<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" media="screen" href="/~d/styles/rss2full.xsl"?><?xml-stylesheet type="text/css" media="screen" href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Ali SEVİMLİ | Kişisel Site</title>
	
	<link>http://www.alisevimli.com</link>
	<description>"Bilgiyle uyumak uyanıklıktır."</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 21:53:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" type="application/rss+xml" href="http://feeds.feedburner.com/alisevimli" /><feedburner:info uri="alisevimli" /><atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="hub" href="http://pubsubhubbub.appspot.com/" /><item>
		<title>YouTube 3D</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/XljA_FVAZj8/youtube-3d.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/youtube-3d.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 21:53:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=422</guid>
		<description><![CDATA[YouTube yeniliklere hız kesmeden devam ediyor. HD&#8216;den sonra şimdi de 3D (Three Dimension) olarak adlandırılan üç boyut teknolojisini videolara eklemeye başladı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YouTube yeniliklere hız kesmeden devam ediyor. <strong>HD</strong>&#8216;den sonra şimdi de <strong>3D (Three Dimension)</strong> olarak adlandırılan <strong>üç boyut teknolojisini</strong> videolara eklemeye başladı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/youtube-3d.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/youtube-3d.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Milli Piyango Yılbaşı Çekilişi 2012 Sonuçları</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/FGvEcCr2F2g/milli-piyango-yilbasi-cekilisi-2012-sonuclari.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/milli-piyango-yilbasi-cekilisi-2012-sonuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 07:27:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[milli piyango]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=420</guid>
		<description><![CDATA[2012 Yılbaşı Çekilişi sorgulama, 2012 milli piyango yılbaşı çekilişi Milli Piyango Yılbaşı Özel Çekilişi 31 Aralık da Çekiliyor. Milli Piyango Yılbaşı Çekişi Sorgulamak için tıklayınız 2012 Yılbaşı Milli Piyango Sorgulama Milli piyango bileti olan herkeze bol şanslar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2012 Yılbaşı Çekilişi sorgulama, 2012 milli piyango yılbaşı çekilişi<br />
Milli Piyango Yılbaşı Özel Çekilişi 31 Aralık da Çekiliyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://img850.imageshack.us/img850/1338/millipiyango2012.jpg" alt="" width="388" height="148" /><br />
<a href="http://www.millipiyango.gov.tr/"> Milli Piyango Yılbaşı Çekişi Sorgulamak için tıklayınız</a></p>
<p>2012 Yılbaşı Milli Piyango Sorgulama<br />
Milli piyango bileti olan herkeze bol şanslar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/milli-piyango-yilbasi-cekilisi-2012-sonuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/milli-piyango-yilbasi-cekilisi-2012-sonuclari.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bari bir dua… | Ahmet Kurucan</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/dkbt7DolDAw/bari-bir-dua.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/bari-bir-dua.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 06:33:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevdiğim Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=416</guid>
