<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2turkishfull.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Ahmet Oğuzhan Doğan</title>
	
	<link>http://www.oguzhandogan.net</link>
	<description>yazmasam deli olacaktım!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Feb 2012 01:36:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/ahmetoguzhan" /><feedburner:info uri="ahmetoguzhan" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><feedburner:emailServiceId>ahmetoguzhan</feedburner:emailServiceId><feedburner:feedburnerHostname>http://feedburner.google.com</feedburner:feedburnerHostname><feedburner:feedFlare href="http://add.my.yahoo.com/rss?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fahmetoguzhan" src="http://us.i1.yimg.com/us.yimg.com/i/us/my/addtomyyahoo4.gif">Subscribe with My Yahoo!</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.newsgator.com/ngs/subscriber/subext.aspx?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fahmetoguzhan" src="http://www.newsgator.com/images/ngsub1.gif">Subscribe with NewsGator</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.bloglines.com/sub/http://feeds.feedburner.com/ahmetoguzhan" src="http://www.bloglines.com/images/sub_modern11.gif">Subscribe with Bloglines</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.netvibes.com/subscribe.php?url=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fahmetoguzhan" src="http://www.netvibes.com/img/add2netvibes.gif">Subscribe with Netvibes</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://fusion.google.com/add?feedurl=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fahmetoguzhan" src="http://buttons.googlesyndication.com/fusion/add.gif">Subscribe with Google</feedburner:feedFlare><feedburner:feedFlare href="http://www.live.com/?add=http%3A%2F%2Ffeeds.feedburner.com%2Fahmetoguzhan" src="http://tkfiles.storage.msn.com/x1piYkpqHC_35nIp1gLE68-wvzLZO8iXl_JMledmJQXP-XTBOLfmQv4zhj4MhcWEJh_GtoBIiAl1Mjh-ndp9k47If7hTaFno0mxW9_i3p_5qQw">Subscribe with Live.com</feedburner:feedFlare><item>
		<title>Ben’i Maddeliyorum</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/zX_UlIHcpPw/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/beni-maddeliyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 01:36:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[beklentiler]]></category>
		<category><![CDATA[fitness]]></category>
		<category><![CDATA[halk dansları]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=699</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar son yazdığım yazılarda bir estetik kaygı göze çarpsa da, buraya yazdıklarımı yayınlamadan önce yalnızca imla hatalarını kontrol ederim. Eğer aklımdan ya da gönlümden geçeni sade bir dille anlatabilmişsem, herhangi bir değişiklik yapmadan yazıyı yayınlarım. Bir süredir neler olup bittiğiyle ilgili üç beş cümle karalamayı düşünüyordum; ama fırsat bulamadım. Bugün sevgili Gamze&#8217;nin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li style="text-align: justify;">Her ne kadar son yazdığım yazılarda bir estetik kaygı göze çarpsa da, buraya yazdıklarımı yayınlamadan önce yalnızca imla hatalarını kontrol ederim. Eğer aklımdan ya da gönlümden geçeni sade bir dille anlatabilmişsem, herhangi bir değişiklik yapmadan yazıyı yayınlarım.</li>
<li style="text-align: justify;">Bir süredir neler olup bittiğiyle ilgili üç beş cümle karalamayı düşünüyordum; ama fırsat bulamadım. Bugün sevgili Gamze&#8217;nin en son 1 Aralık&#8217;ta yazdığımı da hatırlatmasıyla daha fazla dayanamadım. Saat sabaha karşı 02.53, ben birkaç cümle dökmeden yatmak niyetinde değilim.</li>
<li style="text-align: justify;">Yazmak bir yetenekse ve bende bu yetenekten ufak tefek bir parça varsa diyorum, acaba uzun bir süre hiçbir şey yazmayınca eldeki bu ufak tefek parçayı da kaybeder miyim, yoksa o hep benimle mi kalır? Bu aklımı kurcalayan bir soru.</li>
<li style="text-align: justify;">Az önce odanın ışığını kapattım. Gidip içerden bir mum aldım, yaktım. Masamın sol arka köşesine mumu yerleştirdim. Bir süredir orada kendi kendine yanıyordu, şimdi usul usul söndü. Sonra da aklıma soğuklar geldi.</li>
<li style="text-align: justify;">Dışarısı çok soğuk. Tahmin edebileceğinizden fazla. Eksi on altı derece. Evet, rakamla yazmadım ki daha da göze batsın. Sıfırın altında on altı koca derece. Dışarıda kalanlar varsa eğer, onlar için gerçekten çok üzülüyorum. Bu hiç adil değil. Hiç kimse gecenin bu saatinde, havanın en soğuk olduğu, her yerin bembeyaz karla kaplı olduğu bu öldürücü doğa halinde sıcak bir yataktan mahrum bırakılmayı haketmiyor.</li>
<li style="text-align: justify;">Önemli bir karar aşamasındayım. Yurtdışında bir koca okul dönemi geçirmek ya da oturmuş düzenimi hiç bozmadan eğitim hayatıma kaldığım yerden devam etmek. Ben düzenin yapay bir kavram olduğunu ve çok da oturaklı bir tarafının bulunmadığını düşünenlerdenim. Düzenler kurulmak ve yıkılmak içindir. Bu da demektir ki şu sıralar, kurulmuş ya da yarım yamalak bırakılmış bir düzenin yıkılması ve yerine yeni bir şeylerin inşa edilmesi gerekiyor. Kısacası kararım gitmekten yana. Ülke henüz belli değil; ama belli olduğunda öğreneceksiniz. Hatta belki de ezberleyeceksiniz, neyse planlarımdan bahsedip Tanrı&#8217;yı ve sizi güldürmek istemiyorum.</li>
