<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644</atom:id><lastBuildDate>Mon, 29 Sep 2025 06:38:35 +0000</lastBuildDate><category>Hayatı anlamaya çalışmak</category><category>Farkındalık üzerine</category><category>Genç Gelişim Dergisi Yazıları</category><category>Büyüyen Çocuklara</category><category>Meditasyon yazıları</category><category>Sevmek üzerine</category><category>yoga hayattır</category><category>Fotoğrafın anlattıkları</category><category>Astroloji'nin kıyısından</category><category>Bay Niko</category><category>Efla'nın günlüğü</category><category>Nefes'in gizemi</category><category>kafiyesiz şiirler</category><category>Hayat rituelleri sever...</category><category>Son Zamanlarda</category><category>blogun hikayesi / mim</category><category>Öykü Atölyesi</category><title>Yansıma ve Yanılsama</title><description>Yazmak, kişinin kendi bilgeliğinden değildir. Akması gerekenler, sözcüklerin enerjileriyle aktarılırlar. El aracı, düşünce aracıdır anlatılması gerekenlere... Kelimelerin dokunma gücü vardır. Kalpten, şeffaf her cümle, taşıdığı sevgiyi ulaştırır gitmesi gereken yere... "Yansıma ve Yanılsama" görünenin ve yansıyanın gerçek olmadığı, asıl gerçeğin yüreğimizde, köklerimizde olduğunu keşfettiğim bu yolculukta, bana nefes alacak bir alan sağlarken, aramızda sağlam köprüler kuruyor. </description><link>http://burcuca.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>201</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><language>en-us</language><itunes:explicit>yes</itunes:explicit><itunes:subtitle>Yazmak, kişinin kendi bilgeliğinden değildir. Akması gerekenler, sözcüklerin enerjileriyle aktarılırlar. El aracı, düşünce aracıdır anlatılması gerekenlere... Kelimelerin dokunma gücü vardır. Kalpten, şeffaf her cümle, taşıdığı sevgiyi ulaştırır gitmesi g</itunes:subtitle><itunes:category text="Religion &amp; Spirituality"><itunes:category text="Spirituality"/></itunes:category><itunes:category text="Arts"><itunes:category text="Visual Arts"/></itunes:category><itunes:category text="Health"><itunes:category text="Alternative Health"/></itunes:category><itunes:category text="Society &amp; Culture"><itunes:category text="Personal Journals"/></itunes:category><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-3465467211231032104</guid><pubDate>Mon, 16 Mar 2020 08:29:00 +0000</pubDate><atom:updated>2020-03-16T11:34:33.296+03:00</atom:updated><title>Corona Virüsüne Kedi Şifası</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjwEyil2fwwhhwiE92mCn5GViL7mo66ZdMuv5bhAAuWhGBY4shH1kyj8kYFQ3fDH6XdIi8wqOYnXcN_ILsz4ldbXjthPwjRoVV7xLzQpMY-SYr-m_1LGKx8xNVfz15HrkCqkqx3ERMmP7Q/s1600/WhatsApp+Image+2020-03-16+at+09.51.49.jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" data-original-height="900" data-original-width="1600" height="225" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjwEyil2fwwhhwiE92mCn5GViL7mo66ZdMuv5bhAAuWhGBY4shH1kyj8kYFQ3fDH6XdIi8wqOYnXcN_ILsz4ldbXjthPwjRoVV7xLzQpMY-SYr-m_1LGKx8xNVfz15HrkCqkqx3ERMmP7Q/s400/WhatsApp+Image+2020-03-16+at+09.51.49.jpeg" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Uzun süredir yazmıyorum. 4 yıl olmuş. Bugün yazmak istedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Corona virüs salgını nedeniyle evdeyim. Zaten evden çalışırken, evde olmak benim için bir şans...&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Aylardır, sabah çıkıp, toplantıları ucuca bağlayıp, arabada beslenen biriyken, evimde zaman geçirmeyi özlediğimi söyleyip duruyordum. Evde olmayı özlemişim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Sabahları ne yersem, güçlü kalırım diye düşünmek hoşuma gidiyor açıkçası... Sadece ağzıma bir şeyler atıp, kaçarcasına evden çıktığım günlere bakınca, şimdi rokalar, maydonozlar, sıcak sebze çorbaları, kekikli zeytinlerle keyifli kahvaltılar yapıyorum. Öğleden sonra adaçayı içiyorum. Bazen adaçayının yerini zencefilli çay alıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;İşim gereği bolca sosyal medyadayım. İçimin kabardığı, korkularımın ağzıma geldiği anlar yaşadığım da oluyor.&amp;nbsp; Evet, her korku eşiğinde eve torba torba stok yaptım. Çünkü evde aç kalmaktan korkuyormuşum demek. Obi ve Meze için de mama ve kumu yedekli aldım. Çünkü ben neyse de, onlar aç kalırsa diye de bir korkum varmış demek. Evdeki stok tamamlanınca rahat ettim. Sonra ne zaman biter, ne zamana kadar kendi kendime yeterim korkusu saldı. Yani, birbirine bağlı korku öbekçikleri büyümeye yüz tuttu. Sonra bunun sonu yok dedim ve durdum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Hepimizin korkuları var ve bunların olması gayet sağlıklı... Korkularla karşılaşmak, kendini çaresiz hissettiğin anda çözüm aramak, dışardan gelen etkilerde korkunun büyümesi gayet normal. İnsanız.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Ama bir nokta var. Korkunun büyümesine dur demen gereken. Çünkü korku virüsten daha çabuk yayılıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;İnsan zihni negatife daha odaklı... Mutluluğu yaymak daha zor ama "hepimiz hasta olacağız" de... Bir anda yayılır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Corona hakkında çok şey okuyorum, dinliyorum. Bunlar ekonomik, spiritüel, astrolojik, tıbbi olarak bir sürü çeşit... Hepsi kendi içinde beni etkilerken, sonunda neye inancım yüksekse ona yönelmem veya bilgileri harmanlayıp inandığım şeyi savunmam doğru. Ben burada kendimce bu olaya bakma ve baş etme yöntemimi yazıyor olacağım. Benimkiyle eşleşmese bile, sizin baş etme yönteminize de saygı duyuyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;İnsanın tüm korkularının ana sebebi ölme korkusu... Bu korku da gayet sağlıklı... Ama aslında bilemediğimiz bir şey için de yer yer kontrol edilmez bir çaresizlikle, savaştığımızın da farkına varmak gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Kolay değil... Tüm dünya olarak bilinmez bir virüsle, bilinmez bir sürece girdik. Tüm ideal yaşam, şimdi başka formlarda tekrar düzenlenmeyi bekliyor. Alışkın olduğumuz rutinlerde temkinli olmamız gerekiyor. Hatta, hayat kısıtlanıyor diye bunalıyoruz. Bir yandan duyduklarımız, bir yandan izlediklerimiz, çevremizdeki insanlardan duyup, öğrendiklerimiz... Çok hızlı bir trene binip, tutunmak için yer arıyor gibiyiz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Şimdi durma zamanı... Düşünceni kontrol etmeye ne dersin? Belki de sonunda daha iyi bir şey olacaktır. Bilebilir misin?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Tüm hislerimizi, korkularımızı kabul edelim. Herkesin korkusu, endişesini de kabul edelim, anlayış gösterelim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Kötü senaryoları, içinizi karartan her bilgiyi yaymayı bırakalım. Sözümüzden çıksın artık korku virüsü... Belki faydası olsun diye yaydığımız her bilgi, iyi bir şeye hizmet etmiyor olabilir. Hepimiz süreci farklı yaşarken, fayda sağlamıyor olabiliriz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Kendimizi yapabildiğimiz ölçüde koruyarak, şefkatli davranalım. Bildiğimiz, alışkın olduğumuz rutinlerimizi bozmaya, değiştirmeye, kurallarımızdan ve alışkanlıklarımızdan esnemeyi öğrenmeye çalışalım. Korkmayalım diyemem, korkumuzu anlayalım ve sakinleşmeyi öğrenelim.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Süreç neye dönüşecek, içine almadan sürece izleyici olmak mümkün mü? Savrulmadan, kötüyü üretmeden, izleyici olmak... Yorum katmadan, içine almadan izleyici olmak çok büyük bir erdemdir. Beraber deneyelim mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;"Geçmiş bitti, geleceği de bilmiyoruz. An'da kalın" diyoruz ya yoga derslerinde... Tabi an'da kalmak zor bir eylem, ama az-çok becerebiliriz. Çiçeği sula, güzel bir film izle, dolaplarını derle topla, yemekler yap, müzik dinle...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Yeni bir düzen başlıyor. Değişime karşı, ayak direnmeden, korkuna sarılmadan, bu süreçte kendine anlayış gösteren, korkusunu anlayan ve çevresini olumluya yükselten herkesin geçişinin kolay olacağını düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Kalplerimizi temiz, sözlerimizi yüksüz tutalım.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Kedilerimin selamı var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Sağlıkla, güzellikle kalın...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2020/03/corona-virusune-kedi-sifas.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjwEyil2fwwhhwiE92mCn5GViL7mo66ZdMuv5bhAAuWhGBY4shH1kyj8kYFQ3fDH6XdIi8wqOYnXcN_ILsz4ldbXjthPwjRoVV7xLzQpMY-SYr-m_1LGKx8xNVfz15HrkCqkqx3ERMmP7Q/s72-c/WhatsApp+Image+2020-03-16+at+09.51.49.jpeg" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-3184003484565539169</guid><pubDate>Mon, 21 Mar 2016 07:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2016-06-29T22:56:08.861+03:00</atom:updated><title> Kalbinde kaynayanları dönüştürmeye niyet edenlere selam olsun. </title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1xz24hVxxnoIUR1DrEnLsUPLo4oRsKE1Z2HJjjUnZ1OUAtc6oZSlvoK4TCFuLvMQb3tdqvnQgUGGACOVZgXKmuTaD-NhCcGII8aZtjTLB_R07K-KXwSm0k3hupsdljK1jF5ONW4UL05I/s1600/10308167_10154639223095200_7301123775362522191_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1xz24hVxxnoIUR1DrEnLsUPLo4oRsKE1Z2HJjjUnZ1OUAtc6oZSlvoK4TCFuLvMQb3tdqvnQgUGGACOVZgXKmuTaD-NhCcGII8aZtjTLB_R07K-KXwSm0k3hupsdljK1jF5ONW4UL05I/s400/10308167_10154639223095200_7301123775362522191_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Arabayla bir yere gitmem lazım… Biraz hızlı gidersem belki ileride bir bomba patlayacak ve ben ona istemeden yetişeceğim gibi geliyor. Bu düşünceyle yavaşlıyorum! Belki de yavaşlarsam o bombanın içine düşeceğim, onu da bilmiyorum. Zihnim devamlı bir bilinmezin içinde dönüp, endişe üretmeye ve korkmaya devam ediyor. Hepimiz gibi!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Ateş düştüğü yeri yakar ya… Gerçekten hiç o ateşin harını bilemiyor, uzaktan bakıp üzülüyor, kahroluyor, lanetler yağdırıyor ama bir yandan da gerçek hayatlarımıza ığıl ığıl devam ederek, aslında o ateşin sahibi olmadığımız için içten içe de bir kıyaslamayla kendimizi de şanslı hissediyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Kelimelerin enerjileri vardır.&amp;nbsp;&lt;span style="background-image: initial; background-repeat: initial;"&gt;Onları kullanmak serbestisini edindiğimizden beri har vurup, harman savuruyoruz. Kahrolduk, korktuk, bıktık. Hepimizin duyguları benzer… Kahrolan, korkan, bıkan herkes gibi söylenmek, yazmak, paylaşarak içimizdeki olanları sağaltmak istememiz öylesine normal ki… Fakat düşününce, üst üste yaşadığımız binlerce acıda kahrolup, bıktığımız, yazıp, lanetlediğimiz hangi söylemde ne olduğunu, ne sonuçlar elde ettiğimizi artık durup düşünmemiz gerekmiyor mu? Sonucu söyleyeyim: Hiçbir sonuç elde edemedik!&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Söylendik, lanet ettik, içimizdeki öfkeyi olduğu paylaştık. Sonra?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Farkındalık diye bir kavram var. Farkında olmak… Mesela diyet yapmaya başlayan biri, hiçbir şey yemediği halde kilo aldığını söylüyorsa, gün içinde ne yediğini not alması istenir. Gerçekten hiç bir şey yemiyor mudur? Yoksa yediklerinin farkında mı değildir? Aynı bu şekilde sözlerimizin de farkına varmamız, onların gideceği yerleri, taşıdığı enerjileri ve bize/doğaya/topluluğa yaptığı faydayı/zararı da düşünmemiz gerekir. Dilin kemiği de yoktur. Sözü zapt edebilmek gerçekten bambaşka bir farkındalık gerekir. İki nefes arasında biraz durmayı bilmeyi gerektirir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Söz buraya gelmişken, sosyal medyada hızla büyüyen lanet et, içindekini paylaş, gördüğünü paylaş, korktuğunu paylaş tavrımızdan bahsedelim mi? Hepimiz yaptık. Hepimiz yapıyoruz. Hepimiz bunun bize iyi gelip gelmediğini, bunun okuyana ne fayda sağlayıp sağlamadığını, bunun içimizi boşaltmaya yarayıp yaramadığını bilmeden yaptık, yapmaktayız. Şimdi duralım! ( &lt;i&gt;Kelimeler ne taşır, gelir bize?&lt;/i&gt; &lt;i&gt;Yazı için&lt;/i&gt; &amp;gt;&amp;gt; &lt;a href="http://burcuca.blogspot.com.tr/2008/11/kelimeler-ne-tar-ve-gelir-size.html" target="_blank"&gt;TIK&lt;/a&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Öfke bir kap kirli su gibi… Onu nereye akıtacaksın? Sadece kabın boşalsın istiyorsan, buyur dök yollara… Fakat o kirli suyun sana ve kabına faydası olmadığı gibi o yola da zararı var. Kabınla, kabının temiz olmasıyla ilgili derdin varsa, boşalt dur. Yaptığımız bu… O kirli suyu ne yapacaksın? Ne yaparsan, geri dönüşümü doğru olur? Kabını boşver biraz. Hepimizin kabı dolu… Boşaltma dursun, bir bak, düşün… Taşsa da düşün biraz… Senin o kirli suyu boşalttığın yoldan yürümemiz gerekiyor. Başka bir formül bulmamız gerekiyor. Başka bir formülle o kabı da, o suyu da, o yolu da temizlememiz gerekiyor. O formülü beraber bulmamız gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Yıllarca yoga eğitimi aldım. Yoganın Y’si bu kadar yaygın değilken, “enerji” “yeni dünya” dediğimde herkes bir fasıl dalga geçer, kafayı sıyırdığımı düşünürdü. Sonra sonra dünya, değişen yeni dünya ve enerji kavramını geldi öğretti bir şekilde herkese… Şimdi meditasyon, yoga dediğimde kimse “uçuyor musun?” diye sormuyor bana. Mutluyum. Şimdi &amp;nbsp;dilim döndüğünce yeni enerjiden, değişimden, daha üst bir seviyede neye hazırlandığımızdan bahsedeceğim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;i&gt;Çocuklardan –çocukluğumuzdan bahsederek anlatmak isterim.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;Sözlerin, korkuların kollektif bilinçte/ ortak hafızada yer ediyor!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;İndigolar, Kristal Çocuklar hakkında çocuk yogası eğitimlerinde gördüğüm ve araştırdığım kadarıyla çok yazı paylaştım… (Y&lt;i&gt;eni Dünya ve İndigolar/ Yazı için&lt;/i&gt; &amp;gt;&amp;gt; &lt;a href="http://burcuca.blogspot.com.tr/2013/06/yeni-dunya-duzenini-kurmaya-baslayan.html" target="_blank"&gt;TIK&lt;/a&gt;)&amp;nbsp;&amp;nbsp;Akıllı çocuklar İndigolar, Kristal Çocukların yollarını açan öncü çocuklar dedik. Çoğumuz bu kavramlarla az buçuk haşır neşiriz. Çocuğumuz akıllı, farklı, lider özelliklerinde olunca ona “indigo” demek hoşumuza gitti. “Biz çocukken hiç böyle değildik” diye de ekledik. Niye sen öyle değildin biliyor musun? Çünkü eski çağın eski enerjisini taşıyorsun. Annen baban “ amcaların elini öp” dediğinde gidip el öptün, şimdi öptür bakalım yeni çocuklara el… İstemezse sana lafı da yapıştırır bir güzel… Ayıp kavramları, senin ayıp kavramlarından farklı… Senin gibi anne ve babasından onay almak için uğraş vermiyor. Kimliği, kişiliği var. En önemlisi birey olduğunu biliyor ve sana da bunu öğretiyor. İşte o kabından kirli sularını döktüğün o yoldan bu çocuklar yürüyecek. Yürüsün ve varsın mı? Yoksa bilinçsizce pislettiğin o yolu temizlemek için uğraşsınlar mı?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #222222; font-family: arial, sans-serif; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;b&gt;İnsanoğlu her şeyin kötüye gittiğine inanır da bir kendinin kötüye
gittiğine inanmaz. &lt;/b&gt;Bombayı patlatan sen değilsin, oy veren de sen değilsin
peki… Sen doğru yoldasın ve söylenmeye, lanet etmeye sonuna kadar hakkın var,
öyle mi? Bu öfkeyi böyle boşaltıp, rahatlayacak, sonra “Bu devlet nerede? Bu
insanlar nereye sıçacak?” diyen adamdan kendini farklı göreceksin, öyle mi?
Böyle devam edersen, hiç bir farkın yok…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Ne yapıyorsun? Düşün? Sen her şey boktan deyip, her şeyin
değişmesi için mucize bekleyen ve söylenmenin doğru olduğuna inanıp, eski
enerjinle kalmayı seçebilirsin! Karar senin…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Dur ve düşün! Hayatı güzelleştirmekten, kalbinde sevgi
büyütmek gerektiğinden bahsetmeyeceğim.&amp;nbsp;&lt;i&gt;(Çünkü aslında bundan bahsetmek istesem de,
önce sen, sonra senden taşanlarla hayatın değişeceği kavramını algılamak için
linklerde bir sorunumuz var hepimizin…)&amp;nbsp;&lt;/i&gt;Bir şeyler yapmalı ya hani? Bunu
düşün... Belki cevap bir anda gelmeyecek. Bana hala gelmiş değil mesela…
Susarak yerimde oturuyor görünüyorum. Ama içimi-öfkemi-lanetimi kusarcasına
dökmek yerine susarak soruyorum, Ne yapmalı? Bu soruyu sorarken, yoga dersleri
veriyorum, insanlara dokunmaya çalışıyorum, nefes alın diyorum, kalbinizi
dinleyin biraz diyorum. Sokak hayvanları için elimden geleni yapıyorum,
gördüğüm insanları sohbet adı altında iç karartıcı şeyler paylaşmıyor, pozitif
olmaya çalışıyorum. Gülümsüyorum, hayatımın değerlerine sahip çıkıyorum.
