<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:openSearch="http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/" xmlns:blogger="http://schemas.google.com/blogger/2008" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:gd="http://schemas.google.com/g/2005" xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0" version="2.0"><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625</atom:id><lastBuildDate>Thu, 01 May 2025 07:04:27 +0000</lastBuildDate><category>Türkiye</category><category>yeşil dünya</category><category>Geri Dönüşüm</category><category>Yeşil Rehber</category><category>Ntv</category><category>küresel ısınma</category><category>Ankara</category><category>Balıkçılık</category><category>Doğal Hayatı Koruma Vakfı</category><category>Enerji Tasarrufu</category><category>Film Festivali</category><category>Greenpeace Akdeniz</category><category>Gıda</category><category>Haber</category><category>Harran</category><category>Kadın</category><category>Konya</category><category>Konya Ovası</category><category>Kulturel Miras</category><category>National Geographic</category><category>Naylon Poşet</category><category>Organik ürünler</category><category>Resmi gazete</category><category>Salınım</category><category>Sera Gazı</category><category>Sergi</category><category>Sit Alanı</category><category>Su</category><category>Tarihi Miras</category><category>Tarım ve köy işleri bakanlığı</category><category>UNESCO</category><category>Urfa</category><category>WWF</category><category>Yanlış sulama</category><category>Yeni Yıl Hediyeleri</category><category>Yeraltı suları</category><category>Yesil ekran</category><category>Zooloji Müzesi</category><category>İstanbul</category><title>Yeşil Dünya</title><description></description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>24</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-44959301197288510</guid><pubDate>Wed, 22 Jul 2009 06:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-22T09:57:22.735+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Greenpeace Akdeniz</category><title>5 Milyar tonluk kırılma için geri sayım başladı</title><description>&lt;object width=&quot;400&quot; height=&quot;230&quot;&gt;&lt;param name=&quot;allowfullscreen&quot; value=&quot;true&quot;&gt;&lt;param name=&quot;allowscriptaccess&quot; value=&quot;always&quot;&gt;&lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5692015&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1&quot;&gt;&lt;embed src=&quot;http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5692015&amp;amp;server=vimeo.com&amp;amp;show_title=1&amp;amp;show_byline=1&amp;amp;show_portrait=0&amp;amp;color=&amp;amp;fullscreen=1&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; allowfullscreen=&quot;true&quot; allowscriptaccess=&quot;always&quot; width=&quot;400&quot; height=&quot;230&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;http://vimeo.com/5692015&quot;&gt;5 Milyar tonluk kırılma için geri sayım başladı&lt;/a&gt; from &lt;a href=&quot;http://vimeo.com/greenpeaceturkey&quot;&gt;Greenpeace Akdeniz&lt;/a&gt; on &lt;a href=&quot;http://vimeo.com&quot;&gt;Vimeo&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grönland’ın kuzeyinde bulunan dünyanın en büyük yüzen buz kütlesi olan Petermann Buzulu’ndan, yaklaşık 5 milyar ton ağırlığında bir parça kopmak üzere. Greenpeace, Arctic Sunrise gemisinde bulunan bilimadamları ile küresel iklim değişikliğinin yol açtığı bu parçalanmayı izliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.greenpeace.org.tr/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;greenpeace.org.tr&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/07/5-milyar-tonluk-krlma-icin-geri-saym.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-8891405794424236673</guid><pubDate>Wed, 29 Apr 2009 13:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-29T16:43:54.830+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Naylon Poşet</category><title>Bir naylon torba uğruna!!!</title><description>Naylon poşet sadece çöp ve kirlilik yaratmaz, üretim sürecinde suyumuzu tüketir, göl ve nehirlerin akış rejimlerini bozar, depolama sürecinde ciddi maliyetler oluşturur, doğal yaşam ortamlarına verdiği zararla, nesli tehlike altındaki türlerin varlığını tehlikeye sokar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Naylon poşet kullanımı tüm dünyada 1982’de, Türkiye’de 1980’ler sonunda başladı. Bu yeni alışkanlık bir uygarlık göstergesi gibi kabul görüp yaygınlaştı. Örneğin İstanbul’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi verilerine göre, günde 10.000 ton üzerinde çöp üretilmektedir. Üretilen bu çöpün yaklaşık yüzde 10&#39;luk bir kısmını ise naylon poşet ve diğer plastikler oluşturur. TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2002 verilerine göre ülkemizde naylon poşet ve plastik talebi her yıl 1.7, ithalatta 6.5 oranında artmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralya&#39;da 2008 yılı sonunda süpermarketlerde naylon torba kullanımına son verildi. Çin&#39;de Haziran 2008 tarihinden başlamak üzere çok ince plastik torba üretimi ve süpermarketlerde kullanılması yasaklandı. İrlanda Mart 2002’de naylon poşet kullanımına yönelik bir vergi koydu, o yıldan önce yılda 1,2 milyar poşet tüketiliyorken, vergi sonrası tüketim %95 oranında düştü. Sel sırasında su akışını kestiği ve ciddi maddi hasara sebep olduğu için Bangladeş’in başkenti Dakka’da da naylon poşet kullanımı yasaklandı. Güney Afrika, Almanya ve Kanada’da naylon poşetler ancak ücret karşılığı alınabiliyor. İngiltere’de 50 mağazada bez çanta uygulaması yapılarak naylon poşet talebinin bir yılda %70 oranında düşürülmesi sağlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NAYLON NOTLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir naylon poşet ortalama 12 dakika kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir naylon poşetin doğada çözünebilmesi için en az 500 yıl en çok 1000 yıl geçmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece İngiltere’de yılda 200 milyon plastik poşet kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir plastik poşet denize atıldığında deniz canlıları için büyük bir tehdit haline geliyor. Pek çok deniz canlısı poşetleri yutarak ölüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİZ DE...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çöp poşeti satın almak yerine arta kalan plastik torbaları çöp poşeti olarak kullanın. Bir ton plastik poşet tekrar kullanıldığında 11 fıçı benzine denk enerji tasarruf edilmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha az plastik torba kullanın. Haftada yalnızca 2 torba daha az kullanarak, yılda çöpe en azından 100 torba daha az atacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/id/24954131/&quot;&gt;Ntvmsnbc&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/04/bir-naylon-torba-ugruna.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-8825355313217383327</guid><pubDate>Thu, 12 Feb 2009 09:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-02-12T11:21:40.321+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Konya</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Konya Ovası</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ntv</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yanlış sulama</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yeraltı suları</category><title>Konya&#39;da Obruk Alarmı!!!</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhtX9tZB-qi1CwInP3YM4GdWN1K4YBQosDLR-bYz4hmOP_ef_UNITHpcLo4RHP73jQ5EfIHbB5cBSib43E2KSc-mNAoGDdKgOquivybTb9az6pdKxsIyBN3Xu5diiGRPdiqXJauRQqt8Azo/s1600-h/249800.gif&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 304px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhtX9tZB-qi1CwInP3YM4GdWN1K4YBQosDLR-bYz4hmOP_ef_UNITHpcLo4RHP73jQ5EfIHbB5cBSib43E2KSc-mNAoGDdKgOquivybTb9az6pdKxsIyBN3Xu5diiGRPdiqXJauRQqt8Azo/s400/249800.gif&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5301838562842172914&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Konya Ovası’nın Karapınar bölgesinde oluşan ve obruk adı verilen büyük çukurlar 50 köyü tehdit ediyor. Uzmanlar toprak çökmesine karşı köylerin boşaltılmasını istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konya Ovası’nda yeraltı sularının azalması ve toprak yapısına bağlı olarak oluşan ve büyük çukur anlamına gelen obruk sayısında artış oldu. Uzmanlar, sayısı 60’a ulaşan Obruk nedeniyle Karapınar’a bağlı 50 yaylada, geniş toprak çökmesi olabileceği uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha çok Karapınar’a bağlı köy ve yaylalarda meydana gelen obrukların sayısı 60’a ulaştı.&lt;br /&gt;Obrukların derinliği 2 metre ile 120 metre arasında, çapları ise 1 metre ile 90 metre arasında değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENİ BİLİNÇSİZ SULAMA&lt;br /&gt;Uzmanlar, bilinçsiz yeraltı suyu kullanımının Obruk sayısını artırdığına dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr Güler Göçmez, çiftçilerin salma sulamayla aşırı derecede sulama yaptıklarını belirterek, “Erimenin olduğu yerde üstteki tavanda bulunan toprak örtüyü doygunlaştırmakta ve doygunlaşan toprak da taşıyamayıp çökmektedir” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50 KÖY VE YAYLA TEHDİT ALTINDA&lt;br /&gt;Karapınar’a bağlı 50 köy ve yaylada, geniş toprak çökmesi olabileceği uyarısında bulunan Göçmez, yerleşim yerlerinin boşaltılması gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir an önce karapınar kızören arasının jeolojik ve jeofizik çalışmalarının yapılması lazım” diyen Göçmez, bölgede kireç taşları içinde bulunan bu boşlukların tespit edilerek, bu boşluklara yakın yerleşim birimlerinin oradan kaldırılması gerektiğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Ntvmsnbc&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam haberlerde dinlediğim kadarıyla. Bölgenin haritasının çıkarılması ve gerekli inclemelerin başlatılması için MTA&#39;dan gelen bir grup, bu işlemlerin ancak Nisan ayında yapılabileceğini söyleyerek oradan ayrılmış. Şaka gibi değil mi? Şubat ayından beri Konya&#39;da obruklar oluşuyor. Halk tehdit altında ama devletimin yetkili kurumu inceleme ve önlemler için 2 ay sonraya randevu veriyor...</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/02/konyada-obruk-alarm.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhtX9tZB-qi1CwInP3YM4GdWN1K4YBQosDLR-bYz4hmOP_ef_UNITHpcLo4RHP73jQ5EfIHbB5cBSib43E2KSc-mNAoGDdKgOquivybTb9az6pdKxsIyBN3Xu5diiGRPdiqXJauRQqt8Azo/s72-c/249800.gif" height="72" width="72"/><thr:total>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-1372976828657485942</guid><pubDate>Thu, 12 Feb 2009 09:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-02-12T11:13:39.438+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Harran</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Kulturel Miras</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ntv</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sit Alanı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarihi Miras</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">UNESCO</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Urfa</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yesil ekran</category><title>Üzülerek Yazıyorum &quot;Harran Yok Olmasın&quot;</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhP7aGM07CYklqtg4NbbN3dIqMuiQYs-MJafwrlC2eVtqKsTraVuLNNgDvCnKAxVbtm3pg66vjL5VtjB8LQdqGOE6hBFM6uamXe3wQrIPnxTBxtWNop1RfveLIMm3EuVPKc5Lu3yxBRBOSx/s1600-h/harran.