<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" standalone="no"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" version="2.0">

<channel>
	<title>Açık Diyafram</title>
	<atom:link href="https://acikdiyafram.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
	<link>https://acikdiyafram.com</link>
	<description>Işığımız az olabilir ama diyaframımız bol</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Dec 2024 17:11:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2023/08/cropped-favico-32x32.png</url>
	<title>Açık Diyafram</title>
	<link>https://acikdiyafram.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fotoğrafa Ara Vermek</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/fotografa-ara-vermek/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/fotografa-ara-vermek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2016 16:08:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[demlenme]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[kısa ara]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[uzaklaşmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1333</guid>

					<description><![CDATA[Kısa bir aranın içerisinde olmak.. Ama o kadar kısa ki ne zaman bıraktığımı hatırlamıyorum desem yeridir. Geçen gün bir dostum ile ilerisi gerisinden konuşurken ne zamandı en son dediğinde şöyle adam akıllı bir cevap veremedim. Evet fikri bir kenara koymuş bir halim vardı.Bu aranın neden olduğunu pek bilmiyorum ama sanırım hem teknolojik gelişmeler, fotoğrafın kendini  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa bir aranın içerisinde olmak.. Ama o kadar kısa ki ne zaman bıraktığımı hatırlamıyorum desem yeridir. Geçen gün bir dostum ile ilerisi gerisinden konuşurken ne zamandı en son dediğinde şöyle adam akıllı bir cevap veremedim. Evet fikri bir kenara koymuş bir halim vardı.Bu aranın neden olduğunu pek bilmiyorum ama sanırım hem teknolojik gelişmeler, fotoğrafın kendini farklı alanlara bırakmış olması, herkesin (!) artık bir fotoğrafçı olması ve belki de önemlisi bir demleme dönemine girmiş olmam. Evet, her konuda olduğu gibi insanın da kendisini dinleyip, bekleme zamanına ihtiyacı var.Belki de biraz doydum (k) ve ucuzlaşan fikir içinde hep birlikte kabuğumuza dönme ihtiyacı duydum (k).</p>
<p>Çoğul yazma ihtiyacı duyuyorum zira son zamanlarda elle tutulacak bişeyde göremiyorum. Ya da algım kapalı önüme çıkmıyor. Ama genel anlamda şu ana kadar aldığım o fotoğraf keyfinin bir yere varmadığını hissediyorum. Sanki etrafımdaki insanların da bir şekilde bundan uzak durduklarını düşünüyorum. Hatta biraz da rahatsızlık hissettiklerini. Zira öyle bir dönemdeyiz ki fotoğraf makinesi dediğimizde aklımıza cep telefonu ve birkaç sosyal paylaşım sitesi geliyor. Aslında yaşayan fotoğrafın bu kadar kısır bir alana hapsolması oldukça keyfisiz.Bu arada çok değil 3-4 sene öncesi sırtında tüm ekipmanına almış, tripoduna kadar taşıyan ve sokaklarda fotoğraf çekmeye çalışan insanlar görürdüm. Artık nedense karşıma kimse çıkmıyor. O azimli topluluk nedense artık yok. omzunda bile fotoğraf makinesi taşıyan nerdeyse yok gibi. Olması şartmıydı diye düşününce aslında fikrin yaşaması için onun hakkında heyecan hissedenlerin olması gerekliliğini düşünüyorum.</p>
<p>O topluluk heyecanı yaşıyordu ve enerjisini dağıtıyordu.Demlenme konusunda gelince, sanırım bu dönemi hep birlikte yaşamamız gerekiyordu.&nbsp;Halen yaşıyoruz aslında, geçip gitmedi, şekillenmeye devam ediyor. Bu arada bende demlenmeye devam ediyorum. Son alacağımız şekilden sonra umarım yeniden fotoğraf çekmeye devam ederim(z).</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/fotografa-ara-vermek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SokakFotoğrafi.com</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/sokakfotografi-com/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/sokakfotografi-com/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2013 15:50:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1308</guid>

					<description><![CDATA[Kardeş site ufaktan ufaktan dağın ardından kendini belli ediyor. Neden bu kadar geç? anca yapılandı, toparlandı ve kapılarını açmaya karar verdi. Zaman doğru mu yanlış mı veya gerekli mi, bence bu sorular oldukça gereksiz. Geneline bakıldığında sokak fotoğrafının ülke sınırları içinde pek bi reputasyonunun olmadığı aşikâr. Zira tüm dünya da belki de bir türlü kendini  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kardeş site ufaktan ufaktan dağın ardından kendini belli ediyor.</p>
<p>Neden bu kadar geç? anca yapılandı, toparlandı ve kapılarını açmaya karar verdi. Zaman doğru mu yanlış mı veya gerekli mi, bence bu sorular oldukça gereksiz.</p>
<p>Geneline bakıldığında sokak fotoğrafının ülke sınırları içinde pek bi reputasyonunun olmadığı aşikâr. Zira tüm dünya da belki de bir türlü kendini bulamamış bir konudur. Fotoğraf konusunun derya deniz bir fikre sahip olduğunu düşünülürse, farkındalığı hisssedenlerin kendini bulduğu bir çizgi olduğunu düşünüyorum. Elde tutulan makinenin aslında daha farklı işlere hissetmek gibi.</p>
<p>Herneyse Sokak Fotoğrafı hakkında ahkâm kesmeye pek gerek yok. Meydan orada yakında yayında&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/sokakfotografi-com/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir serginin toplatılması ve İzmir</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/bir-serginin-toplatilmasi/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/bir-serginin-toplatilmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2012 11:22:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1245</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye'de tarihini bilmiyorum ama bir çok sergi toplatıldı, karşı çıkıldı, veya çok fazla tepki almış olsa da dimdik ayakta durdu. Bu sergileri hiç beğenmeyen veya tam tersi çok beğenen de oldu. Yani içinde sanatsal bir faaliyet geçen herhangi bir şeyi toplumun her kesimine ulaşamayacağı appacık ortada.  Böyle bir konuda da IFOD 'un da başına talihsiz bir olay  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;de tarihini bilmiyorum ama bir çok sergi toplatıldı, karşı çıkıldı, veya çok fazla tepki almış olsa da dimdik ayakta durdu. Bu sergileri hiç beğenmeyen veya tam tersi çok beğenen de oldu. Yani içinde sanatsal bir faaliyet geçen herhangi bir şeyi toplumun her kesimine ulaşamayacağı appacık ortada.  Böyle bir konuda da <a title="IFOD resmi sayfası" href="http://ifod.org" target="_blank">IFOD</a> &#8216;un da başına talihsiz bir olay geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sergiden kısaca bahsetmek gerekir ise, IFOD&#8217;un geleneksel sergiler adı altında düzenlediği 18. sergi. &#8220;AYKIRI&#8221; konusu da daha önce de olduğu gibi ifod üyelerinin karar birliği ile seçildi. Jüri üyeleri de yine IFOD üyelerinden oluşuyor. Tamamen kendilerine ait bir sergi. Bu serginin sergilenme yeri de Izmir Sanat galerisi, Belediye ile IFOD&#8217;un karşılıklı yazışmaları ve onay almaları sonucu yer belirlendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sergi açıldı, insanlar izlemeye başladılar. Eleştirenler oldu, beğenenler oldu, her toplumda olduğu gibi medeniyet seviyesinden bi haber saldırmalar sataşmalar oldu. Sineye çekildi edildi vs. Bunlar zaten her zaman olanlardı.  