<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><rss xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0"><channel><title>yenigündem</title><description>bi dinle...
bak ne dicem</description><managingEditor>noreply@blogger.com (mehmet)</managingEditor><pubDate>Fri, 24 Jul 2026 08:55:22 +0300</pubDate><generator>Blogger http://www.blogger.com</generator><openSearch:totalResults xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">71</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/">25</openSearch:itemsPerPage><link>http://yenigundem.blogspot.com/</link><language>en-us</language><itunes:explicit>no</itunes:explicit><itunes:summary>bi dinle... bak ne dicem</itunes:summary><itunes:subtitle>bi dinle... bak ne dicem</itunes:subtitle><itunes:category text="Education"><itunes:category text="Educational Technology"/></itunes:category><itunes:owner><itunes:email>noreply@blogger.com</itunes:email></itunes:owner><item><title>CHP Ön Seçim Sonuçları ve Düşündürdükleri..</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2015/03/chp-on-secim-sonuclar-ve-dusundurdukleri.html</link><category>CHP parti teşkilatı</category><category>ekonomi</category><category>genel seçim</category><category>milletvekili aday sıralaması</category><category>milletvekili adayı</category><category>siyaset</category><category>ön seçim</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 30 Mar 2015 22:16:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-2559121244087668031</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;img alt="CHP’de ön seçim heyecanı" src="http://img.hurriyet.com.tr/_np/1115/28571115.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzun yıllardan sonra &lt;b&gt;CHP&lt;/b&gt;, milletvekili adaylarını belirlemek için 45 ilde &lt;i&gt;ön seçim&lt;/i&gt; yapılmasına karar verdi.&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;20 Mart 2015&lt;/i&gt; günü yapılan &lt;b&gt;önseçim&lt;/b&gt; oylamasından sonra da her ilin adayları belirlendi.Her seçim çevresinin yaşayanları kime ve ne şekilde oy vereceği bilinciyle kendisini temsil edecek &lt;i&gt;milletvekili adayları&lt;/i&gt;nı belirledi.Bu durum demokrasinin toplum tabanına yayılması çabası açısından oldukça önemlidir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Yapılan ön seçim uygulamasında devlet görevlisi olarak,İstanbul 2.bölgede bir sandıkta sandık kurulu üyesi olarak görev yaptım.7 Haziran seçimlerinde CHP'ye oy vermeyi düşünmediğim halde,yaptığım görev esnasında gördüğüm aksaklıkları ve eksikleri paylaşma zorunluluğu hissettiğim içinde bu sayfada düşüncelerimi paylaşmak istedim.Umarım,mesajlarım birileri tarafından okunur ve ilgili yerlere ulaşır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öncelikle seçimin yüzdesinin düşük olduğunu belirtmeliyim.Yada benim görev aldığım bölgede &lt;i&gt;katılım&lt;/i&gt;&lt;b&gt; %60'lar&lt;/b&gt; civarındaydı.Bu gün gazetelere baktım ama,katılım yüzdesi ile ilgili olarak bir bilgiyi göremedim.220 kişilik sandıkta seçime katılanların sayısı 136'dıydı.CHP yönetimi bu durumu mutlaka gözönünde tutacaktır.Ama yinede sorularımı sorayım.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;*&lt;/b&gt;Katılmayan 84 kişi &amp;nbsp;partiye üye olan delegeler olduğuna göre,böylesi önemli bir seçime katılımın düşük olmasının nedeni ne olabilir?&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;*&lt;/b&gt;Bu 84 kişi 7 Haziran seçimlerine de katılmayabilir mi?&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;*&lt;/b&gt; Oy kullanmaya gelen insanlar oy kullanacakları sandıkları bulmakta zorlandılar.Kendilerine oy kullanmayla ilgili bir bilgi verilmediği şeklinde yetkililerle tartışmalar yaşadılar.Bu insanlara internet yada telefon mesajlarıyla ulaşmak çok mu zordu?Bir kısmının da bilgileri güncellenmemiş olacak ki,kendilerine giden ou kullanma çağrılarına rağmen oy pusulalarında adları yoktu.Üye bilgilerinin güncellenmesi ne kadar zor olabilir ki?&lt;br /&gt;
*Seçime katılanların &lt;b&gt;yaş ortalaması&lt;/b&gt; çok yüksekti.Diyebilirim ki,18-25 yaş arası 4 yada 5 seçmen vardı.İktidara oynayan bir partinin gençleri kazanması,yarışa onlarla girmesi gerekmez mi?Gençlerin olmadığı bir seçim başarıya ulaşabilir mi?&lt;br /&gt;
*Güçlü ve heyecanlı bir &lt;b&gt;örgüt çalışması&lt;/b&gt; görüntüsü yoktu.7 Haziran seçimlerine de gençler olmadan dağınık bir örgüt yapısıyla mı katılacaksınız?&lt;br /&gt;
7 haziran seçimlerinde AKP'den kurtulmak istiyor musunuz?&lt;br /&gt;
Öyleyse önceliğiniz:&lt;br /&gt;
*CHP yönetimi ve CHP örgütü,mutlaka ön seçime katılmayan üyelerinizi ziyaret etmeli ve nedenlerini sorgulamalısınız. Unutmayınız ki,ön seçime katılmayan %40 seçmen genel seçimlere de katılmazsa,sonuç yenilgi olacaktır.&lt;br /&gt;
*Gençlere yönelmeli ve onların seçim çalışmalarına katılmalarını sağlamalısınız.Gençlik heyecanı olmadan başarı gelmez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Taşeron Firmalar Sistemi Kaldırılsın!.</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2014/05/taseron-firmalar-sistemi-kaldrlsn.html</link><category>asgari ücretli</category><category>ekonomi</category><category>gündem</category><category>işveren yasası</category><category>refarandum sonuçları</category><category>siyaset</category><category>sosyal haklar</category><category>taşeron firma</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 19 May 2014 10:50:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-9135958838555426920</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZrXoScm_DRjLF2W9fBUVOY1nK2vGONmRmtQgra7Mbf-LCVrzVEFvUOuSbEpLYzDmOazm1bvKUDQsZk2gNWrpjUNt6_ZYYkbn4XzK-k7m1eqRVH1DiEyVRMTzaDQsQBMxy3v3YNXbUdmsh/s1600/m.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZrXoScm_DRjLF2W9fBUVOY1nK2vGONmRmtQgra7Mbf-LCVrzVEFvUOuSbEpLYzDmOazm1bvKUDQsZk2gNWrpjUNt6_ZYYkbn4XzK-k7m1eqRVH1DiEyVRMTzaDQsQBMxy3v3YNXbUdmsh/s1600/m.jpg" height="150" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
"Bin nasihat bir musibetten iyidir."&lt;br /&gt;
&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; Atasözü&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Soma'da yaşanan travmanın ağır sonuçları tartışılmaya başlandı.Bu travmayı oluşturan en önemli nedenlerden birisi de kuşkusuz "Taşeron Firmalar" gerçeğidir.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Yıllardır toplumun emek gücünü istismar ederek,insanları köleleştiren bu sistemi maalesef halk,kendi oylarıyla destekleyerek,bu günlere getirmiştir.&lt;br /&gt;
"İş ve İşçi Bulma Kurumu" gibi çalışan bu sistem,özellikle Anadolu'da yaygın biçimde çalıştırılıyor.Sistem eleman arayanlarla iş arayanları buluşturuyor.Asgari ücretle işe başlatılan insanlara maaşları bu işletmeciler tarafından ödeniyor.Yani,işveren çalışan işçinin maaşını taşeron firmaya ödüyor.Taşeron firmada işçiye ödeme yapıyor.Dananın kuyruğu da işte burada kopuyor.&lt;br /&gt;
Çünkü;taşeron firma,işe alırken yaptığı sözleşmeye dayanarak,asgari ücret üzerinden komisyon kesiyor.Örneğin;net 891.04 TL olan asgari ücretten bir çalışanın eline 750-800 TL civarında para geçiyor.İtiraz eden çalışanın iş akti iptal ediliyor.İnsanlar iş kaybetme korkusuyla ne itiraz edebiliyor,ne de dava edebiliyorlar.itiraz etseler bile,başka yerlerde iş bulma şansları da kalmıyor.Çünkü; itiraz eden hakkında diğer taşeron firmalar hemen uyarılıyor ve &amp;nbsp;başka işe girmesi engelleniyor.Üstelik,her yıl sonuna doğru giriş-çıkış yaptırılarak tazminat hakları da yok ediliyor.Bununla kalsa ne ala.Ücret artış hakları da yok oluyor.Dahası son bir ayı ücretsiz izin şeklinde geçirdikleri için sosyal hakları gasp ediliyor.Aynı iş yerinde devam ederlerse,yeniden asgari ücretle devam edebiliyorlar.&lt;br /&gt;
Böylesine bir kölelik sistemi işverenlerinde işine geliyor.ücret artışı yok.tazminat ödeme derdi yok.Ne güzel bir iş değil mi?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Maalesef Türk Halkı,yapılan referandumlarla hükümetin ekonomik paketlerini onaylayarak,destekledi.Paketin içinde "Taşeron Firmalar" da bulunmaktaydı.&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZrXoScm_DRjLF2W9fBUVOY1nK2vGONmRmtQgra7Mbf-LCVrzVEFvUOuSbEpLYzDmOazm1bvKUDQsZk2gNWrpjUNt6_ZYYkbn4XzK-k7m1eqRVH1DiEyVRMTzaDQsQBMxy3v3YNXbUdmsh/s72-c/m.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Gündemden Düşenler..</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2014/05/gundemden-dusenler.html</link><category>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı</category><category>gündemden düşenler</category><category>siyaset</category><category>soma meclis görüşmeleri</category><category>çocuklara çığlı atmayı öğretme</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sat, 17 May 2014 19:19:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-23432068830405346</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj5Axbfc6nzY5WRAGEZKa7JvkEjDRLAjrCbLncjvyQE_nSIDH__-kjmZsKvdgVmu59B3UIQhXTzHa13ZSLqx3dWBhQb3L_g31UOEzBCykTa-0ZW4uo4WL0-z_EBj8usdS56JfEn7Ujq-GJG/s1600/islam.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj5Axbfc6nzY5WRAGEZKa7JvkEjDRLAjrCbLncjvyQE_nSIDH__-kjmZsKvdgVmu59B3UIQhXTzHa13ZSLqx3dWBhQb3L_g31UOEzBCykTa-0ZW4uo4WL0-z_EBj8usdS56JfEn7Ujq-GJG/s1600/islam.jpg" height="123" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Hızlı değişen bir gündem furyası yaşıyoruz.&lt;br /&gt;
Bazen abuk-subuk gündem konuları günlerce kamuoyunun yaşamında önemliymiş gibi...izlenimi verilerek,ısrarla tutulurken,önemli konular şöyle bir ucundan kıyısından irdelendikten sonra özellikle unutturuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Kamuyu günlerce meşgul etmesi gereken iki tane gündemden düşmüş konu başlığını biraz irdelemek istiyorum.&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: Arial; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam,çocuklara yönelik artan olaylardan sonra,"Çocuklarımıza çığlık atmayı öğretmeliyiz!" gibi bir sloganla geçtiğimiz Nisan ayının sonunda bir açıklama yapmıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;Böyle bir açıklamayı bir bakanın ağzından duymak,korkutucudur.Korkutucu olduğu kadar vahim bir sonuçtur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;Demek ki, eğitim ve öğretimde bir şeyleri iyi yapamıyoruz ki,işi çığlık atmayı öğreterek önleyebiliriz,mantığı yatmaktadır arka planda..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;12 Eylül'den bu yana Türk toplumu Eğitim/Öğretim başta olmak üzere sendikalaşma,insan hakları,işçi hakları,toplumların örgütlenme hakları,kadın ve çocuk hakları gibi insanı öne çıkaran yaşam alanlarından uzaklaştırılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;Böylesine bir açıklamayı yapan bakanı zaten anlayamam da, yaa eğitimcilere ne demeli.Ben bu konunun tartışıldığını duymadım.Hiç bir eğitimciden bırakın çıkış yapmayı,olumlu/olumsuz bir açıklama yada eleştiride duymadım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;Çocuklarımıza çığlık atmayı öğretmek yerine,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;*Topluma; güvenilir insanı nasıl yetiştirmeliyiz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;*Birbirimize güvenmeyi nasıl öğretmeliyiz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;türünden soruların yanıtını aramanın daha yararlı olacağına inanıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="background-color: white; font-size: 15px; line-height: 22px;"&gt;Diğer unutturulan konu da&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #444444; font-family: pt_sansregular, Arial, Helvetica; font-size: 16px; line-height: 24px;"&gt;AKP tarafından reddedilen bir soruşturma önergesiydi.&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #444444; font-family: pt_sansregular, Arial, Helvetica; font-size: 16px; line-height: 24px;"&gt;CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel'in Soma &amp;nbsp;ile ilgili olarak verdiği soruşturma önergesi bilindiği gibi AKP tarafından reddedilmişti.Başbakan,Soma'da yaptığı açıklamasında,hiçte gerçeklere uymayan bir çıkış yaptı ve konuyu hemen kapattı.O önergeyi ben okudum.Başbakanın dediği gibi,gündem saptırmayla filan ilgili değil,bilakis gerçekten maden ocaklarıyla ilgili bir önergeydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #444444; font-family: pt_sansregular, Arial, Helvetica; font-size: 16px; line-height: 24px;"&gt;Ancak,gündeme alınamadı....&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj5Axbfc6nzY5WRAGEZKa7JvkEjDRLAjrCbLncjvyQE_nSIDH__-kjmZsKvdgVmu59B3UIQhXTzHa13ZSLqx3dWBhQb3L_g31UOEzBCykTa-0ZW4uo4WL0-z_EBj8usdS56JfEn7Ujq-GJG/s72-c/islam.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Danışıklı-Dövüşçüler</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/11/danskl-dovusculer.html</link><category>başbakan</category><category>bülent arınç</category><category>kamuoyu</category><category>politika</category><category>siyaset</category><category>tayyip erdoğan</category><category>toplum düzenleme</category><category>yasa düzenleme</category><category>öğrenci evleri</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sun, 10 Nov 2013 14:59:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-1591975425708634883</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjB_Bykpy64-uluHR9Rk_mccTZNUjNRvtVPwKJAVt72U1xIeeOZ1vMZ2-MQaHPvk5-TMhwuflCUInS7fpj3AbGZUbTv5L6Dd1V69IktxZsRhFJjbzLtCil0J62vnGCAaziwnJamL1Jg34rT/s1600/erdogan_bulent_arinc.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjB_Bykpy64-uluHR9Rk_mccTZNUjNRvtVPwKJAVt72U1xIeeOZ1vMZ2-MQaHPvk5-TMhwuflCUInS7fpj3AbGZUbTv5L6Dd1V69IktxZsRhFJjbzLtCil0J62vnGCAaziwnJamL1Jg34rT/s1600/erdogan_bulent_arinc.jpg" height="118" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Tayyip Erdoğan&amp;amp;Bülent Arınç ikilisi ne zaman birlikte anılsa,arkasından ne gelecek acaba..kuşkusu oluştu bende.Genellikle de haklı çıktım.&lt;br /&gt;