<li style="text-align: justify;">İnsanların beklentileri, ayaklarımıza takılmış prangalardan farksız. Bizi olduğumuz yere sabitliyorlar. Hiçbir yere kımıldamamıza izin vermiyorlar. Şükürler olsun ki üzerimde büyük prangalar yok; ama olan insanlar tanıyorum ve onlar için üzülüyorum. Çünkü üzerinizde durduğu kadar onları çıkarırken de acı çekiyorsunuz. Bu yüzden kimsenin beni prangalamasına izin vermemeye çalışıyorum, zaman zaman tehlikeyi çok geç farkediyorum ve bu beni üzücü süreçlere itebiliyor; ama hayat bu, savaşmanız için tanımanız gerekiyor.</li>
<li style="text-align: justify;">Halk dansları çok keyifli. Benim için çok farklı bir yeri var. Sanırım kimse benim şu an sahip olduğum sebeplerle halk dansları yapmaya başlamamıştır. Allah başlatmasın zaten. Yani halk danslarına başlatsın elbette; ama bu sebepten başlatmasın, ne diyeyim.</li>
<li style="text-align: justify;">Fitness da çok keyifli; ama bir sorun var. Okulda bu dönemin ders programında sabah saatlerine koyulan dersler var. Bu, sabah sporlarından vazgeçmek zorunda bırakılmam demektir ve hiç hoşuma gitmiyor. Sabah sporu işini bir şekilde çözmek zorundayım. Nasıl olacağını bilmiyorum; ama galiba gerekirse saat 06.00&#8242;da kalkacağım.</li>
<li style="text-align: justify;">Okul demişken, üç ders bıraktım. Evet şaşırtacak kadar fazla. Önümüzdeki dönem ne yapacağımla ilgili hiçbir fikrim yok. Lakin kendimi çok çabuk teselli ettim. İnanın bana bunun için üzülmeye niyetim yok. Kaldı ki ben bunu hakettim zaten. Dövünmenin, pişman olmanın falan anlamı yok. Durumu kabullenip önümüzdeki sene diğerlerinden daha fazla çalışmayı göze alıyorum.</li>
<li style="text-align: justify;">Gitmeyecekmiş. Haberini aldım ama nedenini soramadım. Vereceği cevaptan öyle korktum ki. Oyuncağı elinden alınan küçük kız çocukları gibi ağlamak var işin ucunda. Çok düşük de olsa sırf hoşunuza gitmeyen bir cevap gelme ihtimali var diye aklınıza takılan bir soruyu sormadığınız oldu mu hiç? Umarım olmamıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Bilerek ve isteyerek, insanların beni yanlış tanımalarına göz yumuyorum. Sahte bir yüzüm var. Bir süredir kimsenin bana güvenmesini istemiyorum. Karakterimdeki bu değişim hızlı ve çarpıcı bir şekilde gerçekleşti. Sonuçlarına ben bile şaşırdım, bundan üç dört yıl öncesi ve şu an arkadaşlarım arasındaki konumum ve yarattığım algı karşılaştırılırsa arada büyük bir uçurum olduğu kolaylıkla görülür. Ama artık bundan sıkıldım. Sanırım kendimi yeterince gizledim ve fırtınalarımı dindirdim, biraz daha kendim olmayı, biraz daha içimden geldiği gibi davranmayı istiyorum. Hatta yavaş yavaş başarıyorum.</li>
<li style="text-align: justify;">Mutluluk, çok başka şey. Bin bir türlü tanımı var. Herkesin farklı bir mutluluk tanımı olduğu gibi, bir kişinin de hayatının farklı dönemlerinde yaptığı mutluluk tanımları birbirinden çok farklı olabiliyor. Benim mutluluk tanımım lise yıllarına kadar başkaydı, lise yıllarında daha başka birşey oldu, üniversitede tekrar değişti ve bambaşka birşey oldu, şimdi ise tekrar değiştirdim. Mutluluk tanımınız değiştiğinde, yaşayışınızda ve beklentilerinizde de radikal değişimler yaşanıyor. Tüm bunları tecrübe etmek keyifli, ara ara kendinizi değiştirmenizi tavsiye ederim.</li>
<li style="text-align: justify;">Yazılımla ilgili çalışmalara uzun bir aradan sonra yeniden başlamaya çalışıyorum. İlk bir iki gün başarılı geçse de yine zaman bulamamaya başladım; ama yol yakınken bu sorunu çözmek ve çalışmalarımı belli bir düzene oturtmak istiyorum.</li>
<li style="text-align: justify;">Para kazanmak istiyorum. Çok kazanmak istiyorum; ama çok harcamak istemiyorum. Hırsla alakalı bir mevzu değil.</li>
<li style="text-align: justify;">Güç kazanmak istiyorum. Fiziki güç, siyasi güç, manevi güç, karakteristik güç, parasal güç, cinsel güç ve daha başka ne varsa. Kazandıkça daha da fazlasını istiyorum. Sanırım bu hırsla alakalı.</li>
<li style="text-align: justify;">Ben onu hırslarından arındırırken, onun da beni hırslarımdan uzaklaştırdığı ve karşılıklı olarak birbirimizi sadeleştirdiğimiz, dönüştürdüğümüz, rahatlattığımız, dinlendirdiğimiz bir ilişki istiyorum.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Son günlerde aklıma birçok yazı konusu gelse de hiçbiri birkaç paragrafı bir araya getirebilecek kadar derin mevzular değildi. Kaldı ki bu günlüğün kategorileri de bu kadar derin mevzuları kaldıramaz. Ben de aklıma gelen ufak tefek şeyleri maddeler halinde sunmak istedim. Belki böyle irili ufaklı birçok maddeden oluşan yazılarla günlük hayatıma devam ederim. Kim bilir?</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/uyuyan-cirkinler/" title="Uyuyan Çirkinler">Uyuyan Çirkinler</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/oyun/" title="Oyun">Oyun</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/gercekten-yasamak/" title="Gerçekten Yaşamak">Gerçekten Yaşamak</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/18-mayis-2010-ve-gunlugume-geri-dondum/" title="18 Mayıs 2010 ve Günlüğüme Geri Döndüm!">18 Mayıs 2010 ve Günlüğüme Geri Döndüm!</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/2-subat-2010-sali/" title="2 Şubat 2010 &#8211; Salı">2 Şubat 2010 &#8211; Salı</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/zX_UlIHcpPw" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/beni-maddeliyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/beni-maddeliyorum/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Olacak İş Değil</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/6qqL4XXiO80/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/olacak-is-degil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 23:40:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[gülüş]]></category>