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 399px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhP7aGM07CYklqtg4NbbN3dIqMuiQYs-MJafwrlC2eVtqKsTraVuLNNgDvCnKAxVbtm3pg66vjL5VtjB8LQdqGOE6hBFM6uamXe3wQrIPnxTBxtWNop1RfveLIMm3EuVPKc5Lu3yxBRBOSx/s400/harran.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5301836468584000850&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Adı 4000 yıldan beri değişmeden günümüze ulaşan tarihi Harran şehri, konik kubbeli evleri, surları, iç kalesi, Emevi dönemine ait Anadolu’nun en eski ve en büyük camii olma özelliklerine sahip Ulu Camii, içerisinde 7000 yıllık kültür tabakalarını barındıran höyüğü ve sur içerisine yayılmış mimari kalıntıları ile Anadolu’nun en önemli turizm merkezlerinden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Hz. İbrahim’den dolayı “İbrahim’in Şehri” olarak tanınan bu kent , Yakup Peygamber kuyusu ile, İslam alimlerinden Hayat el-Harrani’nin türbesi ile, Babil ve Asur dönemlerindeki Pagan inancına ait “Sin Mabedi” ile dünya inanç turizmi içerisinde önemli bir yere sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşıdığı bu değerlerle UNESCO’nun dünya kültür mirası listesine aday olan tarihi Harran şehri 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince Kültür Bakanlığı Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 1979 yılında üzerindeki tüm taşınmaz kültür varlıklarıyla birlikte “Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescil edilmiş , 1992 yılında “Harran Koruma Amaçlı İmar Planı” yürürlüğe girmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kanununda arkeolojik sit alanlarında kazı, sondaj ve inşaat gibi her türlü fiziki müdahale yasaklanmış ve Koruma Amaçlı İmar Planıyla yapılaşma şartları belirlenmiş olmasına rağmen özellikle son iki aydan bu yana Harran sit alanındaki konik kubbeli evlerin yıkılarak bunların yerlerine, ya da yanı başlarına 100’den fazla betonarme kaçak yapı inşa edildiği ve böylece dünya kültür mirası listesine aday olan bu tarihi şehrin hızla beton yığınlarına dönüştüğü üzüntüyle tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görevli kurumların resmi başvurularına karşın bu güne değin bir tek kaçak yapının dahi yıkımının gerçekleştirilememiş olması bu yapıları yapanları cesaretlendirmiş, böylece kaçak ve izinsiz yapıların sayısı gün geçtikçe artarak dünyaca ünlü bu ören yeri ne yazık ki yok edilme sürecine girmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şurası bir gerçektir ki; 2863 sayılı yasanın amir hükümlerine göre suç teşkil eden bu eylemler karşısında Harran’daki yöneticilerin duyarsız kalması kaçak inşaatların hızla yayılmasında büyük ölçüde etkili olmuştur. Şüphesiz ki bu tahribatın devamı Harran’ın UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesine alınmamasına da sebep olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Urfa ve GAP Bölgesi turizminin can damarı olan dünyaca ünlü bu ören yerindeki 2863 sayılı yasaya aykırı olarak devam etmekte olan kaçak yapılaşmaların derhal durdurulması ve bu güne değin yapılanların yıktırılması için, Kültür ve Turizm Bakanı sayın Ertuğrul Günay başta olmak üzere sayın parlamenterlerimizi, sayın valimiz Yusuf Yavaşcan’ı, Harran Kaymakamlığını, Harran Belediye Başkanlığını ve Cumhuriyet savcılığını göreve davet ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasaya aykırı bu olumsuz sürecin devam etmesi halinde, tüm insanlığın ortak değeri olan ve Şanlıurfa turizminin can damarı olan Harran Ören Yeri’nin tarihi dokusunu yağmalayanları ve Harran’a Moğollar tarafından verilen tahribattan sonra 21. yüzyıla yakışmayan bu büyük tahribata göz yumanları tarih asla affetmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler aşağıda imzaları bulunan sivil toplum kuruluşları mensupları ve kültürel mirasımıza duyarlı bireyler olarak bundan böyle bu konuda yetkililer tarafından izlenilen yolu yakından takip edeceğimizi, kaçak yapılaşmaların derhal ve acil olarak durdurulmadığı takdirde Dünyada ve Türkiye’de kültürel mirasla ilgili tüm sivil toplum örgütlerini, tüm adli makamları harekete geçirmek için girişimde bulunacağımızı tarih önündeki sorumluluğumuzun bilinciyle kamu oyuna saygıyla duyururuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİVİL GİRİŞİM KATILIMCILARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa Barosu, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası, Ziraat Odası, Şanlıurfa Tabip Odası, Eczacılar Odası, ŞMMMO, GAP Gazeteciler Cemiyeti, Şanlıurfa Gazeteciler Birliği, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, Mimarlar Odası , ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma Vakfı) Şanlıurfa Temsilciliği, Şanlıurfa Vakfı Şanlıurfa Şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Makine Mühendisleri Odası, Harita Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Urfa Mirasını Koruma Derneği, Urfa Kültür Merkezi, Kültürel Mirası Koruma Derneği, Şanlıurfa Turizmi Geliştirme Derneği, Harran Hukuk Derneği.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/02/uzulerek-yazyorum-harran-yok-olmasn.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhP7aGM07CYklqtg4NbbN3dIqMuiQYs-MJafwrlC2eVtqKsTraVuLNNgDvCnKAxVbtm3pg66vjL5VtjB8LQdqGOE6hBFM6uamXe3wQrIPnxTBxtWNop1RfveLIMm3EuVPKc5Lu3yxBRBOSx/s72-c/harran.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-4522107760262931197</guid><pubDate>Fri, 16 Jan 2009 06:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-16T09:01:30.337+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Zooloji Müzesi</category><title>Eskişehir Zooloji Müzesi</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjTvxaMwmlu9qq-_2xnTAEGcX9m7VQPoxszeIYMHTFacllNi5ytf-FsbVo0Do3I7_soZICbnvk_2VfhX7WapO0wVqhIUprfseiNqavU4rHtkKHIfftEqU2cNdxUDnGuYaMjan1Bhwq4-jD1/s1600-h/bocekblog.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 281px; height: 400px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjTvxaMwmlu9qq-_2xnTAEGcX9m7VQPoxszeIYMHTFacllNi5ytf-FsbVo0Do3I7_soZICbnvk_2VfhX7WapO0wVqhIUprfseiNqavU4rHtkKHIfftEqU2cNdxUDnGuYaMjan1Bhwq4-jD1/s400/bocekblog.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5291783141335066498&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zooloji Müzesi kurucularından Yrd. Doç. Dr. Hakan Çalışkan,Yrd. Doç. Dr. Ümit Şirin ile 20 yıldır böcek, örümcek, omurgalı ve omurgasız hayvan örneği topladıklarını, koleksiyonda 15 bin böcek, bini omurgalı olmak üzere toplam 4 bini omurgasız toplam 20 bin hayvan örneğinin bulunduğunu anlattı. Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, topladıkları örnekleri taksidermi (doldurma) ve tahnit (ilaçlama) yöntemi kullanarak muhafaza ettiklerini belirtti.Anadolu&#39;nun biyolojik çeşitlilik bakımından son derece zengin olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, şöyle konuştu:&#39;&#39;Anadolu&#39;nun ve Eskişehir&#39;in biyolojik çeşitliliğini anlatmak için kişisel koleksiyonumuzdan oluşan parçalarla 2007&#39;de ESOGÜ Meşelik Yerleşkesi&#39;nde Eskişehir Zooloji Müzesini kurduk. Müzede yılanlar, kuş türleri, böcekler, kelebekler ve balıkları izlenime sunduk. Müzede 600 farklı hayvan türünü sergiliyoruz. Eskişehir ve çevre illerden bugüne kadar yaklaşık 20 bin ziyaretçimiz oldu. Ayrıca domuz, tilki, inek, kara akbaba ve sansar gibi hayvanların iskeletlerini de sergiledik. Ücretsiz gezilebilen müzemiz yoğun ilgi gördü. Giderek artan ilgi nedeniyle ziyaretleri randevuyla kabul etmeye başladık.&#39;&#39;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&#39;&#39;HAYVANLARI TANITMAYA ÇALIŞIYORUZ&#39;&#39;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, müzede doğa ve çevre konulu seminerler verdiklerini belirterek, özellikle ilköğretim öğrencilerine doğa ve hayvan sevgisi aşılamak istediklerini söyledi.&lt;br /&gt;Müzenin, öğretim üyelerinin ve ESOGÜ Zooloji Kulübü öğrencilerinin gönüllü katkılarıyla hizmet verdiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, şöyle devam etti:&#39;&#39;Biyolojik çeşitlilik doğanın önemli bir parçasıdır. Milyonlarca yıldır var olan çeşitliliğin titizlikle korunması gerekir. Hassas bir denge üzerine kurulu doğada her canlının bir rolü vardır. Her canlının korunması gerekir. Yaşayan her canlı yaşam kitabının bir satırıdır. Bir canlı türünün kaybolması kitabın iyi anlaşılmaması demektir. Müzeyle doğanın farkındalığını artırmak istedik. Müzeyi gezen çocukların çoğunluğu hayvanların başka ülkelerden geldiğini zannediyor. Çocuklara hayvanları yakından inceleme fırsatı sunduk. İnsanlar tanımadığı şeylerden korkuyor. Korku da yok etmeye yöneltiyor. Hayvanı tanısa korkmayacak. Hayvanları tanıtmaya çalışıyoruz. Müzede eline yılan alan anaokulu öğrencileri oldu.&#39;&#39;Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, Eskişehir Zooloji Müzesinin gelecekte açmayı planladıkları doğa tarihi müzesinin temeli olduğunu da ifade etti.Fransa&#39;da 400&#39;ün üzerinde doğa tarihi müzesi bulunduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, &#39;&#39;Türkiye&#39;de Avrupa&#39;daki kadar kapsamlı olmasa da 3 müze var. Anadolu, Avrupa&#39;nın en az iki katı biyolojik çeşitliliğe sahip. Bu zenginliği herkesle paylaşmalıyız&#39;&#39; dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=958&quot;&gt;yesil.ntvmsnbc.com&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/01/eskiehir-zooloji-mzesi.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjTvxaMwmlu9qq-_2xnTAEGcX9m7VQPoxszeIYMHTFacllNi5ytf-FsbVo0Do3I7_soZICbnvk_2VfhX7WapO0wVqhIUprfseiNqavU4rHtkKHIfftEqU2cNdxUDnGuYaMjan1Bhwq4-jD1/s72-c/bocekblog.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-7355980809539084046</guid><pubDate>Fri, 16 Jan 2009 06:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-16T08:52:32.869+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Enerji Tasarrufu</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Salınım</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sera Gazı</category><title>10 Adımda Daha Az Karbondioksit</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFDxBvsVgI4WhBKXIG0tvg1xbGWGcGZnBsS-dS4SG8gbPvG3TSTT7VgkPtSpBjYA7qLbpNewS5eXFJstbhhG-YC0rlIL8XG5RHQ5nrbUxu4ZIhb2xmaXI-k1CwBER9de7bYCPHjn7bgoEd/s1600-h/yesil+3.%23%24%23&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFDxBvsVgI4WhBKXIG0tvg1xbGWGcGZnBsS-dS4SG8gbPvG3TSTT7VgkPtSpBjYA7qLbpNewS5eXFJstbhhG-YC0rlIL8XG5RHQ5nrbUxu4ZIhb2xmaXI-k1CwBER9de7bYCPHjn7bgoEd/s400/yesil+3.%23%24%23&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5291779683240942738&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azalt, tekrar kullan ve geri dönüştür... Bunları yaptığınızda daha az karbondioksit üretir, daha fazla tasarruf yaparsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Muammer Kaya&#39;dan atmosferdeki karbondioksit seviyesini azaltacak 10 öneri:&lt;br /&gt;Diğer haberler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Bir kere kullanılıp atılabilen ürünler yerine tekrar kullanılabilen ürünler seçin. Atık miktarı azaltın. Bir ailenin ev atıklarının yarısının geri dönüşümü yılda 1200 kilogram karbonmonoksit tasarrufu sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Duvar ve çatı izolasyonu, kapı ve pencere sızdırmazlığı, ısıtma ve soğutma maliyetini yüzde 25 azaltabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Uyurken ve ev dışındayken sıcaklığı azaltın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Ampullerinizi tasarruflu ampullerle değiştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) İmkanınız varsa daha az ve daha akıllı otomobiller kullanın. Daha az araba kullanma daha az gaz emisyonu demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Enerji verimliliği yüksek ürünler tercih edin. Araba ve elektrikli ev eşyası alırken enerji verimliliği yüksek ürünler seçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7) Daha az sıcak su kullanın. Bir aile daha az sıcak su kullanarak yılda 250 kilogram karbonmonoksit tasarruf sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8) Gereksiz ışık ve lambaların kapatın. Kullanılmayan cihazlar prize takılı veya beklemede tutmayın. Kullanılmayan suyu boşa akıtmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9) Ağaç dikin. Fotosentez esnasında ağaçlar ve diğer bitkiler karbonmonoksidi emer. Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbonmonoksit emer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10) Enerji kayıplarını belirleyin. Daha az enerji faturası ödemek için kaçakları önleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=173&quot;&gt;yesil.ntvmsnbc.com&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/01/10-admda-daha-az-karbondioksit.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjFDxBvsVgI4WhBKXIG0tvg1xbGWGcGZnBsS-dS4SG8gbPvG3TSTT7VgkPtSpBjYA7qLbpNewS5eXFJstbhhG-YC0rlIL8XG5RHQ5nrbUxu4ZIhb2xmaXI-k1CwBER9de7bYCPHjn7bgoEd/s72-c/yesil+3.%23%24%23" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-6939870190960609643</guid><pubDate>Wed, 07 Jan 2009 06:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-07T08:55:28.460+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınma</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye</category><title>Küresel ısınma kelebekleri de etkiliyor</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/297630.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 630px; height: 274px;&quot; src=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/297630.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Evrim Karaçetin, kelebeklerin de küresel ısınmadan olumsuz etkilendiklerini belirterek, Türkiye’deki bazı türlerin iklimin ısınmasıyla birlikte daha yükseklere çıktığına dair gözlemleri olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karaçetin, gazetecilere yaptığı açıklamada, kelebeklerin yok olmasının küresel ısınmayla direk bağlantısı olduğuna ilişkin çalışmalar olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelebeklerin iklim değişikliklerinden genellikle üç farklı şekilde etkilendiklerini ifade eden Karaçetin, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Birincisi, bunların yaşam alanları değişiyor. İkincisi, yaşam alanları değiştiği için ya o alanı terk etmek, ya o alana uyum sağlamak ya da yok olmak zorundalar. Bunun her biriyle ilgili literatürde araştırma var. Türkiye’de bu konuyla ilgili araştırmalar ise henüz çok yeni. Küresel ısınmayla ilgili çalışmalar 1900’lü yıllardan beri toplanan veriler sonucu ortaya konmuştur. Türkiye’de bu kadar eski verilerimiz olmadığı için bire bir örnek veremiyoruz, ama bazı türlerin iklimin ısınmasıyla birlikte daha yükseklere çıktığına dair gözlemlerimiz var.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Karaçetin, hava kirliliğinin de kelebekler üzerinde değişik etkileri olduğunu belirterek, “Hava kirliliğinin neden olduğu asit yağmurları, bu canlıların yaşadığı bölgeleri tahrip ediyor. Bazı türlerin beslendiği bitkiler negatif etkileniyor. Diğer bir bağlantısı ise bitki özüyle beslenen kelebek türleri var. Bunlar direkt olarak kirlilik maddeleriyle karşı karşıya geldiğinde sayılarında düşüşlere rastlanabiliyor” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelebeklerin koruma altına alınması gerektiğine dikkati çeken Evrim Karaçetin, şu an koruma kapsamının sadece milli parklarla sınırlı olduğunu, ayrıca yabancı turistlerin kelebekleri yakalamalarının ve yurt dışına çıkarmalarının yasak olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Evrim Karaçetin, Türkiye’de, 345’in üzerinde kelebek türü bulunduğuna dikkati çekerek, “Tüm Avrupa’da 500 tür olduğunu düşünürsek, Türkiye kelebek türü bakımından oldukça zengin bir çeşitliliğe sahip. İngiltere’de 56, Türkiye’de 345 tür var. Ilıman iklim kuşağına göre bu inanılmaz bir çeşitlilik” şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelebeklerin azalmasının en önemli nedeninin habitat değişikliği olduğunu vurgulayan Kareçetin, zirai tarım ilaçlarının kullanılması, sanayi tarımına geçilmesi gibi etkenlerin kelebeklerin yaşam alanlarını ortadan kaldırdığını ve nesillerini tehlikeye soktuğunu anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Karaçetin, Türkiye’de Palandöken, Kaçkar ve Bolu dağları ile Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinin kelebek bakımından çok zengin olduğunu kaydederek, “Kelebek koleksiyonuna çok sıcak bakmıyoruz. Kelebeklerin sadece bilimsel amaçla toplanması gerekiyor. Bu da sadece araştırmacılar tarafından yapılmalıdır” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp&quot;&gt;ntvmsnbc&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/01/kresel-snma-kelebekleri-de-etkiliyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-6084532958214930040</guid><pubDate>Wed, 07 Jan 2009 06:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-07T08:33:34.314+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Haber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye</category><title>Yeşil Ekrandan Haberler</title><description>&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=937&quot;&gt;Kuşadası alarm veriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye&#39;nin en önemli turizm merkezlerinden olan Aydın&#39;ın Kuşadası ilçesinde denizi kirliğine erken önlem alınması için uyarı yapıldı.&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=943&quot;&gt;&quot;Ovacık madeni hemen kapatılmalı&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Dündar Çağlayan, &#39;&#39;Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) izninin yürütmesinin durdurulması ile Bergama Ovacık altın madeninin faaliyetine olanak sağlayan tüm işlemlerin dayanağı çökmüştür. Yani madenin hemen kapatılması gerekmektedir&#39;&#39; dedi.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=945&quot;&gt;Şimşir ormanı tehlikede&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçkar Dağları Milli Parkı içindeki Palovit deresi kenarından yaylaya kadar yapılması planlanan yol nedeniyle, 32 santimetreye ulaşan çapları ve 10 metreyi bulabilen boyları ile dünyada tek orman olma özelliği taşıyan şimşir ağaçlarının&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=925&quot;&gt;&quot;Ilısu Barajı durdurulmalı&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasankeyf&#39;i Yaşatma Girişimi Sözcüsü Necdet İnal, Ilısu Barajı Projesi&#39;nin yasalara aykırı olduğunu ve durdurulması gerektiğini savundu.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com&quot;&gt;yesil.ntvmsnbc.com&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2009/01/yeil-ekrandan-haberler.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-6130603322512474154</guid><pubDate>Wed, 17 Dec 2008 08:30:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-17T10:35:45.494+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Doğal Hayatı Koruma Vakfı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">WWF</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yeni Yıl Hediyeleri</category><title>Yeni Yıl Hediyeleriniz!!!</title><description>Yaşam alanımız, gezegenimiz yaşlanıyor, iklim değişiyor. Yeni yılda yeni kararlar alma zamanı...&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz9BIDX4SWzMijm7qvSyjRO8Y8wvwusne5RhFK8CbqlcddeeNLS-4_sIfs-0ZDsAVv7jh3sMkYumXwG_aaAoOfNPfzc3n686vTkMYEOqfYoB3xqm36yRqpPWsHEa06Uln4H_nkF-kD34iT/s1600-h/panda_yeniyil.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 199px; height: 249px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz9BIDX4SWzMijm7qvSyjRO8Y8wvwusne5RhFK8CbqlcddeeNLS-4_sIfs-0ZDsAVv7jh3sMkYumXwG_aaAoOfNPfzc3n686vTkMYEOqfYoB3xqm36yRqpPWsHEa06Uln4H_nkF-kD34iT/s400/panda_yeniyil.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5280674856640484066&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı için hangi hediyenin, kimin için daha uygun olduğuna hala karar veremediniz mi? WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) sevdikleriniz, çalışanlarınız ve müşterileriniz için hediyelerinizi hazırladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün şehir yaşamımızda kendimizi korunmuş ve izole edilmiş hissetsek bile doğal sistemlerin sağlığına, bir milyardan fazla insan için besin kaynağı olan okyanusların ve denizlerin sağlığına, şehirlerin üçte birinden fazlasına su sağlayan ormanların sağlığına bağımlıyız. Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı bir iklime ihtiyacımız var. Dünya küresel iklim değişikliğini durdurmak için küresel ısınmayı yavaşlatmak zorunda. Yaşanan olağandışı meteorolojik olaylar, su kaynaklarının azalması, canlı türlerinin yok olması ve yaşam alanlarının kaybı; bizim henüz farkına varmaya başladığımız etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. yüzyıl; insanlığın karşılaştığı, bu yaşamsal ve büyük tehditlere çözüm üreten, değişim yaratanların olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), yeni yılda bu değişimin parçası olmak isteyen bireyler ve kurumlar için farklı hediye seçenekleri sunuyor. Bireyler ve kurumlar için hazırlanan alternatifler, cazip bir hediyeden  daha fazlasını, yaşayan bir dünya umudunu da taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.wwf.org.tr/nasil-yardim-edebilirsiniz/bagis-yapin/yeni-yil-hediye-secenekleri/&quot;&gt;Bireyler için&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· WWF-Türkiye ürünleri; Çocuklar ve yetişkinler için, doğa koruma çalışmaları paralelinde hazırlanan zengin içerikli kitaplardan, peluş oyuncaklar, organik çocuk tişörtleri, Arslanlı marka yetişkin tişörtleri ve kupalara varan zengin hediye seçeneklerine, &lt;a href=&quot;http://www.estore.com.tr&quot;&gt;www.estore.com.tr&lt;/a&gt;&#39;de bulunan WWF-Türkiye Mağazası’ndan ya da WWF-Türkiye ofisinden ulaşmak mümkün. Elde edilen gelir WWF-Türkiye’nin doğa koruma çalışmalarında kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· &quot;Bir deniz kaplumbağası evlat edinin&quot; kampanyası; WWF-Türkiye’den 10 YTL’ye evlat edinilen her deniz kaplumbağası karşılığında isme özel hazırlanan sertifika, hediye edilen herkesi mutlu ediyor. 10 YTL’lik katkı WWF-Türkiye’nin Antalya-Çıralı, Adana-Akyatan sahillerinde yürüttüğü “Deniz Kaplumbağası Araştırma ve Koruma” çalışmalarında kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.wwf.org.tr/nasil-yardim-edebilirsiniz/bagis-yapin/yeni-yil-hediye-secenekleri-kurumlar-icin/&quot;&gt;&lt;br /&gt;Kurumlar için&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· E-Kart; WWF-Türkiye’nin şirketler için özel olarak hazırladığı e-kart tasarımları, kurumların yeni yıl kutlama seçeneklerinden biri. Mail yoluyla tebrik kartı yollamak isteyen kurumlar, bu özel tasarımlar için WWF-Türkiye ile iletişime geçebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· &quot;Bir deniz kaplumbağası evlat edinin&quot; kampanyası; 10 YTL karşılığında evlat edinilen her deniz kaplumbağası karşılığı hazırlanan sertifika şirketler tarafından hediye ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Bağış Sertifikası; Kurumlar yeni yılda kart göndermek yerine WWF-Türkiye’nin doğa koruma çalışmalarına bağış yaparak, sertifika hediye ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;· Süha Derbent fotoğrafları; Şirketler ünlü vahşi yaşam fotoğrafçısı Süha Derbent’in WWF-Türkiye’ye bağışladığı, vahşi doğadan muhteşem görüntüler içeren fotoblok fotoğrafları kurumsal hediye olarak kullanabiliyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için: Metin Öktem, moktem@wwf.org.tr 0212 528 20 30</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/12/yeni-yl-hediyeleriniz.