Kimseyi ağzımdan çıkan sözlerle bunaltmadan, hala soruyorum. Fayda, dönüşüm,
eski enerjiyi geride bırakmak adına ne yapabileceğimi düşünüyorum. Korkuyu
korkuyla beslemeden, endişenin ateşine odun atmadan çiçeklerimi sularken hala
soruyorum. Algımı,olana değil, olmaması gerekene değil,&amp;nbsp;değişmesi&amp;nbsp;gerekene
çeviriyorum. Tarafsız, sözünde iyi niyet barındıran şeyleri okuyor, içimde
cevapların geleceği umudunu güçlendiriyorum.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;b&gt;Değişelim! Beraber…&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Hareket böyle başlayacak. Belki ilk adım benden, belki senden… Belki
öncü olacaksın, belki geriden bakan olacaksın. Unutma! Nerede olacağımız
şimdiden yaptığımızla belirlenecek.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Aynı sessizliğin içinde el eleyiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Hareket etmemiz çok yakın! Umarım kalabalık oluruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
Kalbinde kaynayanları dönüştürmeye niyet edenlere selam
olsun.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; font-size: 12.8px;"&gt;
&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="border: 1pt none; color: black; font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , sans-serif; padding: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;arial&amp;quot; , &amp;quot;helvetica&amp;quot; , sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjEjuHe0AxU9eSAcDkkSDvlp5KiaNXsnTFcfWlVrZMgoh8qrYpxVjOptszr8qrfGlGR14_292Z8ITfBP2sCKabKqewaxVXqZKKlr2zy4hzySOwaktjNalaH0NZ9ONI_YtmXqObTOun-zbw/s1600/11949259_10154319812815200_6577629480677145257_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjEjuHe0AxU9eSAcDkkSDvlp5KiaNXsnTFcfWlVrZMgoh8qrYpxVjOptszr8qrfGlGR14_292Z8ITfBP2sCKabKqewaxVXqZKKlr2zy4hzySOwaktjNalaH0NZ9ONI_YtmXqObTOun-zbw/s400/11949259_10154319812815200_6577629480677145257_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2016/03/kalbinde-kaynayanlar-donusturmeye-niyet.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1xz24hVxxnoIUR1DrEnLsUPLo4oRsKE1Z2HJjjUnZ1OUAtc6oZSlvoK4TCFuLvMQb3tdqvnQgUGGACOVZgXKmuTaD-NhCcGII8aZtjTLB_R07K-KXwSm0k3hupsdljK1jF5ONW4UL05I/s72-c/10308167_10154639223095200_7301123775362522191_n.jpg" width="72"/><thr:total>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-7398857451515111186</guid><pubDate>Tue, 30 Sep 2014 21:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2014-10-01T00:37:12.018+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Meditasyon yazıları</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Nefes'in gizemi</category><title>Gökyüzünü solumak</title><description>&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="344" src="//www.youtube.com/embed/BLTS0tcqgZE" width="459"&gt;&lt;/iframe&gt;


&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Şarkıların peşine takılıp gidiyorum son zamanlarda…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Aynı yoga derslerinde nefesin peşine takılmam gibi… Aldığım
nefesi izlerken inanılmaz keyif alıyorum. Nereye gittiğini, vardığını, o an
hangi duygumla karşılaştığımı görmek, sonra ben istemeden bir noktadan geriye
dönüşündeki rahatlamayı, adım adım azalırken hafiflemeyi izlemeyi seviyorum. Bir
noktadan sonra kalbime dolan,&amp;nbsp; göğüs
kafesi genişleten nefesin oradan alıp alıp, temizleyerek kalbimde açtığı
odacıklarda dolanmaya başlıyorum ferahlayarak… Yüzümde bir gülümseme, nefes
tekrar doluyor içime… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Aslında hayatta biraz böyle değil mi? Geldiği gibi gidiyor
bir şekilde… Nefesini ne kadar tutabilirsin? Hayatı da işte o kadar
tutabiliyorsun. Sevdiğin insanlar &amp;nbsp;gidiyor, sevdiğin dostlar değişiyor, duygular,
aşklar, üzüntüler… Geçiyor işte, tut tutabildiğince, becerebilirsen…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Akışta olmak, akmak… Hayatla akmak, nefesle akmak mümkün mü?
Sözümüze koyduğumuz her şeyi yapabilseydik keşke… Bazen sırtımda bir noktaya
dolarken duruyor nefes ritmim… Orada bir şey var sanki… Biliyorum. Tutmamaya
çalışmak o nefesi, çalışmak oluyor. Çaba gerçekten bazen zorlama bir eyleme
dönüşebildiği için her tür çabaya karşı olduğumu biliyorum. Çabanın yerini
farkında olmak aldığında olana daha sevgi dolu yaklaşmaya ve anlamaya
başlıyorsun. Uzun, derin nefeslerimin içine anlayış ve ferahlık kattığımda
sırtımdan akmaya başlıyor nefes… Tüm omurgam boyunca nefesimin gittiğini
görüyorum. Belim, belimin ortası gevşemeye başlıyor böylesine bir dokunuşla…
Nefesimi verdiğimde ise, sanki kafamın üzerinde omurgam hattım boyunca bir
delik var da, o delikten evrene süzülüyor sırtımda duran o tık usul usul… Evren
alıp onu dağıtıyor yavaş yavaş… Evren dönüştürüyor. Bırakıyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Ne kadar bırakabiliyoruz? Şu bardağı tut ama sakın düşürme
desem, tereddütsüz hemen tutup dikkat ederiz de, al şu bardağı yere bırak
kırılsın desek binlerce düşünce geçer içimizden.. Bırak kırılsın. Bırak gitsin.
Bırak kontrol etmeyi… Bırak elinden kayışında olacakları düşünmeyi… Nefesini
bile tutamazsın unutma…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Nefes her an çok öğretici oluyor bana… Nefes alırken doğanın
nefesini hissediyorum. Ağaçların, denizin ve bulutların sıklıkla… O kadar güzel
eşleşiyoruz ki bir an da… Beraber nefes almaya başlıyoruz sanki… Ben, sen ve
doğa hiç kopmamışız gibi, koparılmamışız beraberiz aslında…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Kemiklerinin içine doldurabilir misin
nefesini? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;
Gökyüzünü soluyabilir misin?&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Tüm varlığınla nefes alıp verebilir misin?&lt;br /&gt;
Sormadım say,
çünkü öyle…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Gökyüzü içine dolsun, dalları yaprakları hisset gövdende…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
Nefes al, &lt;i&gt;nefes ver…&amp;nbsp;&lt;/i&gt;Nefes al,&amp;nbsp;&lt;i&gt;nefes ver… ... ... ....&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2014/10/gokyuzunu-solumak.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-7280543869731533943</guid><pubDate>Tue, 05 Nov 2013 08:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-11-05T10:35:42.600+02:00</atom:updated><title>Duygusal Ağaçlar...</title><description>&lt;div style="background-color: white; color: #444444; font-family: Monda; font-size: 14px; line-height: 1.5em; margin-bottom: 18px; padding: 0px;"&gt;
&lt;strong style="margin: 0px; padding: 0px;"&gt;Ağaçların&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;gövdesinde bulunan yaş halkaları, Bartholomäus Traubeck isimli bir araştırmacı tarafından ses dalgalarına dönüştürülmüş.&lt;span id="more-29181" style="margin: 0px; padding: 0px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="background-color: white; color: #444444; font-family: Monda; font-size: 14px; line-height: 1.5em; margin-bottom: 18px; padding: 0px;"&gt;
Traubeck, Playstation’ın içerisine yerleştirilen diskleri okumak için kullandığı göz ile plakçalarınkine benzer bir sistem kurmuş. Ardından ağaç gövdesinden bir ‘plak’ yapmış. Sistem ağaçların gücünü, büyüklüğünü ve yaşını tespit etmek için kullanılan yaş halkalarını sese dönüştürüyor ve ortaya hemen aşağıda dinleyebileceğiniz oldukça duygusal bir piyano bestesi çıkıyor:&lt;/div&gt;
&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="281" mozallowfullscreen="" src="//player.vimeo.com/video/30501143" webkitallowfullscreen="" width="500"&gt;&lt;/iframe&gt; &lt;br /&gt;
&lt;a href="http://vimeo.com/30501143"&gt;YEARS&lt;/a&gt; from &lt;a href="http://vimeo.com/traubeck"&gt;Bartholomäus Traubeck&lt;/a&gt; on &lt;a href="https://vimeo.com/"&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;Tüm metin ve video&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.hafifmuzik.org/haber/agaclarin-bu-kadar-duygusal-oldugunu-bilmezdik/"&gt;http://www.hafifmuzik.org/haber/agaclarin-bu-kadar-duygusal-oldugunu-bilmezdik/&lt;/a&gt;&amp;nbsp;adresinden alınmıştır.&lt;/i&gt;</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/11/duygusal-agaclar.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-4586465040811028847</guid><pubDate>Sat, 19 Oct 2013 15:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-10-19T18:41:17.156+03:00</atom:updated><title>Yeşile doyMA!</title><description>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;i&gt;Şehrimin güzel ağaçları anısına...&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhLBBBOKOjK6tO6UXAKezSdytqEF2OfK-hkPHcRSMHSOs-OizUvLm5O11ojN_crsSzjelTowJi7bUQmKIj1ijbVSS50utFRUWNi14kc-_jzEjk7L8Q3GzI7zzyRmjCeq7GncXF8RSep-4g/s1600/7f6b20bfcdeb86c3f895bf6898f23056.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhLBBBOKOjK6tO6UXAKezSdytqEF2OfK-hkPHcRSMHSOs-OizUvLm5O11ojN_crsSzjelTowJi7bUQmKIj1ijbVSS50utFRUWNi14kc-_jzEjk7L8Q3GzI7zzyRmjCeq7GncXF8RSep-4g/s400/7f6b20bfcdeb86c3f895bf6898f23056.jpg" width="265" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Dışardan
gelmiş, eteğimi çıkarmış, altımdaki mus çoraplarımla battaniyenin altına girip
pencereden bakıyordum. &amp;nbsp;İlkokulda da okuldan
gelip, önlüğümü çıkarınca evde böyle dolaşırdım. Hoş bir özgürlük hissederdim
böyleyken... Tatlı sarman kedim Obi’de yanımda, battaniyenin üstünde yerini
aldı. Bir yandan bana sürtünüyor, bir yandan gorgorluyordu. Ne büyük mutluluktu
şu an…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Pazara
gitmiştim. Nanenin, maydanozun, rokanın, dereotunun en tazesini seçmek bana hep
taze bir his verirdi. Her bir yaprağı tek tek yıkayıp, sonra onları salata tabağında,
limon ve nar ekşisiyle karıştırıp, hazırladığım bu yeşil şölenin keyfini düşünerek, mutlu olarak eve gelmiştim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Camdan
bakıyordum… Bulutlar geçip gidiyordu o an… Gözlerim doldu niyeyse… İçimden
hayatın, bir anın uçuştuğunu hissettim. &lt;b&gt;&lt;i&gt;Niye gözleri dolardı insanın? Hep bilir
miydi ağlamalarının nedenini? &amp;nbsp;Panik olur
muydu benim gibi, ağlamak istediğinde nedenini bulmak adına?&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; Nedensiz
gözlerimden yaşlar akarken, bırak dedim ağla… sorma neden geldiğini bu duygunun…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Pazara
giderken ODTÜ Ormanın yanından geçmiştim. Dün gece yapılan baskınla kesilen
ağaçların acısını mı hissetmiştim acaba… Sanırım… Kendime niye ağlıyorsun diye
sorduğumda, o görüntü gelmişti aklıma… Ağaçlar kesilince ağlayabilir miydi insanlar? Ve
bunu binlerce acıyla bağlayabilir miydi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="color: #333333; font-size: 12.0pt; line-height: 115%; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Bir arkadaşımın sabah yazdığı ileti aklıma geldi. &lt;i&gt;“Daniel
Goleman Duygusal zeka konusunda çığır açan bir kitap yazmış ve uzun süren
çalışmalar yapmış bir bilim adamı-yazar. Yazdığı "Duygusal Zeka"
isimli kitapta, duygusal zekanın 5 boyutundan bahseder. Bu boyutlardan dördüncü
sırada olanı "EMPATİ"dir. Ancak empati sadece karşımızdaki kişinin ne
hissettiğini anlayabilme becerisi kadar basit bir şey değildir&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="usercontent"&gt;&lt;span style="color: #333333; font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;i&gt;.
&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;i&gt;Daha doğrusu
empatinin en alt aşaması başkalarını anlayabilme becerisi iken, en üst aşaması
diğer canlılarla ve doğayla bağ kurabilme, onların hislerini anlayabilme
becerisidir. “&lt;/i&gt; diye yazmıştı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Süt kuzusu
diye alınan etler var ya… O kuzuların annelerinden
ayrılışlarındaki çığlıkları duysak yine de yer miydik o tazecik etlerini? Şişko ve semiz
etli olsunlar diye, dar kafeslere tekil yerleştirilen tavukların, kendi
ağırlıklarını taşıyamayacak kadar büyüdükten sonra bacaklarının kırılarak
ölüşlerini seyretsek, pişmiş butlarını sıyırarak yiyebilir miydik&amp;nbsp; afiyetle? Ağıllarında hiç güneş ışığı
görmemiş ineklerin, ağıllarından ilk kez çıktıklarında hoplayarak koşmalarındaki mutluluğa
tanık olsak, neyi kurban edebilirdik bayramda?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Düşünüyordum…
Obi yanımda oturmuş, şifacı bir perdeden gorgorlayarak göğüs kafesini
titretiyordu. Varlığına tekrar tekrar şükrederek
sevdim onu…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Ağaçları
kesmişlerdi Odtü’nün Eskişehir yoluna bakan ormanında… Kel bir arazi de yürüyen
insanlar vardı. Manzarayı hatırladıkça canım acıdı. Bir ağacın toprağa
sarılışındaki tutku, varoluş biçimleri hep çok saygı duyulası gelmiştir. Yurtdışına
giden arkadaşlarımın parklarda çektiği bir kaç fotoğraf aklıma geldi. Yemyeşil,
huzur dolu, sonsuz görünüşteki binlerce renk ve ton… Altına düştükleri ileti aklımda
kalmış “ yeşile doyduk”.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Yeşile doymak, yeşil açlığındandı belki de… Ben hiç
yeşile doymam, bulutlara doymam, yürümeye doymam, kedilere de doyamam sanırım… Zaman zaman Afrika’daki insan girmez, yabani
hayvanların yaşadığı ormanları bile düşünürüm. Ne çok bilmediğim bitki, ne
kadar çok yaşam, denge, hayat bir arada… Bir insan orada korkuyu da, saygıyı da
hissedebilir. Orada olsam, kendi yaşamımı sağlamak için onları yok etmek yerine
o dengeyi anlamak, bir parçası olmak isterdim... Bunu nasıl becerebileceğime dair düşünürüm zaman zaman...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Yoga dersi
bittiğinde yavaşlayan nefesler, dinginleşen zihinlere…&lt;i&gt; “hızlıca kalkmayın,
yavaş hareket edin ve yaptığınız her şeyin farkına vararak yapın” &lt;/i&gt;derim… &lt;i&gt;“Suyunuzu
içecekseniz, şişeyi kavrayışınıza bakın, hangi parmak daha sıkı tutuyor şişeyi,
fark ettiniz mi? Kolunuzu eğişinize, dudaklarınıza şişenin ağzınıza değişine,
ilk yudumun damakla buluşmasına, boğazdan geçişine, ilerleyişine, o an
hissettiğiniz hisse şahit olun… veya çoraplarınızı giyiyorsanız, ayaklarınıza
bakın, çorabınızı kıvırışınıza, parmaklarınıza bükülme emri verişinize, çorabın
ayağınıza girdiği an ki ısındığınız hissine şahit olun…"&lt;/i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Böyle bir
şey yaşamak…&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Yavaş ve farkında… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;Suyu yavaş
için, çoraplarınızı farkındalıkla giyin,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;ağaçları çok sevin ve "asla asla yeşile doymayın" dilerim…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/10/sehrimin-guzel-agaclar-ansna.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhLBBBOKOjK6tO6UXAKezSdytqEF2OfK-hkPHcRSMHSOs-OizUvLm5O11ojN_crsSzjelTowJi7bUQmKIj1ijbVSS50utFRUWNi14kc-_jzEjk7L8Q3GzI7zzyRmjCeq7GncXF8RSep-4g/s72-c/7f6b20bfcdeb86c3f895bf6898f23056.jpg" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-2732704107619377938</guid><pubDate>Mon, 26 Aug 2013 21:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-08-27T00:10:17.164+03:00</atom:updated><title>Konuşabilir miyiz?</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Tatil tatil diye iç organlarım bile bağırıyor artık. Eylül ayı, tatil için güzel dedik ve hiç bir yere gidemeden tüm yazın sıcağında Ankara'da nöbet bekledik.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Uzun zamandır tatili bekleyince, o bir haftaya sığdırmak istediklerimde çoğalıyor gitgide... Uyku, miskinlik, uzaklara boş boş bakmak, sahilde bira sonrası uykuya dalmak, terliksiz dolaşmak, beyaz çarşaf, camdan esen rüzgar, yeni tatlar, çakırkeyf olmak, rakılamak, bir kitabın içinde cümlelerin arasında kaybolmak, sabah yürüyüşleri, mutlu insanlar görmek, tenindeki tuz gerginliği, yat gezisinde ayaklarını sallandırmak denize...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Benim liste böyle gidiyor... Ama tüm bunların yanında bu sefer tatile Nikon'u da taşımayı göze alıp gideceğim. Gözlerim devamlı fotoğraf çekiyor. Çekerken içimden cümleler geçiyor diğer yandan... Kaş neler söylecek bana merak ediyorum fotoğraflarla....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Cümle demişken, cümleler geçerken içimden biriktirmeye başladım güzellerini... İçimi açan, mutlulukla, umutla dolduran sözler biriktiriyorum. O sözlerin karelerini çekmek istiyorum tatilde... Gördüğümün ötesinde, konuşsun fotoğraflar dillensin bir de...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sizlerde de güzel cümleler var mı böyle? Ben tatile çıkmadan cebime doldursam onları, sonra kare kare çeksem de, bloğumda yayınlasam o fotoğrafları keşke...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Eylül'ün 2.haftası tatilim başlıyor. Blogumu kim izliyor, kim sadece okuyup gidiyor bilmiyorum ama yine de yorum olarak bana fotoğraf karelerinin ilk heyecanlarını yaşatacağınız sözlerden çok umutluyum...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;i&gt;(Şunu da söylemem gerekiyor. Arabesk, sevgili-aşk sözlerİ değil de, hayatla ilgili sözler daha heyecanlandırıyor beni....)&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Teşekkürler.... şimdiden...:)&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;i&gt;Fotoğraf @Eymir gölü -Bisiklet tur&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgR0r0E_SjfzZfEj7qQ7q5gx4flXgQft-86uIE-__sp30tC1gjMe74H5s-IbOGxismmBAcvalk81O4nah9i1mNhMWa8Mx7l5QI12hw2tb-o3jRUYzNGVaCDMWFtV29OeMgyva9aQn7eogI/s1600/photo+(3).JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgR0r0E_SjfzZfEj7qQ7q5gx4flXgQft-86uIE-__sp30tC1gjMe74H5s-IbOGxismmBAcvalk81O4nah9i1mNhMWa8Mx7l5QI12hw2tb-o3jRUYzNGVaCDMWFtV29OeMgyva9aQn7eogI/s400/photo+(3).JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: center;"&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #333333; font-family: 'lucida grande', tahoma, verdana, arial, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&lt;i&gt;'Unutma ki, dünya senin yalın ayaklarını hissetmekten mest, rüzgar ise saçınla oynamaya hasret' &amp;nbsp;Halil Cibran&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/08/konusabilir-miyiz.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgR0r0E_SjfzZfEj7qQ7q5gx4flXgQft-86uIE-__sp30tC1gjMe74H5s-IbOGxismmBAcvalk81O4nah9i1mNhMWa8Mx7l5QI12hw2tb-o3jRUYzNGVaCDMWFtV29OeMgyva9aQn7eogI/s72-c/photo+(3).JPG" width="72"/><thr:total>13</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-7468973685812098522</guid><pubDate>Tue, 20 Aug 2013 20:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-08-20T23:19:03.242+03:00</atom:updated><title>Zaten Mükemmeliz...</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmM1Qkmy9rG49HgTBb1J72X86Y7EUZ4L8_rtDgiTwNGr3RsAhR79wXdPgauGMyl_t_e6sGXtmOn4fdgiMi0VzTbGYh5gBzfqvMXPbdmQfL044z5FAq00I6ssN8P4psCPHlUn9SUtzrJAY/s1600/547492_505077239554267_361424992_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="380" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmM1Qkmy9rG49HgTBb1J72X86Y7EUZ4L8_rtDgiTwNGr3RsAhR79wXdPgauGMyl_t_e6sGXtmOn4fdgiMi0VzTbGYh5gBzfqvMXPbdmQfL044z5FAq00I6ssN8P4psCPHlUn9SUtzrJAY/s400/547492_505077239554267_361424992_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Evi tertemiz yaptığımda, aslında hala temizlenmeyen yerleri
gözüme çarpar.&amp;nbsp;Perdeler yıkanmalı,
kitaplık boşaltılıp, silinmeli, bardaklar çamaşır suyuna konmalı… Fakat bunun
sonu yoktur, temizliğin yapılan kadarı o gün için yeterlidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yer yer kendi içimi de böyle hissederim.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Çağımızın hastalığı her şeyin mükemmel olmasını istemek
belki… Mükemmellik için kendini yiyenlerle dolu çevrem. Onlardan biri de benim…
Yaptığım en iyi işlerde bile hep bir tamamlanmamışlık hissiyle kıvranan ben…
İyi bir iltifat aldığımda &lt;i&gt;“gerçekten mi”&lt;/i&gt; diye soran, sonrasında &lt;i&gt;“aslında…”&lt;/i&gt; diye
başlayan işin daha mükemmel olması için aklımdan geçenleri anlatan yine ben!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;b&gt;Öğreniyorum.&lt;/b&gt;. &lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Let it
go…&lt;/i&gt;&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;b&gt;Affediyorum kendimi…&lt;/b&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Yapamadığımı sandıklarımla kendime
verdiğim eziyetten dolayı…&lt;/i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;b&gt;Özür diliyorum...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;i&gt;Mükemmellik kaygımın ucunun dokunabileceği
insanlara yaptıklarımdan dolayı…&lt;/i&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Hafiflemeye başladım. Neyse her şey olması gerektiği gibi...