		<category><![CDATA[kirpik]]></category>
		<category><![CDATA[yara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=686</guid>
		<description><![CDATA[Aşk dediğin şey insanın kalbinde kağıt kesikleri açar mıymış canım? Bu nasıl şeymiş böyle? Bir kadın da bir adamı gözlerini kısarak diz çöktürebilir miymiş, hem hiç dokunmadan? Bir adam da bir kadını düşünürken ağlayıverir miymiş? Bu ne biçim işmiş böyle canım! Kalbine kirpik saplandı diye, koskoca adam yerle bir olur muymuş? Hem bir kirpik o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşk dediğin şey insanın kalbinde kağıt kesikleri açar mıymış canım? Bu nasıl şeymiş böyle? Bir kadın da bir adamı gözlerini kısarak diz çöktürebilir miymiş, hem hiç dokunmadan? Bir adam da bir kadını düşünürken ağlayıverir miymiş?</p>
<p>Bu ne biçim işmiş böyle canım!</p>
<p>Kalbine kirpik saplandı diye, koskoca adam yerle bir olur muymuş? Hem bir kirpik o kadar derine saplanır mıymış? Küçük beyaz eller, bir katilin elleri olabilir miymiş hiç!</p>
<p>Kanmayın sakın böyle şeylere, bir kadının gülüşü için bir adam kendi ömr-ü hayatından vazgeçebilir miymiş canım? Böyle fedakarlık nerede görülmüş? Ayaküstü bir çiğköftecide karşılıklı dürüm yerken aşık olunur muymuş?</p>
<p>Hem bir gülüş bir adamın canını alabilir miymiş?</p>
<p>Bir gülüş, bir adamın canını&#8230;<br />
Bari siz söyleyin,<br />
Akıl alacak iş mi bu ?!</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/yaramaz-adam/" title="Yaramaz Adam">Yaramaz Adam</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/biliyorum-der-kadin/" title="Biliyorum, der kadın.">Biliyorum, der kadın.</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/" title="Büyük Adam Olmak">Büyük Adam Olmak</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/2010-tatili-ve-yeniden-ankara/" title="2010 Tatili ve Yeniden Ankara">2010 Tatili ve Yeniden Ankara</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/onu-ozlemek/" title="O&#8217;nu Özlemek">O&#8217;nu Özlemek</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/6qqL4XXiO80" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/olacak-is-degil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/olacak-is-degil/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Tanrı, Cennet, Melek</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/xTTlK1LlpMg/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/tanri-cennet-melek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 21:44:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[melek...]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=683</guid>
		<description><![CDATA[Gözlerimi kapattığımda Tanrı beni kucağına aldı. Kulağıma adımı fısıldadı, sonra da bana bir şeyler anlatmaya başladı. Tanrının kudreti öyle büyük ki, bana anlattıklarını duymuyor, yaşıyordum. Sanırım anlattığı şeyleri yaşayarak görmemi istiyordu. Keşke dünyada da böyle bir teknolojiye erişebilsek, diye düşündüm. Önce her yer ve her şey bembeyazdı. Sonra yavaş yavaş kahverengi, kimi ince ve uzun, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözlerimi kapattığımda Tanrı beni kucağına aldı. Kulağıma adımı fısıldadı, sonra da bana bir şeyler anlatmaya başladı. Tanrının kudreti öyle büyük ki, bana anlattıklarını duymuyor, yaşıyordum. Sanırım anlattığı şeyleri yaşayarak görmemi istiyordu. Keşke dünyada da böyle bir teknolojiye erişebilsek, diye düşündüm.</p>
<p>Önce her yer ve her şey bembeyazdı. Sonra yavaş yavaş kahverengi, kimi ince ve uzun, kimi kalın ve kısa ağaç gövdeleri belirmeye başladı. Her ağaç gövdesinden yine inceli kalınlı dallar, budaklar saçaklanmaya başladı. Ağaçlar köklerini yerin altına doğru uzatabildikleri kadar uzattılar. Tam &#8220;yer yok ki kökler yerin altına gidebilsin&#8221; diyecektim, Tanrı toprağı yarattı. Toprak tüm köklerin üzerini bir yorgan gibi örttü.</p>
<p>Sonra gökyüzü kendini hatırlattı. Başımı yukarı kaldırdığımda her yer masmaviydi; ama bu uzun sürmedi ve beyaz, görkemli, ağırbaşlı bulutlar yavaş yavaş kayarak geldiler. Artık ayaklarımın altında parmaklarımı içine gömebileceğim bir toprak ve başımın üstünde mavi-beyaz bir dam vardı.</p>
<p>Güneş gelmiş o arada, geldiğini farketmemiştim, ağır aksak geçti gökyüzünden. Bulutların arkasında bir göründü, bir kayboldu, sonra tekrar göründü.</p>
<p>Sonra yapraklar peyda oluverdi ağaçların dallarından, hemen yeşerdiler, hemen büyüdüler, henüz doyamamıştım seyretmeye ki bir de baktım sarardılar. Kökleri inceldi ve bazıları koptular dallarından, aheste aheste yere indiler, toprağın üzerine kondular.</p>
<p>Şimdi bir sonbahar tablosunun içindeydim, gözlerim etrafta seni aradı. Yere konmuş sarı-kahverengi yapraklar ve iki yanında uzayıp giden ağaçlarla uzunca bir koridorda seni gördüm. Ağaçların dalları yarı çıplaktı, sen de öyle sayılırdın. Üstünde beyaz, ipekten, tek parça bir elbise vardı. Sağ omzunu kapatmış sol omzunu açık bırakmıştı.</p>