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgz9BIDX4SWzMijm7qvSyjRO8Y8wvwusne5RhFK8CbqlcddeeNLS-4_sIfs-0ZDsAVv7jh3sMkYumXwG_aaAoOfNPfzc3n686vTkMYEOqfYoB3xqm36yRqpPWsHEa06Uln4H_nkF-kD34iT/s72-c/panda_yeniyil.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-6998137857238703623</guid><pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-26T13:50:26.572+02:00</atom:updated><title>Yeşil yarışma</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj0Ab7F2xBZloWUYijwI8rUxTRHvBEZQ8vDOCew11jOupSp2kVPQ9vTa78c72sAV8FD4VgaEZcJz9WAihtwoFSxvFLdPOgibaaHYlH7Uwrkf3E63wOoLjXqxISJlA548zIpxeBXjcmXZCv0/s1600-h/ybk_2009_afis.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 285px; height: 400px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj0Ab7F2xBZloWUYijwI8rUxTRHvBEZQ8vDOCew11jOupSp2kVPQ9vTa78c72sAV8FD4VgaEZcJz9WAihtwoFSxvFLdPOgibaaHYlH7Uwrkf3E63wOoLjXqxISJlA548zIpxeBXjcmXZCv0/s400/ybk_2009_afis.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5272932253667516322&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü, 11–14 Mart 2009 tarihleri arasında İTÜ Maçka Yerleşkesi’nde artık bir klasik haline gelen Yönetim Bilimleri Kongresi’nin onuncusunu düzenleyecek. Kongre kapsamında tüm lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin katılabileceği bir projey arışması yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmaya Yeşil İnovasyon (çevre dostu yenileşim) konulu projeler kabul edilecek. Yarışmanın sloganı “Yeşillenen Değişim, Yenileşim”...Bilim Kurulu’nun değerlendirmeleri sonucunda belirlenecek olan 8 finalist proje 12–13 Mart 2009 tarihlerinde kongre katılımcılarına sunulacak. Dereceye girecek olan projeler, Sanayi Kurulu ve kongre katılımcılarının değerlendirmeleri sonucunda belirlenecek.Yarışma esasları hakkında ayrıntılı bilgiye www.ybk.org.tr sitesinden ulaşılabilir. Yarışmaya ön başvurular yine bu web sitesi üzerinden yapılacak.Yarışma sonunda ilk 3’e giren proje sahiplerine çeşitli ödüller verilecektir.“Yeşil İnovasyon” - Çevre, Teknoloji ve Yenilikçilik Odaklı Yaratıcılık Yeşil İnovasyon konusunun incelenebileceği alt başlıklardan bazıları şunlar:&lt;br /&gt;Çevre Dostu Teknoloji&lt;br /&gt;Yeşil Tasarım&lt;br /&gt;Geri Dönüşüm - Yeniden Kazanım&lt;br /&gt;Kullanılmayan Kaynaklar için Alternatif Kullanım Alanları&lt;br /&gt;Alternatif / Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Kullanımı&lt;br /&gt;Enerji Verimliliği&lt;br /&gt;Ulaşım Sorunlarına Yenilikçi Çözümler&lt;br /&gt;Küresel Çevre Sorunlarına İnovatif Yaklaşımlar&lt;br /&gt;Çevreci Üretim&lt;br /&gt;Pazarlamada Yeşil İnovasyon Uygulamaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıt ve Başvuru için:&lt;br /&gt;www.ybk.org.tr</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/11/yeil-yarma.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj0Ab7F2xBZloWUYijwI8rUxTRHvBEZQ8vDOCew11jOupSp2kVPQ9vTa78c72sAV8FD4VgaEZcJz9WAihtwoFSxvFLdPOgibaaHYlH7Uwrkf3E63wOoLjXqxISJlA548zIpxeBXjcmXZCv0/s72-c/ybk_2009_afis.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-1950036548689337917</guid><pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-26T13:46:23.792+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Film Festivali</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yeşil Rehber</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">İstanbul</category><title>&quot;Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali&quot; 26-28 Kasım 2008</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSH2HfwIKfWSfrvVgxYcyi_mi80eB6eEUySanNT14r1eVh-7msEr4L8Rp2pXhtjKeS2jsp7imEGm3Sf5yn94fQF4Q8FN8KeW2rcmF7urPKIILnjlbuKOj4wbPR9GCehJFZVTqwsMkf9Ujz/s1600-h/poster_syff_.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 336px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSH2HfwIKfWSfrvVgxYcyi_mi80eB6eEUySanNT14r1eVh-7msEr4L8Rp2pXhtjKeS2jsp7imEGm3Sf5yn94fQF4Q8FN8KeW2rcmF7urPKIILnjlbuKOj4wbPR9GCehJFZVTqwsMkf9Ujz/s400/poster_syff_.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5272930926480088450&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi tarafından bu yıl birincisi düzenlenen “Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali”, 26-28 Kasım tarihlerinde her gün 10:00 – 22:00 arasında &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;İtalyan Kültür Merkezi&lt;/span&gt;’nde düzenleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festival boyunca yerli ve yabancı 25 belgesel ve animasyon film orjinal dillerinde Türkçe altyazı ile izlenebilecek. Festivale giriş ücretsiz olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürdürülebilirliğe bütüncül bir bakış açısı getirmeyi amaçlayan Sürdürülebilir Yaşam Film Festivalinde, tarımdan enerjiye, gıdadan madenciliğe, sudan ekonomiye kadar pek çok konuda dünyada ses getirmiş belgeseller gösterilecek. Festival bu yaklaşımı ile mekanik ve parçalanmış bir dünya görüşünü ve bu görüşün ürünü “yaşamı tüketen” sistemi bütüncül bir bakış açısıyla “görünür” kılmayı amaçlıyor; aynı zamanda dünyada “sürdürülebilir bir yaşam” için yapılan çalışmaları, hareketleri, düşünce sistemlerini, uygulamaları ve sürdürülebilir yaşam vizyonunu seyirciyle paylaşarak bireyleri umuda ve sağduyuya davet ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yaşamı azaltarak değil çoğaltarak nasıl yaşayabiliriz?” sorusunu vurgulayan festivalde insanın “kendi doğasından” kopuşunun sonuçlarını inceleyen filmler yanında yaşamın sürdürülebilirliği için üretilen çözümleri paylaşan filmler de yer alacak. GDO’lu gıdaların sonuçlarını anlatan “Gıdanın Geleceği”, altın madenciliğinin yol açtığı ekolojik ve sosyal tahribatı göz önüne seren “Choropampa: Altının Bedeli”, 2009’da Türkiye’de yapılacak olan Dünya Su Forumu’nu ve suyun özelleştirilmesini eleştiren “Susuzluk”, Hindistan’da baraj suları altında kalan bir köyün dramını anlatan “Boğulmuş”, Küba’da 90’ların başında yaşanan petrol krizinin nasıl aşıldığını resmeden “Halkın Gücü: Küba petrol krizini nasıl aştı?”, kendi kendine yeten bir toplumun profilini çizen “Ladak’tan Öğrenmek” ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının ve permakültürün tanıtıldığı “Yeryüzünün Bahçıvanı” festivalin önemli filmleri arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festivalde film gösterimlerinin yanında su, ekolojik ayakizi, Hasankeyf, tohumlar ve biyolojik çeşitlilik konulu sohbetler, müzik dinletileri ve sürdürülebilir yaşamla ilgili küçük sürprizler de yer alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festivali düzenleyen Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi’nin vizyonu, festivalin Türkiye’nin farkli köşelerinde izleyiciyle buluşması ve sürdürülebilir bir yaşamın müjdesini daha çok insana ulaştırmak. Hayalimiz Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nin özellikle üniversitelerde gençler tarafından organize edilmesi. Festivale ev sahipliği yapmak isteyen bireyler ve kurumlar Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi ile iletişim kurabilirler.&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;&lt;br /&gt;SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM KOLLEKTİFİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi, yaşamı sürdürülebilir kılmak niyetiyle bir araya gelmiş bireylerin “yaşamı çoğaltacak” projeleri kolektif olarak hayata geçirme amacıyla doğmuştur. Tamamen sivil bir oluşumdur ve tüzel bir kişiliği yoktur. Film festivali gibi “sürdürülebilir yaşam” konusuyla ilgili farkındalık arttırıcı çalışmaların yanında permakültür, öğrenme bahçeleri, sürdürülebilir mimari, sürdürülebilir sosyal tasarım gibi konularda çalışmalarını sürdürmektedir.&lt;br /&gt;Festivalle ilgi bilgi ve festival programı için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;www.surdurulebiliryasam.org&quot;&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi04z-m1xhV4JhKfQ6uQFdwZwGIO6tdAkLrqbvjaVBxRZ5-OvO6EZAgZ1m138Uplq3sDqTJ8TaeDToNJNl4483LfG_eJUxZE-1i6pdqXnF4JIx6J2dROc56OD7n-hiyMMM3eOxqNu8Et5PA/s1600-h/Untitled+-+6.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 179px; height: 134px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi04z-m1xhV4JhKfQ6uQFdwZwGIO6tdAkLrqbvjaVBxRZ5-OvO6EZAgZ1m138Uplq3sDqTJ8TaeDToNJNl4483LfG_eJUxZE-1i6pdqXnF4JIx6J2dROc56OD7n-hiyMMM3eOxqNu8Et5PA/s400/Untitled+-+6.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5272929943557609426&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/a&gt;www.surdurulebiliryasam.org&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;Festivalde Gösterilecek Filmler&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MARKET SAVAŞLARI - Grocery Star Wars&lt;br /&gt;Yapım: Free Range Film Stüdyoları, Yapım yılı: 2006, Süre: 6’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;THE MEATRIX (1,2 ve 2,5)&lt;br /&gt;Yapım: Free Range Film Stüdyoları, Yapım yılı: 2003, Süre: 4’, 5’, 2,5’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞIZ DEVRİMİ - Mouth Revolution&lt;br /&gt;Yapım: Free Range Film Stüdyoları, Yapım yılı: 2006, Süre: 6’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BIO DAVERSITY ŞİFRESİ - The Bio Daversity Code&lt;br /&gt;Yapım: Free Range Film Stüdyoları, Yapım yılı: 2007, Süre: 6’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GIDANIN GELECEĞİ - Future of Food&lt;br /&gt;Yönetmen:Deborah Koons Garcia, Yapım Yılı: 2004, Süre: 88’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUTSAL TOHUMLAR - Semillas Sagradas&lt;br /&gt;Yönetmen: José E. Becker, Andrea Méndez Brandam, Yapım Yılı: 2006, Süre: 32’&lt;br /&gt;Ülke: Arjantin, Dil:İspanyolca, Türkçe ve İngilizce altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAQUILAPOLIS&lt;br /&gt;Yönetmen: Vicky Funari, Sergio de la Torre, Yapım Yılı: 2006, Süre: 68’&lt;br /&gt;Ülke: Meksika/ABD, Dil: İspanyolca, Türkçe ve İngilizce altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEYLERİN HİKAYESİ - Story of Stuff&lt;br /&gt;Yapım: Free Range Film Stüdyoları ve Annie Leonard, Yapım yılı: 2007, Süre: 20’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞİRKET - The Corporation&lt;br /&gt;Yönetmen: Mark Achbar, Jennifer Abbott, Yapım yılı: 2003, Süre: 145’&lt;br /&gt;Ülke: Kanada , Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YENİ ELDORADO - New Eldorado&lt;br /&gt;Yönetmen: Tibor Kocsis Yapım Yılı: 2004, Süre: 76’&lt;br /&gt;Ülke: Macaristan, Dil: Macarca/Romence/İngilizce, Türkçe ve İngilizce altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAMBOGRANDE: MANGO, CİNAYET, MADENCİLİK&lt;br /&gt;Tambogrande: Mango, Murder, Mining&lt;br /&gt;Yönetmen: Ernesto Cabellos Damián and Stephanie Boyd, Yapım Yılı: 2007, Süre: 85’&lt;br /&gt;Ülke: Peru, Dil: İspanyolca/İngilizce, Türkçe ve İngilizce altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CHOROPAMPA: ALTININ BEDELİ&lt;br /&gt;Choropampa: The Price of Gold&lt;br /&gt;Yönetmen: Ernesto Cabellos Damián and Stephanie Boyd, Yapım Yılı: 2002, Süre: 75’&lt;br /&gt;Ülke: Peru, Dil: İspanyolca/İngilizce, Türkçe ve İngilizce altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALKIN GÜCÜ: KÜBA PETROL KRİZİNİ NASIL AŞTI?