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sen, ben, hepimiz mükemmel olmaya çalışmamalıydık.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;b&gt;Zaten mükemmel
olduğumuzun farkına varmalıydık.&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Bugün bisikletle Eymir’e gittik.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp;Doğa…&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Ağaçlar…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Çam kokusu… &amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Yüzümü okşayan rüzgar…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Tam tükendiğimi düşündüğümde tekrar bacaklarıma yüklenen güç…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Nefes nefese
kaldığım bir yokuşun sonundan aşağıya doğru boşta gitmek…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Yüreğim sanki tüm
bunlardan sonra boş yerler açtı içinde…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Kaç kez keyiften&lt;i&gt; “ohh bee”&lt;/i&gt; dediğimi
hatırlamıyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sonra evime geldim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; Sıcacık bir çay…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Yanımda gorgorlayan
kedim…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Annemin yaptığı dolapta duran yemek…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Sabah yıkadığım çamaşırların mis kokusu…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Ohh be…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sağlığımız… Nefes alışımız… Yarının yeni bir gün olacağının
heyecanı… Ohh be…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Neye sahipsek, ne yaşamışsak, ne kadarını yapabilmişsek ohh
bee…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Güzel anılara, dostluklara, gidenlere, kalanlara ohh bee…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Diyor ki, öğrenci hazırsa hocasını bulur.&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Öğrenci hazır, hoca sevgi…&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
hep sevgi...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Öğreneceğimiz&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;daha çok şey var…&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Çok sevin, çok sevilin dilerim....:)&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;b&gt;&lt;i&gt;Brajeshwari dd 20.08.2013&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Aşka dair konuşursan, gerisini sen tamamla...&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="//www.youtube.com/embed/6sXRQttLj-s" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/08/zaten-mukemmeliz.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmM1Qkmy9rG49HgTBb1J72X86Y7EUZ4L8_rtDgiTwNGr3RsAhR79wXdPgauGMyl_t_e6sGXtmOn4fdgiMi0VzTbGYh5gBzfqvMXPbdmQfL044z5FAq00I6ssN8P4psCPHlUn9SUtzrJAY/s72-c/547492_505077239554267_361424992_n.jpg" width="72"/><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-6843672011695341390</guid><pubDate>Thu, 25 Jul 2013 22:41:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-07-26T02:00:10.409+03:00</atom:updated><title>Hamileler direnmeli mi? #direnhamile</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Günlerdir
gündemde olan başlıkları saysam, herhalde unuttuğum olur. Geçen ay direnişte
kaybettiğimiz genç çocukların yasını tutmamız gerekirken, her gün önümüze yeni bir
gündem yuvarlanıyor. T&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;witter'da başlatılan
#cevapver etiketi altında yer alan sorulara, her geçen gün yenisi ekleniyor.
Cevapları bekleye duralım, yeni sorular, yeni konular, yeni acılar üst üste…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;İnsanın bir sürü sorusu
olunca içi şişer, hırçınlaşır, öfkelenir. Sorunun cevaplanmayacağını bilmesi de
çileden çıkarır insanı… Soran, sorgulayan,&amp;nbsp;farkındalık yaratan, unutturmayan,
konuyla ilgili mizah gücünü kullanan herkesi okuyor, takdir ediyorum. Fakat ben
artık gündemi en az ilk gün olduğu gibi yakından takip etsem de, eskisi kadar
aktif değilim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;Niye?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Bugün hamilelerle ilgili
yazılanları okudum. &lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;(Çirkin şeyler
doldurup, bloğun enerjisini bozmamak gayesiyle linkini buraya koymuyorum,
görmüşsünüzdür veya arayıp bulabilirsiniz)&lt;/i&gt; Dünün öfkelendiğim konusu
geçmemişti daha... Lobna’yı düşünüyor, Berkin’e dua ediyor, Ethem’in çocuğuna
aklıma gidiyor, Lice kütüphanesine ne yollayabilirim diye kütüphaneme göz atıyor, tecavüze uğrayan engelli kızın hislerini yüreğimde dindirmeye
çalışıyordum. Ara ara gözlerim ağaçlara takılıyordu. Ne güzellerdi.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Her şey hakkında sorulacak,
söylenecek çok şey vardı. Bugünün gündemi, bir kadının kutsallığından
bahsedebilirdiniz. Dediklerinizi anlamaları için çırpınabilirdiniz.
Hamileyken çekilmiş, göbeğiniz açıkta fotoğraflar yayınlayabilirdiniz.
Twitter’da konuyu anlamayan ayıpçı kesime &lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;“Pardon,
sizi Meryem Ana mı doğurdu?” &lt;/i&gt;diyebilirdiniz…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;O kadar çok şey yaşadık
ve&amp;nbsp;o kadar çok şey dedik ki, söylenmeyen bir şey kalmadı sanki...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Neyse ki, oyunu görüyoruz
artık.. Farkındalığımız yükseldi. Fakat hala öfkelenmemiz, kızmamız çok kolay….
Öfke eski bir enerji... Öfkeyi bırakmalı... Öfkeyi seçmemeli....&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Şimdi değişelim diyoruz ya…
Değişelim…&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Bu oyuna katılmayalım, eski enerjiyi öfkeyi, kızgınlığı bırakalım.
Bırakalım oyunu… Onlar oyunu oynasın. Uzaktan bakalım sadece… Konuyla
ilgilensek bile enerjimizi, onlara, düşüncelerine, sapkınlıklarına vermeyelim,
büyütmeyelim o enerjiyi…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;TV izlemeyi bıraktım. Bol bol yoga yapıyorum. Dua ediyorum sonra...&amp;nbsp;Işık yolluyorum aklıma
geldikçe onlar,... tekrar konuşmayı öğrenen Lobna'ya, uyanmasını beklediğim kara gözlü Berkin'e, tanımasam da gülüşünde çok özlediğim bir şey olan Ali'ciğe, aklımdan görüntüsü gitmeyen Ethem'e, babasını özleyen Ethem'in kızına, uyanıp annesini görünce ağlayan, beni de mutluluktan ağlatan Ali Tombul'a,&amp;nbsp;... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Ağız dolusu iletiler yazmak
yerine, sevdiklerimle konuşuyorum. Paylaşarak sakinleştiriyorum içimi... Şükrediyorum sonra, daha çok teşekkür
ediyorum sözlerimde... Gidenlere, yeniye, gelecek olanın hayırlı olduğuna inanarak teslim
oluyorum akışa… Gülümsemeye çalışıyorum,&amp;nbsp;asansörde, derslerde
insanlara...&amp;nbsp;Sabahları doğada yürüyüşler yapıyorum. Ağaçların, doğanın,
adım atmanın,&amp;nbsp;aldığım nefesin ne kadar değerli olduğunu hissediyorum...
İçimi temizlemeye çalışıyorum. En iyi direnişin, &lt;em&gt;&lt;a href="http://burcuca.blogspot.com/2013/06/kalbi-temiz-tutmal-simdi-direngezi.html"&gt;"kalbi temiz tutmak"&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;
olduğunu hatırlaya hatırlaya...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span lang="EN" style="color: black; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Bugün, şimdi, çok söz söylemek yerine, h&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;amileliklerine
şahit olduğum canım arkadaşlarımı, doğumlarını fotoğrafladığım güzel kadınları
ve onların&amp;nbsp;güzel kuzularını düşünüp, sevgimi yolluyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;#direnhamile yerine, "diren" kelimesini gördüğüm her yere #sevgi koyuyorum&lt;/strong&gt;.&amp;nbsp;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Gündem ne olursa olsun, onlar ne derse desin, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;bizim
tersine &lt;strong&gt;iyiyi, güzeli beslememiz&lt;/strong&gt; gerekiyor. &lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Bir'lik, aynı şeye kızarak değil, aynı şeyi &lt;u&gt;sevip büyüterek&lt;/u&gt; oluşur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Biz Bir’iz…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span lang="EN" style="color: #333333; mso-ansi-language: EN; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;Sevmeye ve sevgiyi çoğaltmaya devam....&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;Hadi şimdi,&amp;nbsp;kalbine bak&amp;nbsp;ve
içine bolca&amp;nbsp;sevgi doldur.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Brajeshwari dd. -26/7/2013&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="mso-ascii-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: Arial; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR; mso-hansi-font-family: Calibri;"&gt;&lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="281" mozallowfullscreen="" src="http://player.vimeo.com/video/23764345" webkitallowfullscreen="" width="500"&gt;&lt;/iframe&gt; </description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/07/hamileler-direnmeli-mi-direnhamile.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-7527494688828455982</guid><pubDate>Tue, 09 Jul 2013 19:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-07-09T22:27:15.686+03:00</atom:updated><title>Sofrayı paylaşmak...... #yeryuzusofralari #yeryuzuiftari</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgkbkkYPWRpym2tGhTeDmHZJGoXmIG9RO0oe3s9WCRO-OY0pah_xNcP7mX0KuEH2cIr1NeA5Y6X8frwk0tHceNEyoXuKrySvVYrgCgaQws98Gi7b1wn2igjyr712TIZZpSI2BiW_tYJN-I/s1600/photo+1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgkbkkYPWRpym2tGhTeDmHZJGoXmIG9RO0oe3s9WCRO-OY0pah_xNcP7mX0KuEH2cIr1NeA5Y6X8frwk0tHceNEyoXuKrySvVYrgCgaQws98Gi7b1wn2igjyr712TIZZpSI2BiW_tYJN-I/s400/photo+1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
ne güzelsiniz yahu siz... Bir öfkenin eşiğinden, bir duygunun dibine gidip geliyorum. Hepsini bir günde yaşamak zor geliyor bazen... Salınıyorum yer yer... Merkezlenmem zaman alıyor. Sonra&amp;nbsp; bir şey oluyor, bir sofra kuruluyor 8.5 km uzunluğunda... tüm ruhumla, o sofradaki herkesi sevdiğimi hissediyorum gözlerim dolu dolu...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yemek benim için çok özeldir. Paylaşmaktır öncelikle.... Fakat o yemeğin bir enerjisi vardır. Anne yemeği gibi, içine sevgi katılmıştır mutlaka... İşte o yemek lezzetlidir.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yemek sadece yemek yemek- enerji kazanmak için değildir. Bir kere malzemelerin özenle seçilmesi gerekir, emek ister, yapanın enerjisi, niyeti bulaşır yemeğe... Ondandır anne yemeği vazgeçilmezdir. Ondandır belki de bazen yemeği&amp;nbsp;yapanın enerjisini sevmiyorsanız, yiyememeniz o yemeği...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Ben evime gelen herkesi yediririm. Mutlaka evde yiyecek bir şeyler vardır. Hatta hep fazla fazla yaparım ki, annemlere, ziyarete gittiğim arkadaşlarıma da paketler götürürüm yemeğimi... Ekmek yaparım sık sık mesela... Tek kişi o kadar ekmeği yiyemeyeceğim için, yaparken yarısının kime gideceği hep bellidir. Böylece 'sevgim geçer midelerinden' diye düşünürüm... Yabancılardan, sadece size yiyecek ne verdiğini bilmemenin dışında, yemeğin içine ne niyet kattığını bilmeden de bir şey alıp, yemeyin...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yemek bütünleyici, toplayıcıdır. Bir evde masada oturmak ve beraber yemek yeme şartı bence çok gereklidir. O masada beraber olalım, dileği dışında, o enerjiyi de beraber paylaşalım'dır diğer anlamı.... ve hep bakarım, ilişkisi sekteye uğramış evliliklerde önce yemek kesilir. Kadın yemek yapmayı keser, o evin bereketi de kaçmaya başlar böyle böyle.... Anneannem, dedemle yıllarca didişip dursa da masasından yemeğini hiç eksik etmezdi. Çünkü büyüklerimiz törelerine bağlı kalmanın yanında, aslında şaman bilgilerini bizden daha&amp;nbsp;temiz taşıyordu bence... Kadın, yaptığı yemekle evini&amp;nbsp;bir tutan, bereketi o yemekle arttırandı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yemek bu yüzden çok değerli. Benim çok komik anılarım var bununla ilgili...Bir tencere nohut yemeğini tatile&amp;nbsp;giderken buzdolabında bırakmış annem, telefonla 'o yemeği al bozulur dolapta' dediğinde, bir tencere yemeği kendi evime getirmeden ağlaya ağlaya, sevgi dola dola yediğimi bilirim mutfak masasında....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sofranızı kurun, yemeğinizi hep sevgi katın... &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sevdiklerinize söyleyemediğiniz, cümleleştiremediğiniz tüm güzellikler o yemekle ulaşır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yeryüzünün sofraları, yeryüzü iftarı bu yüzden çok değerli ve anlamlı.... Bir olduk artık. Kocaman BİR aileyiz...Bugün&amp;nbsp;Taksimde kurulan&amp;nbsp;8.5 km'lik upuzun bir masanın ardına kendi evimizdeki yemek&amp;nbsp;masaları da eklendi aslında....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sofralarımız&amp;nbsp;hep&amp;nbsp;bereketli olsun, Allah kabul etsin.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgTSINUt-YSRb95T1LuqHvSWu2wJpYpRZ2LI96nJRNsz2HkXheJmgCJec5A6FB4geNfrvrq-1tadPvZ3ploPrs-3a7mUPJwwf19roLSspVj7OQOmuChKib_Qd_OOe8L1HgL5oxrfcM4lO8/s1600/photo+2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgTSINUt-YSRb95T1LuqHvSWu2wJpYpRZ2LI96nJRNsz2HkXheJmgCJec5A6FB4geNfrvrq-1tadPvZ3ploPrs-3a7mUPJwwf19roLSspVj7OQOmuChKib_Qd_OOe8L1HgL5oxrfcM4lO8/s320/photo+2.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/07/sofray-paylasmak-yeryuzusofralari.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgkbkkYPWRpym2tGhTeDmHZJGoXmIG9RO0oe3s9WCRO-OY0pah_xNcP7mX0KuEH2cIr1NeA5Y6X8frwk0tHceNEyoXuKrySvVYrgCgaQws98Gi7b1wn2igjyr712TIZZpSI2BiW_tYJN-I/s72-c/photo+1.JPG" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-3438399124238882719</guid><pubDate>Sun, 07 Jul 2013 22:35:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-07-27T05:22:30.194+03:00</atom:updated><title>Nerdesin Aşkım, Burdayım Aşkım…. #direnayol #dönmeyiz </title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7orqD4iBvh2magBwa_45Tf4RwJK4WK3lmrmkxgRO7h6uzMy_ChPJiYwyeP4OAyTtfoa8b7dKa4dNKHAgQO0MZnZDQmtJjDyDksZ2uBrLKfsM3W6y0zAoGS-fBJH6a3SvDeseWXtji7mc/s1600/buuuu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7orqD4iBvh2magBwa_45Tf4RwJK4WK3lmrmkxgRO7h6uzMy_ChPJiYwyeP4OAyTtfoa8b7dKa4dNKHAgQO0MZnZDQmtJjDyDksZ2uBrLKfsM3W6y0zAoGS-fBJH6a3SvDeseWXtji7mc/s400/buuuu.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;b&gt;30 Haziran 2013&lt;/b&gt;, LGBT Onur Haftası'nın yıldız günüydü
belki de. On binler sokağa döküldü; direnen halk bu sefer de LGBT bireylerin
hakları için sokaktaydı, onlarlaydı. “Sevişe sevişe kazanacağız” dediler, &lt;em&gt;“Yasak
ne ayol”&lt;/em&gt; diye bizi güldürdüler, renkleriyle, farklılıklarıyla, zekaları, neşeleriyle birbirinden güzel insan ve onların varlığını destekleyen binlerce
direnişçi yan yanaydı. Onlar vardı. Onlar hep olacaktı. Farklılıkların yok
olduğu ve hepimizin önce &lt;em&gt;“İnsan”&lt;/em&gt; olduğunu hatırlatan bir renk karnavalıydı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;LGBT Onur Yürüyüşü'nü hepiniz izlemişsinizdir. O zaman şu
sloganı da duymuşsunuzdur… &lt;em&gt;“Nerdesin Aşkım, Burdayım Aşkım”&lt;/em&gt; Bu beni hep gülümseten,
ağzıma takılan bir slogan oldu. Evde, çalışırken, araba kullanırken aklıma
geldikçe söyleyip durdum, gülümsedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Bazı arkadaşlarım bunun Cem Yılmaz’ın en son gösterisinden
çıktığını söyledi. İzlemiştim ama bu kadar aklıma yer etmemiş belli ki… Bazı
arkadaşlarım, &lt;em&gt;“Nerdesin asker”&lt;/em&gt; söylemine gönderme olduğunu söyledi. Askerlikle
alakalı ol&lt;em&gt;(a)&lt;/em&gt;madığım için bilemememin normal olduğunu düşündüm. Bu sloganı
söyledikçe, Gezi ruhuna uygun, Gezi'yle beraber canlanan 'ortak aklın' aslında başka bir mesajı da söylediğini hissettim.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;Nerdesin Aşkım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sordunuz mu hiç aşk nerede diye? Aşkınız nerede diye? Ya da
aşk ilişkiden uçup gittiğinde o yürek dolusu aşkı tekrar aradığınız oldu mu?
Birbirlerine sırf, sevgili/eş oldukları için alışkanlıktan&lt;em&gt; “Aşkım”&lt;/em&gt; diyen
insanları görüp, kelimenin&lt;em&gt; “Canım”, “Hayatım”&lt;/em&gt; gibi sıfatlarla değişebilecek
kadar esneyebildiğini de gördünüz mü?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;Sahi neredeydi Aşk?&lt;/strong&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Aradık, bulduk, kaybettik, beceremedik, yanıldık… Sonra
başka bir Aşk bulduk. Aşk sandık… Nerdesin Aşkım diye sorduğumuzda, hep
yanımızda, burada sandık.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Aşkın içini
boşalttık bazen… Aşk biter, yerini sevgi alır, saygı alır da dedik değil mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;AŞK?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Aşk neydi kafamız karışıktı… Bir insanın yansımasında
gördüğümüz bizdi ya da ait olma hissiydi yürekten, ruhla, bir bütün olarak… O; sever,
korur, hep yanındaydı, ayakların bir karış havada yaşatan, kalbini pır pır ettiren,
sonsuza kadar sürecek bir şeydi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Aşktan bahsediyoruz ama aşk aslında sevginin sonsuz kaynağında, elindeki kabınla, alıp alıp yıkanmaktı. Sevgiyle her arınışta, yeniden doğmaktı. Korkulardan arınmaktı, sen olmayandan arınmaktı, güzelliklerle bezenmekti.
