey, dün kadar yakındır Dersim’den ve Kürt sorununun çözümü karşısındaki görüşlerinizden geri adım attığınız. Tevatür odur ki, partinizde analarımızı ağlatanların mirasına sahip çıkan monşerlerin sesiymiş sizi bastıran.<br />
En az bizim kadar siz de biliyorsunuz Dersim’i. Aynı göğün altındaki topraklarda can verdi atalarımız. Süngülenerek atılanlarımızın kanıyla kırmızıya boyanan aynı Munzur suyuydu. O Munzur ki, eğilerek içtiğimiz suyuyla kan kardeş yaptı bizi, ölülerimiz ve tarihimizle.<br />
Tüm bunları sizden halkım adına, bir zamanlar -şimdi sizin de içinde bulunduğunuz- o mecliste milletvekili iken, 1925 yılında İttihat ve Terakki anlayışı tarafından astırılan dedem Hasan Hayri Bey adına istiyorum. Şimdi ölülerimiz yattıkları yerden size sesleniyor: Ne olur bir daha geri adım atma evlat ve gereğini yap artık!</p>
<p><strong>Dersim, Hozat Belediye Başkanı Cevdet Konak</strong></p>
<p><strong>Radikal 2</strong></p>
<p><strong>23.05.2010</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/hozat-bel-baskani-cevdet-konaktan-kemal-kilictaroglu-na-mektup/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersim Sendikalar Platformundan açıklama</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersim-sendikalar-platformundan-aciklama/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersim-sendikalar-platformundan-aciklama/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 06:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Grev]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlum Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikalar Platformu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1542</guid>
		<description><![CDATA[ Dersim Sendikalar Platformu düzenlediği basın açıklamasıyla, 26 Mayıs’ta yapılacak genel greve katılım çağrısında bulundu.
Dersim Sanat Sokağı’nda Sendikalar Platformu tarafından düzenlenen açıklamada konuşan Tüm-Bel Sen Şube Başkanı Mazlum Doğan, Zonguldak’ta meydana gelen maden kazasına değindi.
Son yıllarda yaşanan kazalara rağmen çalışma koşullarında ve iş güvenliğinde yapılması gereken düzenlemelerin yapılmadığını belirten Doğan, “Bu konuda denetimlerin yeterli olmaması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/sendikalar-platformundan-aciklama-1564.jpg" rel="shadowbox[post-1542];player=img;"></a><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/sendikalar-platformundan-aciklama-1564.jpg" rel="shadowbox[post-1542];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-1541" title="sendikalar-platformundan-aciklama-1564" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/sendikalar-platformundan-aciklama-1564.jpg" alt="" width="250" height="190" /></a> <strong>Dersim Sendikalar Platformu düzenlediği basın açıklamasıyla, 26 Mayıs’ta yapılacak genel greve katılım çağrısında bulundu.</strong></p>
<p>Dersim Sanat Sokağı’nda Sendikalar Platformu tarafından düzenlenen açıklamada konuşan Tüm-Bel Sen Şube Başkanı Mazlum Doğan, Zonguldak’ta meydana gelen maden kazasına değindi.</p>
<p>Son yıllarda yaşanan kazalara rağmen çalışma koşullarında ve iş güvenliğinde yapılması gereken düzenlemelerin yapılmadığını belirten Doğan, “Bu konuda denetimlerin yeterli olmaması yaşanan acı olaya davetiye çıkarmıştır. Bu anlamda yaşanılan, bir kaza olmaktan çok gerekli denetlemeleri ve önlemleri almayan yetkililerin işlediği bir işçi cinayetidir. Sorumluların hesap vermesi gerekiyor” dedi.</p>
<p>Üniversitelerde yaşanan olaylara da değinen Mazlum Doğan, üniversitelerde ülkücüler tarafından solcu ve demokrat öğrencilere yapılan saldırılara seyirci kalındığını ileri sürdü.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/sendikalar_ic.jpg" rel="shadowbox[post-1542];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1544" title="sendikalar_ic" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/sendikalar_ic.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>26 Mayıs’ta 4 konfederasyonun katılımıyla gerçekleştirilecek genel greve destek çağrısı yapan Doğan, “Hükümet sosyal yükümlülükleri işçi ve emekçinin sırtına yüklüyor. Paran kadar sağlık, paran kadar eğitim ve paran kadar sosyal güvenlik demeye devam ediyor. Bu politikalar karşısında şimdi tam da genel grev zamanıdır diyoruz. Kamu Sen, Memur Sen ve Türk-İş Konfederasyonlarına çağrımızdır. İşçi ve emekçileri kendi çıkarlarınız uğruna bölmeyiniz. Şimdi tam da birleşme zamanıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p>Sık sık “Çözüm Genel Grev, Genel Direnişte” sloganı atan grup sessizce dağıldı.</p>