Yaptıkları oldukça basit ve sıradan bir şey...&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Mesela.. Yasalarda değiştirme/düzeltme mi yapılacak? yada kendi istedikleri bir konunun yasalaşması mı gerekiyor?&lt;br /&gt;
Bu ve benzeri konuları bir yasa teklifi olarak,meclise sunmuyorlar.&lt;br /&gt;
Başbakan yada bir bakan çıkıyor..düzenleme yapılmasını istedikleri bir konuda ortaya bir laf atıyor..Sonra dinlemeye geçiyorlar..Birileri ne diyecek..kamuoyunun tepkisi ne olacak...mırıldanmalar mı var yoksa kabullenme mi var?...&lt;br /&gt;
Nabza göre şerbet derler ya... tam o sırada Bülent Arınç ortaya çıkıyor ve gelen tepkileri de göz önünde tutarak,başbakanı yada bakanı ve yada kimse açıklama yapanı koruyormuş gibi,yaptıkları açıklamanın yanlış anlaşıldığından dem vuruyor ve gündemi değiştirmeye yönelik laflar ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tabii bu açıklamaları yaparken,öyle ustalıkla yapıyor ki, gören-duyan bunlar hükümette anlaşamıyorlar izlenimine bile kapılabiliyorlar.&lt;br /&gt;
Bu yazdıklarımın en canlı örneğini gezi olayları sırasında bizzat yaşadık.&lt;br /&gt;
Anımsayalım,başbakan başka ülkelerde yaşayan insanlar gibi gördüğü karşıt düşünceli vatandaşlarına aslanlar gibi kükrerken,Bülent Arınç çıkıp basının önünde önce başbakanın tavrını sert bulduğunu açıkladı.Kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada ise,başbakanın yanlış anlaşıldığını ,sertliğinin bir takım kaygıları dile getirmeye yönelik olduğunu, fakat kamuoyunun ve göstericilerinde haklı olabilecekleri konularda olumlu yaklaşılacağı sinyalini verdiğini, başbakanın çıktığı yurt dışı gezisinden döndüğünde,herkesi tatmin edecek bir açıklama yapacağını umduğunu..gibi yuvarlak laflar etmişti.&lt;br /&gt;
Sonrasında ise herkesin gözü önünde gelişen olaylar yaşandı.&lt;br /&gt;
Son yapılan açıklamalarda da aynı senaryolar tekrar kamuoyuna gösterilmeye başlandı.&lt;br /&gt;
Öğrenci evleriyle ilgili yapılan açıklamaya karşı, kamuoyundan ve akademisyenlerden gelen sert çıkışlar sonrasında ( bu arada öğrencilerin ve ebeveynlerinin ne düşündükleri filanda önemli değil hani..) &amp;nbsp;Bülent Arınç yine misyonu gereği farklı açıklamalarla konuya giriş yaptı.&lt;br /&gt;
Bizim ulusal basında her zamanki sazanlığıyla güya halkı haberdar etme görevini sürdürerek,yazının başlığındaki resimlerle yaşanan gelişmeleri duyurmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;
Ben,her zaman olduğu gibi bu çapanoğlu danışıklı dövüşünün altından bir şey çıkmayacağını,yapmak istedikleri her neyse onu yapacaklarından &amp;nbsp;emin&amp;nbsp; bir şekilde bekliyorum.&lt;br /&gt;
Zaten haberlerde geliyor.Ya kızlar üniversite okumaya gitmesinler...&lt;br /&gt;
Yada erkek ve kızlar ayrı okullarda okusunlar...&lt;br /&gt;
Kırk katır mı Kırk satır mı ?&lt;br /&gt;
Beğenin bakalım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjB_Bykpy64-uluHR9Rk_mccTZNUjNRvtVPwKJAVt72U1xIeeOZ1vMZ2-MQaHPvk5-TMhwuflCUInS7fpj3AbGZUbTv5L6Dd1V69IktxZsRhFJjbzLtCil0J62vnGCAaziwnJamL1Jg34rT/s72-c/erdogan_bulent_arinc.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Marmaray Ne kadar Büyük Bir Proje Olabilir ki?</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/11/marmaray-ne-kadar-buyuk-bir-proje.html</link><category>akp dönemi</category><category>bülent ecevit</category><category>dönem kıyaslamaları</category><category>ekonomi</category><category>elektriksiz köyler</category><category>iş yasası</category><category>siyaset</category><category>süleymen demirel</category><category>çalışma hayatı</category><category>özal dönemi</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Fri, 8 Nov 2013 14:56:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-1181195774278803241</guid><description>

&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEdj4yoBB4toDitMXrlyFVMVF3GUcgfdEUqKGxZhoCxKT8K06IOCDO0co16TVHlb4YY9aBV29lVN_SZhhKOK0RPRu7_Tezc4_q_qssaUXzS1DItzEBHEONdt_zpnyfmTJTje9h4UDI7x4f/s1600/A01100A3_detay.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEdj4yoBB4toDitMXrlyFVMVF3GUcgfdEUqKGxZhoCxKT8K06IOCDO0co16TVHlb4YY9aBV29lVN_SZhhKOK0RPRu7_Tezc4_q_qssaUXzS1DItzEBHEONdt_zpnyfmTJTje9h4UDI7x4f/s1600/A01100A3_detay.jpg" height="133" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Süleyman Demirel'in başbakanlığının ne anlama geldiğini anladığımda henüz 7-8 yaşlarındaydım.Benim doğduğum köyde henüz elektrik olmadığı için insanlar gaz lambası ile işlerini görüyordu..&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Yaşadığım ilçe merkezinde çoğunluğun elektriği vardı ama biz uzun süre elektriği ve buz dolabı olmayan bir evde yaşadık.&lt;br /&gt;
Bizim köye elektrik geldiğinde Süleyman Demirel başbakandı ve ülkede bulunan kırk bin köyünün henüz dörtte birine elektrik ulaşabilmişti.Dikkat ettiyseniz,kanalizasyon ve su şebekesinden hala hiç bahsetmiyorum bile...&lt;br /&gt;
Sonra... elektrik hızla here yere ulaştı.Sonra... evlerde musluklardan sular akmaya başladı.Daha sonra da evlerin bahçelerinde yada altlarında bulunan foseptik çukurları kapanarak,yerlerine kanalizasyon tesisleri yapıldı ve insanlar evlerinin içine yaptıkları tuvaletlerinden hacet gidermeye başladılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bütün bu gelişmelere rağmen Demirel,Bülent Ecevit'in yükselişini engelleyemedi.Çünkü Ecevit, bölüşmekten,alınterinin kazanacağından filan bahsediyordu.Kısa süren iktidarı sırasında çıkardığı "İş Yasası" ile ülkenin çalışma hayatına yenilikler getirmişti.Sendikalar yasasını onaylayarak,hak aramak için grev yapmanın önünü açmıştı.Ülkenin kültür ve sanat açılımlarını yapmıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu ara bir iki darbe girişimi ve 12 Mart Muhtırası yaşandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonra Demirel ve Ecevitli yıllar sona erdiğinde muhteşem "12 Eylül Dönemi" yaşandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
12 Eylül ürünü olarak ortaya Özallı yıllar geldi.Karma ekonomiden serbest piyasaya geçildi.Çağırmalı telefeon görüşmelerinin yerini otomatik görüşmeli telefonlar aldı.Her eve telefon gitti.Siyah beyaz televizyon bir gecede renkli yayına geçiverdi.Bilgisayarlı yaşama geçişin temelleri atıldı.Yine bu dönemde fiat otoların yanına başka Avrupua ve dünya markası otomobiller ülkeye girmeye başladı.FSM Köprüsü tüm yakınmalara rağmen bu dönemde tamamlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günümüzde ise AKP ve Tayyip döneminde nedense metro önceliği yerine metrobüs önceliği getirilerek,ulaşım idare edilmeye çalışırken,DDY neredeyse tarih oldu.Tamiratı hiç bitmeyen otoyollar her yana yayıldı.Ve son olarak,3.Köprü tartışmalarıyla başladı.Marmaray ise haklı bir övünç kaynağı olarak,İstanbul ulaşım ağına katıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AKP'ye ne pahasına olursa olsun,bağlılık yemini olanlar,3.Köprü ve özellikle Marmaray' konusunda hükümete haksızlık yapıldığı iddiasındalar.Öyle ki,onlara göre Marmaray gibi bir projeyi beğenmeyerek,aleyhinde konuşanları ahmaklıkla suçlayabiliyorlar.En çok zorlarına gidende,böylesine müthiş bir projenin Cumhuriyet tarihinde daha yapılamadığı iddiasında olmarıydı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yazıyı yazma düşüncesi de işte tam burada ortaya çıktı.&lt;br /&gt;
Yapılan işler ve icraatlar sırasında öyle büyük başarılar var ki,o dönemi yaşayanlar ve yaşatanlar o başarının en büyük başarı olduğu iddasındaydılar.&lt;br /&gt;
Ancak; zaman geçtikçe başarılar parlaklığını kaybediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer öyle olmasaydı...&lt;br /&gt;
En ücra köylere kadar elektrik götüren Demirel'e kendi köyünde bile hakarete varan davranışlar sergilenmezdi.(AKP Isparta mitinginde Demirel,"Yuhalandı!..)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Özal,iletişim ve ulaşımda yaptıkları yerine daha çok ailesinin skandallarıyla anılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Marmaray projesine gelince,hiç şüphesiz önemli bir proje ama,köylere elektrik,su ve kanalizasyon gitmesinden daha önemli bir proje değil.&lt;br /&gt;
Telefon ve bilgisayar iletişim ağlarının kurularak,yaygınlaştırılmasından da önemli değil.&lt;br /&gt;
Velevki,insanların iş yaşamı ve haklarının savunulması için direniş göstermelerini kolaylaştıran yasalardan da daha önemli değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgEdj4yoBB4toDitMXrlyFVMVF3GUcgfdEUqKGxZhoCxKT8K06IOCDO0co16TVHlb4YY9aBV29lVN_SZhhKOK0RPRu7_Tezc4_q_qssaUXzS1DItzEBHEONdt_zpnyfmTJTje9h4UDI7x4f/s72-c/A01100A3_detay.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>CHP tabanına Yeni bir proje mi dayatılıyor,ne...</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/11/chp-tabanna-yeni-bir-proje-mi.html</link><category>belediye başkanı adayı</category><category>chp istanbul adayı</category><category>mustafa saıgül</category><category>şili belediye başkanı</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Fri, 1 Nov 2013 19:38:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-7214577874405531443</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzlEDJUOJL6IzTM5eMLBqmqUh3xUmOEOXSKut5nedFKQiOw5q8W3zk1mkgEQYDKEVis3NwnldBcO0JRGls0nP2ghIgP3pARQz01z2dj0fm1vBicEZH-G2j0PdLxKUcZ88985y4WsAbS7Se/s1600/chpde_mustafa_sarigul_surprizi_h677.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzlEDJUOJL6IzTM5eMLBqmqUh3xUmOEOXSKut5nedFKQiOw5q8W3zk1mkgEQYDKEVis3NwnldBcO0JRGls0nP2ghIgP3pARQz01z2dj0fm1vBicEZH-G2j0PdLxKUcZ88985y4WsAbS7Se/s1600/chpde_mustafa_sarigul_surprizi_h677.jpg" height="125" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Adamla ilgili bir yazı yazalım,dedik.Adamın adı aklıma gelmiyor.&lt;br /&gt;
- Ya neydi?&lt;br /&gt;
-Allahalla ya adı neydi1..&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Haber sitelerine girdim.İnat ya yok.Siyaset haberlerine baktım.Hala yok.&lt;br /&gt;
Oysa TV'lerde ana haberlerin neredeyse en ana haberiydi,onunla ilgili olanı.&lt;br /&gt;
Sonra nihayet,ev halkına sormak geldi.Onlarda ilk anda akıllarına getiremediler ama...&lt;br /&gt;
Sonra oğlan geldi,sessizce."Mustafa Sarıgül" dedi.&lt;br /&gt;
Adamın adını oooonca yıldır duyarım.&lt;br /&gt;
Nedense hep Deniz Baykal çağrışımı yaptırıyor.&lt;br /&gt;
Farklı türde bir hizipçi algılaması doğuruyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ama birileri iyi pazarlamaya çalışıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Farklı bir kişiliği varmış.. hatta inşallah...maşallah gibi sözcükleri çok tekrarlıyor,allahın adını ağzından düşürmüyor-muş.&lt;br /&gt;
CHP'yi sol bir parti düşünürsek,adam neredeyse AKP genel başkanı gibi konuşuyor-muş&lt;br /&gt;
-mışmış mışta -mış -mış&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahu,şimdiye kadar hah tamam ...işte bu dediğim bir projesini bile duymadım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece Şişli belediye başkanı, &amp;nbsp;o kadar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ama bu kadar gündeme alınması CHP genel başkanlığının yolunun açılması gibi algılanmasına neden oluyor.&lt;br /&gt;
Yanlış anlaşılmasın.Genel başkan olmasında bir sakınca yok.&lt;br /&gt;
Genel başkan olmasına olur da...arkasından kim gider?&lt;br /&gt;
Halk, şişirme destekçileri gibi düşünerek, destekler mi?&lt;br /&gt;
Yoksa,&lt;br /&gt;
Havası kaçan balon gibi çabuk mu söner?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bekliyelim,görelim&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhzlEDJUOJL6IzTM5eMLBqmqUh3xUmOEOXSKut5nedFKQiOw5q8W3zk1mkgEQYDKEVis3NwnldBcO0JRGls0nP2ghIgP3pARQz01z2dj0fm1vBicEZH-G2j0PdLxKUcZ88985y4WsAbS7Se/s72-c/chpde_mustafa_sarigul_surprizi_h677.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Çocuğunuzun Uyuşturucu Bağımlısı Olmasını Engelleyin</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/07/cocugunuzun-uyusturucu-bagmls-olmasn.html</link><category>toplum yaşamı</category><category>uyuşturucu bağımlılığı</category><category>uyuşturucu bağımlılığını engelleme</category><category>uyuşturucu ile mücadele</category><category>çocukları koruma</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 29 Jul 2013 10:14:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-4591114195332592473</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhw-hTQlUjvRItS6uYMjL8GzHywTdj2LOXceDFVtJrCO5qo9SweqRZobiAAgB_iqLvKNB380Aq7E46dq0xdpSVqX-eG2YncOYvrZgHs8ffOgQ5Ubxie4U2dDBs9b03sSkIC045URTcg_zuB/s1600/madde_bagimliligi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhw-hTQlUjvRItS6uYMjL8GzHywTdj2LOXceDFVtJrCO5qo9SweqRZobiAAgB_iqLvKNB380Aq7E46dq0xdpSVqX-eG2YncOYvrZgHs8ffOgQ5Ubxie4U2dDBs9b03sSkIC045URTcg_zuB/s1600/madde_bagimliligi.jpg" height="184" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;i&gt;&lt;b&gt;Değerli anneler-babalar ve yetkili amirler,&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;Umarım,bu sayfada paylaştığım yazı içeriği çok geniş kitlelere ulaşır ve önlem alınması için faydalı olur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Yaşadığımız toplumu oluşturan bireylerin her birinin ilgisini çeken farklı türde hobileri mutlaka vardır.Bunların bazılarını spor,müzik,dans,yüzme,resim yapma,doğa etkinliklerine katılma,kahvehanede tavla,okey,briç oynama,at yarışı oynama,şans oyunları oynama,alkol kullanma,sigara alışkanlığı,internet bağımlılığı... gibi sıralayabiliriz.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Bunların tutku halinde yaşama dahil edilmesi zaman içinde sorunlara neden olabiliyor.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tutkuların sorun oluştuğu aşamayı&lt;b&gt; "bağımlılık"&lt;/b&gt; olarak adlandırmak sanırım yanlış olmaz.&lt;br /&gt;