&lt;br /&gt;The Power of Community: How Cuba Survived Peak Oil&lt;br /&gt;Yönetmen: Faith Morgan, Yapım Yılı: 2006, Süre: 53 dakika&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİLOVATLAR BİZİM! - Kilowatt Ours!&lt;br /&gt;Yönetmen: Jeff Barrie, Yapım Yılı: 2005, Süre: 35’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENERJİNİN EVRİMİ - Power Shift&lt;br /&gt;Yönetmen: Kirk Bergstrom, Yapım Yılı: 2004, Süre: 26’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LADAKH’TAN ÖĞRENMEK&lt;br /&gt;Ancient Cultures: Learning From Ladakh&lt;br /&gt;Yapımcı: John Page, Yapım Yılı: 1993, Süre: 60’&lt;br /&gt;Ülke: İngiltere, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARAL: GÖRÜNMEYEN BİR DENİZDE BALIK AVLAMAK&lt;br /&gt;Aral: Fishing in an Invisible Sea&lt;br /&gt;Yönetmen: Carlos Casas ve Saodat Ismailova, Yapım Yılı: 2003, Süre: 52’&lt;br /&gt;Ülke: Italya, Özbekistan, Dil: Özbekçe/İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SUSUZLUK - Thirst&lt;br /&gt;Yönetmen: Alan Snitow ve Deborah Kaufman, Yapım Yılı: 2004, Süre: 62’&lt;br /&gt;Ülke: ABD, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DARWİN’İN KABUSU - Darwin’s Nightmare&lt;br /&gt;Yönetmen: Hubert Sauper, Yapım Yılı: 2004, Süre: 107’&lt;br /&gt;Ülke: Avusturya, Belçika, Fransa, Kanada, Finlandiya, İsveç, Dil: İngilizce/Rusça/Swahili, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOĞULMUŞ- Drowned Out&lt;br /&gt;Yönetmen: Franny Armstrong, Yapım Yılı: 2002, Süre: 75 dakika&lt;br /&gt;Ülke: UK, Dil: İngilizce/Gujaratça/Hintçe, Türkçe ve İngilizce altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YERKÜRENİN BAHÇIVANI - Global Gardener&lt;br /&gt;Yönetmen: Julian Russell ve Tony Gailey, Yapım Yılı: 1991, Süre: 112’&lt;br /&gt;Ülke: Avustralya, Dil: İngilizce, Türkçe altyazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IDA&lt;br /&gt;Yönetmen: Ethem Özgüven, Yapım Yılı: 2008, Süre: 7,5’&lt;br /&gt;Ülke: Türkiye, Dil: Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SON KUMSAL&lt;br /&gt;Yönetmen: Rüya Arzu Köksal, Yapım Yılı: 2008, Süre: 56’&lt;br /&gt;Ülke: Türkiye, Dil: Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VATANDAŞ MUSTAFA&lt;br /&gt;Yönetmen: Remzi Kazmaz, Yapım Yılı: 2007, Süre: 45’&lt;br /&gt;Ülke: Türkiye, Dil: Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALETHEA/HAKİKAT&lt;br /&gt;Yönetmen: Ethem Özgüven, Petra Holzer, Yapım Yılı: 2007, Süre: 41’&lt;br /&gt;Ülke: Türkiye, Dil: Türkçe, İngilizce</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/11/srdrlebilir-yaam-film-festivali-26-28.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhSH2HfwIKfWSfrvVgxYcyi_mi80eB6eEUySanNT14r1eVh-7msEr4L8Rp2pXhtjKeS2jsp7imEGm3Sf5yn94fQF4Q8FN8KeW2rcmF7urPKIILnjlbuKOj4wbPR9GCehJFZVTqwsMkf9Ujz/s72-c/poster_syff_.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-6639224472690146245</guid><pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-26T13:28:29.626+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Ankara</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Geri Dönüşüm</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Sergi</category><title>Atık sanat olunca</title><description>Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Yeşil Adımlar Çevre Eğitim Derneği işbirliği ile Ankara’da bir sergi açıldı “Atık Sanat Olunca…”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi-QD30Yceonp0kQz71he1OV4Qmu1b83TqDrlPmBP7vygIqBaMyAl29qTuWwlna4iQyzoESieVV1AluwWYzU6DaVwmGXsK7TYL2qgmTuYxEL3U2LskSl0Aa6H91N6EytuG6c-VdgTZyTXsx/s1600-h/0000000801.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 233px; height: 311px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi-QD30Yceonp0kQz71he1OV4Qmu1b83TqDrlPmBP7vygIqBaMyAl29qTuWwlna4iQyzoESieVV1AluwWYzU6DaVwmGXsK7TYL2qgmTuYxEL3U2LskSl0Aa6H91N6EytuG6c-VdgTZyTXsx/s400/0000000801.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5272926430904659442&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Atık malzemelerle çalışan sanatçıların işlerini Ankara’lılara sunmak, üretim ve tüketim sürecinde oluşan atıkların çevreye dönük tehdidine dikkat çekmek, atık dönüşüm bilincini yerleştirmek üzere atölye çalışmaları yapmak, serginin hedefleri arasında bulunuyor.&lt;br /&gt;Gençlere ve çocuklara yönelik “atık sanat atölye çalışmaları”&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt; TESK galerisi&lt;/span&gt;nde sergi açılışını izleyen günlerde yapılıyor. Sergi 29 Kasım’a dek izlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçıların tümü yaptıkları işlerle doğaya saygı temasını gündeme getirmek istediğini belirtiyor. Katılan sanatçılardan bazıları; Maria Sezer bahçeden topladığı bitkilerle dokuduğu duvar halılarıyla, Suzy Hug-Levi boş mermi kovanlarıyla, Hülya Değerbilir Holi “atık şarkısı” çalan çöp orkestrasıyla, Serap Başol nesli hızla tükenen kuşları hatırlatmaya çalışarak, Roş hızla büyüyüp “atık dağları” oluşturan bilgisayar parçalarıyla, Tuba İnal, Fazilet Kendirci, Gökte Tunç, Leyla Sakpınar, Mehmet Elvanlıoğlu, Ramak Sanat Grubu... yaptıkları özgün işlerle dikkatleri çekiyor.&lt;br /&gt;Serginin bir önemli özelliği de, sergiyi düzenleyenlerin, sergi salonunu çocuklar için atölye olarak kullanmalarını sağlaması. İlköğretim çağındaki çocuklar, sergi salonunda hazırlanan çalışma masalarında, atık malzemeler kullanarak yaratıcılıklarını geliştirme olanağı yakaladılar. Aynı zamanda, “atıkların”, “çöp” olmayabileceğini de kavradılar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Adımlar Çevre Eğitim Derneği&lt;br /&gt;adimlar@bnet.net.tr</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/11/atk-sanat-olunca.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi-QD30Yceonp0kQz71he1OV4Qmu1b83TqDrlPmBP7vygIqBaMyAl29qTuWwlna4iQyzoESieVV1AluwWYzU6DaVwmGXsK7TYL2qgmTuYxEL3U2LskSl0Aa6H91N6EytuG6c-VdgTZyTXsx/s72-c/0000000801.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-4295211044543421100</guid><pubDate>Thu, 20 Nov 2008 14:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-20T17:03:33.551+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Su</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yeşil dünya</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yeşil Rehber</category><title>Temiz su azalıyor</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgbOe_CV3qmmjV804A7xQCb8yd_kaqhhz1XoKio0ubA_sulcA292z54KmKmVtwWiBcdVT8HbUf5Ux6iWyjDHBZscCYJZGJLyCfPooTBC2M1k4tfErmqgdyunubTjAFNNdKEk0K-TjGk7b3k/s1600-h/su.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 266px; height: 400px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgbOe_CV3qmmjV804A7xQCb8yd_kaqhhz1XoKio0ubA_sulcA292z54KmKmVtwWiBcdVT8HbUf5Ux6iWyjDHBZscCYJZGJLyCfPooTBC2M1k4tfErmqgdyunubTjAFNNdKEk0K-TjGk7b3k/s400/su.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5270755330785307986&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2080 yılı itibariyle dünya nüfusunun yarısının iklim değişikliği nedeniyle temiz su bulma sorunuyla karşı karşıya kalacağı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sya-Pasifik Bölgesel Su Konferansı&#39;nda konuşan Singapur Ulusal Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Wong Poh Poh, suyun akış şekillerini bozan, sellerin, kuraklığın ve fırtınaların şiddetini artıran küresel ısınmanın içme suyu bulma şansını azalttığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wong, BM Hükümetlerarası İlkim Değişikliği Paneli&#39;nde, 2 milyar kişinin 2050 yılı itibariyle temiz su elde etme sorunu yaşayacağı sonucuna ulaşıldığını hatırlatarak, bu sayının 2080 yılında 3.2 milyara ulaşmasının beklendiğini belirtti. 4 milyon kişinin yaşadığı Asya&#39;nın su konusunda en kritik kıta olduğuna dikkati çeken Wong, özellikle yoğun nüfusa sahip Hindistan ve Çin&#39;in temiz su kaynakları konusunda büyük sıkıntı yaşadığını kaydetti. Wong, &#39;&#39;suyun adil şekilde dağıtılmadığı Asya&#39;da&#39;&#39; geniş alanlarda su sıkıntısı yaşandığını ve ilkim değişikliğinin bu sıkıntıyı daha da artıracağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wong ve diğer konuşmacılar, kısa vadede, küresel ısınma ile mücadele ve su kaynaklarının korunması için hükümetlere Kyoto İklim Sözleşmesini imzalamaları çağrısında bulundu. Wong, uzun vadede ise hükümetlerin kıyı bölgelerini koruyacak altyapı inşa etmeleri, su havzalarının idaresini geliştirmeleri ve su kaynaklarının ulaşılabilirliği ve güvenilebilirliğini geliştirecek yeni teknolojiler edinmeleri gerektiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler, 1997 yılında 183 devletin imzasıyla faaliyete geçen Kyoto Protokolünü yenileme kampanyası yürütüyor. Anlaşma mevcut haliyle 37 sanayi ülkesinin zararlı gaz emisyonunu düzenliyor. ABD, dünyanın en fazla sera gazı üreten ülkesi olmasına rağmen ekonomisine zarar vereceği gerekçesiyle planı reddetmişti. Çin ve Hindistan&#39;ın da aralarında bulunduğu bazı gelişmekte olan ülkeler ise gelişmelerini engelleyeceğini öne sürerek anlaşmayı kabul etmemişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=783&quot;&gt;yesil.ntvmsnbc.com&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/11/temiz-su-azalyor.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgbOe_CV3qmmjV804A7xQCb8yd_kaqhhz1XoKio0ubA_sulcA292z54KmKmVtwWiBcdVT8HbUf5Ux6iWyjDHBZscCYJZGJLyCfPooTBC2M1k4tfErmqgdyunubTjAFNNdKEk0K-TjGk7b3k/s72-c/su.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-5509314136324936967</guid><pubDate>Wed, 12 Nov 2008 17:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-12T20:36:39.577+02:00</atom:updated><title>Uyarı Niteliğinde Afişler</title><description>Doğal Hayatı Koruma Vakfı(WWF) dünya genelinde hazırladığı etkileyici afişlerle çevre kirliliği ve küresel ısınmaya karşı uyarıyor...&lt;br /&gt;Milliyet&#39;i &lt;a href=&quot;http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,8714458&amp;galeriid=4960&quot;&gt;foto galeri&lt;/a&gt;sinden tamamına ulaşabilirsiniz.&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhJfqyhvvI6rzU_RmPXwjlyTCD8DCjiHwFUVGRVszRHrmXdPSe98uwYstuUjv9xfKrKyzMsL2hocoxZBkoAGdrDopINcDSi6jkew-0yhAVJBpcj1BF4lqZwQyBq9Eh1qJAXULIieYmx3PWz/s1600-h/32.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 289px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhJfqyhvvI6rzU_RmPXwjlyTCD8DCjiHwFUVGRVszRHrmXdPSe98uwYstuUjv9xfKrKyzMsL2hocoxZBkoAGdrDopINcDSi6jkew-0yhAVJBpcj1BF4lqZwQyBq9Eh1qJAXULIieYmx3PWz/s400/32.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5267840405128509650&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBNH0GHZuO1CYFdx9ESP6oadPcmNgqdkPcXCnVriZm9ca70HmfkfI7_nKoOxjjVxGgSFRiMYCtRPt0TXBT443ETARuk_3qLp6ClHKy1dyEZTEnRrikVOyUj9G0oSHcbwiXuo5ZyTzSiFeA/s1600-h/30.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhBNH0GHZuO1CYFdx9ESP6oadPcmNgqdkPcXCnVriZm9ca70HmfkfI7_nKoOxjjVxGgSFRiMYCtRPt0TXBT443ETARuk_3qLp6ClHKy1dyEZTEnRrikVOyUj9G0oSHcbwiXuo5ZyTzSiFeA/s400/30.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5267840403123723314&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjy0ra0C7YeFB75UZd2vnuFwj7mWuUNF2yhy7Q8Nlxmhgrx4GBOIkawHTuMIiz-Yc-MwH89T-bHdFbpOKqfZ5g7T_6vOsU7gm0B17MjSJRyjzgzO-s0QHtkc3RsDmz9bS6beC_QfZWn3xO2/s1600-h/17.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 299px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjy0ra0C7YeFB75UZd2vnuFwj7mWuUNF2yhy7Q8Nlxmhgrx4GBOIkawHTuMIiz-Yc-MwH89T-bHdFbpOKqfZ5g7T_6vOsU7gm0B17MjSJRyjzgzO-s0QHtkc3RsDmz9bS6beC_QfZWn3xO2/s400/17.