Bunların dışında aslında üstü kapalı farklı bişey oldu.  Bunca zamandır Türkiye&#8217;nin sosyal ve fikir olarak en açık ve en önde giden İzmir&#8217;inde çok ani bir geri adım atıldı. Gelen baskıların önünde dik durmak, savunmak ve geri çekilmemek gerekirken, el pençe bir tavır sergilendi. İsmi &#8220;AYKIRI&#8221; olan bir sergi aykırı olduğu için engellendi. Bi nevi salyangoz tezgahları toplandı veya toplatıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Medyada tabi ki bu şekilde yer almaz iken, fotoğraf toplulukları tarafından sansür olarak nitelendirildi. Belki bir şekilde sansürdü ancak asıl fikir sansürden öteye önüne baritkat kurmaktı. Ve İzmir bu barikatı aşamadı. Sınıfta kaldı. Sergi salonunun yakılmasından farklı değildi. İçeriği, niteliği, büyüklüğü, küçüklüğü değil, bir fikrin yok edilmesi aslında çok güzel bi şekilde gözler önüne serildi. ve sergi toplatıldı, hatırladığım kadarı ile sonra başka yerlerde sergilendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve İzmir bunu yuttu. İzmir sesini duyurmadı, bu açık fikrine sahip çıkmadı. Beğenmese de onu korumalıydı, yok etmemeliydi. Fikrin var olmasına yardımcı olmalıydı. Gerici düşünmemeliydi. Eline tutuşturulan doğu treni biletini yırtmalıydı.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık ne o fotoğraflar bir kamu sergi salonunda sergilenecek, ne de İzmir bunu umursayacak.</p>

<a data-rel="iLightbox[postimages]" data-title="Aykiri1" data-caption="" href='https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri1.jpg'><img decoding="async" width="150" height="150" src="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri1-38x38.jpg 38w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri1-150x150.jpg 150w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri1-184x184.jpg 184w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri1-186x186.jpg 186w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>
<a data-rel="iLightbox[postimages]" data-title="Aykiri2" data-caption="" href='https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri2.jpg'><img decoding="async" width="150" height="150" src="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri2-38x38.jpg 38w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri2-150x150.jpg 150w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri2-184x184.jpg 184w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri2-186x186.jpg 186w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>
<a data-rel="iLightbox[postimages]" data-title="Aykiri3" data-caption="" href='https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri3.jpg'><img decoding="async" width="150" height="150" src="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri3-38x38.jpg 38w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri3-150x150.jpg 150w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri3-184x184.jpg 184w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/Aykiri3-186x186.jpg 186w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>
<a data-rel="iLightbox[postimages]" data-title="aykiri 4" data-caption="" href='https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/aykiri-4.jpg'><img decoding="async" width="150" height="150" src="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/aykiri-4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/aykiri-4-38x38.jpg 38w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/aykiri-4-150x150.jpg 150w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/aykiri-4-184x184.jpg 184w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/01/aykiri-4-186x186.jpg 186w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></a>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/bir-serginin-toplatilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlı bir lens</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/yasli-bir-lens/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/yasli-bir-lens/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 11:25:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1268</guid>

					<description><![CDATA[Hepimiz oldukça iyi biliriz ki lens deyince aklımıza, bir çok marka gelse de en ulaşamadığımız veya gizemine bir türlü akıl sır erdiremediğimiz Zeiss gelir. Diğerlerinden her zaman kendini  ayırmıştır. Kalitesini tekniğini veya özelliklerini konuşmak için bu yazıyı yazmıyorum zaten bu konuda oldukça fazla bilgi var. Üzerinde durmak istediğim konu hemen hemen 1 asırlık bir zeiss  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hepimiz oldukça iyi biliriz ki lens deyince aklımıza, bir çok marka gelse de en ulaşamadığımız veya gizemine bir türlü akıl sır erdiremediğimiz Zeiss gelir. Diğerlerinden her zaman kendini  ayırmıştır. Kalitesini tekniğini veya özelliklerini konuşmak için bu yazıyı yazmıyorum zaten bu konuda oldukça fazla bilgi var.</p>
<p style="text-align: justify;">Üzerinde durmak istediğim konu hemen hemen 1 asırlık bir zeiss ve bi şekilde hayatımızın içine girmesi. Tabi artık ticari kaygılardan dolayı kullandığımız ekipmanların ekonomik hayatları o kadar kısa ki, bir eşyanın 1 asır sonra bile kullanılabilir olması oldukça dikkat çekici. Her altı ayda veya 1 sene de arpa boyu kadar yol almayıp yenilenen yüzü ve imajı ile aynı tarz makineleri almaya oldukça alışığız sonuçta. Ama bu lens hemen hemen 1 asırlık bir geçmişe sahip.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/Piccolette.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-1269" title="Piccolette" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/Piccolette.jpg" alt="" width="500" height="984" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/Piccolette-152x300.jpg 152w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/Piccolette.jpg 500w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount2.png"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1276" title="canonmount2" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount2-300x200.png" alt="" width="300" height="200" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount2-300x200.png 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount2.png 498w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount.png"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1277" title="canonmount" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount-300x200.png" alt="" width="300" height="200" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount-300x200.png 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/canonmount.png 498w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Yapan kişi Jason Bognacki ve yaptığı da <a title="Picolette" href="http://jck.net/enjoy_old_camera/index_e.html" target="_blank">Piccolette</a> marka bir makineyi bi şekilde Canon 5D makinesine adapte edip fotoğraf çekmeye çalışmak.  