		<description><![CDATA[Her şeyin bir vakti vardır ve o şey vaktinde yapılırsa bir mana ifade eder. Susuzluktan çatlayan bir hayvana öldükten sonra su vermek ne mana ifade eder ki? Namazın bir vakti vardır; vaktinde kılınırsa namaz &#8220;eda&#8221; adını alır ve insan sorumluluktan kurtulur. Vakti geçtikten sonra kılınan namazın adı &#8220;eda&#8221; değil &#8220;kaza&#8221;dır. Sorumluluktan kurtulup kurtulamadığımız ise hakiki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Her şeyin bir vakti vardır ve o şey vaktinde yapılırsa bir mana ifade eder.</p>
<p>Susuzluktan çatlayan bir hayvana öldükten sonra su vermek ne mana ifade eder ki? Namazın bir vakti vardır; vaktinde kılınırsa namaz &#8220;eda&#8221; adını alır ve insan sorumluluktan kurtulur. Vakti geçtikten sonra kılınan namazın adı &#8220;eda&#8221; değil &#8220;kaza&#8221;dır. Sorumluluktan kurtulup kurtulamadığımız ise hakiki manasıyla ötede belli olur. Başka bir anlatımla, husuf ve küsuf namazları Ay ve Güneş tutulması esnasında kılınır. Çünkü Güneş ve Ay tutulması, bu namazların vaktidir.<span id="more-416"></span></p>
<p>Bu örneklerle bir yere varmak istiyorum; musibetler, duanın hususi vakitleridir. Hususi derken kastım; insan, hayatının her bir saniyesini, her bir salisesini dua ile geçirebilir; o ayrı mesele; ama musibetler, sebepler üstü münacatın adı olan duaya öncelik verilmesini gerektiren zaman dilimleridir.</p>
<p>Musibet ve dua zaviyesinden içinde yaşadığımız zaman dilimine global bir gözlükle bakıldığında şunu demek mümkündür o zaman; insanlığa ve özellikle İslam dünyasına musallat olan musibetler öylesine çok, öylesine her yeri kaplamış ki 24 saatin 24 saatini de &#8216;dua vakti&#8217; deyip dua ile değerlendirsek sezadır. Bunlar öylesine büyük musibetler ki ne bir fert olarak benim, senin, onun ne de maddi güçlerini birleştirseler de umumi olarak Müslümanların bunları aşması, şeytani oyunların üstesinden gelmesi imkân dâhilindedir. Bunları aşmak ve sahil-i selamete çıkmak ancak ve ancak Müsebbibu&#8217;l-Esbab olan Allah&#8217;ın havl ve kuvveti ile mümkündür. Suriye&#8217;de yaşanan insanlık dramını, Somali&#8217;de, Kenya&#8217;da, Uganda&#8217;daki kıtlık felaketini nasıl aşacaksın? Türkiye&#8217;de hayatın dört bir yanında yaşanan onca olumsuzluklara fert olarak nasıl &#8220;hemen&#8221; çözüm bulacaksın?</p>
<p>İşte bütün bunlar bizi inanan insan olarak sebeplere riayetle birlikte duaya sevk eden, sevk etmesi gereken hakiki amiller değil midir? Biz bütün bunların Allah&#8217;a karşı sergilenecek hakiki kulluk tavrıyla aşılacağı inancında değil miyiz? Aynı istikametteki soruları uzatmaya gerek yok; çünkü cevabı belli bu soruların. İmanın tadını tatmış her Müslüman&#8217;ın bu sorulara vereceği cevap bellidir ve aynıdır; amenna.</p>
<p>İyi ama amenna diyerek iman ettiğimizi haykırdığımız bu mesele karşısındaki tavrımız nedir? Madem inanıyoruz, neden dua yapmıyoruz? Dikkat edin bu benim sorum; Hocaefendi&#8217;nin aynı yerde sorusu ise daha farklı: &#8220;Madem inanıyorsunuz, neden dua ederken çatlayıp ölen kişi yok aranızda? Sabahlara kadar yana yakıla dualarla gecelerini tüketen, ağlamaktan ciğeri kavrulmuş, gözyaşı pınarları kurumuş sima göremiyorum.&#8221;</p>
<p>HAKİKİ MANADA İNANSAYDIK&#8230;</p>
<p>Utanarak da olsa, sıkılarak da olsa cevabını ben vereyim müsaadenizle bu soruların; çünkü biz inanmıyoruz. İnanıyoruz desek de, inanıyoruz gözüksek de, yukarıdaki paragraflarda olduğu gibi bu inancımızı kâğıtlara döksek de, hakiki manada inanmıyoruz; inansaydık sorularla işaret edilen yerde olurduk. Hakiki manada inansaydık dünyanın dört bir yanında zuhur eden ve her gün bunlara bir yenisi ilave edilen problemler karşısında dua, dua, dua der inlerdik. Tıpkı kendisinin inlediği gibi.</p>