İçindeki o kaynağı bulabildiğin için, bulmana yardım eden surete müteşşekkür
olmaktı. Sonsuza kadar, sevgiyle, büyülü bir ruh haliydi. Senden gülümseyen ve &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;başkalarına akacak binlerce pırıltıydı. Seni
olduğun gibi sevendi, çok sevendi. Öyle bir ruh haliydi ki, &lt;em&gt;‘dünyayı turla
benim için dese’&lt;/em&gt;, uçarak yılmadan turlatırdı içindeki güç ve şevk… &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Aşk delice bir şeydi. Bir adam ya da bir kadın
değildi. Onlar aracıydı. Aşk yuvada olmaktı. Çok sevildiğini tüm hücrelerinle
bilmekti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Nerdesin Aşkım, Burdayım Aşkım…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;Nerdeydi bu aşk peki?&amp;nbsp;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Köşe başında tesadüf eseri çarpıştığın bir adamı/ kadını
beklemek gibiydi bazen…Bazen arayarak bulunacak bir şeydi belki… Bir suretti
aranan… &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Sevginin kaynağına gidebilmek
için elini tutabileceğin biriydi belki de… Sen hep hazırdın. O gelecekti. Belki
ilişkinin içinde kaybetmiştin o seni kendinden alan kaynağa giden yolu… O eli
tutup, tekrar aynı yere gidebilmek için uğraştığın olmuştu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Soru çok güzel…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;“Nerdesin Aşkım”&lt;/em&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;
&lt;/span&gt;ve cevapta senden geliyor&amp;nbsp;&lt;em&gt;“ Burdayım Aşkım”…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Yüreğine bak… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sonsuz sevgi kaynağının önündesin… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Kendini o sevgiye bula… ışıklan…parla…yüksel herşeyden…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Gökkuşağının tüm renklerinin altında huzuru, mutluluğu ve
aşkı bul…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Tekrar ettiğinde yolu bulacaksın…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;“nerdesin Aşkım, burdayım Aşkım….”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Aşk sende…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;Brajeshwari_1 Temmuz 2013&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/07/nerdesin-askm-burdaym-askm-direnayol.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7orqD4iBvh2magBwa_45Tf4RwJK4WK3lmrmkxgRO7h6uzMy_ChPJiYwyeP4OAyTtfoa8b7dKa4dNKHAgQO0MZnZDQmtJjDyDksZ2uBrLKfsM3W6y0zAoGS-fBJH6a3SvDeseWXtji7mc/s72-c/buuuu.jpg" width="72"/><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-3006208133927652070</guid><pubDate>Mon, 01 Jul 2013 22:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-07-02T01:18:52.158+03:00</atom:updated><title>Konuşa Konuşa.... sevgi  / Park Forumları</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyenQftFkXna3Lk0ICae-HSnH2nPwzW9oD4sPQy3job9GIelxCxNHhGVgez1VMGqHSi6PCvI7ybdDCaHW5p1VULA1pBxkB8XwN2-IiYRRSBosPuzl8GQGLvSewvo4cCFT4dYEpURYPT4Y/s648/1002742_482733958481982_1841270803_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="296" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyenQftFkXna3Lk0ICae-HSnH2nPwzW9oD4sPQy3job9GIelxCxNHhGVgez1VMGqHSi6PCvI7ybdDCaHW5p1VULA1pBxkB8XwN2-IiYRRSBosPuzl8GQGLvSewvo4cCFT4dYEpURYPT4Y/s400/1002742_482733958481982_1841270803_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Konuşmak, hep yaptığımız gibi... Ona buna bir şey anlatmak, kızmak, söylenmek.... o veya bu şekilde konuşmak... Hep konuşuruz biz... Ama hiç böyle bir konuşmaya&amp;nbsp;şahit olmamıştık... Nasıl mı?&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Geçen gün Tunalı'da Kuğulu Park foruma gitme şansını yakaladım. Evim şehirden uzakta, işlerim de&amp;nbsp;yoğun olunca zor zaman bulabildim. Bir yanım konuşulanları merak ederken, bir yanım ilk kez zaman bulabilmenin suçluluğuyla kavrularak, çimlerdeki yerimi aldım. Forumlarda neler konuşulduğunu&amp;nbsp;internet üzerinden &lt;a href="http://www.parklarbizim.blogspot.com/"&gt;www.parklarbizim.blogspot.com&lt;/a&gt; adresinden okusam da, bu bambaşkaydı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
İki avukatın, "Direnişin 1.ayında eylemlerin&amp;nbsp;hukuki boyutu" &amp;nbsp;konu başlığında yapılan bu forumda&amp;nbsp; ilgimi bu iki avukat dışında en çok mikrofonda konuşmak için söz alanlar çekti. &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
5 kişinin konuşmasına şahit oldum. Biri inşaat işçisiydi, biri eylemlerde gözaltına alınmış emekli öğretmen bir bayandı, biri genç bir üniversite öğrencisiydi, bir de deniz kaptanı vardı konuşanlar arasında... Hepsi bambaşka kültürlerden, bambaşka hikayelerle oradaydı. Öfkeleri, olaya yaklaşımları farklı farklıydı. Ama konuşuyorlardı. Konuşmak, bir topluluğun karşısında, bütün samimiyetinle, zorunlu olmadığın bir duruma rağmen, anlatmak kendi kelimelerinle, bir metine bağlı kalmadan,&amp;nbsp;belki ilk kez bir mikrofonu tutarak, kime hitap ettiğini bilmeden, sadece konuşmak... Zordur tüm bunlar...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Mikrofon bana hep çok soğuk gelir. Bir kaç kez elime alıp, topluluğa konuşma yapmışlığım var. Ellerin titrer, sesin kulağına garip gelir mikrofon elindeyken... Anlattığına mı konsantre olmalısın, konuştuğun topluluğu mu takip edip, nabzı tutmalısın bilemezsin o an...&amp;nbsp;Bu insanlar hiç öyle değildi. Söz çıkmak istiyordu yüreklerinden sanki... &amp;nbsp;Anlatmak istiyorlardı. Bazı konuşmalar hafif öfkeliydi ama o öfkenin sözden akması lazımdı. Bazı konuşmalar uzlaşmacıydı ama belki çimlerde oturanlar arasında henüz uzlaşma çizgisine gelen çok az insan vardı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;Yine de konuşmak...&lt;/em&gt; Sözlerin duygu kirliliğinden, cümlelerin anlamları dışında taşıyabileceği enerjilerden arınarak konuşup, cerahatini boşaltmak,... Bu çok garip bir enerji yaratıyordu parkta... Konuşarak sağaltılıyordu yaşananlar sözcüklerin gücüyle.... Aynı, hala devam etmekte olan&amp;nbsp;direniş süresince,&amp;nbsp;duygularımızın umutla - umutsuzluk arasında&amp;nbsp;terazide sallanışı gibi,&amp;nbsp; sözler de&amp;nbsp;terazinin iki tarafındaydı. Bir oraya - bir buraya ağırlıkları oynuyordu, ama sözde de doğruyu yakalamak için terazinin salınmasına ihtiyaç vardı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;"Ben ameliyim"&lt;/em&gt; dedi biri... Kimse ne bu adamı gözleriyle yerdi bu durum karşında, ne de vicdanını devreye sokup alkış yaptı bunu söylediğinde... O da bizdendi sonuçta... ve konuşmak, anlatmak istiyordu bu hiç tanımadığı kalabalığa içindekileri....&amp;nbsp;Aldığı maaştan bahsetti, geçimini anlattı. Güzelce toparladı konuşmasını, teşekkür etti. Alkışladık, aramızda olduğu için alkışladık. İçini dökebildiği için rahatladık sanki hepimiz... Dinlemek lazımdı artık... Dinleyerek anlamak.... Hepimizin ihtiyacı olan şey, dinlenildiğini, anlaşıldığını bilmek... Direnişin farkındalık çubuğu çokça yükselmişti&amp;nbsp;&lt;em&gt;"ötekini anlayabilmeye"&lt;/em&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;kadar... Sıklıkla bu hisle doldum etrafıma bakınırken....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;"Ben emekli öğretmenim"&lt;/em&gt; dedi bir kadın.... Elinde torbası, ev&amp;nbsp;alışverişini yapmış&amp;nbsp;geçerken uğramış parka... Hepimizin annesine benziyordu. Mikrofonun ciddiyetini hissederek duruyordu yerinde... Eylemler zamanı gözaltına alınmış. Polislere kızgındı. Gözaltını hikayesini çok anlatmadı&amp;nbsp; ama şöyle dedi, " ben öğretmenim, benim yetiştirdiğim polisler de olmuştur". Bilirsiniz öğretmenler, herkesi öğrencisi görür ve hep "öğretmen" duruşunu sergiler. Kırılmıştı belli ki, kendi öğrencileri polis olmuş olabilirdi ve o öğrenciler bunu ona yapmazdı. Elindeki torbasını hiç bırakmadı, hazır ol duruşuyla konuşmasını bitirdi, alkışlandı. O konuşmayla bir şey başardı o kadın o gün, o topluluğun içinde bulundu, sözlerini anlatabildi. Eminim evine gittiğinde, alışveriş torbasını boşaltıp, aldıklarını buzdolabına yerleştirirken, içi birazcık daha rahatlamıştı. Çünkü anlaşılmıştı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Konuşmak... bazen öylesine, bazen nedenli.... Bazen &lt;em&gt;"ay! ne dedim ben"&lt;/em&gt; diyebileceğimiz kadar şuursuz... Bazen &lt;em&gt;"iyi ki dedim"&lt;/em&gt; diyebileceğimiz kadar etkili.... Konuşmak, sırf konuşmak için bazen... Ama sıklıkla böyle ileteşebildiğimiz için... Tek yöntemimizin bu olduğunu sanarak...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Parkta kocaman bir aile gibiydik... Ağaçların altında nötrleniyorduk. Toprak şahitti.&amp;nbsp;Herkes konuşabilir, herkes söylebilir dilediğini... Biz tek&amp;nbsp;&lt;strong&gt;BİR&lt;/strong&gt; enerji olmuştuk çoktan zaten... Hep beraber söylenecekleri bitirip, kalbimizdeki sevgiye varmak için çok sözden- az/&lt;strong&gt;ÖZ&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;söze geçmek için akıtmalıydık sözlerin enerjilerini... Sonra sadeleşip,&amp;nbsp;kalbimizdeki yere, sözsüz birbirimizi bildiğimiz yeri hatırlayacaktık böyle böyle....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Anlatmasan da&amp;nbsp;biliyorum içini&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;ama anlat yine de dinlerim her şekilde&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;ve unutma anlıyorum seni....&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Bu cümle yıllardır hepimizin duymaya özlem duyduğu şeydi.&lt;br /&gt;
Ötekileşme- anlaşılmadığında başlar. Anlamadığın şeye yabancı kalırsın. &lt;br /&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Şimdi dinliyoruz. &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Ağaçların gölgesinde,&amp;nbsp;elimizin değdiği toprağın enerjisiyle biliyoruz, anlıyoruz biz birbirimizi, yüreğimizden geçenleri... &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Bu biraz sürecek. Konuşacağız parklarda, ofislerde, mesai aralarında, aile sohbetlerinde... Herkes konuşacak, anlatacak.&amp;nbsp;Kimse yargılanmayacak, &lt;em&gt;yargı çünkü epeski bir enerji&lt;/em&gt;... Konuşan dinlenecek, anlamadayız çünkü... Anlayıştayız artık... &lt;em&gt;Olduğu gibi kabul etmek yepyeni bir enerji&lt;/em&gt;...&amp;nbsp;Konuştukça&amp;nbsp; boşalacak hırsımız, öfkemiz, yalanımız, kaygımız, umutsuzluğumuz... Umut yeşerecek, fikir yeşerecek, dostluk, kardeşlik yeşerecek tüm bunların yerine... Ortak akıl yol verecek yeşerenlere&amp;nbsp;ve güzel şeyler olacak sonrasında...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
İşte o zaman şimdilerde sıklıkla&amp;nbsp;yüreğinizde hissettiğiniz, "bunca kargaşanın arasında bu da ne ola ki" dediğiniz ve gülümseten&amp;nbsp;&lt;strong&gt;SEVGİ&lt;/strong&gt;'yi yazacağız her yere... &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;Diren'meden....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;
&lt;em&gt;sarılarak....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;
&lt;em&gt;....birbirimize...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;
&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;Brajeshwari.dd / 1 Temmuz 2013&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/07/konusa-konusa-sevgi-park-forumlar.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgyenQftFkXna3Lk0ICae-HSnH2nPwzW9oD4sPQy3job9GIelxCxNHhGVgez1VMGqHSi6PCvI7ybdDCaHW5p1VULA1pBxkB8XwN2-IiYRRSBosPuzl8GQGLvSewvo4cCFT4dYEpURYPT4Y/s72-c/1002742_482733958481982_1841270803_n.jpg" width="72"/><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-4426076860561011887</guid><pubDate>Sun, 30 Jun 2013 10:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-30T13:50:54.522+03:00</atom:updated><title>Direniş, AŞK kadar güzel bir kelime.....</title><description>Dünyayı güzelliğin kurtaracağına ve bir insanı gerçek anlamda sevmekle her şeyin başlayacağına inanıyoruz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte bu yüzden "Şiddet" değil, daha çok "Sevgi" çoğalsın istiyoruz.....&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="270" src="//www.youtube.com/embed/nYfWVg0S_JQ" width="480"&gt;&lt;/iframe&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/direnis-ask-kadar-guzel-bir-kelime.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-5093083540125952186</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2013 23:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-26T02:57:00.814+03:00</atom:updated><title>Umutla çoğalt enerjini  #unutmayacağız</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Kendime de yazıyorum aslında&lt;/em&gt;…
&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Unutmamak için… Unutursam içim kurur!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Yıllarca &lt;em&gt;“Biz unutkan bir
milletiz”&lt;/em&gt; diye duymuşluğum var. Ben de unuturum. Kızgınlığı taşımayı beceremem.
İçimin acı çekmesi, hatıralarımın unutulmak isteyip direnenlerle dolu olmasını
tercih etmem. Unutmak aslında unutulması gerekenler içindir. Hatırlamaksa,
unutulmaya yüz tutabilecek ama unutulsa yerine yenileri gelecek olanlara
sarılıştır biraz… O yüzden burada unutmak, hep hatırlanacak şey değil, &lt;em&gt;&lt;strong&gt;yeni bir
şeyin&amp;nbsp;artık hayatımızda var olacağını ve tamamen değiştireceğini&amp;nbsp;hatırlatmak&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; için kullanılır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Ne ölen canları, ne
yaralananları, ne de hala yaşam savaşı verenleri, yaşadıklarımızı unutamayız
işte bu yüzden…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Biz &lt;em&gt;“Hadi hemen olsun”&lt;/em&gt;
milletiyiz. Hemen sonuç isteriz. Hemen bilmek isteriz. Sürecin ne zaman
sonlanacağını bilmenin güvenini hissetmek isteriz. Sabır bizim dilimizde, biraz
da acıda kavrulmaktır, o kavruluşta neye sabrettiğimizi unutan arabesk
edebiyatımız vardır bir de… Sabır güzeldir. Arabesk edebiyatla hiç uyuşmayan bir
şey söylemeliyim şimdi, Varmayı bekleme, yolun tadını çıkar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Bazen için içini yiyor mu &lt;em&gt;“Ne olacak
şimdi”&lt;/em&gt; diye? Veya direnişin sonunda ne çıkacağını endişeyle düşünürken
yakalıyor musun kendini? Evde işin var, parktaki foruma gitmemişsin, forumda
konuşulanları düşünüp/okuyup bu oluşumdan neler çıkacağından da pek emin
değil misin? Gençler, güzel kalpli insanlar bir şeyler yapmaya uğraştıkça ve “bazıları”
aynı şeyleri söylemeye ve olan biteni görmemezliğe getirip, senin içindeki
soruları daha çok -daha çok fazlalaştırdıkça yeni sorular, yeni kaygılar
biriktirmeye başladığın oluyor mu? Peki &lt;em&gt;n’olcak?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Olsun, ama sen bir de şöyle düşün…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;26 gündür olanları düşün. Bunun
adı Direniş…. Uzun sürebilir. Hemen olmayabilir Diriliş… Arabeske bağlama… Unut
istersen yavaş yavaş ve acıyı sağalt içinden, hatırlama da hiç bir şey… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Ama yeniyi gör… Yeniye umut ver. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Şimdi herkes terazinin iki kefesinde
salınıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Bazıları daha çok yalan söylüyor&lt;/em&gt;,
bazıları daha çok direniyor. &lt;em&gt;Bazıları çok öfkeli,&lt;/em&gt; bazıları sakinliğe geçiş
yapmış. &lt;em&gt;Bazıları izliyor,&lt;/em&gt; bazıları hareket halinde… &lt;em&gt;Bazıları yazıyor,&lt;/em&gt; bazıları
okuyor. Bazıları eline viledasını almış evi temizliyor, diğerleri her şeyi
geride bırakmışçasına arkadaşlarıyla içki içmeye gitmiş, ama o sırada &lt;em&gt;bir
diğeri işinden gelip koşa koşa foruma gidiyor, neler konuşuluyor okuyor bir
diğeri…&lt;/em&gt; Birisi yaz tatiline çıkmış ama &lt;em&gt;aklı şehrinin sokaklarında direnişte
kalmış.&lt;/em&gt; Bazıları “diğer” TV kanallarını açmış, yine aynı diziyi- aynı haberi
izliyor, &lt;em&gt;bir diğeri tüy dökücü kreme rağmen aynı kanalda kalmaya kararlı…
&lt;/em&gt;Bazıları hiç konuşmamış, &lt;em&gt;diğerleri söyleyecek sözü olmayanları, nedenleriyle artık alanen farketmiş.&lt;/em&gt; Bazısı ona yöneltilen
sorulara hala cevap verememiş, &lt;em&gt;diğerleri sormaya hala devam etmiş.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Fakat tüm bunlar olurken yeni
enerji çoktan bedenlerimize yüreğimize zerk olmuş. Hiç bir şey eskisi gibi
olmayacakmış. Terazi bir bu yana bir o yana salınırken, sallanışı farket… Bırak
salınsın. Ağır olanda duracak az zaman sonra….&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Hiç bir şey bitmiş değil… Hiçbir can
boşuna gitmedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Bir kapı var, kocaman aralık
artık… &lt;br /&gt;Geçtin oradan sen…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Denge için dengesizlik gerekir... &lt;br /&gt;Terazi sallana dursun… &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sen içindeki ışığa bak… Yol uzun…
&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;ama bir o kadar da kıymetli…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Umudu çoğaltırsan, yürüyebilirsin.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Yürürsen diri’lebilirsin…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Ve unutursan değil, çünkü unut(a)mayacaksın…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Asıl umutsuzluğa kapılırsan
kurursun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Umutla çoğalt&amp;nbsp;kendini ve yeşert enerjini....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="344" src="//www.youtube.com/embed/1vaYxrH4J-U" width="459"&gt;&lt;/iframe&gt;