Yukarı makinein adapte olmuş halini görebilirsiniz. Nasıl olduğu ile ilgili tam bir bilgim olmamasına rağmen bir adaptör uydurulup monte edildiğini düşünüyorum. Hatta ufak bi AF confirm çip ile manuel de olsa AF onayı alınabilr kanatindeyim. Aşağıdaki fotoğraflarda da gündelik hayattaki performansını görebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/1.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1270" title="1" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/1-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/1-200x300.jpg 200w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/1.jpg 500w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/2.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1271" title="2" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/2-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/2-200x300.jpg 200w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/2.jpg 500w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/3.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1272" title="3" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/3-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/3-200x300.jpg 200w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/04/3.jpg 500w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bu fotoğrafları gördükten sonra aklıma ilk gelen lensin kendine ait farklı bir karakterinin olduğuydu. Şu an kullandığımız hemen hemen her türlü lensin kendine ait bir karakteri var ama mükemmelliyeti aradıklarından dolayı birbirlerinden ayırmak oldukça zor.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak rahatsız olduğum bir konuya da kenarından bahsetmeden geçemeyeceğim. Her ne kadar lensin bi karakteri var demiş olsak bile artık bu karakteristik sonuç tek tık ile her an çekebildiğimiz fotoğrafların hepsine uydurulabilir durumda. Kullandığımız yeni nesil cep telefon, tablet ve programların çoğunun üzerinde hazır gelen ayarlar ile bu elde edilmeye çalışılmakta ve bi nevi ayağa düşürülmekte. Belki de bu da başka bir yazı konusu. Herneyse</p>
<p style="text-align: justify;">Jason Bagnacki&#8217;nin yaptığı bu çalışmayı oldukça güzel bulsam da, Ebay&#8217;da  <a title="Ebay " href="http://www.ebay.com/itm/120882526647?ssPageName=STRK:MESELX:IT&amp;_trksid=p3984.m1555.l2649#ht_500wt_1182" target="_blank">şu linke</a> satmasına bir türlü anlam veremedim. Hatta biraz üzüldüm diyebilirim. Keşke böyle bir şeyi satma taraftarı olmasaydı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/yasli-bir-lens/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeytin, Giacometti, Bresson</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/zeytin-giacometti-bresson/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/zeytin-giacometti-bresson/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Okan Akan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 15:33:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Bresson]]></category>
		<category><![CDATA[Giacometti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1257</guid>

					<description><![CDATA[Nette sörf başlı başına bir ilham kaynağı olabiliyor. Zeytin hakkında nette araştırma yaparken, bağlantısını tam hatırlayamadığım bir şekilde Giacometti heykellerinin peşine düştüm. Görsel aramalarından da Bresson'un Giacometti'yi sokakta sağanak altında fotoğrafladığı bir kareye denk geldim. Dışarıda benzer bir yağmur var; eve dönüşü büyük bir mutluluğa çevirmek için bu fotoğraf yeterli sebep...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nette sörf başlı başına bir ilham kaynağı olabiliyor.</p>
<p>Zeytin hakkında nette araştırma yaparken, bağlantısını tam hatırlayamadığım bir şekilde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Alberto_Giacometti" target="_blank" rel="noopener">Giacometti </a>heykellerinin peşine düştüm. Görsel aramalarından da Bresson&#8217;un Giacometti&#8217;yi sokakta sağanak altında fotoğrafladığı bir kareye denk geldim.</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/02/001_henri-cartier-bresson_theredlist.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-1323 size-full" src="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/02/001_henri-cartier-bresson_theredlist.jpg" alt="001_henri-cartier-bresson_theredlist" width="668" height="1024" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/02/001_henri-cartier-bresson_theredlist-195x300.jpg 195w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2012/02/001_henri-cartier-bresson_theredlist.jpg 668w" sizes="(max-width: 668px) 100vw, 668px" /></a></p>
<p>Dışarıda benzer bir yağmur var; eve dönüşü büyük bir mutluluğa çevirmek için bu fotoğraf yeterli sebep&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/zeytin-giacometti-bresson/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Kodachrome Filmi</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/son-kodachrome-filmi/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/son-kodachrome-filmi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2011 19:34:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fotoğrafçılar]]></category>
		<category><![CDATA[kodakchrome]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[steve mccury]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1232</guid>

					<description><![CDATA[Sanırım hatırlarsınız bu yazıyı. Evet bu yazının sergisi şu an Türkiye'de. 03 Agustos - 04 Eylül arasında İstanbul Modern'de izlenebilir. Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanırım hatırlarsınız <a title="The End of An Era 1935 – 2010" href="http://acikdiyafram.com/?p=93" target="_blank">bu</a> yazıyı. Evet bu yazının sergisi şu an Türkiye&#8217;de.</p>
<p>03 Agustos &#8211; 04 Eylül arasında İstanbul Modern&#8217;de izlenebilir.</p>
<p><code> <object width="500" height="280" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="quality" value="high" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="swfversion" value="9.0.45.0" /><param name="expressinstall" value="scripts/expressInstall.swf" /><param name="src" value="http://www.oynat.tv/Vplayer.swf?config=http://www.oynat.tv/handlers/DConfig.ashx?QValue=4816&amp;rl=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="500" height="280" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.oynat.tv/Vplayer.swf?config=http://www.oynat.tv/handlers/DConfig.ashx?QValue=4816&amp;rl=1" quality="high" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" allowFullScreen="true" swfversion="9.0.45.0" expressinstall="scripts/expressInstall.swf" allowfullscreen="true" /><div>