<p>Farkındayım; siyah beyaz mantığı ile yaklaştım hadiseye. Doğrudur; çünkü bir şey ya siyahtır ya da beyazdır bazı meselelerde. Ortası yoktur; gri tonlar bulunmaz orada. Bu meselede de böyle. Madem inanıyorsun duanın gücüne; amelinle onu isbat edecek, inandığını göstereceksin. Aksi halde inanmıyorsun demektir, inanman gerektiği ölçüde.</p>
<p>Sebepler planında beşer olarak alınacak önlemler bir tarafa, sebepler üstü bir güçle, yani ancak Allah&#8217;ın havl ve kuvvetiyle aşılacak bir problem geldi huzura. Aslında daha önce de gelmiş o mesele. Karar aşamasına gelindiği için tekrar gündeme geldi. &#8220;Herkes dua etsin demiştik ama ediyor mu acaba?&#8221; diye sordu salonda bulunanlara. Kısa bir sessizlik oldu; ne &#8216;evet&#8217; ne &#8216;hayır&#8217; cevabı yükseldi salondan. &#8220;Istırabını duyacaksınız ki edesiniz.&#8221; dedi ve ses tonunu yükseltip bir ülke ismi söyleyerek, &#8220;Orada bir zamanlar var olan bir problem karşısında tam 5 yıl ağladım ben. Otururken ağladım, ayakta iken ağladım, yürüme bandına bindim ağladım, indim ağladım. O imkânların bizlere sunulması Allah&#8217;ın bir lütfuydu. Hata yapıldı; ama hakkımız yok ki! Şakası yok bu işin.&#8221;</p>
<p>Meşhur sözdür; zirvelerde kar, bora, fırtına çok olur derler. Alın size yeni bir fırtınalı zemin; hem de hava günlük güneşlik iken. Haydi, tutunun bakalım o zirvede bu kar, bora, fırtına atmosferinde şimdi.</p>
<p>&#8220;Bari bir dua!&#8221; sözleri bozdu kısa süren sessizlik ortamını. Bir daha, bir daha &#8220;Bari bir dua!&#8221; seslerini duydu salon: &#8220;Benim ağzımın tadı kaçtı. Dersi kesip kalkıp içeri gidesim geliyor. Kalkın gidin hacet namazı kılın ve şu büyük musibet için gözyaşlarınızla birlikte dua dua yalvarın.&#8221;</p>
<p>Buraya kaydedip etmemede tereddüt ettim bir an ama devamını da söyleyeyim: &#8220;Yarı şaka yarı ciddi&#8221; dedi önce ve ardından &#8220;geceleri kalkmayan, gözyaşları ile yalvarmayan gelmesin bu salona.&#8221;</p>
<p>Biz bu manzaranın yaşandığı gün tefsir dersinde Hz. Musa&#8217;nın Maide Sûresi&#8217;nde anlatılan vakasını okuyorduk. Orada kavmi diyor ki Hz. Musa&#8217;ya: &#8220;Sen ve Rabb&#8217;in git savaş; biz burada oturuyoruz.&#8221;</p>
<p>ŞİMDİ DE SURİYE</p>
<p>Bu hadiseden sonra uzun uzadıya düşündüm, duaya, duanın yaptırım gücüne inandım deyip inandığımızı geceleri kalkarak, yana yakıla, gözyaşlarıyla yaptığımız dualarla göstermeyen, gösteremeyen bizler acaba Hocaefendi&#8217;yi duada da yalnız mı bırakıyoruz dedim kendi kendime. &#8220;Bari bir dua!&#8221; nidaları onun için miydi acaba?</p>
<p>Bitirmek istiyorum ama bir şey daha ilave edeyim; böyle bir çıkış olur bugünlerde diyordum ben. Hatta daha öte, &#8216;hastalanıp yatağa düşmese&#8217; temennisinde bulunuyordum. Çünkü 1979&#8242;da Rusya&#8217;nın Afgan işgali sırasında yataklara düşmüştü anlatılanlara göre. 20 Ocak Azerbaycan katliamında Müslümanların hunharca öldürülmesi esnasında İzmir Hisar Camii&#8217;nde bayılmıştı; &#8220;Bir dua ile olsun kardeşlerinize yardıma koşamaz mısınız?&#8221; sözlerini söylerken. 1992&#8242;de bizzat yaşadığım Bosna katliamında günlerce yataktan kalkamadı yaşadığı ıstıraptan dolayı. Yakınlarda cereyan eden Pakistan depreminde aynı manzarayı yaşadık, aynı iniltileri duyduk. Şimdi de Suriye vardı. Zaten bana &#8220;keşke yatağa düşmese&#8221; temennisinde bulunduran da işte bu Suriye olaylarıydı. &#8220;Bari bir dua!&#8221; serzenişinde hem Suriye hem de bahsini ettiğim olay başat rolü oynuyordu.</p>