&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/umutla-cogalt-enerjini-unutmayacagz.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-8297969909850839536</guid><pubDate>Sun, 23 Jun 2013 21:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-24T00:50:08.772+03:00</atom:updated><title>Kalbi dinlemek #duranadam</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiL8K0acPtrB8_L_XQGinqo7PtcxhZrQ8Y3-jH6xVTIAuMvRWF_ML_5nMWINARcRX5kJhtMxZugduvKrI6N_7g3cAQWZam7CBTq-SpXZZxpm_39xTb3nRBWJS9OEsnuvcUPWn6eOTowtxU/s1600/1011888_10152073740865200_740897387_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiL8K0acPtrB8_L_XQGinqo7PtcxhZrQ8Y3-jH6xVTIAuMvRWF_ML_5nMWINARcRX5kJhtMxZugduvKrI6N_7g3cAQWZam7CBTq-SpXZZxpm_39xTb3nRBWJS9OEsnuvcUPWn6eOTowtxU/s400/1011888_10152073740865200_740897387_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Durmak;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Durmak çok şey anlatır. Herkesin içine dönmesi gereken bir zamanda #duranadam eylemi gerçekten mutluluk vericiydi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;İçinde sorular, sorgular, korku, kaygı, düşünce varken&amp;nbsp;durabilmek... Acı çekerken, kan akmışken durabilmek... Haksızlık yaşamış, hakkını ararken durabilmek...&amp;nbsp; Ayakta, dengede, dengeleyerek vücudu, içinden geçenleri dinlemek... Ayin, meditasyon, koca bir es, uzun bir köklenme, dengelenme....&amp;nbsp;Ağaç gibi köklenmek, sözün- iletişimin sözsel veya hareket&amp;nbsp;enerjisinden sıyrılıp,&amp;nbsp;yürekten geçenleri durarak&amp;nbsp;kulak vermek... Her yer temiz olsun diyorsak önce kendi evimizin önünü temizlememiz gerekiyor. Bu yüzden bu içe dönüş, kendi kalplerimizden geçenleri anlamak, süzmek, temizlemek&amp;nbsp;ve BİR&amp;nbsp;sevgisine bağlanmak için değerli ve biricik bir eylemdi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Yap, bekle ve izle&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yapmak -eylemin arkasından beklentiye girmeden, &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Beklemek -Kurgu ve olasılıkları düşünmeden, &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
İzlemek- salt gözle- yormadan düşüncen ile...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yeni enerjinin üzerimizde çok yoğun etkileri var. Terazi gibi bir korkuya -bir umuda yolculuğumuz sürüyor. Fakat terazi sallanarak bir süre sonra dengede durur. Bırakın sallansın. Ama umudu güçlendirerek bu süreçte düşüncelerimize dikkat etmek, öfkemize yenilmemek, dilimizde ve yüreğimizde pozitif şeyleri barındırmamız gerekiyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Ne olacak şimdi?&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Şimdi ne olacağı gelecek yeniye ayak uydurarak, onun için eskileri atarak başlayabilir. Biz neyi hesap edersek edelim, hesap etmeden olanı görmeye ve farkındalığımızı güçlendirmeye çalışarak bu enerjiyle uyumlu yükselebiliriz.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Bir şey yapmak istiyorum?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Sistemin içinde, otoritenin arasında sıkışmış hayatlarımızda aslında eyleme nasıl katıldığınızdan çok, ortak akıla nasıl düşünce ürettiğinizde önemlidir. Bazı insanlar savaşçı, bazı insanlar şifacı, bazıları da enerjiyi dengeleyici olabilir. Doğaya çıkıp, enerjinizi temizlemek bile bu enerjiye çok büyük katkı sağlar. Mutlaka bir şey yapıyorsunuz ve mutlaka enerjiniz değiştikçe yapmanız gereken şey size gelecektir. Farkında olmanız ve bu farkındalıkla geleni görmeniz&amp;nbsp;yeterlidir.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Neler olacak?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Olan bitenin ötesinde, annelerimizin babalarımızın karmalarını da kendi korku eşiklerimizi görüp, onları temizleyerek ve bu enerjiye uyum sağlayıp farkındalığımız geliştikçe ben ve benim geçmiş karmalarımda temizleniyor. Şu an sadece sen değil, aile bağında olan bir çok kişinin de karması temizleniyor, sen iyi ve farkında oldukça onları da yükseltecek bir enerjiyle donandıkça bu değişim onlara da sıçrayacak.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Asla umutsuzluk hissetme... Asla yüzünü düşürüp, korkularını besleme... Gerekiyorsa dua et, gerekiyorsa detox yap, oruç tut, gerekiyorsa kimseyle konuşma... Kendine göre yöntemini bul... &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yanılsamanın içindeki tek gerçek kalbinde.... &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Kalbini dinle,&lt;strong&gt;&amp;nbsp;DUR orada&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;ve gülümse.....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Brajeshwari.dd / 23.06.2013&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
(&lt;em&gt;Son dönemde yine hissedebildiğim ve bunları yazabildiğim için yüreğim şükranla dolu.... Hızlı hızlı yazıyorum,&amp;nbsp;çünkü benimde bloğumda gezi belleğine dair bir şeyler dursun istiyorum.&amp;nbsp;&amp;nbsp;İçimden geçenleri uzun uzun yazacak güzel günlerin&amp;nbsp;geleceğini biliyor ve gülümsüyorum.)&lt;/em&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/kalbi-dinlemek-duranadam.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiL8K0acPtrB8_L_XQGinqo7PtcxhZrQ8Y3-jH6xVTIAuMvRWF_ML_5nMWINARcRX5kJhtMxZugduvKrI6N_7g3cAQWZam7CBTq-SpXZZxpm_39xTb3nRBWJS9OEsnuvcUPWn6eOTowtxU/s72-c/1011888_10152073740865200_740897387_n.jpg" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-8036584109823123524</guid><pubDate>Wed, 19 Jun 2013 18:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-19T21:24:27.129+03:00</atom:updated><title>Yeni dünya düzeni  #direngezi</title><description>&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiApo5m7avs7BVkzPtHOqdTnQcp3vxGg6_noy5AQom38CIclHgwsj8Eb5M5lFbZtwR2Xwg3Cm-fIUOghrZ3dufOdFOoRTwSifjWT51NQVWHB6o254cHe9JYSiMWjzgtZSRehGqn2a_WTvM/s1600/1017256_10152071347355200_1897525736_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="395" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiApo5m7avs7BVkzPtHOqdTnQcp3vxGg6_noy5AQom38CIclHgwsj8Eb5M5lFbZtwR2Xwg3Cm-fIUOghrZ3dufOdFOoRTwSifjWT51NQVWHB6o254cHe9JYSiMWjzgtZSRehGqn2a_WTvM/s400/1017256_10152071347355200_1897525736_n.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;Bu Kadar süre içinde ne yaptık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Gerek sokaklarda, gerek bilgisayar başında direndik. Biber gazından kaçtık, sloganlar attık, güldük, yer yer ağladık, fikirler ürettik, yorumlar kattık, her şeyi paylaştık. Zaman, olaylar her an değişiyor. Bu süreç çalışmaya başladı. Herkes uyanıyor yavaş veya hızlı, bir şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hepimizin yaşadığımız süreçte kendine bakması gerek. Direnişte nasıl bir duru&lt;span class="text_exposed_show"&gt;ş sergiledi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Öncelikle sosyal medyanın gücünü hepimiz öğrendik. Sıcak sakin evlerimizden dün &lt;a class="_58cn" data-onclick="[[&amp;quot;HashtagLayerPageController&amp;quot;,&amp;quot;click&amp;quot;]]" data-pub="{&amp;quot;id&amp;quot;:147586075430451}" href="https://www.facebook.com/hashtag/evedonun"&gt;&lt;span class="_58cl"&gt;#&lt;/span&gt;&lt;span class="_58cm"&gt;evedön&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; etiketiyle sokaktaki bir sürü insana ulaşıldı. Evine dönemeyenler “ iyi diyorsunuz da, otobüs yok” diye cevap verse de, evine dönenler çoğunluktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu demek ki, “ortak akıl” çalışıyor. Yani hissettiğimiz ve düşündüğümüz tek bir akıl! Kaygı duyuyorsan, kaygıyı yaratıyorsun. Korkuyorsan, hepimiz korkuyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sosyal medyayı doğru kullanmamız gerekiyor. Bu gündemin bize öğretilerinden biri de olsun bu… Paylaştığımız şey o an neye hizmet ediyor? Mesela revirler, telefon numaraları, acil çağrılar… Listenizdeki çoğu arkadaşınız, belki İstanbul’da yaşamıyor, belki sokağa çıkamıyor, belki bir şeyler yapamadığı için kendini kötü hissediyor. Bu paylaşımlar onlarda bir şeyler yapamamanın verdiği kaygıyı, huzursuzluğu ve çokça çaresizliği yaratabilir mi? düşünmek gerek… Bunun yerine belki o gün dışarı çıkmış biriyle özel bilgi paylaşımını yapabiliriz. Böylece bir şeyler yapmalıyım bilinciyle, bilinçsizce kaygıyı yaratmamış oluruz. Korkuyu, Kaygıyı, Öfkeyi içinizde -iletilerinizde besledikçe büyüyüp, başkalarına sıçrayacaktır. Bunun yerine hepimizin BiR olduğunu hatırla, hatırlat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Herkesin öfkelendiğini biliyorum. Fakat bu çok büyük bir sınav… Şiddetsiz direnişte, nasıl satır-bıçak yoksa, küfür de olmamalı… İletilerde artık daha ılımlı bir dil kullanılmalı.. Hepimiz bunlar ve onlar oldurmaya çalışılırken, özellikle BİZ olmaya ve iletilerde küfre, onların yaptığı, bizim yaptığımız gibi ayrımlara gidilmemeye dikkat etmeli, yapamayanları da bu konuda uyarmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sokağa çıkmalı mı? Belki çıkmalı… Bunu zaman gösterecek. Fakat dışarıda oluşabilecek her tür tehlikeli şey, lehinize olur. Gezi ruhu temiz kalmalı… Bolca mizah üretilmeli… Baş edilemeyecek tek şey iyi kalp, akıl ve olumlu olmaktır. Güçlü olmak, savaşarak değil, niyetinden çıkmadan direnerek olur. Sokağa binlerce insanın çıkması değil, o binlerce insanın içinde yüreğinde bütünleştirici, pozitif ruhu koruması gerekir. Buna hepimiz yardımcı olmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Peki şimdi ne olacak? Bence Direnişin en önemli kısmı bu… Öfkeyi yendik, Bir’leşmeyi öğrendik. Ama egolarımızla aramız nasıl? İşte şimdi sınav başlıyor asıl…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ne olacak? Bunu yapma-onu alma-şunu yap gibi bir çok ileti okuyacağız bu dönemde… Tabi ki herkesin fikri düşüncesi çok önemli… Ortak akıl yürütmek, yürütürken kendi egolarınla başkalarına ters düşebilecek şeyler söylemek olmamalı… Ortak akıl, bir çok insanın fikriyle yoğunlaşacak. Tüm o fikirlerden bir fikir çıkacak. Fikir üretirken, en doğru fikri bulduğunu ve bunun yapılması gerekliliğini savunan egosuna yenik düşecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi her şeyi izlemeli, olanı görmeli, olacak yeni şeylere de öfkelenmeden hazırlıklı olmalı… Eski enerji kalıbı çözüm arar, yeni enerji olanı olduğu an’da değerlendirir ve o zamana kadar ne olacağını üretmez! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Umudunu koru, Yeni dünya düzeni başlıyor ve unutma bu düzenin tek bir öznesi var: o da SEVGİ... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;em&gt;(Bu söz,Nilambara DD'e aittir)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/yeni-dunya-duzeni-direngezi.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiApo5m7avs7BVkzPtHOqdTnQcp3vxGg6_noy5AQom38CIclHgwsj8Eb5M5lFbZtwR2Xwg3Cm-fIUOghrZ3dufOdFOoRTwSifjWT51NQVWHB6o254cHe9JYSiMWjzgtZSRehGqn2a_WTvM/s72-c/1017256_10152071347355200_1897525736_n.jpg" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-372135715959160335</guid><pubDate>Sat, 15 Jun 2013 16:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-15T19:34:48.778+03:00</atom:updated><title>Gezi belleği ve ortak bilinç ....#Direngezi </title><description>&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgHZ5r_1_vCEglWsrtARrhSCHwc-HlZZO5XRPAA7oa2HWVHZ-rLelR8HD8SKiOuEsVDETNw8WbTnAeoXDpWXkbPZAb8sz_BPgq0q2l9rBUgLba_03MK_Hd_IEBpSdsbZoXtBO6z016TLKc/s1600/1003432_324139617717507_366212328_n.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgHZ5r_1_vCEglWsrtARrhSCHwc-HlZZO5XRPAA7oa2HWVHZ-rLelR8HD8SKiOuEsVDETNw8WbTnAeoXDpWXkbPZAb8sz_BPgq0q2l9rBUgLba_03MK_Hd_IEBpSdsbZoXtBO6z016TLKc/s400/1003432_324139617717507_366212328_n.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Ortak bilinç… Sen bir şey
düşünmeye başlayıp, aklına bir fikir geldiğinde bunu sadece senin düşündüğünü/bulduğunu
sanırsın. Halbuki o düşünce/fikir evrene tohumlanır ve artık evrenden herkesin
çekebileceği bir bilgi haline gelir. Bu yüzdendir ki, mesela facebook
çıktığında çoğu insan &lt;em&gt;“ ben de bunu düşünmüştüm, ama adamlar yapmış&lt;/em&gt;” demiş
olabilir?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Ortak bilinç, düşüncelerin/fikirlerin
dışında hislerini de alıp toplumun diğer fertlerine dağılması demektir. Bizler,
yaşadığımız Maya çağında %75 negatife odaklıyız. Bu yüzden korku ve kaygı gibi
negatif hisler daha çabuk dağılır etrafa… Coşkuyu, neşeyi yaratmak, yaymak ise
güçtür. Bu yüzden belki de, mizahı iyi kullanan orantısız zeka diye
tanımladığımız genç beyinlerin, bizim ortak bilincimizde açtığı boşluklardan ve
rahatlamadan hepimiz çok memnunuz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Gezi Direnişi, hepimizin ortak
bilince bağlanarak, beraber hareket etmemizi sağlayan bir diriliştir. Her ne
kadar sosyal medyanın bize sunduğu nimetlerle, olaylardan ve birbirimizden haberdar
olduğumuzu düşünsek te, aslında yeni enerjilerle yükselen farkındalığımız bizi ortak
bilince bağladı. Bu bilinç bundan sonra ne ile beslenirse, o gelecek karşımıza…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Direnişin ruhani bir tarafı var. Şiddetsiz
iletişim dışında şimdi zihinlerimizi pozitife odaklayarak Gezi Direnişi’nin, “gezi
belleği”nin ve ortak bilincimizin bizi daha iyi yarınlara ulaştırmasına katkı
sağlamalıyız. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Her şey bir oyun gibi geliyorsa,
siz bu oyuna girip, sinirlenmeyin. Sinirleneceğiniz şeylerden uzak durun.
Mesela sinirleniyorsanız, televizyonu kapatın! Enerjinizi kimin ne dediğine,
kimin ne yaptığına, haksızlığa, yalan yanlış söylemlere vermeyin. Veriyorsanız
nötr olarak dinleyin ve paylaşın. Küfür etmeyin. Saldırmayın. Anlayışlı ve sakin
bir çerçeveden olaylara bakın. Genç, pozitif, devrimci enerjiye kendinizi uyumlamaya
çalışın. Hem gülün, hem de izleyin. Olası şeyler için kurgular yapmayın.
Olabilecek şeyleri, olduğu zaman düşünmek üzerine o an hissettiğiniz duyguları
içinizde iptal etmeye çalışın. An ve an her şey değişiyor. Hesap ederek,
kurguların olmasını bekleyerek yaşamak, eski enerji kalıbı… Onun yerine olması
gerekeni, olmasını istediğinizi yaratın ve an’da kalarak, sinirlenmeden oyuna
katılmayın…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Her şey değişiyor. Artık geriye
dönüşü olmayan bir farkındalığın içindeyiz. An içinde değişimi izlerken,
ürettiğiniz duyguları nötrlemeye çalışın. Onları büyütmeyin, çoğaltmayın,
değişen an’dan geri kalmayın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;İyi şeyler olacağına, bunun
içinde intikam, hırs, öfke olmadan her şeyin olması gerektiği gibi olacağına
inanın. Zaten her şey olması gerektiği gibi olacaktır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Şimdi güzel şeyler düşünmeli…
Hayal kurmak aslında olmayacak şeyi de düşlemek demektir. Siz olacağına inandığınız
aydınlık şeyleri hissedin ki, “gezi belleği” tertemiz kalsın, ortak bilincimiz
gelecek güzelliklere ferah ferah bizi çıkarsın…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;strong&gt;Brajeshwari.dd / 15 Haziran 2013&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/gezi-bellegi-ve-ortak-bilinc-direngezi.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgHZ5r_1_vCEglWsrtARrhSCHwc-HlZZO5XRPAA7oa2HWVHZ-rLelR8HD8SKiOuEsVDETNw8WbTnAeoXDpWXkbPZAb8sz_BPgq0q2l9rBUgLba_03MK_Hd_IEBpSdsbZoXtBO6z016TLKc/s72-c/1003432_324139617717507_366212328_n.png" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-4492751071432136323</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2013 10:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-14T23:37:48.781+03:00</atom:updated><title>Kocaman bir ormanız şimdi ....#Direngezi </title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjIUg2t2kNW3sQ9b73KP1bO3hBvzxNldjE8v3NGk60T8rtwz8LuNU5fEh-tu2GXRS0YaN2NFj5wNwISptEiqTuW0GmtCs4NMcjbYQCCDFCCYWxUEImhkhTU2Zz2NgIYI2lprxqg1TkutQk/s1600/gezig.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjIUg2t2kNW3sQ9b73KP1bO3hBvzxNldjE8v3NGk60T8rtwz8LuNU5fEh-tu2GXRS0YaN2NFj5wNwISptEiqTuW0GmtCs4NMcjbYQCCDFCCYWxUEImhkhTU2Zz2NgIYI2lprxqg1TkutQk/s400/gezig.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Son dönem yaşadığımız olayları bugüne dair değerlendirmemek
lazım bence... Hepimiz durduğumuz noktaya nereden geldiğimize bakmalı, bu süreç için bilinçsizce&amp;nbsp;nasıl hazırlandığımızı anlamalıyız...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Son yıllarda en ilgisi olmayacak insanın bile &lt;strong&gt;yogaya ilgi&lt;/strong&gt;
duyması veya &lt;strong&gt;meditasyon nasıl yapılır&lt;/strong&gt; diye soru sorması aklıma geliyor. Eskiden
bana “yoga yaparak kutuya girebiliyor musun” gibi abuk sorular soran insanlardı
bunlar… &lt;em&gt;Herkesin gevşemeye, içine dönmeye ihtiyacı var ve bu ihtiyaç daha da
fazlalaşıyor&lt;/em&gt; diye düşünmüştüm o ara…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sonra enerjiler var. Binlerce &lt;strong&gt;enerji çalışması&lt;/strong&gt; başlamıştı.
Emekli kadınlar arkadaşlarıyla eğitimlere gelir, ellerini kalplerine koyup,
gözlerini kapatıp, reikiye gönülden inanırken gözlerim dolardı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Tanıdığım bir çok arkadaşım &lt;strong&gt;permaculture&lt;/strong&gt; ile ilgili
eğitimlere başlamıştı sonra… Çamurdan ev yapmaktan, doğada çöpleri doğal olarak
yok etmeye kadar ilginç bilgilerle bezendiler. Onları hem çok takdir ediyor,
hem de bu bilgileri nasıl, nerede, ne şekilde kullanabileceklerine dair
düşüncelerime engel olamıyordum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;İtiraf etmeliyim ki, doğayı çok severdim ama doğa çocuğu
değildim ben… Tek yaptığım evimde saksılarla limon çekirdeği, ay çekirdeği,
kereviz falan büyütmekti. Daha çok kendi hayatımın içinde doğal olana ilgim
fazlaydı. Zencefil ne işe yarar, hastaysan antibiyotik almadan yapılacak şifalı
şeyler benim ilgi alanıma girerdi. Okuduğum bazı bloglarda &lt;strong&gt;”yeşil parmak”&lt;/strong&gt; diye
tanımlayabileceğim, herşeyi yetiştiren, ağaç isimlerini öğrenip bu bilgileri
paylaşan binlerce dostum olması da belki de şimdi anlatacağım sebeplerin içinde
yer alıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Çocuk yogası, benim için yogaya tekrar anlam kattı. Bir
yetişkinden çok şey öğrenebilirsiniz ama çocuk yogasında tanıştığım çocuklar
hayata bakışımı değiştirdi. Ne güzel ki, bir sürü eğitmen yetişti bu alanda…
Eminim onlarda benimle aynı fikirdedir… Ve anneler, annelerin blogları…
Çocuklarıyla beraber &lt;strong&gt;farkındalıkla büyüyen ve büyüten güzel anneler&lt;/strong&gt;….&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sonra sadeleşme operasyonları başladı. Evde kullanmadığın
eşyanı at. &lt;strong&gt;Tüketimi durdur&lt;/strong&gt;. Eski eşyalarını yenileyerek kullan… Zumbara çıktı.