<h4>Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.</h4>
<p><a href="http://www.adobe.com/go/getflashplayer"><img decoding="async" src="http://www.adobe.com/images/shared/download_buttons/get_flash_player.gif" alt="Get Adobe Flash player" width="112" height="33" /></a></div>
<p>&nbsp;</object><br />
</code></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/son-kodachrome-filmi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Haydi Çocuklar Fotoğrafa</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/haydi-cocuklar-fotografa/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/haydi-cocuklar-fotografa/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Konuk Yazar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 09:55:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[birol üzmez]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[siyah beyaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1170</guid>

					<description><![CDATA[Birol Üzmez tarafından yazılmıştır. Bir fotoğrafla başladı her şey. Hayır hayır, yanlış bir cümle oldu bu. Bir karne ile başladı her şey… Bu da yanlış oldu galiba. Neyse, ben anlatayım, siz karar verin nasıl başlamış diye. Güzel bir karne getirmiştim. Yaz tatili geldiği için çok sevinçliydim. O gün, bana aitti. Düşünebiliyor musunuz, ders çalışmam gerekmeyen  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em><strong>Birol Üzmez tarafından yazılmıştır.</strong></em></p>
<p>Bir fotoğrafla başladı her şey. Hayır hayır, yanlış bir cümle oldu bu. Bir karne ile başladı her şey… Bu da yanlış oldu galiba. Neyse, ben anlatayım, siz karar verin nasıl başlamış diye.</p>
<p>Güzel bir karne getirmiştim. Yaz tatili geldiği için çok sevinçliydim.</p>
<p>O gün, bana aitti. Düşünebiliyor musunuz, ders çalışmam gerekmeyen bir gün! Kış boyu özlediklerimi yapabilecektim artık. Güzel bir kahvaltının ardından odama kapandım. Okul zamanı karıştıramadığım çocuk dergilerinden birini karıştırırken bir sayfa ilgimi çekti. Siyah beyaz bir fotoğraftı bu. Siyah, dev bir şişe, tahta iskele üstünde, tahta çerçeve içine alınıp yan yatırılmıştı. Dev şişenin her yanında insanlar vardı. Fotoğraftakinin ne olduğunu anlayamadım. Sonra, fotoğrafın altındaki yazıyı okudum, çok şaşırdım. 19. Yüzyılda çekilmişti, şişe sandığım şey ise bir fotoğraf makinesiydi. Bu kadar büyük bir fotoğraf makinesi hiç görmemiştim. Bildiğim en büyük makine babamın omzuna astığı, deri kılıfı olan makineydi. Odamdan heyecanla çıkıp fotoğrafı anneme gösterdim, pek ilgilenmedi. Oysa çok şaşıracağını düşünmüştüm. Gün boyu, o dev makineyi düşünüp durdum.</p>
<p>Akşam olup da babam gelince, ilk işim ona bu fotoğrafı göstermek oldu. Babam dergiyi alıp baktı, gülümsedi. “Biliyorum ben bunu, Amerikalı bir fotoğrafçı 1900 yıllarında, Chicago ve Alton Demiryolu şirketinin çalışmalarını çekmek için özel olarak yaptırmış,”dedi. “Offf amma da büyük, bununla nasıl fotoğraf çekilir, çok merak ettim,” dediğimde, daha da şaşırtıcı bir yanıtı vardı babamın: “Ohooo, bu ne ki, 1800 yıllarında, bir araba kadar büyükmüş fotoğraf makineleri. Onlarla çekim yapmak da çok zor olmalı.”</p>
<p>“İlk fotoğraf çekimi sekiz saat sürmüş biliyor muydun?”</p>
<p>Gözlerim kocaman kocaman açıldı, “Neeeee,” diye bağırmışım.</p>
<p>Babamın gülümseyerek söylediği şey bugün gibi aklımda: “Birol, sana karne armağanı olarak bir fotoğraf makinesi almamı ister misin?” Dünyalar benim olmuştu, o güne değin aklımın ucuna bile gelmemişti bu doğrusu.</p>
<p>Sevgili çocuklar, insanoğlunun gördüklerini fotoğraflama isteğinin eskilere dayandığını öğrenmek beni heyecanlandırmıştı. Babamın bana aldığı makine, şimdilerde sizin kullandığınız dijital makinelerden değildi. Görüntü kaydı için film kullanıyordu. Sonra “banyo” denilen kimyasal işleme veriliyor, baskı işlemiyle fotoğrafa dönüşüyordu. Babam bana verirken şöyle demişti: “Dört dörtlük fotoğraf için dört parçalı bir makine aldım sana”. O zamanlar internet de olmadığı için fotoğraf ve fotoğrafçılıkla ilgili bilgilere çok kolay ulaşamıyorduk, babamın söylediğinin ne demek olduğunu yıllar sonra çözebildim: İyi fotoğraf için gereken dört parça: Objektif, diyafram, obturatör ve Vizör’dü.</p>
<p>O yaz, ışığın peşinde koşmuştum hep. Çektiğim fotoğrafları banyo için Zonguldak’ın Soguksu semtinde Foto Film adında fotoğraf sütüdyosu olan Babam Niyazi Üzmez’e götürürdüm. Başlarda, o çok merak ettiğim “karanlık oda” dediği fotoğraf banyosu odasına almamıştı beni, ama sonraları buna izin verdi. Banyo sırasında, kırmızı ışık altında, filmin görüntüsünün yavaş yavaş belirmesi, sonrasında onları kartlara basmak, bana nasıl da heyecan veriyordu.</p>
<p>O zamanlar çektiğim fotoğrafları albümlere yerleştirirken, bir gün olup da bu albümlerden size söz edeceğimi düşünmezdim doğrusu. Çoktan göçüp gitti dedeciğim, babacığım, babaanneciğim, ama fotoğrafları var albümde. İyi ki o zamanlar dijital fotoğraflar yokmuş. Görüntüler hafıza kartlarına kaydedip, bilgisayara aktarmak acaba o tadı verebilir miydi bana? Daha doğrusu, dijital bir dünyada saklanan görüntüler kaç yıl sonrasına kalabilirdi?</p>
<p>Bilgisayar çöktü hooop fotoğraflar uzay boşluğuna. Yedekleme yaptığımız bellek kayboldu, hoooop fotoğraflar Mars’a… Sevgili çocuklar, çektiğiniz fotoğrafları dijital çöplüğe göndermeyin, geçmişten geleceğe renkler, sesler, kokular bırakın. Fotoğraflarınızı sanal değil, gerçek albümlerde saklayın. Yaşadığınız çağa tanıklık edin. Kimi çekmek isterseniz, neyi çekmek isterseniz sabırla, özenle, sevgiyle yerleştirin objektifinize. Kimi zaman yükseklere çıkın, kuşbakışı çekin; kimi zaman dizlerinizin üzerine oturun; sıra dışı olmalarına çalışın fotoğraflarınızın. Sevdiklerinizin en güzel fotoğraflarını siz çekin.</p>
<p>Ah, özür dilerim, kendimi size tanıtmayı unuttum.Ben fotoğraf sanatçısı Birol Üzmez. İzmir’de yaşıyorum. İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği Yönetim Kurulu üyesiyim.Simurgphotos adında (www.simurgphotos.com) belgesel fotoğraflar üreten bir fotoğraf grubunun kurucusuyum. Bugüne kadar pek çok fotoğrafım ödül aldı yüzlerce sergi açtım. Tüm bu başarılarımı babamın bana hediye ettiği o İlk fotoğraf makineme borçluyum Haydi, küçük fotoğrafçılar, iş başına!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birol Üzmez</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez01.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1173" title="biroluzmez01" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez01-300x185.jpg" alt="Yedi yaşımda sünnet düğünümde çekilmiş bu fotoğraf karesi olmasaydı dedemi,anneannemi babamı nasıl hatırlıyacaktım." width="300" height="185" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez01-300x185.jpg 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez01.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><em>Yedi yaşımda sünnet düğünümde çekilmiş bu fotoğraf karesi olmasaydı dedemi,anneannemi babamı nasıl hatırlıyacaktım.