<p>Yukarıda &#8220;Bir daha, bir daha &#8216;bari bir dua!&#8217; seslerini duydu salon&#8221; dedim. Salon duydu; doğru ama salondakiler duydu mu acaba? Siz de bu yazıyı okumakla salondakilerden biri olduğunuzun farkındasınızdır umarım.</p>
<p>http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1166055</p>
<p>Ahmet Kurucan; 06 Ağustos 2011, Cumartesi</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/bari-bir-dua.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/bari-bir-dua.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kaşıkçı elması | İskender Pala</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/yZxOfzO3OwM/kasikci-elmasi-iskender-pala.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/kasikci-elmasi-iskender-pala.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2011 07:25:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevdiğim Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Kanuni ölüp de İkinci Selim tahta geçince ünlü şair Baki ona bir kaside yazar ve şiirin bir beytinde onun işrete düşkünlüğünü ima ile şöyle der:Müselles gösterir dâim temâşâ eylesen eldeMeğer kim pâre-i elmâsdır câm-ı dırahşânı Demek olur ki, &#8220;Elindeki parlak kadehi herhalde elmastan yontulmuş olmalı ki bakılınca elde daima müselles gösteriyor.&#8221; Bu müselles (üçgen, üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Kanuni ölüp de İkinci Selim tahta geçince ünlü şair Baki ona bir kaside yazar ve şiirin bir beytinde onun işrete düşkünlüğünü ima ile şöyle der:Müselles gösterir dâim temâşâ eylesen eldeMeğer kim pâre-i elmâsdır câm-ı dırahşânı</p>
<p>Demek olur ki, &#8220;Elindeki parlak kadehi herhalde elmastan yontulmuş olmalı ki bakılınca elde daima müselles gösteriyor.&#8221;<span id="more-415"></span></p>
<div id="haberMetinDiv">
<p>Bu müselles (üçgen, üç köşeli) kelimesi elmasların ekseriya üç köşeli traşlandığını anlattığı gibi sultan Selim&#8217;in kadehi üç parmağıyla tuttuğunu da anlatır. Şair bu ya, kelimeye bir anlam daha yükler ve üç kere damıtılarak yapılan özel bir şarabı anlatır. Hepsine göre beytin anlamı farklılaşır. Doğrusu şimdilik bunların hiç biri bizi ilgilendirmiyor. Çünki biz elmasın peşindeyiz. İstiyoruz ki şu fani dünyada bizim de bir Kaşıkçı elmasımız olsun, sultanlar gibi yaşayalım. Hani Fıtnat Hanım&#8217;ın,</p>
<p>Muteberdir sâf gevher dehrde nâkâm iken</p>
<p>Her güherden kadri elmasın füzûn bî-nâm iken[1]</p>
<p>dediği türden bir elmas istesek çok mudur!?..</p>
<p>Efendim, Kaşıkçı elması bilindiği gibi Topkapı Sarayı hazine dairesinde sergilenir. Kaşık biçiminde olduğunu yahut 86 kratlık kıymetiyle dünyanın sayılı elmaslarından bulunduğunu bilmeyen yoktur. Çevresinde iki sıradan 49 pare pırlanta mevcuttur. Osmanlı döneminde Kaşıkçı elmasından daha değerli iki elmastan biri Derya-yı Nûr (Nur denizi), diğeri Kûh-ı Nûr (Nur tepesi) adlarıyla İran hazinesinde bulunmakta imiş. Şimdi biri İngiltere kraliyet ailesindedir.</p>
<p>Dünya elmasları içinde iriliği ve temiz işçiliğiyle dikkat çeken Kaşıkçı elması 1774 yılında önce Hindistan&#8217;ın Madras mihracesi tarafından Pigot adlı bir Fransız subaya satılır. Pigot onu Napolyon&#8217;un annesine satar. Bu kadın yıllarca elması göğsünde taşır. Napolyon sürgüne gönderildiği zaman, oğlunu kurtarmak isteyen anne elması pazara çıkarır. O yıllarda Paris&#8217;te bulunan Tepedelenli Ali Paşa&#8217;nın bir adamı, paşa adına elmasa tamı tamına 150 bin altın öder. Bilahare Ali Paşa isyan edip de Sultan II. Mahmud tarafından öldürülünce (1822) elmas Osmanlı hazinesine intikal eder.</p>