<p>Saçların açıktı ve tenin beyaz. Gözlerin siyaha çalıyordu kadın, kaşların bir hattatın kalemiyle çizilmişti. Ve kirpiklerin bembeyaz dişlerinin aksine kapkaraydı, sandım ki yüzün benimle dalga geçiyor.</p>
<p>Bu sefer Tanrı kulağıma fısıldadı gerçekten, sesini duydum yaşamaktan ziyade, zira nutkum tutulmuştu ve daha fazla yaşayamayacaktım bu yerde.</p>
<p>- Burası cennet, oğlum.</p>
<p>dedi ve ben de</p>
<p>- Biliyorum, tanrım.</p>
<p>dedim.</p>
<p>Sonra sen yok oldun sonbaharın koridorunda, diğer her şey aynı kaldı, daha fazla yaprak, daha fazla ağaç, daha fazla gökyüzü, daha fazla bulut vardı.</p>
<p>Burası cennet değil, tanrım.</p>
<p>dedim ve o da</p>
<p>Biliyorum, oğlum.</p>
<p>dedi.</p>
<p>Sonra da ben uyanmak istedim.</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/uzaklasma-paradoksu/" title="Uzaklaşma Paradoksu">Uzaklaşma Paradoksu</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/tanrinin-isyani/" title="Tanrı&#8217;nın İsyanı&#8230;">Tanrı&#8217;nın İsyanı&#8230;</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/gozlerimde-buyuttugum-sizofren/" title="Gözlerimde Büyüttüğüm Şizofren&#8230;">Gözlerimde Büyüttüğüm Şizofren&#8230;</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/xTTlK1LlpMg" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/tanri-cennet-melek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/tanri-cennet-melek/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Dedim ki</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/YJMaBD2QtMI/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/dedim-ki/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2011 23:19:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=681</guid>
		<description><![CDATA[Böyle kendini çok güçlü, kocaman, yıkılmaz zannettiğin anlarda, ufak tefek, incecik, narin bi şey gelip seni tepenin üstüne düşürüyor ya&#8230; Neyse, öyle işte. Rastgele YazılarYeniden merhaba dünya!Digiturk Webtv nedir, nasıldır?Tanrı, Cennet, MelekŞubat &#8211; 2010&#8242;un Son Demlerinde&#8230;31 Ocak 2010 &#8211; Pazar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böyle kendini çok güçlü, kocaman, yıkılmaz zannettiğin anlarda, ufak tefek, incecik, narin bi şey gelip seni tepenin üstüne düşürüyor ya&#8230;</p>
<p>Neyse, öyle işte.</p>
<h2  class="related_post_title">Rastgele Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/michael-jacksonin-son-sarkisi/" title="Michael Jackson&#8217;ın Son Şarkısı">Michael Jackson&#8217;ın Son Şarkısı</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/adsl-kotanizi-kolayca-takip-edin/" title="ADSL Kotanızı Kolayca Takip Edin">ADSL Kotanızı Kolayca Takip Edin</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/bana-ne-yaptin/" title="Bana ne yaptın?">Bana ne yaptın?</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/22-kasim-2009-pazar/" title="22 Kasım 2009 &#8211; Pazar">22 Kasım 2009 &#8211; Pazar</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/bilgisayar-gozu-bozar-mi/" title="Bilgisayar gözü bozar mı?">Bilgisayar gözü bozar mı?</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/YJMaBD2QtMI" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/dedim-ki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/dedim-ki/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bir Adam ve Bir Kadın (2)</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/HWCJURFGb1o/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/bir-adam-ve-bir-kadin-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2011 11:44:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[bir adam]]></category>
		<category><![CDATA[bir kadın]]></category>
		<category><![CDATA[gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=672</guid>
		<description><![CDATA[Bir kadın çok severken, bir adam çok sevmeli o kadını. Gözleri gülerken kadının ve tebessümüne adamışken kendini adamın; mutluyken yanında, adam çekip gitmemeli ardına bile bakmadan. Silmemeli yaşananları. Ve umursamaz davranmamalı. Bir kadının hayalleri, asla yerle bir edilip gidilmemeli. Eğer giderse adam; anıları bırakıp bir kenara, hiçbir şeyi düşünmeden, aniden; bilmeli ki bir hayat yarım kalmıştır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bir kadın çok severken, bir adam çok sevmeli o kadını.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Gözleri gülerken kadının ve tebessümüne adamışken kendini adamın; mutluyken yanında, adam çekip gitmemeli ardına bile bakmadan. Silmemeli yaşananları. Ve umursamaz davranmamalı.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Bir kadının hayalleri, asla yerle bir edilip gidilmemeli.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Eğer giderse adam; anıları bırakıp bir kenara, hiçbir şeyi düşünmeden, aniden; bilmeli ki bir hayat yarım kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Ve bu bir nevi, ah almaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Çünkü bir kadın, kollarında huzurlu olduğu adamı, değer verip hayatına aldığı o canı atamaz bir anda düşlerinden, aklından ve yaşamından. Uzunca bir müddet, aldığı her nefeste, ciğerlerine dolan her havada o adamın adı vardır ve yaşamak, o kadına, zorlaşmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu yüzden, kimse, o kadına “Unut!” dememeli. Çünkü kadın, korkularıyla yüzleşip geçmişi ağlayarak değil, tebessümle hatırlamalı. Bunun için günler, haftalar, aylar geçmeli ve o kadın bu süre içinde, kendisiyle baş başa kalmalı.</p>