Örneğin;alkol bağımlılığı,sigara bağımlılığı,kumar bağımlılığı yada şans oyunlarına olan bağımlılıklar toplum yaşamını derinden etkileyen bağımlılıklar olarak,bir biçimde yaşayan herkes tarafından mutlaka bilinmekte yada yaşanmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üstte saydığımız örneklerle ilgili insanların perişan olduğunu ve ailelerin dağıldığını ya görmekteyiz yada mutlaka duyuyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;i&gt;Görüyor yada duyuyoruz da önlem almak için ne yapıyoruz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Edindiğim izlenimlere göre&lt;b&gt; neredeyse hiç bir şey yapmıyoruz&lt;/b&gt;,gerçeğiyle karşı karşıya kaldım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gelelim yazımızın asıl konusuna:&lt;br /&gt;
Önce küçük bir uyarım olacak.Burada paylaştığım düşünceler bilimsel araştırmalar ve tıbbi sonuçlara göre değildir.Karşılaştığım insanların anlatımı ve kendi gözlemlerime dayanmaktadır.Özellikle yetişme çağında çocukları olanlar,konuya ilgi duyduklarında mutlaka profesyonel odaklardan bilgi almalıdırlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sigara,alkol,kumar gibi bağımlılıklar bir takım yasal önlemlerle ve tıbbi desteklerle tedavi edilebiliyor.Zor ve masraflı &amp;nbsp;bir süreç yaşansa da,çözüme ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak,özellikle yukarıdaki sıralamaya koymadığım ve ayrı tutmak istediğim bir bağımlılık türü daha var ki,ancak yaşayanların bile anlatamadığı bir gerçek tehlike ile karşı-karşıyadır,tüm toplum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu bağımlılığın adı,sık duyduğumuz ama,çok detaylı bilgiye gerek duymadığımız,yada başımıza gelmedikçe anlayamayacağımız bir bağımlılık türü olan "Uyuşturucu Bağımlılığı" olarak,üstelik çok sık duyduğumuz bir bağımlılık,türüdür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Anneler-babalar, yetişme çağında çocukları olanlar, her geçen gün çığ gibi büyüyen bu bağımlılıktan çocuklarınızı korumak için,mutlaka konu ile ilgili geniş ve doğru bilgilenmeye odaklanın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diğer bağımlılık alışkanlıklarının tedavisi uzun ve masraflı da sürse,kurtuluş için bir ümit oluşuyor.&lt;br /&gt;
Ancak&lt;b&gt;,uyuşturucu bağımlılığının neredeyse sıfıra yakın bir kurtuluş şansı bulunmaktadır.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uyuşturucu kullanmaya başladığını nasıl anlayabiliriz?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Çocuğunuzu gözlemleyin&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
Arkadaş seçimi çok önemli rol oynamaktadır.Çocuğunuzun kimlerle arkadaşlık yaptığını mutlaka gözlemleyin.&lt;br /&gt;
*Gözleri kızarıyorsa&lt;br /&gt;
*İçine kapanık ve sessiz kalıyorsa&lt;br /&gt;
*içine kapanık ve sessiz duran çocuğunuz aniden hırçınlaşıyorsa&lt;br /&gt;
*Devamlı uyuyorsa&lt;br /&gt;
*Hiç bir şey yapmak istemiyorsa&lt;br /&gt;
*Kaldığı odanın kapısını kilitliyor ve uzun süre içeride kalıyorsa&lt;br /&gt;
*Çok sık bahaneler üreterek, dışarıya çıkıyorsa&lt;br /&gt;
Mutlaka,çocuğunuzu yakın takibe alın ve kimlerle nasıl bir arkadaşlık ilişkisi içinde olduğunu öğrenin.Devamlı birlikte olduğu arkadaşları ve aileleri ile tanışın ve ilişkili kalın.&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;
&lt;b&gt;Uyuşturucu Bağımlılığı anlaşıldığında;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;
*Çevre değişikliği yapılmalıdır.&lt;br /&gt;
Çocuğunuzun uyuşturucu kullandığını anladığınız anda ilk yapmanız gereken ve en etkili yöntem,yaşadığı çevreyi ve arkadaşlarını terk etmesini sağlamaktır.Gerekirse şehir yada bölge değiştirilmelidir.&lt;br /&gt;
*Yalnız bırakılmamalı&lt;br /&gt;
Çocuğunuzu gözünüzün önünden kesinlikle ayırmamalısınız.Yeni edineceği arkadaşlarını iyice tanımalısınız.Tanımadığınız ve şüphelendiğiniz yabancılardan uzak tutmalısınz.&lt;br /&gt;
*İletişim araçlarından uzak tutulmalı&lt;br /&gt;
Cep telefonu,ev telefonu ve internet gibi araçları iyi kontrol etmelisiniz.Kesinlikle şahsına ait telefon ve internet kullanımını yasaklamalısınz.&lt;br /&gt;
*Mutlaka konu ile ilgili bir Amatem kliniğiyle ilişkiye girmeli ve tıbbi sonuçlarını öğrenmelisiniz ve tıbbi tedavi almasını sağlamalısınz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;b&gt;Önemli Not&lt;/b&gt;: Edindiğim izlenimler sonucunda uyuşturucu bağımlılığından kurtulmanın kesin bir çözümü olmadığı kanısını edindim.&lt;br /&gt;
Tek çözümü, bağımlı olan kişinin her hareketinin kontrol edilmesi ve göz önünden ayrılmasını engellemek çabası içinde olunması gerçekliği vardır.&lt;br /&gt;
Devlet desteğinin tam anlamıyla yapıldığını şu an için söylemek maalesef zor görünüyor.Umuyorum,yakın zamanda bu konuya el atılır ve destek sağlanır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhw-hTQlUjvRItS6uYMjL8GzHywTdj2LOXceDFVtJrCO5qo9SweqRZobiAAgB_iqLvKNB380Aq7E46dq0xdpSVqX-eG2YncOYvrZgHs8ffOgQ5Ubxie4U2dDBs9b03sSkIC045URTcg_zuB/s72-c/madde_bagimliligi.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İftarda israf etmeyin!</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/07/iftarda-israf-etmeyin.html</link><category>açık büfe menü</category><category>iftar daveti</category><category>iftar menüsü</category><category>toplum yaşamı</category><category>yiyecek israfı</category><category>öykü</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sun, 21 Jul 2013 04:16:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-7451567235390262806</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgeo1lMfxM7oaBM5xbiwNKCS2r3dk6tRsohsW5JzvRn2hB5eVJ3hqLxmpV_ELf4Lx5HLvUswGUDlRaLo6GE73N06AyhLDIBdjOAckjUDxhFCgj3ZvS1WT-UULPcmfirN11aLCFwHQIDC6b_/s1600/iftar+men%C3%BCs%C3%BC.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgeo1lMfxM7oaBM5xbiwNKCS2r3dk6tRsohsW5JzvRn2hB5eVJ3hqLxmpV_ELf4Lx5HLvUswGUDlRaLo6GE73N06AyhLDIBdjOAckjUDxhFCgj3ZvS1WT-UULPcmfirN11aLCFwHQIDC6b_/s200/iftar+men%C3%BCs%C3%BC.jpg" height="200" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Sonunda her şeyi hızlı ve israf ederek tüketen bir "&lt;b&gt;Tüketim Toplumu&lt;/b&gt; " olduk,vesselam.&lt;br /&gt;
Üstüne üstlük,&lt;i&gt;açgözlülük&lt;/i&gt; yada &lt;i&gt;gözüdoymazlık&lt;/i&gt; egolarımızın da esiri olduk,aynı zamanda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ne demek istediğimi,bir arkadaşımın yaşadığı kısa bir öyküyle açıklayayım.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
"Şimdiki gibi bir&lt;i&gt; Ramazan&lt;/i&gt; ayındaydık.Çalıştığım kurumundaki arkadaşlarla birlikte, üye olduğumuz bir sendikanın &lt;i&gt;açık büfe&lt;/i&gt; iftar davetine katılmaya karar verdik.Eşimi ve çocuklarımı da alarak,bu davetin yapıldğı salona gittik.&lt;br /&gt;
Salon oldukça büyüktü ve katılımcılarda bir hayli kalabalıktı.&lt;br /&gt;
Menü,açık büfe olduğu için herkes sıraya girmiş,ellerindeki tabldot tabağına istediğinden istediği kadar alabiliyordu.&lt;br /&gt;
Bizde millete uyduk ve ellerimizde tabldot tabaklarıyla sıraya girdik.Açık büfe menüde yirmiye yakın çeşit vardı.&lt;br /&gt;
En canımız çeken yiyeceklerden tabaklarımızı tepeleme doldurduk ve yerimize geçtik.&lt;br /&gt;
Keyfimize diyecek yoktu.Çünkü;vakit epeyce yaklaşmıştı.Ama,büfe önündeki kalabalık daha da bir artmıştı.&lt;br /&gt;
Önümüzdeki yiyeceklere bakarak,iç geçirirken,zamanın dolmasını beklemeye devam ettik.&lt;br /&gt;
Bu sırada,tam karşımızda oturan orta yaşlı bir karı-koca dikkatimi çekmişti.Herkes birbiriyle yarışırcasına yemek alma telaşındayken,bu karı-koca çift,hiç bir şey olmuyormuş gibi, öylece oturuyorlar ve etraftaki insanların telaşlı hallerine bakarak,gülümsüyorlardı.&lt;br /&gt;
Önlerinde sadece bir su şişesi ve birer bardaktan başka bir şeyleri yoktu.&lt;br /&gt;
Biraz sonra iftar saatinin başladığı duyurusuyla birlikte,herkes yemeğe başladı.Nasıl olduysa,açık büfe menüsünün önündeki kalabalık,bir kaç kişinin dışında aniden yok olmuştu.&lt;br /&gt;
Bir yandan yemeğimi yerken,bir yandan da &amp;nbsp;"Bakalım ne yapacaklar?düşüncesiyle onları gözlemlemeye başlamıştım.&lt;br /&gt;
Herkes,yemeğe başladıktan sonra karı-koca çift yerlerinden kalktılar ve yavaş adımlarla büfeye yanaştılar.Az sonra da &amp;nbsp;tabaklarında beşer-altışar çeşitten oluşan menüyle geri gelerek,yerlerine oturdular.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Biz dahil salonda bulunan herkes,neredeyse daha onuncu dakika bile dolmadan,tabaklarımıza aldığımız yiyeceklerin yarısını bile yiyemeden tıkanıp kalmıştık.Karı-koca çift ise önlerindeki yiyecekleri yavaş-yavaş yedikten sonra tekrar büfeye yanaştılar.&lt;br /&gt;
Bu defa,ilk aldıkları yiyeceklerin dışında daha çok meyve ağırlıklı ve tadımlık diyebileceğimiz bir çeşitle geri döndüler ve onları da acele etmeden afiyetle yediler.&lt;br /&gt;
Salonda bulunan ve bizimde içinde bulunduğumuz büyük bir kesim,aldıkları ve yarısını ancak yiyebildikleri yiyecek tabaklarıyla otururken,salon görevlileri tabldotlardaki kalan yiyecekleri çöp torbalarına boşaltarak, masaları temizlemeye başladılar.&lt;br /&gt;
Bizim örnek çiftin önünden ise sadece boş tabakları aldılar.&lt;br /&gt;
Bir hırsla alınan onca yiyecek,çöp olmuştu.Biz ise aç gözlülüğümüzle çöpe gidenlerin farkında bile değildik.&lt;br /&gt;
Ne acı değil mi?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;

</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgeo1lMfxM7oaBM5xbiwNKCS2r3dk6tRsohsW5JzvRn2hB5eVJ3hqLxmpV_ELf4Lx5HLvUswGUDlRaLo6GE73N06AyhLDIBdjOAckjUDxhFCgj3ZvS1WT-UULPcmfirN11aLCFwHQIDC6b_/s72-c/iftar+men%C3%BCs%C3%BC.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Yeni Kuşak Hakkında Yanıldık...</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/06/yeni-kusak-hakknda-yanldk.html</link><category>duran adam eylemi</category><category>gençlik hareketleri</category><category>gezi eylemleri</category><category>gsosyal medyanın gücü</category><category>yeni kuşak eylemleri</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Wed, 19 Jun 2013 00:59:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-6892739732864614164</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg2yr4j89RRbUBNNiKg_Dr-RSuCczneea_6_dtZ8cpHilWbm7PxAJI2FLasiW6P20CztwSSnTIEODLj-Q8IEIXoBopURkTDTLI80jGZMTv7GwUPiJ3715r5qKs_DYIYekMjKVJCAMHfN9YK/s1600/yzm.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg2yr4j89RRbUBNNiKg_Dr-RSuCczneea_6_dtZ8cpHilWbm7PxAJI2FLasiW6P20CztwSSnTIEODLj-Q8IEIXoBopURkTDTLI80jGZMTv7GwUPiJ3715r5qKs_DYIYekMjKVJCAMHfN9YK/s1600/yzm.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Ülke gündemini takip eden herkes,ama herkes...bir konuda yanıldılar.&lt;br /&gt;
Akademisyenlerinden - politikacılarına, öğretmenlerinden - ebeveynlere ve toplum bilimcilerine kadar herkes apolitik olarak düşündükleri gençlik hakkında yanıldılar&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;
Yeni kuşakları tanımlarken,TV çocukları,apartman çocukları,fast-food çocukları ve son zamanlarda da bilgisayar çocukları gibi sıfatlarla tanımladığımız gençliğin, hiçte yabana atılır olmadıklarını şu yaşadığımız günler,bir ders verircesine ortaya çıkışlarını gösterdi.&lt;br /&gt;
Bilgisayar kullanımında ne denli başarılı olduklarını,sosyal medyayı sadece geyik muhabbeti için kullanmadıklarını toplumun her kesimi büyük bir şaşkınlık içerinde,biraz kıskançlıkla biraz öğünerek ve de çokça beğenerek, kendilerini kanıtladılar.&lt;br /&gt;
Ülke gündemini toplumdan saklamaya çalışan ve toplumu bilgilendirme becerisi gösteremeyen Ulusal Medyanın görsel ve yazılı kanalları sınıfta kalırken,Sosyal Medyayı ustalıkla kullanan yeni kuşak,Ulusal Medyanın yapamadığını yaptı ve müthiş bir zeka sıçramasıyla tüm boşlukları doldurdu.&lt;br /&gt;
Neler olmadı ki..&lt;br /&gt;
İşte bir kaç örnek;&lt;br /&gt;
Bir çoğumuzun düşünemeyeceği ve onlara göre basit olan sistemlerle radyo yayıncılığı ve dahası kendi TV yayınlarını yaptılar.Hemde çok ucuz paralarla yaptılar.Düşünsenize bu kadar yetenekli ve bilgili insanlara, ülke ekonomisine katkı sağlayacak iş alanları yaratılsa,kim bilir arkasından neler gelecektir.&lt;br /&gt;
Sosyal Medyanın sınırsız ulaşım-iletişim ve bilgilendirme &amp;nbsp;gücünü harika kullandılar.Olayları Tİ' ye alarak,farklı bir toplumsal tepkiyi yansıttılar.&lt;br /&gt;
Başta hükümet olmak üzere toplumun tüm dinamiklerinin beklemediği bir sıçramayı tüm dünyaya gösterdiler.&lt;br /&gt;
Her gün yeni bir eylem türü ile ortaya çıkmaya başladılar.En son yapılan "Duran Adam" eylemi bunun en somut örneğidir.Belki de hepimizin gözü önünde duran bu eylem türü,kendi içinde şimdiye kadar yapılanların belki de en iyisidir.(Oturma eylemi,tencere-tava sesi)&lt;br /&gt;
Video ve animasyonlarla da harikalar yaratıldı.Müthiş müzik becerileri ortaya çıktı.Yaptıkları eylemler sırasında insanlıklarını yitirmediler.Zararlı eylem türlerinin bir çoğunu dışladılar ve barışcıl olduklarını gösterdiler.&lt;br /&gt;
En önemlisi yıkıp-yakmadan inatçı olduklarını gösterdiler.(Yıkıp-döken marjinal gruplardan kesinlikle ayrı tutulmalıdırlar.)&lt;br /&gt;
Başta hükümet ve siyasiler olmak üzere,böylesine harikalar yaratabilen gençliği dışlamadan,horlamadan değerlendirmenin yolları yaratılmalıdır.&lt;br /&gt;