<p>Kaynak:Tuncelininsesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersim-sendikalar-platformundan-aciklama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersim’de arıcılık bitmek üzere</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersimde-aricilik-bitmek-uzere/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersimde-aricilik-bitmek-uzere/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 10:01:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[*Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Arı]]></category>
		<category><![CDATA[Arıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersimde Arıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[DİHA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1538</guid>
		<description><![CDATA[Dersim&#8217;de önemli bir geçim kaynağı olan arıcılık, devam eden çatışmalı ortam ve artan operasyonlar nedeniyle can çekişiyor. Operasyonlar nedeniyle kovanlarıyla ilgilenemediklerini aktaran arıcılar, toplu arı ölümlerini ise kullanılan bombalar ve diğer patlayıcıların bıraktığı kimyasal atıklardan kaynaklandığı tahmin ediyor. Yağıştan sonra arı ölümlerinin yaşandığına dikkat çeken arıcılar, her gün dağlara bırakılan onlarca bombanın geride bıraktığı kimyevi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Arı-Dersim.jpg" rel="shadowbox[post-1538];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-1537" title="Arı Dersim" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Arı-Dersim.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><span style="font-family: Verdana,Arial;">Dersim&#8217;de önemli bir geçim kaynağı olan arıcılık, devam eden çatışmalı ortam ve artan operasyonlar nedeniyle can çekişiyor. Operasyonlar nedeniyle kovanlarıyla ilgilenemediklerini aktaran arıcılar, toplu arı ölümlerini ise kullanılan bombalar ve diğer patlayıcıların bıraktığı kimyasal atıklardan kaynaklandığı tahmin ediyor. Yağıştan sonra arı ölümlerinin yaşandığına dikkat çeken arıcılar, her gün dağlara bırakılan onlarca bombanın geride bıraktığı kimyevi maddelerin yağışla çiçeklere sindiği ve bunun arı ölümlerin neden olduğunu ileri sürdüler.</p>
<p><strong>TELEF OLDULAR</strong></p>
<p>Yağışın ardından 36 arı kovanın tamamen telef olduğunu söyleyen İsmail Taşbilek isimli yurttaş, yetkililerin konu ile ilgili inceleme yapmasını istedi. Taşbilek, &#8216;Kimyasal artık nedeniyle arılarımız ölüyor. Ancak bunu kimse bilmiyor. Bir anda yağan yağışlı havadan sonra arılar telef olmaya başladı. 40 tane arı kovanından sadece 6 çıta kurtulabildi. Günde onlarca bomba atılıyor bu dağlara. Bizim arılarımızda bombalardan zehirleniyor. Yetkililerin bir an önce bir araştırma yapmaları gerekiyor. Ayrıca çamurlu ve zehirli olan yağmur bitki örtüsünü de bir anda kuruttu. Merada kalan arı da dolu nedeniyle telef oldu&#8217; dedi. Devletin arıcılık sektörünün sorunlarını çözemediğini dile getiren Taşbilek, &#8216;Yaylalarında devletin arıcılara destek vermesi lazım ancak operasyon nedeniyle yaylalara çıkmamıza da izin verilmiyor. Yoksa arı da hayvancılık gibi yok olacaktır. Şu an arı ve koyun besicileri bir arada tutuluyor. Devlet yetkiyi kendi muhtarlarına veriyor. Onlarda kendine yakın olan kişilere yer veriyor.&#8217;</p>
<p><strong>OPERASYONLAR DURSUN</strong></p>