<p>Kaşıkçı elması hakkında tarihî gerçeklerin bu şekilde olduğu kabul edilir ve hemen her yerde böyle yazılır. Ama gelin görün ki vakanüvis Raşid&#8217;in (ö.1735) ünlü Osmanlı Tarihi&#8217;nde &#8220;Zuhûr-ı Elmas-ı zî-kıymet&#8221; başlığı altında aşağı yukarı şöyle bir hikâye yer alır:</p>
<p>İstanbul&#8217;da Eğrikapı çöplüğünde 1699 yılında yuvarlak bir taş bulunur. Taşı bulan talihsiz ahmak, bunu üç kaşık karşılığında bir kaşıkçıya verir. Sonra bir sarraf, taşı on akçeye kaşıkçıdan satın alır ve hemen meslektaşı olan başka bir kuyumcuya gösterir. Bunun kıymetli bir elmas olduğu sarraflarca hemen anlaşılır. Hisse konusunda iki kuyumcu arasında anlaşmazlık çıkınca durum kuyumcubaşıya intikal eder. Kuyumcubaşı, her iki kuyumcuya da birer kese akçe vererek elması onlardan alır. Durumdan haberdar olan veziriazam da bu hazineye sahip olmak ister. Sonunda olay devrin padişahı IV Mehmet (Avcı Mehmet) tarafından da duyulunca emir verilir, elmas, sadrazamdan alınıp saray kuyumcubaşısına verilir. O da elmastraş efendiyi çağırtıp bu taşı traşlamasını ister. Bir süre sonra, ortaya 86 kıratlık eşi benzeri görülmemiş paha biçilmez bir elmas çıkar. Bu arada hükümdar elmas ustasına bir kese altın bahşişi ile becerikli kuyumcubaşısını kapıcıbaşılığa terfi ettirmeyi ihmal etmez.</p>
<p>İmdi bu iki hikâye arasında garip bir tenakuz vardır. 1774 yılında satın alınan bir elmas, 1699 yılında çöplükte nasıl bulunur? Tarih işte böyle bir şeydir ve yalnızca eldeki belgeye göre anlam kazanır. Ama öte yandan insan için en önemli elmas, sevgi dolu bir kalptir. O halde hepimizin birer Kaşıkçı elmasımız var sayılmaz mı? Bakın bakalım, kalbiniz Kaşıkçı elmasına, Kaşıkçı elması da kalbinize benzemiyor mu? Ben söyleyeyim; şekli bile tıpatıp aynı!..</p>
<p>[1] Aslı temiz olan kişi zamanında murada ermese de yine itibar görür. Elmas da isimsiz olduğu (üzerine mühür gibi isim yazılamadığı) halde değeri sair mücevherlerden üstündür. | İskender Pala</p>
</div>
</blockquote>
<p>12 Temmuz 2011, Salı | http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1157220&amp;title=kasikci-elmasi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/kasikci-elmasi-iskender-pala.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/kasikci-elmasi-iskender-pala.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Düğün daveti</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/haDPhdaQcCk/dugun-daveti.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/dugun-daveti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2011 19:19:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[Sultan &#038; Ali Tüm dostlarım düğünümüze davetlisiniz&#8230; 23-24 Temmuz 2011 Kına; 23 Temmuz Cumartesi &#124; 1001 Evler Mah. Salı Pazarı, 20:30 Gelin Alma; 24 Temmuz Cumartesi &#124; Gülistan Mah. Topraksu İşçievleri 1. Blok K:3 D:6, 14:00]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sultan &#038; Ali<br />
Tüm dostlarım düğünümüze davetlisiniz&#8230;<br />
23-24 Temmuz 2011</p>
<p>Kına; 23 Temmuz Cumartesi | 1001 Evler Mah. Salı Pazarı, 20:30<br />