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5267840396435857010&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmj4xKG261Ns5JgHY-xkwaZYaI_K4HxCQndOyAJhHe-we01goX2OaoJpaxRxCzANBdbL4CeD_pQ8i78ojrIxlTSA-d1VbgDVq2jzfBMxMvxpnsSEzA8capatDXSbAGSaiaXb624yivXzmu/s1600-h/1.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 275px;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjmj4xKG261Ns5JgHY-xkwaZYaI_K4HxCQndOyAJhHe-we01goX2OaoJpaxRxCzANBdbL4CeD_pQ8i78ojrIxlTSA-d1VbgDVq2jzfBMxMvxpnsSEzA8capatDXSbAGSaiaXb624yivXzmu/s400/1.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5267840398020590034&quot; /&gt;&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/11/uyar-niteliinde-afiler.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhJfqyhvvI6rzU_RmPXwjlyTCD8DCjiHwFUVGRVszRHrmXdPSe98uwYstuUjv9xfKrKyzMsL2hocoxZBkoAGdrDopINcDSi6jkew-0yhAVJBpcj1BF4lqZwQyBq9Eh1qJAXULIieYmx3PWz/s72-c/32.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-6941755788585130803</guid><pubDate>Sun, 09 Nov 2008 18:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-11-09T20:55:08.010+02:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Balıkçılık</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Resmi gazete</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Tarım ve köy işleri bakanlığı</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yeşil dünya</category><title>Amatör balıkçılara ağ yasak</title><description>Amatör (sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğde yapılan değişiklikle, iç sularda yemlik uzatma ağı dışında her türlü ağın avlakta bulundurulması ve kullanımı yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 2/2 Numaralı Amatör (Sportif) Amaçlı Su&lt;br /&gt;Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ ile 2/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri&lt;br /&gt;Avcılığını Düzenleyen Tebliğlerinde değişikliğe gidildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi Gazete&#39;nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğ&lt;br /&gt;değişikliklerine göre, yemlik balık, &#39;&#39;Amatör avcılıkta yemlik balık olarak&lt;br /&gt;kullanılmak üzere yakalanarak bu amaçla kullanılabilecek balıklar&#39;&#39; olarak&lt;br /&gt;tanımlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçsularda amatör avcılığı düzenleyen maddeye göre, küspeli olta, parakete,&lt;br /&gt;sualtı tüfeği, zıpkın, pinter ve sepet gibi tuzakların kullanılması ile boyutları&lt;br /&gt;belirlenerek ilan edilmiş olan yemlik uzatma ağı dışında her türlü ağın&lt;br /&gt;(tırıvırı, germe, uzatma, sürütme, çevirme, serpme vb.) avlakta bulundurulması ve&lt;br /&gt;kullanımı yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akarsularda her türlü doğal yem kullanılarak alabalık avcılığı yapmak&lt;br /&gt;yasaklanırken sadece yapay yem kullanılarak avcılık yapılabilecek. Göllerde&lt;br /&gt;yapılacak alabalık avcılığında ise kan kurdu, kemik kurdu, leş kurdu, sinek&lt;br /&gt;larvaları, canlı ya da cansız içsu ve deniz balıkları hariç, her türlü yapay,&lt;br /&gt;doğal ve mamul doğal yem kullanılabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avlanması tamamen yasak olan türler dışındaki su ürünlerinin avcılığında her&lt;br /&gt;türlü doğal yem, mamul doğal yem ve yapay yemlerin denizlerde yapılan amatör&lt;br /&gt;avcılıkta kullanılması serbest olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TİCARİ AMAÇLI SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğde yapılan&lt;br /&gt;değişiklikle &#39;&#39;Çevirme ağlarına ilişkin yasaklar&#39;&#39; başlıklı kısmında yer alan&lt;br /&gt;Kuşburnu;nun koordinatı yeniden düzenlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişikliğe göre Akdeniz&#39;de; Susanoğlu - Atakent ile Akıncı burnu arasında&lt;br /&gt;kalan alanda, 11 metre derinlikten itibaren; uzunluğu en fazla 600 metre ve ağ&lt;br /&gt;derinliği en fazla 33 metre olan gırgır ağları ile avcılık yapılması serbest&lt;br /&gt;olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&#39;&#39;Avlanması yasak türler&#39;&#39; başlıklı kısmında yer alan pervane/ay balığı&lt;br /&gt;ibaresi de çizelgeden çıkarıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebliğ uyarınca, taşıdıkları toksin nedeniyle insan tüketiminde sakınca&lt;br /&gt;bulunduğu belirtilen balon balıklarının (Lagocephalus sceleratus, Lagocephalus&lt;br /&gt;spadiceus) ve pervane/ay balığının (Mola mola) karaya çıkarılması ve satılması&lt;br /&gt;yasaklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebliğ&#39;in, &#39;&#39;Deniz salyangozu ve deniz patlıcanı avcılığı&#39;&#39;nı düzenleyen&lt;br /&gt;ilgili fıkrasına ise &#39;&#39;deniz salyangozu istihsalinde kullanılacak algarnaların;&lt;br /&gt;ağız genişliği azami 3 metre, ağız derinliği azami 40 santimetre, torba boyu&lt;br /&gt;azami 1 metre ve torba ağ göz açıklığı 72 milimetre olmalıdır&#39;&#39; ibaresi&lt;br /&gt;getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişiklikle, sazangillerin avcılığının yasak olduğu dönemlerde yayın&lt;br /&gt;avcılığı da yasaklandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak:&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=721&quot;&gt;yesil ekran&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/11/amatr-balklara-yasak.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-3343292623457348421</guid><pubDate>Sun, 31 Aug 2008 20:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-31T23:44:44.195+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Geri Dönüşüm</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Kadın</category><title>Atık Pedler Sorunu</title><description>Atık pedler, kanalizasyon yolu ile nehir ve denizlere karışarak suları kirletiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmiş Avrupa ülkelerinde özel olarak toplanıp, toplandıktan sonra yakılan ya da gömülen pedler için ülkemizde geniş kapsamlı farklı bir toplama metodu yok. Sıhhi atık alanına giren pedler ya doğrudan çöpe atılıyor ya da kanalizasyon sistemlerine gönderilerek elden çıkarılıyor. Bu sebeple en önemli çözüm baştan önlem alarak doğada yok olan pedler kullanmak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Susie Hewson adlı bir girişimci kadın % 84 geridönüşümlü, doğada yok olan organik ve doğal pedleri üretti. Susie Hewson&#39;un ürettiği organik ve doğal pedlerin de Türkiye temsilcisi Doğaevi Yönetim Kurulu Başkanı Vadet Zora geri dönüşümlü ürünler kullanılması konusuna dikkat çekerek: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Hewson ile tanışınca bu konuda birçok şey öğrendik. Küresel ısınmada Türkiye 2. derecede risk altında. Her yönden önlem alınmalı. Kadınlarımız pedleri kullanıp attıktan sonra ne olduğunu farkında değiller. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir yılda yaklaşık 350 milyon ped satıldığı ve bu pedlerin geri dönüşemediği düşünülürse, pedlerin Türkiye&#39;deki çevre kirliliğinde ne kadar önemli bir payı olduğu ortaya çıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaygın olan görüşün aksine suda eriyen ped veya tampon diye bir şey yoktur. Bu tür sıhhi maddeler tuvaletlere atıldığında eğer tuvaleti tıkamazlar da nehir ve denizlere ulaşırlarsa bu kez orada kaybolmayıp 100 yıl kalmaktadırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın satın alırken bile utanıp sıkıldığı pedini kullanıp attıktan sonra pedin 100 yıl boyunca yok olmadığını bilse bence baştan önlemini alır ve kullanırken geridönüşümlü pedlere öncelik verir. Bir kadın pedini klozete atarken gözünün önünde onun nehirde, denizde yolculuğunu, 90 yıl sonra denizde yüzen torunlarının torunları bile o ped ile karşılaşabilecek hatta bu ihtimalin ömrü boyunca kullanacağı ortalama 10 bin ped için geçerli olduğu canlansa her şey farklı olurdu diye düşünüyorum.&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı okuduktan sonra Doğaevi&#39;nin web sitesini ziyaret ettim. Türkiye&#39;de bu ürünlerin satış noktalarını kontrol ettim. Neredeyse her yerde bulabiliriz. Yalnız en büyük sıkıntı reklamının yapılmaması sebebiyle, kimsenin bu tarz geri dönüşümlü pedlerden haberi yok. Bu nedenle ürünleri hemen bulamayabilirsiniz. Ama almadan önce satış noktasını aradığınızda ellerinde yoksa bile en kısa zamanda temin edebileceklerini söylüyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.dogaevi.com/Default.aspx&quot;&gt;Doğaevi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.dogaevi.com/Urunler.aspx?KategoriID=24&amp;KategoriTipi=1&quot;&gt;Ürün Sayfası&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri dönüşümlü pedin yaratıcısı Susie Hewson&#39;nın markası &lt;a href=&quot;http://www.natracare.com&quot;&gt;Natracare&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://yesil.ntvmsnbc.com/Haberler/HaberDetay.aspx?HaberId=261&quot;&gt;Yeşil ekran haberi&lt;/a&gt;</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/atk-pedler-sorunu.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-345672983591732169</guid><pubDate>Wed, 27 Aug 2008 09:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-27T12:32:34.274+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Organik ürünler</category><title>Organik Kozmetik Ürün</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZ7LWgMhZB7yUWl4hTkQeyADHJqWUDpF4oxPKdCGJBWDrHrAIGlGl5zB1p5d35vfIJt3k0-9GlTPhMxfFLPSIpbg1T-VnU8l3ZZt2Wv09m3jyHkQutBGe1-upa8p8TSLg7ZpgWiomA7lgK/s1600-h/organic-beauty.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZ7LWgMhZB7yUWl4hTkQeyADHJqWUDpF4oxPKdCGJBWDrHrAIGlGl5zB1p5d35vfIJt3k0-9GlTPhMxfFLPSIpbg1T-VnU8l3ZZt2Wv09m3jyHkQutBGe1-upa8p8TSLg7ZpgWiomA7lgK/s200/organic-beauty.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5239127979215772322&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;Organik gıda&lt;/span&gt; alırken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sertifikasyon Firması&#39;nın logosu olup olmadığına bakmak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organik kozmetik ürün alırken dikkat etmemiz gereken çok önemli notlar var arkadaşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte önemli notlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sertifikalı doğal kozmetik kriterleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal ürünler ya cam şişelerde ya da geri kazanabilen diğer ambalajlarda satışa sunulmakta. Bir ürünün “doğal kozmetik” olabilmesi için en azından aşağıdaki kurallara uyması şarttır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Doğal kozmetikler, “doğal ve cilde dost” hammaddelerden üretilmeli&lt;br /&gt;- Doğal kozmetiklerin üretiminde mineral yağlar ve parafinler &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;kullanılamaz&lt;/span&gt;. Çünkü mineral yağlar cilt tarafından emilemezler ve cilt üzerinde su geçirmez bir tabaka yaratırlar.&lt;br /&gt;- Paraben, izotiyazolin, formaldehid gibi sentetik koruyucular doğal kozmetiklerde &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;bulunmamalı&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;- Sentetik çözücüler yardımıyla elde edilen doğal maddeler de doğal kozmetik üretiminde &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;kullanılmamalı&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;- PEG (polietilenglikkol) gibi sentetik emülgatörler ve SLS (sodyumlaurilsülfat) ya da SLES (sodyumlauriletersülfat) gibi tensidler kullanılarak üretilmiş vücut losyonları ve şampuanlar gibi kozmetik ürünler “doğal kozmetik” olarak sunulamazlar.