Zaman kumbarası, para geçersiz…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Mars geriledi, gezegenler ters açı yaptı. Burç okumayan
insanlar bile, hayatlarındaki gerilimi Mars’a yükledi. Bazılarımız maddi,
bazılarımız manevi yorgunluklar yaşadı. Yeni kararlar aldı. Gitmesi gerekenler
gitti. Yaşam bize bir sonraki güne hesap yapmamayı ve herkesin en çok duyduğu
şeyi &lt;strong&gt;an’da kalmayı&lt;/strong&gt; öğretti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Korku- Yargı- Şiddetsiz iletişim gibi Kişisel Gelişim
konuları çokça konuşuldu. İnsanların içe dönüşü, içlerindeki nedenleri bulup
temizlemeleri için binlerce çalışma yapıldı, yazılar yazıldı. Liderler devri
bitti sonra, herkes &lt;strong&gt;kendi içindeki lideri keşfetme&lt;/strong&gt; yolculuğuna çıktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Şimdi neler oluyor. Şimdi tüm bunların sonuçları Gezi
Park’ta mevcut… &lt;strong&gt;Yardımlaşma, kenetlenme, sevgi, toprağa ve doğaya saygı, lidersiz
örgütlenme, kendin olma, olduğun gibi özgürlüğüne sahip çıkma, savaşmadan direniş, umut, paranın geçmediği bir park, devrim, Direniş,
DİRİLİŞ…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Herkesin bu hayata gelişinde&lt;strong&gt; görevleri&lt;/strong&gt; var. Bazıları şifacı,
bazıları bilgi yayıcı, bazıları direnişçi, bazıları gözlemci, bazıları ışığı
yayan, dengeleyici… Gezi’ye gidemedim diye düşünme,&amp;nbsp;uzakta olmaktan rahatsız olma… Düşün
görevini, yapman gerekeni... Hepimiz bu görevler doğrultusunda kendi kimliklerimizi bulmaya başladık ve Gezi Parkı bize hep beraber "Biz" olmayı öğretti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;En güzeli de, artık uzaklardan bile kenetlenmek, sarılmak ve
herkesi kendi doğrusu, kendi inancıyla sevmek çok kolay… Sarılmanın önündeki
fiziksel engeller bile bu direnişle kalktı. Hiç bir şey yapamıyorsan sarıl…&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Yüreğinle sarıl&lt;/strong&gt;...&amp;nbsp;Bu
bile çok değerli…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Kocaman bir ormanız artık, sarmaş dolaş….&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Dirençli kökleri, tek atan yüreğiyle....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;a href="http://www.direnisbittimi.com/"&gt;www.direnisbittimi.com&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/kocam-bir-ormanz-simdi-direngezi.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjIUg2t2kNW3sQ9b73KP1bO3hBvzxNldjE8v3NGk60T8rtwz8LuNU5fEh-tu2GXRS0YaN2NFj5wNwISptEiqTuW0GmtCs4NMcjbYQCCDFCCYWxUEImhkhTU2Zz2NgIYI2lprxqg1TkutQk/s72-c/gezig.jpg" width="72"/><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-558033798097601418</guid><pubDate>Fri, 07 Jun 2013 19:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-07T22:13:40.667+03:00</atom:updated><title>Yeni dünya düzenini kurmaya başlayan çocuklar...  #Direngezi</title><description>&lt;span class="userContent"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWQI-TMXFn-w0ZQmA8QXYp2oEBhqTrQzLoCEqzqn4BlQzlLtbNwiZIrxcFaLkTKwEdbzOdLB2l7m-9sujErkCZDZou4aERp9QJqzXO7W-iijFdE-jDjvUdT8Qvzb0OLzZnvLSvp7uaeAs/s1600/tumblr_mnvfm2tWaf1ste7qoo1_1280.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWQI-TMXFn-w0ZQmA8QXYp2oEBhqTrQzLoCEqzqn4BlQzlLtbNwiZIrxcFaLkTKwEdbzOdLB2l7m-9sujErkCZDZou4aERp9QJqzXO7W-iijFdE-jDjvUdT8Qvzb0OLzZnvLSvp7uaeAs/s320/tumblr_mnvfm2tWaf1ste7qoo1_1280.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
Çocuk yogası eğitimimle beraber uzun uzun araştırdığım bir konuydu İndigo, Kristal ve Elmas çocuklar… Ayırt edilmeleri hayli zor, anlatması da karışık bir konuydu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İndigo’ların 1975’li yılların sonlarında doğmaya başladıkları iddia ediliyor. 80’lerden sonra hiperaktiviteyle karıştırıldığı için araştırmaya alınan çocukların çoğu aslında özel çocuklar olduğu ortaya çıkıyor. Araştırılmayan 75 sonrası doğumlu çoğu İndigo belki de şimdi Kristal çocukların annesi veya babası olma görevini üstleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İndigo çocuklar alışılmışın dışında zekiler, öz güvenleri fazlasıyla yüksek, otoriteye karşı çıkıyorlar, çok canlı ve hareketli olmalarının yanında sezgileri de oldukça güçlü. Onlar dünyaya bir asalet duygusuyla geliyor ve öyle davranıyorlar. Burada olmayı hak ettiklerini hissedip ve başkalarının bu hissi paylaşmadıklarını görünce çok şaşırıyorlar. Mutlak otorite karşısında zorluk yaşıyorlar. Kendilerini anlamayana aptal muamelesi yapıyorlar. Bazıları c&lt;span class="text_exposed_hide"&gt;...&lt;/span&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;esurca büyük sorumluluklar almaktan çekinmiyor, yalancı, içten pazarlıklı olanlara karşı hem itimatsızlık gösterip, hem de onları alaya alıyorlar. İş birliği ve yardımlaşmayı çok seviyorlar. Sanatı sevmelerinin ötesinde yaratıcılar. Bu nedenle yaratıcılık gerektirmeyen sistemler karşısında düş kırıklığı yaşıyorlar.  Son derece inatçı, katı kuralları reddeden bir yapıları var. Bir çocuktan/ gençten beklenmeyecek kadar cesurlar. Suçluluk duygusu verilerek disipline edilemiyorlar. İhtiyaçlarını bildirmekten asla çekinmiyorlar. Önemli yaşam amaçlarına sahipler. Kristal çocuklardan önce gelen İndigo çocuklar, Kristal çocukların gelebilmeleri için yolu açıp, dünyaya yeni düzen kurmaya geldikleri söyleniyor. İndigolar önden gelmelerindeki tek amaç; dürüstlükten yoksun her şeyi temizleyip yol açmak... Sonra gelen Kristal çocuklar bu temizlenmiş yolu izleyerek daha güvenli bir dünyaya doğru ilerleyecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Son dönemlerde yaşadığımız olaylarda, sokakta gördüğüm çoğu gencin yeni dünya düzeni kurmaya gelen pırıl pırıl İndigo çocuklar olduğunu düşünüyorum. Akılları, cesaretleri, otoriteye karşı gelişleri, mizah anlayışları hep bunları düşündürüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="text_exposed_show"&gt;Brajeshwari.dd / 2.6.2003&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/yeni-dunya-duzenini-kurmaya-baslayan.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjWQI-TMXFn-w0ZQmA8QXYp2oEBhqTrQzLoCEqzqn4BlQzlLtbNwiZIrxcFaLkTKwEdbzOdLB2l7m-9sujErkCZDZou4aERp9QJqzXO7W-iijFdE-jDjvUdT8Qvzb0OLzZnvLSvp7uaeAs/s72-c/tumblr_mnvfm2tWaf1ste7qoo1_1280.jpg" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-8643634987844137133</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2013 20:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-06-26T00:32:56.928+03:00</atom:updated><title>Kalbi Temiz tutmalı şimdi.......  #direngezi</title><description>&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj2eN771-QvibyjylflLsxqE0xAtjQPQVmKawmnXXjYwkwYP-N_GYWsUQ-0Hx_akmlLDTBqwIjRpD7b5gpHGBGq16s-jMSDI8Hd2HOl76JlhtgZb3YfaErP4pGHa55B8kO4D-vx-vzjqlA/s1600/936806_10152020489895200_1960222169_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj2eN771-QvibyjylflLsxqE0xAtjQPQVmKawmnXXjYwkwYP-N_GYWsUQ-0Hx_akmlLDTBqwIjRpD7b5gpHGBGq16s-jMSDI8Hd2HOl76JlhtgZb3YfaErP4pGHa55B8kO4D-vx-vzjqlA/s400/936806_10152020489895200_1960222169_n.jpg" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent"&gt;&lt;em&gt;"Şuraya yaşlı bir ağaç çiziyoruz. Belki de şurada yaşayan mutlu küçük çalılıklar vardır; işte tam şurada... Belki de çalılıkların arasında sevimli minik sincaplar neşeyle geziniyorlar. Biraz vanday kahverengi, biraz titan beyazı alalım... Evet, ben manzara resimleri yapıyorum. &lt;strong&gt;Çünkü doğanın bin bir güzelliğini ve bu kusursuz dengeyi insanlara hatırlatmak hoşuma gidiyor. Siz güzelliklerin farkına varın yeter... "&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Bob Ross&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEVXgybPvKcm0Ue03CH2Nl-9Qz8bIp6cJLDRNsHmB-qNIvMv7lpaN-PJ0SzfwjC9NtIyY83nYjWs4HayccQj9a3a5gDcocqLaTy9HWMAMoIN7rVH2LDPoq1Vt2_-p9v-kX2sq9Ikne_Ew/s1600/935056_321230824675053_1312169892_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;em style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgTRqzjG5Mzqc97Q7tFQG1tbND3ZKHr9j1zumKK4V98BnWXM6XLonfYhrOVGDxrKRL-vH-eJNE-G9Z2h5JJfYxdFE34suzfvPsvZsxD9woz8w0-9nb361FCwIv2hYxkNijs-bpuSu4Djcs/s1600/agac.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgTRqzjG5Mzqc97Q7tFQG1tbND3ZKHr9j1zumKK4V98BnWXM6XLonfYhrOVGDxrKRL-vH-eJNE-G9Z2h5JJfYxdFE34suzfvPsvZsxD9woz8w0-9nb361FCwIv2hYxkNijs-bpuSu4Djcs/s320/agac.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: center;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;em&gt;Ağaçların kalpleri vardır...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;Anladık ki, bunlar hiç bir parkta kitap okumamış, bir ağaca sarılıp, onu kökleriyle hissetmemiş, parklarda oynadığı arkadaşlarını o parkla beraber delice sevmemiş, kol kola yürürken kenetlendikleri anın duygusunu yaşamamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala anlamamaları bu yüzden olsa gerek... (Belki de hala iyi niyetli düşünüyorum) Yorulduk, tükendik yer yer... Sabah güldüğümüz iletilerin yerini, akşam içimiz sıkışarak izle&lt;span class="text_exposed_show"&gt;diğimiz haberler alıyor. Çoğumuz uyuyamıyor, uyandığında da bir umutla yeni bir şey olmuş mu diyerek interneti takibe devam ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;
&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;Bu kadar siyasetçiyi dinlememiştik hiç. RTE açıklama yapacak diye beklemiştik hiç tv başında... Bu kadar çok bilgisayarın başında olmamış, okumamıştık hiç... hiç bu kadar ileti girmemiştik.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Yürümek tek istediğimiz... Belki bir parka varıp, kitap okumak,&amp;nbsp;bizimle beraber aynı duyguları hisseden insanlara gülümsemek ve bir olduğumuzu hissetmek hücrelerimize kadar... Yürüyemiyoruz. Varamıyoruz. Kaç kez biber gazı soludum, kaç km koştum bu direnişte, bilmiyorum. Safın önünde duran çocuklara su taşırken, onların cesaretini gördüm, gururlandım bir yandan... Yüzüme spreyler sıkan çocuklara, esnafa hayran kaldım bu hiç konuşmadan başlayan dostluğumuza... &lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Her açıklamadan sonra koşmaktan yorulmuş bacaklarıma, öksürmekten içim dışıma çıkmış ruhuma yeni bir direnç geliyor. Her açıklamadan sonra, anlaşılmamanın kırgınlığını duyuyorum. Ama daha çok inancım güçleniyor, kenetleniyor herkes... daha çok yıkılmaz, unutulmaz bir şey yaşadığımızı hissediyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;Kocaman bir değişim yaşıyoruz aslında... Önce içimizde başlıyor değişim... Neden korkuyorsak onu görüyoruz. Neye sarılmışsak, onu kucaklıyoruz. Bunların hepsi bu devrimle çıkıyor içimizden... Hani 21.12'de ne olacak demiştik ya... İnsanlığın hayrına olsun diye dilemiştik. Hiç bir şey olmadı diye düşünmüştük sonra. Bence hepimizin farkındalığı bir tık daha yükseldi. Hepimiz BİR olduğumuza biraz daha yaklaştık. Bize ait olan, sadece bize ait sanırken, aslında o duyguların hepimizin olduğunu 31.5.2013'te tüm meydanlarda gördük. Daha çok kenetlendik.&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span class="userContent" data-ft="{&amp;quot;tn&amp;quot;:&amp;quot;K&amp;quot;}"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Neler olacak şimdi bilmiyoruz.... Ama direniş devam ederken, en güzel direnişin, kalbi temiz tutmak olduğunu unutmamak gerekiyor. Öfkeden uzak durup, kalbini temiz tutmalı şimdi...&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
Bir ağaca bak şimdi! Ona bakarken hissettiğin tüm duygulara, anılara sahip çıkma zamanı geldi!&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaXX0euIELgPogKg7010zM4-wTHMGI-hCyXgvnZKXGBz44unz9vsv26hy3tIYlQ8pudhEyljvQkawfbPV9P4jz9JMX_2Icu-HCOQdN4XHWLf4wizPCXYz5u_oPMihUA_iWIXs8k0Cc9MA/s1600/935056_321230824675053_1312169892_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="426" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiaXX0euIELgPogKg7010zM4-wTHMGI-hCyXgvnZKXGBz44unz9vsv26hy3tIYlQ8pudhEyljvQkawfbPV9P4jz9JMX_2Icu-HCOQdN4XHWLf4wizPCXYz5u_oPMihUA_iWIXs8k0Cc9MA/s640/935056_321230824675053_1312169892_n.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
Brajeshwari.dd / 31.5.2013&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/06/kalbi-temiz-tutmal-simdi-direngezi.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj2eN771-QvibyjylflLsxqE0xAtjQPQVmKawmnXXjYwkwYP-N_GYWsUQ-0Hx_akmlLDTBqwIjRpD7b5gpHGBGq16s-jMSDI8Hd2HOl76JlhtgZb3YfaErP4pGHa55B8kO4D-vx-vzjqlA/s72-c/936806_10152020489895200_1960222169_n.jpg" width="72"/><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-5306881688096745507</guid><pubDate>Tue, 26 Mar 2013 23:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-03-27T01:37:17.472+02:00</atom:updated><title>Susalım şimdi... </title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: justify;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRYhM2eHKyS7CGPK7Wz-rIVPc5Vu6v03oZfkEIhtk4vVEsTIcxWKBvvBxhBENlRlHEPULGmWaUfpC1Y762CATElshwwoUSb8pHc3UoZs1XUkC2rQSsElVL0MMgXmaL7kQr83bBTeKxCsw/s1600/f521c78240b3ab133a255fc5e54d290f.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRYhM2eHKyS7CGPK7Wz-rIVPc5Vu6v03oZfkEIhtk4vVEsTIcxWKBvvBxhBENlRlHEPULGmWaUfpC1Y762CATElshwwoUSb8pHc3UoZs1XUkC2rQSsElVL0MMgXmaL7kQr83bBTeKxCsw/s400/f521c78240b3ab133a255fc5e54d290f.jpg" width="260" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Fotoğraf makinasıyla dolaşmayı
seviyorum. Gözün, her anın, her karenin, her duygunun peşine &lt;em&gt;&lt;strong&gt;sözsüz &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;düşmesini
seviyorum. O karelere her baktığımda hatırlıyorum, o anın ne &lt;em&gt;&lt;strong&gt;anlattığını&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;... &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;O anlar ki, içlerinde hayata tutunuşlarımın,
umudun izleri saklı...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Eskişehir’de dolaşıyoruz. Elimde fotoğraf
makinam, çekebildiğim kadar fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Yüzümde bir tebessüm,
aylardır unutmuşum denklanşöre basmanın, içimde hissettirdiklerini...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Bir ayakkabı boyacısının önünde
duruyorum. Kocaman bir sepette, binlerce renkli ayakkabı bağı,&amp;nbsp; sarmaşığın
yerlere nazlı dökülüşü gibi sepetten dökülüyor. Ayakkabılar ilk alındığında
farkındayızdır da, sonradan unutulurlar ayaklarda... Halbuki renkli bir bağcık
değiştirebilir eski ayakkabı algısını...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Tüm bunları düşünürken, fotoğrafı
çekmiş bulunuyorum. Hem gruptan geri kalmamak, hem de gezi de göreceğim yerleri
kaçırmamak adına hızlıca makinamı toparlarken, ayakkabı boyacısı amca bana doğru yakınlaşıp, &lt;em&gt;“Daha yakından çek”&lt;/em&gt; diyor. O an nasıl hızlı bir cevap vermem gerektiğini
hesaplıyorum. &lt;em&gt;Zaten çektiğim fotoğrafa bilgisayarda istediğim kadar yakın
kadraj yapabilirim&lt;/em&gt;, diyemiyorum. Anlamayacağını düşünüp, gülümsüyorum sadece...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sonra bu sahneden ayrıldığım tüm
an, iletişim kurmak adına bazen ne gereksiz konuştuğumuzu düşünüyorum. &lt;em&gt;“Daha yakından çek” &lt;/em&gt;derken belki
kendisinin de fotoğraf çekmişliği vardı ve daha yakından çekeceğim görüntünün daha iyi olacağını düşündü, belki kendi yaptığı
bağcık sepetiyle gurur duyarken,&amp;nbsp;sanatsal egosu ortaya çıkmıştı, belki de&amp;nbsp;bana sadece laf atmak istedi ve ağzından böyle bir cümle çıkıvermiş bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Konuşmak, sözcükler, kelimeler ne
kadar anlamlarını taşıyabiliyor? Sessizliği ve sessizliğin içinde hissi değil
de, aklın hesapları akıyor harf harf sözlerden... Bu nedenle meditasyon
kampları delirtici olabiliyor. Konuşmadan, sessiz, göz göze gelmeden geçen
günler... İç sesinin kendi içinden&amp;nbsp;yankılanması ve binlerce cevap alıp,
hiç birinin başka biriyle yaptığın sohbet gibi olmaması. Halbuki en iyi dost
biziz kendimize. En iyi sohbet insanın kendi kendine yapabildiğiyle... İnsan
o kamplarda barışıyor kendiyle, azalıyor çokça sözden ve sadelikle yaklaşıyor kendine...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Şimdi sen sessiz, ben sessiz
dursak... Aslında sana bakarken sana değil, hissettiklerine baktığımı hissetsen
ve tüm bu anın hiç bir cümleyle karşılığının olmadığını anlasan...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Susalım mı o yüzden şimdi&lt;/em&gt;... &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sessizliğin içinde, yüreğine
dost olayım, ruhuna esinti, kalbine sıcacık dokunayım varlığımla... Sözlerin arkasına
geçelim beraber, ama çok şey söyleyelim böyleyken... Gülümseyelim yer yer bu
duruma, güneş açsın yüzümüzde, sözcüklerle kurduğumuz esaretten kurtulalım
beraber... Ben yüzüne, saçlarının buklelerine&amp;nbsp;vuran gölgelerin peşine düşeyim, seni dinlerken... &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Aksın içinden geçen hikayeler, duygular gözlerinden
bana, gözlerimden yüreğine... ve aslında hiç birşey söylememişken daha, anın
içinde kalbimizi gıdıklayan, içimizin komik bulduğu birşeye sözsüz beraberce
gülelim kahkahalarla... Sonra gülmekten gözümüzden minik yaşlar süzülsün de,
duralım biraz... İçlenelim belki de beraber hatırladıklarımıza... Buluta
bakalım ufkumuzdan geçip giden... Sonra uzaklara dalarken gözlerimiz, hatırlayalım...
Aslında sözlerle kurduğumuz köprülerden daha güçlü, daha yıkılmaz ve anlamlı
bir bağımız olduğunu hissedelim kalplerimizden... Hiç dokunmadan &lt;em&gt;“seninleyim,
anlıyorum”&lt;/em&gt; diyebilelim birbirimize...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Bu an, ikimizin en güzel anısı
olsun... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Kalbimizde minik sakin bir sığınak gibi, kapısını her açtığımızda
harflerin ve cümlelerin giremediği....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Susalım şimdi...&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Nerede olursak olalım,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;gözlerimiz görüyor birbirini....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;strong&gt;Brajeshwari&lt;/strong&gt; / &lt;em&gt;26.3.2013&lt;/em&gt; /&amp;nbsp; ❤&lt;a aria-controls="js_1" aria-haspopup="true" aria-owns="js_1" data-hovercard="/ajax/hovercard/user.php?id=519597012&amp;amp;extragetparams=%7B%22group_id%22%3A0%7D" href="http://www.facebook.com/zerdim?group_id=0" id="js_2"&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;to my pöti&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" height="40" id="gsSong257003964" name="gsSong257003964" width="250"&gt;&lt;param name="movie" value="http://grooveshark.com/songWidget.swf" /&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=grooveshark.com&amp;songID=25700396&amp;style=metal&amp;p=0" /&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://grooveshark.com/songWidget.swf" width="250" height="40"&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=grooveshark.com&amp;songID=25700396&amp;style=metal&amp;p=0" /&gt;&lt;span&gt;&lt;a href="http://grooveshark.com/search/song?q=Yiruma%20Bella's%20Lullaby" title="Bella&amp;#x27;s Lullaby by Yiruma on Grooveshark"&gt;Bella&amp;#x27;s Lullaby by Yiruma on Grooveshark&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/object&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/03/susalm-simdi.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgRYhM2eHKyS7CGPK7Wz-rIVPc5Vu6v03oZfkEIhtk4vVEsTIcxWKBvvBxhBENlRlHEPULGmWaUfpC1Y762CATElshwwoUSb8pHc3UoZs1XUkC2rQSsElVL0MMgXmaL7kQr83bBTeKxCsw/s72-c/f521c78240b3ab133a255fc5e54d290f.jpg" width="72"/><thr:total>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-2684776850030948414</guid><pubDate>Sun, 24 Feb 2013 23:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2013-02-25T02:01:09.328+02:00</atom:updated><title>Kalbine Gülümse….</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhl8HzNF4S7oKd1Cxje7tL7QgcsW3zoLVNj87qfI6KkrVlSIP2hjGCv9pGVl91sizWmJZCme16ISjpck_wi1F1NAowh7Irx0ZIOBKk7GV_RKXcRLcMuczbL_rLfKzMqjwPvpd6DwyAa01Q/s1600/tumblr_lzfysznCEa1r6xi8so1_500.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhl8HzNF4S7oKd1Cxje7tL7QgcsW3zoLVNj87qfI6KkrVlSIP2hjGCv9pGVl91sizWmJZCme16ISjpck_wi1F1NAowh7Irx0ZIOBKk7GV_RKXcRLcMuczbL_rLfKzMqjwPvpd6DwyAa01Q/s400/tumblr_lzfysznCEa1r6xi8so1_500.jpg" width="345" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;Söz vermiştim yazmaya… Sözlerini
tutamamak insanın içinde ağır bir yük olarak kalırdı. İnsanın içinde çok ağır
yükler vardı ve kendine verdiği bir sürü sözü, tutulamayan…&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;Dualitenin içinde yaşıyorduk. Hem
para kazanmak için çalıştığımız ofis hayatının gerçekliğini kabul eder, hem de işin
sıkıcı monotonluğuna söylenirdik. Hem aşık olmak ister, ama sevgiliyken
karşımızdakinin burnundan getirirdik ilişkiyi. Bu ikilemlerin içinde farkındalığımız
düşükse, bahanelere sığınırdık. Ya da içimiz başka, dışımız başka bir şey
söyler, biz 'sabır' derdik, ikisini de idare ederdik. Sabır bir noktada biter, biri
bağırır, diğer ses içimizden taşar, umutsuzlaşırdık. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Kendi içimizdeki ikilem tüm dünyada yaşananın
yanında, kafamızı, yüreğimizi karıştırıp dururdu. &lt;em&gt;Ne doğruydu? Çözüm neredeydi?