Gelin Alma; 24 Temmuz Cumartesi | Gülistan Mah. Topraksu İşçievleri 1. Blok K:3 D:6, 14:00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/dugun-daveti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/dugun-daveti.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Âşık inkar etse ne çıkar, gerçek şahitler var</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/MpIFg10p5lY/asik-inkar-etse-ne-cikar-gercek-sahitler-var.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/asik-inkar-etse-ne-cikar-gercek-sahitler-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2011 08:12:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Âşık inkar etse ne çıkar, gerçek şahitler var: Yaşa batık gözler, sararmış yüz, zayıf ten ve göz çukurları..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Âşık inkar etse ne çıkar, gerçek şahitler var:<br />
Yaşa batık gözler, sararmış yüz, zayıf ten ve göz çukurları..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/asik-inkar-etse-ne-cikar-gercek-sahitler-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/asik-inkar-etse-ne-cikar-gercek-sahitler-var.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 7. ve 8. Sınıf Soruları ve Cevapları</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/Pw4GDyL9kfU/2011-seviye-belirleme-sinavi-sbs-7-ve-8-sinif-sorulari-ve-cevaplari.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/2011-seviye-belirleme-sinavi-sbs-7-ve-8-sinif-sorulari-ve-cevaplari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2011 11:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[2011 sbs]]></category>
		<category><![CDATA[sbs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=409</guid>
		<description><![CDATA[2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 7.Sınıf Soruları ve Cevapları 7. Sınıf A Kitapçığı 7. Sınıf B Kitapçığı 2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 8.Sınıf Soruları ve Cevapları 8. Sınıf A Kitapçığı 8. Sınıf B Kitapçığı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 7.Sınıf Soruları ve Cevapları<br /></h3>
<p><a href="http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular2011/EGITEK/SBS2011/sbs2011_7a.pdf" target="_blank"><br />
7. Sınıf A Kitapçığı</a></p>
<p><a href="http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular2011/EGITEK/SBS2011/sbs2011_7b.pdf" target="_blank">7. Sınıf B Kitapçığı</a></p>
<p><h3>2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 8.Sınıf Soruları ve Cevapları</h3>
<p><a href="http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular2011/EGITEK/SBS2011/sbs2011_8a.pdf" target="_blank">8. Sınıf A Kitapçığı</a></p>
<p><a href="http://www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular2011/EGITEK/SBS2011/sbs2011_8b.pdf" target="_blank">8. Sınıf B Kitapçığı</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/2011-seviye-belirleme-sinavi-sbs-7-ve-8-sinif-sorulari-ve-cevaplari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/2011-seviye-belirleme-sinavi-sbs-7-ve-8-sinif-sorulari-ve-cevaplari.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Kandiliniz Mübarek Olsun</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/81GfFdQzxts/kandiliniz-mubarek-olsun.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/kandiliniz-mubarek-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 23:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=407</guid>
		<description><![CDATA[2-3 Haziran 2011 ? 1 Recep 1432 Allah&#8217;ın, rahmetiyle kulları için seçtiği bereket, mağfiret, fazilet ve ibadet ayları olan şuhûr-u selâse geliyor. Hayırlı, mübarek olsun efendim! &#8220;Sen Receb-i Şerif&#8217;in ilk gecesinden gâfil olma ki,melekler o geceye Regaib gecesi demişlerdir. Zira o gece, gecenin üçte biri geçtikten sonra göklerde ve yerde bir melek kalmaz, hepsi Kâbe-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>2-3 Haziran 2011 ? 1 Recep 1432</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Allah&#8217;ın, rahmetiyle kulları için seçtiği bereket, mağfiret,</strong><br />