&lt;br /&gt;- Doğal kozmetiklerin tam içerikleri &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;CTFA&lt;/span&gt; veya &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;INCI&lt;/span&gt; isimleriyle ambalaj üzerinde yer almalı.&lt;br /&gt;- Doğal kozmetik ambalajları çevre ile uyumlu malzemelerden seçilmeli. Böylece hem zararlı maddelerin ürüne geçmesi hem de ambalajın üretilmesi ve sonradan bertarafı sırasında çevrenin kirlenmesi önlenmiş olur.&lt;br /&gt;- Doğal kozmetiklerin üretiminde &lt;span style=&quot;font-weight:bold;&quot;&gt;ölü hayvanlardan elde edilen hammaddeler (örneğin doku özleri, hormonlar, ayrıca lipozomlar, niozomlar) kullanılamaz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- Doğal kozmetik kavramı, hayvanlar üzerinde test yapılmasını kesinlikle dışlamaktadır.&lt;br /&gt;- Doğal kozmetiğin üretimi sırasında da çevre kirlenmesine neden olunmamalı.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/organik-kozmetik-rn.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhZ7LWgMhZB7yUWl4hTkQeyADHJqWUDpF4oxPKdCGJBWDrHrAIGlGl5zB1p5d35vfIJt3k0-9GlTPhMxfFLPSIpbg1T-VnU8l3ZZt2Wv09m3jyHkQutBGe1-upa8p8TSLg7ZpgWiomA7lgK/s72-c/organic-beauty.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-4039857446033049200</guid><pubDate>Wed, 27 Aug 2008 06:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-27T10:44:35.526+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Geri Dönüşüm</category><title>Küçülen Sabunları Atmayalım</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiVlXv_3igQVy5r7UXSrv895x79lIxZKyx2KCqNRHSttvyJsp3cz1C1_YLdt-CVxt4uvw1779hr7Q6PDuF45teLlO_HBxIMQTxP7h9KRSZIjD5VT8bmtqQLjXFOs-GSNfdumyUZvsUw8SgL/s1600-h/Soap.h3.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiVlXv_3igQVy5r7UXSrv895x79lIxZKyx2KCqNRHSttvyJsp3cz1C1_YLdt-CVxt4uvw1779hr7Q6PDuF45teLlO_HBxIMQTxP7h9KRSZIjD5VT8bmtqQLjXFOs-GSNfdumyUZvsUw8SgL/s200/Soap.h3.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5239097757543844530&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Filiz Küçükkurt adında bir bayan, evde küçülen sabunlarını atmak yerine, kendi temizlik malzemesini oluşturmuş :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl yaptığını da şöyle anlatmış;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;İyice küçülen sabunları atmaya kıyamadığım için biriktirir dururum kaç senedir. Bir yandan da bunları nasıl kullanabilirim diye düşünürüm. Evde sabun yapmayı denedim, pek içime sinmedi. Ben de hepsini kapaklı, ısıya dayanıklı bir kaba doldurdum, üzerine biraz sıvı arap sabunu ve örtecek kadar sıcak su koydum. Temizlik yaparken suyuma biraz bu karışımdan katıp, aldığım kadar suyu her seferinde tekrar üzerine ekledim. Yerleri bu sıvıyla, eşyaların tozunu ise sıvı deterjanla yaptım. Evim mis gibi sabun koktu birkaç gün boyunca. Tekrar temizlik yaptığımda deterjanla sildiğim yerlerin aşırı kirli ve çıkan suyun kapkara olduğunu gördüm. Sabunla sildiğim yerler ise tozu adeta üzerinden kaydırmış, yapıştırmamıştı. Cesaret geldi ve camları da bu sıvıyla sildim. Sonuç mükemmeldi. Yağmur bile kayıyor üzerinden ve çok geç kirleniyor. Ayrıca devamlı sabun ve su kattığınız için tükenmez bir temizlik kaynağı oluyor.En önemli nokta doğaya ve evinizin bütçesine yaptığı katkı tabii ki:)&quot;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denemeye değer :)</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/klen-sabunlar-atmayalm.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiVlXv_3igQVy5r7UXSrv895x79lIxZKyx2KCqNRHSttvyJsp3cz1C1_YLdt-CVxt4uvw1779hr7Q6PDuF45teLlO_HBxIMQTxP7h9KRSZIjD5VT8bmtqQLjXFOs-GSNfdumyUZvsUw8SgL/s72-c/Soap.h3.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-2890327023509685539</guid><pubDate>Wed, 27 Aug 2008 05:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-27T08:45:41.766+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Gıda</category><title>Gıda Zehirlenmelerinden Korunmanın Yolları</title><description>&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgS7a4FEOy-EYQAnAUxg_X9icE34IFbMN_Ojwk4c-sOtGrOb27VRCD7Z4aG6rfZPlDngXwXYvRvc_ZeApmsqXRyBD23ruy1ncwatSRsL1cOiMPE6vHXhrMr81gJ0q84-LXOkb_HHS8j6SEZ/s1600-h/GIDA.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;cursor:pointer; cursor:hand;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgS7a4FEOy-EYQAnAUxg_X9icE34IFbMN_Ojwk4c-sOtGrOb27VRCD7Z4aG6rfZPlDngXwXYvRvc_ZeApmsqXRyBD23ruy1ncwatSRsL1cOiMPE6vHXhrMr81gJ0q84-LXOkb_HHS8j6SEZ/s200/GIDA.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5239069455672268002&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda zehirlenmelerinin başlıca 10 nedeni şöyle :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yemeğin çok erkenden pişirilmesi ve sıcak ortamda bekletilmesi.&lt;br /&gt;-Pişirilmiş yemeğin dolaba konmadan önce 1,5 saatten fazla tehlikeli&lt;br /&gt;derecede tutulması (genelde oda sıcaklığı).&lt;br /&gt;-Yemek tekrar ısıtılırken yeterince ısıl işlem görmemesi ve mikropların&lt;br /&gt;ölmemesi.&lt;br /&gt;-Zehirleyici mikropların bulaştığı gıdaların tüketilmesi.&lt;br /&gt;-Yemeklerin yeterince pişirilmemesi.&lt;br /&gt;-Kümes besinlerinin pişirilmeden önce yeterince buzunun çözülmemesi.&lt;br /&gt;-Pişmiş yemeğe çiğ yemeğin dokunması.&lt;br /&gt;-Sıcak yemeklerin vitrinde 63 dereceden düşük bekletilmesi.&lt;br /&gt;-Hazırlanma sırasında yemeğe insanlardan hastalık mikrobunun bulaşması.&lt;br /&gt;-Artık yemek yenmesi.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/gda-zehirlenmelerinden-korunmann-yollar.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgS7a4FEOy-EYQAnAUxg_X9icE34IFbMN_Ojwk4c-sOtGrOb27VRCD7Z4aG6rfZPlDngXwXYvRvc_ZeApmsqXRyBD23ruy1ncwatSRsL1cOiMPE6vHXhrMr81gJ0q84-LXOkb_HHS8j6SEZ/s72-c/GIDA.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-3466281689193825191</guid><pubDate>Tue, 26 Aug 2008 11:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-26T15:09:45.383+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yeşil dünya</category><title>Van Gölü Kirlenmesin</title><description>Van Gölü ile ilgili 1-2 haftadır yoğun olarak televizyonlarda haberler yapılıyor. Bu zamana kadar bilmediğimiz bir konu olmamasına karşı,Tübitak destekli bir projeyle Yüzüncü Yıl Ünv. ve Hacettepe Ünv. ilk defa ortak bir çalışma başlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CnnTürk&#39;ün haberine göre;&lt;br /&gt;&quot;Van Gölü artık evsel atıklardan kaynaklanan su kirliliğinin izleme sistemi ile 24 saat denetlenebilecek. Yüzüncü Yıl ve Hacettepe Üniversiteleri&#39;nin geliştirdiği sistem göl suyunun, azot, fosfat, nitrit ve oksijen değerlerini ölçüyor.&lt;br /&gt;Gölü kirlilikten kurtarmak için 50 bin YTL&#39;lik bir kaynağa ihtiyaç var.&quot;&lt;br /&gt;Haberin tamamını okumak &lt;a href=&quot;http://www.cnnturk.com/HaberDetay/Turkiye/2/Van_Golundeki_kirlilik_denetim_altina_aliniyor/491467/0&quot;&gt;için&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sadece bilgilendirme amaçlı, pilot bölgeler denetlenecek. Şu an için kesin çözüm maalesef ya yok ya da varolan projeler hemen hemen her konuda olduğu gibi yılan hikayesine dönmüş. Bu kadar laftan sonra, Van Gölü hakkında genel bir de bilgimiz olsun; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Van Gölü veya yöresel adıyla Van Denizi, Tatvan ilçesi sınırları içinde bulunan Nemrut volkanik dağının patlaması sonucu oluşan kraterde biriken suların oluşturduğu varsayılan volkanik bir göldür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sayıda koyu bulunan Van Gölü&#39;nün yüzölçümü 3.713 km²&#39;dir. Van Gölü hem tatlısu hem de deniz ekosistemlerinden farklı bir sucul ekosistemdir. Suları tuzlu ve sodalıdır. Göl suyu tuzluluk oranı %o19, pH&#39;sı ise 9.8 dir. Göl su seviyesi iklime bağlı olarak yükselip, düşmektedir. Ancak ortalama olarak denizden yüksekliği 1646 metredir. Gölün ortalama derinliği 171 m, en derin yeri ise 451 metredir. Gölün doğu bölümünde dört ada vardır. Bunlar; Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır. Adalar tarihi ve turistik özelliğe sahiptir ve 1990 yılında Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Van Gölü dünyanın en büyük sodalı gölüdür. Gölün tuzlu-sodalı suları, biyolojik çeşitliliği sınırlamaktadır. Gölde bilinen 103 tür fitoplankton, 36 tür zooplankton ve tek bir tür balık (inci kefalı, Chalcalburnus tarichi) yaşamaktadır. Göl etrafı karadan 430 km.&#39;dir. Yöre halkına göre gölde bir canavar yaşamaktadır. Söylentiyi çıkaranların amaçlarının bölgeye turist çekmek olduğu söylense de, söylentileri araştırmak amacıyla bölgede pek çok bilimsel araştırma ekibi çalışmalar yapmıştır. İstanbul-Tahran demiryolu hatlarını da bağlamaktadır. Türkiye ve İran&#39;a bağlanan demir yolu 1970 lerde yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Tarihçe  Eski Yunan coğrafyacıları tarafından Thospitis Lacus ya da Arsissa Lacus olarak anılan Van Gölü&#39;nün modern zamanlardaki ismi, sınırlarına dahil olduğu Van ilinden gelmektedir. Urartu Krallığının başkenti, İ.Ö. 10. ve 8. yüzyıllar arasında, gölün doğu kıyılarında kurulmuştur.Van Gölü sahilleri boyunca ve pekçok adalarında Ermeni Klisesi ve manastır kalıntıları bulunabilir.En iyi korunanı onuncu yüzyıldaki Kutsal Haç Klisesidir.Akdamar Adasında yer alır.Kral Gagik Artzruni tarafından 915 ve 921 yılları arasında inşa edilmiştir.Dış duvarlardaki rölyefler kutsal kitaba ait Adam and Eve (Adem ve Havva),Jonah and the whale (Yunus ve Balina),David Davud ve Goliath (Golyat) gibi hikayeler sunar. Diğer önemli tarihsel anıt gölün goğu kıyısındaki Van Kalesi dir.Modern Van şehri bu kalenin doğusunda yer alır. Türkiye’nin en büyük gölü Van Gölü’dür.Nemrut Dağının patlaması sonucu oluşmuştur.(Volkanik bir göldür).Yüz ölçümü3.713 km2’dir.Denizden yüksekliği 1.646m derinliği ise 457m ‘yi aşmaktadır.Gölün doğusunda Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adaları bulunmaktadır.Bu adalar turistlik özelliğe sahiptir.Sit alanı olarak ilan edilmiştir.Suyu sodalı ve tuzludur.Aynı zamanda dünyanın en çok soda içeren gölüdür.Van gölü kıyısındaki iklim diğer yerlere göre daha yumuşaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umalım ki Van Gölü&#39;nün temizlenmesi ile ilgili proje masraflarını karşılayacak sponsorlar bulunsun. Van Gölünü de kaybetmeyelim.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/van-gl-kirlenmesin.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-3713207846791833192</guid><pubDate>Mon, 25 Aug 2008 13:04:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-25T16:08:45.279+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Türkiye</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yeşil dünya</category><title>Tuz Gölü</title><description>Aslında sorun Tuz gölü değil. Asıl sorun yaşadığımız dünyaya olan duyarsızlık ve saygısızlığımız... Global Politikalar, yetersiz eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yetersizliği, kontrol dışı sanayi... Bunlar belki de ilk sıradakiler, liste çok uzun ama konuşacak kadar bilinçli kaç kişi bulabiliyoruz??? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuz Gölünden geçen kış geçerken suların Şereflikoçhisar&#39;da, gölün oldukça fazla kuruduğunu gördüm, gözlerime inanamadım. Bu yaz tekrar geçtiğimizde daha iyi görünüyordu. Duyduklarım ise gerçekten oldukça şaşırtıcıydı. Kışın su gibi görünen kısmın bataklıktan ibaret olduğuydu. Ama benim gördüklerim ya da çevreden duyduklarım hiçbir şey ifade etmiyor. Elde bilimsel veriler var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgglBrUVrEtKdq47TD4b8FpA_Qb9M5-6UqWLMjn7mvz8QzEHWdD7EE_WuQUMgOzvU7Of0UK2JyGsI7XpYoJboGXa2qTsMsMNzu_qSv5z758Msbehly9YUJxY3mlRnDu_1KZkedCBpYkzWbT/s1600-h/tuz+g%C3%B6l%C3%BC+uydu.