<p>Nazmiye&#8217;de yurttaşların önemli bir bölümünün tek geçim kaynağı arı yetiştiriciliği olduğuna değinen Nazmiye Çevre Köyleri Kalkındırma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hakkı Kalkan, operasyonlar nedeniyle arıcılık sektörünün bitme noktasına geldiğini ifade etti. Kalkan, şunları kaydetti: &#8216;Son 30 yıldır bölgemizde operasyonlar hiç durmadı. Her yıl tonlarca bombalar bu coğrafyaya bırakılıyor. Doğada bulunan tüm canlılar gibi arılarda büyük zarar görmektedir. Çünkü arı polen toplayamıyor. Bombalandığı bölgeler tamamen zehirleniyor, doğal olarak zehirlenmeye neden olacaktır. Eğer böyle devam ederse bombardıman nedeniyle Dersim doğasının dengesi tamamen bozulacaktır. Tek isteğimiz artık bu operasyonların son bulması.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana,Arial;">DERSİM-DİHA </span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersimde-aricilik-bitmek-uzere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gandi’ye Tebrikler, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na Sorular</title>
		<link>http://www.munzurca.com/gandiye-tebrikler-chp-lideri-kilicdarogluna-sorular/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/gandiye-tebrikler-chp-lideri-kilicdarogluna-sorular/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 14:18:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[*Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bianet]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Gandi Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Aygün]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçtaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[onur öymen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1534</guid>
		<description><![CDATA[Amerikalılar &#8220;yes, we can&#8221; demişlerdi. Dersimliler şaşkın, umutsuz, cesur ve temkinli. Yüzyıllardır Mehdi&#8217;yi bekliyorlar, &#8220;Mehdi gelecek, bizi kurtaracak&#8221;. Şimdilerde Mehdileri Gandi Kemal gibi. Mustafa Kemal&#8217;in koltuğuna bir Alevi, hem de Kızılbaş Dersimli oturacak! Buna inanmıyorlar.

Bugünlerde Türkiye&#8217;de herkes Kemal Kılıçdaroğlu adıyla meşgul. Temiz, dürüst ve açık siyasetin temsilcisi &#8220;Gandi Kemal&#8221; şimdiden tüm siyasi dengeleri altüst etmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Kılıçtaroğlu.jpg" rel="shadowbox[post-1534];player=img;"><img class="alignleft size-full wp-image-1533" title="Kılıçtaroğlu" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Kılıçtaroğlu.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a><strong>Amerikalılar &#8220;yes, we can&#8221; demişlerdi. Dersimliler şaşkın, umutsuz, cesur ve temkinli. Yüzyıllardır Mehdi&#8217;yi bekliyorlar, &#8220;Mehdi gelecek, bizi kurtaracak&#8221;. Şimdilerde Mehdileri Gandi Kemal gibi. Mustafa Kemal&#8217;in koltuğuna bir Alevi, hem de Kızılbaş Dersimli oturacak! Buna inanmıyorlar.</strong></p>
<div>
<p>Bugünlerde Türkiye&#8217;de herkes <strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong> adıyla meşgul. Temiz, dürüst ve açık siyasetin temsilcisi &#8220;Gandi Kemal&#8221; şimdiden tüm siyasi dengeleri altüst etmiş durumda. &#8220;CHP Politbürosu&#8221; için ölüm çanları çalıyor. Tüm siyasi aktörler &#8220;memur Kemal&#8221; karşısında bir şeyler söylemede.</p>
<h3><strong>1994</strong></h3>
<p>Sene 1994. Dersim köyleri ateş içinde. Evler gözler önünde yakılmada. İlçelerde prefabriklere sığınanlar, büyük şehirlerin varoşlarına gidenler. <strong>Murat Karayalçın</strong> adlı bir başbakan yardımcısı &#8220;dumanların en çok tüttüğü&#8221; bölge olan Ovacık&#8217;a giremiyor. S(C)HP iktidarda, ama sözü bir özel time bile hükümsüz.</p>
<h3><strong>Mazlum Mansuroğlu</strong></h3>
<p>Tarih yaprakları 15 Ağustos 1996. Dersim merkez Teşnik Köyü. <strong>Mazlum Mansuroğlu</strong> adlı 24 yaşındaki bir gence Emniyet Özel Harekat timlerince işkence yapılmakta; ardından kurşun.</p>
<p>Mazlum, Seyitlerden. Ocak sahibi. Pir. Cesedi şehirde &#8220;terörist&#8221; diye teşhir edilir. Bu satırların yazarının babası &#8220;CHP üyesi kimlik kartını&#8221; çıkarır atar. Bir daha da taşımaz. Mazlum&#8217;un ana-babası sadece CHP&#8217;ye değil, hayata da küser.</p>
<h3><strong>2009</strong></h3>
<p>Mecliste bitmeyen tartışmalar ve kayıkçı dövüşü. İslamcı parti &#8220;Kürt açılımı&#8221; diyor. CHP &#8220;sonsuz başkanı&#8221; Baykal, Tayyip&#8217;e &#8220;hadi önce Türk olduğunu söyle&#8221; diyor; &#8220;muhalefet&#8221; yapıyor. Hengamede &#8220;pandoranın kutusu&#8221; açılır.</p>