Hiç farkında olmadığımız yeni kuşağın kıymetini bilelim.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg2yr4j89RRbUBNNiKg_Dr-RSuCczneea_6_dtZ8cpHilWbm7PxAJI2FLasiW6P20CztwSSnTIEODLj-Q8IEIXoBopURkTDTLI80jGZMTv7GwUPiJ3715r5qKs_DYIYekMjKVJCAMHfN9YK/s72-c/yzm.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Martin Niemöller:"Sesimi çıkarmadım sustum, çünkü ..."</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/06/martin-niemollersesimi-ckarmadm-sustum.html</link><category>alman din adamı</category><category>Martin Niemöller</category><category>nasyonal sosyalist</category><category>şiir</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sun, 16 Jun 2013 23:18:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-1372263163384394689</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6CMCJqvFSbdw5XSLMQEoLjxHxfCO6dChH6D8HmXUgf1wegWqzQO1vjwiGNLChGJc8O2l8vMokfZnE_W1RJLDfM56EjsVAleMnJzs9OQrWjb8DINC-EoHC-yNBH7iQQBXP-FUIVGT1GZng/s1600/Martin-Niemoller.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6CMCJqvFSbdw5XSLMQEoLjxHxfCO6dChH6D8HmXUgf1wegWqzQO1vjwiGNLChGJc8O2l8vMokfZnE_W1RJLDfM56EjsVAleMnJzs9OQrWjb8DINC-EoHC-yNBH7iQQBXP-FUIVGT1GZng/s1600/Martin-Niemoller.jpg" height="225" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Önce Yahudiler için geldiler&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Sesimi çıkarmadım,sustum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Çünkü ben Yahudi değildim&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Sonra komünistler için geldiler&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Sesimi çıkarmadım.sustum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Çünkü ben komünist değildim&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Sonra sendikacılar için geldiler&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Sesimi çıkarmadım,sustum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Çünkü ben sendikacı değildim&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Sonra benim için geldiler&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; color: #666666; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 18px;"&gt;Ve artık beni kurtarmak için ses çıkaracak kimse kalmamıştı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Martin_Niem%C3%B6ller" onmouseout="this.style.color='blue'" onmouseover="this.style.color='#CC0000'" style="text-decoration: none;"&gt;Martin Niemöller&lt;/a&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6CMCJqvFSbdw5XSLMQEoLjxHxfCO6dChH6D8HmXUgf1wegWqzQO1vjwiGNLChGJc8O2l8vMokfZnE_W1RJLDfM56EjsVAleMnJzs9OQrWjb8DINC-EoHC-yNBH7iQQBXP-FUIVGT1GZng/s72-c/Martin-Niemoller.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Ürküten Gerginlik</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/06/urkuten-gerginlik.html</link><category>gezi parkı platformu</category><category>halk eylemi</category><category>kibirli başbakan</category><category>polis baskısı</category><category>protesto gösterileri</category><category>tencere-tava eylemi</category><category>toplumsal</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 10 Jun 2013 00:34:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-7377514611560611468</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjrrSViS9c-gdFpC3oX7vJrABEoMlhvMCZi9SvocCkgnhKuWa2wNwZOGX7MvLx8j6KuefhmMwsGdb9zHwi_TeJC_-_JCqyErimSsujU0vHYMn3itUsAxH2zymi4A2KYpVG4W_f5jSYzS_H3/s1600/ba%C5%9Fbakan.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjrrSViS9c-gdFpC3oX7vJrABEoMlhvMCZi9SvocCkgnhKuWa2wNwZOGX7MvLx8j6KuefhmMwsGdb9zHwi_TeJC_-_JCqyErimSsujU0vHYMn3itUsAxH2zymi4A2KYpVG4W_f5jSYzS_H3/s1600/ba%C5%9Fbakan.jpg" height="120" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Televizyonları protesto ettiğim için haberleri internet ortamından izlemeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;
İnternet gazetelerindeki haberlere ve yorumlara bakılırsa,müthiş bir bilgi kirliliğiyle birlikte, yapılan açıklamalarla gerginliğin artarak devam edeceği anlaşılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Başbakan, Fas gezisi öncesinde yaptığı açıklamayla,pekte kucaklayıcı olmayacağı izlenimi vererek, gitmişti. Hatırlayalım,en son cümlesi,&lt;br /&gt;
"Tencere-tava hep aynı hava"&lt;br /&gt;
Başbakanın Fas'ta bulunduğu günlerde Cumhurbaşkanı ile farklı zamanlarda ve aynı doğrultuda Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın açıklamaları kısmen de olsa gerginliği azaltmıştı.&lt;br /&gt;
Hükümet korkusu nedeniyle ülke gündemini ekranlarına taşımayan TV kanalları ve özellikle de haber kanalları, ucundan kıyısından haberlere girerek,gecikmiş işlevlerini yerine getirmeye başladılar.&lt;br /&gt;
Açıkça söylenmese de toplumda başbakanın dönüşü ve dönüşüyle birlikte yapacağı açıklama iyi niyetle beklenmeye başladı.&lt;br /&gt;
Eylem yapan kesim,başbakanın kucaklayıcı bir açıklama yapmasını beklemediklerini söylemelerine rağmen,kamuoyunun böyle bir beklentisi doğrusu ya,vardı.&lt;br /&gt;
Başbakan nihayet döndü dönmesine de,hava alanına topladıkları kalabalıkla yapılan izinsiz miting,beklentileri boşa çıkarmış oldu.&lt;br /&gt;
Başbakanın hırçınlığı kendi deyimiyle,"kendi yüzde ellisini" mutlu ediyor.Ama öteki yüzde elliyi de daha da keskinleştiriyor.&lt;br /&gt;
Eylemlerin üzerinden geçen iki haftanın sonunda başbakan ve hükümet, hala olayları kafalarında yarattıkları mihraklarla ve bu mihrakların uyguladığı organize örgütlenmelere yönelttikleri suçlamalarla devam ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gezi Parkı olaylarının başlangıcında adını "Gezi Parkı Platformu" diye adlandırılan grub dahil burada oluşan &amp;nbsp;bir örgütlenmeden &amp;nbsp;bir çok kişinin haberi bile yoktu.&lt;br /&gt;
Ne zaman ki, gruba karşı yapılan sert açıklamalar ve arkasından &amp;nbsp;gelen oldukça sert ve şiddetli polis baskını insanın içini "cız" edercesine kamuoyuna yansıtıldı,işler değişmeye başladı.&lt;br /&gt;
Halkın böylesine ürpertici orantısız güce ve sert açıklamalara karşı sokağa dökülmesiyle, bir anlamda" Yeter Artık" direnişleri olarak,çığ gibi büyümeye başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnsanlar,tencereleri ve tavalarıyla yollara dökülerek,yaşananlara karşı tepkilerini ortaya koydular.Günlerce süren bu tencereli-tavalı protestolar sırasında hiç bir olumsuzluk gözlenmezken,hükümet ve yüzde ellisi provakatörlerden,amaçları kötü gizli örgütlerden bahsettiler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şimdi adama sormazlar mı?&lt;br /&gt;
Eğer pravakatörler eylem yaptılarsa &amp;nbsp;ve kötü amaçla insanları sokaklara çektilerse,senin emrinde olan istihbarat örgütleri neredeydiler?&lt;br /&gt;
Bu örgütlerle ilgili en küçük bir bilgiye ulaşıldıysa, niye önlem almadın?&lt;br /&gt;
Yüzlerce insanın içinde illaki eylemi sabote etmek isteyenler çıkacaktır ve çıkmıştır da.Ancak, bu tür provakatörlerin oyunları yine bu eylemleri demokratik olgunluk içinde yapanlar tarafından engellenmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşin en ilginç yanı ise anlaşılan o ki; ülke istihbarat örgütleri ve dış istihbaratlar bile olayların bu yönlere böylesine hızlı bir şekilde ilerleyebileceğini,bırakın anlamayı düşünemediler bile.&lt;br /&gt;
Amerikan ve İsrail istihbaratları olumsuz gelişmelerden stratejik ortakları olan bir hükümeti uyarmakta gecikmezlerdi.&lt;br /&gt;
Yapılan açıklamalara bakıldığında onlar bile olayın gelişimi hakkında Türk kamuoyunun tepkisinin böylesine gelişeceğinden habersizdiler.Kısacası gelinen nokta iç ve dış dünyada sürpriz yaratmıştı.&lt;br /&gt;
Tek sürpriz olmayan başbakanın ve yüzde ellisinin tavrıdır.&lt;br /&gt;
Önümüzdeki günlerde başbakanın takınacağı tavır,söyleyeceği her söz çok önemlidir.&lt;br /&gt;
Kendisinden beklenen ortamı yumuşatmasıdır. Başta polisin tutumu olmak üzere yapılan yanlışların görülmesi ve düzeltilmesi için gerekli adımların atılmasıdır.&lt;br /&gt;
Eylem yapanlar demokratik seçimle gelen ve halkın % 50'sinin oyunu alan başbakandan ve oy verenlerden rahatsızlık duymamaktadırlar.Tek istekleri,kendi taleplerininde karşılanmasıdır.&lt;br /&gt;
Şu hali ile görünen hiçte "Hayra Alamet Değil." izlenimi vermektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjrrSViS9c-gdFpC3oX7vJrABEoMlhvMCZi9SvocCkgnhKuWa2wNwZOGX7MvLx8j6KuefhmMwsGdb9zHwi_TeJC_-_JCqyErimSsujU0vHYMn3itUsAxH2zymi4A2KYpVG4W_f5jSYzS_H3/s72-c/ba%C5%9Fbakan.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kriz Üstüne Kriz:3.Köprü </title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/06/kriz-ustune-kriz3kopru.html</link><category>3.Boğaz Köprüsü</category><category>Alevi yurttaşlar</category><category>alevilerin tepkisi</category><category>hükümet ve kriz</category><category>Sultan Selim Köprüsü</category><category>toplum tepkisi</category><category>toplumsal</category><category>yeni kriz</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 3 Jun 2013 03:38:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-7318930645171452472</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDOAjhsgoj5G5ZX5JOHqIPKdsyZHT18FWzzlXX99O10WQhtQXVKh2EghtviaB2j74e56SqPddadYlJLTp6NzdAFb1GG2wZgr8F_L-FBFGnGSyQY48quw5MvDq2d-7U-WLJN9ywoLVcrgP6/s1600/3-kopru2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDOAjhsgoj5G5ZX5JOHqIPKdsyZHT18FWzzlXX99O10WQhtQXVKh2EghtviaB2j74e56SqPddadYlJLTp6NzdAFb1GG2wZgr8F_L-FBFGnGSyQY48quw5MvDq2d-7U-WLJN9ywoLVcrgP6/s1600/3-kopru2.jpg" height="149" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Akp toplumda stres üretmeyi seviyor galiba.&lt;br /&gt;
Tartışmalarıyla birlikte ihalesi yapılan 3. Boğaz Köprüsü inşaatı,daha başlamadan sıkntısıyla birlikte kamuoyunun gündemine oturmaya aday oldu.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Köprüye,"Yavuz Sultan &amp;nbsp;Selim" adının verilmesi,yeni bir stresin habercisi gibiydi.&lt;br /&gt;
Toplumun önemli bir kesimini oluşturan Alevi yurttaşlar,Yavuz Sultan Selim adına karşı haklı olarak tepki göstermektedirler ve göstereceklerdir de.&lt;br /&gt;
Hükümetin,Yavuz SultanSelim adını seçmesi ve bir bunalım doğuracağını bile bile&amp;nbsp;kamuoyuna&amp;nbsp;açıklaması,oldukça düşündürücüdür.&lt;br /&gt;
Bir devlet,ülkesi içinde yaşayan insanlar için vardır.İnsanların can,mal ve yaşam güvencesini sağlamakla görevlidir.Zaten bunlar olmazsa,devlet filan olmaz ortada.&lt;br /&gt;
Dileğimiz ve isteğimiz odur ki,bu yanlıştan dönülmeli ve insanları rencide edici bu tür davranışlardan kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;
Kuşku yok ki,Gezi Park eylemlerinin arkası yeni bir krizle devam edecek gibi görünüyor.&lt;br /&gt;
O zaman akla şu soru geliyor.&lt;br /&gt;
Sokakta ki sıradan bir yurttaş bile,böyle bir sonucu düşünebiliyorsa,koskoca devlet erkanının,onca bürokratın ve danışmanların bunu görmemesi mümkün değildir.&lt;br /&gt;
Sorun olacağını bile bile;&lt;br /&gt;
O halde bu kararı verenlerin amacı ne?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgDOAjhsgoj5G5ZX5JOHqIPKdsyZHT18FWzzlXX99O10WQhtQXVKh2EghtviaB2j74e56SqPddadYlJLTp6NzdAFb1GG2wZgr8F_L-FBFGnGSyQY48quw5MvDq2d-7U-WLJN9ywoLVcrgP6/s72-c/3-kopru2.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Dur Orada...bi dakka</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/06/dur-oradabi-dakka.html</link><category>başbakanın tutumu</category><category>gezi park eylemi</category><category>halkın demokratik isyanı</category><category>on yılın özeti</category><category>taksimde direniş</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sun, 2 Jun 2013 11:43:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-944748313856552905</guid><description>Son on yılın özeti...&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEji-GDn15tGf4_50Qbhw61eKk8HYJtoyjA1KGAiJsw4Jx67Yi8ti1DOsSpDq7IkfoH9_i0leAMgFDqz7dqZSk9kYke5yTNlvKwMix_56AAsiv64g6N6U3Vm1mcCFaoNLidmPhFgLpGRZPvP/s1600/gezipark2+(1).jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEji-GDn15tGf4_50Qbhw61eKk8HYJtoyjA1KGAiJsw4Jx67Yi8ti1DOsSpDq7IkfoH9_i0leAMgFDqz7dqZSk9kYke5yTNlvKwMix_56AAsiv64g6N6U3Vm1mcCFaoNLidmPhFgLpGRZPvP/s1600/gezipark2+(1).jpg" height="145" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Ben alırım,ben satarımsatarım.&lt;br /&gt;
Talan ederim,duman ederim.&lt;br /&gt;
Beğenmediğimi tıkarım.&lt;br /&gt;
Dünyayı başınıza yıkarım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bi dakka yahu...Dur orada!...&lt;br /&gt;
Geç oldu ama,&lt;br /&gt;
Güç olmayacak..&lt;br /&gt;
Ezildik,büzüldük ama,&lt;br /&gt;
Şimdi meydanlara dizildik.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Biz kimiz,&lt;br /&gt;
Tabii ki ötelediğin,&lt;br /&gt;
Yok saydığın,&lt;br /&gt;
Önemsemediğin,&lt;br /&gt;
Küçümsediğin,&lt;br /&gt;
Elmanın öbür yanıyız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öyle dedin böyle dedin,&lt;br /&gt;
Ben ne dersem o olur dedin.&lt;br /&gt;
O kdar böbürlendin ki,&lt;br /&gt;
Kibirinle kendi başını&lt;br /&gt;
Kendin yedin.&lt;br /&gt;
Hayrını gör...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;img height="107px;" src="https://lh4.googleusercontent.com/zHyQZztUcExh3zkDQdeOEfYkaayhAm8zgsq4c2nqA8XYJdlLg62uDXCObEbJFcFoHXuK0A8M6Y8UIpHUPqxZ51mqh3K2K93DamSq22FNHfoqf_qrffPEFZoJrg" width="160px;" /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;img height="107px;" src="https://lh4.googleusercontent.com/KyEHhDuejQlPnd_ngMc_rkEx2Fcdt6Ds8K5scqhAtJiQSKs_dwS6EFyDfyyaYuzbWPsbWDK8giApcYFDMkjRJf1sueFS5akAwygvi51kCeE_kCdFtXZSAWcpRw" width="151px;" /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;img height="108px;" src="https://lh3.googleusercontent.com/LraEkNJ4QWV_9V_WG4H1ifvSEF2V98jMKiDp1h8lTaF6UMHj8xD_Yf8WDnnRIQCWZWH4z9J1xtPJw-_yP2W-O_xAWwyb7knqCcve5VYSzZHOiSBAG0kfjPIlMA" width="163px;" /&gt;&lt;br /&gt;