<p style="text-align: justify;">Geri dönerse adam günün birinde, kadın o adamı, affetmemeli.</p>
<p style="text-align: justify;">Affetse de eskisi gibi sevmemeli. Aşkı iliklerinde hissetmemeli. Duygularına yenik düşmemeli.</p>
<p style="text-align: justify;">Severse hiçbir şey olmamış gibi, ilk günkü gibi hissederse aşkı damarlarında, yenik düşerse eğer duygularına; hazırlamalı bir ayrılık sahnesine daha kendisini.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ve gitmeli. O şehri, terk etmeli…</strong></p>
<p style="text-align: right;"><em>Gamze Türk, 20Kasım2011 , 02:20</em></p>
<p style="text-align: right;"><a href="http://novablood.blogspot.com/2011/11/bir-adam-ve-bir-kadn.html">http://novablood.blogspot.com/2011/11/bir-adam-ve-bir-kadn.html</a></p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/bir-adam-ve-bir-kadin-1/" title="Bir Adam ve Bir Kadın (1)">Bir Adam ve Bir Kadın (1)</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/21-mayis-2010-ayrilik/" title="21 Mayıs 2010 &#8211; Ayrılık">21 Mayıs 2010 &#8211; Ayrılık</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/HWCJURFGb1o" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/bir-adam-ve-bir-kadin-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/bir-adam-ve-bir-kadin-2/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Duman</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/QH25VKPTqhE/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/duman/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 03:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[bilek]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[narin]]></category>
		<category><![CDATA[nefes]]></category>
		<category><![CDATA[o]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[zarif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=667</guid>
		<description><![CDATA[Hepimizin şaşkın bakışları arasında kendisine uzatılan sigara paketine yöneldi. Sigara içtiğini bilmiyorduk. İnce ve ahenkli parmaklarıyla rulo haline getirilmiş beyaz çarşaflardan birini paketin içinden çekti. Bense o sırada sigara içiyor oluşuna hiç ihtimal vermediğim için hem hayranlıkla hem de hayal kırıklığıyla onu izliyordum. Duman, nikotin, zifir, karbonmonoksit&#8230; Başlarda bunları güzel bir kadınla bağdaştıramamıştım elbette; ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hepimizin şaşkın bakışları arasında kendisine uzatılan sigara paketine yöneldi. Sigara içtiğini bilmiyorduk. İnce ve ahenkli parmaklarıyla rulo haline getirilmiş beyaz çarşaflardan birini paketin içinden çekti. Bense o sırada sigara içiyor oluşuna hiç ihtimal vermediğim için hem hayranlıkla hem de hayal kırıklığıyla onu izliyordum.</p>
<p style="text-align: justify;">Duman, nikotin, zifir, karbonmonoksit&#8230; Başlarda bunları güzel bir kadınla bağdaştıramamıştım elbette; ama sonra anladım ki ben de bir çeşit bağımlıydım nasıl olsa, böylesi bir kadının eline içten içe yanan bir izmaritten daha çok ne yakışabilirdi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir an için sigara olmanın nasıl bir his olabileceğini düşündüm. Eğer paketin içinden çektiği sigara ben olsaydım, ellerine kokum sinecekti, dudaklarından içeri girecektim, ciğerlerine dolacaktım, belki uzun yıllar kalbine en yakın yerlerde kalacaktım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan hiç dünyaya sigara olarak gelmediği için isyan eder mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Ben ettim.</p>
<p style="text-align: justify;">Beyaz sigara, beyaz ellerde ustaca çevrildi. Ucu bir kibrit çöpü ile yakıldı. Kibrit çöpü umursamazca fırlatıldı bir kenara. Kibrit çöpünün yerinde olmayı kimse istemezdi, ben dahil.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk nefesini çekerken göz göze geldik. Yadırgayan bakışlarımla karşılaştığında dudaklarında hafif bir tebessüm oluştu. Kendine güven, ukalalık, belki küstahlık&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Zeka fışkıran, iri ve güzel gözleri bir anlığına kısıldı, yanakları içine çöktü, göğsü şişti, karnı çekildi. Dumanı  yüzüme doğru hafifçe üfledi. Galiba bu &#8220;acemi değilim, daha önce de içtim&#8221; deme biçimiydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bense dumanla ilgilenmiyordum, gözlerim sigarayı tutan sağ elinin duruşuna kaymıştı. Bileği narince bükülmüş, incecik parmakları yanan çarşafı hafifçe sıkıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşulanlar vardı, sözler geliyor, sözler gidiyordu, sorular soruluyor ve cevaplar veriliyordu; bense siyah ayakkabısıyla kot pantolonunun tam olarak birleşemediğini farkettim, onu nasıl taşıdığını anlayamadığım küçük ayaklarının çıt kırıldım bileklerine, nasıl bu kadar güzel görünebildiklerine akıl sır erdirmeye çalışıyor, öylece düşünüyordum.</p>