<p>Onur Öymen adlı bir diplomat adam (yine CHP&#8217;li) &#8220;1938&#8242;de Dersim&#8217;de analar ağlamadı mı?&#8221; der. Kıyamet kopar. 1938 katliamında &#8220;ölü ana-baba-kardeşlerinin altından sağ çıkanlar&#8221; öfkelenir. Gözyaşı, öfke, şaşkınlık. Aleviler yürür. Seyid Rıza fotoğrafları elde. CHP binalarının önü ana-baba günü. Sloganlar, çağrılar ve protestolar.</p>
<p>Dersim merkezde tüm CHP&#8217;li belediye başkanları istifada. Gandi Kemal Tunceli&#8217;de Onur&#8217;a &#8220;istifa et&#8221; der. Ankara&#8217;ya döner. Dili bağlanır. Siyaset.</p>
<h3><strong>2010 Ankara</strong></h3>
<p>Baykal bir kasette. Ona yapılsa bile yöntem adice. Herkesin gözü onda. &#8220;Gandi Kemal&#8221; bir-iki &#8220;aday olmam&#8221; der. Ama sular ısındı bile. Değişimi kimse durduramaz. Bir-iki gün içinde milletvekilleri ve il başkanları &#8220;Gandi&#8221; der. Yolu yok. CHP&#8217;nin başında bir Alevi olacak!</p>
<h3><strong>2010 Mayısı Dersim</strong></h3>
<p>Amerikalılar &#8220;we can&#8221; demişlerdi. Dersimliler şaşkın, umutsuz, cesur ve temkinli. Yüzyıllardır Mehdi&#8217;yi bekliyorlar, &#8220;Mehdi gelecek, bizi kurtaracak&#8221;. Şimdilerde Mehdileri Gandi Kemal gibi. Mustafa Kemal&#8217;in koltuğuna bir Alevi, hem de Kızılbaş Dersimli oturacak! Buna inanmıyorlar. &#8220;Baykal&#8217;da oyun çok&#8221;. Kurban kesenler, dua edenler, mum yakanlar, adak adayanlar, &#8220;Alevi Vali yok, CHP&#8217;yi Alevilere vermezler&#8221; diyenler, &#8220;Dersimli hem de Pir geleneğinden&#8221; diyenler, &#8220;CHP&#8217;yi ancak hemşerimiz diriltir&#8221; lafları ve daha pek çok şey işte.</p>
<h3><strong>Gandi&#8217;ye Dersim&#8217;den Sorular</strong></h3>
<p>Kemal beyin dürüstlüğü açık. Türban, ordu-millet-irtica demeyen dili de bilinmekte. Yoksulluk, işsizlik, açlık, sömürü, TEKEL işçileri, özelleştirme, Kürt sorunu, Ermeni katliamı, Alevi-Kızılbaş sorunu, geleceğe endişe ve işsizlik korkusuyla bakan milyonlarca genç bir realite. Gandi tüm bu devasa meselelerde ne yapacak?</p>
<p>1938 felaketinde ailesini kurşun ve sürgünlere veren Nazmiyeli Karabulut ailesinin oğlu Kemal Kılıçdaroğlu, Dersimlilere ne söyleyecek? Devlet adına -hadi devlet değil!-, CHP adına bir özür dileyecek mi? Ruhsuz ve buzdan adam Öymen CHP vitrininde bir ad olacak mı?</p>
<p>Yıllarca &#8220;Ben Elazığlıyım&#8221;, &#8220;Ben Erzincanlıyım&#8221; diyen Dersimliler &#8220;Ben Dersimliyim&#8221; diyebilecek mi? Ana dilleri olan Zazaca ve Kürtçe&#8217;de isterlerse eğitim alabilecekler mi? Cemlerini-cemaatlerini &#8220;devlet korkusu&#8221; olmadan yapacaklar mı?</p>
<p>Yüzyıllardır &#8220;Biz de İslamız, biz de Müslümanız&#8221; diyen Kızılbaşlar &#8220;Biz Kızılbaşız&#8221; diyerek dolaşabilecek mi?</p>
<p>&#8220;Tuncelili&#8221;, &#8220;Kızılbaş&#8221; diye -üstelik mahkeme kararına rağmen- hakim yapılmayan Tuncelili Mahir&#8217;in derdine deva bulacak mı? Ordudaki, emniyetteki, bürokrasideki Alevi karşıtlarını terbiye edecek mi?</p>
<p>72 yıldır kaybettiği kardeşleri Beser ve Elif&#8217;i arayan Sultan Kulualp için çaba harcayacak ve ömrünün son demlerini yaşayan bu kadının yarasını sağaltacak mı?</p>
<p>Bu satırların yazarı bir sosyalist. Onun gözü, güler yüzlü, çok sesli, çok renkli ve dahası insani bir sosyalizmde. Ama namuslu ve ciddi bir sosyal demokrasiye de saygı duymakta. Yazarın babası kimlik kartını yeniden cebine koyacak mı?</p>
<p>Gandi&#8217;ye Kolay Gelsin! Yolu açık olsun! Xızır Yardımcısı Olsun!<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HÜSEYİN AYGÜN</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #000000;">Bianet</span><br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><br />
</strong></span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/gandiye-tebrikler-chp-lideri-kilicdarogluna-sorular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DERSİM KÜLTÜR ÇADIRI (DERSIM KULTURZELT)</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersim-kultur-cadiri-dersim-kulturzelt-5/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersim-kultur-cadiri-dersim-kulturzelt-5/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 13:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tija_Sodiri</dc:creator>