Resimleri büyük boyutta görmek için sağ tıklatın ve "Yeni sekmede açın" seçin&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEji-GDn15tGf4_50Qbhw61eKk8HYJtoyjA1KGAiJsw4Jx67Yi8ti1DOsSpDq7IkfoH9_i0leAMgFDqz7dqZSk9kYke5yTNlvKwMix_56AAsiv64g6N6U3Vm1mcCFaoNLidmPhFgLpGRZPvP/s72-c/gezipark2+(1).jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Milli Gelir-şiir</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/04/milli-gelir-siir.html</link><category>güncel yaşam</category><category>milli gelir</category><category>toplumsal</category><category>şiir</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Thu, 25 Apr 2013 19:21:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-4438182006148704735</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj3Jz6nbKgoE29A5mA1jUw1SloaSh2h96CAvQjaVLbOpfmkwj1voFmjTMBVv65ttDbNkZZQ87XKlsdhIzGjHE8UFcGrVS7RK9kzEdvw6T2SssW6xoy3f8PwzPZtIT9PgOy-nKKZccjGN7As/s1600/milli+gelir.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj3Jz6nbKgoE29A5mA1jUw1SloaSh2h96CAvQjaVLbOpfmkwj1voFmjTMBVv65ttDbNkZZQ87XKlsdhIzGjHE8UFcGrVS7RK9kzEdvw6T2SssW6xoy3f8PwzPZtIT9PgOy-nKKZccjGN7As/s1600/milli+gelir.jpg" height="143" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
2006 yılı Ocak ayında,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Soğuk bir kış akşamında,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
TV ekranından&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Cin gibi bakan&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hükümetten bir "bakan"&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Açıkladı!...&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Memleketin mali durumunu&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Ve de ahalinin...?&lt;/div&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bu ülkenin, her ferdinin&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
yıllık gelirden payı,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
geçti 7500 doları.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Erzurumlu Hıdır,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
dört nüfustur. ( 4 x 7500 dolar )&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
çevirir doları, Türk parasına.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
( Bildiği kadarıyla ( 39 000 YTL )&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Aylıklarını vurur yıllığa... ( 4 200 YTL )&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
( Şaşar arada ki farka ( 34 800 YTL )&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Milli gelirden,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
payına düşen başka...&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Eline geçen bambaşka..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Erzurumlu Hıdır&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
şaşar kalır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Çok fazla kayıp&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
parası vardır. ( 34 800 YTL&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
&lt;br /&gt;
Gözleri faltaşı !..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
açılır, açılır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Büyücü taşı gibi,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
döner fıldlır, fıldır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Ekrandan cin gibi bakan&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hükümetten bir "bakan&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
döktürür incileri&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
birer birer ağzından.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
İşadamı, döviz, para, faiz..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Banka, borsa, kredi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
( Hıdır takmış kafayı )&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
34 800 YTL nerde.. Hani ?..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hıdır'ın karısı&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
çeker yıllardır bel ağrısı&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bundandır hafif yalpalaması.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Gelir sofra küldür paldır!..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hoşaf, ekmek ve bulgur.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Yıllardır hep aynıdır...&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Yarında aynı olacaktır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Sofraya şöyle bir,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
baktı Hıdır...&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Gözleri öfkeli ve fıldır, fıldır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Sanki yerinden fırlayacaktır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Ekranda "bakan"&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Borsa, banka, kredi,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hıdır takmış paraya&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
" 34 800 YTL ' yi kim yedi!."&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Sürekli, "Kim yedi" dedi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Dedikçe öfkelendi,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Öfkelendikçe yükseldi sesi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
İki bebe ve topal karısı,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
bitirdiler nevaleyi,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hıdır'a kaldı, hoşafın yarısı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bıraktı ekrana bakmayı,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
çevirip kemikli başını.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Sofraya şöyle bir,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
baktı Hıdır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Ve..sordu,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
bağır, bağır.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Kim yedi ?...34 800 YTL'yi ?..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bebelerden her biri,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
"Ben yemedim, buba" dedi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Karısı yemin etti,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bulgurdan başka şey yemediğine.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
TV ekranından&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
cin gibi bakan,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
hükümetten bir "bakan"&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Son verdi, hitabetine.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Çıkıp canlı yayından,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
bindi cipine...&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bak..dedi..bak,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
"Şu boğazın güzelliğine"&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
"Biz"dedi.."Gençliğimizde..&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Her gece heybelide,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Mehtaba çıkardık,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Şarkılar söyler,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Şu denizi çınlatırdık.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Şimdi yetişkin olduk,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
MECLİS'leri doldurduk."&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Efil efil soğuk esen,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Rüzgarlı bir akşamdı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Gideceği mekan, sımsıcaktı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Masası, "bakan" beyin,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Denize nazır, hazır,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Bir kuş sütü eksikti.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Nihayet "bakan" geldi.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Yerini aldı.&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Erzurumlu Hıdır'a hoşafın,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
yarısı kaldı...&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
"bakan"' ın gözleri denize,&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Hıdır'ıngözleri hoşafa&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Daldı, kaldı....&lt;/div&gt;
&lt;div style="font-family: Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;
Zeki SÖNMEZ&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj3Jz6nbKgoE29A5mA1jUw1SloaSh2h96CAvQjaVLbOpfmkwj1voFmjTMBVv65ttDbNkZZQ87XKlsdhIzGjHE8UFcGrVS7RK9kzEdvw6T2SssW6xoy3f8PwzPZtIT9PgOy-nKKZccjGN7As/s72-c/milli+gelir.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sağlıkta sorunlar </title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/04/dilek-ozcelik-cevre-bakan-huseyin.html</link><category>güncel</category><category>ilaç sorunu</category><category>kanserli hasta</category><category>muayene</category><category>randuvu</category><category>sağlık sistemi</category><category>tedavi</category><category>toplum</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 22 Apr 2013 21:57:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-1086128911823416235</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHvKEe9xR8IKr9938lYtxt_uE5SHWgT1_hDS8MNnxGa_dk6eeBcX-LFSrKHmcUtXE6Y_fsMwLvkcm8eSzg3WfgjN4MZ0CHrgnOLDrAIikhGou5yi0Hd1gTarFBY_MQ0v8mrXqQLUsk14xu/s1600/dilek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHvKEe9xR8IKr9938lYtxt_uE5SHWgT1_hDS8MNnxGa_dk6eeBcX-LFSrKHmcUtXE6Y_fsMwLvkcm8eSzg3WfgjN4MZ0CHrgnOLDrAIikhGou5yi0Hd1gTarFBY_MQ0v8mrXqQLUsk14xu/s1600/dilek.jpg" width="180" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Dilek Özçelik : Çevre Bakanı Hüseyin Bayraktar'dan yardım istemesi ve sonrasında gelişen olaylar sonucunda,kanserli hastaların çaresizliklerinin sözcüsü olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Kanserli hastaların tedavileri sırasında gerekli olan ilaçları karşılayamamaları bilinen bir durum olmasına rağmen, gündemde çok fazla yer edinememiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Hükümetin ve hükümet savunucularının belki de en çok övündükleri bir alandı "Sağlık" alanı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Ne zaman sağlıkla ilgili bir konu açılsa;Hastanelerde yığılmaların önüne geçildiğinden bahsedilerek,başta özel hastaneler olmak üzere tüm sağlık kurumlarının uyumlu olarak,toplumun hizmetinde oldukları anlatılarak neredeyse devrim yapıldığı türünde açıklamalarla ne denli büyük işler başardıklarını övünerek anlatıyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Genel görünümde güzel şeyler yapıldığını kimse inkar etmiyor.Ama Türkiye gibi büyük bir imparatorluğun devamı olan bir ülkede de bir orantı vermek gerekirse,bütünü 10 diye düşünürsek,10'da 2 yada 3 puan olması kaçınılmaz bir durumdur ve bu durum büyük bir başarının olduğunu kanıtlamaz.(Yapılması gerekenleri 10 diye düşünürsek,2-3 tanesinin yapılması başarılı olunduğunu kanıtlamaz.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Haydi başarılı olduğunu düşünsek bile başarılı olunan alanlarda dahi bir çok eksik sayılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Örnek:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Hastanelerde muayene olma sorununun ortadan kalktığı söyleniyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Birincisi,randevular telefonla alınmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Randevu alabilmek için gecenin 2-3'üne kadar beklediğimiz anlar oluyor.Şanslıysak randevu alabiliyoruz.Bazen randevu alabilmek için bir kaç gün uykusuz kalmayı göze almak gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Hadi randevuyu aldık.Muayene de olabiliyoruz.Ama tedaviye gelince biraz zor oluyor.Hatta;bazen tedavi olunamıyor.Ya yatak bulunmuyor yada kanserli hastalarda olduğu gibi ilaç bulunamıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;MR çekimi için İstanbul'da en erken 6 ay sonraya randevu veriliyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Örnekleri çoğaltmak çok kolay.Çünkü, bizzat kendi yaşadıklarımı anlatmaya kalksam en az 30 neden sayabilirim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Mesela en son yaşadığım olay.Bir üniversite hastanesinin yoğun bakım servisinde,yaşam ünitesine bağlı olarak yatmakta olan anneciğimin durumunun çok kritik olmasının bilinmesine rağmen,ilgili hastaneden rapor alamadım.Sağlık ocaklarından ve devlet hastanesinden de rapor alamadım.En sonunda bir tanıdık aracılığıyla başka bir kurumdan rapor alabildim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Aldığım bir haftalık raporun süresi bitmeden de annemi kaybettim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Sağlık sisteminde biriken sorunların gündeme taşınmasını sağlayan Dilek Özçelik,bunun en çarpıcı ispatıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Yine konu ile ilgili olarak 23 Mayıs 2007 tarihinde Milliyetblog sayfasında yayınlanan "Muayene oluyoruz ama tedavi olamıyoruz." başlıklı yazımda belirttiğim sorunların 2013'ün Nisan sonlarında hala devam ettiğini düşünmek,doğrusu beni üzüyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;Merak edip okumak isteyenler için link:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;