<strong> fazilet ve ibadet ayları olan</strong><br />
<strong> şuhûr-u selâse geliyor. Hayırlı, mübarek olsun efendim!</strong></p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Sen Receb-i Şerif&#8217;in ilk gecesinden gâfil olma ki,melekler o geceye Regaib gecesi demişlerdir.<br />
Zira o gece, gecenin üçte biri geçtikten sonra göklerde ve yerde bir melek kalmaz,<br />
hepsi Kâbe-i Muazzama ve etrafında toplanırlar.<br />
Onların bu toplanmalarına muttali&#8217; olan Allah-u Teala, onlara hitaben:<br />
&#8220;Ey meleklerim dilediğinizi benden isteyiniz&#8221; buyurur.<br />
Onlar; &#8220;Ya Rabbi, dilediğimiz Receb ayında oruç tutanlara mağfiret etmendir&#8221;<br />
diyerek istediklerini Cenab-ı Hakk&#8217;a arz ederler.<br />
Allah-u Tealâ: &#8220;Ben Receb ayında oruç tutanlara mağfiret ettim.&#8221; buyurur.&#8221; (Hadis-i Şerif)</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mübarek Regaib Kandili?nin mağfiretimize vesile olması duasıyla,</strong><br />
<strong> geceniz mübarek olsun</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/kandiliniz-mubarek-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/kandiliniz-mubarek-olsun.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Bir gün mutlaka pişman olup ağlayacaklardır!</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/WF362tvJaT4/bir-gun-mutlaka-pisman-olup-aglayacaklardir.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/bir-gun-mutlaka-pisman-olup-aglayacaklardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 23:24:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sevdiğim Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=404</guid>
		<description><![CDATA[Genç kuşakları ihmâl edip nefsâniliğin karanlık lâbirentlerinde yapayalnız bırakanlar, onların her gün biraz daha azmanlaşmalarına seyirci kalanlar.. bir gün mutlaka, ettiklerine nâdim olup ağlayacaklardır!. Genç kuşakları ihmâl edip nefsâniliğin karanlık lâbirentlerinde yapayalnız bırakanlar, onların her gün biraz daha azmanlaşmalarına seyirci kalanlar.. kitleleri millî kültür ve millî düşünceden mahrum bırakanlar, çekip onları şehevânilik bata&#8230;klığında çürütenler.. fenalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Genç kuşakları ihmâl edip nefsâniliğin karanlık  lâbirentlerinde yapayalnız bırakanlar, onların her gün biraz daha  azmanlaşmalarına seyirci kalanlar.. bir gün mutlaka, ettiklerine nâdim  olup ağlayacaklardır!.</p></blockquote>
<p><span id="more-404"></span></p>
<p style="padding-left: 30px;">Genç kuşakları ihmâl edip nefsâniliğin karanlık lâbirentlerinde yapayalnız bırakanlar, onların her gün biraz daha azmanlaşmalarına seyirci kalanlar.. kitleleri millî kültür ve millî düşünceden mahrum bırakanlar, çekip onları şehevânilik bata&#8230;klığında çürütenler.. fenalara ve fenalıklara yahşî çekip gününü gün etmek isteyenler, ülkenin dört bir yanına kozmopolitlik tohumlarını saçarak millî şuur ve millî mefkûreyi öldürenler&#8230; özünden ve ruh kökünden uzaklaşmayı marifet ve medeniyet sananlar, ilim yuvalarını bu cehennem zakkumunun meşcereliği haline getirenler.. yıllarca can alıcı hasımlarımızı dost bilip onlara dostluk türküleri söyleyenler, göz göre göre bütün değer hükümlerimizi yerle bir edip halihazırdaki şu hazîn manzarayı hazırlayanlar.. cismânî ve bedenî hazlarını, her