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgglBrUVrEtKdq47TD4b8FpA_Qb9M5-6UqWLMjn7mvz8QzEHWdD7EE_WuQUMgOzvU7Of0UK2JyGsI7XpYoJboGXa2qTsMsMNzu_qSv5z758Msbehly9YUJxY3mlRnDu_1KZkedCBpYkzWbT/s200/tuz+g%C3%B6l%C3%BC+uydu.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5237829110801186658&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bunlar Tuz Gölü&#39;nün uydu görüntüleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksaray Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Semih Ekercin, doktora tezi için Tuz Gölü ve Beyşehir Gölü’nün kıyı çizgilerinde yaşanan değişimleri inceledi. Çalışması için NASA’dan bile destek alan Ekercin, son yüzyıla ait ABD, Japonya ve Fransa uydu görüntüleri ile askeri haritaları inceleyerek göllerdeki küçülmeyi tespit etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaları sonucunda Türkiye’nin ikinci büyük gölü olarak bilinen Tuz Gölü’nün 1915 yılında haritalara göre 216 bin 400 hektar olduğunu ifade eden Ekercin, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Tuz Gölü o yıldan bu yana ciddi anlamda küçüldü. Tuz Gölü’nün su yüzey alanının 1987 yılında 92 bin 600 hektara gerilediğini tespit ettim. 2005 yılında da gölün suyla kapladığı alanın 32 bin 600 hektara gerilediği uydu fotoğraflarıyla açıkça görülebiliyor. Kuraklık, bilinçsiz tarımsal sulama, göle ulaşan kaynakların kuruması gibi etkenler adeta gölün sonunu getirdi. Gölün suyla kapladığı alanın kış aylarında arttığı söyleniyor. Böyle bir durum yok. Kış aylarında kıyı kesimleri bataklık halini alıyor. Suyla kaplanan alan artık değişmez oldu. Kışın kıyıda su yerine çamur görüyorsunuz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih Ekercin röportajda, Tuz Gölü&#39;nün artık tuz üretmediğinden de bahsetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda bile yaptığım araştırmalar sonuçsuz kaldı. Bakanlık bazında yapılan bir çalışma bulamadım. Eğer böyle bir çalışma yürütülüyorsa, bilenler yazarsa çok sevinirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizin coğrafi bilgileri değişiyor. 2015&#39;de Tuz Gölü&#39;nün tamamen kurumasından bahsediliyor. Konu sadece Tuz Gölü değil. Tüm Türkiye yakılıp, yıkılıyor.&lt;br /&gt;Çocuklarımıza sadece fotoğraflardan göstermek istemiyorum. Bizim çocuklarımız için yarattığımız dünyanın karşılığı &quot;koskoca bir çöl&quot; olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur=&quot;try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}&quot; href=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjzZXVIn1ohMF1iKNN0gd7fyzMUey7QCxrHtkHDVY8KUKVze4O_kzA73Qy6ZywBDs96X3n_EYTMwyb9hWMrF6V_pdUF7FT-NruBDmxLHNkTXxcbaL3jFSC_9SilaAQRlYvFO0ASJy7y4-Wu/s1600-h/salt-lake-make-history+copy.jpg&quot;&gt;&lt;img style=&quot;float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;&quot; src=&quot;https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjzZXVIn1ohMF1iKNN0gd7fyzMUey7QCxrHtkHDVY8KUKVze4O_kzA73Qy6ZywBDs96X3n_EYTMwyb9hWMrF6V_pdUF7FT-NruBDmxLHNkTXxcbaL3jFSC_9SilaAQRlYvFO0ASJy7y4-Wu/s200/salt-lake-make-history+copy.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;id=&quot;BLOGGER_PHOTO_ID_5237829963094292898&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu da benim Tuz Gölü arşivimnden.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/tuz-gl.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><media:thumbnail xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" url="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgglBrUVrEtKdq47TD4b8FpA_Qb9M5-6UqWLMjn7mvz8QzEHWdD7EE_WuQUMgOzvU7Of0UK2JyGsI7XpYoJboGXa2qTsMsMNzu_qSv5z758Msbehly9YUJxY3mlRnDu_1KZkedCBpYkzWbT/s72-c/tuz+g%C3%B6l%C3%BC+uydu.jpg" height="72" width="72"/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-4323683939934919411</guid><pubDate>Sun, 24 Aug 2008 20:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-24T23:33:56.774+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">National Geographic</category><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">Yeşil Rehber</category><title>Yeşil Rehber</title><description>Yeşil Ekran ve Arçelik&#39;in ortak hazırladığı bir kitapçı bu adı geçen Türkiye için YEŞİL REHBER. National Geographic&#39;in Ağustos ayı sayısıyla birlikte evimize geldi. Eşim ve ben zaten yeşil hayat konusunda oldukça hassas yaşıyoruz ( En azından Türkiye şartlarına göre elimizden geleni yapıyoruz )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ntv zaten evimizde seyredilen 1 numaralı kanal. Yeşil Ekran çalışması ise bu ülke için medya tarafından hazırlanmış harika bir proje. Herkesin, büyük-küçük herkesin öğrenmesi gereken temel bilgileri, geri dönüşümle ilgili çalışmaları, neler yapılabileceğini, Türkiye&#39;nin çeşitli bölgelerinde doğaya ve insan sağlığına zararlı kuruluşlara karşı yürütülen projeleri, kurumakta olan sulak alanlarımızı, kirlenen sulak alanlarımızı ve niceleri ile ilgili programlar hazırlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size kendi blogumdan aktarabileceğim öncelikli olarak, Yeşil Rehber&#39;de bulunan Yeşil kuruluşların web adresleri aşağıda mutlaka ilginizi çekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen yaşadığımız topraklar ve dünyamız için elimizden gelenin en iyisini yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organik ürünler için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.bugday.org/links.php&quot;&gt;www.bugday.org/links.php&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.orguder.org.tr&quot;&gt;www.orguder.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atık Pil için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.tap.org.tr&quot;&gt;www.tap.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri Dönüşüm için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.cevko.org.tr&quot;&gt;www.cevko.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.lokmanhekimsv.org&quot;&gt;www.lokmanhekimsv.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.istac.com.tr&quot;&gt;www.istac.com.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atık Kağıt için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.cevko.org.tr&quot;&gt;www.cevko.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.cekulvakfi.org.tr&quot;&gt;www.cekulvakfi.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.tema.org.tr&quot;&gt;www.tema.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cam Şişe Atıkları için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://ww.cevko.org.tr&quot;&gt;www.cevko.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde Enerji Verimliliği için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.cevredostubinalardernegi.org&quot;&gt;www.cevredostubinalardernegi.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde Güneş ve Rüzgar Enerjisinden Faydalanmak için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.eie.gov.tr&quot;&gt;www.eie.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.temizdunya.org&quot;&gt;www.temizdunya.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.temev.org.tr&quot;&gt;www.temev.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.diyarbakirgunesevi.space.live.com&quot;&gt;www.diyarbakirgunesevi.space.live.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr&quot;&gt;www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektronik Atıklar için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.lokmanhekimsv.org&quot;&gt;www.lokmanhekimsv.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.turcek.org.tr&quot;&gt;www.turcek.org.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.doganentegre.com&quot;&gt;www.doganentegre.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.evcilerkimya.com&quot;&gt;www.evcilerkimya.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.exitcom.com&quot;&gt;www.exitcom.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.snh.com.tr&quot;&gt;www.snh.com.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğa Dostu Bir Üretime ya da Projeye Nasıl Katkıda Bulunabiliriz? İşte onun için de bize bir link verilmiş; &lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.gonulluyum.org&quot;&gt;www.gonulluyum.org&lt;/a&gt; / &lt;a href=&quot;http://www.osgd.org&quot;&gt;www.osgd.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banyo ve Mutfakta Su Tasarrufu için;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.suyunubosaharcama.org&quot;&gt;www.suyunubosaharcama.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik bu kadar, sanırım bu linkler herkes için faydalı olacaktır.&lt;br /&gt;Ntv, National Geographic ve Arçelik&#39;e teşekkür ediyorum.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/yeil-rehber.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-7745895064871383701</guid><pubDate>Sun, 24 Aug 2008 20:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-25T16:09:41.273+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">küresel ısınma</category><title>Küresel Isınma</title><description>İnsanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor.küresel ısınma nedir Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor. Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi. Bilimadamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkileri olduğu görüşünde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılıyor.&lt;br /&gt;Hiçbir önlem alınmazsa bu yüzyıl sonunda küresel sıcaklığın ortalama 2 derece artacağı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2007’nin de dünya genelinde kayıtların tutulmaya başlandığı son 150 yıllık dönem içinde en sıcak yıl olabileceği öngörüsü var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyla ilgili daha detaylı bilgi ve proje bilgileri için &lt;a href=&quot;http://www.kuresel-isinma.org/kuresel-isinma/kuresel-isinma-nedir-kuresel-isinmanin-sebepleri-nelerdir.html&quot;&gt;Küresel ısınma&lt;/a&gt; ve &lt;a href=&quot;http://www.gsl.gsu.edu.tr/gwp/tr/cause/index.html&quot;&gt;Galatasaray Üniversitesi&lt;/a&gt;nin sitelerini ziyaret edebilirsiniz.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/kresel-isnma.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink="false">tag:blogger.com,1999:blog-8077771548046713625.post-2758510453036590226</guid><pubDate>Sun, 24 Aug 2008 19:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-08-25T16:10:16.917+03:00</atom:updated><category domain="http://www.blogger.com/atom/ns#">yeşil dünya</category><title>Merhaba, Yeşil Blog</title><description>Evet, uzun zamandır küresel ısınma ve yeşil dünya tanımlamalarını çok sık duyuyoruz. Bunun için özel bir blog açmaya ihtiyaç duydum. &lt;br /&gt;Bu konuda Ntv&#39;nin programlarının beslemesi yadsınamaz. &lt;br /&gt;&quot;Dünyayı Kurtaran Kadın&quot; ilgiyle izlediğim bir Ntv programı (Yeşil Ekran kapsamında)&lt;br /&gt;Burada, elimden geldiğince araştırma yapıp yazı ekleyeceğim. Sürekli olarak da Yeşil Ekran&#39;dan beslemelere ulaşacaksınız. &lt;br /&gt;Daha bilinçli ve daha yaşanabilir bir dünya için ne gerekiyorsa yapalım. &lt;br /&gt;Çocuklarımıza tatlı su kaynaklarının kuruduğu, çöl olmuş topraklar bırakmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle, Ayça.</description><link>http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com/2008/08/merhaba-yeil-blog_24.html</link><author>noreply@blogger.com (Ayca Karaoglan)</author><thr:total>0</thr:total></item></channel></rss>