Yoksa bir gün emekli olup, deniz kıyısında kuracağımız yeni hayatlar mı bizi
toparlayacaktı?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Geçen gün, İzmir’de yapılan “ Eş
ruhunuzu nasıl bulursunuz?” diye bir seminerin ilanını gördüm. Eş ruhumu
aradığım yoktu, fakat bu seminerde ne anlatılır, nasıl yöntemler konuşulur diye
merak etmiştim. Şans bu ya, internette yapılmış seminerin videosuyla karşılaştım. Cep
telefonumdan play tuşuna basıp, evi toparlarken videoyu kulaklığımla dinledim.
Size harika şeyler öğrendiğimi söylemek isterdim. İlişkilerin öğreticiliğinden,
karmadan, kadın, erkek farklılıklarından ve çokça kişisel deneyimlerden
bahsedildi. Yani 10 adımda bir formül yine yoktu. 10 adımda bir teknik
öğrenmeyi de beklemiyordum zaten… Sadece konuyla ilgili bir bilginin beni
aydınlatacağını sanmıştım, olmadı. Kişiye özel deneyimlerden kendi adınıza
çıkarılabilecek şeyler vardı olmasına, ama bunlar doğru muydu? Bunu ancak vicdanınız
netleştirebilirdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
.&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sıklıkla ne doğru diye soruyorum.
Herkesin kendi kişisel deneyimi doğru… Ve hiçbir formül, hiçbir seminer, hiçbir
öğreti, hiçbir kitap tamamen doğru değil… Hepsi yol, yollar… Size ne iyi
geliyorsa doğru çoğu veya size ne iyi geliyorsa bastırıyor veya iyi
geçiştiriyor baş etmeniz gereken duyguları?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Bir sohbette, bir arkadaşım
evlenmeye doğru giden ilişkisini sorguluyordu. Evlenirse, İngiltere’ye
taşınması, buradaki düzenini, dostlarını, yaşlarını alan ailesini bırakması
gerektiğini söyledi. Düşündüm, kaygısında haklıydı belki hatta hak verdim
bulunduğu karmaşaya… Fakat sonra sözlerim değişti konuşmada, kim bilebilirdi
tekrar Türkiye’ye geri dönmeyeceklerini, kim bilebilirdi 6 ay İngiltere, 6 ay
Türkiye’de yaşayabilecekleri bir formülü bulamayacaklarını… Bugün tüm bu
görünen karmaşaya göre, birkaç yıl sonrasını hesap etmiştik aklımızca… Ama
hayat öyle miydi ya? Hangimiz 5 yıl önce hesapladığımız hayatı yaşıyorduk şimdi?
Anı yakalamak böyle bir şeydi. Evlenmek mi istiyorsun, git evlen olmalıydı
düşünce… Bunu telaffuz bile etmeden karar vermeliydi, bende onun kararı karşısında, aklına “Peki
ama…” diye başlayan cümlelerle kaygılar sokmamalıydım. Ben, biz, siz hepimiz
kendimiz için hesaplarımızda bunu yapıyorduk. Bir de başkaları için hesap
yapıp, paketleyip sohbetlerimizde “yardım” diye önlerine sunuyorduk.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri Regular;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;‘Hayat akıyor’ diyoruz ya, ya da ‘biz
bu yaşamın bir parçasıyız’ diyoruz. Bir türlü içselleştiremediğimiz bir gerçek
var. &lt;strong&gt;Hayat bizim içimizde akıyor&lt;/strong&gt; aslında…&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;
&lt;/span&gt;Bir tür ikilemler dünyası… Dışarıda iyinin içinde kötüyü, kötünün içinde
iyiyi yaşarken, içimizde pek farklı değil aslında… Hep iyiyi görmek istiyoruz.
Hep iyi yok… Hep kötü de yok. Bu yüzden mutsuzlaşıyoruz. En güzel mutluluk
dengede… Denge iyi ve kötünün orta noktası… Yani eksi ve artının ortası… &lt;strong&gt;Nötr/
Zero point!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Calibri Regular;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Hayat içimizden akarken, nehrin
nereye aktığına, hangi denizlere ulaştığına değil, kaynağa bakmalı belki de… İçimiz
ne kadar ikilem doluysa, dışarısı da o kadar karışık. Kalbimiz yaşanana,
yaşayacağımıza, gelene veya gidene hangi noktada nötr kalabiliyorsa, su yolunu
doğru buluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Suyun berraklaşması için, kalbine
bak şimdi. Sözlerin, duyguların, paylaşımların ikileminden çık… Kalbin ne
söylüyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Duymak için durmak ve nötr
duyguyu yakalamak gerekiyor. Hayatın sesleri sustuğunda kalbinin sesini duymaya
başlıyor insan…&amp;nbsp;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;.&lt;br /&gt;(&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Bunun için en iyi an, uyku öncesi…
Tavana baktığın o an… Gözlerin hafif ağırlaştığında, günün bütün sesleri içinde
ve dışında sustuğunda, yatağın bir parçası olduğunu düşün. Yatağın süngeri
istersen, istersen yayları… Bedenini, gün içinde o çok önemsediğin
farkındalıktan çık böylece… Gözlerini kapa ve kalbine bak… Bir çocuğa bakar
gibi bak belki, ellerini kalbine koy belki, onu dinlediğini hissetsin.)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Kalbini duyduğunda, söylediklerini içinde yaşatmaya başla… &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Su bilgedir, bilgiyi taşır…
Kalbin sesi, hayatın akışına karıştıkça gördüğün, yaşadığın da değişecektir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Akıl hep bağırır, kalp ise
fısıldar ve sıcacık gülümsetir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;Sen de ona gülümsersen çok güzel
olur... ;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
....&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&amp;nbsp;Brajeshwari.dd / 25 Şubat 2013&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-family: Calibri;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" height="40" id="gsSong2298986062" name="gsSong2298986062" width="250"&gt;&lt;param name="movie" value="http://grooveshark.com/songWidget.swf" /&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=grooveshark.com&amp;songID=22989860&amp;style=metal&amp;p=0" /&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://grooveshark.com/songWidget.swf" width="250" height="40"&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=grooveshark.com&amp;songID=22989860&amp;style=metal&amp;p=0" /&gt;&lt;span&gt;&lt;a href="http://grooveshark.com/search/song?q=Mimicking%20Birds%20%2010%25" title="10% by Mimicking Birds  on Grooveshark"&gt;10% by Mimicking Birds  on Grooveshark&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/object&gt;&lt;/object&gt; </description><link>http://burcuca.blogspot.com/2013/02/kalbine-gulumse.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhl8HzNF4S7oKd1Cxje7tL7QgcsW3zoLVNj87qfI6KkrVlSIP2hjGCv9pGVl91sizWmJZCme16ISjpck_wi1F1NAowh7Irx0ZIOBKk7GV_RKXcRLcMuczbL_rLfKzMqjwPvpd6DwyAa01Q/s72-c/tumblr_lzfysznCEa1r6xi8so1_500.jpg" width="72"/><thr:total>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-4619827097002534765</guid><pubDate>Wed, 14 Nov 2012 12:46:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-11-14T14:59:02.136+02:00</atom:updated><title>YaKLaŞ.....</title><description>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjbxRqU2Rf7UP9efn-okkKhzGdax9Vfr_OgwgOPUd1mATxo_NbSyZXLiG67oK1-E3RW6zgSGexErYZzepZ_pSXWp-XwcYL5agvxE9X99ItJx90ScpBPcLZXxU1a0Urn_IMW7P283atn3I4/s1600/173740498094800124_I4jOoGpb_c.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjbxRqU2Rf7UP9efn-okkKhzGdax9Vfr_OgwgOPUd1mATxo_NbSyZXLiG67oK1-E3RW6zgSGexErYZzepZ_pSXWp-XwcYL5agvxE9X99ItJx90ScpBPcLZXxU1a0Urn_IMW7P283atn3I4/s400/173740498094800124_I4jOoGpb_c.jpg" width="266" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;em&gt;&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;
Eski enerji yavaşça terk ediyor, ama eski
enerjinin gitmiş olduğu bir gün gelecek. Bu bir nesil sürebilir! &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;Bazılarınız,
“O zaman burada olmayacağım” diyebilir. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;Size diyorum ki, “ evet burada
olacaksın!” &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;Çünkü finali kaçırmayacaksınız!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;KRYON&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Bugün bu yazıyı öylesine okudum, gecenin
geç bir saatiydi. Yattım sonra… Uyuyamadım, tavana bakarak düşünürken kalk
dedim, artık yaz… Bir kahve koydum kendime, ve şimdi burdayım…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Herşeyi anlatacağım desem, olmaz. Dilim
döndüğünce bana anlat denen için tuşa basacağım şimdi… Bakalım ne çıkacak…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Bir şeylerin sonuna geliyoruz ya hani,
olabilir. Kimse bilmiyor o sonu… Bazıları “hiçbirşey olmayacak” diyor, bazıları
“yeni dünya enerjileri bizi değiştirecek” diyor. Bunlarla sandığınız gibi
derinden ilgili değilim, duyup aklımda kalanlar… Bir erzak çantası
hazırlamadım, günahlarımı da temize çekmedim. Ne olacaksa ben ne dersem olacak,
egom artık büyük değil o kadar…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Hayatın kaçıncı evresiyse bu, herşeyin
değişken yüzünü gösterdiği bir hortumun içindeyim sanki… İnsanların, duyguların,
hayatların değişimine, ayrılışların, zorlukların gerçekliğine çokça şahit oldum
son dönemde… Direnemedim yaşayacağım duygulara… Hepsi ardı arkasına dizildi.
Buna Annem “büyümek” dedi, arkadaşlarım 40’a yaklaşırken olur dedi. Ama bence
hiç biri değildi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Herkesin hayat koşturmacasında tek aradığı
saf, masum şeylerdi. İyi yürekli insanlar, düzenli işler, temiz paralar, güzel
aşklar…Dahası yoktu. Herkes sanki bu duyguları bulmak için daha hırçındı bazen…
Bazen artık aradığını unutmuştu bazıları ve kirlenmişlerdi. Iyi ve güzel olan
azalmıştı ve bulununca şefkatli bir temastan öteye, indirimden mal çalarcasına
özensizdi insanlar…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Unutmuştuk belki de… &lt;strong&gt;Bu hayatı son,
elimizdekileri bizim, kazandıklarımızı hakkımız sanmıştık.&lt;/strong&gt; Hiç biri bizim
değildi oysa, biz de bu değildik.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Tanrıyla aranız nasıl bilmem…Ona ne
dersiniz... Allah, Tanrı, Krishna ?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Ellerinizi açıp dua ettiğinizde, yalvarır
mısınız? Diler misiniz? Teşekkür mü edersiniz? O bir Baba gibi sıcak mı gelir, yoksa korkuyla karışık bir büyüğünüz gibi midir ona karşı hisleriniz? Duyar mı
sizi, sizden daha beter durumda olanların duaları arasında sizin ona
yakarışınız duyulmaz mı sanırsınız? Bilmem bunları… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Dua mı okursunuz? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Mantra mı söylersiniz?
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Konuşur musunuz onunla? Bilemem… Merakta etmem.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
En son Tanrı için ne yaptınız? Dua, ibadet,
bağış, yardım?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Peki en son Tanrı için gerçekten ne
yaptınız?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
İçimizdeki en saf kalan şey onun varlığı
belki de… Hep arayıp durduğumuzda o aslında… Öyle sevsin ki herkes bizi, onun
sevgisinden yansımalar taşısın… Öyle güzel olsun ki herşey, aslında onun
dokunuşu olsun içinde… Herşey iyi olsun, onun verdiği güven hissiyle dolsun
içimiz…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;strong&gt;Bugün Tanrı için uyan artık&lt;/strong&gt;… Çocuklarına bak, onlar
senin değil, besle onları, Tanrı’nın çocuklarını… Bugün Annene, Babana sarıl, O’nun yaşattığı güveni al bir damla daha… Bugün masabaşına otur… Sen yapma
o işi, sen kimsin ki? Tanrı için çalış, içine koyma ben’i, egonu, hırsını,
kimliğini… Tanrı’nın nimetlerine bak…Onların karşılığı değil o kağıt parçaları…
Yavaş yavaş ye, doya doya hissederek iç, O’nun sana lütfettiği besinleri… Bugün
gülümse bolca… Herkese gülümse… Tanrı’dan gülümse onlara, O’nun gülümseyişini
taşı herkese…. Bugün söylenme… Söylenmeden yap, düşünmeden yap, O’nun elleriyle
yap işini… Göreceksin çok daha kolay o zaman… Bugün adımlar at… Yürüdüğün yollarda
manzaralar hediye ondan… O’nun için yürü, O’nunla yürü, &lt;strong&gt;tut elini&lt;/strong&gt;… Dokun sonra
insanlara… Tanrı’nın şifasıyla dokun, sevgi aksın yüreğinden ellerine….&amp;nbsp; Aşık ol sonra… Aşk ki sadece iki beden, et ve
kan aslında… O’nun sevgisinin yansıması o heyecan, onunla hep beraber olma
isteği… Çok özlediğimizden O’nu, O’na olan aşkımızı, yuvamızı…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjbxRqU2Rf7UP9efn-okkKhzGdax9Vfr_OgwgOPUd1mATxo_NbSyZXLiG67oK1-E3RW6zgSGexErYZzepZ_pSXWp-XwcYL5agvxE9X99ItJx90ScpBPcLZXxU1a0Urn_IMW7P283atn3I4/s1600/173740498094800124_I4jOoGpb_c.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Kalbinde hisset… Hatırla kalbinle…. Hep
seninle sende… Çok seviyor seni… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
Birşeyler yaklaşıyor diyorlar… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Felaket mi? Değişim mi? Daha çok kargaşa
mı? Bilmiyoruz…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;
Sen şimdi O’na yaklaş…&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
O korur seni…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;em&gt;Aşkla… &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;em&gt;
Brajeshwari.dd / 11.11.2012&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-align: justify;"&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="font-size: large;"&gt;
&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" height="50" id="gsSong2128445591" name="gsSong2128445591" width="400"&gt;&lt;param name="movie" value="http://grooveshark.com/songWidget.swf" /&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=grooveshark.com&amp;songID=21284455&amp;style=metal&amp;p=0" /&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://grooveshark.com/songWidget.swf" width="400" height="50"&gt;&lt;param name="wmode" value="window" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always" /&gt;&lt;param name="flashvars" value="hostname=grooveshark.com&amp;songID=21284455&amp;style=water&amp;p=0" /&gt;&lt;span&gt;&lt;a href="http://grooveshark.com/search/song?q=Travis%20Dear%20Diary" title="Dear Diary by Travis on Grooveshark"&gt;Dear Diary by Travis on Grooveshark&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/object&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2012/11/yaklas.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjbxRqU2Rf7UP9efn-okkKhzGdax9Vfr_OgwgOPUd1mATxo_NbSyZXLiG67oK1-E3RW6zgSGexErYZzepZ_pSXWp-XwcYL5agvxE9X99ItJx90ScpBPcLZXxU1a0Urn_IMW7P283atn3I4/s72-c/173740498094800124_I4jOoGpb_c.jpg" width="72"/><thr:total>16</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-7852856870180338741</guid><pubDate>Mon, 20 Feb 2012 21:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-11-14T14:50:06.516+02:00</atom:updated><title>Akvaryumdaki Köpekbalığı</title><description>&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiRsSOT3LjwU0Sglf8b7IvyYovsqEm69tgSgE22KeNCuVxWGoDMXAOBd46YsDMw3FdqxZ6D1fu5uWOO5vzqIpdeMgPqEe3apmoZ1BS_vlF5lN-PSQ0qzI0oKt09gj7kSc3CRVPllB2l9ZM/s1600/shark-attack-7195-1298223782-3.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5711336502772572626" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiRsSOT3LjwU0Sglf8b7IvyYovsqEm69tgSgE22KeNCuVxWGoDMXAOBd46YsDMw3FdqxZ6D1fu5uWOO5vzqIpdeMgPqEe3apmoZ1BS_vlF5lN-PSQ0qzI0oKt09gj7kSc3CRVPllB2l9ZM/s320/shark-attack-7195-1298223782-3.jpg" style="cursor: pointer; display: block; height: 240px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 320px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;i&gt;Hikaye Japonyada geçiyor...Gerçek bir hikayedir.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Japonlar bilirsiniz balıksever bir millet... Balık tüketimi fazlalaşıp, kıyılardaki balıklarda azalmaya başlayınca çareyi kendi kıyılarından biraz uzakta avlanarak çözebileceklerini sanmışlar... Sabahları daha erken kalkıp, dümenlerini bir saat uzaklıktaki açık denizlere kırmışlar. Avladıkları balık miktarından memnunlarmış, kazançları kısa sürede olsa tekrar eski haline gelmiş. Fakat gün geçtikçe balıklar satılmaz olmuş. Çünkü balıkların avlandıktan, tezgaha geliş süresini düşünülünce, &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;tazeliklerini kaybettikleri farkedilmiş. Bunun üzerine tüm balıkçılar toplanıp, konu üzerine düşünmüşler. Çare olarak balıkları büyük buz kütleleriyle taşıma kararı vermişler. Balıklar buzun sayesinde tazelikleri bozulmadan tezgahlara taşınmış bir süre... Fakat bu da doğru çözüm olmamış. Çünkü balıkların tadı, buzun etkisiyle yine taze gibi değilmiş. Bunun üzerine balıkçılar tekrar toplanıp, yeni bir çözüm üretmeye koyulmuşlar. Çözüm; teknelere dev akvaryumlar kurmak olmuş. Masraf edip, teknelerine &lt;a href="http://www.burcuca.blogspot.com/"&gt;d&lt;/a&gt;ev akvaryum yaptırmış her biri... Böylece yakalanan balık, akvaryumdan canlı canlı tezgaha gidebilecek ve taze kalabilecekmiş. Satışlar düzelmeye başlamış. Fakat gel zaman -git zaman, bu da nihai çözüm olamamış. Çünkü her balık yakalanıp, akvaryuma atıldığı süreç boyunca sersemlemiş ve o taze tadı yine kaybolup gidivermiş. Balıkçılar yine toplanmış. Tüm bu çabalardan sonra, en son çözüm minik köpekbalıkları olmuş. Her akvaryuma birer minik köpekbalığı atılmış. Böylece avlanip, akvaryuma atılan balıklar sersemlemek yerine, köpekbalığı yüzünden hayatta kalma savaşı verirken tazeliklerini de kaybetmeden&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;tezgahlara ve sofralara ulaşmış...&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Ofisteki sunumda bu hikayeyi &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;ilk duyduğumda,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;  &lt;/span&gt;her şeye uygulanabilir bir mantığı olduğunu düşünmüştüm... Köpekbalığı imgesini, ister bir markanın rekabetin içinde daha dirençli durabildiğine yorun, ister minik krizlerin firmaları ayakta tutan itici güç oluşuna bağlayın. Fakat hikayenin gerçek bir hikaye oluşuna dair düşünmeye başladığımda, sadece markalar için uyarlanabilir tarafından daha öteye insana dair yönlerini de keşfetmeye başladım.&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Beynimize attiğimiz minik köpekbalıkları geldi aklıma...