şeyin önüne geçirip çılgınlık ve hezeyana girenler, bunların hâline imrenip, kelebeklerin kendilerini ateşlere attıkları gibi, gidip gidip levsiyyâta gömülenler.. medeniyet deyip, yenilik deyip çeşit çeşit yabancı düşünceye pey-çekenler, olup biten bunca şey karşısında, bir kerecik olsun, irkilmeyen ve ürpermeyenler.. en alttakiler onların da altındakiler, en üsttekiler onların da üstündekiler, bir gün mutlaka, ettiklerine nâdim olup ağlayacaklardır!.. Ne var ki, o günkü ah u enîn ve çığlıklar hiçbir işe yaramayacaktır. Sızıntı, Haziran 1985</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/bir-gun-mutlaka-pisman-olup-aglayacaklardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/bir-gun-mutlaka-pisman-olup-aglayacaklardir.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Mehmet Akif Ersoy’un Doğum Günü</title>
		<link>http://feedproxy.google.com/~r/alisevimli/~3/83WkKYqb274/mehmet-akif-ersoyun-dogum-gunu.html</link>
		<comments>http://www.alisevimli.com/mehmet-akif-ersoyun-dogum-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Dec 2010 22:01:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali SEVİMLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alisevimli.com/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Âkif Ersoy, (d. Mehmet Ragif, 20 Aralık 1873, İstanbul &#8211; ö. 27 Aralık 1936, İstanbul), Arnavut asıllı Türk[1] olan Cumhuriyet Dönemi şairi, düşünür, veteriner, öğretmen, vaiz, hafız, Kur&#8217;an mütercimi,yüzücü, milletvekili. Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ulusal marşı olan İstiklâl Marşı&#8217;nın güftekârıdır. &#8220;Vatan şairi&#8221; ve &#8220;milli şair&#8221; unvanları ile anılır. Çanakkale Destanı, Bülbül en önemli eserlerindendir. II. Meşrutiyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Âkif Ersoy, (d. Mehmet Ragif, 20 Aralık 1873, İstanbul &#8211; ö. 27 Aralık 1936, İstanbul), Arnavut asıllı Türk[1] olan Cumhuriyet Dönemi şairi, düşünür, veteriner, öğretmen, vaiz, hafız, Kur&#8217;an mütercimi,yüzücü, milletvekili.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ulusal marşı olan İstiklâl Marşı&#8217;nın güftekârıdır. &#8220;Vatan şairi&#8221; ve &#8220;milli şair&#8221; unvanları ile anılır. Çanakkale Destanı, Bülbül en önemli eserlerindendir. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim (daha sonraki adıyla Sebil&#8217;ür-Reşad ) dergisinin başyazarlığını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekili olarak 1. TBMM?de yer almış, İstiklal Madalyası sahibi bir vatanseverdir. Mehmet Âkif, son yıllarını Mısır?da Türkçe dersleri vererek ve Kur?an?ın Türkçeye çevrilmesi konuları ile uğraşarak geçirdi. Çevirdiği nüshayı yaktığı söylenir.<br />
<a title="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmet_%C3%82kif_Ersoy" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmet_%C3%82kif_Ersoy">http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmet_%C3%82kif_Ersoy</a></p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 345px"><img title="Google Mehmet Akif Ersoy Logosu " src="http://www.google.com.tr/logos/2010/ersoy10-hp.jpg" alt="Google Mehmet Akif Ersoy Logosu " width="335" height="124" /><p class="wp-caption-text">Google Mehmet Akif Ersoy Logosu </p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alisevimli.com/mehmet-akif-ersoyun-dogum-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		<feedburner:origLink>http://www.alisevimli.com/mehmet-akif-ersoyun-dogum-gunu.html</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>