				<category><![CDATA[*Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Güler Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet çetin]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Topal Hulmani]]></category>
		<category><![CDATA[Safiye Akgündüz]]></category>
		<category><![CDATA[Seyfi Cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ülker Akoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1522</guid>
		<description><![CDATA[
&#8221; Karnavel der Kulturen &#8221; adlı bu karnaval her yıl Berlin&#8217;de yapılıyor. Berlin&#8217;de böyle bir karnaval fikri 1980&#8242;lerin sonunda Berlin eski Belediye Başkanı Richard Vo weizsacker ile o zamanki Yabancılar Dairesi Barbara John tarafından önerilmiştir. Bu ikilinin çabasıyla fikir kabul görmüş. 1993&#8242;te tüm kültürlere açık bir kurum oluşturulmuş. Bu kurumun adı &#8220;Werkstatt der kulturen&#8221;  (WDK) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Dersim-kültür-çadırı1.jpeg" rel="shadowbox[post-1522];player=img;"><img class="alignleft size-medium wp-image-1521" title="Dersim kültür çadırı" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/Dersim-kültür-çadırı1-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a><strong></strong></p>
<p><strong>&#8221; Karnavel der Kulturen &#8221; adlı bu karnaval her yıl Berlin&#8217;de yapılıyor. Berlin&#8217;de böyle bir karnaval fikri 1980&#8242;lerin sonunda Berlin eski Belediye Başkanı Richard Vo weizsacker ile o zamanki Yabancılar Dairesi Barbara John tarafından önerilmiştir. Bu ikilinin çabasıyla fikir kabul görmüş. 1993&#8242;te tüm kültürlere açık bir kurum oluşturulmuş. Bu kurumun adı &#8220;Werkstatt der kulturen&#8221;  (WDK) . İlk karnaval 1996&#8242;da yapılmış ve büyük ilgi görmüş .Bu yıl  da yapılacak olan ve 4 gün sürecek karnavalda  Dersim 38 Merkezi&#8217;nin şahsında Dersim kültürüde tanıtılmış olacak.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>21-24 Mayıs 2010 Berlin Kültür Karnavalı’nda Dersim Kültür Çadırı’nda<br />
buluşalım!</strong><br />
</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bu çadırda:</span><br />
</strong>Ressam Safiye Akgündüz (Dersim Sanat Kültür Gençlik Platformu &#8211; Çalışma Grubu),<br />
Ressam Rıza Topal Hulmani,<br />
Dr Tessa Hofmann (Arbeitsgruppe Anerkennung &#8211; gegen Genozid, für Völkerverständigung e.V.), (Soykırım Karşıtı Çalışma Grubu &#8211; Cemiyeti)<br />
GfbV e.V. Gesellschaft für bedrohte Völker (Tehdit altında olan Halkların Derneği)<br />
Dr Christian Hanke (SPD Berlin-Mitte Belediye Başkanı),<br />
Sosyal Pedagog Ülker Akoğlu (SPD Berlin-Mitte),<br />
Quartiermanagement Güler Yıldız,<br />
Araştırmacı ve Yazar Seyfi Cengiz,<br />
Dersim 38 Merkezi Başkanı İsmail Kılıç,<br />
hep birlikteyiz.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Değerli sanatçılarımızdan:</strong></span><br />
Kemal Kahraman,<br />
Maviş Güneşer,<br />
Ali Rıza Kahraman,<br />
Hüseyin Güneş,<br />
Cemal Kılınç,<br />
Stepan Gantralyan<br />
ve şairlerimizden Mehmet Çetin de bu etkinlikte bizlerle birlikte olacaklardır.</p>
<p>Dersim kültürünü tanıtacak bu etkinligin hedefine ulaşması için tüm dostlarımızdan Dersim 38 Merkezi’nin aşağıdaki banka hesap numarasına katkıda bulunmalarını bekliyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dersim Zentrum 38 e.V.</strong></span><br />
Kontonummer: 29 032 102<br />
Bankleitzahl..: 100 100 10<br />
Bank&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;: Postbank Berlin<br />
IBAN&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;: DE09 1001 0010 0029 0321 02<br />
BIC&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..: PBNKDEFF</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersim-kultur-cadiri-dersim-kulturzelt-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersim’deki Fırtına Ortalığı Yıktı Geçti [Galeri]</title>
		<link>http://www.munzurca.com/dersimdeki-firtina-ortaligi-yikti-gecti-galeri/</link>