&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Çok kilo aldım bir köpekbalığıydı zayıflama yolunda... İşe geç kalıyorum korkusuyla erken kalkmak sonra... Bazen sevgilim beni aldatirsa diye korkup, kendine bakmaktı daha fazla... Fakat bunlar bilinçli bilinçsiz iyi denebilecek itici güçlerdi ayağa kalkıp, kendimizi harekete geçirmek, diri tutmak adına...&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Bir de bilinçsizce düşüncemize atılan köpekbalıkları vardı. Mesala arabayla işe giderken gördüğüm bir billboard reklamı şöyle diyordu “&lt;i&gt; Panik yok! İndirim haftamız devam ediyor&lt;a href="http://www.burcuca.blogspot.com/"&gt;”.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;a href="http://www.burcuca.blogspot.com/"&gt;.&lt;/a&gt;. Panik köpekbalığıydı, anında bizi harekete geçirebilecekti indirimi kaçırmamak adına... Reklam stratejileri hep böyle bir algı üzerine çalışırdı. Başka bir örnek, annem her sabah giydiğim kıyafetlerin inceliğinden &lt;i&gt;“ üşüteceksin” &lt;/i&gt;dediğinde, arabadan inip ofise yürürken üşümeye başladığım an annem aklıma gelirdi.&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Bir de bizim besleyip, sonra da düşüncemize attığımız köpekbalıkları vardı. Mesala günlük yoğun iş rutininden evini toplamaya zamanı olmayan bir arkadaşım &lt;i&gt;“ evinin çöp eve dönebileceğini”&lt;/i&gt; söyleyip dururdu. O evin çöp eve döneceğinden korkardı korkmasına ama, köpekbalığı evcil olmalı ki, o ev hiç bir zaman toplanmazdı. Aslında bizi harekete geçirecek köpekbalıkları &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;yeterince vahşilerse iyi iş görürlerdi...&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Bir de bilinçsizce düşüncemizin akvaryumunda dolaşan köpekbalıklarına rastlamak mümkündü. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;Onlar öylesine bilinçsizce &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;tarafımızdan vahşileştirilmişti ki, bazen biz bile onu oraya atan olduğumuzu unuturduk. &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;Sanırdık ki, başkası salıyor onu üstümüze, düşüncemi&lt;a href="http://www.burcuca.blogspot.com/"&gt;zde&lt;/a&gt;...&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Depresyona girdiğinizde, düşüncenizin sizi aşağılara çektiği anları düşünün... Aslında dirilmek için içeriye attığınız minik köpekbalığı, kendini patron ilan edip, akvaryumda terör mü estirmeye başlamış? Ne kadar zamandır o akvaryumda bir savaş var. Köpekbalığını bir yerlerden gözünüz ısırıyor mu?&lt;i&gt; ( Bunlar çizgi roman kahramanı gibi olabiliyor, daha önceki akvaryumunuzu yerle bir edip, doymamış, yeni akvaryumunuzda dolaşmaya başlamış olabilirler.)&lt;/i&gt; Ne kadar büyümüş köpekbalığınız sonra, balıklar korkudan kalp krizi mi geçirmişler? Akvaryumun sahibi kim? Ne kadar zamandır o akvaryum başıboş ? &lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
Bu hikaye ile beraber, kriz anlarında hikayedeki- düşüncemdeki köpekbalığını görmeye çalışıyorum. Balıklar ne kadar sersemlemiş, köpekbalığı niye bu kadar vahşi anlamak gerekiyor. Sonuçta beraber huzur içinde yüzebilirler de... Çok sevişip, kaynaşsınlar da istemem ayrıca... Herkes doğası gereği olması gerektiği görevi almalı.... Düşüncelerim ve eylemlerim tazeliklerini korurken, tadları da leziz olmalı... Sadece akvaryumun patronunun ben olduğumu, istersem hepsini denize salacağımı &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;ve işsiz bir sürü köpekbalığının kapıda sıra beklediğini bilmelerinde fayda var... &lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="MsoNoSpacing" style="text-align: justify;"&gt;
&lt;o:p&gt; &lt;b&gt;Brajeshwari.dd / 18.02.2012&lt;/b&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;
</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2012/02/akvaryumdaki-kopekbalg.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiRsSOT3LjwU0Sglf8b7IvyYovsqEm69tgSgE22KeNCuVxWGoDMXAOBd46YsDMw3FdqxZ6D1fu5uWOO5vzqIpdeMgPqEe3apmoZ1BS_vlF5lN-PSQ0qzI0oKt09gj7kSc3CRVPllB2l9ZM/s72-c/shark-attack-7195-1298223782-3.jpg" width="72"/><thr:total>16</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-4018757147210149591</guid><pubDate>Tue, 14 Feb 2012 00:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-02-14T03:21:58.323+02:00</atom:updated><title>14 Şubat sabahı, sıradan bir gün....</title><description>&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiUF_ux9cm86X2_qjbuVYBC1TL1lbD2c62yPIbHr1dED5QYK11SpJ9etfY_CXNREYGwgDejbkcphacUOKoPbulmKL6iWfQOu9r7D5mtrMRjNGlBpuE0GRlqIP1BLajasE8U6z0MwWYEqZE/s1600/f2OmQc1cjo6jnq6bG0eU08VGo1_500.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; width: 214px; height: 320px; text-align: center; display: block; cursor: pointer;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5708786645762191058" border="0" alt="" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiUF_ux9cm86X2_qjbuVYBC1TL1lbD2c62yPIbHr1dED5QYK11SpJ9etfY_CXNREYGwgDejbkcphacUOKoPbulmKL6iWfQOu9r7D5mtrMRjNGlBpuE0GRlqIP1BLajasE8U6z0MwWYEqZE/s320/f2OmQc1cjo6jnq6bG0eU08VGo1_500.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Yarın, sen sokağa çıkıp beni bekleyeceğin köşeye varana kadar, yürüyeceğin yol boyunca tüm kar-kışı-buzu süpürürdüm önce.... Rahat yürü diye... Kırmızı paltona sarılıp, kocaman gözlerinle yolunu takip ettiğinde henüz suprizimin farkında olamayabilirsin... Tam karşıdan karşıya geçmek için ilerlediğinde,&lt;em&gt; “ beni bu ışıkta bekle”&lt;/em&gt; dediğim trafik lambasına mavili –pembeli balonlar asmış olacağım. Balonları gördüğünde, sen şaşkınlıkla yürümeye devam ederken, aslında Sevgililer gününü değil, " &lt;em&gt;bir eksiğin var, içinde kötülüğün yok"&lt;/em&gt; dediğim seni,  masumiyetini kutluyor olacağım o an... Güzelliğine diyeceğim... Güzel gözlerinden ılık ılık içime sızan tertemizliğini dolduracağım yüreğime...&lt;br /&gt;.....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın, Sevgililer gününü hatırlamadan uyanacaksın biliyorum. Gri sabaha, üzerindeki takım elbisenin paltonun içine sığmayışına takılacaksın belki... Uykunu alamadığını hissedip, belki lanet edeceksin soğuğa... İşe vardığında, binaya girmeden köşedeki büfeden sıcak bir açma alacaksın belki... Keyfin biraz yerine gelecek. Elinde hafiften yağlanmış kese kağıdıyla, asansöre binip masana geçeceksin. Sıcak bir çay gelecek önüne, açmayı yemeye koyulacaksın. Isırığının içindeki zeytinlerin bolluğu mutlu edecek seni... Gözlerin kapanıp, kendinden geçeceksin sıcacık lokma boğazından geçerken... İşte o an, &lt;em&gt;"hayat güzel"&lt;/em&gt; diyeceksin...  ve ben bunu bilip, gülümsüyor olacağım... Aramızdaki mesafeleri düşünüp özlerken seni, sarılacağım sana sanki...&lt;br /&gt;....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın, yine umarsız görüneceksin, biliyorum. Güzel yüzünü, belki kaşlarını çatarak örteceksin. Gün içinde çok işin olacak çünkü... Elinden telefonun yine düşmeyecek, mesajlar geçilecek, işlerini halledeceksin. Ama aslında sese dönüşen kelimelerin az olacak sevgi adına... Sevgililer günü, tırıvırı diyeceksin içinden, çok sevildiğini bilmeden... Kimse sarılıp öpmedi seni sanacaksın ama, aslında kocaman sarılıyor olacağım ben sana.... Ancak, göz göze gelebilirsek bunu bilebileceksin... Bu yüzden yüreğimden sana doğru baktığım anlarda, gözlerini lütfen benden kaçırma....&lt;br /&gt;...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın, minik ve güzel evinden çıkarken acele edeceksin. Otobüs kaçacak, metrobüse yetişilecek çünkü daha... İstanbulun nemli ayazında sıra bekleyeceksin belki... İtiş kakış otobüse dolacaksın sende herkes gibi... Kendine en sağlam ayakta duracak yeri seçeceksin... Otobüs aniden hareket ettiğinde, kolunu uzatıp, tek boş kalan deri kolçağı yakalayacaksın aniden... Elimi tutmuş olacaksın işte o anda.... Köprüden geçerken aklına geleceğim... Elimi daha sıkı tutup, Hisara bakıp gülümseyeceksin bana... Bunu tam yüreğimde hissedeceğim, sımsıkı tutunacağım bende kalbimden sana...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;.....&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın, Sevgililer günü diye içinden bir şiir seslenecek... Gözlerinin içini güldüren, yüreğini ısıtan sevgiline mail yazmaya başlayacaksın cümlelerini... Yer yer gülümseyecek, yer yer onun varlığına şükredeceksin. O an biraz daha parlayacak tenin, o an biraz daha güzelleşeceksin. Sonra sözlerim aklına gelecek, &lt;em&gt;"aşkına katıp, büyüteceksin sana olan sevgimi"....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;.....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu sabah bir tek sen başka uyan istiyorum...  Sabah, sen uyanmadan yatağının ucuna o çok sevdiğin nergislerden koymuş olacağım... Yeni bir güne uyandığında, varlığınla mutlu olanlara gülümseyeceğini biliyorum. Nergisleri görüp, kokusunu içine çek ve kalbin kadar, kocaman gülümse... Çok sevildiğini hatırlayarak gülümse... Sevgililer gününde doğan kadın, seni  ve varlığını kutluyor olacağız tüm gün ve gece... Çok seviyorum ben seni bir de....&lt;br /&gt;.....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın bir sürü işin olacak. Zaten yarının diğer günlerden farkı da olmayacak... Cep telefonuna bir mesaj gelsin diye beklemeyeceksin, aramam lazım, arasam mı demeyeceksin. Tüm günün yorgunluğunu minik bir kahve molası ile hafifletmeye karar verdiğinde, kantindeki adam &lt;em&gt;“Sahlepte var”&lt;/em&gt; dediğinde aklına geleceğim. &lt;em&gt;“Sahlep içiyorum, hala aklımdasın” &lt;/em&gt;mesajın gelecek hatrına... Sessizliğin içinde, farklı şehirlerde kahvelerimiz elimizde sözsüz gülümseyeceğiz sahlep gibi içtiğimiz kahveye ve aslında birbirimize...&lt;br /&gt;.....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın, günlerin en normali olacak belki senin için... Gün içinde aradığımda, sevineceksin gizliden...&lt;em&gt; ”Naber, napıyorsun” &lt;/em&gt;diye sorsam da, şımarık bir kız çocuğu gibi cevap vereceksin yine... Sevildiğini, çok sevildiğini bilen, ama daha- çok daha çok sevilmeye asla hayır demeyen kız çocuğu... &lt;em&gt;“iyiyim, öğle tatiline çıktık” &lt;/em&gt;diyeceksin uzata, ufalta kelimelerini... ama ben o an bileceğim ki, bu şımarık çocuk hep çok seviyor beni...&lt;br /&gt;......&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın, &lt;em&gt;“ay ama hadi ne zaman kahve içeceğiz”&lt;/em&gt; diye aramalarının, bu hafta içinde 5.cisini tekrarlayacağız yine... Planlar yapıp, organize olmaya çalışırken, komik komik &lt;em&gt;“ Sevgililer gününde kutlu olsun cicim”&lt;/em&gt; diyeceğiz birbirimize... Gülüp geçeceğiz buna... 27 yıldır arkadaşlığımızda kutlamayı unutmadığımız tek şeyin o olduğunu bilerek... Asla tek güne sığmaz sevgimizi, tüm ömre yayarak seveceğiz hep birbirimizi...&lt;br /&gt;.......&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yarın sabah kahvaltıda annem babama günün anlam ve önemini anlatacak yine sanırım. Babam, duymamış gibi yaparken, tabağındaki zeytinleri çatalla yakalamaya çalışacak,  televizyona takılacak gözü sonra... Annem, işi dalgaya alacak. Babam,&lt;em&gt; “ne istiyorsun tek taş yüzük mü alayım sana” &lt;/em&gt;diyecek yandan gülümseyerek.... Ben onlara bakar olacağım o an masada... Varlıklarına şükrederken içim sevgiyle dolacak. Tam göz göze geldiklerinde, ya bir sevgi sözcüğü çıkacak ağızlarından, ya bomba bir espri patlatacak babam... &lt;em&gt;“Ayşe”&lt;/em&gt; diyecek &lt;em&gt;“ çay koysana”...&lt;/em&gt; Biz hep beraber katılarak güleceğiz buna....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer günü tırıvırı..&lt;br /&gt;Dünyanın her günü sevgi günü aslında...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İyi ki varsınız...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;strong&gt;Brajeshwari.dd / ondörtsıfırikiikibinoniki :)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2012/02/14-subat-sabah-sradan-bir-gun.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiUF_ux9cm86X2_qjbuVYBC1TL1lbD2c62yPIbHr1dED5QYK11SpJ9etfY_CXNREYGwgDejbkcphacUOKoPbulmKL6iWfQOu9r7D5mtrMRjNGlBpuE0GRlqIP1BLajasE8U6z0MwWYEqZE/s72-c/f2OmQc1cjo6jnq6bG0eU08VGo1_500.jpg" width="72"/><thr:total>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-6537519899374468644.post-3262530459339601127</guid><pubDate>Thu, 09 Feb 2012 00:33:00 +0000</pubDate><atom:updated>2012-02-09T02:59:41.250+02:00</atom:updated><title>Bugün "KEŞKE" deme!</title><description>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEihxtnDAV1I5AwQcUcNkcC1NhuCBSS7d7cUUPTOzXEjzZdCpvj_xwvy4aifZDJqJdB20ib4PsFheVF6aFaqB2ulYnJKpXfVDEjLmBGKoBYqomE95-b3difE-pFlma_QarfR7aJAfOX72kU/s1600/gabrielmoreno_facebook.jpg"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;/span&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; width: 320px; height: 256px; text-align: center; display: block; cursor: pointer;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5706929236871460098" border="0" alt="" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEihxtnDAV1I5AwQcUcNkcC1NhuCBSS7d7cUUPTOzXEjzZdCpvj_xwvy4aifZDJqJdB20ib4PsFheVF6aFaqB2ulYnJKpXfVDEjLmBGKoBYqomE95-b3difE-pFlma_QarfR7aJAfOX72kU/s320/gabrielmoreno_facebook.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sana çok anlatacak şey var aslında... Gün geceye döndüğünde, beraber şu büyük koltukta otursak, ayaklarımızı uzatsak pufa, şarap hiç bitmese, mumlar hiç sönmese, müzik hiç durmasa ve biz anlatsak sabaha kadar... Gülmemiz gerekmiyor, hatta belki konuşmamız bile gerekmiyor. Değerli suskunluklar yaşasak... Sözlerin, hayatın, öğrendiklerimizin ve anlatacaklarımızın hiç bir önemi de yok aslında... Orada olmak önemli... Orada beraber olmak... Belki beraber olmakta önemli değil sanki... Sanki sen, kalbim seninle attığında zaten benim yanımdasın. Geldiğinde kalbim sıcacık oluyor, anlıyorum burdasın ve gülümsüyorsun bana....&lt;/div&gt;&lt;p align="justify"&gt;Bir gün boyunca, nefes boğaza dolup anlam olmadan durabilmeyi denedin mi hiç? Söyleceğin şeyin ne kadar değerli olduğu hiç önemli değil. &lt;strong&gt;Vazgeç söylemekten&lt;/strong&gt;... ve nefesi bırak evrenin nefesine... Sohbete katılma, yorum yapma, soru sorma, karşı çıkma, yeri geldiğinde en kısa cümleyi kur, yeterli en kısa cevabı ver ve vazgeç söz’den... Vazgeç sözlerinle var olmaktan... Vazgeç yorumunla katılmaktan... Sohbetteki, sorudaki sessizlik olmayı dene... Delirmeden, büyük bir olgunlukla sessizlikte, içinde bağıran, konuşanları dinle... Yazı yazma ve hiçbirşey okuma... Ne kadar korkutucu bazen, bazen ne kadar da gerçek... Bazen ne kadar gereksiz konuşmak, bazen bir kelime bile ne kadar da değerli aslında...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Sonra bir gün, tam bir gün &lt;strong&gt;hep EVET desene&lt;/strong&gt;... EVET!... &lt;em&gt;Kuşburnu çayı içer misin? &lt;/em&gt;(Mesala kuşburnu sevmezsin sen)... EVET!... &lt;em&gt;Şu işi halleder misin?&lt;/em&gt; (çok işin var ama) EVET!&lt;em&gt; Makarnanıza karabiber?&lt;/em&gt; ( istemesende) EVET! Hep Evet de bir gün... Hiç Hayır deme... Hayır yerine sessiz kal ve ikinci öneriyi dinle... İkinci öneri mutlaka sana EVET dedirtecek birşey olabilir. Evet demeye başladıkça, ne kadar çok Hayır dediğimizi görmek şaşırtıcı... Bir de Tanrı nasıl güzel kurguluyorsa o günü ve EVET kararını, bir oyun gibi EVETlediğin şeylerin sınırlarını ne kadar zorlayabileceğini görmeye de EVET de!&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Sonra başka bir gün... Şu oyunu oyna... &lt;strong&gt;Herkes ÇOCUK!&lt;/strong&gt; Düşün onların çocukluklarını... ve tek görevin SEVMEK onları... O koca adamlar, cadoloz sekreterler, somurtkan güvenlik görevlileri, maço taksi şöförleri nasıllar çocukken... Nasıl komik ve şirinler aslında... SEVİLDİKLERİNİ hissedince, nasılda uysallaşıyorlar. İçinden dokun onlara... Ne bir Anne ol, ne de bir büyükleri gibi, onlar gibi çocuk masumiyetinle dokun onlara, çağır bu sevme oyununa....&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Sonra başka bir gün, &lt;strong&gt;herşeyle KONUŞMAYI denesene&lt;/strong&gt;... &lt;em&gt;Sana da günaydın çalar saat!... Çay çok mu sıcak bardak!... Çekmeceleri açık kalmış komidin, kızdın mı bana?&lt;/em&gt;... Bu oyunla, herşey başka bir algıyla seslenmeye başlıyor sanki sana... Dinlediğinde, sohbet sürüyor gibi... Sonra halıya basarken onu incitmek istemediğini düşündüğün oluyor. &lt;em&gt;Pardon! Pardon!&lt;/em&gt; diyerek yürüyorsun salonun ortasında....&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Sonra başka bir gün... &lt;strong&gt;YALNIZ kalmayı denesene&lt;/strong&gt;... Çok yalnız kal... Telefonunu kapat, internete girme, okuma, yazı yazma... Dilersen sinemaya git, yalnız yemek ye, kahve iç... Ama mutlaka bir ara dur ve dinle... Yalnız mısın o anda?... Yoksa seni gözeten, çok seven ve sandığın yalnızlığı bile içine alıp, seninle paylaşıp gülümseyen O’nun varlığını hissediyor musun yanında?&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Keşke burda olsan diye başlamıştım yazıma... &lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Fakat bugün &lt;em&gt;"keşke"&lt;/em&gt; dememe günüymüş aslında...&lt;br /&gt;Bak! mumlar sönmedi hala... Müziği değiştirmeye de gerek kalmadı...&lt;br /&gt;Burdasın ve dinliyorsun...&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;Sessizliğin içinde...&lt;br /&gt;Tam kalbimin orta yerinde, varsın aslında....&lt;br /&gt;ve ben devam ediyorum sana anlatmaya....&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Brajeshwari.dd / 5 Şubat 2012&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe height="315" src="http://www.youtube.com/embed/loTdgMww8VU" frameborder="0" width="500" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;.&lt;/div&gt;</description><link>http://burcuca.blogspot.com/2012/02/bugun-keske-deme.html</link><author>noreply@blogger.com (Brajeshwari)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEihxtnDAV1I5AwQcUcNkcC1NhuCBSS7d7cUUPTOzXEjzZdCpvj_xwvy4aifZDJqJdB20ib4PsFheVF6aFaqB2ulYnJKpXfVDEjLmBGKoBYqomE95-b3difE-pFlma_QarfR7aJAfOX72kU/s72-c/gabrielmoreno_facebook.jpg" width="72"/><thr:total>10</thr:total></item></channel></rss>