&lt;a href="http://blog.milliyet.com.tr/muayene-ve-tedavi-olamiyoruz/Blog/?BlogNo=41799"&gt;http://blog.milliyet.com.tr/muayene-ve-tedavi-olamiyoruz/Blog/?BlogNo=41799&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiHvKEe9xR8IKr9938lYtxt_uE5SHWgT1_hDS8MNnxGa_dk6eeBcX-LFSrKHmcUtXE6Y_fsMwLvkcm8eSzg3WfgjN4MZ0CHrgnOLDrAIikhGou5yi0Hd1gTarFBY_MQ0v8mrXqQLUsk14xu/s72-c/dilek.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Projeler</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/04/projeler.html</link><category>amerikan projeleri</category><category>bahçeli</category><category>başbakan</category><category>güncel yaşam</category><category>koalisyon dönemi</category><category>suçlamalar</category><category>toplum</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sat, 20 Apr 2013 00:19:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-528300945847816322</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEim28ga-E3sGKklBMMtQVdOn4uUbQ9E2QreQwb3xmpFkE-Az7W2CYlhqQYLHOrXx_0OzjBEVpApmf-_WdUUXEc2XNOW6xy6o1GiEb7tPC0YkWx4D9Hty8-Ndb2TIwKvu_mH2xIYOAV5Inov/s1600/ImageProxy.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEim28ga-E3sGKklBMMtQVdOn4uUbQ9E2QreQwb3xmpFkE-Az7W2CYlhqQYLHOrXx_0OzjBEVpApmf-_WdUUXEc2XNOW6xy6o1GiEb7tPC0YkWx4D9Hty8-Ndb2TIwKvu_mH2xIYOAV5Inov/s1600/ImageProxy.gif" height="144" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Ülke gündemini oldukça meşgul eden "Barış Süreci" hızla devam ederken,sürece karşı çıkanlar ve onaylayanların düşüncelerinin açığa çıkması olayın bir diğer doğal yönüdür.&lt;br /&gt;
Böylesine önemli bir süreçte "Dikensiz gül bahçesi" zaten düşünülemez.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Kuşkusuz sürece en sert tepkide MHP'den ve dolayısı ile MHP lideri Bahçeli'den gelmektedir.Yine doğaldır ki,muhatabı da hükümetin başı olan başbakandır.&lt;br /&gt;
Karşılıklı suçlamalar ve restleşmeler ister istemez on yıl öncesinde kurulan ve Türkiye siyasetini hallaç pamuğuna döndüren koalisyon hükümeti dönemini de kapsamı alanına almıştır.&lt;br /&gt;
Başbakan,Mhp liderine koalisyon hükümeti sırasındaki olumsuzluklar üzerinden saldırmaya ve işi ileriye götürerek,dönemin araştırılmasına kadar götürmüştür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başbakanın hamlelerine karşı Bahçeli'nin neler söyleyeceğini, on yıl önce yaşanan olayların tartışılması nereye kadar gidecek ve sonuç nasıl olacaktır,bekleyeceğiz ve göreceğiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak,bu ülkede yaşayan bir birey olarak,on yıl öncesinde yaşananların kamu oyuna yansımalarından aklımızda kalanlar olduğunu ve bu akılda kalanlarında soru olarak bir kenarda tutulduğunu bilmelerinde de yarar var diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
On yıl önceki Koalisyon hükümetinin üç yıl kadar sürdüğünü hatırlıyorum.Büyük bir ekonomik kaosla bittiğini de hatırlıyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat, bir şey daha hatırlıyorum.Hükümetin arka arkaya aldığı kararlar ve toplumdaki huzursuzlukların arttığı bir sırada ortada henüz bir Akp diye bir parti olmamasına rağmen,Tayyip Erdoğan adlı bir şahsiyetin Amerikalarda dolaşarak,yeni bir parti kurmak için hazırlıklar yaptığını ve kuracağı parti için destek arayışlarında bulunmak için farklı kulvarlarda temaslarda bulunduğunu da hatırlıyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısacası demem o ki ;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ülkenin ekonomisi bir proje dahilinde bir gecede bir yerlere boca edilirken,Tayyip Erdoğan bu projenin ne kadar dışındaydı acaba diye sorasım geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Unutmayalım ki, ekonomik kriz nedeniyle ülke ekonomisi yerle buz olurken,koalisyon hükümetini oluşturan partilerde,tabir yerindeyse silinmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yine unutmadık ki,yerine hızla kurulan Akp iktidar olarak,yerleşmiştir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Soru şöyle: " koalisyon hükümetinin başına gelenler bir proje dahilinde yapılmışsa,yerine gelen hükümette bu bu projenin sonucu mudur?&lt;br /&gt;
Eğer,böyleyse;Tayyip bey bu projenin neresindedir?&lt;br /&gt;
Dahası henüz bir parti bile ortada yokken,Amerika da kimlerle neyin görüşmesini yapmıştır?&lt;br /&gt;
VE hiç hesapta yokken,hangi akıl yürütmesiyle tek başına iktidar olabilmiştir?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEim28ga-E3sGKklBMMtQVdOn4uUbQ9E2QreQwb3xmpFkE-Az7W2CYlhqQYLHOrXx_0OzjBEVpApmf-_WdUUXEc2XNOW6xy6o1GiEb7tPC0YkWx4D9Hty8-Ndb2TIwKvu_mH2xIYOAV5Inov/s72-c/ImageProxy.gif" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Bir Akil Adam Öyküsü</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/04/bir-akil-adam-oykusu.html</link><category>akil adam</category><category>aşiret</category><category>hikaye</category><category>onay</category><category>toplum</category><category>toplum yaşamı</category><category>toplumsal olay</category><category>şıh</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Thu, 11 Apr 2013 04:28:00 +0300</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-6061337800459486643</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUyB2ZUl2RD40l28jT0lX-MwB7kGFpSI4B8IffacoUUjVuANbgxsfn9zSVy32yLnu-NW6_XTUbJ2zbp4gfF1Ry4MJJCUSW3QROi4JHvfGPeB_zjcUs44Bp_LsrTxUUEOyy8jT_kYMzu00d/s1600/zat.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUyB2ZUl2RD40l28jT0lX-MwB7kGFpSI4B8IffacoUUjVuANbgxsfn9zSVy32yLnu-NW6_XTUbJ2zbp4gfF1Ry4MJJCUSW3QROi4JHvfGPeB_zjcUs44Bp_LsrTxUUEOyy8jT_kYMzu00d/s1600/zat.jpg" height="150" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Yaşadığımız günlerin önemi yeni bir sürecin başlamasıyla birlikte,bir kat daha arttı.İki yıl önce CHP'nin önerisiyle gündeme gelen "Akil Adamlar" fikrine önceleri sessiz kalan hükümet, yeni sürecin başlamasıyla birlikte öneriyi hayata geçirdi.&lt;br /&gt;
Toplum içinde zaten işleyen "Akil Adamlar" müessesesiyle ilgili bir anımı paylaşmak istiyorum.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Ticaretle cebelleştiğim yıllarda Güneydoğulu olduğunu bildiğim bir müşterim vardı.Şimdi adını unuttum ama,öykünün anlatımı sırasında Rüstem diyelim adına.&lt;br /&gt;
İş yerimde otururken biraz telaşlı bir şekilde geldi Rüstem.&lt;br /&gt;
Kısa bir soluklanmadan sonrada;&lt;br /&gt;
- Arabayı biradere vermiştim.Ama acil bir işim çıktı.Hayırlı bir iş için beni karşıdan bekliyorlar.Eğer işin yoksa arabanı ya bana ödünç ver.Yada karşıya gidip-gelelim.Gidiş-geliş benzin masrafını karşılarım.dedi..&lt;br /&gt;
Bunun üzerine;&lt;br /&gt;
- Arabayı veremem ama,madem hayırlı bir iş var.Çorbada tuzumuz olsun.Gider-geliriz,diyerek geri çevirmedim ve arabaya atlayarak düştük yola.&lt;br /&gt;
Anadolu yakasında Sultanbeyli'ye bir saat süren yolculuktan sonra ulaştık.Bir süre ara sokaklarda ilerledikten sonra daha tam olarak tamamlanmamış olan bir inşaatın önünde durduk.Binanın giriş katındaki büyük demir kapı açıldığında içerisinde kadınların ve &amp;nbsp;erkeklerin ayrı ayrı odalarda doluşarak oturdukları kalabalık bir gurupla karşılaştık.Rüstem'i bekledikleri her hallerinden belliydi.Karşılıklı odaların arasından geçerken kadınlar yüzlerini kapatarak başlarını geriye çevirmiş halde, bizimle göz göze gelmekten kaçınır gibi &amp;nbsp;oturuyorlardı.&lt;br /&gt;
Uzun koridordan ilerleyerek açılan paravan kapıdan geçtik ve çok fazla ışık almayan geniş &amp;nbsp;bir hole ulaştık.Burada bir kaç orta yaşlı adamla genç sayılabilecek bir kaç kadın ve ses çıkarmaktan korkarak,kadınların dizleri dibine büzüşmüş beş-altı çocuğun bakışlarıyla karşılaştık.&lt;br /&gt;
Bizim içeriye girmemizle birlikte kadınlar toparlanırken,ayağa kalkan adamlar diğer köşede kümelenerek,fısıltıyla birbirlerine bir şeyler dediler.Sonra içlerinden birisi gruptan ayrılarak,holün orta yerinde duran çift kanatlı bir kapıya yöneldi.Kapıyı tıklattı ve içeriye girdi.Beş-on saniye sonrada girdiği kapıdan geri adımlarla çıktı ve Rüstem'e dönerek,göz işareti ile içeriye girmesini söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rüstem , kapıya doğru hamle yapacağı sırada iki kanatlı kapı içeriden her iki yana doğru açıldı.İçerisi hole göre oldukça aydınlık ve geniş bir salona açılıyordu.Salonun orta yerinde özel yapıldığı belli olan işlemeli bir koltuk üzerinde başı sarıklı ve elinde uzun bir asası olan iri-kıyım bir adam oturuyordu.Üzerinde uzunca bir cüüppe bulunan adamın sakalları ve saçları da uzundu.Kıyafeti ise baştan aşağıya bej rengindeydi.&lt;br /&gt;
Bizim Rüstem içeriye girdikten sonra tam kapı eşiğinde önce tere diz çöktü,Başını eğdi ve kaldırmadan emekleyerek,adamın oturduğu koltuğa doğru ilerledi.Adamın ayak uçlarına kapandı.(Sanırım,ayaklarını öptü.Yada ben öyle anladım.Çünkü,tam geriden net görünmüyordu.)Daha sonra adamın omzuna el sürmesiyle birlikte doğruldu ve her iki ellerini tutarak,bir kaç defa öperek,başına sürdü.Daha sonrada koltuğun yanına diz çökerek ,başını kaldırmadan oturdu.Daha sonra çift kanatlı kapı kapandı.&lt;br /&gt;
Rüstem'in oturmasıyla birlikte tüm bakışların üzerime doğru çevrildiğini hissettim.İçlerinden birisi yanıma yaklaştı ve kısık bir sesle,"Kardaş,şöyle otur." diyerek,bir sandalyeyi gösterdi.&lt;br /&gt;
Kalabalık ortam olmasına rağmen sessizliğin hakim olduğu loş odada on dakikalık sıkıcı bir bekleyişin sonucunda Rüstem geri geldiğinde sevinmiştim.Bir kaç dakikada oradakilerle süren ayaküstü konuşmalardan sonra yanıma gelen Rüstem,"Patron,işimi hallettim.Artık dönebiliriz." dedi.&lt;br /&gt;
Arabaya bininceye kadar bir şey konuşmadık.Araba hareket ettikten sonra da bir müddet konuşmadık.En sonunda dayanamadım ve "Rüstem,ne iş bu iş.Kim bu insanlar,el-ayak öptğün o sarıklı adam da neyin necisi."diye soruları arka arkaya sordum.&lt;br /&gt;
Rüstem;&lt;br /&gt;
O sarıklı adam bizim Şıhımız.Biz geniş bir topluluğuz.On binden fazla nüfusumuz var.Holde gördüğün adamlar Şıhın kardeşleri.Kadınlarla çocuklar Şıhın karıları ve çocukları.Girişte oturanlarda Şıhın işlerini ve hizmetlerini gören hısım,akraba ve aşiretin insanları...." dedikten sonra yine sessizlik çöktü.&lt;br /&gt;
Biraz sonra tekrar sessizliği bozdum.&lt;br /&gt;
- peki,şu hayırlı iş neydi?&lt;br /&gt;
Rüstem güldü ve devam etti.&lt;br /&gt;
- İki genç insanı evlendiriyoruz.Biz,kendi mıntıkamız dışından kız almayız da vermeyiz de.Ancak,kendi aramızda kız alıp-verirken Şıhın onayını almak zorundayız.Şıh &amp;nbsp;onay verirse,evlendirilmek istenen gençler o zaman evlenebilirler.dedi.&lt;br /&gt;
Ben güldüm tabii.&lt;br /&gt;
-Şıh onaylamazsa,gençler birbirini sevse de evlenemez mi? diye sordum.&lt;br /&gt;
"Evlenemezler." dedi."Evlenseler de,yaşatmazlar." diye tamamladı.&lt;br /&gt;
Ürkmüştüm."&lt;br /&gt;
-Yapma yav... dedikten sonra,&lt;br /&gt;
-Buralara kadar geldik.Peki sen onayı aldın mı?&lt;br /&gt;
dediğimde gözleri parlıyordu.&lt;br /&gt;
-Evet,aldım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhUyB2ZUl2RD40l28jT0lX-MwB7kGFpSI4B8IffacoUUjVuANbgxsfn9zSVy32yLnu-NW6_XTUbJ2zbp4gfF1Ry4MJJCUSW3QROi4JHvfGPeB_zjcUs44Bp_LsrTxUUEOyy8jT_kYMzu00d/s72-c/zat.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>İmralı Tutanakları sızdılmış.Eee sonra ne olmuş?</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/03/imral-tutanaklar-szdlmseee-sonra-ne.html</link><category>barış süreci</category><category>bilgi sızdırma</category><category>imralı tutanakları</category><category>politika</category><category>siyaset</category><category>toplum yaşamı</category><category>toplumsal</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Wed, 6 Mar 2013 14:24:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-6494450476978674039</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhMG1g1VlcpxXmdYSD9rJV2dJ81HqCudhiuHyCC3Vf27QgupvkujtJXiDFvOhGU9HU5Z8x1QT02GnlhCRQp0j9upjhTOsHFtd2PNyx4PzsWzTQjICvK-nJoGNs-UbeRznLMaw0854kVqWs2/s1600/mrali_tutanak.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhMG1g1VlcpxXmdYSD9rJV2dJ81HqCudhiuHyCC3Vf27QgupvkujtJXiDFvOhGU9HU5Z8x1QT02GnlhCRQp0j9upjhTOsHFtd2PNyx4PzsWzTQjICvK-nJoGNs-UbeRznLMaw0854kVqWs2/s1600/mrali_tutanak.jpg" height="101" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Türkçemizde, herhangi bir konu hakkında gerekli-gereksiz konuşmalar uzarsa "Kabak tadı vermek." deyimi devreye girer.&lt;br /&gt;
"İmralı Tutanakları " son günlerin çok konuşulan ve deyim yerindeyse,"Kabak tadı veren" konumuna dönüştü.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Bana kalırsa, sadece bu konu değil toplumu ilgilendiren, gelecekle ilgili her şey açıkta konuşulmalıdır.&lt;br /&gt;
Yani, İmralı tutanakları kamuoyuna yansıdı da ne oldu?&lt;br /&gt;
Kötü bir şey olmadığı muhakkak.&lt;br /&gt;
Mesela Metin Metiner adındaki bir milletvekili tutanaklarda adının geçmesinden rahatsızlık duyuyormuş,rahatsızlık duyarsa duysun efendim.&lt;br /&gt;
Kendisi milletvekili seçilirken,kendisine oy verdiklerinden haberi olmayanların bile antipatisini kazanmış bir kişinin rahatsızlığından,kendisini tanımadan seçenler,rahatsız değil ki,ona ne oluyor.Adam,hangi televizyon programına çıksa, Akp'li olmayan herkese karşı, yüzünde ve bakışlarında &amp;nbsp;öfkeyle, ağzından köpükler saçarak konuşuyor.Süreç bittiğinde de Sayın Apo'dan hesap soracakmış....&lt;br /&gt;
Sor kardeşim bize ne!...&lt;br /&gt;
Tutanak, keşke sızdırılmak yerine,ortak bir karar ile açıklansaydı.Hatta bundan sonraki toplantılar ve tutanaklar,topluma açıklandıktan ve tartışıldıktan sonra karara bağlansa ne iyi olur.Böylece süreç daha olumlu ve hızlı ilerler&lt;br /&gt;
Tutanağın içeriğini herkes okudu ve kıyamette kopmadı. Yapılan tartışmaların bir kısmının hiç olmazsa bir boyutu açığa çıktı.Herkes,toplumsal olayın neresinde ne kadar bulunduğunu anlamaya çalıştı.Herkes kendine göre bir sonuç çıkardı.( Mesela ben,bir kaç yıla kadar Apo'nun kurulacak bir federe devletin,devlet başkanı olarak,Ankara hükümeti ile temaslarda bulunmak üzere,Ankara'ya ziyaretlerde bulunacağını düşünüyorum)&lt;br /&gt;
.&lt;br /&gt;