</em></p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez02.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1174" title="biroluzmez02" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez02-178x300.jpg" alt="" width="178" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez02-178x300.jpg 178w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez02.jpg 458w" sizes="(max-width: 178px) 100vw, 178px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><em>Eskiden fotoğraf çektirmek için en güzel giysiler giyilip fotoğraf stüdyolarına gidilirdi. Bu fotoğraf dayımın Foto Turan isimli dükkanında çekilmiş.</em></p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez03.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1175" title="biroluzmez03" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez03-197x300.jpg" alt="" width="197" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez03-197x300.jpg 197w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez03.jpg 505w" sizes="(max-width: 197px) 100vw, 197px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Zonguldak Mithatpaşa ilkokulunun trampet takımında 23 nisan törenlerinde çekilmiş bu fotoğraftaki küçük bir ayrıntıyı hala hatırlıyorum.Trampet daha gür ses versin diye ipin arasına küçük bir ağaç parçası sıkıştırmıştım.</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez04.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1176" title="biroluzmez04" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez04-217x300.jpg" alt="" width="217" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez04-217x300.jpg 217w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez04.jpg 558w" sizes="(max-width: 217px) 100vw, 217px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">70 li yıllar gençlik döneminde çektirdiğim bu fotoğrafta dönemin modası olan uzun saçlar ve favorileri görünce o yılların modası geliyor aklıma.</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez05.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1177" title="biroluzmez05" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez05-300x186.jpg" alt="" width="300" height="186" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez05-300x186.jpg 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez05.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Babam okuma yazma bildiği için askerliğini yazıcı olarak yapmış.Babam bu fotoğrafı çektirmeseydi ben onun asker halini nasıl bilecektim.</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez06.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1178" title="biroluzmez06" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez06-205x300.jpg" alt="" width="205" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez06-205x300.jpg 205w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez06.jpg 527w" sizes="(max-width: 205px) 100vw, 205px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Eskiden çok kar yağdığını hatırlıyorum. Kış aylarında kar yağmaya başladığında bir ay kar kalkmazdı.Şimdilerde küresel iklim değişikliği ve dünyanın ısınmasıyla birlikte iklimlerde değişti ve artık fotoğraftaki gibi lapa lapa yağan kar altında kartopu oynayıp kızak kaymanın keyfini yaşıyamıyor şimdiki çocuklar. Yine babam ve dayılarım bu güzel anın keyfini yaşamışlar.</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez07.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1179" title="biroluzmez07" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez07-218x300.jpg" alt="" width="218" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez07-218x300.jpg 218w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez07.jpg 559w" sizes="(max-width: 218px) 100vw, 218px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">1900 lü yıllarda maden ocaklarında Amele adı verilen Maden İşçileri çalışırmış.Bu maden işçileri zor koşullarda yer altından kömür madenini çıkarmasalardı,ne elektrik üretilebilir di,ne demir çelik fabrikaları çalışabilir di ne de bizler sıcacık evimizde sobanın ve kaloriferin karşısında derslerimizi çalışabilirdik.[</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez08.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1180" title="biroluzmez08" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez08-184x300.jpg" alt="" width="184" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez08-184x300.jpg 184w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez08.jpg 473w" sizes="(max-width: 184px) 100vw, 184px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Çok eskiden sokak aralarında Alümünüt adı verilen körüklü fotoğraf makineleriyle fotoğraf çekilirdi. Genellikle sokak arasına siyah perde asılır şipşakçı adı verilen fotoğrafçılar acele vesikalık fotoğraflar çekerdi. Bu kameraları artık müzelerde görebiliyoruz.</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez09.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1181" title="biroluzmez09" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez09-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez09-300x191.jpg 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez09.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Eskiden insanlar bayram ve yılbaşı gibi özel günlerde birbirlerine kartpostallar yollayarak hal hatır sorarlardı.Günümüzde bu işler artık cep telefonu mesajlarıyla ve elektronik postalarla duygudan uzak yapılıyor. Ben rahmetli amcama yolladıgım bu kartpostalı kendi fotoğrafımla özel hale getirmişim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez10.jpg"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1182" title="biroluzmez10" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez10-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez10-300x200.jpg 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/04/biroluzmez10.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: center;">Bu fotoğraf benim bugünkü halimi gösteren ülkemizin en büyük usta fotoğrafçılarından Ara Gülerle birlikte çekilmiştir. Bir belgesel fotoğrafçı olarak onun açtığı yolda ilerleyip fotoğraf çekmek beni mutlu ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/haydi-cocuklar-fotografa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1 Sınav ve 1.700.000 Kitapçık</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/1-sinav-ve-1-700-000-kitapcik/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/1-sinav-ve-1-700-000-kitapcik/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 10:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1.700.000]]></category>
		<category><![CDATA[kitapçık]]></category>
		<category><![CDATA[kopya]]></category>
		<category><![CDATA[OSYM]]></category>
		<category><![CDATA[şifre]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[YGS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1142</guid>