		<comments>http://www.munzurca.com/dersimdeki-firtina-ortaligi-yikti-gecti-galeri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 14:56:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>XIDIR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foto]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[dersimde fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[dersimde hayat]]></category>
		<category><![CDATA[dersimde rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[haydar çetinkaya foto]]></category>
		<category><![CDATA[tuncelide fırtına]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.munzurca.com/?p=1472</guid>
		<description><![CDATA[
BUGÜN SAAT 16 CİVARINDA DEERSİMDE MEYDANA GELEN FIRTINADA YARALANANLAR OLDU BİR ÇOK EV VE İŞYERİNİN ÇATILARI UÇTU, ARAÇLAR ZARAR GÖRDÜ, AĞAÇLAR YERE DEVRİLDİ. ZARAR TESBİTİ YAPILIYOR.
Haber : Haydar çetinkaya \ Dersim
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m7.jpg" rel="shadowbox[post-1472];player=img;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1479" title="m7" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m7.jpg" alt="" width="432" height="324" /></a><br />
BUGÜN SAAT 16 CİVARINDA DEERSİMDE MEYDANA GELEN FIRTINADA YARALANANLAR OLDU BİR ÇOK EV VE İŞYERİNİN ÇATILARI UÇTU, ARAÇLAR ZARAR GÖRDÜ, AĞAÇLAR YERE DEVRİLDİ. ZARAR TESBİTİ YAPILIYOR.<br />

<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m9.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m9'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m9-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m9" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m8.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m8'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m8-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m8" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m7.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m7'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m7-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m7" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m6.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m6'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m6-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m6" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m5.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m5'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m5" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m4.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m4'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m4" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m3.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m3'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m3" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m2.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m2'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m2" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m12.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m12'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m12-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m12" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m11.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m11'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m11-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m11" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m10.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m10'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m10-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m10" /></a>
<a href='http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m1.jpg' rel='shadowbox[post-1472];player=img;' title='m1'><img width="150" height="150" src="http://www.munzurca.com/wp-content/uploads/m1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="" title="m1" /></a>
</p>
<p>Haber : Haydar çetinkaya \ Dersim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.munzurca.com/dersimdeki-firtina-ortaligi-yikti-gecti-galeri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