Beyler.cak-cuku,miş-muşu bırakında süreci hızlandırın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhMG1g1VlcpxXmdYSD9rJV2dJ81HqCudhiuHyCC3Vf27QgupvkujtJXiDFvOhGU9HU5Z8x1QT02GnlhCRQp0j9upjhTOsHFtd2PNyx4PzsWzTQjICvK-nJoGNs-UbeRznLMaw0854kVqWs2/s72-c/mrali_tutanak.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Kadın kıyafetli zanlı "Günün haberi" oldu.</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/03/kadn-kyafetli-zanl-gunun-haberi-oldu.html</link><category>ana haberler</category><category>günün haberi</category><category>medya</category><category>toplum</category><category>toplum hayatı</category><category>tv</category><category>yaşam</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sun, 3 Mar 2013 22:11:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-6549909972843871090</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiksgqE29hd0w6EBQDne1l5soRWIXdh-b58MkBB7r-BQslfDDJPwUDnsroRGKYaXIMVzEC0izcXCJqO5mTgjgsG5_fbkuGbDpV6WfLVA3Bet-Vzx-KxQQa68B0Rdz5Z9jovYtqBUYOL3_SJ/s1600/g%C3%BCn%C3%BCnhaberi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiksgqE29hd0w6EBQDne1l5soRWIXdh-b58MkBB7r-BQslfDDJPwUDnsroRGKYaXIMVzEC0izcXCJqO5mTgjgsG5_fbkuGbDpV6WfLVA3Bet-Vzx-KxQQa68B0Rdz5Z9jovYtqBUYOL3_SJ/s1600/g%C3%BCn%C3%BCnhaberi.jpg" height="200" width="174" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
Sırf şu komplo teorisyenleri yüzünden televizyon izlemeyi bıraktığımı sanıyordum.&lt;br /&gt;
Meğerse,tek neden onlar değilmiş.&lt;br /&gt;
Akşamları izlediğim "Ana Haberler" programlarını da izleyemiyor muşum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Arada bir "Memlekette neler oluyor?" düşüncesiyle geçiyorum ekranın başına..&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Birinci,ikinci haberden sonra, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine benzeyen, ana haberlerle ilgisi olmayan haberler gelmeye başlıyor.&lt;br /&gt;
Ya, Amerika'da bir market soygunundan sonra kaçan motosikletliyi takip haberi konuyor önümüze.Yada Rusya'da kardan buzdan birbirinin üstüne çıkan arabaların kazaları ,ana haber konularımız oluyor.&lt;br /&gt;
İyi de kardeşim bane ne elin Amerikalı market soyguncusundan yada Rusya'daki mobeze kameralarından çıkan haberlerden.&lt;br /&gt;
Sadece bunlar mı? Yurt içi haberlerde de saçmalıkları bulup haber yapıyorlar.&lt;br /&gt;
Üç gündür bir haber internette ve TV'lerin ana haber programlarında ünlü oldu gitti.&lt;br /&gt;
Bilmem,nerede bir adliyenin önündeki iki kişiden şüphelenen polis,kişilerin kimliklerini kontrol etmişte,kadın görünümlü kişinin erkek olduğu,kimlik kontrolü sırasında anlaşılmış.Güya polis,"Bu ne kıyafet?" diye sorunca zanlı,"Kadın gibi giyinmeyi seviyorum." demişmişte..eeeeeeeeeeeeeee!??????????????&lt;br /&gt;
Haberin hepsi bu iyi mi!...&lt;br /&gt;
Kadın kılıklı beş altı suçtan sabıkalı adam bütün kanalların ana haber bültenine çıkarak,günün haberi oldu:&lt;br /&gt;
Haa.. bu ara da başbakanın ve diğer siyasilerin vatan-millet için yaptıkları açıklamalarına da fazla takmayın.Adamlar işlerini iyi yapıyorlar.Takdir edin.&lt;br /&gt;
Aslında,belki de bu laf olsun haberleri,siyasilerin söylemlerinden dikkat kaçırmaya mı yarıyorlar ne?&lt;br /&gt;
İşte videosu da bu...izleyin

&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" height="220" id="MedyanetPlayer" width="380"&gt;
 &lt;param name="movie" value="http://webtv.hurriyet.com.tr/images/swf/mVideoPlayer_v2_5_4_5.swf?config=http://webtv.hurriyet.com.tr/XML/HurMedyaVideos.aspx?vid=46043&amp;rl=1" /&gt;
 &lt;param name="quality" value="high" /&gt;
 &lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;
 &lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;
 &lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;
 &lt;param name="swfversion" value="9.0.45.0" /&gt;
 &lt;param name="expressinstall" value="scripts/expressInstall.swf" /&gt;
&lt;!--[if !IE]&gt;--&gt;
 &lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://webtv.hurriyet.com.tr/images/swf/mVideoPlayer_v2_5_4_5.swf?config=http://webtv.hurriyet.com.tr/XML/HurMedyaVideos.aspx?vid=46043&amp;rl=1" width="380" height="220"&gt;
  &lt;param name="quality" value="high" /&gt;
  &lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;
  &lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;
  &lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;
  &lt;param name="swfversion" value="9.0.45.0" /&gt;
  &lt;param name="expressinstall" value="scripts/expressInstall.swf" /&gt;
  &lt;div&gt;
   &lt;h4&gt;
Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.&lt;/h4&gt;
&lt;p&gt;
&lt;a href="http://www.adobe.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;img src="http://www.adobe.com/images/shared/download_buttons/get_flash_player.gif" alt="Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin." width="112" height="33" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;/div&gt;
&lt;/object&gt;
&lt;!--&lt;![endif]--&gt;
&lt;/object&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiksgqE29hd0w6EBQDne1l5soRWIXdh-b58MkBB7r-BQslfDDJPwUDnsroRGKYaXIMVzEC0izcXCJqO5mTgjgsG5_fbkuGbDpV6WfLVA3Bet-Vzx-KxQQa68B0Rdz5Z9jovYtqBUYOL3_SJ/s72-c/g%C3%BCn%C3%BCnhaberi.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Türban Sorunu Nasıl Çözüldü?</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/02/turban-sorunu-nasl-cozuldu.html</link><category>başbakan</category><category>chp</category><category>genel seçimler</category><category>kemal kılçdaroğlu</category><category>seçim kapanyası</category><category>siyaset</category><category>türban sorunu</category><category>türban sorununun çözümü</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sat, 9 Feb 2013 22:50:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-2263520738432288185</guid><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgNoD1qjF1LAVTowYyxTotnvzknpj8HV1yLjDSgXiVNEbt70FRFmjDber-E8EACgH3uBqU-xS7MhZeyMzItEERS1UYOBRPLejKxjd2uRI95k0r0UFtZ3Ng95FfmuLuOcLnTddddWFCIRmx1/s1600/kemal-kilicdaroglu-resimleri-1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgNoD1qjF1LAVTowYyxTotnvzknpj8HV1yLjDSgXiVNEbt70FRFmjDber-E8EACgH3uBqU-xS7MhZeyMzItEERS1UYOBRPLejKxjd2uRI95k0r0UFtZ3Ng95FfmuLuOcLnTddddWFCIRmx1/s1600/kemal-kilicdaroglu-resimleri-1.jpg" height="200" width="185" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Uzun yıllar siyasetçilerin beslenme alanını oluşturan "Türban Sorunu" ve ona bağlı olarak yaşanan diğer kılık-kıyafet sorunları sessiz sedasız gündemden çıkmaya başladı.&lt;br /&gt;
Başta sağlık kuruluşlarında olmak üzere olmak üzere okullarda da artık sorun olmaktan çıktılar.İsteyen öğretmenler derslere türbanla girmeye başladılar.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Devletin yaptığı tüm sınavlarda katılımcılar sınavlara türbanla rahatça girmeye başladılar.Bunun yanı sıra türbanla çekilmiş vesikalık resimler kimliklerde de sorun olmadan kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;
Kısacası türban,sorun olmaktan çıkmış ve insanların rahat kullanabildikleri bir metaya dönüşmüştür.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu kadar kolayca aşılabilecek bir kıyafet tamamlayıcısı nasıl oldu da yıllarca kamuoyunda sıkıntı yaratan bir neden olarak,dolaştı?&lt;br /&gt;
Başta da dedik ya; siyasetçilerin geçim ve seçim malzemesiydi,hepsi o..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Peki,bu sorun nasıl çözüldü?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu soruyu bir kaç yerde sordum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kimisi: "İnsanlar direndi ve hak elde etti." diye yanıtladı.&lt;br /&gt;
Kimisi: "İktidar &amp;nbsp;partisi çözdü." diye açıkladı.&lt;br /&gt;
Bazıları da,başbakan bu sorunu kaldırdı diye yağ yaktı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu soruları sorduğum insanlara işin doğrsunu söylediğimde önce,"hayır" dediler.Ama işin gerisini anlatınca da hak verdiler.Bakalım bu yazıyı okuyanlar,ne düşünecekler?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşin doğrusunu ben bir kere daha söyleyeyim : CHP genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, türban sorununu çözdü,halletti ve bitirdi.(Kimse yanlış değerlendirmesin,ben CHP'li falan da değilim.)&lt;br /&gt;
Fakat, bu durumdan bir türlü nemalanamadı yada nemalanmadı. Kimseyle de sorunu çözdüğüne dair inatlaşmadı.Bunun siyasi amaçlı rant elde edilmesi amacıyla da konuşulmasını herhalde istemedi.&lt;br /&gt;
Basit bir anlatımla,CHP ve Kılıçdaroğlu bu durumdan yararlanmadılar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kılıçdaroğlunun sorunu nasıl çözdüğünü merak ettiniz mi?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
K K 2011 Genel seçimlerinden az önce genel başkan oldu.Daha tam kadrosunu bile oturtamadan da genel seçimler için meydanlara çıktı.TV programlarına katıldı.Katıldığı programlarda,çok iddialı şekilde "Türban sorununu biz biz çözeceğiz,"diye haykırdı.&lt;br /&gt;
Bütün kampanya boyunca da bu sözünü tekrarladı.Ama nasıl çözeceklerini bir türlü açıklamadı.Ancak,"Bakın,türban biz çözeceğiz ve sorununun yakın zamanda çözülmeye başladığını göreceksiniz." diye geçiştirmeli yanıtlarla seçim kampanyasını &amp;nbsp;tamamladı ve bitirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aradan geçen bir buçuk yıldan sonra türban sorunu en başta da yazdığım gibi bitti ve sorun olmaktan çıktı.&lt;br /&gt;
Peki,Kılıçdaroğlu ve ekibi ne yaptı?&lt;br /&gt;
Daha doğrusu ne yapmadı,derseniz...&lt;br /&gt;
Seçimlerden sonra türbanla ilgili hiç bir girişimi &amp;nbsp;tartışmadı.En önemlisi de sorunu "Anayasa Mahkemesi" 'ne götürmedi.&lt;br /&gt;
12 Eylül uzantısı yasalarla halkın kıyafet sorununu uzatmalara taşımayı engelledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CHP'de parti olarak,bu ayıptan böylece geçte olsa kurtuldu.&lt;br /&gt;
Türbanla ilgili sorun yaşayanlar,Kılıçdaroğlu'nu sevmeseniz de,teşekkür edebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgNoD1qjF1LAVTowYyxTotnvzknpj8HV1yLjDSgXiVNEbt70FRFmjDber-E8EACgH3uBqU-xS7MhZeyMzItEERS1UYOBRPLejKxjd2uRI95k0r0UFtZ3Ng95FfmuLuOcLnTddddWFCIRmx1/s72-c/kemal-kilicdaroglu-resimleri-1.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Gelişmeler Neyin Karşılığında Yaşanıyor?</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/01/gelismeler-neyin-karslgnda-yasanyor.html</link><category>akp</category><category>barış süreci</category><category>bdp</category><category>cenaze töreni</category><category>mhp</category><category>pkk</category><category>siyaset</category><category>öcalan</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Sun, 20 Jan 2013 23:54:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-4796225465797579809</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVqbI_x4AUYh_Zk6OVUBmcOitfUQSNFz8S63mr-y8fOmC7QMuNBmeQdUMDWk8ukBkEBQc_sebBzhecpgUbaoIJj3UsWEfoJjVsuYPkCFiRAQVmJ3KcAif6kdnmwdiac1VSyxIb0-AY1TGN/s1600/18846690.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVqbI_x4AUYh_Zk6OVUBmcOitfUQSNFz8S63mr-y8fOmC7QMuNBmeQdUMDWk8ukBkEBQc_sebBzhecpgUbaoIJj3UsWEfoJjVsuYPkCFiRAQVmJ3KcAif6kdnmwdiac1VSyxIb0-AY1TGN/s1600/18846690.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Havadan tuhaf kokular geliyor.&lt;div&gt;
Son günlerde kimin ne dediği,niye ve kime ne dediği belli değil.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Daha üç gün öncesine kadar BDP ile görüşmeyeceğini ve siyasaten muhatap almayacağını bas-bas bağıran başbakan,sessiz sedasız Bdp'li vekillerle balayı yaşamaya başladı.&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
daha düne kadar MHP ile Öcalan'ın asılması polemiği yaşayan AKP,kapalı kapılar arkasında Öcalan ile görüştüğünü önce dil ucuyla söylerken sonra birden bire yüksek perdeden dillendirmeye başladı.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bir kaç kez kapıdan dönen barış görüşmeleri Üç PKK militanın Paris'te öldürülmesiyle ve arkasından yapılan cenaze töreninden sonra,neden ve nasıl geliştiyse, ortalık yer aniden"Barış" tamtamlarının sesiyle inlemeye başladı.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Şimdi burada yanlış anlamaya da izin vermeden,tüm bu olumlu gelişmelerin karşısında filan değilim.Aksine,yıllardır olması gerekenlerdi diye,destekliyorum da...&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Yalnız,anlamadığım...&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Birdenbire ne oldu?&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
BDP bir anda siyasi olarak,muhatap alınmaya başlandı.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Dağdaki gerilla savaş baltasını gömerek,sivil siyasetten söz etmeye başladı.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Hükümette bu olayı BDP'li vekillerle birlikte tartışmaya başladı.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Neyi kaçırdık?&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Gelelim asıl merama..&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Kanayan yaranın kapanması en büyük dileğimiz.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Ama,aniden yaşanan değişimler hayra alamet değişimler gibi görünmüyor.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Korkumuz,bütün bu olumlu gelişmeler,bir kandırmacanın sonuçları olmasın.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Altından,başka kötü amaçlar çıkmasın..&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bütün bu olumlu gelişmeler nelerin verilerek yada nelerin karşılığı alınarak, bu hale geldi.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Anlayamadık.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Söyleyin de...&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bizde bilelim.&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