					<description><![CDATA[ve olması gereken 1700.000 adet cevap anahtarı(?!?!). Olmaz değil olur. Sonuçta bilgisayar çağını yaşıyoruz. Herşeyi bizim yerimize yapabildiği gibi, bunu da yapacaktır. Şu zamana kadar soru hazırladım ama büyük bir sınav hazırlamadım. Ama büyük sınavlara girdim. Babam 35 senesini faal olarak devirmiş ama artık emekli bir öğretmen, nasıl sınav hazırladığını, sorularını nasıl sorduğunu, nasıl dizdiğini,  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ve olması gereken  1700.000 adet cevap anahtarı(?!?!). Olmaz değil olur. Sonuçta bilgisayar çağını yaşıyoruz. Herşeyi bizim yerimize yapabildiği gibi, bunu da yapacaktır.</p>
<p>Şu zamana kadar soru hazırladım ama büyük bir sınav hazırlamadım. Ama büyük sınavlara girdim. Babam 35 senesini faal olarak devirmiş ama artık emekli bir öğretmen, nasıl sınav hazırladığını, sorularını nasıl sorduğunu, nasıl dizdiğini, şıkları nasıl seçtiğini az çok bilirim. Ama bu benim, nasıl soru hazırlamam gerektiğini bilmem anlamına gelmez. Sadece olması gereken üzerine fikrim var demektir. Kafanızın estiği şekilde soruları sıralayamazsınız keza şıkları da öyle. Sonuçta bu da bir bilim işidir, psikoloji işidir, pedagoji işidir. Sorunun zorluğunu cevabının sıralanmasına göre bile belirleyebilirken, karşımızda 1 tanesinin bile aynısı olmayan bir sınav ile karşı karşıyayız.</p>
<p>Bence bu sınav herkes için adaletli geçmedi. Sıralamadı ki farklılık,  (bence saçmalık) sınavın kişilere göre farklı zorlukta olmasına sebep oldu. Öğrenci hiç düşünülmemiş gibi geldi bana. Sınav olsunda sorunların nasıl olduğu önemli değil. İşleri de soru çözmek nasıl olsa.</p>
<p>Eğer bu sınava girseydim en başta bu uygulama ile ilgili mahkemeye başvururdum. Uygulamanın saçmalığının bu yarışta yarattığı dezavantajı, hala neden görmemekte direniyorlar merak ediyorum. Yapılan bence düpedüz hata ve hala bu hatayı en bariz şekli ile korunuyor. Sınav ile ilgili <strong><em>şifreleme şüphelerinden</em></strong> kesinlikle bahsetmiyorum.Savcılık zaten sorgulama başlatmış durumda. O konu hakkında bi fikir beyan etmek yerine sonucunu beklemek daha  medeni olanı olacaktır. Ama birisi çıkıp bu yapılanın  büyük bir haksızlık olduğunu ve durdurulması gerektiğini duyurmalı.</p>
<p>ÖSYM Eski başkanının <em>&#8220;10 adet kitapçığı hazırlarken bile zorlanıyorduk&#8221;</em> açıklamasından sonra sınav sorularının ne kadar özenle dizildiğini anlamamız zor olmayacaktır sanırım. Hele ki, dizme işini bilgisyar yapıyorsa. Saçma sapan soru ve şık sıralaması vs vs&#8230;</p>
<p>İşin olması gereken, öğrenci sınav ikilisinden biraz uzaklaşarak var olan 1.700.000 kitapçığın yaşadığı bazı fikirleri düşünmeye çalışalım.</p>
<p>10 adet ayrı kitapçık neyimize yetmiyordu. Veya kopya çekmeyi nasıl önleyecekti veya 10 adet kitapçık ile 1.700.000 kitapçık bastırmanın arasındaki fark neydi. Biraz daha öncesine gidersek, 10 adet kitapçık neden 10 olarak belirlenmişti?!?! Kitapçık sayısnın belirlenme şartı, sınav yapılacak en büyük sınav salonunun ihtiyacı kadar olarak beirlenmişti. ki 10 sınav kitapçığı yetiyordu.</p>
<p>İster istemez insan neden 1.700.000 kitapçığın var olduğunu neden böyle bir gereksime ihtiyaç duyulduğunu sorguluyor. 1.700.000 kitapçığın açık açık olmasa bile üstü kapalı olarak bazı gerçeklerinin olduğu kesin. 1.700.000 kitabı basabilen bir sistemin, hangi öğrenciye hangi kitabı vereceği de daha önceden bilinme ihtimalini ortaya çıkıyor. Atıyorum, İstanbul&#8217;un şu semtnin şu mahallesinin bu okulunda, bu sınıfta, 25. kitapçık sahibi öğrencinin kim olduğu besbelli, peki oraya hangi kitapçığın düşeceği belli mi? Emin olmamakla birlikte olma ihtimalinin güçlü olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>1.700.000 rakkamı sihri aslında burada birazda olsa bozuluyor. 1.700.000 ayrı kitapçık var diyebilmemiz için 1.700.000 ayrı cevap anahtarının da olması gerekiyordu. Ama yapılan açıklama sonucu bu sayıda cevap anahtarının olmadığı yönünde. Buradan çıkartacağımız bazı sonuçlar</p>
<ul>
<li>Soru dizilimleri aynı ancak doğru şık hariç yanlış şık dizilimleri farklı kitapçıkları olduğu,</li>
<li>Soruları tamamen farklı ancak doğru şık dizilimleri aynı olan kitapçıkların olduğu,</li>
</ul>
<p>Şu an kaç adet cevap anahtarı var bilmiyorum. Açıklanan bir bilgi var mı onu da bilmiyorum. Ancak bu rakkam oldukça önemli. Çünkü kişiye Özel Kitapçık, adı altında kopya çekilmesinin imkânsız olduğunu hissettiren bir sınav düzeninin içinde (atıyorum) 50 adet &#8211; 100 adet gibi bir sayıda sınav kitapçığı varsa, 1.700.000 rakkamının tamamen komik bir sayı olduğu, söylendiğinde de insanı gülünç duruma düşüreceği kesindir. Ama dediğim gibi, şu an daha o sayıyı bilmiyoruz. Senaryo yazılması ise oldukça basit. Yazılan senaryonun da &#8220;1.700.000 tane kitapçık var kopya imkansız&#8221; gibi bir zırhın altında saklanması oldukça basit.</p>
<p>En başta dediğim gibi, ben sınav hazırlamadım ama sınavlara girdim. Az çok sınav psikloljisini bilirim. Benim girdiğim sınavların hiçbirinde kopya, çalıntı soru vs gibi söylentiler veya, şifreler vs konuşulmadı. Kopya çekilip çekilmediğini bilmiyoruz. Ama şu bi kesinki, uzun zamanlarını ayırıp çalışıp sınava giren bu öğrencilerin içinde bulunduğu durumu düşünmeyen, ve bi şekilde kopya olsun yada olmasın, öğrencilerin haklaırnı savunmayan bir düzenin kesinlikle yürümeyeceğini, dolaylı olarakta ileride bu sınavda haksızlığa uğrayan öğrencilerin bir şekilde bu ülkeden nefret edeceği kesin. Hayatımı şekillendirme, yönlendirme, zamanlarımda beni düşünmeyen bir ülkeyi ileri de bende düşünmezdim.</p>
<p>Bunu sonradan ekledim&#8230; 06/04/2011</p>
<p>Kaynak : <a title="Kaynak" href="http://bit.ly/gnZURG" target="_blank">ntvmsnbc.com</a></p>
<p>[oqeygallery id=4]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/1-sinav-ve-1-700-000-kitapcik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Şık üzerine doğaçlama</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/haber-belge-caga-taniklik-uzerine-sayiklama/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/haber-belge-caga-taniklik-uzerine-sayiklama/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Okan Akan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 07:28:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Şık]]></category>
		<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[Çağa tanıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1118</guid>

					<description><![CDATA[Biraz genellemeden bir zarar olmaz; gerçeği deforme etmeden ( Martin Parr'ın her fotoğraf bir propagandadır lafını unutmuyorum)  yansıtma peşinde olan her fotoğraf az veya çok haber değeri taşır. Mesela, Sabah okuluna yürüyen bir çocuk fotoğrafı, annesi için bir anı fotoğrafıdır, Öğrencilerin ulaşım sorunu açısından ise bir haber fotoğrafıdır, Çocuğun giyimi, davranışları, sosyal sınıfı vb. pek  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biraz genellemeden bir zarar olmaz; gerçeği deforme etmeden ( Martin Parr&#8217;ın <em>her fotoğraf bir propagandadır</em> lafını unutmuyorum)  yansıtma peşinde olan her fotoğraf az veya çok haber değeri taşır.</p>