<p style="text-align: justify;">Tanrı, yeteneklerini gözlerimin önüne sermiş, benimle dalga geçiyor olmalıydı.</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/koyde-acik-hava-sinemasi/" title="Köyde Açık Hava Sineması">Köyde Açık Hava Sineması</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/QH25VKPTqhE" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/duman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/duman/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yaramaz Adam</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/bMjLtn7JoFU/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/yaramaz-adam/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2011 23:19:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[adam]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[yaramaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=664</guid>
		<description><![CDATA[Rahat duramadı. Sevdi. Aşk, hiç vazgeçemeden tekrarladığı en büyük yaramazlık ve şımarıklıktı. Kafası bir hayli karışık. Başını ellerinin arasına almış düşünüyor. Neresinden tutsan elinde kalır böyle mevzular, kendisi de farkında. İçinden çıkamayacağını bildiği halde bir kaçış yolu arıyor. Herşey şu yerleşmiş algılar yüzünden oldu, diyor ve çevresini suçluyor. Bu kadar salak olduğu için kendini de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Rahat duramadı. Sevdi. Aşk, hiç vazgeçemeden tekrarladığı en büyük yaramazlık ve şımarıklıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafası bir hayli karışık. Başını ellerinin arasına almış düşünüyor. Neresinden tutsan elinde kalır böyle mevzular, kendisi de farkında. İçinden çıkamayacağını bildiği halde bir kaçış yolu arıyor. Herşey şu yerleşmiş algılar yüzünden oldu, diyor ve çevresini suçluyor. Bu kadar salak olduğu için kendini de es geçmiyor elbette.</p>
<p style="text-align: justify;">Sevgi nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Ya da ne olduğunu boşver. İki insan arasında bağ oluşturan türden birşey midir? Evet. Peki bir insan bu soruya evet cevabı verirken hiç sorgulamaz mı kendini?</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü sevgi her zaman kuvvetlendirmez bağları. Ne yaman çelişki, bazen varolan pamuk ipliklerini de tiftik tiftik eder, inceldiği yerden koparır her şeyi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşadığı her şey zaman zaman gözünün önünden geçiyor. Şu film şeridi meselesi. Herkesin filmi başka, bu adamınki tam bir dram. Aşkı bu kadar arabesk yaşayan bir milletin çocuğu olduğu için hem kendinden hem de geçmişinden utanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Hep hayatımda kal, diyor kadın.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama ne olarak?</p>
<p style="text-align: justify;">Ama kim olarak?</p>
<p style="text-align: justify;">Seni seviyorum, diyor adam.</p>
<p style="text-align: justify;">Cevap yok kadından.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve böylesine bir sevgi ne yazık ki karşılık bulamadığı yerde barınamaz. Sönmesi gerekir. Bunun için ateşten uzaklaşmalı, soğuk iklimlere göç etmelidir. Okyanuslara açılmalıdır belki. Nereye gideceği meçhul; ama nerede barınamayacağı aşikar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yani sevgi bağlamaz her zaman insanları; bazen öyle bir koparır ki, yeniden bağlamak için korkunç nefretler gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bunu istemeyiz.</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/biliyorum-der-kadin/" title="Biliyorum, der kadın.">Biliyorum, der kadın.</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/184/" title="O kadar bencil ki&#8230;">O kadar bencil ki&#8230;</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/olacak-is-degil/" title="Olacak İş Değil">Olacak İş Değil</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/" title="Büyük Adam Olmak">Büyük Adam Olmak</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/2010-tatili-ve-yeniden-ankara/" title="2010 Tatili ve Yeniden Ankara">2010 Tatili ve Yeniden Ankara</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/bMjLtn7JoFU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/yaramaz-adam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/yaramaz-adam/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Biliyorum, der kadın.</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/NloJiTkj1zU/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/biliyorum-der-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 20:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[adam]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[biliyorum]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[seni seviyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[Erkek adama sevdiği kadınla çatışmak çok keyif verir. Çünkü adam izler kadını. Kızdığında gözlerinin kenarında oluşan çizgileri görür. Cevap vermek için vızır vızır çalışan aklını kullanadursun güzel kadın, erkek adam gelecek cevaplarla ilgili değildir. Çünkü o sırada inceleşen dudaklarıyla, terleyen şakaklarıyla ve sivrileşen çenesiyle dünyanın en sevimli şeyi karşısında durmakta ve gözlerinin içine bakmaktadır. Yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkek adama sevdiği kadınla çatışmak çok keyif verir.</p>