Bütün bunlar neyin karşılığı oluyor?&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjVqbI_x4AUYh_Zk6OVUBmcOitfUQSNFz8S63mr-y8fOmC7QMuNBmeQdUMDWk8ukBkEBQc_sebBzhecpgUbaoIJj3UsWEfoJjVsuYPkCFiRAQVmJ3KcAif6kdnmwdiac1VSyxIb0-AY1TGN/s72-c/18846690.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>"İstemem,yan cebime koy." Politikası</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/01/istememyan-cebime-koy-politikas.html</link><category>lider sağcı lider</category><category>makale</category><category>milliyetçi</category><category>oy</category><category>poitika</category><category>sağ siyaset</category><category>sağ zihniyet</category><category>siyaset</category><category>toplum</category><category>toplum yaşamı</category><category>zemin</category><category>çok partili dönem</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Mon, 7 Jan 2013 09:28:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-5536533434538711344</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg26klkEA9mSitQELbNE1Fo0YMopVbbCd3FtrLBK9rsBuXbThUM6q5gQLAEJguAkvMKgbg-hoaFZli1Ck-stlvi6TcKEGpj-qEyr7-E9AmJU9CuDW67NCKm8HX2LyL7D4vEjTj1jz9mEkAU/s1600/podium_account_main.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg26klkEA9mSitQELbNE1Fo0YMopVbbCd3FtrLBK9rsBuXbThUM6q5gQLAEJguAkvMKgbg-hoaFZli1Ck-stlvi6TcKEGpj-qEyr7-E9AmJU9CuDW67NCKm8HX2LyL7D4vEjTj1jz9mEkAU/s1600/podium_account_main.png" height="200" width="112" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Çok partili Türk siyaset tarihine baktığımızda,Türk halkının %80'ler civarında sağcı siyaset anlayışının destekçisi olduğunu görüyoruz.&lt;br /&gt;
1950' lerden bu yana Sağ siyasetçiler defalarca sistemi duvara toslatmış olsalar da,Türk halkının gelenekçi sağcı oylarıyla her toslatmanın arkasından yeni bir sağ lider çıkarmayı başarmışlardır.&lt;br /&gt;
Kısaca hatırlayalım.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Menderes dönemi dönemi sona erdiğinde yerini Süleyman Demirel liderliği doldurmuştur.Demirel dönemlerinin bir kaç kez tökezlettiği sistem,Özal hanedanlığını ortaya çıkarmıştır.Özal dönüşümlü olarak Demirel ile liderlik payesini paylaşırken rahmete erince Süleyman Demirel,"Baba" ünvanını alarak yerini Çiller ve ekibine bırakmıştır.&lt;br /&gt;
Altmış küsur yıllık çok partili Türk siyasetinin ideolojik sağ tarafında bulunan iki siyasi oluşumdan MGP-MSP-Fazilet-Refah değişimleriyle Erbakan ve tayfası sörfi dalışlarla,sistem içindebelli dönemlerde yer edinmeye çalışmışlardır.&lt;br /&gt;
Çillerden sonra bildiğiniz gibi Tayyip dönemi başlamış ve hala da onunla sürmektedir.&lt;br /&gt;
Ancak,sağ siyasetin yedek lastiği konumunda bulunan diğer siyasi akım MHP ve Ülkücü camia ise, ara dalışlar ile kendilerinden söz ettirmeyi başarmış olmalarına rağmen,her siyasi liderin en çok etkileyebildiği ve yanlarına çekebildiği oynak bir zemine sahip olmuşlardır.&lt;br /&gt;
Bu özellikleri bu dönemdeki siyaset arenasında daha da iyi izlenebilmektedir.&lt;br /&gt;
Örnek mi?&lt;br /&gt;
Başbakan, bir kaç ay önce Kürtlerle ilgili bir açıklama yaptı.Arkasından açıklanan kamuoyu araştırmalarında AKP'nin Güneydoğu'daki oylarında azalma görülürken,Milliyetçi oylarında artış &amp;nbsp;olduğu bilgileri geldi.&lt;br /&gt;
Başbakan ve ekibinin bu günlerde açıkladıkları yeni Kürt politikalarıyla ilgili sonuçlara baktığımızda zıt yerlerde bulunan &amp;nbsp;milliyetçi Türk destekçileri ile Milliyetçi Kürt destekçilerinin hiç uyuşmaz gibi duran politikaları AKP desteğiyle ortak bir noktada buluşmayı başarmışlardır.&lt;br /&gt;
Konu ile ilgili yazımızı destekleyen haber başlıklarını linklere tıklayarak,ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22305772.asp"&gt;http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22305772.asp&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22305855.asp"&gt;http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22305855.asp&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg26klkEA9mSitQELbNE1Fo0YMopVbbCd3FtrLBK9rsBuXbThUM6q5gQLAEJguAkvMKgbg-hoaFZli1Ck-stlvi6TcKEGpj-qEyr7-E9AmJU9CuDW67NCKm8HX2LyL7D4vEjTj1jz9mEkAU/s72-c/podium_account_main.png" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sigarayı Balkondan aşağıya "İttiriverdim."</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/01/sigaray-balkondan-asagya-ittiriverdim.html</link><category>beyinde bırakma</category><category>makale</category><category>sigara</category><category>toplum</category><category>toplum sağlığı</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Thu, 3 Jan 2013 11:53:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-3240341109689689577</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1syDdoP6ithL72R6ekHyAPMFjx8sG1-HZEcsIL4sFDjXCeNjDFKQqHxq4qt3RrGEZPNj9WJuHGWEbrABqdvELGJb3FW5SE5MBfcA-sqdz1tXyBhWriMaZFANXi-hK3F5Sf6ufX7o-0vU7/s1600/sigara.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1syDdoP6ithL72R6ekHyAPMFjx8sG1-HZEcsIL4sFDjXCeNjDFKQqHxq4qt3RrGEZPNj9WJuHGWEbrABqdvELGJb3FW5SE5MBfcA-sqdz1tXyBhWriMaZFANXi-hK3F5Sf6ufX7o-0vU7/s1600/sigara.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
İki ay öncesine kadar sigarayı bırakmayı düşünmüyordum.Çünkü;sigara içmeyi seviyordum.&lt;br /&gt;
iki amcam ve bir dayıoğlum akciğer kanserine yenik düşmelerine rağmen,sigarayı bırakmayı düşünmüyordum.&lt;br /&gt;
Eşim,yıllardı söylenir,"Ne olur şunu bırak." diye,ama umursamazdım.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Her neyse...iki ay önce 38 yıllık beraberliğimiz olduğunu hesapladım.Peki,otuz sekiz yıllık beraberlik süresince neden hiç olay olmamıştı?&lt;br /&gt;
İnsan,çok sevdikleriyle bile gün içinde anlaşmazlıklara düşüyor ve tartışıyor.nasıl olur da otuz sekiz yıldır bu sigarayla sorun yaşanmaz?,diye düşünmeye başladım.&lt;br /&gt;
Sonra yılbaşı akşamı bırakmaya karar verdim.&lt;br /&gt;
Karar verdim vermesine de emin değildim.&lt;br /&gt;
Taaa ki,...iki gün öncesine kadar.Geçen hafta amcoğlu Murat aradı.Kısa hal-hatır sohbetinden sonra,&lt;br /&gt;
Murat:&lt;br /&gt;
-Amca,sigarayla aran nasıl?,diye sordu.Emin değilim ya;&lt;br /&gt;
- Yeğen bırakmayı düşünüyorum.&lt;br /&gt;
Murat:&lt;br /&gt;
- Len amca,bırak gitsin anasını satayım.Ben on-beş yirmi gün oldu bıraktım.&lt;br /&gt;
Şaşırmıştım.Murat,benden aşağı kalmıyordu.Günde en az iki paket sigara tüketiyordu.&lt;br /&gt;
-Amca, hava iyiydi.Balkonda oturmuş çayın yanında sigara tüttürüyorduım.Bu arada "küm,küm" öksürüyorum.Öksürük o kadar şiddetli ki, bir elimde çay bardağı,diğer elimde sigarayla dönüp dururken,kenarda duran paketi öfkeyle ittiri verdim.Paket aşağıya düştü.bende gidip bir daha onu düştüğü yerden almadım.Yerine başka paket sigara da almadım.İki gün sonra öksürükte geçti.&lt;br /&gt;
Sende öyle yap,balkondan aşağıya ittiriver,gitsin.Bir daha da yerine paket alma...&lt;br /&gt;
Murat'ın önerisi hoşuma gitti.&lt;br /&gt;
Yılbaşı akşamı saat 24'e 1 kala, yarım kalan son sigara paketini törenle balkona taşıdım ve üçüncü kattan aşağıya&lt;br /&gt;
"İttiriverdim"&lt;br /&gt;
Sizde öyle yapın.Sigarayı beyninizden ve cebinizden "İttiriverin" gitsin...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEh1syDdoP6ithL72R6ekHyAPMFjx8sG1-HZEcsIL4sFDjXCeNjDFKQqHxq4qt3RrGEZPNj9WJuHGWEbrABqdvELGJb3FW5SE5MBfcA-sqdz1tXyBhWriMaZFANXi-hK3F5Sf6ufX7o-0vU7/s72-c/sigara.jpg" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>Sorgulamayın!....</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2013/01/sorgulamayn.html</link><category>alış-veriş</category><category>bakırköy</category><category>fiyat etketleri</category><category>fiyat sorgulama</category><category>makale</category><category>salı pazarı</category><category>semt pazarı</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Wed, 2 Jan 2013 11:24:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-4890302117472394541</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
Dün, Bakırköy'de kurulan Salı Pazarı'na alış-verişe gittim.&lt;br /&gt;
Hay!..Gitmez olaydım.&lt;br /&gt;
Neden mi?&lt;br /&gt;
&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;
&lt;a href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEganH-PGDAE1hj9_D5VwJvHgNsANxmNAmHIm9KK9F8UW6db_HXblTzSS2jiy3jYVTXvmcyy3VjWnIHmrKHOrc-ZR_gXU7uhNEfAAx8-4_KMvLVd6NUS1VhsXSIGN7ZBSEABw1wr-2QrQN_d/s1600/IMG_2452.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEganH-PGDAE1hj9_D5VwJvHgNsANxmNAmHIm9KK9F8UW6db_HXblTzSS2jiy3jYVTXvmcyy3VjWnIHmrKHOrc-ZR_gXU7uhNEfAAx8-4_KMvLVd6NUS1VhsXSIGN7ZBSEABw1wr-2QrQN_d/s1600/IMG_2452.JPG" height="200" width="156" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;
Bakırköy'de oturuyorum ama,semt pazarlarına pek fazla uğramıyordum.Çünkü;pazar alış-verişlerini Zeytinburnu'nda çalıştığım iş yerinin önündeki sokakta kurulan pazardan karşılıyordum.Dün tatile denk geldiği için zorunlu olarak pazara çıktım.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Eeee ...şöyle bir dolaştıktan sonra bir şeyler almak için yanaştık tezgahlara...işte sinir katsayısı da fiyatlara uygun artmaya başladı.&lt;br /&gt;
Yahu arkadaş...neyin fiyatını sorsam iki misli fiyat söylüyorlar.Bir şeyler almam lazım,ama iki kat fiyatına almak zor geliyor.Alsam bir türlü almasam bir türlü...&lt;br /&gt;
Haliyle söylenmeye başladım.Pazarcının birisi beni anlamış olmalı.&lt;br /&gt;
- "Birader, sen nerede oturuyorsun.", diye sordu.&lt;br /&gt;
- "Burada oturuyorum." ,dedim.&lt;br /&gt;
- Bakırköy'de pazara ilk defa mı çıkıyorsun?,dedi.&lt;br /&gt;
- "Hayır,arada bir çıkar eksikleri alırım.Ama genellikle iş yerime yakın olduğu için Zeytinburnu'nda ki semt pazarına çıkarım."diye karşılık verdim.&lt;br /&gt;
Pazarcı gülümsedi ve arkasından,&lt;br /&gt;
- Mesele anlaşıldı.Bak kardeş,Bakırköy pazarlarında insanlar fiyatları sorgulamazlar.Sadece alırlar ve ödemesini yaparlar.Onun için sen burada rahatça alış-veriş yapamazsın.En iyisi ya kafana takma,yada pazardan çık..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Niye kafama takayım ki,çıktım pazardan..işte buradayım&lt;br /&gt;
Halk sorgulamaz mış...&lt;br /&gt;
Niye?...&lt;br /&gt;
Çok mu zenginler? &amp;nbsp;Yarısı emekli, yahu...&lt;br /&gt;
Eeee...bir de sorgulayın be kardeşim...&lt;br /&gt;
Alla halla yaaa!...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;
</description><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" height="72" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEganH-PGDAE1hj9_D5VwJvHgNsANxmNAmHIm9KK9F8UW6db_HXblTzSS2jiy3jYVTXvmcyy3VjWnIHmrKHOrc-ZR_gXU7uhNEfAAx8-4_KMvLVd6NUS1VhsXSIGN7ZBSEABw1wr-2QrQN_d/s72-c/IMG_2452.JPG" width="72"/><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item><item><title>AKP İzmir'i nasıl alır?</title><link>http://yenigundem.blogspot.com/2012/12/akp-izmiri-nasl-alr.html</link><category>akp</category><category>enflasyon</category><category>güncel</category><category>komplo teoriişsizlik</category><category>makale</category><category>seçim</category><category>yerel yönetim</category><category>İzmir</category><author>noreply@blogger.com (mehmet)</author><pubDate>Thu, 13 Dec 2012 19:20:00 +0200</pubDate><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-3075824947629962308.post-9165396716689187577</guid><description>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
&lt;a href="http://www.tripadvisor.com.tr/LocationPhotos-g298006-Izmir_Izmir_Province_Turkish_Aegean_Coast.html" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="İzmir Resimleri" height="149" src="http://media-cdn.tripadvisor.com/media/photo-s/01/0b/7f/e8/izmir-clock-tower.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Televizyonlarda yayınlanan tartışma programlarında, "Komplo Teorisi" üretenlere özendim ve bir komple teorisi de ben yazmaya karar verdim.&lt;br /&gt;
&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;
Teorimin konusunu da İzmir olarak belirledim.&lt;br /&gt;
Bildiğiniz gibi İzmir,AKP'in güdümüne girmeyen bir büyük şehrimiz.Son seçimlerde AKP oylarında artış olmasına rağmen,bu kenti tamamen kontrol altına almaları için gerekli potansiyelden hala çok uzaktalar.&lt;br /&gt;
&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Ama,İzmir'i çok istedikleri de bir gerçek.Hem milletvekili sayılarında daha çok sayı çıkarmak hem de yerel yönetimde söz sahibi olmak istiyorlar.&lt;br /&gt;
Her iki koşulunda sağlanmasının bir tek yolu var.&lt;br /&gt;
Ne yapı edip,kendilerini destekleyen seçmen sayısını artırmak zorundalar.İzmir'de yaşayanları çok fazla etkileyemediklerine göre,geriye bir yol kalıyor.Başka bölgelerden kendi seçmen tabakalarını İzmir ve çevresine yerleştirmektir.&lt;br /&gt;
bunun içinde oy oranlarının % 70'lerin üzerinde olan yerleşim alanlarından % 5-10 arası seçmeni pekala İzmir ve İzmir gibi stratejik önemi olan şehirlere kaydırmak mümkün olabilir.&lt;br /&gt;
Düşünün,oy oranlarının yüksek olduğu&amp;nbsp;:&lt;br /&gt;
Ordu,Giresun,Trabzon,Rize,Adıyaman,Elazığ,Malatya,Konya,Isparta,Kütahya,Uşak gibi şehirlerin her birinden 15-20 bin insan bu alanlara kaydırsalar,ülke genelinde oy yüzdeleri değişmeyeceği gibi, zaten yüksek oy oranı olan bu yerlerde, sonuca olumsuz etkisi de yapmayacaktır.Böylece,hem seçim başarıları daha da yayılmış olur.Hem de işsizlik büyük oranda azalabilir.Bu insanların getireceği ekonomik hareketlilik, sirkülasyonu da artıracağı için dolayısıyla enflasyon oranlarına da olumlu etkisi olacaktır.&lt;br /&gt;
Yazının başında da dediğim gibi, bu bir komple teorisidir.&lt;br /&gt;
Ancak,uygulanamayacaktır anlamı taşımamaktadır.&lt;br /&gt;
AKP,elinde tuttuğu gücünü bu alanda pekala kullanabilir.&lt;br /&gt;
Kim bilir,belki de kullanıyordur.&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;
</description><thr:total xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0">0</thr:total></item></channel></rss>