<p>Mesela,</p>
<ul>
<li>Sabah okuluna yürüyen bir çocuk fotoğrafı, annesi için bir anı fotoğrafıdır,</li>
<li>Öğrencilerin ulaşım sorunu açısından ise bir haber fotoğrafıdır,</li>
<li>Çocuğun giyimi, davranışları, sosyal sınıfı vb. pek çok şey fotoğraf içerisindeki bir model olarak estetik değerinden öte bilgi verdiği, zamanın bir yerlerindeki bir yaşam tanıklığını yansıttığı ölçüde bir şeyleri belgeler.</li>
</ul>
<p>Kamu için haber değeri taşımasa bile içerdiği dönemsel, sosyal, ideolojik, sınıfsal vb. içerikle pek çok fotoğraf  belge olarak değerlendirilebilir. Bu yüzden belgesel fotoğraf ve fotojurnalizm&#8217;i iki ayrı başlık olarak görme eğilimindeyim. Sanki belgesel, kamusal ilgiyi ön plana almaksızın bir yaşam biçimini, bir gerçekliği gün yüzüne taşıma misyonuyla donanmışken, fotojurnalizm gündemde yer edinmiş veya edinebilecek bir konuya derinlemesine bakış atan bir yaklaşımmış gibi. Bu konuda pek bilgili olduğumu söyleyemem, belki kavramları birbirine karıştırıyorum.</p>
<p>Ama bir kıyıda sessizce yatan, dikkatli ve sebatkar bir göz tarafından incelenip içerisinde vakit geçirmeye değer görülünce ön plana çıkan yaşamları konu edinen projeleri düşünüyorum belgesel dendiğinde.</p>
<p>Misal, Koudelka&#8217;yı düşünüyorum. Muhtemelen 1962-68 arası hayatının çekimlerini yaptığını düşündü <a href="http://acikdiyafram.com/?p=62" target="_blank">Çingenelerle</a>. 6 yıllık uğraşla, tanıklığı sürekli kılarak, haber yapma amacına takılmaksızın belge üretmenin peşinde döne dolaşa 6 yıl geçirmiş evine, Prag&#8217;a  dönmüştü. Yaklaşan tehlikenin farkında olmadığını düşünmek aptallık ama 2 gün sonra başlayan Sovyet işgaline elinden gelen el iyi şeyi yaparak, hepimizin içinde özgürlük fırtınaları estiren fotoğraflar için deklanşöre basarak, dik duran bir haberci olmuştu.</p>
<p>Ülkesi işgal edilen bir insanın haklı isyanı Koudelka&#8217;nın motivasyonunu güçlendirmeyi açıklasa da işgal tankları üzerine çıkıp fotoğraf üretecek kadar cesur tavrındaki asaleti sevmemek mümkün mü? Belge ve haber fotoğrafı üretirken taraf olup haklı bir noktada durmanın gücünü çok iyi temsil ediyor Prag fotoğraflarıyla Koudelka.</p>
<p>Ama herkes bu kadar şanslı olmayabiliyor hayatta. Gün geliyor kendi ülkende yabancı konumuna düşüp, <a href="http://acikdiyafram.com/?p=603" target="_blank">Kurt Hutton</a> gibi katolik okulunda okusa, ülkesi için savaşlara katılsa dahi, &#8220;öteki&#8221; olup hor görülüyor, fişlenip aşağılanıyor, düpedüz katliama giden süreçte kaçabilen azınlıktan olup mahçup bir mutlulukla sürgüne düşebiliyor insan. Kurt Hutton&#8217;ın durduğu nokta Koudelka gibi şovalyevari değil, evi, ülkesi elinden alınmış, ömür boyu yabancılığa baştan mahkum, savaş sürdükçe şüpheyle bakılan biri o.</p>
<p>Ama her ikisi için geçerli olan kavram <em>Çağa Tanıklık! </em>Kendi yaşamlarının önceliklerini bir kenara atıp, olan biten, kendilerini de aşan büyüklükteki olaylara ellerindeki yetiyle, insanlığa kalacak bir belge bırakma azmiyle tanıklık etme ihtiyacı. Biz bugün bu iki güzel insan üzerine konuşabiliyorsak, aldıkları riskleri önemsemeden bize taşıdıkları gerçeklikler, tarihin sayfalarında, o dönemi en çarpıcı yönleriyle gösteren fotoğrafları.</p>
<p>Tarafların bu kadar berrak olmadığı çağlar da yaşadı dünya. İspanyol İç Savaşı (Hala konuşulan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Robert_Capa" target="_blank">Capa</a>&#8216;nın <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Capa,Death_of_a_Loyalist_Soldier.jpg" target="_blank">Düşen Asker</a>&#8216;i , <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Emile_Zola" target="_blank">Emil Zola</a>&#8216;nın <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/J%27accuse_(letter)" target="_blank">İtham Ediyorum</a> başlıklı mektubuyla simgelenen Dreyfuss Davası ve binlerce verilebilecek başka örnek&#8230;) Güç savaşlarıyla geçen kaotik dönemlerde bilgi kirliliği, karşılıklı kirlenen tarafların savları, o savların tarafı olan kişilerin argümanları içerisinde gerçeği aramak zorlaşır, dahası gerçeği dile getirmek bir taraf etiketinin alnına yapıştırılmasıyla sonuçlanır.</p>
<p>Bugün örneğin, Anayasal hakkımız olan haberleşme özgürlüğümüz çöpe atılmış, hepimizin telefonları dinleniyor, mailleri okunuyor, özgürleşip demokratikleşmeyle sonuçlanacak umudu veren bir dava süresinde korku imparatorluğuna dönmüş bir memlekette konuşmaya, davranmaya korkan bir halde yaşıyoruz.</p>
<p>Böyle dönemlerde,</p>
<ul>
<li>Emeğinizi çalan bir medya baronuna dava açmak, sizi işsiz bırakmakla tehdit etse bile direnmek, hakkını aramak zordur, performans düşüklüğü gibi alemi güldüren gerekçeyle işsiz kalırsınız,</li>
<li>Adına Orwell&#8217;vari bir şekilde &#8220;Hayata Dönüş&#8221; denilen operasyonu yaygın ideolojiye inat gerçeklere bağlı kalarak yazarsınız, Adli Tıp raporlarını ortaya çıkarırsınız, esameniz okunmaz,</li>
<li>Elinize orduda gazetecilerin fişlendiğine dair bilgi geçse ve bunu haber yapsanız artık; satılmış mütareke basınısınız,</li>
<li>Daha sonra ayyuka çıkan emniyet içindeki örgütlenme konusunu araştırıp bunu kitap haline getirmeye çalışsanız ergenekoncusunuz.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yukarıda saydığım tüm aşamaları yaşadı <a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=ahmet%20%C5%9F%C4%B1k" target="_blank">Ahmet Şık</a>. Süreci bize ne İsa&#8217;ya ne Musa&#8217;ya yaranamadığını, böyle bir derdinin olmadığını, köşe kadılarının rüzgar gülü gibi dönen kanaatlerine (çıkarlarına) inat gerçeğin peşinde hak, emek gibi kavramlarla en iyi bildiği işi haberciliği sahada, haberin içinde yaptığını söylüyor.</p>
<p>Belki de bu yüzden aynı davada yıllardır tutuksuz yargılanan iş adamları, bilim insanları, kerli ferli gazeteciler, omuzları samanyolu misali yıldız dolu generaller değil de Ahmet&#8217;in tutuklanması ve yazma sürecinde olduğu kitabı taşırdı bardağı.</p>
<p>O kitabı, yazılma sürecinde görüş almak, farklı zihinlerin getirdikleriyle zenginleşmek üzere güven duyduğu kişilere ilerledikçe paylaştığını biliyoruz Ahmet Şık&#8217;ın. Burada  empati yapmak gerekiyor:</p>
<p>Çektiğimiz birkaç fotoğrafı bile farklı işlemlerle düzenleyip, 5-10 arkadaşımıza fikir almak üzere danışırken kitabın farklı nüshaları olmasını bir suç isnat gerekçesi olarak görmenin komikliğine bakın. Sanki bir kitap, hele ki bir dönemin, bir kurumun araştırılmasıyla yazılan bir kitap, bir oturuşta yazılabilir, fikir teatisini gerektirmez, meşakkatli bir süreç sonucu oluşmaz, yayınevine gittiğinde editör elinde değişmez, çeşitli versiyonları oluşmaz, basıldıktan sonra bile genişletilmiş baskıları çıkmazmış ve biz bunları hiç bilmezmişiz gibi.</p>