<p>Çünkü adam izler kadını. Kızdığında gözlerinin kenarında oluşan çizgileri görür. Cevap vermek için vızır vızır çalışan aklını kullanadursun güzel kadın, erkek adam gelecek cevaplarla ilgili değildir. Çünkü o sırada inceleşen dudaklarıyla, terleyen şakaklarıyla ve sivrileşen çenesiyle dünyanın en sevimli şeyi karşısında durmakta ve gözlerinin içine bakmaktadır.</p>
<p>Yine de bazen çok ters ve sağlam cevaplar alabilmek mümkündür şayet zekasından etkileniyorsanız bir kadının. Çünkü zaman zaman sizi de aşar, kestiremezsiniz karşınızdaki pratik zekanın boyutlarını.</p>
<p>Bir laf edersiniz, hedefiniz kızdırmak, çıldırtmak ve sinirden hızlanan nefesleriyle inip kalkan göğsünü seyretmektir dünyanın en güzel kadınının; ama o bunun yerine sakinliğini korur, siz daha şaşkınlığınızı atamadan öyle bir diyalog içine girmişsinizdir ki, tek kelime ile beyninize giden oksijeni kesiverir o beyaz tenli, siyah saçlı ve güzel gözlü kadın:</p>
<p>- Seni seviyorum, der adam.</p>
<p>- Biliyorum, der kadın.</p>
<p>Ve bir yerlerde, o anda yaşanan, tek taraflı bir sevgi olduğunu tüm dünyaya haykırır tek bir sözcük.</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/yaramaz-adam/" title="Yaramaz Adam">Yaramaz Adam</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/olacak-is-degil/" title="Olacak İş Değil">Olacak İş Değil</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/" title="Büyük Adam Olmak">Büyük Adam Olmak</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/2010-tatili-ve-yeniden-ankara/" title="2010 Tatili ve Yeniden Ankara">2010 Tatili ve Yeniden Ankara</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/onu-ozlemek/" title="O&#8217;nu Özlemek">O&#8217;nu Özlemek</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/NloJiTkj1zU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/biliyorum-der-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/biliyorum-der-kadin/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Uyuyan Çirkinler</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/nK68pfNLd1A/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/uyuyan-cirkinler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2011 15:20:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[gülmek]]></category>
		<category><![CDATA[hissetmek]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[uyuyan çirkin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=657</guid>
		<description><![CDATA[Zaman zaman hissetmenin ve yaşamanın nasıl duygular olduğunu unutuyorum. Bu çok korkunç. Bu ancak uzun zamandır nefes almayan bir bedenin söyleyebileceği bir şey. Ama biliyorum, birçoğunuz bunu hissediyorsunuz. Dünyada uzun zamandır nefes almayan bir tek ben miyim sanıyorsunuz? Sevmeyi unuttuk. İçten gülücükler yerini maskelere bıraktı. Artık yatarken makyajını silmeyen kadınlar gibiyiz. Sahte profil sayfaları oluşturduk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Zaman zaman hissetmenin ve yaşamanın nasıl duygular olduğunu unutuyorum. Bu çok korkunç. Bu ancak uzun zamandır nefes almayan bir bedenin söyleyebileceği bir şey. Ama biliyorum, birçoğunuz bunu hissediyorsunuz. Dünyada uzun zamandır nefes almayan bir tek ben miyim sanıyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Sevmeyi unuttuk. İçten gülücükler yerini maskelere bıraktı. Artık yatarken makyajını silmeyen kadınlar gibiyiz. Sahte profil sayfaları oluşturduk sahte dünyalar için. Sahte müzik zevklerimizi sahte forumlarda dillendirdik. Sahte posterlerle süsledik duvarlarımızı.</p>
<p style="text-align: justify;">Plastik çiçeklerle donattık bahçelerimizi. Öyle şaşırıyorum ki bazen, kendimi bir gülün dikeni tarafından kanatılmamış olduğum için suçlarken buluyorum. Gülüyorum sonra. En sahte gülüşler o zaman oluyor işte. Sonra diyorum, sonrası meçhul&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sahte kimliklerimiz var, daha biz doğmadan bizim için hazırlanan. Cinsiyetimizi ve boyutlarımızı bilmeden dikilen giysileri giymek zorundayız. Bu yüzden yırtık pırtık üstümüz aslında, her ne kadar marka görünse de kıyafetlerimiz. Hepinizin yırtıklarını görebiliyorum, ben de süveterimin yamalarından şikayetçiyim zaten. Saklanmayın.</p>
<p style="text-align: justify;">Değiştik. İnsandan şirkete doğru hızlı bir evrim geçirdik. Artık duygularımızın ve dürtülerimizin temsilcileri değil bedenimiz. Çokuluslu şirketlerin darkafalı elemanlarından başka neyiz, var mı söyleyebilecek olan?</p>
<p style="text-align: justify;">Ruhlarımız paramparça. Bize zorla giydirilen, giydirilirken de sağı solu yırtılan o kazaklardan daha parça parça, hem yaması da yok ki bu işin&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Söyleyin ne yapalım şimdi? Bir durup düşünmenin vakti gelmedi mi? Gerçeğe dönmenin vakti gelmedi mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Gözlerinizi ekranlardan ayırın. Bırakın seyretmeyi. Nefes alın. Korkmayın ciğerleriniz yanınca; çünkü ancak yeni doğanların ciğerleri yanar, bilin ki bu iyi birşey.</p>
<p style="text-align: justify;">Savaşlarda piyon olmaktan vazgeçin. Çıkarın üstünüze olmayan o yırtık pırtık giysilerinizi. Terzinizden sizin için yepyeni bir &#8220;çıplaklık&#8221; dikmesini isteyin ve giyin üstünüze çıplaklığınızı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sizce de hep beraber &#8220;kendimiz&#8221; olma vakti gelmedi mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><em>&#8220;Tanrı, biz uyuyan çirkinlere yardım etsin. Tanrı bizi öpsün ve uyandırsın.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Amin.</em></p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/gercekten-yasamak/" title="Gerçekten Yaşamak">Gerçekten Yaşamak</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/beni-maddeliyorum/" title="Ben&#8217;i Maddeliyorum">Ben&#8217;i Maddeliyorum</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/" title="Büyük Adam Olmak">Büyük Adam Olmak</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/hayattan-keyif-almak/" title="Hayattan Keyif Almak">Hayattan Keyif Almak</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/nK68pfNLd1A" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/uyuyan-cirkinler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/uyuyan-cirkinler/</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Büyük Adam Olmak</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/ahmetoguzhan/~3/kANRyMtVJPU/</link>
		<comments>http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2011 15:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Oğuzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Dünyam]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[büyük adam]]></category>
		<category><![CDATA[kiremit]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oguzhandogan.net/?p=651</guid>
		<description><![CDATA[Adam, kadına sırılsıklam aşıktı. Peki &#8220;aşık olmak mı, adam olmak mı zor?&#8221;  Her zamanki gibi ders aralarında vakitlerinin kesiştiği bir zamanda kendiliğinden birlikte geçirilmesine karar verilen kısa bir süre vardı ellerinde. Öğrencilerin “Kiremit” adını koyduğu, içinde kırtasiyesi, ev yapımı börek-çörek ve çay kahve servisi ile üç beş masası bulunan ve içinde dünyanın en güzel bakan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Adam, kadına sırılsıklam aşıktı. Peki &#8220;aşık olmak mı, adam olmak mı zor?&#8221; <div id="haiku-player1" class="haiku-player"></div><div id="player-container1" class="player-container"><div id="haiku-button1" class="haiku-button"><a title="Listen to Aşık, Redd" class="play" href="http://www.oguzhandogan.net/audio/redd-asik.mp3" onClick="_gaq.push(['_trackEvent', 'Audio', 'Play', 'Aşık, Redd']);"><img alt="Listen to Aşık, Redd" class="listen" src="http://www.oguzhandogan.net/wp-content/plugins/haiku-minimalist-audio-player/resources/play.png"  /></a>
		
		<ul id="controls1" class="controls"><li class="pause"><a href="javascript: void(0);"></a></li><li class="play"><a href="javascript: void(0);"></a></li><li class="stop"><a href="javascript: void(0);"></a></li><li id="sliderPlayback1" class="sliderplayback"></li></ul></div>
	</div><!-- player_container-->
	
</p>
<p style="text-align: justify;">Her zamanki gibi ders aralarında vakitlerinin kesiştiği bir zamanda kendiliğinden birlikte geçirilmesine karar verilen kısa bir süre vardı ellerinde. Öğrencilerin “Kiremit” adını koyduğu, içinde kırtasiyesi, ev yapımı börek-çörek ve çay kahve servisi ile üç beş masası bulunan ve içinde dünyanın en güzel bakan gözleri olmadığı sürece sıradan bir mekandı işte.</p>
<p style="text-align: justify;">Okuldan kafeye geçebilmek için birkaç adımlığına açık havaya çıkmaları gerekiyordu. Kapıya geldiklerinde dışarıda yağmur yağdığını farkettiler. Adamın üzerinde dizlerine kadar uzanan bir palto vardı, sağ omzunu hafifçe açıp kadını paltonun içine girmesi için davet etti.</p>
<p style="text-align: justify;">- “Gel hadi, ıslanacaksın yoksa.”</p>
<p style="text-align: justify;">Pek tereddüt etmeden sol elini adamın beline sarıp paltonun içine girdi kadın. Adam belinden bütün vücuduna yayılan o titremeyi kadına hissettirmemek için elinden geleni yaptı. Ondan uzun ve ondan kalıplı idi elbette; ama çok uzun ve çok geniş bir erkek değildi, giydiği palto da pek bol değildi. Yine de onu yağmurdan koruyabilirdi. Kafeye doğru yürürken paltonun içine sığmaya çalışıyor ve gülüşüyorlardı. Adama baktı kadın, bakışlarına yüklemek istemediği anlamı sözlerinde sezdi adam.</p>
<p style="text-align: justify;">- “Ahmet… Ne sen o kadar büyüksün ne de ben o kadar küçüğüm.”</p>
<p style="text-align: justify;">Ne diyeceğini bilemedi adam. Haklıydı çünkü kadın. O kadar büyük bir adam değildi. Yine de çok sevmek onun beceremeyeceği bir iş miydi, bunun cevabını henüz bulabilmiş değil hiç kimse.</p>
<h2  class="related_post_title">Benzer Yazılar</h2><ul class="related_post"><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/olacak-is-degil/" title="Olacak İş Değil">Olacak İş Değil</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/yaramaz-adam/" title="Yaramaz Adam">Yaramaz Adam</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/biliyorum-der-kadin/" title="Biliyorum, der kadın.">Biliyorum, der kadın.</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/uyuyan-cirkinler/" title="Uyuyan Çirkinler">Uyuyan Çirkinler</a></li><li><a href="http://www.oguzhandogan.net/2010-tatili-ve-yeniden-ankara/" title="2010 Tatili ve Yeniden Ankara">2010 Tatili ve Yeniden Ankara</a></li></ul><img src="http://feeds.feedburner.com/~r/ahmetoguzhan/~4/kANRyMtVJPU" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.oguzhandogan.net/buyuk-adam-olmak/</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>