<p><em>Bir ülkede kitaplar yakılmaya başlanınca insanların yakılması yakındır, </em>cümlesini Heinrich Böll&#8217;e söyleten tarihsel dönemi biliyoruz hepimiz. Biz yaşadığımız bu dönemi nasıl açıklayacağız peki, kitapların yayınlanmasının engellenmesi, kopyalarının silinmesi, elinde kopya barındıranın peşinen terörist sayıldığı, yazarların hapsedildiği, giderek Orwell&#8217;ci distopik bir totaliter ülkeye dönüşürken?</p>
<p>Bu yazıyı yazmak üzere oturmamıştım aslında. Pazar günü Birgün Gazetesinde yayınlanan <a href="http://http://www.birgun.net/actuels_index.php?news_code=1301216954&amp;year=2011&amp;month=03&amp;day=27" target="_blank">bir haberin </a>tetiklemesiyle fotoğraf seçmek üzere oturmuştum bilgisayar başına.</p>
<p>Şöyle diyordu o haber;</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Şık&#8217;a fotoğraflar da ulaştırılmadı&#8221; iddiası</strong><br />
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Ahmet Şık’a arkadaşları dün İstanbul Galatasaray Postanesi’nden ikinci kez çektikleri fotoğrafları gönderdi. Şık’a fotoğraflarını gönderen Fotoğraf Sanatçısı Özcan Yurdalan, herkese bulunduğu noktadan fotoğraf gönderme çağrısı yaparak, “Geçen hafta gönderdiğimiz fotoğraflar Ahmet’e gitmiş, ancak bu son kitap aramasında fotoğraflara el konulduğu bilgisini aldık. Bu Ahmet’in içeride de rahatsız edilmesi ve tedirgin edilmesi anlamına geliyor. Ahmet Şık cezaevinde olduğu sürece biz hayatın her alanından çektiğimiz fotoğraflarımızla, onun dışarıdan yaptığı tanıklığı devam ettireceğiz ve bu fotoğrafları ona göndereceğiz” dedi.<br />
Bu arada Şık’ın avukatlarının iddiasına göre ise avukatlarına, &#8220;Meslektaşlarının destek için çektikleri fotoğrafların kendisine idarece verilmeyebileceğini&#8221; söylediği de öğrenildi.</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk fotoğrafçılığı için önemi bir yana <em>güzel bir insan</em> olarak gördüğüm Özcan Yurdalan hayata tanıklığı Ahmet Şık ile paylaşmak üzere ona fotoğraf gönderiyordu. Belki ben de birkaç fotoğrafla Ahmet Şık&#8217;ın içerde geçen boğucu günlerine bir destek olabilirdim.</p>
<p>Fotoğraf seçemedim henüz. Bu blogun kapsamını kat be kat aşan bu yazıyı yazabildim sadece.</p>
<p>Bu yazıya eşlik etse güzel duracak fotoğrafları düşündüm bol bol; Capa, Koudelka, Hutton&#8230; Sonra Ahmet Şık&#8217;ın tutuklandığı, kitap kürtajının henüz gündemde olmadığı, tutukluluğunun yazdığı kitapla alakası olmadığının açıkladığı günlerde denk geldiğim bir fotoğrafını hatırladım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/ahmet-şık.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-1122" title="ahmet şık" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/ahmet-şık-1024x765.jpg" alt="" width="1024" height="765" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/ahmet-şık-300x224.jpg 300w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/ahmet-şık-1024x765.jpg 1024w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/ahmet-şık.jpg 1780w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ahmet gibi Şık bir şekilde bu fotoğraf dursa yeter dedim kendime. Fotoğrafları nasılsa seçer gönderirim bugün.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/haber-belge-caga-taniklik-uzerine-sayiklama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>emphas.is</title>
		<link>https://acikdiyafram.com/emphas-is/</link>
					<comments>https://acikdiyafram.com/emphas-is/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aydın Tokmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Mar 2011 12:31:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[emphas.is]]></category>
		<category><![CDATA[fotojurnalizm]]></category>
		<category><![CDATA[fund]]></category>
		<category><![CDATA[Kaynak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://acikdiyafram.com/?p=1047</guid>

					<description><![CDATA[Fotojurnalistlerin projelerini yürütebilmek için ihtiyaç duyduğu maddi kaynakların zorluğu daha önce de bahsettim bir konuydu. Hatta o yazı da burada. Emphas.is bunu bir adım daha ileri götürüyor ve projeler ile online yardım imkanını bir araya getiriyor. Manifestolarını kısaca incelersek, fotojurnalistler için 21. yüzyılda, maddi imkanlarını yaratabilmeleri için kurulmuş bir platform. Nedeni ise dergi ve gazetelere  [...]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/emph.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-1051" title="emph" src="http://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/emph-220x300.jpg" alt="" width="220" height="300" srcset="https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/emph-220x300.jpg 220w, https://acikdiyafram.com/wp-content/uploads/2011/03/emph.jpg 690w" sizes="(max-width: 220px) 100vw, 220px" /></a>Fotojurnalistlerin projelerini yürütebilmek için ihtiyaç duyduğu maddi kaynakların zorluğu daha önce de bahsettim bir konuydu. Hatta o yazı da <a title="Proje geliştirmek için kaynak" href="http://acikdiyafram.com/?p=538" target="_blank">burada.</a> Emphas.is bunu bir adım daha ileri götürüyor ve projeler ile online yardım imkanını bir araya getiriyor.</p>
<p>Manifestolarını kısaca incelersek, fotojurnalistler için 21. yüzyılda, maddi imkanlarını yaratabilmeleri için kurulmuş bir platform. Nedeni ise dergi ve gazetelere yüksek kalitede fotoğrafların sağlanması, ama dijital çağda fotojurnalizmin değer kaybetmesi ve bunun bir yanlış olduğudur. Nasıl yapalıcağı da zaten sitenin işleyişinden de anlaşılacağı gibi, projelerin maddi kaynaklarının online olarak sağlanması.</p>
<p>İlk okuduğumda kıskandığımı söylemeliyim. Neden böyle şeylerin sürekli yurt dışında hayat bulduğundan aslında oldukça şikayetçiyim. Öenmli olduklarını düşündükleri ama yok olma ile karşı karşıya olan fotojurnalizm&#8217;i ayakta tutma içn atılan bence çok sağlam bir adım. Düşünsenize, böyle bir oluşumun içinde kavrulup, fotoğraf fikri üzerine fikirler yürütsek, sonra da belirli bir kaynağa ulaşıp bu projeleri canlandırabilsek&#8230;</p>
<p>Fiili <em>Sak</em>&#8216;lı <em>Sek</em>&#8216;li  bir sürü cümle kuracağım gibi duruyor en iyisi ben içimdeki o kıskanç havayı birazcık dindireyim. Proje seçimlerinin de aslında basit ama olması gereken kriterleri var. Kısaca özetlersek,</p>
<ul>
<li>Fotoğrafçının tutarlı bir fotoğraf fikrine sahip olup olmadığı ve fotoğraflarının anlatımlarının yeterli olup olmadığı</li>
<li>Seçilen konunun bölgesel önemi, fotoğrafik anlamda işlenmesi ve erişim açısından uygunluğu</li>
<li>Mantıklı bir bütçe talebi ve zaman çizelgesi</li>
<li>Fotoğrafçının kişisel yeterliliği</li>
</ul>
<p>Başvuru ile ilgil işartlar kendi sitelerinde daha da açıklayıcı şekilde bulunmaktadır.</p>
<p>Umarım Format gibi, emphasis gibi oluşumlar bi şekilde bizim de ulaşabileceğimiz uzaklıkta hayat bulur bizde yararlanmaya çalışırız.</p>
<p>Bu arada web sitesi : <a title="emphas.is" href="http://emphas.is/" target="_blank">emphas.is</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://acikdiyafram.com/emphas-is/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>